Afrikaans
Akan
Albanian
Amharic
Arabic
Armenian
Azerbaijani
Basque
Belarusian
Bemba
Bengali
Bihari
Bosnian
Breton
Bulgarian
Cambodian
Catalan
Cebuano
Cherokee
Chichewa
Chinese (Simplified)
Chinese (Traditional)
Corsican
Croatian
Czech
Danish
Dutch
Estonian
Ewe
Faroese
Filipino
Finnish
Frisian
Ga
Galician
Georgian
German
Guarani
Gujarati
Haitian Creole
Hawaiian
Hebrew
Hindi
Hmong
Hungarian
Icelandic
Igbo
Indonesian
Interlingua
Irish
Italian
Japanese
Javanese
Kannada
Kazakh
Kinyarwanda
Kirundi
Kongo
Korean
Krio (Sierra Leone)
Kurdish
Kurdish (Soranî)
Kyrgyz
Laothian
Latin
Latvian
Lingala
Lithuanian
Lozi
Luganda
Luo
Luxembourgish
Macedonian
Malagasy
Malay
Malayalam
Maltese
Maori
Marathi
Mauritian Creole
Moldavian
Mongolian
Myanmar (Burmese)
Montenegrin
Nepali
Nigerian Pidgin
Northern Sotho
Norwegian
Norwegian (Nynorsk)
Occitan
Oriya
Oromo
Pashto
Polish
Portuguese (Brazil)
Punjabi
Quechua
Romansh
Runyakitara
Russian
Samoan
Scots Gaelic
Serbian
Serbo-Croatian
Sesotho
Setswana
Seychellois Creole
Shona
Sindhi
Sinhalese
Slovak
Slovenian
Somali
Spanish
Spanish (Latin American)
Sundanese
Swahili
Swedish
Tajik
Tamil
Tatar
Telugu
Thai
Tigrinya
Tonga
Tshiluba
Tumbuka
Turkmen
Twi
Uighur
Ukrainian
Urdu
Uzbek
Vietnamese
Welsh
Wolof
Xhosa
Yiddish
Yoruba
Zulu
Bu dizinin betimlemesi TRT/Karamel Film tarafından...
...Sesli Betimleme Derneğine yaptırılmıştır
www.sebeder.org
(Müzik - Jenerik)
Ömer…
O benim için değil mi?
Evet. Kurye getirdi.
(Müzik - Gerilim)
Kesinlikle bir şey saklıyor benden. Kesinlikle.
Bir şey yapmam lazım.
Gerçeği öğrenirse mahvolurum.
(Müzik - Gerilim)
(Ömer) İşim var Alev.
Ha öyle mi? Tamam, çıkayım.
Mert, sen miydin? Gel.
Senin canın sıkılmış. Ne oldu?
Olanları benden saklayarak, kalmamı sağlayamazsın Ömer.
(Mert) Kararım değişmeyecek.
Alev. Hilmi Yılmaz’la birlikte gördüm.
Bir dakika, bir dakika.
Babamla mı?
(Nefes verme sesi)
(Telefon zili sesi)
(Alev ses) Ömer benden şüpheleniyor.
Emin misin?
Evet, eminim. Beni araştırıyor.
Telefon kayıtlarım, aramalarım… Her şeyi.
Evet. Ne var bunda?
Ne demek ne var? Biliyor diyorum. Bizi gördüğünden eminim.
Yani düşmanın, ailesinin içine kadar sızdığını öğrendi diyorsun.
Hayır. Asla.
Asla öğrenmeyecek.
(Müzik - Gerilim)
Bir şey yapmam lazım.
(Müzik - Gerilim)
Bu kayıtlarda ne bulmayı umuyorsun Ömer?
Eğer daha önce görüşmüşlerse, yazışmışlarsa…
…ya da bilmiyorum yani mükerrer bir arama falan.
İyi de böyle uğraşacağına neden sorumuyorsun ki?
Mert, Alev bir şeyler saklıyor.
Bir şeyler saklıyor ama ne? Bilmiyorum.
Eğer bir şeyler varsa, sorarsam öğrenemem.
Ya tamam, Ömer haklısın da yani Alev…
(Nefes verme sesi)
Ne bileyim yani Alev neden böyle bir şey yapsın?
