Afrikaans
Akan
Albanian
Amharic
Armenian
Azerbaijani
Basque
Belarusian
Bemba
Bengali
Bihari
Bosnian
Breton
Cambodian
Catalan
Cebuano
Cherokee
Chichewa
Chinese (Simplified)
Chinese (Traditional)
Corsican
Croatian
Czech
Danish
Dutch
Esperanto
Estonian
Ewe
Faroese
Filipino
Finnish
French
Frisian
Ga
Galician
Georgian
German
Greek
Guarani
Gujarati
Haitian Creole
Hausa
Hawaiian
Hebrew
Hindi
Hmong
Hungarian
Icelandic
Igbo
Indonesian
Interlingua
Irish
Italian
Japanese
Javanese
Kannada
Kazakh
Kinyarwanda
Kirundi
Kongo
Korean
Krio (Sierra Leone)
Kurdish
Kurdish (Soranî)
Kyrgyz
Laothian
Latin
Latvian
Lingala
Lithuanian
Lozi
Luganda
Luo
Luxembourgish
Macedonian
Malagasy
Malay
Malayalam
Maltese
Maori
Marathi
Mauritian Creole
Moldavian
Mongolian
Myanmar (Burmese)
Montenegrin
Nepali
Nigerian Pidgin
Northern Sotho
Norwegian
Norwegian (Nynorsk)
Occitan
Oriya
Oromo
Pashto
Persian
Polish
Portuguese (Brazil)
Punjabi
Quechua
Romanian
Romansh
Runyakitara
Russian
Samoan
Scots Gaelic
Serbian
Serbo-Croatian
Sesotho
Setswana
Seychellois Creole
Shona
Sindhi
Sinhalese
Slovak
Slovenian
Somali
Spanish
Spanish (Latin American)
Sundanese
Swahili
Swedish
Tajik
Tamil
Tatar
Telugu
Thai
Tigrinya
Tonga
Tshiluba
Tumbuka
Turkish
Turkmen
Twi
Uighur
Ukrainian
Urdu
Uzbek
Vietnamese
Welsh
Wolof
Xhosa
Yiddish
Yoruba
Zulu
(Siren sesi)
Abi Arda'yı zorlayalım, bence ondan da çıkar.
Abi asıl para Yusuflardaymış.
-Yok ya, balon o. Atıyor o çocuk. -Ne atacak be?
Parayı Emrecan'dan alacağız.
Abi Emrecan'ın defterini dürmeyecek miydik?
Ona son bir şans daha vereceğim.
Yavaş oğlum, önüne baksana!
-İntihar etmiş. -Kim?
Alt sınıflardan bir çocuk, Emrecan mı ne.
Ne diyorsun ya?
Neredeymiş, ölmüş mü?
Merkezdeki hastane var ya, oradaymış. Öldü mü kaldı mı, bilmiyorum.
Polislere olanlardan bahsettin mi?
Mektup ya da not bırakmak gibi bir aptallık yaptın mı?
Yaptın mı?
Buldular mı mektubu?
Işıl, mektup nerede?
Yok öyle armut piş, ağzıma düş! Benim de isteklerim var.
Bir: Karabil'de okuduğumu babama söylemeyeceksin...
...ve iki: Oraya birlikte gideceğiz.
Yiğit!
(Müzik - Romantik)
Tamam, ben tuttum seni. Bırakmam, merak etme.
Tamam. At şimdi ayağını buraya.
Hadi. At, ben çekeceğim seni. Gel, korkma.
Korkmuyorum bir kere! Çekil şuradan!
(Pencere kapanma sesi)
(Kapak kapanma sesi)
Yiğit.
Aç, aç, aç.
(Müzik - Gerilim)
(Gıcırtı sesi)
(Müzik - Gerilim)
(Kapı kapanma sesi)
Sen çekmecelere bak.
Sen de oralara iyice bak.
Soktun bizi dolabın içine.
Hiç film de mi izlemiyorsun sen? Önce dolaba bakılır.
Pardon da benim sayemde kurtardın paçayı.
Şikâyet değil, teşekkür etmen lazım.
Meltem, bir şey mi dedin?
(Meltem) Yo.
Ne yazmış? Ne yazmış?
Okuyayım mı?
"Adil abi, ışıklı kasalardan istemiyorum. Daha sade olsun."
"İşlemci çok önemli bak. En iyisi olsun."
"Bir de ram abi, rami daya gitsin."
En ufak kasma istemiyorum sonra."
Al, hatıra diye saklarsın.
Siz buldunuz o mektubu o zaman.
Fırat'tan kaçar mı?
Neden intihar etmiş? Ne yazıyor içinde?
Onun cevabı patronda.
Her şey ortaya çıkmadan harekete geçmemiz lazım.
Takımı kurup işlerini bitirelim.
Rövanşı alıyoruz, diyorsun abi.
Emrecan'dan mı?
(Gülme sesi)
Pek bir merak ettin bakıyorum. Sen de gelsene.
Nereye gidiyorsunuz ki siz?
Bizim tayfaya katılmak için ilk kural...
...nereye gideceğini bilmeden gelmeye razıysan...
Biz de seni kabul etmek için hazırız demektir.
Yarın saat yedide.
Işıl beni bir daha aramıyorsun. Tamam mı? Numaramı da siliyorsun telefonundan.
Söyleyeceklerimi duymak isteyeceksin ama.
Mektup Fıratlarda.
Ne? Emin misin?
Eminim. Kendi gözlerimle gördüm.
Hem babasından da bahsetti.
Çok önemli olmasa bahsetmezdi herhalde.
Bir dakika, bir dakika, bir dakika.
Çetin Soyer'den mi bahsetti?
Ne diyorum ben sana? Sabahtan beri ne anlatıyorum ben sana?
Anlatmıyorsun Işıl, anlatmıyorsun. Anlatsan duyardım ben.
Babam da olsun, dedi. Böyle kısık sesle söyledi.
Nerede?
Nereye gideceklerse bilmiyorum artık.
Ha sen de her şeyi öğrenmeyi beceriyorsun da...
...nereye gideceklerini nasıl öğrenemedin?
Ay macera olsun dedim. Hayret bir şey ya!
Ben hiç değilse aralarına sızdım. Sen onu bile beceremedin.
Rüyanda bile göremezsin ki sen zaten.
Ben yarın giderken mesaj atarım sana.
Yarın Fıratlarla gidersen Necdet Komiser'e her şeyi bir bir söylerim.
Ben de bayılıyorum sanki, değil mi?
Ben gidemezsem Çetin Soyer'i yakalayamazsın.
Işıl...
...yarın Fıratlarla gitmiyorsun. Konu kapanmıştır.
Hayırdır Yiğit?
Bu kadar acil toplantı istediğine göre önemli bir şey olmalı.
Evet amirim. Çok önemli bilgilere ulaştık.
Fırat, intihar eden çocuğa, yani Emrecan'a bir şeyler yapmayı planlıyor.
Suçüstü yapabiliriz.
Nasıl yani?
Amirim, Emrecan arkasında bir mektup bırakmış.
Ve bu mektup bir şekilde Fırat'ın eline geçmiş.
(Yiğit) Çocuk saadet zincirinden bahsediyor olmalı ki ona bilenmişler.
Hem çocuğu, hem de ailesini susturmayı planlıyorlar amirim.
-Bir bu eksikti. -Nasıl adamlar bunlar ya?
Amirim, ayrıca Çetin Soyer'in de orada olacağı bilgisine ulaştık.
-Çetin mi? -Evet amirim.
Şimdi elime düştün Çetin.
Bu sefer kurtulamayacaksın.
Nereye gideceğimizi bilsem...
...gelmekten vazgeçerim diye mi söylemiyorsun?
Ne kadar sabırsız bir kızsın sen ya.
Sabırsız değilim. Merak ediyorum sadece.
Ayrıca bana çok tehlikeli bir yermiş gibi geliyor.
Daha önce hiç görmediğin, bir daha da hiç görmeyeceğin bir yer.
Tek hakkın var.
Nasıl yani?
Ya bildiğimiz bir ev gibi değil mi?
Bildiğin başka bir yer gibi değil, diyelim.
Ama sana söz, eğer korkmazsan...
...sana Emrecan'ın mektubunu vereceğim. Pek merak etmiştin.
(Müzik - Gerilim)
(Mesaj zili sesi)
(Işıl dış ses) Yiğit, ben çok korkuyorum.
Karışma diyorum sana kızım işte, karışma ya.
(Kapı kırılma sesi)
(Müzik - Gerilim)
Işıl!
Işıl neredesin?
Işıl beni duyuyorsan, bütün gücünle çığlık at!
Işıl!
(Ayak sesleri)
(Müzik - Gerilim)
(Kapı açılma sesi)
(Müzik - Gerilim)
(Çarpma sesi)
(Bağırma sesi)
Bu ne be?
(Nefes sesi)
(Nefes sesi)
(Müzik)
(Zorlanma sesi)
Of! Bir bu eksikti ya.
Cık!
(Zorlanma sesi)
(Erkek hoparlör ses) Sen!
Sen kimsin be? Ortaya çık!
(Erkek hoparlör ses) Buradan yalnızca iki türlü çıkabilirsin.
(Erkek hoparlör ses) Birincisi; büyük bir korkusunu mağlup etmiş...
...bir kahraman olarak.
(Erkek hoparlör ses) İkincisi ise yüzü tanınmayacak hâlde bir ceset olarak.
(Gülme sesleri) (Müzik - Gerilim)
(Rüzgâr ses efekti)
(Müzik)
Korku evinin Emrecan'la ne alakası var?
Ne yazıyor o mektupta?
Hiçbir alakası yok.
Al bakalım, ödülün.
Ay!
(Gülme sesleri)
Öf!
(Ayak sesi)
Bunun ne işi var burada be?
Don Kişot olmuş başımıza.
O elindeki ne ulan?
Ha...
Bununla oynanmıyor mu bu oyun?
Çakma Don Kişot.
Senin dediğin, kılıç kalkan.
Şuursuz bu çocuk ya. (Tükürme sesi)
Sen ne ayaksın? Beni mi takip ediyorsun sen?
Ee yok, seni takip etmiyorum da...
...onu takip ediyorum.
-Işıl'ı mı? -Aynen.
Ben seninle birlikte olduğunu anlayamadım.
Başka bir arabaya binince, başkasıyla sandım.
(Erkek ses) Polis! Teslim olun!
(Erkek ses) Ellerinizi başınızın üzerine koyun ve dışarı çıkın.
(Müzik - Hareketli)
(Siren sesi)
(Müzik - Jenerik)
(Müzik - Jenerik)
"Oyun benim"
"Kural benim"
"Hayat benim ve yürek benim"
"Aşk benimle savaş benim"
"Savaş benim"
"Oyun benim"
"Kural benim"
"Hayat benim ve yürek benim"
"Aşk benimle savaş benim"
"Oyun benim"
"Kural benim"
"Hayat benim ve yürek benim"
"Aşk benimle savaş benim"
(Müzik - Jenerik)
(Siren sesi)
İçeride olduğunuzu biliyoruz. Etrafınız sarıldı.
Sakın kaçmaya kalkışmayın.
Abi nereden çıktı bunlar? Ne yapacağız şimdi?
Ne demek ne yapacağız? Ne demek ne yapacağız?
Kaçacağız ya!
Bence çıkalım, bir şey yapmadık diyelim.
Sen yaptın değil mi? Polislere sen haber verdin.
Ha evet ben yaptım. Ben kendi kendimi aradım, kendimi ihbar ettim.
Çünkü salağım çünkü.
Seni buraya gömerim. Duydun mu beni?
Abi burada olmaz. Polisler dışarıda.
Bırak ya bırak, bir denesin bakalım.
Ya saçmalamayın, Allah aşkına yapmayın ya!
Enseleneceğiz şimdi az kaldı. Kaçalım bir an önce lütfen.
Bence çıkalım, bir şey yapmadık diyelim.
Asım haklı. Bizim kaçmamız için bir sebep yok, değil mi?
(Hep bir ağızdan) Yok abi.
O zaman kaçmıyoruz. Polislerin karşısına çıkalım bakalım...
...olayları neymiş?
Bak belli ki...
...bu baskın bize değil mekâna.
Çıkarsak arada biz de kaynayacağız.
Bunların yüzünden nezarete mi düşelim yani?
Ne diyorsunuz siz ya? Burası kaç yıllık mekân biliyor musunuz?
Tekrar ediyorum, bir dakika içinde...
...ellerinizi başınızın üstüne koyarak teslim olun!
Bir delilik yapmaya kalkışmayın, sonu çok acı olur!
Tekrar ediyorum, sonu çok acı olur!
Nasıl heyheylenmem ben? Suçlu psikolojisi...
...madem mekânın hiçbir açığı yok, mekâna güven, değil mi? Kendine güven.
Bak Fırat, Yiğit haklı. Eğer onlara güvenerek...
...polislerin karşısına çıkmak istiyorsan sen bilirsin...
...ama ben kim vurduya gitmek istemiyorum.
Bu kızla aynı fikirde olmak her ne kadar kanıma dokunsa da haklı.
Bak Fırat, ben seninle arkadaş olmak istiyorum.
Tamam mı? Bu gece benim için de sürpriz oldu evet ama...
...ama ben sana kendimi bir şekilde ispatlayacağım.
Ne geveliyorsun sen?
Bak ben motorla önden çıkacağım, tamam mı?
(Yiğit) Siz de o sırada tüyüyorsunuz.
Sadoların haberi olmayacak. Onlar hep beraber çıkıyoruz zannedecekler.
Bana teslim olma diyorsun, sen kendin çıkıyorsun. Ne iş?
Seninle arayı düzeltmem için başka şansım varsa söyle.
Davetsiz gelen o. Bırak gitsin, biz de kaçalım hadi.
Arada sen olmasan bu eziğin söylediklerini yapacak değilim Işıl.
Biliyorum, hadi.
Seninle işimiz daha bitmedi.
Mektubu ver çabuk, mektubu ver.
Seninle sonra görüşeceğiz ezik.
Abi ne yapacağız? Hadi.
Hep birlikte dışarı çıkıyoruz.
Hah ben dedim, en mantıklısı.
Hadi, hadi, hadi...
(Müzik)
İkinci uyarıyı da yaptık amirim, çıkan yok. Ne yapalım?
-Giriyoruz! -Emredersiniz amirim.
(Müzik)
(Polis telsiz sesi)
Diğerleri yok.
