All language subtitles for Erkenci Kuş 9. Bölüm.tur.tur

af Afrikaans
ak Akan
sq Albanian
am Amharic
ar Arabic
hy Armenian
az Azerbaijani
eu Basque
be Belarusian
bem Bemba
bn Bengali
bh Bihari
bs Bosnian
br Breton
bg Bulgarian
km Cambodian
ca Catalan
ceb Cebuano
chr Cherokee
ny Chichewa
zh-CN Chinese (Simplified)
zh-TW Chinese (Traditional)
co Corsican
hr Croatian
cs Czech
da Danish
nl Dutch
en English Download
eo Esperanto
et Estonian
ee Ewe
fo Faroese
tl Filipino
fi Finnish
fr French Download
fy Frisian
gaa Ga
gl Galician
ka Georgian
de German
el Greek
gn Guarani
gu Gujarati
ht Haitian Creole
ha Hausa
haw Hawaiian
iw Hebrew Download
hi Hindi
hmn Hmong
hu Hungarian
is Icelandic
ig Igbo
id Indonesian
ia Interlingua
ga Irish
it Italian
ja Japanese
jw Javanese
kn Kannada
kk Kazakh
rw Kinyarwanda
rn Kirundi
kg Kongo
ko Korean
kri Krio (Sierra Leone)
ku Kurdish
ckb Kurdish (Soranî)
ky Kyrgyz
lo Laothian
la Latin
lv Latvian
ln Lingala
lt Lithuanian
loz Lozi
lg Luganda
ach Luo
lb Luxembourgish
mk Macedonian
mg Malagasy
ms Malay
ml Malayalam
mt Maltese
mi Maori
mr Marathi
mfe Mauritian Creole
mo Moldavian
mn Mongolian
my Myanmar (Burmese)
sr-ME Montenegrin
ne Nepali
pcm Nigerian Pidgin
nso Northern Sotho
no Norwegian
nn Norwegian (Nynorsk)
oc Occitan
or Oriya
om Oromo
ps Pashto
fa Persian
pl Polish
pt-BR Portuguese (Brazil)
pt Portuguese (Portugal)
pa Punjabi
qu Quechua
ro Romanian
rm Romansh
nyn Runyakitara
ru Russian
sm Samoan
gd Scots Gaelic
sr Serbian
sh Serbo-Croatian
st Sesotho
tn Setswana
crs Seychellois Creole
sn Shona
sd Sindhi
si Sinhalese
sk Slovak
sl Slovenian
so Somali
es Spanish
es-419 Spanish (Latin American)
su Sundanese
sw Swahili
sv Swedish
tg Tajik
ta Tamil
tt Tatar
te Telugu
th Thai
ti Tigrinya
to Tonga
lua Tshiluba
tum Tumbuka
tr Turkish Download
tk Turkmen
tw Twi
ug Uighur
uk Ukrainian
ur Urdu
uz Uzbek
vi Vietnamese
cy Welsh
wo Wolof
xh Xhosa
yi Yiddish
yo Yoruba
zu Zulu

Original subtitles

(Jenerik müziği)

Merhaba.

Merhaba.

Ben Sanem Can Beyin iş yerinden.

Polen bende sanırım Can'a baktın ama Can şuan evde değil.

Polen Hanım siz misiniz?

Evet.

Tamam Can Bey burada değilse ben sonra geleyim o zaman.

Ee hiç gerek yok buraya kadar gelmişsin gir lütfen buyur.

Yok gerçekten ben hiç zahmet vermeyeyim.

Gideyim.

Olur mu öyle şey zaten Can şuan yol üstündedir.

Yani gelmek üzeredir.

Gelmek üzeredir derken?

Siz Can Bey ile konuştunuz mu?

Yok konuşmadım.

Yani aslında şöyle sürpriz yapmak istedim.

Sende önemli bir iş için geldin galiba.

Yok.

Önemli bir şey değil iş ile ilgiliydi.

Ben Can Bey ile konuşurum sonra.

Boş ver gel sen dönme bir daha bu kadar yolu.

Birlikte bekleriz.

Gel.

Can Bey daha gitmemiş herhalde.

Bavulları burada.

Ah yok onlar benim bavullarım.

Sizin bavullarınız mı?

Yani gitmişse bile o zaman...

....sizin geldiğinizi duyunca geri döner.

Uzun kalacaksınız herhalde.

Evet çok görünüyor değil mi?

Can'da görünce muhtemelen baya korkacak.

Ama işte işle ilgili belgeler falan var.

Ben bu evde mutfakta bir şeyler hazırlıyordum

İstersen gel geçelim belki açsındır.

Bir şeyler atıştırırsın sende.

Yok.

Ben zaten neden girdim ki içeri.

Siz az önce geldim demiştiniz ama...

...baya hazırlık yapmışsınız.

Yani bunlar böyle basit şeyler.

Beş dakikada hazırladığım şeyler diyebilirim.

Can bunlara bayılır.

Ben Can Beyi mangalda et sever diye...

...biliyordum ama...

...bunlar egzantirikmiş.

Ben hemen geliyorum bunları içeriye götürüm tamam.

Kızım ne işin var hala burada ya?

Takıldın kaldın.

E tamam başka bir şey ikram edeyim o zaman.

Mesela şarap.

Yok yok ben su alayım sadece.

Zahmet etmeyin.

Sen zaten her şeyin yerini biliyormuşsun.

Şöyle biz bu evde daha önce çekim yaptık.

Bende şirkette getir götürcüyüm.

Çok su getirip götürdüm yani o yüzden hakimim her yere.

Ben , ben size yardım edeyim...

...tabaklar için.

Tamam olur sen onu alabilirsin.

Yalnız şey bu kıyma çiğ.

Pişirelim bunu.

Yok hazır o götürebilirsin.

Can Bey az pişmiş et sever ama çiğ ette mi seviyormuş.

Kıyma bu.

Çok enteresan gerçekten.

Zaten çiğ et o yani et tartar.

Ben daha önce böyle bir şey görmedimde.

Can bayılır buna.

Geçelim mi şöyle?

Olur.

Yurt dışına falan döner diyorlar doğru mu?

Bilmiyorum.

Gitmeyin.

Gitmek zorunda mısınız yani?

Kesin gidecek misiniz?

Ne zaman?

En yakın zamanda.

Beni burada tutan bir şey yok.

Yani çalışmaktan böyle hiçbir şeye vakit bulamıyorum.

Anca gelip kaçıp kendime izin verebiliyorum.

Ve birde şimdi Can'ın morali bozuk olunca...

...dayanamadım geldim.

Can Beyin neden morali bozuk?

Yani bilmiyorum Can çok değişti son günlerde.

Ya şimdi gidip ona sorsam bana da söylemez onuda biliyorum.

Sen böyle son zamanlarda...

...bir değişiklik hissettin mi Can'da?

Yok yani onu ben bilemem.

Hem zaten gelip bana bir şey anlatmaz ki.

Ben alt kadro çalışanıyım sadece.

Yani...

...siz sevgilisiniz.

Siz daha iyi bilirsiniz.

Yani aslında ayrıyız şuan o durumu da ayrıca çözmem lazım tabi.

Çözmem lazım derken Polen Hanım?

Lütfen bana Polen de.

Polen.

Tamam.

Sanem'cim ya ben farkındayım biraz hadsizlik ettim.

Böyle sana sorarak.

Ama biliyorum dedim ya Can'a gittiğimde de söylemeyecek.

Sende samimi davranınca...

...arkadaş gibi oldu biraz.

Evet.

Aslında biz ajansın kırkıncı yıl...

...partisinde karşılaştık merdivenlerde.

Evet bende oradaydım Can ile birlikteydim.

Ama ertesi gün iş olduğu için dönmek zorunda kaldım tabi.

Yoksa seninle elbet tanışırdık.

Siz...

...böyle...

...moda sektöründe falan mısınız?

Ya da böyle reklam ajansı falan gibi mi?

Yok hiç alakası yok.

Fizikçiyim ben.

Fizik.

Fizik tedavi gibi.

Eee yok ben...

...bilimle uğraşıyorum Sanem.

Quantum fizikçiyim Londra'da bir laboratuvarım var.

Bilimle.

Evet.

Şaka gibi.

Anlıyorum yani...

...ben böyle fiziğiniz bu kadar düzgün falan...

...kusura bakmayın.

Bir bilim insanı olacağınız aklımın ucundan geçmezdi.

Ya işte böyle.

Ben bir telefon açacağım da...

...kusura bakmasanız.

Tabi buradayım ben bekliyorum seni.

Osman.

Bu ne?

Köfte.

Olmaz.

Ya bunlar ikiye ayrılmıyorlar ya.

Amcacım tadımlık yapıyoruz satmıyoruz ki.

Sakın ha.

Eğer biz bu köftelerin tanınıp sevilmesini...

...istiyorsak bir standardımız olmalı bizim.

O yüzden bunların hepsini tekrar baştan yapmamız lazım.

Aynen siz bunların hepsin baştan yapın.

Bende odamda bir işim vardı ufak.

Onu halledeyim.

Lütfen köfteleri dikkatli sıkıyoruz.

Çünkü köfte sıkmak çok mühim bir iştir.

Hayır hayır evladım sen ama...

...hayda...

Kim o?

Arkadaş.

Ben hemen dışarı çıkıp bir geliyorum bakıp.

Ben bakayım istersen sen bunları yap.

He yok yok ben hemen bir konuşup geliyorum.

Tamam tamam.

Efendim Sanem?

Alo.

Benim bir erkek tavsiyesine ihtiyacım var.

Ben gerçekten ne yapıyorum hiç bilmiyorum.

Ne yapıyorsun neredesin?

Ben ne yapıyorum ben Can...

...Can Beyin evindeyim.

Can Bey yurt dışına gidecekti bende gitme demeye geldim.

Yani neden gitmeyeyim diye sorsa...

...verilecek cevabım bile yok.

Söylediğim o kadar yalandan sonra...

...seni seviyorum da diyemezdim adama.

Ben gerçekten işin içinden çıkamıyorum.

Niye buradayım aklım hiç almıyor.

Sanem aşıksın saçmalıyorsun.

Çabuk çık oradan.

Çıkamam.

Sevgilisi Polen ile tanıştım.

Gitme kal diye ısrar ediyor bana.

Ne?

Sanem yine ne durumlara düşürdün kendini ya.

Gelip almamı ister misin?

Yok yok gelme.

Keşke bende gelmeseydim Osman ya.

Şimdi Can Bey gitti mi gitmedi mi...

...onu bile bilmiyorum.

Gerçi yani Polen geldi.

Gitse bile geri gelir herhalde.

Geri gelse bile barışırlar diye düşünüyorum.

İnanılmaz mükemmel bir kadın.

Tarif edemem sana.

Hiç bilemiyorum.

Sanem.

Bak sen bu adama aşkını itiraf edecektin edemedin.

Yalanlar söyledin beni istemez dedin.

Birde gittin adamın yüzüne...

...seni istemiyorum seni sevmiyorum dedin.

Dedim.

O zaman çık gel buraya.

Tabi söyleyecek bir şeyin yoksa eğer.

Yok.

İstediği zaman isteğiyle birlikte olur.

Bak bu seni ilgilendirmez.

Dengesiz davrandığın ile kalacaksın.

Şimdi cool davran.

Hiçbir şeyi takmıyormuş gibi gel buraya.

Tamam.

Cool davranacağım.

Polen ben yavaş yavaş kalkayım.

Can Beyde gelmeyecek herhalde.

İyi geceler.

Keşke kalsaydın biraz daha Sanem.

Yok yok gideyim yavaş yavaş eve.

Peki tamam sen bilirsin.

Bu arada gerçekten çiğ et beni çok şaşırttı bu akşam.

Çünkü benim çiğ et deyince , ben ilk anlamadım.

Çiğ köfte biliyorum bir tek çiğ olarak.

Etin çiğini hiç duymamıştım.

Çok güzel tariflerim var.

Ben sana bir gün denettirmek isterim.

Tanıştığıma çok memnun oldum Polen.

İyi geceler.

Bende çok memnun oldum Sanem'cim.

Can Bey gitmemişsiniz.

Nereye?

Polen ne oluyor burada?

Can.

Sürpriz yapmak istedim.

Ben gelecektim zaten yanına senin.

Ya yine dayanamadım işte.

Her zamanki gibi.

Sen ne için gelmiştin Sanem?

Hiç , bir işle ilgiliydi önemli bir şey değil.

Ya Sanem sağ olsun seni beklerken biraz lafladık.

Çok güzeldi.

Sanem'cim çok memnun oldum.

Bende öyle Polen.

İyi geceler.

İyi geceler.

Hemen geliyorum ben.

Tamam tamam.

Sanem dursana Sanem.

Sanem bir saniye bekler misin?

Sanem.

Sanem bağırmak istemiyorum arkandan.

Sanem sana bir bekle , bir saniye bekle.

Efendim Can Bey?

Ne oldu Sanem?

Neden geldin?

Çok...

...çok önemsiz...

...bir şey hallettim ben.

Neyi hallettin ne önemsiz olan ne?

Dedim ya çok önemsiz bir şeydi sorun yok hallettim.

Bitti Can Bey.

Sanem bir saniye yani önemli bir şey değilse...

...niye onca yolu geldin?

Önemsizse de seni buraya getiren nedeni...

...bilmek istiyorum söyler misin lütfen.

Can Bey.

Ben anlatsam da şuanda dinleyecek durumda değilsiniz.

Bakın Polen Hanım gelmiş size yemek hazırlamış.

Size çiğ et hazırlamış.

Bence bir an önce onun yanına geri dönün.

Sanem ben Polen'in geldiğini falan bilmiyordum.

Tamamen sürpriz oldu benim içinde haberim yoktu.

Sürpriz oldu.

Evet.

Yani bana da sürpriz oldu.

Size de sürpriz olmuş.

Bizde kapıda karşılaştık.

Öyle uzun uzun baktık birbirimize.

O şekilde tanıştık yani.

İyi misin sen?

Can Bey.

İyi misin, iyi misin, iyi misin.

Sorup duruyorsunuz.

Belki iyiyim.

Belki iyiyim.

Belkide iyiyim Can Bey.

Her şey yolunda belki.

Konuşacağız.

Çok kötü saçmaladın yine.

Aşırı beceriksizsin Sanem.

Unutacaksan unut şu adamı.

Daha fazla rezil etme kendini.

Sus Allah aşkına ya artık sus.

Tamam benim için bitti Can Bey.

Bundan sonra bambaşka bir Sanem görecek.

Can.

Kızmadın değil mi böyle birdenbire geldim diye.

Şey ben elimi kestimde.

Bulduğum ilk şeyi bağladım.

Yok kızmadım niye kızayım.

Şaşırdım sadece.

