All language subtitles for Mucize.Doktor.S02.E09 [37. Bפlבm]

af Afrikaans
ak Akan
sq Albanian
am Amharic
ar Arabic
hy Armenian
az Azerbaijani
eu Basque
be Belarusian
bem Bemba
bn Bengali Download
bh Bihari
bs Bosnian
br Breton
bg Bulgarian
km Cambodian
ca Catalan
ceb Cebuano
chr Cherokee
ny Chichewa
zh-CN Chinese (Simplified)
zh-TW Chinese (Traditional)
co Corsican
hr Croatian
cs Czech
da Danish
nl Dutch
en English Download
eo Esperanto
et Estonian
ee Ewe
fo Faroese
tl Filipino
fi Finnish
fr French
fy Frisian
gaa Ga
gl Galician
ka Georgian
de German Download
gn Guarani
gu Gujarati
ht Haitian Creole
ha Hausa
haw Hawaiian
iw Hebrew Download
hi Hindi
hmn Hmong
hu Hungarian
is Icelandic
ig Igbo
id Indonesian
ia Interlingua
ga Irish
it Italian
ja Japanese
jw Javanese
kn Kannada
kk Kazakh
rw Kinyarwanda
rn Kirundi
kg Kongo
ko Korean
kri Krio (Sierra Leone)
ku Kurdish
ckb Kurdish (Soranî)
ky Kyrgyz
lo Laothian
la Latin
lv Latvian
ln Lingala
lt Lithuanian
loz Lozi
lg Luganda
ach Luo
lb Luxembourgish
mk Macedonian
mg Malagasy
ms Malay
ml Malayalam
mt Maltese
mi Maori
mr Marathi
mfe Mauritian Creole
mo Moldavian
mn Mongolian
my Myanmar (Burmese)
sr-ME Montenegrin
ne Nepali
pcm Nigerian Pidgin
nso Northern Sotho
no Norwegian
nn Norwegian (Nynorsk)
oc Occitan
or Oriya
om Oromo
ps Pashto
fa Persian
pl Polish
pt-BR Portuguese (Brazil)
pt Portuguese (Portugal) Download
pa Punjabi
qu Quechua
ro Romanian
rm Romansh
nyn Runyakitara
ru Russian
sm Samoan
gd Scots Gaelic
sr Serbian
sh Serbo-Croatian
st Sesotho
tn Setswana
crs Seychellois Creole
sn Shona
sd Sindhi
si Sinhalese
sk Slovak
sl Slovenian
so Somali
es Spanish
es-419 Spanish (Latin American)
su Sundanese
sw Swahili
sv Swedish
tg Tajik
ta Tamil
tt Tatar
te Telugu
th Thai
ti Tigrinya
to Tonga
lua Tshiluba
tum Tumbuka
tr Turkish
tk Turkmen
tw Twi
ug Uighur
uk Ukrainian
ur Urdu
uz Uzbek
vi Vietnamese
cy Welsh
wo Wolof
xh Xhosa
yi Yiddish
yo Yoruba
zu Zulu

Original subtitles

(Jenerik müziği...)

(...)

(...)

Ne oluyor burada? Siz kimsiniz?

Dr. Nazlı Gülengül.

Davanın seyrini değiştirebilecek yeni bir delille geldim.

Avukat beyle görüşebilir miyim lütfen?

Buyurun.

(Kısık sesli konuşmalar)

-Söz alabilir miyim Hâkim Bey? -Evet.

Nazlı Hanım, Kıvılcım Hanım'ın ecza dolabında şimdi bulmuş.

Bu bir immünosüpresant, bağışıklık baskılayıcı.

(Avukat) Bebeğin anneye zarar verdiği düşünülen durumlarda kullanılan...

...son derece güçlü bir ilaç bu.

Dosyasında yazmıyor. Kıvılcım Hanım çevresinden gizli kullanıyor olmalı.

Zaten ciddi solunum sıkıntısı çekiyormuş.

(Üst üste konuşmalar)

(Masaya vuruyor)

Sessizlik!

Buyurun Avukat Bey, devam edin.

Doktor hanımın verdiği bilgiye göre, Kıvılcım Hanım'ın...

...var olan durumuyla o yaralanmadan kurtulması milyonda bir.

Ama bebeğin kurtulma şansı hep yüzde 50!

Bu ilaç müvekkilimin suçsuzluğunu kanıtlıyor.

Hemen değerlendirilmesini talep ediyoruz.

(Üst üste konuşmalar)

(Masaya vuruyor)

Sessizlik dedim!

Devam edin lütfen.

(Hareketli müzik)

Evet.

Evet bu reçete...

Yeni delilin incelenmesi için dosyanın...

...yeni bilirkişi heyetinin sevkine...

...ve bilirkişi heyetinin raporu döndükten sonra...

...dosya hakkında karar verilmesine...

...karar verilmiştir.

(Üst üste konuşmalar)

(Duygusal müzik)

Ne oldu şimdi?

Eğer Kıvılcım Hanım'ın gerçekten bir hastalığı varsa...

...kurtuldunuz demektir Ali Bey.

Kurtuldum mu yani?

Etraflıca konuşuruz ama büyük ihtimalle beraat edeceksiniz.

(Duygusal müzik)

-(Açelya) Gizlice ilaç almak nedir ya? -(Ferman) Bebeği kimse istemiyordu.

Bir de sağlığının elvermediğini bilsek...

...devam ettiremeyecekti hamileliği.

Ali'nin haklı olduğunu ispatlıyor bu ilaç.

Nazlı nerede kaldı?

(Adil) Gel, gel, gel buraya.

Bu yaptığını hiçbir zaman unutmayacağım.

Hocam.

Arkadaşlar duydunuz mu? Beraat edecekmişim.

Hata yapmamışım duydunuz mu?

Bundan hiçbir zaman şüphe etmedik çocuk.

-Tebrikler abi. -Teşekkür ederim Demir.

Can Demir, canım Demir.

Bana değil.

Nazlı'ya.

(Duygusal müzik)

-Ne oldu odalar mı karıştı? -Yok, odalar karışmadı.

Ama ortalık karıştı.

Saçma saçma konuşma Ferman.

Hayırdır, bir yere mi gidiyorsun?

Mahkemeden haberiniz var galiba.

(Gerilim müziği)

-Ne istiyorsunuz benden? -Ali'den bir özür mesela.

Ya da ben de hata yapabiliyormuşum deseniz bile yeterli.

-Ona ben karar veririm. -Öyle mi?

-Ne oldu çete mi oldunuz siz şimdi ha? -Yok, ne çetesi?

Hepimiz insanız.

-Hata yapabiliriz değil mi hocam? -Aynen.

-Öyle mi? Peki. -Evet.

Ben size hatayı göstereyim o zaman.

Alın bakalım hata. (Mesaj geldi)

Ne bu şimdi?

Doktor ve asistanların performans değerlendirmesi.

-Yönetim kuruluna mı gönderdin? -Aynen öyle yaptım.

Ne oldu yani şimdi?

-Birilerini işten çıkaracak. -Evet, aynen öyle.

Bu hastane batıyor ve kimsenin umurunda değil.

Bu başhekimin işi değil, ben düşünürüm onu.

Benim başhekimliğimde bu hastane batmayacak, o kadar.

Beliz sakin! Sakin.

Bakın size söyledim.

Birtakım önlemler aldım dedim. Sonuçlarını bekliyorum.

Eğer sonuçlar istediğim gibi gelmezse...

...daha büyük önlemler almak zorunda kalacağım.

Asistanlarımdan kimseyi kovdurmam, haberin olsun.

Asistanlarından kovacağımı kim söyledi?

Aynen öyle.

Siz isteseniz de istemeseniz de Beliz Hanım...

...böyle giderse bu hastane batacak.

Asıl önemli olan şey kim kim batacağız.

Şimdi Ferman, bu odada konuşulanları unut.

Ve hemen işinin başına dön. Anladın mı?

(Hareketli müzik)

(Telefon çalıyor)

-Süreyya neredesin? -(Süreyya ses) Trafikte kaldım.

(Süreyya ses) Zehra nasıl? Bir sorun çıktı mı? Anladılar mı?

Ağrısı var ama daha iyi. Doktorlar hâlâ gelmedi.

(Süreyya ses) Doğum belgesi falan istemediler değil mi?

Yok, kimlik yetti. Çabuk gel ne olur.

(Süreyya ses) Tamam sakin ol. 10 dakikaya geliyorum.

(Süreyya ses) Sakın bir şey kaçırayım deme ağzından.

Ya anlarlarsa ha? Doktor bunlar, nasıl kandıracağız?

-Çok korkuyorum. -(Süreyya ses) Kork zaten.

(Süreyya ses) Korkarsak dikkatli oluruz. O zaman da kimse bir şey anlamaz.

(Süreyya ses) Bak şimdi geleceğim, dünyanın en tatlı...

...en normal ailesi olacağız, tamam mı? En ufak bir şey kaçırırsak ağzımızdan...

Biliyorum, her şey biter.

Ne biter?

Şey, eşimle öyle konuşuyorduk.

-Zehra Düzgünoğlu'nun annesi değil mi? -Evet.

Memnun oldum, ben Doktor Ferman.

-Asistanlarımı alıp geleceğim birazdan. -Tamam.

-Geçmiş olsun. -Teşekkürler.

Duydun mu? Çabuk gel. Gözünü seveyim çabuk gel.

(Neşeli müzik)

Burada dur.

Günaydın canım hastanem!

Günaydın canım güvenlik.

-Günaydın. -(Kadın) Günaydın.

-Günaydın. -Günaydın.

-Vay Gülin sekreter, günaydın. -(Gülin) Günaydın.

Bugün ne kadar güzel bir gün değil mi? Çok!

Günaydın.

(Kapı vuruluyor ve açılıyor)

Günaydın canım hocalar!

Günaydın arkadaşlar. Sana da günaydın Nazlı'm.

Neredesin Ali?

Geç otur!

Özür dilerim hocam. Bugün biraz fazla bisiklet sürmüşüm de.

Kusura bakmayın.

Evet, Haluk Hoca'nın bir tümör ameliyatı var.

Yoğun kendisi, o yüzden bizden rica etti.

-Vakaya bakabilir misin Ferda? -Ben mi?

Bilmem, babamın beyin ameliyatına girmiş doktorum.

-Sence bakabilir miyim? -Peki.

Bende de bir sarılık vakası var. Kusmayla geldi sabah.

Nazlı benimlesin.

Aklıma gelmişken bir de...

...Demir. -Evet! Evet!

Zevkle gelirim hocam yani.

Eğer tercih edilen bensem...

...bu benim görevim.

Bak bana kaldın.

Nazlı'ya falan torpil yapayım deme, mahvederim seni.

Eğer yeni bir yarışa falan kalkışırsan haberim olsun.

-Ona göre hızımı düşüreceğim de. -Öyle mi? Çok sempatiksin.

Hocam ayrı vakalarda olsak da kalbim sizinle.

-Kadın dayanışması. -(Ferda) Evet.

(Ali) Durun!

Görüyorum ki rekabet başlamış.

Ama ne olursa olsun, her şeye rağmen...

...bugün...

...iyilik kazansın mı?

-Kazansın. -Kazansın be!

Bugün iyilik kazansın.

(Neşeli müzik)

Yakışıklı oğlum benim, aslanım.

Canım ailem var ya sizi o kadar çok seviyorum ki.

Şöyle güzel bir aile fotoğrafı çekelim mi ha?

