Afrikaans
Akan
Albanian
Amharic
Arabic
Armenian
Azerbaijani
Basque
Belarusian
Bemba
Bengali
Bihari
Bosnian
Breton
Bulgarian
Cambodian
Catalan
Cebuano
Cherokee
Chichewa
Chinese (Simplified)
Chinese (Traditional)
Corsican
Croatian
Czech
Danish
Dutch
Esperanto
Estonian
Ewe
Faroese
Filipino
Finnish
French
Frisian
Ga
Galician
Georgian
German
Greek
Guarani
Gujarati
Haitian Creole
Hausa
Hawaiian
Hebrew
Hindi
Hmong
Icelandic
Igbo
Indonesian
Interlingua
Irish
Italian
Japanese
Javanese
Kannada
Kazakh
Kinyarwanda
Kirundi
Kongo
Korean
Krio (Sierra Leone)
Kurdish
Kurdish (Soranî)
Kyrgyz
Laothian
Latin
Latvian
Lingala
Lithuanian
Lozi
Luganda
Luo
Luxembourgish
Macedonian
Malagasy
Malayalam
Maltese
Maori
Marathi
Mauritian Creole
Moldavian
Mongolian
Myanmar (Burmese)
Montenegrin
Nepali
Nigerian Pidgin
Northern Sotho
Norwegian
Norwegian (Nynorsk)
Occitan
Oriya
Oromo
Pashto
Persian
Polish
Portuguese (Brazil)
Portuguese (Portugal)
Punjabi
Quechua
Romansh
Runyakitara
Russian
Samoan
Scots Gaelic
Serbian
Serbo-Croatian
Sesotho
Setswana
Seychellois Creole
Shona
Sindhi
Sinhalese
Slovak
Slovenian
Somali
Spanish
Spanish (Latin American)
Sundanese
Swahili
Swedish
Tajik
Tamil
Tatar
Telugu
Thai
Tigrinya
Tonga
Tshiluba
Tumbuka
Turkish
Turkmen
Twi
Uighur
Ukrainian
Urdu
Uzbek
Vietnamese
Welsh
Wolof
Xhosa
Yiddish
Yoruba
Zulu
Bu dizinin betimlemesi TRT/Karamel Film tarafından...
...Sesli Betimleme Derneğine yaptırılmıştır.
www.sebeder.org
(Müzik - Jenerik)
(Müzik - Jenerik)
(Müzik)
Ayşe neyi öğrenmeli?
(Müzik)
Bakın tekrar soruyorum.
Ayşe neyi öğrenmeli?
-Nihat! -Ömer!
Ayşe neyi öğrenmeli?
Ya cevap versenize, niye susuyorsunuz?
(Telefon zili sesi)
(Telefon zili sesi)
Buna bakmam lazım.
Hayır!
Cevap vermeden, hiçbir yere gitmiyorsunuz!
Alo?
Alo? Abla!
(Yasemin ses) Babam!
(Yasemin ses) Abla duyuyor musun beni?
(Yasemin ses) Abla!
Ne oldu? Korkutma beni!
(Yasemin ses) Abla, babam çok kötü.
(Yasemin ses) Ya, ne olur bir an önce gel.
Tamam. Hemen geliyorum.
-Benim gitmem lazım. -(Hep bir ağızdan) Ne oldu?
Ba...
Bir, bir arkadaşım fenalaşmış hemen çıkmam lazım.
Ömer!
(Nihat) Bana cevap ver!
Ayşe neyi öğrenmeli?
Nihat, daha sonra konuşuruz bu konuyu.
Ya Ömer!
(Müzik)
Nihat ne oluyor?
Ömer niye öyle paldır küldür çıktı?
Bilmiyorum.
Bilmiyorum Demir.
Nihat!
Babacığım hadi lütfen kalk ne olur.
Aç gözlerini baba!
Hadi lütfen ha!
Hadi babacığım, yavaş, yavaş.
Hadi.
Usta ne oldu?
Kalk usta.
-Usta. -Yavaş.
Usta ne oldu?
Korkma kızım.
Bir şey yok korkma.
Usta ne oldu?
Ben, başım döndü bir an öyle baş...
Ne yaptılar sana baba?
Bir şey yok kızım.
Başım döndü, düşünce böyle oldum.
(Müzik - Gerilim)
Ayşe'ni sağlık dosyası.
Bunun burada ne işi var ya?
Ya Nihat görseydi? Ah Ömer ah!
(Müzik - Gerilim)
Alo Ömer?
Ayşe'nin sağlık dosyasını masanda unutmuşsun.
Bende haberin olsun.
Ha, Alev'in dosyası onu diyorum ne zaman vereyim sana?
Tamam.
(Müzik - Gerilim)
Ha, yok ya.
Nihat geçiyordu da.
Konuşu değiştireyim dedim.
(Demir ses) Siz neredesiniz?
Zehra'nın babası fenalaşmış.
Mahalleye gidiyoruz.
Bilmiyorum.
Daha sonra ararım ben.
Bir de Nihat'la uğraş.
