Afrikaans
Akan
Albanian
Amharic
Arabic
Armenian
Azerbaijani
Basque
Belarusian
Bemba
Bengali
Bihari
Bosnian
Breton
Cambodian
Catalan
Cebuano
Cherokee
Chichewa
Chinese (Simplified)
Chinese (Traditional)
Corsican
Croatian
Czech
Danish
Dutch
Esperanto
Estonian
Ewe
Faroese
Filipino
Finnish
French
Frisian
Ga
Galician
Georgian
German
Greek
Guarani
Gujarati
Haitian Creole
Hausa
Hawaiian
Hebrew
Hindi
Hmong
Hungarian
Icelandic
Igbo
Indonesian
Interlingua
Irish
Italian
Japanese
Javanese
Kannada
Kazakh
Kinyarwanda
Kirundi
Kongo
Korean
Krio (Sierra Leone)
Kurdish
Kurdish (Soranî)
Kyrgyz
Laothian
Latin
Latvian
Lingala
Lithuanian
Lozi
Luganda
Luo
Luxembourgish
Macedonian
Malagasy
Malay
Malayalam
Maltese
Maori
Marathi
Mauritian Creole
Moldavian
Mongolian
Myanmar (Burmese)
Montenegrin
Nepali
Nigerian Pidgin
Northern Sotho
Norwegian
Norwegian (Nynorsk)
Occitan
Oriya
Oromo
Pashto
Persian
Polish
Portuguese (Brazil)
Portuguese (Portugal)
Punjabi
Quechua
Romanian
Romansh
Runyakitara
Russian
Samoan
Scots Gaelic
Serbian
Serbo-Croatian
Sesotho
Setswana
Seychellois Creole
Shona
Sindhi
Sinhalese
Slovak
Slovenian
Somali
Spanish
Spanish (Latin American)
Sundanese
Swahili
Swedish
Tajik
Tamil
Tatar
Telugu
Thai
Tigrinya
Tonga
Tshiluba
Tumbuka
Turkish
Turkmen
Twi
Uighur
Ukrainian
Urdu
Uzbek
Vietnamese
Welsh
Wolof
Xhosa
Yiddish
Yoruba
Zulu
(Siren sesi)
Dün gece için tekrardan özür dilerim sizden.
En kısa sürede telafi edeceğim.
Dün senin istihbaratına güvenerek gittik bir korku evi bastık.
Senin görevin bir suç organizasyonuna sızmak değildi.
Senin görevin Fırat'ın en yakın arkadaşı olmaktı.
Seni bu görevden alıyorum.
Amirim, kendimi Fırat'a sevdirmek için bana son bir şans verin.
Peki, sana son bir şans vereceğim.
Bu akşam, ya bu masaya Fırat'la dost...
...olduğunu gösteren bir fotoğraf koyacaksın...
...ya da seni operasyondan alacağım.
Dün kendimi feda edip sizi kurtardığım için bana...
...teşekkür edeceksen hiç gerek yok, ben hallettim o işi.
Artistliği bırak da anlat.
Nasıl?
Asılsız ihbarmış.
Animatörler ruhsat falan gösterdiler.
Ben de eğlenmeye geldim dedim, öyle kurtuldum.
Neden Işıl'ın peşindeydin?
Devamlı aşağılayıp duruyor o kız beni.
Ben de sinir oldum.
İntikam almak için kimmiş, kimin nesiymiş öğreneyim dedim işte.
Kimin nesiymiş, artık öğrendin umarım.
Sana daha önce söyledim.
Benim olandan uzak duracaksın.
Tamam, benim o kızla işim olmaz zaten. Merak etme.
Yanlış yaptın Yiğit. Çok büyük yanlış yaptın.
Benim bugün, Fırat'a Işıl'dan hoşlanmadığımı kanıtlamam lazım.
Ama işte bunu nasıl yapacağıma dair hiçbir fikrim yok.
Uğraştığımız şeylere bak ya.
Şaka gibi.
Sen, Fırat'a Işıl'a ilgim yok demeyi düşünemedin mi?
Düşünebildim Seda, tabii ki. Söyledim, ama inanmıyor.
Ya bu Fırat, senin başka bir kızdan hoşlandığını düşünürse?
Nasıl yani?
Basbayağı.
Şimdi bu Fırat senin Işıl'dan hoşlandığını düşünmüyor mu?
Hı.
Ya seni başka bir kızla görürse?
O zaman ne düşünür?
Aa. Işıl'dan değil o kızdan hoşlandığımı düşünür.
Yılan.
Hatta sana böyle rolünü çok iyi oynayan bir oyuncu bulduk muydu...
...hedefi 12'den vurduk demektir.
(Kuş cıvıltısı sesleri)
Zaman konusunda sana öğrettiklerimi unutmuşsun şu ara.
Unutmadım da İstanbul trafiğinin kestiği racon üstüne racon yok.
Her türlü değişmeyi hesaplayacaksın.
Demek ki paslanmışsın.
İşler artık senin bildiğin gibi yürümüyor ama.
Yok ya. Bırak gevezeliği de anlat.
Yarın kavuşuyorsunuz. Hasret bitiyor.
Ne zaman, nerede?
Sakin, sakin. Dur şimdi tansiyonun mansiyonun çıkacak.
Başımıza iş almayalım.
Ben sana detayları haber vereceğim.
Bak bu akşama kadar babana Fırat'la çekilmiş bir fotoğrafımı göstermezsem...
...operasyon bitecek.
Sen operasyonun bitmesini mi istiyorsun?
Tabii ki de böyle bir şey istemiyorum.
Ama ben Fırat'la da yemeğe gitmek istemiyorum Yiğit.
Ben de orada olacağım ama.
Ben sana zarar gelmesine izin vermem, tamam mı?
Hem bu bir operasyon. Ben seni yalnız bırakmayacağım.
Merak etme.
Hay Allah'ım, sen yardım et bana.
Benim ne işim olur Fırat'la ya?
Veya seninle.
Operasyon için buradayım ben.
İlkokul arkadaşım mı olacak dedin?
Cık. Anaokulu.
Kızın adı ne?
Ne kadar süredir birliktesiniz?
Tamı tamına her şeyiyle on gün.
On gün.
-Her şey derken? -Her şey derken...
...işte bütün günler, saatler...
...dakikalar, saniyeler, hepsini toplayınca on gün.
Toplamayınca beş gün falan.
Ya 24 saat yazışınca gün yetmiyor tabii insana.
Aşk işte Fıratcığım, başka bir şey.
O sondaki iyelik eklerine dikkat edersen sevinirim yalnız.
Dünyadaki üç milyar erkek içinde bu arkadaşı bulman ilginç.
(Boğaz temizleme sesi)
-Bu ânı ölümsüzleştirsek mi acaba? -Müthiş fikir.
-Harika fikir, nasıl yapalım? -Gel, sen şöyle gel.
Hah. Tamam.
Aa! Tatlım sen bir çekil. Çekil!
Çekil!
(Müzik - Neşeli)
(Işıl) Daha hani şey. Hadi...
Hıh, böyle hadi.
(Deklanşör sesi)
Şimdilik yırttın, aferin.
Sağ olun amirim. Ee, peki para?
-Yarın hesabında. -Teşekkürler amirim.
Hadi git sen evine. Yoruldun.
Kolay gelsin.
Işıl'ın arkadaşının peşinde olduğunu neden söylemedin?
Ben utandım biraz.
Dalga geçersiniz falan sandım.
Bak, bu hayatta dalga geçmeyeceğimiz tek bir konu var...
...o da aşk.
Ee, ha ben para işini hallettim bu arada.
Güzel.
Ne zaman vereyim peki?
Okul çıkışı karşı kafe uygun mu?
Olmaz.
Sen en iyisi...
...okul çıkışı bizim eve gel.
-Eve mi? -Eve.
Evet, saat beşte.
Bizim çocuklar sana adresi verir.
"Oyun benim kural benim"
(Müzik)
Bilmen gereken bazı şeyler var.
İyi, anlat da bilelim.
O artık eskisi gibi değil.
(Gülme sesi)
Hiç kimse eskisi gibi değil.
Ben de değilim.
(Müzik - Gizemli)
Burada.
(Müzik - Gizemli)
(Kapıya vurma sesi)
(Kapıya vurma sesi)
(Kuşs cıvıltısı sesleri)
Başarı duygusunu sırf senin yaşamana izin vermeyeceğim Yiğit Komiser'im.
Abla bana mı dedin? Bekleyecek miyiz daha?
Yok, size demedim abiciğim.
Birazcık daha bekleyeceğiz.
(Kuş cıvıltısı sesleri)
Bakalım benim yardımıma ihtiyacın olacak mı...
...olmayacak mı Yiğit Bey?
-Parayı getirdin mi? -Burada.
Güzel. Kerim salona iner birazdan.
Ona vereceksin parayı.
Kerim mi?
Ee, ben direkt sana verseydim parayı.
Olmaz, sözleşme imzalaman lazım.
Tamam.
(Müzik - Gizemli)
"Açılın asayiş berkemal"
"Bizimkisi hayat okuluna intikal"
"Bana kafa tutmak koca bir hayal"
"Burada başaramamak sıfır ihtimal"
"Bu lisede mesele varsa bizden sorulur"
"Can dişe takılır çene sıkı tutulur"
"Ne zaman bizim işimizin adı sorulur"
Okumak ister misin?
Gerek yok, ben Fırat'a güveniyorum.
"Oyun benim, kural benim"
"Hayat benim ve yürek benim"
"Aşk benim ve savaş benim"
"Oyun benim kural benim"
Bu sende kalıyor. "Hayat benim ve yürek benim"
"Aşk benim ve savaş benim"
(Müzik)
Ohh!
Dur! Eller yukarı! Polis!
(Müzik - Hareketli)
(Yiğit) Fırat!
Polis, abi! Basıldık!
Ne saçmalıyorsun?
Adamını aldılar biraz önce dışarıda, kendi gözlerimle gördüm!
Etrafımızı da sarmışlar.
(Yiğit) Sıkıştık!
Allah kahretsin!
Her şey yasal demiştin Fırat!
Öyle zaten!
Ne yapıyorsun?
Dertleri neymiş, öğrenmeye gidiyoruz.
(Müzik)
Yiğit, ne yaptın yine?
Mali polis.
Bir durum mu var Memur Bey?
Bu mekanda yasa dışı para topladığınıza dair ihbar var.
Öyle bir durum yok Memur Bey.
Kim ihbar etmişse yanlış etmiş.
Öyle mi? Arayın arkadaşlar, geçin.
(Müzik)
Çete kurmak ve yasa dışı finansal faaliyette bulunmaktan tutuklusunuz.
Götürün arkadaşlar.
(Siren sesi)
"Açılın asayiş berkemal"
"Bizimkisi hayat okuluna intikal"
"Bana kafa tutmak koca bir hayal"
"Burada başaramamak sıfır ihtimal"
"Bu lisede mesele varsa bizden sorulur"
"Can dişe takılır çene sıkı tutulur"
"Ne zaman bizim işimizin adı sorulur"
"Aşk diye yazılır risk diye okunur"
(Müzik - Jenerik)
(Müzik - Jenerik)
(Siren sesi)
"Oyun benim"
"Kural benim"
"Hayat benim ve yürek benim"
"Aşk benim ve savaş benim"
"Savaş benim"
"Oyun benim"
"Kural benim"
"Hayat benim ve yürek benim"
"Aşk benim ve savaş benim"
"Oyun benim"
"Kural benim"
"Hayat benim ve yürek benim"
"Aşk benim ve savaş benim"
(Müzik - Jenerik)
(Siren sesi)
(Kuş cıvıltısı sesleri)
Nerede kaldı bunlar ya? Yarım saat oldu.
Ya abla, hadi gidelim. Başımızı belaya sokacağız bak.
Ya abiciğim, dur bir saniye. Öleceğim meraktan.
Hah! Çıktılar.
(Müzik - Hareketli)
-Bu yaptığınıza çok pişman olacaksınız! -Kapa çeneni!
Bakın, bir yanlışlık oldu herhalde.
-Ben de polisim. -Tamam, karakolda anlatırsın. Yürü.
(Polis 1) Binin arabaya.
Hah, abiciğim takip et onları.
Ben başımı belaya sokmak istemiyorum.
Ya abiciğim, bir şey olmaz. Takip etsene sen.
Hadi in arabadan! Senden para falan da istemiyorum.
Hadi in! Başka taksiye bin, hadi!
(Taksici) Hadi abla, hadi.
Üff!
"Oyun benim kural benim"
"Hayat benim ve yürek benim"
"Aşk benim ve savaş benim"
"Oyun benim kural benim"
Puff!
Seninle her girdiğim işin altından neden polis çıkıyor ha?
Nesin sen? Kimsin sen oğlum?
Asıl ben seninle her karşılaştığımda polise bulaşıyorum be!
Hani tamamen yasaldı bu zincir?
Yasal zaten. Hiçbir açığımızı bulamazlar.
Ha, o yüzden mali polisten baskın yedik, değil mi?
Sen gözüme çok batmaya başladın ha!
Ne yapacaksın?
Hey, hey, hey!
Beyler birazcık sakin olun.
Ee, burada kalıp sohbete devam etmek isterdim ama...
...başka zamana artık.
Yok. Sen değil.
Fırat Soyer çıkıyor.
Nasıl ya?
-Neden? -Çünkü ben Fırat Soyer'im.
Sense...
Baksana, o kadar büyük bir boşluksun ki yerine koyacak bir şey bulamıyorum.
(Müzik)
(Kapı açılma sesi)
(Müzik - Gizemli)
(Müzik - Gizemli)
(Müzik devam ediyor)
Allah kahretsin!
Çetin!
Çetin!
Ne yapmaya çalışıyorsunuz?
(Müzik devam ediyor)
Off! Arkadaş bu nedir ya?
Ya beklemenin de bir haddi, hududu, bir sınırı olur!
Bu nedir? Ben saatlerdir bekliyorum burada.
Ağaç oldum resmen, kök saldım ya!
Oh be!
Bir de sorgu odasına alsaydınız da tam olsaydı bari.
Komiserim, malum oldu galiba.
Ne diyorsun oğlum sen?
Sizi sorgu odasına alıyorum komiserim.
Lütfen zorluk çıkarmayın.
Oğlum bıraksana kolumu, Allah Allah.
Komiserim emir böyle.
Oğlum bıraksana kolumu! Hayret bir şey, ne emri ya?
Gidebilir miyiz komiserim?
Allah Allah! Nereye gidiyoruz kardeşim?
(Çetin dış ses) Buradan çıkabilirsen, seninle bir kere daha iletişime geçerim.
(Çetin dış ses) Yok, eğer çıkamazsan dert etme.
(Çetin dış ses) Çocuklar seni evine bırakır.
