All language subtitles for VEED-subtitles_Tozluyaka Dizisi 3 Bölüm - FOX

af Afrikaans
ak Akan
sq Albanian
am Amharic
ar Arabic
hy Armenian
az Azerbaijani
eu Basque
be Belarusian
bem Bemba
bn Bengali
bh Bihari
bs Bosnian
br Breton
bg Bulgarian
km Cambodian
ca Catalan
ceb Cebuano
chr Cherokee
ny Chichewa
zh-CN Chinese (Simplified)
zh-TW Chinese (Traditional)
co Corsican
hr Croatian
cs Czech
da Danish
nl Dutch
en English
eo Esperanto
et Estonian
ee Ewe
fo Faroese
tl Filipino
fi Finnish
fr French
fy Frisian
gaa Ga
gl Galician
ka Georgian
de German
el Greek
gn Guarani
gu Gujarati
ht Haitian Creole
ha Hausa
haw Hawaiian
iw Hebrew
hi Hindi
hmn Hmong
hu Hungarian
is Icelandic
ig Igbo
id Indonesian
ia Interlingua
ga Irish
it Italian
ja Japanese
jw Javanese
kn Kannada
kk Kazakh
rw Kinyarwanda
rn Kirundi
kg Kongo
ko Korean
kri Krio (Sierra Leone)
ku Kurdish
ckb Kurdish (Soranî)
ky Kyrgyz
lo Laothian
la Latin
lv Latvian
ln Lingala
lt Lithuanian
loz Lozi
lg Luganda
ach Luo
lb Luxembourgish
mk Macedonian
mg Malagasy
ms Malay
ml Malayalam
mt Maltese
mi Maori
mr Marathi
mfe Mauritian Creole
mo Moldavian
mn Mongolian
my Myanmar (Burmese)
sr-ME Montenegrin
ne Nepali
pcm Nigerian Pidgin
nso Northern Sotho
no Norwegian
nn Norwegian (Nynorsk)
oc Occitan
or Oriya
om Oromo
ps Pashto
fa Persian
pl Polish
pt-BR Portuguese (Brazil)
pt Portuguese (Portugal)
pa Punjabi
qu Quechua
ro Romanian
rm Romansh
nyn Runyakitara
ru Russian
sm Samoan
gd Scots Gaelic
sr Serbian
sh Serbo-Croatian
st Sesotho
tn Setswana
crs Seychellois Creole
sn Shona
sd Sindhi
si Sinhalese
sk Slovak Download
sl Slovenian
so Somali
es Spanish
es-419 Spanish (Latin American)
su Sundanese
sw Swahili
sv Swedish
tg Tajik
ta Tamil
tt Tatar
te Telugu
th Thai
ti Tigrinya
to Tonga
lua Tshiluba
tum Tumbuka
tr Turkish
tk Turkmen
tw Twi
ug Uighur
uk Ukrainian
ur Urdu
uz Uzbek
vi Vietnamese
cy Welsh
wo Wolof
xh Xhosa
yi Yiddish
yo Yoruba
zu Zulu

Original subtitles

*Bu dizide Arap karakteri Ankara ağzıyla konuşmaktadır.

Lan (Bip)! (Bip)!

Dur! Berk, bırak (Bip), (Bip)!

Lan!

(Duygusal müzik)

Berk, nabzına baksana.

Berk, nabzına baksana!

Vefa?

(Duygusal müzik)

Ölmüş lan!

(Bip)!

(Bip)! Ya siz delirdiniz mi? Hepimiz suçluyuz diyorum!

Hepimiz oradaydık!

Ben değildim.

Ben de değildim.

Dövdüm ama ben öldürmedim.

Sen dövdün, sen öldürdün o çocuğu!

(Derin nefes alıp veriyor)

Manyak mısınız lan siz?

Manyak, manyak mısınız lan? Manyak mısınız oğlum siz?

(Çağrı ses) Üçümüz de oradaydık! Üçümüz yaptık, üçümüz öldürdük!

(Gerilim müziği)

(Jenerik müziği)

(Jenerik müziği devam ediyor)

(Jenerik müziği devam ediyor)

-Cemre, çok teşekkür ederim. -Ne için?

Bugün için. Az önce için.

Bir daha hiçbir şeyden keyif almam sanıyordum.

Asıl ben teşekkür ederim.

Buralardan taksi geçer herhâlde.

Yani umarım.

(Duygusal müzik)

(Ali iç ses) Hayat, sen plan yaparken başına gelenlermiş.

Neydi sahi bu şimdi?

Demek ki Vefa'yı da böyle tatlı tatlı zehirlediler.

Ama ben aynı tuzağa düşmem.

Kardeşim için çıktığım bu yolda aşka yenilmem.

(Korna çalındı)

Berk?

(Gerilim müziği)

Ne oluyor lan?

(Berk) Ne oluyor oğlum?

-Berk, sakın! -Ne yapıyorsun lan sen?

Bu kız, bu kız benim sevgilim!

Benim!

Yapma! Berk, beni bir dinler misin?

Bak, onu bir suçu yok. Beni lütfen bir dinler misin?

Sen kimsin oğlum? Oğlum, sen kimsin? Lan kimsin, kimsin?

(Berk) Sen kendini ne sanıyorsun? Gebertirim oğlum seni!

-Vefa'nın yanına gömerim! -Ne diyorsun lan? Bas lan geri!

Sen kimin mahallesinde kimi tehdit ediyorsun lan? (Bip)!

Oğlum bak, seni var ya!

Oğlum sen, sen benim sevgilimi nasıl...

...nasıl öpersin lan?

Berk, beni bir dinler misin? Berk, beni bir dinler misin?

Sen benim sevgilime nasıl dokunursun oğlum?

-Nasıl? -Bas lan geriye!

Ben öptüm diyorum, ben!

(Gerilim müziği)

Bana bu çocuğu koruma Cemre.

Benim kimseyi koruduğum yok.

Ben öptüm diyorum sana.

İnanmıyorum! Bu çocuk yaptı, o (Bip) yaptı!

Öldürürüm oğlum seni!

Evet, öldürürsün kardeş hadi!

-Sen al kız arkadaşını, uza hadi! -(Cemre) Berk hadi yürü, tamam.

Bu iş burada bitmedi!

Aklın varsa...

...yarın okula gelmezsin oğlum, yarın okula gelmezsin!

(Cemre) Hadi tamam, yürü!

(Gerilim müziği)

Yavaş lan! Sen o elini!

(Gerilim müziği)

Nereye gidiyorsun?

Nereye gidiyorsun Ali? Dursana! Bir açıklama yapmayacak mısın bize!

Sen ne istiyorsun Zeyno?

Kızcağız, Ali'yi öpmüş. Neyi anlamadın?

Kızcağız? Onu anladık da bu cesareti soruyorum ben!

Hani birine böyle bir şey yapabilmek için...

...karşı tarafın da yüz vermesi gerekir ya hani, değil mi?

Hani bu işler öyle kolay değildir ya hani!

Bu cesaret nereden geliyor? Ben onu soruyorum!

Ya sabır diyorum...

...ben de sana!

Bunca derdin arasında dert bu mu kızım?

Benim derdim Vefa, Arap.

-Benim derdim belli de işte. -Ne konuşuyorsun?

Sus!

Benim derdim ne sanıyorsun Zeyno?

Ne söylemeye çalışıyorsun?

Çok yüz veriyorsun bu kıza, bu kadar yüz verme diyorum işte!

Ne yapsaydım? Ne olmasını istiyorsun Zeyno?

Bir şey beklemiyoruz kardeş de yani sen de armut gibi bekliyorsun!

-İki tane patlataydın o sincabın ağzına! -Lan, herif haklı!

Ben de görseydim kız arkadaşımı öyle...

Doğru diyorsun.

O doğru diyor, sen doğru diyorsun!

Bir ben doğru demiyorum, bir ben haksızım yani!

Haksız değilsin Zeyno.

Bak, çıktığı yolu unutacak bir adam değilim ben. Unutmam.

İki gülücükle, bir öpücükle unutacak bir herif değilim.

En iyi sen tanıyorsun beni. Tamam mı?

Tamam.

Ama eğer unutursan...

...hatırlatırım sana bu laflarını. -Eyvallah.

İyi geceler.

Hazal!

Hazal, çık dışarı!

Hazal! Hazal!

Çıksana, çık!

-(Hazal) Çağrı? -(Çağrı) Hazal!

Sen ne yapıyorsun burada Çağrı?

-Ne işin var senin burada? -Sen nasıl bir insansın?

Vicdanın nasıl rahat ediyor senin kızım?

O gece kim için harcadın Vefa'yı söyle bana?

-Söyle, kimi sakladın o gece Hazal? -Çağrı, ne saçmalıyorsun sen?

Ne diyorsun ya? Gelir misin buraya?

Ya ayakta bile duramıyorsun! Git buradan hadi!

Konuşacağız, sen konuşmadan hiçbir yere gitmeyeceğim!

Saçmalama Çağrı!

Bak, bu olayı benim ailem bilmiyor! Tamam mı?

Duysunlar istemiyorum. Rica ediyorum senden. Git, hadi git!

Tamam işte ne güzel, onlar da duysun. Hey, hey, çıkın dışarı!

Bakın... Dursana bir! Hazal size neler neler anlatacak!

Gelsenize, gelsenize!

-Çağrı rica ediyorum, ne olur sus! -Susmayacağım Hazal!

Onu o gece Vefa'yı harcamadan önce düşünecektin Hazal!

Kaçacak yerin kalmadı! Yaptıklarının bedelini ödeyeceksin!

(Siren çalıyor) (Çağrı) Çıksanıza lan!

-Sus! -(Çağrı) Çıkın! Çıkın, gelin lan!

İyi geceler gençler.

Hayırdır, bir sorun mu var?

(Çağrı) Vardı, vardı, vardı. İyi geceler. Şimdi çözeceğiz.

Hazal, polisler de geldi. Gel anlatalım abilere.

Ne dediğini bilmiyor! Ben tanımıyorum kendisini.

Eve girerken bir anda beni rahatsız etmeye başladı.

-(Polis) Genç, sen gel bir bakalım. -Ne diyorsun sen ya?

Abi, yalan söylüyor. Bırak, gözünü seveyim. Hazal!

Arkadaşım, okuldan arkadaşım. Ya bıraksana!

Hazal! Hazal!

(Gerilim müziği)

Bana bir açıklama yapmadan hiçbir yere gidemezsin!

Sen niye gittin oraya? Sen niye gittin? O mu aradı seni?

-Aradı, ne dedi sana? -Ya sana ne Berk, sana ne?

Ne sana ne ya, ne sana ne? Ne oluyor Cemre, ne oluyor?

Benim sevgilimin o çocuğun yanında ne işi var?

Senin orada ne işin vardı? Bu üstün başın!

Ben anlamıyorum ya hiçbir şeyi!

Ne sevgilim ya? Ne diyorsun sen, ne sevgilim?

Bak, orada olay büyümesin diye sustum...

...ama biz ayrıldık Berk, ayrıldık!

Anla artık anla!

Cemre?

(Gerilim müziği)

Kızım, ne oluyor?

Nedir bu üstünün başının hâli? Nereden buldun bunları?

