Afrikaans
Akan
Albanian
Amharic
Arabic
Armenian
Azerbaijani
Basque
Belarusian
Bemba
Bengali
Bihari
Bosnian
Breton
Bulgarian
Cambodian
Catalan
Cebuano
Cherokee
Chichewa
Chinese (Simplified)
Chinese (Traditional)
Corsican
Croatian
Czech
Danish
Dutch
English
Esperanto
Estonian
Ewe
Faroese
Filipino
Finnish
French
Frisian
Ga
Galician
Georgian
German
Greek
Guarani
Gujarati
Haitian Creole
Hausa
Hawaiian
Hebrew
Hindi
Hmong
Hungarian
Icelandic
Igbo
Indonesian
Interlingua
Irish
Italian
Japanese
Javanese
Kannada
Kazakh
Kinyarwanda
Kirundi
Kongo
Korean
Krio (Sierra Leone)
Kurdish
Kurdish (Soranî)
Kyrgyz
Laothian
Latin
Latvian
Lingala
Lithuanian
Lozi
Luganda
Luo
Luxembourgish
Macedonian
Malagasy
Malay
Malayalam
Maltese
Maori
Marathi
Mauritian Creole
Moldavian
Mongolian
Myanmar (Burmese)
Montenegrin
Nepali
Nigerian Pidgin
Northern Sotho
Norwegian
Norwegian (Nynorsk)
Occitan
Oriya
Oromo
Pashto
Persian
Polish
Portuguese (Brazil)
Portuguese (Portugal)
Punjabi
Quechua
Romanian
Romansh
Runyakitara
Russian
Samoan
Scots Gaelic
Serbian
Serbo-Croatian
Sesotho
Setswana
Seychellois Creole
Shona
Sindhi
Sinhalese
Slovenian
Somali
Spanish
Spanish (Latin American)
Sundanese
Swahili
Swedish
Tajik
Tamil
Tatar
Telugu
Thai
Tigrinya
Tonga
Tshiluba
Tumbuka
Turkish
Turkmen
Twi
Uighur
Ukrainian
Urdu
Uzbek
Vietnamese
Welsh
Wolof
Xhosa
Yiddish
Yoruba
Zulu
Bu dizinin detaylı alt yazısı FOX TV tarafından...
...Sesli Betimleme Derneğine yaptırılmıştır.
www.sebeder.org
(Müzik - Jenerik)
(Müzik - Jenerik)
-Nasıl hissediyorsun? -Git buradan.
Sağlığım senin yüzünden bozuldu Halit.
Nasıl hissettiğime gelince de iğrenç ve değersiz hissediyorum.
(Müzik - Gerilim)
Aa Yusuf, kusura bakma, seni bu saatte rahatsız ettim ama...
...güvenebileceğim kimse yoktu.
Hiç önemli değil Halit Bey, olur mu öyle şey? Tabii ki geleceğim.
Bu arada tetkik sonuçlarımız çıktı.
Nesi var?
(Yusuf) Bir şey yok, önemli bir şey yok.
Tebrik ederim Halit Bey, baba oluyorsunuz. Eşiniz hamile.
Ne?
Ee, Yıldız Hanım hamile.
Ben bir an fark etmedim. Biraz yorgundum son dönemde ama.
Ya henüz erken olduğu için, tabii bulantıları hissetmemeniz normal.
Ama bir ay sonra gelseniz, kalp atışlarını bile duyabilirsiniz.
Kalp atışları mı?
Ee, ben çıkmadan, sizin vitaminlerinizi de yazayım.
Bu arada, bizim nelere dikkat etmemiz gerekiyor?
Öncelikle ağır kaldırmak yok.
(Yusuf) Ee, yani...
...spor yapmak, koşmak yasak.
(Yusuf) Ee, bu arada tabii bol bol sebze, meyve yemesi gerekiyor.
Ama her şeyden önemlisi, stresten uzak durmak.
Üzülmek, sıkılmak yok Halit Bey tamam mı?
İşte o biraz zor.
(Yusuf) Ee, ben sizi hastanemizin jinekoloğuna da yönlendireceğim.
Onlar sizi ararlar ve randevu günlerinizi ayarlarlar.
Tamam. Peki, biz şimdi çıkalım mı? Yoksa kalalım mı?
Ee, yani Yıldız Hanım da kendisini iyi hissediyorsa...
...serumu da bittikten sonra çıkmanızda bir sakınca yok tabii ki.
Sağ ol Yusuf, buraya kadar zahmet edip geldin.
Tekrar tebrik ederim Halit Bey. Yıldız Hanım.
-Ben sizi biraz yalnız bırakayım. -Sağ ol.
Teşekkürler.
(Kapı kapanma sesi)
(Müzik)
(Halit) Ben şey yapayım ee...
...serum bitene kadar çıkış işlemlerini yaptırıp geleyim.
Tamam?
(Müzik)
(Kapı kapanma sesi)
(Nefes sesi)
Aç Halit aç.
Ayy! Gören de o salak Yıldız'a çok düşkünsün sanacak.
(Nefes sesi)
(Ayak sesi)
(Müzik - Gerilim)
(Zeynep) Ya diğerleri dışarıda üşür mü acaba?
(Alihan) Kapalı alandalar merak etme.
Yarın çiftliğe gidecekler zaten.
(Nefes sesi)
(Alihan) Hoppa!
Bir anda kocaman bir aile olduk.
Geç bile kaldık.
(Kadeh vurma sesi)
(Müzik - Romantik)
-Ablan ne olacak? -Bir şey olmayacak.
Diyeceğini dedi.
Ya Alihan böyle bir anda kestirip atmasan mı acaba?
(Zeynep) Yani biliyorum senin ablan zor bir kadın.
Ama sana hem annelik hem babalık etmiş.
Yani onun verdiği koruma iç güdüsüyle yapıyor.
Doğru. Ama ben elini tutup yanına gittim.
(Alihan) Bundan sonrası ona kalmış.
Biliyorum ama.
Ben aranıza girmiş olmak istemiyorum.
Ben de ne bunları düşünmek istiyorum ne de konuşmak istiyorum.
Özellikle de burada. Tamam?
Bazen sadece ikimiz kalalım istiyorum.
Biliyorum. Ben de.
Yani bir şey olacak diye, ödüm kopuyor.
Belki bencilce ama.
Böyle herkes bizden uzak dursun istiyorum.
Artık bütün korkularını bir kenara bırak olur mu?
(Alihan) Biz kimseden etkilenmeyeceğiz.
Ayrıca boşuna burada uzakta ev almadık.
Değil mi? (Gülme sesi)
Aynı fikirde olduğumuza sevindim.
Genelde aynı fikirdeyiz.
Ama ifade etme şekillerimiz farklı olduğu için arada anlaşmazlığa düşüyoruz.
O kadar.
Bir de inatçı bir keçi olduğu için.
Hah, ben de diyordum ki acaba bu konu ne zaman bana dönecek.
Ne yani her şeye verecek bir cevabın yok mu?
Var. Tabii ki var. Niye olmasın ki?
İfade özgürlüğü diye bir şey var.
Evet var. İfade özgürlüğü var ama seninki vıdı vıdı biraz.
Vıdı vıdı mı? Ben mi vıdı vıdı yapıyorum?
Evet, az konuştuğunu mu zannediyorsun?
Alihan, sen şu anda neden beni sinirlendirmeye çalışıyorsun?
Çünkü bayılıyorum seni kızdırmaya.
Bence sen didişmeye bayılıyorsun.
Her şey güzel gidiyor ya. İlla bir problem çıkartacaksın...
...her şeyi bozacaksın çünkü.
Ben senin her halini seviyorum. Çok.
En çok da sinirli Zeynep'i seviyorsun galiba.
Aynen öyle.
Çok seviyorum hem de.
(Müzik - Duygusal)
Gel.
(Alihan) Al bakalım Kaju'yu da.
Gel güzelim gel. Gel.
(Müzik - Duygusal)
(Köpek sesi) (Gülme sesi)
(Ayak sesi)
(Kapı açılma sesi)
(Aysel) Hoş geldiniz efendim. Yıldız Hanım ne oldu? İyi misiniz?
İyiyim Aysel. (Kapı kapanma sesi)
Aa, ne oldu baba?
-Bayıldı da. -Aa, bayıldı mı? Nerede?
Nerede bayıldım Halit söyle?
-(Lila) İyi misin şimdi Yıldız? -İyiyim canım. Sağ ol.
-Hayır, ne oldu da bayıldın acaba? -Tamam Zehra.
-Ben yukarı çıkıyorum. -Tamam, ben de geliyorum seninle.
(Aysel) Efendim, ben de önden yatağınızı hazırlayayım.
(Zehra) Ay! Uff! Bayıldığı falan yok. Kesin numara yapıyor be. Uff!
Bayılmışmış. Gözleri cin gibi ama.
-Öyle mi diyorsun ya? -Göster bakayım bir daha.
(Kapı açılma sesi)
(Ayak sesi)
Ben elimi yüzümü yıkayacağım. Sen de yat ve dinlen.
(Ayak sesi)
Aysel dur.
Git bana valiz getir.
-Valiz mi? -Evet, git valiz getir.
(Ayak sesi)
(Müzik - Gerilim)
Ne yapıyorsun sen? Nedir bunlar?
-Gidiyorum. Görmüyor musun? -(Halit) Bir yere gitmiyorsun.
Çok özür dilerim. Bunu böyle bırakıyorum.
-Hiçbir yere gitmiyorsun anladın mı? -Allah Allah nedenmiş o?
Çünkü ben izin vermiyorum.
Zaten sen de benden ayrılmak için bahane arıyordun. İşine gelir işte.
Sana kızmakta çok haklıyım.
Çünkü yaptıklarının hiçbir geçerliliği yok.
Kabul edilebilir yanı yok.
Evet Halit, benim hatalarım oldu.
Peki ya senin yaptığın hatalar ne olacak?
Ben hamileliğimi sürdüremem bu durumda.
-Sen aldırmayı falan mı düşünüyorsun? -Tabii ki düşünüyorum.
Beni sevmeyen, istemeyen bir adamdan çocuk yapacak kadar aptal değilim.
O çocuğu aldıramazsın. Bu fikrinden vazgeçsen iyi olur.
-Nasıl durduracaksın beni? -(Halit) Durdurmayacağım.
Bana bak Yıldız, şu anda önemli olan karnında taşıdığın çocuğumuz.
O çocuk doğuncaya kadar da sen etrafa ne kadar mutlu olduğunu anlatacaksın.
Şimdi bu eşyaları kaldır buradan. Sonra da yat dinlen.
(Kapı kapanma sesi)
Ben bitti demeden bitmez demiştim.
(Müzik)
(Kasa açılma sesi)
Beni bunlara sen mecbur ediyorsun Halit.
Hepsi senin suçun.
(Kasa kapanma sesi)
-Ha, merhaba. -Merhaba.
-Siz Saffet Usta mısınız? -Buyurun benim.
Merhaba Yıldız ben de.
Ee, benim takılarım var da, onların sahtelerini yaptırmak istiyorum.
Size göstereyim.
-(Yıldız) Bunlar. -Yaparız kolay.
Hı. Peki, benim çok fazla zamanım yok. Hemen hazır olur mu?
-İki güne hazır ederim. -Tamam, süper.
Ee, ben bunları satmayı da düşünüyorum. Siz alıyor musunuz?
Ee, bir de size bir şey soracağım.
(Yıldız) Ben bunların sahtelerini yaptırdığım zaman...
...böyle bakınca anlaşılmaz değil mi?
Çünkü benim kocam, takıdan çok iyi anlıyor.
Vallahi mahvolurum anlarsa.
-Eksper dışında, kimse anlayamaz. -Hı. İyi.
(Müzik - Gerilim)
-Merhaba. -Hah merhaba. Buyurun.
Yusuf Bey burada mı?
Aa, Yusuf Bey'in bütün randevularını bugün iptal ettik.
Ben size haber vermedim mi? Şey adınız neydi?
Yıldız Argun ben ama zaten randevum yoktu.
-Ben sizi görmeye geldim. -Anlamadım?
Sizden ufak bir ricam olacak.
Tabii buyurun.
Tabii ki her iyiliğin bir bedeli olduğunun da farkındayım.
-Ne demek oluyor bu? -Ben sizden küçük bir iyilik isteyeceğim.
Ama karşılığında, size büyük bir meblağ ödemeyi teklif ediyorum.
(Yıldız) Şöyle anlatayım...
...ben yakın bir zamanda buraya, bayılma şikâyetiyle acil olarak geleceğim.
Neden burası derseniz de kocam bir tek Yusuf Bey'e güveniyor.
Ee, ben gelince haliyle bana bazı kan testleri yapacaklar.
Sizden ricam o kan testlerine...
...Yusuf Bey bakarken, bir el çabukluğu göstermeniz.
-Ben hiçbir şey anlamadım. -Daha açık söyleyeyim.
Hamile bir kadının kan testi sonuçlarıyla...
...benimkini yerini değiştirmenizi istiyorum.
Ne? Nasıl yaparım? Siz delirdiniz mi?
Bu dediğiniz suç sizin.
Bakın, sizden istediğim sadece iki raporun yerini değiştirmeniz.
(Yıldız) Sadece beş dakikalığına. Kocam mutlu haberi alana kadar.
Sonrasında aynen, her şeyi geri yerine koyabilirsiniz.
(Yıldız) Bakın bunu yapmaya ihtiyacım var.
Bu meblağa, bu küçük iyiliği yapacak bir sürü insan da bulabilirim.
Bir sayarak düşünün isterseniz.
(Müzik - Gerilim)
(Müzik - Gerilim)
Beni bu evden hiç kimse gönderemez.
(Müzik - Gerilim)
Onu şöyle şöminenin önüne doğru koyun.
(Arama tonu)
(Arama tonu)
Ha tamam o köşeye.
O köşeye bırakabilirsiniz. Evet.
(Ayak sesi) (Nefes sesi)
Abla, ne oluyor böyle, taklacı güvercin gibi oradan oraya dolanıp duruyorsun ha?
Taşınmamızı bile kutlayamıyoruz rahat rahat.
Bir terslik var, bir şey oldu. Eminim.
Abla bu kadar genel konuşunca yani...
...ne demek istediğini anlamak, epey zorlaşıyor ya.
Nerede? Ne oldu?
Dün gece Halit, Yıldız'ı kucakladığı gibi hastaneye götürdü.
O saatten beri haber yok.
Abla, bana bak...
...Yıldız'ı falan öldürmeye kalkmadın değil mi ha?
Caner, işim gücüm yok, Yıldız'ı öldürmekle mi uğraşacağım?
Zehroş'u mu arasan acaba?
Zehra'ya da açık açık soramam ki.
Dur bakalım.
Belki üstü kapalı bir ağzını yoklarım. Ne yapayım.
Aman bir şey yoktur abla ya!
Bu şimdi Halit, Yıldız'a üzülmüştür, gönlünü almaya çalışıyordur.
Bir şey yok, bir şey yok.
Ne saçmalıyorsun Caner?
-Ben acımıştır demek istedim. -Nesine acıyacak o sahtekârın?
Allah aşkına, ne mal olduğunu gördü, acımaz. Ben biliyorum.
