Afrikaans
Akan
Albanian
Amharic
Arabic
Armenian
Azerbaijani
Basque
Belarusian
Bemba
Bengali
Bihari
Bosnian
Breton
Bulgarian
Cambodian
Catalan
Cebuano
Cherokee
Chichewa
Chinese (Simplified)
Chinese (Traditional)
Corsican
Croatian
Czech
Danish
Dutch
English
Esperanto
Estonian
Ewe
Faroese
Filipino
Finnish
French
Frisian
Ga
Galician
Georgian
German
Greek
Guarani
Gujarati
Haitian Creole
Hausa
Hawaiian
Hebrew
Hindi
Hmong
Hungarian
Icelandic
Igbo
Indonesian
Interlingua
Irish
Italian
Japanese
Javanese
Kannada
Kazakh
Kinyarwanda
Kirundi
Kongo
Korean
Krio (Sierra Leone)
Kurdish
Kurdish (Soranî)
Kyrgyz
Laothian
Latin
Latvian
Lingala
Lithuanian
Lozi
Luganda
Luo
Luxembourgish
Macedonian
Malagasy
Malay
Malayalam
Maltese
Maori
Marathi
Mauritian Creole
Moldavian
Mongolian
Myanmar (Burmese)
Montenegrin
Nepali
Nigerian Pidgin
Northern Sotho
Norwegian
Norwegian (Nynorsk)
Occitan
Oriya
Oromo
Pashto
Persian
Polish
Portuguese (Brazil)
Portuguese (Portugal)
Punjabi
Quechua
Romanian
Romansh
Runyakitara
Russian
Samoan
Scots Gaelic
Serbian
Serbo-Croatian
Sesotho
Setswana
Seychellois Creole
Shona
Sindhi
Sinhalese
Slovak
Slovenian
Somali
Spanish (Latin American)
Sundanese
Swahili
Swedish
Tajik
Tamil
Tatar
Telugu
Thai
Tigrinya
Tonga
Tshiluba
Tumbuka
Turkish
Turkmen
Twi
Uighur
Ukrainian
Urdu
Uzbek
Vietnamese
Welsh
Wolof
Xhosa
Yiddish
Yoruba
Zulu
Bu dizinin betimlemesi Kanal D tarafından Sesli Betimleme Derneğine yaptırılmıştır.
Erişim: www.seslibetimlemedernegi.com
(Müzik - Jenerik)
(Müzik - Jenerik)
(Müzik - Jenerik)
(Müzik devam ediyor)
(Ortam sesleri) (Müzik - Keman)
(Müzik - Keman)
(Kadın dış ses) Elveda ayazda titreyen çocukluğum.
(Kadın dış ses) Elveda kimsesiz kâbuslarım.
(Kadın dış ses) Sana da elveda küçük köylü kızı.
(Kadın dış ses) Karanlık kışlarımın tek ışığı, ilk aşkım, hoş geldin.
(Kadın dış ses) Seninle sıcacık, taptaze bir hayata merhaba.
(Müzik)
Sen gir Hülya. Hemen geliyorum.
(Müzik - Gerilim)
(Müzik - Duygusal)
(Kapı gıcırtısı sesi)
(Müzik - Duygusal)
(Ayak sesi)
(Müzik - Duygusal)
(Müzik - Duygusal)
(Ayak sesi)
(Müzik - Duygusal) (Sokak gürültüsü sesi)
Önde bekliyorsunuz değil mi? Ben çıkıyorum.
(Erkek) Tamam.
(Müzik - Duygusal)
(Hülya iç ses) Neredesin Kerim? Neredesin?
(Müzik)
(Müzik)
Havaalanına gidiyoruz.
(Müzik)
Alo.
Ee şey...
...Kerim Cevher Bey oralarda mı acaba? Yani daha doğrusu düğün yaptığımız yerde mi?
(Erkek ses) Yağmurdan dolayı tüm davetliler ayrıldı efendim.
(Erkek ses) Kimse kalmadı. Bara baktıralım ister misiniz?
Yok, teşekkürler.
(Müzik)
(Sokak gürültüsü sesi)
(Müzik - Duygusal)
(Müzik - Duygusal)
(Müzik - Duygusal)
(Vapur sesi)
(Müzik - Duygusal) (Vapur sesi)
(Müzik - Duygusal)
(Müzik - Duygusal)
(Kerim dış ses) Hülya, ben Berlin’e dönüyorum.
(Kerim dış ses) Çantanda adına bir kredi kartı ve hesabında...
...seni uzun süre idare edebilecek bir para var.
(Kerim dış ses) Meseleyi fazla büyütmezsen sevinirim.
(Kerim dış ses) Kerim.
(Müzik - Duygusal)
(Müzik - Duygusal)
(Bağırma sesi) (Atma sesi)
(Ağlama sesi)
Nerede o mektup?
(Kerim dış ses) Meseleyi fazla büyütmezsen sevinirim.
(Nefes sesi)
(Cam kırma sesi) (Bağırma sesi)
Meseleyi büyütmezsem sevinirmiş.
(Müzik - Duygusal)
Merak etme, büyütmeyeceğim.
Ama sen...
...sen bana bu yaptığını hayatın boyunca ödeyeceksin Kerim Cevher.
Yemin ederim ödeyeceksin.
(Müzik - Duygusal)
(Güvenlik) Cevher ailesinin geliniyim diyor. Gelinleriymiş.
(Güvenlik 2) Bir yanlışlık olması lazım. Vallahi bu sabah Almanya’ya gittiler.
(Cam indirme sesi)
Buyurun. Buyurun. Aç kapıyı.
(Kapı açılma sesi)
(Güvenlik) Beyefendiye haber ver Aysel abla. Gelin hanım geldi.
Gelin hanım mı? Nasıl gelmiş?
(Güvenlik ses) Ne bileyim, geldi işte.
-Ee Kerim Bey? -Kerim Bey yok.
Tek başına.
(Kapı zili sesi)
Hayırdır inşallah. Dün gece düğünü olan gelinin...
...sabah sabah kayınpederinin kapısında işi ne?
Ceylan kızım, bırakıver o elindekileri. Bırak. Açıver kapıyı, koş. Koş.
(Koşma sesi)
Hoş geldiniz gelin abla.
(Kuş cıvıltısı sesi)
(Müzik)
Aa, siz gitmediniz mi? 8'de değil miydi uçağınız?
Kerim nerede kızım?
(Müzik)
Kerim gitti babacığım.
(Hülya) Ee, ben de birkaç güne gideceğim.
Aksiliğe bakın pasaportumu kaybetmişim.
-Haa!.. -Yeniden çıkartayım...
...öyle gideyim dedim.
Şimdi iki bileti birden yakmayalım dedik de.
Ee, ben izninizle biraz uyuyacağım.
Süheyla anneciğim, bir oda falan hazırlatmayın.
Ben Kerim'in odasını kullanırım.
-Kullan tabii canım. -Ben elindekileri alıvereyim, gelin hanım.
Sağ ol. Gerek yok.
Ee asansör...
(Müzik)
Ya kız pasaportunu kaybettiyse beklersin, bulur, iki gün.
Karını alır gidersin, değil mi?
Deve yüküyle para yiyen herifin düğün günü nekesliği tuttu.
Taze gelin bırakılıp gidilir mi canım?
Çay yaptınız mı?
(Aysel) Hazır beyim.
Sağ ol canım.
(Müzik - Duygusal)
(Müzik - Duygusal)
(Çocuk bağırma sesleri) (Müzik - Duygusal)
(Çocuk bağırma sesleri) (Müzik - Duygusal)
Aa... Anne!
(Kız) Hülya üzerime sıçan atıyor.
(Gülme sesleri)
(Kız) Hülya üzerime sıçan atıyor.
Hülya! Kız! Ne zaman akıllanacaksın sen ha? Ne zaman?
Vallahi jandarmaya vereceğim seni.
(Kadın) Bütün köy yaka silkti senden. Yetti gitti gayri. Kudurdukça kuduruyorsun.
(Kadın 2) Kız kaç kere dedim ben sana gezme buralarda diye?
(Kadın) Git, git evine git. İstemiyoruz seni.
(Atma sesi) -Ah!..
Niye bana vuruyorsun ki? Nilay önce bize sümüklü böcek atmıştı bir kere.
Vallahi yalan anne.
(Kadın) Gel kız buraya. Gel buraya kız.
Kız gel buraya. Hülya buraya gel!
Hülya, Hülya gel buraya kız.
Etlerini cimcireceğim, seni geberteceğim. Buraya gel.
Hülya!
(Erkek) Götürmeyin. Bırakın onları. Onlar benim ekmek teknem.
Bırak! Bırak, onlar benim ekmek teknem, bırak!
-Bırak! -Borcunu ödemeyeceksin belli.
Bırakın!
Bırak!
(Cam kırılma sesleri)
-Bırak İsmail, bırak. Ayıracağım. -(Erkek) Bırakın, bırak.
Kaç defa dedik öde borcunu bizi buraya getirme diye ha?
Sana soruyorum Salih, kaç defa dedik?
(Bip) git şimdi.
-(Salih) Bırak Allah'ını severseniz. -(Kadın) Karışma sen bakayım.
(Kadın) Çekil kenara.
(Karışık konuşma sesleri)
-(Salih) Bırak. Bırakın ulan! -(Erkek) Salih gel sen de fazla kaşınma.
-(Salih) Bırakın ulan. -Bırakın babamı, bırakın.
-(Hülya) Babam ikinizi de döver. -Hülya, sen karışma!
Ulan velet git, elimde kalacaksın.
Hülya.
İtme çocuğu. Ona karışma.
-(Hülya) Bırak, bırakın babamı. -Salih... Dur sen de kız.
-Baba... -(Hülya) Bırak!
(Erkek) Hem borcunu ödemiyorsun, hem yapıyorsun.
Alın şunu elimden.
İkinizin de midesini deşeceğim.
(Hülya) Bırak. Bırak.
Ah... Alın şunu elimden, geberteceğim.
-Tamam, tamam. -Yürü ulan yürü. Lanet olsun, yürü.
-Bin arabaya. -Bırak dedim.
Borcunu getirirsin, mallarını alırsın Salih Efendi.
(Anlaşılmayan konuşma sesleri)
Hah!.. Ne ot kaldı, ne ocak.
(Kadın) Üç beş alet edevat vardı, o da gidiverdi elinden.
(Kadın) Yakında bu dükkân da gider.
Kız Hacer, demedim mi ben size...
...bu Salih'ten bir halt olmaz diye? Gördünüz değil mi?
(Kadın) Bak, bak, bak, şu çocuklarına haline bir bak.
Ne varmış halimizde? At suratlı Resmiye.
Senin bacağını kırayım da gör gününü.
(Bip) geberteceğim seni.
İstemiyorum ben senin gibi baba.
Ne biçim babasın sen be!
Hep kendini dövdürtüyorsun.
Ne biçim babasın sen be! Git sen, istemiyorum.
-Kızım... -(Hülya) Bırak.
Tamam, tamam kuzum, tamam tamam.
(Müzik - Duygusal)
Baba, küçük o, bakma sen ona. Üzülme babacığım e mi?
(Müzik - Duygusal)
Bırak.
(Hülya) Ben büyüdüğüm zaman dünyanın en zengin kocasıyla evleneceğim.
(Hülya) O kadar çok paramız olacak ki hiç kimse bizi dövemeyecek.
-Tamam kuzum, tamam. -Hiç kimse bizi dövemeyecek.
-Paramın hepsini de sana vereceğim. -İnşallah. İnşallah.
Sen hadi bakayım sil şu gözünün yaşını, hadi.
Ben büyüdüğüm zaman görürsünüz. Ben çok zengin bir kocayla evleneceğim.
Çok zengin bir kocayla evleneceğim hem de.
(Su sesi) (Müzik - Duygusal)
Kız Emine...
...ne oluyor böyle? Salih'in dükkânını mı kaldırmış alacaklılar?
-Vallahi öyle oldu Hatice. -Ah Emine...
...niye böyle oldu bu işler?
(Erkek) Ee anlat bakalım ya abla. Ne oluyor köyde, ne var ne yok? Havadisler nedir?
Bayram, Çamoğlu Salih'in hali harap.
-Ne olmuş Çamoğlu'na? -(Hatice) Vallahi halleri perişan.
İçip içip çocukları, Emine'yi dövüyormuş.
(Hatice) Geçen hafta da alacaklılar dükkânda ne var ne yoksa kaldırmışlar.
