Afrikaans
Akan
Albanian
Amharic
Arabic
Armenian
Azerbaijani
Basque
Belarusian
Bemba
Bengali
Bihari
Breton
Bulgarian
Cambodian
Catalan
Cebuano
Cherokee
Chichewa
Chinese (Simplified)
Chinese (Traditional)
Corsican
Croatian
Danish
Dutch
Esperanto
Estonian
Ewe
Faroese
Filipino
Finnish
French
Frisian
Ga
Galician
Georgian
German
Guarani
Gujarati
Haitian Creole
Hausa
Hawaiian
Hebrew
Hmong
Hungarian
Icelandic
Igbo
Interlingua
Irish
Japanese
Javanese
Kannada
Kazakh
Kinyarwanda
Kirundi
Kongo
Korean
Krio (Sierra Leone)
Kurdish
Kurdish (Soranî)
Kyrgyz
Laothian
Latin
Latvian
Lingala
Lithuanian
Lozi
Luganda
Luo
Luxembourgish
Macedonian
Malagasy
Malay
Malayalam
Maltese
Maori
Marathi
Mauritian Creole
Moldavian
Mongolian
Myanmar (Burmese)
Montenegrin
Nepali
Nigerian Pidgin
Northern Sotho
Norwegian
Norwegian (Nynorsk)
Occitan
Oriya
Oromo
Pashto
Persian
Polish
Punjabi
Quechua
Romansh
Runyakitara
Russian
Samoan
Scots Gaelic
Serbian
Serbo-Croatian
Sesotho
Setswana
Seychellois Creole
Shona
Sindhi
Sinhalese
Slovak
Slovenian
Somali
Spanish
Spanish (Latin American)
Sundanese
Swahili
Swedish
Tajik
Tamil
Tatar
Telugu
Thai
Tigrinya
Tonga
Tshiluba
Tumbuka
Turkish
Turkmen
Twi
Uighur
Ukrainian
Urdu
Uzbek
Vietnamese
Welsh
Wolof
Xhosa
Yiddish
Yoruba
Zulu
Bu dizinin betimlemesi Kanal D tarafından Sesli Betimleme Derneğine yaptırılmıştır.
www.sebeder.org
(Sessizlik)
(Ayak sesleri)
Çekil yolumdan!
Aç kapıyı!
Tevfik, çık dışarı!
Bu asker benim mesuliyetimde Cevdet.
Bu tahkikatı ben yürütüyorum, çık dışarı!
Savaş kanunlarına da ilhak...
Burada kanun benim!
Çık dışarı!
(Müzik - Gerilim)
Sen de dışarı Azize.
Ben bunu yapmana izin vermeyeceğim.
-Hadi dışarı. -Öldüreceksin adamı.
-Seni dinleyecek halim yok! -Öldüreceksin adamı!
-Hadi! -Ah!
(Kapı kapanma sesi)
Uyandır hastayı.
(Müzik - Gerilim)
(Nefes sesi)
Sen de çık.
(Nefes sesi)
İçeri girmeye kalkan olursa vururum, and olsun vururum, söyle!
(Kapı kapanma sesi)
(Nefes sesi)
Yusuf!
Yusuf kendine gel, Yusuf?
Duyuyor musun beni?
Ne öğrenmeyi umuyor?
Ne bu hali? Bu kadar önemli olan ne?
Duyuyor musun beni?
(Tükürme sesi)
Kim vurdu sizi?
Camide kim vardı yanınızda?
Yusuf, Adem'le Nezih öldü.
Birazdan sen de öleceksin, biliyorsun değil mi?
Yusuf, silahları nereye sakladınız?
Sakladığınız silahlar nerede?
Söyle evladım.
Sizi vuran silahlar için mi vurdu?
(Müzik - Gerilim)
Geber.
(Nefes sesi)
(Müzik - Gerilim)
(Müzik - Gerilim)
(Yusuf) Ef-Eftelya.
(Kapıya vurma sesi)
(Sessizlik)
(Kapıya vurma sesi)
Eftelya.
Eftelya.
(Kapı kırılma sesi)
Vatan haini!
Hain!
Cevdet! Cevdet, biz kardeşiz!
Kaç el ateş ettin kardeşine ha?
Kaç kere ateş ettin bana?
Affet beni...
(Müzik - Gerilim)
(Silah sesi)
(Nefes sesi)
Oh.
(Eftelya) Ne oluyor Tevfik sabah sabah?
(Nefes sesi)
Sayıkladın durdun. Cevdet kim?
Senin dilini koparırım!
(Ortam sesi)
Ekmek kalmadı, dağılın bre.
(Kalabalık gürültüsü)
(Kalabalık gürültüsü)
(Müzik)
Zevcesi diyorlar.
Hainin mi?
(Kadın) Evet, hainin.
Kataramero!
Şu rezalete bakın!
Camideki vukuatı yedi düvele duyurmuşlar!
Hastanedeki sorgudan bile haberleri var.
Albay Cevdet'i mesul tutmuşlar.
İngiliz sefirinin yanından geliyorum.
İtilaf temsilcileri köpürüyor.
Gayri kanuni bir gazete basılıyor.
Dağıtılıyor, şehirde elden ele dolaşıyor.
Peki, siz burada ne yapıyorsunuz?
Kumandan...
(Vasili) Derhal bu rezaleti düzeltmek zorundayız, anlaşıldı mı?
Yoksa bütün dünyaya rezil olacağız!
Ben tahkikatı yürütüyorum kumandan.
En kısa zamanda bir neticeye ulaşacağız.
O yüzbaşı yaşasaydı, bu işi kimin yaptığını anlayabilirdik.
Teğmen, sen bu gazeteyle alakadar ol.
Bu yazıları yazan...
...Albay Cevdet'i hedef gösteren adamı da derhal tutukla. Neydi adı?
Halit İkbal!
Halkı kışkırtmaya...
...müsaade etmeyeceğimi iyice anlasınlar!
Kumandanım, bu...
...Osmanlı subaylarını öldüreni bulmak daha mühim değil mi?
-Ne diyorsam onu yap! (Masaya vurma sesi)
Senin vazifen değil onu bulmak!
Çıkabilirsin teğmen!
En küçük nizamsızlığın hesabını sizden sorarım, çıkın şimdi!
Azize?
Ne oldu kızım?
Yok bir şey ana, yok bir şey.
Bet bir havadis mi var?
Yok, yeni bir şey yok.
İyi bir haber mi var memlekette?
Çorba yapmışsın.
Hı, bol nane koydum.
-Seversin. -Mis gibi kokmuş vallahi.
Eline sağlık.
Uuf, ellerim koptu!
Söylenme, söylenme, Allah çarpar!
Bu suyu bulduğumuza şükredeceğine.
Tamam, taşıdık işte. Hadi yürü, mektebe geç kalacağız.
(Azize) Hangi mektebe?
Yutmaz demiştim sana.
(Azize) Mektep kapalı bugün.
Ha öyle ya.
-(Azize) Öyle tabii. -(Yıldız) Unutmuşum.
Bir sürü çamaşır birikti, hadi bakın icabına.
Babam değil mi bu?
Adamlarımızın hepsi sorgulandı kumandan.
Lakin ben sizin malumatınız olmadan, üstelik camide...
...üç Osmanlı subayını katledeceklerine ihtimal vermiyorum.
Farkındayım Cevdet.
Bu vukuat kimin eseriyse...
...aradığımız silahların nerede olduğunu muhakkak biliyor.
Elini çabuk tut, mutlaka açık verecekler.
O adamı bulman, silahları bulman demektir.
Anlaşıldı kumandan!
Ne yazıyor? Bana da okusanıza evlatlarım.
Ne yazsınlar? Kıskançlıktan kudurmuşlar.
İftiranın biri bin para.
Neden iftira olsun?
Çocuklar, bana da okuyun hele.
Ee, yeter artık ikinize laf kalabalığı!
Hadi herkes işinin başına, hadi!
Sen yaksan kaç yazar anne? Bütün İzmir bunu konuşuyordur şimdi.
Bütün İzmir ne konuşur?
Söylesenize bana da çocuklar.
Babaanneciğim, ipe sapa gelmez şeyler işte.
Halkı kışkırtıyorlar, ne lüzumu varsa.
Var lüzumu, yazacaklar tabii.
Hakikati herkese duyuracaklar.
Kim yazdıysa helal olsun.
(Yıldız) Hilal, uyan artık uyan.
Burası bundan böyle Yunan toprağı.
Bunu kabul edeceklerine bir de yok yere babamı suçluyorlar!
Ben bu evde bir daha baba lafı edilmeyecek demedim mi size, ha?
Ne dersen de!
Babam o benim!
Odana git.
Dediklerimi anlayana kadar çıkma, işittin mi?
İşittim.
Ben sağır değilim ama siz körsünüz.
Hakikati göremiyorsunuz!
(Hilal) Ahmak!
(Azize) Hilal, sus sen de. Sus.
Benim ne kabahatim var anne? Ben senden yanayım.
Kabahatiniz batsın! Sus, susun!
Yavrum.
Cenah tutmanın vakti midir şimdi?
Eğer siz birbirinize düşerseniz nice olur halimiz?
Ben hastaneye gidiyorum.
Abiniz nerede?
Odasında yoktu sabah beri.
(Müzik)
Sabah şeriflerin hayır olsun Hacı Efendi.
Hah, bir sen eksiktin. Daha da hayrı mayrı kalmadı günün.
(Yinon) Ya sen bizim kiramızı bir öde...
...bizim bir hayır duamızı al.
Sonra bak nasıl hayırlı gelecek.
Halimi görmez misin?
Smirni birbirine girmiş.
Gelen giden mi var ki kira ödeyeyim ben sana?
Ödeyeceksin Hacı.
Hem sen kiranı ödemezsen ben nasıl geçinirim?
Benim karnım da bundan doyuyor.
Şehrin yarısı senindir Yinon Bey.
Üç altın mı kurtaracak seni?
Şehrin yarısı işgal var diye...
...tahsilatını aksatıp durur.
Benim vaziyetim de iyi değil anlayacağın.
Bak, rica ediyorum güzellikle.
Ricaya takoz gibi adamlarla gelinir mi?
(Ali Kemal) Yinon Efendi.
Sen şimdi al voltanı.
Hacımiyalis birkaç güne paranı toparlar.
Seninle alacak verecek yok Ali Kemal.
(Yinon) Başımla birliktesin.
Ama Hacı'nın dükkanı benim malımdır.
Dünya dursa ödeyecek kiramı.
Yoksa karışmam.
Uzattın Yinon Efendi.
Olunca verecek işte.
(Müzik - Gerilim)
Öyle olsun madem.
İki gün.
İki gün sonra görüşürüz o vakit.
(Müzik - Gerilim)
Of, bu beni iki güne yer Ali Kemal.
Ben Eftelya'ya bakmaya gidiyorum.
(Müzik - Gerilim)
(Cevdet dış ses) Yusuf silahları nereye sakladınız?
Söyle evladım.
(Yusuf) Ef-Eftelya.
(Kapı tıklama sesi)
Gel.
(Asker) Emredin kumandanım!
İzmir'de yaşayan bütün gayrimüslimlerin nüfus kaydını istiyorum.
(Cevdet) Bugün teslim edilsin.
(Asker) Emredersiniz!
(Müzik - Gerilim)
Küstün mü?
Hı?
Küsersin tabii.
Osmanlı öldü, ortaklık bozuldu.
Tabii ya.
Tevfik üç başlı bir ejderhaydı...
...tek dişli kurt oldu.
Sen şimdi eve de almazsın beni.
Sen...
...çulsuz bir ırgat da olsan fark etmez.
Seviyorum seni.
Söyle.
Tevfik'sin sen.
Tevfik'im ya.
Söyle.
Tevfik'sin sen.
Söyle.
(Kapı tıklama sesi)
(Kapı tıklama sesi)
(Müzik - Gerilim)
Kimsin?
(Ali Kemal) Benim Eftelya, Ali Kemal.
Sav başından.
Öf, kibrit çaksam havaya uçacaksın.
Ne var, ne oldu?
Hacımiyalis çağırıyor. Yeni şanson prova edecekmişsin.
Aman, patladı.
Geliyordum zaten.
