Afrikaans
Akan
Albanian
Amharic
Arabic
Armenian
Azerbaijani
Basque
Belarusian
Bemba
Bengali
Bihari
Bosnian
Breton
Bulgarian
Cambodian
Catalan
Cebuano
Cherokee
Chichewa
Chinese (Simplified)
Chinese (Traditional)
Corsican
Croatian
Czech
Danish
Dutch
Esperanto
Estonian
Ewe
Faroese
Filipino
Finnish
French
Frisian
Ga
Galician
Georgian
German
Greek
Guarani
Gujarati
Haitian Creole
Hausa
Hawaiian
Hebrew
Hindi
Hmong
Hungarian
Icelandic
Igbo
Indonesian
Interlingua
Irish
Italian
Japanese
Javanese
Kannada
Kazakh
Kinyarwanda
Kirundi
Kongo
Korean
Krio (Sierra Leone)
Kurdish
Kurdish (Soranî)
Kyrgyz
Laothian
Latin
Latvian
Lingala
Lithuanian
Lozi
Luganda
Luo
Luxembourgish
Macedonian
Malagasy
Malay
Malayalam
Maltese
Maori
Marathi
Mauritian Creole
Moldavian
Mongolian
Myanmar (Burmese)
Montenegrin
Nepali
Nigerian Pidgin
Northern Sotho
Norwegian
Norwegian (Nynorsk)
Occitan
Oriya
Oromo
Pashto
Persian
Polish
Portuguese (Portugal)
Punjabi
Quechua
Romanian
Romansh
Runyakitara
Russian
Samoan
Scots Gaelic
Serbian
Serbo-Croatian
Sesotho
Setswana
Seychellois Creole
Shona
Sindhi
Sinhalese
Slovak
Slovenian
Somali
Spanish
Spanish (Latin American)
Sundanese
Swahili
Swedish
Tajik
Tamil
Tatar
Telugu
Thai
Tigrinya
Tonga
Tshiluba
Tumbuka
Turkish
Turkmen
Twi
Uighur
Ukrainian
Urdu
Uzbek
Vietnamese
Welsh
Wolof
Xhosa
Yiddish
Yoruba
Zulu
Bu dizinin betimlemesi Kanal D tarafından Sesli Betimleme Derneğine yaptırılmıştır.
www.sebeder.org
(Müzik - Jenerik)
(Müzik - Duygusal) (Dalga sesleri)
(Müzik - Duygusal)
Cenaze işlemleri için kuruma haber verdim efendim.
Limanda bir araba bekleyecek, Mehpare Hanım'ı.
Teşekkür ederim.
(Müzik - Duygusal)
Efendim, sırası değil ama sahil güvenlik telsizden sizi soruyor.
Limanda bekliyor olabilirler. Ne yapalım?
-Sen devam et. -Alırlar sizi.
Yarım yol git.
-Güneş doğarken gir limana. -Emredersiniz Bora Bey.
(Müzik - Duygusal)
(Kapı açılma sesi)
(Kapı kapanma sesi)
Bana bak, çekeceksin ulan...
...itini, köpeğini otelin etrafından çekeceksin, ona göre.
Ya... Çekmezsem?
Buraya ilk geldin, çoluğun çocuğun seni adam sanıyordu.
Onlar üzülür diye, dokunamadım.
Şimdi herkes biliyor, ne mal olduğunu.
Çok fena dokunurum ha!
Sakın!
Oteli, sahilden mahilden ayırmaya, kalkmayacaksın.
Konuş patronunla!
Bak, o otelin önündeki arazi benim.
Otel de üç güne, benim olacak.
Sana bir 500 bin vereyim, çek git buradan.
Tamam? Hadi, hadi. Hadi. Çekil!
Geç şöyle!
(Vurma sesi) Ev...
Evren, şimdi oteli aramışlar.
Mehpare Hanım ölmüş.
-(Evren) Ne diyorsun ya? -(Gözde) Bora'nın annesi ölmüş.
(Müzik)
(Kapı açılma sesi)
(Kapı kapanma sesi)
(Polis siren sesi)
Su, Su, Su bir durur musun? Lütfen bir bak.
Ne var Kelebek? Yeni bir şey mi, söyleyeceksin?
Yenisi, eskisi yok. Aynı şeyleri diyorum. Özür dilerim, özür, özür, özür.
Açıkça, kandırmaya çalıştın beni.
Yok, abimle bilmem ne. Vicdanımı sömürmeye çalıştın.
-Abartma. -Abartma.
-Görüşürüz Kelebek. -(Kelebek) Ya, yapma şunu.
Ben seni... Ya ben, her ne yaptıysam seni sevdiğimden yaptım.
-Seni sevdiğimden. -Öyle mi?
Böyle mi seviyorsun sen? Sevdiğin insanları, kandırarak mı?
Ya, kızarsın diye korktum. Panikledim, ne yapayım?
-Bırak ya. -Ya yeter!
Çocuk musun, nesin ya? Şımarık şımarık, beni peşinden koşturuyorsun.
Bir sürü dertlerimiz var, dertlerimiz. Aslı, Ateş, annen, abim.
Hepsi bir yerde ya!
Dön bir arkana bak, bir şükret şükret. Şükürsüz.
Ya tamam, özür diledim, kırk defa özür diledim.
Ben ne yaptım bu kadar, anlamıyorum ki?
-Bağırma bana. -Bağırırım Su.
Bir kendine gel ya. Ya sen beni, yalancı durumuna sokamazsın.
Ben senin, o alıştığın...
...benzemem.
Kime benzemezsin?
Ha, söyle. Kime?
Cenk'e benzemem. Senin o, eski yalancı sevdiğine benzemem.
Ben her ne yaptıysam, seni kaybetmemek için yaptım Su. Anla artık ya.
O da öyle söylerdi.
(Su) Yapıp yapıp, seni kaybetmemek için.
Sağ ol ya.
Karşıma geçip, Cenk'i yüzüme vuruyorsun ya.
Yazıklar olsun sana.
-Su-- -Sakın!
-Sakın, dokunma bana. -Ya Su, ben seni kırmamak için...
Ben... Öyle demek istememiştim.
(Müzik - Duygusal)
Su...
(Müzik - Duygusal)
Bora bitmiştir.
Sağ ol.
Mehpare Hanım, yine kendini siper etti oğluna.
(İç çekme sesi)
Onun, o halde olduğu belgelenseydi...
...Bora'nın şirketi, yıllardır sahte imzayla yönettiği ortaya çıkardı.
Artık kimse, ispat edemez.
Kadın yine, oğlunu korudu.
Şimdi ölmem lazım dedi ve öldü. İnanılmaz.
Aradın mı Bora'yı?
Yeri belli olmasın diye aramadım.
(İç çekme sesi)
(Cırcır böceği sesi)
Yırttı mı ulan bu herif şimdi?
Amerika dosyası açıldı.
Bora Gencay, annesinin ölümüyle en fazla, buradaki dosyadan yırtar.
-Ama tutuklanmaktan kurtulamaz. -Bunun farkında mı?
Sanmıyorum.
(Gülme sesi)
O zaman, annesini illa bir yere gömecek.
O zaman da...
...bizim polis arkadaşlar...
Ne oldu be, niye üzülüyorsun sen?
-Evren, gerek yok bütün bunlara. -Ne demek, gerek yok ya?
Ee, kavga istedi biz de elimizden geldiğince, yardımcı olmaya çalışıyoruz.
Sen abimi, hafife alıyorsun yalnız.
Sen de beni hafife alıyorsun yalnız.
(Telefon zili sesi)
Kim bu ya?
Alo.
-Gözde. -(Gözde ses) Abi.
Abi...
...çok üzüldüm, başın sağ olsun.
(Gözde ses) Abi duyuyor musun beni? Alo.
Evren yanında mı?
Yanımda.
Hoparlörü aç.
(Müzik - Gerilim)
Bora...
(Bora ses) İkinizi de yakacağım.
Küllerinizi bile bulamayacaklar.
(Bora) Annemi gömmeye gidiyorum mezarlığa.
İki mezar da size aldım. Oraya gömeceğim sizi.
Sonra da mezarlarınıza tüküreceğim.
-Abi yapma. -Ben, senin abin falan değilim.
Sen artık, benim hiçbir şeyimsin.
(Evren) Ya Bora...
...sen anneni, illa bir yere gömeceksin.
(Evren ses) Söyle, polisleri oradan uzak tutalım. Maazallah, bu saatten sonra...
...hapse falan girersen, romatizmaların tutar.
(Müzik - Gerilim)
Kızım, sen haline şükret.
En azından, Evren benim yanımda diye.
Ercan Bey...
...bak kasada ne buldum?
(Evren) Bizim oğlanın senedi.
Annesi, oğlunun borcuna dayanamaz.
Bunu al, git tahsil et.
Herifte kaçak zaten, ne olur ne olmaz. Eğer ödemezlerse...
Bana satsınlar, hadi.
(Müzik)
Al, iç.
Sağ ol. (Polis siren sesi)
Aa, bu polis kesin buraya geliyorlar. Gel, arkadan çıkalım.
Hayır, hayır, hayır. Sen kaç, Bora'ya sen daha çok lazımsın.
Lal, laf dinle. Bütün paralar, senin üstüne. Seni alırlarsa çıkamazsın.
Yeni işlerle, bir alakam yok benim. Bana bir şey olmaz.
Hayır ama sen yokken, Bora daha kötü olur.
Ya yürü!
(Polis siren sesi)
(Muzo) Yürü.
(Kapı kapanma sesleri)
(Müzik)
(Kapı vurma sesi)
(Kapı vurma sesi)
Polis. Açın kapıyı.
(Telsiz sesleri)
(Kapı açılma sesi)
Hoş geldiniz. Lavabodaydım.
-Muzaffer Ceviz sen misin? -Benim. Ne oldu?
Lal Arman ve Bora Gencay neredeler?
Bilmem. Neredeler?
Arayın evi.
Bizimle oyun oynama Muzaffer.
Memur bey, bir sıkıntı varsa söyleyin. Ne oyun oynayacağım ya!
Gidelim, emniyette anlarsın sıkıntıyı.
(Müzik)
(Müzik)
(Müzik - Duygusal)
Al.
Ne bu Su?
Bugüne kadar, bana verdiğin hediyeler.
Ne olacak?
(Nefes sesi)
Ayrılıyorum senden.
(Müzik - Duygusal)
Ayrılıyor musun?
Ayrılıyorum.
Neden?
Neden mi?
Çok saçma, ben bir şey yapmadım Su.
Benim kararım kesin. Senin bana saygın kalmamış.
Ya, olur mu öyle şey? Bak sinirlisin, sonra konuşalım ha.
-Sinirli değilim. -Sinirlisin işte.
Keşke, sinirli olsam Kelebek. Kırgınım sadece.
Deme öyle Su.
Çok kötü oluyorum.
Ben de çok kötü oluyorum. Ama...
...başka çaresi yok ki. Eski sevgilimi yüzüme vurman, bunu yapman...
Yemin ederim, öyle değil.
Ben senin, ne söylemek istediğini biliyorum.
Geçmişimden utanacak değilim, bana bunu yapmana da izin vermem.
Tamam. Allah kahretsin, bir daha söylemeyeceğim tamam. Söylersem...
...bas git, hiç durdurmayacağım ama bu son olsun ha. Lütfen.
Kusura bakma, ben senin nasıl çirkinleşeceğini gördüm.
Yalvarırım. Yalvarırım Su.
Kelebek, bak daha fazla zorlaştırma. Yaptığının sorumluluğunu al!
Ben, senin bir oyun çevirip kandırabileceğin...
...sonra da azarlayabileceğin bir çocuk değilim.
Karşında, genç bir kadın var senin.
Sen beni böyle sevmedin. Ben de kendimi böyle sevmiyorum.
Bari saygımız kalsın.
Ya, konu nerelere geldi ya! Lütfen.
