All language subtitles for Bodrum.Masali.S01.E02

af Afrikaans
ak Akan
sq Albanian
am Amharic
ar Arabic
hy Armenian
az Azerbaijani
eu Basque
be Belarusian
bem Bemba
bn Bengali
bh Bihari
bs Bosnian
br Breton
bg Bulgarian
km Cambodian
ca Catalan
ceb Cebuano
chr Cherokee
ny Chichewa
zh-CN Chinese (Simplified)
zh-TW Chinese (Traditional)
co Corsican
hr Croatian
cs Czech
da Danish
nl Dutch
en English Download
eo Esperanto
et Estonian
ee Ewe
fo Faroese
tl Filipino
fi Finnish
fr French
fy Frisian
gaa Ga
gl Galician
ka Georgian
de German
el Greek
gn Guarani
gu Gujarati
ht Haitian Creole
ha Hausa
haw Hawaiian
iw Hebrew
hi Hindi
hmn Hmong
hu Hungarian
is Icelandic
ig Igbo
id Indonesian
ia Interlingua
ga Irish
it Italian
ja Japanese
jw Javanese
kn Kannada
kk Kazakh
rw Kinyarwanda
rn Kirundi
kg Kongo
ko Korean
kri Krio (Sierra Leone)
ku Kurdish
ckb Kurdish (Soranî)
ky Kyrgyz
lo Laothian
la Latin
lv Latvian
ln Lingala
lt Lithuanian
loz Lozi
lg Luganda
ach Luo
lb Luxembourgish
mk Macedonian
mg Malagasy
ms Malay
ml Malayalam
mt Maltese
mi Maori
mr Marathi
mfe Mauritian Creole
mo Moldavian
mn Mongolian
my Myanmar (Burmese)
sr-ME Montenegrin
ne Nepali
pcm Nigerian Pidgin
nso Northern Sotho
no Norwegian
nn Norwegian (Nynorsk)
oc Occitan
or Oriya
om Oromo
ps Pashto
fa Persian
pl Polish
pt-BR Portuguese (Brazil) Download
pt Portuguese (Portugal)
pa Punjabi
qu Quechua
ro Romanian
rm Romansh
nyn Runyakitara
ru Russian
sm Samoan
gd Scots Gaelic
sr Serbian
sh Serbo-Croatian
st Sesotho
tn Setswana
crs Seychellois Creole
sn Shona
sd Sindhi
si Sinhalese
sk Slovak
sl Slovenian
so Somali
es Spanish
es-419 Spanish (Latin American)
su Sundanese
sw Swahili
sv Swedish
tg Tajik
ta Tamil
tt Tatar
te Telugu
th Thai
ti Tigrinya
to Tonga
lua Tshiluba
tum Tumbuka
tr Turkish
tk Turkmen
tw Twi
ug Uighur
uk Ukrainian
ur Urdu
uz Uzbek
vi Vietnamese
cy Welsh
wo Wolof
xh Xhosa
yi Yiddish
yo Yoruba
zu Zulu

Original subtitles

Bu dizinin betimlemesi Kanal D tarafından Sesli Betimleme Derneğine yaptırılmıştır.

www.sebeder.org

(Müzik)

(Telefon mesaj sesi)

(Aslı mesaj ses) Hallettin mi tesisatçıyı?

(Ateş dış ses) Evet, hallettim.

(Müzik)

(Aslı dış ses) Nasıl geçti ırgatlık?

(Tuş sesi)

(Telefon mesaj sesi)

(Tuş sesi)

(Müzik)

(Flaş sesi)

(Ateş mesaj ses) Şekil 1 A'da görüldüğü gibi.

(Müzik)

(Aslı dış ses) Bir şeyler ısmarlarsın artık.

(Tuş sesi)

(Müzik)

(Aslı mesaj ses) Çıkmak istersen dışarılardayım.

(Ateş dış ses) Uykum var.

(Müzik)

Of Aslı ya!

Atmayacaktın işte!

(Müzik)

Ne oluyor bana ya?

Ne oluyor?

(Müzik)

(Kapı kapanma sesi)

(Ayak sesi)

(Sessizlik)

(Sessizlik)

(Müzik)

(Kapı zili sesi)

(Kapı açılma sesi)

(Müzik)

(Kapı kapanma sesi)

(Müzik)

Ya kendine bir ev tut dedim de bula bula benim evin karşısını mı buldun?

Hım!

Ne var canım?

Komşu komşu geçinir gideriz işte.

Yıldız Hanım'la şartlarımız bir kere de eşit olsun istedim.

Evdekiler uyanmadan dönmem lazım.

(Gözde) Ya!

Sen beni hiç özlemedin mi?

(Müzik)

Hiç özlemedin mi?

Özledim.

(Müzik)

Ne yaptın?

Satıyorlar mı oteli?

Ya Yıldız biraz ayak direyecek ama mecbur ikna olacak.

Ya Faryalı?

Sen alıcılarla konuştun mu?

Konuştum, hazır.

(Gözde) Da...

...senin beni unutmaman lazım.

Ben seni unutur muyum hiç?

(Müzik)

Vay vay vay!

(Öksürük sesi)

(Öksürük sesi)

Ah!

(Köpek havlama sesi)

Papi, kızım?

(Ateş) Hastayım kızım ya.

Ya da dur.

(Köpek inleme sesi)

Buradan kime gideceksin? Anneme gideceksin, annemi darlayacaksın değil mi?

Hı?

Hadi çıkalım, tamam.

Hadi, dur bakayım.

(Müzik)

(Müzik)

(Müzik devam ediyor)

(Köpek havlama sesi)

(Köpek havlama sesi)

(Köpek havlama sesi)

Ne oldu oğlum?

(Müzik - Gerilim)

(Cam açılma sesi)

Ne yapıyorsunuz gece yarısı sokakta?

Asıl siz ne yapıyorsunuz bu saatte?

Midem ağrıdı, ilaç bulmaya çıktım.

Bu saatte?

Nöbetçi eczane aradım.

(Müzik - Gerilim)

Bulabildin mi?

(Müzik - Gerilim)

Buldum.

Bana da versene bir tane.

(Müzik - Gerilim)

Al oğlum.

Geçmiş olsun canım.

Hadi eve.

(Müzik - Gerilim)

Ateş!

Hadi sen de içeri.

(Müzik - Gerilim)

(Köpek havlama sesi)

(Köpek havlama sesi)

(Rüzgâr sesi) (Martı sesleri)

(Müzik - Duygusal)

(Ateş dış ses) Uyudun mu?

(Müzik - Duygusal)

(Telefon zili sesi)

(Alara ses) Tam dalıyordum.

(Alara ses) İyi misin?

Ne bileyim?

Öyle canım sıkıldı.

Sesini duymak istedim.

Ne oldu? Ev mi?

(Ateş ses) Ev mi kaldı kızım?

Boş ver, neyse.

Kararmış yine bizim Ateş.

-Gel bak ne yapalım biliyor musun? -(Ateş ses) Ne?

Beyaz ışık uzun yanar.

Beş saniyede bir.

Neresi burası?

Bizim çocukken gidip saklandığımız fener işte.

Aferin, unutmamışsın.

Hadi gel seninle yarın orada kahvaltı yapalım.

Hem konuşuruz biraz.

Kızım, ne yiyeceğiz?

Hem orası çok soğuk olur.

Zaten deli gibi eser.

Ya yemek işini ben hallederim.

Isınma işi sende.

(Müzik - Duygusal)

(Su dış ses) Tatlı rüyalar sevgilim. Bugün beni çok mutlu ettin.

(Müzik - Duygusal)

(Köpek havlama sesi)

(Telefon mesaj sesi)

(Yabancı şarkı)

(Müzik)

(Kuş cıvıltısı sesi)

(Müzik)

(Ayak sesi)

Yok mu bu kemanın sahibi? Niye attın çöpe?

Sahibinin de sahibi varmış.

Gel buraya otur bakayım.

Abi başlama.

(Faryalı) Oğlum gel buraya, otur.

Sen abinden böyle mi gördün?

Ne gördüm?

Vazgeçmeyeceksin.

Tamam abi.

Oğlum, vazgeçmek yok, duydun mu?

Abi erken kalktım, gözünü seveyim sabah sabah bana sarma.

(Tokat sesi) -En erken kim kalkar ulan?

Ha?

Kim?

-Hiç yatmayan. (Sırta vurma sesi)

(Faryalı) Hadi abine tatlı rüyalar.

(Kapı açılma sesi)

(Kapı kapanma sesi)

(Müzik)

(Ateş) Günaydın.

(Yıldız) Günaydın kuşum, gel yumurtanı koydum.

(Ateş) Yemeyeceğim ben anne.

Dışarıda yapacağım arkadaşımla kahvaltıyı.

(Su) Ah! Alara'nın poğaçaları.

(Tavuk gıdaklama sesi)

(Kapı açma sesi)

(Telefon titreme sesi)

(Müzik)

(Kapı açılma sesi)

(Kapı kapanma sesi)

Ne oluyor?

(Müzik)

(Evren) Hayırdır avukat?

(Avukat ses) Pek hayır değil Evren Bey.

Yıldız Hanım'dan sakladığınız davada aleyhte karar çıkacak.

(Müzik - Gerilim)

-Hastane meselesi mi? -(Avukat ses) Evet.

Son celseye getirilmeniz için polise yakalama kararı çıkarttılar.

İyi de tutuklama çıkmaz demiştin.

(Avukat ses) Nuh dediler peygamber demediler Evren Bey.

Acilen son celseye kadar altı yüz bin TL yatırmanız lazım.

(Avukat ses) Yoksa çok geç olacak.

İyi, bulacağız.

Yalnız Yıldız'ın öğrenmemesi lazım, yoksa boşar beni.

(Avukat ses) Tamam Evren Bey, siz hiç merak etmeyin.

Hadi eyvallah.

(Müzik - Gerilim)

(Martı sesleri)

(Köpek havlama sesi)

Vay vay vay!

(Cahit) Ev sabah sabah mis gibi kokuyor.

(Cahit) Hayırdır?

Ay, hiç sulanma! Bunlar sana değil.

Kime?

Ya işte, öyle arkadaşlarla kahvaltı edeceğiz.

(Cahit) Kimmiş bu arkadaşlar?

İşte asla doğru cevap alamayacağın soru Cahitciğim.

(Ceyda gülme sesi)

(Müzik)

(Yıldız) Ne oldu, bir şey mi oldu?

Kimdi arayan?

Önemli bir şey değil.

Nereye?

Dışarı.

(Tavuk gıdaklama sesi)

(Kapı kapanma sesi)

(Horoz sesi)

(Müzik)

(Evren) Geciktik mi?

(Gözde) Yok, yetişiriz.

(Gözde) Senin niye canın sıkkın?

(Evren) Vergi borcu yüzünden tutuklama kararı çıkmış.

Ne diyorsun?

Ne kadar zamanın var?

-Hiç! -Karına söyledin mi?

-Tabii ki hayır. -İyi de neden söylemiyorsun?

Kocasının hapse atılacağını öğrenirse oteli satmaya hemen ikna olur.

Ya ben salağım, düşünemiyorum değil mi bunu?

Hayatım, Yıldız'ın hastane işlerini kullanarak vergi kaçırdım ben.

Bir öğrenirse nefretinden hiçbir şeye razı olmaz.

Karının bağış yaptığı hastane üzerinden vergi mi kaçırdın?

Evet. Ve o bunu öğrenmeden...

...hemen parayı bulmam lazım.

Benim Evren'im her şeyi halleder.

(Gülme sesi)

Hadi hadi hadi.

(Araba kilit açılma sesi)

Bu ne be?

Rent a car'dan rica ettim iki saatliğine.

Milyon dolarlık otel satmaya benim arabayla mı gitseydik.

(Gülme sesi)

(Müzik - Hareketli)

(Araba motor sesi)

(Müzik - Hareketli)

(Ateş) Aslı! Aslı dur dur dur.

(Aslı) Ne yapıyorsun yolun ortasında?

Dur!

(Ateş) Öndeki siyahı takip et, sonra anlatacağım ne olduğunu.

-James Bond musun arkadaşım pazar pazar? (Motosiklet sesi)

(Müzik - Hareketli)

(Telefon zili sesi)

-Dur dur dur! (Telefon zili sesi)

-Dur!

(Telefon zili sesi)

(Ateş) Alo?

Alara, ben çok hastayım ya, evden çıkamadım.

Çok özür dilerim.

(Alara) Ya ben sana kıyamam ya!

Tamam.

Tamam, sen dinlen, bol su iç.

Tamam.

(Motosiklet sesi)

(Araba sesi)

(Müzik - Duygusal)

(Müzik - Duygusal)

(Aslı) Ee, şimdi ne tarafa?

(Motosiklet sesi)

Ne bileyim ben ne tarafa kızım, Allah Allah!

Önündeki arabayı nasıl kaybediyorsun sen ya?

-Ateş! -Ne Ateş? Ne?

Aa, triplere bak! Kaba mısın sen ya?

