Afrikaans
Akan
Albanian
Amharic
Arabic
Armenian
Azerbaijani
Basque
Belarusian
Bemba
Bengali
Bihari
Bosnian
Breton
Bulgarian
Cambodian
Catalan
Cebuano
Cherokee
Chichewa
Chinese (Simplified)
Chinese (Traditional)
Corsican
Croatian
Czech
Danish
Esperanto
Estonian
Ewe
Faroese
Filipino
Finnish
Frisian
Ga
Galician
Georgian
German
Greek
Guarani
Gujarati
Haitian Creole
Hausa
Hawaiian
Hebrew
Hindi
Hmong
Hungarian
Icelandic
Igbo
Indonesian
Interlingua
Irish
Italian
Japanese
Javanese
Kannada
Kazakh
Kinyarwanda
Kirundi
Kongo
Korean
Krio (Sierra Leone)
Kurdish
Kurdish (Soranî)
Kyrgyz
Laothian
Latin
Latvian
Lingala
Lithuanian
Lozi
Luganda
Luo
Luxembourgish
Macedonian
Malagasy
Malay
Malayalam
Maltese
Maori
Marathi
Mauritian Creole
Moldavian
Mongolian
Myanmar (Burmese)
Montenegrin
Nepali
Nigerian Pidgin
Northern Sotho
Norwegian
Norwegian (Nynorsk)
Occitan
Oriya
Oromo
Pashto
Persian
Polish
Portuguese (Brazil)
Portuguese (Portugal)
Punjabi
Quechua
Romanian
Romansh
Runyakitara
Russian
Samoan
Scots Gaelic
Serbian
Serbo-Croatian
Sesotho
Setswana
Seychellois Creole
Shona
Sindhi
Sinhalese
Slovak
Slovenian
Somali
Spanish
Spanish (Latin American)
Sundanese
Swahili
Swedish
Tajik
Tamil
Tatar
Telugu
Thai
Tigrinya
Tonga
Tshiluba
Tumbuka
Turkish
Turkmen
Twi
Uighur
Ukrainian
Urdu
Uzbek
Vietnamese
Welsh
Wolof
Xhosa
Yiddish
Yoruba
Zulu
Velvele, erkeğin sansürsüz düşüncesidir. Sansür olmadan erkek yürüyen bir kaostur.
YÜRÜYEN KAOS
ÇEVİRİ: JAVAJAVA2002
YENİ DÜNYA, MİLATTAN SONRA 2257
Burası sessiz.
Sakin.
Sadece velvelemi duyuyorum.
Sadece velvelemi duyuyorum.
Yine mi Manchi? Git o zaman.
Her çişin geldiğinde izin almana gerek yok.
Sürüngenler.
Bu bıçağı seviyorum.
Yiyip sıçmak. Tek bildiğin bu.
Manchi, hadi.
Lanetli.
- Kahretsin. Rahip. - Burası senin yüzünden lanetli.
Artık kimse kiliseye gitmiyor. Kapa çeneni, velveleni engelle.
Velvelede uzmansın, Todd. Benim adım Todd Hewitt.
Benim adım Todd Hewitt.
Başka bir şey düşün.
- Kuşları düşün. - Topraktan geldin.
Rahip.
Yine toprağa döneceksin.
Rahip neden burada? Ona ihtiyacımız yok ki.
Artık kimse kiliseye gitmiyor.
Oğlan günah işledi. Yargıladı.
Kahretsin, beni duydu.
Kaçma. Bunu da duydu.
Velveleni gizle. Adım Todd Hewitt.
Adım Todd Hewitt. Adım Todd Hewitt.
Adım Todd Hewitt. Adım Todd Hewitt.
Adım Todd Hewitt. Adım Todd Hewitt.
- Adım Todd Hewitt. - Velveleni gizleyemiyorsun.
Zihnini aç.
Düşüncelerime bakmayı kes.
Adım Todd Hewitt. Adım Todd Hewitt.
Adım Todd Hewitt. Adım Todd Hewitt.
Zayıflık gösterme.
Gerçek seni tanıyorum.
Yetimsin. Bücürsün. İstenmemişsin. Zayıfsın!
Tıpkı bir kadın gibi.
Tamam da orasını bilemem ben.
Hepsi öldüğü için hayatımda hiç kadın görmedim.
Tüm kadınlar öldü. Ne kastettiğini anlamadım.
Hayatımda hiç kadın görmedim.
Zayıfsın.
Zayıfsın.
Yüzüm acıdı. Velveleni alçalt.
Yine toprağa döneceğiz.
Çünkü topraktan geldik.
En azından bu sefer dudağımı patlatmadı.
Hiç yardımcı olmadın.
Hadi.
Çişim geldi.
Avdan döndüler.
İşte Davy geliyor, işe yaramazın teki.
Bok küreyen Hewitt ve aptal köpeği.
Kendini erkek sanıyor, ama bir şey öldürememiş.
- Velvelene dikkat et. - Yılan.
Seni ukala piç kurusu.
Yılan!
Acını görmesine izin verme.
Düşündüğün her şeyi duyuyorum.
- Seni mankafa. - Dayağı yedin.
Kahretsin! Başkan! Başkan!
Başkan! Başkan! Kahretsin!
Velveleni gizle. Velveleni gizle.
Adım Todd Hewitt. Adım Todd Hewitt.
Bir sorun mu var çocuklar?
Adım Todd Hewitt.
Adım Todd Hewitt. Adım Todd Hewitt.
Hayır, baba.
Adım Todd Hewitt. Adım Todd Hewitt.
Velveleni iyi gizliyorsun, evlat.
Başkan beni seviyor. Gerçek bir erkek olduğumu düşünüyor.
Yakında devriyeye çıkabilirsin.
Bu işte iyisin.
Belki oğlum da senden bir şeyler öğrenir, Todd.
- Davy? - Evet baba?
Gübreyi çıkar. Seni bokçu Hewitt.
Pislik.
Keşke dağın öbür tarafında yaşasaydım.
Burada sıkışıp kaldım. Hiçbir yere gidemiyorum.
Nereye kayboldun, evlat?
Ne zaman iş olsa ortadan kayboluyorsun.
İstediğin şeyi almaya gitmiştim.
Pancar. Sürekli pancar. Pancarı hiç sevmiyorum.
Pancar yüzünden kakam bile kırmızı.
Al hadi, Manchi.
Köpek bile yemiyor.
Günün nasıl geçti evlat?
İyiydi. Yoğundum.
Velveleni iyi gizliyorsun, evlat.
Yakında devriyeye çıkabilirsin.
Belki oğlum da senden bir şeyler öğrenir, Todd.
Çok iyisin, çok iyisin.
Başkan senin dostun değil, evlat.
En azından gerçek bir erkek ve de zeki olduğumu düşünüyor.
Seni başkan mı büyüttü, ha?
Seni o mu giydirip besledi?
Aman ya, yine başladık.
İkiniz de susun!
