All language subtitles for Adini-Sen-Koy-Engelsiz-169-Bolum

af Afrikaans Download
ak Akan
sq Albanian
am Amharic
ar Arabic Download
hy Armenian
az Azerbaijani
eu Basque
be Belarusian
bem Bemba
bn Bengali
bh Bihari
bs Bosnian
br Breton
bg Bulgarian
km Cambodian
ca Catalan
ceb Cebuano
chr Cherokee
ny Chichewa
zh-CN Chinese (Simplified)
zh-TW Chinese (Traditional)
co Corsican
hr Croatian
da Danish
nl Dutch
en English Download
eo Esperanto
et Estonian
ee Ewe
fo Faroese
tl Filipino
fi Finnish
fr French Download
fy Frisian
gaa Ga
gl Galician
ka Georgian
de German
el Greek
gn Guarani
gu Gujarati
ht Haitian Creole
ha Hausa
haw Hawaiian
iw Hebrew
hi Hindi
hmn Hmong
hu Hungarian
is Icelandic
ig Igbo
id Indonesian Download
ia Interlingua
ga Irish
it Italian
ja Japanese
jw Javanese
kn Kannada
kk Kazakh
rw Kinyarwanda
rn Kirundi
kg Kongo
ko Korean
kri Krio (Sierra Leone)
ku Kurdish
ckb Kurdish (Soranî)
ky Kyrgyz
lo Laothian
la Latin
lv Latvian
ln Lingala
lt Lithuanian
loz Lozi
lg Luganda
ach Luo
lb Luxembourgish
mk Macedonian
mg Malagasy
ms Malay
ml Malayalam
mt Maltese
mi Maori
mr Marathi
mfe Mauritian Creole
mo Moldavian
mn Mongolian
my Myanmar (Burmese)
sr-ME Montenegrin
ne Nepali
pcm Nigerian Pidgin
nso Northern Sotho
no Norwegian
nn Norwegian (Nynorsk)
oc Occitan
or Oriya
om Oromo
ps Pashto
fa Persian Download
pl Polish
pt-BR Portuguese (Brazil)
pt Portuguese (Portugal)
pa Punjabi
qu Quechua
ro Romanian Download
rm Romansh
nyn Runyakitara
ru Russian
sm Samoan
gd Scots Gaelic
sr Serbian
sh Serbo-Croatian
st Sesotho
tn Setswana
crs Seychellois Creole
sn Shona
sd Sindhi
si Sinhalese
sk Slovak
sl Slovenian
so Somali
es Spanish
es-419 Spanish (Latin American)
su Sundanese
sw Swahili
sv Swedish
tg Tajik
ta Tamil
tt Tatar
te Telugu
th Thai
ti Tigrinya
to Tonga
lua Tshiluba
tum Tumbuka
tr Turkish
tk Turkmen
tw Twi
ug Uighur
uk Ukrainian
ur Urdu
uz Uzbek
vi Vietnamese
cy Welsh
wo Wolof
xh Xhosa
yi Yiddish
yo Yoruba
zu Zulu

Original subtitles

Bu dizinin betimlemesi, TRT/Karamel Film tarafından...

...Sesli Betimleme Derneğine yaptırılmıştır.

www.sebeder.org

(Müzik - Jenerik)

(Müzik - Jenerik)

(Müzik)

Ben--

Su almaya mı gittin?

Evet, bitmişti de.

Sen duş almayacak mıydın?

Hayır.

Neden sordun?

Hiç.

Öylesine, bir nedeni yok.

Benim biraz işim var.

Bir teşekkür etse miydim acaba?

(Müzik)

Çalışırken saçlarımı kalemle topladım diye mi aldı?

(Müzik)

(Müzik)

(Piyano sesi)

Nasıl teşekkür etsem acaba?

Ne yapsam?

Buldum.

(Müzik)

Karıcığımın en sevdiği modacıdan...

...defile davetiyesi.

Hii!

Nihat.

Şaka yapıyorsun.

Ya, çok teşekkür ederim.

Rica ederim. Sevindin mi?

Çok ama senin nereden haberin oldu?

