All language subtitles for [Turkish] Hercai 58

af Afrikaans
ak Akan
sq Albanian
am Amharic
ar Arabic
hy Armenian
az Azerbaijani
eu Basque
be Belarusian
bem Bemba
bn Bengali
bh Bihari
bs Bosnian
br Breton
bg Bulgarian
km Cambodian
ca Catalan
ceb Cebuano
chr Cherokee
ny Chichewa
zh-CN Chinese (Simplified)
zh-TW Chinese (Traditional)
co Corsican
hr Croatian
cs Czech
da Danish
nl Dutch
en English Download
eo Esperanto
et Estonian
ee Ewe
fo Faroese
tl Filipino
fi Finnish
fr French
fy Frisian
gaa Ga
gl Galician
ka Georgian
de German
gn Guarani
gu Gujarati
ht Haitian Creole
ha Hausa
haw Hawaiian
iw Hebrew
hi Hindi
hmn Hmong
hu Hungarian
is Icelandic
ig Igbo
id Indonesian
ia Interlingua
ga Irish
it Italian
ja Japanese
jw Javanese
kn Kannada
kk Kazakh
rw Kinyarwanda
rn Kirundi
kg Kongo
ko Korean
kri Krio (Sierra Leone)
ku Kurdish
ckb Kurdish (Soranî)
ky Kyrgyz
lo Laothian
la Latin
lv Latvian
ln Lingala
lt Lithuanian
loz Lozi
lg Luganda
ach Luo
lb Luxembourgish
mk Macedonian
mg Malagasy
ms Malay
ml Malayalam
mt Maltese
mi Maori
mr Marathi
mfe Mauritian Creole
mo Moldavian
mn Mongolian
my Myanmar (Burmese)
sr-ME Montenegrin
ne Nepali
pcm Nigerian Pidgin
nso Northern Sotho
no Norwegian
nn Norwegian (Nynorsk)
oc Occitan
or Oriya
om Oromo
ps Pashto
fa Persian
pl Polish
pt-BR Portuguese (Brazil)
pt Portuguese (Portugal)
pa Punjabi
qu Quechua
ro Romanian
rm Romansh
nyn Runyakitara
ru Russian
sm Samoan
gd Scots Gaelic
sr Serbian
sh Serbo-Croatian
st Sesotho
tn Setswana
crs Seychellois Creole
sn Shona
sd Sindhi
si Sinhalese
sk Slovak
sl Slovenian
so Somali
es Spanish
es-419 Spanish (Latin American)
su Sundanese
sw Swahili
sv Swedish
tg Tajik
ta Tamil
tt Tatar
te Telugu
th Thai
ti Tigrinya
to Tonga
lua Tshiluba
tum Tumbuka
tr Turkish
tk Turkmen
tw Twi
ug Uighur
uk Ukrainian
ur Urdu
uz Uzbek
vi Vietnamese
cy Welsh
wo Wolof
xh Xhosa
yi Yiddish
yo Yoruba
zu Zulu

Original subtitles

(Jenerik müzik)

(İnliyor)

Artık benden hiç birşey alamayacaksın.

Ne yaptın, ne yaptın sen, ne yaptın sen!

Ne yaptın, ne yaptın!

Azize Hanım, Azize Hanım!

Azize Hanım, iyi misin?

Azize Hanım iyi misin!

İyi misin?

Hayatımı çaldı benden.

Dilşah anne ne yaptın!

Evladımı aldı.

Artık hiç bir şey alamayacak.

Hak etti bunu.

Ölmeyi hak etti o.

Azize Hanım, Azize Hanım duyuyor musun beni!

Ne yaptın, ne yaptın, ne yaptın!

Anne!

Anne, anne!

Yaşıyor mu kızım?

Yaşıyor, yaşıyor.

Azize Hanım, Allah'ım ne oldu?

Dilşah Hanımı al, al konağa götür.

Tamam mı?

Babam duyarsa sakın, sakın kimseye bir şey söyleme!

Hiç bir şey anlatma.

Reyhan kızım ben seni burada böyle bırakamam.

Ne olursun git.

Git, kimseye bir şey deme.

Gitmeyeceğim.

Miran'ın görmemesi lazım git, ne olursun!

Götür, ne olursun!

Ne olursun!

Git.

Azize Hanım, Azize Hanım!

Azize Hanım duyuyor musun beni?

Beni duyuyor musun?

Konuşma, konuşma yorma kendini.

Miran gelmeden seni buradan götürmemiz lazım.

Çok kanıyor.

Karım ile ne ilgisi var lan!

Senin yaptığın kalleşliğin Reyhan ile ne ilgisi var?

Miran, indir silahı.

Azat!

Karın arkadan iş çeviriyor diyor Azat duymuyor musun?

Tamam, bende sana indir silahını diyorum.

Babamın söylediklerini ye yut diyorsun yani öyle mi!

Her neyse ne, o benim babam diyorum Miran.

İndir silahı.

Miran.

Söyleyecek sözü olan...

...yüksek ses ile konuşur Cihan Şadoğlu.

Suyu bulandırma.

Bildiğin bir şey varsa, şimdi söyleyeceksin.

Miran tamam.

Alırsın karını, oturtursun karşına...

...öğrenmen gereken neyse ben değil...

...Reyhan söyler.

Karımın adını bir daha ağızına almayacaksın.

Bizi niye buraya getirdiniz?

Nasıl?

Baban bugün Miranlara ateş açmış Azat.

Hazar Bey'de oradaymış.

Babanı son anda kaçarken gördüm.

Dikkat et.

Miran!

Miran!

Hastaneye götürmemiz lazım oğlum!

Doğrumu?

Azat.

Yaptın?

Oğlum.

Doğru mu bu?

Amcama öz abine yaptın mı?

Oyuna gelme Azat.

Bak sakın oyuna gelme.

Mert ol lan biraz!

Oradaydım sıktım kaçtım de.

Anlat ki Azat da duysun.

Oğlum.

Bunların bizi birbirimize düşürmesine izin verme.

Senden tek bir cevap istiyorum baba.

Orada mıydın?

Değil miydin?

Baba.

Seni affediyorum Cihan Şadoğlu.

Ailem için.

Ama bu son!

Bir daha affım olmayacak bilesin.

İndir silahı, indir!

Al şunu.

Al, araştır.

Astı astarı olmadan.

Başkalarının sözlerine inanarak.

Babanı sorguluyorsun.

Olmadı Azat.

Senin baban hain değil.

Hele ki abime asla.

Mahmut korumaları oyalayacak.

Götüreceğiz seni buradan, ne olursun dayan.

Dayan, duyuyor musun beni duyuyor musun!

Azize Hanım.

Azize Hanım.

Duyuyor musun beni Azize Hanım?

Ne olur dayan, ne olur!

Reyhan!

Azra, yardım et!

Yardım et, çabuk yardım et!

Ne oldu?

Azize Teyze!

Ne oldu!

Miran'ın görmemesi lazım.

Onu buradan götürmemiz lazım çabuk.

Neden ne oluyor, bu nasıl oldu!

Anlatacağım, her şeyi anlatacağım.

Ama şimdi değil, ne olur yardım et.

Yok yok, çok can kaybediyor, çok kan kaybediyor!

İlk yardım çantası var mı?

ilk yardım çantası getir.

Azize teyze, Azize teyze bana bak!

Bak bana bak!

Kim yaptı bunu sana?

Yolda.

Yolda oldu.

Burada olmaz, burada olmaz.

Başka yere götürmemiz lazım Azize Hanımı.

Azra, Miran'ın görmemesi lazım diyorum sana!

Reyhan çok kan kaybediyor, olmaz!

Bu kamyoncu meselesinin üzerine gideceksiniz.

Bir şey bulursanız haber edin.

Geç kaldın Azize.

Madem sözünde durmadın.

Aha böyle çizdim üstünü.

İstediğin kadar oyun oyna.

Senden kızımı öyle bir alacağım ki.

Günah benden gitti.

Ne oluyor lan!

Korumalar nerede?

Reyhan!

Kapı niye açık?

Reyhan!

Anne!

Hoş geldiniz Miran Bey.