Ne çıkarı olabilir? Aklım almıyor.
Bilmiyorum, Mert.
Bilmiyorum ama öğreneceğim.
Peki, ya eğer gerçekten dediğin gibiyse ne yapmayı düşünüyorsun?
Yani planın nedir? Ne yapacaksın?
Umarım öyle bir şey yoktur.
Umarım.
Eğer öyle bir şey varsa…
…Hilmi Yılmaz’la işbirliği içindelerse…
…bu evden de hayatımızdan da…
…sonsuza dek çıkar.
Ne?
Bir şey yapmam lazım.
Hi!
Adama bak ya.
Jilet gibi. Maşallah.
Ay bu ne böyle?
Hollywood’dan mı çıktın geldin be adam?
Yanındaki kadınların da maşallahı var.
E tabii, böyle çikolata gibi adam, turşu gibi kadınlarla gezecek değil ya.
Of!
Ya kendine gel Mehtap.
Bir kere sözlükte kadın kelimesinin karşılığında senin fotoğrafın var.
Var mı senden güzeli, alımlısı? Yok.
Hadi göreyim seni.
E, biz de bir kuaföre gidelim şöyle saçımızı başımızı yaptıralım değil mi?
Beton da gelmedi ama.
Aman gelir o şimdi. Üf!
Neden vazgeçtin Mert?
Hani birlikte savaşacaktık Hilmi Yılmaz’la?
İşte ben de bu yüzden gidiyorum, Ömer.
Yani ben burada olmadığımda ortada bir savaş da olmayacak.
Ömer, ben burada yokken hiç böyle bir şey yaşadın mı? Bir düşün.
Evet, birkaç bir şey oldu.
Ama daha önce hiç Hilmi Yılmaz’la karşı karşıya gelmedik.
(Nefes verme sesi)
Ben gittikten sonra oraya gelmeyeceksin ortak.
Amerika’dan.
İşin mi vardı?
Yok. Önemli değil.
Ya ben ince uçlu kalemlerimi bulamadım da odada. Burada olabilir mi?
Bilmem. Olabilir mi?
Evet. Yani olabilir.
Sen kalemlerini dosyanın içine koyardın. Dosyan nerede?
Ya içeride ama baktım ona, yok onda.
Burada da yok.
Tamam da her yere baktım.
Ya o zaman, bir daha bak istersen. Yani burada olmadıklarına göre…
Bence buradalar.
Hiç sanmam.
Şu tarafa da bakabilir miyim?
Tabii.
(Müzik - Duygusal)
Ama Hediye abla, bulduğu bütün kalemleri buraya koyuyor.
Ya burada olması lazım.
Öyle mi yapıyor?
Evet, öyle yapıyor.
Şu tarafa da baksam olur mu?
Tabii.
(Müzik - Duygusal)
Hah. Bak işte buradalar.
Gördün mü? Ben söylemiştim sana burada olduğunu. Biliyordum.
(Müzik - Duygusal)
Bir şey mi oldu?
Benim acil bir işim var. Hemen çıkmam lazım.
(Müzik - Gerilim)
Bakalım nereye gidiyorsun Alev.
(Müzik - Gerilim)
Şimdi bu böyleyse, bu 25 olsa…
…burası da 12…
Şunu bir işaretleyelim.
(Telefon zili sesi)
Efendim, canım?
Yok, yok. İyiyim ya. Merak etme. Çalışıyorum atölyede.
Aman boş ver ya. Uyku her zaman geliyor zaten.
İş olsun da.
Yine de kendini çok yorma olur mu?
Tamam, canım. Hadi bay bay. Görüşürüz.
Görüşürüz.
(Nefes verme sesi)
Çalışıyormuş.
Sağ ol abla.
Teşekkürler.
Sesi de yorgun geliyordu.
Ya dün gece de biz burada kaldık diye o, atölyede kalmış.
E kızım, kim için çalışıyor? Gençlikte çalışılır, olur.
Geleceğiniz için, sizler için çalışıyor çocuk.
Ya söz söyleyince kızıyorsun abla. Ama sizin düzeninizi de bozduk.
Aaa! Bak yine sinirlendiriyorsunuz beni.
Olmaz öyle şey Salim. Yasemin, kursuna gidecek…
…Koray işyerinde çalışacak, sen de burada gözümün önünde olacaksın…
…ben de sana bakacağım.
