Afrikaans
Akan
Amharic
Armenian
Azerbaijani
Basque
Belarusian
Bemba
Bengali
Bihari
Bosnian
Breton
Cambodian
Catalan
Cebuano
Cherokee
Chichewa
Chinese (Simplified)
Chinese (Traditional)
Corsican
Croatian
Czech
Danish
Dutch
Esperanto
Estonian
Ewe
Faroese
Filipino
Finnish
French
Frisian
Ga
Galician
Georgian
German
Guarani
Gujarati
Haitian Creole
Hausa
Hawaiian
Hebrew
Hindi
Hmong
Icelandic
Igbo
Indonesian
Interlingua
Irish
Italian
Japanese
Javanese
Kannada
Kazakh
Kinyarwanda
Kirundi
Kongo
Korean
Krio (Sierra Leone)
Kurdish
Kurdish (Soranî)
Kyrgyz
Laothian
Latin
Latvian
Lingala
Lithuanian
Lozi
Luganda
Luo
Luxembourgish
Macedonian
Malagasy
Malay
Malayalam
Maltese
Maori
Marathi
Mauritian Creole
Moldavian
Mongolian
Myanmar (Burmese)
Montenegrin
Nepali
Nigerian Pidgin
Northern Sotho
Norwegian
Norwegian (Nynorsk)
Occitan
Oriya
Oromo
Pashto
Persian
Polish
Portuguese (Brazil)
Punjabi
Quechua
Romanian
Romansh
Runyakitara
Russian
Samoan
Scots Gaelic
Serbian
Serbo-Croatian
Sesotho
Setswana
Seychellois Creole
Shona
Sindhi
Slovak
Slovenian
Somali
Spanish
Spanish (Latin American)
Sundanese
Swahili
Swedish
Tajik
Tamil
Tatar
Telugu
Thai
Tigrinya
Tonga
Tshiluba
Tumbuka
Turkish
Turkmen
Twi
Uighur
Ukrainian
Urdu
Uzbek
Vietnamese
Welsh
Wolof
Xhosa
Yiddish
Yoruba
Zulu
www.OpenSubtitles.org ile bugün bağlantı kurun ve ürününüzün ya da markanızın reklamını burada yapın.
[Faysal] Söz veriyorum, ikinize de zarar vermeyeceğim.
Benim sadece tek bir amacım var.
Hakan...
[Leyla derin nefesler alır]
Fazla zamanın yok Hakan.
Hadi.
[Leyla inler]
-Hançeri de ver. -Onu sana vermeyeceğim.
[Leyla inilder]
Hançeri ver.
Tamam.
Tamam. Al.
[Faysal] Kınıyla birlikte.
[Leyla nefes nefese]
[Leyla ağlar]
Öldürün.
[bağırışlar]
Leyla? Leyla, duyuyor musun beni?
Merak etme. Kurtaracağım seni.
[iniltiler]
-[Leyla bağırır] -Bastır şuraya. Bastır.
[Hakan] Sıkıca bastır.
[Leyla derin nefesler alır]
[Hakan] Dayan. Dayan, çıkaracağım seni.
[Leyla] Ya kameralar?
Görecekler.
[Leyla nefes nefese]
Dayan, sık dişini. Kurtaracağım.
Gel.
[Hakan] Dayan. Az kaldı, çıkaracağım seni buradan.
[Hakan] Az kaldı, dayan.
[Hakan nefes nefese]
Dayan. Dayan, kurtaracağım seni.
Kurtaracağım seni.
[Leyla inilder]
Dayan, kurtaracağım seni. Dayan.
-Yaraya bastırmamız lazım Leyla. -[Leyla inilder]
[Hakan] Bastır.
[korna çalar]
[Hakan] Yorma kendini, yorma. Nefes al.
Yorma.
Az kaldı. Az kaldı, dayan.
Nereye gidiyoruz?
Güvende olacağın bir yere. Zeynep yaranı tedavi edecek.
Merak etme. Bana güven.