(Çetin dış ses) Koca Reis, tarihin tozlu raflarında yerini aldı mı
(Çetin dış ses) yoksa hâlâ burada mı, göster bakalım.
(Müzik - Gizemli)
Ya İbrahim, bir açıklama yapmayacak mısın?
Yani böyle hiçbir şey söylemeden, birazcık şey olmuyor mu sence de?
Eğer bu şakaysa komik değil. Gerçekse hiç komik değil kardeşim.
Komiserim, sanki yaşamın sırrını saklıyormuşum gibi...
...bir hava yaşatıyorsunuz ama inanın ben de bilmiyorum.
Meriç, Seda? Sizin ne işiniz var burada?
Biz de bilmiyoruz. Gelin dediler geldik.
Vallahi çağırdılar, apar topar geldik Yiğido.
İyi de kim çağırdı abi?
Buyurun amirim.
Amirim bakın, benim bu sefer gerçekten hiçbir suçum yok.
Ben tam parayı verdim, sözleşmeyi alıyordum ki...
...bir anda mali polisten baskın yedik.
Yani ben mali şube sandım, ama öyle olsa...
...operasyonu mali polis yapmadı.
Ben yaptım.
Ne?
Ama neden amirim?
Bu zinciri dağıtmak zorundaydım.
Bu oluşumdan daha fazla insanın zarar görmesine izin veremezdim.
İyi de amirim, bana niye söylemediniz?
Bize niye güvenmediniz?
Operasyonun dümenini kırıyoruz da ondan.
(Müzik - Gizemli)
Peki kim var bu fonun başında?
Söyledim ya. Uluslararası bir yatırım ortaklığı.
Bak kardeşim, her şey yasal.
Ben zaten bizi niye aldınız, onu da anlamadım ki.
Gidin inceleyin evrakları.
Biz onları inceleriz, merak etme.
Paraları alıp yurt dışına mı kaçacaktınız?
(Gülme sesi)
Sen iyi senaryo yazıyorsun ha.
Hani heyecanlı da aslında.
Ama benim vaktim yok, biliyor musun?
Niye? Zinciri patlatmak için vakit mi bulamıyorsun?
Bizi burada tutmak için bir tane bile deliliniz yok arkadaşım.
Ondan o kadar emin olma.
Hakkınızda tehditle para toplatmaktan ihbar var.
Esas bakalım sizinle beraber yakaladığımız bu çocuk ne ötecek.
(Müzik - Gizemli)
Kerim, zinciri dağıtmaya çalışacak.
Ve illa bir yerde tökezleyecek.
İşte o zaman Çetin ortaya çıkmak zorunda kalacak.
Yiğit.
Galiba sana...
...taşıyabileceğinden fazla yüklendim.
Birazdan Fırat ve Kerim'i serbest bırakacağım.
Senin konuşmadığını düşünecekler.
Böylece senden kuşkulanmayacaklar.
Amirim.
Ben ne yapacağımızı anlamadım ya.
Operasyonu...
...Kerim üzerinden yürüteceğiz.
Peki bizim operasyon ne olacak?
Karebil operasyonunu sonlandırıyorum.
(Müzik)
Görevlerinizden azledildiniz.
(Müzik - Gizemli)
(Müzik - Gizemli)
(Darbe sesleri)
(Müzik - Gizemli)
(Tekme sesi)
Bakın çocuklar, elinizden geleni yaptığınızı biliyorum.
Belki de böyle bir operasyonu kurmam baştan hataydı.
Sizin hatanız yok amirim, hepsi benim hatam.
Ben başarısız oldum.
Hayır Yiğit.
Bunu başarısızlık olarak algılamanı istemem.
Sonuçta saadet zincirini sen ortaya çıkardın.
Şimdi sadece strateji değiştiriyoruz.
Amirim, ben Fırat'a yakınlaşabilseydim, Çetin'i daha kolay yakalayabilecektik.
Ben bunun farkındayım.
Orası öyle.
Şimdi tek bir kurşunum kaldı.
Onu çok dikkatli kullanmalıyım.
Peki okuldaki görevimiz ne olacak?
Önce sen istifa edeceksin Seda.
Emredersiniz amirim.
Ah Seda ah.
Bak kaderde ayrılık da varmış.
Meriç.
Sen de acilen şehir dışına taşınman gerektiğini söyleyip ayrılacaksın.
Emredersiniz amirim.
Gelelim sana Yiğit.
Senin hemen gözden uzaklaşman doğru olmaz.
Dikkatleri üzerimize çekmeyelim.
Hafta sonuna kadar okulda kal.
Emredersiniz.
Ha bu arada operasyonun gizliliği devam ediyor.
Ben senaryonun finalini yazana kadar ilk günkü gibi oynamaya devam.
-Baş üstüne. -Baş üstüne amirim.
Baş üstüne amirim.
(Müzik - Gizemli)
Daha yeni başlıyoruz Çetin.
Daha yeni başlıyoruz.
(Müzik - Gerilim)
Puff! Teşkilata adımızı altın harflerle yazdıracakken şu düştüğümüz hale bak ya!
Kimin yüzünden acaba?
Bu kadar hataya iyi bile dayandık.
Haklısınız arkadaşlar, hepsi benim yüzümden oldu.
Ya kardeşim, niye öyle diyorsun?
Sen var ya, benim tanıdığım en cesur...
...en delikanlı, en yürekli adamsın ha!
Cık...
(Yiğit) Puff!
(Çığlık sesi)
Al sana alarm!
-Ne oluyor oğlum? -Kanka!
Ya bu üzüntü, stres, sıkıntı bana hiç iyi gelmiyor.
Midem çok kötü oldu ya!
Ne yapsak? Şu karşıdaki çorbacıya mı gitsek?
Vallahi gidelim. Hadi gel Seda.
Yaa... Ya bıraksana kolumu ya Meriç!
Sedacığım, her şey daha kötü olmadan gidelim diyorum.
-Hadi gidelim, gel. -Ya Meriç, sen iyice delirdin he!
Seda, ben var ya, bak şu an düşüp bayılabilirim ha.
Vallahi çok kötüyüm ya.
Hadi kardeşim, kaçtık biz.
Hadi görüşürüz.
-Yiğit, iyi misin? -Senin ne işin var burada Işıl?
Ee, ben de Fırat'ın evinin önünde bekliyordum.
Tüm olan biten her şeyi gördüm.
Ne olmuş, neden basmışlar evi?
Bilmiyorum, onu babana soracaksın artık.
Babama mı?
Neden?
Baskını baban düzenlemiş demek.
Bir dakika, bir dakika.
Bir nisan şakası falan mı bu?
Benim babam, kendi adamını basmış, öyle mi?
Yani kendi adamını değil.
Pardon da o ne demek?
Artık onun adamı değilim, demek.
Karebil operasyonu iptal.
(Kapı tıklama sesi) Gel.
Ne yaptın Cihan? Sazlı'ya ulaşabildin mi?
Ulaştım amirim. -Şehirdeymiş değil mi hâlâ?
Merak etmeyin, İstanbul'da amirim.
Güzel. Şimdi ilk işimiz muhbirlerimize haber ulaştırmak olacak.
Anlayamadım.
Kerim'in, Cihan Sazlı'yı oyuna getireceği söylentisini yayacağız.
Peki nasıl olacak bu?
Yatırımlarının değer kazandıklarını anladıkları için...
...herkesin parasını iade edip...
...sözleşmelerini geri almak istedikleri haberini...
...el altından tedavüle sokacağız.
Herkes aslan payı onlara kalsın diye insanları...
...zincirden çıkarmak istediklerini zannedecek.
Haliyle Cihan da bu finans zincirinden çıkarsa...
...büyük bir kazançtan vazgeçmiş olacağını düşünecek.
Aynen öyle.
O yüzden ne olursa olsun Cihan, Kerim'in teklifini kabul etmemeli.
Emredersiniz amirim.
Kaya, sen de Kerim soysuzuna nefesi kadar yakın olacaksın.
Adım adım izleyeceksin.
Anlaşıldı amirim.
Cihan ayak diremeye başlayınca...
...Çetin zeytinyağı gibi suyun üstüne çıkacaktır.
Çıkabilirsin.
Kaya.
-Buyurun amirim? -Sana güveniyorum.
Gözünüz arkada kalmasın amirim.
Daha yeni başlıyoruz Çetin.
Bir dakika Yiğit ya! Ne demek operasyon iptal?
Ha, bağır azıcık daha bağır da herkes duysun...
...Necdet Amir'in kızının da operasyonda olduğunu.
Yiğit bana bir açıklama yapmak zorundasın.
Operasyon bitti ne demek ya?
Bitti demek işte Işıl, bitti demek.
Ben yine başarısız oldum demek.
Benden hiçbir halt olmaz demek.
Koskoca Demir Kenan'ın oğlu...
...fos çıktı demek.
Sen de Karebil'den ayrılıyorsun demek.
Bu kadar kolay vazgeçme, ne olur.
Bu kadar kolay vazgeçme, öyle mi?
Söylemesi ne kadar kolay senin için ya?
Bak kızım, ben polisim. Polis, tamam mı?
Bana ne söyleniyorsa ben onu yapmak zorundayım!
Ama ama en hatalı benim işte
En hatalı benim! En başında söylemem gerekirdi seni babana!
Söylesen ne değişecekti?
Benim ne suçum var?
Hâlâ benim ne suçum var, diyorsun ya!
Bunların hepsi senin için bir oyun, değil mi Işıl?
Bak kızım, en az benim kadar sen de suçlusun, tamam mı?
İki tane polisin kariyeri zedelendi bizim yüzümüzden, farkındasın, değil mi?
Senin amacın bana vicdan azabı çektirmek, değil mi?
Bütün istediğin bu, değil mi?
Halbuki her şey çok farklı olabilirdi.
Gitme. Yiğit gitme, lütfen.
Hep senin yüzünden baba.
(Ağlama sesi)
Işıl?
Hayırdır kızım? Senin ne işin var burada yine?
Beni gören insanların aklına da ilk bu soru geliyor galiba.
Senin ne işin var burada?
Bir nasılsın, günaydın, günün nasıl geçti...
...acaba ben bir yerde hata yaptım mı?
Asıl benim ne işim var burada...
...bunların hiçbiri yok! Hep Işıl, hep Işıl!
Hiç hatayı kendinde arıyor musun baba?
Bak, insanlar senin yüzünden üzülüyor.
-Sen iyi misin? -Hiç iyi değilim.
Bırakayım mı kızım seni eve?
İstemem.
Şimdi senin benden daha önemli işlerin vardır.
Allah Allah.
(Müzik)
Senin yüzünden düştüğümüz hallere bak ya!
Tıkır tıkır yürüyen iş, üç beş kuruş yüzünden patladı! İyi mi ya?
Hiç tavır yapma bana öyle. Bana tavır yapma.
Ben sana başta dedim, değil mi?
Fırat dedim, bak bu iş seni aşar dedim.
Bak, bu iş kontrolden çıkıyor dedim.
Al şimdi, taktılar mı kancayı ha?
Şimdi unuttur bakalım kendini unutturabiliyorsan. Hadi bakalım.
-Kerim. -Kerim? Ne Kerim ya?
Bir çuval inciri berbat ettin. Daha da hâlâ Kerim diyorsun bana ya!
Gör bak bakalım, şimdi başımıza ne gelecek?
Senin bu konuda en ufak bir tahminin var mı acaba?
Hiç kafan basıyor mu acaba bunlara?
Benim kafam gayet iyi basıyor, sen laflarına dikkat et.
Öyle mi? Tamam paşam! Affedersin paşam!
Kusura bakma, ben yanlış konuştum.
Madem öyle, bu işin içinden nasıl çıkacağımıza...
...dair bir fikrin de vardır o zaman.
Bir şey olmamış gibi devam edeceğiz.
Görünüşte zincir yasal.
Bu ya, işte budur ya! Bravo ya!
Ben bunu diyorum işte ya!
Dahiyane bir fikir!
Ne o, Yiğit midir nedir?
O çocuk, aleyhimizde en ufak bir şey söylese...
...şu an içerideydik biliyorsun, değil mi?
Belli ki içeriden biri bir koku alıyor.
Yoksa bizi niye çağırsınlar?
Sorguya çekildik ya!
Bir de yurt dışı yasağı geldi!
Önceden de olmuştu zaten.
Bu daha öncekiler gibi değil Fırat, bu başka.
Sen, ayrıca sen beni düşünme. Sen baban ne diyecek, sen onu düşün.
(Müzik)
(Kapı açılma sesi)
Ayfer?
-Ayfer? -Hıh?
Hah, ya sen burada mı uyudun?
Şimdiden burayı bile çok mu görmeye başladın bana Kenan Bey?
Ee, estağfurullah hanım.
Ben hasta olma diye dedim.
Bu saatten sonra anca ince hastalık götürür beni.
Tövbe de hanım. Turp gibisin maşallah.
Turp mu?
26 yıllık evilikten sonra, turp gibi...
...gözüküyorum demek ki ben senin gözüne artık!
Hıh! Turpmuş!
Yok, o öyle değil. Yani...
...sağlık anlamıyla dedim ben ya.
Ya yaa!
Bir zamanlar mimozaydım ben senin gözünde.
Tabii, şimdi turp oldum artık!
Ya Ayfer, sen hâlâ benim-- -İyi akşamlar.
Hah, iyi akşamlar oğlum.
Gel oğlum, gel.
-Aç mısın? -Ha, değilim.
Yatıyorum ben.
Başım çatlıyor zaten.
Acıkırsanız buzdolabında turp var!
Yersiniz oturup.
Hasbinallah ve nimel vekil.
Ya şimdi ben ne dedim?
Tartıştınız mı siz yine?
(Necdet ses) Yok ya Asuman, ne tartışması?
Kızla konuşamadım ki tartışayım.
Emniyete kadar trip atmaya gelmiş hanımefendi.
(Necdet ses) Telefonlarımı da açmıyor, merak ettim.
Hayır bu yaştan sonra yeniden mi ergenliğe giriyor, ne oluyor anlamadım ki.
Nereden bileyim ben Necdet?
Hani kim bilir ne yaptın da kızın kalbini kırdın yine.
Aa, Asuman!
Sen de bana saldıracak yer arıyorsun ama ha!
Tamam, tamam.
Geldiğinden beri odasından çıkmadı. Bana da hiçbir şey analtmıyor, bilmiyıorum.
(Necdet ses) Allah Allah.
(Necdet ses) Ne oldu acaba?
Sen bir şey öğrenirsen ara beni, oldu mu?
Ya da...
Ben gelsem mi bu akşam?
Aa, hiç gerek yok. Geç oldu Necdet.
Ben bir şey öğrenirsem seni ararım.
İyi, oldu, tamam.