(Müzik)

(Motosiklet sesi)

(Kelebek) Hadi abi hadi, ağaç olduk burada ya!

(Asım) Oğlum görmüyor musun?

Benim yerime bağlamış.

Kimin teknesi o?

-Alo!.. (Taka siren sesi)

Tamam abi tamam.

Basma, bakıyorum şimdi!

(Taka motor sesi)

(Martı sesi)

Alo! Hacı içeride misiniz?

Şişt alo!

Ne bu ya sabah sabah?

Neydi birader? Cenk miydi?

Ha! Sen kimsin?

(Kelebek) Akşam Su şey yapmıştı.

Tekneyi yanlış yere bağlamışsınız.

(Martı sesi)

Cenk, ne kalktın sabah sabah ya? Saat kaç?

Dokuz buçuk yenge.

(Martı sesi)

(Müzik)

Sen nereden çıktın varotik? İn şuradan!

Doğru konuş ulan! Adamı hasta etme!

Çekin şu tekneyi!

Sabah sabah sipariş misin ulan?

Bak bak! Laflara bak!

(Cenk) Tamam tamam, bir dakika bir dakika.

Ee, birader, sen Su'nun arkadaşı değil miydin ya?

Ha, ha! Su'nun arkadaşıyım.

Tamam. Uzay, hadi abi, çekelim tekneyi.

Olur mu abi öyle şey? Yanlış yere koymuşsun.

Tamam. Ee, bir şey içer misin kardeşim?

Yok canım, niyetliyim.

Hadi sallanmayın! Çekin şu tekneyi hadi!

(Müzik - Gerilim)

Bittim oğlum ben, kesin gidip Su'ya söyleyecek şimdi.

Su kim ya?

(Müzik - Gerilim)

(Telefon mesaj sesi)

(Cenk mesaj ses) Görmemişim mesajı, rüyamda seni göreyim diye erkenden uyumuşum.

(Müzik)

Bundan sonra hiç kimse eve ayakkabıyla girmeyecek.

Anne!

Bak ne geldi?

Nereden çıktı o?

Sürpriz.

Cenk getirdi, hacizden kurtarmış.

(Horoz sesi)

Barıştınız yani?

Annelik makamı yine bildi.

Tam da senin dediğin gibi oldu.

Hım! Ne demişim ki ben?

(Su) E âşıksanız ayrılamazsınız demiştin ya.

-(Yıldız) Yani? -Âşığız işte.

Ki ayrılamadık.

İyi bari, nefesim tümden boşa gitmiyormuş.

Söylediklerimin yarısını almışsın en azından.

İşime gelen kadarını anlamış olabilirim.

Diğer yarısı neydi?

Ayrılabildiğinize göre demek ki âşık değilmişsiniz olabilir mi kızım?

Olabilemez çünkü ayrılmadık.

Aferin.

Hadi bakalım, git şimdi, yüzey temizleyici al bana.

Ay, of anne ya!

(Yıldız) Yolda da aşk hakkında düşünürsün.

Nasıl bir şey alayım? Hiç almadım ki.

Tanışmış olursunuz kızım.

(Müzik)

Ucuzundan al ha!

Tamam.

(Müzik)

(Evren) Yavaş yavaş, şurada dur.

(Gözde) Ay, niye?

(Evren) Ben içeriye gelmiyorum, burada bekleyeceğim.

(Gözde) Aa, o nereden çıktı?

(Evren) Cahit satıcının ben olduğumu bilmemeli.

İyi de...

...yani nereye kadar saklayabileceğiz ki?

Vallahi sonuna kadar saklayacaksın.

Benim ne kadar darda olduğumu biliyor. Satıcının ben olduğumu öğrenirse...

...fiyatı yarı yarıya düşürür.

(Kapı kapanma sesi)

Yanında çok dikkatli ol.

(Evren dış ses) Sen Cahit'i tanımazsın.

(Evren dış ses) Şeytana pabucunu ters giydirir.

(Müzik)

Ne oldu?

Al poğaçalar!

(Ayak sesi)

Efendim, Gözde Hanım geldiler.

Tamam, çalışma odasına al. Beş dakika beklet, geliyorum.

Tamam.

(Ayak sesi)

(Çanta fırlatma sesi)

Nesi var bu kızın?

Hayatım, bitmiyor ki onun derdi bugünlerde.

E git çık öğren.

Tamam.

Nereden geliyorsun sen?

Anne, konuşmak istemiyorum. Çıkar mısın?

Ne bu halin?

Anne, çıkar mısın? Konuşmak istemiyorum.

(Telefon zili sesi)

Ya ne var Ateş?

Kırk kere arıyorsun, açmıyorum, ne istiyorsun daha?

Alara, seninle konuşmamız lazım. Bak, anlatamadığım şeyler var.

İndin mi o motordan?

Ne alaka ya? İndim.

Hele bir daha bin, bir daha bin, cehennemin dibine kadar git o zaman.

Üf! Alara, evine geliyorum.

(Alara ses) Sakın gelme!

Bak saçmalıyorsun.

Hayır!

(Müzik)

Ücretini vermeyen var mı?

(Müzik)

(Müzik)

(Fırlatma sesi)

Al bakayım.

Sağ ol yavrum.

Sabahtan beri yorulmadın mı sen hâlâ?

Vakit yok vakit.

İyi de böyle helak ediyorsun kendini ama.

Ya tamam, elime konuşma. Hadi işine bak.

Ama kızma bana da. Ben seni düşündüğüm için söylüyorum.

Tutturdun yeni odalar lazım, yeni odalar lazım diye.

E olacak iş mi bu ya?

Kızım!

Bu otelin yarısı gitti.

Kapiş! Çarpma, bölme var mı?

Ne kadar kazanıyorsak yarısı.

Yeni oda lazım.

-Tamam da yani şimdi... -Dahası yok, hadi! Hadi!

Öğlene kıymalı yumurta yap bana.

Tamam.

(Kelebek) Balıklar mutfakta.

-Tamam. -(Kelebek) Nasıl?

Yoğun akıcı.

(Matkap sesi)

(Kelebek) Kolay gelsin abi.

Kolaysa başına gelsin, al bakalım.

Çalış.

(Matkap sesi)

(Vurma sesi)

(Matkap sesi)

(Vurma sesi)

Ne oluyor?

Ne?

Neye takıldın? Ne oluyor?

Bir arkadaş yolda gelirken bir şey anlattı da onu düşünüyorum.

Yerim arkadaşını.

Anlat adam gibi.

(Matkap sesi)

İşte bunun bir sevgilisi var.

Başka arkadaş da onu başka kızla görmüş.

Söylemek lazım mı falan diyordu.

(Gülme sesi)

Oğlum, sudoku gibi konuşma.

Gammazlamak iyi midir diye mi soruyorsun?

Değildir, yakışmaz.

Gammazlamak değil ama sanki ha?

Ya kız göre göre mutsuz olacak.

Ulan çocukluğundan beri en ayar olduğum şeyin ha!

Kafanda bir şey var, bana onu söyletmeye çalışıyorsun.

Ya tamam abi, bir şey demedim ya.

Deme oğlum deme!

Şişt!

Deme!

Kimseye bir şey deme.

(Müzik - Gerilim)

(Su) Anne!

(Su) Polis arıyormuş babamı.

Ne polisi?

Ya, bakkal muhtarmış aynı zamanda...

...bana babamla ilgili bir ton soru sordu.

Tamam, dur çocuğum dur, sakin ol.

Ne sordu sana?

Sen dedi...

...Evren Ergüven'in kızı mısın dedi. O da sizinle mi yaşıyor dedi.

Ya anne, polis arıyormuş babamı.

Tebligat için filandır ya, büyütme sen yavrum.

Tebligat ne?

Evrak işi. Ver bakayım sen şunu.

Baban yanıma uğrasın dedi.

Evladım, büyütülecek bir şey olsa ben temizlik derdine mi düşerim?

Hadi sen al şu kemanını şuradan.

(Müzik - Gerilim)

(Müzik - Gerilim)

(Telefon zili sesi)

(Telefon zili sesi)

(Müzik - Gerilim)

(Telefon zili sesi)

Buyurun Yıldız Hanım.

Tevfik...

...bizim bu süren mahkemelerle ilgili bir gelişme var mı?

(Tevfik ses) Yok.

Polise bir şey intikal etmedi mi yani?

Benim bildiğim şu an yok.

Ih!

Tevfik...

...kızıma sokakta baban burada oturuyor mu diye soruyorlar.

Evren'i arıyorum, açmıyor.

Kime kapıyı açacağım, kime açmayacağım bunu bilmem lazım.

Bana doğru düzgün anlat şunu.

(Tevfik ses) Yıldız Hanım, inanın şu an endişe edeceğiniz bir durum yok.

İnşallah öyledir Tevfik.

İnşallah öyledir.

(Ortam sesi)

Hıh!

(Su sesi)

(Kuş cıvıltısı sesi)

(Kapı vurma sesi)

Gel.

(Kapı açılma sesi)

(Kapı kapanma sesi)

Alara Hanım, arkadaşınız geldi.

-Aa, kim? -(Hizmetçi) Ateş Bey.

Ne?

Manyak mı o ya?

-Annemler gördü mü? -Yok, görmediler.

Tamam. Koş, kimse görmeden yan bahçeye al.

(Ayak sesi)

(Kapı açılma sesi)

(Kapı kapanma sesi)

(Köpek havlama sesi)

(Cahit gülme sesi)

Kim kardeşim, kim?

Kim bu oteli satmak isteyen?

Anlatıyorum.

Benden alacaksınız.

E ben kırk defa sordum Faryalı'ya, satmayacağım dedi.

Sen şimdi ne olarak satacaksın oteli?

Faryalı'nın borçları vardı.

(Gözde) O yüzden otelin yarısı bize geçti.

Siz alıcı mısınız, değil misiniz, onu söyleyin önce.

Bak, ben alıcıyım.

Ama sen satıcı mısın, değil misin, onu çok merak ediyorum.

Gideriz notere, görürsünüz satıcı mı değil miyim.

Siz bana güvenmiyor musunuz?

Hani aşk olsun Cahit Bey.

Aşk olsunla, kuş konsunla yapmadım ben bu serveti, tamam mı?

Neyse ne.

Alırsın evraklarını gelirsin, yaparız satışı, gidersin.

Yoksa kendine başka alıcı ararsın.

(Müzik)

Cahit Bey...

...ben de dün doğmadım.

O büyük projeniz için bu oteli almaya mecbursunuz.

Yapma ya!

Bir söz vardır, bilir misin?

Aç tavuk kendini nerede görürmüş?

(Cahit) Ha?

(Cahit) Darı ambarında.

Bak, bu sahil böyle komple otel.

Olmayan ne biliyor musun?

Ne?

Vaktim.

Şimdi git işini gücünü ayarla, beni oyalama!

Benim tersim çok fenadır.

Buyurun, iyi günler.

(Müzik - Gerilim)

(Alara) Ne yapıyorsun sen ya, deli misin?

(Ateş) Buluş benimle dedim değil mi sana?

(Alara) Binmişsin bir kızın arkasına.

Bana da yalanlar atıyorsun hastayım diye.

Daha neyi konuşacağız?

Kızım, hıh...

...ben mecburdum öyle söylemeye.

(Alara) Hiçbir şeye mecbur değilsin.

Biz seninle neyiz ki?

Bana yalan söylemeye de mecbur değilsin.

Benimle buluşmaya da mecbur değilsin.

(Müzik)

Alara, bak.

Sen beni niye öptün?

Sen benimle oyun mu oynuyorsun?

Sabah başka kızla, akşam başka kızla!

Ya yok kız mız, yok!

Kimin kulağının dibinden fısır fısır yalanlar atıyordun o zaman bana?

Bak sana anlatamayacağım şeyler var, tamam mı?

Gerçekten, bir bekle.

Bir güven.

Ben sana güvendim.

Sabah beni elimde sepetle Clara'ya çevirdin orada.

Ya bırak şimdi Clara'yı.

Tamam Pollyana ol hadi. İyi tarafından bak.

Ben geldim burada poğaçamı yemeye sana.

Köşede pastane var, git orada ye.

Hadi canım, benim sana söyleyecek hiçbir şeyim yok.

(Alara) Git buradan.

(Ateş) Ben bilirim senin gönlünü almayı.

(Alara) O bana yalan söylemeden önceydi.

(Müzik)

(Kuş cıvıltısı sesi)

(Ayak sesi)

(Müzik)

Ceyda!

Evren denen sahtekârın oğlunun burada ne işi var?

Ne bileyim?

Alara'nın arkadaşı işte.

Yok öyle bir arkadaşı!

Bana bak, git bu işi hallet. Bir daha bu herif bu eve girmesin, anladın mı?

Tamam, hallederiz, tamam.

(Müzik)

(Kuş cıvıltısı sesi)

(Müzik)

Aa, Ateş?

Senin ne işin var burada?

(Kuş cıvıltısı sesi)

(Ateş) Ne tarafa?

Şeye, merkeze gidiyorum.

