All language subtitles for Adini-Sen-Koy-Engelsiz-108-Bolum

af Afrikaans
ak Akan
sq Albanian
am Amharic
ar Arabic
hy Armenian
az Azerbaijani
eu Basque
be Belarusian
bem Bemba
bn Bengali
bh Bihari
bs Bosnian
br Breton
bg Bulgarian
km Cambodian
ca Catalan
ceb Cebuano
chr Cherokee
ny Chichewa
zh-CN Chinese (Simplified)
zh-TW Chinese (Traditional)
co Corsican
hr Croatian
cs Czech
da Danish
nl Dutch
en English Download
eo Esperanto
et Estonian
ee Ewe
fo Faroese
tl Filipino
fi Finnish
fr French
fy Frisian
gaa Ga
gl Galician
ka Georgian
de German
el Greek
gn Guarani
gu Gujarati
ht Haitian Creole
ha Hausa
haw Hawaiian
iw Hebrew
hi Hindi
hmn Hmong
hu Hungarian
is Icelandic
ig Igbo
id Indonesian
ia Interlingua
ga Irish
it Italian
ja Japanese
jw Javanese
kn Kannada
kk Kazakh
rw Kinyarwanda
rn Kirundi
kg Kongo
ko Korean
kri Krio (Sierra Leone)
ku Kurdish
ckb Kurdish (Soranî)
ky Kyrgyz
lo Laothian
la Latin
lv Latvian
ln Lingala
lt Lithuanian
loz Lozi
lg Luganda
ach Luo
lb Luxembourgish
mk Macedonian
mg Malagasy
ml Malayalam
mt Maltese
mi Maori
mr Marathi
mfe Mauritian Creole
mo Moldavian
mn Mongolian
my Myanmar (Burmese)
sr-ME Montenegrin
ne Nepali
pcm Nigerian Pidgin
nso Northern Sotho
no Norwegian
nn Norwegian (Nynorsk)
oc Occitan
or Oriya
om Oromo
ps Pashto
fa Persian
pl Polish
pt-BR Portuguese (Brazil)
pt Portuguese (Portugal)
pa Punjabi
qu Quechua
ro Romanian Download
rm Romansh
nyn Runyakitara
ru Russian
sm Samoan
gd Scots Gaelic
sr Serbian
sh Serbo-Croatian
st Sesotho
tn Setswana
crs Seychellois Creole
sn Shona
sd Sindhi
si Sinhalese
sk Slovak
sl Slovenian
so Somali
es Spanish
es-419 Spanish (Latin American)
su Sundanese
sw Swahili
sv Swedish
tg Tajik
ta Tamil
tt Tatar
te Telugu
th Thai
ti Tigrinya
to Tonga
lua Tshiluba
tum Tumbuka
tr Turkish
tk Turkmen
tw Twi
ug Uighur
uk Ukrainian
ur Urdu
uz Uzbek
vi Vietnamese
cy Welsh
wo Wolof
xh Xhosa
yi Yiddish
yo Yoruba
zu Zulu

Original subtitles

Bu dizinin betimlemesi TRT/Karamel Film tarafından...

...Sesli Betimleme Derneğine yaptırılmıştır.

www.sebeder.org

(Müzik - Jenerik)

(Müzik - Jenerik)

(Kapı kapanma sesi)

-Sen ne dediğinin farkında mısın? -Bak, bunu öğrenmesi lazım.

Eğer bilirse mücadele edebilir.

Yapacak hiçbir şey yok. Yok, anlamıyor musun?

Belki yok.

Ama ya varsa?

(Zehra) Allah'tan başka kim bilebilir ki bunu?

Doktoruyla konuştum.

Tedavisi yok dedi. Evet, doğru.

Ama bir de öbür tarafından bak.

(Zehra) Ayşe bilirse hastalıyla savaşabilir.

-Bununla direnebilir. Hatta-- -Bunu yapma.

-Söylemek zorundasın. -Hayır.

(Müzik - Gerilim)

(Müzik - Gerilim)

Böyle hiçbir şey yapmadan durmak...

...her şey çok iyiymiş gibi davranmak.

Ben bunu yapamam.

Ama Ayşe bilse...

...hastalıyla mücadele etse.

Hepimiz göğüs gersek, hep yanında dursak.

Ayşe bunu daha önce yaşadı.

Bir daha aynı şeyi yaşamasını istemiyorum.

Nereden biliyorsun?

-Onun adına karar veremezsin. -Ayşe öğrenmeyecek.

Bir daha da bu konu hakkında konuşmak istemiyorum.

-(Zehra) Bekle bir saniye, dinle. -(Ömer) Konu kapanmıştır.

(Kapı kapanma sesi)

(Müzik)

(Kapı açılma sesi)

Şişt!

Uyudu mu?

Ya bebekliğindeki gibi koynumda uyuyakaldı.

Yatağına götürmeye kıyamadım.

(Nihat nefes sesi)

(Nihat) Ağır geliyor değil mi artık?

(Ayşe) Ya Nihat...

