All language subtitles for Bodrum.Masali.S01.E39

af Afrikaans
ak Akan
sq Albanian
am Amharic
ar Arabic
hy Armenian
az Azerbaijani
eu Basque
be Belarusian
bem Bemba
bn Bengali
bh Bihari
bs Bosnian
br Breton
bg Bulgarian
km Cambodian
ca Catalan
ceb Cebuano
chr Cherokee
ny Chichewa
zh-CN Chinese (Simplified)
zh-TW Chinese (Traditional)
co Corsican
hr Croatian
cs Czech
da Danish
nl Dutch
en English Download
eo Esperanto
et Estonian
ee Ewe
fo Faroese
tl Filipino
fi Finnish
fr French
fy Frisian
gaa Ga
gl Galician
ka Georgian
de German
el Greek
gn Guarani
gu Gujarati
ht Haitian Creole
ha Hausa
haw Hawaiian
iw Hebrew
hi Hindi
hmn Hmong
hu Hungarian
is Icelandic
ig Igbo
id Indonesian
ia Interlingua
ga Irish
it Italian
ja Japanese
jw Javanese
kn Kannada
kk Kazakh
rw Kinyarwanda
rn Kirundi
kg Kongo
ko Korean
kri Krio (Sierra Leone)
ku Kurdish
ckb Kurdish (Soranî)
ky Kyrgyz
lo Laothian
la Latin
lv Latvian
ln Lingala
lt Lithuanian
loz Lozi
lg Luganda
ach Luo
lb Luxembourgish
mk Macedonian
mg Malagasy
ms Malay
ml Malayalam
mt Maltese
mi Maori
mr Marathi
mfe Mauritian Creole
mo Moldavian
mn Mongolian
my Myanmar (Burmese)
sr-ME Montenegrin
ne Nepali
pcm Nigerian Pidgin
nso Northern Sotho
no Norwegian
nn Norwegian (Nynorsk)
oc Occitan
or Oriya
om Oromo
ps Pashto
fa Persian
pl Polish
pt-BR Portuguese (Brazil) Download
pt Portuguese (Portugal)
pa Punjabi
qu Quechua
ro Romanian
rm Romansh
nyn Runyakitara
ru Russian
sm Samoan
gd Scots Gaelic
sr Serbian
sh Serbo-Croatian
st Sesotho
tn Setswana
crs Seychellois Creole
sn Shona
sd Sindhi
si Sinhalese
sk Slovak
sl Slovenian
so Somali
es Spanish
es-419 Spanish (Latin American)
su Sundanese
sw Swahili
sv Swedish
tg Tajik
ta Tamil
tt Tatar
te Telugu
th Thai
ti Tigrinya
to Tonga
lua Tshiluba
tum Tumbuka
tr Turkish
tk Turkmen
tw Twi
ug Uighur
uk Ukrainian
ur Urdu
uz Uzbek
vi Vietnamese
cy Welsh
wo Wolof
xh Xhosa
yi Yiddish
yo Yoruba
zu Zulu

Original subtitles

Bu dizinin betimlemesi Kanal D tarafından Sesli Betimleme Derneğine yaptırılmıştır.

www.sebeder.org

(Erkek dış ses) Bu diziyi engelsiz.kanald.com.tr...

...adresinden izleyebilirsiniz.

(Müzik - Jenerik)

(Sürüklenme sesi)

(Evren) Tabut boştu diyorum ben. Nerede bu kadının cenazesi?

(Evren) Hay, ben sizin yapacağınız işi ulan!

(Kapı kapanma sesi) (Evren) Nerede bu Bora?

Bilmiyoruz Evren Bey.

Neyini bilmiyorsunuz? Bu kadını, illa bir yere gömecek.

(Telefon zili sesi) Gasilhaneye göndermiştim çocukları.

Arıyorlar.

-Alo. -(Gözde) Ya sen, nasıl bir insansın ya?

Adamın acısını yaşamasına bile, izin vermiyorsun.

(Evren) Sen, bana insanlık dersi mi veriyorsun?

Sen çocuğun düşünce, bunu fırsat olarak kullandın be!

(Araba sesi)

-Cenazeyi almışlar Evren Bey. -Ee, nereye götürmüşler?

Şimdi cenaze aracının şoförüne, ulaşmaya çalışıyorlar.

Ulaşsınlar, sonra onu da gömsünler.

Hayret bir şey ya!

-Yıldız'ı gördünüz mü, geldi mi? -Görmedim.

(Gözde) Senin olduğun yere, geliyor muydu o?

-Bu kadın onun için önemli. -O kadar değilmiş demek ki.

Bu kadını, illa bir yere gömecekler.

Bora da orada olacak, Yıldız da orada olacak, hatta hepsi orada olacak.

Şu yıldızlı otele bir gidip bakalım. Polisi ara...

...arabayı da hazırla hadi. Tekin çabuk!

Yürüsene!

(Müzik) (Kuş cıvıltısı sesi)

Hah...

...ne yaptın yenge, hallettin mi?

(Üzüm) Hallettim, hallettim hazır oğlum. Geç, sen otur gari.

Hadi, eline sağlık.

Vay yenge, yapmışsın yine tavuklu pilavını.

-Aa, helva da mı var? -Şişt ayılaşma!

Yenge, sen bunu her gün yapsana ya.

(Kelebek) Helvaya sevinip, cenazeye üzülmek.

(Üzüm) Ya boş boş konuşma. Yıldız, geç kızım sen de otur.

Dağılım işini gençler yapsın. Hadi çocuğum, hadi.

-(Su) Götüreyim mi? -(Üzüm) Hah hadi.

(Ayak sesi)

(Ateş) Yuttun ulan. Çatal matal getirsene, ulan.

-(Kelebek) Abi sen ver. -(Faryalı) Yemediğin şey mi?

-Eline sağlık. -Hadi oğlum gari.

Biz artık gidelim.

-Ya nereye gideceksiniz? -Faz bir yer buluyordu.

E canım, bulsun öyle gidersiniz. Şimdi serseri mayın gibi...

...ortalıklarda ne yapacaksınız? Hadi, hadi.

(Faryalı) Güzeldir yengemin pilavı.

(Faryalı) Koçum tamam. Ulan sonra yersin.

Al şunu hadi, ver seninkine.

Su, manyak manyak konuşup, benim asabımı bozmasana ya.

Ya Su, sen niye manyak manyak, konuşuyorsun?

(Faryalı) Bıraksana pilavı, hiç yemediğin şey sanki.

-(Faryalı) Verme şuna yenge. -(Üzüm) Tamam, tamam.

(Faryalı) Yürü.

(Kelebek) Abi!

-(Aslı) Afiyet olsun. -Sağ ol

Git sen, Maya ablanın yanında ye, hadi.

(Aslı) Rahat ol, rahat.

Aslı, ben ne rahat olacağım ya? Sevgilim, Aslı!

Hadi, afiyet olsun.

(Muzo) Ailem diye geldin, ailen düşmanın oldu, düşmanın da ailen.

(Kamyon sesi)

Ne oluyor abi?

(Kamyon sesi)

(Kelebek) Ne oluyor birader?

(Müzik)

-Ya ne oluyor, ne oluyor? -Kapatıyoruz burayı.

(Ateş) O ne demek öyle ya, ha?

(Kapak açılma sesi)

(Uzay) Ben öğrendim. Otelle denizin...

...bağlantısı kalmadı artık diye, bariyer çektiriyorlar.

-Kim ulan, kim? -Kim olacak, Bora işte.

Ne Bora'sı ulan! Senin oyun yok mu, o?

(Uzay) Evren amca mı? Yok olmaz.

Eğer var ya babamsa, ulan illaki buluyor...

... kendini sevdirecek birilerini ya.

Ya tamam, arkadaş! İndirmeyin, çek kamyonu!

Mahkeme kararı var. Biz işimizi yapıyoruz…

(Ateş) Ya kim gönderdi, bir söylesenize? Evren Ergüven mi gönderdi sizi ya?

-(Üzüm) Anaa! -(Kelebek) Ya bıraksanıza birader. Alo!

(Üzüm) Ya Haydar'ın araziyi mi kapatıyorlar?

-Ya boş ver yenge, karışma sen. -(Üzüm) Ya ne boş vereyim?

Sattı hayvan herif, sattı. Ah, bunun böyle olacağı belliydi zaten.

(Vurma sesi) Yahu kaldır arkadaş şunu!

-Ah Haydar, ah! -(Faryalı) Çekin kamyonunuzu, hadi.

(Tekin) Tamam Hasan, eyvallah.

-Ekipler, otele varmak üzereymiş efendim. -Güzel.

Abin (Bip) güvenemedi, kollarının altına sığınmayı tercih etti ha.

(Gözde iç ses) Bora, Yıldız'ın oteldeyse çabuk çıkın. Polis geliyor.

Ya vicdan! (Gülme sesi)

En sevdiğim müessese. Sende var mıydı ondan? Hıı?

Gözde, niye bunu yapıyorsun ha? Niye, benim kanımı oynatıyorsun?

(Araba sesi)

(Ateş) Ya bakın bu kararı kim çıkardıysa getirsin, onlar diksin bunları.

Ateş! Sen gel böyle.

Hadi siz gidin, gidin.

(Polis siren sesi) (Müzik - Gerilim)

Bora'ya bu, bunlar Bora'ya.

Alın Bora'yı, bizim aşağı depoya indiriverin.

-(Kelebek) Tamam. -(Faryalı) Sen, sen değil.

(Faryalı) Şimdi bunlar ön girişi de tutmuştur, sen git onları oyala.

-(Faryalı) Aslı indiriversin tamam. -(Kelebek) Tamam abi.

Koştur. Koş oğlum hadi koş, hadi.

(Polis siren sesi)

-(Aslı) Depo, lobinin altında. -(Bora) Tamam. Muzo, güvenli bir yer bul.

(Polis siren sesi) (Müzik - Gerilim)

Ne yaptınız, Fevzi Başkomiser? -(Komiser) Eyvallah Faryalı.

(Kapı kapanma sesi) Bora Gencay burada mı Faryalı?

Bora Gencay geldi de gitti.

-Burada değil. Ne oldu, hayırdır? -(Komiser) Tamam, biz bir kontrol edelim.

(Faryalı) İyi. Ya bizim de başımızda böyle bir dert var...

...paravanları getirdiler. Ben seni arayacaktım ya.

(Faryalı) Bir şey yapabilir misin? Dur, bir bak ha.

(Faryalı) Bu paravanları, kaldırtmak için ne yapacağız?

(Müzik - Gerilim)

(Kelebek) hoş geldiniz, hoş geldiniz. Bir dakika beklerseniz...

...çok güzel pilavımız var. Su, Ateş verin.

Rahmetlinin de ruhuna değsin. Bir yiyin ya.

-Cenazemiz vardı da bizim. -Buyurun memur bey.

-Bora Gencay'ın cenazesi mi Kelebek? -Burada mı o?

-Buradaydı, buradaydı. -Şimdi nerede?

E, kıyak bir tekne aldı, denizin ortasına yol aldılar.

-Biz bakalım bir içeriye. -(Ateş) Abi bakın tabii bakın da...

...şunlardan birer lokma alsaydınız.

-(Su) Bir çatal, bir çatal. -Sevaptır be.

(Müzik - Gerilim)

-(Aslı) Çabuk, çabuk, çabuk! -(Lal) Nereye buradan?

(Aslı) Şişt, çok gevezesin!

(Müzik - Gerilim)

(Kapı açılma sesi) (Müzik - Gerilim)

Sen asma kilidin anahtarını vermişsindir inşallah Aslı'ya.

Vermedin mi?

(Müzik - Gerilim)

-(Aslı) Ya off ya! -Çok akıllıca gerçekten.

(Müzik - Gerilim)

(Kapıya vurma sesi)

(Kapı kırılma sesi)

Komiserim aşağıdan bir ses geldi.

(Müzik - Gerilim)

(Uzay) Ya yıl olmuş 2017. Bariyer mi kalmış işçi abilerim ya?

Kaldırın şunu, birbirimizin gözünün içine bakalım ya.

Ha? Anlaşamayacağımız hiçbir şey yok.

(Faryalı) Çekin ulan şunları çekin! (Kapak sürüklenme sesi)

Vatandaşın yolunu kapatıyorsunuz. Görüşeceğim sizinle sonra.

Ya hep kaba kuvvet, hep kaba kuvvet ama ya.

Tam ben ikna ediyordum adamları ama.

Derviş depoya indiriver beni.

(Müzik - Gerilim)

Açılmıyor komiserim arkasında bir şeyler var.

-Nereye çıkıyor burası? -Ee, depo komiserim.

Oğlum nereye çıkıyor dedim, neresi demedim.

Vallahi komiserim, ben hiç bilmiyorum çünkü...

...abim beni hep korkuturdu, bak burada yatır var sakın girme--

(Komiser) Kelebek!

(Polis telsiz sesleri)

Bilmiyorum komiserim.

(Ayak sesi)

(Kapı açılma sesi)

-Nasıl ya?

(Aslı) Eskiden otel ve restoran birmiş.

