All language subtitles for Adini-Sen-Koy-Engelsiz-115-Bolum

af Afrikaans
ak Akan
sq Albanian
am Amharic
ar Arabic
hy Armenian
az Azerbaijani
eu Basque
be Belarusian
bem Bemba
bn Bengali
bh Bihari
bs Bosnian
br Breton
bg Bulgarian
km Cambodian
ca Catalan
ceb Cebuano
chr Cherokee
ny Chichewa
zh-CN Chinese (Simplified)
zh-TW Chinese (Traditional)
co Corsican
hr Croatian
cs Czech
da Danish
nl Dutch
en English Download
eo Esperanto
et Estonian
ee Ewe
fo Faroese
tl Filipino
fi Finnish
fr French
fy Frisian
gaa Ga
gl Galician
ka Georgian
de German
el Greek
gn Guarani
gu Gujarati
ht Haitian Creole
ha Hausa
haw Hawaiian
iw Hebrew
hi Hindi
hmn Hmong
hu Hungarian
is Icelandic
ig Igbo
id Indonesian
ia Interlingua
ga Irish
it Italian
ja Japanese
jw Javanese
kn Kannada
kk Kazakh
rw Kinyarwanda
rn Kirundi
kg Kongo
ko Korean
kri Krio (Sierra Leone)
ku Kurdish
ckb Kurdish (Soranî)
ky Kyrgyz
lo Laothian
la Latin
lv Latvian
ln Lingala
lt Lithuanian
loz Lozi
lg Luganda
ach Luo
lb Luxembourgish
mk Macedonian
mg Malagasy
ml Malayalam
mt Maltese
mi Maori
mr Marathi
mfe Mauritian Creole
mo Moldavian
mn Mongolian
my Myanmar (Burmese)
sr-ME Montenegrin
ne Nepali
pcm Nigerian Pidgin
nso Northern Sotho
no Norwegian
nn Norwegian (Nynorsk)
oc Occitan
or Oriya
om Oromo
ps Pashto
fa Persian
pl Polish
pt-BR Portuguese (Brazil)
pt Portuguese (Portugal)
pa Punjabi
qu Quechua
ro Romanian Download
rm Romansh
nyn Runyakitara
ru Russian
sm Samoan
gd Scots Gaelic
sr Serbian
sh Serbo-Croatian
st Sesotho
tn Setswana
crs Seychellois Creole
sn Shona
sd Sindhi
si Sinhalese
sk Slovak
sl Slovenian
so Somali
es Spanish
es-419 Spanish (Latin American)
su Sundanese
sw Swahili
sv Swedish
tg Tajik
ta Tamil
tt Tatar
te Telugu
th Thai
ti Tigrinya
to Tonga
lua Tshiluba
tum Tumbuka
tr Turkish
tk Turkmen
tw Twi
ug Uighur
uk Ukrainian
ur Urdu
uz Uzbek
vi Vietnamese
cy Welsh
wo Wolof
xh Xhosa
yi Yiddish
yo Yoruba
zu Zulu

Original subtitles

Bu dizinin betimlemesi, TRT/Karamel Film tarafından...

...Sesli Betimleme Derneğine yaptırılmıştır.

www.sebeder.org

(Müzik - Jenerik)

(Müzik - Jenerik)

(Müzik - Duygusal)

Ağlama.

Baban hiçbir şey öğrenmeyecek.

Bizi kurtaran adam değil mi bu ya?

(Müzik)

Öğrenmesine izin vermeyeceğiz.

(Müzik)

Eğer öğrenirse kahrolur babam.

Bu sefer toparlanamaz.

(Martı sesleri)

Ablamı nereden tanıyor ki?

Yasemin geliyor. O tarafa bakma, telaşını anlamasın.

Ben seni ararım.

-Abla? -Ablacığım?

Bu soğukta neden dışarı çıktın?

Az önce konuştuğun kişi...

...bizi kurtaran adam değil miydi?

Aa, bir dakika bir dakika ya.

Ben onu polis sanmıştım.

(Yasemin) Ama ben onu hatırlıyorum, daha önce görmüştüm.

(Yasemin) Evet, evet.

Ama nerede gördüğümü, hatırlamıyorum.

Yasemin.

O benim patronum.

Telefonumu unutmuşum da.

Onu getirdi.

Hadi canım, hava çok soğuk. Gel içeri girelim.

(Yasemin) Tamam.

(Kadın) Dur sen şurada, köşede bir yerde dur. İneceğim ben.

(Kadın) Hıh, dur şöyle.

Senin bu yaptığına düpedüz soygunculuk denir.

Ne soygunu abla ya?

Havalimanından buraya kadar, o kadar yazar mı?

Hani ilk defa geliyorum desem neyse.

E, daha beş ay önce ben buradaydım.

Üstelik, o yazanın dörtte birini ödedim!

Bana bak, göz göre göre beni soymana izin vermem!

İndir valizlerimi, indir!

Çıkar, çıkar!

Şimdi söyle bana, sen ne kadar tuttuğunu iyi biliyorsun.

