All language subtitles for Adini-Sen-Koy-Engelsiz-172-Bolum

af Afrikaans
ak Akan
sq Albanian
am Amharic
ar Arabic
hy Armenian
az Azerbaijani
eu Basque
be Belarusian
bem Bemba
bn Bengali
bh Bihari
bs Bosnian
br Breton
bg Bulgarian
km Cambodian
ca Catalan
ceb Cebuano
chr Cherokee
ny Chichewa
zh-CN Chinese (Simplified)
zh-TW Chinese (Traditional)
co Corsican
hr Croatian
cs Czech
da Danish
nl Dutch
en English Download
eo Esperanto
et Estonian
ee Ewe
fo Faroese
tl Filipino
fi Finnish
fr French
fy Frisian
gaa Ga
gl Galician
ka Georgian
de German
gn Guarani
gu Gujarati
ht Haitian Creole
haw Hawaiian
iw Hebrew
hi Hindi
hmn Hmong
hu Hungarian
is Icelandic
ig Igbo
id Indonesian
ia Interlingua
ga Irish
it Italian
ja Japanese
jw Javanese
kn Kannada
kk Kazakh
rw Kinyarwanda
rn Kirundi
kg Kongo
ko Korean
kri Krio (Sierra Leone)
ku Kurdish
ckb Kurdish (Soranî)
ky Kyrgyz
lo Laothian
la Latin
lv Latvian
ln Lingala
lt Lithuanian
loz Lozi
lg Luganda
ach Luo
lb Luxembourgish
mk Macedonian
mg Malagasy
ms Malay
ml Malayalam
mt Maltese
mi Maori
mr Marathi
mfe Mauritian Creole
mo Moldavian
mn Mongolian
my Myanmar (Burmese)
sr-ME Montenegrin
ne Nepali
pcm Nigerian Pidgin
nso Northern Sotho
no Norwegian
nn Norwegian (Nynorsk)
oc Occitan
or Oriya
om Oromo
ps Pashto
fa Persian Download
pl Polish
pt-BR Portuguese (Brazil)
pt Portuguese (Portugal)
pa Punjabi
qu Quechua
ro Romanian Download
rm Romansh
nyn Runyakitara
ru Russian
sm Samoan
gd Scots Gaelic
sr Serbian
sh Serbo-Croatian
st Sesotho
tn Setswana
crs Seychellois Creole
sn Shona
sd Sindhi
si Sinhalese
sk Slovak
sl Slovenian
so Somali
es Spanish
es-419 Spanish (Latin American)
su Sundanese
sw Swahili
sv Swedish
tg Tajik
ta Tamil
tt Tatar
te Telugu
th Thai
ti Tigrinya
to Tonga
lua Tshiluba
tum Tumbuka
tr Turkish
tk Turkmen
tw Twi
ug Uighur
uk Ukrainian
ur Urdu
uz Uzbek
vi Vietnamese
cy Welsh
wo Wolof
xh Xhosa
yi Yiddish
yo Yoruba
zu Zulu

Original subtitles

Bu dizinin betimlemesi TRT/Karamel Film tarafından...

...Sesli Betimleme Derneğine yaptırılmıştır.

www.sebeder.org

(Müzik - Jenerik)

(Müzik - Jenerik)

(Kapı zili sesi)

Geldiler.

Geldiler.

(Kapı zili sesi)

Niye duruyorsun ki? Yardım etmiyorsun. Hi!

(Müzik)

-İçerideler mi? -Bilmiyorum. Dur bir saniye.

(Müzik)

Yani ben sana kalmamanı söylemiştim. Bak, yakalandık işte. Ben şimdi...

...nasıl açıklama yapacağım? Şimdi ne diyeceğim?

Tamam, tamam, sakin ol.

-Buluruz bir çözüm. -Nasıl? Ne bulacaksın?

(Müzik)

(Ayak sesi)

(Çekmece kapama sesi)

(Sessizlik)

(Müzik)

Dur, ne yapıyorsun sen?

İçerideler mi acaba, yani hiç ses gelmiyor.

Ee, kapı sesini duymadın mı? Girdiler.

Başka biri olmasın? Böyle anahtarı olan, evi kontrole gelen birileri falan?

(Müzik)

(Koray) Alo, canım nasılsın, ne yapıyorsun? Moralin nasıl?

Koray!

(Koray) İyiyim ben de ne yapayım. Seni özledim.

Ha Yasemin, sana çok güzel bir haberim var.

Yeni bir sipariş aldım. Hem de Beton sayesinde ha.

Ha?

Aynen aynen, iş getirmiş bize.

Ha, yok, şimdi eve geldim, şu...

...muhasebe kayıtlarını almak için. Çıkacağım şimdi, atölyeye gideceğim.

Tamam. Yasemin...

...siz gelmeden şu siparişleri bitireyim de...

...sonra sürpriz yapayım diyorum.

Yasemin'le konuşuyor.

Aynen, aynen, mesai var yani bu akşam.

Tamam canım, ararım ben seni.

