Afrikaans
Akan
Albanian
Amharic
Arabic
Armenian
Azerbaijani
Basque
Belarusian
Bemba
Bengali
Bihari
Bosnian
Breton
Bulgarian
Cambodian
Catalan
Cebuano
Cherokee
Chichewa
Chinese (Simplified)
Chinese (Traditional)
Corsican
Croatian
Czech
Danish
Dutch
Esperanto
Estonian
Ewe
Faroese
Filipino
Finnish
French
Frisian
Ga
Galician
Georgian
German
Greek
Guarani
Gujarati
Haitian Creole
Hausa
Hawaiian
Hebrew
Hindi
Hmong
Hungarian
Icelandic
Igbo
Indonesian
Interlingua
Irish
Italian
Japanese
Javanese
Kannada
Kazakh
Kinyarwanda
Kirundi
Kongo
Korean
Krio (Sierra Leone)
Kurdish
Kurdish (Soranî)
Kyrgyz
Laothian
Latin
Latvian
Lingala
Lithuanian
Lozi
Luganda
Luo
Luxembourgish
Macedonian
Malagasy
Malay
Malayalam
Maltese
Maori
Marathi
Mauritian Creole
Moldavian
Mongolian
Myanmar (Burmese)
Montenegrin
Nepali
Nigerian Pidgin
Northern Sotho
Norwegian
Norwegian (Nynorsk)
Occitan
Oriya
Oromo
Pashto
Persian
Polish
Portuguese (Brazil)
Portuguese (Portugal)
Punjabi
Quechua
Romanian
Romansh
Runyakitara
Russian
Samoan
Scots Gaelic
Serbian
Serbo-Croatian
Sesotho
Setswana
Seychellois Creole
Shona
Sindhi
Sinhalese
Slovak
Slovenian
Somali
Spanish
Spanish (Latin American)
Sundanese
Swahili
Swedish
Tajik
Tamil
Tatar
Telugu
Thai
Tigrinya
Tonga
Tshiluba
Tumbuka
Turkish
Turkmen
Twi
Uighur
Ukrainian
Urdu
Uzbek
Vietnamese
Welsh
Wolof
Xhosa
Yiddish
Yoruba
Zulu
Sırlar ve büyülere hoşgeldiniz - Merlin'in neler yaptığını
konuşacağız.
Bugün,Fransada inanılmaz dört bacaklıları çekeceğiz.
Orada iken,onlar izlemek,onların hızı mükemmel.
Whoa! Ooh!
Etrafta gezinen birde suikasçı Adrian Lesser var.
Ayrıca Gwen'in nankör prens ile yaşayacaklarına bakacağız.
Her zaman ki gibi komik bir öpüşmeydi.
Tüm hepsi, Merlin - Sırlar ve Büyüde.
751, A Kamera.
Bugün,ışıklar hazır, kamera, motor,
Merlin yapım ekibi ve oyuncuları yine kayış geçirme bölümü yapıyor.
O, çok fazla eğlenceli.
İnanılmaz atlar ve onları harika kullananlar.
Onların ki herhangi bir şey değil!
Onlar inanılmaz ve liderlik yapıyor, yaralanmıyorlar.
Bu adamlar çılgınlar
ama yaptıklarıyla şaşırtıyorlar. Bu 100% gerçek,
uzaktan onların uçtuğunu görebiliyorsun.
Ve sen atın yere düşen adamı alıp götürdüğünü görebilirsin,
onlar kalkıyor ve tekrar yapıyor.
Bu şaşırtıcı. Onlar fantastik.
Kesinlikle bu çılgın Fransız
adamları izlemek inanılmaz!
Merlin'e başlarken,film atmosferi yapmak istiyorduk -
bundan dolayı her bölüm, bir macera filmini andırır.
Çekimlerde hiçbir şeyin eksik olmasını istemedik
ve heyecan verici Hollywood filmlerine benzettik.
Onun, çok hırslı olduğunu biliyorum ama o daha başlangıçta.