Ehh, yani bizim de kendimize göre yöntemlerimiz var.

Nihat.

Ee.

Alev.

Alev?

Ya Alev anneme ve kendisine bu davetiyeden almış.

Sonra da senin de bu modacıyı çok sevdiğini hatırlayınca...

...sana da almış.

Yani benim sana değil, aslında Alev'e teşekkür etmem gerekiyor, öyle mi?

Hayatım, bilseydim ben de alırdım.

Anladım canım, anladım. Tamam.

Ayşe.

Ben Asya'ya bakacağım, sen yat istersen.

Yok, bu da işe yaramadı.

Off.

(Müzik)

Eski yönteme geri mi dönsek acaba?

Evet, her gün iki kere aşk mesajı atılacak.

(Müzik)

Terlikler tamam, bunlar da burada.

Hah, su koymadım.

Suyunu da koyayım.

Başka.

Yatarken belki kitap okumak ister.

(Müzik)

Evet.

Bence oldu.

Yani hoşuna gider herhalde.

(Müzik)

Burada.

Dokunmamış bile.

(Kapı açılma sesi)

(Zehra iç ses) Bir şeye kızmış.

(Zehra iç ses) Eşyalarına izin almadan dokundum diye mi acaba?

(Ömer iç ses) Bir şey söylemeyecek mi? Neden susuyor ki?

(Sessizlik)

(Öksürük sesi)

(Ömer) İyi misin?

İyi misin, ne oldu?

Dur dur. Al, su iç. Su iç biraz.

Al bir yudum.

İyi misin şimdi?

Tamam.

İyiyim, tamam. Nefesim kesildi de şey oldu.

Tamam. Derin derin nefes al.

Tamam, iyiyim.

Uyusak mı acaba?

Olur.

Pijamaların da burada.

Tamam.

(Müzik)

İnsan bir nezaketen teşekkür eder.

(Müzik)

(Müzik)

(Müzik devam ediyor)

Nerede o toka?

Taktı mı acaba?

Beğendi mi?

(Kapı açılma sesi)

Günaydın.

Sana da.

Mutfağa gidecektim, kahvaltı için istediğin bir şey varsa hazırlayabilirim.

Yok. Bir şey istemiyorum.

(Müzik)

(Müzik)

Şimdi de buna uygun bir gömlek.

(Müzik)

Bir de saat.

Bu nasıl olur?

Yok. Bu olmaz.

Bu güzel.

(Müzik)

(Müzik)

Bence çok güzel oldu.

(Müzik)

Neden çıkarmış ki bunları?

Hem bu saat, bu takıma olmaz ki çok saçma.

Zaten bugün takım da giymeyeceğim.

(Müzik)

Biraz da yeşillik çıkaralım Hediye.

Dereotu, maydanoz, tere.

Tamam Müzeyyen Hanım.

Yalnız onları yıkadıktan sonra sirkeli suda beklet, daha iyi temizleniyor.

Olur Müzeyyen Hanım.

-Günaydın. -Günaydın.

(Hediye) Günaydın.

Kahvaltı için her şey hazır Zehra.

Eğer bir şey istiyorsan Hediye yapar, sen zahmet etme.

Size kolay gelsin.

Müzeyyen Hanım, alışveriş listesi hazır efendim, buyurun.

Bakayım.

Yeteri kadar et yazmamışsın Ökkeş Efendi.

Geçen hafta aldıklarımız hâlâ duruyor Müzeyyen hanım.

Fazla masraf olmasın dedim.

Olsun. Sen yine de al.

Belli olmaz, misafir falan gelir. Ha, bu arada balıkçıyı da değiştir.

(Müzeyyen) Geçen hafta aldığın balıklarda sorun vardı bence.

Peki, nasıl isterseniz, olur.

Tamam. Ben salona geçiyorum, listeyi yenile bana getir kontrol edeyim.

Peki.

Hediye, neydi bu böyle?

Müzeyyen Hanım'ı hiç böyle görmemiştim.

Allah Allah! Canı bir şeye mi sıkıldı acaba?

