Afrikaans
Akan
Amharic
Arabic
Armenian
Azerbaijani
Basque
Belarusian
Bemba
Bengali
Bihari
Bosnian
Breton
Bulgarian
Cambodian
Catalan
Cebuano
Cherokee
Chichewa
Chinese (Simplified)
Chinese (Traditional)
Corsican
Croatian
Czech
Danish
Esperanto
Estonian
Ewe
Faroese
Filipino
Finnish
French
Frisian
Ga
Galician
Georgian
German
Guarani
Gujarati
Haitian Creole
Hausa
Hawaiian
Hebrew
Hindi
Hmong
Hungarian
Icelandic
Igbo
Indonesian
Interlingua
Irish
Italian
Japanese
Javanese
Kannada
Kazakh
Kinyarwanda
Kirundi
Kongo
Korean
Krio (Sierra Leone)
Kurdish
Kurdish (Soranî)
Kyrgyz
Laothian
Latin
Latvian
Lingala
Lithuanian
Lozi
Luganda
Luo
Luxembourgish
Macedonian
Malagasy
Malay
Malayalam
Maltese
Maori
Marathi
Mauritian Creole
Moldavian
Mongolian
Myanmar (Burmese)
Montenegrin
Nepali
Nigerian Pidgin
Northern Sotho
Norwegian
Norwegian (Nynorsk)
Occitan
Oriya
Oromo
Pashto
Persian
Polish
Portuguese (Brazil)
Portuguese (Portugal)
Punjabi
Quechua
Romanian
Romansh
Runyakitara
Russian
Samoan
Scots Gaelic
Serbian
Serbo-Croatian
Sesotho
Setswana
Seychellois Creole
Shona
Sindhi
Sinhalese
Slovak
Slovenian
Somali
Spanish
Spanish (Latin American)
Sundanese
Swahili
Swedish
Tajik
Tamil
Tatar
Telugu
Thai
Tigrinya
Tonga
Tshiluba
Tumbuka
Turkish
Turkmen
Twi
Uighur
Ukrainian
Urdu
Uzbek
Vietnamese
Welsh
Wolof
Xhosa
Yiddish
Yoruba
Zulu
Downloaded from YTS.MX
Official YIFY movies site: YTS.MX
(YENİ YIL ŞARKISI MÜZİĞİ ÇALAR)
Ay, tam istediğim gibi olmuş.
Şöyle alalım arkadaşlar. Şu taraftan.
Ada, Ozan, gelin bir salona bakın.
- ADA: Ay anne! Yıkılıyor! - Değil mi?
- Baksana şuraya, sofraya... - Ho ho ho!
Ay bu ne düdük gibi?
Noel Baba'ya komşu çocuğunun eskisini giydirmişler gibi Ozan.
Gidelim bir AVM'ye.
A! Yok. Aşkım.
Noel Baba'nın orijinali böyledir.
Kollar kısa, bermuda. Adam Antalyalı bir kere.
Hava sıcak. Ne yapsın? Değil mi?
İyi, peki, tamam. Ne yapalım artık?
- Hazırsanız ağacı yakıyorum. - Hadi.
Unutulmaz bir yılbaşı gecesi olacak.
- Kesin bize nazar değecek. - A, tövbe de ya!
Yok, yok! Amerikan filmlerindeki yılbaşı ailelerine benzedik Ozan.
Kesin başımıza bir şey gelecek.
Ay anne, çağırma böyle ya!
Çağırdım. 20 kişi çağırdım Ozan.
Ben bir aydır bu geceye hazırlanıyorum. Bak küçücük bir aksaklık olursa var ya...
Vallaha çıkacağım, metrobüs yalayacağım.
Covid olayım bitsin artık bu iş.
Saçmalama hayatım. A! Ne oldu sana?
Senin sinirlerin mi bozuldu yine? Ne oldu?
Ya bilmiyorum! Hani böyle sanki çok güldük, çok ağlayacağız gibi geliyor.
Ne ara güldük ya? Sürünüyoruz iki senedir.
Pandemi anca bitiyor.
Bitiyor, değil mi pandemi? Bitiyor de. Ozan, Allah aşkına bitiyor de.
- Bitiyor. - Nereye bitiyor ya?
Doktorlar hiç öyle demiyor ama.
Hayatım, ne bileyim ben... İşte... Bilimin ışığı...
(ERKEK SESİ) Pardon!
OZAN: Bu ne?
Geyiğin!
Piyango çekerken bineceksin. Anlatmıştım.
Sığmadı abla. Ne yapacağız bunu?
Yukarıyı bir deneyelim arkadaşlar.
- Yukarı? - Hı hı.
Deneyelim. Götür.
- O... Dur... - Abi müsaade.
Tabii, tabii. Aman. Siz devam. Şey yapın...
Bu akşam güzel geçecek, değil mi Ozan?
Ha! Çok bunaldım ya. Ne olur şöyle bir eşi dostu görelim.
Güzel bir yılbaşı kutlayalım ya.
- Kutlayacağız işte aşkım. - Ne bileyim?
Geçen yılbaşı sen iş için git İtalya'ya, şak sınırlar kapansın, orada kal.
(BARDAK ŞINGIRTISI) Ben meraktan evin içinde bir başıma delir.
Yetmedi bir de hastalık. Kız yukarıda covid.
- Ben burada yapayalnız. - Yok! Yok aşkım. Bak. Tamam.
Bitti gitti aşkım. Bitti gitti.
Bak benim karım antidepresanları bırakmış.
Doktor artık ona iyisin demiş.
A! Ben bahçeyi görmedim.
- Hadi bana bahçeyi göster. - Gel.
- Sirk gibi olmuş. - Değil mi?
Merci! Ben çok özendim Ozan bu geceye.
Kardeşim, kuzenler, arkadaşlar, bizim kadro full geliyor.
İki senenin acısını bu gece çıkaracağız inşallah.
Nazar değmesin!
İnşallah. İnşallah aşkım.
ADA: Yok artık!
Ada, ne oldu?
Bu akşam 19.00'dan itibaren 3 Ocak Pazartesi 06.00'a kadar
üç gün sokağa çıkma yasağı.
Ne diyorsun sen ya?
Kimse gelemeyecek.
OZAN: Yılbaşı sabahı açıklanır mı ama bu?
Ben biliyordum. Ben demiştim. Bitmiyor bu pandemi.
Hayatım. Didem, salma kendini böyle. Bence daha güzel.
Üçümüz birlikte kutlarız ailecek.
Efendim?
Ne bileyim? Şok... Şoktan ne dediğimi bilmiyorum ki aşkım.
Mösyö, espresso bu fincanda mı gelir?
Biraz geliştirin oğlum kendinizi.
Ozan, bir dakika. Bu ne ya? Tarhana çorbası mı içeceğiz?
Ekspressoyu bununla veriyoruz.
Ekspresso diyor. Espresso oğlum, espresso. Bitmiş bu site.
Ozan.
Ben geliyorum ya akşam, daha ne istiyorsunuz köftehorlar.
OZAN: A... Bak Didem, Serdar diyor ki "Ben geliyorum, Didem'imi eğlendiririm."
Ya 20 yıldır ne zaman eğlendirmiş Serdar beni? Anca uyuz eder.
Oh diyor. Serdar geliyorsa diyor, moralimi düzeltir diyor Didem.
Seçilay'la gelsin bari de geldiği bir işe yarasın.
Seçilay nasıl gelsin? Yasak var. Nasıl dönecek evine?
Serdar'da kalır üç gün.
Zaten her dakika beraberlermiş bu ara.
Ne diyor? Abiciğim, ben bu kadından kurtulmaya çalışıyorum.
Siz ne saçmalıyorsunuz ya? Kalma malma yok.
Coğrafya kaderdir.
Seçilay'ın evi bu sitede mi? Değil. Tamam, bitti gitti.
Tamam, dur. (GÜLER)
Tamam, ben size geliyorum, bir dakika.
Hoş geldiniz.
Oh, matmazel. Nasılsınız?
Nasıl olalım Reklamcı Bey? Nasıl olalım? Bok gibiyiz.
Sahnem iptal oldu. Evde hapis yine.
Değil mi? Son dakika, ne fena!
Vakalar artmış anam. Bitmeyecek bu hastalık. Ne yapacağız?
Gamlı baykuş bu da.
- Serdar... - Hı?
Biz evde bununla bu gece karılar koğuşu gibi volta atacağız.
Sen de gel de koğuş ağası ol bari.
Keşke. Ama şimdi benim arkadaşlar siteden davet ettiler. Onlara gideceğim.
Ya son dakikada iptal olunca eşi tabii üzülmüş.
Çok da hazırlık yaptı.
E bu sitede Türk sanat musikisinin en büyük divası yaşıyor.
- O mendeburlar beni niye davet etmemişler? - Hiç.
Eftelya bayılırlar ama gelmezsin.
Kim diyor ulan? Başka ne yapacağız?
Sanki siteden dışarıya çıkış var.
Hem bedavaya diva bulmuşsunuz, kaçırmayın bence.
Kaçmaz.
Tam delilik olur ha. (GÜLER)
(ARABADAN MÜZİK SESİ GELİR)
(MÜZİĞİN SESİNİ AÇAR)
(ARABADAN GAZ VERİR)
♪ Sallamıyor bu dünya ♪
Aferin komşu. Evini bulmuşsun.
♪ Bir yol bulsam yeniden başlasam vücudunda ♪
♪ Ben ben gibi değilim Kayboldum rüzgârlarında ♪
Ah, komşuluk öldü mü be?
♪ Dursun, herkes bir sussun bir dakika ♪
♪ Kafamda kentsel dönüşümler ♪
♪ İçimde bir yerde bir gülüşünden ♪
♪ Sana deliyim ama gizledim ♪
♪ Her gidişinden, gidişinden ♪
♪ Kafamda kentsel dönüşümler ♪
♪ İçimde bir yerde bir gülüşünden ♪
♪ Sana deliyim ama gizledim her... ♪
Eyvallah. Sağ olasın.
♪ Kafamda kentsel dönüşümler ♪
♪ İçimde bir yerde bir gülüşünden ♪
♪ Sana deliyim ama gizledim ♪
♪ Her gidişinden, gidişinden ♪
♪ Kafamda kentsel... ♪
Aşkım şarkı söyleyecekmiş. Anı olur. Müthiş anı olur.
Ya tanımıyoruz etmiyoruz. Ne yapacağız bu deli kadınla üçümüz?
En kötü yılbaşım geçen sene derken daha kötüsü mü geliyor? Ne oluyor?
Bir şey söyleyeceğim.
Başka komşuları da çağıralım.
Sitede Serdar'dan başka arkadaşımız yok ki.
Yok işte. Tanışırız, kaynaşırız.
Güzel olur bak. O kadar hazırlık yapılmış.
Ben de siteden bir arkadaşımı çağırabilir miyim?
- Kimi kızım? - Togay.
Yani öyle çok kankam değil de tenisten tanıyorum.
Aklı fikri spor ha. Erkek Fatma.
Ay nerede bir trend spor var, bizimki orada.
Tenis, pilates, direk dansı...
Yani... Ne yapalım? Siz gidin o çocuğu anasıyla babasıyla...
Çağırın bari Ozan.
Hah! Mesela işte. Değil mi?
Komşu partisi. Bana uyar. (GÜLER)
Gerçi kimdir, nedir, hiç bilmiyoruz. Hırlısı var hırsızı var.
Bu sitede? Yok ya. Bizim gibi beyaz Türk, mülayim insanlar işte.
- Burjuvazi ya. - Ha.
(GERİLİM MÜZİĞİ)
Amcangil bize göndermiş abi.
Ölü helvası, ha?
- Vay be! - Ne oldu baba?
Şirzat'ı ben öldürttüm sanıyorlar.
- Aynen, mesaj o. - Anlamadım?
Haklısın diyorum abi. "Al, kuzeninin helvasını ye" mesajı bu.
Lan ben kuzenimi niye öldürteyim ya? Dizinden vurursun edersin, tamam.
Akraba öldürtülmez, ayıptır ya!
Bu ibneler senin peşine düşmüş abi. Hani bu gece çıkacak olsan
restoranda bir yerde indireceklerdi bence. Söyleyeyim, benden çıksın da.
Sarhoş kavgası ayağına kim vurduya gidecektik, ha Togay? Vay be!
Sokağa çıkma yasağı geldi ya şimdi, çıkamayınca nah vururlar, değil mi baba?
Yani taktılarsa buraya da gelirler oğlum.
Hayır, bir de iki kişiyiz abi. Hazırlıksız yakalandık, o da ayrı kötü.
E, şey var. Bizim sitenin bu güvenlik var. Evi arıyorlar ya misafir gelince.
"Misafir kabul etmiyoruz lan!" desek?
Güzel düşündün oğlum. Öyle olunca hemen küsüp giderler, değil mi?
Togay, helvayı mı yiyorsun oğlum sen? Tehdidi mi yiyorsun oğlum sen?
Evde yemek yok.
Belki de şu an babanın helvasını yiyorsundur Togay.
Çünkü helva "Biz senin helvanı yiyeceğiz." mesajı da olabilir abi.
- Söyleyeyim, benden çıksın da. - Hay sikeyim ya.
Abi, bunlar bu işi yarına bırakmazlar. O da ayrı kötü.
Ben bu gece illa öleceğim Selo, öyle mi?
En azından helva hazır diyeyim, ortam yumuşasın abi.
Ulan benim kafama sıkacakları gün niye ortam yumuşuyor ya? Sert kalsın.
Yılbaşı ayağına sakata geleceğiz amına koyayım.
Ya yuh artık ya! Yuh artık ya!
Otele gitsek baba?
Ay, evet be! Üç gün evde kalacağımıza gidelim şöyle lüks bir otele.
Üç beş kalite insan görelim. Ha?
Şu bakmaya kıyılamayacak kadın için azıcık paraya kıy be.
Bunlar sitenin girişine falan pusu atmış olabilirler abi.
Evde kalmak risk. Arzu marzu çıkmak da risk.
Arzu marzu çıkmak risk mi? Turşumu mu kuracaksın sen benim evde?
Niye genç kadın alıyorsun madem kıskanacaksın, ha?