Bizi oyuna getirdiler.
Diğerleri nerede?
Amirim yanlış istihbaratmış maalesef.
Amirim ne yapıyorsunuz?
Komiserim vallahi biz bir şey yapmadık. İnanın bizim suçumuz yok.
Onu göreceğiz, göreceğiz onu.
Kaya, al bunları içeriye ifadeye, geliyorum şimdi.
Emredersiniz amirim.
-Bize ne yapacaksınız komiserim? -(Kaya) Geçin!
-Vallahi bizim bir şey bildiğimiz yok. -(Kaya) Tamam geçin!
-Anlat! -Amirim anlatayım.
-Anlatayım ama vurmak yok. -Anlat dedim Yiğit!
(Işıl) Eyvah Fırat, çantamı unuttum!
-Ya boş ver şimdi çantayı, hadi. -Fırat, saçmalama...
...çantamı bulurlarsa kimliğimi bulurlar, kimliğimi bulurlarsa...
...babama ulaşırlar. Babama ulaşırlarsa ben biterim.
Ben de geleyim mi?
(Müzik)
(Necdet) Oğlum, bunlar hani Emrecan'ın ailesi yok edeceklerdi.
Hani Çetin Soyer burada olacaktı?
Maalesef öyle olmadı amirim. Özür dilerim.
Emrecan mektupta saadet zincirinden bile bahsetmemiş.
Fıratların hiçbir derdi yokmuş yani çocukla.
Sadece eğlenmeye gelmişler buraya.
Ne yazmış?
(Polis telsiz sesi)
Amirim Emrecan'ın babasının şirketi batmak üzereymiş.
Bu yüzden bulamamış parayı. Tek derdi Fırat'ın gözünden düşmemekmiş.
Mektupta da ailesinden özür falan dilemiş işte.
(Polis telsiz sesi)
Olacağı buydu zaten. Peki kim kim gelmişler?
Amirim; Fırat, Asım, Mehmet bir de ee...
-...şey... -Ney?
Ee şey amirim...
...bir tane kız. Ama ben tanımıyorum yani tanıyorum da çok tanımıyorum.
Aynı sınıftayız işte yani.
Biz de herkesi topladık geldik buraya.
Çetin Soyer'i yakalayalım diye. Ah Yiğit ah!
Neyse içeri girelim. Şu animatörlere üç beş bir şey soralım da...
-...dikkat çekmeyelim. -Ee biz girmesek amirim.
-Niyeymiş o? -Şey içerisi biraz...
...ürkütücü bir yer de. Hiç şey yapmayalım yani.
Kaya Komiser halleder zaten şimdi onları.
Oğlum ne saçmalıyorsun sen, hı?
(Müzik) (Polis telsiz sesi)
Mekânın ruhsatı amirim. Fırat Soyer buranın sürekli müşterisiymiş.
(Kaya) Ayda bir defa mutlaka gelirmiş. Bugün de beş kişi gelmişler.
Peki siz bu arkadaşı tanıyor musunuz?
Hayır efendim. Onu da, Fırat Bey'in yanında gelen kızı da...
...ilk defa görüyoruz. -Bu kızın bir adı yok mu ya?
Onu bu arkadaşa sorun komiserim. Ne de olsa kıza asılan o.
Yok öyle bir şey amirim, yalan söylüyor!
Asıl sen yalan söylüyorsun. Komiserim o kız Fırat Bey'le buraya geldi.
Biz önce onun kız arkadaşı sandık. Daha sonra bu arkadaş geldi.
Sanırım kızı takip ediyormuş...
...tabii Fırat Soyer bu arkadaşı görünce çok sinirlendi.
Galiba o da kıza karşı boş değil.
Yani burada bizlik bir şey yok komiserim.
Peki Kaya, sen bu arkadaşların sorgusuna devam et...
...ben de bu arkadaşı teke tek sorguya alayım.
Emredersiniz amirim.
(Müzik)
-Ulan animatör değil bülbülatörsünüz be. -(Necdet) Yürü!
(Müzik)
Sen, anlat bakayım baştan.
Nerede bu çantam ya?
(Yiğit) Ya olayını tamamen yanlış yapmışlar amirim. Gerçekten.
(Yiğit) Yani böyle anlattıkları gibi hoşlanmadır...
... asılmadır falan öyle şeyler yok.
Zaten kızı görseniz bana hak verirsiniz. O kadar çirkin ki.
Bana maval okuma! Biz seni operasyona yollayalım...
...sen zamparalığa git. -Yok amirim zamparalık falan yok.
İlk kuralı da hemen öğrenmişsin. İnkâr!
Bakın amirim ben her şeyi açıklayabilirim.
Oğlum, biz seni okula Fırat'la arkadaş ol diye mi yolladık...
...yoksa git çocuğun sevgilisine asıl, senden iyice nefret etsin diye mi?
-O kız Fırat'ın sevgilisi değil amirim. -Kim o zaman?
(Müzik - Gerilim)
Cevap versene.
-Bismillahirrahmanirrahim! -Oğlum iyi misin?
(Müzik)
Aa amirim burası inanılmaz korkunç bir yer.
Ya bakın, şu örümceği görüyor musunuz? Şuraya bakın amirim.
-Ne örümceği? -Şurada.
(Müzik)
Ah! Ah, ah be amirim ah!
Ya ben, daha ee bunu daha fazla yapamayacağım...
...daha fazla inkâr edemeyeceğim amirim.
Neyi?
Meltem'den hoşlandığımı.
Meltem kim?
Fırat'ın yanında gelen kız işte amirim.
Biz o yüzden dikleniyoruz Fırat'la birbirimize.
Ee amirim burası gerçekten beni çok korkutuyor.
Dışarı çıkalım, ben her şeyi orada anlatayım size olur mu? Buyurun.
(Müzik)
Ne yapıyorsun ya?
(Müzik)
Abi kaç dakika oldu hâlâ gelmedi.
Abi bu kız yakalanırsa var ya kesin öter.
Zaten babasından korkmuyor mu bu? Biz yavaştan topuklayalım.
Cephede düşene bakmayacaksın. İlerleyeceksin.
Kes!
-Abi nereye? -Işıl'a bakmaya gideceğim.
Yapma abi, bizi de kendini de yakma!
Abi!
(Müzik)
(Fırat) Polisler! (Kapı kapanma sesi)
(Marş basma sesi)
(Araba sesi)
Amirim hoşlanmak dediysem, kara sevda değil yani.
Yani gerekirse ben duygularımı kalbime de gömmesini bilirim.
Sonuçta profesyonelim. Yani hislerimle işimi asla birbirine karıştırmam.
Bu karıştırmamış halin mi?
Oğlum görev başında âşık olmadın mı bu kıza?
Aşk yok amirim, sadece ufak bir hoşlantı.
Ya sabır! Ya sabır!
Ne yaptın sen? Bir şeylerden şüphelenmediler değil mi?
-Yok amirim hiçbir şey yok. -İyi.
Bir aksilik olmadan çıkalım şuradan da merkeze gidelim.
Ee amirim ben şu an gidemem yalnız merkeze.
-Niyeymiş o? -Şeyden...
...ee Fıratlar, amirim. Ben gidip onları bulayım da şüphe çekmeyeyim.
İyi. Ee yanlış ihbarmış birkaç bir şey sordular, sonra da saldılar dersin.
Tamam amirim. Ben ee, içeride telefonumu düşürmüştüm de...
...gidip onu alayım sonra geleyim. -Hadi.
Herkes araçlara, gidiyoruz.
Nerede bunlar ya?
Üf Meriç, senin yüzenden kaybettik işte.
Bulacağız, bulacağız.
Ya sana inanamıyorum Meriç, koca bir aileyi infaza götürüyorlar...
...sen bu saatte açık dürümcü arıyormuşuz gibi rahatsın.
E aramızda birinin soğukkanlı kalması lazım Sedacığım.
-Ha içimizdeki soğukkanlı sensin yani? -Ee yani.
Mesela o kadar panik yaptın ki...
...ileride kapıları açık olan arabayı hâlâ görmedin.
Emrecanların arabası bu. Çek, çek, çek sağa çek.
(Müzik - Gerilim)
(Seda) Kapat ışıkları Meriç.
Ya nereye gidiyorsun? Benim içimde kötü bir his var, destek mi çağırsak?
Saçmalama Meriç, insanları her an infaz edebilirler. Zamanımız yok.
Bekle, ben önden gideyim bari. Bana gelsin kurşunlar.
(Kapı kapanma sesi)
Ben arkanda mı kalayım? Sana mı gelsin kurşunlar?
-Şşt dikkatli ol! -Tamam sen de.
(Müzik - Gerilim)
(Öğürme sesi) (Müzik - Gerilim)
Emrecan!
Çocuğu sen al. Diğerlerini ben hallederim.
(Müzik - Gerilim)
(Işıl) Yiğit! Yiğit tamam ya...
...bu sefer çok kötü çuvalladım.
Ben de kabul ediyorum ama yapma böyle lütfen.
Işıl sen farkında mısın bilmiyorum ama...
...operasyon açığa çıkıyordu ya, operasyon.
Hadi her şeyi geçtim, ya sana bir şey olsaydı!
Sen benim için mi daldın öyle odaya?
Ya şimdi lafı çevirme şimdi.
Ben bana ne derdim sana bir şey olsaydı?
Ya özür dilerim. Özür diledim işte daha ne yapabilirim ki?
Bitti Işıl, tamam mı? Benim seninle işim yok artık.
Ben yarın gidiyorum babana, her şeyi tek tek anlatıyorum.
Ya seninle tanıştığımdan beri...
...adama sürekli yalan söylemek zorunda kalıyorum ben.
-Bir şey yapmayacaksın Yiğit. -Gör bakalım.
Sen iyice çığırından çıktın ha.
Tamam, haklısın.
Haklısın işler kontrolden çıktı.
Ben ne seni ne de operasyonu daha fazla tehlikeye atamam artık.
Ama lütfen sen gidip bir şey söyleme.
Bak söz veriyorum, yarın gidip kendim bizzat ben anlatacağım.
(Müzik)
Bu iş bitti artık tamam.
(Müzik - Duygusal)
(Necdet) Tekrar çok özür dileriz.
(Necdet) Arkadaşlar Emrecan kaçırıldı sanmışlar.
Sizi de öyle ıssız bir yerde görünce...
...müdahale etme gereği duymuşlar.
Oğlanın midesi bozuldu, onun için durmuştuk.
Sorup soruşturmadan bu hanımefendi üstümüze atladı.
Eli de kürek gibi maşallah.
Amirim ben de yapıştırdım gelişine sağlam üç dört tane.
Ben hiç hissetmedim.
Ben sizinkileri hissettim ama beyefendi. Maşallah sizin elinizin de...
...Seda'dan aşağı kalan yanı yok. (Öksürme sesi)
Hocam, siz gerçekten polis misiniz?
İnanılması güç ama evet Emrecan.
Meriç gerçekten polis.
-Seda da. -Amir Bey ben hâlâ anlamadım.
Polis arkadaşın bizimle derdi neydi?
Lisedeki suçlarla mücadele kapsamında...
...Emrecan’ın okulunda gizli bir operasyon yürütüyorduk.
Emrecan da intihar edince...
...bununla ilgisi olup olmadığını soruşturmamız gerekti.
Arkadaşlar da bu soruşturma kapsamında sizi takip ettiler.
-Oğlum! -Ben bir şey yapmadım.
Doğru. Doğru, Emrecan bir şey yapmadı.
-İntihar mektubu da bunu doğruluyor. -Ne mektubu?
Nerede?
(Müzik) (Kâğıt sesi)
Yavrum?
(Müzik) (Kâğıt sesi)
İşlerim bozuldu diye mi yaptın bunu?
Ben sizin bir şeyinizi eksik eder miyim hiç?
Bir şeyimizi mi?
Her şeyimiz eksik artık.
Oğlum yapma böyle. Bak Allah'a çok şükür sana bir şey olmadı...
...bak, bir aradayız. -Anne!
Bak okulda herkes üzerime geliyor, evde her şey altüst olmuş...
...benim hayatım mahvolmuş, sen hâlâ bir aradayız diyorsun ya!
Allah'tan bir aradayız yani. Olmasaydık ne olacaktı?
Tamam oğlum, sinirlenme sen. Tamam.
(Necdet) Yalnız...
...operasyonun selameti açısından...
...Emrecan'ın Karabil Lisesi’ne devam etmesi mümkün değil.
(Necdet) En azından operasyon bitene kadar.
Ama merak etme, seni en az Karabil kadar iyi bir okula yerleştireceğiz.
Al işte bak, bir de bu çıktı.
Ya durup dururken okulumdan da oldum. Hem de hiçbir suçum yokken.
Haksızlık bu yaptığınız. Hem bana ne ya sizin operasyonunuzdan!
-Seda! -Sen neyin haksızlığından...
...bahsediyorsun ulan!
Sen kendini balkondan atana kadar sağlığın yerindeydi.
(Seda) Başını sokacak bir evin var...
...bütün şımarıklığına rağmen sana kol kanat geren bir ailen var.
(Seda) Yazık!
(Seda) Bütün bunların değeri hakkında hiçbir fikrin yok.
Bu kadar çok sevilirken para nedir, ha?
Hangi okula gitmişsin, ne fark eder?
Emrecan sen bir avuç paranın yokluğunu eksiklik sanıyorsun ama sen...
...hiç eksiklik yaşamamışsın.
(Seda) Umarım bunca nankörlüğüne rağmen hiçbir zaman yaşamazsın.
(Müzik)
İzninizle amirim.
(Kapı açılma sesi)
(Kapı kapanma sesi)
(Müzik)
(Sessizlik)
Ayfer Sultan, iyi misin?
(Müzik)
Oğlanı da bir evlendiremedin tabii. Sen de haklısın.
Hiç kimseyi beğenmiyor, kendisi çok matah bir şeymiş gibi.
(Müzik)
Anne!
Anne ben aradığım kızı buldum. Hatta bak evlendim bile.
-Anne, anne! -Ay! Ay oğlum of!
Ne zaman geldin sen? Korktum.
Vallahi deminden beri burada ilgini çekmeye çalışıyorum ama...
...sende tık yok. -Hıı.
Ne sıktı senin canını, söyle bakayım?
Yok canım bir şey, öylesine.
Açsındır sen. Ben sana bir şeyler ısıtayım hemen.
Yok annem, var bir şey işte belli.