...okula başladığından beri o kadar özlüyorum ki kızımı.

Cık, ayrılamadım.

Ah Ayşe, ne yapacağız biz seninle?

Asya daha büyüyecek, hatta bir gün evlenecek.

(Nihat) Şimdiden kendini alıştırsan iyi edersin.

Aman, o günler gelsin, o zaman görürüz.

Göreceğiz inşallah.

-O zaman ben yatağına götüreyim Asya'yı. -Götürme.

Bu gece bizimle uyusun olur mu?

-Emin misin? -Eminim, eminim.

Peki.

O zaman daha fazla yayılmadan ben şuraya kıvrılayım.

(Müzik)

(Nefes sesi)

-Uyandıracaksın. -(Nihat) Tamam, tamam.

(Müzik)

(Martı sesleri)

(Kapı açılma sesi)

(Müzik - Duygusal)

(Zehra iç ses) Bunun senin için kolay olmadığını biliyorum. O senin kardeşin.

(Zehra iç ses) Ama ya Ayşe?

(Zehra iç ses) Hastalığını bilmek hakkı değil mi?

(Müzik - Duygusal)

Söylediklerimi düşündün mü?

Ayşe hiçbir şey bilmeyecek.

Ama bu haksızlık. Ya bu onun hayatı.

(Zehra) Yani gerçeği gizlemek, ona bunu yapamazsın ya.

Onun mücadele şansını elinden alıyorsun, Ayşe daha çok genç.

(Zehra) Hem Asya var.

Ya gözümüzün içine baka baka her gün gelecekle ilgili planlar kurarken sen...

-Senin buna hakkın yok. -(Ömer) Şişt!

Sessiz ol biraz. Birisi duyacak.

(Müzik - Duygusal)

(Kapı kapanma sesi)

(Müzik - Duygusal)

(Nefes sesi)

Ayy, yine erkenden uyanmış bunlar.

(Nefes sesi)

(Müzik)

(Ayak sesi)

(Müzik)

Nerede bu yüzük?

(Gürültü sesi)

(Gürültü sesi)

(Müzik)

(Cevriye) Hediye, hem de manevi değeri çok yüksek bir hediye.

Bu aile yadigârı güzel kızım.

E benden de sana yadigâr olsun.

(Ayşe) Halacığım, çok teşekkür ederim.

Ya çok mutlu ettiniz beni.

Yani...

...çok da mahcup oldum.

(Ayşe) Ama emanetinize gözüm gibi bakacağım, emin olabilirsiniz.

(Gürültü sesi)

Nerede bu yüzük ya?

Ya nerede bu yüzük? Buradaydı.

(Gürültü sesi)

-Günaydın Hediye Hanımcığım! -Günaydın Cevriye Hanım.

Neler yapmışsın.

Mis mis! Ohh!

(Gürültü sesi)

Allah Allah.

(Müzik)

Aman Cevriye Hanım, dikkat edin. Onları şimdi çıkarttım fırından.

Ay bir şeycik olmaz.

Güya diyete başlayacaktım da izin vermiyorsun ki be kadın.

(Cevriye) Ay şu yaptığın şeylerin güzelliğine bak.

Zaten önce beyni hazırlamak lazım değil mi?

Öyle şıp diye olmuyor bu işler.

(Cevriye) Ah, ah.

(Cevriye) Ben bu lezzetlerden nasıl vazgeçeceğim Hediye Hanımcığım?

-E ne diyeyim. Afiyet olsun o zaman. -(Cevriye) Sağ olasın.

Ama var ya, Kayseri'ye dönünce en çok senin kahvaltılarını özleyeceğim.

(Cevriye) Gerçi Ayşe'm bu haldeyken gitmek olmaz.

Hele şöyle bir iyice iyileşsin öyle.

Neyse, ben bunları yiyeyim içeride. Sağ ol.

(Kapı açılma sesi)

(Kapı kapanma sesi)

Kahvaltıya gidiyoruz.

Ben gelmiyorum.

Neden?

Aynı masada oturup...

...Ayşe'nin gözlerine baka baka hiçbir şey yokmuş gibi davranamam.

Zorundasın.

Ve yapacaksın.

Ayşe için geldiysen...

...onu mutlu etmek için-- -Yapamam.

İstesem de beceremem ki.

Öylece durup seyredemem ben.

Peki, öğrendiğinde nasıl sarsılacak, hı?

Yaşayacağı şok, üzüntü...

...hastalığı nasıl etkileyeceğiyle ilgili bir fikrin var mı?

(Ömer) Geliyor musun?

(Zehra) Bu halde gelemem.

Peki, sen bilirsin.

(Müzik)

(Kapı kapanma sesi)

(Sokak ortam sesi)

-Beni mi bekledin? -Evet.

Yürümek istedim seninle.

Bir de bana bir şans daha verdiğin için teşekkür etmek istedim.

Sana inanıyorum Koray.

Ayrıca sana değil, ikimize de şans verdim ben.

Sen bana inan yeter Yasemin.

