All language subtitles for Bodrum.Masali.S01.E01

af Afrikaans
ak Akan
sq Albanian
am Amharic
ar Arabic
hy Armenian
az Azerbaijani
eu Basque
be Belarusian
bem Bemba
bn Bengali
bh Bihari
bs Bosnian
br Breton
bg Bulgarian
km Cambodian
ca Catalan
ceb Cebuano
chr Cherokee
ny Chichewa
zh-CN Chinese (Simplified)
zh-TW Chinese (Traditional)
co Corsican
hr Croatian
cs Czech
da Danish
nl Dutch
en English Download
eo Esperanto
et Estonian
ee Ewe
fo Faroese
tl Filipino
fi Finnish
fr French
fy Frisian
gaa Ga
gl Galician
ka Georgian
de German Download
el Greek
gn Guarani
gu Gujarati
ht Haitian Creole
ha Hausa
haw Hawaiian
iw Hebrew
hmn Hmong
hu Hungarian
is Icelandic
ig Igbo
id Indonesian
ia Interlingua
ga Irish
it Italian Download
ja Japanese
jw Javanese
kn Kannada
kk Kazakh
rw Kinyarwanda
rn Kirundi
kg Kongo
ko Korean
kri Krio (Sierra Leone)
ku Kurdish
ckb Kurdish (Soranî)
ky Kyrgyz
lo Laothian
la Latin
lv Latvian
ln Lingala
lt Lithuanian
loz Lozi
lg Luganda
ach Luo
lb Luxembourgish
mk Macedonian
mg Malagasy
ms Malay
ml Malayalam
mt Maltese
mi Maori
mr Marathi
mfe Mauritian Creole
mo Moldavian
mn Mongolian
my Myanmar (Burmese)
sr-ME Montenegrin
ne Nepali
pcm Nigerian Pidgin
nso Northern Sotho
no Norwegian
nn Norwegian (Nynorsk)
oc Occitan
or Oriya
om Oromo
ps Pashto
fa Persian
pl Polish
pt-BR Portuguese (Brazil) Download
pt Portuguese (Portugal)
pa Punjabi
qu Quechua
ro Romanian
rm Romansh
nyn Runyakitara
ru Russian
sm Samoan
gd Scots Gaelic
sr Serbian
sh Serbo-Croatian
st Sesotho
tn Setswana
crs Seychellois Creole
sn Shona
sd Sindhi
si Sinhalese
sk Slovak
sl Slovenian
so Somali
es Spanish
es-419 Spanish (Latin American)
su Sundanese
sw Swahili
sv Swedish
tg Tajik
ta Tamil
tt Tatar
te Telugu
th Thai
ti Tigrinya
to Tonga
lua Tshiluba
tum Tumbuka
tr Turkish
tk Turkmen
tw Twi
ug Uighur
uk Ukrainian
ur Urdu
uz Uzbek
vi Vietnamese
cy Welsh
wo Wolof
xh Xhosa
yi Yiddish
yo Yoruba
zu Zulu

Original subtitles

Bu dizinin betimlemesi Kanal D tarafından Sesli Betimleme Derneğine yaptırılmıştır.

www.sebeder.org

(Müzik - Duygusal) (Uçak sesi)

(Anons kadın ses) Lütfen dikkat. Son çağrı.

(Müzik - Duygusal)

(Telefon zili sesi)

(Telefon zili sesi)

Efendim abi. Havaalanındayım.

E bir hafta sonu kaçayım dedim abi.

Yok be abi, ne işim olacak? Yolcu var, onu almaya geldim.

Bizim Yusuf'un işi çıkmış, bana söyledi.

Transferci Yusuf yok mu abi? Ha, o abi.

Onun arabasını aldım zaten.

E tamam, dönüşte oraya uğrarım o zaman.

Tamam, tamam abi, görüşürüz. Hadi eyvallah.

(Müzik - Duygusal)

Hoş geldiniz.

-(Evren) Diğer bavulları da alırsın. -(Kız) Gerek yok, ben taşırım.

-Hangi araca biniyoruz? -Ee, şu kahverengi.

Alayım ben.

Hiç zahmet etme yavrum, gerçekten.

-Lütfen, lütfen. -Peki, peki.

Buyurun.

(Müzik - Duygusal)

(Köpek havlama sesi)

Hadi Su.

Ben de Kelebek. Memnun oldum.

-Kelebek mi cidden ismin? -Öyle derler.

Ya şunu sağlam bir yere koysak olur mu?

Kala kala elimde bu kaldı zaten.

Ya bu kutuları görünce hep içinde silah mı var diye merak ediyorum.

El Mariachi.

(Erkek) Hadisene Su.

Sanki tatile geldik buraya. Sallana sallana hareketler.

(Müzik - Duygusal)

(Müzik - Hareketli)

"Her şey çok güzel giderken taklaya gelmek var bu hayatta"

"Dost bildiklerin tarafından sırttan vurulmak var bu hayatta"

"Aldatılmak, kandırılmak, ihanete uğramak var bu hayatta"

"Kalabalıklar içindeyken yapayalnız kalmak var bu hayatta"

"Aşkını sineye çekip, arkana bile bakmadan gitmek var bu hayatta"

"Aşkını sineye çekip, arkana bile bakmadan gitmek var bu hayatta"

(Müzik - Hareketli)

"Her şeye baştan başlamak çok zor ama imkânsız değil"

"Düşmüşken yeni baştan kalkmak çok zor ama imkânsız değil"

"Tekrar sevmek, âşık olmak çok zor ama imkânsız değil"

"Bu hayatta"

(Kuş cıvıltısı sesleri)

(Müzik - Duygusal)

Bu ne ya?

(Müzik - Duygusal)

(Su) Nasıl yaşayacağız biz burada?

(Müzik - Duygusal)

(Müzik - Gitar)

(Köpek havlama sesi)

(Köpek havlama sesi) (Müzik - Gitar)

Ateş! Su!

Çatladı hayvan. Kime diyorum!

Gel çocuğum.

Ateş! Ateş!

(Müzik - Gitar)

(Kadın) Ateş!

(Kadın) Biriniz çıkarsın şu hayvancağızı.

Anne, benim çok işim var!

(Kadın) Su!

(Müzik - Keman)

(Kadın) Su!

Ya anne ne var? Ne var?

-(Kadın) Kızım, Papi! -Ya anne, sıra abimde.

Atma Su, benim canımı sıkma.

Çocuklar, hastanede toplantım var. Acil çıkmam lazım, hadi.

Dün ben çıkarttım anne.

Kızım, iki günde bir mi geliyor bu hayvancağızın çişi?

Yarın sınavım var, okulda çalışacağız. Çıkmam lazım.

Benim de antrenmana gitmem lazım havuz kapanmadan.

(Ateş) Benim de acil çıkmam lazım yani.

Anne ne olur köpek bizde kalsın, söz her şeyiyle ilgileneceğiz.

(Kadın) Hangi şartla izin verdiğimi hatırlayan var mı?

(Kadın) Ben başıma geleceğini biliyorum.

(Müzik - Hareketli)

(Müzik - Hareketli)

Yemin ediyorum James Bond ya. Aklını alacağım senin kızım.

(Müzik - Hareketli)

(Fren sesi)

Ya önüne baksana be! Eziyordun!

Kızım ne oluyor? Hani keman çalışacaktın sen?

Bir aydır okulda herkes Ateş'in gizli partisini konuşuyor.

Ya kendi abimin partisine gidemeyecek miyim ben?

Ne güzel söylüyorsun bak. Abim diyorsun.

Büyükler için kızım o parti, büyükler için.

Off Ateş ya.

Babam yokken arabayı alman yasak değil mi senin?

Anne!

Şş, tamam tamam, atla atla. Tamam, hadi.

Arabaya temsili olarak katılacağım canım.

Partiden önce işim var.

Kuzu bir şeyler karıştırıyorsa tabii ki...

...işin içinde o sığır vardır değil mi?

Cenk, abiciğim sevgilimin adı.

Ya partiden önce bir sürprizi varmış bana.

Bana bak...

...sakın partiye falan gelmeye kalkmasın. Sokmam o zibidiyi içeri.

Haberin olsun.

Ya sen çok tatlısın...

(Isırma sesi)

(Öpücük sesi)

Salak.

(Müzik - Hareketli)

(Müzik - Hareketli)

(Telefon zili sesi)

-Efendim Yıldız. -Nasıl gidiyor işlerin, merak ettim.

Nasıl gitsin? Normal.

Ne oldu, sen niye şey ettin ki?

Hiç, öylesine yani.

Benim toplantıya girmem lazım canım. Konuşuruz sonra, tamam?

Hadi hoşça kal.

Sevgilim.

-Hoş geldin. -Hoş bulduk.

Gel.

(Müzik - Hareketli) (Araba ve motor sesi)

(Müzik - Hareketli) (Araba ve motor sesi)

Neden geldik buraya?

Hadi.

-Beni annenle mi tanıştıracaksın? -Hadi.

Cenk dur, yapma. Cenk yapma, yapma ne olur.

-Ne olur ne olur ne olur. -Hadi.

(Müzik)

İşte yeni kemancınız.

(Müzik - Aşkın Nur Yengi - Yalancı Bahar)

"Hayat sende durmam diyor"

"Her nefeste son geliyor"

"Bildiğin sende kalsın"

"Sen yalancı baharsın"

"Artık senin olmam diyor"

"Sen yalancı bir sonbahar"

"Ben sevdalı koca çınar"

"Kaç mevsim benden aldın"

"Kaç sevda geri verdin"

"Ruhum sana kanmam diyor"

"Söyle kaç bahar oldu"

"Penceremde gül"

"Belki de zaman doldu"

"Sevdiğim dönmüyor"

"Söyle kaç bahar oldu"

"Penceremde gül"

Oha. Oğlum bu ne?

-Alara geliyor mu? -Ya Ateş, sen ne yaptın ya?

Gece olsun, ışıkları yansın, siz bir de o zaman görün asıl.

Yakacak boğazı, yakacak.

Yemin ediyorum delisin, sapıksın, sapık!

Alara geliyor mu?

Gelmezse gelmesin, kendi kaybeder.

Bak Ranacığım...

...Alara Bodrum’dan geldi geldi…

...gelmedi partinin yarısında atarım seni gemiden aşağı, haberin olsun.

Off, çok kötüsün Ateş ya.

Kızım, ben senin baban mıyım, kocan mıyım? Ha?

Sana niye babamın gemisinde kaçak göçek doğum günü partisi yapayım?

Alara geliyor dedin, gemiyi açtım.

Sözünü tut.

Iyy. Alara da Alara. Başka bir şey düşündüğün yok zaten.

Bana yeni bir şey söyle ya, yeni bir şey söyle bana.

Babanın haberi yok mu bundan?

(Müzik - Hareketli)

(Kuş cıvıltısı sesi)

Temelini attığım gün aklımda.

(Kadın) Sevgilim...

...üzülme.

(Kadın) Daha büyüklerini yapacaksın.

Sen bana inanmaktan vazgeçmeyecek misin hiç?

Hiç.

Sen benim kahramanımsın.

Yaa.

Bu sefer çok zor olacak.

Yani her şeye yeniden başlamak çok zor.

I ıh. Bir farkla.

Bu sefer başlarken yanında ben varım.

(Kuş cıvıltısı sesleri)

-Çıkmam lazım. -Yaa!

Biraz daha kalsaydın.

Kafanı iyice toplayıp öyle dönseydin İstanbul'a.

Ateş'le Su'ya her şeyi kaybettiğimi söylemem lazım.

(Öpme sesi)

Sen asıl...

...her şeyi kaybettiğini Yıldız'a nasıl söyleyeceksin?

(Müzik - Duygusal)

İpek'in durumu maalesef umutsuz.

(Doktor) Almanya'dan gelen raporlar bizi doğruluyor.

(Doktor) Kurulum kararı bağış bütçesini İpek'ten daha...

...fazla şansı olan çocuklarımız için kullanmak yönünde.

Muhtemelen başaramayacağız.

Bu kadar kolay pes etmek istemiyorum.

(Müzik - Duygusal)

İpek'i ben gönderiyorum Almanya'ya.

Masraflarını bizzat ben karşılayacağım.

(Müzik - Duygusal)

Çok teşekkür ederim size bugün için.

Dur, daha yeni başlıyoruz.

Nasıl yani?

On gün çok sıkı çalışırsan...

...okul dışında da her an burada olursan...

...bir de buna uymazsan konserde bizimlesin.

-Konser mi? -Neyin provasını yaptık?