Hadi gelin yanıma şöyle bir çekelim. Gel gel yanıma hadi bak.

Hadi. Evet, çekiyorum... Çek-tim.

(Deklanşör sesi)

Şöyle bir bakalım.

Aa aa! Oğlum, bu surat ne böyle, ha?

Bak sen kendini sakın üzme tamam mı? Baban iyileşecek, merak etme.

Tamam mı, anlaştık mı?

Karıcığım sen de üzme tamam mı? Ameliyattan sonra ayağa kalkacağım...

...eskisi gibi olacağım tamam mı? Merak etmeyin tamam mı?

-Selamlar. -Hah doktorlarımız da geldi işte.

Ben doktorunuz Ferda, asistanlarım Doruk ve Ali.

Bugün cerrahınız Haluk Bey'e destek olacağız.

Oh maşallah, dört tane doktorum var yani.

Evet. Birkaç tane tahlil istedim, duruma göre alacağız operasyona.

Tamam.

Siz biraz dinlenin hemşireyle ben geleceğim tekrar.

Peki.

-Geçmiş olsun. -Geçmiş olsun.

Sağ olun.

Gelin gelin şöyle güzel bir fotoğraf daha çekelim.

Bakın deminki olmadı çünkü tamam mı? Anlaştık mı?

Hadi çekiyoruz. Bak şimdi şöyle gel gel gel yanıma...

...çekiyorum...

Bir saniye canım biz hemen geliyoruz.

Tamam bekliyorum.

Doktor Hanım! Sen burada dur.

(Ferda) Buyurun.

Şey...

...bu ameliyatı yapmayın.

Hayda!

Buyur buradan yak.

Neden?

Meral Hanım, size bilgi verilmedi galiba.

Eşinizin beyin tümörü beyin sapına çok yakın.

Hayati damar ve sinirlere baskı yapıyor.

Ölümcül yani

Aa aa! Doruk öyle söylenmez. Ben de eskiden öyle yapardım ama yanlış.

Bak izle beni.

Meral Hanım...

...eşinizin iyileşmesini istiyorsanız beynindeki tümörü almamız gerekiyor.

Siz neden istemiyorsunuz eşinizin ameliyat olmasını?

Yok bir şey.

Gel oğlum.

Bu kadın bir şey saklıyor.

Hadi!

Doruk.

Babam ameliyattan sonra eski hâline mi dönecek anne?

Bilmiyorum oğlum.

Bilmiyorum.

Bakayım? Tavşan mısın sen?

Buldum. Kuzu?

(Zehra) Keçi keçi, iki inatçı keçi bir köprüde karşılaşmışlar ya masalda.

Tamam anladım.

Okuma bayramımız da bugün.

Çok sevdiyseniz babam size de bir tane dikebilir.

Kostümcüyüm de ben.

Aslında pamuk prens olacaktık ama sonra keçi olacağız diye tutturdu.

Nedense artık.

Evet Zehracığım.

Eğer iznin varsa bir ayaklarına bakabilir miyim?

-Evet. -Teşekkür ederim.

Ayaklarımız biraz şişmiş.

-Peki, kusma ve sarılıkta ne oluyor? -Karaciğer problemi olabilir hocam.

Karaciğer mi? Biz karın ağrısı diye gelmiştik?

Bir ultrason çekmemiz gerekiyor. Nazlı.

Sizi böyle alabilir miyiz?

Gel bakalım. Yardım eder misin bana? Hadi gel.

Gel bakalım.

-Nedir? -Mesane normal görünüyor hocam.

Ama karaciğer nodüler. Sirotik olabilir.

Siroz gibi mi?

Alkolden olmuyor muydu o? Yedi yaşında çocuk daha.

Ee... Alalım.

Bir tek alkolden olan bir şey değil.

Karaciğer dokusunda yara var demek. Bazı testler uygulamamız gerekiyor.

Ondan sonra konuşacağız.

Hemogram, karaciğer ve böbrek fonksiyon testi istiyorum.

Abdomen ve pelvis tomografisi.

Dört miligram ondansetron, bir litre de ringer laktat yükleyeceksiniz.

-Tamam mı? -Tamam hocam.

Test sonuçları çıktıktan sonra size daha net cevap verebilirim.

-Tamam. -Tamam mı?

Geçmiş olsun.

-Teşekkür ederiz. -Sağ olun hocam.

Zehracığım çok geçmiş olsun, tekrar görüşeceğiz tamam mı?

Baybay.

Keçiye dönelim mi? Hadi bakalım.

Gitmiyor muyuz yani? Ama okuma bayramımdı bugün.

Piyesim vardı.

Burada yaparız o zaman piyesini. İkinci inatçı keçi de ben olurum ha?

Hayır hayır, ben olurum!

Hayır benden daha iyi bir ikinci inatçı keçi olamaz.

Gel gel, vakama yetişeceğim ben çabuk!

Tümörlü hastanın eşinde garip, esrarengiz olaylar var.

-Lütfen oturur musun? -Tamam işte git çöz.

-Zaten ne yapıyoruz ki burada? -Tamam otur, lütfen.

Tamam oturdum.

Hazırız, buyurun.

Evet.

Kız kulesi!

Şehrin tarihi dokusunda romantik bir akşam yemeği.

Ne yapıyorsunuz?

Değiştirelim lütfen, sıradaki.

Mehtapta Boğaz turu?

Yıldızlar ve biz.

Değiştirelim lütfen, sıradaki.

Sahilde bir ziyafet.

Dikkat çekerim, görüyor musun ayaklar suda.

Manken hanım teşekkür ederim.

Şimdi söyle bana bakalım.

Benim sevgilim bunların hangisini yapmak ister?

-Çünkü kendisi çok hak etti de. -Ne yaptım ki ben?

Tanju Hoca'nın karşısında durdun.

Kıvılcım Hanım'ın evini aradın.

Mahkemeye yetiştin.

Her şeyden önemlisi...

...bana inandın.

Bir sevgili bundan başka daha ne yapabilir ki?

Hayatımın sonuna kadar da sana inanmaya devam edeceğim.

Ama bu akşam seninle gelemem.

Ne?

Hadi gel bu sefer de ben seni bir yere götüreceğim.

-Nereye? -(Nazlı) Ali gel.

-(Ali) Beğenmedin mi? -(Nazlı) Gel!

Nereye Nazlı? Hasta odasında ne yapacağız?

Hayır yemeğe gidecektik...

İşte bu yüzden.

İsmet amca!

Gitmemiş miydin?

Mahkeme telaşından söyleyemedim. Babam düştü bacağını kırdı.

Bir süre daha benimle kalacak. Benim de ona bakmam gerekecek.

Ne güzel tam da iş bulmuştu, hayatını kuracaktı değil mi baba?

İyi misin, ağrın var mı?

Geçmiş olsun.

(Neşeli müzik)

(Güneş iç çekiyor)

(Gülin) Ay!

-Güneşciğim. -(Güneş) Efendim.

Canım benim biraz mantıklı mı olsan acaba ha?

Çaldığı masayı internette paylaşacak hâli yok herhâlde hırsızın.

Güzelse paylaşır Gülin.

-Ama geceden beri bakıyorsun yok işte. -Gerekirse bir ömür bakacağım.

-Tamam mı? -Ben sana söyleyeyim...

...boşuna uğraşıyorsun.

Aha buldum.

Vallahi buldum. Bak bak aynı çentik. Gördün mü?

Eğer şu masa benim değilse benim de adım Güneş değil sana söyleyeyim.

Şuraya bak, telefonunu da yazmış buraya.

Nasıl hırsız ya bu?

Göstereceğim ben şimdi ona.

Alo merhaba, ben Güneş.

Sizi polise şikâyet ettim...

...birazdan tutuklanacaksınız da onu söylemek için aradım.

İyi günler.

Ne? Ne demek neden?

Sen benim masamı çalıyorsun bir de internete koyuyorsun utanmaz adam.

Ne? Nasıl?

Öyle bir durum varsa tabii kusura bakmayın.

Ama bir dakika onu bana bir gönderir misin?

Tamam bekliyorum, bekliyorum ben.

Ne oldu ya, ne diyor?

-Ben masayı satın aldım diyor. -Aa aa! Nasıl satın almış?

İşte, faturayı da göndermiş.

-İsmet amca beni yemiş. -Yok, yok Güneş saçmalama ya.

Buz gibi dolandırmış işte kızım.

Bir de bana yalan söylüyor masa çalındı diye.

Masayı satmışlar meğer. Bu adam virüs.

-Nazlı'yla konuşmamız lazım. -Hemen.

(Kapı açılıyor)

-Bir sorun var. -Çekinme.

Çekinme, yardımına ihtiyacım var Ferman de.

Çok komiksin. Ayrıca avcunu yalarsın.

Mithat Bey'in eşi Haluk Hoca'yı istemiyor ameliyat için.

Nasıl istemiyor?

O doktor ameliyatı yapmasın diye tutturdu.

Haluk Hoca'nın canına minnet, zaten yoğun da...

...nereden bulacağız beyin cerrahını?

-Aslında benim bir fikrim var. -Ne?

Babam yapsın şu ameliyatı.

-Ferda, Adil Hoca’mın eli tutmuyor. -Biliyorum.

Ben varım, Ali var, Doruk var.

O bizi asiste edecek, yani yönlendirecek sadece.

Bak, tamam de lütfen. Hem ona çok iyi gelecek.

Bir daha doktorluk yapamayacak diye ödü patlıyor.

Hadi, hadi. Tamam de.

Buna hayır dersem tepkin ne olacak çok merak ediyorum.

Buna eğer hayır dersen...

...ee, seni Tanju'ya şikâyet edebilirim.

Evet.

Beliz'i zorlayabilirim. Seni ikna etmesi için. Ya da...

...buldum, Ali'yi salarım üstüne. Her yerde peşinde dolanır.

Israr eder, sürekli konuşur, babamı kapıp hastaneye getirir.

-Daha sayayım mı? -Yeter tamam, tamam.

Adil Hoca'yla konuşabilirsin.

Biliyordum. Biliyordum işte umut var senin için.

(Kapı kapanıyor)

(Kapı vuruluyor ve açılıyor)

Hocam, Zehra ağırlaştı.

Geldim.

(Kadın) Nefes alamıyor. Doktor Bey nefes alamıyor kızım.

Tamam, tamam sakın olun lütfen.

Evet nedir? Çekil! Çekilin, çekilin!

Hocam satürasyon 91, düşük. Ciğerde bariz bir şey duymadım.

Oksijen verin hemen.

Sakin olun, iyi olacak merak etmeyin tamam mı?

Birazdan rahatlayacak.

Hazır.

-Oksijen verin hemen. -Tamam, tamam.

Derin derin nefes al bebeğim nefes al.

Nefes al.

Çok güzel. Çok güzel.

Merak etmeyin iyi durumda.

Bizim sonuçlarımız çıktı mı Doktor Bey?

Sizinle onu konuşacaktım biraz gelir misiniz?

(Yaşam destek cihazı çalışıyor)

Tomografi sirozu doğruluyor. Diğer testler de aynı şekilde.

Maalesef...

...kızınızda karaciğer yetmezliği var.

Ama nasıl olur? El kadar çocuk o.

Bakın son bir teorim daha var, bir şeye daha bakacağım, tamam mı?

Tamam.

Biraz daha iyisin değil mi bebeğim? Tamam, çok güzel.

Şimdi ışığa bakmanı istiyorum tamam mı? Bakalım.

Gelin.

İrisin etrafındaki halkaları görüyor musunuz?

