All language subtitles for Adini-Sen-Koy-Engelsiz-144-Bolum

af Afrikaans
ak Akan
sq Albanian
am Amharic
ar Arabic
hy Armenian
az Azerbaijani
eu Basque
be Belarusian
bem Bemba
bn Bengali
bh Bihari
bs Bosnian
br Breton
bg Bulgarian
km Cambodian
ca Catalan
ceb Cebuano
chr Cherokee
ny Chichewa
zh-CN Chinese (Simplified)
zh-TW Chinese (Traditional)
co Corsican
hr Croatian
cs Czech
da Danish
nl Dutch
en English Download
eo Esperanto
et Estonian
ee Ewe
fo Faroese
tl Filipino
fi Finnish
fr French
fy Frisian
gaa Ga
gl Galician
ka Georgian
de German
el Greek
gn Guarani
gu Gujarati
ht Haitian Creole
ha Hausa
haw Hawaiian
iw Hebrew
hi Hindi
hmn Hmong
hu Hungarian
is Icelandic
ig Igbo
id Indonesian
ia Interlingua
ga Irish
it Italian
ja Japanese
jw Javanese
kn Kannada
kk Kazakh
rw Kinyarwanda
rn Kirundi
kg Kongo
ko Korean
kri Krio (Sierra Leone)
ku Kurdish
ckb Kurdish (Soranî)
ky Kyrgyz
lo Laothian
la Latin
lv Latvian
ln Lingala
lt Lithuanian
loz Lozi
lg Luganda
ach Luo
lb Luxembourgish
mk Macedonian
mg Malagasy
ms Malay
ml Malayalam
mt Maltese
mi Maori
mr Marathi
mfe Mauritian Creole
mo Moldavian
mn Mongolian
my Myanmar (Burmese)
sr-ME Montenegrin
ne Nepali
pcm Nigerian Pidgin
nso Northern Sotho
no Norwegian
nn Norwegian (Nynorsk)
oc Occitan
or Oriya
om Oromo
ps Pashto
fa Persian
pl Polish
pt-BR Portuguese (Brazil)
pt Portuguese (Portugal)
pa Punjabi
qu Quechua
ro Romanian Download
rm Romansh
nyn Runyakitara
ru Russian
sm Samoan
gd Scots Gaelic
sr Serbian
sh Serbo-Croatian
st Sesotho
tn Setswana
crs Seychellois Creole
sn Shona
sd Sindhi
si Sinhalese
sk Slovak
sl Slovenian
so Somali
es Spanish
es-419 Spanish (Latin American)
su Sundanese
sw Swahili
sv Swedish
tg Tajik
ta Tamil
tt Tatar
te Telugu
th Thai
ti Tigrinya
to Tonga
lua Tshiluba
tum Tumbuka
tr Turkish
tk Turkmen
tw Twi
ug Uighur
uk Ukrainian
ur Urdu
uz Uzbek
vi Vietnamese
cy Welsh
wo Wolof
xh Xhosa
yi Yiddish
yo Yoruba
zu Zulu

Original subtitles

Bu dizinin betimlemesi TRT/Karamel Film tarafından...

...Sesli Betimleme Derneğine yaptırılmıştır.

www.sebeder.org

(Müzik - Jenerik)

(Müzik - Jenerik)

Ateşinin sebebi belli oldu!

Demek her şey numaraymış.

(Müzik)

Tamam, ben hallederim.

-Koydun mu? -Evet.

(Müzik)

Şuna bak ya.

Resmen oyun oynamış.

Yani iyi de hasta numarası yapmak niye?

(Ayak sesi)

Geliyor.

(Müzik)

(Kapı açılma sesi)

Su getirdim sana.

(Nefes sesi)

(Müzik)

Sağ ol, hasta hasta yordum seni de.

Ben biraz uzanayım.

(Öksürme sesi)

(Müzik)

(Zehra iç ses) Neden böyle yapıyor ki?

(Müzik)

Çok ateşim var değil mi?

Yani evet, gerçekten o kadar ateşin var ki üstünü açalım.

Hayır. Hayır, açma.

Neden?

Açmamız lazım ama yoksa ateşin düşmez ki. Hadi.

Hayır hayır. Çok üşüyorum.

İşte ateşin var ya, sen o yüzden üşüyorsun, hadi açalım.

Hayır, olmaz, olmaz.

Ama ne demek olmaz? Yoksa iyileşemeyeceksin.

Benim uyumam lazım.

(Zehra) Böyle ateşli ateşli uyuyamazsın.

Bak, ne dedim sana, havale geçirirsin. Ya çok tehlikeli, hadi aç.

Hayır, uyursam geçer.

Uyuyacağım.

-Tamam, o zaman kalk, bir daha duş al. -Hayır. Hayır, istemiyorum.

Uyumak istiyorum, ışığı kapatır mısın?

Kapat.

(Müzik)

(Müzik)

İyi misin?

Evet. Uyursam hiçbir şeyim kalmaz.