-(Lal) Ha depoları bir. -(Aslı) Aferin.

Derviş sizi öbür taraftan çıkaracak.

Sağ olasın.

(Müzik) (Araba sesi)

Ee...

...inmeyecek misin? İnsene.

Ay çocuklarından mı utanıyorsun yoksa?

Bora'yı bir çıkarsınlar önce.

Sen, nasıl utanmadan ineceksin peki bu arabadan hı?

(Müzik)

(Kuş cıvıltısı sesi)

(Ateş) Abi ne yaptınız?

Ne yapalım, siz ne yaptınız?

(Ateş) Ne yapalım?

(Sessizlik)

(Kapı açılma sesi) Nereye?

(Gözde) Gel, gel. (Kapı kapanma sesi)

Bir de çocuklarına anlat bakalım...

...bu bariyerleri buraya niye koydurdun?

(Müzik)

(Ateş) Baba sen mi koydurdun bu bariyerleri buraya?

Ha?

O korumaya çalıştığınız Bora satın aldı...

...sonra da mahkemeye verdi. Benimle bir ilgisi yok.

Ateş'in senedinin de seninle bir ilgisi yok değil m?

Ne senedi?

Baba ne senedi?

Anne!

(Komiser) Çıkın dışarı, bölgeyi arayın...

...yakınlardadır o hadi, hadi, hadi.

(Müzik - Gerilim)

(Su) Baba sen ne yapıyorsun ya? Hı ne yapıyorsun?

Merak etme kızım, her şey kontrol altında, sen babana güven.

(Evren) Buralar zaten sizin hakkınız. Hakkınız olanı alacaksınız o kadar.

Önce bir fazlalıklar bir temizlensin.

(Evren) Her şey, çok güzel olacak merak etmeyin.

(Komiser) Yakışmadı Faryalı, yakışmadı!

(Faryalı) Bir kere de yakışmasın be komiserim.

(Komiser) Çekilin, çekilin!

(Kapı açılma sesi)

(Marşa basma sesi)

(Polis) Yol ver, yol ver.

(Marşa basma sesi)

(Araba sesi) (Müzik)

(Müzik - Gerilim)

(Kapı açılma sesi) (Kapı kapanma sesi)

(Marşa basma sesi)

(Araba sesi) (Müzik)

(Müzik - Gerilim)

(Kapı kapanma sesi)

(Marşa basma sesi)

(Araba sesi) (Müzik)

Faz diyor ki Gümbet’teki evi de çevirmiş polisler.

Neredeymiş?

Ya peşimde araba var diyor. Büyük ihtimalle siviller.

(Polis siren sesi)

(Lal) Bora gel.

(Polis siren sesi)

Ne yapacağız Bora? Kos'u mu deneyeceğiz?

-Kos olmaz. -(Lal) E, ne yapacağız?

Evren'i gömmeden bir yere gitmem.

Gel.

-(Lal) Bora taksi geliyor. -(Bora) Hı hı.

(Müzik) (Araba sesi)

(Araba sesi)

(Kapı açılma sesi)

(Kapı kapanma sesi)

Polis her yerde sizi arıyor.

(Müzik)

Kızını sevdim, sana benziyor.

(Müzik)

Ben bunların hesabını soracağım sana.

Hıh? Niye? Ne oldu? (Telefon zili sesi)

Ailen, gerçek yüzünü gördü diye mi üzülüyorsun?

Geç bile kaldılar.

Tamam.

Efendim, savcı sizinle görüşmek istemiş.

Bir ara görüşürüz.

(Tekin) Öyle değil efendim. İfade için çağırmış.

O önce peşinde olduğu herifi yakalasın.

(Tekin) Avukatınız bir an önce gidin dedi.

Tekin sus ya!

Gideriz tamam.

(Müzik)

(Araba sesi)

(Müzik)

Otursana.

(Müzik)

(Üzüm) Efeymiş! Haa terbiyesiz!

-Cibilliyetsiz! -Yenge dur ya! Nereye!

Hıı soracağım o sahte Efe'ye!

-(Kelebek) Yenge dur. -Ya, otur yenge şuraya.

(Üzüm) Ya, ne oturayım gayri. Buraya deniz diye geliyor...

...gelen onca insan hı? Önünden suya giremedikten sonra...

...zaten üç kişi geliyordu. Onlar da gelmez gari.

Yenge arazi satılmış, satılmış. Yapacak hiçbir şey yok.

Ya zaten o da pişman. Otele gitti, ateş açtı ama ne yapsın alamadı.

(Üzüm) Yüreğim soğur hiç değilse. Önüne tükürürüm. Ha bunca...

...insan ne yiyecek, içecek kızım?

Çekirge sürüsü gibi, oldunuz zaten.

Birbirinizle de çiftleştiniz. Yakında bebeleriniz de olur.

-(Üzüm) Ha? -İyice delirdin ha yenge

(Faryalı) İyice kafayı yedin. Al oğlum yengeni.

Bu var ya, bu...

...yakında üçüz doğurur, bana mısın demez ha.

(Üzüm) Ne yiyecek bunların bebeleri.

Yok, ben henüz düşünmüyorum.

Ha kızım düşünmekle olmuyor ki zaten o iş.

(Yıldız) Ya Üzüm, tövbe tövbe!

Tansiyonun falan mı yükseldi senin?

(Üzüm) Ben bilmem kızım, nasıl verdiyse...

...gidecek geri alacak.

Ne mezarına, ne mezarıma bundan sonra.

Bakalım ne olacak?

Bence o adam deli. Bizim arkamızdan da ateş açmıştı.

(Uzay) Boşa iş yapmayalım.

Bir de deliliğini bana göstersin de göreyim bakalım.

Bir dakika ya...

...şimdi biz bu adama deli desek, yani, zaten deli de...

...yani ispat etsek o satış düşer.

Ya kaç ay olmuş oğlum, bırakın bu işleri.

(Uzay) Faryalı üstadım...

...ya, artık Evren amca da yok. Tek ustam.

Sevgili Faryalı mastır, hukuk ne için var?

Avukatlar, nereden para kazanacak?

(Uzay) Ya Göneç'in avukat ordusu var. Buldururum ben sana bir açık.

Hadi diyelim Haydar Efe deli. Bunu hayatta kabul ettiremezsin.

(Üzüm) He, o öyle oluyorsa...

...ben ona Japon olduğunu bile kabul ettiririm.

(Müzik)

Aslında...

(Müzik)

Ne yaptın? Maya nerede?

Kamyoneti almış Bora'yla o kızı yoldan toplamaya gitmiş.

Bulmuş mu?

Bulmuş, eve götürüyormuş.

Eve mi götürüyormuş? Nasıl eve?

Ne evi canım? Cık! Olur mu ev?

Neden?

E yok canım, olur mu ev? Olmaz.

Onu anladık da, neden olmaz?

Yahu polis molis, kaçak kuçuk. Giren çıkanı...

...Aslı kalıyor evde. Yok bırakmam.

Otele girip çıkmıyor muydu hepimizin evladı?

Öyle oluyordu.

Ya aynı şey mi? Burada ben de varım.

Tamam, ben bir yer bulacağım onlara.

Süha'nın yere aldırırız olmadı. Dur bakayım, arayıp sorayım.

(Müzik)

(Kapı kapanma sesi)

Güzelmiş burası.

Yücel buldu, sağ olsun.

Seni daha fala sıkıntıya sokmak istemeyiz.

(Bora) Muzo'yla Faz, ee...

...peşindekileri atlatsınlar, gelip alacaklar bizi.

Ne kadar istiyorsanız. Sen beni bolca misafir ettin.

(Maya) Şimdi sıra bende.

Burada bulurlar zaten bizi.

(Maya) Kimsenin burayı bildiğini zannetmiyorum, sözleşme yapmadık.

Yücel tamam dedi, emlakçı da bastı gitti.

Kendisinin de açamayacağı kapı yok.

(Maya) Ben içeriye geçiyorum. Siz böyle geçin rahatınıza bakın.

Sağ ol.

(Ayak sesi)

(Sessizlik)

Haber yok mu Muzo'dan?

Yok ama Gözde'yle konuştum...

...sana bir teklifi var.

(Lal) Tabii bu arada, söyleyemedim sana da.

Diyor ki ee, ben imzayı kızlık soyadımla attım.

(Lal) Yani istiyorsan, hisselerin kazanımı konusunda...

...evlenmeden önce, imza verdim diye beyan verebilirmiş.

Niye evlenmiş o zaman o herifle?

Ne bileyim? Herhalde köşeye falan sıkıştı.

Bir de bebekle ilgili falan da yalan söylemişti ya...

...başka ne olacak? -Hım sonra vazgeçti.

(Lal) Yani bir kumar oynadı. İşte elindeki her şeyi ortaya koydu.

Elinde, bir tek ben kaldım.

-Biraz öyle. -(Bora) Evet.

Ergüven'i kazanamadı...

...beni elinde tutmak istiyor.

Yani masada, hâlâ sen varsın. Yakalanana kadar.

Ben yakalanmam.

-(Lal) Gözde'yle görüşecek misin? -Yok.

Hiç güvenmiyorum ona.

Yani elindekiler de az buz değil.

(Bora) Öyle olsun.

Sonunda, ben kazanacağım.

İyi. O zaman kesiyorum ben irtibatı.

Yok kesme.

Ben de şimdi onu, Ergüven'e karşı kullanacağım.

(Müzik)

(Evren) Sayın Savcı'm, beni çağırtmışsınız da merak ettim.

Ben gerekli yardımı zaten emniyetteki bütün arkadaşlara yapıyorum.

Benim soracağım başka.

Yani elbette bana istediğiniz şeyi sorun da...

...bu arada Bora kaçarsa. Ya adamın Bodrum'da olduğu belli.

Ben de yerlerin isimlerini teker teker zaten verdim.

Ya bir talimat verseniz aynı anda...

...bütün yerlere baskın yapılsa, iki saatte iş biter.

(Evren) Bu adam, bir yerden çıkacak elbet.

İşimi senden öğrenmeyeyim, Evren Bey.

Estağfurullah Sayın Savcı'm, öyle demek istemedim.

(Savcı) Sen bana bir anlat bakalım...

...bu adam seni almış, kaçırmış şikâyetçi olmamışsın.

(Savcı) Aranızdaki husumet nedir?

Ya bizimki biraz ailevi.

Kız kardeşi rencide olmasın diye, bugüne kadar bir şey demedim...

...ama bu son yaptığı olaydan dolayı, çizmeyi epeyce aştı.

Korktuğun bir şey vardı madem...

...niye bizden koruma talep etmedin ki?

Yok, korktuğumdan değil.

Sadece, devletin maaşlı memurlarını...

...kendi özel işlerim için kullanmak istemedim.

İmkânlarımız var. Kendimiz hallediyoruz çok şükür.

(Savcı) Bak Evren Bey...

...ben seni buraya, bu işlerle ilgili bilmediğimiz...

...bir usulsüzlüğünüz, bir çıkarın var mı diye sormaya çağırdım.

(Savcı) Varsa bilelim. Ona göre davranalım.

Bora'dan sonra, senin de peşinden koşmayalım.

(Gülme sesi)

Elbette yok Sayın Savcı'm. Bunu, daha önce konuştuk zaten.

Peki, ben sormuş olayım da.

Da... Bu baskın işini ne yapacağız şimdi? Yani ne olacak sonuçta?

(Savcı) Sen, bildiğin bütün mekânların hepsini yaz.

Emniyetten arkadaşlar gelip alacaklar.

Bugün gün içerisinde, hepsine baskın düzenlenecek zaten.

(Savcı) Sen de her şeye burnunu sokma. Sorularıma cevap ver kâfi.

Peki. Sayın Savcı'm öyle olsun.

(Müzik - Gerilim)

Avukat; çözerim Haydar işini, diyor.

Zaten 65 yaşının üstünde olduğu için...

...satışta sağlık raporu şartmış.

(Uzay) Bunlar tapu mapu işlerinde, bir katakulli yaptılar herhalde.

İyi. Yürü hadi gidelim o zaman.

İkiniz mi gideceksiniz?

Ateş, hadi sen de gidiver onlarla.

Ben zaten Damat Ferit Paşa.

(Müzik)

(Kelebek) Bana hiç bakmayın abi.

E beni görünce, ters teper. Ben Su'yla efendi şekilde, pizzacıya gideyim.

(Faryalı) Yok, yok. Al, sen de kamyoneti, git onların yanına.

-Zaten seni görünce delirir. -Abi niye ya?

-Su, yalnız mı kalacak orada? -Ha, yapar o tek başına.

(Üzüm) Yazmayı bağlar başına, tam bir Anadolu kadını.

Yazma!

Şey, benim arabam var klimalı.

-Iyy, klima beni çarpar. -Açmazsın yenge.

Varken, niye açmayayım?

Bana, bana garezi bana.

(Üzüm) Ya ben senin doğmamış üçüzlerine, süt parası peşinde koşuyorum...

...öyle yan gelip yatırmam seni. Hadi yürü, yürü.