Ben tanımaz mıyım 25 yıllık annemi? Bak televizyon bile kapalı.
Vallahi dizim yok deme, hayatta inanmam.
(Kapı açılma sesi)
-Hayırlı akşamlar. -Hoş geldin babacığım.
-Hoş gördük oğlum. Nasılsın? -İyi baba işte, aynı.
Hayırdır? Sen bu saate kalmazdın.
Lokalde arkadaşlarla sohbete dalmışız.
Vaktin nasıl geçtiğini anlamamışım.
Aç mısın Kenan Bey?
-Yok hanım, sağ ol tokum. -İyi. Ben yatıyorum o zaman.
-Bu saatte mi? -Başım ağrıyor biraz.
Baba, annemin nesi var? Biraz durgun gibi.
Bir şeyi yok oğlum. Başım ağrıyor dedi ya.
Aa Allah Allah! Başka bir şey var gibi sanki ama.
Ee...
...merkezde işler nasıl gidiyor?
İyi baba ne olsun? Aynı işte, evrak işleri falan.
Necdet orada mı?
Oradadır baba, nerede olacak?
Onun ne yapacağı belli olmaz.
Yine bir şeyin peşindedir.
Kim bilir, kimin hayatını karartacak?
Baba biraz ön yargılı davranmıyor musun sence?
Yani belki bu sefer çok kötü birinin peşindedir.
-Kimin mesela? -Mesela...
...bir seri katilin. Bir uyuşturucu kaçakçısının.
Ya da yakalanamayan bir suçlunun. Ne bileyim?
(Necdet dış ses) Çetin Soyer hayatta.
Baba!
Baba!
Babacığım, iyi misin?
İyi oğlum, iyi.
(Müzik)
(Müzik)
Işıl, ne oldu kızım? Ne bu hâl böyle?
Galiba yolun sonuna geldim anne.
Aa! Ne demekmiş öyle o?
(Telefon zili sesi)
Hay Allah!
(Telefon zili sesi)
Ha evet, evet çıkıyorum birazdan. Hı hı.
Hayatım, şehit çocukları için burs çalışmaları.
Benim hemen çıkmam lazım ama aklım da sende kalacak.
Canım annem benim. Gurur duyuyorum seninle.
Ben de seninle gurur duyuyorum. Her zaman da duydum.
Bak...
...sorunun her neyse üstesinden birlikte geliriz. Tamam mı?
Ben her zaman senin yanındayım. Bunu hiç unutma.
(Mesaj zili sesi)
Allah!
Bazen sorunları kendi kendine çözmen gerek.
Ne dedin kızım?
Dedim ki anneciğim, sen çık istiyorsan, bekletme.
Tamam.
Çıkmam lazım ama aklım da sende kalacak.
Gelince bu konuyu konuşacağız tamam.
İyisin, değil mi?
İyiyim anneciğim.
(Müzik - Duygusal)
Ee, hanım, nasıl oldun?
Geçti mi başının ağrısı?
Geçti biraz, sağ ol Kenan Bey.
Aman kendine iyi bak ha.
Sen bize lazımsın.
Sen de Kenan Bey, sen de.
Hayırdır, sen gene lokale mi?
Evet. İşte arkadaşlarla zaman geçiyor.
Günaydın güzel ailem.
-Günaydın oğlum. -Günaydın oğlum.
Ya ben hiç oturmayayım, kaçacağım.
Oğlum iki lokma yemek yeseydin bari.
Sen de mi lokale gidiyorsun?
Ha, yok anneciğim. Ben bu sefer gerçekten merkeze gidiyorum.
Gerçekten merkeze mi?
Oğlum sen daha önce zaten nereye gidiyordun ki?
Ee, şey yani olayların merkezine gidiyorum bu sefer anneciğim.
Olayların derinine dalacağım da.
Bir de toplantım varmış bugün.
Vallahi hiçbir şey anlamadım. Kafam karıştı sabah sabah.
Ha, iyi o zaman.
Ben de seninle geliyorum.
Aa, baba benim toplantım var bugün ama.
Yürü oğlum benim başka işim var.
Hanım, görüşürüz.
Görüşürüz anne.
(Kuş cıvıltısı sesleri)
Yok mu?
Yok abi, daha gelmemiş.
Ama çocuklara söyledim gören olursa haber uçuracaklar.
Telefonu da kapalı.
Abi polis mi yakaladı acaba?
Kız ilk defa oraya gidiyor. Yakalasa ne olacak oğlum?
Bonusu gelmiş mi?
(Asım gülme sesi)
Abi ben senin şu benzetmelerine bitiyorum ya.
Yok abi, Yiğit de yok daha ortalarda.
(Fırat nefes sesi)
Ee abi, beni kimyacı çağırmış.
Solüsyona mavi renk mi veremiyormuş ne, ben ona gideceğim şimdi.
Kaçacaksanız adam gibi bahane bulun.
Hiç.
Neyse abi beni de İngilizceci çağırtmış. Yakınlarda mağara mı ne bakacakmışız.
Ha, ee bir de sıranın üstüne çıkıp şiir okuyun.
Adamın selam çaktığı şeye bak! Hadi gidin!
Ee, hadi.
Kaçtık biz o zaman.
(Müzik - Gerilim) (Kuş cıvıltısı sesleri)
-Günaydın. -Günaydın.
İyi görünüyorsun.
Dün akşamki oyun çok yormamış anlaşılan.
Sendeki haber alma bende yok Meltem.
Ama sıkıcı olmaya başladı.
Her gittiğim yerin hesabını mı vereceğim ben?
Ya hayır da, niye çağırılmadığımı merak ettim sadece.
Erkek erkeğe takıldık.
Peki biz ne zaman gideceğiz?
Bir gün.
Ne zaman?
Ben uygun gördüğüm zaman Meltem.
Oldu mu?
(Müzik)
(Araba sesi)
(Kapı açılma sesi)
(Kapı kapanma sesi)
(Araba sesi)
Buraya kadarmış Işıl.
(Müzik)
(Araba sesi)
(Kapı açılma sesi)
(Kapı açılma sesi)
(Kapı kapanma sesi) Selamünaleyküm.
(Kapı kapanma sesi)
Baba, yol boyunca tek kelime etmedin.
Ne işin var senin burada söylesene?
Var bir işim, içeri girince görürsün.
Babam, tamam görürüm görürüm de...
...hani bileyim de ona göre göreyim ya da görmeyeyim.
Sen niye ısrar ediyorsun?
Bilmediğim bir şey mi var?
Yo, yok, bir şey yok.
(Müzik)
Merhaba.
(Alarm sesi)
İşte babacığım, burası da bizim mekân.
Komiserim, siz?
Aa, ne haber?
Gel baba.
-Komiserim! -Canım...
...sen o işi bugün hallediyorsun değil mi?
Tamam, süper çok güzel. Gel baba.
Tekrar rozet mi takmış?
Açığa alınmamış mıydı?
Arkadaşlar hadi ama hadi, hadi.
Bakın sabah oldu, ağzınız değil elleriniz ayaklarınız çalışsın, hadi.
Oğlum bir sakin ol ya!
Ne bu enerji sabah sabah?
Ya yok ben sakinim babacığım, ben ben sakinim...
...de işte insanlara moral vermeyince vatandaşa yansıyor sonra.
Hasbinallah.
Tamam. Ben Güngör'ün yanına gidiyorum.
Hangi Güngör'ün?
-Güngör Amir? -Hı hı.
Ee, Güngör Amir yok babacığım. Onun tayin çıktı, o gitti.
Atta bye bye.
Oğlum sen amirinin arkasından nasıl konuşuyorsun?
Hiç yakışmıyor.
Yo benim Güngör Amir’e saygım sonsuz babacığım.
Çok da severim kendisini, sen yanlış anladın.
Neyse, hadi arkadaşlar sana bir taksi çağırsınlar da sen lokale git artık.
Ya bırak şu etimi budumu!
Güngör yoksa Fehmi'ye giderim.
Fehmi Amir’e mi?
Lavabo neredeydi bu katta?
Beş dakika bekle Fehmi Amir’in yanına beraber gidelim.
Şurada babacığım ben bekliyorum.
Eyvah!
Benim babamı durdurmam lazım ya.
Benim babamı durdurmam lazım.
Necdet Amir.
Necdet Amir.
(Müzik)
Geç kaldın. Sabah erken gelecektin.
Komiserim çok daha büyük dertlerimiz var şu anda.
Hadi ya? Olmasa şaşardım zaten.
Dert matiksin Yiğit, dert matik.
Amirim içeride mi komiserim?
Toplantıda.
Eyvah! Ne yapacağım ben ya?
Fehmi Amir.
Ne diyorsun oğlum sen?
Hepsi ayrı cins bunların.
Ama sen dur.
Necdet Amir’im bir gelsin bugün senin defterini dürer.
Komiserim, Fehmi Amir’im yok.
Nasıl yok? O da mı toplantıda?
Yok, izinli bugün, gelmeyecek.
Ha, gelmeyecek.
Ay kardeşim benim gel.
Oh, çok iyi haber.
Komiserim, siz iyi misiniz?
İyiyim ya, öyle yuvarlanıp gidiyorum Tuncer.
Hadi kolay gelsin.
(Müzik)
Hayda!
Yiğit, gel, gel, gel. Her işte bir hayır varmış.
Bak, nerede kime rastladım ya?
Sen Zekiye'yi hatırladın mı?
Ya Kenan amca, Işıl ama benim ismim, lütfen.
Tamam, tamam. Sen Işıl'ı hatırladın mı?
Ha, nasıl hatırlayacaksın ki?
Yani en son görüştüğünüzde küçüktünüz.
Sonra da o olaydan sonra bağlar koptu.
Işıl, Necdet Amir’in kızı.
Bu da Yiğit, oğlum.
Merhaba Yiğit, Işıl ben.
Yalnız Işıl beni tanımana çok şaşırdım, biliyor musun?
Onca zaman geçmiş, yaşlanmışız.
Fotoğraflardan hiçbir farkın yok ki Kenan amca, hâlâ aynısın.
Böyle biraz saçların beyazlamış ama olsun.
Sağ ol benim güzel kızım.
Sen de hep aynısın. Hep sevimliydin.
Böyle sokağa çıktığımızda senin fotoğrafını çekmek için...
...hep yolumuzu keserlerdi.
Gerçi büyümüşsün, serpilip, güzelleşmiş, güzel bir genç kız olmuşsun.
(Müzik)
Yiğit, neredesin sen?
(Müzik)
Senin benim oğlumla ne işin var?
Ee, şey babacığım bir yanlış anlaşılma oldu herhâlde.
Sen sus!
Seninle de konuşacağız.
Bölümler arası bir rotasyon toplantısı vardı.
Birkaç evrak işi verdim Yiğit'e.
Asayiş işi beklemez.
Sen benden daha iyi bilirsin.
Farklı departmanda olsa da...
...herkes görevini yapacak.
Benim oğlum sana rota mota değil.
Hele sen ona hiç değilsin.
Babacığım ben burada bir polisim.
Necdet Amir'in bana iş vermesi normal bir şey.
Abartılacak bir şey yok bunda.
Sorun yok Yiğit.
Onun derdi benimle.
Ha, kus kinini.
Oğlumdan uzak duracaksın.
Onu işlerine alet etmeyeceksin.
Baba!
Benim burnum hepinizinkinden daha iyi koku alır Necdet.
Şu andaki havadaki kötü kokuyu da alıyorum.
Sen bir şeyler çeviriyorsun.
Bir şey çevirdiğim falan yok.
Çetin hayattayken bu şehirdeki kötü koku kaybolmaz.
(Necdet) Sen farklı düşünüyorsun ama...
...dünyadaki tüm kötülüklerin sorumlusu ben değilim.
Bırak bunu! Bir iş çevirmiyormuş!
Ben senin ciğerini biliyorum.
Sen ne iş çeviriyorsun çevir, oğlumu sakın karıştırma!
Yoksa...
Oğlunla bir işim yok.
Ben diyeceğimi dedim.
Oğlumu benden gizli iş çevirmeye zorlama.
Zekiye senden habersiz iş çevirse ne dersin?
Oğluma bunun için sebep yaratma.
(Müzik)
Baba!
Baba dur!
Babacığım.
Ben Kenan amcaya hoşça kal deyip hemen geliyorum.
Çok zamanının almayacağım.
Seninle önemli bir konu hakkında konuşmam lazım.
Baba!
Ben bırakayım seni eve.
Yok istemem, gerek yok.
Baba bak, koskoca polis oldum artık.
Sen ne zaman güvenmeye başlayacaksın bana?
Kenan amca!
Kaç yıl sonra karşılaştık, vedalaşmadan mı gidecektin? Aşk olsun!
Sizin yanınızda bunları yaşamak istemezdim.
Kusura bakma kızım.
Kenan amca, bu babamla sizin aranızdaki mesele...
...ne Yiğit'i, ne de beni ilgilendirir.
Öyle de olması gerekir zaten.
Bak bize de bekliyorum. Hem Ayfer teyzen özlemiştir seni.
Gelirim, gelirim tabii.
Adresi de bu polisten alırsın.
Alırım tabii.
Ne zamandır babamın yanına gidip geliyorum, ben seni hiç görmedim Yiğit.
Bu katta çalışmıyorsun galiba?
Ha, evet evet, aynen.
Ben babamın bütün elemanlarını tanırım da.
Seni bugün gördüğüm iyi oldu kızım.
Siz çocukluk arkadaşısınız.
Ya birbirinizi bilmemeniz olur mu hiç?
Söylediğim gibi bize bekliyorum. Annene selam söyle.
Söylerim Kenan amca.
(Müzik)
(Kapı açılma sesi)
(Kapı kapanma sesi)
Hocam rahatsız ediyorum ama...
Aa, estağfurullah Meriç Hoca'm buyurun.
Ben Semih Hoca'ya bakmıştım.
Ay inanın nerede olduğunu bilmiyorum ama...
...benim yapabileceğim bir şey varsa ben yardımcı olayım.
Ha yok. Ben bu yakında başlayacak olan liseler arası basketbol yarışması için...
...kendisiyle görüşecektim de.
Neyse, ben onu bulurum o zaman.
Ee, oturmaz mıydınız?
Ha yok, başka zamana.
(Nefes sesi)
(Nefes sesi)
Ay!
İlahi Meriç Hoca'm, ay ne yapıyorsunuz ayol?
Bu koku...
Hangi koku?
İnsanı dinginleştiren...