Bak, yakında yeni ev de tutacağım.

Biraz zamana ihtiyacım var, biliyorsun. Hemen bulunmuyor.

İnşallah bir an önce ev bulursun.

Atölyede kalmana çok üzülüyorum.

Sen benim yanımda ol, ben var ya, bütün zorlukların üstesinden gelirim.

(Müzik - Duygusal)

Ya hemen asma yüzünü.

Ben de çok istiyorum.

-Ama mahalledeyiz. Bir gören olur. -Haklısın.

Ama var ya, bir gün gelecek...

...ben bu eli istediğim gibi tutacağım ve özgürce gezeceğim.

Görürsün.

(Müzik - Duygusal)

(Müzik - Gerilim)

(Telefon zili sesi)

(Telefon zili sesi)

Demek fotoğraftaki kenar mahalle dilberiyle buluştu yine?

Evet efendim, samimi görünüyorlardı.

Anlaşıldı neden bu mahalleden ayrılamadığı.

Bu mesele iyice büyümeden halledin.

Ne yapalım efendim?

Kızın babasına, kızını oğluma yamamak neymiş, bir güzel anlatın.

Anlaşıldı efendim.

(Fikret ses) Yalnız kesinlikle Koray sizi görmemeli.

Ne yapıyorsanız o yokken yapın.

(Müzik - Gerilim)

(Araba sesi)

Yanlış anlamadım değil mi?

Proje bitene kadar Leyla Hanım'ın burada, sizinle çalışmasını istiyorsunuz?

(Demir) Evet, tamamen bu işe odaklanmasını istiyorum.

İşlerin daha sağlıklı ilerlemesi için.

(Demir) Biraz hızlanmamız gerekiyor da.

(Ayak sesi)

Peki, Leyla Hanım'ın haberi var mı bundan?

Neden sordunuz?

Kabul etmez mi yoksa?

Yok, hayır, böyle bir seçeneği yok da zaten.

Anladım.

Projenin geleceği için Leyla Hanım'ı uygun bir dille...

...siz ikna edersiniz artık.

Tabii tabii, siz hiç merak etmeyin Demir Bey.

Genel toplantımızdan sonra ben kendisine iletirim.

Bugünden itibaren proje tamamlanıncaya kadar...

...Leyla Hanım artık burada çalışacak.

-İyi günler. -Teşekkür ederim.

(Müzik - Gerilim)

Ben bu yükle nasıl nefes alırım bu evde?

(Sessizlik)

Ayşe gözümün içine neşeyle bakarken...

...hiçbir şey yokmuş gibi nasıl davranırım?

(Ömer dış ses) Ayşe öğrenmeyecek.

Dinlemiyor ki. Ya bir dinlese.

(Kapı vurulma sesi)

Zehra Hanım kızım, kalktınız mı?

Kalktım Hediye abla da...

...neden zahmet ettin? Ben atıştırırdım bir şeyler.

Ömer Bey gönderdi. Kahvaltı masasını çoktan topladık.

Herkes de bir yere dağıldı.

(Ayak sesi)

O çıktı mı?

Çıkacaktı ama gittiğini görmedim.

Gerçi size uğramadan gitmezdi. Ama uyuduğunuzu düşündüyse.

Hadi, buyurun soğutmayın.

-Sağ ol Hediye abla, teşekkürler. -Afiyet olsun.

Hah, başka bir şey isterseniz...

Yok, bu bile çok fazla.

-Teşekkür ederim. Eline sağlık. -Peki, afiyet olsun.

(Ayak sesi)

(Kapı kapanma sesi)

(Müzik)

(Zehra dış ses) Artık Ayşe öğrenmeli.

(Zehra dış ses) Hastalığının yeniden başladığını Ayşe'ye söylemek zorundasın.

Nasıl ister böyle bir şeyi? Nasıl anlamaz?

Ayşe gerçekleri öğrense daha çok üzülecek.

(Kapı açılma sesi)

(Kapı kapanma sesi)

Ömer gelmedi mi?

Gelecek miydi bugün?

Yani orasını bilemeyiz tabii ama gelmesi gerekiyordu.

İmzasını bekleyen bir sürü evrak var.

(Alev) Ayrıca bir saat sonra Esat Bey'le de randevumuz var.

Ben bir arayayım.

-Sen kapat, ben arayacağım. -(Nihat) Çalıyor.

(Ömer ses) Efendim Nihat?

Ömer, gelecek misin bugün? Toplantı var da.

Bilmiyorum.

Çıkacağım birazdan. Demir nerede?

-Odasında. -(Ömer ses) Tamam, geliyorum ben.

Tamam, görüşürüz.

Geliyormuş.

(Kapı açılma sesi) Konuşmamız lazım.

(Ömer) Şirkete gitmem gerekiyor, toplantım var.

-Önce konuşsak? -(Ömer) İşim var dedim.

(Kapı kilitleme sesi)

Ne yaptığını sanıyorsun sen?

