Afrikaans
Akan
Albanian
Amharic
Arabic
Armenian
Azerbaijani
Basque
Belarusian
Bemba
Bengali
Bihari
Bosnian
Breton
Bulgarian
Cambodian
Catalan
Cebuano
Cherokee
Chichewa
Chinese (Simplified)
Chinese (Traditional)
Corsican
Croatian
Czech
Danish
Dutch
Esperanto
Estonian
Ewe
Faroese
Filipino
Finnish
French
Frisian
Ga
Galician
Georgian
German
Greek
Guarani
Gujarati
Haitian Creole
Hawaiian
Hebrew
Hindi
Hmong
Hungarian
Icelandic
Igbo
Indonesian
Interlingua
Irish
Italian
Japanese
Javanese
Kannada
Kazakh
Kinyarwanda
Kirundi
Kongo
Korean
Krio (Sierra Leone)
Kurdish
Kurdish (Soranî)
Kyrgyz
Laothian
Latin
Latvian
Lingala
Lithuanian
Lozi
Luganda
Luo
Luxembourgish
Macedonian
Malagasy
Malay
Malayalam
Maltese
Maori
Marathi
Mauritian Creole
Moldavian
Mongolian
Myanmar (Burmese)
Montenegrin
Nepali
Nigerian Pidgin
Northern Sotho
Norwegian
Norwegian (Nynorsk)
Occitan
Oriya
Oromo
Pashto
Persian
Polish
Portuguese (Brazil)
Portuguese (Portugal)
Punjabi
Quechua
Romansh
Runyakitara
Russian
Samoan
Scots Gaelic
Serbian
Serbo-Croatian
Sesotho
Setswana
Seychellois Creole
Shona
Sindhi
Sinhalese
Slovak
Slovenian
Somali
Spanish
Spanish (Latin American)
Sundanese
Swahili
Swedish
Tajik
Tamil
Tatar
Telugu
Thai
Tigrinya
Tonga
Tshiluba
Tumbuka
Turkish
Turkmen
Twi
Uighur
Ukrainian
Urdu
Uzbek
Vietnamese
Welsh
Wolof
Xhosa
Yiddish
Yoruba
Zulu
Bu dizinin betimlemesi, TRT/Karamel Film tarafından...
...Sesli Betimleme Derneğine yaptırılmıştır.
www.sebeder.org
(Müzik - Jenerik)
(Müzik - Jenerik)
Duyuyor musun beni?
Ayşe, Ayşe!
(Ömer) Ayşeciğim, aç gözlerini.
Ayşeciğim bak ben geldim, hadi aç gözlerini.
Hareket de etmiyor.
Ne anlattın ona ha, ne söyledin?
Hiçbir şey söylemedim. Zaten yeni gelmiştik, bir anda bayıldı.
Ayşe'm. Ayşeciğim, duyuyor musun beni?
(Zehra) Hadi hastaneye gidelim, hadi.
Aç şu kapıyı, aç!
(Müzik)
(Zehra) Ayşe. Ayşe canım, Ayşe lütfen.
(Zehra) Ayşe lütfen gözünü aç canım. Duyuyor musun beni?
Ayşe!
Ne söyledin ona, ne söyledin, neden bu hale geldi?
Ya hiçbir şey söylemedim, biz zaten daha yeni buluşmuştuk.
Ya bir anda bayıldı, o anda da sen geldin.
Tekrarlayacak demişti, tekrarlayacak demişti. Yeniden başladı.
Ama bu ilk defa olmuyor ki daha önce de oldu. Ayşe o zaman hemen toparlamıştı.
Sen, sen ne dedin?
Ne diyorsun sen, ne zaman oldu bu?
Benim niye haberim yok, bana niye söylemedin ha?
Ya, yani Ayşe önemli bir şey değil dedi.
Yorgunluktan demişti. Ne bileyim işte, ben de telaşlandırmamak için...
...kimseye söylemedim.
Ben seni daha önce uyarmıştım.
Ayşe'yle ilgili benden hiçbir şey saklama demiştim sana.
Ayşe. Ayşe canım, ne olur aç gözünü.
Ayşe, duyuyor musun beni? Ne olur aç gözünü.
Canım.
Yok, bu iş böyle yürümez.
Ya Alev, ya ben.
Başka yolu yok.
(Kapı vurma sesi)
Hoş geldin.
Hayırdır halasının kuzusu, erkencisin bugün.
Evet halacığım.
Bugün işler erken bitti de ben de çok yorgunum, yatım dinleneceğim.
Aa, yavrum benim, çalışkan oğlum benim.
Dur, ben şimdi sana güzel bir bitki çayı yapayım getireyim.
Bütün yorgunluğunu alsın, tamam mı?
Halacığım hiç zahmet etme, ben sadece dinlenmek istiyorum.
