Afrikaans
Akan
Albanian
Amharic
Arabic
Armenian
Azerbaijani
Basque
Belarusian
Bemba
Bengali
Bihari
Bosnian
Breton
Bulgarian
Cambodian
Catalan
Cebuano
Cherokee
Chichewa
Chinese (Simplified)
Chinese (Traditional)
Corsican
Croatian
Czech
Danish
Esperanto
Estonian
Ewe
Faroese
Filipino
Finnish
French
Frisian
Ga
Galician
Georgian
German
Greek
Guarani
Gujarati
Haitian Creole
Hausa
Hawaiian
Hebrew
Hindi
Hmong
Hungarian
Icelandic
Igbo
Indonesian
Interlingua
Irish
Italian
Japanese
Javanese
Kannada
Kazakh
Kinyarwanda
Kirundi
Kongo
Korean
Krio (Sierra Leone)
Kurdish
Kurdish (Soranî)
Kyrgyz
Laothian
Latin
Latvian
Lingala
Lithuanian
Lozi
Luganda
Luo
Luxembourgish
Macedonian
Malagasy
Malay
Malayalam
Maltese
Maori
Marathi
Mauritian Creole
Moldavian
Mongolian
Myanmar (Burmese)
Montenegrin
Nepali
Nigerian Pidgin
Northern Sotho
Norwegian
Norwegian (Nynorsk)
Occitan
Oriya
Oromo
Pashto
Persian
Polish
Portuguese (Brazil)
Portuguese (Portugal)
Punjabi
Quechua
Romanian
Romansh
Runyakitara
Russian
Samoan
Scots Gaelic
Serbian
Serbo-Croatian
Sesotho
Setswana
Seychellois Creole
Shona
Sindhi
Slovak
Slovenian
Somali
Spanish
Spanish (Latin American)
Sundanese
Swahili
Swedish
Tajik
Tamil
Tatar
Telugu
Thai
Tigrinya
Tonga
Tshiluba
Tumbuka
Turkish
Turkmen
Twi
Uighur
Ukrainian
Urdu
Uzbek
Vietnamese
Welsh
Wolof
Xhosa
Yiddish
Yoruba
Zulu
www.OpenSubtitles.org ile bugün bağlantı kurun ve ürününüzün ya da markanızın reklamını burada yapın.
Tijuana'ya gitmiyoruz.
Doğru.
Ne arıyoruz o zaman?
Sabreden derviş, muradına ermiş.
Bizi nasıl bir işin içine soktun böyle?
"İsa kurtarır."
Her ne arıyorsan, hemen bul.
İşte orada.
Yardım etsenize.
Bununla içlerinden geçemeyiz.
İçlerinden değil, altlarından geçeceğiz.
Ticaret merkezine böyle gelmiştim.
Aynı şekilde bizi baraja götürebilirim.
Su tankeri ne olacak?
Ölüler araba kullanamaz.
Biz aşağıya indiğimizde...
...gidecekler.
Daha iyi bir yolu olmalı.
Olsaydı, Strand o yolu kullanırdı.
Kendisi kanalizasyonda sürünecek bir karakter değil.
Nasıl da beni tanıyor.
Leş gibi kokuyor ama bir süre sonra alışıyorsun.
Ama inerken nefesinizi tutmanızı...
...öneririm.
Bu adamı karanlığa doğru takip etmem.
Ben aşağı iniyorum. En hızlı yol bu.
İnançlı ol...
...yoksa elin boş dönersin.
Sen bilirsin.
- İyi miyiz? - Aman Tanrım.
Çeviri: aimless İyi seyirler.
Neredendi?
Dur, dur. Tamam.
Buradan, buradan, buradan.
Aman Tanrım.
- Tamam. - Durun, durun, durun, durun.
Tamam, gelin.
Gelin, gelin, gelin, gelin.
Lanet olsun.
Durun, durun, hayır, hayır. Buradan değil.
- Ne? - Sanırım buradandı.
Son 5 dakikadır aynı şeyi söylüyor.
Bütün altınımı harcadın.
Bu orospu çocuğu yolu kaybetti.
Bu orospu çocuğu benim ailemi kurtardı. Ona güveniyorum.
Bu yüzden altınınla takasladım.
Birine laf etmek istiyorsan, bana et.
- Onları alt edebiliriz. - Hayır.
Karanlıktan daha çoğu gelir.
- Hadi, hadi. - Tanrım.
- Nereden? - Şey...
Şu an yolu bilmemiz gerekiyor.
Tamam, şey...
