Afrikaans
Akan
Albanian
Amharic
Arabic
Armenian
Azerbaijani
Basque
Belarusian
Bemba
Bengali
Bihari
Bosnian
Breton
Bulgarian
Cambodian
Catalan
Cebuano
Cherokee
Chichewa
Chinese (Simplified)
Chinese (Traditional)
Corsican
Croatian
Czech
Danish
Dutch
Esperanto
Estonian
Ewe
Faroese
Filipino
Finnish
French
Frisian
Ga
Galician
Georgian
German
Greek
Guarani
Gujarati
Haitian Creole
Hausa
Hawaiian
Hebrew
Hindi
Hmong
Hungarian
Icelandic
Igbo
Indonesian
Interlingua
Irish
Italian
Japanese
Javanese
Kannada
Kazakh
Kinyarwanda
Kirundi
Kongo
Korean
Krio (Sierra Leone)
Kurdish
Kurdish (Soranî)
Kyrgyz
Laothian
Latin
Latvian
Lingala
Lithuanian
Lozi
Luganda
Luo
Luxembourgish
Macedonian
Malagasy
Malay
Malayalam
Maltese
Maori
Marathi
Mauritian Creole
Moldavian
Mongolian
Myanmar (Burmese)
Montenegrin
Nepali
Nigerian Pidgin
Northern Sotho
Norwegian
Norwegian (Nynorsk)
Occitan
Oriya
Oromo
Pashto
Persian
Polish
Portuguese (Portugal)
Punjabi
Quechua
Romanian
Romansh
Runyakitara
Russian
Samoan
Scots Gaelic
Serbian
Serbo-Croatian
Sesotho
Setswana
Seychellois Creole
Shona
Sindhi
Sinhalese
Slovak
Slovenian
Somali
Spanish
Spanish (Latin American)
Sundanese
Swahili
Swedish
Tajik
Tamil
Tatar
Telugu
Thai
Tigrinya
Tonga
Tshiluba
Tumbuka
Turkmen
Twi
Uighur
Ukrainian
Urdu
Uzbek
Vietnamese
Welsh
Wolof
Xhosa
Yiddish
Yoruba
Zulu
Bu dizinin betimlemesi Kanal D tarafından Sesli Betimleme Derneğine yaptırılmıştır.
www.sebeder.org
(Müzik - Jenerik)
(Müzik - Gerilim)
(Su) Baba.
(Su) Baba.
(Su) Baba neredesin?
(Su) Baba.
(Su) Baba.
(Su) Baba neredesin?
(Müzik - Duygusal)
Baba!
(Su) Baba, baba! (Ağlama sesi)
(Müzik - Duygusal)
(Nefes sesi)
Ba... Baba. (Nefes sesi)
I ıh! (Nefes sesi)
(Ağlama sesi) Baba.
(Nefes sesi)
(Su) Baba.
(Ağlama sesi) (Işık açılma sesi)
(Nefes sesi)
(Müzik - Duygusal)
-(Su) Anne. -(Yıldız) Su, ne oldu anneciğim?
-(Yıldız) Ne oldu kızım? -Kâbus gördüm.
Ah canım benim.
Güzel kızım benim, geçti gel.
(Yıldız) Gel bakayım, sen şöyle.
(Yıldız) Kıyamam ben sana. (Nefes sesi)
Gel, bir tanem benim.
Geçti, geçti kuzum. (Nefes sesi)
Geçti bir tanem benim.
Tamam, oo tamam bir tanem benim. (Ağlama sesi)
Yok, bir şey yok.
Güzel kızım benim.
(Araba sesi)
(Kapı açılma sesi)
(Kapı kapanma sesi)
(Faryalı) Efe, yenge.
(Faryalı) Ne oldu?
(Haydar) Ne o ulan gece gece, seni de mi hareketlendirdik?
-(Faryalı) Ne oldu? Neyin varmış? -Yok oğlum, bir şey yok.
Sadece, bir tansiyon oynaması.
(Üzüm) Bir şey yok dedi doktor.
Olurmuş, normalmiş.
Normal mi?
(Haydar) E, normal oğlum.
Heyecandan.
(Haydar) Hadi kız, göster.
(Üzüm) Ya dur.
(Üzüm) Efe ya, gece gece.
Ya gösteriver gayri.
Ne o be?
Haydar bana...
(Müzik - Hareketli)
Ee, hadi bakalım, hadi bakalım he.
Hadi bakalım, hadi bakalım ha.
Yok bakacak bir şey ya.
Haydar Efe, üf.
Ciddi mi söylüyorsun?
(Haydar) Gerçekten, yok mu bir şey?
Ciddi ya. Bayılmadan ayılmadan, gündüz gözüyle konuşuruz.
(Üzüm) Üstüme varma bu kadar gayri.
Tamam, tamam anladım.
Ört ki öleyim.
Neyse canım, Efe.
Haklı yengem, bu kadar şeyin üstüne şimdi.
Yarın bakıverirsiniz artık.
Ya oğlum, bu işin yarını kaldı mı ya?
(Kapı açılma sesi)
(Kapı kapanma sesi)
Ee, ne dedi doktor?
Olurmuş, hastalıktanmış.
Tahlil mahlil, tetkik bir şey yok mu?
Gerek yok dedi.
Bu ne olacak bu?
Ah boynuma ilmik.
Benim herif gene gelir, bu gece rüyama girer.
Çoktan yok diyecektim de Yıldız, bir gece daha bekle diye yemin verdirdi.
(Faryalı) Hadi tamam gel, hadi ben sizi bırakayım.
(Nefes sesi) (Faryalı) Dikkat et.
-(Faryalı) Gel, yavaş. -(Üzüm) Tamam.
(Kapı açılma sesi)
(Kapı kapanma sesi)
(Kapı kapanma sesi)
(Araba sesi)
(Erkek ses) Hülya.
(Erkek ses) Birlikte geçirdiğimiz iki yıl boyunca...
(Erkek ses) Birbirimizi çok iyi tanıdık. (Kapı zili sesi)
(Kadın ses) Bayağı iyi tanıdık.
(Erkek ses) Ve ben bu iki yıl boyunca...
...sana çok âşık oldum.
(Kapı açılma sesi)
Gelebilir miyim?
Gel.
(Ayak sesi) (Kapı kapanma sesi)
(Müzik - Duygusal)
(Erkek ses) Gözümü her açtığımda seni görmek istiyorum.
(Erkek ses) Uyumadan önce son gördüğüm sen ol istiyorum.
Gidiyor musun?
Gidiyorum.
Gitme.
Kahve yapayım mı sana?
Cık.
Maya, Faryalı'yı seviyormuş hâlâ.
Sen ne dedin ona?
Ne bu?
(Gözde) Dizi.
(Bora) Sen seviyor musun dizi?
(Gözde) Sen sevmiyor musun?
(Bora) Cık.
(Bora) Ne zaman biteceği belli olmuyor.
(Bora) Sevmiyorum.
Değiştireyim mi?
Yok kalsın.
Herkese bir şans vermek lazım.
(Müzik - Duygusal)
(Müzik - Duygusal)
(Ayak sesi) Kalk kalk kalk.
Görev başlıyor gençler.
-(Ateş) Oğlum, ne oluyor ulan? -(Kelebek) Oo, ekibime bak.
(Kelebek) Abimle konuştum, Haydar bomba gibi, yengemi de eve bırakıyormuş.
Yazık ya, kadıncağız yüzüğüne bakıp duruyormuş.
Ee, Haydar Efe.
Aynı, aynı durumu, sıkıntı yok. Onu da eve götürüyormuş.
E o zaman yani Üzüm'e gidiyoruz.
(Kelebek) Aynen kardeşim.
(Ateş) E hadi o zaman hadi tamam hadi.
Biz gidene kadar uyumuş olur mu?
O yaştaki kadın herhalde uyumuştur, sabah olacak birazdan.
E, sabah namazına kalkıyordur herhalde değil mi Üzüm yenge?
Yengemde kaza olmaz, her türlü.
Su, beni de alın diyordu.
Yok yok Su olmaz, biz gidelim, hadi gidelim.
Sonra bana şey olmasın.
Abiciğim, ben izin vermiyorum, uyusun o, hadi.
Bayılıyorum böyle, abi abi hallerine ya. (Gülme sesi)
(Kelebek) Ben de bir o kadar itici buluyorum işte.
(Müzik - Hareketli)
(Kapı açılma sesi)
(Kapı açılma sesi)
(Kapı kapanma sesi)
(Kapı kapanma sesi)
(Haydar) Eyvallah, eyvallah.
(Haydar) Üf be.
(Müzik - Duygusal)
(Kapı açılma sesi)
(Haydar) Kafam hâlâ dönüyor he.
(Kapı kapanma sesi)
(Faryalı) Ne tarafa dönüyor Efe?
(Haydar) Saat yönünün tersine.
İyi o zaman gençleşiyorsun he.
Eyvallah.
Üzüm kabul etsin...
...yarın 25 olurum namussuzum he.
(Faryalı) Kırktan sonrası iyi Efe, öncesi dert.
(Haydar) Yok yok.
Benim 15'ten sonrası mükemmel he.
Kemik.
Hadi.
Hadi sen uyu, uyuyunca geçer başının dönmesi.
E sen?
E saat geç oldu artık, ben de burada kıvrılıveririm.
Tamam o zaman sana bir nevresimle çarşaf getireyim.
İstemez istemez, hadi yat sen.
Olur mu oğlum öyle şey?
Ya Efeciğim var işte, al yastık var burada, pike var, tamam.
(Faryalı) Hadi uyu sen.
Ya Faryalı, vallahi içime sinmez ha.
Ya hadi Efeciğim yat uyu sen, hadi.
İyi peki.
(Müzik - Duygusal)
(Haydar) Ya bana bak.
Bu Üzüm he der mi sence?
Kısmet, nasip.
Hadi uyu sen, düşünme bunları.
Düşünme demekle olmuyor ki.
-Öyle. -(Haydar) Hadi Allah rahatlık versin.
Hadi sana da.
(Kapı açılma sesi)
(Kapı kapanma sesi)
(Müzik - Duygusal)
(Müzik - Duygusal)
(Müzik devam ediyor)
(Kapı açılma sesi)
(Kapı kapanma sesi)
(Ayak sesi)
(Müzik - Hareketli)
(Kelebek) Aslı.
(Kelebek) Çok kesmedin değil mi, bak boşluk var orada.
(Aslı) Şş. Amma şey yaptın.
Hani bu sizin kaynak maynak, bir şeyler var ya, olur mu?
(Aslı) Allah'ım sen bana sabır ver ya.
Oluyor mu olmuyor mu söyle?
Ya hişt Kelebek.
Oğlum yarın sanayiye gidip hallettiririz ulan onu merak etme.
Arayayım Cem Yılmaz'ı da kayıp ikizin var gel al diyeyim.
Aa, bak bu çok daha önemli. Adamsın.
(Kapı kilit sesi)
(Kelebek) Hişt.
Oğlum hani açık oluyordu lan bu.
Ne bileyim oğlum.
(Ateş) Öyle demedin mi sen birader?
Açılıyordu hani?
Sen var ya hakikaten büyük kolpasın ha.
(Ateş) Ne yapacağız şimdi biz?
Saksının altında buldum.