Babanın bir rahatsızlığı var mıydı?
Yani kalp gibi.
Tansiyon.
Yüksek tansiyon hastasıydı babam ama bu ara çok iyiydi.
Yani hiçbir şeyi yoktu. Şimdi ne oldu bilmiyorum ki.
Uf!
Uf! Açmıyor ya! Ya kötü bir şey olduysa?
Müsait değildir belki.
Allah'ım ne olur kötü bir şey olmasın. Ne olur babama kötü bir şey olmasın.
(Müzik)
Baba, hadi gel hastaneye gidelim.
-Hadi. -Yok yavrum, yok.
Hastanelik bir şey yok korkma.
Eve gidelim biraz dinleneyim...
...kendime gelirim ben tamam.
(Telefon zili sesi)
(Telefon zili sesi)
Alo abla?
Babam iyi merak etme.
Yasemin ne olmuş peki ya, neden aramadın beni, iyi mi babam?
Sanırım tansiyonu falan çıkmış.
Eve gideceğiz ama iyi babam merak etme.
Yasemin, bak lütfen doğruyu söyle kötü bir şey yok değil mi?
Yok gerçektin iyi, istersen telefonu vereyim konuş.
Tamam.
(Yasemin ses) Baba, ablam.
Zehra'm.
(Salim ses) İyiyim kızım.
(Salim ses) Yok bir şeyim yok.
(Salim ses) Ben...
...hapımı almayı unutmuşum,
Tansiyonum şey oldu.
(Salim ses) Yok korkma kızım iyiyim.
Tamam, tamam babacığım. Biz geliyoruz hemen şimdi.
Yani ben şimdi geliyorum, oradayım birazdan.
Oh. Allah'ım çok şükür.
Çok şükür sesini duydum ya.
Of! Bir şey oldu diye çok korktum.
Geçmiş olsun.
Şimdi eve geçiyormuş babamlar.
İyiymiş, gelmene gerek yok yani.
(Müzik)
Yakışıklı prens de arazi oldu.
Ne bir ses ne seda.
-Ne bahtsız kızım ben ya. -Mehtap?
-Efendim Nihat Bey. -Bir saniye gelir misin?
(Ayak sesleri)
Alev'le ilgili bana söylemek istediğin bir şey var mı?
Alev Hanım mı?
Anlamadım ne gibi bir şey?
Alev'in çalışmalarıyla ilgili bilmem gereken bir şey var mı?
(Mehtap iç ses) Geçen Alev'in aniden çekmeceye koyduğu dosyaları mı soruyor?
(Mehtap iç ses) Madem o dosyaların peşindesin biraz daha uğraş değil mi?
Mehtap, bak son kez soruyorum.
Alev, benden habersiz dosya mı hazırlıyor?
Yo, ben görmedim öyle bir şey.
Tamam.
Gözünü dört aç.
Alev'le ilgili bundan sonra her şeyi bilmek istiyorum.
Anladın mı? Her şeyi.
Yani anormal bir şey yok.
Her zamanki işler.
Bakin Nihat Bey, bir şey olsa ben zaten gelip size söylerim.
(Müzik - Gerilim)
Aa, bana bir sade kahve çabuk olsun.
Mehtap?
Efendim Alev Hanım.
Ne istiyor senden?
Kahve istedi.
Senin görevinin değiştiğini bilmiyor mu?
Başkası götürsün kahvesini.
Ben çıkıyorum. Bir şey olursa ararsın.
Tamam, Alev Hanım.
(Telefon zili sesi)
(Telefon zili sesi)
(Müzik - Gerilim)
Efendim Hilmi Bey.
(Müzik)
Nasılsa Pazartesi günü diyete başlayacağım.
Şimdi kendimi ödüllendireyim ben değil mi?
Ay yemezsem, aklım bu mis gibi böreklerde kalacak ayol.
(Müzik)
Cevriye Hanım!
Salonda yeseydiniz.
Ben size servis yapardım.
Hem daha bir keyifle yerdiniz.
Yok Nazan böyle iyi, böyle herkesin gözünün önünde ıı ıh.
Ay hem ben seviyorum o nohut oda, bakla sofa mutfağı.
Ee, zaten pek bir şey kalmamış.
Neyse, Ökkeş abi su istemişti.
Size afiyet olsun.
(Müzik)
Ay zaten, şurada diyet psikolojisine gireceğim diye bunalıma girmişim.
Bir de bu Nazan'ın böyle tatsız tuzsuz laf sokmalarını kaldıramam.
Kuru kemçik!
Gardiyan gibi dikildi tepeme lokmalarımı boğazıma dizdi.
(Ayak sesleri)
Gel babacığım otur şöyle.
Daha iyisin değil mi?
İyiyim kızım, iyiyim.
Tansiyon aleti var mı usta? Tansiyonunu ölçelim.
Var, var. Ben hemen getiriyorum.
Usta kalkalım bir hastaneye gidelim, böyle olmaz ya.
İyiyim ben evladım ortalığı telaşe verme.
Yasemin çok korktu zaten.
Tamam, ver bana ben ölçerim.