Ha, yok, üstümü değiştirip çıkacağım işte.

Tamam, hadi bye bye.

Tamam tamam. Tekrar atölyeye dönecekmiş. Birazcık bekleyelim.

-Tamam. Bekleriz. -Şş, sessiz.

Ya zaten fısıltıyla konuşuyorum.

Tamam, sustum.

(Telefon zili sesi)

Allah Allah.

Kiminki bu ya?

(Koray) Baksam mı acaba?

Çıkıyorum ben.

Ben çıkıyorum. Telefonuna bakacak yoksa. Sen dur burada.

Dur, dur, dur. Çıkma.

Nasıl çıkmayayım ya? Ya açarsa telefonunu? Tamam, sen burada dur.

Kımıldama, geliyorum. Koray! Koray, sen miydin?

Zehra abla.

Alayım.

Aa, Zehra abla ya, kusura bakma, ben açtım ama.

Öyle mi?

-Efendim. -Zehra?

-Mert. -Ömer'i aramıştım ama...

-Ha, evet evet, anladım. -(Mert ses) Müsait değil galiba.

Evet, yani hayır.

Anladım. Ya müsait olunca beni aramasını söyler misin?

Olur, tamam. İyi günler.

İş yerinden arıyorlar da.

Koray, ben sen de cenazeye gittin sanıyordum, gitmemişsin.

Ha, yok Zehra abla, gitmedim ben, atölyedeydim.

Ya bir sipariş var da onu yetiştirmeye çalışıyorum.

Ha, çok sevindim.

Ben de Şükran teyzenin ilaçları gelecekmiş de...

...onu bekliyorum, gideceğim sonra.

Ee, istiyorsan sen git Zehra abla, beklerim ben.

Yok, yok, ben beklerim. Hem sen işinden olma, git sen.

İyi, benim de zaten yetiştirmem gereken bir iş vardı acil, yoksa biliyorsun.

Tamam canım.

O zaman ben üstümü değiştireyim, gideyim.

Hmm. Tamam.

Tamam, ben odadayım.

Tamam.

(İttirme sesi)

Pardon, pardon.

Üstünü değiştirecekmiş, ondan sonra gidecek.

Arayan Mert'ti.

-Tamam, ararım ben. -Tamam.

(Zorlama sesi)

Bu niye kapanmıyor? Denesene.

(Müzik - Hareketli)

(Kapı kapanma sesi)

Ha.

-Koray gitti. -İyi.

Tamam, ben içeri geçiyorum.

Tamam.

(Zorlama sesi)

(Müzik)

(Telefon zili sesi)

Ha Ömer, şirkete gelecek misin diye soracaktım.

Babamla ilgili.

Hilmi Yılmaz'la ilgili dosya, giderek güçleniyor.

Birkaç şey daha bekliyorum. Onlar da gelince...

Neyse, sonra konuşalım mı? Sen Zehra'ylasın sanırım.

Tamam, keyfinize bakın.

Ömer'le mi konuştun?

Evet ama sen sormadan söyleyeyim, bugün şirkete gelmeyecekler.

Hiç şaşırmadım.

Bir şey mi dedin?

Yoo, yok, bir şey demedim.

(Müzik)

Bu dosyada Hilmi Yılmaz yazıyor.

Ne oldu peki, bir şey bulabildiniz mi?

Şimdilik bulamadık Alev. Ama çalışıyoruz, bulacağız.

Alev, kusura bakma.

(Telefon zili sesi)

Ha, ben çıkıyordum zaten.

(Telefon zili sesi)

Hi Jane, how are you?

(Müzik)

Ya bir şeyler bulursa?

Hilmi yakalanırsa ben de deşifre olurum.

(Müzik)

(Telefon zili sesi)

Hilmi Bey, hemen konuşmamız lazım.

-Ne oldu yine Alev, söyle. -(Alev ses) Başımız dertte.

-Mert sizinle ilgili araştırma yapıyor. -Ne araştırması?

Elinde dosyalar var, ayrıntısını bilmiyorum. Ne yapacağız?

(Hilmi ses) Sakin ol.

İstese de bir şey bulamazlar.

Ama sen yine de gözünü dört aç. Attıkları adımlardan beni haberdar et.

Tamam.

(Müzik)

Öz oğul, babasını hapse tıkmak için araştırma yapıyor ha?

(Müzik - Gerilim)

Alo, Reşat, Mert peşimize düşmüş.

Araştırma yapmaya başlamış.

Ortada endişe etmemizi gerektirecek bir durum...

...bir ipucu yok değil mi?

(Poşet sesi)

-Teşekkür ederim. -Rica ederim.

(Kapı kapanma sesi)

Evet, nihayet geldi. Artık gidebiliriz.

-Tamam, önce bir kahvaltı yapalım. -Evde yapsaydık kahvaltıyı.

Ama ben çok acıktım.

-Sen şirkete gitmeyecek miydin? -Hayır.

Bak ne diyeceğim, dışarıda kahvaltı yapalım, yeri de sen seç.