Ya sen böyle telefonda birden bitirince.

Ben kendimi çok kötü hissettim.

Gerçekten çok üzüldüm.

Çok haklısın.

Benim kabalığım.

Ben gelecektim yanına ama bir türlü gelemedim işte.

Bir iki gün burada kalmak istiyorum.

Ee ne bileyim yani biraz konuşuruz vakit falan geçiririz.

Ya biz çok uzun zamandır birlikteyiz.

Sen böyle aniden bitirince...

...benim içim hiç rahat etmedi.

Tabi tabi konuşalım.

Burada kalabilir miyim?

Yani anneme gitmek hiç istemiyorum.

Tabiki kalabilirsin buralara kadar gelmişsin

Tabi ki.

Harika.

Yemeğe geçelim o zaman.

Geçelim.

Müthiş görünüyor herşey.

Sen tatar da mı yaptın ya?

Evet.

Sanem'de gerçi tutturdu gerçi Can Beyde az pişmiş et sever diye ama.

Çok tatlı kız çok sevdim onuda.

Öyledir.

Kapıya geldiğinde böyle biraz telaşlıydı.

Beni görünce pek girmek istemedi ama.

Davet ettim bende içeri.

İyi yapmışsın.

Teşekkür ederim.

Rica ederim.

Evet hangisinden başlayalım?

Muhakkak bir favorin vardır bence.

Evet.

Gelin kaya efsanesindeki...

...o kız gibi ya taşa dönüşeceğim ya kuşa.

Ya taş gibi sağlam duracağım onun önünde...

...ya da kuş gibi uçup gideceğim ondan uzaklara.

Madem kuş olamıyorum.

Artık taş olacağım bende.

Dimdik duracağım hayatın önünde.

Artık unutmak istiyorum.

Yeniden başlamak.

Yepyeni tertemiz...

...mutluluk dolu bir sayfa açmak hayatımda.

Ne yapayım bende işte.

İş kadını oldum bende vallahi.

İşten eve evden işe.

Allah'tan iş karşı köşede öyle.

Şey olmuyor yani.

Ah be kuzum gel be kızım yavrum benim.

Sen gittiğinden beri ben çok sıkıldım hadi gel maviş gözlüm benim.

Yerim ben seni güzel gözlüm.

Anne.

Ne yapıyorsun?

Leyla ile konuşuyorum.

Ne yapayım?

Baban ortalarda yok , sen ortalarda yoksun.

Ne yapacağım bende?

Dertleşiyorum ablanla işte.

Anne.

Sende benim gibi kendi kendine konuşuyorsun ya.

Senin hiç kafa sesinle konuştuğun oluyor mu?

Kafa sesi.

Hayır kafa gibi mi yani kafanın üstünde hani böyle.

Ayrı kafa gibi onunla mı.

Kız sen bunalımda idin yemin ediyorum iyi sıhhatte olsunlar geldi sana.

Allah'ım yarabbim Allah korusun.

Yarabbim Allah koru yarabbim.

Anne ne iyi sıhhatte olsunlar ya.

Ayrıca ben bunalımda falan değilim ki keyfim yerinde.

Çok modumdayım ben.

Sanem.

Gel kızım konuşalım biz seninle analı kızlı şöyle bir gel.

Gel.

Gel seninle baş başa analı kızlı.

Kız gel.

Yok öyle kızmak mızmak.

Kızmayacaksın.

Arkadaşız biz arkadaş gibi anne kızız biz.

Sen bana...

...sen bana her şeyi anlatabilirsin canım kızmak yok bende.

Mesela sen şimdi neden mesela dün gece geç geldin?

Han sahilde mi yürüdün?

Hani yoksa başka ne oldu da oldu öyle oldu mesela?

Tamam anlatayım.

Ben dün gece Can Beyin evine gittim.

Ne işin var senin gece gece Can Beyin evinde?

Bir şey yok , bir şey ben sadece...

...belge aldım o kadar.

Anne tamam neyse boşver ya anlatmayacağım.

Yok boş verme boş verme kız.

Ya öyle anlatmayacağım falan.

Çocuğum kızmadım kızmayacağım da zaten ama...

...böyle annelik duyguları böyle birden bire coşunca...

...öyle oluyor ya kabarıveriyor ya ondan.

Hadi hadi gel çocuğum.

Anlat sen anlatacaksın ya annene.

Allah kızmadım ya.

Allah Allah.

Bana de.

Evde Can Beyin sevgilisi vardı onunla tanıştım.

Ya...

...nasıl bir kız?

Çok güzel.

Çok akıllı.

Yapma.

Çok zeki.

Güzel , uzun bacakları var.

Bacaklı yani.

Yani...

...yakışır yani o çocuğa da öyle güzel bir kız.

Ya böyle ne biliyim yüzükler kolyeler falan takıyor ama...

...yani efendi çocuk be.

Çok güzel sofra kurmuş Can Beye.

Muhteşem dört dörtlük bir sofra.

Ben sana ne diyorum.

Bir erkeğin kalbine giden yol midesinden geçer.

Ama sen çocuğum bir tane yumurta kıramıyorsun.

Bak el alemin kadınları neler neler kısırlar şeyleryapıyor.

Of anne.

Sen niye beceriksiz..

Getir götürleri bana yaptırıyorsunuz ama hepiniz.

Allah Allah yemek yap getirip götürme.

Bana bak ne yapmış kız?

Ne yapmış yemek?

Tartar yapmış.

Tartar ne kız?

Ya ne bileyim ya?

Baharatlı çiğ et.

Çiğ et mi yiyorlar?

Vallahi...

...artık Avrupa da sürekli bunu yiyorlarmış.

Yani Can Beyin böyle bir damak zevki olduğunu bilemezdim ben.

Aman bu zenginlerde sapıtıyor ne yiyeceğini.

Bizim kuru köftemiz efendime söyleyeyim çiğ köftemiz...

...içli köftemiz dururken neymiş çiğ et Allah'ını seversen ya.

Aman boş ver be.

Afiyet osun onlara yesinler.

Ben kendi ağzımın tadına bakarım artık.

Bana ne.

Babam nerede?

Yukarıda uyuyor benim aşkım.

Kız vegan köfte bulacağım diye perişan oldu adam yazık.

Allah benim işe gitmem lazım.

Kızım sen bunları kızart.

Buraları falan hallet.

Bende işe gideceğim hayır.

Dur.

Bende işe gideceğim.

Anne.

Bende işe gideceğim diyorum.

Evi yakacak kadın.

Evi yakacak herkes bir iş kolik oldu.

Bende iş kadın olacağım işte.

Günaydın.

Günaydın.

Duymamışım gittiğini.

Yürüdüm biraz , koştum.

Sağda solda tepindim enerjimi attım falan.

Rahat uyuyabildin mi gece?

Senin yatağında yatıp rahat uyuyamamak mümkün mü?

Ne oldu Can yani şakada mı yapmayacağım lütfen.

Asıl sen nasıl uyudun dün gece bahçede uyumuşsun.

Ben geldiğimden beri içeride uyumuyorum zaten.

Daral geliyor basıyor daha çok dışarıdayım.

Orada yatıyorum orada uyuyorum orada takılıyoum falan.

Daha havadar.

Konuşsak mı artık?

He?

Doğru söylüyorsun.

Konuşmak için geldin ama kaçıyorsun diyorsun.

Ne yapayım Can yani sanki böyle her şey normalmiş gibi...

...hissediyorum ve biraz daha uzatmak istiyorum.

Can.

Kesin bitti diyorsun yani öyle mi?

Sen herhalde şu hayatta en iyi tanıyan insan benim dimi?

Yani biz bir şekilde bu ilişkiyi yıllarca devam ettirdik.

Ne kadar uzakta yaşasakta.

Ne kadar görüşemesekte.

Ve yani bu çok değerli bir şey Can.

Aramızdaki biliyorsun değil mi?

Biliyorum.

Biliyorsun.

Ama çok kolay vazgeçebiliyorsun.

Bir şans daha vermeyecek misin?

Yürümüyor Polen.

Yürümüyor işte.

Hani deneyip daha fazla üzülmenin alemi yok bence.

Sende göreceksin benden sana hayır gelmeyecek.

Evet beni yıllarca idare ettin ama...

...şunu biliyorum sende biliyorsun ki...

...artık daha fazlasını istiyorsun.

He istemiyor musun?

Can.

Ben hiç görüşmemekten ise yılda üç kere görüşmeye razıyım ama.

Neden görüşmeyelim ki?

Sen hayatımdaki en değerli insanlardan birisin.

Her zaman.

Arkadaş kalalım yani diyorsun.

Tamam Can yani sen...

...zaten vazgeçmişsin.

Yani daha fazla konuşmana gerek yok.

Günaydın kanka.

Günaydın kardeşim.

Bu sebepsiz neşenin altında...

...bir şey arayayım mı ne oldu Can Beyi mi yakaladın dün gece?

Yakaladım yakaladım.

Sevgilisi Polen ile yakaladım.

Ne?

Ne şaşırdın değil mi?

Bende şaşırdım.

Can Beyin ilk günden beri sevgilisi varmış biliyor musun?

Polen ile sevgiliymiş.

Hatta ajansın kırkıncı yıl partisine de gelmişler.

Karşılaşmışız ama ben tanımadığım için tabi farketmemişim.

Ben Albatros ile locada öpüşürken büyük ihtimalle Can Beyde...

...yan locada Polen ile öpüşüyordu ne kadar ilginç değil mi?

Sanem.

Senin bu..

...neşeli ama aynı zamanda histerik...

...tavrın beni biraz korkutuyor sen ne diyorsun ya?

Ben ne diyorum Polen diyorum.

Sevgilisi diyorum işte.

Onunla ayrılmamışlar mıydı ya?

Barışırlar barışırlar merak etme.

Ben Polen'i gördüm o kadar güzel o kadar mükemmel ki.

Uzun bacaklı muhteşem bir kadın.

Yani dün gece büyük ihtimalle barışmışlardır bile.

Ben artık dayanamayacaktım kendim barıştıracaktım onları böyle el ele tutuşturup.

Can Bey büyük ihtimalle barışır.

Barışmazsa da aptallık eder.

Polen tam barışılacak kadın öyle söyleyeyim sana.

Öf.

Aynı cümle içerisinde yüz yetmiş beş kere barışmak dedin be kardeşim.

Sen acaba diyorum ki fark etmediğin bir depresyonda olabilir misin?

Aksine enerjim çok yüksek.

O kadar yüksek ki Ayhan...

...romanımı tekrar yazmaya karar verdim.

Dün gece ne var ne yok döktüm içimi romana.

Oh.

Artık her şey geride kaldı.

Bütün olumsuzlukları geride bıraktım.

Her şey çok güzel olacak.

Can Bey ne olacak peki?

Kızım aydım ben aydım.

Sanem aydın aydın aferin kızım sana.

Ben Can Beyin nasıl kadınlardan hoşlandığını anladım artık.

Nasıl kadınlardan?

Uzun bacaklı ve aşırı seksi.

Yani ben onun beğeneceği kadınlar kategorisinde...

...asla olamam.

Diyelim ki Polen ile barışmadı tamam mı.

Ee geldi beni istiyor.

Olmaz ama boş ver hayal kuralım.

Ben onu istemem ki.

Bu kadar yalan söyledikten sonra ben onu isteyemem.

Can Bey beni istemiyor ben Can Beyi istemiyorum.

Her şey yolunda.

Sanem.

Sen bu kadar aşıksın bu adama...

...bu kadar söylediğin kadar çabuk unutabilecek misin herşeyi?

Bir kadın isterse her şeyi yapar Ayhan.

Neşem yerimde görmüyor musun?

Hadi ben işe gidiyorum.

Ne işi kızım sen ayrılmadın mı işten?

Dün müydü yok dünden önceki gün.

İstifa ettim.

Kolay gelsin.

Sağ ol canım.

Ya o kadar çok istifa edip o kadar çok kovuldum ki...

...kimse farkına varmaz durumun.

Ayrıca toplantım var bugün.

Hem bakıyım bakıyım bir...

...Can Bey Polen ile barışmış mı?

Öpüyorum Ayhan.

Öpüyorum kardeşim.

Yemin ediyorum beynini yaktı kız.

Devreler yandı gözümün önünde bir şeyde yapamadım.

Ama genetik yemin ediyorum genetik Menkıbe teyzeden bu.

Polen ben artık seni daha fazla üzmek istemiyorum.

Buraya gelirken diyordum ki...

...Can beni başka bir kadın için asla terk etmez.

Canı sıkkın kendini zayıf hissettiği bir dönemde...

...kafası karışıkken etkilenmiş bir kadından.

Ama görüyorum ki Can senin hiç kafan karışık değil.

Sen baya ama baya netsin.

O yüzden merak ediyorum Can kim bu kadın?

Ki bana bir ilişkim yok demiştin.

Yok.

Yok.

Platonik o zaman.

Dahada iyi gerçekten merak ediyorum.

Yani hiç bir şeyler yaşamadığın bir kadın...

...benden daha çok etkileyebiliyor seni.

İşte bu yüzden gerçekten çok merak ediyorum Can kim bu kadın?

Ya Polen.

Lütfen ya yapma tamam.

Tahmin edeyim.

Uluslararası bir yardım kuruluşunun başında...

...Harvard mezunu falan.

Ama her şeyini bırakıp kendini insanlığa adamış zeki cesur bir kadın.

Yada bilmiyorum belkide senin gibi bir fotoğrafçı.

Polen rica ediyorum ya bak rica ediyorum gerçekten.

Senin dediğin olsun.

Dost kalalım.

Ama o kadın her kimse Can...

...bence sadece bir heves.

Git yaşa dene gör.

Evet daha önce böyle bir şey yaşamadın.

Ama şunu bil Can.

Ben her zaman burada olacağım bizim için burada olacağım.

Bunu bil.

Biliyorum.

Polen ben çok üzgünüm.

Ama en doğrusu bu.

Doğrusunu zaman gösterir artık.

Ama şimdilik senin istediğin olsun.

Ben biraz dolaşacağım sonra şirkete uğrarım olur mu?

Polen.

Teşekkür ederim.

Anlayışın için.

Şöyle bir kahvaltıya resmen hasret kaldık.

Bu reklam sektörü bizi bitirdi.

Başka bir sektöre mi geçsek acaba?

Gerçekten Nilüfer pilates yapamıyorum.

Cilt bakımına gidemiyorum.

Botoksumun zamanı geldi yaptıramadım.

Ben bildiğin bakımsızım.

Saçmalama hayatım.

Biblo gibisin.

Aa biblo gibi demişken...

...Aylin burada.

Nasıl biblo demişken...

Sakın dönme.

Bize dönük oturuyor.

Kimle yalnız mı kimle?