Togay'ın anasıyla otursaydın!
Arzu, ağzınla iç. Ağzınla.
Ter atıyorum sevgilim. Sıvı almam lazım.
Evet, Seçilay'ı çağırdım. Geliyor. Sende kalacak üç gün.
- Ya, oğlum... - Sevindi. Bak, gördün mü nasıl sevindi?
Başka kimi çağırsak?
Aslında Ada covidken telefonda konuşmuştum.
Bir doktor Ahmet Beyler vardı. Estetikçi. Villa 88 galiba. Bak, onlar da olabilir.
Villa 88. Serdar, değerlendirelim.
- Durduk yerde elleme. - Durduk yerde mi?
Kız demin gözlerin güzel dedim ya. Ellemenin altlığını yaptık işte orada.
Ahmet, senin estetik doktor patron bana göz kapak operasyonu yapacaktı.
Hatta "Bedava yapsın o hödük." demiştin.
Hödükler hafta sonu taşındı gitti kızım. Biz arkada kaldık, eşya topluyoruz.
E? Ne vakit diyeceksin karına "Biz Gülnar'la sevişiyoruz." diye?
Ne zaman seviştik ki acaba? Anca böyle liseli gibi kenarda köşede.
Beni çağırıyorlar. Ben gidiyorum.
- Kız, gel bir öpeyim. Kız, gel. - Karına söyle, karına. Anca öyle.
Güzel hava aldın mı aşkım?
Aldık, aldık. Havamızı aldık geldik.
- Akşam ne yiyeceğiz? - Bulgur pilavı yaptım.
Bulgur? Yılbaşı gecesi boş salonda
mal gibi oturacağız, bulgur pilavı yiyeceğiz ha?
Vay arkadaş ya! Hayat kaliteme bak anasını satayım ya.
E menemen de yapayım aşkım.
Menemen, tam bir şölen. Yani menemen
vallahi bütün kartları yeniden dağıttı, biliyor musun Şükran?
Bir tane televizyon bırakmadılar. Aldılar hepsini götürdüler şu evden ya.
Lan bastınız gittiniz Maldivler'e. Biz boş evde kaldık.
Bari bir tane televizyon bıraksaydın hödük Ahmet.
Senin de adın Ahmet.
Yapma ya? On yıldır buna gülüyor üstün zekâ.
Gözünü sevdiğimin parası.
Ada'nın arkadaşı, annesi, babası, Doktor Beyler gelse
Seçilay'la biz on kişiyiz.
Yani Eftelya Hanım arıza çıkarsa bile kalabalıkta kaynar bence.
Aşkım, on numara ekip kuruyoruz bak. Akşam kıyametler kopacak bu partide.
Değil mi? Ay bir de komşularla yeni bir arkadaş grubu oluyormuşuz falan.
Evet, komşuluk.
Ya zaten ne ara unuttuk komşuluğu, bu değerleri ben anlamadım ki Serdar.
Komşuluk bu ülkenin çimentosudur ya. Komşu komşunun külüne muhtaçtır, derler.
- Komşu komşunun kara gün dostudur. - Doğru.
- Demezler mi? Komşuda pişer bize de düşer. - Tamam abi. Hadi.
-Çağırıyoruz, geliyoruz zaten. - Hadi.
Hadi.
Didem'in hatırına ne hâllere düştük. Tanımadığım insanları eve çağıracağım.
Bütün gece onlarla konuşacak laf bulacağım.
Üf! En sevmediğim şeyler ya!
Evlilik bu abiciğim.
Evlendiğin insanın sevdiği şeyleri istemesen de yapacağına dair imza atmak.
Yok ama yok. Çok bunaldı kız. O parti illa olacak abi.
Benim karım eğlenecek.
Ya bir iki tane şöyle minnoş, genç hatun çağırsaydık ya.
Nereden çıkardın Seçilay'ı?
Sen çıkardın oğlum. 20 yıl önce çıkardın getirdin.
"Bu benim manitam. Birlikte reklam şirketi kuruyoruz." dedin.
O o zamandı oğlum. Ex'ten next olmaz.
Ex'ten next oldu. Sen görüyor musun?
Ama anacığım bu adam 20 yıldır bana takık. Bensiz yapamıyor. Böyle bir tip.
Ajansta Seçilay,
pandemide gece "Seçilay, gel bende kal. Bir beyin fırtınası yapalım." güya.
Beyin fırtınası yapılmıyor.
Fırtınalar koparsa kopsun, süreklesin ikimizi gibi bir gece oluyor tabii ki o.
Ya 20 yıl sonra tekrar.
Evet ama neden? Bu pandemi Serdar'a hayatının gerçek aşkı kimdi,
onu hatırlattı. Pandemiden.
Yoklukta ne yapacaksın? Birkaç gece takıldık.
Yokluk çok acı bir şey be abi.
Baba! Baba, Togayların evi.
Ha. Ben ne diyeceğim şimdi adamlara?
Amcama ulaşabilsem ben ne diyeceğimi biliyorum ama Kazakistan'da.
Numarasını da vermiyor itler.
Aslında buraya gelseler belki uzaktan avlarım ama...
Bunlar geldiklerinde biz polisi arayalım.
Sokağa çıkma yasağına uymuyor bu şahıslar diyelim. Görsünler ebelerininkini.
Öyle çok ağır olur oğlum. Para cezası falan...
Gerçi uzaktan nereye avlıyorum abi?
Elimde uzun namlulu tüfekle nereye sotaya yatacağım?
Selo, bizim sitede boş bir ev bulsak bizim evin kapısını gören.
Orada o karanlıkta sotaya yatsak?
Nerede abi? Yok, çok kötü. Durum çok kötü. Durum çok kötü.
Yani ben söyleyeyim benden çıksın da abi.
Ya illa yarın öbür gün benim selam okunacak, öyle mi Selo?
Buradalar.
(KAPI ÇALAR)
Siteden arkadaş. Bayan.
Aç bakayım.
Merhaba Togay. Ne haber?
Eyvallah. Saygılar cümlemize.
Ozan ben, efendim. Arkadaşlar, çocuklar, tenis, komşuluk.
Hâliyle sokağa çıkma yasağı malum. Bir yandan da herkes çok gergin.
Kimin ne olduğu hiç belli değil. Komşuluk değerli. Komşuluk önemli.
O yüzden de çimento gibi olunca...
Acaba ailecek akşam yılbaşı partisi var, gelir misiniz diyecektik.
Parti mi?
Parti dediysek zıvanadan çıkmak değil de.
Sitede birkaç aile buluşacağız, yemek yiyeceğiz.
- Sizin ev nerede? - Hemen şurası, yakın, 21.
Bizim 21, sizin 121.
Bizim şu üst kattan sizin bu kapı görünüyor aslında.
- Vallaha mı ya? - Vallaha.
Yürürsünüz de hemen.
Dedik "Neden komşularımızla böyle bir kaynaşma vesilesi olmasın?"
Niye olmasın ya komşu?
Değil mi, değil mi? Tamam o zaman.
Ben size şunları hemen vereyim.
Eşim ev numarasını falan yazdı covid testlerine.
- Anlamadım? - Yok.
Sizde korona vardır diye değil. Sizde asla yoktur korona da...
Eşim hassas bir dönemden geçiyor şu anda.
O yüzden de böyle bu testleri yapıp gelebilirseniz partiye...
ARZU: Parti mi dendi?
Biz dört kişiyiz yalnız.
Bu kulaklar doğru mu duydu? Parti mi var? Yemin et.
Allah sizden razı olsun kardeşim be.
İnsan yüzü görmeye görmeye yakında delirip bokumuzla oynayacaktık. Değil mi?
Değil mi? Değil mi?
Arzu Hanım var. Bir de Selo var bizim.
Hayırlı seneler.
Selo, yeğenim.
Takım tamam.
Harika bir ekip oldu.
O zaman böylece akşam yedide bekliyoruz sizi.
- Kaçta? - Yedi buçuk da, sekize bakın.
Dokuz buçukta gelin. Bir bakın, çıkın gelin sonra.
Adacığım arkadaşının babası ne iş yapıyor?
- Ben... - Konsolos olmadığı kesin abi.
Bir insan hep eşofman giyiyorsa
ya çok önemli ya da çok önemsiz bir adamdır.
Aman canım. Neyse, renk olur.
Yani sonuç olarak ülkemiz bir kültür mozaiği.
Bizi biz yapan bu değerler değil mi Serdar bir yerde?
İyi ya işte. Şen şakrak bir genç kadın gelsin.
Yıllardır Seçilay'la aynı ajansın içinde gece gündüz burun buruna...
Kaderime tüküreyim.
Ya biz... Birbirimizin kaderiyiz.
Ama planımı kurdum.
Adamın planına bak.
Benim oturduğum rezidanstan 600 metrekarelik bir daire almış bu.
Emlakçı ağzından kaçırıyor bana.
Şirketin idari bölümünü oraya taşısın, orada çalışsın.
Ben de eski binada kreatiflerle. Bunu teklif edeceğim.
Bana dedi ki "Bu gece sana bir teklifim var.
"İkimizi de bundan sonraki hayatlarımızda çok mutlu edecek bir şey."
- Ya ne teklifi? - Evlenme teklifi!
Ya Seçilay. 20 yıl sonra ve sen hiç değişmedin benim canım arkadaşım.
Ya canım, çok teşekkür ederim. Ama Serdar da değişmedi. Değil mi?
Serdar da 20 yıldır aynı denyo. Öte yandan benim de yaş 45.
Artık deadline'ımın sonuna geliyorum. Yokluk çok acı bir şey Didem.
Bu arada bu negatif.
Covid değilim. Covid değilim ve evleniyorum. Daha ne olsun?
Bu gece Seçilay'la konuşup bu işi bitireceğim.
- Bu gece mi? - Hı hı.
Seçilay'ın keyfi kaçar. Seçilay'ın keyfi kaçarsa
- Didem'in de keyfi kaçar. - Ne yapayım?
20 yıl durup durup da bu geceyi seçmenin özel bir sebebi var mı Serdar?
Çünkü şu anda kıçımdan ter damlıyor da abi.
Peluş pantolonla geziyorsun, ondan o.
Gel, gel. Bak 88. Doktor Ahmet. Gel.
- Buyurun efendim. - Ahmet Bey?
Evet efendim?
Efendim merhaba. 21 numara ben. Eşim sizinle geçen yıl telefonda konuşmuş.
-Öyle mi? - Evet.
Akşam bir yılbaşı partisi veriyoruz. Komşularımızı da çağıralım dedik.
Malum sokağa çıkma yasağı. Gelirseniz çok mutlu oluruz.
Ha yok. Biz... Hanımım içeride. Evde ikimiziz aslında.
- Ama esas evin sahibi... - Tabii ki.
Hanımefendi, çocuklar, kaç kişi varsa bekliyoruz.
Çünkü eşim çok hazırlık yaptı.
Yeme, içme, piyango falan. Yani keşke gelebilseniz.
Yemekli mi bu?
Fazla yemekli mösyö. Hatta birkaç mide spazmı bekliyoruz.
Siz lazımsınız bu partiye Doktor.
Eftelya Hanım da geliyor. Şarkı söyleyecek bize akşam.
- Canlı müzik de var. - Ev konforunda diva keyfi.
Müthiş anı olur.
Geliriz ya aslında.
Çok sevindim. O zaman ben size şu testleri vereyim.
- Ver. - Usulen bunları da yaparsınız.
Ha, tabii. Doktorum ben sonuçta.
- Hayırdır abi? - Ben şey yaptım beyefendilerle...
Doktor Bey tatilde abilerim.
Tatildeyim, şu anda hasta bakmıyorum. Beyefendiler de zaten
estetik ameliyatına gelmemiş. Sen git içeri aşkım.
Karım.
Terzi kendi söküğünü dikemiyor işte.
Gülnarcığım, şimdi seni bu akşam Serdar'dan çalıyoruz.
Burada misafir sanatçısın, tamam mı canım?
Sakine kalamıyor. Yasak var ya.
Akşam servis ellerinden öper.
Tamam. Kimler gelecek?
Ne yapacağız ya spor salonunda?
İki yürürüz be oğlum.
Öksürüyorum, nefes açarız.
-Öksürüyor musun? - Evet.
Oğlum Seçilay'la bu gece ayrılma be. Yarın ayrıl.
Zaten enerjim yok. Bitkinim ya niyeyse.
Bitkin misin?
- Evet. - Sabah iyiydin sen. Ne oldu sana?
Dikkat!
Serdar Mekik.
- Serdar Mekik burada mı? - Evet, benim. Ne oluyor?
Serdar Bey, covid testiniz pozitif çıktı. Sizi hemen karantinaya almam lazım.
Ne? Dünkü PCR testi pozitif mi çıktı?
Testin çıkmadan niye yaklaştın hepimize ya?
Temaslı herkesi almam lazım abi. Sizi de. Yürüyün.
Dur, bir saniye. Eşime telefon edeyim.
Beyefendi bu ilk varyant, ölümcül varyant.
- Vakit yok. Karantinaya alacağım sizi. - Ya tamam.
Bir dakika ama. Sakin ya.
Zorluk çıkarmayın.
- Beyefendi zorluk çıkarmayın. - Dur.
Ya kardeşim, zorluk çıkartmıyorum da
siz de böyle suçluymuşum gibi şey yapmayın.
İşimi nasıl yapacağımı senden mi öğreneceğim?
Devlet memuruyum ben. Terbiyesizlik etme.
Memur bey, anlıyorum da...
Devlete mukavemet etme, vatan haini.
Abi, bir karım var. Ne olur karımı arayayım.
Onlar da temaslı. Onlarla da görüştü bu...
Karını kızını bu ırz düşmanı Serdar'la niye görüştürüyorsun?
Ne bu? Şaka mı?
Kusura bakma kardeşim. Hep bu Serdar piçinin işleri bunlar.
Alican bu ya. Siteden. Tanımadın mı?
Ha tabii. Bir göz aşinalığı var ama...
Astronot kostümüyle çıkaramadım. Ölüm korkusu da olunca Serdar...
Ozancığım, kusuru bakmıyorsun, değil mi?
