Afrikaans
Akan
Albanian
Amharic
Arabic
Armenian
Azerbaijani
Basque
Belarusian
Bemba
Bengali
Bihari
Bosnian
Breton
Bulgarian
Cambodian
Catalan
Cebuano
Cherokee
Chichewa
Chinese (Simplified)
Chinese (Traditional)
Corsican
Croatian
Czech
Danish
Dutch
Esperanto
Estonian
Ewe
Faroese
Filipino
Finnish
French
Frisian
Ga
Galician
Georgian
German
Greek
Guarani
Gujarati
Haitian Creole
Hausa
Hawaiian
Hebrew
Hindi
Hmong
Hungarian
Icelandic
Igbo
Indonesian
Interlingua
Irish
Italian
Japanese
Javanese
Kannada
Kazakh
Kinyarwanda
Kirundi
Kongo
Korean
Krio (Sierra Leone)
Kurdish
Kurdish (Soranî)
Kyrgyz
Laothian
Latin
Latvian
Lingala
Lithuanian
Lozi
Luganda
Luo
Luxembourgish
Macedonian
Malagasy
Malay
Malayalam
Maltese
Maori
Marathi
Mauritian Creole
Moldavian
Mongolian
Myanmar (Burmese)
Montenegrin
Nepali
Nigerian Pidgin
Northern Sotho
Norwegian
Norwegian (Nynorsk)
Occitan
Oriya
Oromo
Pashto
Persian
Polish
Portuguese (Portugal)
Punjabi
Quechua
Romanian
Romansh
Runyakitara
Russian
Samoan
Scots Gaelic
Serbian
Serbo-Croatian
Sesotho
Setswana
Seychellois Creole
Shona
Sindhi
Sinhalese
Slovak
Slovenian
Somali
Spanish
Spanish (Latin American)
Sundanese
Swahili
Swedish
Tajik
Tamil
Tatar
Telugu
Thai
Tigrinya
Tonga
Tshiluba
Tumbuka
Turkmen
Twi
Uighur
Ukrainian
Urdu
Uzbek
Vietnamese
Welsh
Wolof
Xhosa
Yiddish
Yoruba
Zulu
Bu dizinin betimlemesi Kanal D tarafından Sesli Betimleme Derneğine yaptırılmıştır.
www.sebeder.org
(Müzik - Jenerik)
(Müzik - Gerilim) (Kuş cıvıltısı sesi)
(Köpek havlama sesi)
(Köpek havlama sesi)
(Erkek) Dur oğlum, tamam. (Köpek havlama sesi)
Oğlum bu ne asabiyet? Arada salsana şunu.
Tamam, yabancı değil.
Gel, gel. Gel, tamam oğlum.
Tamam, tamam, tamam oğlum. Tamam oğlum, tamam sakin.
Aferin, aferin oğluma.
Tamam oğlum. Aferin sana, aferin.
Aç bakalım.
(Müzik) (Köpek havlama sesi)
Sakin ol.
(Müzik - Gerilim)
(Kapı açılma sesi)
Buyurun efendim.
Günaydın tatlım.
Acıkmışsındır diye düşünüp, sana bir şeyler getirdik.
Bu yaptığına çok pişman olacaksın, biliyorsun değil mi?
Ne yaptım ben şimdi? Ne güzel yerde tatil yapıyorsun be.
Ayrıca senin, bugün ortalıklarda pek olmaman daha iyi.
Senin açından tabii.
Sen, nasıl ruh hastası bir insansın ya!
Gözde seni kandırmış, doğacak çocuğundan olmuşsun, sen hâlâ neyin peşindesin?
İnsan, dünya yansın der be! Ruh hastası!
Şimdi senin, şu dışarıdaki bağıran arkadaştan ne farkın var?
Sen, acıkınca mı bu kadar asabi oluyorsun?
Tekin, getir hanımefendinin mamasını.
(Cam fırlatma sesi)
İstemiyorum hiçbir (Bip)!
Çık.
Ne yapacaksın sen bana?
Ne kadar burada, zorla tutabilirsin? Bora, beni aramayacak mı zannediyorsun?
Bulmayacaklar mı?
Vallahi sana, bir şey yapacağım yok ki. Sen benim eski ortağımsın.
Ayrıca seni burada, çok fazla tutmak gibi bir niyetim de yok.
Akşama kadar, bir iki işim var onları halledeyim...
...Tekin akşam seni, Bora'nın yanına bırakır.
Tabii Bora, hâlâ ortalıklardaysa.
-Seni öldürecek, biliyorsun değil mi? -Biliyorum.
Da tutuklanmadıysa ya da bir yerlere kaçmadıysa.
(Evren) Kafası o kadar sıkışık ki seni düşündüğünü de pek sanmıyorum.
Gözde'yle ikiniz, birbirinizi o kadar iyi bulmuşsunuz ki.
Hem Allah'ın cezasısınız hem de birbirinizin.
Sağ ol canım, sen de çok tatlısın.
Gözde'ye de sıra gelecek, merak etme.
Bora eninde sonunda öğrenmeyecek mi, hamile olmadığını?
Ha şimdi ha sonra, ne fark ediyor?
Vallahi, benim için yaklaşık 200 milyon dolar kadar fark ediyor.
Bebeğin durumunu öğrenirse, elbette Gözde'ye bir şey devretmez.
O yüzden, önce şu imzalar atılsın Gözde yönetim kurulu başkanı olsun.
Ondan sonra, kim ne yaparsa yapsın bana ne ya!
Sen de Gözde'nin yaptığı bu kadar şeyden sonra...
...para için onun dizinin dibinde oturacaksın yani. Öyle mi?
Şu havlayan arkadaş var ya...
...seni ona atsak, o bile yemez. O kadar kemiksizsin.
Sen de o kadar tatlısın ki...
Bak ya, eski tarihli gazete. Sen bunlarla idare et, ben yenisini yollarım sana.
Bu arada, afiyet olsun.
(Gülme sesi)
(Müzik - Gerilim)
(Kızarma sesi)
(Yumurta kırma sesi)
-Şş Allah kahretsin ya. -Dur yardım edeyim.
Yok, ben hallederim.
Çayı ne yaptın? Demleyivereyim mi?
Götürdüm masaya.
(Kelebek) Mutfaktan alevler çıkıyor.
(Ateş) Oo.
(Kelebek) Off!
(Kelebek) On numara olmuş.
-Aa, ben tazesini almıştım. -Bayatları kim yiyecek?
(Kelebek) Bu kısır döngüye girer. Yani biz bayatları yerken, tazeler de bayatlar.
Böylelikle hiçbir zaman, taze ekmek yememiş oluruz.
Ben yerim kardeşim. Ver bayatı bana. Kediler yer, ben yerim.
(Müzik - Duygusal)
Eline sağlık Yıldız abla.
Bir şey soracağım.
(Faryalı) Hazır biz bizeyiz.
Ben nerede yanlış yapıyorum?
(Faryalı) Ha? Var mı bir yanlışım?
(Müzik - Duygusal)
Abi, sen bu Atina yönteminden, bıkmadın mı?
Yani başına ne geldiyse bu yöntemden geldi.
Sus ulan. Ne ondan!
-O Atina bu Atina değil ki. -Sus.
(Müzik - Duygusal)
Ha çocuklar?
Var mı yanlışım?
Varsa düzelteyim.
(Müzik - Duygusal)
Yıldız?
Sen gerçekten, konuşmak istiyor musun bunu herkesin içinde?
(Faryalı) Herkes dediğin...
...bizim ailemiz.
Beni çocukların yanında, çok yanlış bir pozisyona sokuyorsun.
Ben sana, gitmeme mi diyorum?
Bırak Kelebek de Atina matina, demek istiyorsa söylesin.
Asıl mesele bu değil.
Asıl mesele, benim senden duymam gereken şeyi...
...senin dışında, birinden duymuş olmam.
Ya tamam. Benim yüzümden, şey yapmayın.
-Gerginlik çıkmasın. -Seninle bir alakası yok çocuğum.
Daha öncede başka bir şeyi Su'dan duydum ben.
Ben o kadar önemli bir şey olduğunu düşünmemiştim ki.
Ya ben, ne kadar korkunç bir insanım ya.
Bana hiçbir şey söylenemiyor.
Ben ne yaptım sana, anlamıyorum ki.
-Ne alakası var Yıldız? -Alakası yoksa o zaman söyle.
Sen söyle.
Afiyet olsun abi.
-Selim abi hoş geldin. -Hoş bulduk kardeşim.
Abi, ben geçerken uğradım da bu Maya Hanım için beğendiğin ev vardı.
Onu hallettim ben.
Tamam, konuşacağız onu. Tamam mı? Ben arayacağım seni Selim.
(Kelebek) Sen nereden çıktın abi?
-Ben şey yapacağım, uğrayacağım. -(Selim) Tamam abi o zaman ben kaçıyorum.
(Faryalı) Tamam.
Ben doydum galiba.
Afiyet olsun size.
Anne...
-(Yıldız) Aslıcığım hoş geldin. -Hoş bulduk, merhabalar.
(Yıldız) Aç mısın yavrum, bir şeyler hazırlayayım?
-Yok, yedim ben sağ olun. -Bari bir çay iç. Bardak getireyim.
Ne yaptın canım?
Ben akşam bilet baktım.
Tamam.
Hoş geldin.
(Kelebek) Hadi gel, biz seninle pizzacıyı açalım. Yürüyelim biraz.
(Aslı) Tamam.
-(Aslı) Görüşürüz. -Halledeceğiz o işi, konuşacağız.
-(Aslı) Tamam. -(Ateş) Afiyet olsun.
-(Ateş) Anne öpüyorum. -(Aslı) Görüşürüz Yıldız teyze.
-(Yıldız) Çay içseydin kızım. -(Aslı) Sağ olun.
Ya of ya, of.
Ne oluyor ya yine?
Yani elektrik...
Lal'den bir haber yok değil mi?
Sen bu kıza bir şey demedin, değil mi? Yani kalbini kıracak falan.
Ya ne diyeyim oğlum?
(Bora) Gel avukat, gel.
(Kuş cıvıltısı sesleri)
-Savcılıktan geliyorum. -Ne diyorlar?
Bu Amerika'daki aranma meselenizin ortaya çıkması, çok kötü olmuş.
Savcı ellerini ovuşturuyor.
Nasıl ya? O konuda bir şey yapamazlar hocam.
Ee, oğlum Amerika'da aranan birini yakalayacaklar, terfi eder.
-Ne yapacağız? -İfadeye gitmeyeceksiniz.
En son, öyle dememiştin abi?
İfadeye giderseniz, başınıza ne geleceğini garanti edemiyorum.
İş yazıya dökülene, size zorla getirme...
...annenize, heyet karşısına çıkarılma kararı çıkartılana kadar...
...ne kozumuz varsa kullanacağız.
İşin, Evren'i bulma meselesine kalıyor yani.
Benim ortalarda görünmemem lazım.
Sen de Muzo.
Hani bu herif annemi rahatsız etmeden, Faz'la beraber bulacaksınız onu.
(Muzo) Bir de Lal'i tabii.
O da var.
(Müzik)
-(Kadın) Bodrum-Atina. Kaç kişi? -Üç.
-Dönüşü ne zaman düşünürsünüz? -Onu sormam lazım.
Şöyle yapalım, siz bana hangi aralıklarda...
...olduğunu söyleyin ben de onlara sorayım, olur?
Charter uçuşlar çok sıkı olmuyor biliyorsunuzdur.
-Ben çıkartayım, size mail atayım olur mu? -Olur.
Bir de şeye mi baksak? Biz buradan Kos'a geçsek...
-...oradan, direkt Atina var. -Oradan, tarifeli var bildiğim kadarıyla.
Tamam, bana onları da gönderebilir misiniz?
Tabii.
(Müzik)
Beni çok zor durumda bırakıyorsun.
Ne yapıyorum ben? Ne yapıyorum?
Sizin mutluluğunuzu istemeyen biri gibi görünmekten, nefret ediyorum.
Çocukların yanında... Aslı zaten öyle düşünüyor.
Ya niye öyle düşünsün kız? Öyle bir şey yapıyor musun ki öyle bir şey düşünecek?
Yapıyorum. Maalesef elimde değil ama öyle.
Çok yükleniyorsun kendine Yıldız.