Uygun bir hesap çıkart, sen yoluna ben yoluma.

Orada yazanı, hayatta ödemem sana.

Hayret bir şey ya! Çattık gene belaya.

Ne demek ödeyemem abla?

Ne yazdıysa, onu ödeyeceksin. Taksimetre ne tuttuysa, o!

Bak evladım.

Şöyle güzelce kaç kuruş yazdıysa söyle.

Ben de helalinden vereyim sana.

Ben de çalıştım yıllarca Almanya'da.

Hakkım neyse onu aldım.

Sen de hakkın neyse onu alacaksın.

Ablacığım, uzatma da ver paramı yoluma gideyim ya.

Ne demek, uzatma canım?

Sen doğru düzgün bir hesap çıkart bana.

Ben de uzatmayayım. Allah Allah!

Ablacığım uzatma da ver. Yoluma gideyim, işim gücüm var!

Hayırdır? Bir sorun mu var?

Olmaz olur mu? Havaalanından buraya istediği paraya bak!

Resmen soygunculuk bu!

Sana ne oluyor kardeşim ya? Sen niye ilgileniyorsun?

Ne olduğunu, ben sana göstereyim. Polis.

Hay Allah, şey... Kusura bakmayın amirim. Bir yanlışlık yaptık.

Hanımefendi, eğer şikâyetçiyseniz ekipleri hemen çağırayım.

Nein, nein!

Zaten sinirden elim ayağım titriyor.

Bir an önce ne tuttuysa doğrusunu söylesin de...

...işimizi bitirelim, sabahtan beri yollardayım.

Yetmiş lira yeter abla.

Bana bak evladım.

Bundan sonra da...

...parana haram katma.

Bir geçer, iki geçer, üçüncü de...

...böyle telef olursun.

Al bakayım şunu. Hadi bakalım.

Sağ olun. Kusura bakmayın tekrar.

-İyi günler. -Hadi.

Peki, sorun hallolduysa bana müsaade.

-İyi günler. -Danke evladım.

Peki.

Ee, şey bir dakika.

-Ee, sen polistin değil mi? -Evet.

Yani görevin vatandaşın huzurunu sağlamak.

Tabii ki de.

Oo, iyi işte.

Benim şu an bir vatandaş olarak hiç huzurum yok!

Bu densiz taksici gibi bir başka taksiciyle de uğraşacak takatim yok.

Sen beni gideceğim yere götürsen?

Tamam olur. Buyurun lütfen.

Şu valizleri de...

Siz buyurun.

-Bir zahmet arkaya atıver yavrum. -Estağfurullah. Geçin geçin.

Ay sağ olasın.

(Müzik - Neşeli)

Oh.

(Müzik - Neşeli)

İyi de abla, patronun bizi nasıl buldu?

Çok tuhaf değil mi?

Yani nasıl kurtardı?

Canım.

Ben kaçtığınızı duyunca ondan yardım istedim.

Yani eli kolu çok uzundur.

Her yerde arkadaşları, dostları vardır.

Belki yardım eder diye düşündüm.

O da sağ olsun, elinden geleni yaptı zaten.

Abla ya, patronun çok cesur bir adam.

Görmeliydin! Bir diklendi Koray'ın babasına!

Hiç gözün kırpmadan attı silahın önüne kendini.

Hiç korkmadı biliyor musun?

Yani sadece gözü kara değil, çok da yakışıklı.

Hatta çok cool.

Sence de öyle değil mi?

Yasemin.

Senin işin gücün yok mu? Yani sabahtan beri boş boş konuşuyorsun.

Hem de şu durumdayken.

Ya tamam canım niye kızıyorsun ki?

Sen özlemişsin beşkardeşi galiba?

Ya ama bir de böyle...

...çok ilginç bakıyordu sana. Hayran hayran sanki.

Yasemin.

Ya tamam, tamam. Ama öyle bakıyordu.

Yeter ama Yasemin. Şimdi daha önemli meselelerimiz var.

Babam Koray'la seni hazmedemiyor.

Bir de mahallede dedikodu çıkmış. Siz kaçtınız diye.

E, bir süre dolanacak tabii.

Üff.

Kim çıkarttı ki bu dedikoduyu?

Funda.

Tabii ya.

Başka kim olabilir ki?

Ama ben, bunun hesabını sorarım.

Sen bırak şimdi Funda'yı.

Bu Koray'la aranızda ne oldu? Nasıl tanıştınız onu anlat bana.

Yani babamla seni nasıl barıştıracağımızı düşünmemiz lazım.

Ve benim çok acelem var. İşe gitmem gerekiyor.

Evet, dinliyorum.

(Müzik)

Demir? Necati Beyler aradı mı?

Yok, gelmediler.

(Boğaz temizleme sesi) (Ömer) Demir?

Bir şey mi oldu? Dalgın gibisin.

Ben Necati Beyler geldi mi diye sormadım.

Aradılar mı diye sordum.

Ha öyle mi? Pardon, yanlış anlamışım.

Aradı, konuştuk bir sıkıntı yok.

