All language subtitles for Erkenci Kuşg. Bölüm.tur.tur

af Afrikaans Download
ak Akan
sq Albanian Download
am Amharic
ar Arabic
hy Armenian
az Azerbaijani
eu Basque
be Belarusian
bem Bemba
bn Bengali
bh Bihari
bs Bosnian Download
br Breton
bg Bulgarian
km Cambodian
ca Catalan
ceb Cebuano
chr Cherokee
ny Chichewa
zh-CN Chinese (Simplified)
zh-TW Chinese (Traditional)
co Corsican
hr Croatian Download
cs Czech
da Danish
nl Dutch
en English Download
eo Esperanto
et Estonian
ee Ewe
fo Faroese
tl Filipino
fi Finnish
fr French
fy Frisian
gaa Ga
gl Galician
ka Georgian
de German
el Greek
gn Guarani
gu Gujarati
ht Haitian Creole
ha Hausa
haw Hawaiian
iw Hebrew Download
hi Hindi
hmn Hmong
hu Hungarian
is Icelandic
ig Igbo
id Indonesian
ia Interlingua
ga Irish
it Italian
ja Japanese
jw Javanese
kn Kannada
kk Kazakh
rw Kinyarwanda
rn Kirundi
kg Kongo
ko Korean
kri Krio (Sierra Leone)
ku Kurdish
ckb Kurdish (Soranî)
ky Kyrgyz
lo Laothian
la Latin
lv Latvian
ln Lingala
lt Lithuanian
loz Lozi
lg Luganda
ach Luo
lb Luxembourgish
mk Macedonian
mg Malagasy
ms Malay
ml Malayalam
mt Maltese
mi Maori
mr Marathi
mfe Mauritian Creole
mo Moldavian
mn Mongolian
my Myanmar (Burmese)
sr-ME Montenegrin
ne Nepali
pcm Nigerian Pidgin
nso Northern Sotho
no Norwegian
nn Norwegian (Nynorsk)
oc Occitan
or Oriya
om Oromo
ps Pashto
fa Persian
pl Polish
pt-BR Portuguese (Brazil)
pt Portuguese (Portugal)
pa Punjabi
qu Quechua
ro Romanian
rm Romansh
nyn Runyakitara
ru Russian Download
sm Samoan
gd Scots Gaelic
sr Serbian
sh Serbo-Croatian
st Sesotho
tn Setswana
crs Seychellois Creole
sn Shona
sd Sindhi
si Sinhalese
sk Slovak
sl Slovenian
so Somali
es Spanish
es-419 Spanish (Latin American) Download
su Sundanese
sw Swahili
sv Swedish
tg Tajik
ta Tamil
tt Tatar
te Telugu
th Thai
ti Tigrinya
to Tonga
lua Tshiluba
tum Tumbuka
tr Turkish Download
tk Turkmen
tw Twi
ug Uighur
uk Ukrainian
ur Urdu
uz Uzbek
vi Vietnamese
cy Welsh
wo Wolof
xh Xhosa
yi Yiddish
yo Yoruba
zu Zulu

Original subtitles

Her gün yeni bir umut.

Tutunur hayallerine. Dünü unut.

Sanki kalbimin içinde yüzlerce kuş.

Sarılıp hayallerine uç. Hadi uç.

Teldeki güvercin, yalıdaki çapkın.

Kaldırımda baygın. Sana da günaydın.

Şarkıdaki serçe, camdaki teyze.

Uykusuz aşık. Sana da günaydın.

Teldeki güvercin, yalıdaki çapkın.

Kaldırımda baygın. Sana da günaydın.

Şarkıdaki serçe, camdaki teyze.

Uykusuz aşık. Sana da günaydın.

İki hayalim var.

Bir gün önemli bir yazar olmak.

Ve Galapagos'a yerleşmek.

Orası neresi mi?

Meraklısı biliyor.

Varsa yoksa Galapagos.

Hayatımın sonuna kadar yaşamak...

..istediğim yer işte.

Size çok uçuk geldi, değil mi?

Hayal kurmanın nesi kötü?

Hayatın acı gerçeklerinden...

...kurtarıyor insanı.

Acı gerçekler derken.

(Kapıya çalıyor.)

Ay!

Zebercet ödümü kopardın ya.

Ya birgün de şu dükkana gelme.

Zebercet mi?

Sanem'ciğim bıkmadın şu şakadan ama.

Benim adım Muzaffer.

Hatırlatırım.

Ne yapıyorsun?

Büt romanımı yazıyorum.

Beni de yazıyor musun? Ben de var mıyım?

Yoksun Zebercet. Hayallerimi yazıyorum.

Yaz yaz sen. Beni de yaz.

Ne olur ne olmaz.

Bundan sonra ben de varım hayırlısıyla.

Ne diyorsun ya? Bundan sonra ne demek?

Şşşt. Anladın sen. Hadi.

Hiçbir şey anlamadım.

Sen ne istiyorsun söyle bana.

Süt mü istiyorsun? Getireyim ben sana.

Hayır hayır. Bu sabah süt istemiyorum.

Akşam ailecek size geliyoruz.

Ya gelin. Her akşam geliyorsunuz zaten.

Öyle değil.

Bu sefer gümbür gümbür geliyoruz.

Zebercet bak benim içim şişti.

Ne istiyorsan söyle.

Tamam özet geçiyorum.

Akşam size geleceğiz. Sana çiçek alacağız.

Çikolata alacağız.

Terlik, pabuç alacağız.

Anlamadım.

Diyorum ki akşam ailecek size geliyoruz.

Senle ben.

İzdivaç.

Senle ben. Biz.

Yani zamanıdır.

Annemlerin haberi var mı?

Olmaz mı. Zaten bugün gelelim dedik.

"Hayır." dedi. "Yarın gelin." dedi.

Deli mi bunlar ya?

Estağfirullah. Olur mu öyle şey?

Baban haza beyefendi bir insan.

Aklı başında bir aile.

Kurbanlık koyun mu veriyor bunlar?

Koyun mu?

Anne ah! Beş dakika dur dükkanda.

Beş dakika dükkanda dur.

Hayır on beş de durayım da.

Nereye?

Peyniri kaçtan veriyorduk?

Üff.

Aa aa! Sanem.

Senin ne işin var bu saatte evde ya?

Bana bak ayakkabımın teki nerede?

Anne.

Ne oluyor kız?

Anne.

Anne.

Anne.

Zebercet "Seni istemeye geleceğiz' diyor.

Ne olmuş?

Hadi çayları doldur.

Anne Zebercet diyorum Zebercet.

Yarın beni istemeye geleceğini zannediyor.

Annesini arasana. Gelmesinler akşam.

Konuştum. Buyrun dedim. Gelin dedim.

Yarın geliyorlar. Ayrıca Zebercet deme şu çocuğa.

Çocuğun adı Muzaffer.

Anne şaka yapıyorsun değil mi? Şaka.

Şaka falan değil çocuğum. Şaka falan değil.

Çocuğum ben sana kaç bin kez söyledim.

Dedim ki "Aklını başına topla." dedim.

"Bir iş bul." dedim.

Ama yok. Yok.

Benim bir işim var zaten.

Bakkalım ben.

Bak çocuğum.

İki saat bakkalda durmakla bakkal olunmuyor bu bir.

Madem ananın sözünü dinlemiyorsun.

Evlenirsin Zeber...

Muzafferle. Oturursun evinde. Bu da iki.

Anne resmen beni tehdit ediyorsun şu anda.

Baban da istemiyor zaten bakkalda çalışmanı.

Ne yapsın adam? Susuyor.

Aklın bir karış havada çocuğum. Aklın bir karış havada.

Aba vakti yaba, yaba vakti aba.

Neymiş efendim. Yazar olacakmışta.

Alaposya'ya gidecekmişte.

Galapagos anne orası.

Ha. Ha işte. Gabaklagos.

Ay! Ay göğsümün üstüne ağırlık çöktü gene.

Huh. Hadi alın nihaleyi. Alın şeyi.

Anne. Anne bak.

Anne.

Sanem.

Ayakkabımın teki nerede?

Konumuz bu mu şu anda?

Anne. Anne Zebercet diyorsun. Farkında mısın?

Sende biliyorsun, değil mi?

Bu nasıl bir aile kurumu ya?

Siz resmen topluca benim kuyumu...

...kazmaya çalışıyorsunuz.

Annem diyor ki "Bu güne kadar girdiği hiçbir işte...

...tutturamadı. Döndü geldi yine bakkala." diyor.

Yalan mı?

Sen sussana.

Bak ablacığına.

Kariyer desen kariyer. Başarı desen başarı.

Maşallah çocuğuma.

Sağol anneciğim.

İyi be anladık. Ablam doğru ben yanlış.

Siz ciddi ciddi kahvaltı mı yapıyorsunuz şu anda?

Ne yapacağım çocuğum?

Etmeyecek miyim ben kahvaltı?

Ayrıca kapıda kuyruk mu var taliplerinden?

Kuyruk mu var?

Bir tanecik talibin o da Zeber... Aman Muzaffer.

Vereceğiz artık.

Yok ya ben. Kabustayım ben.

Çok kötü bir kabustayım şu an.

Babam beni Zebercet'e asla vermez.

Baba.

Baba.

İnandı galiba.

Varsa yoksa Muzaffer.

İyi ki varsın Muzaf...

Kız Allah kahretmesin. Babanın haberi yok.

Koş koş.

Aaa!

Koş.

Baba.

Baba.

Ne oldu bir tanem. Ne bu telaş, ha?

Hadi söyle babana. Neyin var? Gel.

Baba sen mi Zebercet'e vermezsin, değil mi?

Zebercet'e ?

Veririm. Bana bak. Niye vermeyeyim?

Allah Allah! Veririm. Neden vermeyecekmişim?

Baba Zebercet olmaz. Ben kılım ona.

Nesi varmış canım çocuğun?

İşinde gücünde gül gibi çocuk. Değil mi Nihat?

Evet Mevkibe. Annen haklı. Ayrıca da bana bak.

Annene niye bakıyorsun ya? Benimle konuşuyorsun.

Soruyu bana soruyorsun. Tanıyorum ben.

Bir kere mahallemizin çocuğu.

Efendi, saygılı yani bir kere.

Sonra el öper. Kaç kere öptü.

Şeyden çıktıktan sonra bayramda seyranda.

Bak hala. Yav annene niye bakıyorsun?

Benimle konuşuyorsun.

Veririm bitti. Bitti. Konu kapandı.

Siz gerçekten ciddisiniz ya.

Baba.

Lamı cimi yok. Bitti. Veririm dedim.

Babacığım.

Tamam işte kızım. Ben söyledim söyleyeceğimi.

Baba bir dursana. Bir dur.

Tamam kızım. Ne var? Durdum söyle.

Ya bari sen yapma.

Ya ne yapmayayım kızım?

Bir söz vermişiz. O sözü yerine getireceğiz, bu kadar.

Gerçekten ya!

Ya Sanem'ciğim, ablacığım.

Zaten çok fazlada bir seçeneğin yok.

Artık kocan getirir. Sende pişirirsin mutlu mesut.

Tabi.

Ben anladım sizi.

İş meselesi yüzünden yapıyorsunuz bana bunu.

İşim yok diye.

Ben iş bulurum. Sende bunu çok iyi biliyorsun baba.

Hatta gidip şimdi bulacağım.

Ne oluyor Mevkibe?

Akşam Muzafferler mi geliyor bize?

Yarın akşam gelecekler.

Steril Aysun aradı. "Gelelim mi?" dedi.

Bende ne deseydim Nihat?

Bende "Buyrun." dedim. Gelin." dedim.

Kaç yıllık komşumuz.

Kızımızı Zebercet'e verecek halimiz yok herhalde.

Yani.

Ama Sanem'inde bir gözü korksun. İş miş bulsun.

Sende çanak tutma artık bu bakkalcılık oyununa Nihat.

Tamam Mevkibe. Sakin ol. Gene sesin kısıldı.

Valla gözler bu kadar oldu.

Elim ayağım uyuştu ya. Elim ayağım uyuştu.

Valla bu kadar yıllık karımsın.

Ben bile hala o kafanın içinde neler var. Anlamadım gitti.

Sanemsi.

Sister'ım. Kızım kurtuldun ya.

Zebercet'i evlendiriyorlar.

Lokum dağıtıyorlar sizin bakkalın orada.

Ne kurtulması kızım. Benimle evleniyor.

Ya yürü git.

Sen ciddisin.

Çok ciddiyim.

Annemler beni Zebercet ile evlendirecek kadar düştüler.

Ne yapacağım? Mahalleye rezil olacağım.

İş bulmam lazım benim.

Ay tamam. Şey yapalım sana.

İş bulalım. İş bulalım kardeşim.

Soralım kasaba manava felan.

Kızım zaten bakkalda çalışıyorum diye evlendiriyorlar.

Manava çırak mı olacağım?

Benim daha kurumsal daha süslü bir işe ihtiyacım var.

Hı. Sen şu tavuk kümesi şeysinden mezun değil misin?

Biz sana nasıl öyle bir iş bulacağız ki ya?

Ya bir dakika bir dakika.

Bunların iş yerinde böyle. Ablan demiyor muydu?

Şey birini arıyorlarmış. Bu getir götür işlerine felan.

Ee söyleyelim. Soksun seni işe.

Ablam beni hayatta sokmaz oraya.

Ya sokar ya.

Sokmaz.

Ya sokar. Niye sokmasın?

Sokar.

Niye sokmasın?

