All language subtitles for Elimi Birakma 6

af Afrikaans
ak Akan
sq Albanian Download
am Amharic
ar Arabic
hy Armenian
az Azerbaijani
eu Basque
be Belarusian
bem Bemba
bn Bengali Download
bh Bihari
bs Bosnian
br Breton
bg Bulgarian
km Cambodian
ca Catalan
ceb Cebuano
chr Cherokee
ny Chichewa
zh-CN Chinese (Simplified)
zh-TW Chinese (Traditional)
co Corsican
hr Croatian
cs Czech
da Danish
nl Dutch
en English Download
eo Esperanto
et Estonian
ee Ewe
fo Faroese
tl Filipino
fi Finnish
fr French
fy Frisian
gaa Ga
gl Galician
ka Georgian
de German
el Greek
gn Guarani
gu Gujarati
ht Haitian Creole
ha Hausa
haw Hawaiian
iw Hebrew
hi Hindi
hmn Hmong
hu Hungarian
is Icelandic
ig Igbo
id Indonesian
ia Interlingua
ga Irish
it Italian
ja Japanese
jw Javanese
kn Kannada
kk Kazakh
rw Kinyarwanda
rn Kirundi
kg Kongo
ko Korean
kri Krio (Sierra Leone)
ku Kurdish
ckb Kurdish (Soranî)
ky Kyrgyz
lo Laothian
la Latin
lv Latvian
ln Lingala
lt Lithuanian
loz Lozi
lg Luganda
ach Luo
lb Luxembourgish
mk Macedonian
mg Malagasy
ms Malay
ml Malayalam
mt Maltese
mi Maori
mr Marathi
mfe Mauritian Creole
mo Moldavian
mn Mongolian
my Myanmar (Burmese)
sr-ME Montenegrin
ne Nepali
pcm Nigerian Pidgin
nso Northern Sotho
no Norwegian
nn Norwegian (Nynorsk)
oc Occitan
or Oriya
om Oromo
ps Pashto
fa Persian
pl Polish
pt-BR Portuguese (Brazil)
pt Portuguese (Portugal)
pa Punjabi
qu Quechua
ro Romanian
rm Romansh
nyn Runyakitara
ru Russian
sm Samoan
gd Scots Gaelic
sr Serbian
sh Serbo-Croatian
st Sesotho
tn Setswana
crs Seychellois Creole
sn Shona
sd Sindhi
si Sinhalese
sk Slovak
sl Slovenian
so Somali
es Spanish
es-419 Spanish (Latin American)
su Sundanese
sw Swahili
sv Swedish
tg Tajik
ta Tamil
tt Tatar
te Telugu
th Thai
ti Tigrinya
to Tonga
lua Tshiluba
tum Tumbuka
tr Turkish
tk Turkmen
tw Twi
ug Uighur
uk Ukrainian
ur Urdu
uz Uzbek
vi Vietnamese
cy Welsh
wo Wolof
xh Xhosa
yi Yiddish
yo Yoruba
zu Zulu

Original subtitles

Bu dizinin betimlemesi ÜS Yapım tarafından...

...Sesli Betimleme Derneğine yaptırılmıştır.

www.sebeder.org

(Müzik)

(Müzik)

Ah canım, nasıl da süzülmüş. Kim bilir neler yaşadı.

Allah sizden razı olsun.

Siz olmasanız ne yapardım?

Uykusunda hep sizleri sayıkladı.

(Müzik - Gerilim)

Biraz konuşabilir miyiz?

(Müzik - Gerilim)

(Müzik)

(Müzik)

(Kapı açılma sesi)

(Kapı kapanma sesi)

Kolay gelsin Nermin Hanım.

-(Feride) Nasılsın? -Sağ olasın, iyiyim şükür.

Azra'ya baktıysan yok burada.

Olsun, beklerim.

Nereye gitti ki?

Gelmez, boşuna bekleme.

Neden?

Artık burada oturmuyor çünkü.

Kızın bir misafiri gelmişti, benim oğlanla kavga ettiler.

Çok fena dövdü oğlumu.

Hay Allah.

Niye kavga ettiler ki?

Valla benim oğlan ters biraz.

Kızın misafirine ileri geri konuşmuş, e ondan sonra da kıyamet koptu işte.

(Nermin) Benim oğlan kinci, Azra'yı rahat koymazdı.

Ben de onun için Azra'yı karşıma aldım, açık açık konuştum.

Burada kalması doğru değildi.

Nereye gitti şimdi peki?

İnan bilmiyorum, ben de çok üzgünüm.

Ama elimden bir şey gelmiyor ki.

Anladım Nermin Hanım, iyi günler.

-Annem. -(Serap) Hah.

Nereye kayboldun sen sabah sabah?

Ya işlerim vardı, onları hallettim.

Aman Cenk yani, her gün bir sorun patlatıp kayboluyorsun ortalıktan.

Yapma oğlum, üzülüyorum bak.

Geldiğinden beri, her gün bir kriz, ne olacak bu böyle hı?

Bundan sonra üzülmezsin anne.

Bundan sonra hiçbiriniz üzülmezsiniz.

Yarından sonra, huzurlu hayatlarınıza dönebilirsiniz geri.

Aa, o ne demek şimdi?

Ben Amerika'ya dönüyorum.

(Müzik - Gerilim)

Hadi bir tanecik. Hatırım için.

(Kapı zili sesi)

(Müzik)

(Fatma) Güzel oğlum.

Bak Meryem ablan ilaçlarını getirmiş.

(Fatma) Bak dondurma almış. Sever misin?

Sen Sumru Hanım'ın söylediği ilaçları aldın, değil mi?

Yanlış bir şey vermeyelim yavruma.

Ay Fatma, sen hakikaten delisin ha.

Herhâlde yani, söylediği ilacı aldım. Bizim hocaya yazdırdım.

Günde bir tane, tok karnına. Unutma.

Tamam, bir şeyler yesin de şimdi, ondan sonra.

(Fatma) Oğlum! Oğlum!

(Meryem) Mert!

(Müzik - Gerilim)

(Müzik - Gerilim)

(Müzik devam ediyor)

(Müzik devam ediyor)

(Fatma) Oğlum!

(Fatma) Dur!

(Fatma) Oğlum!

(Müzik - Gerilim)

(Kuş cıvıltısı sesleri)

(Müzik)

Son günlerde yaşananlar, hepimizi fazlasıyla üzdü.

Gerek iş yerinde olanlar...

...gerek ailemizle yaşananlar...

...beni önemli kararlar almaya mecbur etti.

Hem işimizin geleceği...

...hem ailemiz için...

...her zaman en iyisini yapmaya çalıştım.

Yaşadığımız tatsız şeylerden sonra...

...Cenk bir karar verdi...

...Amerika'ya dönüyor.

(Müzik)

(Feride dış ses) Ben de Cenk gitmeden önce...

...vasiyetimi açıklamaya karar verdim.

(Müzik)

(Kapı açılma sesi)

(Müzik)

(Müzik)

(Kapı kapanma sesi)

(Müzik)

Tüm mal varlığımı...

...fabrika, restoran dâhil...

Feride Hanım...

...beklediğiniz misafir geldi.

Buyursun.

(Müzik)

(Feride) Hoş geldin kızım.

Azra bundan böyle benim manevi kızımdır.

(Müzik)

Ne diyordum?

Tüm mal varlığımı...

...Azra'ya bırakıyorum.

(Müzik)

(Müzik - Jenerik)

(Müzik - Jenerik)

(Müzik devam ediyor)

(Müzik devam ediyor)

(Müzik - Jenerik)

Biri bana neler döndüğünü anlatacak mı?

Azra?

Aa! Siz tanışıyor musunuz?

Cevap bekliyorum Azra!

Biz...

...Feride Hanım'la yeni tanıştık Cenk.

Ha şimdi tanıştınız ama mirası sana bıraktı, öyle mi?

(Müzik - Gerilim)

Cenk, Allah aşkına kim bu kız?

Bu kız kim, ben de bilmiyorum anne.

Gerçekten ben de bilmiyorum.

Kimsin sen?

Ay yok, delireceğim ben!

Delirecek bir şey yok.

(Feride) Elbet her şeyin bir açıklaması vardır.

Ama önce oturalım.

Sen nasıl bu kadar ikiyüzlü olabiliyorsun ya, hı?

Cenk yeter. Kırıcı olmaya başladın.

Ben mi kırıcı oluyorum?

Küstahlık mı yapacaksın şimdi bana bir de?

Ya sen her şeyi yıkıp dökmeyi ne kadar çok seviyorsun.

Babaannen doğru söylemiş. Senin en büyük sorunun öfkeni kontrol edememen.

Sen beni böyle yargılayamazsın bak.

Özellikle sen yargılayamazsın.

-Dua et misafirsin yoksa-- -(Azra) Ne yoksa?

Ne?

Feride Hanım, kusura bakmayın, ben daha fazla duramayacağım burada.

(Cenk) Sen gelsene bir buraya!

Anne ne oluyor? Kim bu kız? Açıklayacak mısın bize?

Onun adı Azra. Artık benim kızım.

Anlaşılmayan bir şey var mı?

Cenk bırakır mısın? Canımı acıtıyorsun!

Sen benim canımı öyle bir acıttın ki!

Neden ya? Bana bir neden söylesene.

Nefret mi ettin benden? Hiç mi sevmedin beni? Bana bir şey söyle!

Cenk, bak seni anlamaya çalışıyorum.

Her şeyini kaybetmiş olabilirsin, bana kızgın olabilirsin ama...

...bunların sorumlusu ben değilim.

Neyimi kaybettim ben ya?

Ben neyimi kaybettim?

Benim derdim para pul falan değil Azra!

Ben sana kızıyorum Azra.

Sen beni resmen aptal yerine koydun.

Ailemi kandırdın, bizi tuzağa düşürdün resmen.

Ya ne tuzağa düşürmesi? Saçmalama!

Sen bize oyun oynadın Azra.

Söylesene ne zamandır böyle bu?

(Cenk) Cevap ver bana cevap!

Söyledim ya çok olmadı.

Çok olmadı, değil mi?

Çok olmadı ama oyunu hemen kurdun sen.

Resmen gözümün içine baka baka, rotasını kaybetmiş Cenk'i...

...teselli ederken böyle hesaplar kuruyordun, öyle mi?

Bir sonraki planın ne hı?

Söyle hadi söyle.

Sürpriz olmasın bize!

Cenk yeter! Sana hesap vermek zorunda değilim!

Ne demek hesap vermeyeceğim, ne demek? Hesap vereceksin bana!

Ya her şey çok açık değil mi zaten?

Feride Hanım az önce bana bütün mirasını bıraktığını açıkladı.

İster onaylarsın ister onaylamazsın, bu böyle ve bu onun kararı.

Bu konudaki muhatabın da ben değilim, sevgili babaannen.

(Azra) Ha bir de son bir şey daha.

Bu miras meselesi yüzünden birbirimizi çok sık göreceğiz.

O yüzden lütfen benimle konuşurken kelimelerini dikkatli seç!

Cenk, çekilir misin önümden?

Çekilmeyeceğim.

(Müzik - Gerilim)

Anne lütfen su saçmalığı bitirir misin? Lütfen!

Saçmalamıyorum Serap.

Ne yaptığımı gayet iyi biliyorum. Aklım başımda.

Öyle mi?

Bu yaptıklarının mantıklı bir tarafı var mı sence?

Oyun mu oynuyorsun bizimle anne?

Babaanne şaka falan mı yapıyorsun sen?

Şaka yapmıyorum.

Azra benim manevi kızım.

Neyim var neyim yok ona verdim!

Feride Hanım, ama bakın--

Azmi, seni buraya kararıma şahit olasın diye çağırdım.

Ailemin avukatlığına değil.

Estağfurullah. Tabii ki böyle bir niyetim yok.

Fakat bu verdiğiniz karar...

...Çelen ailesinde büyük bir depreme sebep olabilir...

...ve bunun çok ciddi sonuçları olacaktır.

Bugüne kadar deprem yaşamadık...

...bundan sonra da yaşatmam.

Siz hiç endişelenmeyin.

Anneciğim, anneciğim lütfen.

Ne olur bak, bunlar hiçbiri gerçek değil de.

Böyle bir şey yapmazsın, değil mi?

Yapmazsın!

Serap, uzatmayalım. Kararım kesindir.

(Müzik - Gerilim)

O gün iş görüşmesine gelmemeni o kadar iyi anlıyorum ki Azra.

Tabii sen büyük patronu tanıdın, değil mi?

(Cenk) Cenk Çelen kim ya, ha?

Çok eğlendin mi bari, söylesene.

Resmen gözümün içine baka baka bana yalan söylemişsin sen.

Cenk, ben sana hiçbir zaman yalan söylemedim.

İşte şimdi yine söyledin.

(Müzik)

(Kapı açılma sesi)

(Müzik)

Cenk, ne olur beni affet.

Lütfen.

Bana bak...

...ne yapmaya çalışıyorsun sen?

-(Azra) Bırak beni! -(Melis) Bana bak.

Boş boş hayaller kurma, tamam mı?

Bizim olanı bizden alamazsın sen.

Şimdi defolup git buradan!

Benimle böyle konuşamazsın sen.

Sen kim olduğunu sanıyorsun ha? Kimsin sen?

Babaannen sana kim olduğumu gayet iyi söyledi.

(Melis) Hiçbir şey değilsin sen.

(Feride) Melis!

Yeter!

Yeter artık, rahat bırak kızı!

Ben sizlerin kararına saygı duydum...

...sizler de benim kararıma saygı duyacaksınız.

Geç şöyle kızım.

(Müzik - Duygusal)

Cenk.

Cenk, dur oğlum.

(Müzik - Duygusal)

Bizi bırakıp gidecek misin böyle?

