Afrikaans
Akan
Albanian
Amharic
Arabic
Armenian
Azerbaijani
Basque
Belarusian
Bemba
Bengali
Bihari
Bosnian
Breton
Bulgarian
Cambodian
Catalan
Cebuano
Cherokee
Chichewa
Chinese (Simplified)
Chinese (Traditional)
Corsican
Croatian
Czech
Danish
Dutch
Esperanto
Estonian
Ewe
Faroese
Filipino
Finnish
French
Frisian
Ga
Galician
Georgian
German
Greek
Guarani
Gujarati
Haitian Creole
Hausa
Hawaiian
Hebrew
Hindi
Hmong
Hungarian
Icelandic
Igbo
Indonesian
Interlingua
Irish
Italian
Japanese
Javanese
Kannada
Kazakh
Kinyarwanda
Kirundi
Kongo
Korean
Krio (Sierra Leone)
Kurdish
Kurdish (Soranî)
Kyrgyz
Laothian
Latin
Latvian
Lingala
Lithuanian
Lozi
Luganda
Luo
Luxembourgish
Macedonian
Malagasy
Malay
Malayalam
Maltese
Maori
Marathi
Mauritian Creole
Moldavian
Mongolian
Myanmar (Burmese)
Montenegrin
Nepali
Nigerian Pidgin
Northern Sotho
Norwegian
Norwegian (Nynorsk)
Occitan
Oriya
Oromo
Pashto
Persian
Polish
Portuguese (Portugal)
Punjabi
Quechua
Romanian
Romansh
Runyakitara
Russian
Samoan
Scots Gaelic
Serbian
Serbo-Croatian
Sesotho
Setswana
Seychellois Creole
Shona
Sindhi
Sinhalese
Slovak
Slovenian
Somali
Spanish
Spanish (Latin American)
Sundanese
Swahili
Swedish
Tajik
Tamil
Tatar
Telugu
Thai
Tigrinya
Tonga
Tshiluba
Tumbuka
Turkish
Turkmen
Twi
Uighur
Ukrainian
Urdu
Uzbek
Vietnamese
Welsh
Wolof
Xhosa
Yiddish
Yoruba
Zulu
Bu dizinin betimlemesi Kanal D tarafından Sesli Betimleme Derneğine yaptırılmıştır.
www.sebeder.org
(Müzik - Gerilim)
(Rana dış ses) Ateş, Alara çok kötü.
(Ateş dış ses) Ayrıldık biz Rana, arama beni Alara için.
(Rana dış ses) Bildiğin gibi değil, kendine bir şey yapacak.
(Mert dış ses) Oğlum, ulaşamıyoruz. Kalk İstanbul’a gel.
(Yiğit dış ses) Yer yarıldı içine girdi. Telefonu kaç gündür kapalı.
(Müzik - Gerilim)
(Sokak gürültü sesi)
Abiciğim, 6-45 Bar nerede ya?
(Erkek) Hemen şurada.
-Eyvallah. Sağ ol. -(Erkek) Bir şey değil.
(Müzik)
Damsız girmek yasak arkadaşım.
Abi, arkadaşa bakıp çıkacağım ya.
Çağır, dışarı çıksın.
Abi, ulaşamıyorum telefonuna.
Fazla kalmayacağım, girip çıkacağım.
Arkadaşım!
Tamam.
(Müzik - Hareketli)
(Ateş) Alara.
Pardon.
Vay, batık prens.
Alara nerede ulan?
Kötü oldu, tuvalette.
Ee, nasıl gidiyor fakir hayat?
Ulan oğlum çekil.
(Müzik - Hareketli)
Ne oluyor ya?
(Ateş) Alara.
Manyak mısın?
(Kadın) Hey, giremezsin buraya.
Alara.
Alara.
(Ateş) Alara, gel.
(Müzik - Hareketli)
(Müzik - Hareketli)
(Müzik - Hüzünlü)
Görmeyeyim ulan sizi bir daha buralarda.
(Müzik - Hüzünlü)
(Sessizlik)
Bu oda arkadaşın kim böyle, pembiş pembiş?
(Aslı) Ne bileyim, kokoşun biri işte herhalde.
Ses var mı abinden?
Kapalı. Kursa gitti o bence.
(Telefon zili sesi)
Şule arıyor.
Efendim Şule abla.
(Kelebek) Tamam. Ağlama. Tamam.
Haber vereceğim ben sana, tamam ablacığım.
Tamam.
Bir Ateş mağduru daha.
Ne alaka?
Abin Yıldız meselesinden dolayı kayıp kaç gündür. Bilmiyor muyum sanki ben?
Ateş ne yapsın, ailesini birleştirmeye çalışıyor.
Hı, birleştirsin.
O ne demek ya?
Şş, sana diyorum.
O ne demek Aslı?
Ateş burnunun ucunu bile göremeyen biri.
Oraya koşturuyor, burası yıkılıyor, buraya koşturuyor, orası yıkılıyor.
Babası be, ne yapsın çocuk?
Azıcık aklı varsa babasının ne mal olduğunu görsün.
Babasının ne mal olduğunu herkes biliyor da çocuk ne yapsın, sokağa mı atsın?
Ateş, bak bu anlatacaklarım...
(Evren) Ateş.
Ne haber oğlum?
Annen yemeğe çağırdı da.
(Ateş) Yemeğe mi çağırdı? Hadi canım.
(Evren) Ha.
-Sadece seni? -Evet.
Ee, oluyor o zaman bu iş.
Ne haber Aslı?
Ne oldu ya, neyiniz var sizin?
İyiyiz baba, bir şey yok.
Annem başka bir şey söyledi mi?
Yo, sadece gel dedi de gerçekten hani...
...bir sıkıntı mı var?
Allah Allah! Baba, bir şey yok.
İyi, peki. Öyle olsun.
Ben geçiyorum içeri.
Sen geliyor musun?
Ben bir...
Hadi git sen.
İyi, tamam o zaman.
Tamam.
(Ateş) Bir şey diyeceğim. Şu an çok heyecanlıyım ya.
Söyleyemedim.
Öyle gidiyorlardı eve baba oğul, arkalarından baktım.
Diyemedim.
Ne diyorsun Aslı? Doğru düzgün anlat şu meseleyi.
Ateş'in babası annesini aldatıyor.
Ne? Sen nereden biliyorsun?
Gördüm.
Nerede, kiminle?
Gözde'yle.
(Yunan müziği)
(Martı sesi)
Hadi bre.
(Kadın) Üff.
(Dalga sesi)
(Erkek) Geldin çocuk idin, boynunda bu kolye.
Geldin anneni görmeye.
Boynunda bu kolye.
Bu yaşa geldin, hâlâ bu kolye.
Ya göm şunu...
...ya çıkar sevdiğinin boynuna tak.
Bu neyin inadı vre kuzum, neyin inadı?
İnat değil be Hristos.
Kayboldum.
Geri dönemiyorum.
Yok muydu yanında bir şey?
Gelirken dökeydin yerlere.
Toplaya toplaya...
...gider bulurdun evcağızını.
Saçları döktük.
Onu da rüzgâr kaptı götürdü.
(Dalga sesi)
(Hristos) Ahh.
Annen güzel kadın idi.
Baban onu kaçırdığında, peh!
Bütün ada ayağa kalkmış idi.
Baban tek başına dize getirdi bütün Kos'u.
Baban kadar olamadın diyorsun yani.
Senden değil, dünya yaşlandı, kaypak oldu.
Ben babamdan...
...oğlum benden korkak.
Yapacak bir şey yok.
Kızlar da analarından korkak.
Ne yapacağız ha, bütün kabahat bizde değil demek ki.
Yok, o öyle değil.
Karım ve kızım...
...analarından yürekli çıktılar.
Vay arkadaş.
Öyle arkadaş.
(Martı sesi)
Öyle olmasaydı...
...sana gelip o lafı eder miydi Yıldız?
Sen beni ne zaman düşündün?
Sen beni ne zaman düşündün?
Dinamit gibi koymuş avucuna...
...kapamış ellerini...
...göndermiş seni buraya.
Zor vre, zor.
(Hristos) Var kız da aha böyle (Bip)!
(Hristos) Sen hâlâ kıvran dur.
Benim susacağımı biliyor da ondan.
Bilmiyor mu benim ne cevap vereceğimi?
Susacağım diye hesap ediyor.
Neymiş senin ona cevabın?
(Müzik)
Ulan (...) karı!
Yirmi sene, yirmi sene!
Ben seni Allah'ın hangi dakikası düşünmedim be?
Ha ha?
Al ulan!
(Müzik - Duygusal)
Bunları bana değil...
...git ona söyle. Yıldız'a söyle.
Gideceğim, vereceğim sahibine, bakalım ne yapacak?
Takacak mı boynuna, yoksa gömecek mi? Göreceğiz.
Hadi Hristos, tekneye götür beni.
(Müzik)
(Sessizlik)
(Müzik)
Anne.
Kızım.
Ağlıyor musun sen?
Yok ya, ne ağlaması?
Soğandan herhalde gözüm yandı.
Gece gece ne sigara böreği ya?
Ya işte...
...aklıma öyle geldi. Yapayım dedim.
Ne oldu, sen ne istedin? Bir şey mi isteyecektin?
Ee, bunda soğan ne arasın ya.
(Sessizlik)
(Müzik)
Örümcek.
(Müzik)
(Sessizlik)
(Telefon zili sesi)
Hah, ne diyeceğim şimdi ben bu kıza?
Kelebek, hadi aç ya.
(Müzik)
Örümcek var.
Ayy nerede?
Ben de elleyemem ki.
Odada, ya üzerine kase kapattım.
Babam da yok zaten.
Kelebek'i aradım, o da açmadı.
Kelebek'i mi?
(Su) Ha.
Niye?
O olsa hallederdi.
Her şeyi mi halleder bu Kelebek?
Onun olayı o.
Sen sevdin bu çocuğu.
(Öksürük sesi)
Helal helal.
Yavaş be kızım.
Allah Allah!
Anne ölüyordum ya.
Büyük geçmiş olsun. Abartma Allah aşkına.
Ee, Kelebek diyordun.
Gelmedi herhalde, Aslı'yı götürüyordu İzmir'e.
Anne ya, ben bu akşam seninle kalsam olur mu?
Beraber yatsak? Örümcek var falan.
Tövbe tövbe.
Yat koca kazık, yat.
(Yıldız) Gel bakayım buraya.
(Yıldız) Ay kuzum benim.
Kelebek gelince bir şekilde halleder.
Bu böyle olmaz. Anlatacaksın.
Kolay mı? Koca aile, herkes üstüme gelecek.
Gelsinler, ne olacak?
Ya inanmazlarsa bana? Uyduruyor derlerse?
Ateş bilmez mi seni?
Sana aynısı olduğunda ne yapmıştın?
Su'ya söyledin mi Cenk'i?
Aynı mevzuu mu Aslı? Aile bu, aile! Herkesin hayatı buna bağlı.
Biliyorum.
Ateş beni affetmeyecek.
Bu kadar zaman sustuğum için beni affetmeyecek.
Anlayacak kolay olmadığını, merak etme.
Ya görüşmek istemezse bir daha benimle?
Kendi kaybeder Aslı.
Bodrum'a gidiyoruz, bu işi çözüyoruz.
(Müzik - Gerilim)
(Vapur düdük sesi)
(Müzik)
Ne yapıyorsun ya?
Ya şu haline bak ya.
Sen beni hayatından çıkardın.
Sana ne halimden?
Nasıl sana ne Alara?
Ya herkes beni arıyor, beni.
Hah, aradılar diye geldin yani?
Sağ ol.
Arayanlara da söyle. Buldum de.
Sen de dön Bodrum'a.
Ya sen benden ne istiyorsun, ha?
Senin derdin ne yani?
Bana böyle sevgisiz, böyle...
...nefret ve tiksinerek bakıyorsun. Bakma.
Saçmalama.
(Alara) Biliyor musun? Keşke saçmalıyor olsam.
(Alara) Ne oldu senin sevgine? Ölüyordun benim için.
Ben nerede yanlış yaptım Ateş?
Alara, bunları konuştuk biz seninle.
Ne konuştuk ya?
Bir kere geldin. Terk ettin, gittin.
Yirmi kere falan aradım, açmadın.
Öldün mü kaldın mı Alara diye sormadın.
O yüzden mi buradayım?
Ya geldim işte, tamam.
O adada...
...o gün Aslı'yla ne olduysa...
...sen döndüğünde sen değildin.
Değişiktin, aklın gitmişti.
O kızı seviyorsun sen ya.
Biliyorum. Bak...
...onun çok azıcık canı yandı.
Hemen beni kapının önüne koydun.
Ben senin için az mı acı çektim?