Hadi görüşürüz Ayhan.

Nereye?

Görüşürüz.

Nereye ya?

Ne oldu Halil abi?

Sanem baban evde mi?

Ne oldu? Niye soruyorsun?

Ya biraz konuşmam lazım. Borcunu iyice uzattı ya.

Ben şimdi taksit taksit yapayım diyorum.

Ya kırk bin lira taksit taksit ödenir mi?

Valla ben icraya gideceğim ya.

Dur ya. Ne borcu ne kredisi? Ben anlamadım.

Ya bir konuşabilir miyim?

Halil abi konuşamazsın.

Valla kalp krizi geçirir babam. Şekeri var.

Tansiyonu var adamın.

Ya banada borcu var.

Ya bir saniye çıkabilir miyim? Görüşece...

Halil abiciğim bir durabilir misin? Lütfen.

Ben işe gireceğim. Kredi çeker öderim sana borcunu.

Yakışıyor mu hiç böyle kapılara dayanmak?

Hadi halledeceğim diyorum Halil abi. Halledeceğim.

Tamam tamam. Bak sana bir hafta müddet.

Ödedin ödedin. Ödemedin icraya gideceğim.

Demedi deme, tamam mı?

Tamam.

Sana yaptığım kaşarlı tostlar haram olsun ya.

Beleşe yedin hepsini beleşe.

Eline sağlık Mevkibe.

Afiyet olsun Nihat.

Baba.

Ya kızım sen ikide bir bakkalı kapatıp...

...niye buraya geliyorsun?

Yo kapamadım. Zebercet duruyor benim yerime.

Size bir konuşma yapmak istiyorum.

Sevgili anneciğim, sevgili babacığım ve gıcık ablacığım.

Eğer ben iş bulursam Zebercet ile evlenmek...

...zorunda kalmayacağım, değil mi?

Aynen öyle.

Aynen öyle.

O zaman alın size iş.

Ablamın ofisinde getir götür elemanı arıyorlarmış.

Ay! Saçma sapan konuşma. Bu iş olmaz sana.

Neden olmazmış?

Babam doğru söylüyor. Neden olmazmış?

Ne güzel iş işte. Tertemiz, cillop gibi.

Aa aa! Ne oldu ya?

Hani sen kurumsal hayata karşıydın.

Hani biz binalara tıkılmış zavallılardık.

Sen yazar olacaktın. Ne oldu?

Vazgeçtim.

Aşırı kurumsal olmak istiyorum şu anda.

Hadi beni götürsene. İş başvuralım. Hadi.

Ay! Sanem saçmalama ya. Allah Allah!

Kanatlı hayvan üretmiyoruz biz orada.

Reklam üretiyoruz. Sen ne anlarsın reklamdan?

Baba.

Leyla.

Anne.

Ya benim bir imajım var şirkette.

Ben bu sorumluluğu alamam.

Bir repütasyonum var.

Emre Bey'in sağ koluyum sonuçta.

Abart. Kızım alt tarafı sekretersin. Nedir yani?

Estağfirullah.

Leyla.

Bak kardeşin burada işe girmek istiyor.

Çalışmak istiyor.

Yani insan bir kardeşinin elinden tutar.

Bir destek olur. Bu mu senin ablalığın?

Ya babacığım tamam da.

Tamamsa tamam.

Ya şimdi sen hani madem o şirkette bir ağırlığın var.

Öyle değil mi Mevkibe? Bunu sen bize anlatıyorsun.

Yani senin sözünü dinliyorlar orada.

O zaman tut kardeşinin kolundan.

Kat önüne. Doğru şirkete götür.

Son sözüm bu.

Of ya. Tamam iyi gelsin.

Orada öyle boş boş konuşsun.

Kim işe alır ki zaten bunu?

Ee nasıl gireceksin mülakata?

Böyle.

Aa!

Onu demiyorum. Ne konuşacaksın?

Ne söyleyeceksin? Soru soracaklarda çünkü.

Bilmem. Doğaçlayacağım.

Şimdi senin giyecek bir şeyinde yoktur kesin.

Benim yok belki ama.

Senin var.

Oh ya. Ne güzel hayat ya.

Kız sus.

Vallahi Mevkibe senden korkulur.

Bayılırım ben sana.

Allah Allah! Madem ablasın. O zaman göster ablalığını.

Ay Sanem hadi yürü. Allah aşkına ya.

Senin yüzünden geç kalacağım işe.

Bana bak. İçeride doğru düzgün davran, tamam mı?

Sakın rezil etme beni. Tamam mı?

Burası mı?

Ha burası.

Ay! Resmen gri burası ya.

Ben şimdi anlıyorum senin neden bu kadar...

...sıkıcı bir insan olduğunu.

İnsanın ruhu çekilir burada.

Ay sen iş hayatının ağırlığından ne anlarsın be?

Vizyonun bakkala kasap arasındaki mesafe kadar.

Hadi yürü.

Bana bak. İçeride ne kadar az konuşursan o kadar iyi.

Tamam mı?

Sanki bende çok meraklıyım konuşmaya.

Ay meraklı değilseniz.

Gelmeseydiniz o zaman Sanem Hanım.

Allah Allah! Meraklı değilsende mecbursun bak.

Sabah tutturdun işte iş diye.

Seni getirdim ben buraya.

Sakın beni rezil etme, tamam mı?

Tamam.

Günaydın.

(Benim burada ne işim var ya?)

(Şu düştüğüm duruma bak.)

(Herkes gri. Kurumsal bir alan.)

Sanem önüne bak.

En uzun çalıştığınız iş üç hafta sürmüş.

O şimdi şöyle.

Benim asıl işim bakkallık.

Yani toplam süreye bakılırsa eğer...

...ben çok uzun zamandır bakkalım.

Şimdi normalde insanlar çalıştığı işleri böyle uzun...

...uzun toplayıp yazıyorlar cv'lerine.

Benimki neyse o yani. O şekilde.

Sizin çocuğunuz mu?

Hı hı.

Allah bağışlasın.

Vallahi çok yakışıklı. Getirmeyin buraya ha.

Kızlar yemin ediyorum. Bayılırlar, aşık olurlar.

Kapıverirler delikanlıyı.

Kızım.

Maşallah çok güzel.

Ne bileyim ben. Bıyıklı felan görünce.

Bıyıklardan karıştırdım herhalde. İrsi galiba siz...

Sanem sus.

Alo Emre Bey. Günaydın.

Günaydın Leyla. Abim geldi mi?

Bilmiyorum Emre Bey.

Ben şu anda insan kaynaklarındayım.

Kardeşimin iş başvurusunu yapıyoruzda.

Aa aa! Kardeşin işe mi başvuruyor?

Ha ha. Bir şansını denemek istedi.

Senin yarın kadar çalışkansa zaten...

...mülakata ihtiyacı yok demektir.

Sema Hanım'a söyle. İşlemlerini başlatsınlar.

Ben onay veriyorum.

Ha! Öyle mi diyorsunuz?

Peki sağolun. Yine çok zarifsiniz Emre Bey.

Çok teşekkürler Sanem adına da, kardeşim yani.

Ha bu arada Leyla. Ben şirkete geliyorum.

Şu çalıştığımız dosyaları hazırla, olur mu?

Oldu.

Girişinizi yaptık. Madem Emre Bey böyle istedi.

İlk bir ay deneme süresi.

Ondan sonra görüşüceğiz sizinle.

Deneme mi? Ne denemesi ya?

Ay size kolay gelsin Sema Hanım. İyi günler.

Yürü.

Hay deneme ne ya? İşe alındın mı alınmadım mı?

Denek miyim ben?

Alındın Sanem alındın.

Ama hiç kendine pay çıkarma.

Emre Bey senide benim gibi çalışkan zannettiği...

...için işe aldı hemen.

Sanem. Ablacığım bak lütfen.

Düzgün davran, tamam mı?

Sakın beni rezil etme, tamam mı?

Ne olursun. Yalvarıyorum sana.

Ne olur beni rezil etme, tamam mı?

Ay ne edeceğim be.

Çalışmaya geldik sonuçta biz buraya.

Ya sus be. Ne bağırıyorsun?

Kolay gelsin.

Yürü.

Sıkıcılıktan ölecek burası ya.

Sanem ablacığım ben şimdi odadan dosyaları alıp...

...geleceğim. Sen burada bekle beni, tamam mı?

Hiçbir yere ayrılma.

Günaydın.

Günaydın baba.

Günaydın oğlum.

Ne kadar şıksın bugün.

Nasılsın?

Tatsız, tuzsuz, keyifsiz.

Şuna bak şuna.

Eski sevgilin dergiye çıkmış.

Yılın en iyi reklamcısı.

Aziz Bey kıpırdamayın.

Saygısız, terbiyesiz.

Bütün müşterilerimizi elimizden alıyor bu.

Ya baba abartıyorsun.

İki küçük müşterimizi aldı, o kadar.

Bir tanesine yaptığı reklamla ödül aldı.

Hırsız bu hırsız. Anlıyor musun?

Ayrıca hırsızlığın küçüğü büyüğü olmaz, beyefendi.

Baba.

Yardım kampanyasıydı. O yüzden ödül aldılar.

Yani bak. Ver onu bana.

Yo yo yo.

Bak.

Kesin aramızda bir ajan var.

Bütün kampanyaları sızdırıyor. Aylin'de işe alıyor.

Yoksa nasıl büyür bu şirket bu kadar.

Baba adını bile duymak istemiyorum o kadının.

Bak lütfen ilişkimiz bitti, tamam mı?

Tamam tamam.

Ah!

Acıdı.

Hafif kilo mu aldım?

Yo. Gayet iyisiniz.

İyiyim, değil mi?

Evet.

Can nerede?

Arıyorum sürekli. Açmıyor.

Can işte.

Ara ara.

Yine ara sen.

Alo.

Abi neredesin sen ya?

Geliyorum Emre.

Hayır. Neredesin? Ne zaman geliyorsun?

Oğlum uzatma geliyorum işte. Çok mu özledin beni?

Hı çok özledim.

Tamam hadi görüşürüz. Geliyorum.

Sanem yürür müsün?

Yürüsene ya. Bana bak.

Şimdi Emre Bey'in yanına giriyoruz. İçeri giriceksin.

Teşekkür edeceksin. Ondan sonra ağzını bile...

...açmadan dışarı çıkıp beni bekleyeceksin, anladın mı?

Anlamadım. Bir daha anlatsana.

Anladın mı diyorum?

Tamam.

Yürü.

(Kapıya vuruyor.)

Gel.

Merhaba Aziz Bey.

Emre Bey kusura bakmayın. Geciktim.

Buyrun belgeler.

Çok teşekkür ederim bu arada iş için.

Birşey değil.

Ha, kardeşin mi?

Hı hı.

Sanem Leyla'nın kız kardeşi.

Bugün işe başladı baba.

Seni hangi departmana aldılar kızım?

Getir götür departmanı.

(Gülüyor.)

Ne kadar komik bir kardeşin var, Leyla.

Sağolun.

Tamamdır Emre Bey.

Leyla'cığım editörlere söyle de DeBank'ın aylıklarda...

...çıkan ilanlarını bana tarayıp göndersinler.

Tamam.

Debank.

Yaşam, ev dekorasyonu, mimarlık ve Lefa Fashion...

..dergilerine ilan verdi bu ay.

Nereden biliyorsun?

Ya Sanem'in böyle çok değişik fotografik bir hafızası...

...vardır. Bir gördüğünü bir daha unutmaz.

Şu ana kadar hiçbir işe yaramayan değişik bir...

...özellik işte.

Bu dergiyi gördün mü?

Gördüm.

Moda sayfası kimindi?

Elif Güler.

Kaçıncı sayfa.

Kırk altı.

Emin misin?

Doğru.

Bundan sonra dergileri sen kontrol et kızım.

Ay resmen işim var şu anda.

Ha bu arada kırkıncı yıl partisine sende davetlisin.

Bütün çalışanlarımız davetli.

Çok teşekkürler. Çok naziksiniz yani.

Sağolun. Hadi Sanem.

Hadi ablacığım.

Ha bu arada yetmiş yedinci sayfada Ersin Bey'in çok...

...güzel bir yazısı var. Mutlaka okuyun.

Önünü alamıyoruz. Oldu.

Bak bakayım şuna.

Yav arkadaşlar havrat mı burası?

Yani espresso yok. White chocolate mocha bitmiş.

Herkese filtre kahve vermek zorunda kalıyorum.

Ya lütfen. Yani benden izinsiz girilmesin bu alana.

Ceycey.

Aşkım naber?

İyi.

Şu arkamda gördüğün var ya.

Yeni eleman. Eti senin kemiği benim.

Bütün pis işlerine koştur. Ne istersen onu yap.

Tamam mı? En ufak hatasında da patronlara bildir.

Hadi göreyim seni.

Konuşacak mıyız?

Merhaba. Ben Sanem.

Merhaba. Cengiz bende. Ceycey derler.

Seninle aynı takımdayız Sanem. Tamam?

Her işe koşulan eleman pozisyonu bizimkisi.

Okey?

Okey.

Evet. Kızlar zarflar tamam mı?

Tamam Ceycey.

Alayım.

Yani şimdi biz besin zincirinin en alt...

...halkası oluyoruz, değil mi?

Hayır.

Altında altındayız. En alttayız.

Hemen vazgeçilecek departman bizimkisi.

Hapşırsan kendini kapının önünde bulursun. Öyle yani.

Güzelmiş.

Buyrun.

Teşekkürler.

Önemli değil.