(Kuş cıvıltısı sesi)

Beni de atsana.

Ama şey tarafından gideceğim ben.

(Ateş) Ne taraftan gideceksin?

Merkeze giden başka yol mu var?

Hı?

(Müzik)

(Araba motor sesi)

(Müzik)

(Ateş) Ha! Ne tesadüf.

(Araba sesi)

(Müzik)

(Müzik)

(Kapı kapanma sesi)

(Araba sesi)

Ne yapıyorsun sen burada?

Alaraları görmeye gittim.

Bir de baktım, Gözde Hanım da orada.

Siz ne yapıyorsunuz asıl?

İşimiz vardı.

İşiniz vardı.

Ne iş?

Ben sana sonra anlatırım, tamam mı?

Yok yok, şimdi anlat.

(Ateş) Ya da sen anlat.

Ha?

(Müzik - Gerilim)

-Ateş! -Ne?

Kemerini bağla.

Ben yardımcı olayım baba.

Dün gece senin yeni tanıştığını söylediğin bu arkadaşın evinde ne işin vardı?

(Ateş) Eğer annem gelmeseydi bunun hesabı dün gece sorulacaktı.

Ama bugüne ertelendi.

Ha?

(Ateş) Koşa koşa çıkıp buluşmalar sabah sabah.

Gizli telefon görüşmeleri falan.

Hı?

Gözde, sağa çek.

(Gözde) Ama Evren Bey.

Bey oldu.

(Gülme sesi)

Ateş, bak bilip bilmeden konuşuyorsun, mahcup olacaksın.

E anlatın da öğreneyim o zaman!

Ben bilmek istiyorum, anlatın o zaman bana.

Gözde, sağa çek.

(Müzik - Gerilim)

(Kapı kapanma sesi)

(Evren) İn aşağı!

(Evren) Ateş, in aşağıya!

(Kapı kapanma sesi)

(Evren) Sen devam et.

(Müzik - Gerilim)

Ne istiyorsun ulan sen benden?

Niye peşimde dolanıp duruyorsun?

Annemi bu kadınla mı aldatıyorsun sen?

Ulan aptal aptal konuşma oğlum!

Ne aptal aptal konuşacağım ben? Her şey ortada işte.

(Evren) Oğlum...

...bak, boyundan büyük işlere kalkışıyorsun.

Benim kimseyi aldattığım falan yok.

Ne yapıyorsun o zaman?

Hı?

Bu kadın bizim buradan kurtuluş biletimiz geri zekâlı.

Ne?

(Müzik - Gerilim)

Biz Bodrum'a niye geldik sanıyorsun sen?

-(Evren) Ha? -(Ateş) Sen bizi batırdığın için.

Tabii.

Senin bir şeyden haberin yok.

Sen hâlâ ancak konuş.

Dedenden annene kalan otelin peşine düştük, ondan geldik.

Hıh! Ne oteli?

Annenin burada bir otelde hissesi var.

Onu satmaya uğraşıyorum ben.

Yani uğraşıyoruz.

Gece gece mi uğraşıyorsunuz?

(Ateş) Hı? Gizli gizli buluşmalar.

Nöbetçi eczaneler falan. Ha, böyle mi uğraşıyorsunuz siz?

Bak!

Seni karşıma aldım, adam yerine koydum, konuşuyorum, benim canımı sıkma!

Annenden gizli satmaya uğraşıyorum.

O ne demek ya?

(Ateş) Hıh, annem niye istemiyor ki oteli satmayı?

E satıp gidelim o zaman, basıp gidelim İstanbul'a.

Vallahi onu annenle konuşacaksın.

E peki baba...

...yani Gözde'yle bunun ne alakası var?

Bu kadın burada bir acente işletiyor.

(Ateş) Hım.

Emlakla ilgili de müşterileri var.

Öyle yani.

(Müzik - Gerilim)

Baba, nerede bu otel?

Sen önce babandan bir özür dile bakayım.

Sana inanmıyorum ki.

Nerede bu otel?

Çok mu merak ediyorsun?

Evet, çok merak ediyorum.

Yürü ulan. Yürü! Hadi.

(Cenk) Oğlum, bu Kelebek mi ne var ya...

...Su'ya söylediyse dev bittim, haberin olsun.

Ya başlayacağım tribine Cenk ha!

Herifin işi gücü yok, kıza mı yetiştirecek?

Belli mi olur oğlum?

Ya Su'ya falan âşıksa bu denyomat?

Yazdın yine ha!

(Uzay) Sen kafanı rahat tut.

O varotik hiç öyle bir şeye cesaret edebilir mi oğlum?

Bilemiyorum kardeşim.

Bilemiyorum.

Kaçta gelecek Su?

Gelecek birazdan.

Tamam, hadi kararma, tamam.

Kalk, yürüyelim.

(Uzay) Koç, hesabı versene.

(Ortam sesi)

Yuh!

Çok güzelmişsiniz siz ya!

(Kelebek) Ayakkabıya bakıp iç geçirmeye son! Sana iş buldum.

İnanmıyorum.

Hani sormuştun ya yuvada müzik öğretmenliği falan.

Evet.

Buldun mu yoksa?

-En azından bir şey buldum, evet. -E neymiş?

Sen çalsana hafta sonları bizim barda.

Çalayım, yani çalarım da...

...tek kemanla zor olmaz mı?

Sen hele bir tamam de, ben bulurum yanına klarnet falan.

Oha Kelebek, bir de davul bul, düğünlere gidelim.

İyi fikir.

Allah'ım ya!

Kabul ediyor musun, etmiyor musun?

Ediyorum.

Oğlum, kız artık fakir.

Senden iyisini mi bulacak?

Kelebek varoşuna inansa gider bankta açma yer.

-Sen bir gücünün farkına var ya! (Sırta vurma sesi)

(Gülme sesi)

-Oğlum, sen Su'yu bilmiyorsun. -Neyini bilmeyeceğim?

Bu kadar korkuyorsan yapmasaydın.

Dün gece ağaçkakan gibiydin, hiç Su falan yoktu aklında.

İnsanın sevgilisi her zaman aklındadır abi.

Senin sevgilin yok ki bilesin tabii.

Olacak kanka, olacak.

Alara ile buralarda Branjelina gibi takılacağız, göreceksin.

Aynen kardeşim aynen, hayaller...

...hayatlar.

(Müzik)

Ay, aslansın sen.

(Müzik)

Ne oluyor ulan?

Oğlum, ağzını burnunu kırdıracak bu çocuk bana.

Söyledi mi ulan yoksa Su'ya?

Koş ulan koş, koş git.

(Müzik)

Su!

Aşkım, sen burada mıydın?

(Su) Kelebek'i biliyorsun.

(Kelebek) Bilmez mi ya? Burası küçük yer. Herkes herkesi bilir.

(Ortam sesi)

-Ne haber Kelebek? -Çok iyiyim.

Akıllı çocuksun, ondan.

Hacı, nedir senin bu olayın ya?

(Su) Ya Uzay bir dur, tamam.

(Su) Aşkım, Kelebek iş buldu bana.

Ne işi buldu ya? Niye ihtiyacın var ki senin işe?

Çok tatlı bu ya!

Allah bağışlasın.

Evimin kadını yapacak beni.

Tekne de olur.

(Müzik - Gerilim)

Anlamadım.

Evinin kadını, teknenin kadını.

(Kelebek) Nerede yaşıyorsa orada artık.

Aa, aklıma ne geldi?

Keleboş, bir iki dakika seninle özel konuşalım mı?

Abi, ne yapıyorsunuz ya? Bu ne ters elektrik.

Yok bir şey aşkım ya, tanıyorlar onlar birbirlerini ne zamandır.

Ya konuşsunlar ya, vardır bir mevzuları. Hadi tamam, gel gidelim biz.

-(Su) Kelebek, ben seni ararım. -(Cenk) Ararsın, gel hadi.

Bana bak oğlum, ağzını sıkı tut!

Kıza bir şey dersen o ağzını kırarım senin!

Senin boyun mu uzamış Uzay?

Ne yapıyorsun, süt falan mı içiyorsun akşamları?

Laf ebeliği yapma İbiş!

Akıllı ol!

Olmazsam ne olur ulan?

(Uzay) Gözüm üstünde varotik.

Çok yakında seni döveceğim galiba. Hadi hayırlısı.

(Kuş cıvıltısı sesi)

(Horoz sesi)

(Tavuk gıdaklama sesi)

(Nefes sesi)

(Horoz sesi)

(Süpürge sesi)

Kolay gelsin.

(Gözde) Bahçe sefası mı?

Ya, ne sefalık halimiz var ya.

Ay, ortalık mis gibi limon kokuyor ya, çok güzel.

-(Yıldız) Değil mi? -Sizin için yaptım.

Gerçekten?

Aa, zahmet etmişsin, vallahi mahcup oluyoruz sana.

Ay yok canım, ne olacak?

Ya tek başına yemek yapmanın da, yemenin de hiç keyfi yok.

Ay, çocuklar bayılacak.

Afiyet olsun.

-(Yıldız) Pardon, şuna bakmam lazım. (Telefon zili sesi)

(Gözde) Tabii.

(Telefon zili sesi)

Alo İpekciğim?

Ah canım benim.

Evet, ameliyat iyi geçmiş, aldım haberini. Çok sevindim.

Dönüyor musunuz bugün İstanbul'a?

Tamam canım, döner dönmez beni ara, doktorunla konuşacağım.

Tamam tatlım, hadi anneciğine de çok selamlar.

Tamam, hadi hoşça kal. İyi yolculuklar.

Oh Allah'ım çok şükür.

Hasta çocuklarımızdan biri.

Almanya'da ameliyatı iyi geçmiş, İstanbul'a dönüyorlar.

A hatırladım, çok sevindim. Gözün aydın.

Ay vallahi üzerimden büyük bir yük kalktı.

Vallahi kendinle ne kadar gurur duysan az biliyor musun?

İnsanlar vergi ödememek için sahte vakıflar kurarken...

...hırsızlık yaparken yani...

...senin çaban gerçekten kıskanılmayacak gibi değil.

Vallahi temiz tutmak o kadar zordu ki.

Hem de bu kadar dara düşmüşken.

Neler duyuyoruz, böyle şeyleri kendi çıkarları için kullanan insanlar filan.

Çok fena.

Ay Allah korusun, ölsem daha iyi.

Baksana, saçlarımdaki beyazlar hep titizlenmeler yüzünden.

Ay, ne beyazı canım? Beyazın falan yok.

-Var var. -Yok yok.

(Gözde gülme sesi)

(Müzik)

(Köpek havlama sesi)

İşte otel bu.

(Ateş) Hah, bu virane mi kurtaracak baba bizi?

(Evren) Haklısın tabii, suç bizde.

(Evren) Öyle görkemli, ihtişamlı yaşattık ki size hayatı.

Çıktığınız yeri beğenmiyorsunuz.

(Müzik)

Ne oluyor?

Oğluma otelini göstermeye geldim.

(Müzik)

İyi tamam, hadi gördünüz, yallah.

Sezon sonunda gelip yarı hasılatı alacaksın zaten.

Ben bırakır mıyım lan sana buranın işletmesini? Ha?

Sen ne anlarsın işletmeden?

(Evren) Ahıra çevirmişsin burayı.

(Müzik)

Bak, buraya gelip benim huzurumu kaçırmak yok, işim gücüm var benim.

Tamam, ortaklık kâğıt üstünde.

E iyi işte, ben de iş konuşmaya geldim.

Ya sen bizim payımızı al, ya biz senin.

(Müzik)

Satmıyorum oteli.

Ya.

(Müzik)

Satacaksın!

Hem de eşek gibi satacaksın.

(Müzik - Gerilim)

Ne yapıyorsun ulan sen burada?

Burası bizim, sen ne yapıyorsun?

Sizin mi?

Biz sizinle mi ortak olduk yani şimdi?

Siz kiminle ortak oldunuz oğlum?

-Abi? -Baba?

(Faryalı) Satmıyorum.

Yıldız'a da söyledim.

Ne söyledin ulan sen Yıldız'a?

Sen Yıldız'a ne söyleyebilirsin ulan?

Niye?

Otelin sahibi değil mi?

Sen kimsin?

Bana bak! Ben sana onunla konuşmayacaksın demedim mi?

(Evren) Ha?

Karımın peşinde dolaşmayı bırak.

(Müzik - Gerilim)

En azından başkalarının sevgililerinin kuyruğunda gezecek kadar haysiyetsiz değilim.

Ulan ne diyorsun sen ulan?

-(Ateş) Baba! -Gel ulan!

(Ateş) Baba! Baba dur!

Al git ulan babanı!

(Ateş) Baba dur, baba dur!

(Yumruk sesi) -Ah!

Abi!

(Ateş) Baba dur, baba dur!

-Yeter ulan, çıkın buradan! -Yedirir miyim ulan ben burayı sana?

-Ha? (Bip)! -Baba.

-Göreceksin! -Yeter ulan! Çıkın artık!