(Müzik)
(Nefes sesi)
(Kuş cıvıltısı sesleri)
(Ortam sesi)
(Çocuk) Hain! Vatan haini!
(Müzik - Gerilim)
Kusura bakma komutan, velet bilmez, konuşur.
Camiye destursuz da imansız da girenin gideceği yer bellidir komutan.
Ne istemiştin?
Vukuatı tetkike geldim İmam Efendi.
Müsaaden olursa tabii.
Senin gibilerin bu kapıdan içeri girmesi içimizi acıtır ama...
...çok şükür ki bu kapının da damın da...
...bastığımız toprağın da asıl sahibini bilenlerdeniz.
İzni o verdikten sonra önünde durmak bize yakışmaz.
(Müzik)
Bismillahirrahmanirrahim.
(Müzik - Gizemli)
(Sessizlik)
(Tevfik dış ses) Bu gece teslim ediyoruz silahları direnişe.
Bugün şanlı bir gün kardeşlerim.
Bugün Anadolu'nun kurtuluşunun başladığı gün.
(Müzik - Gerilim)
(Tevfik dış ses) Ama tetiğe basacak el lazım. Vatana yiğitler lazım!
Bir tek canınız kalsa, şu kıble hakkı için...
...canınızı kurban etmeye var mısınız?
(Üçü bir ağızdan) Varız!
(Tevfik dış ses) O vakit Allah kurbanınızı kabul etsin.
(Silah sesi)
(Müzik)
(Müzik devam ediyor)
(Müzik devam ediyor)
İmam Efendi'yle konuşun, yarın öğle namazına...
...müteakip şehit subayların cenazeleri defnedilecek.
Merasim için hazırlıkları tam olsun.
Şehitlerimize yaraşır bir tören olmalı.
Emredersiniz kumandanım.
Bunu da Yunan karargâhına yollayın.
Törenle ilgili malumatları olsun.
Çıkabilirsin.
(Müzik)
Sekiz numaranın vaziyeti vahim, eczanede ilaçlar tükendi.
Tükendi mi? Yenilerini istemiştim.
Yunan askerleri ilaçları salmazmış buraya.
Ne demek salmazmış?
Başhekim söyledi.
Tamam, kafur yağı hazırla, en azından acısını dindirelim.
(Öksürme sesleri)
(Öksürme sesleri)
Asker, adın ne senin?
Rıza.
Rıza.
Sık dişini Rıza.
İlaç vereceğiz şimdi sana, tamam mı?
(Sessizlik)
Buyurun komutan?
Bu defa hangi yaralıyı tevkif etmeye geldiniz?
Şehit subayların kıyafetlerini görmek istiyorum Azize Hemşire.
Kıyafetlerini görmek istiyorsunuz?
Yetmedi mi?
İlaç sevkiyatına da mani oluyormuşsunuz.
Bütün hastalar can çekişiyor sizin yüzünüzden.
Bana derhal kıyafetleri göster hemşire.
Göstermiyorum, Osmanlı Hastanesi burası.
-(Azize) Burada hükmünüz yok. -(Cevdet) Başhekim gelsin.
Başhekim de buna müsaade etmeyecek.
Müsaade istemiyorum zaten.
Komutan? Mesele nedir?
Başhemşireniz benim vazifemi yapmama mani olmaya çalışıyor.
Kendisini ikaz etmezseniz neticelerine siz de katlanırsınız.
Azize Hemşire, vazifenizin başına dönün.
(Başhekim) Lütfen.
(Öksürme sesleri)
Hekim Bey, dilerseniz siz kendi rızanızla bana subayların kıyafetini gösterin.
Buyurun.
(Müzik - Duygusal)
Çıkabilirsiniz.
(Müzik - Gizemli)
Üff.
(Müzik devam ediyor)
Silahlar, hemşire.
Silahları teslim edin dediler.
(Rıza) Bırakmazdık.
(Rıza) Ayrılmazdık ki.
Emir payitahttan gelince...
...ellerimizle verdik.
(Rıza) Silahları değil, namusumuzu...
...vatanımızı, toprağımızı...
...istikbalimizi ellerimizle teslim ettik düşmana.
Sen emirleri tatbik etmişsin asker.
Şimdi düşen o nahiyelerde silah olsaydı...
...onca yiğit hiç telef olur muydu?
Onca can göz göre göre telef olur muydu hemşire?
Asker...
...sen iyileşmeye bak.
Kuvvetini topla.
Belli ki bekleyenin var, onun için iyileş.
Bunu...
...bunu Ayşe'me ver.
Haberimi almıştır, gelir muhakkak.
(Rıza) Ona de ki...
Ee, ben ne diyorum, sen ne diyorsun asker?
Sen kendin dersin ne diyeceksen, bana söyletme.
Ricamı kırma hemşire.
Bunu ona ver.
De ki evlensin benden sonra.
Vasiyeti buymuş de.
(Müzik - Duygusal)
(Azize) Albay Cevdet!
(Boğaz temizleme sesi)
Ne var?
Bak bu yüzüğe, bildin mi?
Ne istiyorsun, neyi bilmem icap ediyor?
İçerideki askerin yüzüğü bu.
Nişanlısına vermemi istedi.
Ee, sadede gel.
Biz de takmıştık bu yüzükten bir vakit, hatırladın mı?
Ama sen yokken ben mecbur oldum, sattım.
O yüzden şimdi çıkarıp geri veremiyorum sana.
Ama sen verdim say.
Madem sen benim Cevdet'im değilsin...
...ben de senin karın olamam.
Ne demek şimdi bu?
Duydun işte.
Madem sen aynı Cevdet değilsin, o vakit bir yabancısın.
Boşa beni, bitsin bu iş.
Eeh.
Hadi gidelim.
İşitmedin mi? Boşa beni dedim.
İşittim.
Ee, diyeceğin bir şey yok mu?
Ben ne vakit münasip görürsem o vakit boşarım. Hadi yürü.
(Asker) Cık cık cık, yeh.
(At arabası sesi)
(Müzik - Gerilim)
Hoş geldin komutan.
Buraların en eskisi senmişsin Kriya.
Öyle derler.
Evet.
Bilirsin o vakit, bu...
...gazete nerede basılır?
Bilmem ki. Benim okumam yoktur komutan.
Bilmiyorsun ha?
Bize öyle demediler ama. Değil mi?
Kulağı deliktir, her şeyden haberi olur dediler.
Hah!
Okuma bilmiyorsun ama gazete istiflemişsin ha?
Hadi söyle bakalım, kim verdi sana bunları?
Ha?
Söylesene, kim verdi bunları?
Bunları da hemen dağıtırız değil mi? E durmasınlar burada.
Vallahi babam görürse...
Başlayacağım babana da sana da.
Cebimize koymak için basmadık, dağıtacağız elbet.
Hadi hadi.
Yunan teğmenin biri sağda solda bizim gazeteyi sorarmış.
Kim bu adamlar, nerede basılıyor diye ortalığı birbirine katmış.
Hah, şimdi ayvayı yedik! Bulacaklar bizi!
Kaldırın şunları, kaldırın hadi!
Gazamız mübarek olsun arkadaşlar.
Herkes gazetemizi konuşuyor.
Hayırdır, ne bu haliniz?
Sağ ol Hilal kardeş de ee, şimdi sırası değil kutlayalım.
Sen de var git, dolanma buralarda bacım.
Bir daha da gelme.
Sebep?
Yunan peşimizde. Malum senin baban da...
O benim babam değil.
Benim nezdimde babam öldü.
Sen öldü dersin de adam yaşar.
Sen babam demesen de o seni kızı bilir.
Nereden bileceğiz peşine asker takmadığını?
Kimse yok peşimde, annemle ninem bile bilmez burada olduğumu, merak etmeyin.
Lazım tedbirli olalım.
Kusura bakmayacaksın Hilal, bundan böyle gelme buraya.
Bunca vakit aramızda itimat oluşmadıysa...
Kimseye itimadın olmadığı bir devirdeyiz Hilal kardeş.
Kusura bakma.
İyi.
Bana ihtiyacınız yok madem...
Halit İkbal'den başka kimseye yoktur ihtiyacımız.
Öyle olsun.
(Müzik - Duygusal)
(Kapıya vurma sesi)
Komşu?
(Marika) Horiste Hasibeciğim.
Ne oldu, nedir bu suratının hali?
Okuyuver şunu Marika.
Bunlar yaşlıyım diye benden bir şeyler saklarlar.
Vatan haini, Cevdet Binbaşı...
...hastanede yaralı bir subayı şehit etti.
Ha?
(Müzik - Duygusal)
Yoksa...
...bu senin...
...duvarda fotoğrafı olan oğlun mu?
Bu benim duvarımda fotoğrafı olan oğlum Cevdet.
(Hasibe) Civanım Cevdet.
Şimdi olmuş Yunan Cevdet!
Fakat...
(Hasibe) Sus, bir şey söyleme. Söyleme Marika.
Madem çekecek çilem varmış, oku.
Sonuna kadar oku.
Düşmana ruhunu satan bu zatı...
...ne tarih affedecek ne de vatanseverler.
(Marika) Ellerindeki şehit kanının hesabını...
...ne bu dünyada, ne de öteki dünyada verebilecek.
(Marika) Bu haksız işgalin, bu zulmün...
...hesabı sorulacak elbet.
(Marika) Bu ihanetin hesabını...
...bizzat Osmanlı tebaası soracak...
...Cevdet Binbaşı'dan.
Yazan...
...Halit İkbal.
(Müzik - Hüzünlü)
Densiz! Ben sana kapıyı çalmadan girme içeri demedim mi?
Usta, Yunan bir komutan geldi, seni görmek istiyor.
Al içeri, durma hadi.
Buyurun buyurun.
Efendim, fakirhanemize hoş geldiniz.
Şeref verdiniz efendim.
Rica ederim, buyurun.
Derhal bir kahve söyle çabuk.
(Yinon) Makar Usta'dan olsun yalnız, boş şekerli. Hadi acele et, çabuk!
Sizin bu fakirhaneniz pek meşhur.
Efendim, biz kısıtlı imkanlarımızla...
...elimizden geldiğince esnafımızın yanında olmaya çalışıyoruz.
Onlar da sağ olsunlar...
Esnafınız sizden pek bir muhabbetle bahsediyor.
Öyle mi?
Sağ olun.
Cevdet Albay'ıma nasıl bir hizmetim olabilir acaba?
Demek beni ismen tanıyorsunuz?
Aa, aksi mümkün mü efendim?
O halde...
...Azize Hemşire'nin kocası olduğumu da biliyorsunuzdur.
Ee, biz iftihar ederiz efendim kendisiyle.
İnanır mısınız, bir başına üç evladını yetiştirişi...
...sabrı, metaneti...
...şu sabi şahit.
Ne zaman aklıma gelse gözlerim dolu dolu olur.
Ama Tanrı'ya şükürler olsun ki onu size, sizi ona bağışladı.
Madem biliyordun, o halde bir hiç karşılığı aldığın...
...nikâh yüzüğünün de nerede olduğunu biliyorsundur.
Oğlum, biz bu kahve şekerli olacak demedik mi?
Ne bu zehir gibi?
Makar Usta, Yinon'a faiz ödemekten şeker alacak parası kalmadı dersin dedi.
Ee, efendim, anlayın lütfen.
Elimden ne geldiyse de Azize Hanım ısrar ettiler.
Alacaksın dediler, vallahi.
Yüzük sende mi değil mi Steiner?
Bende efendim.
(Müzik)
Efendim, buyurun.
(Müzik - Heyecanlı)
Borcum ne kadar?
Aman efendim, ne borcu?
Borcunuz bir tatlı selamınızdır.
(Yinon) İstirham ederim.
Olmaz.
Albayım.
İnanın başka bir şey kalmadı.
Bir bu yüzüktü. Kalan tüm emanetlerinizi miralayımın emri nezaretinde...
...hanımefendiye ulaştırdım.
Miralayınız?
Miralay Tevfik, efendim.
(Yinon) Kendileri Azize hanımefendiye daima destek olmuşlardır.
Olurlar, bilirim.
Hayırlı işleriniz olsun.
Sağ olun efendim. Sağ olun, hayırlı günler.
Sağ olun, görüşmek üzere.
(Yinon) Sağ olun.
(At arabası sesi)
(Müzik - Duygusal)
(Müzik - Gerilim)
(Cezmi) Son, iki üç dört.