(Hatice) İş güç yaptığı da yok.
Vallahi mahalleli besliyor çocukları. Ne olacak böyle bilmiyorum.
Tevekkeli de bir aydır hep rüyamda.
Her gece, Çamoğlu.
(Müzik)
Abla...
...Emine...
...hasta diyordun da ne yaptı, toparlandı mı biraz?
(Hatice dış ses) O kız çok yaşamaz. Diyeyim ben sana.
(Hatice dış ses) Midesi kanıyor. Çocukların önüne koyacak ekmek bulamıyorlar.
(Hatice dış ses) Nerede kaldı kız kendine baksın...
...perhiz yapsın, doktora gitsin.
(Bayram dış ses) O Salih, o kızı almak için ölüp bayıldı ya.
(Bayram dış ses) Ne oldu da şimdi dövüyormuş? Niye bakmıyor kadına?
(Hatice dış ses) Ee, Salih için sizin dava kapanmadı daha.
(Hatice dış ses) Kafasında kurup kurup kızdan çıkarıyor hıncını zağar.
(Müzik - Duygusal)
-Bayram... -Hı?
(Hatice) Kardeşim.
Soruyorum soruyorum, anlatmıyorsun ama niye attın o vakitler nişanı?
(Hatice) Esas sen ölüp bittiğin Emine'yi niye ortada bıraktın?
Gittin koşa koşa Süheyla'yı aldın.
(Hatice) Allah için iyi kız, asil kız Süheyla.
(Hatice) Sana boyunca iki oğlan verdi. Bir fenalığını görmedik.
Ama niye çiğnedin Emine'yi, o kadar vurgunken?
-Uff!.. -(Çocuk) Aa halam gelmiş.
(Hatice) Oo, halasının kuzusu. Oh oh.
-Ne kadar yakışıklı olmuşsun... -Hala ya.
...sen görmeyeli. -Gel.
(Müzik - Duygusal)
Önümüz bayram ya...
...bayramın birincisi günü seninle beraber ikimiz köye gideceğiz.
-Annemle abim gelmeyecek mi? -Cık.
Sade ikimiz.
Peki baba.
(Müzik - Duygusal)
(Müzik)
(Horoz sesi)
(Koyun ve horoz sesleri)
(Kapı vurma sesi)
(Kapı vurma sesi)
Al şunu, babam yolladı.
İstemez.
-Kız al, kolum koptu. Melek! -Ablam yok. Bayramlık akrabalara gittiler.
Seni niye götürmediler? Ceza mı koydular? Gene ne halt yedin?
Sana ne? Hem biz kestik kurban. Sen götür bunu muhtaç kimselere ver.
Ha (Bip) kestiniz.
(Nilay) Kızım, sizden muhtaç kimse mi var bu köyde?
Alın yiyin işte. Kursağınıza et girsin.
(Müzik)
Bak, paltom nasıl? Babam tee İstanbul'dan getirdi.
(Nilay) Botlarımı da pazardan aldık. Güzel değil mi?
Ablanın mı o çoraplar?
Hayır, benim. Annem aldı bunları bana.
-Yepyeni bunlar. -Hmm, belli.
(Civciv sesleri)
(Müzik)
(Çocuk) Bayram Ağa geliyor. Bayram Ağa geliyor.
-(Erkek) Hoş geldin Bayram Ağa. -(Bayram) Kolay gelsin, kolay gelsin.
(Çocuk) Bayram Ağa!.. Bayram Ağa!
(Bayram) Eyvallah.
(Çocuk) Bayram Ağa geliyor. Bayram Ağa geliyor.
Evet.
İşte Kerim Efendi, geldik köyümüze.
Şimdi ineceğiz, güzelce bir ahaliyle bayramlaşacağız.
Ondan sonra bir iki tane kurban kestireceğiz ki...
...fakir fukaraya dağıtsınlar.
(Bayram) Ya ben kime diyorum? Oğlum köyümüze geldik ya.
Bir kafanı kaldır kitaptan. Beynin yanacak, beynin.
(Bayram) Selamünaleyküm. Ne yaptınız ya? İyi bayramlar. İyi bayramlar.
İyi bayramlar. Bu senin oğlan değil mi ya?
(Bayram) Böyle kazık kadar olmuş. İyi bayramlar.
-İyi bayramlar. -İyi bayramlar.
Bayram Ağa, bu da bizim delimiz.
Ya bunu tanımam mı ben ya? Tanımam mı? Ne yaptın ya?
(Bayram) Evermediler mi daha seni? Allah canını almasın.
Hanımlar, iyi bayramlar.
-İyi bayramlar. -İyi bayramlar.
Kravatın ne güzel. Misketlerin var mı?
(Müzik - Duygusal)
(Müzik - Duygusal)
(Kuş cıvıltısı sesi)
(Müzik - Duygusal)
(Bayram iç ses) Hey gidi koca Salih. Göçmüş gitmiş ya.
(Müzik - Duygusal)
Baba, kim onlar?
Şu gördüğün adam var ya...
...gençliğimde benim en yakın arkadaşımdı.
Ben bir günah işledim.
Onun hayatını çaldım.
Şimdi borcumu ödemeye geldim.
(Müzik - Duygusal)
-Kerim, in aşağıya in. -Baba ben bunu okuyorum.
Kerim, o kitabı fırlatıp atarım şimdi ha.
Oğlum bir in aşağıya. Bak köyümüze geldik, az iki dolaş. Dağa taşa...
...köpekleri kovala, aşağıdaki dereye bir taş at. İn aşağıya sümsük.
Ne oldun sen böyle? Bırak onu.
(Müzik - Duygusal)
(Emine) Kız, kız boyun devrilmesin senin. Evi yakacaksın aç köpek.
Ben demedim mi sana ocakla oynama...
(Müzik - Duygusal)
Nasılsın Emine?
(Müzik - Duygusal)
(Melek) Anne.
Melek, koş kızım, babanı çağır.
(Kuş cıvıltısı sesi)
Ee, sen Çamoğlu'nun büyük kızı mısın ya?
Maşallah.
(Tavuk sesleri)
(Müzik)
(Müzik)
Salih, kardeşim...
...bunca sene sonra ayağına gelmişiz, arkanı dönüp gitme.
(Müzik)
Uff!..
(Köpek havlama sesi) -Hoşt hoşt.
Gelme, gelme- hoşt.
(Hülya) Bak şuraya gitti, hadi hadi. Daha hızlı.
(Hülya) Şu taraftan, hadi hadi. Hadi gelin.
(Hülya) Hadi yetişin bana.
(Köpek havlama sesi) -(Kerim) İmdat! İmdat!
(Kerim) İmdat! Git, git, git! İmdat!
(Köpek hırlama sesi)
-Aa orada. -Aa kaçalım hadi. Sokacak bizi.
Şişt, sessiz ol.
(Vurma sesi)
(Hep bir ağızdan) Oley. Oley. Oley...
Bunu muhtara verelim. Bize bahşiş verir.
Yılana bak.
İttir, ittir. Tak ucuna, dola dola.
(Köpek havlama sesi) -(Kerim) İmdat! İmdat! Git, git.
(Köpek havlama sesi) -(Kerim) Hoşt hoşt...
(Köpek havlama sesi) -Allah, yılan ah!..
Iı, ya çek şunu ya. Gelme üstüme ya. Gözlüğüm nerede?
-Ya gözlüğüm nerede ya? Çek. -Amma da anasının kuzusuymuş ya.
-Bir de koca çocuk olacaksın. -Ya çek şunu. Gelme üstüme.
Al şunu Salih.
(Salih) Amma da büyükmüş ha.
Bir tanesi kırık ama bir tanesi hâlâ sağlam.
Al tak.
(Müzik)
Ha!..
Bu çocuğun gözleri amma da güzelmiş.
(Gülme sesleri) -(Hülya) Dur, gitme.
Adın ne senin? Sen de bizimle oynasana.
Çekil şuradan ya. Vahşi misin nesin?
Gitme.
Gel kız buraya, arsızlık etme. Ayıp.
Dünyada gördüğüm en güzel gözler seninkiler.
-Evleneceğim ben seninle. -Çekil ya. Vahşi misin nesin?
Gitme.
Adın ne senin ulan?
-Adın? -Ah!
Ya ne yapıyorsun? Ruh hastası mısın nesin ya? Geri zekâlı.
(Hülya) Ay sen ne güzel bir oğlansın ya. Ne tatlı şey ya.
Görürsün bak, ben seninle evleneceğim.
(Müzik - Bağlama) (Ortam sesi)
(Müzik - Bağlama) (Ortam sesi)
(Müzik) (Ortam sesi)
Ne geldin sen Bayram?
Ha?
Köyün yolunu bilir miydin?
Borcumu ödemeye geldim ya.
Ne borcu ulan?
(Müzik) (Ortam sesi)
Çatal, çubuk işinden senin payına düşen para bu.
Yirmi yıllık payın.
(Bayram) Elli milyar para var burada.
Bankaya faize yatırsan yüzde elli beşten...
...ayda nereden baksan iki milyar eder.
Beyler, paşalar gibi yaşarsın.
(Müzik)
Senin benden çaldıkların parayla pulla ödenmez.
Ya Çamoğlu, ya benim aslan kan kardeşim.
Biz o vakit seninle bir anlaşma yapmadık mı?
Sen istediğini aldın, ben istediğimi aldım.
Ee? Sen daha neyin davasını güdüyorsun?
Bana dediler ki Salih zorda, içim el vermedi.
Kalktım, buralara, ayağına kadar geldim.
Bir çanta dolusu para getirdim sana.
Sen benim sevdiğim kızla sözlendin kansız Bayram.
İşte sen o vakit çaldın ya benim hayatımı.
Ya!
Bir bakır parçası değil bu cehennemin sebebi.
-(Bayram) Otur hele. -(Salih) Bırak, bırak.
(Müzik)
Yüzüme bak.
-Bana bak. -Hı.
Sözlendim de ne oldu? Ha? Gene sen almadın mı Emine'yi?
Çoluk çocuğa karışmadın mı? Ee?
Daha neyin kavgası bu Çamoğlu? Neyin kavgası?
Madem hak geçmedi de niye getirdin parayı buraya?
-Sesini çıkarma, yavaş. -Niye getirdin?
Cık.
Bal gibi biliyorsun sen niye getirdin?
Ya!
(Müzik - Bağlama)
O seni unutamadı.
(Müzik - Bağlama)
Sen çatal çubuğu aldın ama...
...ben Emine'yi alamadım.
(Salih) Koynuma soktum ama...
...alamadım.
Anlaşma falan yok. Hak geçti.
-Al paranı, git başına çal. -Ya Salih, Salih.
Çamoğlu!
(Bayram) Ulan! Ulan!
(Müzik - Bağlama)
(Çatal bıçak sesi)
(Müzik - Bağlama)
(Köpek havlama sesi)
(Müzik - Duygusal)
(Televizyondan gelen sesler)
Hala ya, orada bekliyor gene şu manyak.
Çık bakayım.
(Televizyondan gelen sesler)
(Hatice) Hülya kuzum, ne oturup duruyorsun orada?
Ezan oldu bak, gitsene evine. Annen merak eder.
Hatice teyze, hani sizin eve giren o oğlan var ya...
...o kim? -Kim mi?
Ee Kerim o. Kardeşimin oğlu. İstanbullu o.
Zengin mi?
Ne yapacaksın kız zengin mi fakir mi?
(Hatice) Hem çocuğun sırtını acıtmışsın. Taş atmışsın, yılanla korkutmuşsun.
Ne zorun var senin onunla? De bakayım bana.
Evleneceğim ben onunla.
(Gülme sesi)
Hiç güleceğim yoktu.
(Hatice) Alem bu çocuk vallahi.
Kız, gitme, dur. Bayram harçlığı vereyim sana.
İstemez.
(Hatice) Alem bu çocuk.
Ay bir de zengin mi diye soruyor. Duydun mu Kerim?
Evlenecekmiş seninle.
(Televizyondan gelen sesler)
Allah korusun.
(Televizyondan gelen sesler)
(Köpek havlama sesi)
Hoş geldin bey.
-Yemek hazırlayayım mı, ister misin? (Vurma sesi)
(Müzik - Gerilim)
(Ağlama sesi)
(Müzik - Gerilim)
Para getirmiş o soysuz Bayram.
(Salih) Çantaya doldurmuş, getirmiş.
(Salih) Parayla hallolaydı o işler.