Çöplükten.

Yeni arkadaşları vermiştir.

Ne oldu? Varoşun prensesi mi yaptılar seni?

Kapat çeneni Berk bak, kötü olacak!

Ne çöplüğü, ne arkadaşı?

Cemre, kızım ne oluyor?

Cemre yeni arkadaşlar yapmış Ayla teyze.

Ben onu ararken, o okula gelen yeni burslu varoşlarla takılıyordu.

Hatta biriyle samimiyeti o kadar ilerletmişti ki...

...o Ali (***), Cemre'yi öpüyordu. -Sus artık ya, sus!

Berk sen ne diyorsun? Cemre?

Ali kim?

Bizim yeni burslumuz.

Bravo Cemre.

Kızım, senin dengin olmayan insanlarla ne işin var?

Ay, konuşurken bile sinirlerim bozuluyor!

Konuşma o zaman anne, konuşma!

Ayrıca bu kimseyi ilgilendirmez!

Hadi beni ve Ayla'yı ilgilendirmez. Ya Berk'i?

-O soramaz mı? -Yok, soramaz.

Biz Berk'le ayrıldık çünkü.

Ayrıca Ali'nin hiçbir suçu yok, ben öptüm! Var mı bir diyeceğiniz?

(Gerilim müziği)

Aferin. Aferin, böyle zorla rezil et kendini.

Aynen böyle devam.

Cemre gerçekten sana hiç yakıştıramadım hem de hiç yani!

Siz kendinize yakıştırdıklarınıza bakın önce!

Bana söz söyleyecek en son kişi bile değilsiniz!

(Cemre dış ses) Kimdi o Hazal?

Anlamıyorsun Cemre, söyleyemem! Anlamıyorsun!

Ya masum bir insan öldü, sırf bu yüzden.

(Cemre) Sen hâlâ susuyorsun! Artık susma Hazal ne olur!

(Gerilim müziği)

(Mesaj geldi)

(Gerilim müziği)

(Cemre iç ses) Kenan amca!

Ne yakıştırmışım ben kendime, anlayamadım?

-Yakında anlarsınız. -Yeter Cemre!

-Saçmalıyorsun artık! -Saçmalamıyorum anne.

Oğlunu da babasını da bu evde bir daha görmek istemiyorum!

-Tamam mı? -Kapa çeneni, gir içeri!

(Ayla) Gir!

(Gerilim müziği)

Kenan, gerçekten ne diyeceğimi bilmiyorum.

(Ayla) Onun adına ben özür dilerim senden.

-Ali. -(Ali) Hişt!

-O ne hâl? -Anne, yok bir şey.

Bak, Allah aşkına bir de yok bir şey diyor!

Bir kere de şu eve başını belaya sokmadan gel!

-Kavga mı ettin yine? -Ya anne, boş ver.

-Bir tatsızlık oldu. İyiyim ben işte. -Ali?

Ali?

Yok anne ya, Cemre'yi taksiye bindirirken işte...

...bir adam geldi, sıramızı almaya falan kalktı.

Evet, sen de dalaştın öyle değil mi?

Cemre'nin yanında hem de.

Yazık değil mi o kıza? Ne biçim korkmuştur, aklı çıkmıştır.

Yok anne, ben ilk önce Cemre'yi taksiye bindirdim sonra daldım adama.

İyi bari onu akıl etmişsin.

Şu hâle bak! Gel şu yüzünü bir yıkayalım, gel.

-Yok anne ya. -Oğlum, morarır bu!

-Buz koymak lazım. Bak, ne hâle gelmiş! -Tamam, yatayım öyle.

(Derya) Buz konması lazım, bekle!

Yarın sınavın var, yaptığın işe bak ya!

Gerçekten! Ali!

Ali!

(Duygusal müzik)

Sen rahat ol kardeşim.

Kimse beni verdiğim sözümden...

...girdiğim yoldan geri döndüremez.

Katilini bulacağım.

Hiç merak etme.

(Duygusal müzik)

Bulacağız.

Neydi bütün bu rezillikler?

Kızım, senin Kenan amcanla ne alıp veremediğin var?

Sen kafayı mı yedin?

Kime diyorum!

Tüm bu rezilliklerini sabah tek tek düzelteceksin!

Önce Kenan amcandan sonra Berk’ten özür dileyeceksin.

Çok beklersin!

Bana bak!

Berk seni çok seviyor diye şımarıyorsun!

Ama kimse çekmez seni böyle!

Terk edildiğinle kalırsın, benden sana söylemesi!

Ya anne, ben anlatamıyorum galiba.

Ben terk ettim Berk'i! Bitti, ayrıldık! Tamam mı?

Ayrıldınız?

Yavrum...

...sen kendini ne sanıyorsun?

Tamam. Hoşsun, güzelsin. Ama senden çok var.

Berk daha sen arkanı dönmeden, kendisine yenisini bulur.

Sen de o geldiğin çöplükte eşelendiğinle kalırsın ancak!

Senin o çöplük dediğin yerde, buradan daha mutluydum.

(Gerilim müziği)

(Kapıyı sertçe kapadı)

(Karakol ortam sesi)

-Güzelmiş. -Tabii ki.

Çağrı.

Hayırdır, her şey yolunda mı?

Of!

Önder Hoca'm da gelmiş. Mutlu aile tablosu.

Şu mesafeden leş gibi kokuyorsun!

-Ne o, ceza mı vereceksin yoksa? -Onu sonra konuşacağız.

-Sen geç arabaya bekle beni, geliyorum. -Önder.

Hayır, ben annemde kalacağım bugün.

Değil mi? Sen eve tek gidiyorsun baba.

Hafta sonu kalırsın annende. Geç arabaya, geliyorum ben.

Benim canım, ne zaman annemde kalmak istiyorsa...

...ben o zaman annemde kalırım. Bu benim en doğal hakkım.

Ve benim canım bugün annemde kalmak istiyor.

-Buna sen karar veremezsin. -Sen karar vermekten mi bahsediyorsun?

Gecenin bir vakti olmuş, ben seni karakoldan almaya geldim!

Karakoldan almaya gelmişim.

Sen ayakta bile zor duruyorsun ve karar vermekten mi bahsediyorsun?

Geç arabaya, bekle beni! Sinirlendirme adamı!

Önder tamam, bırak. Bende kalsın bugün.

Zaten oğlumun canı sıkkın, baksana.

Hadi canım, sen arabaya geç bekle. Ben hemen geliyorum.

-Konuşacağız! -Hadi canım.

İyi geceler.

(Önder derin nefes verdi)

Ne olmuş beyefendiye?

Neden karakolda bu saatte?

Hazal. İçip içip kızın evine gitmiş.

İşte polislere de "Hazal o gece yalnız değildi...

...kimi koruyorsa söylesin, yalan söylüyor." gibi şeyler söylemiş.

Bağırmış, çağırmış.

Ne bu Hazal mevzusu?

Okulda tatsız bir olay yaşandı.

Çağrı da etkilendi bundan tabii.

Şimdi sen onu götürürsün...

...biraz uyur dinlenir, bir şeyi kalmaz. -Tamam.

Sen de gelebilirsin, biliyorsun.

Yani böyle bir durumda ikimizin de başında olması bence iyi bir şey.

Hiç gerek yok Nesrin.

Çocuğumuz kaza yapmadı, yaralanmadı.

İçmiş biraz sadece, bir de canı sıkkın.

Dediğim gibi uyusun, uyansın her şey yoluna girer.

-Beni arayabilirsin. -Tamam.

Sadece çok önemli bir şey olursa.

Git bakalım.

Dönüp dolaşıp bana geleceksin.

Git bakalım.

(Sessizlik)

(Gerilim müziği)

Cemre yine seni terk etti, öyle mi?

Oğluma bak, bir kıza sahip çıkamıyor.

Düzelteceğim baba, Cemre’yle aramı.

Neyi düzelteceksin be?

Başkasını öpmüş.

Cemre yapmamıştır.

O (Bip) işi bu!

Bir sokak serserisine kaptırdın kızı, öyle mi?

Ağzını burnunu dağıttım baba. Bir daha yaklaşamaz Cemre'nin yanına.

Ne bir daha yaklaşamaz ya?

Bir kere yapan yine yapar.

Sen, haşerat bahçeye girmeden önce alacaksın önlemini.

Bütün bahçeyi sardıktan sonra değil.

-Baba. -(Kenan) Ne baba?

Kaybettin. Yenildin, bitti.

Ya şu kadarcık çekseydin bana.

Oğlum olarak bak, şu kadarcık.

Bırak çekmeyi, senden benim çakmam bile olmaz.

Kendine yenisini açarsın.

("Zeynep Bastık - Canımsın Sen" çalıyor)

"Adın başka, tadın başka"

"Sığmıyorsun ele avuca, delisin sen"

"Dilerim ki benimle yaşa"

"Bildiklerin ezber değil yenisin sen"

"Boşuna mı yaprak gibi rüzgârına kapıldım ben?"

"Unutup kendimi bir divaneye takıldım ben"

"Ayağı eşikten dışarıda, git gidersen"

"Bu gönül senden çoktan razı, nasıl istersen"

("Zeynep Bastık - Canımsın Sen" çalmaya devam ediyor)

"Delip geçen gözlerinle"

"Söylenmemiş sözlerinle sırsın sen"

"Hiç oyunsuz, sorunsuz"

"Ne bir eksik ne bir fazla canımsın sen"

"Boşuna mı yaprak gibi rüzgârına kapıldım ben?"

"Unutup kendimi bir divaneye takıldım ben"

"Ayağı eşikten dışarıda, git gidersen"

"Bu gönül senden çoktan razı, nasıl istersen"

Vefa, kardeşim.

Bana bir yol göster Vefa.

Katilini bulmama ramak kaldı ama önümde koca koca duvarlar.

Kim aldı seni bizden? Ne olur söyle.

Vefa susma, ne olur susma. Bir isim ver sadece.

Çağrı mı Ege mi hangisi?

Bunlar da değil.

Dengeyi bozar.

Berk mi? O mu aldı canını?

Beceremedim. Bunların hepsi yanlış olmuş.

Denge yok, uçmaz ki bu böyle.

Hazal mı?

O mu yoksa?

O da değil.

Neyse, başka zaman artık.

Cemre?

(Gerilim müziği)

Cemre mi?

(Gerilim müziği)

Kalbin Ali.

Kalbin çok hızlı atıyor.

Önce onu sustur.

Ne bakıyorsun oğlum onun öyle attığına?

Öfkemden, hırsımdan, şaşkınlığımdan öyle atıyor.

Dengemi şaşırtmaya çalışıyorlar ama şaşmadım.

-Şamam. -Sen şaşmazsın, onu biliyorum.

Ama rüzgâr bir ters eserse...

...o zaman ne yapacaksın? -Korkmuyorum kardeşim.

-Rüzgâr istediği gibi essin. -Kork Ali.

Ya ucunda ölüm varsa?

(Duygusal müzik)

(Duygusal müzik devam ediyor)

(Sessizlik)

Arap, hadi lan.

(Arap) Geldim, geldim!

(Sessizlik)

Şunu da.

Anam beni böyle görünce dilini yutacak var ya.