Açar mısın kapıyı? Çocuk gibi davranıyorsun şu an.

Hayır, açmayacağım.

-Çıkmam lazım. -Açmayacağım.

Üff!

Ay bu da çıkmıyor ayol.

Ay 40 yıllık yüzük. Bu nasıl çıkmıyor?

Yok, yok. Kendine gel Cevriye, kendine gel.

Acil kilo vermen lazım.

(Cevriye) Yok.

Öyle hemen, hem de yarın, pazartesiyi beklemek yok. Mümkün değil.

(Cevriye) Uff! Ay.

Yoksa ben bunları da mı Ayşe'ye versem, ne yapsam?

Ayşe ne yapsın ki bu dandik yüzükleri, bilezikleri?

Cık. Yok.

Tez vakit kilo vermem lazım.

(Nefes sesi)

(Cevriye) Ah. Oh.

(Müzik)

Hep o Hediye'nin yüzünden. Hep o Hediye'nin yüzünden.

Etlisi, sütlüsü, ballısı, böreklisi.

Fil gibi oldum, fil.

(Nefes sesi)

Yarından tezi yok, acil diyet.

Burada böyle dikilerek şirkete gitmeme engel olacağını mı sandın?

Tamam, dikilmiyorum işte.

Ama sen bana bunu kaç kez yaptığını hatırlıyor musun?

Şimdi bunları konuşmanın sırası değil.

Hadi ver şu anahtarı.

Versene.

-Sen ne yapmaya çalışıyorsun? -Ya asıl sen ne yaptığını sanıyorsun?

Herkes, her şey senin kontrolünde olsun istiyorsun değil mi?

-Bu eve neden döndüğümü biliyorsun. -Ver hadi.

Ayşe'ye gerçekleri anlatmak zorundasın.

Bunu bilmeye hakkı var.

Bunu daha önce konuşmuştuk. Ayşe gerçekleri bilmeyecek.

-Bilecek. -Bilmeyecek.

Ya Hediye abla, halamın bana hediye ettiği yüzüğü gördün mü?

Hiçbir yerde bulamıyorum.

Yok, görmedim. Neredeydi?

(Hediye) Yani en son nereye koymuştun?

Yani masanın üstündeydi. Ben yine bakarım ama.

Yani her şey yerli yerinde duruyor. Bir o yok.

(Ayşe) Şey, ya biri mi aldı acaba?

Kim neden alsın ki?

(Ayak sesi) Hediye!

Ay soda var mı? Gene kahvaltıyı fazla kaçırdım ben.

Olmaz mı Cevriye Hanım? Ben hemen getiririm.

Ah kızım, siz böyle azıcık yiyorsunuz diye pimpirikleniyordum ya ben...

...ay siz öyle yemeğe devam edin. -Anlamadım hala?

Yavrum, ben her geçen gün santim, santim genişliyorum yani.

Bak, parmağıma yüzükler olmuyor.

Bilezikler bileğimden zor geçiyor.

Abartıyorsun bence hala, gayet iyisin.

Ay yok, yok. Bunları da mı sana versem, ne yapsam ben?

(Ayşe) Olmaz hala, olmaz. Sen zaten diyet yapıyorsun.

Birkaç kilo verince rahatlarsın.

Yok, gerçi sana hediye ettiğim aile yadigârı gibi...

...değil ama bunlar da değerli.

(Cevriye) Bir taksan da görsem güzel gelinim yani.

Tabii halacığım, takarım.

Hah Hediye abla, abim nerede?

Çalışma odasında.

Ben bir abime bakayım.

Ay pek iyi geldi. Sağ ol.

Bak, böyle erteleyerek olmaz.

Bir gün söylemek zorunda kalacaksın.

O gün daha büyük bir yıkım olmayacak mı sence de?

Ya lütfen otur, konuşalım.

Ya sen Ayşe'ye acımıyor musun hiç?

Asla böyle bir şey olmayacak. Bu bir sır olarak kalacak.

Ayşe hastalığıyla ilgili hiçbir şey öğrenmeyecek.

(Ayak sesi) (Kapı itme sesi)

(Kapı itme sesi)

(Kapı vurulma sesi) (Ayşe) Abi!

(Kapı vurulma sesi)

(Kapı itme sesi) Abi!

Böyle olmaz. Şimdi öğrenmemesi lazım.

(Kapı açılma sesi)

(Müzik - Gerilim)

Özel bir şey mi konuşuyordunuz?

(Ayşe) Ben isterseniz daha sonra da gelebilirim.

Ya Zehra, ben seni merak ettim. Sabah kahvaltıda da görmeyince.

Hasta falan değilsin değil mi?

İyiyim canım. Yok bir şeyim.

Dünün yorgunluğu işte, sabah uyanamadım.

Dinlenmekle iyi yapmışsın.

Biz de şirkete gidecektik.

Hazırsan çantanı al, çıkalım.

Ben vazgeçtim. Gelmeyeceğim.

(Zehra) Halletmem gereken bir iş var.