Sen o borç parayla ödenir mi sandın?
(Bip).
Sen o borcu canınla bile ödeyemezsin.
Canınla bile ödeyemezsin.
(Müzik - Gerilim)
Bayram'ın suçu ne?
Emine'nin suçu ne?
Suç bende.
Emine'yi alan bende.
Elin kırılsın Salih.
Suç bende.
(Müzik - Gerilim)
Suç bende.
(Müzik - Gerilim)
Bekle burada.
(Tavuk sesi) (Metal dövme sesi)
(Metal dövme sesi)
(Metal dövme sesi)
Dönüyorum ben.
(Metal dövme sesi) -Hep duyduk.
İşleri büyütmüşsün. Gazete bile yazdı. Altın çıkarıyormuşsun ya.
He. İki... İ... ii... (Metal dövme sesi)
(Metal dövme sesi)
İki sene evvel...
...bir damar buldular işte, az bir şey diye düşündük. Ama değilmiş yani.
İşte sonra bir tane daha buldular falan, o şekil.
-Aferin aferin. -Salih...
...niye kabul etmiyorsun parayı? Niye almıyorsun?
Faiz günah falan diye düşünüyorsan...
...götür kasabaya, güzelcene bir iş aç. Çoluğun çocuğun hayatı kurtulsun.
Karın da hastaymış madem.
Sen bakacaksın benim karıma, öyle mi? Benim gücüm yetmiyor...
...sen halledivereceksin ha? -Ya arkadaş, sen niye böyle yapıyorsun?
Niye böyle yapıyorsun Salih? Emine senin karın, çocuklarının anası.
Yıllardır aynı kafa. Kendini de, kızı da yedin bitirdin.
Sende var ya katır kafası var, katır.
Ya arkadaş, kaç yaşına geldik.
Benim boyum kadar çocuklarım var, oğlanlar. Senin kızların var.
Hâlâ daha neyin davası Salih?
(Metal dövme sesi)
Salih, madem senin gözünde...
...benim paramın hükmü yok. Madem almaya tenezzül etmiyorsun.
Sana başka bir teklifim var.
(Bayram) Şu senin güzel kızın var ya...
...benim küçük oğlana...
...alıversek ya gelinlik çağına gelince.
(Bayram) Hayatı kurtulur be.
(Bayram) Gelinime kraliçeler gibi bakarım ben.
Gel şunları nişanlayalım gitmeden de benim de içim rahat etsin.
He Salih?
He kardeşim?
(Müzik - Duygusal)
-Bu mu senin oğlan? -(Bayram) Bu. Salih, bu var ya bu...
...zehir bu, zehir.
Yalnız bizim işlere hiç hevesi yok.
(Bayram) Bunun aklı fikri kitapta. Başı kitaptan kalkmaz.
(Bayram) Bunu Almanya'ya gönderivereceğim ben.
Mühendis olacak. Liseden itibaren gidecek.
Abisini şirketlerin başına koyacağım.
Bu da biraz Avrupa görsün. Yarın öbür gün Avrupa'yla iş yaparsak lazım olur.
Büyüyünce bizim kızı istemezse ne olacak ya?
Ya Salih, benim oğullarım ben ne istersem onu yaparlar.
Ya nesini beğenmeyecek ya peri kızı gibi kızın?
-Kerim gel bakayım buraya. -Ben mi?
Oğlum, senden başka Kerim mi var etrafta mankafa? Gel buraya.
Öp kayınbabanın elini bakayım.
Öp.
(Müzik)
Öp.
(Müzik)
(Salih) Melek! Melek kızım gel bakayım. Gel bakayım bak.
(Salih) Sana güzel haberlerim var, gel.
(Salih) Ha.
Bak.
Biz Bayram amcanla karar verdik.
(Salih) Seni bu Kerim oğlanla nişanladık.
(Salih) Büyüyünce, şimdi değil, bundan on sene sonra falan...
...baş göz edeceğiz sizi inşallah.
Hadi bakalım. Güzelce el sıkışın nişanlınla...
...sonra da bizim elimizi öpersiniz. Haydi.
Olmaz! Olmaz dedim size, olmaz!
Korkma. Ablan hemen evlenmiyor, sonra, sonra.
Sonra da olmaz. Onunla ben evleneceğim.
(Salih) Kız bir dur, kuduruk.
Senin de taliplerin arttı Kerim. Kız telaş etme, seni de evlendiririz.
Benim arkadaşlarımın oğulları var. Bizde damat çok.
(Gülme sesi)
Ne yapıyorsun?
Senin o pis arabanı parçalayayım da gör gününü.
(Kırılma sesi)
Ya dur, ne yapıyorsun? Manyak!
Kız sen ne yapıyorsun?
İndirdi camı ya.
Ya nasıl yola çıkacağız şimdi? Hay Allah.
Baba gidelim buradan, korkuyorum ben bundan ya.
İki gündür zaten peşimde, öldürecek beni.
Dur ulan, bır bır etme sen de.
Bırak beni, bırak! Sana diyorum.
(Hülya) Onu ilk ben gördüm, onunla ben evleneceğim. Sana diyorum.
(Salih) Kuduruk seni, ne yapıyorsun? Allah senin cezanı vermeye.
Kaç para o cam, senin haberin var mı? Ben neyle ödeyeceğim şimdi onu?
Vurma, vurma, vurma.
Vurma ya, sanayide yenisini taktırırız, Allah Allah.
Emine al şu deli kızını.
Onu ilk ben görmüştüm. Sana diyorum ama onu ilk ben gördüm. Haksızlık bu!
Sus, başlayacağım şimdi senin ağzına yüzüne, sus.
(Hülya) Bırak onu.
Onunla ben evleneceğim.
Ben evleneceğim!
(Müzik)
Ahh.
(Müzik)
(Martı sesleri)
Ahh.
(Vapur düdük sesi)
(Müzik)
(Müzik)
(Arana motor sesi)
Hoş geldiniz beyim.
Merhaba. Sağ ol.
Açın, bagajdaki her şeyi alıyorsunuz.
Her şeyi.
Tekin, toplayın bagajı. Hadi.
Ver çantanı bana.
Yok be abi.
Oğlum ver çantanı bana, Allah Allah.
(Araba kapı kapanma sesi)
(Bayram) Gözün aydın Süheyla Hanım.
Oğlum.
Oğlum.
Tekin, şunu da alın.
Geldi benim yakışıklı oğlum.
Ey maşallah.
(Süheyla) Gözümde tüttün annem.
Nerede kaldınız oğlum?
Uçak rötar yaptı da baba.
Ee yapar, rötar yapar. Arife günü uçağa binersen...
...uçak rötar de yapar, gelmez de. Havalimanları ana baba günü.
(Bayram) Kâr sayıyorsunuz son dakikada eve gelmeyi.
Öpeyim baba.
Zahmet olmasın.
Estağfurullah.
(Müzik)
Ceren.
Amcacığım ne kadar büyümüşsün sen görmeyeli.
-Hoş geldin Kerim. -Hoş bulduk yenge.
-(Kerim) Geç geç. Nasılsın kız, iyi misin? -(Ceren) İyiyim amcacığım.
-(Kerim) İyi misin tatlım? Gel bakalım.
(Müzik)
(Bayram) Üff.
Geldiler merasim, gittiler merasim. Her şeyimiz merasim.
Ohh.
Abo!
(Bayram) Şey yapsaydınız, bütün ayakkabıları dışarı koysaydınız. Alo!
(Müzik)
Hadi gel oğlum. Senin için neler neler yaptırdım.
Ee bir deri, bir kemik kalmışsın gene.
Aman, sonunda bitiyor şu okul bu sene.
Yaza bir temelli dön, gözümün önünden ayırmayacağım seni.
Aslında ben bir süre daha Almanya'da kalmayı düşünüyorum anne.
Aa, nedenmiş?
Master yapacağım.
(Müzik)
Ben babamla çalışmak istemiyorum anne.
Ben üniversitede kariyer yapmak istiyorum. Çok iyi bir fırsat doğdu orada.
Sus. Ağzından yel alsın.
Vallahi baban gebertir seni. Bekliyor senelerdir.
Bu sene geliyor bizim iki numara, kadro tamamlanacak diye...
...kıvana kıvana herkeslere anlatıyor seni.
Anneciğim, abim var ya işte.
Ben araştırmacı olmak istiyorum.
Nesini araştıracaksın?
Âlim oldun senelerdir okuya okuya zaten. Araştırılmadık ne kaldı?
Herkesin bir hayali var kendisine göre değil mi?
Sen üzme kendini, sıkma canını. Olur mu?
Vallahi ben bilmem, baban keser.
Hem şu şey işi de var.
Ne işi?
Ee kız alacak ya sana köyden, okulu bitirmeni bekliyor.
Ne dediysek anlatamadık. Ben arkadaşıma söz verdim...
...bu yaz düğün yapacağım diyor.
Ne? Saçmalamasın ya.
Hâlâ mı o dava? Daha neler.
Ne bileyim oğlum.
Buralarda bu kadar ipek gibi okumuş etmiş, soylu soplu kız dururken...
...tutturdu o köylü kızını alacağım diye.
Yapma etme dedim, anlatamadım.
Geçen gece camı çerçeveyi indirdi.
Vallahi tansiyonum çıktı, ölüyordum az kaldı.
Yok ya, olur mu öyle şey?
Yıllar önce öylesine ettiği bir laf yüzünden...
Yani zaten kız da evlenmiştir. Köyde kızlar durmaz, bilmiyor musun?
Yok yok. Hatice halan anlattı. Kaç kişi istemiş, vermiyormuş babası.
Ben arkadaşımın oğluna nişanladım te vaktiyle diyormuş.
Oğlum, bayram üstü bir tatsızlık çıkmasın, e mi?
Usul usul, alttan al baban lafı açarsa.
Anne, gelir gelmez insanı şoka sokma ya.
Bin yıl önce ettiği bir laf yüzünden. Neymiş o? Nişanlamışmış.
Şakası bile kötü, Allah Allah ya.
Ben şimdi konuşacağım babamla.
Evet, tamam işte.
O zaman bayram ertesi...
Baba nedir bu kız isteme saçmalığı?
(Sessizlik)
Bayram ertesi adamlar işte gelecekler sevkiyat anlaşması için...
...bak, dinle. İyi güzelse, kafana yattıysa anlaşmanı yaparsın.
Yatmıyorsa bir şey sorman lazım, ille de konuşman lazım, halanın oradan.
Köye mi baba?
İşte köye, kız istemeye gideceğiz Kerim'le.
Ben de tam işte bu konuyu konuş...
Artık vakti geldi. Gidelim sözümüzü tutalım, kızı isteyelim.
Kız da bekleye bekleye kurudu çünkü.
Böyle bir şey olmayacak baba.
Sabah erkenden ev ahalisiyle bayramlaşırız...
...sonra yola. Hadi sofraya.
Yandın oğlum sen.
Hem de cayır cayır yandın.
Ama şanslısın vallahi, kız çok güzel.
Halam bir kere köyde göstermişti.
Abi, adam ciddi. Bu dalga geçilecek bir konu...
Şişt.
Yavaş oğlum.
Ne yapacağım ben?
Hay kafama edeyim, ben niye geldim ki?
Bir de gelmeyecektin? Bayram günü gelmeyecektin, öyle mi?
O biraz sıkar canım.
Vallahi babam her şeyini keserdi, anında.
Ee tabii senin orada keyfin yerinde.
Ekmek elden, su gölden. Bol bol hatun.
Vallahi öyle ben de okurum Almanyalarda.
Abi yapma, notlarım çok iyi.
Bu dönem mezun oluyorum okuldan. Çok iyi bir profesörüm var.
Adam Birleşmiş Milletler Çevre Örgüt yöneticilerinden.
Kenya'ya gidecek araştırma ekibine dahil olmam söz konusu.
Tebrik ederim.
Bravo.
Ama sana bir soru soracağım. Ama gerçekten ciddi bir soru soracağım.
Bir sürü altın madeni olan koskocaman bir ailenin...
...çevre mühendisi oğlu olarak siz sevgili Kerim Cevher...
...kendinizi ileride nerede görüyorsunuz? Ama ciddi, samimi cevap ver bana hadi.
Benim kendimi bir yerde görmem gerekmiyor.
Kerim.
Geç otur karşıma.
(Müzik)
Koşullar iyiye gitmiyor.
Bak, zaten son olayları da biliyorsun.