Hadi Ökkeş, sen takılma böyle şeylere.

Hadi Müzeyyen Hanım'ın söylediklerini yap.

Tamam.

Öff!

Bu toz ne ya?

Hayır, gören de dükkânın altını kazdık falan sanacak.

(Telefon zili sesi)

Ayy.

Alo, buyurun.

Evet, burası.

Kiralık mı satılık mı?

Şu an elimizde mobilyalı daire yok.

Sağ olun, size de iyi günler.

Millet rezidans peşinde...

...bunlar hâlâ...

Off.

(Müzik)

Ee, günü geçmiş bunların.

Ben mi tahsil edeceğim?

Off!

Off!

Tamam Mehtap, sakin ol.

Ee, sen nelerin üstesinden geldin, bunun da üstesinden geleceksin.

Aa bak, bunun adresi yakın.

Bir gideyim de...

...kendimi hatırlatayım şuna.

Ee, dükkân ne olacak şimdi?

Kapalı mı kalacak?

Off Beton, off!

Hepsi senin yüzünden.

(Müzik)

(Sessizlik)

Beton.

Benim işim bitti neredeyse, çok az kaldı.

Çay da olmuştur. Bir kahvaltı edelim ya.

Kahvaltı diyorum, edelim mi?

Bu senin evet bakışındı değil mi?

Yavaş yavaş öğreneceğim ya. Dur bakalım.

Çayı açık mı içiyorsun, koyu mu?

Ha, bu da fark etmez demek oluyor herhalde.

(Müzik)

(Kuş cıvıltısı sesi)

(Sessizlik)

(Müzik)

Aferin benim akıllı kardeşime.

İnşallah sınavda da bu güzel bir sonuç alırsın.

(Yasemin ses) İnşallah abla, ben elimden geleni yapıyorum.

(Zehra) Biliyorum canım.

Sadece...

...bu evlilik işi falan.

(Yasemin ses) Ablacığım, sen hiç endişelenme. Önce üniversite...

...sonra evlilik, ne dediysek o.

Tamam canım.

Hayırlısı inşallah.

Ben de seni çok öpüyorum canım, hadi görüşürüz.

(Müzik)

Ha!

Korkuttum mu?

(Zehra iç ses) Daha teşekkür de etmedim.

Asya okula gitti mi acaba, saat kaç oldu?

Elbiseyle saati de bırakmıştım ama.

Evet.

Takmadım. Yani o saatin tokası bileğimi acıtıyordu.

Ha.

Toka demişken...

Toka, yani hediyen...

Teşekkür ederim.

(Zehra iç ses) Off, ne kadar zormuş.

(Zehra iç ses) Heyecandan cümlemi bitiremeyecektim neredeyse.

(Ömer iç ses) Beğenmemiş.

Ben de biraz çizim yapacaktım.

Sen bilirsin.

Yeni bir şey daha çizdim.

Benim de işim vardı. Gidelim mi?

Hayır.

İlk önce neden böyle davrandığını, söyler misin?

Önemli değil. İşle ilgili.

(Müzik)

Ya ben bu modacının renkleri bir araya getiriş biçimine bayılıyorum.

Bir araya gelmez dediğimiz renkleri, modelleri o kadar güzel kombinliyor ki.

Evet.

Eminim bu defilesinde de çok ilginç tasarımlar yapmıştır.

Evet ya. Alevciğim, çok teşekkürler.

Sen olmasan bize davetiye bulamayacaktık.

Önceden rezerve etmiştim.

Size sürpriz yapmak istedim.

(Alev) İkiniz de benim için çok değerlisiniz.

Sen de bizim için çok değerlisin.

Ayşe, bir şey almayı düşünüyor musun? Yani defileden.

Bilmem. Beğendiğim bir parça olursa olabilir.

Hoş geldin Zehracığım.

(Alev) Biliyorsunuz bu defile yardım amaçlı düzenleniyor.

Birer parça da bir şey olsa almamız gerekir.

Sembolik olarak.

Alev, doğru söylüyorsun.

Ee, bu akşam önemli bir defile var da.

Zehra?

