Afrikaans
Akan
Albanian
Amharic
Arabic
Armenian
Azerbaijani
Basque
Belarusian
Bemba
Bengali
Bihari
Bosnian
Breton
Bulgarian
Cambodian
Catalan
Cebuano
Cherokee
Chichewa
Chinese (Simplified)
Chinese (Traditional)
Corsican
Croatian
Czech
Danish
Dutch
Esperanto
Estonian
Ewe
Faroese
Filipino
Finnish
French
Frisian
Ga
Galician
Georgian
German
Greek
Guarani
Gujarati
Haitian Creole
Hausa
Hawaiian
Hebrew
Hindi
Hmong
Hungarian
Icelandic
Igbo
Indonesian
Interlingua
Irish
Italian
Japanese
Javanese
Kannada
Kazakh
Kinyarwanda
Kirundi
Kongo
Korean
Krio (Sierra Leone)
Kurdish
Kurdish (Soranî)
Kyrgyz
Laothian
Latin
Latvian
Lingala
Lithuanian
Lozi
Luganda
Luo
Luxembourgish
Macedonian
Malagasy
Malay
Malayalam
Maltese
Maori
Marathi
Mauritian Creole
Moldavian
Mongolian
Myanmar (Burmese)
Montenegrin
Nepali
Nigerian Pidgin
Northern Sotho
Norwegian
Norwegian (Nynorsk)
Occitan
Oriya
Oromo
Pashto
Persian
Polish
Portuguese (Brazil)
Portuguese (Portugal)
Punjabi
Quechua
Romanian
Romansh
Runyakitara
Russian
Samoan
Scots Gaelic
Serbian
Serbo-Croatian
Sesotho
Setswana
Seychellois Creole
Shona
Sindhi
Sinhalese
Slovak
Slovenian
Somali
Spanish
Spanish (Latin American)
Sundanese
Swahili
Swedish
Tajik
Tamil
Tatar
Telugu
Thai
Tigrinya
Tonga
Tshiluba
Tumbuka
Turkish
Turkmen
Twi
Uighur
Ukrainian
Urdu
Uzbek
Vietnamese
Welsh
Wolof
Xhosa
Yiddish
Yoruba
Zulu
Guanacabo Krallığı, 5. Yüzyıl.
Eski Guanacabo Şehri
Hırsız bu. Peşinden gidin!
Yakalasanıza onu salaklar!
Atış!
Neler oluyor?
Fedakarlık Toprakları, Bayari Up
Bu mu, yaşamak diye buna mı diyorsun?
Bu ailenin böyle fakir olması hep senin hatan!
Büyük oğullarını sözünü dinleseydin...
...ve söylediğimiz gibi toprakları satsaydın ne olurdu sanki?
Ama yok!
Biz tembel çocuklardık...
...tabii sen de her zamanki gibi küçük oğlun Tom'u...
...dinlemeye karar verdin.
En çalışkan oğlun küçük Tom.
İyi oğlun küçük Tom.
Artık kimse bu çiftlik için bize bir kuruş bile vermeyecek.
Ama beni iyi dinle, sevgili babacığım.
Kardeşim Peter...
...elimizde kalan son odunları da satmak için şehre gitti.
Alacağımız parayla ikimiz de buradan çok uzaklara giderek...
...büyük zenginlikler peşinde koşmayı düşünüyoruz.
Ne?
Hayır, hayır, hayır.
Tom'un bu konuda hiçbir bilgisi yok.
Şarkı söylediğini duymuyor musun?
Hadi gel ve küçük oğlunun haline bir bak.
Zavallı, bu çorak topraklardan ürün alabileceğini sanıyor.
Hadi, şuna baksana.
Paul! Abi! Peter dönmüş!
Şişko, uyansana!
Odunları satmayı becerdin mi?
Evet abi.
Size parayı hemen vereyim.
Çok fazla değil ama...
Ne kadar olursa olsun, tohum almaya yetecektir.
Bu şişkonun nesi var böyle?
Odunların parası nerede?
Küçük hırsız yapmış olmalı!
Paramı çalan mutlaka o olmalı!
Ne?
Seni şişko, tembel, şapşal!
Eminim uyuyakalsaydın...
...yakacak odunlarını da arabayla beraber çalarlardı.
Bu ailedeki herkesin aklından zoru var.
Sakin ol abiciğim...
...bu kadar çok sinirlenme.
Sakinleşmezsen çok kötü olursun.
Tamam, tamam.
Seni soymayı nasıl başardılar, sevgili kardeşim?
Sanki birisi bize çok kötü bir büyü yapmış gibi oldu.
Böyle bir şeyin olmasına inanamıyorum.
Kafana takma!
Hadi ama çocuklar üzülmeyin!
Bakın, elimizdeki son tohumları...
...özel bir gübre kullanarak tarlamıza ektim.
Kısa zaman sonra bu krallıkta şimdiye kadar...
...hiç kimsenin görmediği kadar kaliteli mısırlarımız olacak.
Abilerim, fakirlikten kurtulduk.
İyi bir kral gibi çok akıllısın.
Kasanın dolu olmasına şaşmalısın.
Çünkü vergilerin çok ağır.
Verdiğin bu tavsiyenin ne kadar harika olduğunu söylemeliyim.
Kralın yaverim ve canım yeğenim.
Sudan da vergi almaya karar vermek, çok akıllıcaydı.
Çok akıllıcaydı.