(Müzik)
(Müzik)
Siz burada kalın. Lütfen.
(Doktor) Lütfen.
(Müzik)
Nasıl yaparsın bunu Ayşe'ye, ha?
Nasıl üzersin onu, nasıl kırarsın kalbini?
Ya ben Ayşe'ye, gerçekten bir şey söylemedim. Neden inanmıyorsun bana?
Bana yalan söyleme. Ayşe beni aradı, buluşmak istediğini söyledi.
Konuşman gereken şeyler olduğunu. Neden buluştuğunuzu çok iyi biliyorum.
Tamam, evet. Buluştuk.
Ama konuşmaya fırsatımız kalmadı ki gelir gelmez bayıldı.
Kardeşim?
Sakin olun Ömer Bey, her şeyi kontrol altına aldım.
Atak ne zaman gerçekleşti? Hastayı üzecek bir şey oldu mu? Ya da...
...kötü bir haber mi duydu? Atağın sebebini bilmemiz lazım.
Hayır, hayır. Gayet iyiydi, neşeliydi.
Evet, biz buluştuk. Sonra bir anda bayıldı.
Tamam, anladım.
Ön tetkikleri yapıldı. Ben bir bakayım.
Sonra sizi bilgilendireceğim.
(Müzik)
Ondan kesin kurtulmam lazım.
Bekle bakalım Alev Hanım. Bekle ve gör.
Bakalım bu işten, kim zararlı çıkacak.
Aa, bak hele bak bak. Üstüyle başıyla yatmış. Görüyor musun?
Al yavrum bakayım, iç şunu şöyle.
Ya halacığım, ellerine sağlık.
Tamam, ben içerim. İçerim ben.
Aa!
Hayır, iç onu. Gözümle göreceğim ben. İç, al bakayım.
Ya tamam, ben içerim. Tamam tamam, halacığım. Halacığım.
Hala yandım, ne yapıyorsun ya?
Ee, halaya neden canının sıkkın olduğunu söylemezsen yanarsın böyle işte.
Ha, senin niyetin şimdi anlaşıldı Cevriye Hanım.
Çay bahane.
Bahane ya.
Bahane tabii. Ne oldu, dut yemiş bülbüle döndün, ha?
Söyle bakayım halaya, kim senin canını sıktı? Söyle.
Gerçi kesin o Alev cadısıdır ya, neyse.
Gülme öyle, gülme. Gülme ben biliyorum değil mi?
Böyle insan sarrafı üniversite bitirmekle...
...mürekkep yalamakla olmuyor, güzel çocuğum.
Ben hayat üniversitesinden mezunum, bilirim ben.
Ay, o var ya o Alev, böyle öfkesi, hırsı gözünden her bir yerinden çıkıyor onun.
Alev değil o, ateş topu resmen, ateş topu.
Yani.
Neden bu kadar uzun sürdü?
Niye kimse haber vermiyor?
Tamam, şimdi haber verirler.
(Zehra) Bak ama lütfen sen biraz daha sakin ol.
Biraz sabırlı ol. Ayşe uyandığında seni böyle görmesin.
Kardeşim nasıl, kendine geldi mi?
Hasta kendine geldi, iyi.
-Görebilir miyiz? -Hayır. şu anda göremezsiniz.
Birazdan hemşire hanım size haber verecek. O zaman görebilirsiniz.
Doktor bey.
Önemli bir şeyi yok değil mi?
Sonuçlar çıkmadan bunu bilemeyiz.
Nihat'a haber verelim.
Hayır, gerek yok.
Ne demek gerek yok? Ayşe onun karısı ya, tabii ki bilmek hakkı.
Tamam, sen aramıyorsan ben ararım.
Tamam. Ben ararım.
(Müzik)
Ohh, halacığım vallahi dediğin gibi çok iyi geldi. Ellerine sağlık.
Afiyet olsun paşama benim.
(Telefon zili sesi)
Efendim Ömer.
Evdeyim.
Ne, hastane mi?
İyi mi Ayşe?
Tamam, tamam. Ben kimseye hiçbir şey söylemem. Hemen geliyorum.
Dur, dur, dur! Ne oldu Ayşe'ye? Vah Ayşe'm vah vah!
Hala, hala sessiz. Bak, kimse hiçbir şey duymasın tamam mı?
Ayşe iyi, Ömerler de yanındaymış.
Bak görüyor musun ben ona dedim.
Ben ona dedim de sakın dedim, yeni iyileştin sakın böyle fellik fellik...
...sokaklarda gezme demiştim. Aa--
Hala bak, Ayşe iyi. Hastalığını atlattı.
İkide bir bunu hatırlatıp durma.
Tamam. Tamam oğlum, sen sakin ol.
Hadi, ben de geleyim seninle. Ayşe'nin yanında olmam lazım.
Hayır. Sen burada kalacaksın.