Böyle saçma iş mi olur? Şaka mı ya?
Ya ben sana, zaten çok saygı duyuyorum.
Gördük.
İnşallah, beni bir gün anlarsın.
Ya inşallah anlarsın ne? Bedduanın üzerine, inşallah mı denir?
Anlamak istemiyorum.
Lütfen kapatalım konuyu, tamam? Bir daha olmayacak, özür dilerim.
Çekil.
Su özür dilerim, bin kez özür dilerim Su.
Unut beni.
Su?
Ne oluyor oğlum?
("Orhan Gencebay - Beni Böyle Sev" çalıyor)
("Orhan Gencebay - Beni Böyle Sev" çalıyor)
(Müzik devam ediyor)
"Beni böyle sev seveceksen"
"Olduğum gibi göreceksen"
"Beni böyle sev seveceksen"
"Olduğum gibi göreceksen"
"Girme ömrüme girme gönlüme"
"Ne dertliymiş bu diyeceksen"
"Girme ömrüme girme gönlüme"
"Ne dertliymiş bu diyeceksen"
(Ayak sesi)
"Sen dert nedir ne bilirsin"
"Sen gönlümde Kâbe sen meleksin"
"Sen her şeysin"
"Sen ümitlerimin tek kaynağı"
"Sen aşkın bence ta kendisisin"
"Kendisisin"
"Sevme diyemem sev de diyemem"
"Sen de dertli ol diyemem"
"Sevme diyemem sev de diyemem"
"Sen de dertli ol diyemem"
"Beni böyle sev seveceksen"
"Kalbim senin gir gireceksen"
"Girme ömrüme girme gönlüme"
"Ne dertliymiş bu diyeceksen"
"Girme ömrüme girme gönlüme"
"Ne dertliymiş bu diyeceksen"
"Ne dertliymiş bu diyeceksen"
Kuzum. Hayırdır böyle koşu moşu?
Daraldım anne. Ev, üstüme üstüme geldi.
Aslı mı?
Aramıyor mu?
-Aramıyor. -Sen ara oğlum.
Ben niye arıyormuşum ya?
Aramam da dağ bayır da koşarım mı diyorsun?
Ya, benim bir suçum yok ki anne.
O mu suçlu?
Bilmiyorum anne de aramıyor işte.
Aramıyor.
Uff...
Ayy, benim güzel kuzum benim ya!
Oyy. Koca bebişim.
-Canım oğlum benim. -Annem.
(Müzik - Duygusal)
(Yıldız) Allah'ım ya Rabbi'm. Otur bakayım sen.
(Yıldız) Ay, ben size kıyamam ama. Size, nazarlar mı değdi ha?
Ay, çocuklarım benim. Ay...
Hay Allah'ım ya. Nasıl olacak?
(Yıldız) Oy!
(Telsiz sesleri)
Bora Gencay'ın tekne limana yanaşıyor amirim.
Liman ağzına gelene kadar, kimse hareket etmiyor.
Emredersiniz.
(Ambulans siren sesi)
Bu ne?
Teknede, bir vefat olayı olmuş. Bora Gencay'ın annesi. O yüzden geldiler.
(Müzik - Gerilim) (Telsiz sesleri)
Bora Bey, limanda polisler bekliyormuş.
-Boş ver, sen devam et. -Buyurun avukatınız.
Söyle avukat.
Bora Bey, Amerika dosyası yürürlükte.
Sizi polis almadan, hazırlık yapmalıyız. Aksi takdirde, sonucu ağır olur.
-Annemi, defnetmem lazım. -Limanda alırlar.
-Muzo alındı, Lal kayıp. -Ne yapayım, annemi bırakayım mı?
(Avukat ses) Bora Bey, anlıyorum sizi ama başka bir yol bulmak lazım.
-Annemi bırakamam. -Şu anda, yakalanmanız intihar olur.
Boş ver o zaman. Tamam?
(Müzik - Gerilim)
(Martı sesleri)
(Sokak ortam sesi)
Ne bakıyorsun ulan?
Ne geldin oğlum sen?
Allah Allah!
(Sandalye çekme sesi)
Şş. Oğlum ne oluyor?
Ulan, ne oldu ulan? Alo!
Su, benden ayrıldı.
Oh. İyi yapmış birader.
Bana ne geldin sen?
Ha? Bana ne geldin oğlum?
(Müzik - Duygusal)
(Öksürme sesi)
Anlat hadi, anlat.
Ne oldu söyle?
Ölüyorum oğlum, ölüyorum ulan!
Su benden ayrıldı, anlatabiliyor muyum? Susuz kaldım, ulan! Nefessiz kaldım oğlum.
(Müzik - Duygusal)
Oğlum sen baştan bir anlatsana şunu, ne oldu? Hadi söyle.
Seni sevmiyorum dedi ulan.
Yalancısın dedi, oğlum. Ben yalancı mıyım?
Baştan bir anlat şu olayı bileyim. Ne oldu?
Oğlum bir tek bana sen yardım edebilirsin.
Ha? Aramızı bir tek sen düzeltebilirsin Ateş.
Aramızı düzelt kardeşim.
Tamam kardeşim, tamam. Tamam.
Tamam, sakin ol be. Sen bir sakin ol.
(Müzik)
(Şişe çarpma sesleri)
(Ağlama sesi)
Tamam ulan. Şş...
Ağlama tamam, sakin ol.
(Burun çekme sesi)
(Ateş) Tamam. Tamam.
Tamam. Tamam. Tamam dur.
Tamam.
(Müzik - Duygusal) (Su sesi)
(Su sesi)
Faryalı, kolay gelsin.
(Su sesi)
Merak ettim. Akşam diyorum aramadın, merak ettim. Telefonun da kapalıydı.
Bir haller oldu, benim telefona. Çekmiyor herhalde.
Kendi kendine, kapanıp durur.
Faryalı...
(Müzik)
Oturuver bakayım.
Geç.
Ne oluyor? Korkutma beni.
(Müzik - Duygusal)
Ya bu...
...Bora'nın annesi var ya.
Mehpare Hanım.
-Kadın ölmüş. -Hi.
Üzülürsün diye arayamadım.
(Müzik - Duygusal)
Ne zaman?
Dün herhalde.
(Yıldız) Cık.
(Müzik - Duygusal)
Başın sağ olsun senin de.
Çok mübarek bir kadındı o.
Allah rahmet eylesin.
Cenazesi şurada, burada bir şey dediler mi?
Yok demediler de şimdi...
...geleni gideni, çok olur cenazenin. Gözde'si, Evren'i...
Boş ver ya, umurumda bile değil onlar.
O kadının, bana çok iyiliği dokundu. Benim, o cenazeye gitmem lazım.
Tabii sen, doğal olarak soramadın sahili değil mi?
(Faryalı) Yok.
Yok da zaten soracak bir şey yokmuş.
Niye?
Bora mora, yok ortada. Sırra kadem basmış.
Nasıl?
Evren...
...dürmüş defterini Bora'nın da geçmiş başa.
Ne diyorsun ya?
Öyle. Olmuş patron.
Yok ya, hava atıyordur o. Oradadır Bora.
Yok. Yok, Bora mora yok.
(Müzik - Duygusal)
Su'yla konuştun mu?
-Ha? -Ha.
-Su'yla diyorum, konuştun mu? -Ne?
-(Faryalı) Gerçekten ayrılmış mı? -Vallahi anlamadım ama...
...bayağı kararlı görünüyordu.
Şey Kelebek?
Kelebek...
...ne yapsın, o da bütün gece karşımda koltukta kıvrandı durdu.
Bir kara bulut dolaşıyor üzerimizde yine ama bakalım, hadi hayırlısı.
-Kolay gelsin. -Buyurun.
-Yıldız Hanım? -Evet benim.
(Ercan) Gencay A.Ş'nin, mali grup başkanıyım ben.
-Bora Gencay? -(Ercan) Aynen.
Elimizde oğlunuzun, patronuma bıraktığı bir senet var.
Evet, ev için de... Ne oldu?
-İşleme koymak durumundayız. -Ne işlemi?
Vadesi ne?
Vade konulmamış. Biz de bu ay içerisinde, tahsil edelim dedik.
Nereye tahsil ediyorsunuz canım? Kaç para, o kadar parayı nereden bulacağız?
Ya biz, Bora'yla konuşuruz.
Biraz zor. Bora Bey'in annesi, sizlere ömür.
-Nasıl konuşma biçimi bu böyle? -Bizim bir teklifimiz var.
(Ercan) Öndeki arazinin, tarafımıza geçmesiyle...
...otelin değeri, siz de takdir edersiniz ki son derece düştü.
(Ercan) Biz diyoruz ki bu oteli, biz alalım. Siz de bu senedi ödeyin...
...hem de denizde uzakta kalan bu otelden...
-...kurtulmuş olursunuz. -Ne diyorsun ulan sen? Yürü!
Yürü, çık, gidin!
-Tamam. Tamam, tamam. -Ağzından çıkanı, kulağın duyuyor mu senin?
Beyefendi, ben emir kuluyum bağırmanıza gerek yok.
-Bora Bey'in takdiri. -Ne Bora Bey'in? Evren'in işidir bu!
Yo hayır. Bu proje Bora Bey'in şahsi projesi.
Ulan, dün benden adam oteli istedi.
Senet Bora'ya.
Dediğim gibi, ben Bora Bey'in adına buradayım.
Siz yine bir düşünün. Ben yine geleceğim.
Terbiyesiz.
(Müzik - Aksiyon)
(Müzik - Aksiyon)
-Bora Gencay nerede? -Teknede değil, bilmiyorum.
Biz yine de bakalım.
(Müzik - Aksiyon)
(Müzik - Aksiyon)
(Müzik - Aksiyon)
Anladım, tamam.
Kaçmış seninki.
-Ne demek kaçmış? -Kaçmış işte, ne demekse o demek.
(Kapı vurma sesi)
Ercan Bey, gel.
-(Evren) Ne yaptın? -Söylediklerinizi.
-(Evren) İyi, ne dediler? -Şoke oldular.
İyi olsunlar tabii.
Bora'yı duydun mu?
Konuştum Savcı Bey'le. Yurt dışına kaçmasından endişe ediyorlar.
Allah Allah!
Niye kaçsın ki? Bu adam annesinin cenazesini...
...gömmeyecek kadar, duygusuz bir adam mı ya?
-Gelir mi dersiniz? -Yani bence gelir.
-Sence? -Beni karıştırma.
Sen çoktan karıştın bebeğim.
Ya sabır.
Neyse, sen savcıya haber ver. Cenazeye gelip, orada tutuklasınlar.
-Tabii. -Eyvallah.
Ya, tamam be kızım. Aa...
(Sokak ortam sesi)
-İçemem ben onu, midem bulanıyor. -Ulan, asabımı bozma benim.
Rengin bir garip zaten. İç şunu, canımı sıkma.
(Müzik)
Öyleyim de herkes kurtulsun ya, vallahi.
Ulan denyo denyo, konuşma ya. Arabeske bağlama. Yapmadan önce düşünecektin onu.
-Ya ben, bir şey yapmadım Ateş. -Lan bırak.
Kızı kandırmak için tezgâh kurmak ne demek oğlum?
Bana, bunun bir açıklamasını yapsana.
Ya, yemin ediyorum aşkımdan. Hiçbir kötü niyetim yoktu benim.
Ulan, bana söyleme bari ulan. Abiyim ben, abi.
Beni de kaybetme, asabımı bozma benim.
Şş... Bir şeyler yapalım, ne olur.
Vallahi ne yapalım?
Aslı'ya gidelim.
-Aslı mı? -Aynen. Aslı'ya gidelim.
Neden?
Oğlum, madem böyle bir sorun yaşadık, beraber çözelim işte yani.
Kız kızı, daha iyi anlar. Aslı, yardım eder bize. İyi olur.
Yuh!
İnanamıyorum ya sana!
-Vallahi inanamıyorum. -Neden?