Bekle.
Bu kadar. Sizinle işim bitti.
Bekle. Hey, Walker, bekle!
Nereden?
Yüzeye çıkmalıyız, Madison.
- O haklı. - Ne arıyorsun?
Yolu gösteren bir göz. Gözetmenlerin kullandığı bir sembol.
Burada olduğunu nereden biliyorsun?
Barajı terk ettikten sonra gözetmenin...
...adamlarıyla buradan geçtim.
Kötü ama becerikli insanlardı.
Bakmaya devam etmeliyiz.
Madison, o haklı. Yolu kaybettim.
- Hayır, barajın yolunu bulacağız. - Hayır.
- Kafaya koyduk bunu. - Dur, dur, dur.
Dur, dur, dur, dur, dur, dur.
Madison, barajla ilgili size söylemediğim bir şey var.
- Ne? - Daniel orada.
Hayda.
Ölümden dönmesi içini pek açmamış.
Her zamankinden daha huysuz.
Ne yaptın, Victor?
Barajda köşeye sıkıştığımda...
...Ofelia'yı yem olarak kullandım.
Daniel'e onun nerede olduğunu bildiğimi söyledim.
Yalan söylediğimi anladığında, beni ölülerle baş başa bıraktı.
Sözünü tutmanı sağlayabilirim.
Ofelia çiftlikte.
Karanlıktan umut gelirmiş.
Hadi.
Buradan.
Madison, Strand!
- Geliyorlar. - Beni takip edin.
Bu boru bizi baraja götürecek.
Diğer boru ise Tijuana sokaklarına çıkıyor.
Bence sokaktan gidelim.
Zamanımız yok, Walker.
Önce sen.
Tanrım.
Bir saniye.
Arkamızda bir şey var.
Büyük ihtimalle ses dışarıdan geliyor.
Bana pek öyle gelmedi.
Yürü. Hadi, yürü.
Tanrım.
Hızlı olun!
Lanet olsun.
Hallettim. Hallettim.
Geri, geri.
Sıkışmış, aynı bizim gibi.
Walker, baltayı versene.
- Etrafını görebiliyor musun? - Hayır.
Onu çıkarmalıyız.
Nasıl çıkaracağız?
Strand. Strand, kolunu tut ve çek.
Tamam.
Çek.
Bekle, dur, dur, dur, dur, dur!
Su!
Hızlı sür!
Neden dostum? Neden bunu yaptın?
Eğilin!
Hayır!
Yardım edin!
Sakin ol şişko. Sadece sıyırdı geçti.
Önce onlar ateş etti.
Bak, Everardo'ya ne yaptılar.
Kendilerini savunuyorlardı.
Önce sen ateş ettin, gördüm!
Silahlılar ve ayaklanma başlatıyorlar.
Başka şansım yoktu. Harekete geçmeliydim.
İstediğini söyle.
Lola gerçeği öğrenecek.
Çabuk, çabuk!
Orospu çocuğu.
Hey!
Daniel, yapma.
Benim. Hayır, sıkıntı yok.
Daniel, çok şükür yaşıyorsun.
Yangında öldüğünü sanmıştık.
Ne olduğunu hatırlıyor musun?
Şimdi daha iyiyim.
Ofelia?
O yaşıyor, Daniel.
Bu şerefsiz yanınızdayken size nasıl inanayım?
Strand, Ofelia'nın gruptan ayrıldığını söylediğinde yalan söylemiyordu.
Bu adam onu çölde buldu. Onu kurtardı.
Sınırın diğer tarafında bizimle birlikte, bir çiftlikte yaşıyor.
Ama sıkıntılarımız var.
Yardımına ihtiyacımız var.
Suya ihtiyacımız var.
Lola ile önce ben konuşayım.
Pazarlığı bana bırakın.
Benim adıma konuşamazsın.
Daniel'ı önceden tanıyorum.
Birbirimizi anlıyoruz.
Onu uzun süredir görmedin.
Yardım edecektir.
Biliyorum, yardım edecektir.
İçeri gelin.
Oturun lütfen.
Kampımızda su bitmek üzere.
Ama elimizde işinize yarayacak kaynaklar var.
Büyükbaş hayvan, yakıt veya...
...silahlarla takas edebiliriz.
Hiçbir şeye ihtiyacımız yok.
- Kendi problemleri... - Efra.
Sıkıntılarınız için üzgünüm...
...ama verecek suyumuz yok.
Anlamıyorum.
Gerekenden çok daha fazla var. Elinizde bir göl var.
