All language subtitles for Bodrum.Masali.S01.E06

af Afrikaans
ak Akan
sq Albanian
am Amharic
ar Arabic
hy Armenian
az Azerbaijani
eu Basque
be Belarusian
bem Bemba
bn Bengali
bh Bihari
bs Bosnian
br Breton
bg Bulgarian
km Cambodian
ca Catalan
ceb Cebuano
chr Cherokee
ny Chichewa
zh-CN Chinese (Simplified)
zh-TW Chinese (Traditional)
co Corsican
hr Croatian
cs Czech
da Danish
nl Dutch
en English Download
eo Esperanto
et Estonian
ee Ewe
fo Faroese
tl Filipino
fi Finnish
fr French
fy Frisian
gaa Ga
gl Galician
ka Georgian
de German
el Greek
gn Guarani
gu Gujarati
ht Haitian Creole
ha Hausa
haw Hawaiian
iw Hebrew
hi Hindi
hmn Hmong
hu Hungarian
is Icelandic
ig Igbo
id Indonesian
ia Interlingua
ga Irish
it Italian
ja Japanese
jw Javanese
kn Kannada
kk Kazakh
rw Kinyarwanda
rn Kirundi
kg Kongo
ko Korean
kri Krio (Sierra Leone)
ku Kurdish
ckb Kurdish (Soranî)
ky Kyrgyz
lo Laothian
la Latin
lv Latvian
ln Lingala
lt Lithuanian
loz Lozi
lg Luganda
ach Luo
lb Luxembourgish
mk Macedonian
mg Malagasy
ms Malay
ml Malayalam
mt Maltese
mi Maori
mr Marathi
mfe Mauritian Creole
mo Moldavian
mn Mongolian
my Myanmar (Burmese)
sr-ME Montenegrin
ne Nepali
pcm Nigerian Pidgin
nso Northern Sotho
no Norwegian
nn Norwegian (Nynorsk)
oc Occitan
or Oriya
om Oromo
ps Pashto
fa Persian
pl Polish
pt-BR Portuguese (Brazil) Download
pt Portuguese (Portugal)
pa Punjabi
qu Quechua
ro Romanian
rm Romansh
nyn Runyakitara
ru Russian
sm Samoan
gd Scots Gaelic
sr Serbian
sh Serbo-Croatian
st Sesotho
tn Setswana
crs Seychellois Creole
sn Shona
sd Sindhi
si Sinhalese
sk Slovak
sl Slovenian
so Somali
es Spanish
es-419 Spanish (Latin American)
su Sundanese
sw Swahili
sv Swedish
tg Tajik
ta Tamil
tt Tatar
te Telugu
th Thai
ti Tigrinya
to Tonga
lua Tshiluba
tum Tumbuka
tr Turkish
tk Turkmen
tw Twi
ug Uighur
uk Ukrainian
ur Urdu
uz Uzbek
vi Vietnamese
cy Welsh
wo Wolof
xh Xhosa
yi Yiddish
yo Yoruba
zu Zulu

Original subtitles

Bu dizinin betimlemesi Kanal D tarafından Sesli Betimleme Derneğine yaptırılmıştır.

www.sebeder.org

(Kapı açılma sesi) (Köpek havlama sesi)

(Ayak sesi)

(Kapı kapanma sesi)

(Ayak sesi)

(Köpek havlama sesi)

Ağladın mı sen?

Hayır, yok bir şeyim.

İyi geceler.

(Müzik - Gerilim)

Haklısın galiba Ceyda.

(Cahit) Kızımız büyüyor...

...hayatı öğreniyor.

Uff be!

Keyfim yerine geldi.

(Müzik - Gerilim)

(Araba sesi)

(Cırcır böceği sesi)

(Müzik - Gerilim)

(Kapı açılma sesi)

(Kapı kapanma sesi)

(Cırcır böceği sesi)

(Müzik - Gerilim)

(Martı sesi)

(Dalga sesi) (Kuş cıvıltısı sesleri)

(Müzik - Gitar) (Nefes sesi)

(Ateş) Saat kaç ya?

(Aslı) Kalk bakalım kalk, iş vakti.

Yalnız bu ne horladı dün akşam. Vallahi tükendim.

Sen de fena değildin ama.

Kim? Saçmalama kızım, horlamam ben.

Horlamazsın canım tabii, şaka o yani.

Fakirler horlar.

(Martı sesi)

(Su) Günaydın! Size sıcak poğaça aldım.

-(Aslı) Vayy! -Poğaça mı?

Sana almadım.

Hakikaten mi?

Aldım, aldım. Hatanı anlarsın belki.

Kardeşlikte dünya markasısın yemin ediyorum.

(Nefes sesi)

Ben çay koyayım.

Kaç gibi gelmeye başlarlar acaba?

Üç, dört saate başlar.

Yedi, sekiz saate dolar.

Çok heyecanlı ya.

(Kelebek) Şişt!

Biraz parayı bulalım da su sporlarına girelim.

Kano mono, sörf.

(Dalga sesi)

(Ateş) Aynen. Yapacağız hepsini, yapacağız.

(Martı sesi)

(Aslı) Bunda bu hırs olduktan sonra döner de takar, sayısal da koyar.

(Siren sesi)

Ne oluyor be?

Ambulans mı o?

Niye geldiler ki?

(Müzik - Gerilim)

-(Polis) Selam gençler. -Aleykümselam.

-Ne zaman açıldı burası? -Dün.

Dün geceyi burada mı geçirdiniz?

Evet komiserim, ne oldu ki?

Zehirli varil ihbarı aldık. Kumsalı kapatıyoruz.

(Su) Ama bizim bugün açılışımız vardı.

(Kelebek) Bir şey değildir onlar komiserim ya.

(Komiser) Oğlum...

...oğlum sen iyi misin?

Kepçe yoldaymış komiserim.

(Ateş) Ne kepçesi? Komiserim, ne yapıyorsunuz?

(Komiser) Kaç varil gömülü olduğunu nereden bileyim? Her yer kazılacak.

(Kelebek) Yapmayın, kazmayın komiserim. Akşam açılışımız var, yanarız.

(Komiser) Bir şey çıkmazsa haftaya açarız.

Daha borcu ödenmedi, yapmayın gözünüzü seveyim komiserim.

Her yer yıkılacak, kazılacak, açılacak, bakılacak. Şimdi boşaltın burayı.

Sökeli kesecek beni ya!

Komiserim, vallahi billahi dün burada yoktu o variller ya, yoktu.

(Komiser) Dün yoktu, bugün var.

(Komiser) Ya dalga getirdi ya da gemiden atıldı.

(Su) Bakın, biz gerçekten çok uğraştık burası için.

Dokunmadan arasanız olur mu?

Şaka mı sanıyorsunuz siz? Hadi boşaltın burayı.

Çıkmıyoruz.

Benim canımı sıkma!

(Müzik - Gerilim)

Su diye biri var mı aranızda?

(Polis) Bunu varillerin yanında bulduk.

(Müzik - Gerilim)

Cenk'in kolyesi.

(Müzik -Jenerik)

(Müzik - Duygusal)

Cenk neredesin?

Tamam. Dur orada, geliyorum.

Aa! Dedim, (Bip) dedim. Dinleyen yok ki!

Tamam Kelebek, olan oldu.

(Kelebek) Ne olan oldu Aslı ha, ne?

Halimize bak işte, başımıza yıktılar!

(Kelebek) Ne diyeceğim ben şimdi adama ha? Emanet parayı harcamışım.

Bıktım ulan bıktım. Hep bana mı be hayat?

Öderim ben parayı.

Ya onu mu diyorum ben?

Neyi diyorsan de, ödeyeceğim ben.

Bari sen yapma be Su.

-Bağırma bana. -(Kelebek) Bağırmıyorum.

(Su) Ya biliyorum, her şey benim yüzümden oldu.

(Su) Teşekkür ederim sana da.

Çok güzel kafama kakıyorsun ya.

Ne yaptım ben Su? Sana bir şey mi dedim?

Ulan bağırma daha bağırma! Asabımı bozma benim de!

-Bozulursa ne olur? -(Aslı) Şişt, hop! Hop!

Bir sizin birbirinize düşmeniz eksikti.

Ulan sen kimsin benim kardeşimi ağlatıyorsun ulan?

Ben mi ağlattım ha?

(Ateş) Oğlum doğru düzgün konuşacaksın.

Anladın mı? Bağırmayacaksın.

-Dilini kopartırım ulan senin. -(Kelebek) Kopartsana hadi ha, kopartsana.

(Aslı) Ee yeter! Yeter!

Ne yaptım ulan ben ha, ne yaptım? Bir şey mi dedim? Ben mi ağlattım?

(Aslı) Nereye gidiyorsun ya? Otur oturduğun yerde.

Oturarak heriflerin parası ödenmiyor.

(Telefon zili sesi)

Efendim Alara? Ha, söyle.

(Dalga sesi) (Kuş cıvıltısı sesi)

Yok, bitti.

Her şey mahvoldu. Açmıyoruz kafeyi falan, açamıyoruz.

O Uzay’ı şimdi sen bile alamayacaksın benim elimden, anladın mı?

Ne var ne?

(Müzik - Gerilim)

(Kuş cıvıltısı sesi)

(Kuş cıvıltısı sesi)

(Kapı kapanma sesi)

(Kuş cıvıltısı sesi)

(Faryalı) Oteli satacağım, satacağım derken mesul müdürlüğe kadar düştün ha?

Elektriği, suyu üstüne al, anlaşalım artık.

Ulan yatıyorsun kalkıyorsun, hâlâ aynısın ha.

Hiçbir şey öğrenmiyorsun.

(Kuş cıvıltısı sesi)

(Evren) Ben sana bir şey söyleyeyim mi?

Bak...

...ilk teklif en iyi tekliftir.

(Kuş cıvıltısı sesi)

(Evren) Bak, ben söylediğim zaman bu oteli satmadığın için...

...sonra çok pişman olacaksın.

(Faryalı) Vay, vay!

Şilebini satan kuru ha?

İçin kurudu ulan kuruluktan.

Ulan senin en sevdiğim yönün ne biliyor musun?

(Evren) Bir şey kaptırdığında...

...bunu çok uzun zaman sonra bile anlamıyorsun.

(Kuş cıvıltısı sesi)

Açık konuşsana ulan sen, ha! Neyi kaptırmışım?

(Evren) Ulan senin tarihin mağlubiyet be.

(Kuş cıvıltısı sesi)

(Evren) Böyle esneye esneye geziyorsun.

Ha, Şule sana söylemedi mi?

(Evren) Bu sizin oda otelin en iyi odası.

Dün Yıldız ve Gözde’yle konuştuk.

Burası iyi para eder.

Sizi arkaya taşıyacağız.

(Gülme sesi)

Kimi taşıyorsunuz ulan siz?

(Aslı) Abi!

Acil konuşmamız gerek.

(Kuş cıvıltısı sesi)

(Müzik - Gerilim)

Sevgilim.

İyi misin, ne oldu?

-Plajı mühürlediler. -(Cenk) Ne?

-Nasıl ya? -(Su) Yaa!

Ee, açılış ne oldu?

-İptal. -Ah be sevgilim yaa!

Gel. Çok üzüldüm.

(Cenk) Yani o kadar çalıştınız falan.

(Martı sesi)

Üzüldün yani?

Yani ben...

...açıkçası biraz boşa uğraştığınızı düşünüyordum ama hani tabii...

...sen üzüldün diye üzüldüm.

Ben üzüldüm diye.

Evet. Niye bu kadar garip soruyorsun?

Yok, anlamaya çalışıyorum sadece.

Sen dün akşam ne yaptın?

Ne yapacağım canım? Öyle yattım erkenden.

-Gördüm iyi geceler selfie'ni. -Like'lamamışsın ama.

-Yerleri siliyordum. -Ah bebeğim, kıyamam sana ya.

Dur hemen like'layım ben de.

(Müzik - Gerilim)

Kolyenle yatmışsın. Çok tatlı.

Haa evet, çok seviyorum onu.

Şimdi yok ama.

Duşta unutmuşumdur herhalde. Çıkartıyorum duşa girerken de.

(Köpek havlama sesi)

Duşta değil.

Ama bak.

(Su) Allah'tan ben buldum.

(Martı sesi)

Nerede buldun?

Varilleri taşırken düşürmüşsün.

(Tokat sesi)

Allah senin belanı versin ya! Bana bunu nasıl yaptın?

(Su) Sana anlattım, oranın bizim kurtuluşumuzun olduğunu söyledim.

Geldin gördün beni çalışırken. Nasıl heyecanlandığımı gördün.

(Su) Hiç mi için sızlamadı?

-Su... -Ne Su?

Böylemi seviyordun sen beni?

İnsan böyle mi sever?

(Su) Ne ayıp ya.

-Ne kötü bir insan sen. -(Cenk) Hayır, değilim.

Seni kaybetmemek için yaptım.

Neyi nerede kaybediyorsun? Eşyan mıyım ben senin?

Seni sevdiğimi bilmiyor musun?

Gittin bir kıskançlık uğruna hayallerimi yıktın.

Sürekli o adamın yanında olacaksın diye...

...bozulsun istedim.

Hasta...

...hastasın sen.

(Su) Hasta.

Su, lütfen.

(Cenk) Ya lütfen, bir dinler misin beni?

(Cenk) Kendini bir benim yerime koy, aşığım diyorum sana, niye anlamıyorsun?

Aşık mısın?

(Martı sesi)

Değilsin.

(Su) Olsan beni bu kadar mutlu edecek bir şeye kötülük yapmazdın.

Ya seviyorum seni, ne olursun ya!

-Kendine muhtaç ederek mi? -(Cenk) Hayır.

Bak, sinirlisin şu anda.

-Bekle, bir sinirin geçince... -(Su) Geçmeyecek ki.

(Nefes sesi)

Bitti.

-Ne? -(Su) Bitti.

-İlişkimiz bitti. (Dalga sesi)

(Martı sesi)

Su, yapma.

Bir daha beni arama.

Sorma.

(Nefes sesi)

-(Su) Artık sevgili değiliz. -Lütfen.

Arkadaş değiliz.

Aşık değiliz.

Hiçbir şey değiliz.

(Müzik - Ölürüm Yine Senin Kollarında) "Ne kadar acı yenildim kendi savaşımla"

"Ama imkânsız sevdiğim durabilmek karşında"

"Dinmeyecek gözyaşlarım bu sevda uğruna"

(Müzik - Duygusal)

(Müzik - Duygusal)

(Ateş) Uzay!