(Kelebek) Ya, beni kullanıyorsun ya!
Şu an, içinde bulunduğum durumdan ekmek çıkartıyorsun Ateş.
Ben ekmeğimi, taştan çıkartırım birader.
Plastikten, bidondan değil yani.
(Kelebek) Bırak abi! Yaptığın çok açık.
Tamam kardeşim. Sen bilirsin.
(Ateş) Tak sepeti koluna, herkes kendi yoluna.
Uzun çarşı boydan boya.
İşte kapı, işte sapı.
İster darıl, ister sarıl.
Tekerleme terörüsün, yemin ediyorum ya.
Öyle oğlum. Kırk satır mı, kırk katır mı demişler atalarımız.
Ya bir sus, otur Allah aşkına ya.
-Hadi gidiyoruz, hadi gel. -Nereye?
Aslı'ya lan Aslı'ya. Hadi gidiyoruz gel.
(Müzik)
Ne demek, rezervasyon iptal?
Ya kardeşim, olur mu öyle şey ya?
Ya rezerve ediyorsun, rezerve. Adı üstünde.
Ne demek, iptal ya?
Ya var diyorum, denize kıyısı otelin.
Bak Yıldızlı Otel'in adı, deniz yıldızından gelir ya.
Evet. Hani ayağına batar ya.
Bak ben bu otelin ikinci katında iskorpitin çarptığı adam gördüm ya.
Ya hâlâ yok diyor. Var diyorum var, var!
Alo. Alo.
Ya bu iş hayatının stresi, yemin ediyorum öldürecek beni ya!
(Kapı açılma sesi)
(Kapı kapanma sesi)
(Operatör ses) Aradığınız numaraya şu anda ulaşılamıyor.
(Yıldız) Kızım...
...ne yapıyorsun?
Anne perdeler leş gibi olmuş. Yıkayayım dedim.
Ya kim gelecek, kim gelmeyecek önce bir belli olsun be yavrum.
Olsun. Ben yıkayayım da dursun.
Perdeler dursun da sen durmuyorsun.
Anne ne yapayım? Beni meşgul edecek bir şeye ihtiyacım var ya.
Delireceğim yoksa.
Kelebek aradı mı?
Aramadı.
Allah Allah!
Belki o da bunu istiyordur. Denk gelmiştir.
Olur mu öyle şey yavrum, Allah aşkına?
Ben biliyorum, daha dün akşamdan sabaha kadar uyumadı o çocuk.
(Bağırma sesi)
Ne yapıyorsun sen? Bu ne demek?
Duymak istemiyorum demek anne, bak.
Bak, benim derdim bana yeter. Ben kendim acı çekmek istiyorum, tamam mı?
Bir de Kelebek'in acısıyla, uğraşamayacağım. Söyleme şöyle şeyler.
(Su) Zaten yeterince derdim yokmuş gibi...
Ay Allah'ım ya Allah'ım!
(Yıldız) Vallahi atacağım kendimi şu havuza ha!
(Yıldız) Beyin üstü çakılacağım. Kurtulayım gideyim ya!
(Yıldız) Aa!
(Yıldız) Üf...
Ya tamam da itiraz hakkımız niye yok? Ben onu anlamıyorum.
Ya, olur mu öyle şey ya? Şimdi adam geldi, denizle aramıza çit örse ne olacak?
Olacak mı yani? Dingo'nun ahırı mı bura?
Olur mu öyle şey?
Ya adam ge...
Girecek de nasıl girecek denize?
Denize girecek, oradan çıkacak, buradan dolanacak orada elinde...
...efendime söyleyeyim havlusu mavlusu, şnorkeli paleti.
O kadar yolu, nasıl yürüyecek? Yürümez.
Ya, sen beni bir başkanınla görüştürsene.
Görüştür, görüştür sen. Nasıl? Faydası olur, olmaz mı?
Ya anlatacağım.
(Faryalı) Tamam.
(Faryalı) Bittik, vallahi bittik.
Ne oluyor?
Ne yapıp duruyorsun?
Ne oluyor? Sen niye bittik dedin?
Bir şey olmadı. Ne dedim?
Ya ben küçük müyüm? Benim bir derdim olduğu zaman, sana böyle mi yapıyorum ben?
Aslı, senin derdin benim de derdim.
Benim derdim, yine benim derdim.
Anladın mı?
Neden öyle oluyor?
Öyle oluyor işte.
Olmaz. Çünkü senin derdin demek, benim de derdim demek.
Ben öyle duydum. Duymamış gibi yapamam.
Peki. Madem öyle, anlatıvereyim.
Bu arsa vardı ya denizle aramızda, sahil kısmında.
Mahkemesi olmuş, Bora'ya geçmiş.
Yani?
Yanisi işte, Bora'ya geçmiş. Denizle aramız kesildi.
Otelde kalanlar, artık denize giremeyecek.
Girecek de yani bir ton yol yürüyecek de öyle girecek.
Olur mu canım öyle şey? Bora ne diyor peki?
(Faryalı) Bora?
Ateş'in senedini göndermiş.
Artık o mu gönderdi, Evren mi gönderdi bilmiyorum da işte...
Satın, kurtulun diyorlar oteli. Artık değer kaybedecek nasılsa diyorlar.
Yok artık!
(Faryalı) Öyle. İnsan bu, daha ne rezillikler yapar.
Aman diyeyim ha Ateş'e ses etme. Gözünü seveyim. Tamam mı?
(Faryalı) Hem üzülmesin, hem de şimdi bir delilik yapmasın.
Ben bir aslını, astarını öğreneyim tamam mı? Halledeceğim.
Peki, Bora'yla konuştunuz mu?
Yok. Yok ortada.
Adamın annesi de ölmüş.
Nasıl ya? Çok mu yaşlıymış?
Bilmem.
Allah rahmet eylesin.
Ben bir Maya'ya söyleyeyim.
O, Bora'yla iş güç konuşuyor.
Bizimle ne derdi varmış, bir öğrensin bakalım.
(Faryalı) Sakın, sakın.
Şimdi kimseye ses etme, tamam mı?
Zaten istedikleri bu. Herkesi tedirgin etmek, germek.
Tamam. Ben bir hâl çare bulacağım, kendi başıma.
Hallediveririm ben.
Nasıl ama?
(Faryalı) Kızım halledeceğim. Aa!
(Faryalı) Tamam mı?
(Müzik - Duygusal)
Ben gideyim.
Nereye? Şimdi geldin zaten daha.
Kelebek'le Ateş'e görünmeden seni göreyim dedim.
Kelebek çok kötü.
Ateş komada da Kelebek de bitkisel hayatta.
Ne oldu?
-Su ayrılmış ondan. -Aa!
Aslı...
...tutunun birbirinize.
Sıkı sıkı sarılın birbirinize. Dağılmayın öyle. Olur mu?
Bak neler geliyor başımıza, nelerle uğraşıyoruz.
(Faryalı) Tamam mı?
Gideyim ben.
Bana bak, aç mısın?
Yedim ben.
-Yedin mi? -Yedim.
İyi. Gel.
Asım Kaptan ne yapıp duruyor?
Akşama gelecek.
İyi. Bir ara üçümüz, bir şeyler yapıverelim.
Hatta Maya da gelsin.
Olur da neden?
Kaç gecedir, rüyamda görüp duruyorum onu.
Kaptanı.
(Faryalı) Tamam mı? Yapalım biz.
Tamam.
Tamam mı?
Görüşürüz.
Pişt.
Aklınla ha. Tamam mı?
Tamam.
(Müzik - Duygusal)
(Araba sesi)
-(Lal) Buyur abi. -(Muzo) Yok birader, sağ ol.
(Lal) Abi buyur dedim.
Ne diyorsun oğlum sen?
(Lal) Arkaya bin arkaya.
(Müzik)
Bora bizi bekliyor.
Neredeymiş? Nasıl ulaştı sana?
Eski telefondan. Şişmanın kulübesinde.
(Muzo) İyi fikir.
(Lal) Yani bence de.
Şişman'la Bora'nın bağını kimse tahmin edemez herhalde.
Orada bizi aramazlar diyor.
Mehpare Hanım'ın, cenazesi ne olacak?
Yarın olacak herhalde.
Kim organize ediyor?
(Lal) Ayla ediyor.
Ne yaptılar sana?
Ne yapacaklar? Ben bu cürmün cezasını Amerikan zindanında yattım dedim.
Ne anlatıyorsunuz? Kavurma vereyim mi dedim.
(Muzo) Çıktım geldim dışarı işte.
(Kuş cıvıltısı sesleri)
Ne o?
(Faryalı) Kararıyorsun hemen.
Kararma öyle. Bulacağız bir çaresini.
(Yıldız) Bora'yı arıyorum.
Yok.
Ulaşılamıyor.
Ulaşsan ne olacak? Ne diyeceksin?
Baş sağlığı mı dileyeceksin yoksa hemen bizim senet mi diyeceksin?
Aklım almıyor ya.
Yani onun böyle bir şey yapmayacak biri olduğuna öyle inanmıştım ki yani.
Evren, Evren. Ne diyorum sana? Evren.
O kadarını da yapmaz herhalde artık.
Ateş onun yüzüne bile bakmaz.
(Ateş) Kimin yüzüne bakmam ya?
Kim ne yaptı?
Evren.
Ne yaptı yine?
Ya şu önümüzdeki arsa yok mu, denizle aramızdaki.
O mesele. Bilmediğin bir şey değil.
O iş, Bora'nın işi.
He onu diyorum ben de. Bora'nın işi.
(Müzik)
Nefes alıyor şimdi abi.
Dükkân?
İki saat kapattım anne. Şu işin peşine düştüm işte.
Açacağım tekrar.
Yalama oldu ulan dükkân. Aç kapa, aç kapa.
Yok mu, maestro kemancı? Nerede hani? Konsere mi gitti?
(Ateş) Bilmiyorum abi.
(Faryalı) Ne garip adam ya o da.
Bana bak.
Su'ya sakın ilişmeyin derim.
Bir şey mi dedi abla?
Yok çocuğum.
(Ateş) Ya yok anne. Zaten Su'ya iliştiğimiz falan yok.
Aslı'dan yardım isteyeceğiz işte. Onun peşine düştük. Aslı geldi mi buraya?
Geldi, gitti.
Nereye?
Maya'nın evine.
Nerede Maya'nın evi?
Ben biliyorum.
E, hadi gidelim o zaman.
Aslı, ne işimize yarayacaksa hâlâ anlamış değilim ama...
Ya hadi hadi gel, yürü.
(Müzik - Duygusal)
İyi yaptın, söylemedin senet menet diye.
Yok, demeyelim zaten canım.
Demeyelim senet menet.
Demeyelim de...
...biz ne yapacağız?
Bulacağız bir çaresini.
Bulacağız.
Hah. Yönetim kurulunu, bir arada yakaladım, süper oldu.
Hah. Diyorum, ben de kim eksik?
Ya! O kadar hissediliyor mu?
(Faryalı) Hissedilmez mi? Uzaysız olur mu?
Sen olmayınca böyle bir insanın kafası sakin oluyor.
Bir rahatlıyorsun, bir dinç oluyorsun.
Aşk olsun ama. Ben buraya kriz çözmeye geldim.
Oğlum, bilmece gibi konuşmasana. Ne oluyor?
Ya rezervasyonlar iptal.
İnsanlar o otelde deniz yok falan, bir dedikodu.
Deli olacağım ya.
(Faryalı) Onu etmişler mi?
Ben biliyorum başıma geleceği. Görüyor musun bak?
Deniz yok ne ya? Deniz yok ne?
Bu ne? Lebi delta.
Koçum, denizle aramızda bir arsa var mı yok mu?
Var. Bizim mi? Değil.
Mahkemelikti. Onunla ilgili bir mesele.
Kim uğraşıyor bizimle?
(Yıldız) Kim olur?
Evren.
Yok. O öyle şey yapmaz.