...çiçek bahçesindeymiş hissi veren bu koku...
...çok güzel.
Sedacığıma da alayım bundan.
Işılcığım...
...birazdan çok önemli bir toplantım var.
Ne oldu? Hemen söyle güzel kızım.
Şey baba...
...aslında daha erken gelecektim ama...
Kötü bir şey olmadı, değil mi?
Baba şey ee...
...nasıl söylesem şimdi...
Kızım telaşlandırma beni, söylesene ne oldu?
(Kapı vurma sesi)
Gel. (Kapı açılma sesi)
Ha, amirim, müsait misiniz?
Işıl gittikten sonra yapacağız toplantıyı Yiğit, birazdan.
Siz tanışıyor musunuz?
(Kapı kapanma sesi)
Evet, babam tanıştırdı biraz önce bizi.
Ee, liseye gidiyordun, değil mi?
Hı hı.
Bu yaşta lisede...
...ilginçmiş.
Şey Kadıköy Lisesi miydi?
Yok. Gümüşbulutlar Lisesi.
Laf anlatamadık ki hanımefendiye.
İlla polis olacağım diye tutturdu.
Yoksa şimdiye okul çoktan bitmişti.
Baba!
İyi, tamam, tamam.
Ama akıllandı benim kızım, polislik sevdasından vazgeçti.
Okulunda güzel güzel okuyor, değil mi?
(Necdet) Ha, bu arada...
...ya Kenan'la sizin önünüzde tartıştık, kusura bakmayın çocuklar.
Estağfurullah amirim.
Önemli değil babacığım.
Kızım...
...hadi Yiğit yabancı değil...
...ne oldu, bir anlat bakayım merak ettim?
(Müzik)
Şey babacığım...
...annemin doğum günü de.
Eyvah!
Yine mi unuttum?
Yok, daha var.
Ee?
Yani daha var dediysem de çok bir şey kalmadı şunun şurasında baba, üf!
Hatırlat, demiştin işte hatırlatıyorum ben de.
Ha.
Sen hediyeyi seçtin galiba?
Ha, öyle oldu biraz.
Baba matikten biraz para çekeyim dedin.
(Müzik)
Ama ekstreyi kontrol edeceğim, ona göre.
Kuzuyu kurda emanet ettik.
Söz veriyorum, sadece hediye alacağım.
İyi madem ama bir daha bu tür işleri hafta sonu hallet.
(Necdet) Hafta içi sadece okul.
Uf baba ya!
İlk iki dersim boş diye geldim. Hem özledim, fena mı oldu?
Cık! Neyse, daha fazla gözüne batmadan gideyim ben en iyisi.
Görüşürüz.
Sana da iyi mesailer Yiğit.
Teşekkürler.
(Kapı açılma sesi)
(Kapı kapanma sesi)
Ee, Yiğit Efendi...
(Kapı açılma sesi)
Oh oh! Maşallah.
Ee, şey efendim biz şey...
-Koku. -Hah.
Koku duymuştum da ben onu kokluyordum.
(Semih gülme sesi)
Tabii tabii.
Bizi zaten hiç ilgilendirmez, öyle değil mi Seda Hanım?
Ne demek ilgilendirmez?
Bal gibi ilgilendirir. Sedacığım?
Semih Hoca'm haklı.
(Seda) Özel hayatınız bizi hiç ilgilendirmez.
Umurumuzda bile değil.
Pardon özel hayat derken, ben tam anlayamadım onu efendim?
Özel hayat.
Güp güp, güp güp.
Ee, özel hayat demişken yarın akşam az şekerli...
...bir kahvenizi içmeye uğrarım Seda Hemşire Hanım.
Olmaz!
Olur.
Ee, çok sevinirim, mutlaka bekliyorum.
Ama ben yarın sana grip aşısı olmaya gelecektim Seda Hemşire.
İki dakikalık iş o.
Olur mu canım? Koskoca grip aşısı.
Hem gelmişken zatürre, tetanos hepatit A, B, C, Ç, D, E, Ğ, W...
...ne varsa hepsini olayım ben.
Ee, siz en iyisi kuduz aşısı olun Meriç Hoca'm.
Olurum.
Onu da olurum.
Yarın mutlaka bekliyorum.
Geleceğim.
Ay üzülmeyin Meriç Hoca'm, ben de size kahve ısmarlarım o zaman.
Benden.
Çok güzel.
Hoşça kalın.
Ha, yalnız bırakalım sizi.
Ee...
...ho hocam!
(Müzik)
Dün gece için tekrardan özür dilerim sizden.
En kısa sürede telafi edeceğim.
Dün senin istihbaratına güvenerek gittik bir koku evi bastık.
Sen Fırat Soyer'e yakınlaşacağın yerde gittin çocuğun kız arkadaşına asıldın.
Senden nefret etse yeridir.
Amirim siz hazır saymaya başlamışken ben de bir şey ekleyeyim isterseniz.
(Yiğit boğaz temizleme sesi)
Amirim, Fırat benim saadet zincirimi bildiğimi biliyor artık.
Ya bir de her şey kontrolüm altında diyor ya.
Oğlum sen benimle dalga mı geçiyorsun?
Yok Yiğit...
...galiba ben...
...seni bu operasyona alırken hata yaptım.
Seni bu görevden alıyorum.
Yapmayın amirim.
Yani...
...bana birazcık daha zaman verirseniz ben başarılı olacağıma inanıyorum.
Ayrıntıları kaçırıyorsun Yiğit.
Senin görevin bir suç organizasyonuna sızmak değildi.
Senin görevin, Fırat'ın en yakın arkadaşı olmaktı.
Amirim kendimi Fırat'a sevdirmek için bana son bir şans verin.
Sen o şansı adamın kız arkadaşına âşık olmadan önce isteyecektin.
Yapmayın amirim lütfen.
Bakın ben Fırat'ın güvenini kazanacağım ve bunu size ispatlayacağım.
Söz veriyorum.
Yiğit, bu zincir insanların hayatını mahvedebilir.
(Necdet) Daha yeni bir çocuk intihar etti bile.
Yarın başkalarının olmayacağını kim garanti edebilir?
Çetin'i yakalayacağız diye yasa dışı bir suç örgütüne göz yumuyoruz.
Amirim yapmayın.
Peki.
Sana son bir şans vereceğim.
Bu akşam...
...ya bu masaya Fırat'la dost olduğunu gösteren bir fotoğraf koyacaksın...
...ya da seni operasyondan alacağım.
Amirim birkaç gün verseydiniz bari.
Bu akşam Yiğit, bu akşam.
(Necdet) Fotoğrafı getir, parayı al.
(Müzik)
(Kapı açılma sesi)
(Kapı kapanma sesi)
Uf!
(Müzik)
(Kapı açılma sesi)
(Kapı kapanma sesi)
(Müzik)
Asuman, kendine gel!
Aman canım, ne var bunda?
Ne demek, ne var bunda?
Hani ne oldu aranızdaki anne kız güvenine?
Ya bunun konumuzla alakası yok ki.
O benim kızım.
Ya tabii ki her şeyini kontrol etmek zorundayım.
Onun kızın olması, özgürlük alanına girmen anlamına gelmiyor Asuman.
Of! Ya o başka bu başka!
Ne alakası var?
Öf! Tamam çok konuşma, çekil kenara şöyle, tamam.
Evet.
Cık! Of!
(Telefon zili sesi)
(Telefon zili sesi)
Efendim Necdet?
Ha, Asuman nasılsın?
İyiyim Necdet, teşekkür ederim, sen?
İyi, ne olsun.
Işıl geldi bu sabah.
Işıl mı?
Ee, niye gelmiş?
Öylesine.
Ya zaten Yiğit gelince bir öyle uzun boylu konuşamadık.
Yiğit mi?
Ha-hangi Yiğit?
Ya yok o mu işte Ayfer'in oğlu, polis olan.
Aa, anladım.
Işıl ne yaptı Yiğit'i görünce?
(Necdet ses) Ne yapacak Asuman?
(Necdet ses) Tanımıyorlarmış birbirlerini.
(Necdet ses) Bugün merkezde tanıştılar.
Ya düşünsene bunlar çocukluk arkadaşı.
Yolda birbirlerini görseler tanımayacaklar.
Ha, neyse canım işte tanışmış oldular demek ki.
Ee, Necdet ben çok yorgunum da sonra konuşsak olur mu?
Seni arayanda kabahat.
(Kapı kapanma sesi)
Işıl!
Sen neler çeviriyorsun kızım ya?
(Müzik)
Ah kahretsin!
Kahretsin!
(Işıl) Babamla çalıştığını Kenan amcadan sakladığını bilmiyordum.
Öyle yapmak zorundaydım.
Sen de gördün işte babam...
...o olaydan beri nefret ediyor babandan.
Hiçbir zaman tam olarak öğrenemediğim şu meşhur olay.
(Yiğit) Konuşulması bile yasak olan olay.
Bilmeden ne kadar çok ortak yönümüz var, değil mi Yiğit?
İkimiz de babalarımıza yalan söylüyoruz.
(Martı sesleri)
-Işıl? -Ha?
Sağ ol.
Neden?
Necdet Amir'le çalıştığımı babamın yanında söylemediğin için.
Bak Yiğit...
...bu operasyon senin için çok önemli, farkındayım.
Peki sen...
...sen Karabil'de okuduğumu babama söylememen gerektiğinin farkında mısın?
Biz resmen tanıştık artık.
Evet öyle oldu.
Işıl, Fırat sana kafayı takmış durumda.
Sen o okulda okusan da okumasan da o, peşini bırakmayacak artık.
(Yiğit) O yüzden...
...operasyonu beraber bitirmekten başka şansımız yok.
Tabii bana akşam beni operasyondan almazsa.
Aa ah!
Neden?
Fırat'la çekilmiş dostane bir fotoğrafımızı bu akşama kadar...
...götürmezsem beni operasyondan alacağını söyledi baban.
Bu akşama kadar mı?
Of! Bittik biz!
(Martı sesleri)
Tamam, sen asma suratını.
Biz hallederiz ortak.
Ortak?
Değil miyiz?
Bak eğer ortak olacaksak kural bir, polis olan benim, tamam mı?
Operasyon benim kontrolüm altında.
Fırat'la da arkadaş olan benim.
-Işıl! -Tamam.
Tamam.
Bak, benim yanımdan ayrılmıyorsun, sözümden de çıkmıyorsun.
Tamam mı? Seni ancak bu şekilde koruyabilirim.
Anlaştık, tamam.
Hadi gidelim, geç kalacağız.
(Müzik)
İlham diye bir şey yoktur çocuklar.
Gelmesini beklerseniz, her şey için çok geç olabilir.
Hayatta tek ilham vardır, o da çalışmak.
(Kapı vurma sesi) (Kapı açılma sesi)
(Kapı kapanma sesi)
Hocam özür dilerim, geç kaldım. Gelebilir miyim?
Geç bakalım.
Hayret, hediyesi gelmedi abi.
Birlikte değillermiş demek ki.
(Müzik)
Dur öğrenci!
Aha Yiğit!
Kankacığım ders saatinde ne arıyorsun koridorda?
-Ne oldu, bir şey mi oldu? -Oldu abiciğim, oldu.
Necdet Amir çağırdı konuşmaya.
Ha, biz sıramızı dün savdık kardeşim.
Yani acıydı biliyorum ama metin ol.
Ne dedi?
Akşama kadar Fırat'la arayı düzelttin düzelttin...
...düzeltemedin seni operasyondan alırım, dedi.
Vay! Neco'ya bak Neco'ya!
Atarlı. Dur ben onu bir arayayım ya.
Hayır, hayır dur! Söylediğime pişman etme beni ya!
Bunlar hep o Işıl yüzünden değil mi?
Yanlış istihbaratı o verdi değil mi sana?
Abi koskoca Necdet Amir, bu kız yüzünden çakma zombi bastı ya.
Vallahi biz bu kızı babasına söyleyelim, belasını babasından bulsun kankacığım.
Söyleyemeyiz kardeşim.
Bugün Işıl da vardı merkezde, Necdet Amir bizzat kendisi tanıştırdı bizi.
Kızı ilk defa görüyormuş gibi davranmak zorunda kaldım.
Ne, ne yaptın?
Beyninle kalbin yer mi değiştirdi kankacığım?
Of!
Artık geri dönemeyeceğimiz kadar ileri gittik abi.
Fırat zaten Işıl'a takmış.
Kolay kolay peşini bırakmayacak, belli.
Benim yanımda olması daha güvenli.
O yüzden operasyon bitene kadar Işıl da bizimle olacak.
Belki bir işimize yarar, kim bilir.
Yani hadi ben tamamım da Seda'ya ne diyeceğiz kanka?
Hiçbir şey diyemeyiz abi.
Işıl'la Seda'nın arası çok kötü şu anda.
Eğer bir şey söylersek Seda'ya gider her şeyi Necdet Komiser’e anlatır.
Aha! O zaman da operasyon nanay olur.
Hih! Sedacığımı da o Semih tilkisi kapar.
Ağzından yel alsın.
Işıl'la Seda'nın arası düzelene kadar beklemek zorundayız, başka çaremiz yok.
Üf!
Kuşkusuz, size çalışır çalışmaz her şey harika olacak demiyorum.
Zaten işin bütün zorluğu burada.
Tarihi güzel sayfaları denemekten bıkmayanların...
...hayat hikâyeleriyle doludur.
Çok sevdiğim bir laf var.
Hep denedin, hep yenildin.
Olsun.
Yine dene, yine yenil ama daha iyi yenil.
(Kapı vurma sesi)
Gel. (Kapı açılma sesi)
Hah, geldi gereksiz.
(Kapı kapanma sesi)
Hocam pardon ben geç kaldım da.
Peki geç kalmamayı denedin mi?
(Gülme sesleri)
Olsun.
Yine denersin, yine geç kalırsın.
Hadi geç yerine.
(Müzik)
(Fırat dış ses) Artık telefonlarım da mı açılmıyor prenses?
Şimdi sizlerle birlikte ilhama meydan okuyacağız.
30 saniye içinde yağmur kelimesi sizde ne çağrıştırıyorsa onu yazacaksınız.
Hocam 30 saniyede ben kalemimi bile bulamam ya.
Ne?
Süre başladı bile.
(Müzik)
Süreniz doldu, herkes kalemleri bıraksın.
Aa! Hocam yazamadık ki!
Yazamadık!
Meltem, oku bakalım.
Yağmur, buluşmaktır.