Dikkatli olun majesteleri.
Büyük kasanıza çok güveniyor gibisiniz.
Unutmayın ki şu hırsızı hala yakalayabilmiş değiliz.
-Şu can sıkıcı kız. -Onun adını ağzına bile alma.
Şu anda bütün askerlerim ve komutanlarım...
...şehirde gece gündüz devriye geziyorlar.
Onu yakalar yakalamaz gereken her şeyi yapacaklar.
Size binlerce kez söyledim...
...banyo yaparken beni rahatsız etmeyin dedim.
Saygıdeğer kızınız, Orlion prensesi Denise...
...majestelerinin huzuruna kabul edilmek istiyor.
Gelebilir.
Sevgili babacığım, bana biraz para verebilir misin?
Yakında gideceğim baloyu hatırlıyor musun?
Yeni moda elbiselerden almak istiyorum.
Çok pahalı değil.
Ama yine mi hayatım?
İlk önce moda bir şapkaydı.
Sonra, moda çamaşırlar.
Hatta moda bir at arabası.
Bilmiyor musun yoksa? Krallığımızın kasası...
...neredeyse boş.
Bütün bunlar yetmiyormuş gibi...
...şu baş belası hırsız sarayıma gelip...
...burnumun dibinden altınlarımı çalıyor.
Baban halkının iyiliği için elinden gelen her şeyi yapıyor.
Biliyorum babacığım.
Düşüncesiz kızını canını sıktığı için affet lütfen.
Affın için sana yalvarıyorum.
Ne olur anlayışla karşıla.
Benim sevgili küçük kızım.
Sorumluluklarını bilen biri olan kral babanın...
...kızını mutlu etmekten hoşlandığını göstermek için...
...düşünüyorum da...
...belki de gelecekteki kocanı seçmene izin verebilirim.
Baba, çok mutlu oldum.
O zaman ruh ikizi aynasını kullanabilirim.
Annemin ölmeden önce bana verdiği ayna.
O sözde sihirli ayna hakkında ne düşündüğümü biliyorsun.
Kimse onu çalıştırmayı başaramadı.
Sözleriniz kanundur...
...majesteleri.
Sihirli aynaymış, ne saçmalık!
Onun kiminle evleneceğine karar verecek bir kişi varsa, o da benim.
Olamaz anne!
Ruh ikizi aynasını kaybetmişim.
Ama nasıl?
Nerede düşürmüş olabilirim?
Evet.
Herkese kötü şans getirdiğimi biliyorum.
Vazgeçiyorum.
Kabul ediyorum.
Ben yürüyen bir faciayım.
Üstüne üstlük çok kısayım.
Evet, bayanlar ve baylar.
Evrende bulunan en göz kamaştırıcı sihirli aynanın dünyasına...
...ve bu dünyadaki harikalara hoş geldiniz.
Birkaç saniye içinde sizin için en uygun aşkı bulacağız.
Her zaman hayalini kurduğunuz kişi.
Hayatınızın en büyük aşkı.
Ölene kadar beraber olacağınız kişi.
Bu benzersiz sihirli arama motorunun dünyada bir eşi daha yok.
Şimdi söyleyin bize efendim...
...ruh ikizinizin kim olduğunu öğrenmek istiyor musunuz?
Mükemmel ruh ikizinizin kim olduğunu bulduk.
Peki kim bu kız? Adı ne?
Onu nerede bulabilirim?
Lütfen beni böyle bırakma!
Hadi ama bir şeyler söyle lütfen!
Söyleyebileceğim tek şey şu sevgili dostum...
...onu bulmak için şehre gitmelisin mutlaka şehre gitmelisin.
Kesinlikle şehre gitmelisin.
Evet yüzbaşı.
Saygıdeğer prensesim!
Portakala benzeyen pudra kutunuzu bulmayı başaramadık.
Ve merak ettiğim bir şey vardı.
Onu sarayın içindeyken nasıl...
Bu kadar çok düşünmeyi bırak da gidip onu ara...
...yüzbaşı!
İntikamımı bu şekilde mi almayı planlıyordun beceriksiz oğlum?
Anne! Hayır, mümkün değil.
Benim annem ölmüştü!
Hayır, şu anda ölü değilim hayatım.
Karanlıklar dünyasından bu dünyaya yeniden döndüm işte.
Oradayken de aşka değer cadı Willow olarak...
...büyücülük biliminden mezun olmayı başardım.
Cadı mı?
Ama anne ben sadece gölgeni görebiliyorum.
Vay canına bu bir mucize.
Evet, o zaman gerçek dünyaya hoş geldin.
Kes şu saçmalığı!
Bana kralını ve kızını ortadan kaldıracağına söz vermiştin.
-Peki sen ne yaptın? -Ben mi?
Ben de az çok bunu yapmaya...
Sen kralın soytarısı olmuştun, planımız böyle değildi ki.
Bir de sersem gibi kralın kızına aşık olmuşsun.
Yalan bu! Saray dedikodusu!
Kralı soymak için onun güvenini kazandım.
Ve kesinlikle aşık değilim!
Bekle bir dakika!
Kralın altınlarını çalmak...
...ve bu arada prensesle evlenmek aslında hiç fena bir fikir değil.
Onlar için en kötü şekilde ölmekten daha da kötü bir şey olacaktır.
Anne!
O üçüncü sınıf, kafasız kral, eşi olarak beni seçmediği için...
...çok pişman olacak.
