All language subtitles for Savasci_S3_bolum_58

af Afrikaans
ak Akan
sq Albanian
am Amharic
ar Arabic
hy Armenian
az Azerbaijani
eu Basque
be Belarusian
bem Bemba
bn Bengali
bh Bihari
bs Bosnian
br Breton
bg Bulgarian
km Cambodian
ca Catalan
ceb Cebuano
chr Cherokee
ny Chichewa
zh-CN Chinese (Simplified)
zh-TW Chinese (Traditional)
co Corsican
hr Croatian
cs Czech
da Danish
nl Dutch
en English Download
eo Esperanto
et Estonian
ee Ewe
fo Faroese
tl Filipino
fi Finnish
fr French
fy Frisian
gaa Ga
gl Galician
ka Georgian
de German
el Greek
gn Guarani
gu Gujarati
ht Haitian Creole
ha Hausa
haw Hawaiian
iw Hebrew
hi Hindi
hmn Hmong
hu Hungarian
is Icelandic
ig Igbo
id Indonesian
ia Interlingua
ga Irish
it Italian
ja Japanese
jw Javanese
kn Kannada
kk Kazakh
rw Kinyarwanda
rn Kirundi
kg Kongo
ko Korean
kri Krio (Sierra Leone)
ku Kurdish
ckb Kurdish (Soranî)
ky Kyrgyz
lo Laothian
la Latin
lv Latvian
ln Lingala
lt Lithuanian
loz Lozi
lg Luganda
ach Luo
lb Luxembourgish
mk Macedonian
mg Malagasy
ms Malay
ml Malayalam
mt Maltese
mi Maori
mr Marathi
mfe Mauritian Creole
mo Moldavian
mn Mongolian
my Myanmar (Burmese)
sr-ME Montenegrin
ne Nepali
pcm Nigerian Pidgin
nso Northern Sotho
no Norwegian
nn Norwegian (Nynorsk)
oc Occitan
or Oriya
om Oromo
ps Pashto
fa Persian
pl Polish
pt-BR Portuguese (Brazil)
pt Portuguese (Portugal)
pa Punjabi
qu Quechua
ro Romanian
rm Romansh
nyn Runyakitara
ru Russian
sm Samoan
gd Scots Gaelic
sr Serbian
sh Serbo-Croatian
st Sesotho
tn Setswana
crs Seychellois Creole
sn Shona
sd Sindhi
si Sinhalese
sk Slovak
sl Slovenian
so Somali
es Spanish
es-419 Spanish (Latin American)
su Sundanese
sw Swahili
sv Swedish
tg Tajik
ta Tamil
tt Tatar
te Telugu
th Thai
ti Tigrinya
to Tonga
lua Tshiluba
tum Tumbuka
tr Turkish
tk Turkmen
tw Twi
ug Uighur
uk Ukrainian
ur Urdu
uz Uzbek
vi Vietnamese
cy Welsh
wo Wolof
xh Xhosa
yi Yiddish
yo Yoruba
zu Zulu

Original subtitles

Bu dizinin ayrıntılı altyazısı FOX TV tarafından...

...Sesli Betimleme Derneğine yaptırılmıştır.

www.sebeder.org

(Müzik - Jenerik)

(Müzik - Jenerik)

(Müzik devam ediyor)

(Müzik devam ediyor)

(Ahmet ses) Albayım beni duyuyor musun?

Evet komutanım, şimdi duyuyorum sizi. Emredin.

Karon hayatta mı?

(Ahmet ses) Sana söylüyorum Kopuz! Karon hayatta mı?

Evet komutanım. Hayatta.

(Ahmet ses) İyi. Şimdi beni iyi dinle.

O şerefsizi buraya, sağ salim getireceksin.

Canlı olarak.

Komutanım neler oluyor?

(Ahmet ses) Kopuz, beni duyuyorsan, emrimi tekrar ediyorum.

Ne yapacaksın, yapacaksın, o namussuzu buraya canlı getireceksin. Tamam mı?

Komutanım bu ne demek oluyor?

(Ahmet ses) Kopuz, şimdilik şu kadarını bil yeter.

Önümüzde koskoca bir kilit var.

Bu kilidin anahtarı da o şerefsizin, kafasının içinde.

(Ahmet ses) Onun için emri tekrar ediyorum.

(Ahmet ses) Ne yapacaksın, yapacaksın...

...o şerefsizi buraya, canlı getireceksin. Anlaşıldı mı?

Komutanım...

...komutanım...

...adamın tepesindeyim. İzin verin, şunun işini bitireyim.

Karon pazarlığa başlarsa, bütün filmi baştan seyredeceğiz.

-Beni dinle Kopuz. -Komutanım!

Komutanım bakın, siz beni aramakta geç kalmış olun.

Karon'dan sonsuza kadar kurtulmaya, şu kadar yakınım.

(Ahmet ses) O zaman beni dinle Kopuz.

Turan askerlerinden üçünün ailesi...

...Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi'ndeki bir Kırgız öğrenci.

(Ahmet ses) Kazak bir öğretmen.

(Ahmet ses) Azerbaycanlı bir aile ve...

...iki tane Türkmen.

(Ahmet ses) Bunların hepsi, on kişinin üzerinde...

...bu herifin elinde. Anladın mı beni?

-Komutanım! -Ne yazık ki Bahtiyar Yüzbaşı'nın...

...nişanlısı da rehineler arasında.

(Müzik - Gerilim)

(Ahmet ses) Emri tekrar ediyorum Kopuz.

Bu adamı, sağ salim bana getireceksin.

Çünkü rehinelere ulaşmamızın tek yolu bu.

Emredersiniz komutanım.

(Gülme sesi)

Onun bu hallerine, sen de bayılmıyor musun?

(Azerice) Sesini kes!

Düşünsene bir.

Onun içinde iki insan var.

(Karon) Biri maaşlı, mütevazı, sıradan bir memur.

Diğeriyse tam bir savaşçı. (Gülme sesi)

(Gülme sesi)

Ve bu içindeki iki insan...

...bu iki ayrı kutup...

...sürekli birbiriyle kavga içinde.

Sence de çok eğlenceli değil mi?

(Azerice) Sesini kes, yoksa men dilini keserem!

Oo!

O kolundaki...

...Azerbaycan bayrağı.

Tahmin edeyim mi?

Sen Bahtiyar Yüzbaşı'sın.

Yüzbaşı, seninle daha uzun uzun konuşacağız.

Emri aldın mı albay?

(Tokat atma sesi)

(Karon) Anam!

(Gülme sesi)

Aa oo! (Karon gülme sesi)

Ahh!

-Ona, ne söyleyeceksin albay? -Kapat çeneni!

-Ona, bir açıklama yapmayacak mısın? -Kapat çeneni!

Ama bak...

...Bahtiyar sana, gariban gariban bakıyor.

Kapa çeneni dedim!

Zavallı. Ona bir şey söyle hadi.

Hadi.

Yüzbaşım, paketleyin şunu hemen!

-(Azerice) Komutanım bu-- -Yüzbaşım!

(Kopuz) Dediğimi duymadın mı?

Paketleyin, şu iti, hemen!

(Azerice) Emredersiniz komutanım.

(Müzik - Gerilim)

Yüzbaşı.

(Müzik - Gerilim)

(Cırcır böceği sesi)

(Köpek havlama sesi)

(Köpek havlama sesi)

(Bahtiyar - Azerice) Komutanım...

...komutanım...

Ha?

(Azerice) Ne söyledi size?

(Azerice) Komutanım.

(Azerice) Bu adam...

...beni adımla sanımla tanıdı.

(Bahtiyar - Azerice) Var, onun dilinin altında bir söz var.

(Bahtiyar - Azerice) Lütfen komutanım.

Bahtiyar, yüzbaşım...

...önce Ankara'ya gidelim.

(Azerice) Komutanım, lütfen.

Karon...

...Türk Dünyası Ortak Müdahale Birliği'nin askerlerinden...

...bazılarının, ailelerine ulaşmış yüzbaşım.

Konu bu.

Sakin ol yüzbaşı.

Sakin ol.

(Azerice) O mu?

(Azerice) Gönül mü?

(Azerice) Gönül mü komutanım?

-Söyleyemem! -(Azerice) Nerede Gönül? Lan!

(Azerice) Nerede Gönül lan, nerede? Ne yaptın Gönül'e?

(Azerice) Gönül nerede, nerede Gönül nerede? Gönül nerede?

Yüzbaşı sakin! Yeter dedim!

-(Kopuz) Bahtiyar! -(Azerice) Cevap ver bana!

-Yüzbaşı! -(Azerice) Nerede Gönül?

(Karon nefes sesi)

Bahtiyar!

Evlat!

Eğer onu öldürürsen...

...nişanlına ulaşma şansımız olmaz.

(Kopuz) Beni anlıyor musun?

Yüzbaşı...

...onu öldürürsen...

...nişanlına ulaşma şansımızı da öldürmüş olursun.

(Azerice) Dua et.

(Azerice) Dua et!

(Azerice) Onun, saçının, bir teline zarar gelse...

...damarında bir damla kan bırakmam...

...bir damla kan bırakmam!

(Gülme sesi)

(Kopuz) Bahtiyar, bak evlat bana bak.

Soğukkanlılığını muhafaza etmelisin.

Çok zor, biliyorum.

Ama sabretmelisin.

Sana söz veriyorum. Nişanlını bulacağız.

Söz veriyorum sana.

Ama şimdi sakin ol.

Tim, helikopterin bizi alacağı yere gidiyoruz, hadi!

(Müzik - Gerilim)

(Azerice) Görürüz!

(Azerice) Görürüz!

(Müzik - Gerilim)

Bunlar hep, Yörük Haydar'ın başının altından çıkıyor. Söyleyeyim size.

-Ne çıkıyor anlamadım? -Bunlar işte.

Oğlum baksana ya. Neymiş efendim, çay olacak ama soğuk olmayacak.

Karton bardak değil cam bardak olacak. O da ince belli olacak.

Poğaçalar taze ve sıcak olacak. Ama böyle poşetin içinde...

...kendini mayıştırıp bırakmayacak. Ya efendim...

...her şeyi anladım da böyle simidi, beyaz peyniri falan filan.

O biber turşusu nedir ya? O nedir, Allah aşkına ya?

Sabah sabah, o biber turşusu nedir ya?

Bak kardeşim, böyle saltanat olmaz! Böyle saltanat, olmaz kardeşim!

Tamam, Allah senden bin kere razı olsun.

Girdin Irak, Suriye ne verdiyse, Allah ne verdiyse...

...böyle hallaç pamuğu gibi dağıttın! Ama abiciğim, bu nedir ya?

Açık büfe kahvaltı mı olur ya? Hep Yörük Haydar'ın...

...başının altından çıkıyor Kur'an çarpsın ya!

Yuh lan sana! Yuh diyorum ve oha diyorum sana Bayındır!

Allah senin belanı...

...vermesin! Allah seni bildiği gibi yapsın, he mi Bayındır!

Allah seni bildiği gibi yapsın!

-Abi hakikaten çok ayıp ya! -Niye lan?

Lan makine çayıyla, dört tane poğaça. 'Hayvar' mı hazırladın adamlara deve?

Çağlar, bence biz bunu aynen Haydar Yüzbaşı'ya anlatalım kardeşim.

(Ersin) Doğan'a bir sorsun hesabını değil mi?

-Aynen abi. -Seni poligona dikip...

...maymun etsin de gör sen.

-He? -Hı hı.

(Gülme sesi) Oğlum, şaka yaptım lan ben.

-Ha ha. -(Doğan) Harbi şaka yaptım oğlum ben.

Beyler bak, biz o adamlara...

...ne yapsak az gelir. O derece söyleyeyim size.

Hadi geç, şu çayın altına bak hadi.

Annem, benim gitmem lazım. (Helikopter sesi)

Artık o çayın altına, siz bakacaksınız annem.

-Benim ufak bir işim var. Tamam mı? -(Ersin) Doğan, lan nereye?

Nereye gidiyor bu ya?