Cık, yapmaz. Benim idolüm o.
Neyin? İdolün mü?
Ha. Rol modelim yani.
İyi, iyi, maşallah. Allah sonunuzu benzetmesin.
Yok. Yani büyük iş adamı ya.
Böyle vizyonsuz vizyonsuz, şeylerle uğraşmaz. Zannetmiyorum.
Ben gider konuşurum kendisiyle.
Hah, çok iyi.
Hadi git konuş.
Tabii canım. Bizim hukukumuz başka onunla ya.
-Tabii. -İyi, hadi bakalım.
Hadi koştur. Git konuş.
-Efendim? -Yürü. Hadi bakalım. Yürü.
İşte köylülük.
İşte adam sendecilik.
İşte bu.
(Müzik)
Bu da başka bir manyak.
Nereye?
(Faryalı) Bakalım, hesap kitap.
Neye borcumuz var? Ne kadar borcumuz var?
Ne kadar zamanımız var? Bakalım görelim.
(Faryalı) Ne yapacağız? Ödeyebilecek miyiz?
(Müzik)
(Müzik)
(Araba sesi)
(Müzik devam ediyor)
Çok üzgünüm Bora.
Ne yapalım be minik?
Başımız sağ olsun, kardeşim.
Ne yaptınız?
Evren saldırıyor, dört bir koldan.
Emniyet?
Benlik bir şey yok. Seni sorup duruyorlar.
Avukatla konuştum. Durum ciddi diyor.
Cenaze ne durumda?
Yarın Ortakent'te.
Tamam. Orada olacağız.
Bekliyorlardır oğlum. Alırlar seni orada.
Annemi ben gömeceğim.
-(Lal) Ya Bora-- -Ne?
Ya nasıl olacak ki?
Bulacağız bir yolunu. Annemi ben gömeceğim. O kadar.
Gerekirse içeride yatarım. Ne yapayım?
(Bora) Çay var taze.
(Maya) Bora bunu yapmaz.
Koymuş Ateş'in senedini, hadi verin oteli demiş.
Hele Ateş üzerinden hiç yapmaz.
Durum bu.
Yücel?
İyi değil tabii. Tam sezon öncesi.
Benim Bora'yla görüşmem lazım.
Yapmayın dedi Faryalı.
Ya, o yapmayın desin.
Benim elimden bir şey geliyorsa, yardım etmek isterim.
Yani tabii, yine sen bilirsin ama...
...adamın annesi vefat etmiş.
Nasıl?
Evet.
Benim o zaman, mutlaka aramam lazım Bora'yı.
(Operatör ses) Aradığınız numaraya şu anda ulaşılamıyor.
(Kapı vurma sesi)
Kapalı.
-Ben bakarım. -Sen dur.
(Kapı açılma sesi)
-(Ateş) Merhabalar. -(Maya) Merhaba.
-(Ateş) Aslı'ya bakmıştık. -(Maya) İçeride. Gelin, gelin.
-(Kelebek) Merhaba. -(Maya) Merhaba Kelebek.
Hoş geldiniz.
Hoş bulduk.
(Maya) Siz balkona geçin, rahat rahat.
Ben size, bir şeyler hazırlayayım.
-Hadi. -Tamam.
(Müzik - Duygusal)
Su, Kelebek'ten ayrılmış.
Duydum.
Duydun da aramadın mı?
Ben de yeni duydum. Abin söyledi.
Bir de yeğenim olacaksın.
(Aslı) Ateş ilgileniyor seninle dedim.
Yoksa arayacaktım. Aklım sendeydi.
Anlamadım. Ben yanındayım diye mi aramadın?
(Aslı) Ne alakası var ya?
Siz bana, fırça atmaya mı geldiniz?
Hayır Aslı. Ne alakası var?
Ee, niye o zaman?
Yardım istemeye geldik senden.
Öyle deyin.
Belli değil mi?
(Müzik - Duygusal)
(Telefon zili sesi)
(Lal) Alo.
(Maya ses) Lal.
Kimle görüşüyorum?
Ben Maya. Türkiye hattım bu. Ondan çıkmamıştır.
Ben şimdi bir toplantıdayım. Seni sonra arayayım mı?
Lal bir dakika, kapatma.
(Lal ses) Evet.
Bora'ya ulaşamıyorum.
Bora biraz yoğun.
(Maya ses) Annesi için baş sağlığı dileyecektim.
Bir de bir şey söylemem gerekiyor.
İşi yoğun dedim ya.
(Maya ses) Bana ulaşmasını söyler misin?
Söylerim.
(Maya ses) Sağ ol.
Kim?
Acentelerden bir tanesi.
(Müzik - Gerilim)
Bakın, bence ancak...
...Su, biz üçümüz toplanıp gidersek etkilenir.
Çünkü ben onu biliyorum. Birlik, beraberlik çok seviyor.
Su benimle konuşmuyor.
Benimle de.
E, oğlum benimle de ama bu sorun değil ki zaten.
(Ateş) Önemli olan şu...
...Su zaten bizim birbirimizle küs olduğumuzu da biliyor.
(Ateş) O yüzden toplanıp gidersek eğer çok kıyak olur.
Ben size söyleyeyim; ortada sorun falan kalmaz, bütün problemler çözülür.
Ben ona kızgınım ama--
Ya ne kızgınlığı Aslı? Ne kızgınlığı ya? Gözünü seveyim baksana bana ya.
Ama dedim ama! Bir bitireyim değil mi?
Kelebek ölür diyecektim.
(Aslı) Onun için gidelim.
Aferin.
Ya tamam, manik depresif haller. Seninle de küsüm.
Değişmez bu.
(Öksürme sesi)
Benimle?
Biliyorum zaten de yeri gelmişken, konusu geçmişken sorayım dedim.
Ne yapayım Aslı?
(Aslı) Tamam, neyse yani. Ne varsa var. Erteleyelim.
Şu sorunu bir çözelim.
Yoksa bu biter. Şu anda Faryalı'nın en çok Kelebek'e ihtiyacı var.
Aşk acısı dinsin de koşturabilsin.
Sen o zaman biliyorsun, otelin durumunu.
Alın bakalım.
Abla biz gidelim ya.
Acelen ne Kelebek? Şunu içersin, ondan sonra gidersin.
İşte, birkaç dakikanın bile önemi var ya benim için.
Oğlum basketbol mu oynuyoruz? Ne bir dakikası?
Acımla dalga geçmeyip yardım ederseniz sevineceğim.
Tamam. İçelim, kalkarız.
Gidelim he.
Oğlum tamam. Emir kesiyor.
(Maya) Ben çıkıyorum.
Bora'nın yanına gideceğim. Kimseye bir şey demek yok tamam mı?
İç hadi iç.
İştahım yok.
(Kelebek) Su istiyorum.
(Öksürme sesi)
(Öksürme sesi)
(Müzik)
(Yıldız) Nasıl?
Köfte mi yaptın?
Hı. Acıkmışsındır diye. Canın mı çekmişti?
Nereden anladın?
Hissettim.
Afiyet olsun.
Eline sağlık.
Nedir vaziyet?
Vallahi...
...pek iç açıcı değil.
Manavı, kasabı, balığı...
...bayağı bir borcumuz var.
Ya bu deniz meselesi, bizim lokantayı vuracak mı sence?
Gelir de denizle aramıza, bir paravan koyuverirlerse...
...etkiler tabii ama...
...bir şey olmaz bize.
Hiçbir şey etkileyemez, senin o zeytinli sigara böreğin oldukça.
İkimiz de biliyoruz ki gelip, paravanı dikecekler buraya.
Bulacağız bir çaresini. Takma kafana.
O kadar sinirleniyorum, o kadar sinirleniyorum ki yani...
Yıldız...
...bak bana.
(Faryalı) Sinirlenme, kızma tamam mı?
Koşar, gider yakıveririm oteli ha.
Tamam mı? Bak ben, sakin olmaya çalışıyorum.
Hadi sen de sakin ol azıcık.
Nefes alalım biraz.
Bak, bak, şu denize bak. Bakıver azıcık şu denize.
Bak şu güzel Bodrum’un denizine bir bak. Bak.
Daha paravanı koymadılar. Azıcık bakalım denizimize.
(Müzik - Duygusal)
(Faryalı) Ne o?
Ne? Söyle.
Sen bayağı değiştin ha.
İyi mi kötü mü?
Çok iyi.
Çok iyi.
İyi. İyi o zaman.
(Faryalı) Köftemizi yiyiverelim bakalım.
(Evren) Bora'dan bir haber var mı?
Emniyet arıyor efendim ama henüz bir bilgi yok.
Ulan, ben hâlâ nasıl güvenip seninle iş yapıyorum be?
Telafi edeceğim Evren Bey.
(Evren) Ha, edeceksin.
-Gözde'den imzasını aldın mı? -Aldım efendim.
Bütün güvenlik elemanları, kovuldu mu?
Evet. Kendi ekibimi kuruyorum.
Kur da bu sefer çok dikkatli ol.
(Müzik - Gerilim)
-Ayla merhaba. -Merhaba.
Bora Bey'i görmem lazım benim.
Maalesef Bora Bey, bir süre yok.
Annesine olanları duydum. Çok üzüldüm.
(Maya) Sen Faz'a söylesen.
Bora'ya görüşmek istediğimi iletirse Bora benimle görüşecektir.
Yani söylerim ama...
Rica ediyorum. Lütfen ilet olur mu?
-Peki. -Teşekkürler.
(Müzik - Gerilim)
Sanırım ben, Bora'ya nasıl ulaşacağımızı buldum.
Şimdi, şu Maya'nın peşine de bir adam tak.
Buralara geldiğine göre, Bora'ya ulaşmaya çalışıyor.
Bora Bey'in onu göreceğini, zannetmem efendim.
Kendini riske atmaz.
(Gülme sesi)
Kadınlarla ilişkin sığ.
Neden?
Çünkü tutkun yok.
Bir de bu Ayla.
(Evren) Bora'nın has adamı.
-Onu da çıkartalım mı? -Yok. Asla.
Tam tersine, o buralarda kalsın.
Bora'yla kontakta olan birine, yakınımda ihtiyacım var.
(Müzik - Gerilim)
Abi Ayla aradı. Maya, seninle görüşmek istiyormuş.
Yani her yerde, bizi arıyorlar şu an. Kendini riske atıyorsun.
(Müzik - Gerilim)
Hallederim ben, merak etmeyin.
(Uzay) Evren amca.
(Evren) Uzay.
Ne işin var oğlum senin burada?
Size bakmaya geldim.
Çünkü bir dedikoduyla sarsıldım.
Ne diyorsun ya?
Ne dedikodusu o öyle?
Güya siz, bizim otelin denizle bağını kesiyormuşsunuz.
Allah Allah! Nasıl yapayım oğlum, öyle bir şey ben?
Ben de dedim. Yapmaz öyle şey dedim.
Tabii canım. Olur mu öyle şey?
Yani yaparsanız, çok üzülürüm zaten.
Ben öyle şey yapar mıyım? Hem nasıl yapayım? Benim çocuklarım da orada oğlum.
E, kim uğraşıyor o zaman burayla?
Bora.
Oha!
Vallahi.
Nerede o? Nerede o? Konuşacağım ben onunla.
Bugünlerde, pek ortalıklarda değil.
Ama sanıyorum çok ciddi.
İyi bir alıcı bulursanız, iyi de fiyat veriyorsa...
...satın derim.
Benim için iyi fiyat diye bir şey yok.
O ne demek öyle?
Ya hani böyle...
...bir şey almak istersiniz.
Ya şu kadar param olsa da alayım falan dersiniz ya.
Benim her şeyim var.
O otel benim için sevgi, dostluk demek.
Onlara ihtiyacım var benim.
Onların da fiyatı yok.
O yüzden satmam.
Aşk olsun Uzaycığım.
Ben sana, böyle mi öğrettim?