(Kapı açılma sesi)
(Müzik - Hareketli)
Hadi.
(Müzik - Hareketli)
Hazır mı?
(Müzik - Gerilim)
"Allâhu Ekber Allâhu Ekber" Tam zamanı tam.
(Aslı) Şimdi ver sesi ver ver ver.
(Ateş) Işık ışık ışık.
"Allâhu Ekber"
"Allâhu Ekber"
(Üzüm) Bismillah.
(Köpek havlama sesi)
"Eşhedü en lâ ilâhe illâllah"
(Kelebek) Bana bana bana.
(Üzüm) Tövbe.
(Üzüm) Ay!
Tövbe.
Ne haber hanım?
(Üzüm) Hı.
Üzüm ben geldim ben.
Nereden geldiysen bu saatte.
(Kelebek) Yahu hâlâ mı aynı şey?
(Üzüm) Dirin de ölün de hangi saatte eve gelinir öğrenememiş.
Şaşırmadın mı?
Haydar'ı duydun geldin değil mi?
(Kelebek) Duydum ya duydum çok üzüldüm.
Üzüldün mü?
Yani buraya geliyor diye.
(Kelebek) Bizim o tarafa geliyormuş nursuz herif.
Gerçi senin yanından ayrılıyor olması güzel.
Varma demeye mi geldin ona sen?
Üzüm ben çok düşündüm.
Malum orada vakit bol.
Ben sana haksızlık ettim.
(Üzüm) O ne demek?
(Kelebek) Şimdi, aldım seni, 40 yılda bir defa yüzünü güldürmedim.
(Kelebek) Yalan yok.
(Üzüm) Geçmiş gitmiş gün.
Ben senden razıyım.
Ben de senden razıyım Allah razı olsun.
(Üzüm) Hı.
Ama oradan bakınca...
...zaten az bir zamanın var.
(Kelebek) Haydar Efe ile mutlu ol.
(Üzüm) Sen mi diyorsun bunu?
Sen ı ıh beni yokluyorsun.
Gördüm Haydar Efe diye ağlayışını.
İçim sızladı ya.
Yok, deniyorsun bence sen beni.
(Kelebek) Ya, vallahi de billahi de denemiyorum Üzüm.
(Üzüm) Ee, hani...
...hortlarım diyordun.
İki elim yakanda olur, diyordun.
(Üzüm) Ne oldu?
Hortladım işte.
(Üzüm) Hı.
Burada horladın uyutmadın...
...oradan hopladın uyutmadın.
(Üzüm) Ne diyorsun sen de be adam?
Zaten kalbim kulağımda atıyor.
Eğlenme benimle.
İşte diyorum.
Ne diyorsun?
(Kelebek) Eğer mutlu olacaksan Haydar'a var diyorum.
(El vurma sesi)
Ne?
Bak.
Bunca yıl sonra.
(Kelebek) Kadın o kadar yoldan geldim beni dinlemiyorsun ki?
(Üzüm) Dinliyorum da inanamıyorum.
(Kelebek) İnan inan.
(Kelebek) Gönlünce mutlu ol.
(Kelebek) Ben senden razıyım.
(Kelebek) Ondan da razıyım.
(Kelebek) Gel helalleşelim.
(Kelebek) Bundan sonra aranızda yokum.
Benden sana izin hanım.
Senin burnun da bir değişmiş.
Sis sis.
-(Aslı) Ne oldu şimdi buna ya? -(Ateş) Bilmiyorum.
(Aslı) Bir kapatıp açsana.
Sis.
Sesin de bir ince.
(Kelebek) Sis, sis verin.
Sis verin.
(Kelebek) Hah geldi sisim.
-(Üzüm) Hı? -(Kelebek) Hı.
(Kelebek) Ya bırak sesimi sisimi.
Sen duydun mu beni?
(Üzüm) Duydum da.
İnanamıyorum.
İnan inan gönlünce mutlu ol.
Ay!
Sen ölünce ne iyi adam olmuşsun.
(Kelebek) Mecburen hanım.
Orada kötüye burada davrandıkları gibi davranmıyorlar...
...biraz sıkıntı yaşatıyorlar biliyor musun?
Ay, Allah korusun.
Yeter hadi yeter.
-(Kelebek) Hı? -(Aslı) Yeter hadi.
-(Kelebek) Hı? -(Aslı) Yeter.
Hadi yeter.
(Kelebek) Hanım hadi git yat sen hadi.
(Üzüm) Yok.
(Üzüm) Sen git.
(Üzüm) Ben namaz kılacağım.
(Kelebek) Ya yat hadi yat sen yat gideceğim ben.
Ya yatağa deme ben namaz kılacağım.
(Kelebek) Ya yatağa yatağa, yatağa dedim...
...bö! Hadi.
(Üzüm) Yatak, yatak diye tutturdun be adam.
(Kelebek) Hanım yat hadi yat, sen yatmazsan ben gidemem.
Bana bak.
(Üzüm) Sen, o Nazifeye de görünüyor musun ara sıra?
Nazife kim?
-(Üzüm) Hı. -Nazife.
Anlamadım Nazife kim?
Hâlâ yalan.
Hâlâ yalan.
(Aslı) Hadi çık.
Sis bitiyor çık.
Çık.
(Kelebek) Hadi hanım yatağa, yatağa hadi.
(Kelebek) Hadi.
(Üzüm) Yatak, yatak tutturdu deli mi ne be.
-(Üzüm) Hadi. -(Kelebek) Hadi.
(Kelebek) Yürü.
(Kelebek) Hı!
(Kelebek) Hişt hadi geliyorum geliyorum, geliyorum.
(Müzik - Hareketli)
(Müzik - Hareketli)
Ay!
Bıyıkları da mı seyrelmiş ne?
(Müzik - Hareketli)
(Üzüm) Uv!
(Bisiklet sesi)
(Nefes sesi)
Uf!
(Yıldız) Aa!
Üzüm'üm hayırdır çın sabah?
Ay, çın sabah size.
Bana öğlen oldu gayri.
Ay! Sabahtan beri mezarlıktayım.
(Üzüm) Ay!
(Üzüm) Kız bir Yasin okudum benim rahmetliye.
-(Üzüm) Uf. -(Yıldız) Iı.
Seneyi devriyesi miydi?
Yok, o değil de bir rüya gördüm.
Hı.
Gündüz niyetine.
Hayırdır inşallah?
Ay, ezandan sonra.
Böyle gözlerim açıp bekledim böyle bekledim.
(Üzüm) Gün aydınlandı.
Koşa koşa, çeşmeye gittim de suya anlattım ya.
Dur dur sen bir soluklan.
Ben bir çay koyayım olur mu?
(Yıldız) Korkulu bir rüya değildi inşallah hı?
Yani, korkmadın değil mi?
(Üzüm) Ay!
Bilmiyorum gayri.
(Müzik - Duygusal)
(Yıldız) Ah Yıldız ah!
(Yıldız) Korkuttun kadını vallahi.
(Yıldız) Ay. (Çarpma sesi)
(Yıldız) İyi ki kalpten malpten gitmedi bu kadın.
(Çarpma sesi)
(Yıldız) Allah muhafaza.
(Yıldız) Cık cık cık.
(Müzik - Duygusal)
(Çarpma sesi)
(Müzik - Duygusal)
(Yıldız) Ee.
(Müzik - Duygusal)
Benim adam geldi rüyama.
Hı, sen diyordun arada sırada geliyor diye.
Aa!
Bu defa Haydar için geldi.
-Hı. -(Üzüm) Ya.
Ne dedi?
Hır çıkarır dedim ama...
...git var diyor Haydar'a.
(Üzüm) Zaten bir tuhaf olmuş.
Bıyıkları falan böyle bir acayipti kızım.
Orada öyle oluyor demek ki.
Yani berberini değiştirdiyse.
Tövbe estağfurullah orada berber ne arasın kızım?
Canım berberler de ölmüyor mu sonuçta?
Yani, insan değişiyor ya yani.
(Yıldız) Burada değişiyor da orada aynı mı kalacak?
Yani şey.
Ya ne bileyim.
Iı.
-O senin mutlu olmanı istiyor. -(Üzüm) Heh.
Öyle dedi.
Buraya da mı geldi?
Yok.
Yani ben şey için söylüyorum.
Senin mutlu olmanı istiyordur anlamında.
Hâlâ da...
...her şeyden haberi var.
O yaşarken de meraklıydı öyle.
(Üzüm) Komşular kahveye gelirdi.
(Üzüm) Iı!
(Üzüm) Ben gidiyorum derdi bahçeleri sulardı.
Gidiyorum derdi iş icat ederdi.
Bütün mahalleyi böyle dinlerdi.
Ay kızım şimdi de oradan öyle uzun dalga.
Dinliyor zahir, hı?
Tövbe tövbe estağfurullah.
Neyse sen şunu söyle bakayım.
(Yıldız) İçin rahat etti mi?
(Yıldız) Hı?
Varacak mısın Haydar'a?
Ay ne bileyim.
Yani gönlün yoksa varma canım sadece o istiyor diye.
Ya onun için, bunun için.
Bu yaştan sonra gelin olmak kaderimde varsa...
...ne edeceksin gayri?
Yerim ben seni kız.
Ay bir de söyleyemiyor gönlüm var diye.
(Yıldız) Hı?
(Nefes sesi)
(Üzüm) Bana müsaade.
(Yıldız) Nereye ayol daha çayını içmedin?
Faryalı'mla helalleşeceğim.
Hoca bulacağım.
Ee, bir de mevlit okutmak gerekiyor rahmetliye.
Sonra da...
...Haydar Efe'ye gideceğim.
(Yıldız) Çok sevindim Üzüm'üm ya.
(Üzüm) Bir şey diyeceğim ama.
Aramızda kalsın.
Aşk olsun.
Vallahi ben de sevindim.
Ay! Üzüm'üm benim ya.
Ay canım benim.
-Hadi. (Yıldız) Görüşürüz.
(Müzik - Duygusal)
(Öksürme sesi)
(Poşet sesi)
(El vurma sesi)
(Müzik - Duygusal)
(Telefon zili sesi)
(Su) Alo.
(Kelebek ses) Alo.
Günaydın.
İskorpitlerin denizkızına dönüşmüş hali.
Sabaha kadar uyuyamadım Kelebek ne var?
(Kelebek ses) Ne mi var?
Sen varsın ben varım yetmez mi?
(Su) Çok kötü bir gece geçirdim.
O zaman sana dün geceyi anlatayım da eğlen biraz.
(Su) Sonra anlatırsın.
Iı, durum ciddi galiba iyi misin?
Ya üf! Kâbuslar falan.
Babamla uğraştım sabaha kadar.
Geleyim alayım seni bir şeyler yapalım.
Yok gelme.
Modum çok kötü.
(Kelebek ses) Tamam hayatım.
Kelebek mod on.
(Su ses) Boş ver gelme hiç.
(Kelebek) Aşkım iyi misin neyin var?
(Su) Boş ver ya toparlanırım.
(Kelebek ses) Oo, toparlanmalı moparlanmalı!
Kelebek uzatma ne olur.
Uzatmalı muzatmalı diyorsun.
Biz yine kavga edeceğiz herhâlde, o yüzden kapatıyorum tamam.
Öpmeden mi kapatıyorsun?
Sen öp.
Öpüyorum o zaman.