Ortada fol yok yumurta yok ha bire yükleniyorsun kendine.
Ben de yoruldum zaman sana yaslanmak, sana kaçmak istiyorum.
Doğal değil mi bu? Söylediğim bu kadar.
Ee, ben sana gelme mi diyorum? Gel al burada omuz, yaslan.
Hiç anlamıyorsun, hiç. Hiç.
(Faryalı) Neyi anlamıyorum?
Anlamıyorum. (Bip)!
Suratın, niye asılı senin ya?
Hiç.
Ee, görüyorum ama.
Her şeyi görme. Kendi içimde çözmeye çalışıyorum.
Ee, bana niye söylemiyorsun ki?
-Gidip gidemeyeceğimizi düşünüyorum. -Gidersin canım, niye gidemeyeceksin ki?
Ya işte, ne bileyim annen falan... Faryalı vazgeçer.
Annem engel olmuyor ki Aslı. Abartma.
-Ee, demin kendin dedin. -Ben öyle mi söyledim Aslı?
Bozuldu dedin Ateş, demedin mi?
Ee, tamam da o kadar büyük bir olay değil ki bu.
Off bir şeyi çok istediğim zaman olmaz zaten.
Ee, ama sen hep negatif tarafından bakıyorsun...
...olumsuz taraflarından bakıyorsun.
Öyle biri miyim ben?
-Hayır, değilsin de... -Değilsem öylesin deme.
Öyleysem de lafının arkasında dur.
Ya niye, bu kadar sertsin sen ya? Bir sakin ol, bir dur.
Neyse.
Annem engel olmuyor ama bunu böyle bil.
Ben öyle demedim.
Yok, sen gidemeyeceğiz falan deyince onu kastettiğini zannettim.
Engel olmuyor ama yardımcı da olmuyor Ateş.
Ha. Tamam işte, sen çıkar ağzındaki baklayı da öyle konuşalım.
Bakla makla yok Ateş ya. Görünen bir şeyi söylüyorum.
Aslı, o zaman niye gidip annemle konuşmuyorsun, dertleşmiyorsun.
Ne konuşayım Ateş, yani olacak şey mi?
Aslı sen önceden annemle gider konuşur, dertleşirdin.
Şimdi niye yapmıyorsun?
Önceden dertleşiyordum da yani şimdi ne diyeyim?
Bak Aslı, ben bu mevzuya karışmayayım diyorum ama gerçekten üzüyorsun ya.
Neden ben seni üzüyorum Ateş?
Ee, çünkü en başından beri, gel beraber halledelim demiyorsun.
Gel, beraber toparlayalım bu durumu demiyorsun bana.
Ee, ben de annemin ne kadar üzüldüğünü, ne kadar canının acıdığını...
...seyirci kalıyorum. İstemiyorum seyirci kalmak ya.
Bunların hepsini de sen incinme diye yapıyorum Aslı. Anlamıyor musun?
Ama sen de biraz bana destek ol, biraz yardım et bana, ne olur ya.
Bu, eski zengin hastalığı herhalde.
Her şeye, kendi pencerenden bakıyorsun.
Burada hayatı alt üst olan, dağılan kişi benim, Ateş!
Hayatın alt üst falan olmadı senin ya.
Annenle babanı buldun, bu kadar güzel bir şey olabilir mi daha başka?
Hayatı alt üst olan iki kişi var burada.
Biri annem...
...biri Faryalı abi.
Öyle mi ya? Çok pardon, ben araya giren kara kedi oldum yani, değil mi?
-Aslı, öyle mi söyledim şimdi ben sana? -Ne dediğini bil o zaman!
-Aslı! -Çok yoruldum Ateş, çok!
Hani her şeyi, beraber hallediyorduk biz, ha?
(Müzik - Duygusal)
(Dalga sesleri)
Aç kaldım ya. Gerilim, gerilim.
Biliyor musun? Bu kurabiyenin ismi Zeki Müren kurabiyesi.
Paşa, özel tarifini verip yaptırmış zamanında.
Çözmemiz lazım bu durumu, annem çok mutsuz.
Çözmekten ziyade, sebep olmamak lazım.
Yani bir abin ağzından kaçırmış, bir de sen.
Nereden kadının canını sıkacak olay var...
...gidip yüzüne söyleme ihtiyacını, nereden buluyorsunuz bilmiyorum.
Çok pardon ya.
Siz ailecek, saklamacı olduğunuz için biz bilemedik tabii.
Annem bir gün uyanacaktı, Faryalı abi, nerede diyecekti. Biz ne diyecektik?
Ya, o şey bir Atina'ya kadar gitti geldi. Öyle mi deseydik?
Abartma Su.
Biz Bodrum'da dürüstlüğüyle nam salmış iki kardeşiz.
Siz bir şeyleri hissettirmeden, çözmeye çalışırken...
...elinize yüzünüze bulaştırıyorsunuz. İşte, tipik erkek davranışı.
Biz iyilik yaramıyor diyoruz.
İyilik falan yapma. Ortada bir sorun varsa oturulur, konuşulur çözülür.
Öyle gidip kenarda köşede, fıs fıs fıs konuşulmaz.
Allah'ını seversen, bir abim tarafından baksana olaya.
Ne var, senin abin tarafında ya?
Anneme, Maya'yı kabul ettirecek.
-Ee, oturttu işte masaya. -Sonra da gitti peşinden.
Ne yapsaydı?
Var ya, senin başkasından çocuğun mocuğun çıkarsa ben kesin ayrılırım senden.
-Ayrılık? -Çocuğun mu var?
Yok da. Yani...
...bu kadar kolay mı ya, bu kelimeyi kullanmak?
Benden bir şey gizlersen ayrılırım, evet.
Tabii ya.
Siz zaten iyi bilirsiniz, böyle ayrılmaları falanları filanları.
O ne demek?
Annen, abimi 20 yıl önce nasıl bırakıp gitti. Sen de gidersin işte.
(Ortam sesleri) (Müzik)
Su, ya bak tamam. Özür dilerim öyle demek istemedim.
Demek istediğin şeyi de o zaman.
Diyemeyeceksen de konuşma.
Ya Su, gel şuraya.
(Müzik)
(Dalga sesleri) (Müzik - Duygusal)
(Telefon zili sesi)
-Efendim. -Ne yapıyorsun?
(Aslı ses) Hiç.
Bak aklıma bir fikir geldi. Buradan Kos'a gidelim.
Benim evime. Sana oraları gezdireyim. Çocukluğumun geçtiği yerleri.
(Maya ses) He, nasıl olur?
Olur, yani daha iyi olur.
Bir şey olmuş sana. Ne oldu?
Yok. Yok bir şey.
Yok, anlarım ben. Bir şey olmuş.
Bilmiyorum, ben işte... Neyse ya.
-Yüz yüze, şey yaparız. -Peki, yüz yüze şey yaparız.
(Müzik - Duygusal)
Uff tamam Tekin, tamam.
Hakikaten bıktım ha.
Ama neyse az kaldı. Az kaldı.
(Kapı kapanma sesi)
(Müzik - Duygusal)
(Müzik - Duygusal)
Bunlar ne?
İşimiz, bitti mi şimdi?
(Müzik - Duygusal)
Ya sen, böyle bir şeyi nasıl yaparsın? Ben o çocuğun babası, değil miyim?
Ben öldükten sonra, arkamdan bir tanecik iyi bir şey söylenecekse...
...o da çocuklarını çok severdi olacak.
Sen istedin mi ki bu çocuğu?
(Müzik - Duygusal)
Var ya...
...iki çocuğum bana sırtını dönmüş.
(Evren) Ben en dibi görmüşüm.
Sen hiç düşündün mü bu herifin yüzü niye gülüyor, gözü niye parlıyor diye, ha?
(Müzik - Duygusal)
Seni çok seviyorum Evren'di ha? Ben de seni çok seviyorum.
Gözde!
Beni ilk kez önemsedin.
(Gözde) Abim de öyle.
İlk defa, bir ailem varmış gibi hissettim, biliyor musun?
İlk defa, seviliyormuşum gibi.
Çocuk yüzündendi.
(Gözde) Onu kaybedince çok korktum.
Sen bu çocuk için geri geldin.
Abim de.
Yavrum, sen evladını kaybettin be.
Sen böyle bir acıyı, tek başına nasıl yaşarsın ya?
Hiç kimseye, ihtiyaç duymadın mı kızım?
Bu kadar büyük bir acıyı, nerende saklıyorsun sen?
Ben hep yalnızdım ki.
Sen hiç yoktun.
Ben ömrümü...
...gözü sürekli telefonunda, saatinde olan bir adamla geçirdim.
Ben hep yalnızdım ki.
Keşke sen de...
...bir zamanlar benim sana âşık olduğum kadar bana âşık olmuş olsaydın.
Keşke sen de benim seni kaybetmekten korktuğum kadar...
...beni kaybetmekten korkmuş olsaydın.
Onun için mi kalktın, nikâh masasından?
Beni çok sevdiğin, çok âşık olduğun ve kaybetmekten korktuğun için mi?
Sen güçsüz olduğunda...
...kendiyle kavga eden bir adamsın.
Senin için yaptım.
O imzayı atsaydım eğer...
...bizi hayatımızın sonuna kadar yaşatacak olan şeyleri kaybedecektik.
Bizim için yaptım.
Bizim için?
Daha güçlü olalım diye, Evren kendini iyi hissetsin diye.
(Müzik - Duygusal)
İyi, dediğin gibi olsun.
Hadi kuaförünü ara.
-Ne? -Kuaförünü ara.
Biz de gidip gardırobundan bir şeyler seçelim.
Güzel bir elbise falan. Hadi.
Evren ne diyorsun?
(Müzik)
Her âşık olan kadının yapmak istediği şeyi yapalım.
Hadi toparla şunları. Kendini toparla, hadi gel.
Hadi, tamam.
(Müzik)
(Tepsi çıkarma sesi)
(Müzik)
Su...
...öndeki masanın.
(Müzik)
-Ne oldu sana? -Kelebek'le kavga ettik.
(Müzik)
Kızım bir dur, bir dur! Ne oldu, ne dedi de anlat.
Su söylesene.
Su! Ya çıldırtma adamı, merak ettirme iyice söyle hadi, hadi.
Abisini tutuyor, bayağı abisini tutuyor.
Ha, siz de mi ondan?
Siz de mi derken?
Siz de Aslı'yla mı?
Ya Ateş, şimdi niye kavga ediyorsun?
İki kardeş bir oldular annesini tutuyor diyecekler.
Ya bak Su bizim bu mevzuya hiç karışmamamız lazım. Grip gibi vallahi.
-Böyle yaklaşana bulaşıyor. -Bazıları ağzını tutabilse.
Ha. Sen mi söylüyorsun bunu? Ulan sen ağzından kaçırmanın kraliçesisin be.
En azından benimkiler felakete yol açmıyor.
Ha açmıyor. Babam olayını hatırlatırım sana ölüyorduk, ölüyorduk!
Mezar taşıma, Su'yun ağzından kaçırdıklarını...
...toparlarken öldü yazacaklardı.
Bak Aslı'ya olan sinirini benden çıkarma hiç çekemeyeceğim şimdi!
Bir daha da bir şeyini paylaşmazsın olur biter.
Ne alakası var şimdi? Allah Allah!
Aslı'nın yanında durup, beni nasıl gömdüğünü...
...biliyorum ben senin, unutmadım daha.
Hazır şimdi kız bana sinirliyken git tekrar göm beni hadi!
Zaten bir bana söylenirsiniz, bir de anneme.
Bir dakika bir dakika. Aslı anneme mi söylendi?
Ya yok öyle bir şey.
Söyle söyle hadi, ağzımdan kaçırmam söyle.
-Ya Su tamam. -Sen ne dedin?
Su tamam dedim, uzatma.
-Aslı anneme söylendi değil mi? -Su bak bir sakin ol.
Yangına körükle gitme abiciğim, bir dur. Bir dur!
Ha, ben yangına körükle gidiyorum yani. Her şeyi, ağzımdan kaçırıyorum zaten.
Bravo ya. Bir de insan gibi şuraya dertleşmeye geldik seninle.
Ya Su buraya gel.
(Müzik)
Var mı bir isteğiniz? Afiyet olsun.
(Kadın) Hayır, teşekkür ederim.