Adam gibi söyle.
Seviyorum onu de.
(Martı sesi)
Aptalım ben bayağı sana inandığım için.
Aptalım.
Ya bırak beni, bırak.
Ya kendini bu hale mi sokmak istiyorsun sen, ne yapıyorsun?
Bak...
...sen yoksan ben de yokum.
Ben sensiz yaşayamam.
Tamam.
Hadi yatıralım seni, nerede kalıyorsun sen, ev nerede?
Yok ev.
Ne?
Nasıl yok?
Şimdiye kadar nerede kaldın sen?
Para bitene kadar otelde. Sonra orada burada.
Kızım, ne diyorsun sen ya?
Okul?
Kayıt olmadım.
Alara, niye?
İstanbul'da ne yapacaktım ki sensiz ben?
Babanlar biliyor mu?
Yok. Bilmiyorlar.
(Martı sesi)
Alara, sen ne yaptın ya?
Asıl sen ne yaptın ya?
Benim senden başka kimsem yok.
Bak, dün beni tuvalette buldun.
Bir daha beni bırakırsan...
...çöplükte bulursun.
(Müzik)
(Karga sesi)
(Kuş cıvıltısı sesi)
(Müzik)
Gittiğin günün gazetesi.
Ben seni düşünmüyorum, öyle mi?
Yapma.
(Müzik)
Adama bak ya.
Arıyorum, geri de dönmüyor.
(Telefon mesaj zili sesi)
Bugünden sonra her gün düşündüm seni.
Beni terk edip gittiğin günden sonraki her gün.
Tamam.
Düşünmüşsün.
Geri aldım. Oldu mu?
Oluyor mu öyle geri almak?
Alalım o zaman, bugüne alalım.
Beni terk edip gittiğin güne.
Ne zaman bizi anlatsan...
...ayrılıktan başlıyorsun.
Niye acaba, bunun öncesi yok mu ya?
(Yıldız) Ha?
Niye?
Niye, ben sana söyleyeyim.
Kolayına geliyor da ondan.
Üzülmek işine geliyor senin.
Ben sana demiyorum ki üzülmedin.
Evet, üzüldün.
Ama düşünmedin.
Yahu düşündün düşünmedin, düşündün düşünmedin.
Bırakıp giden sensin burada beni tek başıma.
Neyi bana hâlâ yüklüyorsun kızım?
Hal mi kaldı bende taşıyacak?
Ben senin ne çektiğinle ilgilenmiyorum ki.
Ben bana ne çektirdiğinle ilgileniyorum.
Ne çektirdim ben sana?
(Faryalı) Anlat.
Hiç, hiçbir şey yapmadın. Hiç çektirmedin.
Ben de zaten kendi kendime gittim buradan. Tayinim çıktı.
Anlatsana kızım, ne yaptım ben sana?
Hadi anlat.
Neyse, yeter, ben hadi Su uyanmadan kalkayım.
Hayır. Anlatacaksın.
Anlat.
Zorla mı?
Zorla. Otur. Geldik şuraya oturdun karşıma, anlat.
Ne yaptım ben sana anlat.
Yıldız, ne yaptım ben sana? Anlat!
Aldattın beni.
(Yıldız dış ses) Aldattın beni!
Ne aldatması kızım?
Gözümle gördüm.
(Faryalı dış ses) Neyi gördün, kiminle gördün?
Bundan bir gün önce...
...ben o limana geldim.
Sen o Rum kızını uğurlarken.
(Faryalı dış ses) Hangi Rum kızı?
(Faryalı dış ses) Maya'yı mı diyorsun?
(Yıldız dış ses) Ya bırak beni konuşturma ya.
(Faryalı dış ses) Yıldız, bir şey olmadı.
(Yıldız dış ses) Gözümle gördüm diyorum.
(Faryalı dış ses) Niye gelip bana demedin, anlat demedin?
(Yıldız dış ses) Neyi anlatacaksın, neyi?
(Yıldız dış ses) Ne diyeceğim ben sana?
(Yıldız dış ses) Beni aldattın, ben çok üzüldüm mü diyeceğim?
(Yıldız dış ses) Sen beni tanımıyor musun? Ben böyle bir şey söyler miyim?
Demezsin.
Basıp gitmeyi bilirsin sen.
Dönüp arkana bile bakmadın. Gittin hıyarın tekiyle evlendin.
Yüzümüze bile bakmadın be.
Rahmetli baban İstanbul'a geldi, onunla konuşmadın bile.
Yüzüm mü vardı onun karşısına çıkacak?
(Faryalı dış ses) Niye? Aldattı bu adam baba beni derdin.
(Faryalı dış ses) Adamın günahı neydi?
(Yıldız dış ses) Ondan kaçmak zorundaydım.
(Müzik)
Niye kaçıyorsun Yıldız?
(Müzik - Aşkın Nur Yengi - Yazık)
Bu kolyeyi yirmi yıldır taşıyorum.
Ağırlığından boynum büküldü.
İlmek oldu boynuma, nefessiz kaldım.
Artık çıkardım.
Senin boynuna...
Günah mı bu?
(Müzik - Aşkın Nur Yengi - Yazık) "Yazık gençliğimiz yazık"
Günah mı sevap mı bilmiyorum.
"Nasıl böyle erken yıprandık"
Ya takarsın boynuna, ya gömersin bir yere.
"Böyle mi sona erecekti"
"Böyle parça parça mı olacaktık"
"Bu kadar yalan mı yaşandı her şey"
Bu kolye oldukça ben yalnızca seni sevdim.
Seni bekledim.
"Böyle mi sona erecekti"
Bana haksızlık etme.
"Böyle parça parça mı olacaktık"
"Bu kadar yalan mı yaşandı her şey"
"Hem sana hem bana yazık"
"Ne olursun yalan de, bu bir rüya sadece"
"Ne olursun konuşma sana ihtiyacım var dinle"
"İkimize de yazık gençliğimize yazık"
"Bu kadar yalan mı yaşandı her şey söyle"
"Hem sana hem bana yazık"
(Araba motor sesi)
(Müzik)
Döndün mü evine?
Yıldız'a anlattıklarından sonra dönemem herhalde.
Yaz da bitiyor.
O ucuz otelde sıcak su var mı hâlâ?
Ya sen her şeyi berbat edince eline ne geçiyor Gözde?
Her şey zaten berbat.
Sana verdiğim saati karına dönmek için sattın.
Bundan daha acı bir şey olabilir mi?
Karıma hiç dönememem olur herhalde.
En azından bu işi hallet.
Hastasın sen ya.
Tabii hastayım.
(Evren) Bu arada yaz bitti.
Saçlarının uçları sapsarı olmuş yine.
Çok güzel olmuşsun.
Ya bir çek.
Allah, Su! Ben içeri giriyorum, sen yok de.
Ne yapıyorsun ya?
Konuşamam ben şimdi onunla, sen yok de yok.
Gelmişsiniz.
Evet.
Ee?
Nasıldı yurt?
Yurt işte, fena değil.
Ne zaman açılıyor?
Yabancı dil yeterlilik sınavları var, ondan sonra.
Ya, Kelebek nerede?
(Aslı) Çıktı o.
(Su) Nereye?
(Aslı) Esnaf dedi, bir şey dedi, gitti.
Ama haberi vardı geleceğimden.
Bilmem.
Kaba ya.
Geri de dönmüyor.
Kelebek işte.
Şaka gibi ya.
(Telefon zili sesi)
(Su) Ee, çalıyor.
O değildir ya.
(Telefon zili ses)
O mu?
O.
Unutmuş salak.
Neyse, haber verirsin geldiğimi.
Sen nereye?
Cenk'le buluşacağım. Görüşürüz.
(Müzik)
Ne dedi?
Cenk'e gidiyormuş.
(Müzik)
(Alara) Babam beni öldürecek.
(Kuş cıvıltısı sesi)
Bu halinle kıyamaz.
Ha, tanımıyorsun sanki.
Sen benden haber bekle sevgilim.
Haber çıkmazsa gelir beni kurtarırsın.
Ateş.
Bekleyelim bakalım.
(Rana) Bak, ben yanındayım, tamam mı?
Ne olursa olsun baban da bir şey yapamaz sana.
Ya babam bana ne yapabilir kızım, evde bile yoklar.
Paris'te onlar.
Nasıl ya?
Bayağı. Ateş benim için kaygılansın diye öyle söyledim.
Sen ne konuşacaksın Ateş'le?
Off, sorma Alara.
Cenk, Su'yu Amerika'ya götürüyormuş.
Ne, tatile mi?
Cık. Okula.
Kabul gelmiş.
Oh, fantastikmiş.
Su ailesine yalan söylüyor.
Benim de bunu Ateş’e anlatmam lazım.
Yani giderlerse biterim ben.
Tamam, sen git konuş Ateş'le.
Gerekirse ben de Ateş’i doldururum, sen merak etme.
(Operatör ses) Aradığınız kişiye şu an ulaşılamıyor.
(Operatör ses) Sinyal sesinden sonra mesaj bıra...
(Müzik)
(Aslı iç ses) Aylardır aslında aynı güne uyanıyorum.
(Aslı iç ses) Hep Ateş'e bir şeyler söylemek istiyorum.
(Aslı iç ses) Ama nedense hayat bizi hiç yalnız bırakmıyor.
(Aslı iç ses) Aslında kimse olmasa, biz yine o ıssız adada olsak.
(Aslı iç ses) Sadece bizden konuşsak. Gerçi onu da konuşamadım ya.
(Aslı iç ses) O bana güzel bir şey söylediğinde kilitleniyorum.
(Aslı iç ses) Ağzımdan hemen sert bir şey çıkıyor.
(Aslı iç ses) Çünkü korkuyorum.
(Aslı iç ses) Onu o kızla uzaktan izlediğim zamanlar aklıma geliyor.
(Aslı iç ses) Yanaklarımın kızarması, ellerimin terlemesi.
(Aslı iç ses) Korkuyorum, kabuğuma kaçıyorum.
(Aslı iç ses) Halbuki hiçbir şeyden çekinmesem, onu şöyle karşıma alsam.
(Aslı iç ses) Ateş, sana aşığım desem.
(Aslı iç ses) Ya bana saçmalama derse? Orada ölürüm.
Allah'ım ya bana Ateş'i ver, ya da içimden bu aşkı çek al.
(Aslı iç ses) Ne olur beni Ateş'in aşkıyla Ateş'iz bırakma.
(Müzik)
Kurbanlık kuzu oldun ulan, böyle mel mel bakıyorsun. Böyle zulüm mü olur ya?
Oğlum, ne yapayım ben, görmedin mi kızın halini?
Ee, ne yapacaksın peki, nereye kadar böyle?
Gittiği yere kadar, nereye kadar?
Arada sen neleri kaybedeceksin?
Oğlum ben hiç kendimi düşünemiyorum ki zaten.
İnşallah kırk yaşından sonra olacak iş.
Off.
(Kuş cıvıltısı sesi)
Şarjım bitti ya, Aslı aramıştı beni. Sende var mı Aslı'nın numarası?
Bende numarası yok. Yiğit'te vardır. Arayayım mı?
Yok, tamam. Boş ver.
(Cenk) Şunlar senin vize başvuru formların.
(Cenk) Şu üç sayfa da benim. Bakıyoruz eksik var mı? Bir, iki, üç, yok.
(Cenk) Otel rezervasyonları, hesap girdi çıktıları.
(Cenk) Kimlik fotokopilerimiz, şahane. Tamam.
Pazartesi sabah on buçuk, Ankara konsolosluk.
Ben zaten burada doldurulması gereken her şeyi doldurdum da...
...sen yine bir kontrol edersin.
Fotoğraf kaldı bir tek, onu unutma, tamam mı?
Tamam.
Bu kadar mı? Tamam mı sadece?
Bir yüzün gülsün Su ya, o kadar hayalini kurduk, böyle mi seviniyorsun?
Tamam, bir şey demedim.
İşte annemlere geriliyorum.
Bir şey olmayacak, merak etme.
Annem hesabına para yatırdı.
Ne parası?
Ee canım işte, vize için hesabında para olması gerekiyor ya.
Çıksın vize, çekeriz, geri yollarız, sorun yok.
Anne de mi biliyor?
Bir şey bilmiyor, sadece bunu.
Ee, okul param?
Onu ben hallettim dedim ya.
Nasıl ama ya? Bak, kaçtır soruyorum, cevap vermiyorsun Cenk.
Motorumu sattım.
Ne?
Büyütecek bir şey yok.
Ben sana geri ödeyeceğim bu parayı.
Kimseye bu kadar borçlu kalmam.
Ben kimse miyim Su?
Olmaz Cenk.
Ne demek olmaz Cenk ya?