Kızım, benim dilaltı hapım bitmiş.
Biri koşu eczaneden alıver.
Aa, ben giderim usta.
Yok evladım, yok. Yasemin gitsin.
(Salim) O, ne alacağını biliyor.
Tamam baba, ben hemen gidiyorum.
Gerek yok oğlum, gerek yok.
(Müzik)
Usta ne oldu?
Bu öyle, baş dönmesine falan benzemiyor.
Kim yaptı bunu sana?
Birkaç gün önce, dükkâna iki tane adam geldi.
(Salim) Haraç istediler, ben de vermedim.
"Gene geleceğiz." dediler.
Ciddiye almadım.
(Salim) Bugün geldiler.
(Salim) Sonuç malum.
Sen de birkaç gün dükkâna gitmesen iyi olur.
(Salim) Sana da zarar vermelerini istemiyorum evladım.
Usta kim, niye yapsın sana böyle bir şeyi ya?
Bilmiyorum ki evladım, tanımıyorum adamları.
Bir iki gün önce dükkânın çevresinde gördüm onları o kadar.
(Salim) Ama niyetleri kötü belli.
Evladım, bu anlattıklarımı kızlara söyleme.
Korkmasınlar.
Tamam usta.
(Koray iç ses) Eğer babamın adamları yaptıysa...
...ama haraç meselesi dedi.
(Koray iç ses) Onlar neden haraç istesin ki?
(Koray iç ses) Ah baba ah!
(Koray iç ses) Eğer bunun altından da sen çıkarsan var ya!
Hediye abla, Cevriye Hanım'ı gördüm şuraya oturmuş...
...löp löp börekleri götürüyordu.
Bir de bir gözü de kapıda biri geliyor mu diye.
Ah Nazan ah!
(Hediye) Kızım sana kaç kere söyledim, yapma böyle.
Ayıp yavrum ayıp!
Hem belki kadının canı çekmiştir.
(Nazan gülme sesi)
Aman onun canının çekmediği şey mi var?
(Gülme sesleri)
Oo! Hayırdır?
Bu neşenizin sebebi ne?
Aman Müzeyyen Hanım, bizim kızın hâlleri işte.
İyi iyi.
Allah neşenizi daim etsin.
Yemek listesini aldın mı?
Aldım Müzeyyen Hanım.
Patlıcanlı musakka fırında, pişiyor.
Ispanaklı börek de tamam, sadece pişecek.
Ee, o zaman yarılamışsın.
Sebzeli çorbayla, pilavı yemek saatine yapayım diyorum.
Ay Müzeyyen Hanım, akşam irmik helvası yerine sütlaç yapsam.
Yani güya alışverişe ben gittim ama irmiği unutmuşum irmiği.
Ama Ökkeş'e söyleyeyim hemen alsın isterseniz.
Yo, yo sütlaç iyi, hafif hem de.
İrmik helvasını hafta sonu yaparız.
Tamam Müzeyyen Hanım.
Ay aşk olsun dünürüm, ben burada diyete gireceğim diye kendimi parçalıyorum...
...sizin yaptırdığınız yemeklere bakın.
Ay yine kaloriler kovalayacak gene rüyamda beni.
Çok yaşayın Cevriye Hanım.
-Hadi biz salona geçelim. -(Cevriye) Hadi.
Kolay gelsin.
Kolay gelsin.
(Gülme sesleri)
(Gülme sesleri)
(Zehra) Tamam, burada durur musun?
Yapabileceğim bir şey varsa?
Hayır, ben hallederim, sağ ol.
Ya acil bir durumsa?
Yasemin, "Babam iyi." dedi.
Yani eve yürüyerek geldiklerine göre korkulacak bir şey yok.
Ya tabii öyle de...
...yani yine de yalnız kalma ben yanında ol--
Tamam, ben seni burada bekliyorum. Bir şeye ihtiyacın olursa.
Tamam ama bekleme istersen.
Her şey yolunda gibi.
Sen işinden olma.
(Kapı açılma sesi)
(Kapı kapanma sesi)
(Müzik - Duygusal)
Baba!
Babacığım, nasıl oldun?
Ya sana ne oldu böyle? Düştüğünde mi bir şey oldu?
İyiyim ben güzel kızım, iyiyim.
Boşuna telaşlandırdık seni, işinden gücünden ettik.
Ya niye geldin ki sen?
(Zehra) Ya baba tabii ki geleceğim.
Hem sen bırak şimdi beni, nasılsın, iyi hissediyor musun?
İyiyim ben, önemli bir şey değil geldi geçti.
Zehra abla geldiğine göre ben atölyeye gideyim artık usta.
Ya Koray...
...babamı yalnız bırakmadığın için çok teşekkür ederim.
Ne demek Zehra ablacığım, benim vazifem bu.
Ustam, çok geçmiş olsun.
Bir isteğiniz var mı?
Sağ ol evladım, sağ ol.
Sen dükkâna git ortalığı biraz topla, dediklerimi de unutma sakın.
Akşama da eve gelirsin birlikte yemek yeriz. Artık ne varsa yeriz.