(Su ses) Bay bay.
(Çarpma sesi)
(Müzik - Hareketli)
Ulan şapka bile değişiyor kafalar mı değişmeyecek?
(Ayak sesi)
(Yıldız) Ay kuzum benim ya.
(Yıldız) Sen tabi dün geceki kâbustan sonra uyuyamadın değil mi?
Çok korkuyorum anne, babama bir şey olacak diye.
(Ateş) Ya babama bir şey olmaz.
(Ateş) Babam bir şey olur.
(Su) O ne demek?
Hadi otur, kahvaltını et.
Kızım sen de kötü kötü şeyler çağırma.
Anneciğim çağırsa da gelmez zaten babamın kendisi kötü, kötü zırhı var onun.
(Ateş) Seni, beni, bizi gömer yani.
Tövbe de.
-(Ateş) Günaydın annem. -Günaydın.
(Yıldız) Üzüm geldi sabah.
(Yıldız) Çok korkmuş.
(Yıldız) Ne yaptınız?
-(Ateş) Halloldu gibi bir şey. -(Yıldız) Nasıl?
Bayağı.
Tırtıl çok güzel oynadı, Edward Norton gibi oynadı.
(Ateş) Üzüm yenge de yedi herhalde.
(Ateş) Yakındır hayırlısı.
Helal ya.
(Yıldız) Hadi inşallah.
Beni neden almadınız giderken?
Uyuyordun.
Hı!
Uyuyordum.
(Ateş) Anne sen bir Üzüm yengeyi ara.
(Ateş) Bir yokla bakalım ama çaktırma bir şey ha.
Dur şunu kaldırayım yanacaksın.
(Su) Ateş.
Benim babamı bulmam gerekiyor.
Ne iş için?
Londra işi için mi?
Dekodersiz konuşabilirsin yavrum biliyorum.
-Hakikaten mi? -(Yıldız) Evet.
Evet, ben niye dün erken geldim eve?
Annemle konuşmak için.
Hayır yani, erken gelirsin, gelirsin de.
Ne bileyim, konuşmazsın diye tahmin ettim.
Gizliyorsun ya normalde.
Ee, ne diyorsun anne?
Hayırlısı yavrum.
-(Yıldız) Ne? -(Ateş) Sinirlerim bozuldu gerçekten ya.
(Ateş) Sanki bizim evden her hafta böyle Londra'ya...
...gidiyormuş gibi takılıyorsunuz. Ne kadar coolsunuz ya.
Oğlum baskı yapma kardeşine, biraz düşünsün.
Tamam düşünsün.
(Çatal sesi) (Ateş) Düşünsün.
(Yıldız) Sen nereye yavrum?
(Su) Üstümü değiştirip çıkacağım.
(Su) Babamı bulmam gerekiyor.
Kâbus görmüş, uyuyamamış dün gece.
Gözlerinden belli.
(Müzik - Gerilim)
(Vurma sesi)
(Çığlık sesi) (Vurma sesi)
Öldüreceğim lan sizi.
(Çığlık sesi)
(Nefes sesi)
(Çığlık sesi) (Vurma sesi)
(Vurma sesi)
(Nefes sesi)
Bari bir su verin ulan.
(Nefes sesi) Bari bir su verin ulan.
(Öksürme sesi)
(Evren) Ulan Bora.
(Vurma sesi) Bora geberteceğim ulan seni.
(Çarpma sesi) (Müzik - Gerilim)
(Kuş cıvıltısı sesi)
(Müzik - Duygusal)
(Su doldurma sesi)
(Müzik - Duygusal)
(Telefon zili sesi)
(Telefon zili sesi)
(Telefon zili sesi)
(Faryalı ses) Alo.
(Faryalı ses) İrfan.
(Faryalı ses) Faryalı ben.
Kim?
(Faryalı ses) Yücel... Yücel Faryalı Bodrum'dan. Duyuyor musun beni?
Buradayım.
Öldü mü?
(Faryalı ses) Allah korusun, Allah korusun.
İrfan.
Baban hasta.
Efe hasta.
(Faryalı ses) Ciddi bir hastalık.
Doktorların pek umudu yok.
Bir haber vereyim dedim.
Numaramı nereden buldun?
Öğrenmek istemem ben onun hakkında hiçbir şey.
Bak ben bir diyeceğimi diyeyim de.
Sen sonra ne yapacaksan yap.
Baban ölüyor İrfan.
Ben ona bir düğün yapacağım.
(Faryalı ses) Yengemle evlenecek.
Nasıl?
Üzüm teyze kabul etti mi?
(Faryalı ses) Edecek, edecek.
(Faryalı ses) Bana bak.
Aranızda ne geçti, ne olup bitti bilmiyorum.
Şimdi ben sana başka bir şey söyleyeceğim.
Bu adamın bu düğünde son kez belki de yüzü gülecek.
Duyuyor musun beni?
(Faryalı ses) Konuştum onunla.
Sen olmadan, Efe'nin hep bir yanı eksik.
Haberin olsun.
(Faryalı ses) Baban ölüyor İrfan.
(Faryalı ses) Duyuyor musun beni?
Bak sonra çok yanarsın.
Sen iyice bir düşün.
Koy kafanı yastığa.
İyice bir düşün.
Bitti mi?
Bir toplantıya giriyorum ben.
Girersin toplantına.
Gidiyor baban ona göre.
(Müzik - Duygusal)
(Müzik - Duygusal)
(Mutfak ortam sesi)
(Kelebek) Bir şeye mi kızdın abi?
Yok oğlum, yok.
Yengemi görecektin var ya.
Ee, anlattın ya oğlum.
Çok komikti abi ya, bir daha anlatayım.
(Martı sesleri)
(Kelebek) Abi...
...Su bir garip. -Niye?
Aklı babasında biliyorum ama...
...benden sakladığı bir şey var, hissediyorum.
Su öyle kız değil oğlum, yapmaz.
Hani sen Yıldız abladan falan duyduysan.
Ee, duysam söylerim.
Hani tembih falan etmiş olabilir mi, söyleme diye?
-Ee, o zaman söylemem. -(Kelebek) Ha.
Anladım, faydasız diyorsun.
Hadi kalk, kalk bir çay koy hadi. Kuru kuru mu yiyeceğiz bunları?
-Hı? -Kalk, çay koy çay.
(Sandalye sürükleme sesi)
(Faryalı tükürme sesi)
Şunları maviye boyayalım lan bari.
(Sandalye sürükleme sesi)
(Sandalye sürükleme sesi)
(Çivi çakma sesi)
(Müzik - Duygusal)
(Kapı zili sesi)
(Kapı açılma sesi)
-Geç mi kaldım? -Yo, hoş geldin.
-Uyanamadım da. -Hayırlı günler Maya Hanım.
-Ben ev sahibiniz. -Aa, hoş geldiniz.
-Turgut amca. -Aslı.
-Asım'ın Aslı. -Nasılsınız?
İyiyim güzelim. Siz daha önce tanışıyor muydunuz?
Yeni tanıştık.
Ee, depozitoyu fazla bırakmış Selim. Ben onu getireyim dedim.
Bir ay al dedim, iki aylık almış.
-Ha. -Borç yiyen kesesinden.
Bana fazlası lazım değil.
Ama ben o dediğiniz şeyi vermedim.
Ee emlakçı, Faryalı halletti demişti. Ama ben sizi bilirim.
(Turgut) Kontratımda ne yazıyorsa o. Siz aranızda anlaşırsınız.
Hadi bana müsaade.
-Ee, tamam. -(Turgut) Hoşça kalın.
Ee, güle güle.
(Kapı kapanma sesi) (Aslı) Faryalı mı ödemiş?
-(Maya) Öyleymiş. -Öyle miymiş?
-Ne Aslı? -(Aslı) Hiç.
Niye böyle bir şeyler yapıyor hiç anlamıyorum.
Ya kızma ona ya, baksana çok tatlı.
Arkamdan iş yapmasın. Benim bu depozitodan haberim bile yok.
Ya o işte öyle biraz, Türk erkeği olayı.
Vallahi benim Türk erkeklerinden anladığım biraz ahtapot gibi bir şey.
-(Aslı) O ne demek ya? -Yani böyle elleri, kolları uzun.
-Her yere yetiyor. -Ya kıyamam, deme ona öyle.
Derim, gideyim yüzüne de diyeceğim.
Ee, istersen ben şey yapayım, vereyim onu?
Hayır, ben hallederim.
(Maya) Ay, bu da burada yamuk duruyor ha!
-Yardım edeyim mi? -Olur.
Arkadaki prizler kötü duruyor. Bırak bakayım, ha.
-Oldu. -Vallahi oldu.
(Telefon zili sesi)
(Telefon zili sesi)
(Telefon zili sesi)
-Efendim Lal? -(Lal ses) Neredesin Bora?
-Ne oldu? -Su burada.
Su? Ha Su. Ne istiyormuş?
Babasını soruyor, seni görmek istiyor.
-(Bora ses) İyi geliyorum. -Tamam.
Abi.
Evren nerede diye mi soracaksın?
Yo, bir şey demedim ki.
Sen Su deyince. (Bora nefes sesi)
O herif hepinizin bildiğinden daha aşağılık bir herif, o kadar.
(Gözde nefes sesi) Yeni bir şey mi öğrendin?
Sen düşündün mü?
-(Gözde) Düşündüm. -He, ne yapacaksın?
Gideceğim.
(Gözde) Sen ne yapacaksın?
Maya için mücadele edecek misin?
Kalırsan görürsün.
(Kapı açılma sesi) (Kapı kapanma sesi)
(Su sesi)
(Zil sesi)
(Müzik - Hareketli)
Vay anam vay!
Allah, maşallah kız sana!
Vallahi, Sophia Loren gibi olmuşsun ha.
Abartma be adam, elime geçiverdi, giyiniverdim.
Eline kurban senin kız.
-Haydar ben-- -Bana bak.
-Karar mı verdin yoksa? -He, verdim.
Dur, dur, dur söyleme, söyleme!
-(Haydar) Ben bir dilaltı alayım! -Dur, deli efe!
Benim durmam sorun değil de...
...kalbim durursa sorun.
Adam, yarım adam. Düğün, dernek senin neyine.
-Düğün mü dedin kız? -(Üzüm) He.
Aa, bir de düğünsüz mü alacaktın?
Allah! (Haydar tükürme sesi)
-Başlamışım ulan dilaltına Allah! -Dur Haydar.
-(Haydar) Allah! -(Üzüm) Ay tövbe!
-Allah, Allah! -(Üzüm) Dur Haydar!
Canım ya! (Öpme sesi)
Hişt, gündüz gözüyle.
Kız burada kimse görmez. Burası bana ait.
Bak, başörtün çok güzel kız. Ben şöyle düzelteyim başörtünü.
(Öpme sesi)
(Gülme sesleri)
(Kuş cıvıltısı sesi)
(Telefon arama sesi)
(Faryalı ses) Nasılsın?
Faryalı.
-Çok komiksin. -(Faryalı ses) Niye?
Her gün aynı saatte arıyorsun.
Öyle mi, aynı saatte? Hiç farkında değilim.
Tam aynı saatte.
Ya işte, ne yapayım anca uyanırsın diye bekliyorum.
Ne yapıyorsun?