Levent Bey mi o?

Kim Levent Bey?

Vallahi Levent Bey kızım.

Kim Levent Bey?

Galerinin sahibi Remide Hanım varya...

...onun büyük oğlu.

Aa ben onunla hiç tanışmadım.

Biz galerinin işlerini yapıyoruz ya...

...o organik ürünlerin başında.

E ben organik ürünler sizde zannediyordum.

Şimdi yeni markalaşma sürecinde oldukları için...

...biz sadece mağaza tasarımlarını yapıyoruz.

İşi Aylin kapacak.

Adamı buraya getirmiş...

...işi almaya çalışıyor.

Hangi işi?

İşte organik işleri.

Ay Nünü ben ne yapsam?

Şey yapayım...

...bir dakika...

...lavaboya gidermiş gibi geçeyim masanın yanından...

...ondan sonra geçerken bir laf atarım Aylin'e.

Sonrada ben art direktörüm derim tanışırım adamla nasıl fikir?

Hayatım önce bir sakin ol istersen.

Sakin olamam.

Sakin olamam çünkü ben bir işi daha bu kadına kaptırmam.

Benim sınanma bu kadınla biliyor musun?

Şeytan çünkü bu , şeytan bu.

Bakayım.

Çokta samimi görünmüyorlar.

Yani.

Ne yapsam acaba?

Nünü sana ayıp olmazsa benim kalkmam lazım.

Sonuçta patron Remide Hanım.

Ben onu ikna edersem kaparım bu işi.

Bırakmayacağım o kadına.

Görürsün bak bırakmayacağım.

Ay nereye gidiyorsun yahu?

Kuzum seninle de bir kahve bile içemedik.

Hafta içi konuşuruz artık tamam mı?

Menkıbe.

Kolay gelsin.

Sağ ol.

Gelmişsin yine bakkalın başına.

Ee esnaf dediğin erken açacak dükkanı.

Değil mi bakkallık hele bambaşka...

...bizim iş başka işlere benzemiyor sonuçta yani.

Sen cayarım da bırakırım sandın he?

Menkıbe'm.

He.

Ballı böreğim.

Efendim?

Tarçınlı ılık sütüm.

Canım.

Sabahları beraber gelelim ya...

...buradan birlikte yürüyelim el ele yürüyelim...

...bende geleyim beraber gelelim buraya gelelim birlikte gelelim.

Yok olmaz.

İki at bir kazığa bağlanmaz Nihat.

Ayrıca bu bakkalın resmi işletmecisi benim.

Tamam bende gayri resmi olayım.

Şurada durayım vallahi durayım böyle duracağım.

Hiçbir şey yapmayacağım vallahi bak ne olur.

Aaa.

Geldi.

Nihat babacım , Menkıbe anneciğim.

Nasılsınız hayırlı günler olsun.

Vallahi beni soracak olursanız malumunuz....

...annem gitti iç çamaşırcı dükkanına çöktü.

Bende işsiz güçsüz avare avare dolaşıyorum gerçekten.

Boş beleş bir insan oldum.

Tek tesellim Sanem'in işten ayrılması...

...o da işsiz bende işsiz.

Yok Sanem işinde gücünde öyle işsiz güçsüz kalma durumu yok ki.

Hadi buyur , hani dün son iş günüydü....

...işi bitmişti ikimizde işsiz güçsüz yollarda....

...bir çare dolaşmayacak mıydık?

Ya Muzaffer evladım Sanem bu.

Dün işten ayrıldım diyebilir.

Bugünde giyinip işe gidebilir yani.

Vallahi sizi de yargılamak istemem ama...

...siz bu kızın üzerine fazla mı gidiyorsunuz?

Çalış kızım , çalış Sanem ayaklarının üzerinde dur.

Çalış evladım çalış çalış diye.

Allah Allah çalışmak istemeyen insanı biz nasıl zorlayalım canım?

Muzaffer , iyi misin?

Of bana ayrılacak dediler iyi değilim.

Benim kafa küllüğüm yandı , benim balatalar falan hep sıyırdı.

Menkıbe.

Düşündün mü?

Son kararım bu Nihat.

Ya Nihat.

Kırma beni ya bak ne güzel yakışıyorum ben buraya...

...iş kadını olarak çok iyiyim yani niye öyle yapıyorsun?

Bende gideyim kasap Osman'a...

...kariyerime köfte yapmak üzere devam edeyim.

Ama beni çok arayacaksın Menkıbe.

Ararım ararım telefonun var bende yakışıklı kocam.

He ara ama he.

Vallahi mi Osman'a mı bende geleyim.

Bende geleyim işim gücüm yok zaten.

Bomboş geziyorum.

Ya fotokopileri ben buraya koymuştum.

Kim aldı onları nerede onlar?

Tasarımlarım hangi dosyada?

Ya hiçbir şey hatırlamıyorum nerede bunlar?

Ne neydi hangisiydi hepsi karıştı şu anda.

Ya ağabey storyboardlarımı bulamıyorum.

Ağlama kıyamam.

Bunu nasıl yapsam acaba ben bunu böyle havaya...

...fırlatırım böyle dosyalarım sırasına göre evet.

Sizin bu sakinliğiniz ne olacak peki?

Remide Hanım geliyor diye çok gerginiz.

Ya normalde yaptığımız şeyleri bile yapamıyoruz şu anda.

Evet evet Deren Hanım bakın bakın.

Gıda zehirlenmesinden yeni çıkıyor yavrucaklar.

Çok kötüler idi şey verdim onlara...

...şey verdim çay verdim vitaminli çay öyle öyle...

...boş boş bakıyorlardı yoksa böyle kendine geliyorlardı.

Remide Hanım bir kriz ortamı yarattı.

Şu anda panik halindeyiz.

Yok yeterince panik halinde değilsiniz bence.

Daha panik olmanız lazım.

Çünkü çok felaket şeyler olabilir.

Galeriyi kaybedebiliriz mesela.

Duydunuz mu beni?

Evet.

Güzel.

Neler oluyor Deren Hanım?

Yeni fikirler bulmamız lazım çok yaratıcı günümdeyim.

Gözümün önünde uçuşuyor fikirler.

Ha şu mağaza içinde çalışma yapmamız lazım.

Ee ona zaten Sanem bakıyordu.

Mağazada onun fikri.

Nerede Sanem ben hiç etrafta Sanem falan göremiyorum.

En son istifa etmişti kendisi hatırlarsan.

Can nerede?

O da yok.

Tam tahmin ettiğim gibi.

Siz üçünüz benimle odaya brainstorming yapacağız.

Tamam.

Ne olursa olsun bizi asla rahatsız etmeyin Ceycey.

Ama benimde orada olmam lazım.

Kontrolü böyle tutmam lazım kontrolüm atında olsun her şey Deren Hanım.

Peki siz bilirsiniz.

Sonra ağlayarak gelmeyin bana ama.

Böyle bir beyini kaybediyorsunuz öyle düşünün.

Bunun gibi bir beyini o toplantıda olmayacak gibi düşünün evet.

Yok arkadaşlar iyiyim benim niye moralim bozulsun.

Arkadaşım bilgisayarı kemirme ne yapıyorsunuz ya?

Nihat amca.

Bütün dolaplar dolmuş acaba diyorum bıraksak mı?

Yok.

Hızımızı almışken devam edelim.

Bak buralarda boşluklar var onları da tamamlayalım.

Nihat babacığım konuşmayayım konuşmayayım diyorum ama...

...şartlar beni konuşmaya sevk ediyor.

Nerede benim memleketimin kuzusu koyunu...

...böyle adetler ile nereye kadar.

Vegan köfteyi kim alacak?

Nerede Adana'nın kebabı, Antep'in lahmacunu...

...İzmir'in kabakları ,Kütahya'nın pınarları...

...Denizli'nin horozları neredeler artık?

Of gerçekten psikolojim şu anda bozuldu benim.

Annem dükkana çöktükten sonra benim kafa küllün gitti.

Allah Allah.

Ben ne yapayım Muzaffer?

Ben ne yapayım?

Bak Menkıbe teyzende benim bakkala çöktü.

Bende küller şey oluyor mu?

Çöküyor muyum ben?

Ne yapıyorum yılmıyorum kendime burada bir alan yaratıyorum.

Ne yapacaksın o zaman sende kendine...

...böyle bir bir alan yarat.

Ee Nihat amca Muzaffer kardeş...

...anlıyorum işlerinizi kaybettiniz ama...

...hani diyorum çok mu birlikte olduk.

Acaba diyorum ayrılsak mı?

Böyle iyi.

Yok yok iyi böyle iyi.

Şunlara bir el atın şunlara.

Ya yardım etsenize kıza.

Muzaffer yardım et yardım et.

Bunlar ne?

Bunlar ne biliyor musunuz?

Bunlar soğutucu kutular.

Şimdi şöyle baktım siz fazla fazla yapıyorsunuz köfteleri...

...bende bir plan yaptım.

İçine promosyon olarak düşünün iki yüz elli gram...

...falan köftemizi koyacağız.

Ondan sonra...

...böyle stratejik noktalar belirledim.

Oralara dağıtacağız bu köfteleri.

Nasıl plan?

Ha mantıklı.

Süper süper.

Bence süper plan bu arada...

...böyle tabi ki stickerda çıkardım.

Burada adresimiz telefonumuz her şey yazıyor.

Çok iyi değil mi ya?

Hadi başlayın hemen çalışmaya içlerini dolduruyoruz tamam mı dediğim gibi.

Biraz konuşabilir miyiz?

Kolay gelsin.

Hadi devam.

Ne oldu? ne oldu ağabey?

Ayhan bak gözünü seveyim git Menkıbe...

...teyzeyle de konuş Aysun teyzeyle de.

Bu adamlar işlerine dönsün bak.

Gece gündüz birlikteyiz ya.

Kasapta birlikteyiz evde birlikteyiz patlayacağım artık yani.

Tamam sakin ol o iş bende ya.

Çok öz güvenli gördüm seni.

Öyleyim ama işlerim o kadar yolunda gidiyor ki yani.

Yeni bir tane müşterim var işide büyütüyorum.

Süper yani.

Bu arada Leyla'da on birde burada oluyormuş o bilgide bende.

Ne haber?

Sen ciddi misin?

Evet.

Sen var ya dünyanın en güzel kardeşisin ya.

O zaman ben gideyim en güzel köfteleri seçeyim.

Boncuğuma götüreyim.

Boncuk ne ya?

Gerçekten mi?

Boncuğum ya.

Günaydın.

Günaydın Ceycey.

Teldeki güvercin , yalıdaki çapkın...

...kaldırımda baygın...

...sana da günaydın.

Günaydın.

Sanem senin ne işin var burada he?

İstifa etmedin mi sen?

Burada kahve falan içiyorsun.

Evet istifa etmiştim ama geri döndüm.

Ayakları yere sağlam basan bir iş kadını olarak geri döndüm.

Tuttuğunu koparan bir...

...getir götürcüsün.

Aynen öyle Ceycey.

Şuna bak birde kahve içiyor ne yapıyorsun sen Sanem?

Sen kahve içmezsin ki sen çay içersin.

Niye kahve içiyorsun şu anda he?

Ben yeniliklere açığım artık kahvede içiyorum.

Yani sonuçta buda milli içeceğimiz çayda içiyorum tabi...

...tarzımı koruyorum.

He tarzını koruyorsun o iyi.

Tarzını koruman güzel.

Sanem sen ne yaptığının farkında mısın?

Hem gidiyorsun istifa ediyorsun...

...ondan sonra geliyorsun hiçbir şey olmamış gibi burada oturuyorsun...

...telde güvercinmiş de günaydınmış kahve içiyorsun ne yapıyorsun ya?

İyi misin sen?

İyiyim teşekkür ederim.

Ne olmuş geri döndüm.

Ayrıca bugün benim Remide Hanım ile görüşmem var.

Burada olmak zorundaydım.

Aa Sanem.

Hoş geldin geri gelmişsin.

Hoş bulduk bak...

..herkes ne kadar normal karşıladı artık darısı Deren Hanımın başına.

Aa sen kahve mi içiyorsun?

Yeni başladım.

Bak şimdi sana ne diyeceğim.

Bende yeni bir uygulama yükledim tamam mı.

Kahve falcısı.

Her şeyi biliyor düşünebiliyor musun?

Benim ünlü oyuncu olacağımı bildi.

Hadi ya ciddi misin dahi imiş gerçekten kadın ne güzel.

Herşeyi biliyor mu diyorsun?

Ay bende mi baktırsam acaba?

Evet evet gel baktıralım.

Şimdi bunu kapatıyorsun.

Sonra böyle üç kere döndürüyorsun başında tamam mı?

Başında başında başında.

Bir iki üç tamam.

Şimdi içe doğru çeviriyorsun.

İç dünya çıksın diye.

İçe mi böyle?

Hadi bakalım.

Ay.

Ne zaman göndereceğiz?

Şimdi bekleyelim soğusun sonra göndereceğiz.

Vallahi ben ilk defa duyuyorum böyle online fal.

Ayhan'a söyleyim de oda baktırsın.

Ayhan mı?

Ayhan'a niye söyleyeceksin? Ayhan'a ne diyeceksin he?

Ayhan'a ne diye...

...burayla ilgili bir şey mi anlattın beni arkadaşlarına...

...anlatın mı mesela iş arkadaşlarını anlatıyor musun?

Övüyor musun arkadaşlarını he?

Hiç gidip anlatıyor musun konuşuyor musunuz bunları...

...kahve mi konuşuyor fal mı konuşuluyor yoksa...

...iş arkadaşlarını falanda anlat , anlat öv beni.

Beni Ayhan'a öv öv öyle davranmıyor çünkü.

Hiç öyle davranmıyor.

Hiç böyle bir anlamıyor hiçbir şeyden.

Ayhan'a öv beni övsen Ayhan'a.

Ceycey.

Övdün mü övüyor musun?

Tamam sakin ol.

Anlatırım gerilme.

Ofiste herkes çok gergin.

Bunlar götüreceğiniz adresler.

Diyeceksiniz ki bu vegan köfteler bizim ikramımızdır.

Eğer sipariş vermek isterseniz...

...kutunun üzerinde numaramız adresimiz her şeyimiz yzzıyor.

Çok basit iki cümle.

Özellikle sana söylüyorum sana bakarak söylüyorum uzatmıyoruz.

Doğru uzatmıyoruz.

Veriyoruz çıkıyoruz.

Bende bunları bir an önce dağıtıp eve gideyim ki...

...kızımı özledim zira hemen göreyim istiyorum.

Bende.

Nasıl?

Şey bende bunları dağıtayım.

He iyi tamam tamam yap yap.

O zaman dağıtım başlasın hadi bakalım.