(Müzik)
(Sessizlik)
Hoş geldiniz kumandan, birine mi bakarsınız?
Halit İkbal.
Hanginiz?
(Sessizlik)
Cevap verin.
Bu saçmalıkları yazan hanginiz?
Yoktur alakamız komutan.
Biz sadece müzisyeniz.
Sanatımızı icra edecek sessiz bir yer burası.
O kadar.
Ha?
Koca Smirni'de başka yer bulamadınız, burada çalıp oynuyorsunuz ha?
Matbaada?
(Asker) Komutanım, burada soba var sıcak.
Soba?
Bahar vaktinde?
(Gülme sesi)
Biz odun ateşinde kahve içeriz de.
Vaktiniz varsa size de ikram edelim komutan.
Hem duymuşsunuzdur Türk kahvesinin namını.
Duydum.
Türklere dair ne varsa ziyadesiyle duydum.
İyi.
İkram edin de içelim bakalım.
Bu arada siz de düşünürsünüz Halit İkbal hanginiz.
(Müzik - Gerilim)
(Kuş cıvıltısı sesleri)
Ih!
Reva mı bu bana?
Ellerim çatladı soğuktan.
Ama eğer ben de Yıldız'sam bu hallere sokmam kendimi.
Elimi sıcaktan soğuk suya koymam daha.
Nasıl olacak o iş Yıldız?
Evleneceğim canım.
Kiminle evlenecekmişsin?
İzmir'in en kuvvetlisi kimse onunla.
Aklını kaçırma.
Yunan komutanın oğluyla mı?
Ne var, olamaz mı yani?
Nerede göreceksin ki onu?
Kendisi konakta yaşar.
Biz batakta.
Benim babam Yunan Orduları Komutanı.
Unuttun zaar.
Diyelim gördün bir daha...
...diyelim seni beğendi...
...sen Müslümansın bir kere, nasıl olacak o iş?
Olduğu vakit görürsün.
Kız, sen neredesin? Annem beraber yıkayın dedi.
İşim var abla.
Hilal dedim!
Kimse beni kovamaz, kimse!
Göstereceğim size Halit İkbal kimmiş!
Göreceksiniz!
Ne o elindekiler?
Hilal!
Abla, bir kerecik yoluma çıkmasan!
(Sessizlik)
Afiyet şeker olsun komutan.
Şimdi geliyoruz afiyet kısmına.
(Müzik - Gerilim)
Evet, düşünmüşsünüzdür herhalde.
Halit İkbal hanginiz?
Vallahi teğmen...
...bu Osman.
(Müzik - Gerilim)
(Cezmi) Dümbelek Osman da deriz.
(Masaya ritmik vurma sesi)
(Müzik - Gerilim)
Eh sebebi malum.
Bu Haydar.
(Cezmi) Pehlivan Haydar.
Onun da sebebi malum.
(Müzik - Gerilim)
(Cezmi) Bu titrek de Lütfi'dir.
Okka Lütfi.
(Cezmi) Ağzı burnu ufak diye demeyiz yalnız.
(Cezmi) Biraz pasaklıdır söylemesi ayıp.
(Cezmi) Eli yüzü hep mürekkep içinde gezer bu kızancağız.
Bendeniz de Cezmi.
Arnavut Cezmi.
Çok şükür, Arnavut'tur soyumuz.
Görüyorsun, aramızda o isimde kimse yoktur komutan.
İyi düşünmemişsiniz demek ki.
Ah!
Göreceksiniz ben kimmişim!
(Leon) Bir daha soruyorum.
(Leon) Halit İkbal hanginiz?
(Cezmi) Aah! Biz değiliz dedik ya!
(Asker) Teğmenim orada biri var!
(Leon) Sakın yakalamadan gelmeyin!
(Müzik - Gerilim)
(Müzik - Gerilim)
(Kapı tıklama sesi)
Gel.
Kumandanım!
Faytonunuz hazır!
Güzel.
Şunları Kemeraltı'ndaki lostraya götür.
Albay Cevdet'in diye söylemeyi de ihmal etme.
(Asker) Emredersiniz.
(Martı sesleri)
(Eftelya) Baba!
(Eftelya) Baba! Neredesin?
Ah baba...
...nedir bu halin?
Üstünü başını ne yapmışsın yine.
İşlerim var benim, bitirmem gereken işlerim var!
Gel, gel, bırak, gel otur.
Gel, gel, gel, otur.
Hıh, otur, otur.
Her yanın talaş olmuş.
Üüf.
Bak, ben sana ne yaptım?
En sevdiğinden.
Kül tatlısı.
(Gülme sesi)
Hah.
Aç bakalım şimdi ağzını.
(Eftelya) Hıh.
Olmuş mu?
Gemiyi tamir etmem lazım.
Rütbeliyle anlaştık.
Tamir edeceğim gemiyi.
Baba.
Baba, bak kaç defa söyledim sana.
Tevfik'ten sakın, tamam, sakın...
...ama sakın kimseye bahsetmek yok.
Tamam? Ha?
Rütbeli yok, yok rütbeli.
Ha, tamam?
Biz anlaştık rütbeliyle.
Sana iyi bakacak.
Söz verdi bana, ee, tamir edeceğim gemiyi.
Söz verdi.
Sana iyi bakacak.
Al şunları sola koy.
Gün görsün, güzel kurusun.
İz kalırsa mahvederim seni ha, koskoca komutanın postalı!
(Müzik - Gerilim)
(Kuş cıvıltısı sesleri)
Yine mi tarhana anne?
Yine.
Aza kanaat etmeyen çoğu bulamaz a kızım.
(Hasibe) Bugünümüze de şükür.
(Kapı tıklama sesi)
Muhakkak babamdır.
Otur sen, ben bakarım.
(Ayak sesi)
Hoş geldin Tevfik.
Hoş bulduk.
Hayırlı günler.
(Hasibe) Hoş geldin, geç otur.
Kızım, bir tabak getir Tevfik amcana.
Yok, ben rahatsız etmeyeyim Hasibe anacığım.
Ee, Söke'den zeytin geldi, sen pek seversin.
Zahmet etmişsin Tevfik.
Ne zahmeti Azize?
Sağ olasın, hep düşünürsün beni.
Geç, tarhana yapmıştım.
Aa, bak senin elindense işte ona hayır diyemem.
Malum, Azize pek cimridir baharattan yana.
Ver kızım tabağı.
Biz de kapı çalınca babam sandık.
Cevdet'in iş başından aşkındır şimdi.
Yarın için bir balo hazırlıyorlar.
(Tevfik) Onunla uğraşıyordur.
Balo mu?
Balo ya.
(Tevfik) Memleketin haline bak Hasibe Ana.
(Tevfik) Beyefendiler partiler, eğlenceler düzenliyorlar.
Gerçi Cevdet'e pek günah bulmuyorum.
(Tevfik) Sonuçta bir emir eri.
Yani muhakkak görevini yerine getiriyordur.
Kızım, al Tevfik amcanın ceketini.
(Müzik - Gerilim)
(Müzik - Gerilim)
Hoş geldin yiğidim.
Paşam.
Bizim subayları öldüren bir Osmanlı askeri.
Bırak Yunanlılardan bilsinler.
Ama bu kara propaganda olur paşam.
Hangisi daha çok işimize yarar Cevdet?
Direniş için güçlenmemiz, adam toplamamız lazım.
Hangisi daha çok işimize yararsa...
...onu yapacağız.
Allah rahmet eylesin.
Allah rahmet eylesin.
Onlar da vatanın kurtuluşunu isterlerdi.
Daha önemlisi...
...o silahları bulmak zorundayız Cevdet.
O silahlar olmadan direnişin de örgütlenmenin de hiçbir anlamı yok.
Silahları bulmak zorundasın.
Bizim ölen subaylardan biri, Yusuf.
Ölmeden evvel benim kulağıma bir isim fısıldadı paşam.
Eftelya.
Eftelya?
(Cevdet dış ses) Nihayetinde bir isim.
(Cevdet dış ses) Anlamı ne, silahlarla bağı ne, bulamadım henüz.
(Cevdet dış ses) Elimdeki tek ipucu bu.
(Eşref dış ses) O zaman Eftelya'nın peşinden gideceksin.
(Müzik - Gerilim)
Cevdet...
...senin başka bir derdin daha var Cevdet.
Zaten yükün ağır, daha fazlasını taşıma.
Anlat.
(Nefes sesi)
Azize, paşam.
Benden boşanmak istiyor.
Bana gücenme ama isabet olmuş.
(Eşref) Vazifeni hafife aldığımı düşünme sakın.
Aileni karşına almak da zor elbet.
Lakin mesuliyetin ağır.
(Eşref) Daha önemli hiçbir şey yok.
(Eşref) Ailen aklına dokunuyor...
...seni mantığından ediyorsa...
...onlardan uzak durmalısın.
Ben bu yükü ilelebet taşırım.
Bu vazife için canımı da veririm.
Ailemden de uzak kalırım kalmasına ama artık...
...o vakitten sonra bu kopmak demek, bitmek demek paşam.
Mütemadiyen düşünüp duruyorum. Bunu başka bir yolu yok mu?
Ben ailemi bir defa daha yalnız başlarına bırakmak istemiyorum.
Cevdet Komutan bilirsin...
...bu yolda hiçbir şeyden korkmam.
Lakin...
...senin duygularına yenik düşmenden korkarım.
O nasıl söz paşam?
Senin vazifeni Azize bilirse ne olur biliyor musun?
(Eşref dış ses) Senin kadar güçlü kalamaz.
(Eşref dış ses) Evlatların bir gün sana kötü davranırsa...
...içi almaz, onlara söylerse ne olur, ha? Sen söyle.
(Eşref dış ses) Vatan hainin evladı diye başları derde girerse...
...can haviyle söylerlerse ne olur? Sen söyle.
(Eşref) Kendinin, vatanının...
...ailenin hayatını tehlikeye atarsın.
(Eşref) Bu yüzden ihtiyatlı ve güçlü olmak zorundasın.
(Eşref) Velakin...
...Azize onu boşamanı isterse, ona direnme.
Ailene kavuşmanın yolu...
...onlardan ayrı düşmekse...
...ayrı düşeceksin.
(Müzik - Hüzünlü)
Ee Ali Kemal, neyle meşgulsün? Var mı iş güç?
Bakınıyorum.
Tanıdıklarım var demiştim. İstersen konuşayım.
Sağ olun.
Lüzum görürsem haber ederim.
Ali Kemal...
...erinenin oğlu kızı olmazmış a oğlum.
(Hasibe) Elin bir iş tutsa da...
...şu anacığın azıcık gün yüzü görse ne olur?
(Tevfik) Genç adam o Hasibe Ana.
Kendi haline bırakacaksın. Akıllanır elbet.
Hilal kızım, sen nasılsın?
İyi olmak mümkün mü?
Düşman içimize kadar girmişken şu lokma da, şu sofra da haram bize.
(Azize) Hilal!
Haklısın elbet.
Lakin her şeyin bir vakti ve usulü var.
(Tevfik) Senin yaşında bir genç kızın başka tasaları olsun.
Bu vazifeleri bize bırak.
(Hasibe) Ah Tevfik oğlum...
...hep duacıyım sana.
(Hasibe) Allah senden razı olsun, hep yanımızda oldun.
En yanımızda bildiğimiz, karşımızda dururken...
...bir sen yanımızda oldun.
Bunun önemi yok Hasibe Ana.
(Tevfik) Bunlar mühim şeyler değil.
-Senin sağlığın nasıl? -Nasıl olsun?
(Müzik)
(Kuş cıvıltısı sesi)
Hadi siz içeri geçin, ben kahve yapıp geliyorum.
-Ben yapayım anne. -Yok kızım, istemez, ben yaparım.
Ay zaten öylesine soruyor.
-Senin yaptırmayacağını bildiğinden. -Hadi Yıldız.
Beni kendinle karıştırıyorsun herhalde.
(Kuş cıvıltısı sesi)
(Müzik - Gerilim)
(Kuş cıvıltısı sesi)
(Müzik - Gerilim)
(Kuş cıvıltısı sesi)
(Tevfik) Vallahi ne yalan söyleyeyim...
...senin kahvenin tadını başka bir yerde bulamıyorum.