(Müzik - Duygusal)

Üzgünüm anne.

(Melis) Abi, babaannemin söylediklerini duydun.

Bizi bu hâlde bırakıyor musun?

(Müzik - Duygusal)

Ne olur gitme.

Beni buraya bağlayan bir şey yok Melis.

Cenk, yapma, gitme oğlum.

(Serap) Gitme.

(Serap) Gitme.

(Serap) Yalvarıyorum gitme.

(Müzik - Duygusal)

Anne.

Yalvarırım gitme. Ne olur gitme.

Lütfen.

(Müzik - Duygusal)

(Müzik - Duygusal)

(Azra dış ses) Cenk yeter! Sana hesap vermek zorunda değilim!

(Azra dış ses) Feride Hanım az önce bana bütün mirasını bıraktığını açıkladı.

(Azra dış ses) İster onaylarsın ister onaylamazsın, bu böyle ve bu onun kararı.

(Azra dış ses) Bu konudaki muhatabın da ben değilim, sevgili babaannen.

(Cenk dış ses) Resmen gözümün içine baka baka bana yalan söylemişsin sen.

(Azra dış ses) Cenk, ben sana hiçbir zaman yalan söylemedim.

(Cenk dış ses) İşte şimdi yine söyledin.

(Müzik - Duygusal)

Mutlu musun şimdi ha?

(Serap) İstediğin oldu mu?

Gitti işte oğlum.

(Serap) Oğlumu koparttın benden.

İçi yana yana gitti benim çocuğum.

Kendi karar verdi.

O gitmek istedi.

Sen onu buna ittin.

Sana olan inadı yüzünden gitti.

Dağıldı işte ailemiz, mahvolduk.

Ha bir de bunlar yetmezmiş gibi...

...ne idüğü belirsiz birini getirdin evimize, mirasını--

Yeter! Haddini bil!

Benim evladım dediğim birine böyle peşin hüküm veremezsin!

İzin vermem!

Azra'nın kim olduğu, nereden geldiği konusunda bildiklerim bana yeter.

Bu meseleyi kapatalım, uzatmayalım.

Yazıklar olsun!

Serap Hanım.

Bir şey mi söyleyeceksin Melis?

(Azra) Feride Hanım.

Bakın ben bu oyunu daha fazla sürdüremem.

Bana söz verdin.

Böyle bırakıp gidemezsin.

Olan biten bu işte kızım.

Bir aileyi kurmak ve onu her şeye rağmen koruyabilmek o kadar zorken...

...bir anda yerlere yıkılması o kadar kolay ki.

Ama ben buna izin veremem.

Seni...

...sizi o kadar iyi anlıyorum ki Feride Hanım.

Benim de ailem bir gecede yıkıldı.

Daha ne olduğunu bile anlayamadan...

...ben de kardeşim de savrulduk.

Parçalandık.

İşte bu yüzden senden bu iyiliği yapmanı istiyorum.

Başka kimden yardım isteyebilirim?

Kime anlatabilirim derdimi? Kim anlar beni?

Ama istediğiniz şey oyun bile olsa çok zor Feride Hanım.

Yani ben...

...ben bunun altından kalkamam.

Hem bu miras oyunu ailenizin size olan öfkesini daha da büyütmez mi?

Bu sizi korkutmuyor mu?

Beni korkutan, ailemin parçalanması.

Ama seni de korkutmalarına, sindirmelerine izin vermeyeceğim.

O öfke dağından koruyacağım seni. Söz veriyorum.

Ben sizin üzülmenizi hiç istemiyorum.

Gerçekten.

Ailemi kurtarmanın başka yolu yok kızım.

Yok.

Bu iyiliği yap bana.

(Müzik - Duygusal)

Gençler Arda'yı gördünüz mü?

Tuvalete gidiyorum demişti ama bayağı oldu.

(Kapı vurma sesi)

Arda?

(Kapı vurma sesi)

Arda?

(Müzik - Gerilim)

(Kapı vurma sesi)

Arda bak, şakanın hiç sırası değil. Lütfen açar mısın kapıyı?

(Kapı vurma sesi)

Bir şey oldu Arda'ya.

Banyoda, kapı kilitli. Lütfen gelin bir bakalım.

(Kapı açılma sesi)

Arda! Arda ne oldu sana?

(Ceyda) Arda kendine gel! Arda!

Abla öyle anlayamazsın. Kalbini dinle.

Nefes alıyor mu?

Arda!

Arda!

Hişt Arda!

Oğlum ses ver! İyi misin?

Arda!

Ben Cenk'in torununuz olduğunu bilseydim hayatta kalkışmazdım böyle bir oyuna.

İşin artık daha zor olacak.

(Feride) Haklısın.

Bu rastlantı beni de şaşırttı.

Yüzündeki hayal kırıklığı gitmiyor gözümün önünden.

Belli ki uzun süreli iyi bir arkadaşlığınız vardı.

Biz aslında yeni tanıştık ama...

...Cenk, hep benim yanımda oldu.

Mert'i ararken hep yanımda oldu.

Çok temiz bir kalbi var.

Yanılmamışsın.

(Feride) Onun kalbinde kötülük yoktur.

Hep kendiyle savaşıp durur.

Yüreğindeki fırtına bir türlü dinmiyor işte.

Haklısınız.

İçine kapandı. Her şeyini içinde yaşıyor.

Küçük bir huzuru bile kendine çok görüyor, değil mi?

Yeni değil bizim didişmelerimiz.

Kendini bulsun diye çok çabaladım, defalarca elimi uzattım.

Olmadı.

(Müzik)

Peki, nasıl olacak Feride Hanım?

Yani ben nasıl baş edeceğim bu olacaklarla?

Açıkçası ben...

...bu oyunu sürdürebileceğimi düşünmüyorum.

Hemen vazgeçme kızım.

Cenk'in öfkesine şahit oldun.

Böyle bir sarsıntıya ihtiyacı vardı.

Annesiyle kardeşinin nasıl bir gaflet içinde olduğunu da gördün.

Gördüm ama haklılar.

Yabancı bir kızı eve getirdiniz.

(Azra) Manevi kızım dediniz.

Üstüne bir de bütün mirasımı bu kıza bırakıyorum dediniz.

(Azra) Sakin karşılamalarını beklemezdik zaten biz.

Bugüne kadar hiçbiri elini taşın altına koymadı.

Ekmek nasıl kazanılır, bihaberler.

Hazıra konmak kolay.

Dünyayı kendi etrafında dönüyor sanıyorlar.

Bugün varım, yarın yokum.

Hayatla mücadele etmeyi öğrenmelerini istiyorum.

Göçüp gittiğim zaman ayakta, koca bir çınar gibi...

...dimdik kalsınlar istiyorum.

Yoksa en ufak bir rüzgârda savrulurlar.

Bu konaktaki herkes, büyük bir fırtınayı bekler gibi adeta.

İşte benim de bütün çırpınışlarım, telaşım bu ya.

Yanımda ol.

Güçlü ol.

Vazgeçme.

Bu oyundan kimseye bahsetmemelisin.

Cenk özellikle, asla gerçeği öğrenmemeli.

Cenk çekip gitti.

Nasıl olacak peki?

Merak etme. Sakinleşecek.

Orada şapkasını önüne alıp düşünecek.

Orada hayatla mücadele etmeyi öğrenecek.

Sonra da...

...pişman olup, hatasını anlayıp dönecek.

Peki, biz nasıl devam edeceğiz bu oyuna?

(Müzik)

(Cenk) Bu duyguya katlanamıyorum. Sevmeye de katlanamıyorum mesela.

Sevilmeye, bağlanmaya, ait olmaya.

Bunlar olmayınca hayat bence daha basit ve yaşanılır bir yer.

Bence sen kaybetmekten korkuyorsun.

Benim korktuğum tek bir şey var o da boşa zaman kaybetmek.

(Araba sesi)

(Müzik - Gerilim)

Yavaş yavaş.

-Ben arıyorum hemen 112'yi. -Tamam, sen hemen ara.

Arkadaşımla görüşmeye geldim, o da bu hâldeydi dersin.

-Hadi, bize eyvallah. -Tamam be, yürü git hadi.

(Müzik - Gerilim)

Alo.

Arkadaşım... Arkadaşım çok kötü durumda.

(Müzik - Gerilim) (Ambulans siren sesi)

(Ağlama sesi)

(Ceyda) Arda iyi olacaksın.

İyi olacaksın. İyi, iyi olacak, değil mi? Tekrar söyle, lütfen.

İyi olacak, sakin olun. Siz sakin olun. İyi olacak.

Allah'ım, deli olacağım. Şu yaşadıklarımıza bak. Yani...

...dayanamıyorum ben artık. Dayanamıyorum artık.

Serap Hanım kendinize bu kadar yüklenmeyin, sakin olun.

-Merak etmeyin düzelecek, böyle gitmez. -Elim kolum bağlandı iyice.

Tutmuş saçma sapan birini getirmiş. Mirasım onun, diyor.

Yok, normal değil kadın. Değil.

Evet Feride Hanım'ın bu sıralar ne yapacağını kestirmek biraz zor.

Cenk'le arasını düzeltecek zannederken şu düştüğümüz hâle bakın.

Yok Azmi Bey, yok. Hep beraber yanıldık işte.

Ama kabahat bende.

Torununa kıyamaz. Ne yapar ne eder göndermez diye düşündüm hep.

Bugün bizi bir araya toplayınca ümitlenmiştim.

Ben artık çekiliyorum her şeyi Cenk'e bırakıyorum der diye düşünmüştüm.

Ama o ne yaptı?

Tuttu getirdi kızın birini, her şeyini ona bıraktı.

Şuna bak ya, oturmuş o şeytanla muhabbet ediyorlar baş başa.

Kız da ne arsız, ne yüzsüz, ne utanmazmış ya.

-Kovdum, gitmiyor. -Ya niye utansın?

-Mirasa konacak, niye utansın ki? -O kadar kolay değil.

Bütün hukuki inceleme ve araştırmanın başında bizzat olacağım.

-Merak etmeyin sizin yanınızdayım. -Azmi Bey...

...lütfen, ne olur bir şeyler yapın.

Ya ben bütün hayatımı bu servet avcısı kızın ellerine teslim edemem.

En başta buna ben izin vermem Serap Hanım.

(Azmi) Sadece sizin için değil.

Çelen çatısı altın verdiğim tüm emekler için ve vefa için.

(Ambulans siren sesi)

Ailesi... Annesi.

(Ambulans siren sesi)

Ne diyeceğim?

Ne diyeceğim ben? Ne diyeceğim?

(Ambulans siren sesi)

(Telefon zili sesi) Ha.

Arda, neredesin sen? Kıyamet kopuyor evde.

Alo. Ben Ceyda, Arda'nın arkadaşı.

(Ceyda) Biz ambulanstayız, hastaneye gidiyoruz şu anda.

Ne?

Ne oldu?

Arda!

(Müzik - Gerilim)

Şimdi doğru eve git, hiçbir şey düşünme.

Her şey çok iyi olacak, sabredeceksin.

-Yarın da işe başlarsın. -Teşekkür ederim.

(Su sesi)

Ah oğlum, Arda ya.

Serap!

Çocuğum hastanelik olmuş. Mahvolduk sayende hepimiz.

Azmi ne hastanesi, ne oluyor?

Bilmiyorum, komadaymış.

Hasan! Belkıs!

Hanımım.

Şeker teyze. Şeker teyze.

Şeker teyze, iyi değilsin sen.

İyiyim. Gayet iyiyim.

İyiyim. Hasan, arabayı hazırla.

-Beni Arda'ma götür. -Tamam, tamam hanımım.

Belkıs, sen de ayakkabımla çantamı getir.

(Müzik - Gerilim)

(Su sesi)

("Müge Zümrütbel - Bırakma Elimi" çalıyor)

"Can vazgeçer mi can"

"Kolaydır dile söylesen bile"

"Kendimden vazgeçtiğim yok"

"Dinlemez ki kalp, kolaysa sök at"

"İşler derine"

"Zor bir kafesteki kuş misali"

"Gökyüzü görmez maviye hasretken"

"Aşk gözyaşı döker"

"Kurumamış sözler yerine"

"Sen yalnızlığına, suskunluğuna, tutsaklığına"

"İsyan etmeden gel"

"Belki yeniden, doğar geceden"

"Güneş bu defa"

"Sanma ki yaralı kanar bu kalp her tende"

"Böylesi bir acı ağır gelirmiş ömre"

"Neyse bile haram güzelliğine vazgeçme"

"Hep saf kal hep tertemiz"

Anne, abim. Abimi ara çabuk.

Haber vermemiz lazım.

Doğru söylüyorsun, kafa mı kaldı bende?

"Her bir savaştan çıkmışsın sağ salim"

"Kor gibi ateşe dönsen de vazgeçme"

Cenk, hadi aç oğlum şu telefonunu ya.

"Bırakma elimi sensiz"

("Müge Zümrütbel - Bırakma Elimi" çalıyor)

Yok, açmıyor.

Ya duymamıştır bir daha ara. Bir daha ara.

(Müzik - Gerilim) (Titreşim sesi)

(Titreşim sesi)

(Müzik - Gerilim)

Yok, duymuyor.

Şimdi uçağa binecek, hepten kapatacak telefonunu.

Şey mesaj at, mesaj at. Daha uçağın kalkmasına var mutlaka görür.

(Müzik - Gerilim)

(Müzik - Gerilim)

(Ambulans siren sesi)

(Müzik - Gerilim)

Ya ne olur bir şey olmasın.

(Müzik - Gerilim)

(Sumru) Kahven soğudu vallahi ha.

Cenk gidiyor bugün.

Engel olamadım. Pasaportunu almaya kalkmam da çocukçaydı zaten.

Sana bir şey diyeyim mi? Boşuna üzülüyorsun.