Ben ve sadece ben kraliçe olmalıydım.
Kız kardeşim değil.
Ama hayır.
Benim güzel kız kardeşim...
...benim iyi, küçük kız kardeşim...
...o küçük iki yüzlü yok mu...
...onlardan nefret ediyorum.
Şimdi beni dikkatle dinle hayatım.
Çünkü annenin yepyeni bir gücü var.
Şu ağacı görebiliyor musun?
Evet, ne olmuş ona?
O ağaçla ve türünün son örneği olan...
...bu ileri teknoloji ürünü sihirli değnekle yapacağımız şu...
...mutlak intikamımızı almaya başlamak!
Yüzbaşı, yüzbaşı.
Askerleri çağır.
Ormandan da bütün oduncuları buraya getir.
Onlara tam üç...
...hayır tam iki altın para vereceğim.
Bu kötü, çirkin, şeytan işi ağacı buradan kessinler.
Dünyada bu ağacı keserek ortadan kaldırabilecek...
...ve sarayın su kaynağını yerine getirebilecek olan...
...sadece üç tane sihirli nesne var.
Onları sana vereceğim.
Üçü bir aradayken, bizi doğrudan kralın altınlarına götürecekler.
Çok kötüsün anne!
Ama bir şeyi anlamadım.
Prensesle evlenme işim ne olacak?
Yaptığım planın ikinci aşamasını uygulamaya geçirmen gerekiyor.
İşte kahvaltınızı getirdim, majesteleri.
Sen ne diyorsun be düşüncesiz adam!
Gecenin bu saatinde neden kahvaltı getiriyorsun ki bana?
Bağışlayın majesteleri ama güneş doğalı çok oluyor.
Her zamanki zamanda, anlıyor musunuz bilmem.
Beceriksiz, üçüncü sınıf oduncular!
Hem de onlara iki altın para vereceğimi söylediğim halde.
Bana bunun ne olduğunu söyler misin lütfen?
Arpa suyu.
Hatırlarsanız sarayın çeşmesi ağaç yüzünden yıkılmıştı.
Artık bütün saray yüzünü yıkamak için arpa suyu kullanıyor.
Çünkü kullanacak hiç suyumuz kalmadı.
Tamam, yeter artık!
Bütün bunlar bana bir servete mal oluyor.
Benim sevgili kralım, ne kadar üzücü!
Keşke bu işi çözmek için birisini fiziksel ve ruhsal olarak...
...yüreklendirmenin bir yolu olsa, bize çok yardımı dokunurdu.
Aklıma gelmişken, kızınız evlenecek yaştaydı değil mi?
Şu anda kızımın düğününü düşünecek durumda değilim anlayışsız herif.
Bu can sıkıcı ağacın, prensesle ne ilgisi var ki?
Bekle, bekle!
İyi bir kral gibi çok akıllısın.
Bu sorunu çözmenin ve bir taşla iki kuş vurmanın yolunu buldum.
Sen bir dâhisin, şişko.
Hırsız hakkındaki o hikaye kesinlikle harikaydı.
Şu anda kendimi pirzola yerken hayal edebiliyorum.
Ve içerken.
Kuru fasulye, pilav. Artanlar da Molly'ye.
Sonra çay ve kahve.
Ondan sonra, servetimizi iyice büyütünce...
...ve kendimizi o kadar da suçlu hissetmeyince...
...kardeşimiz sevgili Tom'a küçük bir miktar para gönderebiliriz.
Günaydın!
Merhaba abilerim!
Neye güldüğünüzü bana da anlatır mısınız?
Senin orada ne işin var Tom?!
Dikkat, dikkat!
Saygıdeğer hükümdarımız ve egemen kralımız tarafından verilen...
...yeni emirle ve konunun önemine bağlı olarak...
...sihirli bir dev ağacın sarayın bahçesinde ortaya çıktığını ve...
...kraliyet su kuyusunu yıktığını halkımıza bildiriyorum.
Dolayısıyla her kim bu ağacı kesmeyi başarırsa...
...ve yeni bir kuyu açarsa, ona bir asalet unvanı verilecek...
...ve kralın güzel kızı Denise'le evlenecek.
İnanamıyorum. Çılgınlık bu.
Ruh ikizim, kralın kızı mıymış?
Şuna bakar mısın Peter!
Sakın bana bu sersemin prensesle evlenmeyi hayal ettiğini söyleme.
Belki şansı yaver giderse...
...onu sarayın soytarısı olarak işe alabilirler.
Prensesim.
Günaydınlar.
Babanız, babanız şu anda...
Beni dinlemek istemediği için saklanıyor!
Hain adam!
Beni böyle bir yarışmanın ödülü olarak sunmaya nasıl cüret eder?
Gelecekteki eşimi ben seçerim!
Babam olabilir ama ondan nefret ediyorum.
Nefret ediyorum!
Benim sevgili kuzenim!
Bu yarışma yüzünden sakın endişelenme.
Seni temin ederim ki, kocan çok sadık biri olacak.
Çok zeki, sevgi dolu ve yakışıklı biri.
Ben de seni temin ederim ki...
...sen hayatımda şimdiye kadar gördüğüm en can sıkıcı şeysin!
Sakin ol, sakin ol dedim.
Şimdi gidip o sihirli nesneleri alacağım, merak etme.
Bu garip melodinin nereden geldiğini öğrenmek isterdim.