Bundan sonra sen de ekiptesin.

Hadi çocuklar. Ben eve geçiyorum Cenkciğim.

(Müzik)

Bayılacağım şimdi.

Ya çok şanslıyım ya. Çok şanslıyım, çok şanslıyım.

(Bağırma sesi)

Seni bulduğum için.

-Çok çalışmam gerekiyor. -Doğru, çok çalışman gerekiyor.

Ee, yeni kemanına alışman da zaman alacak.

(Müzik)

Benim mi bu?

(Müzik)

Sa-saçmalama Cenk.

Banka soysam daha iyi. Bunun değeri...

Senden değerli değil.

(Müzik)

Ya benim anlayacağım dilden konuş, avukat.

-Bir şey kurtarabiliyor muyuz? -Maalesef Evren Bey.

Bütün mal varlığınız gitti.

Oteller, evler, arabalar, gemiler, bu tekne.

Sen konuştun mu bakanla?

Hem bizimkiyle, hem Türkmen bakanla konuştum.

Tüm hesaplarınız bloke edilmiş vaziyette.

-Hepsi mi? -Hepsi.

(Müzik)

(Telefon zili sesi)

(Müzik)

(Müzik)

(Yıldız) Evren açmıyor.

Banka müdürüyle konuştunuz mu? Emin misiniz bir gariplik olduğundan?

Yıldız Hanım kaç kere denedim. Ancak...

...İpek için gereken parayı hesabınızdan aktaramadım.

-Olur mu canım öyle şey? -Banka...

...hesabınızın dondurulduğunu söylüyor.

(Müzik - Duygusal)

(Müzik - Duygusal)

(Müzik - Hareketli)

(Müzik - Hareketli)

(Müzik - Hareketli)

Canım hoş geldin.

Canım, iyi ki doğdun.

-Ya çok sevindim gelmene. -Hoş geldin.

Sensiz olmazdı.

-Rana çok istedi. -Bir tek o istemedi herhalde.

Kaçırır mıyız böyle partiyi?

Ben olmasam bu uyuşuğun geleceği yoktu.

Uzay! Saçma sapan konuşma.

Yalan mı? Bir gün için Bodrum'dan İstanbul'a gidilir mi demedin mi?

Ne haber Ateş Prens?

Sen de hoş geldin Uzay boşluğu.

Geç.

(Müzik - Hareketli)

(Araba sesi)

(Müzik)

(Müzik - Hareketli)

Bugün hayatımın en mutlu günü. Çok mutluyum.

Kızım, ne oldu? Cenk denize mi düştü? Ben bir ses duymadım.

Ya abi, on gün sonra konsere çıkıyorum.

-Hem de sahneye kiminle? -Kim?

-Gül Derin'le. -Ne diyorsun be?

Ne diyorsun? Süper kızım ya. Süper.

Şey, bu arada sen Alara'yı ne yaptın?

Yaa...

E Uzay gerisini de getirmiş yanında, ben ne yapayım?

Ya abimin düşündüğü şeye bak.

Gemilerin efendisisin, yüzücülerin bir tanesisin, e genç kızların sevgilisisin.

Ya ben anlamıyorum, sen neye takıldın?

Ya sana Uzay koyar mı? Kendin galaksi olmuşsun.

Salak.

Ya sen tek başına mısın hayatta?

Konuşsana.

Anlatsana ne oluyor.

(Köpek havlama sesi)

Battık.

(Müzik)

Taşıma şirketi yarın gelecek.

Bir dakika bir dakika. Ne demek battık?

Türkmenistan'daki ihalenin inşaatına ve teminatına el koydular.

Buradaki bütün ipotekler çözüldü.

Yani artık şirket yok.

Otellerin hepsi de gitti. Tamam?

-Evren, ne diyorsun sen ya? -Eee!

Arabalar yok, evler yok, gemiler yok. Hiçbir şey yok!

Daha sayıyım mı?

Beş kuruşumuz kalmadı.

(Müzik - Hareketli)

Mars mı o?

Evet, Mars.

Bak, suyu bulmuşlar orada gördün mü?

Yok artık Ateş ya. Suyu gösterir mi?

Sen görmek istedikten sonra.

Ya çok tatlısın. Nasıl da inanıyorsun.

(Müzik)

Ya Uzay'ın kendisi burada, siz resmine mi bakıyorsunuz akılsızlar?

(Deniz sesi)

Beş kuruşsuz nereye gideriz Evren?

Nerede başladıysak oraya. Bodrum'a.

Saçma sapan konuşma.

Ya biz her şeye sıfırdan orada başlamadık mı?

Bu aile orada kurulmadı mı? Şimdi Bodrum'da bir ihtimalim var.

Her şeyi zamanla kurtaracak bir ihtimal.

Kapandı bu defter Yıldız. İstanbul'u artık unut.

(Evren) Bitti.

Oteller gitti diyorsun.

Nerede kalacağız biz?

Bitez'deki evde kalırız bir süre.

Dalga mı geçiyorsun?

O ev yıllardır bakımsız. Küçücük.

-Isınması bile yok. -Anlamıyorsun galiba.

Ev, ev küçükmüş ha?

Ben o evi kurtarana kadar neler çektim biliyor musun sen?

Bu mu şimdi bizim derdimiz?

Sana göre hiçbir şey dert değil.

Ev küçük, dert değil.

Çocuklar orada bir okula giderler, dert değil.

Ne kolay hayat ya.

Kazanırken iyiydi, hayat güzelken iyiydi, şimdi Evren kötü mü oldu?

Bak, nankörlük etme. Ben kazandım, ben kaybettim.

Size ne oluyor be?

(Müzik)

(Müzik - Hareketli)

Şş, ayrılın bakayım iki dakika siz.

Cenk, bize bir soda kap gel sen ya. Hadi.

Ateş, ne yapıyorsun, sen ilkel misin ya?

Kızım, ben çok kötü âşık oluyorum ya.

Ee, ne güzel işte.

Güzel müzel değil. Bu Alara çok fena.

Ya Ateş parçası, sana koyar mı? Ee, gideriz babamla isteriz kızı.

Susu, ben bu New York'taki okul işinden vazgeçiyorum.

Alara Londra'ya gidecekmiş, ben de oraya gideceğim onunla.

E tamam, konuşuruz babamla. Yani ha Londra, ha New York.

Tamam diyecek, ne diyecek ki?

Öyle mi diyorsun?

Öyle diyorum abilerin güzeli, öyle diyorum.

Biz sabah kahvaltıya gideceğiz kızım yarın.

-Baş başa Alara'yla. -Hadi ya.

Evet.

(Müzik - Hareketli)

(Müzik - Hareketli)

-Gençler, parti bitti. -(Kız) Ne oluyor ya?

(Anlaşılmayan konuşma sesleri)

Ne oluyor ya?

Ha?

Sen misin bu partinin sahibi?

Benim.

-Gemi de babamın gemisi. -Artık değil.

Kaptan?

(Müzik)

Ya saçma sapan konuşmayın. Saçmalamayın.

Bir saniye, babamı arıyorum hemen.

Ateş, ne oluyor?

Bilmiyorum. Anlayacağız şimdi.

İskeleden ararsın.

(Uzay) Periscope seni izliyor. Canlı yayındayız. Ateş, el salla.

Oğlum, başkasının gemisiyle mi artistlik yapıyorsun? Ulan ne adamsın.

(Gülme sesi)

Hey Allah'ım ya.

(Polis) Uzatmayın. Sıkıntı olmasın.

Ya siz bir insenize aşağıya. Aşağıda konuşalım sizinle.

Hâlâ konuşalım diyor. Yürü! Boşalt gemiyi!

Ya siz kimin gemisinden kimi kovuyorsunuz?

-Ha? -Abi dur. Babamla konuşalım.

İsterseniz benim babamı arayın.

Oha ulan, yedi bin like oldu. Ünlü oldunuz. On bine soyunur Ateş.

(Gülme sesi)

-(Erkek) Aa, ne oluyor ya? -Tamam abi.

Bir saniye ya. Bir saniye.

Bir saniye. Babamı arayacağım şimdi.

(Müzik - Gerilim)

(Müzik - Gerilim)

Açmıyor. Açmıyor.

(Müzik - Duygusal)

(Müzik - Duygusal)

(Telefon zili sesi)

(Telefon zili sesi)

Canım, evdesin biliyorum ama merak ettim seni.

-Durumlar nasıl? -Alışacaklar.

Yani alışacağız. Sen ne yapıyorsun?

Ben de bir ev buldum. Yarın taşınıyorum.

Beni merak etme.

Bir şey dedi mi?

-Kapatmam lazım. -Seni seviyorum.

(Müzik)

Para hırsı yüzünden perişan etti hepimizi.

(Ateş) Kendisi de konuşmuyor, annemi konuşturuyor.

Yalan mı?

Bir doğru düzgün yaşamasını bilemedi.

Hep daha çok olsun istiyor, hep daha fazlasını istiyor.

-Al gör şimdi. -Nereden geliyorsun sen?

Babanın gemisindeki partiden değil mi?

O hırsından şikâyet ettiğin adam sayesinde böyle bir hayat sürdün.

(Yıldız) Hepimiz sürdük.

Bana harcadığı her kuruşun acısını çıkardı anne, sen de biliyorsun.

-Ne yaptı sana? -Her gün kafama kaktı.

Yok baba parası, yok yokluk görmedin.

Burnumdan getirdi.

-O senin iyiliğin için. -Bırak anne, bu mu iyilik?

İki ayım kalmış ya okulumun bitmesine.

Millet sağ kolunu veriyor bizim okuldan mezun olmak için.

Ne yapacağım şimdi ben? Ha?

Çıksın ortaya da bunun cevabını versin artık.

-Ateş! -Ne?

Yavrum, şimdiki de okul, Bodrum'daki de okul.

Oturup çalışacaksın.

Ya anne, nasıl çalışacağım ya?

Ben iki ayım kalmış sınava diyorum...

...bir tane test çözmemişim diyorum ya. Sen ne diyorsun?

Oturup çalışsaydın o zaman fink atacağına.

Ya yurt dışına göndereceğim dediniz bana.

Ateş!

Büyü artık.

Üzülmesine üzül ama sızlanma.

Böyle birbirimize düşersek nasıl çıkacağız bu girdaptan ya?

Hayatta olur böyle şeyler. Aileler de üstesinden gelir.

Hangi aile anne?

Bizim ailemiz yıllardır üç kişilik.

Sen, ben, Su.

Dört gün Bodrum’da, üç gün burada.

O da gece yarısı yatmaya işte.

Oğlum, bunları konuşmanın ne faydası var şimdi?

Ha?

Ne haliniz varsa görün.

Abi! Abi!

(Müzik - Duygusal)

Anne...

...konservatuar sınavını normal liseden girerek kazanamam ben.

Daha çok çalışırsın kızım. Orada başka imkânlar da bulunur.

Bak. Bak, hemen hayır deme.

Benim burada kalmam lazım.

Saçmalama Su.

Cenk’in annesi beni orkestrasına çağırdı.

Oraya girersem sahne tecrübem olacak, büyük müzisyenlerle çalışacağım.

O zaman konservatuar sınavlarını da kazanırım.

Bir dakika, bir dakika.

-Benim neden bunlardan haberim yok? -Söyleyecektim.

Tek başına İstanbul’da kalmak istiyorsun yani?

Kızım, daha on yedi yaşındasın.

Bugüne kadar evden başka hiçbir yerde kalmadın.

Hem tek başına yaşayacaksın, hem parasız kalacaksın.

Nasıl olacak?

Gül Derin’in provalarıyla mı geçineceksin? Ha?

Anne yapma, bak bu fırsatı kaçırırsam...

...hayatımın sonuna kadar pişman olacağım.

Ah benim güzel kızım, ah benim güzel kuzum.

Sen daha leblebi kadarsın.

Biraz kendine zaman ver.

Ha bir tanem benim.

Kuşum.

Ha güzel çocuğum benim.

(Müzik - Duygusal)

(Müzik - Duygusal)

(Mesaj zili sesi)

(Müzik - Duygusal)

(Fonda Alara ses)

(Çarpma sesi)

(Müzik - Duygusal)

(Kapı açılma sesi)

(Su sesi)

(Sessizlik)

Kendini bir şey biliyor sanıyorsun ya.

Aslında bir (Bip) bildiğin yok.

Ne hayatı ne de kendini.

(Sessizlik)

Baba, ne diyorsun benden ya gecenin bu saatinde?

Dik durmanı istiyorum oğlum.

Adam gibi davran.