(Müzik - Duygusal)
(Kapı tıklama sesi) (Asuman) Işıl?
Uyuyor musun kızım?
İzin verirsen uyuyacağım anne.
İyi misin sen?
Anne beni biraz yalnız bırakır mısın?
Işılcığım, ruh halin her gün değişiyor kızım.
Bir gün mutluluktan uçuyorsun, çiçekler açıyorsun.
Ertesi gün yine yaprak dökmeye başlıyorsun.
Bak, ben senin annenim.
Bana her şeyi anlatabilirsin.
Ne oldu? Yine baban mı bir şey yaptı yoksa?
Anne.
Birinin seni sevdiğini veya senden nefret ettiğini nasıl anlarsın?
Hı, sevgi ve nefret.
İkisi de aynı kaynaktan doğar kızım.
Bazen bu iki duygu birbirine o kadar çok karışır ki...
...ayırt etmekte zorlanırsın.
Ama baban seni her şeyden çok seviyor, bunu unutma.
Ben de seni her şeyden çok seviyorum.
Güzel kızım benim.
(Asuman) Ah, tamam.
Hadi dinlen biraz bakalım, hı?
(Müzik - Duygusal)
Ee evlat?
Madem annen rahatsız, yemek yapmamış...
...yumurtaya ne dersin?
Ha yok baba, gerek yok da...
...annem yemek yapmamış, öyle mi?
Vallahi bu aralar sen de annem de bir garipsiniz ama hadi bakalım.
Bizi boş ver be evladım.
Acı patlıcanı kırağı çalmaz.
Sende bir şeyler var.
Ha yok babacığım, iyiyim ya.
Yiğit.
Baba gerçekten bir şey yok. Yani...
...her zamanki şeyler işte.
Ha?
İyi.
Madem her zamanki şeyler...
Anlat da bilelim.
Bak evladım.
Dertleri kendimize saklıyorsak...
...birbirimizden uzaklaşıyoruz demektir.
(Nefes sesi)
Hangi birini anlatayım ki baba?
Hiç kimse bana güvenmiyor işte. Daha ne olsun?
Bilirim bu duyguyu.
Sen?
Ben ya.
Sana eski bir polis nasihatı.
Benim sende gözlemlediğim iki tane hata var.
Birincisi çok zorluyorsun.
Üstünde gerçekte var olmayan bir baskı var.
Ve bunun altında eziliyorsun.
Gerçekte var olmayan bir baskı, öyle mi?
İkincisi...
...sürekli bir destek bekliyorsun.
Bir şeyler yapman için...
...teşkilat sürekli senin arkanda olmak zorunda değil.
Ben arkamda olsunlar istemiyorum ki baba!
Önüme çıkmasınlar, yeter.
İşte bütün mesele de bu ya.
Ya önünde ya arkanda görmek istiyorsun.
Oysa teşkilat senin yanında.
Evet, sınar seni teşkilat.
Ama sırası ve zamanı gelince...
...yanında da olur.
Ben hiç bu açıdan bakmamıştım baba.
Bu iyi bir sınav.
Ama seni yanıltmasına izin verme.
Hayat buna benzemez.
Seni sınayanlar sürekli karşına dikilirler ve senden hata beklerler.
O yüzden...
...bir sürü polis emekli olduktan sonra...
...sudan çıkmış balığa döner.
(Işıl iç ses) Sonunda karanlık galip geliyordu.
(Işıl iç ses) Tek bir ateş böceği koca karanlığı nasıl aydınlatabilir ki?
(Işıl iç ses) Çok çalışmıştı ama başaramamıştı.
(Işıl iç ses) Her zamanki gibi hayalleriyle arasına...
...yine babası girmişti.
(Işıl iç ses) Ateş Böceği yeniden bu gerçekle karşı karşıyaydı.
(Işıl iç ses) Ve gerçeğin ne kadar acı olabildiğini bir kez daha anlıyordu.
(Işıl iç ses) Vahraman ve Ateş Böceği tam ortak olmuşlarken...
...yine mi ayrı düşeceklerdi?
(Işıl iç ses) Bilmiyordum.
(Işıl iç ses) Şu an sadece dünyadan saklanmak istiyordu.
(Işıl iç ses) En azından sabaha kadar.
(Müzik - Duygusal)
Of! Vallahi ben ne yapacağımı bilmiyorum baba.
Kendimi çok çaresiz hissediyorum.
Yapma evlat.
Bizim çaremiz de yol gösterenimiz de belli.
O'na inanacağız, buna güveneceğiz.
Ondan sonrası zaten çorap söküğü gibi gelir.
Haklısın baba.
Sana tek diyeceğim...
...kendini asla kör kuyularda hissetme.
Bizim kör kuyulara düşmek gibi bir lüksümüz yok.
Bizim işimiz vatan hainleriyle.
İçimizdeki hainlerle.
Fakirin fukaranın ekmeğine, lokmasına göz dikenler, el uzatanlarla.
Böyle kutsal bir görevi iyi niyetle yapmak isteyenin karşısına...
...Allah mutlaka bir fırsat çıkarır.
Korkma.
(Müzik)
Peki patron hepsini halledeceğim.
Hı hı.
Kimsenin sorun çıkarmaya cesaret edeceğini sanmıyorum.
Evet burada.
Seni istiyor.
(Müzik - Gerilim)
Alo baba?
(Çetin ses) Şu an aldığın nefesi kanına...
...borçlu olduğunun farkındasın, değil mi?
Baba çok özür dilerim.
Seninle günlerdir bu yüzden görüşmek istiyordum.
Sana sürpriz yapacaktım.
(Çetin ses) Düğününe giderken hasmın seni pusuya düşürür.
(Çetin) Bu sürpriz olur.
(Çetin) Karın bir erkek bebek bekliyorum der, sürpriz olur.
(Çetin ses) Ya da oğlun adam oldu derler, o zaman sürpriz olur.
(Çetin ses) Sürpriz beklenmedik olmalı.
(Çetin ses) Senin başarısızlığın bana neden sürpriz olsun ki Fırat?
-Baba ben bir faydam olsun-- -(Çetin ses) Fırat!
(Çetin) Ben bu imparatorluğu kurmak için ne bedeller ödedim, sen biliyor musun?
(Çetin ses) Öldüm ben, öldüm! Mezarım var benim.
Biliyorum baba.
(Çetin ses) Hiçbir şey bilmiyorsun.
(Çetin) Damarlarında benim kanım akmasa bu gece...
...o mezara mutlaka birini gömerdim Fırat.
Baba lütfen.
(Çetin ses) Zinciri dağıtıyorsunuz.
(Çetin) Hemen aldığın paraları verip, sözleşmeleri geri alıyorsun.
(Çetin ses) Bundan sonra da aile işlerinden ilelebet uzak duruyorsun.
Baba bana bunu yapma.
(Fırat) Ben yaşıtlarımdan farklıyım.
Ben Çetin Soyer'i oğluyum.
(Çetin ses) Benim kanımdansın ama...
...bu işi çözene kadar benim oğlum değilsin Fırat.
Ben sadece sen beni gör diye yaptım bütün bunları baba.
(Çetin ses) Sözleşmeleri sorunsuz al.
Sana söz, 24 saat içinde beni göreceksin.
(Çetin ses) Seninle işim daha bitmedi.
(Müzik - Gerilim)
Dur!
Polis!
(Müzik)
(Gülme sesleri)
(Gülme sesleri)
Hayır! Hayır, polisim ben!
Polisim ben!
(Yiğit nefes sesi)
Oh.
Oh rüyaymış.
Of!
Of!
(Yiğit nefes sesi)
Oh, yeter!
(Müzik)
Ne oldu abi?
Gene o Yiğit'in başının altından bir şey mi çıktı?
Ya bırakın şimdi çoluk çocukla uğraşmayı.
Kulaklarınızı açın ve beni iyi dinleyin.
Zinciri kapatıyoruz.
Sözleşmeleri milletten hızlıca toplamamız lazım.
Önce alt sınıflardan başlayalım.
Abi, kötü bir şey mi oldu?
Denileni yap, yeter.
Sonra anlatırım.
Tamam abi.
Tamam.
(Telefon zili sesi)
Kerim.
Cumartesiye kadar halledebilecek misin?
Yardım göndereyim mi?
Sen kendi işlerini hallet, yeter. Benim işlerim yolunda.
Hep böyle diyorsun ama sonra patlıyoruz Fırat.
Emin misin bak?
Senin dilin iyice uzadı.
Babamla görüşünce senin bu hallerinden de mi bahsedeyim illaha ha?
(Işıl iç ses) Bomba haberlerim var. Acil buluşmamız lazım.
(Kerim ses) Babanın benim hakkımda bilmediği bir şey yok.
Ama senin hakkında bilmediği çok şey var.
Yerinde olsam babamla görüşeceğim diye o kadar heyecanlanmazdım.
(Kerim) Cumartesi son gün, unutma.
Bugün okul işini hallediyorum.
Cumartesi günü de en önemli sözleşmeyi alacağım ve babamla buluşacağım.
(Müzik - Gerilim)
(Kapı açılma sesi)
(Müzik - Gerilim) (Araba sesi)
(Kapı açılma sesi)
(Kapı kapanma sesi)
(Marş basma sesi)
(Araba sesi)
(Kuş cıvıltısı sesleri)
Cık!
Bittik biz ya!
Ya zaten bizim elle tutulur bir başarımız falan da yok.
Bu saatten sonra bize özel görev falan vermezler.
Bu performansla bize değil özel görev, okul koridorunda nöbetçi bile yazmalar.
Haklısın.
Buradan ayrılmak da üzüyor beni.
Yani düşünsene buraya bir daha gelmeyeceğiz.
Sorma ya.
Ben de çok alışmıştım.
Ne bileyim...
...yani her şeyini çok özleyeceğim.
Çocukları, dersleri, ha şu kıvırcık kafaları.
Lütfü abinin tostunu, Ürengül'ü.
Ya o kadar diyorsun yani.
Ya ee, üzülme sen Ürengül Hoca'yla dışarıda da görüşürsün.
Hayır saçmalama Sedacığım ya, ne alakası var?
Anam, yoksa sen kıskandın mı beni acaba?
Üf! Ne kıskanacağım be?
Şişt! Nereye gidiyorsun?
Ürengül Hoca'yı bulmaya mı?
Özgüvene bak!
Işıl'ı bulmaya gidiyorum.
Yani son zamanda aramızda bir sürü tatsızlık yaşandı.
Okuldan ayrılacağımı söyleyeceğim.
Bir şey diyeyim mi?
Helal olsun sana be.
Yani bakma sen, Işıl benim kardeşim gibidir.
Dargın ayrılmak istemiyorum.
Doğru, haklısın.
Abla kardeş arasında dargınlık olmaz.
Güzel yürekli hemşirem benim.
Gel bir sarılayım sana ya.
Ya sırnaşma!
(Kuş cıvıltısı sesleri)
(Müzik)
(Müzik)
Geleceğini biliyordum.
Öyle mi?
Nereden biliyordun?
Çünkü seni ne zaman çağırdıysam geldin de ondan.
Bak Işıl, dün birazcık sinirlerim bozuktu.
Senin kalbini kırmış olabilirim istemeden, tamam mı?
Hem ayrıca son birkaç günümüz böyle küslük falan olsun istemiyorum.
Bunları söylemeye geldim.
Ne söyleyeceğimi merak etmiyor musun?
Vallahi hiç etmiyorum.
Çok önemli ama.
Bak şu son iki gün benim sinirlerimi zıplatacak bir şey yapma yeter.
Ben başka bir şey istemiyorum.
Operasyonla ilgili ama.
Ah!
Soner?
Efendim hemşire abla?
Ya Işıl'ı arıyordum da ben.
Ya ateşi çıkmıştı da dün ben merak ettim.
Gördün mü sen?
Az önce gördüm. Bodruma iniyordu.
Anlamadım, ne alaka?
Vallahi ben de bu kızları hiç anlamıyorum zaten.
O yüzden pek alaka kurmaya çalışmıyorum.
Tamam ben hallederim.
Teşekkürler.
Artık dinleyecek misin beni?
(Yiğit gülme sesi)
(Yiğit gülme sesi)
Pardon, çok pardon, sinirlerim bozuldu da bir anda.
Şu an söyleyeceğin şeyi o kadar merak ediyorum ki anlatamam sana yani.
Hatta...
...sultanım...
...ne olur o çok önemli bilgiyi bizlere bahşedin, lütfen.
(Kapı açılma sesi)
Yoksa Necdet Amir haşmetmeaplarının kızı Işıl, babasıyla yepyeni bir...
...seferin fitilini ateşleyip bizi bir cenkin ortasına mı atacak?
Öl de öleyim sultanım!
Üf!
(Yiğit gülme sesi)
İnanmıyorum ya!
Aa Seda!
Ee, bak hiçbir şey gözüktüğü gibi değil, ben açıklayabilirim.
Neyi açıklayacaksın ya?
Bunca zamandır bize nasıl masal anlatıp uyuttuğunu mu?
Ya Seda o yüzden diz çökmedim ben, bırak açıklayayım.
Asıl sen?
Sen Necdet Amir'in kızısın, öyle mi?
Sen nasıl yaptın bunu Işıl?
Ya ne yaptım ben ya?
(Işıl) Allah Allah! Benim niye hep bunu sana söylemem gerekiyor ki?
Sen benim babamı nereden tanıyorsun?
Sus! Bilmiyor.
Karıştırma sen şimdi konuyu, sen benim soruma cevap ver!
Bir dakika, bir dakika, bir dakika!
Kariyeri biten polisler...
(Işıl) Tabii ya.
(Işıl) Sen de polissin, değil mi Seda?
Sen de bana karşı pek dürüst olmamışsın vallahi.
Işıl, bu benim işim, işim!
Ben içinde olduğum operasyonun detaylarını...
...başkasıyla paylaşacak değilim.
Ben de bu operasyonun içinde sayılırım yalnız.
Biz Yiğit'le ortiyiz. Değil mi Yiğit?
(Müzik)
(Müzik)
(Anlaşılmayan konuşmalar)
(Kuş cıvıltısı sesleri)
Ne yaptınız, hallettiniz mi?
Bu soruyu duymamış olayım abi.
Ben de duymamış olayım abi.
Çok kırıldım doğrusu vallahi, çok.
Sorulacak soru mu bu şimdi ya?
(Gülme sesleri)
(Tokat sesi) Kesin lan!
Ne yaptınız, hallettiniz mi, anlatın.
Her şey yolundaydı abi...
...müthiş bir iş çıkardık.
Ha, aferin aferin.
Cumartesi Caner'den de aldık mı sözleşmeyi, bu iş tamamdır.
(Müzik) (Kuş cıvıltısı sesleri)
Kız, bu bana mı yapıyor bunları?
Ne yapıyor bu salak?