Yok ya. Hiç olur mu ya öyle? Nasıl panik oldum ama, değil mi?
Değil mi?
Esprili bir şey bulmuşsunuz. Komik oldu.
Şaka komik oldu. Anı, vallaha hep anı işte bunlar.
Gelirim ya abi, gelirim. Gelirim, gelirim.
Parti nerede ben orada zaten. Şahane.
Ha, iyi o zaman. Bekliyoruz.
E şey mi... Eşinle ya da sevgilinle mi? Kaç kişi?
Eşimle gelirim ben.
Şey...
- Dansöz var mı peki? - Diva var.
Oğlum, tamam. Divayı biliyoruz da dansöz. Dansözsüz yılbaşı da ne bileyim be.
Yavan yani. Ha?
Maalesef o da yok artık.
Mösyö? Sen yoksa dansöz mü getireceksin?
- Yok be oğlum. Ne alakası var? Yapma. - Dansöz mü getireceksin lan?
Ha? Yapma.
Seni oynatacağım lan. Seni oynatacağım.
Allah.
ALİCAN: Gel gel, sen de gel. Vur. Ver, bir öpücük ver.
Şakalaşıyoruz. Beni bırakın, rahat şakalaşın.
(GÜLERLER)
İster misiniz? Tamam, Allah aşkına. Hadi siz oynayın. Hadi siz oynayın.
Hadi bakalım. Hadi...
Hadi bakalım.
-İyi seneler. -İyi seneler.
İyi seneler.
Sen sek mi içiyorsun Serdarcığım? Bir dakika, olmaz.
- Ne yapıyorsun? - Su da iç. Buna su koyuyorum.
- Ne yapıyorsun? - Erkenden sarhoş oluyorsun şekerim.
A! Ondan sonra ne oluyor? Tansiyonun çıkıyor, benim başıma kalıyor.
- Sen biliyorsun. - Biliyorum.
-İyi seneler. - iyi seneler.
Hadi bakalım.
A müzik?
A! Yok artık!
♪ Sefalar getirdiniz, sefa geldiniz dostlar ♪
♪ Sefa geldiniz dostlar ♪
♪ Bezme revnak verdiniz ♪
♪ Sefa geldiniz... ♪
Ay inanamıyorum!
♪ Ye, iç, gül, eğlen dostlar ♪
♪ Ehlen ve sehlen dostlar ♪
Bravo!
♪ Ye, iç, gül, eğlen dostlar ♪
♪ Ehlen ve sehlen dostlar ♪
Unutulmaz bir yılbaşı gecesi olacak demedim mi sana aşkım?
Gel.
Bu ne baba?
Penguen amına koyayım!
Abiye takım. Sosyetede usul böyle.
Elit davete gidiyoruz. Ben olmasaydım çekecektin altına eşofmanı.
Vay Selo!
Yılan! Aferin lan.
Hayır abi ya. Lütfen bu gece saat 12'de normal normal havaya sıkmak için olsun.
Lütfen bak.
Selo, kesiyor musun?
- Anladın? Şak şak. - Vay.
♪ Raks ediyor bir peri ♪
♪ Mey sunuyor dilberi ♪
♪ Fıkır fıkır her yeri ♪
♪ Sefa geldiniz dostlar ♪
Alican helal.
♪ Ye, iç, gül, eğlen dostlar ♪
♪ Ehlen ve sehlen dostlar ♪
Kadının entarilerinden giy dedin.
- Kadın 1.80, ben ne yapayım? - Bu ne?
Ha. Eli boş gitmeyelim. İrmik tatlısı yaptım aşkım.
Yahu senin köylü irmik tatlına mı kaldılar ya?
Türkiye'nin en zenginleriyle takılmaya gidiyoruz.
Birazcık vizyon ama. Ama birazcık vizyon.
- Ya anlayıp bizi polise verirlerse? - Ne suçla?
Kapımıza geldiler, davet ettiler, gittik. Sevabına çağırdılar sandık.
Bir fukara doyurmak sevaptır, değil mi bir yerde?
Hah! Şu hayatta biz de felekten bir gece çalalım yahu!
- Hadi, hadi. -Şunu dolaba koyayım, dışarıda ekşimesin.
Ama yakacak bu beni orada, yakacak.
♪ Doldukça üst üste cam ♪
♪ Gider gönlümüzden gam ♪
♪ Eğlenelim her zaman ♪
♪ Sefa geldiniz dostlar ♪
Donuyorum.
Ay, Allah iyi insanları iyi insanlarla karşılaştırsın.
Temiz abi, gel.
Yıl başı kutlayacağız güya. Burnumuz boktan kurtulmuyor şerefsizim.
Sus kız sus. Ben bile duyuyorum ya. Sus.
♪ Ye, iç, gül, eğlen dostlar ♪
♪ Ehlen ve sehlen dostlar ♪
- Ay mükemmeldi ya. - Bravo!
- Ağzınıza sağlık. Bravo. - Harika, harika.
Bravo!
Baktım komple elektrik idaresini eve bağlamışsınız,
dedim sahneye çıktığım şarkıyla antre yapayım.
Bizi icranızla,
sanatınızla ihya ettiniz.
Bu hatırayı beynimize nakşettiniz hanımefendi.
Neler yapmışım ayol. E aferin bana.
Eşimin süsü püsü yetişmedi ama birazdan gelir o da.
Ay öyle mi? Çok memnun oldum. Didem ben.
- Ben... - Divanız kurban olsun size!
Aşkım!
Dur.
Tamam, değil mi?
Herkes testli değil mi? Bak, ölümü görün.
Görmeyiz, görmeyiz. Herkes testli.
- O zaman dirsek. - Dirsek.
- Hoş geldiniz. - Hoş bulduk güzellik.
Ben Arzu. Beyefendi Önder Bey. Selo. Genco da Togay'ımız.
Merhaba Togay.
- Görüşmüştük. - Evet, evet.
-İyi seneler. -İyi seneler.
Merhaba.
Gurur duyduk davetinizle.
- Evet. - Sağ olun.
Gelin.
Ben bir üst kata çıkayım olmadı.
Niye?
Utanır o kalabalıkta. Kendi başına televizyon seyreder.
E şu odada var televizyon. Buyurun burada seyredin.
Çok yüksek sesle izliyorum da. Üst katta olursa tercih ederim.
Ya yemini suyunu verin, tamam işte ya. Ne uzattınız.
- Seda Sayan çıkacakmış da, çok seviyor. - Ha.
- Hadi, Seda da Seda. - Buyurun.
Ustaların yanında çömezlerin lafı edilmez.
Kim o bakayım Seda, Seda diyen?
Ne haber Eftelya?
A! Yok artık! Abla?
Bir selama bakarım selam mı diye. Bir de veren adama bakarım adam mı diye.
Ay hadi...
Şurası.
- Ah. - Burası olur.
Yok. Burası bizim yatak odamız da. Ben sizi şöyle alayım.
Bu açı uygun.
Evet? Değil mi?
Yani burada oturunca tam karşıda televizyon.
- Ben sizi o paltonuzu alayım. - Yok.
Çok üşüyorum. Kansızım da ben.
Allah şifa versin. Ben battaniye yollayayım.
Palto kalsın tercihen. Eyvallah.
Bizlerden de eyvallah.
Ozan, bu ne?
Utandı çocuk.
Önder Beylerin yanında eşantiyon gibi geldi ya ondan.
- Adacığım. - Anneciğim.
Biz oyun oynasak benim odamda. Ne yapacağız ki sizinle?
Tamam. Ama...
Aşağıda olsaydınız hem bir şeyler yiyip içerdiniz yavrum.
Aşağıdan yemek alırız biz.
Alkol zaten içmiyorum. Sen Togay?
Alkol?
Tövbe hani. Sporcu adamı bozar hani. Bizde öyle yanlış olmaz abi. Anladın?
Anladım.
Anladım. Aferin, bravo sana.
Oyununuzu oynayın madem.
Ama arada gelin görünün bize.
- Tamam mı? - Tamam anneciğim. Tamam.
İyi.
Geçelim.
Biz oyun olaraktan dünya kupası, araba yarışı falan takılıyoruz ama. Sen?
Bu gece seninle başka bir oyun oynayacağız aslan parçası.
- Herkes test yaptı, değil mi? - Evet, evet.
O hızlı testlerden hepimiz yaptık. Didem zorla yaptırdı hepimize.
Ama bu deli o hızlı testlerden yapmıyor ki.
Haftada üç kere eve PCR'cı çağırıyoruz. Sanki parayı ağaçtan topluyoruz.
Hapşırıyordum abla. Korktum.
Ben korkmuyorum.
Alkol aldığım için alkol mikropları kırıyor.
Bilimsel bir şey.
Ulan Timoş, bir haftadır burnumuza çubuk sokturuyoruz.
Bak, içki içsen bitecekmiş.
Sabah soğukta koşuyor, üşütüyor ondan. Kıçını eritecekmiş.
Ama bu boğazla o kıç erimez. Bu da bilimsel bir şey.
Sen gül diye söylemedik.
Karı arızaya başladı ha.
-Şşt. - Ne var lan?
Bu gece sana bazı challenge'larım olacak.
Her başardığın challenge için bir ödülün var.
Ve eğer gecenin sonunda bütün challenge'lardan geçersen
yeni yılda FB oluruz.
F... FB... Futbol?
Değil. Ne oluruz yani?
Fuck buddy.
Fuck buddy.
Bu da avansın.
Avansım.
Onur duyduk.
Hani. Görev adamıyızdır biz.
Avansı da aldık madem. Hemen işe koyulalım.
Ne yapacaksak yapalım. Ne yapacağız?
Efendim, bütün misafirlerimiz gelmedi ama büfemiz hazır. Acıkan buyursun lütfen.
Dansöz ne zaman lan?
- Ne dansözü oğlum? - Ha?
İyi akşamlar.
İyi akşamlar.
Serdarcığım! Serdar!
Yavaş git biraz.
Sürat felakettir. Değil mi?
Tansiyonu var. Yaş...
Sohbetlere girme.
Anlamadığın şeylere "Allah sağlık versin." de.
"Hep böyle, hep." de. "Kısmet." de.
Oh, Doktor Bey, hoş geldiniz.
Merhaba mösyö.
İyi seneler. Ay ne iyi ettiniz.
Çok memnun oldum. Nasılsınız? Didem ben.
Kısmet.
Buyurun Kısmet Hanım.
Buyurun buyurun. Böyle buyurun.
İlk challenge, pencereden aşağı inip sonra tekrar buraya tırmanacaksın.
Bunu dört dakika içinde yaparsan bir daha öperim.
Üç dakika içinde yaparsak?
Belki ek benefits.
Ek ne?
Ay! İngilizcen yok değil mi?
Neyse ki seksisin. Süren başladı, hadi.
New York'ta bir artı birim var. Aklıma esince atlayıp gidiyorum.
Pandemi yüzünden o da yalan oldu.
Oğlum, benim şurada, üç saatlik Paris'te ev var.
İş güç beş senedir gidemiyoruz.
Aslında biz de Yunan adalarından böyle bir ufak yazlık istiyoruz.
180-200 bin eurolara neler var öyle ya?
- Tabii canım. Para değil. - Vallahi değil.
Değil. Para değil. Kesinlikle değil.
Ay Kısmet Hanım, niye zahmet ediyorsunuz?
Didem, Melis'in oğlan yuvadan covid getirmiş.
Melis'e bulaşmış, nanny'ye bulaşmış. Şu an bütün ev yatıyor.
- Neneye de mi bulaşmış? - Tabii.
Yazık. Kaç yaşındaymış?
Otuz, 35 falan herhâlde.
Ne kadar genç.
13'ünde evlense...
E hocam, sizin var mı yurt dışında bir tatil evi?
Tabii, tabii.
İşte bizim Londra'da var bir tane.
İyi bilirim Londra'yı. Neresi tam?
İçi hemen.
Göbek. Merkez.
Hangi merkez?
Bu şeyin orası...
Hemen girince orası. Bildin mi orayı?
Nereyi?
İşte gir, gir oraya. Girince şey var...
Viyadük var. Viyadüğü geçince meydan.
Meydanı geçince böyle tekel bayiine giren sokak var sağda.
Tekel mi?
İçki dükkânını diyor.
- Gayet iyi bilirim o sokağı. - Ha!
Girme! O sokağa girme.
Onu hemen geç, sağında bir park var. Parkı bildin mi?
Hangi park? Adı ne?
- Hyde Park mı? - Hyde Park.
Tamam da ne tarafında Hyde Park'ın?
O şeyinde...
Bu tarafta. Yani...
Solunda, sol tarafında.
Yani soluna şeyi alınca sağında kalıyor ama...
Yani sağına alınca parkı...
Aldın mı parkı sağına biz solda kalıyoruz.
Kensington Sarayı var orada.
Hah.
Bayağı kırmızı ceketli, muhafızlar
sizin evin önünde nöbet mi değiştiriyor mösyö.
Efendi çocuklar, onların bir zararını görmedik biz ya.
Bağışıklık sistemi için ne çok önemliymiş, biliyor musun?
Birincisi D vitamini, onu zaten biliyoruz.
İki, benim bir tane yoga pozisyonum vardır.
Sen çok iyi biliyorsun. Yıllardır yaptığım.
Pardon. Kaç dakika ya bu sigara molası? Mücvere geç.
Bunu yapınca...
Benim bir yoga pozisyonum vardır yıllardır yaptığım.
Dirseklerimin üzerinde amuda kalkıyorum, bacaklarımı duvara dayıyorum.
Her gün üç dakika bu. Öyle yarasa gibi tepetaklak duruyorum.
Hep öyle hep.
Evet.
Didem Hanım, bu Doktor Ahmet'i önceden tanıyor musunuz?
Yok, biz de ilk defa görüyoruz.
- Hemen sizi tanıştırayım. - Yok.
Doktor Ahmet Bey, Önder Bey.
Şimdi Doktor Bey, biz size bir şey soralım.
Şimdi siz bir güzellik üstadı olarak
mesela elinizde olsa bizde neyi değiştirirdiniz?
Vallahi sizde hiçbir şeyi değiştirmezdim Didem Hanım.