Herkes nerede?

Anneniz yan konağa geçti.

Reyhan Hanım ile Azra Hanım da dolaşmaya çıktılar.

Bu saatte?

Yani, Azra Hanımın canı biraz sıkkındı galiba.

Onun için hava almak istediler.

Kediler, bütün saksıları devirmişler.

Her yer toprak olmuş.

Onları topluyordum ama az kaldı.

Miran arıyor.

Miran arıyor, gitti konağa gitti kesin.

Ne diyeceğim?

Ne diyeceğim?

Açma.

Açma Reyhan, ilk yardımı yapman lazım.

Alo, Miran.

Reyhan sen neredesin?

Azra, gece görmek istedi de Midyat'ı.

Öyle çıktık az dolanıyoruz.

Sen döndün mü konakta mısın?

Yolunda mı her şey?

Yok yolunda filan değil.

Gecenin bu vakti, haber vermeden dışarı çıkıyorsun.

Ondan sonra her şey yolunda mı diyorsun?

Yolunda değil tabi.

Sen böyle yapmazdın Reyhan.

Bir şey yok değil mi, iyisin sen?

İyiyim, iyiyim.

Öyle Azra ısrar edince işte.

Çıktık bizde.

Çok üşüdü şimdi elim benim.

Hadi konuşuruz.

Geleceğiz zaten, tamam.

Miran.

Duyman gereken bir şey var.

Yalan söyledim anlayacak kesin.

Reyhan, Reyhan şimdi vakti değil.

İlk yardıma devam et.

Füsun, Füsun'a gideceğim.

Azize Hanım gidemezsin bu halde hiç bir yere.

Ne olur konuşma zorlama kendini.

Ya Reyhan sırası değil, dediğimi yap!

Ya basıyorum işte ne yapacağım!

Önüne bak!

Sıkıca bastır Reyhan.

(Telefon çalıyor)

Azize Hanım arıyor Miran .

Azize Hanımı arıyor.

Anladı, kesin anladı bir şey olduğunu.

Kesin anladı bir şey olduğunu.

Oğlum, senin benim konağının etrafında ne işin var lan!

Ağam ben.

Sen ney lan ney!

Konuş!

Ne işler çeviriyorsunuz lan siz gene!

Bu hanımında burada mı?

Hayır beni gönderdi.

Sebep?

Miran Ağana göz kulak dedi.

Valla delireceğim yahu.

Oğlum ne ayaksınız lan siz!

O hanımım iki de bir beni koruman için peşimden yolluyor.

Derdi ne derdi!

Çekil şuradan!

Bir daha gözüm görmesin bak acımam ha!

Anladın mı acımam!

O hanımına da söyle.

Böyle sahte vicdan hesaplaşmasına girmesin...

...karşısında eski Miran yok onun.

Hadi çık git!

Aç Reyhan hadi, aç Reyhan!

Aç Reyhan!

Reyhan haber vermeden dışarı çıkıyor.

Azize ikidir beni korumaya çalışıyor.

Cihan git.

Karına sor diyor.

Ya ben kafayı yiyeceğim.

Bir şeyler oluyor ama.

Bir şeyler oluyor.

Bir şey olmuyor kardeşim.

Sakin ol.

Az kaldı dayan dayan dayan.

Azize teyze!

Reyhan!

Efendim, efendim.

Reyhan, benim gitmem lazım.

Yoksa, çok kötü şeyler olacak.

Yok, yok bu halde nereye gideceksin?

Kanaman var çok.

Ama iyi olacaksın.

İyi olacaksın ne olur dur.

Dur.

Tansiyon düşüyor.

(Telefon çalıyor)

Miran.

Miran arıyor.

Azize teyze.

Azize teyze beni duyuyor musun?

Azra sessiz ol, sessiz ol.

Miran, ne oldu?

Reyhan sen telefonu duymuyor musun?

Konuştuk ya daha demin.

Neredesiniz siz?

Gelip alacağım seni hadi.

Yok gelme.

Araba var bizde.

Az kaldı işimiz zaten geliyoruz şimdi.

Ne işi, neye az kaldı?

O ses neydi?

Yok ses mes Miran.

Ne sesi?

Tamam, hadi hadi geliyoruz biz.

Tamam Reyhan hadi.

Hadi lütfen çabuk gelin.

Hadi.

Ne yapacağız?

Biraz acıyacak ama yaralarını dikmem lazım.

Çok sürer mi?

Biz ne yapacağız Azra?

Burada mı bırakacağız yalnız mı bırakacağız gece?

Aç şunu.

Allah'ım sen yardım et.

Geç otur geç, geç geç.

Otur şöyle.

Öldürdüm onu.

Kurtuldum ondan.

Sus!

Sus, Allah'ını seversen sus artık.

Bana bak, bak bana.

Kimse bilmeyecek.

Hazar Bey şimdi gelir.

Kızıma zarar verecek tek kelime etmeyeceksin.

Kimseye bir şey söylemeyeceksin anladın mı beni?

Zehra!

Dilşah!

Ne oldu?

Ben kendine getirmeye çalışıyordum.

Neden?

Niye ağlıyorsun?

Niye?

Reyhanlar çıkıp gidince kendini yalnız hissetmesin diye buraya getirdim.

Sonra eskilerden laf açılınca kötü hissetti tabi.

Değil mi Dilşah Hanım?

Dilşah.

Hepsi geçti artık.

Geçti geride kaldı.

Korkma.

Olur mu, hiç korkma artık.

Hiç bir şeyden korkma.

Üzme kendini.

Şükür bitti.

İyi dayandın uyuşturmadan dikişe valla Azize teyze.

Çıkarıyım mı bunu ağızından?

Çıkar çıkar.

Beni bırakın.

Bırakın gideyim ben.

Gideyim ben.

Olmaz.

Ne olur, gitmem lazım.

Yetişmem lazım.

Yetişmem lazım.

Kurbanın olayım gideyim.

Hastaneye gitmemiz lazım, çok kan kaybetti.

Hastane olmaz dedi duymuyor musun?

Ya neden, neden olmaz!

Çok kan kaybetti diyorum.

Ne lazım, ne lazım ben gidip alıp geleyim.

Ya konu bu değil.

Konu şuan bizim neyin içinde olduğumuz.

Ya bana bir açıklama yapacak mısın?

Biz neden hastaneye gitmiyoruz?

Biz kimden kaçıyoruz?

Biz Azize teyzeyi kimden saklıyoruz?

Açıklayacağım, açıklayacağım söz.

Bir iyi olsun anlatacağım her şeyi.

Ama şimdi değil, ne olur ısrar etme.

Ya şimdi açıklarsın.

Ya da ambulansı ararım.

Yardım edeceğim dedin.

Söz verdin Azra.

Ettim, ettim de bu böyle değil böyle olmaz.

Ya anlatacağım, anlatacağım!

Toplayamıyorum kafamı toplayamıyorum şu anda.

Anlatacağım her şeyi dur dur!

Ne olursun dur!

(Kapıya vuruluyor)

Miran.

Miran geldi.

Miran geldi.

Ne yapacağım?

Ne yapacağım!

Tamam, tamam.

Dur, giremezsiniz!

Önce müsaade almam lazım.

Aç.

Hayırdır inşallah.

Ne oluyor?

Yok bir şey.

Korkma.

Korkma Esma, benim.

Ne istiyorsun?

Eğer Fırat, senin bu şekilde buraya geldiğini bir duyarsa.

Bak hele.

Esma'ya bak.

Aslanbey soyadı, insana nasıl bir güven veriyor öyle değil mi?

Öyledir.

Öyledir, öyledir.

Azize nerede?

Bilmiyorum.

Etme Esma.

Onun aldığı nefesi bilirsin sen.

Bilmiyorum dedim ya.

Kaçıyor değil mi?

Ya nereye kadar kaçacak.

Fare deliğine girse, onu bulabileceğimi biliyor.

Bilmiyor mu?

Tamam.

Onu gördüğünde bunları onun yüzüne söylersin.

Bilmiyorum dedim ya.

Halit.

Buyur Hanım ağam.

Azize'yi can damarından vurmadan önce.

