All language subtitles for 캐리비안2003

af Afrikaans
ak Akan
sq Albanian
am Amharic
ar Arabic
hy Armenian
az Azerbaijani
eu Basque
be Belarusian
bem Bemba
bn Bengali
bh Bihari
bs Bosnian
br Breton
bg Bulgarian
km Cambodian
ca Catalan
ceb Cebuano
chr Cherokee
ny Chichewa
zh-CN Chinese (Simplified)
zh-TW Chinese (Traditional)
co Corsican
hr Croatian
cs Czech
da Danish
nl Dutch
en English
eo Esperanto
et Estonian
ee Ewe
fo Faroese
tl Filipino
fi Finnish
fr French
fy Frisian
gaa Ga
gl Galician
ka Georgian
de German
el Greek
gn Guarani
gu Gujarati
ht Haitian Creole
ha Hausa
haw Hawaiian
iw Hebrew
hi Hindi
hmn Hmong
hu Hungarian
is Icelandic
ig Igbo
id Indonesian
ia Interlingua
ga Irish
it Italian
ja Japanese
jw Javanese
kn Kannada
kk Kazakh
rw Kinyarwanda
rn Kirundi
kg Kongo
ko Korean Download
kri Krio (Sierra Leone)
ku Kurdish
ckb Kurdish (Soranî)
ky Kyrgyz
lo Laothian
la Latin
lv Latvian
ln Lingala
lt Lithuanian
loz Lozi
lg Luganda
ach Luo
lb Luxembourgish
mk Macedonian
mg Malagasy
ms Malay
ml Malayalam
mt Maltese
mi Maori
mr Marathi
mfe Mauritian Creole
mo Moldavian
mn Mongolian
my Myanmar (Burmese)
sr-ME Montenegrin
ne Nepali
pcm Nigerian Pidgin
nso Northern Sotho
no Norwegian
nn Norwegian (Nynorsk)
oc Occitan
or Oriya
om Oromo
ps Pashto
fa Persian
pl Polish
pt-BR Portuguese (Brazil)
pt Portuguese (Portugal)
pa Punjabi
qu Quechua
ro Romanian
rm Romansh
nyn Runyakitara
ru Russian
sm Samoan
gd Scots Gaelic
sr Serbian
sh Serbo-Croatian
st Sesotho
tn Setswana
crs Seychellois Creole
sn Shona
sd Sindhi
si Sinhalese
sk Slovak
sl Slovenian
so Somali
es Spanish
es-419 Spanish (Latin American)
su Sundanese
sw Swahili
sv Swedish
tg Tajik
ta Tamil
tt Tatar
te Telugu
th Thai
ti Tigrinya
to Tonga
lua Tshiluba
tum Tumbuka
tr Turkish
tk Turkmen
tw Twi
ug Uighur
uk Ukrainian
ur Urdu
uz Uzbek
vi Vietnamese
cy Welsh
wo Wolof
xh Xhosa
yi Yiddish
yo Yoruba
zu Zulu

Original subtitles

KARAYİP KORSANLARI

Bulalım şişenin dibini, yo ho.

Adam kaçırır, kırıp geçiririz hiçbir şeyi iplemeyiz.

Bulalım şişenin dibini, yo ho.

Yo ho, yo ho.

Korsanlık tam bana göre.

Şantaj yapar, araklar ve çalarız...

Sessiz olun bayan! Bu sularda lanetli korsanlar var.

Onları başımıza toplamak istemezsin.

Bay Gibbs, yeter.

Korsan şarkısı söylüyordu!

Bu anormal sis içinde korsan şarkısı söylemek uğursuzluktur.

- Lafımı unutmayın. - Unutmam.

- Yerine geç. - Baş üstüne Yüzbaşı.

Gemide kadın olması da uğursuzluk. Minyatür bile olsa.

Bir korsanla karşılaşmak heyecanlı olur.

Tekrar düşünün Bayan Swann. Alçak yaratıklar, hem de sürüyle.

Amacım korsan sancağı altında yol alan herkesin...

...layığını bulmasıdır.

Ani bir düşüş, ani bir duruş.

Coşkunuzu anlıyorum...

...ama bu konunun kızım üzerindeki etkilerinden endişeliyim.

Özür dilerim Vali Swann.

- Aslında harika buluyorum. - Endişelendiğim şey bu zaten.

Suda bir çocuk var!

Denizde adam var!

İplere geçin! Kanca hazırlayın! Onu gemiye çekin!

Hala nefes alıyor.

Yüce Meryem!

Burada ne olmuş?

Barut deposu patlamıştır. Ticari gemiler ağır silahlı.

Çok da işlerine yaramış. Herkes düşünür, ben konuşurum.

Korsanlar!

Ortada bir kanıt yok! Muhtemelen kazadır.

Kaptanı uyandırın. Gemiyi döndürün, yelken çekin. Filikaları indirin.

Elizabeth, çocuğun yanında kal.

Senin sorumluluğunda. Ona göz kulak ol.

Senin sorumluluğunda. Ona göz kulak ol.

Bir şey yok. Adım Elizabeth Swann.

Will Turner.

Sana göz kulak oluyorum Will.

Sen korsansın!

Bir şey söyledi mi?

Adı William Turner. Tüm öğrenebildiğim bu.

Onu aşağı indirin.

Elizabeth!

İyi misin?

Giyinik misin?

Evet.

Evet mi?

Bu saatte hala yatakta mısın?

Çok güzel bir gün.

Sana bir hediyem var.

- Çok güzel! - Değil mi?

Bunu neye borçluyum acaba?

Bir babanın kızına düşkün olması için bir neden mi lazım?

Devam et.

Aslında... bunu bugünkü törende giymeni umuyordum.

Tören mi?

Kaptan Norrington'ın terfi töreni.

Biliyordum!

Amiral Norrington olacak.

Hoş bir beyefendi, ne dersin? Senden de hoşlanıyor.

Elizabeth? Ne durumda?

- Söylemesi zor. - Londra'daki son moda.

Londra'daki kadınlar nefes almamayı öğrenmiş olmalı!

Efendim, ziyaretçiniz var.

Bay Turner! Sizi tekrar görmek güzel.

İyi günler efendim. Siparişinizi getirdim.

Ağzı katmanlı çelikten. Kabzasında altın bir filigran var.

İzninizle.

Denge mükemmel. Kılıcın sapı, üst kısımla aynı genişlikte.

Denge mükemmel. Kılıcın sapı, üst kısımla aynı genişlikte.

Etkileyici. Çok etkileyici.

Amiral Norrington bundan çok memnun olacaktır.

Ustanıza övgülerimi iletin.

İleteceğim.

Bir zanaatkâr çalışmasının beğenilmesinden memnun olur.

Elizabeth! Büyüleyici görünüyorsun!

Will! Seni görmek çok güzel!

- Dün gece rüyamda seni gördüm. - Beni mi?

- Elizabeth, yakışıyor mu...? - Karşılaştığımız günü. Hatırladın mı?

Nasıl unuturum, Bayan Swann?

Bana Elizabeth demeni kaç kere söylemem lazım?

En az bir kez daha Bayan Swann. Her zamanki gibi.

İşte. Gördün mü? En azından bu genç terbiyeden anlıyor.

Gitmek zorundayız.

İyi günler Bay Turner.

Gel haydi!

İyi günler...

Elizabeth.

KORSANLARA UYARI

Sen, dur bakalım!

Tekneyi iskeleye bağlamak için bir şilin vereceksin.

Adını öğrenmeliyim.

Üç şilin vermeme ve adımı unutmamıza ne dersin?

Port Royal'e hoş geldiniz, Bay Smith.

İki adım ayrıl... marş!

Sağa... dön!

Selam... dur!

Bu iskele sivillere yasaktır.

Bu iskele sivillere yasaktır.

Çok özür dilerim, bilmiyordum. Bir sivil görürsem size bildiririm.

Kalede çok nazik bir sosyal etkinlik var.