Yok usta, ben hiç rahatsızlık vermeyeyim size.
Siz şimdi ailecek, baş başa.
Ne demek rahatsızlık vermek? Duymamış olayım.
Ustanın dediğini ikiletme, hadi bakayım, hadi.
Tamam usta.
Sen hiç rahatsız olma Zehra abla, ben giderim.
(Müzik)
(Kapı kapanma sesi)
(Mesaj zili sesi)
(Zehra dış ses) Babam iyi biraz daha kalacağım yanında.
(Zehra dış ses) Bekleme beni istersen.
(Müzik)
Kardeşi değil mi bu?
(Yasemin) Nereye böyle?
(Yasemin) Babamı yalnız mı bıraktın?
Ha yok, Zehra abla geldi de, ben de çıktım.
(Koray) Atölyeye gidecektim.
Seni bekledim.
Ablam içeride mi?
(Koray) Hı hıh.
Ben de gideyim o zaman.
Sen de gel, atölyede tek başına ne yapacaksın?
Yok, ben gideyim.
Bir şey olursa, bana haber verir misin?
Tamam veririm.
Ben gireyim içeri, o zaman.
(Müzik)
(Kuş cıvıltısı sesleri)
(Kapı açılma sesi)
Hazırladığımız proje dosyasının, bir kopyası.
İçinde de sizin istediğiniz bilgiler mevcut.
Siz de fiyatı biraz kırarsınız, ihaleyi alırsınız.
Şirkette olman, gerektiğini söylemiştim.
Bundan hepimiz karlı çıkacağız, göreceksin.
Vallahi bu orman buluşmalarının sonrasında...
...ben de avcı olursam, hiç şaşırmayın.
İsabet olur.
Av olmaktansa, avcı olmak iyidir.
Doğru söylüyorsunuz.
Dağa çıkmasam da...
...çevremdeki sürüngenler için avcı olmak şart, evet.
Aynı şekilde düşünmemize sevindim.
Neyse.
Başka bir şey yoksa, benim gitmem gerekiyor.
(Müzik)
Bu dünyada, ya av olacaksın ya da avcı.
Ama asla...
...avcıya avı getiren, köpek olmayacaksın.
(Ayşe ayak sesi)
Uf! Nereye bu yüzük ya?
(Ayşe ayak sesi)
Ayşe, ne oldu kızım, bir şey mi arıyorsun?
Ya sorma Hediye abla.
Hani bahsetmiştim ya Cevriye halanın verdiği...
...o aile yadigârı yüzüğü, ben hâlâ bulamıyorum
Allah Allah!
Ya belki Asya almıştır diye, oyuncak sepetini bile...
...didik didik ettim ama sanki yer yarıldı da içine girdi.
Ee, evin içindedir yavrum, yürümedi ya bu yüzük?
Bulursun elbet telaşlanma.
Ya Nihat mı aldı küçültmek için?
Yok ama alsaydı, haber verirdi değil mi?
Ya bilemedim ki şimdi ben onu.
Sen Nihat Bey'e bir sorsan ya.
Ya belki boşuna arıyorsundur.
Doğru.
Ama ya almamışsa?
Ee, şimdi yüzüğü kaybettiğimi duyarsa çok üzülür.
Haksız da değil, sonuçta aile yadigârı.
Ya of!
Ben ne diyeceğim Cevriye halayla, Nihat'a?
Aa ah! Ayşe kızım, bak sana ne söyleyeceğim.
Bu kesin Cevriye Hanım'ın işidir ha.
Sabah bana sıkı sıkı tembihledi.
"Ökkeş çarşıya giderse haberim olsun." dedi.
(Hediye) Ben dedim ki bir işiniz varsa söyleyin Ökkeş halletsin.
"Yok, yok çok özel bir iş, gözümle görmem lazım…
…benim de gitmem lazım." dedi. "Ben gideceğim." dedi.
Ya bu kesin Cevriye Hanım'ın işidir.
Bana bak, yüzük parmağına bol geldi ya...
...belki de daralttırmak için almıştır ha.
İnşallah öyledir Hediye abla.
Anlarız şimdi, ben bir bakayım.
(Ayşe ayak sesi)
Ee, be kadın, ee be, kadın!
Yani madem alıyorsun söylesene.
Kızcağız sabahtan beri, tırım tırım yüzük arıyor.
Ah dünürüm, işim hiç kolay değil ama moral bozmak yok.
Akşam öğünlerinden biraz kısarsam, veririm bu kilocukları.
Verirsiniz tabii ki.
Niye vermeyesiniz ki Cevriye Hanım?
Yeter ki isteyin.
Vereceğim dünürüm, vereceğim.
Azmettim bu sefer.
Ah, ah!
Eğer sabah, o yüzük parmağımdan çıkmasaydı parmağımı keserdim.
(Cevriye) Yani benim için o kadar kıymeti harbiyesi var, düşünün yani.
Hani maddi değeri, o kadar önemli değil.
Hani satsan, bir ev aldırır ama.