Başka bir şey var.
Bence var ya...
...Yıldız'ı kudurdu diye karantinaya aldılar.
Keşke, keşke, keşke.
(Nefes sesi)
(Sifon çekme sesi)
Günaydın. Nasılsın?
Ay elim kolum kalkmıyor.
Ee, istiyorsan kahvaltını buraya getirsinler.
Yok, yok kalkarım ben birazdan.
Bu arada doktora randevuyu ne zaman alıyorsun?
Ne randevusu?
Yusuf söyledi ya. Jinekoloğa randevu alın diye.
Ha ama onun acelesi yokmuş ki.
(Yıldız) Yani bu hafta bir güne alırım.
Ha aldığın zaman bana da söyle, çünkü ben de geleceğim.
Ne?
Sen benimle doktora mı geleceksin?
Düşündüğün kadar ilgisiz biri değilim.
Sana kızgın olabilirim ama bu çocuğumla ilgilenmeyeceğim anlamına gelmez.
Ben de zaten tam bu sebep dolaysıyla bu evde kalmayı kabul ettim.
Yani seninle aramızda ne olursa olsun, çocuğumu babasız büyütemem.
Bu arada çocuklara söylemem gerekiyor.
-Hemen mi söyleyeceksin? -Neyi bekleyeceğiz?
Daha birkaç aylık olsaydı bari.
Olmaz. Erim ondan sakladığımı düşünerek daha kötü olabilir.
Ben şimdi aşağıya iniyorum, sen de hazırlan gel.
İyi, tamam.
(Kapı açılma sesi)
(Kapı kapanma sesi)
Söyle çocuklarına da mosmor olsun hepsi.
(Halit) Hadi bakalım çocuklar kahvaltıya.
Günaydın Aysel.
Yıldız gelmiyor mu babacığım? Düzelmedi mi hâlâ?
Aa, birazdan inecek. Gayet iyi.
(Müzik - Gerilim)
Ha çocuklar...
...size bir şey söyleyeceğim.
-Bir kardeşiniz olacak. -Ne?
-Kardeşimiz mi olacak? -Evet.
-Yıldız hamile. -Ama Allah kahretsin yani.
Tam gidiyor, kurtuluyoruz derken kazık çaktı şimdi.
Zehra, ne biçim konuşuyorsun sen?
Baba, biz senin bir çocuk istediğini bilmiyorduk.
İstemiyordu Lilacığım zaten. Görmüyor musun? Yıldız'ın oyununa geldi.
Zehra kapat çeneni artık.
Erim, oğlum.
Erim.
Ah! Yavaş.
İkiniz de beni iyi dinleyin...
...bu konu üzerine bir daha konuştuğunuzu duymayacağım.
Çocuk ne hale geldi, gördünüz değil mi?
(Halit) Erim!
Ne oldu? Ne bu gerginlik? Ne yaptınız yine?
Gerginliğin adı Yıldız.
Yoksa junior Yıldız mı dememiz lazım?
Hı haberi aldınız demek.
Lila'yı bilemiyorum da senin için bir yıkım olduğu kesin.
Şimdi yeni gelecek kardeşinle beraber, iyice dış kapının dış mandalı olursun.
Ay sana verilebilecek en iyi tepkiyi Erim verdi ya!
Gerçekten.
Ya Yıldız neler söylüyorsun?
Ay yeter artık Lila.
Bundan sonra ne bana ne bebeğime tek laf kabul etmiyorum.
Anında yapıştıracağım cevabı. Artık sessiz kalmak yok.
Ben hamileliğimin en hassas dönemindeyim, en başındayım. Sizde vicdan da yok.
Uzat şu salamı.
Aysel!
Ay bana bir rezene çayı yapsana. Midem kötü oldu, al şunu geri, öf!
(Aysel) Tamam efendim.
Sana afiyet olsun Yıldızcığım.
Nereye Lila? Tek başıma mı yiyeceğim?
(Lila) Sen junior Yıldızcıkla yersin.
Hemen kıskandın. Daha doğmadan kıskandın.
(Ayak sesi)
Erim bir kardeşinin olacak olması, seni ihmal edeceğim anlamına gelmez.
Biliyorum baba. O yüzden üzülmüyorum zaten.
Ee, neye üzülüyorsun peki?
Ya...
...annemle tekrar barışırsınız diye düşünüyordum ben.
-Neden böyle düşündün ki? -Ya ilk başlarda aranız kötüydü tamam.
Ama sonra düzelince, işte ben de sandım ki...
Bak, biz annenle çok iyi dostuz.
Senin için de her zaman dost olmaya devam edeceğiz.
Ama şimdi bu bebeğin gelecek olmasıyla...
...sizin evlenmeniz imkânsız hale geldi.
Erim ben Yıldız'la evliyken...
...annenle nasıl evlenebilirim?
Ya baba, ben Yıldız ablayı ciddiye almadım ki.
(Erim) Hatta beni geç, kimse bu evde ciddiye almadı onu.
Hepimiz gelip geçici zannediyorduk.
Ama şimdi her şey değişti işte. Sen de değişeceksin.
Ben niye değişeyim? Bir çocuğumun daha olması...
...sizleri unutacağım anlamına gelmez ki.
O zaman niye Zehra ablaya farklı, bana farklı davranıyorsun?
Çünkü Zehra sürekli hata yapıyor. O farklı bir konu.
Hiç sanmıyorum baba.
Erim...
...sen benim biricik oğlumsun.
(Halit) Kendini kimseyle kıyaslama.
Senin yerini kimse dolduramaz.
-Ee, şimdi böyle diyorsun tabii. -Her zaman böyle söyleyeceğim.
Hem sen abi olmak istemiyor muydun?
Sürekli evin küçüğü olmaktan şikâyet ediyordun.
Yani kardeşinin elinden tutup dolaşmak, onu bir yerlere götürmek...
...hoşuna gitmez mi? -Gitmez baba.
Ama alışmak zorundayım.
(Erim) Neyse ben gidiyorum, okula geç kaldım.
İyi çalışmalar Zeynep Hanım.
İyi günler Alihan Bey.
Bravo vallahi bu ne profesyonellik ya!
(Caner) Kimse anlamadı sizin sevgili olduğunuzu.
Ay çok da umurumdaydı.
Oo! Çoktan havalara girilmiş bile ha?
Ama böyledir zaten. Yani...
...ayrıyken böyle çekersin...
...gri diz yapmış eşofmanları…
…oturursun saç baş dağınık, derbeder takılmalar falan.
Barışınca, oh! Yansın dünya.
Kıskananlar çatlasın, kopsun kıyametler değil mi?
Canerciğim, dilin mi şişti senin sabah sabah? Kafamı ütüledin çünkü.
Uff! Ya o değil de...
...ne oluyor? Anlatsana.
Ne anlatayım ben sana ya? Ne anlatayım ben sana?
Of! Bu Hira, ya bayağı manyak çıktı değil mi?
Canerciğim hadi işine. Hadi ne olur, ne olursun, hadi.
Neyse neyse, bari Yıldız çıktı mı hastaneden onu söyle?
-Ne hastanesi? -Ne hastanesi?
Aa, ben hastane mi dedim? Pastane diyecektim ya.
Ben biliyorum o pastaneden çıkmıyor.
O poğaçaları yiye yiye, bak bu basenleri de birikmiş, söyle ona.
Caner ağzında geveleyip durma, ne söyleyeceksen söyle.
-Ne yaptınız ablama? Bir şey mi yaptınız? -Yok canım. Ne yapacağız?
Yani ben de kesin emin değilim ama yani bir...
...hafif bir hastalığı varmış herhâlde.
Ciddi bir şey olsa senin de haberin olurdu değil mi?
Bana bak, benim ablamdan uzak duracaksınız. Çok kötü olur yoksa.
Ya ben bu kadar işin gücün arasında ne yapabilirim ki ya? Ne yapabilirim?
Yaparsın sen. Sen bulursun vakit.
İyi değilsin.
(Telefon zili sesi)
-Zeynoş'um. -Aa, ablacığım.
İyi misin? Merak ettim seni.
İyiyim canım ama niye merak ettin ki beni?
Ay ne bileyim bu Caner salak salak bir şeyler söyledi anlamadım.
(Zeynep) "Hastane mastane" dedi.
Haber çabuk yayılıyor demek ki. Güzel.
Ne haberi?
Zeynoş, ben senin işin oradaki kafeye geleyim mi? Yüz yüze konuşalım.
Ha iyi tamam. Mesaj at o zaman gelirken.
-Tamam canım. Bye bye. -Hadi görüşürüz.
Ne oldu? Ne diyor?
Diyor ki ben çıkıyorum evden, siz de Caner'le gelin diyor.
İşte kahve içeriz, fal bakarız, laflarız birazcık diyor.
Vallahi mi?
Caner ya, yani akılsızsın da demek istemiyorum ama...
...yani zekâdan vergi alınacak olsaydı, senin...
...maddi durumunda herhâlde bir değişiklik olmazdı.
(Gülme sesi)
Ne güldüm, ne güldüm. Ne bu beyaz yaka esprisi mi?
Ben anlamadım çünkü.
Normaldir, çok normal.
(Müzik)
Sizin aranızın düzelmesiyle, ofisin havası da değişti ha.
-Öyle mi? -Tabii canım. Yani...
...şirkette gereksiz bir gerginlik vardı. O gitti.
Güzel.
Bu Hira'nın işten çıkartılmasını istiyorum.
-Emin misin? -Eminim.
Yani bu kadar kontrolsüz biri pilotluk yapmamalı.
Acil bir durum olsa ne olacak?
(Alihan) Onca insanın hayatı söz konusu.
-Öyle değil mi? -Yani orası doğru tabii de...
...haksız yere işten çıkarıldı diye dava açmasın.
Bu zaten öfkeli sana ve Zeynep'e biliyorsun.
Açarsa açsın, elinden geleni de ardına koymasın.
Kaybedeceği bir davayla uğraşmış olur. Başka bir şey değil.
Bekletmeden başlat işlemleri, imzalasın, bitsin, gitsin.
Umarım her şey dediğin gibi kolay olur.
Merak etme, olacak.
(Kapı açılma sesi)
Ender.
Dün geceden beri seni arıyorum.
Biliyorum. Geri dönüp arayamadım seni.
Farkındayım.
İnsan bir haber verir. Öldüm meraktan.
Yıldız iyi. Biraz tansiyonu düşmüş.
Bizim Doktor Yusuf baktı.
Hayatım ben Yıldız'ı merak etmiyorum.
Onun, senin ilgini çekmek için...
...tansiyonu düşmüş numarası yapıp, kendini yere atmasından...
...iyi olacağı belliydi.
Ben seni soruyorum. Sana ne oldu?
-Bir şey olmadı. -Öyle mi?
Bana pek öyle gelmedi.
Ender bana bir şey olduğu yok.
Ama senin şunu bilmen gerekiyor.
Yıldız hamile.
(Müzik - Gerilim)
Babası sen misin peki?
Ne biçim konuşma o?
Daha düne kadar Yıldız'a güvenmiyordun. Onu kapının önüne koymaya çalışıyordun.
Ne oldu da birden Yıldız'a laf söyletmemeye başladın, ha?
Kemal'le arasında bir şey olmadığı ne malum?
Yıldız beni kaybetmemek için yalan söyledi.
Öyle bir şey yapmaya cesaret edemez.
Bakıyorum boşanmaktan vazgeçilmiş.
Kararım değişmedi ama...
...karnında çocuğumu taşırken ondan boşanamam.
Yıldız o çocuğu doğurana kadar seni kırk kere ikna eder.
Sen bizim için mi endişeleniyorsun?
Bizim için, oğlum için, her şey için endişeleniyorum Halit.
Ender.
Erim için endişelenmene gerek yok.
Bütün çocuklarımın geleceği garanti altında.
Peki, biz ne olacağız?
Şu anda her şey çok yeni ne olduğunu ben bile anlamadım.
Okey.
Sen biraz kafanı dinle.
Ben seni rahatsız etmeyeyim.
(Müzik)
Anlat ablacığım. Ne oldu, ha?
Sence ben neden su içiyorum?
Ne bileyim, susamışsındır, içiyorsundur. Ne oldu?
Neden kahve değil de su içiyorum, bir düşün.
-Yani? -Çünkü hamileyim.
-Ne? -Evet.
-Hamile misin? -Sevinmedin mi?
Yıldız, sen manyak mısın?
Sen daha dün ayrılıyordun bu adamdan.
Ee, hani bitmişti her şey?
Bitmedi işte, kaderimizde ayrılık yokmuş.
Ya saçmalama.
Yani bir çocuk için evlilik yürür mü?
Yürür tabii, sonsuza kadar yürür.
Ya sen zil takıp oynayacağına ne bu surat Zeynep ya?
Aa, ayıp!
Ben seni düşünüyorum çünkü bir çocukla kala kalırsın ortada.
Sence Halit çocuğunu ortada bırakır mı?
Daha fenası olur Yıldız.
Göstermez sana çocuğunu, vallahi çocuk hasreti çekersin.
Bak Ender'e, neredeyse görmüyor oğlunu.
Allah korusun ya. Niye göremeyeyim çocuğumu?
Ya Yıldız, geleceğini düşünmüyor musun hiç?
Vallahi bak, Halit'e bağımlı hâle gelirsin.
Yani sen bunları düşüneceğine hâline bak, bayram havası. Bu ne?
Ee, tabii bayram havası, ben o evin kapısından döndüm.
Bundan sonra hiç kimse beni o evden gönderemez.
Bana bak, sen...
...gerçekten hamile misin yoksa numara falan mı yapıyorsun?
Aşk olsun Zeynep ya.
Hiç olur mu öyle şey ya? Aa!
Sen de iyice beni ne yaptın. Hamileyim tabii ki.
Ay ne bileyim yani bir garip hâller var üstünde.
Anlamadım. Neyse.
Sen sevinip beni tebrik edeceğin yerde kardeşine yaptığına bak.
Ya ablacığım, tamam.
Özür dilerim. Yani ne yapayım, ben de şok oldum.
Bak, ben bu aralar çok alınganım Zeynep, lütfen beni üzme.
Tamam, ben seni düşündüğüm için söylüyorum.
Sonradan üzüleceğin şeyler gelmesin başına diye.
Yoksa tabii ki en çok ben sevinirim.
Teyze oluyorum vallahi.
Ee, Hakan, niye çağırdın beni?
Seni buraya niye çağırdığımı az çok tahmin ediyorsundur Hiracığım.
Tahmin falan etmiyorum Hakan, sen direkt söylesene gevelemeden.
Hira.
Üzülerek işine son verildiğini söylemek zorundayım.
Üzülerek?
Kim üzülüyor daha çok mesela? Sen mi üzülüyorsun...
...Alihan mı yoksa her şeyin sebebi Zeynep mi üzülüyor?
Hiracığım bak, ne düşünüyorsun kafanda ne kurdun bilmiyorum ama...
...olanların birileriyle ilgisi yok, tamam mı?
Kim ezberletiyor bunları sana bilmiyorum Hakan ama ben biliyorum ki...
...Zeynep istemediği için kovuluyorum ben şu anda.