Üzgünüm Ayşeciğim, davetiye kaldığını sanmıyorum.

(Ayşe) Cık. Hay Allah!

Ne yapsak?

Nihat. Nihat gelmezse sen gelebilirsin.

Ayşeciğim, önemli değil.

Siz gidin.

Biliyorsun zaten, ben pek...

Zehracığım, olur mu öyle şey, artık sen de bir tasarımcısın.

Yani bu tarz defileleri takip etmen gerekiyor işin için.

Cık, üff! Ne yapsak ki?

Ben gerçekten davetiye olduğunu zannetmiyorum Ayşe.

Zehra.

İstersen ben evde kalırım. Sen gidebilirsin. Olur mu?

Siz gidin Alev. Teşekkür ederim.

Hayırdır, nereye gidiyorsunuz?

Abi bu akşam önemli bir defile var da Zehra'nın da gelmesini çok istiyoruz...

...ama davetiye yok.

Anladım canım, ne yapalım başka bir zaman artık.

Ben çalışma odasındayım.

(Telefon zili sesi)

Pardon.

Amerika'dan arıyorlar, işle ilgili.

(Telefon zili sesi)

Anne, ne işi bu?

Kariyeri için gitmeyi düşünüyor Ayşeciğim.

Nasıl yani?

Alev Amerika'ya mı gidiyor?

Yok öyle bir şey.

Alev hiçbir yere gitmiyor.

(Müzik)

Efendim.

Dosyayı inceledim.

Bu projenin ruhsat almaması lazım.

Hemen engelleyeceksin.

(Hilmi ses) Proje iptal edilecek. Anlaşıldı mı?

Ben ne yapabilirim ki? Ruhsat çıkmak üzere.

Tekrar etmeyeceğim.

Son kez söylüyorum.

Ruhsatı iptal ettireceksin.

Yine kapattı.

Ben nasıl engel olacağım ki?

Alev.

Ömer odasında mı?

Hı hı.

(Müzik)

Projenin tüm ayaklarını sorunsuz atlatmalıyız Mert.

Haklısın ortak.

Ha, bu arada istersen ayrı bir departman oluşturabiliriz.

Önce ruhsat çıksın, o işe daha sonra bakarız.

Ee, Leyla ruhsat işini halledecek.

Mert, hiçbir sorun çıkmaması gerekiyor.

Yani bu süreçte sen de ilgilen. Yoksa bu bekleme sürecinde maliyet artabilir.

Tamam tamam. Sen hiç merak etme. Ayrıca ben Leyla'ya güveniyorum.

Ruhsat bugün elimize geçer.

(Alev iç ses) Demek Leyla'da.

Bu arada benden istediğin bir şey yoksa şirkete geçeceğim.

Yok Mert, sağ ol. Bir şey olursa haberleşiriz.

Tamam. Görüşürüz.

(Müzik)

Bu akşamki defile için iki tane davetiye ayarlayın.

Hayır. Bir sorun olursa modacıyı ara, benim selamımı söyle.

(Ayşe) Bu akşam önemli bir defile var da...

...Zehra'nın da gelmesini çok istiyoruz ama davetiye yok.

(Müzik)

Vallahi eline sağlık, çok güzel olmuş.

Gelin hanım da beğenir kesin.

Güle güle kullansınlar abi.

Öğleden sonra gelir alırım.

(Koray) Tamamdır abi, görüşürüz.

Vallahi hallettik Beton ha.

Saf değiştirdin demek ha.

Düşmanlarımla iş birliği yaptın.

Yazıklar olsun sana be.

Ama ben sana yapacağımı bilirim.

Hain Beton.

(Sessizlik)

Bitti mi babacığım?

Bitti kızım, bitti. Sağ ol. Yeter.

Babacığım, nereye?

Hayırdır Salim, niye ayaklandın böyle?

Biraz daha iyiyim abla, atölyeye gideyim diyorum.

Ağrın var mı? Ee, bugün de dinlenseydin.

İyiyim iyiyim abla, çok şükür.

Babacığım, bu halde ne işin var senin atölyede?