Sen Leyla'yı nereden tanıyorsun?

Ben onun karındaşıyım.

Teşekkürler Ceycey.

Ne taşıyım?

Kardeşiyim.

Ama yani karındaş daha doğru.

Çünkü Karındeşen Jack gibi oluyor böyle.

Ona çok uygun.

Güzel, güzel şaka. Hoş. Sevdim mizahını.

Sevdim seni ya. Gel bakalım.

Arkadaşlar bunları alalım. Olmayanlarada iletirsiniz.

Bugün kırkıncı yıl partisi varda.

Eee bu. Her neyse ya.

Şimdi ben sana buranın düzenini anlatacağım.

Bak burada her şeye Aziz Bey bakar.

Tamam mı? Onun altında oğlu Emre Bey...

...ve Deren Hanım var.

Emre Bey finans işlerine...

...Deren Hanım kreatif işlere bakar.

Yani tüm kampanyalar Deren Hanım'dan geçer.

Yani işte prodüktör, metin yazarları, grafikerler hepsi.

Hay Güliz. Birde Güliz var. Aziz Bey'in asistanı.

Ee her şeyi duyar, hisseder.

Merhaba Güliz. Çok tatlı kızdır , Güliz.

Merhaba. Ben Sanem.

Merhaba Güliz. Hoş geldin.

Hoş bulduk.

Evet Güli'ciğim.

Birde Can Bey var. Esas oğlan. Büyük olaydır.

Yani dünyaca ünlü bir fotoğrafçı biliyor musun?

Gerçekten. O da Aziz Bey'in diğer oğlu.

Merhaba, hoş geldiniz.

Merhaba.

Hoş geldiniz Can Bey.

Sağolun.

Yani tüm dünyayı gezip fotoğraflar çekiyor.

Çok anlamam ama bende baktım fotoğraflarına.

Ee birkaçından etkilendim. Güzel kareleri var. Hoş yani.

Yani çok tehlikeli yerlerde gezdiği rivayet ediliyor.

Her neyse.

Ben sana biraz daha mekanı, ajansı anlatayım.

Ceycey.

Bak şimdi.

Efendim.

Hah, geliyorum.

Arkadaşlar merhaba.

Can.

Hoş geldin.

Hoş bulduk.

Gözlerimiz yollarda kaldı.

Özlettin.

Yine harika görünüyorsun.

Sağol Deren.

Odada mı babamlar?

Ha, odada.

Benimde azıcık işim var. Sonra bende sana...

Bak sana bahsettiğim Can Bey geldi.

Hani nerede?

Ceycey.

Evet.

Yeni biri başlamış. Kim o?

Ceycey sen benimle gel.

Tamam.

Öbürü sende gel.

Sanem.

Sanem ne yapıyorsun? "Öbürü sende gel." dedi.

Koş. Hadi.

Koş.

Ama.

İyi de benim adım Sanem yalnız.

Koş.

Bence güzel böyle. Hı?

Aa! Çok iyi.

Şurayı biraz aldırsak mı?

Yok canım.

Ooo! Aziz Bey yakıyorsunuz yine.

Oğlum özlemişim. Özlemişim.

Oğlum ne lan bu saç?

Ya.

Sahneye mi çıkıyorsun? Şu kılığa bak.

Mendiller bir şeyler.

Ama biz şehirde böyle yaşıyoruz, medeni insanlar.

Sen ormanda yaşadığın için tabi.

Laf soktu.

Sahi Kamboçya'da mıydın?

Öyle turla gittiğin tatillerde götürmezler adamı.

Ona ne şüphe canım.

Kırkıncı yıl partisi olmasa zaten...

...şirkete uğrayacağın yok.

Tam kırk yıl oldu bugün.

Bu şirketi kuralı. Vay be.

Ama sen hala delikanlı gibisin Aziz Bey. O nasıl oluyor?

Botoks yaptırıyorum.

Sahi. Hadi smokinin hazır. Bir dene.

Boşver ya smokini. Ben giyerim bir şeyler.

Ya bugün kırkıncı yıl partisi var.

Sen böyle saç sakalla mı geleceksin?

Baba biraz Allah aşkına şuna bir şey söyle.

Yakışıyor oğlum bana. Sen takma kafana.

Baba sen ne zaman gidiyorsun?

Yarın sabah. Yani senin geleceğini çok geç öğrendim.

Eğer bilseydim ertelerdim.

İyi ben iki gün sonra dönüyorum.

Yakalarım seni bir yerlerde.

Üç ay tatil iyi gelecek sana baba.

Yoruluyorum artık ya. Şirketle ilgilenmek istemiyorum.

Merak etme.

Ben buradayım. Gözün arkada kalmasın.

Benim bir toplantım var. Çıkmaz zorundayım.

Ha, dur dur dur. Şşşt. Hop.

Bunlar üstümüzdeyken kendimizi gösterelim. Hadi gel.

Hadi geç baba, hadi.

Hadi. Kalk kalk kalk.

Çabuk.

Burada akşam gelecek konukların listesi var.

Hepsini tek tek arayıp gelip...

...gelmeyeceklerini teyit edeceksin.

Anladın mı?

Anladım.

[Alkış sesleri]

Ne oluyor?

Bilmiyorum ki. Gel bakalım.

[Islık sesleri]

Evet.

Selfie çektirmek isteyenler sıraya girsin, lütfen.

Can Bey orada.

Hani nerede?

Orada.

Görmüyorum Ceycey. Nerede?

Hadi. Hadi oyalanma.

Çok işimiz var. Yürü.

Çabuk.

Tamam.

Ama neden katılmıyorsunuz?

Sonuçta Aziz Bey sizi çağırmış. Davetiye göndermiş.

Gelseniz güzel olurdu, aslında.

Aa! İyi be gelmezseniz gelmeyin. Of.

Ne yapıyorsun?

Evet. Nasıl gidiyor bakalım?

Gayet güzel Deren Hanım.

Deren Hanım.

Bu gece Aziz Bey ve ajansımız için çok çok önemli.

En ufak bir hata olmasını istemiyorum.

Her şeyin mükemmel olması lazım.

Ceycey sen Aziz Bey'in, Emre Bey'in ve Can Bey'in...

...smokinlerini opera binasına gönderirsin.

Tabi ki.

Burada da teşekkür mektupları var. Onları zarflarsın.

Öbürü sende sticker yapıştırırsın.

Benim adım Sanem ama.

Postanede çalışıyoruz sanki ya.

Hah.

Ceycey.

Öbürü işinden memnun değil miymiş?

Yo. Yo çok memnunum.

Çok memnunum. Aşırı memnunum.

Neyse. Ben opera binasına gidiyorum.

Hah. Ceycey.

Unutmadan Ahmet Erguvan'ın numarasını...

...bana listeden bul. Mesaj at.

Onu bizzat ben aramak istiyorum.

Sıfır beş yüz yetmiş iki, iki yüz seksen bir...

...seksen bir, doksan.

Sen nereden biliyorsun?

Ben gördüğüm bir şeyi unutmam.

Kızım sen olaysın. Nereden biliyorsun numarayı?

Hadi hadi. Mesaj at ya. Unutma.

Kaçtı numara?

Bunlarıda hallettik.

Sen bunları raporla. Sisteme gir, tamam?

Tamamdır, Emre Bey. Hemen hallediyorum.

Ha bu arada Leyla.

Sorumlulukların artacak. Hazırlıklı ol.

Şirketin başına ben geçiyorum.

Nasıl?

Patron siz mi olacaksınız, Emre Bey?

Evet.

Babam gidiyor. Abim yılda bir iki kere geliyor.

Kim olacak başka?

Sende finans müdürüm değil.

Patronun asistanı olacaksın.

Emre Bey çok sevindim.

Ama Güliz var. Normalde patron asistanı o.

O nasıl olacak?

Güliz yetenekli kız.

Onu düşünürüz.

Sen sakın kimseye bir şey söyleme. Tamam?

Tabi tabi.

Çok sağolun. Çok teşekkür ederim.

Güliz kızım arabayı da hazır edersin.

Tamam Aziz Bey.

Hadi baba çıkalım bizde.

Aa! Can otursana.

Konuşmak istediğim bazı şeyler var.

Ne oldu, bir sorun mu var?

Ben gitmeni istemiyorum.

Kal.

Buraya yerleş artık.

Ya yapma baba. Olmaz biliyorsun. Yine aynı mevzu.

Yeni bir teklif aldım.

Tüm dünyada mülteci kamplarını çekeceğim.

Hem ben burada birkaç günden fazla...

...kalınca boğuluyorum. Beni biliyorsun.

Biliyorum da. Konu bu değil.

Konu başka.

Şirket kötü durumda.

Nasıl, neden?

Ya bu Emre'nin eski sevgilisi var ya, Aylin.

Bir ajans kurmuştu.

Evet.

Biz bir kampanya yapıyoruz.

Bir bakıyorum aynı kampanyayı onlarda yapmış.

Bir şirketle sözleşme imzalayacağız.

Bir bakıyorum imzalamışlar bile.

Ya bir ajan var. Bilgi sızdırıyor.

Maddi zararı geçtim.

Ama kırk yıllık itibarım var benim bu şirkette.

Yerle bir oldu.

Emre ne diyor bu duruma?

Araları bozuk ama.

Aycan meselesine inanmıyor.

Ben ne yapabilirim?

Şirketle ilgilenmeni istiyorum.

Ben ajanı bulamadım. Belki sen bulabilirsin.

Ya baba. Olur mu öyle şey?

Benim ne alakam var? Emre var işin başında.

Emre Emre.

Emre bu işi beceremez oğlum.

Doğruya doğru finans konusunda çok iyi.

Tamam ama.

Bak hem sen yıllarca çalıştın bu ajansta, ha?

Yapma baba. Yıllar önceydi o.

Bak.

Şimdi ajansı sana devretsem ona katlarsın.

Ama Emre bunu başaramaz.

Öyle bir özellik yok Emre'de.

Olmaz baba. Başka bir çözüm bulalım.

Emre'ye de çok ayıp olur. Yapamam.

Tamam tamam.

Ama hemen karar verme, ha?

Biraz düşün.

Benim için.

Sana ihtiyacım var oğlum.

Tamam.

Düşüneceğim.

Aslan oğlum benim.

Aziz Bey araç hazır. Çıkabiliriz.

Çıkalım. Hadi gel.

İşte anneciğm "Sen patron asistanı olacaksın." dedi. Ya.

Ay, sağol anneciğim.

Sanem mi?

Ay ne bileyim.

Sabahtan beri koşturup duruyor ortalarda.

Çalışıyor gibi görünüyor ama...

...Sanem'den bahsediyoruz sonuçta.

Ee yani.

Bakkalda çalışmaya benzemez tabi burası.

Hatırlamıyor musun?

Son işinden iki saat içinde kovulmuştu.

Annemle mi konuşuyorsun sen?

İşiniz gücünüz dedikodu ya. Üvey evlat mıyım ben?

Tamam anneciğim. Ben sen sonra arayacağım.

Hadi öptüm.

Ya birde utanmadan beni çekiştiriyorsunuz.

Abla olacaksın abla.

Ay ne alakası var canım. Yüzüne de söylüyorum işte.

Ne dedikodusu?

Yalan mı? Kovulmadın mı son işinden iki saat içinde?

Yahu ben o adamı hırsız sandım. Müşteriymiş.

Niye tekme atayım yoksa ben o adama?

Aman bütün yaptıklarınında bir...

...açıklaması var zaten, Sanem.

Doğduğum günden beri yaptığım...

...her şey yanlış zaten sana göre.

Ya birazcık olaylara benim açımdan bakmayı denesen.

Olmaz mı?

Yok mükemmel Leyla.

Ya siyah ya beyaz sana göre dünya.

Bağırma.

Benim imajım var ya burada.

Rezil edeceksin beni.

Ne imajı ya? Buzlar kraliçesi.

Hadi gittim ben. Sekiz saattir ayaktayım. Ayaklarım şişti.

Çalışma rekorumu kırıyorum ben bugün.

Aman iyi. Çalış çalış. Aferin.

Evet güzel. Güzel. Çok iyi. Peki.

İlk olarak ne göreceğiz?

İlk reklamlardan bir kolajla başlayacağım efendim.

Harika. Tamam hemen hallet.

Bana bak.

Polen ile sana şu yukarıdaki locayı ayarladım.

Ya benim aşağıda bulunmam gerekiyor.

Konuşma yapacağım ya.

Sahneye yakın oturmam lazım.

Hem merak etme. Emre'de yanımda olacak.

Bizde buraya otursaydık baba ya.

Hayır hayır hayır.

Polen ile vakit geçirmen gerekiyor.

Arada sırada babana da bakarsan iyi olur. Ha?

Şurası mı?

Ha ha.

Tamam. Ben dışarıdayım o zaman.

Bakar mısın?

Adın neydi senin?

Ahmet.

Ahmet.

Ay bittim.

Bittim.

Vallahi bittim.

Ay ayaklarım! Vallahi koptu ya.

Üff.

Ya.

Vallahi gitti ayaklarım.

Senin zorun ne Sanem ya?

Sen ne güzel bakkalında mutluydun.

Oturuyordun yiyordun bisküvini ya.

Ne işin var senin burada?

Ne yapıyorsun? Ne bu hal? Hiç yakışıyor mu sana, he?

Hadi kalk. Hem herkes gitti bak törene. Bir ikimiz kaldık.

Yok ben yapamayacağım galiba. Çünkü ben bittim.

Buradan kostüm felan ayarlayalım istersen.