Rüzgarın ağaçların tepesinde nasıl ıslık çaldığını duymamış gibisin.
Dediğin gibi, rüzgar şarkı söylemez ıslık çalar.
Gidip orada ne olduğunu görmek istiyorum.
Bu bölgede yaşayan insanlar...
...bu seslerin sihirli bir ormandan geldiğini söylüyorlar.
Bunlar masal, o kadar!
Ama küçük kardeşimiz gidip bakmak istiyorsa...
...şurada, köyün yanından geçen kestirme bir yol var.
-Öyle değil mi Paul? -Evet öyle.
Sonra diğer tarafta buluşuruz.
Sizce kaybolmaz mıyım?
Kaybolmazsın!
Tepedeyken köyü rahatça görebilirsin.
Tamam abilerim.
Teşekkür ederim.
Onu kandırdık!
SİHİRLİ ORMANA HOŞ GELDİNİZ
Neler oluyor?
Kes kes.
Ufaklık, kimsin sen ve ormanımda ne arıyorsun?
-Ben mi? Şey, ben... -Kes, kes!
Verdiğin cevap yanlıştı ufaklık.
Koru kendini, ahbap!
-Teslim ol. -Şimdi görürsün küçük sahtekar.
Seni yakalayacağım!
-Yapma, yapma teslim oluyorum. -Ne dedin?
Seni duyamıyorum.
Teslim oluyorum, ahbap! Teslim oluyorum!
Vay canına ufaklık!
Hem cesur hem zekisin.
Sana bir şans daha vereceğim.
Kimsin ve ormanımda ne arıyorsun ahbap?
Yetenek avcısıyım. İşte bu, işte bu!
Adım küçük Tom ve harika bir yetenek avcısıyım.
Şu anda iki tane çok zor ve neredeyse imkansız işin peşindeyim.
Çok iyi oduncular arıyorum.
-Adın ne? -Benim adım Hachibaldo, H ile.
Sözünü ettiğin imkansız işler ne?
Bir tanesi bir kuyu açmak.
Diğeri de bir ağacı kesmek.
Ama bu tür bir meşe ağacını kesebileceğini sanmıyorum.
Öncelikle, aşırı zor dikey kesitler atmalısın, Avrupa tarzında.
45 derecelik eğik vuruşlar olmalı ve...
Peki bu ne tür bir ağaç ahbap?
Gerçekten çok büyük bir ağaç.
Büyülü, sihirli bir meşe ağacı.
Böyle bir ağacı kesebilmek için çok hızlı hareket etmelisin.
Ama, hayır.
Bunu kimsenin yapabileceğini sanmıyorum.
Sevgili yetenek avcısı.
Beni dinle.
Bir tek benim, sihirli güçlere sahip bir ağacı kesebilecek...
...güçlere sahip olduğumu anlamıyor musun?
Peki o zaman, işi kabul ediyor musun, Bay Hachibaldo?
Önce şunu söyle...
...bu devasa meşe ağacını neden kesmek istiyorsun?
Aşk için.
Aşk için mi?
O zaman beni işe almana gerek yok.
Senden tek istediğim benim sadık dostum olman.
Ve özellikle de, geceleri beni yalnız bırakmaman. Çünkü...
...çünkü karanlıktan çok korkuyorum.
Senin dostun olurum.
Seni asla yalnız bırakmayacağıma söz veriyorum.
Tamam dostum.
Seni diğer sihirli nesnelere götüreceğim.
Onları ikna edersen, bu işte sana yardım edebilirler.
Eğer sapımı tutarsan senin olurum.
Yarışmacılar hoş geldiniz.
Hemen satıyorum! Yarışmanın resmi baltalarının tümü burada!
Daha ucuzu yok. Şehirdeki en ucuz fiyatlar burada.
El kitaplar, eğitim kitapları! En çok satanlar burada!
İşte geldik.
Sonunda rüzgar tüneline ulaştık.
Şimdi sakıncası yoksa biraz uyumak istiyorum.
Ne tüneli?
Hachibaldo, ben tünel falan göremiyorum.
Vay canına! Bu inanılmaz bir şey!
Siz bir sanatçısınız bay kazma.
Dostum Hachibaldo'yu tanıyor olmalısınız.
Size açıklayabilir.
Ama Picoretto, beni mutlaka hatırlıyor olmalısın.
Bu sana söz ettiğim arkadaşım.
Picoretto ve ben Shire'daki hobbitler için...
...gönüllü olarak çalışırken tanışmıştık.
Kendisi işitme engellidir ama dudak okuma konusunda iyidir.
Evet, bu ufaklık benim sevgili arkadaşım Tom.
Onunla sihirli bir meşe ağacını keseceğim.
Beni dinle, arkadaşımın bir de kuyu açması gerek.
Bu serüvene katılmak istemez miydin?
Diyor ki, kuyu açmak onun işi değilmiş. Heykeltıraşmış.
Ama bu basit bir kuyu değil, Bay Picoretto.
Aslında, asıl yapmamız gereken, harika bir çeşme inşa etmek.
Bu yüzden sizi çalışırken gördüğümde...
...ihtiyacım olan sanatçı bu diye düşündüm.
-Peki şimdi ne diyor? -Diyor ki...
...eğer sapımdan tutarsan senin olurum
Sizinle tanışmak büyük bir zevk, Bayan Akarsu.
Buradaki arkadaşlarım...
...bana bir tek sizin yardım edebileceğinizi söylediler.