Ne yapalım, Maya'yla kahvaltı yaptık. Şimdi fal bakacağım ona.
(Faryalı ses) Fal mı?
Beraber uğrayacağız sana.
(Faryalı ses) Ee, hadi gelin, buralardayım.
-Tamamdır, öpüyorum. -Ben de.
-(Maya) Ne diyor, orada mı? -Evet.
Gideyim de borcumu vereyim.
O yüzden mi göreyim dedin? Ama bence almaz o.
Hadi bak, bak!
-Soğumamış ki daha. -Ee, bu sıcakta nasıl soğusun?
Gölgeye koyalım.
Hah, oldu.
-Doydun mu? -Doydum.
(Müzik - Duygusal)
Günaydın.
Günaydın.
(Faryalı) Erkencisin bugün.
-Haydar işi olmuş ha? -(Faryalı) Sayende.
-Sen kurdun tezgâhı. -Çok sevindim.
(Gülme sesi)
Oo, şimdiye varmıştır yengem Efe’nin yanına.
-Romantik film çekmeye başlamışlardır. -Nereden biliyorsun?
-Aradı, konuştuk. -(Yıldız) Nasıl?
Aradı da, ne dedi?
Artık kırk kere helallik istedi. Helalleştik durduk.
Ağladı, ağlaştık.
(Faryalı) Gitti.
Sen de mi ağladın?
Yok canım.
Ağladın?
Ağlamadım.
(Nefes sesi)
Ne oluyor Faryalı?
Ne oluyor, bir şey olmuyor, ne oluyor?
Sen uzaklaştın mı biraz bana?
Biraz.
Yok canım. Nereden çıktı?
Biz her şeyi konuşurduk seninle.
Yine konuşuyoruz, yok bir şey.
Gözlerin öyle demiyor ama.
Söyle ne var aklında?
(Müzik - Duygusal)
Bu Aslı, niye hâlâ bana baba demiyor?
Sadece bu var aklımda.
Ay, ay adam boynum tutulacak gayrı.
-Bulmuşum, bırakmam vallahi. -Ya bir dur, bir dur, bir dur.
Bana bak, birden hemen düğün hazırlıklarına başlayıver.
Ha?
Bana bak, çok da hısım akrabanın gözüne sokmayalım.
Bu yaştan sonra teneşir demesinler.
Teneşir diyenin ağzını cart diye yırtıveririm vallahi.
Bana bak, ikinci bahar diyecekler kız, ikinci bahar.
-Ben, Faryalı'yı arayayım bir. -Ee, niye?
Ee, onun orada yaparız düğünü kız.
Onlarda hak ettiler bu sevinci paylaşmayı.
Aa, ölürüm de olmaz!
Eski kocamın yeğeninin otelinde, yeni kocama mı varacağım?
Aah, Rihanna mıyım ben?
-He? -Rihanna?
Olmaz, olmaz!
Doğru, o açıdan hiç düşünmedim ha.
Hani genelde zaten az düşünüyorsun da.
Üzüm'üm, askerlikte bir laf vardır.
Sonunu düşünen, kahraman olamaz diye.
Sen onu bırak da, nerede yapacaksın düğünü?
Sen merak etme.
Bu Haydar sana krallar gibi bir düğün yapacak be.
Ya nerede be adam nerede?
Ya bana bak, bir arkadaşımın bana borcu var.
-Onu arayayım bir hele. -Kim?
Ya kimse kim, sana ne ya!
Oh be!
Ev reisliğini özlemişim ha.
Şöyle sus deyince, susturacaksın!
(Gülme sesleri)
(Müzik - Duygusal)
(Kapı açılma sesi)
(Kapı kapanma sesi)
Babam nerede?
Bilmiyorum.
Sen hani iyi biriydin?
Su.
Bak, benim ona ulaşmam gerekiyor.
Bilmiyorum.
Sana inanmıyorum.
Ha bir, iş seyahatinden bahsetmişti. Babanı biliyorsun işte.
Biliyorum.
Bana hoşça kal demeden, bir yere gitmez.
Gitmiş.
Gitmez.
Su, gerçekten bilmiyorum.
Bak, hayatımı değiştirecek çok önemli bir olay var...
...ve benim babama ulaşmam gerekiyor.
Şimdiye kadar böyle bir şey değiştirdi mi hayatını?
-Ne o? -Ona sorman yani?
Kusura bakma ama bu seni ilgilendirmez.
Haklısın, özür dilerim.
Ben babamı bulacağım. Ne olursa olsun.
Eğer bununla bir ilgin varsa, bunu sana sorarım!
(Su) Mutlaka sorarım.
Tamam, haberim olduğu zaman ilk sana söyleyeceğim merak etme.
-Faz! Bıraksınlar seni. -İstemez.
(Kapı kapanma sesi)
(Kapı açılma sesi) Abi?
(Kapı kapanma sesi) Babasını soruyor değil mi?
-Evren ne şanslı adam. -Ya.
Geldi bizi buldu.
(Telefon zili sesi)
-(Su) Alo? -(Ateş ses) Alo Su, ne yaptın?
(Su ses) Ateş, Boray'la konuştum şimdi otelde.
Ee, niye ağlıyorsun o zaman?
-Bir şey var hissediyorum. -Bora bir şey mi dedi?
-(Su ses) Demedi. -Kızım niye ağlıyorsun o zaman?
Boş ver şimdi beni, ben Gözde'ye gidiyorum.
Su sakın bulaşma şunlara, sakın!
Ateş, bak babama bir şey oldu diyorum. Anlamıyor musun?
Ya Su, bir dram yapma bir dur be.
Beni durdur diye aramadım seni.
Benimle beraber Gözde'ye gel diye aradım.
(Ateş ses) Ne?
Yalnız bırakma beni.
-Su, sen manyak mısın ya Su! -(Su ses) Bak Su falan deme!
Ben şimdi kapatıyorum tamam mı, Gözde’de buluşalım.
(Ateş ses) Su sen iyice delirdin ha. Bir dur ya, bir dur kızım ya!
Alo, Su?
(Ateş) Hay başlayacağım böyle işe ya! Alo?
(Kelebek) Ulan bir temizlikçi alamadık şu otele.
(İngilizce konuşma)
Hoş geldin. (İngilizce konuşma)
Oo bravo, İngilizceyi geliştirmişsin.
Artık seni otelde daha üst pozisyonlar için düşünebiliriz.
Siz derken?
Ben, Yıldız teyze, Faryalı. Yani; yönetim kurulu.
İnşallah seni abimle toplantı odasına kapatırız da...
...neticesini herkes görür.
Ya var ya sen körsün ha. Gerçekten kalıcı körlük var sende.
Faryalı abinin, bana ne kadar değer verdiğini asla göremiyorsun ya.
Sizin iş, boş konuşma üzerine mi birader ha?
Bak bu esprilerine gerçekten gülmek çok istiyorum...
...hani üzülme istiyorum. Ama yapamıyorum be Kelebek.
Devam et, olmayan IQ’un yükselir, devam et.
-Canım. -Bak birader, canım manım!
-(Uzay) Çıtırık. -(Kelebek) Ne haber Aslı?
Faryalı burada mı?
Aa, sen hâlâ öyle mi hitap ediyorsun?
-Ya sabır! -Yani şeysisin ya, o yüzden.
Tamam Uzay, hepimiz neden sorduğunu anladık, tamam sorun yok.
Ya vallahi bir şey demeye çalışmadım ya.
Birader hadi bas git, git bir hava al. Yoksa ben havasız kalacağım!
Niye?
İşkenceye dayalı adam öldürmekten hücre hapsi verirler, yıllarımı alır!
Anladın mı?
Ön insansın, biliyor musun? Yani bir tasarısın.
Böyle yapılmaya çalışılmışsın, ama olmamış.
Birader elimde sopa var, yürü git diyorum sana, anlamıyor musun!
Ya var ya, iyiliğin yaramadığını şimdi daha iyi anlıyorum ya.
Sana da aşk olsun Çıtırık.
Ya onca laf söylüyor, hiç karşı bile çıkmıyorsun.
Tam tersi, onaylıyorsun ya!
Çek şunu, bitir her tarafı!
-Haklı ya, çok sert konuşuyorsun. -Ya bırak, az bile!
İyi bir olmaya çalışıyor, destek vermek lazım.
Aman! Sen niye geldin kardoların prensesi?
Ya Maya'yla pastanede oturuyorduk da abin de gelmek ister mi diye soracaktım.
(Kelebek) Ben söylerim, sen geç otur.
Böyle de bir garip oluyor ama Yıldız teyze falan, gerilmesinler şimdi.
(Kelebek) Merak etme sen.
(Süpürge sesi)
Su ne yapıyor ya?
-Babasına gidecekti. -Ha, iyi.
Hişt!
Bir kinayeli sordun hayırdır?
-Ne kinayesi? -Kafanda bir şeyler varmış gibi.
Yok ya, nereden çıkıyor?
Bilirim ben senin bu tonlamalarını Aslı.
Ha yok, ben öylesine şey yaptım tamam.
(Kelebek) Bir dakika, bir dakika.
Su, benden bir şey mi saklıyor?
-Ya Kelebek, nereden çıkarıyorsun? -İşte nereden çıkarıyorsun!
Yalan söylerken kullandığın en salak cümle!
-Oha! -Hah, arkasından da bu gelir, oha!
Dua et, öğreneceğim şey büyük bir şey olmasın.
(Kelebek) Yoksa sana çok fena kızarım Aslı.
Tamam?
Ah Allah'ım, neden Bodrum?
(Süpürge sesi)
(Kelebek) Başlayacağım bu otele de ha!
(Kelebek) Müşteri yok, her yer pis! Kim pisletiyor abi buraları?
(Süpürge sesi)
(Kapı açılma sesi) (Lal) Tabii Haydar amca, tabii.
(Kapı kapanma sesi)
Yok olur mu öyle hiç, sen affettim dedikten sonra.
İstediğin yer olsun, biz ayarlarız tabii.
Çok sevindim vallahi, Allah tamamına erdirsin inşallah.
(Lal) Tamam, görüşürüz.
Neye sevindin?
-Haydar Efe'yle Üzüm evleniyormuş. -(Bora) Hadi ya? Vay be, yaşlı kurt.
Ya bir şey söyleyeceğim. Biz yapalım mı düğünlerini?
Böyle havalı bir şey olsun.
-Olur. -(Bora) Hı?
-Ben de öyle dedim zaten. -(Bora) Tamam.
-Hayırdır Uzay? -Ben de sizi arıyordum Yıldız teyze.
Ne için yavrum?
Ya ne şefkatli, ne anaç bir insansınız ya.
(Yıldız) Nereden çıktı?
Ee, ağzınızdan yavrum, çocuğum eksik olmuyor.
Ne söyleyeceksin söyle bakayım?
-Şey, Pastaneci Ümit sizi çağırıyor. -Beni mi?
Ya otelde bir doğum günü şeysi mi ne varmış.
-Ne alakası var? -İlahi Yıldız teyze.
Ya pastayla, doğum gününün mü alakası ne?
-Tamam, ben gider konuşurum. -Şey, acil gelsin dedi ama.
-Acil? -Evet.
İyi, bir bakayım.
Otel, otel değil yalan rüzgârı.
Kimse aşkını düşünmekten, işine konsantre olmuyor.