Sizin gibi iki sıra dışı beyefendi nasıl oldu da davete icap etmedi?

İskeleye sivillerin girmesini önlemek zorundayız.

Yüce bir amaç ama bana sorarsanız böyle bir gemi...

...bunun gibi birini tümüyle gereksiz kılıyor.

Korkusuz bu suların en büyük gücüdür...

...ama hiçbir gemi Avcı'nın hızıyla boy ölçüşemez.

Bir tane duymuştum. Çok hızlı ve yakalanamazmış.

Siyah İnci.

Avcı'nın hızıyla hiçbir gerçek gemi boy ölçüşemez.

Siyah İnci gerçek bir gemi.

- Hayır, değil. - Evet. Ben gördüm!

- Gördün mü? - Evet.

- Görmedin! - Evet, gördüm!

Siyah yelkenleri, lanetli bir mürettebatı ve cehennemin bile...

...kabul etmeyeceği kadar kötü bir kaptanı olan bir gemi mi gördün?

- Hayır. - Hayır.

Fakat siyah yelkenleri olan bir gemi gördüm.

Mürettebatı lanetli, kaptanı...

...cehennemin bile kabul etmeyeceği kadar kötü olmayan...

...hiçbir geminin siyah yelkeni olamaz, bu yüzden Kara İnci olmalı.

Bunu mu söylüyordun?

Hayır.

Dediğim gibi, hiçbir gerçek gemi Avcı'yla...

Sen! Uzak dur oradan! Gemiye çıkma iznin yok!

Üzgünüm fakat bu çok güzel bir tekne. Gemi!

- Adın ne? - Smith! Ya da isterseniz Smithy.

Port Royal'de bulunma nedeniniz ne, 'Bay Smith'?

- Yalan söyleme! - Tamam. İtiraf ediyorum.

Bir gemiye el koyup Tortuga'da tayfa toplayarak,...

Bir gemiye el koyup Tortuga'da tayfa toplayarak,...

...baskınlar yapmak, yağmalamak istiyorum.

- Yalan yok dedim! - Bence gerçeği söylüyor.

Gerçeği söylüyor olsaydı bize söylemezdi.

Gerçeği söylese bile ona inanmayacağını biliyorsa başka.

Biraz konuşabilir miyiz?

Çok hoş görünüyorsun Elizabeth.

Açık konuşacağım için özür dilerim ama aklımdakileri söylemeliyim.

Bu terfi olayı, neleri başaramadığımı net bir şekilde ortaya koydu.

Hoş bir kadınla evlenmeyi.

Çok hoş bir kadın oldun.

Nefes alamıyorum!

Evet, ben de heyecanlıyım.

Sonra beni reisleri yaptılar.

Elizabeth?

Elizabeth!

Kayalar! Onlara çarpmaması bir mucize!

- Onu kurtaracak mısınız? - Yüzme bilmiyorum!

Sizler donanmanın gururusunuz! Sakın kaybetmeyin.

Bu da neydi?

Onu tuttum!

- Nefes almıyor! - Açılın!

- Benim aklıma asla gelmezdi. - Singapur'a gitmedin galiba.

Bunu nereden aldın?

Ayağa kalk.

Elizabeth!

- İyi misin? - İyiyim.

- Vurun onu! - Baba!

Amiral, kurtarıcımı öldürmek mi istiyorsunuz?

Sanırım her şey yolunda.

Doğu Hindistan Ticaret Şirketiyle mi karşılaştın, korsan?

Asın onu!

Tüfeklerinizi üzerinden ayırmayın. Gillette, pranga getir.

Bak sen. Jack Sparrow, değil mi?

Kaptan Jack Sparrow, lütfen.

Geminizi göremiyorum... 'Kaptan'.

Gemi almaya çıkmıştım.

Bir gemiye el koymaya geldiğini söylemişti.

Doğru söylüyor demiştim. Bunlar onun.

Başka mermi ve barut yok.

Kuzeyi göstermeyen bir pusula.

Tahta olduğunu sanıyordum.

Sen kesinlikle duyduğum en kötü korsansın!

Ama adımı duydunuz.

Amiral, itiraz ediyorum!

Dikkat edin Yüzbaşı.

Korsan olsa da hayatımı kurtardı!

Bir iyi hareket, bir adamın kötülüklerini bağışlamaya yetmez!

- Ama asılmasına yeter. - Kesinlikle.

Nihayet.

- Ateş etmeyin! - Bana ısınacağını biliyordum.

Amiral Norrington, eşyalarım lütfen. Ve şapkam.

Amiral.

- Elizabeth... adın Elizabeth mi? - Bayan Swann.

Bayan Swann, lütfeder miydiniz? Haydi, koca bir günümüz yok.

Lütfeder misiniz?

Takımlara dikkat et tatlım.

- Çok alçaksın. - Ne söylesen boş aşkım.

Ben senin hayatını, sen benimkini kurtardın. Ödeştik.

Beyler, hanımefendi, bugünü...

...Kaptan Jack Sparrow'u neredeyse yakaladığınız gün olarak...

...hatırlayacaksınız!

- Şimdi onu vurur musunuz? - Ateş!

Peşine düşün!

Saklan!

Gillette, Bay Sparrow'un darağacıyla gecikmiş bir randevusu var.

Kaçırmasını hiç istemem.

Yukarıyı arayın!

Canlanın biraz!

Bıraktığım yerdesin.

Bıraktığım yerde değilsin.

Senin peşindeler.

Şu korsan!

Tanıdık geldin. Seni hiç tehdit etmiş miydim?

Korsanlarla içli dışlı olmam.

Siciline kara leke sürmek yazık olur. İzninle.

Sence bu akıllıca mı evlat? Bir korsanla kılıç tokuşturmak?

Bayan Swann'ı tehdit ettin.

Sadece biraz.

İşini biliyorsun. Duruşun mükemmel. Ayak hareketlerin nasıl?

Buraya geçersem...

Güzel.

Tekrar adım atıyorum.

İşte.

Çok iyi bir numara.

Fakat tekrar benimle, çıkışım arasında kaldın.

Bu sefer... silahın yok.

Bunları kim yapıyor?

Ben.

Ve onlarla günde üç saat çalışıyorum.

Kendine bir kız bul, ahbap.

Belki de günde üç saat çalışıyor olmanın nedeni bir kız bulmuş olman,...

...ancak o sürtüğü bir türlü elde edememen.

Hadım değilsin ya?

Bir korsanla karşılaşırsam onu öldürmek için günde üç saat çalışıyorum!

- Hile yaptın! - Korsanlık.

- Çekil! - Hayır.

Lütfen?

Hayır! Kenara çekilip kaçmana göz yumamam.

Bu kurşun sana değil.

İşte burada! Bu tarafta!

Mükemmel iş, Bay Brown. Bir kaçağın yakalanmasına yardımcı oldunuz.

Vatandaşlık görevimi yaptım.

Bunu Kaptan Jack Sparrow'ın neredeyse kaçtığı gün olarak hatırlayacaksınız.

Götürün.

- Buraya gel oğlum. Gel. - Kim sulu bir kemik ister?

Gel oğlum!

Bunu sonsuza dek yapabilirsiniz. O köpek asla kıpırdamaz.

Henüz darağacını kabullenemediğimiz için kusurumuza bakma.

Buyurun hanımefendi. Eminim sizin için zor bir gün olmuştur.

Amiral Norrington'ın teklifini bekliyordum ama hazır değildim.

O korsanın sizi tehdit etmesini kastetmiştim! Korkunç.

Evet, korkunçtu.

Ama... Amiral evlenme teklif etti! Vay be.

Çok akıllıca bir eşleşme, cüretimi mazur görün.

Akıllıca bir eşleşme.

Çok iyi bir erkek.

Her kadının evlenme düşü kuracağı türden biri.

Şu Will Turner... o da iyi bir erkek.

Bu fazla cüretkâr.

Özür dilerim. Bana düşmez.

Kızım size bir yanıt verdi mi?

Hayır, vermedi.