-Kayser-Fleischer halkaları. -Wilson belirtisi.

O ne?

Vücudumuza bakır aldığımızda karaciğer dışarı atar.

Ama Wilson hastalarında bu gerçekleşmez.

Doğru düzgün dışarı atılamaz bakır ve hayati organlarda birikir.

Kalıtsal bir hastalık yani.

Ailenizde başka var mı?

-Yok. -Bilmem.

Bilmiyor musunuz?

Yok, benim ailemde de yok.

Biliyor musunuz, bilmiyor musunuz?

Yok, yok eminim.

Biraz dışarıda konuşabilir miyim sizinle?

(Gerilim müziği)

Kandaki bakırı atabilmek için plazmaferez başlayacağız.

Ama eninde sonunda karaciğer nakline ihtiyacı olacak.

Biz verebilir miyiz? Olabilir mi öyle bir şey?

Olur.

Karaciğer kendini yenileyebilen bir organ.

Bir segmentini bağışlayabilirsiniz.

Ama önce uyumlu musunuz, değil misiniz test yapmamız gerekiyor.

Çok sağ olun Doktor Bey.

Arkadaşlar sizi alacaklar.

Güzel kızım.

İyi olacak benim kızım.

(Müzik)

Hiç iyi değilim!

-Ne haber? -Hiç.

Yok, ne bileyim ben? Hiçbir şey olmadı yani!

Ben bir şey oldu mu diye sormadım.

Sen benden bir şey sakladığın zaman böyle paniklersin.

Saçmalama Açi! Yok bir şey.

Saçmalama Açi! Yok bir şey. Var bir şey ve söylemeden bırakmayacağım.

Hadi söyle.

Hayır ya! Normal hayat, iş güç yani. Normal her şey.

Söylemeden bırakmam! Bana bak! Dur!

(Açelya) Pazarlık yapacağız.

Tamam.

Ama çok tatsız. Sen söylersen söylerim.

-Ne var sende? -Çok tatsız bir şey.

-Önce sen. -Olmaz, ben de söyleyemem. Önce sen.

İyi, tamam. O zaman aynı anda.

Tamam.

Üç, iki, bir.

-İsmet amca Güneş'i dolandırmış. -İsmet amca içiyor.

Gülin, Güneş'i dolandırdı ne demek?

Sorma! Masa çalındı dedi bize. Gitmiş satmış meğer.

İnanmıyorum!

Bir dakika! İçiyor mu dedin sen?

Evet. Ali görmüş. Gizli gizli içiyormuş.

(Açelya) Demir'e söylemiş.

Gülin, ben Nazlı'ya hiçbir şey söyleyemiyorum günlerdir.

-Kafayı yiyeceğim. -Ne diyorsun?

Açi, bu işin bitmesi lazım. Adam herkese zarar vermeye başladı.

Bitmesi lazım. Herkese zarar veriyor.

Ama bu işi sadece bir kişi halledebilir.

-Ali. -Ali.

Doğru mu söylüyor? Nereden bileceğim?

Gerçekten düştü mü yoksa sarhoş olduğundan dolayı mı düştü?

Gidecekti, gitmedi!

(Kapı açıldı)

İnsanlar kendi kendine konuşmaz Ali! Yoksa se...

(Müzik)

Siz beni mi izliyorsunuz? Bu çok yanlış bir şey.

Babam için iş birliği teklif edecektim ama keyfin bilir.

Dur! Dur, dur, dur Adil Hoca'mın kızı!

Tamam, tabii yapalım iş birliği.

Babam Mithat Bey'in ameliyatını yapacak.

-Gerçekten mi? -Evet.

Ama özgüveni sarsıldı. Yani gözü korkabilir.

-O yüzden beraber-- -Tabii tabii.

O kadar doğru bir insana geldiniz ki. Çünkü Adil Hoca'm ben ne dersem yapar.

Yanlış anlamayın. Sizi de dinler ama beni...

(Ali) Adil Hoca'mın kızı...

-Hayatta olmaz! -(Ali) Nesi var?

Niye Adil? Ne kadar güzel bir teklif bu.

Bu sizin hayatta en sevdiğiniz şey değil mi?

İyi de çocuklar, benim elim mi çalışıyor?

Ben ayağa mı kalkabiliyorum?

Ne zamandır ameliyat yapmıyorum.

Ya büyük bir hata yaparsam?

Onu da düşünmüşlerdir herhâlde Adilciğim.

Şimdi şöyle; sandalyeni yükseltecek bir mekanizma bulacağız tamam mı?

Ben sizin sağ kolunuz olacağım.

-Ben senin sol kolun olacağım. -Doruk, ne isterseniz o.

Selvi Hanım, ameliyatın hemşiresi olacak.

Tanju Hoca, yukarıdan izleyecek.

Ferman onayladı bile.

Beliz Hanım uçtu. Dünden razı.

Tamam işte, daha ne istiyorsun? Şahane değil mi her şey?

Ben ne şanslı bir adamım.

Şanslı değil, siz iyi bir adamsınız.

Varım be evlatlarım.

Adil Hoca'm süper! Adil Hoca'm ameliyata girecek!

(Ali) Adil Hoca'm iyileşti! Ameliyata girecek Adil Hoca'm!

Yaparım değil mi?

Evet.

(Kapı vuruluyor)

Hocam.

(Kapı kapandı)

Süreyya Bey'in sonuçları. Belkıs Hanım'a test yapamadılar.

-Niye? -Lupus hastasıymış.

Peki Süreyya Bey?

Maalesef uyumlu değil.

Bir de bir şey daha var.

Süreyya Bey, AB...

...Zehra, sıfır pozitif.

Biyolojik babası değilmiş.

Ben konuştum, aile geçmişlerini sordum Belkıs Hanım'a.

Önce bilmiyorum dedi, daha sonra hayır dedi.

Aynen öyle.

Yazık, adamcağız da muhtemelen bilmiyor kendi kızının olmadığını.

Allah'ım ya Rabb'im! Hep de beni buluyor böyle şeyler!

Ben Tanju Hoca'yla konuşacağım. Olay çıkmasın.

Mithat Bey, ameliyatınızı ben gerçekleştireceğim.

Durumum sizi endişelendirmesin. Bir ordu doktor asiste edecek beni.

(Mithat) Olur mu Adil Bey? İsminizi duyunca hemen araştırdım.

(Mithat) Ameliyatımı siz yapacağınız için çok şanslıyım.

İçimiz çok rahat.

Öyle değil mi hayatım?

(Gerilim müziği)

Mithat Bey, siz fotoğraf çekmeyi çok mu seviyorsunuz?

Bayılırım. Hatta ameliyattan sonra kursa bile gitmeyi düşünüyorum.

Ne dersiniz Adil Bey?

Biz bu işi yapalım, isterseniz sergi bile açabilirsiniz.

Şimdi siz istirahat buyurun. Birazdan arkadaşlar sizi hazırlayacaklar.

Ameliyathanede görüşürüz.

Hadi çocuklar.

Meral Hanım, sizinle dışarıda biraz konuşabilir miyiz?

(Gerilim müziği)

(Mithat) İyi olacağım. Hiç merak etme sen.

Aslanım benim.

Meral Hanım, eşiniz fotoğraf çekmeyi çok seviyor...

...ama dikkat ettim hep yeni fotoğraflar.

Eski yaşantınız neden yok?

Bu aralar iş için yurt dışına çok gitti de orada merak salmış herhâlde.

Meral Hanım, siz neden korkuyorsunuz?

Sürekli ellerinizle oynadığınızı görüyorum.

Ben de böyle yaparım çok korkunca.

(Ali) Kimseyle göz göze gelmemeye çalışıyorsunuz.

Göz teması kurmuyorsunuz. Göz teması kursanız...

Biri anlar diye düşünüyorsunuz.

Siz bir şey saklıyorsunuz.

İyi misiniz?

Değilim.

Çok korkuyorum Doktor Bey.

Ne oluyor?

Ben bahaneden istemedim öbür doktoru.

Ameliyat olmasın diye.

Neden?

Benim kocam yıllar önce iflas etti.

O zaman başladı kâbus.

Bir kızdı mı gözü hiçbir şeyi görmezdi.

Hakaretler, vurmalar, kırmalar!

Sefa'nın bir kere bile başını okşamışlığı yoktur.

(Meral) Aksine...

...hep kavga, hakaret.

Çocuk onu görür görmez korkudan ağlamaya başlıyordu.

Artık dayanamayacağım diyordum.

-Ama sonra-- -Tümör çıktı.

Birden huyu değişti. Bambaşka biri oldu.

(Meral) Karıcığım deyişini duydum. İnanamadım.

Sefa'yı öpmeye başladı.

(Meral) Masal bile anlatıyordu ona yatmadan.

Nasıl şükrettim bilemezsiniz.

Allah'ım bir mucize oldu dedim.

Meğer tümördenmiş. Ne olur almayın o tümörü.

Ne malum tümörden olduğu?

Bazı tümörler keskin huy değişimleri yapabilirler.

Ne yapalım yani? Bırakalım da tümör öldürsün mü adamı?

(Meral) Başka bir çare bulsanız.

Ameliyat edeceksiniz, eski hâline geri dönecek.

Cehennemde yaşayacağız yine.

(Meral) Bari Sefa'ya kıymayın.

Babam değişmesin diye yalvarıyor çocuk.

Kusura bakmayın hanımefendi...

...ama eşinizi kafasında bir tümörle buradan yollayamayız.

-Anne ne olur ağlama. -Tamam canım.

(Duygusal müzik)

(Müzik)

Bir şey mi oldu?

Konuşmamız lazım abi. Ciddi.

(Müzik...)

(...)

İsmet amca beni dolandırdı.

Seni de dolandırdı.

İçiyor da biliyorsun.

Bu gidişe bir dur demen lazım Ali.

Ben mi?

Ben konuştum zaten!

Konuştum. Git dedim.

Kırık bacakla geri geldi.

Ali, bak gitmeyecek.

Konuşmamız lazım artık. Ne olur?

Nazlı çok üzülür ama.

(Ali) Çok üzülür, çok.

Abi, yapacak bir şey yok ama.

Adam safi zarar. Kötü tohum yani.

Hayır! Buna katılmıyorum!

Sadece iyi ve sadece kötü insan yoktur.

Sadece insan vardır.

Tamam Aliciğim. Bak bu adamın iyi tarafları şu kadar.

Kötü tarafları... Bir düşün.

Yani kızının arkadaşlarını dolandırmak nedir arkadaşlar?

Eğer bunu Nazlı'ya söyleyeceksek kesin emin olmamız lazım.

İsmet amcanın kötü yanları ağır bastı.

Tamam da daha neyinden emin olacağız? Adam bağırıyor ben kötüyüm diye!

Evet.

(Gerilim müziği)

Buldum!

Test yapacağız.

Test yapacağım.

Siz bana bırakın.

Ben biliyorum ne yapacağımı.

İki tane iç kanama vakası kaçırdık Selim Bey...

...ve buradaki tek sorumlu sizin departmanınız.

Anlatamadım galiba.

Ben sorun nerede yok demedim. Sorun nerede var dedim.

Lütfen bunu hemen çözün.

Aksi takdirde yeni bir hastane aramak zorunda kalacaksınız o kadar!

(Kapı vuruluyor) (Kapı açıldı)

Hocam biraz konuşabilir miyiz?

Konsültasyonum var. Yürüyerek konuşalım gel.

(Ferman) Hastanın ailesi yalan söylüyor.

Baba, kızın öz babası değil.

Kan grupları tutmuyor.