Hadi bakalım hayırlı olsun vegan olmayan kalmasın inşallah.

Hadi Muzaffer.

Hadi evladım.

Bu ne?

At.

At mı?

Evet at bak.

At değil mi o? Şaha kalkmış.

He geldi geldi geldi.

Hadi.

Ne çabuk geldi otomatik mesajdır bu, bu kadar sürede fal mı bakılır?

Ya dur Ceycey.

Hadi hayırlısıyla neyse halim çıksın falım.

Öyle değil o neyse falım çıksın halım.

Halım.

Olduğun yerden arkana bakacaksın.

Üç vakte kadar mavili beyazlı, sakallı...

...biri girecek kapıdan.

O senin hayatının aşkı olacak.

Bir kere öpmek yetmez bir daha öpeceksin.

Albatros , Albatros'dan bahsediyor.

Ya ben ne dedim, dedim işteben sana dedim.

Ne dediniz ne diyorsunuz arkadaşlar ya?

Ya üç vakte kadar diyor hayatının aşkıyla karşılaşacaksın...

...yani Albatros'dan bahsediyor.

Güliz.

Üç vakit nasıl bir vakit mesela?

Üç hafta mı üç ay mı üç yıl mı?

Mesela ben burada üç yıl bekleyecek miyim Albatros'u?

Hayır canım öyle bir şey değil bu kahvede zaman flu tam net değil.

Tamam o zaman şöyle yapalım biz.

Üç saate başlayalım arttırarak devam ederiz.

Anlaştık.

Niye öyle anlaşamazsınız üç saniyeyi niye göz ardı ediyoruz?

Bak üç saniye geçti belki şimdi olacak he.

Onu niye göz ardı ettiniz ki?

Üç saniye çok az.

Sanem Sanem bakar mısın mavili beyazlı sakallı inanamıyorum inanamıyorum.

Tam olarak böyle.

Evet mavili sakallı beyaz gerçekten tesadüfe bak.

Hoş geldin

Ne haber?

İyi sağ ol senden ne haber ne yapıyorsun?

Eyvallah.

Olur tabi.

He mavili sakallı beyazlı birisi daha geliyor şu anda.

Can Bey.

Gelmişsin.

Geldim.

Gelmeyecek idin.

Gideyim mi?

Gitmek istiyor musun?

Siz kalmamı mı istiyorsunuz?

Böyle uzayacak değil mi?

Evet.

Okey.

Görüşürüz.

Görüşürüz Can Bey.

Ağabey.

Levent ne haber nasılsın hoş geldin.

Eyvallah hoş bulduk.

Sakal bırakmışsın yakışmış.

Sende sağlam spor yapmışsın he.

Ya buradan geçiyordum bizim şu işi planlayalım dedim.

İyi yapmışsın iyi yapmışsın.

Yok mu Remide teyzem gelmedi mi?

Tansiyonu çıkmış.

Tutturdu Levent sen bu iş ile ilgilen.

Ya diyorum anne işim gücüm var.

Kardeşlerim ilgilensin , yok.

İlla bana güveniyor işte.

Ya bölüyorum ben.

Benim içeri gitmem lazım.

Size iyi sohbetler tamam mı? Bekliyorum.

Tamam hadi.

Can bir şey söyleyeceğim.

Şu kız kim?

Hangi kız o kız mı?

Neden?

Bana gülümsüyor da.

Sana mı gülüyor?

Neyse biz odaya gidelim.

Burada ineyim ben , buyurun.

Hoş geldin Leyla'cım.

Osman'cım hoş bulduk ne haber?

Ee şey haha...

...özlettin kızım kendini ya.

Ben valizleri alayım.

Tamam.

Ee nasıl geçti?

Ay çok güzel geçti Osman müthişti.

İleride çok güzel bir iş kadını olacaksın dediler bana oradakiler biliyor musun?

Zaten öyle illa başkasından mı duyman gerekiyordu?

Ya Osman'cım ne tatlısın ağzından bal damlıyor bal.

Bunlar ne?

Vegan köfte yaptım.

Yani annene getirmiştim ama sende seversin vegansın sonuçta.

Aa vegan köfte süper fikir.

Ay Osman neler görüyorum ok yenilikçi sin.

Yok canım ya öyle bir marka yaratalım dedikte.

Küçük bir şey deneyeceğiz sadece.

Ay vallahi süper düşünmüşsün bence.

Benim bu Ankara'da gittiğim seminerde yenilikçi...

...ve marka yaratma üzerineydi biliyor musun?

İstersen orada öğrendiklerimi anlatabilirim sana.

Yani çok memnun olurum Leyla'cım.

Sağ ol.

Ya ne demek Osman'cım.

Arkadaşlar bugünler için vardır değil mi?

Hele senin Sanem için yaptıklarından sonra.

Değil mi?

Arkadaşlar bu günler içindir.

Acaba diyorum...

...bugün buluşsak mı mesela akşam?

Ay Osman ya vallahi iyi olurdu aslında ama ben işlerimi yetiştiremem muhtemelen.

Çok geç biter o yüzden şöyle yapalım mı yarın zaten cumartesi.

Yarın buluşalım rahat rahatkonuşalım he?

He olur tamam.

O zaman yarın.

İyi tamam şahane.

Tamam.

Vallahi seni çok hevesli görüyorum.

Aferin vallahi.

Aferin sana.

Şunuda vereyim.

Ver canım.

Ay.

Aferin Osman.

Aferin.

Görüşürüz.

Aferin Osman sana.

Aferin.

Vallahi aferin.

Can Bey.

Beni çağırmışsınız.

Güliz ya sen geçenlerde gördüm de kendine...

...böyle güzel bir kahvaltı yapmıştın aynısından banada hazırlar mısın?

Çok canım çekti.

Birde yanında sıkma portakal suyu getirirsen şahane olur.

Tabi Can Bey.

Sporumu yaptım biraz enerji ve vitamin depolayalım değil mi güne güzel baaşlayalım.

Neşeniz pek yerinde bugün acaba ne oldu da siz böyle...

Hadi hadi...

Tamam hemen getiriyorum.

Afiyet olsun.

Vallahi...

...güzel çalışmışsınız Emre.

Sağ ol Levent'cim sağ ol.

O zaman ben creative kısmını konuşmaya Can'ın yanına gidiyorum.

Tamam ağabeyim orada biliyorsun.

Tamam.

Görüşürüz.

Hadi görüşürüz bay bay.

Efendim Aylin?

Emre neden telefonlarımı açmıyorsun?

Hiç mi merak etmiyorsun bu kadın ne giyecek diye?

Ya konuşamam şimdi.

Sabahtan beri meşgule atıp duruyorum anlamıyor musun sen he?

Birazcık düşünelim dedim zaman dedim.

İyi tamam kusura bakma rahatsız ettim.

Ben seni rahatsız edeceğim Emre.

Günümü saati saatine planlıyorum.

Sporum, tıraşım, toplantım ,yemeğim...

Hepsini dakika dakika ajandamda check ediyorum.

Ne diyorsun ya o kadar mı?

Başka türlü yetişemiyorum çünkü.

Sen?

Ben öyle içimden geldiği gibi Levent ya.

Bakıyorum duruma göre kafama göre nasıl eserse.

Bak mesela şirkete girdiğimde kendime sohbet için...

...yirmi dakika ayırmıştım.

Şimdi iş vakti.

Yirmi dakika oldu mu?

Bizim şirketin organik kısmıyla ben ilgileniyorum biliyorsun.

Biliyorum biliyorum bilmez miyim tabi ki.

Organik kısmıyla ilgili bir mağaza açılacakmış.

Evet.

Siz teklif etmişsiniz.

Yani daha doğrusu Sanem , Sanem diye birinin fikriymiş.

Evet evet Sanem'in fikri.

Bu işin detaylarıyla ben ilgileneceğim.

Yani öyle bir ayaküstü bakıp çıkacağım hemen.

Merak etme , seni fazla yormayacağım.

Yok canım yok istediğin kadar yor , sıkıntı yok.

Annem seninle ve Sanem Hanım ile konuşmamı istedi.

Sanem kim bu arada?

Burada mı?

Buyurun.

Kahveniz.

Teşekkür ederim.

Afiyet olsun.

Can Bey siz çayı şekersiz içtiğiniz için...

...bunu da şekersiz yaptım.

Buyurun.

Bu ne?

Bundan sonra çayımı Ceycey getirsin dediğiniz için....

...ben size kahve getirdim.

Biraz önce bende içtim zaten gayet güzel.

Arada değişiklik iyidir size de tavsiye ederim.

İyi misin Sanem ya he?

Yolunda mı her şey?

Ee Sanem mi?

Bizde tam olarak sizden bahsediyorduk.

Merhaba Sanem Hanım , ben Levent.

Merhaba Levent Bey.

Bir toplantı set edebilir miyiz üçümüz?

Pardon ne hakkında ,set derken?

Galeri organik ürünler hakkında.

Ben Remide Hanımın büyük oğluyum.

Öyle mi?

Tabi edelim , set edelim.

Ben tepsiyi bırakayım not defterimi alayım o zaman.

Toplantı yapalım.

Tamam.

Tamam.

Can?

He?

Bir şey soracağım.

Ne soracaksın?

Kahveleri niye o getirdi?

Bence benden kesin hoşlandı.

Ah be Levent be.

Yok.

Yok vallahi yok hiç.

Kesin kesin.

İhtimal vermiyorum yok yani.

Boş ver.

Zannetmiyorum yani.

Leyla.

Kızım geldin mi?

Geldim baba yukarıdayım.

Geldim geldim benim böceğim.

Babacığım.

Ha kızım.

Ya vallahi göremeyeceğim diye çok korktum kızım.

Seni çok özledim.

Ya bende seni çok özlemişim baba var ya....

...ama sende insana bağımlılık yapan bir şey var biliyor musun?

Var değil mi?

Evet.

Sende de öyle hele birde anneni görsen var ya yokluğunda...

...böyle Leyla'm Leyla'm diye böyle nasıl çıldırdı bilemezsin.

Ay beni de çıldırttı biliyor musun?

Yarım saatte bir telefon etti ya.

O seminerdeki insanlar sevgilim var falan zannettiler böyle zırt zırt arayınca.

Şimdi demiş ki bakkala yanıma uğra seni göreyim demiş onun yanına gideceğim.

İyi tamam hadi o zaman gidelim.

Ay ama baba ya şöyle bir duş alayım üstümü değiştireyim istiyordum ben.

Tamam kızım tamam hadi.

Ha bu arada annem niye bakkalda da sen evdesin?

He.

Annen bakkalı ele geçirdi kızım.

Evet o iş kadını oldu ben ev adamı oldum.

Ay baba yemin ediyorum sizi iki gün boş bırakmaya gelmiyor biliyor musun.

Macera dolusunuz.

He sorma.

Ne macera ne macera.

Ben bu arada camları mı silsem ya?

Aylin Hanım.

Ödeme için arıyorlar en azından bir tarih versek.

Açma sakın.

Bir tarih verebilecek olsak verirdik herhalde değil mi?

Böyle kaçıp evde çalışmazdık.

Şu araba firmasından da mail geldi.

Projemizi çok beğenmişler bizimle çalışmak istiyorlar.

O çok büyük bir iş.

Neden almıyorsunuz?

Alamam.

Büyük müşteri alabilmek için büyük paranın olması lazım.

Büyük paranın olabilmesi içinde büyük müşterin olması lazım.

Çelişkiyi anladın mı?

Anladım.

İçeri geçer misin özel.

Peki.

Sevim ne olur iyi bir şey söyle.

Aylin'ciğim çok üzgünüm kredi çıkmadı sana.

Düşük bir miktar ama şirket ödemeleri düzenli değil diyerek geldi.

Nasıl ya?

Bende kredi miktarını arttırsam mı diye düşünüyordum.

Tamam canım neyse , sağ ol.

Merhaba.

Merhaba Levent Bey.

Biliyorsunuz ki bu projeyi hepimiz beğendik.

Salak salak konuşma Sanem ya.

Biliyorsunuz ki ajansın kırkıncı yıl partisinde...

...biliyorsunuz da biliyorsunuz , sen başka bir laf bilmiyor musun Sanem ya?

Eğer bu adam Albatros ise iki dakika yanında durmaz kaçar.

Yok yok.

Yapamayacaksın sen beceremeyeceksin.

Hayır Sanem yapacaksın.

Buyur?

Sen istersen her şey gelir elinden.

Güçlüsün , zekisin , beceriklisin.

Can Beyi unuttun gitti.

Aferin sana Sanem.

Şimdi git Albatros'un kalbini kazan.

Sanem.

Senin ne işin var burada?

Sen istifa etmemiş miydin?

Vallahi Deren Hanım bende sizi baya dır görmeyince...

...bu sefer siz istifa ettiniz sandım.

Sanem, ne işin var burada diyorum.

Can Beyin odasına gidiyorum toplantı yapacağız.

Ne saçmalıyorsun sen ya ne toplantısı?

Can Beye sorun.

Benim ne kadar saçmalayacağımı en iyi Can Bey bilir.

İyi günler.

Havalara bak.

Aysel abla.

Muhabbete de gel kız arada.

İnşallah Menkıbe'cim.

Bekliyorum mutlaka.

Kolay gelsin hayırlı işler.

Sağ olasın.

Ay.

Ay annecim sen iş kadını mı oldun ya.

Yerim seni çok yakışmış.

Amanın yavrum, iki gözüm, bir tanem , mavişim benim Allah'ım nasıl özledim.

Sen bir deri bir kemik mi kaldın iki günde?

Ne oldu sana niye siyahlar giydin karalar mı bağladın sen?

Psikolojin mi bozuldu orada?

Ay yok annecim ya siyahı yakıştırıyorum artık kendime hani seviyorum giymeyi.

Ayrıca ağır bir iş kadınının ağır renkler giymesi gerekiyor diye düşünüyorum.

Vallahi kainat güzeli gibi kız doğurdum be.

Nasılsın Menkıbe?

İyiyim şahane iş kadınıyım her şey tıkır tıkır gidiyor bakkalım da güzel yani.

Vallahi ne kadar güzel he.

Allah daha çok versin.

Maşallah , ee bir çayını içerim.

Tabi canım çaylar müesseseden tabi , sende içer misin çocuğum?

Ay yok annecim ben zaten çok geç kaldım.

Bir seni göreyim diye geldim bakkala hadi.

Çok özledik , geç kalma.

Evet evet çok özledik hele annen nasıl özledi.

Hadi bende öpeyim.

Geleceğim akşam geç kalmayacağım hadi görüşürüz.

Hadi görüşürüz.

Nihat Bey ben sizi şöyle alayım.

Dışarı alayım.

Çokta yerleşme yelim.

Gerçi zaten dışarısı da daha havadar oluyor biliyorsunuz.