Ve biz gelene kadar hiç kimseye hiçbir şey söylemeyeceksin tamam mı?
Ay tamam yavrum. Sen niye celalleniyorsun ki tamam.
Sakin ol, ben kimseye bir şey demem. Hadi, git sen karının yanına.
Gerçekten iyiyim. Merak etmeyin.
Tamam, korkuttum sizi ama şimdi gerçekten iyiyim.
Değil mi doktor bey?
Ayşe Hanım biraz yorgun düşmüş.
İyi bir dinlenmeyle ve beslenmeyle kendine gelir.
Yalnız Ayşe Hanım, akşam sizi misafir edeceğiz. Yarın evinize gidebilirsiniz.
Ama kızım beni çok merak eder.
Size söz veriyorum, evde hiç yataktan çıkmayacağım.
Ama size vermemiz gereken serum ve vitaminler var.
O yüzden bu gece buradasınız.
Ayşeciğim, doktor beyi duydun. Yani mızıkçılık yapmana gerek yok.
Bu gece de buradayız.
Abi haklı canım, senin iyice dinlenip ilaçlarını alman lazım.
Sonuçlar çıksın, beni yine sizi bilgilendireceğim.
(Piyano sesi)
Vakıftakileri de çağırsam yemeğe, hazırlıkları yetiştirebilir miyiz Hediye?
Tabii yetiştiririz Müzeyyen Hanım. Gönlünüzü ferah tutun.
O zaman ben sabahki menüyü bir kere daha gözden geçireyim.
(Ökkeş) Hediye.
İstediğin her şeyi aldım, mutfağa yerleştirdim tamam mı?
Tamam.
Aa!
Cevriye Hanım, ne oldu, neyiniz var böyle?
Ay Müzeyyen Hanımcığım, bence siz bu daveti iptal edin.
Daveti iptal mi etmek, neden? Anlayamadım.
Şey...
...Ayşe hastanedeymiş.
Ömer aradı, Nihat da demin gitti, az önce.
Ayşe mi?
Ayşe hastanede mi?
Ne olmuş, neyi var?
Ay vallahi bilmiyorum dünürüm.
Nihat'a ben de geleyim dedim, istemedi. Ararım dedi, aramadı da.
(Müzik)
Açmıyor.
Korkmayın dünürüm, zaten Ömer'le Zehra da yanındaymış.
(Cevriye) Yorgunluktan bayıldı dedi Nihat'ım.
Çok mu kötüymüş?
Ökkeş Efendi, arabayı hemen hazırlayın. Lütfen.
Hemen hastaneye gideceğim ben.
Ay ben de geleceğim seninle dünürüm.
Ben de geleyim sizinle, Nazan Asya'ya bakar nasıl olsa.
Yok, Ökkeş Efendi.
Hep beraber ayrılırsak Asya şüphelenir. Siz kalın.
Hadi ben arabayı hazırlayayım.
(Müzik)
Ayşe'nin durumu nasıl doktor bey?
Sonuçlar yarın sabah çıkacak, zaten süreci biliyorsunuz.
Bakın Ömer Bey.
Hastalık sürekli ilerliyor, atakları sıklaşabilir.
Bu hangi sıklıkta olacak onu da kestirmek mümkün değil. Yani...
...her şeye hazırlıklı olmalısınız.
(Müzik)
Olmaz.
(Ömer) Olamaz.
(Doktor) Nihat Bey hoş geldiniz.
Olmayan ne Ömer? Ayşe iyi mi?
Ayşe Hanım gayet iyi.
Tetkiklerini yaptık, şu anda odasında dinleniyor.
Bu gece kendisini misafir edeceğiz.
Yalnız, Ayşe Hanım ısrarla eve gitmek istediğini söyledi.
Biz de Ömer Bey'le bu konuyu konuşuyorduk.
Ömer Bey, burada kalmalı olmaz diyordu ki siz geldiniz.
Doktor bey, bakın.
Ayşe daha önce de birkaç kere kötüleşti. Aklıma getirmeyeyim diyorum ama geçmiş--
(Ömer) Nihat!
Ayşe gayet iyi.
Duydun işte.
Ayşe'nin tek ihtiyacı, huzur ve mutluluk.
(Ömer) Bunu da biz sağlayacağız.
Ben Ayşe'nin odasına gidiyorum.
(Müzik)
Ay dünürüm, böyle elimiz boş gidiyoruz ama yani içim hiç rahat etmedi.
Ne yapalım artık, hadi gidelim.
(Telefon zili sesi)
Dur, bir dakika.
Hah, Nihat'ım arıyor.
Efendim oğlum.
Halacığım.
Ben bu gece buradayım, tamam mı? Ayşe'nin yanında kalacağım.
Ha, iyi tamam. Biz de şimdi dünürümle çıkıyorduk zaten evladım.