(Müzik)

Uyuyacakmış! Görürsün sen.

(Müzik)

(Müzik - Gerilim)

Sonunda ne olduğunu öğreneceğim.

Bakalım Hilmi Yılmaz beni neyle tehdit ediyormuş.

(Müzik - Gerilim)

-(Alev ses) Çocuğu kaçıracaksınız. -(Erkek ses) Çocuğu mu?

(Alev ses) Evet, çocuğu. Basit bir planım var.

(Alev ses) Sadece bir gününüzü alacak ve hemen kolayca hallolacak.

(Alev ses) Kesinlikle hata istemiyorum.

(Erkek ses) Yeri ve zamanı söyleyin yeter. Ne zaman yapıyoruz?

(Alev ses) Benden haber bekleyin.

Bunlar... İnanmıyorum.

Ucuz atlattım, iyi ki Ömer duymadı bunları.

(Müzik - Gerilim)

Bunu kimse görmemeli.

(Müzik - Gerilim)

Burası iyi...

...şimdilik.

Bakalım Ömer benim bıraktığım CD'yi görünce ne yapacak?

(Müzik - Duygusal)

Uyanır mısın? Kalkar mısın lütfen? Hadi kalk.

Durmuyor musun beni? Hadi lütfen kalk.

Sanki nefes almıyor gibisin böyle, kalk.

-Ya uyuyorum. -Hayır, uyuyamazsın.

Lütfen kalkar mısın?

Ya duymuyor musun beni? Bak, ciddi bir şey olabilir.

Kalple ilgili diyorum. Sürekli böyle tıkanıyorsun sanki.

Ne tıkanması? Ne kalbi?

Yani bilmiyorum ki bana öyle geldi.

Olabilir mi?

Nabız. Nabzımı ölçer misin?

-Nabzını mı? Neden? -Evet.

Ritmine bakmak için. Bir sorun var mı yok mu öğrenmek için.

Ama benim saatim yok ki.

Saat. Çekmeceden saati verir misin?

Saat çekmecede.

(Ömer) Yani hiç hâlim yok.

Çok hastayım.

(Müzik)

(Çekmece kapanma sesi)

Biraz doğrulur musun?

(Müzik)

Şu yorganını da biraz çekelim mi yere değmesin.

Tamam, tamam, ben... Sen nabzıma bak.

-Nabzıma bak. -Sen saatine bak.

Başladı.

(Müzik - Duygusal)

Tamam, kaç oldu?

-140! -Ne?

Tamam tamam. 92, 93 gibi bir şey.

Öyle bir şey.

Tamam, normal o zaman.

Hı hı.

(Zehra) Bir dakika bekle. Ben hemen geliyorum.

Nereye?

Bekle, geliyorum ben.

(Müzik)

(Kapı kapanma sesi)

(Kapı açılma sesi)

(Kapı kapanma sesi)

Evet, şimdi sen in biraz daha.

Ne yapacaksın onları?

Koyacağım. Biraz, biraz aşağı doğru iner misin?

Hiç gerek yok onlara. Biraz daha iyi gibiyim sanki.

Hayır, hayır. Hayır, olmaz.

Yani gerek var, bak ateşin bir yükseliyor, bir düşüyor.

Bunun dengesini sağlamamız lazım..

Bunları koymadan da yapamayız. Hadi birazcık aşağıya.

(Zehra) Hadi lütfen.

Hadi.

Ben gerçekten daha iyiyim. Yani ateşim de gitti bak.

Hayır, gitmedi.

Çok sıcak bunlar.

Hiçbir şey olmaz, hiçbir şey olmaz. Böyle olması lazım.

E sen zaten çok üşümüyor muydun?

Bak, sakın çıkarma, tamam mı?

(Müzik)

Ben bekleyeceğim seni, yatmayacağım da.

Lütfen kaldırma.

Lütfen, biraz daha durması lazım, bak sakın.

(Müzik)

Bakalım şimdi ne olacak?

Umarım ateşin düşer.

(Müzik)

Ya bak lütfen ama kaç kere söyledim.

Onların birazcık durması lazım, hadi ört.

İyice boynuna doğru çek.

Lütfen boynuna doğru birazcık çeker misin?

Sanki ben biraz terledim.

Tamam, biz senin bir ateşini ölçelim.

(Müzik)

Aç koltukaltını.

-Hayır hayır. -Evet canım, evet.

-Gerçekten hiç gerek yok. -Tamam, o zaman böyle.

Şunları da şöyle alalım.

(Zehra) Evet.

Hah.

(Müzik)

Tamam, ben biraz yataktan çıkayım.

Ama bak terledin işte, işe yarıyor demektir.

Tamam, ben biraz orada oturursam daha iyi olur.

Bence biraz daha kalması lazım.

Hayır, sen en iyisi al bunları, al.

(Müzik)

(Müzik - Duygusal)

Sen orada üşüme öyle.

Yok, hayır. Sıcakladım biraz.

Böyle dursam iyi olacak.