Rahmi , eniştenle bana iki çay.

Of sıcak değilde nem fena nem yemin ediyorum hissedilen sıcaklık çok fazla şuan.

Ama Allah'tan köfteleri verdim babacım.

Adreslerine teslim ettim.

Deli gibi bir dönüş bekliyorum inşallah

Aferin Muzaffer , bende dağıttım bende bitirdim hepsini.

Hadi gidelim biz Osman'a.

Hah gidelim biz Osman'a.

Günün on sekiz saati Osman'da geçiyor ama gidelim biz Osman'a.

Nihat hani çay içecektik?

Sen iç Menkıbe.

Suyun parasını alayım ben.

Bir lira.

İş başka dostluk başka.

Buyur.

Sanem Hanım nerede kaldı Can?

Ya bir sürü toplantım var ya.

Evet sen ya dakik idin değil mi gelir şimdi gelir gelir.

Aman aman.

Levent Bey ben ee...

...ben anca hazırlandım toplantıya kusura bakmayın.

Şöyle.

Şunları da şöyle koyayım.

Evet.

Ben hazırım toplantıya.

Ben set edelim demişken...

...ha siz şimdi toplantı diyorsunuz tamam tamam peki.

Buyurun.

Peki madem Sanem başlayabiliriz diyor başlayalım tabi.

Öyle diyorsan.

Deren ne oluyor?

Levent mi o?

Evet.

Emre ben bugün Aylin ile Levent'i...

...kahvaltı yaparken gördüm.

Nasıl yani?

Aylin bizden çalmaya çalışıyor.

Ya da organik markayı çalmaya çalışıyor.

Ya da başka bir şeyi çalmaya çalışıyor şu anda bilmiyorum ama...

...bir işler karıştırıyor.

Ağabeyimin haberi var mı?

Yok.

Benden habersiz yapıyorlar toplantıyı.

Emre ben neden yokum toplantıda?

Sanem'in ne işi var orada?

Ben ne bileyim Deren , gir toplantıya.

Bu şekilde.

Tek bir marka olarak çalışacaksak öyle yapamayız.

Biraz daha alternatif bulmamız lazım.

Risk almayalım.

Merhaba.

Hoş geldin Deren.

Deren Hanım kreatif direkötürümüz.

Çok memnun oldum sizinle tanışamamıştık Levent Bey.

Bende memnun oldum.

Tesadüfe bakın ki bende tam Galina'nın işleriyle ilgili çalışıyordum.

Tabi sizin mağazalarınız ile ilgilide çalışıyordum çok güzel denk geldi.

Yalnız ben böyle kapsamlı bir toplantı için gelmemiştim.

Sanem Hanım toplantı yapalım deyince öyle kaldım.

Öyle mi dedi Sanem Hanım?

Kendisi çok hakimdir sektöre.

Teşekkürler Deren Hanım.

Galina ile ilgili Remide Hanım ile tekrar konuşacağız zaten.

Şimdi böyle mağazayla ilgili genel , genel konuşuyoruz yani.

Tamam genel benim fikirlerimle ilgilide konuşalım mağazayla ilgili.

Ben Sanem Hanımın fikirleri için gelmiştim aslında.

Yalnız Levent , Deren bizim en değerli çalışanımız bence gitmeden...

...onun fikirlerini de dinlesen iyi edersin.

Sen öyle diyorsan buyurun Sanem Hanım.

Şöyle benim aklımda bir fikir daha var.

Eğer ürünlerinizi ikiye ayırırsak...

...organik olanlar ve organik olmayanlar olarak tüketicinin ilgisini daha fazla çekebiliriz.

Şöyle göstereyim organik olanlarla başlıyorum.

Şimdi geri dönüşümlü yumurta diye bir...

Ben ise tamamen bambaşka bir fikirdeyim.

Bence yepyeni bir marka olmalı tamamen Galina'dan bağımsız.

Sonuçta organik ürünlerin başında siz varsınız.

Tesisleri ayrı ,üretim yerleri ayrı.

Müşteri sekmen ti ayrı.

Böylelikle tüketicinin de kafası karışmamış olacak.

Yepyeni bir marka.

Sakın çaktırma Aylin ile görüştüler bu sabah.

Aylin yine bir işler karıştırıyor galiba.

Levent sen Aylin ile mi görüşüyorsun?

Evet organik ürünlerin tasarımını Aylin'e yaptırmayı düşünüyorum.

Tamam o zaman bütün işleri Aylin'e ver , biz bu işte yokuz.

Nasıl yani?

Tüm organik ürünleri tek bir marka altına toplamak...

...mağaza açmak Sanem'in fikriydi.

Ya bütün işleri bize verirsin biz yaparız.

Ya da Aylin'e verirsin Aylin yapar sen bilirsin yani.

Sen var ya sen...

...tamam o zaman sizinleyiz.

Zaten annemde böyle olsun isterdi.

Ben o zaman bir Aylin'i arayayım.

Ara ara.

Haber ver ara.

Levent Bey.

İşiniz bittiyse görüşebiliriz.

Anlıyorum.

Yok önemli değil.

Başka zaman artık.

İyi günler.

Tamam o zaman bir daha ki toplantıda bütün fikirleri netleştiririz.

Olur.

Deren Hanım.

Katkılarınız için çok teşekkür ederim.

Rica ederim görüşmek üzere Levent Bey.

Levent Bey.

Umarım toplantıdan memnun kalmışsınızdır.

Daha ne olsun sende fikirler havada uçuşuyor Sanem.

Of çok özür dilerim Sanem Hanım diyecektim.

Yok bana Sanem diyebilirsiniz.

Zaten herkes bana Sanem diyor.

Ya bir şey söyleyeceğim.

Ya seni sanki daha önce görmüşüm gibi hatırlıyorum.

Yüzün hiç yabancı gelmiyor ama.

Şirketin kırkıncı yıl partisinde olabilir mi orada mıydınız?

Tabi ya tamam oradan hatırlıyorum oradaydım.

Orada mıydınız?

Locada mıydınız peki?

Locadaydım.

Sen?

Kısmen.

Loca şimdi anlaşıldı loca.

Öyle tabi tabi.

Tabi.

Loca loca.

Tabi tabi şimdi anlaşıldı.

Levent sen bir düşünsene o geceyi ya senin sakalın var mıydı ya?

Bir gir çık flash belleğe bir gir çık bak bakalım bir dön eskiye he.

Var mıydı o gün sakalın yoktu sanki sakalın he.

Vardı ya kirli sakalım.

Yoktu.

Vardı kirli sakalım.

Ağabey yoktu.

Ağabey vardı sakalım.

Ya vallahi yoktu sakalın.

Ya vardı az bir şey hep vardı kirli sakalım.

Ya Sanem yoktu bunun sakalı falan ya Allah Allah.

Vardı benim sakalım ya.

Ağabey ne sakalın vardı yoktu senin sakalın falan.

Can Bey kirli sakal vardı diyor.

Ağabey yoktu.

Tamam tamam ben hatırlamıyorum ben hatırlamıyorum.

Sen hatılamıyorsun.

Neyse ben hatırlamıyorum demek ki tamam yoktu ama tamam ben hatırlamıyorum demek ki.

Tamam.

Hatırlamıyor.

O zaman birde yarın beraber mekana bakalım mı?

Ben oraya hiç gitmedim çünkü.

Malum gayrimenkul çok olunca follow etmek zor oluyor tabi.

Ne diyorsun?

Yarın cumartesi.

Yani biz hafta sonu çalışmıyoruz haliyle.

Sanem'de çalışmıyor.

Bende iş her şeyden önce gelir hafta sonu da olsa çalışırım problem olmaz.

Diyelim Levent bir diyelim yarın öğlen bir diyelim.

Tamam.

O zaman ben kaçayım.

Görüşürüz Levent Bey.

Sende bana Levent diyebilirsin.

Görüşürüz.

Görüşürüz Levent.

Can.

Görüşürüz.

He iyi günler iyi günler.

Yoktu sakalı bunun sakalı daha geçen bu köseydi ya.

Bu bir şey sürmüş serum merum bir şeyler var ya.

Onlardan sürmüş çıkmış yoktu bunun sakalı yani.

Kesin ya kesin bilgi çok netim yani bu konuda.

Toplantı bittiyse ben artık çıkayım.

Aylin'cim ağırdan alalım demiş sana.

Niye hemen böyle paniğe kapılıyorsun?

Çünkü Emre'yi tanıyorum.

Ağırdan almak istemiyor.

Benden yavaş yavaş uzaklaşmaya çalışıyor.

Neyse sen bilirsin.

Evi ipotek ettiriyorsun yani öyle mi?

Evet.

Bu ay ödemeler baya aksadı başka çarem kalmadı.

Büyük bir müşteri var onu almam lazım son çare.

Tamam peki.

Senden bir şey daha isteyecektim.

Emre'yi arayıp evi ipotek ettirdiğimi söyler misin?

Nasıl yani?

Ben mi arayacağım Emre Beyi?

Evet.

Sen onunda portföy yöneticisisin.

Ara Aylin evi ipotek ettiriyormuş de.

Aylin saçmalama lütfen.

Niye? Evi ipotek ettirmiyor muyum ettiriyorum.

Yalan söylemiyorsun ki.

Emre'nin de haberi olsun istiyorum sadece.

Yapamam canım kusur bakma.

Sevil'cim senin için bu güne kadar yaptığım...

...iyiliklerden sonra bana hayır demek istemezsin.

Bütün müşterilerini ben ayarladım sana.

Aylin etik olarak...

Sevil, ara.

Efendim Sevil Hanım?

Emre Bey nasılsınız?

Sağ olun teşekkürler.

Bu arada attığınız maili hala cevaplayamadım da...

...en kısa zamanda cevaplayacağım tamam mı?

Emre Bey ben sizi başka şey için aramıştım aslında.

Yani bunu size söylemem ne kadar doğru olur bilmiyorum ama.

Yani.

Bir şey mi var hayırdır ne oldu?

Aylin Hanım geldi bugün.

Kredi başvurusunda bulundu.

Evi de ipotek ettirdi.

Nasıl yani?

Evet.

O evi siz almıştınız ya bende haber vermek zorunda hissettim kendimi açıkçası.

Kusura bakmayın.

Anladım.

Tamam çok teşekkür ederim sağ olun.

Mükemmeldi.

Yine mi Sanem ya?

Yine mi? Yine mi yani?

Ne yine mi Can Bey ne yine mi?

Yine mi Albatros yani yine mi Albatros mudur yine he?

Efendim?

Diyorum ki yine döndün dolaştın Albatros'a mı döndün yine Albatros mu yani?

Yine Albatros mu?

Ben Albatros'tan hiç vazgeçmedim ki.

Vazgeçmedin.

Vazgeçmedim ne oldu?

Tabi canım yok bir şey çok çok normal ne var bunda yani ne olacak.

Yalnız sana bir şey söyleyeyim.

Uyandırayım seni haberin olsun.

Bu Albatros falan değil he boşuna uğraşıyorsun söyleyeyim yani.

Nereden biliyorsunuz? Bir anda Albatros bilir kişisi oldunuz ya.

Sanem ben sana ne diyeyim ya ben sana ne diyeyim ya .

Benim sana diyecek bir şeyim yok ya.

Aslında var diyecek bir şeyim var.

Söyle dün gece evimde ne işin vardı söyle.

Hemen söyle çok acil.

Evet.

He.

Ben yürüyüşe çıkmıştım dün gece.

Albatros'u düşüne düşüne yürüyordum.

Sonra bir baktım sizin evin oraya gelmişim.

Işıklar açıktı kapıyı çalayım dedim o kadar.

Sen baya saçmalıyorsun.

Baya baya baya saçmalıyorsun.

Senin kafa bir gidip geliyordu zaten tam gitti bu sefer.

Öyle mi?

Albatros aşağı Albatros yukarı ne oluyor be?

Albatros sağa Albatros sola olacak iş değilsin yani.

O şekilde.

Nişanlın Osman'a ne oldu he nişanlın Osman'a onu söyle.

Osman .

Osman.

Osman.

Evet.

Nişanlım hala nişanlım.

Osman ile aşkımız son sürat devam ediyor.

Ama o ayrı o ayrı.

Sen ne diyorsun ya?

Sen , sen beni çıldırmak mı istiyorsun ya?

Allah aşkına ya he? Çıldırmak mı istiyorsun beni?

Albatros'u ne ypacaksın o zaman?

Ben size söylemiştim.

Ben hesap soracağım demiştim size.

Hesap soracaksın.

Hesap soracağım.

Sor bakayım şu hesabı nasıl soruyorsun.

Çok çok pis hesap sorarım ben.

Çok pis.

Can içeride mi?

Ben dosyaları...

...aldım

Sonra geri getireceğim hoş geldin Polen.

Hoş bulduk Sanem ne haber?

İyi vallahi işim deyim gücümdeyim her şey yolunda.

Ben sizi yalnız bırakayım.

Sanem.

Yanına mutlaka kahve içmeye geleceğim.

Falda bakarız battı balık.

Ne haber Polen?

İyiyim Can ben böyle evraklarımı falan aldım.

Şurada köşede sessiz sessiz çalışayım diyorum.

Tabi canım orası çalışmak için ideal ideal geç çok rahattır orası keyfine bak.

Bir şey söyleyeyim mi içer misin?

Çay kahve?

Belki birazdan.

Tamam.

Alo Sanem ne haber?

Ayhan burada her şey çok karışık.

Can Beyle fak bir hesaplaşma yaşadık.

Kalbim çıkacaktı sonra Polen geldi , galiba barışmış bunlar.

Ama ne yapıyorduk bunları takmıyorduk.

Can Beyi takmayacağım bundan sonra.

Artık yalandan dolandan uzak bir hayat yaşayacağım.

Bu arada o lanetli yüzüğü geri vereceğim Emre Beye.

Emre Beye de son.

Sanırım Albatros'u buldum her şey çok yolunda.

Nasıl dur bir dakika ben yine hiçbir şey anlamadım.

Albatros'u nasıl buldun ya?

Vallahi birden karşıma çıktı.

Zaten böyle olması gerekiyordu diye düşünüyorum.

Her şey çok yolunda.

Her şey çok yolunda.

Her şey çok yolunda.

Hayda.

Her şey yolunda derken.

Of.

Bu çayı içmekte ağzımın içi toynağa döndü babacım.

Yemin ediyorum böyle kesat esnaflık görmedim.

Boş durmayalım bari bir tavla falan mı atsak he?

Ay yok artık.

Ne yapsak ya?

Osman .

Senin bu dükkanı mı temizlesek burada sevabına ya?

He yok Nihat amcacım ne gerek var ya ben temizlik işlerini hallediyorum merak etme sen.