(Ateş) Uzay!

(Nefes sesi)

Uzay! Aç şu kapıyı ulan!

(Kapı zili sesi)

(Ateş) Ulan aç şu kapıyı, aç!

(Kapı zorlama sesi)

(Vitali) Ne oluyor ya?

(Ateş) Aç şu kapıyı aç!

(Ateş) Çekil! Uzay!

(Ayak sesi) -Ya Ateş!

(Ayak sesi)

(Ateş) Uzay!

Ne oluyor ya? Vitali!

Yetti ulan artık, yetti!

(Ateş) Bir daha bana yaklaşmaya tövbe ettireceğim oğlum seni.

-(Uzay) Ah! -Ya Ateş, dur sakin ol ya!

-(Vitali) Uzay Bey! -(Uzay) Tamam Vitali, tamam!

(Uzay) Ah!

Ne yapıyorsun sen ya? Vahşi misin?

-(Uzay) Ah! -(Ateş) Sor bu adi arkadaşın anlatsın.

Plajı kapattırmak için kurduğu planı anlatsın.

Ben bir şey yapmadım.

Ya konuşmak diye bir şey var ya! Tanıyamıyorum artık seni.

Geçtik oraları kızım.

Bu çocuk bizim hayallerimizi yıktı.

Benim haberim yok. Ne plajı ya?

Bak, bir şey bilmiyor işte.

Ya bunun iki lafından biri yalan.

-Sus, ağzını yırtarım senin. -(Alara) Ya Ateş!

(Ateş) Ya ne Ateş ne?

(Ateş) Oğlum, bir daha bana yaklaşmayacaksın. Anladın mı ha?

(Uzay) Büyük hata yapıyorsun.

Bir gün utanırsın, özür dilersin.

(Ateş) Hah!

Ulan oğlum hâlâ konuşuyor ulan bu.

-Oğlum seni gebertirim ulan. -Ya, ya dur!

(Ateş) Senden mi özür dileyeceğim ben?

(Kuş cıvıltısı sesi)

(Uzay) Ah!

(Uzay) Alara, benim bir ilgim yok plajın kapanmasıyla falan.

(Nefes sesi)

-Dinlesene bir çocuğu ya. -(Ateş) Ee!

Bıraksana ya.

-(Ateş) Al. Bir dayaklık da bu. -Sor Cenk'e.

Ne?

Benim bu hayvana bir şey anlatma derdim yok.

Ama sana söz verdim ve tutuyorum Alara.

(Uzay) Ateş, sor Cenk'e.

(Uzay) Eğer bu işle bir ilgim varsa...

...bir daha benim yüzüme bakma Alara.

Cenk, ne olur anlat şu an ne oluyor.

(Kuş cıvıltısı sesi)

Uzay’ın bir ilgisi yok.

Ne diyorsun ulan?

Ben yaptım. Uzay'ın haberi bile yok.

(Alara) Duydun mu? Bak, hiçbir ilgisi yokmuş.

Oğlum bana yalan söyleme bak. Su'nun hatırı var diye bir şey demiyorum.

Yok öyle bir hatır matır. Ayrıldık, terk etti beni.

Ne yapıyorsan yap.

Acındırma ulan kendini. Şişş!

Bana bak bana, acındırma ulan kendini.

Ateş, Ateş dur artık.

(Ateş) Tamam ulan.

Söyle bakayım. Madem sen koydun...

...ne vardı varillerin içinde?

Bilmiyorum, atık deposundan buldum varilleri.

(Kuş cıvıltısı sesi)

(Uzay) Ah!

Allah sizi bildiği gibi yapsın ulan.

Tamam mı?

-Off, buz mu koysak? -(Alara) Doktora gidelim ya.

Cehenneme gidin, cehenneme!

-Ateş! -(Ateş) Ne, ne?

-Bağıracağına geliyor musun benimle? -(Alara) Gelmiyorum.

-Bu halinle hiçbir yere gelmiyorum. -Ehh!

-(Uzay) Ayı gibi vurdu ya! -(Alara) Dur, ben buz getireyim ya.

(Uzay) Ah!

(Araba sesi)

(Kuş cıvıltısı sesi) (Kapı açılma sesi)

(Kapı kapanma sesi) -(Faryalı) Şan babası mı var ulan burada?

Benden habersiz işe kalkışıyorsunuz.

-Abi... -(Faryalı) Ne abisi dibelek?

Ulan ne biçim bir adam oldun sen be, ha?

Kafana göre, ipimle kuşağım, mantıksız, başıboş...

...dağınık, saçma sapan bir adam oldun ulan.

-Abi, ben sana sordum. -(Faryalı) Ne sordun?

Ne sordun oğlum, ne sordun? Ham tıraş.

(Faryalı) El alemin kaparosunu iç edeyim mi dedin?

(Faryalı) Haydar amcanın yerine kafeyi mi açayım dedin?

Ne dedin de ben tamam dedim ha? Bir söyle bakayım bana!

(Kuş cıvıltısı sesi)

Allah benim belamı versin.

(Faryalı) Allah benim belamı versin.

Abi tövbe de ya, iş nerelere geldi.

Bırak, karışma sen. Yapsın şovunu.

Benim başımı ezecek bir yer buldu ya, bırak ezsin işte.

Tüh Allah belan... Hastayım ben, sadistim ha?

Öyle mi?

Ulan, ulan durduk yere mi deliriyorum ben burada?

Kendi başıma mı anırıyorum ben ha?

(Faryalı) Ulan (Bip)! Ulan (Bip)!

(Faryalı) Ulan, kim yüzer ulan orada?

Zehirli varilli plajda kim yüzer (Bip) söyle bana bakayım, senden başka?

Ne olacak ulan bu adamların parası?

Ha?

(Kelebek) Benim ömrün bunu sana sormakla geçti işte.

Kumarda para kaybedersin, abi ne olacak bu herifin parası?

(Kelebek) Müşteriyi otelden kovarsın, abi ne olacak bu herifin parası?

Mal getiren herifi denize atarsın, abi ne olacak bu herifin parası?

(Kelebek) Bir kere de sen düşün ne olacak bu herifin parası?

Kelebek!

(Kuş cıvıltısı sesi)

-Aslı. -Efendim abi?

Al şunu götür.

Al şunu götür. İçerideki (Bip) beraber fazla geldi bana sabah sabah.

İkisini birden üst üste koyacağım İstanköy'e fırlatacağım ha!

Al götür şunu!

(Faryalı) Şule, çay demle kız.

Ben ne salakmışım ya.

Görseydin yüzüme baka baka yalan söyleyişini.

Haberi yokmuş gibi yaptı.

Üzülmüş gibi yaptı.

(Yıldız) Tamam kızım ya, vallahi harap ettin kendini.

(Nefes sesi)

Durdum öyle dinledim anne.

Senin için üzüldümler falan.

Gözleri bile titremedi.

Aptal çocuk, seni kaybetmeyeyim diye daha beterini yapmış.

Ya niye? Böyle yapınca kaybetmedi mi beni?

Ona söyledim, yapma, bana yalan söyleme dedim.

Ah bu oğlan çocukları, hep ellerine yüzlerine bulaştırıyorlar bu işi.

Anne bırak ya.

İlk günden beri sevmiyorsun Cenk’i, bilmiyor muyum?

Şimdi niye onu savunuyorsun bana?

Canım, savunmuyorum, anlıyorum.

İnsan böyle bir durumda ne bileyim, panikler...

...olur olmaz şeyler yapar. Ona da bu olmuş işte.

Hep görüyorum zaten...

...herkes yalan söylüyor.

Ne bileyim, kendi babam bile.

Diyordum ki ne şanslıyım.

Cenk yapmaz öyle şey.

Benim Cenk’im bana yalan söylemez.

Al gör işte.

Kızım, kimse kimse için bunu söyleyemez.

İnsan ancak kendi için bunu söyler.

Ben biliyorum ama bu başıma niye geldi.

Hı kuzum benim, niye gelmiş?

Boş ver.

Anlat kızım, söyle. Bak, anne kız burada dertleşiyoruz.

Allah, al işte gör dedi...

...en sevdiğine yalan söylersen, sevdiğin de yalan söyler sana, anla dedi.

Kızım, sen Cenk’e ne yalan söyledin ki?

Anne, ben Cenk'e yalan söylemedim.

Sana söyledim.

(Nefes sesi)

Tamam kuzucuğum, büyütme artık. Hadi.

(Nefes sesi) -Anne, bilmiyorsun.

Neyi bilmiyorum Su?

(Nefes sesi)

Ben sana yalan söyledim.

Sordun ya hani, hayır dedim.

Yalandı.

Babama otele hangi kafilenin geleceğini ben söyledim.

Nasıl? Niye?

Huzursuzluk çıksın istemedim.

Kızdın mı bana?

Niye böyle bir şey yaptın Su? Hı?

Baban mı istedi?

Anne, ben artık kimseye yalan söylemek istemiyorum ya.

Kimse de bana yalan söylemesin.

Babam sana, sen bize, ben sana.

Ya bu evde etrafımda artık kimse yalan söylemesin istiyorum.

(Su) Anne.

(Müzik - Hüzünlü)

Yok oğlum para falan, yok.

Babacığım, nasıl yok? Müşteriler çıkış yapıyor işte.

(Ateş) İki gün ya, iki gün sonra getireceğim sana.

Ödünç istiyorum zaten.

(Kuş cıvıltısı sesi)

Evladım, kasada para yok demedim.

Sizin bu saçma sapan kafe hayalinize verecek para yok bende. O yani.

Ya baba, Kelebek boru boru konuşuyor bak orada burada.

Ver şu parayı, ödeyeyim borcunu ya, hadi.

İlk günden birbirinize düştünüz değil mi?

Ulan ben sana girme diyorum ya böyle işlere.

(Evren) Bunlar çiğ adamlar oğlum.

(Kuş cıvıltısı sesi)

Baba, ezdirme bizi.

(Evren) Ezdirme derken?

Niye eziliyormuşsunuz siz bakayım?

-Borç onun değil mi? O ödesin. -Mekân bizim yüzümüzden patladı iyi de.

(Evren) Bizim derken?

-Biz kim? -Su'yla ben.

Su'nun ne alakası var bu işte?

Bir alakası yok ya, öyle lafın gelişi söyledim.

(Ateş) Ya hadi, vallahi açayım şu mekanı...

...ödeyeceğim paranı, söz. -(Evren) Evladım...

...çalışmak istiyorsan git resepsiyona otur, çalış, para kazan.

(Evren) Bilmediğin işlere girme.

(Evren) Boyundan büyük işler yapma.

(Evren) Ya siz kimsiniz, Bodrum'da mekan açmak kim Allah aşkına?

Hadi yok, olmaz öyle şey.

(Kuş cıvıltısı sesi)

Hani bir oğlum var, ona da güvenmek istiyorum diyordun ya...

...yok öyle bir şey.

(Ateş) Benden umudu ne zaman kestin bir bilsem.

Doğduğum gün herhalde ha?

(Kuş cıvıltısı sesi)

(Müzik - Hüzünlü)

(Kuş cıvıltısı sesi)

Hah, büyük planın öbür bacağı da geliyor ha.

(Kuş cıvıltısı sesi)

(Müzik - Hüzünlü)

Niye yiyorsunuz ulan birbirinizi ha?

-Yapmışsız bir gergeşlik. -Ya abi...

Sinirden, sinirden.

Henüz açılamadılar ama seviyorlar birbirlerini.

(Müzik - Hüzünlü)

Bana bak oğlum...

...madem seviyorsun, git konuş ha?

Açıl sevdiceğine.

(Faryalı) Ha?

Güldüğüme bakmayın ulan, kıracağım dizinizi ha.

(Aslı) Ya abi kır. Destekçinim ben senin.

Ama ne yapacağız? Nasıl çıkacağız biz bu işin içinden?

(Sökeli) Kelebek!

(Kelebek) Ee...

Aradım, açmıyorsun.

Söke'den kalktım geldim buraya.

(Kelebek) Ee abi, şöyle oldu...

...ee, ben Yusuf abiyle konuştum...

...bir karışıklık olmuş, satmış arabayı.

(Sökeli) Hangi arabayı? Benim arabayı?

-Bana sormadan? -(Faryalı) Tamam, tamam birader.

Bir yanlış anlaşılma olmuş...

...tamam, halledeceğiz.

Sen kimsin?

(Kuş cıvıltısı sesi)

Abisiyim abisi ne yazık ki.

Ben hiç sevmiyorum yanlış anlaşmaları.

Seni uyarmıştım.

(Faryalı) İş bende, iş bende birader.

Tamam, kızanlar bir sıkıntı yaşamış da ben halledeceğim iki güne, tamam?

(Faryalı) Kusura bakma, seni de yorduk buraya kadar ya.

Sağlık olsun diyecek birine benziyor muyum?

(Müzik - Gerilim)

-Sökeli misin sen? -Ne olacak?

-Galerici Nihat'ı bildin mi? -(Sökeli) Hıı.

(Faryalı) İyi, sen ona sor, Faryalı de.

Bir iki güne halledeceğim, tamam?

(Faryalı) Gel buyur gel. Bir kahvemizi iç.

Madem Nihat dedin, biz de bunu Nihat gibi çözeriz.

Üç verdim, beş alırım.

Cumaya hazır et.

Namazdan sonra buradayım.

Sen hiç sakatlama namazı faizle mayizle.

Cuma gel, paranı, yol paranı al. Bir de kahvemi iç, git.

Tamam?

(Kuş cıvıltısı sesi) (Müzik - Gerilim)

Nereden buldun ulan bunu?

-Ya ne bileyim abi ya? -(Faryalı) Tüh senin kalıbına tüküreyim.

(Kuş cıvıltısı sesi)

Kalkın.

(Faryalı) Yürüyün. Açtıracağım orayı. Artık kendiniz çalışır kendiniz ödersiniz.

Abi, varilli plaja kim girer ya?

(Kuş cıvıltısı sesi)

(Evren) Faryalı ve dadaşlar gidiyor.

(Gülme sesi)

(Kuş cıvıltısı sesi)

Nerede çıkıyor bunlar?

(Şarkı mırıldanma sesi)

(Gülme sesi)

(Müzik - Gitar)

(Mesaj zili sesi)

(Kapı zili sesi)

(Ayak sesi)

(Kapı açılma sesi)

(Kuş cıvıltısı sesi)

Haklı çıktın.

Gel.

