Afrikaans
Akan
Albanian
Amharic
Arabic
Armenian
Azerbaijani
Basque
Belarusian
Bemba
Bengali
Bihari
Bosnian
Breton
Bulgarian
Cambodian
Catalan
Cebuano
Cherokee
Chichewa
Chinese (Simplified)
Chinese (Traditional)
Corsican
Croatian
Czech
Danish
Dutch
Esperanto
Estonian
Ewe
Faroese
Filipino
Finnish
French
Frisian
Ga
Galician
Georgian
German
Greek
Guarani
Gujarati
Haitian Creole
Hausa
Hawaiian
Hebrew
Hindi
Hmong
Hungarian
Icelandic
Igbo
Indonesian
Interlingua
Irish
Italian
Japanese
Javanese
Kannada
Kazakh
Kinyarwanda
Kirundi
Kongo
Krio (Sierra Leone)
Kurdish
Kurdish (Soranî)
Kyrgyz
Laothian
Latin
Latvian
Lingala
Lithuanian
Lozi
Luganda
Luo
Luxembourgish
Macedonian
Malagasy
Malay
Malayalam
Maltese
Maori
Marathi
Mauritian Creole
Moldavian
Mongolian
Myanmar (Burmese)
Montenegrin
Nepali
Nigerian Pidgin
Northern Sotho
Norwegian
Norwegian (Nynorsk)
Occitan
Oriya
Oromo
Pashto
Persian
Polish
Portuguese (Brazil)
Portuguese (Portugal)
Punjabi
Quechua
Romansh
Runyakitara
Russian
Samoan
Scots Gaelic
Serbian
Serbo-Croatian
Sesotho
Setswana
Seychellois Creole
Shona
Sindhi
Sinhalese
Slovak
Slovenian
Somali
Spanish
Spanish (Latin American)
Sundanese
Swahili
Swedish
Tajik
Tamil
Tatar
Telugu
Thai
Tigrinya
Tonga
Tshiluba
Tumbuka
Turkish
Turkmen
Twi
Uighur
Ukrainian
Urdu
Uzbek
Vietnamese
Welsh
Wolof
Xhosa
Yiddish
Yoruba
Zulu
Bu dizinin betimlemesi TRT/Karamel Film tarafından...
...Sesli Betimleme Derneğine yaptırılmıştır.
www.sebeder.org
(Müzik - Jenerik)
(Müzik - Jenerik)
Abi, biraz sakin olsan.
Ben yeterince sakinim Ayşe.
Sadece bir noktanın altını çizdim. Ve fark ettim ki...
...bu konuşma geç kalınmış bir konuşma.
(Ayşe) Gel anne, oturalım, gel.
Ben gerçekten çok özür dilerim.
(Müzik)
Eğer istersen kahvaltıyı dışarıda yapabiliriz.
Hayır, hayır, hiç gerek yok.
(Ömer) Müsaadenizle. Biz kahvaltıyı dışarıda yapacağız.
Hadi.
(Müzik)
Anne, bak özür diledi işte, bilerek yapmamış işte Zehra.
Ömer'i nasıl etkiliyor görmüyor musunuz?
Ben buradan duramam dedi, Ömer de hemen dışarı çıkardı.
O ne demek Alev?
Ya abim Zehra'yı üzgün gördüğü için çıkarmak istedi.
Ömer'in önceliğini hepimiz gördük Ayşeciğim.
Zehra!
Ömer doğru olanı yaptı.
Sonuçta o Ömer'in karısı. Öncelik tabii ki onda olacak.
Anneciğim, bak ben Zehra'nın kötü niyeti olmadığına eminim.
Hem o da çok üzüldü.
-Hayatım, hazırsan çıkalım mı? -Tamam.
Asya'nın veli etkinliği var da biz bütün gün orada olacağız.
-Tabii yavrum, tabii. Gidin siz. -Çantamı alıp geliyorum.
Aa anneciğim, tabloyu mu değiştirdiniz?
-Vallahi çok güzel seçim olmuş. -Ben değiştirmedim.
Kim değiştirdi peki?
Kim olacak? Zehra.
-Zehra mı? -Hıı.
Vallahi anneciğim, Zehra sizin kadar zevkli bence.
(Nihat) O yüzden çok güzel bir seçim yapmış.
Değil mi Alevciğim?
Hı, evet.
Evet.
(Müzik)
(Müzik)
(Kapı kapanma sesi)
Nasılsın?
(Müzik)
Ben böyle olsun istemedim.
Sadece sürpriz yapmak istemiştim.