Guru duyacak seninle, gurur.

Oo. Hayırdır gencolar?

Ateş ediyorsunuz. Bu ne güzellik? Nereye?

Anama ziyarete.

-Bu sefer sen de gel be abi. -Çayı koydun mu sen?

Yo.

(Bilal) Oğlum bu saat olmuş, niye koymuyorsun çayı?

Tekneye gideceğim, iki lokma ekmek yiyeyim dedim.

Hay senin yapacağın işe...

(Vedat) Oğlum.

Buyur baba.

Bizi sen bıraksan?

Hem gelmişken belki girersin, görüşürsünüz.

Oğlum, on yıl oldu be. Anacığının burnunda tütüyorsun.

Fotoğraflarınla avunuyor gariban.

Sıkıntı yok baba.

Gerekirse bir on yıl daha avunsun onlarla.

Hadi eyvallah.

Tamam baba.

Buluruz bir bahane. (Kapı zili çaldı)

Hoş geldiniz beyefendi.

-Ben almaya gelecektim. -Sorun değil.

Fazla üstüne gitme yeter.

Ben de kahvaltı hazırlayayım diye geldim.

Sana en sevdiğin kurabiyelerden aldım.

-Hani biz bir zamanlar... -Gerek yok.

Biz okula gittiğimizde hallederiz Çağrı'yla o işi.

Başka bir şey?

Yok.

Güzel. Getirdiğin için sağ ol.

(Kapı vuruldu)

Ne haber paşam?

Kendine gelebildin mi?

Otur, biraz konuşalım.

Okula geç kalacağım.

Kalmazsın. Otur, beraber gideriz. Geç.

(Duygusal müzik)

Ne kadar acı çektiğinin...

...ne kadar üzüldüğünün farkındayım.

Ama kendini suçlayarak, Hazal'a kızıp kapısına dayanarak...

...hiçbir şeyi değiştiremezsin. Bunu biliyorsun, değil mi?

Ve eminim Hazal da sizin kadar üzgün, canı yanıyor.

Kız o kadar korkuyor ki o gece yanında kim olduğunu bile söylemiyor.

Ama bu demek değil ki Hazal da sizin kadar acı çekmiyor, üzülmüyor...

...kendini suçlamıyor. En az sen kadar...

...Berk kadar, Ege kadar suçluyordur.

Ne demezsin.

-Eminim hepsi kendini suçluyordur. -Çağrı, geç otur şuraya.

Bitmedi konuşmamız, otur.

Oğlum, bir kendine gel be.

Bak, sen yanlış bir şey yapmadın.

Vefa'ya o gece olanlarla ilgili senin bir hatan yok.

Kim olsa aynı tepkiyi verirdi.

Ben bile olsam aynı tepkiyi verirdim. İnan bana.

O geceye dair hiçbir şeyden haberin yok senin. Hiçbir şey bilmiyorsun.

Çağrı.

Sen benim bilmediğim bir şey mi biliyorsun?

O gece Vefa'yı dövmek dışında başka şeyler de mi yaşandı?

Bak, bana her şeyi anlatabilirsin.

Çağrı.

Siz delirdiniz mi? Hepimiz suçluyuz, hepimiz oradaydık!

Ben değildim.

Ben de değildim.

Dövdüm ama ben öldürmedim.

Sen dövdün, sen öldürdün o çocuğu.

Vefa bizim yüzümüzden öldü.

Biz el birliğiyle birini öldürdük.

Sorumlusu biziz, tamam mı? O yüzden sakın...

...sakın bir daha bana kendini suçlama deme baba.

Of!

(Erkek) Müdür Bey düzenli olarak her ay hesabına para aktarmış.

Önceleri küçük miktarlarla başlayıp daha sonra giderek artmış bu rakamlar.

Dosyada son üç senenin dökümleri mevcut.

Üç yıl boyunca herkesi ayakta uyutmuş yani, öyle mi?

(Kenan) Biz de bu adama okul emanet ediyoruz.

Vallahi helal olsun.

Ne yapalım? O zaman biz de faiziyle geri alırız.

(Kadın) Yalancıya bak, utanmadan gelmiş okula.

Ne yüzle geliyorsa hâlâ?

(Kadın 2) Bu kadar olmaz vallahi.

(Erkek) Vefa senin yüzünden öldü.

-(Kadın 3) İftiracı seni. -(Erkek 2) Utanmaz.

(Bildirim geldi)

(Hareketli müzik)

(Hareketli müzik devam ediyor)

Günaydın başkan.

-Günaydın. -Günaydın.

-Neredesin oğlum? -Geldik kardeş.

Geldik. Gel buraya. Oh, oh!

-Ne yapıyorsun? -Oğlum, annemgil öp yanaklarından dedi.

Ziyaret günü değil mi bugün? Selamımı ilettin mi?

-Ayıpsın be oğlum. İlettik tabii. -İyiler değil mi?

-İyi Allah'a çok şükür. -İyi, güzel.

-Zeyno? -Beraber gelmediniz mi?

Yok, ben seninle sandım. Şey, sen söyle.

Bir arasana, neredeymiş öğrenelim.

Ben senin sekreterin miyim? Kendin ara.

(Üst üste konuşuyorlar) Ali.

-Zeyno neredesin? -(Cemre) Ali.

-Geldim işte. -Aç mısınız?

Ali.

Ali!

Efendim Cemre?

Lütfen biraz konuşabilir miyiz?

(Ege) Kolay mı lan öyle beni vurmak?

Böyle indiririm adamı işte.

Oğlum şu oyunu birlikte oynamamız lazım lan.

-(Ege) Çok eğlenceli. -Başlayacağım lan oyununa!

Ne yapıyorsun oğlum sen?

Hayat sizin için devam ediyor, değil mi? Hiç mi umurunuzda değil lan?

Ne saçmalıyorsun lan sen?

Hazal diyorum, o gece bize yalan söyledi diyorum.

Hiç mi merak etmiyorsun? Şu oyun kadar ilgini çekmiyor mu?

Çağrı...

Ne haber?

Ne olsun 'bro'?

Bu ergenin boş atarlarıyla uğraşıyorum yine.

Yok Hazal'ın yanında biri varmış, yok merak etmiyormuşuz.

Merak ediyoruz etmesine de...

...bu sorunun cevabı bizde değil.

Peki Hazal'dan öğrenmek için bir girişimin oldu mu Berk?

Oldu ama kız konuşmuyor. Ne yapayım? Boğazına mı çökeyim?

Ayrıca öğrensen ne değişecek Çağrı?

Kimse kim.

Senin Vefa'yı öldürdüğün gerçeğini değiştirecek mi?

Gerçekler bazen acıdır.

Bence o yüzden sen bir rahatla.

Elini yüzünü yıka, dolaş, nefes al.

Uzatma.

Canımız sıkılmasın.

Tamam mı?

Cemre'yi gören oldu mu?

Görmedim 'bro'.

'Okay'.

Çok canın yanıyor...

Yok, iyiyim. Sıkıntı yok.

Özür dilerim.

Sebep?

İşte dün olan şey için. Yani kusura bakma.

Seni de tuhaf bir duruma düşürdüm. İş açtım başına.

Sıkıntı yok canım, olur öyle şeyler. Dert etme.

Ali, kızdın mı bana?

Cemre ne kızacağım? Çocuk muyum ben?

Olur öyle şeyler. İnsan yapar saçma sapan hareketler arada sırada.

Sakin, tamam.

Seni öpmem sana saçma mı geldi gerçekten?

Cemre, ne duymak istiyorsun benden? Ne dememi bekliyorsun?

Tamam, sıkıntı yok dedim. Kapatabilir miyiz konuyu?

Tamam. Özür dilerim tekrardan.

(Ali) Benden değil bak, benden özür dileme artık.

Erkek arkadaşından git özür dile.

-Adam haklı. -Haklı falan değil.

Nasıl haklı değil Cemre?

Sevgilin var, iki gün önce tanıştığın adamı öpüyorsun.

Daha ne kadar haklı olabilir acaba?

Berk artık benim sevgilim değil. Biz zaten ayrılmıştık.

(Cemre) Daha da doğrusu ben ayrılmıştım.

Tamam, bu daha iki gün önce tanıdığım birini...

...öpmem saçmalığının bahanesi olamaz ama...

...bir anlamı falan yok yani. Sen de bir şey var zannetme.

Benim bir şey zannettiğim yok.

Sevindim. Büyütecek bir şey yok zaten. Ben büyük saçmaladım.

Zaten yeteri kadar da pişman oldum.

İyi o zaman, ben seni büyük saçmalıkların ve pişmanlıklarınla baş başa bırakayım.

-Sağ ol! -Eyvallah.

Sana umut verdiysem eğer bunun için de özür dilerim.

Anlamadım. Ne?

Yanlış anlayıp aramızda duysal bir şeyler olduğunu sanma.

Ben ne sanacağım Cemre?

Bak inan, en son kafama takacağım şeyler bunlar.

Ben bu okula neden geldim? Kardeşimi aklamaya gelmedim mi? Geldim.

Akladım mı? Akladım. Katilini bulacak mıyım? Bulacağım.

Sonra da (Bip) gideceğim zaten. Kalıcı değilim ben burada.

O yüzden geçici mevzularla işim yok benim, tamam mı?

Olmasaydı iyiydi ama oldu diye de kafama takacak bir herif de değilim, tamam mı?

-İyi. -İyi.

-Netiz yani. -Aynen, aşırı netiz.

Rahatladım, güzel.

-Güzel. -'Okay'.

Başka bir şey yoksa...

Yok. Hadi eyvallah.

Eyvallah.

(Önder) Evet gençler.

Şimdi bildiğiniz üzere birinci burs sınavında...

...usulsüzlük yaptığınızı düşünüyoruz.

Bu düşüncemizin doğru olup olmadığını kanıtlamak için de...

...sınavı tekrarlayacağız şimdi.

Farklı farklı bölümlerden onar soru seçtik.

Onları cevaplandıracaksınız. Anlaşıldı mı?

Gönderin gelsin hocam. Vız gelir tırıs gider Allah'ın izniyle.

Hadi bakalım.

(Önder) Başlayın.

(Hareketli müzik)

(Berk) Cemre.

Ne oldu? Yine keyfin kaçmış senin.

Aşkım.

Aşkım? Ne aşkımı? Şaka mı yapıyorsun?

Yanlış sularda yüzüyorsun Cemre. Yanlış insanlara güveniyorsun.

Tamam, olsun. Ben yine yanındayım.

Yine sen düştüğünde ben sana el uzatacağım, değil mi?

Tamam, bir hata yaptın.

Ama ben seni affediyorum. Affettim.

Sen kimsin ya? Sen kimsin de beni affedeceksin?

Senden af dileyen kim?

Seni kullanıyor Cemre.

Seni kullanıyor. Bizi birbirimize düşürmeye çalışıyor.

Aç artık şu gözünü.

Biliyor musun? Daha önce hiç fark etmemiştim.

Sen aynı babana benziyorsun.

(Duygusal müzik)

(Sessizlik)

(Gerilim müziği)

Artık tek takipçim sensin.

Kimse bir yabancıyı takip etmek istemiyor tabii.

Hepsinin cehennemin dibine kadar yolu var.