- Ya! - Ama beyefendide,
yani elimde olsa değil de elimde bir sihirli değnek olsa anca.
Aşk olsun.
Yani elimde bir sihirli değnek olsa
tabii ki önce dünya barışı.
Ama arkasından dünya üzerindeki bütün kelleri saçlı yapmak isterdim.
Çok tatlısınız. Ay pardon!
Güzel.
(GERİLİM MÜZİĞİ)
(KAPI ZİLİ)
♪ Sefalar getirdiniz ♪
♪ Sefa geldiniz dostlar ♪
♪ Sefalar getirdiniz ♪
♪ Sefa geldiniz dostlar ♪
♪ Bezme revnak verdiniz ♪
♪ Sefa geldiniz dostlar ♪
♪ Bezme revnak verdiniz ♪
♪ Sefa geldiniz dostlar ♪
♪ Bezme revnak verdiniz ♪
♪ Sefa geldiniz dostlar ♪
Çok güzeldi.
Allah razı olsun.
Hoş geldin canım, hoş geldin. Tanıştırayım. Eşim Neslişah.
Ay Eftelya Hanım.
Ben siz ilk geldiğinizde size eşlik edecektim ama işte
geç kalınca dedim böyle bir solo yapayım.
İyi yapmışsınız, iyi.
Vallaha bizim site de sürprizlerle doluymuş.
Ay tut şunu. Al.
Ya kızım, çağırdılar. İki lokma bir şeyler yiyelim diye geldik. Ne var bunda?
Sakın bunlar temizlikçiyle bahçıvan deme.
Niye karınla geldin?
Yavaş, yavaş. Duyan olacak.
Dedim onu getireyim, içki içireyim. Rahatlasın, konuşayım hani.
Bizi bu gece karına söyleyeceksin?
Tamam, içsin anlatacağım.
Ama sen sakın patronlara bizi söyleme.
Bir hadise çıkmasın ki şu işi bu gece çözebileyim ya.
İyi akşamlar.
İyi akşamlar canım.
- (DÜŞME SESİ) - (GÜLNAR KORKUYLA BAĞIRIR)
Bu bahçe kesin bizimkinden daha büyük ya.
Bak hem de ortancaları gölgeye dikmemişler gördüğünüz gibi.
Gündüz güneş alır bunlar.
Bahçede mi dolandınız?
Çiçek seviyorsunuz herhâlde.
Yok. Hiç anlamam ağaçtan çiçekten.
Evet, yavaş yavaş masamıza geçebiliriz.
Buyurun sevgili komşular.
Ozan! Ozan! Çocukları çağırsana.
Çağır da şöyle bir cümleten bir "İyi seneler!" diyelim dedim.
Hazır herkes gelmişken şöyle bir kadehlerimizi kaldıralım,
içkilerimizi alalım.
Ya içki şart değil, yani su da olur.
Yani hani çünkü içen var, içmeyen var.
Zaten burada içmeyene laf edene ben çok ağır konuşurum.
Beş dakika 20 saniye. Geciktin.
Geç, ha? Hızlanırız ya, sıkıntı yok.
Öyle mi diyorsun?
- Adacığım. - Basket atıyoruz baba.
Azıcık aşağı gelin. Bir hoş geldiniz diyelim.
Sonra yine oynarsınız. Hadi canım.
Tamam. Bak 12-10 öndeyim. Ona göre ha.
Aklımı alacak bu gacı ha.
Aşağıdaki herkese tek kelime etmeden bir kere dokunacaksın.
Anca öyle affederim beş dakikayı.
Tek kelime etmeden.
Öte yandan içene de asla karışılmaması gerekiyor.
Çünkü birbirimizin yaşam tarzlarına, değil mi?
Hani böyle bir saygı, bir hoşgörü...
Zaten bizi biz yapan bu çeşitliliğimizin, hani ne bileyim, bir bütün bir...
Aha, çocuklar gelin, Allah aşkına gelin.
Bir "İyi seneler." diyelim,
ondan sonra bahçede dilek feneri uçurma etkinliğimiz olacak.
Ay, bu pandemide en çok bu gençler sıkıldı ya.
Ha bu arada, dilek feneri demişken hiç öyle pagan inancı falan değil.
Biz öylesine, eğlencesine...
- Değil mi Seçilay? - Tabii, tabii.
Tabii canım, eğlencesine.
Evet. Ağaç mağaç da süslüyoruz da öyle dekoratif yani. Yalan dolan.
Ay! Yüce Rabbim herkesin kalbinin içini fevkaladenin fevkinde görür.
- Hadi! - Evet. Hadi.
- Hadi. - Hadi bakalım.
Neslişah hanımefendi daha iyi bilir gerçi.
Neyi daha iyi bilirim?
Ben şal koydum sandalyelerin arkasına. Hani üşürseniz diye.
- Onlar da benden size birer küçük hediye. - Ay!
Evet, evet. Eşim benim her şeyi düşündü. Üşüyen şalı omzuna örtsün.
Yok yani. İsteyen omzuna, isteyen başına.
Artık kimin neyi neresine örteceğine karışanın da ben burada alnını karışlarım.
Yok. Olur mu öyle? Zaten demokrasi bir hoşgörü ve tahammül rejimidir.
Canım benim. Evet.
Öyledir. Sağ ol.
Sağ ol.
Aşkım, çok kasıyorsunuz ya.
Yani şu an burada aşırı demokrasiden ortam gerildi yani.
Ne yapıyorsun?
Ya kızım...
İyi mi?
Sakın ha sakın.
Sorun yok. Bir şey yok.
Bir dakika. Hadi.
- Hadi ama komşular. - Hadi!
Her kesimiyle her yaşam tarzıyla namütenahi efendim.
Aynen, aynen.
Size de iyi seneler.
Yalnız ben 30 yaşındayım.
Eyvallah. Allah uzun ömürler nasip etsin.
Sen öyle benim lafıma "Aynen, aynen." diye münasebetsizlik yapamazsın.
Bu gece yanıma desturla geleceksin.
Maşallah. Boyunuz kadar oğlunuzun olması...
Togay'ın anası gibi mi görünüyorum?
Hayır, ablası gibi.
Ablasıysam Önder Bey benim babam mı gibi görünüyor?
Babam yaşında biriyle beraberim gibi mi oldu? Oraya mı geldi?
Bence herkes çok genç.
Togay mı biraz yaşlı gösteriyor acaba?
Şimdilik temiz abi.
Kesin mi?
Kesin, gibi, yani. Biliyorsun, kesin diye bir şey yok.
90'lar Türkçe pop açıyorum.
- Latin çal. Latin. - Latin mi?
Bir şey diyeceğim. Şu müziği köklemeyin de ablam canlı canlı bir okusun.
Dinleyelim ya. Ha? Oktavlar size kurban olsun.
Köklemeyeyim.
Bütün müşterilerde artık bir rap takıntısı başladı.
Artık ben de bıkmış durumdayım.
(TABAK ŞINGIRTISI)
Sen yine de yukarı bak, ayık ol. Eğer...
Var ya kafam pırıl pırıldı ha.
Bulut gibiydi. O kadar mazot şu an boşa gitti.
Kafamı açtın.
Seçilay, dilek feneri yakacaktık. Neredesin ama?
Yok, yok, yok. Biz yılbaşını kutlamıyoruz. Komşular yemeğe davet etti. Evet.
Beyefendiciğim, hayırlı seneler şimdiden.
Eşim de hayırlı, bereketli seneler diliyor.
Allah'a emanet olun. Allah'a emanet olun.
Saygılar efendim, saygılar.
Sizin meslek?
Mobilya imalatı. İnşaat şirketleri için çalışıyorum.
Çok güzel.
Çok güzel.
Her sektör için daha iyi bir sene olsun. Zor zamanlar, biliyorsunuz.
Ekonomi falan.
Evlerde, kasalarda dolar, euro tutar hâle geldik.
Aynen, aynen.
Bir de iş yapıyorsan bu devirde
evde bir 150-200 bin dolar nakit paran olacak. Olacak bu.
Votka mı o?
Evet. Aslında alkolle hiç aram yoktur ama.
Ama en temiz içki de votkadır, onu diyeyim.
Sabahına çiçek gibi kalkarsın.
Altına imzamı atıyorum bacım.
Bir de üstüne birayla cilanı çekeceksin. Mis!
Hayır. Mayalı mayasız karıştırılmaz. Başın ağrır be.
Bir şey diyeceğim. Bu kız dansöz olmasın?
A!
Kolunda dövmeyi görünce dedim "Ne oluyor?"
Bu Alican var ya büyük adam ha.
- Eşi değil mi yani bu kız? - Ben tanışmadım eşiyle falan.
Kesin dansöz oğlum bu. Tavrı, rahatlığı, bilmem ne... Belli.
Yani içki muhabbeti yapması bana da bir enteresan geldi.
Elbisesinin içinde kesin oryantal kostümü var.
Planın inceliğine bak!
Nerede o serseri?
Hangi bıyıklı, abi?
O sosyetik olmayan, ötekiler gibi olmayan. Nereye gitsem götümde.
İçeri adam soktular diyorsun.
O da ayrı kötü abi.
Lan içimi karartma Selo.
Belli olmaz diyorum. Ayık olalım diyorum.
Size kahve getirdim.
Hadi Selo. Hadi, hadi.
(FISILDAYARAK) Sarhoş o zaten...
Eftelya hanımefendi, belki siz de bu esnada
bize repertuvarınızdan bir eser lütfedersiniz efendim.
Yani öyle 90 yaşındaymışım gibi konuşmazsan lütfederim tabii.
Geldik artık, karın tokluğuna namütenahi okuyacağız. Ne yapacağız?
Helal olsun abla.
Benim de sesim var, biliyor musun?
Herkesin sesi var.
Önemli olan şarkı okurken dinleyenin var mı?
Abla, kapak...
Bir bulut olmuştuk. Ha?
Parlıyorduk. Benzinimiz vardı.
Bir açıldık, değil mi?
Ne anlatıyorsun acaba?
Ayıptır söylemesi, evdeki kasaya bir 70-80 bin euro koydum.
Pandemi, ekonomi, acil bir ihtiyaç, belli mi olur?
Tabii, tabii. Hepimiz koyduk ya.
Biz daha kasa alacağız. Korona var, eve usta sokmayalım diye
50 bin dolar yatak odasında çekmecede öyle duruyor.
Kasasız olmaz mösyö.
- Ne yapacağız? - Tabii. Olur mu?
- Alacağız. - Tabii, tabii, şart. Kasa şart.
Kasaydı, sırdı, gizemdi falan, bunlar Alican'ın işleri de.
Ya arkadaşım siz benim ne sırrımı ne gizimi
- gördünüz ya? - Kıvırma.
- El, kol yapma. - Kıvırma.
Bana el, ha?
Doktor gel buraya.
- Yapma, yapma. - Nasıl yapma?
- Yapma ya. - Sen de istiyorsun.
- Alican Bey. - Dur...
Darbukanızla bahçeye bekleniyorsunuz.
Dur. Dur.
İçki içmiyoruz ayağına kafamızı da yapamadık.
Bak, şu evin bahçesinde içkiler var.
Sen şimdi şuradan in, bir tekila çal gel.
O iş bizde. Kolay da şimdi
aşağıda yerli yersiz dokunduk, ettik millete.
Bir ödül var denmişti bize ama.
Hızlı öğrendin koçum.
Ödül, gecenin uygun bir saatinde sana özel bir direk dansı.
Kızım 50 bin doları bir daha nasıl kazanırız biz?
Saçmalama aşkım. Hayır.
Ya "Hayır, hayır." deyip durma. Bunlar için çerez parası.
Çalındığına kim bilir ne zaman uyanırlar.
Yüz dolar falan al, o zaman fark etmezler.
Lan onu biz de fark etmeyiz.
Korkma, bizim ismimizi falan bilmiyorlar. Bir şey olmaz.
- Doktor beylerden bulurlarsa? - Kaçarız.
Gürcistan'a mürcistana, ne bileyim?
Ya 50 bin dolar kaç Türk lirası yapıyor, sen biliyor musun?
Ayı gibi bir para affedersin.
Ben affetsem Allah affetmez.
Neslişah Hoca daha iyi bilir gerçi. Ona sor.
Bir şey olmaz. Kamera mamera yok. Bak, önüne geleni de çağırmışlar.
Hadi ben çıkıyorum. Bana bak.
Yukarı birisi gelirse bana işaret ver.
Bir de kele dikkat et. Kel bana taktı. Dikkatli davran ona. Tamam?
Hadi şimdi normal. Normal hareketler.
- Hadi - Aşkım, aşkım...
Salak oldum şu an. Ne yapayım?
Tamam işte. Normal hâlin.
Bozma bunu. Bu. Böyle devam.
Fener alayı varmış. Buyurun.
Ay abla, inşallah bir şey yoktur.
Yok bir şeyi, yok. Daha dün evde PCR yaptırdık.
Ulan kadın şal almış, ört!
Her üşüdüğünde ortalığı galeyana getirme.
Nerede millet?
Ozan, Serdar, nerede millet?
Aşkım, dondu herkes. Hadi yakalım mı?
Önder Bey ve Ahmet Bey yok.
Ahmet Bey nerede acaba? Lavaboda mı?
Hep öyle hep.
Peki, tamam.
Şey yapalım... Buyurun o zaman. İlkini siz yakın Kısmet Hanımcığım.
Şükran.
Ay benden de şükran, ya habibi.
Artık hep böyle olduk, değil mi? Her yer Arap.
Arap derken din kardeşlerimiz tabii sonuç olarak.
Hiç ön yargılı olmamak lazım.
Zaten burada ön yargılı olanın ben alnını karışlarım.
Buyurun lütfen Kısmet Hanımcığım.
Önder Bey'in keyfi hâllerini bekleyecek hâlim yok.
Hadi yakın kız!
Bittabi, hemen yakıyoruz.
Gönder, gönder.
Evet.
Yolla.
Harika!
Herkes yılbaşı dileğini dilesin.
Bu ne arıyor? Bu kel bana taktı.
Timoş, Arap marap dendi. Vuralım mı bir "Arapsaçı"?