[Hakan] Zeynep!
Zeynep, yardım et! Zeynep!
[Hakan derin nefesler alır]
[Hakan] Zeynep!
Zeynep!
[öfkeyle bağırır]
Tamam. Tamam.
Tamam.
[Leyla derin nefesler alır]
Bastır. Bastır.
Tamam. Tamam.
[Hakan] Tamam. Tamam, buradayım.
Mazhar'ın ölümünden sonra...
Anlatacağım. Sana her şeyi anlatacağım. Bütün bu saçmalıkları anlatacağım.
Tamam mı? Ama iyileştikten sonra konuşacağız hepsini.
Başka bir yolu daha var.
Faysal...
Faysal, dün...
Dün benim yanıma geldi. [derin nefesler]
Benim ya da herhangi bir Ölümsüz'ün bir damla kanı
bir insanı iyileştirebilir Leyla.
Hatta ölmüş birisini geri de getirebilir.
Tamam. Tamam, yorma kendini. Ne olur yorma.
Nefes al. Tamam, yorma kendini.
Annemi iyileştirebileceğini, onu tekrar ayağa kaldırabileceğini söyledi.
Ve onun için tek yapmam gereken
seni onun tuzağına düşürmemdi.
-Yapmadım. -Tamam.
-İhanet etmedim sana. -[Hakan] Tamam.
-Bunların bir önemi yok artık. -[Leyla] Var.
Dediğini yapsaydım annemi gerçekten kurtaracaktı.
Eğer...
Onun kanı gerçekten bir insanı iyileştirebiliyorsa...
Ben...
Ben de seni iyileştirebilirim o zaman.
Ben de seni iyileştirebilirim.
Tek yapmam gereken,
hançerle onun kanını almak.
Hançer?
Hançer.
Tılsımlı hançer.
Bir Ölümsüz'e ancak o zarar verebilir.
Hakan, artık çok geç.
Hayır, hayır...
Hayır, böyle konuşma.
Böyle konuşma. İyileştireceğim seni.
Bırakmayacağım seni.
-[Hakan] Duydun mu? -Çok kan kaybettim.
Hayır. Hayır, iyileştireceğim seni.
Leyla, iyileştireceğim seni.
Faysal'ın kanını alıp iyileştireceğim seni. Duyuyor musun beni?
Tamam mı? İyileştireceğim.
İyileştireceğim.
Seni seviyorum Kapalıçarşı çocuğu.
Leyla...
[soluk verir]
Ben de seni seviyorum.
Sana söz veriyorum. Çok yakında tekrar birlikte olacağız.
Faysal!
[Faysal] Artık geri dönme vakti geldi.
[şarkı çalar]
[Rüya] 47 rekoltesi mi bu?
[Faysal] Başka ne olabilir?
-Sadece emin olmak istedim. -[Faysal] Hım.
Sen benden şüphe mi ediyorsun artık?
[Rüya] Asla!
♪ Ah sen gibi aşk kaldı mı dünyada? ♪
[kapı açılır]
Sen bekle.
♪ Ah sen gibi aşk Ben gibi kalp ♪
[Faysal] A, hoş geldin Mergen.
Kimse sana görgü kurallarından bahsetmedi mi?
[Mergen] Piraye öldü.
Ne?
-Nasıl ya? -Nasıl ölmüş olabilir sence?
-[Faysal] Sakin ol. -Sakin mi olayım?
-Sadece üçümüz kaldık, anlıyor musun? -Anlıyorum.
Dışarıda bizi avlamaya çalışan biri var ve sıra her an bize gelebilir.
Mergen, tamam, sakin ol. Geç otur biraz. Gerginliğin kimseye faydası yok şu anda.
Her şeyin sorumlusu siz ikinizsiniz.
Bu ne demek şimdi?
Mergen...
Ona söyleyeyim mi durumu?
Piraye de benim gibi düşünüyordu.
Sen neden bahsediyorsun?
Sizin aranızdaki bu...