Ben bir şey yaptığım zaman olmaz Cenk. Asıl kahramanlık bu değil mi Su?
Yani illa türkü çığırıp, yılan mı kovalamak gerekiyor?
Susar mısın?
Laf söyletmiyorsun.
Ya zaten gerginim.
Konuşalım mı bunları, istiyor musun?
Tamam. Bir şey demiyorum.
(Cenk) Yeter ki gidelim şuradan bir an önce.
Ne oldu babasıyla, kavga dövüş?
Yoklar Cahit amcalar evde.
Alara da uzandı biraz.
Mert, bize biraz müsaade eder misin?
Eyvallah ama yalnız ben seninle sonra bir şey konuşacağım yalnız.
Ne konuşacaksın ya?
Bilmiyorum, şimdi düşüneceğim.
İyi, tamam.
Ateş.
(Ateş) Ne?
Şimdi nereden duyduğumu, nasıl öğrendiğim sorma.
Ama bilmen gereken bazı şeyler var.
Neymiş o?
Su Amerika'ya gidiyor Ateş.
Hadi ya. Ya niye daha önce haber vermedin kızım?
Ne zaman gidiyormuş? Bir telefon falan sipariş vereyim.
Şaka yapmıyorum Ateş.
Bir müzik okulu ayarlamış.
Su diyordu müzik okulu falan öyle burslu murslu ama olmaz o işler.
Ateş, Su yalan söylüyor size.
Ne yalanı be?
Yani burs murs yok.
Onu Amerika'ya Cenk götürüyor.
Ulan Cenk kim, ha?
Öldürürüm ben onu, biliyorsun değil mi ha?
İş ciddi.
Annenlere burs diye yalan söyleyecek.
İzin alacak, sonra Cenk'le ver elini Amerika.
Rana, eğer yalan söylüyorsan var ya, bunun hesabını sorarım senden bak.
Ateş.
Git konuş kardeşinle.
Benim tek amacım Su sonra üzülmesin.
Yani biliyorsun, ben ne kadar severim onu.
Bırak beni.
(Rana) Hadi.
(Müzik)
Kelebek!
Kap bakalım şu şarjlıyı da gel buraya.
Abi.
Neredesin, ne yapıyorsun abi ya?
Hadi ulan bırak bu neredesin meredesin ayaklarını da...
...tut bakalım şu işin ucundan.
Ya bırak işi mişi, öldüm meraktan ya.
Yalan konuma ulan.
Niye abi?
Herkes merak etmiştir de sen bilirsin benim nerede olduğumu.
Yalan mı?
Ha?
Endişelendin mi ulan?
Endişelendin mi abin için?
Endişelendim tabii.
Ulan hayruk...
...bir gün sen endişelenirsen o zaman benim başım belada demektir.
Yoksa (Bip) dünyanın gerisine.
Tamam, Hadi. Bul şu şarjlıyı.
(Şule) Faryalı!
Ay Faryalı ya.
Hayırdır kızım, ne oluyor, askerden gelmişiz gibi?
Neredeydin sen?
Dağlara gittim dağlara.
Dağa mı?
Ha dağlara gittim, burulandım geldim. Kokla bak, ne güzel kekik kokuyor.
Kolyen nerede?
Kolyem, düşürdüm kolyemi.
Nerede?
Ne yapacaksın, gidip alacak mısın hacı ana?
Hadi bir kahve yap. Bak saat kaç oldu, hâlâ kahve içmedim. Yürü.
Tamam Faryalı.
Hadi kız.
Buzlu bir de su getiriver.
Hayırdır abi, yaslı gittin, şen döndün.
Ne yapıyorsun?
(Faryalı) Ee, kaldıracağız bunu, taşıyacağız içeri.
Ne olacak ki?
(Matkap sesi)
Balık lokantasına çevireceğiz oğlum burayı.
Balık lokantası, iyi fikirmiş.
Ben niye düşünmedim ki bunu daha önce?
Hadi ya, harbiden iyi fikir mi?
Beni bana övme oğlum, işine bak.
(Faryalı) Kışın birbirimizi mi yiyeceğiz bu kadar adam?
Onlar da mı var?
Kimler?
Şu Evren'le Gözde'nin olmadığı bir sisteme geçsek artık abi. Gözünü seveyim.
Nasıl olacak o iş?
Bilmiyorum da.
Ne oluyor ulan?
Taktın eski plağı yine.
Huzur yok abi, huzur.
Hadi, huzur yokmuş. Yürü git.
Tut şunun ucundan bakayım. Tut.
Sağ ol yavrum.
Afiyet olsun.
(Yıldız) Ahh ahh!
Senelerdir bundan kaçtım.
Bir sen biliyorsun.
Ondan gittim ya.
Sen gittin de...
...dünya da yuvarlak dinine yanayım.
Aldı getirdi seni gene aynı yere.
Yer aynı da...
...ben aynı mıyım?
Bu saatten sonra eski defterler yeniden açılırsa ben altından kalkamam.
Ne sen kalkabilirsin...
...ne Faryalı...
...ne de...
Ne de sen değil mi?
Faryalı seni de tanımaz bundan sonra.
Tanımaz ya.
Hakkıdır ne dese.
Ben yirmi yıldır o çocuğun derdini dinliyorum.
Yirmi yıldır o anlatıyor, ben önüme bakıyorum.
Gözünün içine bakamıyorum ki. Nasıl bakacaksın?
Yıldız niye gitti der durur.
Yıldız niye gitti? Yıldız niye gitti? Yıldız niye gitti?
(Süha) Ben biliyorum Faryalı, Yıldız niye gitti.
O gün seni...
...o limanda başkasıyla gördü.
Gördüğünde de...
...karnında çocuğun vardı...
...diyemedikten sonra.
Ya...
...öyle bir tuhaf oldun duyunca değil mi?
Ben de söyleyince oldum.
Ben yirmi yıldır kuyulara bağırıyorum bunu.
İlk defa yüksek sesle söyledim.
Biliyordum söylemeyeceğini.
İyi eşektir, gayri yükleyeyim de taşısın dedin değil mi?
Öyle söyleme ne olur.
Yıldız.
Ömür geçip gidiyor.
İki parça can.
Küs geldiniz, küs gidiyorsunuz.
Bilmeyecek Süha.
Benim ondan uzak durmam lazım.
Eğlenecek, aldanacak yaşı geçtim ben artık.
Ailem için kalbimi susturdum.
Aile dediğin bize rağmen mi be Yıldız?
Bizim için değil mi?
İkisi birden...
...benim harcım değil Süha.
Bana yardım et.
Ben ne yapabilirim ki?
Faryalı sana gelir.
Kır onun umudunu.
Bugünden sonra...
...bir ümit olduysa içinde...
...büyümesine izin verme.
Ben izin vermeyeceğim.
Sen de verme.
Ne yapacaksın?
Evren'i eve alacağım.
Çocuklar babalarını istiyorlar.
(Yıldız) O da gelsin otursun...
...içimdeki sesi sustursun.
Faryalı'nın aklı karışmasın.
Yirmi yıl önce ne yaptıysan gene aynısını yapacaksın ha?
İlk yirmi yılı kurtardım.
İkincisine bakacağı be Reis.
Yıldız...
...sen esarete kurtuluş mu diyorsun?
(Müzik)
Arıyorum arıyorum, niye açmıyorsun?
Unutmuşum telefonu.
E görünce?
Yeni geldim.
(Sessizlik)
(Su) Merak ettim seni.
Nasılsın?
İyiyim.
Bir tuhafsın.
Yok, gayet iyiyim.
Ya sabahtan beri ben senin peşinde koşturuyorum.
Şimdi böyle mi davranıyorsun bana?
Bir şey demedim Su.
(Su) İyi, demedin.
Ben zaten sana bir şey söylemeye gelmiştim.
Ne oldu?
Amerika’dan kabul geldi.
Nasıl?
Ya işte bayağı kabul geldi okuldan.
Hafta başında konsolosluk randevum var.
Cenk becerdi yani.
Evet.
(Müzik - Duygusal)
(Uzay) Ya tamam Alara ya, tamam...
...ya tamam, bir şey demedim ki ben sana.
Tamam!
Ya of! Allah Allah ya!
Hayırdır?
Abi, gitti geldi, iyice tutulmuş bu Ateş’e.
Laf bile söylenmiyor.
Çok normal.
Anladı kaybedeceğini, yükleniyor.
O ne demek ulan?
Oğlum, Ateş iyiden Aslı’ya yaklaşıyor.
Yok artık!
Yani Su'nun anlattıklarından benim çıkardığım bu oldu daha doğrusu.
(Müzik)
(Cenk) Hayırdır, bir can geldi.
Oğlum, o zaman benim kurtuluşum Aslı ulan.
Yok artık!
Ateş, Aslı’ya rağmen Alara’nın yanında duruyor.
O zaman biz de Aslı'nın kafasını biraz karıştırırız.
Ve Ateş koşarak döner haşin varotik aşkına.
(Uzay) Oğlum, bu çocuk var ya, tam salak.
Tam bir dunkof yani.
Alara varken Aslı ne ya?
Ya bu Ti Bon varken mercimek yemek gibi bir şey, anlıyor musun?
Ama ben ona bir ömür çakayım kara şimşeği de aklı başına gelsin.
Ya bak şurada iki dakika oturuyorum...
...adamı dinden imandan çıkarıyorlar Cengo'm ya.
Sende durumlar ne?
Vallahi var bir dalgalanma da çözemedim açıkçası.
Ben varoşlara inmişken bir bakarım Kelebek'e.
Aman abi, anma şu herifin adını ya...
...evlerden uzak olsun.
Ev mi ulan bura? Mimari harika.
At kıza bir konum...
...gelsin, dünyası canlansın.
(Gülme sesi)
(Telefon mesaj sesi)
(Fermuar açma sesi)
(Cenk dış ses) Yeni mekanımız burası aşkım.
Ee, ne yapacaksın yani, gidecek misin Amerika'ya?
(Su) Bilmem.
İşte evdekiler, annem babam.
Onlar sevinmez mi bu duruma?
Biraz sıkıntıları var.
Hani beraber olsalar, mutlu olsalar falan...
...öyle olur da...
...bilemiyorum işte ya, bana ihtiyaçları var.
Onlara göre mi yaşayacaksın?
Allah Allah!
Sen de ne meraklı çıktın beni göndermeye ya.
Ya yok, ondan demedim de.
Ev daha kötü durumda olabilir.
O zaman ne yapacaksın?
Sen de o rezaletin içinde perişan mı olacaksın?
Sen ne diyorsun ya?
-Allah korusun, ne rezilliği? (Vurma sesi)
(Su) Hem niye kötü olsun ki?
Bir de nasıl bir rezalet olabilir bizim evde acaba?
Öyle...
...daha kötü olabilir diye şey yaptım.
Tövbe de.
Bir şey demedim ya.
(Müzik)
Sen korktun mu?
Hoppala! Neden korkayım?
Ne bileyim?
Bundan işte.
Ne işte?
Anla işte. Hani...
...biz böyle beraber zaman geçiriyoruz ya çok fazla.
Acaba sen korktun da ondan mı gitmemi istiyorsun?
Ondan mı dedim ben?
Neden dedin?
Amerika iyi fırsat diyorum.
Sen diyorsun?
Cenk varken.
Burada ne olacağı belli mi?
Haklısın.
Burada hiçbir şey belli değil.
Yanlış anlama.
Sen bana bir doğrudan desene ya.
Ben gideyim mi kalayım mı?
(Müzik - Duygusal)
Git Su.
(Müzik - Duygusal)
Gideyim.
Evet, doğrusu o.
(Kelebek) Burada mutlu olamazsın.
(Müzik - Duygusal)
Hani sen bana bir gün sormuştun ya...
...ben gideceğim, gideyim mi diye.
Bu onun intikamı mı?
Hayır.
Öyleyse biraz acımasız oldu.
Çünkü ben sana git demedim.
Kal da dememiştin.
(Su) Ama şimdi sen bana git diyorsun.
(Müzik - Duygusal)
Bahtımı (Bip)!
(Müzik - Duygusal)
(Kuş cıvıltısı sesi)
(Müzik - Hareketli)
(Kapı vurma sesi)
(Müzik - Hareketli)
(Kapı açılma sesi)
Aslıcığım.
Merhaba, nasılsınız?
İyiyim. Sen nasılsın?
Ateş’e baktım da telefonu kapalı.
Hım evet, Mert'ten aradı, şarjı bitmiş.
Ama geliyorum dedi.
(Müzik)
(Yıldız) Gel, içeride bekle istersen yavrum.
-Tamam, olur. -(Yıldız) Olur.
Onu çıkar, ben sana terlik veririm şimdi yavrum.
Şöyle koyabilirsin.