(Müzik)

Sen iyi misin?

Hiç normal görünmüyorsun.

Ya aslında bir sıkıntı var ama...

(Kapı açılma sesi)

Kolay gelsin.

Gel Leyla, hoş geldin. Geç otur.

Ben aslında Demir Bey'e bakmıştım.

Burada olduğunu söylediler.

Ee, Demir ne diyordun?

Necati Beylerle bir toplantı mı ayarlasak?

(Demir) Yakında bütçenin son halini vermemiz gerekecek.

Olur, sen ayarla ben sana uyarım.

-Tamam. -(Ömer) Bu muydu?

(Ömer) Başka bir şey yok yani, değil mi?

(Kapı tıklama sesi)

Ömer Bey, istediğiniz dosyayı getirdim.

Alev Hanım'a söyle odama gelsin.

Alev Hanım bugün gelmedi.

Ne demek gelmedi?

Bilmiyorum efendim.

Tamam, çıkabilirsin.

(Müzik - Gizemli)

Puff.

Bizi bir Yasemin görmemişti, o da oldu.

(Müzik)

(Telefon zili sesi)

(Ömer) Bir şey mi oldu?

Alo?

Bir sorun mu var?

Yoo.

Yani kötü bir şey olmadı.

Ha, ben bir an öyle sandım.

Neden aradın?

Yasemin seni gördü ya.

(Zehra ses) Kim olduğunu sordu.

Sen ne cevap verdin?

Yani patronumdu dedim.

Ne diyebilirim ki?

Yani evet.

Ben senin patronunum.

Başka ne sordu?

(Zehra ses) Onları nasıl kurtardığını...

...yerlerini nereden öğrendiğini.

Yani ben bir şeyler söyledim ama bilmiyorum, inşallah inanmıştır.

Sorgulamaz çok fazla, merak etme.

Yani ciddi bir badire atlattı.

(Ömer ses) Peki başka bir şey sordu mu?

(Ömer ses) Ya da söyledi mi?

Abla ya, patronun çok cesur bir adam.

Görmeliydin! Bir diklendi Koray'ın babasına!

Hiç gözünü kırpmadan attı silahın önüne kendini.

Hiç korkmadı biliyor musun?

Yani sadece gözü kara değil, çok da yakışıklı.

Hatta çok cool.

Sence de öyle değil mi?

(Ömer ses) Başka bir şey demedi mi?

Yoo, demedi. Ne diyebilir ki?

Bir an sustun ya.

Hani benim hakkımda sana bir şey mi dedi?

Onları nasıl kurtardığını anlattı.

(Ömer ses) Ha, öyle mi?

Kendini tehlikeye atmışsın.

Silahın önüne.

Yok, sadece çok korktu. Abartıyor.

Ama ben de duydum silahın sesini.

Hem elin?

Yani sen de gördün sonuçta.

Bir şey olmadı, küçük bir sıyrık.

Ama olabilirdi.

Bazen olacakların önüne istesek de geçemeyiz.

Neyse, ben aslında seni şey için aramıştım.

Ne için?

Şimdi Yasemin seni gördü ya?

Evet?

Yani en azından bir süre buralarda hiç görünmesen iyi olur.

Tamam, nasıl istersen.

Yani şimdi Yasemin'inin gördüğünü babam da görebilir.

Yani öyle olursa benim için...

...bizim için çok kötü olur.

Tamam, ben bundan sonra daha dikkatli olurum.

Teşekkürler.

(Müzik - Duygusal)

Merhaba.

Bu sizin.

Bir de şurayı imzalar mısınız?

Tabii.

-Teşekkürler, kolay gelsin. -Rica ederim, iyi günler.

İyi günler.

Zehra Hanım'a.

Niye isim yazmıyor ki?

En iyisi Alev Hanım'a vermek.

Aa?

Ay, kime gelmiş bu?

Ay bu devirde hâlâ mektup yazanlar da var. Ne güzel ayol!

Aa, Zehra kızıma gelmiş.

Sen işine bak, ben gelince veririm ona.

Alev Hanım.

Alev Hanım!

Zehra Hanım'a isimsiz bir mektup geldi.

Öyle mi? E, hani nerede?

Cevriye Hanım elimden aldı.

Bu kadın iyice haddini aştı.

Kendini bu evin sahibi zannediyor.

Görgüsüz işte, ne olacak?

(Telefon zili sesi)

(Anlaşılmayan sözcük)

Ne olacak?

Alo?

Alev, sen neredesin? Hı?

Ofiste de yoksun.

Ee, Ömer evdeyim.

Kendimi pek iyi hissetmiyorum da.

Biraz dinleneyim, iyi olursam gelirim.

Geçmiş olsun da Alev...

...böyle durumlarda haber verirsen sevinirim.

(Müzik)

Nazan.

Kulaklarını aç, beni iyi dinle.

Zehra gelmeden o mektubu Cevriye'den alacaksın.

Tamam, Alev Hanım.

Ben sana ne yapacağımı bilirim!

Koray ne yaptı acaba?

Geceyi nasıl geçirdi?