Ya istemem. Ayrıca benim olmadığımı farketmezler ki.

Kırk yıl beraber mi çalıştık bu insanlarla?

Ben eve gideyim yatayım ya.

Kızım bizim işimiz piar.

Bak ne kadar çok görünürsen...

...o kadar sağlamlaştırırsın yerini.

Hem bu tören ajans için çok önemli.

Hem sen gelmezsen ne olur?

Önemsemediğini düşünürler. Hop kapıdasın.

Sen bilirsin.

Kovuldun.

Biliyordum zaten işten atılacağını.

Borcun var. Yandın sen.

Verdim gitti.

Sonunda evlendik Sanem'im. Gel seni bir öpeyim.

(Gülüyorlar.)

Ay yok.

Ceycey dur.

Dur Ceycey, geldim dur. Dur.

Neredeydi kıyafetler?

Alo hayatım.

Geldin mi Polen?

Geldim canım. Şimdi otele gidiyorum.

Hazırlanıp çıkacağım hemen.

Tamam. Babam bize üst kattaki locayı ayırmış.

Direk oraya gelirsin.

Tamam görüşürüz.

Nasıl gidiyor Polen ile?

Nasıl gitsin?

Yılda iki üç kez görüşüyoruz işte.

Valla çok beğeniyorum o kızı.

Sen ajansın başına geçince belki...

...o da Türkiye'ye yerleşir.

Üff baba.

Aman tamam tamam tamam.

Sustum.

Aziz Bey.

Hı?

Oğlunuzu gördünüz pabuçunuzu dama attınız yine.

Saçmalama Emre.

Heryerde sizi arıyorum. Hadi.

Misafirler geldi. İlgilenmemiz lazım.

Tamam mı?

Hazırsınız.

Teşekkürler.

Hadi.

Smokinini giy.

Çok gerekli mi?

Bana bak. Bozuşuruz ha.

Vay smokin, ha?

Bu mu benim?

Arkadaşlar ne yapıyorsunuz?

Aziz Bey orada. Niye benimle röportaj yapıyorsunuz?

Oradaymış.

Evet, hadi.

Ceycey ablam ben yokmuşum gibi davranıyor.

Ne yapacağız? Nereye geçiyoruz?

Hadi gel çıkalım. Birazdan başlar zaten.

Bizimki yukarıda d sırası.

Tamam ama önce benim bir tuvalete gitmem lazım.

İyi tamam. Ben içerideyim o zaman.

İyi tamam.

Ceycey.

Efendim.

Ceycey nereye gidiyorsun?

İçeri gidiyorum.

Ee bizimkisi bu tarafta. Çalışanlar b blokta.

Öyle mi?

Evet.

Ben d ile b'yi karıştırdım demek ki.

Neyse Sanem'de bulur artık.

Nerelerdesin sen ya?

Kardeşim.

Ne var ne yok?

İyi valla. Merhaba Avukat Metin.

İyi gördüm seni.

Bende seni iyi gördüm. Oğlum ne zaman dönüyorsun?

Ben iki gün sonra kaçarım herhalde.

Tipik Can hareketleri işte görüyorsun.

İnanılmaz bir gerçeklik. Sonsuz...

...çoşkusal bir sevinç ve heyecan içindeyiz.

Merhabalar.

Can hoş geldin.

Aziz Bey.

Senin burada ne işin var?

Bütün iş dünyası davetli.

Hı.

Bende bir ajans çalışanı olarak...

...kendimi göstereyim dedim.

Evet ama hırsızlar davetli değil.

Baba.

Sakin ol.

Arkadaşlar lütfen müsaade.

Asıl hırsız sizsiniz Aziz Bey.

Bana iftira ederek sevgilimi, kariyerimi, geleceğimi...

...elimden aldınız.

Aylin yeter.

Burası yeri değil.

Senin ne işin var burada?

Ooo Deren. Hoş geldiniz canım. Sen nasılsın?

Bizde senden bahsediyorduk.

Benim yokluğumda asistanlıktan hop direktörlüğe.

İyi fırsat çıktı sana.

Aylin yeter dedim. Söyleceğini söyledin.

Aylin ne yapıyorsun sen?

Hadi hemen git.

Hemen.

Sana da merhaba.

Neyse kırkıncı yılınızı kutlayayım dedim.

Gerçi bu gidişle son yılınız olabilir.

İyi eğlenceler.

Şuna bak. Rezil olduk.

Herkes bize bakıyor.

Boşver takma kafana.

Hadi geçelim yerlerimize. Gel.

Arkadaşlar hadi içeri geçelim, olur mu?

Sende sakin ol. Baban yeterince gergin. Hadi.

Rahat ol.

Boşver.

Hadi sen yukarı.

Ben iyiyim.

Hem Emre'de yanımda.

Ayrıca yukarıdan çok yakışıklı görünüyorum. İzle bak.

Hadi bende kaçtım abi.

Hadi bakalım bol şans.

Değerli konuklar Fikri Harika Reklamcılık'ın kırkıncı...

...yılını kutladığımız bugünde sizleri aramızda...

...görmekten mutluluk duyuyoruz.

Alo. Polen neredesin?

D sırası burası değil mi ya?

Ben kimi öptüm şimdi?

Kokusu çok değişik.

Yabani çiçekler gibi.

Can.

Aşkım.

Geç kaldım biraz. Kusura bakma.

Çok özledim seni.

Geç. Biraz karanlık dikkat et.

Evet. Hiçbir şey göremiyorum şu an.

Hanımlara müjde.

Neredesin? Ben seni göremiyorumki şu an.

Bak kaldırdım elimi. Elim havada.

Elim havada.

Tamam.

Tamam.

Ah!

Ayağım.

Pardon.

Ah! Dikkat eder misin biraz?

Çok özür dilerim.

Neredeydin?

Ben bir bilsem.

Ne yapıyorsun? Kapat telefonu.

[Bildirim sesi]

Oha!

Oha!

Hadi açsana kızım ya.

[Sevda baldır.]

[Ben sizin kızınızla evlenmek istemiyorum.]

[İstemiyorum kızınızı.]

[Seviyorsun.]

[Bal gibi seviyorsun.]

[Sevmiyorum.]

[Sevmiyorum kızınızı.]

[Seviyorsun dedim.]

[Haklısın seviyorum.]

[Çok seviyorum.]

(Gülüyorlar.)

[Sevda ballar.]

Otele gitmeden bir şeyler içsek mi?

Olur. Ben bir beş dakika üzerimi değiştireyim.

Kaşınmaya başladım çünkü bu smokinle.

Çokta yakışmıştı ama.

Neyse ben iniyorum aşağıya.

Tamam.

Ne oldu? Birine mi bakıyorsun?

Yo bakıyorum öyle.

He.

Ceycey dur.

Bu davete gelenler iş yerine girip çıkan insanlar mı?

Yani çoğunlukla Aziz Bey'in çevresi ve bugüne kadar...

...iş yaptığı insanlar. Niye ki?

Ohooo!

Şimdi araki bulasın.

Herkeste siyah ayakkabı giymiş ya.

Ne?

Yok bir şey. Hadi sen eve git.

Güzelce yat dinlen. Hadi iyi geceler.

Sanada.

Can.

Abi benden seni arıyordum Bir iki dakikan var mı?

Var tabi. Olmaz mı?

Söylesem mi söylemesem mi?

Abi.

Söylesem bir dert söylemesem ayrı dert yani.

Metin ne oluyor abi, ne?

Abi babanın avukatıyız sonuçta bizimde bazı...

...sırlarımız var, değil mi?

Yani öyle kolay olmuyor.

Metin.

Abi.

Şimdi baban yarın gidiyor ya.

Şu tekne gezisine.

Evet.

Aslında akdeniz turuna gitmiyor abi.

Nasıl yani? Nereye gidiyor?

Tedavi olmaya.

Nasıl yani, ne tedavisi?

Bak endişelenme. Yarın sabah baban gidecek.

Ve sende uzun süre görmeyeceksin diye...

...sana bu gece söylemek istedim.

Metin Allah aşkına gevelemeden söyler misin?

Akciğerinde bir iltihaplanma varmış.

İşte çok kritik bir şey aslında.

Ama bak neyse ki tedavisi var, tamam?

Can kusura bakma abi. Böyle...

Ya sen lap diye söyledim bende.

Nereye gidiyor tedaviye?

Küba.

En iyi tedavi oradaymış.

Can.

İnanamıyorum ya.

Can.

Bak.

Emre ile sana belli etmeden halletmek istiyor tedaviyi.

İlk başlarda çok önemsemedi.

Ama yavaş yavaş nefes darlığı başlamış.

İşte doktorda deniz havası önermiş.

O yüzden şimdi tekneyle İtalya'ya...

...oradanda Küba'ya gidecek.

Tamam. Ben gidip bir babama...

Can.

Bak sakın kimseye bir şey söyleme.

Baban özellikle tembih etti. Kimsenin bilmesini istemiyor.

Özellikle kardeşin Emre.

Onun bilmesini asla istemiyor.

Tamam Metin. Tamam tamam.

Anladım tamam.

Benim bir asistanımı aramam lazım önce.

Biz sonra konuşuruz, tamam?

Ben bir süre dönemeyeceğim.

Ne yapacağım belli değil.

Beklenmedik gelişmeler oldu maalesef.

İyi akşamlar Emre.

İyi akşamlar.

Halletmem gereken işler var yani.

Ofisi kapatacağım. Çalışanları başka işlere...

...gönderebiliriz. Ama halledeceğim ben.

Sen bir sorun olursa bana yönlendir, tamam?

Sanem hadi.

Geliyorum.

Baba iyi misin?

Rezil olduk oğlum. Rezil olduk.

Hadi.

Önüne gelen Aylin'in ajansını soruyor.

Fikri onlar mı almış. Yok biz mi almışız onlardan.

Ortalık çalkalanıyor.

Bugünleri görecek adam mıydım ben?

Kendinize çok iyi bakın.

Çok teşekkür ederim. Şeref verdin.

Umarım bir dahaki sefere daha uzun olur.

Bakalım. Görüşmek üzere.

Hayatım beni mi arıyorsun?

Yo.

Otele gidiyoruz değil mi?

Polen babam...

...yarın sabah gidiyor.

Peki. Git o zaman sen.

Kızmadın değil mi bana. Hı?

Ben sana ne zaman kızdım?

Her zamanki Can, değil mi?

Yarın sabah sendeyim.

Yarın sabah altıda uçuyorum ben.

Bir dahaki sefere diyelim.

Abla bir şey soracağım.

Senin şirkete böyle sakallı tanıdığın arkadaşın var mı?

Sakallı mı?

Ay ne saçmalıyorsun Sanem yine sen?

İyi be saçmalıyorum.

Ay sanada soru sorulmaya gelmiyor.

(Kimle öpüştün? Ne zaman? Nerede?)

(Telefonun kapalı. Telefonun hala kapalı.)

Ayhan.

Kızım kiminle öpüştün ya?

Bilmiyorum.

Ne demek bilmiyorum?

Ya bilmiyorum. Görmedim.

Ben seni eve geçince ararım. Hadi bye bye.

Sakın kapatma.

Arkadaş ben çıldıracağım ya.

Vallahi billahi ben çıldıracağım ya.

Ne işler karıştırıyorsunuz, ha?

Ne oldu şimdi mi aklına geldi?

Bütün gece kaçıyordun benden yanıma gelmemek için.

Lafı değiştirme.

Ne konuştunuz öyle Ayhan ile gizli gizli? Anlat bakalım.

Anlat bakalım.

Azarlamak için soruyorsun bak resmen.

Şu bakışlara bak ya. Tonlamaya bir bak.

Aynı annem gibisin.

Ay hayır ablacığım ya. Azarlamak için sormuyorum.

Merak ettim. O yüzden soruyorum.

Ne konuşuyordunuz Ayhan ile öyle gizli gizli?

Hadi anlat bakalım.

Olmadı. Hala suçlayıcı.

Olmadı değil mi?

Aman ya tamam. Anlatmazsan anlatma.

Kesin uçuk kaçık bir şeydir zaten yine.

Evet.

Uçuk kaçık.

Aşkım. Hoş geldin.

Aylin ne yapıyorsun sen?

Ne yapıyorum?

Ne işin vardı orada?

Bilmem. Çıktım geldim öyle birden.

Ya boş yere tehlikeye atıyorsun her şeyi.

Bizi de.

Gel bunları içeride konuşalım.

Aslında orada içimden ne geldi, biliyor musun?

Babana "Biz Emre ile ayrılmadık.

Hala beraberiz." demek.

Beni işimden etti.

Evlenmemize engel oldu.

Hayatımı kararttı.

Nefret ediyor benden.

Nefret felan etmiyor.

Ne oldu sana?

Pişman mı oldun yoksa?

Belkide beni istemiyorsun artık.

Her şeyden çok istiyorum.

Ya babamın şirketinden müşteri çalıyorum.

Farkında mısın?

Kimin için? Senin.

Daha ne yapabilirim seni ikna etmek için?

"Ayrıl oradan. Benimle ortak ol." diyorum.

Yapmıyorsun aylardır.

Yapamam.

Çünkü...

...babam şirketi bana bırakacak.

Ne? Ciddi misin sen?

Evet. Babam artık çalışmak istemiyor şirkette.

Şirketin başına ben geçeceğim.

Senide yanıma alacağım.

Ben kendi şirketimde patronum zaten.

Hem hayal kuruyorsun.

Baban emekli olsa bile beni şirketin kapısından...