Size verecek suyumuz yok.
Bir de şöyle düşün:
Adamlarınızın bugün yaşadıklarını biliyorum.
Neye sahip olduğunuzu biliyorlar ve onu almaya gelecekler.
Durumu bilmiyorsun.
Saldırı altında olduğunuzu biliyorum.
Tartışacak bir şey yok.
Takas falan olmayacak.
Gece burada kalabilirsiniz, sabah burayı terk edin.
Götür onları.
Gel.
Bu insanlar kızının yerini biliyor mu?
Evet.
Kamplarında, onlarla birlikte yaşıyormuş.
Onlara inanıyor musun?
Madison bana hiç yalan söylemedi.
Kızına gitmek istemeni anlarım...
...ama bilmem gerekiyor.
Lola...
...kızım güvende...
...ama sen değilsin.
Sana bir söz verdim...
...ve tutacağım.
Burada kalacağım. Sana yardım edeceğim.
Ofelia öldüğümü sanıyor.
Belki de herkes için en iyisi budur.
Demek bu gece oda arkadaşıyız.
Senin için her şey bir şakadan ibaret.
Mizah duygusu olmadan...
...trajedi duygusuna sahip olamazsın.
Madison evini senin yüzünden kaybedince de gülecek misin?
Ne demek istiyorsun?
Seni kurtarmak için feda etmeden önce su için bir anlaşmamız vardı.
Eğer yeni bir anlaşma yapamazsa...
...çiftlik insanları çiftlikten çıkacak.
İki taraf için de yeteri kadar su yok...
...ve benim tarafım önce gelir.
Peki Madison ve çocukları ne olacak?
Umarım çöle geri döndüğünde...
...bu kararı için pişman olmaz.
Olayın suyla alakası yok.
İnsanlar ne düşünür diye...
...bizimle takas yapmıyorsun.
Diğer kolonilere su götürürken birçok zorluk yaşıyorum.
Ayaklanacaklar. Bazıları ayaklandı bile.
Eğer yabancılarla takas edersen...
...kan çıkar.
Kan her türlü çıkacak, Lola.
Bunu zaten biliyorsun.
Ve bunun olmaması için savaşacağım.
Liderler saygı görmek için bazen güç gösterisi yapmalıdırlar.
Güvenlerini kaybedemem.
Bu anlaşmayı yapmam için bana güvenen...
...iki çocuğum ve bir çiftlik dolusu insan var.
Yalvarıyorum, bana yardım et.
Sen çocuklarını kurtarmaya çalışıyorsun.
Ben ise şehrimi.
Bir teklifim var.
Çocuklarını ve Ofelia'yı buraya getir.
Burada yaşayıp, çalışabilirsiniz.
Ben lider olduğum sürece güvende olacaklar.
Bir liderin herkesin hakkını gözetmesi çok nadir görülür.
Nadir bir şey değil.
İmkansız bir şey.
Yarayı temiz tutmalısın...
...yoksa enfekte olur.
Yardım edebilir miyim?
Önceki hayatımda doktordum.
Sadece bir sıyrık.
Deri yarası.
Neyse ki bende de çok deri var.
İnsanlara su verirsen...
...onların minnettar olacağını düşünüyorsun.
Bizim orada bir deyiş vardır.
"Seni besleyen eli ısırma."
Daniel ateş etmese ısırmayacaklardı.
Sus.
Daniel bu adama ne diyordu hatırlamıyor musun?
Yılan.
Peki...
...sen de Daniel gibi eski asker misin?
Hayır, ben halkın adamıyım.
- Onlara yardım ederim, zarar vermem. - Tabi ki.
Daniel koyunları hizada tutuyor...
...böylece sen de sürüye yardım edebiliyorsun.
Çaresiz ruhlar artınca, problemler başlıyor.
Daniel'in ateş etmesi haklı mı yani?
İnsanlar çaresizdi.
Tehlikelilerdi.
Hayır. Daniel'ın buna hakkı yok.
İnsanlar susamış, korkuyorlar.
O paranoyağın teki.
Neden öyle dedin?
İnsanların burayı ele geçirme planları yaptığını düşünüyor.
Lola'yı ikna etmeye çalışıyor.
Ben de Lola'nın aklını berrak tutuyorum.
Memnuniyetsizlik, görüş ayrılığı yaratır...
...görüş ayrılığı da ayaklanma ile sonuçlanır.
Daniel'in hatalı olmasını istemen, onun hatalı olduğu anlamına gelmez.
Kaos isteyenler olabilir...