Birazcık daha dinlenseydin.

Kızım, iyileştim artık. Bir gidip bakayım, işe koşturmam.

Ben bir elimi yüzümü yıkayayım.

Şükran teyze, babamın atölyeye gitmemesi lazım, Beton orada.

Beton'u görürse, Koray'a çok kızar.

Ne işi var Koray'ın onunla?

Bana bak, gene ne işler çeviriyorsunuz siz?

Ya, bir işler çevirmiyoruz biz.

Mehtap emlaktan kovmuş Beton'u.

Onun da kalacak yeri yokmuş. Koray da acımış.

Vah, kıyamadı desene.

Ne yapacağız Şükran teyze?

Ben hallederim.

Yok Salim, benim içime sinmiyor. Olmayacak böyle.

Tamam, iyiyim dedim ya abla.

İşte senin öyle demenle olmuyor Salim.

Doktora bir gidelim, kontrol etsin.

Eğer derse ki çalışabilir; o zaman gidersin atölyede çalışırsın.

Ama abla...

Yasemin, sen benim çantamı getir kızım, hadi.

Tamam.

Ya randevumuz yoktu ama.

Ben atölyeye gideyim, Koray arayıp randevu alsın öyle gideriz.

Randevuya ne gerek var canım?

Gideceğiz, hemen bir kontrol edecek bakacak, çıkarız.

Bir şey olmaz, randevu almaya gerek yok.

-Hıh, tamam kızım. -Getirdim Şükran teyze.

Ee, Yasemin kızım...

...biz şimdi gidiyoruz babanla...

...ee, sen de mutfakta biraz işler var, onları halledersin tamam mı?

Biz gelene kadar.

-Hadi. -Tamam Şükran teyze.

Hadi gel, geç.

(Müzik - Gizemli)

Koray?

Efendim?

Aa?

Beton, senin ne işin var burada?

Beton burada, benim yanımda çalışıyor.

Burada, senin yanında çalışıyor?

Aynen öyle.

Orada mis gibi işi dururken?

Yakıştı mı bu sana Beton?

Hadi Beton, düş önüme.

Ya unutalım bütün olanları. Bak, ben unuttum bile.

Adam gelmek istemiyor işte.

Daha fazla zorlama istersen.

Gelmeyeceksin öyle mi?

Peki.

Öyle olsun.

Boş ver, takma kafana ya.

Sen bak işine.

(Müzik - Gizemli)

Alo?

(Erkek ses) Merhaba Ömer Bey, nasılsınız?

İyiyim, sağ olun.

(Erkek ses) Defilemize eşinizle birlikte gelmek istediğinizi duydum.

Çok sevindim, şeref verirsiniz.

(Erkek ses) Teşrif etmeniz bizim için büyük mutluluk.

Evet ama davetiyeniz kalmadıysa...

(Erkek ses) Siz gelmek istedikten sonra davetiyeye lüzum yok.

(Erkek ses) Buyurun gelin, eşinizle birlikte misafirimiz olun.

Sağ olun, o zaman akşam görüşmek üzere diyelim.

(Müzik)

(Müzik)

(Müzik devam ediyor)

(Kapı açılma sesi)

Neden sen yapıyorsun bu işleri?

Hediye ablaya söyle, o yapar.

Ben kendim yapmayı seviyorum.

Hem oyalanıyorum işte.

(Müzik devam ediyor)

Toka tak istersen.

Yani daha rahat edersin.

(Zehra iç ses) Hay Allah, toka yastığın altında.

(Zehra iç ses) Oradan çıkaramam şimdi.

(Ömer iç ses) Hâlâ kalemle topluyor.

(Müzik)

Bir şey mi istemiştin?

Ha yok.

Akşamki defile için davetiye buldum.

Yani gideceğiz.

Defile mi?

Evet.

Yani içeride çok mutsuzdun.

O yüzden değildi.

Ama düşündüğün için teşekkür ederim.

(Müzik)

Leyla Hanım geldi mi?

Yok Mert Bey, bilgi işlemde.

Söyle, odama gelsin.

Tamam, söylerim.