Yürü gari.

(Faryalı) Aslı hadi kalk, biz de Maya'ya gidiverelim.

Hadi sen de yine kamyoneti alırsın, gidersin oradan, onların yanına hadi.

-(Faryalı) Hadi. -Siz Maya'ya mı gidiyorsunuz?

He, onları alalım Süha'ya bırakalım.

Dönerim ben fazla durmam.

Sen bilirsin.

Yani...

...sana yardım etmek için ha. Tek başına kalma dükkânda.

Çok düşüncelisin.

(Yıldız) Bu bariyerlerle ilgili bir şey yapmayı...

...düşünmüyorsun o zaman herhalde.

Daha ne yapacağız işte? Yengem uğraşıyor.

Yani ortağın olarak, merak ettim de.

Ortağım mı?

Neyse.

İyi tamam, hadi gideceğim ben. Haydar'ın oraya gideceğim.

Hadi, hadi. Aslı.

Aslı keşke ben de gelseydim ya sizinle.

Allah Allah! Niyeymiş?

Ee...

...yok artık ya! Ne alâkası var?

Kızla aynı yere. Vallahi keseceğim kendimi ha!

Aslı utanıyorum zaten. Niye böyle yapıyorsun tamam?

Beter ol!

Gel, gel.

(Öpme sesi)

-Ne bu şimdi ya? -Bir vuracaksın, bir seveceksin.

Sen kimden alıyorsun bu teknikleri?

İçgüdüsel.

Ben kendimi, Haydar'a vurdurur gelirim yanına.

Açılırız sonra denize, ben böyle saçmaları toplarım...

...sırtından kayalıklarda. -Hıı ben de halay çekerim.

Tamam, hadi, yeter bu kadar nostalji. Seni bekliyorlar git.

Şey, bana yazma getirsene bu arada.

"Yazması oyalı kundurası boyalı"

"Yar"

-(Faryalı) Kelebek! Geldim abi.

(Sessizlik)

(Üzüm) Hımm aç, aç, aç sarı çıyan aç. Boynuma, boynuma ver.

-Çıyan! -Hıı çarpmaz.

Kulaklar da biraz ağır ama hadi neyse.

(Üzüm) Bana bak duyuyorum ben. Seni kulaklarından asarım ha.

(Kapı açılma sesi)

(Kapı kapanma sesi)

Gerçekten, çok eğlenceli bir gün beni bekliyor beni.

Sen de geldiğinde, oğlum vampir gibi bir şeydin...

...şimdi, yumurta gibi çocuk oldun maşallah.

-Şey saçları da güzeldi. -(Üzüm) Sen kendi saçına bak.

Kadınbudu dudak. Hadi bas, bize sür.

(Telefon zili sesi)

Gözde arıyor.

-(Lal) Söyle Gözde. -(Gözde ses) Abimle görüşmek istiyorum.

Abinin seninle görüşecek bir şeyi yokmuş.

Teklifimi ona söyledin mi?

Söyledim. Sana güvenmiyormuş.

(Gözde ses) Yanında mı şu an?

Dur biraz uzaklaşayım.

Lal bak, abimi ikna etmek zorundasın.

Sana tekrar güvenmesini sağlamamız lazım.

(Gözde ses) Bugün sizi, körfezden kaçarken gördüm.

(Gözde ses) Evren yanımdaydı. Eğer başka bir niyetim olsaydı...

...orada söylerdim.

Ben abime, gerçekten yardım etmek istiyorum ya.

O zaman, şöyle yapıyoruz.

Sen Evren'in yanında dur...

...bana yapacağı her şeyi, önceden haber ver.

Bora da yem olmadığına inanırsa, senin samimiyetine güvenir belki.

-Savcıyla görüşecek bugün. -Evren mi?

(Gözde ses) Evet.

Ne konuştuklarını öğrenmeye çalışırım.

Tamam, haber ver.

(Müzik)

Sesini duymaya bile, tahammül edemiyorum.

Ömrüm boyunca, kimse beni böyle hayâl kırıklığına uğratmamıştı.

(Maya) Bir şeyler hazırladım hadi.

(Müzik)

Şerife...

(Keçi sesi) ...çok yalnızım kız.

Herkes kızıyor bana ha.

(Horoz ötme sesi)

Neymiş? Araziyi sanki... (Keçi sesi)

...para için satmışım.

Vallahi değil kız.

Sadece, kızdığım için sattım.

(Keçi sesi)

Ben hayatım boyunca, hep Üzüm için yaşadım.

Baksana şu halime...

...buna yaşamak denir mi hiç? (Keçi sesi)

Söylesene kız...

...kalbi atmayan birisi, yaşar mı hiç?

Ha söylesene?

(Keçi sesi)

Bee!

Neyse ona da şükür.

Hiç değilse, bir aksiyon haber oldu. (Gülme sesi)

(Haydar) Senin Allah iyiliğini versin.

(Uzay) Aa, ben buraya gelmiştim daha önceden Alara'yla...

...böyle İtalyanlarım çamur olmuştu.

Hani, benim seni döveceğim gündü değil mi o?

-Herhalde. -(Uzay) Olabilir.

Oğlum, eskiden ne güzeldi ulan. Hayata karşı, bir amacım vardı ya.

Düşmanım kalmadı ondan böyle oldu.

(Uzay) Ya sana karşı artık eskisi gibi nefret duyamıyorum.

Kötülük etsem de bir yere kadar oluyor.

Sonsuz bir kötülük arzusu hissetmem lazım.

(Uzay) Öbür türlü olmuyor, yarıda kalıyor.

Sen ne konuşuyorsun ya?

(Araba sesi) (Ateş) Yenge, yenge.

-Hı. -(Ateş) Geldik, geldik.

Haydar. (Kapı açılma sesi)

(Keçi meleme sesi)

(Haydar) He tamam.

-(Haydar) Me. -(Üzüm) Haydar, Haydar.

Haydar.

(Kapı kapanma sesi)

(Ateş) Yenge bir sakin.

-(Üzüm) Haydar! -Geldi.

-Şerife geldi, Allah'ıma dinime geldi. -(Üzüm) Haydar!

(Üzüm) Haydar!

(Keçi meleme sesi)

Senin boyun posun devrilsin, inşallah.

-Âmin. -(Üzüm) Gözün kör olsun, inşallah.

(Keçi meleme sesi) Senden gelen, beddua bile olsa...

...kabul, âmin.

İşte, doğu toplumunun bu teslimiyetçiliğine bayılıyorum ya.

Damat, sen mi getirdin ulan?

Allah razı olsun.

(Ateş) Haydar amca.

Üzüm yenge, sana bir şans daha verecekmiş.

Şans yok. Eşek gibi diyeceksin, eşek gibi yapacaksın yapacağını.

Ondan sonra, gene sana bakmak yok.

Ama sen böyle yaparsan, adam yapmaz ki bizim istediğimizi.

(Üzüm) Yapacak, yapacak.

(Üzüm) Hıh. Yapacak.

(Üzüm) Yapacak.

Iı, ne yapacağız?

(Üzüm) Hı.

(Ateş) Haydar amca gel, otur, bak.

(Ateş) Haydar amca.

(Keçi meleme sesi)

Bir dilekçemiz var, senin imzalaman gereken.

Ne yani? Malı mülkü mü vereceğim?

Ya mal mülk derken, gözlere bak.

Malınla gömül inşallah.

Çil çil altınların içinde boğul, e mi?

Âmin, inşallah.

Ya her şeye âmin deme, dilin tutulsun inşallah e mi?

(Ateş) Haydar amca şimdi senin bu sattığın arazi var ya...

...bizim otelin orada hani.

-(Haydar) Heh. -(Ateş) Heh.

Şimdi bu dilekçe, seni kandırdıklarına dair bir dilekçe.

O yüzden bunu imzala, buradan mahkemeye gidelim.

He, bir de deli raporu alacağız.

Onu iliştireceğiz oraya.

(Uzay) Durun, durun. Deli raporu sonraymış.

Avukat bana vaktini söylememişti. Öyle hemen kafana göre, alamıyormuşsun.

Mahkeme falan istermiş, sonra biz alıyormuşuz.

Oho!

Oğlum, aylar sürer ulan o.

(Ateş) Eyvah, eyvah.

Bizim sezonu kaçırırız o zaman biz.

Hop hop, bir dakika, bir dakika.

Ne delisi ya? Deli, ben, koskoca Haydar Efe.

(Üzüm) He, deli değil misin?

(Üzüm) Hem delisin, hem ihtiyarsın, hem bunaksın.

(Keçi meleme sesi)

(Haydar) Alın raporu, hemen fotokopisini de çektirin.

Berbere asın, kahveye asın, sokaklara asın...

...zaten hakkımda, söylenmeyen şey kalmadı.

Bir de bunlar konuşsunlar. (Keçi meleme sesi)

Şerife, Allah'ını seversen birazcık sus.

Ya tamam alamıyoruz dedi zaten Haydar amca, niye bu kadar sinir yapıyorsun?

Bir dur.

(Üzüm) Ah.

(Haydar) Ya aslında. (Nefes sesi)

O rapor için...

...iki gün önce bana, mahkemeden gün verdilerdi.

Niye?

Ya Bora kovboyunun otelinde, etrafa ateş açtım ya, onun için.

Ee, tamam da seni Bora şikâyet etmemiştir ki Haydar amca.

Ya o etmemiş zaten.

Müşterilerden birisi çok korkmuş...

...kamu davası açmışlar.

Avukat dedi, şu raporu alalım dedi.

Şu mahkeme bitsin dedi, ben onu bile kabul etmedim.

Bu yaştan sonra soksunlar beni hapishaneye, orada hiç olmazsa...

...yeni yeni arkadaşlarım olur, hiç arkadaşım kalmadı dışarıda.

Heh, bu yaştan sonra gayri mahpusta mı?

Ya tamam, o zaman bugün gidelim alalım raporu...

...bir sonraki davada işlemleri hızlandırır...

...yani delidir ne yapsa yeridir deriz.

Ya tamam o zaman, boş boş konuşma da ara şu avukatı.

Zaten sen, arsanın tapu satışında rapor almamıştın değil mi?

Ya, ben tapuya mapuya gitmedim ya.

Usulsüz işte bu satış. Sana bir yerden uydurma sağlam raporu almışlar.

Ana, dolandırıcılar.

(Ateş) Uzay, Uzay o zaman dur, aramışken şeyi de sor.

Bu ateş açma davasında hani bir rapor alırsak bir işe yarıyor mu...

...onu da sorsana.

Teksas'a döndü iyice buralarda.

(Haydar) Ben. (Keçi meleme sesi)

Koskoca Haydar Efe kendini kocamış, bunamış dedirtmem.

Şerife Allah'ını seversen her şeye karışma. Aynen Üzüm gibisin he.

Olmaz ol inşallah e mi?

(Keçi meleme sesi)

İki gün önceki raporu alsın, yoksa ceza yer dedi.

(Uzay) Avukat usulsüz satışa karşı dava açacakmış.

Bunu da delil olarak kullanacağım...

...o yüzden benim için önemli, işimize yarar dedi.

Haydar amca, gözünü seveyim ne olur ya?

Gel şu oteli kurtaralım bak. Hı?

Olmaz oğlum.

Olmaz ol inşallah, e mi?

Üzüm yenge.

Âmin.

(Müzik - Hareketli)

(Faryalı) Ya tamam koçum tamam, dünyaları yedin hadi kalk, kalkıver.

(Faryalı) Kalkalım hadi, yavaştan Süha'nın oraya geçiverelim Bora.

(Bora) He tamam.

Bence burada kalsınlar. Polis gelecek olsa, çoktan gelirdi buraya.

(Maya) Burası daha güvenli.

(Telefon zili sesi) Ya Süha.

(Telefon zili sesi) Süha biz de çıkıyorduk.

(Lal) Efendim Muzo.

(Faryalı) Ne? Nasıl?

(Faryalı) Seninle ne alakası var?

İyi tamam, kapat.

Ne olmuş?

Süha'nın orayı polisler basmış.

(Bora) Süha kim ya? Ben tanımıyorum ki. Yani niye basmışlar orayı?

Benimle alakası var.

Evren'in işidir bu, şeytanın, kesin.

Tamam ya çocuklar, bir yer ayarlamışlardır.

(Lal) Bora orayı da basmışlar.

(Bora) Mezbahayı mı?

Evet. Yani Güllük'te bir tane de yedek ev vardı orayı da...

...ya tıkıldık kaldık buraya, ne yapacağız?

Buraya gelmediler, demek ki burayı da bilmiyorlar daha.

Bulurlar, bulurlar burayı da bulurlar.

Tamam, ben güzel bir yer buluvereceğim size. Hadi kalkın, kalkın.

(Maya) Olmaz öyle şey.

(Maya) Bence burada kalın, hayatta göndermem.

Neyi bekleyecekseniz, kaç gün kalacaksanız burada kalacaksınız.

Burası daha güvenli.

Hem mantıklı.

(Müzik - Duygusal)

Yürü ulan hadi.

(Faryalı) Yut tamam ya, yürü.