O zaman sen de doğruyu söyle.

Bunları kendine yaşatmak zorunda değilsin Hazal.

Keşke o kadar kolay olsa be Cemre.

Sen de beni konuşturmak için boşuna uğraşma istersen.

Bir söz vardı, neydi o?

(Hazal) Ne kadar az bilirsen o kadar iyiymiş.

Bence de öyle.

Bence de en iyisi kimsenin keyfini kaçırmamak.

Hazal...

...o gece sana saldıranın kim olduğunu biliyorum.

Kenan amcaydı, değil mi?

Dün sana attığı mesajı gördüm.

Tamam, ben yanındayım senin. Korkma.

O adam sana hiçbir şey yapamaz.

Hem bırakalım biraz da onun keyfi kaçsın.

Asıl yalancı kimmiş görsün şimdi herkes, değil mi?

(Ders zili çaldı)

Ben gidip çantamı alacağım, sonra da beraber emniyete gideceğiz.

Tamam mı?

-Cemre... -(Cemre) Tamam.

Her şey güzel olacak, güven bana.

O adam cezasını çekecek.

Bir daha kimseye yanaşamayacak.

Büyük patron nerede?

Birkaç haftadır dosyaları araştırdığımızı fark etmiş sanırım.

Evini de boşaltmış. Nerede olduğunu da bilmiyoruz.

Siz ne yapıyorsunuz burada?

Hadi bir an önce işe koyulun, hadi lütfen.

Çok önemli değilse sonra konuşalım. Hiç vaktim yok.

Çok önemli.

Sorun ikimizle ilgili.

Nasıl yani? Ne demek o?

Cemre o gece bana saldıranın siz olduğunu düşünüyor.

Nereden çıktı bu saçmalık?

Sen Cemre'ye bir şey mi söyledin?

-Hayır tabii ki. Bir şey söylemedim. -Ee?

Dün sizin attığınız mesajı görmüş.

Ben de konuşmuyorum hâliyle.

O da parçaları kendince birleştirmiş işte.

Belki de en iyisi artık gerçeği söylemektir.

Yani böylece siz de zan altında kalmamış olursunuz.

Sakın ha.

Sakın ha.

Kimseye hiçbir şey söylemeyeceksin.

Bir düşünüp bunun çaresini bulacağız.

Sahi, siz hiç merak etmiyor musunuz?

Hayır yani kim olduğunu da sormadınız hiç.

(Hazal) Öğrenmek için ısrar da etmediniz.

Yoksa okulunuzdaki sapığın kim olduğunu bilmek istemiyor musunuz?

Ya da belki de zaten biliyorsunuzdur.

(Gerilim müziği)

Cemre nereye?

Ne oluyor? Nereye?

Hadi gidelim.

(Berk) Cemre nereye? Ne... (Ders zili çaldı)

Hadi Berk, sınıfa.

Hadi çocuklar, sınıflara. Hadi, durmayalım.

(Gerilim müziği)

Çıktı mı Derya teyze?

Beş dakikası var senin sevdiklerinin.

Sen okula geç kalmıyor musun?

İlk iki ders beden.

Yani? Beden dersten sayılmıyor mu?

Osman abi, iyi misin?

Hayırdır? O ne?

Vefa'nın helvası.

(Osman) Bugün haftası çıktı.

Bahçede küçük tüpte yaptım.

-İki ay oldu ama. -Tamam Ferdi.

Tamam. Allah kabul etsin Osman abi.

Gel, sen de bir çatal al. Sevaptır.

Gel.

Çatal al canım.

Herkese dağıtacağım. Koca kazanda yapacağım şimdi.

Allah kabul etsin.

Osman abi...

...sen hiç yapma. Ben bunu baştan yapayım, tamam mı?

Çok mu kötü?

Çok kötü değil de şeker yerine tuz koymuşsun galiba. Biraz şey olmuş.

Vefa öyle seviyor. O tuzlu yiyor.

Ferdi, mideni bozacaksın çocuğum.

Ben tuzlu seviyorum Derya teyze.

On tane olsa yine yerim.

Ben sana yapayım o zaman.

Vefa'ya da ben yapardım.

Yap vallahi Osman amca. Kimse yemezse ben yerim.

Şimdi okul çıkışı bir tabak daha alırım.

O zaman ben bunu alayım.

Ben daha çok yapayım o zaman.

Ferdi okuldan gelecek, o aç gelir şimdi.

-Ben gideyim. -Şey, Osman abi...

...sen hiç o tüple falan oynamasan keşke.

(Hareketli müzik)

(Hareketli müzik devam ediyor)

(Arama tonu)

(Arama tonu) Of! Ne işler karıştırıyorsunuz Cemre?

(Arama tonu)

(Mesaj geldi)

(Arama tonu) Berk, bırak o telefonu.

(Cemre ses) Niye arıyorsun? Mesajımı almadın mı?

Ben her şeyi öğrendim Berk.

Birazdan herkes öğrenecek kimin ne olduğunu.

Dur, ben anlatacağım sana her şeyi, tamam mı?

Ben açıklayacağım sana. Dur...

-Hocam, verir misiniz şu telefonumu? -Dersten sonra alırsın telefonunu.

Evet arkadaşlar, hepimiz derse odaklanalım.

Hişt. Ne diyor Cemre?

Berk, ne olmuş?

(Gerilim müziği)

Sen doğru olanı yaptın.

Fark edemediğin için üzgünüm.

Bunca zaman hepimizi kandırmış ama artık cezasını çekecek.

Hem sana yaptıklarının hem de Vefa'ya yaptıklarının.

Çocuklar, son 15 dakikanız.

(Önder) Zamanınızı iyi değerlendirin.

Cevaplarınızı tekrar kontrol edin.

Bak, bu sınavın tekrarı yok. Ona göre. Hadi.

(Gerilim müziği)

Hişt! Arap! Ne oluyor oğlum?

(Bip)!

-Unuttum hepsini lan. -Arap.

Serinlet kafayı. Yaparsın.

Ne yapayım, neyi yapayım? (***)!

Hişt! Oğlum sus! Adam görecek.

Benden bu kadar bebeler.

(Siren çalıyor) Ne oluyor ya?

Çocuklar, siz sakın yerinizden kalkmayın.

(Siren çalıyor) (Gerilim müziği)

(Herkese mesaj geldi)

Hazal, kendisine saldıranın kim olduğunu söylemiş.

-Polisler o yüzden gelmiş okula. -Mesajı kim atmış?

Kim olduğunu biliyor musunuz?

Berk, nereye?

Hiç.

Gidip kim olduğunu öğreneceğim.

Tamam, bekle beraber öğrenelim (Bip) kim olduğunu.

(Öğretmen) Berk, nereye oğlum? Geç yerine.

Çağrı, sen de.

Hadi çocuklar, geçin yerinize. Bugün bir ton konumuz var, hadi.

(Gerilim müziği)

Çocuklar, nasıl gidiyor? Bir problem var mı?

-Unuttum hocam ben hepsini. -Yapma be oğlum.

O kadar çalıştık be!

Hadi, hadi, hızlı, hızlı.

(Hareketli müzik)

-Ne yapıyorsun lan? Yakacaksın kendini! -Hayır, oğlum hayır!

Anca beraber, kanca beraber. Vefa ne dedi? Hatırla.

-Tamam mı? -Tamam.

(Hareketli müzik)

Çok fazla vaktiniz kalmadı. Hızlı.

(Gerilim müziği)

Ahmet Hoca'm, çocuklar.

Teneffüs zili çalsa da çocukları içeride tutalım. Olur mu hocam?

-Peki, hocam. -İyi dersler.

(Çağrı) Baba.

Kimi almaya gelmişler?

Siz derslerinizi düşünün, derslerinizi.

-İyi dersler hocam. -Teşekkürler hocam.

(Gerilim müziği)

Bilgisayarı, evraklar, notları, arkadaşlar hepsini teker teker araştıracaklar.

Ayrıca banka hesabını da takibe aldık.

Bir işlem olursa sizi haberdar edeceğiz.

Çok sağ olun amirim.

Devletimize güvenimiz tam.

(Kapı açıldı)

Hazalcığım.

Daha iyi misin sen?

Evet.

Amirim aileni aradı, bilgi verdi. Birazdan onlar da burada olurlar.

İstersen onlarla önce ben konuşayım.

-Olur. -Biz de biraz konuşalım mı Kenan amca?

Olur, tabii.

Her şey için sağ ol.

Sahi...

Siz hiç merak etmiyor musunuz?

Hayır, yani kim olduğunu da sormadınız hiç.

Yoksa okulunuzdaki sapığın kim olduğunu bilmek istemiyor musunuz?

Ya da belki de zaten biliyorsunuzdur.

(Müzik)

Ne demeye çalışıyorsun sen?

Ne istiyorsun?

Benim yaşımdaki bir genç kız ne isteyebilir ki?

Basit şeyler.

Arkadaşlarımdan geri kalmayacağım şekilde çanta...

...kıyafet, yeni telefon...

...tatillerde yurt dışı gibi ufak tefek şeyler.

Pekâlâ.

Diyelim ki bu istediklerini yerine getirdim.

Kimsenin sana soru sormayacağını mı düşünüyorsun?

Herkes sonuçta bir suçlu, bir kurban arıyor.

Kim diyeceksin?

Onu da siz bulun Kenan Bey.

Ama yok, bulamam derseniz de...

...bende bir isim var zaten hazırda.

Hem de gerçek suçlu.

Berk nasıl?

(Gerilim müziği)

(Geçiş sesi)

Konuştuğumuz gibi. Berk'in ne bu anlaşmadan...

...ne de benim durumu bildiğimden haberi olmayacak.

-Çok ayıp. -Korkunç bir şey bu.

Gerçekten inanamıyorum.

Neler yapmış abi, şaka gibi.

Harbiden ya. Size bir şey yapmadı, değil mi?

-Hayır. -Ya yapsaydı?

-Müdüre bak sen ya. -Müdür yapmış, inanabiliyor musunuz?

-Nasıl böyle bir şey olabilir? -Bu bebe ne diyor lan?

-Ben de anlamadım ki. -Şimdi o gece kıza...

...tecavüz eden müdür müymüş?

Flaş, flaş, flaş! Duydunuz değil mi?

-Müdür, sapığın tekiymiş. -Nasıl çıktı ortaya?

Hazal, gidip ifade vermiş.

Ortalık fena karışacak ya.

Ben şimdi anlamadım. O zaman...

...bu durumda Vefa'yı öldüren müdür mü?

Bilmiyorum.

Belki müdür iftira attı.

(Bip) biri de Vefa'yı öldürdü.

(Gerilim müziği)

Hazal, ne yapıyorsun sen?

Ne yapıyorsun kızım? Ne alaka? Müdür ne alaka?

-Ne alaka ya? -Ne o?

Seni mi söyleseydim yoksa?

Sayemde bir kez daha kurtuldun.

Şimdi beni iyi dinle. Eski hayatımı, arkadaşlarımı...

...ve tabii ki itibarımı geri istiyorum.

Bunu da bana sen sağlayacaksın.

Nasıl yaparsın, orasını bilemem.

Ama şimdiden başlasan iyi edersin.