Kolay gelsin Mert, ben de odama geçiyorum.

(Müzik - Gizemli)

(Kapı tıklama sesi)

Gel Leyla, gel.

Beni çağırmışsınız.

Ruhsat başvurusu hazır mı?

Hazır Mert Bey, son kez kontrol edip göndereceğim.

Tamam. Leyla, elinde ne kadar iş varsa hepsini bırak.

Sadece bu işle ilgilen, tamam mı? Bu iş bizim için çok önemli.

Tabii, hemen ilgilenirim.

Ha, bir de ruhsatı alınca hemen haber ver. Ömer acil haber bekliyor.

Tamam o zaman. Ben hemen çıkayım.

(Müzik - Gizemli)

Bu bilgiler olmadan bakalım ruhsatı nasıl alacaksın varoş gülünün sırdaşı.

Leyla Hanım, nasılsınız?

İyiyim canım sağ ol, sen nasılsın?

Ben de iyiyim, çalışıyorum işte.

Ya canım, kusura bakmazsan benim acil bir işim var.

Sonra yanına uğrasam, bir çay içeriz olur mu?

Olur olur.

(Müzik - Gerilim)

Bu da tamam.

(Müzik - Gerilim)

(Müzik - Gizemli)

Alo, Pınarcığım sana bir mail attım.

Onun çıktısını alabilir misin? Ben de hemen gelip alacağım.

Tamam canım.

(Nefes sesi) Benim acil ruhsatı almam lazım.

(Müzik devam ediyor)

Evet.

Bu işten de kurtulduğuma göre...

...şimdi asıl meseleye dönebilirim.

Alo, Ayşeciğim ne yapıyorsun?

Dünürüm, afiyet olsun çay mı içiyorsun?

Ay, benim de canım çekti ben de mi gidip alsam ki?

Aa, dünürüm?

Betin benzin atmış ayol, tansiyonun mu çıktı?

Yo yo, iyiyim ben merak etmeyin.

Merhabalar.

Anne ben kuaföre gidiyorum, sen de gelmek ister misin?

Aa, belki de ben bu akşam gelmem defileye Ayşeciğim.

Biraz başım ağrıyor.

Aa, ay defileye mi gidiyorsunuz ayol?

Ee, gitmek isterseniz ben davetiyemi size verebilirim.

(Cevriye iç ses) Ay, şimdi oraya gitsem çırpı bacaklı kızları görüp kendimi yerim.

(Cevriye iç ses) Ay şu yağlardan kurtulmadan öyle yerler haram bana.

Ay yok yok, siz gidin dünürüm, ben gelmeyeyim.

E anne, sen gelmeyeceksen o zaman Zehra gelsin senin yerine.

Gelirim yavrum, gelirim.

(Müzeyyen) Biraz dinleneyim, toparlanırım.

Peki, neyse ben çıkıyorum randevuya geç kalmayayım.

Ay, ben de gideyim de bir limonlu çay alayım. Canım çekti ayol.

(Müzik)

Uff.

Of!

Beni bu işlerle bir başıma bıraktın ya, helal olsun Beton sana.

Ama naz niyaz, kapris desen biri bin para maşallah!

O masum yüzlü sinsi Koray da hemen kapmış Beton'u.

(Telefon zili sesi)

Alo, buyurun?

Şu an arsa satışımız yok beyefendi.

(Telefon zili sesi)

Bir saniye.

Efendim Gülten abla?

Ya çıkmadı alıcı hâlâ. Çıkınca arayacağım ben seni.

Abla bekle sen, hadi.

Üff... (Bardak devrilme sesi)

Ayy! Ya yandım!

Ya of!

İstemiyorum hiçbirinizi!

Şu halime bak ya!

Off!

Off!

(Tekme sesi)

Hadi ya!

Vernik bitmiş.

Üff, nasıl yapacağız şimdi?

Beton.

Sen nalbura gidebilir misin?

Vernik olmadan teslim edemeyiz siparişleri.

Hay yaşa sen ya.

(Müzik - Gizemli)

Beton, nereye böyle? Dükkana geliyorsun değil mi?