Ama ben dışarıda kahvaltı yapmak istemiyorum.

Tamam, o zaman ben seçerim.

(Kapı zili sesi)

(Müzik - Hareketli)

(Mehtap iç ses) Çikolata getirmiş bana.

Ee Beton, bir kahve yap da içelim.

(Müzik - Hareketli)

Ay Beton...

...şöyle kahvenin yanına tatlı bir şeyler olsa...

...ağzımız tatlansa ne güzel olurdu değil mi?

(Müzik - Hareketli)

Ee, yok mu çikolata falan?

(Mehtap iç ses) Ee, bana getirmedi mi yani?

(Mehtap iç ses) Allah Allah.

Dur dur dur. Açma, dur.

Ömer...

Ya Koray'sa? Anahtarı var, açabilir.

(Ayak sesi)

Ya Koray olsa niye bassın ki zile? Yani anahtarı var, girer içeri.

Benim burada olduğumu bildiği için olabilir mi?

(Kapı zili sesi)

Yok, ben açıyorum ben.

Dur, dur. Sen... Sen gelme.

Sen sakın gelme. Git saklan bir yere, sakın görünme.

-Yine aynı şey. -Evet, aynı şey. Senin yüzünden.

(Müzik)

(Kapı zili sesi)

Aa, Zehracığım, bu ne güzel sürpriz.

Nasılsın?

-Hoş geldin Melike abla. -Hoş bulduk canım.

-Fikriye teyze, hoş geldin. -Hoş bulduk.

İzinli misin bugün? Ne zamandır görüşemiyorduk.

Ha ha, öyle.

Şükran abla içeride mi?

Yok, hayır, Şükran teyze evde değil. Onlar cenazeye gittiler.

Öyle mi? Hay Allah.

(Zehra) Ne oldu Melike abla?

Kazım abini hastaneye götüreceğim de randevu almıştık bugüne.

Anneme de Şükran abla bakacaktı birkaç saatliğine.

Hı, öyle mi?

Ne yapsam ki?

Nesi var Kazım abinin? Kötü bir şey değil inşallah.

Sorma Zehracığım. Tansiyonu çok düzensiz bu aralar.

Dün yine 22'lere kadar yükseldi.

Geçmiş olsun. Tabii ihmal etmemek lazım.

Öyle canım.

Zehracığım, sana da utanıyorum söylemeye ama...

-Söyle Melike abla. -Yani eğer işin yoksa, mümkünse...

...anneme sen baksan? Ben bir iki saate döner gelirim.

Tamam, bakarım. Bakarım tabii ki Melike abla.

Siz randevunuza geç kalmayın.

Anne, gel hadi.

Çok sağ ol Zehracığım. Allah senden razı olsun.

-Ben hemen gider gelirim. -Çocuk muyum ben?

Yalnız başına kalabilirdim evde. Niye getirdin beni buraya? Deli kız!

Anneciğim, evde tek kalamazsın. Sen geç, ben gelip alacağım seni.

Zehracığım, çok sağ ol. Ben işim biter bitmez hemen gelip alırım.

Tamam, tamam Melike abla. Siz işinizi halledin de.

-Tamam canım, hadi allahaısmarladık. -(Zehra) Hoşça kal.

Gel. Gel Fikriye teyze, biz içeri geçelim.

Ne bağırıyorsun kulağımın dibinde? Sağır mıyım ben kızım?

(Zehra) Gel, gel. Geç Fikriye teyze, geç.

Tamam, ben şimdi sana bir terlik vereyim hemen. Bir dakika.

Bir dakika. Tamam, verdim.

Ne bağırıyorsun terlik terlik!

Kulağım duymuyor mu zannettin, sağır mı zannettin beni sen?

Tamam, tamam Fikriye teyze.

Tamam, hadi salona geçelim. Giriyoruz salona.

Ben susadım. Bana bir su getiriver.

Tamam, tamam, hemen getiriyorum Fikriye teyze.

Ay vallahi çok iyi gidiyor doktorcuğum.

Hiç kaçamak yapmıyorum. Dediklerinizi harfiyen uyguluyorum.

Aa, tabii, çok hareketliyim.

Ben zaten öyle yeni gelin gibi hayatta süzülüp oturamam ayol.

Ha, dur, dur. Bir kâğıt kalem bulayım ben. Bir dakika.

Bir dakika doktorcuğum, bekletiyorum. Bekletiyorum, hah.

Buldum.

Evet, dinliyorum. Şimdi söyleyebilirsiniz.

Sıklaştıracağız, evet.

Azaltacak... Azaltacağız.

Azaltacağız mı?

Ha, zaten kuş gözü kadar menülerim var yani Doktor Beyciğim.

Artık...

Tabii ben de çatal bıçak kullanmam, bundan sonra mikroskopla bakarım artık.

Olsun.

Ha.

Tamam.

(Cevriye) Anladım, ha.

Aa, ben sizi sonra tekrar arayacağım. Sevgiler, hoşça kalın.

Hala, kiminle konuşuyordun öyle hararetli hararetli?