Aynı veranda, aynı şemsiyede...
...aynı kahve masasında buluşmak.
Aynı zamanda paylaşmaktır.
Zamanı, koşulları ve sıcaklığı.
(Çığlık sesi)
(Alkış sesleri)
Gayet iyi olmuş Meltem.
Oku bakalım Zeki.
Yağmur, ülkemiz için hayati öneme sahiptir.
Hızla çekilen yeraltı suları, tatlı su kaynaklarının yetersizliği...
...yağmura bağımlılığımızı arttırmaktadır.
Yağmur, kümülüs bulutlarının...
Abi sen niye edebiyat sınıfındasın ya?
(Gülme sesleri)
Realist bir yaklaşım olmuş. Çalışmaya devam Zeki.
Işıl, sen oku bakalım.
Hocam ben okumasam.
Cezama razıyım.
Peki o zaman cezan, yazdıklarını okumak olsun.
Hocam, lütfen ben okumayayım.
Ver ben okuyayım, ver, ver.
(Müzik)
Ya yok babamlaydım.
Bu arada korku evi çok fos çıktı.
Çantamı aldım herkes dışarıdaydı.
Çevrede polis vardı diye saklanıp bekledim.
İyi ki beklememişsiniz.
Kızım sana yağmur bunları mı çağrıştırıyor?
Ha, hı hı.
Şey...
...ben çok korkarım da hocam yağmurdan.
Aferin kızım.
Aynen devam.
Hocam, benim kâğıdımı da okuyabilir miyiz?
Teşbih yaptım da fikrinizi merak ediyorum.
(Okul zili sesi)
Tuvalete gel.
Kolay gelsin.
"Açılın asayiş berkemal"
"Bizimkisi hayat okuluna intikal"
"Bana kafa tutmak koca bir hayal"
"Burada başaramamak sıfır ihtimal"
"Bu lisede mesele varsa bizden sorulur"
"Can dişe takılır çene sıkı tutulur"
"Ne zaman bizim işimizin adı sorulur" Hop!
"Aşk diye yazılır rest diye okunur"
Tuvalet bozuk Efe kardeş.
Madem bozuk, siz burada ne yapıyorsunuz?
Gelene geçene bakıyoruz. Bir sıkıntı mı var ha?
Mekân bizim.
İstediğimiz yerde dururuz.
-La yürü git! -Tuvalet bozukmuş.
(Islık sesi) Hop!
Gel, gel, gel.
Nereye gidiyorsun ya?
Abimiz içeride seni bekliyor.
Geç hadi, geç.
(Kapı kapanma sesi)
Gel bakalım, gel.
Dün kendimi feda edip sizi kurtardığım için bana...
...teşekkür edeceksen, hiç gerek yok. Ben hallettim o işi.
Artistliği bırak da anlat, nasıl?
Asılsız ihbarmış.
Animatörler ruhsat falan gösterdiler.
Ben de eğlenmeye geldim dedim, öyle kurtuldum.
Hım.
İsmail bana her şeyi anlattı.
Biraz hırpalamışlar ha?
Evet öyle oldu.
Ama ben alışığım.
Hırpalanmaya alışık olmana sevindim.
İşimi kolaylaştırır.
Fırat ne oldu gene?
Seni bana güvenmen için benim daha ne yapmam lazım abi?
Neden Işıl'ın peşindeydin?
Ee, devamlı aşağılayıp duruyor o kız beni.
Ben de sinir oldum.
İntikam almak için kimmiş, kimin nesiymiş öğreneyim dedim işte.
Kimin nesiymiş artık öğrendin umarım.
Sana daha önce söyledim.
Benim olandan uzak duracaksın.
Ben Işıl'ın senin olduğunu bilmiyordum.
Şimdi öğrendin işte.
Işıl'ın peşini bırakacaksın.
(Necdet dış ses) Bu akşam ya bu masaya Fırat'la dost olduğunu...
...gösteren bir fotoğraf koyacaksın ya da seni operasyondan alacağım.
Tamam. Benim o kızla işim olmaz, zaten merak etme.
Bana hiç öyle gelmiyor Yiğit.
Zincire giren benim de dostum olur.
Ama dostlarım benim olana göz dikmez.
Yanlış yaptın Yiğit.
Çok büyük yanlış yaptın.
(Siren sesi)
"Oyun benim"
"Kural benim"
"Hayat benim ve yürek benim"
"Aşk benimle savaş benim"
(Kapı zili sesi)
(Piyano sesi)
(Kapı açılma sesi)
Hoş geldin Kenan Bey.
Hoş gördük Ayfer Hanım.
Ben kurt gibi acıktım. (Kapı kapanma sesi)
Bir şeyler hazırlasan, olur mu?
Hazırlayayım Kenan Bey.
(Telefon mesaj sesi)
(Kerim dış ses) Hemen Beykoz'daki mekâna gel.
Ayfer.
Yemek kalsın. Ben çıkacağım.
(Müzik - Gerilim)
(Müzik - Gerilim)
Ayfer ne oluyor?
Ben de günlerdir bana bunu anlatmanı bekliyorum Kenan Bey.
Asıl sana ne oluyor?
Bir şey olduğu yok.
O zaman o silah, yıllar sonra bu kutudan niye çıktı acaba?
Senin günlerdir başın o yüzden mi ağrıyor?
Soruma cevap ver.
Ya Ayfer bak, sen beni yanlış anlamışsın.
Ben silahı ruhsat için aldım.
Sen de biliyorsun bu meretin ruhsatı yenilenmek zorunda.
E peki bugün niye gittin gene?
E bunlar üç, beş saniyede olan işler değil ki.
Buradan giriyorsun öbür taraftan çıkıyorsun.
Bir sürü prosedür.
Doğru mu söylüyorsun Kenan Bey?
Ben sana ne zaman yalan söyledim Ayfer?
Hiç.
Ben sana 40 yıldır yalan söylemedim.
Bundan sonra da söylemem.
Aynı şeyleri bir daha yaşamaya gücüm yok benim Kenan Bey.
Bir kez daha olursa bak, ben yokum bilesin.
Bak bir kez daha diyorsun.
Sen bana hâlâ inanmadın mı ya?
İnandım Kenan Bey, inandım. Tamam.
İyi.
Gel.
Hadi.
(Müzik - Duygusal)
(Işıl) Seda, Sedacığım.
-(Seda) Ne var? -(Işıl) Biraz konuşalım, lütfen.
Benim seninle konuşacak bir şeyim yok.
Ya Seda.
Bu küslük fazla uzamadı mı ama?
Uzamadı.
Ya biz seninle kaç yıllık arkadaşız.
Sen benim dostumsun, canımsın, ablamsın.
Böyle ilk hatamda hemen silip atacak mısın beni?
İlk hatan mı?
Işıl ben seni tanıdım tanıyalı böyle şımarıktın.
Ama ben senin çocukluğuna verirdim.
Bu sefer durum farklı.
Sen benim tanıdığım o candan kız değilsin.
Pardon da ne yaptığını sanıyorsun sen?
Kaç seferdir geliyorum senden özür diliyorum...
...sürekli gömüyorsun beni.
(Seda) Ne güzel dünya ya.
Her haltı ye, ondan sonra özür dile.
Ben sana o Fırat denen çocuktan uzak duracaksın, demedim mi?
Senin ne işin olur onunla?
Aa. Hâlâ tersliyorsun beni ya.
Konuşmazsan konuşma.
Ben de sanki seninle konuşmaya çok meraklıyım.
Allah Allah.
Tipe bak. Hem suçlu, hem güçlü.
Hah.
(Gülme sesleri)
Ya abi bundan sonra tuvalette takılalım ya.
Süper ortam. Ben acayip sevdim. Manyak bir şey.
Takılalım vallahi. Ben de sevdim lan.
(Gülme sesleri)
Ne?
Ha.
-Asım. -Ha.
Kalksana dolanalım biraz, bunaldım.
Niye abi ya? Ne güzel sohbet ediyoruz.
Asım, kalksana oğlum.
Dolaşalım diyorum, bunaldım diyorum. Hadi.
Aman be sen de huysuz ergen kızlar gibi hadi gidelim, hadi gidelim.
İyi bari, gidelim hadi.
Ben tuvalette gidiyorum.
Bana bir açıklama yapacak mısın?
Ne konuda?
Işıl'la gittiğin oyun konusunda.
Bayılıyorum şu özgüvenine ya.
Hiç duymayacağımı mı sandın?
Kız kendi ağzıyla açıkladı resmen.
Kimin sözüne güveneceğin sana kalmış.
Işıl seninle değil miydi yani?
Kız uyduruyor mu?
Her şey, her zaman göründüğü gibi değildir, diyorum.
Beni çağıracağına, oyuna o kızı çağırmışsın Fırat.
Her şey nasıl her zaman göründüğü gibi değil? Bir açıklasana bana.
Bak güzelim, açıkla falan.
Bu kelimelerle aram pek iyi değildir.
Bunu en iyi sen bilirsin.
Ne güzel iş ya.
Fırat Soyer yapar, kimse sorgulamaz.
Sesinin tonuna dikkat et Meltem.
Kaç bakalım, kaç.
Ama ben öğreneceğim neler olduğunu.
Özür dilemek için geldiğinde burada olmazsam şaşırma.
(Müzik)
(Kapı açılma sesi)
(Kapı kapanma sesi)
Arkadaşlar, yardımınıza ihtiyacım var. Acil.
Tabii. Emret sen, biz yapalım. İşimiz ne?
Bu sefer seni nasıl bir beladan kurtaracağız?
Necdet Amir'e Fırat'la arkadaş olduğumu kanıtlamam lazım.
Ben o bölümleri anlattım kardeşim.
Sen yeni saatinde özetsiz gir.
(Gülme sesi)
Bakın arkadaşlar konu aslında açık ve net.
Ben Fırat'la yakınlaşamıyorum.
Çünkü benim Işıl'dan hoşlandığımı düşünüyor.
Ne?
Yok artık.
Abartı.
İnanmam. Yok canım.
Hiç olur mu öyle şey ya?
(Meriç gülme sesi)
Benim bugün Fırat'a Işıl'dan hoşlanmadığımı kanıtlamam lazım.
Ama işte bunu nasıl yapacağıma dair hiçbir fikrim yok.
Uğraştığımız şeylere bak ya.
Şaka gibi.
Işıl'a da inanamıyorum. Daha dün bir, bugün iki okula geldi, resmen birbirine kattı.
Sen Fırat'a Işıl'la bir ilgim yok demeyi düşünemedin mi?
Düşünebildim Seda tabii ki.
Söyledim ama inanmıyor.
İnanmaması için bir sebep mi var acaba?
Çetin'i yakalayacağız diye gittiğimiz ev korku evi çıkınca...
...ben Fırat'a, Işıl'ı takip ediyorum o yüzden...
...buraya kadar geldim, demek zorunda kaldım.
Bravo sana.
Ya Fırat sana nasıl inansın ki zaten?
Huf. Hiç umut yok, değil mi?
Yok.
(Meriç) Bir dakika, bir dakika.
Ya bu Fırat senin başka bir kızdan hoşlandığını düşünürse.
Nasıl yani?
Basbayağı.
Şimdi bu Fırat senin Işıl'dan hoşlandığını düşünmüyor mu?
Hı.
Ya seni başka bir kızla görürse.
O zaman ne düşünür?
Aa. Işıl'dan değil o kızdan hoşlandığımı düşünür.
Yılan.
Hatta Fırat'ın şu sürekli takıldığı bir restoran var ya.
Ben kızı alıp akşam yemeğine oraya götürsem.
Çıngıraklı yılan.
Hatta sana böyle rolünü çok iyi oynayan bir oyuncu bulduk muydu...
...hedefi 12'den vurduk demektir.
Pardon ben sizin bu dev saçmalamanızı kesmek istemiyordum ama...
...Fırat sana niye inansın ha?
Belki sen Casanovasın.
Belki hem Işıl'a hem o kıza yürüyorsun.
Doğru ya.
Peki diyorum, bu kızla Işıl arasında bir bağ varsa.
Hani diyorum aa...
...o zaman ne olur?
Ah Işıl, ah ya. İçine soktuğun duruma bak bizi.
(Gülme sesi)
(Kapı açılma sesi)
-Meriç Hocam. -(Meriç) Hocam.
Birazdan 11 A ile dersim vardı. Benim çok acil çıkmam gerekiyor.
Acaba diyorum sizin programınız boşsa, benim yerime derse girebilir misiniz?
O ne demek Meriç Hocam? Tabii ki de girerim de ay inşallah kötü bir şey yoktur.
-Hırsız! -Aa.
Eve hırsız girmiş. Komşular haber verdi şimdi.
Ah, ah. Ne diyorsunuz.
Ya. Çok teşekkür ederim. Hoşça kalın.
Hocam, bu arada odada çok ağır bir koku var.
Biraz havalandırın burayı.
(Meriç) Hah.
-Merhaba. -Merhaba.
-Merhaba, hocam. -Hoş geldiniz Müzeyyen Hocam.
(Müzik)
(Kapı vurma sesi)
Gel.
Seda Hemşire, hoş geldiniz.
İyi misiniz?
Değilim. Ya ben de sizden izin isteyecektim.
Eve hırsız girmiş de benim acilen çıkmam lazım.
Aa, çok geçmiş olsun.
Benim de sizinle gelmemi ister misiniz?
Yok, yok hiç gerek yok.
Ben hallederim. Teşekkürler.
Biliyorum hiç yeri değil ama...
...yarınki kahve teklifim hâlâ geçerli biliyorsunuz, değil mi?
Benim cevabım geçerli değil ama.
(Öksürme sesi)
I ıh.
Ne?
Hayatta olmaz.
Işıl, ben bunu ister miyim zannediyorsun?
Ama senin yardımın olmadan bu işi halletmem mümkün değil.
Bak bu akşama kadar babana Fırat'la çekilmiş...
...bir fotoğrafımı göstermezsem operasyon bitecek.
Sen operasyonun bitmesini mi istiyorsun?
Tabii ki de böyle bir şey istemiyorum.
Ama ben Fırat'la da yemeğe gitmek istemiyorum Yiğit.
Ben de orada olacağım ama.
Ben sana zarar gelmesine izin vermem, tamam mı?
Hem bu bir operasyon. Ben seni yalnız bırakmayacağım.
Merak etme.
Hay Allah'ım sen yardım et bana.
Benim ne işim olur Fırat'la ya?
Veya seninle.