Babaannesi para falan yollamayacak ona. O da tıpış tıpış buraya geri dönecek.

-Ee çalışacağım dedi. -Tabii, çalışır.

Burada kurulu düzen var, iş var.

Burada çalışmayan adam, gidecek orada üç beş kuruşa el âlemin altında çalışacak.

Aman bırak Allah aşkına. Gelir o.

Bilmiyorum.

Belki de ayakta kalmayı başarır.

Zaten bu aralar ortada olmadığı iyi oldu.

Neden?

Sen bu Azra'yla Cenk'in tanışmadığına emin misin?

Yoo, yani eminim. Niye sordun ki?

Ne bileyim?

Azra, Feride Hanım'ın yanında böyle büyük torpille işe girmiş.

Aa!

-Evet. -Azra?

Ha.

Şaşırdım şimdi. Ee kimmiş torpili peki?

Ne bileyim?

Senin bu kadar zamanda başaramadığın şeyi iki günde başardı kız.

Yok, yani öyle olsa benim haberim olurdu.

Cık, Allah Allah.

Belki yeni gelişmedir, o yüzden söylememiştir.

-Dur arayayım ben. -Arama, arama.

Görüşüyorsunuz nasılsa. Bekle bakayım anlatacak mı?

(Müzik)

(Müzik - Duygusal) (Ortam sesi)

Git Cenk. Git arkana bile bakma.

Ama şunu da unutma, belki bir gün diye feda ettiklerin...

...geri döndüğünde burada olmayabilirler.

(Müzik - Duygusal) (Ortam sesi)

(Serap dış ses) Kardeşin ölüyor Cenk. Arda komada.

(Müzik - Gerilim)

Anne ne oldu Arda'ya?

Ya solunum yetmezliği dediler. Nefes alamıyormuş yavrum.

Şimdi geldik hastaneye.

(Müzik)

(Müzik)

-Maşallah, turp gibisin. -Kendime iyi bakıyorum kızım.

Her gün sporumu yapıyorum.

Gözlerimi açıp kapıyorum.

Bir de çenem var, hiç durmuyor.

Bu sene yaşarım, ölmem herhâlde.

Öyle deme, Allah geçinden versin.

Ali'nin düğününde gerdan kırıp oynayacağım.

Ha dur hele, saatin pilini çıkarttırdım.

Onun için zaman durdu kafamda.

Kimseye bir şey deme.

Demem, demem. İlahi Hüsniye teyze.

Ben şimdi senin bu biten ilaçlarını bizim aile hekimine yazdıracağım.

Aman iğne istemem artık, eleğe döndük.

-Su içemiyorum gönül rahatlığıyla. -Bitti zaten iğnelerin, merak etme sen.

Aha, geldi Damat Bey.

Aliciğim, bak ben sana ne diyeceğim.

Benim bir tane yakın bir arkadaşımın senden biraz büyük...

...bir oğlu var, o bana geldi de...

...bir gün seni bize götüreyim mi ha? Birlikte oynarsınız.

Ne ağzını büzüyorsun öyle, haylaz?

Gider oynarsın işte.

Neyse, bana müsaade artık.

-Müsaade senin kızım, sağ olasın. -Rica ederim.

(Ağızdan çıkan garip sesler)

(Müzik)

-İyi akşamlar. -İyi akşamlar.

Alo, Fatma. Geliyorum ben, bir şey lazım mı?

Ha, iyi tamam. Bir markete uğrar, gelirim o zaman.

Hadi görüşürüz.

(Müzik)

Güzel oğlum.

Sen acıktın mı?

Yemek yapayım mı sana?

Börek.

Börek.

Yapayım. Yapayım annem. Neli istersin?

-Kıymalı, patatesli, peynirli? -Gönül böreği.

Gönül mü?

(Müzik)

Zeytin.

Ze-Zeytin.

Zeytin. Zeytinli mi yapayım?

Tamam, zeytinli.

(Müzik)

Meryem iyi kızdır. Sağlık ocağı hemşiresi.

Her hafta gelir, ilacımı verir. Tansiyonumu ölçüp biçip gider.

Sağ olsun.

Ayşe abla geldi, değil mi? Yedirdi yemeğini.

Bak, açsan hazırlayayım bir şeyler hemen.

Geldi, yedirdi gitti.

Evde karnıyarık yapmış. Hiç beğenmedim, hiç güzel olmamış.

Sen şimdi Fatma'yı onu bunu bırak da ne oldu anlat bakayım. Kıyamet koptu mu?

Koptu.

Hem de ne kıyamet koptu, sarsıldı herkes.

Haa. Miras gibi sandılar.

-Göbek atacak halleri yoktu ya. -Yoktu tabii, yoktu da...

Asıl daha kötüsü. Şeker teyzenin torunu, Cenk.

Ee?

-O benim arkadaşım, tanıyorum. -Deme kız.

Hi, ah işte bak bu hiç iyi olmamış.

Hayta Cenk. Seni de buldu demek ki.

Çok kızdı bana Hüsniye teyze.

Yüzündeki hayal kırıklığını görmen lazımdı.

Belki ben hiç kalkışmamalıydım böyle bir oyuna.

Nereden bilecektin be kızım. Üzülme.

İleride senin ona iyilik yaptığını anlayacak nasıl olsa.

Ama Feride'm biraz rahatlamıştır.

Ah kahrını, kederini içine akıtmaktan mahvoldu kadın.

-Onları iyice korkutunca sevinmiştir. -Sevindi. Sevindi sevinmesine ama...

...sevinci kursağında kaldı. -Neden?

Azmi Bey neyi bekliyoruz Allah aşkına? Niye kimse bir şey söylemiyor?

Doktor geleceğim dedi. Birazdan gelip bilgi verir.

Hanımım...

...tansiyonunuza bir baktırsaydık. -Gerek yok.

(Müzik)

Anne.

Cenk.

-Nasıl Arda? -Cenk.

Nasıl?

İyi ki geldin Cenk.

Arda nasıl?

Solunum zorluğu çekiyormuş Arda.

Ben uzaktan gördüm.

Yatıyordu öyle nefes alamıyordu, ölü gibi yatıyordu.

Müdahale ediyorlar, sakin olalım. Doktor gelip bilgi verecek.

(Ağlama sesi)

Cenk uyuşturucudan şüpheleniyorlarmış.

Ne diyorsun anne sen? Arda yapmaz böyle bir şey.

Getiren kız arkadaşı, öyle bir şeyler anlatmış doktora.

Arda ne yaptın sen abiciğim, ne yaptın ya?

Ben de inanamadım.

(Ağlama sesi)

Çok geçmiş olsun.

Baba.

Kardeşim, çok geçmiş olsun.

-Sağ ol. -Nedir durumu, ne diyor doktor?

Ya doktorların söylediğine bakılırsa...

...uyuşturucu. -Şaka yapıyorsun.

Ah Arda!

Ya benim kardeşim nasıl böyle bir tuzağa düşer?

Ben nasıl fark etmem anlamıyorum ya.

(Müzik - Gerilim)

İlk müdahaleyi yaptık. Hastamız müşahede altında.

Doktor Bey, ben kardeşimi görmek istiyorum.

Müşahedeye hasta yakını almıyoruz.

Doktor Bey, ben kardeşimi şimdi görmek istiyorum. Lütfen bakın, rica ediyorum.

Peki ama çok kısa lütfen.

-Tamam. -Gelin benimle.

Hişt, tamam Melis.

Arda çok güçlü biliyorsun. Kendini toparlayacak, tamam?

Hadi, gel otur.

(Müzik - Gerilim)

(Kapı açılma sesi)

(Müzik - Duygusal) (Yaşam destek ünitesi sesi)

Ne yaptın sen aptal herif?

(Müzik- Duygusal)

Yakıştı mı bu sana hiç?

(Müzik - Duygusal) (Yaşam destek ünitesi sesi)

Hadi kalk.

Kalk tekrar kafa tutalım.

Sen ne biçim abisin de, sen ne biçim kardeşsin de.

Korktun de, kaçtın de.

(Müzik - Duygusal) (Yaşam destek ünitesi sesi)

Ben bir şeyden korkmam oğlum.

Kaçmam da.

(Yaşam destek ünitesi sesi)

Ben sadece sizi daha fazla hayal kırıklığına uğratmak istemedim.

Hepsi bu.

Ama senin bu yaptığın hiç yakışmadı Arda. Hiç yakışmadı.

Bu sen değilsin.

İçine düştüğün o pislik seni yer bitirir.

(Müzik - Duygusal) (Yaşam destek ünitesi sesi)

Ben de hatalar yapıyorum.

Kendimi affedemediğim o kadar çok var ki.

Babam nasıl öldü, biliyor musun Arda?

Benim yüzümden.

(Yaşam destek ünitesi sesi)

Ben daha yeni doğmuştum.

Annemle hastanedeydim.

Ben de oyuncak diye tutturdum artık seni mi kıskandım nedir, bilmiyorum.

Sonra babam aldı beni, oyuncak almaya gittik.

(Müzik - Duygusal) (Yaşam destek ünitesi sesi)

Sonra hastaneye geri dönüyorduk.

(Müzik - Duygusal)

(Cam kırılma sesi)

(Müzik - Duygusal) (Cam kırılma sesleri)

Melis de sen de benim yüzümden babasız kaldınız.

Ben hayatımın en büyük korkusunu o gün yaşadım işte.

O günden sonra korku benim semtime bile uğramadı.

İçimdeki bu suçluluk duygusuyla yaşayıp duruyorum işte.

(Müzik - Duygusal) (Yaşam destek ünitesi sesi)

Sen o gün bana kızmakla o kadar haklıydın ki abiciğim.

Ben senin için hiç güçlü bir abi olamadım.

Tam bir hayal kırıklığı oldum.

(Müzik - Duygusal) (Yaşam destek ünitesi sesi)

Abi.

Arda.

Babalar da hata yapar, sen sadece çocuk olmuşsun.

Ama artık çocuk olan benim.

Seni de babam yerine koydum.

(Müzik - Duygusal)

-Ben de ne yapacağımı bilemedim. -Ee zırlama artık be kızım.

Herkes seni düşman bellemişken hastaneye koşacak hâlin yoktu ya.

Ama Şeker teyzemin bana çok ihtiyacı vardı o anda, biliyorum.

Gitmen doğru olmazdı.

Büsbütün üstüne gelirlerdi.

Ha, bak Feride'nin cadı bir torunu var ki, Melis.

Senin orada saçını başını yolardı vallahi hemen.

Cenk de tam gidecek zamanı buldu.

Kardeşinin ona en çok ihtiyacı olduğu zamanda gitti.

Gene de Feride'yi istiyorsan...

...için rahat edecekse...

...ara.

-Öyle mi dersin? -Durduğun hata.

Doğru söylüyorsun.

(Müzik)

Arda kendine geldi. Gayet iyi.

(Telefon zili sesi)

Azra, kızım Arda'm kendine geldi çok şükür.

-Yok, merak etme. Ben iyiyim kızım. -Çok şükür.

-Çok geçmiş olsun hepinize. -Benim için de geçmiş olsun de.

Bak Hüsniye teyze çok geçmiş olsun diyor.

Şeker teyze, Cenk'in Arda'nın durumundan haberi oldu mu?

Cenk geri döndü Azra. Annesi son anda haber vermiş.

Oh, çok sevindim.

Yani sizin adınıza çok sevindim.

Tamam, tamam görüşürüz.

Herkes çok iyiymiş.

Cenk'in de haberi olmuş son anda. Annesi aramış, gelmiş.

İyi bari.

(Hüsniye) Ee, sen nereye?

Ben mi?

(Müzik)

Ee yok yok kendimi daha iyi hissediyorum Doktor Bey.

Tamam, salı günü görüşme benim için de uygun.

Gelirim, görüşürüz.

Tamam, kendime iyi bakarım.

Hoşça kalın.

(Müzik - Gerilim)

(Mesaj zili sesi)

(Müzik - Gerilim)

(Gülme sesi)

(Müzik - Gerilim)

(Kağıt sesi)

Kahven hayatım.

Teşekkür ederim.

(Müzik - Gerilim)

Ee, nedir bu böyle saatlerdir içinden çıkamadığın hesap?

Yeni inşaatın giderleri, masraflar.

Bu defa ipin ucu biraz kaçmış galiba.

Ee normal tabii.

Üç günde tanıdığın adama kasa emanet edersen böyle olur.

Bu konuda seni uyarmıştım hatırlatırım.

Ya Hülya, adamı tanıyorum. Para götürecek biri değil.

İşçilik masrafları biraz fazlalaşmış sıkıntı oradan.

Mesutcuğum...

...bak ikinci bir batağı kaldıramayız.

Hem bu sefer annemler kuruş bile vermez. Biliyorsun.

-Biliyorum Hülyacığım, biliyorum. -İyi.

-Anne. -Canım.

Melis'le konuştum ben şimdi. Arda iyiymiş gayet.

Aa iyi bari, sevindim.

O zaman ben yarın Serap'a bir geçmiş olsuna gideyim.

Ha git git hayatım. Ayıp olmasın.

-Ben de mi gelsem anne? -Aa yok.

Ben önden gideyim, hem Serap'la konuşacaklarım var.

-Sen sonra gidersin, tamam? -Tamam.

Ee bunu saymam ama artık. Kendi odama da beklerim oturmaya.

Ya bak ya, herkesi korkuttum demiyor da dalga geçiyor bizimle bak.

Her akşam odana oturmaya geleceğim, bana böyle tepsiyle çaylar getireceksin.

Bu sözünü unutursan var ya, eskisi gibi beni kovarsan fena bozuşuruz.

Aa aşk olsun abla. Ben seni ne zaman kovdum ki?

Tamam, öyle birkaç kere geldiğinde kafana terlik, yastık...