Allah bizim şirketlere öyle bir facia yaşatmasın.
Ama bütün çalışma şartlarını baştan aşağıya tekrar kontrol etmemiz lazım.
Hepsini.
Şunun şurasında iki tane biraderiz.
Sana ihtiyacımız var aslanım. Bunu bil.
Ne yapabilirim abi?
Bunlar babam ve senin problemlerin.
Ben bilim adamıyım. Benim inandığım değerler var.
Sırf bu ailenin oğlu olarak dünyaya geldim diye...
...babamın bütün kaderimi çizmesine izin vermeyeceğim.
Yarın erkenden Almanya'ya dönüyorum. Gerekirse tüm bağları koparırım.
(Kerim) Yeter.
Bol şans. Çok yerinde bir karar.
Almanya'ya gittiğinde mutlaka ara ama beni.
Abi, ben indim, vardım de yani.
Dalga geçme. Ben sen değilim.
Babamın bütün emirlerini kuzu gibi yerine getireyim.
(Bayram) Ulan, daha ne kadar bekleyeceğiz sofra başında?
Duydunuz zilin sesini.
Göreceğiz Kerim, göreceğiz.
Geldim baba.
Göreceksiniz tabii.
(Bayram) Ulan kime diyorum, Kerim? Kerim oğlu Kerim.
(Horoz ötme sesi)
(Müzik)
(Araba korna sesi)
(Müzik)
(Horoz ötme sesi)
Vay, vay, vay. Bayram, sen miydin?
Hoş geldin kan kardeşim.
Kim olacaktı ya? Yalnız da gelmedim, sana damadını getirdim.
(Bayram) Bu sene okulu bitiyor.
El öptürmeye getirdim bayramlık. Nerede benim güzel gelinim?
Melek!
Melek kız, bir gel bak. Bayram amcanlar geldi.
(Bayram) Ya bir gel Kerim. Yabani ya bu.
(Müzik)
Gel gel. Öp bakayım kayınbabanın elini.
Öp.
Öp.
El öpenlerin çok olsun.
Bayram, vallahi ben senden ümidi kestiydim ha.
Aşk olsun ya, kan kardeşim aşk olsun. Sen...
...beni hiç tanımamışsın. Bizde laf ağızdan bir kere çıkar.
Yahu şu güzelliğe bir...
Sen ne kısmetli adamsın ya. Allah'tan küçükken aldık da bak büyümüş, iyice bir...
...cihan güzeli olmuş, cihan güzeli.
Hadi geç geç. Durmayalım.
Ne yaptın? Narları marları hep yakmışsın, niye toplamadın bunları?
(Salih) Geç geç, geç de sana bir çay koyayım. Geç.
(Çocuk konuşma sesleri)
(Müzik)
(Salih) Seni bu Kerim oğlanla nişanladık.
Büyüyünce de bundan on yıl falan sonra inşallah sizi baş göz edeceğiz.
(Müzik)
(Müzik)
(Su sesi)
(Müzik)
(Su sesi)
Ahh.
(Sessizlik)
(Kuş cıvıltısı sesleri)
(Müzik)
(Bebek ağlama sesi)
(Bebek ağlama sesi)
Ne oluyor?
Kim bıraktı bunu buraya?
Kim bıraktı bunu buraya?
(Bebek ağlama sesi)
Kim bıraktı bunu?
Ben bakamam ki buna.
Dur, dur, dur. Ne olur ağlama, dur ne olur.
Ağlama, ağlama, ağlama.
Ben ne yapayım, nasıl bakayım ben sana?
Dereden su getireyim ben sana, bir şey yapayım.
Su olmaz dereden.
Hii!
(Müzik)
Geri getirin bebeği!
Kim aldı bebeği? Kim aldı, kim?
Geri verin onu bana!
Kim aldı bebeği?
Geri getirin onu.
Buradaydı şimdi, şimdi buradaydı. Geri getirin.
Nerede bebek?
(Sessizlik)
Bir daha sana rüya görmeyi yasaklıyorum Hülya.
Anladın mı?
Salak.
(Su sesi)
(Hülya) Bu kim ya?
(Hülya) Bizim buralardan değil, belli.
Onun da kafa bayağı atık benim gibi.
(Müzik)
(Müzik)
(Telefon mesaj sesi)
(Müzik)
Ha!
Çocuğun gözleri amma da güzelmiş.
(Çocuklar gülme sesi)
Gel. Gitme!
Adın ne senin? Sen de bizimle oynasana.
Çekil şuradan, vahşi misin nesin?
Gitme. Dünyada gördüğüm en güzel gözler seninkiler.
Evleneceğim ben seninle, evleneceğim.
Bu o.
Artık sadece yakın gözlüğü mü takıyorsun?
(Su sesi)
(Kerim) Pardon, ben çıkaramadım sizi.
Şey, ben, Hülya.
Şöyle anlatayım, babanızın arkadaşı...
...Çamoğlu Salih'in küçük kızı. Hani çocukken şey yapmıştım.
Hatırladım.
Şu Hülya.
Yine kovalamayacaksın beni değil mi evlenmek istiyorum seninle diye?
Yok canım.
İyi bari.
Ee, halanızı mı ziyarete geldiniz?
Ablanızı istemeye geldik Hülya Hanım.
(Müzik)
Zorla gelmiş gibi bir haliniz var ama.
Babamı tanımıyorsun. Söz vermişmiş.
Ya şu kadardık, 12 yıl önce. Hatırlıyorsun.
Laf anlatamıyorum ki.
İşte.
Ee ablam ne diyor peki bu işe?
Bakalım.
Bir B planı oluşturdum kafamda. Akşam yemeğe çıkaracağım Melek'i.
Nasıl, makul bir kızdır değil mi? O da istemez böyle bir şey olsun.
Sonuçta iki tane birbirini tanımayan insanı evlendirmek ne demek?
Hangi devirde yaşıyoruz?
Bence de çok haklısın yani. Ama işte bizim babalar öyle devir mevir anlamaz.
Eski kafa adamlar bunlar.
Ama yani kaderimizi değiştirmek de...
...biraz bizim elimizde diye düşünüyorum. Öyle değil mi?
İkimizin de işine gelecek bir planım var.
(Kerim) Ee sen neler yapıyorsun?
Hep köyde miydin bunca zamandır?
Ayy yok canım. Benim ne işim var burada?
İstanbul'dayım ben. Üniversite okuyorum.
Turizm otelcilik. Öyle tatile geldim ben bayram için.
Çok kalmayacağım yani.
Aman oku ya. Tıkılıp kalma buralara.
(Müzik)
Peki, Melek?
O hep köydeydi değil mi?
Hıı, okumadı o.
Onun zaten öyle okulda falan da gözü yoktu. Liseyi zar zor bitirdi.
O işte ev işleri yapsın, dikiş diksin falan.
Hep onluk işler onlar.
Ev kızı tipi yani.
Ama çok iyi yemek yapar ha, benden söylemesi.
(Müzik)
Ay yok canım, at yere, bir şey olmaz.
Biz de hep atıyoruz buralarda, hiçbir şey olmaz. Koyma cebine.
Bu tip atıklar doğada kaybolmuyor.
Sen de atma, tamam mı?
Atmam.
Ben gideyim artık.
Şu başıma açılan işleri nasıl toparlayacağım bir bakayım.
Görüşürüz.
Görüşürüz.
(Müzik)
(Hülya iç ses) Ben evleneceğim seninle.
(Hülya iç ses) Nasıl olacak bilmiyorum ama ben evleneceğim.
(Müzik)
(Erkek) Off.
(Erkek şarkı mırıldanma sesi)
"Bursalı mısın kadifeli gelin"
"Çaydan mı geçtin"
"Yanakların al al olmuş"
(Hülya) "Nay nana nana nana, nam"
Kaya abi, ne yapıyorsun ya burada?
Hiç, öyle işte.
Afiyet olsun.
Şişt kız, ver şunu, içemezsin sen.
Niye içemiyor muşum, çocuk muyum ben?
Gitti mi ablan?
Hı, gitti.
Çocuk geldi, aldı ablamı.
Vallahi bir giyimler, bir kuşamlar, sorma.
(Hülya) Babam da Hatice teyzegile gitti.
Ziyafet var bu gece, kız istemenin şerefine.
Bayram amcayla sabaha kadar içerler artık.
Ha ha ha!
Baban kıvanmasın da kim kıvansın?
(Kaya) Koca Cevher sülalesine kız veriyor.
Altın çıkarıyor adamlar, boru mu?
Hey hey.
(Hülya) Boru değil tabii.
Sözde babamla bu Bayram amca çocukluk arkadaşıymış.
Sen bir Bayram amcaya bak, te nerelerden nereye gelmiş.
Bir de babama bak.
Tövbe yarabbi.
Arayı kapatırsınız kızım.
Himayesine alınca zengin kayınpeder.
Neyse ne.
Ben yatıyorum.
Aa, vallahi bırakmam Kaya abi.
Şişt, bir şey diyeceğim. Hadi gel, bizim avluda azıcık oturalım.
Vallahi ya, bak kimse yok zaten, bir başıma korkarım ben.
Hem birkaç saate ablam da gelir.
Bir oturturuz şöyle, bir sorarız ne olmuş, ne bitmiş.
Beğenmişler mi birbirlerini, değil mi?
Yani belki ablamın gönlü çocukta değildir.
Belki aklında başka biri vardır.
Kız.
Bana bak, ablan bir şey mi dedi sana?
Benim sana anlatacaklarım var.
Gel, gel, böyle ayaküstü olmaz. Yürü sen, hadi gel.
Kız.
Ya umutlandırma insanı, bastığım yeri bilmiyorum kaç saattir zaten.
(Hülya) Sen gel, yürü.
(Kaya) Yahu kız, yahu bir bekle. Kime diyorum?
(Dalga sesi)
(Müzik)
Lafı dolandırmayacağım Melek Hanım.
Her şeyi açık açık konuşmak için buradayız.
Siz ne düşünüyorsunuz şu evlenme meselesiyle ilgili?
Kerim Bey.
Ben buradan ayrılamam.
Yani büyüklerin yanında anlatamayacağım durumlar var.
Bunları da yemekte konuşuruz diye hiç sesimi çıkarmadım.
Ama ben gerçekten buradan gidemem.
Benim durumum da şöyle.
Almanya'da bir kariyer hayalim var.
Bununla ilgili şu anki durumu birkaç yıl daha bozmadan ilerlemem gerekiyor.
Babam sizinle evlenmezsek...
...sözünü tutamadığı için büyük bir hayal kırıklığına uğrayacak.
Ben bunu istemiyorum.
Kimseyi kırmayacak bir formül üretebiliriz belki.
Ama ben gerçekten sizinle gelemem, bu imkânsız.
Ben şöyle düşündüm.
Nikâhlanırız.
Her şey normalmiş gibi gideriz.
Sonra ben size güzel bir para çıkarırım ve siz de dönersiniz.
Hemen de boşanırız. Suçu birbirimize atarız.
Anlaşamadık deriz. Kimsenin de söyleyecek sözü olmaz.
Olmaz.
Bakın, ben bu durumda hemen eve dönemem.
Her şeyin de inandırıcı olması için birkaç ay geçmesi gerekiyor.
Ben o birkaç ay bile buradan uzaklaşamam.
Eve dönmesem bile...
...burada olmak zorundayım.
Tamam.
Sorununuz ne bilmiyorum.
(Kerim) Ama gerçekten biz gittikten üç gün sonra bile geri dönebilirsiniz.
Babanızı görmezsiniz. Paranız da olacak zaten.
İstediğiniz yerde yaşayabilirsiniz.
Bakın, belli ki bir sevgiliniz var. Gerçekten rahat olun.
Yok.
Öyle bir şey değil.
Anlatmak zorunda değilsiniz.
Sıkılmayın.
(Müzik)
İç bakayım şunu da. İç. Fondip, fondip, fondip. Hadi.
Aferin. Hah.
(Hülya) Kalk.
(Hülya) Seni bir saklayalım güzelce.
Sakın sesini çıkarma ama tamam mı?
Eli kulağındadır ablamın. Gelir şimdi.
Kız.
Ya ablan beni istemezse?
O ne demek be?
Yapışacaksın kızın dudağına, bak bakalım istiyor mu istemiyor mu.
Koca adam olmuşsun, ben mi öğreteceğim bunları sana? Yürü.
Dana gibi arkadaş, itilmiyor da.
(Hülya) Gir.