Değiştirdin kararını?

E kıyamazsın ki sen bana.

Beton dur, dur!

Ya Beton, senin yerin belli.

Ne işin var böyle tahtanın, kıymığın arasında?

Ya biliyorum, kırıldın bana.

Ama olur öyle şeyler.

Beton, bak senin yerin benim yanım.

Ya yapma Beton ya!

Uff!

(Müzik)

(Dalga sesleri)

(Telefon zili sesi)

Söyle, iş tamam mı?

Tamam Hilmi Bey.

Ruhsatı alamadılar.

Bakıyorum kafan çalışmaya başladı.

Durumun ciddiyetini anladın.

Seni içeriden çökerteceğim Ömer Kervancıoğlu.

Benimle çarpışamayacağını öğreneceksin.

Ben girdiğim hiçbir savaşı kaybetmedim.

Hiçbir savaşı.

(Telefon zili sesi)

Alo?

Evet benim.

Ruhsat başvurumuz bugün yapılmıştı.

Öyle mi?

Sağ olun, ben ilgileneceğim.

Ortak?

(Nefes sesi)

Leyla'yla konuştum, ruhsat işini halledeceğini söyledi.

Yani merak etmemize gerek yok.

Ruhsatı alamamışız Mert.

(Ömer) Evraklar eksikmiş.

Ne demek alamamışız ruhsatı ya?

Ben az önce Leyla'yla konuştum, hallediyorum dedi.

Mert olmamış demek ki.

Ne eksik ki dosyada?

Bi-bilmiyorum yani her şey tamamdı.

Yine bir tuzak.

Biri mutlaka bir şey yaptı o dosyaya.

Merak etme, kim olduğunu bulacağız.

Dur usta, bir dakika.

Tamam, tamam evladım.

Eyvallah, oturdum.

-Oh... -Nasılsın usta, daha iyi misin?

Eh, iyiyim evladım.

Nihat Bey aradı.

Gelini televizyon sehpasını çok beğenmiş.

Seni de öve öve bitiremedi.

Sayende ustam, sayende.

Ee, yalnız ustam...

...ben senden habersiz indirim yaptım ama...

...evlenecekler diye.

İyi yapmışsın evladım.

Koy onu çekmeceye.

Ha evladım...

Ya sen bu kadar kısa sürede...

...sehpayı tek başına nasıl bitirdin?

Aslında tek başıma bitirmedim usta.

Beton da yardım etti.

Beton mu?

Mehtap işten kovmuş, dışarıda kalmıştı.

Bir de hastaydı.

Ben dayanamadım onun o haline.

(Müzik)

İyi yapmışsın evladım.

İhtiyacı olana yardım etmek insanlık görevidir.

(Müzik)

Kalkıp ayağına kadar gittim ya!

(Mehtap) Yalvardım bir de resmen.

(Mehtap) Hayır bir havalar, bir artistlikler...

...ne sanıyorsa kendini?

Sen bugün Beton olduysan benim sayemde oldun.

Senin cebin benim sayemde para gördü. Senin artistliğin kime ya?

Hadi Leyla, hadi Leyla.

Aç şu telefonu.

Açmıyor.

Ne yapacağız şimdi Ömer?

Projeyi bekletmek bizi ciddi zarara uğratacak.

O ruhsatı bir an önce almamız lazım.

Almamız lazım.

Yeni projemizi bensiz mi kutluyorsunuz?

Hıh, gel Alev, sen de gel.

Kambersiz düğün olur mu?

Alev ruhsatı alamadık.

Ne?

Siz ciddi misiniz Ömer? Nasıl alamazsınız ruhsatı?

Bilmiyorum.

Peki kim yapmış olabilir böyle bir şeyi?

Bilmiyoruz.

Belki senin fikrin vardır Alev, ha?

Sen seversin böyle alengirli işleri.

Kafan çalışır yani.

(Ömer) Neyse Alev, kutlama falan yok yani.

Ömer Bey.

Ruhsat.

Nasıl yani, ruhsatı alabildin mi?