Korkunç bir gün geçirdi.

- Korkunç bir hava, değil mi? - Çok kasvetli.

Bu da neydi?

Top ateşi!

Ateş açın!

Bu topları tanıyorum.

Bu İnci.

Siyah İnci mi?

Hikâyeleri duymuştum.

10 yıldır gemilere ve köylere saldırıyormuş.

- Geride kimseyi bırakmıyormuş. - Kimseyi mi?

O halde hikâyeleri kim anlatıyor?

Anne!

- Top alevlerine nişan alın. - Alevlere nişan alın!

Baştan kıça bir salvo istiyorum. Bay Stevens, daha çok kartuş.

Vali Bey. Kendinizi odama kapatın.

Bu bir emirdir.

Sakın!

Merhaba ahbap.

Yukarı!

Bayan Swann, sizi kaçırmaya geldiler.

- Ne? - Siz valinin kızısınız!

İçeriye!

Seni görmediler. İlk fırsatta kaleye koş.

Yakaladım!

Hayır! Sıcak. Yanıyorum!

Haydi!

Haydi beyler.

Burada olduğunu biliyoruz bebek.

- Bebek! - Çık dışarı.

Söz, seni incitmeyeceğiz.

Seni bulacağız bebek.

Sende bize ait bir şey var ve o, bizi çağırıyor.

Altın bizi çağırıyor.

Altın.

Merhaba bebek.

Görüşme.

- Ne? - Görüşme hakkımı istiyorum.

Korsanlık yasasına göre beni kaptanınıza götürmelisiniz.

Yasayı biliyorum.

Görüşme tamamlanana kadar bana zarar veremezsiniz.

- Yasanın canı cehenneme. - Kaptana götürülmek istiyor.

Ve sorun çıkarmadan gidecek.

Yasaya uymalıyız.

Elveda de!

Elveda.

- Haydi. - Elizabeth.

Çekil yolumdan, sersem!

Üzgünüm. Sende de hiç şans yok.

Haydi köpek! Sadece sen ve ben kaldık.

Sen ve dostun Jack. Haydi. Aferin oğluma! Köpeğini al!

Cici köpek. Biraz yaklaş!

Aferin köpek!

Buraya gel seni pis, salyalı, uyuz tip!

Hayır! Öyle demek istemedim!

Burası cephanelik değil!

Vay vay vay. Bak kim buradaymış Twigg. Kaptan Jack Sparrow!

Seni son gördüğümüzde...

...ıssız bir adada tek başınaydın ve ufukta küçülüyordun.

Şansı pek düzelmemiş.

Kendi şansınıza yanın siz beyler.

Cehennemin en dibi, hainlere ve isyancılara ayrılmıştır.

Demek bir lanet var?

- İlginç. - Cehennemi bilmiyorsun.

Çok ilginç.

Esir aldığımızı bilmiyordum.

Kaptan Barbossa'yla görüşme hakkını kullandı.

- Buraya... - Seninle konuşulduğunda konuş.

Sen de görüşme hakkını kullananlara el kaldırma.

Baş üstüne.

Özür dilerim hanımefendi.

Kaptan Barbossa... Saldırılarınıza son vermeniz için görüşmeye geldim.

Çok uzun sözcükler kullandın. Bizler basit korsanlarız.

- Ne istiyordunuz? - Gidin ve asla dönmeyin.

Talebinizi yerine getirmeye hiç niyetim yok.

Yani "hayır."

Pekâlâ.

Atarım.

Gemim ganimet dolu. O küçük altın bizim için önemli mi?

Niye?

Aradığınız şey bu. Gemiyi tanıdım.

Sekiz yıl önce İngiltere'den dönerken görmüştüm!

Öyle mi?

Peki. Bu değersizse, elimde tutmanın hiçbir anlamı yok.

Hayır!

Bir adınız var mı bayan?

Elizabeth... Turner. Valinin evindeki hizmetçilerden biriyim.

Bayan Turner!

- Turner! - Çizmebağı!

Bir hizmetçi öyle bir süse sahip oluyor? Aile yadigârı mı?

Çalmadım, kastettiğiniz buysa.

Onu bize ver, biz de gidip asla dönmeyelim.

Anlaşmamız?

Topları içeri çekin. Adamlara işaret verin, limandan ayrılmaya hazırlanın.

Beni kıyıya bırakmalısınız. Yasaya göre...

Öncelikle...

Kıyıya dönmenizi görüşmedik, bir şey yapmak zorunda değilim.

İkincisi, Korsan yasasının uygulanması için korsan olmanız gerekir.

Üçüncüsü, Yasa kurallardan çok ilkelerden oluşur.

Siyah İnci'ye hoş geldiniz, Bayan Turner.

Elizabeth'i kaçırdılar!

Bay Murtogg, bu adamı götürün.

Onları izlemeliyiz. Onu kurtarmalıyız.

Nereden başlamamızı önerirsin?

Elinde kızımla ilgili bir bilgi varsa paylaş.

Şu Jack Sparrow. Siyah İnci hakkında konuşmuştu.

Daha çok söz etmişti.

Ona yerini sorun! Bizi ona götürebilir.

Hayır.

Korsanlar Sparrow'u hücresinde bıraktı, yani müttefik değiller.

En muhtemel rotalarını belirleyip...

Yeterince iyi değil!

Bay Turner, asker değilsiniz, denizci de. Demircisiniz.

Acele eylemlerin sırası değil!

Elizabeth'i umursayan tek erkek olduğunu düşünme sakın.

Lütfen.

- Sen! Sparrow! - Evet?

Siyah İnci'yi tanıyor musun?

- Duymuştum. - Palamar yeri neresi?

Palamar yeri mi? Hikâyeleri duymadın mı?

Kaptan Barbossa ve zalim adamları Ölüm Adası'ndan yelken açar.

Yerini bilenler dışında kimsenin bulamayacağı bir ada.

Gemi gerçek, demirleme yeri de gerçek olmalı. Nerede?

- Bana niye soruyorsun? - Sen korsansın.

Sen de korsan olmak istiyorsun. Öyle mi?

Asla!

- Bayan Swann'ı kaçırdılar. - Demek bir kız bulmuşsun!

Anlıyorum!

Her şeye göğüs gerip onun yardımına koşarak,...

...sevgilinin kalbini kazanmak istiyorsan yalnız yapmalısın.

Bu işte bir çıkarım yok.

- Seni çıkartabilirim. - Anahtarlar kaçtı.

Hücrelerin yapımına yardım ettin. Bunlar yarım milli menteşe.

Uygun bir kaldıraç ve doğru güç uygulanırsa kapı yerinden çıkar.

- Adın ne? - Will Turner.

William'ın kısaltması herhalde. Etkileyici bir isim.

Adını babandan almışsındır.

Evet.

Bay Turner, fikir değiştirdim.

Beni kurtarırsanız, ölüm üzerine yemin ederim ki...

...seni Siyah İnci ve de sıska sevgiline götürürüm.

Anlaştık mı?

- Anlaştık. - Anlaştık! Çıkar beni!

- Çabuk! Biri duymuş olabilir. - Eşyalarımı almadan gitmem.

Gemi mi çalacağız?

- O gemiyi mi? - El koyacağız.

O gemiye 'el koyacağız'. Denizcilik terimi.

Sana bir soru soracağım, yoksa gitmenin anlamı yok.

Bu kız, onu kurtarmak için neleri göze alırsın?

- Onun için ölürüm. - Güzel. Hiç endişelenme.

Bu ya delilik ya da deha.

İkisinin bu kadar çok çakışması çok ilginç.

Herkes sakin olsun! Gemiye el koyuyoruz.

Evet! Çekilin!

Bu gemiyi iki kişi kullanamaz. Koydan asla çıkamazsınız.

Evlat... Ben Kaptan Jack Sparrow'um.

Çaktın mı?

- Amiral! - Korkusuz'u kaçırıyorlar!

Amiral! Gemiyi kaçırıyorlar!