Tamam Çağlar, hadi biz hazırlayalım.

Çağlar çadır Çağlar! Tut şunu tut!

Allah!

(Helikopter sesi)

Komutanım!

Doğan, ne yazıyor burada?

Okuman yazman var değil mi senin? Ne yazıyor burada?

"Harekât Merkezi" komutanım.

Yani sırf "Harekât Merkezi" yazıyor. Komutanımı ben ekledim.

Sonuçta yasal olarak ve saygı açısından eklemem lazım.

Yani ben sonuçta bir erim.

Siz benim komutanımsınız en nihayetinde, biliyorsunuz.

-Doğan! -Emredin komutanım.

Bana bak Doğan! Burada sessiz olunacak! Tamam mı?

Öyle, ulu orta konuşulmaz!

-Ya bir de ben sana ayrıca, kaç ke-- -Komutanım, Selçuk Astsubay geldi.

-Üf! Doğan kes şunu! -Tamam, emredersiniz komutanım.

-Komutanım, Kılıç Timi piste inmek üzere. -Tamam.

-Sağ ol, gidebilirsin. -Emredersiniz komutanım.

(Müzik - Duygusal)

(Müzik - Hareketli)

-Hoş geldiniz komutanım. -Hoş bulduk kardeşim.

-Sağ olun. -Of!

Bir dakika!

Astsubayım, bir bakabilir misin?

Emredin komutanım.

-Yardım eder misin bana? -(İlyas) Tabii komutanım.

Üsteğmenim...

...bana ambulansa binmeyi reddettiğini söylemeyeceksin. Değil mi?

Öyle mi komutanım?

Tabii ki bineceğim komutanım.

Ben, disiplinsiz bir asker değilim komutanım.

Bir an önce, hastaneye gitmeye bakın üsteğmenim.

Bunlar geride kaldı.

Ben yalnızca bunu söylemek istedim.

Size, hem bir özür hem de bir teşekkür borcum var.

Tüm Kılıç Timi'ne ve size.

İlyas.

Buna gerek yok, üsteğmenim.

Biz görevimizi yaptık.

Bir an önce iyileş. Geçmiş olsun.

Sağ ol komutanım.

(Müzik - Duygusal)

(Doğan) Çay söyleyin hemen, komutanıma çay hemen.

(Ersin) Komutanım buyurun.

(Ambulans siren sesi)

(Ambulans siren sesi)

-Afiyet olsun. -Sağ ol. Yer misin?

-Sen iyi misin kız? -İyiyim komutanım, sağ olun.

Babalar, bu çocuğun gelişi hayra alamet değil.

Oğlum, çay gönderin buraya.

-Buyurun komutanım. -Sağ ol koçum.

Sağ ol babalar.

(Sessizlik)

Sağ ol kardeşim.

(Sessizlik)

Sedat, bizi rüyanda gördüğünü söyle babalar.

Komutanım, Kutalmış Paşa tekmil istiyor.

"Deliler gelsin." dedi.

Deliler dediğine göre...

...bizden bahsediyor.

Aynen. Tabii memlekette herkes adını, soyadını bilecek.

-Doğan! -(Haydar) Doğan!

Al koçum.

Çiğdem, emir komuta sende. Kimse karargâhtan ayrılmasın.

Emredersiniz komutanım.

Hadi Yörük.

Üf!

Oh, işte bu be!

İşte bu, vallahi bak!

Vallahi komutanım, Ankara gibisi yok ya, vallahi oh be.

Sizin de böyle bir kopasınız, stres atasınız...

...ha böyle bir coşasınız falan yok mu ya?

-(Emre) Var değil mi? -Aynen.

(Bayram) Vallahi, ben hiç öyle stres atacak...

...başka bir yerlere akacak...

...uçacak da bir halim yok. Ben şimdi evime giderim.

(Bayram) Canım karımın yanına.

Zeynep'ime, Eren'ime sarılırım.

Çizgili pijamalarımı da giyerim.

(Bayram) Açarım televizyonumu da.

Böyle zebralı aslanlı bir belgesel, ooh!

Gel keyfim, gel!

Tabii komutanım ya, ne güzel.

Ee, komutanım sen?

Benim işim var Galip.

Hayda! İlyas?

Maalesef Emre abi, size katılamayacağım.

Çünkü benim de bugün, güzel bir 'randevüm' var.

-Ney? -'Randevü'!

(Emre) Galip, şu adam bile böyle bir...

...ya şu Sarı bile 'randevü' diyor ya, ben kahroluyorum Galip!

Ya 'randevü' diyor ya, böyle bir... Lan de bakayım bir daha.

Söyleyeyim abi. Çok alışkın olduğum bir kelime zaten.

'Randevü'!

Bak bak, bir de böyle bir randevuyu, sonundaki "U" yu böyle...

...dudağını büzüştürüyor ya. "U" Fransız şeyiyle "Ü"!

'Randevü'! Senin var ya!

-Pis herif! -Oğlum biz, tayinimizi falan isteyelim.

Biz gidelim Serdar Komutanım'ın yanına Kosova'ya falan.

-Biz üvey evladız lan burada. -Belki orada açılır kısmetimiz.

Ne oldu abi, ne söyledim? Amma büyüttünüz siz de ya.

Ya alt tarafı 'randevü' dedim yani.

İlyas sorun sende değil. Sen 'randevü' dedin ya...

...sıkıntı o noktada işte.

Çünkü onlar, genelde bu kelimeyi kullanmıyorlar.

Ne bileyim böyle, dürüm diyorlar.

Vay be!

Değil mi Emre?

-Çiğdem Komutan'a bak be! -Sağ olun komutanım.

Sağ olun.

-'Randevü'! 'Randevü'! -(Çiğdem) Kılıç!

İkinci bir emre kadar karargâhtayız.

Hadi, dinlenelim arkadaşlar.

Emredersiniz komutanım.

-Bunları bir-- -Emredersiniz komutanım.

Rahat çocuklar.

Evet.

Albay Kopuz, beraberindeki timle beraber Karon'u aldı.

Eğer bir aksilik olmazsa, bir saate burada olacaklar.

Bu iyi haber komutanım.

Demek ki sonunda yakayı ele verdi (Bip)!

Affedersiniz komutanım.

Evet.

Keşke bununla sınırlı kalsaydı.

Keşke.

Komutanım...

...Kopuz Albay, o iyi mi?

Kopuz Albay iyi.

Bizim meselemiz başka.

Türk Dünyası Birliği'nin yakınları...

...Kırgızistan, Azerbaycan...

...Türkmenistan'dan 10- 12 tane sivil, Karon'un elinde.

-Allah kahretsin. -Şerefsiz!

Önceliğimiz, o insanlara sağ salim ulaşmak.

-Yüzbaşım. -Emredin komutanım.

Kılıç Timi, karargâhtan ayrılmasın.

Görevden yeni döndüğünüzü biliyorum ama biz...

...her ihtimale karşı, hazırlıklı olmalıyız.

Emredersiniz komutanım.

İşin kötü tarafı...

...rehinelerin içinde Bahtiyar Yüzbaşı'nın nişanlısı da var.

(Ahmet) Kiminin anası, kiminin babası, kiminin kardeşi.

Bu tam bir facia.

Asıl mesele şu çocuklar.

Bu askerler, bizim ülkemize emanet...

...tabii aileleri de öyle.

(Ahmet) Düşmanlarımız elini ovuştururken...

...biz böyle bir faciaya, göz yumamayız.

Karon ve...

...onun tasmasını taşıyanlar...

...eğer başarılı olurlarsa, Allah korusun...

...Turan Ordusu daha doğmadan...

...boğulmuş olur.

Yani bu herifler...

...bizim hayalimizi, kâbusa dönüştürebilirler.

Hepsi bu. Çıkabilirsiniz.

(Müzik - Gerilim)

Oğlum!

Emredin komutanım.

Bu Türk Dünyası Birliği'nin eğitim alanına gidelim.

Arabayı hazırlasınlar.

Emredersiniz.

(Haydar) Babalar, bu nasıl bir kanı bozukluktur, nasıl şerefsizliktir bu?

Ya Bahtiyar'ın nişanlısından ne istedin?

Askerlerin anasından, babasından (Bip)!

Şerefsiz köpek!

Bozok baba...

...sen bana neden katılmıyorsun? Neden eşlik etmiyorsun ya?

Ayıptır, bu adabımuaşerettir.

Bir beyefendi söverken, yanındaki bir diğer beyefendi ona eşlik eder.

(Haydar) Allah ne verdiyse, ana avrat söver.

Ne oldu, ne düşünüyorsun?

Yörük, durum pis.

-Evet. -Soru 1:

Karon niye bile bile, kendini Kopuz Albay'ın önüne attı?

Soru 2:

Bahtiyar'ın nişanlısını, bilinçli bir şekilde mi hedef seçti?

Soru 3:

Bu şerefsiz herifin, bundan sonraki planı ne, ne planlıyor?

Bana soruyorsan, cevap vereyim.

O bozuk para gelince, uçaksavar mermisiyle uçuralım (Bip) gitsin!

Sonrasına bakarız.

Ben harekât merkezine geçiyorum.

Sen çocuklara durumu anlat. Herkes hazır olda beklesin.

Anlaşıldı baba.

(Ayak sesleri)

(Ayak sesleri)

-Teğmenim! -Emredin komutanım.

Çevre emniyeti alalım.

Bir de şu helikopter ne mesafedeymiş, öğrenelim.

Emredersiniz komutanım.

(Müzik - Gerilim)

Yüzbaşı!

Aklından çıkaramıyorsun değil mi?

(Gülme sesi)

(Karon) Onların başında, iki tane adamım var.

(Karon) İnan bana, ikisi de birbirinden manyak.

Hatta bir tanesi, boş zamanlarında ne yapıyor, biliyor musun?

(Karon) Hı?

Merak etmiyor musun, ne yaptığını?

Ha?

Suriye ve Irak çöllerinde geziyor yüzbaşı.

Yakaladığı adamları öldürüyor.

(Karon) Kadınları ne yapıyor, biliyor musun?

Ha? (Gülme sesi)

(Helikopter sesi)

Sana soruyorum yüzbaşı!

(Gülme sesi)

Onları köle olarak satıyor, köle!

(Helikopter sesi)

Böyle yaşı 40'ı geçkinse, 100 dolar.

(Karon) Gençse 200 dolar.

(Karon) Ama bir de güzelse...

...işte o zaman 1000 dolar yüzbaşı, 1000!

(Helikopter sesi)

Yüzbaşı!

Senin nişanlın güzel miydi?

(Silah sesi)

Yüzbaşı!

(Helikopter sesi)

Kendini öldürtmek istiyorsun, öyle mi?

(Helikopter sesi)

Getirin şunu! Yüzbaşı, sen de benimle gel.

(Helikopter sesi)

(Kopuz) Teğmenim!

Başka kimse bizimle gelmesin.

-Emir komuta sende teğmenim. -Emredersiniz komutanım.

(Helikopter sesi)

(Müzik - Gerilim)

(Helikopter sesi)

(Helikopter sesi)

Üsteğmenim havalan!

(Helikopter sesi)

Yüksel!

Diğer askerler nerede?

-Albay. -Kapa çeneni! Yüksel!

-Nereye gidiyoruz albay? -Yüksel!

(Kopuz) Kaç fitteyiz?

-(Pilot) 1000'e çıktık komutanım! -Yüksel!

Albay, nereye gidiyoruz dedim?

-Diğer askerler nerede? -Yüksel!

Ben bir askeri birliğe teslim oldum albay!

Öyle kafana göre, davranamazsın!

Yüksel!

-Yüzbaşım, aç kapıyı! -(Azerice) Emredersiniz komutanım.

(Helikopter sesi)

Bak bakalım, burası Türk toprağı mı?

-Bak hadi. Yüzbaşım! -Ne oluyor? Bırak beni!

-(Bahtiyar - Azerice) Gel! -Albay! Bırak!

(Helikopter sesi)

Bak aşağı, bak!

Bırak beni, bırak!

Albay!