Elimi öpersen, senin olurum.
Hayır!
Sinirli nesnelerim nereye gitti?
Çok tuhaf.
Kasırga mevsiminde değiliz ki, değil mi?
Kimsenin bu patatesleri toplamamış olması, sence de tuhaf değil mi?
Şu öküzlere baksana, sanki ikisi de...
Hadi in aşağıya da şu arabayı itmeye başla ve acele et.
Yoksa seni şehre kadar koştururum.
Kimse beni sevmiyor.
Kimse beni sevmiyor.
Kimse beni sevmiyor.
Kimse beni sevmiyor.
Tıpkı iyi bir kral gibi çok akıllısın.
Kasanı her gün dolduruyorsun.
Hem de halkının gözyaşları ile.
İşte sihirli nesnelerimi çalan o hain hırsıza yapacağım şey...
...tam olarak bu olacak.
Evet oğlum!
Bütün planlarım berbat oldu.
Bu şey de ne?
Onun kim olduğunu bilmiyor musun?
Bir şey söylesene!
Hay aksi!
-Bu da kim? -Hırsız işte bu!
Askerler, buraya gelin!
Sessiz olsana kafasız!
Şeytani içgüdülerim bana...
...güçlü bir şekilde o küçük kızı takip etmem gerektiğini söylüyor.
ORTA ÇAĞLARIN KÜÇÜK TAVERNASI
Dinle, sana zaten söylemiştim...
...bir tarafta sen, diğerinde de ben olursam...
...o devasa ağacı kesmek, çok kolay olur.
Güzel konuşuyorsunuz da, yemek yiyecek parayı nereden buldunuz?
Seni gördüğüme sevindim, küçük kardeşim.
Senin için çok endişelenmiştik.
Çocuklar, o seslerin kaynağını bulamadım.
Sahi mi?
Peki ya sihirli ormanı buldun mu?
Evet, bazı sihirli ağaçlar vardı.
Ve gerçekten benim bu yarışmayı kazanıp...
...prensesle evlenebilecek biri olduğumu söylediler.
Bekle bekle.
Yoksa o devasa ağacı kesip...
...kuyuyu açabileceğini söylemeye mi çalışıyorsun, ufaklık?
-Hırsız! -Ne var?
ASKERİ BÖLGE. GEÇMEK YASAK.
Hay aksi!
Hayır!
Hayır, hayır!
Hadi ufaklık, tırmansana!
Ne yapıyorsun? Hemen bırak beni sersem şey!
Hayatını kurtarmadım mı?
Hayatımı kurtarman seni bırakacağım anlamına gelmez ki.
Bekle, bekle! Lütfen! Sana yalvarıyorum.
Bunu yapmadan önce beni bir dinle!
Dinle beni hırsız, senin için üzülmüyorum.
Çünkü sen bizi soyarken üzülmedin.
Hayır, ne hırsızlığından söz ediyorsun?
O odaya portakal şeklindeki pudra kutusunu almak için girmiştim.
Aynı odada yattığın o şişkonun arabasında düşürmüştüm.
Yeter bu kadar!
O şişko benim abim Peter, parayı senin çaldığını söyledi.
Pudra kutusu falan da görmedim.
İyi akşamlar, sevgili dostlarım.
-Buna inanamıyorum! -Aman Tanrım!
Bu aynayı çalıştırmayı nasıl başardın?
Yani sen fakirlere yardım eden bir nevi Robin Hood'sun.
Benimle dalga geçme, ayna hakkında bir şeyler anlat.
Ruh ikizinin kim olduğunu söyledi mi?
Tabii sır değilse.
-Bana inanmazsın ki. -Neden?
Bir düşünsene.
Ona göre ruh ikizim, prensesten başkası değilmiş.
-Kim? -Onu tanımıyor musun?
Kusura bakma. Sana gülmüyorum, ona gülüyorum.
Söylediklerine göre çok yüzeysel ve bencil biriymiş.
Evet, aynı babası gibi.
Ama bilemiyorum, ayna bana onun gözlerini gösterdi ve...
...aynı seninkiler gibiydi. Sevgi ve iyilikle dolu gözlerdi.
Bana şunu söyle Tom. O cadı kimdi?
Nereden çıktı?
Söylesene!
Hiçbir fikrim yok.
Ama cadının yarışmaya katılmamı engellemeye çalıştığından eminim.
Yarışmaya mı katılacaksın?
Ülkenin en güçlü oduncuları bile o ağacı devirmeyi başaramadı.
Ama diyelim ki bir mucize eseri başardın.
Seni sevmeyen bir kadınla evlenir misin?
Beni sevmeyeceğinden nasıl bu kadar eminsin ki?
Belki hislerini değiştirebilirim.
Hatta halkını yoksulluktan kurtarmasını sağlayabilirim.
Ne var? Ne dedim ki?
Hayır, yok bir şey.
Düşünüyordum da...
Yanlış anlama ama...
...bence bir prensle ya da onun gibi biriyle evlenmek ister.
Baksana bu boyla onu nasıl öpebileceğini bile bilmiyorum.
Açıklayayım.
Kapat gözlerini.
Benim prenses olduğumu...
...ve tam burada evlendiğimizi hayal et, olur mu?
Pekala, bu sahneyi hayal ettin mi?
Şimdi rahip şöyle diyor;
Sizi karı koca ilan ediyorum.
Ve herkes bağırıyor. Öp onu, öp onu, öp onu.