Ama teşekkür ederim düşündüğün için.

İyi bari.

Dünyanın köftesini yaptık hiçbir dönüş alamadık.

Nah bak sıfır.

Ya Muzaffer sabır evladım sabır.

Ticaret demek sabretmek demek.

On on beş dakika demez bu telefonlar çalar.

Aha.

Bak ne dedim.

Kimmiş?

Efendim?

Buyurun Yılmaz Kasap.

Beğendiniz demek.

Allah benimki de çalıyor şu anda çalıyor.

Alo.

Yürüyerek getiriyoruz ama getiriyoruz.

Yok daha henüz pişirmiyoruz ama ileride onu yapacağız o projelerimiz arasında var.

Tamamdır çok teşekkür ederim afiyet olsun iyi günler.

Buyurun Yılmaz Kasap.

El değmeden tamamen vegan.

İki buçuk kilo.

Evet bolca var elimizde.

Tamam hemen gönderiyorum bu arada adresi alabilir miyim?

Falcıya yolla.

Ne yapıyorsun Ceycey?

Asıl sen ne ypıyorsun Sanem?

Sen ne yapıyorsun, sen ne yapıyorsun?

Niye sen patronların toplantısına giriyorsun?

Senin kariyer planın ne bir kere?

Sen kovuldun mu , istifa mı ettin ne yaptın?

Artık bu ajansta çalışmıyorsun.

Ben bile yetişemiyorum ya geliyorsun gidiyorsun...

...ne yaptığını bilmiyorum şu anda.

Fal mesajın geldi.

He?

Ne diyorsun sen Sanem?

He ne diyorsun sen?

Bak senin bu iş kadını tavırlarından gerçekten gına gelmeye başladı.

Kendine gel kendine gel ramız bozulacak.

Vallahi bu kız her kimse yarın bir gün bana işin düşecek.

Ben sana söyleyeyim.

Ne kızı ya kim ki kız?

Nerede kız ne kızından bahsettiğini bilmiyorum şu anda.

Hangi kızdan bahsettiğini de , kim ki?

Vallahi kimse kim bilmiyorum ama işin düşecek diyorum işte.

Sanem.

Senin suratına gelmiş bir manyaklık oturmuş.

Kendine gel Sanem lütfen , bak benim tanıdığım Sanem bu değil.

Manyaklık duruyor şu anda suratında.

Sana bir sır vereyim mi?

He sır mı verme.

Verme sır verme acı çekiyorum sonra verme ne olur verme.

Vereceğim.

Ver.

Albatros'u buldum.

Nerede nerede?

Orada.

Nerede?

O o.

Hah ne?

O.

Kim o kim?

Levent Bey işte.

He.

Evet.

Ajansın kırkıncı yıl partisinde oradaymış hemde locadaymış.

Falda da çıktı zaten.

Falda da çıktı diyorsun , falda kiler çıkıyor diyorsun öyle mi?

Okey mi falda çıktıysa okey mi diyorsun yani?

He vallahi yarında bir bakacağım ona göre netleştireceğim.

Tamam bana da haber ver çünkü yüz lira verdim fala.

Çıkmıyorsa gideceğim dava edeceğim onları.

Ne oldu dava edeceğime mi gülüyorsun?

Ben yirmi lira verdim sen yüz lira mı verdin?

Allah kahretsin Allah kahretsin Allah ben niye hep benden çok para çıkıyor böyle ya?

Şuan moralim...

...belkide bana beş fal bakacaklar o yüzden mi yüz lira aldılar acaba?

He ondan mı ki?

Üç günde olabilir üç saatte.

Üç saatte , üç gündür ya.

Üç saat mi?

Bakalım ne yazmış.

Ne demiş.

Can.

Bir şey soracağım yrın çalışıyor musun?

Yarın cumartesi öğlen kısa bir işim var neden?

Yani çok güzel bir mekan açılmış böyle rezervasyonları falan...

...aylar öncesinden yaptırabiliyorsun.

Arkadaşım bize yer ayarlayacak yani tabi sende istersen.

Olur olur istiyorsan gideriz.

Tamam , o zaman hemen yaptırıyorum.

Yaptır yaptır.

Can şu tasarımlarla ilgili bir iki bir şey soracaktım ben sana.

Deren , merhaba.

Polen.

Ya.

Ne güzel sürpriz bu.

Gerçi sürpriz mi bilmiyorum Can hiç söylemedi geleceğini.

Yani evet sürpriz yaptım , sen napıyorsun nasılsın?

Yine her zamanki gibi çok hoşsun.

Yok canım biz gündelik kalıyoruz senin yanında sen biraz frapan olduğun için.

Nasıl gidiyor laboratuvar işleri? İstanbul'a taşınmıyorsun değil mi?

Yok hayır canım sadece birkaç günlüğüne burada olacağım.

He iyi birkaç gün değişiklik olur tabi.

Deren.

Ha ben şu mağazayı görmek istiyorumda.

Görsel tasarımlar için.

Biz fikirleri toplayalım mekan işi Sanem'de zaten.

Sen başka işlerle ilgilenebilirsin biz yarın zaten gidip bakacağız Sanem ile.

Sanem ile bakacaksınız.

İyi bakalım bu sefer ne işler gelecek başımıza.

Ben yanında olacağım zaten ya sıkıntı olmaz.

Sen varsan yanında olmaz.

Oldu o zaman.

Görüşürüz Polen.

Görüşürüz.

Alo , Ceycey ne haber?

İyilik senden? Ne yapıyorsun?

İyi ne yapıyım çalışıyorum çok yoğunum.

Görüşemedik.

Görüşemedik mi?

Görüştük ya daha yeni.

Doğru.

Ben seni şey için aramıştım.

Online kahve falı baktırdım da.

He kahve falı dedin bak dikkatimi çektin he.

Ee ne dediler?

Böyle şey demiş sessiz sinema oyna...

...kaderini onayla gibi anlam veremediğim sana sorayım dedim.

Bence şöyle bir şey diyor bak.

Böyle sessiz sessiz sen daha fark etmeden hayatında yepyeni...

...şeyler olacak diyor.

Bence öyle.

Anladım anladım da tam anlamış mıyım diye.

Bir şey diyeceğim sen yarın çalışıyor musun?

Hayır.

Tamam o zaman seans yapalım.

Hatta şöyle yapalım seansı sessiz sinema yapalım tamam mı?

Hani böyle konuşmayalım birbirimizle bakalım birbirimizi anlayabiliyor muyuz.

Çünkü koçlukta bu , yani ilişkisel olarak çok önemli.

Gözler konuşsun diyorsun yani.

Gözler mi?

Ne gözü ya?

Gözlem.

Gözlem olarak gözlem yeteneği ile ilgili bir seans olarak anladım anladım tamam.

Yarın geliyorum o zaman.

Ok.

Ok.

Ok.

Kapasana.

Sen kapat.

Kapattı.

Çok değişik sürprizlerle dolu bir insan ya.

Konuşurken çıkışa gelmişim ya.

Emre Bey.

Artık buna ihitiyacımız kalmadı buyurun.

Çok sağ ol.

Her şey için.

İki dakikan var mı?

Ne için?

İşe geri dönmeyeceğim demiştin.

Fikrini niye değiştirdin merak ediyorum.

Geri dönmem sizi rahatsız mı etti?

Yok hayır.

Ben sana karşı çok mahcubum.

Bu işe ne kadar çok ihtiyacın olduğunu biliyorum.

Benim yüzümden işsiz kalmanı istemem.

Tabi birde kırk bin lira borcum var size değil mi?

Ya saçmalama.

Eğer derdin buysa silerim.

Ben sizden bir kuruş bile iyilik istemem artık.

Size olan borcum neyse ödeyeceğim çalışarak merak etmeyin.

Sanem.

Buyurun.

Tamam.

Tamam öyle olsun.

Bu arada bana söz verdin biliyorum ama...

...ağabeyimle bu ara çok samimisin.

Bir anda her şeyi anlatırsın diye...

Can Beye nasıl bir kardeş olduğunu asla anlatmayacağım merak etmeyin.

Eğer sizin nasıl bir insan olduğunuzu anlatırsam.

Yıkılır çok üzülür.

Bu iğrenç sır sadece ikimizin arasında kalacak.

Başka bir şey?

Yok teşekkür ederim.

Abla.

Ablacım.

Hoş geldin.

Hoş bulduk.

Ankara'dan direk buraya mı geldin?

Öyle yaptım.

Niye siyah giyindin ya yaz gününde?

Allah Allah Sanem içimden öyle geldi.

Leyla.

Hoş geldin.

Hoş bulduk Emre Bey.

Niye direk geldin buraya dinlense idin biraz.

Yol yorgunsun.

Ya geleyim dedim hemen çabucak bakayım belki yapılacak bir şey vardır...

...ihtiyacınız vardır bana diye düşündüm.

Sanem senin işin bitti galiba değil mi?

Benim zaten işim yoktu ki burada.

He tamam hadi çık o zaman ablacım.

Gel otur.

Emre Bey.

Neler anlatacağım size o kadar güzel geçti ki.

Ay.

Ay hay Allah.

Ya hay Allah.

Can Bey ben birazdan çıkacağım bilgisini vereyim.

Tamam tamam ben yarın on ikide gelirim seni alırım birlikte gideriz mekana.

Tamam ama...

... ama Polen Hanıma ayıp olmasın?

Yani eğer barıştı iseniz sonuçta barıştı iseniz iki günlüğünesizi görmeye geldi.

Hiç vakit kaybetmeyin istiyorsanız ben kendim...

Barışmadık Sanem.

Barışalım mı ne önerirsin?

Barış.

Aynen böyle devam.

Elinizdeki yara iyileşti sanırım ben bandana mı geri alabilir miyim?

Nesi senin bandana ya bunu biri sahilde bırakmış gitmiş ben bunu orada buldum tesadüfen buldum.

Ne alakası var nereden senin oluyor benim bu yani.

Can Bey ben...

Sanem Hanım bırakır mısın çok rica ediyorum ya lütfen.

Bir şey soracağım.

Samimi ol ama sana fikrini soruyorum.

Bu yakışmış mı doğru söyle.

Hiçbir şey söylemene gerek yok gerçekten.

Hiçbir şey söylemene gerek yok ben anladım bu çok yakışmış.

Baya iyi bence sağ ol okey görüşürüz yarın.

Soru soruyorsun cevabını dinlemiyorsun.

Yakışmış işte.

Emre.

Ne işin var burada?

Şaşırttın beni.

Konuşmamız lazım.

Olur.

Bırak şimdi içeceği otur.

Sen Levent ile niye görüşüyorsun?

Hala şirketten müşteri mi çalmak istiyorsun sen?

Ben müşteri falan çalmıyorum Emre.

Ayakta kalmaya çalışıyorum.

Şirket sen gittikten sonra zor durumda olduğu için müşteri bulmam lazım.

Bende Levent Bey ile toplantı ayarladım ne var bunda?

Hala diyor ki bana Levent Bey ile toplantı ayarladım.

Ya başa müşteri yok mu İstanbul'da?

Ben Levent Bey ile aylardır görüşüyorum zaten.

Ama ağabeyin taş koydu yine sağ olsun.

Ne yapacağımı da bilmiyorum.

Finansal olarak zor durumdayız yine.

Biliyorum.

Bankadan Sevil aradı bugün.

Evi ipotek ettiriyor muşsun kredi için.

Nasıl ya?

Bunu sana nasıl söylüyor ya?

Bu ne saygısızlık ya.

Soracağım ben ona.

Aylin bir sakin olsana.

Evi ben sana hediye olarak aldığım için...

...söyleme ihtiyacı duymuş kız.

Abartılacak bir şey yok yani.

Ya senin paraya ihtiyacın varsa niye bana söylemiyorsun?

Sen beni yok sayarken telefonlarımı açmazken...

...birde senden para mı isteyeceğim?

Yeterince acı çekmiyormuşum gibi.

İpoteği kaldır.

Hayır.

Sensiz bu evin bir anlamı yok zaten.

Belkide satarım.

Bir apartman dairesi falan tutarım.

Dağıldım ya toparlanmam lazım.

Aylin.

Ne var Emre?

Bana acıman gerek yok.

Şimdiye kadar sen destek oldun.

Bundan sonrada sensiz devam etmeyi öğreneceğim.

Ya ben sana ayrılalım demedim ki.

Kafamızı dinleyelim , zamana bırakalım dedim.

Seni iyi tanıyorum ben.

Neyi neden dediğini biliyorum.

Bu yüzüğü böyle vermek istemezdim ama...

...bende kalmasını istemiyorum artık.

Sanem'in taktığı yüzük.

Ağabeyim bende görürse ortalık karışır.

Sen bunu al sat.

İpoteği kaldır.

Ben bu yüzüğü başka bir yüzükle değiştireceksin diye beklerken...

...beni istesen de daha fazla kıramazsın Emre.

Yüzük sende kalsın.

Daha o kadar düşmedim.

Gider misin lütfen.

Aylin.

Emre , lütfen gider misin.

Tamam.

Sen sakinleşince ara beni.

Konuşalım.

Seni yüzüstü bırakacak halim yok.

Sadece zaman istiyorum.

Evet.

Beyzade Lokantası beş kilo.

Evet beş kilo.

Bu tacir mahallesi var ya oradakilerde üç kilo istemiş.

Ya babacım o üç kilo istiyor öbürü beş kilo istiyor.

Osman diyor ki o on kilo istiyor.

Biz bu işin altından nasıl kalkacağız?

İşin olsa bir dert olmasa bir dert.

Bu kadar stres yapmana gerek yok.

Neden?

Sizin yanınızda kırk yıllık esnaf beyni var.

Hazırlanın dükkan açıyoruz.

Vallahi mi?

Zira işler büyüyor.

Var mısın Osman?

Neye var mıyım?

Vegan köfte markasına dükkan açmaya.

He yok yok yok daha neler ya.

Dükkanı nereden bulacağız? Hadi bulduk diyelim.

Hangi parayla?

Hemen çözüyorum.

Dükkan olayını bedavaya getiriyorum.

Ama anneciğim ile hususi bir görüşme yapmam lazım.

Can.

Gelsene sende çok güzel su.

İyi ya böyle.

Okuma saatim şuan.

Sen keyfine bak ben iyiyim böyle.

İyi mi su?

Çok güzel.

Gelmelisin bence.

İyiyim şuan ya.

Buda şifren.

Güle güle kullan.

Kesin Polen'dir şifren.

Kesin.

Sanem.

Nihat.

Leyla.

Hadi yemek hazır gelin gelin.

Geliyorum anne.

Şundan da ye bak çok güzel.

Günaydın.

Günaydın.

Öf kahvaltıyı kes.

Rıfat ağabeyin ellerine sağlık.