...ilişki.
[Mergen] Hepimizi güçten düşürdü.
Tıpkı bir insana benziyorsun.
[Rüya] Doğru değil bu.
Bir daha sakın bu kadar yaklaşma.
Duydun mu?
Tıpkı bir insan gibi davranıyorsun.
Sanki o kendini koruyamayacakmış gibi!
Faysal.
[Rüya] Faysal.
[Faysal] Tamam.
Bu aşk hepimizin sonu olacak.
♪ Sen gibi aşk kaldı mı dünyada? ♪
♪ Ah sen gibi aşk Ben gibi kalp ♪
♪ Görülmez rüyada ♪
[telefon titrer]
Neredesin?
Beni sarnıca kilitlerken kafandan ne geçiyordu?
Zeynep, neredesin dedim! Çabuk söyle!
Otele geçtiğimde Faysal çıkıyordu.
[Zeynep] Oraya gidip onu gebertmeye çalışacağını düşünmüştüm ama ne oldu?
İşler planladığın gibi gitmedi galiba.
Ya şu an neredesin? Adresi gönder bana hadi.
Faysal'ı takip ettim.
[Zeynep] Bir eve girdi. Ben de dışarıda arabada bekliyorum.
Tamam, adresi gönder. Geleceğim, hadi!
Niye? Gelip bunu da mı berbat edeceksin?
Zeynep, lütfen dedim ya!
Leyla öldü.
Bak. Adresi gönder ve beni bekle, tamam mı?
Tabii ki istediğin zaman arayabilirsin. Yalnız bir şey söyleyeceğim.
Tüm arkadaşlarına numaramı verme sakın.
Sabahtan akşama kadar sizin telefonlarınızla uğraşmayayım.
-[öğrenci] Tabii. Teşekkürler. -Hadi iyi çalışmalar.
Orkun hocam, takvimimizde hiçbir sıkıntı yok.
Her şey planlandığı gibi. İç kısım neredeyse tamamlandı bile.
Yalnız son iki gündür öğle yemekleri biraz fazla uzuyor.
-Ekibe söyle de dikkat etsinler. Olur mu? -Olur hocam, söylerim.
Tüneller ne durumda?
Dış kısım tamamen bitti. Sadece rötuşları kaldı.
İyi. İyi, o zaman yarın odalara başlayabiliriz.
Yalnız odalara girebilmemiz için Faysal Bey'in onayı gerekiyor.
Yarın odalara başlayacağım.
-Ama Faysal Bey özellikle... -Bugünlük bu kadar yeter. Teşekkürler.
Peki.
Nerede ev?
-[Hakan] Ha? -Şurası.
-Yanında biri var mı? Koruma falan. -Yalnız.
-Güzel. -Bir dakika! Bir dakika ya!
Gömlek yok. Hançer nerede belli değil.
Sen Faysal'ı böyle öldüremezsin.
-Biliyorum. -Ee? O zaman?
Onu yakalayıp Ölümsüzleri uyandırmasına engel olacağım.
Hakan, sonra ne yapacaksın?
Sonsuza kadar kafeste mi tutacaksın muhabbet kuşu gibi?
Sonrasına sonra bakarız Zeynep.
Ölümsüz'ün peşinden gitmeliyiz diyordun. Niye geri vites yapıyorsun?
Senin o kalın kafanın kırılmasını istemediğim için olabilir mi?
Bak, Faysal diğer Ölümsüzleri uyandırana kadar onu yakalamamız lazım.
Ben kalın kafamın kırılmasını göze alıyorum.
Bir dakika, gel.
-Ne yapıyorsun? -[Zeynep] Önlem almak zorundayız.
Ne olur ne olmaz.
Bu ne ya? Dalga mı geçiyorsun Zeynep?
Hakan, yürü.
[telefon çalar]
-Efendim. -[Banu] Alo? Faysal Bey?
Beni duyabiliyor musunuz?
Faysal Bey, şu an Leyla Hanım'ın odasının kapı...