Cık yok! Atadan, dededen yadigâr o yüzük.
(Cevriye) Ay önüme, boyum kadar hatta kilom kadar külçeler dizseler nafile.
Allah'tan, Ayşe kızım da kadir kıymet bilen bir kız.
Anasına, atasına bağlı bir kız.
Gerçi bir parmağında görseydim, iyiydi de.
Görmedim.
(Ayşe iç ses) Yüzük, halamda değilmiş ya. Uf!
Aa ah! Dünürüm, neye bakıyorsun öyle?
Ay rengi çok güzel ayol.
(Kapı açılma sesi) Koray Bey.
Koray Bey.
Fikret Bey, kusura bakmayın engel olamadım.
Bilmediğim, kaç yüzün var senin ha?
(Koray) Çevirdiğin o kirli dolaplar, kanlı ihaleler bitti...
...şimdi de haraççı mı kesildin başımıza?
Ne istedin ya, o masum insandan?
Ne istedin ustamdan?
Delirdin mi oğlum?
Senin ağzından çıkanı, kulağın işitiyor mu?
Ne ustası, ne haracı? Bunu nereden çıkardın?
Ya, bir kere de doğruyu söyle ya.
Bir kere de doğruyu söyle! Ben yaptım de!
Ama ne yaparsan yap, beni o mahalleden çıkaramayacaksın!
Duydun mu?
O adamlarına söyle, ustamdan uzak dursunlar!
O adam var ya o adam, benim babam!
Eğer onun kılına zarar gelirse, ben yapacaklarımı biliyorum.
(Kapı açılma sesi)
(Kapı kapanma sesi)
(Müzik)
Ne yaptınız adama?
Ben size, yalnızca korkutun demedim mi?
Siz nasıl dinliyorsunuz beni, aptal herifler!
(Müzik)
Asıl ben size yapacağımı bilirim.
Ya biraz abartmıyor musunuz?
Ah Yasemin.
Kendi telaşın yetmiyormuş gibi, ablanı da telaşa düşürdük.
Hem boşuna, işinden gücünden ettik.
Ya babacığım, yine mi aynı konu?
Benim için sizden daha önemli, hiçbir şey yok ki.
Hem bak, fena mı oldu görüşmüş olduk.
Ne yapayım baba, seni öyle görünce çok korktum.
(Telefon zili sesi)
(Telefon zili sesi)
(Telefon zili sesi)
(Müzik)
(Kapı kapanma sesi)
Nasılsın, baban nasıl oldu?
İyi görünüyor.
Benim yapabileceğim, bir şey var mı?
(Ömer ses) Yani doktor falan göndereyim mi?
Yok hayır, teşekkürler.
(Zehra ses) Babam iyi.
Tamam, bir şey lazım olursa ara.
Geçmiş olsun.
(Müzik)
Güzel kızım, bak ben iyiyim.
Hadi kızım, sen de işine dön.
Kaç saattir buradasın, gördün işte iyiyim ben.
Tamam babacığım.
Ama lütfen, sen de iyice dinlen tamam mı? Kendine dikkat et.
Tamam kızım.
Keşke yemek yeseydik, olmadı böyle.
Canım gideyim ben artık. Hadi görüşürüz.
Babam sana emanet Yasemin.
Tamam abla, merak etme.
Babacığım hadi hoşça kal.
Güle güle güzel kızım.
Ya akşam, Koray da yemeğe gelecek doğru dürüst bir şeyler yapalım.
Çocuğun kursağından sıcak bir şeyler geçsin.
Baba, bak tansiyon ilaçlarını almayı unutma lütfen tamam mı?
Şimdi normal ama belli olmaz biliyorsun.
Tamam kızım, tamam.
Yasemin, sen de iki üç saatte bir babamın tansiyonunu ölç, olur mu?
Tamam abla, ölçerim.
Hadi hoşça kalın.
Güle güle kızım.
Gel babacığım, sen de ayakta durma.
Tamam kızım, tamam yavrum.
(Müzik)
(Müzik)
Ayşe neyi öğrenmeli?
(Kapı vurma sesi)
Ömer.
Ayşe'nin tahlilleri.
Zehra'nın babası nasıl?
Umarım ciddi bir şeyi yoktur.
Bıraktım döndüm bilmiyorum.
Ya ciddi bir şeyse, yardıma ihtiyacı varsa.
Öyle bir şey olsa da benden yardım istemez.
Haklı.
Yani ailesi sorarsa ne söyleyebilir?
Senden haberleri yok ki.
Önemli bir şey olsaydı arardı herhâlde.
İstersen bir Leyla'ya sordurayım.
Belki o öğrenebilir.
Yo, gerek yok Demir.
Zaten burada olması yeterince tehlikeli.
Nihat, Alev, her şeyi bilen Leyla.
Bak Ömer...
...Leyla Zehra'yı zor durumda bırakacak herhangi bir şey yapmaz.
Umarım dediğin gibi olur Demir.
Sıkıntı yok. Sen merak etme.
Benim biraz işim var. Çıkıyorum ben.
Görüşürüz.
(Müzik)
Aramadı da.