(Kapı açılma sesi)

(Kapı kapanma sesi)

(Uzay) Şimdi Haydar Efe amcacığım, şöyle yapsak...

...gitsek bu raporu alsak.

Sonra bir daha gidip akıllı raporu alsak...

...desek ki bu adamın aklı gitti geldi.

(Keçi meleme sesi)

Aklına bir şey gelmesin de...

...çok zekice bir laf bu he.

Dur aklıma bir şey geldi.

(Haydar) Ben şu tüfeği alsam...

Ne yapıyorsun Haydar Efe amca?

(Haydar) Yok, yok misal olarak.

(Haydar) Şimdi ben bunu vursam...

...sonradan da yatırıp, saçmaları tek tek temizlesem.

O zaman, suç tam olarak oluşmuş olmuyor.

Olmuyor Haydar amca.

(Üzüm) Ya, çoluk çocuk perişan oldu senin yüzünden be.

Bu dünyanın altı da var. Orada da bakmayacağım senin yüzüne.

Üzüm'üm, ben seni de düşünüyorum. Ondan böyle olmazlanıyorum.

Ya neyimi düşünüyorsun? Yalancı.

Ya bu rapor olursa, evlenemem seninle.

Allah muhafaza, dul kalırsın kız.

Tövbe tövbe ya Rabbi. (Gülme sesi)

Ya Haydar Efe amca, sen zaten birazcık geç kalmadın mı ya?

(Gülme sesi)

Göreceksin.

Ölmeden alacağım ben bu Üzüm'ü.

Ya ne diyorsun be adam?

Üf, tövbe tövbe ya!

(Haydar) Bu oğlan sopalık he.

(Haydar) Benim yaşama sebebim Üzüm.

Alacağım, telli duvaklı düğün yapacağım.

-Düğününde de zeybek oynayacağım. -(Üzüm) Tövbe ya Rabbi...

... euzu billahi mineşşeytanirracim. Bismillahirrahmanirrahim...

...yüce Rabbim.

(Üzüm) Bir gün şaşırtır da bu Haydar'a he dersem...

...bunun benim torunlarıma, yeğenlerime yaptığını hatırlat da...

...ya Rabbi, bana yardım et e mi Allah'ım? E mi Ya Rab?

Üzüm'üm.

Bir dakika, bir dakika sizinle konuşmuyor şu an.

İnsanoğlu beşer, şaşar. Bir gün bu Haydar'a he dersem...

...kurban olayım Rabbim, he demeden orada canımı al ya Rabbi.

Allah göstermesin Üzüm'üm, tövbe de kız, tövbe de tövbe.

Sen tövbe de, sen de he de artık Haydar amca da hadi, imzala şunu da...

...gidelim ne olur?

Olmaz oğlum, o rapor olursa hükümet nikâhı düşmez.

(Üzüm) Ay akıllara bak ya Rabbi.

Ben bu yaştan sonra, sana he dedikten sonra...

...nikâh memuruna ne hacet?

Cümle âlem, şahit zaten.

Ana, kabul etti gibi geldi bana.

-He dedi gibi geldi ha. -He öyle bir şey demedim ben.

Dedi gibi.

Bence de dedi gibi geldi.

(Hep bir ağızdan) Dedi, dedi.

Öyle bir şey demedim.

Haydar amca, kız evi naz evi.

Çok iyi gidiyorsun.

Bence böyle devam et.

Baksana, sana bakışları yumuşadı.

(Ateş) Böyle devam et.

Bak, bak. Hı? Bence gayet güzel bakıyor yani şu an sana.

-Güzel mi bakıyor? -(Ateş) Çok, çok.

-Bana öyle gelmiyor ya. -(Ateş) Öyle öyle.

(Keçi meleme sesi)

Peki.

Şimdi ben o raporu alırsam...

...sizin işleriniz yoluna girecek mi?

Kesin gibi bir şey.

Peki, Faryalı da küslüğü bozacak mı?

Bozacak.

Senin, bana güzel bir şey diyen dilini yerim ben.

Bakın çocuklar.

(Haydar) Tamam.

Götürün beni doktora.

Alalım o raporu.

(Haydar) Yalnız, kimsenin haberi olmayacak. Hı?

(Haydar) Ezkaza, hani birinin haberi olursa...

...bu tüfekle sizi teker teker vururum.

Elimde raporum var, kimse bir şey diyemez. Hı?

Oh be. Hadi imzala gidelim Haydar amca, hadi.

Kız bana bak. Burayı imzalayınca varacaksın bana değil mi?

Varmazsa kaçırırız Haydar amca ya.

Vallahi, hiç belli etmiyor ama delikanlı ha.

Çak, kaçıracağız.

(Ateş) Hadi.

Ben öyle bir şey demedim.

(Ateş) Haydar amca, hep naz hep naz evi bunlar.

Normal, sen devam et amcacığım.

Bana da öyle geliyor.

(Müzik - Hareketli)

Bugün biter mi Haydar amcacığım?

Bitti, bitti.

Hadi psikoloğa gayri, yürüyün, koşun.

(Ateş) Uzay, Uzay gel.

Sen bunu al, avukata götür tamam mı?

Eğer işe yarayacak başka bir şey lazım olursa, bana haber ver...

...ben gelip halledeceğim. Hadi.

Tamam, ben işleri halledip gelirim. Burası çok eğlenceli ya.

Tamam, tamam hadi fırla sen. Kelebek gelecek, alacak bizi.

Kızım deden evleniyor.

(Haydar) Düğüne seni de götüreceğim, vallahi billahi.

(Haydar) Ben zeybek oynayacağım, sen seyredeceksin.

"Hey gidinin efesi"

(Araba sesi)

Abi takma bu kadar ya.

Neyi oğlum?

Bu Bora, Maya falan.

Önüne bak önüne.

(Nefes sesi)

-Yani ben şeyden diyorum abi. -Şişt, sus.

Cık.

(Kelebek) Neden doğru soruları sorunca, günah keçisi ben oluyorum?

Ben bu soruyu soruyorum, çünkü neden? Hazırlıklı ol istiyorum abi.

(Kelebek) Çat diye, Yıldız abla sorsa ne olacak?

Ya çek sağa.

-Abi bir şey demedim ya. -Ya, çek sağa.

(Kelebek) Abi yok, tamam abi sakin, abi sakin, tamam.

(Faryalı) Çek sağa, dur.

(Faryalı) Asker arkadaşın mıyım, böyle konulara giriyorsun?

(Kelebek) Abi. (Kapı kapanma sesi)

-Abi. -(Faryalı) Vır, vır, vır.

(Müzik - Duygusal)

(Faryalı) Ulan.

(Müzik - Duygusal)

(Faryalı) Tövbe tövbe.

(Müzik - Duygusal)

(Ercan) Şimdilik, verdiğiniz mekânların hepsi temiz.

(Ercan) Kendini göstermediği sürece güvende.

Saklanabiliyorsa kaça da bilir.

Neden kaçmıyor acaba?

Husumet.

Hâlâ benden intikam alacak gücü olduğunu sanıyor da ondan.

Peki foncular. Onlara güveniyor olabilir mi?

(Gülme sesi)

Ya sen, beni iyice unutmuşsun Ercan Bey.

Ben bunun arkasındaki adamı aradım.

Amerika'daki, Jefferson.

Muhatabın sen olduğunu, biliyorlar yani.

Vallahi herif kaçak.

Muhatabın da başka biri olduğunu biliyorlar.

Akıllıca.

Bu adamlar, kendi adamlarını asla satmazlar.

Ama işleri bitince, yine kendi elleriyle zehirlemeyi özellikle tercih ederler.

Tasma sahibi ne zaman geliyor?

(Kapı açılma sesi)

Hıh, geldi.

(Kapı kapanma sesi)

(Müzik - Gerilim)

(Evren) Ee, sen eve gitmiyor muydun?

Hatırlarsan bu otelin yönetim kurulu başkanı benim.

Bu oda da benim.

Aa, hatırlattığın iyi oldu.

Ercan Bey, şu belgeleri bir hazırla da...

...şu hisselerin satışıyla ilgili.

Gözde Hanım, buradayken imzalasın.

Ne satışı?

Koskoca şirketlerin hisse sahibiyiz de ben ortada bir zenginlik göremiyorum.

(Evren) Bir an evvel satıp paraya çevirelim.

Hem daha balayına çıkmadık yahu.

(Gülme sesi) (Evren) Maldivler'e para lazım.

(Müzik - Duygusal)

(Su) Evet, evet aynen Face'de gördüm.

Ya ne yok? İnanılmaz zaten.

Oranın keman bölümü de efsane.

Yok canım, hak ediyordun.

(Su) Ben?

(Su) Ben, şey, hi.

Iı.

(Su) Biraz boşladım bu ara.

(Su) Hı, yani çok şey yapamadım.

Yok, yok hiç bırakmadım, bırakmadım.

Çalışıyorum yani işte.

Çalışacağım. (Gülme sesi)

Aynen.

Aynen canım, tamam.

(Erkek) Pardon.

Bizim pizzalarımız nerede kaldı acaba?

(Su) Görüşürüz, tamam mı? Ben seni şey yapacağım, arayacağım.

(Su) Hadi bay bay.

(Müzik - Hareketli)

Geliyor.

(Müzik - Hareketli)

-(Lal) Gözde aradı. -(Bora) Hı.

Ne diyor?

Yani henüz bir şey yok ama Evren otel hisselerini satışa çıkarmış.

Gözde'den de imza istemiş, ben de verme dedim.

Yanlış yapmışsın.

Hani eğer, Gözde bize istediğimizi verecekse Evren'e yakın durması lazım...

...istediğini yapması lazım.

Ya tamam da hisseleri satmaya başlarsa, onun sonunu alamayız ki.

Ya Lal, birkaç milyon dolardan bahsediyoruz onun olsun ne olacak?

(Lal) Tamam.

Yani, bu noktaya geldikten sonra hâlâ bu haldeysek...

...bence kazanırız.

-Siz, özel bir şey mi konuşuyordunuz? -Yok gel.

(Lal iç ses) Evren'e istediğini ver.

(Bora) Sen Atina'ya gidecektin, ne oldu?

Yücel, kesin bir şey söylemeyince öyle kaldı.

Kaçacaksak, adresimiz de belli oldu.

Duş falan almak isterseniz, havlu koydum içeri.

Sağ ol.

Sağ ol.

(Sessizlik)

(Kapı kapanma sesi)

(Horoz ötme sesi)

Bana bak, o herifin ne işi var ulan burada.

Ben onun arabasına binmem.

Nereye gideceğimizi biliyor mu o?

Haydar amca, o gelmiyor zaten ya, onu alır mıyım ben, yanımıza?

Ba'sü ba'de'l-mevt…

(Kelebek) Ben dedim, ben dedim yenge al işte.

(Üzüm) Geleceksin.

-(Kelebek) Ya, neyine lazımım ben yenge? -(Üzüm) Şeytan azapta gerek geleceksin.

Oğlum bana bak, galerici gelmeden şu kasanın arkasına saklan...

...o arabaya bindikten sonra da hemen kasaya atla yat.

Yat! Köy yolunda, kasaya yatmak ne demek sen biliyor musun?

(Ateş) Tamam kardeşim o zaman yatma, yatma sen bilirsin.

Ama yarın öbür gün de yatacağın yerin olmayacak, söyleyeyim sana.

Tamam, tamam, tamam.

(Müzik - Hareketli)

Gönderdim.

İyi, bana bak.

Faryalı'ya söyle.

Raporu alır almaz akşam, Üzüm'ü istemeye geliyorum ha.

(Ateş) Oo!

(Ateş) Olur Haydar amca, olur.

Hazır gitmişken, Aslı'yı da isteriz hı?

(Haydar) Manyak mısın oğlum ulan?

Aslı'yı Faryalı'dan niye istiyorsun?

Merak etme sen, babasından isteriz.

Sen bilmiyorsun olanları, sana kimse bir şey söylemedi mi?

Ne haberi? Ne kimse bir şey...

Bana bak, Asım'a bir şey mi oldu yoksa?

Tövbe Haydar amca öyle bir şey olmadı da, yani.

Neyse ben sana sonra şey yaparım hadi gel geç kaldık hadi.

Ulan oğlum ben sana ne diyorum ulan? Tam üç aydır bu araziyi sattığımdan beri...

...bir tek Allah'ın kulu gelip şurada benimle sohbet etmedi ha.

Tek başıma kaldım burada tavuklarla, keçilerle.

-Haydar amcam benim, Haydar amcam benim. -Eyvallah.

-Her şey, her şey düzelecek amca. -(Haydar) Eyvallah.

-(Ateş) Gitti, gitti. -(Haydar) Hiç sevmiyorum o oğlanı ya.

(Müzik - Hareketli)

(Öksürme sesi)

(Haydar) Üzüm'üm merhaba.

(Araba sesi)

(Haydar) Oğlan ne dersin?

-(Ateş) Haydar amca, emniyet kemeri. -(Haydar) Tamam, tamam.

(Haydar) Bunun kemerleri de tozludur ya neyse.