(Müzik - Gerilim)

(Kapı kapanma sesi)

(Kuş cıvıltısı sesi)

(Gözde) Peki ne yapacaksın?

Sinirlenmemeye çalışıyorum.

(Yıldız) Yemin ederim Evren’in yüzüne haykırmak istiyorum, zor tutuyorum kendimi.

Bütün bunları anlatmak çok zordu Gözde.

(Yıldız) İnsan taş olsa çatlar.

(Yıldız) Bu kafile işiyle ilgili bilmem gereken başka bir şey var mı?

(Gözde) Yok vallahi, her şeyi anlattım.

Ama istersen bir Faryalı'yla da konuş.

O zaten başından beri bu işi Evren'in yaptığını düşünüyor.

Ayy, adama demediğimi bırakmadım ben de.

(Gözde) Yıldız, bence şimdi gidip Evren’le konuşman hiç doğru değil.

Niye?

(Gözde) Şimdi sorsan ne diyecek ki?

Ben yapmadım.

Cahit zaten can düşmanım, onunla iş yapar mıyım.

(Gözde) Kestirip atacak.

Emin olman lazım Yıldız.

(Nefes sesi)

Ne yapacağım peki? Bir Cahit, bir Evren biliyor.

(Gözde) Cahit'le konuş.

(Yıldız) Mümkün değil.

Ne yapacağım, kuyruğumu kıstırıp Cahit'e mi gideceğim? Yapamam.

(Gözde) Vallahi ya gideceksin...

...ya da bu şüpheyle Evren'i her gece yatağına alacaksın.

(Gözde) Karar ver.

(Müzik - Gerilim)

(Kuş cıvıltısı sesi)

(Mikser sesi)

Ya kızım gerçekten ayrılmışlar.

Sen niye sevindin ki?

(Rana) Ya anlamadın mı Alara?

Neyi?

Cenk'le beni işte.

-Nasıl yani ya? -Ya var işte öyle bir durumlar.

Kızım, sen iyi misin ya?

Nasıl yani, bir şey mi oldu aranızda?

Yani evet. Ya hayır. Üff Alara, sorma böyle şeyler.

(Alara) Ee Su?

(Rana) Ayrılacaklardı zaten.

Cenk niye o zaman orada ağlıyor?

(Rana) Bunlar son gözyaşları.

Hem olacak iş mi? Hani söylemeyeyim diyorum ama onlar orada sefalet içinde.

Ateş'le ben nasıl oluyoruz o zaman Rana?

(Rana) Sen buna olmak mı diyorsun ya?

(Rana) Battıkları günden beri ağlıyorsun.

Bir kendine bak Alara ya.

(Müzik - Gitar)

(Uzay) Cengo bingo be, vallahi sağ ol ha.

(Uzay) Satmadın Alara'nın önünde beni.

Ben yanmışım, bari sen yanma be kardeşim.

(Uzay) Ya böyle yanmalar manmalar.

Varoş varoş mahallelere gittikçe, bir arabeske bağlıyorsun ha sen.

Oğlum, o değil de varillerde ne vardı, bari gidelim diyelim de...

...açılsın mekanları, yazık.

Ben bilmiyorum ne vardı.

Uzay, yalan söyleme be oğlum.

Ya yumruğu yiyince unuttum kardeşim. Kısa dönem hafıza kaybı.

(Cenk) Yok abi, olmuyor böyle ya!

Ben gideceğim, ödeyeceğim bunların borcunu morcunu.

Yoksa affetmeyecek bu Su beni.

Ya oğlum saçmalama ya! Her şeyin bir zamanı var.

Sen bu kız için kötülük yapmayı göze almış adamsın.

Variller taşıdık ulan sahile onun için.

(Uzay) Bu yüzden tutku, yakıcı...

...hiçbir kadın kendini bu kadar...

...tutkuyla seven bir adama karşılıksız kalamaz.

Yine bağladın Darth Vader’a ha.

(Uzay) Darth Vader değil, Darth Valide.

(Uzay) Benim rahmetli annem.

Dünyanın en tutkulu kadınıydı.

(Uzay) Hiçbir şeyi kaybettiğini görmedim. Hayatta ne istediyse aldı.

(Uzay) Babamı gömdü, ikinciyi aldı.

Onu perişan etti, üçüncüyü aldı.

Hepsi böyle kapısında köpekti.

Bir, iki, üç. Servetini ona katladı, ona.

Ömrü vefa etse Gönenç'i de gömerdi ama hayat işte.

-Allah rahmet eylesin kardeşim. -Sağ ol kardeşim.

(Uzay) Annemi özledim.

Yok, istemiyorum, istemiyorum.

Alara ya, burnum şişti, biraz buz mu koysak?

Yeter, sen de büyütme ya.

(Uzay) Ya hemen şefkatin azaldı ya. Dayak yedik herhalde.

İlk defa yemiyorsun Uzay dayak.

(Kuş cıvıltısı sesi)

-(Alara) Hadi ben gidiyorum ya. -(Uzay) Nereye?

Ateş'i delirtmeyeyim şimdi daha fazla.

(Uzay) Aşk olsun ama ya.

Şu halimde bile Ateş'i düşünüyorsun ya hiçbir şey demiyorum sana ha.

(Alara) Uzay, sen manyak mısın? Sevgilim o benim.

(Kuş cıvıltısı sesi)

Rana, sıcak, sıcak.

Ne dedin mutfakta?

Ateş hakkında fazla bir şey söyledin değil mi?

Ya ben sana az bir şey söyle dedim ya. Delirtmişsin kızı.

Off! Tek başıma çalıştığımda kafam çok rahat ya.

Ne zaman birinizden bir şey istesem var ya...

Ahh! Burnum.

(Aslı) Off!

(Aslı) İkna edemedi herhalde amiri. 45 dakika oldu ya.

(Karga sesi)

Ya açlıktan ölüyorum ben ya!

(Ateş) Ne bakıyorsun ulan öyle? Hiçbir şey yemedik oğlum biz sabahtan beri.

(Poşet hışırtı sesi)

(Kelebek) Al.

(Kuş cıvıltısı sesi)

-Eyvallah. -Afiyet olsun.

Kraker görünümlü zeytin dalı.

(Poşet hışırtı sesi) (Kuş cıvıltısı sesi)

Hah, geldi.

(Kuş cıvıltısı sesi)

Ne yaptın abi?

Rapor bir aydan evvel çıkmazmış. Yapacak bir şey yok.

Nasıl ya? Bir ay daha açamayacak mıyız orayı?

O da temizse tabii.

Oğlum, Türkçe konuşuyoruz işte.

Yok, rapor çıkmayacakmış.

Sezon zaten kaç gün ya?

Bittik ya, vallahi bittik.

Şu raporu öne falan aldırsak abi, senin tanıdıkların falan var diyordun, ne oldu?

Tanıdık dediysek akraba mı dedik?

O aldıklarımızı geri verebiliyor muyuz? Sandalyeleri, şemsiyeleri falan?

(Kelebek) Yok, adam almaz geri.

-(Ateş) Ulan... (Kuş cıvıltısı sesi)

...ben niye dövmedim ulan o Cenk'i?

(Aslı) Su ne yapmış, konuştun mu?

Ayrılmış (Bip).

Kaçak göçek açamıyor muyuz abi orayı?

Ya bir susun be! Düşünüyoruz şurada, vır vır vır tepemde abuk sabuk fikirlerinizle.

Durun bakalım, şimdi düşündüğüm yerden gelecekse rapor...

...belki bir şekilde çözeriz. Hele bir Gümbet’e gidelim. Hadi.

Ne yapacağız ki Gümbet’te?

Günbatımı izleyeceğiz.

(Kuş cıvıltısı sesi)

(Araba sesi)

(Köpek havlama sesi)

(Ateş) Anne, nereden?

-(Faryalı) Merhaba. -(Yıldız) Merhaba.

(Yıldız) Karakoldan mı?

-(Ateş) Evet. -Kafeyi açtırmaya mı çalışıyorsunuz?

İnşallah, işte Faryalı abi halledecek. Bakalım.

Yaparsa o yapar.

Allah Allah!

-Ee, nereye gidiyorsun anne? -Otele gidiyorum.

Öbür tarafta değil mi otel?

Başka bir yere daha uğrayacağım yavrum. Hadi sen işine bak.

Kolay gelsin çocuklar.

(Müzik - Duygusal)

(Kuş cıvıltısı sesi)

Dün geceden beri arıyorum, neden telefonunu açmıyorsun?

Şule!

(Kuş cıvıltısı sesi)

Akşam bitirdim bunların hepsini.

-Çok teşekkür ederim. -Rica ederim.

(Kuş cıvıltısı sesi)

-Yürü, konuşacağız. -Efendim?

Bana burada olay çıkarttırma.

Evli olan sensin, ben değilim.

Hadi Gözdeciğim, hadi canım hadi.

(Müzik - Gerilim)

(Kapı kapanma sesi)

Sen ne yapıyorsun o Gönenç'le?

Sana ne?

Gözde, beni katil etme.

Kıskandın mı?

Benimle oynama.

O herif senin peşinde dolaşmayacak.

Ona söyle.

Bakalım nasıl söyleyeceksin.

(Gözde) Adam sana sormayacak mı Gözde senin neyin oluyor diye?

Ne cevap vereceksin?

Beş yıllık metresim.

Ve artık hiçbir şeyim.

Sen hâlâ benimsin.

Beni fazla yük diye Kos’a kaçan tekneden attın ya...

...o geceden beri değilim.

(Nefes sesi)

Bak, bunları beni deli etmek için söylüyorsun.

Sen de bana aşıksın.

Bence...

...Gönenç’le benim ilişkimden…

...daha önemli dertlerin var.

Yıldız, Su’ya yalan söylettiğini biliyor.

(Gözde) Otele getirdiğim kafileyi nasıl Cahit’le bir olup kaçırdığınızı...

...karın şu anda biliyor.

Bana yalan söyleme.

Yıldız şu an Cahit’in yanında.

Detayları sanırım kendisinden öğreniyordur.

(Evren) Bak...

...eğer senin bu işte bir parmağın varsa...

...seni çok pişman ederim.

(Gözde) Cık cık cık. Evren...

...hani acıyıp seni alırdım ama...

...bir kapıyı daha kapatıyorsun.

Geçen sefer ucuz atlattın.

(Gözde) Yalnızca yatak odasından kovulmuştun...

...şimdi Yıldız seni evden de kovar.

Sakın bana gelme.

(Müzik - Gerilim)

(Kapı açılma sesi)

(Vurma sesi)

(Kapı zili sesi) (Kuş cıvıltısı sesi)

(Kapı açılma sesi)

Aa, hoş geldiniz. Buyurun.

Hoş bulduk kızım. Baban evde mi?

Tabii tabii, buyurun.

(Ayak sesi)

(Kuş cıvıltısı sesi)

(Kapı kapanma sesi)

(Ayak sesi)

Aa.

Hayırdır? Ne işin var senin burada?

Anne!

(Ceyda) Yani şaşırdım birden.

Misafirliğe gelmedim.

Cahit’le konuşacaklarım var.

Bak...

...eğer çocuklarla ilgiliyse...

...ne benim ne de Cahit’in sabrı kaldı bilesin.

Anne lütfen.

Sabırsızlığınız yüzünden...

...çocuklar sokaklara saçıldı.

(Nefes sesi)

Neyse ki Alara evinde ve mutlu.

(Yıldız) Gördün mü kızım?

Benim lafımı dinledin, annen nasıl da sevinmiş.

Fazla vaktimiz yok. Çıkacaktık.

(Ceyda) Ne için geldiğini söylersen.

İşle ilgili.

(Cahit) Bizde mesai hiç bitmiyor.

Neymiş o...

...işle ilgili olan?

Cahit, sana soracaklarım var.

Özel konuşabilir miyiz?

(Müzik - Gerilim)

(Ayak sesi)

(Kuş cıvıltısı sesi) (Tavuk sesi)

(Müzik - Hüzünlü)

(Müzik - Hüzünlü)

(Telefon zili sesi)

Su.

(Su ses) Efendim baba?

Ne yaptın kızım sen? Anlatmadım mı sana durumları?

Neyi ne yaptım?

(Evren ses) Annene söylemen mi lazımdı?

Ha, neden söyledin?

İyi mi oldu şimdi?

Baba, ağır geldi ya.

Ben sana anlatmadım mı? Sen bana hak vermedin mi?

Tamam demedin mi?

Bilmemesi lazım diye konuşmadık mı kızım?

(Evren ses) Ne söyledin sen annene?

Ben yalan söylemiyorum artık.

(Evren ses) İyi tamam, sen doğruyu söyle.

Tamam mı? Biz de annenle birbirimize girelim.

Evimizin huzuru kaçsın. Kavga mı edelim annenle şimdi ha?

-Bunu mu istiyorsun? -(Su ses) Edin.

Böyle yalan dolanla kavga edilmeyeceğine, herkes her şeyi bilsin.

E kavga ediliyorsa kavga da edilsin.

İyi tamam, sen bilirsin.

Bak bundan sonraki sorumluluk sana ait.

Tamam. Sonra gelip bana ağlama.

Her şeyin, herkesin suçlusu Su! Allah kahretsin ya!

(Nefes sesi)

Tebrikler.

Evren müdür olmuş.

(Cahit) Vallahi bravo, büyük cesaret.

(Cahit) Yani o kadar malı mülkü batırdıktan sonra...

(Gülme sesi)

Sen kocanı çok seviyorsun galiba?

Siz otele karşı Evren’le iş birliği mi yapıyorsunuz?

(Kuş cıvıltısı sesi)

Evren, Evren'le iş birliği mi?

(Yıldız) Bizim otele gelen müşterileri senin otele transfer etmek için...

...Evren’le bir plan mı kurdunuz hı?

Kocanla bir olup...

...seni dolandırmaya çalıştığımızı mı sormak istiyorsun?

(Cahit) Bu ihtimali düşündüğüne göre...

...bence senin iyi bir avukata ihtiyacın var.

Boşanma avukatı.

Cahit, çizgiyi aşma.

Ne diyeyim?

Soruma cevap ver.

(Müzik - Gerilim)

(Kuş cıvıltısı sesi)

(Dalga sesi) (Martı sesi)

Ana!

(Haydar) Ne olmuş buralara böyle?

(Müzik)

(Kuş cıvıltısı sesi)

(Müzik)

(Kuş cıvıltısı sesi)

(Müzik)

(Telefon tuş sesi)

Bana Şinik Memiş'i arayıver.