Göreceksin ulan sen! Göreceksin.

Yürü git ulan, geldiğin ahıra geri dön! Hayvan!

(Müzik - Gerilim)

Sakin ol abi ya.

(Müzik - Gerilim)

(Kuş cıvıltısı sesleri)

Kuzum. Yıldız'ım.

Halise teyze.

Nasılsın?

-Ayy, Halise teyzen kocadı artık, kocadı. -(Yıldız) Arif amca.

-Tanıyamadın değil mi? -Kaç yıl oldu ama.

Vallahi iyi gördüm seni, maşallah iyisin.

Halise, kim bu ya?

-Yıldız ya. E tanıyamadın mı? -Hangi Yıldız?

Mustafa'nın kızı Yıldız, Arif amca.

Allah belasını versin o Mustafa'nın. Sen sahtekâr Mustafa'nın kızı mısın ha?

Aa, o değil Arif. Ay aklı iyice gitti bunun.

Otelci Mustafa'nın kızı bu.

Onun sende gözü vardı, namussuz.

(Halise) Bin yıllık mesele o. Kapa çeneni be adam!

Kızım, sen kiminle evliydin?

-Faryalı'yla mı? -Aa!

Gözün yerine ağzın kapanaydı keşke.

-Evren benim kocam, Arif amca. -Amanın. Yılan gözlü Evren ha?

(Arif) Ay kızım, sen çok hata etmişsin.

Faryalı has oğlandı, has oğlandı. Onun dedesi de...

...şeydi.

Efeydi efe.

Hay çenen çekilsin e mi? Ay biz bir şeyler duyduk.

Ama üzme canını. Varlık da var, yokluk da var bu devirde.

Başın sıkışınca hemen gelip benim kapımı çalıvereceksin, tamam mı?

Yoksa dünya ahret küserim.

-Sağ ol Halise teyzeciğim. -Canım. Al bunları...

...biz bunları pazarda satıyoruz. Kızancıklarına yediriver yavrum.

-Gözleme. Oh. -Tazecikler.

-Çok teşekkürler Halise teyzeciğim. -Ay afiyet olsun.

-Ay yavrum benim. -Çok teşekkürler.

Görüşürüz Halise teyze.

-Hadi Arif amca. -Hadi, hadi güle güle kızım.

Halise, kimdi bu ya?

(Müzik) (Martı sesleri)

-Görüşme o çocukla. -Kimle?

Ya işte o Kelebek midir nedir, onunla.

-O ne demek ya? -Yılışığın teki, sana asılıyor.

Yok artık. Kıskanman mı geldi senin bakayım?

Şaka yapmıyorum Su.

-Cenk saçmalama. Çocuk iş buldu bana. -Tamam, çalışmayacaksın onunla.

Ne demek çalışma ya? Benim cebimde kaç para var sen biliyor musun?

Ben veririm sana para.

Ne verirsin ya? Çalışanın mıyım ben senin?

-Öyle demek istemedim. -Ne demek istedin?

Yani ben varken senin paraya ihtiyacın yok demek istedim.

Hayal alemindesin sen.

Annenden aldığın parayla bana mı bakacaksın?

Ya Kelebek'le görüşmeyeceksin diyorum, konu nerelere...

...geliyor. Amma önemliymiş ya adam senin için.

Cenk bak, kendine gel. Düzgün konuş benimle.

-Kimsenin önemli olduğu falan yok. -Ha ha, belli oluyor.

Cenk!

O adamla görüşmeyeceksin Su! Konu kapandı!

Ben iki gün üst üste mutlu olamayacak mıyım ya?

Su!

(Müzik - Duygusal)

Anlatmayacak mısın abi ne oluyor?

(Kuş cıvıltısı sesleri)

Beş dakika bize müsaade et canım.

Sana Ergüvenler geldi dediğimde kaşını gözünün oynaması bundanmış.

Nedir bu ortaklık işi?

(Köpek havlaması sesi)

-Abi! -Yok bir şey ulan.

Tamam.

Bak, beni paketleyip durma.

Bu iş buraya nasıl geldi? Bu otelin yarısı nasıl gitti?

(Kuş cıvıltısı sesleri)

Birilerine borcum vardı. Bunların da buna borcu varmış.

Geldiler, çöktüler üzerime.

Kime, niye borcun vardı?

(Kuş cıvıltısı sesleri)

Sabah ezanında uyanıyorum. Sabahtan akşama kadar burası için çalışıyorum.

Beni başından savma, ne borcun vardı söyle abi!

(Kuş cıvıltısı sesleri)

Kumar mı oynadın yine?

-Ulan bilmediğin şeyler var! -Ne var abi ya?

Oteli kumarda kaybetmesen anlatırsın şimdiye kadar.

Ulan benim canımı sıkma!

Ketenpereye geldim diyorum ulan!

-Borçlandırdı beni haysiyetsiz. -Ya bırak abi ya.

Ne alıp veremediği olacak seninle?

(Kuş cıvıltısı sesleri)

Eski meseleler.

(Müzik - Duygusal)

Buranın kuruluşunda vardı bunlar.

(Kuş cıvıltısı sesleri)

O Yıldız, bu Yıldız mı?

(Müzik - Duygusal)

Kalk! Daha bir sürü işimiz var!

Otelin yarısıyla geçineceğiz, hadi yürü. Daha bir sürü oda yapacağız.

(Faryalı) Kalk!

Kalksana oğlum. Ne oluyor ne oluyor? Kalk!

O kemanın sahibi var ya...

...o Yıldız'ın kızı işte.

(Müzik - Duygusal)

Vay arkadaş ya.

Vay arkadaş ya.

Ulan kasap et derdinde, koyun can derdinde. (Bip) belanı!

(Bip) kemanına da, aşkının ıstırabına da. Yürü, kalk!

(Faryalı) Bana bak, o kızla da bir daha görüşmeyeceksin ha!

Bir de seninle uğraşmayayım.

(Faryalı) Bir de keman çıktı başımıza.

(Müzik - Duygusal)

-Anneme bir şey söylemeyelim baba. -Ne söylemeyelim?

Kavga ettiğimizi işte.

Sokakta, dolmuşta, takside falan kaza diyelim yani.

Hayır oğlum, kaza falan demeyeceğiz.

Her şeyi bilsin. Faryalı'nın nasıl bir herif olduğunu anlasın.

(Kuş cıvıltısı sesi)

Baba, çok acıyor mu?

İyiyim canım. İyiyim, bir şey yok.

Ya polise gidelim, bir şey yapalım.

-Kim bunlar ya? -Ya bir dur Su, bir dur!

Ne duracağım ya? Bir şey anlatmıyorsunuz ki bana!

Hadi kendine yakıştırdın, gittin oraya dövüşmeye.

Senin babalığına ne oldu ha? Nasıl götürürsün bu çocuğu oraya?

Ben mi suçlu oldum şimdi?

Ya adam çocuğun yanında saldırdı be!

Ya adamın nasıl biri olduğunu biliyoruz değil mi? Yıllardır biliyoruz.

Ben başka bir şey soruyorum.

Sen orada kavga çıkacağını bile bile bu çocuğu oraya nasıl götürüyorsun?

Ya yeter anne, yeter yeter!

Çocuk çocuk deyip durmayın artık. Hangi çocuk ya?

Ha? Battık, olgun ol Ateş.

İngiltere’ye gidemedin diye üzülme Ateş, büyü artık.

Kapıya tesisatçı dayanır, hadi Ateş.

İşinize geldiğinde çocuk, işinize gelmediğinde büyüdük, değil mi?

-Konumuz bu değil. -Doğru söylüyor ama.

(Müzik - Duygusal)

Anne...

...bizim otelimiz varmış. Ha?

Ne zaman anlatacaktınız bunu bize acaba?

-Otelimiz mi varmış? -(Ateş) Ya.

-Bizim? -Evet.

Hem de ortağımız kim bil bakalım.

Kemanını kıran tırtıl.

-Kelebek? -Hı.

-Kelebek mi dövdü sizi? -Şş, bizi kimse dövmedi.

Birincisi bu. İkincisi de babam abisiyle dövüştü. O kadar.

Cık cık. Şu düştüğümüz hallere bak.

Sokak çocuğu gibi Faryalı'yla kavga etmeler!

İyi de sen o sokak çocuğuyla otel işleteceğim diye tutturdun be canım.

Ya bu laf nasıl dönüp dolaşıp buraya geliyor ben anlamıyorum.

Bir tanem, alıcı var, oteli satalım diyorum bak. Çocuklar da istiyor.

Çekip gidelim buradan işte.

Ay niye duruyoruz ki burada? Gidelim işte.

İstediğin bu değil mi? Beni o oteli satmaya ikna etmek.

(Müzik - Duygusal)

Ulan...

...ben ne adi adammışım be.

-Öleyim de kurtulun. -Ya Allah korusun.

Baba!

(Müzik - Duygusal)

Seni polis mi arıyor?

Ne?

Muhtar, Su'ya demiş.

(Müzik - Duygusal)

İkametgâhla ilgilidir o. Bir şey yok.

Evren bak, benden bir şey saklama.

Karıcığım, bir kere bana inansan ha? Bir kere de inansana.

(Tavuk sesleri)

Hayvan herif.

Ama burnundan fitil fitil gelecek bunların hepsi, görürsün.

-Benden çok kızdın. -Deli misin, öldürmek istiyorum onu.

Boş ver.

Tam benim istediğim oldu.

Nasıl?

Ben o yumruğu yememiş olsaydım çocuklar işin...

...ciddiyetinin bu kadar farkında olmayacaklardı.

Bir dakika.

Yani bütün bunlar karını oteli satmaya ikna etmek için miydi?

Benim değil.

Ateş'le Su'yun ikna etmesi içindi.

Yıldız, çocukların baskısına dayanamaz.

İyi de ya çocuklar bunu istemezse?

Onlar çoktan annelerini boğmaya başlamıştır bile.

(Ateş) Bak, bu sabah uyanana kadar gerçekten hiçbir umudum yoktu.

Alara iki ay sonra İngiltere'ye gidecek. Bir daha onu göremeyeceğim.

Burada sıkışıp kalacağım zannediyordum.

Ama öyle değilmiş. Bizim bir otelimiz varmış ya.

-Bu iş öyle kolay değil Ateş. -Ya ne değil anne, ne değil?

Alıcı var diyorlar işte. Satalım, kurtulalım ya.

Hem sen de kendini perişan etme artık. Yeter.

Gel Su gel.

(Müzik - Duygusal)

Anne...

...bak, satalım gidelim. Belki ben keman eğitimlerime devam ederim ha.

Hadi anne ya.

Hadi anne, sen istersen vallahi her şey eskisi gibi olur ya. Hadi.

Ah Evren ah. Her şey nasıl senin istediğin gibi oluyor.

Ya babama niye takıyorsun şimdi kafayı? Adamın bir suçu yok.

-Aklın yolu bir anneciğim. Hadi. -Bilmediğiniz şeyler var çocuklar.

Bizim için hayırlı olanın oteli satmak...

...olduğuna inansam ben sizi niçin üzeyim ya?

Anne, babamdan daha mı iyi biliyorsun otel işlerini?

-Bir bildiği olmasa satalım der mi? -İnat etme artık anne. Hadi.

Aa, yeter!

Ben babanıza güvenmiyorum. Anladınız mı?

İstanbul'da sen bas bas bağırıyordun hırsı yüzünden bizi bitirdi diye.

Şimdi aynı hırsa kapılmış karşıma geliyorsun Ateş.

Benim hırsa falan kapıldığım yok anne.

Benim burada ne çektiğimi siz biliyor musunuz ya?

Ya ben ölüyorum, ölüyorum.

Çıkmak istiyorum artık bu çukurdan ya, suç mu?

-Biraz da bizi düşünün ya. -Ben kimi düşünüyorum ha?

Kimi düşünüyorum ben?

O otel babamdan bana kaldı, benden de size kalacak.

Sizin geleceğiniz orada.

Anne, bizim geleceğimiz İstanbul'da.

Bu saçma yerde bir geleceğimiz yok ki bizim.

Ya bırakın geleceğimizi falan. Allah'ım. Ya geleceğimiz ne?

Bugünümüz ne olacak anneciğim bizim?

Aa! Yeter!

Ben ne yaptığımı çok iyi biliyorum. Anladınız mı?

Annenizsem sizin için en doğrusunu yaptığıma güveneceksiniz.

Anlaşıldı mı?

(Kuş cıvıltısı sesi)

(Kapı vurma sesi) -Evet.

Gelin bakalım.

Ne oluyor?

Bunu istemiyor muydun? Curved mi diyordun ne diyordun.

Ya curved, curved.

Ya hiçbir istediğimi de unutmuyorsun.

Benim mesaim de bu kızım.

Ya canım benim ya.

Gel bakalım, seninle bir konuşalım, gel.

Tamam.

(Kapı kapanma sesi)

(Müzik)

Sen benim pırlantamsın, biliyorsun değil mi?

Ne oluyor? Nereye geleceksin şimdi?