Ya kalmana çok sevindim. Benim de senin yardımına ihtiyacım vardı.

Hem bütün gün biraz da sohbet ederiz.

(Müzik)

(Ayak sesi)

Hah, geldi mi? Teşekkür ederim. Çıkabilirsin.

Kime bunlar?

(Ayak sesi)

(Müzik - Gerilim)

(Telefon zili sesi)

-Hilmi Bey, nasılsınız? -İyiyim Alev Hanım.

Yalnız bu sıralar sabırsızlığım üzerimde.

Neden?

İşe başladınız ama henüz bir hamlenizi görmedik.

Haklısınız Hilmi Bey.

Ama başımda bir sürü engel var. Dosyayla bir tek ben ilgilenmiyorum.

(Hilmi ses) Mazeret dinlemekten hoşlanmam Alev Hanım.

Ayrıca engelleri aşmak senin işin.

En kısa zamanda haber bekliyorum.

(Gürültü sesi)

(Kapı vurulma sesi)

(Ayak sesi) (Müzik - Gerilim)

Evet?

İstediğiniz dosyaları getirdim Alev Hanım.

(Dosya sesi)

Ne duruyorsun öyle, bir şey mi söyleyeceksin?

Nihat Bey.

Dosyaları sorarsa ne söyleyeceğiz?

Bu özel bir dosya.

Nihat'ı ilgilendiren bir durum yok.

Sen de üzerine vazife olmayan şeylere burnunu sokma istersen, ha?

Çık şimdi.

(Müzik)

Demir?

Demir Bey, ben de sizi arıyordum.

Leyla?

Bir sorun mu var?

Evet.

Ha, hoş geldin bu arada.

Odanı hazırlattım.

Nasıl yani? Nedim Bey'den bunu sen mi istedin?

Evet.

İki şirket arasında git gel, bayağı yoruluyordun.

Nedim Bey'e söyledim, o da kabul etti.

Demek ki ona da mantıklı geldi.

Öyle de olsa benim buradaki hislerimi biliyorsun.

Ben sadece bir sıkıntı çıkmasını istemiyorum.

Leyla, lütfen.

Sen burada bir projeden sorumlu olarak çalışıyorsun.

Hiç kimse sana herhangi bir şey söyleyemez.

O yüzden rahat ol lütfen.

Bu sadece senin işini kolaylaştırmak için, o kadar.

Peki.

Odanı görmek ister misin?

Olur.

(Müzik)

Önce sen.

Çok güzel olmuş, gerçekten.

Eksik gedik bir şey varsa ya da...

...hoşlandığın, sipariş etmek istediğin bir şey...

...söyleyebilirsin.

Hiçbir eksik yok. Her şeyi düşünmüşsün.

Gerçekten çok teşekkürler.

Rica ederim. Ne demek Leyla.

Tamam o zaman. Ben odama geçiyorum. Görüşürüz.

Görüşürüz.

Bundan sonra hep gözümün önünde olacaksın Leyla.

Ya bak işte Zehra, buraya bırakmıştım.

Şimdi yok.

Bütün gün aradım. Anlamadım ki nereye gider bu yüzük.

Ayşeciğim, belki Asya almıştır.

Yani broşu da almıştı hani. Aramıştık, bulamamıştık bir türlü.

Benim de aklıma geldi. Sordum ama almamış.

Tamam, bulacağız şimdi. Merak etme.

Yani kimse almadığına göre buralarda bir yerdedir.

Ya kaç saattir deli gibi arıyorum ama hiçbir yerde yok.

Şimdi saçma sapan bir yerden çıkacak...

...yani yaşadığım paniğe mi, harcadığım vakte mi yanayım ben bilmiyorum.

(Müzik)

Zehra?

(Ayşe) Canım, iyi misin?

İyiyim canım, yok bir şeyim.

Sadece nerede olabilir diye düşünüyordum.

Şuralara da bakayım.

Ama yani hiçbir yerde yok.

Ayşeciğim, odadan çıkarmadığına emin misin?

Ya eminim.

Şimdi ben o yüzüğü bulamazsam Cevriye halaya ne diyeceğim?

Ay Nihat da, Cevriye hala da çok üzülecek.

Tamam, merak etme.

Yani uçup gitmedi ya sonuçta. Bir şekilde bulacağız.

Doğru.

Buralarda bir yerdedir.

(İçeriden gelen konuşma sesleri)

Ya söylerse?

Tamam canım.

Ya kimseye söylememize gerek yok.

Şimdilik ikimizin arasında kalsın.

Kimseyi üzmek istemeyiz.

Teşekkür ederim Zehra.

Hadi gel.

Ben de yanınıza geliyordum.

Sen daha çıkmadın mı abi?

Biz kız kıza bir şeyler konuşuyorduk.

Yani senin duyman gereken şeyler değil.

Iı, evet evet. Bize özel.

Ben şirkete geçecektim.

Birlikte çıkacaktık.

Gelmemekte kararlı mısın?

Evet.

Halletmem gereken işler var daha.

Ama öyle planlamamıştık.