Beğenir, hoşuna gider diye düşündüm. Kötü bir niyetim yoktu ki.
Biliyorum.
Eğer bilseydim o tabloya asla dokunmazdım.
Hadi, hazırsan dışarı çıkalım. Açık hava iyi gelir.
Bir yere çıkmak istemiyorum ben.
Hem sen neden öyle söyledin ki?
Senin söylediklerine de alınacak.
Hayır hayır.
Annem öyle birisi değildir.
Ya birden öyle duygulanır, parlar ama sonradan geçer.
Bak, sen biraz zaman ver, her şey eskisi gibi olacak.
Bilmiyorum.
Olacak, söz veriyorum sana.
Cık. Off, kusura bakma.
Ben tutamıyorum kendimi.
(Müzik)
(Müzik)
Benim yüzümden annenle de gerildiniz.
Hayır, yok öyle bir şey. Biz gayet iyiyiz.
(Müzik)
-Senden bir şey isteyebilir miyim? -Tabii ki.
Bu konuya hiç karışmasan.
Bu benim hatam ve ben telafi etmek istiyorum.
Tek başıma.
Tamam.
Yani olması gereken de bu, sen de öyle istiyorsan.
(Telefon zili sesi)
Pardon.
(Telefon zili sesi)
Hakan.
İş için mi geldin?
Anladım. Bugün mü gelmek istiyorsun?
Tamam, görüşürüz o zaman.
Şehir dışından bir arkadaşım gelmiş iş için, tabii gelmişken de...
...evlilik için tebrik etmek istiyor. Yani bir şey diyemedim.
Ama sen kendini iyi hissetmiyorsan...
Yok yok, hayır.
İyiyim ben. Buraya mı gelecek?
Evet.
Tamam, o zaman ben Hediye ablaya söyleyeyim, bir şeyler hazırlasın.
Tamam. Ben de çalışma odasındayım.
(Müzik)
(Kapı kapanma sesi)
(Müzik)
Ömer'in bu yaptığını anlamıyorum.
Bu tablonun senin için ne kadar değerli olduğunu bilmiyor mu?
Bir de bir daha böyle bir şey yaşanmaması için...
...buna engel olacağına haksız olanı savunuyor.
Ömer doğru olanı yaptı. Tabii ki karısının yanında duracak.
Ne yani? Bundan sonra Zehra ne derse o mu olacak?
Ee. Artık bu evin hanımı o.
Ben değilim Alevciğim.
Bu evde bir tek Ömer'le Zehra yaşamıyor teyze.
Biz varız. Ayşe, Nihat, ben.
Sen de hepimizin büyüğü olduğun için bu evin hanımı sensin teyzeciğim.
Anladın mı? Sensin!
Zehra'nın bu yaptığı hadsizlikten başka bir şey değil.
Alevciğim...
...artık bu konuyu konuşmasak.
Aslında Ömer'in de bir suçu yok.
Zehra o kadar güzel oynadı ki mağduru.
O da üzüldü ama.
Üzüldü mü?
Tam tersi teyzeciğim. Amacına ulaştı.
Alev, lütfen konuşmayalım.
Lütfen.
Teyze, beni bu evden uzaklaştırmaya çalışıyor, görmüyor musun?
Ömer'le bu yüzden aramızı açıyor.
Alev, yeter!
Böyle şeyler söyleme bana.
Tamam teyze.
Gözlerimi kapatıp, kulaklarımı tıkarım. Tamam mı? Hiçbir şey duymam.
Sen nasıl istiyorsan.
(Müzik)
(Telefon zili sesi)
Bak, bu aramalar sıklaştıysa durum kötüye işaret eder.
Senin açından bunu biliyorsun herhalde.
Ama--
(Hilmi ses) Ömer'le Mert'in proje dosyası gelmedi henüz.
Nerede, hâlâ bekliyorum.
Bulamadım. Evde değil, şirkete de gidemedim.
Bugün git o zaman.
Bir an önce o dosyayı bana ulaştır.
Anladım.
(Müzik - Gerilim)
Teyze...
...ben hazırlanıp şirkete gideceğim.
Sonra konuşuruz. Sen de sıkma canını artık, tamam mı?
Tamam canım. Görüşürüz.
(Müzik - Gerilim)
Ya sen kim oluyorsun da beni seviyorsun ha? Bu ne hadsizlik.
Ya kimsin sen, kim?
Sen kendini benimle nasıl yan yana düşünüyorsun?
Seninle ben!
Allah'ım çıldıracağım.
Konuşamıyorsun diye yırtacağını sanma.
Kalk ayağa!