Susun. Beni bir rahat bırakın!
Velveleni kontrol altına al.
Yarın tarlada bana yardım edeceksin, tamam mı?
Peki efendim.
Doğum günün için bir hediye.
Teşekkürler, efendim.
Hep bir bıçağım olsun istemiştim. Erkek gibi.
Geride sadece biz kaldık.
Birbirimizi korumalıyız.
Bunun için velveleni kontrol etmeyi öğrenmen önemli, Todd.
Kontrol etmek mi?
Birini alt edebilmek için velveleni kontrol etmelisin.
- Alt etmekten kastın öldürmek mi? - Aynen öyle.
Bu dünyada erkekler öldürmek zorundadır.
En genç erkek sensin, Todd.
Son savunmamız sen olacaksın.
Ben bir döngüyüm. Döngüyüm. Sen de öyle olacaksın.
Ben de senin gibi velvele ile doğdum.
Ama yıllarca pratik yaparak onu kontrol etmeyi öğrendim.
- Uyu hadi. - Tamam.
Seni kollayacağım, Todd.
Sen özel birisin. Döngünün devam etmesi için gereklisin.
O yüzden velveleni kontrol etmeyi öğrenmen çok önemli.
O şerefsiz herif Todd'a pençelerini geçirmiş.
Seni kollayacağım, Todd.
Döngünün devamı için özel erkekler gerekli.
Keşif gemisi A, Yeni Dünya atmosferine girmeye hazırlanıyor.
Girişe kalan süre 37 saniye.
Anlaşıldı, Ana Kuş. Yüzeyle iletişim yok.
Bir şey bulursak bildiririz.
Bayanlar ve baylar, giriş ısısı 1649 santigrat derece olacaktır.
Koltuklarınızı ve masalarınızı dik konuma getirin.
Kemerlerinizi bağlayın.
Sence yerleşimciler hala hayatta mıdır?
Hayattalarsa, bizi görünce sevinecekler.
İkinci Dalga'yı yıllardır bekliyorlar.
Korkma. Neyin içinden geçtik?
Öleceğiz.
Ne dedin sen?
Bir şey demedim.
Bunu duydu mu?
Çok korkuyorum!
Dışarı bakın!
- Yangın! - Kaptan?
Tanrım, öleceğiz!
Ne oluyor? Bu da ne?
Aman Tanrım!
Ekin zamanı geçti.
Yağmur yağması lazım.
Dünyadaki son çocuğum. Günün birinde hayatta kalan tek kişi ben olacağım.
Yapayalnız kalacağım.
Can sıkıntısından ölmezsem tabii.
Pancardan nefret ediyorum. Her gün de pancar ekilmez ki.
Todd.
- Günün birinde yalnız kalacağım. - Todd!
Ne var?
Panelleri kontrol et lütfen.
Tamamdır.
Çabuk ol!
Oluyorum zaten!
Daha hızlı!
Başka bir kablo alacağım.
Bu da ne?
Hırsız! Turunculu. Hırsız!
Turunculu.
Hırsız! Amma da hızlı.
Hey!
Haydi! Çabuk!
Tanrım.
Burada ne olmuş?
Tanrım!
Bu ne be?
Gökten mi düştü acaba?
Bu bir uzay gemisi mi?
Uzay gemisi mi?
Nereden geldi ki?
Buradan değil.
Gökten. Kimse var mı?
Gemiyi biri kullanıyordu. Hırsız.
Hırsız. Hayatta kalan var mı?
Bu bir uzay gemisi.
Uzay gemisi. Ama nereden geldi ki?
Mezarlar. İnsanlar. Ölü. Gömülü. Ölüm.
Başkana haber vermeliyim.
Çok heyecan verici. Bir uzay gemisi.
- Uzay gemisi. Başkan bunu bilmeli. - Kıyamet günü yaklaşıyor.
Uzay gemisi görmedim. Acaba dünyadan mıydı o?
Yere çakıldı.
- Uzay gemisi. Kapa çeneni Todd. - Bu acelen de ne?
- Başkana söylemeliyim. - Velveleni duymuyor muyum sanıyorsun?
Ne geveliyorsun öyle?
- Hiçbir şey. - Nereye gidiyorsun?
- Buraya geri gel! - Velveleni gizle.
- İşte o çocuk. - Ona söylemeliyim.
Kapa çeneni Todd.
Velveleni gizle. Uzay gemisi. Kes sesini.
Kes sesini Todd.
Kımılda!
- Neden bahsediyorsun? - Uzay gemisi mi?
Nerede o?
- Uzay gemisi düşmüş. Buradalar. - İkinci dalga mı acaba?
Başkana söylemeliyim. Hemen.
Başkanım, bir şey buldum.
Ne bulduğunu herkes duydu.
Kurtulan biri var.
Bizden bir şeyler çaldı.
Onu buraya kadar takip ettim. Bakın işte.
Dünya'dan olmalı, değil mi?
Aferin sana, evlat.
Onu arayın. Elimizdeki her imkanı kullanın.
Başkan beni oğlundan daha çok seviyor.
- Todd. - Kes sesini Todd.
Adım Todd Hewitt.
Kurtulan kişi nasıl görünüyordu?
- Hızlıydı, yüzünü göremedim. - Velvelede neler diyordu?
Nasıl yaptı bilmiyorum. Ama velvelesi yoktu.
Rahip haksız sayılmaz.
- Velvele yok mu? Emin misin? - Velvele yok mu?
Bunun anlamını biliyorum. Onun ruhu yok.
- Bulun o kızı. - Bulacağım, baba.
Ne dedi? Kızı bulun mu dedi?
Aman Tanrım! O bir kız.
Uzay kızı.
O bir kız.
Hayatımda hiç kız görmedim.
Çiftlikten.
Dur! Daha fazla yaklaşma!
Kız. O bir kız. Tanrım.
Nerelisin? Bir kızsın. Velvelen yok.
Sen dünyalı mısın? Kız! Hırsız! Kes sesini Todd.
Afedersin, daha önce hiç...
Daha önce hiç kız görmedim.
Dünyadan mısın?
Çok güzelsin. Sarı saçlısın.
Onu buldum!
Bekle!
Lanet olası velvelem!
- Koşun! - Yakalayın onu!
İleri!
Yakalayın onu!
Kımıldayın hadi.
Yakalayın kızı.
Sakın kaçmasın!
Döngü benim, döngü benim.
Döngü benim, döngü benim.
Sakın korkma.
Onu yakaladık.
Korkma. Artık güvendesin.
Adım David Prentiss, buranın başkanı benim.
İkinci dalga.
- İkinci dalga olmalı. - Durum kötü.
Tuhaf görünüyor.
Sessiz ol. Otur.
Feci bir düşüş olmuş.
Kurtulan tek kişi sen misin?
Hayatta olduğun için şanslısın.
Yaralı mısın?
Mezarları gördüm.
Başın sağ olsun.
