Afrikaans
Akan
Albanian
Amharic
Armenian
Azerbaijani
Basque
Belarusian
Bemba
Bengali
Bihari
Bosnian
Breton
Bulgarian
Cambodian
Catalan
Cebuano
Cherokee
Chichewa
Chinese (Simplified)
Chinese (Traditional)
Corsican
Croatian
Czech
Danish
Esperanto
Estonian
Ewe
Faroese
Finnish
Frisian
Ga
Galician
Georgian
German
Guarani
Gujarati
Haitian Creole
Hausa
Hawaiian
Hmong
Hungarian
Icelandic
Igbo
Interlingua
Irish
Italian
Japanese
Javanese
Kannada
Kazakh
Kinyarwanda
Kirundi
Kongo
Korean
Krio (Sierra Leone)
Kurdish
Kurdish (Soranî)
Kyrgyz
Laothian
Latin
Latvian
Lingala
Lithuanian
Lozi
Luganda
Luo
Luxembourgish
Macedonian
Malagasy
Malayalam
Maltese
Maori
Marathi
Mauritian Creole
Moldavian
Mongolian
Myanmar (Burmese)
Montenegrin
Nepali
Nigerian Pidgin
Northern Sotho
Norwegian
Norwegian (Nynorsk)
Occitan
Oriya
Oromo
Pashto
Persian
Portuguese (Brazil)
Punjabi
Quechua
Romanian
Romansh
Runyakitara
Russian
Samoan
Scots Gaelic
Serbo-Croatian
Sesotho
Setswana
Seychellois Creole
Shona
Sindhi
Slovak
Slovenian
Somali
Spanish (Latin American)
Sundanese
Swahili
Swedish
Tajik
Tamil
Tatar
Telugu
Thai
Tigrinya
Tonga
Tshiluba
Tumbuka
Turkish
Turkmen
Twi
Uighur
Ukrainian
Urdu
Uzbek
Welsh
Wolof
Xhosa
Yiddish
Yoruba
Zulu
www.OpenSubtitles.org ile bugün bağlantı kurun ve ürününüzün ya da markanızın reklamını burada yapın.
Sadece kendimi savunuyordum!
FEDAİ ÇEVİRİ: JAVAJAVA2002
- İyi uyudun mu? - Evet.
- Aç mısın? - Biraz.
"2B" de ne?
O bir kalem. Orada yazanı al.
Bunların hepsi sana lazım mı?
Resim kağıdını da unutma.
Hepsini alacağım.
Çabuk. Sarah, geç kaldın.
- Bayım... - Evet?
Geçen ay ki okul taksidini hala ödemediniz.
- Bu hafta ödeyeceğim. - Bu son şansınız.
- İyi günler bayım. - Sağ olun. Size de.
Buraya gel.
Üstümdeki takım servet değerinde!
Hey.
Yürü.
Çek ellerini üstümden!
- O kadın üzerime içki döktü. - Dışarı.
- Sikeyim seni! - Sakinleş. - Sakinim zaten.
O kaltak üzerime içki döktü.
Ama o kadar aptalsın ki beni buraya sürüklüyorsun.
Sakın bana dokunma! Kim olduğumu biliyor musun?
Bir hiç uğruna başına büyük işler açacaksın.
O sadece bir kaltak. Tıpkı senin gibi.
Kahretsin.
Lukas? Hey, Lukas? Sen git.
Polisler geldi.
Adamın garson kıza asıldığını söyledim.
Ama bir faydası olmadı. Kovuldun.
Üzgünüm.
Umarım bu yüzden sorun yaşamazsın.
Ne yapmayı düşünüyorsun?
Bir işe girmem gerek.
Aklımda bir yer var. Brüksel striptiz kulübü.
Bir güvenlik arıyorlar. Bir görüşme ayarlarım.
Bira sipariş etmeliyiz.
Numarayı yazdım, arayabilirsin.
Flamanca bilmiyorum.
Beni takip et.
Çarşambadan pazara kadar açığız.
Baktığın yere dikkat et. Kızlarımız çıplak oluyor. Yanlış anlaşılabilirsin.
İçki ve sigara içmek yasak. Her gece paranı alacaksın.
Olay basit. Sona kalan işi alır.
İngilizce konuşuyor.
- Adın ne? - Lukas.
Cuma günü işe başla.
Bunu kim yaptı?
İş yerinden biri.
Acıyor mu?
Biraz.
Dirseğiyle mi vurdu?
- İyi yanı ne biliyor musun? - Hayır.
