All language subtitles for Fear.the.Walking.Dead.S03E15.Things.Bad.Begun.1080p.Amazon.WEB-DL.DD 5.1.H.264-QOQ

af Afrikaans
ak Akan
sq Albanian
am Amharic
ar Arabic
hy Armenian
az Azerbaijani
eu Basque
be Belarusian
bem Bemba
bn Bengali
bh Bihari
bs Bosnian
br Breton
bg Bulgarian
km Cambodian
ca Catalan
ceb Cebuano
chr Cherokee
ny Chichewa
zh-CN Chinese (Simplified)
zh-TW Chinese (Traditional)
co Corsican
hr Croatian
cs Czech
da Danish
en English Download
eo Esperanto
et Estonian
ee Ewe
fo Faroese
tl Filipino
fi Finnish
fr French
fy Frisian
gaa Ga
gl Galician
ka Georgian
de German
el Greek
gn Guarani
gu Gujarati
ht Haitian Creole
ha Hausa
haw Hawaiian
iw Hebrew Download
hi Hindi
hmn Hmong
hu Hungarian
is Icelandic
ig Igbo
id Indonesian
ia Interlingua
ga Irish
it Italian
ja Japanese
jw Javanese
kn Kannada
kk Kazakh
rw Kinyarwanda
rn Kirundi
kg Kongo
ko Korean
kri Krio (Sierra Leone)
ku Kurdish
ckb Kurdish (Soranî)
ky Kyrgyz
lo Laothian
la Latin
lv Latvian
ln Lingala
lt Lithuanian
loz Lozi
lg Luganda
ach Luo
lb Luxembourgish
mk Macedonian
mg Malagasy
ms Malay
ml Malayalam
mt Maltese
mi Maori
mr Marathi
mfe Mauritian Creole
mo Moldavian
mn Mongolian
my Myanmar (Burmese)
sr-ME Montenegrin
ne Nepali
pcm Nigerian Pidgin
nso Northern Sotho
no Norwegian
nn Norwegian (Nynorsk)
oc Occitan
or Oriya
om Oromo
ps Pashto
fa Persian
pl Polish
pt-BR Portuguese (Brazil)
pt Portuguese (Portugal)
pa Punjabi
qu Quechua
ro Romanian
rm Romansh
nyn Runyakitara
ru Russian
sm Samoan
gd Scots Gaelic
sr Serbian
sh Serbo-Croatian
st Sesotho
tn Setswana
crs Seychellois Creole
sn Shona
sd Sindhi
si Sinhalese
sk Slovak
sl Slovenian
so Somali
es Spanish
es-419 Spanish (Latin American)
su Sundanese
sw Swahili
sv Swedish
tg Tajik
ta Tamil
tt Tatar
te Telugu
th Thai
ti Tigrinya
to Tonga
lua Tshiluba
tum Tumbuka
tr Turkish
tk Turkmen
tw Twi
ug Uighur
uk Ukrainian
ur Urdu
uz Uzbek
vi Vietnamese
cy Welsh
wo Wolof
xh Xhosa
yi Yiddish
yo Yoruba
zu Zulu

Original subtitles

www.OpenSubtitles.org ile bugün bağlantı kurun ve ürününüzün ya da markanızın reklamını burada yapın.

Çürümüş. İşe yaramaz.

- Nereden biliyorsun? - Biliyorum işte.

Şu taze gibi.

O işe yarar.

Ne kadar çok beklersen...

...enfeksiyon ihtimali o kadar artar.

Kim bu riski alır ki?

Bazıları ölmeye değeceğini söylüyor.

Locus coeruleus.

Noradrenalin sentezliyor.

Ne kadar taze olursa, gözetmenler...

...o kadar çok para ödüyorlar.

Benim için çok fazla.

Herkesin zevki kendine.

Bunun yardımıyla daha uzun süre uyumadan savaşabiliyorlar.

Kiminle savaşıyorlar ki?

Her zaman birileri olur, ama son zamanlarda...

...daha büyük bir şeye hazırlanıyor gibiler.

Ödeme yaptığın sürece bunlardan...

...bulmaya devam edeceğim.