(Azize) Afiyet olsun.
(Tevfik) Dünkü hadiseyi düşünüyorum.
(Tevfik) Cevdet yerine bir yabancı gelmiş sanki.
Sırf üniformadan dolayı söylemiyorum.
(Tevfik) Hali, tavrı, bakışları, her şeyi değişmiş.
(Tevfik) Bilirsin, Cevdet benim can dostumdu.
Canımı istese bir dakika bile düşünmezdim ama...
...Cevdet sanki eski Cevdet değil.
Sizin için endişeleniyorum Azize.
(Tevfik) Sizin emniyetiniz için evlenmemiz hâlâ en doğru yolsa...
...bunu sağlamak için elimden geleni yaparım.
(Tevfik) Daha birkaç gün öncesine kadar nikâh kıyıyorduk.
-Eğer sen de hâlâ... -Kahveler soğumasın Tevfik.
(Ayak sesi)
(Kapı vurulma sesi)
(Ayak sesi)
(Kapı açılma sesi)
-Hoş geldin baba! -(Cevdet) Hoş bulduk kızım.
(Kapı kapanma sesi)
(Ayak sesi)
Cevdet.
(Hasibe) Otur Tevfik, rahatsız olma sen.
Ailemle konuşacaklarım var Tevfik, müsaade edersen.
(Ali Kemal) O vakit ben ayak altında dolaşmayayım.
-Siz ailenizle görüşün komutan. -Otur yerine Ali Kemal!
Ne sıfatla emir veriyorsunuz bana?
-Babalık sıfatıyla. -Babam değilsin sen benim.
-Biz de kızınız değiliz. -Kendi adına konuş.
Beğenirsiniz beğenmezsiniz, o sizin bileceğiniz iş.
Ama ben senin de, senin de...
...senin de babanım.
(Cevdet) Ona göre adabınızı takınırsanız hayrınıza olur.
Otur şimdi.
(Ayak sesi)
Otur.
(Tevfik) Ben müsaadenizi isteyeyim.
(Tevfik) Hasibe Ana.
(Müzik - Gerilim)
Hayırdır, özlemiş misin?
Hıı, özlemişim, evet.
(Cevdet) Bunca yıldır her cephede yenilgiyi...
...acizliği, alay konusu olmayı başarmış...
...bir ordunun ceketini giymeyi ne kadar çok isterse bir asker...
...ben de o kadar özlemişim.
Haksızlık ediyorsun.
Sadece payitahta değil...
...seninle birlikte savaşıp...
...şehit olmuş askerlere...
...ailene...
...en çok da kendine.
Kimin neyi ne kadar hak ettiğini bilmek Allah'a mahsustur herhalde.
Azize...
...sana bahsettiğim husus hakkında düşün, olur mu?
(Müzik - Gerilim)
Albayım.
Miralayım.
(Kapı açılma sesi)
(Kapı kapanma sesi)
(Müzik - Gerilim)
Neden teşrif ettiniz kumandan? Buyurun, sizi dinliyoruz.
Yarın bir resepsiyon düzenleniyor.
Ben orada sizlerin de benim yanımda olmanızı istiyorum.
Katiyen olmaz, bu mümkün değil.
Azize dışarı gel, sana bir teklifim var.
(Ayak sesi)
Gidip baksana kızım neymiş teklifi?
Ne olabilir sana teklifi?
Allah'ım sen aklıma mukayyet ol.
(Nefes sesi)
(Nefes sesi)
(Kapı açılma sesi)
(Kapı kapanma sesi)
(Kuş cıvıltısı sesi) (Ayak sesi)
Ne teklif edersen et ben gelmiyorum o Yunan eğlencesine.
Eğlence değil, resepsiyon.
Her ne zıkkımsa işte, gelmiyorum.
Eğer resepsiyona gelip yanımda durursan seni boşayacağım.
(Müzik) (Kuş cıvıltısı sesi)
Boşayacak mısın?
Sen benim istediğimi yap, ben de senin istediğini yapayım.
Yok, ben yine de gelmiyorum.
İstemiyorsun yani seni boşamamı, hı?
İstiyorum, hem de çok.
Ben gönlümde çoktan boşandım seni, Allah biliyor ya! Ama işte usul.
(Kuş cıvıltısı sesi)
(Hasibe) Utanmaz mısın sen onları dinlemeye?
-Geç şöyle! -Ay babaanne Allah aşkına.
Sanki bir tek ben merak ediyorum ne konuştuklarını.
Ben etmiyorum! Hiç alakadar etmiyor beni.
Seni de etmesin.
(Cevdet) Demek boşadın ha?
Ne vakitten beri?
(Kuş cıvıltısı sesi)
Sen o genç, Yüzbaşı Yusuf'u ellerinle katlettiğinden beri.
Ben çok düşman askeri öldürdüm bugüne kadar.
(Cevdet) Çocuk yaşta olanları da vardı, sayısını bile bilmiyorum.
O vakitler nefret etmiyordun benden?
Ne oldu Azize Hanım, hı?
Benim döktüğüm kanın rengine mi tabii senin bana verdiğin söz?
Ben yalnızca sana tabiydim Cevdet.
Ben adil, yürekli, mert bir adama tabiydim.
(Azize) Ta 16 yaşımdan beri.
Ama sen aynı sen misin?
Hiç baktın mı kendine aynada?
Namaz da mı kılmazsın? Sormaz mısın bana ne oldu diye?
Düşün taşın, kararını ver. Ben diyeceğimi dedim.
(Müzik)
Babam gitti, annem kapının önünde kaldı öyle.
-Annemi ikna etmese bari. -Annem zinhar ikna olmaz.
Ne o baloya gider ne de babamı kabul eder.
Orası hiç belli olmaz.
Sevda gururdan kuvvetlidir.
Ama siz ne anlarsınız.
-(Hasibe) Aa. Çık, çık, çık! (Ayak sesi)
(Ayak sesi) (Cırcır böceği sesi)
(Eftelya) "Aman aman Şerife, otur dizime"
"Sürmeler çekeyim ela gözüne"
(Eftelya) "Aman aman Şerife, otur dizime"
"Sürmeler çekeyim ela gözüne"
(Erkek) Sazsız hiç çekilmiyorsun bre Eftelya!
(Gülme sesleri)
Anan çalacaktı, lakin çok para istedi.
(Gülme sesleri)
(Eftelya) Ne var Hacı?
(Eftelya) Ben mi tutuklattım çalgıcıları?
(Eftelya) Dilim damağım kurudu zaten.
Koy bir kadeh.
(Müzik - Hüzünlü)
Dalgınsın Komutan Tevfik.
Bu arada...
...düğmen kopmuştu, onu diktim.
(Müzik - Gerilim)
Boşa hayal kurma...
...o baloya gitmeyeceksin.
Duydun mu beni?
Müsaade etmem buna.
Sana mı soracağım ne yapıp yapmayacağımı?
Kimse mani olamaz bana.
Senin hiç mi izzetinefsin yok?
Ay sende mi var? Zabit misin sen?
Hem bizi babam çağırdı.
Orada nasıl saygı göreceğiz düşünmesi bile güzel.
-Senin baban bir hain! -Öyle mi?
Senin dünyadan haberin yok.
Asıl hain kim biliyor musun? Tevfik amca annemle evlenmek istiyormuş.
İsabet olur. Bin kat evladır hatta!
Ben de olsam bir Yunan komutanına zevce olacağıma...
Sen kim Yunan komutanlarına zevce olmak kim?
(Gülme sesi)
Kime laf anlatıyorum ki ben!
Akılsız.
(Hilal) Akılsız.
Ahmak.
(Nefes sesi)
(Nefes sesi)
(Kapı gıcırdama sesi)
Gel anne gel.
(Kapı kapanma sesi)
Azize.
Ne oldu? Neden gelmiş?
Cevdet beni boşamaya hazır anne.
Onu demeye gelmiş.
(Müzik - Hüzünlü)
(Nefes sesi)
Benim içimde bir umut vardı.
Ne bileyim.
(Burun çekme sesi)
Belki hâlâ bana karşı bir sevgisi vardır diye...
...belki hatırlar...
...beni, bizi.
Ama yok.
Hepten silmiş bizi anne.
Benim bu işe hiç aklım ermez kızım.
Dünya yıkılsa...
...Cevdet ailesinden vazgeçmezdi.
Ama...
...demişler ya, beşer şaşar.
(Nefes sesi)
Bir çaresi vardır mutlak.
(Hasibe) Vazgeçme, müsaade etme seni boşamasına.
(Hasibe) Bir yolu bulunur.
Belki...
...sevdanız...
...eski Cevdet'i diriltir, hı?
Yok anne.
Bir hal çaresi yok bunun.
(Nefes sesi) -Hayır, ben eskiden...
...hatırasına tutunuyordum. Şimdi tutunacak bir şeyim de kalmadı.
-Deme öyle, deme öyle, deme öyle! (Ağlama sesi)
(Şarkı mırıldanma sesi)
İyi geceler Cevdet Bey.
(Yunanca konuşma)
(Cevdet) İyi geceler Kirya Veronika.
Cevdet Bey.
Bu saatte nereden geliyorsunuz kim bilir?
Tabii bizi alakadar etmez.
(Veronika) Kocam size güvendi ne de olsa.
Ama size bir şey söyleyeyim mi?
Asla...
...ama asla size güvenmeyeceğim.
(Veronika) Kocam ne derse desin. Bunu böyle bilin.
Her daim güvensiz olmak, her daim güvenmek kadar...
...büyük bir yanlışlıktır der Goethe.
Müsaadenizle.
(Müzik)
(Müzik)
(Kapı kapanma sesi)
(Müzik devam ediyor)
(Kapı kilitleme sesi)
(Müzik devam ediyor)
(Müzik devam ediyor)
(Eşref dış ses) Azize onu boşamanı isterse, buna direnme.
Ailene kavuşmanın yolu...
...onlardan ayrı düşmekse...
...ayrı düşeceksin.
(Müzik - Hüzünlü)
(Cevdet) Eğer resepsiyona gelip yanımda durursan seni boşayacağım.
(Müzik - Hüzünlü)
(Sessizlik)
(Kapı açılma sesi)
(Kapı kapanma sesi)
(Ayak sesi)
(Erkek) Kimsin?
(Tetik açma sesi)
Hilal ben. Matbaada çalışırım.
Sen kimsin?
Mehmet.
Hasan Basri'nin kardeşiyim.
Mehmet mi?
(Hilal) Bahsetmişti senden.
(Hilal) Çanakkale'de harp etmişsin.
Öyle.
Başın sağ olsun.
Vatan sağ olsun.
Sen sabahki kızsın.
-Yunan zabitlerden kaçan. -Sen de onları yere serensin.
(Hilal) Sağ ol. Kurtardın beni.
Sen kaçtın ama diğerleri tutuklandı.
Mühimdi bu gazete.
Abimin de yadigârı.
Kötü oldu.
Hâlâ basabiliriz gazeteyi.
Sen mi yazdın bunu?
Yok.
(Hilal) Halit İkbal yazmış.
Basmam lazım bu gece.
Korkmuyor musun?
-Yakalanırsan cezası büyük. -Korkuya hacet yok.
Madem ben kaldım gazeteden geriye, mecburum, basacağım.
Hasan Basri de böyle isterdi.
Ama korkuyorsan başka.
(Ayak sesi)
Halit İkbal’i tanıyorsun o zaman.
(Mehmet) Yazılarını getirdiğine göre.
-Tanırım tanımam sana ne? -Kızma, tamam.
Sırrına ortak olacak değiliz.
Yalnız görürsen söyle, büyük hayranıyım.
Ellerinden öperim.
(Gürültü sesi)
(Ayak sesi)
(Ayak sesi)
(Nefes sesi)
(Ayak sesi)
(Mehmet) Korkma, benim.
Yok, ne korkacağım?
(Mehmet) Merak etmezler mi seni?
Allah! Ederler ya!
Sağ ol.
Asıl sen sağ ol. Umut verdin bana.
(Mehmet) Bu iş daha bitmedi diyen bir tek ben değilmişim.
Halit İkbal'e de benden selam söyle. Kalemine kuvvet.
Hadi gel dağıtalım şunu.
(Ayak sesi)
(Kuş cıvıltısı sesi)
(Müzik)
(Müzik)
(Hilal dış ses) Daha ne kadar eğileceksin.