Ha diyorsanız ki sıkıldık senden…
…hiç kusura bakmayın ister sıkılın, ister sıkılmayın…
…baban iyileşene kadar bu böyle.
İyileşsin, ondan sonra ne yaparsanız yapın.
Estağfurullah abla. O nasıl söz. Ya sen olmasaydın biz ne yapardık.
Neyse Salim. Hayırlısıyla sen bir iyileş de.
Yasemin kızım. Çayını içtikten sonra eve gidiversen de…
…biraz işlerini güçlerini yaparsın, biraz da ders çalışırsın…
…akşam gelirsin oldu mu?
Tamam, Şükran teyze.
-Baba? -Tamam, kızım. Git sen.
Ama işi falan boş ver. Derslerine bak.
Sen zamanında içtin mi ilaçlarını Salim?
Aldım abla.
(Kuş cıvıltısı sesleri)
Zehra.
Zehra, sabah biraz…
Kusura bakma lütfen.
Önemli değil.
Gerçekten.
Dün bir şey söyleyecektin sen.
Evet.
Ben sadece…
Zehra. Lütfen. Duymak istiyorum.
Bizim için gitmek istediğini söylemiştin ya…
…aslında tam da bu yüzden kalman gerekiyor diyecektim.
Anlamadım?
Çünkü eğer kalırsan sizi kimse yıkamaz.
Eğer şimdi gidersen bu zamana kadar emek verdiğiniz her şey…
…çaba harcadığınız onca şey yıkılır.
İşte o zaman babanı haklı çıkarırsın, onun kazanmasını sağlarsın.
-Ama kalırsam da-- -Daha güçlü olursunuz Mert.
İnan bana.
Babamın neler yapabileceğini tahmin bile edemezsin Zehra.
Sen gidince duracağını nereden biliyorsun?
Aslında bilmiyorum.
Sen burada olduğun sürece…
…ona yeniden dokunmaya, zarar vermeye cesaret edemez.
Yani sen Ömer’in hayat sigortasısın diyorsun öyle mi?
Evet, öylesin.
Çünkü baban senin zarar görmeni asla istemez.
Bilmiyorum Zehra.
İnan hiç bilmiyorum.
-Karıcığım. -Ah hayatım.
Hoş geldin.
Hoş bulduk.
Güzel karıma benden küçük bir hediye.
Ay şımartıyorsun beni.
E benim görevim bu.
O çok sevdiğin çiçekli kalplerden aldım.
Gerçekten mi? Hi!
Nereden geldi aklına? Ben bile unutmuşum.
+1 puanını hak ediyorum değil mi?
-Nihat, bu değil ki. -Değil mi?
Sen bunu kendin almadın değil mi?
Ya olur mu hayatım? Yanlış paketlemişler herhâlde.
Yani gözünün önünde hazırlamadılar.
Ya olur mu?
Ya olur mu öyle şey?
Yani aşkım işler yoğun olunca ben de birine aldırdım.
Ama bunun yarın hesabını soracağım. Karımı üzmek neymiş göstereceğim.
Tamam, Nihat.
-Bir tanem. -Nihat tamam!
Tamam, hayatım.
Tamam, bir tanem.
Ama bak ben bunu saymıyorum tamam mı?
Sonuçta kendin almadın.
Tamam.
Ee… Ama bir tane yesene. Bak çok güzel.
İstemiyorum.
Mmm! Ama harika. Tatman lazım.
-Gerçekten mi? -Hı hı.
Mmm! Ay gerçekten çok güzelmiş.
Yaa.
Odamıza geçelim mi? Hem ben şunlardan kurtulayım.
Tamam.
Bir şey diyeyim mi? Çok beğendim.
Yaa. Dedim sana.
-Al sen de ye. -Ver.
-Ökkeş Efendi? -Buyurun. Buyurun Müzeyyen Hanım.
Ökkeş Efendi, bu fideler…
Niye bana sormadan yaptınız?
E siz olmayınca Zehra Hanım…
Ökkeş Efendi, birlikte yaparız demiştim.
Zehra Hanım o kadar hevesliydi ki, görseniz.