- Vuralım abla. - Ay!
- Ay evet! - Hadi.
Bravo Eftelya!
Hadi, hadi.
Allah!
♪ Bir derdim var Dinleyin ey gökteki yıldızlar ♪
♪ Beni benden çalarak kaybolup gitti yıllar ♪
♪ Aşk, aşk, aşk yüzünden ızdıraba kul oldum ♪
♪ Ömrüm böyle tükendi ne kadar acı yıllar ♪
Şu güzelliğe bak. Tablo gibi.
Senin 20 yıldır seyretmekten bıkmadığın bir tablo.
Fenerleri diyorum hayatım. Az kenara çekil.
Vallaha bir hareketlilik yok. Ama şimdilik yok yani.
Abi, ben bu bıyıklıyı etkisiz hâle getireyim mi? Ha?
Kesin bir bok var onda.
Coşma hemen ya.
Her şeye coşma hemen ya. O bende.
Sen bizim evi kolla. Togay nerede?
Nerede olacak? Bir köşede oturuyordur. Yazık, süt gibi çocuk ya.
("ARAPSAÇI" ÇALIYOR)
-İyi akşamlar. -İyi akşamlar.
Ada challenge yaptıydı da bana işte, spor olaraktan.
Tırmanabilir misin diye, onun için şey ettim...
Ben de tuvalet bakıyordum.
Klozeti olan oda işte.
Evet ya.
Z kuşağı çok zeki ya.
Gelecekten ümitsiz ama çok zeki bir kuşak.
Sağ ol canım, sağ ol.
♪ Çöz beni arapsaçı ♪
♪ Çivi çiviyi söker ♪
♪ Budur bunun ilacı, budur bunun ilacı ♪
♪ Budur bunun ilacı ♪
Oğlum, kız şimdi kostümünü çıkaracak.
İçinden dansöz kıyafeti rakkada rakkada başlayacak.
Çıkaracak...
Kız havaya giriyor. Gel, kaçıracaksın.
Oğlum sen git Didem'i oyala. Çakmasın. Sen git. Yangın çıktı. Git.
♪ Of aşk yüzünden arapsaçına döndüm ♪
♪ Çöz beni arapsaçı ♪
♪ Çivi çiviyi söker ♪
♪ Budur bunun ilacı, budur bunun ilacı ♪
Bravo!
♪ Sen gittin saçlarıma erimez karlar yağdı ♪
♪ Mevsimlerin tadı yok Ba... ♪
♪ Baharım sende kaldı ♪
- Hayırdır? - Bir ses rengimi duy.
Şöyle gel. Şöyle geç.
Biblom akordiyonun nerede? Bak, ite köpeğe kaldım.
Ama ben bu şarkıyı bilmiyorum ki Eftelya Hanım.
- Ben size dans edeyim. -İyi.
♪ Gönlüm söz dinlemiyor, sevdiğimi ver diyor ♪
♪ Kim görse şu hâlimi bir daha sevme diyor ♪
♪ Of aşk yüzünden arapsaçına döndüm ♪
Yani hem içki getirmedin hem de yanlış oda.
Hayır, gelecekteki fuck buddy zamanlarımız olsa
annemlerin odasına girecek kadar malsın, öyle mi?
"Gelecekteki fuck buddy zamanlarımız."
Şiir gibi ha. Vallaha diyorlar ya bu Z kuşağı gelecekten ümitsiz falan.
Ben o kadar ümitliyim ki yani.
Kim yazıyor oğlum seni?
Vallaha onu bilmem de beni senin alnına yazmışlar Ada.
Ne yapayım? Çalayım mı bir içki daha? Ha?
Ne istersin? Emret.
- Emret? - Emret.
Emret ya. Vur de vuralım. Öl de ölelim be Ada.
Wow baby!
Yani biraz cringe ama yine de "Wow baby!"
Bak, oynuyor.
Gel buraya. Gel, gel. Beni mi arıyorsun?
Ulan mahsus mu yaptırıyorsun manitana o madilikleri ha?
Bütün ilgi alaka bende olmasın diye, değil mi?
- Alaka mı? - Alaka tabii.
Eftelya'yım ben. Bir numarayız evelallah.
Fesuphanallah. Fesuphanallah. Fesuphanallah.
- Amirim? - Ay yok ben dansözüm kardeş.
Polis kılığı şaka için.
Alican Şekercioğlu, 27 numaraya geldim ben.
Düz, sağ. Hemen arıyorum ben.
Sağ ol.
Alo!
Eşek mi osuruyor burada?
Sen bu memlekete gelmiş en büyük yorumcuya biraz evvel ne dedin?
Ya öt sen orada, öt. Dinleyen yok seni.
Kimi dinleyen yok? Senin karşında nasıl bir ses var?
- Yirmi yıl sonra hâlâ mı racon kesiyorsun? - Zaten canım burnumda.
Seninle mi uğraşacağım ya?
Pısarsın tabii, değil mi? Pıs.
♪ Arapsaçına döndüm ♪
♪ Çöz beni arapsaçı ♪
♪ Çivi çiviyi söker ♪
♪ Budur bunun ilacı, budur bunun ilacı ♪
Alo?
Yok, 27'de değiliz.
Villa 21'de canım parti.
Tamam, sen şimdi 15-20 dakika oyalan.
Ben de o arada müziği ayarlayayım. Tamam.
Ha? Tamam. Hadi, hadi. Kapıyorum.
Bu gacı beni bitirdi ya.
Amirim?
Sokağa çıkma yasağı için devriye gezeceğiz.
Tamam amirim.
- Sivil araç? - Senin üzerine vazife mi?
Pardon amirim. Buyurun.
Önder 121 numaraymış.
Gidelim, sıkalım, çıkalım.
♪ Çöz beni... ♪
Balonunu patlatıyorum mösyö.
♪ Çivi çiviyi söker ♪
♪ Budur bunun ilacı ♪
♪ Budur bunun... ♪
Ne yapıyorsun lan?
Ne oluyor oğlum? Bu ne demek şimdi?
Çok affedersiniz. Ben dansöz diye...
Ne? Dansöz mü?
Oryantal sanatçı. Dansöz denmesini sevmediğinizi biliyorum.
Benim dansöz olduğum falan nereden çıktı ya?
Salak mısın oğlum sen? Karım lan bu benim.
"Serdar beni ne zaman eğlendirmiş. Anca uyuz eder." demiştim, değil mi?
Aşkım...
Burası. Yavaş.
Bir dur.
Hayda! Polis. Bas, bas. Turlayalım.
Yüz yirmi bir. E? 21 neresi?
Hiçbir şey yapmadım. Hiç...
Öyle dur.
Kimsin, nesin sen birader? Anlat bakalım.
- Ben Doktor Ahmet. - Doktor ha?
Hipokrat yeminini ezberden söyle bakayım?
Öyle bir şey değil oğlum.
Hem bu ne saygısızlık yahu?
Bak sağlık çalışanına şiddete girer bu tavır ha.
Peki o zaman doktor.
Benim sırtımda kaşınan bir yer var.
Bir bak da söyleyebilecek misin bakalım ne lazımmış.
Estetik cerrahım evladım ben.
Ama bana kalsa yani senin şu iki kaşının ortasına
botoks lazım. Öyle bir...
Çizgi çok sert bir ifade veriyor sana.
Evet ya. Aynen.
Çok çatıyorum değil mi kaşlarımı?
- Sonra da adımız kötümsere çıkıyor. - Yapar, yapar.
Ya abi, kusura bakmazsan harbiden şu sırtıma bir baksana tercihen.
Estetik doktoruyum diyorum evladım ya.
Aynen Doktor Bey, estetik açıdan da çok kötü orası.
Fistül fistül böyle, çok kötü.
Ne oluyor ya? Bu ne?
Ha, yok.
Bu tamamen kendimi koruma amaçlı Doktor Bey.
İstanbul, eski İstanbul değil malum. Çok bozuldu.
O kadar mı bozuldu ya?
Bak, kolunda da dövme var.
Votka muhabbeti de yaptı. Dedim ki "Herhâlde oryantal bu hanımefendi."
Daha kaç kere özür dileyeceğim arkadaşlar ya?
Aman tamam, tamam. Ben hepsini anlatacağım.
Önce bir elimi yüzümü yıkayayım.
Ay Neslişah, iyi misin?
Yok ama bir sinirlerim bozuldu yani. Biliyorum iyi olduğumu da ben.
Ne?
Yatak odasına çıkalım da rahat edin.
Evet, evet, Gelin, gelin!
Yukarı odaya çıkalım da Neslişah Hoca rahat etsin!
Kısmet Hanım, bir saniye.
Allah. Ah, ah.
Önder'in oğlan bu.
Takip et lan, takip et.
Dur, yavaş. Yavaş, sakin.
Ama böyle uzaktan teşhis koyamıyoruz biz.
Ya o zaman gel, yakından bak hoca. Allah Allah.
Yani böyle yapıyorsunuz, ondan sonra
"Doktorlar niye dövüldü?" oluyor kardeşim.
- Bak şurada. - Neresi?
Ya gel, yakından bak şuraya.
Tamam, görüyorum. Tamam, bana bırak. Tamam, tamam. Bende.
Kaçılın, açılın! Üst kata çıkıyoruz, kalabalık yapmayın!
Ay Kısmet Hanım, şu kadar abartmayın lütfen.
Gördüm.
Evet, bu. Görüyorum, görüyorum.
Pistir. Ne yapıyorsun lan?
- Bir çek edeyim dedim hocam. -Çekme, dur.
Hocam, kolay gelsin.
Doktor Bey?
Çek ediyorduk.
Neyi hocam?
Fistülleri. Burada.
Şey yapmayacaksın... İyice fistürize olmuş burası.
Muhakkak bir MR lazım buna. MR lazım.
Ne oluyor ya?
Biz bunu gerçekten yaşıyor muyuz şu an ya?
Wow.
Sağ ol. Sağ ol ya.
Sağ ol. Teşekkür ederim.
İşte... Ben henüz bir yıl oldu kapanalı.
Yani kapandım, namaza başladım.
Ama onun öncesinde çok ağır takılıyordum.
Çok. Yani kuru, sulu, kimyasal, ne varsa yani.
O tarz her şeyi içmece yani.
Karım partici, bize bir Amsterdam görünüyor derken
bir gece "Embriyolarımı çalıp sattın." diye
beni bıçaklamaya kalktı.
Ha dedim, "Tamam. Bize bir AMATEM görünüyor."
Neyse... Tedavim hâlâ devam ediyor.
Normalde çıkmıyor, bayağıdır çıkmıyor dışarı.
- Bu gece ilk. - Ha?
- Evet. - Beni götürüyorsun ya
ihalesini kazanmaya çalıştığın şirketleri yemeklerine.
Ne alakası var ya bunun şimdi?
Hani "Bakın. Bakın benim karım bu." gibi.
Hayatım ben onu havan değişsin, rahatla diye...
Ha? E tabii, dünyanın en rahat insanı ben değilim, sensin.
Neyse ya. İyileşiyorum. İyileşiyorum yani.
Çok şükür çok iyiyim.
Arada tabii böyle halüsinasyonlar görmüyor değil...
Değilim yani.
Diyorum... Neydi o şimdi?
Ya ben bunu şimdi uydurdum mu, gerçek miydi diyorum.
Kafamda mı uydurdum diyorum.
Hah. Arada yapıyor onu ama yani.
- Yapar. - Yapıyor Doktor Bey.
Silahsız, tırsak, bence malın teki abi.
Harbi doktor mu?
Vallaha tıbbı nasıl bitirmiş bilmiyorum ama galiba.
Bizim evin oraya gelen giden de yok.
- Ama bak her an her şey... - Tamam.
Togay nerede?
Togay...
Togay burada abi.
Ha!
İyi. Hadi bakayım.
Ya bırak şimdi dövmeyi, votkayı da Neslişah tam bir dansöz ismi değil mi ya?
Seni kızın oryantal olduğuna ikna eden bu mu oldu Serdar?
Ya hayatım, Muzaffer falan olsa bir tereddüt falan ederdim tabii de.
Hı.
Nereye kaçtın?
Gel peki, gel.
Nereye kaçacağım lan? Allah Allah.
20 sene öncesinin hesabını mı açacağız ya?
Açalım anasını satayım. Anlat.
Bileğimdeki kurşun yarası duruyor. Açacağız tabii.
Kurşun yarası derken Önder Bey?
Sahnedeki şampanyaları vururken sekti, bunun ayağına değdi. Hâlâ onu anlatıyor.
Hâlâ onu anlatıyor ya.
Ne olmuş ne olmuş?
Sen sus Arzu!
Ayıp ama. Rakı içiyorum ben burada.
- E? - Rakı içen kadın candır.
Bunu herkes bilir.
Kıymetim bilinmiyor burada benim.
Nereden çıktı lan bu yine?
Aslında bu kapanma,
pandemi kapanması değil benim kapanmam,
bu manevi yol çok yardımcı bana.
Biraz huzura erdim.
Ay, vallaha yok, yok. Bu madde bağımlılığı çok zor bir şey.
Yalnız madde bağımlılığı demiyoruz.
Maddeyle savaş diyoruz.
Tabii. Bir bayan olarak ne kadar güçlüsünüz.
Bayan demiyoruz yalnız, kadın diyoruz.
Bir estetikçi olarak çok kadın müşteriniz vardır,
bilmeniz lazım.
Estetikçi demiyoruz yalnız. Estetik cerrah diyoruz.
Zaten müşteri de demiyoruz, hasta diyoruz.
Bu arada sanırım hasta da demiyoruz, danışan diyoruz.
O zaman şey, bana da Kısmet demiyoruz, Şükran diyoruz. Çünkü adım Şükran.
Ve sen abi, bu hıyarlıkları ajansta müşterilere de yapıyorsun.
Her presentation'da arkanı ben topluyorum. Farkında mısın?
İyi işte, artık toplamayacaksın. Merak etme.
Öyle mi?
Evlendikten sonra bunlar artık değişecek diyorsun.
İyi, hadi inşallah.
Kiminle evleniyorsun?
Senin biriyle ilişkin mi var?