Kalacak yeri de yoktu.

(Müzik - Duygusal)

Alo, Yasemin?

-Nasılsın? -Koray?

Nasılsın?

Ben iyiyim, merak etme.

Funda birlikte kaçtığımızı söylemiş.

(Yasemin ses) Tüm mahalle bu dedikoduyla çalkalanıyor.

Babamı yolda çevirip sormuşlar.

Bu yüzden babam benimle hiç konuşmuyor.

(Yasemin ses) Yüzüme bile bakmıyor.

Yasemin, üzülme lütfen.

Bak, baban seni canından çok seviyor.

Benim ustam merhametlidir, affeder.

(Koray ses) Bak, ben diyorum ki hani senin şu...

...yanmış biberli dolman var ya?

Ondan yap götür babana.

(Koray ses) Ustam dayanamaz o lezzete.

Affeder mi diyorsun?

Affeder tabii ya, affetmez olur mu hiç?

Babamı gördükten sonra seni de görsem olur mu?

(Yasemin ses) Nasıl olduğunu görmeden içim rahat etmez.

Öğleden sonra görüşebiliriz.

Seni seviyorum.

Sen de seni.

(Müzik)

(Cevriye) Dünürüm, kahve içtiniz mi?

Hayır, sizi bekliyorduk Cevriye Hanım.

Ha, Nazancığım şöyle hepimize bol köpüklü bir kahve yap, olur mu güzel kızım?

Ama böyle sağa sola koştururken, hani başka...

...işlerle uğraşırken o köpükleri dökmeyesin sakın.

Tabii.

Ha, yanına da şöyle bir bardak su koy.

Soğuk olsun.

Tabii Cevriye Hanım.

Harareti alır, değil mi ay parçası?

Aa, Zehra'ya mektup gelmiş dünürüm. Ama odalarına girmek şimdi ayıp olur diye...

...ben de gelmelerini bekliyorum.

Zehra'nın arkadaşları da kendisi gibi müzelik anlaşılan.

Biz mektupla büyüdük.

Mektubun duygusu, keyfi bambaşkadır.

(Cevriye) Ay, ağzımdan aldın dünürüm.

Evet, biz mektupla büyüdük.

Ah o zamanlar, o satırlar var ya? Altın değerinde kıymetliydi bizim için.

Selamın da sabahın da vedasının da tadı bambaşkaydı.

Ee, bu devirde de böyle mektuplaşmayı görünce...

...takdire şayan buluyorum vallahi.

Helal olsun.

Ben en son ne zaman mektup yazdım, inanın hatırlamıyorum.

Çocuktum herhalde.

(Gülme sesi)

Ay dünürüm, ben ilk kocamla bol bol mektuplaşırdım.

Ay böyle postacıyı kapıda, camda beklerdim ayol.

Hâlâ da saklıyorum.

(Gülme sesi)

Ay Cevriye Hanım, ne çok anınız var böyle, anlat anlat bitmiyor.

Hıı.

E baksanıza, kimden gelmiş. Merak ettim.

(Cevriye) Aa, kızım?

Bu Zehra'nın özeli yani, çok ayıp.

Bakmadım bile.

Özel mi? Ben hiç özel olduğunu falan düşünmüyorum.

Zehra'ya sorsak söyler.

E hadi bakın, kimdenmiş, merak ettim doğrusu.

Ha madem Zehra'ya sorsan söylerdi...

...gelince sor, söylesin kızım.

E mi? Ben bir mutfağa bakayım biraz.

Alev, müzelik derken neyi kast ettin?

Ay teyze, senlik bir şey değil canım.

(Alev) Yani...

Bugün iki firmayla toplantınız var. İlki iki saat sonra Ömer Bey.

(Zehra dış ses) Yasemin seni gördü ya, kim olduğunu sordu.

(Ömer dış ses) sen ne cevap verdin?

(Zehra dış ses) E ne diyebilirim ki? Patronum dedim tabii.

(Ömer dış ses) Yani evet, ben senin patronunum.

(Sekreter) Ömer Bey, ben sonra geleyim isterseniz?

Ha, yok.

Sen toplantılardan önce bana bilgi verirsen iyi olur.

Tamam.

(Müzik)

Baba?

Acıkmışsındır, sana yemek getirdim.

Bak, biber dolması yaptım.

Bu sefer yakmadım ama çok güzel oldu.

Hazırlayayım mı?

Baba?

Hep böyle mi davranacaksın bana?

Bakmayacak mısın yüzüme?

(Müzik - Duygusal)

Yemek masanın üstünde.

Acıkınca yersin.

(Müzik - Duygusal)

Alo? Funda seninle konuşmamız lazım.

Tabii canım. Ne zaman istersen.

Pişkine bak ya!

Bir de hiçbir şey yapmamış gibi konuşuyor.

(Müzik)

Leyla, bak ben biliyorum hatalıyım ama...

Ee, hangi dosyada? Toplantıdan önce hemen düzeltelim.

Dosyadan konuşmak istemediğimi sen de biliyorsun Leyla.