E, Ömer Bey de rica edince tabii…
Ökkeş Efendi. Bahçeyi eski hâline getir. Bozmaya hiç gerek yoktu.
Belki biraz uğraşıp yorulacaksın ama derhal eski hâline gelsin. Lütfen.
Tamam.
Tamam, Müzeyyen Hanım. Siz nasıl isterseniz.
Merak etmeyin.
(Müzik - Gerilim)
(Müzik - Gerilim)
Alev…
Alev senin ne işin var burada?
Alev Hanım’ın hesap hareketlerini kontrol edip bana bilgi verin. Hemen.
(Erkek ses) Peki, efendim. Hemen bakıp dönüyorum size.
Ökkeş’in de bir suçu yok ki. Ömer istemiş.
Ömer…
Müzeyyen Hanım. Çay yapmıştım, siz de ister misiniz?
Ben odamda içtim Zehracığım. Teşekkür ederim.
Sana afiyet olsun.
Müzeyyen Hanım.
Müsaade ederseniz bahçeye çıkmak istiyorum.
Ökkeş’e biraz yardım edeyim. Bahçede çalışıyor ya.
Ama Hediye abla, Ökkeş abinin bahçede işi bitmişti.
Ökkeş Efendi yeni düzenleme yapmıyor ki…
…bahçeyi eski hâline getirmeye uğraşıyor.
(Müzeyyen) Sen gidebilirsin Hediye.
Zehracığım, ben eski alışkanlıklarına bağlı bir insanım.
Düzenimiz bozulsun istemedim.
Nasıl alıştıysak öyle devam edelim dedim.
Müzeyyen Hanım.
Ben sizin için bu kadar önemli olduğunu bilmiyordum.
Gerçekten özür dilerim.
Önemli değil.
Ama yine de bana sormanı isterdim.
Haklısınız.
Kırılmış.
Of… Ya ben niye karıştım ki? Şimdi yanlış anlayacak.
(Müzik)
Ay teşekkür ederim Beton. Bence de çok güzel oldu.
Zaten yol boyunca herkes bana baktı.
Hi!
Çiçeklere bak.
Ay ne kadar güzeller.
Oh!
Vallahi Beton bravo.
Adamın hası zevkinden belli olur.
Çiçekler tamam da mesaj yok.
(Müzik)
(Mesaj zili sesi)
Aha!
Vallahi de attı, billahi de attı.
Aç mısın?
Evet, acıktım.
Ya bu ne yapıyor şimdi ya?
Ay hem zengin hem yakışıklı.
Hem zevkli hem kibar.
(Nefes sesi)
(Telefon zili sesi)
(Erkek ses) Alev Hanım yaklaşık beş dakika önce…
…hesabındaki tüm parayı çekti efendim.
Tamam. Teşekkürler.
Sen nasıl bir oyunun içindesin Alev?
Nasıl?
(Müzik - Gerilim)
Konuştuğumuz gibi.
Bütün parayı çektim.
Alev!
Ömer?
Senin ne işin var burada?
Asıl senin ne işin var burada?
Ne yapacaksın o parayı?
Sen beni mi takip ediyorsun?
Evet, Alev. Ediyorum.
Ömer lütfen git buradan.
Hiçbir yere gitmiyorum Alev, hiçbir yere.
Şimdi benimle geliyorsun. Her şeyi konuşacağız.
-Gelemem. -Ne demek gelemem Alev?
Ömer, gelemem diyorum. Niye anlamıyorsun?
Eğer gelirsem sana zarar verecekler.
Benim hemen gitmem lazım.
Bana mı?
(Alev iç ses) İnandı.
Hiçbir yere gitmiyorsun Alev. Şimdi benimle geliyorsun.
Her şeyi anlatacaksın.
(Müzik)
Of…
Nasıl belim ağrıdı ya.
(Müzik - Hareketli)
Aa. Ay, ne yapıyorsun Beton?
İş yeri burası, ev mi?
Allah Allah! Git şu çayı değiştir sen, demli bu.
Allah Allah!
(Müzik - Hareketli)
Evet Alev, şimdi bana her şeyi anlatacaksın.
Her şeyi!
Neden takip ettin beni. Her şeyi mahvettin.
Alev, bana söylemen gereken şeyleri söylemiyorsun.
En büyük düşmanımla görüşüyorsun...