(Horoz sesi)
-Yıldız teyze o tarafta mı? -Alınacaklar var dedi gitti. Gelir.
Su nerede?
Çamaşırları ben yıkadığıma göre burada değil demek ki.
-Kavga mı ettiniz siz? -Kavga etmedik.
Su beni fırçaladı, gitti. Öyle bir karşılıklı kavgamız olamıyor maalesef.
Bırak ya bana mı anlatıyorsun? Sen de rahat durmamışsındır.
Sen nereden bileceksin ki Aslı? En son altı yaşında kavga ettik biz.
Klasik değil mi ama bir şey söylersin azarladı olur, fırçaladı olur.
Lütfen, kendi sevgili kavganı kötü enerjisini bana yükleme.
Benim şarjım full.
Ya kime anlatayım derdi mi? Sormuyorsun bile niye kavga ettiniz, ne oldu diye?
Gerek mi var Aslı? Yıldız abla ve abim yüzünden.
Yok, ben hep kendimi düşünüyormuşum da onun da annesi üzülüyormuş da.
-Onu neden avutmuyormuşum da. -Ee, abim?
(Aslı) Ben de onu dedim.
Ama keşke öyle demeseydin, yanlış yapmışsın.
Sen dersen kavga çıkar, bana bıraksana.
-Neden ben dersem kavga çıkıyor? -Çünkü sert çıkmışsındır.
Anladın mı? Üslubunu bilememişsindir. Onun da annesi sonuçta.
Ha, yani sen de aynı fikirdesin.
-Tüm sorun, benden çıkıyor öyle mi? -Öyle mi dedi Ateş?
Öyle demeye getirdi.
Ya sen bir söylesene tüm sorun ben miyim yani?
Değilsin de. Neyse.
Ya Kelebek beni deli etme, ne düşünüyorsan onu söyle!
Heveslisin anlıyorum ama...
...yani bir şeyi tutturduğun zaman hemen olsun istiyorsun Aslı.
Anladın mı? Haksızsın demiyorum ama abim de sıkışıyor be.
Çocuk gibi sen abini mi paylaşamıyorsun ya.
-Ya inanmıyorum sana. -O ne demek o?
Benim buraya geldiğim iyi oldu ha. Sen de dökmüş oldun içini.
Hadi bugün Aslı'dan nefret edelim günüymüş de benim haberim yokmuş. Sağ ol!
Şş nereye? Bekle! İşte sizin sorununuz bu.
Soru soruyorsunuz, dürüstçe cevap verdiğimiz zaman azar azar azar git.
-Tek sorununuz bu. -Tamam Kelebek.
Gitmiyorum bir yere. Hadi ne diyeceksen de!
Ne yapıyorum ben başka?
Atina, Atina diye tutturdun yalan mı?
-Sen de bunu diyorsan... -Evet, diyorum.
-Çünkü abime kimse hak vermiyor. -Tamam Kelebek.
Ben çocuk gibi davranıyorum, çok bencilim bunu mu demek istiyorsun?
-Söylesene Kelebek ya! Korkma söyle! -Ya ne korkması ya?
Sen, bana abimi kıskanıyorsun dediğinde sıkıntı yok.
Ben sana çocukluk ediyorsun dediğim de azarla beni değil mi?
Yeter be! Vallahi yeter. Adamcağız orada saçlarını döktü be.
Yani bir kişi de onun penceresinden baksın olaya ya.
Bir kişi de benim dışında ona hak versin.
Aslı! Aslı!
Gel konuşuyoruz bak.
(Müzik)
(Telefon zili sesi)
-Efendim. -(Maya ses) Merhaba Yücel.
(Maya) Aslı'yla konuştum da sesi bir garip geliyordu. Merak ettim.
-Senin bir haberin var mı? -(Faryalı ses) Yok, haberim yok.
-Otelde misin? -Değilim ne oldu?
-(Maya ses) Otele gideceğim dedim bana. -Haberim yok öyle bir şey demedi.
Peki, konuşursan haber verir misin? Merak ediyorum.
Tamam. Tamam.
Sen iyi misin?
-Maya ne oldu, bir şey mi oldu? -(Maya ses) Yani ne bileyim...
...sesin bir garip. Halam derdi, mezardan geliyor sesin.
Bana bak bu ev...
...bulduk bir ev. Yeri güzel, eşyalı.
İstersen bakıvereyim. Haber salmıştım arkadaşlara bulmuşlar.
Ee, Atina'dan gelince bakarız diyordum ben.
(Faryalı ses) Ama kaçırmayalım şimdi evi, ha? Bence bakalım.
Bir Selim diye arkadaş var, emlakçı. O, numaranı vereceğim, arayacak seni.
Emlakçı beni arasın, yeri söylesin.
Aslı da sana gelecekmiş, orada buluşuruz.
-Yani müsaitsen. Zahmet vermek istemem. -(Faryalı) Yok, yok.
-Gelirim ben de. -(Maya ses) Haberleşiriz o zaman.
(Müzik - Duygusal)
(Su) Afiyet olsun.
-Özür dilemeye mi geldin? -Ben senden ne özür dileyeceğim?
Ha sen benden özür dileyeceksen, kabul ederim.
-Çünkü ben kindar bir insan değilim. -Ha ben kindar bir insan oldum şimdi.
Ben ne iğrenç bir insanmışım ya.
Sen, bence bundan sonra yüzüme bakma benim.
Ha bu arada, içeride çalışan arkadaşın var ya...
...onunla takıl istersen, daha mutlu olursun.
Su!
(Müzik - Duygusal)
(Kapak kapanma sesi) (Öksürme sesi)
Oğlum neredesin lan? Piştim, sabahtan beri fırının başında.
Geç şuraya da şu siparişleri götüreceğim hadi.
Keyfimizden sanki değil mi? Otelde bütün işler bana kaldı.
Sabahtan beri, çamaşır yıkıyorum.
Su ne yapıyor dışarıda, çıktı gelmiyor ha?
Patates götürecekti müşteriye.
Bilmiyorum birader. Bağırdı, çağırdı çekti gitti.
Bana bak, sen ne yaptın oğlum kıza?
Ben sevgilime gayet iyi davranıyorum birader.
Biz kötü mü davranıyoruz yani, onu mu demek istiyorsun?
Lan, sen Aslı'yla konuşmuşsun, var ağzında bir bakla.
Çıkar çıkar söyle ne oldu?
Konuştum, duyduklarım da hiç hoşuma gitmedi.
Aslı burada değil kardeşim, rahat ol.
Onun tarafındaymışsın gibi yapmana gerek yok.
Ne tarafı ya? Ben taraf tutmuyorum! Sen ne diye gidip kızı üzüyorsun?
Lan bana bak, sana burada ikiçift laf ederim...
...oturduğun yerden kalkamazsın ha!
-Aa; et, et bakalım, neymiş. -Dediğim birader.
Sen niye üzüyorsun oğlum benim kardeşimi ha?
Üz diye mi verdik sana? Sabah geldi buraya suratı beş karış.
Beş karışsa senin yumurtlaman yüzünden beş karış.
Aa, ne yumurtlamışım lan ben?
Oğlum yumurtlamak mumurtlamak, nasıl konuşuyorsun sen benimle?
Bilmiyorum birader, bir Ergüven klasiği değil mi yaptığınız?
Lan tırtıl!
(Müşteri) Pardon, benim siparişim gelmedi.
Bak lan şu müşteriye, patates istediler bak!
Kap ver kap!
Şunları götürüyorum!
Neye koyacağım ben?
(Islık sesi)
(Islık sesi)
(Islık sesi)
Bence gayet güzel olmuş, bak.
(Evren) Nefis bence.
-Nefis. -Evren ne yapıyorsun?
Yarım saatin var, tatlım.
Söylemeyecek misin?
Hiç söyleyecek biri gibi duruyor muyum?
(Müzik - Gerilim)
Faryalı abiyi mi bekliyorsun?
Yo, Yıldız teyzeye baktım.
-Niye? -Öyle. Ateş'le kavga ettik bugün.
Annemle konuşmuyorsun falan dedi, bir konuşmak istedim.
-Bence de iyi olur. -Tamam işte, konuşacağım.
-Ee, ben de onu dedim. -Ne dedin pardon?
Aslı sen biraz gergin misin?
Yo ben gergin değilim de, sen mi gerginsin acaba?
Bırak ya, herkesin aklı çıkıyor sen üzüleceksin diye.
-Üf, gidiyorum ben. -(Aslı) Git o zaman!
Vallahi ne kolaymış, ben de gideyim istiyorum ama olmuyor.
Oha, nereye bağladın.
-Nereye? -Atina işine.
Delirdin herhalde Su. Ne alakası var?
-Ee, gidiyorum diyorum, olmuyor diyorsun. -Ya ben öyle genel dedim.
Hı, genel.
Aslı, biraz samimi olur musun ne derdin varsa?
Buraya gelene kadar azdı da, şimdi bir tane daha oldu.
-Ben miyim o? -Evet sensin, tuhaf tuhaf.
Sensin tuhaf ya.
Ha yeter artık ben sıkıldım içime atmaktan, anneme üzülüyorum.
-Benimle ne ilgisi var? -Yok mu?
Ağzından çıkanı kulağın duysun Su.
-Duyuyor. -Bu daha fena işte.
Aman iyi ol Su, aman tatlı ol Su.
Sıkıldım ben artık rol yapmaktan ya!
Yapma rol falan. Kendin ol biraz, neysen ne.
-Peki Aslı. -Sana peki Su.
(Müzik - Gerilim)
(Kuş cıvıltısı sesi) (Köpek havlama sesi)
(Köpek havlama sesi)
(Köpek havlama sesi)
(Köpek havlama sesi) (Pencere kapanma sesi)
(Köpek havlama sesi) (Pencere açılma sesi)
(Köpek havlama sesi)
(Pencere kapanma sesi)
(Köpek havlama sesi)
Sus be!
(Köpek havlama sesi)
(Kuş cıvıltısı sesi)
(Dalga sesi)
(Müzik - Duygusal)
(Bora) Amerika'daki işler...
...peşimizi bırakmamış.
Burada da uğraşırlar bizimle.
(Bora) Ama merak etme.
Bu sefer seni yalnız bırakmayacağım.
(Müzik - Duygusal)
(Kapı kapanma sesi)
Yeni telefonun, yeni hat abi. Hazırız.
-Buradan ulaşırsın bana tamam mı? -Tamam.
(Muzo) Hişt, buradan da yırtacağız bak göreceksin.
Biliyorum, biliyorum sen buradasın.
-Anneme dikkat et. -Ben de.
-Kendine de. -(Muzo) Eyvallah.
(Marş basma sesi)
(Kapı kapanma sesi)
(Müzik - Duygusal)
-Aa, Aslıcığım. -Merhaba.
Merhaba tatlım, bak Perihan’dan ne otlar aldım.
Trabzon'a gidecekti kızının yanına, dönmüş mü?
Dönmüş.
Ben de seni bekliyordum.
Hayırdır?
Bana kızgın mısın?
Neden?
Yani, bunca şeye sebep olduğum için.
Bunların hiçbiriyle senin bir ilgin yok be çocuğum.
Böyle bir fikre kapılmak da nereden çıktı?
Ama öyle gibi. Yani benden kaynaklı bir sürü şeyden dolayı...
...Faryalı'yla kavga ediyorsunuz.
Sen bu hikâyedeki tek masumsun.
Diğerleri değil mi, suçlu mu onlar?
Yani öyle demek istemedim yani lafın gelişi.
(Aslı) Yok işte.
Yani bence lafın gelişi değil, sen öyle düşünüyorsun.
(Aslı) Özür dilerim ama bence bu yüzden--
Mutsuzsunuz mu diyecektin?
Evet de hayır da.
Anlamaya çalışıyorum.
Neyi?
Onları neden suçladığını?
Çok acı çektiler, çok.
Yani, suçlu görmüyorum ben.
Suçlamıyorum.
Gel.
(Müzik - Duygusal)
Bak Aslıcığım.
Bu hikâye aslında çok karışık.
(Yıldız) İki insan arasında söylenmiş sözler.
Saklanmış sırlar var, evet.
Ama bu benimle...
...baban arasında.
Senin bununla bir ilgin yok.
Ben senin iyi olman için her şeyi yaparım.
Ama yani sonunda yine her şey benimle ilgili oluyor.
Olmuyor mu?