Selam.

Sonuncudan bir tane daha alabilir miyim?

- Parti bitti. - Ne oluyor lan?

Ayılma vakti. Hadi bakalım.

Bazı insanlarla konuştum ve...

...gözetmenlerin büyük planları olduğunu öğrendim.

Baraja saldırmayı planlıyorlar.

Annenin başı belada, Nick.

Hadi.

Çeviri: aimless İyi seyirler.

Ne görüyorsun?

Kasvetli bir çamur çukuru ve başında...

...yalnız yaşlı bir adamla küçük bir aptal.

Peki.

Pek iç açıcı olmadı.

Daha ötesine bak.

Mısırlar, kavunlar, fasulyeler; bunları gör.

Tarım ve sulama imkanı.

Hayvancılık, eğer gübreyi özlediysen.

Bir ülke, Madison.

İstediğin bu değil miydi?

Çocuklarım için bir gelecek istiyordum.

Belki de birkaç torun.

Tamam, güzel.

Bebeklerle çevrili bir Noel sabahı.

Çok iyi hindi rosto yaparım.

Daha çok sandviç insanı gibisin.

- Salamlı ve peynirli. - Hayır, Noel'de olmaz ki!

Hindi olmalı, soslu, içi doldurulmuş.

Aile geleneği.

Çocuklarla melek şeklinde kurabiyeler yapardık.

Buna çiftlikte devam edebileceğimizi düşünmüştüm.

Burada yapabiliriz.

Çocuklarım gitti.

Onların gelmesi için burayı...

...yemyeşil bir cennete çevireceğiz.

Düşünsene. Bunu yaratabiliriz.

Şu an, burada mı?

Biraz daha hayal gücünü zorlamalısın.

Madem ısrar ediyorsun.

Evet.

Israr ediyorum.

Ticaret merkezine gidip elimizdekileri satarız.

Bu bizi haftalarca idare eder.

Tabii...

- Hayır, asla olmaz. - Hadi, yapma.

Bu saçlarla Rapunzel gibisin.

Söylesene, şu ana kadar hiçbir hastalıklı, o güzel...

- buklelere dokunmadı mı? - Umurumda değil.

Bu sana yük oluyor.

Ayrıca bu saçlar bir altın madeni değerinde.

Saçımı satmayacağım.

Lanet olsun. Dışarı çık.

Bırak.

Bırakın onu!

- Vur onları. - Gidin buradan!

- Öldür onları! - Derhal!

Hadi gidelim!

Bakma.

Onu bulduğumda Ofelia'nın üzerindeydi.

Belki bir aile yadigarıdır diye düşündüm.

Bekle.

Kafamda çok soru var.

Neden o?

- Eğer... - Eğer ben orada olsaydım?

Engelleyebilir miydim?

Bu soruları ben de kendime soruyorum.

Üzgünüm. Cevapları ben de bilmiyorum.

Orada değildim.

Hayatta iki seçeneğin var, Victor.

Yalnız veya tedirgin olmak.

Ya da kalbinin kırık olması.

- O yalnız olmanın bir çeşidi. - Hayal kırıklığına uğramak.

Tedirgin olmanın bir çeşidi.

Kendi yollarına...

...gitmek istedikleri için çocuklarını suçlayamazsın.

Bu dünyada, öyle bir suçlarım ki.

Odysseus'un yolculuğunu görmezden gelirsen Odysseus'un ne özelliği kalır ki?

Bir eş ve bir babaydı.

Bizim için her şey daha kötü olurdu.

Belki de. Ama ne kadar süre?

Ne kadar sürede unutulacak?

'Odyssey', 'İlyada', 'İncil'?

Bir jenerasyon?

Yeni hikayeler yazacağız, Madison.

Dökül bakalım.

Bu viski sadece benim için değil.

Peki.

Sana bir şey sorabilir miyim?

- Tabi. - Daha önce birini öldürdün mü?

Evet. Zorunda kaldım.

Ben öldürmedim.

Ne güzel. Şanslısın.

Senin de günün gelecek.

Sanırım haklısın.

Öldürmek bazı insanları delirtir.