Bak aşağı!

Bırak beni dedim sana! Albay!

Bak aşağı, bak!

Bırak beni dedim, yüzbaşı bırak!

Bak aşağı! Ne görüyorsun?

Canın cehenneme Kopuz, canın cehenneme! Bırak beni!

Yüzbaşı, at şunu aşağı!

(Bahtiyar - Azerice) Emredersiniz komutanım!

Yüzbaşı, ne yapıyorsun? Bırak!

(Helikopter sesi)

-Albay bırak beni! -Yüksel!

(Kopuz) Bak aşağıya!

Albay, bırak beni.

At onu yüzbaşı, parçası bile kalmasın.

Benimle oyun mu oynamak istiyorsun! Ben oyunu, böyle oynarım.

Yüksel!

Onlar güvendeler, bırak beni. Onlar zarar görmüyor, tamam mı?

Adamlarımı hemen arayacağım albay.

Neredeler?

Albay, yerlerini söylesem de onları bırakmazlar.

Konuşmam, telefon etmem lazım albay. Bırak beni!

(Helikopter sesi)

(Azerice) Şimdi nişanlımla ilgili söylediğin sözleri bir daha söyle.

O iyi, tamam mı?

Ona zarar vermemelerini söyledim. Kimseye zarar vermiyorlar, herkes iyi.

Türkiye sınırlarına, resmi olarak girdiğim anda...

...hepsinin yerini sana söyleyeceğim albay, tamam mı?

Önce şu soruma cevap ver. Neden teslim oldun?

Neden bile bile, elimize düştün?

Seni hiç, adamların sattı mı albay?

Çünkü beni sattılar.

-Ne demek bu? -Hepsi sattı beni.

Şu demek albay...

...paralı askerler, şu an benim kafamı kesmek için her yerde beni arıyorlar.

Anladın mı? Paralı askerler.

(Helikopter sesi)

(Müzik - Gerilim)

(Müzik - Gerilim)

(Müzik devam ediyor)

(Tuş sesleri)

Benim. Karon yok burada.

Ne demek Karon yok? Neden söz ediyorsun sen?

Yok Lazar, Karon kokuyu aldı bence.

Yok burada.

Lanet olsun.

Tamam, benden haber bekle.

Ne yapıyorsun Lazar?

Hiç. Ne yapabilirim ki?

(Üst üste konuşmalar)

(Velid) Bütün gece yürüdük. Ne yapacağız bunları?

Yürümeye devam edeceğiz.

Herhangi bir yerde durursak, bizi bulmaları daha kolay olur Velid.

(Arapça) Eyva.

Yürüyelim o zaman.

Karon nerede?

Niye aramıyor bizi?

Arayacaktır Velid, acele etme bence.

Tamam.

Lazar, bir şeyler çeviriyor olamazsın değil mi?

Kes şunu tamam mı? İşimize bakalım.

Tamam, bakalım.

Hani bir şeyler çeviriyorsan, beni de unutma.

Tamam mı Lazar?

(Müzik)

(Erkek) Hadi yürü, yürü. Geç, geç!

-(Erkek) Yürü bakayım, hadi. -(Erkek 2) Oyalanma, yürü!

(Müzik - Gerilim)

(Üzeyir) Gönül abla elini uzat, belli etme.

-Üzeyir ne oluyor? -Abla, elini uzat lütfen.

Üzeyir ne oluyor?

Abla, kurban olurum bak.

Bu adamların insanları köle diye sattıklarını çok duydum, tamam mı?

O çamuru, yüzüne gözüne sür. Saçını başını dağıt.

Eğer seni böyle genç görürlerse...

Allah korusun. Hadi abla, dediğimi yap.

Hadi abla.

Sana bir şey olursa, Bahtiyar abinin yüzüne bakamam abla.

Ama merak etme...

...bizi bırakmazlar.

Bahtiyar abim, bizi bırakmaz.

Türk askeri bizi bırakmaz. Mutlaka gelecekler.

Mutlaka.

(Erkek) Hadi oyalanma. Yürü!

(Müzik)

Teşekkür ederim de kaçıncı çayın oldu bu?

Vallahi bilmiyorum ki. Beş-altı oldu galiba.

Ama bir şey diyeyim mi? Dağda en çok, şu çayı özlüyorum ya.

Yani en çok özlüyordum, artık ikinci sırada.

(Müzik)

Bana aldığın bileklik...

...çok güzel, çok zarif.

Aslında kamuflaj varken, takmamam gerekiyor ama...

...neyse, çıkartırım birazdan.

Ama çok yakışmış.

Teşekkür ederim.

Ama keşke Doğan'la göndermeseydin.

Birden hareket emri çıkınca, öyle oldu.

Yoksa ben de kendim vermek isterdim.

-Astsubayım, Kopuz Albay inmek üzere. -Tamam, geliyorum hemen.

Şimdilik hoşça kal.

Başak...

...eğer operasyon çıkmazsa...

-Tamam, görüşürüz. -Görüşürüz.

Ne işi var oğlum, bu adamların burada?

Kendin sormak ister misin abi? Sen de o kadar maça var mı?

Oğlum koğuşta çay içmek, yasak değil mi?

Ayrıca bu adamların yeri yurdu yok mu, niye burada kalıyorlar? Allah Allah ya!

İşine bak Doğan, hadi.

Pasifsin Ersin. Yemin ederim pasifsin. Senin sorunun bu oğlum.

Oysaki insanı insan yapan şey, hayır demesidir.

Kafasına yatmayan şeylere karşı çıkması, sesini yükseltmesidir.

İnsan onuru Ersinciğim... Aa!

Komutanım, çay içer misiniz? Taze. Tazeleyim mi çayınızı?

-Yok. Bir de düş, çok yükseksin. -Emredersiniz komutanım.

-Hişt, Selçuk Astsubay nerede? -Gazinodaydı komutanım en son.

Ha.

Komutanım çay vereyim mi? Tost da yaptırabilirim isterseniz.

Efendime söyleyeyim kaşarlı, sucuklu.

Cık!

Senin kadar hızlı dönenini, tarih yazmamıştır var ya.

Yuh lan sana!

Yazmaz.

Uff!

(Horlama sesi)

(Horlama sesi)

(Horlama sesi)

(İç çekme sesi)

(Vurma sesi)

Uyan.

Ne oluyor ya?

-Oğlum ne yapıyorsun? -Uyan!

Oğlum uyuyamıyorum.

Kafana dipçikle vurayım mı kardeşim, mışıl mışıl uyursun.

Hişt, İlyas'ı dövelim mi?

Uff!

Oğlum sen ne gereksiz, ne dengesiz bir adam oldun ya.

Allah ne verdiyse, girelim.

Yok oğlum, boş ver. Uyusun çocuk.

Hişt, bu gerginlikle gidemeyeceğiz, şu kötü enerjiyi atmam lazım üstümden.

(Horlama sesi)

-Vallahi mi lan? -Hadi.

Hadi.

(Müzik - Hareketli)

(Mırıldanma sesi)

Sen, neler görüyorsun lan rüyanda?

-Pis herif! -Neler karıştırıyorsun?

(Üst üste konuşmalar)

Lan!

(Bayram) Tövbe bismillah! Ne oluyor lan?

Lan, ne yapıyorsunuz oğlum?

Kazık kadar adamsınız ya, bak hele şunların haline. Allah Allah!

Bayram abi, rüyasında pis pis şeyler görüyor--

Kes lan, kes!

Sizin arpanız fazla mı geldi oğlum ya?

Tövbe estağfurullah, uğraşıyorsunuz oğlanla.

Lan sen de...

Sen de bunlara bulaşıp durma lan. Allah Allah, durup durup kaşınıyorsun ya!

-Ben mi Bayram abi? -Lan kes!

Şimdi emir gelir de dağa çıkarsak...

...sızlanmayın sakın, canınıza okurum vallahi!

Tövbe tövbe. Yat aşağıya, hadi! Çok sinirlendim ya.

(Bayram) Allah Allah, nasıl sinirlendim ya.

-Uyu sen. -(Bayram) Tövbe estağfurullah.

-Devam et. -Git yat!

(Bayram) Tövbe estağfurullah ya. Nasıl sinirlendim.

Tamam, sus.

(Horlama sesi)

Hemen uyudu lan.

Helal olsun. Hepsi senin yüzünden, bak görüyor musun? Fırça yedik boşuna.

Uyuyalım komutanım ya. Benim randevum da yattı zaten.

(Horlama sesi)

Allah, Hatice ablaya sabır versin.

(Müzik)

Yüzbaşım, Kılıç Timi nerede?

-Karargâhtayız komutanım, hazırız. -Tamam.

Bu namussuzun sorgusuna siz gireceksiniz.

-Emredersiniz komutanım. -Olanlardan haberiniz var değil mi?

Var komutanım. Kutalmış Paşa bahsetti.

Karon'u ne kadar çabuk öttürürseniz, o kadar iyi.

-Hiç vakit kaybetmeyin yüzbaşım. -Emredersiniz komutanım.

O alçak hiç dinlenmeyecek, gözünü kırpmayacak, yemek yemeyecek.

Sadece konuşacak, tamam mı?

-Emredersiniz komutanım. -Emredersiniz komutanım.

(Müzik)

Bahtiyar...

...bak, git birazcık dinlen. Bir şeyler ye, iç. Perişan oldun.

Ya ona bir şey olursa?

(Azerice) Onsuz yaşiyabilmirem ki.

(Azerice) Gönül, menim bu dünyada sahip olduğum tek varlık.

(Azerice) Vallahi ona bir şey olursa, ben yaşiyabilmirem yüzbaşı.

Bak kardeş...

...o lavuğu konuşturacağız.

Yengenin yerini öğreneceğiz.

Sonra da gidip, onu kurtaracağız.

Sen içini ferah tut, aklına kötüyü getirme, tamam mı?

(Azerice) Yüzbaşı, yemin ederim, bu üzerimdekiler olmasa var ya...

...onun kafası, gövdesinde durmazdı. Yemin ederim, durmazdı!

Bahtiyar...

...bak, bunu o da biliyor. Tek güvendiği şey de o zaten. Tamam?

Ya sabır!

Aynen babalar, terörist bile (Bip) sıkışınca, bize sığınır.

Niye?

Çünkü biz teslim olmuş adama, sıkmayız değil mi?

Gerçi bazen aklımdan...

...sıkıldım diye geçirmiyorum desem, yalan olur ama...

...kardeş sen merak etme.

(Haydar) O bozuk para konuşacak.

O konuşmazsa, biz konuşturacağız. Ya seve seve konuşacak...

...ya da konuşacak işte.

(Azerice) Eyvallah.

(Müzik)

Ohh...

Kahve mi ısmarlayacaksın albay?

Seni dinliyorum Karon.

Anlaşmamızı unutma albay. Önce savcı, buraya gelecek.

Resmen tutuklanacağım.

Sonra da istediğin bütün bilgileri, sana vereceğim.

Savcının, buraya geliyor olması...

...seni Rusya'ya teslim edeceğimiz anlamına gelmiyor.

Bunu biliyorsun, değil mi?

Bence geliyor.

Hatırla albay. Karon, bir Rus hapishanesindeydi.

Bir özel kuvvetler Türk subayı, Karon'u oradan kaçırdı.

Bunu herkes biliyor. Tüm istihbarat örgütleri, özellikle de Rusya.

Aranızda suçluların iadesi anlaşması var.

Bir Rus hapishanesinden, bir firarı elindeyse...

...eninde sonunda, onu onlara teslim etmek zorundasın albay.

Yanılıyor muyum?

Bu olacak Karon.

Savcı, senin kaydını alacak.

Ama ondan sonra, sorduğumuz her soruya cevap vermezsen...

...bu oyunlarına devam edersen...

...ve hepsinden de önemlisi o masumların...

...bir tekinin bile kılına zarar gelirse...

...işte o zaman Karon, seni benim elimden kimse alamaz.

Ne Amerika ne Rusya ne Çin!

Ne de senin o lanet olasıca iplerini elinde tutan, herhangi birisi.