Annenle babanı bir arada görmek isteyebilirsin.
Bu çok doğal.
Ama buna annen ve baban karar verecek...
...ben karışamam.
Ben sadece senin iyi olmanı istiyorum.
Bunun yolu seni çok üzse bile mi?
Evet. (Gülme sesi)
(Yıldız) Annelik böyle bir şey, anne kalbi.
Kıyamazsın, ne kendi evladına...
...ne de başkasının evladına.
Üstelik sen benim başka bir yerden yine evladımsın. Değil mi?
Lütfen benden yana için rahat olsun.
Özür dilerim, bunları seninle konuştuğum için.
Hişt, tamam.
Sakın.
Özür dilenecek bir şey yok, sakın özür dileme.
Sen iyi ol, tamam mı kızım benim.
(Müzik - Duygusal)
-Görüşürüz. -Görüşürüz kızım.
(Müzik - Duygusal)
(Yıldız ağlama sesi)
(Yıldız ağlama sesi)
(Kapı açılma sesi)
(Kapı kapanma sesi)
Dışarıda Bora'nın adamları var yalnız. Böyle birlikte çıkamayız.
Al bakayım şunu.
Çıkarız, çıkarız.
(Bagaj açılma sesi)
Çıkarız. (Gülme sesi)
(Bagaj kapanma sesi)
(Tokat atma sesi)
Bunu ödeyeceksin Tekin, emin ol.
(Müzik - Gerilim)
-Ne ara geldin sen? -Oldu biraz.
Ne yaptın?
Yıldız teyzeyle konuştum.
Ne konuştun?
Dertleştik.
Ne diyor Yıldız?
Beni sevdiğini söyledi.
Kim sevmez seni ha, kim sevmez seni?
Konuştun mu Maya'yla, ne yapmış biletleri?
Konuştum.
Ne?
Düşündüm de...
...biz gitmeyelim ya.
Böylesi daha uygun.
Ne düşündün?
Söyle bakalım, niye öyle uygunmuş?
Şimdi kör göze parmak olmasın.
Aslı, ne düşünüyorsun sen bunları, ha?
(Faryalı) Bilmiyor musun Yıldız teyzeni?
Sen neyle mutlu olursan o onunla mutlu olur.
O olur da ben işte, ya içimden öyle geldi.
Doğru mu diyorsun, içinden mi öyle geldi?
Evet, vallahi.
Ah, ah benim küçük çıldırığım.
Sen ne düşünüyorsun böyle şeyleri, ha?
Ben herkesin gönlünü alırım, sen ne istediğine bakacaksın.
Ne istediğini söyleyeceksin, ben de onu yapacağım, tamam.
Biliyorum.
(Faryalı) Yok benim için senden daha önemli bir şey.
Bildin mi sen çıldırık ne?
-Bildim. -Neymiş?
Serçe.
Benim küçük çıldırığım.
Doğru değil yaptığı!
Bir günde her şey istediği gibi olmaz ki!
Niye böyle yapıyor? Ayıp ediyor!
Sen karışma kızım, siz arkadaşsınız. Karışma sen!
-Onun yaşadığı da kolay değil. -(Su) Seninki kolay mı?
Kusura bakma, Aslı annesini düşünüyorsa ben de kendi annemi düşünüyorum.
Ee, yeter artık, iki aydır suratın gülmedi senin ya!
-Ben Ateş'le konuşacağım. -Sakın!
Vallahi araları bozulur, yapma çocuğum.
Ee, bir şey yokmuş gibi davranmak daha mı kolay?
Aslı dinler Ateş'i, o da bir konuşsun.
Ay Su, yapma Su!
(Araba sesi)
(Kapı açılma sesi) (Kapı kapanma sesi)
(Bagaj açılma sesi)
(Bagaj kapanma sesi)
(Evren) Hadi bin, bin, bin!
(Kapı kapanma sesleri) Evren, nereye gidiyoruz?
Az kaldı yavrum.
Ya niye söylemiyorsun?
Sürpriz, sürpriz.
(Müzik - Gerilim)
(Evren) İşte geldik.
(Müzik - Gerilim)
(Gözde) Evren!
(Evren) Ya evraklar ve başvuru duruyordu...
...memurlarımız, evlenmek isteyen çiftlere çok yardımcı oluyor.
Evren, sen ne yapıyorsun?
Evleniyorum.
Sen de seveceksin gel.
Yahu gel!
(Kuş cıvıltısı sesi)
(Araba sesi)
(Müzik - Duygusal)
(Telefon zili sesi)
-Alo, Yücel? -Maya.
(Maya ses) Ne oldu?
Aslı, gitmeyelim dedi bana.
Ney, nasıl?
(Maya ses) Alo, Yücel?
Yıldız'la konuşmuş galiba, gerçi o da gidin demiş de.
Erken dedi merken dedi, gitmeyelim dedi.
-(Faryalı) Maya? -Ha, ee, tamam.
Yani artık kendi kafasında ne düşünüyorsa. Kimse bir şey demedi ha.
Anladım.
Yıldız, yani kimse bir şey demedi.
Yok canım, dememiştir.
Anladım ben Aslı'yı.
-Nereden anladın? -Anlarım ben.
(Faryalı ses) Ya sen bir konuşuver de...
...yani istiyorsa gidelim, tamam.
Tamam Yücel, merak etme.
Yanlış bir şey demedim, aklına bir şey gelmesin.
(Maya ses) Tamam canım dememişsindir. Sen sıkma canını.
Şöyle yapalım.
Ee, sen de var mı adres bilmiyorum ama emlakçı bana adres atsın.
Aslı'yla biz orada buluşalım. Olur mu?
-Tamam, tamam ben de geliyorum. -(Maya ses) Tamamdır.
Hesap.
(Araba sesi)
(Kapı açılma sesi)
-Gözde-Evren Ergüven, buyurun. -(Evren) Tamam, geliyoruz.
(Evren) Gözde Ergüven, güzel oldu ha. Hadi bakalım.
Şu yüzüklerimizi de takalım.
Hadi aşkım.
(Evren) Bak ne kadar yakıştı, gel.
-Evren. -Hı?
Hadi ama ikimiz de beni istemediğini biliyoruz.
Kabul edelim, Bora'yı köşeye sıkıştırdın.
Hisseleri benim üzerime alacağız...
...sen de kocam olunca ortak olacaksın.
(Alkış sesi)
Yani?
Sana neden evet diyeyim?
Aşk.
Bunlar senin günlerin bebeğim.
-Evren Bey. -(Evren) Ha! Al bakalım, sağ ol.
(Evren) Bak, çiçeğin de geldi.
(Müzik - Gerilim)
(Evren) Gel canım.
-Ercan Bey buyurun, buyurun. -(Ercan) Teşekkür ederim.
(Evren) Otur oğlum Tekin.
(Evren) Ya ben sizi tanıştırdım mı?
(Evren) Ercan Bey, bizim mali müşavirimiz.
Kendisine iki milyon dolarcık kadar borcumuz var.
Halledeceğiz, halledeceğiz.
(Müzik - Gerilim)
(Nikâh memuru) Hepiniz hoş geldiniz.
Nikâh töreni için toplanmış bulunuyoruz.
Öncelikle isimleri almak istiyorum. Adınız, soyadınız?
Gözde Gencay.
-(Nikâh memuru) Adınız, soyadınız? -Evren Ergüven.
Sayın şahitler; adınız, soyadınız?
-Ercan Özkök. -Tekin Üstün.
(Nikâh memuru) Bodrum Belediyesi'ne evlenme isteğinizi beyan ettiniz.
(Nikâh memuru) Beyanınıza ve nüfus kayıtlarınıza göre...
...evlenmenizde bir engel yoktur.
(Nikâh memuru) Bir kere de, sayın şahitlerin ve benim huzurumda...
...sözle söyleyiniz.
(Nikâh memuru) Sayın Gözde Gencay…
...hiç kimsenin baskısı altında kalmadan...
...özgür iradeniz ve kendi arzunuzla...
...Sayın Evren Ergüven'le evlenmek istiyor musunuz?
(Nikâh memuru yankılı ses) İstiyor musunuz, İstiyor musunuz?
(Nikâh memuru yankılı ses) İstiyor musunuz, İstiyor musunuz?
(Müzik - Gerilim)
Evet.
(Alkış sesleri)
(Alkış sesleri)
(Nikâh memuru) Sayın Evren Ergüven...
...hiç kimsenin baskısı altında kalmadan...
...özgür iradeniz ve kendi arzunuzla...
...Sayın Gözde Gencay'la evlenmek istiyor musunuz?
(Evren) Evet.
(Alkış sesleri)
(Nikâh memuru) Sayın şahitler...
...çiftlerin evlenmek istediklerini duydunuz…
-(Nikâh memuru) Şahitlik ediyor musunuz? -(Ercan) Evet.
(Tekin) Evet.
(Nikâh memuru) Benim ve şahitlerin huzurunda...
...evlenme isteğinizi beyan ettiniz.
(Nikâh memuru) Böylece, evlenme işleminiz gerçekleşmiştir.
(Nikâh memuru) Türk Medeni Kanunu ve Bodrum Belediye Başkanı...
...Sayın Mehmet Kocadon'un bana verdiği yetkiye dayanarak...
...sizleri eş ilan ediyorum. Hayırlı ve uğurlu olsun.
(Alkış sesleri)
(Müzik - Gerilim)
(Müzik - Gerilim)
(Müzik devam ediyor)
Sağlık ve mutluluklar dilerim. Buyurun.
-Sağlık ve mutluluklar dilerim. -Çok teşekkür ederiz, sağ olun.
(Müzik - Gerilim)
(Müzik - Gerilim)
(Mutfak ortam sesi)
(Mutfak ortam sesi)
-Mozzarella bitmiş. -İyi, ne yapayım?
Git, kaşar peyniri koy!
Ayı gibi cevap vereceksen verme, daha iyi.
(Ateş) Oğlum ayılı mayılı konuşma, benim asabımı bozma!
Kabahat bende, sana soranda.
Hişt kankitolar, siz küsüştünüz mü ya?
-Uzay! -Lan!
Bak, sizi aynı potada buluşturabiliyorum.
Uzay anksiyeteniz sizi birbirinize bağlar.
Küstüğünüz zaman ne yapıyorsunuz, beni arıyorsunuz.
Geliyorum, sizi barıştırıyorum. (Gülme sesi)
(Uzay) Hişt, bana bakın.
Bütün yazınızı kurtaracak, sizi hayata bağlayacak...
...açlıktan, sefaletten çıkaracak kâğıt elimde duruyor.
Oğlum, bak git!
Hakikaten ne diyeceksen de, git birader.
Sinirlerim bozulmaya başladı.
Sezon açılıyor, ilk bir haftanın müşteri listesi.
-Atma lan! -Ne atma, Gönenç'e bağlattım.
Önümüzdeki hafta müşteri var, yirmi dört kişi.
-Yuh! -Evet, yuh ama pozitif bir yuh.
-Nereden geliyorlar? -Ankara'dan.
Hem de yarım pansiyon anlaştım ki...
...akşam restoranda çalışsın. Nasıl akıl ama?
Al, al abime ver, onunla konuş.
-Ha bu mu yani? -Abime ver, konuş...
...eksikleri çıkart bana gel. Ben gidip alacağım.
İşte bu olur, çünkü neden olur? Patron benim.
Seve seve direktif verebilirim. Şimdi gidiyorum...
...ortağımla konuşuyorum sonra geliyoruz size emir veriyoruz.
(Uzay) Hişt, bana bakın!
Barışın, ticarethanede küslük olmaz!
-Barışın. -Uzay!
Hadi bas git abiciğim, hadi!
(Müzik - Gerilim)
(Mesaj zili sesi)
(Müzik - Gerilim)
-(Ateş) Gidiyorum lan ben? -Nereye?
İşim var birader.
Ee, benim de işim var, kapıyı kilitler çıkarım.
Şu pizzayı at.
La havle vela kuvvete!
Gönül ister ki düğün yemeğimizi dışarıda yapalım ama...
...böyle kaçak kocan olunca...
...yapacak bir şey yok tabii.
Ha Ercan Bey, ne yapıyoruz şimdi?
Bora Gencay ifadeye gitmiyor, avukat arkadaşlar bastırdılar.
Yarın annesini heyet karşısına çıkartmak için.