Hala, ben sana ne dedim, kimseye söyleme diye tembihlemedim mi?
Ah be çocuğum, böyle şeyler gizli kalır mı? Aileyiz biz.
Hem sen beni tutma, tutma çıkıyoruz biz. Hadi çocuğum benim.
(Nihat ses) Hala, gelmiyorsunuz! Tamam mı?
Zaten doktor ziyaret kabul etmiyor.
Biz sabah erkenden yanınızda olacağız.
Ama Nihat'ım--
Halacığım, Müzeyyen anneyi telefona verebilir misin lütfen?
Tamam.
Seni istiyor.
Efendim yavrum.
Anneciğim, Ayşe iyi, kendinde.
Ya, gelmenize gerek yok buraya kadar.
Siz Asya'yla ilgilenin yeter. Tamam mı? Biz yarın sabah evde olacağız. Görüşürüz.
Gidemiyoruz.
Ziyaretçi kabul etmiyorlarmış.
Ah görüyor musun benim bu Nihat'ım da böyle esiyor gürlüyor işte.
Ee, madem doktor izin vermiyor. Biz de Ayşe'min sevdiği yemekleri yapalım.
Hadi dünürüm, gel.
Gel dünürüm, gel.
(Piyano sesi)
Keşke kızmasaydın Cevriye halaya.
Bir an hastanede olduğumu duyunca ne yapsın, telaşlandı o da.
Bir tanem, sen bunları düşünme.
İyi misin sen? İstediğin bir şey var mı?
(Ayşe) Var aslında.
Nihat, ben eve gitmek istiyorum.
Kusura bakmayın küçük hanım ama bu isteğinizi reddetmek zorunda kalacağım.
Çünkü doktorunuz ne isterse o olacak.
Ama Nihat ben...
Hayatım.
-(Doktor) Nasılsınız bakalım? -(Ayşe) Ben iyiyim doktor bey.
Ama bizimkilerin beni buradan çıkarmaya hiç niyeti yok.
(Ayşe) Değil mi abi?
Biz değil canım.
Doktor bey istiyor, bu gece burada kalmanı.
Hem bu durumda hiç abinden medet umma, ben varım başında.
(Zehra) Yani doktor bey ne derse o olacak. Bu gece buradayız.
Nihat.
İzin verirsen bu gece ben kalmak istiyorum Ayşe'nin yanında.
Hem onun için de rahat olur.
Zehra, çok sağ ol ama ben kalırım.
Canım, Zehra kalsa olmaz mı?
Çünkü Asya ikimizi birden görmezse meraklanır.
Hem biz kız kıza biraz sohbet ederiz.
(Ayşe) Ne güzel olur.
Abimden uzun zamandır fırsat kalmıyordu.
(Müzik)
Ayşe Hanım, ben sizi misafirlerinizle baş başa bırakayım.
Yalnız odayı boşaltırsanız sevinirim.
(Müzik)
(Müzik)
Ben bir hemşireyle konuşayım.
Canım, ben bir hemşireye bir şeyler lazım olacak mı diye sorup geleyim hemen.
Tamam.
(Ömer) Nereye gidiyorsun?
Hemşirenin yanına gidiyorsan gerek yok.
Vicdanını rahatlatmak için Ayşe'ye refakatçilik edeceksen, yapma.
Rahatlatamazsın. Bütün bunları yapmadan önce düşünecektin.
Öfkeden gözün dönmüş senin.
Bak, sana bir kez daha söylüyorum. Ben Ayşe'yi üzecek hiçbir şey söylemedim.
Vicdanımı rahatlatmak için değil.
Ayşe'yi gerçekten çok sevdiğim için burada kalmak istiyorum.
Ama tabii, senin gibi biri için bunu anlamak zor. Biliyorum.
Ha, ayrıca...
...insanlar ailelerinden başka birilerini de çok sevebilirler.
(Müzik)
Ömer.
Hemşireyle konuştum.
Ekstra bir şeye gerek yok, sadece kıyafetlerini alın gelin, dedi.
Neden herkese söyledin?
Ben kimseye bir şey söylemedim.
Ben sadece halama söyledim, o da herkese söyleyivermiş.
Ya ne yapıyorsunuz siz ya, çocuk musunuz?
(Zehra) Gerçekten hiç sırası değil.
(Müzik)
(Telefon zili sesi)
(Demir ses) Alo, Ömer ne haber?
Şu bizim ihale dosyasını son kez gözden geçirmeni isteyecektim de.
Ne zaman gelirsin?
(Ömer) Bugün gelemem Demir, hastanedeyim.
Ayşe rahatsızlandı.
Hastanede mi? Nasıl?
Yani durumu nasıl?
İyi. Merak etme.
Ömer bak, bir şeyi varsa--
Yok. Yani şimdi yok.
(Ömer) Hepimiz yanındayız.
Anladım. Sen rahat konuşamıyorsun.