Ne yapabilirim ki?
Seni öpmek için eğilmeli miyim yoksa kucağıma mı almalıyım?
Yemin ederim seni öpmeye çalışmıyordum. Sadece şakaydı.
Cadının süpürgesinde bir geziye daha ne zaman çıkacağız?
Hadi başlasana işe yaramaz şişko!
Korkakları kimse hatırlamaz.
Paul, kardeşiyle dans etmek için buraya kadar gelmiş.
Dans edin de herkes görsün. Dans et Paul, dans et.
Hayır, hayır, hayır.
İlk önce zindanlarda iki ay boyunca kalsınlar.
Ekmek yok, su yok!
Ondan sonra da...
...kulaklarını kesin. Vücutlarının her yerine yüzer kırbaç.
Ama baba, olanlar için onları suçlayamazsın.
Kes sesini sen!
Artık bütün bu olanlara dayanamıyorum.
Bu ülkenin sarayını...
...bu baş belası ağaçtan kurtarabilecek bir tane oduncu...
...asker, işçi, rahip, büyücü ya da her neyse, yok mu?
Bu devasa bitkiden kurtulmamı sağlayacak kadar becerikli...
...birini bulamayacak mıyım?
Majesteleri, aradığınız adam benim.
Adım Tom ve hizmetinizdeyim efendim.
Millet! Şuna bakın, ne kadar da komik!
Bu cüceyi hemen götürün buradan.
Şaka kaldıracak durumda değilim.
Majesteleri, yemin ederim yapabilirim.
Ben sözümün eri biriyim, majesteleri.
Majesteleri, o sadece bir cüce.
Baba lütfen, o küçük çocuğa kötülük etme.
Asker, dur!
Sevgili halkım, bunu ne kadar istediğini gösterdiği için...
...bu komik cüceye sadece küçük bir şans vermeyi düşünüyorum.
Hachibaldo. Uyansana!
Hachibaldo. Hachibaldo!
Yüzbaşı!
Sakin ol dostum.
Bana güzel bir oduncu pozu ver.
İkiye iki, üçe üç, bu gelir buraya, o gider oraya.
Tamam hazırım dostum.
Ufaklık!
Teknik tekniktir.
Ve teknik olmadan teknik diye bir şey yoktur, dostum!
Söyleyin majesteleri...
...kuyuyu nereye açmamı istersiniz?
Ufaklık, şu andan itibaren asilzade Tom olarak anılacaksın.
Bir hafta sonra da, düğününüz yapılacak.
Anne, sen haklıydın.
Seni şu Tom'un abileri ile tanıştırmak istiyorum.
Para için onu köle olarak satmayı bile düşünebilecek tipler.
Şimdi beni çok iyi dinleyin, sizi küçük köylüler.
Bu çantanın içinde...
...Tom'daki sihirli nesnelerin sahte birer kopyası bulunuyor.
Bu sefer ne yapacağınızı biliyorsunuz.
Dikkat edin aptallar! Başka bir gölgenin üzerine basamam.
Yoksa yeniden karanlıklar dünyasına dönerim.
Anlaşıldı mı?
Dikkatle dinleyin.
İşe, buradan bir tünel açarak başlayacağız.
Sarayın altından bir tünel kazdıktan sonra...
...doğruca kralın altınlarının bulunduğu kasaya çıkacağız.
Ama yine de düğünü durdurmanın bir yolunu bulmalıyız.
Bunun için de çok büyük kötülükler yapmayı düşünebilmeliyiz.
Bir de şu dev vardı...
Hanımefendinin zamanını boşa harcama!
Bir dev mi?
O kadar da kötü bir fikir değil.
Peki nerede bu canavar?
Yakında bir yerde, şehirden birkaç kilometre uzakta.
Kral bir cüceyi, bir deve karşı gelmesi için nasıl gönderebilir ki?
Çünkü bu küçük kızının ortaya atacağı bir fikir olacak.
Küçük kardeşim!
Ne olur bizi affet.
Bunu bir daha yapmayacağımıza söz veriyoruz.
Seninle ne kadar gurur duysak azdır.
Bütün bu olanlar için gerçekten çok üzgünüz.
Buraya sadece üzgün olduğumuzu söylemeye...
...ve prensesin mesajını iletmeye geldik.
Affet bizi!
Evet, seninle bir an önce resim odasında görüşmek istiyormuş.
Güle güle kardeşim. Umarım bir gün bizi affedersin.
Sadık hizmetkarınızım.
Asilzade Tom...
...yeteneğiniz, bilginiz ve cesaretinizin...
...beni çok derinden etkilediğini söylemeliyim.
Ama sizin kadar dürüst bir erkek...
...benim gibi zengin bir prensesle evlenemez.
Ona önce aşkını kanıtlamalıdır.
Bu öyle bir kanıt olmalı ki, ikimizin arasında kalmalı.
Ne yapmam gerekiyor, Prensesim?
Buraya yakın bir ormanda...
...boyu 6 metreden daha uzun olan bir dev yaşıyor.
Onun, benim uşağım olmasını istiyorum.
Hizmetkar bir dev mi?
Ufaklık!
Bana olan aşkın söylediğin kadar büyük değilmiş demek.
Hayır, tam tersine.
Aşk cesaretimi büyütüyor.
O devi düğün hediyesi olarak getireceğim.
Sevgili Denise!
Bu anın gelmesini ne zamandır bekliyorum bilemezsin.