Operasyon için buradayım ben.
Tamam bak.
Seni hiçbir şey yapmaya zorlayamam, biliyorum.
Ama eğer bu işi beceremezsek operasyon falan kalmayacak.
Kızı nereden bulacaksın?
O işi halledeceğim ben bir şekilde.
İlkokul arkadaşım mı olacak dedin?
Cık. Anaokulu.
Bana bak Yiğit. Bu işi sadece Çetin yakalanabilsin diye yapacağım.
Ve bu operasyonla artık resmen ortak olduğumuzu mühürlüyoruz. Söz mü?
Söz.
Kızın adı ne?
Brifinize uygun arkadaşlar buradalar.
Hem görelim, zamanımız kısıtlı çünkü.
Ee, yalnız adayların hepsi metot oyuncusu, değil mi?
(Meriç) Ben telefonda özellikle belirtmiştim.
Bana böyle bir bilgi gelmedi ama...
Ee, biz adayları görelim, lütfen.
Tamam. İzninizle ben hemen çağırıyorum.
Hah.
(Müzik)
Hoş geldin. Merhaba.
Işılcığım biz seninle kaç yıllık arkadaşız.
Sen de bilirsin ben kolay kolay tutulmam birilerine.
Ama Yiğit, o bir başka.
Kestik.
Oo.
Olmuyor.
Olmuyor. Bu hiç inandırıcı değil.
Teşekkürler. Biz seni ararız.
Niye ya? Gayet inandırıcıydı işte.
Cık. Sıradaki.
Hiç olmaz.
Benim kardeşim kızıl saçlı kızlardan hoşlanmaz.
Yani tarzı değil.
Ee, sakın üstüne alınma.
Maşallah, çok güzel bir hanımefendisin.
Hani konunun seninle bir alakası yok.
Benim kardeşim kumrallardan hoşlanıyor.
(Meriç) Ne yapalım.
(Meriç) Görüşürüz.
Biz burada göreve adam arıyoruz yalnız.
Yiğit'e gelin adayı aramıyoruz.
Ne kumralı, ne kızılı ya? Kafayı mı yedin sen?
Sedacığım, kast bir işin yüzde seksenidir.
Rica edeceğim lütfen dikkatimi dağıtma.
Hem çok hoş bir hanımefendisiniz ne demek Meriç, ha?
Görevdeyiz, unutma.
(Seda) I ıh.
Ayrıca sen kızıl seviyorsun galiba. Aklın gitti.
Ben Seda seviyorum.
(Meriç) Sıradaki.
(Müzik - Hareketli)
(Müzik - Hareketli)
(Alkış sesi)
İşte bu.
İşte aradığım oyunculuk.
İşte aradığım duygu.
Seni seçtim.
Huh.
Teşekkür ederim.
(Meriç gülme sesi)
Çok iyi ya.
(Kapı açılma sesi)
Anne, ne yapıyorsun sen yine benim odamda? Cık.
Şey, makyaj malzemelerimi arıyordum kızım.
Ben sana sormadan senin eşyalarını kullanmıyorum anneciğim.
(Müzik)
Anneciğim ne oluyor ya?
Birkaç gündür garipsin.
Üstelik bilgisayarımı karıştırmayı denemişsin.
Becerememişsin, bloke etmişsin.
Işıl, sana tek bir soru soracağım kızım.
Yiğit'le aranızda ne var?
Yiğitle mi?
Anne ne diyorsun sen?
Bak sakın benden saklamaya kalkma.
Onunla buluştuğun akşamdan beri kendinde değilsin.
Bugün babanı görmeye gittiğinde Yiğit de oradaymış.
Onu mu görmeye gittin yoksa?
Hiii.
Anne ben şu an şok oldum yani.
Neler söylüyorsun sen ya. Cık.
Bak kızım Yiğit'e karşı olduğumdan değil. Yanlış anlama.
Ama daha çok küçüksün.
Yani sonra benim gibi üzülmeni istemiyorum Işıl.
Anne şu an seninle bu konuları konuştuğumuza gerçekten inanamıyorum ben.
Nasıl yani?
Sen Yiğit'ten hoşlanmıyor musun?
Yiğit'ten tabii ki de hoşlanmıyorum anne.
Ben Yiğit'i görünce böyle sinir krizi geçirecek gibi oluyorum.
Nasıl yani, hani o akşam buluştuğunuzda...
...ne bileyim onu görünce böyle kalbin...
...pır pır falan etmedi mi?
Anneciğim kalbim pır pır falan etmedi.
Ben Yiğit'i görünce kalbim böyle zong zong ediyor.
Sinirlerim zıp zıp zıplıyor böyle.
Ayrıca ben polis olmak da istemiyorum artık.
Ben sadece okulumu okumak istiyorum, hepsi bu.
Benim güzel kızım ya.
Ben o kadar korkmuştum ki.
Gelseydin, konuşsaydık ya anne.
Bilemedim.
Bilemedin, bilgisayarımı karıştırmayı tercih ettin, değil mi?
Cık. Çok haklısın. Özür dilerim Işılcığım.
Beni affedebilecek misin acaba?
Tek bir şartla.
Bugün akşam bana bir saat izin vereceksin.
Ya bir fırsatı da boş geçirsen diyorum Işıl.
Anneciğim, bak bir arkadaşımın çok yardıma ihtiyacı var.
Benim gitmem lazım, lütfen.
Bir saatçik sadece.
Ne olursun, lütfen.
Güvenmiyor musun kızına?
(Gülme sesi)
Bak sadece bir saat, ona göre ha.
Heyt be. Kimin annesi ya.
Aslan annem benim.
(Asuman) Güzel kızım.
(Müzik)
Zaman konusunda sana öğrettiklerimi unutmuşsun şu ara.
Unutmadım da İstanbul trafiğinin kestiği rajon üstüne rajon yok.
Her türlü değişmeyi hesaplayacaksın.
Demek ki paslanmışsın.
İşler artık senin bildiğin gibi yürümüyor ama.
Yok ya. Bırak gevezeliği de anlat.
Yarın kavuşuyorsunuz. Hasret bitiyor.
Ne zaman, nerede?
Sakin, sakin. Dur şimdi tansiyonun mansiyonun çıkacak.
Başımıza iş almayalım.
Ben sana detayları haber vereceğim.
Giderken gözlerimi de bağlarsın sen.
Bana kalsa ne yapacağımı biliyorsun.
Bunca yıl geçti.
Hâlâ bu işler sana kalmadıysa...
...yeterince çabalamamışsın.
Benden haber bekle. Özlemişsindir âlemi.
(Erkek) Çaylar.
Biliyor musun bu âlemde kadınlar bile...
...kimseyi özlemez.
(Müzik)
Vay, vay, vay.
Kraliyet salonu gibi mekân yapmışlar ya.
Şöyle geçelim.
(Meriç) Ha, ah.
Bana bak sen kıza kırmızı gömlek giyinmesi gerektiğini söyledin, değil mi?
Aşk olsun.
Benim hafızam bir filin hafızasına eş değer Sedacığım.
Söyledin mi, söylemedin mi?
Tabii ki söyledim.
Kırmızı fular değil miydi o ya?
Kırmızı gömlek nereden çıktı?
(Meriç) Allah Allah.
Kırmızı fular mı dedim, kırmızı gömlek mi dedim acaba?
Meriç.
Ha.
(Telefon mesaj sesi)
Oyuncumuz bu akşam acil bir işi çıktığından dolayı gelemeyecektir.
-Ne yapacağız şimdi? -Ne yapacağız şimdi?
Hadi oğlum Yiğit.
Bu sefer eline yüzüne bulaştırma, göreyim seni.
(Nefes sesi)
Meriç, Meriç. Yanlış masaya gidiyor bir şeyler yap.
Ne yapayım ya, ne yapayım?
Merhaba. Çok bekletmedim umarım.
Arkadaşlar sana gerekli talimatları vermişlerdir zaten.
Gerçi sen alışkınsındır şimdi.
Benim ilk deneyimim olacak da bu.
Ne? Anlamadım.
Sahne tozu yutanlar anlamaz tabii, haklısın.
Ben de ilkokuldayken bir piyeste oynamıştım aslında.
Bir ağacı oynamıştım. Ama normal bir ağaç değil.
Çınar ağacı. Böyle seyirci alkış kıyamet falan görmen lazımdı.
(Gülme sesi)
Neden bahsettiğin konusunda en ufak bir fikrim bile yok.
Konuşuruz bunu, önce sipariş verelim de.
-(Seda) Meriç. -(Meriç) Ha.
(Seda) Meriç kalk bir şeyler yap, bir şey yap.
Şu an Birleşmiş Milletler Barış Elçisi gelse...
...bile bir şey yapamaz Sedacığım ben diyeyim.
Ya bir işimiz doğru gitsin ya, bir işimiz.
Biz şöyle ortaya ara sıcaklardan şöyle güzel bir şeyler alalım.
-Tabii. -Teşekkürler.
Planın işlemesi için tok olmamız lazım, değil mi?
Arkadaşlar da gelir zaten birazdan.
Ne? Anlamadım.
Ne planı, ne arkadaşları?
Yani bir dakika.
Bir yanlış anlaşılma var galiba.
Ben buraya internetten tanıştığım Cem'le...
...buluşmaya geldim. Ama sen...
Ben...
Şey ya kusura bakma bir yanlışlık oldu herhâlde.
Çok çok pardon.
Pardon.
-Hı. -(Yiğit) Pardon.
Afiyet olsun.
Meriç!
Kankacığım bittik biz, bittik.
Ne diyorsun oğlum sen?
Oyuncu kız var ya...
...lastik patlattı, gelemiyormuş.
Ne demek gelemiyor abi?
Aa, Fırat?
Ne büyük bir tesadüf bu böyle.
Sen de mi yemeğe gelmiştin?
De Fırat bunu yerse tabii.
Of Yiğit, of Yiğit!
Ne hale soktun beni ya.
(Müzik)
Allah'ım sen konuyu biliyorsun. Ne olur yardım et bana.
(Müzik)
Huh.
Işıl?
Aa, Fırat?
Hah. Ne büyük bir tesadüf bu böyle.
Gerçekten de öyle.
Senin ne işin var burada?
Benim mi?
(Gülme sesi)
Annem yemek yapmamış.
(Işıl) Ben de evde kurt gibi acıktım.
Buraları da hep internetlerden falan biliyorum yani.
Buralara geldim çünkü yemekleri falan çok güzelmiş.
Tamam, tamam açıklamana gerek yok.
Öylesine sormuştum zaten.
Ben de yemek yemeğe gelmiştim.
İyi bir tesadüf oldu.
İkimiz de tek başımıza yemekten kurtulduk, değil mi?
Değil mi, değil mi?
Hadi.
Hadi.
(Müzik)
Eyvah olamaz!
Kankacığım ekmek Kuran nimet çarpsın ki gelemiyormuş ya.
Oğlum onu demiyorum. Fırat'la Işıl içeri girdiler, diyorum.
(Meriç) Ne?
Allah.
(Meriç) Tamam, tamam şöyle yapıyoruz.
Bir, iki, üç dediğimde koşmaya başlıyoruz.
Biz Seda'yla sana paravan oluyoruz, tamam mı?
(Müzik)
(Seda) Yok, yok. Ne yapıyor bu ya?
Tebrikler. Testi geçtin.
Yine mi sen?
Bak masamdan kalkmazsan burada olay çıkartırım.
Yaka paça attırırım bir kere.
Aa, yok yok, sakin. Ben Cem.
Bildiğin Cem.
Bayağı Cem yani.
Nasıl ya? Sen beni aptal mı sandın?
Tamam insanlar bazen fotoğraflarda farklı çıkabiliyorlar.
Ama bu kadar da değil.
Fotoğraf?
Karar verdiysek sipariş verelim mi?
Bulduğu kıza bak. Zevksiz ne olacak.
Bir şey mi dedin?
Ne kadar zevkli bir yer diyorum.
Dekorasyonu falan çok iç açıcı yani.
Ha fotoğraf.
Ya ben aslında...
...seni görünce özgüvenimi kaybettim ben.
Allah Allah. Bak sen.
Beni görünce mi?
Evet.
Seni görünce hayran kaldım sana ben.
İşte dedim kalbimdeki suç ortağım bu olmalı.
Hı.
İyi ama ben sana hiç resmimi göndermedim ki.
Resim mi dedim ben?
Yok, öyle değil.
Şey, ee şey diye düşündüm ben.
Bu kadar güzel cümleler kuran bir kadın...
...herhâlde dünyanın en güzel kadını olmalı, diye düşündüm.
(Gülme sesi)
İşte anlayacağın böyle bir aktör fotoğrafı falan gönderirsem...
...belki ilgini çekerim diye düşündüm.
Allah Allah.
Çok şakacısın Cem ya.
Evet, çok şakacıyımdır ben hep böyle.
Ee, peki sen benimle yazışırken...
...gerçek ismini mi kullandın canımcığım?
Tabii ki. Yani şu dünyadaki en güzel isim Ece değil mi?
Ece. Mükemmel isim, çok güzel isim.
Süper isim vallahi.
(Seda) Ya ayıkla pirincin taşını. Biz ne yapacağız şimdi?
Bak hâlâ kızın masasında oturuyor.
Kız birazdan kovacak bunu.
Hepsi senin yüzünden.
Al sana en metot oyuncusu işte.
Bravo sana.
Özür dilerim Sedacığım.
(Müzik)
-Affedersin. -Buyurun efendim.
Ece Hanım adını rezervasyonumuz vardı bizim iki kişilik.
(Garson) Ece Hanım? Ee...
...sanırım şuradaki...
...burası. -(Seda) Merhaba.
Merhaba.
Merhaba. Hoş geldin.
Ece ben.
Ben de Cem.
Ee, şöyle geçelim. Gel.
(Cem) Tamam.
(Müzik)
Ben de Ferruh.
Karın deşen Ferruh.
Ece'nin abisiyim.
(Müzik)
Fırat'ın yüzüme karşı yalan söylemesine inanamıyorum ya.
Hem de kim için.
Ya Fırat ki, ona avuç mu açacağım diye sensörlü musluğa elini bile uzatmaz.
Eğer yalana tenezzül ediyorsa...
...seni önemsiyor demektir.
Sahra, sen ağzını böyle hayra açar mıydın hiç?
Aferin tatlım, hep böyle konuş.
Her yaptığını, her söylediğini sorgusuz sualsiz kabul etmemi bekliyor.