-Kapının önündeyim şu anda ve burada... -Sakin ol.
-[Banu] Yani ne yapacağımı bilmiyorum. -Sakin ol. Sakin ol önce!
Bir sakin ol!
[Banu] Şu an Leyla Hanım'ın ofisinin kapısının önündeyim.
Kapı açık. İçeride iki tane ölü adam var.
Ben çok korkuyorum.
Yani, birini daha görüyorum.
Leyla iyi mi?
[Banu] Leyla Hanım burada değil şu an. Yani göremiyorum şu an onu.
-Hakan orada mı? -[Banu] Hakan Bey'i de göremiyorum.
Burada değiller galiba.
Hangi cehennemde bu herif? Ha?
Bilmiyorum. Yemin ederim onu buraya girerken gördüm.
E, nerede peki?
Ya bilmiyorum diyorum! Bana niye bağırıyorsun?
Hakan...
Sana ne oluyor?
Sen bir şey mi saklıyorsun?
Leyla'yı da getirdim.
Leyla ölmemiş miydi?
Öldü.
Ama Faysal'ın kanıyla onu geri getirebileceğimizi öğrendim.
Sen Faysal'ın peşine bu yüzden mi düştün?
Onun kanını istiyorsun.
Zeynep, hayatımdaki herkesi kaybetmekten yoruldum artık!
Hakan, bu yöntemin işe yarayıp yaramayacağını bilmiyoruz.
Ya ufacık bir ihtimal denemeye değmez mi sence? Ha?
Hakan, Leyla'ya bir Ölümsüz'ün kanını verip ne olacağına bakamayız.
-Beklemediğimiz şeyler olabilir. -Bu riski göze almaya hazırım Zeynep!
Olmaz Hakan.
Fikrimi değiştiremezsin benim.
Ya sen benim Ölümsüz'ü gebertip
diğer Ölümsüzlerin de geri gelmesini engellememi istiyor musun istemiyor musun?
Evet ama...
O zaman konu kapandı Zeynep!
Bana yardım edecek misin?
Ne yapacağız?
Aramaya devam edeceğiz.
Bir ipucu bulana kadar.
[iç çeker]
[Hakan] Zeynep!
[Zeynep] Ne var? Nedir onlar?
Eskizler.
Ama neye ait olduklarını anlamadım.
Melek kanatları bunlar.
Bizans tarzı.
Ayasofya'dakiler gibi mi yani?
Aynen.
"Ben ona âşıktım, o Ayasofya'ya."
Ne demek bu?
Faysal'ın bu hayatta değer verdiği en önemli şey ne sence?
Karısı.
Doğru ama bir de Ayasofya var.
Leyla bana Faysal'ın kâr getirmeyecek bir projeye yatırım yapmasının
çok sıra dışı olduğunu söyledi.
Faysal'ın ofisindeki Ayasofya tablosunu hatırlıyor musun?
Şu yarım olan tablo mu?
Bu projenin Faysal için duygusal bir anlamı olduğunu düşünmüştüm.
Sanki geçmişten eksik kalan bir şeyleri tamamlıyor gibiydi.
Şimdi ne düşünüyorsun?
Ayasofya, Faysal için düşündüğümüzden çok daha değerli.
Tek amacı oraya rahatça girip çıkabilmek.
Çünkü karısının mezarı orada.
Ve diğer Ölümsüzlerin de.
Hadi.
[Hakan] Sen burada bekle.
Saçmalama Hakan.
-[Zeynep] Tabii ki ben de geliyorum. -Zeynep!
Hakan! Faysal yüzyıllardır hayatta.
İnsanları senden çok daha iyi tanıyor.
Senin ne yapabileceğini, nasıl dövüşebileceğini çok iyi biliyor.
Senden ileride. Onu teke tekte haklayamazsın.
Ben Muhafız değil miyim? Bugünler için doğmadım mı?
Sen sadece birkaç haftadır Muhafız'sın!