...kitap falan atmış olabilirim ama onlar da sayılıdır yani.

Hişt, abi...

...senin uçak kaçtı, onu ne yapacağız?

Ben çok uçak kaçırdım be oğlum.

Bir tane de senin için gitsin, ne yapalım?

Keşke babaannemi de çağırsaydık ya o da gelseydi.

Ee babaannem, ne öyle, uzakta uzakta oturmuşsun.

Hani son beşiktim ben, hani kıymetlindim?

Sen hep öylesin. Nazar boncuğumsun benim.

Kuzum benim, ayy. Allah korusun seni, hepinizi.

(Müzik)

Pardon, bir bakar mısınız?

Ben Arda'nın arkadaşı Ceyda.

Onu hastaneye ben getirdim.

Annemi arayan sendin galiba.

Çok çok üzgünüm ben. Ona bir şey olacak diye çok korktum.

Doktora bir şeyler söylemişsin. Doğru mu?

Ben kendimi affedemiyorum. Ona engel olmalıydım.

Bir şey yapmalıydım. Ondan başka kimsem yok benim.

Arda iyi olacak, merak etme, tamam?

Benim suçum.

Benim suçum. Çok üzgünüm, gerçekten çok üzgünüm. Ben ne yapacağımı bilmiyorum.

O benim tek arkadaşım, tek yakınım. Ondan başka kimsem yok ki benim.

Tamam. Gel bakalım. Gel otur şöyle.

(Müzik)

Arda'nın hâlini görüyorsun.

Nasıl ölümcül bir tuzağın içine olduğumuzu görüyorsundur herhâlde.

Bu illetin sonu yok ya.

-Ne zamandır kullanıyorsunuz? -Yeni daha.

Yazık değil mi peki size?

Bak Arda'nın yerinde sen de olabilirdin şu an.

Ya da ne bileyim, ikiniz için daha kötü şeyler de olabilirdi.

Ki bundan sonra ne olacak?

Okulunuz öğrenecek bunu öğretmenleriniz ailenizi arayacak.

Ne diyeceksin annene?

Babam ben daha çocukken annemden ayrılmış.

Hiç aramadı beni ondan sonra.

(Ceyda) Annem de yurt dışında.

Arada gelip gidiyor. Umurunda olmaz ki.

Hep yalnızdım ben, biliyor musun?

(Ceyda) Tek Arda işte.

Onun kocaman bir ailesi var.

Ablası, senin gibi bir abisi.

Neden mutsuz, anlayamıyorum.

Belki de daha çok destek olmalısınız ona.

(Ceyda) Arda çok iyi bir çocuk, gerçekten.

(Müzik)

Onu görebilir miyim?

Hayır Ceyda.

Onu bu çevreden tutmazsam yine deneyecek.

Buna izin veremem.

Bence sen de profesyonel yardım almalısın Ceyda.

Annene söyleyebilirsin bunu. Ya da ne bileyim, öğretmenine söyleyebilirsin.

Onlar bu konuda yardım edecektir sana.

Hiç mi göremeyeceğim Arda'yı?

Eğer ben buna izin verirsem Arda yeniden deneyecektir.

Ve ben buna bir abi olarak izin veremem. Anlıyorsun değil mi?

Eğer sen gerçekten o çevreden kurtulursan, o illetten kurtulursan...

...ve ben buna inanırsam, arkadaşını kaybetmezsin Ceyda.

Ama bunun için zamana ihtiyacım var.

Hem Arda için hem kendin için bunu yapacaksın. İnanıyorum ben sana.

(Müzik - Duygusal)

(Feride) Gözümün nurlarısınız benim.

(Müzik - Duygusal)

Sağ ol.

Cenk.

-Sen ne arıyorsun burada? -Kardeşin için.

Kardeş acısını iyi bilirim ben.

(Müzik)

Cenk bak...

...ben kardeşimi ararken sen hep benim yanımda oldun.

İzin ver de ben de şimdi senin yanında olayım.

(Müzik)

Durumu daha iyiymiş sanırım. İnşallah en yakın zamanda ayağa kalkar.

(Müzik)

Azmi Bey...

...şu doktor konusunu ihmal etmeyin lütfen.

Çünkü psikolojik destek önemli dediler.

Merak etmeyin, iyi bir doktor bulacağım ben.

-Ee, bir de şu Azra denen kızı-- -Aklımda.

Bu arada herhangi bir sıkıntınız olursa ya da ihtiyacınız olur, lütfen beni arayın.

-Çok sağ olun. -Tekrar geçmiş olsun.

Sağ olun. İyi geceler.

Anne, hadi beklemeyin siz eve geçin.

Yok oğlum zaten bir gece, kalırım ben.

Anne, şu hâline bak ağlamaktan ne hâle geldin ya.

Bak Melis de yorgun zaten. Hadi siz gidin.

Hadi Melis, eve geçin siz.

Ayy canım oğlum benim.

İyi ki yanımızdasın sen.

(Müzik - Gerilim)

Ne yüzle geldin sen?

-Hiç utanman yok mu senin? -Melis.

Tamam.

Lütfen çıkıp gider misin buradan?

Bak, çocuğumun hiçbir şeyden haberi yok, onun huzurunu kaçırma boşuna.

Feride Hanım'ı görmeden hiçbir yere gitmem ben.

(Müzik - Gerilim)

Yemek yaptırsaydım sana. Bütün gün hiçbir şey yemedin yavrum.

Yok babaannem ya, zaten midem de bulanıyor.

Teşekkür ederim, sağ ol.

(Melis) Hâlâ duruyor ya, defolup gitsene şuradan!

-Ne oluyor dışarıda? -Bilmem, bak istersen bir babaanne.

(Melis) Bu kadar hakarete nasıl kalıyorsun hâlâ burada?

(Melis) Abi sen de bir şey söylesene, gitsin ya.

(Melis) Gözüm görmek istemiyor bunu.

(Operatör ses) Aradığını kişiye şu anda ulaşılamıyor.

Hişt!

Susun. Yeter, hastane burası.

Ayrıca şu konu kapansın artık. Melis, saygısızlığın lüzumu yok.

Devam ettirme bu tavrını.

(Müzik)

Çok geçmiş olsun. Ben...

...evde duramadım, seni görmeye geldim.

-Ama keşke gelmeseymişim. -Olsun, iyi ettin.

Alışacaklar sana.

Azra, babaanneni nereden tanıyor?

Bir bilsem.

"Kolaydır dile söylesen bile"

"Kendimden vazgeçtiğim yok"

"Dinlemez ki kalp, kolaysa sök at"

"İşler derine"

"Zor bir kafesteki kuş misali"

"Gökyüzü görmez maviye hasretken"

"Aşk gözyaşı döker"

"Kurumamış sözler yerine"

"Sen yalnızlığına, suskunluğuna, tutsaklığına"

"İsyan etmeden gel"

"Belki yeniden, doğar geceden"

"Güneş bu defa"

"Sanma ki yaralı kanar bu kalp her tende"

"Böylesi bir acı ağır gelirmiş ömre"

"Değse bile haram güzelliğine vazgeçme"

"Hep saf kal hep tertemiz"

"Sanma ki yaralı paramparça bu hâlim"

"Her bir savaştan çıkmışsın sağ salim"

"Kor gibi ateşe dönsen de vazgeçme"

"Bırakma elimi sensiz"

("Müge Zümrütbel - Bırakma Elimi" çalıyor)

"Can vazgeçer mi can"

"Kolaydır dile söylesen bile"

"Kendimden vazgeçtiğim yok"

"Dinlemez ki kalp, kolaysa sök at"

"İşler derine"

"Sen yalnızlığına, suskunluğuna, tutsaklığına"

"İsyan etmeden gel"

"Belki yeniden, doğar geceden"

"Güneş bu defa"

"Sanma ki yaralı kanar bu kalp her tende"

"Böylesi bir acı ağır gelirmiş ömre"

"Değse bile haram güzelliğine vazgeçme"

"Hep saf kal hep tertemiz"

"Sanma ki yaralı paramparça bu hâlim"

"Her bir savaştan çıkmışsın sağ salim"

"Kor gibi ateşe dönsen de vazgeçme"

"Bırakma elimi sensiz"

-Afiyet olsun. -Kız Feride...

...bunlar tanışıyorlarmış Cenk'le.

(Hüsniye) Ay, senin hayta da az değilmiş ha.

(Azra) Ben şunu mutfağa götüreyim.

-Tanışmasalardı iyiydi. -Niye?

Kızın işi zor.

-Ben bir elimi yüzümü yıkayım. -Tamam canım.

(Müzik)

Alo Tarık, ne haber?

İyi Cansu, çalışıyorum. Senden ne haber?

(Cansu ses) İyiyim ben de. Ee...

...şey ya biz Cenk'le çok iyi ayrılmadık da o yüzden arayamadım.

Uçağı indi mi, haberin var mı?

Cansu, Cenk bir yere gitmedi, burada.

Ne? Ee Tarık süper bir haber bu.

Peki neden yani, neden vazgeçti gitmekten?

Arda, uyuşturucu komasına girdi. Ee o da haberi alınca tabii...

Evet, evet.

Onlarda yine Cenk'le mi ilgili yoksa?

Feride Hanım'la ilgili. Üstüne bir de Arda olayı olunca...

-Ortalık karıştı desene. -Evet, sorma ya.

Ama neyse ki Arda şimdi iyi, eve çıkartılacak.

Anladım Tarık. Peki, çok sağ ol. Konuşuruz o zaman sonra.

Rica ederim, görüşürüz.

(Müzik) (Kuş cıvıltısı sesi)

Anne.

Geçmedi mi başının ağrısı hâlâ?

İlaç içmekten midem delinecek.

-Bir hastaneye falan götüreyim ben seni. -Yok oğlum, bunu da doktor vermişti.

Stresti, korkuydu derken tansiyon fırlamış işte.

Anne üzme artık bu kadar kendini ya, Arda toparlayacak.

Nasıl üzmeyeyim? Uyuşturucu kullanmaya başlamış.

Hastanede bir şey demedim ama...

...çıkacağım bunun hesabını soracağım ondan.

Ay ben bu acıyı hak edecek ne yaptım? Ne yaptım da yaşattın bana bunu?

Anne şimdi böyle bir şey yapamayalım bak, çocuğu tamamen kaybederiz.

Üstüne gitmeyelim.

Ben gidip sakin sakin konuşacağım şimdi.

Psikolojik destek alırız.

Sen de lütfen bu süreçte daha sabırlı ve anlayışlı davran.

Dün köşe bucak temizlettim odasını, aradım. Bir şey bulamadım.

Cenk atlatır, değil mi?

Atlatacak.

Hep beraber yardım edeceğiz, atlatacak tabii.

Ben gidip bir konuşayım hatta.

(Müzik)

(Kuş cıvıltısı sesi)

(Kapı açılma sesi)

-Nasıl oldun? -İyi.

-İyi? -İyi.

Görelim.

İyi, gücün yerine gelmiş bayağı.

Abi, ya odada böyle biraz değişikler olmuş.

Senin haberin var mı bundan?

Dağınık adamsın oğlum işte, toplamışlar ne güzel.

Abi ne oluyor? Ha? Bir şey mi aradınız?

Arda...

...evde bir süre daha tedavin devam edecek, biliyorsun.

Hı.

Evdekilerle doktorculuk oynuyoruz yani.

Belkıs abla hemşire mi oluyor şimdi, ne oluyor? Ben anlamadım.

Oğlum, bir süre daha tedavine devam edeceğiz işte.

İlaçlarını düzenli alacaksın.

Ha bir de...

...seni bu hâle getiren çevreyle görüşmeyeceksin tabii.

Güzel. İyi, şey kapıya asma kilit aldınız mı?

Şu yatağı da şöyle bir kafesle falan çevirseydiniz.

Belki ben saldırganlaşırım.

Bak beni kontrol altına almanız daha kolay olur öyle, ha?

-Abartma be oğlum. -Abi asıl siz abartmayın.

Böyle hayat mı olur?

Böyle hayat olmasın diye yapıyoruz zaten Arda.

Artık yanında ben varım. Hadi dinlen sen biraz.

(Azra) Arda'ya çok üzüldüm.

İnşallah tekrar bulaşmaz kötü alışkanlıklarına.

Psikolojik destek alacak. Ailede de herkes üzerine düşeni yapacak.

Gerekirse okulunu da değiştireceğiz.

Bu gençleri zehirleyenlerin canı çıka inşallah.

Derdin yetmiyormuş gibi ah bir de bu geldi üstüne.

Hepsi geçecek, düzelecek inşallah.

Ama zamanlı, sabır.

Yeter ki inandıklarım, güvendiklerim yanımda olsun, dik dursun.

Ben hep yanındayım, biliyorsun değil mi?

Sağ ol kızım.

Ailemi gördün işte.

Hak verdin mi bana, çabamı anlayabildin mi?

Anladım. Çok iyi anladım hem de.

(Müzik - Duygusal)

Sen şimdi...

...Cenk'le arkadaşlığını şöyle etraflıca bir anlat hele.

Sonra buradan beraber çıkıp yeni işine başlatacağım seni.

Azmi Bey, bu çok önemli. O kızın şeceresini istiyorum.

Kimdir, neyin nesidir bir bir öğrenin, araştırın lütfen.

Merak etmeyin. Araştıracağım, hepsini öğreneceğim.

Feride Hanım'ın aklına girdiğine göre bir sebebi olmalı.

Niyeti neymiş öğreneceğim, merak etmeyin.

Tabii canım, niyeti belli zaten.

O sahtekârın maskesini bir düşürelim de...

...Feride Hanım da nasıl bir tuzağın içinde olduğunu görsün artık.

Tamam, tamam. İyi çalışmalar.