-Ben sana yorganı vereyim istersen. -Hayır hayır.

Kalsın, gerek yok, ben iyiyim böyle.

(Müzik)

Neyse, ben yatıyorum.

Sana Allah rahatlık versin.

İyi geceler, ışıkları da kapatırsın.

(Müzik)

(Müzik)

Yok, ben kapatayım ışıkları, çok göz alıyor.

(Müzik)

Ha, sen yatağa geçersen ben torbaları koyarım yine.

(Müzik - Duygusal)

(Müzik - Duygusal)

(Martı sesleri)

(Müzik)

Burada mı uyumuş?

(Müzik)

(Müzik)

Bırak, bırak onu.

E üstünü örtecektim.

(Müzik)

Tutulmuşsundur.

Niye burada uyudun ki? Üşümüşsündür de.

Dün gece uyutmadın hiç.

Ya ama terliydin.

Yani ne yapsaydım? Öyle bıraksa mıydım?

Şu hâlimden daha iyi olurdu.

(Müzik)

Senin bu yaptıklarına ne demeli peki?

Gel de yüzleş şu yaptığınla.

Abi, sen neden binmedin uçağa?

Sen kolay kolay programını yarıda bırakmazdın.

Ben de sordum Ayşeciğim.

Neden?

(Müzik)

Ben midemi bozmuşum Ayşeciğim.

Kendimi kötü hissedince binmedim uçağa.

Tabii ya.

Ayşe'ye hastayım dediği için.

(Müzik)

E tamam da...

...hasta değilse neden öyle söyledi o zaman?

Uçağa niye binmedi?

(Kapı açılma sesi)

Bir şey mi var?

Hayır.

Tamam.

Benim yatağım öyle kalsın, ben uzanırım belki.

Hı hı, tamam.

(Kapı açılma sesi)

(Kapı kapanma sesi)

(Müzik)

İyi, görmemiş.

Aa Leyla, bu kadar erken mi gidiyorsun?

Şey, teyze...

...yapmam gereken bir iki iş var da erken çıkayım dedim.

İyi, Koray da sabahın köründe gitti.

Sen de git.

Yani diyorsun ki teyze, otur garip garip tek başına kahvaltını yap diyorsun.

Teyze, lütfen.

Öyle boyun bükmekle, lütfen demekle olmuyor.

Benimle oturacaksın, iki lokma bir şeyler yiyeceksin.

Sıcak sıcak bir şeyler içeceksin ki...

...güne iyi başlayasın.

Tamam teyzem.

Sen ne zaman bir şey istedin de ben yapmadım?

Nasıl da gönül almasını bilirmiş.

E iyi o zaman, ben kahvaltıyı hazırlayayım.

Leyla.

Bak, konuşmayayım diyorum, şu çenemi tutayım diyorum ama...

...farkındayım kızım.

Bir şey belli etmemeye çalışsan da...

...kaç gündür senin tadın tuzun yok.

Yine bir derdin mi var? Söyle bana.

Yok teyzeciğim.

Gerçekten bir derdim, bir sıkıntım yok.

Hem nereden çıkardın şimdi?

Leyla.

Canım teyzem, gerçekten iyiyim.

Hem sen buradasın ya, daha ne isterim?

Senin kokun bile yetiyor bu eve.

Yeni şirket kuruluyor ya.

Dosyalar, raporlar falan aklım onlarda.

Peki kuzum, sen öyle diyorsan öyledir.

E hadi o zaman sen oturuyorsun, ben kuruyorum sofrayı.

Ama teyze--

Aması falan yok.

Hadi otur bakayım, hadi, hadi minnoş.

(Gülme sesi)

(Müzik)

Oo, Zehra kızımın ellerine sağlık.

Vallahi mis gibi olmuş.

Güzel olmuş değil mi?

Hı hı.

Kokusundan belli, çiçek bahçesi gibi.

Bizim köydeki bahçe de böyle aynen mis gibi kokuyor.

Ah ah, o ıhlamur ağacının kokusu, hele iğdeninki.

Ökkeş.

Daha yeni gittin, gördün.

Niye hâlâ böyle özlemle bahsediyorsun?

Gördüm, gördüm ama doyamadım ki be Hediye.

İnşaat biter bitmez daha hiçbir şeyleri yapmadan dönüp geldim, biliyorsun.

Günaydın.

Günaydın Cevriye Hanım.

Aa, aşk olsun Hediyeciğim, hani ben hazırlayacaktım bunları. Aa!

Vallahi Zehra kızım hazırlamış.

Sabah Ömer Bey'in kahvaltısını hazırlarken...

...bunları da aradan çıkarmış.

Çaylarımızı bile hazırlamış ya.

Çok marifetli maşallah.

Hayır, bıraksalar bütün evi tek başına çevirir yani.

Gerçekten öyle. İşi elinden zor alıyorum.

Ben size bir çay doldurayım mı?

E hadi doldur bakalım, içelim.

(Müzik)

Bunlara da bayılıyorum.