Hiracığım, ruh hâlinin pilotluk yapmaya elverişli olmadığı için...
...işten çıkarılmana karar verildi.
İstersen hukuki yollara da başvurabilirsin. Çıkabilirsin.
Çok pişman olacaksınız. Öyle pişman edeceğim ki sizi, görürsün.
Allah Allah!
Kıza bak ya.
Manyak mıdır nedir?
Cık cık!
Oğlum, tabancayla geziyorsun, alsana bir tüftüf.
(Emir) Oğlum, pusmuşlar her yere ya.
Herkes duysun! Zeynep Yılmaz beni işimden attırdı!
Hanımefendi istemedi diye ben kovuldum!
(Hira) Ama siz de kendinize dikkat edin.
Çünkü o burada olduğu sürece kimsenin ayağı sağlamda değil.
Hayda! Ne oluyor ya?
Ben ne kaçırdım yine ya?
Ben de anlamadım ki kankacığım ya, bu nasıl bir dışa vurumdur ya?
(Caner) Ben anladım, anladım, anladım.
Deli bu deli, bayağı deli. Ya!
Öyle gelecek, arada saydıracak saydıracak sonra gidecek. Takıntılı.
Ay, bir daha ne zaman gelir acaba ya?
Böyle gergin durumlar benim bünyemde çok kötü etkilere yol açıyor yani.
Reflüm falan azıyor benim.
Ya bir de dediği gibi kovdularsa bunu, oo, ha bire gelir, ha bire gelir.
Ay, abi gelme gitme bir şey değil de...
...bağırma çok fena ya. Allah saklasın yani, kızgın kadın.
Ben sana bir şey söyleyeyim mi?
Bak, o Alihan murdar etti bunu, o Alihan yaptı böyle.
Yalnız mundar, N'yle.
Çok biliyorsun ya bir de yani emin emin konuşuyorsun, cahil.
Ne emini, hâkimim.
Tam her şey yoluna girdi derken...
...tam Halit'i avucumun içine aldım derken, Allah kahretsin ya.
Enderciğim, nasılsın?
Vallahi hiç iyi değilim Zehra.
Ah, o zaman aldın Yıldız'ın bebek haberini.
Maalesef.
Kim söyledi sana, Erim mi?
Erim de mi biliyor?
Ee, biliyor tabii, babam sabah verdi müjdeyi hepimize.
Ya bu Halit'in bu acelesi ne, ben anlamıyorum ki ya.
Üf! Erim ne yaptı, etkilendi mi?
Ne yapsın çocuk, kalktı gitti masadan.
Hah, annesi gibi karakterli çocuk tabii.
Ya Ender, ne olacak, ne yapacağız?
Bu iyice başımıza kaldı kız ya.
Bir bu kız kalsa iyi.
Bir de (...) çıktı başımıza.
Tam kurtulduk derken.
Dur sen, dur, dur.
Ben bir şeyler düşüneceğim.
Ne yapacaksın Ender bu saatten sonra?
Ne yapacağız, yani bebeğini düşürtecek hâlimiz yok ya.
Herhâlde canım.
O kadar da cani değiliz değil mi?
Ne oldu, yine gelmiş Hira.
Ne olacak abi, geldi bağırdı çağırdı, çekti gitti manyak.
(Alihan) Bağırıp çağırıp gitmek nedir ya?
Bu nasıl profesyonellik? Gel otur, anlat şunu.
Ben anlamadım ki?
Yani hayır...
...bu kızın durumu hiç de stabil değilmiş.
Ee, dedim sana.
O gün gördüğümde anladım bir tuhaflık olduğunu.
Neyse ki erken farkına vardık da çıkardık işten.
Yani böylelikle birçok kişinin hayatını kurtarmış olduk.
Yani böyle bir insana hiç kimsenin canı emanet edilemez. Tabii ki.
Doğru diyorsun, yani iyi ki erken farkına vardık.
En çok kendime kızıyorum Hakan.
Yani şu sebepten gittim Zeynep'i üzdüm.
Neyse, artık olan oldu, geçti gitti, boş ver.
Ama bak bu kız bizi mahkemeye verecek, haberin olsun.
Dava açıp ne kazanabilecekse biz ona verelim.
Sekiz maaş, ihbar, kıdem verelim bitsin gitsin.
Terbiyesiz.
-Geldi. -(Emir) Hı hı.
Ne oluyor yine?
Ayrıca sen niye benim sandalyemde oturuyorsun? Kalkar mısın?
Kalk çabuk. Utanmadan oturmuş bir de oraya.
Brocuğum, ben anlatabilir miyim?
Anlat brokoli.
Şimdi Hira geldi, sonra Hakan onu kovdu sepetledi, gitti.
Hira hepimize özellikle sana...
...yok, hatta sadece sana beddualar, hakaretler...
...kara büyüler, öf esti gürledi yani.
Ne diyorsun ya?
Ya bu da hâlâ şaşırıyor. Ya niye şaşırıyorsun ya?
Sanki ilk defa mı oluyor? Allah Allah!
Ya bu kız niye böyle yapıyor? Ben anlamdım ki.
Kankacığım, bu kız takmış sana, tutulmuş ya.
Bak, bu seni tenhada falan kıstırır, zaten ufacık bir şeysin...
...böyle tek de alıverir seni ha.
Hırt diye keser vallahi.
Caner, saçma sapan konuşma, çekil. Çekil önümden.
Bak şimdi.
Ne oldu? Bir olay mı var yine?
Endişelenecek bir durum yok, merak etme.
Yani Hira'nın işine son verdik.
Konuşmaya çalıştım ama...
...pek sakin karşılamadı, tahmin ettiğimiz üzere.
Ya benim aklım almıyor. Hira böyle bir kız değildi ki.
Bitti. Üzülme artık.
Buraya gelip böyle bir şey yapamaz.
Daha ne yapsın ki Alihan? Geldi bağırdı çağırdı çekti gitti ya manyak.
Ben yine de üzülüyorum Hira için.
Niye üzülüyorsun ya? Burada oturup Hira'ya mı üzüleceğiz artık Zeynep?
Bitti.
Yeter artık Hira konuştuğumuz.
Hadi işimizin başına. Kolay gelsin.
Ee, hadi size de.
Kızın da dengesi bozuldu bizim yüzümüzden.
Yani sağlıklı birinin dengesi bir günde bozulmaz.
Yaşadığımız her şeyi de ilişkimizin içine katma. Tamam?
Kızın akli dengesi yerinde değil, bu kadar.
-Tamam. -Artık Hira'yı konuşmayalım, bitsin.
Tamam?
Ben gideyim artık yerime.
Özledikçe gel.
Tamam.
Kardeşime bile yalan söyledim ya, benim bir an önce hamile kalmam lazım.
Hah!
Ben hamileyim ya, doktor vitamin vermişti bana onları almam lazım.
(Kapı kapanma sesi)
Pardon.
Merhaba, ben hamile kalmaya çalışıyorum da evliyim.
Ee, benim böyle hamile kalmamı hızlandıracak, kolaylaştıracak...
...vitaminler falan bir şeyler var mı?
Yani hamilelikte kullanılan vitaminler var ama sizin söylediğiniz gibi bir şey yok.
Ha! Hadi ya!
Neyse artık, o zaman ben o dediğinizden alayım.
Hangi marka olsun?
Ee, en çok kullanılan hangisiyse, en çok satılan, sevilen...
...artık hamileler tarafından.
Peki.
Of! Bir yalan söylüyorum bari inandırıcı olsun.
Demir hapı?
Verin, hepsinden verin. Ne gerekiyorsa artık alayım.
(Nefes sesi)
Haksız mıyım ama?
Bir de takmış kızı koluna, geçmiş karşıma oturmuş.
Ay bak, yine o görüntü gözümün önüne gelince bir fena oldum yani.
-Annem-- -Hayır, yakışsalar yüreğim gam yemeyecek.
Ne huyu huyuna, ne boyu boyuna!
Aslan gibi kardeşim yanına yakışıyor mu o bastıbacak Lila? Allah aşkına söyle ya.
Anne, Yıldız hamile.
Anne.
Anne.
Hamile?
Ya sabah babam söyledi de sen iyi misin?
Anne, iyi misin?
İyiyim, iyiyim.
(Zerrin) Limonlu su, çabuk.
Anne, hadi kötü olduysan kalkalım.
Dur. Dur, tansiyonum çok kötü yükseldi şu an.
Allah'ım, keşke söylemeseydim ya.
Senin de evlatlığın bu kadar.
Annen burada beyin kanaması geçiriyor, söylediğin şeye bak.
Ara, çabuk. Zehra'yı ara.
Ara Zehra'yı, gelsin insan gibi anlatsın bana ne olduğunu. Çabuk.
Sakin ol.
(Ayak sesi)
Seni görmek ne güzel.
Teşekkürler. Seni de.
Artık daha sık buralarda olacağım, daha fazla görüşürüz diye umuyorum.
Görüşürüz tabii. Niye olmasın?
Kendine iyi bak.
(Telefon zili sesi)
Üf!
Efendim Lila.
Ofisteyim şimdi çıkacağım.
Ee, niye söyledin ama sen de?
Yani gerçi iyi olmuş, nasılsa öğrenecekti.
İyi, tamam. Ben Ender'i alıp geleyim o zaman. Sonuçta en akıllımız o.
Tamam, hadi yarım saate geliyoruz.
(Kapı vurma sesi)
Gel.
Halit Bey, merhabalar.
Hiç rahatsız olmayın, hiç.
Sana da merhaba.
Asistanım ve avukatım buradalar.
Yasemin Hanım, şu an onlara odalarını gösteriyor.
Ben de size uğrayayım artık burada olduğumu haber vereyim dedim.
Kemal.
Burada geçici olduğunu unutma.
Çok emin olmayın Halit Bey, belki de siz benim gitmemi istemeyeceksiniz.
Hiç sanmıyorum.
Peki, o zaman ben bana ayrılan kısa vakti iyi değerlendireyim.
İyi olur.
Herhangi bir sorun olursa avukatım Metin'le görüşebilirsin.
Herhangi bir sorunum olursa Halit Bey ben direkt size gelirim.
Ama dilerseniz tabii avukatınızı bilgilendirebilirsiniz.
Kemal.
Benim işim...
...senin küçücük hisse aldığın otelden ibaret değil.
Burası kocaman bir holding.
Sana ayırdığım zamanı da çoktan aştın bile.
Anlıyorum. İyi günler o zaman.
Gerçi belli olmaz Halit Bey, belki diğer işlerinizde de ortak oluruz ha.
(Müzik - Gerilim)
(Telefon zili sesi)
Ne yapıyorsun kız, hı?
(Emir) Nerelerdesin ya, hiç gelmiyorsun, görüşemiyoruz.
Vallahi kaçıracağım bak seni sonunda.
Hı hı. Kaçırırsın, kaçırırsın.
Baksana.
Akşam ayarla da güzel bir yere yemeğe gidelim ha. Hı?
Ha, annen mi çağırdı?
İyi, tamam. Sen git annenin yanına, konuşuruz.
Hadi.
Ya delirme ya, sen kapat.
Kapat, hadi.
Ay, iğrenç.
Ay!
(Çarpma sesi)
Oo!
Tuvaletten aramış iki gözümün çiçeği.
Ah, bak arkadaşım... (Boğaz temizleme sesi)
...seni ben uyardım, Caner uyardı.
İlla Alihan da mı uyarsın istiyorsun?
Abiciğim, siz anlamıyorsunuz ya.
Alihan benim kankam, artı kardom.
Kardeşim yani, o bana sizin sandığınız gibi tepki vermez.
Hı hı. İnşallah vermez, inşallah vermez.
Çünkü verirse senin sonun çok hazin olur Emirciğim.
Çok hazin olur.
Harbi mi diyorsun ya?
Vallahi bilmiyorum, ben söyleyeceğimi söyledim.
Of! Vallahi gerdin beni ya.
Hişt!
Bakarsın dördümüz çıkarız ha, ne dersin?
Sinemaya gitmeler mi dersin, birbirine böyle mısır gevreği yedirmeler...
...el ele tutuşmalar, Kanlıca'da yoğurt yemeler. Ha?
(Çan sesi)
Kimin için çalıyor çanlar, ha?
Love.
Zavallı Lila'nın haberi var mı acaba bu iğrenç programlardan?
(Telefon zili sesi)
Efendim.
Tabii Alihan Bey, geliyorum.
Ay, iyi ki bir barıştınız ha, aman.
Emirciğim, sen birazcık Caner'le mi takılsan acaba? Çok yakışıyorsunuz çünkü.
Vallahi takılırım, bu şirkette beni bir tek anlayan Cano.
-Üf! Çekil şuradan. -Geç.
-Çekil, kalk. -Geç.
Masamın yanında dikilmişsin.
Üf!
Of!
Kızar mı ulan acaba, ha?
(Kapı vurma sesi)
Gel.
Sen beni hiç özlemiyor musun?
Aa, nereden çıktı şimdi o?
Ee, ne zaman baksam ya Emir'e laf yetiştiriyorsun, ya da Caner'e.
Ee, ne yapayım, susmuyorlar onlar da.
Bence orada karşılıklı bir susmama var Zeynep Yılmaz.
Sen yine bana oynuyorsun galiba.
Tabii ki.
İyi, madem öyle...
...ben de akşam seni bir yere davet edecektim ama etmiyorum artık.
Gel, gel, tamam. Hemen çevireceğim durumu.
Gördüğüm en sessiz, en sakin insansın ve...
...ağzın var, dilin yok.
Alihan.
Nereye götüreceksin? Söyle.
Benim çok sevdiğim bir yer var, böyle salaş, romantik bir yer.
Seversin diye düşünüyorum.
Olur, gidelim.
Zaten çiftlerin sürekli gittiği, müdavimi olduğu yerler var.
Bizim neden olmasın?
Tamam, olsun. Burası olsun.
Olsun.
İyi. İşime dönüyorum ben o zaman.
Bye bye.
Zerrinciğim, iyi misin?
Başım iyi de şimdi midem kötü.
Ee, hazmetmesi zor tabii.
Yıldız'ın hamileliği hepimizi etkileyecek.
Bir varis daha geliyor.
Ay! Benim artık kalkmam gerekiyor.
Akşam dersine yetişeceğim.
-Haber ver kızım. -Tamam.
Bye bye Liloş.
Kurtulamadık gitti şu kızlardan, kurtulamadık.
Hayır, geçen gün de Alihan, Zeynep'i koluna takıp gelmiş karşıma.
Hah, olacağı buydu.
Sana da geçmiş olsun hayatım.
Artık sittinsene Alihan'ı o kızdan kurtaramazsın.
Kovmaktan beter ettim ama.
Geçen sefer de söyledim sana ama pek işe yaramamış anlaşılan.
Sessiz ve derinden gidecektin Zerrin.
Yani Zerrin, bilmiyorsun sanki Alihan'ı.
Ay, dayanamadım şekerim, ne yapayım?
Zerrin bak, senin Alihan'la aranı iyi tutman lazım.
Şimdi Yıldız da hamile, ne olacağı belli olmaz.
Alihan'ın desteği bizim için önemli.
Ay fevri davrandım işte.