(Kuş cıvıltısı sesi)

Ha, Arda nasıl? Konuşabildin mi biraz?

Bu kadar ilgi alakaya alışkın olmadığı için tepkili tabii.

Ama merak etme, yumuşatırım ben onu.

-Sen de biraz anlayışlı davran bence. -Tabii tabii.

Böyle bir acıyı bir daha yaşamak istemem zaten.

Merak etme, atlatacak bunu.

Cenk bir şey soracağım.

Şu babaannenin eve getirdiği kız, adı Azra mıydı neydi?

Sen nereden tanıyorsun o kızı?

(Müzik)

-Kolay gelsin. -Aha, hoş geldiniz Feride Hanım.

(Feride) Hoş bulduk.

-Merhaba. Kolay gelsin. -Hoş geldin, sağ ol. Hoş geldin.

Size yeni çalışma arkadaşını tanıştırayım.

-Merhaba, Azra ben. -Ben Samet, hoş geldin.

-Mine. -Memnun oldum. Azra.

-(Mine) Ben de. -Ben de Ferhat. Şef de derler.

Azra Amerika'da aşçılık okudu.

Ama bu demek değil ki sizden üstün, benden torpilli.

En aşağıdan başlayacak. Mine, sen kıyafetlerini ver.

Ferhat Usta, sen de ne iş yapacağını gösterirsin.

-Elbette. -Size emanet artık.

Azra, kızım hayırlı olsun.

Çok teşekkür ederim Feride Hanım.

-Benim gitmem lazım. -Tabii ki.

-Kolay gelsin hepinize. -Sağ olun, sağ olun.

-Vay, Amerika demek, ha? -Evet.

Vallahi ben bu mesleğin okulunu okumadım ama kendimi bildim bileli mutfaktayım.

O zaman senden öğrenecek çok şeyim var.

Abartıyorsun ya.

O zaman al bakalım.

Devir teslim.

Sen bilmiyorsun tabii. Şimdi bizde âdet.

Son gelene bu paspas verilir...

...günün ilk temizliğiyle akşamın son temizliği ondan sorulur.

-Anlaşıldı. -Hadi sana kolay gelsin bakalım.

Ana benim çorba kaldı ya ocakta.

Mesut Bey geliyormuş. Arabayı park ediyorum dedi.

Zerrinciğim, sen de iyi iş başardın ha.

Mükâfatını alacaksın sen, merak etme.

Tamam bakalım. Neyse ben çıkayım, gelir şimdi.

-Tamam, görüşürüz. -Görüşürüz.

(Telefon zili sesi)

Efendim Cansu.

Yok müsait değilim, ne oldu?

Ee söyle şimdi.

Ne?

Ee iyi işte ne güzel. Bak gitmiyor.

Arda için dönmüş anne.

Hastalanmış, hastaneye kaldırmışlar.

İyiymiş iyiymiş, aynen. Eve çıkarmışlar.

Ee şey ben gideceğim de beraber gidelim mi diye aradım seni.

Ee yok, yok ben gelemem şimdi. Sen git, ben sonra uğrarım, tamam mı?

Tamam, hadi görüşürüz.

(Müzik)

(Kapı kapanma sesi)

-Sumru. -Merhaba Mesut.

Merhaba.

Bakıyorum keyfin yerinde.

Güzel bir gün, işlerim yolunda. Daha ne olsun?

Tabii ya, daha ne olsun?

Belki keyfini yerine getiren kimsenin bilmediği başka şeyler de yaşıyorsundur.

Anlatamadığın, hatta karından bile gizlediğin ha?

O ne demek şimdi?

Bak Mesutcuğum...

...biz Hülya'yla arada böyle atışırız, tartışırız, küseriz.

Ama sonra iki kadın olarak konuşur, barışırız.

Ve kimsenin onu üzmesine izin veremem.

Bu sen bile olsan.

-Ne demek istiyorsun, anlamadım. -Zerrin'le bizim merhabamız var.

Tesadüf eseri senin yanında çalışmaya başlamış ki bunda sorun yok.

Ama yaşadığınız şeyde sorun var. Yakışmadı size.

Ne yapmışız Sumru?

(Müzik - Gerilim)

(Sumru) Gittiğiniz yerde arkadaşlarım görmüş sizi.

Bu fotoğrafları yolladıklarında şoka girdim.

(Müzik)

Nedir bunlar? Yani düpedüz saçmalık.

Ben de öyle dedim.

Düpedüz saçmalık dedim, Mesut böyle şeyler yapmaz dedim ama...

...fotoğraflar pek öyle söylemiyor.

Şimdi bunu tatlı karının görmesini istemezsin, öyle değil mi Mesutcuğum?

Ee Sumru, ne istiyorsun?

-Yani öyle lafı dolandırıp durma ha. -Doğru söylüyorsun, dolandırmayayım.

(Kâğıt sesi)

Bunlar Kemal'den aldığım borçların banka dekontları.

Sen bunları öde...

...ben de Hülya'ya ne resimlerden, ne de borçlardan bahsedeyim.

Bak Sumru...

...bu dekontların hiçbir anlamı yok.

Yani anlayacağın...

...sana beş kuruş vermeyeceğim.

Öyle mi?

Ha, o zaman biz de senin tatlı karını biraz üzeceğiz.

(Sumru) Tüh.

Fikrini değiştirirsen haberim olsun.

Mutlaka ara.

Kahve içmeden mi gideceksin?

Kalsın, sonra alırım.

(Kapı açılma sesi)

(Kapı kapanma sesi)

(Müzik - Gerilim)

Serap Hanım, Cansu Hanım geldi.

Canım, hoş geldin.

Serap teyzeciğim çok geçmiş olsun gerçekten.

Sağ ol Cansucuğum. Ne içersin?

-Meyve suyu olabilir. -Tamam, Belkıs bana da bir kahve.

Gel, otur.

Tarık'tan öğrendim ben de. Duyar duymaz hemen geldim.

-Nasıl Arda, daha iyi mi şimdi? -İyi iyi, odasında dinleniyor.

Basit bir gıda zehirlenmesi ama korkuttu bizi tabii.

Tekrardan geçmiş olsun. Annem de iyi dileklerini iletti, o da uğrayacakmış.

Ay eksik olmasın.

Ee tabii Arda'yı duyunca Cenk de gidemedi.

Ee tabii Arda'nın böyle bir anda hastanelik olması...

...Cenk'i yolundan çevirdi.

Sizin adınıza sevindim.

Vallahi öyle garip ki yani Arda'nın bu hâline mi üzüleyim...

...Cenk'in geri gelmesine mi sevineyim? Ha ama netice de...

...Arda şu an iyi, ee Cenk yanımda. Benden mutlusu yok.

(Gülme sesi)

-Cenk evde mi peki? -Evde, odasında.

-Uğra istersen. -Olur, ben bir uğrayayım o zaman.

Bak bak.

(Müzik)

(Kapı vurma sesi)

Cenk, girebilir miyim?

Tabii tabii, otur.

(Kapı kapanma sesi)

(Müzik)

Ay cidden burası mı ya?

Ah Efkan, nereden buluyorsun böyle yerleri?

(Kuş cıvıltısı sesi)

-Hoş geldiniz Hülya Hanım. -Merhaba Belkıscığım.

-Ee Serap evde değil mi? -Havuz başına geçti, buyurun.

Tamam canım.

(Kuş cıvıltısı sesi)

-Serapcığım. -Aa canım.

Hoş geldin.

Hoş bulduk hayatım.

-Nasılsın, iyi misin? -İyiyim, iyiyim.

Seni görünce salıverdim kendimi ya.

-Canım benim. -İyi ki geldin. Otursana, gel.

Nasıl, Arda nasıl? İyi mi bari?

Zeynep, Melis'le konuşmuş, iyi olduğunu söylemiş ama...

İyi iyi, çok şükür. Ah neler atlattık bir bilsen.

Canım benim.

-Ben geldim. -Hoş geldin canım.

Sonunda meşhur makamını görebildim.

Bu mu Melis? Yani bunu söylemek için mi geldin buraya kadar?

Kardeşin hastaneye kaldırıyorsun ve bana bir şey söylemiyorsun.

Dün geceyi hatırlamak bile istemiyorum. Çok kâbus gibiydi.

Ha tamam işte, kötü bir gece geçiriyorsun...

...beni aramak aklının ucundan bile geçmiyor, bravo ya. Bravo.

Ya herkes barut gibiydi zaten. Seni de arayıp meraklandırmak istemedim.

Yoksa çıkıp gelecektin.

Vay be. İstenmeyen adam olduk sonunda ha?

Off Efkan, iyice çocuklaştın.

Kızım eve götürdün beni o kadar, ayıp insanlara. Tanıştırdın.

Hani geçmiş olsuna geleyim?

Tamam. Ama bugün olmaz. Bugün gelen giden çok olur.

-Yarın gelirsin -Yarın gelirim.

Hem de sular durulmuş olur.

Prensesten izin çıktı.

-Vallahi bak hiç kapris çekemem. -Tamam tamam.

Sen burayı nereden buldun?

-Çok itici geldi bana. -Yok ya.

Neyi var? Ofis işte.

-Ofis? -Ofis.

Bir şey söyleyeyim mi, içer misin?

Olur.

Dur.

Şef, paspas bitti. Ne yapayım şimdi?

Ellerine sağlık. Ne yapacaksın şimdi?

Bak bakalım ne yapacaksın şimdi.

Şimdi önce bir şunları koyalım bakalım.

Ha. Şöyle.

Bir de şunları alalım, şöyle koyalım.

Ha, şimdi bunları bir güzel soyacaksın.

Ama bak israf etmek yok. Kabuklarını tek tek kontrol edeceğim sonra.

-Tamam mı? -Anlaşıldı Şef.

Ağlamak da yok. Gözünün yaşını dökmeden bunları soymanın formülü bulacaksın.

Hadi göreyim seni. Bakalım Amerikalarda öğretirler mi bunları?

(Telefon zili sesi) Sen işine bak...

...her şeye kikir kikir gülüyor adam.

-Efendim abla. -Azra, kızım iyi misin? Ne yapıyorsun?

İyiyim, bir şey mi oldu?

Ya bir şey olmadı da Tarık'tan bir şeyler duydum, kafam karıştı.

Bu vasiyet masiyet ne oluyor çocuğum ha?

Abla çok uzun hikâye ama kısaca şöyle söyleyeyim. Bizim...

...Şeker teyze var ya o aslında Feride Çelen'miş.

Evet, aynen öyle.

Vasiyet falan da Tarık'ın anlattıkları doğru abla.

Ama ben sana bunları sonra anlatayım mı? Şu an meşgulüm.

Tamam.

Yok, Mert'ten haber yok.

Tamam abla, sonra görüşürüz.

Of, tamam görüşürüz hadi.

Ne vasiyeti kız? Azra'ya miras mı kalmış?

He, miras kalmış.

Yatlar, katlar, evler, arabalar neler neler.

Sallama kız, olur mu öyle şey?

Madem inanmıyorsun, neden soruyorsun Nazım miras mı kalmış diye?

Canım miras kalmış olabilir de hani öyle yatlı katlı bir şey değildir yani.

Ne bileyim, memlekette halası falan ölmüştür de...

...arsa marsa çaplı bir şey kalmıştır yani.

Ha çapına da karar verdin.

Ne olacaktı Nazım ha?

Azra sana mı verecek mirasını?

Yok canım ya.

Hani seni çok seviyor ya. Yapar bir güzellik sana ha.

Sen de az bilezik falan vermedin ona yani ha!

Sen hâlâ bilezikte misin?

Kafama kakmayacaktın hani özür dilemiştin?

Elim kırılsaydı sana vurmasaydım demiştin, ne oldu şimdi?

Ya gülüm, ben onun için mi diyorum şimdi ya?

Hani iyiliğini unutmasın diye.

(Nazım) Hatırlatma, hatırlatmak babında söylüyorum ben ona yani sana değil.

Ben ona söylüyorum ya.

Hani kendi kendine düşünsün.

Beni düşünsün, ha şey yap bir... Yani...

Olmadı, ben anlatamadım ya.

Olmadı Nazım, anlatamadın.

Sen git pilav arabanın başına.

Müşteriler kuyruk olmuştur şimdi.

Ya düşündükçe içime oturuyor be.

Çocuk bulunmadı değil mi hâlâ?

Bulunmadı.

Öf!

Of.

(Müzik - Duygusal)

Kocaman ev yapmışsın. O kim?

Abla.

Benim de ablam oldu. Daha yeni.

Bizde kalıyor. Nineme bakıyor.

Abla yok, gitti.

(Müzik - Duygusal)

(Ayak sesleri)

Ee Cansu senin bu hislerin, duyguların...

...sana acı vermeye devam edecekse bu arkadaşlığı sürdürmeyelim.

Hayır Cenk.

Ben arkadaşlığımızın bitmesini asla istemem.

Yani evet sana kendimi açmış olabilirim, sende karşılığı olmayabilir.

Ama arkadaşlığımız başka.

Seni kaybetmek istemem.

Duygularım konusunda da için rahat olsun.

Ben bir şekilde üstesinden gelirim.

Ben de çıkıyorum. Bırakayım istersen seni.

Olur.

(Müzik - Duygusal)

(İç çekme sesi)

Kitle yine aynı yerde nüksetmiş. Şu an genel durum için bir şey söylemek...

...erken olur. Bu tetkiklerin sonucunu beklememiz gerekiyor.

Peki Doktor Bey.

Bu sizde kalabilir. Benim bilgisayar kayıtlarımda mevcut.

Burada kalsa sakıncası var mı?

Tabii, tabii.

Teşekkür ederim, iyi günler.

İyi günler.

Ay inanır mısın, daha yeni yeni atıyorum o gecenin stresini.

Haklısın tabii, çok zor.