Babasına bir şey mi oldu acaba?
(Müzik)
(Telefon mesaj sesi)
(Müzik)
Her şey yolunda mı?
Aa! Zehra kızım?
Hoş geldin.
Hoş bulduk Hediye abla.
Ayşe nerede?
Odasında.
Ha. Dinleniyor mu?
Ne dinlenmesi. Bütün gün yüzüğü aradı.
(Hediye) Morali çok bozuk.
(Hediye) Bana da dert oldu.
Ben de onunla beraber aradım ama...
...kuş olup uçtu sanki. Bulamadık.
Hay Allah. Hâlâ bulamadı demek.
Kesin çok üzülmüştür.
Tamam.
Ben bir bakayım şimdi. İnşallah buluruz.
(Telefon zili sesi)
Konağa döndüm ben.
Baban nasıl, iyi mi?
Evet. İyi, çok şükür.
Ben, biraz daha kalırsın diye düşündüm.
(Zehra ses) Ya gerek kalmadı.
İlaçlarını alınca, toparladı hemen.
Başka bir şey yoksa ben Ayşe'nin yanına geçeceğim.
Görüşürüz.
(Müzik)
Ben gelmiyorum.
Neden?
Aynı masada oturup, Ayşe'nin gözlerinin baka baka...
...hiçbir şey yokmuş gibi davranamam.
Zorundasın.
Ve yapacaksın.
Ayşe için geldiysen...
...onu mutlu etmek için-- -Yapamam.
İstesem de beceremem ki.
Öylece durup, seyredemem ben.
(Ömer iç ses) Ya söylerse?
(Ömer iç ses) Söyler mi?
(Kapı vurma sesi)
Girin.
(Kapı açılma sesi)
(Kapı kapanma sesi)
Yavrum.
Canım benim iyi misin? Neyin var?
İyiyim anne.
Eski eşyaları karıştırıyordum da bak ne buldum.
Asya doğduktan sonra, tuttuğum defter.
Hı.
Aa, canım benim.
Harika.
Yavrum, kızım.
Ne çabuk büyüdü değil mi?
İlk adım atışı...
...diş çıkarması.
Bakayım.
Aa, evet.
Anne, baba diyişi.
Zaman geçtikçe, bütün anılar berraklığını yitiriyor.
Anne ya, ben kızımla ilgili hiçbir anımı unutmak istemiyorum.
(Müzeyyen) Unutmazsın.
(Ayşe) Baksana ne yazmışım.
(Ayşe) Asya bugün bahçede düştü.
(Ayşe) Ve ilk defa dizi kanadı.
Ben bir an dünya başıma yıkıldı sandım ama...
...neyse ki akıllı kızım can acısıyla ağlamak yerine...
...ah canım kızım diye ağlayan annesini teselli etti.
"Anneciğim acımadı ki" dedi.
Ben koca yürekli tavşanıma...
...sanki elimden alacaklarmış gibi sıkı sıkı sarılınca...
...maviş maviş gözleriyle anlamaz bakıp...
..."korkma anne şimdi yumuşakla yapış koyarız, geçer" dedi.
Yumuşakla yapış mı? Onlar ne kızım deyince...
...beni çeke çeke ecza dolabına götürdü.
Anladım ki yumuşak pamuk...
...yapış da yara bandıymış.
(Gülme sesi)
Aa!
Ne çabuk büyüdü değil mi?
Daha dün, ele avuca sığmayan minnacık bir bebekti.
Evet.
İşte anne, ben o anıların hiçbirini unutmak istemiyorum.
Ya bir hastalık vardı ya, neydi adı?
Ha Alzheimer.
İşte o zamanlar o gelmeden her şeyi kaydedeyim diye düşünmüşüm.
(Ayşe) Ama sonra bıraktım işte.
(Ayşe) Ama bugünden itibaren tekrar karar verdim yazacağım.
Ah Ayşe.
Her şeyi öğrenmen gerek.
(Müzeyyen) Ay burada bir yaşındaydı değil mi?
(Ayşe) Evet.
(Ayşe) Canım benim. Güzelliğe bak.
(Müzeyyen) Evet.
(Müzeyyen) Pamuk prensesimsin sen de benimsin.
(Müzeyyen) Ve bebeğimsin.
(Müzik)
Merhaba.
Merhaba. Hoş geldin.
Hoş bulduk.
Bu dosyada incelemeni istediğim bazı şeyler var.
Yardımcı olacağını düşünüyorum.
Daha sonra üzerinde konuşuruz.
Teşekkür ederim. İlk fırsatta bakacağım.
Lütfen.
Ya sana asistan ayarlama mı ister misin?
Ortam da yabancı.
Yardımcı olacağını düşünüyorum.
Asistan mı?
Yok canım, ben hallediyorum kendi işimi.
Yine de teşekkürler.
Ne demek.
(Telefon zili sesi)
Alo?
İyiyim. Sen nasılsın?
Bu akşam mı?
Ee, şey...
Aslında...
Tamam.
Ben çıkarken ararım.