Sizde, birbirinizle yüzleşecek cesaret yok ama, Uzay sizi yüzleştirir.
Ne olacaksa olsun artık ya!
Herkes işine baksın!
Batırtmam ben bu oteli!
(Müzik - Duygusal)
(Müzik - Duygusal)
(Kapı vurulma sesi)
(Kapı vurulma sesi)
(Kapı açılma sesi)
-Babam nerede? -Bir şey mi oldu?
Bilmiyorum, bulamıyoruz.
-Ben bilmiyorum. -(Ateş) Kesin bilmiyorsundur ha.
Bak doğruyu söyle, endişeleniyoruz onun için.
Yalan söylemiyorum ki.
İşte bu hiçbir zaman bilemeyeceğimiz bir şey.
Dünden beri arıyorum yok.
Bir iş seyahatinden bahsetmişti ama.
Gözde, bak bize doğruyu söyle, yalan söyleme.
Ya yalan söylemiyorum Ateş. Niye bana inanmıyorsunuz?
Vallahi bilmiyorum, olmayan kardeşimize bizi inandırın biri mi söylüyor bunu?
-Bilmediğiniz şeyler var çocuklar. -Hep olur. Ha?
Neyse, beni ilgilendiren tek şey şu anda babamın nerede olduğu.
Yemin ederim bilmiyorum.
Bak, babamdan haber alırsan, onu görürsen...
...lütfen beni aramasını söyle. Tamam mı?
-Bir şey mi oldu? -Ya oldu, olmadı!
Ona göre mi cevap vereceksin?
Gözde, bak biz buraya geldik ki, önemli bir şey var değil mi.
Çok önemli bir şey var. Babamı bulamıyoruz.
-Bir haber alırsan söyle bize tamam mı? -Tamam.
Bir şeyler öğrenmeye çalışacağım.
(Gözde) Kardeşiniz...
...kardeşiniz için...
...emin olun benden başka hiç kimse ama hiç kimse bu kadar fazla üzülemezdi.
Kabul etmiştik biz onu.
Bekliyorduk yani. Ne hissedeceğimizi hiç mi düşünmedin?
-Düşündün. -(Ateş) Eminim düşünmüşsündür.
Sadece kendimi düşündüm desene. Ya bir kez olsun dürüst olmayı denesene!
O çocukla birlikte benim bir yarım öldü.
Ama siz bunu anlayamazsınız.
Sen erkek olduğun için...
...sen de genç olduğun için.
Bebek düşürmenin ne demek olduğunu bilmediğiniz için...
...bunu anlayamazsınız.
Ya ben kan vermiştim ona, kan vermiştim!
Annemin gözünün içine bakıp, onu aldattığınızı bilmemize rağmen...
...kardeşimiz bilmiştik biz onu!
Kardeşinizdi.
Ama öldüğünü bilmek hakkımız değildi. Öyle mi diyorsun yani, bu mu?
Söyleyemedim.
Bu bebek olmadan, babanızın bana sırtını döneceğini biliyordum.
(Gözde) Yalnız kalmaktan korktum.
Ama bu hikâyede en çok, size haksızlık ettim galiba.
Ya Gözde, bırak ya.
Babanız korkunç biri.
Senden korkunç değil.
Üzüldüm diyorum, gerçekten üzüldüm. Bana niye inanmıyorsunuz?
Ya Gözde, maval okumasana bize ya. Maval okuma ya, üzülmüşmüş.
(Su) İnanmıyoruz.
Özür dileme zahmetinde bile bulunmadın, şimdi kapına geldik diye konuşuyorsun.
Gelemedim, ama ne hissettiğinizi biliyorum.
En azından bu konuda beni böyle bilmeyin.
Ya Gözde, geçtik oraları biz geçtik.
Gözde kişisi zaten bizim kafamıza çoktan oturdu.
Gözde Ergüven.
-Benim. -(Postacı) Mahkeme celbiniz, buyurun.
Ergüven mi?
(Postacı) Bir imza.
(Postacı) Teşekkürler, iyi günler.
(Gözde) Boşanma celbi.
(Gözde) Babanız gitmeden önce, bana boşanma davası açmıştı.
Söylemişti de zaten, sürpriz değil yani.
Ne haliniz varsa görün.
(Müzik - Duygusal)
(Kâğıt yırtma sesi)
(Evren) 25, 25 Haziran 98
(Evren) 30 Temmuz 99
(Evren) 25, 25 Haziran 98
(Ağlama sesi)
(Ağlama sesi)
(Müzik - Duygusal)
(Ağlama sesi) Ateş!
(Ağlama sesi) Oğlum!
(Ağlama sesi) Su!
(Ağlama sesi) Kızım!
(Ağlama sesi)
(Müzik - Duygusal)
(Ağlama sesi)
(Müzik - Duygusal)
Hadi, hadi bakalım buyurun.
Eyvallah Ümit'im.
-Zeki Müren kurabiyesi de var mı? -Bugün yapmadık.
Ya kız bir şey seviyor. Niye yapmıyorsunuz Ümit'im?
Abi, geleceğinizden haberimiz olsa yapardık.
Allah ha iyi yapın, yapın bolca yapın. Dayıya söylerim ha!
-Aman abi dayıma söyleme, yaparız biz. -Tamam.
Ee, ne yapıyorsunuz?
İyiyiz. Aslı seni görmeye gelmişti.
(Maya) Ben de hem konuşayım, hem teşekkür edeyim dedim.
(Faryalı) İyi yaptın.
(Müzik - Gerilim)
(Araba sesi)
Babama bir şey olmamıştır değil mi?
Bir konuşurum Faryalı abiyle.
Oldu mu diyorsun yani bak...
...bana söyleyebilirsin, ben kaldırırım.
-Öyle mi söyledim şimdi Su? -Ee, niye bir konuşayım diyorsun o zaman?
Ya sen sordun diye, ben de gidip Faryalı abiye bir soracağım işte.
Sırf sen merak ediyorsun diye.
Anlamıyorum sanki ben, bak belli yüzünden.
(Telefon zili sesi)
Eyvah!
-Ee, Maestro mu? -Hı hı.
Ee, aç.
Ne diyeceğim şimdi? Ne yaptın diye soracak bana.
Allah Allah Su, telefonu açmamak ne demek kızım, aç.
Hazırlanıyorum de, bir şey de, aç.
Babamla konuşmadan, bir şey diyemem.
Kelebek demiyorsun da babam diyorsun.
Çok sıkıştım ya!
(Telefon zili sesi)
-Hah sustu. -Hah sustu, geçti, bitti zaten değil mi?
Su sen iyice delirdin, vallahi billahi delirdin Su.
Bak Kelebek'e bugün ya da en geç yarın söyleyeceğim ama...
...önce bir babamı bulalım tamam mı?
Faryalı abiye söyleriz işte.
O da elinden geleni yapar.
-Yıldız. -Aa, siz burada mıydınız?
-Buyur gel. -Merhaba.
-Merhaba. -Nasılsın Yıldız teyze?
Sağ ol kızım.
(Müzik - Duygusal)
-Yıldız. -(Yıldız) Hı.
Şey ee...
...otelde bir doğum günü varmış galiba da...
...Ümit benimle konuşmak istemiş. Onun için.
-(Yıldız) Şey Ümit. -(Ümit) Buyur abla?
(Yıldız) Şey, ee...
...otelde doğum günü varmış. Doğum günü demişsin Uzay'a.
Uzay mı, o kim abla?
Ya tamam şimdi onu bırak şey, otelde doğum günü varmış.
(Ümit) Yok abla, ben bir şey demedim.
Benimle konuşmak istemedin mi sen?
Hayır abla, öyle bir şey olsa ben sana gelirim.
Anladım.
-Size iyi günler. -İyi günler.
Geliyorum ben şimdi. Yıldız!
-Ne oldu ki? -Buraya hiç gelmememiz lazımdı.
Yıldız!
Ne istiyorsun? Bırak beni!
-Ne oldu şimdi? -(Yıldız) Bırak dedim sana!
Küpe.
Senin küpen.
Gerisini söyletme bana olur mu?
Kendimi daha fazla alçaltmama müsaade etme.
Bari saygımız kalsın.
(Müzik - Duygusal)
(Kapı açılma sesi)
(Kapı kapanma sesi)
-Gitmedin mi sen? -Evren nerede?
Bora'yla konuş Gözde.
Şimdi ben sana, kiminle konuşayım diye mi sordum?
Nerede Evren?
Hâlâ bu adamın peşinde olduğuna, inanamıyorum gerçekten.
Ay lütfen Lal, sen bana hiç ders verme.
Yanlış adam peşinde ömür çürütmekse mevzuu, sen bu konuda bir markasın.
Evren'le...
...neyse. -(Gözde) Ha...
...söyle, söyle Allah aşkına, söyle.
Evren'le abini bir tutma mı diyecektin?
Bak laf yarıştırırken az daha itiraf ediyordun gördün mü?
-Çok işim var benim Gözde. -İşin falan yok.
Evren'in çocukları perişan. Kendim için değil.
Onlar için bulmam lazım Evren'in nerede olduğunu?
Ben bilmiyorum.
Tamam.
Şimdi içerideki odaya geçeceğim...
...abimden seni çağırmasını rica edeceğim...
...ve bana az önce nasıl açıldığını...
...abime deli gibi nasıl aşık olduğunu...
...ve Evren'le çevirdiğin tüm dolapları anlatacağım.
-Ama yalan bu. -Evet yalan.
Ama işte yalandı, doğruydu derken böyle bir minik üzüleceksin.
Çünkü kim ister değil mi yıllardır sakladığı aşkın ulu orta konuşulmasını?
-Gözde ben bilmiyorum gerçekten. -Okey.
Sadece...
(Müzik)
...Çin'e gönderdiğini biliyorum.
-Nereye, nereye? Çine mi? -Evet.
Beraber çalıştığımız bir lojistik firmasıyla.
Allah'ım!
Abi ya!
Babam "zaafı olan kimseye sır verme" derdi.
(Gözde) Bu abim hiç dinlememiş onu hiç.
(Müzik)
(Kapı kapanma sesi)
(Pastane ortam sesi)
-İyi misin? -İyiyim, iyiyim.
Biz gidelim mi?
Yok canım, nereye gidiyorsunuz? Oturun.
-(Garson) Abi, çayı değiştireyim mi? -Tazele, soğudu.
Hadi yememişsiniz hiç.
(Pastane ortam sesi)
-Ne yaptığını sanıyorsun sen? -Bana mı dediniz?
Benimle oyun oynama!
Ne yaptığını sanıyorsun, ne halt yediğini zannediyorsun sen?
Ne yapmışım ben ya?
Pastaneci öyle bir şey söylememiş. Bal gibi biliyorsun bunu.
Aa, olur mu öyle şey ya? Topal olan mı konuştunuz?
Ne aa? Senin karşında salak yok! Derhal çık git buradan!
-Ne oluyor? -Ben de anlamadım ki ne oluyor?
-Abla ne oluyor? -Yok bir şey Kelebek.
Çık git buradan dedim!
Aa, ama bu kadarı da fazla ha.
Şişt sen kime tavır yapıyorsun ulan?
Ya ne? Burada oturuyorum, geliyorsunuz manyak gibi...
...ne biçim insanlarsınız ya?