Ama geldiğimde daha kötüydün, şimdi daha iyi görünüyorsun ha.

Öyle mi?

Ya açıldım sayende. İyi ki geldin, sağ ol.

Canım benim.

Sumru'nun olanlardan haberi var mı? Geldi mi?

Sumru haber göndermiş Cansu'yla geçmiş olsun diye.

Uğrayacakmış sonra da.

Laf işte.

Yani insan iki dakika çıkar gelir, değil mi?

Ah. İyi, hoş sohbet kız ama...

...yani bazen ne düşünüyor ne planlıyor, hiç anlamıyorum.

Çözemediğim biri. Muamma.

Ya ben onu işle ilgili Azmi Bey'e yollamıştım.

Ne oldu, ne yaptı? Konuştunuz mu hiç?

Ay hiç konuşamadım o konuyu ama. O kesin bağlamıştır zaten.

Aslında benim başından haberim olsaydı...

...bu konuda seni uyarmak isterdim Serapçığım.

Aa neden, ne oldu ki?

E yani Sumru bu. Maymun iştahlıdır.

Yani dükkân açacağım, iş yapacağım diye parayı alır...

...sonra kepengi indiriverir.

Aa olur mu canım öyle şey?

Böyle destek veriliyorsa onun bir prosedürü var.

Takip ediliyor sonrasında iş.

Ha yani bu benim tahminim tabii. O kadarını bilemem ama...

Zamanında rahmetli kocasından da kaç kere para aldı...

...iş kuracağım diye, hepsini batırdı.

Öldü mü onun kocası?

Aa tabii, senin haberin yok. Yıllardır görüşmüyorsunuz. Rahmetli oldu.

Ertesi gün de adamın çocuklarını kapının önüne koyuverdi, biliyor musun?

(Hülya) Bir süre biz baktık.

Yani tabii aralarında ne geçti hiçbir zaman bilemem ama...

Ay olmaz ama. Çok ayıp etmiş.

Ama ne diyeceksin Serapcığım?

Yılların arkadaşlığı var. Neticede o onun kendi hayatı.

Ben sadece hani bu iş konusunda destek olacakken...

...bunları bilmeni istedim.

-Hani siz zarar görmeyin diye. -Hı.

Serapcığım.

Aa Sumrucuğum.

-(Serap) Ay hoş geldin. -(Sumru) Hoş bulduk.

Geçmiş olsun ne oldu ayağına?

Sorma. Sakarlık parayla mı? Kaydım düştüm işte.

Ee Belkıs, salondaki pufu getir de Sumru Hanım ayağını uzatsın.

Yok yok, pufa falan gerek yok. Dururum ben öyle.

Olur mu hayatım? Senin sürekli onun üzerine basmaman lazım, gel.

Hay Allah, gel.

-Şöyle. -Gel hayatım.

Hülya nasılsın?

İyiyim canım. Hoş geldin.

Hoş bulduk. Oo!

Kuvvetli çay saati.

Ay biraz ağrım oluyor tabii.

Size de geçmiş olsun.

Yani Arda'ya çok üzüldüm. İyi mi şimdi?

İyi, iyi atlattık çok şükür.

Vallahi duyunca kahroldum gerçekten de.

Tamam Belkıs.

Sana karşı da ayıp olacak Hülyacığım ama.

(Hülya) Estağfurullah.

(Sumru) Sağ ol.

-İyi mi, rahat mı? -İyiyim iyiyim. İyiyim sağ ol.

-Biraz daha kaşar ister misiniz? -Sağ olun, elinize sağlık.

Tarık.

Biraz konuşalım mı?

Gel tabii kardeşim konuşalım, geç.

(Kafe ortam sesleri)

(Sandalye çekme sesi)

(Sandalye çekme sesi)

(Müzik)

-(Belkıs) Afiyet olsun. -(Sumru) Zahmet oldu.

(Kuş cıvıltısı sesleri)

Ben bir Arda'ya bakıp geliyorum hemen.

-(Hülya) Aa tabii. -Tabii.

(Boğaz temizleme sesi)

Hülyacığım, nedir bu gıda zehirlenmesi meselesi?

Basbayağı uyuşturucu kriziymiş.

Evet, biliyorum.

Yani Melis de Zeynep'e birebir anlatmış her şeyi.

Yani kız yalan söyleyecek değil ya kardeşim uyuşturucu kullanıyor diye.

Tabii canım, niye yalan söylesin?

Hayır, duyulsun istemiyorlardır belki de utanıyorsa.

Haklı aslında, neticede evladı.

Benim anlamadığım şey, biz bu kadar yakınız.

Bize niye yalan söylüyor, onu anlamadım.

Tabii canım.

Yani yeri geldiğinde biz birbirinin...

...ayıbını örten arkadaşlarız, öyle değil mi?

Arkadaşlıkta dürüst olmak lazım.

Aynen.

Bak, şimdi öyle deyince...

...konu oraya geldi Hülyacığım, söylemeden edemeyeceğim.

(Sumru) Çünkü içime çok dert oldu.

Ne oldu, hayırdır?

(Müzik - Gerilim)

Hülyacığım, arkadaşım burada çalışıyor. Sizinle de yakın olduğumu biliyor.

Bu fotoğrafları çekmiş yollamış. Ben görünce şoka girdim vallahi.

Yani kendimi sorumlu hissettim.

Mesut yani, nasıl yaptı böyle bir şeyi senin gibi kadına, olacak iş değil canım!

Al canım. Haberim var benim.

Haberin var mı? Bunu biliyor musun?

Evet.

Zerrin Hanım'ın ailevi birtakım problemleri varmış.

Sen de Mesut'u gayet iyi tanıyorsun.

Böyle zamanlarda destek olmayı sever. Yemeğe çıkmışlar.

Tabii Zerrin Hanım ajitasyonun birazcık dozunu yükseltince...

...bizimki de şefkat sınırını biraz aşmış, hepsi bu.

Ha öyle mi?

Yani ne bileyim ben? Bu fotoğrafları görünce...

Zaten Zerrin'i bitirdim, hayatımdan çıkardım da.

Ama Mesut...

Sumrucuğum, ben kocamı gayet iyi tanıyorum.

Evet Mesut hata yapabilir.

Ama Mesut asla aldatmaz.

Yani ben rahatım tabii, sen de rahatsan.

Rahat ol sen.

Ne yapıyor?

Ha iyi iyi.

-Kusura bakmayın. -Estağfurullah.

Olur mu?

Biz de tatlı tatlı sohbet ediyorduk.

(Gülme sesi)

(Müzik - Gerilim)

Aç mısın, yemek falan söyleyeyim mi?

Ha yok ya, iştahım yok.

Peki.

Arda'ya üzüldüm.

Yani umarım yakın zamanda toparlar.

Toparlayacak.

Ben onu bu hâlde bırakıp gidemedim.

Onu bu hâle getirenleri de.

(Müzik)

Tarık...

...yanımda olduğun için sağ ol.

Oğlum saçmalama ya. Biz seninle kardeş gibi büyüdük.

(Tarık) Öyle ufak tefek şeylerden birbirimizi silmeyiz.

Hem arada kavga etmezsek dostluğun ne anlamı kalır, değil mi?

Sen, Azra'nın babaannemle bir olup yaptıklarını duydun mu?

Babam da oradaymış. Bir şeyler anlattı.

Abi nasıl olabilir, anlamıyorum ya.

O kardeşini arayan çaresiz kız...

Sen de şahittin zaten duruma.

Aklım almıyor ya. Nasıl yapabilir bunu, bilmiyorum.

(Tarık) Açıkçası ben de mantıklı bir şey bulamıyorum.

Yani onu bunu bırak...

...babaannenle hangi ara bu ittifakı kurdular.

Mevzu nasıl buraya geldi ben bunu anlamadım.

(Cenk) Ben de hiç anlamadım.

Anlamak için de yormuyorum zaten kendimi.

Şu an bildiğim tek bir şey var.

Eski dost azılı düşman oldu.

Ben de kılıcımı kuşandım, çıktım meydana.

Artık ne olacaksa olsun.

(Müzik)

Çok güzel olmuş. Yedim kalktım gibi olacak ama bana artık müsaade kızlar.

Aa olur mu canım, oturuyoruz işte.

Çayı da yeniden demledim. Getiriyorum Serap Hanım.

Tamam, getir Belkıs içeriz.

Otur saçmalama ya.

E iyi biraz daha oturayım bari.

Ya Serapcığım, ne diyeceğim.

Herhâlde Cenk artık Amerika'ya dönmez, değil mi?

Yani hastaneye alandan geldiğine göre.

Vallahi bana da öyle geliyor. Yani Cenk...

...çok belli etmez ama düşkündür aslında kardeşlerine.

Cenk de seni son zamanlarda ne gereksiz üzdü. Ne gereği var?

Değil mi ama? Şurada kurulmuş iş var.

Git çalış orada. Daha ne istiyorsun?

Ah ah ah, zaten ne olduysa bu iş meselelerinden oldu.

Hani babaannesiyle kavga gürültü derken...

...Feride Hanım hiç tanımadığımız bir kızı tuttu...

...manevi kızım diye eve getirdi.

-Ee? -Aa!

(Serap) E bununla da kalsa iyi.

Bütün mirasımı da ona bırakıyorum dedi.

-Aa! -Ya!

Nasıl ya, olur mu öyle?

Ya. Vallahi aklı falan gitti.

(Serap) Normal değil benim kayınvalidem. Başka açıklaması yok bunun.

Serapcığım kusura bakma ama bu hiç akıllı işi değil. Bu bildiğin deli işi.

(Hülya) Benim sana tavsiyem bence hemen Feride Hanım'a...

...bir akıl sağlığı raporu almanız lazım.

Yani bu işin şakası yok çünkü.

Tabii tabii, doğru söylüyor. Yapın onu.

(Müzik - Gerilim)

(Martı sesleri)

İyi akşamlar.

İyi akşamlar kızım.

(Nefes sesi)

Bugün seni iyice yormuşlar anlaşılan.

Birazcık öyle oldu. Ama olsun böyle böyle alışacağım.

Sonuçta ilk defa mutfakta çalışıyorum. Okul kadar rahat olamaz.

Biraz zamanla, sabırla istediğin mevkiye kavuşacaksın.

Çabanın boşa çıkmadığını anlayacaksın.

Ben zaten önüme hedefler koydum Şeker teyze.

(Azra) İlk hedefim kardeşim.

Ama kardeşim için de ayakta durmam gerekiyor.

İşime gücüme sarılmam gerekiyor, değil mi?

Aferin sana kızım.

Seni şimdi daha çok takdir ettim.

Azracığım, bizim Ali'yi...

...Meryem hemşireden alıp getirirsen ben de sana madalya takacağım.

Gece oldu çocuk orada kaldı. Getiren de yok.

Tabii ben getiririm. Nerede ev?

-Marketi biliyorsun. -Hı hı.

Al marketi arkana. Karşı aradan doğru yukarı çık.

Sağdaki tek katlı ev.

Bak kime sorsan gösterirler sana.

Tamam, ben hemen geliyorum.

Tetkikler bittikten sonra hastaneye mi yatacaksın Feride'm?

Ah sizinkiler her şeyi öğrenecekler.

İçini ferah tut ahretliğim.

Allah'ın izniyle tetkikler temiz çıkacak.

İnşallah.

Ama ne olur Azra'ya bir şey deme.

Bunun için de üzülmesin.

Demem, demem. Bütün dualarım seninle Feride'm.

Sağ ol.

(Müzik - Gerilim)

(Kapı zili sesi)

(Müzik - Gerilim)

(Kapı açılma sesi)

-İyi akşamlar. -İyi akşamlar.

Ben Ali'yi almaya gelmiştim de ninesi merak etti.

(Meryem) Tabii geç oldu, haklısınız.

Ya çocuklar yemek yiyordu da siz de geçin buyurun isterseniz.

Hem Ali de yemeğini bitirmiş olur.

Tamam olur.

(Telefon zili sesi)

Ay çok özür dilerim, pardon.

(Telefon zili sesi)

Alo Cansu, ne haber?

İyiyim sağ ol. Azracığım şey diyecektim.

Görüşelim mi, konuşuruz diye.

Görüşelim, görüşelim tabii evdeyim ben gel.

Tamam görüşürüz.

Tamamdır.

(Müzik - Gerilim)

Ablacığım köfte yedim ben.

Afiyet olsun.

Hadi gel, ninen merak etmiş.

-Giy ayakkabılarını. -(Meryem) Hadi gel.

Meryem ablana teşekkür etmeyecek misin?

Teşekkür ederim Meryem abla.

Ay afiyet şeker olsun Aliciğim. Yine gel, olur mu?

Arkadaşına hoşça kal demeyecek misin peki?

Vedalaşırım da konuşmuyor ki hep susuyor.

(Azra) Niye, küstünüz mü?

Yok yok da azıcık konuşuyor.

E size de ayıp oldu, ben getiremedim Ali'yi.

(Azra) Olur mu öyle şey, hiç sorun değil.

(Meryem) Vallahi zahmet oldu buraya kadar.

(Azra) Hiç sorun değil gerçekten. İyi akşamlar.

-İyi akşamlar. -Hadi gel bakalım.

(Kapı kapanma sesi)

Sen niye davet ediyorsun içeriye?

Ay ne olacak? Kim ne bilecek?

Her taraf ortalık ilan ya.

Bu neyin rahatlığı Meryem? Benim burada aklım çıkıyor...

...birisi görecek de ihbar edecek diye.

Hiç öyle deme, çok iyi oldu Mert için.

En azından bir yaşıtını gördü, bir oyun oynadı çocuk.

Evde sıkıntıdan patlayacaktı vallahi. Hadi gel.

(Müzik - Gerilim)

Neyse anne, ben artık gideyim yoksa geç kalacağım.