(Köpek havlama sesi)
(Kapı kapanma sesi)
(Müzik)
Kız.
Ya baban gelirse?
Ya o çoktan geçmiştir ikinci şeye.
Ruhunu teslim etmiştir o, gelecek hali mi var onun?
Hem gelse bile ben devirir yatırırım babamı, sen merak etme.
Ya ben izin verir miyim sizi öyle odada bassın?
Ne konuştuk?
Yarın sabah ayık kafayla konuşacaksın babamla, usulüyle.
Çıkacaksın karşısına.
Diyeceksin ki ustam, biz seviyoruz birbirimizi.
Durum böyle böyle, böyle böyle diyeceksin yani.
Bitti gitti, ne yapabilir?
Vallahi öldürür.
( Şarkı) "Aşk için ölmeli aşk o zaman aşk"
(Hülya) "Allah'ım Allah'ım"
"Ateşlerde yürüyorum"
Bekle sen burada, tamam mı? Bekle.
(Müzik)
(Kapı gıcırtı sesi)
Hadi be!
(Müzik)
(Köpek havlama sesi)
Ne dolanıyorsun kızım ortalıkta?
Ayy, tövbe estağfurullah.
Ne çıktın kız Chucky gibi birden karşıma?
Ay Melek'i bekliyorum. Gelmedi mi daha?
Sana ne? Gelmedi. Ne bekliyorsun Melek'i?
Merak ettim. Oğlanla buluşacaktı ya.
Hani nasıl geçti, anlaştılar mı, yemekte ne yaptılar.
Salak salak konuşma Nilay.
Çabuk evine git, kırmayayım kolunu bacağını gece gece. Meraklı turşucu.
Ne oluyor?
Sus sus.
(Müzik)
Sus, ağzını kırarım Nilay.
Sus dedim Nilay.
(Müzik)
(Nilay inleme sesi)
İyi akşamlar.
(Müzik)
(Hülya) Eğil, eğil, eğil. Eğil ulan.
(Müzik)
(Kapı gıcırtısı sesi)
(Köpek havlama sesi)
(Kapı kapanma sesi)
Tamam, hadi.
Gördün Melek'i, geldi. Kaybol, hadi.
Ne haltlar karıştırıyorsun kız sen yine?
Boğdurtma kendini, yürü diyorum, yürü. Yürü git evine.
Bana bak, ağzını yüzünü dağıtırım da senin şimdi neyse. Değmezsin.
Bak hâlâ... Yürü kız!
Koş, yürü git.
Kaybol.
Yolacağım tüylerini, sıska tavuk.
Görürsün sen.
Tüh!
(Hülya) Vallahi geliyorum ha.
(Nilay) Pislik.
(Müzik)
(Müzik)
(Bayram) Bana sorarsan o borçlarını güzelce esnafa kapat.
(Bayram) Esnafın ağzını kapat önce, ondan sonra da o dükkânı toparla.
(Salih) Sen ne karışıyorsun benim borcuma?
Kızım.
Sen ne çıktın sokağa gece vakti?
Baba, eve gel azıcık.
Kızım sen korktuysan, geç içeri, Hatice ablanla otur.
Hatta bizde yat bu gece. Biz daha otururuz. Geç sen içeri, geç.
Olmaz. Babamın gelmesi lazım.
Baba, eve bir herif girdi. Çok korkuyorum.
Ne?
Eve bir herif mi girdi? Ne diyorsun kızım sen?
(Bayram) Nasıl girdi kız?
Ben divanda oturdum, ablamı bekliyordum. İçim geçmiş.
Sonra gözümü bir açtım, bir kıpırtı.
İri yarı bir herif evin içine girdi.
Ben de doğru size koştum.
Yahu kızım, Melek eve gelmedi mi? Kerim geldi ya. Onu eve götürmüş.
Görmedim ben işte, size koştum hemen.
Yahu neyse ne, yürü haydi.
Kaya, ne yapıyorsun burada sen?
Melek.
Kaya, bak saçmalama. Sarhoşsun, yapma.
Beni bırakıp gitmeyeceksin değil mi?
Kaya saçmalama. Oynattın mı ya, ne yapıyorsun?
Bak, ben seni o ite bırakmam Melek.
Kaya.
Bir dinle beni.
Kaya bak...
Ben seni çok seviyorum Melek.
Bir gören, duyan olacak.
Çocukluktan beri çok seviyorum. Vallahi bırakamam o ite.
Delirdin mi? Kaya git.
Ne olur bir dinle bak.
(Bayram) Yürü ulan!
(Kaya) Ben seni çocukluktan beri çok seviyorum.
(Kaya) Ben o ite bırakmam sesi.
(Melek) Kaya ne olur çekil.
(Kaya) Ölürüm ben sensiz.
Kaya.
Ulan!
-Aman! -Siz ne yapıyorsunuz ulan burada?
Usta.
Aa, Kaya abi ne yaptın?
Usta.
Ulan sen ne yapıyorsun? Şerefsiz, ırz düşmanı.
Baba baba.
Irz düşmanı. Ulan biz seni koynumuzda...
(Hülya çığlık sesi)
(Hülya) İmdat! Yetişin yetişin!
(Hülya) Ablamın ırzına geçiyor Kaya!
Komşular yetişin!
(Kaya) Usta.
Yürü!
Vallahi bildiğin gibi değil.
Soysuz Kaya, ne istedin benim ablamdan?
Yetişin, kurtarın ablamı!
(Salih) Şerefsiz. Yürü şerefsiz.
(Hülya) Komşular, namusumuz...
(Melek) Baba.
(Salih) Oğlum, seni biz oğlum bildik.
Seni oğlumuz belledik. Ekmek verdik.
Vallahi bildiğin gibi değil.
Haftaya nikâhı olacaktı ablamın, sen nasıl bir adiymişsin.
(Hülya) Alırlar mı hiç bu kızı şimdi?
Şerefsiz.
(Salih nefes sesi)
(Bayram) Salih Salih.
Baba baba.
Ay Salih'e bir şey oldu.
(Hülya) Sinirden bayıldı. herhalde, bir şey oldu.
Kardeşim, Salih.
(Kadın) Görmüyor musunuz ya? Hayır hayır.
(Hülya) Bayram amca. Baba.
Çekilin çekilin. Nilay, bir bakıver.
(Karışık konuşma sesleri)
(Resmiye) Salih Efendi.
(Nilay) Salih amca, Salih amca dayan.
(Karışık konuşma sesleri)
(Müzik)
Baba.
(Anlaşılmayan konuşma sesi)
(Nilay) Hadi Salih amca.
Hadi Salih amca, dayan.
(Müzik)
Baba.
(Müzik)
(Melek ağlama sesi)
(Müzik)
(Müzik devam ediyor)
(Kur'an okunuyor)
(Kur'an okunuyor)
(Kur'an okunuyor)
Baba.
(Kur'an okunuyor)
(Kur'an okunuyor)
Baba.
Baba.
(Kur'an okunuyor)
(Melek ağlama sesi)
(Kur'an okunuyor)
(Hülya iç ses) Babacığım affet beni.
(Hülya iç ses) Hepsi benim suçum. Ne olur affet beni.
(Hülya) Sağ ol Halime abla, sağ ol.
-(Kadın 1) Başınız sağ olsun. -(Hülya) Çok teşekkür ederim.
(Kadın 2) Başınız sağ olsun.
-(Erkek) Başınız sağ olsun. -(Kadın) Sağ olun, sağ olsun. Siz de sağ olun.
(Müzik)
(Köpek havlama sesi)
(Resmiye) Nilay, geç kalma kızım.
Kızım.
Siz artık bana babanın emanetisiniz.
Başın ne zaman sıkışırsa...
...işte Hatice ablan şuracıkta. Hemen gidip derdini ona anlatacaksın. Tamam?
Sağ olun Bayram amcacığım.
Siz bizi düşünmeyin.
Bizim zaten ne zaman başımız dertten kurtulmuş ki?
(Hülya) İşte biraz bulutlar aralanır gibi olmuştu.
Bayram etmiştik gelişinizle, yüzümüz gülmüştü.
Ahh, o soysuz Kaya.
Bitirdi ablamın hayatını.
Biliyor musunuz Bayram amcacığım...
...babam yıllardır ablamı sizin gelininiz yapmanın hayaliyle yaşadı.
(Hülya) Herkes de dalga geçti babamla.
Oo, Bayram çoktan sözünü unutmuştur dediler.
Ama benim babam ne yaptı?
Hepsinin ağzını, burnunu kırdı.
Benim kan kardeşim öyle şeyler yapmaz dedi.
Bir kere söz verdi mi sözünü tutar dedi.
Bir de şimdiki halimize bak.
Ne yapacağız biz böyle Bayram amca, bizim halimiz ne olacak?
Kızım, öyle olmasına öyle de...
...ben artık bu vaziyette nasıl...
...Melek'i gelinim diye alıp eve götüreceğim?
Baksana bütün köylünün gözünün önünde baskın verdik o vaziyette.
(Bayram) Tövbe yarabbi ya Resulallah.
Haklısınız. Bir şey de diyemiyorum.
Keşke başka bir yolu olsaydı değil mi Bayram amcacığım?
Ama işte yani hep kısmet.
Nasip yani.
(Müzik)
Evet.
(Müzik)
Hatice ablanı...
...şey yaparsınız. Hadi bakalım.
Hı hı, tabii.
(Müzik)
(Hülya iç ses) O zaman siz bu gece biraz düşünün, taşının bakalım.
(Müzik)
(Sessizlik)
(Sessizlik)
(Kerim) Yarın sabah eve döneriz artık değil mi baba?
Benim de az vaktim kaldı. Annemle abimi de doğru dürüst göremedim zaten.
Senin bu okul...
...kış döneminin sonunda mı bitiyordu o?
Evet.
Ama ben mastır yapmak istiyorum.
Çünkü şöyle güzel bir gelişme oldu. Bizim hocalardan biri Birleşmiş Milletler...
(Bayram) Güzel güzel. Güzel.
Şimdi o zaman kızı alırsın, düğününü yaparsın.
Yanına alır, gidersin. Yanında karın varken (Bip) yersen yersin.
Baba, kızın hayatında başka biri var.
Cık.
O değil yavrum. O küçük olan var ya, seninle evleneceğim diye tutturan, o.
Olmaz.
Ben tanımadığım bir kadınla bütün hayatımı geçiremem baba.
Benim başka planlarım var.
Sen kaç yaşındasın?
Otur şuraya.
Otur.
Kaç yaşındasın sen?
26!
26! demek ben senin 26 yıllık babanım.
Ee sen bunca yıldır öğrenemedin mi babanın huylarını? Ben ne yaparım?
Benim lafımı dinlemeyeni...
...silerim.
(Bayram) Seni de silerim.
Kalkar gidersin Almanya'ya...
...o üç yüz metrekarelik loft mudur, moft mudur, onu boşaltırsın.
Artık yurtta mı kalacaksın, burs mu alacaksın, dilenecek misin...
...ne yapacaksan yaparsın.
Kendi göbeğini kendin kesersin.
Baba, şimdi iş neden buralara geldi?
Ya işte onu diyorum ya.
Nereden geldi iş buraya? İş buraya gelmesin ki. Sen işleri...
...buraya getirme. Ben de hayrat tipi mi var yavrum?
Ben bir evlat yetiştiriyorsam, bunca masraf ediyorsam, bunun bir maksadı var.
Nedir maksat? Gidecek, işlerimin başına geçecek.
Ee ben o bölümde okumam...
...bu bölümde okurum. Oku yavrum, istediğin bölümde oku.
Bitti mi? Ee bitmedi, ben master yapacağım.
Yap, masterını yap. Yazın gelince bir işin ucundan tut. Yok, tutamam. Niye?
Karıyı, kızı doldurup tekneyle gezeceksin, fink atacaksın.
Deve yüküyle ulan, deve yüküyle para veriyorum ben bu işlere, deve yüküyle.
Abin sana ayda kaç para gönderiyor?
Ben işimin gücümün arasında fark etmiyorum sanıyorsun ya.
Cık. Biliyorum ben, kaç lira geliyor sana biliyorum.
Sonra karşıma geçeceksin zart zurt, yok öyle yağma.
Öyle yağma yok.
Düşün, taşın! Sabahleyin bana kararını bildir.
Yarın kızla konuşacağız, bu işi bitireceğiz.
O kız olmazsa bu kız olur. Ben de sözümü tutmuş olurum canım.