Beni anlıyor musun? Tanrı şahidim olsun ki...

...bu yeryüzündeki hiçbir kuvvet...

...seni, benim elimden alamaz.

Bunu anladın mı?

Hı hı.

Güzel.

Savcı Bey gelebilir.

O, işini bitirdikten sonra, sorguya iki subayım devam edecek.

(Gülme sesi)

(Müzik)

Evlatlarım...

...buraya gelerek, sizinle bizzat konuşmak istedim.

Başka türlüsünü yapamazdım.

Sizin buraya gelmesini beklediğiniz dostlarınız, sevdikleriniz...

...ananız, babanız var bunu biliyorum.

Hatta bazılarınız, onlardan haber alamadığı için endişe içinde.

Bunun da farkındayım.

Şunu bilin. Elimizden gelen gayreti gösteriyoruz ve en kısa sürede...

...onlardan haber alacağız.

Bu zaman zarfı içinde, sizin yüksek moralle...

...eğitiminize devam etmenizi istiyorum. Anlaşıldı mı?

Komutanım, biz de aramalara katılmak istiyoruz.

Burada beklemek istemiyoruz komutanım.

Biliyorum çocuklar. Yalnız, size bir şey hatırlatmak isterim.

Bu ocakta öğrendiğiniz ilk şey, emre itaattir.

Onun için sabırla ve bize güven duyarak beklemenizi emrediyorum. Anlaşıldı mı?

Türk dünyasının askerleri, Turan erleri, emrim anlaşıldı mı?

(Hep bir ağızdan) Emredersiniz komutanım!

(Müzik)

Bir şey olduğu belliydi ama.

Telefonun başında bir beklemeleri var, bir görsen.

Ah canlarım benim.

(Hatice) Baksana, nasıl Kutalmış Paşa'nın etrafındalar.

Hayır yani anlamıyorum. Niye hep bizim başımıza geliyor?

Ne istiyorlar, bizim çocuklarımızdan?

Kem söz söylemek istemiyorum ama gerçekten hepsinin Allah belasını versin.

Bitmediler. Bir türlü bunlar bitmedi.

(Askerler) Emredersiniz komutanım!

(Müzik - Duygusal)

(Müzik - Duygusal)

Hemşire Hanım...

...bacağım nasıl?

Doktor Bey birazdan burada olacak Funda Hanım. O, size bilgi verir.

Kötü mü?

Şimdi biraz dinlenmeye çalışın olur mu? Anestezinin etkisi geçecek.

Bulantı olursa, bir ilaç daha vereceğiz. Geçmiş olsun.

(Müzik - Duygusal)

(Müzik - Duygusal)

(Müzik)

Dünya küçük, değil mi bozuk para?

Baylar, savcı az önce çıktı.

Resmi olarak tutuklu olduğumu, hatırlatırım.

(Gülme sesi)

(Müzik)

(Kağan) Karon...

...konuş bence.

(Müzik)

Rehineler nerede?

(Gülme sesi)

Acelemiz mi var?

Acelemiz var galiba. Değil mi?

Bakın beyler, ben resmi olarak tutukluyum.

Savcı kayda aldı. Ne yapıyorsunuz?

-Yörük... -Hı? Babalar.

Bu bozuk para...

...sana elektrik verdi, değil mi?

Elektrik ne ya?

(İnleme sesi) (Elektrik akım sesi)

Direkt barajı bağladı (Bip)!

Üstüne, asmaya kalktı seni.

Aynen.

Bir de yetmedi, saatlerce işkence etti.

Anlatma.

Düşündükçe fena oluyorum.

(Kağan) Ne diyeyim?

Kusura bakma, sahne senin.

-Koşan atlar. -Zafere koşan atlar.

-Uluyan kurtlar. -Uluyan kurtlar.

Türk edebiyatında...

...anlamı güçlendirmek için...

...eriğiyle aynı kelimeyi...

...art arda kullanmaya ne denir?

Bozok?

-İkileme. -İkileme.

Yani sana örneklendirmiş şimdi.

Bak bozuk para...

...şimdi sen ya seve seve konuşacaksın.

Ya da ben, seni...

Bakın...

...beyler. -(Haydar) Seve seve--

Bir dakika ben tutukluyum, söyledim size.

(Sessizlik)

Yüzbaşım.

Merak etmeyin, onu konuşturacaklar. Merak etmeyin siz.

(Azerice) Sağ ol teğmenim, teşekkür ederim.

(Azerice) Teğmenim...

...senin, kimin kimsen yok değil mi?

Kılıç Timi'ni saymazsak, evet, yok komutanım.

(Azerice) Nişanlını duydum...

...şehit olmuş.

(Azerice) İsmi, Kürşat'tı değil mi?

Evet komutanım, Kürşat.

Teğmen Kürşat Kınık, komutanım.

(Azerice) Yaranı tazelemek için sormuyorum, söylemiyorum yani.

(Azerice) Sabah, o şerefsiz benim nişanlımdan söz ettikten sonra...

...hep dua ettim.

Hep dua ettim. Söyledim ki, "Allah'ım...

...beni de...

...Çiğdem Teğmen gibi güclü yap."

(Azerice) Men senin gibi güclü biri olmak istedim. Bunun için dua ettim.

Komutanım, merak etmeyin...

...ona hiçbir şey olmayacak. Hepsi kurtulacak.

(Bahtiyar) Kusura bakma.

(Azerice) Zaten, Gönül de bu durumu görseydi bana kızardı.

(Azerice) Söylerdi, " Koskoca yüzbaşısın, mızmız yapıyorsun."

Onu konuşturacaklar yüzbaşım. Siz içinizi rahat tutun.

(Müzik - Duygusal)

(Müzik)

(Silah kurma sesi)

Dur, ne yapıyorsun?

Dur, ne yapıyorsun sen? İndir silahı!

Sakin ol, delirdin mi oğul?

Saçmalık bu.

Karon yok, tamam mı? Adam kendi (Bip) kurtarmanın derdinde.

Bizi de bunlarla, bu lanet yere attı gitti. Bunu görmüyor musun?

Biraz daha bekleyelim. Karon ortaya çıkacaktır, tamam mı?

Hem bak şunlara, bir bak. Bunların hepsi para.

Aralarında gençler var, karılar var. Baksana şunlara, hepsi para!

Hatta güzel karılar var bak. Güzel karılar, baksana.

(Gönül) Bırak beni!

Burada para bulursun, silah bulursun, su, yiyecek bulursun...

...ama bunun gibisini bulamazsın. Şuna baksana.

-Çek şu ellerini. -Konuşma!

(Ağlama sesi) (Gönül) Üzeyir.

(Vurma sesi)

(Ağlama sesi)

Seni gebertmemi ister misin, ha? Keseyim mi gırtlağını?

Velid, geliyorlar. Birileri geliyor. Bunlar bizimkiler.

Geliyorlar.

Kim bunlar?

Posta güvercinleri. Sakallı güvercinler.

(Müzik - Gerilim)

Velid, konuşmamız lazım.

Tamam.

(Müzik - Gerilim)

(Arapça) Eyva.

Tamam.

(Müzik - Gerilim)

(Arapça) Eyva.

Ha. Bak onların hepsi senin. Tamam mı?

Hepsi de senindir. İstediğini yap.

Hadi. İyisin yine. Hadi.

Ne diyorsun sen? Delirdin mi?

Buna iş diyorlar dostum, ticaret.

Bana Karon’un mesajını getirdi.

-Karon mu? -Ya.

-O ne demek? -Sana yolda anlatırım.

Ama öncesinde, buradan gitmemiz lazım. Hazırlık yapmamız lazım.

Öncesinde şöyle güzel bir banyo, belki bir tıraş…

…belki iyi bir giysi. Ha?

Hadi, hadi.

Hadi.

Ha unutmadan, bak en güzeli şudur ha.

Yüzündeki çamuru da kendi sürdü. İstediğin kadar kullan.

Tamam mı? İstediğini yap ona.

(Müzik - Gerilim)

Yüzbaşım, ne haber var? Bulduk mu?

Boşuna bozuk para demiyorum, ben bu lavuğa.

Gevşek çıktı.

Ya yüreğimi patlatma. Bulduk ya da yok?

Öttü diyorum ya. Konuştu. Sen rahat ol.

Oh!

Bulduk Bahtiyar, bulduk. Merak etme.

Yörük, ben Kopuz babanın yanına geçiyorum.

Sen timi toparla. Herkes, çok acele etsin.

-Herkes, çok acele etsin. -Anlaşıldı.

Sizin Allah’ınıza kurban.

(Müzik - Gerilim)

Kolay oldu Kutalmış.

Çok kolay oldu.

(Horlama sesi)

Kılıç, kalk. Kalk.

(Bardak kırılma sesi)

Aa!

Komutanım.

Babalar, hareket emri.

Beş dakika sonra hangar, on dakika sonra demir kuş.

Hadi babalar.

Hareket. Hadi, hızlı hızlı.

Sallanmayın. Hadi İlyas. Hadi oğlum.

-Hemen komutanım. -Hadi babalar.

-İlyas, Selçuk Astsubay’a da haber ver. -Emredersiniz komutanım.

Bayındır ne yaptın oğlum ulan?

(Müzik)

-Oğlum Karagöz. -Emret komutanım.

Bayındır, babalar…

…oğlum hepsini kırdın mı?

Biraz öyle oldu komutanım.

Koğuşta çay yasak, bilmiyor musun?

Komutanım, vallahi onlar istedi. Yemin ederim, onlar istedi.

Kanunsuz emir uygulanmaz, asker. Bilmiyor musun?

Yani. Yani.

İyi. Çay da gitti.

Benim mataramı al…

…yarısına kadar çay doldur, ben de yolda içeyim, olur mu?

İstediğin çay olsun.

Komutanım, helikoptere demir kuş dedin ya…

…kırk yıl düşünsem, aklıma gelmezdi Kuran çarpsın ya.

Emredersin komutanım!

(Müzik - Gerilim)

Dikkat!

İHA’lar bölgeyi taramaya devam ediyor.

Siz inmeden, koordinatları ulaştırmaya çalışacağız.

Hava birazdan kararacak. Acele etmeniz lazım.

Çok dikkatli olun.

-Emredersiniz komutanım. -Emredersiniz komutanım.

(Helikopter sesi)

Kılıç, kılıcınız keskin olsun.

(Hep bir ağızdan) Sağ ol.

(Helikopter sesi)

Komutanım…

Yüzbaşım.

Bahtiyar, bunun yanlış olduğunu biliyorsun değil mi?

Biliyorum komutanım ama…

…siz bana söyleseniz ki o binaya geri dön…

…ben o binaya, sığamam komutanım.

İyi. Tamam. Git bakalım.

-Yörük. -Emredin komutanım.

Bahtiyar Yüzbaşı sana zimmetli. Ona göre.

Emredersiniz komutanım.

-Yüzbaşım. -Kılıç, helikopter bin.

(Müzik - Aksiyon)

Sağ olun komutanım.

(Helikopter sesi)

(Kapı açılma sesi)

Nasılsınız üsteğmenim? Bir şikâyetiniz var mı?

Teşekkür ederim.

Doktor Bey, lütfen söyler misiniz bacağımın durumu nasıl?

Elimizden geleni yaptık, ancak kurşun hem kemiği parçalamış…

…hem de tedavide gecikilince, doku hasarı oluşmuş.

Korkarım, zahmetli bir fizyoterapi süreci olacak.

Elbette yürüyeceksiniz. Normal hayatınızda bir sıkıntı olmayacak.

Doktor Bey, inanın yürümek umurumda bile değil.

Uçabilecek miyim?

Onu söyleyin bana, uçuşa engel bir durum var mı?

Şu anda bunu söyleyemem üsteğmenim.

Operasyon iyi geçti. Şimdilik dinlenin, olur mu?

Tekrar geçmiş olsun.