1.sezonda, Biz bu kadar başarılı olacağını düşünmedik,
tahmin etmiştik "Yapalım,"dedim, çünkü başarısız olursak,olağanüstü başarısızlık olacaktı.
Ve biz,bunu başardık.
Bana tekrar görüşmeyeceğiz demiştin!
2.sezon daha iyi olacak.
Herşeyden biraz daha iyisini yapacağını biliyordu
ve daha önce gördüğünüzden daha iyisi old.İlk sezonda,
turnuvaya başlarken,sadece at üzerinde dövüş düşünüyorduk
ama biz imkansızı yaptık - çok pahalı olmasına rağmen,
bizim yeterince zamanımız yoktu, bunu boşverelim.
Bu yıl ne yapalım diye düşünürken "Haydi, at üstünde dövüş olsun"dedik.
Bizim için cesur bir karar oldu
Fransaya dönüp kibirli prens
Arthur için dönüm noktası olacak at üstünde dövüşeceği turnuva sahnesi çekmek.
Arthur tamamen yanlış anlaşılan birisi,
zamanın baya bir ilersinde göründüğü için,
kibirli bir ahmak olmak için yapması gerekenlerdi.
Bu ne kokuyor? Bunları kim giyiyor? Madenci.Özenle yıkamıştım.
'Arthur'un bir parçası bana temyiz edilmiş gibi,'
onun çok kusuru vardı,ama sizler bunun bir sebepi olduğunu görebilirsiniz.
Ve o baştan sona öyleydi, ta ki Merlin gelinceye kadar.
Roll,lütfen.
Sen neden sürmedin? Apaçık ortadaydım, sen beni bıraktın.
Yaralanabileceğinizi düşünmedim,efendim. Sizin,avantajınız vardı.Tereddüt edemezsin.
Böyle olmasayd,farklı bir rakiple karşılaşıyor olsaydım.
Siz gelecekte ki kralsınız,lordum.
Neredeyse 2.sezonu tanımlayabilceğim bir sahneydi,
çok açık biçimde,o değişti, o eski o değil.
O benim kim oılduğumu anlamamış.
Ben,sen veya başka birinden herhangi bir özel davranış beklemem!
Bu hikaye Arthur'un yaşamı hakkında daha çok şey öğretiyor.
Anladın mı?
O diktörtgenden ziyade yuvarlak bir masaya sahip olmanın
nasıl olduğunu öğrenir,böylece eşitliğin, önemli olduğunu anlar.
Lordum. Guinevere.
Bana evini açtığın için sana çok teşekkür ederim.
Bu bölümde Arthur ve Gwen hakkında çok şey öğreniyoruz.
Arthur erdemini göstermek ve
kendini kanıtlamak için maceraya ilerler,daha prens değildir.
Benimle konuştuğuna inanamıyorum!
'O,Arthur'a yetişkinliğe giden bu yolda'
yukarıya taşıyor,
ve nasıl kendini seviyor ve digerleri icin degerlendirme şansı vermiyor.
Belki sen bana banyo için sıcak su hazırlayabilirsin.Sıcak suyu hazırlayayım.
'Bu onun için onun hakkındaki
'düşünceleri için bir şans.'
Aşağıya doğru uzun yoldaki kuyuya gidiyorum ve suyu getireceğim.
Tamamen uygunsuzdur çünkü biri hizmetçi diğeri ise prens,
'all of a sudden, they're on her turf.'
Lütfen desen ölür müsün,arada sırada bir teşekkür edebilir misin?!
Prens'im.
Ona çok kızgın oluyor,geri adım atıp "Oh, üzgünüm" diyor,
aslında o onu biraz yumuşattı onu dinledi,
ve onun ondan birazcık ilgi gördüğü bir zamandır.
Bu ilişkinin nasıl geliştiğini görmek için tamamen ilginç andır,
ve birbirleriyle nasıl anlaşacakları anladıklar...
Haklısın.
Ben kaba şekilde davrandım.