Tam Kayseri işi.

Hımm, hımm.

İyi hissetmediğin için kahvaltını buraya getirdim.

Biraz da şundan ayrı kalmayı denesen.

Tamam, bir şeye bakıyordum.

E ama kahvaltı.

Çok güzel görünüyor.

Acıkmıştım ben.

(Zehra) İştahın açıldı galiba.

Yok, ben çok fazla yiyemiyorum.

Tamam.

O yüzden ben de sana bunu yaptım.

O benim, alabilir miyim?

Ne bu?

Sebze püresi.

E kaç gündür iştahın yoktu, yani doğru düzgün beslenemedin.

Onun içinde her şey var.

(Zehra) İyileşmene çok yardımcı olacak.

Bıçağı da alabilir miyim?

Teşekkürler.

Kaşık senin.

Afiyet olsun.

(Müzik)

(Müzik)

Nasıl, beğendin mi?

Güzel olmuş.

(Müzik)

Bak gördün mü, çok pratik.

Alışveriş yapmak isteyen insan şuraya tıklıyor, olay bitiyor.

Ya çok güzel olmuş.

Çok sağ ol, harika bir iş çıkardın.

E yapacağız dedik değil mi?

Dedin tabii benim yakışıklı, becerikli kocacığım.

Bak şimdi.

Buraya en cezbedici modelleri koyacağız...

...buraya tıklayan diğerlerini görmek için sabırsızlanacak.

Ya Nihat, çok beğendim.

Eminim Zehra da çok beğenecek.

Ya her şey düşündüğümden bile harika oldu.

Ee, Zehra'ya ne zaman söyleyeceğiz?

Yani henüz tamamlanmadı ama--

Ya söyleyelim, onun da haberi olsun.

Tamam.

Şimdilik benden bu kadar.

Birazcık da kendi işlerimle ilgilenmem lazım.

Tamam.

Nihat, her şey için çok teşekkür ederim.

Yani böyle kuru kuruya teşekkür olmaz.

Bir öpücüğünü alırım.

İyi hayatım, ben zaten seni çok meşgul ettim.

Sen işinden olma, hadi gel.

-Bir kere öpeyim. -Hadi hadi.

Tamam, öpeceğim. Hadi görüşürüz.

(Gülme sesi)

Deli ya.

(İç çekme sesi)

(Telefon zili sesi)

(Telefon zili sesi)

Babam daha atölyeye gitmemiş.

Telefonu da burada.

Bu saatte nereye gider ki?

(Müzik)

Alo, Koray.

Babam atölyeye geldi mi?

Allah Allah.

Atölyeye geldiğinde hemen beni ara mutlaka, tamam mı?

(Müzik)

(Kapı açılma sesi)

Baba, sen misin?

Benim kızım, benim.

E baba, nereye gittin sabah sabah? Çok merak ettim seni.

Bir işim vardı, erkenden çıktım.

Gerçi bir işe yaramadı erken çıkmak ama.

Telefonumu evde mi bırakmışım?

Burada.

Düşürdüm zannettim.

(Yasemin) Baba, nereye?

Atölyeye kızım.

Ama daha kahvaltı yapmadın.

Boş ver kızım.

Çok iş var yapılacak. Her şeyi Koray'a yıkmak olmuyor.

Atölyede atıştırırım bir şeyler.

Merak etme sen.

(Müzik)

(Kapı kapanma sesi)

Merhaba Demir. (Tuş sesleri)

Nasılsın?

İnşallah her şey yolundadır.

Ne zaman döneceğini merak ettik.

Tarihi bildirirsen senin için...

...küçük bir kutlama yapacağız şirkette.

Çok selam, Leyla.

(Nefes sesi)

Atmasa mıydım acaba?

Benim merak ettiğimi düşünecek şimdi.

Of.

(Müzik)

Cevap gelmiş.

Herkese çok teşekkür ettiğimi söyle.

Ama bir süre daha buradayım. Dönüş takvimi henüz belli değil.

Hoşça kal.

Belli değil mi?

(Yağmur sesi)

Ne oldu Salim Usta?

Kimse borç vermeye yanaşmadı mı?

(Mehtap) Salim amca.

Buyur gel, bir çayımı iç.

Sağ ol kızım, işim var benim biraz.

Ya olur mu? Gel bir soluklan.

Ne yapıyorsun, nasıl gidiyor işler?

Şükür, idare ediyoruz işte.

Aman aman, iyi olun.

Allah kimseyi kimseye muhtaç etmesin.

Kötü günde herkes dost olmuyor.

Neyse Salim amca, ben seni tutmayayım. Kolay gelsin.

(Müzik - Gerilim)

Az kaldı, az.

Balık oltaya geldi gelecek.

Cık cık cık. Ne evlatlar var.

Zehra Hanım saraylarda yaşasın...

...babasının hâline bak.

Oltama geleceksin Salim Usta.