...ertesi gün gelip, hesabındaki bütün parayı çekiyorsun.
Nasıl?
-Hilmi'yle beni mi gördün? -Evet, gördüm Alev!
Senden bir açıklama bekledim ama sen...
-Mecburdum söyleyemezdim. -Ne demek söyleyemezdim Alev?
Senin Hilmi Yılmaz'la ne işin olur?
Ömer kendine gel. Beni neyle suçladığının farkında mısın sen?
Ne o zaman Alev, ne? Bana bunun açıklamasını yap.
(Telefon zili sesi)
(Telefon zili sesi)
O... Hilmi'nin adamı arıyor.
Tamam. Aç sakin ol, hiçbir şey çaktırma.
Aç!
(Telefon zili sesi)
Alo.
Neredesin?
Bankada.
-Söylediğiniz gibi tüm parayı çektim. -Aferin.
Birinci aşamayı geçtin.
Paralar şimdilik sende kalacak. Şimdi ikinci aşama.
(Erkek ses) Beyefendinin emri açık.
(Erkek ses) Bize küçük Kervancıoğlu'yla ilgili bilgileri getireceksin.
-Yapamam. -Sen bilirsin.
(Erkek ses) Beyefendi geçen gün sana ya istediğimizi...
...yaparsın ya da hepiniz ölürsünüz demedi mi?
(Erkek) Son sözü söyledi yani.
(Erkek) Tekrar arayacağım. O zamana kadar tekrar düşün.
(Müzik)
Bu Hilmi seni tehdit mi ediyor?
Evet.
Seninle ilgili bilgi sızdırmamı...
...yoksa konaktakilerle seni öldüreceğini söyledi.
Evet. Evet Ömer, buluştum.
Çünkü yakamızın bırakmasını...
...söyledim ona ama bırakmadı.
En son...
...parayı çekmemi söyledi bana ama işte o da bir oyunmuş.
Onun asıl hedefi sensin Ömer.
Alev, bütün bunları neden bana söylemiyorsun? Ha?
(Ömer) Neden kendi başına çözmeye çalışıyorsun?
Seni öldürmesinden korktum.
Ömer...
...ne yapacağız peki? Ya bir şey yaparsa?
Yapamaz Alev, yapamaz. Ne bana ne de aileme.
Hiç kimseye bir şey yapamaz.
(Müzik - Gerilim)
(Müzik)
Müzeyyen Hanım...
...ben de Ökkeş abiye yardım etsem. Siz nasıl istiyorsanız öyle yapsak?
Hiç gerek yok Zehracığım.
Hediye zaten yardım ediyor. Sen yorma kendini.
Ben çok özür dilerim.
Ama inanın bilerek değildi.
Anladım. Bir sorun yok.
Artık kapayalım bu konuyu, olur mu?
Ne kadar üzülmüş.
Bir şekilde gönlünü almam lazım.
Ay Asya'yı okuldan aldım parka gittim. Ay nasıl yoruldum.
Ay çene bıcır bıcır bıcır hiç susmadı maşallah, ayol.
Aa, kızım ne oldu sana su damlası yüzünü eğmişsin sen. Hayırdır?
Hiç. Yok bir şey Cevriye Hanım.
Aa, yoksa Ömerciğimle mi bozuştunuz?
Yok. Öyle bir şey değil.
Ne o zaman kızım? Aa!
(Müzik)
Hadi güzel kızım anlat bakayım bana derdini. Söylemeyen derman bulamaz.
Ne oldu, hayırdır?
Ben Müzeyyen Hanım'ı kırdım istemeden.
Yani özür de diledim ama nasıl gönlünü alacağım, hiç bilmiyorum.
Ah benim güzelim, dert ettiğin şey bu mu?
Ay benim dünürüm, ne kadar merhametli, ne kadar yufka yüreklidir ayol.
Alıverirsin gönlünü. Üzme sen canını.
Aa.
(Müzik)
(Kapı kapanma sesi)
Alev bir daha böyle bir şey olursa bana haber vereceksin.
Kesinlikle, hiç merak etme.
Hoş geldiniz.
Hoş bulduk.
(Müzik)
(Alev) Her şey için çok teşekkür ederim.
Sen olmasan ne yapardım bilmiyorum.