Ona bir güzellik daha edeceğim.

Şimdi Esma bize bir kahve yapacak.

Biz kahvemizi bitirene kadar.

Azize'yi bulun buraya getirin.

Ha, bulamadınız.

Ne yapacağınızı çok iyi biliyorsunuz.

Baş üstüne hanım ağam.

Hadi, Azize neredesin?

Neredesin?

Asiye yardıma ihtiyacın olabileceğini söyledi.

Yardıma ihtiyacım yok.

Boşuna zahmet etmişsin sağ ol.

Reyhan!

Azize Hanıma olanları biliyorum.

Tek başına yapamazsın.

Tek başıma değilim.

Yardıma ihtiyacım yok dedim.

Sen bu işe karışma, Mahfuz Bey.

En azından yardıma ihtiyacın olmadığını görmeme izin ver.

Kızım, seni böyle bırakıp gidemem.

Ne olur izin ver.

Reyhan, kim bu beyefendi?

Hiç kimse.

Ben Reyhanın öz babasıyım.

İyi mi?

Umarım.

İhtiyacınız ne olan varsa ben tehimin edebilirim.

Dediğim gibi yardıma ihtiyacımız yok.

Sağ ol.

(Telefon çalıyor)

Miran arıyor.

Daha fazla oyalayamam onu, ne diyeceğim?

[Arkadan dönen dolabın haddi hesabı yok]

[Sen gelmiş benden hesap soruyorsun, öyle mi]

[Git karına sor]

[Öğren bakalım senden neler saklıyormuş]

Bunu neden yapmaya çalıştığını biliyorum.

Cihan efendi.

Benim kafamı bulandırmaya çalışıyorsun.

Neden yaptığını da öğreneceğim elbet.

Öğreneceğim.

[Sen neden beni sürekli sırtımdan hançerliyorsun]

[Senin benimle alıp vermediğin ne]

Şimdi bana tek bir sebep söyle.

Seni şuracıkta öldürmem için.

Kafanı uçurmam için.

Tek bir sebep söyle.

Of!

Bende seni arayacaktım.

Neredeysen söyle hemen gelip alıyorum.

İyi ha.

Zehra Hanım doğruyu söylüyor.

Ben kendimi çok iyi hissetmiyordum.

O bana destek oldu.

Geçti artık hepsi geçti.

Annem neredesiniz?

Hiç kimse yok evde.

Oğlum, Reyhan misafirinizi gezmeye çıkarmış.

Dilşah da yalnız kalmasın diye evde...

...Zehra onu bize çağırmış.

(Telefon çalıyor)

Efendim.

İyi misin sen?

İyiyim.

Miranlayım.

İyiyiz bir sıkıntı yok.

Ha, tamam geliyorum.

Geliyorum.

Hayırdır?

Yok bir şey yok, ben.

Siz üşümeyin içeri geçin, bende annemin yanına gideyim.

Oğlum bir şey var, ben kardeşimi tanırım söyle.

Yok yok bir şey yok ya.

Haber ederim ararım, iyi akşamlar.

İyi akşamlar.

Haydi haydi geçin oğlum.

Geçin siz.

İyi hadi geçelim bizde.

Reyhanlarda geliyor birazdan.

Sağ olasın.

Miran Azizeden nefret ediyor.

Bende ondan bir şey saklamak istemiyorum ama.

Bir süre daha susmamız lazım.

İnsan kendini nasıl hapseder.

Ben bunu annemde gördüm.

Şimdi bir dakika.

Ben senin dediklerinden hiç bir şey anlamadım Azra.

Azize, benim annemi kapatmış.

Onca yıl zorla tutmuş onu.

Azize teyzem.

Güldürme beni.

Bir şey demeyeceksin Miran'a değil mi?

Reyhan!

Miran.

Biz.

Siz.

İkiniz.

Bu gece yaptığınızı bir daha yapmayacaksınız.

Ya sen bensiz.

Korumasız.

Bu saatte nasıl dışarı çıkarsın?

Ben seni bulamayınca aklımı yitiriyordum.

Hani madem gezmek istiyorsunuz.

İyi ne güzel gezin zaten.

Ya bana haber verin, yada yanınıza koruma alın.

Doğru değil mi?

Tamam böyle bir durumda düşüncesizlik ettik biz.

Haklısın.

Bana söylemek istediğiniz bir şey var mı?

Yok, ne olacak?

Reyhanın bir suçu yok.

Ya ben çok ısrar ettim.

Tamam canım.

Benim de kimseyi suçladığım yok.

İşte mevzu bahis karım olunca.

Bende biraz fazla panik yapıyorum galiba.

Haydi anneciğim haydi, üşüyeceksin.

Üşüdüm ben hadi geçelim içeri.

[Git karına sor]

[Öğren bakalım senden neler saklıyormuş]

Anne, her şey yolunda değil mi?

Babam anlamadı bir şey.

Tamam yok yok, geldik biz.

Tamam haydi kapatmam lazım şimdi haydi.

Allah'ım ne olur, Miran bir şey anlamamış olsun.

Sağ ol.

Miran!

Sen üşümemiş miydin?

Üşümüştüm de, öyle hamilelik işte.

Ateş bastı bir hava alayım dedim.

Öyle hormonlar, olmadığın bir insan gibi oluyorsun.

Deme.

Mesela hiç huyun olmamasına rağmen...

...kocandan bir şeyler gizlemeye başlıyorsun.

Ne demek o?

Bilemem.

Yalan mı?

Demek senden izin almadan bir yere gidemeyiz Öyle mi Miran Ağa?

Yok.

İstediğin zaman istediğin yere gidebilirsin.

Ama benim senden tek bir ricam var.

O da kendini tehlikeye atacak bir şey yapmaman.

Ve bana önceden haber vermen.

Sana dair bir şey sorulduğunda...

...Reyhan bana haber vermişti.

Reyhan bana söylemişti demek istiyorum.

Miran.

Açıktın mı?

Gel bir şeyler yiyelim.

Öyle çay filan koyalım ısınırız.

Tamam.

Aldım sağ ol kardeşim.

Azat.

Yaren ile Harun.

Harun ölmeden önce burada sabahlamışlar.

Çalışanlardan biri, onların kavga ettiğini duymuş.

Gelip anlattı.

Bağırıp çağırıyorlarmış birbirlerine.

Yaren ile Harun.

Ben öğrenince sana anlatmak istedim.

Belki bilmek istersin.

Anladım, yani.

Aslında anlamadığım, benim buradan nasıl bir sonuç çıkartacağım.

Azat, Yaren garip davranıyor.

Sanki katilin kim olduğunu biliyormuş gibi.

Bir şey daha var tabi.

Yaren, Harun'un otelden yalnız çıktığını söylemişti.

Ama aslında beraber çıkmışlar.

Füsun Hanım, benim bildiklerimi öğrenmiş olabilir.

Ama şu sıralar başka bir şey ile ilgileniyor gibi, bilmiyorum.

Yani sen diyorsun ki.

Yaren katili biliyor olabilir ha?

Sanki emin değilim.

Sağ ol Gönül.

Yani bana anlattığın için.

Sağ ol.

Azat.

Asiye, sen bana ne verdin ya?

Ağrı kesici istedin, ağrı kesici verdim.

Gerçekten kesiciymiş.

Hayatım kesildi resmen.

Erkenden uyudum ama, her yerim ağrıyor.

Sanki her yerime bıçak saplandı.

Anne!

Anne!

Anneciğim iyi misin?

İyiyim iyiyim.

Ne oldu böyle?

Bir şeyim yok iyiyim.

Tamam otur bir şeyler ye.

Bir kendine gel.

Ben biraz yorgunum.

Gidip yatsam olur mu?

Gel, gel yatırayım ben seni.

Herkes bu akşam bir tuhaf.

Hayır olsun.

Hadi sizde gidebilirsiniz, biz hallederiz.

İyi geceler.

Ben biraz karım ile baş başa kalayım.

Ne hazırlayayım sana ne istersin?

Ne istersen olur.

Ekmek arası bir şeyler yapayım mı?

Olur.

Eee! Nereleri gezdiniz Azra ile?