-Evren Ergüven'i tanıyorsun. -Evet.

-Ateş'in babası. -Ha, işte o adam...

...sahtekâr, düzenbaz ve hırsız.

-Yıllarca komşuyduk. -Kızım, insan bu.

Kavun değil ki dibini koklayasın. Geç fark ettik.

-Gerçi herkes geç fark etti... -Ya ben babasını bilmem.

-Ben Ateş'le arkadaşım. -Ha, bak işte burada yanılıyorsun.

Armut dibine düşer. Babası neyse Ateş de o.

-Ateş iyi bir çocuk. -Nereden biliyorsun?

-Baba yapma. -Kızım, davul bile dengi dengine.

-Baba, arkadaşlarımı ben seçerim. -Tamam, seç. İstediğini seçebilirsin.

Ateş dışında herkesi seçebilirsin.

Ya şu benden bir şey isteyeceğin zaman...

...rüşvet verme huyundan nefret ediyorum ya.

Bana bak, alırım bunların hepsini denize atarım. Bir daha söylemeyeceğim.

-Ateş'le görüşmek yok! -Ne diyeceğim ona?

(Cahit) Babam fukaralarla görüşmeyi yasakladı dersin. O kadar!

-Alara, nereye gidiyorsun? -Havuzda yüzmeye.

Alara!

Bırak bırak, kafayı dağıtsın yoksa evi başımıza yıkacak.

(Müzik - Gerilim)

(Kuş cıvıltısı sesleri)

Kelebek'e bak sen. Kesin biliyordu otel işini.

Bilmez mi sinsi tırtıl?

Onun için geziyordu demek ki yanımızda.

Ben de saf saf inandım bana iş bulacak diye. Cenk haklıymış.

Cenk'in haklı olduğunu pek görmedik bugüne kadar biz ama.

-Ateş! -Hı.

(Mesaj zili sesi)

(Alara ses) Mahvettin her şeyi. Babam delirdi. Bundan sonra hiç göremeyeceksin.

Bu ne ya?

Bu ne saçma şey ya.

Ne oluyor be?

Vay anasını ya. Ne bitmez günmüş (Bip) ya. Off!

(Tavuk sesleri)

Hı.

Gel beni, tut elimden, çek al diyor.

Ne?

E öyle ama. Bunun kadınca tercümesi budur.

Ya Su (Bip) ya.

O ne be?

Ay kafamızdan küfür uydurmayalım canım.

Senin için ölüyorum. Bir engel çıktı.

Kahramanımsan gel aş bunu, stop.

Hadi durma.

(Müzik)

Ee? Ne yapacağım?

Ah çok üzüldüm, vah vah diye mesaj atacak halin yok herhalde.

-Arayayım mı? -Cık. Açmaz.

İyi de neredeki yani bilmiyorum ki.

Iı Ateş. Bana bırak.

(Müzik - Hareketli)

Alo, Uzay?

(Uzay ses) Cenk'i soruyorsan benimle birlikte değil.

Yok, Cenk'i değil. Seni aradım.

Alara'nın telefonuna ulaşamıyorum da nerede olduğunu biliyor musun?

(Uzay ses) Yüzmeye gidecekti. Çekmiyordur.

Oldu, thank you.

Kızım, sen ne yapıyorsun, ne Uzay'ı ya?

İşini çözüyorum, işini.

Hadi doğru yüzmeye.

Alara kolejde yüzüyor, ben gidemem ki oraya.

Bizim tırtılda vardı anahtarları.

Arkadaş, Bodrum'da bütün yollar Kelebek'e mi çıkıyor anlamadım ki ben.

Öyle.

Dur. Aslı.

Aslı çözer benim işimi.

Ben de İstanbul'a dönmeden gidip Cenk'in gönlünü alırım o zaman.

(Kuş cıvıltısı sesleri)

(Müzik - Hareketli)

(Cam vurma sesi)

(Müzik - Hareketli)

Hadi kızım ya. Şuradan şuraya gelemedin be.

Personelin miyim ben senin? Hazır mı bekliyorum?

Tamam, bir şey demedim, tamam.

Ocağına düştüm be.

Genelde öyle oluyor. Ocağıma düşmesen dibimde bitmiyorsun.

Ne lazım? İş mi bulacağım, kurye mi olacağım?

Ateş oğlan yine ne istiyor benden?

Bir dakika ya.

Portakal mı kokuyorsun kız?

Reçel kaynıyor canım. Hadi bırak bu numaraları da dökül.

Ne istiyorsun?

İyi tamam, kolejin havuzuna girmem lazım benim hemen.

Lazım diyorsun, şart yani?

Zengin zamanlardan kalma bir alışkanlık herhalde.

Yoksa bir insanın neden acil havuza ihtiyacı olsun ki?

Aslı, devremi yaktın ya.

Kızım, bana bir iyilik yap. Senden bir iyilik istiyorum.

Şu tırtıldan al anahtarları da ver bana, ben gireyim havuza, hadi.

Vermez Kelebek.

Sen istersen verir.

Ah ayakkabılarla. Dışarı dışarı.

Ya bir iyilik yap diyorum sana. Başka bir şey istemiyorum senden.

-Karşılığında ne vereceksin? -Ne istersen.

Bir yemeğini yerim.

Kızım, bende para mı var, neyin yemeğini yedireceğim sana?

Kendin yap.

Zehirlenmek istiyorum diyorsun yani. Tamam.

Dışarıda bekle. Allah Allah, ayakkabılarla.

Kurtul şu eski zengin alışkanlıklarından ya.

(Müzik - Hareketli)

Abim koymuş otelin kilerine, bozulacaklar.

(Kelebek) Şimdi şöyle yapıyoruz abi.

Sen bunları benden ödünç almış ol. Kullan, sonra senden teker teker...

...alırım. -Acele etme. Soluklan.

İstirahat et. Bir şeyler iç.

Yok yok abi, ben durmayayım burada.

Çalış aslan çalış. Çalışanın elması kızarır.

Annenden mi duyuyorsun sen bu lafları?

Şş.

(Ortam sesleri)

Aha bak, bu da varoşların gülü.

(Bip) var bunun da ha, hırçın bir şey.

(Gülme sesi)

Ne yapıyorsun?

(Kelebek) Ne yapıyor gibi gözüküyorum? Çalışıyorum.

Ya şu kolejin havuzundaki süzgeçler var ya...

-Ne süzgeci be? -Alıyorlar böyle üstten üstten.

-Evet Aslı, alıyorlar. -Bana o lazım.

Sen şu havuza girdiğin kartı bana versene.

Manyak mısın kızım sen ya? Daha saçma bir şey duymadım.

-Ne yapacaksın süzgeci? -Çay içeceğim Kelebek. Sana ne ya?

Hem ben bir şey isteyince hemen böyle yapıyorsun. Yokuş!

-Kızım, ne diyorsun ya? -Kart diyorum kart.

Allah'ım yarabbim. Yan koltukta, git al.

Anahtarlığa takılı.

(Müzik - Hareketli)

(Ortam sesleri)

Aşkım.

Geç aşkım, otur şöyle.

(Ortam sesleri)

Aşkım...

...sen haklıymışsın. Bu Kelebek sinsinin tekiymiş.

Bir şey mi dedi sana?

(Su) Ay yok be, ne diyebilir ki? Kaba bir şey.

Mafyacılık oynuyorlarmış Bodrum'da, o ortaya çıktı.

Bir daha konuşmayacağım onunla.

Seni kırdığım için de özür dilerim.

(Müzik)

Ne haber ya?

Sen kimsin?

Cenk'in arkadaşıyım, tanımadın mı? Cemil ben.

Aa, evet. Ben de Cenk'e ulaşmaya çalışıyorum sabahtan beri.

Yanlış mı almışım ne? Yok öyle bir numara diyor.

Olur mu öyle bir numara yok ya?

-Götürürüm ben seni. -Gerçekten mi?

(Müzik)

(Araba sesi)

Bugün gitmesen olmaz mı?

Tam alıştım burada olmana.

Şimdi ben ne yapacağım sensiz?

E haftaya bir daha gelirim sevgilim.

Ya bu aşk var ya, on numara.

Bayılıyorum size ya.

(Müzik)

Yuh!

Bir şey daha içer misin sevgilim?

(Uzay) Aa, benim yeni sevgilim gelmiş. Bir ona bakayım.

-Aşkım, gel biz seninle gezelim. -Ne oluyor ya?

-Gelsene. -Cenk!

Sana sesleniyor.

-Ya kızım gelsene. -Ya bırak!

Ben tanımıyorum vallahi.

Cenk, hani annenle konuşacaktın, beni vokalisti yapacaktı.

-Arıyorum, numaran yanlış. -Kim bu be?

-Kimsin sen? -Cenk, kim bu kız?

Su ben canım, sevgilisiyim.

Ne?

(Müzik)

(Telefon zili sesi)

(Telefon zili sesi)

Alo, Aslı. Ne yaptın, alabildin mi anahtarı?

Tamam, ben de şimdi girdim içeri. Havuzun orada bekleyeceğim seni, tamam mı?

(Kuş cıvıltısı sesleri)

(Kuş cıvıltısı sesleri)

-Hayırdır pazar pazar? -Yüzmeye geldim.

İyi.

(Kuş cıvıltısı sesleri)

(Müzik - Hareketli)

(Müzik - Hareketli)

(Müzik - Hareketli)

(Müzik - Hareketli)

(Kuş cıvıltısı sesleri)

(Ateş dış ses) O poğaçalar o fenerde yenilecek.

(Kuş cıvıltısı sesleri)

Manyak bu ya.

Yemin ederim manyak.

(Kilitleme sesi)

(Müzik - Duygusal)

(Müzik - Duygusal)

(Alara ses) Hayatımı karıştırdığın yeter, bari dolabımı karıştırma.

(Müzik - Duygusal)

(Müzik - Duygusal)

(Müzik - Duygusal)

(Müzik devam ediyor)

(Aslı) Ne yapıyorsun burada? Birisi görecek.

-Ver ver ver. -Kart.

-Tamam, ver. -Önce bir teşekkür et.

Hadi durma, sen git.

Niye ya? Ne var içeride?

İçerideki yüksek romantizm duyma bozukluğuna yol açabilir. Hadi.

(Kapı açılma sesi)

Ben de geleceğim.

(Müzik)

-Bunun için miydi bu? -Şş!

Kızım, sessiz. Ne yapıyorsun?

Beni kız peşinde mi oradan oraya...

Ya tamam tamam tamam. Tamam, ısmarlayacağım yemeğini senin ben.

Hadi git artık, git. Hadi. Hadi.

Hadi git hadi.

(Müzik - Duygusal)

Kızım, hâlâ burada mısın? Gitsene.

Git.

(Müzik - Duygusal)

Ya çekil peşimden!

Ya Su, dinle beni, ben tanımıyorum o kızı. Yemin ederim ya.

-Cenk defol git! -Ya Su!

Senin için bin kilometre yol geldim ben. Niye başka kızla aldatayım seni?

Bin kilometre geber Cenk! Bırak beni ya!

Su!

Su, dinler misin lütfen? Su!

Su! Su!

(Müzik - Duygusal)

(Su sesi)

Ateş, ne yapıyorsun?

(Müzik - Zafer Güler - Sezenler Olmuş)

Ben senden vazgeçmem.

"Seni yerlerde, göklerde bulamazlarken"

"Bende gizli olduğunu sezenler olmuş"

"Dumlu dumluymuşsun yüreğimde"

"Kımıl kımılmışsın bileklerimde"

"Dumlu dumluymuşsun yüreğimde"

"Kımıl kımılmışsın bileklerimde"

"Türkü olmuşsun"

"Umudummuşsun"

"Sevdama yarınlarıma"

Satalım bu oteli abi.

Hayrına verelim istersen. Ha?

Bize başlık parası olur.

Abi, beni bir ciddiye al.

(Köpek havlama sesi) (Kuş cıvıltısı sesi)

Evet abiciğim. Alıyorum, buyur, söyle.

Ben aha şu kadarcıktım biz bu oteli adam etmeye çalışıyorduk.

Büyüdüm, eşek kadar oldum, hâlâ aynı terane.

Olmuyor diyorsun yani, öyle mi?

Bir başımızayken...

...karışanımız, görüşenimiz yokken geldiğimiz hal ortada.

Bu Ergüvenlerle ortaklık falan olacak şey değil abi.

Kızın aşkı ağır geldi...

...gözümün önünden çekilip gitsin diyorsun.

Onlarla olmaz diyorum.

(Müzik)

Ulan ben ciğerimi yakıp gitmiş kadını...

...bir ömür unutamadığım kadını...

...her Allah'ın günü başkasının karısı olarak...

...görüyorum da bu oteli satmaya yanaşmıyorum.

Sen üç günde vurulduğun kız için sat demeye utanmıyor musun ulan?

(Müzik)

(Kelebek) Huzurumuz kalmayacak.

(Faryalı) Kalmazsa kalmaz.

Huzursuz oluruz birazcık da. Ne olacak?

Bak bana!