Sparrow ve Turner! Korkusuz'u kaçırıyorlar!

Çok acelecisin Turner. Çok.

Bu kesinlikle bugüne dek gördüğüm en berbat korsan.

İşte geliyorlar.

Tekneyi çevirin!

Kabinleri, ambarları, sintine suyunu dahi arayın.

Denizciler! Avcı'ya dönün!

Bizi yola çıkmaya hazırladığınız için teşekkürler Amiral.

Tek başımıza biraz zorlanırdık.

Gabya yelkenini açın ve bu işi temizleyin.

Bu rüzgârla onlara yetişemeyiz.

Gerek yok. 9'lukların menziline girsinler yeter.

Topları çıkartın!

Kendi gemimize mi ateş edeceğiz?

Bir korsanın eline düşmesindense okyanusun dibini boylasın daha iyi.

Amiral! Dümen zincirini bozmuş.

Atlayın!

Bu kesinlikle gördüğüm en iyi korsan olmalı.

Öyle görünüyor.

Çocukken İngiltere'de annem beni tek başına büyüttü.

O ölünce babamı aramak için buraya geldim.

Öyle mi?

Babam, Bill Turner?

Ancak adımı öğrenince yardım etmeyi kabul ettin.

Bunu istediğim için üzerinde durmadım.

Ben keriz değilim. Babamı tanıyordun.

Tanırdım. Onu William Turner olarak tanıyan az kişiden biriyim.

Herkes ona "Çizmebağı" derdi.

Çizmebağı mı?

İyi adamdı. İyi korsandı. Yemin ederim, aynen ona benziyorsun.

Doğru değil. O ticaret gemicisiydi. Yasalara uyan saygın bir adam.

O kahrolası bir korsandı.

Babam korsan değildi!

Çek şunu evlat. Tekrar yenilmene değmez.

Dövüş kurallarını ihlal ettin. Adil bir dövüşte seni öldürürdüm.

O halde adil dövüşmemem gerekir, değil mi?

Orada kaldığın sürece dikkatle dinle.

Geçerli olan kurallar şunlardır:

bir adamın yapabilecekleri ve yapamayacakları.

Babanın bir korsan ve iyi bir adam olduğunu kabul eder ya da etmezsin.

Korsanlık kanında var, bir gün bunu kabullenmen gerekecek.

Örneğin ben, boğulmana izin verebilirim...

...ama gemiyi Tortuga'ya tek başıma götüremem, çaktın mı?

Pekâlâ.

Bir korsanın emrinde çalışabilir misin?

Çalışamaz mısın?

Tortuga mı?

Tortuga.

Tortuga denen bu tatlı ve serpilen güzelliği...

...tatmamış olanlar üzücü bir hayat yaşamıştır. Çaktın mı?

Ne düşünüyorsun?

- Etkisi sürer. - Sana diyorum,...

...tüm şehirler böyle olsaydı her erkek mutlaka arzu edilirdi.

Scarlett!

Bunu hak ettiğimi sanmıyorum.

Bunu hak ettiğimi sanmıyorum.

Giselle.

Giselle.

- O kız kimdi? - Ne?

Hak etmiş olabilirim.

Nefes aldığın için lanet olsun sana ahmak!

Vay anasını!

Jack!

Asla uyuyan bir adamı uyandırmamalısın.

- Uğursuzluktur. - Neyse ki çaresini biliyorum.

Uyandıran adam, uyuyan adama içki ısmarlar.

Uyuyan adam da, onun teklifini dinlerken içkisini içer.

Bu iyi olur işte.

Lanet olsun! Zaten uyanığım!

Bu, koku içindi.

Gözünü açık tut.

Pekâlâ, ne tür bir işin içindesin?

Pekâlâ, ne tür bir işin içindesin?

Siyah İnci'nin peşinden gidiyorum.

Nerede olacağını biliyorum ve onu alacağım.

Jack, bu delilik.

Siyah İnci hikâyelerini benden iyi bilirsin.

Bu yüzden Barbossa'nın ne yapacağını biliyorum.

Bana mürettebat lazım.

Kaptan Barbossa aptallara katlanamaz ve onlarla pazarlık etmezmiş.

Aptal olmamam çok iyi.

Barbossa'nın gemisini sana vereceğini düşündüren şey ne?

Bunun sadece bir kaldıraç sorunu olduğunu düşünelim.

Çocuk mu?

Bu, Çizmebağı Bill Turner'ın oğlu.

Tek çocuğu. Çaktın mı?

Öyle mi?

Kaldıraç mı demiştin?

Ben rüzgâr yön değiştirdi diyorum.

Bize mürettebat bulacağım. Bu adada senin kadar çılgın denizciler vardır.

Umut fakirin ekmeği.

- Alabildiğini al! - Hiçbir şey verme!

- Alabildiğini al! - Hiçbir şey verme!

Kaptanla yemek yiyeceksin ve bunu giymeni rica ediyor.

Ona talebini yerine getirmeye niyetim olmadığını söyle.

Bunu diyeceğini söylemişti.

Bu durumda mürettebatla yemek yiyeceğini söyledi.

Çıplak olarak.

Tamam.

Görgü kurallarına gerek yok, etkileyeceğin kimse yok.

Acıkmış olmalısın.

Şarabı dene.

Elmalar. Onlardan ye.

Zehirli.

Seni öldürmem mantıksız olur.

O halde beni bırak. Madalyonu aldın. Senin için bir değerim yok.

Bunun ne olduğunu bilmiyorsun, değil mi?

Korsan madalyonu.

Bu, Aztek altını.

Kortez'e bir taş sandıkta verilen 882 aynı parçadan biri.

Ordularıyla yol açtığı katliamı durdurması için verilen kan parası.

Ama Kortez'in gözü doymuyordu.

Bu yüzden putperestlerin tanrıları altın üzerine...

...korkunç bir lanet etti.

O taş sandıktan bir tek altın alan bir ölümlü...

...sonsuza dek cezalandırılacaktı.

...sonsuza dek cezalandırılacaktı.

Ben artık hayalet hikâyelerine inanmıyorum Kaptan Barbossa.

Peki.

Hikâyeyi ilk duyduğumda ben de öyle düşünmüştüm.

Orayı bilenlerin dışında kimsenin bulamadığı...

...Ölüm Adası'nda gömülü.

Hazineyi bulduk.

Sandık oradaydı. İçinde de altın.

Hepsini aldık!

Harcadık, takas ettik,...

...içki, yiyecek ve zevk veren arkadaşlara harcadık.

Ne kadar harcarsak o kadar iyi anladık ki...

...içkiler zevk vermiyor.

Yemekler ağzımızda küle dönüşüyor...

Yemekler ağzımızda küle dönüşüyor...

...ve zevk veren tüm arkadaşlar bile şehvetimizi dindirmiyordu.

Bizler lanetliyiz Bayan Turner.

Açgözlülükle hareket ettik ama şimdi...

...bizi tüketiyor.

Laneti sona erdirmenin bir tek yolu var.

Aztek altınının dağılan tüm parçaları yerine koymalı...

...ve kan akıtılmalı.

Sizin sayenizde son parça elimizde.

Ya kan akıtılması?

Bu yüzden sizi öldürmemiz mantıksız.

Şimdilik.

Elma?

Merak ettim. Beni öldürdükten sonra ne yapacaktın?

Bak!

Ay ışığı gerçekten ne olduğumuzu gösteriyor.

Biz yaşamıyoruz, bu yüzden ölemeyiz.

Biz yaşamıyoruz, bu yüzden ölemeyiz.

Ama ölü de değiliz.

Çok uzun zamandır susuzluğumu dindiremiyorum.

Çok uzun zamandır açlıktan ölüyorum ama ölmedim.

Çok uzun zamandır açlıktan ölüyorum ama ölmedim.

Hiçbir şey hissetmiyorum.

Ne yüzümde rüzgârı, ne denizin damlalarını...

...ne de bir kadının sıcaklığını.