Bu gece evde olacağım.
- Bu çok zor. - Bekle. Elini böyle tut.
Ufaktan bastır.
Diğerini kendin kes. Parmaklarına dikkat et.
Çok iyi.
Hepsini tencereye dök.
Dikkatli ol.
Gece görüşürüz!
Gecikme için üzgünüm.
- Para tam mı? - Tam.
Polis. Gece kulübündeki olayla ilgili bazı sorularımız olacak.
Gelebilir misiniz lütfen?
Yani ona vurmadığını mı söylüyorsun?
Bu doğru mu?
Benim de 16 yaşında bir oğlum var.
Sık sık onunla konuşurum.
Adalet hakkındaki teorilerinden bahseder.
Dünya, insanlık. Bir tokadı hakediyor.
Yani gerçeği bilmek zorunda.
Sonrasında fikrini değiştirip değiştirmediğini görmek için de.
Yere ittiğin adamın babası Avrupa Parlamentosu'nun üyesi.
Bu davayı soruşturmamızı istiyor.
Çalıştığın işyeri senin hakkında bir şey bilmiyor.
Kızınla yaşıyorsun.
Kızın sahte bir soyisimle okula gidiyor.
Kimsin sen? Neden saklanıyorsun?
Şu ana kadar öğrenebildiğim adının Lukas olduğu.
Bir güvenlik görevlisisin ve az daha birini öldürüyordun.
- Benden ne istiyorsun? - Sakin ol. Hiddetlenme.
Yaptığın aptallıklar umrumda değil.
Benim için çalış.
Bana yardım edersen, ben de sorununu çözerim.
Belçika polisi için çalışmıyorum.
Avrupa'da bir yerlerde bir sorun olduğunda insanlar beni ararlar.
İş yapmak için buraya gelen bir Flaman'ı araştırmalıyım.
Sahte para basıyormuş galiba. 20 ülke tutuklanmasını istiyor.
Ben ne yapacağım ki?
Bahsettiğim adamın adı Jan Dekkers.
Onun striptiz kulübünde işe alındın.
Benim için casusluk yapıp, bir şey görürsen beni arayacaksın.
İlgilenmiyorum.
Teklifimi kabul edersen seni serbest bırakacağım.
Seni adaletten kurtaracağım.
Aksi halde hapse gireceksin.
Kızın da koruyucu aileye verilecek.
Her şeyini kaybedeceksin.
Bu benin numaram, ezberle.
Bir şey görürsen beni ara.
- Jan nerede? - Meşgul.
Jan'ı tüm gece bekleyip sadece su içeceğimi mi sanıyorsun?
Bu gece gelmeyecek.
Ona kendini becermesini söyle.
Şurada oturan kızı otele geri götür.
Bir saniye bile yalnız bırakma.
Güvenliğinden emin ol. Tamam mı?
Sonra da buraya gel.
Adın ne?
Lukas.
Her söyleneni yapıyor musun? Onların köpeği misin?
Benim adım Lisa.
Sormadın ama ben söyleyeyim.
Muhtemelen kavgada daha iyisin.
Konuşmada iyi olmadığın belli.
Rahatla. Espri yaptım sadece.
Yeterli!
- Kadın İtalyan. - Bana bir yararı yok.
- Kaç yaşında? - 30-35 yaşlarında.
- Kulüpte takılıp ödeme yapmadı. - Yeni metresi mi acaba?
- Hiçbir fikrim yok. - Tamam, konumuza dönelim.
- Sana güvenmeye başladılar mı? - Bu insanlar kimseye güvenmiyor.
Şeytan bile yardımcılara ihtiyaç duyar.
Yavaş. Bana çok sert dokunma.
Yavaş.
Ne istiyorsun?
İyi bir geceydi. Jan seni görmek istiyor. Dışarıda.
Ne istiyorsunuz?
Kim olduğunu bilmek istiyoruz.
Striptiz kulübü güvenlik görevlisiyim.
Telefonunda tek bir numara var.
Alo? Baba?
Alo?
Geert, içeri geri dön.
Arabayı çalıştır.
Nerelisin?
Buralı.
Kimse seni tanımıyor. Neden?
Yurt dışında badigartlık yapıyordum.
- Nerede? - Güney Afrika'da.
Çok iyiymiş. Neden geri döndün ki?
Karımı kaybettim.
Sağa dön.
İn hadi.
Badigartsın, değil mi?
Benimle.
Benim için iyi haberlerin var mı?
Seninle iş yapmak istemiyorlar.
Neden?