Bir sorun yok değil mi?

Aa, yok yok, hiçbir sorun yok, sen merak etme güzel kızım.

Ben sizin yıl dönümünüzle ilgili siparişler veriyordum.

Öyle mi? Nedir onlar bakayım.

Aa, mümkün değil güzel kızım. Sürpriz.

Ben şimdi gidip hazırlıklarla ilgileniyorum.

Sen de sabrediyorsun, tamam? Hadi görüşürüz.

Halam iyice kendini kaptırdı bu işe.

Olsun olsun, bırak, bak böyle mutlu.

Öyle.

-Kahve içer misin? -İçerim.

Hediye abla!

-Ya küçük bir sorunumuz var. -Evet, duydum.

Yani niye kabul ettin ki? İşim var falan deseydin.

Nasıl hayır derdim? Hastaneye gideceklermiş.

Tamam, biliyorum, yardım etmeye çalışıyorsun ama ya ben burada kalamam ki.

Ne demek kalamam? Kalacaksın. Bak, sakın çıkayım falan deme.

Eğer Fikriye teyze görürse çok kötü olur. Yani zaten çok fazla sürmez ki.

-İki saat falan işte. -Ne?

İki saat mi?

-Hayır, ben iki saat burada kalamam. -Ne demek kalamam ya?

Kalacaksın, yapacak hiçbir şey yok. Kusura bakma.

Ya tamam, beni de götür içeri. Misafir falan dersin, otururum ben orada.

Olur mu ya, olur mu öyle şey?

Hayır, burada duracaksın. Bak sakın öyle bir şey yapayım deme, sakın!

Rica ediyorum senden.

-Bari bir merhaba deseydim. -Hayır ya, olur mu?

Ne demek merhaba deseydim? Hayır, dur burada, dur, kıpırdama.

Allah Allah. Nerede bu kız ya?

Kaçtı mı acaba? Aa! Bu yeni nesli de anlamıyorum ki.

Akılları bir karış havada ya. Allah Allah!

Eyvah, eyvah. Geliyor. Geliyor, ne yapacağız?

Tamam, sen dur burada. Dur burada, tamam mı?

Bekle.

Maşallah, maşallah.

Ah ah ah.

Hi!

Fikriye teyze, gel. Ben sana çay koymadım. Çay koyayım sana.

-Ne istersin çayın yanında? -Biri mi vardı içeride?

Hayır, olur mu? Kimse yok ki evde. Yalnızız biz, hadi gel.

-Gel, kimse yok. -Allah Allah.

(Fikriye) Ben Ahmet'i görür gibi oldum sanki.

-(Zehra) Ahmet mi? -(Fikriye) Evet, Ahmet'i görür gibi oldum.

Ama Ahmet abi Almanya'da değil mi? Telefonla konuşmuyor musunuz hiç?

Mendebur gelin bana göstermemek için aratmıyor ki.

Tamam, tamam Fikriye teyze. Sen gel, gel şöyle otur, rahatına bak. Gel.

(Ayak sesleri)

Ama bir gelsin, ben yapacağımı biliyorum ona.

Burnundan getireceğim, burnundan.

Tamam. Tamam Fikriye teyze, sen çayın yanında ne istediğini söylemedin hâlâ.

Bir de bilmiyor musun ben çayın yanında ne yediğimi?

Tabii, bilmiyorum ama...

...kek var, çikolatalı kek ister misin?

Hadi getir, getir, getir. Bak ne kadar oldu geldiğim...

...hâlâ hiçbir şey yok ortada.

Tamam, tamam Fikriye teyze.

Ben şimdi getirmeye gidiyorum ama lütfen sen hiçbir yere kıpırdama, tamam mı?

Sen burada otur, ben getiriyorum şimdi.

Akıl ver sen anca. Ben sana az bile söylüyorum.

Tamam Fikriye teyze, ben gidiyorum. Sen eğer bir şey istersen bana seslen.

Tamam mı? Hiç kalkma, sadece bana seslen.

Mendebur gelin, oğlumu bana göstermemek için neler yapıyor.

Oğlumu da kapatmış oradaki odaya.

Daha ne kadar sürecek ki bu?

Bu saatten sonra kahvaltı da olmaz.

Akşam yemeği...

Yok, Ayşeler bekliyor.

(Ayak sesi)

(Ayak sesi)

Ya bana kapıyı açar mısın ha?

Tamam, kapat şimdi. Kapat kapat.

-Atıştırmalık bir şeyler getirdim. -Sen yedin mi?

Yok, Fikriye teyzeyle yerim ben. Afiyet olsun.

Gidiyor musun?

Ya demin seni gördü gibi oldu. Şimdi gelmesin bir daha.

-Telefonun sessizde değil mi? -Evet.

Tamam, ben gidiyorum.

(Müzik)

(Ağlama sesi)

Benim güzel oğlum, yavrum benim.

(Ağlama sesi)

(Ağlama sesi) (Ömer) Geldin mi?

Biliyordum!