Yüreğim çok uzun zamandır böylesine mutluluk hissetmemişti.
Öp beni, öp beni sevgilim!
Bu doğru, Tom bize ihanet etti.
Artık bu büyünün etkisindeyiz.
Hemen çenenizi kapatın, bütün gün sizleri bekleyemem.
ÖLMEK İSTEMİYORSAN DUR
Dev, hizmetkar olacakmış.
Yarım portakaldan reçel yapmayı tercih ederim.
Tanrım, ne arıyorum ben?
Neden daha önce fark etmedim?
Benim aşık olduğum o, kesinlikle!
Kim var orada?
Topraklarıma girme cesaretini gösteren de kim?
Bunu tekrar sormayacağım.
Günaydın benim sevgili arkadaşım.
Sen de kimsin, küçücük, minicik, baş belası yaratık?
Ben mi?
Ben Tom, muhteşem oduncu, hizmetinizdeyim.
Sen muhteşem bir oduncu musun?
Eğer bana bir yalan daha söyleyecek olursan...
...seni ayak baş parmağımın ucuyla ezeceğim.
Duydun mu beni, cüce?
Bana inanmıyor musun?
O zaman bütün bu ağaçları göz açıp kapayıncaya kadar...
...kestiğim zaman görürsün!
Şimdi gününü göreceksin, küçük yalancı.
Yalancı!
Seni yalancı küçük çocuk!
Dev! Dur artık!
Ben yalancı değilim.
Bu bir şakaydı, arkadaşça bir şaka.
Sen benim arkadaşım mısın?
Kimse beni sevmez ki!
Kimse beni sevmiyor, kimse beni istemiyor.
Nereye gittin?
Seni neden göremiyorum?
Ama seni sevmek çok kolay, benim büyük dostum.
-Adın ne? -Benim adım Talos.
Ve şimdi beni dinle, seni şakacı şey.
Gerçeği söyleyip söylemediğini anlamak için, bir oyun oynayacağız.
Bir oyun mu?
Rüyamda Tom'dan, devi bana getirmesini istiyordum.
Ve iğrenç kuzenim beni öpmeye çalışıyordu.
Sevgilim, sevgilim, sevgilim.
Benim güzeller güzeli sevgilim nasılmış?
Benim canım sevgilim...
...binlerce öpücük sana.
Öp beni, öp beni.
Sevgilim.
Buna nasıl cüret edersin, sersem şey!
Defol buradan, hemen çık odamdan!
Git dedim!
Bana neler olduğunu anlatabilir misin lütfen?
Benim güzel prensesim!
Sana asilzade Tom hakkında çok kötü haberlerim var.
Şu anda ruh ikizin çok ciddi bir tehlike altında olmalı.
Şimdi beni iyi dinle küçük adam.
Oynayacağımız bu oyunun adı, benim yaptığımı yap.
Eğer kaybedersen, sen bir yalancısın.
Yalancısın ve yalancısın.
Bu durumda seni iki dilim ekmeğin arasına koyup...
...krem peynirle birlikte yiyeceğim.
Ama eğer sen kazanırsan, o zaman doğru söylüyorsun demektir.
Arkadaş olabiliriz, gerçek arkadaş.
-Ne zaman başlıyoruz? -Hemen şimdi küçük karınca.
Birazdan bunlardan tam 200 tane yiyeceğim. İşte böyle.
Eğer aynı şeyi yapamazsan, o zaman kendini ölmüş bil.
Söylediğimi kesinlikle yaparım.
İştahımı çok açtın dostum!
Hadi, tembellik etme!
Benim gibi yemelisin.
Sonuncusunu yiyemedim bile.
Sende ne var ne yok küçük yalancı?
Eminim bir lokma daha yiyemezsin, çünkü göbeğin patlamak üzere.
Haklısın dostum.
Ağzıma bir lokma daha süremem.
Ama bak, benim için yer açmak çok kolay bir şey.
Şimdi sıra sende. Yaptığımı yap bakalım.
Almayayım, teşekkür ederim. Teşekkür ederim.
Artık doğru söylediğini biliyorum.
Senin gibi güçlü bir büyücünün düşmanı olmak...
...olmak...
...olmak istemem.
Bunu duyduğuma sevindim, Talos.
Benimle şehre geleceksin. Arkadaşlarımı kurtaracağız.
Ve kralın ukala kızına güzel bir ders vereceğiz.
Şunu unutma, saraya ulaşınca...
...kötü görünmemek için benim yaptığım her şeyi yapmalısın.
Ne diyorsun? Gidelim mi?
Her şey tam da planladığım gibi gidiyor.
Ne kadar akıllıyım.
Zavallı Tom...
...dev onu şimdiye kadar yakalayıp parmaklarının arasında ezmiştir.
Bir düşünsene, zavallı küçük Tom.
Kendini küçük sahte ceviziyle...
...sahte kazmasıyla ve sahte baltasıyla savunmaya çalışıyordur.
Haklısın. Tom bize ihanet etmemiş. Hadi, acele edin.
Siz!
Olduğunuz yerde kalın, yerinize dönün!
Şimdi görürler!
Onları şimdi küçük birer kurbağaya çevireceğim.
Kaçın! Herkes başının çaresine baksın!
Bu çocuklar bütün işi bizim için bedavaya yaptı!
Olamaz.
Günün ortasında bu şekilde çıkamazsın!