(Haydar) Kendi gibi pistir.

(Araba sesi) (Müzik - Hareketli)

(Yıldız) Hoş geldin.

Ne yaptın?

Ne yapayım? Fava, börülce, atom filan.

Sen ne yaptın?

İyi.

Maya'da kaldı, Bora.

En güvenlisi olmuş.

(Müzik - Duygusal)

(Ayak sesi)

Sen iyi misin?

İyiyim.

Ne oldu? Niye sordun?

Niye sormayayım? İyi misin, değil misin diye merak ettim.

Bir şeye canın sıkıldıysa onu söyle, niye tersliyorsun ki?

Ne yaptım? Geldim buraya oturdum.

Hâlâ sesin yüksek.

Bir şeye canın sıkıldıysa onu söyle.

(Müzik - Duygusal)

(Yıldız) Sen Bora'nın, Maya'da kalmasına mı bozuldun?

Laf nasıl buraya geldi, anlamadım.

Senin tavrın getirdi buraya lafı.

Yıldız, Allah'ın aşkına.

Bir şey söyleyeceksen bana doğrudan söyle.

Niye taktın şimdi anlamıyorum.

Senin bir şeye canın sıkıldığında gözlerinin içi boşalıyor görüyorum.

(Yıldız) Sonra diyorum niye canı sıkılıyor? Bu da benim canımı sıkıyor.

Tamam mı?

(Ayak sesi)

Nereye?

(Yıldız) Az işim var.

(Nefes sesi)

(Müzik - Duygusal)

Al bunları, Evren'e götür.

Ne için imza attığımı da abime yetiştirmene gerek yok.

Onun onayıyla attım.

(Ayla) Gözde Hanım, ben--

Ben de çok iyi biliyorum, Evren de çok iyi biliyor.

O yüzden, seni hâlâ burada tutuyor zaten.

Benim kimseyle irtibatım yok.

Ama sizin varsa baş sağlığı dileklerimi iletin lütfen, Bora Bey'e.

Güzel, son ana kadar renk vermem diyorsun yani.

O da sağlam sinir ister tabii.

(Gözde) Ayla.

Hani şu, geceliği 20 bin dolar olan süit var ya.

-İngilizlerin işlettiği. -(Gözde) Hıh.

Bizim üzerimizden, bir rezervasyon yapılmış bugün.

Ya bakma öyle, şaşkın şaşkın. Hesaplardan görüyorum.

(Gözde) Öğren bakalım Evren kimin adına rezervasyon yaptırmış.

Şu geceliği 20 bin dolar olan özel misafir kimmiş?

(Müzik - Duygusal)

(Evren) Bırak bırak.

(Evren) Sağ ol.

(Müzik - Duygusal)

(Kapı açılma sesi)

(Kapı kapanma sesi)

Ercan Bey.

(Evren) Soracaksın, soracaksın da soramıyorsun değil mi?

Bizim iki milyon nerede diye, hı?

Jefferson gitsin halledeceğiz.

Alırız Evren Bey alırız, o iki milyonu çoktan hak ettik biz.

Ticaret o ki, ikiyi nasıl on iki yaparız?

(Evren) Jefferson'un uçağı, yarın öğlen iniyor.

Herifi İngilizlerin oteline yerleştirdim.

Bora'nın polisten nasıl kaçtığını...

...İngilizlerin kendisinden dinlesin diye.

(Sokak ortam sesi)

(Haydar) Bana bak.

Çek o feneri gözümden.

Tavşan mıyım ben?

Böyle huysuz bu.

İhtiyarladıkça iyice huysuzlandı.

(Haydar) Bana bak.

O çekici bırak yerine.

Fenerle, çekiçle sen benim aklımı yerine mi getireceğini sanıyorsun, hı?

Haydar amcacığım.

(Ateş) Neden bırakmıyorsun ki doktor bey işini yapsın?

Biraz ona müsaade et de işini yapsın...

...biz buraya gelmeden önce, ne konuştuk? Nereye gidecektik seninle?

-Seninle bir yere gidecektik ya biz. Hı? -Nereye gidecektik?

(Ateş) İşte gelmeden önce hatırlasana konuştuk hani.

-Dedik o kadar nereye gidecek-- -Tamam ya tamam, tamam.

Buradan çıkınca Zeki Müren'in evine gideceğiz.

Keçi sütü götüreceğim.

-(Doktor) Zeki Müren? -(Haydar) Evet.

Yolunuz bayağı uzun yani.

(Haydar) Olabilir ama gencim.

(Haydar) Bana yol dayanmaz.

(Haydar) Devamlı müşterimdir.

Her gün bu saatlerde, benden keçi sütü alır.

Keçi sütüyle banyo yapar, her gün.

Neden? Bil bakalım.

(Haydar) Çünkü keçi sütü...

-...sese çok iyi gelir. -(Ateş) İyi gelir.

Zavallı. Sanat güneşimiz, hâlâ aramızda zannediyor.

Ya keşke, öyle bir şey olsaydı ama rahmetlik.

Haydar Bey.

Sene kaç?

(Haydar) Ya.

Çiftçinin seneyle ne alakası var ki ya, ne yapacağız?

(Üzüm) Söylesene.

Her şeyi domuz gibi biliyorsun, seneyi mi bilmiyorsun?

(Haydar) Ya bilmez olur muyum?

(Haydar) O biliyor mu, bilmiyor mu? Onu sınıyorum.

E, ben 47 yaşında olduğuma göre.

Iı.

Sene 1987.

Peki, Haydar Bey.

Sizin için efe diyorlar, nereden geliyor bu efelik?

Kıbrıs'tan.

(Haydar) İlk silahı elime askerken Kıbrıs'ta aldım.

Kırk yıldır da bırakmadım.

Ta, oradan geliyor.

-40 yıldır? -(Haydar) 40 yıldır.

Hani sene 87'ydi?

Kim dedi?

Ben 87 falan diye bir şey, dedim mi?

Zaten 87'yi ben hiç sevmem.

Ben 99'u çok severim.

(Haydar) Özellikle 1999'u.

(Haydar) Neden?

Çünkü 1999'da Üzüm Hanım, dul kaldı.

(Haydar) İnanır mısınız?

Bodrum'un ortasında.

Bir nara patlatmışım.

(Haydar) Ta Fethiye'den duyuldu.

(Nara sesi)

Heyt ulan diye.

Bir de kafama esti, zeybek oynadım.

"Hey gidinin efesi"

"Efesi, efelerin efesi"

Haydi bre koçlar.

Ne çekiyoruz bak gör.

Ben gördüm göreceğimi hanım.

Gel Haydar amcacığım, gel.

Dâhiliye falan da görsün, diğer bütün doktorlara da gösterin.

Heyet karar verir.

Yalnız benden size bir tavsiye, insan içerisine çok fazla çıkarmayın.

(Ateş) Tabii, tabii.

(Vurma sesi)

Gel.

(Keman sesi)

(Düşme sesi)

(Keman sesi)

(Erkek) Pardon, bizim bir dört peynirli vardı.

Hemen geliyor.

(Çarpma sesi)

(Keman sesi)

(Üfleme sesi)

(Keman sesi)

(Fotoğraf çekme sesi)

(Fotoğraf çekme sesi)

(Keman sesi)

(Su) Buyurun.

-İçecek istemiş miydiniz? -Kola vardı.

(Su) Hemen getiriyorum.

Biz hesap istemiştik.

Tabii hemen.

Bir de şu müziği bir değiştirsek.

Tabii.

Gıy gıy başım şişti vallahi.

(Keman sesi)

Iı yalnız sizin o gıy gıy dediğiniz şey çok zor yazılmış bir parça.

Ee?

İnsanlar bir ömür veriyor bunları çalabilmek için.

Ee?

(Keman sesi)

(Kafe ortam sesi)

(Sıkıştırma sesi) Aa!

(Zıplama sesi)

(Nefes sesi)

(Kadın) Tiramisu var mı acaba?

(Müzik)

(Yıldız) Faryalı...

(Yıldız) Havuzcu geldi, sen çağırmışsın.

Çağırdım da ben onu rezervasyon var diye çağırmıştım.

Şimdi paravan maravan, kim gelecek kalacak burada?

Ne bileyim işte adam bakım diyor, onarım diyor.

Havuzu dolduracağım diyor.

Git konuş da bari başlamasın.

(Müzik - Duygusal)

Pu! (Bip)!

(Telefon zili sesi)

Kelebek, ne yaptınız Haydar'ın işini?

Ha, abi birtakım şovlar yapıldı. Oluyor.

(Kelebek ses) Zaten yengem de yanında.

(Kelebek ses) Bütün röntgen, tomografi ne varsa çekildi abi.

(Kelebek ses) Raporu da yarın alırmışız.

Şöyle bir durum var. Bu arkadaşlar satış işleminde bir katakulli yapmışlar.

Yani sahte evrak kullanmışlar. O işi de haftaya çözeriz dedi.

İyi tamam.

Ben de iyiyim abi sağ ol, nefes alıyorum. Keyfim yerinde, aynen.

Ya kapa kapa tamam.

Ayıptır be.

-Eyüp'üm ne yapıp durursun? -İyi abi, geldik.

-İyi sen o işi sonra yapıver olur mu? -Sonrası mı var abi? Sezon?

Yok, sezon gelmedi bize daha.

-Tamam. -İyi abi toparlanıyorum.

Sen de gelen İngilizleri, minyatür kale futbol oynatırsın.

Patlattın ulan yine espriyi, ha. Komik!

Hadi, hadi toplanıver.

Tamam abi sen gene tersinden kalkmışsın. Ben gidiyorum.

Temmuz sonuna kadar da doluyum. Ararsan bulursun.

(Eyüp) Var Bodrum'da 3000 havuz, 10 havuzcu.

En gevezesi de bize düştü ha.

(Faryalı) Hadi toplan.

(Müzik)

-Teşekkürler. -Afiyet olsun.

(Kuş cıvıltısı sesleri)

Off işe yaramak çok zor ya. Gerçekten çok yoruldum bugün.

Bugün ne işe yaradın çok merak ediyorum.

Bak sana kâğıtlarla, belgelerle konuşayım.

Tabii sen şimdi mirasçı konumunda olduğun için...

...benim gibi asil üye olmadığın için bilmezsin.

Otelimizi, önündeki bariyerlerden kurtarmak için, adliyeden geliyorum.

Oluyor mu bari?

Yani bensiz süreci Ateşlerin pek becerebileceğine inanmıyorum ama...

...yarın da o işe yararım.

Uzay boş boş konuşma ya, bir yürü git.

Su senin bir kemanın vardı ya. Ne oldu ona?

Hayır yeteneğinde gitti, senden geriye ne kaldı?

Bak pis su var kovada.

Hayır sezon açılıyor da yakında burası İngiliz, Rus kaynar.

Yani sonra senin Kelebek'i bu kuytu köşelerde yakalama.

Hayır, Dostoyevski'yi piyanonun üzerine koyuyorlar. Hem okuyorlar, hem çalıyorlar.

(Uzay) Yani Dostoyevski acı söyler ama bunu unutma.

Yürü git!

(Müzik)

Öğrenemiyorum. İsim belirtilmemiş, rezervasyon ucu da açık bırakılmış.

Bir de otelden çok lüks bir yat talep edilmiş. Günlüğü 30 bin dolar.

Allah Allah. Kim ya bu kadar önemli?

Tamam sen bir şeyler daha bulmaya çalış.

(Ortam sesi)

Birader, Aslı'yla konuştun mu hiç?

Konuştum. Senin kızı boğmuş, Maya'nın bahçesine de gömmüş.

Kelebek dalga geçme ulan. Dalga geçme.

Ne yapıyorlar acaba?

Sen bu kadar korkacaksan Aslı'dan. Yani...

...evlenme teklifi de ettin.

Kelebek niye üstüme geliyorsun birader, ha?

Ne yapıyorsun oğlum sen?

Biz zaten hangi akılla gittik bu iki kızı aynı eve soktuk ben anlamadım ya.

Ne yapıyorlar, bilmiyorum.

Hakikaten ya.

Bir arayayım ya.

-Arayayım. -Hangisini?

(Müzik - Hareketli)

(Gülme sesi)

(Müzik - Hareketli)

(Telefon zili sesi)

-Efendim. -(Ateş ses) Sevgilim ne yapıyorsunuz?

-Nuz derken? -Yani nuz derken...

Çoğul insanlarsınız ya onu kastettim hayatım. Hani annen...

...Bora ne yapıyor sonuçta çok normal bir durum değil yani bu.

Ya bırak Ateş. Merak etme sarışını boğmadım.

Hatta bahçeye falan da gömmedim. Şu anda kendisine hizmet ediyorum.

Hatta biraz sonra saçlarını tarayacağım, düğmelerini ilikleyeceğim.

O da duş aldıktan sonra rahat bir uykuya çekilecek.

Ben onu mu sordum sevgilim? Ben seni merak ettim ya.

(Aslı ses) Tatlışlık yapma bana Ateş.

Bence senin elindeki şu an telefon değil, tansiyon aleti.