Cansu, Azra'nın ağzını iyice ara.

Arkasında kim varmış, bu işin aslı neymiş öğren, tamam mı?

Tamam, konuşacağım.

Aklıma ne geldi, biliyor musun?

Bu Cenk'le Azra yakınlaşmış olabilirler mi ha?

Yok canım.

Nasıl yani? Aşk gibi bir şey diyorsan...

Öyle bir şey olsa Azra bana söylerdi.

Aşkı mı diyorum?

Oho, senin başında kavak yelleri esiyor!

Kadın diyorum, mirası bir kıza bırakmış. Serap söyledi bugün.

Aa Azmi Bey.

Sumru Hanım merhaba.

-Merhaba. -Merhaba.

Anne ben gideyim artık, geç kalacağım yoksa.

Tamam canım, görüşürüz, ara beni.

Tamam. İyi akşamlar.

Afiyet olsun.

Buyurun beraber olsun.

Ya gitme, bana masal okuyacaksın daha.

Azra ablan okur sana masal.

Hadi geç bakayım içeriye.

Dursaydın biraz daha.

Gideyim kızım. Arda'yı göreyim aklım onda.

İlgiye ihtiyacı var onun da.

Peki. Şey Şeker teyze...

...bizim oyun ne kadar devam edecek daha?

Sabret ne olur.

Bundan sonrası daha kolay olacak senin için.

İşinde gücünde olacaksın.

Peki tamam.

(Müzik)

Bir şey öğrenebildiniz mi Azmi Bey?

Evet, kızın sigorta işlemleri yapılmış bugün.

(Azmi) Ama şirkette göremedim.

Merak etmeyin, ben araştıracağım ayrıntıları size bildireceğim.

Tamam, iyi akşamlar.

İyi akşamlar.

Evet, ne diyorduk?

Oğlum burayı açmayı çok istedi.

Vallahi çok da güzel olmuş iyi yapmış.

(Müzik)

Kızı işe başlatmış.

Bayağı bayağı ciddi babaannen sana söyleyeyim.

Yine ne yapıyormuş ki babaannem?

(Müzik - Gerilim)

Konakta işler biraz karışık galiba.

Evet.

Büyük işletme sahibi ailelerin sorunları da büyük oluyor.

(Azmi) Maalesef yapabilecek bir şey yok.

Tabii tabii.

Ee Azmi Bey, geçen şirkette bir kızla karşılaşmıştık.

Siz onu işe aldınız mı?

Evet. Yani Feride Hanım hemen onayladı.

(Çatal bıçak sesleri)

Bu kızla ilgili bir sorun mu var? Yani bilmediğimiz.

Yoo hayır kesinlikle. Benimki meraktan.

(Müzik - Gerilim)

Meraktan sordum.

Daha önce işletmecilik tecrübeniz var, değil mi?

Yani böyle bir işe başvurduğunuza göre bir tecrübeniz var diye düşünüyorum.

Ee evet, işlettim.

Eşimin restoranını bir dönem işlettim.

Rahmetli oldu kocam.

Çok üzüldüm, başınız sağ olsun.

Sizler sağ olun.

Ne yapalım, hayat devam ediyor. Önümüze bakıyoruz.

Öyle.

Belli bir yaştan sonra da yalnızlık zor tabii.

Değil mi? Çok zor.

Ee peki siz, yani eşiniz?

Ben boşandım. Yani çok oldu.

İşte oğlumu büyüttüm, işe güce verdim kendimi öyle, öyle geçti zaman.

Vallahi sizin gibi insanlara hayranım.

Ama hayat kısa.

Yani bunca mücadeleden sonra mutlu olmayı hak ediyorsunuz.

(Sumru) Bence hayatınızı yaşamaya bakın.

(Müzik - Gerilim)

Tövbe estağfurullah!

Adamın kırkı çıksaydı bari.

Ne? Bak sen ya!

40 lirası çıkmamış mı? Zıkkım yesin!

Arkadaş paran çıkışmıyorsa böyle pahalı yerlere yemeğe gelmeyeceksin.

Ne diyorsun Nazım sen anlamadan etmeden?

Ya sen kendini niye üzüyorsun be gülüm be?

(Nazım) Tarık halleder o hesap işlerini.

Olmadı yaka paça dışarı atarlar.

Sen niye dert ediyorsun kendine?

Ben bir şey dert etmiyorum Nazım.

Sen böyle benim kafamı bulandırıyorsun ya ben hepten unutuyorum...

...ne oldu da ben neye kızdıydım da ânında yani.

İyi ne güzel işte.

İşin bitti mi? Eve mi gidiyorsun?

Bitti, ben çok yoruldum bugün.

Eve gidip ayaklarımı tavana dikeceğim bir güzel dinleneceğim.

Hah saat kaç oldu, daha da mı çalışacaksın!

-Dik nalları, bak keyfine. -Nalları?

Sabah kuzu ayağıydı, nal mı oldu şimdi?

Ya, ya gülüm bunların hepsi aynı pençe işte şey pati.

-Ee kuzu tırnağı-- -Battın!

Boğuldun lafının kalabalığından. Sus artık!

Dur kız ne yapıyorsun? Millet görecek.

Ben eve gidiyorum.

Pilavın bitince gelirsin. Biterse.

İyi, Gönül.

Ya ne Gönül, Gönül?

Ya ben bu Azra'nın hâline çok üzülüyorum be. Al gel kızı.

Çocuğa da yüreğim yanıyor zati. Vicdanım hiç rahat değil.

Gelmez o daha, hiç boşuna uğraşma.

Çocuğu da düşünüyorsan, Mert'in afişini asarsın camına...

...bir işe yaramış olursun hiç değilse.

Tamam olur, yarın asarım söz.

Ben senin vicdanının niye rahat olmadığını biliyorum.

Mirası duydun ya sen şimdi.

Ya ne alakası var Gönül ya? Aşk olsun ya.

Hadi Nazım, iyi geceler. Hadi Allah'a emanet ol hadi.

Hadi dikkat et.

(Müzik)

Müşteri de yok hiç ya. Gelen giden de yok.

Zıpla bakalım.

Ne yaptın bugün arkadaşınla? Oyun oynadın mı?

(Ali) İsim bulmaca oynadık ve resim yaptık.

(Ali) Ben onun gibi yapamadım ama.

Çünkü o çok güzel yaptı evi.

Sen de bakıp aynısını yapsaydın ya.

Yapamadım ki. Araba yaptım ben.

Evin içine sığmaz ki araba.

Çünkü evin içine başka bir şeyler de yaptı Mert.

-Mert mi arkadaşının adı? -(Ali) Evet.

Yeter bu kadar gevezelik.

Hadi kapat gözlerini, uyu.

(Müzik - Duygusal)

(Müzik - Duygusal)

(Müzik devam ediyor)

Uyudu.

İyi bari.

Neyse ki sakin bu ara.

Hı hı. Bana da bayağı alıştı.

Bak o kadın aramadı.

Sen şimdi bu çocuğa bu kadar bağlanıyorsun da...

...ablası Amerika'ya gidince Sumru Hanım alacak çocuğu, o zaman ne yapacaksın?

Yani...

...o zamana Allah kerim.

(Müzik)

Yemek için çok teşekkür ederim Azmi Bey.

Estağfurullah ne demek, afiyet olsun.

Yani ben çok fazla dışarı çıkmıyordum.

İş falan da olmadığı için.

Bu iş de halledilecek.

Dosyanız hazır. Sadece Feride Hanım'ın imzası kaldı.

Sayenizde inşallah.

-Bana müsaade artık. -Kalkıyor musunuz?

-Evet evet artık. -Yardım edeyim.

Teşekkür ederim, çok sağ olun.

Alıştım aslında artık. (Gülme sesi)

(Müzik)

Arda yavrum, bugün nasılsın?

Daha iyisin ya?

Çok iyiyim.

(Müzik)

Ben de seni bekliyordum.

Dinliyorum seni.

Biliyorsunuz Amerika'ya gidiyordum ama Arda için geri döndüm.

Cenk sakın bak, işim bitti ben Amerika'ya dönüyorum deme.

Bak Arda daha toparlanamadı. Sana ihtiyacı var, biliyorsun.

Anne, bir dinler misin? Lütfen.

Bir yere gittiğim falan yok.

Arda için, ailemiz için...

...ve haklarımızı geri almak için kalmaya karar verdim.

Kalmana sevindim.

Alacakların için dava açmışsın zaten. Tebligatı aldım.

Unut gitsin onu. Hatta yırt at.

Ben kendi çabamla geri alacağım her şeyi.

Sen de gözlerinle göreceksin bunu zaten.

Bu kararı almana çok sevindim oğlum.

Sonuna kadar destekliyorum seni.

Yalnız tek bir şartım var.

Miras için diyeceksen kararım kesin.

Yok, yok ondan şüphem yok.

Şartım şu, ben de o kızın yanında çalışacağım.

Ellerinle teslim ettiğin geleceğimizi ellerimle geri alacağım o kızdan.

(Cenk) Daha önemlisi ne, biliyor musun?

O kızın nasıl bir sahtekâr olduğunu ispatlayacağım ben sana.

Güzel.

Yarın restorana gel, mutfakta ne iş verirlerse yaparsın.

O da orada olacak.

(Müzik)

(Kapı kapanma sesi)

(Müzik)

(Çekirdek çitleme sesi)

İyi gördüm ama seni.

Telefonda konuşalım dediğinde kötü bir şey oldu sandım.

Yoo, mutluyum.

Hani sana sevdiğim bir çocuk var, Amerika'ya gidecek demiştim ya.

Ee? Ne oldu vaz mı geçti yoksa?

Evet. Sonunda vazgeçti.

Çok sevindim senin adına.

Gerçi biraz tatsız oldu.

Kardeşini hastaneye kaldırdılar. Yani üzücü tabii.

(Müzik)

Ne bu arkadaşının adı?

Cenk.

(Müzik - Duygusal)

Cenk... Cenk Çelen mi yoksa?

Evet.

Çelen Şirketler Grubunun veliahtı.

Feride Çelen'in torunu.

Sen de orada işe başlamışsın. Sen de tanıyorsun onu.

Evet. Evet de...

Garip bir tesadüf.

Bir şey soracağım.

Geçen gece burada bahsettiğin Bay Huzur...

...Cenk mi?

Yok canım, hayır.

Bence de yani garip bir tesadüf olurdu zaten, değil mi?

(Azra) Aynen.

Neyse.

Ben gideyim. Geç oldu çünkü.

(Öpücük sesi)

-İyi geceler. -İyi geceler. Hadi görüşürüz.

(Müzik - Duygusal)

Hayatım boyunca hep senin ölümünden kendimi sorumlu tuttum.

Belki de bu yüzden...

...hatırana, aileme, kardeşlerime sahip çıkamadım.

Her şeyi berbat ettim baba.

Sen olsan her şey çok farklı olurdu.

Çok acı çekiyorum baba.

Çok canım yanıyor.

Belki de hayatımda ilk kez âşık oldum.

(Müzik - Duygusal)

Ama artık bir karar vermeliyim.

Bu aşktan kurtulmam lazım.

(Müzik - Duygusal)

Zor olsa da başka birini sevmeyi deneyeceğim.

(Müzik - Duygusal)

(Müzik - Duygusal)

(Müzik devam ediyor)

(Feride dış ses) Azra benim bundan böyle manevi kızım.

Ne diyordum?

Tüm mal varlığımı Azra'ya bırakıyorum.

(Müzik - Duygusal)

(Kapı açılma sesi)

(Kapı kapanma sesi)

(Müzik)

(Müzik)

(Müzik - Duygusal)

Azra! Azra! Azra!

Azra! Azra geldi! Azra geldi!

-Yok yavrum. -Azra geldi! Azra geldi!

Yok yavrum Azra, yok.

Mert gördü, Azra geldi. Mert gördü, Azra geldi.

Azra orada! Azra orada!

Mertciğim ama dışarıda kimse yok ki.

Belki hayal görmüşsündür ha.

Mert gördü.

Mert gördü, Azra orada. Azra orada.

(Müzik - Duygusal)

Ama bak, kimse yok. Hem Azra gelse kapıyı çalardı, değil mi?

Mert gördü.

(Müzik - Duygusal)

Mert, oğlum, Azra gitti yani. Gelmeyecek.

Hani anne de geldi dedi ya gelmeyecek diye Azra.

Hayal mi gördün acaba sen? Bence hayal gördün.

Mert gördü ama.

(Müzik - Duygusal)

(Müzik - Duygusal)

(Kapı vurma sesi)

(Kapı açılma sesi)

-Anne. -Bir şey mi diyeceksin?

(Kapı kapanma sesi)

Anne, Cenk artık gitmiyor. Burada kalacak.

(Serap) E çalışacak da.

Şu miras saçmalığından vazgeçsen artık diyorum ha.

Serap ben öldüm mü?

O ne demek anne?

Veyahut üç gün içinde öleceğim de benim mi haberim yok?

Nedir bu senin miras telaşın?

Ben hayattayım. İşlerimin de başındayım.

Dur bakalım.

(Müzik - Duygusal)

(Kapı açılma sesi)

(Kapı kapanma sesi)

(Karga ötme sesi)

Anneciğim...

...babacığım...

...özür dilerim. Sahip çıkamadım kardeşime.

Kaybettim onu.

Ona her yaklaştığımı sandığım anda...

...o benden uzaklaşıyor.

Ama biliyorum, bir yerde hayatta olduğunu biliyorum.

(Azra) Ve bu beni ayakta tutuyor.

Hiç merak etmeyin.

Bulacağım ben Mert'i.

Bulacağım. Her şey çok güzel olacak.

(Müzik - Gerilim)

Babanın kırkı bugün.

Azra, Azra bakar mısın bir?

Ne?

Konuşabilir miyiz?