Abiciğim, karın bugün seninle değil benimle vakit geçirmek istiyor.

Değil mi Zehra?

Evet canım, öyle.

Biz o programı yarına erteleyelim.

Neyse, ben içerideyim. Siz de güzelce vedalaşın.

(Müzik)

Ne yapıyorsun ya? Bırak.

Eğer söyleyeceklerinden dolayı Ayşe'ye bir zarar gelirse...

...bunun tek sorumlusu sen olursun.

(Ömer) İstersen bir düşün.

Böyle bir şeye sebep olmak ister misin?

(Müzik)

(Ayak sesi)

Ne işi var bu kızın burada?

(Müzik)

Demir?

Bu kızın ne işi var burada? Oda falan?

İşe falan mı aldınız yoksa?

Kimden söz ettiğini anlayamadım.

Kimden olacak? Zehra'nın arkadaşı.

Neydi adı?

Leyla mıydı?

Leyla Hanım, Nedim Bey'in şirketiyle yürüttüğümüz projeden sorumlu.

Senin de dediğin gibi, Zehra'nın arkadaşı.

Bu da onu Ömer'in gözünde daha ayrıcalıklı kılıyor.

Leyla Hanım'la ilgili konuşurken...

...kelimelerini doğru seçersen sevinirim.

Projeden haberim var Demir.

Nedim Bey'in şirketini ben seçmiştim.

Önceden benim projemdi, unuttun galiba.

Eski projen.

Sana tavsiyem, sadece işine odaklanman.

Elindeki projeleri kaybetmek istemezsin, değil mi?

(Müzik)

Ne dedim ki ben şimdi? Ne oluyor buna böyle?

Uff!

Ya sabahtan beri arıyorum, hiçbir yerde yok.

Ya çok ayıp. Yok yere insanları üzeceğim şimdi.

Ayşeciğim, bir şekilde halledeceğiz.

Ya lütfen üzme kendini, alt tarafı bir yüzük sonuçta.

Ya Zehra, o kadar basit değil.

Ya Nihat'la halam çok değer veriyor bu yüzüğe.

Benim de en az onlar kadar değer vermem gerekirdi.

Ama ben kaybettim.

Canım, tamam.

Merak etme, bak görürsün yarına kadar mutlaka çıkacak ortaya.

Uff! Uf ya, inşallah dediğin gibi olur.

Of.

(Zehra iç ses) Ah, Ayşe. Bu haksızlık.

(Zehra iç ses) Her şeyi bilmen gerekiyor.

(Zehra iç ses) Hem de her şeyi.

(Müzik - Duygusal)

Ayşe...

Benim sana söylemem gereken bir şey var.

Ne oldu?

(Ömer dış ses) Eğer söyleyeceklerinden dolayı Ayşe'ye bir zarar gelirse...

...bunun tek sorumlusu sen olursun.

(Ömer dış ses) İstersen bir düşün. Böyle bir şeye sebep olmak ister misin?

Zehracığım, seni dinliyorum. Ne söyleyecektin?

(Zehra iç ses) Ben söyleyemem ki.

(Zehra iç ses) Benden duyarsa abisinden nefret eder.

Ayşe...

Her gün en az bir bardak içmek gerekiyor. Detoks niyetine bu yeşil çay.

Aa, kızlar! Siz de mi buradaydınız?

Ay Hediye harika bir çay demlemiş. Hadi siz de alın.

Benim gitmem lazım.

Yani gitmeyeceğim dedim ama bozuldu herhalde.

Gitsem iyi olacak.

Git canım git, zaten duyunca yüzü düştü.

Git de mutlu olsun.

Hoşça kalın.

Güle güle yavrum.

Ayşe?

İyi misin yavrum?

İyiyim anneciğim, yok bir şeyim.

Ay pırlantam, sen de bir fincan çay al. Bak çok rahatlatır. Hadi.

Doğru halacığım, ben gideyim.

Buyur dünür.

-Kolay gelsin. Ömer Bey odasında mı? -Hayır, henüz gelmedi Ömer Bey.

(Kapı tıklama sesi) Kolay gelsin.

-Aa, hoş geldin. -Hoş bulduk.

Ben mi yanlış bir yere geldim, yoksa sen mi iş değiştirdin?

Ne sen yanlış bir yere geldin ne de ben iş değiştirdim.

Sadece Ömer Bey'in şirketiyle ortak yürüttüğümüz...

...proje için bir süre burada olacağım.

Hıı!

O zaman hayırlı olsun diyelim.

Hem geçici iş yerin hem de devam eden işin adına.

Teşekkür ederim.

-Hoş geldin Tayfun. -Hoş bulduk Demir.

-Nasılsın? -(Demir) İyidir.

(Demir) İş güç, ne olsun.

Envanter dökümü yapılacaktı. Müsaitsen...

...çalışmaya başlayabiliriz.

Tamam o zaman, hemen başlayalım.

Ee, ben sizi rahatsız etmeyeyim.