-Aldatma mı diyorsun yani? -Bilmiyorum.

Anneyle genetik hastalıkları da tutmuyor.

Anne lupus, kız wilson.

Geçmişlerini soruyorum, çelişkili konuşuyorlar.

İşler iyice karıştı. Baba nasıl bir tip?

Sakin birine benziyor ama belli olmuyor bu işler biliyorsun.

O zaman önce kadınla konuşalım. Sen odana al, geliyorum tamam mı?

(Kapı açıldı)

Bankadaki bütün param. İşte burada.

Tamam mı? Yetmezse...

...bisikletimi satarım. Telefonumu sat...

Telefonumu satamam. Çünkü içinde Adil Hoca'mın belgeleri var ama...

...bilgisayarımı satarım, evet.

(Ali) Bir süre hastanedeki bilgisayarı kullanırım.

Nazlı'ya feda olsun.

-Nazlı'ya mı? -Evet!

Bütün paramı size vereceğim. Yeter ki alın gidin buradan!

Bacağınız sarhoşken kırılmadı mı?

Nazlı çok üzülecek.

Yeter! Üzmeyin, kandırmayın artık onu.

Parayı alıp gideyim öyle mi?

Evet! Alın parayı.

Sürekli para isteyip durdunuz. Bütün paramı aldınız benden.

Tamam, yetmezse Adil Hoca'dan da borç alırım. İster misiniz?

Yeter ki alıp gidin buradan.

İçki mi alıyorsunuz, ne alıyorsanız alın.

Yeter ki...

...arkadaşlarımı dolandırmayın, beni kandırmayın.

Nazlı üzülmesin. Rahat bırakın.

Niye ağlıyorsunuz?

Ben değişmek istiyorum Ali.

Para için kızını terk edecek adam değilim ben...

...ama yapamıyorum.

(İsmet) Olmuyor.

Bırakamıyorum.

(Müzik)

Teklif ettiğim parayı istemiyor musunuz?

İstemiyorum.

Buna çok sevindim!

Bu çok güzel bir şey. Çünkü bence siz öyle bir insan değilsiniz.

Tabii ki değilsiniz.

Tamam. Bakın ben size yardım edeceğim.

Ben size bir tedavi planı uygulayacağım, yardım edeceğim.

Siz yeter ki o zamana kadar içmeyin.

Söz mü?

-Söz. -Söz! Tamam!

Benden haber bekleyin. Size haber vereceğim.

(Kapı açıldı)

(Kapı kapandı)

Ne oldu? Emin oldun mu?

Bir daha yapmayacak.

Abi olmaz ama!

Söz verdi. Değişecek.

Ali bunca yıl değişmemiş adam iki lafla mı değişecek Allah aşkına?

Para teklif ettim, almadı. Kötü niyetli olsa alırdı.

Benim masam ne olacak?

-Bir dakika! -Abi dur bir!

Abi ne duru?

Abi benim bir sürü param gitti.

Zaten üç kuruş param vardı. Onu da iç etti bu adam!

Tamam, sadakamız olsun. Boş ver.

Bak, bizi ayakta uyuttu. Hâlâ da yapıyor.

Evet. Ayrıca sen çok safsın Ali. Kusura bakma.

Hayır! Siz çok karamsarsınız.

İnsanlara güvenin biraz.

Kimse isteyerek kötülük yapmaz.

Keşke bu dediğin doğru olsa Ali.

Ben yardım edeceğim, doğru olacak. Bak görürsün.

Yardım edeceğim.

İnşallah haklısındır abi.

Değilsin. Kusura bakma.

Gel, gel.

Belkıs Hanım, özel hayatınıza karışmak gibi olmasın ama...

...kızınıza en iyi hizmeti vermek bizim görevimiz.

Yani?

Test sonuçlarına göre Süreyya Bey biyolojik baba değil.

Eşiniz bu konuda ne biliyor bilmiyorum...

...ama kızınızın öz babasını bulma şansımız varsa...

...bunu mutlaka kullanmamız gerek.

Bakın, eşinizden korkuyorsanız...

...hastane güvenliğimiz var.

Emin olun güvendesiniz.

Burada en önemli şey, kızınızın hayatı.

Yok, düşündüğünüz gibi değil.

Zehra, evlatlık.

Evlatlık mı?

Ben size aile geçmişinizi sordum, bilmiyorum dediniz değil mi?

Diyemedim yanında. Kızım bilmiyor.

Kızınıza karaciğer lazım.

Onun öz ailesinden birini bulursak...

...nakil için gerçekten çok büyük bir şans yakalamış olacağız.

İşte o imkânsız. Bakın...

...Zehra, devlet bakımındaydı biz evlatlık edindiğimiz zaman.

Trafik kazasında bütün ailesini kaybetmiş.

Geriye tek bir şey kalıyor.

Transplant listesi.

Peki, ben sıraya aldırıyorum o zaman.

(Belkıs) Çok teşekkürler Doktor Bey.

(Kapı açıldı)

(Kapı kapandı)

Geçmiş olsun.

(Müzik)

Olabilir mi gerçekten?

Bir tümör bu kadar sert karakter değişimi yapar mı?

İnsan kendi bile tanıyamaz kendini.

Beyin dünyayı nasıl gördüğüne ve gördüklerine nasıl tepki vereceğine...

...beynin limbik sistemi ya da frontal assosiyasyon korteksi karar verir

Eğer bu bölgede bir hasar olursa...

...çok iyi biri, birdenbire şeytana dönüşebilir ya da tam tersi.

Bu Mithat Bey çok kötü birisi miymiş?

İflas ettikten sonra ailesine çok kötü davranıyormuş.

Eski Mithat Bey ve yeni Mithat Bey diye bir şey yok!

Olamaz! Kişi aynı kişi.

Tümörden sonra iyi bir insan olabiliyorsa...

...normalde de iyi bir insan olabilir demektir.

Yani özünde iyi birisi.

Herkesin içinde iyilik de kötülük de var.

Bunu siz demiyor musunuz? Sizin lafınız hocam bu. Siz dersiniz.

(Ali) Önemli olan, kişinin hangisini seçtiği? Mesela...

...benim bile aklıma kötü şeyler yapmak geliyor kızınca.

Kızınca! Size bile geliyor!

Bana bile!

Yapmıyorum. Onu seçmiyorum.

Benim Mithat Bey'le konuşmam gerek.

Psikolog muyuz biz? Cerrahız cerrah!

Doruk!

Hocam biz şu an gerçekten ameliyatı yapıp yapmamayı mı konuşuyoruz?

Ne kaybederiz alternatif yöntemleri araştırsak?

Hocam olur mu öyle şey?

Adamın beyin sapına tümör yapışmış işte! Söküp atalım!

Sırf karısını onu böyle seviyor diye...

...ameliyat mı iptal edeceğiz? Bu ne saçmalık?

Hişt! Yavaş! Ağzından çıkanı kulağın duysun!

Sen hep böyle tansiyonlu musun?

Tansiyonlu musun?

Tansiyonlu.

Ameliyattan başka bir çözüm var mı; bu gece hep birlikte bir araştıralım.

Hep birlikte!

Tümörü küçültmek ya da baskı kaynaklı ödemi azaltmak yeterli olabilir mi?

Yarın hep birlikte buna karar veririz.

-Konu kapanmıştır. -Ama hocam--

Özellikle sen Doruk!

Senin çalışmalarını özellikle inceleyeceğim.

Sen de şu davranışlarını bir incele bakalım.

Burası senin sandığın gibi bir hastane değil.

Ferda.

(Müzik...)

(...)

-Pardon Ferman Bey. -Buyurun.

Transplant listesinden karaciğer bulmamız ne kadar sürer?

Yani...

Açık açık söyleyin lütfen.

Bazen günler sürer.

Bazen haftalar, bazen de--

-Yıllar mı? -Talep, arzın çok üstünde.

Bu sadece Türkiye'de böyle değil. Bütün dünyada aynı şekilde.

Zaten bu yüzden canlı donör uygulaması yaygınlaştı.

Peki, bağış yapacak kişi uyuşturucu bağımlısıysa?

Uyuşturucu bağımlısı mı?

(Süreyya) Canım...

...kahven.

Gidelim mi?

Teşekkürler Doktor Bey.

Bir bakar mısınız?

Hocam kriz geçiriyor!

(Demir) Tamam, tamam.

Nedir?

Hocam kan basıncı 90'a 70, satürasyon 80

Beş miligram lorazepam çabuk!

-Sakin. Demir yükle. -Tamam hocam.

Tamam, sakin, geçecek.

Beyin tomografisi çekin, kanama var mı kontrol edin!

Ne kanaması?

Hanımefendi önlem için. Lütfen sizi dışarı alabilir miyim?

(Açelya) Doktorlar işlerini yapsın. Lütfen.

-İlaç verildi hocam. -Güzel. Birazdan geçecek.

(Ferman) Aferin.

Hişt, sakin.

Vücudu bakırı yeterince hızlı atamıyor. Tekrarlayabilir. Bu gece nöbettesiniz.

Plazmafereze devam edin.

-Tamam hocam. -Tabii hocam.

Delirdin mi sen?

-Transplant listesi-- -(Süreyya) Kendine gel!

Bak kızımıza yansıyacak. Panik yapıyorsun.

-Ama Süreyya-- -Belkıs...

...eve git, uyu, dinlen öyle gel tamam mı?

Bak, sen yorulmuşsun. Bu gece ben kalırım.

(Süreyya) Hadi.

(Gerilim müziği...)

(...)

Karım hassas bir insandır da...

...çok etkilendi bu olanlardan. -Siz nasılsınız peki?

Şu ciğer bulunursa o zaman iyi olacağım.

Süreyya Bey...

...sizi anlıyorum.

Bir baba olarak, doktor olarak değil.

Çocuk, bütün dinamikleri değiştirebiliyor, biliyorum.

O yüzden bir sıkıntınız varsa bana söyleyebilirsiniz.

Var mı anlatmak istediğiniz bir şey?

(Gerilim müziği)

Yok.

Süreyya Bey...

Ben kötü oldum biraz.

Bir durur musunuz lütfen?

Karımdan özür dileyip sonra geleceğim hemen.

"Bir küçücük aslancık varmış"

"Kırlarda koşup oynarmış"

"Abisi onu çok severmiş"

"Canım, canım, canım dermiş"

Ali...

...benimle geliyorsun. Leyla'yı da al.

Beliz Hanım'ın haberi var. Başka da soru sorma tamam mı? Hadi.

(Tanju) Hadi!

Bana şans dile tamam mı?

Gel böyle.

Tam olarak nereye gidiyoruz? Ben sürprizlerden pek hoşlanmam da.

Sus Ali!

Çok kaldı mı peki? Geldik mi?

Yoksa hasta bakmaya mı gidiyoruz? Acil bir durum mu yoksa?

Ali, sus.

(Leyla ağlıyor)

Pış pış pış... Tamam, tamam.

(Müzik...)

(...)

(...)

Hadi.

(Duygusal müzik)

(Ali) Gel bakalım sen.

(Duygusal müzik)

(Leyla inliyor)

Piş.

(Duygusal müzik...)

(...)

Kıvılcım Hanım.

Bebeği artık annesiyle tanıştıralım dedim.

(Duygusal müzik)

Bak, bakın...

...size kimi getirdim.

Bak annesi. Merhaba.

Bak Leyla, bak annen.

Merhaba.

Ne kadar iyi görünüyor değil mi?

Ferman Hoca'm ve Beliz Hanım anne ve babası oldular.