(Hilal dış ses) Oğulların Kafkas Dağlarında soğuktan taş kesildiler.
(Hilal dış ses) Eğilmediler.
(Hilal dış ses) Sen daha ne kadar eğileceksin?
(Hilal dış ses) Süveyş Kanalı'nda, Arabistan'da sıcaktan nefesleri...
...susuzluktan ciğerleri kesildi.
(Hilal dış ses) Eğilmediler.
(Hilal dış ses) Sen daha ne kadar eğileceksin?
(Hilal dış ses) Çanakkale’de bir adım geri atmamak için...
...kendilerini siperlere bağladılar!
(Hilal dış ses) Eğilmediler.
(Hilal dış ses) Sen daha ne kadar eğileceksin?
(Hilal dış ses) İzmir’in göbeğinde...
...bir camide...
...Allah’ın evinde...
...senin gözünün önünde kurşunlandılar.
(Hilal dış ses) Eğilmediler.
(Hilal dış ses) Sen daha ne kadar eğileceksin?
(Hilal dış ses) Sen o kanlı secdeye başını nasıl yaslayabileceksin?
(Hilal dış ses) Şimdi senin yasın tutulmayacak.
(Hilal dış ses) Ama onlar balolar düzenleyecekler.
(Hilal dış ses) Senin şehitlerine edilen duaları onların dans müzikleri bastıracak!
(Hilal dış ses) Daha ne kadar eğileceksin?
(Hilal dış ses) Eğildin eğileceğin kadar.
(Hilal dış ses) O denli eğilmişken...
...yerlerde sürünen o sancağı almadan kalkma.
(Müzik - Jenerik)
-(Vasili) Beceriksiz herif! -(Leon) Kumandanım.
Görev istiyorsun, veriyorum, beceremiyorsun!
Kumandanım, ben...
...orada kim varsa tutukladım.
-Matbaayı da mühürledim! -Bu ne o zaman?
(Gürültü sesi)
-Tedbir almak icap ediyor. -Ne için tedbir?
Bu Halit İkbal her kimse kalemini iyi kullanıyor.
Bu gece bizim için zor geçebilir.
(Leon) Gazete yazısını fazla abartıyorsunuz.
Türkler duygusaldır teğmen.
(Cevdet) Hele söz konusu şehitleri olduğunda daha da duygusallaşırlar.
Ve Türkler duygusallaştığında da tedbir almak icap eder.
Baloyu erteleyebilir miyiz?
Mümkün değil.
O zaman emrimde daha fazla adama ihtiyacım olacak kumandanım.
Ne kadar istiyorsan albay. Hatta, Leon’la başlayabilirsin.
Komutanım.
(Vasili) Öğreneceğin daha çok şey var teğmen.
Bundan böyle Albay Cevdet’in emir subayı olarak görev almanı istiyorum.
-Baba. -Türkler nasıl der?
-Eti senin kemiği benim. -Emredersiniz kumandanım.
Çıkabilirsiniz.
(Leon) Baba.
Albay!
-Buyurun kumandanım? -Aileniz...
...baloya teşrif edecekler umarım. -O hususta şüpheniz olmasın kumandanım.
(Saat tik tak sesi)
(Müzik - Gerilim)
(Kapı gıcırdama sesi)
(Yıldız) Allah belanı versin! Allah belanı versin!
Nasıl kıydın vicdansız, şu hale bak.
(Kapı açılma sesi) -Yıldız.
Ne oldu?
Kıskanç! Ne yapmış elbiseme, görmüyor musun?
Şuraya bak.
(Ağlama sesi)
(Burun çekme sesi)
Gülme!
Gülmüyorum, yok.
Gülüyorsun işte Ali Kemal, gülme diyorum sana!
Ya git defol şuradan!
(Yıldız) Hilal!
Hacamat etmişsin kız Hilal.
(Yıldız) Hilal!
(Ayak sesi) -Neredesin sen? Göstereceğim ben sana.
Ne böğürüyorsun sabahın körü?
O kızın olacak, ne yapmış haberin var mı?
-Güzelim elbisemi parçalamış! -Hangi elbiseni?
Balo elbisesi anne!
Zaten gitmeyecektin baloya maloya. Niye ağlıyorsun?
(Hasibe) Gâvur kıyafetleri hiç yaraşmıyordu zati sana.
(...) sen?
(Yıldız) Ya babaanne ne (Bip) Ya?
(Ayak sesi)
(Yıldız) Ver şunları.
Babaanne, sen bunları onarır mısın akşama kadar?
-Tövbe elimi sürmem. -Babaanne ne olur, hadi ne olur bir bak.
-(Hasibe) Olur, olur! -Hakikat mı?
Hakikat. Bunlar çok güzel yer bezi olur.
(Hasibe) Ama yüzünden değil, tersinden.
Astarından olur değil mi Azize'm, ha?
(Yıldız) Görür o Hilal.
Bütün kitaplarını tek tek yakacağım sobada.
Aa, şişt tamam.
(Kapı vurulma sesi)
-(Azize) Hayırdır inşallah. (Ayak sesi)
(Kapı açılma sesi)
(Asker) İyi günler.
-Albayım gönderdi bunları. (At kişneme sesi)
Albayın kim senin?
-Cevdet Bey. -Albayın batsın.
(Hasibe) Tövbe estağfurullah.
Bunlar ne?
(Asker) Akşamki balo için elbiseleriniz.
-Hii, bakayım! -Şişt, sen geç, üstün başın, aa.
Söyleyin kendisine, biz gelmiyoruz baloya.
Bana verilen emir böyle.
İyi. Emrine itaat etmiyorum. Ne yapacaksın, tutuklayacak mısın beni?
Ama...
-(Yıldız) Ama evet anne! -Şişt!
Söyleyin kendisine. Yokuz biz, hadi.
(Kapı kapanma sesi) -(Yıldız) Ne yapıyorsun anne?
-Babam bizim için göndermiş onları. -Ben de geri gönderdim.
Kendininkini gönderseydin o zaman. Benimkini neden gönderdin?
-Ben gideceğim o baloya! -Gitmeyeceksin!
-Görürsün! -Hadi bakalım, gitmeyeceksin Yıldız.
(Ayak sesi)
(Kapı açılma sesi)
(Kapı kapanma sesi)
Zabit.
Buyur?
Beni albayına götür.
Ne bakıyorsun?
Anasıyım ben.
(Kuş cıvıltısı sesi)
(Kapı vurulma sesi)
Gel!
(Kapı gıcırdama sesi)
(Kapı kapanma sesi)
Beni emretmişsiniz.
Evet. Ne yaptın bu gazete meselesini?
Konuşmadılar henüz.
İyi. Hepsini serbest bırak.
(Yunanca konuşma)
Na-nasıl? Yargılanacaklar.
Kim tarafından, neyle?
Halit İkbal aralarında mı? Değil.
Eğer aralarında olsaydı bu sabah bizi yeni bir yazıyla selamlamazdı değil mi?
Evet. Lakin konuşturacağım.
Bu geceki resepsiyondan önce şehirde tutuklu...
...gazetecilerin olması işimize gelmez.
Zaten gazeteci olup olmadıkları da şüpheli.
Kumandanım...
...daha onlarla işim bitmedi. -Bu bir emirdir.
Derhal hepsini serbest bırak.
(Kapı vurulma sesi)
Gel!
(Kapı gıcırdama sesi)
Kumandanım, Miralay Tevfik geldiler. Sizinle görüşmek isterler.
Gelsin.
Emredersiniz.
Sen çıkabilirsin.
Emredersiniz.
(Ayak sesi)
-(Cevdet) Gel Tevfik. -Cevdet.
Otur.
(Nefes sesi)
Akşam biliyorsun büyük bir resepsiyon var.
Onun telaşesi.
Ben de davetliyim. Karşılaşırız orada.
Biliyorum. Tabii ki.
Bu aralar hayli sık karşılaşıyoruz.
Ben de bu konuyu konuşmak için gelmiştim.
Dün pek rahatsız hissettim kendimi Cevdet.
(Tevfik) Artık sen burada olduğuna göre...
...orası senin evin de sayılır.
(Tevfik) Senden izinsiz orada olmam pek münasip kaçmadı.
Özür dilemek isterim.
Tevazuuna hayranım Tevfik.
Orası nihayetinde senin evin.
Azize’nin rızası dahilinde...
...yalnızca bir misafirim ben.
Bir aile dostu.
(Gülme sesi)
Özür dilemene gerek yok.
Sen benim kan kardeşimsin. Üzerimdeki üniforma değişti ama kanım aynı hâlâ.
(Tevfik) Biz aynı taraftayız Cevdet.
Payitahtın emriyle size her türlü kolaylığı göstermek benim vazifem.
Biliyorum. Sağ ol.
Ben müsaade alayım.
Müsaade senin.
Şu mütareke hükümlerine rağmen teslim edilmeyen silahlar mevzuu.
Ee?
Ola ki konusu açılır...
...elimden geleni yapmaya hazırım.
Sağ ol.
-Albayım. -Miralay.
(Müzik - Gerilim)
(Kapı kapanma sesi)
Ne?
Gerçekten bu kadar dert ediyor musun onu?
Ediyorum, var mı?
(Nefes sesi)
Memleket bu haldeyken nasıl bu kadar alakasız olabiliyorsun?
Memleket bu halde olduğu için zaten.
Nasıl?
Osmanlı ölüyor diye ben de onunla ölmek zorunda mıyım Ali Kemal?
Gül açmıyor mu baharda?
Bülbül ötmüyor mu?
Güneş doğmuyor mu her sabah?
Şimdi sen istemez misin?
Kalksak, Kordon'a gitsek...
...bir kayığa atlasak...
...kapatsan gözünü...
...meltem okşasa yüzünü. (Martı sesleri)
-Suya soksan elini. (Martı sesleri)
(Martı sesleri) -Uzaktan bir gemi geçse.
Merak etsen içinde kimler var.
-Nereye giderler. (Martı sesleri)
Sonra sevdiğin gelse aklına.
Yüreğin kıpraşsa balıklar gibi.
(Martı sesleri)
Yaşamak bu değil mi? Güzel değil mi yaşamak Ali Kemal?
(Martı sesleri)
Hilal'den aşağı kalır yanın yok edebiyatta.
Hatırlatma bana o cadıyı.
Tamam tamam. Başlama yine.
O baloya gitmek bu kadar mı mühim senin için?
Ben sadece mutlu olmak istiyorum.
Sadece mutlu olmak.
-Başka türlü mutlu olmaz mısın? -(Yıldız) Iıh.
İlle o balo yani öyle mi?
(Ayak sesi)
-Sen bekle. -Asıl sen bekle.
(Kapı açılma sesi)
Kumandanım.
Anam.
Sen çık.
(Kapı kapanma sesi)
Anam.
Buyur, bir ihtiyacın mı var?
Sen bana anam dersin.
Lakin ben sana oğul diyemem.
Bu mektubu...
...bana cepheden yolladıydın.
Al oku.
Oku, sen kimsin...
...kimin oğlusun...
...kimin kocasısın...
...kimin askerisin bir öğren.
Anam, ben biliyorum ne yazdığımı, lüzum yok.
Öyleyse ben okuyayım.
(Hasibe) Sevgili anam...
...evvel güzel ellerinden öper, selam ederim.
Bugün cephede ikinci haftamız. Çok şükür sıhhatim yerinde.
(Hasibe) Cenk etmeye kuvvetim var.
-Kafi anam. -(Hasibe) Lakin...
...seni yalnız bıraktığım için içim eziktir.
(Hasibe) Ama senden bir ricam var.
Döndüğüm vakit Azize’yi isteyelim.
(Hasibe) Tabip Ahmet Bey’in kızı Hemşire Azize.
Yaramı sardığı zaman...
...gönlümü kaptırdığım kara gözlü Azize.
Ana, yeter dedim.
(Hasibe) Sen hep derdin...
...bir kız bul vicdanı temiz...
...bir kız bul sevdalın olsun.
(Hasibe) Bir erkek için en büyük saadet...
...cephede kazandığı zaferler değil...
...evdeki saadettir oğul.
(Hasibe) Tüten bir ocak, sıcak bir çorba.
Çocuk cıvıltılarıyla dolu bir bahçedir.