Olmaz mı?

(Müzik)

(Telefon zili sesi)

Alo.

Kızım, anahtarın tomarını almışsın, su deposuna giremiyorum. Neredesin?

Bağırma bana!

Ne dedim ya? Sen neredesin, niye ağlıyorsun?

-Kolejdeyim. -Kızım, birine mi yakalandın?

-(Kelebek ses) Alo. -Yok.

Bekle beni orada. Hemen geliyorum. Bekle.

(Müzik - Duygusal)

(Ağlama sesi)

Kuzucuğum, ne oldu?

Anne bak, ne olur yalvarırım satalım şu oteli, şu lanetten kurtulalım ya.

Ya bizi buradan, bu evden kurtar anne. Ne olur ya.

Kızım dur, sakin ol. Bir sakince anlat bakayım, ne oluyor?

Bir şey yok. Eve dönmek istiyorum sadece.

Evimizdeyiz ya.

Ya anne, burası bizim evimiz değil ki.

Ya her şey daha kötüye gidiyor ya.

Ne yararı var hem o otelin bize?

Anne bak, babamı dinle ne olur, sat şu oteli ne olur anne.

(Ağlama sesi)

(Müzik - Duygusal)

Anne!

(Ağlama sesi)

(Müzik - Duygusal)

(Müzik - Duygusal)

(Müzik - Duygusal)

Seneye bu zamanlar seninle Londra'da...

...el ele yürüyeceğiz yağmurda.

Çok güzel müzikaller var. Şimdiden bilet almak lazım.

Hepsine gideceğiz.

Düşünsene, gece çıkmışız tiyatrodan...

...küçük bir pub'a gitmişiz.

Gidene kadar yürümüşüz, üşümüşüz.

Sahnede küçük bir tane grup şarkı söylüyor.

Beraberiz.

-Karışan kimse yok. -Kimse.

Kimse yok. İkimiziz sadece.

Sabaha kadar orada dans etmişiz.

Sonra gün doğarken çıkmışız oradan.

Beraber yürüyerek Thames üzerinden geçiyoruz.

Gerçekten mi ya? Olacak mı bunlar?

Daha yeni başlıyoruz biz.

Olacak.

Ya babam?

Seninle gittiğimi duyarsa beni hayatta göndermez.

(Müzik)

Söylemeyeyim, sürpriz olsun diyordum ama...

...Cahit Bey otel satıldığında bizim aileyi çok sevecek.

Ne alaka?

Çünkü babam oteli babana satmaya hazırlanıyor da ondan.

Ne?

Nasıl ya? Şimdi beraber gerçekte iş mi yapacaklar?

Çember daralıyordu.

(Gülme sesi) -Zevzek.

(Gülme sesi) (Su sesi)

(Gülme sesi)

(Su sesi)

Ne dedin sen Ateş'e?

Seni İngiltere'ye yollayacağım.

Su'ya da konservatuara geri döneceksin, ha?

Böyle mi girdin akıllarına?

Bunlar çocukların geleceği için yanlış şeyler mi?

Elimizde imkan varken neden yapmayalım?

Öyle olsa ben durur muyum acaba?

Ha?

Ama olmayacak. O kadar iyi biliyorum ki.

O parayı da hiç edeceksin.

Ya bak, ben o paraya elimi sürmeyeceğim. Para sende kalsın.

Yeter ki bunu ikinci kez yapma. Ne çocuklara ne de bize.

İkinci kez.

O kadar iyi biliyordum ki mücevherleri satma işini...

...böyle önüme getireceğini.

Kendi çocuklarımı değil, başka bir çocuğu...

...düşündüğüm için her gece vicdan muhasebesi yapıyorum.

Hiç acıman yok bana.

Asıl sen bize acı ya. Şu inadından vazgeç ya.

Yoksa yarın akşam oteli satman için...

...bambaşka bir vicdan muhasebesi yapıyor olacaksın.

Şuraya geldiğimizden beri ben onları bir...

...arada tutmak için bu hayata inandırabilmek için...

...neler yapıyorum haberin var mı senin? Ha?

Sen onların akıllarına dönme fikrini...

...soktuktan sonra bu hayata bir daha nasıl inanacaklar?

Nasıl devam edecekler?

Sen dinamit koydun bu evin dibine.

(Müzik - Duygusal)

Artık istesem de burada duramayız zaten.

Satıyoruz yani?

(Müzik - Duygusal)

Yıldız, nereye gidiyorsun?

-Yıldız. -Faryalı'yla konuşmaya.

Gitmeyeceksin o adama.

(Müzik - Duygusal)

(Araba sesi)

(Korna sesi)

(Kuş cıvıltısı sesi)

-Neredesin be kızım ya? (Korna sesi)

(Korna sesi)

(Araba sesi)

(Cam kırılma sesi)

(Müzik - Gerilim)

Kelebek!

(Müzik - Gerilim)

Ulan adi herif, Su öğrenirse ağzını kırarım demedim mi?

(Müzik - Gerilim) (Kavga sesi)

(Vurma sesi) -Elini sürersen kovdururum seni.

Durun! Ne oluyor be?

Ateş!

(Müzik - Gerilim) (Kavga sesi)

-Sana ne oluyor? -Üç kişi bir adamı döver mi ulan?

Üç kişi iki kişiyi dövsek oluyor mu?

-Uzay bas git, zaten gıcığım sana. -Uzay!

Ulan Alara'ya dua et.

-Alara'ya dua et. -Hadi.

(Müzik - Gerilim)

Uzay. Aç.

-Ulan aç! -Uzay.

Ne oldu, sattı mı arkadaşınız sizi?

Gelin gelin, konuşacağız, gelin.

(Müzik - Gerilim)

Sen ne giriyorsun araya?

Senin kafanı benden başkası kıramaz.

Ulan ne Ergüvenlermiş arkadaş. Beldede huzur bırakmadınız.

Ne yaptım ulan ben şimdi?

Sen geliyor musun?

-Bir yerine bir şey oldu mu? -Bana ne olur Alara?

Yok bir şey.

Sana Uzay'ı dövecek bahane lazımdı zaten.

Dövmedim ki.

Aferin, iyi yaptın. İnşallah bir dahaki sefere.

(Ateş) Ya sen niye bana kızıyorsun ya?

Ben mi başlattım kavgayı?

Bıraksaydım da kırsalar mıydı geri zekalının kafasını?

İyi yaptın Ateş.

Kavga neyi hallediyorsa.

(Kuş cıvıltısı sesi)

(Kuş cıvıltısı sesi)

(Horoz sesi)

(Kuş cıvıltısı sesi)

(Kapı vurma sesi)

Ne yüzle geldin buraya ya?

Su, beni bir dinle.

Ne dinleyeceğim seni Cenk? Çekil şuradan!

Su, beni dinlemek zorundasın.

Ne var ya? Her şey ortada işte, aldatmışsın beni.

Git buradan!

Bir saat sonra dönüyorum İstanbul'a.

Cehennemin dibine git.

Tamam.

Al.

Şunu bir izle, beni bir dinle, ondan sonra hâlâ git diyorsan tamam.

Gideceğim ve bir daha da beni görmeyeceksin.

-Ne bu? -Kafenin güvenlik kamerası kayıtları.

Ne yani bu?

Nasıl ne yani bu? Kızın kimin kamyonetinden indiğini görmüyor musun?

Kimin?

Senin Kelebek’in.

Ne alaka?

Nasıl ne alaka? Kızı oturtmuş, kafeye getirmiş, kendi bırakmış işte.

Üff, saçma sapan bir şey bu, inanmıyorum. Al şunu.

Ya ne demek inanmıyorum, görmüyor musun?

Kızı getiriyor, kafeye bırakıyor.

Ayrıca ben ne tanırım bunu Su? Varotik kızın teki.

Uzay'ın ağzıyla konuşma benimle, ne biçim laf o?

Ya tamam, neyse ne.

Sonuç olarak ben bu kızı hayatımda bir kere daha görmedim.

Bak, büyük bir hata yapıyorsun.

Ya Kelebek'in oyunu bu, görmüyor musun gerçekten?

(Müzik - Gerilim)

Niye böyle bir şey yapıyor bize?

(Müzik - Gerilim)

(Müzik - Radyodan kadın ses) "Dert doldu, tasa doldu gönül kesesi"

"Baharların, yazların çıkmıyor sesi"

"Gün oldum, gece oldum"

Dertlenme doğruyu söylemesine.

Kelebek senden on yaş daha büyüktür.

Koydun bizi çuvala, attın denize Reis.

(Süha) Ee, doğruya doğru, eğriye eğri.

(Radyodan müzik devam ediyor)

Kolay mı?

Ömrümü vermişim ben bu otele.

Öyle ha deyince nasıl satacağız?

Verdin de ne aldın oğlum karşılığında?

Hep kahır, hep keder.

O kadar da değil canım. Oldu oldu, güzel günlerimiz de oldu.

(Süha) Ha oldu, oldu.

Yıldız gitmeden önce.

Ya arkadaş, bayılırsın abartmaya.

(Süha) Yalan mı ulan? Oğlum...

...herkes hayatına baktı.

Evini, düzenini, ailesini kurdu.

Sen ne yaptın?

Böyle geçmişi bekliyorsun zangoç gibi.

-Başka iş vardı da biz mi yapmadık? -Baktın mı kafanı kaldırıp?

Dünyada ne oluyor dedin mi?

Bak, şu Bodrum’a. Yirmi yılda neler değişti.

Süngercilerin tatil köyü oldu.

(Süha) Artık bırak maziyi.

Bak sana da yazık, Kelebek'e de.

O gariban Şule'ye de.

(Faryalı) Yeni mi bu?

Levrek mi?

(Müzik - Duygusal)

(Müzik - Duygusal)

(Yıldız) Ee, iyi akşamlar.

Buyurun, kime bakmıştınız?

Ee, Faryalı burada mı acaba?

-Siz kimdiniz? -Yıldız ben.

Siz?

Şule ben.

Sevgilisiyim.

(Şule) Hem Faryalı yok.

Çıktı.

Peki, ee...

...telefonunu alabilir miyim acaba?

(Yıldız) Önemli bir konu hakkında konuşmam gerekiyor.

(Köpek havlama sesi)

Süha Reis'in yanındadır.

(Şule) Orada bulursun.

(Köpek havlama sesi)

Teşekkür ederim.

(Yıldız) İyi akşamlar.

(Televizyondan gelen ses) (Çekirdek çıtlatma sesi)

(Kadın) Alara Hanım, hoş geldiniz.

(Ayak sesi)

Akşam oldu, neredeydin?

Baba ne oluyor? Niye böyle davranıyorsun?

Soruma cevap ver. Neredeydin?

-Ya yüzmedeydim. -Cahitciğim.

Ha akşam oldu, merkezden buraya yüzerek geldin herhalde?

Ya anne bir şey söylesene, yalan mı söylüyorum?

Evren'in oğluyla beraberdin değil mi?

-Baba, hayır! -Yalan söyleme.

Ya değildim!

(Ayak sesi)

(Sokak gürültü sesi)

(Müzik - Piyano - Duygusal)

(Müzik - Piyano - Duygusal)

(Kapı açılma sesi)

(Kapı kapanma sesi)

Hoş geldin Yıldız.

Hoş bulduk Süha Reis.

(Müzik - Piyano - Duygusal)

Ben biraz hava alayım.

(Kapı açılma sesi)

(Kapı kapanma sesi)

Satmaya karar verdin mi?

Çocuklar...

Galiba en doğrusu bu.

Çocuklar.

(Faryalı) Ya neydi o şiir?

Çocuklar olmasa biz böyle eğilmezdik.

(Nefes sesi)

Olmayacak Faryalı.

Evren'le siz bir araya gelemezsiniz.

Güzel.

Çok güzel.

(Faryalı) Mutlu musunuz?

Geldiniz, her şeyi tarumar ettiniz.

Günlerdir babanı görüyorum rüyamda.

(Ayak sesi)

Her şeyi sen berbat ettin.

Sana burayı emanet etmiştim ben.

Emanet ettiysen ne oldu?

Ben de gittim kocana kaptırdım.

(Faryalı) Yabancıya gitmedi.

(Faryalı) Emanetin yarısı hâlâ sende, merak etme.

Mirasa hıyanet ediyorsak beraber ediyoruz.

Bu otelin bizde kaldığını duyduğumda içimde bir umut doğmuştu.

Her şeyin başladığı yere geri dönüyoruz.

Orası yine bize bakar demiştim.

Ya bu Evren senin yanında yatmıyor mu?

Sen nasıl hâlâ böyle umutlu rüyalar görebiliyorsun?

Senin de ondan hiçbir farkın yok.

(Yıldız) Bir şeyi iki ucundan çekiştirip yırtan çocuklar gibisiniz.

Ne durdan anlıyorsunuz, ne yapmadan.

Boş konuşuyorsun Yıldız.

(Faryalı) Para pazarlığı yapmaya geldiysen kocanla konuştuk zaten.