Şimdi sen Alihan'la bir konuş, onun gönlünü al.
Zeynep'i yemeğe falan davet et.
Bir şey yap, ne bileyim.
Yani Alihan senin Zeynep'e alıştığını falan sansın.
Tamam mı? Böyle içten içten yık onları.
-Yapabilir miyim ki? -Yaparsın, yaparsın.
Ay yaparsın Zerrin. Yaparsın da Yıldız ne olacak ya?
Yani tamam, bence de evlenmesin Zeynep'le Alihan...
...ama konumuz o değil şu an. Ya ben bu kızla aynı evde yaşıyorum.
Şimdi bir de hamile iyice tepemize çıkacak.
Dua edelim de düşürsün o çocuğu.
Yoksa...
...gitmesi zor.
(Müzik)
(Martı sesleri)
Ne oldu Nezaket Hanım?
Zerrin Hanım geldi.
Sizi bekliyor.
(Müzik)
Alihancığım.
Abla, yine aynı şeyleri konuşacaksak eğer yok yere birbirimizi kırmayalım.
-Çıkacağım. -Yok Alihancığım. Ben...
Ben çok düşündüm. Ben Zeynep yüzünden seni kaybetmek istemiyorum.
Evet, bu ilişkiyi onaylamıyorum...
...ama ben Zeynep'e bir şans vermek istiyorum.
Anlamadığın şey de bu, kimsenin senin vereceğin şansa ihtiyacı yok abla.
Alihan, bak ben seni anlıyorum. Lütfen sen de beni anlamaya çalış.
Yani benim için de hiç kolay değil.
Hele de Zeynep, o Yıldız'ın kardeşiyken.
Zeynep'le Yıldız aynı insanlar değiller.
Anladın mı?
Onların kardeş olmaları huylarının aynı olduğunu göstermiyor.
Bize bak, aynı mıyız?
Hayır, ben Zeynep de Yıldız gibi hamile kalıp...
...seni kapatma peşindedir diye korkuyorum.
Nasıl? Yıldız hamile mi?
Öyleymiş.
Zeynep'in beni kapatmak gibi bir fikri olamaz...
...çünkü ona evlenme teklif ettim.
O da bana erken olduğunu söyledi. Anladın mı?
Bak, nasıl akıllı kız.
-Abla, ben çıkıyorum. -Alihan, lütfen.
Bak, yarın bizim buradaki kafede bir iki arkadaşıma çay daveti vereceğim.
Zeynep'e söyle o da gelsin.
Ha, senin sosyetik arkadaşlarının çay davetinde Zeynep.
Hiç düşünemiyorum abla.
Ne yapayım, ona özel davet mi vereyim? Elimden geleni yapıyorum işte.
Ben sorarım ama söz vermiyorum.
(Köpek havlama sesi)
(Müzik)
Abla, ne oluyor ya?
-Yıldız hamileymiş. -Ne?
-Kimden? -Ben de aynı soruyu sordum.
Ve cevap değişmedi, öyle mi?
Maalesef değişmedi.
Of!
Ya her şey tam yoluna giriyor derken başımıza gelenlere bak ya.
Ya, sorma.
Bunu hesap etmemiştik.
Şimdi bu süreçte kırk kere Halit'i kendine döndürmeyi başarır Yıldız.
Ee, ben olsam ben de dönerim abla.
Ben olsam ben de dönerim yani adam çoğalıyor.
Onun çoğalması batsın.
Bir şey yapmamız lazım.
Ne yapacağız ablacığım ya, ne yapacağız?
O çocuktan kurtulacağız.
Ne? Ne diyorsun abla sen, ne diyorsun ya?
Hamileliğin ilk aylarında düşük tehlikesi hep olur zaten.
Bizden olduğunu kim bilecek?
Ya ablacığım.
Bu saatten sonra katil mi olacağız ya? Saçmalama.
Okey Caner.
O zaman bırakalım Yıldız doğursun...
...eli daha da güçlensin. Sonra bir de mirasa ortak olsun.
Halit bizi kapının önüne koysun, parasız kalalım...
...sürünelim, işsiz de kalalım. Sokak da kala--
Tamam abla, tamam, tamam. Tamam.
Tamam da olacağı bu.
Of!
Tamam.
Tamam, yapalım.
Stresten evimin tadını çıkaramıyorum.
Tamam, bak...
...ben sana şimdi güzel bir bitki çayı yapayım ha...
...sinirlerin yatışsın, sakin sakin konuşalım, olur mu?
Sana bir maç sözüm vardı. Hafta sonu gidelim mi? Hem de derbi maçı.
Bilmem baba ya, bakarız.
Ee, hani gitmeyi çok istiyordun oğlum?
O, o zamandı yani.
(Halit) Ha.
Erimciğim, ne oldu canım, suratın asık?
-Sence abla? -Ha, o mesele tabii.
Yani o konuda haklısın. Biz de haklıyız.
Zehra...
...kendini Erim'le aynı yaşta mı zannediyorsun?
Hadi Erim ergen, sana ne oluyor?
Yok babacığım, ben de öyle Erim'e destek olmak istediğim için söyledim.
Tamam, ben iyiyim ya. Sorun değil.
İyi.
Sağ ol oğlum.
(Yıldız) İyi akşamlar.
Aysel, al bunları, sabahları kahvaltı masasının yanına koyarsın...
...vitaminlerim var içinde unutmayayım içmeyi.
(Aysel) Peki efendim.
-Sofra hazır mı? -(Aysel) Birazdan hazır efendim.
(Yıldız) İyi.
-İyi misin? -İyiyim canım.
Erim, sen iyi misin?
İyiyim, aynıyım.
Lila yok mu?
Arkadaşına gitti yemeğe.
Baba, ben yarın okuldan sonra anneme gideceğim.
-Ne oldu? -Yeni evini görmüş olurum.
Ha, olur oğlum.
Erimciğim, annen yeni eve mi taşındı?
Evet, bugün.
Hayırlı olsun annenin yeni evi, güle güle otursun inşallah.
Sağ ol.
Ay!
Of! Ay!
Ne oldu, iyi misin?
Ay, şurama bir ağrı girdi.
Gel şöyle uzan istiyorsan.
(Yıldız) Ay yok, yok. Oraya uzanamam, odama gideyim ben.
Ay, sinirsel herhâlde bu.
Doktor dedi ya stresten uzak dur diye, mümkün değil ki.
Ay, ben odama gidiyorum.
Yemeği odana göndereyim mi?
Zahmet olmazsa.
Allah Allah! Sanırsın karnı burnunda, daha bir hafta olmadı ya.
Zehra.
Bu süreçte Yıldız'ın üstüne gidilmeyecek. Duyuldu mu?
Ben bir şey söylemedim ki baba.
Sen bir şey dedin demedim zaten oğlum.
E ben de şaka yaptım babacığım.
Bundan sonra yapmayacaksınız. Daha dikkatli olacaksınız.
Ağzınızdan çıkanı da kulağınız duyacak. Anlaşıldı mı?
Ben bir bakıp geleceğim.
Hişt!
Olan yine bize oldu, bak.
(Yıldız) Yeni ev tutmuş.
Delirtecek bunlar beni ya.
Ay, nefret ediyorum hepsinden.
-(Halit) Yıldız! -Aa!
(Kapı kapanma sesi)
Yıldız!
Yıldız.
(Su sesi)
Yıldız içeride misin?
(Öksürme sesi) Gelme!
İyi misin sen?
(Öksürme sesi)
-Git! Beni böyle görmeni istemiyorum. -Ne oldu ya?
Git lütfen!
Hadi, hemen doktora gidelim.
Ay. Ne doktoru ya, abartma.
İnsanlar tarlalarda doğuruyor.
Hamileyim diye her dakika doktora mı gideceğim?
Tamam da iyi görünmüyorsun.
Ay! Of!
Uzanayım şurada.
İyi misin?
Ay.
Nasıl iyi olayım?
(...) yeni ev tutmana mı sevineceğim?
Belli ki benim hamileliğim çok stresli ve zor geçecek.
Stresli olacak bir durum yok.
Ender'le Caner aynı evde yaşıyorlar.
Sığmadıkları için başka eve taşınıyorlar.
Aman iyi, sığmasınlar.
(Yıldız) Ben zaten artık boş verdim.
Sen git, Ender'le ne yapıyorsan yap, gününü gün et.
Biz bebeğimle evde bekleriz.
Kendini biraz iyi hissediyorsan oturabilir misin? Konuşalım.
Konuşmak istemiyorum, kusacağım.
-Konuşalım ama hadi gel. -Ah.
(Öksürme sesi)
Bundan önce yaşanan şeyler için bana kızmaya hakkın yok.
Biz zaten ayrılmaya karar vermiştik.
Sonra sürpriz bir şey oldu, yeniden bir araya geldik.
Ben ayrılmaya karar falan vermemiştim, sen vermiştin.
Neden böyle bir karar aldığım konusunu hiç açmayalım, zararlı çıkarsın.
Of!
Bak, ayrılık süresince yaşanan şeylerin hesabını vermek biraz saçma olacak.
Hamileliğin süresince çocuğu doğurana kadar, her ne olursa olsun...
...bu süreyi huzurlu geçirmen için sana destek olacağım.
Ay bilmiyorum Halit. Senin çocuklarının tavrı da ortada.
Önümüzde dokuz aylık bir süreç var yani.
Bir de senin gönül maceraların eklenirse yani...
...ben nasıl katlanırım, bilmiyorum.
Kuruntu yapıp kendini üzme.
Bak yanındayım.
Hep mi?
Evet. Çocuk ikimizin değil mi?
-Halit. -Hı?
Ben, senden bir şey rica ediyorum.
Lütfen Ender'le görüşme.
En azından bebeğimiz doğana kadar.
Sonra eğer ayrılmak istiyorsan ayrılırız.
Tamam.
Söz ver.
-Söz. -Yemin et.
Ediyorum.
(Müzik)
(Caner) Ya abla. Tamam, ben her şeyi anladım da...
...biz bu Yıldız'ın çocuğunu nasıl düşüreceğiz ya?
Yani Meksika dizilerindeki gibi merdivenden mi yuvarlayacağız kızı?
Ne bileyim ya da töre dizilerindeki gibi ot kaynatıp...
...ot mu içirteceğiz, ne yapacağız buna?
Caner, günümüze ne zaman döneceksin Allah aşkına?
Kurtul şu eski senaryolardan.
Hazır mısın harika yemekler yemeye?
Vallahi oraya gideceğiz diye yemin ederim yemek yemedim. Ölüyorum açlıktan.
Eğer kötü çıkarsa bana yemek yapacaksın, haberin olsun.
Bir de ince sararsın sarmaları belki.
Aa, bak benimle nasıl pazarlık yapıyor bir de.
Yaparım, ne var? İnce de sararım.
Bir şeyi de beğenmiyorsun zaten.
-Ne diyeceğim. -Hı?
Ablam geldi, seni almaya gelmeden önce.
-Bir sorun mu var? -Yoo.
Seni çaya çağırdı.
Çaya mı çağırdı?
Ablamın böyle âdetleri vardır.
Küslükleri gidermek için davetler verir.
(Alihan) Çay davetleri düzenler garip garip.
Yani gitmek istemeyeceğini söyledim.
(Alihan) O yüzden zorunda değilsin.
Yoo, giderim.
Gider misin?
Giderim, evet. Niye gitmeyeyim?
Bak, benim yüzümden böyle bir şey yapmak zorunda değilsin.
Zorunda olmadığımı biliyorum.
Ama yani madem biz birlikteyiz...
...madem her sorunun altından birlikte kalkacağız, ben de bunu yapabilirim.
Hem bilinmez, belki ileride çok iyi anlaşırız, birbirimizi severiz.
İyi.
Ben haber vereyim o zaman. Hı?
Tamam.
Emin misin?
Ya eminim, eminim tabii ki.
Teşekkür ederim.
(Öpme sesi)
(Müzik)
-Bu arada... -Hı?
...Yıldız hamileymiş.
Hı hı, evet.
Telaştan söyleyemedim ben sana.
Ne oldu, sevinmedin mi teyze olacağına?
Yoo, sevindim tabii ki. Sevinmez olur muyum?
(Zeynep) Sevindim.
(Müzik)
(Sandalye çekme sesi)
(Restoran ortam sesleri)
(Nefes sesi)
Evet.
Nasıl, güzel değil mi?
Yani değişik.
Değişik?
Nasıl değişik yani? İyi anlamda mı değişik, kötü bir değişik mi?
Ya ben sevdim.
Çok güzel.
Dedim ki bir ara böyle yokuş aşağı doğru gidiyorsun ağa dedim yani.
-Ödüm koptu. -Emir.
(Gülme sesi)
Şimdi bu bizim ilk akşam yemeğimiz.
Umarım son olmaz.
-Olmaz canım, niye olsun? -Oh güzel.
Çünkü ben öyle, “ben seni arkadaş gibi görüyorumlara” çok kılım da.
Gülüyorsun, iyiye işaret bu yani.
-Ya Emir. -Hı?
Sen, benim niye her hareketimi analiz ediyorsun? Bir rahat olsana.
-Olayım ya. -Evet.
(Emir) Oh, değil mi?
Vallahi bir salıyorum ya.
Evet, kasma bu kadar. Gerek yok.
Ya ben normalde çok rahat bir çocuğum, gerçekten.
Senin yanına gelince böyle bir elim ayağım oynuyor yani.
Diğer kızların yanında beni bir görsen esiyor...
Görme. Allah saklasın, görme.
Ben başka bir şey demek istedim yani de anlatamadım kendimi.
Anladım ben seni, panik yapma.
(Emir) Süper.
(Emir) Canım sağ ol.
(Ayak sesi)
Kardom, kardom.
Ne diyorsun ya, ne kardosu?
-Alihan, Alihan. Saklan, saklan. -Ne?
(Emir) Öf! Bakma, oraya bakma.
-(Lila) Geliyorlar mı? -(Emir) Ha.
-(Lila) Buranın arka kapısı var mı? -(Alihan) Lila.
Dayıcığım, ne yapıyorsun burada?
Asıl sen ne yapıyorsun burada?
Kardo.
(Emir) Biz acıktık, dedik ki yiyelim, buraya gelelim.
Yani de ne bilelim sivri Zeynep'in buraya getireceğini seni.
Sizin birbirinizden haberiniz var da...
...benim mi bu durumdan haberim yok arkadaşlar?
Hayır, yok ne alakası var Alihan?
Sonuçta burada herkes arkadaş, değil mi?
Madem herkes arkadaş, neden benden gizlediniz Zeynep?
Geçen gün ağzınızda gevelediğiniz şey bu muydu?
Hangisi o ya? Ben hatırlayamıyorum hiç.
Emir kapıdan girdin, çok seviyorum, dedin.
-Seviyor muymuş? -Lila!
Bu şekilde öğrenmeni hiç istemezdim ama...
Çık dışarı, çık!
Yarın konuşacağız Emir.
(Müzik - Gerilim)
(Ayak sesleri)
(Nefes sesi)
Şefim!
Şef!
Hiracığım nasıl oldun? Aklım hep sendeydi.
Nasıl olayım ki Zerrin abla?