E var mı başka? Anlat.
Sen ne cüretle benim bulunduğum meclise gelirsin?
Mafya bozuntusu!
Önder Bey mafya mı?
Mafya mı?
Yeraltı dünyası?
La Familia? Mafya denmiyor mu ki artık?
Ayıp mı mafya demek? Bilmiyorum ki Önder Bey.
20 yıl önce manitasıyla beraber gelmiş, kafa masaya oturmuş.
Kızın doğum günüymüş. İlla ikisinin şarkısını okuyacakmışım.
Togay'ın annesi mi o kız?
Sen sus!
"Fırtınalar Koparsa Kopsun." Oydu şarkımız.
Çok âşıktık be.
Ey gidi günler ey!
Ben buradayım abi. Hop!
Repertuvarımda yok şarkı.
Okumadan indim sahneden. Göt gibi kaldı.
Yok, kalmamıştır. Hiç öyle kalır mı?
Telefondan açsak şimdi, tatlıya bağlasak? Bir kere dinlesek Önder abi?
Şu...
Yeni challenge.
Eftelya Hanım'ın yanında üç dakika içinde üç kez "namütenahi" de,
beni üstsüz gör.
Üstsüz...
Japoncasını bile derim ya.
On dilde "namütenahi" derim icap ederse. Biz bu yola baş koymuşuz ağa.
Neyin peşindesin sen acaba?
Nasıl bir insan tahayyül ediyorsun kendin için acaba?
Kimlerin peşindesin? Ne istiyorsun sen ya?
Benim hedef kitlem, demografim farklı Seçilay ya.
Kırk beşlikler değil, yirmi beşlikler.
Bu yaşta yirmi beşlik peşinde koşan adama ne denir, sen biliyor musun?
İstikrarlı denir tabii.
Ben 20 sene önce de yirmi beşliklerin peşinde koşuyordum.
Benim demografim oydu. Hatta sen de yirmi beşliktin, hatırlasana.
Ay, ne kadar toksik bir adamsın sen ya.
Tam bir toksiksin gerçekten.
Evet, 20 yıldır istikrarlı bir toksiksin. Şu an fark ediyorum bunu.
- Sen de onun bir parçasısın. - Senin ekosisteminin bir parçası...
Bana inat okumadın şarkıyı.
Yok canım. Hiç öyle şey yapar mı? Yapmamıştır.
Sen tetikçini kulise yollayıp
beni zorla bornozla sahneye çıkarttın mı ha? Onu anlat.
Çıkartmaz. Hiç çıkartmaz. Anı, zaten hep bunlar güzel anı.
Sonra ben şarkı söylerken 21 şişe şampanyayı sahneye dizip
takır takır vurmaya kalktın mı, kalkmadın mı?
Ya herkesin bir eğlence anlayışı var kardeşim.
İspanyollar boğa güreştiriyor.
Doğru bir şey mi şimdi? Onu da eleştirin.
- Onu da eleştirsin. - Gerekirse.
Bir dakika. Neden yirmi bir şişe?
Togay'ın annesi 21 yaşına girmişti işte.
Şarkımız çalınırken şampanyalar patlasın, bir atraksiyon olsun istedim ya.
Eftelya Hanım, hani
bu gece de siz böyle namütenahi bir şarkı okuyun da namütenahi
öyle bir atraksiyon olsun ha?
Ne diyor bu be?
Ya diyoruz ki hani. Bu gece size böyle bam bam bam
namütenahi bir atraksiyon yapalım mı ha?
Öyle bir şey.
Senin el kadar oğlun koskoca Eftelya'yı tehdit mi ediyor?
Vuracak mısınız gene beni? Vur, çek vur lan.
-Çek vur. - Sakın abi.
Çek, aynı yerden
-çek de vur. Vur! - Allah aşkına.
Siz... Ne olur! Ne olur!
Eşim çok hassas bir insandır Önder Bey.
Rica ediyorum. Ne olur! İstirham ediyorum.
Oğlan anlamadı Eftelya.
Oğlan anlamadı. Diyor ki
"Sana bir şampanya patlatalım mı bu akşam?"
Bilmiyor ki konuyu.
Nereden bilsin o anasına ben nasıl âşıktım.
Hey yavrum, hey.
Aklımı almıştı ya.
Gözüm dünyayı görmüyordu ki.
Benim burada hâlâ aldığım ilaçlar var.
Onlar ne bacım?
İşte ben bunları alınca anca böyle normal oluyorum.
Hani sizler alsanız dünyanız şaşar ha!
Maşallah, iyisiniz ama.
Bak gayet normal.
Yeneceğim inşallah.
Canım ben bekleteceğim seni.
Bu partinin göbek kıvamına gelmesine biraz daha var.
Alican Bey, on dakikayı geçmez, değil mi?
İznim bitecek de.
Oldu, görüşürüz.
Benim seninle beraber kurduğumuz ajansın havasını
sen bana mı atıyorsun Serdar burada? Ne yapıyorsun ya?
Ben olmasan öyle bir ajans yok Serdar. Anladın mı?
Senin de öyle bir işin yok kardeşim.
Bana burada gelmişsin yaşlı muamelesi yapıyorsun.
Senin bütün fikirlerin ta 90'larda kaldı.
Farkında mısın bunun? Gençliği yakalayan benim.
- Böyle gençliği yakalıyorsun sen? - Evet.
Tabii, tabii. Sosyal medyadaki fotoğrafları da
photoshop yapıp yakalıyorsun, değil mi o gençliği sen?
Gençlikmiş!
Keşke senin karakterine photoshop yapabilsek be!
Sabaha kadar sürer o photoshop ama düzelmez o.
Onun uzmanlığı başka. Keşke senin karakterine
photoshop yapabilsek.
(HAPŞIRIK SESİ) Saklanın. Yakalanacaktık ya.
Niye hapşırıyorum ya? Allah'ım, koru Ya Rab'bim.
Kardeşim sana hızlı bir test vereyim ben. İstediğin zaman yap.
Tabii canım.
Aşağıda mı bu testler?
Evet.
Evet.
O gece sadece sen yaralanmadın Eftelya.
- Nasıl? - Bak.
Benim adamlardan biri aldı böyle şampanyalardan tekini vurayım diye...
Abi dolu mu o?
Ha, dolu, aynı bunun gibi.
Geldi, kulağımın yanında pat diye patlattı.
Ozan, orada test var mı?
Bu kulak o gün bugündür
- yarım duyuyor. - Ozancığım?
Hayır!
Dur! Evet. Ne oldu ki? Ne bu gerginlik?
Ne gerginliği?
Ne gerginliği hayatım? Parti var işte aşağıda.
Eğleniyoruz namütenahi.
Covid testleri aşağıda mı diye ben...
Hepsini sen yatak odasına doldurdun ya hayatım.
Sen ne biçim davranıyorsun bana ya?
Hayır aşkım. Sen boşuna aşağı inip çıkma diye.
Yukarı, hadi yukarı. Birlikte arayalım.
Ay yok, istemiyorum. Ne oluyorsa sana artık.
Bir şey olmuyor hayatım.
Her şey yolunda. Atraksiyon yok.
Hakikaten mi lan?
- Vallaha bilmiyordum. -Çaktırmıyorum
ama bir kulak sağır. Bu duyuyor ama bu duymuyor.
Abi, lütfen şu silahla gösterme. Ne olur!
Senin ahın çıktı Eftelya! Senin bileğin, benim de kulağım.
Ay!
Ödeşilmiş gibi bakalım mı?
Konuyu kapatalım mı?
Barışalım, bir dost gibi yaklaşalım.
Ben senin eve gidiyorum.
Bir şey diyeceğim.
Son bir takılır mıyız ben gelince elveda niyetine?
Bavulumu almaya gidiyorum Serdar.
Bavulumu almaya gidiyorum Serdar!
Allah Allah!
Ay, sinirim bozuldu. Deli misin? Bir şey söyleyeceğim.
Harika bir gece, biliyor musun? Vallahi o kadar güzel,
unutulmaz bir yılbaşı gecesi. Vallahi.
Sen özgürlüğüne kavuşuyorsun,
ben de bu iğrenç, toksik ilişkiden kurtuluyorum.
Win win. Bak tam... Win win nedir, biliyor musun?
Tam budur win win. Tam budur. Çok güzel.
Tebrik ediyorum. İyi seneler. Hadi iyi seneler sana.
Hadi bakalım, hadi.
Benim hatam Eftelya.
Gençlik, cahillik...
Ama en çok aşk.
Affet beni kardeşim.
Vallaha delikanlı adamsın.
Sen de çok delikanlı kadınsın be. Vallaha.
♪ Bir dost gibi davran bana ♪
Sen var ya sen.
Yok, birlikte okuyacağız.
- Timoşcuğum, test. - Ay sağ ol.
Ay ne olacak?
Hindi pilavı yenilecek mi? Ha?
Hindi pilav perileri geldi.
Karşınızda hindi pilav perisi Gülnar.
Şey... Artık çıkalım arkadaşlar.
İnsanların yatak odasını işgal ettik ama.
Buyurun. Buyurun lütfen. Buyurun.
- Ahmet Bey buyurun. - Tabii.
Didem Hanım, ben size bir şey söyleyeceğim.
♪ Bir dost gibi davran bana ♪
♪ Herkes bizi öyle bilsin ♪
♪ Bugün burada ♪
♪ Bütün olanlar ♪
♪ Saklı, gizli ♪
♪ Sürüp gitsin ♪
♪ Bir dost gibi davran bana ♪
♪ Herkes bizi öyle bilsin ♪
♪ Bugün burada ♪
♪ Bütün olanlar ♪
♪ Saklı, gizli ♪
♪ Sürüp gitsin ♪
♪ Fırtınalar ♪
♪ Koparsa kopsun ♪
♪ Sürüklesin ikimizi ♪
♪ Arzular tutuştursun bizi ♪
♪ Razıyım sonuna senle olsun ♪
♪ Ben sana öylesi taptım inan ♪
♪ Böylesi aşka yasak tanımam ♪
♪ Deliler gibiyim anla biraz ♪
♪ Aklımı yolda bıraktım inan ♪
♪ Ben sana öylesi taptım... ♪
Ozan!
♪ Böylesi aşka yasak tanımam ♪
♪ Deliler gibiyim anla biraz ♪
♪ Aklımı yolda bıraktım inan ♪
- Bana küsmedin değil mi aşkım? - Yok, yok.
Gülnar bir şey anlattı da. Ben allak bullağım şu anda.
Ne anlattı?
♪ Bütün olanlar saklı, gizli sürüp gitsin ♪
Sen iç pilavı benmaride ısıtma, tencerede ısıt.
Dibi tutmuş.
♪ Herkes bizi öyle bilsin ♪
Şaka.
♪ ...bütün olanlar saklı... ♪
Yok ben artık üzülmeyeceğim. Gerçekten ha.
Nazar boncuğudur artık bunlar benim için. Ne yapayım?
♪ Arzular tutuştursun bizi ♪
♪ Razıyım sonuna senle olsun ♪
♪ Ben sana öylesi taptım inan ♪
Hadi.
♪ Böylesi aşka yasak tanımam ♪
♪ Deliler gibiyim anla biraz ♪
♪ Aklımı yolda bıraktım inan ♪
♪ Ben sana öylesi taptım inan ♪
♪ Böylesi aşka yasak tanımam ♪
♪ Deliler gibiyim anla biraz ♪
♪ Aklımı yolda bıraktım inan ♪
Bravo!
Adamın bana ettiği laflara bakar mısın?
Boş ver kızım. Hayırlısı olmuş.
Ben sana 20 senedir
- söylüyorum. - Doğru.
- Sen çok daha iyisine layıksın. - Aynen.
Daha kötüsü yok ki zaten. Bundan daha kötüsü yok ki.
Piyangodan sana çıkan adama bak, bana çıkan adama bak.
Neyse gidelim, şunun evinden benim bavulumu alalım gelelim, bitsin.
- Tamam mı? Ne olur. - Tamam.
- Tamam - Didem Hanım.
- Ya ben kazayı nerede... - Ne kazası? Ne oldu?
Yok. Akşam namazının kazasını nerede kılabilirim diyecektim.
Vallahi yine bizim oda olur mu? Hem sakin.
Olur, olur.
Buyurun, buyurun.
Ben bir nefes alacağım.
Ay ben bir nefes alacağım.
Ne oluyor ya? Dağılıyorsunuz yine.
Allah Allah. Sen de ne meraklıymışsın çalgıya çengiye.
Bir nefes alalım oğlum.
Bir şeyler yiyeceğiz.
- Hem yukarısı daha rahat.
- Tamam. - Neslişah Hocam, hayırdır?
Namaza. Ama gelmeyin.
Ortalığı yine böyle velveleye vermeyin Kader Hanım.
Şükran.
Togay'ın anasına 21 şişe şampanya patlatılıyor.
Ben burada rakı içen kadınım,
daha bir rakı şişesi kapağı pıslatılmadı benim için.
Abiciğim, o tabancayı bir daha görmeyiz, değil mi?
Çünkü eşim çok naif ruhlu insan.
İnanın ailecek böyle şeylere hiç alışık değiliz.
Girme araya kanka.
Önemli.
Buyurun.
Buyurun, buyurun.
Konuşacağım ben şimdi.
Şey... Didem Hanım,
benim yanımda seccade yok.
Böyle büyükçe bir havlu olur, örtü olur varsa.
Tabii ki. Buradan buyurun.
Buyurun.
Ya şöyle bir şey, değil mi?
- NESLİŞAH: Bakayım. Olur, olur. - Tamam.
NESLİŞAH: Şahane.
Tamam. Siz rahatınıza bakın.
Teşekkür ederim. Sağ olun.
Bizim seninle daha bir şarkımız bile yok.
Nasıl yok ya? Vardır lan. Olur mu öyle şey?
Ne var? Hangi şarkı?
Lan, "Erik Dalı Gevrektir."
-"Erik Dalı Gevrek" mi? - He.
El âleme "Fırtınalar",
bana "Erik Dalı Gevrek" mi?
Lan pavyonda tanıştığımız gece pistte "Erik Dalı" oynamıyor muydun?