Hayalet hikâyelerine inanmaya başlasanız iyi olur Bayan Turner.

Birini yaşıyorsunuz!

Neye bakıyorsunuz? İşinize dönün!

Kaptanı duydunuz. İşe dönün.

Gözleriniz bayram etsin. Bunların hepsi sadık denizcilerdir.

Hepsi yeteneklidir...

...ve de çılgındır.

Yetenekli mürettebatın bu mu?

- Sen, denizci! - Cotton, efendim.

Bay tehlike içindeyken ve ölümle burun burunayken...

...emirleri yerine getirme cesaret ve gücün var mı?

- Bay Cotton. Cevap ver! - O dilsiz, efendim.

Zavallının dili kesildi. Konuşması için papağanı eğitmiş.

Nasıl yaptığını kimse anlamadı.

Bay Cotton'ın papağanı, aynı soru.

Yelkenler şişti! Yelkenler şişti!

"Evet" anlamına geldiğini sanıyoruz.

Elbette öyle. Beğendin mi?

Deli olduklarını kanıtladın.

Bizim çıkarımız ne olacak?

Anamaria!

- Bunu hak etmemişsindir herhalde. - Yok, bunu hak ettim.

- Teknemi çaldın! - Aslında...

İzinsiz ödünç aldım ama geri getirmeye niyetliydim.

- Fakat getirmedin! - Yenisini alırsın.

- Alacağım. - Daha iyisini.

Daha iyisini!

- Şuradakini. - Hangisini?

Onu mu?

Evet. Onu.

- Ne diyorsunuz? - Kabul!

Kabul!

Demir al!

Hayır. Gemiye kadın almak uğursuzluktur efendim.

Almamak daha kötü olur.

Çalışmayan bir pusulayla kimsenin bulamadığı bir adaya...

...nasıl gideceğiz?

Pusula kuzeyi göstermiyor, biz de kuzeyi bulmaya çalışmıyoruz, değil mi?

Yelkenleri toplamalıyız.

Biraz daha dayanabilir.

Bu kadar keyiflenmenize yol açan şey nedir Kaptan?

Ona yetişiyoruz.

Gitme vakti bebek.

Ölüler konuşmaz.

Bu geçitte kaç dürüst denizcinin öldüğünü düşünmek insanı ürpertiyor.

Jack o pusulayı nasıl ele geçirmiş?

Tortuga'da ortaya çıkıp Ölüm Adası'nın hazinesi için...

...adam toplamadan önce Jack Sparrow'u tanıyan yoktu.

Onunla o zaman tanıştım, Siyah İnci'nin kaptanıydı.

Ne?

- Bundan söz etmeyi unuttu. - Artık ağzını sıkı tutuyor.

Kötü bir ders aldı.

Denizdeki 3. günlerinde ikinci kaptan "Her şey eşit paylaşılacak." dedi.

"Hazinenin yeri de." Jack de yerini söyledi.

O gece isyan çıktı.

Jack'i bir adaya bırakıp ölüme terk ettiler.

Tabii önce sıcaktan delirmezse.

Demek tüm bunların nedeni...

Nedeni falan yok bunun.

Bir korsan bir adaya bırakılınca ona tek kurşunlu bir tabanca verilir.

Kurtarılmaya ya da avlanmaya pek yaramaz.

Üç hafta açlık ve susuzluktan sonra,...

...o tabanca güzel görünmeye başlar.

Ama Jack adadan kaçtı ve o tek kurşun hala duruyor.

Onu sadece bir adam için kullanacak.

İsyan çıkaran ikinci kaptanı.

- Barbossa. - Evet.

- Jack adadan nasıl kurtulmuş? - Anlatayım.

Sığlıklara gitti ve üç gün, üç gece bekledi,...

...ta ki denizdeki yaratıklar onun varlığına alışana kadar.

Dördüncü sabah birkaç deniz kaplumbağası yakaladı,

onları birbirine bağladı ve bir sal yaptı.

- Deniz kaplumbağası bağladı. - Evet.

İp olarak ne kullandı?

İnsan saçı.

Enseden.

- Demir atın! - Demiri indirin!

Genç Bay Turner ve ben kıyıya çıkacağız.

Kaptan.

Ya en kötüsü olursa?

- Yasaya uyun. - Evet. Yasa.

- 10 yıldır ganimet topluyoruz. - Nihayet harcayabileceğiz.

Lanetten kurtulduğumuzda zengin olacağız...

...ve sen yerine cuk oturan camdan bir göz alabilirsin.

Bunun kıymıkları çok kötü batıyor.

Ovmayı kes.

En kötü şey olursa Gibbs hangi yasaya uyacak?

Korsan Yasası.

Geride kalan herkes geride bırakılır.

Hırsızlar arasında kahraman yok.

Korsanlar hakkında kötü düşünmene rağmen...

...korsan olma yolunda ilerliyorsun.

Birini hapisten kaçırdın,...

...donanmanın gemisine el koydun,...

...Tortuga'dan korsan mürettebatıyla yola çıktın...

...ve hazine saplantın var.

Doğru değil. Hazine saplantım yok.

Her hazine altın ve gümüşten değildir.

Beyler, vakit geldi!

Kurtuluşumuz yakın!

- İşkencemiz sona ermek üzere. - Elizabeth.

10 yıl boyunca sınandık ve denendik...

...ve burada bulunan her adam cesaretini en az...

...yüzlerce kez kanıtladı!

Acı çektim!

Cezalandırıldık, hepimiz ve ceza suçumuzdan büyüktü!

İşte!

Kortez'in lanetli hazinesi.

Dağılan her parçasını yerine koyduk.

Bunun dışında!

- Jack! - Henüz değil.

Uygun bir anı bekleyeceğiz.

Ne zaman? Senin çıkarına en uygun anı mı?

Bir şey sorabilir miyim?

Bana güvenmemeni gerektirecek ne yaptım?

Bize bir iyilik yap. Senin için zor olduğunu biliyorum ama burada kal.

Aptalca bir şey yapmamaya çalış.

Aramızdan kimler, vahşilerin tanrılarına kan borcunu ödedi?

- Biz! - Kimin hala kan borcu var?

Onun!

Lanet kalkınca ilk olarak ne yapacağımı biliyor musunuz?

Bir sepet elma yiyeceğim!

Kanla başladı.

Kanla son bulacak.

Üzgünüm Jack. Senin kaldıracın olmayacağım.

Bu kadar mı?

İsrafa gerek yok.

İşe yaradı mı?

- Bir fark hissetmiyorum. - Nasıl anlayabiliriz?

Ölmedin!

Hayır.

- Beni vurdu. - İşe yaramadı.

Hala lanetliyiz!

Sen! Hizmetçi! Baban, onun adı neydi?

Baban William Turner mıydı?

Hayır.

Sekiz yıl önce İngiltere'den yola çıkan çocuğu nerede?

Damarlarında William Turner'ın kanı akan çocuk? Nerede?

Siz ikiniz! Yanlış kişiyi getirdiniz!

Hayır!

Madalyon ondaydı. Uygun yaştaydı.

Soyadının Turner olduğunu söyledi. Onu duydunuz.

Bence bize yalan söyledi.

Bizi buraya boşuna getirdin.

Kimse beni eleştiremez, hele senin gibiler asla Bay Twigg.

Onu kim suçlayabilir? Verdiğin her karar durumumuzu kötüleştirdi!

Çizmebağı'nı denizin dibine sen yolladın!

Buraya bizi getiren de sendin!

Bana meydan okuyacak bir ödlek varsa konuşsun!

Bence boğazını kesip tüm kanını akıtalım. Her ihtimale karşı.

Evet!

Madalyon! Onu almış!

Peşine düşün, nankör sürüsü!

- Kürekler nerede? - Kürek yok!

Kürekler gitmiş! Bulun onları!

Sen!

- Ölmüş olman gerekirdi. - Ölmedim mi?

Gözleme...

Göz-le-le-li-li-me...

Gözükme...

Görünmez... Görüntü...

Görünme...