Günah değil mi ama bana da ya?
Evet.
Günah değil mi boş yere masayı işgal ediyorsunuz?
Siparişlerinizi alayım.
-Bahattin abi? -Bahattin abi?
Bahattin abi sen garson mu oldun?
Ben mi? Garson mu?
(Bahattin) Olur mu canım öyle şey?
Ben bu müessesenin SBS'yim.
Nesisin, nesisin?
Seviye Belirleme Sınavı.
Vays.
Hım. Of ya.
Bu yeni nesle de her şeyi anlatacaksın.
Servis ve bahşiş sorumlusu.
(Bahattin) Okuldan çıkınca işte böyle part-time burada çalışıyorum.
Ee, tencere kolay kaynamıyor tuzu kurular.
Hadi siparişinizi alayım.
Bize iki kahve bir de kola.
Güzel tercih. Geliyor.
Huf. Yalnız dün akşam neler olduğunu detaylarıyla öğrenebilmek için...
...böbreğimi bile veririm. O derece merak ediyorum yani.
Ben de.
O iş kolay.
(Müzik)
Bilekliğin ne güzel ya. Bir bakabilir miyim ona?
Yuh artık.
Bana mı dedin?
Hayır.
Sevimsiz Yiğit'e dedim.
Şunlara bak.
Bu bizi mi takip ediyor?
Dur şişt, şişt.
Ben çözdüm olayı.
Ne olayı?
Bu Yiğit'in benim etrafımda fır, fır, fır dönmesinin sebebi...
...çocukluk arkadaşım Ayşegül'müş meğer.
Yiğit'in yanındaki kız, senin çocukluk arkadaşın mı?
Ha?
Çocukluğundan beri Ece'yi yanımdan ayırmadım.
O benim hayatım.
O benim nefesim.
Ece'yi benim yanımdan alan...
...benim nefesimi keser.
Kes bakayım nefesimi.
Anlamadım abi.
Kes!
Abiciğim.
Ne yapıyorsun abiciğim, ne yapıyorsun?
Ya Cem.
Benim nefesimi kesenin...
...ben de nefesini keserim.
Anlatabiliyor muyum?
Abarttın ama Meriç. O nasıl bakış öyle?
Ne oldu?
Etkilendin mi?
Peki neden gerçek adını kullanmadın da Cem diye tanıttın kendini?
Dedim ya ben özgüvenimi kaybettim seninle yazışırken.
Çok etkilendim de ben senden.
(Gülme sesi)
Ayşegülcüğüm.
Ayşegül değil adı. Ece, Ece.
Aa, Işıl.
Ne garip tesadüf ya.
Işıl, Ece.
Ece, Işıl.
Ece. Kraliçe anlamında.
Öyle mi?
(Gülme sesi)
Ne güzel, ne güzel.
Aa.
Pardon ya şöyle.
-Bak iyice şey yaptım. -(Ece) Tamam ben hallederim.
(Yiğit) Kusura bakma.
Oyuncu bulmuştuk ama patladı.
Bulmuştuk?
Bulmuştum yani ama gelemiyor işte.
(Yiğit) Ece'yle de burada tanıştık.
Patlaması senin işine yaramış. Kızın içine düşeceksin.
Neyse ne. Bana ne?
(Işıl gülme sesi)
Tanıştırayım.
Merhaba, Ayşegül. Ben Fırat.
Aa, ama ben Ece.
O ismi dedesi koymuştu.
(Işıl) Dedesini geçen yıl kaybettik.
Hâlâ taze acısı.
Çok üstüne gitmesen. Duymak bile istemiyor.
Biraz öfke problemi var da sen ne dese he de geç, tamam mı?
Otursak mı biz de hı?
Tabii tabii, tabii.
(Yiğit) Buyurun, buyurun.
(Meriç) I ıh.
Geçenlerde yine Ece'nin etrafında dolanan bir arkadaş görmüştüm.
(Meriç) Toprağı bol olsun, iyi çocuktu.
Dedim birader hayırdır?
Dedi abi Ece falan filan.
Dedim yat.
Benim de huyum bu, ne yapayım.
Topladım çocukları yatırdım falakaya.
Ee, abi izninizle ben bir falak... Ee, lavaboya gidebilir miyim?
Git.
Cem, seni çok seveceğim.
Eyvallah.
-Meriç sen ne yapıyorsun? -Nasıl çözüyorum mevzuu ama.
Canımı sıkma benim.
Bak senin burnundan fitil fitil getireceğim bunu.
(Müzik - Neşeli)
(Gülme sesi)
Bak bir de gülüyor. Niye gülüyorsun sen?
Ceylan'a gülüyorum, seke seke gitti ya. Of çok güzel çözdüm mevzuu ya.
Bir şey diyeceğim.
Halihazırda yanında böyle zımba gibi delikanlı varken...
...acaba diyorum değerlendirsen--
Ah!
Özür dilerim.
(Müzik - Neşeli)
-Hı hı. -Düşün, anaokulundan.
Ya, evet.
-Işıl'ın ailesini de tanıyorsundur? -(Ece) Şey, aslında...
Allah, pardon ya. Garson!
Bakabilir misiniz hep ıslattım ben buraları ya.
Ne kadarı süredir birliktesiniz?
Tamı tamına her şeyiyle on gün.
-Her şey derken? -Her şey derken...
...işte bütün günler, saatler...
...dakikalar, saniyeler, hepsini toplayınca on gün.
Toplamayınca beş gün falan.
Ya 24 saat yazışınca gün yetmiyor tabii insana.
Aşk işte Fıratcığım, başka bir şey.
O sondaki iyelik eklerine dikkat edersen sevinirim yalnız.
Dünyadaki üç milyar erkek içinde bu arkadaşı bulman ilginç.
(Boğaz temizleme sesi)
-Bu ânı ölümsüzleştirsek mi acaba? -Müthiş fikir.
-Harika fikir, nasıl yapalım? -Gel, sen şöyle gel.
Tamam.
Aa! Tatlım sen bir çekil. Çekil!
(Müzik - Neşeli)
(Işıl) Daha hani şey. Hadi.
Hıh!
(Müzik - Neşeli)
(Deklanşör sesi)
-Nasıl? -Çok iyi.
-Süper. -Süper.
Sen böyle geç istesen.
Evet.
Efendim tatlı olarak bir arzunuz var mıydı?
Ben krem karamelli, üstüne ahududulu bir dondurma alayım.
Tabii. Siz beyefendi?
Aa benim tatlım burada zaten.
-Pardon? -İşte burada.
Laflara bak. Ee, olmuş bunlar.
(Gülme sesi)
(Müzik - Neşeli)
Sahra!
Mehmet!
-Yine mi ya? -Yine Mehmetciğim.
-Ee, anlatsana. -Ne anlatayım?
-Ne anlatsın? -Korku evini anlat.
Fırat ve Işıl'ı anlat.
Dur!
Tamam, şimdi anlat.
Ya kızlar yapmayın Allah aşkına.
Öyle yanlış anlaşılacak bir şey değil ki.
Hem Bahattin abi sen ne yapıyorsun burada ya?
Ne demek Bahattin abi, bu masada soruları kızlar sorar, değil mi kızlar?
Evet canım, biz sorarız. Anlat.
Nasıl anlaşılacak bir şey?
Ya bu Işıl'ı Yiğit denen gereksiz, takip ediyormuş.
Işıl da Fırat'tan yardım istemiş.
Fırat da kızı alıp korku evine getirmiş işte.
Neyse zaten hemen sonra bu Yiğit denen gereksiz geldi...
...işin eğlencesi bozuldu dağıldık, bu.
Yiğit, Işıl'ı mı takip ediyormuş?
Öyle.
Yiğit korktu mu korku evinden? Çıkabildi mi oradan?
Arkadaşlar size de böyle oluyor mu bilmiyorum ama....
...bu arkadaş konuşunca bir ufkumu açıyor, kafamı açıyor yani.
Niye öyle bir şey yapsın ki? Neden takip ediyormuş Işıl'ı?
Âşıkmış.
Ay fenalık geldi, şöyle kelime kelime anlatmasana, anlatsana şunu.
Ya anlatıyorum ya işte, daha ne diyeyim?
Yiğit, Işıl'a âşıkmış, o yüzden kızı takip ediyormuş...
...o da gelince bozuldu gece. Bu kadar.
Yok artık.
Kıza bak ya.
Tövbe!
Okul değil "Yalan Rüzgârı", şuna bak.
(Tıslama sesi)
Nasıl inanacağız sana?
Ya yalan söylüyorsan?
Sana yalan borcum mu var Meltemciğim? İstersen git Yiğit'e sor.
Benden duyduğunu söyleme de ne yaparsan yap.
-Senin de alacağın olsun Sahra. -Ya Mehmet!
(Müzik - Neşeli)
(Yiğit) Buyurun amirim. Aynı söz verdiğim gibi.
Söz bizde çok önemlidir. Nesiller boyu böyle gelmiştir bu.
Ee bir de soyadım Doğrusöz, malum.
(Yiğit) Buyurun amirim. Aynı söz verdiğim gibi.
Yani söz tutmak bizde ata sporudur amirim.
Fırat burada pek mutlu değil gibi.
Olur mu amirim, onun yüzü öyle. Doğuştan gergin o. Gerçekten.
Geçen gün derste mesela Hababam Sınıfı'nı izliyorduk...
...orada bile bundan kötü bakıyordu.
İyi de bizde bu çocuğun gülen fotoğrafları da var.
Eskidir onlar komiserim. Eskidir.
Hem şimdi işleri falan da kötü, biliyorsunuz. Morali bozuk.
Bir de yeni gelen öğrencilerden sevgilisine âşık olanlar da var.
Yapmayın amirim, daha kaç kere açıklamam lazım.
İyi tamam hadi. Şimdilik yırttın. Aferin.
-Sağ olun amirim. Peki para? -Yarın hesabında.
Teşekkürler amirim.
-Hadi git sen evine, yoruldun. -(Yiğit) Kolay gelsin.
Amirim bakın, siz parayı veriyorsunuz ama burada pek de samimi görünmüyorlar.
Yani bence bu işin içinde bir gariplik var.
Sonra kaptırmasın parayı?
Merak etme Kaya.
Her şey kontrol altında.
(Müzik - Duygusal)
(Müzik - Duygusal)
(Yiğit dış ses) Fotoğrafı babana verdim. Para yarın hesabımda olacak.
(Yiğit dış ses) Her şey için sağ ol, sen olmasan fotoğraf işini halledemezdim.
(Müzik - Duygusal)
(Müzik - Duygusal)
(Işıl dış ses) Hayat beklenmedik sürprizlerle dolu.
(Işıl dış ses) Ateşböceği Vahraman’la ortaklığının ilk gününde...
...önemli bir operasyonun kalbinde yer aldı.
(Işıl dış ses) Garip, babasını kendilerine zaman ayırmadığı için...
...hep suçlayan Ateşböceği, bugün ona hak verdi.
(Işıl dış ses) Polislik, ruhunu koymadan yapabileceği bir meslek değildi.
(Müzik - Duygusal)
(Müzik - Duygusal)
Ne oldu, o gün konuşabildin mi babanla?
Cevabını bildiğin soruları yanıtlamamı beklemiyorsun, değil mi?
Ne bileyim, belki benim bilmediğim bir şeyler olmuştur.
Bu durum bayağı bayağı hoşuna gidiyor sanırım.
Yalnız seninle aramızda büyük bir fark var.
-Sen unutmayı tercih ediyorsun ama-- -Neymiş o?
Benim soyadım Soyer.
Senin soyadın hatırladığım kadarıyla...
...yok.
Cık cık cık!
Sadece acizler öfkelerini belli ederler.
Bugün zincire yeni bir arkadaş girecek. Sözleşmeyi hazırla.
Sana bir daha kimseyi sokmayacaksın, demedim mi?
Öyle mi? Hatırlamıyorum.
Birileri işlerime karışınca duymama gibi bir huyum var da.
Fırat, veremeyeceğin hesapların altına girme oğlum.
Benim vermeyeceğim bir hesap yok. Tamam mı? Uzatma!
Sözleşmeyi hazırla.
(Müzik - Gerilim)
(Anahtar fırlatma sesi)
(Çekmece açma kapama sesi)
(Müzik - Gerilim)
(Müzik - Gerilim)
-Baba. -(Çetin ses) Fırat, neler oluyor?
(Çetin ses) Sana bu numarayı ölüm kalım durumlarında kullanman için vermiştim.
-(Çetin ses) Banim sabrımı mı sınıyorsun? -Baba acil olmasa aramazdım.
Görüşmek istediğimde gelmedin. Mutlaka yüz yüze görüşmemiz lazım.
-Eski fabrikadasın değil mi? -(Çetin ses) Sus.
(Çetin ses) Konum atayım da herkesle paylaş istersen.
(Çetin ses) Sen ne zaman adam olacaksın Fırat ha?
-Baba ben-- -(Çetin ses) Beni görmeyi...
...hak ettiğin zaman göreceksin.
(Çetin ses) Ve o zamana ben karar veririm.
(Müzik - Gerilim)
(Kapı açılma sesi)
(Müzik - Gerilim) (Kuş cıvıltısı sesleri)
(Müzik - Gerilim)
Vay be! O ezik bile manita yapmış, ha?
Çok mu güzeldi abi ya?
Ah! Sahra'm kadar değildir abi.
(Müzik - Neşeli)
-Selam. -Selam.
Dün garip bir gündü.
Evet öyleydi.
Işıl'ın arkadaşının peşinde olduğunu neden söylemedin?
Ya ben utandım biraz.
Dalga geçersiniz falan sandım.
Bak bu hayatta dalga geçmeyeceğimiz tek bir konu var, o da aşk.
-Ha, ben para işini hallettim bu arada. -Güzel.
Ne zaman vereyim peki? Okul çıkışı karşı kafe, uygun mu?
Olmaz.
Sen en iyisi okul çıkışı bizim eve gel.
-Eve mi? -Eve?
Evet, saat beşte. Bizim çocuklar sana adresi verir.
("Oyun benim kural benim" çalıyor)
"Oyun benim kural benim"
"Ada sahillerinde bekliyorum"
"Her zaman yollarını gözlüyorum"
"Seni senden güzelim istiyorum"
Aa, Kenan Bey, bu ne hal?
Ne oldu, beğenmedin mi, olmamış mı?
Yok, beğendim de ben seni çok uzun zamandır böyle görmedim ya...