Şoktasındır herhalde.
Çok gürültülü.
Adına velvele diyoruz.
Bu gezegene indiğimizde bütün erkeklere bu oldu.
Kafamızdaki düşünceler dile geldi.
Ama oldukça zararsızdır.
Velvelesini iyi kontrol edebilenler var aramızda.
Mesela ben onlardan biriyim.
O bizden biri.
Kurallar.
Bende de velvele olacak mı?
Hayır.
Kadınlarda velvele olmuyor.
Bütün kadınlar nerede?
Öldüler.
Bir savaş yaşandı.
Yerlilerle aramızda korkunç bir savaş oldu.
Spaklarla yani.
Kolonimize saldırıp tüm kadınları öldürdüler.
Onları katlettiler.
Buraya nasıl geldiğini söyler misin?
Konuşman gerek.
Kadınlarda velvele yok, unuttun mu?
Düşüncelerini duyamıyorum.
Keşif görevindeydim.
Yani, daha büyük bir gemiden mi geliyorsun?
Evet.
İlk koloni dalgasıyla iletişimimiz kesildi.
O yüzden de keşif amaçlı bizi yolladılar.
Bu gemi sizi almaya gelecek, değil mi?
Ne kadar büyük peki?
Filomuzun en büyük gemisi.
4000 kişilik kapasitesi var.
Peki nereye inecek?
Niye soruyorsun?
Pardon, bir saniye.
Onunla konuşma. Kimseyi içeri alma.
Döngü benim.
- Ta kendisiyim. - İkinci dalga mı bu?
- Ben döngüyüm. Döngü benim. - Ne öğrendi acaba?
İçeride neler oluyor? O iyi mi?
Ben döngüyüm. Döngü benim.
Onunla konuşma. Kimseyi içeri alma.
Babam onunla konuşmamamı söyledi. Ama burada değil.
Sanırım başbaşa kaldık, güzellik.
Daha önce hiç kız görmemiştim.
Kızlar korkutucu.
Hey! Kızlara güvenilmez!
Buna ne böyle?
Kurcalama onu.
Ne istersem yaparım.
Davy!
İçeride ne oluyor öyle?
Kız nerede?
Arka kapıdan kaçmış olmalı.
Bulun onu.
Kahretsin.
Kızlara güvenilmez. Özür dilerim, baba.
Gökten bir melek indi.
Bizi yargılamak için. Evet.
Rahip.
David. Yargılama.
Sürgün hayatı yaşamaktan bıktım. O gemiyi ele geçirirsek bu gezegeni yönetebiliriz.
İndiklerinde uykuda olacaklardır. Bu yüzden pusu filan beklemezler.
Kızın onları bizim hakkımızda uyarmasına izin vermemeliyiz ama.
Bizi cezalandırmak için bir melek indi.
O bir melek değil, bir kız.
Tek başına. Elinde güç yok.
Şehit. Gerçek şehitlik ister.
Yargılama.
Onu başkana geri verelim, fazla uzaklaşmış olamaz.
Çok uzaklaşmış olamaz!
Onu bulmalıyız.
Niye bu kadar önemli ki bu kız?
Burası ne fena olmuş böyle.
Umarım kız iyidir.
Uzay çantası.
Biri onu almalı. Niye ben almayayım?
Al onu.
İçinde harika şeyler olmalı.
Melek hızlı hareket ediyor.
Uzay çantası. Adım Todd Hewitt.
Adım Todd Hewitt.
İşte burada.
Todd! Buraya gel evlat!
Bir dakikaya geliyorum!
Pancardan iyi olduğu kesin.
Manchi.
Tanrım! Kız! O burada. Sarı saçlı. Lanet olsun.
Ne oluyor be? Uzay kızı! Tanrım!
Kız! Erkek ol be.
Güçlü ol. Velveleyi kes.
Velveleyi kes. Kız. Burada ne yapıyorsun?
Niye buradasın? Sarı saç. Burada olamazsın.
Korkuyor. Korkma.
O hırsız. Onu teslim etsem mi?
- Todd! - Geliyorum, baba!
Hey. Ona yardım et.
Burada kal, herkes seni arıyor.
Sakın dışarı çıkma. Hadi, Manchi.
Velveleni gizle. Başka bir şey düşün.
İşler. İşlerim. İşlerimi yapmalıyım.
İş yapmayı seviyorum.
Merhaba.
- Nerelerdeydin? - Buralardaydım. İş yapmalıyım.
Adım Todd Hewitt.
Yapacak işlerim var.
İş yapmayı seviyorum. Onlara söylemen gerekmez.
Onlara söylemelisin. Adım Todd Hewitt.
- Neyi söylemelisin? - Yok bir şey, boş ver.
Adım Todd Hewitt. Onlara söylemelisin.
Kahretsin. Sarı saçlı. Kes sesini, Todd.
Merhaba, Doze. Ne istiyorsun bakalım?
Uzaydan gelen bir kızı arıyorum, gördünüz mü?
- Uzaydan gelen kız mı? - Neden bahsediyorsun sen?
Uzay gemisi ormana düşmüş.
Sizin Todd buldu onu.
Adım Todd Hewitt.
Montu sizin arazinin yakınındaydı. Belki buradan geçmiştir dedim.
Hayır, buradan kimse geçmedi.
Onu farketmek kolay değil.
Velvelesi yok.
Buradan geçmedi.
Adım Todd Hewitt.
Kendim bir bakayım.
Hayır, bakamazsın.
Çocuğu duydun. Git hadi.
Görüşürüz.
Kız ahırda, değil mi?
Sorun yok.
Merhaba.
Konuşmuyor.
Uzay kızı o.
Kahretsin.
Sorun yok, her şey yolunda.
- Sorun yok. - Biliyorum, o gerçek.
Kes sesini, Todd.
Sen...
Burada bekle, tamam mı?
Burada bekle.
Onu başkana veremem, Cillian. Bunu yapamam.
Saçına bayıldım. Çok güzel bir kız.
Oraya geri dönemez. Biz...
Yalvarırım, Ben. Ona yardım edelim.
Ahırda kalamaz.
Prentiss onu bulacaktır.
Onu geri vermemiz gerek.
- Başımıza bela açamayız. - Ama bunu istemiyor, Cillian.
Onu geri vermeyeceğim.
Cillian.
Bu bir fırsat.
Birbirinize bakmayı kesip benimle konuşur musunuz?
Todd, kıza yardım etmek istiyorsan burdan gitmelisin.
Nereye gideceğim ki? Başka yerleşim yeri yok.
Var.
Başka bir tane daha var.
- Farbranch. - Farbranch mı?
- Bizden oraya gidenler oldu. - Bu uzun zaman önceydi, Ben.
- Kimse dönmedi. Farbranch'da öldürülür. - Kız yanında olursa öldürülmez.
Peki ya başkan?
Başkanı boş ver sen.
Kızı korumak istiyorsan derhal yola koyulmalısın.