(Müzik - Gerilim)

(Kapı açılma sesi)

Bilgi işleme de uğra Nihat. CD tamir olunca bekliyorum.

(Sessizlik)

Nereye gidiyorsun?

İşim var, çalışacağım.

-Hasta hasta mı? -Hasta değilim...

Değil misin?

Şey, yani daha iyiyim.

(Müzik)

Kaç bakalım. Daha nereye kadar kaçacaksın?

Ama o kadar kolay kurtulacağını sanma.

(Kapı açılma sesi)

Zehra, abim burada olduğunu söyledi. (Kapı kapanma sesi)

Gel Ayşeciğim, ben de çizim yapıyordum.

Ben de seninle bu konuyu konuşmak istiyordum.

(Kapı açılma sesi)

(Kapı kapanma sesi)

(Sessizlik)

(Kapı açılma sesi) Günaydın ortak.

(Kapı kapanma sesi) Günaydın Mert.

Bugün de yatarsın diye düşünüyordum ama iyi görünüyorsun.

-Evet, gayet iyiyim. -Zehra'ya teşekkür etmek lazım.

İki güne toparladı seni.

Evet, çok ilgilendi.

Ee, ne yapacaksın?

Neyi?

Zehra'ya. Biliyorsun, çok şey yaptı senin için.

Ne yapmalıyım?

Mesela...

...küçük bir hediyeyle kalbini okşayabilirsin...

...ya da güzel bir akşam yemeği.

Hangisi peki?

(Mert) Şimdi kalbini kazandığına göre...

...geriye tek bir seçenek kalıyor, o da akşam yemeği.

(Mert) Güzel bir akşam yemeği size çok iyi gelecektir.

(Ömer iç ses) Neden gitmediğimi de söyleyebilirim.

Ha, özel bir yere götür onu. Mesela...

...ilk buluşmada gittiğiniz bir yer gibi.

(Müzik)

Yemek diyorsun yani?

Özel bir yer.

(Müzik)

Ya konuya nasıl gireceğimi bilmiyorum.

Ayşeciğim, ne oldu? Kötü bir şey yok değil mi?

Yok yok, öyle bir şey değil.

İşle ilgili.

(Ayşe) Şu modacı arkadaşım var ya...

...onun yurt dışına çıkması gerekiyormuş.

Ya buradaki bütün işlerini bırakacakmış.

Öyle mi? Bıraktı demek.

Ben de ilk duyduğumda çok üzüldüm ama sonra aklımıza harika bir fikir geldi.

Daha doğrusu Nihat'ın aklına.

Zehra, artık modacı arkadaşıma ihtiyacımız yok.

(Ayşe) Çünkü tasarımlarını internetten satacağız.

Site daha aktif olmadı ama ben dayanamadım, söyledim işte.

Ayşeciğim, ama nasıl olacak ki?

Yani ben sonuçta sadece çizim yapıyorum.

Sen zaten sadece çizim yapacaksın.

Geri kalanını biz halledeceğiz, yapımdı, pazarlamaydı. Ne diyorsun?

Yani çok iyi olur. Eğer senin de aklına yattıysa.

Evet, yattı. Ben çok beğendim, sen de çok beğeneceksin.

O kadar profesyonel oldu ki.

Neyse, ben detayları daha sonra anlatırım, şimdi senin işini bölmeyeyim.

Ha Zehra...

...ya ben Asya'yı okuldan almaya gideceğim, abime sen anlatırsın, olur mu?

Tamam canım.

(Kapı açılma sesi) (Kapı kapanma sesi)

Önce o bana anlatsın da neden numara yaptığını.

Ya uff, galiba artık dayanamayacağım, yani en iyisi gidip sormak.

(Ayak sesi) (Kapı açılma sesi)

(Kapı kapanma sesi)

Ömer CD'yi gördü mü acaba?

Gidip sorsam mı?

(Müzik - Gerilim)

(Ayak sesi) (Kapı tıklatma sesi)

(Müzik)

-Biraz konuşabilir miyiz? -Ne konuda?

Uçak.

-Bana hâlâ neden gitme-- -Şimdi işim var, sonra konuşsak?

Ama lütfen, sadece bir dakika.

Bir mail atmam gerekiyor, çok acil. İşim bittikten sonra konuşuruz.

(Müzik)

Neden vazgeçtin gitmekten?

Anlamadım.

(Zehra) Toplantıya diyorum...

...Leyla şirket için çok önemli olduğunu söyledi.

Evet, önemliydi.

Ee, o zaman?

(Ömer iç ses) Şimdi değil, yemekte söyleyeceğim.

Bu kadar yani.

Evet.

(Alev iç ses) Demek nedenini merak ediyorsun varoş gülü.

Haklısın.

Zaten beni ilgilendirmez.

(Müzik)

(Kapı kapanma sesi)

Yanlış anladı.

Ömer mi? O da çok iyi.

Evet canım, biraz benim sayemde kurtuldu Ömer.

Ben ihale toplantısına gitmeyince o da gitmekten vazgeçti.