Ama ben hayatımın başından beri bugün için eğitiliyorum.
Ben sadece sana zarar gelsin istemiyorum.
Bak...
Leyla'yı geri getirmek istiyor musun?
Tabii ki istiyorum.
O zaman yardıma ihtiyacın var demektir.
Benden yardım istemiştin, izin ver de sana yardımcı olayım.
Bir planım var.
[Hakan] Faysal!
[Faysal] O elindekiyle bana bir şey yapamayacağını söylemediler mi sana?
Sana neyin zarar vereceğini çok iyi biliyorum.
Bunu yapmamalıydın.
Diğer Ölümsüzleri geri getirmene izin vermeyeceğim!
Diğerleri umurumda bile değil!
Ben sadece Rüya'yı istiyorum!
Ne demek istediğimi çok iyi anlıyorsun.
Leyla'ya âşık olduğunu biliyorum.
Ona ateş ettiğim zaman yüzündeki ıstırabı gördüm.
[Hakan bağırır]
[Hakan] Ah!
[Hakan inler]
[Faysal bağırır]
[Hakan inilder]
Çok inatçısın!
Babandan bile!
-[Hakan öksürür] -Ama baban çok daha iyi bir savaşçıydı.
İtiraf ediyorum.
[Faysal] O, en azından
bana bir darbe vuracak kadar dibime yaklaşmıştı!
[Hakan] Ah...
[Hakan öksürür]
[Faysal] Duygularını kontrol etmeyi öğrenmelisin.
Keşke seninle hep dost kalsaydık.
Ne dostluğundan bahsediyorsun?
Sen bütün sevdiklerimi aldın lan benim!
Ailemi öldürdün lan sen!
Senin baban Rüya'yı elimden aldı!
Bizi rahat bırakabilirdi.
Ama yapmadı!
Yapmadı!
Her şeyi baban başlattı.
Tek yaptığınız acı vermek.
Yüzyıllarca bu dünyaya kötülük yaydınız.
Bu dünyadaki acıların sebebi insanlardır.
Nefretle, öfkeyle, açgözlülükle yaptıklarınıza bir bak.
İnsanların sadece Ayasofya'ya yaptıklarına bakman yeter!
Kaç kere yıkıldı, yağmalandı!
İster inan ister inanma, biz sadece birkaç çer çöp getirdik.
Yangını başlatan da körükleyen de insanlardı hep.
[derin nefesler alır]
[inler]
Hiç vazgeçmeyeceksin, değil mi?
Senin toz olduğunu görene kadar vazgeçmeyeceğim.
[Hakan inler]
[Hakan öksürür]
Aciz ama cesaretli insanları hep sevmişimdir.
[ıslık çalar]
[Faysal bağırır]
[bağırışlar]
[Zeynep] Leyla...
Leyla.
[Zeynep] Leyla...
Hadi!
Hadi ama aç gözünü! Leyla!
Bütün gücün bu kadar mı, ha? Bütün gücün bu kadar mı?
Bu kadar meraklı mısın ölmeye?
[Rüya] Faysal.
[iç çeker]
Rüya!
[Faysal] Döndün geri.
Döndüm.
[Faysal ağlar]
Hakan...
[Hakan nefes nefese] Zeynep.
Leyla...
Kanı ona verdim.
[derin nefesler]
[Faysal ağlar]
Faysal!
Daha işimiz bitmedi!
Daha işimiz bitmedi seninle!
[boğuk sesler]
Hakan, buradan gitmemiz lazım.
Hayır, daha değil.
[Zeynep] Buradan gitmeliyiz!
Çekil dedim!
Faysal.
[Rüya] Uyanıyorlar.
Gidelim.
[Hakan] Size daha önce söylemiştim.
Bu bir masal değil.
[jenerik müziği çalar]
Alt yazı çevirmeni: Burak Patan
www.OpenSubtitles.org adresinden tüm reklamları kaldırmak için bizi destekleyin ve VIP üye olun.
Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.