...ama şiddet, şiddete yol açar.
Lola sence ne yapmalı?
Bent kapaklarını açsın.
Bıraksın da nehir insanlara aksın.
Su buharlaşır. Tozdan başka bir şey kalmaz.
Ve sonra yağmur tekrar doldurur.
Tanrı karar verecek.
Bu...
...bir insana vermek için çok büyük bir güç.
"Büyük başın derdi büyük olur."
Kızım için yaptıklarını takdir ediyorum.
Cesur bir kadın yetiştirmişsin.
Çiftlikte ne yapıyor?
Bir asker olarak benimle birlikte çalışıyor.
Kızımı asker olsun diye yetiştirmedim ben.
O bizim için bir kahraman.
Kahraman derken?
Bir düşman kampına saldıracaktık.
İyi silahlanmış bir kampa.
Güvenlerini kazandı, sonra da onları zehirledi.
Birçok hayat kurtardı.
Başka hayatları alarak.
Her şeyi bir arada tutmaya çalışıyorum...
...ama her şey dağılıyor.
Belki de çiftlikte kalmaman gerekiyordur.
Lola bize burada kalmamızı teklif etti.
Artık su için endişelenmene gerek kalmaz...
...ve burası da gayet güvenli.
Burası güvenli değil. Sen de farkındasın.
Savunulabilir.
Evet, Lola savunursa tabi.
Karanlık tarafını ortaya çıkarmıyor.
Bunu takdir ediyorum.
Eğer buradan su ile dönemezsem, ne olacak bilmiyorum.
Çocuklarını korumak için hep bir yol bulursun sen.
Ailem için korkunç şeyler yaptım.
Alicia ve Nick gördüler...
...ve beni takip ettiler.
Çok fazla şey feda ettim.
Onlara lafını geçirebildiğini düşünüyor musun?
Hadi oradan.
Onları düşünmeyi bırak.
Sadece bir kez, benim için.
Tamam mı?
Şimdi, ne istiyorsun?
Bilmiyorum, uzun süredir...
...kendim ne istediğimi düşünmedim.
Onlar doğduğundan beri.
O zamana geri dönelim.
80'lerin sonu falan mıydı?
Kesin o zamanlar saçın permalıdır.
Permalı Madison ne isterdi?
Bir Mustang ve Birmingham'daki Cheap Trick konserine bilet.
Ben köyden geliyorum, Victor.
Bu çiftliğin birçok sıkıntısı var...
...ama bana en yakın olan şey o şu anda.
Olmak istediğim yer orası.
Emin misin?
Peki ya sen?
Nasıl bir gelecek görüyorsun?
Arkadaşlarımı yarı yolda bırakmadığım bir gelecek görüyorum.
Haftalardır su alamıyorlar.
O mahalleye neden gitmiyoruz, hatırlıyor musun?
Son gidişimizde bize saldırmışlardı.
Bu yüzden geri gitmemiz çok önemli.
Böylece bize saldırmak istemeyecekler.
Sonraki hafta da başka bir mahalle bize saldıracak.
Bu sürdürülebilir bir şey değil, Lola.
Aç ve susuz olduklarını biliyorum...
ama bir gün onlar için yaptıklarımızı anlayacaklar.
Belki bazıları anlar.
Ama her zaman mutsuz olan birileri olacak.
Ve onlar da bizim için gelecekler...
...senin için.
Silah ve cephane olmadan...
...seni koruyamam.
- Bir katile dönüşmemi istiyorsun. - Hayır.
Dante gibi, senin gibi.
Evet adam öldürdüm ama senin için öldürdüm.
Yine yaparım. Seni korumak için...
...hayatını savunmak için.
Efrain, insanların senden korktuğunu çünkü...
...yok yere onları öldürdüğünü söyledi. Doğru mu bu?
Bu bir yalan.
Su dağıtımına bugün kendim gideceğim. Görmek için.
Ayrıca benden korkmaları iyi bir şey.
Bu insanları iyi bilirim.
Önce bize sokakta saldırırlar.
Sonra evimize gelir...
...bizi evimizden dışarı atar...
...ve bizi barajdan sallandırırlar.
Yaptığım şeye inancın yoksa...
...sanırım buradan gitmelisin.
Ama kalırsan, benim dediğimi yapacaksın.
Öğleden sonraki su dağıtımını ayarlandı bil.
Ne düşündüğünü bilmiyorum...
...ama eminim ki o yılan gibi aklın...
...bir fikir etrafında dönüyor.
Ne demek istediğini anlamıyorum, ihtiyar.