Oğlum bak manyak falan, kafayı koydum mu denize düşersin ha!
(Yıldız) Tamam Kelebek tamam. Uzay derhal çık git buradan.
Çıkmıyorum ya. Ne olduğunu öğrenmeden, şuradan şuraya gitmiyorum.
-Git dedim! -Ya ne ya? Beni...
...pastaneci aradı. -Defol buradan defol, defol!
(Kelebek) Ne pastanecisi ulan? Abla sen pastaneden mi geliyorsun?
Cehennemin dibinden geliyorum!
Ne yaptın oğlum sen ha, ne yaptın?
Oğlum Dallas gibi yaşıyorsunuz sonra ballı pastadan drama çıkıyor.
Sırsız yaşayın, kafanız rahat etsin.
Sana mı soracağız ha? Sen gel bakayım şuraya.
Ya bak Kelebek...
...ben seni teke tek de yerim. Git adam topla gel.
-Gel, gel hadi ye. Gel. -Ya of yıl olmuş 2017...
...biz kavga mı edeceğiz ya? Konuş, aciz misin?
-Gel, gel kaçma gel. -Bak senin öfke problemin var.
Git tedavi ol tamam mı? Öfke problemin var senin, tedavi ol.
(Kelebek) Gel ulan! Kaçmasana gel. (Ayak sesi)
-(Ateş) Oğlum ne oluyor ulan? -Pardon Ergüven'ler.
-Öldüreceğim ulan bunu. -(Ateş) Ulan ne oldu, ne oldu? Bir dur.
-Hatalısın. -(Kelebek) Bak hatalısın diyor hâlâ.
Oğlum bir dur ulan! Ne oluyor? Yeter! Sen de git be birader.
-Hah geldi Batman, sen bırak Robin. -(Aslı) Uzay!
-Sen karışma Su. -(Ateş) Tamam gel, gel tamam gel, gel.
Oğlum bunu siz istediniz ulan.
(Uzay) Madem sizden değilim, madem yabancıyım, madem kötüyüm...
...alın size kötülük!
Bıktım usandım zaten iyilik yapmaktan be. Ohh!
(Ayak sesi)
(Yıldız ağlama sesi) (Müzik - Duygusal)
(Ağlama sesi) (Müzik - Duygusal)
(Müzik devam ediyor)
Ne diyecektin sen bana? Bir şey diyecektin.
-Teşekkür etmek için geldim diyordum. -O niye?
Evin şeyini ee, depozitosunu sen ödemişsin, haberim yoktu.
Ne olacak canım? Önemli değil.
-Al. -Bu ne?
Depozito işte.
Ya al canım olur mu öyle şey? Olmaz.
(Maya) Ne demek olmaz? Al şunu Yücel.
(Faryalı) Ya olur mu canım öyle şey? Koy, koy geri.
Neyi alacağım Yücel? Al şunu.
(Faryalı) Ortalık yerde zarf marf, al, al koy şunu koy tamam.
(Maya) Almayacağım Yücel al şunu.
(Müzik)
Ben Kelebek'in yanındayım.
(Müzik)
Niye yapıyorsun bunu?
Sen niye böyle yapıyorsun?
Ne yapıyorum?
Neden depozitoyu ödüyorsun?
(Müzik)
Bunca şeyin üzerine...
...oturup şimdi, bunu mu konuşacağız ha?
(Faryalı) Para mı konuşacağız?
Konuşacağız tabii Yücel.
İyi konuşalım o zaman.
Bu olanlar tuhaf değil mi?
He?
Tuhaf ne biliyor musun tuhaf?
Kızım bana "baba" demiyor.
Bu tuhaf!
Böyle pastane köşelerinde, yanlış bir şey yaparmışız gibi.
Bu tuhaf!
Biraz mantıklı ol Yücel.
Az önce olanlardan sonra söylüyorsun bunu.
(Müzik)
Yahu Yıldız öyle şey yapmaz.
Küpeni görmüş.
Gördüm gördüğünü.
E tamam normal şaşırmış kadın. Ne yapacak?
Sen bana bunu niye verdin Yücel?
İçimden geldi verdim. Hediye.
Sen bana neden hediye veriyorsun?
Sen neden benim evimin parasını ödüyorsun?
Ev sahibi istedi. Vardı yanımda para verdim. Ama bunda...
Hee, öylesine diyorsun yani?
Küpe de öyle eline denk geldi he?
Teşekkür etmek için anlattım sana ya.
(Maya) Anlattın.
Ben de sana kadınları anlatayım Yücel.
Kadın ne sevmez biliyor musun?
Kadın belirsizlik sevmez.
(Maya) Soru işareti yoksa her şeyin üstesinden gelir.
Ama o öylesine, onu perişan eder.
Ben senin kalbini, yüreğini, niyetini biliyorum.
(Maya) Alıyorum hediyeni, kabul ediyorum, takıyorum...
...ama ben bile...
...eve gittiğimde, gece kendi kendime kaldığımda...
..."neden bana bunu verdi" diyorum, ben bile.
Git de Yıldız'a "öylesine hediye verdim" de.
"Denk geldi adam kirasını verdim" de. Git de.
Bakalım ne diyecek?
Bakalım ne hissedecek?
(Müzik)
Anlamıyorsunuz beni anlamıyorsunuz.
Neyini anlamıyoruz Yücel he?
Yahu baba oldum ben baba.
Sen de anne oldun.
(Faryalı) Bırakın bir laikiyle babalığımı yapayım. Ne olmuş...
...kızımın annesine, bana bu güzelliği veren kadına...
...ben niye bir teşekkür etmeyeyim? Niye hediye almayayım?
Niye kızımın annesinin evinin parasını ödemeyeyim?
Ne var bunda?
Kızın ayrı, ben ayrı.
-Ayrı. -(Faryalı) İyi.
Ona bakınca seni görüyorum, sana bakınca onu görüyorum.
Öyle. Yok mu, çocuklar yapmaz mı resim ana okulunda?
Ana, baba, çocuk el ele, öyle işte.
Yapma bunu Yücel.
Anaokulu çocuğu değiliz. Kocaman adamsın, yapma!
Bu bizi perişan eder. Bu Yıldız'ı perişan eder.
Bu beni perişan eder.
Bu Aslı'yı perişan eder.
Yapma!
Onun kılına zarar verdirmem.
Ona bir şey olmasına izin vermem.
Niye? Gitmişsin...
...ama...
...Ateş onun sevgilisi.
Yıldız Ateş'in annesi.
Nasıl olacak?
Nasıl olacaksa olacak, öyle olacak.
Herkes alışacak, öyle yaşayacak.
(Faryalı) Kaç zaman sonra kızıma kavuşmuşum...
...o kadar zamanım onsuz geçmiş...
...biri de beni anlasın be! (Masaya vurma sesi)
(Müzik)
Yüreği kocaman, inatçı bir çocuksun.
(Maya) Ben seni anlıyorum.
Ama o yüreğinin, kalbinin sesini mantığınla durdurman lazım.
Bunu hepimiz için senin yapman gerekiyor.
Bunu bir tek sen yapabilirsin.
(Maya) Biraz mantık.
Az mantık Yücel.
(Müzik)
Atakan gel buraya. Şu zarfı alıver.
-Buyur abi. -(Faryalı) Eyvallah.
-Ne zaman senin düğün? -Bir ay sonra abi.
(Faryalı) Vay maşallah! Al bakalım.
(Müzik)
-Yok abi alamam ben bunu. -Yahu al koçum tamam.
-(Atakan) ben alamam. -Bir eksiğini kapatır.
-Ya yürü tamam hayırlı olsun. -Tamam, hadi hayırlı olsun.
(Müzik)
(Sandalye çekme sesi)
-Daha iyi misin? -Sinir etti beni (Bip)
Ne yaptı ki?
Boş ver. Sen nasılsın?
Babamdan haber yok.
Takılma sen. Yani vardır onun plânı. Bir yerlerde bir şeyler...
...yapıyordur yani merak etme.
Ne kolay konuşmak değil mi?
Babam ortada yok. Gerçi sen anlayamazsın.
Babası denize gitmiş ve dönmemiş biri için evet anlayamam.
Özür dilerim. Ben öyle demek istemedim.
Biliyorum tatlım benim biliyorum.
(Müzik - Duygusal)
Korkuyorum Kelebek.
Abin ne diyor?
Abine soracak.
Abim bilir belki ya da öğrenir.
Kıyamam sana, gel.
(Müzik - Duygusal)
Mesela sen gitsen ben yaşayamam.
(Müzik - Duygusal)
Ne?
Yani...
...bir düşündüm "beni ne kötü yapar" diye...
...sensizlik!
(Müzik - Duygusal)
(Sokak ortam sesi)
Abi.
-Ben görmedim seni. -İyi misin abi sen?
-İyiyim. Sen? -Abi sıkıntı var.
-Annen mi? -Yok, babam da anneme ne oldu?
Yok. Öyle sen bir sıkıntı var deyince korktum.
-Baban ne olmuş? -Abi ortalarda yok.
-Çıkar bir yerlerden canım. -Öyle değil, bu sefer farklı abi.
Su perişan. Rüyasında görmüş sabahtan beri, ağlıyor kız.
Ben ilk defa gördüm Su'yu böyle. Gitmiş Bora'yla konuşmuş.
Ondan sonra beni aradı. Beraber Gözde'ye geçtik.
Ona sorduk, o da bilmiyor. Kimse bilmiyor babamın nerede olduğunu.
Ters bir durum var abi. İnşallah bir şey yapmamışlardır ha?
Yok canım ne yapacaklar?
Sen biliyor musun abi? Biliyorsun, biliyorsan...
Bilmiyorum ben bir şey, ne bileyim? Ya tartıştıklarını biliyorum o kadar.
-(Ateş) Ee, sonra. -Sonrası yok, ne sonrası?
Abi suyun altıncı hissi küçüklüğünden beri çok kuvvetlidir ya.
O yüzden o söyleyince ben bir korktum, yani ben de bir korktum.
Korkma sen, ne korkuyorsun?
Abi yaparsan sen yaparsın bunu. Bora'yla falan bir konuşsan.
(Ateş) Ha?
İyi. Tamam ben bir şey yapayım o zaman.
-(Ateş) Abi ne olur hallet de, kız daha fazla üzülmesin ya.
-İyi tamam. Konuşacağım ben. -Ben de geleyim mi?
Yok, tamam ben hallederim.
Sağ ol abi.
-Ateş. -Efendim.
Annene de ki malzeme almaya gitti. Tamam.
Tamam.
(Sokak ortam sesi) (Kuş cıvıltısı sesi)
(Müzik - Duygusal)
(Telefon zili sesi) (Müzik - Duygusal)
(Müzik)
(Bilgisayar tuş sesi)
(Müzik)
(Müzik - Gerilim)
(Ateş) Anne.
Ne yaptınız oğlum?
İyi misin sen ya?
Yok bir şey.
İyi görünmüyorsun ama.
Yok bir şey oğlum. Faryalı nerede?
Malzeme almaya gitti, gelecek.
Malzeme almaya gitti.
(Müzik)
-Benim biraz işim var. -Anne!
Bir şey yok, biraz işim var.
-E lokanta? -Siz bakın.
(Müzik)
Aslı sen ne zaman geldin ya?
Oldu biraz.