Biz de dışarıdaydık.
Zehra nerede olduğumuzu biliyor zaten Alev. Gizlemenin bir anlamı yok ki.
Hadi sen odana geç biraz dinlen.
(Ayak sesleri)
-İyi değil mi? Bir sorun yok. -İyi, iyi.
-Mert nerede? -Çalışma odasında.
-Tamam, ben bir onun yanına uğrayayım. -Tamam, ben de çizim yapacağım.
(Müzik - Gerilim)
(Kapı açılma sesi)
(Mert) Ömer...
Ne yazık ki hâlâ bıraktığın haldeyiz. Telefon dökümlerini inceledim.
Hiçbir şey yok.
Ben öğreneceğimi öğrendim Mert.
Yani bunlara gerek kalmadı.
Nasıl ya? Ne diyorsun? Anlatsana.
Alev masum.
Emin misin peki?
Evet, eminim.
(Müzik)
(Kapı açılma sesi)
(Alev) Uff.
Uff.
Neyse ki bir aksilik çıkmadı.
(Telefon zili sesi)
Efendim Hilmi Bey.
Evet, Ömer ikna oldu.
Sizin beni tehdit ettiğinizi düşünüyor artık.
Ama bundan sonra daha da dikkatli olmamız gerekiyor.
Ne kadar ikna da olmuş olsa, beni korumak için gözü üzerimizde olacaktır.
Tamam.
Biliyorum getireceğim dosyayı size.
Size de.
(Müzik)
Şimdi sıra geldi o küçük yılanı ezmeye.
Teyzem bu bahçe olayına bayağı bir bozuldu.
Onu gerecek başka bir şey bulmalıyım ama ne?
(Müzik - Gerilim)
Şunda biraz daha alayım ben.
Demek babam, Alev'i tehdit etmiş öyle mi?
Yapacaklarının bir sınırı yok Ömer. Üstelik her yeni gün yeni bir şey deniyor.
İşin kötü tarafı ne biliyor musun? Ben artık bunlara şaşırmıyorum bile.
Tamam Mert, sakin ol. Birlikte üstesinden geleceğiz.
Ee? Alev masum çıktığına göre ne yapmayı düşünüyorsun?
Evet. Alev masum.
Ama Hilmi Yılmaz'ın köstebeği hâlâ içimizde.
(Ömer) Bulmamız gerek Mert. Hemen bulmamız gerekiyor.
Bulacağız, merak etme.
Birlikte hareket etmemiz için burada olman gerekmez mi?
Evet.
Yani?
Belki gerçek bir evliliğin yok ama...
...eğer olsaydı Zehra'dan daha iyisi olmazdı herhalde.
Zehra'yla ne ilgisi var?
(İç çekme sesi)
Beni kalmaya o ikna etti.
(Müzik)
Kolay gelsin Hediye abla.
Sağ ol Zehra Hanım kızım. Buyur bir şey mi istedin?
Ben aslında sana bir şey soracaktım.
Müzeyyen Hanım nelerden hoşlanır, neleri sever?
Nereden çıktı şimdi kızım bu?
Hediye abla, ben Müzeyyen Hanım için...
...böyle onun seveceği, beğeneceği bir hediye almak istiyorum da.
Şimdi Müzeyyen Hanım'ın aslında hayatta değer verdiği şeyler vardır.
Ama mütevazıdır da yani böyle küçük şeylerle de mutlu olur.
Tabloları çok sever mesela.
(Hediye) Yani böyle şık ve sade şeyleri çok sever.
(Müzik)
Bir hata daha yaparsa tamamdır bu iş.
Teyzem tam kıvamında şu ara.
Eğer hoşlanmadığı bir şey daha bulursam...
...Alev şunu bir düzeltelim yavrum gel de.
Teyzeciğim vallahi yani kıskanıyorum.
Bazen şu tabloyu hepimizden daha çok sevdiğini düşünüyorum.
Ay olur mu öyle şey?
Ee, öyle ama baksana bir ilgi bir iltifat.
Ama benim için anlamını biliyorsun.
(Müzik)
Aa, oldu tamam.
Aa, Gülizar'ı arayacaktım. Telefonum... Odamda unuttum.
-Dur teyze ben getireyim. -Hayır, hayır ben giderim.