İstediğini sana tam olarak veremez.

En kötüsü de, her seferinde daha da kolaylaşıyor.

Oğlun geldi.

Troy hazırlanma alanlarını bulmuş.

Silahları var.

Tekneleri var...

Üç tane, barcos?

Tekne mi?

Evet. İspanyolcam kötüdür.

Enfeksiyon başlamadan önce gözetmenler...

...uyuşturucu kaçakçılarıyla iş yaparlardı.

İnsan hayatı onlar için değersiz.

Suyu kapatırlar.

İnsanları aç bırakıp haraç isterler.

Buna izin veremeyiz.

Bize söz verdiğiniz silahları getirseydiniz keşke.

Kuşatmaya karşı koyabilirsek onlara ihtiyacımız olmaz.

Üç tane giriş var...

...asıl kapı, alt kapı ve köprü.

Oralara bekçi yerleştiririz.

Ya sudan gelirlerse?

Köprüde karşılayalım onları.

Daniel, depoda C-4 bombası var.

Barajın inşa edildiği zamandan kalmış.

Onu kullanmalıyız.

Zaten kuraklık var.

Bu işleri daha da kötüleştirir.

Suyu insanlara bırakmalıyız.

Şansımızı Doğa Ana'ya teslim...

...etmeliyiz. Gözetmenlerin emrinde susuzluktan...

- ...ölmekten iyidir. - Suyu riske edemeyiz.

Bu iyi bir fikir, Efraín.

İlk olarak savunacağız.

Ama içeri girerlerse...

...elimizde son bir koz olur.

Gitmek isteyen herkes şu an gitsin.

Kalanlar burayı savunacak.

Nick ile birlikte gitmelisin.

Ticaret merkezine mi. Hayır olmaz.

Daniel ve Lola'nın yaptıklarından sonra...

...doğru olmaz.

C-4'ü nasıl kuracağımızı göster bana.

Hayır, ben yaparım.

Bir üniversite öğrencisine göre çok şey biliyorsun.

Öğrenci değilim ben.

- Asker misin? - Bir bakıma, evet.

Hangi bakıma? Hangi branş?

Daniel, bütün yardımlara ihtiyacımız var.

'Bay İspanyolcam Kötüdür'...

...patlayıcılara el atmak istiyor.

Hey, hey, hey, hey.

Aynı taraftayız.

İstihbaratı getiren bendim zaten...

...kardeş, hatırlatayım.

Ben senin kardeşin değilim, seni dallama.

Anladın mı dediğimi?

Evet.

Daniel, bize yardım edebilir.

Ona kefilim.

Anne? Anne.

En azından temiz bir şeyler kullandığını söyle.

Uyuşturucu kullanmıyorum.

Peki, her ne kullanıyorsan...

...iyi beslenmeyi unutma.

Endişelenmen gereken son şey bu şu an.

Tabi haklısın. Endişelenmem gerekmiyor.

Kahretsin Nick. Kendini toparlamalısın.

Gözetmenler gelmeden buradan gitmelisin.

Gördüğümüz her şeyden daha kötüler.

Bir şeyler ye. Sonra da hazırlıklara yardım et.

Ne yapacağımıza sen yedikten sonra karar vereceğim.

Toplanıyor musunuz?

Bazı arkadaşlarımızın enfeksiyon başladığında...

...kuzeye gittiklerini duymuştuk.

- Gidip onları bulacağız. - Ölmüş olabilirler.

Daniel onurlu bir adam.

Bize karşı da cömertti ama...

...burada ölmeye niyetimiz yok.

Giderken yolu gözetleriz.

Size yardımcı olur.

Daniel minnettar olur.

Seninle aynı yolda yürümek güzeldi, Madison Clark.

Seninle de, Taqa.

Ayağını dışarıda mı bağladın?

Evet, onu sürükleyerek getirdim.

Hayatını kurtarmışsın.

Sağlık eğitimin mi var?

Çocukken hastanede gönüllü çalışırdım.

Bunun gibi birkaç duruma yardımcı olmuştum.

Olaylar başladıktan sonra da acil durumlarda yardımcı oldum...