Ya ben biraz önce buradaydım, görmedim seni.
-Maya'yla pastanedeydik. -Ha.
Şimdi anlaşıldı.
Ne o?
Annemle, Faryalı abinin yüzünün niye öyle olduğu?
Annen de geldi çünkü oraya.
-Yani tesadüfen. -Allah'ım ya!
Yüzü allak bullaktı.
Çok yoruluyorum Ateş ya. Arada kalmak beni bitiriyor.
Beni de Aslı.
Ne yapacağız biz bunlarla? Kimseye bir şey diyemiyorum.
Faryalı haklı, Yıldız teyze haklı, Maya da haklı.
Sadece senin yanında bir an olsun kurtuluyorum bundan.
Ya ben sana dedim ya işte, "sen benim evimsin" diye...
...o yüzden dedim.
Ama ya bu bize zarar verirse.
Yani Yıldız teyzeyle, Maya'nın arasında kalırsak.
Bize hiçbir şey olmayacak.
Çok korkuyorum Ateş. Ölesiye korkuyorum.
Sen hiç korkma. Sadece içine atma. Ben de öyle yapacağım çünkü.
Hiçbir şeyi içime atmayacağım. Dünya bir tarafa, biz bir tarafa.
Biz birbirimize sığınacağız.
Sen benim sığınağımsın.
Sen de benim.
-Bize bir şey olmayacak değil mi? -Cık!
Söz mü?
Bize hiçbir şey olmayacak.
Dünya durdukça...
...söz. (Öpme sesi)
(Müzik - Duygusal)
(Kuş cıvıltısı sesi)
(Sandalye çekme sesi) (Kâğıt atma sesi)
(Müzik)
(Kelebek dış ses) Mesela...
...sen gitsen ben yaşayamam.
-Ne? -(Kelebek) Yani...
...bir düşündüm beni ne kötü yapar diye...
...sensizlik!
(Müzik - Duygusal)
(Müzik - Duygusal)
(Otel lobi ortam sesi)
(Müzik)
(Telefon zili sesi)
-(Maya ses) Alo. -Nasılsın?
İyiyim. Şimdi eve giriyorum.
(Bora ses) Ee, bizim projeyle ilgili müteahhit gelecek de yarın...
...toplantı yapacağız. Sen de olmak istersin diye düşündüm
-Bora. -(Bora ses) Efendim.
Emin misin?
-Neden? -(Maya ses) Yani ne bileyim...
...aramızda o kadar olandan sonra.
-Evet. -(Maya ses) Eve.
Ee, tek yengeç burcu olan, sen değilsin.
Demek ki kadını başka, erkeği başka oluyor.
Sana bir şey söyleyeyim mi?
Ben aslında astrolojiden hiç anlamam biliyor musun?
Yani şimdiye kadar salladım tuttu buraya kadarmış ne yapalım.
(Gülme sesi)
-Hiç olmazsa seni güldürebiliyorum. -Sağ ol.
(Bora ses) Tamam yarın seni ararım konuşuruz. Oldu mu?
(Maya) Tamam olur.
(Müzik)
(Kapı açılma sesi)
-(Bora) Hoş geldin. -Hoş bulduk.
(Sessizlik)
Ne yaptın Evren'e?
Gönderdim uzaklara.
Ama sana söz verdim ya yaşayacak.
Biraz uzakta.
-Nerede, ne durumda? -Boş ver.
E çocuklar babalarını sorup duruyor.
Biliyorum. Kızı geldi.
Bora...
...böyle olmaz.
(Faryalı) Tamam adam rezilin, kepazenin teki ama baba.
Yani bu çocukların babası.
Ergüven senin bildiğinden daha iğrenç bir herif.
Neyse ne? Neyse ne?
En azından çocuklar yerini yurdunu bilsinler babalarının.
Sen ne biçim adamsın ya? Ben anlamıyorum yani. Herif...
...fırsatını bulsa seni öldürecekti. Sen hâlâ onu düşünüyorsun
Benim derdim çocuklarla. Karşıma geçip babalarını sordukları zaman...
...ne yapacağım? Başımı öne eğemem.
Niye sana soruyorlar?
Ba-ba-bana soracaklar, kime soracaklar?
Ya zor olmuyor mu? Yani nasıl yetişiyorsun her şeye?
Yıldız, çocuklar, Maya, kendi kızın, kardeşin.
(Gülme sesi)
Ne yapalım? Yetişiyoruz, yetişebildiğimiz kadar.
Ergüven'e yetişme! O kalsın olur mu?
Yok olmaz, olmaz.
Yahu çocuk açsın telefonu, karşısında bulsun babasını en azından.
Sonrasından bize ne ha?
-Yapacak bir şey yok. (Faryalı) Hı.
(Sessizlik)
(Kâğıt sesi) (Kapak kapatma sesi)
(Müzik - Gerilim)
Ne bu?
Bak.
(Müzik - Gerilim)
(Müzik - Gerilim)
(Müzik devam ediyor)
(Müzik devam ediyor)
(Müzik devam ediyor)
(Dosya kapatma sesi)
(Müzik - Gerilim)
Ee...
...söyle ne yapayım?
(Müzik - Gerilim)
Getireyim mi buraya, kalsın mı orada?
Sen karar ver.
(Müzik - Gerilim)
(Telefon zili sesi)
Hadi bebeğim açsana.
(Telefon zili sesi) (Kuş cıvıltısı sesi)
(Kuş cıvıltısı sesi)
(Telefon zili sesi)
-Efendim abi. -(Faryalı) Su nerede?
-(Kelebek ses) Eve gitmiş, Ateş söyledi. -Ateş yanında mı?
-Yok abi. -(Faryalı ses) Yıldız!
Yok. O da çıktı.
-Nereye gitmiş? -Bilmiyorum ki.
(Faryalı ses) Demedi mi bir şey?
Yok, bir ara sor istersen abi.
Akıl verme oğlum, cevap ver.
-(Kelebek ses) Abi...
...insanı telaşlandırmasına gözünü seveyim.
Koçum bu Evren'in geleceği yok. Kaçmış bu.
Yüzü yok yani dönemez.
Yapma ya. Kızcağız da kendini perişan ediyor.
-İyi işte sen onun yakınında ol şimdi. -(Kelebek ses) Tamam...
...yakın duruyorum da nereye kadar abi. Kızcağız babasını mı unutacak?
Ya oğlum yanında ol işte, destek ol.
-Tamam, tamam abi. -(Faryalı ses) Hadi bakayım.
(Müzik)
(Gözde) Faryalı.
Faryalı, Evren'i mi aramaya geldin?
Tövbe estağfurullah!
(Gözde) Dayanamamışsındır sen çocuklar istediyse.
Ama ben bulacağım Evren'i.
-Merak etmesin çocuklar öyle söyle. -Çok şükür.
Adağım vardı, yolda giderken bir horoz kesivereyim bari.
Sen unutma, dediğimi söyle çocuklara.
Bak bu Evren defoldu gitti...
...bir zahmet sen de bir uza da şu Borum bir nefes alsın be!
Her şeye rağmen seni severim beni bilirsin.
Hadi be! Seversin ha?
"Çocuğumu düşürtüyordu" diye attığın iftiranın hesabını sormadım sana.
Abine dua et, mert adam. Sabrımı zorlama benim.
(Sokak ortam sesi)
(Müzik)
(Yıldız) Ee, Selimciğim bu Maya'ya tuttuğunuz ev...
...neredeydi, kaç numaraydı?
(Kuş cıvıltısı sesi)
Ha, ha evet o sokaktayım ben. Kaç?
Tamam teşekkürler.
(Müzik) (Kuş cıvıltısı sesi)
(Müzik) (Kuş cıvıltısı sesi)
(Müzik devam ediyor)
Abi ne yaptın? Var mı bir haber?
Otur.
(Müzik)
(Ateş) Ne oldu abi?
Bir şey mi oldu?
Gitmiş baban.
Nasıl gitmiş?
Gitmiş.
Nereye gitmiş?
Bilmiyorum nereye.
Gitmez, Bora göndermiştir onu. O gitmez ki normalde.
(Müzik - Duygusal)
Artık ne oldu, ne bitti bilmiyorum.
Demek artık insanların yüzüne bakacak hali kalmadı...
...çekti gitti.
Babamın bildiğim bir huyu varsa o da utanmaz olduğu.
Yani utandığı için gitmez o.
Başka bir şey vardır.
Abi, bak sen bana doğru söylüyorsun değil mi?
Bir şey yok, iyi baban.
-Bırak peşini babanın. -Abi nasıl bırakayım?
Nereye gitti, niye gitti?
Ne zaman gelecek, gelecek mi?
Koçum...
...beni daha fazla konuşturtma.
Gözünü seveyim. Baban bu senin. Döner dönmez...
...orasını bilemem.
(Müzik - Duygusal)
Bak abi...
...ölmüş olsa bir şey. Yani en azından öldü deriz.
Ama böyle bilmiyoruz ya, olmaz böyle.
Ne yapıyor?
Nerede?
(Müzik - Duygusal)
Bak bana koçum...
...hayat böyle.
Senin istediğin gibi olmuyor hayat.
O kendi kafasına göre takılıyor...
...sen hayatta kalmaya çalışıyorsun.
(Faryalı) Duyuyor musun beni?
Fırtınayı görüyorsun değil mi dışarıda?
İşte hayat böyle. Fırtınalar olacak.
Sen eğileceksin, büküleceksin, sallanacaksın...
...sonra dikileceksin dimdik gene hayata devam edeceksin.
(Faryalı) Bu.
(Faryalı) Hayat bu.
Hayatı kontrol edemezsin koçum.
(Müzik - Duygusal)
(Faryalı) Ben kendimin yapamayacağı şeyi senden istemem.
Bak benim babam da böyle bir gün çıktı gitti denize.
Gidiş o gidiş dönmedi.
(Faryalı) Günlerce bekleyip durdum.
Kelebek'i unutup...
...geceleri çıkar iskelede beklerdim sabaha kadar.
Hadi baba, hadi baba.
Dön baba.
Dönmedi.
Aldım kardeşimi yanıma.
Devam ettim hayata.
Anasız babasız.
Senin anan var.
Melek gibi bir anan var.
Alacaksın kardeşini, ananı...
...devam edeceksin hayatına.
Sahip çıkacaksın onlara.
Su'ya ne diyeceğim ben abi?
Ben Su'ya ne diyeceğim?
Söyleyeceksin dosdoğru, olduğu gibi.
Senin ne kabahatin var. Kabullenecek o da.
(Faryalı) O da hayatına devam edecek.
Bak bana...
...babasının mezarı adamın beşiğidir.
Babası gidince doğar adam.
(Dalga sesleri)
Allah sana yürek vermiş, akıl vermiş, bilek vermiş.
Ananı, kardeşini alacaksın yanına devam edeceksin. Sahip çıkacaksın onlara.
(Dalga sesleri)
Umudu kesin.
Acı dinsin.
(Müzik - Duygusal)
(Müzik - Duygusal)
(Müzik devam ediyor)
(Müzik devam ediyor)
(Faryalı dış ses) Hayat böyle işte.
(Faryalı dış ses) Fırtınalar olacak.
(Faryalı dış ses) Sen eğileceksin, büküleceksin, sallanacaksın.