(Ercan) Mali şubeden eve gidecekler.
İyi o zaman sen yakalama kararını çıkart.
Tabii Evren Bey.
Gözdeciğim üzülme sen, hatta sevinmen lazım.
Bu bebek olayını öğrenemeyecek, öğrense de kızamayacak.
(Evren) Benim yerime Çin'e kendisi gitsin artık.
Bak şimdi Bora'yı arıyorsun.
Benden nefret ettiğini söylüyorsun.
(Evren) Bana asla bir daha dönmek istemediğini de söylüyorsun.
Hisse devir anlaşmasını yapıyorsun...
...annesinin üstündeki bütün mal varlığını kendi üzerine geçiriyorsun.
Bu kadar.
Artık çok geç.
Bence değil.
(Öpücük sesi)
Şunu alayım ben.
Ya bu evlilik olayı sürpriz olsun. Tamam.
(Araba sesi)
(Kapı açılma sesi)
(Kapı kapanma sesi)
(Telefon zili sesi)
(Telefon zili sesi)
-Hah, söyle bakayım. -Ha abi, neredesin?
-(Faryalı ses) Ne yapacaksın? -Abi ciddi soruyorum ya.
Oğlum neredeysem neredeyim, ne yapacaksın?
İşte bu Maya ablana ev bulacaktık ya, geldim oraya.
Abi ben de geleyim de evden çıkınca konuşalım biraz. Çok bunaldım.
Neye bunaldın "hamtraş" söyle bakayım?
Ne bileyim abi? Üstüme geliyorlar, geriliyorum.
-Gelsem olur mu? -İyi hadi gel bakalım.
Kadriye ablan var ya Kadriye ablanın evi, onun üst sokağı.
-Tamam, göreceksin kamyoneti zaten. -(Kelebek ses) Tamam.
Tamam abi, geliyorum.
(Müzik)
Tamam.
(Ayak sesi)
-Abi. -Hı.
(Faz) Avukatla görüştüm şimdi...
...ifadeye gitmedik ya...
...savcı hakkında yakalama kararı vermiş.
Annemle ilgili bir şey var mı?
Yarına tarih vermişler devlet hastanesinde, heyete çıkaracaklarmış.
Ben annemi hiçbir yere çıkarmam.
-Faz bu tekne güvenli mi? -Kimse bilmiyor abi.
-Kaçıyor muyuz abi yoksa? -Yaz geldi be oğlum.
Yunan adalarını boş bırakmayalım. Hem sıcak, anneme iyi gelir.
(Faz) Abi...
...Gözde Hanım'ı mı denesek son çare olarak?
Faz...
...sen görev adamısın, fikir adamı değil, işini yap.
Tamam abi.
(Müzik) (Ayak sesi)
(Sehpa tekmeleme sesi)
(Müzik - Gerilim)
(Masa düşme sesi)
(Müzik - Gerilim)
(Vurma sesi)
(Masa tekmeleme sesi)
(Kırılma sesi)
(Müzik - Gerilim)
Nerede abim? (Kapı kapanma sesi)
Ne demek onunla konuşamıyorum?
Sana telefonda da söyledim. Bana söyle, o duyar.
Muzo benim canımı sıkma. Nerede Bora?
Of Gözde sanki o imzayı atmadığın zaman...
... bütün bunların olacağını bilmiyordun.
-Bal gibi de biliyordun işte. -(Gözde) Muzo...
...abime Evren'i vereceğim.
Ara söyle.
Evren Gelincik Koyunda bir barakada saklanıyor.
(Müzik - Gerilim)
(Sessizlik)
(Su sesi)
Çok güzelmiş.
-Beğendin mi? -Çok.
-E hayırlı olsun o zaman. -Sağ olasın.
(Maya) Aslı'yla konuştum.
Yazın gideriz dedi. Çok önemli bir şey yok.
O kadar da çok istiyordu. Niye böyle yaptı anlamadım.
E söylemiş sana. Yıldız'ı düşünmüş.
-Yıldız da bir şey dememiş ama. -Olur öyle.
Yanlış anlama, Yıldız'ın gözünden anlamıştır Aslı.
Kız çocuğu diyorsun ha?
Bizim Kelebek'in kafasına yıldırım düşse anlamaz.
(Gülme sesi) Ne sandın?
(Maya) Sıkma canını.
Şurası. Aslı ne zaman isterse gideriz.
(Müzik)
(Aslı) Vayy!
Çok güzelmiş burası.
(Aslı) Aa fırın!
Fırına gidiyor hemen.
-Beğendin mi? -Çok güzel, çok ferahmış.
-İki oda mı? -(Maya) Evet.
Ve tahmin et. Biri senin.
Süper.
Yaza daha uzun bir zamana gideriz diye konuşuyorduk.
(Aslı) Tatlısınız.
Anne, babasıyla tatile gitmeye alışık biri değilim zaten.
Yaza bakarız ya, takılmayın.
Ya takıldığımızdan değil de, yani lafın gelişi konuşurken.
Tamam.
Kız çocuğu ha?
Sıkma canını. "Su akacak yatağını bulacak"
Tamam.
Merhaba.
-Çok güzel yermiş. Hayırlı olsun. -Sağ ol.
Türkiye'de bir evim olacağı aklıma gelmezdi.
(Müzik)
Hayırdır abi?
Ne ulan sana hayırdır?
Kızma bana abi ama...
...bir gün gelecek Yıldız mı, Maya mı karar vermek zorunda kalacaksın.
(Müzik)
(Müzik - Gerilim)
(Müzik - Gerilim)
(Müzik - Gerilim) (Ayak sesi)
Ateş.
(Müzik - Gerilim)
Baba.
Hemen ne söyleyeceksen söyle.
Dükkânı bıraktım geldim, hemen gitmem lazım.
-Güzel haberlerim var oğlum. -(Ateş) Eyvah!
Ben bunu dinlemeden evvel Evrence tercümesini edeyim sana.
Başımıza büyük dertler açılıyor.
-Aşkolsun ulan! -Öyle ama.
Sen bize bir şeyini söylemezsin ki. Bir şeyin haberini vermezsin sen bize.
E kötü hiçbir şeyini söylemezsin. Sana güzel gelen de zaten...
...bana yaramaz. O yüzden...
...yine başıma büyük çoraplar örüyormuşsun gibi geliyor bana.
-Ne kötü bir adam mışım ben? -Vallahi maalesef.
Oğlum bak...
...sonunda bu Bodrum çilesinden kurtuluyoruz.
Ne oluyor?
Ya sizin şu okul işleri.
Onların kayıt zamanları ne zaman?
Baba bırak şimdi okulu mokulu da. Neyin peşindesin ya?
-Bora mı? -Oğlum onlar benim işim.
Boş ver sen. "Üzümünü ye bağını sorma" Ben Su'yla sana dedim ya...
...şu okulları araştırın. Dünyanın neresinde yaşamak istiyorsanız...
...karar verin. Artık Londra mı olur, New York mu olur?
Ha? Karar verin oğlum işte. (Gülme sesi)
Özel uçakta bakayım mı ya? (Gülme sesi)
Bak ulan bak serseri!
(Gülme sesi)
Ya baba sen beni tanıyamamışsın hâlâ.
Bak sen çok zengin ol...
...o parayı da afiyetle ye. Ben senden bir kuruş istemem ya.
Eğer öyle olacağını düşünüyorsan, yanlış düşünüyorsun. Bunu bil.
Aslan oğlum benim be. Aslanım benim be. (Öpme sesi)
Seviyorum ulan böyle dik dik konuşmalarını.
-Baba. -Ha.
Böyle düşünüyorum, düşünüyorum...
Ne düşünüyorsun?
Seni diyorum, acaba kurtarmasaydık da...
...Çin'e götürseler miydi?
(Gülme sesi)
Salak, salak konuşma ulan!
(Gülme sesi)
-Var mı bana başka söyleyeceğin? -Yok oğlum. İşte şu...
...okul işlerinizi konuşun, bakın, halledin.
Su'ya da söyle ha.
Seviyorum ulan sizi.
Eşek herif!
(Gülme sesi)
(Müzik)
(Telefon zili sesi) (Bora) Söyle Muzo.
(Muzo ses) Gözde burada.
Sonunda hisseleri üzerine almaya razı olmuş.
(Bora ses) Artık ona güvenmiyorum.
Vardır bir hesabı.
Güvenmiyormuş artık sana.
(Muzo) Gerçi Evren'in yerini söylüyor ama.
Versene şunu.
Abi!
Abi istediğini yapacağım.
(Gözde) Başına gelenlere göz yumamam.
-Hisseleri devir alacağım. -(Bora ses) Ne oldu...
...vaz mı geçtin Evren sevdandan? Artık faydası yok.
İş savcılığa gitti bir defa.
Hiçbir şey için geç değil ki.
(Bora ses) Nasıl hiçbir şey için geç değil?
(Bora ses) Bugün devir yaptık diyelim ha...
...savcının dişi kaşındı bir defa işin peşini bırakmayacak.
Hem annemi de rahatsız edecekler, ortaya çıkacak durum.
Abi Evren'in yerini biliyorum.
Beni dinle, Evren'i ele geçir.
(Gözde ses) Savcıyı ikna etsin, iftira attım desin.
Sen de anneni buradan uzaklaştır bir süre.
Sen Evren'in nerede olduğunu nereden biliyorsun?
Ee, Evren beni aradı...
..."çocuğumdan vazgeçmem" dedi.
"Gel, Bora'yı birlikte çökertelim" dedi.
(Gözde ses) "Çocuğumuz için" dedi.
"Mal mülk sende olsun, rahat büyüsün" dedi.
Ha şimdi Evren'i satıyorsun yani?
Benim ve bebeğimin iyiliğini...
...senden başka hiç kimse düşünmez abi.
Tamam.
Evren'in yerini Muzo'ya söyle...
...eğer gerçekten oradaysa, notere gelir atarsın imzayı tamam.
-(Gözde) Tamam. -(Bora ses) Hadi.
(Müzik - Gerilim)
Bu Bora'nın sana güvenmesi için son şansın biliyorsun değil mi?
İyi.
Ben bir uyarayım dedim de.
Sinirlendiğinde ya da kandırıldığında bambaşka birisi olabiliyor çünkü.
(Müzik - Gerilim)
(Kapı kapanma sesi)
(Müzik - Gerilim)
(Müzik - Duygusal)
(Tavla zar sesi)
Niye öyle dedin?
Neyi abi?
(Kafe ortam sesi)
Bir gün karar vereceksin diye.
Ha!
Şey diyemiyorum ki kızacaksın diye.
Kızmam oğlum sen de. (Tavla zar sesi)
(Kelebek) Bu Yıldız abla konusu.
-Seni çok sıkıştırıyor abi. -Kolay mı oğlum?
Ne yapsın kadın?
Ama sen demiyor musun "benim bir günahım yok" diye?
Oğlum diyoruz, diyoruz da...
...kadının karşısına dikildi, geçmiş.
Bu geçmiş var ya bu geçmiş, adamın kafasını karıştırır.
Bunalıverir kafa. Onu mu demişti, bunu mu demişti, ne demek istemişti...
...ne yapmıştı derken kayboluverir gidersin.
Oyna.
(Tavla zar sesi)
Sen benim abimsin, babamsın. Ben seni düşünüyorum.
Biliyorum düşündüğünü.
Tabii bir de Su'yu düşünüyorum.
Su'yu mu düşünüyorsun ulan?
(Tavla zar sesi) Ne diyor Su?
Ne desin? Kızıyor. İlk önce sana, sonra da bana.
Bana bak, huzurunuzu bozma tamam.
-At. -(Kelebek) Nasıl?
(Tavla zar sesi)
Su'yun yanında hep Yıldız ablana hak vereceksin.
Yok abi, ben yapamam onu ya.
Ne demek yapamam ulan? Yapacaksın dümbelek!
Yapacaksın. Gömecek geleceksin beni. Kız sakinleşecek azıcık.
Aman ha sakın! Abim haklı maklı demeyeceksin onun yanında.
-Oyna. -İşe yarar mı ki?
(Tavla zar sesi) (Faryalı) Yarar. Niye yaramasın?
Yaramasa da hasarı azaltıverir.
Küs abi bana.
Küs mü? O kadar mı ulan?
Ben de ona küsüm.