Hiç öyle taşlı yolda yürüdük biraz.

Taşlı yol.

Valla gören seni dağda bayırda gezdi sanır ha.

Nereden çıktı Miran?

Kim arıyor bu saatte?

Annem.

Aç sana kadıncağızı.

Ararım sonra.

Şunu hazırlayayım.

Aman.

Dur dur.

Derinliği fazla.

Şunu bastır.

Şurada bir yerde yara bandı olacaktı.

Dur geldim.

Buldum.

Gel bakalım.

Canın acıyor mu?

Yok acımıyor.

Tamam.

Ne olmuş buna?

Ne bileyim Cihan, makyaj yapamaya karar verdi.

Kızım.

Ne yapıyorsun sen, Allah Aşkına.

Ne yapayım baba.

Makyaj yapıyorum.

Onu anladım.

Ama sana yakışıyor mu hiç?

Senin daha yeni, kocan rahmetli oldu ya kızım.

Biliyorum baba.

Ben öldürdüm ya.

Yaren gözünü seveyim öyle deme.

Yapma kızım etme, gözünü seveyim.

Anne ben ne diyeyim yalan mı söyleyeyim?

Allah'ım sen benim evladımın aklını koru.

Dur Handan dur tamam dur.

Bak kızım benim.

Annen de perişan bende perişanım.

Ne olur toparlan artık.

Cihan, bak bunun var olan iki gram aklıda uçtu gitti.

Biz bunu Granis tepesine mi götürelim.

Akıl hastanesine mi götürelim?

Bir şey yapalım Cihan.

Duymuyor musun, her yerde kocamı ben öldürdüm diye dolaşıyor.

Açık edecek kendini.

Ya sen de kes artık şu gülmeyi!

Gülüyorum he.

Gülüyorum.

Sen buna gülmek mi diyorsun baba he?

Ben ne bilirim gülmeyi.

Öğrettiniz mi bana?

Yaşamayı, sevmeyi.

Ağlamayı.

Ya ben acı çekmeyi bile bilmiyorum baba!

Ben bir tek ne biliyorum biliyor musunuz?

Korkmayı!

Çünkü hep korktum.

Senden korktum, annemden korktum, dedemden korktum!

Evlendim Harun'dan korktum.

Şimdi de Füsundan korkuyorum işte.

Madem ki korkuyorsun.

O zaman kendine geleceksin.

Eğer bu Harun meselesini açık edersen.

Oğlum, hoş geldin.

Kardeşine bakmaya mı geldin?

Sen yaptın değil mi?

Sen öldürdün Harun'u.

Neden baba?

Abi sen ayakta uyuyorsun.

Harun'u ben.

Ben öldürdüm!

Ben öldürdüm oğlum.

Rahatladın mı ha.

Şimdi git polise mi söylüyorsun.

İhbar mı ediyorsun.

Ne istiyorsan onu yap Azat.

Cihan, senin ağızından çıkanı kulağın duyuyor mu?

Bizim evladımız yapar mı öyle şey.

Bilmeden etmeden suçsuz yere ailesini ateşe atar mı Cihan?

Sen karışma Handan.

Cihan!

Bırak, ne istiyorsa onu yapsın.

Neden baba, neden?

Neden bunu yaptın kendine, bize.

Ben anlamıyorum ben artık.

Ben artık senin yüzüne bakamaz hale geldim.

Seni yine utandırdıysak kusura kalma.

Ne yapacaksın oğlum?

İnsan babasını seçemiyor işte.

Azat.

Cihan, ne ettin?

Tamam gülüm.

Bakmadığın yerlere bak.

Sormadıklarına sor.

Şafak sökene kadar Azize'yi bulduk bulduk.

Bulamadık benden sonra tufan.

Sen benim annemin evine baskın mı veriyorsun Füsun Hanım?

Öyle mi anlattı?

Nasıl anlatacaktı?

Adamların adamlarıma silah çekmişler.

Kapıyı kırıp girmişler.

Benim ne seninle ne de annen ile bir meselem yoktur.

Sen benim kanımsın.

Soyumun devamısın be!

Ben Azize'yi arıyorum.

Sebep?

Onda bir emanetim var.

Her zaman ki gibi kalleşlik yaptı.

Ortadan kayboldu.

Ama bulacağım.

Yahu sen ne istiyorsun?

Nedir emanetin?

Seni ne durduracak ya?

Benim, Miran'ın, Gönül'ün yakasından düşmek için ne istiyorsun?

Siz bana bir şey veremezsiniz.

Benim istediğim Azizede.

Gerekirse ciğerini sökeceğim...

...bana ait olanı alacağım.

Ciğerini sökeceksin.

Hoşuna gidiyor değil mi?

Daha oğlumun toprağı kurumadan bana bunu mu soruyorsun?

Harun'a hepimiz çok üzüldük.

Ama sen Azizenin ciğerini de söksen.

O geri gelmeyecek biliyorsun.

Ama kızım gelecek.

Kızın mı?

He.

Azizenin seneler evvel benden aldığı öz ve öz kızım.

Senin kanın.

Halanın kızı.

Güneş.

O soysuzu neden aradığımı anladın mı?

[Ne saklıyorsun bilmiyorum anne]

[Bunu öğrenmeden asla gitmeyeceğim]

[Asla]

O nasıl?

Ateşi yükseldi.

Azra olabilir demişti.

Söylediklerini yapıyorum.

Merak etme iyi olacak.

Tamam, sakın yanlış bir şey yapmasına müsaade etme.

Ben zaten sabah erkenden geleceğim.

Bana güven kızım.

Ben, teşekkür.

Kim ile konuşuyordun?

Annem ile, dedim ya ararım diye.

Gel, gel ben yapayım.

Üzerine varmayayım.

Kim bilir bu hamilelik yüzünden neler yaşıyordur diyorum ama.

Gözlerini neden benden kaçırıyorsun Reyhan?

Gözlerimi görmüyorsun bile Miran.

Görüyorum çünkü ben seni biliyorum.

Demek ki o kadar iyi bilmiyormuşsun işte...

...çünkü gözlerimi filan kaçırdığım yok.

O zaman gözlerimin içine bak.

Ve sende bir tuhaflık olmadığını söyle.

Yok.

Yok mu?

Yok, işte oğlun çok yordu bugün beni de.

Ondan.

Tamam.

Tamam.

Sen ağlama.

O gözlerin hiç ağlamasın.

Ben, eşeklik ettim.

Sende o kadar iş arasında yoruldun.

Ben de hala üstüne geliyorum senin.

Özür dilerim.

Sana böyle hissettirdiğim için ben özür dilerim.

Sana güzel bir şey diyeyim mi?

Hep söyle.

Çok yakında Umut'ta burada bizim ile birlikte yatacak.

Hadi sen de güzel bir şey söyle.

Neden bilmiyorum.

Ama yarın başka bir gün olacak.

Miran.

Bugün zor bir gün geçirdim.

Onun etkisinde kaldım herhalde.

Geçti mi parmağın?

Acıyor.

Öpeyim de geçsin o zaman.

Miran.

Hı.

Hadi konuşmayalım.

Bırak.

Gözlerinde...

...dudaklarında...

...sende.

Her şeyi unutalım.

Bütün sorunlarımı....

...sıkıntılarımı...

...soruları...

...cevapları.

Kendimi.

Her şeyi unutayım.

Hormonlar mı?

Miran.

Hazar.

Hazar.

Oğlum.

Mahfuz.

Neredeyim ben?

Korkma.

Güvendesin.

Reyhanların kulübedesin.

Seni buraya o getirmiş.

Mahfuz!

Benim gitmem lazım.

Tamam.

Gitmem lazım.

Yapma Azize Hanım.

İyi değilsin dinlenmen lazım.

Bana neden yardım ediyorsun?

Bunca sene beni bitirmeye harcamışken.

Neden şimdi yaşatmaya çalışıyorsun?

Seni Reyhan için bitirmeye çalışıyordum.

Şimdi yine onun için yaşatmaya çalışıyorum.

Her şey evlatlarımız için deme Mahfuz?

Günahımızda, sevabımızda.