O mendebur, ananı görmeye bile izin vermiyor değil mi?

Nasıl? Anlamadım. Kim?

Kim olacak oğlum? Karın, karın!

Kurban olduğum, canım.

Ah!

(Müzik - Hareketli)

Fikriye teyze?

Sen beni oğlumdan ayrı bırakıyorsun.

(Fikriye) Saklıyorsun onu odada!

Canım oğlum benim.

Hadi gel oğlum, çıkalım buradan biz. Gel.

Gel yavrum, Ahmet'im benim.

(Fikriye) Güzel oğlum, tontişim.

Tontişim mi?

Beton.

Ben acıktım ya, bir şey mi yesek?

Alo! Kime diyorum!

Acıkmadın mı?

İyi, ben kendime söylerim.

Alo, Hasan abi, bana az çorba. Bir de kuşbaşılı pide yollasana.

Hı, nakit vereceğim.

Tamam, sağ ol. Sana da kolay gelsin.

(Telefon titreşim sesi)

(Müzik - Hareketli)

(Müzik - Hareketli)

Hop hop! Nereye?

Özel yani?

Söylemiyorsun.

(Müzik)

Çok özledim ben seni yavrum.

Çok özledim, ay.

-Oğlu sandı seni. -Oğlu mu?

Elimi öpmeyecek misin oğlum?

Fikriye teyze, Fikriye teyzeciğim, o Ahmet değil.

O başka biri.

(Fikriye) Hadi oradan! Ben oğlumu tanımayacak mıyım?

Bak boyuna posuna, kaşına, gözüne.

Sen ne biçim gelinsin böyle.

Öp elimi benim oğlum, öp.

Aldırma ona sen bir tanem benim.

-Öpeyim anacığım. -Öp güzel oğlum benim.

Oh yavrum, kurban olayım boyuna posuna, evladım benim.

Canım, özledim seni, çok özledim. Gel, gel.

Anlat bana bu kadından neler çektiğini.

Beni unutturmak için sana neler yapıyor bu cadı karı ya?

(Fikriye) Aa!

Yavrum, çok özledim seni.

Hiç aramıyorsun, sormuyorsun anneciğini.

(Fikriye) Nasıl üzülüyorum bir bilsen.

(Fikriye) Çok özlüyorum oğlum seni ben.

Çikolatalar bilmem neler.

Hayır, hiç anlamadım vallahi.

(Kaşık çatal sesi)

(Müzik)

Ay bu ne ya?

Oturdum kaldım burada!

Üstüme ölü toprağı serilmiş gibi.

Vallahi bugün kendini şımart Mehtap, hakkındır.

(Müzik)

(Boğaz temizleme sesi)

Alo, güzellik merkezi mi?

Hah, ben bugün için randevu alacaktım.

Mehtap Kaplan. Şöyle full bakım olsun.

Hah, teşekkür ederim, sağ olun.

Ha şöyle ya.

Bir de akşam gezmelere çıktım mı, vallahi tamamdır bu iş.

Alo, Nermin, nasılsın canım?

İyi ben de sağ ol.

Ee, akşam ne yapıyorsun?

Sinemaya gidelim mi birlikte?

İşin mi var?

E aman, iyi, tamam. Görüşürüz.

Ay havanı yesinler, işi varmış!

Ben de kendim giderim.

Şu filmlere bir bakayım da.

(Müzik)

Cevriye halanın elinde küçük küçük notlar vardı ama göstermedi.

Sürpriz yapacakmış.

Cevriye Hanım çok renkli şeyler planlıyordur.

Bu gece çok güzel olacak değil mi?

Bence de anne.

Ayşe, Cevriye Hanım'ın tatlı heyecanı bütün eve sirayet etti.

Ne güzel oldu değil mi?

Evet anne.

Cevriye halanın sayesinde ilk defa birlikte kutlayacağız.

Canım yavrum, inşallah daha çok uzun seneler beraber kutlarız.

Âmin anneciğim, âmin.

Ah be oğlum, kaç yıl oldu bir ananı görmeye gelmedin yavrum.

Anacığım, ben--

Hiç öyle ağzında eveleyip geveleme.

Biliyorum ben, bu mendebur kadın beni unutturmak için...

...neler yapmıştır sana kim bilir.

Yok yok anacığım, o yüzden değil.

Geldim geleli bana bir kahve bile yapmadı ya.

(Fikriye) Ben bunu nasıl gelin olarak aldım?

Bilmiyorum vallahi, dizlerime vuruyorum dizlerime onu aldım diye.

Fikriye teyze olur mu? Hemen yapayım, tamam. Nasıl olsun kahven?

Aa! Bak duy.

Kulaklarınla duy, gözlerinle gör.

(Fikriye) Bana bir anne bile diyemiyor.

Kocana da yap, Ahmet'im de içsin.

Değil mi Ahmet'im?

Olur, olur anacığım, beraber içeriz burada karşılıklı.

Akşama ne yersin oğlum?

Söyle karına, canın ne istiyorsa yapsın karın.