(Evren) Sonbahar oldu, hava hâlâ yanıyor be.
Aslı! Siz buralara mı taşındınız?
Ne zaman gelsem bizim mahalledesin.
Denk geldik şansa.
Şansa!
Geçin oturun, ben size çay getireyim, çay taze.
(Aslı) Benim bir işim var.
(Yıldız) Ha canım?
Benim bir işim vardı, onu halledeyim, hemen gelirim.
(Yıldız) Tamam.
(Müzik - Hareketli)
Benden korkuyor galiba.
(Müzik - Hareketli)
Hadi Ateş gel artık.
(Müzik - Hareketli) (Kuş cıvıltısı sesi)
(Ateş) Su!
(Su) Ateş.
Sen Cenk’le mi gidiyorsun Amerika’ya?
Ne?
Amerika'ya diyorum Cenk'le mi gidiyorsun sen?
Hayır.
Bana doğruyu söyle Su.
Sen gel bakayım buraya.
(Ateş) Geç! Söyle!
Kim söyledi sana?
Kim söylediyse kim söyledi!
Adam gibi anlat şunu bana çabuk.
Cenk ayarladı.
Cenk mi ayarladı? Neyi ayarladı ya?
Kızım, Cenk kim?
Ya Ateş, okulu bulmuş işte, kabul geldi.
Su, hani para hani, ha?
Cenk borç verecek.
Su, sen ne oldun ya, ha?
Kızım, Cenk senin neyin de borç veriyor sana?
Ya o Cenk annesi olmadan...
...ayakkabısının bağcığını bağlayamaz be.
Ne istiyorsun? Öleyim mi burada?
Su, herkes Amerika’ya mı gidiyor okumaya?
Ne bu laflar ya!
Ya kendin İngiltere diye ortalığı birbirine katmadın mı?
Aylar oldu Su, aylar oldu.
Bitti o işler, unutuldu.
Ya şurada iki gün yüz yüze iyi geçinemediğin adam.
Yalan onda, her şey onda.
Ben seni sokakta mı buldum ulan?
-Karışma! -Ne demek karışma ya, ha?
Ya benim başka umudum mu kaldı?
Evin hali ortada, keman ellemeyeli zaten aylar oldu.
Kelebek de git dedi bana.
Ha, pardon ya.
Kelebek müsaade ettiyse bize laf düşmez ki.
Kızım, sen iyi misin be, ha?
Ulan bütün Bodrum bir araya geldiniz...
...şu Ateş’i nasıl deneyeceğiz mi dediniz?
Kızım, Kelebek kim, ha? Ne anlar bu işten?
Kelebek işte.
Sen bana söylesene ya.
Âşık mısın sen bu Kelebek'e ha, seviyor musun?
(Ateş) Ha?
Ne diyorsun sen ya?
Onu diyorum işte.
Âşık mısın diyorum sana Su, söyle.
Madem Kelebek'e âşıksın...
...niye Cenk'le Amerika'ya gidiyorsun kızım?
Madem Cenk'e âşıksın...
...niye bana gelmiş şimdi burada Kelebek dedi diyorsun, ha?
Ya sen ne biçim konuşuyorsun benimle!
Ya bırak Ateş ya!
Ben, sen miyim?
Bir yandan Alara diye ayıl bayıl...
...bir yandan Aslı’yı yedekte tut.
Düzgün konuş benimle.
-Karışma işime. -Karışırım.
Annemlere hiçbir şey söylemeyeceksin.
Hiçbir yere gitmiyorsun o zibidinin parasıyla.
Bir daha yüzüne bakmam senin.
Ne?
Susacaksın Ateş. Bu benim hayatım.
Ben bir karar verdim ve sonuçlarına katlanacağım.
Perişan edeceksin kendini.
Ya edersem ben edeceğim.
Bak, sana son kez söylüyorum.
Eğer annemlere bir şey söylersen...
...bir daha senin yüzüne bakmam.
(Müzik - Duygusal)
(Kuş cıvıltısı sesi)
(Müzik - Gerilim)
Sen ne yapıyorsun burada?
-Ateş’i bekliyorum. -(Gözde) Ha! Peki.
(Müzik - Gerilim) (Kuş cıvıltısı sesi)
(Telefon zili sesi)
(Müzik - Gerilim) (Kuş cıvıltısı sesi)
(Yıldız) A, hoş geldin Gözde.
(Gözde) Hoş buldum.
Ya ben yalnızsın diye geldim ama...
...müsait değilsen sonra gelebilirim.
Yok, aslında tam zamanında geldin.
Bir şey konuşacaktım zaten, sen de ol.
(Sandalye çekme sesi)
Önce Gözde Hanım'a müjdeyi bir ver istersen.
(Müzik - Gerilim) (Kuş cıvıltısı sesi)
Evren’le tekrar denemeye karar verdik.
(Müzik - Gerilim) (Kuş cıvıltısı sesi)
Aa!
(Gözde) Çok sevindim.
Ne güzel.
Ya! Biz de çok sevindik.
(Evren) Çok güzel.
Çocuklara söylediniz mi?
(Yıldız) Yok, daha söylemedik...
...de esas başka bir konu var.
(Yıldız) Yani senin de burada olman çok iyi oldu aslında.
Şimdi ben diyorum ki ee...
...sezon bitti, otelin durumu malum.
Faryalı'yla konuştum.
(Yıldız) Otelin ön tarafında o deniz tarafındaki bir yer var ya...
...orayı diyorum balık lokantası yapalım.
(Yıldız) Ne dersin?
(Evren) O nereden çıktı be?
(Yıldız) Otel yazı çok zor geçirdi Evren.
(Yıldız) Para yok, pul yok. Ne yapacağız?
Vallahi balık lokantası zor iş.
Ben söyleyeyim.
Böyle diyeceğini tahmin ettiğim için zaten Gözde'ye sordum.
(Yıldız) Ha Gözde?
Bence çok iyi fikir.
Hem iş olmadığı zaman...
...orası hafta sonları dolar...
...bize de rahat rahat bakar.
Hem belki müzik falan bir şeyler de yaparız.
Ay çok heyecanlı.
-(Yıldız) Değil mi? -Evet.
(Müzik - Gerilim) (Kuş cıvıltısı sesi)
Aslı!
(Kuş cıvıltısı sesi)
(Müzik - Duygusal)
Çok özledim seni.
(Aslı) Sana ulaşamadım, burada bekleyeyim dedim.
(Müzik - Duygusal)
Bizde niye beklemedin?
Oldu mu çok geleli?
Oldu biraz.
Her şey üst üste geldi.
Dedim ki yanımda keşke...
...Aslı olsaydı.
Su’nun Amerika işi falan.
Benim İstanbul'a gidişlerim, gelişlerim...
...parasız pulsuz.
Rezalet.
Neyse.
Amerika işi ne?
(Ateş) Anlatırım sonra ya, uzun hikâye.
Saçma sapan şeyler işte.
Beni boş ver. Sen nasılsın, iyi misin?
Pek değilim.
Niye? Ne oldu?
(Telefon zili sesi)
İzmir’de mi bir şey oldu?
Biri bir şey mi yaptı ha?
Ya da babanla mı sorun yaşadın?
Ne yaptın? Ne oldu?
(Müzik - Duygusal)
Ateş bak...
...bilmen gereken şeyler var.
Ne o?
(Müzik - Duygusal) (Araba motor sesi)
Ne oluyor ya?
(Kapı açılma sesi) -(Ateş) Ne var ulan?
Aslı, atla arabaya.
(Aslı) Ne oluyor?
Oğlum, ne oluyor?
Abim acil seni çağırıyor.
Ne olmuş ki?
Bilmiyorum, Aslı’yı al gel dedi. Hadi!
Ne olmuş oğlum?
Ya tamam, sen git, ben sonra gelirim.
Bir şey konuşuyoruz.
Aslı, abimin sana ihtiyacı var.
Beni öyle bir gönderdi ki inanamazsın.
Oğlum, niye söylemiyorsun ne olduğunu? Söyle. Söyle.
Ya bilmiyorum işte.
Aslı'yı almadan gelirsen sakın gelme dedi.
Hadi Aslı.
Peki, tamam.
Ben de geliyorum o zaman.
-Ee, gelme. -Ne?
-(Ateş) Niye ulan? -(Kelebek) Gelme.
E, abimin özel bir işi, kafamı kırar vallahi.
Hem sen diyordun ya senin kafanı bir tek ben kırarım diye.
Bu güzel kafayı sana saklayayım, ha abiciğim?
Hadi.
(Kelebek) Hadi Aslı! Hadi!
(Kapı açılma sesi)
(Kapı kapanma sesi)
(Araba motor sesi)
(Araba motor sesi)
(Kuş cıvıltısı sesi)
(Kelebek) Söylemedin değil mi?
(Aslı) Tam söyleyecektim. Ne oluyor ya?
(Fren sesi)
Oh, çok şükür.
Su Amerika’ya gidiyor.
Ateş’in dediği o muymuş?
Ee?
Kızın hayatı bu Aslı.
Dünyanın en iyi okullarından birine...
...kayıt yaptırma şansı var.
Söylersek çarşı pazar karışır, gitmez.
Anlamıyorum Kelebek, ne ilgisi var ya?
Bu iş ortaya çıkarsa...
...Su bırakamaz ailesini.
Evde yangın var, annesini, Ateş’i bırakıp gitmez.
Bekleyelim, sonra söyleyelim, olur mu?
Ya gece ne diyordun, şimdi ne diyorsun?
Bıktım ya, beni de manyak ettin.
-Bıktım. (Kapı açılma sesi)
Aslı nereye?
(Kapı açılma sesi)
-Çok düşündüm Aslı. (Kapı çarpma sesi)
O adi babasının yüzünden kızın hayatı da berbat olacak.
Ateş’in yüzüne bakamıyorum.
Bu azabı çektirme bana daha fazla.
(Müzik - Duygusal)
Sen niye Su’nun gitmesini bu kadar istiyorsun?
Onun iyiliği için.
Baktım internetten, söylediği yer çok acayip bir yer.
Ama o giderse bir daha göremeyeceksin.
Olsun.
Bugün otele geldi.
Gözümün içine baktı.
Kal deseydim kalacaktı.
Neden demedin?
Kal da bu bataklıkta yaşa...
...çünkü ben seni görmek istiyorum mu deseydim?
Böyle bencillik mi olur Aslı?
Git, hayatını kurtar dedim.
Ama kalmasını istiyorsun.
İstiyorsun.
Ya ben Su’yu bir dakika görmesem özlüyorum.
Gerçekten özlüyor musun?
(Müzik - Duygusal)
Yapacak bir şey yok.
Benim iyi kalpli Kelebek’im.
(Müzik - Duygusal)
Bekleyeceksin değil mi? Söylemeyeceksin.
(Müzik - Duygusal)
Hadi gel.
(Müzik - Duygusal)
(Telefon mesajı sesi)
(Müzik - Duygusal)
(Alara dış ses) Uyandım ben. Özledin mi beni?
(Horoz sesi) (Kuş cıvıltısı sesi)
Aa! Oğlum, açsan yemek ısıtsaydım.
Niye böyle kuru kuru ekmek yiyorsun?
Az yedim zaten.
Nasıldı İstanbul?
İyi.
Özlemiş misin?
Hiç.
(Kuş cıvıltısı sesi)
Alara nasıl?
İyi olacak herhalde.
Ne yapmış onca gün orada?
Bunalım.
Kızgın mısın sen?
Anne, bu soruları sormak zorunda mısın?
Bir zamanlar en sevdiğin konuydu.
Şimdi değil.
O zaman gidip almayacaktın.
Ne yapsaydım?
Bıraksaydın, kendi kalksaydı.
Madem onunla yürümeye niyetin yok, elinden de tutmayacaksın.
Ölseydi yani?
Ah benim güzel oğlum!
Merak etme...
...hiç kimse ölmez.
Herkes hayatına sahip çıkar.
Kendini bu kadar önemseme.
Anne, kızın halini görmedin ki sen, konuşuyorsun.
Omuzunda ağlatırsan sırtında da taşırsın.
Ha, taşımak istiyorsan...
...bu yük olmaz.
Ama oğlum, baksana şu haline ya.
Şu suratına bak.
Yazık değil mi sana?
Kıza da yazık.
Ne yapayım peki?
Sevmeyi bildiğin gibi ayrılmayı da bil.
Bırak o da büyüsün.
Su! Gel bakayım kızım şöyle.
(Yıldız) Otur bir beş dakika çocuğum.
Bir beş dakika otur.
Anne, yalnız ben bu Ateş'in parlayıp sönmelerinden çok sıkıldım.
Kızım, ne derdin var senin benimle ya?
Neyim batıyor sana?