Tamam. Ben de hemen geliyorum.
Tamam.
(Müzik)
Demir, ya şu sözleşmenin aslı neydi?
Ne oldu? İyi görünmüyorsun.
Ayşe rahatsızlanmış, hastaneye kaldırmışlar.
Aa, öyle mi?
Tamam, o zaman ben çantamı, montumu alayım, geleyim çıkalım.
Tamam, ben de bir arama yapacağım. Sen hazırlan çıkarız birlikte.
(Telefon zili sesi)
Efendim Demir.
Alo Leyla, neredesin?
Çok yoruldum bugün, eve geçiyorum.
Anladım. Ayşe rahatsızlanmış, hastaneye kaldırmışlar.
(Demir ses) Bilmek istersin diye düşündüm.
Şimdi nasıl Ayşe?
Yani Ömer iyi olduğunu söyledi.
Ama ben şimdi yanlarına gidiyorum.
Haber verdiğin için çok teşekkür ederim.
Rica ederim Leyla, görüşürüz.
Görüşürüz.
Zehra, boşanacağını söyledi demek.
(Telefon zili sesi)
Efendim.
(Tayfun ses) Merhaba, nasılsın?
Teşekkürler. Sen?
(Tayfun ses) Rahatsız etmiyorum değil mi?
Hayır, estağfurullah.
(Tayfun ses) Geçen gün de seni aramıştım ama dönmedin.
Emin misin? Ben böyle bir arama hatırlamıyorum.
Kusura bakma, görmedim demek ki.
(Tayfun ses) Önemli değil, bir kahve içer miyiz diye soracaktım.
Ayşe'nin şu an hastanede olduğunu biliyor musun?
Hastalanmış.
(Tayfun ses) Bilmiyordum. Tamam, ben hastaneye gidiyorum. Görüşürüz.
Görüşürüz.
Zehra ne yaptı acaba?
Ömer, durumu nasıl?
Bekliyoruz.
-Geçmiş olsun. -Sağ ol. Hepimize.
-Geçmiş olsun Nihat. -(Nihat) Sağ ol kardeşim.
Hastanın değerleri normale dönmeye başladı.
Yarın kendisini taburcu edeceğiz. Birazdan, bir serum daha vereceğiz.
Yalnız sizden, bir ricam olacak. Hastayı rahatsız etmemek için...
...sadece bir kişi yanında olsun.
Nihat, önce sen gir istersen.
Zehra Hanım, hastamız sizi çağırmamı söyledi.
(Zehra) Nihat.
Tamam, ben girip bir çıkayım. Çünkü eve gidip eşyaları almam lazım.
Demir, biz de bir geçmiş olsun diyelim, çıkalım.
(Demir) İyi olur.
(Müzik)
Bak, Ayşe iyi.
Yani daha fazla üzülmene gerek yok.
(Ömer iç ses) Bilmiyorsun, hiçbir şey bilmiyorsun.
(Ömer iç ses) Nasıl dayanırım Ayşe'nin yokluğuna.
Bak, lütfen topla kendini.
Ayşe seni böyle görmesin.
Ben sana bir su getireyim mi?
Yok. İstemem.
Ben eve geçiyorum.
Ne söyledi doktor?
Ömer, gelsene biraz.
Bak Ömer...
...senin güçlü durman lazım.
Ayşe'nin en çok sana ihtiyacı var. Topla kendini biraz.
Hadi Ömer.
Yenge, merhaba.
Ömer, geçmiş olsun.
Nasıl durumu, iyi mi? Duyar duymaz hemen koştum geldim kardeşim.
Sağ ol Tayfun.
Sen nereden duydun?
Leyla söyledi.
-(Tayfun) Yapabileceğimiz bir şey var mı? -(Ömer) Yok Tayfun, sağ ol.
Kızım çok geç oldu, ablan gelmeyecek galiba. Arasak mı?
Tamam baba, arayayım ben.
(Sessizlik)
Alo, ablacığım neredesin?
Canım, ben iş yerindeyim.
Ya acil bir işim çıktı da ben de tam sizi arayacaktım.
Bu gece gelemeyeceğim.
Sen babama söylersin olur mu?
(Zehra ses) Hadi görüşürüz.
Tamam ablacığım, görüşürüz.
Acil bir işi çıkmış baba, iş yerinden çağırmışlar. Bu gece gelmeyecekmiş.
Tamam kızım.
(Müzik - Duygusal)
(Kapı zili sesi)
Kapıya bak kızım.
(Kapı açılma sesi)
Mesaj alındı prenses, hemen geldim ben de.
-(Salim) Koray mı geldi kızım? -Benim usta.
(Salim) Gel evladım gel, sofra hazır. (Kapı kapanma sesi)
(Sessizlik)
Adam da ben nereden bileyim ya demiş.