(Kapı kapanma sesi)

(Müzik - Hüzünlü)

(Burun çekme sesi)

(Müzik - Gerilim)

(Müzik - Gerilim)

(Müzik devam ediyor)

(Müzik - Gerilim)

(Müzik - Gerilim)

-Kaçmamız lazım. -Nasıl?

Nereye gidebiliriz ki?

Bir şey yapmamız lazım.

Üşüyor musun? Isınmak ister misin ha?

Bu gece ısıtayım mı seni?

Hadi kalk, gel.

Bırak beni.

Bırak ulan onu!

(Silah sesi) (İnleme sesi)

(Ağlama sesi)

Bir daha canlanırsan, kafana sıkarım senin.

-Yürü. Kalk. -Bırak beni.

Benim işim bitene kadar, toparlanın.

Hadi yürü!

Bu bacakla, ne yapacağız bunu?

Ne olacak, sık kafasına. Yürü.

-Dur. -Ne? Ne dur?

-Onu nereye götürüyorlar? -Kimi? Kızı mı?

-Ablamı. -O artık, onun malı.

İstediğini yapacak. Ama sen bundan sonra olacakları görmeyeceksin.

(Müzik - Gerilim)

(Silah sesleri)

(Silah sesleri) (Müzik)

(Silah sesleri)

(Müzik) (Silah sesleri)

Neredesin kız sen?

(Silah sesleri)

(Müzik - Gerilim)

Gönül!

Gönül neredesin?

İlyas fırla. Bahtiyar’ı yalnız bırakma.

Emredersiniz komutanım.

Bahtiyar abi. Bu tarafta.

Gönül.

Gönül neredesin?

Ulan!

(İnleme sesi)

Nerede ulan Gönül?

(Ağlama sesi)

Hayır!

Hayır!

(Ağlama sesi)

(Çığlık sesi)

(Ağlama sesi)

(Darp sesi) (İnleme sesi)

Nerede Gönül?

Lanet olsun size.

(Silah sesi)

Yeter komutanım. Tamam.

Yetmez İlyas, yetmez. Gönül.

Gönül.

Gönül?

(Ağlama sesi)

Tamam. Benim ya. Sakin ol.

(Ağlama sesi)

Bahtiyar…

Benim, Bahtiyar.

Çok korktum.

Bahtiyar, Bahtiyar…

Çok korktum.

(Ağlama sesi)

İlyas, asayiş berkemal mı babalar?

Evet, komutanım.

İyi.

Ne yapmışlar sana kız?

Şu muhabbet kuşlarını ayır da gidelim.

Kopuz baba, Bahtiyar’ı bana zimmetledi.

Başına bir şey gelirse, oylum oylum oyar beni.

Emredersiniz komutanım.

Komutanım.

(Müzik)

-İyisin değil mi? -İyiyim.

-İyisin değil mi kardeşim? -İyiyim abi. İyiyim.

İyi. Çok şükür.

Üzeyir oğlum, iyi misin?

Yok, komutanım. Yok. Bir şeyi yok.

Merak etme. Allah’a şükür gayet iyi.

(Üzeyir) Çok şükür.

Kusura bakma, sizi koruyamadım.

Bu şerefsizlerin, böyle bir şey yapacağı aklıma gelmedi ki.

İyiyim abi. Meraklanma. Hepimiz iyiyiz. Dertlenme artık.

Hadi, Gönül ablanın yanına git.

Koçum benim.

Sen merak etme komutanım, bende.

(Müzik)

Lütfen dinleyin beni. Yüzbaşı Bozok.

Olanlar için çok üzgünüm. Geçmiş olsun hepinize.

Şükür ki kaybımız yok.

Şimdi bizi alacak helikopterlere doğru, kısa bir yürüyüşe çıkacağız.

Ama şimdiden söyleyebilirim ki Türkiye’ye hoş geldiniz.

Kılıç, toparlanın gidiyoruz.

(Müzik)

Oğlum, Bahtiyar Yüzbaşı öldü öldü dirildi be.

Mahvoldu adam.

(İç çekme sesi)

Bütün bu olaylardan çıkardığın sonuç bu mu Galip?

Ha Antep bülbülü? Ha gelişememiş hipopotam?

Ha daha çatlamamış Antep fıstığı? Bu sonucu mu çıkardın?

Emre bak, bilgin olsun diye söylüyorum…

…bir gün seni öyle bir döveceğim ki…

…yani seni elimden almak için acil müdahale timi gerecek.

Hatta onlar da yetmeyecek, takviye kuvvet çağıracaklar.

Yani haberin olsun diye söylüyorum.

Yani, öyle kötü döveceğim seni. Haberin olsun diye.

Zayıfsın Galip, zayıf.

Körsün, böyle bakar körsün. Algılayamıyorsun.

Olayları göremiyorsun.

Yani o beynindeki hücreler, ne yapacağını bilmiyor.

Karışmış, kafaları karışmış.

Bunlar hep dürümden, biliyorsun değil mi? Beynine kan gitmiyor.

Tamam, ulan.

Bak bu olayda…

…yani bu heyecanlı ve duygulu olayda…

…yani benim anlayamayıp, senin okuduğun olay nedir?

Yani gerçekten ne yumurtlayacaksın, çok merak ediyorum.

Merakımdan soruyorum. Buyurun.

-Söylüyorum. -Lütfen.

-Selçuk şipli Galip… -Evet.

…İlyas, bir kızla fingirdeşiyor…

Tabii.

…Bayram abi, Hatice derken böyle fıstık ezmesi yemiş gibi, bir hâl alıyor.

Ve Bahtiyar Yüzbaşı’nın nişanlısı var.

Bahtiyar Yüzbaşı’nın da nişanlısı var.

Var nişanlısı Bahtiyar Yüzbaşı’nın.

Vurgu nişanlısında.

Ama biz…

…biz sapız Galip. Şu yanan odun gibiyiz. Böyle kaldık.

Anlatabiliyor muyum? Yani çocuklarımızın annesini bulamadık Galip.

Altılıyı bulduk, yani yatırmadığımız kupona ikramiye çıktı…

…ama çocuklarımızın annesini bulamadık. Şimdi anladın mı olayı?

Of!

Çok adisin.

Ama doğru söylüyorsun.

Oğlum biz ne bahtsız bedeviyiz ulan.

Oğlum bizim yani…

(Emre) Çanta çek.

(Galip) Bahtiyar Yüzbaşı’nın bile nişanlısı var abi.

(Galip) Selçuk kalkmış oradan, şeyle…

…kızla, Başak’la.

(Kapı tıklama sesi)

Gel.

Buyurun beyefendi.

İyi misin?

Ona söyle, bir odaya girerken önce içerdekinden izin alınmalı.

Değil mi?

Bizi yalnız bırak.

(Müzik - Dram)

Bu ne hâl? Kendine ne yapmışsın böyle?

Baba, ne olur uzatma.

Ne olur.

Bu… Bu bir kurşun yarası mı?

Evet.

(Bip) mermisi.

7,62 çapında.

400 metreye kadar öldürücüdür. Menzili bin metre.

Ve o lanet olası silah, dünya üzerinde en bol bulunan silahtır.

Havada, karada, çamurda her yerde çalışır.

Öldürür, yine öldürür, yine öldürür ve…

…benim bacağımı parçalayan silah, o silah baba.

Anladın mı şimdi? O silah.

Bana bak, küçük hanım. Bana bağırıp çağıracağına…

…önce bu saçmalıklardan vazgeç.

Uçmak mı istiyorsun? Tamam, sorun değil uç.

Paraşütle, planörle, jetle, ne istiyorsan.

Ama subay olmak, neyin nesi?

Bunun bana bir mantıklı açıklamasını yapabilir misin?

-Doğru soru, bu mu baba? -Ne?

Sabah körü, buraya getirildim.

Saat 13.45’te ameliyattan çıktım ve çok ağrım vardı.

Hâlâ da var.

Sonra saat beşte doktor, altı buçukta yemek, sekizde de çay geldi.

Arada gelen subay arkadaşlarımızı, savcıyı, polisi de saymıyorum.

Peki, ya babam ne zaman geldi?

Gece yarısına bir saat kala.

Funda, senin sinirlerin bozuk.

Baba çık dışarıya.

Funda saçmalama.

Yine saçmalıyorsun.

Çık dışarıya dedim!

Bak kızım, böyle giderse kendini öldürteceksin.

Ve bundan, kimseyi sorumlu tutma.

Çık dışarıya.

(Ağlama sesi)

(Müzik - Dram)

(Ağlama sesi)

Affedersiniz.

Ya çok özür dilerim, hanım bacı ablam ya.

Gündüz gelen savcının yanındaki polis arkadaşla biraz konuştuk da o söyledi…

…maşallah siz de askermişsiniz ha.

Allah kimseyi, aha o kapılardan baktırmasın ha.

Çok zordur ha.

Ben de çok ağır yaralandım ha.

Mermi buradan girdi, arkadan çıktı vallahi.

Allah’tan dipistiromardi falan çıktı da öyle kurtuldum ha.

Ben de baktım yani eşekten düşenin hâlinden, eşekten düşen anlar…

…kalktım, geldim dedim inşallah bacım uyumamıştır…

…ona böyle mandalina getireyim, iyi olur.

Bu arada Kopuz Albay’ım olsun, işte ağam Bozok Yüzbaşı’m olsun…

…İzbandut Yüzbaşı’m hepsi beni çok iyi bilir ha. Vallahi.

Mandalina?

Siz kimsiniz?

Ben eşeğin ta kendisiyim.

Hele bak ya, kaç dakikadır konuşuyorum, adımı söylemedim, öyle değil mi?

Ben Seyfi, Seyfi.

(Gülme sesi)

(Müzik)

(Müzik - Gerilim)

(Müzik)

(Müzik)

(Müzik devam ediyor)

Allah’ıma şükürler olsun ya komutanım.

(Müzik)

Sağ ol oğlum.

(Kapı kapanma sesi)

Evet. Kopuz, bu da bitti galiba?

Öyle görünüyor, komutanım.

Bir yaralı dışında, iyi kotardı çocuklar.

Yalnız bu namussuz Karon, hâlâ benim kafamı kurcalıyor.

Bu durduk yere, boynunu bize uzatmaz.

Tahmin ediyorum o Ruslara verilmeyi bekliyor. Ne diyorsun?

Dersini iyi çalışmış, komutanım. Hukuki süreci iyi biliyor.

Sonuç maalesef, onun dediği gibi olacaktır.

İkili anlaşmalar çerçevesinde, Ruslara teslim edilecek.

Namussuz herif.

Biz yine de tedbiri elden bırakmayalım Kopuz.

Şeytan, her zaman şeytandır. Elleri kelepçeli bile olsa.

(Müzik - Gerilim)

Hmm…

(Müzik - Gerilim)

Affedersiniz. Bahtiyar Yüzbaşı’yı gördünüz mü?

Gelecekti ama.

Bahçeye çıktı efendim. Dışarıda.

Teşekkür ederim.

(Müzik - Duygusal)

Günaydın.

Ah, günaydın.

Nasılsın? Uyuyabildin mi?

Çok iyiyim.

Çok şükür ya.

Buraya gelirken, Üzeyir’e uğradım hastaneye.

Çok şükür o da iyiymiş.

Oh çok şükür!

Ne oldu?

-Yüzüğün nerede? -Onlar aldılar.

Hep böyle yaparlar zaten şerefsizler.

Ama bize sökmez.

Hi!

İnanmıyorum. Bahtiyar?

Kusura bakma, dün içeride veremedim.

Ben biraz, böyle şeylerden utanırım bilirsin.

(Gönül) Sen çok iyisin biliyor musun?

Seninle olduğum için çok şanslıyım.