...ama resmi bir eğitimim yok.

İyi olmuş.

Birleşik Devletler Tıp kurumu...

...çoktandır kötü durumdaydı zaten.

Diplomaların ve lisansların pek bir değeri yok.

Sen eğitimli gibisin.

Evet. Lisansımı 90'larda kaybettim.

Kadın bir hastayı yanlış anlama durumu olmuştu.

Herkes çok gergindi.

''Burası California değil mi?'' diye düşünüyordum.

O zamandan beri Baja'dayım.

O zaman arkadaşımı yanlış anlamamanı öneririm.

Kendisi kazmayı oldukça iyi kullanıyor.

Not aldım.

Birazdan ameliyata gireceğim. Yardıma ihtiyacım olabilir.

Eğitimim olmadığını söylemiştim.

Evet, ama çabuk öğreniyorsun çocuk.

Yeteneğin var, görebiliyorum.

Sadece bana aletleri uzatacaksın.

Hastayı meşgul edeceksin. Başka bir şey yok.

Buradan gitmelisin. Anneni al ve git.

Derhal gitmelisiniz.

- İkiniz de. - Peki ya sen?

Burada işlerim var.

Bir şeyler biliyorsun.

Gözetmenleri tanıyorum. Onlara önceden borçluydum.

Onların yanında uyuşturucu kaçakçıları rahibe gibi kalır.

Terliyorsun, Victor. Seni daha önce hiç böyle görmemiştim.

Gözetmenler buradan körfez...

...kıyısına kadar olan toprakları ele geçirmek istiyorlar.

Gözleri çoktandır bu barajın üzerinde.

Ele geçirmelerini kolaylaştırmak...

...için gözetmen John ile anlaşma yaptım.

Kapıyı açık bırakacağım...

-...Salazar farketmeden girecekler. - Seni öldürecek.

Ne olursa olsun buraya saldıracaklardı zaten.

Anlaşmaya göre sen, annen ve eğer...

...gelirse Alicia'ya zarar verilmeyecek.

Senin de çıkarına olan bir şeyler vardır mutlaka.

Gözetmenler geldiğinde, barajı onların adına ben...

- ...temsil edeceğim. - Bir uşak gibi yani.

Vali gibi.

Şimdi Daniel geldiklerini biliyor.

Anlaşma bozulabilir.

Kimseyi koruyabileceğime emin...

- ...değilim şu anda. - Yani su için...

...arkadaşlarını sattın ve ben de senin işini bozdum.

Arkadaşlarımı ve kendimi...

...korumak için yaptım.

Eğer annen öğrenirse, Daniel'e söyler.

Daniel öğrenirse, beni öldürmeye çalışır.

Lütfen, anneni götür.

Daniel.

Annen arkadaşınla barajı hazırlıyor.

Nick. Lütfen. Otur.

Bir şey sormak istiyorum.

Ofelia ısırıldığında onunla...

...birlikteydin.

Hayır.

Hayır, değildim.

Herkes bir kilere hapis olmamış mıydı?

Çoğunluk öyleydi. Ben dışarıda sürüyü durdurmaya çalışıyordum.

- Dışarıda mıydın? - Evet.

Geldiğini gördün yani?

Gördüğümüzde artık çok geçti.

Nasıl gözden kaçırdınız?

Dışarıdan bir yerden geldiler işte.

İlk gören Troy oldu.

Geldi ve beni uyardı.

Onları yönlendirebileceğimizi düşündük ama...

...çok yaklaşmışlardı ve...

...sayıları çok fazlaydı.

Geç kalmıştık.

Ofelia kilerde Alicia ile birlikteydi.

Alicia'nın hayatını kurtardı.

Yalan söylüyorsun.

Geçmişimi biliyorsun. Kim olduğumu biliyor musun?

İnsanları sorguladığını biliyorum.

Asker olduğunu biliyorum.

Bunları bilmen güzel.

Umarım bu işini kolaylaştırır.

Bir sohbet gibi olsun, sorgulama gibi değil.

İşkence mi yapacaksın. Olay bu mu?

Bana işkence mi yapacaksın?