Arthur artık daha büyük ve akıllıydı
ve daha az kibirli.Bildiğiniz gibi o kibirli bir prens olarak
düşünüldü,ve yavaşça 2.sezonda bunun bir kısmı gider.
Turnuvada fazladan bir maç yapacağım,kaybedebilirim.
Yeniden Prens Arthur oluyorsun..
Biz baştan beri olan Arthur ve Gwen'in
arasında aşka başlarız.
İlk öpücük,olağanüstü bir an olmak zorundaydı.
'Arkadaşlarınızla komik öpücükler olmuştur, çağlar boyunca hep böyle oldu'
bundan dolayı rahatım.
Bir peri masalı gibi.
Bu tam onun istediği gibi - bu çok harika,
slow, romantik, peri masallarında ki gibi öpüşme.
Bu onun istediği şey.
Ama Arthur artık Camelot'ta duygusal yakınlık kuramaz
ve onun kraliyetle ilgili yükümlülüğü var.Burada.
Camelot'ta yaşayan Prens Arthur'u öldürmeni istiyorum.
Myror'u dizide Adrian Lester canlandırıyor.
Bilinen bütün diyarlardaki en korkulan suikastçıymışsın.
Söyle bana,onların dediği gibi acımasız mısın?
Arthur hiç şansız olmadı, - insanlar daima onu öldürmeyi denedi!
Yani Adrian'da onu öldürmeyi dener.
Adrian Lester - o, çok akıllıdır! O,öyle nazik ve tatlıdır ki,
o seni serçe parmağıyla öldürebilir.
'O oynarken eğleniyor - kelimelerle anlatılamaz,'
o, basitçe soğukkanlı bir suikastçıdır.
Nereye gitsem takip ediliyor gibi oluyorum...bir adam tarafından.
Eğer siz beni tekrar görmezseniz ölmüşüm demektir.
Odalara sokulmayı,koridorların aşağısına,
duvarların üzerinden atlamayı çok seviyorum.
Senaryoyu okuduğumda etrafta canlandırdım yazanları.
Adrian, kamerada korkunçtur. O ninja gibi.
O harika.O Myror iken çok tehditkardır. Onun burada olması çok güzel,
arkadaş canlısıdır,
ve bu sizin Bay Lester'in farklı bir kenarını göreceğiniz şeydir.
Çekimlerden zevk alıyor musun?
Uh,evet...öğle yemekleri yerken zevk alıyorum.
Yalnızlığı seversin,gerçekten,değil mi? Evet,
bazen kendi başıma olmayı beğeniyorum,
um...
Whoa, o nereden geldi?
Şükürler olsun,cesur Bradley öğle yemeğinden kurtuldu
ve at üstündeki sahnelere devam etti herkes çok heyecanlanıyordu.
O tamamen dublörler çalıştığı için hiçbirimiz orada çalışmıyorduk.
Bir sürü kamera etrafındaydı
dördümüz çalışmıyorduk ama yine de sete geldik,
oturdum ve tüm gün onu izledim çünkü şaşırtıyordu.
At üstünde dövüşmek üç boyutlu satranç oynamak gibi.
İnanılmaz şekilde karışıktı başta.
Gördükleriniz gerçekten yapıldı. Bilgisayarla yardım yapılmadı.
Adamlar gerçekten atlara fiske vuruyorlardı
ve mızraklar onları gerçekten yaralayabilir.
Çok fazla Fransız atçı izlemek heyecanlandırıcıydı.
Kesinlikle şaşırtıyordu. Onlar öyle korkusuz ki
ben yavru kedi gibi oturuyordum.
Onlar kendilerini atın üstüne bırakır ve boyunlarında zıplar
hiçbir şey onların moralini bozamazdı.
Bugün,şan ve şeref için kavga edeceksiniz. Bu cesaretinizin son testidir.