(Evren) Sen orada, bayağı yumuşamışsın.
Bak, iyi bir iş adamı...
...cesur, acımasız ve kararlı olur.
Ben istemiyorum öyle iş adamlığı.
Olmaz. Satmam ben kendi payımı.
Peki. O zaman bu...
...ortağın olacak, yeni alıcıyla aranı iyi tutmaya bakacaksın.
Duyduğum kadarıyla Faryalı ve Yıldız satacaklar kendi paylarını.
Ne?
Ben öyle duydum.
(Evren) Senin gözlerin renkli miydi?
Ne kadar güzelmiş.
Sen takma oğlum böyle şeyleri kafaya.
Boş ver.
(Evren) Aslan parçası.
(Müzik - Gerilim)
Kurbandan sonra mı?
Meto, şimdi lazım para.
Süt de para etmez diyorsun ha?
Etmez tabii zavallılar.
E, ne yapalım? Bulacağız bir çaresini. Tamam.
Hadi bakalım.
Meto'dan mı istedin?
Yok. Kurbana, 200 koyunu varmış. Ondan önce, ben de bitiğim diyor.
Bora'ya ulaşabilsem ben...
Ben ulaşacağım ona. Merak etmeyin.
Aradılar şimdi. Beni alıp, onun yanına götürecekler.
(Faryalı) Otursana.
(Müzik - Duygusal)
Aslı söyledi. Bora beni dinler zannediyorum.
(Faryalı) Deme demiştim ben Aslı'ya ama...
...dayanamadı herhalde.
Ne yaptın? Taşınabildin mi? Yerleşebildin mi eve?
Şey vardı, karidesler vardı. Ben onlara bir bakayım.
(Maya) Yerleştik.
Aslı hazırlık yapıp, yemek yapıp seni çağırmak istedi.
Zorlamayalım diye, müsait değilim dedim haberin olsun.
Uygun zamanda söylersin yaparız bir şeyler. Olur mu?
Olur. Ayarlarız.
Aç mısın ha? Bir şeyler hazırlayıvereyim.
(Maya) Yok. Ben sorunu halletmeye gideceğim.
Bora'nın yanına. Onu haber vermeye geldim.
(Motosiklet sesi)
Maya, Muzo ben.
(Muzo) Gidelim mi?
Gidelim. Görüşürüz.
De ona, arasın beni.
Derim, derim de...
De sen de. Arasın.
Tak, tak.
(Motosiklet sesi)
(Motosiklet sesi)
(Müzik - Gerilim)
(Evren ses) Söyle Tekin.
Evren Bey, bir motor geldi aldı bu Maya'yı, takip ediyorum.
Motor mu, ha kaçırırsam bahanem hazır diyorsun yani?
Yok efendim, bu kez kaçırmayacağım.
(Evren ses) Kaçırma Tekin, kaçırma. Kendini de belli etme.
-İstikametini bana bildir sonra. -Tamam, Evren Bey.
Nereye gidiyorlarsa hem polise, hem bana haber ver.
-Başüstüne efendim. -Hadi bakalım.
(Müzik - Gerilim)
Ya sen nasıl bir öküzsün Kelebek, gidip kıza, Cenk falan denir mi ya?
Vallahi, benim başıma da güneş geçti herhalde...
...bu salağı dövmek yerine, gidiyorum barıştırmak için uğraşıyorum.
Ya bırak Ateş ya, senin de yapmadığın işler değil.
Nasıl ya?
Ee, senin de bana Alaralı cümleler kurmuşluğun var.
-Aslı, aynı şey değil. -Nasıl değil?
(Ateş) Değil.
Yani Aslı, eski erkek arkadaşından bahsetmiş olsaydı...
...Murat demiş olsaydı olabilirdi.
Bir dakika, bir dakika lan Murat kim bir dakika?
Saçma sapan konuşma Kelebek, burada senin işini çözüyoruz.
Ya Murat kim Murat, bana bunun bir açıklamasını yapın?
-Sana ne Ateş? -Ya Aslı, söyler misiniz Murat kim?
-(Aslı) Ya konumuz ne bizim, bu mu? -Aslı haklı birader.
-Susar mısın Kelebek! -Ya bir dakika, bir dakika bir durun.
Murat kim diyorum ya? Benim, çıldırtmayın beni asabımı bozmayın!
Murat kim?
Ya of, siz benden yardım istiyor musunuz, istemiyor musunuz?
İstemek ne demek Aslı, yalvarıyorum ya bak ben akşamı göremem, o derece!
Tamam, o zaman.
-Bir plan yapalım. -Söyle yapalım.
Şimdi ben Su’nun yanına gideyim, bir kendim barışayım onunla.
Zaten onun, şu an bana ihtiyacı vardır.
(Aslı) Bir anlayayım durumu neymiş, ne değilmiş.
Tabii kızı nereden toparlayabiliriz, toparlayabilirsek.
Aslı o ne demek, toparlanmama ihtimali mi var?
Bak ben trenin önüne atlayacağım diyorum ya.
Hüsnü Karanina. Tebrik ederim.
Tamam, hadi siz otele gidin benden haber bekleyin.
Ya bir dakika, bir dakika ben hiçbir şeye odaklanamıyorum.
Ama böyle, konsantre olamıyorum ya. Bu Murat kim ha?
-Susar mısın Ateş! -Aslı!
Haber bekleyin benden haber, otele gidin.
-Hişt! -Ne?
Kim lan bu Murat?
Birader sen Murat'ı boş ver de asıl Gökhan'ı merak et.
Lan Gökhan kim?
Milli tekvandocu bir şey, fena.
Yani ikimizi bir araya koyar döver, o derece.
Kelebek, bak kafam iyice karıncalanmaya başladı. Kim lan bu Gökhan, Murat ha?
-Ya yürü hadi, yürü bak, fırtına geliyor. -Tırtık!
Kim, kim oğlum Gökhan kim, Murat kim lan, anlat lan?
Hişt!
(Müzik - Gerilim)
-Annemin yanında, kim var? -Faz'ın çocuk var.
Gözde zaten, oteldeki işlerinden attırmış onları.
İyi, cenazede mezarın başından ayrılmasınlar tamam mı.
Yani, annemi daha gömmeden birileri karşı gelirse eğer...
...dikilsinler karşılarına.
Polise mi karşı gelecekler yani?
Kim olursa artık.
Kararlısın.
(Müzik - Gerilim)
(Müzik - Gerilim)
-(Bora) Hoş geldin. -(Maya) Hoş bulduk.
-(Maya) Başın sağ olsun. -(Bora) Sağ ol.
Nasıl oldu? Çok şaşırdım.
Ben artık şaşırmıyorum, hayat işte.
İnsanın sevdikleri, teker teker gidiyor.
(Bora) Gelsene, gel.
-Afiyet olsun. -Sağ ol.
(Müzik - Gerilim)
(Telefon arama sesi)
(Tekin) Bora'nın yerini buldum Evren Bey.
-Gökçebel tarafında, bir dağ evinde. -(Evren ses) Güzel.
Şimdi hemen polise haber ver, bana da konum at.
Biz gelene kadar da kimseye gözükme, tamam mı oğlum.
(Tekin ses) Tamam efendim.
(Müzik - Gerilim)
(Nefes sesi)
(Kapı vurulma sesi)
Kelebek.
(Kapı açılma sesi)
(Müzik - Duygusal)
(Müzik - Duygusal)
Duyunca dayanamadım.
Çok kötüyüm, arayamadım da seni.
Neden arayamadın acaba? Çünkü kibirli bir boncuksun.
Aslı deme öyle, zaten perişanım.
Görünüyor.
(Kapı kapanma sesi)
Geldi bana öküz.
-Kovsaydın. -Beter ettim.
-Ne diyor? -(Aslı) Dinlemedim ki.
Ben öyle demek istemedim derken çat diye kapattım suratına kapıyı.
-Pis. -Evet.
Ya bana ben Cenk'e benzemem diyor.
Hani, beni buldun daha iyisini mi istiyorsun gibilerinden.
(Su) Böyle bir havalar, bir şeyler.
-Bağırıyor bir de. -Bağırıyor mu?
-Evet. -Terbiyesiz.
Böyle, borazan borazan hem de.
Bak gözünün içine bakıyorum tamam mı, hani susacakmış da...
...hatasını anlayacak mı falan diye, hiç tınmıyor.
Ayı, ayı yani.
Su cepte, Su çantada keklik. Yalan da söylenir, numara da çekilir.
Anlarsa, basarım fırçayı siner.
-Ne ara oldu bu böyle ya? -Bunlar böyle kuzucuğum.
Peşimizden koşarken sünepe...
...ondan sonra böyle bir havalara giriyorlar.
Çok canım yanıyor Aslı.
Dört kere ev işi yaptım, iki kere çıktım yalıya koştum.
(Su) Yüz ton çikolata yedim burada. Atamıyorum kızgınlığımı.
Sadece kızgınlık mı, yoksa?
Kendimi bomboş hissediyorum.
(Müzik - Duygusal)
Ağla kuzucuğum ağla, iyi gelir.
(Müzik - Duygusal)
Ben onsuz ne yapacağımı hiç bilmiyorum.
Dur bakalım bir akıllansın, hemen büyütme ha.
Asla affetmem ben onu.
Tamam, bırak şimdi gel, gel.
(Müzik - Duygusal)
Ne yapmayı düşünüyorsun?
Hiçbir şey düşünemedim ki, cenaze bir bitsin...
...ondan sonra bakacağım ne yapacağıma.
Bora, biliyorum hiç sırası değil.
Bir senet varmış, Ateş'in imzaladığı.
İşleme koymuş.
Yücel böyle bir şey söylemedi, ölse söylemez.
Ben yapmaz dedim ama zor durumdalar.
-Adi herif. -(Maya) Kim?
Evren.
Yıldız’la Faryalı’yı sıkıştıracak ya.
Kendi çocuğunu kullanıyor.
-Evren yaptı bunu? -Hı hı.
(Müzik - Gerilim)
Sen gidebilirsin.
Tekin...
...ne güzel yermiş burası ya.
Son oksijenlerini mi almaya gelmişler?
İleride bir taş ev var efendim, oradalar.
-(Evren) Hepsi mi? -O kadarını bilmiyorum efendim.
Görünmemek için fazla yaklaşmadım. (Nefes sesi)
Lan, mangal mı yapsak buralarda?
İştahım da açık bugünlerde.
Yapalım, yapalım.
(Evren) Oo...
...epeydir kaçmadan polis görmeyi...
...özlemişim ya.
(Kapı kapanma sesi)
Yıldız şaşmış kalmıştır bu işe. Bu adam nasıl adam diye.
Ya bir ulaşabilsem aslında çözerim ben işi de.
-İstiyorsan ben haber vereyim. -İyi olur.
Hem belki cenazeye gelmek ister. Annem çok görmek isterdi onu.
Ben hallederim. (Telefon zili sesi)
-(Muzo) Bora, Bora polis! -Gel.
(Polis siren sesleri)
(Polis siren sesleri)
(Polis siren sesleri)
(Müzik - Gerilim)
Çekin hemen şunu çekin!
Kapan kurmuşlar Evren Bey.
Yapma ya.
(Müzik - Gerilim)
Üf, takip edecekleri besbelliydi!
Bizi takip ederek mi buldular burayı?
Ulan nasıl geldik tongaya be!
(Müzik - Gerilim)
Kimse yok.
Nereye gittikleri belli.
Nereye gittikleri belli de, bizim araçlarla oraya giremeyiz.
İyi, çıkacakları yerde bekleyin o zaman.
(Komiser) Aksiyon filmi değil bu Evren Bey...
...bütün adamlarımı da onların peşine takamam ben.
Hem cenazesi varmış zaten, elbet ortaya çıkacak.
İyi, savcı beyle bir konuşalım bakalım, o ne diyor.
Sen tedirgin olma.
Ben tedirgin olmuyorum.