Mahfuz.

Benim gitmem lazım buradan gitmem lazım.

Yardım et bana.

Azize Hanım, iyi değilsin.

Dinlenmen lazım dedim.

Bak, öleceğimi bilsem gitmek zorundayım.

Gitmem lazım.

Yapamam.

Reyhana söz verdim.

Bunu senden Azize olarak değil.

Bir ana olarak istiyorum.

Madem sende evladın için yanıyorsun.

O zaman beni anlarsın.

Bana yardım et.

Gitmem lazım.

Yardım et.

[Git karına sor, öğren bakalım senden neler saklıyormuş]

[Alırsın karını oturtursun karşına]

[Öğrenmen gereken ne ise ben değil, Reyhan söyler]

Benden bir şey mi saklıyorsun Reyhan?

Benim bilmediğim bir şey mi biliyorsun?

Nereye?

Uyku tutmadı da hava alayım dedim.

Sen uyu tamam mı?

Tamam.

(Duygusal müzik)

(Duygusal müzik)

Beni affedebilecek misin Miran?

(Duygusal müzik)

(Duygusal müzik)

Kızım.

Güneşim.

Kavuşabilecek miyim sana?

(Duygusal müzik)

(Duygusal müzik)

(Duygusal müzik)

(Duygusal müzik)

Seni seviyorum.

Çıkıyor musun?

Bir yere yetişmem lazım.

Bende mi gelsem seninle?

Konuşacaklarım varda.

Şöyle yapalım o zaman.

Ben gideyim halledeyim işimi.

Ondan sonra buraya dönüp alayım seni, uyar mı?

Çabuk döneceksen olur.

Çabuk dönerim tamam.

Hadi.

Günaydın.

Reyhan!

Günaydın.

Konuşmamız lazım.

Bak Reyhan, ben böyle sırlardan pek hoşlanmam.

Buraya geldiğimden beri önce tuhaf bir kamyon kazası.

Ardından Azize teyzenin bıçaklanması.

Bana bir açıklama yapacak mısın?

Biz Azize teyzenin bıçaklandığını niye saklıyoruz?

Mecbur kaldım.

Mecbur kaldım sadece bunu bil yeter.

Anla beni ne olur.

Ya sen yaralı bir insana yardım ettin.

Ne var bunda?

Azra bak!

Azize Hanımın geçmişi senin zannettiğin kadar temiz değil.

Vakti geldiğinde bunu sana Miran'ın anlatması daha doğru olur.

Ama şimdi sadece susmamız lazım, ne olursun.

Peki.

O zaman şöyle yapalım.

Miran gelsin, ben Miran'a sorayım.

Hatta yaşlı bir kadına yardım etmenin nesi kötü ondan başlayayım.

Tehdit mi ediyorsun beni?

Bak Reyhan.

Benim annemi emanet ettiğim insanların...

...iyi mi kötü mü olduğunu bilmem lazım.

Annem benim için çok kıymetli.

Buradan içim rahat gitmeliyim.

Anneni buradan Azize Hanıma emanet edip giderken gönlün çok mu rahattı?

Miran'a haksızlık etme Azra.

Açık konuşmak gerekirse.

En son annem ile vedalaşırken içim çok daha rahattı.

Azize teyzen, melek yani öyle mi?

Sen sadece Miran'a değil, anne de haksızlık ediyorsun.

İkisinin de birbirini öldü sanması kimin suçu?

Hangi melek anayı evladından, evladı anasından ayırır.

Anneni o dört duvar arasına kim hapsetti Azra!

Annen hasta mıydı gerçekten!

Değildi!

Doğru değil.

Annem, annem bana yalan söylemez.

Azra!

Anne!

Dilşah hanım.

Anne!

Anne!

Anne, anne kaçma!

Kaçma bak anne bana bak söyleyeceksin!

Ben annemden duymak istiyorum gerçekleri.

Anlat hadi anne!

Anlat bak sana yalvarırım!

Ya konuşacaksın anne ya, konuşmak zorundasın!

Özür dilerim.

Ben şey, ben söylemek zorundaydım.

Kimsenin sana kızmaya hakkı yok Reyhan.

Ben zorladım seni.

Anlat anne, anlat hadi.

Azize teyze mi kapattı seni?

Yıllarca evden çıkmamanın sebebi o muydu?

Sen mi yaptın?

Sen mi bıçakladın onu?

Yaklaşmasın diye.

Evlatlarıma yaklaşmasın diye.

Senin yüzünden!

Her şey senin yüzünden.

Özür dilerim ben yardım etmeye çalışıyorum.

Çık dışarı!

En ufak detayı bile atlamayacaksınız!

Tamam ağam.

Ağam burada kan izleri var!

Biri daha vurulmuş ağam burada.

Al, araştırt.

Bakalım bunun içinde ne var?

Hadi, Azize teyzeye gidelim.

Kahvaltısız olmaz, hemen koyuyorum çayınızı.

Yalnız.

Aç değilim.

Ödüm koptu.

İyi misiniz?

Dilşah Hanım!

Sus!

Sus!

Ağam, hanımı takip ettik.

Evde kimse yoktu.

Ama onu bulacağız.

Bunları buldum, görmek istersiniz.

Cihan!

Hala yatıyor musun sen?

Haydi bak saat kaç oldu?

(Kapı çalıyor)

Gel.

Günaydın oğlum.

Hadi gidelim mi baba?

Nereye götürüyorsun babanı?

Adalete teslim olmaya.

Oğlum ne adaleti?

Ne diyorsun sen!

Herkesin yaptıklarının bedelini ödemesi gerek.

Değil mi baba?

Sen in aşağıya, ben geliyorum.

Nereye gideceksek gidelim.

Cihan, Cihan sen ne uyuyorsun bu Azat'a.

Nereye gidiyorsun?

Handan.

Ne olacaksa olacak gülüm tamam mı?

Belki de yokluğumda değerim anlaşılır.

O zaman yok olmayı da bilmek lazım.

Cihan gözünü seveyim gitme.

Sen hiç bir şekilde karışmayacaksın.

Cihan.

Beni anlıyorsun değil mi?

Cihan gitme!

Karışma hiç bir şeye.

Cihan!

Yahu gençler!

Ayıp olmuyor mu böyle?

Biz düşman değiliz.

Öyle değil mi?

Açılın hele.

(Neden geldi)

(Yoksa)

[Azra, Füsunun kızı]

Müsaade var mı Dilşah!

Reyhan'a bakmıştım ben.

Ona Azizeyi soracaktım.

Benden başka kimse yok.

Güzelmiş.

Güle güle otur.

İyi günlerde.

Oğlunla, kızınla.

Kızında varmış.

Bilmiyordum.

Sonradan oldu he?

Uzaktaydı o, okuyordu.

Bir tedirgin oldun.

Benden rahatsız olmadın inşallah.

Bak Dilşah.

Ben senin düşmanın değilim.

Seni Azizenin elinden ben aldım.

Ailene ben kavuşturdum.

Benden sana zarar gelmez.

Sağ ol.

Azize sana ne etti.

Aynısını bana da etti.

Nasıl?

Benim evladımı da aldı elimden.

Sana yaptığı gibi.

Ben bilmiyordum.

O soysuz ikimizin de düşmanı.

Peki, şimdi nerede çocuğun?

Onu kaybettim.

Bak Dilşah.

Azize şimdi güya pişmanmış.

Sırtlandır o!

Hayatta değişmez.

Bak şimdi ben gelin kaynana arasına girmek istemiyorum ama.

Senin gelin Reyhan inanıyor ona.

Gençtir, cahildir.

Ama sen sakın kanma.

Senelerce bana çektirdiklerini bir Allah bilir bir de ben.

Bütün dünya kansa bile.

Ben asla kanmam Azizeye.

Öyle yada böyle herhangi bir şeye ihtiyacın olursa.

Ben hep yanındayım, tamam mı?

Sağ ol.

Sende sağ ol.

Selametle.

Oğlum arabayı getir.

Gene açmıyorsun.

Neredesin Ayşe he, neredesin!

Alo Reyhan.

Ben şimdi konağa geldim sen yoksun.