Değil mi ya Rıfat ağabey ne yapsa çok iyi yapıyor.

Ben kendime çay koyacağım Emre koyayım mı sanada?

Olur bende alırım bir tane.

Önce bir kapıya bakayım.

Ee anlat ne yapıyorsun nasıl gidiyor?

Aylin.

Merhaba Can.

Merhaba.

Emre evde mi?

Emre evde gel.

Aslında seninle de bir şey konuşacaktım.

Okey , gir içeri öyle konuşalım.

Burada konuşmayacağız herhalde.

Rahatsız etmeyeceksem.

Estağfurullah gir.

Hemen şuradan.

Rıfat ağabeyin mandırası var bak.

Bu peynirleri oradan alıyor onları dene.

Merhabalar.

Aa Aylin merhaba.

Afiyet olsun.

Sağ ol.

Gel Aylin otur şöyle Emre sana bir çay koysun gel.

Emre bana da koy bir çay hatta kendine de koy.

Çayla bizi ya çayla.

Serviste açalım.

Nasılsın?

İyi canım sen nasılsın?

Bende iyiyim.

Kız hadi sohbete de bekliyorum.

Güle güle.

Yemin ediyorum var ya cumartesi günleri çok yoğun geçiyormuş.

Saat kaç oldu anne?

On iki ne olacak?

He iyi tamam daha erkenmiş.

Ya şey Osman ile buluşacağız da.

Ankara'da ki semineri anlatacağım.

Markalaşıyor muş ya.

Babanda onunla beraber markalaşıyor.

Köfte.

Hadi gel otur.

Vallahi yemin ediyorum çok fenayım.

İş kdınlığı çok zor kızım.

Ah annecim.

Yani Can'da baya sert biriymiş o zaman öyle mi?

Sorma çok çektirdi bana ajansta.

Ee sonra?

Sonra tabi Can bir güzel azarladı beni.

Bir daha bir hata yaparsan önce benim haberim olacak diye.

Aziz Beye söyleyecek diye çok korktum bir ara ama söylemedi.

Korudu beni.

Çok eski günlerdi ben çok hatırlamıyorum açıkçası.

Ee sonrada Emre geldi muhtemelen.

Emre'nin gelişi ayrı bir olaydı.

Emre yurt dışında annesiyle yaşıyormuş.

Yıllar sonra Türkiye'ye dönmeye karar vermiş.

Hiç unutmuyorum bir gün...

Aylin.

Sıkmayalım istersen.

Polen yoldan geldi.

Ben aslında seninle bir şey konuşacaktım ama.

Keyfinizi bölmeyeyim şimdi.

Can sana bir iş teklifim var.

Hadi bakalım.

Büyük bir araba firmasından iş aldım.

Benim mali olarak kaldıramayacağım kadar büyük bir iş.

Diyorum ki...

...ben bu işi...

...izin verirsen sana paslayayım.

Bir nevi barış hediyesi olarak da düşünebilirsin.

Ne dersin?

Yani şaşırdım derim açıkçası.

Barış hediyesi olarak biraz büyük bir iş çünkü.

Kaşılığında bir şey istiyorsun.

Tabi ki,iş konuşuyoruz burada.

Karşılığında Levent'in organik ürünlerini paylaşalım diyecektim.

Mağazalar yine sizde kalsın.

O iş için çok uğraşmıştım aylardır.

İhtiyacımda var.

Yine bir toplantıyla almışsın elimden.

Yani daha çok prensip meselesiydi.

Senden müşteri almak gibi bir derdim yoktu.

Mutlaka.

Ne diyorsun teklifime?

Galina'ya hiç karışmayacağım söz.

Sadece organik ürünler.

Ondada beraber çalışırız.

Senin istediğin gibi bölüşürüz.

Biraz düşünmek istiyorum izninle.

Tabi.

Yalnız kısa sürede haber verebilirsen , ona göre firmayla konuşacağım.

Ayarlayacağım.

Ben artık müsaadenizi isteyeyim.

Hiç kalkmayın rahatsız olmayın.

Emre seninde gelmene gerek yok ben yolu biliyorum.

Oo prenses günaydın.

Erkenci kuş ne oldu sana ya?

Sen beşten geçe kalmazdın hiç.

Romanımı yazıyorum kızım sabahladım o yüzden.

Neyse işe gidiyorum ben.

Kız hafta sonu ne işiymiş o?

Can Bey gelip alacak beni.

İş yerine giderken patronlar mı alıyor artık?

Öyle bir şey değil.

Dışarıda bir mekan var oraya bakılacak.

İkiniz mi gidiyorsunuz?

Evet ikimiz gidiyoruz ne var bunda?

Sen öyle diyorsun ama biriyle gelmiş yanındaki kim onun ya?

Kimin yanındaki kim?

Kız o bahsettiğin sevgilisi mi o?

Maşallah.

Evet.

Ta kendisi.

Ya abartmayın hevesli gibi.

Ya anne bravo ya.

Bravo size.

Günaydın Sanem.

Günaydın Can Bey.

Günaydın Can Bey.

Ne haber Leyla? Merhaba Menkıbe Hanım.

Hoş geldiniz, nasılsınız Can Bey?

Sağ olun siz nasılsınız?

Ya sizi gördük daha iyi olduk yani.

Güneş gibi doğdunuz mahalleye maşallah hakikaten maşallah.

Benim Sanem'i bir iş için almam gerekiyor.

Yani bir mahsuru yoksa sizin için alacağım.

Alın götürün yani gitsin canım sizinle olduktan sonra ne olacak yani.

İstediği saat gelsin.

İzin kağıdı falanda yazdıralım isterseniz izin belgesi falanda çıkartalım he?

Yok bence yazılıya gerek yok biz aramızda hallediyoruz değil mi?

En iyisini siz bilirsiniz Can Bey.

O zaman alıyorum görüşürüz.

Hadi kolay gelsin.

Görüşürüz.

Maşallah hakikaten.

Ne haber Sanem?

Selam Polen.

Bekliyorum ama bak.

Kesinlikle geleceğim.

Sizde baya kanka oldunuz Can Beyle.

İyi çocuk be vallahi çok iyi çocuk.

Yalnız kız çok güzel he.

Evet anne ben bu kızı yakından da gördüm fıstık var ya böyle.

Sırım gibi.

Yemeğe gidiyoruz Can ile diye bende sizinle gelmek istedim.

İyi yapmışsın iş için gideceğimiz yerde çok güzel bayılacaksın.

Hadi hayırlı işler çocuğum.

Bende şuraları bir düzenleyeyim artık.

Bende sana masaj yapayım biraz gel.

Muzaffer Bey evladım da geldi.

Hadi bize güzel şeyler söyle.

O zaman hemen başlıyorum.

Annemi karşıma aldım, konuyu açtım.

O kadar güzel anlattım ki.

Grafikler ,diyaloglar , inanılmaz sunumlar yaptım.

Beni bir göreceksin yemin ediyorum iş adamıyım.

Beni görsen koltukların kabarırdı.

Harika.

Yani?

Yanisi bizim iş olmadı.

İyi ya.

İyi mi?

Ya iyi derken hani boşuna sipariş yapmadık saklayacak yerimiz yok ya.

Neyse ya herkes kendi sakin kendi özel.

Kendi yalnız hayatına geri dönebilir.

Harika zamanlama.

Saat tam bir.

Levent.

Polen.

Ne işin var burada?

Hiç değişmemişsin.

Sende öyle.

Nereden tanışıyorsunuz?

Babalarımız arkadaş bizim.

Ya ben Harvard'da okurken Polen'de Amerika'da öğrenciydi.

Babalarımız tanıştırdı bizi.

İdeal bir çift olacağız diye hayal kurdular ama.

Bizim elektriğimiz tanıştığımız an bile tutmadı.

Yani halada tuttuğu pek söylenemez.

Ne haber Sanem?

Teşekkürler Levent sen nasılsın?

Bende iyiyim sağ ol.

Evet Sanem.

Girsek mi?

Tabi girelim Can Bey.

Hadi.

Ben burayı bir saat bulamadım ya.

Hiç hatırlamıyorum böyle bir yere hiç gelmemişim

Çok acayip.

Ada sahillerinde bekliyorum.

Her zaman yollarını gözlüyorum.

Hoş geldiniz Nihat Bey buyurun ne alırsınız?

Ölçü Menkıbe.

Ölçü mü?

Şunu bana bir yardım etsene şurayı bir ölçeceğim de.

Menkıbe.

Şu rafa kadar gitsene.

Hayırdır inşallah.

He git git git.

He.

Sen raf yaptırmak için şey yapıyorsun.

Yok yok ben görüştüm onu.

Gerek yok çünkü çok pahalı şuan gerek yok yani.

He yok yok raf değil.

Menkıbe sen şimdi bakkala geldin ya?

Evet.

İş kadını oldun ya.

Evet.

Sen iş kadını olunca ben ev adamı oldum.

Evet.

Ev adamı olmak bana yaramıyor Menkıbe.

Ya bak hatırlarsan yemekti bulaşıktı...

Tamam Nihat toparla sadede gel ne diyorsun söyle.

He tamam ,ben dün sana söylemiştim ya.

Ben Osman'ın vegan köftelerini yetiştiremiyoruz bize bir yer lazım diye.

Kocan ne yaptı.

Hemen düşündü dedi ki bizim bakkalımız çok büyük dedi.

Onun içinde dedi şu köşeye şöyle dedi...

Aaa ama.

Sen baya baya dükkanın yarısını ele geçirip yavaş yavaş beni göndermeye çalışıyorsun buradan.

Yok yok başka dükkana hadi yok.

Hadi Nihat hadi başka dükkana.

Hadi Nihat lütfen.

Nihat.

Akşama bir kilo kıyma getir emi.

Vermem ben dükkanımı.

Allah Allah.

Ay iyi misiniz?

Allah kahretsin.

Uf nefret ediyorum böyle tozdan hiç bana göre değil.

Tabi plazadan sonra , ben bir ıslak mendil bulup geliyorum.

Alt tarafı toz nedir yani?

Kızım ön yargılı olma.

Yakışıklı adam.

Büyük ihtimalle Albatros.

Aynen devam.

Can'a bakma.

Albatros'a odaklan.

Can'a bakma.

Bakma Can'a.

Can Bey.

Efendim Sanem.

Bir gelebilir misiniz çok acil bir şey sormam gerekiyor.

Çok mu acil?

Çok acil Can Bey.

Sor buradan duyuyorum ben seni sor.

Hayır göstermem gerekiyor dışarıda.

Anladım tamam geliyorum hemen geliyorum.

Bekliyorum.

Polen ben bir gidiyim bakıyım geliyorum.

Efendim Sanem ne oldu?

Benim acil bir şey sormam gerekiyordu da.

Sor sor tabi.

Dış cephe ne renk olacak?

Dış cephe.

Evet.

Çok acil dediğin dış cephe miydi? Daha içini netleştirmedik.

Dış cepheyi mi merak ediyorsun.

Can Bey ama ben dış cephenin rengini bilmeden hayal kuramıyorum.

Yani iç dekorasyon ne renk olacak bilemiyorum.

Kurgula yamıyorum kafamda o yüzden merak ettim.

Anladım anladım.

Buranın bir retro havas var ya onu kesin koruyalım.

Yani aynı rengi ve dokuyu kesinlikle muhafaza etmeliyiz Sanem.

Evet.

Böyle olduğu gibi...

...doğal haliyle yeterince mükemmel değil mi sence?

Öyle mi diyorsunuz?

Çok yaşa.

Alerjim tuttu benim yine.

Ben bir Polen'e bakayım topuklularla rahat edemedi o.

Yardım edeyim ama seninki çok çok doğru tercih.

Teşekkürler Can Bey.

Mantıklı tercih.

İhtiyaç halinde yine bana seslenirsin yani acil soruların varsa aynı şekilde yine cevaplandırabilirim.

Tabi tabi soum olursa ben yine tepenize...

Çağırırım ben sizi.

Ben oradayım.

İyi misin Polen?

Hiç iyi değilim baksana mahvoldu ayaklarım şuraya bak.

Bakayım.

Bir şey değil o ya , topuk sana çok yakışıyor ama çok doğru bir tercih değil gibi sanki.

Biraz başa bela oldu.

Seninde yok mu o tarz öyle bir ayakkabın?

Hayatım yemeğe gitmeyecek olsaydık zaten bunları giymem yani baksana.

Of.

Babacım hoş geldin hayırlı haberlerle inşallah.

Dükkanımız var diyebilir miyiz?

Diyebiliriz Muzaffer'cim.

Hah.

Demeyi çok isterdim ama maalesef evladım.

Osman evladım sende kusura bakma senide böyle heyecanlandırdım heveslendirdim ama...

...olmadı işte.

Menkıbe teyzen kusura bakma.

Yok yok Nihat amcacım ya ne demek.

Ya ben zaten bir maliyet hesabı yaptım.

Dünkü satışlar maliyeti kurtarmıyor.

Nasıl kurtarmıyor?

Aa vallahi kurtarmıyor.

Ayranı çıkartıp üçe bölsen.

Yine kurtarmıyor yol parasını çıkarmıyor maliyetini kurtarmıyor.

Boşa koydum olmuyor doluya koydum almıyor.

Biz bu ticareti beceremedik babacım.

Neyse ya siz üzülmeyin artık , size de bir iş buluruz.

Vallahi mi?

Ağzından bal damlıyor Osman evladım oh.

Ya şey yani buluruz derken burası değil hemen değil ileride ileride bir gün buluruz.

Neyse ya konuyu kapatalım ben size çay ısmarlayayım.

Buyurun oturun.

He gel gel.

Bir çay içeriz harareti alır.

Bence fikirlerin hepsi çok güzel.

O zaman siz bana hafta içi tekrar projeyi atın ben bir daha bakayım.

Ha yalnız önümüzdeki hafta reklm filmini çekmemiz lazım.

Bak lansman için her şey hazır.

Çok acil bu.

Tamam tamam ben Deren ile konuşurum hemen bir kaç fikir üzerinde çalışırız.

Ya bu arada Aylin ile çalışmaya karar vermişsin.

İşlerin tasarım kısmında sizlere yardım edecekmiş beni aradı çok sevindim teşekkür ederim.

Sanem.

Sanada çok teşekkür ederim.

Annem bayılacak.

Harika bir mekan olacak içerisi.

Rica ederim.

Bu arada kafama bir şey takılırsa ararım.

Tamam mı?

Levent onu şu şekilde yapalım.

Sen önce beni ara istersen ben Sanem'e iletirim.

Hem benimde haberim olmuş olur he.

Tamam olur öyle yapalım.

Can'cım gidelim mi rezervasyonu kaçıracağız yoksa.

Tabi tabi gidelim.