Yuh! Pavyon demiyoruz ona.
Müzikhol diyoruz.
- Abi, ben kons değildim ha. - Kons?
Konsomatris abi. Konsomatrise...
Yok, ona direkt konsomatris diyoruz.
Gel lan buraya manyak.
- OZAN: Hayır! -ÖNDER: Arzu! Ver onu bana.
ÖNDER: Arzu!
- Ozan! - Hayır, hayır.
Getir kanka.
- Benim için de şampanya vurulacak. - Bana bak.
- Getir! - Arzu.
- Arzu! - Ozan!
-Önder Bey... - Kanka, çabuk!
Aşkım... Aşkım...
Allah'ım yalvarıyorum sana. Beni affet. Affet.
(TELEFON MELODİSİ) Neredesin? Ne yapıyorsun?
Seni çağırıyorlar. Neredesin? Ne yapıyorsun?
Seni çağırıyorlar. Neredesin? Ne yapıyorsun? Seni çağırıyorlar.
Açsana Ahmet.
(TELEFON MELODİSİ) Neredesin? Ne yapıyorsun?
Seni çağırıyorlar. Neredesin?
Ne yapıyorsun? Seni çağırıyorlar.
İlişkileri en çok bu kabalık, hoyratlık yıpratıyor şekerim.
Kesinlikle. Zarafet bitince her şey bitiyor.
- Zarafet... - Değil mi?
Ah, zarafet!
Kalmadı artık o eski zarafet.
- Abla. - Sikeceğim ablanı ha!
Git yap şu testi amına koyayım.
Nasılsınız?
Çıktı mı Seda Sayan?
Nereden?
O da mı bu sitede?
Hayır! Ya bana şampanya şişesi bulacaksın ya ben burada adam vuracağım.
Ozan'ım hadi getir bir şampanya, çenesi kapansın ya.
- Getiririm. - Bir değil.
-ÖNDER: Lan tamam! - Yaşım kadar şişe getireceksin.
Tamam, yaşı kadar getir.
Yalnız beş şişe almıştık biz ama.
Oğlum getir lan ne varsa. Vursun. Öleceğiz lan.
Tamam. Getiriyorum.
Ozan. Tamam, indir onu. Tutma bana şunu. Getiriyor işte adam.
Arzu Hanım, hayır bayağı da iyi şampanya. Vurmalık değil, içmelik.
Kaderimsin Ada.
Ne?
Ada!
Bam diye ne oluyor dedim. Havai fişekmiş. Çok güzel.
Oldu mu lan gönlün? Ha? Oldu mu zirzop?
Al.
Ay ama nasıl şampanya patlatmak bu ya?
İşte bu da zarafetsizlik.
- Doğru. - Aslında biraz
incelik, hanımefendilik öğrense keşke manyak orospu.
Değil mi ama? Değil mi?
Yahu yok, havai fişek patladı arkada, oradan geldi ses.
Güzel gece be!
Hayır, hayır.
Bu ne ya? Hayır, yok.
Yanıp sönen ışıklar yok.
Bunlar hep senin kafanda.
Yok öyle bir şey. Yok yok.
Nasılsın Neslişah? İyiyim, iyiyim. Sen iyisin ama kocan yavşak.
Yok, çok iyi. Nesi var?
İyi olabilir ama yavşak.
Dipteki sıkıntı o. Hoş, sen halledeceksin bunları.
Ay canım ya! İnşallah.
Sensin. Yaparsın kızım. Sensin!
♪ Karanlık duy beni Korkmuyorum senden ♪
♪ Neslişah'ım ben senin Geçerim içinden ♪
♪ Bin şarkı yazdım ben vazgeçmemeye ♪
♪ Vakit yok keşkeye Her gün bir hediye ♪
Ah, teşekkürler. Ah, teşekkürler.
♪ Karanlık duy beni Korkmuyorum senden ♪
Bir daha. Bir daha.
Canım, beş dakikaya gel. Gelip şey diyeceksin,
"Ev partisi yapmak yasak, herkesi merkeze almak zorundayım."
Ev partisi yasak. Herkesi merkeze almak zorundayım.
Tamam, hadi.
Nereye Arzu?
Ben eve gidiyorum Önder Bey!
Sakın benim peşimden gelme!
Sakın!
Sen nereye gidiyorsun? Ayakta duramıyorsun zirzop. Gel buraya.
Pat!
Aksiyonsuz parti be.
Bir dansöz yok, bir şey yok. Öyle.
Aç karna çok mu içtin sen?
Ha? Yüzün bembeyaz olmuş.
Bir şeyler ye oğlum. Olmaz öyle.
Aç karna içmeyin.
Fitil olmuştuk. Kafamızı açtı şerefi bozuk.
Sen göreceksin.
Sen çok pis göreceksin Önder Bey.
Size kızmış herhâlde.
Allah Allah!
Geldim aşkım, geldim.
Aşkım, gidelim iki dakika şu bavulu alalım.
On ikiye buraya rahat yetişelim.
- Anladın mı? Derdim o. - Tamam.
Hadi gel, hadi.
ALİCAN: Yaptın mı provanı?
Tamam. Bak şimdi şöyle yapacağız.
Tuvaleti kullanabilir miyim diye gir. Tuvalette soyun, tamam mı?
Ben orada müziği ayarlayacağım.
Darbukayı alacağım. Darbukayla tırratakak girince
- sen de dört say, çık dışarı başla dansa. - Tamam.
Hadi.
Gençliğimi yedin!
Müzik kariyerimi yedin!
Beni zaten yedin!
- Dur kız. Havuz. - Görüyorum abla.
Arzu, emanet sende. Emaneti ver lan.
Ayrıca nereye? Arzu, otur şuraya edebinle. Arzu!
Kız, dur. Ne yapıyorsun?
- Dur. - Gelmesin.
(KAPI ZİLİ)
Kız, gitme. Düşeceksin.
- Ben sana küsüm abla. - Kız, düşeceksin ama.
- ARZU: Sen git. - EFTELYA: Kız, dur.
- Sen git! - Kız, düşeceksin ama.
EFTELYA: Sakin ol. Dur ama.
ÖNDER: Otur edebinle Arzu.
Bana bakar mısın? Bana bakar mısın? Bak.
Hık deyicisinin pık deyicisi.
- Tomiş! Önder Bey! - Tomiş mi dedin bana?
Sen fırtınalara git ya.
Burada arzular seni tutuştursun.
Önder Bey! Önder Bey!
Abla ben biliyorum ne yaptığımı be.
Ben içen bir insanım. Açıl sen de.
Eve girdi. Ne alaka ya?
Amirim, gidiyorsunuz.
Kardeş. Bayan polis arkadaşı gördük de soramadık. Gürültü için mi çağırmışlar?
Yok amirim ya.
Dansözmüş o. Şaka olarak yani. Polis falan değil.
Ulan kızın başını yaktık ya.
Tatlı.
Alo? Sen hayırdır ya?
Önder abi neredeyse nerede. Sana ne?
Ne demek polis kılığında? Nereye?
Ve görüyorum ki çok kalabalık yapılmış.
Biliyorsunuz, parti falan yasak.
Ve de hepinizi merkeze götüreceğim.
Evet!
Tabii ya. Götürün bizi merkeze.
Rezil edin herkese. Tabii.
Ben beyefendiye hiç katılmıyorum amirim.
Ani bir şekilde toplanıldı.
Hızlıca da dağılıyorlar şimdi zaten kendileri.
Hep beraber dağılacaklar.
Ay! Ay!
-Ödümü kopardın. - Konuşmadın değil mi karınla?
- Hani konuşacağım dedin? - Kızım, konuşacağım.
Konuşacağım ya. İçsin, konuşacağım. Güven bana.
- Sen beni tanımıyor musun ya? - Tanıyorum.
Tanıyorum, ondan güvenmiyorum.
Hep yalan, hep!
- Bırak ya. - Sen bırak ya.
Allah Allah!
Ne haber?
Paraları alıp Cürgistanlı kızla kaçacaksın ha?
Nereli?
Tabii. Şey yaparım onu, tabii.
Biz aşağı ineriz şimdi.
- Nasıl? - Yürü içeri.
- Ne oluyor ya? - Geç.
Amirim, komşular gidiyordu zaten vallaha. Bu seferlik affetseniz.
Bir tuvalete girebilir miyim?
Tabii. Lütfen buyurun. Böyle buyurun. Şurası. Ben size kapıyı açayım.
Önder Bey! Önder Bey!
- Tutsana ya. - Ben tutuyorum Eftel...
Bizi toptan nezarete atmazlar, değil mi?
Rakı içen kadın candır.
- Ay kız... - Aman aman aman.
Arkadaşlar, biliyorum, havuz var.
Hepinize iyi seneler.
İyi seneler.
Sen bu sarı fırtınayı çok ararsın.
Düştü.
- Kız! - Ay!
Aferin.
Ayak koyacak yeri yok.
(NESLİŞAH ÇIĞLIK ATAR)
Yüz böyle merdivene.
Arkadaşlar sakin! Havuz var, görüyorum.
- Hadi. - Abla, bak.
Ne panik yaptınız arkadaşlar!
Merdivene yüz kızım. Donacaksın lan. Merdivene yüz.
Tamam, yüzüyorum.
Abi, durum çok boktan.
Yok be oğlum. Beni kıskandı. Ondan deliriyor.
Arzu, yüz öyle merdivene. Yüz, böyle yüz. Merdivene yüz.
Ya niye oraya yüzüyorsun? Merdivene yüz diyorum geri zekâlı.
- Merdivene yüz. - Tamam aşkım.
Çık. Ayakla... Çık.
Elbise batıyor. Açığa çekiyor beni.
Ben o kızı tanımıyorum bile.
Ayrıca Cürgistan diye bir ülke yok, Gürcistan o.
Gülnar da Özbekistanlı, salak.
Sensin salak. Hani tanımıyordun kızı?
Al işte, çıkamıyor.
Onu da çıkamıyor ki. Onu da çıkamıyor.
Abi, abi.
- Tamam, hadi, hadi. - Dondun.
- Adam değil ki zaten. - Bas.
- Hadi gel. - Bas şuna, tut. Gel şuraya.
Abartma her şeyi ya.
Bak Didem, Seçilay'la ayrılmamızı hiç takmadı.
- Bekleyemedin bir gün, değil mi? - Sen benim hayatımı bıraksana be oğlum.
İşini, kariyerini ne yapacaksın, onlar ne olacak? Onu düşünsene.
Kariyerimi?
Tabii, yeni CEO geliyor ya.
Tutmaz seni ekipte. İş teklifin var mı? B planın var mı? Bunları düşünsene.
Bir dakika. Ne demek o ya?
Şu testi yapayım da rahatlayayım. Ablam gözünü belertip duruyor.
Tırstım vallaha.
- Polis kılığında? - He.
Onların adamı ama güvenilir çocuktur.
Önder Abi bok yoluna gitmesin dedi.
Senin tomografin 45'lik değil, 25'lik, değil mi?
Tomografi mi?
Hepiniz aynısınız be. Hep öyle hep.
Adam ekibiyle beraber çalışıyor. Sen kendine iş miş bakmadın mı?
Kimse bana bir şey söylemedi ki.
Reklamlarını yapıyoruz diye
- benim bile haberim var ya. - Benim bile var.
- Ne? - Tabii.
O parayı hele bir geri koyma. İhbar ederim.
Aşağıda polis var.
Polis nereden çıktı kızım? Kim çağırdı polisi?
Ne yapıyorsun?
-İntihar mı edeceksin? - Kaçacağım.
Cürgistan'a.
Daha bu evin kredisi bitmedi ki.
Ah be kardeşim. Doğru ata oynayacaksın. Doğru tarafta olacaksın.
Doğada bile adapte olabilen hayvan hayatta kalır. Böyledir bu işler.
Bunları öğrenin artık be.
(MIRILDANIR)
Yukarı hemen, yukarı.
Ya herhâlde. Dondu gacı, duşa sokacağız.
Hadi.
Abi, bahçeyi bir turlayalım.
Silah havuzda amına koyayım.
Çabuk.
Çık, çık, çık.
Şimdi üç kere "namütenahi" dedim ben aşağıda.
Hani bize bir takım sözler verilmişti.
Ne oldu yani?
Bizde söz namustur.
Ne hissettin?
Saygı.
Temiz gibi.
İçeri girip kapıları kapatalım bence abi.
Nefes sesi var.
Lan!
Sen kimsin lan itoğluit?
Amirim, yani ben...
Şu anda ellerimi kaldırmayı isterim,
iki elimi de ama yani düşerim bunu da bırakırsam.
- Siz yine de ateş etmeyin... - Kimin adamısın lan sen?
Doktor Ahmet Beyler, 88 numara.
Ben onların bahçıvanıyım, hanım da onların hizmetçisi.
Sayın amirim, kötü bir niyetimiz yok ki. Yemeğe içmeye geldik. Helal edin.
Ben yapmazdım.
Ama bu dedi. "Felekten bir gece çalalım." dedi.
Nereden felekten ya? Konuşma, bırak.
Sen konuşma, bırak ya.
Zaten bizimkisi çok tospik bir ilişki amirim.
Ya biz ne yaptık ki amirim ya?
Vallaha bir şey yap... Kız gammazladı, değil mi?
Gülnar, değil mi ya? Ama bunun için de yani
sivil polisler meşgul edilir mi ya? Koskoca emniyet teşkilatına bu yapılır mı?
Gir lan içeri.
O zaman söylemeseniz?
Çünkü doktor beyler duyarsa kovarlar bizi amirim.
Gir lan içeri. Gir!
Giriyorum.
- Allah razı olsun. - Lan gir içeri!
Hadi tut ama.
Ne bağırıyorsun ya? Saygılı ol.
- Ama beyefendileri şey yapıyorsun... - Kibar konuş.
...sinirlendiriyorsun. Çek.
Ben neyle uğraşıyorum, o ne anlatıyor geri zekâlı.
Oralara didik didik bak.
Şimdi bugüne kadar biz
Togay olarak yarımdık.
Anladın?
Az önce parçamız tamamlandı.
Bütün olduk.
Bir olduk.