Demek sen Hazal'a saldıranın ben olduğumu sandın.

Dün geceki imaların sebebi buydu yani.

Maalesef.

Hazal konuşmayınca, üstüne telefonuna sizin mesajınız düşünce ben...

...bütün parçaları saçma sapan birleştirdim.

Tekrar özür dilerim. Size karşı gerçekten mahcubum.

Yüzünüze bakarken bile utanıyorum Kenan amca.

Yok, utanılacak bir şey yok.

Sonuçta sen arkadaşını korumak istedin.

Aksine gurur duyulacak bir şey var.

Belki de sen şüphelenmeseydin...

...hâlâ susuyor olacaktı Hazal.

O yüzden özrün kabul edildi.

Anne?

-Cemre. -Ben çağırdım.

Zaten çok yoruldun. Git, biraz dinlen, istirahat et.

-Hadi. -Peki.

(Müzik)

Gençler.

Hocam, şu müdür mevzusu nedir?

Vallahi siz ne biliyorsanız ben de onu biliyorum.

Ama polis her yerde arıyor.

Dua etsin de polisten önce biz bulmayalım.

Siz kendinizi ne zannediyorsunuz oğlum?

Polisten önce biz bulmayalım falan.

Bak, bu işe karışmak yok Ali.

Bırak, polis işini yapsın.

Oğlum, gel bu tarafa.

Yapma hocam.

Bebelerle aynı masaya mı oturtacaksın bizi?

Ne demek yapma hocam?

Artık barış yapmanın vakti geldi.

Eğer o sınav sorularını doğru yanıtladıysanız ki ben...

...öyle olduğuna inanmak istiyorum.

Demek ki bu okulda okumaya devam edeceksiniz.

Değil mi?

Daha uzun süreler bu çocuklarla beraber okuyacaksınız.

Bekleyin beni burada.

Beyler, ben size gelin diyorum.

-Niye sözüm dinlenmiyor acaba? -Koç, yapma lütfen.

Ne işimiz var bizim onların masasında?

Oğlum, ben size can ciğer dost olun demiyorum.

Ama düşman olmanın da bir âlemi yok.

Üzgünüm ama benim onlarla işim olmaz.

Çağrı, gelmiyor musun?

Gel buraya.

Gel buraya.

-Çocuklar, boş mu bu? -Tabii, buyurun hocam.

(Önder) Şimdi...

...diğer çocukların çalışması gereken bir şeyler varmış.

Ama Çağrı'nın yoktu.

O yüzden ben de oğlumu getirdim.

Bence fena bir başlangıç değil.

Çağrı.

Ali.

(Müzik)

Eyvallah.

(Berk) Sıkıntı yok, biz halledelim de bu tarafı.

Herif kaçmış gitmiş.

Babama sordum, babam da bizden fazla bir şey bilmiyor.

Ne yapsak? Buradayken Kenan amcaya mı sorsak?

Kankalarına sor. Onlar daha iyi bilir.

Kankalarım kim ya?

'Best friend'i de Ali'dir artık bunun.

Ne diyorsun oğlum sen? Ne 'best friend'i, ne Ali'si?

Bugün pek yakındın ya.

Onu diyor.

Özür de diledin mi lan?

Affet Ali abi diye kapandın mı ayağına?

-Bu lafları sana yediririm! -Yedir lan hadi!

-Tamam, saçmalamayın. Otur Çağrı. -Hadi!

Otur hadi, otur. Tamam.

Tamam, kendimize gelelim.

İyice dağıldık.

Ama artık bizim o geceyi arkamızda bırakmamız lazım.

Birlik olmamız lazım. Eskisi gibi olmamız lazım.

Sen, ben, Ege...

...Cemre, Hazal. -Hazal?

Ağız alışkanlığından falan söyledin herhâlde.

Hayır, Hazal da guruptan.

-Gurup mu kaldı Berk? -Kalacak Çağrı.

Kalacak. Kalmak zorunda.

Hazal falan anlamam ben. Bir daha yüzünü görmek istemiyorum.

Bak, kız çok korktu. Babası yaşında adam.

Büyük ihtimalle zaten tehdit etti.

Kim bilir daha neler oldu bizim bilmediğimiz.

Kaç yıllık arkadaşımıza biz sırtımızı mı dönelim?

Kaç yıllık dostumuz dediğin kız bizi katil yaptı, katil!

Yeter! Kaç ay geçti, sus artık!

Unut şu kelimeyi!

Unutamıyorum oğlum, unutamıyorum!

Bana ne oğlum! Spor yap, yüz, ye, iç, gez, umurumda değil.

Ama artık unut şu kelimeyi.

Aynen 'bro'.

Biz katil değiliz.

Kazaydı, bunu hatırlat kendine.

Biz de böyle olsun istemezdik ama oldu.

O yüzden senin de hayatına devam etmen lazım.

Artık o Ali denen çocuk da bizi rahatsız etmeyecek.

Yani senin tek yapman gereken şey...

...hayatına devam etmek.

Bunu da yapabilirsin bence.

Edemiyorum Berk, edemiyorum.

Vicdan azabından ölüyorum. Edemiyorum.

Hepimiz aynı şeyi yaşıyoruz.

Aynı durumdayız.

Ama biz her seferinde birbirimize o geceyi hatırlatmıyoruz Çağrı.

Ya da sürekli orada burada kavga çıkartmıyoruz.

Nedir, sen bunu aşamıyorsundur, kaldıramıyorsundur, anlarım.

O zaman da yapılacak tek bir şey var.

Atlarız, hepimiz polise gideriz.

O gece ne yaşandıysa...

...teker teker anlatırız.

Bakmayın oğlum öyle yüzüme.

Siz benim tek dostumsunuz.

Eğer çözüm buysa ben de varım.

Eğer Çağrı'yla sen hapse girmeyi göze alıyorsan ben de alırım.

Kanka sen ne diyorsan.

Siz ciddi misiniz? Gerçekten yapar mısınız?

Hadi Ege, kalk gidiyoruz.

Tamam, tamam. Oturun, oturun.

Ben pek sağlıklı düşünemiyorum birkaç gündür.

Hazal konusunu ne yapacağız? Tekrardan aramıza mı alacağız?

Doğru olan bu.

Bizler birbirini yarı yolda bırakan insanlar değiliz.

Bu, Hazal için de geçerli.

(Müzik)

Hazal Hanım.

Kenan Bey, size bunu vermemi istedi.

-Ali. -Söyle Osman amca.

Bak, bak. Bunların hepsini kurtardı o kız.

Hepsini o güzel kız kurtardı.

Adı neydi ya? Neydi adı?

Cemre, Osman amca.

Cemre kurtardı hepsini.

Madalya takalım bir de Cemre Hanım'a.

Takalım.

Ali, madalya alalım.

Osman amca, biz hepsini topladık.

Yarın geliriz, Arap'la beraber boya badanayı hallederiz. Tamam?

Yeşil yapalım Vefa'nın odasını.

-Zaten hep yeşil yapacaktık. -Yaparız Osman amcam.

Yaparız.

Aman Osman amca, dikkat et.

(Duygusal müzik)

-Dur lan, yavaş. Yavaş oğlum ya. -Aman, aman, aman.

Döndür hadi, koy şöyle.

Hah.

Ay, hah!

O değil de...

Onca şey yaşandı, Vefa'ya iftira attılar.

Hazal denen kız, bir tane itirafla aklandı.

Ne âlâ memleket ya.

Doğru diyorsun ama intihar diye kapatmışlardı dosyayı.

Şimdi cinayet davasına dönecek.

O Hazal denen kız da çekecek cezasını.

Dönecek, değil mi?

Ali.

Ali.

-Ne oldu? -Dosya diyoruz oğlum.

Cinayet dosyasına dönecek, değil mi?

Bilmiyorum ki.

Müdür, sadece Hazal'a saldırmış.

Öldüren kişi başka kişi olabilir.

Gerisini artık polis çözer Ali.

İntihar etmedi dedik. Çalmadığımız kapı kalmadı.

Sesimizi duyuramadık.

Artık bu saatten sonra bizim yapacağımız hiçbir şey kalmadı ki.

Zaten gerçekler çıkacak ortaya.

(Gerilim müziği)

(Kapı vuruldu)

Gel.

-(Berk) Müsait misin? -Değilim, çık.

Tamam ya, merak ettim seni.

Gideceğim, gerilme hemen.

Al, gördün, iyiyim. Hadi, git şimdi.

(Müzik)

Çöpe atınca bütün bunları yaşanmamış mı sayıyorsun?

Geçmişe saygın olsaydı keşke biraz.

Bana saygısı olmayan biriyle geçirdiğim hiçbir anın önemi yok.

Ne oldu Cemre bir anda? Ne yaptım ben sana?

Ben, kendime olan saygımı, öz güvenimi her şeyimi kaybettim.

-Ben miyim bunun bütün sorumlusu? -Bundan önce evet.

Ama bundan sonra seninle olmaya devam edersem...

...tek sorumlusu ben olacağım.

Tamam, sen nasıl istersen.

Bundan sonra her şey senin istediğin gibi olacak.

Ben de senin hayatında olmayacağım.

İçindeki özgür kızla devam edersin.

Bu arada...

...çocuklar kulüpte.

Sen de Hazal'ı al, gel.

Yani ona bir sürpriz yapalım.

-Ciddi misin? -Ciddiyim.

Çağrı'yla Ege'yi ikna etmek pek kolay olmadı ama hallettim.

Neyse Hazal'ı al, gel. Görüşürüz.

(Müzik)

Yangın Ali!

Bilal abi.

Efendim abi.

Beyefendi, sen neredesin ya? Sabahtan beri seni arıyorum.

-Mahalledeyim abi, hayırdır? -Hayır, hayır.

-Al. -Bu ne abi?

Son model.

-Ne yapacağım abi ben bunu? -Kartını sok, çalıştır kardeş.

-Olmaz abi, ödeyemem ben bunu. -Hayırdır lan?

Senden para isteyen mi oldu?

Abi, olmaz öyle şey. Ben kabul edemem.

Oğlum, telefonunu bulamadım.

O da benim ayıbım olsun. Tamam mı?

Abi, seninle ne alakası var?

Abilik yapacağız, fitilimi ateşleme benim.

Bak, telefon senin. Güle güle kullan. Güzel haberler al. Tamam mı?

-Abi, dedim ama ben kabul edemem diye. -Hadi, hadi.

-Abi... -Çekmiyor kardeş, hadi.

(Müzik)

-Bekâr mıymış bari? -Kim?

Akşam yemeğe gelecek olan hoca.

Onun oğlu da bizimkilerle aynı okuldaymış.

Çocuğu var mı demedim, bekâr mı dedim.

Boşanmış olabilir, dul olabilir.

Sormadım, sormayacağım da. Çünkü ilgilenmiyorum.

Bizimkiler adamın sayesinde sınavı geçti ya. Yani bu bir teşekkür yemeği.

İyi, akşam anlarız.

Karısıyla gelmezse bekâr demektir.

-Aliciğim, geldin mi? -Geldim annem.

Kaçta geliyorlarmış?

Kim?

Oğlum, akşam Önder Hoca'nı yemeğe alacaktık ya.