Sahra'ya şov yapıyor abi.
Sence seviyor mu gerçekten beni?
(Müzik) (Kuş cıvıltısı sesleri)
Ya ben az önce operasyon bitti diye üzülüyordum.
İyi ki bitmiş.
Sen bizden neler saklamışsın ya?
(Seda) Hadi beni geç, Meriç.
Ya Meriç senin kaç yıllık dostun değil mi, ondan nasıl sakladın?
Bak Sedacığım, hiçbir şey gözüktüğü gibi değil, gerçekten.
(Kapı açılma sesi)
Ya birader neredesin ya?
Her yerde seni aradım.
(Meriç) Zaten telefonun da çekmiyordu.
Neyse, Seda, Işıl'ı bulmaya gitti.
Belki kendi öğrenir abi böylelikle Necdet Amir'in kızı olduğunu.
(Meriç) Biz de yırtarız mevzudan.
Alo! Oğlum sana diyorum ya!
Sabun gibi sıyrılacağız mevzudan.
Mis!
Ha, ne?
Hih!
Gerçekten mi?
Şaka değil mi, halüsinasyon?
(Müzik)
Gerçekler.
Gerçekler tabii.
(Meriç gülme sesi)
Sedacığım, Işılcığım siz de mi buradaydınız kız?
Öpüşüp koklaştınız mı, barıştınız mı bari?
Yuh ya!
Meriç Hoca'm, siz de mi polissiniz?
Ya yemin ediyorum teşkilata güvenim pekişti ya.
Demek sen de biliyordun ha?
Yazıklar olsun!
Ya bir atarlanma, bir dur Allah aşkına ya!
Onların bir suçu günahı yok. Ben sana anlatacağım her şeyi.
Bu saatten sonra söyleyeceğiniz her şey fazla gelecek.
Sen sus, baban konuşsun.
Bakalım Necdet Amir ne diyecek?
(Işıl) Fırat, sözleşmeleri topladıktan sonra babasıyla buluşacak.
Ayrıca son sözleşmeyi cumartesi gecesi alacak.
Nasıl yani, bildiğimiz Çetin Soyer'le mi buluşacak?
Aynen öyle.
Ben polis teşkilatından Fırat Soyer'e sizin kadar...
...yakın olabilecek başka bir yakın ekip tanımıyorum.
Ve bu saatten sonra asla vazgeçemezsiniz.
Bir dakika!
Bir dakika!
Eğer Çetin Soyer'e ulaşabilirsek onun hayatta olduğunu ispatlarız.
Aynen.
Yalancı bir lise öğrencisinin gazına geliyorsunuz.
İnanamıyorum size!
Yalancı mı?
Bak Sedacığım, ne desen haklısın, kabul.
Ama bu bütün oyunu değiştirebilecek kadar büyük bir bilgi.
Bak bizim şu an şuna karar vermemiz lazım.
Biz alnımızın akıyla bu operasyonu tamamlayacak mıyız?
Yoksa yenilip tıpış tıpış bu okuldan gidecek miyiz?
(Müzik)
(Sprey sesi)
(Müzik) (Kuş cıvıltısı sesleri)
Hey gidi koca reis.
Oldun mu pamuk gibi?
(Şelale) Ben bu Mehmet'e acıyorum ya.
Bu ne?
Ay ben de Meltem'e ya. Sabahtan beri kıvranıyor kızcağız.
Benim Fırat'tan özür dilemem lazım.
Onun da seni affetmesi lazım.
O o kadar kolay değil.
Sonuçta çocuğu yalancı yerine koydu Meltem.
Doğru söylüyorum ama.
(Müzik)
Bir şey mi söyleyeceksin Meltem?
Ben...
...şey...
...senden özür dileyecektim.
O gün senin söylediklerine inanmadım.
Beni affetmeni istiyorum.
Kimse dikkat etmez.
Ama ne isteyeceğinden çok ne zaman isteyeceğin daha önemlidir.
Doğru zamanda geldin.
Özrün kabul edildi.
(Müzik)
-Günaydın hanım. -Ay!
Ya korkma benim.
Hayrola Yiğit'i göremedim, hâlâ uyanmadı mı?
İşi varmış.
Acil çıktı dışarı.
Aa ah!
Ayfer, ne oluyor sana ya?
(Kenan) Ayfer!
(Kenan) Korkutma beni.
Bak akşamdan beri bir haller var zaten sende.
-Ayfer! -Hah!
Ne yaptın öyle yüzüne?
Ha? Ha.
Biraz değişiklik olsun istedim.
Ha!
Tabii, değişiklik senin de hakkın.
Şöyle bir etrafıma bakayım, beni düşünen bir karım var mı, bir fikrini sorayım...
...iki kelam ederiz falan demek yok tabii.
Hah, aferin sana Demir Kenan.
Aferin.
Ayfer, sakalımı kesmek için senden icazet mi alacağım?
Allah'ım ya!
Aa ah! Tabii canım ben de çok oluyorum yani.
Kimim ki ben?
(Ayfer) Anladım ben seni Kenan Bey.
Bundan sonra sen bana hiçbir şey danışma.
Aynı böyle bildiğin gibi yap, bildiğini oku sen.
Tövbe tövbe!
Ya Rabbi, Ya Resulallah!
Nereye?
Bana bak hanım, sabah sabah ağzımızın tadını kaçırma.
Gene mi lokale gidiyorsun?
Eğer izin verirsen yukarı hanım.
(Telefon zili sesi)
(Telefon zili sesi)
Efendim Asuman?
Ne zamandır arayacağım, fırsat olmadı.
Nasılsın şekerim? Epeydir görüşemedik.
İyi değilim Asumancığım.
Aa ah! Ne oldu?
İçimde tutamıyorum artık, şiştim.
(Ayfer) Kime anlatayım onu da bilmiyorum.
Ee, bana anlatacaksın tabii ki Ayferciğim, biz eski dostuz.
Kapa geliyorum hemen.
Ee, yok, yok. Gerek yok Asumancığım.
İtiraz istemiyorum.
Kapat hemen geliyorum.
Ah Kenan ah!
(Araba sesi)
(Kapı açılma sesi)
(Kapı kapanma sesi)
Kuş kafese girdi.
Abi, çok büyük bir yamuk var.
Sakın çıkma zincirden.
Seni çok fena kazıklayacaklarmış.
Beni kimse kazıklayamaz.
Ya orası öyle de ben yine haberin olsun diye söyledim.
De bakayım...
...neymiş tezgâh?
O kadarını bilmiyorum abi.
Çık dışarı!
Peki abi.
(Kapı açılma sesi)
Oo!
(Kapı kapanma sesi)
Kerim Efendi...
...hoş geldin.
Hayırdır?
Vallahi pek hoş gelmedim ama hayırlısı olduğum kesin.
Neymiş o hayırlı olan?
Zinciri kapatıyoruz.
Paran yanımda, sözleşmeyi almaya geldim.
Bu kadar eminsin yani?
Neden?
Benim mekânıma gelip, benim koltuğuma kurulup...
...bana ne yapacağımı söyleyebileceğinden.
Buraya racon kesmeye gelmedim ben.
İşler sarpa sardı.
Elindeki sözleşme bir hafta daha değerini korursa şanslısın.
Geçmişte güzel işler yaptık, zarar görmeni istemiyorum.
Ben zarar görmem.
Sözleşmeyi unut.
Şansımı deneyeceğim.
Peki, iki katı?
(Gülme sesi)
Üç katı?
Kerim...
...zincir işinde ne sıkıntı varsa hallet.
O sözleşmeye uyulacak.
Denize bir taşa atıyorsun ama...
...yaratacağı dalgayla bakalım baş edebilecek misin?
Kerim Efendi...
...biz Karadenizliyiz.
Unuttun galiba.
Dalgasız denize, deniz demeyiz.
Göreceğiz onu, göreceğiz.
Kerim!
Geçmişin hatırına seni karşımıza aldık.
İş yapalım dedik ama haddini aşıyorsun.
Unutma...
...arkanda sırtını kollayacak bir Çetin Soyer yok.
Yerini bil.
Ben yerimi iyi biliyorum Cihan Sazlı.
(Kerim) Merak etme sen.
Ama ben senin de yerini biliyorum.
(Kapı açılma sesi)
Alo, amirim?
Evet, Cihan'la buluştular.
Plan işliyor gibi görünüyor.
Emredersiniz amirim, takipteyim zaten merak etmeyin.
(Müzik - Gerilim)
(Kapı açılma sesi)
(Kapı kapanma sesi)
(Marş basma sesi)
Her şeyi geçtim, tek bir sorun var.
Biz birbirimize bile güvenemezken bu kıza nasıl güveneceğiz?
Vallahi ben babama bile güvenmem.
Bir Mustafa Topaloğlu'na, bir de Yiğit'ime.
Ha, bir de tabii sana Sedacığım.
Ya birbirimize bile güvenmezken diyorsun ama...
...ya ben eminim ki benim başıma bir şey gelse ilk sen koşarsın.
Yanlış mı?
Ya sonuçta aynı taraftayız.
Bunun tarafla falan bir ilgisi yok Seda.
(Yiğit) Biz yan yanayız.
O yüzden benim bu odanın içerisindeki...
...hiç kimseye karşı bir güven problemim yok.
Peki ya Necdet Amir, o ne olacak?
Yani operasyona ondan gizli mi devam edeceğiz?
Bakın arkadaşlar, o bize inandı.
Bence hâlâ daha inanmaya devam ediyor.
Sadece sınıyor bizi, bizden bir reaksiyon bekliyor.
Gösterelim kardeşim reaksiyonu.
Ben var ya Necdet Amir'e reaksiyonun kralını...
Meriç!
Bakın arkadaşlar bizim devrelerimiz, amirlerimiz...
...hırsızıyla, itiyle, kopuğuyla, gaspçısıyla göğüs göğse çarpışırken...
...biz ucuz bir mafya bebesiyle başa çıkamıyorsak...
...zaten bırakalım gidelim kimlikleri yani.
Gitmek yok! Nereye gidiyoruz ya?
Bırakmak falan yok. Başa çıkarız abi. Çıkarız değil mi?
Çıkalım ne olur çıkalım, ne olur Seda, ne olur, ne olur, ne olur ya.
Tamam.
(Meriç gülme sesi)
O zaman...
(Kapı açılma sesi)
...sizi üç evetle ağırlıyoruz buyurun.
Allah'ım inanamıyorum, biz şimdi orti mi olduk?
Ya hayır, ekip olduk.
Ve operasyonun sonuna kadar da öyle devam edeceğiz.
Olur, o da olur.
Ne yapacağız şimdi?
İşte sorulması gereken hayati soru.
Bakın sözleşme teslim tarihini öne çekmemiz lazım.
Cumartesi olursa yanarız.
Nasıl yapacağız peki onu?
Bizim Fırat'ın telefonuna ihtiyacımız var.
(Seda) Hayda!
Yani bu çocuklar telefonlarını ellerinden düşürmüyorlar ki.
Allah Allah ya!
Ya ben size kaç defa daha hızlı parmak Meriç'i anlatacağım?
Ben kapacağım, Sedacığım kaçacak.
Bir de telefonun şifresi meselesi var.
Zeki!
Zeki çözer bu işi!
Ben demedim mi abi, bu kız bizim çok işimize yarayacak.
Ne zaman dedin?
İçimden geçirdim.
Kafa sesi.
Tamam. Biz de seninle Fırat'ı oyalıyoruz o zaman.
O zaman bitti bu iş.
(Müzik)
Ah, ah! Görüyor musun Asuman?
Bu hayatta her şeyi gördüm, geçirdim zannederdim.
Meğer görmediğim neler varmış ya.
Yapma Ayferciğim, gerçekten emin misin?
Emin olmaz mıyım hiç?
Necdet yapsa sen anlamaz mısın ayol?
Yok canım yani...
...Necdet hayatta yapmaz böyle bir şey.
Ya ben yaptı diyorum işte.
Kırk yıllık kocamı tanıyamıyorum Asuman.
Yüreğim yanıyor.
Bana bunu nasıl yapar bu adam?
Ya tamam yapma böyle, hemen böyle koyverme kendini.
Yani sen benim tanıdığım en güçlü kadınsın.
Zoruma gidiyor Asuman.
Bunca yıl, sonra zoruma gidiyor.
Tamam haklısın.
Ama yine de emin olmadan, yani boşuna bir his için kendini bu kadar tüketme.
Asumancığım, mesajı gördüm telefonda diyorum.
CK yazmış, kadını öyle kaydetmiş.
Gözümün içine baka baka süslene püslene gitti buluşmaya.
Görüyor musun?
(Su sesi)
(Mesaj zili sesi)
(Kenan dış ses) Her zamanki yerde bekliyorum.
(Müzik - Gerilim)
(Kapı açılma sesi) (Kapı gıcırtısı sesi)
Aa ah!
Asuman hoş geldin.
Sevindim seni gördüğüme.
Hoş bulduk Kenan.
İyi gördüm seni.
(Asuman) Gençleşmişsin.
Sağ olasın.
Hanım, ben hazırlanıp çıkacağım.
(Kenan) Akşama beni bekleme.
Yemeğe geç kalırım.
Tamam.
Ben zaten alıştım sofrada tek başıma oturmaya.
Yiğit de, evlenip gider zaten yakında.
Fesuphanallah!
Abartma hanım ya!
Gören görmeyen de temelli gittiğimi sanacak.
Asuman, hâlâ elindeki telefona bakıyor.
Sen de bana emin misin, diyorsun. Onun yanına gidiyor işte.
Ya ne bileyim Ayferciğim, yani herkesten beklerdim ama Kenan'dan asla.
Bir şey söyle bana Asuman, bir şey söyle.
Tamam, bir dakika bir sakin ol.
(Ayfer ağlama sesi) Ay tamam arkadaş.
Bir dakika bir sakin ol, bir sil gözlerini.
(Ayfer ağlama sesi)
Tamam bir nefes al.
Bir sakinleş bakalım, bir şey düşüneceğiz.
Ne düşünüyorsun?
(Ayfer) Ha?
Takip.
Ne takibi?
Kenan'ı takip edeceksin.
-Aa! -Evet.
Ve yuvanı yıkan o yılanı kendi gözlerinle göreceksin.
-Aa! -Evet, evet.
Evet.
-Yapacağım. -Aynen.
Tamam.
Anam!
(Meriç çığlık sesi)
Ah ayağım!
Ayağım!
Ya yine mi ya, yine mi?
Ambulans!
Aa, hemşire yok mu? Hemşire!
(Meriç) Hemşire!
Hocam neyiniz var?
Geçmeyen bir sakatlığım var.
Sol arka çapraz bağlarım koptu.
Zaten şu sol arka çapraz bağlar olmasa ben şu anda...