Annene, kardeşine yardımcı ol.

Çocuk gibi sızlanma istiyorum.

(Sessizlik)

-Bitti mi? -Hayır, bitmedi.

Daha yeni başlıyor.

Bak, sen benim tek oğlumsun. Ben sana güvenmek istiyorum.

Ben de sana güvenmek isterdim baba.

(Müzik - Keman)

(Müzik - Keman)

-(Erkek) Gemiden atmışlar bunları. -(Erkek 2) Batmışlar biliyor musun?

(Erkek) Yok artık.

(Erkek 2) Hiçbir şey kalmamış diyorlar.

İyi tarafından bak. Bodrum'da Alara'ya yakın olacaksın.

Oğlum, sen harbiden malsın ha.

Ne yaptım ya?

Oğlum, beş kuruşum yokken benim...

...Alara'nın karşısına nasıl çıkacağım ben? Ha?

Ya ne alakası var oğlum? Bu kız sana âşık.

O işler öyle olmuyor işte.

Uzay ezer. Böceğe çevirir adamı.

Anladın mı? Şanslıysam bir daha rastlamam ben Alara'ya.

Herkes sizi konuşuyor. Bu Uzay (Bip) bütün gece insta'dan demediğini bırakmadı.

Alara'yı da şişirmiştir tabii bir dünya.

Oğlum, sen bir gez dolaşsana ya.

Öyle deme ulan, haklı çocuk işte.

Uzay'ın diline düştük.

Ne oldu Ateş? Karadeniz'de geminiz mi battı?

Dün akşam ailecek beğenerek izledik.

Sen bir sussana oğlum ya. Sana ne!

Hadi ulan!

(Anlaşılmayan konuşma sesleri)

(Müzik - Duygusal)

Yıldız Hanım.

İpek konusunda kurulla...

İpek söz verdiğim gibi ameliyat olacak.

Ayşegül sizi benim kuyumcuma götürecek.

Paranın transferiyle ilgili detayları onunla halletmenizi rica edeceğim.

Yıldız Hanım, bu çok büyük bir fedakârlık.

İnşallah işe yarar.

(Müzik - Duygusal)

Ben gelir giderim her hafta sonu.

Selam.

Ee, bu hafta sonu tamam değil mi?

Ben yokum.

Yani?

Cenk, ya geçen kıştan beri plan yapıyoruz. On beş kişi toplandık.

Vizeler, biletler, her şey tamam.

Alt üstü iki gün gidip kafa dağıtacağız.

Oyunbozanlık etme lütfen.

Tamam Rana, bakarız.

Öyle uzaktan uzağa ilişki olmaz.

Olmayacağını da bu halin belli ediyor zaten.

-Ne demek şimdi bu ya? -Kendini eve mi kapatacaksın Cenk?

Bir süre sonra benim yüzümden gidemediğin partiler kıymete binmeyecek mi?

Hayır hayır.

Ya ben kendim sana oraya gitme, buraya gitme derken bulmak istemiyorum ki.

WhatsApp'taki çift tıkları, insta'daki en son nereden fotoğraf...

...koyduğunu kontrol eden biri olmak istemiyorum ben.

Ya Su... Su!

Lütfen ama ya.

Ayrılacak halimiz yok sen gidiyorsun diye.

Kırıyorsun beni şu anda.

Bak Cenk, yapma böyle.

Ya üzülmek istemiyorum ben, acı çekmekten korkuyorum.

Evin halini görsen, her şey dağıldı.

İyi de sen üzülme diye beni üzüyorsun. Bencillik bu yaptığın.

Doğrusu bu. Kemanı da geri al.

Hayır. Keman senin ve sende kalacak.

(Müzik)

(Evren) Ne yaptın avukat?

(Avukat ses) Haciz kararını engelleyemedik Evren Bey.

(Avukat ses) Her an evinize gelebilirler.

Gelsinler.

(Avukat ses) Yıldız Hanım'ın kaybetmek istemediği bir şeyler...

...aile yadigârları falan varsa... -Her şeyi Bodrum'a götürecek değiliz.

Haklısınız Evren Bey de siz beni yanlış anladınız.

Manevi değeri olan şeyleri evden çıkaralım demek istedim.

Avukat, ben gırtlağıma kadar borç içindeyim.

Maddi şeylerin dışında hiçbir şeyin önemi yok benim için şu an.

Ne istiyorlarsa götürsünler. Borcum azalsın.

(Müzik - Gerilim)

(Müzik - Gerilim)

(Müzik - Hareketli)

(Müzik - Hareketli)

(Tencere sesleri)

Otele bak otele.

Takayım böyle patronluğa.

Ne haber abi?

Oğlum, kıza mı taşıttırıyorsun?

-O kız değil, Aslı. -Ha, sen insan mısın?

Bu var ya, ileride karısını fındığa gönderir, kendi kahvede oturur.

Allah'tan fındık yetişmiyor.

(Kuş cıvıltısı sesleri)

Neredesin bakayım sen?

Ne oldu? Çok mu özledin sen beni akşamdan sabaha ha?

Dur bakayım, eki nerede şu gazetenin?

Hah. Al bakalım. Şu kuponumuzu yapalım.

Gözde Hanım! Ne o?

Böyle her gün gelip gidip kendini yormana gerek yok.

Borcumuz var biliyoruz, ödeyeceğiz.

Değişen bir şey var. Onu haber vermeye geldim.

Ne o, faiz mi istiyor müşterin?

Hayır. Otelle ilgileniyor.

Bu otelin yarısı bundan böyle müşterimin.

Yok artık. Ne yapacakmış ya bu oteli? Bu otel bize zor bakıyor.

Vallahi orasını ben bilmem.

Kimmiş o?

Tanıdığın biri.

Ya kim Gözde Hanım, söyle, sabrımı taşırma.

Evren Ergüven.

(Müzik - Gerilim)

(Kapı kapatma sesi)

Ne oldu kuzum?

-Ateş, nereye? -Odama anne.

Odaya yani.

Artık benim değil nasılsa.

Gel bakayım buraya.

Artık daha ekonomik sinirleniyoruz, olur mu kuşum?

(Kuş cıvıltısı sesi)

Hadi bakayım.

(Kuş cıvıltısı sesi)

Bir tanem, anlatacak mısın yoksa böyle tek başına ağlayacak mısın?

Anne, konuşmak istemiyorum.

Peki.

(Müzik - Keman)

Ayrıldık.

-Neden? -E anne, onun her şeyi var.

Parası, arkadaşları. Benim hiçbir şeyim kalmadı.

Ya zaten ben ondan ayrılmasam o benden ayrılacaktı.

Niye ağlıyorsun o zaman? Sen istemişsin bitmesini.

Anne, o yapmadan ben yaptım.

Ee, o zaman iyi olmuş ayrıldığın, demek ki âşık değilmişsin.

-Ya aşığız biz. -Yok yavrum, üzülme. Değilmişsin.

Eğer etrafında bir şeyler değiştiği için ondan...

...ayrılabiliyorsan âşık değilsin demektir.

Ayrılmak zorundaydık ama.

Ah benim küçük leblebim. Güzel kuzum.

Aşk öyle elde olan bir duygu değil ki.

Kim severken ayrılabilmiş?

Ayrılabiliyorsan sevmiyorsun demektir.

Seviyorsan ayrılamazsın.

Yanlış mı yaptım yani?

Bilmem. Belki de doğru yaptın.

Zaman gösterecek aşkınız gerçek mi, değil mi?

Of anne, bak hep böyle yapıyorsun.

Bir şey söylüyorsun, tam anlamıyorum ama doğru söylediğini biliyorum.

Ama bununla ne yapacağımı bilmiyorum.

Annelik makamı böyle bir yer işte su perisi.

(Mesaj zili sesi)

(İleti sesi)

(İleti sesi)

(Kapı zili sesi)

-(Yıldız) Bir dakika, bir dakika. -(Su) Anne, ne oluyor?

(Yıldız) Böyle giremezsiniz, durun. Beyefendi lütfen girmeyin!

(Yıldız) Eşimi aramama müsaade edin hiç olmazsa.

Ne oluyor? Ne oluyor anne?

-(Su) Abi, hacze gelmişler. -Beyefendi...

Babam nerede?

Telefona cevap vermiyor. Hay Allah'ım!

(Müzik - Gerilim)

Anne, anneannemin gümüşlerini götürüyorlar ya!

(Yıldız) Ee beyefendi, bir dakika bakar mısınız? Onları bırakın lütfen.

Bunların maddi değeri yok, rica ediyorum yazmayın bunları.

-Bunlar sadece hatıra. -Hanımefendi, işimizi yapıyoruz.

(Yıldız) Tamam, anladım ben sizi yani ama...

...bunların hiçbirinin maddi karşılığı yok.

Rica ediyorum. Bırakır mısınız onları beyefendi? Lütfen, rica ediyorum.

Ya bıraksana! Ya bırak!

-Ya bırak onu! -Çek elini.

Anne, Cenk'in hediyesi o.

Ya anne, Cenk... Ya anne, Cenk almıştı.

(Müzik - Duygusal)

(Hızlı çekim sesi) (Müzik)

(Hızlı çekim sesi) (Müzik)

(Kuş cıvıltısı sesi)

Nasıl yaşayacağız bir burada?

(Kuş cıvıltısı sesi)

(Müzik)

(Köpek havlama sesi)

Hadi yavrum.

(Müzik)

Kemanı alın oradan, kalmasın.

İçeri.

Ya sabır ya! Hamal yok burada!

Ya abim ayırabiliyor normalde şoförle hamalı ama bu ara biraz depresif.

Ben şoför de değilim. Otelciyim.

-Tamam, anladım, otelcisin. -Barımız da var bizim.

Haydi ya! Demek barcısın da?

Bir de balık toptancısıyım.

Sabahları halden alır, kasabada tarafında satarım.

-Organik ürünler falan da var. -Kaç iş yapıyorsun sen?

-Kaç tane bulursam. -Ee okul?

Bodrum Lisesi.

Lise mi? Ben seni daha büyük zannediyordum.

-İki, üç yıl ara verdim ben. -Neden?

Öyle gerekti.

(Telefon zili sesi)

Cenk. Alo. Alo, Cenk.

Alo. Gül Hanım, siz misiniz?

Ben Cenk'e provalara gelemeyeceğimi söylemiştim ama...

O söylemedi mi size?

Hı hı.

Maalesef.

Ailevi diyelim.

Her şey için teşekkürler.

Şuna bak ya! Bir sesimi bile duymuyor, direkt annesine vermiş telefonu.

Kemanı alın.

(Horoz sesleri)

(Müzik)

(Müzik)

Temizlensin, düzenlensin, daha iyi görünecek.

-Ya bırak anne, nereye! -Vır vır yapınca düzeliyor değil mi?

Hadi az laf, çok iş. Herkes işe koyulsun.

Hadi!

(Müzik)

-Tuvalete gireceğim, çekil. -Hiç girme. Tuvalet taşmış.

(Su) Her yer su.

Independence Day gibi içerisi.

Hayret bir şey ya.

Tuvalet taşmış.

(Müzik)

Tuvalet taşması ne demek ya?

(Müzik)

(Kuş cıvıltısı sesleri)

Teşekkürler. Ee, bizim tesisatçı Çetin abi var, hemen...

...az ileride dükkânı. İsterseniz arayayım hemen.

İyi olur vallahi.

Kelebek, ya çekiç var mı sende?

Arabada bir takım çantası vardı, bekle.

Sağ ol, getiririm hemen.

(Kuş cıvıltısı sesleri)

-Delikanlı işiyor mu burada? (Gülme sesi)

(Gülme sesi)

(Müzik - Hareketli)

Hay ben böyle işin! Sen attın değil mi onu?

Ağaç attı üstüne işiyorsun diye!

Ya oradasın madem niye ses vermiyorsun bana?

Allah Allah! Hem suçlu hem güçlü! İşenir mi elin ağacına?

Ya her yer umumi tuvalet kaynıyor değil mi zaten?

Tut kardeşim! Tutamıyor musun?

(Erkek) Hey, hey! Kim var orada?

(Erkek) Aslı, gene sensen yeminle yaracağım kafanı bu sefer!

Aslı sen misin?

Dur dur dur. Dur dur dur.

(Müzik - Hareketli)

Aferin. Koş, koş, koş.

Madem hırsızsın, ne konuşuyorsun bahçe sahibi gibi?

-Koşsana. -Bak, bir de kendine ortak bulmuş.

İkinizi de yaktım. Görürsünüz siz.