Çok uzakta.
Ne zaman geri dönebilirim?
Bana yalan söylediler.
Kızın yanından ayrılma.
- Buradan olduğunu da söyleme. - Niye ki?
Prentstown'dan bahsetme yeter.
Niye ki? Neden böyle diyorsun?
Buralı olduğundan bahsetme.
Evlat, yola koyulmalısın.
Seninle gurur duyuyorum. Annen de gurur duyardı.
Annem.
Ben gidip kızı getireyim.
Farbranch. Farbranch.
İyi günler Cillian.
Lanet olsun.
Ben.
Kız için geldik.
Biliyorum.
Adamına burada olmadığını söyledim.
Yine de etrafa bir bakalım biz.
Buradan gitseniz iyi olur.
Bu ne be?
Kaçak bir kız var ama o odun yarmayı düşünüyor.
Nesi var onun?
Hadi ama, evlat.
Benden saklamana gerek yok.
Bana onun yerini söyle.
Adım Todd Hewitt.
Kız nerede?
Velveleni belli etme, Todd.
- Adım Todd Hewitt. Velveleni zaptet. - İyi misin, evlat?
Adım Todd Hewitt.
Korktuğunu görüyorum.
Adım Todd Hewitt. Odaklan.
Ahır.
Ahırda.
Ahırda!
- Kızı bulun! - Burada olduğunu biliyordum.
Kahretsin!
Kapana kısıldı.
Arka tarafa bak.
Kapıyı aç.
Todd, bin hadi!
Cillian.
Hayır! Cillian.
- Cillian! - Hayır, hayır!
Todd, git!
Gidelim hadi!
Gidelim!
Daha hızlı!
Dur!
Dur! Hey!
Hayır!
Kahretsin!
Ne oldu? Cillian, öldü mü?
Olamaz. Viski.
Viski.
Kahretsin, bu hesapta yoktu.
Kırık bacak. Bacağı. Onun bacağı kırılmış.
Viski. Olamaz. Üzgünüm. Viski, çok özür dilerim.
Merhaba ufaklık.
Sakin ol oğlum, sorun yok.
Acı çekiyor. Acısına son ver. Yavaşça.
Affet beni, Viski. Başka çarem yok.
Çok üzgünüm.
Ona bir şey söyle. Bu onun suçu. Değil!
Hey, nereye gidiyorsun?
Hem dilsiz hem de sağır galiba.
Dur, sana yardım etmeye çalışıyorum!
- Dursana! - Dokunma bana!
Vay be, konuşuyor. Tanrım! Konuşuyor.
Geri bas!
Tiz bir sesi var. Bu çok hoş.
Kızı yakalayın!
Başkana geri götürün.
Başkanın adamları. Kızın başı dertte.
Ne yapıyorum ben? Bu bir hata.
Bunu neden yapıyorum ki? Onu teslim mi etsem? Olmaz.
- Aferin evlat. - Hayır, bu hata. Büyük bir hata.
Kes sesini, Todd. Kes sesini!
Bunu yapmayacağım.
Söz veriyorum yapmayacağım.
Seni güvende olacağın bir yere götüreceğim. Tamam mı?
Farbranch.
Nedir o?
Bir harita. Başka ne olacaktı?
- Haritanın bir kopyası var mı? - Buna gerek yok.
Sana eşlik edeceğim.
Onu koru!
Gideceğimiz yerden gemimle iletişime geçebilir miyim?
Onları uyarmalıyım.
Evet.
Hiç bilmiyorum. Kes sesini Todd.
Önümden yürüyeceksin.
Kendi evladımı avlamayacağım.
Todd'a bir şey yapmayacağım. Uzaydan gelen kızla benim işim.
Bizimle geleceksin.
Todd'a bir şey olmasın diye onu koruyacaksın.
Çocukluğundan beri bunca yıldır onu koruduğun gibi.
- Koru onu. - Hatırladın mı?
Onu koru, Ben. Onu koru.
- Onu öldürecekler, Ben. - Nereye gittiklerini bilmeliyim.
- Kız, gemisine bizden bahsetmemeli. - Cillian, sakın onları düşünme.
- Nereye gidiyorlar, Ben? - Cillian, onları düşünme.
- Düşün. - Düşünme.
- Onu öldürecekler. - Farbranch'da onu öldürecekler.
Farbranch.
Onu defnet.
Sonra bize katıl. Kasabada bekliyorum.
- Cillian. - Ben.
Elveda, Ben.
Bizim oğlanı koru.
Bizim oğlanı koru.
Hani ben önünden yürüyecektim.
Kızlar hiç yorulmaz mı?
Saatlerdir yürüyoruz.
Dostum, uzay kızı çok hızlı.
Kahretsin, yoruldum. Erkek ol.
Yorulduğunu ona belli etme. Yapabilirsin. Zayıf gözükme.
Tanrım! Umarım bu doğru yoldur.
Biraz yavaşlayabilir misin?
Yorulduğunu anlayacak şimdi. Kimin umrunda? Çok yoruldum.
Tanrım. Kolum ağrıyor. Kolum çok fena ağrıyor.
Çok yoruldum.
Kesin enfekte olacak. Muhtemelen de öleceğim.
Kahretsin. Bıçak.
Bir şey yaklaşıyor. Spaklar mı? Erkek ol.
Manchi!
Merhaba!
Bizi buldun!
Bu Manchi. Galiba o da bizimle geliyor.
Hadi oğlum.
Prentstown'dan hiç bu kadar uzaklaşmamıştım.
Umarım bu doğru yoldur.
Nereye gittiğini biliyor musun?
Evet, kesinlikle.
Belki.
Belki, belki, belki.
Kesinlikle.
Biliyor gibiyim.
Bıçakları al.
- Ne bulursanız alın. - İşte.
Yeni bataryalar. Bana ver.
Yeni bataryalar.
Ben hallederim.
Hadi gidelim!
20 yıldır çalışmıyor.
Çalışmasını sağla.
Birimiz ölürse hepimiz ölürüz.
Birimiz ölürse hepimiz ölürüz.
Birimiz ölürse hepimiz ölürüz.
Birimiz ölürse hepimiz ölürüz.
Ben döngüyüm. Döngü benim.
Onu koru, Ben. Onu kolla.
Beni kontrol edemezsin.
Ben döngüyüm. Döngü benim.
"Önce sağanak yağmurun seli vurdu."
"Sonra şiddetli bir fırtına vurdu."
"Böylece bir felaket yaşandı."
Manchi, sudan çık.
O da neydi?
Öğle yemeğimiz.
Vay be, inanılmaz.
Nedir bu?
Çantanda başka neler var?
Keşke zehirlilerin pulları ne renkti hatırlayabilsem.
Pişince zehri gidiyordur muhtemelen.
Tadı bence gayet iyi.
Hadi, bir şeyler yemelisin.
Al hadi.
Çok düşünmeden at ağzına.
Aynen öyle.
Gayet iyi, değil mi?