(Alev) Sonrasını biliyorsun zaten. Sağ ol canım.

(Alev) Biliyorsun, biz çok iyi bir ikiliyiz.

Birbirimizden hiç ayrılamayız.

(Alev) Refleks gibi bir şey yani.

(Müzik)

Zaten olması gereken buydu.

Senden kurtulunca da öyle olacak varoş gülü.

(Kapı açılma sesi)

(Kapı kapanma sesi) Demek Alev yüzünden gitmemiş.

Ya iyi de niye bana gerçeği söylemiyor ki?

Üff, aman, bana ne ya! Ben niye kızıyorsam?

(Müzik)

Zaten o uçağa binmemesi de bir mucize.

Ya çok önemli bir toplantıydı.

(Leyla) Ömer'in gitmekten vazgeçmesi...

(Müzik)

...kim için acaba?

Hayır yani, toplantıya niye gidip gitmediği beni hiç ilgilendirmez.

Ama bana neden yalan söylüyor ki?

Yani beni niye kandırıyor hastayım diye?

(Kapı açılma sesi)

(Müzik)

Sana söylemek istediğim bir şey var.

Neden döndüğümü sormuştun.

Önemli olan dönmüş olman.

Hâlâ yaşıyor olman.

Söylemene gerek yok. Ben zaten biliyorum.

Biliyor musun?

Kahve alacağım ben.

(Ayak sesi) (Kapı açılma sesi)

(Kapı kapanma sesi)

Nereden biliyor ki?

Mert'le konuşurken mi duydu acaba?

Onun için dönmüş olmamla ilgilenmedi bile.

Umurunda bile değil.

Ömer'in hayatını bana borçlu olduğunu bilmek yeter ona.

Ben varken hep Ömer'in hayatında ikinci planda olacaksın!

Küçük yılan!

(Sessizlik)

(Müzik)

(Alev) Zehra.

Neyin var, hasta mısın yoksa? Çok kötü görünüyorsun.

Hayır, iyiyim.

Pek öyle görünmüyorsun da.

Yoksa canını sıkan bir şey mi oldu? Benimle dertleşebilirsin.

Hayır. Ben gayet iyiyim, hiçbir şey olmadı.

(Ayşe) Hah! Ay Zehra...

...Nihat'la konuştum da şimdi web sitesi bir iki güne açılıyormuş.

Yani bizim de hemen imalata geçmemiz lazım.

Nasıl yani?

-Siz? -Evet Alev.

Site açıyoruz, Zehra'nın tasarımlarını satacağız.

(Ayşe) Yani kendi işimizin sahibi olacağız.

Yani benim çok çalışmam lazım.

O yüzden ben şimdi bir kahve alayım, hemen işi koyulayım.

A ben de mutfağa gidiyordum zaten, birlikte gidelim.

(Ayşe) Bak şimdi, o kadar güzel olacak ki çok heyecanlıyım ben, anlatamam.

Kendine bu kadar güvenme Zehra.

Seni bu eve bağlayan her şeyi teker teker çökerteceğim.

(Telefon zili sesi)

Alo.

Sağ olasın Mustafa Ustam.

Sağ olasın. Efendim?

(Salim) Ha, yok, bu ara sipariş alamam.

Öyle gerekiyor. Ne olur kusura bakma.

Hayırlı işler.

Usta!

Neden sipariş almadın?

Evladım, elimizdeki işi teslim etmedik.

Parayı çaldırdık, malzememiz yok.

(Salim) Verdiğimiz sözü tutmadan başka bir iş almamız doğru olmaz.

-Neyse evlat, ben namaza yetişeyim. -Tamam usta.

(Müzik)

(Kapı açılma sesi)

(Kapı kapanma sesi)

(Müzik)

Elimden de bir şey gelmiyor ki ya.

Uff!

(Müzik)

Kolay gelsin.

-Sağ olun. -Ben bir sipariş verecektim ama.

Ha, bu aralar sipariş alamıyoruz ya.

Neden alamıyorsunuz?

Bütçeyle ilgili bir problem diyelim.

Bak kardeşim, beni yanlış anlama ama...

...eğer isterseniz uygun şartlarda size kredi imkânı sunabilirim.

İyi de daha bizi tanımıyorsunuz bile.

O zaman tanışırız.

Yok.

-Sağ olun, biz-- -Tabii siz bilirsiniz.

Ama yine de siz bir düşünün.

Ticarethanenin işlemesi lazım değil mi? Buyurun, bu benim kartım.

(Müzik)

Kolay gelsin.

(Müzik)

Yemekler tamam. Tatlı olarak da sütlü hafif...

...bir şeyler yapsan daha iyi olur Hediyeciğim.

Peki Müzeyyen Hanım. Aa, Ömer Bey için akşam yemeğine...

...özel hazırlamamı istediğiniz bir şey var mı acaba?

Zehra ilgileniyor onunla. Biz karışmayalım Hediyeciğim.

(Cevriye) Ayy, hem de ne ilgilenmek dünürüm.