...içeri almaz.

Güven bana.

Zamanla her şey unutulur.

Sevgilin patron oluyor.

Çok yakışacak sana patronluk.

Öyle mi?

Öyle.

Sana sonra bir sürprizim daha var ama.

Neymiş o?

Sonra.

Şimdi.

Sonra.

Şimdi.

Sonra.

(Çığlık atıyorlar.)

Kızım ben delirdim ya. Sen neredesin ya?

Sen neredesin? Ben camdan tırmandım.

Dayanamadım geldim senin odana yani.

Bu nasıl? Öldüm sister.

Burada ben öldüm yani meraktan.

Seni iki dakika yalnız bırakıyorum. Sen gidiyorsun.

İşe mi gidiyorsun? Ondan sonra gidiyorsun birisiyle...

...öpüşüyorsun . Bu nasıl bir işse artık.

Nasıl bir işki bu? İşte öpüşüle biliniyor yani.

Ben burada meraktan öldüm ya. Sen ne yapıyorsun ya?

Kim o? Kiminle öpüştün? Bana burada hesap verilecek.

Tanımıyorum.

Tanımıyor musun?

Bir dakika. Bana bak.

Zorla mı öptü yoksa seni?

Yok canım.

Yanlışlıkla.

Ay gerçekten.

Gerçekten ben seni anlamaya çalışırken...

...yaşlandım ama.

Ayhan.

Şimdi ben ablamın ajansında işe başladım.

Ay biliyordum işte. Ay tebrik ederim.

Gel bakayım buraya.

Detaylarını ver detaylarını. Nasıl oldu?

Ay şimdi onu boşver.

Aziz Bey'in kırkıncı yıl kutlaması vardı, tamam mı?

Bende bir tane locaya girdim.

Yanlış locaymış.

Yani görmedik orada birbirimizi.

Beni başkası sandı herhalde.

Öptü. Bende sonra hemen kaçtım oradan.

Ama.

Ama?

Yani ne bileyim. Bir tuhaf oldum işte.

Böyle nefesim kesildi. Ayağım altından yer çekildi.

Halada öyleyim.

Ay! Allah Allah ya!

Peki kimdi sence? Yani işyerinden biri mi?

Valla Aziz Bey'in meslek hayatına...

...teşrif etmiş herkes olabilir.

Göremedim. Çok karanlıktı.

Sadece ayakkabılarını gördüm.

Çok şık siyah ayakkabıları vardı.

Çok şık siyah ayakkabıları vardı.

Bir dakika şimdi.

Yani ayakkabılardan çok bir şey bulamayız ama.

Eğer böyle şık giyiniyorsa yani...

...mesela takım elbise felan.

O zaman böyle nüfuzlu biridir, değil mi?

Bilmem.

İriydi böyle.

Koluma dokundu.

Yanlışlıkla tabi.

Birde sakallıydı.

Sakallıydı. Sakal sakal sakal.

Yani artık herkeste sakal var sonuçta.

Başka bir detay yok mu ya? Böyle hatırlayabileceğin.

Bir düşün bakayım.

Dur düşüneyim.

Hop.

Buradayız. Neredeyiz bak?

Senin odandayız. Sen ben.

Geldik.

Anlat bakayım.

Kızım aşkım mı oldum ben ya?

Yani bu aşk gibi bir şey mi?

Aşk değilse ne o zaman bu?

Ben ne yaşıyorum şu an?

Bende bilmiyorum ki yani. Bende bunun yanıtı yok.

Ya bir şey diyeceğim. Bence bunu...

...bizim bir lakap felan bulmamız lazım.

Ne diyebiliriz?

İri yarı dedin. Ee dedin sakallı felan.

Temel Reis'te Kaba Sakal vardı. Kaba Sakal diyelim mi?

Dur düşüneyim.

Albatros olsun.

Ney?

İsmi diyorum Albatros olsun.

Gerçekten ana bellekten yine muhteşem bir kelime...

..ile karşımızdasın.

Ya Albatros ne demek ya?

Bu kuş işte.

Galapagos'ta da görebileceğin...

...okyanuslar boyunca uzun uzun süzülen...

...çok güzel bir kuş.

Hayatın yüzde doksanını uçurarak geçirir.

Çok güzel devasa kocaman kanatları vardır.

Çok uzun süre kanat çırpmadan...

...havada süzülebilir.

Saatlerce günlerce değil.

Yıllarca uçar.

Çok güzel bir kuş.

Sadece...

...beslenmek ve üremek için Galapagos'a uğrar.

Ayrıca tek eşlidir.

Kendine sadece bir tane eş seçer.

Ve ömrü boyunca...

...o eşle yaşar.

Uçar göçer.

Öyle yaşar gider.

Hayırdır baba?

Nedir o ilaçlar?

Önemli bir şey değil işte.

Yaşlılık ilaçları.

İyi hadi bakalım.

Hadi gel bahçeye çıkalım.

Ne iyi ettin de geldin.

Yine gelmez dediler geldim.

Herkesi şaşırttım, değil mi?

Rıfat abim.

İyi akşamlar Rıfat Bey.

Yorulmadın mı abi? Bırak artık ya.

Lazım olursa ben hallederim zaten devamını.

İstediğiniz bir şey var mı?

Yok. Sağol.

Hadi iyi geceler. Allah rahatlık versin.

İyi misin baba?

Yorgun duruyorsun.

Yoruldum.

Baba.

Bende seninle geleyim diyorum tekne turuna.

Baba oğul birlikte vakit geçiririz, ne dersin?

Ne güzel olurdu.

Ama bugünkü olaydan sonra epey bir düşündüm.

Şirketi bırakamam.

Tatilimi erteleyeceğim.

Olur mu baba öyle şey? Gitmen lazım.

Hem bir daha bu fırsatı nereden bulacaksın?

Emre var.

Oğlum kaç kere söyledim sana.

Emre beceremez bu işi.

Onun kreatif yanı yok.

Yönetici olabilecek özelliklere sahip değil.

Kırk yıllık emeğim var bu ajansta.

Bırakıp gidemiyorum işte.

İçim el vermiyor.

Sen dönene kadar ben burada kalırım baba.

Olmaz öyle şey.

Seninde işin gücün var oğlum.

Sende haklısın.

Çok ciddi çok önemli bir proje aldın.

Senden isteyemem böyle bir şeyi.

Olmaz.

Sorun değil baba. Merak etme.

Ben birkaç ay ertelerim projeyi.

Hem sen dönene kadar ben bulurum o ajanı.

Merak etme.

Sahi yapar mısın bunu?

Yaparım tabi. Niye yapmayayım?

Babam şurada kırk yılın başında tatil yapacak.

Yalnız üç aydan önce dönmek yok. Söz mü?

Söz.

Hem bak.

Uzun yıllardır şirkette çalıştın.

Ajansa hakimsin. Kreatif yanında çok güçlü.

Üstelik üstelik pratiksin.

Ayrıca bir yöneticide olması gereken her şey var sende.

Aaa! Evladım olduğun için bunları söylemiyorum sana.

Baba.

Hadi sen biraz uyu.

İyice bir dinlen. Toparla kendini.

Hadi bakalım.

Allah rahatlık versin baba.

Sanada yavrum.

Aa aa!

Anne.

Sabah sabah niye cam siliyorsun?

Anne.

Çocuğum Muzafferler gelecek ya bu gece istemeye.

Şimdi Steril Aysun her yeri parmaklar. Tozuna bakar.

Anne konuştuk ya bu konuyu seninle.

Ya iş ya evlilik dedin. Buldum işte iş.

Daha ne istiyorsun?

Bir ay diyecekler bize çocuğum.

Bir gün çalışmakla yırtamazsın.

Verilmiş söz, sözdür.

Bugünkü tavuk yarınki kazdan iyidir.

Kuyruk mu var, ha? Kuyruk mu var?

Baba.

Aman hemen koş babana. Hemen koş.

Günaydın.

Baba sabah sabah yine uyandın?

Ben açacağım bakkalı.

Oyy olmaz. Kıyamam ben sana.

Hem iş hem bakkal olmaz.

Ben açarım aşkım.

Sen dünyanın en tatlı babasısın.

Sende dünyanın en tatlı kızısın.

Oy bir tanem.

Zaten bir tek sen anlıyorsun beni.

Olur mu öyle şey kızım ya?

Sen her zaman çok özeldin.

Her zaman.

Bak başkalarının bunun farkında olmaması...

...senin daha az değerli olduğun anlamına gelmez.

Tamam mı?

Ama önce senin kendine değer vermen lazım.

Tamam.

İşe sımsıkı sarılacağım.

Yeterki şu Zebercet meselesini çöz baba.

Vallahi ben evlenmek istemiyorum.

Ne olursun çöz şu işi.

Olmaz kızım. Bir kere bir söz verdik.

Verilmiş söz geri alınmaz.

O yüzden sözümüzü tutacağız.

Hem bugünkü tavuk yarınki kazdan iyidir.

Artık annem sana ne söyleyeceğini de...

...mi söylüyor baba?

Nereden anladın?

Benim dünyam kararmış. Siz eğlenin benimle.

Hadi kahvaltıya. Hadi hadi.

Valizleri baş altındaki kamaraya koyun.

Sağol.

Her şey için.

Hah.

Emre.

Dün akşam sen yoktun. O yüzden konuşamadık.

Ben yokken Can ilgilenecek ajansla.

Abi.

Sen iki gün sonra gitmiyor muydun?

Babam dönene kadar kalmaya karar verdim.

Oooo! Siz karar vermişsiniz.

Bana söz söylemek düşer mi?

Amma abarttın be.

Sen dün gece evde konuşurken yoktun. Ne yapsaydık?

Fax mı çekseydik?

Ya oğlum ya.

Birbirinizi yineceğinize önce şu ajanı...

...bulmaya çalışın bir an önce.

Sizi seviyorum.

Bana o böceği getirin.

Gel şurada çay içelim.

Tamam.

Ay!

Günaydın prenses.

Zebercet.

Zebercet mi?

Aşk olsun Sanem'ciğim. Benim adım Muzaffer.

Akşam söz merasimizim olduğu için...

...geceden hazırlanıp geldim.

Nasıl olmuş?

Gerçekten geceden hazırlanıp gelmişsin.

Ay ben ağlayacağım ya.

Hayır. Olur mu? Ne münasebet.

Sen ağlama Sanem'im. Dayanamam.

Sanem'im diyorum ama.

Deme.

Bak mahalleliye rezil olacağız.

Ne olursun git evine. Hadi.

Tamam tamam. Dur o zaman dur. Tamam bir dakika.

Muhallebi yiyelim mi?

Yemeyelim.

Bak bana fena geliyorlar.

Sen benim o hallerimi çok iyi biliyorsun, değil mi?

Çok iyi biliyorum. Sinirlenince çok güzel oluyorsun.

Ha işte geliyorlar bana öyle dalga dalga.

Defol. Kaybol.

Tamam. Bugün elektriklerimiz uyuşmadı belli ki.

Araşalım.

Şşşt İyi misin?

İyi.

Olmamam için bir neden mi var?

Babam yıllardır yanında çalıştığı oğlunu hiçe saydı.

Başa seni getirdi.

Emre çocuk çocuk konuşma. Allah aşkına ne diyorsun?

Ne başa geçirmesi? Adam üç ay tatile gidiyor.

Sonra aslanlar gibi dönecek işinin başına.

Tamam.

Sen neye takıldın bu kadar, ha?

Sen işte finans işleriyle ilgilen.

Bende kreatif tarafa bakacağım.

Sonra babam dönünce eski sisteme geri dönersiniz.

Bende zaten kendi yoluma gideceğim. Tamam?

Tamam.

Sorun yok.

Herhalde sorun yok. Ne sorun olabilir ki?

Yalnız bak babam fena takılmış bu ajan mevzularına.

Yani kimse bir an evvel bulalım. Tamam?

Senin aklına birileri geliyor mu?

Yani kim sızdırmış olabilir Aylin'e projeleri?

Hiçbir fikrim yok.

Hiç fikrin yok?

Ee biraz kafa yor. O zaman bir zahmet.

Yani fikrin olsun. Böyle aklın fikrin giyimde kuşamda.

Ver şunu. Ya bırak be öf.

Bu ne oğlum, bu ne?

Ya sen kendi haline baksana.

Oldu mu?

Oldu.

Tamam güzel.

Hadi yürü geç kalmayalım işe.

Ben işim var. Sonra yanına geleceğim. Hadi.

İyi aferin.

(Zil çalıyor.)

Emre.

Benimle hala ortak olmak istiyor musun?

Ya Halil abla. Tamam ödeceğiz dedik ya.

Sen niye arayıp duruyorsun? Sıkıştırıyorsun beni?

Konuşmadık mı? Taksite bağlayacaktın hani.

Söyle o ortağına. Kırk bin lirayı hemen bulamam.

Toplu para ya. Nasıl hemen bulayım?

Halil abi sakın bak. Sakın eve gideyim felan deme.

Babamın ölümüne sebep olursun.

Halil abi sözünden dönüyorsun ama şu anda.

Ortağınla konuş. İkna et onu.

Ödeyeceğim diyorum. Kaçmıyorum hiçbir yere.

Allah'ım ya. Tamam.

Tamam. İşten çıktıktan sonra geleceğim.

Ortağınla da seninle de konuşacağım.

Tamam Halil abi.

İyi misin Sanem?

Bir sorun mu var?

İyi iyi. Sorun yok.

İyi.

Hali abi ya.

Of.