-Anne, ben onu unuttum ya. -Ay, aşk olsun yani Ali.

Aferin sana, aferin.

-Üç kilo istavrit aldım. -Sana iki kilo dedim.

Ben niye üç anladım?

Niye öyle anladın acaba?

Kimse dinlemiyor ki beni. Ne söylesem havaya uçuyor zaten.

Bak, onu öyle... Kokacak ortalık. Arka tarafa götür, buzluğa koy.

Hadi.

Tamam, ben şimdi okulu arar, öğrenirim numarasını.

Ara hadi.

Telefon mu aldın sen?

Bilal abinin hediyesi.

Aa, piyango mu vurmuş Bilal'e?

Kaç para o telefon, haberin var mı?

Söylemedi.

Tamam, şey öğren... Öderiz parasını.

Tabii canım, ödeyin yani.

Abisi değil, babası değil.

Vereceğiz dedik ya Kader. Vereceğiz, tamam.

-Tabii canım, tabii tabii. -Tamam, ben internetten bakayım...

...okulun numarasına, öyle arayayım.

(Önder) Adi herif, pislik!

Bak, ses kayıtları çıkınca ortaya başına neler geleceğini anladı tabii.

Cemre'ye de bravo!

Değil mi? Bak, bizim yapamadığımızı yaptı.

Hazal'ı cesaretlendirdi. Vallahi bravo kıza.

O değil de...

...bu üç serseri yine nasıl tam puan aldı?

-Nasıl yani? -Demek ki biz yanılmışız Kenan.

Demek ki aklı çalışan zeki çocuklarmış.

Nasıl yani? Bunu sen mi söylüyorsun?

Soruları çaldıklarına benden daha çok inanan sen.

Hadi diyelim cevap anahtarını çaldılar.

Şimdi yazılı sınavda bütün formüller doğru, cevaplar doğru. Ne yapalım?

Yahu kenar mahalle okullarında zar zor sınıf geçen çocuklar.

Tek başlarına yapmış olmaları mümkün değil.

Yok, kopya falan çekmediler.

Çok eminiz. Kaç tane hoca başlarında durduk.

Ben kopya çektiler demedim zaten.

Biri yardım etmiş dedim. Tek başlarına yapamazlar.

Öyle ya da böyle ne fark eder ki?

Bence sen de çocukları rahat bırak artık.

Bu saatten sonra ne onlar bizimkilere ne bizimkiler onlara bulaşır.

-Bırak çocuklar okuyup gitsin. -Hayır.

Peşini hayatta bırakmam. (Telefon çalıyor)

Biri bunlara yardım etti ama kim? Elbet bulacağım.

Alo?

Benim.

Kim?

Pardon?

Derya...

Kusura bakmayın çıkaramadım.

Alinin. Tamam. Kusura bakmayın ben sizin sesinizi alamadım da ondan oldu.

Kusura bakmayın. Ben de numarayı okuldan aldım.

Hepimize hayırlı uğurlu olsun. Çocuklar sınavı geçmişler.

Sayemizde.

Yok canım aslında ben bir şey yapmadım.

Ne yaptıysanız siz yaptınız. Çok teşekkür ederiz.

Ben teşekkür anlamında bugün akşamleyin...

...eğer müsaitseniz sizi ve ailenizi bir yemeğe almak istiyorum.

Çok naziksiniz ama keşke hiç zahmet etmeseydiniz. Hiç gerek yoktu.

Olur mu öyle şey!

Gerçekten çok istiyorum. Sizin hakkınızı ödeyemeyiz.

Hem çocuklar da çok istiyorlar. Sizi dört gözle bekliyorlar.

Eşinizle mi geleceksiniz diye sor.

Tamam o zaman madem öyle çocukları kırmayalım.

İyi, güzel.

Şey... Bu arada...

...istavrit seviyorsunuzdur inşallah?

-Bayılırım. -Ne güzel oldu. Tamam.

O zaman sizi ve ailenizi akşam yemeğe bekliyorum tamam mı?

-(Önder ses) Görüşmek üzere. -Görüşürüz.

-Önemli biri mi? -Hayır, arkadaş.

Kulübe gidelim mi? Bir iki bir şey yer, içeriz.

Yarın basınla karşı karşıya geleceğiz ya üstüme bir stres bastı.

Çok iyi olurdu ama akşam başka birine söz verdim.

Ama ben yarın senin yanında olacağım, hiç merak etme.

Diyeceğin başka bir şey var mı? Ben gidiyorum.

-Yok. -Tamam, hadi görüşürüz.

Ali!

-Efendim anne? -Zeyno'yla Arap'ı da ara...

...akşamleyin geç kalmasınlar oğlum, tamam mı?

-Tamam. -Ben Zeyno'yu alır gelirim.

İyi, tamam.

Ay, Deryacığım sana da hiç yardım edemedim.

Yapılacak bir şey varsa söyle, yapayım.

Yok. Sen hiç dert etme. Ben hepsini hallettim canım.

-İyi bari. Hadi akşam görüşürüz. -Görüşürüz canım.

Ne oldu?

-Cemre ben hiç gelmesem mi acaba? -Olmaz.

Şimdi Çağrı falan içeridedir. Boş boş konuşup yine üzerime gelir.

Gelmez. Gelmeyecek. Yanında ben varım. Bana güven.

Hadi.

Efendim baba?

Ege...

...sana güvenebilir miyim? -Her türlü 'bro'.

-Bu Çağrı bizi satacak. -Sana diyorum oğlum.

Sen bugün gazını aldın ama bu bizi anca birkaç gün idare eder.

O gece biz ikimiz bir şey yapmadık.

Biz seninle Çağrı'yı durdurmaya çalışıyorduk.

Oğlum garibanı fena dövdük. Çocuğa ben de daldım.

Ben hiç öyle bir şey görmedim.

Biz seninle Çağrı'yı tutmaya çalışıyorduk ama çok geç kalmıştık.

Berk ben hapse giremem. Ölürüm daha iyi lan!

Hapse girmek yok. Kimse hapse girmeyecek. Ama eğer...

...biri kendini ateşe atmak istiyorsa o biz olmayacağız. Tamam?

Yok. Yok ya benim orada ne işim olur! Ben oraya gelmem.

(Önder ses) Oğlum insanlar davet etti.

El sıkıştım diye kankam mı oldular? Hadi bekliyorlar beni, kapatıyorum.

-Selam. -Ne haber?

İyi. Sizden?

(İç çekti) Hoş geldin.

(Müzik)

(Öksürdü)

Okulda gördüğümüz yetmiyor da buraya da mı geliyorsun?

Yerinde olsam utancımdan sokağa çıkmazdım.

Bunu buraya almamaları lazım aslında. Kovsalar yeridir.

(Erkek) Bunun iftiraları yüzünden okulda biri öldü.

-Ne yapıyorsun? -Hop!

Berk!

-Bundan sonra... -(Garson) Berk Bey bir sorun mu var?

Bundan sonra Hazal'a okulda yanlışlıkla bile bakmayacaksın.

Hazal'a söylediğiniz her sözü kendi üstüme alınırım.

Ona göre davranın.

Tamam?

Arkadaşları dışarı alalım.

Tamam, bırak kardeşim.

Sakin oğlum.

(Müzik)

(Müzik devam ediyor)

Teşekkür ederim babacığım. Beni bir sen anlıyorsun zaten.

Ee, artık gelmeyecek misin? Neredeyse iki ay oldu.

Yemin ediyorum kilit taktıracağım şu kapıma!

Aman taktır!

Baba, annem geldi ona da veriyorum.

Fırat. Fırat alo?

Duyamıyorum. Alo?

-Niye kapattın ya? -Çekmedi.

Hadi kalk zaten işimiz var. Seninle kuaföre gideceğiz.

-Kuaförde ne yapacağız? -Öğretmenin geliyormuş ya...

...adama teşekkür edecekmişiz.

Öğretmeninin adı neydi kız? Ender miydi?

Önder. Öğretmen değil, koç.

Koç falan! Ben de Balık'ım, ne var! Yıldız hanesine bakacak değiliz herhâlde.

-Yıldızname. -Neyse ne!

Oğlu da sizin okuldaymış. Aynı koleje gidiyormuşsunuz.

İnsanların karşısına doğru düzgün çıkalım. Bir teşekkür etmek lazım.

Ben gitmiyorum. Senin de gitmene gerek yok.

Teşekkür edecek bir durum da kalmadı zaten.

Derya anlattı. Koleje adamın sayesinde girmişsiniz.

-Sizi sınava o hazırlamış. -Ben gitmiyorum dedim.

Üf! Gelmezsen gelme! Ben giderim.

Tamam, sen nereye gidiyorsan git. Ben Alilere de gitmiyorum...

...koleje de gitmiyorum. -Ne!

Senin derdin benim okumam falan değil ki.

Neyse ben babamla konuştum.

O da sen nasıl istiyorsan öyle olsun kızım, dedi.

Nasıl istiyorsan öyle olsun kızım demişmiş!

O ne anlar be! Hanzonun teki! Cahil adam.

Yarın bir gün seni de bir kamyoncuya verip...

...gelin etmenin peşine düşer kızım. Böyle oturursun.

Okumakla cahillik gitmiyor anne. Tamam mı? Önemli olan insan olmak.

Çok şükür ki hayatımda babam var. En azından...

...kendime onu örnek alabiliyorum.

-Git babanla tırda yaşa o zaman. -Yaşarım. Sana mı kaldım!

Git! Git, o da seni bekliyordu zaten!

Kız! Cadı! Telefonunu unuttun. Bana bak!

Akılsız!

(Sessizlik)

Sağ olasın Osman amca.

(Duygusal müzik)

Babaannem dikecekti, unutmuş.

(Duygusal müzik)

Vefa da hep yırtardı.

Bunları yeni aldım.

-Bunlar hep yeni. -Ben bunu alamam.

Bunlar artık senin. Giydireceğim.

Osman amca dur, ne yapıyorsun! Gel.

Tamam.

Tamam, ben giyerim.

(Duygusal müzik)

(Müzik)

(Müzik devam ediyor)

-Derya Hanım. -Ay!

-Ah... -Ayol aklım çıktı!

-Çok özür dilerim. -Ne olur kusura bakmayın.

Ne kusuru! Benim yüzümden oldu Derya Hanım. Çok özür dilerim.

-Yok, yok ben şimdi... -Sakın dokunmayın, elinizi kesersiniz.

Yok, bir şey olmaz. Ben hemen... Ay!

Kestiniz değil mi? İşte dedim. Ona bir bakayım.

-Şey... -Buna bir bakayım.

Bu derin.

Sizin tahmininizden biraz daha derin bir kesik. Bunu bir şey yapmak lazım.

-Evde tentürdiyot filan var mı? -Hay Allah! Var.

-Onu biraz üstüne sürün mikrop kapmasın. -Tamam. Evde tentürdiyot var.

Tamam.

(Gerilim müziği)

Ne olur böyle buyurun.

Bunları böyle bırakıyorum.

-Neden zahmet ettiniz? -Estağfurullah, ne demek!

Bu kitapları da çocuklara getirdim. Benim kütüphaneden. Umarım beğenirler.

Ne güzel.

Hocam?

-Ne haber Ali? -İyi hocam, siz?