...Barcelona'da Messi orta açıyordu, ben kafa atıyordum.
Hocam sağ bacağınızı tutuyorsunuz.
Ha!
Sağı mı tutuyorum?
Ee, tabii onu tutacağım.
Tek sağlam bacağım o benim.
Canım sağ bacağım. Sana çok iyi bakacağım.
Aa! Meriç Hoca'm, ne oldu size?
Neler olmadı ki hemşire?
Benim sol arka çapraz bağlar sen çözül, kariyerim gitti vallahi kariyerim.
Ne kariyeri hocam?
Barcelona, Barcelona.
Fakat çok iyi filmdi ha, Sedacığım bir ara izler miyiz?
(Seda boğaz temizleme sesi)
Neyse hocam geçmiş olsun.
Olmasın.
-Hocam! -Geçmiş olmasın.
-Hocam! -Geçmedi, hâlâ kopuk.
Hissediyorum.
Ee, Meriç Hoca'm, şöyle yapalım. Biz sizi revire götürelim.
Ben sizi orada muayene ederim.
Hah, revir, revir çok güzel fikir. Hadi revire gidelim.
Fırat, evladım, sen de yardımcı ol bana hadi.
Evladım sen de sağlam dursana ya.
Hocam ama benim işim vardı.
Sağlık en önemli iştir çocuğum.
Hem o kadar kas yapmışsın bari bir işe yarasın.
Hadi bakalım revire.
(Müzik)
(Kuş cıvıltısı sesleri)
Işık, boşlukta saniyede 300 yüz bin kilometre hızla ilerler.
Zeki?
Işık, hem dalgalı hem parçacık özelliklere sahiptir.
Duyuyor musun beni?
(Alkış sesi)
Hah, ne oldu?
Kalk, kalk, kalk!
(Işıl) Seni Meriç Hoca çağırıyor.
Ne oldu, niye ki, bir şey mi oldu? Ben bir şey yapmadım.
Ne bileyim ya.
Derhal yanıma gelsin dedi.
Işık değil torpil mübarek.
Koş Zeki, koş!
Oo!
Çok acıyor.
Şöyle geçelim.
Bu çocuk çok güçlü.
Fırat, bu olay aramızda kalsın, tamam mı?
Arkadaşların duyup üzülmesin.
Duysalar da üzüleceklerini zannetmiyorum hocam.
Ergen nesil işte.
Bütün duygularını içlerine atıyorlar.
Müsaadenizle.
Fırat, sen de üzülme tamam mı?
(Meriç) Merak etme, eskisi gibi olacağım.
Tekrar koşup yürüyebileceğim.
Hayatımda ilk defa gariban sevindirmeyi düşünüyorum.
İyi günler hocam.
İyi günler Fırat.
(Meriç çığlık sesi)
Ah sol arka çapraz bağlarım.
Ah kariyerim gitti. Tendonlarım, tendonlarım!
Meriç!
Ne, ne, Meriç ne, Meriç! Meriç ne, Meriç?
Ben böyleyim işte, role girdim mi çıkamıyorum.
Bana mahallede eskiden Marlon Brando Meriç derlerdi.
Hatırlamadın mı Ferruh abinin...
(Meriç gülme sesi)
(Müzik)
-Fırat, konuşmamız lazım abi. -(Fırat) Şimdi olmaz, sonra.
(Yiğit) Sözleşmeyle ilgili ama.
Ya bak, sen bu sözleşmeleri topluyorsun, iyi hoş da...
...benim parayı da, sözleşmeyi de polis aldı.
Ben ne diyeceğim babama şimdi?
Bu saadet zinciri yüzünden parayı polise kaptırdığımı duyarsa...
...vallahi parçalarıma ayırır beni.
Tamam, sen sakin ol. Kimseye tek kelime etme, anlaştık mı?
Ben şimdi Kerim'i ararım işini hallederiz.
Kerim'i mi arayacaksın?
-Ee, abi şey aslında... -(Işıl) Selam.
Aa ah! Yiğit, sen de mi buradasın?
Sen ne yere bakan yürek yakansın öyle.
Sen şu koskoca evrende dur, dur, dur, gel benim çocukluk arkadaşıma vurul.
Ya, ya.
Ama gönül işte değil mi, kime konacağı belli olmuyor?
Değil mi, değil mi?
Aa ah! Ben çay mı ısmarlasam size kantinde ha?
Hem çifte kumrulara dair detayları da dinleriz.
Ya benim bir işim var.
Aa ah! Oldu mu şimdi böyle Fırat?
Bak ben sana ne söyleyeceğim.
Şimdi bu Ece var ya benim küçüklük arkadaşım...
(Kapı açılma sesi)
(Müzik)
Hah! Sen hâlâ çıkmadın mı?
Ee, anca hazırlandım.
Hayrola, Asuman gitti mi?
Çoktan.
Bakıyorum sen de eski arkadaşını görünce moralin yerine gelmiş.
Ee, özlemişim arkadaşımı Kenan Bey.
Belli belli.
(Müzik)
Ben yardım edeyim sana.
Vay.
Karım geri gelmiş ha.
(Müzik)
Görüşürüz hanım.
Kendine dikkat et.
Kenan Bey.
(Müzik)
(Müzik devam ediyor)
Yaktım çıranı.
Demir Kenan.
(Müzik)
Yok hocam.
Basit yoldan olmuyor, zor yoldan deneyeceğiz.
Oğlum, telefonun ellenmedik yerini bırakmadın, daha neyini deneyeceksin?
Hocam, yapacağız bir şeyler.
Zeki, acele et. Benim kaç takipçim var, biliyor musun sen?
Şu anda bir tribün dolduracak kitle mağdur durumda.
Hocam, şifreyi hiç mi hatırlamıyorsunuz?
Biraz hatırlıyorum.
Ama şimdi birazı kime yetecek, biz burada üç kişiyiz.
Ha.
Anlamadım hocam.
Anlama Zeki, bunu da anlamayıver.
Sen şifreyi çöz Zeki.
Hadi Zeki, hadi aslanım.
Hadi koçum, çöz şifreyi.
Hadi aslanım.
Bu çocuk geri zeki.
(Müzik)
Biri bana Ece'nin âşık olacağını söylese...
...kırk yıl düşünsem o kişinin Yiğit gibi sıradan...
...bir tip olacağı hayatta aklıma gelmezdi.
Ne demek sıradan ya? Ne varmış ki benim tipimde?
Hah, ben de onu söylüyorum işte, hiçbir şey yok.
Çok şükür, bizim de kendimize göre belli özelliklerimiz var yani.
Ay yerim senin o özelliklerini. Neymiş senin özelliklerin?
Şey...
Hem sana ne benim ilişkimden ya? Allah Allah! Hayret bir şey ha.
Tamam.
Tamam, sakin olun.
Bakın ne diyorum biz bir akşam böyle toplanıp hep birlikte yemeğe mi çıksak, ha?
-Nasıl fikir? -Yemeğe mi?
Akşam mı? Akşam olmaz ki.
Ha, yemek olur yani?
Neden olmasın, hı? Neden olmasın?
Olabilir tabii ki.
Ama bir öğleden sonra yapalım.
Çünkü benim akşam ailem izin vermiyor.
Ee iyi, öğleden sonra yapalım o zaman.
(Müzik)
Hocam, çok özür dilerim. İnsan o kadar uğraşınca işte, püff!
Hadi bakalım. Püff!
Hadi.
Sağ ol bu arada Zeki, sağ ol.
Hay Allah'ım.
Bak bakayım kiminle buluşacakmış.
Hemen Sedacığım.
Bu değil.
Bu da değil.
Aha da buldum.
Caner diye biri.
Cumartesi buluşuyoruz değiş tokuşu yapıyoruz, demiş.
Fırat da tamam demiş.
Ya bu yeni nesil mesajlaşmanın kıymetini hiç bilmiyor Sedacığım ha.
Tamam ne ya?
Biz zamanında sırf tamam demek için bile yüz altmış karakteri doldururduk ha.
Ya Meriç, biz senin bu rahatlığını ne yapacağız?
Vallahi şu işi halledelim, ona da bakarız Sedacığım.
Ha.
Sözleşmeyi bugün getir.
Paran hazır.
(Telefon mesaj zili sesi)
Böyle konuşmamıştık.
Hayda!
Bastır biraz, getirsin.
Bir saniye Sedacığım.
Ne yapıyorsun?
Karşı tarafı yanıltmak için Fırat Soyer oluyorum.
Çünkü Fırat Soyer'in her zaman bir "B" planı vardır.
Allah'ım sen beni neyle sınıyorsun?
Bak, şimdi nasıl atlayacak sazan.
Öyle konuşmadığımızı biliyorum.
Paran hazır diyorum.
(Telefon mesaj zili sesi)
Aha, geldi.
Cumartesini bekle, sürpriz istemiyorum.
Hâlâ cumartesi diyor ya.
O sözleşme...
...bugün gelecek, uzatma!
Bunlar bundan anlar.
Ya ya.
(Telefon mesaj zili sesi)
Gerginliğe gerek yok, cumartesi konuşuruz.
Oğlum, seni var ya...
Ver ulan sözleşmeyi!
Ya ne yaptın sen ya?
Hele bir getirmesin bak, ben ona ne yapıyorum.
Meriç sen nasıl bir manyaksın?
(Telefon mesaj zili sesi)
Allah Allah!
Vermiyorum ulan, sıkıysa al.
Ulan var ya.
-Meriç-- -Bir saniye Sedacığım.
Meriç, ver şu telefonu.
Bir saniye Seda, adama bak ya bana senin yanında şekil yapıyor ya. Allah Allah!
Ya Meriç sen iyice çığırından çıktın, ver şunu.
Tamam ulan varsa şekliniz Karebil'e bekleriz.
Meriç, ne yaptın sen ya?
Hak etti o, hak etti.
(Telefon mesaj zili sesi)
Aha.
Bugün saat sekizde Karebil'in önünde.
Sözleşmeyi de getiriyorum. Üçe üç.
Sen yenersen sözleşmeyi alırsın, ben yenersem para bende kalır.
Ya bizim Fırat'ın sözleşmeyi erkenden almasını sağlamamız gerekiyordu.
Şimdi Fırat sözleşmeyi hiç alamayacak.
Şok olacak çocuk ya.
Fırat Soyer asla şok olmaz.
Kesin halleder o ya merak etme, Fırat o.
Şu bizim gönderdiğimiz mesajları silelim de.
Evet, oldu.
O da.
Tamam.
Bu Ece var ya sınıfta ne kadar armut varsa hep onlardan hoşlanırdı.
Hadi ya.
Bana da bütün kız arkadaşlarım dengesiz...
...yüzden hiçbiriyle görüşmüyorum demişti.
Hadi ya!
Arkadaşlar ben bir telefon konuşması yapacağım. Hemen geliyorum.
Ahan da! Öğrenci kaynaşması, en sevdiğim.
Hocam, sizin çapraz bağlar kopmamış mıydı?
Kopmamış. Kopayazmış.
Sen edebiyattaydın, değil mi? Aradaki farkı biliyorsundur.
Anam kantinci Lütfü bıyık mı bırakmış ya?
Ay ne çirkin olmuş öyle, hiç yakışmamış ya.
Bitti!
Ne bitti hocam?
Teneffüs bitti.
Ya keşke okul da bitse de tatile gitsek, değil mi?
Fırat, tatilde nereye gidiyorsun?
Biz genelde tekneyle çıkıyoruz hocam.
Vay fareler.
Allah bilir, tekneyi ilk siz terk ediyorsunuzdur ha?
Ben hep Bodrum'a giderim.
Nereye?
Bodrum'a.
Mesela şu anda sorsanız nereye, diye...
...Bodrum derim.
Bodrum'u çok seviyorum.
Anlaşıldı mı evlatlarım?
Anlaşıldı hocam.
Bodrum gibisi yok.
(Müzik)
Ben bir telefon konuşması yapacağım, hemen geliyorum.
(Müzik)
(Kuş cıvıltısı sesi)
(Müzik)
Ah, bu da mı gelecekti başına Ayfer?
Göstereceğim ben sana gününü Kenan Bey, rezil edeceğim seni.
(Müzik)
Hoş geldiniz. Buyurun.
(Müzik)
Hoş geldiniz. Buyurun.
Hiç hoş bulmadım. Çekil bakayım şöyle.
Güzelmiş burası sevdim.
Seversin tabii, bunca yıl sonra bu da mı başıma gelecekti a dostlar?
Ayfer Hanım, senin burada ne işin var?
Asıl senin ne işin var burada Kenan Bey?
Hanımefendi lütfen. Sessizliği bozmayalım.
Lütfen sessizliği bozmayalım.
Sen benim gözüme baksana hanım, benim gözüme!
Ben 30 yıllık polis eşiyim.
Bastım seni Kenan Bey, yaktım çıranı!
Ayfer Hanım.
Hanımefendi, insanlar spor yapıyor burada, bir sakin olur musunuz?
Spor mu?
(Müzik)
Burası neresi ki?
Çiftler için plates sınıfı.
Senin ne işin var burada Kenan Bey?
Ya bacağın için iyi gelir dediler, ben de gelip bir bakayım dedim.
Ne güzel, ne güzel.
Ay benim de bu kadar iki yanım ağrıyor ki...
...vallahi canıma tak etti.
Ben de şey dedim, buraya geleyim bir basayım derken aklıma geldi...
...pilates yapayım bari dedim.
Hazır gelmişken, beraber yapalım bari Kenan Beyciğim.
Tabii, dersimiz şimdi başlayacak zaten.
Hah.
Ya hanım bu kılıkla mı yapacağız?
Spor kıyafetlerini salonumuzdan cüzi bir ücret...
...karşılığı temin edebilirsiniz beyefendi.
Ay temin edelim Kenan Beyciğim, temin edelim.
Seda ne oldu, kötü bir şey mi var?
Bana hiçbir şey sorma.
Ya yok bir şey.
Hallettik her şeyi.
Fırat, Caner diye bir çocuktan alacakmış sözleşmeyi.
Ee, ne yaptın öne çekebildin mi günü? Kaçta buluşacak Fırat çocukla?
Bu akşam.
Yalnız ufak bir detay var. Buluşuyor değil.
Buluşuyorlar.
Canerler birazcıklar...
...kalabalıklar.
Kankacığım acaba adam mı toplasaklar?
Ne kalabalığı oğlum, ne diyorsun ya? Düzgünce anlatsana şunu.
Akşama fena mevzu patlayacak kanka.
Çünkü bu sivri zekâlı, Caner denen arkadaşı tahrik etti.
Çocuk da akşama kazanan sözleşmeyi de parayı da alır, noktasına getirdi işi.
Meriç, abi, ne yaptın sen ya?
Ya, yok bir şey.