...şaşırdım ondan.
O baston, doğum gününde aldığım baston değil mi?
Ben bunu kullanmam diye fırlatıp atmıştın bir kenara.
Ayfer, ben eşeklik etmişim.
Çok güzelmiş. Sağ ol.
Biliyor musun, sen haklıydın.
Ben kendimden vazgeçerken sizi de bir sürü şeyden vazgeçmeye zorlamışım.
Kenan Bey, Kenan Bey.
(Müzik - Neşeli)
Kızım toparla o saçları, hadi bakalım. Koşma sen de okulda, zıplama.
Allah Allah! Kamil.
Bu kravatın hali ne öyle? Çek şunu şöyle.
Sen de kes o saçları, hadi bakalım.
Ya Meriç, rahat bıraksana çocukları.
Ya bu ergen başlar doğuştan rahat zaten Sedacığım.
Aha, Sedacığım dedim.
Cığım dedim kızmadın. Vallahi de kızmadın, billahi de kızmadın.
Ha şey, fazla ileri gitmiş sayılmazsak dersten önce bir kahve mi içsek?
(Kapı açılma sesi)
-Merhaba Meriç Hocam. -Merhaba hocam.
Dün Ürengül Hoca'yla dersleri değiştirmişsiniz.
Evet.
Bir daha benden habersiz böyle bir şey yapmayın hocam.
O nedenmiş? Ürengül Hoca memnun, ben memnun.
Ben memnun değilim hocam, tamam mı? Burası Dingo'nun ahırı değil.
Çocuklar konuşmayın.
-Vallahi dürüst olayım mı? -Olmayın efendim.
Dürüst mürüst olmayın.
Bundan sonra atacağınız her adımdan haberim olacak.
-Yok ya. -Yok ya.
Beyler, beyler, lütfen. Öğrenciler bakıyor.
Semih Hoca'm biz müsaadenizi isteyelim.
Bir dakika Sedacığım.
Hocam siz hiç soruyor musunuz?
Ya Meriç Hoca’m, sizin gibi disiplinli, çalışkan...
...yüksek iş ahlakına sahip, okulumuzun medarıiftarı bir öğretmen...
...böyle bir şeyi neden yapıyor, ha? Ancak yasak koyun ya.
Tamam hadi, neyse soruyorum.
-Kötü bir şey mi oldu? -Benim, kimseleri almadığım evime...
...benim mahremime hırsız girmiş.
Hırsız mı?
Seda Hanım?
Dün sizin evinize de hırsız girmedi mi?
Şey evet, girdi.
Ne, ne zaman? Niye haber vermedin?
Ben var ya o hırsızın anlının çatına...
Meriç! Hocam, ben dün o işi iki saatte hallettim.
Saat ikide, saat ikide hallettim.
Vah vah! Çok geçmiş olsun Sedacığım.
Velhasıl kelam Semih Hoca'm, biz artık müsaadenizi isteyelim.
Dersten önce kahve içeceğiz de. Kafamız açılsın.
Bir dakika, bir dakika!
Okulumuzun iki çalışanının evine aynı gün hırsız giriyor olması...
...garip değil mi?
Ya sormayın Semih Hoca'm, biz meğerse Meriç Hoca'yla...
...aynı mahallede oturuyormuşuz.
Hırsız mahalledeki bütün evlere sıradan girmiş.
Ya!
Adam işte nasıl hararet yaptıysa siz düşünün.
Tabii.
Aynı mahallede oturuyor olmanız da ayrı bir garip tabii.
Bir dakika, siz şimdi bir şey mi ima ediyorsunuz hocam?
Bize, mesela yalan mı söylüyor diyorsunuz?
Ha, mesela biz şimdi dersten kaytarmak istemişiz, mesela.
Böyle ikimiz de aynı bahaneyi bulmuşuz mesela.
Evimize hırsız girdi demişiz, mesela.
Dersten kaçmışız böylelikle mesela. Bu mudur yani? Yalan mı söylüyoruz?
Meriç Hoca'm! Şakası bile kötü.
İğ! İçim titredi.
Espri anlayışınız gerçekten çok kıt ve zayıf.
Mesela.
Yalnız ayıp oluyor Semih Hoca'm. Mesela.
Semih Hoca'm biz sizinle ilaç stokları hakkında bir konuşabilir miyiz?
İlaç mı?
Evet, ilaç stokları hakkında konuşalım. Hem birer kahve içeriz.
Ya!
Hani biz kahve içecektik?
Hani kafein depolayacaktık, serotonin pompalayacaktık Sedacığım?
Buyurun.
Mesela.
Deplasmanda yenersin tabii. Sen sıkıysa emniyete gel.
Kızım sen de konuşma artık orada!
(Müzik - Neşeli)
(Yastık çırpma sesi)
(Mesaj sesi)
Kenan Bey!
Kenan Bey, mesaj!
Aman, ya bankadır ya fatura. Bakmaz şimdi o, ben bakayım bari.
(Ayfer dış ses) Seni bekliyorum beni ilk beklediğin yerde, Ç.K.
Hanım, Hayriye Hanım Oylat'a mı gideceğiz demişti?
Ne oldu?
Bir şey mi oldu? İyi misin sen?
Hı hı.
O zaman haber ver de bize de iki kişilik yer ayırtsınlar.
Şöyle karı koca güzel bir tatil yapalım.
Olur.
Ben çıkıyorum.
Akşama geç geleceğim. Yemeğe bekleme beni istersen.
(Müzik - Neşeli)
Demek bunun içinmiş bu kıyafetler.
Lokale gitmeler, bastonlar.
Ç.K.
Çiğdem mi acaba?
Çiçek de olabilir.
Ah ben seni o çiçeğin dibine çamur yapmaz mıyım Kenan Bey?
Bir de ağzıma bir parmak bal sürmek için Oylat'a kaplıcaya gidelim, diyor.
Ben senin yanına bırakır mıyım bunu acaba?
O kafandaki saçları tek tek yolup fiyakanı bozmaz mıyım?
Çiçek'miş. Hangimiz daha çiçek, göreceğiz şimdi.
(Müzik - Neşeli)
Yiğit, biraz konuşabilir miyiz?
Tabii.
-Sen de Fıratlarla korku evine gittin mi? -Sen de mi duydun?
Oho! Bu okulda da herkes her şeyi duyuyor ya.
Gittin yani?
Gittim gittim de...
...ben Fıratların olduğunu bilmiyorum ki.
Bir de Işıl beni sürekli aşağılayıp durunca--
Tamam tamam.
Ben anladım, gerisi önemli değil.
Bir şeye ihtiyacın olursa çekinme. Ben hep buradayım.
Tamam, sağ ol.
(Müzik - Hareketli)
-Ha? -Ne istiyormuş bu?
Ha geçen gece korku evine gidip gitmediğimi sordu, anlamadım.
Neden ki?
Senin ona âşık olduğunu mu duymuş acaba?
Oho Işıl ya! İnanamıyorum sana ha.
Ya konuyu nereye çekiyorsun?
Sen açığa çıkma diye babanın önünde kırk takla atıyorum...
...sen hâlâ bana ne diyorsun ya?
Uf tamam neyse ne. Boş ver şimdi Meltem'i.
Ne oldu ne diyecektin sen bana?
-Bir haber mi var yoksa? -Olmaz mı?
Geçen günkü plan işe yaradı ortak.
Ben bugün para verme bahanesiyle Fırat'ın evine gidiyorum.
Süper, kaçta gidiyoruz?
Gidiyorum dedim Işıl, sen kalıyorsun.
-Gidiyoruz. -Işıl!
Birazcık söz dinle ya.
Tamam.
Fırat yalan söylemiyormuş. En başından beri gerçekleri söylüyormuş.
Nasıl inanmadım ben? Aptal kafam.
Erkek erkeğe gideceğiz demedi mi bu çocuk?
Nasıl gerçekleri söylemek bu, anlamadım.
Bir dakika, bir dakika.
Benim kafa kaput oldu. Hiçbir şey anlamadım.
Ya kim kaçmış, kim kovalamış, kim kiminle gitmiş?
O kız Fırat'ın peşine takılıp gitmiş korku evine.
Ondan sonra da Yiğit gelmiş. Kız Yiğit'ten kaçıyormuş.
Ee haklı ama yani. Kim olsa kaçar o sünepeden.
Yok canım, o kadar da değil.
Hayırdır, seni pek bir ilgilendirdi bu çocuk?
Bir şeyler yapacaksın sen.
Yapacağım, yapacağım.
O Işıl denen yabani otla Yiğit'in arasını yapacağım.
Ya kimin arkadaşı bak. Benim entrikalar kraliçem.
İşte böyle.
Elini bile sürmeden o Işıl denilen gereksizi...
...oyundan diskalifiye et, temiz iş.
Ee, iyi de peki o kız isteyecek mi Yiğit'i?
İsteyecek.
Ama benim önce Fırat'ın gönlünü almam lazım.
Aman onda ne var canım? Özür dilersin, biter gider.
Başka planım var.
(Gülme sesi)
(Araba sesi)
-Bilmem gereken bazı şeyler var. -İyi.
-Anlat da bilelim. -O artık eskisi gibi değil.
(Gülme sesi)
Hiç kimse eskisi gibi değil. Ben de değilim.
Öyle değil.
Biliyorsun eskiden de her ayrıntı üzerinde defalarca duruyordu.
Artık en ufak bir hataya bile tahammülü yok.
-Aman dikkat, ağır gelmesin. -Yapma çaylak.
Anlaşılan sen hiç pişmeyeceksin.
Ben hata yapma ihtimalimi düşünsem sence burada olur muydum?
(Müzik - Gerilim)
Buradan.
(Müzik - Gerilim)
(Kapı kilitlenme sesi)
(Kapıya vurma sesi)
(Marş basma sesi)
(Araba sesi)
(Müzik - Hareketli)
(Müzik - Gerilim)
Dakiksin.
Bravo, geç şöyle.
(Müzik - Gerilim)
-Herkesin dediği kadar var mıymış? -Anlamadım?
Evimi diyorum.
Buraya davet edilmek herkese nasip olmaz da.
Ha, evet evet. Çok güzelmiş.
-Parayı getirdin mi? -Burada.
Güzel.
(Ok saplanma sesi)
Başarı duygusunu sırf senin yaşamana izin vermeyeceğim Yiğit Komiser’im.
Abla bana mı dedin? Bekleyecek miyiz daha?
Yok size demedim abiciğim. Birazcık daha bekleyeceğiz.
Bakalım benim yardımıma ihtiyacın olacak mı, olmayacak mı Yiğit Bey?
Kerim salona iner birazdan, ona vereceksin parayı.
Kerim mi?
-Ben direkt sana verseydim parayı. -Olmaz, sözleşmeyi imzalaman lazım.
(Yiğit iç ses) Yiğit oğlum sakin ol. Partide bir kere görmüştü seni.
(Yiğit iç ses) Mümkün değil hatırlayamaz.
Merak etme, kaybolursan bağırırsın.
Tamam.
(Ok saplanma sesi)
(Müzik - Gerilim)
Ben seni nereden tanıyorum?
Sen de mi be abiciğim ya?
Yok beni hep birilerine benzetirler de. Artık ne kadar sıradan bir tipim varsa.
Neyse, çıkar onu.
(Müzik - Gerilim)
("Oyun benim kural benim" çalıyor)
"Açılın asayiş berkemal Bizimkisi hayat okuluna İntikal"
"Bana kafa tutmak büyük bir hayal Burada başaramamak sıfır ihtimal"
"Bu lise de sorun var ise bizlerden sorulur"
"Can dişe takılır çene sıkı tutulur"
"Ne vakit bizim işimizin adı sorulur Aşk diye yazılır"
-Okumak ister misin? -Gerek yok, ben Fırat'a güveniyorum.
("Oyun benim kural benim" çalıyor)
"Oyun benim, kural benim"
"Hayat benim ve yürek benim Aşk benimle savaş benim"
"Oyun benim, kural benim"
"Hayat benim ve yürek benim Aşk benimle savaş benim"
Bu sende kalıyor.
("Oyun benim kural benim" çalıyor)
Oh!
Uf!
Dur! Eller yukarı, polis!
(Müzik - Hareketli)
(Müzik - Hareketli)
Ne oluyor ya?
Bir işim de düzgün gitmez mi benim be?
Ne yapacağım şimdi ben?
-Fırat! Polis abi, basıldık. -Ne saçmalıyorsun?
Adamını aldılar biraz önce dışarıda. Kendi gözlerimle gördüm.
(Yiğit) Etrafımızı da sarmışlar, sıkıştık.
Kahretsin.
-Her şey yasal demiştin Fırat? -Öyle zaten.
-Ne yapıyorsun? -Dertleri neymiş, öğrenmeye gidiyorum.
(Müzik - Hareketli)
(Işıl) Ne oluyor ya?
Abla nereye getirdin beni? Baskın yediler içeride.
Abiciğim bir sus ya. Sanki biz mi yedik baskını, onlar yedi.
Allah Allah!
Yiğit ne yaptın yine?
(Polis) Aç kapıyı, polis. (Kapı vurma sesi)
Ağzını bile açmıyorsun. Ben konuşacağım.
(Kapı açılma sesi)
Mali polis.
Bir durum mu var Memur Bey?
Bu mekânda yasa dışı para topladığınıza dair ihbar var.
Öyle bir durum yok Memur Bey. Kim ihbar etmişse yanlış etmiş.
Öyle mi? Arayın arkadaşlar, geçin.
(Müzik - Hareketli)
(Müzik - Hareketli)
Bu ne?
Ee o şey...
(Müzik - Hareketli)
Çete kurmak ve yasa dışı finansal faaliyette bulunmaktan tutuklusunuz.
(Polis) Götürün arkadaşlar.
Bu dizinin betimlemesi ARC Yapım tarafından...
...Sesli Betimleme Derneğine yaptırılmıştır.
www.sebeder.org
Sesli Betimleme Metin Yazarı: Banu Çiğdem Yeşilırmak
Seslendiren: Banu Çiğdem Yeşilırmak
Alt Yazı: Çağıl Doğan - Tugay Çiftçi Bülent Temur - Özgür Deniz Türk
İşaret Dili Tercümesi: Volkan Kurt
Son Kontroller: Ela Korgan Fulya Akbaba - Hasan Dikyuva
Teknik Yapım: Dağ Prodüksiyon ve Yeni Gökdelen Tercüme
(Müzik - Jenerik)
Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.