İnanabiliyor musun, ben nereden bileyim demiş.
(Demir) Olmadı mı, komik değil miydi?
Kesin ben becerememişimdir.
Yani Demir, gülmezsem kusura bakmazsın değil mi?
Yani mahvettin güzelim fıkrayı.
Bence sen bir daha fıkra anlatma.
Yok, daha neler.
Tamam o zaman, başka bir tane var. Bu sefer komik olacak.
Tamam.
(Demir) Bu sefer çok güleceksin. Rica ediyorum, dinler misin.
(Ayşe) Çok kibarsın ama almayayım ben lütfen.
(Demir) Tamam, fıkra olmasın. Geçen bir video izledim, çok komikti.
(Demir) Bu sefer kesin güleceksin.
(Demir) Böyle olmadığımı, anlatabildiğimi anlayacaksın.
İstersen gidebilirsin.
Kalacağımı söyledim sana.
Ha bugün, ha yarın.
Ne fark edecek ki? Sonuçta Ayşe yine üzülecek.
Şimdi bunları konuşmanın sırası değil.
Şey, ee siz acıkmadınız mı?
Ya kaç saattir buradasınız. Hem Zehra da çok acıkmıştır.
-Hadi gidip bir şeyler alın ha? -Tamam, biz çıkalım Demir.
Tamam olur.
Bir dahaki sefere anlatacağım.
(Müzik - Duygusal)
(Ayşe) Zehra.
Abim, benim halime çok üzülüyor.
Bir de...
...sanki bir derdi bir sıkıntısı var da kimseye söyleyemiyor gibi.
Ayşeciğim, nereden çıkardın bunu?
Dinle Zehra.
Senden bir isteğim var.
Zehra ne olur, abimin derdini öğren.
O böyle kimseyle konuşabilen, derdini anlatabilen biri değil.
Onu yalnız bırakma, olur mu?
Tamam canım.
Bırakmam.
Sen üzülme.
(Zehra) Ben konuşurum onunla.
Bu arada, sen bana bir şey anlatacaktın, bayılınca kaldı.
Hiç.
Sonra konuşuruz canım.
Sen dinlen şimdi.
Tamam.
(Müzik - Gerilim)
Nasıl kuzum, bir şeyi yok değil mi?
Yok halacığım, yarın taburcu edilecek.
-Hah iyi aman, aman. -Hı, hı.
Nihat, yavrum ben Asya'yı uyuttum.
Huzursuzlanmasın diye de başından hiç ayrılmadım.
Sağ ol anneciğim.
-Nerede bayılmış? -Bilmiyorum.
Zehra'yla buluşmuşlar, sonra aniden bayılıvermiş.
Uğursuz.
Niye dışarıda buluşmuşlar ki, Ayşe'nin hasta olduğunu bilmiyor mu?
Konakta konuşamamış mı? Yani bu yaptığı çok büyük sorumsuzluk.
(Müzeyyen) Bu nasıl söz Alev?
Zehra, Ayşe'nin hastalanmasını niye istesin?
Ayşe'yi ne kadar sevdiğini hepimiz biliyoruz.
Ayrıca o Ömer'in eşi.
(Cevriye) Ay dünürüm ağzına sağlık, ne güzel dedin vallahi.
Vakit, birlik olma vaktidir.
Aile nedir? Kralların bile giremeyeceği bir kaledir kızım.
Nihat Bey, çanta hazır. Geçmiş olsun dileklerimi iletirsiniz.
Sağ ol Nazan.
Ben o zaman yavaş yavaş çıkayım. Geç kalmayayım.
(Cevriye) Hadi git oğlum.
(Müzik - Duygusal)
(Sessizlik)
(Ömer iç ses) Ne kadar inatçısın. Gidersen neler olacak, görüyorsun işte.
(Müzik - Duygusal)
(Kapı kapanma sesi)
Teşekkürler.
(Müzik - Duygusal)
Sen yemeyecek misin?
(Müzik - Duygusal)
Tamam ver, acıktım.
(Müzik - Duygusal)
Sen neden yemedin?
Beyaz peynirli sevmiyor musun?
Ne alakası var? Canım istemedi.
(Müzik - Duygusal)
-Bir şey mi oldu? -Hayır, ilacını vereceğim.
(Kapı kapanma sesi)
(Müzik - Duygusal)
Ayşe'yle ilgili bana söylemediğin bir şey var mı?
Ne gibi?
Yani...
...doktor sana tam olarak ne söyledi?
Bir değişiklik olmadığını söyledi.
Yani yarın sonuçlar çıkınca daha net bir bilgi verecekmiş.
İçeriden sizi çağırıyorlar.
(Müzik - Duygusal)
Ya çok üzgünüm, sizi de perişan ettim.
Ayşeciğim, lütfen söyleme öyle.
Yani bizim başımıza bir şey gelse sen yanımızda olmayacak mısın?