Ofelia sence bunu ister miydi?

İstemezdi ama o öldü.

Yas böyle tutulmaz.

Ofelia değiştiğini düşünüyordu. Annemi bulmalıyım.

Anahtarı verir misin lütfen?

Kızımı seviyorum ama o hatalıydı, sen de öylesin.

İnsanlar değişmez. Sadece daireler çizerler.

Bunu biliyor olmalısın. Otur!

Tamam.

Hayat komik, değil mi?

Daireler çiziyoruz. O kadar yer arasında...

...yine Meksika'ya geldik.

Evet. Lütfen bunu batırma.

Yardım etmek için buradayım.

Biraz daha yukarı kaldırmalısın onu.

Ticaret merkezi, benim ve...

...Nick için iyi bir yer değil.

Al.

Boyun kısa.

Onun için endişelendiğini biliyorum.

Haklısın da.

Ben ve Nick çok ilginç bir gece geçirdik.

Daha önce hiç korkmamıştım.

Mümkün olduğunu düşünmezdim...

...ama Nick bana gösterdi.

Korkuyu hissettim.

Ve bunun için minnettarım.

Nick sanırım benim tek arkadaşım.

Bir kardeş gibi.

Ona göz kulak olduğun için teşekkür ederim.

Buna devam etmeni istiyorum.

Evet. Birbirimize göz kulak olmalıyız.

İnsanlar burada bizden farklılar.

Kötü bir şey değil bu. Onların suçu değil.

Sadece gerçek özgürlüğü hiç tatmamışlar.

Troy, böyle konuşma.

Bu ülkede misafiriz. Öyle gibi davran.

Böyle konuşursan zarar görürsün.

Nick'in zarar görmesine neden olursun.

İkiniz de çiftlikte benim misafirimdiniz.

Şimdi bize bak.

Büyük bir aile olduk.

Hiçbir şeyden geri kalmadık, değil mi?

Demek istediğim şey...

...bunu özlemişim.

Ben de özledim.

Ve iyiyim.

Olanları atlattım.

Hepsini.

Eğer sen de atlattıysan.

Atlattın mı?

Madison?

Aramız iyi mi?

İyi. Alıcıyı uzatır mısın?

Al.

Neden uykusuzdu?

Çünkü keşfe çıkmıştı, Daniel...

...ve dışarısı tehlikeli.

Evet öyle.

Çok tehlikeli. Ve sen yalan söylüyorsun.

Neden yalan söylüyorsun?

Tamam, baştan başlayalım.

Bana Troy'u anlat.

- Ofelia'yı ben öldürmedim. - Buna inanıyorum.

- İnanmadığım şey... - Ne söylememi istiyorsun?

Gerçeği söylemeni istiyorum!

O sürü yoktan var olmadı.

Her sürünün bir çobana ihtiyacı vardır.

Birinin liderliğine.

Sen de onun kim olduğunu biliyorsun ve bana söyleyeceksin.

Nick, lütfen.

Beni zorlama.

Kız kim?

- Yeni asistan. - Eskisine ne oldu?

Güzelmiş. Nerelisin güzel kız?

Adım Alicia. Los Angeleslıyım.

Bastır Dodgers. (Beyzbol takımı)

Los Angeleslı Alicia. Kim olduğumu biliyor musun?

Buranın lideri mi?

İyi tahmin. Burası ve birçok yerin.

Gözetmenler'i ilk kurduğumda...

...Güney Kaliforniya'da mütevazı bir motorsiklet grubuyduk.

Ama arzularım vardı.

Sınırın güneyinde bağlantılarım vardı.

Genişledik.

Daha da genişlemeyi amaçlıyoruz.

Bağlantılı merkezler kurmak istiyorum.

Texas'ın körfez kıyısından...

...San Diego'ya kadar.

Bir ticaret yolu mu yani?

Aynen öyle.

Santa Fe Yolu gibi.

Houston'daki rafinerileri...

...Kaliforniya'daki çiftliklerle birleştirmek istiyorum.

Texas'ın kendine ait bir elektrik altyapısının olduğunu biliyor muydun?

Eskiden yani.