(Telefon zili sesi)

(Kelebek) Çetin abi!

Gel abi gel.

Hoş geldin.

Çetin abi.

-Sorun neydi beyim? -Ya ev...

Tuvalet taşmış, her yer...

Hallederiz.

(Horoz sesleri)

Ben gideyim o zaman.

E git o zaman. Nasılsa daha çok sık görüşeceğiz.

-Sen Falyalı'nın kardeşisin değil mi? -Abim benim, tanır mısınız?

Sen ona Evren Bey geldi de. Yarın sana uğrayacakmış de.

O sana anlatır.

Tamam mı koçum? Hadi bakalım.

(Müzik - Gerilim)

(Araba sesi)

(Vurma sesi)

(Sessizlik)

(Araba sesi)

Keman!

(Araba sesi)

Kelebek! Kelebek dur!

Kelebek! Kelebek!

-Kelebek! (Fren sesi)

(Düşme sesi)

(Bip)!

Ah!

(Çan sesi) (İnek sesi)

Kemanım kırılmış mı?

(Çan sesi)

(Müzik - Cem Özkan - Olmayacak Bir Hayal)

Ama al dedim sana onu oradan.

Hayvan gibi gidiyorsun, insan bir bakar ya!

-Allah cezanı versin! -Ne yapıyorsun?

Ya kırılmış, gitmiş işte senin yüzünden. Bir bakar insan, bir bakar!

Ya ben ne yaptım?

Hayatımı mahvettin, daha ne yapacaksın?

Başka bir kemanım yok benim, anladın mı? Yok!

-Dur, dur. -Ya bırak, dokunma ya!

-Bak, bari eve kadar yardım edeyim. -İstemiyorum senin yardımını ayı!

"Sonra kuşkular sardı bedenimi"

"Kocaman bir aşkın içinde kayboldum"

"Bulamam yolumu sen olmayınca"

(Müzik - Cem Özkan - Olmayacak Bir Hayal)

(Müzik - Cem Özkan - Olmayacak Bir Hayal)

(Araba sesi)

Ya niye çalıyorsun sen el alemin portakallarını?

Hadi çalıyorsun, benim başıma niye bela oluyorsun sen?

Çalmıyorum! O benim ağacım.

Yıllar önce ben oraya bir çekirdek gömmüştüm, ondan çıktı.

Ayrıca onların toprağını, suyunu kullanıyor ama gönlü bende.

-Reçel, organik yağ iyi para ediyor. -Ne?

-Reçel yapıyorum bunlardan ben. -Ne yaparsan yap, bana ne ya!

Kaba mısın sen ya?

Hırsız değilim en azından senin gibi!

Kaç kere söyleyeceğim ya? Çalmıyorum!

Hem sen nereden bileceksin ki şehir çocuğu?

Hatırlıyorum ben seni ya. Sen şu Uzayların falan arkadaşısın.

Ne Uzay'mış ya!

-Değilim ben onların arkadaşı falan. -Tabii tabii.

Her yaz cuppa cuppa takılmıyor muydunuz?

Ama sizin yeriniz uzaktaydı buraya.

Sen nereden biliyorsun ya?

Garsonum ben. Sizin orada çalışıyordum part-time.

(Kuş cıvıltısı sesleri)

Ulan yavaş, yavaş, yavaş, yavaş. Manyak mısın sen?

-Ne var? -Ne oluyor be deli, ne bu halin?

-Oğlum, senin havan kime? -Asıl sen ne ayaksın ulan?

İnsene bir aşağı sen.

Ya durun bir dakika. Hop hop hop.

Bak birader, esnaf adamım, benim başımı belaya sokma.

Kelebek, bir dur.

Ne var çabuk söyle.

Aşağı iniyorsan beni de atar mısın diyecektim.

Ne durduruyorsun on saat? Bin hadi!

Artist.

(Müzik - Hareketli)

Hayvan herif.

(Müzik - Hareketli)

Ne oluyor ya, ne biçim davranıyorsun?

Saatlerdir bunlarla uğraşıyorum. Antin kuntin tipler.

Ne işin var onlarla?

Buraya taşınıyorlarmış, havaalanından aldım.

Yok, onlar taşınmaz buralara. Oğlanı tanıyorum ben, çok zenginler.

Yok be, zengin falan değiller, dökülüyor evleri.

Neyse, abim tanıyormuş adamı. Gideyim, soracağım.

(Araba sesi)

(Temizleme sesi)

(Cama vurma sesi)

(Müzik)

Merhaba.

-Merhaba. -Hayırlı olsun.

-Teşekkürler. -Ben Gözde.

Memnun oldum, ben de Yıldız.

Ay, o elleriniz ne olmuş öyle?

Ee, lekeyi çıkaramadım.

Ama olmaz ki öyle. Onu tinerden başka bir şey çıkarmaz.

Tiner mi?

Tiner.

Ben de yandaki eve yeni taşındım da tinerle yatıp tinerle kalkıyorum.

Size de hayırlı olsun.

Teşekkür ederim. O zaman benden getirir bırakırım size.

Sağ olun, teşekkür ederim.

(Gözde) Siz de bir eldiven, bir şey takın ellerinize.

(Gözde) Hep böyle çıplak elle mi iş yaparsınız?

Ee, alışamadım ben o plastiklere.

Alışın, alışın, yoksa ileride çok kötü olur.

Teşekkür ederim, sağ olun.

Neyse, ben gideyim o zaman. Yine uğrarım.

Hayırlı olsun tekrar. Bir şeye ihtiyacınız olursa lütfen çekinmeyin.

Sağ olun, teşekkürler.

(Müzik - Hareketli)

(Araba sesi)

(Aslı) Araba burada mı kalacak?

(Kelebek) Yusuf gelip alacak birazdan.

Sen nereden buldun bu Ateş'i hemen?

-Ne ben bulacağım ya? -Bulmuşsun işte.

Huyundur zaten bu senin. Nerede acayip bir model var, çekersin.

Senin canını ne sıktı bu kadar ya? Doğru düzgün anlatsana bana.

Ya bu salağın bir kız kardeşi var.

Ee?

Abuk sabuk sinir etti beni. Yok arkadaş, iyilik falan da yaramıyor.

Güzel güzel konuşuyoruz, bak dedim bu kemanı bu arabanın üzerine koyma.

Koymuş, nereden bileyim? Ben de bastım, gittim.

Ne dedi sana?

Salak kendi bırakıyor, aklı bir karış havada.

Manitası var herhalde bunun. Telefon çalınca...

...deli deli hallenmeler, aklını yitirmeler.

Sonra kemanı kırınca ayı, öküz biz oluyoruz.

Ha, sen kızı beğendin.

Ya ne beğeneceğim Aslı, laf çıkarma.

Ben malımı bilmez miyim? Sen bayağı kızın manitası olmasına bozulmuşsun.

Yuh! Buraya nasıl geldik hiç anlamıyorum.

Ee, tecrübe diyelim. Kaç yıllık Kelebek mesaimiz var.

Sen oğlanı mı beğendin?

Saçmalama!

O yüzden mi yanından dolaştırıyorsun dere tepe ha?

Kelebek!

Ne Kelebek ne? Tutturmuşsunuz bir Kelebek, vır vır vır.

(Müzik - Keman)

(Müzik - Keman)

Allah kahretsin ya! Allah kahretsin! Allah kahretsin!

Kızım, ne oluyor?

Mutlu musunuz şimdi? Kemanım da gitti, mutlu musunuz?

(Ağlama sesi) (Müzik - Keman)

(Müzik - Keman)

Ya nasıl olacak? Ne yapacağız biz bunlarla ya?

Alışacaklar.

Ne demek alışacaklar? Neye alışacağız?

Ne yapıyoruz biz burada ha?

Evren! Biz niye geldik buraya, söyler misin?

Falyalı'nın otelini işleteceğiz.

Ne alakası var?

-Otelin yarısı senin üzerine. -Nasıl benim üzerime?

Babamın verasetini aldıktan sonra oteli ben Falyalı'nın üzerine yaptım.

O da bundan bir sene önce bana geldi, borca batmış.

-Falyalı ölür de sana gelmez. -Demek gidecek kimsesi kalmamış.

Sen de Falyalı'dan oldum olası nefret ettiğin için bunu fırsat bildin ha?

Ne yaptın? Verdiğin borca karşılık otelin yarısını mı istedin?

Ben bir şey istemedim. Kendi teklif etti ya!

Allah, Allah!

Yapma Evren Allah aşkına. Orası onun çocuğu gibi.

-Neyse ne işte. Otelin yarısı bizde. -Niye benim üzerime peki?

Sen zamanında eski sevgilinin üzerine yapmıştın ya...

...ben de aldım karımın üzerine yaptım, bir sakıncası mı vardı acaba?

-Fırsatçılık bu yaptığımız. -Sen içini rahat tut.

Benim emeğim ondan çoktur.

Yapma Evren! Allah var Faryalı...

Faryalı, Faryalı, Faryalı! Sen hemen korumaya geç.

Nesini koruyacağım ya yirmi yıldır görmemişim!

-Unutamadın gitti o adamı ama! -Sen ne biçim konuşuyorsun ya?

Karınım ben senin.

Evren. Faryalı, babam ölene kadar onun yanındaydı. O oteli o ayakta tuttu.

Bunlar senin kafanda kurduğun şeyler.

Geçtin karşıma oteli Faryalı'ya vereceğim diye tutturdun.

Fikrimi mi sordun sen benim? Ben ne yaptım?

Kazandığım her şeye seni ortak ettim.

Ama sen beni bu işin dışında bıraktın.

Sana inanamıyorum Evren.

Vallahi iyi ki de yapmışım ha. Yoksa çok perişan olacaktın şu anda.

Bir de benden sakladın.

Allah aşkına bırak bu romantik lafları ya.

Ailemi kurtarmaya çalışıyorum ben.

(Nefes sesi)

(Müzik - Hareketli)

Faryalı!

Off, ya demeyeyim diyorum ama yani biz bu işler...

...için bir usta falan mı çağırsaydık ne yapsaydık ha?

Para saçacak halim mi var benim usta diyorsun?

Yapıyoruz işte elimizden geldiği kadar.

Haa, yapıyorsun belli.

-Sen köstek olacaksan niye geldin ki? -Deterjanlar bitmiş.

-Ee, kamyonetin arkasında. -Yeşil zeytin de bitmiş.

Bar da tezgâhın altında, bilmiyorsun sanki kızım!

Biliyoruz. Ya otelde bu kadar iş var, sen bunlarla ilgilen Faryalı, oldu.

-Gel buraya, şş, gel. -Ne?

Bir öpücük ver, öyle git kız.

Dön. Yürü.

Eh, hadi kolay gelsin.

(Radyo sesi) -Ulan Söke.

Yatırım oyunu bu. (Bip) hadi bakayım.

(Radyo sesi)

Kolay gelsin.

Heh, geldi!

Neredesin ulan, makara kukara yine akşam ettin.

Ne makarası abi, çalışıyoruz.

Hee, çalışıyorsun. Yandan çalışıyorsun tırtıl.

Gel. Ne dikilip duruyorsun orada? Gel buraya.

Karıştır biraz, yardım et. Çalış.

Havaalanından müşteri aldım dedim ya.

Sen Evren diye birini tanıyor musun? Karısı var, Yıldız.

Tanıyorsun. Bitez'de evleri varmış, buraya taşınıyorlar.

(Müzik - Gerilim)

Haa, sana da selam söyledi.

(Müzik - Gerilim)

Kim abi bunlar? Senin canın neye sıkıldı?

(Müzik - Gerilim)

İşine bak ulan sen! Yürü git, biraz harç getir.

(Müzik - Gerilim)

Nereye gidiyorsun? Kovayı al öyle git.

Haa, yarın uğrarım dedi Evren Bey, haberin olsun.

Evren Bey...

...canına susadıysa uğrasın.

(Müzik - Gerilim)

(Telefon zili sesi)

Seninki.

(Telefon zili sesi)

Ee, açmayacak mısın?

Biz galaksi değiştirdik Susu.

Açsam da Alara'nın galaksisinden burası çekmez.

(Müzik) (Su sesi)

Alara Hanım. Sofra hazır.

(Müzik)

Maşallah! Bana mı taşıtıyorsun bunları?

-Ver abi. -Bırak, bırak. Vermesi daha zor.

Sen iyi misin abi?

-Bu ne ulan? -Keman.

Ne geziyor burada?

Bir arkadaşın. Benim yüzümden kırıldı.

E iyi, Süha'ya götür yapsın.