Ben sevdamı buldum ana.
(Hasibe) Bak, yüzüme bak...
...sen kimsin? Hatırla!
Yapma oğul, etme.
Azize'yi boşama!
(Kapı açılma sesi)
(Kapı kapanma sesi)
(Müzik - Jenerik)
(Nefes sesi)
(Nefes sesi)
(Müzik - Jenerik)
(Nefes sesi)
(Nefes sesleri)
(Nefes sesleri)
(Nefes sesleri)
(Kapı açılma sesi)
(Ayak sesi)
(Ayak sesi)
-İlaçlar gelmedi mi hâlâ? -Yok.
Ama Rıza Çavuş ağırlaştı. Sizi soruyordu.
(Ayak sesi)
Rıza.
Sözünü tutacaksın değil mi?
(Ayak sesi)
Yüzüğü ver Ayşe'me.
Onu çok sevdiğimi söyle.
Allah’a emanet olsun.
(Müzik - Hüzünlü)
Rıza.
(Müzik - Hüzünlü)
Ayşe Hemşire!
(Ayak sesi)
İlaç noksan olduğu için öldü.
Dünden beri kaçıncı.
Morgda yer kaldı mı?
Kalmadı Azize Hemşire.
(Martı sesi)
Şunun elbiselerine bak.
Kessem makasa yazık.
Hakikaten kitaplarını yakayım ben şunun.
(Ayak sesi)
Sergüzeşt. Bunu ben de okurum.
Aşkı-Memnu.
Bihter, kıyamam.
(Yıldız) Şuraya bakalım.
(Yıldız) Eylül, hah!
(Yıldız) Bu cadı en çok bunu sever.
(Müzik - Gerilim)
(Müzik - Gerilim)
(Yıldız) Bak sen!
Cadıya bak sen.
Halit İkbal demek.
(Kapı açılma sesi)
Salıyorum sizi.
Ama artık ensenizdeyim.
(Leon) O Halit İkbal denen adama da söyleyin...
...iyi saklansın.
Çünkü bulursam onun cezası ölüm olacak! Endaksi.
Hadi.
(Müzik - Gerilim)
(Ayak sesi)
-(Hilal) Ne bu kalabalık? -Subayların cenazesinden geliyorlar.
Nereye gidiyorlar?
(Çocuk) Arnavut kahvesinin oraya. Toplanacaklarmış.
Ne yapacaklarmış toplanıp?
O baloyu yaptırmayacağız diyorlar. Daha ne kadar eğileceğiz diyorlar.
(Çocuk) Her yerde o gazetedeki yazıyı okuyorlar.
(Müzik - Gerilim)
(Hilal) Hii, ne oldu size böyle?
(Ayak sesi)
Yunan bir teğmen var.
Halit İkbal’e mektup yazdı sağ olsun.
Aha bu morluk, ayağını denk al demek.
Osman'ın patlayan dudağı soluğum ensende demek.
(Cezmi) Haydar'ınkiler de yakalanırsan kafanı kopartacağım demek.
(Cezmi) Lütfi'ye de...
...gözlerinden öperim yazdı herhalde.
Ee...
...hadi gidelim.
(Ayak sesleri)
(Yinon) Hayra alamet değil, ben söyleyeyim sana.
Ne usta?
Ne usta? Oğlum birazcık aç gözünü.
Steiner'in çırağı olacaksın bir de.
Şehir karışacak baksana.
Bu Yunanlılarda da hiç akıl yok canım. Balo yapacak bugünü mü buldunuz?
Sen şimdi etrafı topla, bugün erken kapatalım, tamam mı?
Aşırı gitmiyor musunuz usta?
Gideceksen tedbirde aşırıya gideceksin. Hadi durma, hadi!
(Kapı açılma sesi)
Selam.
Ödümü kopardın Ali Kemal. Öldürecek misin ya beni?
Sen ölür müsün sen?
Biz de tam kapatıyorduk.
İyi, benim müşkülümü çöz, sonra ne halt edersen edersin.
Gel, buyur.
(Müzik - Neşeli)
(Eftelya) Tevfik, olur mu bu?
Ne bu?
Yunan balosunda sahne alacak sevgilin.
Sen?
Aşk olsun.
Esas sanatçı rahatsızmış.
Hacimihalis’e haber yollatıp beni sormuşlar.
Talihim açılacak, koskoca komutanlara söyleyeceğim şarkılarımı.
Senin komutanın benim.
Bana söylersin şarkılarını kâfi.
Ağzından bal damlıyor bugün.
Lakin gitmem şart.
Başka vakit söylerim sana.
Hem de istediğin makamdan.
(Müzik - Duygusal)
İyi o halde. Lakin dikkat et.
Aramızdaki münasebeti aşikâr edecek hiçbir şey yapma.
Merak etme.
Sırrımıza...
...sadakatim tam.
(Müzik - Gerilim)
(Ayak sesi)
Komutanınızla görüşeceğim.
-Neyle ilgili? -Türk hastanesinden geliyorum.
Bir maruzatım var.
Buyurun, dinliyorum.
(Müzik - Duygusal)
Bu sizin yüzünüzden ölen bir askerin son emaneti.
Karısına verilmesini istemişti.
Her şeyi nezaret altında tutmak sizin vazifeniz olduğuna göre...
...bunu yerine ulaştırırsınız.
Sadede gelin hemşire. Öfkenizin sebebi nedir?
Siz buraya beynelmilel bir sulh icabı geldiğinizi ifade ediyorsunuz, doğru mu?
Doğru.
Öyleyse nasıl oluyor da savaş zamanı dahi olsa...
...bir hastaneye ilaç sevkiyatını durdurma hakkı görüyorsunuz kendinizde?
İlaç meselesi bizim iç meselemizdir. Sizi ilgilendirmez.
Benim hastalarım ölürken nasıl oluyor da sizin iç meseleniz oluyor kumandan?
Bu akşam için kentte hususi tedbir alınmasını istiyorum.
Konak meydanına ve otele çıkan bütün yollar tutulacak.
Emredersiniz kumandanım.
(Azize) Siz beni bu şekilde cevapsız gönderemezsiniz buradan.
(Müzik - Duygusal)
(Kapı vurma sesi) (Kapı açılma sesi)
(Kapı kapanma sesi)
Cevdet.
(Vasili) Biz de eşinle hukuki bir meseleyi nihayete erdirmeye çalışıyorduk.
Hukuk eşitler arasında olur kumandan.
Korkarım sizin yaptığınız çölde suyu esirgemek manasına geliyor.
(Vasili) İlaç sevkiyatının neden engellendiğini anlamak istiyor...
...Azize Hemşire.
Dilersen sen tafsilatıyla izah edersin.
Başüstüne kumandan.
Hemşire Hanım.
(Müzik - Duygusal)
(Kapı kapanma sesi)
Sesini böyle yükseltince müşkülün çözülecek mi zannediyorsun?
Her şeyin sizin kontrolünüzde olması ne kadar da adil Komutan Cevdet.
Boşanmamız da iki dudağınızın arasında, ilaçların akıbeti de.
Her neyse. Ben buraya münakaşa etmeye gelmedim.
Bu müşkülün derhal çözülmesi gerekiyor.
Ne yapılabileceğine bakacağım.
Senin bakacağın kadar zamanı yok bu insanların.
Bak Azize!
Limanlar bizim kontrolümüzde bundan böyle.
Önce Yunan ordusu...
...ondan sonra Yunan hastaneleri, sonra Yunan eczaneleri ilaç alacak.
Ondan sonra siz alacaksınız.
-Ya kalmazsa? -Yapacak bir şey yok.
Cevdet, ne yaptılar sana ha?
Vicdanını da mı öldürdüler?
Askerler, yaşlılar, çocuklar kırılıyor ilaçsızlıktan.
Onlar senin soydaşların.
Hadi onu da geçtim her biri insan, insan.
İnsanlıktan da mı vazgeçtin?
Dediğim gibi, bakacağım.
(Müzik - Duygusal)
Akşam resepsiyonda görüşürüz.
(Müzik - Duygusal)
(Kapı açılma sesi)
Cevdet Bey geldiler kumandanım.
(Ayak sesi)
Kumandan.
Karının sesini duyar duymaz daldın odaya.
Bir zaaf kokusu alıyorum.
Bilakis kumandan.
Ben size daha fazla rahatsızlık vermemesi için haddimi aştım.
Umarım öyledir Cevdet. Aile bağlarına ehemmiyet veririm.
Ama bizi birbirimize bağlayan daha güçlü bir şey olduğunu unutmanı istemem.
(Müzik - Gerilim)
Bu hastane ve ilaç meselesi ile ilgili bir çare geldi aklıma kumandanım.
Müsaade ederseniz.
(Müzik - Gerilim)
Dinliyorum.
(Müzik - Gerilim)
(Müzik - Gerilim)
Evet?
(Müzik - Gerilim)
Gazetecileri serbest bırakmıştık, onu haber vermek istedim.
(Müzik - Gerilim)
Dövmüşsün çocukları.
İş birliği yapmadılar.
(Müzik - Gerilim)
Şunu anlayamadım.
İş birliği yapsınlar diye mi dövdün?
Yoksa iş birliği yapmadılar diye hırsından mı dövdün?
(Müzik - Gerilim)
Döverken çok düşünmem.
Demek öyle.
Eğer bir kere daha böyle düşüncesiz davranırsan...
...o çocukların geceyi geçirdiği nezarette sen de bir gece geçirirsin.
Çık dışarı!
Bir kere daha bu odaya benden izinsiz girersen...
...o zaman o nezarette yedi gece geçirirsin!
Anlaşıldı mı?
-Anlaşıldı. -Çık dışarı!
(Müzik - Gerilim)
(Kapı vurma sesi)
-(Yıldız) Babaanne? -Benim, bir şey verecektim kapıdan.
(Kilit açılma sesi)
Ne var?
(Müzik - Duygusal)
(Yıldız) Hi! Eleni şuna bak, çok güzel.
Ay çok güzel ya.
Ay!
Nereden buldun bunu?
Bunu da al.
(Müzik - Duygusal)
Bu da Eleni'ye.
Gerçekten mi? Bu benim mi?
(Müzik - Duygusal)
(Eleni) Çok güzel.
(Müzik - Duygusal)
O teğmenin işgüzarlığı.
Hiçbir ispatı yoktu bre!
Ben onun kemiklerinin yerini değiştirmesini bilirdim ya.
Biz içerideyken bunu kim bastı?
Ee, ben. Ben bastım.
Halit İkbal ulaştırdı bana yazısını.
Helal olsun bre sana.
Kusurumuza bakma, dün sabah seni...
Mühim değil. İtimadınız artık tamamsa işimize bakalım.
(Osman) Sen de kendine dikkat et Hilal.
Bu Teğmen Leon bırakmaz bu işin başını.
Halit İkbal'i ararken arada yakmasın seni de.
Kuvveti yetiyorsa yaksın.
Vazgeçecek değiliz.
Bakın, nasıl da bütün şehir haberdar oldu o balodan.
(Cezmi) Kuvveti yetiyorsa dediğin adam...
...Yunan orduları komutanı Vasili'nin oğlu.
Hasan Basri'nin de katili.
Ne?
(Cezmi) Yok mu haberin? Hasan abiye mermiyi sıkan teğmen odur işte.
(Lütfi) Onunla aşık atamayız biz.
(Lütfi) Bir süre yazı yazmak da yok...
...matbaaya gelmek de.
Hasan abinin katili Teğmen Leon, öyle mi?
Öyle.
(Müzik - Duygusal)
Ve biz bunu onun yanına mı bırakacağız?
(Müzik - Duygusal)
(Azize) Yunan ordusu...
...Yunan hastaneleri, sonra da Yunan eczaneleri alacakmış.
Kalan ilaçlar bize gelecekmiş.
Şerefsizler!
Ne yapacağız?
Gidip Miralay Tevfik'le konuşacağım. İstanbul'a yazsın.
Ya da İstanbul'dan istesin ilaçları.
Bizim yapabileceğimiz bir şey yok.
Ya da siz konuşsanız? Sizi kırmaz Tevfik Bey.
Bir şey fark edeceğini zannetmiyorum.
Bu konuda yapsa yapsa Albay Cevdet bir şeyler yapabilir.