Biraz daha versene.
Tamam.
Teşekkürler.
Hayatımda hep yapay gıda yedim.
O ne ki?
Laboratuvarda üretilmiş gıda.
Ama Dünya'da balık var, değil mi?
- Dünya'ya hiç gitmedim ki. - Ne?
Uzay gemisinde mi doğdun?
Yani sen dünyalı değil misin?
Yolculuk 64 yıl sürdü.
64 yaşında gibi görünmüyorsun. Sarı saçlısın ve çok güzelsin.
Velvelemi duymazdan gel.
Ninem ve dedem dünyalı ama.
Dünyada yaşam şartları zorlaşınca Çocukları için en iyisini istemişler.
Bu yüzden de uzay yolculuğuna kaydolmuşlar.
64 yıl. İlk Dalga buraya varmadan önce yola çıkmışlar.
Onları neyin beklediğini bilmeden niye böyle bir yolculuğa çıkmışlar?
İnsanlar niye yeni bir ev arar?
Daha iyi bir yaşam bulacaklarını ummuşlar.
Velveleden haberleri yoktu ama.
Anne ve baban da mı uzay gemisinde doğmuş?
Hala oradalar mı?
Ne düşünüyor acaba?
Gidelim.
Sırlar. Sırlar.
Çok sessiz. Konuşmuyor. Velvelesi yok. Bu yanlış.
Bir şey saklıyor. Sırlar.
İstediğim bu değil, bilesin.
Ben öyle bir şey demedim.
Sen demedin, velvelen dedi.
- Velvelem mi? - Evet.
- Tüm düşüncelerini görmek tuhaf. - Seninkileri de görememek tuhaf.
Ne düşünüyorsun göremiyorum.
Belki köpeğimi sevmiyorsun.
Ya da kafama bir taşla vurmak istiyorsun.
Bunu niye yapayım? Haritayı bilen sensin.
İyi dedin.
Köpeğini de seviyorum.
Ufuktaki ağaçların üstündeki şu velveleyi görüyor musun?
Spakların velvelesi o. Daha batıya gitmeliyiz.
Onlar uzaylı.
- Bizi yok etmeye çalışıyorlar. - Biz uzaylı değil miyiz yani?
Ne demek istiyorsun?
Buranın yerlisi onlar. Aslında biz uzaylıyız.
Kasabamdaki tüm kadınları öldürdüler.
Annem de dahil olmak üzere.
Uzaylı olanlar onlar.
Bütün gece yürüdük galiba.
Gece olduğunu nasıl anlıyorsun?
Burada hava hiç kararmıyor.
Buz, kahretsin. Buz. Aptal.
Neyse ki bunu görmedi.
Gördüm!
Yağmur sandığımdan soğukmuş.
İlk kez mi yağmur görüyorsun?
Babam bana yağmurdan bahsetmişti.
Üzgün.
O üzgün.
Ne yapsam? Aç mı acaba?
Bu nasıl girdi buraya?
Seninle gurur duyuyorum evlat.
Annen de gurur duyardı.
Anne ve babam öldü.
Gemide hastalandılar. Yeni dünyayı göremeden öleceklerini biliyorlardı.
Başın sağ olsun.
Buraya gelip daha iyi bir hayat bulacağıma dair onlara söz verdim.
Buraya gelebilmem adına her şeylerini feda ettiler.
Ama hiç hayalimdeki gibi çıkmadı.
Yalnız, benim gibi.
Evet, biraz.
Ne yapıyorsun sen?
Üzgünüm.
Adım Todd Hewitt.
Nasıl oldu bilmiyorum. Üzgünüm. Gitsem iyi olur.
Adım Todd Hewitt.
Manchi, hadi. Adım Todd Hewitt.
Manchi.
Hey.
Hey.
Hey!
Ben Viola.
Ne?
Benim adım Viola.
- Benim adım da Todd. - Todd Hewitt. Biliyorum.
Benim adım Viola.
Viola.
Benim adım Viola.
Viola.
Viola.
Viola. Benim adım Viola.
Yüksek bir velvele var.
Viola.
Geri gel.
Manchi. Spaklar.
Neydi o?
Spakların köyü.
Eğil!
Todd, savaş. Erkek ol.
Odaklan. Velveleni kontrol et. Annemi öldürdüler. Kes sesini!
Erkek ol. Velveleni gizle. Annemi öldürdüler. Kes şunu!
- Kes sesini! - Sessiz ol.
Uğraşıyorum. Dur. Adım Todd Hewitt.
Todd, yeter!
Onu öldüreceğim. Yemin ederim onu öldüreceğim.
Lanet olsun.
Ne yapıyorum ben?
Başkan, öldürülmeleri gerektiğini söylemişti.
Bana öyle kalma. Ya ölürsün ya öldürürsün.
Bilmiyorsun. Hiçbir şey bilmiyorsun.
Bizi öldürebilirdi.
Çözüm yolun öldürmek mi yani?
Seni koruyordum.
Sana saldırdı, bana değil.
Gezegenlerini bizimle paylaşmayı istemediler.
Bütün kadınları öldürdüler.
- Başkanın her sözüne inanır mısın? - Başkan, bir savaş kahramanıdır.
Öyle olsa bile onun fikirlerini sorgulamalısın.
Budalasın. Aptalın tekisin.
Tam bir budalasın, Todd.
Ben böyle söylemedim.
Farbranch.
Farbranch. Farbranch?
Burası Farbranch mı?
Öyle galiba.
Üzüm.
Yavaşla biraz.
Çok garip, herkes nerede?
- Prentstown'dan bahsetme. - Farbranch'da onu öldürürler!
- Buralı olduğundan bahsetme. - Farbranch'da onu öldürürler!
Malzemeler burada, yakında olmalılar.
Spaklar saldırmış olabilir.
Sakin ol. Köpek. Köpek.
Bu bir kız. Burası nasıl bir yer?
Ne yapıyorsunuz burada?
Burası Farbranch mı?
Yabancılar.
Evet.
Ne kadar da küçük. İşte bir kız daha.
Artık en genç insan değilim.
Velvele yok. Kadınların velvelesi yok.
- Nasıl da ölmemişler! - Kes şunu!
- Neler oluyor burada? - Orada bekleyin.
- Başkanı çağıracağım. - Burası nasıl bir yer?
Her yerde kadın ve çocuk var. Aklım almıyor.
Neler oluyor burada?
Aman Tanrım, bir bebek.
Velvele yok. Kadınların velvelesi yok.
Yok artık, başkan bir kadın.
Aynen öyle. Siz ikiniz nerelisiniz?
Velveleni gizle. Adım Todd Hewitt.
Tamam, Todd Hewitt. Nerelisin?
- Nereli olduğunu belli etme. - Prentstown.
Prentstown mu?
Burada hiç hoş karşılanmazlar.
Bu doğru mu?
Prentstown'dan mısın?
Korksan iyi olur evlat.