Aziz Bey akdenize yelken açtı diyorum.

Yelken açtı diyorsun?

Evet.

Günaydın.

Günaydın.

Benim vallahi başım çatlıyor.

Şurada normal demleme çay yok ya. Niye?

Ne çayı ya?

Yani şu çağın dışında kalmayın artık ya.

Yani kahve içeceksin. Hem çay ne yapar biliyor musun?

Vücuttaki demir oranını düşürür çay.

Tabi. Ama kahvenin içerisinde enerjik böyle güne hem...

Sen neden çekiyorsun Ahmet'i?

Hah.

Ahmet'i diyorum. Neden çektin?

Ahmet'i ?

Sakallı erkek fotoğrafı biriktiriyorum.

Hobi.

Neyse. Ben sana ne diyordum?

Ne diyordun?

Normalde iki gün sonra gece dönecekti Can Bey.

Ama biletini açığa aldırdı.

Ne diyorsun?

Evet. Bak ben sana söylüyorum.

Aziz Bey dönene kadar kesin Can Bey patron olacak.

Ama işte ya burası ona göre değil.

Can Bey böyle deli dolu. Vahşi bir adam.

Ceycey.

Efendim.

Belki de var ya şirketi kapatır gider.

Şu ağzını hayrı açacak mısın artık sen?

Güliz.

Sen Can Bey'in patron olacağını nereden...

...biliyorsun mesela? Nereden çıkardın?

Tatlım çünkü işi olmadıkça ajansa asla gelmez.

Ve sabahın bu saatinde...

Bir şey soracağım. Bence Can Bey sizin anlattığınıza...

....göre çok ukala, kendi beğenmiş biri.

Zaten bu patron tayfası hep böyle olmuyor mu?

Canı sıkılıyor. Timsahlarla oynuyor.

Canı sıkılıyor. Aslanları besliyor.

Ay şirketim var. Biraz şirkete takılayım.

Patronluk taslıyım diyor.

Hayat onlara güzel. Biliyor musun aslında?

Benim karnım acıktı. Siz aç mısınız?

Ee hayır desenize o zaman.

Ya neyse nerede kalmıştım?

Kim ki? Can Bey kim?

Ben tanımıyorum mesela.

Buranın patronu ama bir kere görmedim.

Ya bende burada çalışanım. Getir götür elemanıyım.

Ama önemli değil. Sonuçta hepimiz insanız, değil mi?

Birbirimizden farklı değiliz.

Sus.

Tam arkamda değil mi şu anda?

Evet.

Adın ne senin?

Sanem.

Sanem.

Benim adım Sanem.

Sanem.

Öbürü de diyebilirsiniz.

Gereksiz şeyler yapma.

Ortam yumuşasın diye ben şey yaptım.

Beş dakika sonra herkes toplantıya.

Beş.

Kesin kovuldum ben, değil mi?

Üç kere ismimi söyledim. Garanti olsun diye.

Kaş göz yapıyoruz sana.

Başında beri burada. Bütün her dediğini duydu.

Evet.

En başında beri mi?

En başından beri.

Nasıl ya?

Can Bey mi oldu patron? Emre Bey varken.

Ay canım ne oldu? Sen patron asistanı mı...

...olmayı hayal ediyordun?

Güliz sen kendine bak.

Aziz Bey gitti. Sen boşa çıktın şimdi.

Bu ajans bensiz yapamaz tatlım.

Bir pozisyon bulurum kendime. Merak etme sen.

Bakacağız.

Evet arkadaşlar. Merhaba.

Merhaba.

Bir süreliğine işlerin başında ben olacağım.

Bir çoğunuzu yakından biliyorum zaten.

Bazılarınızı yeni yeni tanıyorum.

Evet.

Bir çay alayım. Başlayalım madem.

Çay mı?

Çay.

Çay. Çay mı?

Chai tea latte mi demek istedi acaba?

Chai tea latte var mı?

Çay.

Çay.

Evet çay.

Bildiğimiz demleniyor felan. Yok mu?

Yok. Bende çay istiyorum. "Şirkette çay yok."

...diyorlar banada.

Aaa!

Can Bey o zaman biz şöyle yapalım.

Ben size bir espresso ikram edeyim mesela.

Ya da nonfat bir latte olabilir.

Ama laktoz intoleransınız varsa laktozsuz süt ile...

... hemen bir americano hazırlarlar.

Hangisini arzu edersiniz?

Çay istiyorum çay.

Küp çayı.

İki tane.

O zaman ben bir çay bulayım.

Lütfen.

Sence getirecek mi bana bu kadar?

Bulur artık. Sallama felan bir şeyler ayarlar.

Afiyet olsun ablacığım.

Evet arkadaşlar hepinizi çağırdım.

Çünkü bilmenizi istediğim bir konu var.

Önemli.

Bu şirkette bir ajan varmış.

Bütün bilgileri, kampanyalarımızı Aylin'e sızdırıyormuş.

O kişi şu an aramızda oturuyor olabilir.

Ay ne korkutucu ya. Ajan diyor. Kim olabilir acaba?

Bir sessiz ol.

O kişi her kimse şunu bilsin.

Burada çok kısa bir zamanı kaldı.

Ve ben onu bulduğumda.

Yaptıklarına çok pişman olacak.

Mesela kim olabilir ki?

Herkes olabilir. Herkesten şüphelenmeliyiz.

Ben bile olabilirim. Böyle bakmak lazım.

Bir daha kimse...

...bu ajansla ilgili...

...bu ajansta olanlarla ilgili...

...dışarıya tek kelime etmeyecek. Anlaşıldı mı?

Şüphe bizim için çok önemli artık.

Bu ajansın bir projesini, bir fikrini...

...başka yerde görürsem.

Tek tek hesap sorarım sizden.

Olabilir. Kendimden bile şüphelendim.

Ya sahip çıkın.

Yada şimdi terk edin.

O zaman ben yavaş yavaş kalkıyım ben.

Ne oluyor?

Ne yapıyorsun?

Ne yapıyorsun?

Otur.

Öyle "Terk et." diyince. Ben yanlış anladım herhalde.

Sen ne zaman başladın işe?

Dün.

Otur.

Kovuldum mu?

Kovuldun.

İnşallah ablacığım inşallah.

Evet.

Dediklerim yeterince iyi anlaşılmıştır herhalde.

Toplantı bitmiştir.

Mert sisteme giremiyorum. Ne oluyor?

Ne demek kapattık? Kim söyledi?

Tamam. Ben seni daha sonra arayacağım.

Ay ay!

Abi sistemleri kapatmışsın.

Hı. Şifre koyduruyorum bilgisayarlara. Birazdan açılır.

Kim ne yapmış? Kimlere mail atmış?

Bir görelim değil mi?

Abi sen gelir gelmez neyin peşindesin? Ben anlamadım.

Emre'ciğim bu ajansı doğru düzgün çalıştıracaksak...

...önce o ajanı bulmamız lazım.

Kaç tane projemizi çalmış. Götürmüş Aylin'e vermiş.

Benim bilgisayarımda sistem dışı.

O zaman şüpheli benim. Öyle mi?

Oğlum amma paranoya yaptın ya.

Senin saklayacak bir şeyin mi var, ha?

Neyse.

Bundan sonra şirketle ilgili özel dosyaları...

...sadece Sanem ile paylaşalım.

Sanem getirip götürsün teklifleri.

Sadece sen, ben ve Sanem.

Ne demek Sanem? Niye Sanem?

Çünkü daha dün başlamış işe. Ajan o olamaz.

O yüzden Sanem.

Abi o kız daha çömez.

Daha iyi.

Ya hiçbir işi beceremez.

Beceremesin. Biz gösteririz.

Onun dışında başka kimseye güvenemeyiz.

Tamam abi.

Sen bilirsin.

Beş dakika bilgisayarsız kaldın.

Şu surata, sıfata şu haline bak.

Mahvolmuş vaziyettesin.

Çık dışarı bir hava al. Latte matte bir şeyler iç.

Sanem.

Sen Emre'nin odasına gider misin?

Arkadaşlar birkaç saat sisteme...

...giremeyeceksiniz bugün.

Herkes sisteme bundan sonra şifreyle girecek.

Ayrıca...

...finans, kreatif ve sekreteryayı ayırıyorum.

Ama Can Bey ben hem finans hemde...

...sekreterya bilgilerini giriyorum normalde.

Nasıl olacak?

Sistem değişti.

Kimse başka departman bilgilerini giremeyecek.

Ofis bilgisayarı dışında bilgisayar kullanan var mı?

Ben.

Toplantılara girerken yanıma alıyorum.

Bu bilgisayar m?

Evet.

O zaman onuda alayım.

Benim ajan olduğumdan mı...

... şüpheleniyorsunuz yani şu anda?

Yo sadece tedbir.

Üzerine alınmana gerek yok.

Her bilgisayar inceleniyor şu anda.

Ama Can Bey ben bu olmadan çalışamam yani.

Elim kolum bir yerde.

Birkaç günlüğüne izinlisin o zaman. Gelmene gerek yok.

Ben sana haber veririm.

Peki buyrun.

Efendim.

Aşkım naber?

Dosya gönderecektin bana ne oldu?

Burası biraz karıştı.

Niye?

Can başa geçer geçmez havalara...

...girdi hemen, değil mi?

Aylin uzatma.

Abim "Ajanı yakalayacağım." deyip duruyor.

Dikkatli davranmazsam.

Beni de yakalayacak.

Emre bana dosyalar hemen lazım. Ne yapacağız?

Gönderemem.

Bilgisayarların hepsine şifre kondu.

Gelen giden mailler hepsi kontrol ediliyor.

Artık işimiz zor.

O zaman bu işi senin yerine yapacak birini bul.

Yok mu gözden çıkarabileceğin birisi?

Emre bana söz verdin. "İşleri büyüteceğiz." dedin.

O dosyayı alabilecek kimse yok mu?

Kimsenin dikkatini çekmeyecek biri. Güvenilir biri.

Yapmayın. Etmeyin. Benim bu işe çok ihtiyacım var.

Yani benim tek hatam . Ben çok dürüsttüm.

Benim tek hatam bu.

Ben seni daha sonra arayacağım.

Aman kovarsan kov be.

Emre Bey.

Can Bey beni kovmakta yerden göğe kadar haklı.

Ya bu ortamlar benim tanıdığım bildiğim ortamlar değil.

Ne söyleyeceğimi de bilemiyorum hali ile.

Sanem.

Kovulmak felan yok. Ne kovulması?

Yok. Can Bey böyle yanlış anladı beni aslında.

Ay tamam arkadaşlar. Tamam ya.

İyiyim ben gayet iyiyim. Sağolun.

Ablama bir şey mi oldu?

Teşekkürler sağolun. İyiyim.

Leyla ne oluyor?

Emre Bey.

Can Bey beni işten uzaklaştırdı.

Nasıl yani?

Ne demek işten uzaklaştırdı? Anlamadım.

Yo yo. Hayır hayır.

İşten attı. Kovuldu Leyla. Kovuldun sen.

Ceycey densiz densiz konuşma.

Sana göre zaten hemen herkes atılıyor işten.

Bir şey yok yani. Can Bey standart prosedür dedi.

Ya olur mu ya? Kovuldu.

Leyla orada "Benim ajan olduğumdan mı...

...şüpheleniyorsunuz?" dedi.

Can Bey'de hayır demedi. Evet dedi yani.

Bu kadar açık. Kovuldun sen.

Yani bilemiyorum. Geçenlerde Ezgi'ye de "Git evde...

...iki gün dinlen." demişlerdi. Bir daha gelmedi yani.

Belki benide gerçekten kovmuştur.

Evet. Evet kovuldun.

Sanem'de kovuldu hatta biraz önce.

Ceycey yeter.

Hadi herkes işinin başına.

Hadi.

Tamam.

Hadi baştan anlat bana. Ne oldu?

Emre Bey.

Can Bey benim bilgisayarımı aldı.

"Birkaç günde ofise gelme." dedi.

Bilemiyorum yani. Gerçekten benim ajan...

olduğumu düşünüyor olabilir mi?

Şu anda o kadar üzgünüm ki.

Çok gururuma dokundu herkesin içinde.

Bu nasıl şey ya? Ben gidip konuşucağım.

Sanem saçmalama. Sakın.

Abla ne ajanı ya?

Yani iki dakikada insan harcanır mı böyle?

Leyla.

Ben abimle konuşacağım.

Emre Bey abiniz çıktı.

Tamam.

Sen eve git.

Söz veriyorum halledeceğim. Tamam?

Tamam. Sağolun Emre Bey.

Hadi Sanem biz gidelim.

Sanem kalsın.

Bana yardım eder.

Peki.

Sanem.

Odaya.

Üzülme.

Açmıyor abim.

Ararım yine.

Emre Bey.

Bu iş ablamın her şeyi.

Yani gıcık bir tiptir ama ajan olacak ...

...karakterde biri değil benim ablam.

Onu kurtarabilecek misin?

Bilmiyorum Sanem.

Leyla benim sağ kolum sonuçta.

Onu kaybetmek istemiyorum.

Ama bir ajanda var ortada.

Ve abim Leyla'dan şüpheleniyor.

İyi de neden?

Onun derdi benimle.

Güvendiğim tek insanı elimden alacak.

Belki sen yardım edebilirsin bana.

Ben nasıl yardım edebiirim ki size?

Leyla'da işten atılırsa senide burada tutamam.

Emre Bey benim bu işe çok ihtiyacım var.

Yani para kazanmam gerekiyor.