Ben de diyeceklerimi telefonda diyeyim olur mu?

Azize bana kızımı verecekti ama ortadan kayboldu.

Dün sana gelmiş en son.

Bir daha da ne gören olmuş ne duyan.

Bak, beni iyi dinle.

Zamanı daraldı.

Eğer yerini biliyorsan, ona söyle.

Ya ortaya çıksın yada canımın yandığı yerden canını yakarım onu bilsin.

O ne demek Füsun Hanım?

Ne demek canımın yandığı yerden?

Sen akıllı kızsın, bir ananın canı nereden yanar.

Aha, bildin bak.

Söyle ona, hangi deliğe girdi ise çıksın.

Bana kızımı versin.

Yoksa...

...senelerce evladımın yüzüne hasret gittim.

Bende ona oğlunun yüzünü göstermem.

Tamam, bak.

Sen dur tamam mı, sakın bir şey yapma.

Verecek.

Verecek Azize Hanım sana kızını verecek.

Sakın bir şey yapmaya kalkma.

Göreceğiz.

Ya Reyhan.

Senin bu kocan gerçekleri bildiğini bilse...

...ne yapar sana hiç düşündün mü?

Sen, sen beni tehdit mi diyorsun?

ikaz ediyorum.

Söyle ona ortaya çıksın.

Ne baban yansın nede yuvan.

İyi misin?

Reyhan!

Dur.

İyi misin?

Kötü bir haber yok değil mi?

Yok, başım döndü biraz ondan.

Hadi girelim içeri.

Füsun!

Ağaların ağası Nasuh Ağa.

Nasılsın iyi misin?

Halin keyfin yerinde.

Her şey yolundadır.

Azize nerede?

Kuran, benden çok yaşayacaksın.

Aynı şeyi ben sana soracaktım.

Nihayetinde senin kadar kimse iyi tanıyamaz onu değil mi?

En iyi sen bilirsin nerede olduğunu?

Yahu ayıp olmuyor mu böyle...

...sokaklarda ergen gibi birbirinizi arıyorsunuz.

Hem size yazık hem çocuklarınıza.

Ne demek bu?

Yakında görürsün.

Bana bak Füsun.

Hazar'ın kılına dokunacak olursan.

Seni yaşatmam.

Yav he he!

Nerede?

Reyhan önce bir sakin ol.

Ne demek sakin ol!

Azize Hanım nerede!

Gitti.

Gitti.

Ya sen o haldeki kadını nasıl gönderirsin!

Bakacağım dedin, merak etme dedin, bana güven dedin!

Bu mu senin yapacağın iş!

Reyhan.

Yapma ne olur.

Hamilesin bebeğini düşün.

Yalvarıyorum yapma.

Ya sen nasıl müsaade edersin.

Gitmesi gerekiyordu.

Ya nasıl koruyacağım?

Ben babamı, Miran'ı nasıl koruyacağım şimdi?

Reyhan.

Dinle beni.

Azize Hanımın yarası hala kanıyordu.

iyi değildi.

Ona rağmen durmadı.

Çünkü onları koruyabilmesi için gitmesi gerekiyordu.

Kendi sağlığını canını düşünmeden yola çıktı o.

Ben inanıyorum başaracak.

Korkma kızım.

İnan böylesi daha iyi oldu.

Sen şimdi eve git.

Aklına takma bunu tamam mı?

İçin rahat olsun.

Ben artık çok yoruldum.

Sevdiklerimin canı ile sınanmaktan çok yoruldum.

Belki de en başından beri sen haklıydın.

Keşke ben hiç doğmasaydım.

Hayır.

Keşke doğmasaydım!

İyi ki annen dinlememiş beni.

Affet beni kızım.

Böyle düşündüğü için...

...böyle düşündüğü için babanı affet.

Sen bütün gece neredeydin Azize Hanım?

Sabaha kadar seni aradım ben.

Bak Füsun durmayacak.

Tehlikeli laflar ediyor.

Ona kızını ver.

Hem olması gereken bu.

Hem başka çaren yok.

Füsun çocuğundan yıllar önce vazgeçti.

Babasına verdi onu.

Sen de ondan aldın değil mi?

Öyle değil.

Hasan ölünce çocuk yurtta verilmiş.

Ben onu aldım sahip çıktım.

Şimdi nasıl derim.

Annen mirasından, Aslanbey soyadından vazgeçmediği için...

...abisine boyun eğdi.

Baban ile evlenmedi diye.

Seni daha el kadarken terk etti diye.

Bu onların sorunu Azize Hanım.

Bunlar anne kız aralarında o problemi hallederler yada halletmezler.

Senin yapman gereken Füsun'a da kızına da doğruyu söylemek.

Peki Miran duyunca ne yapacak?

Ha?

Bunca yaptığım şeyden sonra...

...benim onu hile aldığımı zannedecek.

Hakkı var.

Hakkı var.

O kadar çok kötülük ettin ki.

Yaptığın hayırlarda bile şer arar olduk.

Merak etme Fırat.

Ben çözeceğim bu işi güven bana.

Çöz, çöz ama bir an evvel çöz.

Günaydın.

Günaydın.

İyi misin?

Evet evet broşürlere bakıyordum.

Kimlik fotokopisini getirecektin getirdin mi?

Bu sigorta işi için istemiştim ya.

Şirketten istemişlerdi.

Evet hazır.

Bugün ayın kaçı.

Zeynep bugün senin doğum gününmüş.

Öyle mi?

Orada öyle yazdığına göre öyledir herhalde.

Keşke söyleseydin ya.

Pasta masta alırdık kutlardık.

Hayırdır.

Neyi kutluyorsunuz?

Kardeşim hoş geldin.

Zeynep'in doğum günüymüş de.

Öyle mi?

İyi ki doğmuşsun Zeynep.

Teşekkür ederim.

Müsaaden varsa, bizim Fırat ile konuşmamız lazım.

Zaten benim fidanları göz gezdirmem lazım.

Siz konuşun.

Hayırdır kardeşim.

Canın sıkkın gibi.

Bana söylemek istediğin bir şey var mı Fırat?

Ne gibi?

Bunun gibi.

Miran?

Ney Miran?

Ney aga!

Sen benden gizli iş mi çeviriyorsun ya?

Miran sakin olacaksan anlatayım.

Bir de benden sakin olmamı bekliyorsun he!

Öyle mi?

Oğlum ben seni kaç kez aradım.

Bak dedim bu kazaya benzemiyor.

Bunun arkasında başka bir şey var.

Abartıyorsun dedin konuyu kapattın.

Meğerse.

Meğer ne?

Ne meğer Miran?

Getirsene gerisini ne yapmışım arkadan iş mi çevirmişim?

Sırtından mı bıçaklamışım seni.

Söylesene.

Ben öyle bir şey mi dedim.

Baksana haline tavrına!

Ya meğer sem, adamı çoktan göndermişsin diyecektim işte.

Ben adamı yana döne ararken...

...sen zaten adamı bulup, göndermişsin.

Ya Miran, hiç mi sormuyorsun ya?

Hiç mi demiyorsun Fırat bunu niye yaptı diye?

He?

Ben senin başın belaya girmesin diye uğraşıyorum.

Senin sorduğun şeylere bak ya!

Fırat!

Ben senin niyetini sorgulamıyorum.

Benden neden sakladın diyorum!

Söylüyorum ya Miran, sebebini anlatıyorum ya.

Yahu en basitinden.

Adam yaşıyorsa biz Cihan'ı niye aldık?

He, neyin hesabını sorduk biz Cihandan!

Ben Cihan'dan adamı öldürdü diye hesap sormuyor muyum?

Sen bana nasıl demezsin adam yaşıyor, ben buldum konuşturdum diye?

Yahu ne oluyor ya!

Hepiniz bir şey saklıyorsunuz benden!

Ne değişti, ne oğlum!

Delireceğim ya!

Of!

Füsun!

Füsun, çık dışarı!

Yahu Azize.

Ben çağırdığım zaman gelmiyorsun.

Sonra fellik fellik sokaklarda beni arıyorsun.

Ters bir şey yok mu burada?