Şimdi defol git buradan.
Defol!
Dur, dur, dur. Dur!
Al bu aptal çiçeğini de, seni de görmek istemiyorum. Defol!
(Müzik)
Evi de boşaltacaksın.
Bundan sonra sana ev de, iş de yok.
Defol git, gözüm görmesin seni.
(Müzik - Gerilim)
(Kapı vurma sesi)
(Kapı kapanma sesi)
-Kahve mi? -Sormadan getirdim ama...
...eğer istemezsen... -Benim için mi?
Evet.
(Müzik)
(Müzik)
Ben Hediye ablaya söyledim misafir geleceğini.
Evet.
Arkadaşın...
...yani onun hakkında bilmem gereken bir şey var mı?
Nasıl davranmam gerekiyor?
(Müzik)
Biz Hakan'la birlikte master yapmıştık.
Yani bizim bölümden sadece ikimizi çağırmışlardı.
Sonra bir süre birlikte yaşadık. Ondan sonra Hakan evlendi.
Sonra da ayrıldık.
Şimdi de Antalya'da, turizm işiyle uğraşıyor.
Evlendiğini nereden duymuş?
Bilmem.
Yani ben evli olduğumuzu kimseden saklamıyorum ki.
Sen kendin ol yeterli.
(Müzik)
Kolay gelsin Hediye. Maydanoz var mı?
Dolapta olacaktı.
Kaynatıp suyunu içeceğim. Ödeme iyi geliyor.
Aa, kiraz sapı da iyi geliyormuş. Zehra Hanım kızım söylemişti.
Ayy Ökkeş Efendi aktara gittiğinde alsa ya bana bari.
-Ne güzel olur. -Olur tabii, söylerim.
Ayy, kek mi o?
Hmm, çikolatalı da.
Ay Cevriye Hanım, ne olur kusuruma bakmayın.
Ben tamamen unutmuşum sizin rejimde olduğunuzu.
Ömer Bey'in misafiri var. Zehra Hanım kızım istedi.
Aşk olsun Hediye yani, yapacaksın abi.
Pek de güzel görünüyor. Ellerine sağlık.
Yemeyecek misiniz? Tadına baksanız.
Ay yok Hediyeciğim, yani ben de açlık grevinde değilim hayatım.
Yani bak, etim var, sebzem var, meyvem var. Onları yiyorum ben.
Vallahi Cevriye Hanım, sizin bu azminize hayran kalmamak elde değil.
Aa! Ay, ben bir telefon edecektim, unuttum Hediye.
Odama gideyim de arayayım, öyle geleyim ben.
Helal olsun.
Tadına bile bakmadı.
(Sokak ortam sesi)
(Ayak sesi)
Ömer'in odasında da yok. Mert'in yanında mı acaba?
İyi de Mert de sabahtan beri odadan çıkmadı ki.
-Günaydın. -Günaydın mı?
Öğlen oldu.
Haklısınız, ağız alışkanlığı.
Ha, Leyla geldin mi? Alev, ne haber?
Ee, ben öğlen bekliyordum, bitirdin herhalde?
Evet Mert Bey, bitti. İstediğiniz her şey burada.
Bütçeden çalışma planına, çalışacağımız ekibe kadar her şey burada.
Tek eksiğimiz...
...ruhsat.
Harika, yani tek eksiğimiz ruhsat, öyle mi?
(Mert) Güzel.
(Müzik)
Alev?
-Bir şey mi vardı? -Ha, yok.
-Kahve içelim mi diyecektim. -Olur, içeriz.
Sen bugün şirkettesin o zaman?
Evet, dokümanları sisteme yükleyeceğim.
(Mert) Çok güzel.
(Mert) Başarılı olmuş.
O dosyayı Leyla'dan almam lazım.
Pınar.
-Bana hemen muhasebeyi bağla. -Tamam Alev Hanım.
Hediye, çayım hazır mı?
Aa, yok, hazır değil.
Ben onu tamamen unuttum Müzeyyen Hanım.
Kime bu hazırlık?
Ömer'in misafiri var. Zehra Hanım istedi hazırlamamı.
Artık gelen gidenden de haberim olmuyor.
Efendim? Bir şey mi söylediniz Müzeyyen Hanım?
Ha, yok, bir şey yok. Çayı odama getir.
(Hediye) Tabii.
(Tuş sesleri)
(Telefon zili sesi)
Efendim.
Muhasebeden mi bekliyorlar?
Tamam, geliyorum.
(Ayak sesi)
(Müzik - Gerilim)
Mutlaka bilgisayarında bir kaydı olmalı.