Bir de bugün işten kovuldum.
Ne, nasıl?
Basbayağı kovdular beni.
Bir yanlış anlaşılma olmuştur Hiracığım.
Yani Alihan, şahsi meseleler yüzünden hiç kimseyi işinden etmez.
Zerrin abla, sizin anlamadığınız şey şu...
...Alihan, sizin bildiğiniz kişi değil artık.
O Zeynep'in yörüngesinde dolanan, gözü kör, kulağı sağır bir adam.
Ya Zeynep ne dese onu yapıyor.
Vah vah vah. Allah'ım aklıma mukayyet ol.
Yani zaten benim işten çıkarılmam da bunun göstergesi değil mi?
Alihan'ın çevresinde istemedi beni.
Ne yaptı etti bir şekilde gönderdi.
Ay nerenin yılanı ki bu?
Sen de nelere katlandın be kızım.
Ya ben Alihan için üzülmüyorum artık, ona bozulmuyorum ama...
...işten çıkarılmam çok ağır oldu. Ben böyle bir şeyi hak etmedim çünkü.
Sen merak etme Hiracığım.
Ben, bu yaptıklarını Zeynep'in burnundan fitil fitil getireceğim.
Siz benim için aranızı bozmayın ama.
Ay benim onunla ne aram olabilir ki? Yani!
Hayır yani sana bu yaptığının cezasını çekecek.
İsterse gitsin beni Alihan'a şikâyet etsin, umurumda değil. Yeter yani!
Ay anlatmasaydım keşke. Ben boş yere sizi de üzdüm böyle.
Olur mu Hiracığım hiç?
Yani bir abla olarak benim bunları bilmem gerekiyordu zaten.
Sen hiç merak etme, ben senin arkandayım.
(Restoran ortam sesleri)
(Araba sesi)
Keşke Emir'i orada bırakmasaydık.
Oldu, bir de özel şoförlük yapacağım adama.
Ya dayı ben anlamıyorum.
Madem Emir bu kadar kötü, sen niye onu işe aldın?
Niye arkadaşlık ediyorsun?
Ee, benim için.
Emir kötü çocuk değil, iyi çocuk. Ben de seviyorum.
Ama kadınlarla alakalı o kadar çok sabıkası var ki ben biliyorum yani.
(Alihan) Kimse kusura bakmasın.
Emir'e heba edecek yeğen yok bende.
Ay kimsenin kimseye heba olduğu falan yok.
Aynen.
Ya gören de evlendim sanacak.
Evlen, evlen gör bakalım ne oluyor?
Alihan gerçekten artık abartıyorsun bunu ama.
Daha sonra konuşacağız seninle de Zeynep Hanım merak etme.
Hmm, yapma ya.
Yaptım bile.
(Alihan) İn arabadan.
Dayıcığım, küs müyüz?
Küsüz.
Aklın başına gelene kadar da küs kalacağız. İn arabadan şimdi.
Tamam. Sinirin geçince ben seni arayacağım.
-Görüşürüz Zeynep. -Görüşürüz.
(Kapı açılma sesi)
(Araba sesleri)
(Kapı kapanma sesi)
Hiç bakma öyle.
Hiç sevimlilik yapma.
Beni de kandırmaya çalışma.
On dakika dayan eve gidelim, alacağım ifadeni.
(Müzik)
(Kapı açılma sesi)
(Köpek havlama sesi)
-Benim güzel oğlum. -Hoş geldiniz Alihan Bey.
-Size ne hazırlayayım, ne içerdiniz? -(Zeynep) Sen beni mi--
(Alihan) Nezaket Hanım, bizi yalnız bırakır mısın biraz?
Zeynep Hanım, oğlunuzu bırakın da bir gelin konuşalım.
(Ayak sesi)
(Alihan) Otur.
Evet.
Ne zamandan beri saklıyorsunuz benden Lila'yla Emir'i?
Bir şey sakladığımız yok.
Ayrıca yani Lila'yla Emir diye bir şey de yok.
Ama sen böyle yapmaya devam edersen, çok yakında olacak haberin olsun.
-Kendinden pay biç. -O ne demek şimdi?
Ben, bize karşılar diye mi seninle beraberim?
Yani şimdi değil ama bir zaman öyleydi.
Hiç öyle bir zamanım olmadı benim Zeynep.
Bizi başkalarıyla kıyaslama. Lütfen.
Alihan, gerçekten şu anda bunu tartışmayacağım seninle.
Peki tartışmayalım. Geri dönelim konuya.
Neden bana söylemedin Zeynep?
Çünkü ortada öyle bir şey olmadığı için.
Emir'i de işten çıkarma diye ve sinirlenme diye.
Ben çok sinirliyim ve Emir gidecek. Tamam?
-Gidecek mi? -Evet.
Onu işe alırken söyledim.
İş yerinden birine asıldığını görürsem eğer işine son veririm dedim.
O ne yaptı? Adam gitti, benim yeğenimi buldu.
Alihan, Emir bizim arkadaşımız.
Evet arkadaşımız ama bir yandan ben onun patronuyum.
İş başka, arkadaşlık başka.
Eğer bana verdiği sözü tutamıyorsa, benim şirketimde kalamaz. Bu kadar.
Üstümü değiştireceğim.
(Müzik)
Of!
Gel.
Ne yapacağız bu senin deli babanı?
Delirdi yine.
Nasıl ikna edeceğim ben onu ya, bilmiyorum ki.
(Müzik - Gerilim)
(Fotoğraf çekme sesi)
(Fotoğraf çekme sesi)
Nispet öyle yapılmaz, böyle yapılır pis kadın.
Bir şey mi söyledin?
Ay yok hayatım ya.
Birazcık midem bulandı da dik durayım dedim.
Aysel'e söyleyeyim, sana bir nane limon yapsın.
Yok, yok.
Nane limon değil, benim ilgiye ihtiyacım var.
Ay.
Sen biraz burada kal.
Bak, ne güzel böyle eski günlerdeki gibi.
Bu çocuk uğurlu geldi bize.
(Mesaj zili sesi)
(Müzik - Gerilim)
(Müzik - Gerilim)
Allah kahretsin! (Çarpma sesi)
(Bağırma sesi)
Öldüreceğim onu! Öldüreceğim ben bunu!
(Çığlık sesi)
Abla, abla ne oluyor ya?
Çığlık çığlığa, feryat figan ne oldu?
Telefona bak sen, telefona bak.
Telefonu ne yaptın? Ne yaptın, telefonu mu attın?
Abla biz böyle her sinirlendiğimizde...
...telefon atacak kadar zengin değiliz. -Öldüreceğim ben bunu!
Çıkar kılıfını, kılıfına ne yapıyorsan yap. Bu ne böyle?
Ya bu nedir ya? Iy! Midem bulandı.
Benim ablama yapılacak şey mi bu ya?
Sırada ne var Yıldız, sırada ne var?
Gidip Jedi Tapınağı'nda çocukları mı keseceksin, ne yapacaksın?
Kes Caner! Sus bir!
Ben bunu öldüreceğim ya. Öldüreceğim ben bunu.
Ne yapacağız?
Bir şey yapmam lazım benim.
(Nefes sesleri)
Caner, hemen Aysel'i ara.
Sen Aysel'i ara, evin orada bir yerde bizi beklesin.
Bizi beklesin, geliyoruz biz.
Ben şeyi arayacağım bu, Sevim var ya bu...
...merdiven altında satılan bütün ilaçların yerini o bilir.
Aysel bende tamam, Aysel bende tamam.
Ben sana yapacağımı bilirim.
(Kafe ortam sesleri)
Erimciğim hadi ama. Amma astın suratını ya.
Tamam abla, bir şey yaptığım yok. İyiyim böyle.
Ne zamandır hep beraber dışarıda kahvaltı yapmıyorduk.
Çok güzel olmadı mı ha?
Senin yaptığına bak Erim.
Ay senin bu pozitifliğini de ben anlamıyorum.
Evde tek kelime edemiyoruz diye kalktık geldik buraya.
Hep beraber burada hüngür hüngür ağlayacağımıza...
...niyeyse sende de bir bayram havası.
Vallahi ablacığım, kusura bakma da ne yapacağız? Olan oldu.
Yani Yıldız'ın çocuğunu düşünüp, hayatı kendime zehir edemem ben.
Ay, senin anlamadığın durum o zaten.
Çocuk, Yıldız'ın çocuğu değil.
Çocuk bizim kardeşimiz.
Hiç dürtme beni, beni dürtme. Erim de biliyor.
(Zehra) Yani o gelecek olan çocuk...
...bizim elimizde avucumuzda ne varsa, hepsine ortak olacak.
Babamı da zor buluruz o saatten sonra.
Bir de erkek olursa...
...sen de kusura bakma Erimciğim, senin de tahtın sallanır.
Ben babamı tanıyorum, öyle bir şey yapmaz.
Hı, yapmaz. Görürüz yapıyor mu, yapmıyor mu?
Oh Yıldız da böyle kraliçeler gibi evin içinde salınır durur.
İşimiz iş yani.
Abla, sen gerçekten fazla abartıyorsun ya.
Tamam, göreceğiz abartıyor muyum, abartmıyor muyum ya!
Bak, o çocuk doğduktan sonra bize neler yapacak o Yıldız.
Zaten nefret ediyor üçümüzden de.
Acaba babamla mı konuşsak?
Hı, konuşalım Erimciğim.
Hatta diyelim ki biz düşündük taşındık, karar verdik...
...o çocuğu istemiyoruz, aldırın onu diyelim.
Ya çok pardon da...
...biz, Yıldız'ın eninde sonunda doğuracağını biliyorduk ama değil mi?
Biliyorduk ama bu kadar erken olacağını bilmiyorduk.
Babama da inanamıyorum. Öyle bir kızdan çocuk mu yapılır ya?
Erimciğim, hadi aşkım bir şeyler ye. Okula aç gitme.
Yemeyeceğim abla, iştah bırakmadınız.
(Köpek havlama sesi)
Günaydın.
(Müzik)
Oo, günaydın.
Kahvaltı hazırladım sana, özür kahvaltısı.
Bunu duyduğuma sevindim.
Bayağı da özenmişsin ha.
Demek ki kendini çok suçlu hissediyor olmalısın.
Alihan, başlama sabah sabah.
(Çiğneme sesi)
Aferin, güzel kahvaltı hazırlamışsın.
Affettim seni.
Allah'ım.
Yani haklı olduğunu bilmesem bir şey derdim de neyse susuyorum.
Bak susmak çok büyük bir erdemdir Zeynep Yılmaz.
Bunu biliyor olmana çok sevindim.
-Bak kızmaya başlıyorum. -Tamam, kızma ya.
Sen de kızmasan?
Hem Emir'e kızmasan hem Lila'ya kızmasan, olur mu?
Hmm...
Anlaşıldı bu kahvaltının nedeni.
Benim kalbime giden yolun, midemden geçtiğini sandın ama yanıldın.
Aklın sıra onları affettireceksin, değil mi?
Hı hı.
Hiç bana öyle sevimli sevimli bakma. Bu işe karışmayacaksın.
Of! Tamam, karışmam.
Surat da asmayacaksın.
Tamam, asmıyorum surat da.
Gel şimdi buraya.
(Öpme sesi)
Ben birazdan eve gidip üstümü değiştireceğim. Sonra da işe gelirim.
Sen ablana söyledin mi geleceğimi akşam?
Mesaj attım, olur dedi.
Ben seni bırakırım.
İşe gitme, rahat rahat yetiş olur mu?
Tamam.
(Köpek sesi)
Kajucuğum. Oh, oh güzelim.
Kaju!
(Kuş cıvıltısı sesleri)
Mersi.
(Müzik - Gerilim)
Ayselciğim, senden bir şey rica edeceğiz.
Küçük bir şey.
Nedir?
(Müzik - Gerilim)
Bu ne?
Yıldız'ın yediği, içtiği bir şeye katacaksın.
Ne?
Ender Hanım, Yıldız Hanım hamile. Bunu biliyorsunuz değil mi?
Aysel Hanım, biz de zaten vitamin niyetine verin demiyoruz.
Hayatta yapamam! Olmaz öyle şey, asla!
Aysel, bir saniye otur dinle. Lütfen oturur musun?
Sen önce beni bir dinle.
Bu çok tehlikeli bir şey.
Allah korusun ya kötü bir şey olursa?
Olmayacak. Doktorla konuştum.
Sadece bebek gidecek.
Aysel, Yıldız'ı sen de sevmiyorsun biliyorum.
O kız, çocuk doğurduğunda hiç kimseyi dinlemez.
Bunu durdurmak zorundayız.
Ender Hanım.
Aysel, bunu hiç kimse için yapmıyorsan Erim için yapmalısın.
(Ender) O kız, oğlumun geleceğini çalacak.
Üstelik çocuk Halit'ten mi onu da bilmiyoruz.
Ki bence kesinlikle değil.
Bizimkisi seninle bir gençlik aşkıydı ve bitti.
Ben şu anda evliyim ve mutluyum.
Bu hayatı bırakmaya da niyetim yok.
O zaman neden öptün beni, neden yakınlaştın benimle?
Ya hepsi bir hataydı.
Halit'le benim aramda problemler vardı.
(Yıldız) İlişkimle ilgili bir düşünme evresindeydim.
(Yıldız) Yani aslında seninle de ilgisi yok.
Yıldız Hanım kolumu acıtıyorsunuz. Bırakın lütfen.
Daha beterini de yaparım.
Eğer bir kişiden bir lafını duyarsam Aysel...
...seni bitiririm, bu evden de gönderirim anladın mı?
(Ender) Bu kızın sağlam pabuç olmadığını Aysel...
...sen de biliyorsun.
O kız yüzünden ben, oğlumdan ayrı kaldım.
Kim bilir kendi çocuğu olduğunda neler yapacak?
Anlıyorsun beni, değil mi?
(Müzik - Gerilim)
Bu çocuktan kurtulalım bir ondan sonra...
...dile benden ne dilersen Aysel.
(Müzik - Gerilim)
Tamam, yapacağım.
(Müzik - Gerilim)
-Çıkıyor musun babacığım? -Evet.
-İyi, ofiste görüşürüz o zaman. -Tamam.
-Akşam görüşürüz. -Görüşürüz canım.
(Ayak sesi)
(Kapı açılma sesi)
(Kapı kapanma sesi)
Bu Aysel nerede acaba?
Halit gidiyor, kapıyı açan yok.
Zehra hayırdır, moralin mi bozuk?
Yıldız, seninle dalaşmayacağıma babama söz verdim. Bana bulaşma.
Aferin, söz dinle.
Sen de şansını fazla zorlama istersen ha?
Biliyorsun, artık yeni bir düzen olacak bu evde.
Hı.
Ne söylemeye çalışıyorsun? Konuş açık açık.
Şöyle anlatayım.
Hani parkta çocuklar salıncak sırası bekler ya.
Hem heyecanlı hem de salıncağı kaptırma korkusuyla.
İşte siz de öyle bekleyeceksiniz kardeşinizi.
Hmm, Hürrem Sultan olacağım diyorsun yani.
Eğer bana iyi davranırsan, seni es geçerim.
Bakacağım artık hareketlerine göre.