Hollanda'da zaten iş ortakları var.
Ve sana güvenmiyorlar.
Dinle.
Her şeyimi bu işe yatırdım.
Şu an lanet bir Hollandalı yüzünden pazarlık yapamam.
- Beni suçlama. - Benim suçum mu yani?
Sorun çıkmayacağını söylemiştin.
Hollandalılar bizim lanet komşularımız.
Bak ne diyeceğim. Onlara ne istediklerini sor.
İkna etmek için her şeyi yapacağım. Bana güvenebileceklerini biliyorlar.
- Bu işi çözeceğim. - Çözsen iyi olur.
Gidelim.
Burada mı yaşıyorsun?
Evet.
Kızının adı ne?
Sarah.
Sen işteyken yalnız mı kalıyor?
Evet.
Yanına gitsen iyi olur.
Dur, bekle.
Araba sende kalsın.
- Hayır, ihtiyacım yok. - Geert'la geri dönerim.
Sende kalsın. Bir hediye olarak düşün.
Kızınla iyi vakit geçir.
Yaşadığım yeri öğrendiler.
- Beni izliyorlar. - Ama sana güveniyorlar.
Jan bir aracıyla buluştu.
Brüksel'deki antika dükkanında.
- Bir Hollandalıyla iletişime geçmek istiyor. - Neden ki?
Bilmiyorum. Onda istediği bir şey var.
- Ve acilen istiyor. - Daha fazlasını öğren.
Lisa Zaccherini'nin İtalyan bir binici olduğunu öğrendik.
Sahtecilikten suçlu bulunmuş.
Bu yüzden Jan onu tutmuş. Gözün üzerinde olsun.
- Alo? - Geçen gün Lisa'yı otele bırakmışsın.
- Evet. - Onu yine otele götür.
- Ne zaman? - Hemen.
Tamamdır.
Çok eğlenceliydi. Yarın yine yapalım mı?
Evet, olabilir.
- Merhaba. - Merhaba!
- Adın ne? - Sarah.
Çok güzelsin, Sarah. Bunu babandan almadığın kesin.
- Nereye gidiyoruz? - Caddeye çık.
Ben sana yolu tarif ederim.
- Tamamdır. - Peki.
Sana buluşacağımız bir adres göndereceğim.
Kiminle konuşuyordun?
Birazdan dönerim.
İçeri geç, Geert seni bekliyor.
Bir şey almamız gerek.
- Bilmen gereken tek şey bu. - Ne zaman?
- Şimdi. - Baba!
Hey.
Ona hemen kızımı geri getirmesini söyle.
Yap hadi. Böylece kızını bir daha asla göremezsin.
Kızımın kılına bile zarar gelirse sizi öldürürüm.
Seni de patronunu da.
Tamam mı?
- Bu adamı kaçırmalıyız. - Neden ki?
Hollandalı, sadece onunla gelirsek bizi kabul edecek.
Avrupa'nın en iyi kokaincisi. Daha önce onlar için çalışmış.
- Artık yalnız çalışıyor. - Plan ne?
Nasıl yani? Gidip onu kaçıracağız.
- Orada kaç kişi var ki? - Hiçbir fikrim yok.
Yani planın, içeri dalıp adamı kaçırmak ve hareket eden her şeye ateş etmek mi?
Daha iyi bir fikrin var mı?
Burada bekle.
Evet, teslimatı bitiriyorum.
Yine de bunu test etmeliyiz.
Geri dönmek zorundayız.
Hey!
Hayır.
Silahını bırak!
Ateş etme!
Silahı var!
Bulun onu. Nereye gittiler?
Acele edin!
Siktir!
- Kızım nerede? - Sakin ol. Güvende.
Dairen güzelmiş.
Aslında burada yaşamıyorum.
- Babamla mı çalışıyorsun? - Amma da meraklısın.
Ne iş yapıyorsun ki?
Baban ne iş yapıyor peki?
O bir güvenlik görevlisi. İnsanları koruyor.
- Badigart mı? - Aynen.
Güney Afrika'da kalırken dedemin badigartıymış.
- Annemle de bu vesileyle tanışmışlar. - Vay be!
Peki annen şu an nerede?
Afrika'da başına bir olay geldi.
Olay mı?
Arabasını çalmaya çalışan biri tarafından öldürüldü.
Üzüldüm.
Sorun değil.
- Kızım nerede? - O iyi.
Ne yaptığımıza bir bak.
Eşyalarını topla. Gidiyoruz.
Acele et.
Beni gelmek zorunda bıraktın.