Böyle çayından şekerine, suyundan yemeğine.

Odasına taşıyıp duruyor. Ay bir kere gıkı bile çıkmıyor ayol.

Severek yapıyor Cevriye Hanım, severek.

Ama Ömer oğlum da var ya...

...Zehra'nın elinden zehir olsa tatlı niyetine yiyecek...

...karısı üzülmesin diye.

Ah ah, Allah ayırmasın inşallah.

Ömürlerinin sonuna kadar böyle olsunlar.

-Âmin. -Âmin.

(Müzik)

-Hoş geldin usta. -Hoş bulduk evlat.

(Poşet sesi)

-Bunları eve götür evlat. -Tamam usta.

(Müzik)

(Müzik)

(Müzik devam ediyor)

Hadi bakayım Salim Usta.

Bu işin içinden nasıl çıkacaksın?

(Müzik)

(Kapı tıklama sesi)

(Müzik)

(Kapı açılma sesi)

-Sen miydin? Hoş geldin. -Hoş bulduk.

(Kapı kapanma sesi)

Yasemin, bana bir bardak su verebilir misin?

Tamam, tamam.

(Müzik)

(Müzik)

Sağ ol.

Afiyet olsun. Babam nasıl, daha iyi mi?

Aynı, değişen bir şey yok.

Canım babam ya.

Bu böyle olmayacak ya.

Bunlar da bize derman olmaz.

Başka ne yapabiliriz ki?

Ya keşke para bulabileceğimiz bir yer olsa.

(Sessizlik)

Bunu dükkâna gelen bir adam verdi.

(Müzik)

Bu nedir?

Bu adam bize borç verebilir aslında da...

Ne duruyoruz o zaman? Hadi gidip, konuşup alalım hemen.

Yani bilmiyorum Yasemin, sonuçta adamı tanımıyoruz etmiyoruz.

Bir anda dükkâna gelip, öyle size borç vereyim falan demesi de garip.

Ya en azından bir gidip konuşsak? Baksana kartı bile var.

Ters giden bir şey olsa kendini bu kadar açık eder mi?

Bence bu adamdan borç alabiliriz.

(Müzik)

Neyse, sonra konuşuruz. Benim gitmem lazım, usta yalnız kaldı.

Hadi görüşürüz.

(Müzik)

(Sessizlik)

(Kapı açılma sesi)

(Kapı kapanma sesi)

(Zehra) Leyla, canım hoş geldin.

Hoş bulduk canım. Ya böyle habersiz geldim ama.

Hayır, hayır, iyi ki geldin. Ben de öyle çalışıyordum, otursana.

Nasılsın canım?

İyiyim. Bildiğin gibi işte.

Leylacığım, bizimkileri gördün mü?

Biliyorsun, ya şu şirket kurulumu.

Bu aralar ben biraz yoğunum ama merak etme.

Teyzem sürekli yanlarında, ilgileniyor.

Canım, şu modaevi vardı ya...

...o da kapanmış. Yani ben çalışıyorum ama...

...elime hemen bir para da geçmeyecek.

Sen merak etme canım. El birliğiyle halledeceğiz.

Üzme canını bunun için.

(Kuş cıvıltısı sesi)

Zehra.

Demir.

Galiba Amerika'da temelli kalacak.

Temelli mi?

E bu nereden çıktı şimdi?

Ne zaman döneceksin diye sordum, kutlama yapacaktık.

Dönüş tarihim belli değil diye yazmış.

E canım, işler daha netleşmemiş belli ki.

Sen bir cümleden mi çıkardın dönmeyeceğini?

Yani aslında hayır. Benimki biraz his.

Demir'in dönmeyeceğini düşünüyorsun.

Giderken biraz kırgın gibiydi.

Şimdi mesajlarında da öyle mesafeli.

(Müzik)

Neden döndüğümü sormuştun.

Önemli olan dönmüş olman.

Hâlâ yaşıyor olman.

Söylemene gerek yok. Ben zaten biliyorum.

(Müzik)

İlgilenmiyorsa yemeğe çıkmanın da bir anlamı yok.

(Kapı açılma sesi) (Mert öksürme sesi)

(Nefes sesi) CD'de ne olduğunu öğrendik Ömer.

Ne varmış?

Sadece belgeler. Çıktıları burada.

(Nihat) CD şifresinden güvenlik şefinin bilgileri çıktı.

Yani bunu kim yolladıysa, sana yardımcı olmak istiyor bence.

Yanılmamışız. İşin içinde Hilmi Yılmaz var.

Bunu onun yanına bırakamayız Ömer. Ne sanıyor kendini?

Ama hâlâ uçaktaki bombayla Hilmi Yılmaz arasında bir bağlantı yok.

Ömer, adam seni öldürmeye kalktı.

(Alev) Bunu ondan başka kim yapmış olabilir?

Hilmi Yılmaz'la ancak onun anladığı dilde mücadele edilir.

Bakın, bunu onun yanına bırakamayız Ömer.