Demir beni bu akşamlık affetsen.
Biraz emrivaki yaptı ama--
Tayfun muydu arayan?
Hayır.
Adı Nergis.
Ve nişanlısından ayrıldı.
"Canım çok sıkkın, sana çok ihtiyacım var arkadaşım" dedi.
Neyse.
Ben çıkayım artık.
Leyla bak ben...
Sana kolay gelsin Demir.
Aferin Demir.
Aferin oğlum. İyi yaptın.
Nasıl çıkacaksın şimdi bu işin içinden?
(Nefes sesi)
Ah be Leyla.
Beni bir anlasan.
Neler hissettiğimi, ne düşündüğümü bil bilsen.
Bunun tek bir yolu var.
(Müzik)
Hatta bundan daha iyi bir yol yok.
(Müzik)
(Müzik)
Ben seninle bütün hayatımı geçirmek istiyorum Leyla.
Bunu sana söyleyebileceğim en güzel şekilde söylemek isterdim ama...
...şimdilik elimden gelen bu.
(Müzik)
Cık. Yok.
Bu kadar ortada olmaz ki bu.
Çok saçma oldu.
(Müzik)
Cık.
Dosyaları nereye koydun bunu ya?
Neyse.
Dosyalar burada.
Tamam. Burası gayet iyi.
(Müzik)
Tamam.
(Müzik)
Evet. Şimdi oldu.
Nasıl koysam acaba?
Çok saçma oldu be Demir.
Altına koyayım.
Tamam.
Artık bundan sonra, geri dönüş yok.
(Nefes sesi)
Cesur ol be oğlum, cesur ol.
Yoksa hepten kaybedeceksin Leyla'yı.
Olacak, olacak.
Çayın var mı Beton?
Varsa alırım bir bardak.
Hiçbir şey yazmıyor bu da.
Hayır, ne oldu bu adama bilmiyorum ki ben.
Efendi çocukmuş.
Topunuz aynısınız işte.
(Müzik)
Bana bak Beton.
Sen bu sosyal medya işlerinden anlıyor musun?
Böyle gizli hesapları falan ortaya çıkartabiliyor musun?
Aman haklısın.
Benimki de soru işte. Sen nereden bileceksin ki?
Keşke ortaya çıkarmanın bir yolu olsaydı.
O zaman gidip, hesap sorardım.
Hayırdır, sen nereye kayboldun diye.
(Müzik)
Hoş geldin Koray.
Hoş buldum.
(Kapı kapanma sesi)
(Nefes sesi)
Ustam nasıl oldu Yasemin?
Daha iyi.
(Salim) Koray mı geldi kızım?
Evet, baba.
(Salim) Gel evlat, gel.
(Müzik)
Yasemin portakallı kek yaptı.
(Müzik)
Usta.
Ben...
Sana bir şey söyleyeceğim.
(Salim) Tamam evladım, sonra söylersin.
Önce bir şeyler atıştır.
Yasemin.
(Salim) Koray'a kekle çay getirir misin?
Tamam baba.
(Ayşe dış ses) Eski eşyaları karıştırıyordum da bak ne buldum.
(Ayşe dış ses) Asya doğduktan sonra tuttuğum defter.
(Ayşe dış ses) Kızım.
(Ayşe dış ses) Ne çabuk büyüdü değil mi?
(Ayşe dış ses) İlk adım atışı...
...diş çıkarması.
(Ayşe dış ses) Anne, baba diyişi.
(Ayşe dış ses) Zaman geçtikçe bütün anılar berraklığını yitiriyor.
(Ayşe dış ses) Anne ya ben kızımla ilgili hiçbir anımı unutmak istemiyorum.
(Müzik - Duygusal)
(Kapı açılma sesi)
(Kapı kapanma sesi)
Ne oldu?
Babanla ilgili kötü bir haber mi aldın?
Yok.
Tansiyonu yükselmiş.
Ama şimdi iyi.
Yasemin, tek başına öyle görünce telaşlanmış.
Peki, neden ağladın?
(Müzik - Duygusal)
Ben...
...en başından bilseydim...
Ne demek istiyorsun?
(Ömer) Ayşe duyuyor musun beni? Ayşe!
-(Ömer) Ne yapıyorsun? -(Zehra) Bayılmış.
(Ömer) Ayşe.
-(Ömer) Ökkeş! -(Zehra) Ambulans çağırıyorum.
Çağırma bekleyemem.
(Müzik)
Zehra.
Nasılsın? İyi misin canım?
İyiyim. Asıl sen nasılsın?
Neredeydin bütün gün?
(Müzik)
Yani anlamadım.
Sadece kardeşinin mutluluğu için sandım.
(Müzik)
Neden altı ay diye sormak, hiç aklıma gelmedi ki?
Düşünecek vaktim yoktu.
Babam ölüm döşeğindeyken...
Tamam.
Olanlar oldu.
Yani düşünme artık bunları.
Ne yapayım?
Ya sen, hiçbir şey yokmuş gibi davranıyor olabilirsin.
Ama ben yapamıyorum işte.
Ben mecburdum.