Böyle şeyler söylemezsen, perişan olmayız.
Tamam, söylemem.
Ya Zehra, ben senin gibi bir arkadaşa sahip olduğum için...
...o kadar şanslıyım ki.
Bak yenge demiyorum arkadaş diyorum.
-Sen her şeyden önce, benim arkadaşımsın. -Sen de benim Ayşeciğim.
Lütfen, dikkat et kendine. Yani en azından, benim için.
Ederim.
(Ömer iç ses) Senin gitmemen lazım, sensiz atlatamayız bunu.
(Telefon zili sesi)
(Kapı kapanma sesi) Efendim Demir?
Ömer, nasıl oldu Ayşe?
İyi değil.
Sen nasılsın?
Kendimi, hiç bu kadar çaresiz hissettiğimi hatırlamıyorum Demir.
(Ömer ses) Elim, kolum bağlı.
Ne Ayşe'nin hastalığına çare olabiliyorum...
...ne de Zehra'ya söz geçirebiliyorum.
Ayşe için, elimden dua etmekten başka bir şey gelmez.
(Köpek havlama sesi) Zehra içinse...
...her şeyi, açık açık konuşmalısın Ömer.
Yoksa geri dönüşü olmayan bir yola gireceksin.
Demir, eğer söylersem işin içinden o zaman çıkamam.
(Ömer ses) Zehra'yı tanımıyorsun.
Bu zamana kadar anlatmadığım için, beni suçlayacaktır.
Eğer kalma ihtimali varsa, o da olmayacaktır.
Ona şu anda, o kadar ihtiyacım var ki.
Ne olursa olsun, bunu sonsuza dek saklayamazsın Ömer.
-(Demir ses) Bunu sen de biliyorsun. -Giderse?
Öğrendiğinde, ne kadar uzun zamandır saklıyorsan...
...öfkesi de o kadar fazla olacaktır.
Öğrendiğinde çok daha kötü olacak.
Ama yine de, bunu ona şimdi söyleyemem.
Sen bilirsin. (Köpek havlama sesi)
Ama bu durumda çok dikkatli olman gerekiyor.
Senden değil de bir başkasından öğrenirse...
...işte o zaman dediğim gibi bu yolun geri dönüşü olmaz.
En azından şimdilik.
Yani Ayşe şu süreci atlatana kadar Zehra hiçbir şey öğrenmemeli.
(Kapı kapanma sesi)
Bir saniye Demir.
-Bir şey mi oldu? -Su alacaktım.
-Tamam, ben alırım. -Bir saniye.
Demir'le ne konuşuyordunuz?
(Ömer iç ses) Keşke anlatsam, bana kızmasan, anlamaya çalışsan.
Önemli bir şey değil, işle ilgili.
(Müzik - Duygusal)
Neden bahsediyorlardı acaba?
(Müzik - Duygusal)
(Sessizlik)
Doktor Bey.
-Bir problem yok değil mi? -Yok, gayet iyi.
(Doktor) İsterseniz bugün taburcu edebiliriz...
...kalmasını gerektiren bir neden yok.
Sürekli gözetim altında olacak zaten, geçmiş olsun.
(Telefon zili sesi)
(Telefon zili sesi)
(Müzik - Duygusal)
Tekrar geçmiş olsun, ben artık gideyim.
(Uğultulu ayak sesi)
(Uğultulu ayak sesi)
(Müzik - Duygusal)
(Müzik - Duygusal)
(Müzik devam ediyor)
(Müzik devam ediyor)
(Müzik - Duygusal)
(Sessizlik)
Hoş geldiniz ya, kusura bakmayın böyle.
Hoş bulduk, önemli değil.
Afiyet olsun.
Ha siz...
...geçen gün de gelmiştiniz, hatırladım sizi. Hoş geldiniz.
-Evladım, misafirimize bir çay ver. -(Fikret) Gerek yok, uzun kalmayacağım.
Evde, tamir edilmesi gereken dolaplar var, biraz elden geçirilmesi gerekiyor.
Tamam, ben çantamı alayım.
Öyle çok da ustalık isteyen bir şey değil, sizi hiç yormayalım.
Hem bu delikanlı da halledebilir.
(Fikret) Hem sizi de işinizden alıkoymamış olurum.
(Fikret) Ufak bir iş.
Arabam dışarıda, hemen gidip gelsek.
Al bakalım evlat.
(Müzik - Gerilim)
Halledemezsen beni ararsın, tamam mı?
(Koray) Tamam ustacığım, merak etme.
-(Salim) Hadi bakalım, kolay gelsin. -Sağ ol.
(Müzik - Gerilim)
(Ayak sesleri)
-Süzülmüş, süzülmüş. -Tamam hayatım, yavaş.
-Yavaş, yavaş. -Hayatım abartma istersen.