("Şair Şehriyar - Yar Qasidi" şiiri) (Azerice)

"Sen yarımın qasidisen" "Eyleş sene çay demişem"

"Hayalini gönderibdir men" "Bes ki men ah vay demişem"

"Ah geceler yatmamışam"

"Men sana laylay demişem"

(Müzik - Duygusal)

"Sen yatalı men gözüme"

"Yıldızları say demişem"

(Müzik - Duygusal)

"Herkes sana yıldız deye" "Özüm sana ay demişem"

(Müzik - Duygusal)

"Senden sora hayata ben" "Şirinse de zay demişem"

"Her gözelden bir gül alıp" "Sen gözele pay demişem"

(Müzik - Duygusal)

"Senin gün tek batmağını" "Ay batana tay demişem"

(Müzik - Duygusal)

"Indi yaya kış deyirem" "Sabiq kışa yay demişem"

(Müzik - Duygusal)

"Gah toyunu yada salıb" "Men deli nay nay demişem"

"Sonra yine yese batıb" "Ahları hayhay demişem"

(Müzik - Duygusal)

(Müzik - Duygusal)

(Müzik devam ediyor)

(Müzik - Duygusal)

(Müzik - Duygusal)

"Etek dolu derya gibi" "Göz yaşima çay demişem"

"Ömrü süren men kara gün" "Ah demişem, vah demişem"

(Müzik - Duygusal)

(Sessizlik)

Olur, olur.

Bismillah!

-Anne? -Ne?

-Ne yapıyorsun? -Kalk, kalk!

Şu pijamaları giy, bir dene üstüne.

Niye? Ne pijaması ya?

-Pazardan aldım. -Niye?

Aynı marka, aynı kumaş. Üç misli bunlar mağazada.

Ay anacığım, bunların hiç insafı kalmamış.

Ne var işte ayol? Mis gibi yıka yıka giy, aynı kumaş.

Anne, benim zaten 864 bin tane pijamam var.

Hepsini sen aldın ya.

Niye sürekli pijama alıyorsun? Sen pijama bağımlısı mısın? Alma anne.

Alma, ruhun mu bozuldu senin anne? Alma bana pijama alma. Niye alıyorsun, ha?

Senin oğlun, horul horul uyuyan bir adam mı yani? Alma.

Hadi kalk kalk. Saat 10.00 oldu.

Aşağıda insanlar bekliyor, ayıp oluyor ama artık. Hadi kalk!

İnsanlar mı?

-(Selver) Evet. -Kim?

Anne, niye?

Bu kadın yine, kimi çağırdı acaba eve ya?

Üf!

(Esneme sesi)

Üf!

(Müzik - Hareketli)

Ekmek ver.

Ver, bana da ver.

Oh!

Günaydın babalar.

Neredesin ya? Amma uyuyorsun.

(Müzik)

Günaydın.

Hepinize günaydın, hepiniz hoş gelmişsiniz.

Afiyet olsun.

-(Hep bir ağızdan) Günaydın komutanım. -Eyvallah.

(İlyas) Günaydın komutanım.

(Müzik - Hareketli)

Günaydın kuzi.

Bana bir daha kuzi deme sakın.

Kuzi?

Komutanım, börek çok güzel olmuş, mutlaka deneyin derim.

Babalar, kuzi ne ya?

Biz kuzeniz ya, o bakımdan.

Vallahi!

Kuzi.

Neyse hep demişimdir. Kağan Bozok, has adam diye.

Böyle sabah uyandı mı, böyle biraz ters olur.

Aynen, aynen komutanım.

(Birsen) Canım.

-(Haydar) Vay kuzi. -(Birsen) Kuzen.

(Çay karıştırma sesi)

(Çay karıştırma sesi)

(Müzik)

(Çay karıştırma sesi)

(Müzik - Hareketli)

(Çay karıştırma sesi)

Bozok baba, bir şey demeyecek misin?

Ne diyeyim?

Bilmem.

-Anne. -Ne?

Ben neden sabahın kör şafağında, uyanır uyanmaz...

...karşımda bu herifi, bu Yörük Haydar'ı görüyorum acaba?

Aa, ayıp ama!

Yenge çok özür dilerim. Seninle en ufak bir alakası yok.

Tamamen, bu arkadaşla alakası var.

Yok, yok devam edin siz.

Ya, Bayram Bayat'ın evi yok mu ha?

(Kağan) Neden? Yani niye bu Bayram Bayat gelip benim evimde yiyor bir de?

Hatice yenge, yeminle seninle hiçbir alakası yok.

(Müzik - Hareketli)

(Kağan) Niye bu Selçuk? Selçuk'u niye görüyorum ben karşımda ya?

Sabahın kör şafağında bu...

...bu akılsız Emre, bu İlyas!

Galip.

Niye görüyorum bunları? Ben zaten anne bu herifleri zaten, bu bozoları...

...7/24 görüyorum, ya bunlarla beraberim.

Niye şimdi evimdeler?

-Bir de yiyorlar. -(Selver) Ay çok ayıp çocuğum, aa!

(Kubilay) Bence de çok ayıp, katılıyorum Selver.

Teyze bu kime çekti ya? Bu kaba saba biri oldu.

Sen sus! Senin ne işin var lan, gene evimde ha?

(Selver) Kahvaltı ediyor çocuk aa! Elleme çocuğu, ye çocuğum sen.

Her gün ediyor zaten.

Allah!

(Telefon zili sesi)

Komutanım telefonun çalıyor. Telefon.

Duyduk.

Ya işte uğraşırsan benimle böyle yukardan ararlar.

Hişt! Kopuz baba arıyor. (Telefon zili sesi)

- Ne baba? -Kopuz baba.

(Telefon zili sesi)

-(Kağan ses) Emredin komutanım. -Yüzbaşı'm.

İzin günün olduğunu biliyorum ama senden bir şey isteyeceğim.

Emredin komutanım.

Pilot Üsteğmenimiz, neydi adı?

Funda Turaç, komutanım.

(Kopuz ses) Funda Üsteğmen'i, hastanede ziyaret etmeni istiyorum. Hepimiz adına.

Ailevi sorunlar yaşıyor.

Zor bir dönemden geçiyor olabilir. Anlıyor musun?

Komutanım şimdi, onu ben değil de...

...eğer mümkünse Selçuk'la...

...Çiğdem Teğmen ziyarete gitse, uygun mudur komutanım?

Hayır, hayır senin gitmen daha doğru evlat.

(Gülme sesi)

Emredersiniz komutanım.

Emredersiniz.

Funda dedi.

Pilot Üsteğmen Funda.

-Funda kim Hatice? -Benimle ilgisi yok.

Kadın pilot mu? Çok cool ya.

(Bayram) Hastanede, garibim komutanım ya.

-Evet -Ya komutanım.

Sen Funda Üsteğmen'i, ziyarete mi gideceksin?

Allah senden razı olsun. Vallahi bak Allah...

...ne muradın varsa versin komutanım ya! Helal olsun sana.

Âmin Bayram.

Komutanım, bizden de selam söyleyin.

Tabii iletirim.

(Çay karıştırma sesi)

(Müzik)

(Çay içme sesi)

(Bayram) Ah...

...doyduk çok şükür...

…şükür.

Al şunu.

Selam söyle, kuzi.

Kuzi deme, bana bir daha ya.

Ben daha sizin, hiçbirinize de bir şey demiyorum.

Komutanım, süt götür süt.

Ağzına, bir çakacağım şimdi senin.

-(Selver) Hep böyle yapıyor bu çocuk. -Afiyet olsun.

Anne görüşürüz. Çok teşekkür ederim.

Afiyet olsun.

-(Bayram) Hadi Allah'a emanet komutanım. -(Selver) Aa!

(Bayram) Kızım.

Ay bir hışım gitti ayol, hep böyle yapıyor bu çocuk.

Ay, kusura bakmayın çocuklar.

(Bebek ağlama sesi)

Tabii afiyet olsun.

(Bayram) Nereye komutanım?

İyi olacak hastanın doktoru, ayağına gelirmiş.

Hatice, benlik bir şey yok.

Ay!

(Selver) Gitti gene, gitti bu çocuk.

-Selver anne. -Ha?

-Duydun mu Funda dedi? -Ay, ay Haydar.

Funda kim? Ben bir şey anlamadım.

Bak Selver baba, ben sana şöyle diyeyim yani...

... o hanım kızımız, eğer nişanlıysa ya da evliyse...

...tamam, Allah sahibine bağışlasın.

-Ama. -Ama ne?

Ama eğer değilse...

...senin manyak, o kızı alır.

Aa!

-Evet, evet alır. -Ne?

Ay, üstüme iyilik sağlık. Ay, ne ara oldu bu işler Haydar?

Anlatayım. Şimdi ben, dağlarda gezerken...

...şu dikkatimi cezbetti. -Ne?

-Bunlar kavga ediyorlar ama nasıl? -Nasıl?

Kedi- köpek gibi. Fenerli Müjdat’la Galatasaraylı Bülent gibi.

Mike Tyson’la neydi o, bir lavuk vardı onun gibi işte.

Ay!

Ay, ay ama Haydar.

İnsan biriyle kavga etti diye, alır mı onu yahu?

(Gülme sesi)

Zıt kutuplar diyorum.

Birbirini diyorum...

...çekerler diyorum.

Kedi- köpek gibi diyorum.

Neyse, ah şuraya yazıyorum.

Aa.

Yörük oğlum dediydi dersin.

-Bu oğlan, bu kızı. -Aa.

-Alır. -Ay!

(El vurma sesi)

Ay, ay iyi de ne yapacağım ben?

Ne dedi bu böyle, zıt kutup mıt kutup.

Allah Allah, nereden çıktı bu iş şimdi?

Ay!

Kim acaba? Zıt kutup mu?

Ah.

Ay!

Yine yanlış bir şey mi yaptım?

Şekersiz veriyorum. Artık şekersiz içmeye, alışmış olmanız lazım.

Hayatımda şekerli hiçbir şey kalmadı evlat.

Bundan emin olabilirsin.

Plaklarının, haklı olarak o değerli kitaplarının...

...düzeni bozulur diye mi istemiyorsun?

Neyi istemiyorum?

Evlenmeyi tabii ulan, neyi olacak?

Bu beni, evlendirme konusundaki dokunaklı...

...ısrarınızın sebebini sorabilir miyim baba?

(Kopuz) Hani niye, sürekli?

Ardı ardına, ısrarla.

(Gülme sesi)

Askeri okula başlayıp da üniformayı ilk giydiğin gün...

...şu kavanoz dipli koca dünyada...

...kimsen yoktu.

O günleri hatırlıyorsun, değil mi evlat?

(Nefes sesi)

Başka şeylerden söz edebilir miyiz baba?

Lütfen.

İşte seni, neden evlendirmek istiyorum? Bu yüzden, bunun için.

O günlerde, yapayalnızdın evlat.

O günlerde, yapayalnızdın İbrahim.

İstiyorum ki...

...istiyorum ki...

...ben dünyadan gittikten sonra da...

...yapayalnız kalma!

(Müzik - Duygusal)

Hep kendi kendime dedim ki...

...bir gün mutlaka, kaybettiklerini arayacak.

Ama sen bunu, hiç yapmadın!

(Nefes sesi)

Ben böyle iyiyim.

Tamam mı? Ben...

Lütfen bu konuyu kapatalım baba, lütfen.

Babalar, çocuklarını düşünür. Bu hakkı, benim elimden alamazsın!

Baba, lütfen dedim ya! Lütfen dedim.

Söyle çocuklara, beni götürsünler.

(Müzik - Duygusal)

Yıllarca sakladım bunu.

(Müzik - Duygusal)

(Kırlangıç) Artık senindir.

Nedir bu?

Albay İbrahim Kopuz’un...

...geçmişi.

(Müzik - Duygusal)

Hoşça kal evlat.

(Müzik - Duygusal)

(Sessizlik)

(Kapı vurma sesi)

Gel!

(Kapı açılma sesi)

(Kapı kapanma sesi)

Komutanım?

Daha iyi misin?

Sağ olun. Çok daha iyiyim.

Bu mevsimde, anca bunları bulabildim.

Artık umarım beğenirsin.

Teşekkür ederim, zahmet etmişsiniz.

Yok canım.

Ee...

Ben.

(Gülme sesi)

Buyurun.

Bizim herkesin yani çocukların, timdeki çocukların...

...ve Albay İbrahim Kopuz'un selamı var. Hepsi...