Beter ol. Ben olmasam senin bir işin bile yok Ahmet.
Karakterini fotoşokladığımın Ahmet'i.
Hadi, hadi.
Neslişah...
Ver bakayım şunu. Koskoca starın hâline bak.
Hanım teyzeye döndük.
Evet ya.
Polis hanımefendi de bayağıdır...
Değil mi?
Üst kata beyler. Burası sakat.
Ne oluyor ya? Niye?
Çatışma çıkabilir. Yukarı!
Çatışma derken?
Abla, covid pozitifim!
- Ay sakın yaklaşma! Yaklaşma, çabuk çık! - Ne?
Çık, çık! Gelme, çık!
Çık, gelme!
Maske, maske. Bana da maske.
- Maske ver. - Karantina.
Doktor bey! Doktor bey! Sizi Allah gönderdi vallaha.
Timoş'un testi pozitif çıkmış. Covid, covid!
Ne? Yaklaşma. Bana yaklaşmayın canım ya!
Kapı! Kapıyı tut!
Lan çıksanıza yukarı.
Polis kılığında kafama sıkmaya geliyorlar. Çık yukarı, çık.
Yok abiciğim. Polis parti yasağı için gelmiş. Tuvalette.
- Lan! - Polis değil.
Yandım anam!
Ben covidim.
Hepimiz öleceğiz!
Hepimiz öleceğiz.
Girelim, sıkalım.
(ANLAŞILMAZ BAĞRIŞLAR)
Hakkınızı helal edin.
Ne oluyor lan burada?
Önder abi? İyi misin abi?
Olamaz. Hayır! Hayır!
Oğlum dur Togay. Oğlum ne oluyor?
- Ada benim namusum baba. - Ne?
Salak salak konuşma.
- Bırak! Bırak! - Oğlum.
Ulan bırak!
Bırak!
Togay! Togay!
- Togay! Togay! - Bırak!
Hadi lan. Korona olacağız, hadi.
Bırak!
Baba! Bak biz Ada'yla bir yola çıktık.
Bizim gönülüz de kaderimiz de bir artık.
Ne diyorsun oğlum?
Diyorum ki bu aile komple olarak benim namusumdur baba.
The end.
Togay, adamın canını sıkma Togay!
Onlara zarar vermeyeceksin.
- Bırak! - Salak mısın?
Lan! Tarıyorlar! Yat, yat, yat!
Yat! Yat yere!
Suçüstü yakalandık.
Gene hangi orospuya şampanya vurduruyor aşağıda?
Allah!
Okay...
Ne oluyor?
Önder abi söyledim. Bunlar bizi sağ bırakmaz.
Serdar, Ozan'ı arıyorum açmıyor. Siz şu an ne oluyor, farkında mısınız?
Ne oluyor? Ne oluyor?
Ya havai fişek mi atıyorlar, ne bileyim?
Birileri silahla havaya ateş mi açtı falan dedik ama.
Ayol trafo patlamış sitede.
Ozan! Ozan'la mı konuşuyorsun?
Ozan, hikâye ne, biliyor musun?
Bu sitede bir evde bir bakan misafirmiş.
Trafo patlaması terör saldırısı sanılıyor.
Şu an her yer polis, her yer polis.
Ay ama böyle nasıl bir çat çat çat diye bir ses geldi. İnanamazsınız.
Kolay gelsin.
Yani bütün özel hareketler bu sitede.
Bize çok özel hareketler yapılıyor bu sitede Ozan.
Aşkım. Harekât, harekât. Saftirik arkadaşım benim. Saftirik...
- Geldi. - Geldi.
- Oh be! - Ozan, burada geldi. Orada da geldi mi?
Hayatım burada her şey yolunda.
Ay Ozan, ben bahçeyi çok süsledim diye mi patladı trafo acaba?
Kesin. Kesin.
Hadi biz iki üç dakikaya geliyoruz.
- Silah? - Herkes yerinde kalsın.
Kim lan bu Önder amına koyayım? Neyin nesi lan?
Bütün emniyet burada. Ne oluyor lan? Bas amına koyayım bas!
Abi, covid testi mi yapsak? Ne yapsak ha?
Keşke doğru tarafta dursaydın kardeşim. O zaman covid bulaşmazdı sana.
Ayol bu covid falan değil geri zekâlı. Tek çizgi çıkmış.
Kusura bakmayın. Ortalığı velveleye verdim.
"Covid oldum!" falan. C'nin yanındaki çizgi çıkmış.
C ne demek? Covid demek.
Manasız bir test.
Çok konuşma. Kostümleri al da gel.
Ada, oryantal hanımefendiyi Eftelya Hanımların yanına götür
hazırlanmak istiyorsa.
Muzaffer! Canım.
Hadi çık, çık. Korkma. Korkacak bir şey yok.
Trafo patlamış. Çatışma zannetmiş herkes.
Sen Ada'yla yukarı çık. Eftelya Hanım'la da tanış.
- Eftelya Hanım burada mı? - Merhaba. Evet, evet, evet. Yukarıda.
Pardon hanımefendi.
Önder abi. Önder abi.
Ha?
Didem gelmeden iki dakikamız var.
Arkadaşlar, bizim size bir hatamız mı oldu?
Estağfurullah.
Çünkü yemekler iyiydi. Müzik, şu, bu. Dedik komşuluk, misafirperverlik.
Çok güzeldi canım. Her şey çok güzeldi. Biliyor musun onu kullanmayı?
Komandoydum. Kesme sözümü.
Tamam.
Evimizi açmışız.
Eşim bu kadar hazırlık yapmış.
Salgından çıkılmış ve ölmemişiz.
Lan bari bunu insan gibi kutlayalım, değil mi amına koyduğumun çocukları?
Pardon. Pardon, biz böyle konuşmayız.
Bizler lütfen deriz, teşekkür ederiz.
Suç işlemeyiz, kırmızı ışıkta bile geçmeyiz.
Bizler okullarımızı bitirip işimizde gücümüzde çalışırız.
Vergimizi öderiz. Ülke iyi olsun isteriz.
Ocusu, bucusu, işte hırsızı, uğursuzu, mafyası,
hepsi bizim hakkımızı yer,
bir de bize saydırır, biz yine susarız.
Bu ormanda herkes çakal, akbaba, sırtlan! Biz? Biz ormanın geyiğiyiz.
Babamın çok kıymetli teşbihleri var.
Kendi hâlimizde bir yılbaşı kutlayacağız.
Niye bu güzel ortamın, affınıza mağruren, içine sıçıyorsunuz kardeşim?
Babam isyanında çok haklı. Ben saygı duyuyorum.
Bir sus be sen de!
Benim karım bu gece eğlenecek!
Herkes on numara komşu olacak!
Kibar, hoşgörülü, bildiğimiz komşuluk. Hatırladınız mı?
Biz yıllardır bu ülkede kimlere, nelere tahammül ediyoruz,
bir zahmet bu gece de herkes birbirine tahammül edecek!
- Tabii, tabii. -Şu an kaybedecek hiçbir şeyim yok!
Arıza çıkaranı haddim olmadan sikerim!
Herhangi bir kriminal olaya sebep verenin naçizane amına koyarım!
Affedersiniz.
Çok fazla eril dil kullandım.
O da bu gecenin nazar boncuğu olsun.
Didem annemler geldi herhâlde.
Ya bir tane çakacağım göreceksin Didem anneyi.
Bu gece başka nazar boncuğu çıkaran olursa da
o boncuğu kendisinin...
Daha fazla eril dil kullanmak istemiyorum.
Toplayın şuraları.
Yanımda dur. Yanımda dur. Yanımda dur.
Beyler...
Herkes eğlensin.
Aşkım, Seçilay, hoş geldiniz.
- Sağ ol. - Hoş bulduk.
Ay neler oldu öyle ya?
Değil mi?
Beyler, siz ne yapıyorsunuz kapı girişinde?
Tansiyonum yükseldi. İyi değilim ben.
Bir şey olmaz Serdar.
Fenalaştım. İnme inecek gibi.
Nasıl?
Sen tansiyon ilacını almış mıydın?
Bilmiyorum aşkım. Yok ki üstümde.
Ay bak şimdi.
Bende var tabii ki ilacı yanımda.
Tam mı aldın yarım mı aldın?
Doktor içki içtiğin geceler tam al demişti.
Bilmiyorum bebeğim. Sen biliyorsun bunları.
Gel uzan. Gel... Bende var ilacı. Gel, uzan sen biraz.
Seçilay, ölmem değil mi sevgilim?
Ölmezsin, ölmezsin. Bir şey olmaz. Ya tamam, sakin. Bir şey yok.
Hay Allah'ım. Demişti kız.
Doktor bey bir baksa mı acaba?
- Nerede o? - Nerede?
Daha çok üzüleceksin Ahmet.
Gel kız gel. Çekinme, gel.
Evet? Bizi karına söyledin mi Ahmet?
Söyledi, rahat ol.
Ev sahiplerine gammazlama yeter.
Zaten sivil polis beylere söyledin de ne oldu?
- Hiç. - Kime?
Al bu tospik adamı. Tepe tepe kullan.
O ne demek oluyor ya?
Bu ilişki bitti demek oluyor.
Sen de kurtuldun ben de. Vın vın.
Bakabiliyor muyuz?
Bak.
Alo?
Ya amca, sen neredesin?
Amca, sana ulaşmaya çalışıyorum. Sen neredesin?
Ben Togay olarak, yani senin bir evladın olarak
her vakit yanında ve yandaşınım baba.
- Sağ ol canım. - Gerçekten.
Çok sağ ol.
Dur. Canım benim.
Amca, olayın anlaşılması çok iyi oldu
yoksa indireceklerdi seninkiler beni.
Tabii. Tabii amca.
Ellerinden öperim amcam benim.
Canım amcam, Allah senden razı olsun.
Sevgili komşularımız, hazır mıyız?
- Evet! - Evet!
Evet, son on.
On!
Dokuz! Sekiz! Yedi!
Altı! Beş! Dört!
Üç! İki! Bir!
Sıfır!
Mutlu yıllar.
Aşkım! Mutlu yıllar canım. Aşkım.
Mutlu yıllar.
Hüsran Hanımcığım, iyi seneler.
Hep öyle hep.
Mutlu yıllar dostlar!
Mutlu yıllar!
Telefonu versene. Telefonu ver, şunu.
Arzu Hanımcığım!
- Bak. - Merhaba.
İnşallah yeni yılda çok güzel projeler yapacağız birlikte.
Çok teşekkür ederim. Ozan da yanımda şu an.
Şirketimizin müstakbel CEO'su Saadettin Bey
iyi seneler dilemek istiyor sana. Veriyorum.
Efendim?
İyi seneler.
Nerede çalışacağız?
Yok, kendi ekibinizle gelirsiniz diye ben...
Estağfurullah canım. Türkiye'nin en iyi CFO'su değilimdir.
Mutlaka daha iyileri vardır.
Sağ olun.
Tabii ki, tabii ki.
Tamam. Tamam.
Görüşmek üzere o zaman.
Çok teşekkürler. Hepimize hayırlı olsun.
İyi seneler. İyi seneler.
Giyindin mi?
Ne olaylı bir gece!
Trafo falan, değil mi?
Yok ya. İt uğursuz kim varsa çağırmışız, onu diyorum.
Yok be. Öyle mi?
Anlamamış olamazsın Ozan.
- O Önder Bey mafyamsı bir şey. - Yok, yok.
- Sevgilisi zaten ayrı. - Birazcık deli.
Alican'ın karısı enteresan.
Kankamız Serdar hepsinden beter.
Bahçeye sirk dedim, ev sirk gibi oldu aşkım. Affet ya.
Ya olur mu? Bak, anı olacak dedin. Bak ne güzel anı oldu işte.
Senin keyfin yerinde ama?
Tabii. Ben zaten komşu çağırdığımızda piyango çektiğimizi biliyordum.
Piyango çektiğimizi mi?
Tabii, komşu piyangodur.
Ne çıkarsa bahtına. Hayat da öyle zaten.
Öteki türlü de heyecanı olmazdı, değil mi aşkım?
Doğru.
Evlilik de bir piyango öyle bakarsan.
Evet.
Neyse ki bize en büyük ikramiye çıkmış aşkım.
Gerçekten öyle aşkım.
Yalnız yarın Ada'yla bir konuşalım bence ama.
O oğlan bizimkine abayı yakmış. Bizim erkek Fatma farkında değil. Sus.
Bu arada geyik yok ortada.
Boş ver. Boş ver. Kusur kalsın.
Aman! Boş ver.
Geyik ormanın belkemiğidir. Ona bir şey olmaz.
Ho ho ho!
On numara parti oldu yemin ediyorum bak.
Bu kadro haftada bir buluşur!
♪ Fırtınalar koparsa kopsun ♪
♪ Sürüklesin ikimizi ♪
♪ Arzular... ♪
♪ Ben sana öylesi taptım inan ♪
♪ Böylesi aşka yasak tanımam ♪
♪ Rüya gibi her hatıra her yaşantı bana ♪
♪ Rüya gibi her hatıra her yaşantı bana ♪
♪ Ne bulduysa kaybetti gönül aşktan yana ♪
♪ Ne bulduysa kaybetti gönül aşktan yana ♪
♪ Ömür çiçek kadar narin Bir gün kadar kısa ♪
♪ Ağlama değmez hayat bu gözyaşlarına ♪
♪ Ağlama değmez hayat bu gözyaşlarına ♪
Oyna!
♪ Her damla yaş Oyuk oyuk iz bırakır kalbimde ♪
♪ Her damla yaş Oyuk oyuk iz bırakır kalbimde ♪
♪ Hayat şarap gibidir Keder de var neşe de ♪
♪ Hayat şarap gibidir Keder de var neşe de ♪
♪ Ömür çiçek kadar narin Bir gün kadar kısa ♪
♪ Ağlama değmez hayat bu gözyaşlarına ♪
♪ Ağlama değmez hayat bu gözyaşlarına ♪
♪ Ağlama değmez hayat bu gözyaşlarına ♪
♪ Ağlama değmez hayat bu gözyaşlarına ♪
♪ Ağlama değmez hayat... ♪
Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.