Bilmem anacığım. Senin canın ne istiyor, sen söyle...

...söyleriz, yapar.

Senin canın evladım, senin canın ne istiyorsa yapsın karın.

Tamam anacığım, söyleriz, yapar o. Sen merak etme.

Tamam, ben hemen kahvelerinizi getiriyorum.

Şekerli olacak değil mi Fikriye teyze?

Sen önce bana bir su getir.

Tamam, hemen getiriyorum.

Baksana, suratsız kadın.

Giderken domuz domuz bakıyor böyle ııh diye.

(Müzik)

Öyle, öyle anacığım, çok dikbaşlı.

(Ömer) Hep burnunun dikine gidiyor.

Afiyet olsun.

Sen de kılıbık olma be oğlum.

Ağırlığını koy. Neden yumuşadın bilmiyorum ki. Eskiden böyle değildin.

Yok yok anacığım, ben yumuşamadım.

Ne söylesem yapıyor.

Aferin oğlum.

Kadın dediğin kocasının lafını dinleyecek...

...onun istediğini yapacak.

(Fikriye) Kıracak dizini, oturacak.

Aynen öyle.

Gerçi bu da çok sever çantayı kokluna takıp gezmeyi fır fır.

(Ömer) Evet.

Aynen öyle.

(Fikriye) Aa! Bak, bir de öyle diyor.

(Fikriye) Sen erkek değil misin oğlum? Ağırlığını koysana.

(Fikriye) Dinlet sözünü.

(Müzik)

(Fikriye) Sen neyi dinliyorsun? Git sen kahve yapsana.

Sen söyle oğlum, gitsin kahvemizi yapsın.

Tamam, tamam anacığım.

Hadi, hadi git sen kahveleri yap.

Hadi.

(Fikriye) Aferin oğlum, ne güzel gönderdin sen onu öyle. Ay canım benim.

(Sandalye itme sesi)

(Müzik)

Aa, sinema bileti mi aldın Beton?

Ya var ya, başka bir şey isteseymişim olacakmış.

Ben de bugün filme gitmek istiyordum.

Yine her zamanki gibi de ne istediğimi bildin.

Ay, benim randevum vardı.

Güzellik merkezine gidip geleceğim ben hemen hızlıca, tamam mı?

(Müzik)

Oğlum, sen öyle rahat edemedin. Dur arkana iki tane yastık koyalım.

Yok yok anacığım, ben böyle rahatım.

Gelin kalk, yastık getir kocana.

Hadi ne duruyorsun, kalk kalk!

(Fikriye) Görüyor musun oğlum, öyle kös kös oturuyor.

Ver bana ver, sen yapamazsın.

Gel oğlum, arkana koyayım, şunu da yanına koyayım, oh.

-Tamam anacığım, ben hallederim. -(Fikriye) Tamam.

(Fikriye) Çek sehpayı, kaldır şunları.

Al hadi, al hadi!

Gel bakayım şuraya, kaldır bakayım kocanın ayaklarını.

(Fikriye) Terliklerini de çıkar hadi.

Her şeyi ben mi söyleyeyim ya? Rahat ettir kocanı.

Tamam, tamam anacığım, ben hallederim şimdi.

(Müzik)

Bunları da buraya koymuşsun kuru kuru. Lokum yok muydu?

Tamam, getiriyorum.

Ah yavrum, sana kaç defa söyledim.

Bizim Elmas'ın zanaat mezunu kızı varken bu kıza saplandın.

Elmas'ın kızı mı?

(Fikriye) Evet, Elmas'ın kızı. Gönlü de vardı sende halbuki.

Hem de ne kadar güzeldi, bunun gibi değildi.

(Müzik)

Ay sen beni hasta mı edeceksin? Buz gibi!

Hadi şunun içine sıcak su koy da öyle getir.

Tamam.

(Telefon zili sesi)

Bak, su getirmiyor da telefonla konuşuyor.

Ne diyeyim anacığım, yani konuşuyor işte.

Alo, alo? Hah Melike abla.

İlacı mı?

-(Zehra) Hah, tamam, nerede duruyor? -Kiminle konuşuyor bu?

-Bilmiyorum ki. -(Zehra) Anladım, tamam.

Hı hı, siz ne zaman gelirsiniz?

Yok yok, siz işinizi halledin, bir sorun yok.

Hı hı.

Fikriye teyzeciğim, ya senin ilacın varmış da nerede acaba?

-Hah, tamam. -Al.

Zehir olmasın bu? Ama benim ilacım.

(Müzik)

Zehra, kızım bu adam kim?

Anacığım, ben eşiyim.

Zehra kızım, sen ne zaman evlendin?

Biz seni çalışıyor biliyorduk.

(Nefes sesi)

Fikriye teyzeciğim ee, şey--

Tabii, yaşlandım artık değil mi?

Unutup duruyorum.

Söylemiştin kızım.

(Zehra) Fikriye teyze...

...aslında o...

Maşallah, maşallah, çok da yakışıklıymış kocan.

Adın ne senin oğlum?

Ömer.