(Kapı açılma sesi)
Aysel!
(Ayak sesi)
Neredesin sen Aysel?
Halit gidiyor kapıyı açan yok, uğurlayan yok. Ortada yoksun.
Sabah mutfak için bir şeyler almaya gitmiştim.
Bir şey içer misiniz?
Kahve yap bana.
(Yıldız) Ay dur, dur kahve olmaz.
Şöyle meyve suyu falan sık, vitamin alayım.
(Müzik - Gerilim)
Emir Bey odama gelsin acil.
(Kapı vurma sesi)
Gel!
Az çok ne diyeceğimi tahmin ediyorsundur, değil mi?
Ne desen haklısın bro.
Ya seninle en baştan konuştum.
Kimseyle flört etmek yok dedim, kimseye asılmak yok dedim değil mi?
Ben şimdi kovuldum, değil mi?
Emir, kurallara uymadığın gibi...
...benim yeğenimi, benden habersiz yemeğe çıkartıyorsun.
İyi biri olabilirsin, iyi bir arkadaş olabilirsin.
Ama iyi bir sevgili değilsin.
Lila'nın üzülmesini istemiyorum.
Anlaşılır değil mi?
Ya aslında tanıdıkça sevilen bir cinsten olan--
(Alihan) İşin özeti şu.
Birazdan çıkışını alacaksın ve Lila'dan uzak duracaksın.
Sağ ol be kardo, vallahi.
(Emir) Çok iyi bir insansın sen.
Az önce işine son verildi, anlamadın galiba.
Anladım da...
...en başında kimsenin bana vermediği şansı verdin sen.
(Emir) Ben elime yüzüme bulaştırdım.
Teşekkür etmeyeyim de ne yapayım?
Biz yine görüşürüz, değil mi?
Görüşürüz Emir.
(Müzik)
(Müzik - Hareketli)
Aysel, nerede kaldı benim meyve suyum? Hadi.
Hemen hazır efendim.
(Müzik - Hareketli)
(Karıştırma sesi)
Allah'ım sen beni affet.
(Yıldız) Canım ne yapıyorsun? Ancak arayabildim seni.
(Yıldız) Ha duydum, Ferhanlar çağırmış. Geliriz biz de, niye gelmeyelim?
(Yıldız) Ay ben de çok özledim.
Halit'e de bir sorayım diyorum. Şimdi gitmeyelim der...
...bir şey der, biliyorsun huyunu.
Ne oldu Aysel, niye kal geldi sana? Aramızda yarım kalan bir şey mi var?
-Pardon dalmışım. -Git.
Pardon hayatım. Sorayım Halit'e. Tamam canım.
(Yıldız) Sorayım bakayım ne diyor?
(Müzik - Hareketli)
Allah'ım, Allah'ım ben ne yapıyorum? Nasıl bir günaha giriyorum ben?
(Yıldız) Gördüm gördüm, resmini gördüm. Ay çok güzel botların.
Moda değil mi o, ben de alacağım ondan. Hı hı.
Ay harikaydı.
(Vurma sesi)
(Bardak kırılma sesi)
Ne yapıyorsun Aysel?
Alo, dur kapat hayatım arayacağım seni.
Pardon, ben camı kapatmaya çalıştım ayağım takıldı orada.
Battı her yer üstüme de geldi ya.
Kendin de camdan uçuyordun biraz dikkat etsene.
-Affedersiniz. -İnsan biraz dikkat eder.
(Müzik - Hareketli)
(Telefon zili sesi)
Arıyor.
Alo, evet Ayselciğim.
-Yaptın mı? -Yaptım.
Süper.
(Gülme sesi)
Bir saate Yıldız'ın karnı ağrımaya başlar.
Çok mızmızlanırsa ambulans çağırın götürsünler, okey mi?
Tamam.
Hah ha!
(Öpme sesi)
-Artık bir kahveni alırım Canerciğim. -Hay hay Ender Hanım, derhâl.
Buyurun.
Merhaba.
Kabanınızı alayım isterseniz.
Teşekkürler.
(Restoran ortam sesi)
-Nasılsınız? -İyiyim, sen nasılsın?
Ben de iyiyim teşekkürler.
-Kalabalık olacağız sanıyordum ama. -Birazdan gelirler.
Zerrin Hanım kimse gelmeden ben size bir şey söylemek istiyorum.
Benim Alihan'la aranıza girmek gibi bir niyetim yok.
Hatta bu yüzden çok üzülüyorum.
Ben de çok üzülüyorum Seni de bu yüzden çağırdım zaten.
(Zerrin) Ah.
-Hoş geldiniz. -Hoş bulduk.
-Hoş geldiniz. -Merhaba.
Zeynep, Alihan'ın kız arkadaşı. Mesude.
-Merhaba memnun oldum. -(Mesude) Ben de memnun oldum.
-(Zerrin) Nuran. -Zeynep derken?
Hani benim kızımı işinden eden Zeynep mi?
Zeynepciğim, Nuran Hira'nın annesi.
Öyle mi?
(Zerrin) Buyurun, oturalım.
(Müzik - Gerilim)
Ee Zeynep? Bir de sen anlat da kadının içi rahatlasın.
Hira işten çıkartılmış, bunu sen istemişsin.
Yok asla. Yani ben öyle bir şey istemedim.
Zaten benim öyle bir şeye yetkim yok.
Hım.
Bakın, size ne anlattılar bilmiyorum ama--
Benim kızım Londra'da ekonomi okudu biliyor musunuz?
Buna rağmen hayalleri için diplomasını bir kenara bıraktı.
Şimdi böyle abuk sabuk gönül işleri için ayağının kaydırılması çok yazık.
Ben sizin kızgınlığınızı çok iyi anlıyorum.
Ama Hira'nın işten çıkarılmasının özel bir sebebi yok.
(Zerrin) Neyse, olan olmuş artık.
Hayır, işe girmesinde ben aracılık ettiğim için kendimi suçlu hissediyorum.
Bilseydim araya girmezdim.
Neticede olan benim kızıma oldu.
Yani.
(Zerrin) Ah hoş geldiniz.
Haluk onları lütfen muhasebeye bırak olur mu?
Tamam abi.
-Geç kaldın bugün? -Gelmeden bir yere uğramam gerekti de.
Şaşırdım fark etmene.
Ben de fark edilmediğini düşünmene şaşırdım.
-Zehra odama gel. -Geliyorum babacığım.
Haluk bey merhabalar.
Zehra hemen.
Gideyim ben.
Baban birazdan benimle ilgili seni uyaracak.
Bana da öyle geldi.
Ama babanı dinlemek istemezsen akşam beni ara.
Belki bir yemek falan yeriz ha?
Görüşürüz.
(Müzik - Gerilim)
(Kapı açılma sesi)
-Babacığım. -Gel bakalım.
(Kapı kapanma sesi)
-Zehra o herifle görüşmeni istemiyorum. -Görüşmüyorum baba.
Ben seni ne zaman uyarsam aynı şeyleri söyleyip duruyorsun.
Bak kızım, yarın öbür gün o herifle karşıma dikilirsen...
...külahları değişiriz. Daha öncekilere benzemez bu.
-Yok babacığım öyle bir şey. -İtiraz etme.
Ben senin attığın her adımı çok iyi biliyorum Zehra.
Çıkabilirsin.
(Müzik)
(Kapı açılma sesi)
(Kapı kapanma sesi)
(Telefon zili sesi)
(Kapı kapanma sesi)
(Telefon zili sesi)
Aysel, ya ne oldu? Haber de vermiyorsun.
-Ya bir şey olmadı daha. -Nasıl olmadı ya?
-Üç tane ver dedim, verdin mi? -Evet, üç tane koydum.
-Ee, içti mi? -İçti içti, hepsini içti.
Allah Allah!
Bir saat daha bekleyelim madem. Tamam, hadi haber et.
Ne olmuş?
Bir hareket yok.
Ya nasıl yok ya, nasıl yok? İki saat oldu.
Geç etki ediyor herhâlde Caner, ne bileyim ben? Bekleyeceğiz.
İyi bekleyelim ne yapalım? "Geç olsun güç olmasın."
Abla, bana bak Halit bizden bilmesin bu işi?
Ya niçin bizden bilsin Caner? Aysel de söylemeyeceğine göre.
Neyse iyi, öğrenirse zaten senin çocuğun olduğunu bilmiyordum dersin.
Bence o çocuk kesin Halit'ten değil de.
-Ha, bence de değil. -Hadi gel üşüme.
(Ender) Uf!
Sen de biliyorsun Zerrinciğim, Hira kaç dil biliyor, yapmadığı spor yok. Ama...
Aslında çok daha iyi yerlerde olması lazım.
Sana kesinlikle katılıyorum Nurancığım.
-Sen ne okumuştun Zeynep? -İşletme.
Ha siz sormadan ben söyleyeyim ben sadece İngilizce biliyorum.
Spora da pek vaktim yok.
Evet, spor yapmadığın belli oluyor zaten.
-Modayla da pek ilgilenmiyorsun sanırım. -Yok, ilgilenmiyorum.
Ben daha çok dostluk, arkadaşlık, güzel sohbet...
...böyle şeylerle ilgileniyorum. Maneviyatla yani.
Evet görüyorum.
Zerrin Hanım çok teşekkür ederim beni davet ettiğiniz için ama...
...benim artık kalkmam gerekiyor.
Peki.
Çok memnun oldum sizinle tanıştığıma.
-Görüşürüz. -Görüşürüz.
Umarım Alihan'a çay davetimizin ne kadar keyifli geçtiğinden bahsedersin.
Zerrin Hanım geldiğimde de söyledim zaten...
...benim abla kardeş arasına girmek gibi bir niyetim yok.
O yüzden tabii ki de Alihan'a çok keyifli geçtiğini söyleyeceğim.
Peki.
Teşekkürler, görüşürüz. Hoşça kalın.
Nurancığım bir Hira'yı arasana. Buralardaydı belki gelir.
(Nuran) Hemen arıyorum tatlım.
-Bitti mi büyük buluşma? -Bitti bitti.
-Nasıl geçti, bir sıkıntı yok değil mi? -Yok, iyi güzel geçti, bir sorun yok.
Güzel.
Ama sesin bir tuhaf geliyor.
-Alihan, seni çok seviyorum tamam mı? -Zeynep?
Ben de seni çok seviyorum.
-Kötü bir şey yok değil mi? -Yok merak etme, iyiyim.
-İyi, akşama görüşürüz. -Tamam, görüşürüz.
(Telefon zili sesi)
-Ne haber gebiş? -İyi.
Sen ablana gelmiyorsun da nerelerde geziyorsun?
Nişantaşı'ndayım, Alihan'ın nevrotik ablasıyla çay içtim de.
Kendime gelmeye çalışıyorum. Sen ne yapıyorsun, asıl iyi misin?
Ay geçmiş olsun. İyiyim ben.
Bak sana ne diyeceğim ben bir ayakkabı ayırtmıştım onu alamadım.
Hazır Nişantaşı'ndasın, alsana bana onu.
(Yıldız ses) Ben şimdi sana adresi gönderiyorum, fotoğrafı da atarım.
Ya Yıldız işin gücün çaput ya. İyi tamam alırım.
Ay sağ ol Zeynoşum, bekliyorum ha seni.
Gel bana.
Tamam görüşürüz evde, hadi bye bye.
Bye bye.
Aysel, bana bir çay getir ama bu sefer üzerime dökme.
Dalgınlaştı bir kadın, bir şeyler oldu buna.
Uf abla bu ne hal ya?
Yani sanki eltine burma bilezik takmışlar da...
...seni çeyrekle geçiştirmişler gibisin. Bir sakin ol ya, perişan oldum peşinde.
Kaç saat oldu Caner?
Bu saatte Yıldız'ın hastanede olması gerekiyordu.
(Telefon çalıyor sinyali tonu)
-Alo Aysel, haber çıkmadı senden? -(Aysel ses) Efendim bir şey olmuyor.
(Aysel ses) Yıldız Hanım gayet iyi. Bir daha da içiremem ben bir şey.
(Aysel ses) Öldüm burada korkudan. Kapatıyorum.
Aa... Aysel, alo?
Allah kahretsin ya!
Uf ne Yıldız’mış arkadaş ya. Rasputin çıktı mübarek ya.
Dokuz canlı mıdır nedir?
Olamaz böyle bir şey, mümkün değil.
Hayır ben de şunu anlamadım yani bir tane yerine üç tane içirdik.
Ya Allah'ın gerçekten sevgili kulu ya da hamile değil ya.
Caner ne dedin sen?
Abla vallahi bir şey demedim, ne olur bana da hap yutturmaya falan kalkma.
Caner buldum.
Biz nasıl bu kadar aptal olabiliriz ya?
Yıldız hamile değil.
Oh, yani kimseyi öldürmüyoruz öyle mi?
Halit, Yusuf'a götürdüm demişti.
Kesin oradan birini ayarladı, kesin. Yüzde yüz eminim yani.
Ee, ne yapacağız peki şimdi?
Yusuf'un ofisine gidip, Yıldız'ın raporunu bulacağız.
Ah, hah! Bravo, vallahi bravo.
Bir de banka soyalım ablacığım. Ya abla...
...karakollara boy boy fotoğraflarımızı asacaklar abla ya.
Hoş ben sana açıp Türk Ceza Kanununu göstersem...
...ben burada bir suç unsuru göremedim diyeceksin, ne diyeyim ki ben sana?
Erim gelsin gitsin, halledelim şu işi.
(Müzik - Hareketli)
Gönderdin beni buraya şimdi çıkamayacağım iki saat.
Kocaman yer.
Hira Hanım, bir de şöyle bir renk paltomuz var, denemek ister misiniz?
Olur denerim.
-Ben sizden başka bir şey rica edeceğim. -Buyurun Hira Hanım.
-Şuradaki hanımı görüyor musunuz? -Evet.
-Onu dışarı çıkarır mısınız lütfen? -Peki.
(Zeynep) Bu hem zevksiz hem de pahalı.
Ha merhaba benim ablam bir ayakkabı ayırtmış da onu alacaktım ben.
Hanımefendi kusura bakmayın size servis yapamıyorum.
Birazdan da mağaza kapanacak. Sizi dışarı alsam çok iyi olur.
Nasıl yani anlamadım, bu saatte mağaza mı kapanır ya?
Efendim üzgünüm ama bugünlük böyle oldu. Sizi bu taraftan alsam?
(Müzik - Gerilim)
Tamam, anladım ben.
Bunlar daha iyi günlerin Zeynepciğim.
Bunları kabine koyalım, deneyeceğim hepsini.
Evet, sandviçlerin hazır. İstersen gel havuz başında ye ha?
Ben yemeyeceğim anne teşekkür ederim.
Aa amma surat astın Erimciğim. Daha evi bile görmedin, aşk olsun.
-Çok beğendim anneciğim güle güle otur. -Bak şimdi.
Odanı görmedin, üst katı dolaşmadın, bahçeye, havuza bakmadın daha.
Pek keyifim yok anne, sonra bakarım.
Ne bakayım benim yakışıklımım canını sıkan, kafasını kurcalayan ha?
-Yıldız'ın hamileliği mi yoksa? -Yani...