-İyiyim, sağ ol. -Hiç mi sesimizi duymadın?

Vallahi duymadım. Ne oldu ki?

Ufak bir kaza.

Bir şey yok. Annen elini kesti biraz.

Tentürdiyot ve biraz da pamuk varsa sen getir, ben hallederim.

-Tamam. -Ecza dolabında var.

(Kapıya vuruyor)

(Müzik)

Hocam şey düşünüyorum... Müdürün olayını.

Acaba diyorum Vefa'yı öldüren de o muydu?

Acaba Vefa'nın ölümüne sebep olan o muydu diye soracaksın herhâlde?

Ya intihar değilse?

Ya öldürüldüyse?

O kanıya nereden vardın bilmiyorum ama eğer öyleyse...

...polis halledecektir.

Ali sen bir şey mi biliyorsun?

Bizim bilmediğimiz.

Eğer öyleyse git bunu polisle konuş.

Gerçek neyse ortaya çıksın.

Her şey açığa kavuşsun.

Ama şunu iyice kafana sok.

Bu işi çözecek olan sen değilsin.

Tamam?

(Gerilim müziği)

(Kuşlar ötüyor)

'Ciddilli ciddilli' bırakıyoruz yani?

Elimize bir şans geçmişti.

Arap zaten mezun olamayacaksın. Ne kasıyorsun bu kadar?

Nereden biliyorsun? Belki başaracağız.

İkimizi toplasak biz yarım Vefa etmeyiz. O yüzden çok zorlama.

Ali?

Ali'nin kafa zehir de...

...o kendini derslere vermez.

Ne belli! Kızım ne belli! Allah Allah! Sen ne kadar emin konuşuyorsun ya!

Çocuk belki başaracak.

Bana bak! Salak salak konuşup sakın Ali'nin aklını sulandırma!

Polise gideceğiz, bildiklerimizi anlatacağız.

Kolej maceramız bitti.

Arap. Zeyno.

Hadi kalkın, Önder Hoca bizi bekliyor.

Zeyno Hanım'ın anlatacakları varmış.

Değil mi? Hadi.

Zeyno ne anlatacaksın?

Anlat bakalım.

İntihar diye kapattıkları dosyayı biz açtırdık.

O gece Vefa'ya her kim elini sürdüyse polis zaten hepsini konuşturacak.

Kim ne biliyorsa hepsini öğrenecekler.

O sana gelen not vardı ya, biz onu da polise verdik mi...

...sonrasını bekleyeceğiz işte.

Zeyno bilmiyorum. Bu kadar kolay olmamalıydı.

Diyelim katil müdür.

Bize notu gönderen kişi neden daha önceden polise gitmedi o zaman?

-Korkmuştur Ali. -Kimden korkmuş Zeyno?

-Müdürden korkmuştur. -Hazal korktu, sustu.

Bize notu gönderen kişi korktu, sustu. Bu Müdür Efendi bu kadar mı güçlüymüş?

Ben ne bileyim! Neyse ne işte! Onu polis öğrensin, buluversin.

Tabii bulurlarsa!

Polis bunu ararken bu adam toz duman olmadı mı?

Sanki biri haber gönderiyor.

Pis bir oyun dönüyor. Zaten bizim de bunu bulmamız lazım.

Ali sen daha ne istiyorsun? Ne olsun istiyorsun ya?

Aklıma yatmıyor Zeyno. Çünkü aklıma yatmıyor.

Katili yakalatmak madem bu kadar kolaydı...

...bize notu gönderen kişi neden onca zahmete girdi?

Soruları çaldı, bize gönderdi. Hem de cevaplarıyla.

Notu bıraktı.

Vefa'yı dövdükleri akşamın videosunu gönderdi bu her kimse.

-Yaptı yani bunu. -Sen anlamak istemiyorsun Zeyno.

Ali doğru diyor.

Bir dümen dönüyor. Vallahi bir dümen dönüyor.

Yahu dümen başından beri dönüyor zaten.

Bize sadece gitmemizi istedikleri yolu gösteriyorlar sanki.

Siz ikiniz ne istiyorsunuz ya? Bana açıkça söylesenize.

Sizin derdiniz koleje devam etmek mi? O mu olsun istiyorsunuz?

Ne alakası var kızım! Biz bu yola Vefa için çıktık.

İyi. O zaman bundan sonrasını polis halletsin, hakim halletsin.

Tamam mı? Çünkü biz üstümüze düşeni yaptık.

Kısacası Zeyno diyor ki okulu bırakalım.

Karar senin.

Sen ne dersen benden yana eyvallah.

Siz niye salataya giriştiniz? Ali gelince yapar dedim ya.

Ne olacak canım! Elime mi yapışacak!

Ben çok alışkınım zaten.

Evde her şey bende. Temizlik bende. Çamaşır bende.

Ütüde çok iyi değilim ama hamaratımdır.

Onu fark ettim.

Şey... Yani çok özel olmazsa...

...eşiniz hayatta mı?

Son gördüğümde hayattaydı.

Ay pardon!

Espri yapıyorum. Hayatta ama biz ayrıyız.

Kusura bakmayın çok yersiz bir soru oldu.

Yok, asla. Hatta siz davet edince ben size söyleyecektim de...

...fırsat olmadı.

Bu arada ben Çağrı'ya haber verdim akşama yemeğe davetliyiz diye...

...ama beyefendinin başka planları varmış.

-Ay! -Yandı mı?

Evet.

Su tutalım biraz.

Merak etmeyin, ben fırıncıyım. Bana bir şey olmaz.

-Derya Hanım. -Efendim?

-Roka var mı? -Var.

Bahçeden koparıp geleyim mi hemen?

-Sana zahmet. -Tamam.

Size zahmet.

-Aslında bana sen diyebilirsin. -Sen ne diyeceksin?

-Sen dersen ben de derim. -İyi.

Yemekten sonra devam etseydin. İştahın kapanacak.

Ben böyle iyiyim.

Hazal...

...sen de mi buradaydın? -Evet.

Kızlar hadi gelin.

-Berk yok mu? -Telefonla konuşup geliyorum dedi.

-Dediğim gibi mesafeni koru. -'Okay'.

Ben ellerimi yıkayıp geliyorum.

Ne yaptın oğlum? Sen bir şey mi kullanıyorsun?

Gruba... Sabah ne konuştuk!

Tamam.

Tamam, sen gel. Yemek yer çıkarız Ege, sen, ben.

(İç çekti) Yat, uyu.

Tamam yat, uyu; ben sabah erkenden gelip seni alacağım.

-Kim o? Çağrı mı? -Sana ne!

Bugün yaptıkların için teşekkür ederim.

O kadar (Bip) bir gündü ki zaten; kafamı anca toparlıyorum.

Müdür ne alaka ya?

Niye başkası değil?

Adam kaçmış zaten. Bir şey mi öğrendi, ne ol...

Sen yine bir oyun oynamıyorsun değil mi?

Ne oyunu ya! Ben senin arkanı topluyorum be!

Aslında başkasının adını verecektim ama piyango ona çıktı.

Okulda babanla avukatın konuşmasını duydum.

Adam okulu mu dolandırmış ne! Kaçmış...

...benim de aklıma o an onun adını söylemek geldi.

-Babama bir şey söylemedin değil mi? -Söylemişe mi benziyorum?

Herhâlde baban duysaydı ikimiz de burada olmazdık.

(İç çekti) İyi, tamam.

Tamam, ben seni tekrar gruba aldım. Sen de beni tehdit etmeyi bırak artık.

Her şey zaten zamanla normale döner.

Bence yeni normalimiz olacak.

Ne diyorsun ya? Ne... Ne yeni normali?

Cemre'yle ayrıldınız.

Boşuna heveslenme.

Cemre benden ayrılamaz.

Sen öyle san. Bu defa bence kesin bitti.

-Niye? Cemre sana bir şey mi söyledi? -Söyledi.

Bu, Berk'i önceki terk edişlerimden bu farklıydı, dedi.

Şimdi kalbimde bitti, dedi.

Bu arada gerçekten bitti.

Allah'tan bitti yoksa Cemre bugün yaptıklarını anlardı.

Ne diyorsun ya? Neyi anlardı?

Bunlar nerede kaldı?

Siz başlayın, ben bakıp geleyim.

Sen ne saçmalıyorsun kızım? Ben sana şov yaptım mı sandın?

Ama benim için yaptın.

Hem bir erkeğin sevgilisini koruması gibiydi.

Bu kafadan ben de istiyorum.

Sen inkâr edebilirsin ama gerçekler ortada.

Dünya...

...senin etrafında dönmüyor Hazal.

(Berk) Neyse, ben üstüme düşeni yaptım. Bundan sonra benden bir şey bekleme.

Yoksa üzülen sen olursun.

(Hazal) Ben yeterince üzüldüm.

Daha ne kadar acı çekebilirim acaba Berk?

Cemre olmasaydı bunların hiçbiri olmazdı.

(Gerilim müziği)

Yani Cemre sayesinde ben bugün buradayım, ayaktayım.

Berk ama bana iyi davranmak sana zor geliyorsa hiç uğraşma istersen.

Benim kimseye darılacak, gücenecek lüksüm yok.

Seni anlarım.

Aşağıdayım.

Yine ne söyleyip üzdün kızı?

Korkunç bir şey bu. Bence bu sadece Hazal'a olmamıştır.

Başka öğrencilere de yapmıştır bunu.

O kadarını bilemeyiz tabii.

Ama umarım öyle bir şey olmamıştır.

Zaten olduysa da bizim haberimiz olmaz.

Neticede kaç yaşında bu çocuklar?

Korkuyorlar böyle şeyler söylemeye, çekiniyorlar.

İşte evet ama yani...

...korkmamaları, çekinmemeleri lazım.

Söylemeleri gerekiyor.

Ne bileyim, anne babalarına çocuklar bunu söylemeliler.

Diyelim ki anne babalarına söyleyemiyorlar, öğretmenlerine...

...arkadaşlarına söylemeli ki bu...

...bu iğrenç adamlar yakalansın. -Aynen öyle.

Bakın, Hazal ne kadar içinde tuttu, söyleyememiş hiçbir şey.

Ne travmalar atlatmıştır kızcağız.

Allah'tan Vefa oradaydı, gördü, müdahale etti.

-Yoksa oho... -Biz demiştik.

Vefa bu, yapar.

Güzel evladım, arkadaşını korumak için kendini feda etti.

(Önder) Aynen öyle.

Ama siz buna müsaade etmediniz. Aferin size.

O ses kayıtları ifşa olmasaydı...

...belki de hâlâ herkes Vefa'nın suçlu olduğuna inanıyordu.

Bir de Cemre faktörü var tabii. Onu da unutmamak lazım.

Ne ilgisi var Cemre'yle?

Sonuçta Hazal'ı konuşmaya ifade vermeye ikna eden Cemre.

İşin ucunu hiç bırakmadı.

Eğer o olmasaydı oho, daha ne kadar uzamıştı mevzu.

Belki de hiç öğrenememiştik.

Sevdim ben o kızı zaten. Yani cevval bir kız.

Siz tanıştınız mı onunla?

Tanıştık tabii ki. Hem de ne tanışma.