Hatta bunlar böyle durursa...

Bence sırası değil.

Birazdan toplantıya gireceğiz.

Ben şimdi konuşmak--

-Kolay gelsin. -Zehra?

Bir kahve molası verin.

Canım, hoş geldin.

(Demir) Hoş geldin Zehra.

Teşekkür ederiz.

Zahmet ettin, sağ ol.

Bu dördüncü Ömer'e galiba?

(Demir) Evet, evet Ömer'e.

Ben kahve içeriz diye düşünmüştüm.

(Müzik)

Demir Bey, Leyla Hanım. Misafirleriniz geldi, toplantı odasında sizi bekliyorlar.

Tamam, sen misafirlerimize bir şeyler ikram et.

-Biz geliyoruz hemen. -Tamam, Demir Bey.

Ee, daha vakit yok muydu?

Zehracığım, kusura bakma.

Olur mu, ne kusuru? Hadi çıkın siz.

Siz de artık kahvelerinizi Ömer'le odasında baş başa içersiniz.

(Demir) Biz çıkalım.

Hadi görüşürüz.

(Müzik)

(Nihat boğaz düzeltme sesi)

(Telefon zili sesi)

Efendim Ayşeciğim?

(Ayşe ses) Nihatcığım, ne zaman geleceksin?

Asya evde olmadan bir an önce alalım.

Yarım saat sonra orada olurum.

Görüşürüz.

Beni çağırtmışsın.

Ayşe'yle alışverişe gideceğiz, bir an önce çıkmam lazım.

Bu fiyatları kim değiştirdi?

Senin belirlediğin fiyatlar.

Bu fiyatlarla bu ihaleyi alacağımızı düşünüyorsan...

...bu işi hâlâ ve hiç öğrenmemişsin demektir.

Ama bu fiyatlar değiştirilmiş.

Ve benim bundan haberim yok!

Öyle de olsa bu senin sorumluluğunda.

(Ömer) Ne olup bittiğini bilmek zorundasın.

Alev benden habersiz bu fiyatları değiştirmiş.

Yine de bu senin sorumluluğunu ortadan kaldırmaz.

Bunun hesabını bana değil Alev'e soracaksın!

Şimdi çıkmam lazım, Ayşe bekliyor.

(Müzik - Gerilim)

(Nihat) Zehra?

-Hayırdır? -Selam.

Ya ben Leyla'nın yanına gelmiştim ama...

...toplantıya geçti o.

Hıı.

Sen de Ömer'in yanına gidiyorsun.

Hı hı.

Müsaade edersen, bunlar soğumadan.

Tamam.

İşin yoksa ben konağa gideceğim Ayşe'nin yanına.

Seni de bırakabilirim.

Yok.

Ben Leyla'nın toplantıdan çıkmasını bekleyeceğim.

Ama sağ ol yine de.

(Ayak sesi)

Sözleşmeli evlilik gerçek aşka mı dönüşüyor?

Pek yakında!

Hoş geldin.

Bir şey mi oldu?

Yoo.

Konağa dönmeden bir Leyla'ya uğrayacaktım.

Ama o toplantıya girmiş.

Kahve getirdim.

Kahve mi?

(Müzik)

Havuçlu mu bu?

Evet, havuçlu.

Otursana.

Yasemin olanları anlattı.

(Zehra) Onun için kendini tehlikeye atmışsın.

Çok güzelmiş.

Ben...

...silah sesini duyunca...

Nereden aldın?

Yani belli ki o adam karanlık biri.

Başınıza daha kötüsü gelebilirdi.

Neden bana söylemedin?

Aslında ben söyleyecektim ama...

Ama söylemedin.

Yani en başından hepsini biliyordun.

Fırsat vermedin ki.

Ben mi fırsat vermedim?

Yani karşındakini dinlemeyen sensin.

Ben değil.

Bak hâlâ nereden aldığını söylemedin.

(Ömer) Eğer bu bir sırsa söz veriyorum, kimseye söylemeyeceğim.

Hâlâ dinlemiyorsun.

(Kapı açılma sesi)

(Demir) Rahatsız etmek istemezdim ama...

...misafirlerimiz toplantıya katılacak mı diye soruyorlar?

Elçiye zeval olmaz.

Tamam Demir. Eğer beklersen konağa birlikte gidelim.

-Yok, ben gideyim artık. -(Demir) Hiç gerek yok Zehracığım.

Leyla'nın toplantısı bitti zaten. O da odasında şimdi.

Tamam.

(Ömer) İstersen akşam yemeğine Leyla'yı da çağıralım.

Olur. Söyleyeyim ben.

Demir sen de gelsene. Şöyle hep beraber güzel bir akşam yemeği yiyelim.

-Olur. -Hem Tayfun da gelecek.

Ya, aklımdan çıkmış Ömer kusura bakma.

(Demir) Benim daha önceden verilmiş bir sözüm var.

Yani bu akşamlık, beni affetseniz iyi olur.

Peki, sen bilirsin.

Neyse, benim çıkmam lazım. Görüşürüz.