Oradan burayı ölçmeye çalışıyorsun.

(Ateş ses) Evet, ölçüyorum da. Bakıyorum.

Mesela benim sesimi duydun, nabzın hemen hemen böyle 120'lere falan çıktı.

Heyecan yaptın çünkü beni çok özledin.

Ben de seni o zaman buradan öpücük yazıyorum.

(Ateş ses) Tamam mı? Onu günde iki defa sabah akşam alacaksın.

Ya da vazgeçtim beş öğün olsun tamam mı?

Böyle hafif hafif elmacık kemiklerine böyle mu...

Böyle ufak ufak tatbik edeceğiz.

(Ateş ses) Ne oldu sustun?

(Ateş ses) İşte bu susmanın sebebi de o yüzündeki küçük tebessüm.

Bunu da bilmiyorum zannetme.

Çok biliyorsun sen. Hadi tamam işlerim var benim. Görüşürüz.

Tamam öp... Hayatım...

Şş... Lal ne yapıyormuş Lal?

(Müzik - Hareketli)

(Vurma sesi)

(Kapı açılma sesi)

Seninkileri makineye atarız, al şimdilik bunları.

Sağ ol.

Benim çok fazla bir şeyim yok burada. Birkaç saat idare edersin.

(Maya) Güzel kalplim benim.

İdare etmeye çalışıyorum ama yüzünü her...

...gördüğümde Ateş'le gördüğüm şey aklıma geliyor.

Sen farkındasın her şeyin. Benim sana bir şey söylemeye ihtiyacım yok.

Kızın utancını da görüyorsun.

Ateş'in onunla bir ilgisinin olmadığını da biliyorsun.

Yoksa yapamazsın.

Sakin ol.

Sağ ol.

Konuşalım mı biraz seninle?

Boş ver ya. Konuşmasak daha iyi.

(Kapı vurma sesi) Muzo gelecekti.

(Müzik)

-(Aslı) Hoş geldin. -(Muzo) Selam canım, nasılsın?

-Ne haber Muzo? -(Lal) Hoş geldin.

Selam.

Usta her taraf polis kaynıyor.

Faz'dan ayrıldım o da peşindekileri mekân mekân gezdiriyor işte.

Bahçıvanı yolladın mı şeye mezara?

-Yolladım. -İyi.

-Bir haber var mı? -Var.

Hem de haberin büyüğü var. Gözde aradı, Lal'e ulaşamamış.

Bu Evren yine bir hazırlık içindeymiş. Onu haber verdi.

-Yemdir o. -Vallahi soruşturdum pek öyle değil.

-Hazırlık büyük. Misafir de büyük. -Kim?

-Jefferson geliyormuş. -Jeff geliyor?

Demek ki hisseleri devrettiğim haberini aldı.

Bu Evren de yeni Bora olmaya niyetlendi herhalde.

Bora adama izah edemeyiz. Kimin hissesini, kime satıyorsun der.

Ben anlatırım. Ya yeter ki Ergüven'den önce konuşayım.

Buradan çıkamıyoruz ki. Sen buradan çıkacaksın da Jeff gelecek de.

Sen Evren'den önce göreceksin de, ikna edeceksin de.

Ee, halledeceğiz. Başka kurtuluş yolumuz yok. Ne yapalım?

(Müzik)

Çay alsana Uzay. İçmeyecek misin?

Yok abi sağ ol.

Ay...

Ha...

Gelin bakalım. Ee, anlatın bakalım. Ne yaptınız?

Kırk yıllık deliydi. Şimdi belgeli deli oldu gayri.

(Gülme sesi)

-Ama sana çok mahcup. -(Ateş) Aynen abi.

Bir Faryalı deyişi var ya böyle için acır, için.

-Gözü yere bakıyor, çok üzülmüş çok. -(Faryalı) Ah canım benim.

Öyle mi? İyi, iyi halletsin şu işi de...

...affederiz bakalım. Gönlümüzü alır.

Vallahi biz bu belgeyi ayarlayalım...

...akşama elinde çiçeğiyle çikolatasıyla yengemizi istemeye gelecek.

Aa, Üzüm...

...sen umut mu verdin bu adama?

He, avcunu yalar o avcunu.

Cık ama öyle değil. Bak seni kıramamış deli olmaya bile razı olmuş yani.

Ne oluyor be? Yok öyle o kadar uzun boylu değil.

Affederiz maffederiz de bizde ona verecek kız yok.

Dalganı geç sen dalganı.

Ama olmaz. Adam seni onca yıl beklemiş.

Ya siz ne taş kalpli bir ailesiniz ya.

Bana bak. Oğlum azıcık bir su ver bakayım bana sen.

Onca yıl bu çocuk seni bekliyor.

Kelaynağa döndü beklerken. Kızanların yanında beni konuşturma şimdi.

-Kim taş kalpli? -Fısıldamayın.

Bu konuşmalar artı 21'e giriyor ustacığım.

Kusura bakma ama ben kulaklarımı kapıyorum. Mahcup olma.

Bir de bana gelinlik giydirecekmiş.

Kefenimi giyerim ayol. Aa!

Büyük konuşma, büyük.

Ya zaten bu tahtaları gördükçe var ya bütün cinlerim tepeme çıkıyor.

Ya gittim onu boğmadan döndüm ya...

...bir de o kadar dil döktüm aman, efeymiş.

Hı, askerlikte efe olsaydı tostçuluk mu yapardı?

-Hı, tostçu. -Ben sana bir çay koyayım olur mu?

-Ha çocuğum. -Tostçu muymuş askerde?

Şş, fandaros, ne yapmış Aslılar?

-Oturuyorlarmış abi. -İyi, istersen sen git bir bak bakalım.

Bir ihtiyaçları mihtiyaçları var mı? Boş bırakma.

Ya ben gitmeyim diyorum ya, şey yapmayayım diyorum.

Abi acaba...

İyi gelir oğlum Aslı'ya da.

İyi.

İyi madem sen gitmiyorsun. Ben bir gider bakıveririm.

Tamam.

(Müzik)

Hi!

(Öpme sesi) Oh!

(Öpme sesi) Oh! Dünyanın en güzel kokusu.

Yanık pizza ve hamburger köftesi kokuyorum. Acıktın herhalde sen.

-Susadım. -Vay...

Romantik cevap.

Bir ırgat ciddiyetiyle karşılıyorum ama bu romantizmi.

Hı...

Bak sana yengemden ne getirdim.

"Yazması oyalı kundurası boyalı"

Ya... O çok tatlı oldun.

Şş dur tamam.

Müşterilerin yanında şu surata bak. Al köy fantezilerini, git.

Gergin misin biraz? Tersinden falan mı kalktın?

Yani her sabah 6.00'da kalkan benim, tüm gün çalışan da benim.

Sen buraya geldiğinde bir defa böyle bir şey yapmadım.

Bir kere sabah erken kalktın diye...

Küçümse sen beni. Bir kere çalışmışım...

Küçümser miyim hayatım?

Uff... Ne hayallerim vardı ya.

Hayaller, hayatlar diyorsun.

Gördüm, İnsta'da paylaştığın fotoğrafı.

Sen benimkini gördün mü? Yok.

-Aşkım fırsat olmadı çalışmaktan. -Tabii.

Göstereyim o zaman fırsat olmamışsa.

Göster.

Al.

Benim hayatım da hayalim de sensin.

-Romantizmde eşik atlıyoruz bugün. -Öyle.

Hadi sana son bir kıyak daha yapayım mı? Ha?

Eve gidiyorsun şimdi. Duşunu alıyorsun, mesain bitti.

Güzel bir güzellik uykusu da çekiyorsun, hazırlanıyorsun...

...paklanıyorsun beni bekliyorsun. Akşam gelip seni alacağım.

Ben bu akşam evde kalsam?

Ya keman çalışacağım da korkuyorum unutacağım diye.

Aylardır çalışmıyorsun Su, bu akşama mı denk geldi?

Ee, sen de diyorsun işte aylar diye, yani teşvik edeceğine.

Su vazgeçsin zaten hayallerinden vazgeçsin.

Gelsin buraya ırgat gibi çalışsın.

Yazmasını da bağlasın.

Ha yengenin söylediği gibi sana üçüz doğrayayım falan istiyorsun herhalde.

-Öyle bir şey demedim Su. -Ha bir de deseydin.

Neyse yeni barıştık bir şey demiyorum.

Ama gidiyorum da.

Tamam. Sevgiler, kolay gelsin sana.

-Hadi. -Uyu sen biraz, kendine gel hayatım.

-Kelebek! -Efendim Aytek.

-Yenge hamburgerleri vermeden gitti ama. -Ne diyorsun ya. Uff...

Sanatçı almayacaksın Aytek. Alıyorsan da kaprisini çekeceksin.

O zaman iki tane de ayran çek.

Bir ara gel de şu bizim otelin ışıklarına bak. Tekliyorlar Aytek.

Böyle olmuyor. Şunu getir... Bu ne hal ya? Off Su.

Ne yapıyorduk biz? Hamburger. Malzemelerim nerede ki?

Oof...

(Kapı vurma sesi)

(Müzik)

Konuşmamak içime sinmedi.

İçine sinmeyen şeyleri yapmayacaksın.

Haklısın.

Yapmamam gereken bir şey yaptım.

(Lal) Ama bunun Ateş'le bir alakası yok.

Yani o gün yalnızdım, acı çekiyordum.

Karşıma o çıktı. Hepsi bu.

Peki neden Ateş?

Niye bizi buldun?

Bilmiyorum. Bir tek onu tanıyordum.

Ne kadar tanıyordun?

Düşündüğün gibi değil. Hiç tanımıyordum neredeyse.

Ama zaten Ateş öyle bir çocuk değil. Sen benden daha iyi biliyorsundur.

Gözümün içine bile bakmadı bir defa.

Sen sevgilisisin, seni ne kadar sevdiğini anlamıyor musun?

Neyse ne. Sen benden ne istiyorsun?

Ya özür diliyorum.

Özür dileyince geçmiyor ki. Ben günlerce ağladım, biliyor musun?

İçini rahatlatacaksa ben de pişmanlıktan ağladım.

Allah Allah, sen kendin yaptın...

...kendin ağladın. Yani ben senin yaptığın bir şey yüzünden ağlamak zorunda mıyım?

Ne gülüyorsun ya?

Gülmüyorum, sana gülümsüyorum.

(Lal) Tatlı kızsın sen.

Ateş bana ilk Bodrum'a geldiğimde demişti.

"Sevgilimin numarasını vereyim, arkadaş olun" diye.

Keşke alsaymışım.

İyi ki almamışsın. Senin ne yapacağın belli olmaz.

Öyle mi dedi gerçekten ya?

"Sevgilimin numarasını mı vereyim" dedi?

Öyle dedi.

Bak ne güzel bulmuşsunuz birbirinizi. Ne kadar şanslısınız.

Sen ona âşıksın, o sana âşık.

O yüzük boynunda kalmaz inşallah.

(Müzik - Duygusal)

(Müzik - Duygusal)

-Annem. -Kızım.

Ee, lokanta?

Ya işte o tarafta bariyer gelmiş, lokantanın ağzı kapanmış.

Dükkânın önünden hiç kimse geçmiyor ki.

İnşaat var zannediyor herkes.

Düzelecek anneciğim. Tamam, bak yazında çok çalışacağız zaten.

-Sen de bugün istersen dinlen biraz ha. -İnşallah kızım, inşallah.

-Aç mısın? -Yedik bir şeyler.

Faryalı abiyle aranız nasıl yani böyle bir...

...değişmeye başladı mı bir şeyler? Oturmaya başladı mı rutin?

Biz seninle rolleri ne zaman değiştik bakayım?

Aç mısın diye sen soruyorsun. Aranız nasıl diye sen soruyorsun.

Ve dediğin gibi ilerlemeye de devam ediyor.

Ee, sorularıma cevap vermek yerine geçiştiriyorsun.

Geçiştirmiyorum be kızım. Gördüğün gibi işte.

Faryalı, Aslı'yla Maya'yı merak ediyor.

Aklı onlarda kalıyor.

Gözümün içine bakıyor ben gideyim de huzursuz olmayayım diye.

Anne ne alakası var?

Neyse boş ver kızım sen.

(Müzik - Duygusal)

(Arama sesi)

-Neredesin sen? -Yoklamama mı alıyorsun Su?

-Sen bir Aslılara gitsene, Maya'ya işte. -Emredersin Su. Sonra?

Ya sen bir git bak bakalım kim var kim yok.

Ee, bu aralarda herkes aynı şeyi söylüyor. Hayırdır ya?

Ya sen git işte.

Akşam annem sorarsa kim var, kim yok diye. Kimse yoktu dersin tamam?

Faryalı abiyi kastediyorsun yani. Ne oldu ki?

Olan biten bir şey yok. Senin aklın almaz. Tamam? Hadi sen benim dediğimi yap.

Benim aklım almaz senin aklın alır öyle mi? Var mı öyle bir konu ya?

(Su) Var.

İlişkiler. Hadi öptüm.