Rezervasyon nereye?

Moon daisy diye bir mekan duydun mu hiç?

Moon daisy mi nasıl rezervasyon yaptırdın?

Bana en son üç ay sonrasına tarih verdiler.

Acayip kıskanıyorum sizi.

İstersen sende gel.

Yani Sanem istersen birlikte gelin.

İşletmeci arkadaşım bize bir masa ayarlayacaktır.

Süper olur o zaman double date yapmış oluruz.

Pardon Levent double date derken?

Yani iki çift.

İki iki dört kişi işte.

Sanem?

Olur gelirim.

Ya ben ne yiyeceğimi bilmiyorum gerçekten ya.

Çok güzel menü şuraya bak.

Birlikte bakalım mı?

Olur bakalım.

Polen'cim çok sağ ol.

Baksana tanıdığımız herkes burada.

Sanem sen nasıl budun beğendin mi mekanı?

Evet evet beğendim çok beğendim.

Niye şarap içmiyorsun?

İçmiyor Sanem şarap.

Bende alkol almıyorum detokstayım.

Can saçmalama patronluğun tuttu herhalde.

Rahat bırak içsin.

Yok bozuyor yani.

Şarap bozuyor yani Sanem saçmalıyor.

Yani saçmalayabilir içerse.

Saçmalayabilirim ben saçmalayabilirim yani.

Evet.

Ben alayım bir kadeh içerim , bugün bir kadeh içerim.

İyice saçmala yayım diyorsun yani

Tutmayayım kendimi ne yaşanacak ise yaşansın diyorsun.

Olanlar olsun diyorsun yani.

Öyle mi?

Alayım ben bir kadeh.

İç iç.

Ya Sanem.

Seninle konuşamadık bir türlü ne diyorduk?

En son kırkıncı yıl falan diyorduk değil mi?

Kırkıncı yıl dedik loca moca...

Evet loca loca.

Ya Levent senin o gün sevgilin yok muydu vardı diye hatırlıyorum ben .

Vardı değil mi?

Hiç yoktu deme çünkü vardı vardı.

Evet Yeşim'di.

Yeşim bravo Yeşim.

Bak sakalı da yoktu sevgilisi de vardı ben çok iyi hatırlarım böyle şeyleri.

Of var ya o gece ne olaylar oldu bir bilsen.

Yeşim kıskançlık krizine girdi.

Bastı çekti gitti.

Çekip gitti diyorsun yani.

Bir şey sorabilir miyim?

Neden gitti ne oldu bir şey mi oldu?

Burada anlatamam biraz müstehcen.

Müstehcen mi?

Romantik olmasın o?

Bir kadın için romantik ama bir erkek için müstehcen.

Karar verdik mi efendim?

Verdik vereceğiz bakıyoruz yani ama yemekten önce çok acil çok acil...

...bir viski daha alabilir miyim hemen lütfen.

Tabi ki de hemen.

Ben karar verdim.

Söyleyebiliriz.

Ben bir kadeh alabilir miyim?

Tabi.

Sen ne karar verdin Sanem'cim?

Hemen bakacağım.

Çok teşekkür ederim.

Rica ederim afiyet olsun.

Hadi Osman bu sefer olacak.

Ne haber Leyla bende seni almaya gelecektim.

Yani şey hani evden alırım dedim.

He Osman'cım benim çarşıda işlerim vardı.

Onları hallettim dönüşte seni alayım sahile gideriz...

...hem konuşuruz hem bir şeyler içeriz diye düşündüm.

He ben belki yemek yeriz dedim.

Hemen iki sokak aşağıda vejetaryen restoran açılmış.

Yani dedim belki gideriz.

Ama bak sende aynı şeyi yapıyorsun şimdi vegan ile vejetaryen aynı şey değil.

Herkes bunları aynı zannediyor.

Mesela be vejetaryen bir restoranda yemek yiyemiyorum.

Tamam.

Tamam yani onlar iki ayrı şey çünkü.

Leyla senin ne işin var burada?

Ceycey asıl senin ne işin var burada ya?

Burası bizim mahalle.

Öyle ya.

Ceycey hoş geldin.

Ayhan.

Hoş buldum.

Sesini ta nereden duydum.

Ne kadar dinamik ne kadar güçlü bir sesin varmış ya.

He evet öyledir öyledir.

Benim sesim gürdür bak mesela Ayhan.

Ayhan.

Tamam sakin ol tüm mahalle duyacak.

Merhaba Ceycey.

Merhaba , siz ...

...Sanem'in eski nişanlısı.

Yalan mı?

Sır bende biliyorum.

Söyledi Sanem bana.

Bende biliyorum yalan olduğunu biliyorum bende aramızda.

Ceycey, Osman benim ağabeyim.

He?

Öyle mi?

Osman ağabey.

Ağabey.

Bey Osman Bey , ağabey.

Ne desem nasıl hitap edeyim ben size?

Osman de daha net olur.

Ya hazır mısın sen sessiz sinema maratonuna?

Hazırım.

Sessiz sinema mı oynayacaksınız?

Aynen.

Ben çok severim.

Bizim oradaki pizzacıdan pizzada söyleyeceğiz.

Ya oranın vegan pizzası çok güzel oluyor.

Bende ne zamandır yemek istiyordum ya.

Ay ne yapsak bizde onlara mı takılsak acaba Osman?

Takılın.

He.

Ee biz direk pizzacıya gidelim hem soğutmamış oluruz.

Ya ağabey pizza mı soğur sanki bu havada ya.

Yani bence de.

İyi yani madem öyle olsun peki.

Ay onlarda elinde kaldı senin ne onlar öyle ya?

He.

Çiçek.

Çiçek bunlar ya.

Ayhan istemişti bunları.

Ya evi süsleyecekmiş değil mi Ayhan?

Al Ayhan al.

Ver ağabey ben istedim.

Evi süslerim ben hep çiçeklerle.

Hemde sevdiğim çiçekler.

Öyle mi en sevdiğin ne gillerden bunlar?

Bayılıyorum ben sessiz sinemaya.

Sanem bir iki dakika dışarı gelir misin?

Tabi.

Gel şuraya geçelim.

Sanem yapma böyle ya.

Levent'ten mi bahsediyorsunuz?

Yok genel.

Genel konuşuyorum genel olarak yani yapma.

Ne yapmayayım , ben ne yapıyorum ki?

İşte bende onu soruyorum sen ne yapıyorsun ki?

Ne yapıyorsun sen yani?

Şu ne yaptığını bir netleştirsek artık yani.

Ne yapıyorsun anlamıyorum çözemiyorum seni ya.

Çözemeyecek ne var Can Bey?

Eğer Levent Bey ile olan iş ilşkiniz yüzünden...

...davranışlarımdan rahatsız olduysanız...

..ben ona hiç yakınlık göstermedim.

Yani eğer ona kızdıysanız...

Yok kızmadım ona kızmadım ben sana ne zaman kızdım ki Sanem?

O masada sadece ikimiz varız biliyorsun değil mi?

Polen gidecek, Levent Albatros falan değil.

Yok öyle bir şey boşuna uğraşıyorsun.

Siz bu konuya niye karışıyorsunuz?

Sizi ne ilgilendirir ki?

Bırakın da kendi kendime göreyim isterseniz.

Polen'e de ayıp oluyor.

Ayrıldık biz Polen ile.

Barışırsınız.

Siz , siz birbirinize çok yakışıyorsunuz zaten.

Polen'de bence mükemmel biri.

Öyledir.

Bende davranışlarıma dikkat edeceğim.

Ayrıca kendi başımın çaresine bakabilirim.

Girelim mi içeri?

Güzel.

He güzellik başa bela.

Zaman bitti bitti bitti , çak çak çak.

Of Osman ya öyle bir film bile yok anca uydurup duruyorsun.

Ne kızıyorsun ya alt tarafı oyun oynuyoruz şurada.

Sıra bizde sıra bizde hazır mısın hadi kalk.

Hazırım hazırım.

Yapacağız bence çok iyi yapacağız çünkü...

...birbirimizi tanımasak da bence yapabiliriz değil mi?

Yapamayız ben bir gerildim ya oynamasak mı?

Ya saçmalama saçmalama.

Allah Allah biraz sakin ol.

Bak üç dakikamız var hemde sadece bize ait.

O bana üç saniye gibi geçer.

Hadi hadi hadi.

Tamam anlatıyorum.

Hangi filmi anlatacağım?

Rahat ol tamam mı?

Sakin sakin anlat.

Tamam.

Süreniz başladı.

Üç kelime.

Yabancı.

Otostopçunun galaksi rehberi.

Bildim diyin.

Evet bildin bildin.

Ya.

Bu ne ya?

Ya inanamıyorum ya.

Bir kerede bildim değil mi?

Nasıl bildim.

Bir saniye ya bir dakika.

Fısıldadın mı sen ona?

Hayır.

Sen kesin fısıldadın.

Çünkü bu filme en kolay kelime otostoptu.

Sen onu göstermedin sadece yuvarlak yaptın ve o anladı.

Sen kesin fısıldadın hile mi yaptınız siz?

Ya mızıklanma ya.

Vallahi küçükken de biz buna mızmış derdik.

Mızmış mızmış.

Mızmış.

Ya fısıldamadık bir kere fısıldadığımızı gördün mü ağabey?

Yani görmedin.

Çak çak çak.

Evet bizim ruh gözlerimiz aynı.

Pardon?

Ruh gözü falan derken?

Kalp gözü.

Aynı kalp kapakçığı.

Yok.

Göz,aynı yere bakıyoruz hayatta aynı yere gibi Osman ağabey.

Osman.

Ağabey.

Osman.

Osman ağabey.

Osman.

Demek ki bizim kalp gözümüz aynı yerden bakmıyor Osman.

Çünkü o kadar iyi anlattım ki.

Yani içlerinden anlaman gerekiyordu senin onu.

Anlayamaman çok tuhaf gerçekten.

Olur mu canım öyle şey?

Leyla'cım biz seninle beraber büyüdük beraber koştuk bu sokaklarda.

Ben senin ilk okulda hatıra defterine ruh ikizim yazdığın kişinin adını biliyorum.

Ruh kayıtların bende merak etme.

Öyle öyle tabi de.

Yeterli olmamış demek ki.

Ya ben sıkıldım ne yapalım?

Dondurma mı yesek ya?

Olur dondurma yiyelim tahmin edeyim en sevdiğin...

...karamelli.

Oha karamelli nereden bildin ya?

Benden dondurman.

Olur mu canım ben ısmarlarım.

Görüyorsun.

Yani araba milyonluk araba.

Şimdi bir çizilse yandık.

Yandık.

Adam müşteri sonuçta yani.

Bir tur atacağım diyor yani ne diyeceksin vermeyeceğim mi diyeceksin.

Diyemezsin yapamazsın.

Öylede olmaz tabi.

Sanem.

Biz bu çifte kumruları baş başa bırakıp beraber bir yere mi gitsek diyorum?

Olur.

Yalnız bırakalım onları.

Biz gidiyoruz.

Bir şey diyeceğim gitmeden Sanem.

Numaranı kaydet biz seninle sonra görüşürüz.

Levent sen arabayla gelmiştin.

Biz Sanem'i bırak biz bırakırız taksiyle.

Siz hiç zahmet etmeyin biz hallederiz.

Evet biz hallederiz değil mi Sanem?

Evet.

Hadi bizde kalkalım Polen.

Kalk kalk.

Al çantanı al.

Merhaba hemen getiriyorum aracınızı.

Yavaş.

Bir bir ,iki iki.

Yavaş he.

Ağabey iki saniye bekle geliyorum ben.

Sen bu ,bu...

Doğru kelimeyi arıyorum da bir saniye bu...

Bu *** ile gitmek istediğine emin misin?

Evet.

***la mı?

Evet.

Okey.

İyi günler.

Hadi gidelim.

Ben gelmeyeceğim siz gidin.

Nasıl ya?

Daha kocaman bir gece var önümüzde.

Umarım Albatros sen değilsindir.

Ben gelmek istemiyorum siz gidin iyi günler.

İyi sen bilirsin.

Teflif var ısrar yok.

Başın mı dönüyor sadece midende bulanıyor mu?

Başım çok kötü Can.

Yavaş.

Can.

Can çok güzel bir gündü değil mi?

Polen ben biraz dışarı çıkacağım.

Biraz keyfim kaçık.

Biraz yalnız kalmak istiyorum.

Tamam.

Sen uyu böyle.

Yat.

Beni bekleme ben çıkıyorum.

Uyu sen.

Alo?

Sanem.

Sanem Can gitti.

Polen sen misin?

Of evet benim Sanem.

Ben çok kötü hissediyorum kendimi.

Can dışarı çıktı ve çok sarhoş ayakta duracak hali yok.

Ya başına bir şey gelirse?

Ay ne yapıyım nereye bakayım söylesene.

Sen bir yere bakma.

Sen sakın çıkma dışarı yani.

Sende alkollüsün.

Can Beye bir şey olmaz onu merak etme.

Kendimi gerçekten çok kötü hissediyorum.

Ne yapıcam ben bilmiyorum.

Benim şuan onun yanında olup...

...ona gerçekten çok önemli şeyler söylemem lazım.

Şuan...

...onunla konuşmam lazım.

Anlıyorum.

Anlıyorum ama...

Tamam o zaman ben tek başıma çıkıp arayacağım.

Sen sakın çıkma.

Tamam geliyorum ben.

Ama ben gelene kadar sakın dışarı çıkma tamam mı? Bekle beni.

Tamam Sanem ama ne olur çabuk gel olur mu?

Bak son kez soruyorum.

Çok iyi düşün.

Kal dersen kalırım.

Git dersen bir daha hiç görmeyeceksin yüzümü.

Gidin.

Hani şu aradığın Albatros var ya.

O benim.

Yapma.

Ağlama lütfen.

Ağlama lütfen.

Burası mükemmel olmuş.

Senin gibi , mükemmel olmuş.

Ben aslında size bir şey itiraf etmek istiyorum.

Ben daha önce hiç böyle hissetmemiştim.

Yani ellerim ayaklarım titriyor benim.

Burası.

Ya bu kadar yolu geldik ama.

Can Bey kızmasın bize.

Sana yalnız kalmak istiyorum dediyse.

Yani rahatsız edilmek istemez o.

Sanem.

Sadece bakacağız çıkacağız iyi mi değil mi diye hepsi bu.

Tamam önce sende dedin merak ettin öyle dedin bana.

Doğru haklısın.

Ben...

.seninle geleyim mi sen iyi hissediyor musun kendini?

Çok daha iyiyim sağ ol kahve gerçekten iyi geldi sen burada kal tamam mı?

Tamam.

Biz biraz bekleyeceğiz burada.

Tabi nasıl isterseniz.

Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.