- Görüşme? - Hah, o kelime! Görüşme!

Görüşme!

Görüşme mi?

Görüşme fikri kimden çıktıysa canı cehenneme!

Fransızlar buldu.

- Yine korsanlar? - Gemiye hoş geldiniz Bayan Elizabeth.

Bay Gibbs?

Hey, evlat, Jack nerede?

Jack Sparrow mu?

Geride kaldı.

Yasaya uyalım.

Demir al! Yelkenleri indirin!

Çabuk olun denizciler!

O adadan kurtulmayı nasıl başardın?

Beni o ıssız adaya terk ettiğinde...

...en önemli şeyi unuttun.

Ben Kaptan Jack Sparrow'um.

Aynı hatayı tekrar yapmayacağım.

Beyler, Kaptan Jack Sparrow'u hatırlıyor musunuz?

Evet.

Öldürün onu.

Kızın kanı işe yaramadı, değil mi?

Ateş etmeyin!

Kimin kanını istediğimizi biliyorsun.

Kimin kanını istediğinizi biliyorum.

Nasıl bir insan bir gemiyle bir hayatı takas eder?

Bir korsan.

Dur. İzninle.

Teşekkürler.

Barbossa'ya soyadın olarak benimkini söyledin.

Niye?

Bilmem.

Üzgünüm. Demirci elleri.

- Sertler. - Hayır. Yani, evet, öyle ama...

Durma.

Elizabeth.

Bu senin.

Beni kurtardıkları gün kaybettiğimi sanmıştım.

Babamın bir hediyesiydi. Bana göndermişti.

Niye aldın?

Korsan olmandan korkuyordum.

Korkunç olurdu.

İhtiyaçları olan senin kanın değildi.

Babamın kanıydı.

Benim kanım.

- Bir korsanın kanı. - Çok üzgünüm. Bağışla beni.

Yani şimdi benim, bir kumsalda...

...elimde sadece bir isim ve senin sözünle durup...

...gemimle gidişini seyretmemi istiyorsun.

Hayır.

Senin bir kumsalda, elinde isim yokken beklemeni,...

...gemimle gidişimi seyretmeni bekliyorum, sonra adı sana bağıracağım.

Çaktın mı?

Bu durumda yine bir kumsalda bekler halde,...

...elimde sadece bir isim olacak ve sözüne güveneceğim.

İkimizden, isyan çıkarmamış olan tek kişi benim.

Bu yüzden benim sözüme güveneceğiz.

Aslında sana teşekkür etmem gerekirdi,...

...bana ihanet edip ölüme terk etmeseydin,...

...sizin gibi ben de lanetten payımı alacaktım.

Dünya çok tuhaf, değil mi?

Kaptan! Avcıya yaklaşıyoruz.

Aklıma bir fikir geldi Barbossa.

Aramızda ateşkes ilan etsek, ben Avcı'ya geçsem...

...ve madalyonunu iade etmelerini sağlasam?

Bu tavırların yüzünden İnci'yi kaybetmiştin.

Ölüleri aramak daha kolaydır.

Onu hücreye kapatın.

Üçüncü yelkenleri bırakın!

Bu rüzgârda tüm yelkenleri şişirebiliriz.

- Neler oluyor? - Siyah İnci bize yaklaşıyor!

Bu, Karayiplerin en hızlı gemisi.

Bizi yakaladıklarında onlara anlatırsın.

- Bizim tabanımız daha yüksek, değil mi? - Evet.

O halde onları şu sığlıkta atlatamaz mıyız?

Çok uzun süre kaçmamız gerekmez.

Gemiyi hafifletin! Baştan sona kadar!

Atabileceğimiz her şeyi mutlaka atın!

Anlaşılan bir sızıntı var.

Ana yelkeni çekin! Topları hazırlayın!

Küreklere geçin.

Buna ihtiyacımız olacak.

Şu ana kadar iyi bir plandı.

Gibbs!

Durmak zorundayız. Savaşmalıyız!

- Topları doldurun! - Neyle?

Ne olursa! Her şeyle! Elimizde ne varsa.

Topları doldurun!

Bilyalı mermi! Çivili ve camlı mermi!

Çabuk olun!

İnci iskele tarafından yaklaşacaktır.

Bize hedef olmadan bizi tarayacak.

Sağ taraftaki demiri indirin.

Sancak tarafındakini!

- Sürpriz etkisi yapar. - Çok çılgınsın. İkiniz de öyle.

Jack kadar çılgın.

Sancak demirini bırakın!

Yapın yoksa toplarına hedef oluruz!

Bırak!

Demir tarayıp dönüyorlar.

İskele alabanda! Sancak kürekleri çekin!

İskele alabanda!

Gemiyi düzgün tut.

- Şimdi! - Ateş!

Hepsini ateşleyin!

Gemimde delik açmayın!

- Bize birkaç fikir daha lazım! - Sıra sende!

- Şeytana rüşvet vermeliyiz! - Kızı verelim!

Onun peşinde değiller.

Madalyon.

Teslim olun, hamam böcekleri!

Kancaları hazır tutun!

Borda etmeye hazırlanın!

Tabanca ve kama!

Koehler, Twigg, barut deposuna!

Ötekiler de madalyonu getirsin!

Aşağıdayım!

Çok teşekkürler.

Jack!

Kahrolası boş!

Bu hiç hoş değil.

- Madalyon nerede? - Alçak!

Sevgili William nerede?

Will.

Elizabeth!

Maymun!

Kımıldatamıyorum!

Elizabeth!

- Teşekkürler, Jack. - Bir şey değil.

Sen değil. Maymuna Jack adını taktık.

Beyler! Hala umudumuz var!

İçinizden herhangi biri "görüşme" lafını aklından geçirirse...

...bağırsaklarından kemer yaparım!

Will.

Seni Allahsız korsan!

Tekrar hoş geldiniz bayan.

Geçen kez konukseverliğimizden yararlandınız.

Şimdi bu nezaketi iade etmelisiniz.

Barbossa!

Will.

Onu serbest bırak!

Aklından ne geçiyor?

Onu serbest bırak.

Tek mermin var ve biz ölmeyiz.

Aptalca bir şey yapma.

Siz ölmezsiniz. Ben ölürüm.

Bunun gibi.

- Kimsin sen? - Kimse. O hiç kimse.

Teyzemin ayrıldığı yeğeninin uzak bir kuzeni.

Güzel sesi vardır. Hadım.

Adım Will Turner! Babam Çizmebağı Bill Turner'dı.

Damarlarımda onun kanı var.

Çizmebağı Bill'in birebir kopyası bizi lanetlemeye gelmiş.

Dediklerimi yapın,...

...yoksa tetiği çekerim ve denizin derinliklerinde kaybolurum!

Şartlarınızı söyleyin Bay Turner.

- Elizabeth serbest kalacak! - Onu biliyoruz.

Başka?

Mürettebat da. Mürettebata zarar verilmeyecek.

Anlaştık.

Barbossa, seni yalancı piç. Serbest kalacağına yemin ettin.

Sakın şerefimi sorgulama. Serbest kalmasını kabul ettim.

Yerini ve zamanını belirtmeyi unuttun.

Bu kadar güzel bir şeyi kaybetmek yazık olur, değil mi beyler?

Bu yüzden gitmeden elbiseyi geri alacağım.

Seni her zaman sevmiştim.

Kara kalbine yakışır.

Hala sıcak.

Haydi bakalım.

Haydi.

Çok sürdü.

Bunları aştığımızı umuyordum.

Jack. Jack!

Fark etmedin mi?

Burası son yolculuğunda seni valisi yaptığımız ada.

Fark ettim.

Belki yine mucizevî bir kaçış ayarlayabilirsin.

Ama hiç sanmam.

Haydi bakalım.

Geçen sefer tek kurşunlu bir tabanca vermiştin.

Vay canına, haklısın. Jack'in tabancası nerede?

Getirin haydi.

İki kişi olduğumuza göre, beyefendinin biri bize iki tabanca verse.