-Toplanın. -(Polis) Toplanın gidiyoruz!
(Araba sesi)
(Araba sesi)
Evet, nereye gidiyoruz?
Usta?
Faryalı'nın otele gidiyoruz
(Muzo) O ne alaka ya?
Saçmalama, adam polise elleriyle verir seni.
Yücel, hayatta yapmaz.
(Lal) Tamam da neden?
(Bora) Ya bu Evren, Ateş'in senedi üzerinden bunları tehdit ediyormuş...
...sıkıştırıyormuş anladın mı? İşte gideceğim, çözeceğim işi.
Hem orada, beni kimse aramaz ki. Bir de...
-Bir de ne? -Neyse, onu olunca söyleyeyim.
Biz mi iniyoruz, siz mi?
Maya, sen öne geç de kullan tamam, ben burada saklanacağım.
Ha, biz iniyoruz.
Bizim var gidecek yerimiz, merak etme.
Şu ormanı geçelim, güvenli bir yerde ineriz.
Lal, bu cenazenin organizasyonunu iyi yapın, tamam mı?
-Eş, dost falan ayrı ayrı çalışın. -Merak etme.
Ben toprağa vereceğim annemi, ne olursa olsun.
(Müzik - Gerilim)
(Telefon zili sesi)
-Efendim Gözde? -Evren, neler oldu merak ediyorum.
Ya sana ne, sen niye böyle detaylarda boğulan bir insan oldun?
Bora yarın tutuklanacak, sen kendi programını yap. Sana ne?
Bak Evren, benimle böyle dalga geçer gibi konuşma.
(Evren ses) Allah Allah, konuşursam ne olur?
-Hiçbir şey demiyorum sana. -(Evren ses) Deme zaten.
Beni her hafife aldığında, başına neler geldi hâlâ anlamadın.
Yenilmeye doymuyorsun.
Ama bu sefer başka.
Bu sefer bittin, Evren Ergüven.
-Kolay gelsin. -Sağ ol.
Ne yaptın, bir yolu var mıymış?
(Sandalye çekme sesi) Yok.
Ne yapsak olmuyor.
Ortalığı yıksak, üç aydan önce değişmezmiş tapunun durumu.
Üf!
Deli olacağım ya, vallahi deli olacağım.
Ne yapıp duruyor, onlar orada?
Geldiklerinden beri, fısır fısır konuşuyorlar.
-Duydular mı acaba? -Yok canım, nereden duyacaklar?
Duysalar, burada dururlar mı? Koşar, dikilirler Bora'nın tepesine.
(Müzik - Duygusal)
Oğlum, senin bu abinde bir numara var ha.
(Ateş) Hişt alo, kime diyorum lan, alo hişt?
-Ha? -(Ateş) Ha tabii ha.
Oğlum bir dikil, bir silkelen kendine gel lan.
-Bir daha mı arasak Aslı'yı? -Açmıyor kardeşim açmıyor.
-Niye bu kadar uzun sürdü Ateş? -Oğlum Su bu lan, Su.
Şimdi ona, dünya toz bulutundan girmiştir.
Siz tanıştığınızdan beri nerede, ne hata yaptın, ne yanlış yaptın...
...tek tek, sırayla düşünüyordur.
Of!
Öldüm ben ya yemin ediyorum öldüm ya!
Dur lan, dur. Filden büyük, fil terbiyecisi var oğlum.
Sen merak etme, Aslı işin başında.
İnşallah.
Al canım.
(Sessizlik)
Aslında, yine iyi başardı buraya kadar.
-Ne? -(Aslı) Kelebek diyorum.
Yani senden önce bilmezdi ki, bence ilk ilişki için hiç fena değil.
-Nasıl? -Ne nasıl?
İlk ilişki dedin.
-Bilmiyor muydun? -Neyi Aslı?
Kelebek'in, senden önce kız arkadaşı olmadı ki.
Oha, yirmi bir yaşında!
Yirmi bir, otuz bir ne fark eder, olmadı vallahi.
-Atma. -Aa!
Ya nasıl, hiç mi konuşmadınız Su bunu?
Yani, var gibi yaptı ama böyle bir iki isim söyledi.
-Ya, salak ya o, utanmıştır ondan. -Neden utanıyor?
Ee, yani erkek ya bu şimdi kadınlar hakkında bir şeyler...
...biliyor gibi, göstermek istemiştir kendini.
Nasıl söylesin sana, sen ilksin diye?
Atıyorsun, hangi çağdayız ya!
Ya kuzucuğum, bunlar tutku insanları.
-Kim bunlar? -Faryalılar.
-Yani, biz aslında. -Nasıl yani?
Yani şimdi bunlar âşık olana kadar, böyle durup beklerler.
Olduktan sonra da bir ömür, başka kimseyi görmezler.
Misal, Faryalı.
Ama bir kız vardı hani, Ferdi'nin ki?
(Aslı) Aylin mi?
Ya Su, o ilkokuldaydı Allah aşkına, bir kendine gel ya.
Yani düşünsene, bu çocuğun senden önce sevgilisi yoktu.
Ve seni Cenk'le gördü, onunla tanıştı.
(Aslı) Ee, doğal olarak yani koydu bu ona, etkilendi tabii ki.
Ve Kelebek seni hep kıskandı.
Ama hiç çaktırmadı bana?
(Aslı) Çaktırmaz tabii, bilmiyor musun onu, gururludur o.
(Su) Salağa bak ya.
Büyük salak, yani demek ki...
...içinde tuttu, tuttu, tuttu sonunda da patladı.
Yoksa böyle bir şey yapar mı Kelebek?
Ama bak unutma, bu konu onun kâbusu oldu.
Bak Su bu arada, bunları söylediğimi falan...
...olur ya barışırsınız falan aman ha!
Yok, yok hiç.
(Müzik - Duygusal)
-Nereye? -Serinledi ya, üstüme bir şey alayım.
-Dur, ben getireyim sana. -Yok kuzum, yok sen otur, otur.
(Sessizlik)
(Müzik - Hareketli)
-(Aslı iç ses) Çabuk gelin. -(Su) Bulamadın mı?
Buldum canım.
(Müzik - Duygusal)
(Kelebek) Oğlum koş, koş, koş la koş!
Lan oğlum, yavaş lan yavaş, dur!
Oğlum uçmamız lazım, hemen gel demiş.
Ya başlayacağım, bir dur oğlum bir dur.
Ya sen gelmesen mi ya, ben seninle romantizm falan hiçbir şey yapamam.
(Ateş) başlayacağım romantizmine senin be!
(Kelebek) Ya koş Ateş koş! -(Ateş) Lan dur oğlum, bir dur!
-Konuştum Evren amcayla. -(Faryalı) (Bip) amcana!
Ama usta böyle yapma, ben de bir iş kovalıyorum burada.
Hadi anlat bakalım o zaman, kısa anlat.
-Evren amca yok diyor. -Neye, yok diyor?
Ya otelle bir ilgisi yokmuş, hatta bizim oteli denize bağlamaya çalışıyormuş.
Ya nasıl bağlayacakmış, yol mu açacakmış?
Deccal başka biriymiş.
(Uzay) Deccal, Bora Gencay'mış.
Bu adam işte otelimizi bitirmeye çalışan.
Sen kimsin la?
Uzay.
Faryalı, seninle biraz konuşalım mı? Olanı, biteni anlatayım.
Müsaitse Yıldız Hanım da olsa güzel olur.
(Uzay) Konuşmayın bu adamla, kötü o adam.
-Yunan abla, Faryalı Ustam konuşmayın. -Höd!
-Koş Yıldız ablanı çağır, koş. -Kötü o.
(Müzik - Duygusal)
Arkadaşlar kolay gelsin.
-Buyurun. -Bir gelen giden yok değil mi?
Yok.
Tekin burada sizinle kalacak, bir ihtiyacınız olursa.
-Gerek yok. -Yahu bir elin nesi, iki elin sesi var.
Çocuk kalsın işte. Bir şey lazım olur falan.
Ha adam kaçmasın ha.
Maazallah! Tekin, haberleşiriz oğlum.
(Müzik - Duygusal)
Ateş'e verdiğim sözü kullanıp, sizi sıkıntıya sokmuşlar.
Onu çözmeye geldim.
Nasıl çözeceğiz?
Ateş'in senedini neden işleme soktun?
Yani oteli neden almak istiyorsun?
Yıldız, bu haldeyken, otelle motelle ilgilenebilir miyim?
Evren'in işi, demedim mi sana?
Sahibi olmuş oranın.
Öyle görünüyor.
Nasıl olabilir böyle bir şey ya?
Geç bile kaldı.
Hani ben Evren'in ciğeri beş para etmez bir herif olduğunu biliyordum da...
...Gözde'yi hesap edemedim işte.
Ne yapacağız?
Arayacağım ben işte, Ateş...
...Ateş'in senedini kullanmaya kalkarsa eğer...
...bu çeki verirsiniz, borcunuz kalmaz.
(Müzik - Duygusal)
Eyvallah.
Bora.
Çok üzüldüm.
Biliyorum.
-Başın sağ olsun. -(Bora) sağ ol.
-(Yıldız) Cenaze yarın mı? -Hı hı.
Polis her yerde onu arıyor.
Ne demek bu?
Annesinin cenazesine giderse, orada yakalayacaklar.
-İftira miftira mı attı sana? -(Bora) Yok.
Yani, tamamen iftira sayılmaz da...
...ben halledeceğim, siz karışmayın.
Gidemeyecek misin cenazeye?
-Gideceğim. -Ama giderse tutuklanacak.
Nerede kalacaksın, nerede saklanacaksın cenazeye kadar?
-Bulurum bir yer. -(Maya) Bana götüreyim dedim.
Evren gene takip ettirecek.
-Burada kal. -Yok olmaz.
Olur.
Benim de annene bir borcum bu.
Sağ ol.
Seni burada aramak, kimsenin aklına gelmez, gel buraya.
Şey, biz de çay içelim mi?
Olur, teşekkür ederim.
(Müzik - Duygusal)
Rahat burası.
Su mu var dolapta?
Bir şeye ihtiyacın olursa inersin.
Kimseler gelmez buraya merak etme. Denize inme yeter, deniz tarafına.
Niye yaptın bunu?
Ee, canın burnunda, polisler peşinde bak...
...sözünün peşine düşmüşsün.
Eyvallah.
Benim babam da rahmetli...
...denize gitti, dönmedi bir daha. Kayboldu, toprağa veremedim.
Bilirim.
Evlat dediğin anasını, babasını yatırmalı.
Acıktın mı?
-Çıkarız birazdan. -Çıkmam ben.
Tamam, söyleriz.
-Bod Pi? -Olur.
Hem Uzay da merak etmiştir, haber alır.
(Tıkırtı sesi)
Neydi o?
Ee, odanda cam açıktı, o çarptı herhalde.
-Değildi. -Açıktı Su, gördüm.
Allah Allah!
(Kapı açılma sesi)
-Çıktı mı yukarı? -Çıktı.
İnşallah, eline yüzüne bulaştırmaz.
Ben bu haldeyken zaten bulaştırmaz ha, iyi olur.
Tamam Ateş, bir çık kendinden. Şurada bir işle uğraşıyoruz.
(Ateş) Yani.
(Pencere kapanma sesi) (Su irkilme sesi)
-Ne oluyor ya? -(Kelebek) Affet beni Su.
Kelebek çekil!
Oy ben, çiz her şey yap ama affetmeden olmaz!
Kelebek saçmalama.
Ya Su, vallahi sensiz yaşayamıyorum. Yemin ediyorum ya!
Ya bak, bize lisedeyken bir kitap okuttular tamam mı.
Alcatraz bir şeyi mi ne? Zaten, okuduğum tek kitap da o.
Bir adam var hapishaneye giriyor. Ne diyor biliyor musun?
Suçum ne olursa olsun, çektiğim ceza ondan büyük.
-O derece yani aynı durumdayım. -Nasıl aynı durum?