Ben Leyla'ya haber vereyim.

-Canım ya çok merak ettim seni-- -Neden böyle bir şey yaptın?

Neden Koray'la kaçtığım yalanını söyledin ha?

Babamla aramı açtın sen benim. Benimle konuşmuyor, yüzüme bakmıyor.

Sen benim arkadaşım değilsin.

Ha, bu arada.

Biz Koray'la birbirimizi çok seviyoruz.

Bizi kimse ayıramayacak. Bunu o kalın kafana sok.

(Müzik - Gerilim)

(Telefon zili sesi)

(Funda ses) Alo Alper. Konuşmamız lazım.

Yasemin ve Koray'la ilgili.

Bitti artık Funda bitti. Bırak artık işin peşini.

Ne demek bitti ya?

Onları babası bile ayıramadı. Sen mi ayıracaksın?

(Alper ses) Beni bir daha arama. Ha...

...kendi iyiliğin için sen de bu meseleyi artık bırak.

Yüzüme kapattı. Kahretsin ya!

Ee, sen ne arıyorsun buralarda?

Bulabilirsem kendime göre, kiralık bir ev bakıyorum teyzeciğim.

Hım. Nereden?

Buralar da. Merkeze uzak olmasın yeterli benim için.

Anladım.

Bak ne diyeceğim. Bizim mahalle güzeldir, temizdir.

-Eğer buralarda oturmayı düşünürsen... -Tabii ki.

Neden olmasın.

-Tamam, o zaman. O iş bende. -Sağ olun.

-Ben buraların eskisiyim. -Öyle mi?

Evet.

Çok eşim, ahbabım, dostum var çevremde.

Allah'ın izniyle sana uygun, güzel bir ev buluruz.

Dur ben sana şimdi, telefonumu bir yazayım.

Hı. Bak şimdi, bu benim telefon numaram.

Hiç çekinme beni ara.

Yarın, ee...

...yok, ama yok, yok. Ancak iki günde yerleşirim.

En iyisi, sen beni iki gün sonra ara.

Tamam. Muhakkak arayacağım. Hiç merak etmeyin.

Tamam yavrum.

Of, of! İnsanın kendi memleketi gibisi de yok yani.

-Değil mi ya? -(Kadın) Ya.

Öyle. Memleketimiz güzel.

(Esneme sesi)

(Sessizlik)

(Müzik - Gerilim)

-(Ayşe) Halacığım. -Hii! Bismillah!

-(Ayşe) Hadi gel, odana gidelim. -Ay kızım, nasıl bir uyku çöktü?

Aa!

Kızım ben, dur.

(Cevriye) Ayy!

Hiç hatırlatmıyorsun burada unuttun diye. Aman!

-(Nihat) Selam. -Hoş geldin hayatım.

Hoş bulduk.

-Nereye böyle? -Halamı odasına götürüyordum.

Ha tamam. Ben buradayım o zaman bekliyorum.

(Ayşe) Tamam canım.

(Ayak sesi)

(Ayak sesi)

Ha Alev...

...Ömer bugün yeni fiyatları sordu.

(Nihat) Ben de senin bir fikrin var dedim.

-Ee, artık bir açıklama yaparsın. -Hı hı. Evet yaparım.

Bir daha bir değişiklik yapacağın zaman...

...bir zahmet benimle de paylaş.

Yoksa istemeden önünü alamayacağımız aksilikler çıkacak.

(Müzik - Gerilim)

(Müzik - Gerilim)

Ben artık çıkayım.

Bir saniye.

Ne oldu?

Küpen düştü.

Teşekkürler.

(Müzik - Duygusal)

(Müzik - Duygusal)

Ben takayım istersen.

(Müzik - Duygusal)

(Müzik - Duygusal)

(Müzik devam ediyor)

Ben artık gidiyim.

(Müzik - Duygusal)

(Müzik - Duygusal)

(Müzik devam ediyor)

Hep böyle mi davranacaksın bana?

Bakmayacak mısın yüzüme?

(Müzik - Duygusal)

Yemek masanın üstünde. Acıkınca yersin.

(Müzik - Duygusal)

(Müzik - Duygusal)

(Müzik devam ediyor)

Nerede kalıyorsun?

Bir arkadaşımın yanında.

Dışarıda kalıyorsun değil mi?

Sana kalacak bir yer bulmamız lazım.

Yasemin sen beni düşünme.

Ben bulurum başımı sokacak bir yer.

Asıl sen nasılsın? Babanla aranı nasıl düzelteceksin?

Bilmiyorum.

Bana daha önce, hiç böyle davranmamıştı. Yüzüme bile bakmıyor.

İstersen, ben babanla konuşabilirim.

Konuşsak da bir şey değişmeyecek.

Ya bu onu daha da öfkelendirir.

Hepsi benim yüzümden.

Kendini suçlama. Bundan sonra ne yapacağız?

Bu işin içinden nasıl çıkacağız? Onu düşünelim.

Her şey düzelecek Yasemin. Bak göreceksin.

Bir gün bütün bu yaşadıklarımız geride kalacak.