Yine tek tabanca olacak, sen de beyefendilik yapıp kadını vurur...

...ve kendin açlıktan ölürsün.

O herifin gemimi alışını ikinci kez seyrediyorum.

Bu adaya daha önce bırakılmıştın. Aynı şekilde kaçabiliriz.

Hangi amaçla küçük hanım?

Siyah İnci gitti. Eğer o korsenin içinde bolca yelken saklı değilse...

Zayıf ihtimal...

...genç Bay Turner, sen ona ulaşana kadar çoktan ölmüş olacak.

Sen Kaptan Jack Sparrow'sun.

Doğu Hindistan Şirketi'nin yedi ajanının gözü önünde kayboldun.

Nassau limanını tek atış yapmadan ele geçirdin.

Haberlerini okuduğum korsan sen değil misin?

Geçen sefer nasıl kaçtın?

Geçen sefer burada sadece üç gün kaldım.

Geçen sefer...

...rom kaçakçıları bu adayı depo olarak kullanıyordu.

Geldiler ve beni almaları için anlaştım.

Görünüşe bakılırsa uzun süredir çalışmıyorlar.

Bunun için kahrolası arkadaşın Norrington'a teşekkür etmek gerekir.

Bu muydu yani?

Meşhur Jack Sparrow'un gizli, büyük macerası bu.

Üç gün boyunca sahilde rom içtin.

Karayipler'e hoş geldin tatlım.

Biz şeytanız, kara koyunlarız. Bizler çürük yumurtayız.

Bulalım şişenin dibini, yo ho.

Yo ho, yo ho.

Korsanlık tam bana göre.

Bu şarkıya bayılıyorum!

Çürük yumurtalarız!

İnci'yi geri aldığımda,...

...bunu tüm tayfalara öğreteceğim ve birlikte sürekli söyleyeceğiz.

Latin Amerika'nın en korkulan korsanı olursun.

Sade Latin Amerika'nın değil.

Tüm okyanusun. Tüm dünyanın!

Nereye istersek gideriz. Gemi budur işte.

Sadece omurga, gövde, güverte ve yelkenler değildir.

Bir geminin buna ihtiyacı vardır. Ama bir gemi...

Siyah İnci aslında...

...özgürlüktür.

Jack...

Bu adada mahsur kalmak senin için korkunç bir şey olmalı.

Evet.

Fakat bu sefer daha iyi bir arkadaşım var.

Ve manzara da kesinlikle güzelleşmiş.

Bay Sparrow!

Böyle konuşmanıza izin verecek kadar rom içtiğimden emin değilim.

Seni anlıyorum, tatlım.

Özgürlüğe!

Siyah İnci'ye!

Hayır!

Olamaz! Dur!

Olamaz! Ne yapıyorsun?

Tüm yiyecekleri, gölgeyi ve romu yaktın.

- Evet, rom gitti. - Niye gitti?

Birincisi, saygın erkekleri, alçaklaştıran kötü bir içki.

İkincisi, bu işaret 300 metre yüksekliğinde.

Tüm Kraliyet Donanması beni arıyor.

Bunu görmemeleri için en ufak bir ihtimal var mı sence?

İyi de rom niye gitti?

Sadece bekleyin Kaptan Sparrow. Bir ya da iki saat içinde...

...gözünüzü açık tutarsanız ufukta beyaz yelkenler göreceksiniz.

"Burada mahsur kalmak senin için korkunç bir şey olmalı, Jack."

Artık korkunç!

Bundan sonra onunla yaşayamam.

- Ama Will'i kurtarmalıyız. - Hayır.

Artık güvendesin. Derhal Port Royal'e dönüyoruz,...

...korsanları izlemeyeceğiz.

Onu ölüme mahkûm ediyoruz.

Çocuğun kaderi kötüymüş, korsanlığa başlama kararı da öyleydi.

Beni kurtarmak için. Bana bir şey olmasın diye.

İzninizle profesyonel görüşümü belirtme cüretinde bulunacağım.

İnci savaştan sonra bir hayli su alıyordu. Hızlı gidemez.

Bir düşünün. Siyah İnci.

Karayiplerdeki son gerçek korsan tehdidi.

Bunu nasıl es geçersiniz?

Sırf kendime değil, başkalarına hizmet ettiğimi hatırlayarak Bay Sparrow.

Amiral, size yalvarırım, bunu benim için yapın.

Düğün hediyesi olarak.

Elizabeth?

Amiral'in teklifini kabul ediyor musun?

Evet.

Bir düğün. Düğünlere bayılırım. Her yerde içki!

Biliyorum. "Pranga takın", değil mi?

Bay Sparrow, bu beyefendilerle birlikte dümene geçip...

...bize Ölüm Adası'nın koordinatlarını vereceksiniz.

Sonra da "ölü kadar sessiz" sözüne yaraşır şekilde davranacaksınız.

- Anlatabildim mi? - Çok net şekilde.

Titreyin keresteler.

Cotton bir yeri unuttuğunu söylüyor.

William Turner'ı tanır mıydın?

İhtiyar Çizmebağı Bill, onu tanırdık.

Jack Sparrow'a yaptıklarımız, isyan falan Çizmebağı'nın hoşuna gitmemişti.

Jack Sparrow'a yaptıklarımız, isyan falan Çizmebağı'nın hoşuna gitmemişti.

Yasa'ya uymadığını söyledi.

Bu yüzden hazinenin bir parçasını sana gönderdi.

Lanetli olmayı ve öyle kalmayı...

...hak ettiğimizi söyledi.

- Aptal herif. - İyi adamdı.

Tahmin edebileceğin gibi Kaptan bundan hiç hoşlanmadı.

Kaptan bundan hiç hoşlanmadı.

- Barbossa'nın ne yaptığını anlat. - Ben anlatıyorum!

Kaptan, Çizmebağı'nın çizme bağına bir gülle bağladı.

Çizmebağı'nın çizme bağı!

Bill Bill Turner'ı son gördüğümüzde, denizin derinliklerine doğru...

...hızlı bir dalış yapmakla meşguldü!

Laneti kaldırmak için kanına ihtiyacımız olduğunu sonradan öğrendik.

İşte buna ironi denir.

Getirin onu.

Durum umurumda değil.

Mağaralara yapılacak her saldırı pusuya dönüşebilir.

Pusuyu siz kurarsanız başka tabii.

Ben içeri girer, Barbossa ve adamlarının sandalla çıkışını sağlarım.

Adamlarınız Korkusuz'a döner ve onları toplarla parçalarsınız.

Kaybedecek neyiniz var?

Kurtulmak istemediğim hiçbir şey.

Dürüst konuşmak gerekirse Korkusuz'dakiler için tehlike var,...

...buna müstakbel Bayan Amiral dâhil.

- Kendi güvenliğiniz için. - Umurumda değil, ona anlatmalıyım!

Korsanlar lanetli! Öldürülemezler!

Bunu zaten biliyor. Gemiye bir denizkızı atlayıp hikâyeyi anlattı.

Bu Jack Sparrow'un işi!

Endişelenecek bir şey yok. Parmağa bir kesik, birkaç damla kan...

Bu sefer hata yok. O yarı Turner. Tüm kanı dökülecek!

Endişelense yeridir.

- Affedersin. - Kanla başladı. Kanla...

Jack!

- Bu imkânsız. - Mümkün değil.

Elizabeth nerede?

Söz verdiğim gibi güvende. Norrington'la evlenecek, söz verdiği gibi,...

...sen de söz verdiğin gibi onun için öleceksin.

Hepimiz sözümüzün eriyiz, Elizabeth hariç, o kadın.

Kapa çeneni! Sıra sende!

- Bunu yapmak istemezsin. - Hayır, istiyorum.

Senin cenazen.

- Niye yapmak istemeyeyim? - Çünkü...

Donanmanın gururu Korkusuz,...

...hemen açıkta sizi bekliyor.

Burada ne işimiz var?