(Yıldız) Ne oluyor?
Nedir alıp veremediğiniz bakayım?
(Yıldız) Otur.
(Müzik - Duygusal)
(Yıldız) Ha?
Anlatacak mısınız?
(Müzik - Duygusal)
Benim anlatacak bir şeyim yok.
Su, oturur musun iki dakika çocuğum?
Ne oluyor anne ya?
(Kuş cıvıltısı sesi)
Baba!
Şurada iki saattir dikilip duruyorum...
...ne bitmez lafınız varmış be.
(Evren) Hayret bir şey ya!
Ne oluyor ya?
Bilmem ne oluyor.
Bakacağız.
(Kuş cıvıltısı sesi)
Yıldız.
(Evren) Ta tam!
Baba, birinin mi doğum günüydü?
Ben öküzlük yapıyorum ya.
Bugün hepimizin doğum günü.
O ne demek?
Yıldız...
...sen söylemek ister misin tatlım?
(Tavuk gıdaklama sesi) (Kuş cıvıltısı sesi)
Sen söyle Evrenciğim.
(Kuş cıvıltısı sesi)
Anneniz beni eve kabul etti.
(Müzik)
(Evren gülme sesi)
-Sonunda ya! -(Su) Ciddi misiniz ya?
(Evren gülme sesi)
-(Su) Çok mutlu oldum. -(Evren) Canım.
(Ateş) Annem.
E hadi bir kibrit, çakmak bir şey getirin, yakalım şunu hadi.
(Evren) Yakalım, hadi hadi!
(Ateş) Hadi, annem gidiyor.
(Müzik - Duygusal)
-(Su) Baba, biz seni çok özledik. -(Evren) Yok ya.
(Ateş) Vallahi ne yalan söyleyeyim, ben de özlemişim ya.
(Evren) Yani bana sordunuz mu acaba sen özledin mi diye?
(Müzik - Duygusal)
(Konuşma sesleri) (Müzik - Duygusal)
(Müzik - Duygusal)
(Müzik - Duygusal)
(Su) Anne, buldun mu?
(Müzik - Duygusal)
(Evren) Dur, onu şöyle kaldıralım.
Gel bakalım.
(Evren) Yakıyorum.
(Müzik - Duygusal)
(Su) Madem mumları da yaktık. Bir de selfie çekelim.
-Gel şöyle Yıldız ya! Gel! (Sandalye çekme sesi)
(Evren gülme sesi)
(Gülme sesleri)
(Müzik - Duygusal)
Bu kadar mı yağ kaldı bize o kadar zeytinlikten?
E zeytinlik bu kadar değil ki şu kadar.
Kolay mı dönüyor burası?
(Faryalı) Ne dönüyor be? Duruyor burası.
(Üzüm) He!
Sana dünya da öyle geliyor, hı?
(Üzüm) Niye kendin geldin sen bunları almaya?
(Üzüm) He?
Seni özledim seni.
Seni özledim kız!
(Üzüm gülme sesi) -(Faryalı) Oh!
Bırak şimdi! Ya sevinince gelirsin...
...ya üzülünce.
Ben senin normalini bilmem.
Senin normalin var mı?
Ha?
Normal para etmez.
Çok var onlardan.
Azıcık antika olacaksın.
(Faryalı gülme sesi)
Gülme geh geh.
Ne bu neşen bakayım?
(Kuş cıvıltısı sesi)
(Nefes sesi) -Oturayım azıcık.
Bir dakika bir dakika.
-Ne yapıyorsun kız? -Senin kolyen nerede?
Arkadaş, bütün Bodrum benim kolyenin peşine düştü ha!
Heh! Sen gelsen, benim bir kolum yok.
Sormaz mısın yenge kolun nerede diye?
Konuşturtma.
Ya ne konuşturacağım gayri? Sen de biliyorsun.
(Üzüm) Ne oldu kolye?
(Kuş cıvıltısı sesi)
Verdim sahibine.
Hı! O da aldı.
(Müzik - Duygusal)
Aldı, ne yapacaktı?
Anlaşıldı şimdi senin neşen, şimdi anlaşıldı senin neşen.
Sırf zarar seninki.
Şimdi senin yüzünden lokma dökeceğim.
Sonra da doktor kalbin var diyor.
E kalbin var kız senin. Ha? Nerede?
Beğenemedin mi?
Bir de Haydar'a sormak lazım kalbin var mıymış, yok muymuş?
Ay sus! Anma şu iblisin adını!
Eh!
(Vurma sesi)
Sen o doktora de ki gelsin...
...ben de görsün kalbi.
(Üzüm) Hı!
İnek değil be, çarıkmış bu manda gönünden...
...teper ha babam teper, paralanmaz.
Teper taşlı yolları.
(Üzüm) Nazım okumak sizin zamanınızda kolay.
(Üzüm) Eh biz gizli gizli okurduk.
(Üzüm) Ya.
(Müzik - Duygusal)
(Kızartma sesi)
(Müzik - Duygusal)
Hadi gayri, hadi gayri nerede kaldı balıklar Reis? Çakma Reis.
(Anlaşılmayan konuşma)
(Süha) Hoppala, nereden çakma olduk şimdi?
(Faryalı) E denize girdiğin mi var koçum? Saldın göbeği iyice.
Denize ihtiyaç olmadan reisim ben, kendinden.
(Gülme sesi)
Kendinden reis bizim reis.
Hayırdır, sen neye neşelendin bu kadar?
(Süha) Ha?
(Müzik)
Yıldız'la konuştum.
Allah Allah.
Kavga etmeden konuştuk.
(Süha) Ne dedi?
(Faryalı) Ya niye gitmiş biliyor musun?
Niye?
Ya Maya vardı ya Maya, Kos'tan gelen kız, bildin mi?
-(Süha) Ha? -Beni onunla gördüğü için gitmiş.
Sen buna mı sevindin?
Yıldız seni başkasıyla yakaladı diye mi?
(Süha) İyice arsız mı oldun sen?
Ya bilmiyorsun sanki reis, Maya'sı mı var ya?
Yıldız’dan başka göle maya mı çaldım ben?
Mesele o değil.
Neymiş mesele?
(Süha) Ha?
Evren için gitmemiş.
Bana kızdığı için gitmiş.
Vay arkadaş ya, sana kızmış, gitmiş de iki tane de çocuk doğurmuş, onu ne yapacağız?
(Faryalı) Ne yapacağız?
Allah bağışlasın, seviyoruz onları da seviyoruz.
Kendi evladımızdan ayrı mı tutuyoruz?
Faryalı, sen ne içtin?
Niye?
Ha bana da ver de lisanını yakalayayım.
(Faryalı) Allah Allah!
E tabii sen benim dertli hallerime alıştın, bir garibine gidiyor değil mi?
Bak Reis, anlaşılamayacak bir şey demiyorum ben.
Ben ne zannettim yıllarca, ha?
Bu kadın başkasını bana tercih etti. Meğer öyle değilmiş.
Tamam da oğlum, ne değiştirecek bu bizim hayatımızda?
Ya bilmiyorum ne değiştirecek de...
...bu Evren bengildeğini boşayacak, gördü onun gerçek yüzünü.
Olmayacak iş o Faryalı.
(Süha) Sen kendine gel.
(Müzik - Duygusal)
Ne o Reis?
O iş olmayacak.
(Müzik - Duygusal)
Olmayacak olmayacak, ne olacak? Olmayacak olmayacak, olmuyor zaten.
Ne oldu, bir gecede olacakmış gibi geliyorsun hep?
Takıyorsun kursağımıza.
Gelmesin! Bir gece bile gelmesin.
Bak...
...mahpusa en zor nedir biliyor musun zindanda?
Ha?
Bilir misin?
Senin gibi koğuş arkadaşı herhalde.
(Süha) Görüşmeci gelmesi.
Görüş geldi mi umutlanırmışsın.
Umut geldi mi de geri dönüp zindan yatmak hepten zor gelir adama.
O yüzden sen hiç umutlanma, ha?
Hiç umutlanma Faryalı. Sonra yanmayasın.
(Müzik - Duygusal)
Sana gelen (Bip)!
(Müzik - Duygusal)
(Hizmetçi) Afiyet olsun.
(Rana) Annenler de yeni evi bırakıp tatile mi gitti ya?
Sanki bütün evi kendileri taşıdı?
(Alara) Ay yok, vallahi iyi oldu.
Yani hem yeni eve alış, onların vırvırını dinle. Çekemezdim.
Benim anlamadığım sen ortalarda yokken...
...annenler nasıl yurt dışında tatilde oluyorlar?
Oğlum, ben kontrollü kayıptım.
Sadece Ateş’e ve ona ulaşabileceklere.
E dönünce yani sen okul parasını falan yedin.
Bir mail yazdım, ağlatacağım onları.
Yani uçakta dönerken otomatikman beni affetmiş olarak dönecekler.
İyice Hayat Şarkısı'ndaki Hülya gibi oldun sen de.
Oldu vallahi, benim ekol ama. Yanımda yetişti.
(Alara gülme sesi) -(Alara) Evet, Uzay'dan öğrendim, neydi?
Herkes aşkının peşinden gidecek.
Yanlış yoldasın, o ayrı.
(Nefes sesi)
Seninkinden var mı haber?
Cık!
Arıyorum, açmıyor.
(Uzay) O şimdi Amerika heyecanında kızım.
Sen onun için artık bir geçmişsin.
Aynada nokta.
Sen ne zaman gidiyorsun ya? Hı?
Hakikaten Uzay ya, bir kız kıza kalamadık.
Ya beraber ağda mı yapacaksınız?
Bu ne cinsiyetçi bir tavır ya!
(Uzay) Of! Sizinle hiç uğraşamayacağım, benim de işim var zaten.
Nereye?
A bir randevum var.
Yani birine bir hoşluk yaptım.
Onun tadını çıkarmaya gidiyorum.
Tabii o sizin gibi kıymet bilmez biri değilse.
(Gülme sesi)
Hadi bakalım, kız yani? Vallahi çok sevindim.
Alara, üzülmeni geçtim de biraz az sevinseydin bile yeterdi benim için.
Neydi? Herkes kendi aşkının peşinden gidecek.
(İngilizce konuşma)
(Alara gülme sesi)
Ya Rana, vallahi neşelen diye yapıyorum bak, çok üzülüyorum.
Alara.
Cenk, bildiğin Su'yu Amerika'ya götürüyor.
Ay ben sana kıyamam ya!
Tamam, ben yaparım o zaman.
Sen benim için neler yaptın kızım.
Ne yapacaksın ki sen?
Gitmemelerini sağlayacağım.
Hem Ateş de uyuz Cenk'e.
Hem sevgilimi, hem kankamı sevindirecek bir şey kim yapar? Ben yaparım.
Amerika'daki okuldan kabul geldi.
Hafta başı konsolosluk görüşmem var.
(Evren) Ben tam bilmiyorum.
(Su) E annem anlatacaktı.
(Yıldız) Bahsettim ya Evren.
Yani ben de bu kadar biliyorum.
Hem ben bu kadar çabuk olacağını tahmin etmedim.
İşte geldi kabul.
(Cırcır böceği sesi)
Para?
Benim de ona aklım ermiyor.
Yani anlattı bir şeyler ama.
Nasıl olacak be kızım?
Yani...
...işte tam burslu okul.
(Su) Ee, kalacak yer, yemek, her şeyi veriyorlar.
Bir de gider gitmez part-time bir iş buluyorlarmış.
Ne işi ya?
Bilmem, kantinde garsonluk falan herhalde.
Kim bunlar Su?
(Müzik)
Baba ya!
(Su) Bak, ne olur hayır demeyin. Bu benim hayatımın fırsatı.
Bir başına yaşamaya razısın yani?
(Ateş) Ne? Bir dakika bir dakika.
Sen tek başına mı gidiyorsun?
Ne demek oğlum o? Kiminle gidecek ki?
(Evren) Ha?
E-e-evet, tek.
Tek yani.
Kesin yani?
(Müzik) (Cırcır böceği sesi)
(Evren) Ateş, ne diyorsun oğlum sen?
Ee, bizim İstanbul'daki okuldan başka kazanan yok, onu soruyorsan eğer.
(Ateş) Hım!
Ne okulmuş ya.
İşte bak istersen internetten.
(Cırcır böceği sesi)
Baktım ben internetten, merak etme sen.
Ateş, sen kardeşinin gitmesini istemiyor musun?
Ben yanlış mı anlıyorum?
(Cırcır böceği sesi)
(Köpek havlama sesi)
(Cırcır böceği sesi)
(Müzik)
Ne yaparsa yapsın ya. Bana ne?
(Müzik)
(Yıldız) Kızım bak şimdi.
Yani sen bu yaşta o kadar uzak bir memleket.