Çalışmanıza devam edin. Kolay gelsin size, kendinize iyi bakın.

Güle güle.

Sağ ol.

Ben de bununla başlayayım madem.

-Başlayalım. -Tamam.

Kolay gelsin usta.

Hoş geldin.

Ne yaptın evladım?

Her şey yolunda gitti usta, fazlasıyla memnun kaldılar.

Hatta parayı da verdiler.

Yakında da yeni parti mal siparişi vereceklermiş.

Allah herkese senin gibi çırak nasip etsin.

Al bakalım evladım.

Evin kaporası.

Atölye köşelerinde sürünme artık.

Yok usta.

Hem bu para çok.

Bir de ben kendime ev de bakmadım daha.

Al bakalım, ustan al diyorsa al.

İhtiyacım olursa söylerim usta.

Şimdi alırsam harcarım falan.

Peki.

Bu para senin.

(Salim) Bak, evladım...

...buraya koyuyorum bu parayı.

Bu senin.

Peki usta.

Ne zaman ihtiyacın olursa alırsın.

Ah.

Evladım.

Şu... Şunlar acilen alınacak.

Al bakalım evladım.

Tamamdır usta.

Usta.

Sağ olasın.

Sıkıntılarımla da seni yordum ama...

Ne demek evladım.

Çırağın derdi, ustanın derdi.

Çırağın sevinci, ustanın sevinci.

Bir kere bizim lokmamız bir.

Tabii ki dertlerimiz, sıkıntılarımız olacak.

Hadi bakalım, hadi.

Seni hiç utandırmayacağım usta.

(Müzik)

(Müzik - Gerilim)

Çıktı.

Şimdi! Tam zamanı!

(Müzik - Gerilim)

Bir mekâna nasıl girileceğini kimse öğretmedi mi size?

Bilmiyor musunuz?

Maalesef öğretmedi. Sen öğret istersen.

Ha?

Her gün gelelim biz, sen bize öğretirsin.

Bana bak babalık, bizim şakamız yok.

Öyle edepti, adaptı gibi lakırdılarla da işimiz yok.

Sen bizi ciddiye almadın galiba, ha?

Burada çöpleniyorsan...

...bizim de payımızı vereceksin.

Anladın?

Alnımın teriyle ekmeğimi çıkarıyorum.

Size verecek bir kuruşum bile yok.

(Müzik - Gerilim)

Öyle mi?

Alnının teriyle demek, ha?

(Vurma sesi) Ih!

(Ayak sesi)

(Kapı tıklama sesi)

Günaydın Ömer.

Leyla burada mı çalışıyor?

Evet.

Projenin daha hızlı ilerlemesi için böyle çalışıyoruz.

Sence bu gerekli miydi?

Yani Alev'le aynı yerde?

Çok tehlikeli, biliyorsun değil mi?

-Alev'i tanıyorsun. -Sen merak etme.

Her şey benim kontrolüm altında.

Üstelik Alev...

...artık sınırlarını bilmeli.

İş çevirmemesi gerektiğini öğrenmeli.

Alev'den bahsediyoruz Demir.

Alev'den.

O istedikten sonra neler yapabileceğini sen de, ben de çok iyi biliyoruz.

Bugün Leyla, yarın başka bir şey.

Alev bu, evet.

Ama nerede durması gerektiğini öğrenecek.

Tamam.

Sen öyle diyorsan öyle olsun.

Bundan daha büyük sorunlarımız var zaten.

Bunu düşünmek istemiyorum.

Nedir o sorun?

Zehra.

Ayşe'nin hastalığıyla ilgili gerçekleri ona söylememi istiyor.

Bir de bu yetmezmiş gibi...

...ben söylemezsem...

...kendi söyler diye tehdit ediyor.

Zehra böyle bir şey yapmaz.

Buna inanmam. En azından sen yokken.

Ya yaparsa Demir?

Ayşe iyi olsun diye Zehra'yı eve çağırdım.

Ama neyin iyi neyin kötü olduğuna karar veremiyorum.

(Ayak sesi)

Zehra, Ayşe'yi çok seviyor.

Bunu sen benden çok daha iyi biliyorsun.

Hiç ona göre bir hareket olmaz bu.

(Demir) Yani sanmıyorum.

Hastalığını Ayşe'den gizleyerek ona haksızlık ettiğimizi düşünüyor.

Bütün her şeyi öğrenip, hayatına ona göre devam etmesi gerektiğini.

Niye sustun?

Yoksa Zehra'yı haklı mı buldun?

Bilmem.

Zor bir soru.

Sen haklısın.

Ama o da haksız sayılmaz.

Sen söyle, ne yapacaksın?

Söyleyecek misin?

Demir, nasıl söylerim?

Yani doktorun söylediklerini biliyorsun.

Eğer Ayşe'ye söylersem Ayşe yıkılır.

-İyi günler. Ömer Bey odasında mı? -İyi günler.

(Telefon zili sesi)

(Sekreter ses) Zehra Hanımlar geldi Ömer Bey.

Zehra mı?