Sen ne küsüyorsun oğlum ha? Çocuk musun ulan?
(Fayalı) Bırak. Daha bir şansın kalmadı bırak.
(Tavla pulu dökülme sesi)
Hadi git, pulları toplayacağına, kızı topla gel. Yürü!
O kadar mı yani? Gideyim seni gömeyim. (El vurma sesi)
O kadar gömeceksin geleceksin beni. Hadi.
Sen ne yapacaksın abi?
Ben ne yapacağım? Yıldız ablan benim sevdiğim kadın.
Maya ablan da kızımın annesi.
Bulacağım bir yolunu.
Sen her şeyin doğrusunu bilirsin abi.
Hadi ulan yürü, koş, zıpla!
(Masaya vurma sesi) Sen de bir işi halledemedin ya!
O ne demek ulan?
Gömüyorum abi. Prova!
Ulan yürü "hayruk" Benden uzakta yap provanı.
Kırdırma odun belinde. Yürü!
(Müzik)
(Motosiklet sesi)
-Neredesin sen? -Ne oluyor ya?
(Müzik)
Aslı annemle konuştu.
-Ne demiş ki? -Her şeyi mahvetti gitti.
Ne demiş peki Su? Söyle.
Duygusal baskı yapıyor anneme.
Aslı yapmaz kızım.
Ateş yalan mı söylüyorum? Duydum.
Ya ne dedi, ne duydun? Söyle.
Ya işte bir sürü şey söyledi anneme.
Ama bu kadına da yazık artık ya.
Vallahi bir yandan annem, bir yandan Aslı.
Annem demiştir gereğini merak etme.
Ben bayağı duvarla konuşuyorum şu anda. Şişt!
Ateş tuğlası sana diyorum.
Aslı vicdan yapıyor anneme. Git konuş yapmasın.
Ya sen konuş işte kızım.
Lafta söyletmiyorsun.
Ya Aslı'nın yaşadıkları kolay değil Su. Kolay değil.
Bir şey olmamış gibi mi davranacaksınız? Böyle daha mı güzel oluyor?
Ya her şeyi, her an konuşamazsın kızım. Bilmiyor musun sen?
Aman, aman senin ilişkin yıpranmasın Ateş, annem yıpransın.
(Su) Aptallık ettim zaten sana gelmekle. Hallederim ben.
-Ya Su-- -Sen bak işine, ilişkine...
...bizimki ilişki değil çünkü. -Ya Su!
Aman be, aman be!
Ben de babamla konuştum ve dinleyen var mı beni?
Yok!
(Müzik)
(Araba sesi)
-Lal'den haber yok mu oğlum? -Yok vallahi abi.
Bence o kırdı kafayı bastı giti.
(Faz) Arada yapıyor öyle. Bora abiye kafası bozulunca.
Kıyametin ortasında nereye gidiyor ya?
Ne bileyim abi? Kadın işte! Aklım alsa benim.
Kadınların aklı alıyor mu acaba seni Faz?
Çok zor abi çok zor.
Şişt Aslan hadi hızlı biraz ya. Alalım şu herifi artık.
(Müzik - Gerilim) (Araba sesi)
(Müzik)
(Kuş cıvıltısı sesi)
(Müzik - Duygusal)
(Aslı) Seninle kavga ettiğim zaman...
...bütün gün böyle içimde bir şey kalbimi sıkıştırıyor.
(Müzik - Duygusal)
Benimde.
Bir de böyle bizden...
...kaynaklanan sorunlar olmayınca iyice can sıkıyor.
-Otur. -Evet.
(Müzik - Duygusal)
(Aslı) Ya dur, dur bırak kalsın bozma.
(Müzik - Duygusal)
Konuştum Yıldız teyzeyle.
Haberim var.
Ne oldu? Niye öyle söyledin?
İyi gitmemiş herhalde biraz.
İyi gitmemiş mi? Yoo. Öyle mi dedi sana?
Yok da yani...
Ne dedi annen?
Aslında annemle konuşmadım ben. S-s-s-s-s.
Kiminle konuştun?
Su'yla konuştum, Su anlattı yani.
Ne anlattı? O orada mıymış?
Oradaymış duymuş.
Sen herhalde uzak dur gibisinden mi şey yaptın?
Yuh! Ne alâkası var Ateş?
Ya neyse sevgilim tamam yani. Yanlış anlamış olabilirim...
...bana da yanlış anlatmış olabilir. O yüzden sen...
...doğrusunu anlat, ben doğrusunu bileyim.
Keşke bana sormak daha önce aklına gelseydi.
Ya geldin işte sevgilim. Anlat.
Ya inanmıyorum. Ben böyle bir insan mıyım?
Su'ya da hakikaten aşkolsun ha!
Ya hemen girme öyle aşkolsunlara falan.
-Bir dur, kız bir şey demedi sevgilim. -Nasıl bir şey demedi Ateş ya?
Ben gitmişim Yıldız teyzeye "uzak dur" demişim...
...ve sen de buna inandın öyle mi?
Ya yok. Yanlış anlamış belli ki Su.
Herkese bir mazeret buluyorsun. Bana da bir mazeret buldun mu acaba?
-Ne için ya? -Su sana anlattığında...
...Aslı öyle şey yapmaz dedin mi? -Dedim.
-Demedin. -Ya Vallahi Billahi dedim ya.
Aramadın beni ya. Ne meraklısın hemen...
... benim kötü bir şey yaptığıma inanmaya.
Ya aşkım çıkamıyorum buradan diyorum sana ya.
Bütün gün burada çalışıyorum ya.
E geldim işte şimdi. Anlat doğrusunu bileyim.
Durmayacaksın Ateş, duyduysan durmayacaksın.
Ya beni arayacaksın ya da beni savunacaksın.
Ben de geldim burada kendimi anlatıyorum.
Ama sen çoktan benim hakkımda karar vermişsin.
Yahu hayatım konu nereye geldi böyle? Ne yapıyoruz biz? Bir dur!
Ya sen istedin diye ben Yıldız teyzeyle konuştum.
Ya peki sen üzülmüyor musun annemin haline?
Ya vallahi şimdi üstümü başımı yırtacağım ha!
-Ben gidiyorum ya. -Ya Aslı bir dur, dur.
-Sevgilim ne yapıyorsun? Bir dur. -Neden duruyorum?
Ya dur bir anlat bana. Bir bileyim doğrusunu.
Gerek yok. Su'dan dinlersin, kesmezse Kelebek'e sor.
(Müzik)
(Su sesi)
Merhaba. Faryalı abi gelmedi mi?
-Daha gelmedi. -Hıı.
Maya'nın evde işler uzadıysa demek.
Ne Maya'sı ya?
Ya aradım ben açmadı. Aslı'yı aradım.
Maya'ya ev tutmuşlar, oradalarmış. Çıkıyor dedi ama...
...çıkmadıysa demek.
Demek.
Peki sen ne oldu?
Yıldız teyze yeni rezervasyonlar var.
Artık yavaştan oteli açmamız lazım.
(Su sesi) (Kâğıt sesi)
Aa!
-Uzay bu gerçek mi? -Evet.
Gönenç'e bağlattım.
Ta Kenya'dan, hâlâ benim için uğraşıyor sağ olsun.
Bu yaz oteli uçuracağım. Koydum kafaya ya.
Oğlum bu az buz bir şey değil. Odaları falan hazırlamak lazım.
Evet, ben diyorum işte. Ateş'le Kelebek de küsmüş.
Sinirden beni ciddiye almıyorlar.
Küsmüşler mi? Niye?
Herhalde önemsizdir yani.
Tamam canım, sen lobiye git Faryalı abini bekle.
-Gelince konuşuruz tamam mı? -Hay hay.
Onlar da bizim yüzümüzden mi küstüler?
Yok anne ya. Ne alâkası var?
Yok anne ya. Ne alâkası var?
-Ne güzel yalan söylüyorsun sen. -Anne söylemiyorum.
Ne güzel yalan söylemiyorsun. Anlamıyorum ben sanki.
-Ya anne ya! -Tamam, ver.
(Araba sesi) (Müzik)
(Kapı açılma sesi)
(Kapı kapanma sesi)
(Müzik - Gerilim)
Ulan! Ulan koş, koş!
(Muzo) Evren!
(Muzo) Evren!
(Motor çalışma sesi)
Beyler sezonu açtınız ha.
-(Muzo) Evren! -(Evren) Gözde'den hesabını soracağım.
(Muzo) Allah'sız!
(Müzik - Gerilim) (Tekne motor sesi)
(Müzik - Gerilim)
(Kapağa vurma sesi)
(Kilit kırılma sesi)
(Kapak açma sesi)
(Tekne motor sesi) (Dalga sesi)
(Müzik)
Ulan millet evlenince balayına gider...
...bizim halimize bak be!
-Bir sıkıntı oldu mu Evren Bey? -Yok.
(Müzik - Gerilim) (Dalga sesi)
-Ne yaptın? -(Evren ses) Atlattım.
Birazdan noter içeri girer.
Sen imzayı at. Bora zaten sana tamamen güvenmiştir.
(Geçiş müziği) Bora artık bana asla güvenmez ve inanmaz
Seni kaçırdığında çok sinirlendim. Ağzıma ne geliyorsa söyledim.
Beni ihbar edersen inanır.
Ne?
Yani milyonlarca dolarlık şirketleri üzerimize alıyoruz.
O kadar risk alalım değil mi?
(Geçiş müziği) (Bora ses) İmzayı atınca bana haber ver.
Tamam. Sen nereye gidiyorsun şimdi?
Bilmiyorum. Bakacağız.
(Müzik)
(Kesme sesi)
Hadi bırak şu işi. Bir yemek yiyelim beraber.
Yok. Akşama rezervasyon çok.
Ondan önce diyorum, çocukları bir araya toplayayım aynı sofraya...
...bari birlikte yemek yiyelim de barışsınlar.
Kimi diyorsun?
Kelebek'le, Su'yu diyorsan, konuştum Kelebek'le tamam.
-Onlarda mı küs? -Başka kim küs?
-Ateş'le, Kelebek. -Vay "gaydoros"lar vay. Onlar niye küs?
Bizim yüzümüzden.
(Müzik - Duygusal)
Su'yla, Kelebek niye küsmüş?
Aynı mesele.
(Faryalı) Tamam, halledeceğim ben.
Geldin mi abi?
Tuttunuz mu evi?
Tuttuk.
İyi. Güle güle otursunlar.
(Müzik - Duygusal)
Gel bakalım sen.
Gel, geliver.
(Sessizlik)
-Efendim abi. -Gözde imzalayabilirsin.
-Evren'i bulabildiniz mi? -(Bora ses) Ya sen atsana imzanı.
-Gerisini ben hallederim. -(Gözde ses) Tamam.
Abi sen iyi misin?
(Nefes sesi) Daha belli değil.
(Müzik - Gerilim)
Noter Hanım size imzalamanız gereken yerleri gösterecek.
Buyurun buradan başlayalım.
(Müzik - Gerilim)
Gayeciğim ya bana bir su getirebilir misin?
-Tabii. -Bir de vitaminim bitmiş...
...Evren'in odasında bırakmıştım bir kutu, onu da alıp gelirsen.
Getiririm.
(Müzik - Gerilim)
(Kapı açılma sesi)
(Kapı kapanma sesi) Şey aslında...
...benim soyadım değişti. -Öyle mi? Ne zaman?
Bugün itibariyle. Belgeleri değiştirmemiz gerekir mi?
Sıkıntı olmaz.
Bora Bey acele bir devir istedi.
Sonra bildiririz soyadı değişikliğini. Direkt yansır zaten.
Yalnız evlilik başladıktan sonra edinilmiş bir mal olduğu için...
...eşiniz de devir aldığınız hisselere ortak olacaktır hukuki olarak.
(Noter) Haberiniz var değil mi?
Var.
Tamam o zaman, buyurun başlayalım.
(Müzik - Gerilim)
-Şimdi sen bana bozuluyorsun ama-- -Hiç ama falan deme abi.
Bak benim kafamda, söylemek istediğim bazı şeyler var ama susuyorum.
Ama üzülüyorum da.
E söyle.
Söyle kızım. Ben söyle demedim mi zaten sabah?
Hadi söyle, belki bana bir faydası dokunur.
(Kuş cıvıltısı sesi)
Şimdi siz Datça'ya gidecektiniz ya...