(Müzik - Gerilim)
İşte burada.
(Müzik - Gerilim)
Tamam.
Tamamdır.
(Ayak sesi)
Alev Hanım?
Ee...
Ben sana bir şey soracaktım ama işin var herhalde, sonra konuşuruz.
(Müzik - Gerilim)
(Müzik - Gerilim)
(Müzik devam ediyor)
İşte burada.
Şirket dokümanları.
(Müzik - Gerilim)
Evet, tamamdır bu iş.
(Müzik - Gerilim)
Hilmi Bey, istediğiniz dosyayı aldım.
Söylediğiniz adrese de gönderdim. Açarsanız görebilirsiniz.
Tamam, bakacağım. Benden haber bekle.
Yalnız bunu alabilmek için büyük riske girdim.
Bundan daha fazlasını yapamam artık.
-Ömer anlarsa-- -(Hilmi ses) Bahane istemiyorum Alev!
(Hilmi ses) Amacımı biliyorsun.
Bu ortaklık bitene, oğlum bana dönene kadar...
...benim için çalışacaksın.
(Müzik - Gerilim)
Ne zaman bitecek bu iş ya, ne zaman?
(Müzik - Gerilim)
Tabii ki varoş gülünden kurtulduğum zaman.
Ömer de, bu şirket de benim olunca...
...işte o zaman bana yaşattıklarının hesabını soracağım senden Hilmi Yılmaz.
O varoş gülü bu evden çekip gittiği gün senin de sonun olacak.
Evet, burada işim bittiğine göre...
...eve gidebilirim artık.
Teyzeciğimin bana ihtiyacı var.
(Ayak sesi)
-(Zehra) Teşekkürler Hediye abla. -(Hediye) Afiyet olsun.
-(Erkek) Teşekkürler. -(Hediye) Afiyet olsun.
-(Ömer) Teşekkürler Hediye ablacığım. -(Hediye) Afiyet olsun.
Ee Hakan, anlat, neler yapıyorsun, nasılsın?
Şaka mı bu? Önce sen anlat.
Hatırlıyor musun evlenmeye karar verdiğimde nasıl itiraz etmiştin?
(Ömer) Yani Hakan, daha çok gençtin.
-(Ömer) Bir hata yapmanı istemezdim. -Ya bu işin doğrusu, yanlışı yok ki Ömer.
Aşk bu. İnsanın ne zaman, nasıl karşısına çıkacağı hiç belli olmuyor.
Sonra bir bakmışsın nikâh masasındasın.
(Müzik)
(Hakan) Ee, sen de bana artık hak veriyorsundur.
(Hakan) Yani sende âşık olduğuna göre.
Seni de o masaya oturmaya ikna eden biri olduğuna göre.
(Müzik)
Evet, öyle.
Aslında o beni ikna etti.
Ömer, neler duyuyorum?
(Müzik)
Hakan, doğru insanı bulduğunda karar vermek kolaylaşıyor.
(Müzik)
(Telefon zili sesi)
Dedektif arıyor.
(Telefon zili sesi)
Alo. Bir gelişme var mı?
Evet, değil mi?
Bir saniye, hemen açıyorum.
(Müzik - Aksiyon)
Bu belgeler çok önemli.
Peki, sen bu belgelerin babamla ilgili olduğunu kanıtlayabilecek misin?
Tamam.
Bak, mutlaka gerçek bir delil bulmalıyız.
Somut bir delil.
Hı hı.
Tamam, ben şimdi bunları inceleyeceğim...
Okey. Haber bekliyorum senden.
(Nefes sesi)
Az kaldı Hilmi Yılmaz, çok az kaldı.
Zehra olmasaydı...
...Amerika'daydım.
Bir teşekkür etmek lazım.
Belki bir hediye...
Neden olmasın?
Ömer söylemiştir, boşandıktan sonra Antalya'ya yerleştim ben.
Evet, söylemişti.
Çok da iyi yapmışım.
Şimdi doğanın içinde, şehrin gürültüsünden, patırtısından uzak bir hayatım var.
Ne kadar güzel, çok şanslısınız.
Evet, yani bugüne kadar verdiğim en iyi karar diyebilirim.
Size de tavsiye ederim diyeceğim ama...
...Ömer için biraz zor tabii.
Malum, beyimiz biraz işkolik olduğu için.
Yani ne diyelim Hakan...
...belki ileride olabilir.
Süper. Önce nasıl bir şey istediğinize karar verin.
Mesela dağ mı, deniz mi?
Yani dağ olabilir.