Kuşum, Erimciğim bak...
...Yıldız on tane de doğursa bir tane sen etmez.
Sen hep bizim en kıymetlimiz ve babanın ilk oğlusun, bunu unutma.
(Ender) Senden sonra gelenlerin hiçbir önemi yok.
-Biliyorum anne ama-- -Biliyorsun da bu surat ne Erimciğim ha?
Yoksa bebek geldikten sonra baban seni sevmeyecek diye mi düşünüyorsun ha?
Hayır şimdi bebek geleceği için...
...sizin tekrar birlikte olma ihtimaliniz olmayacak.
Bak Erim sana bir şey söyleyeyim mi? Babanla aramdaki bağı...
...hiç kimse koparamaz. O kiminle evli olursa olsun.
Bu aramız iyi olsa da böyle, kötü olsa da böyle, tamam mı?
Ayrıca hayat bu hiçbir şey belli olmaz.
O yüzden sen hiç bunlara kafanı takma. Olur mu benim yakışıklım?
Dayın duştan çıksın da seni biraz güldürsün.
O da gelemedi bir türlü. Caner!
-Konsolda maç yaparız onunla. -Ya ne güzel, yaparsınız hakikaten.
-Hım, Sıtkı seni bekliyor mu dışarıda? -Bekliyor, neden?
Şey beklemiyorsa dayınla biz seni bırakırız diyecektim.
(Ender) Bir işimiz vardı da dışarıda halletmemiz gereken.
Ama Sıtkı bekliyorsa o götürür.
Hadi çocuğum bak sana mis gibi sandviç yaptım yemiyorsun.
Portakal suyunu da iç. Hadi aç bırakma kendini.
(Müzik)
-Geçti geçti, yok bir şey yok. -Caner dur dayanamıyorum.
-Hemşire hanım. -Geçmiş olsun, neyiniz var?
Ablamın karnına bir anda bir ağrı girdi de.
İlaç aldı geçmedi.
Sizi şöyle müşahede odasına alayım ben.
Tamam ablacığım, tamama tamam, geçti. Geçti, bir şey kalmadı.
-Sık dişini geldik tamam tamam. -Ah, ay ay.
-Ay, ay, ay. -Abartma sen de artık tamam, abartma.
Yalnız ben kendi doktorumu istiyorum.
Bu hastanenin doktoru, dahiliyeden Yusuf Bey.
-Tamam bakıyorum hemen, burada mı? -(Ender) Hemen gelsin.
Ay ay!
Ne demek seni kovdurtmak ya? Ay sen şu Hira'ya bak.
Sen kimin kardeşisin ben ona gösteririm.
Ablacığım bir de paramla satın alırım ben onu de, tam olsun.
(Zeynep) Ya bu ne avam bir konuşma yakışıyor mu hiç?
-Ay taktım ben o kıza Zeynep. -O da bana taktı işte tam bu şekilde.
Yok, takamaz o sana. Göstereceğim ben ona gününü.
Ablacığım ne olursun bak, kimseye söyleme bunu tamam mı, aramızda kalsın.
Herkes duysun Zeynep, niye öyle diyorsun?
Ya duymasın, Alihan'la daha yeni barıştık biz.
İlk defa mutluyuz bozmasını istemiyorum kimsenin.
İyi tama susacağım ama şiştim susmaktan.
(Kapı zili sesi)
Hah geldi, aman.
-(Aysel) Hoş geldiniz Alihan Bey. -Merhaba iyi akşamlar.
-Alihancığım hoş geldin. -Hoş bulduk, iyi akşamlar Yıldız.
İyi akşamlar.
-Biz Halit gelmeden gidelim. -Sanki Halit yiyecek sizi, kalsaydınız.
(Alihan) Ya hiç kalmayalım yemeğe gideceğiz beraber.
Şey ben bir tuvalete gidip geleyim olur mu?
Yıldız şunu tutsana.
Aysel, sen de git montunu getir Zeynep'in.
(Aysel) Hemen efendim.
Alihan, sana ben bir şey söyleyeceğim gelsen.
-Ne oldu Yıldız? -Ya bugün kötü bir şey olmuş.
Ne olmuş?
Bak Zeynep seninle mutluluğu bozulmasın diye bazı şeyleri sineye çekiyor.
Ama ben kardeşimin ezilmesini istemiyorum.
Ablanla ve o ablanın arkadaşının kızıyla bir konuşabilir misin?
Yoksa ben devreye gireceğim.
-Bana bir anlatır mısın ne olmuş? -Anlatıyorum bak...
Dayım Emir'i işten çıkarmış ve Emir çok üzgün.
Biliyorum, biliyorum.
Ama çok sinirlendi, daha önce uyarmıştı Emir'i.
Evet biliyorum ama ya bir şeyler yapsan Zeynep, lütfen.
Emir Bursa'ya geri dönmesin.
Lila, sen böyle görüşmeye devam edersen gidişi daha hızlı olacak ama.
Ya tamam da Emir senin en iyi arkadaşın değil mi?
-Yani onun için hiç mi üzülmüyorsun? -Ya tabii ki üzülüyorum.
Üzülüyorum da dayın çok sinirli, onun sinirinin geçmesini beklememiz lazım.
Dur bir geçsin, ben konuşacağım onunla merak etme sen.
-Ama sen karışmayacaksın. -Tamam, tamam. Çok teşekkür ederim.
-Konuşuruz gidiyorum ben. -Tamam, sağ ol.
Sen halledersin.
Aysel.
(Zeynep) Sağ ol ablacığım.
-Gidelim mi? -(Zeynep) Hadi gidelim.
Çok yakışıyorsunuz.
-Bu arada hayırlı olsun? -Ne hayırlı olsun?
-Ablacığım hamilesin ya? -Ha.
(Yıldız) Ay çok sağ olun.
Aslında unutmadım hamile olduğumu da unutkanlık yapıyor ilk aylarda ondan.
Neyse, Ayselciğim koş getir montu.
(Zeynep) Ben giyerim teşekkür ederim.
Hadi canım, oh. (Öpme sesi)
-İyi eğlenceler. -İyi akşamlar.
-(Zeynep) İyi akşamlar. -(Aysel) İyi akşamlar.
Ne güzel ya yemeklere gidiyorlar.
Ben de ancak evde oturayım.
-İyi misin? -İyiyim.
Sen yanımdaysan ben hep iyiyim.
İki kendinden çok ikimizi düşünen bir kadını sevmişim.
-O ne demek şimdi, nereden çıktı? -Hiç, içimden geldi.
Ne diyeceğim, beni arabada bekler misin biraz?
Bir telefon görüşmesi yapıp geleceğim. Tamam mı?
-Tamam. -Tamam.
Beklerim.
(Telefon çalıyor sinyal tonu)
Alo merhaba Kağan, Alihan Taşdemir.
Ender Hanım basit bir mide spazmı gibi duruyor.
Yok, yok var. Yani çok fenayım. Bana öyle gelmiyor.
(Ender) Yani ilaç milaç bir şey, ne yapıyorsan yap.
İsterseniz ağrı kesici bir serum takabilirim ama...
...yani ben pek gerek görmüyorum.
Ver ver serum ver, ağrı kesici ver. Ne yapıyorsan yap ama burada yapma.
(Ender) Midemi bulandırıyor bu hastanenin kokusu.
Odanda, senin odanda yap bana ne yapıyorsan hadi.
Hassas biraz, bünyesi hassas da.
İyi tamam, peki. Buradan geçelim.
Nur, tekerlekli sandalye getirir misin?
Ay, ay, ay!
Şurada ineyim ben.
-Tamam hadi, sinirim bozuldu. -Tamam gel, gel.
-Kapı kapanmadan, bas şuna. -Tamam, tamam hadi.
Neydi o acilin kokusu? Ay midem bulandı vallahi.
Burada nefes aldım.
Acillerin kalabalığı da yorucu oluyor tabii.
Değil mi?
Ay bu benim sırtıma vurdu galiba. Bir daha dinler misin beni?
Tamam, hemen bakalım.
-O zaman ben dışarıda bekleyim. -Bekle, bekle, dışarıda bekle, hadi.
(Müzik - Hareketli)
Nerede bu kızın dosyası? Ya nerede, bu kızın dosyası?
Hah burada.
(Müzik - Hareketli)
(Kapı vurma sesi)
Yusuf, ben daha iyi hissetmeye başladım ya.
(Ender) Acaba psikolojik falan mıydı, neydi?
Bence sen şimdi hiç serum falan verme, iğne de yapma.
-O zaman ben bir ilaç yazayım size ha? -Olur, olur, yaz sen, yaz.
Biz alırız ilaçları, bir şey olursa zaten...
-Hah, al Caner. -İlaç burada.
Bir sorun olursa mutlaka beni arayın tamam mı?
Tabi tabii ararız aramaz olur muyuz? İlk seni ararız yine.
-Geçmiş olsun. -Hadi Yusufcuğum, görüşürüz.
Çok sağ ol, çok teşekkür ederiz.
(Yusuf) Durumunuz kötüleşirse mutlaka arayın ha.
Tabii tabii ararız, zaten yine seni aradık yani Yusufcuğum.
-Çok teşekkür ederiz, görüşürüz. -(Yusuf) Görüşürüz.
Hadi görüşürüz.
-Aldın mı bana bak? -Aldım, aldım yürü çabuk yürü.
-Gir koluma. -Gel, gel.
(Zeynep) Alihan, buraya niye geldik bu saatte ya?
Bir şeyler almayı unuttum o yüzden.
Yani şu saatte buraya gelecek kadar neye ihtiyacın var, ben anlamadım.
Birazdan anlayacaksın merak etme.
Hoş geldiniz. Alihan Bey, tekrar kusura bakmayın.
Nasıl özür dileyeceğimi, inanın bilmiyorum.
Durumun seninle bir alakası yok.
-O arkadaş burada mı? -Tabii burada.
Burak Bey!
Alihan ne oluyor ya?
Bugün sana servis yapmayan ve buradan çıkartan bu muydu?
-Alihan yapma lütfen. -Güzel.
Beklemene gerek yok, biz şöyle geçeceğiz bu arkadaş da bize servis yapacak.
(Burak) Tabii ki.
(Müzik)
Alihan, tamam anladım benim için yapıyorsun bunu ama...
...çok fazla değil mi bu kadarı? -Az bile.
Onun işine son verdirtebilirdim, bu kadarı ile geçiştiriyorum.
(Kapı açılma sesi)
"La la la ray ray ray"
(Gülme sesleri)
(Kapı kapanma sesi)
Yıldız bu yalanı nasıl söyledi ya, ha?
Ya asıl bizim aklımıza nasıl gelmedi Caner ya?
Ben ona inanamıyorum.
Ama ben sana bir şey söyleyeyim mi?
Hayatı dümen olanın, rotasına güven olur mu? Olmaz.
Ah daha ilk hamileyim dediğinde...
...bundan şüphelendiğimi söyleyecektim. Ah keşke ya, keşke.
Yok, yok. Yok, ablacığım böylesi daha iyi oldu.
Bak elinde belgelerle gideceksin...
...çat, çat, çat koyacaksın önüne, söyleyeceksin böyle böyle diye ya.
(Gülme ses) (Ender) Ay.
Yalnız ben sana bir şey söyleyeyim mi?
Bundan sonra Yıldız'ın kurtarma şansı cık!
Sıfır.
(Gülme sesi)
Ay inanmıyorum ya. Resmen bitti Caner.
-(Caner) Evet. -(Ender) Aa!
Bir devir kapanıyor ablacığım.
Bana bak, ben yalıya taşındığımda sen bu evde kalabilirsin.
Ha! Harbi mi?
Aa, Halit'e bundan sonra istediğimiz her şeyi yaptırabiliriz.
(Gülme sesi)
Çok iyi ya. Ha, Alihan'ın ofisinde de kalacaksam böyle biraz...
...üst düzey görevler alsam.
Üst düzey, üst düzey derken benim canım kardeşim uçmaya başladı yine.
Tamam, ya tamam, haklısın.
Ku -ku... Kule iniş izni istiyorum.
(Gülme sesleri)
Sen onu boş ver de Halit'e ne zaman söyleyeceksin?
Yarın ilk iş ofise gideceğim.
-(Caner) Eyvah! -(Ender) Ya.
Abla sağlık ekibi falanda mı götürsek ya?
İnme falan inmesin herife ha?
(Gülme sesleri)
Ona değil de esas olan Yıldız'a olacak.
(Gülme sesleri)
(Araba sesi)
(Müzik)
Bu ne şimdi?
Bilmem. Anlamadım.
Birileri seni takip falan mı ediyor?
Ay saçmalama Alihan ya.
Yani mahallede bir sürü Zeynep var sonuçta.
Biri eski sevgilisine kızmıştır, yazmıştır işte ne bileyim.
Zeynep, garip geldi biraz bana.
Yani oturduğun binada böyle bir şey yazıyor. Garip değil mi?
Alihan sen çok fazla polisiye izliyorsun galiba.
Evet, izliyorum da bence sen de izlemelisin.
Hayatı tozpembe görmeyi bırakırsın bence.
Ay tamam, neyse. Bunu mu düşüneceğiz şimdi? Boş ver.
Teşekkür ederim her şey için.
Ama bugün yaptığını bir daha yapma olur mu?
Bir daha böyle bir şey olmayacak.
Ama eğer olursa bir daha yaparım.
Ben kime ne anlatıyorum ki zaten?
Ben yarın Ankara'ya gidiyorum.
-(Zeynep) Ankara'ya mı? -(Alihan) Evet.
(Alihan) Akşama döneceğim.
Özleyeceksin beni, dayanman lazım biraz.
Dayanırım Alihan Bey, dayanırım.
Ya ben dayanamazsam?
Gel beraber gidelim.
Ya hayır, bugün de gitmedim zaten.
Bir sürü işim var benim yarın.
Patron tanıdık ya. Torpil isteriz.
Hıh. Tarzım değil canım.
O zaman yarın akşam görüşeceğiz.
Tamam.
Pişman olacaksın benimle gelmediğine.
(Alihan) Gel.
Oh.
-İyi geceler. -İyi geceler.
(Müzik)
(Kapı kapanma sesi)
(Kapı açılma sesi)
(Kapı kapanma sesi)
(Araba sesi)
(Müzik)
(Müzik - Gerilim)
Günaydın.
Spora mı gidiyorsun?
(Yıldız) Evet, hayatım.
Bundan sonra her sabah yürüyüşe çıkacağım.
Çok terlememeye dikkat et. Hastalanırsın sonra.
Tamam, canım.
Sen şu kremi bana sürebilir misin?
Süreyim hayatım. Nereye?
Şöyle sırtıma.
Hamileliğin başından sonuna kadar, bunu kullanmak gerekiyormuş.
Ön tarafa ben sürebiliyorum da...
...arkaya da sen sür lütfen.
Tamam, hayatım. Şöyle biraz sıyır.
(Müzik)
Ay yavaş hayatım.
Üf. Ara dedi gerçi de o...
...dün, dün için mi dedi acaba ya?
Gerçi böylece hemen de aramamış oldum.
Arayayım ne olacak? Ne olabilir ya?
Ne olur yani?