(Koray) Çok mutlu olacağız.

Ustam bizi affedecek.

Birbirimizi ne kadar çok sevdiğimizi anlayacak.

Ben sana güveniyorum.

Aa...

...geç kalmayayım. Ben artık gideyim.

Tamam, git geç kalma.

(Müzik - Duygusal)

(Alev) Ben Cevriye'yi oyalarken, sen de çaktırmadan mektubu alacaksın.

Ama Alev Hanım, Cevriye Hanım cin gibi. Yakalanırım. Anlar.

Geliyor. Ben oyalayacağım. Sen de zaten ne yapman gerektiğini biliyorsun.

Cevriye Hanım.

...ya sizin şu zayıflama çayınız vardı ya...

...ben de onu, size nasıl yapıldığını soracaktım?

Aa, kendin için mi?

Ay zaten kakite dönmüşsün ay parçası yani, şu hale bak.

Şu ara çok yiyorum da. Dikkat etmek lazım.

(Alev) Yoksa bu gidişle kilo alacağım.

Ha.

İyi gel madem. Öğretivereyim mutfakta. Gel.

(Müzik - Gerilim)

(Müzik - Gerilim)

Nerede bu?

(Müzik - Gerilim)

(Müzik - Gerilim)

Nereye koydu bu kadın bunu?

(Müzik - Gerilim)

(Müzik - Gerilim)

İşte bu kadar.

(Müzik - Gerilim)

(Cevriye) Bak kızım, önce zencefilleri atıyorsun...

...ondan sonra papatya. Bu papatya sakinlik de veriyor insana.

Bak, bu sarı kantaron.

Bu da bir rayiha katı...

Kızım sen beni dinlemiyor musun?

Ha yok, Cevriye Hanım dinliyorum, dinliyorum.

(Cevriye) Ha.

A, kolay gelsin hanımlar. Uu neler yapıyorsunuz böyle?

Çay yapıyorum dünürüm. İster misin sen de?

Yok, yok. Ben ee, işim var biraz.

(Müzeyyen) Hediyeciğim, akşam yemeğe misafirimiz var.

(Müzeyyen) Sana bir menü hazırladım.

Birkaç eksik var. Ama Ökkeş bunları hemen alır.

-Ben Ökkeş'e vereyim bu listeyi. -Tamam canım.

Dünürüm, kim geliyor akşama yemeğe?

Aa, Tayfun ve Leyla.

Hee!

Ay parçası, hadi gözün aydın ayol. Komiserciğim geliyormuş.

(Gülme sesi)

Cevriye Hanı...

(Müzik - Gerilim)

Nazan, benim odamda yıkanması gereken havlular vardı.

-Onları yıkayabilir misin? -Tabii Alev Hanım.

Ee, Cevriye Hanım çayımız olduğuna göre...

...ben çayımı alayım gideyim. Çok teşekkür ederim.

Çok zahmet oldu size sağ olun.

Ay yarasın diyeceğim ama bu kurufenin de neresine yarayacaksa?

Tövbe, tövbe. Yarabbi.

Değişik.

(Gürültü sesleri)

Ne işin var burada?

Hangi yüzle geldin?

Usta...

...ben...

...özür dilerim.

Bana usta deme! Çık dükkândan. Çık!

Ben, anahtarları getirmiştim usta.

Bırak oraya.

(Müzik)

Usta...

...Yasemin'in hiçbir suçu yok. Bütün her şey, benim yüzümden oldu.

(Müzik - Hüzünlü)

(Müzik - Hüzünlü)

(Müzik devam ediyor)

(Kapı açılma sesi)

(Nazan) Ha Alev Hanım. (Kapı kapanma sesi)

Al. Kimse görmeden dök şunu.

E hadi. Ne duruyorsun? Hadi.

(Sessizlik)

(Müzik)

(Yırtma sesi)

Şuna bak ya! Şuna bak! Resmen benimle dalga geçiyor.

(Kızma sesi)

(Müzik)

Ay Cevriye, korkulur senden.

Ay parçasını, ateş parçasına çevirdin ayol.

(Gülme sesi)

(Müzik)

(Nazan) Alev Hanım. Alev Hanım.

-Zehra Hanım'a isimsiz bir mektup geldi. -Öyle mi?

-E hani nerede? -Cevriye Hanım elimden aldı.

Bu kadın iyice haddini aştı.

(Alev) Kendini bu evin sahibi zannediyor.

Görgüsüz işte ne olacak.

Kuru kakit, ne olacak.

(Alev) Nazan, kulaklarını aç beni iyi dinle.

Zehra gelmeden o mektubu Cevriye'den alacaksın.

Tamam, Alev Hanım.

Ay, o fotoğrafı gördüğünde...

...şu suratının halini görmeyi çok isterdim.

Ama olsun, bu da yeter.

(Gülme sesi)

-(Nazan) Buyurun Cevriye Hanım. -Teşekkür ederim kızım.

-(Cevriye) Ay parçası içti mi çayını? -İçti sanırım.

Ay parça...