Prentstown'dan buraya gelme aptallığını gösteren tüm şerefsizlerin sonu ölüm oldu.
İşler fena. Pekala. Kesin beni dövecekler.
Ayvayı yedim. Hadi Todd. Güçlü ol.
Güçlü bir şey düşün. Kuşlar.
Hayır, bu yetmez. Düşün, Todd.
Pekala, hadi bakalım.
Sanırım üçünü haklayabilirim. Dört mü oldular?
Keşke yere tükürmeseydim.
Başkan, kanunu biliyorsun.
Kanun oğlanları kapsamıyor.
Sen de Prentstown'dansın, Matthew.
Ne oluyor?
Bunu yapacağını hiç düşünmemiştim.
Ne demek istiyorsun?
Git buradan Prentstown'lu. Yoksa pişman olursun.
Bu adam delirmiş.
Onu tehdit etme, Matthew. Sizler de etmeyin.
İşinize dönün.
Burada kalabilirsin.
Ama gözüm üzerinde.
Torbaları boşalt. Git.
Çabuk, torbaları boşalt!
Charlie! Ilaje!
Adamları toplayıp yiyecek bir şeyler bulun.
Geri kalanlar dinlensin! Daha hızlı olmamız gerek!
- Fazla dinlenmeyin. - Peki efendim.
O gemi buraya gelmeden bu işi halletmemiz gerek.
Her yerde hastalık var.
Günahkarlar.
Çevremizdeki her şey enfekte. Baktığım her yerde kötülük var.
Melek bizi cezalandıracak. Ahlaksızlık bir hastalıktır.
- Ahlaksızlık günahtır! - Amma velvele yapıyor.
Velvelene hakim ol, rahip.
- Kötülük her yerde. - Adamları korkutuyorsun.
Bu gezegenin bize verdiği yeteneği kabullenmeliyiz.
Aynen. Velvele yeteneği.
Bu konuda yargılanmalıyız da.
Öyle mi? Şu yargılanma takıntın.
Hepimizi öldürüp bir tek seni mi bağışlayacaklar?
Ben döngüyüm. Döngü benim.
Velveleni kadınlar gibi gizliyorsun.
- Bunu iltifat kabul ediyorum. - İltifat değil.
Zayıflık içerden keskinleşir!
Vaaz için teşekkürler.
Gerçeği görüyorum, gerçeği biliyorum.
Viola, burada uyuyabilirsin.
Todd, sen ve köpeğin babamın evinde kalacaksınız.
Temiz giysiler getireyim. Banyo yapsanız iyi olur.
- Temiz giysilere ihtiyacım yok. - Evet, var.
Ne yapıyorsun?
- Banyo yapıyorum. - Giysilerinle mi?
Aynen, onlar da kokmuş.
Fevkalade.
İlk kez sıcak banyo yapıyorum.
Gemiye mesaj yollamanın bir yolunu bulmam gerek.
Tamam.
Tamam.
Biz dindar yerleşimcileriz. Sade bir hayat yaşıyoruz.
O makinelerden medet ummayıp kendimizi hayatta kalmaya adadık.
Bir iletişim aracınız yok mu?
İletişim kurmamızı sağlayacak hiçbir iletişim cihazımız yok.
- İstediğin giysiler. - Teşekkürler, Julie.
- Ne kadar kalacaklar? - Teşekkürler Julie.
Dağılın. Burası hayvanat bahçesi değil.
Gidin hadi.
Yeni yerleşimciler önemli bir haberdir.
İnsanlar bilinmeyenden korkar.
Gemin ne zaman geliyor?
Yakında buradan geçerler. Onları hemen arayamazsam...
...yollarına devam ederler. Ben de burda mahsur kalırım.
Umarım burada mahsur kalırsın.
Özür dilerim.
Bunu düşünmek istememiştim.
Geminle iletişim kurman için Haven'a gitmelisin.
- Haven mı? - İlk yerleşim yeri.
Başka bir yer mı? Daha fazla insan mı?
Yeni Dünya'da sadece iki yerleşim yeri olduğunu sanmıyordun, değil mi?
Elbette sanmıyordum.
Sadece bir tane var sanıyordum.
Sabah yola çıkarız.
Seninle kalmak istiyorum, Todd. Seninle olmak istiyorum.
Öp beni Todd.
Hayır, bekle. İstemeden oldu. Üzgünüm.
Viola.
Erkekler ve kadınlar aynı evde uyumaz. Çünkü siz erkekler velvele yapıyorsunuz.
Ben bu kadar velvele yapmıyorum, değil mi?
Gece boyu böyle mi yapacak?
Evet. Kendini evinde hisset.
Kadınlar, kadınlar, kadınlar. Farbranch!
Farbranch'a ulaşmışlar.
- Adamları hazırla. - Emredersiniz.
Günahkar! Velvele kurban istiyor.
Nereye gidiyorsun rahip?
Melek bekliyor!
Kızı getireceğim.
Hayır, adamlarım halleder.
Ona tek parça halinde istiyorum.
Kurban! Yargılama!
Onu uzaktan takip edin.
Tamam. Gidelim.
Kaçamayacak.
Günahlar!
Onları hemen arayamazsam yollarına devam ederler. Ben de burada mahsur kalırım.
Burada kalmak istemiyor.
Onu suçlayamam.
Beni onlarla birlikte bırakacak.
Ve onu bir daha göremeyeceğim.
- Uyuyamadın mı? - Evet.
Ben de.
Elindeki ne?
Annemin günlüğü.
Ben, çantama koymuş olmalı.
Günlükte ne yazıyor?
Bilmiyorum. Bir önemi de yok.
Anneni merak etmiyor musun?
Ben bebekken ölmüş, o yüzden...
Günlüğü okuyup annenin nasıl biri olduğunu öğrenebilirsin.
O öldü. Artık yok.
Durum bundan ibaret.
Ben de ailemi kaybettim ama senin gibi feryat etmiyorum.
Ben feryat etmiyorum! Feryat eden velvelem!
Afedersin.
Ailemin anısını yaşatacak bir şey için her şeyimi verirdim.
- Ben de öyle. - Elinde var ya.
Annenin günlüğü sende.
- Okuyamam. - Niye ki? - Okuma bilmiyorum, Viola.
Aaron biz çocukken tüm kitapları yaktı.
Ona göre velvele, tek eğitim olmalıydı.
Sadece velvele karanlığı aydınlatabilir.
İstersen sana okuyabilirim.
Çok isterim.
Yazan K.H.
Karisa.
Güzel isim.
Pekala.
"Sevgili Todd, biricik oğlum."
"Bu günlüğe, doğduğun gün başladım."
"Yeni Dünya'da gördüğüm en güzel şeydin."
"Kollarımda sen varken bu gezegen umut dolu bir yer gözüküyor bana."
"Keşke baban seni görebilseydi."
"Ama ne yazık ki o öldü."
"Babana çok benziyorsun."