(Müzik - Duygusal)

(Maya) Canım sen onları götür istersen.

Ha, hoş geldin geç.

Aslı bizi yan yana görmesin. Tek kelime etmedim, yüzüne bile bakmadım.

Hizaya gelmişsin.

Aa.

Hoş geldin Ateş. Geç otur.

-Hoş geldin. -Hoş bulduk. Yok ben Aslı'ya...

Aslı'ya bakmaya geldim.

Bu da sana yazılan reçetenin ilk öğünü.

Hadi hadi geç otur. Hadi.

Yok vallahi ben annemle yedim. Sağ olun.

-Bora nerede? -İçeride, telefonla konuşuyor.

Yok mu bir kurtuluşumuz? Ne yaptınız?

Var gibi düşünüyoruz ama bilmiyorum.

(Kapı vurma sesi)

Nasıl düşünüyorsunuz ya?

Hoş geldin, geç içeri.

-Ne yaptınız? -Neyi ne yaptık?

-Adamları. -Hiç.

Ben Asım'la konuştum. Balıktaymış bu akşam.

İstiyorsun sen Aslı'yı al, onlara geçiver.

Aa, Yücel taktın ha. Taktın.

-Ya tedirgin oluyorum. Anlamıyor musun? -Anlamıyorum.

Ya kaçak maçak polis molis. İki tane kız.

Bakarız.

Ne bakacağız?

Ya kalacak oda mı var burada zaten? İki odalı bir yer.

O Faryalı abinin sesi mi ya? Ha?

-(Faryalı) Ateş mi o? -Ha.

Oğlum sen gelmeyeceğim dedin, ben geldim buraya.

Abi dedim de sonra içime sinmedi benim de ne yapayım?

Geleyim bir gideyim, bakayım dedim. Ne durumdalar, ne yapıyorlar?

Bora falan ne yapıyor bir bakayım dedim. Maya abla ne yapıyor dedim.

Ulan iyice Kelebek'e başladın ha sen.

Hadi böyle ayakta durmayın, geçin oturun.

Ha tamam.

Ben de seni arayacaktım. Gelsene bir konuşalım.

-Bir durum mu var? -Gel sen.

Kadınlar gününe çevirdiniz ha burayı.

Hadi Ateş geç otur, hadi.

(Müzik - Aksiyon)

Nedir?

Son bir hareket şansım var.

Yarın bu Amerika'daki fonlarını yönettiğim herif gelecek buraya.

Onu Ergüven'den önce karşılarsam eğer, yani konuşabilirsem...

...beni bu işten sıyırır.

-Ne sıyıracaksın? Polis her yerde peşinde. -Polis niye peşimde?

Amerika'da arandığım için.

Ergüven'den önce bulmam lazım.

Eğer bir de benden başka bir alternatif olduğuna inanırsa...

...sonum olur.

Arkadaş ne dallı budaklı... Ben bir şey anlamıyorum.

Da sen nasıl bu halde insan içine çıkacaksın da...

-...Evren'den önce adamı göreceksin? -Bizim çocuklar hallederler.

Bu şimdi yarın uçakla gelecekmiş. Oradan hemen bir helikoptere binecekmiş.

Fener'de şey var ya İngilizlerin havalı bir oteli, oraya gidecek.

Otelden çıkmayacak. Sonra yatla Yunan adalarına geçecek.

Nerede göreceksin bu adamı?

Ergüven'den önce bulmam lazım.

Senin otelin helikopteri var mıydı? Hangi helikopter karşılayacak bunu?

Ergüven kiralamış.

Şimdi iki tane adam var Bodrum'da helikopter işini yapan, hangisi acaba?

Sen bir öğreniver de söyle bana.

Senin otelde tanıdığın var mı?

İllaki vardır canım. Adamlar İngiliz...

...personelleri de İngiltere'den getirecek halleri yok.

Housekeepe vardır, güvenliği var, kat görevlisi bir şeyi vardır.

Da sen otele girmeden göreceğim dedin adamı.

Ne yapacaksın oteldeki görevliyi?

Ergüven'e bir sürpriz yapacağım.

Sen o helikopteri öğreniver, söyle. Tamam? Ben de bu...

...seni otele sokacak personeli ayarlayıvereyim. Tamam?

-Tamam. -İyi.

Para lazım 8-10 bin dolar bir şey var mı?

-Muzo ayarlar. -İyi.

O zaman sabah ola...

...bizim Kelebek'e ulaştırıversin parayı da...

...bu helikopter işini öyle çözeceğiz, tamam?

Var mı başka bir şey, ihtiyaç? Sofra hazır ben kızları alıp gidiyorum.

Yok sağ ol, biz hallederiz.

-Eyvallah Bora. -Sağ olasın.

(Müzik - Aksiyon)

(Keman sesi)

(Keman sesi)

(Keman sesi)

-Yeter ya vallahi billahi bittim. -Şşş...

(Keman sesi)

Gel gel.

Ee, anne unutmamış.

Ee, yetenek.

(Keman sesi)

Kız kaldı burada be anne.

Sadece o mu kaldı?

Sen?

Benim yeteneğim yok ki.

Nasıl yok Ateş ya, sen şahane yüzüyorsun bir kere.

Ayrıca senin bir sürü yeteneğin vardır, sen görmemişsindir.

(Keman sesi)

Hiç soruyor mu ben ne olacağım diye?

Bak, soruyor işte.

(Keman sesi)

Bir yıl ya anne.

Koskocaman bir yıl geçti. Ama sanki böyle...

...beş sene geçmiş gibi hissediyorum.

(Yıldız) Ee, kolay değil be oğlum.

Sıfırdan bir hayat kurduk burada.

(Sessizlik)

-Anne bir şey soracağım. -Hı?

Hani biz ilk geldiğimizde sen diyordun ya.

Okul diyordun, ne olacak diyordun.

Sizden umudu kestim mi, onu mu soruyorsun?

Ha, hayır anne öyle değil de yani...

Bak çocuğum buradan benden bağımsız kurduğunuz dünya...

...bu geleceğe dair hayaller kurduğunuz dünyadan daha az kıymetli değil.

(Yıldız) Buradaki rutinimiz anca oturdu.

Bak...

...aylar sonra döndü, o kemanı eline aldı.

Senin yükün tabii daha ağır.

Ama ben biliyorum, bir gün gelecek...

...sen de kendine döneceksin.

İkiniz de çok kuvvetlendiniz burada.

İkiniz de ilk geldiğiniz günkü çocuklar değilsiniz.

(Yıldız) Aslında sadece...

...ne istediğinizi bilmeniz önemli.

Ne istediğinizi bileceksiniz, sonra da onu gidip alacaksınız.

Ben inanıyorum...

...anneniz olarak güzel çocuğum.

Annem benim. (Koklama ve öpücük sesi)

Ne oluyor ya?

(Ateş) Ya anne bak yine geldi ya.

Şurada iki dakika, bir huzur bulayım dedim, zaten yorgunum.

(Su) Anne.

Vay sen ne yaptın da yorgunsun, nereden geliyorsun bakayım?

İşte Aslı'nın yanındaydım, Aslı'yla beraberdik.

Bak bak, Aslı'nın yanında.

Kim vardı?

Yalnız görüştük Aslı'yla anne, dışarıdaydık biz.

-(Ateş) Dışarıda görüştük. -(Yıldız) Hı hı.

(Ateş) Su...

...çok güzel çalıyordun abiciğim kemanı ya, hadi git biraz ha çal.

Biz de ne güzel dinliyorduk seni hadi ne olur.

-Ben anneme sarılacağım. -Diyorsun.

(Yıldız gülme sesi) Ay, kuzum benim.

Hadi gel, gel.

(Yıldız) Ya ben sizi yemez miyim ya, ben sizi yerim.

(Ateş gülme sesi)

Ben sizi oh yerim ya yerim!

Güzel çocuklarım benim.

Güzel annem, güzel annemiz.

(Yemek ortam sesi)

Ya bir şey soracağım.

Sen madem pişman olup, abini peşine düşecektin...

...niye bana tamam dedin, hı?

Ee, artık bir yerde durursun zannettim.

Güzel.

Ya bak, ben seninle bir mantık evliliği yaptığım için...

...birkaç mantık sorusu daha soracağım.

Hadi sor bakalım.

Daha ne kadar çirkinleşeceksin görelim.

Gözde, ben sana gayet nazik davrandığımı düşünüyorum.

O bebek olayını hatırladıkça asabım bozuluyor.

İstediğini aldın.

Bora'nın peşini bırak.

Senin şu yalanın ortaya çıktıktan sonra, sen abinle karşılaştın mı hiç, hı?

Sana benden daha mı kibar davranacağını düşünüyorsun?

İstersen bırak o kısmını da ben düşüneyim.

Tabii tabii olur.

Beni bir tercih yapmak zorunda bırakıyorsun.

Bana senin gibi davranan bir adamı mı seçeyim, abimi mi?

Tabii ki benim gibi davranan bir adamı.

Çünkü senin her türlü bahanene rağmen ben hâlâ seninle birlikteyim.

Bana âşıksın...

...vesaire, vesaire.

Yalnız orada biraz yanılıyorsun.

Aşk maalesef sonsuza kadar sürmüyor.

-Maalesef. -(Gözde) O yalnızca masallarda oluyor.

Hah bir de eski karınla Faryalı arasında.

Bak iki gün, iki güne buraya bir celp gelecek evde ol, tamam.

Gelsin bakalım.

Güneşten bakamamışsın.

Böyle olmuş.

Bu?

(Aslı) 23 Nisan.

-Hepiniz ne kadar güzelsiniz. -Akçabük'teki okul.

O zamanlar evimiz oradaydı. İki, üç ay orada okumuştum.

O kadar güzeldi ki okulun yeri, böyle deniz kıyısında falan.

Burası neresi? Gene ağaç tepesindesin.

(Maya) Elindeki portakal?

Evet, ama nerede olduğunu hatırlamıyorum.

O kadar üzülüyorum ki, bu günleri kaçırdığıma.

Belki de daha güzelleri vardır önümüzde.

İnşallah.

Vardır.

(Müzik - Duygusal)

-Ne oldu, aramadı mı? -Kim?

-Faryalı. -Ha yok, ben saate baktım.

Gerildi o, Bora sende kalınca.

Eski günler geldi aklına herhalde.

Senin de geldi mi?

Benim hep geliyor aklıma, sana baktıkça.

(Maya) İnsan ister istemez hatırlıyor her şeyi.

Elimde değil.

Rahatsız oldu bence o.

Hadi artık sen uyu.

Ya ama muhabbetin en tatlı yerinde! (Gülme sesi)

O zaman bana su getiri misin.

Tamam.

(Müzik - Duygusal)

Lan oğlum Halil...

...lan sen Bodrum'da bir helikopter işi mi yapıyorsun ha?

Ee, arabası var, transferi var...

...jet skisi var, takısı var, halısı var ha?

Lan ben senin babanla yirmi yıldır iş yapıyorum, bana mı anlatıyorsun.

Ya başlatma lan babandan, parasını da veriyorum bak.

On bin dolar lan, hazır.

Kontağı çevirmeyeceksin, pervane dönmeyecek.

Daha ne istiyorsun lan?

Bak şimdi telefonu kapatacağım ben, hah gideceksin...

...dişini fırçalayacaksın, pijamanı giyeceksin yatacaksın.

Uyumadan önce telefonunu kapatacaksın yalnız, şarjın bitti tamam.

Yarın on iki buçuğa kadar osura osura uyursun oğlum ha?

Kalkacaksın bakacaksın on bin dolar, oh! Var mı lan böyle bir hayat ha?

Ee, ben sana böyle bir hayatı mümkün kılıyorum oğlum.

Baban kıldı mı sana böyle bir hayatı mümkün? Yok.

La oğlum babanla küsüm ben zaten bir şey olursa top bana at, tamam.

Küs adamla bir daha mı küseceğiz.

(Faryalı) Hadi koçum, hadi gülüm, hadi tamam.

Allah! Nasıl yersin lan, sen o paraları artık, on bin doları?

Bilirim ben seni, ha?

Bana bak, Gümbet'te, mümbette bir gece de yeme lan, tamam.

Hadi bakalım.

Hay aslan, tamam.

Abi, babası o çocuğu dövüyormuş.

(Faryalı) İyi yapıyor, ben olsam ben de döverim vallahi.

Helikopter işi tamam, tamam yarın pistte olmayacak helikopter.

Bu bizim araba kiralamacı Mesut yok mu, gideceksin onun yerine...

...iki tane ama aynısından VIP araba kiralayacaksın, tamam mı?

(Faryalı) Birini sen kullanacaksın gideceksin havaalanına...

...pistin tam ortasına kadar gideceksin.

Yalnız üzerine takım elbise, makım elbise giy, güzel giyin.

Öbürünü de bizim Faz diye biri gelecek diyeceksin, alacak diyeceksin tamam.

Tamam da Faz'la ne işimiz var?

Fazla konuşma sen fazla konuşma sen tamam.

Hava Meydanı İşletme Müdürü Hasan var ya...