...geçmiş olsun dileklerini iletiyorlar.

Sağ olsunlar.

(Sessizlik)

Şey üsteğmenim, herhangi bir şeye ihtiyacın var mı?

Sağ olun, yok.

Yani bak, bir şeye ihtiyacın falan olur.

Bir şey lazım olur. Arayabilirsin herkesi.

Yani beni, çocukları. Beni.

Herkesi arayabilirsin yani.

Ben kaçayım. Geçmiş olsun.

Görev bitti diyorsunuz yani.

Anlamadım?

Yani işte...

...komutanın emri.

Yaralı ziyareti, çiçek, bitti harika!

(Müzik - Duygusal)

Bu ne demek oluyor şimdi, üsteğmenim ha?

Bak doğruyu istiyorsun. Ben vereyim sana doğrusunu.

Bu çiçekleri bulmak için tam dört tane dükkan gezdim.

Hem anca, bunları buldum zaten.

Sabah evim tımarhane gibiydi, cinim beynimde uyandım.

Ve ayrıca evet, Kopuz Albay beni ara--

(Ağlama sesi)

Oo!

(Sessizlik)

Ne oluyor ya? Bak...

...üsteğmenim niye ağlıyorsun?

(Ağlama sesi)

(Müzik - Duygusal)

Yani üsteğmenim bak, ne olur ağlama, içim şey oldu benim.

Ben seni vallahi üzmek falan istemedim ki, yani ben...

...bu tarz işleri pek beceremiyorum yani, bana pek gelmiyor ondan...

...yoksa seni şey etmek istemiyorum. Üzmek istemedim ben, ondan.

Kusura bakma yani.

(Ağlama sesi)

Yok, komutanım sizle alakalı değil gerçekten. Kusura bakmayın.

(Ağlama sesi)

Ben sadece...

...bir savaş pilotu için çok sulu göz oldum. Farkındayım ama...

...buraya geldiğimden beri, hiç kimse gerçekten nasıl olduğumu sormadı.

O bana mandalina getiren garip, sakallı adam hariç.

Babam bile sormadı.

Ha. (Ağlama sesi)

Hadi ya!

Üsteğmenim ben, buna üzüldüm gerçekten.

Ya hadi, ağlama artık ya! Vallahi ne olur.

Dediğim gibi, vallahi bende yani, şeylik.

Yoksa aklına getireyim, yani üzeyim bir şey istemedim ben, affedersin.

Sakallı adam kim ya?

(Ağlama sesi) Kim?

Hani böyle portakal, mandalina bir şey getirmiş sana. O sakallı adam kim?

Günaydın! Günaydın!

Seyfi!

Yüzbaşı?

Hıh!

(Müzik - Hareketli)

(Seyfi) Yani ya insan, hiç...

...üsteğmenine öyle şey söyler mi? Allah'ını seversen yüzbaşım ya!

Seyfi bir kere o "üsteğmeni" değil, üsteğmen, üsteğmen.

Ya neyse ne işte, ya!

Öyle yasak savar gibi, hasta ziyareti mi olur? Allah'ını seversen ya.

Hayda!

Ya kusura bakma ama ya.

Ya başta sen, sonra izbandut yüzbaşı sonra Bayram abi...

...öbür diğer dördü.

Ya hepiniz, dan dun adamlarsınız ha!

Vallahi insan bir, Hanya'yı Konya'yı sormadan öyle şey...

...yapar. -Seyfi.

Yemin ederim bak, yaralı falan dinlemem sana şu serumun sopasıyla bir dalarım.

Ne yaptım ya ben Allah Allah? Ne yaptım?

Ya üsteğmen, uçamayacağım diye çok korkuyor ha.

Onun mesleği, hayatı olmuş ya.

Ya dizi parçalanmış, diyor ki "ya bana uçmaya...

...elverişsizdir diye rapor verirlerse ben ne yapacağım?"

(Seyfi) Hele bak ya!

(Seyfi) Ya üsteğmen, hayatının kavgasını veriyor ha.

Yüzbaşı, bazen gerçek yara, gösterdiğin yerde değildir.

(Gülme sesi)

Ulan siz, poğaça mı aldınız?

Ha dur geliyorum, geliyorum ha.

(Hastane ortam sesi)

(Müzik - Duygusal)

(Müzik - Duygusal)

Allah'ım bu nedir ya? Yemin ediyorum o gürültünün...

...içinde bir an böyle şak deyip, düşüp bayılacaktım yani.

Ama değil mi ya, hakikaten öyleydi.

(Selver) Ay! Birsen kızım!

Zabıta mı çağıralım, sofrayı toplasın diye.

Teyze şurada iki dakika, keyif yapıyoruz ama ya.

Aa hadi ama yavrum, hadi topla biraz şuraları.

-Abla ben, iki dakikada toplayayım. -Hayır Hatice.

Hadi.

(Nefes sesi)

Çile yemin ediyorum, çile.

Ben sana yardım edeyim Birsen.

Tek başına zor olur.

(Nefes sesi)

Abla.

E ne oldu? Sen durgunsun bir şey...

...senin tansiyonun mu yükseldi? Ne oldu, bir şey mi var?

Ay yok, yok bir şeyim yok Hatice.

Yavrum, ben sana bir şey soracağım.

-Sor. -Zıt kutuplar birbirini çeker mi?

Nasıl yani, ben anlamadım. Soruyu anlamadım ki nasıl?

Yani şey gibi hani böyle, kediyle köpek gibi hani böyle...

...didişirsin de aslında, birbirini çok seversin.

Hani öyle bir şey.

Ha! Öyle.

Bir şey söyleyeyim mi?

O yüzde 1500, çok doğru bir şey. Bak, mesela düşünelim.

Sen düşün, ben düşüneyim. Mesela Bayram'la ben.

Yani biz taban tabana zıttız ama öyle böyle değil yani, benim ak dediğime...

...Bayram, kesinlikle kara der ya!

Yani böyle o bazen bir şey yapar, ben hiç böyle kaldırmam onu, çok sinir--

Ama biz bir şey söyleyeyim mi, iki saat birbirimizi görmeyelim.

Ay yani, öyle şey olur ki.

Ay! İşte bak bu.

Ya sen, sen niye sordun ki bunu şimdi?

(Nefes sesi)

Hadi, yok canım.

Selver abla, yoksa senin aa!

Senin hayatında, biri mi var?

Ay senin hayatında, biri mi var?

-Anam! -Teyze!

Selver!

(Gülme sesi)

Sen Kağan abinin başına, üvey baba mı getiriyorsun?

-Ay şimdi düşüp bayılacağım. -Gülme Birsen.

Ay yandım ben! Yandım şimdi.

Yandım diyor bir de; yanmış kadın.

(Müzik - Hareketli)

Bak!

(Trafik gürültüsü sesi)

Lazar lan bu!

(Müzik - Gerilim)

(Müzik - Gerilim)

(Tetik çekme sesi)

(Müzik - Hareketli)

Astsubayım, plaka veriyorum. Hemen polise söyle, takibe alsınlar.

Gri liste. Terörist.

Lazar. Kopuz Albay'a hemen haber verin.

Plakayı söylüyorum.

(Müzik - Gizemli)

Oturun çocuklar.

Yüzbaşım, bulabildiniz mi bir şey?

Başlat.

Komutanım, plaka sahte. Aracı terk edilmiş vaziyette bulmuşlar.

Peki, gördüğün şahıs Lazar mı? Bundan emin misin?

Yaklaştır.

Üç dakika öncesinin görüntüleri komutanım.

Allah'ın cezası.

Ne işi var peki, bunun burada?

Karon'la alakalı olabilir komutanım.

Karon, kendi kendini yakalattı.

Şimdi adamlarına, niye ihtiyaç duysun ki?

Onu kaçırmayı mı planlıyorlar? Hiç sanmam.

Ya da başka bir şey var komutanım.

Sonuçta bu herifler, herkese birden çalışabilen çakallar, komutanım.

(Müzik)

Timini bilgilendir yüzbaşı. Herkes çok dikkatli olsun.

Aileleriniz de çok gerekli olmadıkça, güvenli olmayan yerlerde bulunmasınlar.

Emredersiniz komutanım.

(Müzik - Hareketli)

(Kapı vurma sesi)

(Kapı kapanma sesi)

Ne yaptın Lazar?

Hallettim.

Ve?

Söylediğin gibi oldu.

Özel kuvvetlerin, en özel adamı Kağan Bozok...

...beni gördü.

(Arapça) Eyva!

Güzel! Hem de çok güzel!

Atlattığına eminsin, değil mi?

-Takip edildin mi? -Hayır.

İki kere araç değiştirdim. Sorun yok.

Yok da...

...bunu niye yapıyoruz?

Onları Ankara'da oyalamak için bir yem gerekiyordu, biz de bunu yaptık.

Velid, plan ne?

Ankara'da, özel kuvvetleri, neden peşimize takıyoruz?

Oho... Lazar, gel hadi bir şeyler yiyelim.

Sonra işimize bakarız, hadi.

Bak, bana bir şey söylemelisin.

Hem de hemen.

(Lazar dış ses) Velid, o kâğıtta ne yazıyordu?

Yeni iş ne? Bana hemen, bir şey söylemelisin.

Türkiye'de, hem de Ankara'da...

...adamlar bizi ararken, biz ne yapıyoruz?

Çok meraklısın Lazar.

Ama bunu sana söyleyemem.

Tamam.

Şimdilik.

Şimdilik dedim ya!

Karnım acıktı. Hadi yemek yiyelim. Yürü be.

Yürü, bir yemek yiyelim.

(Müzik - Gizemli)

(Kapı açılma sesi)

(Kapı kapanma sesi)

Burası uyumak için, hiç iyi bir yer değil albay.

Çok rahatsız.

Umarım sonsuz uykuna, az kalmıştır Karon.

Geberdiğin zaman, bol bol dinlenirsin. Emin ol.

Seni kızdıran bir şey var.

Yanılıyor muyum?

Onlar neden burada?

Kimden söz ediyorsun?

Lazar.

O, neden burada?

Lazar, neden Ankara'da?

Lazar, burada mıymış?

Hı hı.

(Gülme sesi) Bak sen.

Etrafına bak albay.

Dört duvar içindeyim.

(Karon) Telefonum yok, adamlarım yok.

Hiçbir şeyim yok.

Lanet olası, bir yatağım bile yok.

Şimdi söyler misin bana...

...dışarıda dönen dolaplardan, nasıl haberim olabilir?

Hı?

(Müzik - Gizemli)

Şunu bil Karon.

Bu iş netleşene, bu düğüm çözülene kadar buradasın.

O yüzden, emniyete devrini de Rusları da unut.

Buradasın Karon.

Ve burada, gerçekten hiçbir şey yok.

(Müzik - Gerilim)

Aferin Velid.

Lazar buradaysa...

...her şey yolunda.

(Gülme sesi)

(Müzik - Gerilim)

Güzel mi?

Efendim?

Güzel mi bari?

Yani...

Ne bileyim anne?

Hepi topu bir iki sefer gördüm, hepsi o, nereden bileyim?

Ayol, çocuğum kitap diyorum. O nasıl dalmak öyle?

Ha... Kitap. Bu kitap.

Kitap, süper kitap. Çok iyi.

Hatta okuduğum, en iyi kitap diyebilirim. Bitince vereyim, okursun.

Nefis, bayılırsın.

(Müzik)

Bu arada...

...Kubilay'la Birsen mevzuuna ben ayarım, haberin olsun.

Onları sen şımartıyorsun. Buna daha çok kızıyorum.

Niye yapıyorsun ya anne? Ayıp.

Olur mu öyle şey yani? Ayıptır.

Cık cık cık.

Funda nasıl?

Funda?

Hastaneye gittin ya çocuğum, ziyarete.

Normal.

Yani iyi, iyileşecekmiş.

İyileşecek yani, normal.

Tedavi süreciymiş, devam ediyor. İyi yani, iyileşecek.

İyi, iyi. İyi olsun, Allah yardımcısı olsun.

Âmin, âmin.