(Yıldız) Ne bileyim.
Bir sene ertelesen mi acaba?
Anne, bak burada çalışamıyorum zaten.
Belki bir sene sonra bu kadar da hazır olmayacağım, çalmadıkça köreliyorum ya.
(Su) Ya, lütfen ya.
(Su) Bakın, bu benim hayatımın fırsatı, kaçırmak istemiyorum bunu.
(Müzik)
Sen şu belgeleri bana ver.
(Evren) Ben yarın bir araştırayım bakayım.
(Müzik)
Hayır demiyorsunuz yani?
(Müzik)
Yani dediğin gibiyse...
...bir bakarız, değil mi?
Vallahi hayırlısı.
İyi de bir fırsat gibi duruyor ama.
(Su) Ya! Oley!
(Gülme sesleri)
(Evren) Şımarma şımarma.
-(Su) Babiş! -(Evren) Bakacağız önce.
-(Su) Ya! -(Ateş) Tur atıp geliyorum.
Bunun nesi var?
(Müzik)
Baba?
(Kapı kapanma sesi)
Bir gece de evde ol ya.
(Ayak sesi)
(Müzik)
Sadece Bodrum'un değil, İzmir'in de en güzel kızı sen olacaksın.
(Müzik)
Ya! Ateş ya!
Ama bunlar çok güzel!
(Müzik)
(Cırcır böceği sesi)
(Müzik - Gerilim)
(Aslı mesaj ses) Çok tatlısın, teşekkür ederim.
(Müzik)
(Kapı vurma sesi)
(Müzik)
(Kapı açılma sesi)
Sürpriz üstüne sürpriz.
Ne?
Hem bu.
Hem sen geldin.
(Aslı) Nasıl olmuş? Yakışmış mı?
(Ateş) Yakışmış.
Ulan ne yakışmış ya!
(İngilizce konuşma)
Giydir, süsle, Ateş'e teslim et.
Ulan var ya, bu Ateş beni tanısa çok sever ha.
Şimdi Aslı düşünsün bakalım elbise kimden diye.
Niye evin içinde böyle geziyorsun sen?
Bir yere mi çıkacaksın yoksa?
Yok!
Sen şey etmedin mi bunu?
Aslı, ne diyorsun ya?
Kızım, bütün Bodrum zaten delirmiş, sen bari akıllı kal.
(Ateş) Sen niye böyle geziyorsun evin içinde?
(Ateş) Hı?
(Müzik)
(Uzay dış ses) Ateş de Aslı'daymış bu gece ya la.
(Ateş) Hadi beş dakika vaktin varsa gel, göreyim seni.
Sen parka git, ben geliyorum.
(Ateş) Hadi.
(Müzik)
Alo Kelebek, sen bana hediye mi aldın?
Niye? Doğum günün müydü?
Ya vallahi aklımdaydı Aslı, kusura bakma ya!
(Aslı ses) Ya bırak Allah aşkına ya! Sekiz ay var daha.
Ya, beni dinle, birisi bana elbise almış, eve falan bırakmış.
(Kelebek ses) Baban mı?
Oha Kelebek! O en son bana biberon aldı.
Allah Allah, gizli bir hayranın mı var ki?
Evime girecek? Gizli sapık denir ona.
Kimleri âşık ediyorsun kendine sinsi seni?
Cıvıtma! Neyse, hadi Ateş bekliyor, tamam.
Belki de odur gizli hayranın.
Off!
Ya Aslı, söylemeyeceksin değil mi Ateş'e Gözde meselesini?
Git Kelebek! Kapat!
(Müzik)
(Müzik)
Güzelsin çok.
Borç mu lazım?
(Gülme sesi)
Hafta içi ödesem.
Hakikaten mi ya?
Gel, otur.
(Müzik)
Hakikaten, güzel olmuşsun.
Yakışmış.
Sen niye geldin?
(Müzik)
Öyle, çıktım evden işte, yürüyeyim dedim biraz, sıkıldım.
Bir baktım buradayım.
Ne oldu? Bir şey mi oldu?
Babam döndü.
Aile yemeği, vırt zırt, zart zurt.
E uğraştın o kadar, sevinmedin mi?
(Müzik)
Bana çok gerçek gelmiyorlar, yani...
...hepsi yalan, dolan.
Ne yalan, dolan?
(Cırcır böceği sesi) (Köpek havlama sesi)
Ya...
...babam geliyor, Su gidiyor. Su gidiyor, babam geliyor, yani.
Bir şeyler sürekli eksik.
E kırılınca da tekrar eskisi gibi olmuyor hiçbir şey.
Ya da ben abartıyorum.
(Müzik)
Ama burası iyi geliyor bana.
Bir kere...
...yalansız hava sahası ya.
O ne?
(Müzik)
İşte yani biz seninle...
...harbiyiz Aslı.
Her şeyi konuşabiliyoruz yani.
Yani?
Kızım, yani ben sana yalan söylemiyorum.
Sen de bana.
İnsan, yalan söyler Ateş.
Ya söyler tabii ki de hani ben sana karşı hiç...
...yalan söylemek zorunluluğunda hissetmiyorum kendimi.
(Ateş) İkimizin arasında planlar, hesaplar yok.
(Ateş) Büyük lüks.
İnsan kardeşiyle bile kaybettiğinde anlıyor bunun değerini.
Benim hayatımda bunu bulabildiğim bir sen kaldın.
(Müzik)
İki gündür hiç uyumadım ben biliyor musun?
(Müzik)
Çok yoruldum yani.
Burada mı uyuyacaksın?
Beş dakika.
(Ateş) Baksana ya.
(Ateş) Huzur. Başka bir şey değil.
Ver.
Ne?
Elini ver elini.
Niye?
Ver.
(Ateş) Bak şimdi.
Bu parmaklar bu saçta dolaşırsa eğer...
...otuz saniye içinde uyurum.
Bu da benden sana tüyo.
Bu bilgiyi nerede kullanacaksam ben artık?
Burada işte.
(Sessizlik)
(Müzik - Duygusal)
(Telefon zili sesi)
(Telefon zili sesi)
(Sessizlik)
(Müzik - Gerilim)
Cevap veremiyor.
No'ya basıp duruyor.
Alara, bir sakin olur musun ya? Başımı döndürdün sabahtan beri.
Ne sakin olacağım ya?
(Alara) Üf!
(Telefon mesaj sesi)
(Alara mesaj ses) Neredesin Ateş?
(Ateş mesaj ses) Dışarıdayım.
(Alara mesaj ses) Aslı'nın yanındasın biliyorum, bana konum at!
(Müzik)
Hadi git artık.
(Müzik)
(Vurma sesi)
Kızım, sen deli misin, ha?
(Ateş ses) Ne yapıyorsun sen?
Onunlaydın değil mi?
Ya sen hasta mısın Alara, ha?
Hissediyorum.
Bana yalan söyledin, buraya getirdin.
Eve gel Ateş. Ben iyi değilim.
Ne?
Bu gece yalnız kalamam.
Ya sen ne diyorsun ya? Nasıl geleyim?
Daha önce soruyor muydun nasıl geleyim diye?
Balkonlara tırmanıyordun. Ge-le-cek-sin!
Alara...
(Alara ses) Vallahi...
...Ateş, gerçekten hiç iyi değilim.
Eve gel.
Alo. Şş. Orada mısın? Ne oluyor?
Ya gel diyorum, gel diyorum, anlamıyor musun Ateş?
Tamam, sakin ol, tamam. Geliyorum. Tamam.
(Müzik)
Öleceğim ya. Yemin ederim öleceğim ya.
(Müzik)
Bundan sonra nefes aldırmak yok.
Bak, biraz başıboş bıraktım, yine Aslı'yla.
Ne yani, geliyor mu Ateş?
-Ben nereye gideceğim? -Cenk'in yanına git.
Nasıl yani Alara?
Sen de onu başıboş bırakma.
Hadi Rana, benim hazırlanmam lazım. Lütfen.
(Müzik - Gerilim)
(Dalga sesi) (Martı sesi)
(Dalga sesi) (Martı sesi)
Bildiğin gidiyor kız.
Ben şimdi ne yapacağım?
Hı?
Yaptık bir delikanlılık ama nefes alamıyorum Aslı.
İyi âşık oldun ha.
Güzel âşık oldun. Yalnız bayağı âşık oldun.
Fakat kabul edelim, iyi âşık oldun.
Dalga mı geçiyorsun?
O karikatürün devamı ne biliyorsun değil mi?
-Ne? -(Bip).
Dur bakalım. Su akıllı kız. Geldiği ilk günden beri senin farkında.
Nasıl? Neyin farkında?
Kızlar anlar Kelebek. Oğlanlar gibi mal mıyız biz?
Daha kaşınızın oynamasından anlarız.
Niye süründürüyor o zaman?
Kendi duygularını anlamaya çalışıyor.
Ne yapsın yani? Sen ona âşıksın diye koşup boynuna mı atlasın?
Evet.
Sen hangi olaylar neticesinde bu özgüveni kazandın acaba?
Jon Snow musun?
(Müzik - Duygusal)
Niye kal desem kalacakmış gibi baktı o zaman?
Orası belli değil. Kalmazdı bence.
O kadar salaksın ki. Küçüklüğümden beri hep aynı şey Aslı.
(Aslı) Ne o ya?
Ben üzülmeyeyim diye inanmadığın şeyleri söylüyorsun.
Hayır, inanıyorum.
Çünkü kadınlar kendileri için acı çeken erkekleri değil...
...kendilerine acı çektiren erkekleri seçerler.
(Kedi miyavlama sesi)
Su da annesi gibi yirmi yıl sonra çekip gelirse...
...öyle davranayım.
(Müzik)
Aa, elbise. İyiymiş. Ateş almıştır.
Yok ya, o almamış. Sordum.
Oyun oynuyordur, oyun.
(Telefon zili sesi)
Aa, iyi insan. Su arıyor.
Alo.
(Su ses) Aslı ya, rahatsız ediyor muyum?
Hayır canım, hayırdır?
Sana bir şey soracağım.
Ateş'e benim Amerika'ya Cenk'le gideceğimi Kelebek mi söyledi sence?
Yoo, sanmıyorum. Neden ki?
Ne bileyim.
Gitmemi istemediği için...
-Bilmem. -(Su ses) Yapmaz herhalde.
Yapmış olsa sevinecekmiş gibi soruyorsun.
Bugün ona gittim ben.
Umursamadı bile gitmemi.
Umursamadıysa niye engel olmaya çalışsın Su?
Ya ne bileyim?
Belki yüzüme söyleyemedi de arkamdan mı...
(Su ses) Ya Aslı...
...kusura bakma, gece gece ben de...
...benim aklım birazcık karışık da.
Tamam. Sağ ol.
-Rica ederim. Ha, Su! -(Su ses) Efendim.
Kelebek bazen düşündüklerinin tam tersini söyler.
(Su ses) O ne demek ya? Niye?
Kalbi yumuşak ya. Kırılmasından korkar.
O yüzden de duygusunu gizler.
(Aslı ses) Öyle işte. Neyse, ara istediğin zaman.
-İyi geceler. -(Aslı ses) İyi geceler.
Niye böyle bir şey söyledin Aslı ha?
Yanılmışım. Bu kız o kızlardan değil galiba.
Kendisi için acı çekenleri umursuyor.
Bu kız beni hiç tanımamış. Ben onu abisine ispiyonlayacak adam mıyım?
İspiyonlasaydın içi rahatlayacaktı.
Ateş engel olmayacaktı belki ama...
...Su senin onun gitmesini istemediğini anlayacaktı.
Ulan şimdi kapısına dayanıp gitme demek var ya...
Of ulan of!
Adam metres tutuyor, olan ikimize oluyor. Bu nasıl dünya Aslı ya?
(Kedi miyavlama sesi) (Dalga sesleri)
(Müzik - Duygusal)
(Telefon mesaj sesi)
(Cenk dış ses) Bekle bizi. Geliyoruz.
(Müzik - Duygusal)
(Yıldız) Yirmi yıl önce...
...en kötü zamanımda sen vardın yanımda.
(Yıldız) Biz seninle karı koca olmadan önce sırdaş olduk.
(Yıldız) Bu gelişin biraz da bunun hatırınadır.
(Evren) Sen niye bunları söylüyorsun bana şimdi?
(Yıldız) Kesme lafımı. Daha bitirmedim.
Hiçbir şey bir daha aynı olmayacak bu evde.
(Müzik - Duygusal)
Ne yani, fazla ümitlenmeyeyim diye beni...
...hizaya getirme konuşması mı bu?
O konuşma mı?
Hissettiklerimi söylüyorum.
Ben de sana hislerimi söyleyeyim mi?