Zehirsin vallahi abi, ben bunu niye daha önce düşünemedim?

-Isırgan getirdim. -İşim var Aslı.

Canım çıktı ayıklayana kadar ya!

(Müzik)

Evrenleri duydun mu? Ne var ne yoksa hepsi gitmiş.

Duydum. Aramadıkları kimse kalmamış.

Ne istiyormuş?

Ya, ihalelerde arkamdan dolaşan adam...

...şimdi haciz gelince koşa koşa beni arıyor. Açmadım.

Bodrum'a taşınmışlar.

Nasıl yani? Buraya mı geldiler?

Bitez'e.

Orada eski bir evleri varmış. Zaten ellerinde bir tek orası kalmış.

Yok artık.

İyi bari. Evren Bey en azından orayı elinde tutmayı başarabilmiş.

Dalga mı geçiyorsun Cahit? Bildiğin varoş bir yer.

Varoş maroş. Sokakta kalmaktan iyidir.

O kadar mı kötü durumları ya?

Ateş ile Su'yu düşünemiyorum şimdi. Bitmişlerdir.

Alışırlar kızım, alışırlar.

(Müzik)

Günaydın Asım abi. Minekop var mı? Bu ara onu çok soruyorlar.

-Var ama sana vermem. -Hoppala.

Niye üzdün oğlum sen benim kızımı?

Ne yapmışım abi ben Aslı'ya? Aslı benim canım ciğerim.

Isırgan sever diye götürdüm, yüzüne bile bakmadı diyor.

Ah be abi. Çat kapı geldi, ben nereden bileyim ki?

Söz abi, ben bu akşam onun hepsini yiyeceğim.

Hah şöyle. Ye oğlum ye.

Birbirinizin emeğine saygılı olun.

Bak, o da çırpınıp duruyor.

-Tamam abi. -Bu batıklar ne iş?

-Gelip yerleşmişler mahalleye. -Sen nereden duydun abi?

Duymayan mı var oğlum? Herkes onları konuşuyor.

Allah kimseyi attan indirip eşeğe bindirmesin.

Amin. Abi, bir kasa daha versene.

Allah.

(Martı sesleri)

Eyvallah.

-Sonra görüşürüz abi, rastgele. -Görüşürüz.

Kafamı kırmaya mı geldin?

Yok. Bende unutmuşsun da lazım olur diye.

Nereden buldun sen beni?

Ya yürüyüşe çıkıyordum, aklıma geldi.

Sen de sabah balıkçıları karşılıyorum demiştin bana.

Evet, sabahın köründe çekiçle yürüyen bir kız.

Biraz tuhaf görünüyor olabilirim.

Kemana üzüldün değil mi? Kötü oldu o iş.

Sadece kemana değil. İstanbul'da da...

...kafamı karıştıran şeyler vardı diyelim.

Ya ben gece düşündüm. Sana haksızlık ettim diye kızdım kendime.

Akışlar işte. Bazen tersine akıyor bir şeyler.

Kusura bakma demek istedim. Ağır konuştum birazcık.

Yok canım ne olacak? Hem ben ayıları severim aslında.

-Versene bir ucunu bana. -Yok canım, saçmalama. Çok ağır.

Yahu ver. Bakma sen benim çıtkırıldım durduğuma.

Biz kemancılar her sabah yüz yirmi beş şınav çekeriz.

İyi hadi bakalım.

İlk kez biri bana yardım ediyor. Genelde ben yardım ederim.

Ee, her şeyin bir ilki var. Demek ki sen de beni bekliyormuşsun.

(Müzik)

Hop hop hop. Ben alayım artık. E ben bırakayım seni eve geri.

Yok ya, sen git. Ben biraz denizi seyredeceğim.

Bu mevsimde ilk defa geliyorum Bodrum'a.

-Peki, görüşürüz. -Görüşürüz.

(Müzik)

-Adres tamam değil mi? -(Erkek) Evet. Tamam.

-Ne zaman gelir? -Yarım saate gönderirim efendim.

Tamamdır. Teşekkürler.

(Müzik - Unutama Beni)

"Boğazında düğümlenen hıçkırık olayım"

"Unutma beni, unutama beni"

"Gözünden damlayamayan gözyaşın olayım"

"Unutma beni, unutama beni"

"Gölgen gibi adım adım"

"Her solukta benim adım"

"Ben nasıl ki unutmadım"

"Sen de unutma beni, unutama beni"

(Müzik - Unutama Beni)

(Müzik - Unutama Beni)

(Kuş cıvıltısı sesleri)

(Kırılma sesi)

(Müzik - Gerilim)

Olmamış.

Ulan Falyalı...

...hiç değişmemişsin ha.

Hem işi bilmezsin hem bir bilene sormazsın.

Ne istiyorsun?

Yapamadığın işi bir bilene devret istiyorum.

Ha sen o yüzden Türkmenlere devlettin işleri.

E bulalım bir Türkmen, burayı da devredelim be Evren.

Küçüksün ulan Falyalı.

Hayata burada beraber başladık ama sen küçük kaldın.

Gelişemedin.

Senin gibi kuyruğu kıstırıp döneceğime...

...küçük kalırım.

Tatmadın, bilemezsin oğlum.

Hadi sadede gel, işim var benim.

Benim olanı almaya geldim.

Buranın yarısını.

(Müzik - Gerilim)

Şu taşları görüyor musun bak?

Bu taşların bir tanesi bile sana ait değil.

-Öyle mi? -Öyle.

At ağanın (Bip) ağanın diyorsun yani ha?

Kanun da tanımam, evrak da diyorsun yani?

Hadi bakalım.

Boğdun be beni.

Ulan gittik bir acenteye borçlandık, o acente senin çıktı ne hikmetse.

Ulan oğlum, hayatın hakeme itiraz be.

Biraz büyü ulan, büyü. Attığın imzanın arkasında dur.

Ben o imzayı sana attığımı bilseydim, burayı yakardım yine atmazdım.

Bu kafayla bu otel sende fazla bile durmuş ulan.

Dünyalara sahip oldun, şu otelin bende kalmasını hazmedemedin.

Ha?

Kendi kayınpederinin beni evlat bilmesini hazmedemedin.

-Yıldız’ın beni... -Sakın ulan, sakın!

Onun adını ağzına alma. Sakın!

Ulan ben onun adını yirmi senedir ağzıma almadım...

...şurada senin yüzünden konuşuyoruz, ona göre ha!

O zaman akıllı ol, bu son konuşmamız olsun.

Bu otelin yarısı benim karımın üstüne, söke söke de alacağım.

Hadi bakalım, elinden geleni ardına koyma. Hadi.

(Gülme sesi)

Öğreneceksin ulan Falyalı. Öğreneceksin.

(Müzik)

Koca kafa.

Sence burada benden mi bahsediyor?

Yok, benden bahsediyor Su.

Su yakarsa ateş ne yapar adamı bir düşünmesi lazım bence.

İnat ettin, binmedin minibüse.

Ya okul şuradan iki dakika kızım ya.

Hem ben binmem dolmuşa falan, tıkış tıkış.

Ay incilerin dökülür çünkü. Ya ayağım ağrıdı ayağım.

Gel.

Ya...

İleride başarı hikâyemi anlatacağım. Çocukken biz çok fakirdik.

Köy yollarında kardeşimi böyle sırtıma...

...alıp okula götürüp getirirdim diyeceğim.

İyi taşı ama bak, düşürme sakın.

Ya bu kayıt işin de falan arıza çıkarmazlar değil mi?

Gerçi annem konuşmuş okulla ama.

Ya yok, ne arıza çıkaracaklar ya? Sanki Harvard (Bip).

(Su) İyi bakalım.

(Müzik)

-Şunlara bak. -Bizim okula mı gelecek onlar?

Battılar, battılar da yine vardır bunların çıkısı.

-Koleje giderler herhalde. -Tatlı çocuk ama bak.

Kızın ayağını kırdın, kardeşini sırtında taşıyor.

Günaydın.

-Sana da. -Tekrar günaydın Kelebek.

Ha, sabah görüşüldü.

Günaydın.

-Okula mı? -Evet.

-Hangisine? -Şu şeydekine.

Var ya bir tane orada.

-Kolej? -Şey, öbürü.

Aa. Bizim okul. Atlayın, beraber gidelim.

Hadi abi. Hadi gelsene.

(Müzik - Hareketli)

(Kapı zili sesi)

-Merhaba. -Aa, merhaba. Buyurun.

Makası bulamadım da kolilerin içinde çıkmadı. Belki dedim sizde vardır.

Var tabii. Gelsenize içeri.

Çıkarmayın çıkarmayın. Lütfen buyurun.

Peki.

Tükürün, kavga etmeyelim.

(Telefon zili sesi)

-Çok özür dilerim, buna bakmam lazım. -Tabii.

Alo. İpekciğim...

...canım benim. İyi misin, nasıl geçti yolculuk?

Ha, çok iyi. Şimdi...

...sen testlerini yaptır, ben doktorunla konuşacağım.

Tamam mı canımın içi? Hadi anneciğine de çok selam söyle.

Çok öpüyorum tatlım. Hoşça kal.

-Ay canım benim. -Yakınınız herhalde.

Çocuklarımızdan biri. Hastane aracılığıyla yurt dışına tedaviye gitti.

Ha, geçmiş olsun.

-Teşekkür ederim. -Ben hemen getiririm bunu.

Aa, ne aceleniz var canım? Oturup bir soluklanın.

Kahve içer misiniz? Falda iyiyimdir.

Zahmet olmayacaksa hadi içelim madem.

Buyurun.

Aa ama burası Kapadokya değil mi?

Evet.

Neydi bu otelin adı ya?

-Üzüm Otel. -Aa, evet, Üzüm Otel.

Evren'le orada kalmıştık.

Çok güzel bir yerdi.

Çok.

Ne tesadüf değil mi?

-Ya. Dünya küçük. -Aynen öyle.

(Müzik)

(Sessizlik)

(Müzik - Unutama Beni)

-Ne yapıyorsun, ne arıyorsun? -Bir şey aramıyorum.

-Ya her şeyi soruyorsun kızım ya. -Ne dedim ya, bir şey mi dedim?

E ben manyak mıyım? Kendi kendime mi zıvanadan çıkıyorum?

Allah Allah.

(Kapı vurma sesi)

Yıldız!

(Kapı vurma sesi)

Yıldız!

(Tavuk sesleri)

(Gözde) Yine beklerim.

(Yıldız) Sen böyle fal baktıktan sonra bıktırana kadar gelirim. Hoşça kal.

Yıldız!

-Telefonun neden kapalı? -Şarjım bitmişti Evren.

-Anahtarın yok muydu senin? -Yoktu.

(Kapı açılma sesi)

Bir daha sakın bana başkasının yanında sesini yükseltme! Sakın!

Kusura bakma, canım sıkkın biraz.

Ne oldu?

Hı?

-Falyalı'yla konuştum. -Ne diyor?

Manyak bu herif ya.

Aldım karşıma adam gibi konuştum.

-Ne diyor biliyor musun? -Ne?

-Alıcı bulmuş, oteli satalım diyor. -Nasıl ya?

Delirmiş mi bu?

Otel bizde olmasın da ne olursa olsun derdinde.

Kindar herif.

Ya gel oteli beraber işletelim dedim ama dinletemedim.

Babamın vasiyeti...

...onca emeği. -Vallahi...

...bence düşündüğümüzden daha fazla kumar borcu var.

Ben konuşacağım onunla.

-Hayır. -Yüzüne tüküreceğim hem de.

(Evren) Yıldız, hayır dedim. Benim de kırmızı çizgim bu.

Sen o adamla konuşmayacaksın. Ben halledeceğim.

(Müzik - Gerilim)

Alara mı o?

(Araba sesi)

Ne baktın artist?

-Alıngan mısın varotik? -Bulaşma Uzay.

Varotik mi?

Çok mu beğendin arabayı? Bu yaz barmenliği...

...bırak valelik yap, bir beş dakika takılırsın.

(Gülme sesi) -İniyorum bak.

(Müzik)

Çık çık, zengin arkadaşların gitti.

Ne bulaşıyorsun sen durduk yere ya?

Arkada ne kadar ufalacaksın diye merak ettim.

Ben herifi dövmeyeyim diye şey yapıyorum, sen laf atıyorsun yani.

(Müzik)

(Kelebek) Bir şey değil. Hemşerim, servis mi bu?

(Su) Kusuruna bakma. Alışamadı durumlara.

Sen alıştın mı peki?

Bir şey itiraf edeyim mi?

Üzüntüden ölüyorum.