Sanem affedersin.

İstemeden bugün kulak misafiri oldum.

Babanın paraya ihtiyacı var, değil mi?

Ben.

Ben bunu duymanızı istemezdim.

Evet.

Evet ama ben halledeceğim. Hiç sorun yok.

Bana öyle gelmedi.

Kırk bindi, değil mi?

Babanın borcunu ödersin.

Emre Bey ben bunu kabul edemem.

Yani bu para çok fazla.

Ben bunu nasıl size geri öderim?

Neredeyse benim bir yıllık maaşım.

Ee tamam bir yıl çalışırsın işte burada.

Kusura bakmayın. Kabul edemem.

Sanem.

Bak ablan işsiz kalabilir.

Baban zor durumda.

En azından bunu yapayım sizin için, olur mu?

Hadi.

Tamam.

Tamam ama.

Burada çok iyi çalışacağım.

Yani yüzünüzü kara çıkarmayacağım.

Siz hiç merak etmeyin, olur mu?

Güzel.

Tabi sana verdiğim avansı kayıtlara geçmem gerek.

Gel imzala.

Güzel.

Gerçekten çok iyisiniz. Çok teşekkür ederim.

Önemli değil.

Bak.

Abim kesin bir işler çeviriyor. Ajan felan hikaye bence.

Leyla'yı da çözeceğim.

Yardım edeceğim sana.

Sende bana yardım et, olur mu?

Tamam. Ne isterseniz.

Güzel.

Gözüm kulağım ol. Başka hiçbir şey istemiyorum.

Ablana da hiçbir şey söyleme.

Ama ablam soracaktır bana mutlaka.

Söyleme.

Ortalık karışmasın.

Sen sadece benim dediğimi yap.

Anlaştık.

Güzel.

Siz çok iyi bir insansınız. Çok sağolun.

Hadi işinin başına.

Kolay gelsin.

Hadi.

Ya görüyor musun?

Az kalsın benim güzeller güzeli kardeşimi...

...gidip Zebercet'e veriyorlardı.

Güzelim söz olayı iptal değilki.

Akşam gidiyorlar Sanem'i istemeye.

Nasıl ya?

Ee Sanem işe girince vermeyeceklerdi hani onu.

Ne bileyim ben. Muzaffer tutturdu herhalde.

Şu kadarcık çocuktu. Sümükleri akıyordu.

O zaman bile Sanem'im peşinden giderdi.

İradeli çocuk yani.

Ürpertici desek daha doğru bence.

Şşşt. Mevkibe geliyor. Sen sus.

Ne yapıyorsunuz kız?

Kalk kalk kalk. Melahat acele var. Saçımı boyatacağım..

Kolay gelsin.

Aa aa! Hoş gel, hoş geldiniz. Aa aa!

Acelem var Melahat. Bir fön çektirip çıkacağım.

Aa aa!

Akşamki söze hazırlık mı?

Ay, ay ne güzel oldu. Tam dünürler günü.

Vallahi çok keyifli.

Kız Meloş ne alakası var? Aa aa!

Bak saçımın dipi geldi dipi. Gördün mü?

Ondan şey ettim ben yani.

Yoksa özendiğimden felan değil.

Bende özenmiyorum. Muzaffer istedi. Geldim işte.

Kız Leyla.

Ne işin var senin bu saatte burada?

Bir şey yok anne ya. Akşam için izin aldım işten.

Hadi ben geçiyorum eve.

Tamam çocuğum.

Allah Allah.

Hadi gel gel. Gel.

Öyle şey yapma yalnız. Çok hırpalama, olur mu?

Nasıl yapalım abla?

Geçen haftaki gibi olsun kızım.

Dur bakayım.

Sanem.

Sanem.

Ay! Ödümü kopardın.

Asıl sen benim ödümü kopardın.

Aklım çıktı işten atılacaksın diye.

Nasıl yırttın?

Ya ne bileyim. Emre Bey bir şeyler söyledim.

O da kovmadı beni.

Diken üstündeyiz arkadaşım. Unutma, tamam mı?

Patrona bir yanlış daha yaparsan. Hop.

Kapıdayım.

Evet.

Ceycey, Öbürü benimle gelin.

Yada vazgeçtim şu anda.

Öbürü sen şimdilik kal.

Ceycey benimle gel.

Tamam.

Benim adım Sanem yalnız.

Adın öbürü kaldı. Kabullensen iyi olur bence.

Kabullenememem.

Öyle bir şey yok.

Ver bakayım sen şunu bana.

Sakallı. Adı Mete.

Bekle.

Çok teşekkür ederim Güliz.

Ay ne demek.

Güliz.

Sen bu ofiste olan biten her şeyi biliyorsun, değil mi?

Evet. Sen ne öğrenmek istiyorsun?

Opera binasında sakallı biri vardı. Onunla...

Ee devam et. Ne oldu?

Bir şey olmadı. Ne olacak?

Hadi konuşuruz sonra.

Ya neyi konuşuruz? Dur anlatsana.

Kolay gelsin.

Alo.

Kardeşim.

İşe girmene rağmen akşam seni istemeye geliyorlarmış.

Evet. Maalesef geliyorlar istemeye.

Yani evdeki tavuk, köydeki kaz mı dedi.

Bir şeyler söylediler ama anlamadım.

Hani işe girmemde hiçbir şeyi değiştirmedi.

Bugün beni kovdular. Ama aslında kovmamışlar.

Sonra yine kovdular. Ee sonra yine geri aldılar.

Sonra ablam kovulur gibi oldu.

Onu da şimdi geri aldırmaya çalışıyorum.

Bir komplonun içindeyim Ayhan.

Ne komplosu ya?

Bir şey diyeceğim. Ajans değil mi orası?

Burada her şey çok karışık.

Bir tane adam var o çok kötü.

Sonra onu kardeşi var. O iyi biri.

Yani o beni kurtardı.

Şimdi o bana gizl bir görev verdi.

Ama iyilik için yapıyoruz bunu.

Şimdi ben onun peşinden gideceğim. Ne yapayım?

Bir garip olaylar yumağının içindeyim ya.

Ama hiç kimse bilmiyor.

Ay ben dediğinden hiçbir şey anlamadım ya.

Neyse akşam seni isterlerken konuşuruz artık.

Şöyle söyleme yalvarıyorum ya.

Zaten eve gelmeyi hiç istemiyorum.

Şu halime bak. Allah Aşkına. Şu halime.

Koskoca İstanbul'da...

...kız istemeye Mevkibe'nin evine gidiyorum ya.

Anacığım tekrar etmeyelim istersen.

Bunu evde konuştuk. Ne dediler?

"Gelin." dediler akşama. Yani bu ne demek?

Kızı vereceğiz demek.

Oğlum benim derdim anasıyla.

Yoksa Sanem'e bir lafım yok. Allah Aşkına.

Anası yok mu o Mevkibe.

Çocukluğunda da sevmezdim ben onu.

Bak sakın Mevkibe ile polemiğe girme.

Sakın Mevkibe ile polemiğe girme.

Gidiyoruz alıyoruz çıkıyoruz.

Tamam gidiyoruz alıyoruz çıkıyoruz.

Hadi inşallah. Hadi inşallah.

İnşallah.

Hey Allah'ım! Sen akıl ver yarabbim. Allah Allah!

Kızım kalksana. Yapıştın koltuğa.

Ay anne. Üf.

Kalk sen kalk.

Annene ufak ufak geldiler.

Mevkibe'ciğim. Allah aşkına güzel karıcığım.

Sabahtan beri susayım susayım diyorum ama.

Yav rezil rüsva olduk mahalleye.

Allah aşkına böyle konuşma Nihat Bey.

Bak zaten sinirim tepemde.

Sabahtan beri kek, börek, temizlik, çörek.

Canım çıktı ya.

Sen istedin Mevkibe. Biz mi istedik bunları?

Yav sanki piyasa oynuyoruz burada.

Vermeyeceğimiz kız için sabahtan beri kek, börek...

...çörek yapıyorsun.

Delirdin mi Mevkibe?

Delirdim Nihat Bey.

Delirdim.

Sen küçük kızına bu kadar yüz vermeseydin...

...böyle olmayacaktı.

Katılıyorum.

Az bile yüz verdim.

Gül gibi kız o. Ne olmuş?

Katılmıyorum.

Kalk kızım şuradan sende.

İşsiz güçsüz umrumda değil. Kafa yerinde değil.

Neymiş efendim.

Yazar olacakmışta. Alaposya'ya gidecekmişte.

Galapagos.

Ha işte gabaklago... Ah! Neyse.

Senin kafan yerinde mi Mevkibe?

Soruyorum sana. Senin kafan yerinde mi, ha?

Vermeyeceğimizi kız için sabahtan beri merasim...

...hazırlığı içerisindesin.

(Zil çalıyor.)

Ah! Al buyur. Gözün aydın. Geldiler işte.

Hadi buyur.

Topla şunları topla.

Allah.

Hazır mıyız babacığım?

İyi akşamlar.

Hadi iyi akşamlar.

Hah. Halil abi seni arıyordum bende.

Dükkana geldim yoktun.

Al borcumuz.

Sanem Hanım.

Nereden buldunuz bu kadar parayı?

Karanlık adamlardan bulduk Halil abi.

Şimdi seninle bir antlaşma yapacağız.

Babamın borcu ödediğimden haberi olmayacak.

Anlaşıldı mı?

Tamam tamam. Anlaşıldı.

Tamam.

İyi.

Senetleri de alayım.

Tamam tamam. Yemedik senetlerini ya.

Al.

Şu Zebercet işini de halledersem tamamdır.

Zebercek ne?

Sanane Halil abi sanane.

Ya iyiki bir sordum ya.

Bunların hiçbiri gerçek değil.

Ablam işten atılmadı.

Ben işten atılmayacağım.

Zebercet ile asla evlenmeyeceğim.

Aslında Zebercet diye biri yok.

Bunların hepsi çok çok kötü bir kabus.

Erken gelmişsiniz.

Hoş geldin Sanem'ciğim.

Çiçekleri dün aldığım için biraz solmuşlar.

Kabul buyur.

Sanem hadi çocuğum sen kahveleri hazırla.

Yavrum hadi.

Pişt. Ne yaptın?

Kızım sen neredesin? Nerede kaldın?

Ne bileyim ya. Bir değişiklik felan olsun dedim.

Elbise felan giydim öyle.

Ayhan sende ne meraklıymışsın.

Yani.

Fincanları çıkar hadi.

Çok heyecanlı ha.

Ne heyecanlı ne heyecanlı.

Ver bir tane fincan.

Aslında beni vereceklerinden felan değil, biliyor musun?

Gözümü korkurtmaya çalışıyorlar akıllarınca.

Niye?

İşe dört elle sarılayım. Bunu istiyorlar.

Herhalde kızım yani.

Benim Nihat amcam güzeller güzeli kızını gidipte...

...Zebercet'e verecek değil herhalde.

Allah Allah! Sende biraz rahat ol kardeşim.

Lütfen. Relax yani.

Nasıl relax olayım Ayhan ya?

Benim kişisel tarihimde Zebercet beni istemeye...

...gelmiş olarak kalacak bu gece.

Zehir mi içsem?

Saçmalama kardeşim. Allah korusun.

Bir şey söyleyeceğim.

Bunun kahvesini yapta. İçine tuz felan koyarız.

Ver ver. Baharat felanda ver hatta.

İstediler mi?

Ay Melahat abla!

Ama artık bahçeden giriş çıkışları kapatsak mı?

Verdi mi baban?

Kahveyi daha yeni yapıyorum, Melahat abla.

Hah şekersiz şey et benimkini.

Yukarı gidiyorum ben hadi.

Aman git git. Kaçırma sakın.

Ben bu mahalledeki merakı çözemedim.

Getir en acısını koy, en acısını.

Ay gerçekten mi? Pişirdikten sonra mı koysak acaba?

Azıcık oturup kalkacağım.

Tabi tabi.

Ne oldu Aysun?

Parmağın mı kasıldı?

Bak uyuştuysa ben sana bir kolonya getireyim.

Rahatlarsın.

Yok. İyi böyle.

Aysun.

Koltuğun kenarına bak.

Anneciğim ne yapıyorsun? Şimdi yapma. Yapma.

Ah Mevkibe ah!

Ay sıcakta bastı.

Ne zormuş bu konulara girmek böyle.

Hadi.

Çocuklar eskiden beri arkadaşlar.

Aralarında da anlaşmışlar.

Yo anlaşmadık.

Aralarında da anlaşmışlar.

Allah'ın emri peygamberin kavli ile kızınız Sanem'i...

...oğlum Muzaffer'e istiyoruz.

Ya benim işim var. Ablamın işi yok. O evlensin.

Sanem.

Leyla işten mi çıktın sen?

Anneciğim o tam olarak öyle değil.

Ya sen demedin mi? İş bul, iş bul, iş bul diye.

Ben buldum işte. Ablamın işi yok. O evlensin.

Kızım işten mi atıldın sen?

Anlatsana kızım.

Anneciğim atılma demeyelim de.

Uzaklaştırılma gibi bir şey oldu yani.

Mevkibe.

Bir dakika Steril.

Kim uzaklaştırdı kızım sen işten?

Ya yeni bir patron geldi. "Git evde üç gün dinlen." dedi.

Ne demek istedi? Bende tam olarak anlayamadım yani.

İş felan aradığımız yok.

Aradığımız kızınız Sanem'i oğlum Muzaffer'e istiyoruz.

Cevap veri ver. Lütfen Nihat.