Korsanlar hazırlıksız olarak dışarı çıkacak.

Onları çapraz ateşe alıp eşek cennetine yollayacağız.

Niye Bay Sparrow'un yapın dediği şeyi yapmıyoruz demiştim.

- Hani toplarla falan? - Bunu Bay Sparrow dediği için.

Sence gerçeği söylemiyor muydu?

Dinle ahbap.

Adamlarına Korkusuz'a kürek çekmeleri için izin ver. Kolay iş,

Robert senin amcan, Tanny de teyzen.

Filoyu oluşturan gemiler.

Tabii ki büyük gemi sizin sancak geminiz olur, kim karşı koyuyor?

İnci ne olacak?

Beni kaptan ilan et, emrinde yelken açarım, ganimetin %10'unu veririm...

...ve kendini Amiral Barbossa olarak tanıtırsın. Çaktın mı?

Karşılığında genci öldürmemi istemiyorsun herhalde.

Hiç de değil. Hatta kesin öldür. Ama şimdi değil.

Laneti kaldırmak için uygun anı bekle.

Örneğin...

Norrington'ın adamlarını öldürdükten sonra.

Hem de...

...her...

...birini.

Adımı öğrendiğinden beri bunu planlıyordun.

Evet.

Ganimetin %50'sini isterim.

- 15. - 40.

25.

Sana şapka alırım. Büyük bir tane.

Amiral.

O halde anlaştık.

Herkes kayıklara geçsin!

Özür dilerim. Emirleri sen verirsin.

Beyler... yürüyün!

Kayık yok mu?

Ateş etmeyin.

Yunanlıların Truva'da yaptığı şey gibi.

Ama onlar elbise yerine atın içindeydi. Tahta at.

Bir dakika lütfen.

Elizabeth?

Bugün çok iyi bir karar aldığını bilmeni istedim.

Seninle daha çok gurur duyamazdım.

Ama yanlış nedenlerden dolayı alınan iyi bir karar, kötü karar olabilir.

Teğmen.

Elizabeth?

Orada mısın?

Beni dinliyor musun?

Sen ne yaptın?

Kes şunu. Zaten aptal gibiyim.

İyi görünüyorsun ama.

İyi mi?

Doğrusu Jack, niyetini anladığımı sanmıştım...

...ama tahmini güç biri olduğun ortaya çıktı.

Dürüst değilim. Dürüst olmayan birinin dürüst olmayacağına güvenebilirsin.

Asıl dürüst olanlara dikkat etmek gerekir.

Çünkü asla ne zaman aptalca bir şey yapacaklarını bilemezsin.

Artık yolun sonuna geldin ahbap. Burada canavarlar var.

Evet.

Önce ne yemek istersin?

Bence hazır olmak için şimdiden karar vermeliyiz.

Bu da neydi?

Bayan Elizabeth!

Gemiye! Çabuk!

Gemiye!

Çekin!

Beni yenemezsin Jack.

Çok ilginç.

Kendimi tutamadım.

Üzgünüm!

Şimdi ne olacak Jack Sparrow?

İki ölümsüz olarak kıyamete kadar savaşacak mıyız?

Teslim olabilirsin.

Hepiniz benimle gelin. Will o mağarada ve onu kurtarmalıyız.

Hazır ve... çek!

Yardımınıza ihtiyacım var!

Her şey mubah.

Cotton haklı. İnci'yi ele geçirdik.

- Jack'i bırakacak mısınız? - Bize bir gemi borcu var.

- Ayrıca Yasa'yı düşünmeliyiz. - Yasa mı?

Siz korsansınız. Yasa ve kuralların canı cehenneme!

Zaten onlar ilke!

Kahrolası korsanlar!

Bunu yapması normal mi?

Gemimizi çalıyorlar.

Kahrolası korsanlar!

Bordalayın.

Haydi!

Gözüm!

Sana acının anlamını öğreteceğim.

Acıdan hoşlanır mısın?

Korse giymeyi dene.

Jack kimden yana?

Şu anda mı?

Haksızlık!

O tabancayı on yıl taşıdın ve şimdi kurşunu boşa harcadın.

Boşa harcamadı.

Çok...

...soğuk.

Görüşme?

- Gemi bizimdir beyler. - Hurra!

Hurra! Hurra!

Korkusuz'a dönmeliyiz.

Nişanlın güvende olduğunu öğrenmek ister.

Uygun anı beklediysen...

...az önce geçti.

Beni gemime bırakma nezaketi gösterebilirseniz sevinirim.

Üzgünüm Jack.

Doğru bildikleri şeyi yaptılar. Daha fazlasını bekleyemezsin.

Jack Sparrow...

Kaptan Jack Sparrow.

...Kraliyete karşı suçlarından dolayı.

Bu suçlar bir hayli kabarık ve hepsi de kötü.

İçlerinden en kötüleri aşağıda sıralanmıştır:

korsanlık, kaçakçılık...

Bu yanlış.

Yasalar Amiral Norrington'ın elini bağlıyor, bizimkileri de.

...İspanyol donanması subayı yerine geçmek,...

...İngiltere Kilisesi'nden bir papazın yerine geçmek,...

...yanlış sancak altında seyir, kundakçılık, adam kaçırma, yağma,...

...kaçak avcılık, haydutluk, hırsızlık,...

...gasp, talan ve yasalara uymama.

Bu suçlardan dolayı ölene kadar asılma cezasına çarptırıldınız.

Tanrı ruhunuza acısın.

Vali Swann.

Amiral.

Elizabeth.

Sana bunu tanıştığımız andan sonra her gün söylemeliydim...

Seni seviyorum.

Çekilin!

Askerler!

Nefes alamıyorum.

Elizabeth!

Çekilin!

Sonuçsuz bir kaçma girişimi olabileceğini tahmin ediyordum,...

...ama senden değil.

Port Royal'e döndüğümüzde seni affetmiştim.

Böyle mi teşekkür ediyorsun? Kaderini onunla paylaşarak?

- O bir korsan. - Ve iyi bir adam.

Tüm yaptıklarım, cellâdın bir yerine iki çizme alması uğrunaysa, öyle olsun.

Vicdanım rahat olacak.

Yerini unutuyorsun Turner.

Yerim burası, sen ve Jack'in arası.

- Benimki de. - Elizabeth.

Silahlarınızı indirin. İndirin!

Demek kalbin gerçekten onun için atıyor?

Öyle.

Kendimi iyi hissediyorum.

Çok iyi bir yere vardık.

Ruhsal, dinsel, dilbilgisel.

Benim senden yana olduğumu bilmeni isterim ahbap.

Bunu bil.

Elizabeth.

İlişkimiz asla yürümezdi hayatım.

Üzgünüm.

Will.

Güzel şapka.

Dostlar.

Bugünü hep hatırlayacaksınız, beni neredeyse...

Salak! Darağacı dışında bir yere gidemez.

Gemi göründü!

Ne yapmayı düşünüyorsunuz?

Efendim!

Nadiren de olsa, doğru amaç uğruna...

...korsanlık yapmak gerekebilir.

Ve korsanlık da doğru yol olabilir.

Bay Turner.

Yaptıklarımın sonucuna katlanacağım.

Bu çok güzel bir kılıç.

Bunu yapan adamın...

...hayatının tüm yönlerine aynı özeni göstermesini beklerim.

Teşekkürler.

Amiral! Sparrow ne olacak?

Ona bir gün avans verebiliriz galiba.

Evet...

Demek seçtiğin yol bu, öyle mi?

Sonuçta o bir demirci.

Hayır.

O bir korsan.

Yasayı uygulamanız gerekiyor sanıyordum?

Onların daha çok ilkeler olduğunu düşündük.

Teşekkürler.

Kaptan Sparrow.

Siyah İnci sizindir.

Güvertede toplanın deniz kurtları! Prasyalara geçin. Çözün onları!

Şimdi... beni ufka yaklaştırın.

Gerçekten çürük yumurtalarız.

Bulalım şişenin dibini. Yo ho!

Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.