Füsun, bak harekete geçmeden önce beni bir dinle.

Senin düşündüğün gibi değil.

Benim tarafta her şey senin bildiğin gibi.

Konuştuğumuz olmadı.

Sözünde durmadın benden günah gitti.

Yapma, ne yaptın?

Kime ne yaptın Füsun?

Alo, Nasuh Ağa!

Azize'yi yolladığın için sağ olda.

Geç kaldınız geç.

Hepiniz geç kaldınız.

Füsun Aslanbeyin kim olduğunu ben size öğreteceğim.

Öğreteceğim.

Nasıl ki beni evladıma hasret koydunuz.

Bende sizi evladınıza hasret koyacağım.

Ta ki kızımı alana kadar he.

Hazar.

Hazar.

Sen bu manitodaki arızayı giderdin he Fırat?

Evet, evet.

Sana helal olsun.

Bak Füsun.

Eğer oğluma bir şey yaptıysan.

Beni öldürürsün.

Beni öldürürsen kızını asla göremezsin.

Ölmeyeceksin Azize, ölmeyeceksin.

Yanacaksın evlat hasreti ile.

Ben kızımı öldü biliyordum.

Sen Hazar'ın yaşadığını bile bile onu göremeyeceksin.

Ta ki kızımı verene kadar.

Sakın Füsun sakın.

Geç kaldın geç.

Adamım Hazar'ın yanındadır bile.

Oğluna karşılık kızım.

Verirsin kızımı, alırsın oğlunu.

Anladın.

Yapma.

Yapma.

Hanımım.

Hanımım.

Ya ne oluyor!

Kapı!

Lan oğlum açın kapıyı açın!

Halit, doktor çağır.

Hanımım, hanımım iyi misin?

Ne oldu bu kadına ya!

Allah Allah!

Demirler geldi değil mi.

Evet.

(Telefon çalıyor)

Alo, Nasuh Ağa!

Alo.

Hazar Şadoğlu'nun yanındayım hanımım.

Kimse yok etrafında alıyorum şimdi.

Uza hemen uza uza oradan.

Şimdilik almıyoruz Hazar'ı.

Benden bir haber gelmedikçe sakın bir şey yapmayın.

Tamam.

Ama hanımım.

Tamam.

Ölmeyeceksin Azize.

Bana kızımı vermeden ölmeyeceksin.

Miran!

Babam!

Oğlum, hoş geldin.

Hoş bulduk.

Öyle ben seni görmek istedim.

İyi ettin.

Hayırdır.

Ya şu kamyon şoförü meselesi vardı ya.

Hani adamı gözümüzün önünde vurdular.

Biz konuşturamadık.

Ben o meseleyi deştikçe.

Böyle yeni sırlar ortaya çıkıyor.

Yani ortada bir şey var.

Yada ben göremiyorum.

Bende sormak istedim sana acaba senin bildiğin bir şey var mı?

Yani benim bilmediğim.

Senin bildiğin bir şey.

Olmaz oğlum benim bilip te, senin bilmediğin bir şey olmaz.

Olmaz.

Ya, sanki herkes benden bir şey saklıyor gibi.

Ne olduğunu bilsem savaşacağım.

Ama insan bilmediği bir şey ile savaşmaz ki.

Boşluğa düştüm.

İlk defa güçsüz hissediyorum.

Yalnız hissediyorum.

Yok.

Yok oğlum, olur mu hiç öyle şey.

Ben varım.

Sen sakın kendini öyle hisse atma ha.

Gel hele gel.

Gel.

Sana bakınca ne görüyorum biliyor musun?

Ne göreceksin ki.

Ne kadar güçlü olduğunu.

Ben güçlüyüm.

Güçlüsün.

Senin kendinden başka kimseye bir ızdırabın...

...bir minnetin...

...eyvallahın yok oğlum.

Senin tek derdin var.

Adalet.

O da işte aha burada.

İsterdim ki sana dert olmak yerine.

Senin bütün dertlerini söküp atayım.

Ama acısız bir ömür yok be oğlum.

Yok.

Bana vakti zamanında ben sizin istediğiniz gibi bir evlat olmayacağım demiştin.

Hatırlıyor musun?

Sen bizim istediğimizden daha hayırlı bir evlatsın oğlum.

Ben size babalık yapamadım.

Ama inan bana...

...evlatlarım için.

Gözümü kırpmadan bu dünyayı yakarım.

Bunu sakın unutma, tamam mı?

Haydi, haydi.

Baba!

Baba!

Yaren!

Baba yapma.

Kızım ne yapıyorsun burada, haydi.

Baba yapma.

Yürü yürü.

Ne oluyor?

Hayır, dönmeyeceğim dönmeyeceğim!

Yürü Yaren yürü!

Benim yüzünden daha fazla acı çekmeyeceksin.

Hiç bir şey demeyeceksin Yaren.

Yaren ne oluyor ya, ne bu halin?

Yok bir şey oğlum.

Ya, Yaren ne oldu?

Abi.

Yaren sus!

Harun'u...

...ben öldürdüm.

Babam beni korumaya çalışıyor.

Geçmiş olsun.

Sağ olun.

Sağ olasın doktor.

Kanamasını durdurduk, kan takviyesi de aldı.

Bir iki saate iyileşir.

Beklenmedik bir durum olursa ararsınız.

Eyvallah doktor, sağ ol.

Eğer oğluma bir şey yapacak olursan.

Kendimden önce seni öldürürüm bilesin Füsun.

Yaşayacaksın.

Ne sana bir şey olacak nede bana.

Çünkü kızımı vereceksin.

Oğlum.

Oğluna bir şey olmadı, merak etme.

İşinde gücünde.

Sen bana kızımı verirsen.

Oğlun hiç bir şey olmamış gibi hayatına devam edecek.

Oldu da geri vites yaparsan.

O zaman alacağım oğlunu.

Arasan da bulamayacaksın.

Bir adamımın eli, Azrail gibi Hazar'ın ensesinde olacak.

Sakın Füsun.

Sakın.

Ben sözümde durdum.

Sende duracaksın.

Benim Güneşimi aldın.

Kara bir bulut gibi çöktün üstüne.

Kızımı vereceksin Azize!

Onu senden ben almadım.

Sen onu terk ettin Füsun.

El kadar bebekken terk ettin.

Sütünü bile esirgedin yavrundan.

Sen ne diyorsun be!

Hangi ana evladından sütünü esirger.

Hangi ana esirger.

Malı mülkü zenginliği...

...evladına tercih ettin.

Geldim ben.

Döndüm.

Onu aradım.

Her yerde aradım ama bulamadım.

Neden?

Çünkü sen aldın onu.

Çaldın!

Benim analığımı çaldın Azize!

Ben kimseden bir şey çalmadım!

Hasan ölmüştü.

Evladın yetimhaneye verilmişti.

Onu aldım, sahip çıktım.

Senin vermediklerini verdim ona.

Senin yapamadıklarını yaptım.

El üstünde tutuldu.

En iyi okullarda okudu.

Onca nefretini görmeme rağmen.

Acılarımdan o kadar zevk alıp, gülmene rağmen.

Ona sahip çıktım.

Kaç kere dağıldı yüzüm.

Kaç kere kırıldı kemiklerim.

Sayısını hatırlamıyorum.

Çünkü her seferinde...

...dayaktan bayılırdım.

Sen oradaydın.

Gördün.

Bir kere bile elini uzatmadın bana.

Ona rağmen.

Senin attığın evlada sahip çıktım.

Atmadım ben onu.

Sakladın onu Azize, sakladın!

Attın Füsun, attın!

Sen sadece günahına kılıf arıyorsun.

Ne yapacak, evladın ne yapacak?

Onu babasına terk ettiğini söylediğinde ne yapacak?

Senin boynuna sarılıp anne diyecek mi sana?

Seni affedecek mi?

Affedecek, tabi ki affedecek!

Kızım nerede Azize!

Onu kaldır Füsun.

Beni onunla korkutamazsın.

İkimizde beni yaşatmak zorunda olduğunu biliyoruz.

Beni de, Hazar'ı da.

Seni affedecek he mi?

Sana kızını vereceğim.