Ne beni arıyorsun ne de cevap veriyorsun. Neyin var?
Bana bir şey yaptırabilmek için kızımı rehin aldılar.
- Ne peki? - Jan için birini kaçırdık.
Ne zaman? Sebep?
Hollandalıyla pazarlık etmek için onu kullanacak.
- Ne işler dönüyor? - Bilmiyorum.
- Öyleyse öğren. - Hayır. Ben yokum.
Kızımı rehin aldılar, bu iş tehlikeli olmaya başladı.
Pekala.
Güney Afrika'da ne yaptığını biliyorum.
Bu ne demek biliyor musun?
İşbirliği yapmaya devam etmezsen seni oraya geri gönderirim.
Hey! Anlıyor musun?
Aferin. Bırakamazsın. Sana ihtiyacımız var.
Bu kızının iyiliği için.
Dönmüşsün.
Dinle.
Geçen gün için üzgünüm.
Güvenebileceğim insanlar bulmakta zorlanıyorum.
İşinde iyi olduğunu biliyordum.
Bu bir iltifat.
Sana güveniyorum.
Bir daha kızımı bu işe bulaştırma.
Söz veriyorum.
Çektiğin sıkıntının karşılığı.
Devam etmek istiyorum.
Pazartesiden pazara her gün açığız.
Daha fazlasını istiyorum.
Kaçırdığın kokainciyi yarın teslim edeceğiz.
Geert'la beraber bunu yapabilir misin?
Tabii.
Gidebilirsin.
Tamamdır.
- Ne yaptığınızı bilmiyorsunuz. - Kapa çeneni.
Buradan canlı çıkamayacaksınız.
Önce beni öldürecekler. Sonra da sizi.
- Sorun yok. - Hayır, hayır.
Hayır!
Hayır!
Vurun onu! Ateş edin!
Lanet olsun! Sür, sür hadi!
İçeri gir.
Git hadi.
- Ne oldu? - Teslim ettiğimiz adam...
...kaçmaya kalkıştı. Ateş etmeye başladılar.
Geert da karşılık verdi.
Siktir!
Sarah, geldim.
- Görüşürüz. - Görüşürüz.
Benim.
- Garajda mıydın? - Takası yapıyorduk.
- Neyle takas ediyordunuz? - Filigranla.
Yani ellerinde yeni bir alternatif var.
Yerini değiştirecekler. Onları yakalayamayacağız.
Senden şüpheleniyorlar mı?
Hayır. Onlar için hayatımı riske attım.
Tamam. İletişim halinde kalalım.
Boya kalemlerini al canım.
Uzun süreliğine mi gidiyorsun?
Bilmiyorum.
Burası fena değil. Omar çok havalı.
Moussa'yla da iyi anlaşıyorsun.
Halletmem gereken bazı işler var.
Söz veriyorum, işlerim biter bitmez seni almaya geleceğim.
Baba!
Endişeli misin?
Birazcık.
Ben hiç endişeli değilim.
- Tek istediğin bu mu? - Evet.
Bana güvenebilirsin.
Kendim hallederim.
Çizimlerin çok güzel. Yeteneklisin.
Seni ilk gördüğümde, senden genç adamlarla dövüşüyordun.
Ne düşündüm biliyor musun?
Bu adam ya kafayı yemiş...
...ya da hayatta kalmak için her şeyi yapabilir.
Öyle misin?
Bilmiyorum. İkisinden de biraz.
Birbirine benzer şeyler.
Peki, Lisa'yla ne yapman gerektiğini düşündün mü?
- Bu karar bana düşmez. - Düşer.
Benim için yaptıklarından sonra. İstesen de istemesen de.
Para basımına başlayacağız. Bu işte sana ihtiyacım var.
Lisa'yla iyi ilgilenmelisin.
Kırılgan biri.
Yaşananlardan sonra daha da kırılgan oldu.
Duygularını kontrol edemezse, sahte para basma işim yatabilir.
Onsuz işim biter. Ne demek istediğimi anlıyor musun?
Crotone'da büyüdüm. Bunu biliyor muydun?
Güney İtalya'da. Yoksul bir bölge.
Ama deniz kenarında.
Zamanımın çoğunu babamın matbaasında geçirirdim.
Bu arada işi de öğreniyordum.
Babamın ölümüyle annemle ben büyük bir sıkıntıya düştük.
Paraya ihtiyacımız oldukça, sahte banknotlar basmaya başladım.
Babamın borcunu ödeyebilmek için.