Ne iş yaparsın? Halin vaktin yerinde mi bakayım?

Eh işte.

Bir şey söyleyeceğim. Çocuk var mı çocuk?

Yok.

Yok Fikriye teyze.

Olur inşallah, olur. Daha çok gençsiniz.

(Müzik)

Fikriye teyzeciğim, ben sana bir çay getireyim, çay ister misin?

Yok kızım, fazlası çarpıntı yapar.

Şimdi söyle bakayım, niye çocuk yok bakayım, söyle.

(Müzik)

(Fikriye) Aa, neden kızardın öyle kızım?

(Fikriye) Utanılacak ne var bunda?

Bak, evlilik çok önemli bir şey yavrum.

Çocuk yapmanız lazım, çocuk bağlar aileyi.

(Fikriye) Mutluluk getirir.

(Müzik)

(Fikriye) Sen severek evlendin değil mi yavrum?

Kocanı da seviyorsundur herhalde.

(Müzik)

(Cevriye) Kolay gelsin Hediyeciğim.

Sağ olun Cevriye Hanım. Buyurun.

Aa, yok yok, sen yemeğine bak, ben iki lokma bir şey hazırlayacağım kendime.

(Müzik)

(Tabak çanak sesleri)

(Tabak çanak sesleri)

(Cevriye iç ses) Ay, yok, bu diyetisyen açlıktan öldürecek beni herhalde.

(Cevriye iç ses) Böyle giderse tahtalı köyü boylayacağım.

(Cevriye iç ses) Dayan Cevriye, sık dişini. Yüzdün yüzdün kuyruğuna geldin.

(Cevriye iç ses) Bu saatten sonra dönmek yok.

(Cevriye iç ses) Ateş topunu kendine güldürmeyeceksin herhalde.

(Tabak çanak sesleri)

Yemek pişti Cevriye Hanım.

Bir tabak vereyim size.

Ay yok, ben böyle hafif bir şeyler yiyeceğim Hediyeciğim.

O kadarcık şeyle doyulur mu Cevriye Hanım?

Ya son zamanlarda çok az yiyorsunuz.

İnsanın dişinin kovuğuna gitmez bunlar.

Ay yok Hediyeciğim, ben her bahar böyle olurum, iştahım kesilir benim.

Ah ah, o bahar biraz da bana gelse.

Yani benim de iştahım birazcık kesilse.

Kolay gelsin.

Kızım, sana sordum, bir cevap versene yavrum.

Ne sormuştun Fikriye teyze?

Gençlik işte. Kafada kavak yelleri.

Kocanı seviyor musun diye sordum işte.

(Müzik - Duygusal)

Fikriye teyzeciğim--

Yoksa zorla mı aldı seni?

Yok, yok.

Biz...

Severek evlendiniz.

(Fikriye) Öyle olacak tabii.

Artık herkes severek evleniyor.

Bu devirde kaldı mı görücü usulü?

(Müzik)

Ben bir çaya bakayım.

Ben de su alacağım.

Sen niye kalktın?

Bunu ne zaman alacaklar?

İşleri uzamış, gecikeceklermiş.

Ne kadar?

Bilmiyorum, sormadım.

Leyla'yı aradın mı, ne zaman geleceklermiş?

Yarın geliyorlar.

O zaman sorun yok.

Ben Ayşe'yi arayıp haber vereyim.

Neyi?

Bu gece de burada kalacağız.

Ne? Hayır, hayır!

Ayşeciğim, nasılsın?

İyiyim, iyiyim ee...

...biz bu gece de dışarıda kalacağız, onu söyleyeyim dedim.

Bu gece de mi gelmeyeceksiniz abi?

Tamam.

Tamam, anladım.

Görüşürüz abiciğim.

Hediye abla, abimler bu gece yemekte olmayacaklar.

Tamam Ayşe kızım.

Niye gelmiyorlar Ayşe?

Bilmem, sormadım.

Benim yüzümden değil mi?

Ben Zehra'yı kırdım.

Anneciğim, olur mu hiç öyle şey?

Hem bence Zehra değil, abim kalmak istedi dışarıda.

Bilmiyorum Ayşe ama ben Zehra'yı çok üzdüm.

Benim onun gönlünü almam lazım. Bir şeyler yapmam lazım.

(Kapak kapanma sesi)

(Müzik - Hareketli)

Ben hazırım.

Hadi çıkalım da geç kalmayalım.

Biletler nerede? Ben bir saate bakayım.

Nasıl yani?

Başkasıyla mı gideceksin?

Başkasına mı aldın biletleri?

(Müzik - Hareketli)

Madem benimle gitmeyeceksin niye söylemiyorsun o zaman Beton Kafa?

Kiminle gidiyor o zaman bu?

Ha, yok canım, olur mu öyle şey?

Kime aldı ki biletleri?

Bir kızla falan mı gidiyor?

Yoksa sevgilisi mi var bunun?

(Müzik - Hareketli)

(Müzik)

Burada mı kalacak bugün?

Yok, birazdan almaya gelirler.