Adamlar birazcık kaşınmak istedi ben de söz verdim, Fıratlar kaşıyacak işte.
Ohh.
Akşama şenlik var desenize.
Ya Işıl, bir de sen benim sinirimi bozma, şimdi Allah aşkına ya.
Yok sana şenlik menlik.
(Müzik)
Kenan Bey yavaş, ne yapıyorsun?
Allah korusun, bu yaştan sonra.
Ya ne varmış benim yaşımda?
Ne yok ki senin yaşında?
Kalp var, kolesterol var, şeker var. Var da var senin yaşında.
Sen kendi işine bak.
(Telefon mesaj zili sesi)
(Kerim dış ses) Neredesin? Geç kaldın.
(Kenan iç ses) Acil bir işim çıktı, geliyorum.
Ah.
Ah.
Bugünlük bana bu yeter.
Dedim ben sana değil mi, kesildin işte.
Hı hı, kesildim.
Benim bir arkadaşın yanına uğramam lazım. Sen devam et.
Git git sen. Ben çok sevdim burayı.
Ya Ayfer, sen ne yapıyorsun?
Hiç bilmiyorum ama çok eğleniyorum.
Alo, amirim.
Kerim'i kaybettim.
Nasıl?
Bozuk para mı Kaya bu, ne demek kaybettin?
Şüphelendi galiba benden amirim.
Allah kahretsin.
Siz merak etmeyin.
Ben mutlaka bulacağım izini, amirim.
Hemen bul Kaya, hemen bul.
(Müzik)
(Telefon zili sesi)
Efendim patron.
(Çetin ses) Kenan'la buluştun mu?
Yok daha buluşamadık patron.
İşler biraz uzadı.
(Çetin ses) Daha önemli bir mesele var da ben mi bilmiyorum Kerim?
Cihan'ın tavrı beni biraz işkillendirdi, ben de yolu uzattım.
Takip edildiğini mi düşünüyorsun?
Bir his sadece patron.
Bu aralar olmadık şeyler oluyor, temkinli davranmak lazım.
Hem Kenan da gecikti zaten.
(Çetin ses) Belki o da yolu uzatmıştır.
Kenan'ı kim, niye takip etsin ki?
Hem benim yapamadığım şeyi onun yapacağını nasıl düşünüyorsun, merak ediyorum.
(Çetin ses) Eğer tanıdığım Kenan hâlâ hayattaysa...
...nasıl olacağını görürsün.
Işıl ve Fırat'ın art arda gelmesi tesadüf mü sizce?
Yani bence değil.
Hani senin özrünü de hemen kabul etti ya...
...artık o kadar sallamıyor seni, ondan olabilir.
Bu ders burada oturabilirim, değil mi?
Tabii ki oturabilirsin.
Sonuçta ayakta kalamazsın. Neden?
Çünkü hocalar ayakta duranları sevmez.
Sen ne komik bir kızsın.
Öyleyimdir.
Bu kız bu cesareti nereden buluyor acaba?
Yüzsüzlüğünden.
Ay kızın ne suçu var? Geldi Fırat yanına oturdu.
Daha yarım saat önce özür diledim ben bu adamdan ya.
Yemin ediyorum delireceğim.
Evet, yerleşin artık.
Evet.
Nerede kalmıştık?
Hocam, ben şahsen Şelale'de tutuklu kaldım.
Ya bir düş yakamdan, düş.
Hayır.
Senin daha çok yolun var oğlum.
Abini izle.
Sahra'm.
Bu hafta sonu sinema yapıyoruz, değil mi?
Bana mı dedi?
Sana dedi tatlım.
Ay yazık, tansiyonun mu düştü senin?
Vişne suyu alalım mı sana?
(Gülme sesi)
Şşş ama kendi aranızda konuşmayın artık.
Hocam, biz zaten şahsen, yani arkadaşlarla muhatap olmuyoruz.
Aferin kızım aferin.
Ama senin sesin hâlâ benim kulaklarıma geliyor.
Ya pardon hocam.
Bak hâlâ geliyor.
Bak geç anlıyorsunuz, güç anlıyorsunuz.
Ama sonuçta anlıyorsunuz.
Bu da bir şey tabii, bu da bir şey.
(Caner dış ses) Bugün saat sekizde Karebil'in önünde.
(Caner dış ses) Sözleşmeyi de getiriyorum. Üçe üç.
(Caner dış ses) Sen yenersen sözleşmeyi alırsın...
...ben yenersem para bende kalır.
(Fırat iç ses) Caner böyle anlaşmamıştık. Anlaşmayı bozma.
Hocam, ne zaman derse başlayacağız?
Evladım, sen her hafta aynı soruyu sormaktan usanmadın mı?
Bıkmadın mı, sıkılmadın mı?
Obsesif misin sen?
Yok hocam, ineklikten o ineklikten.
(Gülme sesi)
Evet, yirmi birinci sayfa.
(Caner dış ses) Ne anlaşması ulan?
(Caner dış ses) Sana laflarını tek tek yedireceğim. Sakın kaçma.
(Fırat iç ses) Gel bakalım. En kârlı işim olacaksın.
(Müzik)
Ne işin var senin burada? Hadi bakayım derse, derse.
Hocam, babam alacak beni, izinliyim bugün.
Baba maba yok, ders var. Eğitim öğretim aksamasın. Hadi bakalım derse, hadi.
Geçen hafta sana o saçları kestir demiştim kestirmemişsin, saçları düzelttir.
Ne yapıyorsun ya? Kendini fazla kaptırma öğretmenliğe.
Sayende operasyona devam edebilmemiz için elimize...
...geçen son imkânı da bu akşam kaybedeceğiz.
Merak etme Sedacığım. Biz kazanacağız.
Off off!
Etkileyici.
Mustafa Hoca’m şey. Affedersiniz.
Meriç Hoca'nın bileğinde bir sorun varmış da.
Aman Sedacığım, Mustafa Hoca yabancımız mı?
Hayır müdür yani.
Meriç Hoca'm.
Pek çok beden eğitimi hocası gördüm.
Ama sizin gibisiyle ilk defa karşılaşıyorum.
Bir tane.
Bir tane ya.
İkinci bir Meriç yok.
İyi ki yok.
Meriç Hoca'm.
Tayin düşünür müsünüz?
Ne tayini ya?
Ben daha yeni geldim.
Ee, niye Meriç Hoca'm? Değişiklik iyi gelir.
Öyle mi diyorsun Sedacığım?
Neyse.
Düşünürseniz haberim olsun.
Sonra da hoca bana taktı derler.
Saçmalama Meriç onu öğrenciler için derler.
Ben anlamam.
Göreceğiz bakalım, kim tayin isteyecek.
Bu akşamdan sonra biz isteyeceğiz.
Orası hiç belli olmaz Sedacığım. Hiç belli olmaz.
Ya Meriç senin bu rahatlığın var ya bak, bizi bu bitirecek ha.
Ya Sedacığım.
Sedacığım, Seda Hemşire.
Seda Hemşire.
Hemşire.
(Müzik - Gerilim)
(Kuş cıvıltısı sesi)
Hayatın sınavı hiç bitmiyor, değil mi koca reis?
Hop, koca reis.
Konuşmayacaktın da niye geldin?
Sana vereceğim işi öğrenmek istemiyor musun?
Bana iş vermek mi?
Sen kim...
...bana iş vermek kim?
Otur otur, hadi ya. Tamam, hadi bir şey demedik.
Ya benim ağzımdan çıkan lafların aslında kime ait olduğunu biliyorsun. Otur işte.
Dökül.
(Kahvehane ortam sesi)
Patronun yönettiği finans zincirini...
...hızlı ama sessiz bir şekilde dağıtmamız gerekiyor.
Neden?
Birileri patronla ilgili bir koku aldı da ondan.
Ee?
Ölü. Koklarsa havayı...
Patronun emriyle insanlara ödemelerini yapmaya başladık.
Bu işi en kısa sürede halledin, dedi.
Benden ne istiyorsunuz?
Cihan Sazlı'yı.
Cihan'ı mı?
Aynen. Parası neyse verip, sözleşmeyi geri almamız lazım.
Ama üç katını da versek herif ikna olmuyor. İşi yokuşa sürüyor.
Benden onu ikna etmemi istiyorsunuz.
Becerebiliyorsan tabii.
Kerim.
Sen inanmasan bile...
...Çetin inanmış ki bütün operasyonu anlattı.
Adamı 10 yıldır görmedin, hakkında bildiklerimizi duymak istemiyor musun?
Gerek yok.
Ben öğrenirim.
(Müzik)
Yani Sedacığım, öyle bir hışımla gittin, yemin ederim çok üzdün beni ha.
Şişt.
Gazoz ısmarlayayım mı sana, içer miyiz höpürdete höpürdete?
Ya Meriç git başımdan ya. Çocuk mu kandırıyorsun sen?
Ha sen gazozu sevmedin.
Meriç.
Seda Hemşire, bir sorun mu var?
Yok yok hocam. İyiyim.
Yok yok. Bir şey var, ben anlarım hemen.
İsterseniz bir kahve içip, konuşalım.
Yalnız Sedacığım Hemşire benimle konuşuyor Semih Hoca’m.
Ayrıca kendisi çay insanıdır. Bazı bazı da gazoz.
Tabii hocam, olur. Bir kahve içelim.
Seda-cığım!
Semih hocam, ben de içerim bir kahve ya.
Benimki sütlü olsun.
Köpüğü de bol olsun mu?
Nasıl isterseniz.
Meriç Hocam, kahve de orada süt de orada. Kalkın, kendiniz alın.
İsterseniz Seda Hemşire, biz şöyle yan masaya geçelim.
Olur Semih Hoca'm.
Meriç Hoca'm, size de iyi günler.
İyi günler.
Böyle bir günün neresi iyi olur ya?
Bahattin gel buraya.
Bize az şekerli iki kahve kap gel çabuk.
Derhal müdürüm.
Hocam!
Ürengül Hoca'm.
Meriç Hoca'm, buyurun efendim.
Şey, benimle bir çay...
...içer miydiniz?
Çay mı?
Ay bilemedim ki.
Benim de bir işim vardı ama.
Aman canım, iş beklesin.
Karşılıklı bir çay içeceğiz şurada.
Ee, iyi madem.
Bahattin.
Bize de iki çay.
Efendim kahve resmiyetin...
...çay samimiyetin göstergesidir.
Yalnız biz sizinle o kadar samimi değiliz diye düşünüyorum.
Ne samimi olacağım be seninle.
Ben Ürengül Hanım'ı kastettim.
Yani örnek olur diyemem ama...
...can simidi niyetine.
Anlamadım.
Bir şey yok hocam.
Bahattin pırpır ol. Hadi hadi!
Getiriyorum, merak etmeyin.
İnanır mısınız Seda Hemşire...
...günde bir kahve insanı dinç tutuyor.
Ee, tabii ama fazla abartmamak lazım.
Tabii tabii. Abartmamak lazım.
Zaten...
...güzel muhabbet olmadan da...
...insanın boğazından geçmiyor.
Güzel.
Bugün çok güzelsiniz Ürengül Hoca'm.
Efendim yani ben aslında hiçbir şey yapmadım ama hani sağ olun.
Hiç.
Pardon Hemşire Hanım, bir şey mi dediniz?
Ay yok yok, ben Semih Hoca’yla konuşuyordum.
Aa pardon pardon.
Laflar ve hatlar karıştı, Ürengül Hoca'm.
Hem ben sizi ne zaman görsem...
...hep böyle çok güzelsiniz.
Aman efendim.
Vallahi...
...okulumuz bu yönden son zamanlarda çok şanslı.
Özellikle Seda Hemşire’nin gelişi...
...okulumuzu daha bir güzelleştirdi.
Aa, Semih Hocam, daha öncesinde güzel değil miydi Allah aşkına?
Aa, Ürengül Hoca'm.
Güzellik gören gözdedir, öyle herkes göremez.
Niye görmesin canım, yani Semih Hoca'm edebiyatçı.
O anlamayacak da kim anlayacak?
Ben.
Tabii ki ben.
Hemşire Hanım, bu arada affedersiniz rahatsız etmeseniz.
Ürengül Hoca’mla özel konuşuyoruz da.
Biz de Meriç Hoca’m, biz de.
Bahattin.
Sen ne bekliyorsun başımızda hâlâ?
Resmen vallahi bedavadan tenis maçı izliyorum, böyle böyle.
Vallahi bedavadan four hands'imi yemek istemiyorsan hadi işine. Hadi.
(Müzik)
Geldiler.
Ah Meriç ah! Allah'tan üçe üç ha.
İnşallah Fıratlar dayak yemezler.
Ya merak etme, içini ferah tut.
Diğerleri de geldi.
(Araba motor sesi)
İniyorlar.
Bir, iki...
...üç, dört...
...beş, altı.
(Meriç) Yedi.
Ha ha, maşallah.
Yedi cüceler gibi gelmişler.
Off, Allah kahretsin ya.
Anca bu kadar mı toplayabildin?
Senin kadar cesur değilim.
Ama garanticiyim.
Aferin, aferin.
Oğlum, ben yardım etmezsem dayak yiyecek bunlar ha.
Levye falan bir şeyler var mı bagajda?
Vallahi birkaç emanet vardı.
(Yiğit) Hadi bakalım.
Aha da.
Sen kavgaya bununla mı geldin?
Öyle deme, bu var ya saç diplerini bir yakıyor dayaktan beter yapıyor.
Kavga esnasında sen prizi nereden bulacaksın, ayarsız?
Bu elektriksiz de çalışıyor.
Bununla böyle ense köküne bir vurdun muydu…
Bu olmaz.
Aha buldum.
Bu olur işte. Siz burada kalın, fazla dikkat çekmeyelim, tamam mı?
Tamam, kardeşim...
...güç seninle olsun.
Meriç ya.
Hadi hadi.
Çok değil on dakika.
On dakika sonra konuşacak bir ağzın olacak mı bakalım.
Bence olur ya.
Sadece yedi kişi gelmişsiniz.
Üç kişiyle mi döveceksiniz bizi?
Fırat!
Ne oluyor ulan?
(Dövüş sesleri)
("Oyun benim kural benim" çalıyor)
"Açılın asayiş berkemal bizimkisi hayat okuluna intikal"
"Bana kafa tutmak koca bir hayal burada başaramamak sıfır ihtimal"
"Bu lisede mesele varsa bizden sorulur"
"Can dişe takılır çene sıkı tutulur"
"Ne zaman bizim işimizin adı sorulur"
"Aşk diye yazılır risk diye okunur"
"Oyun benim kural benim"
"Hayat benim ve yürek benim aşk benim ve savaş benim"
"Oyun benim kural benim"
"Hayat benim ve yürek benim aşk benim ve savaş benim"
(Siren sesi)
Fırat.