Hem benim öyle bir sırrım falan da yok.
O nikâh defterine imzayı attığımız günden bugüne dek...
...ben her günümü...
...bunu unutmak için yaşadım.
Ama sen hiçbir şeyi unutmadın.
Yanımda her dalıp gittiğinde bunu düşündün.
Sırrını.
Haksızlık etme.
Sana iki evlat verdim.
Ya Yıldız...
...on tane versen ne olurdu ki?
Gözlerinde hep bir boşluk vardı.
Ve gitgide daha da derinleşti.
(Müzik - Duygusal)
Elimden gelen buydu.
(Müzik - Duygusal)
Benim elimden gelen de bu.
O zaman bizi buraya getirmeseydin.
(Müzik - Duygusal)
Katil cinayet yerine geri dönermiş.
Yıldızcığım.
(Müzik - Duygusal)
(Makine sesi)
Yatmıyor musun?
Faryalı!
He?
Hadi bu kadar yeter, sabah yaparsın.
Sabaha bitireceğim kızım, baksana bu kadar.
Allah Allah. Kaçıyor mu? Hadi yatalım, hadi.
Ben kaçıyor muyum? Sen git yat Şule.
Aa. Doğru. On beş gündür ortada olmayan benim sanki.
(Makine sesi)
(Müzik)
Melisa. İyi gelir.
-(Alara) İğrenç kokuyor. -İç Alara, iç.
O kızın burada ne işi var?
Hani İzmir'e yerleşmişti.
Evine geldi kız. Gelmesin mi?
Gidecek herhalde.
Evine gelmiş. Sen niye gidiyorsun ki?
Kırk bin kere söyledim ya.
Uğradım.
(Müzik)
Niye bana yalan söyledin?
Söylemedim.
-Dışarıdayım dedin. -Ee, dışarıdaydım.
Sen bana eskiden böyle yapmazdın.
Sen de bana eskiden böyle yapmazdın.
Yerlerde kurabiye aradığın zaman keşke bıçaklasaydım onu.
Ne?
İçimdeki öfke çok büyük.
Kızım, ne diyorsun sen?
Sen manyak mısın be?
(Müzik)
O kızla o gece adada aranda ne oldu?
(Müzik)
(Müzik)
-Ben gidiyorum Alara. -Ateş!
Şş Alara. Ulan!
-Ulan ne yapıyorsun? -Bak söylüyorum, inanmıyor musun?
(Nefes sesi) -Tamam dur, sakin ol. Tamam.
(Nefes sesi) -Tamam, sakin ol. Tamam, tamam.
Tamam, sakin ol.
(Nefes sesi)
Tamam.
(Müzik - Duygusal)
(Müzik - Kadife - Kara Sevda)
"Son günlerde sessizim, bitkinim, nefessizim"
"Aklımda bir dert var ki hiç sorma"
"Kara kışlarda kaldım kor ateşlerde yandım"
"Aklımda bir dert var ki hiç sorma"
"Kimselere gidemem derdimi söyleyemem"
"Üç günlük bu yalan dünyada"
"Her an candan can kopsa da"
"Tek kelime edemem aşkımı söyleyemem"
"Küskünüm bu yalan dünyaya"
"En acısından ah kara sevda"
(Müzik - Kadife - Kara Sevda)
"Mesafeler kapanmaz zaman yaramı sarmaz"
"Artık bu kalp senden bir şey ummaz"
"Kimselere gidemem derdimi söyleyemem"
"Üç günlük bu yalan dünyada"
"Her an candan can kopsa da"
"Tek kelime edemem aşkımı söyleyemem"
"Küskünüm bu yalan dünyaya"
"En acısından ah kara sevda"
"Kimselere gidemem derdimi söyleyemem"
"Üç günlük bu yalan dünyada"
"Her an candan can kopsa da"
"Tek kelime edemem aşkımı söyleyemem"
"Küskünüm bu yalan dünyaya"
"En acısından ah kara sevda"
Süha, günaydın.
Günaydın.
Bu saati zor ettim. Uyan diye bekledim.
Ne yaptın akşam? Söyleyebildin mi?
Bu balıklar var ya, onun hakkıydı.
Yiyemeden gitti.
Dövmekten beter ettim.
Evren'in eve döndüğünü duyduğunda ne dedi?
Diyemedim Yıldız.
O kadarını söyleyemedim.
Onca yıl sonra ilk kez neşeli görmüşüm.
Dilim varmadı.
Anlaşıldı.
İş başa düştü.
Ben söyleyeceğim.
(Müzik - Duygusal)
(Sessizlik)
(Müzik - Duygusal)
(Müzik - Duygusal)
(Cama vurma sesi)
Neredesin kızım ya? İki saattir seni bekliyorum ya.
Kızını mı bekliyordun?
Senin ne işin var burada? Çık dışarı.
Konuşacağız Evren.
(Kapı kapanma sesi)
Otelde saçların çok güzel olmuşlar falan...
...Allah aşkına burada da devam etsene.
Kimin için sattın o saati?
Ulan Gözde!
Şimdi sırası değil.
Allah Allah!
(Müzik)
Aa, korkma Evren.
Sen o saati Yıldız için satacak kadar alçaldıysan...
...herkese bir cevap bulursun.
-Ulan, her şeyi berbat edeceksin. -Benim için her şey bitti.
-Şimdi sen düşüneceksin. -Ulan, sen ben diye bir şey mi var?
Biz var diyorum ya sana kaç defa!
O bizim içinde kimler var acaba? Çok merak ediyorum.
Haremin mi?
Ulan çocuk gibi konuşma artık ya. Yeter be!
Ben sana göstereceğim şimdi sana çocuk gibi davranmayı.
(Cam kırılma sesi)
(Gülme sesi)
(Müzik)
Benim bu eve dönmeden seninle bir hayat kurma şansım var mı?
Ben sana bunu kaç defa söyleyeceğim? Niye kas kafan almıyor bunu?
Aynı anda hem eve dönüp hem nasıl bana umut verebiliyorsun?
Gerçekten anlamıyorum.
Ulan benim bu eve dönmem otelin satışını tekrar başlatacak.
Sana inanmıyorum!
Gözde! Gözde!
Gözde!
(Müzik)
Ne halin varsa gör ya!
Hayret bir şey ya.
Baba? Ne oluyor?
(Evren) Yok bir şey.
(Su) Nasıl yok bir şey ya? Burnundan soluyorsun.
(Evren) Nereye gidiyorsun sen?
(Su) Ee, eve, gel dedin.
İşte okula bakacağız dedin internetten.
Ha, ben baktım. Şimdilik işim var. Hadi gel yolda konuşuruz.
-Baba, dur bir üstümü değiştireyim. -İşim var kızım, yolda konuşuruz.
Gel bakalım.
Ver şunları. Allah Allah. Yürü.
(Müzik)
(Nefes sesi)
(Müzik - Duygusal)
-Hı! (Cam kırılma sesi)
(Nefes sesi) (Müzik - Duygusal)
(Müzik - Duygusal)
(Dağıtma sesi)
(Dağıtma sesi)
(Ağlama sesi)
(Müzik - Duygusal)
(Ayak sesi)
(Kuş cıvıltısı sesi)
(Müzik - Duygusal)
(Müzik - Duygusal)
(Müzik devam ediyor)
(Müzik devam ediyor)
Olmuş mu?
Beğendin mi?
Tarif ettiğin gibi.
Eline sağlık.
Faryalı'nın elinden iş gelmez diye bir tevatür var.
Artık susarlar inşallah.
(Kuş cıvıltısı sesi)
Oldu, oldu. Güzel oldu. Bak burada.
En dolu günde elli kişi yer içer, pamuk gibi olur, gider evine.
Yavaş gel canım. Otuza da razıyım ben.
Şarkı söyleyecek misin açılışta?
Ee, Faryalı...
Ne? Tamam tamam, ben söylerim.
Kart sesimle.
Yok, o değil de...
Kızım ruhsat muhsat işlerini kafayı takıyorsan beş dakikalık iş onlar.
(Müzik)
Evren'e taş koydurtmam, merak etme.
Bak, Gözde Hanım da heyecanlanmış, sevinmiş.
Hadi. Takıl peşime, yürü.
Gel mutfak için bir şeyler alalım.
Hadi gel.
Kelebek'le alırım ben.
Kızım, bak bundan sonrası otoban. Basacağız iki yüz, yürüyeceğiz, gideceğiz.
Faryalı...
(Müzik - Duygusal)
Eline sağlık.
(Müzik - Duygusal)
Eyvallah.
(Müzik - Duygusal)
(Rana) Cenk, aramızda yarım kalan şeyler var.
Şimdi gidiyorsun...
...ne zaman geleceğin belli değil.
Gel bu gece son kez beraber kalalım.
Su buralarda Rana. Yani...
...böyle bir riski alamam.
Eskiden hiç korkmuyordun.
Ama şimdi beraber kurduğumuz planlar var. Ortak bir hayalimiz var.
Yapamam.
O kadar çok gururumu kırıyorsun ki Cenk.
Kırdırma o zaman Rana.
Niye kabul etmiyorsun?
Biliyorum. Senin de aklın bende.
(Müzik)
Vallahi New York'a da 45 dakika.
Her şey elinin altında. Adamlar güzel yer yapmışlar.
Gerçekten sindi mi içine?
Vallahi okul gayet iyi görünüyor.
Ben de kızımla gurur duydum.
Ama ne yalan söyleyeyim, bu hayattaki en sevdiğim...
...insandan uzak kalacağım için de üzülüyorum.
Ama kızım kendi hayatını kurtarıyor.
Bizim de desteklemekten başka şansımız yok.
Keşke...
...eski şartlarım olsaydı. Ama...
Baba tamam, söyleme öyle şey ya.
Söylemeyeyim de ne yapayım kızım ya?
Ya sen bütün hayatın boyunca...
...çalış çabala, didin evlatların için...
...tam ihtiyaç olduğu anda...
...öyle kal.
Neyse.
Dur bakalım, bir şekilde halledeceğiz.
Yapar yapar. Benim babam daha güzelini yapar.
Bunu akşam kutlayalım olur mu?
Balık yeriz beraber.
O kazma abine de söyle, o da gelsin.
Canım benim, şimdi çarşıda biraz işlerim var.
-Hadi evde görüşürüz. -Görüşürüz.
-Ha Su. -Hıh?
(Evren) Şunu al kızım.
Ne bu?
Bu gece senin gecen. Bir kuaföre falan gidersin.
(Müzik)
Teşekkür ederim.
-Seni seviyorum. -Ben de.
(Müzik)
(Kuş cıvıltısı sesi) (Tavuk sesi)
(Ayak sesi)
Alaracığım.
-Hoş geldin tatlım. -Hoş bulduk.
-Ne oldu eline? -Ha, kaza.
Ay çok geçmiş olsun. Ee...
...Ateş'i görmeye geldiysen o yok. Yani bir yerlerde ama...
Yok. Benim sizinle konuşacaklarım var.
Önce bir oturun.
Ne oluyor kızım?
Çok büyük bir hata yapmak üzeresiniz.
Size yalan söyleniyor.
(Müzik)
(Telefon zili sesi)
Efendim aşkım.
Cenk, babam tamam dedi ya.
-Gidiyoruz. -Oh be. Oh be. Çok sevindim.
(Su ses) Yalnız biz bu akşam kutlama yemeği yiyeceğiz.
Ee, yani görüşemeyeceğiz, haberin olsun. Tamam?
Tamam, tamam sevgilim. Sonrasında konuşuruz.
-(Su ses) Tamam, görüşürüz. -Hadi bye bye. Bye bye.
(Müzik)
Benim teklifim hâlâ geçerli.
Düşün. Kararını kendin ver.
(Müzik)
Söyle kızım.
Su'nun Amerika konusunda söylediği her şey yalan.
Ne diyorsun sen?
Yani burs murs yok.
Nasıl yok?
Cenk ödüyor bütün masraflarını.
Hatta Amerika'ya da birlikte gidiyorlar.
Cık. Ihı.
Yani yapmaz öyle şey.
Yıldız teyzeciğim, emin olmasam gelmezdim, beni biliyorsunuz.
(Müzik)
Bu Amerika işi o kadar...
...ucuz bir şey değil ki yani Cenk nasıl karşılayacak bunu?
Su'ya böyle sorarsanız inkâr edemez.
Ben kendimi bu aileden görüyorum.
(Alara) Çok geç olmadan bilin istedim.
Ama yalvarıyorum, lütfen Ateş'le, Su benden duyduğunuzu bilmesin, lütfen.
Sadece beni bir kızınız olarak bilin. Başka bir şey istemiyorum.
(Müzik)
Yok artık!
(Müzik - Hareketli)
Muhteşem bir şey bu ya.