Ben sorun yok deyince...

(Müzik)

Yoruldun mu?

I ıh.

Küçükken az nazımızı çekmedi bizim.

Çok yedirdi, çok dinledi.

Peki sen?

Ben ne?

Sen...

...sen beni dinlemeyecek misin?

(Kapı zili sesi)

Ne, ne oluyor? Bu saatte kim?

Bir şey yok Fikriye teyze.

Sen otur, sen otur, bir şey yok, ben şimdi bakıyorum.

-Sen otur, sen otur. -Oğlum, Ahmet'im!

(Zehra) Ben bakıyorum.

(Fikriye) Canım tontişim, nereye gidiyorsun?

Fikriye teyzeciğim, sen otur, ben hemen geliyorum.

Ahmet'im, oğlum nereye gittin?

(Kapı açılma sesi)

-Hoş geldin Melike abla. -Hoş bulduk canım.

Anneciğim.

Hadi gel evimize gidelim. Zehra'ya çok yük olduk bugün.

Kızcağızı eve hapsettik, hadi.

Melike abla, deme öyle, olur mu?

Yordu mu seni annem?

Yok. Biz gayet iyiydik. Bir sorun yok.

Siz ne yaptınız, işinizi halledebildiniz mi?

Ah Zehracığım, sorma. Hallettik hallettik.

Tam hastaneden çıkacakken aradılar, e hayır da diyemedik.

Zehracığım bir hamarat, bir becerikli.

-Çok iyi baktı bana. -(Melike) Ne güzel.

Zehracığım, kocanı da çağır, vedalaşalım yavrum.

Aa anneciğim, ne kocası? Zehra evli değil ki.

Sen Yasemin'le karıştırdın, onun nişanıyla.

Eh! Sen beni iyice bunak sandın ha!

(Fikriye) Biraz önce konuştum kocasıyla. Sırım gibi maşallah.

İçeriye saklandı.

Gel bak içeriye, gözlerinle gör.

Annem, ne sırımı, ne kocası? Hadi gel.

Gözlerinle gör, gözlerinle.

Anneciğim. (Kapı kapanma sesi)

(Müzik - Gerilim)

Bak, ben sana söyledim.

Kocası içeride.

Gel kızım, vedalaşalım, Ahmet içeride.

Anneciğim, hadi gel anneciğim.

Zehracığım, kusura bakma ne olur.

İlaçlardan işte.

(Melike) Hadi anneciğim.

Hadi anneciğim. Kusura bakma Zehracığım.

-Tamam, sorun değil Melike abla. -İyi akşamlar canım.

(Ayak sesi)

-Halacığım. -Canım.

Hazırlıklar nasıl gidiyor?

Ay vallahi daha çok işim var oğlum ama...

...yani her şeyi kendi ellerimle hazırlayacağım için...

...yani mükemmel bir gece yaşatacağım biricik yeğenime ve gelinime.

Yardım edebileceğimiz bir şey var mı? Tek başına yorma kendini.

Yok yavrum, yormak ne demek ayol, aa!

Siz mutlu olun yeter bana.

Bir tanecik halam benim.

(Cevriye) Halasının kuzusu bu.

(Gülme sesi)

Hayırdır? Hala yeğen sevgi yumağı olmuşsunuz.

Neyi kutluyorsunuz böyle?

Nihat'ımla Ayşe'nin evlilik yıldönümünü kutlayacağız inşallah güzel kızım.

Ay, aman ne güzel.

Eh sonra da Ömerciğimle Zehracığımın evlilik yıldönümünü kutlayacağız.

Darısı da senin başına artık.

Ömer nerede? Bugün şirkete de gelmedi.

Bu gece gelmeyeceklermiş. Ayşe öyle söyledi.

(Cevriye) Ay doyamadılar ayol, doyamadılar birbirlerine.

Ay çıkarsınlar tadını şu gençlik günlerinin tazeliklerini.

Ben mutfaktayım.

Kahve istemedin diye çay yaptım.

Sağ ol.

İlginç bir gündü.

Sana söyledim ama yani biraz daha acele etseydin...

...Fikriye teyzeye yakalanmayacaktık.

Sıkıldın ama yapacak bir şey yok.

Yoo, hiç sıkılmadım.

Hiç?

Hiç.

Hayatımda geçirdiğim en ilginç ve en özel iki gündü.

(Müzik - Duygusal)

(Müzik - Jenerik)

Bu dizinin betimlemesi TRT/Karamel Film tarafından...

...Sesli Betimleme Derneğine yaptırılmıştır.

www.sebeder.org

Sesli Betimleme Metin Yazarı: Nezahat Şalkamcı

Seslendiren: Emine Kolivar

Alt Yazı: Miliza Koçak - Feride Tezcan

İşaret Dili Tercümesi: Müjde Kolçak

Son Kontroller: Beliz Coşar - Zerrin Çınar - Hasan Dikyuva

Teknik Yapım: Dağ Prodüksiyon ve Yeni Gökdelen Tercüme

Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.