Onca zaman alıştığın yerden ayrılmak zor tabii.

Özlüyorsundur orada kalanları. Arkadaşları falan?

Tekrar görürsün ama ya herkesi.

Görmesine görürüm de...

...artık kimse kimseyi eskisi gibi görmeyecek ki.

Onu bilmek üzüyor beni.

Bu arkadaşlar dediğimiz çoğul görünümlü tekil şahıs galiba.

Hem öyle...

...hem de şimdiki zaman görünümlü geçmiş zaman galiba.

Neyse. Ben ailenin küçük kızıyım.

Canım sıkkınken bile neşe kaynağı olmam lazım.

Ağzını kapa, ağzını.

Şşş, boş boş konuşma da ben ilk derse girmeyeceğim, beni idare et.

Yine ne önemli işin var acaba?

Özel diyelim.

Bana bak, sen karakter itibariyle genel bir insansın.

Bu özel haller hal değil ha.

Sus be kızım, bilmediğin şeyler var.

-Hamile misin Kelebek? -Allah Allah.

(Anlaşılmayan konuşma sesleri)

Tamam işte her şey, girin sınıfınıza okuyun.

O formalar hafta sonu alınsın. Gezmeyin öyle VIP.

Bizim soracaklarımız var.

Buyurun efendim, nasıl yardımcı olalım?

Bana bakın, burası sizin geldiğiniz o sosyete...

...okuluna benzemez. Herkes eşit burada.

Yani hocam, bizim şeyimiz ee...

Ben müzik bölümündeydim, keman.

Yok burada öyle bölüm.

-Yani konservatuara hazırlanıyordum. -Müzik hocamız var, gider konuşursun.

Özel bir…

Yok öyle VIP! Herkese genel.

Yüzme takımı var mı?

Var, olmaz mı? Tek başına, Kelebek.

Her şeyi yüzüyor ama dört çarpı yüz bayrak yarışına almıyorlar.

-Olsun, havuz olsun da. -Havuz falan yok.

Ama ben milli takıma hazırlanıyordum.

Kolejin havuzu var. Gider konuşursun.

-Kolejde yüzemem. -Burası Bodrum. Her yer deniz.

Gider orada yüzersin.

Bu havada mı?

Çocuğum, ben sizin ne istediğinizi anlamadım.

Okulda havuz da yok, keman da.

(Zil sesi) -Bak, zil çaldı. Hadi sınıfınıza, hadi.

Ergüvenler, en ufak bir şımarıklığınıza külahları değişiriz ha.

Ben yirmi yıldır bu koltukta oturuyorum.

Kurduğum düzeni kimseye bozdurmam.

(Müzik - Hareketli)

(Kuş cıvıltısı sesleri)

-Selamünaleyküm Reis. -Gel Kelebek gel.

Dün akşam geldim, yoktun. Sana acil işim düştü.

Ellerinden öper.

-Ne oldu buna? -Üzerinden inek sürüsü geçti.

Konsere mi gelmişler?

Adam olur mu?

Bakacağız.

(Müzik)

Kimin bu?

Bir arkadaşın.

-İnce iş. Peki. -Yok be abi.

Oo, o kadar ince iş.

Sen şu burgu işini çöz, kalanı bende.

-Kulak gibi zamazingoyu mu? -Hı hı.

-Nerede buluruz? -İzmir'e bir bak bakalım.

Tamam. Tamam, ben bir sordurayım.

Hadi kolay gelsin Reis.

(Müzik)

Pardon.

(Kapı zorlama sesi)

Affedersiniz, müzik öğretmenine bakmıştım.

Canı isterse gelir.

Ama görmem lazımdı.

Niye tutturup durursun sen kızım?

Sana acil Do mu lazım?

Of ya!

(Su nefes sesi)

(Müzik - Hareketli)

(Ayak sesi)

Okulda telefon yasak canım.

Akşam giderken alırsın benden.

Hocam, ilk günüm diye şey yaptım ben, bilmiyordum.

Alırsın canım!

(Su) Hocam, ne olur bakın.

(Su) Söz, söz, yarın getirmem.

Çok önemli telefon bekliyordum, ne olur ne olur geri verini.

Justin Bieber ararsa ben haber veririm sana.

(Müzik - Hareketli)

Ya arar da açmazsam atar zannedecek ya!

(Nefes sesi)

(Müzik)

Ee, karar verdin mi?

Geliyor musun hafta sonu İsviçre'ye?

Geleyim mi?

Hım, bence gelmelisin.

Yoksa çok şey kaçırırsın.

Mesela?

Sürpriz.

(Müzik)

(Araba motor sesi)

(Kapı açılma sesi)

Anne?

Ne alaka?

Canım, eve dönüyordum, seni de alayım dedim, gel.

İyi.

(Ortam sesi)

(Ateş) Benim bu test işini çalışmam lazım ya, hiç çözemiyorum.

Ben çalıştırırım seni.

Sana saati 75 liraya olur.

(Ateş) Vay arkadaş ya!

(Ateş) Anadolu dediler, yardımseverlik dediler, buralar da bozulmuş.

Babamın oğlu olsa alırım hakkımı, niye boşa vaktimi harcayacağım?

Tabii, senin boş vakitlerde ne yaptığını biliyoruz.

(Ateş) Milletin portakallarını hacılıyorsun.

Yüz lira oldu saat ücreti.

(Müzik - Hareketli)

Korkma hemen, almazlar paranı.

(Aslı) Çalıştırırım ben.

(Müzik - Hareketli)

Senin birkaç gündür niye keyfin yok bakayım?

Yoo!

İyiyim, bir şeyim yok.

Ne bileyim böyle...

...İstanbul'a giderken şen şakrak gittin.

Bir depresif döndün.

Surat bir karış.

Bir dakika bir dakika, dur.

Aa...

...Yıldız değil mi o?

Dursana Hasan!

-Yıldız!.. -Aa, bir dur.

(Kapı açılma sesi)

Merhaba Yıldız teyze.

-Merhaba canım. (Öpücük sesi)

-(Kadın) Yıldızcığım? -(Yıldız) Merhaba Ceyda.

Ah!

(Gülme sesi)

Ne bakıyorsun, alsana Yıldız Hanım'ın poşetlerini.

(Ceyda) Ah canım benim ya.

Ee, ya gerçekten hiç önemli değil, gerek yok.

-Ay olur mu canım? Alsın. -(Yıldız) Hayır, lütfen lütfen.

(Ceyda) Böyle yüklenmişsin, yazık sana ama.

Hadi gel biz seni bırakalım ha?

İnanın hiç gerek yok, ben kendim giderim.

Aa, olur mu canım? Hadi gel, gel.

(Müzik - Duygusal)

İnanamadık Yıldızcığım.

(Ceyda) Çok üzüldük, çok.

Cahit anlatınca yok canım dedim.

Nasıl olur?

Aklım almadı.

Hayat işte!

Üstesinden geleceğiz.

Hayır yani Evren, Cahit'i aramış da.

Yani tabii onlar aralarında hallederler yardımcı olunacak bir şey varsa.

Bugüne kadar her şeyi dişimizle, tırnağımızla...

...kimseden yardım almadan yaptık.

(Yıldız) Bundan sonra da öyle yapacağız.

(Gülme sesi)

Tabii...

...Cahit, Evren'in telefonuna bakmadığı için siz yanlış anlamışsınız.

İstanbul'daki ev hacze çıkınca siz talip olmuşsunuz.

Biz de yabancıya gitmeyeceği için sevinmiştik.

Güle güle oturun demek için aramıştık.

Aa, öyle mi?

(Ceyda) Benim haberim yoktu.

Ee...

...aynı sitede bizim iki evimiz daha var, biliyorsun.

Tanımadık birileri gelip oturmasın diye düşünmüştür herhalde Cahit.

Hı hı.

Herhalde.

Ateş'le Su nasıl?

Onlar da alışmaya çalışıyorlar yavrum.

(Alara) Neyse ki buraya geldiniz.

Biz onları neşelendiririz, yabancılık çekmezler en azından.

(Alara) Ee, ne zaman başlayacaklar okula?

(Yıldız) Bugün başladılar.

Bodrum Lisesi'ne gidiyorlar.

Olsun.

Hem zaten bu sene Ateş'in son.

Biz okul çıkışlarında da görüşürüz onunla.

Şu soldan gireceğiz.

(Yıldız) Bu soldaki ev.

(Araba sesi)

(Yıldız) Çok teşekkürler, vallahi zahmet oldu.

(Yıldız) Alaracığım, seni de gördüğüme çok sevindim.

(Yıldız) Ceydacığım, hiç inme, zahmet etme lütfen.

-(Ceyda) İneyim, olur mu hiç? -(Yıldız) Ya gerçekten.

(Yıldız) Hay Allah.

(Kapı kapanma sesi)

(Kapı kapanma sesi)

-(Yıldız) Ben alayım onları. -(Ceyda) İçeri taşı Hasancığım.

-(Yıldız) Hiç zahmet etmeyin. Lütfen. -(Ceyda) Bırak bırak, taşısın.

Gerçekten hiç gerek yoktu ya.

Yıldızcığım bak, bu kadar sıkıntının üstüne bir de kendini yorma hayatım.

Bir ihtiyacın olduğunda hemen ara beni, ben Hasan'ı yollarım sana.

Her şeyi hallederiz, tamam? Üzme kendini sen.

Eşyaların yarısı çürümüş, biz de çürürüz yakında.

(Müzik - Duygusal)

Ne haber Ateş?

(Müzik - Duygusal)

Çok iyiyim.

(Müzik - Duygusal)

Ateşciğim, yolda annenle karşılaştık, bak seni de gördük, ne iyi oldu değil mi?

Hıh!

Bodrum işte.

Yani sürprizlerle dolu.

(Yıldız) Neyse, çok teşekkür ediyorum tekrar.

Vallahi davet ederdim ama henüz dağınıklığımız bitmedi.

Sen üzülme Yıldızcığım, başka zaman geliriz biz.

(Ceyda) Tamam mı?

Sana da allahaısmarladık çocuğum.

(Müzik - Duygusal)

Aradım, açmadın.

Görmemişim demek ki!

-Merak ettim seni. (Kapı kapanma sesi)

Merakın geçti umarım Alara.

Gördün işte bak!

Durum bu!

(Müzik - Duygusal)

Anne!

Ne işi var Alaraların burada ha?

Ne peşine takıp getiriyorsun insanları ya?

Anne!

(Müzik - Duygusal)

(Ağlama sesi)

Anne, iyi misin ha?

İyiyim çocuğum, biraz yorulmuşum sadece.

Ceyda teyze gıcıklık mı yaptı?

Hı? Bir şey mi yaptı söyle.

Kimse bir şey demedi yavrum.

-Benim sinirlerim bozuk. (Ağlama sesi)

(Ağlama sesi)

(Yıldız) Toparlarım şimdi. Merak etme.

(Müzik - Duygusal)

Toparlama.

Hı?

Toparlama, zaten her şeyin yükü senin üstünde.

(Ateş) Ben varım bak, tamam.

(Müzik - Duygusal)

(Ateş) Tamam mı?

Tamam çocuğum, geçti geçti.

Geçti.

Anne, anne...

...diyorum ki...

...şu kapının önüne falan bir yere nazar boncuğu mu taksak ya?

Ceyda ne biçim bakıyordu evimize.

(Gülme sesi) (Müzik - Duygusal)

Popomuzu mu kaşıyorduk, ne yapıyorduk?

-(Ateş) Ha? -(Yıldız) Şımarma.

Git şu aldıklarımı dolaba yerleştir, hadi çocuğum.

Hadi benim güzelim.

(Müzik - Duygusal)

(Ağlama sesi)

(Müzik - Duygusal)

(Alara) Ah, tüh anne ya!

Keşke şu evin fotoğraflarını falan da çekseydin.

Arkadaşlarınla WhatsApp'dan paylaşırdın, daha çok eğlenirdiniz.

Ne alakası var şimdi?

Ben utandım söylediklerinden ya!

Bir de daha ilk günden insanların evini mi almaya çalıştık biz?

Aklının ermediği işlere karışma sen öyle!

(Ceyda) Hem bu empatik sempatik halleri de bırak bir tarafa.

Okuldan sonra görüşmeler, merak ettimler, özledimler falan yok!

Görüyorsun işte hallerini.

Kaç yıllık arkadaşım.

Bugün zor durumdalar diye ilişkimiz mi değişecek?

Değişecek tabii.

Hayat böyle!

Bak, Ateş senin aksine fark etmiş gerçekleri.