Kocanız mı?
Gerçekten yapar mı?
Umuyorum ki içinde biraz insanlık kalmıştır.
(Kapı vurulma sesi) (Kapı açılma sesi)
Başhekimim.
Ne oluyor komutan?
Başhemşirenizin bir maruzatı vardı, onu değerlendirmeye geldik.
Netice?
Bu hastane meselesinde bir tasarrufta bulunmaya karar verdim.
İlaçlar gelecek mi, gelmeyecek mi? Lafı dolandırma.
Daha kesin bir çareye başvuracağım.
Şu an itibarıyla bu hastaneye Yunan orduları adına el koyuyorum.
Ne?
(Cevdet) Gereğini yapın.
(Cevdet) Bütün defterlere ve envanterlere el konulsun.
(Cevdet) Hasta ve yatak sayımı yapın derhal.
Başhekim, siz vazifenize geçici olarak devam edebilirsiniz.
Ama bundan böyle merkez sağlık heyetine bağlısınız.
Bunu yapamazsınız. Burası hastane.
Burası askeri bir hastane. Eğer yanlışım varsa düzeltin başhemşire.
Askeri hastanelere beynelmilel ahitler icabınca tedbir mahiyetinde el konabilir.
Doğru mu?
Nasıl, fikrimi beğendin mi Azize?
(Müzik - Hareketli)
Esef duyuyorum karın olmaktan.
Çok sürmeyecek zaten.
Bir daha da komutan odası basmadan iki defa düşünürsün.
Artık bir hastanemiz olmadığına göre dertlenecek bir şeyimiz de kalmadı.
Kocanız gerçekten mevzuyu kökünden halletti.
Akşamki davette kendisine teşekkür edersiniz artık.
(Müzik - Duygusal)
(Müzik - Duygusal)
(Kuş cıvıltısı sesi)
(Kapı vurma sesi)
(Müzik - Gerilim)
(Kapı açılma sesi)
Buyurun.
-Adras kızı Eftelya'nın evi mi? -Evet.
Kendisiyle görüşebilir miyim?
Kendisini kaybettik geçen sene. Ben kocasıyım, neyle ilgiliydi?
Ne, ne, ne? Bir daha söyle bakalım.
Ya duydun işte. Elli kere söyletme.
Sen de gideceksin o baloya yani?
Bir kere de biz gidelim. Ölür müyüz?
Sen bile gidiyorsun baksana.
Vallahi sen ölmezsin ama seni orada gören birileri...
...ölür mü bilmem.
(Gülme sesi)
Hadi geç içeri, geç.
Seni öyle bir hazırlayayım ki bir bakan dönüp bir daha baksın ha?
(Martı sesi)
(Gülme sesi)
Akşam baloya gidiyorum.
Herkes orada olacak.
Tevfik'siz olur mu?
(Gülme sesi)
Nasıl, yakışıklı olmuş muyum?
Yavaş iç babalık, yavaş iç!
Seni de götüreyim mi baloya?
Birlikte gidelim mi ha? Ne dersin?
Böyle soyunuruz don paça, dalarız içeri. İki deli geldi derler, ha?
Oynarız sirtakileri.
(Gülme sesi)
Herkes bizden konuşur.
(Müzik - Duygusal)
Gidemezsin ama değil mi?
Hristo’yu kimse görmez.
Kimse bilmez.
Bir tek...
...Eftelya.
(Müzik - Gerilim)
Doğru ya.
Hristo'nun...
...Eftelya'sı var.
(Tevfik) Bir kızı var.
Kızını alsalar...
...sevdiğini alsalar...
...ne yapar insan?
Böyle birden herifin biri çıkıverse ortaya...
(Müzik - Gerilim)
...çok kötü oluyor insan babalık.
Kimsen yoksa...
...çok kötü oluyor.
Aklına...
...kötü kötü şeyler geliyor.
(Müzik - Gerilim)
İç hadi iç. İç!
Ruhumu karartın.
(Müzik - Gerilim)
-Bittin sen, bu sefer haddini aştın. -Haddini aşan ben miyim?
Senin o kırıttığın Yunan teğmenin kim olduğundan haberin var mı?
Ne alakası var mevzuuyla? Evvela hesap vereceksin.
Ama bana değil, anneme.
Ne diyorsun sen, neyin hesabı?
Görürsün.
(Azize) Ne oluyor, ne bağrışıyorsunuz siz yine?
Şu kızına bir ceza verecek misin onu merak ediyorum.
Ay, ne cezası Yıldız?
Bir urba için kıyamet kopardın, ayıp.
(Azize) Ay hadi işim gücüm var benim.
O zaman kızının oynadığı gazetecilik oyunlarını da duymak istemezsin.
(Müzik - Gerilim)
Ne diyor bu? Ne gazetecilik oyunu?
Yok bir şey anne.
(Yıldız) Ha öyle mi?
Bak anneciğim ben ne buldum.
-Ver şunları, ver dedim. -Vereceğim vereceğim ama...
Tamam, yeter!
(Müzik - Gerilim)
(Yıldız) Gör bak Halit İkbal'in yazıları.
(Yıldız) Hem de aynısı.
(Müzik - Gerilim)
Ne demek oluyor bunlar Hilal?
(Yıldız) Ben söyleyeyim anneciğim.
Şu meşhur Halit İkbal var ya...
...hem payitahtın hem Yunanlıların bulduğu yerde derdest edeceği Halit İkbal.
(Müzik - Gerilim)
(Yıldız) İşte senin kızın bu Halit İkbal'in kuryeliğini yapıyor.
Kurye?
(Azize) Doğru mu bu Hilal?
Ha? O yüzden mi sabahın körü yok oldun sen?
Doğru.
Aferin kızım sana.
Aferin, memleketi kurtarmak sana kaldı çünkü öyle mi?
Kızın gibilere kalmadığı aşikâr.
Hasan Basri'nin katili Yunan teğmenle pek bir samimi kendisi.
Ne diyorsun be, ne katili?
Hasan abiyi o vurmuş işte.
Önce o ateş etmiş. Leon da müdafaa etmiş, ne var bunda?
-Utan kendinden, ben senden utanıyorum. -Aa!
(Azize) Aa, yeter!
O balo olmayacak, duydun mu? Müsaade etmeyeceğiz buna.
Kızım siz kimsiniz? Hilal?
Kimsiniz de müsaade etmiyorsunuz? Sen kimlerle ne işlere karıştın kızım?
Görürsün anne.
Görürüm öyle mi?
Yürü bakayım sen benimle. Seninle de konuşacağız.
-(Azize) Anne tut şunları, yürü. -(Hilal) Anne!
(Müzik - Duygusal)
-Çık yukarı, yürü! -Anne canım acıyor.
Yürü, cevap verme!
-Gir. -Anne, ne yapacağım ben bu odada?
-Ülkeni düşünürsün. -(Hilal) Anne!
Doğru mu kardeşinin söyledikleri, kim o teğmen?
Bize yardım etti o kadar.
İyi, çekil ayağımın altından.
-Eleni'ye gideyim mi? -(Azize) Git!
Anne!
Anne, benim senin yardımına ihtiyacım var.
Hayırdır inşallah.
(Müzik - Gerilim)
(Ayak sesi)
Nedir o?
(Hizmetçi) Albay Cevdet'in baloda giyeceği takım efendim.
-Ver bana. -Size zahmet...
(Müzik - Gerilim)
(Kapı açılma sesi)
(Müzik - Duygusal)
Karınız?
Güzelmiş.
Teşekkür ederim.
Neden teşekkür ederler anlamam.
Burada size bir övgü yok ki.
(Cevdet) Eş seçimim için bir iltifat olduğunu düşünmüştüm.
(Müzik - Gerilim)
Eş seçimi?
Belki o sizi seçmiştir. Hı?
Peki, bu iltifatınıza teşekkür edebilir miyim?
İltifat ettim?
Nihayetinde güzel bir kadın beni tercih etmiş.
İltifata mazhar olabilirim.
Cevdet Bey...
...kadınlar genelde yanlış erkekleri seçerler.
Güzel kadınlar çoğunlukla yanlış erkekleri seçerler.
Bu sizin için de geçerli mi Kirya Veronika?
(Müzik)
Bu kadar iltifat oyunu kâfi.
(Müzik)
(Kapı kapanma sesi)
(Müzik - Gerilim)
(Müzik - Gerilim)
-(Hilal) Anne, açar mısın kapıyı? (Kapı zorlama sesi)
-(Hilal) Anne! (Kapı vurma sesi)
(Kapı vurma sesi)
(Cevdet) Girin.
(Kapı açılma sesi)
Cevdet Bey, Binbaşı Kosta geldi, sizinle görüşmek ister.
Gel binbaşım!
(Kapı kapanma sesi)
Hayırdır?
Albayım, az önce kumandan Vasili'ye iletilmesi için bir rapor geldi.
Neyle alakalı?
16 Mayıs’ta İstanbul'dan ayrılan bir vapur.
Bandırma.
(Müzik - Duygusal)
(Kosta) Vapur Samsun'a yanaşmış.
Ee, bu mu rapor?
Kıyı emniyetinin işini bize mi yaptırıyorlar artık?
Yolculardan birisi istihbarat raporlarında tehlikeli olarak mimlenmiş.
Anadolu direnişinde önemli bir rol oynayabilir deniyor.
(Kosta) Mustafa Kemal. Selanikli.
(Müzik - Duygusal)
(Kosta) Tanıyor olabilirsiniz diye düşündüm.
Tanımıyorum.
Alt devrelerdendir.
(Müzik - Duygusal)
Tehlikeli biri olsa muhakkak tanırdım binbaşı.
Kumandan Vasili'nin duyması gereken...
Kumandan Vasili sizin getirdiğiniz her raporla alakadar olsa...
...kendi vazifesini yapamaz.
Böyle önemsiz detaylarla bizi meşgul etmeyin.
Ama albayım...
İstersen al bu raporu sen kendin götür Vasili'ye, ha?
İstanbul'dan Samsun'a giden köhne bir vapurdaki...
...üç beş önemsiz subay ilgisini çeker...
...sen de bu vesileyle terfi edersin.
Ne dersin? Hem de böyle bir günde.
Gidebilirsin.
Emredersiniz albayım.
(Kapı açılma sesi)
(Kapı kapanma sesi)
Hey Mustafa!
(Müzik - Hareketli)
Hiç değişmemişsin.
Yolun açık olsun paşam!
(Müzik - Hareketli)
(Müzik - Hareketli)
(Klasik müzik)
(Flaş sesi)
(Klasik müzik)
(Klasik müzik)
Babacığım.
Kızım.
Bu ne güzellik.
-Albay, kızınızla mı müşerref oluyorum? -Evet kumandan, büyük kızım Yıldız.
(Klasik müzik)
İzmir'de böyle medeni Türk kızları görmek beni ümitlendiriyor.
Sizleri burada görmek de benim için aynı Sayın Kumandan.
Teğmen Leon, gel tanıştırayım. Albay Cevdet'in kızı, Yıldız.
(Klasik müzik)
Biz tanışıyoruz.
Öyle mi teğmen? Nereden tanışıyorsunuz?
Smirni'den kumandanım.
(Gülme sesi)
Gel. Müsaadenizle.
-Annen gelmiyor mu, nerede? -Bir tek ben cesaret edebildim.
(Klasik müzik)
Nasılsın?
Bu kıyafet, bu ortam?
Kendini yabancı hissetmiyor musun?
Aksine, kendimi evimde gibi hissediyorum.
Sevindim.
(Klasik müzik)
Bak, tek cesaret edebilen sen değilmişsin meğer.
O ne arıyor burada?
Öldürsen gelmezdi.
Benim acil General Vasili'nin yanına gitmem icap ediyor.
(Cevdet) Sen abinin yanından ayrılma.
(Klasik müzik)
(Yıldız) Takım sana hiç yakışmamış.
Bu renk de seni şişman göstermiş.
(Klasik müzik)
(Karışık konuşma sesleri)
(Cevdet) Pardon, izninizle.
-Söyle. -Şehirde hareketlilik var.
Öyle mi, nerede?
Türk mahallelerinden bu tarafa doğru gelmeye çalışıyorlar.
Dediğim gibi tüm izinleri iptal et. Bu gece şehirde rezillik istemiyorum.