Aslında deniz kenarı da olabilir. Sen yüzmeyi seviyorsun.
Sen de dağı seviyorsun.
(Hakan) Ya işte fedakârlık diye ben buna derim.
(Hakan) İşte aşkın gücü bu. Size söyleyebileceğim tek şey var...
...hayallerinizi asla ertelemeyin.
(Müzik)
(Müzik)
Bendeki şu talihe, şu şanssızlığa bak.
Zehra paçozu kiminle evleniyor...
...benim payıma düşen, Beton!
Hadsiz ya. Şunun için sinirim bozuluyor.
(Müzik)
Ah abi!
İyilikten maraz doğar dedikleri buymuş işte.
Sen adamı besle...
...iş ver, koru, kolla...
...o da gelsin senin kız kardeşine...
Tövbe estağfurullah ya. Söylemeye dilim varmıyor.
Ya senin benimle ne işin olur Beton Efendi?
Sen hiç mi aynaya bakmıyorsun?
(Müzik)
(Araba sesi)
Abi.
Abi, arabayı buraya koymasan.
Hem marangoz burası, birazdan malzeme gelecek, sıkıntı çıkmasın.
Çekmezsem ne olur?
-(Erkek) Ne yaparsın? -(Koray) Abi...
...sana insanca söylüyorum, çeker misin arabayı? Herkesin işi gücü var.
Ne diyorsun kardeşim sen ya? Ne bu el kol hareketleri falan?
Sana ne oluyor kardeşim ya?
Tamam, tamam, yok bir şey. Gidiyoruz kardeşim. Çekiyoruz hemen.
(Müzik)
(Araba sesi)
(Müzik)
Ben hallederdim ama sağ ol yine de.
(Koray iç ses) Bunu niye kapının önüne koydu ki ya?
(Müzik)
Sen bilmiyor musun Müzeyyen Hanım için o tablonun ne kadar değerli olduğunu?
-Uyarsaydın Zehra Hanım kızımı. -Nereden bileyim be Hediye?
Hem o tablonun yerine asacağını bilmiyordum ki.
Keşke hiç karışmasaydın.
(Ökkeş) Sen üzme kendini. Zehra kızım onun gönlünü almasını bilir.
Aa. E Zehra onun gelini sonuçta yani.
Bir tablo için araları açılacak değil ya.
Ee, öyle tabii.
Hem ben su damlasının aldığı tabloya bayıldım ayol. Çok güzeldi.
(Müzik)
Pardon Hediyeciğim, pardon.
(Müzik)
(Hediye) Hayırdır Cevriye Hanım?
-Yani yine mi ödem işleri? -Ay ne yapayım Hediyeciğim?
Can sıkıntısından yağdır, ödemdir uğraşıyorum onlarla.
(Müzik - Hareketli)
(Cam kâse sesi)
-Pul biber de mi koyacaksınız? -Tabii.
Tabii, yağ yakıyor pul biber, çok önemli.
Cevriye Hanım, fazla koymayın, midenize dokunur sonra.
Ay Ökkeş Efendi, benim midem çelik gibi ayol...
...hiçbir şey olmaz, merak etmeyin.
-(Ökkeş) Maşallah maşallah. -Hadi görüşürüz.
(Gülme sesi) Hediye, yahu...
...şunun yanında yiyecek bir şeyler, hani kek mek gibi bir şeyler yok mu ya?
Ökkeş!
Aman be, üff!
(Tabak sesi)
(Müzik)
(Sessizlik)
Çok güzel tablo ama değil mi ay parçası? Zevkli kız vallahi Zehra.
(Müzik - Gerilim)
Bu tablonun teyzemi ne kadar üzdüğünün farkındasınız değil mi?
Aman, aile içinde olur böyle şeyler, Allah Allah!
Büyütülecek bir şey yok. Sabun köpüğü gibi geçer.
Sonunda ölüm yok ya, Allah aşkına!
Hem iyi niyetli olmak lazım değil mi?
E bundan da Zehra kızımda bol maşallah.
Hıı, tabii tabii, öyle.
Maşallah sizin de eliniz hiç durmuyor.
-Yoğurt bu güzel kızım, yoğurt. -Yoğurt moğurt.
Mantı da yiyin, yoğurt da yiyin. Neydi o şey?
Kayseri şeysi, şu yağlı olan?
Neyse işte, onu da yiyin, yiyin yani.
Kayseri yağlaması o, Kayseri yağlaması.
Hani ömründe yani bir kerecik bile yememişsen...
...o da artık senin nasipsizliğin. Hahay!
Ay!
Ay bu da midemi bir tuhaf yaptı yahu.