Kardeşimin mutluluğu için mecburdum.
(Zehra) Hayır, değilsin.
Mecbur değilsin.
Ayşe'ye her şeyi söyleyebilirsin.
Ya o gelecekle ilgili planlar kurarken...
Ben yapmam gerekeni yaptım.
Aylardır, ne yaşadığımla ilgili hiçbir fikrin var mı hı?
Kardeşim, benim gözlerimin önünde...
Bak...
...biliyorum senin için çok zor.
Kendimi senin yerine koyuyorum.
Ben kardeşime söyleyebilir miydim diyorum.
(Zehra) Ama bunu bilmek zorunda.
(Zehra) Ayşe bilmek zorunda.
(Zehra) Bak ne kadar ağır olduğunun farkındayım.
Ama bilmek zorunda.
Belki öğrenirse mücadele eder.
Hem bir şansı olur.
-Durumu kabullenmek yerine-- -(Ömer) Yeter.
Sus artık. Duymak istemiyorum.
Kararını ver.
Ya benimle bu sırrı saklarsın ya da...
(Müzik)
(Kapı kapanma sesi)
Kızım Koray'ın çayını tazele.
Tamam baba.
Söyle bakalım evlat, derdin ne?
Sabahtan beri kıvranıyorsun.
(Koray iç ses) Söylesem mi şimdi acaba ya?
Konuşsana evladım. Derdin ne?
(Koray iç ses) Şimdi ben sana, nasıl söyleyeyim usta Yasemin'in yanında?
(Müzik)
Usta sonra konuşuruz.
Acelesi yok.
Tamam evladım.
Nasıl istersen.
(Salim) Kızım.
Koray bu gece, burada kalacak.
Yatağını buraya serersin.
Yok, yok usta ben gideyim ya. Ben rahatsızlık vermeyeyim size.
Ne rahatsızlığı evladım.
İtiraz istemem.
(Salim) Bu gece, burada kalacaksın.
Yarına da Allah kerim.
(Müzik)
(Kapı açılma sesi)
(Müzik)
Benden bir karar vermemi istedin.
Verdin mi?
Sadece beni, son kez dinlemeni istiyorum.
(Müzik)
Dinlemek değil...
...kararını duymak istiyorum.
Lütfen.
Son kez.
(Müzik)
Ayşe sadece, senin kardeşin değil.
Aynı zamanda bir eş.
Daha da önemlisi bir anne.
Ve her anne gibi, çocuğuyla ilgili kurduğu hayaller...
...yapmak istediği şeyler var.
Hatta günlük yaşam telaşıyla ertelediği şeyler de.
(Zehra) Onun mücadele şansını elinden alıyorsun.
Hiçbir şeyden haberi yokken...
...gelecekle ilgili, planlar yapıyor.
(Zehra) Peki yarın.
Ya da gelecek ay.
Durumu ağırlaştığında anlamayacak mı?
Anladığında nasıl hissedecek kendini?
Bunu hiç düşündün mü?
(Müzik)
(Müzik)
Keşke daha önce öğrenseydim.
O zaman hastalığımı yenmek için bir şansım olurdu derse?
Zamanımı öyle değil böyle değerlendirirdim.
Şunları yapardım diye, aklından geçirirse.
(Müzik)
Senin her şeyi bilip, ona söylemediğini öğrendiğinde...
...hiç yalan söylemediğini, düşündüğü abisinin...
...onun son fırsatını, elinden aldığını öğrendiğinde...
...o zaman neler hissedecek hiç düşündün mü?
(Müzik)
(Müzik)
Üzülmesinden korkuyorsun.
(Zehra) Biliyorum.
Haklısın da.
Ama korkma.
(Zehra) Biz hep yanında olacağız.
Umut vereceğiz ona.
Hep birlikte, göğüs gereceğiz.
İyileşeceğine inandıracağız.
Eğer inanırsa...
...hem inanır hem de mutlu olursa...
...şimdikinden, çok daha büyük bir şansı olur.
(Müzik)
Lütfen bu şansı esirgeme Ayşe'den.
Lütfen.
(Müzik)
(Kapı vurma sesi)
Evet, sizi dinliyorum.
Bu sefer, elimden kaçamazsınız.
Ayşe, neyi öğrenmeli söyleyin bakalım?
Ömer, o benim karım. Bilmem lazım.
(Müzik)
Önce Ayşe'yle konuşmam gerekiyor Nihat.
Ne konuşacaksın abi?
Ne oldu?
Bu dizinin betimlemesi TRT/Karamel Film tarafından...
...Sesli Betimleme Derneğine yaptırılmıştır.
www.sebeder.org
Sesli Betimleme Metin Yazarı: Emine Kolivar
Seslendiren: Emine Kolivar
Alt Yazı: Bülent Temur - Tugay Çiftci
İşaret Dili Tercümesi: Berrak Fırat
Son Kontroller: Dolunay Ünal - Zerrin Yılmaz - Hasan Dikyuva
Teknik Yapım: Dağ Prodüksiyon ve Yeni Gökdelen Tercüme
Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.