(Faryalı dış ses) Sonra dikileceksin dimdik gene hayata devam edeceksin.
(Müzik - Duygusal)
(Faryalı dış ses) Babasının mezarı adamın beşiğidir.
(Faryalı dış ses) Babası gidince doğar adam.
(Dalga sesleri)
(Kapı zili sesi)
(Kuş cıvıltısı sesleri)
(Ayak sesi)
(Kapı açılma sesi)
(Müzik)
Biraz konuşabilir miyiz?
Tabii.
Geç.
(Müzik)
Otur lütfen.
(Boğaz temizleme sesi)
(Müzik)
Sana karşı çok açık olacağım.
Sen geldiğinden beri benim huzurum yok.
(Müzik)
Söyleyeceklerimin muhatabı sen değilsin aslında.
Ama sana geldim çünkü...
Çünkü küpeyi gördün.
(Müzik)
Küpe değil derdim.
Kıskanacak yaşları çoktan geçtik.
Aşk yaşlanacak bir şey değil.
Kendi aşkından mı biliyorsun bunu?
Evet.
(Müzik - Gerilim)
O zaman neden bunu ona söylemedin?
Sana sormuş. Neden sana aşığım demedin?
Söylenecek bir şey değil o.
Onun göreceği bir şey.
Şimdi gördü diyorsun yani.
Aklınla, duygularına hükmediyorsun.
(Maya) Yücel gördü, görmedi.
Bunlar aklın soruları.
Duygunun, kalbin dili başka.
Kalbim bana doğruyu söyledi o vakit.
Sen buraya Faryalı için geldin.
(Müzik)
Ben buraya gelmeye karar verdiğim de...
...Aslı'dan haberim yoktu.
Evren, Yücel'in sana söyleyeceği çok önemli bir şey var diyene kadar...
...ben o bahçeden adımımı atmadım.
Sonra ne değişti?
(Müzik)
Yıldız...
...Yücel'in kalbi sende.
(Maya) Değil mi?
Ama bizim de bir kızımız var.
Yapma Maya.
Aslı'nın arkasına saklanma.
Burada seni ve beni konuşuyoruz.
Peki. Konuşalım.
Ben, kızım, kızımın babası.
Üçümüz birlikte olduğumuz zaman çok mutlu oluyorum.
Yalan yok.
(Sessizlik)
Sen bunu gizlediğin müddetçe Faryalı'dan bizim normal hayatta dönmemize imkân yok.
Beni neden Yücel'le yüzleştirmek istiyorsun?
Hı?
Ben hamileyken yüzleşmedim onunla.
Neden?
Çünkü gününü bekliyorsun.
(Sessizlik)
Sen yüzleşmeyeceksen...
...ben seni yüzleştireceğim Faryalı'yla.
Göreceksin.
Yıldız...
...onu sen değil, ben bekledim.
Ben çok sevdim.
Tutunacak bir tane dalım yoktu...
...çocuğunu taşıdım.
Doğurdum...
...bana öldü dediler.
Yasını tuttum.
(Maya) Şimdi buldum.
Onca yıl sonra çocuğumu buldum.
Ben Yücel'i...
...hep sevdim. Uzaktan...
...sessizce sevdim, tamam?
Sevmeye de devam edeceğim.
Sessizce.
Bunu kabul etmek çok mu zor?
Ha?
(Müzik - Duygusal)
(Müzik - Duygusal)
(Kapı açılma sesi)
(Kuş cıvıltısı sesleri)
(Kapı kapanma sesi)
(Müzik - Duygusal) (Ağlama sesi)
(Müzik - Duygusal)
(Müzik devam ediyor)
(Kuş cıvıltısı sesleri)
(Titreşim sesi)
(Titreşim sesi)
(Titreşim sesi)
Of! Of!
(Kuş cıvıltısı sesi)
(Müzik - Duygusal)
(Arama sesi)
Faryalı.
İskeleye gelebilir misin? Hı hı.
Bekliyorum.
(Müzik - Duygusal)
(Müzik - Duygusal)
(Kuş cıvıltısı sesleri)
(Müzik)
"Yârim gezdiğin yola bakarım"
"Uzun uzun gözlerim doldu yine"
"Aklıma geldi yüzün oy"
"Yârim gezdiğin yola bakarım"
"Uzun uzun gözlerim doldu yine"
"Aklıma geldi yüzün oy"
"Al gözümden yaşları gün gelir kurutursun"
"Yaz bunu bir kenara gidersen unutursun"
"Al gözümden yaşları gün gelir kurutursun"
"Yaz bunu bir kenara gidersen unutursun"
("Aysel Yakupoğlu – Gün Gelir" çalıyor)
("Aysel Yakupoğlu – Gün Gelir" çalıyor)
"Limanın gemileri demir aldı gidecek"
"Benim gözyaşlarımı kim gördü kim bilecek oy"
"Limanın gemileri demir aldı gidecek"
"Benim gözyaşlarımı kim gördü kim bilecek oy"
"Al gözümden yaşları gün gelir kurutursun"
"Yaz bunu bir kenara gidersen unutursun"
"Al gözümden yaşları gün gelir kurutursun"
"Yaz bunu bir kenara gidersen unutursun"
Söyleyecektim.
(Sandalye çekme sesi)
(Kuş cıvıltısı sesi)
Maestro?
Londra.
Yani belli değil daha.
Babama söylemedim.
Sana da söyleyemedim.
Kelebek bak ne olur bir şey söyle.
Çok özür dilerim ben.
Niye özür diliyorsun ki?
Ben bilmiyor muyum senin ne kadar yetenekli olduğunu.
İnsan güzelliği için özür diler mi?
Kızmadın mı?
Biliyordum.
Bunu mu? Aslı mı söyledi?
Bugünün geleceğini.
(Müzik - Duygusal)
Hani seni dinlemiştim ya kalede gizlice.
İşte o zaman söylemiştim kendime.
Bu kız kaleden büyük.
Bodrum'dan büyük.
Ulan Kelebek dedim...
...senden zaten büyük.
Yok, öyle bir şey belli değil daha.
Gideceksin Su.
Burası senin yerin değil.
(Müzik - Duygusal)
Gidersem ayrılacakmışız gibi konuşuyorsun.
(Müzik - Duygusal)
Ayrıldık deme.
-Diyemiyorum ki zaten. -Tamam işte.
Düşünme de öyle bir şeyi.
(Kuş cıvıltısı sesi)
Burası Bodrum.
Kaç tane yaz aşkı gördüm biliyor musun?
Eylül gibi bütün sahil cenaze töreni. Seni seviyorumlar...
...senden ayrılamamlar, sensiz yaşayamamlar, gözyaşları.
Yaşıyor insanlar.
Bir şekilde yaşıyor.
Birkaç sene sonra yanlarında başka sevgilileriyle, el ele.
(Müzik - Duygusal)
Neyse ne işte.
Olmuyor uzaktan uzağa.
(Müzik - Duygusal)
Daha karar vermedim ben.
Karar?
Belki gitmem.
Ben boşuna mı uğraştım o kemanı yaptırmak için.
Boşuna mı yalvardım Maestro'ya?
Boşuna mı koştum günlerce peşinden o adamın, dükkânını yaptırdım.
Boşuna mı içim yana yana o Cenk hayvanıyla git dedim?
Onu mu diyorsun ha?
Ben Aslı'ya...
...ilk seni sevdiğimi söylediğimde ne dedi biliyor musun?
Suya düşen kelebeğe ne olur?
Ölür.
Öyle deme.
Ben bunu göze aldım Su.
Bir insan hayatında kaç defa âşık olur ki dedim.
(Kuş cıvıltısı sesleri)
Gitmeyeceğim.
(Müzik - Duygusal)
Yengem...
...Haydar Efe'ye olan onca yıllık aşkını sayılı günde yaşıyor ya.
Bir gün daha...
Bir gün daha gördüm diye, çok şükür diyerek yatağına giriyor ya.
Böyle sevdim seni Su.
En başından beri.
-Duymuyor musun beni? -Gitmiyorum.
-Gideceksin. Keman-- -Başlatma kemanına.
(Müzik - Duygusal)
Olmadı Su.
O keman benim en yakın arkadaşım.
Günlerce karşıma alıp konuştum ben onunla.
Anlaştık biz.
(Müzik)
Bizi sen karşılaştırdın...
...sen ayırırsın diye.
Söz verdim.
Gitmiyorum.
Gideceksin Su. Nereye layıksan oraya gideceksin.
Hayat benim hayatım. Gitmiyorum.
Gideceksin Su. Ayrılırım senden.
(Müzik - Duygusal)
(Burun çekme sesi)
Saçmalıyorsun.
Gerçekten ayrılırım senden Su. Gideceksin!
(Müzik - Duygusal)
Ciddi mi istiyorsun gerçekten?
İnsan sevdiğine git der mi?
Hani seviyordun?
Ben başka türlü sevgi bilmiyorum Su.
Sevdiğim mutlu olsun yeter.
(Müzik - Duygusal)
Yanında mutluyum ben.
Bir gün mutlu olursun, iki gün mutlu olursun.
Sonra...
...senin için kaldım, senin için vazgeçtim dersin...
...kahrolurum.
Zamanı geri getiremem ki.
Git Su.
(Müzik - Duygusal)
Sensiz olmaz.
Olmayacak. Bak abine.
-Bak anneme. -Asıl sen bak Su.
(Müzik - Duygusal)
Ben sana her gün seni sevdiğimi söyleyebildim.
Ya sen benim elimi tuttuğunda Bodrum’un kralıydım ben.
Su gibi sevgilim oldu benim.
Bundan fazla mutluluk insan bünyesine zarar.
Kalbi kaldırmaz.
(Müzik - Duygusal)
Kelebek...
(Öpme sesi)
(Sandalye düşme sesi)
(Müzik - Duygusal)
(Ağlama sesi)
(Müzik - Duygusal)
(Dalga sesleri)
Bu bir kıskançlık değil.
(Dalga sesi)
Kızgınlık da değil.
Ne yapacağına bensiz karar ver artık.
Senin bu hayattaki en kıymetli şeyin, kızın.
(Dalga sesleri)
Aslı için...
...senin ve Maya'nın önünden çekiliyorum.
(Müzik - Duygusal)
(Müzik - Duygusal)
(Müzik devam ediyor)
Senden ayrılıyorum.
(Müzik devam ediyor)
"Elimden tut bırakma beni"
"Sarıl bana"
"Ne olur hiç soru sorma"
"Sonum olsa da"
"Girdim bir çıkmaza"
"Pişman olsam da"
"Versem de son nefesimi"
"Ölürüm yine senin kollarında"
Bu dizinin betimlemesi Kanal D tarafından...
...Sesli Betimleme Derneğine yaptırılmıştır.
www.sebeder.org
Sesli Betimleme Metin Yazarı: Nezahat Şalkamcı
Seslendiren: Emine Kolivar
Alt Yazı: Feride Tezcan - Çağıl Doğan - Gülay Yılmaz - Ece Naz Batmaz
İşaret Dili Tercümesi: Berrak Fırat
Son Kontroller: Ayşegül Derin - Dolunay Ünal - Samet Demirtaş
Teknik Yapım: Dağ Prodüksiyon ve Yeni Gökdelen Tercüme
(Müzik - Jenerik)
(Müzik - Jenerik)
Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.