Ay küçüldün mü sen yoksa midem benim?
Ne düşünüyorsun?
-Hiç. -Sabahki konu mu?
Yani istersen ben annemle konuşabilirim.
Yok, olmaz.
Ben gidip konuşacağım.
Eminim o da çok üzülüyordur.
Ben Müzeyyen Hanım'la konuşayım.
Bir saniye.
(Müzik)
Hakan bir fotoğraf göndermiş.
İkinizin de istediği bir yerin fotoğrafı diyor.
Ne diyelim? Yani cevap bekliyor.
Güzelmiş gerçekten.
(Zehra) Çok beğendiğimizi söyleyebilirsin.
Aa, bir dakika, şurada bir şey var.
-Nerede? -Şurada, şurada, büyütebilir misin?
Tulumba!
Çok da eski, ne kadar güzelmiş.
(Müzik)
(Kapı tıklama sesi)
(Kapı açılma sesi)
(Müzik)
Ben bir Müzeyyen Hanım'a bakayım.
(Ayak sesi)
Ne vardı Alev?
Seninle önemli bir şey konuşacağım Ömer.
(Sessizlik)
(Kapı kapanma sesi)
(Ayak sesi)
Hilmi Yılmaz bir şey mi yaptı?
Yok Ömer, konu o değil.
Ama son yaşadıklarım çok etkiledi beni.
Ben...
...bir süre buradan uzaklaşmaya karar verdim.
Uzaklaşmak derken...
...yani tatil gibi bir şey mi?
Ben Amerika'ya gitmeye karar verdim.
(Alev) Burada sürekli diken üstündeyim.
Sürekli birileri takip ediyormuş gibi hissediyorum.
Bir tıkırtı gelse, bir gölge görsem sürekli bir şey olacak gibi.
Dayanamıyorum artık Ömer.
Tamam Alev, anlıyorum seni ama yani bu...
İstersen bu kararını bir daha gözden geçir.
Düşünürüm.
Ama eğer gitmeye karar verirsem, bana destek olur musun?
Yani sonuçta senin kararın. Sen bilirsin.
Bir süre kimse bilmesin olur mu?
Tamam.
Tamam.
Teşekkür ederim.
(Müzik)
(Kapı açılma sesi)
(Müzik)
(Kapı kapanma sesi)
(Müzik)
Zehra, teyzem nerede? Ben de onunla konuşacaktım.
Odasında sanırım.
Neyse, tamam, gelir zaten.
Zehra!
Efendim.
Ben bugün için senden özür dilerim.
Sanırım istemeden seni kırdım.
Ama biliyorsun, ben de hiç iyi değilim Zehra.
Son yaşadıklarımdan sonra çok tedirginim.
Evet...
...ama geçti artık. Düşünmemeye çalış.
Deniyorum...
...deniyorum ama olmuyor.
Ahh!
Belki de...
...herkesten, her şeyden uzaklaşmak iyi gelecek.
Ben zaten Amerika'ya gitmeye karar verdim Zehra.
-Amerika mı? -Hı hı.
Burada kaldığım sürece psikolojimin düzeleceği yok.
Emin misin?
Evet.
Böylesi daha iyi olacak.
Sen öyle düşünüyorsan.
Psikolojim için, kariyerim için.
Ama bu durumu teyzemle nasıl konuşacağım bilmiyorum.
Biliyorsun, son yaşadıklarımı bilmiyor. O yüzden ikna etmek de zor olacak.
Tabii, senden ayrılmak istemediği için.
Evet ama bir şekilde ikna etmem gerekiyor.
Çünkü burada kalacak gücü bulamıyorum kendimde.
Uff!
(Müzik)
(Perde açma sesi)
(Zehra) Alev, peki yardım alsan?
Yani profesyonel bir yardım.
İşe yarayacağını sanmıyorum.
(Müzik)
Benim yapabileceğim bir şey var mı?
Keşke olsa.
(Müzik)
(Alev) Aslında var.
Bana bu konuda destek olabilir misin?
Yani Amerika konusunda.
Biliyorum, benim için en iyisi buradan uzaklaşmak olacak.
Bu durumu sen biliyorsun diye senden yardım istiyorum.
Kendimi ne kadar kötü hissettiğimi bir tek sen anlarsın.
Elimden geleni yaparım.
Aa, Alev! Aa, Alev, burada mıydın sen de?
Evet teyzeciğim.
(Sessizlik)
Müzeyyen Hanım...
...izninizle bir şey konuşmak istiyorum.
Tabii, konuşalım.