Açmıyor telefonlarını, gördün mü?

(Kapı vurma sesi)

(Ayak sesi)

(Kapı açılma sesi)

-(Çetin) Merhaba. -Merhaba.

Ben dün sizin tuvalet tesisatını değiştirmiştim de.

Evren Bey bugün en geç öğlene kadar parayı hallederiz demişti, daha gelmedi.

(Kapı kapanma sesi)

Ee...

...bir işi falan çıkmıştır, yoksa gelir o, halleder.

E şimdi benim yevmiyeden değil de...

...yeni klozetle, evye takıldı. Onları veresiye aldık.

(Çetin) Mahcup oluyorum.

Yıldız Hanım evde mi?

Evde, evde de...

Ben halledeyim, ne kadar bizim borcumuz?

(Çetin) Sekiz yüz elli lira.

(Müzik - Duygusal)

Çokmuş ya.

(Müzik - Duygusal)

Ben daha sonra...

...şey yapacağım, kesin.

Tamam delikanlı, biz seninle şöyle yapalım.

Ben bugün sizi idare edeyim.

Ama yarın mutlaka tedarikçinin parasını vermemiz lazım.

Tamam, sağ ol abiciğim.

(Müzik - Duygusal)

(Kapı kapanma sesi)

(Kapı açılma sesi)

Kimmiş yavrum?

Tesisatçı anne, şey, tuvaletin nasıl çalıştığını sormaya geldi sağ olsun.

(Müzik - Duygusal)

(Çekiç sesi)

(Kelebek) Süha Reis?

Ne oldu ulan? Bu aralar bana düşüp duruyorsun sen.

Keman ne oldu Reis?

Hangi keman?

Ya kıvrandırma işte!

(Çekiç sesi)

Allah be!..

(Çekiç sesi)

On numara olmuş bu, eline koluna sağlık Reis.

Dur ulan dur! Daha bitmedi o, yarın akşama hazır olur.

Yarın akşam ben gelmeden kapatıp gitmek yok ha!

(Çekiç sesi)

(Süha) Ne bu pır pır haller?

Oğlum, bak bu iş iyice incelip durur ha, dikkat et.

Hadi ben kaçtım, görüşürüz.

(Süha) Nereye ulan? Oturuver, konuşalım.

Ya bu kemanın zamazingosu gelmiş otogara, onu almaya gidiyorum.

Hadi görüşürüz Reis.

(Çekiç sesi)

Beklesin, ne zaman olursa o zaman öderim.

(Kapı kapanma sesi)

Adama bugün vereceğim diye söz vermişsin baba.

(Ateş) Belli ki sen söz verince adam da başkalarına söz verdi.

(Evren) Ya bıraksın bu ağızları.

Kim bugün yaptığı işin parasını yarın almış?

Acındırdı değil mi ulan sana kendini?

Oğlum, senin dünyadan haberin yok be!

Mesele her seferinde nasıl benim tırtlığıma geliyor bir anlasam.

Söz vermişsin, tutmayınca da adam kapıya kadar geldi işte.

İyi ya işte, alana kadar gelsin. Ayağı mı aşınıyormuş?

Baba...

...yarın annem açacak bu adama kapıyı, ben istemiyorum.

(Ateş) Kadın artık sıkıntıdan çatlayacak, patlayacak.

Bir de bunlarla uğraşmasın işte, ödeyelim gitsin.

Emredersin beyim.

(Evren) Adam kahraman çıktı ya!

Madem öyle, bul, öde hadi!

Elini tutan mı var oğlum senin?

(Evren) Ha? Hadi koçum!

(Müzik - Duygusal)

(Müzik - Duygusal)

(Müzik devam ediyor)

(Müzik - Duygusal)

(Köpek havlama sesi)

(Müzik - Duygusal)

Ateş!

(Müzik - Duygusal)

Merhaba.

(Köpek havlama sesi)

(Ateş) Merhaba.

(Köpek havlama sesi)

Gelsene.

(Köpek havlama sesi)

Annenle babanla dün tanıştık.

Ama seninle karşılaşamadık.

Ben Gözde.

Aa, öyle mi? Memnun oldum.

Ne oldu, yerini mi yadırgadın?

(Köpek havlama sesi)

(Ateş) Evet ya, biraz.

(Gözde) İlk zamanlar olur öyle.

İstersen gel sana bir adaçayı vereyim.

Çok iyi gelir.

(Köpek havlama sesi)

Tamam.

(Köpek havlama sesi)

(Gözde) Merak ettiysen al.

(Müzik)

Sever miyim?

Bilmem.

Oku da sen söyle.

(Müzik)

Yalnız mı yaşıyorsunuz siz?

Hı hı, evet.

Ne iş yapıyorsunuz?

Küçük bir turizm acentem var.

Yazları onunla ilgileniyorum.

Kışın da yani Bodrum'da ne yapılır? Yaz beklenir.

(Müzik)

Ben de iş peşindeyim.

Yani...

...okuldan sonra yarım gün çalışmayı düşünüyorum işte.

Ya?

E bulunur.

Ben bir soruşturayım senin için istersen.

Çok sevinirim.

(Gözde) Ne olacak canım?

Komşuyuz yani artık şunun şurasında.

(Müzik)

(Kuş cıvıltısı sesi)

(Bardak kırılma sesi)

(Nefes sesi)

Saat kaç ulan?

Sekiz, abi.

(Kuş cıvıltısı sesi)

Patron nereye gitti?

Evdedir abi o.

(Kuş cıvıltısı sesi)

(Kuş cıvıltısı sesi)

-Su ver bakayım oradan. -Vereyim abi hemen.

(Kuş cıvıltısı sesi)

Oldu mu çay?

Beş dakikası var, çıkar hemen.

(Sokak gürültüsü sesi)

(Kuş cıvıltısı sesi)

(Müzik - Duygusal)

(Müzik - Duygusal)

Nasılsın?

(Müzik - Duygusal)

İyiyim, sen nasılsın?

Yirmi yıl sonra geldiniz.

Bozdunuz dengemi.

Dengeli insanlar evlerinde uyanıyorlar.

Kumar masalarında değil.

Doğru diyorsun.

Kumar kötü bir şey.

En azından iyiymiş gibi yapmıyorum.

Ah be Faryalı.

Ben seninle baş etmeye çalışmaktan çok yıllar önce vazgeçtim.

(Faryalı) İyi ya.

Yok olun, gidin...

...o zaman hangi cehennemden geldiyseniz.

(Yıldız) Biz mi geldik? Sen gelmişsin.

Ben ne geleceğim size be?

Niye? Kumar borcundan kurtulmak için otelin yarısını devretmişsin işte.

(Müzik - Duygusal)

Yıldız.

Sen benim hayatımda tanıdığım en akıllı kadınsın.

Nasıl inanıyorsun hâlâ o sahtekâr kocanın yalanlarına?

Ne diyorsun, açık konuş.

Ya benim dünyaya borcum olsa gider Evren'den mi isterim para?

Otelin yarısı niye bizim üzerimize peki?

Ya senin kocan çöktü otelimin üstüne.

Borçlandırdı beni acentelere. Meğerse o acenteler da onun paravan şirketleriymiş.

(Faryalı) Kumar borcu falan yalan dolan.

Ömrümü vermişim ben bu otele.

Bırakır mıyım kumar masasında?

Bunun için mi satmak istiyorsun oteli?

Kim satmak istiyor?

Manyak mısınız, nesiniz ya? Ben satar mıyım otelimi?

Kumar blöfleri yapıyorsun bana.

(Müzik - Duygusal)

Yıldız, hatıran büyük.

Konuşturma beni şimdi.

(Müzik)

İmzalı formayı satacaksın sonuçta, sonra pişman olma.

Olmam, merak etme.

(Ateş) Hem yapacak bir şey yok ki.

Bu Kelebek çok mu iyi yüzmede?

İyi kelebek yüzer o, ki lakabı Kelebek.

Git kendin gör, kolejin havuzunda takılıyor.

Nasıl alıyorlar onu içeri?

Alengirli o işler, kimse yokken gizlice girelim.

Kızım, bekçi mekçi yok mu kapıda?

Ya oranın bekçisi bizim Seyfi abi.

E peki öğrenci falan olmuyor mu okulda?

Okul kapandıktan sonra öğrencinin ne işi var ya?

Bu arada aklında olsun, iş bakıyorum.

Ne işi?

Bilmem.

Öyle işte, ne iş olursa.

Şimdi çarşıya gideceğim, bir bakacağım, dolaşacağım.

Öyle iş mi bulunur?

Ne bileyim kızım? Nasıl bulunur iş?

İşte benim gibi buralılara, sevilen, sayılan şahsiyetlere danışarak.

Ufak da bir yüzde vererek.

Oho! Fasulye tanesi gibi pamukta mı yetiştirdiler seni?

İyi tamam, işi bul, yüzdene bakarız.

Yine mi yedin?

(Müzik - Hareketli)

(Gülme sesi)

(Müzik - Hareketli)

(Araba motor sesi)

(Arı vızıltısı sesi)

Ay!..

(Arı vızıltısı sesi)

(Araba motor sesi)

(Kapı kapanma sesi) -Su!

Ben de sana bakıyordum.

Bana mı bakıyordun?

Ha ha, ya aklıma bir şey geldi de.

Buraların iş bitiricisi sen olduğuna göre sana bir sorayım dedim.

Esnaf adamız, sor bakalım, çözeriz.

E burada özel yuva, kreş falan bir şey vardır değil mi illaki?

Var, var tabii, olmaz mı?

Bir görüşsem diyorum.

Çocuklara müzik öğretmenliği falan, belki ihtiyaçları vardır.

Olur.

Ya ben senin iş aradığını bilsem...

...oho!

(Kelebek) Ama bugün cumartesi, kapalı, kimse yoktur.

Biz seninle hafta içi okul çıkışından sonra gidelim, olur mu?

Süpersin sen!

Ya aslında ben de sana gelecektim.

Bu akşam buraya, bizim bara uğrar mısın?

Çıkamam ki ben.

Ya yarım saat olsa gelsen, çok hoşuna gidecek bir şey var.

-Neymiş o? -Sürpriz.

Yok Kelebek, gerçekten çıkamam ben ya.

Hadi ama kırma beni.

-Tamam, annemle konuşurum, bakarız. -Süper.

Ara, haber ver.

Da gerçi nasıl arayacaksın, telefonun yok ki?

Hakikaten ya, biz niye almadık ki telefonları?

Yaz hadi, çaldır beni.

(Müzik)

Telefonum bir model yükseldi şu an.

Evet?

(Su) Beş yüz elli iki...

(Tekne motor sesi)

Ateş Prens, Bodrum'a gelmiş, hiç söylemiyorsun.

Niye heyecan yaptın ki sen ya?

Periskop Ateş'siz yürümüyor mu? like'larda düşüş mü var?

Nedir yani?

Like'ına değil, zevkine.

(Uzay) Çağırayım mı buraya?

Dalga geçme artık Uzay.

(Uzay) Ne dalgası ya?

Ferahlasın biraz çocuk.

(Gülme sesi)

Gelmez o bilmiyor musun?

Ateş seni görmeye her yere gelir.

Cık!

Eskidendi o işler.

Arıyorum bak.

Çok sıkıldım şu Ateş muhabbetinden ya!

Kapansın artık şu mevzu.

(Müzik - Hareketli)

(Telefon zili sesi)

(Araba motor sesi)

(Aslı) Alo, baba?

Altı yüz yetmiş beş, altmış da bende var.

Yedi yüz otuz beş.

Yüz on beş lira eksik ya! Yüz on, yüz on beş.

Yüz...

Kime diyorum ben? Hey!

(Aslı) Tamam baba.

Bir arkadaş işte, tanımazsın sen.

Hadi öptüm.

Bir iş varmış.

Neymiş o?

Tamam, tabii tabii.

(Kapı açılma sesi)

(Kapı kapanma sesi)

(Poşet atma sesi)

Ben seni sonra arayayım mı?

(Yıldız) Hemen otur şuraya.

Ne oluyor ya?

Her şeyi anlatacaksın!

Otelin yarısı bize nasıl geldi?

Oteli sen mi satmak istiyorsun? Hepsini öğrenmek istiyorum.

Sen nereden geliyorsun?

Ne soruyorsam ona cevap ver.

Nereden geliyorsun sen?

Faryalı'yı gördüm.

(Müzik)

Duramadın değil mi?

Ben sana onunla konuşmayacaksın demedim mi?

Karşılaştım Evren!