Ateş böyle bir şey yaptıysan var ya!
(Müzik - Hareketli)
O elbiseyle bu motora binip bana geldiğin...
...gün dünyanın en mutlu insanı olacağım.
Aa!
Süper ya!
Ne mutlu (Bip) oldu ya.
Alara'ya var ya, Bardakçı Koyu'nu alsam niye Yahşi'den bir yer almadın der.
Ne kolay arkadaş fakir mutlu etmek. İnsan kendini Don Juan zannediyor be.
(Müzik - Hareketli)
Telefonum. Kelebek.
(Müzik - Hareketli)
Ne yapıyorsun Kelebek?
Ne yapayım? Çaktınız şezlong toplama işini bana, onları topladım.
Ha, bugün mü kapatıyorduk kumsalı ya?
Aa, bugün mü kapatıyorduk kumsalı? Evet Aslı, bugün kapatıyorduk.
Ağlama Kelebek, tamam.
Ya bana bak, bir şey diyeceğim. Ateş bana motor almış.
Yani galiba.
Ne motoru, dalgıç motoru? Kuyu suyu için mi?
Ya hayır Kelebek. Bildiğimiz motosiklet.
Ya kızım Ateş'te para mı var?
Ya var herhalde. Vallahi babamın parasını da çat diye çıkarıp verdi.
Geçen gün kumsalda kum kazıyordu. Petrol bulduysa demek.
Kızım, nerede olacak parası?
Uff Kelebek ya, tamam, kapat.
(Kelebek ses) İnsan inanmak istedikten sonra.
(Kelebek) Şşş bana bak, binme bilmediğin heriflerin motoruna Aslı.
(Müzik)
Ya müthiş.
Ateş.
(Müzik)
Ateş neredesin?
(Çivi çakma sesi)
(Kuş cıvıltısı sesi)
Vay vay vay. Burası ne kadar güzel olmuş böyle ya.
Olacak tabii. Olmaz mı?
Civarın en iyi balık lokantası bizimki olacak desene.
Ne civarı, ne civarı? Bodrum'un.
Bodrum'un en güzel balık lokantası olacak.
Kim bu fotoğraftaki?
Gözde Hanım, bu fotoğraftaki Mustafa Cemil Bey.
Yıldız'ın babası. Benim de babam sayılır.
Bugün ne kadar mutlu bir gün ya.
Sabahtan beri böyle güzel haberler geliyor.
Allah Allah. Nedir onlar?
-Ee, burası açılıyor. -Başka?
Evren eve geri döndü.
Anlamadım.
Yıldız, Evren'i eve geri almış.
Tekrar deneyeceklermiş.
Ama ben çok sevindim. Gerçekten.
Yani kaç yıllık evlilik, çoluk çocuk falan.
(Gözde) İyi oldu.
Hadi sana kolay gelsin.
(Müzik - Duygusal)
(Cam kırılma sesi)
(Müzik - Duygusal)
(Müzik - Duygusal)
Ne olmuş buraya ya? Aşağısı da savaş alanı gibi.
Biblolar, çerçeveler duvarda patlamış.
Yani anlatacağım ama lütfen kimseyi utandırma, tamam mı?
Ne oluyor ya Evren?
Ya Ateş sabah telefonda bağırıp çağırıyordu.
Galiba kız arkadaşıyla konuşuyordu.
Sonra vurdu kapıyı çıktı ama genç çocuk. Lütfen kızma yani.
İyice zıvanadan çıktılar ha.
-Az önce de Alara buradaydı. -Ha, çıkarken gördüm. Ne oldu?
Ateş'i kayınvalidesine şikâyet etmeye mi gelmiş?
Bizim kız, Su.
Bize yalan söylüyormuş. Onu söylemeye gelmiş.
(Müzik) (Motosiklet sesi)
Kızım deli cihazmış bu be.
Daha ne kadar sürdüreceksin acaba?
Ya Ateş, yemiyorum artık. Söyle, tamam.
Neyi söyleyeyim?
Peki (Bip) oyuna devam. Bakalım arkasından ne gelecek?
Hayatta bir kere de benim gönlüm okşansın ya.
Bir şey anladıysam...
Anlama Ateş, sen anlama.
-(Alara) Ateş. -(Ateş) Alara.
-Ne yapıyorsun Ateş? -Geçmiş olsun Alara.
Kızım, seninle mi konuşuyorum ben?
Babamı çağırayım, onunla konuş istersen.
Şş tamam. Sakin.
(Müzik - Gerilim)
Ne oluyor burada?
İyi, Aslı yeni motor almış da onu şey...
-Allah Allah ya. -Motor mu almış?
Allah Allah. Ne almışsa almış sana ne ya?
Al motorunu başına çal.
Aslı motor almış.
Bari aldığın hediyenin arkasında dur ya!
Ne hediyesi kızım, bir dur. Ne yapıyorsun?
Ya ne duracağım!
(Müzik - Gerilim)
(Alara) Yuh, Ateş!
Yazıklar olsun sana ya!
Alara, sen de bir dur.
Sen mi aldın motoru ona?
Kızım, ne hediyesi? Benim param mı var ha?
Bak koluma. Bak.
Yazıklar olsun sana.
(Müzik - Gerilim)
(Müzik - Gerilim)
(Cırcır böceği sesi)
İyi akşamlar. Nasıl? Güzel olmuş mu?
Ne oluyor ya?
Geç bakayım şöyle.
(Müzik - Gerilim) (Cırcır böceği sesi)
Annemler öğrendi Su.
Ne?
Sen Cenk'le mi gidecektin Amerika'ya? Hı?
Anne yemin ederim...
Sen hiç utanmadın mı ya bizim gözümüzün içine baka baka yalan söylemeye?
Baba, vallahi bak söyleyecektim ben.
Ne söyleyecektin? Gittikten sonra mı?
Ha? Ne zaman söylemeyi düşünüyordunuz hanımefendi?
Yazıklar olsun sana be.
Cenk var mı dedim, bana hayır dedin değil mi?
Ya sen başka birinden para almayı gururuna nasıl yediriyorsun?
-Anne, geri ödeyecektim ben o parayı. -Neyle? Ha?
Ulan ben sizi böyle mi yetiştirdim be. Ha?
Baba söyleseydim izin vermeyecektiniz.
Burada çürüse miydim yani? Baba bak...
...bir şans çıktı. Okulu gördün. -Hangi okulu gördüm ya?
Sen bana ne gösterdiysen ben onu gördüm.
Baba, vallahi okul o.
Sen nereden biliyorsun bu herif sana yalan söylemiyor ha?
Sen nereye gittiğini biliyor musun?
-Baba, söylemiyor ya. -Kim bu herif?
Kim bu herif?
Ateş, sen biliyor musun?
Tüh ulan senin kalıbına da.
(Yıldız) Çocuğun annesi de biliyormuş.
Vize için para vermiş sana. Ha? Para almışsın!
Herkes biliyormuş zaten.
Ya bu evde yalan olmayacak diye sen benim üzerime yürümedin mi?
-Anne tamam, yeter. -(Yıldız) Karışma sen.
-Sana da yazıklar olsun. -Anne, bir insanı bir kişi döver.
Tamam, başka zaman konuşursunuz ya.
Ya senden mi öğreneceğiz kiminle nasıl konuşacağımızı?
Ya baba, baksana kız perişan.
Tamam, göndermezsiniz Amerika'ya olur biter.
Sen söyledin değil mi?
Ne?
Ateş, sana inanamıyorum ya! Sen söyledin.
-Ben söylemedim, Su. -Yalan söylüyorsun.
Ya hepinizden nefret ediyorum ya. Benim niye hiç kimsem yok burada?
Allah Allah. Laflara bak.
-Hem suçlu, hem güçlü. -Tamam, varmayın üstüne, tamam.
Utanmıyorsun değil mi? Ha, utanmıyorsun!
-Anne yeter. -Kes sesini!
Ya kesmeyeceğim. Ben de ilk duyduğumda sizin gibi tepki verdim.
Ama kocaman kız.
Kendi kararları var bu kızın. Ezmeyin, yeter bu kadar.
Seninle de hesaplaşacağız. Ortalığı birbirine katmışsın sabah.
-(Ateş) Ne yapmışım ben ya? -(Evren) Bana bakın...
...ben ikinizi de ezerim.
-Siz kendinizi ne zannediyorsunuz be? -Ben Amerika'ya gideceğim.
-Siz ne derseniz deyin. -Hiçbir yere gitmiyorsun!
Bu benim hayatım ya. Karışmayacaksınız!
Sen bir dene de gör bakalım neler oluyor.
Göreceksiniz.
-(Yıldız) Su. -(Evren) Buraya gel.
-(Ateş) Baba, tamam. -(Evren) Buraya gel.
(Ateş) Baba dur, tamam, tamam. Bir bırak.
(Karışık konuşma sesleri)
(Müzik - Aysel Yakupoğlu - Gün Gelir)
"Yârim gezdin yola bakarım"
"Uzun uzun gözlerim doldu yine"
"Akamam geldi hüzün oy"
"Yârim gezdin yola bakarım"
"Uzun uzun gözlerim doldu yine"
"Akamam geldi hüzün oy"
"Al gözümden yaşları gün gelir kurutursun"
Abi, ne oluyor?
"Yaz bunu bir kenara"
Abi?
"Gidersen unutursun"
"Al gözümden yaşları gün gelir kurutursun"
Değmez ulan!
Değmez, değmez.
Duydun mu? Duydun mu ulan?
Değmez.
Yıldız mı abi?
(Gülme sesi)
(Müzik)
Yıldız değil oğlum, koca dünya.
Koca dünyaya sığamadık ulan. Bir gün mutlu olduk...
...çok geldi (Bip).
Ne yaptılar yine abi?
Kimsenin bir şey yaptığı yok oğlum.
Ben kendim yaptım.
Kendi elimle koydum (Bip) eve.
Kendi elimle gönderdim o zaman da, bu zaman da.
Kendi elimle.
Ulan ne biçim bir abin var ulan senin? Ha?
Ben ne biçim adamım ulan!
Ha?
Vallahi benim senin gibi abim olsa...
...puh der suratına tükürürüm (Bip). Bırak ulan beni git, bırak.
Bir yere gitmem ben abimi bırakıp.
Duydun mu? Hiçbir yere gitmem.
Benim abim dünyanın en iyi abisi.
Anam o benim, babam o benim.
Her şeyim o benim. Duydun mu abi? Her şeyim.
Söz ver ulan, benim gibi olmayacaksın.
Söz ver.
Keşke senin gibi olsam, senin tırnağın olsam. Ne isterim ki ben?
"Gidersen unutursun"
Olmayacaksın ulan benim gibi.
Benim gibi olmayacaksın.
Kendi boyun kadar seveceksin.
Bu hale düşmeyeceksin.
Düştüğün yeri yakmayacaksın.
Adam olacaksın adam!
Sevmeyeceksin ulan.
Anladın mı? Âşık olmayacaksın, âşık olursan (Bip).
Hiçbir kadını kendinden fazla sevmeyeceksin.
Anladın mı?
"Limanın gemileri demir"
Ağlamak da yok.
Benim gibi olmayacaksın sen.
"Benim gözyaşlarımı kim gördü kim bilecek oy"
"Al gözümden yaşları gün gelir kurutursun"
"Yaz bunu bir kenara gidersen unutursun"
(Cama vurma sesi)
-Cenk burada mı? -Yukarıda.
(Telefon zili sesi)
-(Kadın) Haber verseydim. -(Su) Gerek yok.
(Su) Cenk!
Cenk!
Götür beni buradan.
(Müzik - Duygusal)
(Müzik - Duygusal)
Bu dizinin betimlemesi Kanal D tarafından Sesli Betimleme Derneğine yaptırılmıştır.
www.sebeder.org
Sesli Betimleme Metin Yazarı: Nezahat Şalkamcı
Seslendiren: Emine Kolivar
Alt Yazı: Ece Naz Batmaz / Nuray Ünal / Feride Tezcan
İşaret Dili Tercümesi: Hasan Hüseyin Korkmaz
Son Kontroller: Fulya Akbaba / Beliz Coşar / Samet Demirtaş
Teknik Yapım: Dağ Prodüksiyon ve Yeni Gökdelen Tercüme
(Müzik - Aysel Yakupoğlu - Gün Gelir) "Akamam geldi hüzün oy"
"Yârim gezdin yola bakarım"
"Uzun uzun gözlerim doldu yine"
"Akamam geldi hüzün oy"
"Al gözümden yaşları gün gelir kurutursun"
"Yaz bunu bir kenara gidersen unutursun"
"Al gözümden yaşları gün gelir kurutursun"
"Yaz bunu bir kenara gidersen unutursun"
Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.