(Müzik)
Müzeyyen Hanım...
...ben o tablonun sizin için...
...bu kadar önemli olduğunu gerçekten bilmiyordum.
Size danışmadan böyle bir şey yaptığım için çok üzgünüm.
(Zehra) Hata ettim.
Ama...
...inanın kötü bir niyetim yoktu.
Ben sadece sürpriz yapmak istemiştim.
Her şey için çok ama çok özür dilerim.
Lütfen affedin beni.
Affetmek ne demek Zehracığım?
Sen üzme kendini. Ben de biraz fevri davrandım.
(Müzik)
Tamam o zaman...
...bunu kaldıralım lütfen, hemen sizin tablonuzu asalım.
Hayır, hayır, hayır, hiç gerek yok.
Lütfen, kalmasını istiyorum, ciddiyim.
Bu da güzel bir tablo. Teşekkür ederim.
-Emin misiniz? -Eminim.
Tabii, siz bilirsiniz.
(Müzik)
Müzeyyen Hanım...
...aslında benim sizinle konuşmak istediğim bir konu daha var.
Dinliyorum.
(Müzik)
-Alev Amerika'ya gitmek istiyor. -Amerika mı?
Nereden çıktı bu şimdi?
Geleceği için daha iyi olacağını düşünüyor.
Hayır efendim, hayır, hayır!
Hiçbir yere gidemezsin. Ne demek Amerika, ne demek?
(Zehra) Müzeyyen Hanım, eğer şimdi gitmezse...
...sonradan pişman olacak.
(Zehra) Gerçekten çok istiyor.
Kariyeri için çok önemli bir adım bu.
Aa...
...bunu daha sonra konuşalım. Ben biraz çıkıp hava alayım.
(Müzik)
Zehra...
...destek olduğun için çok teşekkür ederim sana.
Acaba çok mu üstüne gittik?
Hayır.
Aksine...
...zor olan kısmı atlattım.
Bu konuyu bir tek sen biliyorsun.
O yüzden bana lütfen yardımcı ol, olur mu?
(Alev) Neyse...
...ben bir teyzeme bakayım.
(Müzik)
(Müzik)
(Müzeyyen) Ahh!
Demek Alev endişelerinde haklıymış.
Zehra evdeki her şeyi kontrolü altına almak istiyor.
Alev'i göndermek istiyor.
Peki ama neden bunu yapmak istiyor? Neden yapıyor bunu?
(Kuş cıvıltısı sesi)
(Müzeyyen) Ha.
Alev!
(Müzeyyen) Ne oldu yavrum?
Nereden çıktı bu Amerika meselesi?
Bilmiyorum ki teyze. Seni beklerken geldi işte...
...kariyerin için gidersen iyi olacak dedi bana.
Ne münasebet? Hiçbir yere gidemezsin.
Ben olduğum sürece kimse seni bir yere gönderemez.
Sağ ol teyze.
Sen olmasan ben ne yapardım bilmiyorum.
(Kuş cıvıltısı sesi)
(Müzik)
Annem nerede?
Konuşamadın mı?
-Konuştuk. -Yani?
Yani sorun çözüldü.
-Ben sana söylemiştim. -Evet, söylemiştin.
(Ayak sesi)
Abi, Zehra.
-Hoş geldiniz. -Nasılsınız?
İyiyim canım.
Ee, annem yok mu, geçti mi siniri?
Geçti, geçti.
(Ömer) Hadi oturalım.
(Ayak sesi)
E bak Zehracığım, ben ne dedim? Annemin tavrı sana değil.
Ya o evin düzeni konusunda biraz hassas sadece.
Vallahi ben çok beğendim. Hatta diğerinden daha güzel olmuş bu tablo.
(Ayşe) Şey, aslına bakacak olursanız ben de çok beğendim ama...
...işte söylemeye cesaret edemedim.
E çünkü o tablo annem için gerçekten değerli.
-Oo, herkes buradaymış. -Gel Mert. Hoş geldin.
Zehra, bu senin için.
(Müzik)
(Mert) Buradan gitmeye karar vermiştim...
...fakat Zehra beni ikna etmeyi başardı.
Mert, öyle deme.
Öyle ama.
(Mert) Ve bunu başardığın için sana teşekkür etmek istedim.
İnşallah beğenirsin.
Niye zahmet ettin? Hiç gerek yoktu.
Ne demek, içimden geldi.
Teşekkür ederim.
Zehra, açmayacak mısın?
(Müzik)
(Müzik)
Çok güzel. Tekrar teşekkürler.
Ayy, çok şıkmış.