Ben niye cevap veriyorum Mevkibe?

İnsanları buraya sen topladın.

O zaman cevabı da sen ver.

Nihat ver cevabı ver.

Cevabınızı bekliyoruz Nihat Bey. Buyrun.

O zaman cevap veriyorum.

Siz bize biraz müsaade edin. Biz düşünelim.

Sonra cevap verelim.

Babacığım lütfen düşünmeyin. Direkman verin gitsin.

Evet evet. Direkman verin.

Ne güzel söyledin Muzaffer.

Muzaffer neyin var?

Çocuğum neyin var?

Ay çocuğa bir şeyler oldu.

Muzaffer'e bir şey oluyor.

Bir şey oluyor çocuğuma.

Koş koş koş. Su getir.

Koş koş koş. Su getir. Koş koş.

Yahu bırak suyu. Papyonunu açsana sen çocuğun.

Aç. Koş.

Bu işsizlik ne kadar kötü bir şeymiş ya.

Yemin ederim insanın yaşam sevinci...

... felan kalmıyor yani.

Abla daha bugün kovuldun ya. Abartma.

Bana bir ömür gibi geldi ama Sanem Hanım.

Of valla bende bittim. Ne geceydi ya.

Kardeşim maşallah seninle hergün ayrı macera.

Sorma.

Vallahi sözlenmen böyle olduysa artık evlenmen...

...nasıl olur. Çok merak ediyorum ablacığım.

Abuk sabuk konuşma abla.

Bu evlilik olmayacak.

Ya kabul etsenize şunu.

Ben Zebercet ile evlenmeyeceğim.

Zorla mı evlendirecekler? Hangi çağda yaşıyoruz?

Ben onun bezli halini biliyorum.

Sümüklü halini biliyorum.

Şu anda o ürkütücü, korkutucu halini biliyorum.

Başkasıyla evlensin.

Sen evlen. Çok yakışırsınız.

Yok ya.

Korkuttun bizi ya Zebercet.

Vallahi kötü bir şey oldu sandık sana.

Yok. Korkma Sanem'im.

Seninle evlenene kadar ölmeye niyetim yok.

O zamana kadar yaşayacağım Allah'ın izniyle.

Azim.

Yalnız o renkli dosyaları siyahların...

yanına koyma Sanem'ciğim.

Emre Bey'in odası?

Sekreteri beni buraya yönlendirde.

Ben alayım. Veririm Emre Bey'e.

Şuraya bir imza alabilir miyim?

Olur

Bunu da şöyle.

Kolay gelsin. Sağolun.

Teşekkürler.

Naber?

İyi sağol. Sen?

Bende iyiyim.

Benim karnım çok acıttı ya.

O zaman sana chia tohumlu...

...somonlu bir salata söyleyelim.

Ay o ne ya?

Aslında bir kavurmalı kaşarlı tost ne yenir, değil mi?

Vallahi kusacağım ya.

Gerçekten çok ilginç bir kızsın.

Sindirim sistemini çok merak ediyorum.

Can Bey niye böyle ağır ağır yürüyor ki?

Öyle yürümüyor ki.

Ay bugünde mi fazla yakışıklı ne? Böyle mavi mavi.

Neden yakışıklı erkekler hep kötü oluyor?

Bunu seninle ayrıca konuşalım.

Buraya doğru mu geliyor?

Evet. Evet.

Sanem.

Son üç aydır hazırladığımız kampanya...

...dosyalarını odama getirir misin? Lütfen.

Tamam.

Pardon ama sizin odanız hangisi Can Bey?

Şurası babamın odası.

Tamam. Hemen getiriyorum.

Sen dosyaları bırak. Geliyorum ben.

Kampanya dosyaları nerede?

Sen o rafta ne var ne yok hepsini al götür.

Koyu renkli olan.

Yada sen zahmet etme. Ben götürürüm.

Getirdin mi?

Yavaş.

Ay. Ama korkuttunuz beni.

İnsan bir ses verir yani içeri girerken.

Bunlar ne?

Hobi.

Hobi.

Ahmet ve Mete.

Hobi.

Değişik.

Senden bulaştı.

Şey ben.

Çıkabilir miyim?

Tabi.

Çıkman zaten daha sağlıklı olur.

Alo.

Ofiste işler nasıl ya? Yokluğum hissediliyor mu?

Anlatsana biraz.

Biraz gerginlik, elektrik az.

Ama benim açımdan.

Zevzek.

Bana bak. Tam saat biri beş geçe Emre Bey...

...kahvesini içer, tamam mı?

Tamam anladım.

Ara beni.

Hadi, hadi görüşürüz.

Aşkım sana bir dosya göndermiştim kuryeyle, geldi mi?

Hayır. Ne o?

Kırmızı bir dosya. İçinde şirket evrakları var.

Ortağım olarak imza atman gerekiyor.

Ceycey'yi gördün mü?

Aşağıda olması gerekiyordu da. Bayadır görmüyorum.

İstersen sen bir aşağıya bak.

Yani orada olabilir.

Onu imzalayıp bana geri gönderir misin?

Tamam. Tamam.

Bakacağım.

Emre Bey ben size...

Ay!

Ay çok özür dilerim Emre Bey.

Çok pardon.

Ya ne sakarım ben ya.

Çok pardon.

Önemli değil, önemli değil, önemli değil.

Bana kırmızı bir dosya gelecek kuryeyle.

Gelir gelmez beni ara hemen, tamam mı?

Aa! O dosya geldi Emre Bey.

Ne demek geldi? Nerede?

Ben yanlışlıkla diğer dosyaların arasına koydum.

Can Bey'de ben bütün dosyaları görmek...

...istiyorum deyince onun masasına bıraktım.

Allah kahretsin. Allah kahretsin.

Ne oldu?

Sanem sen ne yaptığının farkında mısın?

Ben yine ne yaptım, Emre Bey?

Hemen o kırmızı dosyayı bul. Abim görürse bittik.

Ne varki o kırmızın dosyanın içinde?

Şöyle söyleyeyim.

Abim o kırmızı dosyayı bulursa...

...Leyla'da sende işsiz kalırsın.

Emre Bey.

Ben Can Bey'in kötü biri olduğunu unuttum.

Ya ben kin tutamıyorum.

Yirmi beş yıldır ablama kin tutamamışım zaten.

Çok özür dilerim.

Tamam.

Hemen Can'ın odasına git. Bir şekilde onu oyala.

O kırmızı dosyayı al. Sonra beni ara.

Ama diğer dosyalar siyah.

Yani o kırmızı dosyanın alındığını anlar, Can Bey.

Yerine boş bir kırmızı dosya bul o zaman.

Benim gitmem lazım. Müşteriler bekliyor.

Güliz şunu kuru temizlemeye bırakır mısın?

Tabi Emre Bey.

Ama.

Ben nasıl alacağım o dosyayı Emre Bey?

(Kapıya vuruluyor.)

Açık.

Can Bey ben size yardım etmeye geldim.

Yardıma mı geldin?

Ne yapacaksın? Camları mı sileceksin?

Yok. Dosyaların tozunu alacağım.

Sonradan fark ettim onuda.

Tişörtünüzde beyaz.

Hiç üstünüz kirlenmesin. Tozunu alayım.

İyi bakalım. Temizle.

Bu arada başka bir şeye ihtiyacınız olursa söyleyin.

Benim vaktim bol.

Ya var aslında. Şurada bir dosya vardı. Bir saniye.

Evet. Buydu galiba.

Bunun fotokopisini çekebilir misin?

Çekerim.

Çok makbule geçer.

Çekemem fotokopi.

Çekemezsin fotokopi.

Neden?

Fotokopi çekmeyi bilmiyorum çünkü.

Siz benimle gelseniz. Bana öğretseniz, olur mu?

Ya benim daha iyi bir fikrim var.

Güliz'e söylesen o göstersin sana.

Ay şimdi benim dahada iyi bir fikrim var.

Bence siz benimle gelin. Burada hiç durmayın.

Bana gösterirsiniz.

Çünkü Güliz Hanım'a söylersem ben bu durumu.

Benimle dalga geçer.

Zaten herkes benimle dalga geçiyor.

Ne olur siz öğretin bana.

Olur olur. İlla ben diyorsun yani.

Hadi gidelim.

Göster bakayım kim dalga geçiyor seninle.

Merhaba arkadaşlar. Kolay gelsin.

Evet.

Bir tane belgeyi alıyoruz.

Sol tarafa bu şeklde yerleştiriyoruz. Kapatıyoruz.

A4 var mı diye bakıyoruz.

Burada yok.

O yüzden buradan gelip boş kağıtları alıyoruz.

Şimdi okey tuşuna basıyoruz.

Sonra buraya. Tekrar okey.

Başlat.

Basit.

Halledersin değil mi herhalde devamını?

Tabi.

Görüşürüz

(Şarkı çalıyor.)

(Şarkı çalıyor.)

Efendim Emre Bey?

Alabildin mi dosyayı?

Yok alamadım. Ben şimdi sizin odanıza geçtim.

Daha rahat göreyim diye.

Can Bey odadan çıkar çıkmaz girip alacağım dosyayı.

Tamam. Mutlaka haber et.

Ben şimdi toplantıya giriyorum.

Tamam.

Efendim.

Ne oldu Sanem? Ne arıyorsun burada?

Ben dosyaları düzenlemeye gelmiştim de.

Benimde inceleyemediğim birkaç dosya vardı.

Onları unutmuşum.

Onları almaya geldim.

Evet o halde.

Başka bir şey yok. Başka bir şey var mı?

Evet evet.

Çıkabilir miyim?

Tabi. İyi akşamlar.

Sağol.

İyi akşamlar.

Yanlış dosyayı almışım.

Yanlış. Allah kahretsin.

Bu yılki beklentimiz daha yüksek.

Daha çok ses getirebilecek bir reklam bekliyoruz.

Evet gerçekten.

Teşekkürler.

Affedersin. Ben açmak gerekiyor. Sağolun.

Emre Bey.

Sanem.

Emre Bey bittik biz. Ben mahvettim her şeyi.

Söylediğiniz gibi kırmızı dosyayı koydum.

Ama doğru olanı Can Bey aldı.

Nasıl, ne oluyor? Baştan anlat bakayım.

Yani dosyaları karıştırdım işte.

Benim yüzümden de doğru olanı Can Bey aldı.

Ama ben size söyledim. Ben yapamam dedim.

"Elime yüzüme bulaştırırım." dedim size.

Sanem sakin ol. Hemen bizim eve git.

Eve mi?

Eviniz nerede ki?

Konum atıyorum şimdi.

Emre Bey ben ne yapacağım sizin evinizde?

Allah'ım aklıma mukayyet ol ya.

Bak. Abim her gece eve gidip üzeri değiştirir.

Koşuya çıkar.

Sende hemen taksiye bin. Atla git, tamam mı?

Emre Bey kafayı yediniz herhalde siz.

Çok özür dilerim ama.

Sanem çok önemli bir toplantıdayım.

Ben gidemiyorum. Sen git.

Çalışanları evden gönderiyorum. Arka bahçeden gir.

Kusura bakmayın Emre Bey.

Ya ben yapamam. O kadarda uzun boylu değil.

Sanem.

Benim iyiliğime karşılık senin iyiliğin.

Ablan için. Lütfen.

Sizi beklettim. Kusura bakmayın.

Of ya of.

Ayhan.

Neredesin sen Sanemsi?

Kriminal dünyaya girmek üzereyim.

Ne minel dünyaya?

Yav ne oluyor yine kızım ya?

Ayhan full time saçmalamaya başladım.

Adamın evine girmek üzereyim. Babası giden.

Hangi adamın? Hangi babası giden?

Asıl patron.

Patron çok tonton bir adam.

İki tane oğlu var. Küçük olan.

Küçük olan asıl beni işe alan o.

Patron gidince büyük oğlu geldi.

Yani şirketi büyük oğluna devretti.

Şimdi şirketin başında o var.

Adam pislik herifin tekiymiş. Yani ortaya çıktı.

Bizde iş birliği yaptık küçük oğluyla.

İyilik için. Ama çok büyük bir kumpasın içindeyim.

Birde yüklü miktarda çek aldım.

Başıma da dert aldım, Ayhan.

Ne yapacağımı bilmiyorum.

Ama sana hiçbir şey anlatamam. Çünkü söz verdim.

Allah Allah!

Kardeşim.

Bir şey diyeceğim. Var ya bu Zebercet olayı bence...

...seni iyice yıprattı.

Diyorumki ben seni alıp böyle bir...

...psikologa felan mı götürsem.

Yani o zamana kadar ben hapse felan girmezsem.

Girersemde artık bir don, gömlek felan bir şey getirirsin.

Ne zırvalıyorsun kızım sen?

Bana bak. Bak beni iyice korkutmaya başladın ha sen.

Ben korkmuyor muyum sanıyorsun?

Ama korkunun ecele faydası yok.

Ya ablamın işe geri dönmesi lazım.

Benimde çalışmaya devam etmem lazım.

Yoksa Zebercet ile evlendirecekler. İstemiyorum Ayhan.

Kapat telefonu.

Aaa!

Aa aa!

Hayda!

Ah Sanem ah!

Senin bilmediğin bir evde ne işin var ya?

Valla bundan sonra annem ne derse yapacağım.

Ablama babet alacağım.

Zebercet'e bile kötü davranmayacağım.

Yeter ki bu geceden kurtulayım.

Ne yapıyorsun bakayım sen?

(O koku.)

(Aynı koku.)

Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.