Salak salak bir laf ettim, ağzımdan kaçtı.
Ne bileyim seni etkilemek için...
...türlü türlü, oyunlar yaptım, kafamda patladı.
Kendimi salak gibi hissediyorum ya.
Ama biliyor musun, o da güzel.
Senin yanında salak gibi hissetmek de güzel.
Çünkü sen varsın yanımda.
Yani, ya sen yoksan topçu olayım, popçu olayım...
...ne bileyim zengin olayım, profesör olayım...
...Oscar, gost, Kelebek olayım hiçbir anlamı yok.
Sensiz hiçbir anlamı yok Su, anla.
Kelebek, sen niye abuk sabuk konuşuyorsun?
Ya bilmiyorum işte.
Sen bana, saygı duymuyorsun dedin ya...
...ya bak, ben çok saygılı biriyim tamam mı, çok saygılı biriyim.
Ben seni her gördüğümde ayağa kalkarım, zıplarım ya!
-Tamam, abartma da. -Vallahi.
Bir bana, o gözle bak, bir o gözle bak bir dene beni. Ha?
Kelebek, saygı böyle mi olur, anneannen miyim ben senin?
Anneannem hiç olmadı ki benim.
Sevgilim de.
-Nasıl. -İşte.
Ne?
Olmadı işte Su, senden başka sevgilim.
Atma.
-Atıyor olmak çok isterdim. -Neden?
Koskoca adamım, Bodrum'da yaşıyorum.
Anladın mı?
(Kelebek) Ama öyle. Yanlış yapıyorsam...
...daha önce, sevgilim olmadığı için.
Senin olmuş işte.
Ondan mı, ara ara takıyorsun buna?
Takmıyorum, ama ağzımdan kaçıyor.
-Tamam çekil. -Su lütfen, affet beni lütfen!
-Zorla mı? -Zorla değil.
-Neyle? -Aşkla, sevgiyle.
Her şeyle.
(Müzik - Duygusal)
Gökhan kim Aslı?
-Ne? -Bir ara lafı geçti de, işte şeyde.
-Kim Gökhan? -Neyin lafı geçti?
Ya biz öyle konuşuyorduk, başka bir şey konuşuyorduk birden öyle...
...lafı geçti, ben de söyleyeyim dedim merak ettim. Kim?
-Gibisinden diyorsun? -Kim?
Hangi Gökhan ya?
Tekvandocu Gökhan.
Kim?
-Ne oldu Aslı? -Ne?
Ne oldu, hoşuna mı gitti Gökhan deyince, niye gülüyorsun?
Ateş, senin ne derdin var?
Benim bir derdim yok canım, benim ne derdim olsun!
Ben ne takacağım canım böyle bir şeye, bir kere tarzım değil.
Ama merak ediyor insan işte, bir taraftan da o yüzden soruyor kim hı?
Aslı, kim söylesene?
(Ateş) Hı?
Salaksın ama tatlısın.
Niye ya, ne demek öyle?
Öyle.
(Müzik)
Barıştık mı o zaman şimdi?
(Müzik)
Kim? Gökhan kim?
Aa, bak! Neler olmuş neler.
Ya deli midir nedir? Almış eline makası "oy beni" diyor.
Makasla oyulmaz bu kereste.
Vallahi buraya geldiğinde pergelle oyulacak haldeydi.
Aslı!
Sen yine de dikkat et bu “dom dom kurşunu"na.
Pas tutarsa işlemez.
-Ben çıkarmıştım bir kere. -Hıı.
Romantikliğinize sizin.
(Müzik)
(Öksürme sesi)
(Müzik)
(Gözde ses) Muzo beni Lal'e ulaştır.
Hayırdır Gözde Hanım? Polise mi yakalatacaksın bizi?
(Gözde ses) Hayır! Anlatmam gereken şeyler var ve çok önemli.
Abime ulaşamıyorum. Lal'e anlatmam lazım.
Bak açık konuşayım. Şu kaçak göçek durumda...
...kimsenin, kimseyle görüşecek hali yok.
Hem onca yaptığından sonra kim sana, niye güvensin ya?
(Gözde ses) Ona de ki...
...notere attığı imzayla ilgiliymiş, de.
Her şeyi geri döndürebilecek durumdaymış, de.
Oldu tamam, derim. (Kedi miyavlama sesi)
Hadi güle güle.
(Nefes sesi)
(Müzik)
-Görüşeceğim. -(Muzo) Tuzaktır evladım.
Yurt içindeki, yurt dışındaki bütün para senin hesabında.
Seni bir tutuklarlarsa elimiz kolumuz bağlanır.
Ha bugün, ha yarın. Zaten yarın cenazede Bora'yla beni de alacaklar.
Ne bekliyorsun ki Gözde'den?
-Ne geçecek elimize görüşünce? -(Lal) Bilmiyorum.
Göreceğiz!
Sen git buluş Gözde'yle...
...bu sefer takip edilmediğinden emin olursan, getir buraya.
Oho! İyice korsan taksi olduk yeminle ha.
Milyon dolarlık borsacıydım kızım ben.
Kravatımı gevşeteyim, mesaim bitsin diye...
...gökdelenin altında 70 milletten hatun bekliyordu beni.
Sevsinler canım!
(Kapı açılma sesi)
(Kapı kapanma sesi)
(Kapı tıklama sesi)
(Sessizlik)
(Kapı açılma sesi)
-Bunu bıraktılar yarınki tören için. -Sağ ol.
Çok şey yaptın benim için, teşekkür ederim.
(Maya) Rica ederim.
Sen iyi bir insansın. Bunu görüyorum. Seni ilk gördüğüm anda gördüm.
(Maya) Yücel'e de defalarca söyledim.
(Maya) Çok şanslısın.
Arkasından iyiliklerle anacağın bir annen var.
Ben, benimkini affetmek için çabalıyorum.
Seni tanıdığıma sevindim. Ee, belki bir daha görüşemeyiz.
Hayat bu belli olmaz. Bence çok görüşeceğiz.
(Müzik)
(Dolap açma sesi)
Çantasını şuraya koyuyor ya!
(Faryalı) Hâlâ öğrenemedi. Ardiyeye çevirdi restoranı.
(Kapak açma sesi)
(Müzik)
(Kapak kapama sesi)
-Ben gideyim artık. -Ee, bırakıp gelivereyim seni.
-Yok. Sizin işiniz var. -(Faryalı) Yok canım ne işi olacak?
Bırakırım. Veya bak Aslı gelecek istersen bekle...
...beraber gidiverirsiniz. Aç mısın, yiyecek bir şeyler vereyim mi?
(Maya) Yok ben tokum. Yürüsem daha iyi olacak.
-(Ateş) Ne oluyor ya? -Refleks!
(Maya) Hah geldiler.
(Sessizlik)
-Nasılsın? -İyiyim. Sen?
-İyi. Barışmışsınız. -(Aslı) Evet.
(Ele vurma sesi) (Su) Ah acıdı!
-(Maya) Eve gidiyorum ben. -Burada yapmayın bari be.
-Ben de geleyim seninle ha? -(Maya) Olur. Görüşürüz
-(Ateş) Görüşürüz. -Hiç içime sinmeyecek...
...ben Aslı'yla, Maya'yı bırakıp gelivereyim olur mu?
-(Ateş) Aslı sen nereye? -Eve geçiyorum.
Sakın ha bir yere ayrılmayın! Konuşacağım sizinle. Ne oldu?
-Yüzün gülüyor. -Anne utandırma.
Al şunu götür bakayım.
Senin yüzünden. Vuruyorsun elime.
-Ne diyorsun oğlum? -Senin yüzünden.
-(Ateş) Kelebek-- -(Yıldız) Şu bakkaldan...
...bir tereyağı alıver yavrum. Kalmadı.
-Yıldız abla bir şeye ihtiyaç var mı? -Yok yavrum.
(Kuş cıvıltısı sesi)
-Su. -Baba.
Ne işin var burada?
Sizi görmeye geldim.
-Bizi! -Ateş geçen gün uğradı.
Sen de burnumda tütüyorsun be kızım.
Sen kaçak değil misin artık?
Cık! Kaçak değilim.
Ee, işlerimi toparladım. Sen nasılsın, iyi misin?
İyiyim, iyiyim.
Ya ben affettireceğim kendimi.
Ne yapıyorsam, sizin için yapıyorum.
Zamanda yolculuğu falan mı, icat ettin baba?
(Su) Nasıl affettireceksin?
Ya biliyorum, ben seni çok hayâl kırıklığına uğrattım ama...
...sizi rahat ettirmeye uğraşıyorum. En azından bundan sonra.
Keşke böyle hırsların olmasaydı da...
...dördümüz yaşayıp gitseydik şurada.
Hırs değil be kızım.
Yani sen de çocuğun olunca anlayacaksın.
İnsan çocukları için her şeyi yapıyor.
(Evren) Ben ne yapıyorsam sizin için yapıyorum.
Hah! Ben de bir şeyleri kaçırdım diye üzülüyordum vallahi.
(Ateş) Hiçbir şeyi kaçırmamışım ki kaldığımız yerden devam ediyormuşuz.
Ne demiştik babacığım en son?
Ha? Ben ne yapıyorsam sizin için yaptım.
Oradan devam edebilirsin.
-Ne diyorsun ulan sen ha? -Tamam ya bir şey demedim.
Sen söyledin mi Su'ya anlattığım şeyleri?
Ne o?
Bundan sonra burada sefalet içinde yaşamanıza izin vermeyeceğim.
Şu yurt dışı okul işlerini iyice bir araştırın tamam.
(Müzik)
Nerede kaldı bu kız ya? İki adım yerden gelemedi.
Hı?
Ben bir bakayım şuna.
Vazgeçmeyeceksin değil mi baba?
Göreceksin kızım.
Sen o kadınla evlenecektin.
Evlendim.
Ne zaman?
Dün.
Bundan sonra sizden bir şey saklamayacağım.
(Ateş) Ben artık sana ne diyeceğimi bilemiyorum ya.
Çocuk öyle mi doğsaydı Ateş? Sen de şimdi baştan başlama.
Yıldız...
...ya ben çocukları görmeye gelmiştim de birazdan gideceğim.
Bence gitme.
(Yıldız) Ben söylemedim...
...sen söylemek istersin diye düşündüm.
Bence söyle öyle git.
Neyi be?
Ben şuradayım çocuklar.
Baba neyi?
(Müzik)
(Evren) Ya...
...kardeşiniz...
...düştü.
(Müzik)
(Araba sesi) (Müzik)
Merak etme kimse takip etmiyor.
Konu sen olunca Gözdeciğim, insan haliyle merak ediyor
-Kusura bakma. -(Gözde) Lal'e bayılmıyorum da...
...abime, asla zarar vermek istemiyorum.
Onu düşürdüğüm durumdan kurtarmak için konuşmak istedim.
Ya bırak Allah'ını seversen!
Bu saatten sonra kimsenin sana güvenmesi mümkün mü?
Alo Faz var mı kimse takipte?
(Faz ses) Yok abi merak etme...
...iki yüz metre gerinizdeyim. Rahat ol.
-(Muzo ses) Tamam, eyvallah. -Tamam abi kolay gelsin.
(Araba sesi)
Bakalım bu masum hallerinin altından ne çıkacak?
(Araba sesi)
Nasıl yani?
E, ne zamandır saklıyormuş peki? Nasıl bir insan, nasıl bir kadın bu ya?
-Ha? -Şeytan bu kadın şeytan!
Çok yakında hayatımızdan...
...tamamen çıkacak. Kurtulacağız.
Bir dakika, bir dakika...
...sen bunu öğrendikten sonra mı evlendin bu kadınla?
(Ateş) Ne?
-Öyle mi baba? -E, dün dedi işte, dün evlendim dedi.
Baba öyle mi? Ne zaman öğrendin söylesene?
Ateşciğim...