Ama anlamıyor musun?
Benim suçlu olduğumu düşünüyor.
Ama hayatım, onu nerede bulacağını bilmiyorsun.
Bunun hiç önemi yok. Arayacağım, soracağım.
Yüreğim, başına bir şey gelmiş olması fikrini kaldıramıyor.
Yüreğim mi dedin?
Kaldıramıyor mu?
Bizim prenses, Tom'u seviyormuş demek!
Prenses, Tom'u seviyor.
Prenses, Tom'u seviyor.
Yakalayın, tutun, getirin onu!
Atış!
Hadi ama! Nereye kayboldu?
İz bırakmadan kayboldu yüzbaşı.
Böyle bir şey nasıl olur, aptal herifler?
Nereye gitmiş olabilir?
Hadi hemen düşün peşine!
Yakalayın!
Hala neyi bekliyorsunuz ki?
Onu tutsak almak istemiyorum, sizi aptallar!
Bitirin hemen işini!
Saldırın!
Benim adım Talos.
Ve bu da benim dostum, dostum, benim dostum Tom.
Bak Talos, onlar arkadaşlarım.
Tanıştığımıza sevindim. Tanıştığımıza sevindim.
Tanıştığımıza sevindim.
Susun!
Majesteleri bir konuşma yapacak!
Kralım!
Hoş geldin, Asilzade Tom.
Sana ve olağanüstü arkadaşlarına...
...krallığımızın her köşesinde aranan hırsızı yakalamamıza...
...yardım ettiğiniz için teşekkür etmek istiyorum.
Ve bu yüzden sevgili halkımın huzurunda...
...seni krallığımızın dükü ilan ediyorum.
Durun!
Durun!
Size bir şey söylemek istiyorum.
Hayır majesteleri, ben bir asil olmak istemiyorum.
Bir Dük ya da benzeri bir şey de.
Kızınızın burada olmaması da çok kötü.
Çünkü Talos'la arkadaşlığımı ona borçluyum.
Ve onun sayesinde yüreğimin bu harika kadın tarafından...
...çalındığını fark ettim.
Bu bir oyun.
İşbirliği yapıyorlar.
Onlar...
Böyle bir şey olamaz. Burada mutlaka yanlış anlaşılma olmalı.
Böyle bir unvanı ve ülkemizin prensesiyle...
...evlenme fırsatını nasıl olur da bu hırsız uğruna...
-...reddedersin? -Kral çok haklı Tom.
-Prensese büyü yapılmıştı. -Ne?
Büyü mü? Nereden biliyorsun?
Neden onu savunuyorsun?
Yakalayın onu! Prensese büyü yaptı ve altınları çaldı.
Yeter! Ben büyücü değilim.
Halk da gerçek hırsızların kim olduğunu biliyor!
Saray kubbesinin altında kralın kocaman bir serveti yatıyor.
-Yalan bu! İftira ediyorsun! -Bu doğru!
Hazinesini çok büyük bir kasada saklıyor!
Onu sakın dinleme damadım.
-Yalan söyleme baba. -Ben yalan söylemiyorum.
-Baba mı? -Evet!
Hırsız sizin kızınızmış!
Onu buldum ve sonra...
Bu adamı derdi ne be? Kafayı mı bulmuş bu?
Ama...
Doğruymuş, öz mü öz kızımmış.
Elimdeki minicik serveti o çalıyormuş meğerse.
Benim sevgili halkım.
Sahip olduğum bütün parayı, krallığımızın çeşitli yerlerinde...
...bulunan kurumlara bağışlıyorum.
Altın.
Altın.
Benim. Benim, benim, benim, benim, benim.
Bu benim hazinem. Bırakın şunları.
Bırakın altınlarımı!
Baba?
-Baba? -Lanet olası değnek.
Onu bir kurbağaya çevirmek istiyordum.
Bu aletler ıslanınca hep bozuluyor. Bu altınlar benim intikamımdı.
Süpürge, değneğime göz kulak ol.
Gösteri başlamak üzere!
Gençliğimden beri neden bu kadar kötülük yaptığımı göreceksiniz!
Ufaklık!
Acele et!
Devin hemen sihirli değneğin üzerine basmasını sağla.
Hayır hayır dev, sol tarafa sol tarafa.
Olamaz, ben solun ne taraf olduğunu bilmiyorum ki.
Bu tarafa doğru, soğuk soğuk.
Biliyorum.
Bu taraf değil mi?
Sıcak, sıcak.
Olamaz!
Hayır.
Hayır!
Anne, anne.
-Oğlum, lütfen yardım et! -Geliyorum.
-Ne bu? -Gölge.
Öp onu! Öp onu! Öp onu! Öp onu!
Öp onu! Öp onu! Öp onu! Öp onu!
Öp onu! Öp onu! Öp onu! Öp onu!
Öp onu! Öp onu! Öp onu!
Dizine çökmeyi ya da beni kaldırmayı...
...aklından bile geçirme, tamam mı?
Peki ne yapacaksın, ufaklık?
Masaya mı çıkacaksın?
Sana tabure getireyim mi?
İstersen topuklu giyebilirsin.
Söyledim sana Tom...
...aşk senin büyümeni sağlayacak bir şey.
Öp onu! Öp onu! Öp onu! Öp onu!
Öp onu! Öp onu! Öp onu! Öp onu!
Kötülük peşinde koşanlar budaladır. İyiler her zaman kazanır.
Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.