Sen olayı kapatmak mı istiyorsun, yeni bir olay açmak mı?
Parayı bırak bence.
(Müzik)
Gereksiz cesaret.
En sevdiğim.
Hadi.
(Siren sesi)
Kalk git.
(Müzik - Hareketli)
Kötü yakalanmıştık, tamam da sen niye kavgaya girdin?
Okulumuzun çocuğusun sonuçta.
Okulumuzun çocuğu, iyiymiş.
Sana iki teşekkür borcum oldu.
Bizi emniyette de açık etmedin. Takdir ettim.
Ya neler yapabileceğini biliyorum.
Aslında adamları döverek onları senden kurtarmış oldum.
Vay, ben bile kendime bu kadar güvenmiyorum.
İşte bunu sen söyleyince kibre giriyor.
Ben söyleyince dostluğa.
Dostluğa?
Dostluğa.
Dostluğa.
(Telefon zili sesi)
Pardon.
Vaktinden önce oldu ama hallettik.
Tamam.
Yarın akşam o zaman.
(Telefon titreşim sesi)
(Müzik)
Aa, meşgule attı ya.
Armut.
Ayy.
Ne oluyor acaba ya?
(Işıl iç ses) Ateş böcekleri kedigiller sınıfından olabilir mi acaba?
(Işıl iç ses) Hayır, artık o bile şaşırıyordu...
...bir şekilde hayatta kalma becerisine.
(Işıl iç ses) Ateş Böceği artık karanlıkta tek başına savaşmayacaktı.
(Işıl iç ses) Şimdi yanında vahramanı da vardı.
(Işıl iç ses) Yok. Kahramanı.
Aman şimdi hemen şımartmayalım.
(Işıl iç ses) Vahramanı da vardı.
(Işıl iç ses) Tamam, belki vahramanın ne yaptığını bilmiyordu.
(Işıl iç ses) O olanca aksiyonun içindeyken...
...Ateş Böceği, telefonun başında pinekliyordu.
(Işıl iç ses) Ama olsun.
(Müzik)
(Kapı açılma sesi)
(Müzik)
(Müzik)
(Müzik devam ediyor)
(Müzik)
(Müzik)
(Sokak ortam sesi)
(Telefon zili sesi)
Efendim.
Kenan mı?
Hangi Kenan, Koca Reis mi?
Al içeri, al.
Bana bakın, saygıda kusur etmeyin.
Hatırı vardır.
(Müzik)
Oo, yıllar sonra.
-Hoş geldin. -Hoş gördük, hoş gördük.
Buyur.
(Kapı kapanma sesi)
(Cihan) Senin için öldü dediler de, inanmamıştım.
Onda ölecek göz yok, diyordum.
(Gülme sesi)
Sen yine de öldü say.
Ölüler konuşamazlar ama.
O zaman gaipten ses duydum, say.
Peki, ne diyor bu gaipten gelen ses?
Sözleşmeyi Cihan.
Sözleşmeyi ver diyor.
(Gülme sesi)
Seni yolladı demek.
(Cihan) Ben de bir şey yapacak sanıyordum.
Kenan Efendi...
...bunca yıl sonra benim mekânıma...
...seke seke gelip racon kesiyorsun ya...
...çok cesur adamsın vesselam.
Cesur adamları severim.
Ama cesaretin fazlası aptallıktır.
(Cihan) Sen de biliyorsun bunu.
Sen aptal bir adam değildin.
Sen de hadsiz bir adam değildin.
Kenan...
...ne sen eski Kenan'sın ne ben eski Cihan Sazlı.
Karşımda oturmanı sağlayan iki satırlık hatırın vardı.
Onu da bitirdin.
Şimdi, daha fazla kendini ezdirmeden çık git!
Vay, demek böyle büyüdün ha?
(Cihan) Aklının alamayacağı kadar.
Sen eğer bu kadar büyüdüysen sana müsaade ettiğimizden.
(Kenan) Sana yol verdiğimizden.
Araba seninse, yol da bizim.
Bu araba her yolda gider Kenan Efendi.
Şimdi, topal adamı yaka paça dışarı attırdı, dedirtme bana.
Ha, o Kerim olacak sübyana da söyle...
...bu sözleşmeye çatır çatır uyulacak!
Olur, söylerim.
(Kenan) Ama ben bir şeyi merak ediyorum.
Sonuçlarını göremeyeceğin bu sözleşmeye niye bu kadar sadıksın?
Sen mi göstermeyeceksin bana sonuçlarını?
Yok, ben öyle bir şey demedim.
Cihan...
...Emirdağlıların büyük oğlu Fazlı'yı hatırlıyor musun?
(Işıl) Yiğit, hem telefonlarımı açmıyorsun, hem de geri dönmüyorsun?
Dün ne oldu?
Hi, senin kaşına ne oldu?
Sen de kavgaya karıştın, değil mi Yiğit?
Ha yok, iyiyim ben Işıl.
-Bakayım. Acıyor mu? -Işıl, iyiyim ben, bir şeyim yok.
Yiğit, yanından bir dakika ayrılıyorum...
...başını belaya sokuyorsun hemen ya, aferin sana.
Of ya Allah'ım Ya Rabbi’m ya!
Arkadaşlar bugün Fırat'ı takip edip, Çetin'e ulaşıyoruz.
Sözleşmeyi aldı yani Fırat, öyle mi?
İki araba gideceğiz, Meriç sen benimle geliyorsun. Tamam mı?
Seda sen de arkadan bize destek olacaksın.
-Tamam. -Yakın takip çok riskli olacağı için...
...ben Fırat'ın arabasına bir verici yerleştireceğim...
...o şekilde yapacağız takibi.
Buluşma yerine gittiğimiz zaman ben mekana sızacağım...
...Çetin'in fotoğraflarını çekmeye çalışacağım.
Arkadaşlar bakın, bu operasyona devam edebilmemiz için...
...Bukalemun'un hayatta olduğunu kanıtlamamız şart.
-Tamam mı, herkes görevini anladı mı? -Hı, hı.
-Aynen. -Bir dakika, bir dakika, bir dakika!
Benim görevim ne burada?
Bak Yiğit, istiyorsan çok iyi gözcülük yapabilirim.
-Işıl sen karışmayacaksın. -Neden?
-Ee, ben öyle uygun gördüm çünkü. -Allah Allah ya!
Ya yazık kıza, bırakın o da gelsin.
Yazık mı kıza, dalga mı geçiyorsun sen ya?
Böyle önemli bir operasyonda liseli bir kızın ne işi var?
Hayret bir şey!
(Mesaj zil sesleri) Ahan da, neler oluyor?
Hemşireyim ben ya.
Öğretmenler toplantısında benim ne işim var?
Mustafa Hoca, bizi acil toplantıya çağırıyor.
Yani bu akşam hayatımızın operasyonuna çıkıyoruz.
Bir bu eksikti.
Sen beni tehdit mi ediyorsun?
Sırf sen söyledin diye toplanıp bana savaş mı açacaklar?
(Cihan) Kenan Efendi...
...sen bu âlemi iyice unutmuşsun.
Asıl sen unutmuşsun!
Fazlı'yı sen ele verdin, polise sen öttün!
Bu âlemin raconunu iki paralık ettin!
Eğer bu haber, âlemde yayılırsa...
...sana ne olur biliyor musun?
Köpeklerin bile sana bakmaz.
İki kaşık suda boğulursun.
Tabii, konuşmaya vaktin kalırsa!
Yapma, o kadar söz ettin ama en çok bu yaptığın harekete alındım.
Biliyor musun!
Buraya gelirken, bu kadar tedbirsiz olacağımı mı düşündün?
Buradan çıkmazsam, bu haber dışarıya uçmaz mı sanırsın?
Blöf yapıyorsun.
İyi düşün Cihan.
(Kenan) Geçmişi iyi düşün.
Bu âlemde benim yapacağım deyip de yapmadığım bir iş var mı?
(Kenan) İyi düşün!
(Kapı açılma sesi)
O sözleşme gelecek!
Ay canım...
...Asumancığım vallahi çok yoruldum...
...ama dağlar gibi yük kalktı üstümden.
Yani Kenan, öyle kendi halinde bir adamcağız ama...
...ne yapayım bir kere aklıma düştü işte.
Ay öyle tabii, öyle.
Ya zaten sen ilk anlattığında hiç inanmak istememiştim.
Sen olmasaydım ne yapardım?
Ayferciğim, arkadaşlar bu günler içindir hayatım.
Ay ama, adamın nasıl günahına girdim.
Sayemde cennete gidecek ayol.
(Gülme sesleri)
-Ama bak, sen yine de dikkat et. -Niye ki?
Şimdi bak Ayferciğim, sen benim için kardeşten ötesin.
O yüzden söylüyorum. Şimdi Kenan kendine bakmaya başlamış...
...sen de diyorum hani kendine biraz daha dikkat etsen.
-Kenan'la pilatese başladık. -Aa!
(Gülme sesleri)
(Asuman) Ayfer, âlemsin.
İyi iyi, değişime bir yerden başlamak iyidir.
Zaten çiftlerden biri kendine bakıp, diğeri aynı kalıyorsa...
...yani araya mesafe girmesi kaçınılmaz oluyor.
Ha çok doğru söylüyorsun Asumancığım, bu yaştan sonra...
...mesafeyle falan uğraşamam ben.
O kendine bakıyorsa, ben de kendime bakacağım.
(Asuman) Kesinlikle canım. Çok güzel bir ailen var.
Seni seven bir de kocan. Hı, kıymetini bil.
Hepimize atmış mesajı. Neden toplandık şimdi?
Vallahi biz de bilmiyoruz ki hocam.
Ha dur, dur, dur, yalnız orası rezerve, rezerve.
Ben onu Meriç Hoca'ya ayırdım, evet.
Merci.
Kaderden kaçılmıyor.
-(Ürengül) Meriç Hoca'm. -(Meriç) Hoca'm.
(Ürengül) Hoş geldiniz, hoş geldiniz.
Gerçekten tam zamanında geldiniz. Harikasınız.
Efendim ben doğuştan harikayım.
Ben doğmuşum ben de ınga yok, direkt, merhaba doktor.
(Gülme sesleri)
Altı aylıkken konuşmaya başlamışım.
Evet, ee iki yaşındayken ata biniyormuşum.
Dört yaşında kılıç kuşanıp, ok atmışım.
Şıkılaps!
Şıkılaps! Meriç Hocam, siz Göktürklerdendiniz galiba.
Meriç Hoca'm, siz Göktürklerdendiniz galiba.
Sana ne, sana ne?
Yani gerçekten ağzınıza sağlık.
Bu çünkü böyle her lafın içindedir böyle bık, bık, bık!
Siz hiç merak etmeyin hocam, ben onun hakkından gelirim.
Neyse efendim, ne diyorduk?
(Meriç) Devir değişince, bizim dedeler, zamanında--
(Meriç öksürme sesi) (Mustafa) Merhaba arkadaşlar.
Hayırdır müdürüm, hepimizi merakta bıraktınız.
Böyle apar topar neden toplandık?
Açıklayacağım şimdi. Hah, Hemşire Hanım siz de buradasınız.
Ben de buradayım müdürüm. Çay ister misiniz?
Bahattin.
Arkadaşlar, son dönemde yaşanan birtakım talihsiz olaylar yüzünden...
...okulumuza müfettiş gelecekmiş.
-Müfettiş mi, ne zaman? -Hay Allah ya!
Gelsin, gelsin. Gizlimiz, saklımız mı var?
Bilmem hocam, var mı?
Ah, ne günler gördük be Asumancığım.
Siz de çok güzeldiniz, canımın içi.
Güzeldik.
Ama artık, parçalanmış bir tabloyuz.
Neyse kader, kısmet diyelim artık.
Aa, hiç kader falan deme Asumancığım.
Sen Necdet'i seviyorsun, ben biliyorum.
Necdet de seni seviyor.
(Ayfer) Hem, sevgi de bir yere kadar.
Siz saygı da duyuyorsunuz birbirinize.
Neden olmuyor anlamıyorum vallahi? Sen yalnız, o yalnız.
Necdet, her yerde polis hayatım. Evde, dışarıda.
En çok da Işıl'a üzülüyorum biliyor musun?
Kızcağız, baba hasretiyle yana, tutuşa büyüdü.
Canım benim, hayat kısa.
Uzun yıllar, sevdiğin adamdan uzak durdun.
Artık, sevgini yaşa.
Hem geride bıraktığımız kadar vakit yok ki önümüzde.
Ayfer, yaşadıklarımı bir ben biliyorum.
(Asuman) Işıl küçüktü, hatırlamıyor.
Necdet, yine o aynı adama dönüşürse...
...o zaman aramızda şimdiki saygı da kalmaz, belki de sevgimiz de.
Işıl kocaman kız. Dediğin gibiyse de bırak kendi görsün.
Hem hayatım yarın, öbür gün seni suçlayacak sonra.
En çok bundan korkuyorum Ayfer.
-Ee hem Necdet, kötü bir adam değil ki. -Değil.
Yuva özlemi de çekiyordur yazık.
Bak, gençliğinde aslan gibi olan adamlar bir yaştan sonra...
...ev delisi kediye dönüşüyorlar, benden söylemesi.
(Gülme sesleri)
Neyse, şimdi kafamı karıştırma durduk yerde.
Canım, aklından çıktığı mı var sanki? Bak ne diyeceğim sana.
Mutluluk senin gözünün önünde duruyor Asuman.
Sen tutup almıyorsun onu.
Ya, öyle söylediğin gibi kolay değil Ayfer.
Ee tamam kolay değil, değil de bir yerden başlamak lazım yani, değil mi?
Mustafa Hoca’m, ben bu okulun bu zamana kadar geçirdiği...
...bütün teftişlerde bizatihi bulunmuşum. Malumunuz.
Yani bu okulda...
...öyle gizli saklı şeylerin kalması mümkün değildir.
Vallahi bence de mümkün değil.
O kız sana bence bakmaz.
(Gülme sesi)
(Meriç) Ben sana haddini bildireceğim Bahattin.
Allah Allah! Neden olmazmış hocam?
Çünkü Semih Güvenen'den hiçbir şey kaçmaz!
(Semih) Bunu hepiniz biliyorsunuz arkadaşlar.
Ben ne yaparsam doğru, dosdoğru yaparım.
Çok özür dilerim müdürüm.
(Semih) Bakın Meriç Hoca’m...
...öyle zart diye araya girmeyin, çok rica ederim, lütfen.
Yalnız Semih Hoca’m, böyle zırtlı, zartlı...
...cart curtlu cümleler kurmazsak.
Arkadaşlar konumuza dönelim.
Meriç Hoca’m, bu rutin dışı bir teftiş.
Yani çok daha titiz ve dikkatli olacaklar.
Hm.
Hocam, ne yapacağız peki?