(Telefon zili sesi)
-Günaydın. -Alo, Kemal?
Ne haber? Günaydın.
İyi, sağ ol.
Sabah erken kalktım koştum biraz da şimdi eve dönüyorum.
Hı. Öyle mi?
Ben de öyle sen ara dedin diye bir...
...arayayım, sorayım dedim.
İyi yaptın. Gelsene yanıma.
-(Zehra) Efendim? -Ya sizin evin yakınlarındayım zaten.
Hem sen de hava almış olursun.
İyi. Tamam, o zaman görüşürüz.
Görüşürüz. Ben...
Ne yapayım ya?
O yeni aldığım takımı giyeyim bari.
Nezaket Hanım, ben Zeynep'i de alır gelirim.
Geç kalırsam Zeynep kendi gelir tamam?
-Peki, efendim. -(Alihan) Aa...
Hayırdır? Yüzün gülüyor.
Şükür. Akşama size ne hazırlayayım?
Zeynep'le konuşursunuz.
Bu arada besledim Kaju'yu, biz gelene kadar bakarsın tamam?
Oldu.
Aa!
Ah nasıl oldu bu?
Rüzgâr kırdı desem...
Ay mutfak camındaki saksılar burada.
(Nezaket) Aa!
Ben bir Ankara'ya gideyim geleyim halledeceğim.
Nezaket Hanım tanımadığın kimseye kapıyı açma.
Dikkatli ol tamam?
Olur Alihan Bey. Kimseciklere kapıyı açmam.
Buraları da halledersiniz.
(Nezaket) Peki, efendim.
(Kemal) Babana ne söyledin evden çıkarken?
Hiçbir şey.
O zaman senden önce çıktı evden.
Evet.
Neyse. En azından yalan söylememiş oldun.
Yani.
Babama yalan söylemek...
...böyle çakmakla gaz kontrol etmek gibi.
Ben de her seferinde yakalanıyorum zaten.
Buradan yalan söylemeyi beceremediğin sonucunu çıkartıyoruz.
(Zehra) Beceremiyorum.
(Zehra) Beceremiyorum da nasıl oluyorsa...
...bir şekilde hep söylemek durumunda kalıyorum.
Zehra...
...bak biraz daha cesaretli olup kendine güvenirsen eğer...
...başka insanlara kendi gerçeklerini kabul ettiriyorsun.
Nasıl olacak o?
Yanında doğru insan olursa olur.
Benim doğru sandığım insanlar hep yanlış çıktı ama.
Merak etme aynı şeyleri ben de yaşadım.
İnsan sadece bir kere aynı sebepten kırılıyor.
Önümüze bakacağız diyorsun yani.
Aynen öyle.
İnsan uzağa fırlatacağı taşı sıkı sıkı kavrarmış.
Tıpkı Halit'in Yıldız'ı kavradığı gibi.
(Müzik)
Hıh.
Ender Argun geri dönüyor.
Aa!
Siz ikiniz beni alt edemediniz güçlerinizi mi birleştirdiniz?
(Zehra) Hah, başladı hemen.
Kemalciğim, işte Yıldız da böyle ergen kafalarında...
...ona buna laf sokarak ömrünü geçiren bir kızımız.
Kemalciğinle olduğundan babanın haberi var mı?
Yıldız, neye bozuluyorsun ki hemen?
Biz Zehra'yla sadece arkadaşız.
Hiç bozulmuyorum.
Tam birbirinizi bulmuşsunuz.
Yıldızcığım, sen istersen şimdi sinirlenip o bebeğine zarar verme ha.
Bebek?
Ne bebeği?
Bebek bekliyoruz.
Çok mutluyuz.
(Kemal) Tebrik ederim.
Umarım sağlıklı olur.
Darısı başına.
(Müzik)
Zaman ne gösterir bilemem.
Ama umarım olur.
Neyse. Size iyi yürüyüşler.
(Zehra) Tahammül edilecek gibi değil yani.
Kemalciğim, biz devam edelim mi?
Tabii, tabii.
(Müzik)
Sen şimdi dün ben neredeydim diye merak etmişsindir.
Yo, etmedim.
Ben de yoktum zaten.
Aa! Öyle mi?
Ee, neredeydin peki?
Hadi, bak şöyle yapalım.
Sen söylersen ben de söylerim hı?
Bak ben sana söylemeyeyim sen de bana söyleme.
Nasıl fikir?
Ay ne meraksız kadınsın sen ya.
İşte bak bu yüzden etrafında olup biten hiçbir şeyden haberin yok.
Ne oluyormuş Caner etrafımızda?
Genel yani öyle.
Ya hiçbir şeyden haberin yok.
Bak Emir gitti, Emir!
Aa! Emir?
Hakikaten Emir nerede ya?
Emir nerede hakikaten ya?
Senin dünyadan haberin yok asıl.
E ne oldu bu Emir'e şimdi?
Yani bir anda temizlikçiler gelip onu paketleyip götürdüler mi?
Olan oldu işte. Alihan gönderdi onu.
Tüh be!
Tam da muhteşem bir ikili olmuştuk ya.
Ama sen de konuş, konuş şu Alihan'la da bir işe yara.
Konuşacağım. Sen karışma. Tamam mı?
Ah, ne oldu? Nereye?
Toplantıya.
Ah, dur gitmeden bir sarılayım öpeyim seni ha.
Ay ne münasebet be!
Ya...
Aa, vallahi olmaz. Vallahi olmaz. Gel bir sarılayım.
Bak dünyanın binbir türlü hali var. Küseriz falan ha?
Ya biz arkadaş değiliz zaten Caner.
Olsun, olsun. Ne olur, ne olur vallahi gel buraya.
Ya bırak!
Üf!
(Nefes sesi)
Ya Yıldız ablan olmasa iyi kızsın aslında ama işte.
Ne yapacaksın.
(Kapı açılma sesi)
Halitçiğim selam.
(Kapı kapanma sesi) Selam Ender.
(Ender) Nasılsın?
İyiyim. Sen nasılsın?
(Gülme sesi) Yıldız nasıl?
Mide bulantıları hâlâ devam ediyor mu?
Ender bu soruların daha ne kadar devam edecek?
(Halit) Ne sormak istiyorsan onu sor.
Aslında bir anda anlatmak çok isterdim ama...
...keyfini sürmek istiyorum, ne yapayım.
Şifreli konuşmaya devam edeceksin yani.
Ne istiyorsun?
Senin iyiliğini istiyorum Halitçiğim.
Ne bu?
Hayatının en büyük hediyesi. Üstelik paha biçilmez.
(Müzik)
Ne demek bu anlamadım?
Seni hamileyim diye uyutan karının kan tahlili raporları.
(Müzik - Gerilim)
Sen elinden kaçırmamak için baş vurduğu yollara bak.
Yazık.
Sen mi hazırladın bunu?
İnanmamakta haklısın.
Ama seni uyuturken...
...Erim'e de sağlam bir travma yaşattı.
İnanmıyorsan, bugün bir test yaptır kendin gör.
(Müzik - Gerilim)
Çık dışarı!
(Gülme sesi)
Tabii.
(Müzik)
Akşam evde olacağım.
Orada görüşürüz.
(Kapı açılma sesi)
(Kapı kapanma sesi)
(Müzik)
(Kapı zili sesi)
(Kapı açılma sesi)
(Yıldız) Zehra.
Zehra.
Bir kez daha yanlış kişiyi seversen baban seni affetmez.
Hı. Sen beni bu kadar düşünme ya.
(Zehra) Gerçekten.
(Zehra) Bir de bir şeyi merak ediyorum.
Bu duruma niye bu kadar içerledin acaba hı?
Beni kıskanmış olabilir misin?
Senin kıskanılacak bir durumun yok ki.
Acınacak bir durumun var.
Kemal seni parmağında oynatır.
Ya Yıldız, şimdi siz eskiden sevgiliydiniz ya...
...o yüzden Kemal'in hâlâ seni sevdiğini mi düşünüyorsun sen hı?
Bir de bu herkes bana âşık kafasından çıksan mı acaba?
(Zehra) Çünkü hiç kimsenin sana âşık olduğu yok.
Ha babam da seni burada yanında tutuyorsa...
...o da şu karnındaki bebek için. Bütün olay bu yani.
İşte sen bu zihniyette bir insan olduğun için herhâlde...
...hep seni kullanan erkeklere denk geliyorsun.
Karma herhâlde bu.
Hıh. Sen çok anlarsın ya karmadan.
(Uçak sesi)
Nilüfer Hanım, bakabilir misiniz?
Aa, Nilüfer Hanım!
(Müzik)
(Müzik)
Hira! Ne yapıyorsun burada?
Siz benim hayatımı mahvettiniz! Benden kolay kolay kurtulamazsınız öyle!
Delirdin mi sen?
Ankara'ya gitmiyorsun Alihan.
Hira! Ne yaptın?
(Sprey sesi) (Alihan) Ah!
(Düşme sesi)
(Alihan) Ah!
(Alihan) Ah!
(Alihan) Ah!
(Vurma sesi) (Alihan) Ah!
(Müzik - Gerilim)
Özür dilerim.
(Hira) Gittiğimiz yerde çok mutlu olacaksın.
(Müzik - Gerilim)
(Telsiz ses) Alfa, Lima, Hotel. Uçtuğunuz rotayı konfirme edin.
(Telsiz ses) Radarda sizi rotanın dışında takip etmekteyiz.
(Telsiz ses) Alfa, Lima, Hotel. Uçtuğunuz rotayı konfirme edin.
(İkaz sesi)
(Müzik - Gerilim)
Yıldız!
Yıldız!
Ne oldu Halit?
-Ne yapıyorsun? -Otur şöyle. Şahin gel buraya.
-Kolumu acıtıyorsun. -Hişt! Sesini çıkarma.
(Yıldız) Acıtıyorsun kolumu! Ne yapıyorsun? Bırak!
Kan alınacak.
Ya ne kanı ya?
Gerçek şimdi belli olacak.
Ben tanımadığım adama kan falan aldırmıyorum!
-(Halit) Hişt! -Delirdin mi sen? Ne yapıyorsun?
(Halit) Sana sakin ol dedim.
-(Yıldız) Bırak kolumu. -(Halit) Hadi.
Bırak diyorum sana.
Bu bana yaptığını asla unutmayacağım!
Ben de unutmayacağım!
(Halit) Al hemen.
(Halit) Hadi.
(Yıldız) Ah.
(Müzik)
Ne kadar zamanda belli olur?
Hemen teslim edeceğim. Bir saate belli olur efendim.
Tamam, bekliyorum.
Bana bak şimdi, eğer bana oyun oynadıysan...
...seni boşamakla kalmaz süründürürüm!
Anladın mı beni?
Sadece seni değil kardeşini de, o anneni de...
...doğduğuna pişman ederim!
(Müzik - Gerilim)
(Kapı kapanma sesi) (Kapı kilitleme sesi)
Ne yapacağım ben?
Her şey bitti.
Alihan kaçta dönüyor?
Akşam altı gibi burada olacak.
Ha iyi, süper. Akşam bana gelsenize.
E olur, tamam.
Ya ama Kaju'yu da alabilir miyiz yanımıza?
Oley! Alın tabii.
Tamam.
-Batu Kaptan? -Oo, Hakan Bey nasılsınız?
İyiyim. Senin burada ne işin var?
Alihan'la uçuşun olması gerekmiyor muydu senin?
Vardı ama iptal oldu.
Nasıl iptal oldu? Benim niye haberim yok?
Yani Hira Bozok uçuracak diye bir bilgi geldi bana.
-(Hakan) Hira Bozok? -(Zeynep) Hi!
Hira Bozok işten ayrıldı.
Eyvah!
Hakan!
(Müzik - Gerilim)
Türker, Alihan Bey'in uçağı hâlâ havada mı?
Kim kullanıyor? Hira Bozok mu?
(Hakan) Tamam.
Uçak havadaymış ve Hira Bozok kullanıyormuş.
Hakan ne olacak şimdi? Ya bir şey yapar mı?
Dur, tamam. Sakin ol. Gel benimle.
-(Hakan) Gel. -(Zeynep) Hakan.
(Hakan) Gel.
(Müzik)
(Müzik)
Herkes gitti işte Yıldız.
Kemal bile gitti.
Halit'i de delirttim işte.
Zeynep yalan söylediğimi anlarsa, beni asla affetmez.
(Ağlama sesi)
Ne yaptım ben ya?
(Ağlama sesi)
(Kapı açılma sesi)
(Kapı kapanma sesi)
(Müzik - Gerilim)
(Müzik - Gerilim)
Sana böyle davrandığım için özür dilerim.
(Müzik)
Hamile bir kadını üzmemeliydim.
(Müzik)
Senden şüphe ettiğim için çok özür dilerim Yıldız.
Doğacak çocuğumuzun huzur içinde büyümesi için elimden gelen her şeyi yapacağım.
Söz veriyorum sana.
(Müzik)
(Müzik - Gerilim)
(Telefon zili sesi)
(Müzik - Gerilim)
(Üst üste konuşmalar)
(Müzik - Gerilim)
(Üst üste konuşmalar)
(Telefon zili sesi)
(Müzik - Gerilim)
(Üst üste konuşmalar)
-Ben yarın Ankara'ya gidiyorum. -(Zeynep) Ankara'ya mı?
Özleyeceksin beni, dayanman lazım biraz.
Dayanırım Alihan Bey, dayanırım.
Ya ben dayanamazsam?
Gel, beraber gidelim.
Ya hayır, bugün de gitmedim zaten.
Bir sürü işim var benim yarın.
Patron tanıdık ya. Torpil isteriz.
Hıh. Tarzım değil canım.
O zaman yarın akşam görüşeceğiz.
Tamam.
Pişman olacaksın benimle gelmediğine.
Bana bunu yapma.
(Telefon zili sesi)
Seninle gelmediğime beni pişman etme.
Tamam, tamam.
(Müzik - Gerilim)
Suat Bey, haberleri açın.
(Spiker ses) Efendim son dakika haberi için yayınımıza ara veriyoruz.
(Spiker ses) Ünlü iş insanı Alihan Taşdemir’in bindiği...
...Falcon Havacılığa ait olan özel uçak radarda kayboldu.
(Spiker ses) Bu sabah İstanbul’dan Ankara'ya gitmek için havalanan uçak...
...kalktıktan 20 dakika sonra kuleyle iletişime geçmeden...
...radardan kayboldu.
(Spiker ses) Falcon Havacılığa ait olan uçakta Alihan Taşdemir ile birlikte...
...Kaptan Pilot Hira Bozok...
...İkinci Pilot Ayfer Kırgız...
...ve kabin görevlisi Aynur Dikbaş vardı.
(Müzik)
Bu dizinin detaylı alt yazısı FOX TV tarafından...
...Sesli Betimleme Derneğine yaptırılmıştır.
www.sebeder.org
Alt Yazı: Hatice Başpınar - Büşra M. Koçak - Nuray Ünal...
...Özgür Türk Deniz - Tuğay Çiftci
Son Kontrol: Dolunay Ünal
Teknik Yapım: Yeni Gökdelen Tercüme
(Müzik - Jenerik)
(Müzik - Jenerik)
Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.