Ben de abisiyim.

Gözümüz gibi bakıyoruz ona merak etmeyin.

Bak.

Bizi buraya getirdiğiniz için çok teşekkür ederim.

(Leyla inliyor)

Pış!

Kızım.

Ali bir şey daha var.

Leyla'nın annesinden kalan bir şey yok.

(Leyla inliyor)

Zamanı geldiğinde bunu ona verirsin.

Neden siz kendiniz vermiyorsunuz?

Sen abisi değil misin?

Ben abisiysem siz de amcasısınız.

Ali bunu neden senin vermen gerekiyor biliyor musun?

Eğer o ameliyatı ben yapmış olsaydım, şimdi...

...ikisi de hayatta olmayacaktı.

Doğal olarak ben bebeği tahliye edip...

...anneyi kurtaracaktım.

Ve Kıvılcım'ın kullandığı ilaçlar yüzünden bu imkânsız olacaktı.

Şimdi ne bebek ne anne hayatta olacaktı.

Kendimi nasıl affederdim bilmiyorum.

Sana haksızlık etmişim.

Asıl etmem gereken...

...kocaman bir teşekkür.

Teşekkürler Ali.

Kuzum.

(Duygusal müzik)

Babacığım emin misin? Böyle tek başına gideceksin.

İyiyim kızım. Hem alışayım şu değneklere.

Hayır, ben Zehra'yı bırakabilsem geleceğim ama işte gelemiyorum.

Yavaş.

Zaten kafayı vurup yatacağım kızım.

İsmet amca direkt eve gideceksin değil mi?

Tabii, bu hâlde başka nereye gideyim kızım?

-Allah bilir onu. -Tamam.

-Evde görüşürüz. -Görüşürüz.

Kıyamam ya.

Ya ben de kıyamam.

Demir, Zehra'nın BT'si?

Negatif hocam. Kanama yok.

Peki, karaciğerde ne durumdayız?

Maalesef o da negatif. Elimizde şu an başka bir alternatif yok.

Daha fazla dayanamayacağım.

Bir şey saklıyor bu insanlar.

Gülin’le hukuk departmanına gidin.

Zehra’nın evlatlık kayıtlarını isteyin. Acil tıbbi müdahaleye ihtiyacı var.

Öz ailesini bulmamız gerekiyor deyin.

Kimsesi yok demişlerdi hocam.

Bence yalan söylüyorlar.

Bence de bir terslik var.

Demir fırla. Kızın hayatı söz konusu hadi.

Gittim.

(Kapı vuruldu) Gel.

Evet, Tanju Hoca getirdi şimdi.

Bütün kontrolleri tamammış.

Vallahi iyi akıl ettiniz Beliz Hanım.

Hastaneye gelmişken yaptıralım dedim. Değil mi aşkım?

Değil mi anneciğim?

Biraz huysuzlandı.

(Leyla ağlıyor)

Altını açıp bakalım mı?

Siz yapmak ister misiniz?

-Çalıştığımız gibi. -Evet.

(Müzik)

Ee, bezi?

Unutmuşum ben.

Teşekkür ederim.

Annem, aşkım.

Hiç korkma, çok çalıştı anne evet.

Hiç ağlama tamam mı?

Hiç ağlama, çok çalıştım ben. Senin canını...

...yakmayacağım. Tamam, bir dakika yavaş.

Tamam, ben nazik davranıyorum değil mi?

-Evet, evet sorun yok hiç. -Canını yakmıyorum senin.

Durur musun bir tanem? Bak annen çok çalıştı, gerçekten yapabilirim.

Gerçekten yapabilirim. Tamam, durur musun?

(Leyla ağlıyor)

Başak sen devam edebilir misin?

Lütfen.

(Leyla ağlıyor)

Lütfen.

Canım, yavrum.

Ohh! Evet, evet.

(Başak) Oh evet, çok güzel. Tamam, yavrum.

Ben şunu bile bağlayamayacaksam niye uğraşıyorum ki?

-Beliz Hanım... -Beni istemiyor işte.

Ben onun geceleri başında bekliyorum, ona ninni söylüyorum, ben hiç uyumuyorum.

Ama olmuyor. Beni görür görmez ağlıyor, istemiyor çocuk.

Çocuk beni istemiyor işte.

(Başak) Beliz Hanım...

Beliz Hanım...

(Kapı kapandı)

Adil Hoca ameliyat alternatiflerini çalışmamızı istedi, hatırlatırım.

Evet, evet.

Peki, en basitinden başlayalım. Kemoterapiye ne dersin?

Cık. Yetmez.

Peki o zaman radyoterapi?

Saçmalık.

O zaman ablasyona ne dersin?

Kafayı yemişsiniz derim.

Hiçbir şeyi beğenmiyorsun. Hiç yardımcı olmuyorsun.

Çünkü anlamıyorsunuz!

O tümör, o adama ne yapıyor görmüyorsunuz.

Kimliğini çalıyor Ali kimliğini.

O gördüğünüz adamın gerçek hâli değil ki. Sahte, her şeyi sahte.

Kendisinin bir kopyası sadece. Kendisi bile olamıyor herif.

Ve biz adamı kurtarabilecekken kurtarmıyoruz abi.

Kafasının içindeki o Allah'ın belası tümörü söküp atacakken, atmıyoruz.

Neden atmıyoruz?

Sen iyi misin?

Sanki çok da umurunuzda.

(Güneş) Oh canıma değsin be. Beter ol beter.

Sen dur daha neler yapacağım sana.

Sen neyin peşindesin yine?

İntikam.

Sen benim öyle kanını yerde bırakacak bir adam olduğumu mu sanıyorsun?

Mobilyacı var ya mobilyacı, o da bu işin içinde. Ben biliyorum.

Güneş saçmalıyorsun ama artık.

Dükkân basmayı falan düşünmüyorsun herhâlde değil mi?

Yok, daha pis bir şey yapıyorum.

Bana bak, ben seni hapislerden toplamam haberin olsun.

Tamam, canım dolandırıldın, kızgınsın, üzgünsün.

Ama haydut musun sen de canım?

Hayır, daha beterim Gülin. Ben intikamı sıcak severim kızım.

-Ne yapıyorsun peki? -Ya dur.

-Ne yapıyorsun bakacağım. -Dur bir saniye Gülin.

Bakacağım ya!

-Ne bu şimdi? -Ben böyle...

...bir sürü yalandan 'fake' hesap açtım tamam mı?

Hepsinden adama ayrı ayrı sipariş veriyorum.

Hepsinde de diyorum ki gelince parayı peşin ödeyeceğim.

Ama mesela Pendik'ten Arnavutköy'e.

Ne bileyim Sarıyer'den Avcılara.

Oradan oraya pinpon topu gibi oynuyorum, gönderiyorum.

İki güne kalmaz delirtirim ben bunu.

Ay hiç fena değil, beğendim, güzelmiş bu.

Hişt! Baksana şunu Küçükçekmece'den istiyorlar.

-En az üç saat yolu var. -Allah Allah!

Sultanıma bak sen, şunun söylediklerine bak. Hemen yapalım.

Yaz, yaz. Gitsin, beter olsun.

-Değil mi? Bir karşılığı olmalı. -Tabii canım.

Çarşafta bebek sallamak mı kaldı gerçekten? Ne yapıyoruz biz?

Aa, tabii. Çarşaf anne karnı gibi sarar.

Bu hareket de içerideki vibrasyonu simüle eder.

Çocukken en sevdiğim şeydi.

-Beliz Hanım kızmasın. -Kızmaz.

Onun böyle aşırı modern yöntemleri vardır.

Yok yok. Kızmaz.

Başak Hanım'ı eve göndermiş. Leyliş'i ben uyuturum dedi ama...

...bunaldı, daraldı uyutamadı. Ben uyuturum dedim.

Uyudu bak.

Ah, hadi yatıralım.

Gel, gel, gel.

Yavaş, yavaş.

Gel, gel, gel.

Ne güzel uyuyor değil mi?

Değil mi yengesi?

Hişt ne yaptın? Uyanacak.

Ne? Yengesi nereden çıktı şimdi?

Güneş dedi. Nazlı, Leyliş'in yengesi oluyor.

Oluyor musun?

Seni çok seviyorum biliyorsun değil mi?

Duydun mu Leyliş? Yengen beni çok seviyormuş.

Ah!

Başım!

Doktor!

Ah!

(Mithat) Ah.

Mithat Bey.

(Güneş) Tamam, buyurun, buyurun şöyle. Tamam, tamam, tamam.

Yavaş.

Bunu tutabilir misiniz Mithat Bey? Mithat Bey bunu...

Tamam geliyorum, hemen geliyorum.

Doruk, Mithat Bey kusuyor.

-Tamam, sen Ali'yi bul ben bakıyorum. -Tamam.

Ne oldu Mithat Bey? Neyiniz var?

Ölüyorum, başım çok ağrıyor.

Tamam, şunu alayım.

Kafatası basıncınız artmış olmalı.

Ne oldu?

Alacaktık o tümörü. Fırsatı varken alacaktık!

Bana bağırma Doruk.

Adil Hoca'ya haber ver, ameliyata alıyoruz.

Kafatası basıncını düşürmemiz lazım, dren takacağız.

Hadi Güneş.

(Mithat) Ahh!

Durun!

Durun.

-Bu KİBAS değil. -(Doruk) Nasıl KİBAS değil ya?

Beyin tümörü ağrısı, eşittir KİBAS bu. Çekil şuradan.

Hayır, KİBAS değil, KİBAS belirtileri.

Hipertansiyon, bradikardi ve baş ağrısı.

Bak monitöre bak.

Tansiyonu normal. Vital bulguları da normal.

Sadece baş ağrısı var.

Mithat Bey biraz zor olacak ama ışığa bakar mısınız?

Ah, ah!

Pupilleriniz normal.

Ağrınız tam olarak nerede?

Arkadan başlıyor.

Gözlerime kadar.

-Yardım edin. -Peki, tek taraflı mı?

Evet.

Küme baş ağrısı.

Ameliyat stresi ve yorgunluktan olmalı.

-Buz aküsü alabilir miyim? -(Güneş) Tabii.

(Ali) Çabuk.

Ağrı oksipital sinirin üzerinde.

Merak etmeyin birkaç saniye sonra bu geçecek.

Bir...

...iki...

...üç...

...dört...

...beş.

İnanamıyorum, ağrım gitti.

Allah razı olsun sizden.

Geçmiş olsun.

Şükürler olsun.

Gördün mü Doruk? Tek yöntem kesmek değil.

Yapma ya.

(Doruk) Eksik olma karın ağrısı.

(Doruk) Ne güzel çözdün hemen birden olayı.

(İsmet) Nazlı.

(İsmet) Nazlı.

(İsmet) Nazlı.

(İsmet) Nazlı.

İsmet amca. İsmet amca.

İsmet amca ne yapıyorsunuz burada? Nazlı görecek.

Ali! Ali sen misin?

Ben kötü insan değilim Ali.

Ben kötü insan mıyım ha?

Değilsiniz.

Ama bazı zaaflarınız var.

Ve onları yenmeden asla iyi bir insan olamayacaksınız.

Ben kızımı seviyorum Ali.

Kızımı çok seviyorum.

-Canım o benim. -O da sizi seviyor.

Her şeye rağmen bu hayatta en çok sevdiği insan sizsiniz.

Ama siz böyle yaparak onu çok incitiyorsunuz.

İsmet amca şu hâlinize bakın.

Yapamıyorum Ali. Yapamıyorum Ali!