...bence gidin.
Yok ama "ben Atina'ya gitmedim, Datça'ya da gidemem" diyorsan...
...yanlış yaparsın.
(Su) Söyleyeceklerim bu kadar.
(Müzik - Duygusal)
Hadi çağır bakalım herkesi bir toplanıverelim. Ha?
Vallahi kusura bakma ben kimsenin barışmaya hazır olduğunu düşünmüyorum.
Ne ben Ateş'le, ne Ateş Aslı'yla, ne Kelebek benimle...
...ne ben Aslı'yla, ne Kelebek Ateş'le.
Kim, kiminle?
Bu kadar adam küs mü birbirine?
Evet.
Kızım Bodrum'da küs olmayan kimse kaldı mı ha?
Yahu olacak iş mi? Bizim yüzümüzden olacak iş mi?
Ya sizin yüzünüzdense o zaman siz arayı toparlayın...
...biz de ilişki durumlarımızı update ederiz.
(Müzik - Duygusal)
Gel buraya! Otur.
-Ne oldu abi? -Geç.
Sen dediğimi yapmadın mı? Söyle.
Ee... Yok abi, önce bir sistem bulmam lazım.
Başlatma ulan sistemine!
Düzelt aranı yoksa yakacak buraları bu kız.
-Tamam abi, o iş bende. -Hıı sende!
Bu kız var ya bu kız... Alır seni çevirir, yere çalıverir!
Dediğimi yap hamtraş. Yürü.
-Bir isteğin var mı abi? -Yürü ulan!
(Müzik - Duygusal)
(Bardak sesi)
Evet... Çok yorulduk, kahveyi hak ettik hı?
(Müzik - Duygusal)
Hey! Kime diyorum! Yoruldun, hadi gel.
Ben on kaplan gücünde bir insanım, yorulmam.
Bırak şimdi kaplanı, aslanı! Hırsından yapıyorsun ben anlamıyor muyum?
-Ateş'in bencilliğine uyuz oluyorum. -Hıh, sadede gel.
Yoo, sadece bunu söyleyeceğim. Başka da bir şey söylemiyorum.
Peki, sen bilirsin.
Nasıl? Konuş, anlat demeyecek misin?
Aslı, sen beni deniyorsun. Ee, anlat hadi.
-Hayır anlatmayacağım. -Peki anlatma.
-Bak ya yine! -Aslı ne olur anlat, yalvarırım!
Hadi gel buraya anlat, konuş.
(Müzik - Duygusal)
Bana güvenmiyor.
Her şeyi kendi durumuna göre yorumluyor, hem de bana güvenmiyor.
Ne yapıyor da sana güvenmiyor?
Benim dışımda herkesi dinliyor. Olanı biteni bir tek bana sormuyor...
...ben de ona kızıyorum.
Yine şifreli konuşuyorsun.
Dengeler biraz karışık şimdi. Sana her şeyi söyleyemiyorum ki.
Annesiyle benim aramda kalıyorsunuz.
-Yuh! Nasıl? Ne dedim de anladın ya? -Anlaşılmayacak bir şey yok.
Özür dilerim, yanlış anlama yani senin yüzünden gibi olduysa.
Ben sana vallahi söylemeyecektim.
Aslimo bunlar normal. Olanlardan etkilenmeme şansınız yok.
Ne yapacağım peki?
Şöyle yapacaksın; annesine ne kadar kızsan da bunu, ona söyleyemeyeceksin.
-Ama yani-- -Yani ne?
O, onun annesi. Ben de senin annenim.
Yani şimdi sen öyle seslenmesen de ben, senin annenim. Sen de benim kızımsın.
Öylesin tabii.
Yani bu olanlarla ilgili konuşmamanız lazım.
Yoksa çukura düşersiniz.
Ama bu mümkün değil ki.
Belli olmaz, belki de mümkündür. Bu sabah bazı kararlar aldım.
Ne... Ne kararı?
Yücel'in hayatından biraz uzak durayım diyorum.
Nasıl? Ama...
Bilmiyorum, deneyeceğim. Sen de bana yardım edeceksin.
Bırakalım kendi dengelerini kendileri kursunlar hı?
Ama sen öyle uzak durursan biz üçümüz?
Oluruz Aslimo. Olduğumuz kadar oluruz ama oluruz.
Bak...
...çok zor bir dönemden geçiyoruz. Yücel çok zorlanıyor. Çok arada kalıyor.
Bizim ona yardım etmemiz lazım tamam mı?
Sen o kadar iyisin ki...
...keşke Yıldız teyze seni tanımak için biraz gayret etseydi.
O zaman bu dertlerin hiçbiri olmazdı.
Şimdi gösterse de geçmiş müsaade etmez.
O, onun kafasındaki geçmiş. Yani Faryalı kırk defa söyledi.
Seninle ondan boşuna şüphelenmiş.
Hadi kahveni iç, soğuttun.
(Fincan sesi)
Güzel oldu hı?
-Mis gibi oldu. -Oh!
(Sessizlik)
(Müzik - Hareketli)
(Fermuar kapatma sesi)
(Müzik - Hareketli)
(Sessizlik)
(Müzik - Hareketli)
-(Kadın) Hayırlı olsun. -(Gözde) Teşekkürler. Bitti mi benim işim?
Tabii, işiniz bitti.
Hale, bana bir araç hazırlar mısın? Şoförüm yanımda değil de.
Tabii ayarlayalım. Buyurun.
(Müzik - Duygusal)
(Kapı açılma sesi)
(Kapı kapanma sesi)
(Müzik - Duygusal)
(Arama sesi)
Şirketlerin çoğunluk hissesi artık bizde.
Tekrar zenginsin Evren Ergüven.
Önce hisseleri satalım, ondan sonra. Yani çok yakında.
Ha bu arada...
...ben, bana gerçekten aşık olduğuna ikna oldum.
Sen bayağı bayağı abini sattın ya.
Evren artık bana bunu yapma istersen.
(Evren ses) Sen yaptıklarından sonra bunları göze aldın.
Tamam mı canım?
Hadi hoşça kal.
(Müzik - Duygusal)
Hoşça kal.
(Müzik - Duygusal)
(Ayak sesi)
Şşt... Kelebek!
Kelebek duymuyor musun ya?
Efendim Su? Bir şey mi söylemek istiyorsun bana?
Ne biçim konuşuyorsun sen ya?
Kafam yerinde değil, kusura bakma. Nasıl konuşmuşum?
Böyle kitap gibi konuşuyorsun.
Ortasından konuştuk da ne oldu? Kimse anlamadı.
-Hadi eyvallah. -Nereye?
Efendim?
Yani bana ne de...
Hıh! Değil mi, sana ne! Hatta kime ne ki!
Kelebek...
Efendim Su? Bir şey mi söylemek istedin bana?
Ya sen niye Artuditu gibi konuşuyorsun? Android misin?
Hakaret... Çok güzel!
Giderayak duymak istediğim şey! Üzüntümü hafifletir.
Şş... Nereye?
Sıfırdan bir hayata. Yeni bir sayfa... Belki Didim'e.
-Didim'e mi? -Hı hı, Didim.
Ne var Didim'de?
İşte... Arkadaşın çıplaklar kampında işletmesi varmış, barda çalışacağım.
Ne? Didim'de çıplaklar kampı mı var?
Varmış... Ya da yokmuş... Proje halinde de olabilir.
Bilmiyorum Su, ekmek parası! Beş kuruşum da kalmadı gidiyorum işte.
Kelebek anlatsana ne oluyor?
Hiçbir şey.
Alnına ne oldu senin?
Ne olmuş?
Kelebek!
-Abimle kavga ettim. -Abinle mi?
Evet de kusura bakma. Aile içi bir olay ya, detay veremem.
-Öf başlatma şimdi detayına anlat! -Bak, benimle konuşma şeklin...
...kendimi bana, senin aslın gibi hissettiriyor. Lütfen dikkat eder misin!
Kelebek bak geliyor dönen tekme!
Tekme dönse ne olur Su? Giden dönmüyor ki!
Kelebek hadi anlat artık! Ne olur anlat! Hadi.
İşte... Onunla bir dakika bile bu ortamda duramayacağımı söyledim.
Ona hatalarını, yanlışlarını sıraladım.
-Ne konuda? -İşte Yıldız abla konusunda.
Yaptığı yanlışlar konusunda.
-Ne? -Evet Su.
Yani abim bence hatalıydı. Bilmesi gerekiyordu, söyledim.
Kelebek...
-Biraz sert söylemiş olabilirim. -(Su) Nasıl sert?
-İşte yüz yüze bakamayacak kadar sert. -Ne yaptın?
(İç çekme sesi)
Doğru olanı yaptım Su. Bizde iyiliğe iyilik, yanlışa yanlış var.
Bak burada kimse sahipsiz değil.
Öyle kafasına göre insanların hislerini düşünmeden davranamaz!
Böyle mi söyledin?
İşte... Benim için hayatta çok önemli olan bir insanın, yani senin...
...üzüntün söz konusu olduğunda biraz sinirli bir insan olabiliyorum.
-Benim için mi? -Ne fark eder Su? İnsanlık için.
Hadi bana eyvallah ya da güle güle, tam tersi.
Of gel buraya şapşal! Seni seviyorum.
Hıı? Arkadaş olarak mı, sevgili olarak mı?
-Aşığım. -Hıı...
İyi, gitmeyeyim o zaman ben.
(Müzik - Duygusal)
(Kedi gırlama sesi)
(Müzik - Duygusal)
Uza... Uzay! Ne yapıyorsun ulan? Nereye gidiyorsun?
Otele yatak baktım, sipariş verdim. Güzel mi?
Ee, güzel.
Ee, güzel de bunlar çok pahalıdır. Kaç tane söyledin?
-30 -Yuh!
Oğlum nereden ödeyeceğiz, neyle ödeyeceğiz, bu otel neyle dönüyor...
-...sen biliyor musun? -Ya ben cebimden veririm.
Öyle tahtakurulu yataklarda yatırmam ben misafirlerimi.
İyi, otur iki dakika.
Ya işim gücüm var benim! Hem sen ne yapacaksın ki beni ya Allah Allah!
Ya oğlum otur iki dakika, geyik goy goy yaparız diye şey yaptım.
(Ateş) Gel.
Oğlum sen arkadaşsız mı kaldın ulan?
Kelebek bile bıktı senden. (Gülme sesi)
-Senin (Bip). Ulan vazgeçtim git ya! -(Uzay) Gidiyorum zaten.
Yalnız kal da biraz düşün. Düşün "Nerede hata yapıyorum."
Bana bak, bana bak!
Ee... Faryalı abiye söyledin mi bu rezervasyon işlerini?
Oğlum bak benimle muhabbet açmaya çalışma, Ateş.
Ayrıca görmedim kendisini, yok ortalarda. Bu nasıl ortaklık anlamıyorum! Kimse yok!
Gideceğim konuşacağım, böyle olmaz diyeceğim!
Git... Git de bir güzel dayağını ye!
Barbaros abi gel iki dakika oturalım ya! Bırak elindekileri.
-(Barbaros) İşim var oğlum. -Ee, tamam abi, tamam ne diyeyim.
(Kedi miyavlama sesi)
Kız... Ne haber kız? Ne yapıyorsun? Gel.
(Kedi miyavlama sesi)
(Köpek havlama sesi)
(Müzik - Gerilim)
(Kuş cıvıltısı sesi)
(Kapı kapanma sesi)
Ne haber oğlum?
Var mı bir vukuat? Gel.
Gel aslanım, gel, gel. Tamam. Hadi gel, hadi gel. Gel aslanım.
Aferin sana, aferin.
(Müzik - Gerilim)
(Kilit açma sesi)
(Müzik - Gerilim)
Ne oluyor ulan?
Ne yapıyor bu kadın?
(Vurma sesi) Ah...
(Vurma sesi) Ah... Ah... Ah...
Yuttun mu zokayı geri zekâlı? Bu dayağı patronuna da anlat...
-...sıra ona da gelecek. -Ah... Ah...
(Köpek havlama sesi)
(Marş basma sesi)
(Köpek havlama sesi)
(Müzik - Gerilim)
-Çok acıyor mu? -Biraz.
(Müzik - Duygusal)
Hıh şöyle be!
Hıh maşallah! Hani barışma yoktu? Bak ne güzel olmuş.