...bu sizin işiniz değil. Benim plânlarım var.
(Su) Baba soruma cevap ver.
Bunu öğrendikten sonra nasıl evlenirsin sen o kadınla ha?
Su lütfen sakin ol kızım.
Git buradan!
-Yavrum. -(Su) Baba git buradan!
(Müzik)
Ya senin nasıl miden kaldırıyor ya? Siz çocuğu...
Ya siz, nasıl aynı yatağa gir...
Ateş sus midem bulanıyor!
(Müzik)
(Ateş) Su!
Öğrenmeleri gerekiyordu, öğrendiler.
Hadi şimdi git.
(Müzik)
(Evren) Yıldız...
...Bora bizden bütün hayatımızı çaldı.
Kaybettiğimiz her şeyi geri alacağım.
Eski hayatımıza da geri döneceğiz.
Bak bu senet işlerinin hepsi, senin başının altından çıkıyor.
Bilmiyorum sanıyorsun ama hepsini biliyorum.
Niyetin, Faryalı'yı sıkıştırmak ama boşuna uğraşıyorsun.
Boşuna!
(Yıldız) Hadi şimdi git!
(Müzik - Gerilim)
(Cır cır böceği sesi) (Ağlama sesi)
(Kedi miyavlama sesi)
(Müzik)
-Yalnız bırak beni ne olur. -Gel buraya gel.
(Ağlama sesi) (Müzik)
Neden her şey böyle?
Ne zaman geçecek?
Geçecek hayatım geçecek. Sabret.
Geçmiyor işte hiçbir şey geçmiyor.
(Müzik)
(Sakin ol. (Ağlama sesi)
(Müzik - Duygusal)
(Müzik - Duygusal)
(Cır cır böceği sesi)
(Müzik - Duygusal)
Kardeşimdi o benim.
Kan vermiştim ben ona.
Kabullenmiştim onu.
(Müzik - Duygusal) (Ağlama sesi)
Her gece yatmadan önce, ne düşünüyordum biliyor musun?
(Müzik - Duygusal)
Kime benzeyecek diye düşündüm.
(Müzik - Duygusal)
Kucağıma nasıl alacağım diye düşünüyordum.
O kadına rağmen, düşünüyordum ben onu.
(Müzik - Duygusal)
(Ayak sesi)
Bora'yı görmek istemişsin.
Nasıl abim?
Niye? Merak mı ettin?
Abim o benim. Tabii ki merak edeceğim. Nasıl şimdi?
Senden nefret ediyor.
Gerçi bu, iyi bir şey.
Sana duyduğu öfke, annesine duyduğu acıyı...
...birazcık dindirmesine sebep oluyor.
O yüzden, iyi ki varsınız teşekkürler.
Abime de ki...
...bebeğimi düşürdüğümü, ona söyleyecektim.
(Gözde) Ama korktum.
Yalnız kalmaktan çok korktum.
Dolandırmanın sebebi neydi peki?
Ona da bir bahanen var mı?
(Müzik)
Sen Bora'ya nasıl âşıksan...
(Müzik)
...ben de Evren'e öyle âşıktım.
(Gözde) Umutsuzca!
Asla benim olmayacağını bile bile.
Onun için her şeyden vazgeçecek kadar
(Gözde) Ama artık ne yapsam olmayacak biliyorum.
(Gözde) Abime de ki...
...noterdeki attığım imzada ki Soyadım, eski soyadım.
Düzeltmem için bir evrak göndereceklerdi.
Düzeltmeyeceğim.
Siz gerekenleri yaparsınız.
(Gözde) Doğacak bir mahkemede, imzayı...
...evlenmeden önce attığıma dair ifade vereceğim.
Yani...
...bu da demek oluyor ki Evren'in hisselerin üzerinde...
...hakkı olmayacak öyle mi?
Evren bir daha suratına bakmaz. Buna rağmen mi?
Buna rağmen.
(Gözde) Ben bu güne kadar aşkımın peşinden gittim.
Ve bu uğurda yaptığım hiçbir şeyden pişman değilim.
Ama artık Evren'i elimde tutamayacağımı biliyorum.
Ve asıl söz konusu abim.
O yüzden...
...bu oyunu burada bitiriyorum.
(Gözde) Bu saatten sonra yaptığım hiçbir şeyin...
...asla dönüşü olmayacak.
(Müzik)
-Afiyet olsun. -(Müşteri) Teşekkürler.
Abin nerede kaldı ya? Hâlâ yok ortada.
Gelir şimdi. Bir yere takılmıştır.
Evet, Gümüşlük’ten selamlar. Buz gibi dondurma.
Hadi bakalım. Sucuğum...
...alıver şunları külahta var. Ben külahlı istiyorum.
Arkadaşlara da dondurma gitsin.
Yemeklerini bitirince tatlı ha. Şems ne yapıyorsun?
(Sandalye çekme sesi)
Ne haber abi?
İyi. İyi abi.
(Müzik)
(Ateş) Anne...
...sen bir çay mı koysan güzel ellerinle bize?
Bir tane masa var zaten. Sohbet, muhabbet.
-Ben mi koyayım? -Evet. Güzel ellerinle annem.
Koca bir eşeksin! Ama ben de diyemiyorum ki kal sen koy, diye.
(Gülme sesi) (Öpme sesi)
(Müzik)
-Aferin ulan iyi anladın. -(Ateş) Ee, abi...
...bir sene oldu bir sene, dile kolay.
İster istemez anlıyor insan. Ne oldu söyle?
-Bora burada, Bora. -Nerede?
-Şu yukarıda odada kalıyor. -Sebep?
Bir sıkıntısı var.
Vay arkadaş ya! "Gün ola devran döne"
Gerisini de bilmiyorum.
Ama atalarımıza saygım da git gide artıyor ha.
Vay arkadaş be! Ne olmuş abi? Niye bu... Hayırdır?
Annesini kaybetmiş.
(Ateş) Ne diyorsun ya?
(Faryalı) Polis peşinde.
Cenazede, annesini gömmeden alıverecekler.
Şimdi işler değişti.
Neyse başka işler de var bilmediğiniz.
Sabah ezanıyla burada olun...
...yardım edeceğiz adama. Anasını gömmesine tamam.
Biz!
Ne yapacağız, polisin önünü mü keseceğiz abi?
Siz gelin. Yapacağız bir şeyler.
(Müzik)
(Su) Karadutlu, çikolata, vanilya var. Abi külahı üstüne koydum...
...çok çabuk eriyor çünkü. -(Ateş) Gel, gel.
(Faryalı) Bir tane çay koy dedik ama neyse hadi, tamam böyle de olur.
-Kavruğum benim gel. -(Kelebek) Olsun.
"Karadutum çatal karam" Ohh!
"Karadutum çatal karam"
-(Faryalı) Yıldız hadi, hadi geliver. -(Yıldız) Geldim, geldim.
(Sala Okunuyor) "Sala"
(Sala Okunuyor) "Sala"
(Sala Okunuyor) "Gal-u İnna Lillâhi Ve İnnâ"
(Sala Okunuyor) "İleyhi Raciûn"
(Sala Okunuyor) "Sala"
(Kapı tıklama sesi)
-(Faz) Abi benim. -(Bora) Gel Faz.
(Kapı açılma sesi)
Başın sağ olsun abi. O benim de annemdi.
(Müzik)
Hadi.
(Kapı kapanma sesi)
(Müzik) (Kuş cıvıltısı sesi)
-(Kadın) Bu kim? -Üvey kardeşiymiş oğlanın.
Oğlu neden yok, annesinin cenazesinde?
-Evren Bey. -Bir haber var mı?
Yok efendim. Arkadaşlar dört yol ağzında.
Arabası göründüğünde, haber edecekler.
iyi.
-(Gözde) Evren. -Hı.
Müsaade edeceksin, abim annesini gömecek.
Bana ne canım? Ben polis miyim, zabıta mıyım?
Gömsün tabii.
(Müzik - Gerilim)
(Kapı kapanma sesi)
-(Kelebek) Hah Ömer! -Oha ulan, imamı nereden tanıyorsun?
Bizim halı sahadan ya. On numara, sol ayağı var.
-(Ömer) Ne haber Kelebek? -İyi abim senden?
-Sen mi kıldıracaksın bizim cenazeyi? -Kim sizin ki?
Kimdi?
-Mehpare Çantay. -Yok. Benimki o değil.
Haa. Sen kimi kıldıracaksın?
-Bizim tesisatçı Cemil abi. -Aa?
Ne diyorsun ya? Ne diyorsun ya?
O... Sen nereden tanıyorsun ya?
(Ateş) Oğlum sen getirmiştin ya, biz ilk taşındığımızda.
-Banyo sorunu yaşamıştık hatırlasana. -Hatırladım, hatırladım.
Adam bisikletiyle gelmişti.
Çok iyi adamdı. Allah gani gani rahmet eylesin.
Hacı sen kıldırsana bizim, şey yapsana.
-O ne demek ulan? -Bir karışıklık var...
...bir şeyler var ama anlatacağım ben sana.
Oğlum, ölüyle hile hurda olmaz. Çarpılırsın!
Tövbe, sümme haşa! Bizim ki biraz hayırlı bir karışıklık.
(Müzik)
(Müzik - Duygusal)
(Müzik - Duygusal)
Bora'nın arabası geliyormuş Evren Bey.
-Polis arkadaşlara da haber ver. -Peki.
(Araba sesi) (Müzik - Duygusal)
(Tekin) Komiserim Bora geliyor. Bilginiz olsun.
(Araba sesi) (Müzik - Duygusal)
(Müzik - Duygusal)
(Kapı açılma sesi)
(Kuş cıvıltısı sesi)
(Kapı kapanma sesi)
(Kapı açılma sesi)
(Müzik - Gerilim)
(Müzik - Gerilim) (Kuş cıvıltısı sesi)
Yetişemedi mi seninki?
Sana selam söyledi.
Onunkine de katılacağız, dedi inşallah.
İnşallah. Çok üzüldüm ya.
-Helvan benden. -(Gözde) Sağ ol canım. Hadi.
(Müzik - Gerilim)
(Kapak açma sesi)
(Hep bir ağızdan) Aa!
(Erkek) Kimse yok abi. -(Kadın) Yok. Nerede?
(Kapı açılma sesi)
(Kapı kapanma sesi)
(Marşa basma sesi)
(Anlaşılmayan konuşmalar) (Araba sesi)
(Müzik - Duygusal) (Kuş cıvıltısı sesi)
(Müzik - Duygusal) (Kuş cıvıltısı sesi)
(İmam) "Es Salatu Ve's-Selamu Aleyke Ya Rasulallah"
(İmam) "Es Salatu Ve's-Selamu Aleyke Ya Habiballah"
(İmam) "Es Salatu Ve's-Selamu Aleyke Ya Seyyidel Evveline Vel Ahirin"
(İmam) "Vel Hamdü Lillahi Rabbil Alemin"
(Hoca) "El Fatiha"
(Müzik - Duygusal) (Kuş cıvıltısı sesi)
(Müzik - Gerilim)
Başın sağ olsun.
Sağ ol.
Bu iyiliğini hiç unutmayacağım.
(Müzik - Duygusal)
(Müzik - Duygusal)
(Müzik devam ediyor)
(Müzik)
(Müzik)
(Müzik devam ediyor)
Bu dizinin betimlemesi Kanal D tarafından...
...Sesli Betimleme Derneğine yaptırılmıştır.
www.sebeder.org
Sesli Betimleme Metin Yazarı: Nezahat Şalkamcı
Seslendiren: Emine Kolivar
Alt Yazı: Ece Naz Batmaz / Çağıl Doğan / Gülay Yılmaz / Feride Tezcan
İşaret Dili Tercümesi: Berrak Fırat
Son Kontroller: Ayşegül Derin / Dolunay Ünal / Samet Demirtaş
Teknik Yapım: Dağ Prodüksiyon ve Yeni Gökdelen Tercüme
Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.