Yapamıyorum.

Kusura bakmayın.

Kusura bakmayın, bu sizin sorununuz. Bu Nazlı'nın sorunu değil.

Bana başka bir şans bırakmadınız.

Bunu Nazlı'nın öğrenmesi gerek. Evet.

İsmet amca.

(İsmet) Nazlı.

-İsmet amca. -(İsmet) Nazlı.

(İsmet) Nazlı.

İsmet amca, Nazlı görecek.

-Nerede benim güzel-- -Hişt!

Tamam, tamam.

Bir kere öpeyim ya.

-Daha yeni uyuttum. -Bir kere öpeyim, uyuturum sonra.

Dokunmadan.

Ferman dokunma.

Tamam ya.

(Ferman) Kızım.

Günaydın. Kim uyanmış?

Babasının güzeli uyanmış, prensesi uyanmış.

Uyutacağım hemen merak etme.

Hadi uyut.

Kızım. (Mesaj geldi)

Bir tutsana mesaj geldi. Dikkat.

Zehra’nın değerlerinden biri oynamış.

Hastaneye gitmem lazım.

-Gidiyor musun? -Özür dilerim.

Ferman, Başak da yok. Ne yapacağım, nasıl uyutacağım ben?

Dönünce uyutacağım söz.

(Leyla ağlıyor)

Ferman ağlıyor, şimdi...

...ne yapacağız biz? Sen dönene kadar biz seni mi bekleyeceğiz?

-Özür dilerim. Ne yapayım? -İlgilen Ferman.

İlgilen.

Akşam eve gelince iki sevince oluyor mu? Bu mu senin babalık anlayışın?

(Leyla ağlıyor)

Ne diyorsun sen?

Bütün iş bende. Biz böyle mi anlaştık seninle Ferman?

İşim çıktı, görmüyor musun?

Ne yapmaya çalışıyorsun sen?

Neden durduk yerde tartışma çıkarıyorsun şu an? Neyin var?

Neyin mi var? Benim neyim mi Ferman? Ben sana söyleyeyim.

Besleyemiyorum, uyutamıyorum, ağlamasını dindiremiyorum.

Benim kucağıma geldiği anda ağlıyor. Benim hiçbir şeyim yok Ferman.

Benim hiçbir şeyim yok. Sorun da bu zaten.

O zaman yardım iste. İstedin de yapmadım mı?

Tamam, al hadi uyut, hadi.

Beliz hastaneye gitmem...

Ben de tam olarak böyle düşünmüştüm işte.

(Leyla ağlıyor)

(Müzik)

-Açi günaydın. -Günaydın Ali.

Nazlı evde mi?

Hayır değil, hastası kötü oldu dün gece, o yüzden gelemedi.

-İsmet amca? -İsmet amca.

İsmet amcan, Nazlı'nın gelmeyeceğini anladı zom. Horul horul uyuyor.

Siz haklıydınız.

Babasının hâlâ içtiğini Nazlı’ya söylemem lazım.

Söyleyecek misin gerçekten?

Ali geç kaldın ama.

Haftalardır adam burada. Nazlı iyice alıştı artık.

Nazlı çok kızacak, çok kızacak.

Neyse ki yalnız değilsin.

Neyse ki hayatında benim gibi muhteşem kalpli bir Açelya var.

Senin söyleyeceklerini ben zaten hazırladım.

Yolda anlatırım hadi.

(Demir) Bana bunun bir çıktısını daha verir misin?

(Demir) Tamam, şöyle koyuyorum.

-Hocam günaydın. -Günaydın.

İyi misiniz?

Dün Leyliş'le uyudum, artık ne kadar uyumak denirse.

Ne oldu?

Ha, benim önemli bir haberim var hocam size.

Zehra'nın evlatlık kayıtlarına ulaşamıyoruz.

-Neden? -Çünkü öyle bir kayıt yok.

Kız evlatlık değil.

Tamam, kayıtta bir hata olmuş.

Ne bileyim kaybetmişler kızın kâğıtlarını. Bunda bizim suçumuz ne?

Sizi suçlayan yok zaten Süreyya Bey.

O yüzden mi arkamızdan iş çevirdiniz?

Bize sormadan kızın kâğıtlarına baktınız.

Bizi mecbur bıraktınız.

Kızınız dün bir kere daha kriz geçirdi, biliyorsunuz değil mi?

Belkıs Hanım bana bir soru sormuştunuz.

Bir uyuşturucu bağımlısı bağış yapabilir mi, yapamaz mı diye?

-İsterseniz cevaplayabilirim sorunuzu. -Rahat bırak karımı.

Hayatım dinleme sen.

Eğer temizse yapabilir.

Gerçekten mi?

Bakın, ikiniz de kızınıza çok değer veriyorsunuz bunu görüyorum.

Ama onu iyileştirebileceğimiz herhangi bir bilgiyi...

...bizden saklıyorsanız, lütfen bunu yapmaktan vazgeçin.

Çünkü kızınızın zamanı azaldı.

Süreyya hayatım lütfen.

(Duygusal müzik)

Bakın, biz mecbur kaldık.

Zehra daha minicik bir bebekti. Bir yaşında bile değildi.

O kadın da...

...kapının önüne, çöpün yanına bırakıyordu onu.

Ağlamasından rahatsız oluyordu herhâlde.

Zavallı Zehracığım soğuk taşların üstünde…

...bütün apartman bebeğin...

...çınlayan sesiyle inliyordu.

Sonra bir gün dayanamadık--

Bir dakika, bir dakika.

Kapının önüne bırakıyordu dediniz. Ben anlamadım tam olarak.

Kim acaba?

Öz annesi.

İçeride kafa çekiyordu da.

Biz...

...bir geceliğine aldık önce.

Çocuk dışarıda kalmasın soğukta diye.

Bir banyo ettirelim, yazık yavrucuğa, güzelce bir karnını doyuralım dedik.

Siz bayağı bayağı kaçırdınız yani bu çocuğu öyle mi?

-Hayır. -Kurtardık biz onu.

Siz ne yapardınız ha? Bırakır mıydınız?

Ben sizi ihbar etmek zorundayım.

Bunun farkında mısınız?

Alo bir ihbarda bulunmak istiyorum.

İhsan gel oğlum. Affedersiniz.

-Buyurun Tanju Bey? -İhsan bu odanın önünden ayrılma.

İçeride bir çift var, takipte olun tamam mı?

Anlaşıldı Tanju Bey.

Affedersiniz. Bir çocuk kaçırma vakası bildirmek istiyordum.

Tanju Korman. Berhayat hastanesi.

Bakın çocuğunuzu ne kadar sevdiğinizi anlıyorum ama başka bir yol yok muydu?

Dayanamadım.

İçim almadı.

Hapse mi gireceğiz biz şimdi?

İzin verin, kızımıza biz söyleyelim olur mu?

Bakın, biz iyi insanlarız.

İlla birine kızacaksanız, o ayyaş anasına kızın.

Ben size kızmıyorum.

Ben sadece Zehra için üzülüyorum şu an.

Tamam, o zaman ne olur Doktor Bey...

...izin verin de biz söyleyelim kızımıza.

Bakın ben bir psikologla görüşeceğim.

Ve ne yapacaksak beraber yapacağız. Anlaştık mı?

Tamam.

(Duygusal müzik)

Adil Hoca'm günaydın!

Kapıyı vurmadan girişini bile özlemişim biliyor musun?

Öyle mi? Madem özlediniz, ben hep böyle yaparım.

Aman ha aman.

Hocam tümör hakkında--

Hiç konuşmaya gerek yok, ben bütün gece çalıştım...

...ameliyattan başka hiçbir seçeneğimiz yok. Yapıyoruz ameliyatı.

Oh be!

Hadi gidin hastayı hazırlayın, ailesine de haber verin.

-Biraz sonra operasyona başlıyoruz. -Tamam, hocam hemen.

Doruk, sen çok şanslı bir insansın.

Adil Hoca’m çalışmalarını sormadı. Sorsaydı ne yapacaktın?

-Yok. Ne yapacaktın? -İşine bak Kara Şimşek.

Doruk senden bir şey rica edebilir miyim? Benim çok, çok önemli bir işim var da.

Hastayı sen hazırlar mısın?

Ne işin var?

Nazlı’ya babasıyla ilgili her şeyi söyleyeceğim.

Ne diyorsun?

Başın sağ olsun. Sen çok iyi bir insandın.

Neden?

Kız arkadaşına, onun alkolik babasına gizli gizli para verdiğini…

…babasının da gidip o parayla gizli gizli içtiğini söyleyeceksin. Of!

Kolay gelsin mangal yürek.

(Dram müziği)

Yapabilirsin.

Evet, yapabilirsin Ali.

-Ne yapıyorsun? -Ay, korkuttun!

-Hiç, şükrediyorum. -Niçin?

Her şeyimiz için Ali. Sağlığımız yerinde…

…sen beraat ediyorsun, babam artık içmiyor.

İnsanın hayatı boyunca uğraştığı bir derdi olduğunda…

…o da bir anda çözüme kavuştuğunda inanamıyor.

Ben de sürekli kendime hatırlatıyorum, Nazlı, baban artık içmiyor…

…baban içmiyor, baban içmiyor. -Baban içiyor!

Ne?

Baban içkiyi bırakmadı Nazlı.

Aylardır temiz sertifikası var.

Gördüm. İçerken de gördüm, sarhoşken de gördüm.

Hayır.

Hayır, benim yanımda kalıyor.

Bana sabahları kahvaltı hazırlıyor, saçlarımdan öpüyor.

İçmiyor. İçiyor olamaz. Nasıl? İçemez. İçmiyor, Ali.

İçmiyor. Nasıl?

Ne olur içmesin, içmesin!

İçmiyor, ne olur içmesin.

Ben yapıyorum alışverişi. Ona göre harçlık veriyorum.

İçemez, parayı nereden bulacak? İçmek için para bulması gerek, içemez.

Ben verdim.

(Hüzünlü müzik)

-İçeceğini bilmiyordum. -Bir daha söyle!

Kandırdı beni. Vallahi kandırdı beni, Nazlı.

Araba için dedi, benzin dedi, bir sürü yalanlar...

...pek çok kez kandırdı beni.

Bir defa da değil?

-Bana neden söylemedin? -Sen üzülme diye.

Sen delirdin mi, Ali sen çıldırdın mı?

Alkolik adama para verilmez.

Kandırılmış. Sen çocuk değilsin, benim erkek arkadaşımsın.

Ali nasıl verirsin, nasıl yapıyorsun!

Nasıl bana söylemezsin!

Siz ne yapmaya çalışıyorsunuz?

(Hüzünlü müzik)

Git buradan!

Git!

(Hüzünlü müzik)

Gitmeyeceğim!

Gidemem ki ben senin yanından.

Gidemem.

Güneş siz hastayı indirin, ben birazdan geleceğim.

Tamam.

Meral Hanım bir bakar mısınız?

Sizi duydum.

Derdinizi anlıyorum.

Eşiniz size ve çocuğunuza tekrar kötü davranacak diye…

…endişe ediyorsunuz, anlıyorum…

…ama inanın bana şu giden sizin eşiniz değil.

Ameliyattan sonra tekrar korkunç bir insan olursa…

…o zaman onu terk edin, boşanın.

Mahkemeye de hangi rapor gerekiyorsa hepsini yazmaya hazırım.

Size yardım edeceğim gerçekten.

Onu terk edin, hakaret edin…

…ama kafasının içinde bir parazitle yaşamasını istemeyin.