-İyiyim ben. -Tamam olsun, olsun.
Bak ben tutuyorum seni gel, otur.
Ah güzel kızım, hepsi nazardan bunların hepsi.
Ah ne kadar üzüldüm, hastaneye gelemedim diye.
Ama hepsi bu Nihat'ımın yüzünden ha.
Halbuki sana, benden daha iyi kim bakabilirdi ki Allah aşkına?
Halacığım sakin. Bak Ayşe'nin dinlenmesi gerek.
(Nihat) Zaten birazdan odasına götüreceğim.
Nihat, ben odama gitmek istemiyorum. Sıkıldım zaten yat, yat!
-Peki hayatım, sen nasıl istersen. -Kızım sen rahat mısın?
Kalk öyle kalk, kalk, kalk! Sen uzan böyle hadi kızım.
Yok, yok halacığım, rahatım ben. Gel Nihat gel.
Karnın acıktı mı? Hemen sofrayı hazırlayalım!
Bak senin bütün sevdiğin yemekleri yaptım, ceylan gözlüm benim.
Ellerine sağlık halacığım ama yeni yedim.
Ama söz, acıkınca hepsinin tadına bakacağım.
Tamam, sen nasıl istersen o.
Tamam mı, sen ne dersen o bundan sonra güzel gelinim benim.
Hadi, ben mutfağa bakayım bir. hah, çantayı da alayım.
Hastalık hatırlatmasın.
(Müzik - Duygusal)
(Sessizlik)
Geri dönmeyecek.
(Demir dış ses) Ne olursa olsun, bunu sonsuza dek saklayamazsın Ömer.
(Demir dış ses) Öğrendiğinde, ne kadar uzun zamandır saklıyorsan...
...öfkesi de o kadar fazla olacaktır.
(Telefon zili sesi)
Efendim?
(Müzik - Gerilim)
Ben buna nasıl dayanacağım?
(Müzik - Gerilim)
(Kapı vurulma sesi)
Bugün de ne Nihat Bey şirkette ne de Ömer Bey.
Kötü bir şey yoktur inşallah.
Üstüne vazife olmayan şeylere...
...burnunu sok diye, maaş ödemiyorlar sana burada.
İşini yap, gerisine de karışma.
(Telefon zili sesi)
Çıkabilirsin.
(Telefon zili sesi)
Ben de sizi arayacaktım.
Ayşe'yi mi arasam acaba?
Onu arasam, yine aynı mevzuları konuşacağız.
Üf, ben nasıl öğreneceğim Ayşe'nin durumunu?
(Telefon zili sesi)
-Canım, Ayşe nasıl, ne yaptınız? -İyi.
-Eve götürdüler. -Peki ya sen, yani sen gitmedin mi?
Hayır, gitmedim.
Peki konaktakiler, onlara ne dedin?
Of hiçbir şey, hiçbir şey söylemedim.
Nasıl yani, öylece çıkıp geldin mi, Ömer'e hiçbir şey söylemedin mi?
Ya ona çok kızgınım Leyla.
Ayşe de bir şey bilmiyor, öyle çıktım geldim işte.
(Araba sesi)
(Müzik - Duygusal)
(Müzik - Duygusal)
(Müzik devam ediyor)
(Kapı vurulma sesi)
(Kapı vurulma sesi)
(Kapı açılma sesi)
(Müzik - Duygusal)
Ne oldu, Ayşe'ye bir şey mi oldu yoksa?
(Martı sesleri)
Lütfen eve dön.
(Martı sesleri)
Hayır.
Orası senin evin, benim değil.
(Zehra) Ben burada zaten evimdeyim.
Lütfen, ailemden başka birine daha zarar vermeden git buradan.
(Sessizlik)
Ayşe ölüyor.
(Müzik - Duygusal)
(Müzik - Duygusal)
Bu evlilik...
...o sözleşme...
...hepsi...
...her şey Ayşe'yi mutlu etmek içindi.
(Ömer) Ben sadece, Ayşe mutlu olsun istedim.
(Ömer) Bizimle kalsın istedim.
Ayşe.
Kardeşim.
Gözlerimin önünde ölüyor.
(Müzik - Duygusal)
(Müzik - Jenerik)
Bu dizinin betimlemesi TRT/Karamel Film tarafından...
...Sesli Betimleme Derneğine yaptırılmıştır.
www.sebeder.org
Sesli Betimleme Metin Yazarı: Aynur Kolivar Çelebi
Seslendiren: Emine Kolivar
Alt Yazı: Nuray Ünal - Gülay Yılmaz
İşaret Dili Tercümesi: Berrak Fırat
Son Kontroller: Dolunay Ünal - Zerrin Çınar - Hasan Dikyuva
Teknik Yapım: Dağ Prodüksiyon ve Yeni Gökdelen Tercüme
(Müzik - Jenerik)
Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.