Yeni dünya, yeni uluslar.

Beni durduran tek şey omurgamda...

...büyüyen baskı hissi.

Bacaklarımdaki acı...

...felce dönüşüyor.

Hoş değil.

Eddie elinden geleni yapıyor ama...

...ağrı kesicilerin etkisi...

...ağrılar kadar zihnimi bulandırıyor.

Bu da hoş değil.

O yüzden de acıyı kesip atma zamanı geldi.

Benim hiç tecrübem yok ki.

Tek görevin yardımcı olmak.

Ameliyat başarılı sonuçlanırsa...

...bize katılıp, bizimle büyümek için...

...büyük bir şansın olur.

Texas'a ve ötesine gelirsin.

Peki ya...

Peki ya başarısız olursa?

Kardeşlerim odadaki herkesi...

...öldürmek için emir aldılar.

Eddie'den başlayarak.

Elinizden gelenin en iyisini yapmanız için bir teşvik.

Hazır mıyız?

Şu ana kadar söylediğin şeyi...

...sadece üç kişi yapmış olabilir.

Sen, Jake veya Troy.

Jake yaptı.

Troy yaptı!

Hayır, Daniel o değildi.

- O orospu çocuğu yaptı. - Hayır.

Her halinden anlaşılıyor. Söyle sadece.

Söyle de ölü kızım için adaleti sağlayayım.

Bunu hakediyorum.

Tamam, Daniel, o bir orospu çocuğu.

Bir bağnaz ve bir katil. Ama Troy çiftliği çok severdi.

Orası onun için her şeydi.

Onu mahvedecek bir şey yapmazdı.

Jake babası öldükten sonra değişti.

Babasını öldürdüm, Daniel.

Bunu öğrendiğinde kaldıramadı.

Bu yüzden de çiftliği kurtarmak için onu yok etti.

Jake'in babasını mı öldürdün?

Jake mi yaptı yani?

- Jake yaptı. - Ölü bir adam yaptı yani?

Liderlik ettiği sürü onu öldürdü.

Annen seni gördüğüne sevinecektir.

Üzgünüm.

Bu seni rahatlatır.

Onu neden bayıltmıyoruz?

Hayır.

Bayıltılmak istemiyorum. Güvenli değil.

Sırtına bıçak girecek.

Eğer hareket edersen...

İşte sen bu yüzden buradasın.

Ben çalışırken onu sabit tutacaksın.

Hareket etmesini engelle.

Ben mi?

İki veya üç adam onu sabit tutabilir.

Ben seni istiyorum.

On tane adamın tutamadığı birini...

...bir kadının tuttuğunu daha önce görmüştüm.

Neredeyse senin kadar güzel küçük bir kız kardeşim vardı.

Neredeyse.

Dünyada bildiğin en güvenli yer neresi?

Jane Teyzem para için biriyle evlenmişti.

Santa Barbara'da onun ve Dan Eniştemin...

...harika bir evleri vardı.

Jane Teyzenden bahset bana.

O evlenmişti...

o... kahretsin...

...müthiş bir kadındı.

- Büyük bir... - Evet?

...büyük bir kalbi ve kocaman bir gülümsemesi vardı.

Dan ona ilk çıkma teklif ettiğinde...

...kabul etmeden önce bütün bir bloğu ellerinin üzerinde...

- ...yürümesini istemişti. - Yürüdü mü peki?

Yürüdü tabii.

Tümörü görüyorum.

- Çıkar onu, Eddie. - Hey.

Bana Santa Barbara'yı anlat.

Kocaman bir çimenden arazisi vardı.

Çim biçme makinesi ile onları kesmeme...

- ...izin verirlerdi. - Bitmek üzere.

- Lanet olsun, Eddie. - Hey.

O burada yokmuş gibi düşün. Ben varım sadece.

Sert bir çocuksun.

Hiçbir fikrin yok.

Madison gitti mi?

Nick'le birlikte gelen o...

...dallama ile birlikte.

Lanet olsun.

Boşaltım vanası suyu batıya pompalamalıydı.

Buraya boşaltmamalıydı.

Eminim Lola hallediyordur.