Mert, onun istediği de bu zaten.

(Ömer) Bizi pisliğin içine çekmeye çalışıyor.

Ama biz bu oyuna gelmeyeceğiz.

Bir şeyler yapmalıyız. Hem de hemen, hemen.

-Mert! -Ben ilgilenirim.

(Müzik)

(Kapı kapanma sesi)

(Sessizlik)

Hadi evlat, hazırlan, dükkânı kapatalım.

Niye kapatıyoruz usta? Erken değil mi daha?

Oğlum, malzeme yok, bir şey yok, burada durup ne yapacağız?

(Salim) Sen de git eve, dinlen biraz.

Yarına bakarız. Allah kerim!

(Sessizlik)

Ha, sen çık usta, ben buraları toparlayıp öyle çıkarım.

İyi madem.

-Kolay gelsin, selametle. -Sağ ol usta.

(Müzik)

Bir şeyler yapmam lazım ya, olmayacak böyle.

(Yasemin dış ses) Ya en azından bir gidip konuşsak?

(Yasemin dış ses) Baksana kartı bile var.

(Yasemin dış ses) Ters giden bir şey olsa kendini bu kadar açık eder mi?

(Müzik)

Yani çocuk seni hâlâ aramadı, öyle mi?

Aramadı. Arasa görürdüm.

Üff!

Başka bir yerden mi buldular acaba parayı?

Olabilir diyorsun.

(Telefon zili sesi)

Kim o? Tanıdık biri mi?

(Telefon zili sesi) Açsana.

Alo.

Buyurun, benim.

İşte bu kadar. Salim avucuma düştü.

Tamam.

Ne kadar ihtiyaç var?

Peki.

Hemen hallederiz.

Anlaşıldı.

Tekrar görüşürüz.

(Müzik)

Bana bak, rolünü iyi yap.

Sakın bir açık verme.

(Müzik - Gerilim)

Ömer nasıl oldu, daha iyi mi?

Bir şeyi yokmuş ki.

(Zehra) Hasta değilmiş, hepsi numaraymış.

A-anlamadım. Nasıl yani?

Yani hasta olduğu falan.

İyiymiş işte.

Ya şunu en başından anlatır mısın?

Bilmece gibi konuşuyorsun, hiçbir şey anlamadım vallahi.

Her şey gayet net Leyla. Hasta değilmiş.

Numara yapıyormuş. Neresini anlatayım?

İyi de niye numara yapsın ki?

Orasını ben de bilmiyorum.

Allah Allah! Peki, o zaman uçağa niye binmemiş?

Doğru soru bu işte.

Alev yüzünden gitmemiş Leyla.

Emin misin? Yani tamam, tabii iyi olmuş ama Alev ne alaka?

Öyle işte. Neyse canım, bize ne yani değil mi?

Leylacığım, sen aç mısın?

Ha, yok, daha yeni yedim, hatta biraz fazla kaçırmışım.

Ama bir kahveye hayır demem.

Tamam, ben hemen getireyim.

(Müzik)

Ay şu kahveyi aldım ama tek başına da hiç tadı çıkmıyor ayol.

Şunu götüreyim, ben size eşlik ederim Cevriye Hanım.

-Yemekler bitti nasıl olsa. -Ay ne iyi olur ayol.

Dünürüm toplantıda, Ayşe okulda. Hem iki sohbetin belini kırarız ayol.

Ayy Zehracığım, kahveyi götürmeye mi geldin?

Ayol kocanın kahvesi su damlası, götür de mutlu olsun.

-Olur, götürürüm. -Ben götürürdüm Cevriye Hanım.

Yok, yok Hediye abla, götürürüm ben.

(Müzik)

Ben kendi kahvemi yapayım, hemen geliyorum.

E hadi gel.

Çok sağ ol Demir, gerçekten iyiyim.

Yani ucuz atlattık. Çok şükür hiçbir şey olmadı.

Ya ben seni telaşlandırmak istemedim ama duymuşsun zaten.

(Ömer) Hayır Demir, hastalık değil tabii.

(Ömer) Ya biliyorsun, böyle bir şey yüzünden toplantıyı kaçırmazdım.

Başka bir nedenle.

(Müzik)

Zehra.

Onun için döndüm.

(Müzik)

Evet Demir, onun sayesinde hayattayım.

(Müzik)

Benim için mi?

(Müzik)

Bu dizinin betimlemesi TRT/Karamel Film tarafından...

...Sesli Betimleme Derneğine yaptırılmıştır.

www.sebeder.org

Sesli Betimleme Metin Yazarı: Nezahat Şalkamcı

Seslendiren: Gülşen Argüç

Alt Yazı: Miliza Koçak - Çağıl Doğan

İşaret Dili Tercümesi: Volkan Kurt

Son Kontroller: Beliz Coşar - Fulya Akbaba - Hasan Dikyuva

Teknik Yapım: Dağ Prodüksiyon ve Yeni Gökdelen Tercüme

Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.