Ben arkadaşımın çocuklarını sersefil sokakta bırakıp gidemem buradan.
Adam mezarından ters döner ya.
Tatil arifesinde, nisanda gelirsin.
Düğünü yaparsın, bitti gitti.
(Müzik)
(Sessizlik)
Ah ablacığım.
Ne olacak senin bu halin böyle?
Hayır, Kaya abiyle de çıktı bir kere adın. Ahh.
Ee evlenin bari kız siz, ha?
Beni rezil eden o yarım akıllıyla evleneceğime ölürüm daha iyi.
Babamı öldürdü o.
Ya abartma Allah aşkına.
(Hülya) İki şişe içki içmiş, üstüne yemek...
...ee bir de sinirlenince öldü gitti yani adam.
(Hülya) Zaten ben, sana bir şey diyeyim mi...
...çok yaşamazdı o.
Ne?
Bakmazdı ki kendine.
Sen ne biçim bir şey oldun Hülya?
(Melek) Seni tanıyamıyorum İstanbul’a gideli.
(Melek) Şahtın, şahbaz oldun.
(Flashback)
(Hülya dış ses) Hayat, ablacığım, hayat.
(Hülya dış ses) Senin bu pencereden uzaktan seyrettiğin şu hayat var ya...
...hah, işte o hayat İstanbul'da çok farklı.
(Hülya dış ses) Daha adımını attığın anda...
...bir şeyler öğretiyor oradaki hayat sana.
(Hülya dış ses) Bir hoş geldin diyor önce.
(Hülya dış ses) Güzel bir karşılama yapıyor her gelene.
(Tokat sesi)
(Hülya dış ses) Kimse kimseye acımıyor o pis şehirde.
(Hülya dış ses) Düştüğün yerden kalkamazsan eğer...
...seni un ufak edene kadar üzerine basıp geçiyorlar.
(Hülya dış ses) Onun için çabuk öğreniyorsun Hanya'yı Konya'yı.
(Flashback)
Kusura bakma!
Bana acımayan hayata ben hiç acımam.
Kimin kime gücü yeterse.
(Hülya) Sen ağlamayı, zırlamayı bırak da...
...ne (Bip) yiyeceğiz, ona söyle bana.
Bana baksana sen!
(Melek) Bana bak!
Sen daha önce de konuştuğumuz gibi o okula devam edeceksin.
Gerisini ben halledeceğim.
(Melek) Gerekirse evi satarım...
...dükkânı satarım, seni bir şekilde okuturum.
O okul bitecek, tamam mı?
(Melek) Kaldığın yerden devam edeceksin.
Edemem.
(Hülya) Kaldığım yerden falan devam edemem ben.
Yok, artık olmaz abla.
Gel.
(Melek) Unutmaya çalış gülüm. Geçecek.
Her şeyi arkanda bırakıp...
...çok güzel bir hayata başlayacaksın.
Sileceksin o günleri kafandan.
Nasıl olacak o iş?
Hı?
Benim hayata karşı gram umudum kalmadı.
Nasıl olacak o iş abla?
Bak, ben iyi değilim.
Ben garip garip rüyalar görüyorum abla.
Ben ne yapacağımı bilmiyorum.
Biliyorum.
Ah!
Biliyorum bir tanem.
Geçecek.
Her şey çok taze.
(Melek) Üzerine babamızın ölümü.
(Ağlama sesi)
Ben bakacağım sana.
Korkma, tamam mı?
Ben varım.
(Müzik - Duygusal)
(Ezan sesi) (Kuş cıvıltısı sesi)
(Horoz sesi)
(Araba motor sesi)
(Ezan sesi)
(Horoz sesi)
(Ortam sesi)
(Kerim) Hülya!
Ay!
Ne yapıyorsun bu soğukta sabah sabah?
(Hülya) Eee, hiç.
(Kerim) Üzgünsün biliyorum ama konuşmamız lazım.
Biraz çıkabilir miyiz?
-Olur. -Hadi.
(Müzik - Duygusal)
(Kuş cıvıltısı sesi)
(Kapı açılma sesi)
(Kapı kapanma sesi)
(Araba motor sesi)
(Müzik - Duygusal)
(Hülya) Ay, bir dakika, ben yanlış anlamadım değil mi?
Bayram amca evlenmemizi mi istiyor?
Ay! Ay çok pardon, ben...
...ben biraz aptal oldum şimdi tabii.
Hiç beklemiyordum, böyle aniden şey olunca.
Ne diyeceğimi de bilemedim, kusura bakma.
Hıh!
Hülya, sana evlenme teklif etmiyorum!
Babamın cin fikirlerinden biri bu sadece.
Bana evet demen gerekmiyor.
Senden basit bir şey istiyorum.
Babam birazdan konuşmaya geldiğinde...
...ona, beni istemediğini söyleyeceksin, oldu bitti.
Aa...
...ama canım ben, ben nasıl öyle bir şey söyleyebilirim ki?
Yani sonuçta ben kim oluyorum da...
...koskoca Bayram Cevher Bey’e yok, istemiyorum...
...yok, olmaz diyeceğim, ben diyemem öyle bir şey.
Cık, diyemem.
Hım! Demek ki verdiği sözü bir şekilde tutacak baban.
Şimdi tabii ablamı alamayınca...
...bari beni alayım demiş.
Valla sözünün eriymiş ya, bravo, ne diyeyim?
(Kerim) Ya manyak manyak konuşma kızım!
(Kerim) Bebek değilsin artık.
(Kerim) Hâlâ benimle evlenmek istemiyorsun herhalde.
Babam gelince ona beni istemediğini söylersin...
...sen yoluna, ben yoluma.
Onun da içi rahat eder.
Ne yapalım, kız istemedi der.
Ben söylediğim zaman cinnet geçiriyor.
Daha beş sene onun maddi desteğine ihtiyacım var benim.
Ya!
Bak bu kötüymüş, üzüldüm senin adına. Tüh!
-Hülya! -Hı?
(Kerim) Bak lütfen!
Tamam. Ne istiyorsun?
Bana gelen paranın yarısını sana göndereyim.
(Müzik)
Anlamadım!
Sen bana ne diyorsun ya, ha?
Senin bu söylediğin şey çok kırıcı farkındaysan.
(Kerim) Gel kız buraya. Gel buraya!
(Kerim) Ya söylediğimin şeyin neresini anlamıyorsun?
İstemiyorum ben seni. Sevmiyorum ya!
Ben seni sekiz yaşımdan beri seviyorum ama aptal!
Ben seni ne yaparım biliyor musun?
Ben seni...
...ben, ben...
...ben seni parçalarım be!
(Hülya) Bir de bana para gönderecekmiş!
Sen kim köpeksin bana para göndereceksin be!
Ben o parayı alır, ne yaparım biliyor musun?
O parayı alır, kıvırır, senin (Bip) sokarım!
(Vurma sesi) -(Hülya) Ay!
Kerim!
-(Hülya) Dur dur dur! Ah! (Vurma sesi)
(Müzik)
(Hülya) Acımıyor artık değil m?
(Hülya) Valla ben çok özür dilerim, isteyerek olmadı zaten.
Atmak niyetinde değildim ben...
...öyle elimden kaçınca şey oldu.
(Hülya) Vallahi kusura bakma.
(Hülya) Doktor zaten hemen iyileşir dedi.
-(Hülya) Bir şey olmazmış... -(Kerim) Tamam, yok bir şey. İyiyim ben.
İyiyim.
E, senin bileğin nasıl oldu?
Esas ben özür dilerim.
Ya siz sabahın köründe...
...ne vakit karşılaştınız, nerede karşılaştınız, ne konuştunuz...
...konu nasıl o hale geldi de...
...birinizin kafası, birinizin eli kırıldı?
Bayram amcacığım, valla isteyerek olmadı.
-(Hülya) Biz şeyde... -(Kerim) Biz yolda karşılaştık.
O bir iki ters konuştu...
...ben bir iki ters konuştum.
Ters konuştun?
Ya mühim bir şey yok yani.
(Bayram) Yahu nasıl bir şey yok?
Tövbe yarabbi, ters konuşmayla olanlara bak ya!
Yalancı!
(Müzik)
Ah!
(Müzik)
(Ortam sesi)
(Kuş cıvıltısı sesi)
(Kaya) Melek, dur!
(Ortam sesi)
(Kaya) Beni affet Melek.
Vallahi seni sevdiğimden.
Başkasıyla evlenme diye.
(Ağlama sesi)
Neden yaptın bunu?
İnsan gibi konuşmak varken neden?
Affet beni, hemen evlenelim.
Valla çok iyi koca olurum ben sana.
Olmaz Kaya.
(Ağlama sesi)
Ben kimseyle evlenemem.
Kimseyi sevemem.
Benim yolum başka.
Bir daha karşıma çıkma, tamam mı?
(Kaya) Melek!
Babanın geleceğini bilseydim yapar mıydım?
Vallahi yapmazdım Melek.
Tamam.
(Melek) Ağlama artık ne olur!
(Ağlama sesi)
Babam yüzünden değil.
Seni affettim.
Üzülme artık.
Ama git buralardan.
Köyüne git, ailenin yanına dön.
Bir daha karşıma çıkma ne olur.
Hadi, hadi.
(Müzik)
Yok artık! Ne işin var senin burada?
Hangi yüzle dolanıyorsun bu köyde, ırz düşmanı!
Defol!
(Tükürme sesi)
(Bip)!
Melek, iyi misin?
-(Melek) İyiyim gülüm, iyiyim. -(Nilay) Bir şey yapmadı değil mi?
-(Melek) İyiyim, bir şey yok. -(Nilay) Melek, durum çok ciddi.
Ninem su koyuverdi.
Bakamıyorum, istemiyorum, alın başınızın çaresine bakın falan dedi.
Ne dediysem dinletemedim.
Babamdan arabayı çaldım.
Allah aşkına hadi o uyanmadan, fark etmeden...
...gidip halledelim şu işi ne olur!
Ne yapacağız şimdi?
Ne yaparız Nilay?
Tamam, üstüme bir şeyler alayım.
(Melek) Ya tam sırasıydı şimdi.
Ne geldiyse başımıza şu (Bip) Hülya'nın yüzünden geldi zaten.
Allah'ın belası!
(Nilay) Hadi Melek, hadi oyalanma.
Babam fark etmeden şu işi halledelim de.
(Müzik)
(Araba motor sesi)
(Nilay) Şu yolları da bir yapmadılar gitti.
(Nilay) Yemin ederim her seferinde yüreğim hopluyor şuradan geçerken.
Şu ninemi de bir ikna ettik mi...
...her şey yoluna girecek.
(Müzik)
Hadi kız, hadi durma orada öyle.
(Müzik)
(Kapı vurma sesi) (Bebek ağlama sesi)
(Kapı açma sesi)
(Nine) Al bebeni, nereye götürürsen götür, ben istemiyorum.
Bayram bayram burnumdan geldi.
(Nine) Kafa kalmadı, viyak viyak!
(Nilay) Ya ninem, bir sus gözünü seveyim ya!
(Nilay) Zar zor geldik zaten.
Bak, babam uyurken kaçırdım arabayı.
Fark ederse yemin ederim kemiklerimi kırar.
Bana ne? Bana ne?
Ay!
Niye ağlıyor bu? Ver bakayım şunu.
Ver bir muayene edeyim ben.
Teyzem! Ay kurban olayım, ne oldu?
(Bebek ağlama sesi)
Dur şimdi ben seni muayene edeceğim. Oy.
Gözünü seveyim be Kadriye nine.
(Melek) Bulacağım bir çare, ne olur bak.
İki ay ya, iki aycık daha sabrediversen.
-Yazın yatılı bir lokantada iş ayarladım. (Bebek ağlama sesi)
Alacağım o zaman onu senden, söz.
Yapma be ninem, gözünü seveyim.
(Nilay) Bak, kızcağız daha dün toprağa verdi babasını.
Hem şu el kadar bebeğe yazık değil mi, ha?
(Bebek ağlama sesi) (Müzik - Duygusal)
Sağ ol be ninem, sağ olasın.
Gel bakayım. Kız, bunun bir şeyi yok.
(Nilay) Gazı var, gazı.
-(Nilay) Ne yediyse artık? (Bebek ağlama sesi)
(Bebek ağlama sesi)
(Müzik - Duygusal)
(Horlama sesi)
(Müzik - Duygusal)
Yok Süheyla. Melek'i değil, Hülya’yı alıyorlar.