"Uzun boylu, güçlü ve yakışıklı biri olacaksın."
"Yeni Dünya'nın tüm kızları gözlerini senden alamayacak."
David Prentiss adında bir adam var.
Yeni Dünya'nın diğer fertlerinin velvelesi bizlere ulaşmasın diye...
...bizi bataklığın öbür tarafında bir yerleşim yeri kurmaya ikna etti.
Prentiss, sırlarla ve utançla dolu biri ama burası bunları ifşa ediyor.
Velvelesini gizleme konusunda öbür erkeklerden çok daha iyi.
Ben döngüyüm. Döngü benim.
Velvelemi herkesten iyi gizlerim.
Burada sürekli bir velvele hakim.
Erkekler kadınların kendileri hakkında her şeyi bilmelerine tahammül edemiyor.
Bu döngünün varlığının devamı için istisnai erkekler gerekli.
Buradaki erkeklerin çoğu aklını kaybetmiş durumda.
Prentiss ve Aaron onları manipüle ediyor.
- Gerçeği görüyorum! Günahkarlar! - Kadınların dışarı çıkması yasaklandı.
Kadınlar bize hep sıkıntı çıkaracaklar.
- Erkekler bize düşman olmaya başladı. - Bu yerde bir erkek öldürmeye mecburdur.
Rahip Aron'a göre kadınların ruhları olmadığı için velveleleri de yokmuş.
- Sonumuzun ne olacağı belli. - Kıyamet günü yaklaşıyor.
Kötülük her yerde.
Olur da işler ters giderse umudunu korumaya devam et.
Her sabah sana söylediğim şarkıyı hatırla.
Kalbinde sakla, canım oğlum. Bir söz olarak farzet onu.
Seni asla bırakmayacağım.
Seni asla kandırmayacağım.
Ne oldu?
Devamını okusana.
Bitti. Son yazdığı şey bu.
Spaklar değildi.
Erkekler kadınları öldürdü.
Çabuk!
Viola.
- Hildi. - David.
Canına susadın galiba.
Kanuna göre, buraya gelen her Prentstown erkeği asılır.
Bu tuhaf işte.
Buraya gelirken Todd'u darağacında görmedim de.
O burada mı?
Düşüncelerimi okusana.
Sadece kız için buradayız.
Ortak bir düşmanımız var.
Prentstown'dan olan bir erkeğe kadın teslim etmem.
O bir kurban değil, casus.
Yeni bir gemiyle geldi.
Sahip olduğunuz her şeyi çalacak.
Arazinizi, binbir emekle işlediğiniz tarlalarınızı.
Onlar bizi fethetmeden önce gemilerini ele geçirmeliyiz.
Farbranche'ın güzel halkıyla işbirliği yapmayı çok isteriz.
Ama gemisini uyarmadan önce o kızı bulmalıyız.
Bu sefer olmaz.
Sen bir yalancısın!
Kimse var mı?
Selam.
Sorun yok.
Seni incitmeyeceğim.
Beni Hildi gönderdi.
Kızı Prentiss'e götüreceğim.
Bunu bir kez diyeceğim.
Silahlarınızı indirin, bu savaşı kazanamazsınız.
Yolumuza çıkan herkesi öldürürüz.
Onun nasıl biri olduğunu hatırlayın.
Sizi manipüle etmesine izin vermeyin.
Ben döngüyüm. Döngü benim.
Kazanamayız. Silahları bırakalım.
Savaşmaya değmez. Başka çaremiz yok.
Ne oldu?
Kurtar onu. Viola.
Burada ne oldu?
Hazır mısın?
- Vay be, adamı haklamış. - Todd?
Hazırım, gidelim.
Bu taraftan.
Bulun onları!
Melek!
Kurban! Yargılama!
Kurtarılamazsın!
At onu!
Tamam.
Günah, ruhu çürütür.
- Zayıflık. - Eğilin!
Korkaklar!
- Geri çekil! - Olamaz!
Kafanızı eğin!
- Korkuyorum. - Bu İkinci Dalga mı?
Köşeye kıstırdık.
Artık elimizdeler.
Sana oğlanın hayatını kurtarma şansı sunuyorum.
Kızı bana getir.
Sana söz veriyorum, oğlanı bağışlayacağım.
Onu koru.
Nerede o?
İçeride.
Todd!
- Ben! Ben'in sesi mi o? - Evlat, içeride misin?
Sakın ateş etme!
Todd.
Hey.
Evlat. Todd!
- İyi misin? - Ben iyiyim.
Ben...
Annemin günlüğünü okudum.
Zaman tükeniyor!
Bir dakikan kaldı!
Onu öldür de eve gidelim.
Engel olamadık, evlat. Engel olmaya çalıştık ama kaos her yanı sarmıştı.
Elimizden gelen tek şey seni kurtarmak oldu.
Bunu benden nasıl gizlersiniz?
- Hayır... - Onca yıl bana yalan söylediniz.
Hayır, seni korumaya çalışıyorduk.
- Bu koruma değil, yalan. - Özür dilerim.
İzin ver şimdi seni koruyayım.
Gidip kızı getireyim. Onu ben çıkarabilirim.
Hey.
Üzgünüm, baba.
Tamam.
O nerede?
Bilmiyorum, ona güvenmiyorum.
Teşekkürler, Ben.
Güvenimi boşa çıkarmadın.
- Şimdi ne olacak? - Artık kız elimizde.
Seni görmek güzel, genç kız.
Keşke şartlar daha iyi olsaydı.
Todd Hewitt!
Rahip! Hadi.
Gidelim, hadi!
Nehre doğru gidiyorlar!
Viola, sandala bin!
- Sandala bin! - Yüzme bilmiyorum!
Buna gerek olmayacak! Bin!
Haydi!
Gidelim!
Todd Hewitt! Burası mezarın olacak!
Hayır, hayır!
Viola!
Hayır!
Kurban!
Todd!
Todd!
Manchi!
- Manchi! - Todd!
Viola!
Viola! Sandala doğru yüz!
Elimi tut. Tutuyorum seni.
Sandala bin.
Bin hadi.
Manchi!
Manchi!
Aaron, yapma!
Hayır!
Todd, hayır! Dur!
Aaron!
Hayır, hayır!
Hayır!
Adım Todd Hewitt.
Öldü. Adım Todd Hewitt.
Gitti, öldü. Adım Todd Hewitt.
Manchi. Manchi'm öldü. Kes şunu!
Güçlü ol. Zayıflar ağlar. Kes şunu! Todd, kes şunu!
Güçlü ol. Manchi, Manchi.
Güçlü ol. O öldü. Sus, Todd. Erkek ol.
Herkes ölecek.
Çok üzgünüm, Todd.
O sıradan bir köpekti.
Adım Todd Hewitt. Onu öldüreceğim.
Adım Todd Hewitt. Onu öldüreceğim.
Ölmeli. Gebermeli.
Tamam.
Todd!
Todd!
Bu yol insan yapımı.