Bu tuş patlatıcıyı aktif hale getiriyor.

Bunu çevirdiğinde yeşil ışık yanacak.

Bu da demektir ki diğer tuş...

Anladım.

- Tamam mı? - Buradan gitmeliyiz.

Strand, Daniel ve Lola'yı...

...sattı. Gözetmenlere karşı.

- Olamaz. - Onları uyarmalıyız.

- Hayır, Victor bunu kendi yaptı. - Hayır.

- Bana söylemeliydin. - Yapamayız çünkü...

Daniel Troy'u görürse...

...onu öldürecek.

Neden Daniel Troy'u öldürmek istesin?

Sürüyü çiftliğe ben getirdim.

Kızılderililerin elinde olması yanlıştı.

Kızılderililer mi? Orada biz de vardık Troy.

- Çiftlik hepimizindi. - Hayır, değildi.

- Beni sürgüne gönderdiniz. - Yaşamana izin verdim.

Walker'ın seni öldürmesini engelledim.

Yaşamana izin verdim. Yaptığım onca şeyden sonra.

Barışı sağlamak için yaptığımız onca şeyden sonra.

Her şeyimi aldın benden.

Ya senin benden aldıklarına ne demeli?

- Kocam. - Babam...

- Çocuklarım. - Ağabeyim.

Jake senin yüzünden öldü.

Hepsi senin yüzünden öldü.

- Buna hakkın yoktu. - Öyle bir vardı ki.

Gayet hakkım vardı.

Orası benim evimdi. Bu hakkı bana sen verdin.

Kaçmama izin verdin.

Yine olsa yine yaparım.

Yaparım, Madison.

Ve sen de yapardın bence...

...çünkü bazı şeyleri anlıyor ve görüyorsun...

Nasıl hissediyorsun?

Bilmem.

Ayak parmaklarını oynat.

Lanet olsun, Eddie.

Seni şerefsiz.

Zaten başından beri sana inancım vardı.

Hey, yavaş.

Yavaş.

Los Angeleslı Alicia.

Ön taraftan haber mi var?

Tüneldeki borular açılıyor.

- Çok uzun sürmez. - Gidelim o zaman.

Bu iyi bir fikir değil, John.

Rahatla. Merhamet meleğim de yanımda olacak.

Yola çıkmaya hazır mısın?

Başka bir şansım var mı ki?

Maalesef.

Lola?

Hey.

Su yanlış tarafa akıyor.

Neden?

Bilmiyorum.

Neler oluyor burada?

Lola?

Uzaklaş oradan.

Borular direk olarak barajın kalbine açılıyor.

Giriş korunmasız.

Çok üzgünüm.

İşlerin böyle gitmesini istemezdim ama...

...Nick bizi uyarmaya gelince...

Victor, dostum, seni tanıyorum.

O zaman arkadaşın olmadığımı da biliyorsun.

Evet, ama sen katil değilsin.

Sen bir dolandırıcısın.

Bir adamın gözlerine bakarak onun...

...hayatına son veremezsin.

Senin bana yaptığın gibi mi yani?

Seni takdir ediyorum.

Gerçekten.

Silahı ver, Victor.

Silahı ver.

Silahı ver, Victor.

Hey!

- Daniel. - Hey!

Daniel.

Aman Tanrım.

Sıkı durun.

- Hadi! - Beyler, yürüyün!

Hey! Hey!

Hani bizi bekliyor olmayacaklardı?

Su kraliçesi ve generali öldü.

Söyleyeceklerini Gözetmen John'a sakla.

Hadi.

Madison.

Seni orospu çocuğu.

Beni sonra azarlarsın. Saklanmalısınız.

Takip edin.

- Ses çıkarmayın. - Ne kadar sürecek?

Dönebildiğimde size geri geleceğim.

Patlatıcıyı bana ver.

İkinize bir zarar gelmemesi için bütün benliğimi ortaya koyarım.

Çeviri: aimless

Lütfen www.osdb.link/45nsy adresinden bu altyazıyı değerlendirin. Diğer kullanıcılarımızın en iyi altyazıyı seçmelerine yardımcı olun.

Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.