Ben giderim.
(Müzik)
Ne hediye alacağını buldun varoş gülü.
Evet canım.
Teyzem salondaki tablodan çok sıkıldığını söyledi.
Yani ben küçük bir sürpriz yapacaktım aslında ama...
...benim fazla vaktim yok, biliyorsun.
Şimdi galeri falan gezmek lazım.
Neyse artık yurtdışına çıktığımda bakarım.
Evet canım, hı hı.
(Müzik)
Tablo mu?
(Müzik)
(Ayak sesi)
-Ökkeş abi... -Aa, buyurun Zehra kızım.
Ya Ökkeş abi, ben sana bir şey soracaktım.
Ee, sor.
Müzeyyen Hanım, tabloları nereden alıyor?
Oo Müzeyyen Hanım, hemen hemen son 10 yıldır tek bir yerden alıyor tablolarını.
Hatta artık kendisi gitmiyor bile...
...galeri sahibi seçip getiriyor eve kadar tabloları.
-Öyle mi? -Evet.
Peki, acaba ben de gidebilir miyim oraya?
Tabii gidebilirsin. Niye gitmeyesiniz?
Hatta siz söyleyin ben götürürüm sizi.
Hem galeri sahibi Ömer Bey'in eşini görmekten mutlu olacaktır sanırım.
Ne zaman istersen söyle ben götürürüm seni.
Tamam o zaman yarın sabah gidebilir miyiz?
Tabii neden olmasın. Tabii gideriz, tabii.
-Tamam, teşekkürler Ökkeş abi. -Rica ederim.
Neyse ben Hediye'ye bir bakayım. İyi günler Zehra Hanım.
(Müzik)
(Kapı kapanma sesi)
(Yatak çekme sesi)
Mert'e ne söyledin?
Mert'e mi?
Seninle konuştuktan sonra gitmekten vazgeçmiş.
Nasıl yani kalacak mı? Ya çok sevindim.
Yani senin için.
Daha doğrusu işiniz için demek istedim.
(Müzik)
(Ömer iç ses) Neden söylemiyor ki? Niye saklıyor?
(Müzik)
(Zehra iç ses) Alındı mı acaba?
(Zehra iç ses) Ama nasıl söylerim kendini sana siper etmek için kaldı diye.
(Ömer iç ses) Mert'e sorsam...
(Zehra iç ses) Gidip Mert'e sorsun.
(Zehra iç ses) O, ne kadarını anlatmak isterse.
Ne oldu?
Bir şey mi söyledin?
Saat çok geç oldu ya...
...benim birazcık uykum geldi, yatacağım ben.
Tamam, uyu o zaman.
(Müzik)
Ben bir şey söylemedim.
Anlamadım.
Yani Mert'e.
(Müzik)
Kalması konusunda...
...sadece dostluğunuzu hatırlattım.
Sağ ol.
(Müzik)
(Kapı kapanma sesi)
(Müzik)
(Dalga sesleri)
Daha kimse kalkmamış mı?
Daha sabahın 9'u olmadı be kızım.
Herkes kalkmıştır da odasındadır herhalde.
Ökkeş abi iyi ki erkenden hallettik bu işi.
Bu sadece bir hediye değil işin içinde sürpriz de var galiba Zehra kızım ha?
Öyle gibi.
Ökkeş abi gerçekten çok teşekkür ederim.
Ya benim için öyle büyük bir iyilik yaptın ki.
Ne demek o kızım, rica ederim.
Neyse ben mutfakta Hediye'ye bir bakayım, hadi hoşça kal.
Tamam.
(Sessizlik)
(Müzik)
Yani şöyle güneşli bir günde bile...
...güneşimi kapatıp gölgem oluyorsun ya Beton, hiçbir şey demiyorum sana.
(Ayak sesi)
Bu çiçekler size.
Ya çok teşekkür ederim.
Ne güzel kokuyorlar. Aynı daha önce gönderdikleriniz gibi.
Daha önce derken? Ben size ilk defa çiçek alıyorum.
Aa, öyle tabii. Dilim sürçtü benim.
Ee, içeri geçelim o zaman orada konuşalım.
(Müzik - Hareketli)
Betoncuğum, kapıyı açsana.
(Müzik - Hareketli)
Buyurun, buyurun lütfen.