(Telefon ses) Minik Melis aranıyor.

Allah!

Ya güzel karıydı ha.

Aman yirmi yıldır aramıyorum, zaten şimdi enkaz olmuştur.

Bana Şinik Me-miş'i ara.

(Telefon ses) Şinik Memiş aranıyor.

Ulan Memiş, bana bak.

Senin kekere mekereleri almamışsın, burada benim koyda duruyor.

Ulan oğlum bana bak.

Bunları afyonların dibine serpmedin değil mi?

Memiş, eğer serptiysen seni...

...zindana bir tıkarlar, Allah belamı versin gün yüzü görmezsin ha!

Hah!

Salak!

(Müzik)

(Polis) Dokunma amca! Dokunma ona!

Uzak dur oradan.

Yavrum ne bağırıyorsun ya?

Ye-yemedik ya kekere mekereyi.

Zehir o zehir!

Zehir mi?

Ulan polis oğlum, bu zehir olsa...

...etraftaki bütün keçiler, bütün kuşlar ölür, hatta balıklar bile ölür.

(Polis) Amcacığım, uzak dur. Bak, burayı hep mühürlediler.

Niye mühürlediler? Kim mühürledi?

Bu Kelebeklerin kafesi var ya, orayı mühürlediler.

Ana!

Burası...

...kiminmiş? -Kelebek.

-Buralar hep Kelebek'in yeri miymiş? -Evet.

He, iyi.

Vay (Bip) vay!

Beni kandırdılar ha?

Aman polis oğlum, iyi ki gelmişsiniz ha.

(Haydar) Bunlar acayip zehirli.

Ben de elimi sürdüm ha.

Eve gideyim ben bir sarımsaklı yoğurt yiyeyim...

...zehre iyi gelir. Sizler de yiyin ha.

(Haydar) Aman buradan ayrılmayın. Bak, çoluk çocuk ölür.

(Haydar) Kuşlar, balıklar falan ölür.

(Haydar) Elinize sağlık yavrum. Çok dikkat edin.

(Haydar) Uy ben size gösteririm (Bip)!

(Ateş) Burada da ne olsa Süha Reis çözüyor vallahi, maymuncuk gibi adam ha.

(Kelebek) Bodrum'u Süha Reis'in üstüne yapmışlar.

(Kelebek) İlk onlar varmış buralarda.

(Aslı) Bunların babasının numarası beşmiş.

(Ateş) Aa! Futbolcu mu?

Yok be oğlum, telefon numarası, beşe basınca...

...babası çıkıyormuş, dörtte halası.

Üç oğlum, üç. Bir numarayı ezberleyemedin be!

-(Faryalı) Reis ne yapıyorsun? -(Süha) Hop.

(Faryalı) Gel.

Bu arkadaşlar izbarço olmuşlar.

(Süha) E anlatın hele.

Şimdi bu belediyeden bir rapor çıkacak da bir numune varmış.

Senin elin uzundur, bir el atsan da diyorum. Ha, şu işi hızlandırsak?

(Süha) Elim kolum uyuştu benim, al.

(Faryalı gülme sesi)

Hoppala!

Biz buraya yardım istemeye geldik. Adam çalıştırıyor ya.

Şişt!

(Süha) Hikmet'i aradın mı?

(Faryalı) Tanımıyor kimseyi.

Sayfiye memuriyetinde işi hızlandırmak demek...

...kendi numuneni üste koymak demek.

Uyanmazlar.

-Ya tanıdık yok diyorum ya. (Zımpara sesi)

-E gece gizli saklı girilecek o zaman. (Zımpara sesi)

Yok artık!

(Zımpara sesi)

Dolaştırırken beri, çözmeye gelince geri.

(Zımpara sesi) (Gülme sesi)

Oranın odacısı bizim Kumbahçespor'un kalecisi.

Ben ondan anahtarı alırım, Faryalı'ya veririm.

Ya hiç elin becerikli değil be adam, bırak!

-(Süha) Bırak! -(Faryalı) Ya dur hele, Allah Allah!

Şule geldi vallahi Şule. Hoş geldin Şule.

-(Faryalı) Dur, tamam, düzeltiyorum. -(Süha) Dur dur, öyle değil bak...

...uzun, uzun uzun.

(Faryalı) Allah Allah! Düzelteceğim diyorum, dur!

-(Faryalı) Zımpara zımpara değil! (Zımpara sesi)

Ne yapıp duruyorsunuz ya? Hadi yürüyün bakayım.

E abi sen?

-(Faryalı) Ne ben? Ne? Ben ne? (Zımpara sesi)

Oğlum, daha ben ne? Ha?

Ya çocuk bakıcısı yaptınız beni. Hadi gidin, bir işinizi de kendiniz halledin.

-Duydunuz işte adamı, hadi bakalım. (Zımpara sesi)

Oldu o zaman. Kolay gelsin.

(Zımpara sesi)

(Süha) Şöyle uzun, tamam mı? Uzun uzun.

Belediyenin önünde buluşuyoruz.

Oğlum, harbiden girecek miyiz ulan oraya ha? Hırsız gibi.

Müdürün odasında sahte evrak yapan birine göre fazla şaşırdın.

(Ateş) Üf!

Oğlum aynı şey mi tırtıl? Hı? Yakalanırsak ne olacak?

Yakalanmayacağız Ateş oğlan.

(Faryalı) Ama güzel oluyor be.

Sana ne oluyor Aslı ha? Şişt!

O ne demekmiş ya?

Haklı, doğru söylüyor. Seni riske atmayalım.

Beceremeyecek gibi mi duruyorum?

Kızım diye ayrımcılık mı?

Sene olmuş 2016, yuh!

Sana yuh! Saçmalama!

(Zımpara sesi) (Müzik)

İstiyorsa gelsin, bırak.

(Kelebek) Hadi ben gittim, görüşürüz gençler.

(Aslı) Nereye?

-Yengeme. -(Aslı) Ne alaka?

Bayram yaklaşıyor, provasını yapıyorum.

(Müzik)

(Faryalı) Reis!

Biz ne yapalım?

Sabahtan beri bir krakerle duruyorum ya!

Açım aç! Yemek yiyelim.

Açken amma sinirli oluyorsun ya! Gel doyurayım seni.

Acaba sabahtan senin cebine yarım sucuk falan mı koysak?

Sucuk.

Sucuk, evde var ya sucuk.

Vallahi var.

Evde var.

(Ateş) Hadi!

Ne hadi? Bir sucuğa satıldım şu an.

Kızım, ben sensiz yer miyim hiç sucuğu?

Ha? Ellerimle yapacağım. Hadi gel, gel.

(Dalga sesi) (Martı sesi)

(Müzik - Hüzünlü)

(Müzik - Hüzünlü)

(Kilit açma sesi)

(Müzik - Hüzünlü)

-Selamünaleyküm. -(Adam) Aleykümselam.

(Kuş cıvıltısı sesi)

(Kuş cıvıltısı sesi)

Sabahki yetmedi biraz daha mı bağırmaya geldin?

Su.

Bak sana ne aldım, ekler.

(Kuş cıvıltısı sesi)

Ya inanmıyorum!

-(Kelebek) Ya ne yapıyorsun? Taptaze şey. (Fırlatma sesi)

(Su) Borcuma onu da ekleyin, sonra da ödeyeceğim toptan.

Ya Su! Ne yapıyorsun o kemanla?

Ya bak, ben sana bir şey demedim sabah, bir dinlesene.

(Kelebek) Ya Su!

(Kelebek) Lütfen diyorum, her şey başıma yıkılınca kendimi kaybettim.

(Kelebek) Hem sana niye kızayım ki?

-Senin ne suçun var? -Hayır, yok!

(Su) Ama sen bana ağzına geleni söylemeyi tercih ettin.

(Kelebek) Ya diyorum ya sana, söylemedim, öylesine isyan ettim.

Ya sen ne diyorsun ya?

Ya Su, lütfen bir dinle.

(Dolmuş motor sesi)

Su!

Bir dinle!

(Dolmuş motor sesi)

(Su) Ya gitsene!

(Su) Ya bıraksana peşimi!

(Kelebek) Dinleyene kadar bırakmam.

İstemiyorum!

(Su) Ya çekil şuradan!

Yaklaşma bana, git başka yerde dur.

İyi de Su nerede durayım?

Sen niye buradasın ki zaten?

(Kelebek) Dinlemeden gitmem Su.

Ya duymuyor musun? İstemiyorum diyorum.

Pardon bakar mısınız? Şunu indirir misiniz acaba?

(Şoför) Rahatsız mı ediyor?

Tahsin abi, benim, sıkıntı yok.

(Tahsin) Vay Kelebek! Ne haber?

(Kelebek) İyi abi çok şükür, koşturmaca.

-(Kelebek) Bünyamin döndü mü askerden? -(Tahsin) Döndü döndü.

(Tahsin) Hayri'nin ekler mi onlar?

(Kelebek) Aynen zıvaynen. Seversin, al.

(Kelebek) Gönderelim.

(Müzik - Hareketli)

(Kelebek) Al abla, sen de al.

(Kelebek) Afiyet olsun.

Hayri'ninse bir tane bana da ver oğlum.

Yok Naciye abla, şekerin var senin, olmaz.

Hıh!

(Su) Of!

Çıldıracağım, vallahi çıldıracağım.

Al şu parayı, ineceğim ben.

(Tahsin) Olur mu yenge? Ne parası o?

(Müzik - Hareketli)

(Dolmuş sesi)

(Kelebek) Ya Su, bir dakika bekler misin ya?

(Su) Bak şimdi bu kemanı satıyorum, paranı veriyorum.

Ve bir daha seni Cenk gibi hayatımın sonuna kadar görmek istemiyorum, tamam mı?

Olmaz öyle şey, bir dakika.

Bal gibi olur!

Sattırmam, halledeceğim ben bir şekilde ya!

Para diye hönkürmeden önce düşünecektin onu.

(Kelebek) Para mı dedim ben sana? İnsaf et biraz ya!

Bak, hâlâ bağırınıyorsun.

(Su) Merhaba.

(Erkek) Merhaba, hoş geldiniz.

(Su) Telefonda konuşmuştuk.

-Ne kadar veriyorsunuz? -Çetin abi, dur!

Hah! Bunu da tanıyor.

-Kelebek, hayırdır? -Değil abi.

Evet, ne kadar veriyorsunuz?

(Çetin) Hayri'nin ekleri mi o?

Aynen zıvaynen, seversin abi, al.

Eyvallah.

Allah'ım ne eklermiş ya!

Yemiyorsun ki bir yesen.

İstemiyorum Kelebek, git buradan!

(Çetin) Ne oluyor oğlum burada, ne oluyor?

Keman sahte abi.

Ya cahil misin sen? Saçama sapan konuşma, çık dışarı ya!

Hadi! Çık dışarı!

(Kelebek) Su, sakın yapma böyle bir şey. Su, bak ben parayı buldum bile.

-(Su) Ya çık! -Çetin abi alma o kemanı!

(Su) Defol ya!

(Kapı kapanma sesi) -Allah Allah!

(Müzik - Hareketli)

Ne var ya? Kırk defa aramışsın.

(Evren ses) Neden aradığımı biliyorsun.

Sen Yıldız'a ne söyledin?

Yıldız'a mı? Nerede görmüşüm ben Yıldız'ı?

(Evren ses) Bak hiç sırası değil.

Karım sana gelmiş, sen ne dedin ona?

Sırası değil mi? Bence tam sırası.

Seni böyle bulmuşum...

...biraz dolaştırmadan bırakır mıyım?

Cahit!

(Evren) Sen Yıldız'a ne yaptığımızı anlattın mı?

Karın sana anlatır, ona sor.

Ulan Cahit!

(Cahit ses) Alo?

Sesim geliyor mu?

Tü-tünele girdim.

Bodrum'a tünel yapıldı.

(Müzik)

Canım?

Ne oldu?

Ne ne oldu?

Bir şey yok.

(Evren) Sen nereden geliyorsun?

(Yıldız) Ne oluyor ya?

Amma telaşlısın, hayırdır?

Bir şey yok.

Ne oldu sana?

Canın mı sıkkın?

Yok, biraz başım ağrıyor.

Bir şey aldın mı? Ben sana ilaç getireyim.

Gerek yok.

-(Evren) Eve git dinlen istersen? -İstemiyorum.

(Müzik - Gerilim)

Anlat bakalım, neler yaptın?

Neyi?

(Yıldız) Acentelerden filan bir haber yok mu?

Giriş, çıkış var mı?

Ha! O!

-Bende... -Sende ne?

Hiç canım, yani öyle.

(Müzik - Gerilim)

Hoş geldin.

-(Yıldız) Aradım seni ama. -(Gözde) Ah, görmemişim.

(Yıldız) Çay mı içsek?

Olur.

(Müzik - Gerilim)

Hadi siz geçin, oturun.

Benim işim var zaten.

Rahatsız olmasaydınız.

(Kuş cıvıltısı sesi)

Ne dedi Cahit?

(Kuş cıvıltısı sesi)

Ulan Cahit!

Bana doğruyu söyle, Yıldız'a bir şey söyledin mi söylemedin mi?

(Gülme sesi)

Ne söylemeyeceğim oğlum? Tabii ki söyledim ya.

(Gülme sesi)

(Cahit ses) Hanımın oğlum. Bak...

...sen de yalan söyleme.

-Yoksa ailen temelden sarsılır. (Gülme sesi)

(Gülme sesi)

(Kuş cıvıltısı sesi)

(Müzik)

Neye gülüyorsun Cahit? Sesin yukarılara kadar geliyor.

Gel gel, büyük makara var, gel.

(Cahit gülme sesi)

(Cahit) Gülmekten çatlayacağım.

(Deklanşör sesi)

(Deklanşör sesi)

(Gülme sesi)

(Cahit iç ses) Boşanma masrafların benden.

(Gülme sesi)

(Telefon mesaj sesi)

(Müzik)

(Kuş cıvıltısı sesi)

(Ceyda gülme sesi)

Ay! Ev butik tımarhane yemin ediyorum ya!

(Alara) Ne oluyor böyle kah kah kah?

Neşeden mi rahatsız oldun kızım?

Çağırayım babanı, bağırıp çağırsın biraz, ha?

-Of! (Gülme sesi)

Anne, Yıldız teyzenin niye geldiğini söyleyecek misin?

Seni ilgilendirmeyen konulara karışma.

Nasıl beni ilgilendirmiyor ya?

Neyin oluyor o kadın senin?