Haven'a giden yol o olmalı.
Bunları gemide altyapı çizimlerinde görmüştüm.
Tek hatlı tren rayları onlar.
Yapma! Bir erkek ol.
Adım Todd Hewitt.
Adım Todd Hewitt.
Adım Todd Hewitt.
Köpeğini sevmiştim.
Evet, ben de.
Gördüğüm en iyi köpekti.
Gördüğün tek köpek oydu.
Sen iyi birisin, Todd Hewitt.
Yine de seni öpmeyeceğim.
Bunu hiç düşünmedim ki...
Ben döngüyüm. Döngü benim.
Ben döngüyüm. Döngü benim.
Eski bir tahliye gemisi.
Benimkine benziyor ama daha ilkel.
Dikkatli ol! Gemi 3-4 kattan oluşuyor.
Bastığın yer kanat.
Ailem buraya bununla gelmiş olmalı.
Todd, bak.
Gidelim. Yaklaşıyorlar.
Yola devam etmemiz gerek.
- Haven'a gitmeliyiz. - Hayır, buna zaman yok.
İki kat aşağıda bir acil durum vericisi var.
Hala çalışıyorsa işimi görür.
İyi misin?
Evet, iyiyim.
- Hazır mısın? - Evet.
Çok güzel.
Tüm bunlar da ne?
Atlar için kriyo odaları.
Burada atlar mı vardı?
Eskiden vardı.
Buraya böyle geldiler.
Müthiş.
Bu taraftan.
İyisin.
Kayboldu.
YALNIZCA YETKİLİ KİŞİLER GİRİŞ YAPABİLİR
Gitmesini istemiyorum.
Evine gidecek. Buradan gidecek.
Pekala.
Ayrılıyoruz. Veda vakti!
Sor ona hadi. Söyleyiver!
ANTEN DEVRE DIŞI
Olamaz!
Ne oldu?
Anten bozuk.
Başarmamıza çok az kalmıştı.
Her şeyi buraya kurarsan ben de oraya çıkabilirim.
Yardım et ona.
- Teşekkür ederim. - Ne demek.
Ne yapıyorum ya?
Pekala.
Oğlan içeride.
Peki ya kız?
Onu göremedim.
Gemiyi kuşatın ve emrimi bekleyin.
Onu evine göndermeliyim.
Kahretsin.
Nefes al.
Tırmanmaya devam.
Tamam, başarabilirim.
Hadi, Todd. Yapabilirsin.
Aşağı bakma.
Niye baktım ki?
Onu evine gönder.
Yaklaşıyorlar. Tamamdır.
Umarım bu işe yarar.
Lütfen çalış.
ANTEN BAĞLANDI İLETİŞİM KURULDU
Kurban!
Teslim ol!
Todd Hewitt!
Todd Hewitt!
Onu nasıl bulacağız?
Todd Hewitt!
Çık ortaya, evlat.
Yoksa Ben'i vururum.
Hayır! Onu dinleme Todd!
Bırak beni!
Katil!
O kadınlara merhamet etmedim.
Tanrı'nın sesini velveleden ayırt edemedim.
Ben bir günahkarım!
Öldür beni!
Öldür beni!
Günahımdan beni arındır!
Arındır beni!
Öldür beni!
Ben bir günahkarım!
Yanarak günahımdan arınacağım!
Hayır!
Tövbekar ol.
Tövbekar ol.
Ben bir günahkarım!
Tövbekar ol.
Ne yaptığını biliyorum. Sen bir katilsin.
Todd.
Kız nerede?
Bırak onu.
Todd, kız nerede?
Adım Todd Hewitt. Adım Todd Hewitt.
Bekle!
Ben!
Ben! Lanet olsun.
Sorun yok. Yanındayım.
- Tamam mı? İyisin. - Beni affet.
- Tamam, sorun yok. - Sana yalan söylememeliydik.
Affettim, sorun yok. Yanındayım.
Babana güzelce veda etmek istiyorsan, kızı bana ver.
- Yanındayım. - Ona karşı çıkmalıydık.
Tamam. Sorun yok. Uzan. Ben.
Onu koru, Ben. Onu kolla.
Koru...
Kız seni kullanıyor, Todd.
Senden nefret ediyor.
Velvelenden nefret ediyor.
Bıçağım nerede?
Evet!
Duyuyor musun?
Kız onları çağırdı!
4 bin kişi bizi yok etmeye geliyor.
Mutlu oldun mu, Todd?
Tatmin oldun mu?
Adım Todd Hewitt.
- Saklanabileceğini mi sanıyorsun? - Velveleni kontrol et. Kes sesini!
Doğduğun andan beri velveleni dinliyorum.
Adım Todd Hewitt.
Adım Todd Hewitt.
Kes velveleyi! Adım Todd Hewitt.
Adım Todd Hewitt.
Adım Todd Hewitt. Annemi öldürdü o.
Velvele erkeğin gücüdür.
Velvelen senin gücün olabilirdi.
Gücün. Velvelen.
Gücün.
Velvelen senin gücün olabilirdi, Todd.
Sen katil değilsin, Todd.
Öyle biri değilsin.
Ama ben öyleyim.
♪ Bir sabah erken saatlerde ♪
♪ Tam da güneşin doğduğu esnada ♪
♪ Genç bir kız sesi duydum vadide ♪
Bana ne yaptığına bak.
Erkeklere kadınları öldürttün.
Çünkü kadınların gerçek seni görmelerine tahammül edemedin.
Gerçek ben nasıl biriyim?
Korkak.
Korkak.
Korkaksın.
- Korkaksın! - Erkeklere bizleri öldürttün.
Korkağın tekisin sen!
Bize ne yaptığına bak.
- Yaşamak için öldürüyorsun. - Ne yaptığına bir bak.
- Katil. - Arkanı dön.
Hepimizi öldürdün!
Gerçek seni görüyoruz, korkak.
Todd.
Todd.
Todd, sorun yok. Yanındayım.
Hayır. Hayır. Yanındayım.
Buradalar.
Başardık.
Yanındayım.
Başardık.
Başardık.
Hayattayım.
TARAMA DEVAM EDİYOR
Neredeyim ben? Hayattayım.
Hayattayım. Bu nasıl oldu?
Selam.
Viola. Burada. Viola burada.
Başka nerede olacaktım ki?
İyi misin?
Evet.
Günlerdir baygındın.
Neredeyiz?
- Benim gemimde. - Gemi.
Onun gemisi. Onun gemisi?
İnsanlar. Onun halkı.
İkinci Dalga.
Kalacak mısın?
Evet.
Aileme daha iyi bir dünya bulacağıma dair söz verdim.
Pek hayal ettiğim gibi değil.
Ama nedense sevmeye başladım.
Öyle mi?
Sence halkın da sevecek mi?
Sevmelerini sağlayacağız.
Galiba beni öpecek.
Kes sesini Todd. Adım Todd Hewitt.
Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.