Çünkü bunu kimse hak etmiyor.

Görüşürüz Hercai.

Hadi babama gidelim.

Güneş’i de dolandırdı öyle mi?

Evet.

Yani Güneş babamın nasıl biri olduğunu biliyor.

Güneş…

…ve diğerleri.

Başka kim biliyor?

Gülin…

…Demir…

…Açelya.

Bir de…

…Adil Hoca. -Allah kahretsin!

Hepsine rezil oldum. Allah kahretsin!

Hayır, olmadın. Herkes senin nasıl bir insan olduğunu biliyor.

Hayır, sen üzülme.

Ne yapacaksın?

Babama bir sürpriz hazırlayacağım.

Öf! Ali, Nazlı’ya söyleyebildi mi acaba?

Polisler Zehra’nın gerçek annesini bulabildi mi acaba?

Adil Hoca ameliyatı yapabilecek mi acaba?

Ne?

-Adil Hoca ameliyatlara geri mi döndü? -Evet.

-Yanında kim var peki? -Ferda Hoca var.

-Onu geç, asistan olarak. -Ali.

Evet, başka?

Bir de Doruk var.

Bunu bana söyleme işte! Bu nasıl bir şey?

Aşkım, bebeğim sakin.

Nasıl sakin olayım?

Beyinci adam beyin ameliyatından dönmüş, tek kol tek bacakla ameliyata gidiyor…

…yanında asistan olarak beni değil…

…Doruk! Doruk ne?

Ameliyathane nerede?

Söyleme. Bilmek istemiyorum. Bana ne? Bundan sonra yok.

Bravo, bravo. Bir şey söyleyeyim mi, inanılmazsın.

Pardon. Böyle delireceğini ne bileyim ben.

Ne demek nereden bileyim, tanımıyor musun?

(Tıbbi cihazlar çalışıyor)

Demek sahalara dönüyorsun Adil Hoca, hazır mısın?

Eğer bir hata yaparsam uyarmak için hiç çekinme lütfen Tanju.

Böyle bir ameliyatı senden daha iyi kimse yapamaz.

Eskiden de öyleydi, şimdi de öyle.

Geldim, geldim hocam!

(Adil) Evet. Hadi bakayım çocuklar göreyim sizi.

Yapalım şu Temporal lobektomiyi.

Bisturi.

Ferda sen değil, Ali.

Teşekkür ederim Selvi Hemşireciğim, çok teşekkürler.

Sizi böyle alabilir miyiz hocam? Böyle.

Gel bakayım Ali.

Dikkat et. İki santim sadece. Yavaş.

(Adil) Testereyi al.

(Testere çalışıyor)

Yarım ay şeklinde. Yavaş, yavaş, yavaş.

(Testere çalışıyor)

Hocam öz anneyi bulduk.

Süper. Memur Bey, nedir?

Rabia Tezcanlı geliyor. Şu anda yolda.

-Temiz mi peki? -Öyle görünüyor.

Altı aydır bir pansiyonda çalışıyormuş. Hayatını değiştirmiş.

Umarım kızını seviyordur da karaciğer testini yaptırır.

Vallahi kadıncağız kızınızı bulduk deyince kalp krizi geçiriyordu.

Memur Bey, şu anda söz konusu yedi yaşında bir kız çocuğu.

Eğer bu işin sağlıklı koşullarda olmasını istiyorsanız çocuğu bize emanet edin.

-Doktor Bey, kanun belli. -Anlıyorum ama ailesi gözaltında.

Lütfen biraz zaman verin.

-Amirimle konuşayım bir. -Teşekkür ederim.

(Polis) Kata giriş çıkışları alın. Buraya destek istiyorum.

Kızım…

(Adil) Amigdalayı gördün mü?

(Ali) Gördüm hocam.

(Adil) Ooo!

Hipokampüse geçiyorum. Bipolar forseps lütfen.

Pardon hocam. Verdim.

(Adil) Aferin.

(Ali) Burada işte. Ne kadar büyük.

(Doruk) Hocam bir şey soracağım. Bu kadar hacimli bir tümör…

…iki aydır nasıl semptom göstermemiş?

Beyin böyle bir şeydir evlat. İçinde ne olduğunu hiç bilemeyiz.

Hadi bakalım, şimdi alacağız.

Ali sen bırak, Ferda yapacak.

-Ferda mı? -Ali sen de asiste edeceksin.

-Hocam iyi gidiyordum. -Aliciğim müsaade eder misin?

(Ferda) Seni şöyle alalım. Bipoları bana ver. Ver bakalım.

Hocanı dinle.

-Hocam ama… -Fazla uzatıyorsun!

Çocuklar neyi tartışıyorsunuz? Sakin olun.

Adil Hoca, uyar dedin diye uyarıyorum da…

…aile meselelerini ameliyathanenin içine taşıma istersen ha?

(İç çekiyor)

Prosedür dışında kimse ağzını açmayacak.

-Doruk. -Hocam?

Gel. Sağ kolum olacaksın.

Gururla, hocam.

Yaptığını beğendin mi?

Hocam, Ali. Sizi biraz böyle alabilir miyim?

Alabilir miyim hocam?

Teşekkür ederim.

(Adil) Hadi. Açıyoruz.

(Adil) Aç, aç, aç.

(Gerilim müziği)

(Adil) Çok güzel.

(Adil) Yakaladım. Sen tut, ben bunu alacağım.

(Adil) Aldım.

(Ali) Bu ne?

Bu bir tümör değil, bu bir yumurta.

(Doruk) Ne diyorsunuz hocam, adam şeytan gibi mi uyanacak…

…melek gibi mi?

Bilmem. İkisi de içimizde, evlat.

Mesela sen, dışarıda ameliyathanedeki gibi değilsin. Niye?

Ne yaşadım hocam?

Ameliyathanede disiplinlisin.

Emir alıyorsun, konsantresin.

Ama dışarıda saldım çayıra, öfke kontrol sıfır.

-Yok, hocam. -Yok, hocam?

Ah, ah ben başhekim olacaktım ki…

Tabii. Nerede o günler.

Bu arada Adil Hoca gerçekten tebrik ederim...

...bayağı bayağı alanında ilk olacaksın.

Sağ ol Tanju, eksik olma.

Bu arada sen de kıymetini bil, böyle bir ameliyat herkese nasip olmaz.

Sağ olun hocam.

Zehracığım, Belkıs ve Süreyya seni hep sevecekler.

Hiçbir şey bunu değiştirmeyecek, merak etme sen.

Hep seveceğiz. Sen bizim kızımızsın.

(Gerilim müziği)

Kızım bizim şimdi biraz gitmemiz gerekiyor, tamam mı?

Biz gelene kadar dişlerini fırçalamayı unutma olur mu?

Sebzelerini de güzelce yiyecek benim güzel kızım değil mi?

Biz yokken yememezlik etmeyecek.

Yemeyeceğim işte, dişimi de fırçalamayacağım!

Böyle yapma ama.

Kızım biz seni çok seviyoruz.

Annen de ben de seni her şeyden çok seviyoruz yavrum.

Ben sizi sevmiyorum. Hem de hiç.

Madem bırakıyorsunuz, gidin buradan.

Ne oluyor burada? Birazdan diğer kadın gelecek ve ortalık karışacak.

Kıza açıklıyorlar.

Biraz daha zaman verelim.

Verdik zaten. Adalet daha fazla bekleyemez Doktor Bey.

Memur Bey adalet bu mu peki?

Çocuğu büyütmüşler, gözü gibi bakmışlar…

…şimdi bir polis geliyor ve onu alıp götürüyor.

Geri dönüşü olmayan yaralar açılacak.

Çocuğu düşünen yok, bu mu adil olan?

Tamam. Bakın şöyle yapalım, adım adım gidelim.

Biz aileyi alıyoruz. Ben başhekim olarak kefilim, uygun mudur?

Peki.

Merhabalar. Süreyya Bey, Belkıs Hanım…

…dışarıda biraz konuşabilir miyiz?

Kızım…

…bizim şimdi gitmemiz gerek.

Ama tekrar geleceğiz tamam mı?

Kendine iyi bak güzel kızım.

Her şey iyi olacak güzel kızım.

(Hüzünlü müzik)

Gitmeyin ne olur, bırakmayın beni. Bir daha gelmeyeceksiniz biliyorum.

Ne olur bırakmayın beni.

Bırakmayın beni ne olur!

Bırakmayın beni ne olur, bırakmayın!

Ben sizi daha çok seviyorum. Hem de her şeyden çok.

Dişlerimi fırçalayacağım. Hem de günde on defa.

Tamam mı? Bir tane bile sebze bırakmayacağım.

Ne olur gitmeyin. Baba ne olur, anne bırakmayın beni.

(Zehra) Gitmeyin, bırakmayın beni. Ne olur bırakmayın beni.

Kızım dur. Tamam, kızım.

Gitmeyin. Ne olur bırakma beni. Anne ne olur!

(Zehra) Anne, bırakmayın beni ne olur, anne!

Baba bırakmayın beni.

Ne olur bırakmayın beni anne!

Tamam, Zehra. Biz buradayız merak etme.

-Şey geldi mi, annesi? -Gelmek üzere.

Müsaadeniz olursa kendisiyle görüşebilir miyim acaba?

Hanımefendi şimdi olay çıkacak.

Kadının kızını kaçırmışsınız, daha ne konuşacaksınız?

Bakın sadece iki dakika, lütfen Memur Bey.

İyi, tamam.

Gelin benimle.

(Kapı açıldı)

Buyurun.

(Dram müziği)

Biz dışarıda bekleyelim.

-Ben-- -Ağzını açayım bile deme!

Cezamızı çekeceğiz zaten. Bir de senden ders dinleyemem.

-Belkıs lütfen. -Sus! Dinleyecek.

Hiçbir şey bilmiyor, bilmesi gerek.

Kahvaltı etmeyi sevmez Zehra. Biliyor musun?

Öyle zeytin peynir falan yemez.

Krep yapman lazım, yemez yoksa.

-Bakın… -Dinle.

Rüzgârdan çok korkar.

Yağmurdan, fırtınadan. Öyle gecelerde uyuyamaz.

Yanında olman lazım.

Bebekliğinden beri kâbus görürdü.

Öyle günlerde onu sakın yalnız bırakma tamam mı?

Böyle saçlarını yanına doğru sal, okşasın sevsin, rahatlasın.

Hep saçlarımla oynayıp uyur.

Çok deli yatar.

Böyle yorganı iyice yanlara doğru sıkıştır tamam mı?

Üşümesin!

(Hüzünlü müzik)

(Burnunu çekti)

Çok gururlu bir çocuktur. Bağırır kızarsan çok içerler.

Sakın bağırma ona!

Domates çorbasını çok sever. Her gün yaparım.

Ama yazdan al, sakla onları kavanozlara…

…ondan sonra taze taze ver.

Sakın konserve verme, dokunur.

Bir de böyle üzerse seni al karşına büyük adam gibi konuş onunla, anlar.

Çok akıllıdır benim kızım.

Çok akıllıdır benim kızım.

Allah aşkına ona iyi bak.

Allah aşkına!

De şimdi…

…ne istiyorsan söyle.

Bağır, kız…

…benim çocuğumu çaldınız de.

Söyle!

Ben…

…size çok teşekkür ederim.

(Ağlıyor)

Hakkınızı ödeyemem. Allah sizden razı olsun.

(Hüzünlü müzik)

Söz, ona çok iyi bakacağım. Söz.

(Hüzünlü müzik)

Muhtemelen hapse girecekler.