(Ceyda) Benim asabımı bozma Alara!

(Ceyda) Hah! Telefonu da alayım artık.

Ya ben ne yapacağım telefonsuz anne?

Hâlâ Ateş mateş dediğine göre...

...babana karşı artık ben de korumuyorum seni.

Çek cezanı!

(Ayak sesleri)

(Kızartma sesi)

Ah!

Bir sucuk için yaktın kendini.

Ah! Gözüm.

Üf! Amma numara yaptın ya. Çekil, ben kızartırım.

(Aslı) Ver, çekil.

Geç, çekil.

İşte Aslı bu ya!

(Kızartma sesi)

Kurutmuşsun hep!

Tabak ver oradan.

Al, tabak.

(Kızartma sesi)

(Müzik - Hareketli)

-Aslı. -(Aslı) Hı?

Bir tane versene.

Al.

(Müzik - Hareketli)

Ver artık.

(Müzik - Hareketli)

Çok güzelmiş bu ya.

(Müzik - Hareketli)

-Alabilir miyim? -(Aslı) Al.

(Müzik - Hareketli)

-Ne yapıyorsun ya? -(Ateş) Bu da benden sana.

(Müzik - Hareketli)

Ya, hepsini yiyecek misin acaba?

(Müzik - Hareketli)

-(Aslı) Bak ya! (Sandalye çekme sesi)

-Yanacaksın yanacaksın. -Çok sıcak.

Neden acaba?

(Araba sesi)

Al!

Su.

(Kelebek) İstemiyorum ben para mara.

Sabah istemeden bir şey yaptım, özürümü kabul et, gideyim.

(Müzik)

Yapmadan önce düşünecektin.

(Müzik)

(Kuş cıvıltısı sesi) (Horoz sesi)

(Kapı kapanma sesi)

(Müzik - Hareketli)

(Müzik - Hareketli)

(Elektrik çarpma sesi)

(Siren sesi)

(Kapı açılma sesi)

Gelme demekten anlamıyorsun.

Kapan kurdum sana. Haydar kapanı.

Öldürecektin kız beni!

(Üzüm) Kendi kendine ölsen de hiç günaha girmesem diyorum ama...

...ölmüyorsun be adam, öl!

Sizin oralarda...

...misafiri böyle mi ağırlıyorlar?

Tanrı misafiri olsan ağırlayacağım da...

...şeytan misafirisin, evlerden ırak.

Ne-neyse bir...

...çayını içerim artık.

Hasbinallahi velimelvekil.

Be adam, gene hangi boş iş için geldin?

Söyle artık.

Bana bak!

O yeğenin olacak basübadelmevt var ya.

(Haydar) Aslılar yer açmışlardı benim kumsalda. Oralarda dolaşıyormuş.

Polis oraları açsa bile...

...yeğenin oralarda dolaşırsa ben karışmam artık gerisine!

Sen Kelebek'i şikayete mi geldin?

(Haydar) Ya niye geleydim?

Ulan Haydar...

...bir ömür yeni doğmuş enik gibi eteğimde dolanıyorsun.

Hem de gelmiş yeğenimi mi tehdit ediyorsun?

Sen beni görmeye geliyorsun.

Hah!

Koskoca Haydar Efendi!

Üzüm Hanım, sen de kendini pek mühimsiyorsun ha!

Gel bir çay içelim.

-Vallahi mi? -Ya!

Hadi! Başka kapıya! Yürü!

(Kapı kapanma sesi)

-Üzüm Hanım... (Elektrik çarpma sesi)

(Siren sesi)

-Bana bak! (Siren sesi)

O, o Kelebek denen yeğenine söyle!

Kumsaldan bir...

...kum tanesi dahi vermem, tamam mı?

Of!

(Müzik - Hareketli)

(Kuş cıvıltısı sesi)

Merhabalar, kolay gelsin.

-(Erkek) Havlu alabilir miyiz? -(Yıldız) Tabii.

(Yıldız) Oda numaranızı öğrenebilir miyim?

(Erkek) Yüz on beş.

-(Yıldız) Tamam, iyi tatiller. -(Erkek) İyi günler.

(Kuş cıvıltısı sesi)

Ne yaptın çocuklarla?

(Kuş cıvıltısı sesi)

Bakalım, halletmeye çalışıyoruz bir şekilde.

Ateş çok üzgündü.

(Müzik)

Ne yapsın çocuk?

(Faryalı) Sıkışmış, iki arada bir derede kafayı çıkarmaya çalışıyor bir yerlerden.

Ama iyi anlaşıyorlar Kelebek'le, seviniyorum.

Güzel çocuk yetiştirmişsin.

(Faryalı) Bodrum güneşlik yer. Yemini suyunu verince büyüyor.

(Yıldız) Yok yok, o iş öyle değil.

(Yıldız) Ana yok, baba yok. İyi iş çıkarmışsın.

Allah ananın da babanın da hayırlısını versin.

(Müzik - Duygusal)

(Faryalı) Sen...

...bir değişiksin bugün bana karşı.

Bir laflar falan, iyi bir şeyler, ha?

Korkayım mı?

Niye korkacaksın?

(Kuş cıvıltısı sesi) (Müzik)

Hani Kurban'da koçu kesmeden önce yedirir, içirir, severler ya.

O hesap.

Rahat ol.

Senin etin yenmez.

Arkadaş, yine bana (Bip).

(Müzik - Duygusal)

(Kuş cıvıltısı sesi)

İyi bari, eli kolu bağlı olan bir tek ben değilmişim.

(Kuş cıvıltısı sesi)

Ne saçmalıyorsun sen?

Gördüklerimi söylüyorum.

Yorumlarını kendine sakla.

Tamam.

Sen de kendine saklayamayacak bir duruma geldiğinde konuşuruz, olur mu?

Tövbe estağfurullah.

(Uzay) Cahit amcamın cezası bana yaradı, boyuna seninleyim.

Uzay, sadece kendini düşünmede bir markasın ya!

Aşk olsun ya.

İki dakika samimi olalım dedik şurada.

Hem ben kendimi düşündüğüm kadar seni de düşünüyorum.

Bırak Uzay, Allah aşkına ya!

Senin yüzünden zaten Ateş'i canı sıkkın bıraktım.

Kim bilir nerede şimdi? Onu görmem lazım, of!

Benim yüzümden dediğin Alara, burnum kırılıyordu.

(Uzay) Hem onun keyfi yerindedir, merak etme.

(Alara) Nereden biliyorsun?

(Uzay) Öğrendim ben, evdeymiş.

Nereden öğrendin?

Uzay'ım ben, her şey Uzay'da değil mi?

Götüreyim mi seni Ateş'e? Hem hasret gider.

(Alara) Uzay, senin kafana bir şey mi düştü?

(Uzay) Dayak yedin, akıllandın de!

De! Alara demeyeyim, indireyim şurada seni.

Ya şaka şaka, hadi beni Ateş'e götür.

(Uzay nefes sesi)

Ya şu temiz kalple bir de kendini düşünen adam oluyoruz ya, ona yanıyorum.

(Müzik - Duygusal)

Aslı, beş dakikaya kalkıyorum ben, tamam mı?

Tamam?

Uyu, ben kaçıyorum.

Yok, dur dur, gitme!

Otur şuraya ya! Bir şeylerle ilgilen işte. Orada bir ses çıkar falan.

Hoşlanıyorum ben öyle, seviyorum.

Ondan sonra...

...kalkarım zaten beş dakikaya.

Büyük yelpaze varsa böyle sallayayım mı beyime?

Sallama.

(Müzik - Duygusal)

(Müzik - Duygusal)

(Müzik devam ediyor)

(Kapı vurma sesi)

Ulan bir rahat vermediler be!

Ulan ayda yılda bir şurada huzurla...

Kim geldi ki?

Babam değildir inşallah, hiç çekemem yoksa şimdi.

Ne? Baban mı?

Ben ne yapacağım ya?

(Ateş gülme sesi)

Hayatımda ilk defa babamdan benim kadar tedirgin olan biriyle karşı karşıyayım.

Bu yüzden de çok şanslı hissediyorum kendimi.

-(Ateş) Korkma kız! (Vurma sesi)

Bir şey olmaz, ben varım.

(Kapı açılma sesi)

Oo!

Oo!

Gel!

Ne güzel oldu ya.

Ne iyi ettin geldin ya Cenk. Süper oldu vallahi, oh!

Yani kusura bakmayın, böyle biraz...

Söyle, söyle hadi!

Benim Su'yla konuşmam lazım.

Konuş ulan! Bana ne? Ha?

Her haltı ye! Ondan sonra gel, ben Su'yla konuşmak istiyorum.

Telefonlarımı açmıyor, ulaşamıyorum.

Bunu sana nasıl yapar? İnanmıyorum!

Evde mi?

Oğlum çeşit misin ulan sen? Ha? Kız ayrılmadı mı senden?

(Ateş) Ne geliyorsun ulan daha kapıya sen?

Sen Alara'nın aşkından ne kadar saçmalık varsa yapmadın mı oğlum?

Tamam, kabul ediyorum, ben de saçmaladım ama beni en iyi senin anlıyor olman lazım.

(Ateş) Alara'yı katma da!

Şimdi sen...

...niye dayak yemediğini hiç soruyor musun kendine benden? Ha?

Çünkü sorsan anlarsın zaten (Bip) seni anladığımı.

Ben buraya borcunuzu, yani kafeyi açmak için aldığınız parayı ödemeye geldim.

Kaldır ulan o parayı!

Kaldır!

Sen vicdanını böyle mi rahatlatıyorsun ha?

-Ateş. -Ne?

Beni bir dinle!

Oğlum, sen kimsin de ben seni dinleyeceğim ulan?

Hı? Söyle!

(Su) Sen ne arıyorsun burada?

(Müzik)

Su, konuşalım.

(Su) Ne konuşacağız ya?

Yalanlarını mı dinleyeceğim?

Çık, git buradan.

Bak, ben buraya borcu ödemeye geldim.

Sen ne saçmalıyorsun ya?

Senden para isteyen mi oldu? Hem ödedim ben borcu.

Nasıl ödedin?

(Su) Sana ne?

Nasılsa nasıl?

Su, nereden buldun parayı?

Kemanı sattım, tamam mı? Hadi çık git şimdi!

Ne yaptın?

Ateş, karışma sen.

Nasıl satarsın ya o kemanı? Ben aldım sana onu.

Sana ne ya?

Ya sana ne? Sen kimsin?

(Su) Çık git buradan.

Su!

Defol!

(Müzik)

(Kuş cıvıltısı sesi)

(Köpek havlama sesi)

(Kuş cıvıltısı sesi)

Ne işin var ulan senin burada?

Ne işin var oğlum senin burada? Ne arıyor o keman sende?

-Geri aldım. -Geri aldın?

Sen misin ulan buraların kahramanı?

Hayırdır ulan?

(Cenk) Oğlum ver şu kemanı!

-Versene ulan şunu. -Çek ulan elini!

(Yumruk sesi)

-(Su) Cenk! Cenk! -(Aslı) Kelebek!

(Aslı) Hayatının hatası.

-(Su) Ya Kelebek, sakin ol. -(Ateş) Dur ulan dur!

-(Ateş) Ne yapıyorsunuz oğlum? -(Cenk) Sen kimsin ulan?

Sen kimsin? (Bip)!

(Su) Ne yapıyorsunuz siz?

(Rabarba)

(Su) Bıktım, defolun!

Tamam, bırak ulan!

(Müzik - Gerilim)

Sen şimdi bu kemanı sattın, öyle mi?

(Cenk) Ha?

Sen de benim aldığım kemanla benim kız arkadaşıma...

...artistlik yapacağını düşündün, öyle mi?

(Müzik - Gerilim)

(Keman kırılma sesi)

(Keman kırılma sesi)

(Keman kırılma sesi)

(Fırlatma sesi)

(Müzik - Gerilim)

(Kuş cıvıltısı sesi)

Ne diyeyim ben sana ya?

Ne diyeyim?

Bana ne diyeceksin? Ben mi saldırdım?

Karışma dedim!

Senden yardım istemiyorum dedim, niye gidip kemanı getiriyorsun bana ya?

Senin bir suçun yok çünkü Su.

Çok güzel oldu.

(Su) Kırıldı, paramparça.

(Alkış sesi)

Herkes rahat etsin!

(Müzik - Duygusal)

(Uzay) Oha ya! Çok fakir buralar.

(Uzay) Aşı maşı olmadan geldik.

-(Uzay) Kapat camı kapat. -(Alara) Uzay, keser misin ya?

(Alara) Ateş evde mi, sen emin misin?

(Uzay) Evde de...

...bunlara ev denirse tabii.

(Alara) Ha, dur şurada.

(Müzik)

-Uzay, şu tarafta değil mi? (Kapı kapanma sesi)

-Ya ilk geldiğimde de şansa buldum. (Kapı kapanma sesi)

Navigasyona bak diyeceğim ama buraları yüklememişlerdir.

(Uzay gülme sesi)

İyi, sen bekle burada, tamam.

Ya da istiyorsan git, hadi.

Dur, gitme!

-(Uzay) Yerliler var! (Gülme sesi)

Aha, vallahi tavuk.

Ay! Canlısını hiç görmemiştim.

Geziniyor öyle.

(Tavuk gıdaklama sesi) -Hoşt! Hoşt!

(Alara) Ne haber?

-(Alara) Ateş evde mi? -(Cenk) Evde.

(Kuş cıvıltısı sesi)

Ah be kardeşim.

Götürüp o parayı verme dedim, verdin değil mi?

(Kuş cıvıltısı sesi)

Oğlum, tutku.

Pasion!

Bak, sen bu iyilik böceği hallerle hiçbir yere varamazsın.

Almadılar değil mi parayı?

Cık!

Almazlar!

Yalvartacaksın, vermeyeceksin.

O zaman Su da, istediğin her şey de senin olur.

Ay!

(Vurma sesi)

Söyleyeyim mi ulan varillerde ne olduğunu?

(Bip) şu dakikadan sonra Uzay.

(Bip) yerlerse yesinler, hadi.

(Müzik)

(Kuş cıvıltısı sesi)

Bugün dört oda daha giriş yapıyor.

Güzel haber.

(Kuş cıvıltısı sesi) (Müzik)

Sen bu işe iyice ısındın ha.

(Yıldız) Başta öyle satmak filan derken.

Vazgeçtin galiba.

Ya sen benimle açık konuşacak mısın?

Neyi?