Ve sonra bu işi sürdürdüm.
Bu ne demek biliyor musun? Tüm yaşamına engel oluyor.
Adalete göre, para sahteciliği bir çocuğu öldürmekten daha suç.
- Geert'a yardım edebilir miydik? - Hayır.
Böyle bir işe bulaştığında sonu hep kötü biter.
Bu senin için de geçerli.
Karına ne oldu?
Arabasını çalamayınca onu öldürdüler.
Suçlular bulunabildi mi?
Adalet bulamadı.
Ama ben buldum.
Beni götürebilir misin?
Konteyner bomboştu.
Jan kaçmış. Peşinde olduğumuzu biliyormuş.
- Hala bir şansımız var. - Nasıl?
Jan teslimat için acele etmeli.
Ödeme sözünü tutabilmesi için.
Bunun için bir banka mı soyacak sence?
- Kızı serbest bırak. - Olmaz, bunu yapamam.
Onunla konuşayım.
Peki, tamam.
Orospu çocuğu. Bizi kandırdın.
- Bunu niye yaptın? - Sarah için. Mecbur bırakıldım.
- Saçmalık. - Gerçek bu.
İşbirliği yaparsan seni serbest bırakacaklar.
Ellerinde bana karşı hiçbir koz yok!
Yaptığın her şeyi biliyorlar. Bundan asla kurtulamazsın.
- Onlara güveniyor musun? - Başka seçeneğim yok.
Seni korumak istiyorum.
Hayır. Sadece kendini korumaya çalışıyorsun.
Kendini ve aileni. Bunun için beni harcadın.
Sonun Geert gibi mi olsun istiyorsun?
Bunu mu istiyorsun? Dürüstçe söyle.
- Bilmiyorum. - Yüzüme bak.
Lisa.
Bunu atlatacağız.
Bunu atlatacağız.
- Tamam mı? - Tamam.
Burada ne yapıyorsun?
Seninle konuşmak istedim.
- Büyük bir sorunumuz var. - Ne kadar büyük?
Polis baskın yaptı.
Lisa'yı tutukladılar.
Endişelenme. Avukatla konuştum.
Ellerinde ona karşı bir koz yok. Lisa'yı bırakmak zorundalar.
- Öyleyse sorunumuz yok. - Evet, var.
Üzerimizde çok fazla baskı var.
- Yani, işi durduruyor musun? - Bunu yapamam.
Banknotları basmamız gerek. İşverenlerim ödemeyi yaptı.
Hadi. Gezintiye çıkıyoruz.
Kafayı yemişsin sen.
Polis mekanımı bastı ve benim için çalışan kızı tutukladı.
Bunun benimle ne ilgisi var? Sizi polise ben ispiyonlamadım.
Çalıştığın Hollandalılar ispiyonlamıştır belki de.
Hayır, asla böyle bir şey yapmazlar.
Anlayabiliyorum.
Takasta bir terslik oldu.
Ve Hollandalılar benden intikam almak istediler.
İntikam almak isteselerdi, bunun için polisi yollamazlardı.
Bekle, bekle! Dur!
Belki kız ispiyonlamıştır.
- Hayır. - Nereden biliyorsun ki?
Malı taşıdığımızı biliyordu.
Belki de şu adamdır.
Bu adam benim için ellerini kirletti.
Görüyorsun ya! Şüphe olursa bu iş biter.
Ne kadar daha ayrı kalacağız baba?
- Bilmiyorum. - Ne zaman geleceksin?
Yakında.
Söz veriyorum.
Sarah?
Seni seviyorum baba.
Hadi, Lisa. Kafanı topla.
- Para basma işini bitir. - Lanet olsun.
- Tamamdır. - Tamam mı?
Tebrikler.
Devam et.
Arabaya koy.
Kızına güzel bir şeyler alırsın.
Polis!
Kımıldama, kımıldama. Bırak onu.
Dizlerinin üstüne çök. Diz üstü çök dedim.
Diz üstü çök.
Hadi, hepsini alalım.
Bugün maaş günü.
Harika bir his bu.
Neyi bekliyoruz?
Gidelim hadi.
Hala ölmedin mi?
Nico!
Nico!
Nico! Hangi cehennemdesin?
Nico!
Siktir.
Siktir.
Hey! Hey!
Alo? Baba?
- İyi misin? - Evet.
Yanına geliyorum.
ÇEVİRİ: JAVAJAVA2002
www.OpenSubtitles.org adresinden tüm reklamları kaldırmak için bizi destekleyin ve VIP üye olun.
Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.