Bizim Osman abi...

Vefa'nın babası var Osman abi. Onun evi yanıyordu da.

Gözünü kırpmadan içeri girmiş adamı kurtarmaya.

Aa? Sonra?

Hocam, biz okulu bırakıyoruz.

-Pardon. -Ne?

Ali, anlatsana.

Anlatacak bir şey yok.

Bizim amacımız Vefa'nın adını temize çıkarmak...

...ve ölümünü aydınlatmaktı.

Siz bizimle alay mı ediyorsunuz?

O soruları nasıl aldığınız zaten meçhul.

Hadi aldınız, nasıl aldıysanız, sınavdan haberiniz bile yoktu sizin.

Bu adam sizi çalıştırdı, kendini riske attı.

Yani ondan da mı utanmıyorsunuz? Çekinmiyorsunuz?

Hocam, hakkınızı ödeyemeyiz ama...

...bizden de bu kadar.

"Bizden de bu kadar."

Öyle mi?

Okyanusu geçtik.

Ama derede boğulacağız diyorsunuz yani.

Öyle mi?

Her şey Vefa'yı aklamak içindi hocam.

Tamam, akladınız işte.

Vefa için bir şey yaptınız.

Şimdi bir şey daha yapacaksınız, yine Vefa için.

Bu okulda kalacaksınız.

Okumaya devam edeceksiniz.

Hocam, devam etsek ne olacak ki?

Sabah gidiyoruz, hoca günaydın diyor. Ben onu anlıyorum.

Geri kalan her şey Çince sanki. Akıp gidiyor.

Çünkü kafanı vermiyorsun oğlum.

Değil mi? Çalışmıyorsun çünkü. Konuşturmayın beni şimdi.

Olmaz öyle. Okula girmişsiniz bir kere.

Deneyin şunu. Yarım dönem okuyun.

-Ondan sonra karar verin. -Hocam, biz kararımızı verdik.

Yaptıklarınız için de teşekkür ederiz.

Olmaz, kabul etmiyorum.

Hocam, hiç şey yapmayın. Ne siz yorulun ne de biz yorulalım.

-Bize müsaade Derya teyze. -Nereye gidiyorsunuz siz?

Özür dileriz. Kalırsak konu uzar.

-Sonuç değişmez ama. -(Derya) Ali, çok ayıp ediyorsunuz.

Ali, buraya gel çabuk. Ali.

Ali, gel buraya. Bak...

Hocanıza da mı saygınız yok? Buraya gelin çabuk.

Ali!

Kusura bakmayın ne olur.

Gerçekten ben...

Ben çok şaşkınım. Bu çocukları anlamıyorum bir türlü.

Kusura bakılacak bir şey yok da...

Böyle bazı şeyler zorla olmuyor.

(Gerilim müziği)

(Gerilim müziği devam ediyor)

Ayıp ettik Önder Hoca'ya.

Yapacak bir şey yok.

Ben buradan ayrılıyorum.

-Niye? -Nereye lan?

Ufak bir işim var.

-Yine ne oluyor Ali ya? -Birinin emanetini teslim edeceğim.

(Ali) Tamam?

Yarın eski okula kayıtları aldırırız. Sabah alırım ben sizi.

Hadi eyvallah.

Yürü lan.

Ali.

(Kenan) İyi akşamlar.

Ne işin var senin burada?

Nasıl geçti yemeğiniz?

Güzel miydi?

Defol git evimden!

Niye beni çağırmadınız?

Sen hasta mısın? Defol git evimden. Sabrımı zorlama benim!

Tamam, kızgınsın.

Haklısın da.

Ama çok zaman geçti. Öfkeni biraz bastırsan mı acaba?

Senin için ne öfkem ne de başka bir hissim var.

Koca bir hiçsin benim için.

-Hiç mi hatırım yok? -Ne hatırı ya?

Sen neyin hatırından bahsediyorsun?

Hayır, neyin hatırı?

Senin gibi adi, aşağılık, yalancı bir herifin...

...hatırı falan kalmaz bende. Kalsa kalsa ihaneti kalır.

Onu da şimdiden sonra hatırlayacak değilim.

Eskileri yeniden yazmak gibi bir huyum yok çok şükür.

O zaman eski defterleri tamamen kapatıyoruz.

İyi edersin.

-Bir, bir... -Defol!

-Bir soru sorabilir miyim? -Defol dedim sana.

Bir soru. Tek bir soru.

-Önder'le olayınız nedir sizin? -Sen var ya! Yürü dedim!

Tamam, sakin, sakin.

Tamam, sakin.

İyi geceler.

Arsız.

(Kapı çaldı)

Kalk, kalk, kalk!

-Ne oluyor ya? -Kız geldi diyorum!

Allah'ım, sana geliyorum.

-Dur! -Dur, giyeyim...

Anne, açsana ya! Ne yapıyorsun, uyuyor musun?

Ay, yandık! Yandık, yandık!

Acele et biraz!

Atla, atla.

-Gel. -Geleceğim, geleceğim.

Of!

-Zeyno! Zeyno hırsız var! -Kaçma lan!

Allah! Komşular!

-(Kader) Hırsız var dostlar! -Hırsız var!

-Dur lan! -Hırsız var dostlar, yetişin!

Yetişin, hırsız var!

Hırsız var!

-Zeyno? -Arap, koş yakala şunu!

-Yakala şunu! -Lan!

(Bip)!

Yedim oğlum seni!

-(Zeyno) Koş, koş! Hırsız var Arap, koş! -Lan!

Gel lan buraya!

Gel lan buraya!

(Arap) Yedim seni lan!

(Müzik)

Abi?

Abisinin gülü.

(Gerilim müziği)

Vefa?

-Sen öldün! Sen öldün! -Sen öldürdün beni!

Masumdum ben.

İnanmadın sen bana.

Döve döve sen öldürdün.

Döve döve sen öldürdün.

Git.

Ah! Git!

Git!

(Müzik)

Önder.

Sen bekle. Önder.

Kenan?

İyi misin? Bir şey mi oldu? Ne işin var bu saatte?

Yok, bir şey olmadı. Gecen nasıl geçti?

Fena değil, niye?

Amacın ne senin?

Ne?

Ne yapmaya çalışıyorsun? Amacın ne?

Kenan, sen sarhoş musun?

Sen soruma cevap ver benim.

Sen bu çocukları niye korumaya çalışıyorsun?

Bana bir cevap ver. Neden?

Ne oldu yani?

Ne koruması Kenan? Sen sarhoşsun, ayıldığında konuşuruz.

Hiç konuları karıştırma.

Ben sana bir şey sor... Bak.

Ben, okulda o kayıttan...

...adresini aldım, Derya...

...Hanımefendi'nin evine gittim.

Çocukların durumunu konuşmak için.

-Evet. -Ah, bir de ne göreyim?

Önder'in arabası orada.

Şöyle bir baktım.

Önder ve...

...Derya Hanımefendi...

...böyle konuşuyorlar.

Sonra içeri girdiler.

Şimdi ben...

...sana soruyorum.

O çocukların soruları çaldığına benden daha çok sen iknayken...

...ne oldu da sen...

Hani ne değişti de...

Bu samimiyetin sebebi ne yani?

-Kenan, bunları ayıldığında konuşalım mı? -Hiç, ben...

-Hiç, bak ben sana... -Çünkü şu anda konuşmuyoruz.

Sen şu anda saçmalıyorsun.

-Ben sana basit bir şey soracağım. -Metin'le geldin, değil mi?

-Metin! Gel. -Bir dakika, ben sana basit bir şey...

Metin, kal orada Metin.

-Kal. Yerine git. -Gel buraya, gel.

-Ben sana bir şey söyleyeceğim. -Metin, Kenan Bey yorulmuş bugün.

-Onu evine götürelim. -Sen benim yerime konuşma.

(Cam kırıldı)

(Gerilim müziği)

(Mesaj geldi)

(Müzik)

-Ali, ne işin var burada? -Şey, bunu düşürmüşsün.

Üstünü değiştirmiştin ya odamda. Okulda verecektim ama gerginlik oldu.

Hiç fark etmemişim. Yarın okulda da verebilirdin.

Yarın okula gelmiyorum.

-Daha doğrusu bir daha gelmeyeceğim. -Niye, ne oldu ki?

Vefa'nın adını temizlemek için okula gelmiştik.

Bir de amacımız katili bulmaktı.

Çözüldüğüne göre artık gerek kalmadı.

Bir de hem sana teşekkür etmek...

...hem de özür dilemek için geldim.

(Araba yaklaştı)

-Berk mi o? Berk'in arabasının sesi. -Hayda!

-Dur, görmesin seni. -Görürse görsün. Ne olacak?

-Ondan mı korkacağım? -Olmaz, kavga çıkar.

Cesareti varsa buyursun Cemre.

Saçmalama Ali. Annem içeride. Lütfen, olay büyümesin.

Tamam, tamam. Sakin, şey... Arka kapınız falan var mı bari?

-Yok ama gir içeri. -Annen?

Uyuyordur. Gir sen.

(Gerilim müziği)

-Konuşalım mı? -Dur, nereye?

(Cemre) İçeri girmeni istemiyorum.

-(Berk) Konuşmak istiyorum. -(Cemre) Ama ben istemiyorum.

(Berk) Cemre, beş dakika içeri geçelim, konuşalım. Lütfen.

Burada söyle, ne söyleyeceksen.

Tamam. Hazal'a bizimle ilgili ne anlattın?

Direkt senden duymak istiyorum.

Berk, artık lütfen beni rahat bırak.

-Çık evimden. Eğer çıkmazsan... -Çıkmazsam ne?

-Berk... -Ne olur?

Bak!

Çık evimden!

Eğer çıkmazsan avazım çıktığı kadar bağırırım!

Tamam, Cemre.

-Sen böyle biri değildin. -Ben tam da böyle birisiydim.

Sen tanıyamadın.

Bu saatten sonra da tanıyamazsın zaten.

Şimdi çık git.

Tamam.

Öyle olsun.

(Gerilim müziği)

(Gerilim müziği devam ediyor)

(Gerilim müziği devam ediyor)

Oğlum, dur! Adi herif kim? Numarasını alalım adamın, dur.

(Geçiş sesi)

Buradaymışsın.

Hallettim, Berk gitti. Tehlike kalmadı.

(Gerilim müziği)

Tehlike hep yanımızdaymış.

Buraya kadar.

Oyun bitti.

(Gerilim müziği)

Bu dizinin ayrıntılı altyazısı FOX TV tarafından...

...Sesli Betimleme Derneğine yaptırılmıştır.

www.sebeder.org

Ayrıntılı Altyazı Çevirmenleri: Gülay Yılmaz - Eylül Yılmaz...

...Feride Tezcan - Gökberk Yılmaz

Editör: Ela Korgan

"Sığmıyorsun ele avuca delisin sen"

"Dilerim ki benle yaşa"

"Bildiklerin ezber değil, yenisin sen"

"Boşuna mı yaprak gibi rüzgârına kapıldım ben?"

"Unutup kendimi bir divaneye takıldım ben?"

"Ayağı eşikten dışarıda, git gidersen"

"Bu gönül senden çoktan razı nasıl istersen"

(Müzik)

Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.