Ne zaman geleceği belirsiz.
O yüzden, şu an itibarıyla hepimiz ama hepimiz....
...alarm durumuna geçiyoruz. Saça, başa...
...öğretmenler dahil giyim kuşam, temizlik, aşırı özen göstereceğiz.
Yani herkes beni örnek alsın, diyor.
Hayır, kesinlikle öyle demiyor Meriç Hoca’m, kesinlikle.
Semih Hoca’m, özellikle de siz Meriç Hoca’m...
...bu konuya biraz daha fazla çaba göstermelisiniz.
Dersinizdeki çocukların çoğu yeni uykudan kalkmış gibi geziyor.
Bu konuda herkes...
...Hemşire Hanım'ı örnek alsın.
Ah. (Boğaz temizleme sesi)
Seda Hanım, hep böyle zaten. Tam bir örnek.
Ya eksik olmayın, teşekkür ederim.
Ben bu Semih tilkisine, çok pis tilt oluyorum ya!
Vallahi ben de Müdür Bey'den tırsıyorum biraz.
(Gülme sesi)
Bu muazzam bilgi için sana ne kadar teşekkür etsem az Bahattin.
Arkadaşlar fısır fısır öğrenciler gibi aramızda konuşmayalım, lütfen.
-O konuşuyor ya. -Vallahi o benim damarıma basıyor hocam.
-O konuşturuyor, ben bir şey yapmıyorum. -Bahattin!
(Müzik - Gerilim)
Alo, ha Kaya, son durum nedir?
Kerim'i buldum, Cihan'ın yanına geldi tekrar.
Allah Allah! Bu kadar hızlı mı?
Şey amirim, tek başına geldi. Ee, inanın ben de çok şaşkınım.
Ee, bir saniye. Cihan Sazlı da dışarı çıktı.
-Ne yapıyorlar? -Konuşuyorlar amirim.
Vücut dilleri nasıl? Allah kahretsin! Ne oluyor Kaya?
Hiç stresli görünmüyorlar. Cihan, Kerim'e bir dosya verdi amirim.
-Ne dosyası? Yoksa... -Galiba sözleşme amirim.
(Kaya) Kerim çok mutlu, el sıkıştılar. Ee, şimdi de arabasına biniyor.
Bu nasıl olur Kaya, biz neyi kaçırdık?
İnanın ben de hiç anlamadım amirim, hiç bilmiyorum.
(Müzik - Gerilim)
-Necdet, hoş geldin. -Hoş bulduk.
-Ya Asuman, müsaitsen-- -Aa tabii tabii, gelsene.
(Kapı kapanma sesi)
-Işıl yok mu? -Etüte kaldı, birazdan gelir.
Yemek yer misin, bir şeyler hazırlayayım mı?
Yok, yok aç değilim, sağ ol.
-Bir şey içer misin, kahve falan? -Yo, bir şey istemem.
Pek keyfim yok.
Çok teşekkür ederim Asuman.
Her şeye rağmen, insanın sığınacağı bir limanı olduğunu bilmesi...
...çok güzel. İyi ki varsın.
Sen de.
Sen de iyi ki varsın Necdet.
Neyin var, pek iyi görünmüyorsun?
İşler...
...pek beklediğim gibi gitmiyor.
Büyük bir yenilgi aldım Asuman.
Ben bu operasyona çok bel bağlamıştım.
Ha...
...büyük yenilgin, operasyonun?
Her defasında beni şaşırtmayı nasıl başarıyorsun?
Ha, kendime inanamıyorum ya.
Ha...
...sen bence en büyük yenilgiyi...
...aileni bir arada tutamamakla alıyorsun Necdet.
Ne demek bu şimdi?
Her şeyi bir yana bırak, kızının büyüdüğünü bile göremedin demek.
Asuman, yine başlamayalım, ne olur.
Bak bu opersayon benim için çok önemliydi.
Aa tabii ya, zaten senin için her şey kızından daha önemli.
Kızımız seni görmek için merkeze geliyor.
Ama polis teşkilatının göz bebeği olmaya çalışan babası...
...acaba bunun ne kadar farkında, hı?
İşinde başarısız...
...aile reisliğinde zaten yoksun.
Ha bizi üzmeye daha ne kadar devam edeceksin Necdet?
-Çok ileri gidiyorsun! -Yalan mı?
Sana bir erkek evlat veremedim diye...
...alttan alta bunu her zaman hissettirdin Işıl'a.
Sınıfında bütün kızlar baleye giderken Işıl, dövüş dersleri almak istedi.
Herkes kızına bebek alırken sen ona araba aldın.
Sen hayatımız boyunca, beni ve kızımı...
...her zaman kendi isteklerine göre yönlendirmeye çalıştın, Necdet.
Işıl, benim her şeyim.
O benim nefesim. Eğer onun başına bir şey gelecek olursa...
...tek sorumlusu sensin Necdet.
Asuman.
Sen hâlâ işimde başarılı olacağım diye kendini yiyip bitirirken...
...kızın çoktan senden gitmiş olacak.
Ben senin yerinde olsam, başarılı olmak yerine...
...baba olmayı seçerdim.
(Müzik - Duygusal)
(Kapı açılma sesi)
(Köpek havlama sesi)
(Kapı kapanma sesi)
(Köpek havlama sesi)
(Köpek havlama sesi)
(Köpek havlama sesi)
(Kapı açılma sesi)
(Müzik - Gerilim)
(Ayak sesi)
(Müzik - Gerilim)
(Müzik - Gerilim)
(Nefes sesi)
Bu iş çok zor geçecek, anlaşıldı.
(Müzik - Gerilim)
-(Meriç) Amma oyalandın birader ya! -Ha evet, oyalandım.
Ev çok güzeldi, şöyle azıcık keyif yapayım, dedim.
(Şarjör çekme sesi) Hazır mıyız?
(Şarjör çekme sesi) Hazırız!
Seda biz hazırız. Sen hazır mısın?
-Hazırım. CPS tamam mı? -Tamam.
(Telsiz sesi)
-Tamamdır, sinyali aldım. -Ah, ah!
Bir benim yolladığım sinyalleri alamıyorsun zaten.
(Araba sesi)
(Yiğit) Bas oğlum bas, bas, bas!
(Araba sesi)
Gördüm, tamam.
Sedacığım, sen araba kullanırken bu cihazla ilgileniyor olman...
...çok tehlikeli değil mi, canım arkadaşım?
Işıl, kalbime indiriyordun! Senin ne işin var burada?
Doğru ya, ben burada aksiyondan bayağı geri kalıyorum...
...ben öne geçeyim en iyisi.
(Seda) Dur ya dur, ne yapıyorsun?
Ya Seda, araba kullanırken başka bir şeyle il-gi-le-nil-mez!
Işıl sen çok oldun artık, in aşağıya!
Beni bu arabadan indirmenin tek bir yolu var.
O da kolumdan tutup, dışarıya sürüklemek.
-Yapamaz mıyım sanıyorsun, ha? -Yaparsın, yaparsın ablam.
Ama bak, sinyal görüntüden çıkıyor.
Işıl sana bunları tek tek ödeteceğim, bak!
Ödetirsin, ödetirsin. Sen bir sağa dön, sonra teşekkür edersin.
(Araba sesi)
(Müzik - Duygusal)
Hayat işte, her zaman planladığımız gibi olmuyor.
(Müzik - Duygusal)
(Müzik - Duygusal)
(Müzik devam ediyor)
"Açılın asayiş berkemal"
"Bizimkisi hayat okuluna intikal"
"Bana kafa tutmak koca bir hayal"
"Burada başaramamak sıfır ihtimal"
"Bu lisede mesele varsa bizden sorulur"
"Can dişe takılır çene sıkı tutulur"
"Ne zaman bizim işimizin adı sorulur"
"Aşk diye yazılır rest diye okunur"
"Oyun benim"
"Kural benim"
"Hayat benim ve yürek benim"
Sedacığım, özür dilerim.
Gerçekten özür dilerim.
Ya biz seninle abla, kardeş gibiyiz ya.
Böyle ufak tefek şeyler için birbirimizi kırmayalım.
Nasıl ya?
Senin ufak tefek dediğin şeyler, bana söylediğin yalanlar.
Farkında mısın?
Ya Seda, benim seni ne kadar çok sevdiğimi bilmiyor musun?
Bir sor, bir sor Allah aşkına bir sor.
Bana de ki; Işıl de sen bu yalanları bana niye söyledin, de.
Sor bak bir. (Fren sesi)
Tek kelime daha edersen, yemin ederim seni bu arabadan dışarı atarım ha!
Sustum bak, hı, hı.
(Müzik - Gerilim)
Oğlum, adamların dibine kadar girdin, biraz mesafe koy.
Ya ben onları arka koltuktan takip ederim, yine de ruhları duymaz kardeşim.
Sen merak etme.
Ya şimdi bir çıkmaza falan girecekler, onlar gidecek biz kalacağız...
...mesafe koy!
Ya yigidom bak şimdi, aa çukur! (Fren sesi)
Ya Meriç, erken emeklilik sebebisin resmen ha.
Ya ne var oğlum işte, böbrekte kum, taş ne varsa döktük hepsini.
(Gülme sesi)
(Müzik - Gerilim)
(Araba sesi) (Köpek havlama sesi)
(Kapı kapanma sesi)
(Müzik - Gerilim)
(Kapı kapanma sesi)
Of, başlıyoruz!
Sen kapıyı kolla, bir de Seda'yı kontrol et. Tamam mı?
Tamam, merak etme. (Kapı açılma sesi)
(Kapı kapanma sesi)
(Telsiz sesi) Seda!
-Efendim? -Her şey yolunda mı?
-Sayılır. -Tamam başlıyoruz.
Anlaşıldı.
-Hişt, hop! Sen nereye? -Ben de geliyorum.
-Sen burada kalıyorsun. -Neden?
Işıl saçmalama, çocuk oyuncağı değil bu.
-İyi, ben de çocuk değilim zaten. -Işıl!
Adımını atarsan bak seni direksiyona kelepçelerim ha.
-O biraz zor canım! -Pekala, sen istedin.
-Ne yapıyorsun ya? Seda saçmalama! -Hişt, hişt!
Kolumu acıtıyorsun! Seda bıraksana! Ne yapıyorsun?
(Kelepçe sesi)
Ne yapıyorsun sen ya? Kendine gel!
Işıl, sen aklının dikine gitme, ben kendime gelirim!
Burada uslu dur, sesini çıkarayım deme!
Seda saçmalama, çözer misin şunu?
Seda beni böyle bırakma, Seda! (Kapı kapanma sesi)
(Kelepçe sesi)
(Müzik - Gerilim)
Ah bir bu eksikti be! Of!
(Müzik - Gerilim)
(Müzik - Gerilim)
Uzun zaman oldu.
Seni çok özledim baba.
(Müzik - Gerilim)
Dur! Kaldır ellerini!
Silahını yavaşça yere bırak.
Yüzünü dön.
(Sopayla vurma sesi)
Işıl, ben seni direksiyona kelepçelemiştim?
Birincisi; ben bir genç kızım.
İkincisi; benim babam emniyet teşkilatında canım.
Hadi yürü, yürü!
(Müzik - Gerilim)
(Müzik - Gerilim)
(Müzik devam ediyor)
(Müzik devam ediyor)
(Müzik - Gerilim)
(Kapı açılma sesi)
(Meriç) Işıl, senin ne işin var burada?
(Yiğit) Işıl?
Allah'ım delireceğim ya! Kızım sen hayırdan anlamıyor musun?
Prensip olarak kullanmıyorum ben o kelimeyi.
Seda, madem indirmedin arabadan, getirdin buraya kadar...
...niye göz kulak olmuyorsun?
Arabaya kelepçeledim, kelepçeyi açmış.
Üf!
Ama hepimizi büyük bir beladan kurtardı.
Çünkü adam beni enselemişti.
O ne kardeşim?
Ha, arkadaşlar bu, operasyona geri dönüş biletimiz.
-Ee sen fotoğraf çekecektin? -Ya çektim aslında çektim de.
(Yiğit) Üf, baksanıza.
-Ee oğlum, hiç yüzü görünmüyor ki? -Görünmüyor evet.
Çünkü o sırada su içiyordu kardeşim, hem de bu bardakla.
Vay, nice!
Küçük bir parmak izi araştırmasından sonra...
...Çetin'in hayatta olduğunu kanıtlıyoruz.
Sonrasında da Necdet Amir'e düşündüğü kadar...
...beceriksiz polisler olmadığımızı ispatlıyoruz.
Ya o halde operasyona devam ediyoruz öyle mi?
Aynen öyle. (Meriç gülme sesi)
Sen var ya, adamsın oğlum, adamsın!
Meriç ya!
Tebrik ederim.
Teşekkür ederim. Sen de hiç fena değilmişsin ha.
Hadi arabalara! Bizim bir an önce merkeze gidip...
...Necdet Amir'e haber vermemiz lazım hadi.
(Meriç) Hadi, hadi, hadi, koş, koş, koş!
(Müzik - Hareketli)
(Kapı açılma sesi) (Kapı kapanma sesi)
(Kapı kapanma sesleri)
Pardon da sen nereye Işıl?
Aa şaka yapıyorsun herhalde, ben bu anı kaçırır mıyım?
Allah'ım Ya Rabbi’m ya!
(Müzik - Hareketli)
Komiserim.
(Telsiz sesi) Bir problem mi var komiserim?
Ee Necdet Amir'im müsait mi?
Odasında.
(Kapı açılma sesi)
-Amirim. -Yiğit.
Babacığım, ay toplantın mı vardı?
Ya ben sana ulaşamayınca.
Hayırdır Işıl?
Amirim, bizim size söylememiz gereken çok önemli bir şey var.
Ben artık sizin amiriniz değilim.
Şey ee, biliyorum bizi operasyondan attınız.
Ama bu gerçekten çok önemli. Yani eğer anlatmama izin verirseniz--
(Necdet) Yiğit...
...ben istifa ettim.
(Hep bir ağızdan) Ne?
(Müzik - Gerilim)
(Müzik - Jenerik)
Bu dizinin betimlemesi ARC Yapım tarafından...
...Sesli Betimleme Derneğine yaptırılmıştır.
www.sebeder.org
Sesli Betimleme Metin Yazarı: Çiğdem Banu Yeşilırmak
Seslendiren: Çiğdem Banu Yeşilırmak
Alt Yazı: Gökberk Yılmaz - Nuray Ünal - Hatice Başpınar - Gülay Yılmaz
İşaret Dili Tercümesi: Volkan Kurt
Son Kontroller: Ela Korgan - Fulya Akbaba - Hasan Dikyuva
Teknik Yapım: Dağ Prodüksiyon ve Yeni Gökdelen Tercüme
(Müzik - Jenerik)
Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.