Geldiniz, yıktınız, gidiyorsunuz. Yirmi yıl önceki gidişiniz gibi.

-Hadi uğurlar olsun. -Hep aynı değil mi?

Senden başka herkes suçlu.

Suç yok, günah var. O da senin boynuna.

Onu Allah bilir.

(Müzik - Duygusal)

Sen tamam mısın satışa?

Öyle istiyorsan öyle olsun.

(Müzik - Duygusal)

Ama sana hakkımı helal etmiyorum.

(Müzik - Duygusal)

Ben ediyorum.

Sen de böyle birisin işte.

Eyvallah!

(Kapı açılma sesi)

(Kapı kapanma sesi)

Tek bir yıldız olaydın kolaydı be kızım.

Ama sen kuyruklu yıldız olmuşun.

(Süha) Senin çilen de bu.

(Sokak gürültü sesi)

(Ayak sesi)

(Baykuş ötme sesi)

Ohh, iyi yapıyorlarmış. Aferin o Uzay’a.

Bıraksaymışsın da dövseymiş iyice.

Kızım, ben bu tırtıla uyuzum, orası ayrı da...

...bu Cenk’in anlattığı hikâye de hikâye değil, Andersen’den Masallar.

Peki o kızı kim getirdi kamyonetle?

Vallahi kim getirdi ne getirdi ben bilmem.

(Ateş) Çok saçma zaten.

Ama bu sığır Cenk’e de zerre kadar güvenmiyorum, bil.

Yok, ben öğreneceğim bu işi.

Yarın ilk iş gidip Kelebek’le konuşacağım.

(Ateş) Değiştir şunu, değiştir.

(Evren) Çocuklar...

...anneniz oteli satmaya karar verdi.

Allah! İstanbul’a dönüyoruz!

(Gülme sesleri)

Gel buraya gel.

Değil mi?

Ya!

Uff!

O kadın yüzünden değil mi?

-Üstüme gelme Şule. -Nursuz bir tip zaten.

Bugün geldi buraya. Böyle gözlerini belerte belerte yüzüme bakıyor.

Gıcık.

-Şimdi şey değil abla. -Aman iyi be.

(Kelebek) Alalım payımızı. Gündoğan tarafında, Mazı tarafında yeni bir yer bakarız.

Yeniden başlarız.

Hesap verecek kimsemiz olmaz. Kafamıza göre takılırız abi.

Takılırız koçum.

Abimin üzüldüğü şeye bak.

(Kelebek) Çıksınlar gitsinler hayatımızdan.

Zaten bize bir hayır getirecekleri yok.

(Köpek havlama sesi)

(Televizyondan gelen müzik sesi)

Ne yapıyor?

(Ceyda) Odasında somurtmuş oturuyor.

Havlusu, mayosu, her şeyi ıslak Cahit.

(Ceyda) Yalan söylemiyor kız.

Hadi git de bir gönlünü al ha?

(Televizyondan gelen konuşma sesi)

(Köpek havlama sesi)

(Flaş sesi)

(Köpek havlama sesi)

(Köpek havlama sesi)

(Kapı vurulma sesi)

(Kapı açılma sesi)

(Kapı kapanma sesi)

Ne oldu baba? Yine ne diyeceksin?

Ben sana gündüz söyleyeceğimi söyledim zaten kızım.

Daha da o çocuğu aramıza sokma.

Tamam mı?

Dünya güzelimi de kırdıysam özür dilerim.

Ya baba, ben neyi yanlış yapıyorum anlamıyorum ki ya.

Sen Ateş'in babasıyla iş yaparken iyi...

...ben Ateş'le arkadaş olunca... -Bir dakika, bir dakika.

Ne dedin sen? Ben kiminle iş yapıyorum.

Evren amcayla.

Ne işi?

Adamın otelini alıyormuşsun baba.

Kızım, ne oteli? Otel mi kaldı? Battı onlar.

Ateşin dedesinden kalma bir otel varmış.

Sen alıyormuşsun.

Hatta sabah bir kadın gelmiş bizim eve.

(Gülme sesi)

Gözde.

(Müzik - Gerilim)

Para hazır avukat.

Yarın sabah bu işi hallediyoruz.

Yıldız bizi kapının önüne koymadan hallettik çok şükür.

(Tevfik ses) Çok sevindim Evren Bey. Hadi hayırlısı.

O zaman ben sizden haber bekliyorum.

Eyvallah, görüşürüz.

(Müzik - Gerilim)

(Telefon zili sesi)

(Telefon zili sesi)

(Telefon zili sesi)

Efendim Cahit Bey?

Uzun zaman oldu avukat.

Bana borcunu ödemenin zamanı geldi.

O zaman ben İngiltere’ye gidiyorum.

Ben de konservatuara dönüyorum.

Ateş, gider gitmez ihmal etme...

...kalacak yerini erken ayarla ucuza getirirsin, hı.

Anne, siz de gelirsiniz belki, yanıma ha, tatile?

(Yıldız) Vallahi deden derdi, sen yine de heybeyi küçük tut.

-O ne anne ya? -Yavaş hayal kurun yavrum, yavaş.

Yalnız yarın kesin satılıyor değil mi otel?

Yani gidiyoruz bir, iki güne?

Evet dedik ya kızım.

Yalnız Yıldız...

...turta on numara olmuş.

Yani bu kadar karmaşanın arasında nasıl böyle bir şey yaptın? Helal olsun ya.

Vallahi ben yapmadım. Komşu getirdi. Gözde.

(Müzik - Gerilim)

Ya yemeğin üstüne fazla kaçırmayalım.

(Deniz dalga sesi)

Sevindin yani otelin satılmasına?

Evet.

Bu senin sevinmiş halin mi oluyor?

Ne yapayım, göbek falan mı atayım? Gidiyorlar işte, kurtuluyoruz.

Ölüyorsun kızın aşkından.

Sen mi biliyorsun?

(Aslı) Senin birine âşık olunca nasıl olduğunu en iyi ben bilirim.

(Deniz dalga sesi)

Yok öyle bir şey.

Su gidiyor diye üzüntüden geberiyorsun.

Ateş gidiyor diye sen öyle olmayasın?

-Bana ne be Ateş’ten? -(Kelebek) Pardon, kızım da...

...sen değil miydin bugün kolejlerde ağlayan, Ateş kalp Alara diye?

Öküzlükte markasın Kelebek!

(Kelebek) Ya ne dedim ben şimdi?

(Aslı) Geldiler, bizim dengemizi bozdular.

Gitsinler de kurtulalım.

(Müzik - Hüzünlü)

(Müzik - Hüzünlü)

(Köpek inleme sesi)

(Kapı vurulma sesi)

(Cırcır böceği sesi)

(Kapı kapanma sesi)

(Köpek inleme sesi)

(Ayak sesi)

Halledeceğini biliyordum da...

...bu kadar çabuk olacağını hiç düşünmemiştim doğrusu.

(Kapı kapanma sesi) -Sen ne sandın beni?

(Evren) Ben insanların kuyruğunu birbirine bağlarım...

...kimsenin ruhu duymaz.

(Köpek havlama sesi)

O kadar âşığım ki sana.

(Köpek havlama sesi)

-Ya? -Ya.

(Köpek havlama sesi) -Turta çok güzeldi be.

(Gülme sesi)

-(Evren) Devamı var mı? -Var. Veririm.

(Evren) Hah, sen muhtara uğrayıp tebligatı alabildin mi?

Ay, onu unuttum ben!

Canım, yapma Allah aşkına ya! Başımı belaya sokacaksın.

Bak Yıldız, hastanenin vergi olayını öğrenirse...

...bu iş biter, boşar beni.

Hıı!

Boşasın.

-Ben alırım. -Gözdeciğim ya!

Uff, aman, tamam, iyi. Yarın gider alırım.

(Gözde) Ya onu boş ver de Evren...

...Yalıkavak’ta bir yer var...

...satış yapılsın, gidip orayı beach club yapalım.

Hem yaza da yetiştiririz, ha?

(Köpek havlama sesi)

-Ya Gözde... -Hı?

Ee...

...Yıldız bu oteli satma işini İstanbul'a dönme karşılığında kabul etti.

(Müzik - Gerilim)

Ne demek? Yani İstanbul'a mı dönüyorsunuz?

Ya başka türlü ikna olmadı.

(Müzik - Gerilim)

(Gülme sesi)

(Nefes sesi)

(Gülme sesi)

(Müzik - Gerilim)

Evren, biz böyle mi konuştuk?

-Ben ne olacağım? -Yine eskisi gibi devam edeceğiz.

Burada gayet güzel bir hayatımız var.

-Seni yeni bir villaya taşıyacağız. -(Gözde) Gerçekten mi?

Sayfiye metresliğine devam yani?

-Ya Gözdeciğim yap... -(Gözde) Ya ne Gözdeciğim ya?

Adam beni villayla kandırıyor ya.

(Gözde) Ya ben seni istiyorum, seni, anlıyor musun?

Yoksa bu sefalete beş dakika katlanmazdım.

Ya, ya karın başının etini yedi ya!

Vırvır vırvır başının etini yedi battın, battın diye!

(Gözde) Ben ağzımı açıp tek kelime söyledim mi sana?

(Gözde) Ya zengin hayatı bıraktım, böyle bir yerde yaşıyorum ya ben!

Canım, ben seni daha önce üzdüm mü? Bir çaresini bulacağız işte.

Evren!

(Gözde) Evren.

(Gözde) Ben o gözündeki ifadeyi çok iyi biliyorum.

Beni kandıramazsın.

Benim gözümde tek bir bakış var...

...o da dünya yansa...

...seni bırakmam bakışı.

Hadi. Gel, gel!

(Müzik - Gerilim)

(Müzik - Keman)

(Evren) Günaydın. Olmuş mu?

Olmuş.

Yıldız...

...hadi surat asma, sen en doğru kararı verdin.

Omlet mi yapıyorsun?

Evet.

Şu işi halledeyim, yarın bana da yaparsın tamam mı?

Bu son şansımız.

-Biliyorum. -Bunu da mahvetme.

(Ateş) Günaydın.

Su kalkmadı mı hâlâ oğlum? Geç kalıyorsunuz okula.

Anne, ne okulu ya?

(Ateş) Buradan gitmiyor muyuz artık zaten?

Bu okula gitsek ne olur, gitmesek ne olur?

Kaldır şu kardeşini hadi.

Hadi bana eyvallah.

(Müzik)

Tamam anneciğim, tamam.

Gidiyorum, gittim.

(Horoz sesi)

Günaydın yok mu Evren?

(Kuş cıvıltısı sesi)

Seninle biraz konuşalım.

(Kuş cıvıltısı sesi)

(Ateş) Kızım uyandın madem, gelsene aşağı. Ne oturuyorsun burada?

Hiç uyumadım ki.

(Ateş) Hoppala! Ne oldu?

Dün akşam gayet mutlu görünüyordun.

(Su) Benim İstanbul’a gitmeden gerçeği öğrenmem lazım.

Yoksa oraya gittiğimde kendimi Cenk’e inandırmak için elimden gelen her şeyi yaparım.

-Yani bu şüpheyle yaşayacağına. -(Su) Giderim Kelebek'le konuşurum.

(Ateş) Yok, onu kastetmedim.

O sığırdan ayrılmanı kastetmiştim aslında.

(Nefes sesi) (Horoz sesi)

Sen de gelsene, beraber gidelim.

(Ateş) Ya kızım benim tırtılla falan uğraşacak halim yok şimdi.

Alara'ya müjdeyi vermeye gidiyorum ben.

Ne olur, ne olur, ne olur!

Ya kızım saçmalama, İngiltere diyorum, gidiyoruz diyorum. Hop, kime diyorum.

Alara'ya telefonda mı haber vereyim ben?

(Gülme sesi)

(Gülme sesi) (Horoz sesi)

Ay, aman iyi, kaçıyor sanki.

(Kuş cıvıltısı sesi)

(Köpek havlama sesi)

(Köpek havlama sesi) -Yok, bulamıyorum.

Ne zaman geldi bu evrak?

Ya bilmiyorum ki. Yani bir, iki ay oldu.

-Acaba arşivde olabilir mi? -Bekle, ben bir bakayım.

(Müzik - Gerilim)

-(Muhtar) Senin adına mı, emin misin? -Aa evet, benim adıma.

(Nefes sesi)

Yok Gözde Hanım, bulamadım.

(Gözde) Ya.

(Gözde) Tamam, peki o zaman yani, ne yapalım?

-Çok teşekkür ederim yine de. Kolay gelsin. -Rica ederim. İyi günler.

(Kapı açılma sesi)

(Kuş cıvıltısı sesi)

(Cahit) Ben seni akıllı bir adam sanırdım Evren.

Oteli senin sattığını öğrenemeyeceğimi nereden çıkardın?

Öğrendin işte.

Alıcıyı kaldıralım. Paran yanındaysa gidip bitirelim şu işi.

-Faryalı'yı ne yaptın? -O razı.

Hanım mı ikna etti?

(Gülme sesi)

(Martı sesi)

Kendi işine baksana ulan sen.