Nörokist dediğimiz bir şey.

-Nasıl yani? -Yani parazit.

Eşim yurt dışına sık sık iş seyahatine gider demiştiniz.

Büyük bir olasılıkla Uzak Doğu’da kaptı.

Yani orada yediği bir şeyden...

...merkezi sinir sistemine indiğini düşünüyorum parazitin.

Açana kadar bilmiyorduk zaten. BT’den görünebilecek bir şey değil.

Önemli olan, paraziti aldık. Durumu gayet iyi.

Şükür, şükür de…

…kocamın beyninde tümör yok muymuş yani?

Tümörden huyu değişmediyse uyandığında nasıl biri olacak…

…iyi mi, kötü mü?

Keşke bilebilsek.

Bunu ancak uyandığı zaman göreceğiz.

Geçecek. Biraz zaman, tamam mı?

(Müzik)

Buyurun.

Allah’ım…

…Bahar mı o?

Zehra.

Zehra ismini kullanıyor.

Onca yıl öldü sandım.

Şükürler olsun.

Yanına girmek ister misiniz?

Buyurun.

Birlikte girelim mi?

Zehracığım…

…bir ziyaretçin var, görmek istersen.

Merhaba.

Zehra.

Nasıl büyümüşsün.

Ne güzel bir kız olmuşsun inanamıyorum.

Dokunma bana.

Ben senin annenim kızım, öz annen.

Sen benim annem falan değilsin. Benim annem gitti.

Zehra bak bu aralar kafan karışık anlıyorum ama biraz sakin ol tamam mı?

Git buradan, istemiyorum seni.

Kızım.

Hâlâ kızım diyor. Git dedim, istemiyorum seni, çık.

Gelin böyle.

Gidelim biz.

(Duygusal müzik)

Zamanla alışacaktır. Lütfen üzülmeyin.

Biliyordum hemen boynuma atılmayacağını ama...

...yine de ümit ediyor insan.

Allah var, hak ettim ben.

Analık etmedim ki kızıma.

Kaybedince aklım başıma geldi.

Daha da bırakmam ama.

Size söz, elimden ne geliyorsa yapacağım.

Siz bana kızımı buldunuz, Allah sizden razı olsun.

Test olmayı kabul ettiğiniz için asıl biz teşekkür ederiz.

Ne gerekiyorsa hemen yaparım.

O zaman hadi gidelim test yapmak için.

İyi mi yaptık?

Tamam...

...bir şekilde ihbar etmemiz gerekiyordu ama yine de--

Ferman, bu babalık işi seni biraz duygusallaştırdı mı?

Olabilir.

Ferman, ben bu tip olaylara iyi ya da kötü diyemem.

Çünkü birine iyi gelen diğerine kötü gelir.

Bak, çocuğun annesi çocuğu kaçıranların arkasından ağladı ve...

...ağlayarak polise gönderdi.

Evet, iyi insanlardı onlar da.

Elbette.

Ama bu yaptıklarından dolayı muhtemelen hapse girecekler ve...

...hayatları mahvolacak.

Ee, kıza gelince annesine kavuşturduk diye bizden nefret ediyor.

Yani iyi oldu ya da kötü oldu...

...bununla ilgili bir şey diyemem. Biz üzerimize düşeni yaptık.

Gerisi hayata kalmış.

(Müzik)

Hah!

Ameliyatınız çok iyi geçti.

Nasıl hissediyorsunuz?

(İnliyor)

İyisiniz, çok iyisiniz. Pırıl pırıl oldu kafanızın içi.

Biliyorum, biraz ağrınız var ama ilacı arttırdım, geçecek.

Bir şey mi diyorsunuz?

Maskeyi çıkarayım. Sakince şöyle, bir saniye.

Yavaşça, evet.

Nasıl hissediyorsunuz?

Git başımdan.

Efendim?

Git dedim.

(Müzik...)

(...)

Sefacığım, baban ameliyattan çıktı, gördün mü?

Aa! Sen resim mi yaptın babana?

Hadi gel, beraber verelim.

Hadi gel, verelim.

Hadi.

Ne oldu?

Ya kızarsa bana eskisi gibi?

Bu ağrılar ne zaman geçecek? Hâlâ başım ağrıyor.

Mithat Bey geçmiş olsun.

Ne zaman salacaksınız beni?

Onu size doktorunuz söyleyecektir, sizi bilgilendirecektir.

Ben sizinle başka bir şey konuşmak istiyordum.

Ne var, söyle.

Eskiden kötü davranıyormuşsunuz ailenize.

Sonra bu beyninizde parazit çıktıktan sonra iyi davranmaya başlamışsınız.

Şimdi biz ameliyatla bu paraziti aldık ya...

...herkes merak ediyor, acaba Mithat Bey eski hâline mi dönecek diye.

Ben de onlara diyorum ki insanoğlu bundan daha karmaşık.

(Ali dış ses) Sadece iyiler ya da kötüler yok.

(Ali dış ses) Olsa her şey ne kadar kolay olurdu, değil mi?

(Ali dış ses) Kötülerden uzak dururduk. Zarar görmezdik.

(Ali dış ses) Ama o kadar basit değil.

(Ali dış ses) İyi insanlar da çok büyük kötülükler yapabiliyorlar hayatta.

Ne saçmalıyorsun, Allah aşkına deminden beri?

Diyorum ki iyilik bir huy değil.

İyilik bir tercih.

Her gün yeniden iyiliği tercih etmemiz gerekiyor.

Başınıza kötü bir şey gelmiş.

Saldırganlaşmışsınız.

Ama çok zorlansak da...

...çok canımız da yansa...

...en karanlık günden sonra bile yine iyiliği seçmemiz lazım.

Çünkü iyi insanlar başkalarının iyiliklerini de ortaya çıkarırlar.

İyilik böyle yayılır Mithat Bey.

Çocuğunuzun iyi bir hayatı olsun istemez misiniz?

Çocuğunuz iyi bir insan olsun istemez misiniz?

Ne varmış ki benim oğlumda?

Sefa!

Gel oğlum buraya, gel.

Baksana, aslan gibi.

(Mithat) Gel oğlum.

Sen bana resim mi yaptın?

Ver bakayım.

Vurma babacığım, lütfen vurma.

Hişt! Tamam.

(Hikmet dış ses) Ali. Hişt!

Kime diyorum lan ben?

Hişt! Ali, sana dedim.

Lan cevap versene!

Benim babam bana çok kötü davranırdı.

Ama ben onu affettim.

Duymadı.

Öldü.

Ama sizin vaktiniz var.

Başınıza ne gelirse gelsin iyiliği seçmek için vaktiniz var.

Oğlum.

Senden özür diliyorum.

Söz veriyorum, sana bir daha...

...hiç ama hiç vurmayacağım.

Elimi tutmak ister misin?

(Müzik)

Seni çok seviyorum.

Mithat.

Meral.

Affet beni ne olur, özür diliyorum senden.

Her şeyin acısını sizden çıkardım.

Özür diliyorum.

Çok şükür.

Teşekkür ediyorum size.

Geçmiş olsun.

(Müzik...)

(...)

(...)

(Müzik)

-Güzel kızım babasına sürpriz mi yapmış? -Her şeyi biliyorum.

Neyi biliyorsun?

Gizli gizli içtiğini...

...Ali'den para aldığını...

...Güneş'i dolandırdığını...

...bana yalan söylediğini.

-Kızım, ben-- -Hişt!

Hadi gel otur.

Bu seninle son gecemiz.

Hadi gel.

Nazlı, bak ben yemin ederim--

Yalan söylemene gerek yok ki.

Sana kırgın değilim.

Sana kızgın hiç değilim.

Sadece...

...hayatımda olma imkânın yok artık.

O yüzden hadi gel.

Güzel güzel veda edeyim babama.

Gerçek vedam böyle olmayacak çünkü.

Sen ya kaza yapacaksın sarhoşken...

...ya bir yerde düşüp kalacaksın...

...kimsenin haberi olmadan.

Ya da ciğerin iflas edecek.

Seni son kez görme fırsatım bile olmayacak belki.

O yüzden hadi.

Bak...

...babamın en sevdiği yemekleri hazırladım.

Hadi şimdi böyle güzel güzel...

...yiyelim baba kız.

Hadi.

(Müzik...)

(...)

Zehra Düzgünoğlu'nun raporunu verebilir misin?

-Buyurun hocam. -Teşekkür ederim.

Rabia Hanım.

Neden gitmediniz?

Biz haber verirdik test sonuçlarını.

Gidemedim.

Sonuçlar şimdi çıktı.

İstiyorsanız beraber bakalım.

Hadi Allah'ım, lütfen.

Lütfen olumlu çıksın.

Evet.

Rapora göre...

...altıda altı uyumlusunuz.

Allah'ım, şükürler olsun.

Ben ameliyatı organize edeceğim.

Yarın ilk iş nakil işlemlerine başlarız, olur mu?

Allah sizden razı olsun.

Geçmiş olsun.

Yalnız...

...sizden bir ricam daha olacaktı.

Tabii, buyurun.

(Müzik)

Kızım.

(Müzik)

Ben kötü biriyim...

...yalan yok.

Sana bakmadım...

...ağladın sokağa attım.

Acıktın, kılımı kıpırdatmadım.

İçimde birazcık iyilik olsaydı...

...şimdi burada olmazdık kızım.

Yarın seninle yepyeni bir hayata başlayacağız.

Karaciğerimden bir parça takacaklar sana.

İstersen...

...bana anne de deme.

Ben öbür annenin yerini tutamam.

Ama yalvarırım...

...onları sevdiğinin çeyreği kadar sev beni.

Olmaz mı?

(Duygusal müzik)

Senin bir parçan benim mi olacak yani?

Benim her bir parçam kurban olsun sana.

Sağ ol.

Güzel kızım benim.

Bak, keçim.

Çok güzelmiş.

(Duygusal müzik)

Hah! Gülin sekreter.

(Gülin) Ali.

Ali, iyi misin? Bir şey mi oldu Nazlı'yla?

Anlatacağım sonra, anlatacağım.

Doruk nerede, gördün mü?

Gördüm. İlaç deposunun anahtarını istedi az önce, bir hastasına lazımmış.

Teşekkür ederim.

Rica ederim.

(Gerilim müziği...)

(...)

(...)

(Gerilim müziği)

Kızım.

-Ben-- -Biliyorum.

Ben de seni seviyorum baba.

Portmantoya para bıraktım.

(Nazlı) İlaçların da var bacağın için.

Aç karnına içme, olur mu? Miden yanmasın.

Yansın.

Allah cezamı versin benim.

Vermesin.

Vermesin. Sen...

...kötü bir adam değilsin.

Sen bir zaafa bir ömrü harcadın sadece.

Başka hiçbir şeye vakit kalmadı ki.

(Duygusal müzik...)

(...)

Hoşça kal baba.

(Duygusal müzik...)

(...)

(...)

(Duygusal müzik...)

(...)

(...)

(Duygusal müzik)

(Müzik)

(Telefon çalıyor)

Hayır.

(Müzik...)

(...)

Bu dizinin ayrıntılı altyazısı FOX TV tarafından...

...Sesli Betimleme Derneğine yaptırılmıştır.

www.sebeder.org

Ayrıntılı Altyazı Çevirmenleri: Çağrı Doğan - Fatih Kolivar...

...Hatice Başpınar - Nuray Ünal - Özgür Deniz Türk

Editör: Dolunay Ünal

(Jenerik müziği...)

(...)

(...)

Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.