Hani onun küçüğü vardı ya.
Ay niye, ne oldu ayol?
Küçüğü daha mı çok beğendi bizim oğlan?
Yok kız, yok.
Büyük kızın ırzına geçtiler.
Ne?
Ne olmuş anne?
-Büyük kızın ırzına geçmişler. -(Zeynep) Ne?
(Süheyla) Eee?
Babası da duyunca sen, ölmesin mi?
(Hatice) Bütün köy birbirine girdi valla.
(Hatice ses) Dün gömdük rahmetliyi.
Öyle olunca senin bu kocan da tutturdu o zaman küçüğünü alırız diye.
(Zeynep) Ee ne olmuş? Ne olmuş?
Babalarının yüreğine inmiş, ölmüş.
Bizimki de küçüğünü alıyormuş Bayram, Kerim’e.
Ay şaka yapıyorsun! Ay anneciğim, gel, otur otur.
Ay alo hala, ne yapıyorsunuz Allah aşkına siz orada?
Yine abuk sabuk bir ot kaynattınız da onu mu içiyorsunuz ağrılarınız için?
Bana bak gelin, getirme beni oraya.
(Hatice ses) Ben size ne diyorum kız?
(Hatice ses) Birkaç aya kadar düğün olacak...
...her şey kararlaştırıldı.
Bu nisanda oğlanın tatili mi varmış ne...
...o zamana tarih kesti Bayram.
Bence Süheyla kalksın gelsin, toparlasın buraları.
(Zeynep) Süheyla kalksın gelsin, toparlasın buraları diyor.
(Süheyla) Ay neyini toparlayacağım kızım?
Ee hala, başka ne oluyor? Anlatsana.
Bunlar iyice birbirlerine girdi, içim şişti vallahi aralarında.
(Hatice) Ha bir de oğlanla kız birbirlerinin kafasını yardı...
...Kerim'in kafasına beş tane dikiş atıldı.
Şaka yapıyorsun, kafasını mı yardı?
Ne olmuş? Kimin kafası gitmiş?
Ay anneciğim, küçük bir şey olmuş.
Ee hala, anlat, ee başka?
Kız gülme kız!
Bunların hepsi bir bir oldu valla.
(Müzik)
(Köpek havlama sesi)
(Ortam sesi)
(Hülya) Ah!
(Hülya) Abla, benim sana hayırlı haberlerim var.
(Melek) Ablacığım, senin eline ne oldu?
Kerim yaptı.
Ne?
Kerim mi yaptı?
Ben de onun kafasını yardım ama.
Sağlık ocağında dikiş attılar kafasına.
(Melek) Hülya, sen ne yaptın?
Kerim beni almıyor diye gidip olay mı çıkardın?
Koskoca köye rezil olduğumuz yetmedi...
...bir de gittin el alemin kapısında çirkeflik mi yaptın ha?
Ya Allah Allah, yapmadım ben bir şey.
Şimdi şöyle ki...
...seni almıyorlar.
(Hülya) E şimdi zaten bu durumda alamazlar da.
Ama işte şey...
...beni alıyorlar.
(Müzik)
Ne?
Anlamadım.
Aman abla ya!
Ha sen, ha ben yani, ne fark eder ki?
(Hülya) Şimdi gül gibi çocuk yabana mı gitsin?
(Hülya) Bayram baba yarın gelip konuşacak seninle.
Birkaç aya düğünümüz var Kerim'le.
(Müzik - Gerilim) (Tokat sesi)
Ah!..
Arsız köpek!
Ne oluyor be?
Zaten nasıl alacaklardı ki seni bu vaziyette?
Ne vaziyeti be? Ne vaziyeti? Vaziyet falan yoktu.
İter kakar, atardım ben o Kaya'yı.
(Melek) (Bip) vardı, babamları çeke çeke eve getirdin.
(Melek) (Bip) yırttın mahallenin ortasında ırzına geçiyorlar diye!
Sen nasıl bir insansın!
Sen nasıl bir insansın ha! Defol!
(Melek) Biliyorum ben.
-(Hülya) Allah aşkına yapma! -(Melek) Biliyorum...
...Kerim sana kalsın diye mahsus yaptın.
-(Melek) Biliyorum ben. -(Hülya) Dur dur, yapma! Ah!
Ya yemin ediyorum ben hırsız girdi sandım.
-(Hülya) Ya ne bileyim, kork... -(Melek) Sus yalancı köpek!
(Melek) Biliyorum ben senin derdini.
Nilay görmüş seni o gece sokakta...
...onu da ite kaka eve yollamışsın.
(Melek) Allah bilir o Kaya'yı da eve sen sokmuşsundur.
(Melek) Ölene kadar konuşmayacağım seninle.
(Melek) Defol! Defol git bu evden!
Yarın sabah da sana yeni ailen baksın, tamam mı?
Sakın! Sakın bir daha karşıma çıkma!
(Hülya) Abla, saçmalama ya, ne demek, ne demek defol?
(Hülya) Bak, yemin ediyorum düşündüğün gibi değil ablacığım.
(Hülya) Ablacığım, yapma bak, valla bildiğin gibi değil.
(Melek) Geri zekâlı! Ben evlenmeyecektim ki zaten Kerim'le.
Sen beni niye harcıyorsun ha?
Seni küçüklüğünden beri korudum...
...kolladım, sakladım, her haltını affettim.
Ama var ya, sen bu sefer çok ileri gittin artık.
Yoksun benim için bundan sonra, yoksun!..
(Melek) Üç kuruş için harcadın ulan beni!
Bana bak, o uğruna her şeyini feda ettiğin zengin adamı buldun ya...
...al, al hayrını gör. Görebilecek misin bakalım?
Allah bunu senin yanına bırakır mı be?
Eh!.. Yeter be!
Sen zaten istemiyormuşsun Kerim'i.
Bana bak!
Ben o adamı sekiz yaşımdan beri seviyorum, anladın mı?
Üç kuruşun falan derdinde değilim ben.
Sen de işte Kaya abiyle evlen.
Hazır şey olmuşken.
Bak hâlâ...
...bak hâlâ şey olmuş diyor be!
Beni sen dile düşürdün.
Namusumu sen iki paralık ettin.
Babamın ölümüne sen sebep oldun. Defol!
Seni bir dakika bile istemiyorum bu evde.
(Hülya) Ben de seni istemiyorum.
Gelme be, gelme!
Cenazeme de gelme, düğünüme de gelme, istemiyorum seni.
-(Melek) Geri zekâlı! -(Hülya) Sensin o.
(Hülya) Aptal!
(Kapı çarpma sesi)
Geri zekâlı, istemiyormuş beni!
Gelmem zaten.
Sana da gelmem, evine de gelmem.
Evin de, köyün de senin olsun.
(Ağlama sesi) -Ah!
(Müzik - Duygusal)
(Vapur siren sesi)
(Müzik)
(Hülya iç ses) Bunu halledeceğiz.
(Hülya iç ses) Tamam, biraz sarsıldın ama hallolmayacak bir şey değil.
(Müzik)
(Kapı açılma sesi)
(Müzik)
(Hülya iç ses) Bana bak!
(Hülya iç ses) Sen Kerim Cevher'le nikâhlandın.
(Hülya iç ses) Şimdi sakin olacaksın, toparlanacaksın.
(Hülya iç ses) Aşağıya inip bu işi halletmek üzere harekete geçeceksin.
(Hülya iç ses) Anladın mı gülüm?
(Hülya iç ses) Bunalım geçirecek zaman değil.
(Hülya iç ses) Hiç sırası değil.
(Hülya iç ses) Toparlan Hülya.
(Nefes sesi)
Ah babaannesinin güzeli, çok mu acıkmış karnın senin?
(Zeynep) Aç bakalım.
Şöyle bir kuzu etli pilav yapıvereydik Süheyla Hanım'ım.
Valla ayıp olacak misafire.
Gelin hanımın kuzu etli pilavı pek gözünün gördüğünü sanmıyorum abla.
Abla, niye gelmiş ki gelin abla?
Kerim abiden haber var mı bu arada?
Ceylancığım, havada bulut sen Kerim abini unut.
(Süheyla) Kaç sefer aradım ama açmıyor telefonunu.
Ama dedim ben Bayram’a.
Ah Bayram ah, illâ kendi bildiğini okur.
Anneciğim, yormayın kendinizi.
Herkes yaşayıp görecek nasıl olsa.
(Aysel) Ben bir gelin hanıma bakayım mı Süheyla Hanım?
(Aysel) Sabahtan beri aç biilaç, hiçbir şey yemedi.
(Hülya) Kalktım ben.
Ay, ellerinize sağlık, nasıl güzel bir masa olmuş.
(Hülya) Kurt gibi açım.
Hemen otururuz değil mi?
(Aysel) Beyler gelsin. Şimdi eli kulağındadır, gelirler.
(Aysel) Ben sana bir şeyler hazırlayayım mı?
-(Aysel) Atıştırırsın, ha kızım? -(Hülya) Hiç gerek yok Aysel ablacığım.
Beklerim ben de.
(Süheyla) İyice dinledin mi kızım? Merak ettik seni.
Ay anneciğim, nasıl yorulmuşum.
(Hülya) Külçe gibi uyudum.
Yalnız nasıl güzel düğün oldu değil mi?
(Hülya) Masal gibiydi, çok içime sindi vallahi.
Bu arada Kerim'le konuştum, o da rahatça varmış.
Konuştun yani?
Konuştum tabii Zeynep ablacığım, neden konuşmayayım?
Yani ne bileyim ben, Kerim kaçtı zannetmiştim.
(Zeynep) Annem sabahtan beri arıyor, açmıyor da.
(Gülme sesi)
Ay anneciğim, o da çok yorulmuş.
Bütün gün uyumuş.
(Hülya) Bir de beni azarlamaz mı...
...sen neden uyudun, gidip pasaport işlemlerine başlasana diye?
Kerimciğim dedim bugün pazar...
...ne alakası var, ben ne yapabilirin bugün!
(Hülya) Tabii, onun da kafa gitti artık.
(Hülya) İşte sınavlarını verdi...
...o kadar yol geldi gitti, yol yorgunluğu...
...bir de düğün telaşı olunca perişan oldu.
Sen hiç merak etme kızım, baban hallettiriverir sana pasaport işlemlerini.
(Süheyla) Aysel, olmuştur artık, kapat o fırını!
Ay aslında bir yandan da benim kaldığım çok iyi oldu Zeynep ablacığım.
(Hülya) Ya bir sürü alışverişim var yarın.
Şimdi gideceğim ta oralara, yol bilmem, mağaza bilmem.
En azından ben de işte yarın bütün işleri halletmiş olurum.
İyi.
Zeynep ablacığım.
Hı?
Berlin nasıl bir yer? Duydum çünkü ben.
Siz Hüseyin abiyle sık sık gidip geliyormuşsunuz Almanya'ya.
Bana da bir ara anlatırsın artık oraları, değil mi?
Tabii.
Cerenciğim, maşallah sana! Sen nasıl tatlı bir kızsın öyle!
Yalnız bak gözümden hiç kaçmadı, düğün günü anneni hiç rahat bırakmadın.
Böyle ağla ağla canın çıktı.
Ee, Zeynep ablacığım...
...o gün hasta mıydı?
Yoksa böyle mütemadiyen ağlar mı bu tatlı kız?
Hiç ağlamaz.
(Zeynep) Yani negatif bir enerji aldı çocuk belli ki ortamdan.
Hülyacığım şimdi ee, sen de anne olunca anlayacaksın...
...çocukların içgüdüleri çok kuvvetlidir.
(Zeynep) Bak, meğer senin başına neler gelecekmiş o gün.
Allah vere de oraya gittiğinde Kerim orada olsun.
(Gülme sesi)
Ay ilahi Zeynep abla!
Sen ne kadar şakacısın ya. Ben senin bu esprilerine bayılıyorum.
Ya keşke diyorum, keşke böyle işte ayrı memleketlerde olmasaydık.
Ay düşünsene, seninle böyle aynı evde oturup ne kaynatırdık değil mi?
(Süheyla) Gelmişler.
(Süheyla) Aysel, siz çorbaları hazırlayıverin.
(Zeynep) Dede mi gelmiş, baba mı gelmiş? Hadi gel karşılayalım.
(Zeynep) Hadi.
E kızım, sen burada mı bekleyeceksin? Karşılamaya gelmeyecek misin babanları?
(Hülya) A, gelirim tabii anneciğim. Neden gelmeyeyim?