Hıı, bence de çok güzel. Hatta geçen günkü o su damlasından bile daha güzel.
(Müzik)
(Müzik - Gerilim)
(Tahta koyma sesi)
(El çırpma sesi)
(Müzik)
Dükkândan mı kovuldun sen? Öyle bir şey duydum sanki.
(Müzik)
Oturacak mısın burada böyle?
(Müzik)
İstersen atölyeye gel, bir çay vereyim.
Hadi kalk gel, gel bir çay iç. Kendine gelirsin.
Kalk.
(Müzik)
(Müzik)
(Kapı açılma sesi)
(Ayak sesi)
(Kutu koyma sesi)
Hediyeni denemeyecek misin?
Ha, deneyeyim değil mi?
(Müzik)
(Müzik)
Niye olmuyor?
(Müzik)
Oldu.
(Müzik)
Olmamış mı?
Yoo, gayet güzel.
(Müzik) (Ayak sesi)
Mert çok ince biri.
Çok da düşünceli.
Öyledir.
(Müzik)
(Müzik)
(Kapı açılma sesi)
(Kapı kapanma sesi)
(Müzik)
Nereye gitti ki?
(Kapı kapanma sesi)
(Müzik)
(Kapak kapatma sesi)
(Kapı açılma sesi)
(Kapı kapanma sesi)
Aman dikkat et Ökkeş Efendi!
Merak etmeyin Müzeyyen Hanım, merak etmeyin, tamam, oldu, oldu.
(Müzik)
Zehra Hanım kızım, sakın Müzeyyen Hanım'a darılmayın.
O size kızdığından değil de--
Önemli değil Ökkeş abi, önemli değil.
(Müzik)
E Ömer Bey'e bakıyorsanız biraz önce çıktı.
(Müzik)
(Kapı kapanma sesi)
Uff Zehra, niye karıştın ki?
Niye yani? Bak gördün işte, her şey daha kötü oldu.
(Müzik)
Nereye gitti ki şimdi?
Bir şey de söylemedi.
(Ayak sesi)
(Müzik)
(Müzik)
Bak, sen biraz zaman ver, her şey eskisi gibi olacak.
Bilmiyorum.
Olacak. Söz veriyorum sana.
Off ya, kusura bakma!
Ben tutamıyorum kendimi.
(Müzik)
(Müzik)
Buyur.
(Müzik)
Kalacak yerin de yok değil mi senin?
(Müzik)
İstersen bu gece burada kalabilirsin. Ben sabaha kadar çalışacağım.
Neyse, sen otur, ben işimin başına geçeyim.
Bir şeye ihtiyacın olursa söylersin.
(Müzik)
Kolay gelsi...
(Müzik - Duygusal)
Kalacak yeri yok da bu gece burada misafir olacak.
Bu yaptığın hiç doğru değil Koray.
(Yasemin) Üstelik Mehtap'ın son yaptıklarından sonra.
Ayrıca onun da yaptıklarını unutmadım daha.
Yasemin, sakin olur musun?
Babam duyarsa hiç iyi olmaz sanki.
(Müzik)
Düşmanımız da olsa şu an yardıma ihtiyacı var.
(Koray) Onu bu halde sokakta bırakamayız.
Ben ustamdan böyle gördüm Yasemin, başka türlü davranamam.
(Müzik)
(Sessizlik)
(Kapı kapanma sesi)
(Müzik)
Nereye gittin?
Acil bir işim çıktı, çıkmak zorunda kaldım.
(Müzik)
Senin için.
(Müzik)
Ne bu?
Yani ne için?
Bakmayacak mısın?
(Müzik)
(Kapı açılma sesi)
(Kapı kapanma sesi)
(Müzik)
Bu çok güzel.
(Müzik)
(Müzik)
(Müzik devam ediyor)
Su bitmiş.
Şimdi banyodan çıkınca su ister.
(Müzik)
(Kapı kapanma sesi)
(Müzik)
(Kapı kapanma sesi)
(Müzik)
(Müzik)
Bu dizinin betimlemesi TRT/Karamel Film tarafından...
...Sesli Betimleme Derneğine yaptırılmıştır.
www.sebeder.org
Sesli Betimleme Metin Yazarı: Emine Kolivar
Seslendiren: Emine Kolivar
Alt Yazı: Miliza Koçak - Çağıl Doğan
İşaret Dili Tercümesi: Müjde Kolçak
Son Kontroller: Beliz Coşar - Müjde Kolçak - Hasan Dikyuva
Teknik Yapım: Dağ Prodüksiyon ve Yeni Gökdelen Tercüme
Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.