-Mert'ten bir haber var mı? -Yok.

Aldı, o kadın aldı. Aldı, sahiplendi yani.

Kötü bir şey olsa duyardık şimdiye kadar değil mi?

Ne diyorsun sen ya?

Mert'in kanlı tshirtünü ben kendi gözlerimle gördüm.

Ayrıca o kadının da akıl sağlığı yerinde değilmiş. Ya sen...

...nasıl bu kadar rahat olabiliyorsun?

Benden nasıl bu kadar rahat olmamı bekliyorsun?

Bak şimdi! Ben öyle bir şey mi söyledim?

Kötü düşünmeye gerek yok diyorum şurada, değil mi?

(Sumru) Bulunacak Mert.

Hem duydum, hayatın da düzene girmeye başlamış.

Çelen Grup'a işe girmişsin.

Tabii Feride Hanım'ın desteğini almak harika bir şey.

(Sumru) Nereye yerleştirdiler seni?

Restorana mı fabrikaya mı?

Sen niye merak ediyorsun ki bunları?

E başarılı kızsın, tuttuğunu kopartırsın. Ben her zaman söylüyorum.

Ne oldu sana birden ya?

Sen hayatımla bir yakından ilgilenmeye başladın sanki.

Aşk olsun.

Ben senin iyiliğini hep isterim.

Düşman değiliz ki şurada.

Onca yıl aileydik.

Aile?

Babanla çok güzel zamanlarımız oldu.

(Sumru) Her zaman mutlu bir aileydik.

Tamam, son dönemlerimizde sıkıntılı günlerimiz oldu ama...

...yaşanmışlıklarımız var.

(Sumru) Bu kadar kinci olmaya gerek var mı?

İşe geç kalıyorum.

(Sumru) Azra...

Bak bunu nasıl söyleyeceğim bilmiyorum ama...

...senden bir şey rica edeceğim Cansu için.

Ne?

Şimdi sen bu Çelen Grup'a girdin ya.

Bu ailede yaşadığımız şeyler hakkında onlara bahsetmesen hiç.

Sebep?

Cansu oradan biriyle çok ciddi bir beraberlik içinde de.

Cenk. Belki sana söylemiştir.

(Sumru) Yani bizim hatalarımız, kırgınlıklarımız falan oldu.

Mert için ne kadar pişman olduğumu da söyledim sana.

Şimdi bütün bu yaşananların Cansu'nun mutluluğunu etkilemesini istemiyorum.

Bana söz verir misin Cansu için?

Bunu senden bir anne olarak rica ediyorum.

Anne mi?

Benden söz falan bekleme.

Hani "Herkes kendi yoluna baksın." demiştin ya bizi kapının önüne koyarken…

…şimdi lütfen herkes kendi yoluna baksın.

Feride Hanım'ın desteğini alınca havaya girmişiz bakıyorum Azra Hanım.

Evet.

Artık o senin bildiğin ezik Azra yok karşında.

Kedi yavrusu gibi sokağa attığın Azra öldü.

Şimdi git, derdini Mesut amcalara falan anlat.

(Azra) Yeni bir kapı bulana kadar idare eder onlar seni.

Bunu da hatırlamışsındır umarım.

Ayıp ediyorsun ama.

(Müzik - Gerilim)

Gönül abla.

Aa, Cansu nasılsın kızım?

İyiyim. İyiyim, sağ ol.

Ya aslında ben biliyordum burada çalıştığını ama bir türlü denk gelemedik.

Aa, ben mutfaktan çıkamıyorum ya. O yüzdendir.

Anladım. Çok sevindim ama burada çalışmana.

Tarık çok iyi bir insan.

Öyle gerçekten. Sağ olsun.

Ben yine uğrarım. Bir Tarık'a bakayım, olur mu?

-Olur. -Kolay gelsin.

Sağ ol.

Tarık selam.

Biraz konuşabilir miyiz?

Tabii Cansu. Sen geç şöyle, geliyorum.

Bak, dibi tutacak onun. Karıştır.

Karıştırıyorum.

Kusura bakma ya, geç kaldım biraz.

Geç kaldın ya biraz. Gerçi olur ilk günler öyle. Olsun hadi.

-O zaman ben paspasa geçiyorum. -Koş.

Bak orada, tezgâhın arkasında.

(Üst üste konuşmalar)

Kolay gelsin.

Hah.

Sağ ol da hayırdır?

(Ferhat) Cenk değil mi adın?

Aynen.

Ben de Ferhat. Kısaca şef demen yeter.

Eyvallah şef.

Cenk, Feride Hanım'ın torunu. Artık burada çalışacak.

Aa, hoş geldiniz.

(Ferhat) Hayırlı olsun bakalım.

Şef ya, bu tezgâhların altını bir ara çekip temizlemek lazım.

Çok ihmal etmişler.

(Müzik - Hareketli)

Dibi tutacak onun! Çekil bakayım.

Azra, bak senin için geldim buraya.

Söz veriyorum sana burayı cehennem edeceğim.

Babaanneme de nasıl bir sahtekâr olduğunu göstereceğim.

Çok yakında.

Şef bu son gelen geleneğini de uyguluyor muyuz bu arkadaşa da?

Tabii tabii.

Son gelen sabah akşam buranın paspasından ve tezgahların temizliğinden sorumlu.

Ben şanslıymışım, bir gün sürdü.

Al bakalım Cenk, devir teslim.

Şef, o zaman ben soslara geçiyorum.

Eldiveni tak, burada karıştırmaya başla hemen.

Vallahi gelenek böyle Cenk. Yapacak bir şey yok.

(Ferhat) Kolay gelsin.

(Müzik - Hareketli)

Tarık bak, lütfen artık benden saklama. Ne olursun.

Cenk'in hayatında biri var, değil mi?

Emin değilim.

Yani ikisinden de bir şey duymadım.

Ama görünen o.

Bir dakika, bir dakika.

Ne demek? İkisi ne demek ya? Sen kızı tanıyor musun?

Adı Azra.

(Tarık) Senin doğum günü gecende Cenk onunla beraberdi.

Ve biliyor musun, Azra şu anda Feride Hanım'ın yanında çalışıyor.

(Tarık) Biliyorsun Cenk de artık öyle.

Amerika'ya gitmeden önce bana söyledikleri...

"Daha önce hiç böyle hissetmedim." demiştim. Meğer...

Sen kızı tanıyor musun?

(Müzik - Duygusal)

Cansu...

E hadi Efkan abi.

Dur.

Oo, bu kadar mı? Hadi ya.

Ardacığım...

Aa! Arda bir yerini sakatlayacaksın oğlum.

Yok anne, bir şey olmaz.

Anne Arda'yı düşünme de sen, Efkan'a acı bence.

Elim kayıyor elim. Elim kaymasa...

Değil mi, elin terledi, elin terledi. Yok çimler ıslak, yerler kaygan, kum çamur.

Hep bahane, hep bahane.

E hadi geçmiş olsun.

Elim kaydı. Elim kaydı.

Efkan biz toplanıp sana gelseydik geçmiş olsuna.

(Kuş cıvıltısı sesleri)

(Telefon mesaj sesi)

(Ceyda dış ses) Kapının önündeyim.

-Arda. -Hı?

(Melis) Ne oldu?

Yok bir şey.

(Müzik)

Al bakalım, senin ihtiyacın vardır.

Ver oğlum tabağını.

Efkan abi...

Abi şimdi ben bir dahaki bilek güreşi maçında sana yenileceğim ama neden?

Neden?

Neden? Çünkü sen şimdi bana yardım edeceksin.

Nasıl olacak o?

(Müzik - Gerilim)

Melis, aklıma ne geldi...

...hepinizi tura götürsem ben?

Nereye gideriz?

Barcelona mesela.

Aa, vallahi çok güzel olur.

Ben de uzun zamandır öyle yurt dışı tatiline gitmemiştim.

-(Serap) Müthiş olur, değil mi? -Çok güzel olur.

Ee ama Efkan nasıl bir tur düşünüyor acaba?

Yani uçak biletimizi alacağız, tura gideceğiz.

Hep beraber gezeceğiz.

Ben de tur deyince bir şey sandım.

Başka ne yapacağız? Nasıl olacak yani?

(Müzik - Hareketli)

(Kuş cıvıltısı sesleri)

(Arda) Ceyda...

-Arda... -Ceyda çok özledim seni.

Neden cevap vermiyorsun telefonlara?

Ben de seni çok özledim ama...

Ama?

Ben sana zarar veriyorum Arda.

Ceyda...

...saçmalama. Neden bana zarar veriyorsun?

Senin bir suçun yok ki. Hepsi benim hatamdı. Benim yüzümden oldu.

Pisliğe ben bulaştırdım seni.

Abin haklı.

Abim mi?

Ya tamam, şey yapma hemen öyle.

Ne yapma?

Ceyda ne oldu? Ne oluyor? Ne dedi abim sana? Arama mı dedi bir daha?

Arda, abin senin iyiliğini düşünüyor.

Sana değer veriyor. Ona haksızlık etme lütfen.

Ceyda iyiliğimi düşünüyor, değer veriyor tamam.

Tamam da arkadaş yasağı ne demek?

Ben seninle görüşmeyeceğim.

Vedalaşmaya geldim buraya.

Ceyda saçmalama.

Ne demek veda etmeye geldim? Olmaz öyle şey. Manyak mısın?

Çok akıllı olduğum söylenemez ama bu konuda çok ciddiyim.

(Müzik)

(Araba sesi)

Şef bu paspas tamam. Ne yapacağım şimdi?

(Ferhat) Ellerine sağlık.

Ne yapacaksın şimdi? Ne yapacak şimdi?

(Azra) Şimdi bunları soyacaksın.

Ama israf olmayacak. Şef kabuklarını kontrol ediyor.

Bir de göz sulandırmayan bir formülü var ama onu sen kendin bulacaksın.

Oldu. Başka emrin var mı?

Ee, bu kadar mı yani soğan?

Bu kadar mı olacakmış?

Eldivenler şu tarafta.

(Müzik - Hareketli)

Karabiber attın mı sen ona?

Attım şef, attım.

Doğrarız tabii canım. Yani soyup bırakacak değiliz ya, değil mi?

(Vapur sesi)

Açık konuşabilir miyim Feride Hanım?

Lütfen.

Sonuçlarınız pek iç açıcı değil.

Ancak daha yolun başındayız. Hiçbir şey için geç kalmadık.

Metastaz yok, bu iyi. İlaçlarınızı değiştireceğim.

Bir süre kullandıktan sonra küçük bir operasyonla kitleyi çıkartacağız.

Ne zamana olacak bu operasyon?

Yaklaşık bir ay sonrasına gün vereceğim. Bu arada ilaçlarınız da bitmiş olacak.

(Doktor) Güçlü ve moralli olacaksınız.

Sadece medikal tedavi değil, sizin çabalarınız da çok önemli.

Evet, zor bir süreç olacak ama inancımızı lütfen kaybetmeyelim.

Sizi çok iyi anladım Doktor Bey.

Hastalığıma teslim olup bir köşeye çekilmeyeceğim.

Bundan emin olabilirsiniz.

Siz de ben de elimizden geleni yapacağız.

Gerisi Allah'ın takdiri.

(Müzik - Duygusal)

Hoş geldiniz.

Buyurun.

(Ayak sesi)

-Pardon, bakar mısınız? -Buyurun.

Ben Cenk Bey'e bakmıştım. Cenk Çelen.

(Kadın) Tabii. Mutfakta kendisi.

Buradan devam ederseniz sağda kalacak.

Teşekkürler.

(Müzik - Duygusal)

(Müzik - Duygusal)

(Müzik devam ediyor)

(Müzik devam ediyor)

Cansu...

Sen ne yapmaya çalışıyorsun?

Bana neden yalan söyledin?

Sana sordum. "Bay Huzur Cenk mi?" dedim, "Hayır." dedin.

Cansu ben sana niye yalan söyleyeyim?

Hâlâ yalan söylüyorsun.

Doğum günü gecemde Cenk seninle birlikteydi bütün gece. Biliyorum.

Kim söyledi sana bunu?

Tarık.

Bak Cenk geliyor. Kendisine soralım şimdi.

Cansu...

...hoş geldin.

Aa, tanıştırayım bu arada; Azra, yeni mutfak elemanı.

Cansu...

...sevgilim.

(Müzik - Duygusal)

(Müzik - Duygusal)

(Müzik devam ediyor)

Çok memnun oldum Cansu.

(Müzik devam ediyor)

E hadi biz kahve içelim, değil mi?

(Cenk) Moladayım ben.

Kolay gelsin.

(Müzik - Duygusal)

Bu dizinin betimlemesi ÜS Yapım tarafından...

...Sesli Betimleme Derneğine yaptırılmıştır.

www.sebeder.org

Sesli Betimleme Metin Yazarı: Reyhan Üzülmez

Seslendiren: Çiğdem Banu Yeşilırmak

Alt Yazı: Ece Naz Batmaz - Ayhan Özgören Miliza Koçak - Çağrı Doğan - Tuğay Çiftci

İşaret Dili Tercümesi: Hayrettin Baydın

Son Kontroller: Ela Korgan - Zerrin Çınar

Teknik Yapım: Dağ Prodüksiyon ve Yeni Gökdelen Tercüme

"Suskunluğuna, tutsaklığına isyan etmeden gel"

"Belki yeniden, bağır geceden"

"Güneş bu defa"

"Sanma ki yaralı kanar bu kalp her tende"

"Böylesi bir acı ağır gelirmiş ömre"

"Değse bile haram güzelliğine vazgeçme"

"Hep saftan hep tertemiz"

"Sanma ki yaralı paramparça bu halim"

"Her bir savaştan çıkmışsın sağ salim"

"Kor gibi ateşe dönsen de vazgeçme"

Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.