Önemli bir toplantım olduğunu söyleyin. Şimdi görüşemeyeceğimi.

Ömer.

Ne diye yaptın böyle bir şeyi?

Neden geldiğini biliyorum Demir.

Şimdi onun söyleyeceklerini kaldırabilecek durumda değilim.

Anladım.

Önemli bir toplantıda kendisi.

İsterseniz bekleyebilirsiniz.

Tamam, ben bekliyorum. Siz haber verin lütfen.

(Sekreter) Peki.

Leyla?

-Zehra? -Canım, sen ne yapıyorsun burada?

Geçici olarak buradayım. Projeler falan işte.

Aa, hiç haberim yoktu. Ne zamandan beri?

Bugün başladım. Bana da sürpriz oldu.

Sen niye geldin?

(Zehra) Ben?

Ya onunla konuşmam gereken bir şey vardı da.

Yani biraz da evden uzaklaşmak istedim aslında.

O zaman toplantıdan çıkana kadar senin odanda bekleyelim.

Hem biraz laflarız.

Olmaz mı? Süper olur, hadi gel.

(Leyla) Burası odam.

(Müzik)

Bunlar bir işler çeviriyorlar ama...

Ee, hayırlı olsun mu diyeyim?

Bilmem, geçici sonuçta. Demir Bey hazırlatmış.

Demir çok anlayışlı ve kibar biri.

Yani yakın arkadaşlar ama ona pek benzemiyor.

Sen de tanımışsındır zaten, değil mi?

Burada çalışmama Ömer'in itiraz etmemesine çok şaşırdım.

(Leyla) Bu zamana kadar bana karşı çok mesafeliydi çünkü.

Nedense benden pek hoşlanmadığını düşündüm hep.

Leylacığım, seninle ilgili bir durum değil o.

Yani onun mizacı öyle.

Hem Alev yüzünden tedirgindir o.

Haklı ama. Alev belası burnumuzun dibinde.

Açıkçası ben de tedirginim sizin huzurunuz kaçacak diye.

Son konuştuğumuzda Ayşe'ye her şeyi anlatacağını söylemiştin.

Ayşe bu yüzden mi bayıldı?

Yok, biz daha konuşmamıştık Ayşe fenalaştığında.

Ya sana bu soruları sorarak iyi mi yapıyorum bilmiyorum ama...

...senin için endişeleniyorum.

Ayşe şimdi iyi ama sen değilsin.

(Leyla) Konağa neden döndün Zehra?

Hani Ömer'e çok kızgındın? Hani onu asla affetmem diyordun?

Ne oldu da fikrin değişti?

Canım, bunları daha sonra konuşalım.

Ben şimdi bir onun yanına gideyim.

Sonra yine uğrarım.

Tamam canım.

(Müzik)

Ne oluyor yine bunlara ya?

Ben geldim! Bugün...

Baba?

Baba? Baba iyi misin?

Baba! Yardım edin!

Baba?

Babacığım? Kalk hadi, lütfen baba!

Babacığım!

Baba, iyi misin?

Eğer istersem Ayşe'ye gerçeği söyleyebilirim.

Ama...

...bunu ona sen söylemelisin.

Bak, bunu öğrenmesi değil...

...bunu benden öğrenmesi onu yıkar.

Çünkü sana çok güveniyor.

Ya şu hayatta tek dayandığı...

...en çok güvendiği insanı kaybederse ne hisseder sence?

(Zehra) Nasıl canı yanar.

(Zehra) Nasıl incinir.

Bunu göremiyor musun?

Lütfen ona yardım et.

Duyuyor musun beni?

Neden anlamak istemiyorsun?

Eğer Ayşe gerçekleri öğrenirse yıkılır.

Belki de her şey daha da hızlı olacak.

Ya ben bunu kendime söyleyemezken Ayşe'ye nasıl söyleyeceğim?

Hı?

Ayşe'yi düşün.

(Zehra) Sevdiklerine gönlünce veda edecek.

Kocasına...

...çocuğuna...

...abisine.

(Zehra) Bütün sevdiklerine.

Ya her şeyi bir kenara bırakıyorum.

Her şey senin dilediğin gibi olsun.

Ama belki çocuğuyla yapmak istediği şeyler vardır.

(Zehra) Bu onun hakkı değil mi?

Sadece bu yüzden bile olsa Ayşe gerçeği öğrenmeli.

(Müzik - Duygusal)

Bu dizinin betimlemesi TRT/Karamel Film tarafından...

...Sesli Betimleme Derneğine yaptırılmıştır.

www.sebeder.org

Sesli Betimleme Metin Yazarı: Emine Kolivar

Seslendiren: Emine Kolivar

Alt Yazı: Hatice Başpınar - Gökberk Yılmaz

İşaret Dili Tercümesi: Berrak Fırat

Son Kontroller: Beliz Coşar - Zerrin Çınar - Hasan Dikyuva

Teknik Yapım: Dağ Prodüksiyon ve Yeni Gökdelen Tercüme

Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.