Ya sabahtan beri sürekli laf sokup, iğneleyip duruyorsun Allah aşkına.

Ben anlamıyor muyum sanki?

Zamanı gelince konuşuruz.

Ha yani konuşacak bir şey var, tamam, söyle, dinliyorum.

Yok, bir şey Evren.

(Kuş cıvıltısı sesi) (Müzik)

Yıldız.

Cahit’e gittiğini biliyorum.

Aradı söyledi tabii.

Ya sen neyin peşindesin Allah aşkına?

Bu herifin lafıyla beni mi suçlayacaksın?

(Kuş cıvıltısı sesi)

Suçluysan suçlarım.

Ya Cahit sana ne dediyse hepsi yalan.

Ben de biliyorum.

Görmüyor musun Allah aşkına, herif beni hapse attırmaya kalktı.

(Evren) Benim can düşmanım.

Aramızın bozulmasını istiyor.

Ya kızım, sen aptal mısın Allah aşkına?

Su'yu da yanına aldı yani?

İkisi birlikte mi çalışıyorlar diyorsun?

Ha?

Saçmalama.

Tamam, Su geldi bana söyledi.

Yalvar yakar annem bilmesin dedi.

Senin...

...Faryalı'yla olan ilişkini öğrenince bunalıma girdi zaten çocuk.

(Müzik)

Evren, artık bu laflarını yemiyorum.

Ya sen...

...Cahit’in sözüyle beni mi suçluyorsun Allah aşkına?

Bak, ben sana anlatayım işin gerçeğini.

Bu işin böyle gitmeyeceğini düşündüğüm için Cahit’i aradım, yardım istedim.

Allah Allah.

Konuşmadığınızı söyledi.

Yalancı herif.

(Müzik)

Konuştunuz yani.

(Evren) Yani.

(Evren) Konuştuk tabii.

Ben dedim ki senin işin benimle.

(Evren) Orası benim karımın oteli.

Bir daha yaparsan seni vururum dedim.

Hı?

Yardım istedim demiştin.

Onu randevu almak için söyledim, ondan sonrası anlattığım gibi.

Sen ne anlatıyorsun ya?

Kafile işiyle ne alakası var bunun?

(Evren) Öğrenmiş herif.

Kimin geleceğini.

Kimden?

Ne bileyim? Gönenç'ten herhalde.

(Evren) Oteller Birliğinin...

...her şeyden haberi var.

Ee?

E'si o işte.

Ben de yapacağımı yaptım.

Karısının yanında tehdit ettim herifi.

Bütün bunlara rağmen...

...seni arıyor...

...ve benim ona gittiğimi sana yetiştiriyor, öyle mi?

Yuvanı yıktım diye aradı.

Bak.

Boşanma avukatının telefonunu mesaj attı.

Bana da kartını verdi.

Görüyor musun işte? Herif bizimle oyun oynuyor.

Bu herif yalancı diyorum ben sana ya.

(Kuş cıvıltısı sesi)

Evren'le bir alakam yok dedi.

(Yıldız) Kafile işini de ondan öğrenmedim dedi.

Sen de aynısını söylüyorsun.

Bence de bütün bunların hepsi yalan.

Maalesef ben bunun doğrusunu söyleyen birini bulamadım daha.

(Müzik)

Cahit, Yıldız’a daha bir şey söylememiş.

Hayret.

Demek ki...

...çok daha zayıf bir anını bekliyor.

(Gözde) Ah Evren Ergüven.

Kötü oturdun kucağa.

(Müzik)

(Kuş cıvıltısı sesi)

(Gözde) Selam.

(Kuş cıvıltısı sesi)

(Kağıt buruşturma sesi)

(Fırlatma sesi)

(Kuş cıvıltısı sesi)

(Horoz sesi)

-Ne yaptın? Uyudu mu? -(Aslı) Hı hı.

(Ateş) Ağladı mı?

Cık!

Konuşmak istemiyor ya, biraz dinlensin.

(Kuş cıvıltısı sesi)

Çok sağ ol Aslı.

(Ateş) Sen olmasan herhalde biz öyle...

Sağ ol hakikaten Aslı ya.

(Alara) Ayakta kaldın, otur bir çay verelim sana.

Neyse, ben gideyim. Konuşuruz.

Öyle mi?

Güle güle o zaman.

(Kuş cıvıltısı sesi)

Ben seni geçireyim.

(Sandalye itme sesi)

(Kuş cıvıltısı sesi)

(Ateş) Hadi akşam görüşürüz Aslı.

Tamam.

(Araba sesi)

-(Gözde) Ben geliyorum beş dakikaya. -(Gönenç) Acele etme. Bekliyorum.

(Müzik)

(Müzik)

Ateş, nasılsın?

Normal.

(Müzik)

Şişt.

Nereye bakıyorsun?

Kimdi bu kadın?

Gözde, bizimkilerin ortağı işte.

Tanıyor musun sen bu kadını?

Yok.

Öyle görmüştüm sanki bir yerde.

Neyse, akşam görüşürüz.

Görüşürüz.

(Müzik)

(Ateş) Alara, niye böyle yapıyorsun sen ya? Ha?

Ben mi? Ne yapıyorum Ateş?

Alara, yapma.

Kız bize yardım etmek istiyor işte.

Gerçekten mi? Benden başka herkesi anlamak için inanılmaz bir çaban var ya.

(Alara) E belli burada iki sevgili özlemişiz birbirimizi, oturuyoruz.

(Alara) Hâlâ başımızda duruyor.

İnsan da biraz anlayış olur.

Tamam, gitti işte bak.

Gitti de yani zaten niye buradaydı onu anlamadım.

Of!

Ay iyi Ateş, tamam, sustum.

-Nereye gidiyorsun? -(Alara) Bir şeyler içeceğim.

(Müzik)

(Müzik)

(Ateş) Bir şey var mı ki dolapta içeceksin?

(Alara) Kola mola bir şey baktım da. Yok herhalde.

Yok.

-Alıp geleyim ben. -(Alara) Yok yok.

Gerek yok, susadım ben, su içeceğim.

Ee...

...bardaklar şeyde ama.

(Alara) Buldum buldum.

(Müzik)

(Alara) İyi bari, geçmiş sabahki sinirin.

Hıh!

Seni görünce sinir minir kalmıyor ki bende, öyle yumuşuyorum işte bir anda.

(Müzik)

İşte bunu çok seviyorum ya.

Burada ölürüm.

Salak.

(Sessizlik)

Ama Ateş uyuma ya!

(Ateş) Alara, sadece beş dakika, dün gece hiç uyumadım vallahi.

Çok yorgunum.

Ya o kadar kalktım geldim senin için, uyuyacak mısın şimdi?

Alara, beş dakikacık diyorum ya, beş dakikacık.

Şurada bir tane pike var, onu hadi üstüme ört de biraz kestireyim.

Ateş, uşağın mı var burada?

Niye ya? Elin kızı düşünüyor.

Kim elin kızı ya?

(Müzik - Hareketli)

Su, kim olacak başka?

Su, elin kızı?

Yani lafın gelişi söyledim canım, şey...

...o düşünüyor, senin umurunda değil manasında söyledim işte öyle.

(Müzik - Hareketli)

(Çığlık sesi) -(Ateş) Ne oluyor be?

(Alara) Böcek! Öf!

Ay! Böcek ya!

Ne işi var bunun burada? En tiksindiğim şey yani.

Ne demek ne işi var Alara?

Bağ bahçe işte her yer, görmüyor musun? Bak ağaçlara, mandalina ağaçlarını.

Ateş, ben anormal bir şey yapıyormuşum gibi davranmaz mısın lütfen?

Tamam, peki.

Kendi kafasında bu böcek, bak gidiyor, gördün bak, bak orada.

-(Ateş) Zararı yok. -İçim kalktı ya.

Tamam, tamam. Hadi biraz yürüyüşe çıkalım seninle, hadi.

Of!

Araba da yok ki bir yerlere gidelim.

Tarlaların içinden mi yürüyeceğiz böyle?

Pastoral işte.

Toskana'ya gitsek bayılırsın ama değil mi?

Ha?

Dur, bekle bekle.

(Müzik - Hareketli)

Ne oldu sana böyle?

(Üzüm) Haydar mı dövdü seni yoksa?

Yok yenge, bir şey yok. Sen ne arıyorsun burada?

Oğlum, sen hayırsızlıkta aşama mı kaydettin, hı?

(Üzüm) Usta mı oldun artık?

(Üzüm) Hem gelmiyorsun, hem de benim gelmeme mi laf ediyorsun?

-Ondan değil yengeciğim. -Ya neden kavruk gevrek?

Hıh.

-Şaşırdım. -(Üzüm) Şaşırma.

Ha şöyle bir yere oturalım da ayaklarıma kara sular indi artık.

(Trafik gürültüsü sesi)

(Üzüm) Gel, hey Allah'ım yarabbi.

(Trafik gürültüsü sesi)

(Üzüm nefes sesi)

-(Kelebek) bir şey içer misin yenge? -(Üzüm) Yok yok.

(Kuş cıvıltısı sesi)

(Kuş cıvıltısı sesi)

Bana bak, doğru söyle.

Haydar'sa gider sokarım öbür ayağını da çukura.

Ya benim Haydar'la ne işim olacak yengeciğim?

Höt, yalan yok.

Arama, sorma.

Gitme, gelme, hepsine eyvallah ama yalan...

Sopayı bu kulağından bir sokarım, oradan çıkar.

Ya dur, sakin ol. Ne yalan söyleyeceğim?

Oğlum, sen açmadın mı o kafeyi Haydar'ın yerine?

Ben değil, arkadaşlar.

Bana bak, Kerimoğlu zeybeği gibi kıvırma.

Adam biliyor, öğrenmiş.

(Üzüm) Polis demiş orası Kelebeklerin diye.

(El vurma sesi)

Deme yenge ya! İşte asıl şimdi bittim ben.

Ya, Haydar geldi bana.

Yavru ejderha gibi hönkürdü gitti.

Rapor mapor boş artık, ne yapsak hikâye.

Haydar beni koymaz oraya.

Orası öyle, Haydar seni koymaz oraya.

Bir şeyin ucundan tutalım dedim.

Şu hayatta kendime yeniden bir yol dedim.

-Ağlama. -Ağlamayıp ne yapayım yenge?

Pes etmek olmaz bizim sülalede.

E Haydar beni vursun mu? Bu mu yani?

Bitti, her şey bitti.

(Kelebek) Geliyor musun?

(Üzüm) Sen git, ben biraz daha durup sonra girerim.

(Kelebek) Tamam.

Heh.

Büyümemiş bu.

İş yine başa düştü Üzüm.

Ateş, artık yoruldum ya.

Her sabah koşu bandında üç mislini yürürsün, tık demezsin ha!

Ya ne diyorsun? Ne alakası var koşu bandıyla?

Tepemde güneş var mı o zaman?

Tamam Alara, az kaldı bak.

(Telefon zili ses)

Efendim Aslı?

Ne?

Ne diyorsun kızım? Ya nasıl vazgeçmiş?

Ne demek vazgeçmiş ya?

Kızım (Bip) mı bu çocuk? Nasıl gelmiyor?

Ne diyorsun ya? Haydar amca mı öğrenmiş?

(Ateş) Of!

Tamam, defolup gitsin o zaman ya. Tamam, beraber gireceğiz binaya.

İkimiz gireceğiz, ben geliyorum, tamam.

Hadi öptüm.

Oh!

Ne?

Öptün ya.

Oh dedim.

Alara tamam, benim hemen gitmem lazım, tamam mı sevgilim ha?

Nereye Ateş?

Ya şu rapor işini halledeceğiz.

Aslı'yla tabii.

Alara, yapma aşkım, hadi, hadi.

Tamam Ateş, sen rapor işini falan hallet, kafeyle falan uğraş en iyisi.

-Hepsini bizim için yapıyorum. -(Alara) Hı hı.

Ben giderim.

Tamam, o zaman sen buradan git. Kestirme burası, tamam mı? Hadi.

Ben de hemen gideyim. Hadi kaçtım.

(Müzik)

(Telefon zili sesi)

Pis herif ya, ruh hastası.

Efendim?

(Cahit gülme sesi)

(Cahit) Nasıl korktun ama değil mi karına söyledim diye?

(Cahit gülme sesi)

Ben sana bunun hesabını tek tek soracağım.

(Cahit ses) Ah nankörsün, nankör!

Ne geldiyse başına hep bu nankörlükten geldi zaten.

Ulan senin (Bip) kurtarıyorum, hâlâ bana dikleniyorsun be!

Ulan Cahit, ne istiyorsan açık açık söyle işte.

Hafta sonu için iki tane oda. Ulan neyin var ki neyini isteyeyim?

Bana bak, ne diyorsan de hadi.

Senin o ailenin içinde kalman, o otelden ayrılmaman benim hayrıma.

Senden kurtulurlarsa...

...bunların sırtı zaten yere gelmez.

Yıldız'la boşanman benim felaketim olur.

Onun için Allah bir yastıkta kocatsın.

(Cahit ses) Gördüğünüzden sizi eksik koymasın güzel kardeşim.

(Cahit gülme sesi)

(Bip)!

(Evren) Hoş geldin.

Şule.

Giriş yapanlar varmış da.

(Yıldız) Yavrum, yemek şimdi hazır olur.

-(Yıldız) Kardeşin nerede? -(Evren) Yukarıda.

Ben yemek falan yemeyeceğim anne. İşim var, hemen çıkacağım.

Ne oldu, Bardakçı Koyu'na diskotek mi açacaksınız?

Baba para vermiyorsun madem, dalga geçme benimle.

Oldu.

Gel biz de dışarıda bir şeyler yiyelim.

Paramız mı var Evren?

Canım gidip Türkbükü'nde yiyelim demedik, işte şurada atıştırırız bir şeyler.

Lüzum yok.

(Müzik)

-Kızım kıs şunun sesini ya. -Ne oldu?

Kelebek sattı.

Nasıl?

Bayağı, numuneleri değiştirmeye gelmiyor.

Haydar amca öğrenmiş.

O da ne yaparsak yapalım olmaz diye işte çöktü çocuk.

-Ee, kim demiş ki Haydar amcaya? -Olağan şüpheli Cenk, Su.

(Su) Yapma abi ya.

Benim hiç temiz bir şeyim kalmamış ya. Çamaşır yıkamadın mı sen?

Yıkamadım.

İyi. Tamam, neyse.

Peki ne yapacağız şimdi?

Vallahi biz Aslı'yla giriyoruz binaya.