Her ne düşünüyorsan ve bu...
...ikimizin de çıkarınaysa...
...kafamı diğer tarafa çevireceğim.
Eğer ikimizin de çıkarına değilse...
...görüş açımda olacaksın.
Su kraliçesi kahrolsun.
Su kraliçesi kahrolsun.
Walker. Nereye gidiyorsun?
Sözünü tutmak neden senin için bu kadar zor?
Bana yalan söyledin...
...ve bunun sonuçları olacak.
- Çiftlik insanları çiftliği terk edecek. - Bunu yapamazsın.
- Her şey paylaşamayacak kadar az. - Başka bir yolu var.
Barış içinde terk edebilirler yoksa zorla çıkartacağız.
- Kendileri bilir. - Walker, lütfen, çok yaklaştık!
Sana kızgın olduğum kadar kendime de kızgınım.
Lütfen, böyle yapma.
Dışarıda daha fazla hayatta kalamayız.
Lola fikrini değiştirdi mi?
Onu ikna etmeye çalıştım ama başaramadım.
Barajın neye ihtiyacı olduğunu sadece kendisinin bildiğini düşünüyor.
Peki ya senin neye ihtiyacın olduğunu biliyor mu?
Lola hayatımı kurtardı.
Onu yarı yolda bırakamam.
Benim sayemde şu anki pozisyonunda.
Lola'yı terk edemez misin yoksa kızınla karşılaşmaktan korkuyor musun?
Eğer burayı terk edersem...
...bu baraj birkaç gün içinde çöker.
Lola tehlikede.
- Ofelia güvende. - Evet, şimdilik.
Babasına ihtiyacı var, Daniel.
Ofelia her zaman benim kızım olacak...
...o adam ona ne yaptırırsa yaptırsın.
Hadi gidelim. Hava kararana kadar varırız.
Madison, bekle.
Ölülerin içeri girmediğine emin olmalıyız.
Ölüleri öldürebiliriz ama dediğim gibi...
...canlılar içeri girmeye devam edeceklerdir.
Bu bir kaza olabilir...
Kaza falan değil.
Nereden biliyorsun?
Duyuyor musunuz? "Kahrolsun su kraliçesi!"
Bizi deniyorlar.
Nasıl tepki vereceğimizi ölçüyorlar.
Sonraki saldırı daha ağır olacak.
Onları ofisime götürün.
Strand, Madison.
- Çabuk çiti takın! - Hadi, hadi!
Ne kadar...?
Ne kadar silah ve mermi gerekiyor?
Hayır...
Şiddet seni tüketir.
Lütfen, şeytanla anlaşma yapma.
Suyu bırak da halk geri alsın.
İnsanlar su almaya devam edecek...
...ve baraj güvende olacak.
En iyi çözüm bu.
Çiftliğiniz bunu karşılayabilir mi?
Evet.
Ne kadar su istiyorsunuz?
Yağmurlar gelene kadar haftada 40.000 litre.
İyi niyet göstergesi olarak da bir su tankeri.
Boşta benzini olan su tankeri var mı?
Evet. Sıkıntı olmaz.
İlk takas 5 gün içinde olacak.
Sınırda bir ticaret merkezi var. Bir stadyum.
İki tarafa da aynı uzaklıkta.
Orada buluşalım.
Takasta Ofelia'yı da görmek istiyorum.
Orada olacak.
Teşekkürler.
Bu iş güzel olacak.
Dikkatli ol.
Arkan dönükken, güvendiğin bir yüz...
seni arkadan bıçaklayabilir.
Biliyorum.
Güle güle, Daniel.
Daha işimiz bitmedi Strand.
5 gün içerisinde kızımla...
...birlikte dönmenizi bekliyorum.
Çalan şarkı: Grinderman - Palaces of Montezuma
Nasıl yaptın?
Patlama bir kıvılcımdan dolayı olmalı.
Mekanın güvenliğini gördün.
Kazaya açıklardı.
Saçmalamayı kes.
Ne istediğimi sordun, sonra da patlama oldu.
Eski bir filmden öğrendiğim bir teknik.
Şüphelerim vardı tabi.
Teşekkür ederim, Victor.
Sen de benim için aynısını yapardın.
Öyle mi dersin?
Pek emin değilim.
Susadın mı?
Çeviri: aimless
Lütfen www.osdb.link/3zb5 adresinden bu altyazıyı değerlendirin. Diğer kullanıcılarımızın en iyi altyazıyı seçmelerine yardımcı olun.
Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.