Gerekirse gelen kalabalığı olduğu gibi Türk mahallelerine geri püskürtün.
-Derhal git, çabuk. -Emredersiniz.
(Müzik - Hareketli) (Tekbir sesleri)
(Müzik - Neşeli)
(Alkış sesleri)
(Yunanca şarkı)
Dans edelim mi Ali Kemal?
Önce birine sözüm var, olur mu?
(Yunanca şarkı)
(Yunanca şarkı)
Hani birine sözün vardı?
Yok kimseye sözüm, gel.
(Yunanca şarkı)
(Müzik - Neşeli)
(Yunanca şarkı)
Ülke değişiyor ve haliyle çocuklar da değişiyor Cevdet.
Bizler de değişiyoruz Tevfik.
Nasıl, burada bulunmaktan memnun musun?
Eğer Türk subayı burada olmasaydı...
...şehirde her şeyin güllük gülistanlık olduğunu iddia etmek zorlaşırdı değil mi?
Şehirde gerçekten her şey güllük gülistanlık mı ha?
Bu verdiğimiz davete tepkiler büyüyormuş. İnsanlar izinsiz toplanıyorlar.
Belki burada olmak yerine vazifenin başında olman daha münasip olurdu.
Vazifemin hudutları sizin gelişinizle değişti albay.
Şehrin emniyetinden kim mesul bunu bir daha tartışalım isterseniz.
Tartışacak çok husus olduğu aşikar zaten Tevfik.
(Vasili) Karına söz geçirmeyi başarmışsın albay, tebrik ederim.
(Müzik - Gerilim)
(Yunanca şarkı)
(Müzik - Duygusal)
-Hoş geldin. -Hoş bulduk.
Gelmeyeceğini söylemiştin.
Gelirsem boşayacağını söylemiştin.
Ben de geldim işte.
(Müzik - Duygusal)
(Yunanca şarkı) (Müzik - Gerilim)
Ee? Takdim etmeyecek misin beni?
(Yunanca şarkı)
Hanımlar, beyler. Karım Azize.
(Yunanca şarkı)
Albay Cevdet'in meşhur eşi sizsiniz demek.
Estağfurullah.
Resminizden bile güzelsiniz.
Kocanızın odasındaki resminizi kast etmiştim.
(Müzik - Duygusal)
Aa aa! Ben pot kırdım.
Gerçi pot hangisi bilemedim.
Hâlâ resminizi taşıyor oluşu mu...
...yoksa kocanızın odasında ne aradığım mı?
(Müzik - Duygusal) (Yunanca şarkı)
Müsaadenizle.
(Müzik - Duygusal) (Yunanca şarkı)
(Alkış sesleri)
(Müzik - Hareketli) (Rabarba)
Açın yolu! Yolu açın!
(Rabarba)
(Klasik müzik)
(Yıldız) Anneciğim, babamla dans edebilir miyim?
Et.
-(Yıldız) Vals ama. -Ne haltsa işte.
(Klasik müzik)
-Dönmene o kadar çok sevindim ki baba. -Ben de kızım.
Sen yokken her şey ne zordu.
Şimdi bir de işkâl yüzünden daha kötü olacak derken...
...seni Allah gönderdi.
(Yıldız) Burada her şey kokuşmuş.
(Yıldız) Evler, fikirler, elbiseler, yemekler.
Yeni bir şeye ihtiyaçları olduğunu görmeyecek kadar körler.
Anneme kalsa her şeyin suçlusu biziz zaten.
Bulduğu çare de çare olsa.
Anneni çekiştirme bana.
Annen bir çare bulduysa kırk kere düşünmüştür.
Başımıza üvey baba getirecekti az kalsın.
Üvey baba?
Tevfik amcayla evleneceklerdi.
(Müzik - Duygusal)
Tevfik'le?
Ama sen varsın artık. Öyle bir şey olmayacak değil mi?
(Müzik - Gerilim)
(Cevdet) Kızım.
(Öpme sesi)
-Dans için çok teşekkür ederim. -Ben teşekkür ederim.
(Müzik - Gerilim)
-(Eftelya) Merhaba. -Müsait değilim, kusura bakmayın.
Sadece merhaba demek istemiştim.
-(Eftelya) Ali Kemal'in babasıymışsınız. -Evet, öyle.
-(Eftelya) Çok severim oğlunuzu. -(Cevdet) Öyle mi?
Memnun oldum.
Eftelya.
(Müzik - Gerilim)
Yusuf, silahları nereye sakladınız? Söyle evlat.
(Müzik - Hareketli)
(Yusuf) Eftelya.
(Eşref dış ses) O zaman Eftelya'nın peşinden gideceksin.
Ben de memnun oldum.
(Müzik - Hareketli)
(Azize) Müsaadenizle.
(Azize) Benim bir maruzatım olacak.
Ee, hepinize bu gece için teşekkür etmek istiyorum.
Ama tabii en çok...
...kocam Cevdet ve Kumandan Vasili'ye teşekkür etmek istiyorum.
Zira böyle balolara gitmekten başka bir işim yok artık benim.
Çünkü kendileri hastanemize el koydular.
Yunan ordusu adına.
(Müzik - Duygusal)
(Azize) El koymasalardı da...
...zaten ilaç sevkiyatına izin vermedikleri için...
...biz vazifemizi yapamıyorduk.
(Müzik - Duygusal)
(Azize) Bu yüzden...
...bugün bir subayımızı kaybettik. Bir şişe ilacımız olmadığı için.
(Müzik - Duygusal)
(Azize) Ben sizlere bu konuşmayı yaparken belki bir kişi daha öldü.
Ama ne gam.
Bizim Yunanlı dostlarımız gelmiş ülkemize...
...artık bu kadar cefayı çekeceğiz, öyle değil mi?
(Müzik - Duygusal)
(Azize) Sizler bu gece yapılan masrafla...
...kaç hasta iyileştirilebilirdi bunu sakın düşünmeyin.
(Azize) Gidin ülkenize...
...İzmir'de her şeyin yolunda gittiğini söyleyin.
Bir de benden...
...Azize Hemşire ‘den...
...selam söyleyin.
Hepinize iyi eğlenceler.
(Müzik - Gerilim)
Azize!
Bu rezalet ne anlama geliyor?
(Müzik - Gerilim)
Ailemin gelmesi konusunda siz ısrarcı olmuştunuz.
Bunu kast etmemiştim. Derhal gereğini yap!
Başüstüne kumandan.
(Müzik - Gerilim)
(Ayak sesi)
Çok güzel söyledin.
Teşekkür ederim, efendim.
Cevdet'le ne konuştunuz?
Hiç.
Sadece yakından görmek istedim.
Şu Azize Hanım'ın kocası...
...Tevfik'in kâbuslarına giren Cevdet kimmiş, merak ederdim.
(Müzik - Gerilim)
Babanın yanından geliyorum.
Çok selam söyledi.
Babamı karıştırma.
O zaman sen de aklını başına al.
(Müzik - Gerilim)
(Rabarba) (Müzik - Hareketli)
(Yunanca konuşma)
(Rabarba) (Müzik - Hareketli)
Nişan al!
(Rabarba) (Müzik - Hareketli)
-Yürü! -Yürüyorum zaten.
Yürü dedim.
(Müzik - Gerilim)
Ne yapacaksın, beni de mi ellerinle öldüreceksin?
Geç şu faytona!
(Müzik - Gerilim)
(Rabarba) (Müzik - Gerilim)
Vatan haini, subay katili, ailesiyle baloya katılmış!
Yürüyün, vatan haininin evine yürüyün!
(Rabarba) (Müzik - Gerilim)
(At kişneme sesi)
(Müzik - Gerilim)
(Azize) Ne zannettin acaba?
Oraya gelip senin (...) olacağımı mı?
Bu yaptığının bir cezası olacak elbet.
Senden ceza değil, bela gelir ancak. Çünkü ben sana tabi değilim.
Sen şu dünyada bir tek bana tabisin.
Anlamadım.
Sen demedin mi baloya gelirsen senden boşanacağım diye?
-Hadi. -Geldim işte, bitti.
Söylesene, boş ol desene!
(Müzik -Duygusal)
Uf!
Gelin artık ya.
(Müzik -Duygusal)
(Hilal) Babaanne, gelmediler mi daha?
Uf!
(Müzik -Duygusal)
(Müzik - Gerilim) (Rabarba)
Babaanne! Babaanne, kapıyı aç!
(Hilal) Babaanne, kapıyı aç babaanne!
(Müzik - Gerilim) (Rabarba)
Hilal!
(Müzik - Gerilim) (Rabarba)
Allah'ım!
Aman Allah'ım!
(Müzik - Gerilim) (Rabarba)
(Cam kırılma sesi)
(Hasibe) Aa! Ah!
(Hilal) Babaanne, kapıyı aç babaanneciğim! Babaanne, kapıyı aç!
(Cam kırılma sesi)
(Müzik - Gerilim) (Rabarba)
(Cam kırılma sesi)
(Müzik - Duygusal) (Alev sesi)
(Müzik - Duygusal) (Rabarba)
(Müzik - Duygusal) (Alev sesi)
Hilal! Hilal!
(Müzik - Duygusal) (Alev sesi)
Durun Allah aşkına, ne olursunuz! Bu evde yaşlı kalıyor.
Babaannem var evde, ne olursunuz yapmayın, durun!
İçeride yaşlı annesi varmış, kızı da varmış.
Onu o vatan hainleri düşünsün.
Hainler, çıkın dışarıya.
(Cam kırılma sesi) (Çığlık sesi)
(Cam kırılma sesi) (Çığlık sesi)
Babaanne, iyi misin?
(Müzik - Gerilim) (Alev sesleri)
(Müzik - Gerilim) (Rabarba)
İsmail, yürü gidelim. Zabitler gelecek.
(Müzik - Gerilim) (Rabarba)
(Müzik - Gerilim)
(Hilal) İmdat! Yardım edin, Allah'ını seven yardım etsin!
Babaanne! Babaanne, iyi misin?
(Müzik - Gerilim) (Alev sesi)
Boşanacağız demiştin. Bir söz vermiştin.
-Boşanmak mı istiyorsun? -Öyle.
Sevmiyorsun beni, istemiyorsun ha?
-İstemiyorum. -Ama ben seni boşamıyorum.
Sen benim karımsın ve karım olarak kalacaksın.
Ne hakla?
Sana hesap verecek değilim.
-Kadıya giderim. -Nereye gidersen git, boşanmıyorum.
Neden böyle yapıyorsun Cevdet, ne yaptım ben sana, ne istiyorsun benden?
Başkasıyla izdivaç niyetin varsa unut, çıkar aklından.
(At arabası sesi)
Evet, evlenecektim.
Az kalsın Tevfik'le evlenecektim. Bil işte, hiç utanmıyorum.
Çünkü baş edemedim, anladın mı? Çocuklarla baş edemedim.
(Azize) O kadar zaman o vardı başımızda.
Yunanlılar gelecek dediler...
...en azından başımızda biri olursa çocukları emniyet altına alırım dedim.
Bana neden söylemedin? Bana neden söylemedin?
Sırası mı geldi?
Ama şu kadarcık almadı içim. Şu kadarcık gönlüm kaymadı.
Allah biliyor çünkü gönlümdekini.
O vakit beni böyle görmeye alışacaksın Azize.
Kocanın yanında olacaksın.
(Müzik - Duygusal)
(Arabacı) Yangın var!
(Arabacı) Yangın var!
(Müzik - Hüzünlü) (Alev sesi)
-Hilal! -Hilal!
-Anne! -Anne!
(Müzik - Hüzünlü) (Alev sesi)
Bu dizinin betimlemesi Kanal D tarafından Sesli Betimleme Derneğine yaptırılmıştır.
www.sebeder.org
Sesli Betimleme Metin Yazarı: Gülşen Bölükbaşı
Seslendiren: Ünsal Coşar
Alt Yazı: Hatice Başpınar - Gökberk Yılmaz - Özgür Deniz Türk
İşaret Dili Tercümesi: Müjde Kolçak
Son Kontroller: Fulya Akbaba - Beliz Coşar - Samet Demirtaş
Teknik Yapım: Dağ Prodüksiyon ve Yeni Gökdelen Tercüme
(Müzik - Jenerik)
(Müzik - Jenerik)
Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.