-Yok artık. Kelebek olmadan? -Ne yapayım Su?

Adamın peşinden mi koşayım ha?

(Müzik - Gerilim)

(Vurma sesi)

(Televizyondan gelen sesler)

(Müzik)

Öyle öküz trene bakar gibi ne bakıyorsun?

-Kalk da yardım et. -Hayırdır inşallah.

Ya yemeğe çağırmıyor muydun yarım asırdır?

Al, geldim işte.

-Neye geldin? -Haydar...

...sen omega 3 alıyor musun? -Yemega kaç?

Ya bunadın mı be adam? Yemek yiyelim deyip duruyordun.

Geldim işte, taşı şunları içeri.

Ben sana ilk yemeğe çağırdığımda...

...rahmetli İsmet İnönü daha başvekildi.

Gönlüm şimdi istedi, şimdi geldim. İstersen giderim.

Yoo, gitme. Hiç gitme. İnşallah hep kal sen.

(Haydar) Ver ver. Ver. Şuraya...

...bahçeye vuruvereyim. -Nereye istersen kur.

Nere... Nereye istersem?

Tamam. Şu masaya koyuvereyim.

Sonunda yüzüme güldün ya, sağ ol.

Ama bilesin, bayağı geciktin. Ben taşırım.

Ben taşırım. Sen otur, ben taşırım.

(Kuş cıvıltısı sesi) (Horoz sesi)

İ-iç bakla, bayılırım.

Rahmetli de çok severdi.

Rahmetli.

Ya...

...şimdi yemeyim ben bundan.

Şişkinlik yapabilir. Rahmetli ne sevmiyorsa ben ondan başlayayım.

Semizotu. Nefret eder.

Ana, nefret edilir mi? Ben bayılırım ha.

(Müzik)

Haklıymış.

-O zaman uzat bardağını. -Tövbe, ben içmem.

Ya. Otuz yıldır bugünü bekledim.

Ne olacak benim için bir bardak içiversen?

Hadi. Tamam, günahı bana.

Madem meraklısın cayır cayır yanmaya hadi bakalım.

Ben zaten seni tanıdığım gün yanmışım.

(Müzik)

Yavaş gel Haydar Efe.

Ben efeyim, bizde yavaş olmaz.

(Müzik)

Şimdi bir de müzik olacaktı, ben sana şöyle bir...

...harmandalı oynayıverecektim. -Ya dur adam.

Düğüne çevirme. İki laf edelim.

Ha. Edelim be.

Al bunu da iç.

Ana, seninki de bitmiş.

Bitirmem mi? Daha seninle çok içeceğiz.

-İnşallah. -Anlat bakalım.

Ne olur bizim şu oğlancık açsa senin kumsalı.

Ana, sen...

...bunun için mi gelivermiştin buraya?

(Müzik)

Aman be. Sebep her neyse ne be. Sen geldin ya buraya.

Sabi sübyanın rızkına mani olma.

Bak Üzüm'üm, sizin ailenin kötü bir huyu var.

Böyle güzel güzel sormayı biliyorsunuz.

Ama yavaş yavaş öğreniyorsunuz.

Ben senin diline kurban be.

(Tavuk sesi)

(Martı sesi)

(Müzik)

Aldın mı sen anahtarları?

Bilgi de aldım. Bekçi, Zeki amca diye biri.

Şeker hastasıymış. Bütün gece uyukluyor.

Ha. İyi. Nereden geçeceğiz peki?

Buradan gireceğiz.

Zaten adam uyuyor da inşallah uyanmaz ve yakalanmayız.

(Ateş) Ulan Kelebek!

Geleydin şurada bekleyeydin de bir...

...hareketlenme olduğunda da bize sesleneydin.

Ateş, unut artık Kelebek'i falan. Sadece ikimiziz.

Zaten bir süredir sadece ikimiziz Aslı.

O ne demek ya?

Yoo. Bir şey demek değil işte.

Allah Allah.

İyi tamam, boş ver. Tamam.

(Müzik - Gerilim)

Bak şimdi, sen buradan çık.

Ben izleyeceğim bekçiyi. Tamam mı? Hadi koş.

(Müzik - Gerilim)

(Kapı açılma sesi)

Evren Bey.

(Bip) Evren Bey, Şule!

(Faryalı) Şule! Neredesiniz ulan?

(Faryalı) Şule!

(Faryalı) Kimin odasını boşaltıyorsunuz be? Ha?

(Cırcır böceği sesi)

Merhaba.

Merhaba canım.

-Kelebek'e bakmıştım ben. -Ha, işi vardı, çıkmıştı.

Yoo, burada dediler.

Öyle mi? Odasındadır o zaman. Çık bak.

Küs müyüz?

Neden?

Bilmem.

Yoo.

Küs değiliz.

Peki.

Kızım bak...

...çocuk dediğin...

...ana baba gerçekte ne yaşar bilmez.

Öyle fikir yürütecek bir iki bir şey öğreniverir, onu gerçek zanneder.

Çocuklar analarıyla babalarıyla ilgili...

...düşündükleri şeyler genelde yanlış olur.

Ben bir şey bilmek istemiyorum.

(Müzik)

Gençken insanı zincire vuracaksın...

...büyüyünce çözeceksin.

Şule!

(Kapı vurma sesi)

Abi, şimdi değil ya.

(Cırcır böceği sesi)

(Kapı kapanma sesi) -Ya utanmıyor musun sen?

-Ne istiyorsun benden? -Aslı'yla Ateş'i yalnız bırakmışsın.

Haydar bizi sokmaz artık oraya.

Sen ne bencil bir insanmışsın. Sensiz olmuyor mu orası?

Sen bana kızmaya doymadın mı ya?

Özür diliyorum olmuyor, sevgilin suçsuz yere üzerime saldırıyor olmuyor.

Daha ne gelsin benim başıma ya? Vurgun mu yiyeyim?

-O zaman mı yumuşayacaksın? -Saçma sapan konuşma.

Ateşleri yalnız bırakmaya hakkımız yok.

Onlar macera istiyorlarsa buyursunlar.

-Bu iş bitti kızım. -Ne bitti ya?

Ee, o kadar emek verdik.

Bak.

(Müzik)

Bu ne?

Tırnaklarımın içi boya oldu kazımaktan.

Vaz mı geçeceğiz?

-O varilleri oraya taşırlarken... -Bak Kelebek, bana bir daha...

...varil dersen var ya... -Tamam, demeyeceğim ama...

-Aması yok, kalk gidiyoruz. -Nereye?

Başladığımız işi bitirmeye. Bekliyorum dışarıda.

(Kapı kapanma sesi)

(Bip) ben böyle aşkın ıstırabını.

(Müzik)

Şş.

Şş.

Sizin işiniz yok muydu bu gece?

-Belediye. -Gidiyorum işte.

Utanmıyorsun değil mi? Kız geliyor, seni alıyor falan.

-Ya gidiyorum, tamam. -Yürü.

Çıkınca Su'yu arayın, sizin oraya gelin.

Tamam.

Bir iş yapacaksınız arkadaş ya.

(Alarm sesi)

Bismillah. Ne oluyor ulan?

(Alarm sesi)

(Aslı) Neden her gördüğün kapıya dalıyorsun?

Kızım nereden bileyim alarm olduğunu ya?

Dingo'nun ahırına girer gibi girme!

Ne yapacağız şimdi ya? Ne yapacağız? Bir işi de beceremedik.

-Flash'ı falan unut. Koş! -(Erkek) Durun! Kim var orada?

(Ateş) Koş koş koş.

Aa Kelebek, Kelebek!

Koş, koş, koş.

-Atlayın hadi. -(Erkek) Durun, kaçmayın.

Zıpla zıpla zıpla.

Dur.

(Polis sireni sesi)

(Erkek) Polis! Kaçıyorlar, yakalayın.

Bas bas bas.

-Tam zamanında yavrum be. -(Aslı) Bas Kelebek.

(Kelebek) Hadi yakalayın da göreyim. Yürü oğlum.

Oğlum, sen ne oldu da gelmeye karar verdin ulan?

Önüne bak.

(Müzik)

(Kelebek) Bensiz bir işi halledebildiniz inşallah.

-Laboratuvarı bulamadık bile. -Hadi ya.

Ya.

Sen bu havalenin en güzel kadınıydın be.

Hâlâ öylesin.

Bir yürürdün sokakta...

...keklikler bile seni kıskanırdı.

Bazen bir şarkı, bir türkü söylerdin...

...bütün kuşlar susar, seni dinlerdi.

Ah be Üzüm. Bir he demedin bana.

Bir he deseydin şu Haydar'a...

...ömür boyu mutlu olurduk vallahi ha.

Bak, bu laflara gireceksen ben kalkarım.

Yo yo, kalkma. Otur, tamam, tamam.

Tamam, kapattım.

Sana bir şarkı söyleyeyim, emret. Neyi söyleyeyim?

-Bir şey beni çok üzüyor. -Ne üzüyor seni?

Hemen söyle, Haydar Efe halletsin.

Affet şu Kelebek'i. Açsınlar senin kumsalı.

(Müzik)

(Cırcır böceği sesi)

Çok güzel olmuş, eline sağlık.

Tamam be Üzüm.

Söyle o yeğenine...

...yarın sabah gelsin, öpsün elimi.

Ondan sonra gitsin, açsın dükkânı be.

Ölümlü dünya Üzüm'üm.

Senin buraya gelmene vesile olmuş.

Bir ara gitsin, açsın dükkânı be.

Yaşa be Haydar.

Polisten de o zehir raporunu aldılar mı?

(Gülme sesi)

Ne zehri ya?

Kekere mekere onlar.

Hatırlar mısın? Birkaç sene önce açıkta bir şilep batmıştı.

-Ee? -Bu Şirik Memiş var ya.

Gitti onların o kekere mekerelerin hepsini çıkarttı.

Bu havalede el altından sattı onları.

Ta hatırla, Kos'a bile gitti, sattı.

-Bizim Huriye'nin Memiş? -Evet.

Ay boyu posu devrilesi.

-Onlar zehir mehir değil miymiş? -Değil ya.

-Kekere mekere onlar. -Ha.

Rahmetli Zeki Müren'in tekerlemesi kekere mekere.

Evet, onlar işte.

Peki bu polisler bilmemiş mi onun kekere mekere olduğunu?

Aman be. Polisler nereden bilecek kekere mekereyi?

Onlar hazır yem bilir.

Yaşa be. Çocuklar bileydi...

...önceden bu kadar perişan olmazdı ya.

He.

Artık bir sarılmayı hak ettim değil mi?

Farz mı?

Vacip diyelim.

-Ha? -İyi gayri.

(Müzik)

(Cırcır böceği sesi)

Üzüm.

Yetmedi mi? Sarıldık gayri.

Yok yok, biraz daha duralım.

Ulan!

Allah!

Bir duramadın be adam!

Manyak karı.

Ağzını topla, terbiyesiz. Ne sıkıştırıyorsun?

-Vallahi sıkıştırmadım kız. -Yalancı!

-Yalancı sensin. -Höst. Hacı kadına.

Anan hacıymış. Bardak bardak götürü götürüverdin ama ha!

İçmedim ki.

İçmedin mi?

Bana içirip, beni sarhoş etmeye geldin.

O çulsuz yeğenin için değil mi?

-Aşkımla oynadın Üzüm. -Ne aşkı be?

-Ne aşkı? -Pu sana be.

Vermiyorum koyu. Gitsinler de alsınlar bakalım.

-Kalmadık be senin koyuna. -Aman!

Başka kumsal kaldıysa, başka koy kaldıysa gitsinler bulsunlar bakalım.

Ben efeyim ulan, efeyim.

Ha, askerde tostçu olduğunu bütün köy biliyor.

Ne tostçusu? Efeyim ben, efe.

He yanarın yiyin gelsin inşallah.

İnşallah yolda lastiğin patlar.

-Of. -Hadi.

(Haydar) Baklan da kötüydü.

(Müzik)

Anahtar nerede anahtar?

Aslı.

Ne Aslı? Sendeydi.

(Faryalı) Pu. Anahtarı da mı kaybettiniz ulan?

Allah'tan bu kız geldi, bu camışı kaldırdı da kaçmayı becerebildiniz.

Yoksa karakoldan topluyorduk vallahi sizi.

Ne yapacağız peki şimdi?

(Martı sesi)

Tamam tamam.

Sökelinin parasını ben öderim.

Sizde artık ne yapacaksanız yapacaksınız.

Sebzeli döner işine mi girersiniz ne yaparsınız bilmem.

O ne be? Ulan, yengen mi o?

Aa, vallahi Üzüm yenge.

(Kelebek) Beni aradı, tutturdu geleceğim diye.

Ya sen de gel mi dedin bu saatte?

Ne yapayım abi? Polisten kaçıyordum, araba kullanıyordum.

-Ya açmayaydın, kaçmayaydın canım. -(Kelebek) Nasıl ya?

Kadıncağızın kalbi var. Ya başına bir şey gelse?

-Dur dur dur. -Uff, bu meret.

Yavaş.

-Aman. Aman. -Oğlum yardım et yengene.

Dur bakayım. Kaldır kaldır. Ya yenge...

...bu yaştan sonra bisiklet misiklet ne işlere giriyorsun yenge ya.

(Müzik)

Bunlar Yıldız'ın enikleri değil mi?

E bu güzel kızı senin Facebook'unda gördüm.

Güzel güzel. Kızım, sana arkadaşlık yolladım. Kabul et e mi?

Olur, ederim tabii.

Ee, hayırdır yenge?

İyi.

Bir sürü boş iş peşinde koşuveriyormuşsunuz.

Varil maril gibi.

Sağır sultan bile duymuş arkadaş.

Sağır sensin. Kavruk gevrek.

O variller de kekere mekere varmış.

-(Hep bir ağızdan) Neymiş? -Ne?

-Ne? -Ee.

-Haydar dedi. Zehir mehir yokmuş. -Deme. Emin misin?

Eminim ya. Haydar'da da var o varillerden.

-Haydar mı? -Ha. Memiş...

...o kaçak varillerden kuş yemi, keçi yemi satıyormuş.

Ben anlamadım ya. Ne keki meki ne?

Süha, ya şimdi o tarlaya ektilerse kekere mekere...

...bu tarlaya da acaba kekere mekere ekmişler midir?

Vallahi bir şinik ekmişlerdir.

(Faryalı) Bir şinik mi iki şinik mi acaba?

Bir şinik ekmişlerdir.