Gene gidecek misin ziyarete?

Ee...

Ben artık dinleneyim, yatayım yani.

Sabah erkenden, göreve gideceğim. İşler var.

Şu kitabı da sana vereyim.

-(Kağan) Okursun. -Erken mi kalkacaksın çocuğum?

Evet, erken kalkacağım.

Bu arada, şu Kubilay'a söyle...

...bu eve, daha az gelsin.

Kızın peşinde dolaşmasın. Ayıp ya.

Cık cık cık.

İyi, Allah rahatlık versin çocuğum.

(Kağan) Sana da anneciğim, sağ ol.

(Müzik - Duygusal)

(Sessizlik)

(Telefon zili sesi)

Alo.

(Kağan ses) Üsteğmenim, Yüzbaşı Bozok.

Evet, buyurun komutanım.

Daha iyi misin?

Umarım daha iyi olacağım.

Ya şey... Bugün...

...ikimiz için de biraz tuhaf bir ziyaret oldu.

Yani...

Bunun için üzgünüm.

Şimdi...

Görev icabı değil de...

...gerçekten nasıl olduğunu...

...sormak istedim.

(Kağan ses) Hepsi bu.

Teşekkür ederim.

Ben de size kaba davrandım.

Galiba, ikimiz için de zor bir gün oldu bugün.

Aynen.

Tamam.

Tamam.

Hoşça kal üsteğmenim.

Siz de hoşça kalın komutanım.

(Müzik - Duygusal)

Aferin Kağan Bozok.

Tam bir, gerzek gibi konuştun.

(Müzik - Duygusal)

Adamlar Ankara'da komutanım.

Komutanım.

Karon da Lazar da burada.

Bizim de burada olmamız, gerekmiyor mu?

Bu planlı bir görev çocuklar.

Karon zaten tecrit altında. Lazar desen...

...her yerde aranıyor.

Gidin ve görevinizin tadını çıkarın.

Ne görevi diyorduk bunlara, Yörük?

Balık görev komutanım.

Ya da tercihen, kebap görev de diyebilirsiniz.

Dikkat!

İyi ya işte, gidin eski eğitim günlerinizi hatırlayın.

Ailelerinizi merak etmeyin. Gerekli tedbirleri aldık.

-Sağ olun komutanım. -Sağ olun komutanım.

(Helikopter sesi) (Müzik)

Yolunuz açık olsun!

(Hepsi bir ağızdan) Sağ ol!

Kılıç! Helikopter bin!

(Helikopter sesi)

(Müzik - Heyecanlı) (Helikopter sesi)

Yörük, başlayalım.

(Müzik)

Karşımda toplan!

(Müzik)

Türk birliğinin erleri!

Planlayıcı faaliyeti, birazdan...

...atış ve yakın muharebeyle başlayacak!

(Haydar) İki gün boyunca...

...hayatı idame ettirme ve kamuflaj eğitimi dâhil...

...bu çetin doğa şartlarında...

...mücadele edeceksiniz.

Herkes terini akıtacak!

Herkes, giydiği üniformaya...

...taşıdığı bayrağa layık olacak!

Dağlar, taşlar Türk'ün gücünü görecek!

Anlaşıldı mı?

(Hepsi bir ağızdan) Emredersiniz komutanım!

Astsubay Karaca!

Emret komutanım!

-Başlayalım! -Emredersiniz komutanım!

Turan askerleri! Yüksek tutuş!

Söyleyeceklerimi, yüksek sesle tekrar et!

(Rüzgâr sesi) (Müzik)

Korku nedir bilmeyiz!

(Hepsi bir ağızdan) Korku nedir bilmeyiz!

Biz, dağların erleri!

(Hepsi bir ağızdan) Biz dağların erleri!

(Rüzgâr sesi)

Yuva yaptık göklere!

(Hepsi bir ağızdan) Yuva yaptık göklere!

Baş döndüren yerlere!

(Hepsi bir ağızdan) Baş döndüren yerlere!

Engel tanımaz aşarız!

(Hepsi bir ağızdan) Engel tanımaz aşarız!

Yüce engin dağları!

(Hepsi bir ağızdan) Yüce engin dağları!

El verir uzanırız!

(Hepsi bir ağızdan) El verir uzanırız!

Mor siyah bulutlara!

(Hepsi bir ağızdan) Mor siyah bulutlara!

Ben, Türk komandosuyum!

(Hepsi bir ağızdan) Ben, Türk komandosuyum!

Düşmanı çelik pençemle ezerim!

(Hepsi bir ağızdan) Düşmanı çelik pençemle ezerim!

Her yerde ben varım!

(Hepsi bir ağızdan) Her yerde ben varım!

Havada!

(Hepsi bir ağızdan) Havada!

(İlyas dış ses) Karada!

Karada!

-(İlyas dış ses) Denizde! -(Hepsi bir ağızdan) Denizde!

-(İlyas dış ses) Çölde! -(Hepsi bir ağızdan) Çölde!

-(İlyas dış ses) Batakta! -(Hepsi bir ağızdan) Batakta!

-Çatakta! -(Hepsi bir ağızdan) Çatakta!

Her zaman ve her yerde!

(Hepsi bir ağızdan) Her zaman ve her yerde!

-Hazır! -(Hepsi bir ağızdan) Daima hazır!

-Hazır! -(Hepsi bir ağızdan) Daima hazır!

-Kim? -(Hepsi bir ağzından) Komando!

-Kim? -(Hepsi bir ağzından) Komando!

-Olamazsın! -(Hepsi bir ağızdan) Yah!

-Olamazsın! -(Hepsi bir ağızdan) Yah!

-(İlyas) Komandolar! -(Hepsi bir ağızdan) Allah!

-Komandolar! -(Hepsi bir ağızdan) Allah!

Dikkat!

Komutanım!

Allah, Türk komandosunu korusun!

(Hepsi bir ağızdan) Âmin!

(Müzik - Heyecanlı)

(Müzik - Heyecanlı)

(Müzik devam ediyor)

Hadi oğlum, hadi aslanım!

(Silah sesi)

(Silah sesi)

(Müzik devam ediyor)

(Silah sesleri)

Aslanım benim.

(Silah sesleri)

Aslanım benim be!

(Müzik - Heyecanlı) (Silah sesleri)

(Silah sesleri)

Hızlı ol!

(Silah sesleri)

(Silah sesleri) (Müzik - Heyecanlı)

(Silah sesleri)

(Müzik devam ediyor) (Silah sesleri)

(Müzik devam ediyor)

(Silah sesleri) (Patlama sesleri)

(Patlama sesi)

(Bahtiyar) Kırmızı grup!

(Bahtiyar) Mavi grup seni sardı!

(Bahtiyar) Tepenin sağını tut, aslanım!

(Bahtiyar) Sana diyorum!

(Plastik mermi sesleri) (Müzik - Heyecanlı)

Kamufle olun oğlum! Saklanın!

(Plastik mermi sesleri)

(Müzik - Heyecanlı)

Hey yavrum hey!

Sizin Allah'ınıza kurban koçlar.

Babalar.

Bu çocukların maşallahı var yemin ediyorum aşağıda kıyamet kopuyor, kıyamet!

Yörük, mangalara kaçar şarjör verdin?

Yönetmelikte, bir diyordu ama ben iki tane verdim tabii ki.

Neticede dağ başındayız, ne olur ne olmaz.

İyi yapmışsın.

(Plastik mermi sesleri)

(Haydar) Babalar, o değil de...

...biz nasıl çay demleyeceğiz ya, he?

(Haydar) Dadaş.

Bu miğferlerde, çay oluyor mu?

Ya yok komutanım, bunlardan olmaz da...

...Allah'ın izniyle, onu da...

(Plastik mermi sesleri)

...çözeriz komutanım ya.

(Plastik mermi sesleri)

Beyler, gelin de şu ateşi kamufle edelim ya.

İlyas, ateşi kamufle et.

Başlıyoruz yine.

(Plastik mermi sesleri)

Bayram Bayat'a bak be.

Sağ olun komutanım. Allah'ın izniyle inşallah.

-Helal. -(Bayram) Vallahi bütün görevler...

...böyle olsa komutanım ya.

İzci kampı gibi ha. Allah'ıma şükürler olsun.

(Plastik mermi sesleri)

Beş dakikaya hazır komutanım çay.

-Oh, oh! -Senin Allah'ına kurban.

(Telefon zili sesi)

Babalar, telefon burada çekiyor mu ya?

Maalesef çekiyor. (Telefon zili sesi)

(Telefon zili sesi)

Efendim anne?

On...

...dokuz...

(Plastik mermi sesleri)

...sekiz...

(Plastik mermi sesleri)

...yedi...

...altı...

(Plastik mermi sesleri)

...beş...

...dört, üç, iki, bir...

Bom!

(Müzik - Gerilim)

Lazar, başla.

Tamam, biz de yaklaşıyoruz.

Hadi, hızlanmamız lazım. Acele edin.

Söyle, jammerları çalıştırsınlar. Başlıyoruz.

(Plastik mermi sesleri)

(Silah sesi)

Gerçek mermi mi bu?

(Silah sesleri) (Plastik mermi sesleri)

(Silah sesleri) (Müzik - Gerilim)

(Silah sesleri) (Plastik mermi sesleri)

Gerçek mermi! Gerçek mermi!

Mevzi alın!

Kimse burnunu çıkarmasın!

Tatbikat mermilerini değişin!

Şarjörleri takın!

(Silah sesleri) (Müzik - Gerilim)

Kılıç! Saldırı altındayız Kılıç!

Bayram Bayat çayı yapar.

Bayram abi, demli olmuş ama biraz.

Getir, biraz su koyayım içine istersen.

Kılıç! Cevap ver!

-Dadaş, eline sağlık. -(Bayram) Afiyet olsun komutanım.

-Bayram abi, eline sağlık. -Afiyet olsun komutanım.

Kılıç cevap ver.

(Silah sesleri) Allah kahretsin.

Sinyalleri kesmişler.

(Müzik - Gerilim)

(Silah sesleri)

Efendim anne? Alo?

Anne?

Çocuğum, sesin gelmiyor.

Anne.

Anne, anne duyamıyorum seni. Dur bir saniye.

Anne, duyabiliyor musun?

Alo?

Anne, bak ben seni sonra ararım, tamam mı? Duyamıyorum.

Hadi hoşça kal. Duyamıyorum.

Kağan.

Allah Allah!

Duymuyor.

(Müzik - Gerilim)

Gitti hat ya.

Allah Allah, kesildi.

-Komutanım. -Hı?

Size çay getirdim.

İyi. (Silah sesi)

(Silah sesleri)

Dikkat!

(Silah sesleri)

Dikkat! Ateş edildi! Ateş edildi! (Silah sesleri)

(İlyas ses) Dikkat! -Kılıç dikkat edin! Baskın yedik Kılıç!

(Haydar) Dikkat edin!

(Kağan) Ih...

(Müzik - Gerilim) (Silah sesleri)

(Silah sesleri) Komutanım! Geliyorum!

(Silah sesleri)

Geliyorum! (Silah sesleri)

Geldim komutanım! Geldim! Geldim!

(İlyas) Tuttum komutanım! Tuttum!

(Silah sesleri)

İlyas.

Öteki kolum uyuştu lan!

Kımıldatamıyorum!

Tuttum komutanım!

Seni asla bırakmam, komutanım!

Bırakmayacağım!

(Silah sesleri)

(Müzik - Gerilim)

Bu dizinin ayrıntılı altyazısı FOX TV tarafından...

...Sesli Betimleme Derneğine yaptırılmıştır.

www.sebeder.org

Ayrıntılı Altyazı Çevirmenleri: Gülay Yılmaz - Ece Naz Batmaz...

...Feride Tezcan - Fatih Kolivar - Gökberk Yılmaz

Son Kontrol: Dolunay Ünal

Teknik Yapım: Yeni Gökdelen Tercüme

(Müzik - Jenerik)

(Müzik - Jenerik)

(Müzik devam ediyor)

(Müzik devam ediyor)

Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.