...Hasan abiyle konuştum ben ayarlayacak.

Meydanın ortasına kadar gireceksin sen.

İşte sonra gelir bu Amerikalı Jeff.

Sen artık sorry mory, yapılacağız mapılacağız.

İngilizceni patlatırsın, tamam.

(Faryalı) Yok diyeceksin helikopter, araba var diyeceksin.

Alacaksın, götüreceğin yeri zaten Muzo sana tamam.

(Kelebek) Tamam abi.

Çok özür dileyerek bir soru sormak istiyorum.

Sen bir telefonla helikopter kaldırtmayacak...

...VIP araçları piste sokacak kudrette bir adamsın.

(Kelebek) Abimsin diye söylemiyorum, maşallahın var ama...

...biz niye pabuçlarımızı yiyecek durumdayız?

Oğlum sen hiç abinin kendisi için bir şey istediğini gördün mü...

...duydun mu ha?

Laf diye konuşuyorsun. Aç mıyız, açıkta mıyız oğlum?

Yarım ekmek dönere var ya, şöyle bol malzemeli...

...takla atarım abi şu an.

Oğlum, sen ne zaman doydun ki lan?

Zaten kaç gündür aşeriyorsun vallahi.

Bu Ümit Öğretmen'in yeri yok mu, git oraya. Tamam.

Götür zeytinyağlılarını, börülcesini. Para vereyim sana.

Lan bende de kalmamış ki. (Telefon zili sesi)

Şu bizim eski housekeeper Necibe teyzenin oğlu, Ahmet var ya abi...

...o İngilizlerin otelde çalışıyormuş, haber geldi.

Ha iyi, bu numarayı ulaştırıver Bora'ya tamam.

Tamam, tamam abi.

Bir şey soracağım, bu Ateş niye bu işin içinde yok?

Onun Haydar'la bir işi var.

Ha Haydar'la mı? Tamam, kalsın orada aman.

Tamam o zaman abi. Para?

Para yok, içerideki kasadan alırsın.

-(Kelebek) Tamam. -Doyur karnını.

(Sessizlik)

(Pencere açılma sesi)

(Müzik - Gerilim)

(Müzik - Gerilim)

Sevgilim, sevgilim dur benim korkma, benim!

-Manyak mısın ya, ödüm koptu! -Ne yaptım ya?

Ne yapıyorsun Ateş, sapık gibi!

Ya sevgilim ne yapayım, hiç göremiyorum.

Bugün de göremedim zaten. Tam görüyorum...

...Faryalı abi çıkıyor oradan, geliyor falan.

Ateş gider misin, Maya yan odada.

Ya sevgilim seni özledim diyorum ya. Bir dakika durayım ya, bir dakika.

Çok şey değil ya. Şurada şöyle.

Bak şimdi, ya böyle tam seni öpeceğim, ya öptüm öpeceğim...

...Faryalı çıkıyor, öbür taraftan Kelebek çıkıyor.

Ya ben ama sıkıldım, daraldım artık bu amcalardan, teyzelerden...

...dayılardan, babalardan, annelerden ya! Yeter ya!

Salak salak konuşma ya!

Yatamazsın ama oturur pozisyonda kal böyle.

Tamam o zaman, sırtımı yaslayayım şuraya, böyle durayım.

O olabilir.

Tamam, ayağımı da atayım şöyle üstüne. Tamam böyle kalacağım.

Gel.

-Özlüyorsun yani sen beni? -Çok.

Öyle hem de var ya, kaçıracak kadar çok yani.

Kaçırsan nereye götürürsün mesela?

At nereye götürürse.

-At? -Ee, at kızım.

Kız dediğin atla kaçırılır.

Sen bana ağaç bir ev yap.

-Ağaç ev mi? -Evet.

Hani böyle oluyor ya, ağaçların üstünde. Çıkıyorsun, merdiveni de çekiyorsun...

...kimse sana gelemiyor. Biz de çıkalım, çekelim kimse gelemesin.

-İçine ne koyayım? -Bir şey koyma.

Yemek getir yiyelim, sonra böyle sarılıp uyuyalım.

(Gülme sesi)

Ee tamam, onu zaten burada da yapıyoruz.

Ya sevgilim çok yoruldum bu arada ya. Hadi ne olur sarılıp...

...uyuyalım, hadi.

Tamam, ben sana sarılacağım.

Dönsene arkanı.

Sevgilim bak ben geçen bir şey okudum.

(Ateş) Tamam mı, bir yazı okudum, şey diyor yazıda.

Ee...

...burun buruna sarılıp yatan çiftler daha mutlu olur diyor.

Hı? Atsana linkini.

Linki, onu şey yapalım, şimdi yanımda değil.

Evde. Araştırıp bulmak lazım. Onu şey yapmam yani.

(Ateş) Ah, ah!

Hadi sen o linki bul, getir bana hadi.

-(Aslı) Al bunu da. -Aslı iki dakika ya.

Hadi Ateş hadi!

(Aslı) Çabuk, çabuk, çabuk!

(Pencere kapatma sesi)

Aslı...

...sen duydum ne oldu?

Hava serinledi de, pencereyi kapattım

Kapat.

-İyi geceler. -(Aslı) İyi geceler.

(Kapı kapanma sesi)

(Müzik - Duygusal)

(Müzik - Gerilim)

(Müzik - Gerilim)

(Müzik devam ediyor)

(Müzik devam ediyor)

(Müzik - Gerilim)

(Gözde iç ses) Evren çıktı.

(Müzik - Gerilim)

(Müzik - Gerilim)

(Müzik devam ediyor)

(Şarjör çekme sesi)

(Müzik - Gerilim)

(Müzik - Gerilim)

(Müzik devam ediyor)

Sabaha kadar uyku tutmadı biliyor musun.

Bu rapor işini, kimse duymayacak değil mi?

Haydar amca, olur mu öyle şey ya, yapma.

Eyvallah.

Sana bir vasiyetim olsun.

Sakın ha...

...sonradan pişman olacağın bir işe...

...bile bile evet deme.

Ya ne deyip de çocuğun, fısır fısır beynini yiyorsun!

Yok be, Üzüm'üm ya.

Öylesine muhabbet ediyoruz işte.

Ah doktor oğlum, ne oldu bizim heyete?

Bunun raporu ne zaman çıkacak?

Öbür doktorların verdiği raporlara da bakıyorlar, birazdan çıkar.

-Geçmiş olsun. -Eyvallah.

Sağ olun.

(Kapı kapanma sesi)

Akşama istemeye geliyorum.

Koskoca bir çiçek yaptırdım.

En pahalısından.

Hayri Usta'ya da haber saldım.

-Koca bir tepsi ekle yapıyor. -Of!

Bir takım aldım.

Sıfır kilometre ha, jilet gibi namusuma.

Lacileri çekip, geleceğim.

Hele şuradan bir çıkalım.

Hemen Faryalı'yı arayacağım.

Sabah bankaya gittim.

Ne kadar para varsa, hepsini çektim...

...altın yaptım.

Niye?

Altın yaptım.

Ben deliyim ya.

Hani ileride, vasilerle aramızda problem çıkmasın diye.

(Ateş) Ha.

Vasiyetimi de yazdım.

Ne kadar bağ bahçe varsa...

...dağ, toprak, taş...

...hepsini Üzüm'e bırakıyorum.

(Üzüm) Tövbe tövbe, ne diyorsun be adam!

(Telefon zili sesi)

Niye öyle diyorsun Üzüm teyze.

Bak adam nasıl heyecanlı, seviyor seni.

Tamam.

Siz buyurun içeri.

Siz rahatsız olmayın amcacığım, yakınlarınız buyursun.

-Tamam. -En yakını benim.

Buyurun.

Siz gidin, ben kalırım Haydar Efe amcayla.

(Haydar) Ee, hayırdır?

Başhekim Bey, sizi içeri almamı söyledi.

Tamam tamam, hadi.

(Müzik - Duygusal)

(Müzik - Duygusal)

(Müzik devam ediyor)

(Müzik devam ediyor)

(Su iç ses) Çalabiliyorsun, kabul edildin, gel.

(Müzik - Duygusal)

(Kuş cıvıltısı sesi)

Efendim, Mr. Jefferson'un uçağı inmiş.

(Evren) İyi, on dakikaya burada olur o zaman.

Helikopter pistine geçelim.

(Tekin) Yalnız, helikopterle ilgili bir değişiklik olmuş.

-Ne gibi? -Şirketle görüştüm.

Misafiriniz helikopterle gelmeyi tercih etmemiş.

Lüks bir araç talep etmiş. O yüzden iptal etmişler.

-Sebep? -(Tekin) Beğenmemiş.

(Tekin) Asistanı, akşam helikopterin fotoğrafını, modelini...

...ve özelliklerini falan istemiş.

Sonra tekrar geri dönüş yapmışlar...

...Mr. Jefferson, buna binmek istemiyor diye.

-(Evren) Direkt buraya geliyor yani? -(Tekin) Evet efendim.

-İyi, gelince haber ver hadi. -Peki.

(Müzik - Gerilim)

Jeff, bizimle Usta.

Ha tamam, konuştuğumuz yere götürün.

Ben işimi halledip geliyorum, tamam mı, hadi.

-Çocuğu aradın mı Faz? -Çocuk tamam abi.

Sana yolu gösterecek. Ben de otoparkta bekliyor olacağım.

İyi.

(Araba sesi)

Ya şu rapor işini bir an evvel halletseler de gitsek.

Daha işlerim var. Damat tıraşı olacağım, berbere gideceğim.

Ben seni benim berbere götüreyim Haydar amca, böyle genç işi olsun.

-Genç işi. -Yaparlar.

Tamam ulan, olsun be.

Genç işi olsun.

Bana bak...

...verirler değil mi raporu?

Vermezlerse ayıp ederler Haydar amca. Sen içini ferah tut.

Eyvallah. Versinler tabii ya.

Versinler de ben de gideyim Üzüm'ü alayım artık be.

-Çok bekledim. -Alacaksın.

Eyvallah.

-(Başhekim) Haydar Bey'in raporu çıktı. -Tamam, alıp gidelim biz.

Aynen.

Akıl sağlığı yerinde olmadığı için sizlerle görüşmek istedim.

Haydar Bey'in yakınları sizlersiniz değil mi?

Başka haber vermek istediğiniz biri falan, var mı?

En yakını benim.

Şimdi biliyorsunuz, dün sadece psikiyatri servisi değil...

...dâhiliye, nörolog başka arkadaşlarımız da izlediler.

Evet, yani başka bir şey mi var hocam?

Nesi var Haydar'ımın?

Beyninde bir tümör tespit ettik...

...son evrede.

(Başhekim) Alınması ve tedavisi çok mümkün görünmüyor.

(Başhekim) Ben bu yaşta adamı, böyle bir ameliyata almam.

(Başhekim) En iyi ihtimalle bile, sonuçları Haydar amcanın...

...kaldırabileceğinden fazla.

(Başhekim) Artık kalan gününü huzurlu geçirsin Haydar amca.

(Başhekim) Başka elimizden bir şey gelmez.

(Başhekim) Bir dediğini, iki etmeyin yeter.

(Üzüm iç ses) Ne olursun Allah'ım...

...alma onu benden, benden alma onu Allah'ım.

(Üzüm dış ses) Ne yaparız biz onsuz!

("Timuçin Esen - Kadere Karşı çalıyor")

"İçime ağlarım ben"

"Sen onu hiç bilmezsin"

"Bak bu aşk bir gün biterse"

"Hem kurban hem katilsin"

"Hem kurban hem katilsin"

"Ben kadere karşıyım"

"Sen de bana karşı"

"Ah yapma be güzelim"

"Ziyan etme şu aşkı"

(Araba sesi) (Kuş cıvıltısı sesi)

Jefferson geldi efendim.

(Tekin) Evet.

(Kuş cıvıltısı sesi)

Misafirinizin aracı, giriş yaptı efendim.

İyi, hadi gidelim bakalım.

(Kuş cıvıltısı sesi)

(Müzik - Gerilim)

(Müzik - Gerilim)

(Ekolu) Ne yapıyorsun, bırak silahı, bırak silahı, bırak silahı!

(Müzik - Gerilim)

(Ekolu) Silahını ver, silahını ver!

(Müzik - Gerilim)

Mermiyi ağzına biraz önce verdim, taze.

(Müzik - Gerilim)

(Müzik - Jenerik)

Bu dizinin betimlemesi Kanal D tarafından...

...Sesli Betimleme Derneğine yaptırılmıştır.

www.sebeder.org

Sesli Betimleme Metin Yazarı: Nezahat Şalkamcı

Seslendiren: Emine Kolivar

Alt Yazı: Çağıl Doğan - Feride Tezcan Ece Naz Batmaz - Gülay Yılmaz

İşaret Dili Tercümesi: Berrak Fırat

Son Kontroller: Ayşegül Derin - Dolunay Ünal - Samet Demirtaş

Teknik Yapım: Dağ Prodüksiyon ve Yeni Gökdelen Tercüme

(Müzik - Jenerik)

Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.