Evet, biraz uğraştım ama hallettim.

(Leyla) Aslında her şeyimiz hazırdı.

(Leyla) Nasıl olduysa evraktaki bazı bilgiler silinmiş.

(Leyla) Ben de mecburen şirkete gidip yeniden düzenlemek zorunda kaldım.

Allah'tan make-up'ını almıştık.

Sağ ol Leyla.

(Müzik)

Hepimizi tebrik ederim.

Hayırlı olsun.

Sana gerçekten çok teşekkür ederim.

Bu bizim için çok önemliydi.

Rica ederim.

Tekrardan kusuruma bakmayın, geciktirdiğim için.

(Müzik)

Öff...

Birisi işimizi baltalamaya çalıştı.

(Ömer) Ama başaramadı.

Onun kim olduğunu öğrenmemiz gerekiyor.

Yoksa tekrardan deneyecek.

Öyle işte Leylacığım.

Yani ne yapsam, nasıl davransam inan hiç bilmiyorum.

Müzeyyen Hanım kırıldı bir kere.

Üzme kendini, bence o Alev'in dolduruşuna gelmiş olabilir.

Alev mi?

Bilmem ki.

Yani o daha çok kendisiyle ilgili bu aralar.

Yine fazla iyi niyetlisin.

Peki, Ömer ne diyor bu duruma?

Defileye gidemediğim için üzüldüğümü düşünmüş.

Davetiye ayarlamış.

(Zehra) Birlikte gidelim dedi.

Vay.

Çok ince bir davranış.

-Bir de hediye almış. -Aa, ne almış?

Toka. Güzel bir toka.

Ay göstersene, bak şimdi çok merak ettim.

(Müzik)

Zehra.

Bu çok güzel bir şey.

Çok da değerli.

Bunun sadece bir hediye olmadığının farkındasın değil mi?

Yani bunu sana vererek senin ne kadar değerli...

...ve önemli olduğunu söylemiş aslında.

Leylacığım, yok yani öyle bir şey değil.

Yapma Zehra.

Yani çarşıya gidip önüne gelen ilk hediyeyi almamış ki.

Düşünmüş, taşınmış...

...ince elemiş, sık dokumuş.

Şunun zarifliğine bakar mısın?

Ee, karısına hediye almış. Daha ne olsun?

Hıı, bunu da mı o aldı?

Hı, yok o değil.

Bu da çok şıkmış.

Pardon, ben burada olduğunuzu bilseydim...

Önemli değil, ben gidiyordum zaten. Siz geçin lütfen.

Zehracığım, görüşürüz canım.

Bir şey mi istemiştin?

Yoo.

Yani defile için hazırlansan iyi olur.

Geç kalacağız.

Tamam, hazırlanayım.

(Müzik)

(Kuş cıvıltısı sesleri)

Teyze, nasıl görünüyorum?

Her zamanki gibi, çok güzel yavrum.

Sen de öyle.

Çok güzelsin yine hayatım.

Teşekkür ederim.

Oo, Ayşeciğim?

Hanımlar, çok şıksınız.

Sen de öyle.

E hadi, gidelim.

Çıkıyor muydunuz?

Abi, bir yere mi gidiyorsun?

Evet Ayşeciğim.

(Müzik)

(Müzik)

(Müzik devam ediyor)

(Müzik devam ediyor)

(Müzik)

(Müzik)

(Müzik devam ediyor)

Biz de defileye geliyoruz Ayşeciğim.

(Müzik devam ediyor)

Bu dizinin betimlemesi TRT/Karamel Film tarafından...

Bu dizinin betimlemesi TRT/Karamel Film tarafından...

www.sebeder.org

Sesli Betimleme Metin Yazarı: Emine Kolivar

Seslendiren: Emine Kolivar

Alt Yazı: Nuray Ünal - Gökberk Yılmaz

İşaret Dili Tercümesi: Müjde Kolçak

Son Kontroller: Dolunay Ünal - Zerrin Çınar - Hasan Dikyuva

Teknik Yapım: Dağ Prodüksiyon ve Yeni Gökdelen Tercüme

Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.