I-ı-ıh!
(Kapı kapanma sesi)
(Ayak sesi)
(Müzik)
-(Zeynep) Hoş geldin babacığım. -(Bayram) Hoş bulduk.
Hoş geldiniz.
Ne oldu? Haber var mı Kerim'den?
Var var, gelin konuşmuş, sağ salim varmış çok şükür.
Ya iyi vallahi.
Biz bugün ulaşamadık ona. Oh!
(Hüseyin) Ne yapıyor benim güzel kızım?
-(Hüseyin) Nasılmış kızım benim bugün? -(Ceren) İyiyim.
(Hüseyin) İyi misin? Ha? Oynadın mı arkadaşlarınla?
(Ceren) Evet.
-(Hüseyin) Eğlendin mi? -(Ceren) Evet.
Aa!.. Pardon!
-(Hüseyin) Baba sana ne getirsin? -(Ceren) Balık.
-(Hüseyin) İçinden yumurta çıkan mı? -(Ceren) Evet.
(Hüseyin) Getirdim ama yemekten sonra vereceğim.
Buyurun babacığım.
(Hüseyin) Aferin benim kızıma.
Süheyla.
-(Zeynep) Buyur babacığım. -(Bayram) A canım benim, sağ ol kızım.
Anne kapı ağzında üşümesin, alsana.
(Bayram) Koş.
(Bayram) Niye bütün gün açmamış telefonunu?
Ay şeyden babacığım, uyumuş bütün gün, güzelce dinlenmiş.
Ee çünkü yarın bir profesörüyle önemli bir görüşmesi var da.
(Hülya) Yoksa gitmeyecekti zaten.
Teşekkürler Zeynep ablacığım.
Ah babacığım, beynimizden vurulmuşa döndük!
-(Bayram) Ne oldu? -(Hülya) Tam hazırız, çıkacağız.
-(Hülya) Baktık, pasaport yok! -(Bayram) E tamam, o tamam.
Tamam ama işte yani aradık aradık, deli çıktık ya!
Hüseyin, bu kız beş dakikada beş tane yalan diziyor ipe, ben sana söyleyeyim.
Hiç sağlam pabuç değil.
Başından beri enerjim de buna uymadı.
(Zeynep) Pasaport hikâyesine de hiç inanmadım ben ha!
Kaçtı bu çocuk, kaçtı.
Bu kız yüzünden kaçtı.
(Zeynep) Peki sen ne yaptın? Olayların bu raddeye gelmesine izin verdin.
Babanla bir olup yaktınız çocuğun başını.
Zeynep, babama nasıl laf dinletecektim?
Kerim bile gıkını çıkartamadı!
(Müzik)
(Martı sesi)
(Müzik)
(Müzik) (Martı sesi)
(Martı sesi)
(Müzik)
Ne kadar güzel olmuşsun.
(Müzik)
(Makas kesme sesi)
(Müzik)
(Bebek ağlama sesi)
Geldim Bahar'ım, geldim anneciğim, ağlama, tamam.
(Bebek ağlama sesi)
-Canım, Bahar'ım! (Bebek ağlama sesi)
(Melek) Gel bakalım sen.
(Melek) Aman ay.
(Melek) Canım benim.
(Müzik)
(Bebek ağlama sesi)
(Müzik)
(Bebek ağlama sesi)
(Melek) Tamam tamam.
(Hüseyin) Ali, ben götüreceğim. Anahtar üstünde mi?
(Ali) Üstünde beyim anahtar.
(Bayram) Hadi bakalım kızım, selametle.
Biz de birkaç aya kalmaz...
...ziyaretinize geliriz.
(Kuş cıvıltısı sesi)
Peynirleri dolaba koymayı unutma gider gitmez.
Koyarım anneciğim.
Atacaklar anne onları alanda. Zaten yemek götürmek yasak artık.
Ay yok, anlamazlar Zeynep abla. Bavulun en dibine koydum ben onları.
İlk defa uçacaksın sen değil mi?
Yok canım, ben kaç defa gittim geldim. Gel seni de öpeyim.
(Süheyla) Besmele çek kızım bin tane. Ben öyle yapıyorum, kuş gibi gidip iniyorum.
(Süheyla) İnince hemen arayın beni ha!
Bak Kerim bir haftadır telefonuma cevap vermiyor benim.
Kerim'le konuşturacaksın beni, anladın mı?
Konuştururum anneciğim.
Ah bu Kerim ya!
Neyse.
Ben gerçekten her şey için çok teşekkür ederim size.
(Hülya) Bütün yaptıklarınız için.
Ailem oldunuz kısa zamanda.
Bunun benim için ne demek olduğunu gerçekten bilemezsiniz.
Teşekkür ederim.
İyi ama yine asker uğurlamasına çevirdiniz ya.
Hadi kızım, sen geç kalacaksın, uçağın kaçacak. Hadi Hüseyin!
Ceylan!
Aysel ablacığım dolmalarını özleyeceğim vallahi.
(Rabarba)
(Süheyla) Güle güle kızım.
(Kapı kapanma sesi)
-(Bayram) Şey... -(Hüseyin) Biliyorum baba.
(Kuş cıvıltısı sesi)
Aratacağım aratacağım, merak etme.
Kemerini tak.
Kemer kemer, babacığım, tabii.
(Araba motor sesi)
(Hülya) Görüşürüz.
-(Aysel) Hadi bismillah. (Su dökme sesi)
Su gibi gidin gelin.
Aysel, çok güzel oldu.
Cenabı rabbin âlemin yeterince dökmemişti, sen onu tamam ettin. Haydi haydi!
(Bayram) Haydi! Allah Allah.
(Bayram) Ne kadar uzattınız ya.
(Trafik gürültüsü sesi) (Korna sesi)
Al şunu.
Ne bu Hüseyin abi?
Bu Kerim'in Almanya'daki adresi.
(Hüseyin) Çok yakın. Havaalanından çıktıktan sonra ver bunu bir taksi şoförüne...
...seni yarım saatte götürür, yarım saatten bile kısa.
Telefonuna mesaj atarım Almanca ne söylemen gerektiğini.
Ee, sağ ol da Hüseyin abiciğim, hiç gerek yoktu.
Kerim zaten gelip alacak beni alandan.
Alır alır da orası yabancı memleket sonuçta. Ne olacağı belli olmaz.
Dillerini de bilmiyorsun.
(Trafik gürültüsü sesi) (Korna sesi)
Al, şu da yanında bulunsun.
(Trafik gürültüsü sesi) (Korna sesi)
Hüseyin abi, sağ ol ama gerçekten gerek yoktu buna.
Bu bulunsun yanında bu.
(Müzik)
E sen hiç merak etme.
Ben oraya bir gideyim...
...her şeyi yoluna koyacağım.
Biliyorum da yine de bir sıkıntın olursa hemen beni arıyorsun. Ama hemen!
Ben bizim şirketin Almanya'daki ofisini arıyorum.
Oradaki çocukları hemen yanına gönderiyorum.
Onlar ne sorunun varsa çözerler.
Eh!
Hepsini olmasa da...
...çözerler.
Tamam?
(Müzik)
(Ağlama sesi)
Kerim çok şanslı gerçekten, senin gibi bir abisi var.
Dediğim gibi Hüseyin abi...
...ben her şeyi bir şekilde yoluna koyacağım.
En azından deneyeceğim.
Başka çarem yok ki.
(Müzik)
Korkuyor musun sen?
Bak korkuyorsan, hemen havaalanına gittiğimizde benim için de bir bilet alalım.
Ben seninle beraber gelirim.
Bu uçağa olmazsa bir sonrakine mutlaka yer buluruz, ha?
(Gülme sesi)
Ay yok canım, Hüseyin abi yani ilk kez bindiğim şey değil ki.
Kaç kere gittim geldim ben uçakla bir yerlere.
Ee, sağ ol. Vallahi korkmuyorum.
(Müzik)
(Uçak sesi)
(Fren sesi)
(Ortam sesi)
(Müzik)
(Almanca şarkı)
Ah ne konuşuyorsun sen ben bilmiyorum ki.
(Almanca şarkı)
Ankara, tabii tabii.
(Almanca şarkı)
Evet abi.
(Almanca şarkı)
(Ortam sesi)
(Araba motor sesi)
Burası değil mi?
Bye.
(Ortam sesi)
(Bavul çekme sesi)
(Ortam sesi)
(Nefes sesi)
(Ortam sesi)
(Kadın diyafon ses) Kerim, anahtarını mı unuttun?
(Müzik)
Açar mısınız? Hülya Cevher ben.
(Kadın diyafon ses) Ah, pardon, akrabası mısınız siz Kerim'in?
Akrabasıyım, evet.
İstanbul'dan geldim, çok yorgunum. Kapıyı açar mısınız?
(Ortam sesi)
(Kapı otomat zili sesi)
(Kapı gıcırtısı sesi)
(Korna sesi)
(Kapı kapanma sesi)
(Kapı açılma sesi)
(Müzik)
Merhaba.
(Müzik)
Şunu da sen al.
(Müzik)
(Kadın) Security yok muydu?
(Müzik)
(Kadın) Ben de Kerim sandım.
(Kadın) Alışverişe gitti de.
(Müzik)
Otur istersen.
Temizliğe mi geldin canım sen?
Yalnız böyle oyalanırsan, bitmez bu evin işi, söyleyeyim.
Evi (Bip) götürüyor.
Önce şu müziği bir kıs!
(Kadın) Hayır, temizliğe gelmedim.
(Müzik)
(Sessizlik)
(Ayak sesi)
(Kadın) Sen kimsin?
(Hülya) Hım!
Ben Kerim'in karısıyım.
Sen?
(Gülme sesi)
(Kadın) Ne dedin?
(Hülya) Geçen hafta evlendik, söylemedi mi tatlım sana?
Ne diyorsun ya?
Belki sana anlatma fırsatı bulamamıştır, ben anlatayım.
Ay!..
Rüya gibi bir düğünle evlendik.
Böyle muhteşem bir yalıda.
Yalı ne bildin mi?
(Hülya) Böyle denize sıfır. Ayy, saray gibiydi.
Yalnız Kerim'in böyle bir düğün organize edeceğini hayal bile edemezdim.
Allah'ım, o nasıl süslemeler.
(Hülya) O nasıl güzel bir manzara.
(Müzik)
(Almanca konuşma)
(Müzik)
Yalan söylüyorsun!
(Müzik)
Bence sen yalan söylüyorsun.
Böyle bir şeyi benden saklamış olamaz.
İki yıllık sevgilisiyim ben onun!
(Müzik)
(Hülya) Al! Evlilik cüzdanımız!
Belki bakmak istersin.
Al al.
(Müzik - Gerilim)
(Müzik - Gerilim)
(Almanca konuşma)
(Müzik - Gerilim)
Hamileyim ben.
(Müzik - Gerilim)
Yalan söyleme.
Okey.
(Kadın) Okey.
(Müzik - Gerilim)
(Kadın) Al, bak!
(Kadın) Sen de buna bak!
(Kadın) Rapor.
(Müzik - Gerilim)
Bir buçuk aylık hamileyim.
(Müzik - Gerilim)
Bugün ona söyleyecektim!
Pozitif.
(Müzik - Gerilim)
Ama kısmet karısına söylemekmiş!
(Kadın) Ah kahretsin!
Ver şunu!
(Müzik - Gerilim)
Hülya!
(Müzik - Gerilim)
(Şarkı - Asla Vazgeçmedim Yeni Yollar Aramaktan)
"Asla vazgeçmedim"
"Yeni yollar aramaktan"
"Asla pes etmedim"
"Yorulmadım ayakta durmakta"
Bu dizinin betimlemesi Kanal D tarafından Sesli Betimleme Derneğine yaptırılmıştır.
Erişim: www.seslibetimlemedernegi.com
Sesli Betimleme Metin Yazarı: Aynur Kolivar ÇELEBİ
Seslendiren: Çiğdem YEŞİLIRMAK
Alt Yazı: Nuray ÜNAL - Feride TEZCAN - Ece Naz BATMAZ
İşaret Dili Tercümesi: Oya TANYERİ
Son Kontroller: Zerrin YILMAZ / Beliz COŞAR / Samet DEMİRTAŞ
Teknik Yapım: Emre ÇIRAK / Gülay ÜSTÜNDAĞ
"Öptüm gözlerinden, öptüm ellerinden"
"Ah bu hayat şarkısı her şeye rağmen"
Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.