Neden gizledin kendini?

Aramızdaki husumetten almazsın diye.

Allah Allah! Hiç olur mu öyle şey? Biz sonuç olarak ticaret yapıyoruz.

(Cahit) İş bu. Yani ticarette husumet falan olmaz.

-Ama dengeler olur. -Ne dengeleri olurmuş?

Yani aç satıcı, tok satıcı.

Açık konuş benimle, ne diyorsan söyle.

(Cahit) Bak, sen gel bana bu oteli sat. Hapse falan girme.

E satıyoruz işte.

De sen olunca biraz işler değişti tabii.

-Bana bak, oyun oynama benimle. -En sevdiğim şey.

Bak, ben sana helalinden...

...Gözde'ye teklif ettiğimin...

...üçte birini teklif ediyorum.

(Martı sesi)

Akbabasın ulan sen.

Senin gibi leş kargası olmaktan iyidir.

Satmıyorum ulan.

(Gülme sesi)

Sen yapamazsın. Hapse falan giremezsin. Rutubetlidir oralar.

Tek alıcı sen misin? Satmıyorum.

(Cahit) Kimi bulacaksın iki günde ha?

(Cahit) Polis sana gelmeden sen notere gel.

Orası benim geleceğim ulan.

Üç kuruşa boğdurtmam kendimi sana.

(Martı sesi)

(Müzik - Gerilim)

Cemal...

...Evren Bey'in adresini emniyetteki arkadaşlara bir fısıldayalım.

-Onlar gereğini yaparlar. -Peki efendim.

(Müzik - Gerilim)

(Müzik - Gerilim)

(Tavuk sesi)

(Telefon zili sesi)

Efendim sevgilim?

Gözde, bittik.

Cahit beni öğrenmiş, satış iptal.

(Kuş cıvıltısı sesi)

(Kuş cıvıltısı sesi)

(Kuş cıvıltısı sesi)

(Alara) Oha.

(Alara) İyice delirdin.

-Seni görmem lazımdı kızım. -Ya böyle mi? Niye aramıyorsun?

-Bir gören olacak. -Kızım romantik oluyoruz, bir dur.

(Ateş) Bir dur.

-Sana müjde... -(Alara) Şişş!

Bağırmadan konuş.

-Kim var? Evde mi sizinkiler? -Yoklar Allah'tan.

(Ateş) Tüh, keşke olsalardı.

O zaman daha heyecanlı olurdu.

Sen bana kalp krizi mi geçirtmeye çalışıyorsun?

Söz konusu kalp bu mu?

Nasıl atıyor görüyor musun?

Benim için atanını ilk defa görüyorum.

Dur, yapma.

-Ne oldu, ne müjdesi? -Ha.

Annem tamam dedi, satıyoruz oteli.

-(Ateş) İki aya İngiltere. -İnanamıyorum, bu kadar çabuk mu?

(Gülme sesi)

(Kuş cıvıltısı sesi)

(Kuş cıvıltısı sesi)

(Faryalı) Kimi aradın canım?

-Korktum. (Nefes sesi)

(Faryalı) Korkma, korkma.

Kimi aradın?

Ben Kelebek'in arkadaşıyım.

Öyle mi, kimsin sen?

Su ben.

Burada mı Kelebek?

Burada, burada.

Yukarıda odasında. Çık bak.

Teşekkür ederim.

(Kuş cıvıltısı sesi)

Akacak kan damarda durmuyor (Bip).

(Kuş cıvıltısı sesi)

(Kapı vurulma sesi)

(Kapı açılma sesi)

(Köpek havlama sesi)

Kelebek!

Kelebek, burada mısın?

(Köpek havlama sesi)

(Nefes sesi)

(Köpek havlama sesi)

(Müzik)

(Müzik)

Bu ne?

Keman.

Ne zaman tamir ettirdin?

Kırdığım zaman.

Niye vermedin?

Çünkü buna ihtiyacın yoktu. Yenisi gelmişti.

(Müzik) "Kocaman bir aşkın içinde kayboldum"

Kelebek...

...o kızı kafeye sen mi getirdin?

Evet.

Neden?

(Kuş cıvıltısı sesi)

Kelebek, neden getirdin o kızı kafeye?

Sinirliydim, hata yaptım, yakışmadı.

Yok, ben seni anlamadım ya!

Sen bu kemanı tamir ettiren...

...bana iş bulan, bana yardım etmeye çalışan insan mısın?

Yoksa abimle babama saldıran, Cenk’le aramı bozmaya çalışan insan mı?

Ne anladıysan o.

Kelebek bak, bir şey biliyorsan ne olur söyle.

Ben bir şey bilmiyorum.

Cenk bana yalan mı söylüyor?

Ben bilmem, aranızdaki iş Cenk'le.

Ya aramızdaki işse niye karıştın?

(Kelebek) Hıyarlık ettim, hata yaptım.

Hem bana neyse? Kusura bakma.

Seni affetmeyeceğim.

Su!

Başkasına verirsin.

Başımıza yıktığınız bu otel var ya...

...bu da bizimle beraber altında kalmasın.

(Kuş cıvıltısı sesi)

(Evren) Korktuğum şey başıma geldi.

(Evren) Öğrenirse biterim demiştim.

-Ya nereden öğrenmiş olabilir ki? -Bilmiyorum.

(Nefes sesi)

(Evren) Ya sen acaba dün görüşmede ağzından bir şey kaçırmış olabilir misin?

(Gözde) Evren!

Tamam, bir dakika dur, tamam, sakin ol.

(Gözde) Bir an önce yeni bir alıcı bulacağız.

(Evren) Ya sen benimle dalga mı geçiyorsun? Hakkımda tutuklama kararı çıkmış.

Bulacaksın, pazarlık edeceksin, satacaksın. Ne kadar sürecek bu?

(Nefes sesi)

Mahvoldum ulan ben.

(Müzik - Gerilim)

(Kuş cıvıltısı sesi)

Hadi, biri görmeden çık artık.

Tamam, tamam.

(Kuş cıvıltısı sesi)

(Gülme sesi)

(Alara) Nereye gidiyorsun? Abartma, gel kapıdan insan gibi.

(Gülme sesi)

(Ateş) Aynen.

(Kapı açılma sesi)

(Ayak sesleri)

(Kapı açılma sesi)

(Müzik - Gerilim)

Baba.

Sen...

...gel bakalım benimle beraber aşağıya. -(Alara) Ya baba!

-(Alara) Baba ya, baba! (Ayak sesleri)

(Ayak sesleri) -(Alara) Baba Allah aşkına!

(Alara) Baba, bir dinler misin? Baba vallahi hiçbir şey yok.

-İstanbul'a dönecekler, veda etmeye gelmiş. -Alara çık dışarı.

-Babacığım. -Alara!

-Erkek erkeğe konuşacağız, çık dışarıya. -Tamam.

Kapıyı da kapat.

(Müzik - Gerilim)

Kızımla neden görüşmeni istemiyorum?

Neden?

Siz babamla iş yaparken ben neden Alara’yla arkadaşlık edemiyorum?

Senin babanla iş yapılmaz oğlum.

(Cahit) Baban size doğruları konuşmuyor.

Hiçbir yere gideceğiniz yok.

Anlamadım.

Bak, ben seni tanımam etmem.

Ama benim anlatacaklarım belki senin biraz zihnini açabilir.

(Cahit) Alara’nın Sinan diye bir dayısı vardı.

Gördün mü onu sen hiç?

Hayır ama duymuştum.

-Ölen dayısı. -Yani açık açık söyleyebilirsin.

İntihar eden dayısı.

Da bunun şimdi babamla ne alakası var onu anlamadım ben.

Sinan abi bu dünyanın...

...en iyi insanıydı.

Nazik, yardımsever...

...çok beyefendi bir adamdı.

Bu adam senin babanın çevirdiği dolaplar yüzünden intihar etti.

Ne?

Nasıl yani?

Baban vahşi bir adam.

Biri yere düşmeye görsün, onu tekmeleyen cinsten.

(Cahit) Sinan abiyi bile bilerek, isteyerek batırdı.

(Cahit) Evlerinizi, otellerinizi...

...hepsini Sinan abiyi iflasa sürükleyerek elinden aldı.

Bunları Alara bilmez.

Anası da bilmez.

Bunları siz söylüyorsunuz.

-Babama sorarım. -(Cahit) Sor tabii.

(Cahit) Ya sormakla öğrenebilirsen.

(Cahit) Hatta ona şunu da sor. Baba, sırada kim var de.

(Cahit) Ben sana söyleyeyim.

Sırada o gariban Faryalı var.

Adamı kandırarak elinden her şeyi apar topar satın almış.

Bir yanlışınız var. Borcu varmış onun babama.

Ah be oğlum.

Allah sana bir baba vermiş, düşmana falan ihtiyacın yok.

(Ateş) Yeter ya yeter!

Hiçbir yere gittiğiniz yok.

O otelden gelecek olan parayla...

...baban borçlarını ancak ödeyecek.

Borçlarından yırtıp kendini sağlama alacak...

...siz de o harabe evde, üç kuruşla...

...yaşamaya devam edeceksiniz.

Hadi git, koş.

Eğer baban pılını pırtısını toplayıp kaçmadıysa...

...ona bunların hepsini teker teker sorarsın.

(Kapı açılma sesi)

(Kapı kapanma sesi)

(Köpek havlama sesi)

(Ayak sesi)

(Kuş cıvıltısı sesi)

Ateş!

(Kapı kapanma sesi)

(Kuş cıvıltısı sesi)

(Kapı açılma sesi) (Tavuk sesi)

(Kapı kapanma sesi) -Ne oldu?

Bir şey yok.

Satışta problem mi var?

-Hallediyorum. Bir şey yok. -Ne bu suratının hali?

(Kuş cıvıltısı sesi)

Alıcı vazgeçti.

(Yıldız) Boş ver. Başkasını bulursun.

Beni o oteli satmaya ikna eden, başkasını da almaya ikna eder herhalde.

(Kuş cıvıltısı sesi)

(Horoz sesi)

(Kuş cıvıltısı sesi)

(Kapı açılma sesi)

-Konuşacağız baba. -Ne oluyor be?

Dışarıda.

(Horoz sesi)

-Ateş, ne oldu oğlum? -Sen karışma anne.

(Evren) Hey Allah'ım ya, uff!

(Kapı kapanma sesi)

(Kuş cıvıltısı sesi)

(Evren) Hı?

Baba, sen yalan mı söyledin bana? Hepimizi kandırıyor musun?

Ne diyorsun oğlum sen?

Hiçbir yere gideceğimiz yoktu değil mi ha?

(Ateş) Annemi ikna etmek için kullandın Su'yu da beni de değil mi?

(Evren) Evladım, ne saçmalıyorsun?

Ben Cahit Akaslan’ın yanından geliyorum baba.

-O köpek mi doldurdu seni böyle? -Baba, sen kimsin ya?

Biz seni İstanbul'da biliyoruz ama sen buralarda kimdin?

Sen o herifin lafıyla mı benim karşıma böyle dikiliyorsun?

Baba, senin kime ne borcun var?

(Kuş cıvıltısı sesi)

(Ateş) O otelin parası hiçbir zaman bize gelmeyecekti değil mi?

İstanbul’a falan dönmek de yoktu değil mi?

(Ateş) Sen kendi borçlarını ödemenin derdindeydin.

Annemi, Su'yu, beni, hepimizi kandırdın.

Yeter ulan yeter!

(Evren) Bir halt bildiğiniz yok.

Ben nelerle savaşıyorum biliyor musun?

(Horoz sesi)

Sen nasıl bir babasın ya ha?

Nasıl gözünü kırpmadan yalan söylüyorsun hepimize?

(Evren) Ben kimseye yalan falan söylemedim.

-Nasıl söylemedin, borcun yok mu senin? -Yok benim kimseye borcum.

(Siren sesi)

(Kapı kapanma sesi)

Evren Ergüven?

Evet.

(Polis) Hakkınızda yakalama kararı var. Bizimle geleceksiniz.

(Müzik - Gerilim)

(Müzik -Jenerik)

Bu dizinin betimlemesi Kanal D tarafından Sesli Betimleme Derneğine yaptırılmıştır.

www.sebeder.org

Sesli Betimleme Metin Yazarı: Nezahat Şalkamcı

Seslendiren: Emine Kolivar

Alt Yazı: Ece Naz Batmaz / Hatice Başpınar / Feride Tezcan

İşaret Dili Tercümesi: Müjde Kolçak

Son Kontroller: Fulya Akbaba / Beliz Coşar / Samet Demirtaş

Teknik Yapım: Dağ Prodüksiyon ve Yeni Gökdelen Tercüme

(Müzik -Jenerik)

(Müzik - Zafer Güler - Sezenler Olmuş)

"Seni yerlerde, göklerde bulamazlarken"

"Bende gizli olduğunu sezenler olmuş"

"Dumlu dumluymuşsun yüreğimde"

"Kımıl kımılmışsın bileklerimde"

Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.