Betoncuğum, sen çiçekleri vazoya koy.
(Müzik - Hareketli)
Çiçekler için çok teşekkür ederim gerçekten.
Beğenmenize çok sevindim. Ne demişler...
...çiçekler ve kadınlar dünyanın iki büyülü varlığı değil mi?
(Tahta çarpma sesi)
Beton biraz sakin, yavaş olsana.
Neyse ne diyorduk? Netice de...
...çiçekler ilgi isterse kadınlar da ilgi ister.
(Düşme sesi) Hi!
Ne yapıyorsun Beton? Dikkat etsene biraz.
Hadi, sen topla şuraları. Bize de iki tane kahve yap.
(Müzik)
Ya kusura bakmayın. Biraz sakar.
Önemli değil.
Ee, ben size nasıl yardımcı olabilirim.
(Nefes sesi)
(Müzik - Duygusal)
Neden uyandırmadı ki beni?
-Günaydın. -Günaydın.
Niye uyandırmadın beni? Sen daha yeni mi kalktın?
Evet, niye uyandırmadın?
Çünkü dışarıdaydım.
Dışarıda mı? Nasıl?
-Dışarısı çok tehlikeli biliyorsun. -Biliyorum merak etme.
Yalnız değildim zaten Ökkeş abiyle birlikteydim.
Sürpriz.
Sürpriz mi?
Evet, sürpriz.
(Kapı açılma sesi)
(Kapı kapanma sesi)
Sürpriz?
Bana bir şey mi aldı acaba?
(Müzik)
-Tekrar teşekkür ederim, çiçekler için. -Rica ederim.
-En kısa zamanda, tekrar görüşelim. -Mutlaka arayacağım.
(Müzik)
Bana bak Beton...
...ne yapmaya çalışıyorsun sen? Neydi o deli deli hareketler öyle?
Ya hem sen bana niye çiçek yolluyorsun ya?
Aklından zorun mu var senin? Adama rezil oluyorduk az daha.
Derdin ne senin?
(Müzik - Hareketli)
Yoksa sen bana mı âşıksın?
(Müzik - Hareketli)
Evet sen bana âşıksın.
(Müzik - Hareketli)
Aa!
Aa, tablom!
Tablom nerede?
-Anne ne oldu? -Ayşe tablom nerede?
Kim değiştirdi bu tabloyu? Kim yapabilir ki bunu?
-Ben kaldırdım. -Ha?
Ama seveceğinizi düşünmüştüm.
Yanlış bir şey yaptım galiba.
Peki, niye bana sormadın?
Ne münasebetle kaldırırsın benim tablomu?
Zehra, o tablo annem için çok önemli.
Yani manevi değeri var.
Gerçi, sen bunu nereden bilecektin ki?
Keşke bana sorsaydın.
Ama hiç buna lüzum görmedin galiba.
Bu yaptığın hiç ama hiç doğru değil.
(Ömer) Anne...
Abi Zehra bilmeden, annemin tablosunu kaldırmış da...
Zehra...
...öyle kafana göre hareket etmeden önce keşke evdekilere...
...özellikle de teyzeme bir danışsaydın.
Bu evde sormadan bir şey yapamayacağını bilmen gerekir.
(Müzik)
Yapar Alev, yapar.
Sen anlamakta zorlanıyorsan...
...ben sana bir kez daha söyleyeyim.
(Müzik)
Zehra benim eşim.
Ve biz, bu evde birlikte yaşıyoruz.
Yaşamaya devam ettiğimiz sürece de...
...istediğini yapar.
(Ömer) Kimseye bir şey söylemek zorunda değil.
(Müzik)
(Müzik)
Bu dizinin betimlemesi, TRT/Karamel Film tarafından...
...Sesli Betimleme Derneğine yaptırılmıştır.
www.sebeder.org
Sesli Betimleme Metin Yazarı: Emine Kolivar
Seslendiren: Emine Kolivar
Alt Yazı: Fatih Kolivar – Feride Tezcan
İşaret Dili Tercümesi: Müjde Kolçak
Son Kontroller: Dolunay Ünal - Zerrin Yılmaz - Hasan Dikyuva
Teknik Yapım: Dağ Prodüksiyon ve Yeni Gökdelen Tercüme
Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.