Ama şimdi şimdi bu boz ala boz başlı pis porsuk da gelip dadanmasın.

Ha dadanmıştır. Boz ala boz başlı pis porsuk dadanmıştır oraya.

Eyvah eyvah. Kekere mekere artık çok kötü çekek.

Kuş yemi, kuş yemi, kekere mekere.

Yırttınız yine.

(Müzik)

-Kekere mekere mi? (Gülme sesi)

-Kurtulduk mu yani? -Kurtuldunuz kurtuldunuz, hadi.

Abi gerçekten kurtulduk mu ya?

Kurtuldunuz.

Ne yapacağız reis?

Ben sabah gider kaldırtırım yasağı. Zaten onların da ödü kopuyordu.

Şişmiş kuş yemini zehir sandık, el aleme rezil rüsva olacağız diye.

Da şimdi adama demezler mi Bodrum'un eşkıyası siz misiniz diye?

Kameraya da yakalanmışlar. Ha?

Abi korkutma bizi. Ne yapacağız şimdi?

Vallahi bilmem, askere maskere almasınlar sizi?

Ben gider bir özür dilerim.

Çocuklar yabancı değil, yapmışlar bir hata derim.

Ama kumsal iş yapınca siz de bir kurban...

...kesip dağıtacaksınız emniyete, ha? Tamam mı?

-Abi, eyvallah. -Tamam mı?

Haydar'ın koyunlardan kesebiliyor muyuz?

Hadi ulan. Daha hâlâ dalga geçiyor.

Konuş konuş sen. O plajda yaşatacak seni sanki.

Biz hele bir mekan açalım da onu o zaman düşünürüz.

Abi, sağ ol ya.

Hadi gidelim.

Hadi bakalım yardım edin yengenize.

-Bismillah. -İttirin yengenizin bisikletini.

(Faryalı) Yorulmasın bu saatte.

-(Faryalı) Hadi kaldır, yardım et. -(Kelebek) Dur dur.

(Faryalı) Kaldır, yardım et, koyuver. İttir yengeni.

(Müzik)

(Gülme sesi)

Merak etme.

Kimse duymaz.

Kimse duymaz, merak etme sen.

Adamın yüzü gözümün önünden gitmiyor resmen.

Ne?

Bunların hepsini siz mi yiyeceksiniz?

(Gülme sesleri)

Allah. Düşü... Düşüyordum.

Ama kahve diyordun.

Kahve nerede?

Ha. Kahve. Tamam.

Kahveler bende.

En güzelinden sana kahve.

(Müzik - Gerilim)

(Kahve makinesi sesi)

-Süt, şeker? -Ay yok ayol. Puding mi o?

(Gülme sesleri)

(Kahve makinesi sesi)

Çok eğleniyorum seninle ya.

Ama sözümü hiç dinlemiyorsun.

Nedenmiş o?

Ya o kadar dondurma yenir mi ya?

(Gülme sesleri)

Bak.

-Hep bunu yapıyorsun? -Ne yapıyorum?

Tam sana yakınlaşacağım zaman...

...fırt, şakayla karışık yine benden uzaklaştın.

Kafam karışık çünkü.

(Müzik)

Neden?

Bunu sana anlatmalı mıyım bilmiyorum aslında.

-Hani bana ne de diyebilirsin. -Olur mu?

Seni ilgilendiren her şey beni de ilgilendirir.

(Müzik)

-Tatlısın çok. -Sen de.

-Alo, Alara uyumadın mı? -(Alara ses) Ne var Ateş?

Ne oldu, niye böyle konuşuyorsun? Bir şey mi oldu?

Annemin telefonunu kaçırıyorum, bütün gece seni arıyorum, ulaşamıyorum.

Zor bela uyuyorum, şimdi mi arıyorsun?

Tamam, neyse. Bak, biz hallettik.

Başardık, yarın açıyoruz plajı.

(Alara ses) İyi Ateş, tebrikler.

-Sevinmedin mi ya? -(Alara ses) Sevindim.

Alara yapma. Bak, ben sevincimi seninle paylaşmak için...

(Alara ses) Ne yapma ya?

Senin zaten yeni arkadaşların var. Git onlarla paylaş sevincini.

-Tamam, hadi uyu sen. -Peki.

Konuşuruz sonra, tamam mı?

(Müzik)

Takılma ya. Kız dediğin trip yapar.

Ya tüketiyor ama Su, tüketiyor.

Tam tükenecekken bir güzel davranır, toparlar.

-Onun ince bir ayarı var. -Nereden öğreniyorsunuz bunları?

-Bir bulsam var ya orayı. -Doğuştan.

Mağaradan beri bildiğimiz bir olay.

(Müzik)

Yıldız'a üzülüyorum.

Neden?

Evren'in Cahit'le ortak iş yapıp...

...bizim kafileyi ona sattığından emin.

Gitmiş hatta Cahit'e de sormuş ama Cahit, Evren'i korumuş.

-Al birini, vur öbürüne. -Niye? Sen öyle yapmaz mıydın?

Korumaz mıydın Evren'i?

Niye yapayım? Ben haksızı korumam.

Ama işte kadın da doğruları öğrenmek istiyor.

Yani Yıldız'a bana ne diyemiyorum.

Ama o mutsuzken, ben mutlu olamıyorum.

Peki. Bu Yıldız ne öğrenmek istiyor?

İşte Cahit'le Evren birlikte iş yaptılar mı yapmadılar mı?

Tamam.

Gelsin, ben ona anlatayım.

Nasıl yani? Sen biliyor musun gerçeği?

Herhalde biliyorum.

Cahit'le Evren beraber iş tutacaklar ve bundan benim haberim olmayacak?

Ee, yani Yıldız o zaman şüphelerinde haklı.

Kesinlikle haklı.

Ama tabii sen şimdi bunu gidip ona söylemezsin.

Neden söylemeyeyim?

Yarın getir, hem kahve içelim, hem de ne merak ediyorsa ben ona anlatayım.

-Sahiden mi? -Aynen.

Ya beni başkalarıyla karıştırma.

Ben söylerim. Çünkü ben Gönenç'im.

(Müzik)

(Cırcır böceği sesi)

(Mesaj zili sesi)

(Köpek sesi)

(Cırcır böceği sesi)

(Gözde dış ses) Evren yalan söylüyor, sabah uyanınca ara.

Kim?

(Müzik - Gerilim)

Hiç.

(Müzik - Gerilim)

Yıldız, hadi yatalım.

(Müzik - Gerilim)

Hadi ama.

(Müzik - Gerilim)

Peki.

(Müzik - Gerilim)

(Müzik - Duygusal)

(Kapı kapanma sesi)

(Müzik - Duygusal)

(Su) Kaldırsak mı?

-Yok, elleme. Hadi yat. -Tamam, iyi geceler.

İyi geceler.

(Müzik - Duygusal)

(Cırcır böceği sesi)

(Cırcır böceği sesi)

Senin oğlun nefes alışından anlar senin uyuyup uyumadığını.

Her şey güzel olacak. Sıkma canını sen.

(Müzik - Duygusal)

Annem.

(Müzik - Duygusal)

(Müzik - Duygusal)

(Müzik devam ediyor)

(Martı sesleri) (Dalga sesleri)

(Traktör sesi)

(Martı sesleri) (Kuş cıvıltısı sesi)

Hayda.

(Müzik - Hareketli)

Ee? Nerede kalmıştık?

-Açıyor muyuz akşama? -Açıyoruz tabii oğlum. Her türlü.

Yetiştirebilir miyiz ki?

-Şüphen mi var? -Benim yok şahsen.

Senin yoksa benim hiç yok.

Şş tırtıl, ondan sonra depresyona, yataklara düşme ulan.

-Ateş. -Yatsın...

...ben onu gider çıkarırım.

Siz ne korkunç insanlarsınız ya.

Sorma Aslı ya, ilk defa kendi işim oluyor ama ortaklara gel.

(Müzik - Hareketli)

Ee, hadi çalışmak lazım. Hadi.

(Müzik - Hareketli)

(Müzik - Hareketli)

(Martı sesleri)

-Hoş geldiniz. -Hoş geldin canım.

Hoş bulduk.

Nasılsınız? Kahvaltı yapar mısınız?

-Sağ olun. -Kahve?

I ıh! Sizi dinliyorum Gönenç Bey.

Gözde Hanım içinizi kemiren bir şüpheden bahsedince...

Ben konuyu siz açtınız sandım Gözde'nin anlattığından.

Aa, yani karşılıklı konuşurken öyle şey oldu, açıldı.

Neyse. Siz devam edin.

Bundan bir süre önce Cahit Akaslan geldi bana.

Evren'le birlikte sizin otele gelecek bir kafileyi...

...kendi oteline nasıl aldığını ballandıra ballandıra anlattı.

Nasıl?

Evren'in bunda yardımı mı olmuş?

(Gönenç) Tabii canım, işte beraberler, beraber planlamışlar.

(Müzik - Gerilim)

Bir de Faryalı meselesi var tabii.

-O nedir? -İşletme ruhsatı.

Onda da mı?

Bizi kendine muhtaç edecek ya...

...Faryalı'nın lisansını iptal ettirmek için Gönenç'e gitmiş.

(Müzik - Gerilim)

Siz nasıl kabul ettiniz böyle bir şeyi Gönenç Bey?

Yani ee, yani Faryalı hakkındaki şikayetinde haklıydı.

Gözde Hanım'la yakın bir zamanda tanışmamıza rağmen...

...onun bu konudaki sıkıntısı doğal olarak benim de sıkıntım oldu.

O yüzden yardım ediyorum size.

Teşekkür ederim.

(Müzik - Gerilim)

Tamam, lütfen. Sıkılma sen.

(Müzik - Gerilim)

(Kuş cıvıltısı sesleri)

(Müzik - Gerilim)

Ne yapıyorsun müdürüm?

(Faryalı) Düşmüş surat.

Ya bana bak, özel hayatımızı işimize yansıtmıyoruz ha.

Tamam, hadi. Hadi gülüver biraz.

Böyle asık suratlı müdür istemiyoruz biz.

Gülüver bakayım hadi.

Şimdi otelimizin yüzü oldun sen, müşteriye karşı yanlış olur.

Ulan bana bak.

Kendini bana dövdürüp haklı duruma mı geçmek istiyorsun?

Yok be.

Nasıl oluyor nasıl oluyor? Ne yaptırıp da nasıl olacağım bakayım?

Bir daha kuruver bakayım o cümleyi.

Ya maşallah, nasıl dövdürüp de haklı du...

Hadi hadi, çalışacağız, çalışacağız, çalışacağız müdürüm.

Gülelim.

Şule!

Akşama çocukların plaj açılışı var. Yedi gibi çıkacağız.

Yedi mi?

Sekiz desek, sekiz mi diyecek.

(Faryalı) Bu kadınlar nasıl bir şey arkadaş ya.

(Faryalı) Yedi ne?

(Kapı açılma sesi)

(Kuş cıvıltısı sesi)

(Müzik - Duygusal)

(Müzik - Duygusal)

(Ağlama sesi)

(Müzik - Duygusal)

(Müzik - Duygusal)

(Ağlama sesi)

(Müzik - Duygusal)

(Müzik - Duygusal)

(Telefon zili sesi)

(Telefon zili sesi)

-Efendim? -(Yıldız ses) Evren.

Hemen eve gel!

Ne oldu Yıldız?

(Müzik - Duygusal)

(Müzik - Duygusal) (Araba sesi)

(Kuş cıvıltısı sesi)

(Müzik)

(Kuş cıvıltısı sesi)

(Ateş) Harbi mi ulan?

(Ateş) Oğlum geliyor musunuz yani şimdi?

(Ateş) Oha. Ulan.

Oğlum var ya, kralsınız ulan, eyvallah.

Eyvallah, tamam.

Tamam.

Su!

Ne?

Yiğit'le Berk de geliyormuş açılışa.

Hem de yanlarında bütün adamla ya.

Ya, yaşasın.

Eyvallah. Hadi görüşürüz.

Bütün Bodrum Lisesi geliyor, haberiniz olsun.

-Harbi mi ulan? -Aynen.

Müdür?

Japon balığının kırkı bugün. Mevlit var.

Ses sistemi hazır.

Haydar amca da geliyor Kelebek, aradı. Çok sevinmiş.

Ya pislik yapmasana Aslı. Tam keyfim yerine gelmiş.

Adım adım tırtıl, adım adım.

Burayı bir açalım da bugün. Onu da halledeceğiz.

-Hayırlısıyla inşallah. -Ee Sökeli?

Bunların yarısı gelse, yarına öderiz rahat rahat.

O zaman dans.

Renk.

Sona kalan dona kalır.

Aa.

-Bu denize girmeyen enayi. -Soğuktur oğlum.

(Müzik)

(Kuş cıvıltısı sesleri)

(Kapı açılma sesi)

(Müzik)

Yıldız.

(Müzik)

Git bu evden.

(Müzik)

Yıldız.

Saçmalama Allah aşkına. Konuşalım lütfen.

Tek bir yalanını duymaya daha tahammülüm yok.

(Müzik)

-Sevgilim... -Sakın ha!

Sakın ha!

Bir tek kelime bile etmeni istemiyorum.

(Müzik)

Al bavulunu ve git.

Yalnız bak, sinirlisin, tamam, anlıyorum.

Sinirli değilim. Sinirli bile değilim.

Sadece seni artık...

...bu evde görmek istemiyorum.

-Hayatım, lü... -Buraya kadar!

(Müzik)

Ne?

Beni duydun.

(Müzik - Duygusal)

Boşanıyorum senden.

(Müzik - Duygusal)

(Müzik - Duygusal)

(Müzik devam ediyor)

(Müzik devam ediyor)

(Müzik devam ediyor)

(Müzik devam ediyor)

(Müzik devam ediyor)

(Müzik devam ediyor)

(Müzik - Duygusal)

Bu dizinin betimlemesi Kanal D tarafından Sesli Betimleme Derneğine yaptırılmıştır.

www.sebeder.org

Sesli Betimleme Metin Yazarı: Nezahat Şalkamcı

Seslendiren: Emine Kolivar

Alt Yazı: Ece Naz Batmaz / Hatice Başpınar / Feride Tezcan

İşaret Dili Tercümesi: Oya Tanyeri

Son Kontroller: Fulya Akbaba / Beliz Coşar / Samet Demirtaş

Teknik Yapım: Dağ Prodüksiyon ve Yeni Gökdelen Tercüme

(Müzik - Jenerik)

(Müzik - Jenerik)

Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.