Ata binip maskeyi indirmemiz gerekiyordu,sonra da dublör
arkadaş çılgınca şeyler yaptı, ben de yükselip biraz yorulmuş
gibi görünmeye çalıştım.İşin güzel tarafı,bütün bu çılgın şeyleri ben yapmışım gibi görünmesi.
Onlar,demirden yapılmış gibi görünüyor mızraklar gelirken zıplıyorlar.
Yaralanabilirler.Kesinlikle beceri gerektiren fantastik olay.
Onların yapmakta olduğu - mızrakla gelip, attan düşürmek,
tahta parçalamak ve atlar tarafından üzengilerde sürüklenmek
komik hızda.
Her zaman düşünürüm,ekranda seyrediyorlar ama onun
ne kadar hızla olduğunu göremezler, onun hızı, inanılmazdır.
Whoa! Oh!
Boom!
BRADLEY:Oradaki herkes çok heyecanlıydı,
ve ben onu yere indirmiştim..Bunu başarmak istiyordum boşa gitmemeliydi.
Gerçek olduğu için mutlaka yapmalısın.
Bir adama attan ineceği anda mızrak çarptı,
bu gerçekten çok çok tehlikeli.
Açıkça,at üstünde dövüşürken yapılacak ilk şey,emniyet.
Dublörler çok dikkatli şekilde kontrol ediliyor.
Bu adamlar,kendilerini yıllar boyunca atlara adamış,
"Bu sahnede,sana ihtiyaç duyarım, kafanı eğmelisin,
"yerde mızrakla parçalanırken," onlar, "Problem yok" diyordu.
Binicilerin yapabildikleri öyle şaşırtıcıydı ki anlatılmaz,
at üstündeki dövüşleri realizmin yukarısındaydı,
fantastikti.
Onlardan birinin bir kaburgası çatlamıştı.
At üstünde dövüşürken balsadan yapılan tahta mızraklar kırılıyordu
ama bunda tamamı kırılmamıştı bir parçası kırılmıştı.
Herkes, giderken,"Bu adam,çok iyi aktör.O gerçekten yaralı"dedi.
Aman Tanrım,o,onun kaburgasını kırdı!
Onun hissettiğini hissetmiştim. Zırhın plastiği,
onun gerçekten kaburgasını kıracaktı ama devam etti sonra kaburgasını
kırmış olduğunu görd ... Çeviri:Ethan
Bütün dublörler o anda gülmeye başladı,
ve biz giderken "Hayır,o ölebilir"dedi. Çeviri:Ethan
Onlar yaralı olsalarda kalkar ve yaralandıklarını birbirlerine söylemez!
O fransızdı ve sonraki gün ona , "İyi misin,dostum? dedim.
"Sen orada biraz darbe aldın." Çeviri:Ethan
"Oradaki bazı şeyler gerçek metot" dedi ve biraz kızdı.
Ve o "Gülme"dedi.
Ve bende dedim ki... Çeviri:Ethan
"Tamam,evet,problem değil."
Kaba insanlar değildi biniciler.
Prodüksüyon takımı,bir muharebeyi büyük bir turnuva gibi gösteriyordu.
Bu Orta Çağ'a özgü Merlin dizisini yapmak için bazı modern teknikler uyguladık.
Geçen yıl küçük stadyumu yaparken
biz bunu yaptıysak eğer, neden filmlerdeki gibi
gladyatörlerin olduğu büyük bir stadyuma dönüşmesin?
O,zordu,çünkü biz,TV parasıyla, onu inşa etmeye başlayamazdık.
Biz temelde,bir futbol sahasında at üstünde dövüşmeyi planladık
ve bizim yerleştirecek sadece küçük bloğumuz vardı.
Bütün öğeleriyle birlikte kalabalığı çekmemiz 12 saat harcadık,
yani bir günde bitirdik.Sonra montajla ekleme yaptık,
direkler,kaleyi ve kalabalık insan topluluğunu,
tümüne oturacak yer yaptık. Realizmin bu kadar
üst düzeyde olduğu ana fantastik at üstü dövüşü ekledik.
Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.