...ben de Nazan'a soruyordum içti mi çayını diye?

-İçtin mi çayını? -(Alev) Hı, hı. Evet.

(Cevriye) Ay, bir tek çayla olmaz ama. Üstüne, bir bardak da soğuk su içmen gerek.

(Gülme sesi)

Ay!

Al bakalım. Oh, afiyet olsun.

(Ayak sesi) (Cevriye gülme sesi)

Bir işi de becer be Nazan. Bir işi de becer.

(Kapı açılma sesi)

(Müzik - Duygusal)

(Müzik - Duygusal)

(Müzik devam ediyor)

(Müzik devam ediyor)

(Müzik - Duygusal)

(Müzik - Duygusal)

Demir, bir sorunun var ama hâlâ söylemiyorsun.

Yok, iyiyim ben. Sadece iş, güç yordu biraz. O kadar.

İş, güç?

(Kapı vurulma sesi)

Ömer Bey, ben hazırım.

Demir gelseydin çok iyi olurdu. Annem sürekli seni sorup duruyor.

Size iyi eğlenceler. Nede olsa başka bir konuğunuz daha var.

Tayfun benim eksikliğimi hissettirmez.

Peki.

Eğer fikrin değişirse bekleriz.

Görüşürüz.

(Müzik)

(Kapı itme sesi)

(Kapı açılma sesi)

(Kapı kapanma sesi) Şu hale bak ya.

(Anahtar sesi)

Kim bilir kaç saat kapalı kaldı bu dükkân.

(Sessizlik)

Ne güzel. Cevap da vermiyoruz. Ohh!

(Kapı açılma sesi)

Neredesin sen? Hı? (Kapı kapanma sesi)

Abim bitti, karabatakçılık oynama sırası sana mı geldi?

(Mehtap) Huu! Sana diyorum?

Niye cevap vermiyorsun mesajlarıma?

(Mehtap) İşlerin vardı demek.

Senin bu dükkândan, daha önemli ne işin olabilir, ben çok merak ettim?

Bir de sana güvenip, dükkân emanet ediyoruz.

Madem, o açıklanamaz işlerin yüzünden bütün gün ense yaptın...

...dükkânın, bugünkü bütün işlerini de sen hallediyorsun.

Bana bak Beton, sakın bir yere kaybolma. Bir saate buradayım.

Burada göreceğim seni.

(Kapı açılma sesi)

(Kapı kapanma sesi)

(Müzik - Gerilim)

Kiralık ev bulmak ne kadar zormuş?

İki gündür, ara ara bakmadık yer kalmadı.

Tayfun neden bana söylemedin? Yani bizim ekip hallederdi.

-Tamam, ben ilgilenirim, hallederim. -Teşekkür ederim. Sağ ol.

Ya Leylacığım, çok sevindim gelmene. Uzun zaman oldu görüşmeyeli. Özlemişim.

Ya maalesef iş, güç, hastalık derken.

(Ayak sesi)

(Zehra) Hoş geldiniz.

Canım. (Öpme sesi)

(Ayşe) Abi, bir de nabız yokluyordun, Zehra kolyeyi beğendi mi diye?

Evet, çok güzel. Teşekkür ederim.

Beğenmene sevindim.

(Cevriye) Ay, ay. Ben de bakacağım. Dur bakayım.

(Cevriye) Ayy, ayy!

Su damlasına da su damlası olurdu ama.

(Cevriye) Ay Ömerciğim, çok zevklisin tercihlerin konusunda.

(Ayşe) Çifte kumrular, sizi izlemek güzel ama ayakta kaldık. Hadi oturalım.

(Telefon zili sesi)

(Ömer) Kusura bakmayın, benim telefona bakmam lazım.

(Cevriye) Aa, Zehracığım bu, bugün sana geldi.

(Cevriye) Yalnız bunun kıymetini bil yani. Hepimiz merak ettik.

Bu nostaljik arkadaşın kim diye. (Gülme sesi)

(Müzik - Gerilim)

(Müzik - Gerilim)

(Müzik devam ediyor)

Evet dinliyorum.

(Kapı kapanma sesi)

-Anlamadım. -(Erkek ses) Söylediğim gibi Ömer Bey.

(Erkek ses) Yener Kaplan intihar etmiş.

-Emin misiniz? -(Erkek ses) Evet Ömer Bey.

(Müzik - Gerilim)

(Ömer iç ses) Öldü mü şimdi?

Bu dizinin betimlemesi TRT/Karamel Film tarafından...

...Sesli Betimleme Derneğine yaptırılmıştır.

www.sebeder.org

Sesli Betimleme Metin Yazarı: Aynur Çelebi

Seslendiren: Emine Kolivar

Alt Yazı: Hatice Başpınar - Gökberk Yılmaz

İşaret Dili Tercümesi: Berrak Fırat

Son Kontroller: Dolunay Ünal - Zerrin Çınar - Hasan Dikyuva

Teknik Yapım: Dağ Prodüksiyon ve Yeni Gökdelen Tercüme

(Müzik - Jenerik)

Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.