Babamın otelinin üzerinde hanginizin ne hesabı var şimdi bana tek tek anlatacaksın.

Bak, benimle doğru düzgün konuş.

Ben karşılaşsan da konuşmayacaksın demedim mi?

Evren!

Allah o Faryalı'nın da sülalesinin de belasını versin.

(Evren) Sen de onun lafıyla benim karşıma dikiliyorsun ya!

Seni de nasıl biliyorsa öyle yapsın!

(Yıldız) O otel babamın emaneti.

Hanginizin ne hesabı var bilmiyorum ama orayı ölürüm de sattırmam!

(Yıldız) Bana bak Evren!

Orayı adam gibi Faryalı'yla birlikte işletmenin yolunu bulacaksın.

Sana da başka sözüm yok!

(Kapı çarpma sesi)

(Müzik)

(Erkek) İçeride tekne sahipleri var birader.

Bu kolileri bırakırsın burada, buralarda çok fazla görünme. Hadi, beklerler.

-Tamam. -Tamam?

(İngilizce şarkı)

Hadi kolay gelsin.

Aslı, sağ ol ya.

Rica ederim, kaç para eksiğin kalacak?

Yirmilik var bende, kırışalım işini görecekse.

Sen faiziyle istersin onu şimdi benden.

Tüh be! Borçlandıramadık enayiyi.

(Müzik)

(İngilizce şarkı)

(Martı sesi) (Dalga sesi)

(Erkek) Hadi koçum, hızlan hadi, hadi.

(Rabarba)

(Martı sesi)

(Müzik)

(Müzik)

(Martı sesi)

Ateş?

Ne yapıyorsun sen?

(Müzik)

Kızım kuruduk burada, kayboldunuz.

(Müzik)

(Cam kırılma sesi)

Hoppala!..

Ateş Prens, ne yaptın ya?

(Müzik)

Eh be birader, ne yaptın ya? Çabuk temizle burayı!

Kaptan...

...sen temizle, gerisini de taşı.

Peki Uzay Bey.

Zaten sıkıntısı büyük çocuğun.

Bir de biz yormayalım.

(Müzik - Ceza - Med Cezir)

"Şair olmak isteyen bir gezgin"

"Yaşama hevesi kalmamış bir bezgin, bezirgânın önde gideni zengin"

"Dengi kalmamış ki kiminin"

"Engin denizde lodosa yakalanan bir gemicinin yaşamı hep çetin"

"Metanetin de sınırı var beyim...

Çekemedim kaçışını ya!

"Kimisininki dört mevsim"

"Kelebeğin ömrüne bedel bir geleceğin getirecek"

"Hediyesi nedir ki bilemedim, vay hâline elekte elenenin"

"Hayata ağlamakla başlayan bu insanoğlu gördü geleceği"

"Bir dilim ekmeğin sonunda bedelinin de alınacak olması gibi düşünenin"

"Düşenin de dostu olmamış ki batanın olsun"

"Müttefik de belli değil ittifak da"

"Mutlak mücadele kazanmak, zafere koşmak"

"Yenilince ağlamak, yenmek için hile yapmak"

"Her sonuçta pay kapmak dünya kuralı olmuş"

"Taştan bozma kalplerse hep kanla dolmuş"

"Kanadımı kırdılar, uçamadım anne, savaşa soktular, koşturdum"

"Kalbini açamayan herkesin aklına eğriyi doğruyu ben soktum"

"Sonbaharda dökülen yapraktım, ilkbaharda geri geldim ben"

"Aileme, dostuma selamlar olsun, gökkuşağındaki bir rengim ben"

"Kanadımı kırdılar uçamadım anne, savaşa soktular, koşturdum"

"Kanadımı kırdılar, uçamadım anne, savaşa soktular, koşturdum"

"Sonbaharda dökülen yapraktım, ilkbaharda geri geldim ben"

"Aileme, dostuma selamlar olsun, gökkuşağındaki bir rengim ben"

"Kanadımı kırdılar, uçamadım anne, savaşa soktular, koşturdum"

"Kalbini açamayan herkesin aklına eğriyi doğruyu ben soktum"

(Alara) Ateş, bırak şunu lütfen.

Gururlu çocuk.

Gel bir şeyler al içeriden.

(Nefes sesi)

(Dalga sesi)

Ben bugüne kadar ne istediysem aldım.

Bundan sonra da alırım!

Merak etme.

Teklife gerek yok.

(Dalga sesi)

(Kaptan) Birader.

(Kaptan) Hadi birader, al paranı, git abiciğim.

(Kaptan) Al, hadi.

(Dalga sesi)

Konuşalım mı Alara?

Azarlamayacaksan olur.

(Dalga sesi)

(Müzik - Duygusal)

Her şeyi gördün işte, işimi gördün.

Evimi gördün.

Okul denilen o yeri zaten biliyorsun.

Merak ediyordun ya hani nasıl olduğumu.

İyi olacağım.

Eskisinden daha iyi olacağım Alara.

(Ateş) Artık biliyorum.

(Müzik - Duygusal)

Ben hiçbir şey bilmiyorum ama.

Sen benim kimyamı alt üst ediyorsun.

(Alara) Telefonlarıma çıkmıyorsun.

(Alara) Görünce azarlıyorsun.

Sonra birden her şey değişiyor.

Elimi böyle tutuyorsun.

Gözüme böyle bakıyorsun.

(Müzik - Duygusal)

Hiçbir şeyden vazgeçmeyeceğim.

Ne İstanbul'dan, ne eski hayatımdan...

...ne milli takıma girme hayalimden.

Ne Londra'dan, ne üniversiteden.

Ne de senden.

(Müzik - Duygusal)

(Müzik - Duygusal)

(Dalga sesi)

(İngilizce şarkı)

(Kelebek) Vay, sureti deli Aslı gelmiş. Ne haber kız?

(Aslı) Ne o?

(Kelebek) Boş ver, bir şey değil.

Hediye!

-(Aslı) Kime? (Kağıt hışırtısı sesi)

Su'ya keman mı aldın?

Yok be kızım, nerede? Eskisini tamir ettim.

Tamir ettin?

(Kelebek) Yani evet.

Ve ona hediye paketi yapıyorsun.

İyice pırpırlandın Kelebek!

Ne alakası var Aslı?

Bu işler hep alakasız olur zaten, takılma.

(Ortam sesi)

(Televizyon ses)

(Kapı açılma sesi)

Çıkıyorum ben, bir hava alıp geleyim, tamam?

Tamam canım, geç kalma.

Öyle saatlerce de yürüme deli deli.

(Su) Tamam.

Ben de erken yatacağım zaten, uykum var.

Abin nerede?

Divanında avare avare sırıtıyor.

(Kapı açılma sesi)

(Televizyon ses)

(Kapı kapanma sesi)

(Televizyon ses)

(Telefon mesaj sesi)

(Aslı mesaj ses) Hallettin mi tesisatçıyı?

(Ateş dış ses) Evet, hallettim.

(Müzik)

(Aslı dış ses) Nasıl geçti ırgatlık?

(Tuş sesi)

(Telefon mesaj sesi)

(Tuş sesi)

(Müzik)

(Flaş sesi)

(Ateş mesaj ses) Şekil 1 A'da görüldüğü gibi.

(Aslı dış ses) Bir şeyler ısmarlarsın artık.

(Müzik)

(Aslı mesaj ses) Çıkmak istersen dışarılardayım.

(Ateş dış ses) Uykum var.

(Müzik)

Of Aslı ya!

Atmayacaktın işte!

(Müzik)

Ne oluyor bana ya?

Ne oluyor?

(Müzik)

(Tuş sesi)

(Telefon mesaj sesi)

(Ortam sesi) (Müzik)

Abi, Evren Bey geldi mi bugün sana?

Ne düştün sen bu Evren'in derdine?

Hiç, merak ettim.

(Faryalı) Etme!

Senin sigortalar niye atıyor bu mesele açılınca?

Ne dedim az önce?

Merak etme!

Hayır yani aranızda bir sıkıntı varsa bileyim.

Ne yapacaksın bilip? Yürü bak işine.

Allah'ım ya!

Yürü git boşları al.

-(Faryalı) Hadi! -(Kelebek) Bir dakika abi.

(Tuş sesi)

Ah! Tek gülücük iyiydi.

(Ortam sesi)

(Hışırtı sesleri)

(Köpek havlama sesi)

Kim var orada?

(Köpek havlama sesi)

(Hışırtı sesleri)

(Köpek havlama sesi)

Kim var orada?

(Köpek havlama sesi)

Abi?

Bak, sensen...

Bak, şaka yapma bana.

(Köpek havlama sesi)

Hah!..

(Ortam sesi)

İçer misin?

(Rabarba)

(Kelebek) Bir tane daha verir misin?

(Ortam sesi)

(Su) Kelebek.

(Su) Bak, kim geldi? Cenk.

Selam.

(Müzik)

-Hoş geldin. -Hoş bulduk.

(Su) Sürpriz yaptı bana.

Hem de kemanımı hacizden kurtarmış.

(Su) Çok tatlı değil mi ya? Kemanım geldi, Kelebek.

(Müzik)

Ee, senin bana sürprizin neydi?

Ya...

...bu akşam bir şarkıcı gelecekti ama...

...işi çıkmış, gelemedi.

Olsun, ne yapalım?

(Su) Zaten bir gecede iki sürpriz fazla kaçardı.

(Öpücük sesi)

(Müzik - Duygusal)

(Kapı kapanma sesi)

(Ayak sesi)

(Sessizlik)

(Müzik)

(Kapı zili sesi)

(Kapı açılma sesi)

(Müzik)

(Kapı kapanma sesi)

(Müzik)

Ya kendine bir ev tut dedim de bula bula benim evin karşısını mı buldun?

Hım!

Ne var canım?

Komşu komşu geçinir gideriz işte.

Yıldız Hanım'la şartlarımız bir kere de eşit olsun istedim.

Evdekiler uyanmadan dönmem lazım.

(Gözde) Ya!

Sen beni hiç özlemedin mi?

(Müzik)

Hiç özlemedin mi?

Özledim.

(Müzik)

Ne yaptın?

Ah.

Satıyorlar mı oteli?

Ya Yıldız biraz ayak direyecek ama mecbur ikna olacak.

Ya Faryalı?

Eh!

Sen alıcılarla konuştun mu?

Konuştum, hazır.

(Gözde) Da...

...senin beni unutmaman lazım.

Ben seni unutur muyum hiç?

(Müzik)

(Cenk) Bak, o kadar da zor değilmiş değil mi?

Değilmiş.

Ya aslında ben biliyordum zaten ayrılmayacağımızı da...

Tabii ya, o yüzden aramadın değil mi günlerce?

(Su) Ya öyle değil.

Annem demişti eğer gerçekten âşıksanız ayrılmazsınız diye.

Sen dinlemedin tabii, beni terk etmeyi seçtin.

Tamam, yüzüme vurma artık.

Uzun mesafe ilişkisi yaşanacaksa en kralını Cenk yaşatır bana, de bakayım.

Yok artık.

Yok artık değil kızım, Cenk var artık.

-İyi ki var. -(Cenk) Hah şöyle.

(Müzik - Cem Özkan - Olmayacak Bir Hayal)

"Kocaman bir aşkın içinde kayboldum"

"Bulamam yolumu sen olmayınca"

(Müzik)

(Müzik)

Vay vay vay!

(Öksürük sesi)

(Köpek havlama sesi)

(Köpek havlama ses)

Papi, kızım?

(Ateş) Hastayım kızım ya.

Ya da dur.

(Köpek inleme sesi)

Buradan kime gideceksin? Anneme gideceksin, annemi darlayacaksın değil mi?

Hı?

Hadi çıkalım, tamam.

Hadi, dur bakayım.

(Müzik)

(Kapı açılma sesi)

(Müzik - Hüzünlü)

(Müzik - Hüzünlü)

Bu dizinin betimlemesi Kanal D tarafından Sesli Betimleme Derneğine yaptırılmıştır.

www.sebeder.org

Sesli Betimleme Metin Yazarı: Nezahat Şalkamcı

Seslendiren: Emine Kolivar

Alt Yazı: Ece Naz Batmaz / Hatice Başpınar / Feride Tezcan

İşaret Dili Tercümesi: Müjde Kolçak

Son Kontroller: Fulya Akbaba / Beliz Coşar / Samet Demirtaş

Teknik Yapım: Dağ Prodüksiyon ve Yeni Gökdelen Tercüme

(Müzik -Jenerik)

(Müzik -Jenerik)

(Müzik -Jenerik)

Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.