Aferin size.
Ne yaptın oğlum banka işini? Yatırdın mı?
Kafayı yedin herhalde, ne bankası abi?
Ne biçim konuşuyorsun ulan sen öyle?
Ben bankaya mankaya gitmem! Yıldız ablama yapılanlardan sonra...
...bankası batsın demedim mi?
Ne oldu oğlum Yıldız ablana? Bir şey mi oldu? Anlat bakayım.
Lafa bak! Hâlâ utanmıyorsun değil mi?
Kafana bir şey mi çarptı ulan senin? Ne biçim konuşuyorsun?
Hâlâ konuşuyorsun ya! Hem suçlusun hem güçlüsün iblis!
Kızım ne oldu buna? Ne suçlusu ulan?
Konuşmadın bile değil mi?
Olur mu hayatım... Şokta, hatırlamıyor ya!
Yalan mı söyledin bana Kelebek?
Vallahi Su! Bak yaşlı bir insan, unutuyor.
Puh senin yapacağın işe geri zekâlı!
Vallahi doğruyu söylüyorum.
Bu bavul ne ulan? Müşteri mi geldi?
Aa... Ee... Şey...
-Bırak! -Su özel eşyalarım var vallahi.
Kelebek bırak! Bırak!
(Fermuar açılma sesi)
(Su) Bu ne?
Basketbol topu... İyi oynarım bilirsin.
Ya Su lütfen... Su!
(Alkış sesi) Vallahi bravo!
(Ayak sesi)
-Ayla, Bora nerede? -Leyla Hanım çok merak ettik sizi.
-Ya bırak şimdi beni, Bora nerede? -Biz nerede olduğunu bilmiyoruz.
Telefonunu ver.
Yalnız Bora Bey'i arıyorsanız, kendisi başka hat kullanıyor. O hattı kapalı...
...ve kendi ne zaman isterse o zaman bizi arıyor.
Faz...
(Müzik - Gerilim)
Alo Faz, Bora'yı bulmam lazım. Bora nerede?
(Faz ses) Bırak sen Bora abiyi. Asıl sen neredesin?
Ya başlayacağım arkadaş! Nerede ulan Bora?
-(Faz ses) Ulan mı? -Faz!
(Faz ses) Tamam, teknede.
(Müzik - Gerilim)
Ne yaptın Muzo, aldın mı annemi? Hadi haber bekliyorum senden.
Oğlum acaba sen hiç çıkmasan mı ya? Ben götüreyim, bırakayım anneni.
Yok, yok olmaz. Benim halletmem lazım.
(Bora ses) Bir de bir şey söyleyeceğim, konuşsana annemle...
-...yani kadın tedirgin olmasın. -(Muzo) Oğlum tamam. Senin anansa...
...benim de kırk yıllık Mehpare teyzem. Tamam? Hadi eyvallah.
(Bora ses) Eyvallah, sağ ol.
(Müzik - Gerilim)
(Kapı açılma sesi)
(Kapı kapanma sesi)
-Lal Hanım hoş geldiniz. -Bora Bey'i göreceğim.
-Bora Bey burada değil. -Çekil.
Lal Hanım...
(Lal) Bora! (Kapı vurulma sesi)
(Lal) Bora, benim... (Kapı vurulma sesi)
(Kapı açılma sesi)
Neredesin sen ya?
O hayvan Evren kaçırdı beni.
-Tamam Hakan sen gidebilirsin. -Tamam efendim.
(Kapı kapanma sesi) Nasıl kaçırdı?
Ya ben çok önemli bir şey öğrendim, sana söylememem gereken bir şey...
...o yüzden kaçırdı.
Gözde de sesini çıkaramadı.
Gözde'yle ne alâkası var?
Birlikte hareket ediyor onlar.
Evren'in nerede olduğunu o söyledi.
(Müzik - Gerilim)
Yemdi...
Allah kahretsin!
Bir şey diyeceğim, devir yapmadınız değil mi?
Yapmak zorunda kaldık.
(Müzik - Gerilim)
Sen ne öğrendin?
(Müzik - Gerilim)
Şimdi Gözde'nin hastaneye kaldırıldığı gece var ya...
Gözde o gün…
...işte sana, herkese yalan söylemiş.
Gözde o gece çocuğunu düşürmüş. Ölmüş çocuk.
Nasıl ölmüş?
Yani Gözde artık hamile falan değilmiş.
(Lal) Hepimize yalan söylemiş, oyun oynamış.
Doktor?
Muhtemelen onu da ayarladı.
(Müzik - Gerilim)
Ay ay...
(Evren) Ben Bora'ya demiştim seni buradan göndereceğim diye.
Tekin geldi mi?
-Nereden bileyim ben! Aynı odadayız. -Sen biraz gergin misin?
Evlilik gerdi mi seni Gözde?
Boşanalım istersen?
Şaka yapıyorum be! Tamam şaka.
(Telefon zili sesi) Ah...
(Telefon zili sesi)
-Alo? -Tekin neredesin?
(Tekin ses) Evren Bey, kadın kaçtı.
-Ne demek ulan kadın kaçtı? -(Tekin ses) Beni yaralayıp kaçtı.
Ne diyorsun oğlum sen? Nasıl kaçırırsın kadını?
Özür dilerim Evren Bey.
Ulan benden özür dileme. Adam gibi iş yapsana!
Öf...
Abim öğrendi.
Öğrenmiştir herhalde.
Bir şey olmaz be, ne olacak!
(Müzik - Gerilim)
Ne yapacağız şimdi?
Bora nereye? Bora... Bora... Bak bir düşün, bir sakin ol.
Bu adamı ikimiz de tanıdık. Adi herifin teki! Sırada ne var biliyoruz.
Bir sakin ol. Şimdi benim oradan kaçtığımı öğrenmiştir.
Sana gelip bunları anlattığımı da öğrenmiştir.
Kollarını kavuşturmuş bekliyorlardır ikisi de birden hem de.
Tabii kapıda da polisler, ellerinde yakalama kâğıtlarıyla.
Ya gideceğim, soracağım ya!
Niçin yaptın diyeceğim. Para için mi otel için mi, niçin?
-Evren için. -Hıh!
Ya kadın, adamdan çocuğun öldüğünü saklamış
Senden nasıl sakladıysa adamdan da saklamış.
Şimdi o ne istiyorsa onu yapıyor.
Bak... Sen al anneni, götür buradan tamam mı?
Kadını daha fazla rahatsız etmesinler.
Biz Muzo'yla burada kalalım, ne yapacağımıza bakalım.
Tamam mı?
(Müzik - Duygusal)
Bu karar Faryalı'nın eline ulaştı mı?
-Avukatına, avukatımız bildirmiş. -Güzel.
O zaman bugünü, Evren Ergüven'in geri dönüş günü olarak tescil ettirelim.
-Sen bu işi de halledersin. -Tabii.
(Masaya vurma sesi)
Ne oluyor ya?
(Evren) Kutlayalım bugünü.
Kimse bana inanmamıştı.
(Evren dış ses) Yıldızlı otelin önündeki...
...arazinin istimlâk kararını kaldırmak için...
...mahkemeye başvuracağım bir imza atarsan.
-Sen; Adil Şanıl'ı tanıyor musun, avukat? -Hı hı.
Benim eski dostumdur.
Davayı almayı kabul etti. Eğer imza atarsan, mahkemeye başvuracağım.
Yani ne kaybedersin Allah aşkına?
Dava kaybederim.
Ve kaybetmeyi de hiç sevmem.
Bora; sen bana bir imkân tanıdın, sağ olasın.
Bırak da çalışayım.
Lal beni denetlesin.
(Evren) Bak ben bu otelin işini çok kısa zamanda bitireceğim.
Hem...
...aile olmak için bu iyi bir başlangıç.
Aile?
Aile.
Ver.
-Şurası mı? -Evet.
Beni hafife alan herkesten intikamımı alacağım.
-Ben hiç almadım. -(Evren) Yok, yok sen de aldın da...
...ben unuttum onları.
Yani deniyorum, unutmaya çalışıyorum.
(Öpme sesi)
Ercan Bey, başka?
(Müzik - Duygusal)
Ne zamandır seninle tatil yapmıyorduk.
Yunan'a gideceğiz, sen seversin.
(Müzik - Duygusal)
(Bora) Dikkat edin.
Yavaş...
...tamam çocuğum.
Benim bildiğim Bora, Gözde meselesini arkasında bırakmaz.
-Çok dokundu. -Tahmin ederim.
(Bora) Lal...
...sana nasıl baktığını gördün mü?
Ablan sanıyor seni, seviniyor işte.
Ben şimdi annemi güvenli bir yere bırakacağım...
...sonra döneceğim. Döndükten sonra burası yangın yeri, söyleyeyim. Hazırlıklı olun.
Hadi gidin siz, daha kalkışa var.
-Ne yapıyoruz? -Ne yapacağız...
...Bora döndüğünde Evren'i öldürmesin diye ne yapacağımızı düşünüyoruz.
(Müzik - Duygusal)
-Esracığım, büyüttün çocukları vallahi. -Büyüttük vallahi.
-Teşekkür ederim. -Afiyet olsun.
-Hoş geldin Ümit. -Hoş bulduk abla.
Hoş geldin Perihan.
Yani seninkiler kadar iyi olmayabilir ama bir bak bakayım beğenecek misin?
-Ellerine sağlık. -Afiyet olsun.
Sağ ol.
Yok mu bu aralar zeytinli sigara böreği?
Nar vereyim diyeceğim ama onun da zamanı geçti.
Gelir canım yine zamanı.
Faryalı...
Avukat.
Ne yapıp durursun? Yok mu yenge?
Yok, ben de eve geçeceğim de bir uğrayayım dedim.
İyi geç bakayım, otur.
Hayırdır yüzün sirke?
Bu öndeki alanla ilgili bir dava vardı.
-Otelle ilgili. -Ha.
Yok artık dava mava konuştum ben Bora'yla dert yok artık.
Öyle görünmüyor. Kesecekler otelin denizle bağını.
Nereye kesiyorlar be? Dedim ya yok artık dert diye.
Ara karar çıkmış.
-O ne demek, ne yapacağız şimdi? -İtiraz edeceğiz.
-İtiraz mitiraz ne demek avukat? -Müşteriler ne olacak? Sezon açılıyor!
Nereden denize girecekler?
-Ne oluyor Faryalı? -Sezon açılıyor, sezon.
Yetti be!
Azıcık delikanlı olacaklar be!
(Müzik)
Mehpare Hanım, ilaç zamanınız geldi.
Hadi bir yudum.
Mehpare Hanım...
(Hemşire) Mehpare Hanım...
(Hemşire) Mehpare Hanım!
Mehpare Hanım! Mehpare Hanım!
Mehpare Hanım!
(Hemşire) Mehpare Hanım!
Bora Bey! Bora Bey!
(Müzik)
Ne oldu?
(Müzik - Duygusal)
Tamam siz çıkabilirsiniz.
(Müzik - Duygusal)
(Müzik - Duygusal)
Teşekkür ederim.
(Sessizlik)
(Müzik - Duygusal)
(Müzik - Duygusal)
(Müzik devam ediyor)
Kaptan...
...dönüyoruz.
Tamam.
(Müzik devam ediyor) (Dalga sesleri)
(Müzik devam ediyor)
(Kapı kapanma sesi)
Nerede ulan patronun?
(Müzik)
Ne işin var senin burada?
Buranın patronu benim.
Bora gitti.
Şimdi gitme sırası sende.
Sen aldın mı mahkeme kararını, ha?
(Evren) Bak Faryalı, bu daha başlangıç.
Devamı gelecek.
(Müzik)
Bu dizinin betimlemesi Kanal D tarafından Sesli Betimleme Derneğine yaptırılmıştır.
www.sebeder.org
Sesli Betimleme Metin Yazarı: Nezahat Şalkamcı
Seslendiren: Emine Kolivar
Alt Yazı: Ece Naz Batmaz / Çağıl Doğan / Gülay Yılmaz / Feride Tezcan
İşaret Dili Tercümesi: Berrak Fırat
Son Kontroller: Ayşegül Derin / Dolunay Ünal / Samet Demirtaş
Teknik Yapım: Dağ Prodüksiyon ve Yeni Gökdelen Tercüme
(Müzik - Jenerik)
(Müzik - Jenerik)
Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.