Bende acılı bir anayım çünkü.

Ama şunu bil.

Kızın seni affetmeyecek.

(Telefon çalıyor)

Azize teyze neredesin?

Kimsin sen?

Ben Azra, siz kimsiniz?

Azize teyze nerede? Yaralıydı.

Ayrıca telefonu sizde ne arıyor?

Sen nereden biliyorsun yaralı olduğunu?

Bakın, benim Azize teyzeyi görmem lazım.

Doktorum ben iyi olduğundan emin olmam lazım.

Ben bir ahbabıyım.

Azizenin yaralı olduğunu duydum.

Yanıma aldım, kendim bakıyorum.

Peki.

Peki madem öyle, bana adresi yollayın.

Ben kendim göreyim.

Susacak mıyız böyle?

Niye beni ele vermedin abi?

Ya bir şey desene!

Ne kadar aşağılık biri olduğumu söylesene yüzüme.

Suratıma tükür.

Gerçi suratıma tükürebilmen için önce yüzüme bakman lazım deme.

Tamam, götür beni.

Götür beni adalete teslim et.

Çünkü...

...bende bunu yapacak...

...yürek yok.

Senin kardeşinde...

...gidip teslim olacak yürek bile yok.

Ama sende o yürek var abi.

Abi.

Abi.

(Telefon çalıyor)

Azra, ulaşamıyorum sana.

Bir arar mısın beni müsait olunca.

Evdeyim ben döndüm.

Ben ne çektiysem içime attım.

Azra, ne sorduysa yalan söyledim.

Mutsuz olmasın, başına bir şey gelmesin diye kan kustum.

Sustum!

Sen bunca yıllık suskunluğumu bir çırpıda söyledin.

Söylemek zorunda kaldım Dilşah anne.

Anne deme bana.

Vakit bu vakitmiş.

Evet.

Sizi dinliyorum.

Hadi uzatmayın ama.

Her şeyi şimdi anlatın bana.

Tane tane anlatın.

Azra'ya annesini Azizenin kapattığını söylemek zorunda kaldım.

Azra nerede peki?

Bilmiyorum.

Azra nerede anne?

Hadi delirtmeyin beni.

Reyhan, bana gerçekleri anlatacak mısın?

Hiç bir şey saklamadan.

Reyhan.

Azize Hanım geldi.

Yaralıydı yardım istedi.

Azize yaralandı da senden mi yardım istedi?

Sen ne yaptın peki?

Yardım mı ettin ona?

Bıçaklanmış, yardım ettim.

Kim bıçaklamış?

Bilmiyorum.

Nasıl yardım ettin Reyhan?

Kulübeye götürdüm.

Kulübeye götürdün?

Neden?

Bir tane ambulansı arasaydın hastaneye gitseydi.

Reyhan bir şey söyler misin?

Senin Azize ile ne işin olabilir ki?

Yardım istedi, yardım etmek istedim bende.

Beni bekleseydin.

Her şeye kızıyorsun, arayınca bile kızıyorsun!

Ne bileyim ben çekindim söylemeye!

Çekindim ben nereden bileyim.

Öyle mi bıraksaydım kadını?

Yahu ben seni gerçekten anlayamıyorum Reyhan.

Yani benim kafam almıyor artık.

Annen için.

Anne!

Annem, annem için mi?

Annen ya.

Annen için.

Anne sus sus.

Sus ne olursun.

Susmayacağım.

Susayım da herkes seni ezsin öyle mi?

Ben kızımı sokakta bulmadım.

Bunu herkes böyle bilecek.

Sende artık gerçekleri öğren Miran.

Azize Aslanbey'i senin annen bıçakladı.

Benim kızım insanlık etti.

Senin annen için.

Hoş gelmişsin şehirli bacım.

De hele kime baktın?

Merhaba ben Azize teyzeye gelmiştim.

He!

Geçmiş olsuna gelmişsin, kurban.

Sen nesi oluyorsun?

Gene sapasağlam maşallah.

O kadar kanı dökülmüş.

Hala turp gibidir turp.

Tamamdır Şeyda.

Azra'sın?

Evet ben Azra.

Sizde Azize teyzenin dostu olmalısınız.

Konuşmuştuk.

Hoş geldin.

Azize teyzen karşıda odada.

Azra.

Yarası çok ağırdır.

Ona bunu kim yaptı biliyor musun?

Ben daha kendisi ile konuşamadım.

Müsait ise şimdi soracağım.

Ben sana odayı göstereyim kibar bacım.

Buyur.

Bu ne demek oluyor şimdi anne?

Allah'ım çıldıracağım.

Sen, sen nasıl Azizeyi öldürmek istersin?

Yahu neden neden?

Azize'nin bana bunca yaptıklarından sonra hala soruyor musun?

Neden?

Neden öyle mi?

Çünkü dayanamıyorum.

Dayanamıyorum anlıyor musun?

Dayanamıyorum, dayanamıyorum!

Dayanamıyorum!

Hayatımın yarısını çalan Azizeden korkarak yaşamaya dayanamıyorum!

Evladıma yabancı olmaya dayanamıyorum ben!

Yıllarca Azra için, şimdi senin için endişelenmeye dayanamıyorum ben!

Dayanamıyorum!

O benim hayatımı mahvetti!

Mahvetti!

Mahvetti!

Canım annem zaten meselede bu ya.

Sen bunca yıl bunları bile bile durdun.

İntikam derdine düşmedin.

Niye?

Çünkü sen, Azize'ye onun gibi karşılık verecek bir kadın değilsin.

Peki şimdi ne değişti?

Ne oldu?

Bunca yıl değişmedi.

Benim yaşadığımı öğrenince değişmedi.

Şimdi ne değişti?

Artık birisinin bunu durdurması gerekiyordu Miran!

Durdurması gerekiyordu.

Yıllar önce seni benden çaldığı gibi...

...şimdi Azra'yı benden çalacaktı.

Durmayacak, devam edecek!

Bu hayatı Azizenin gölgesinde yaşamaktan kurtulamayacağım!

Hayır, hayır.

Olmayacak öyle bir şey.

Geçecek tamam mı geçecek.

Geçecek, lütfen güven bana.

O dediğin asla olmayacak.

Tamam mı?

Yapma bak öyle, ne olur yapma.

Miran!

Miran ne olur, yalvarıyorum.

Yalvarıyorum Azra'yı bul bana getir olur mu?

Onu uzaklara götüreyim kaçırayım buradan.

Ne olursun.

Tamam, tamam.

Getireceğim ben sana Azra'yı.

Getirecek misin?

Söz veriyorum getireceğim sana Azra'yı.

Söz.

Azizenin onu senden almasına izin vermeyeceğim.

Şimdi gidip kulübeden, Azize'yi çıkartacağım.

Ondan sonra da buraya Azra'yı, kızını getireceğim tamam mı?

Hadi, tamam hadi.

Tamam mı?

Azize kulübede değil.

Peki bana bütün bunları ne zaman anlatacaktın Reyhan?

Miran.

Bak, ben sana tepelikte sordum.

Bir şey demedin.

Dün bana Cihan efendi ne dedi biliyor musun?

Git karına sor!

Bakalım senden neler saklıyormuş dedi.

Böyle onun kafasına sıkmamak için kendimi zor tuttum.

Dedim ki.

Benim karım, Reyhanım.

Benden hiç bir şey saklamaz dedim.

Sakladın.

Ben annen, sen Azra'yı korumak için.

Neden Reyhan, kimden?

Ya bunca yükü sen niye tek başına sırtlandın?

Benim bilmemem gereken şey ne?

Miran?

Bak.

Ben seni üzmeden.

Kırmadan ne olduğunu anlamaya çalışırken.

Sen, benim gözümün içine baka baka bana yalan söyledin.

Benim Reyhanım, yalan nedir bilmeyen.

Ne olursa olsun kocasından...

...hiç bir şey saklamayan Reyhan.

Bana yalan söyledi.

Ne değişti Reyhan, ne oldu!

Neden?

Miran, oğlum gözünü seveyim yeter.

Çünkü.

Çünkü.

Çünkü, söyle Reyhan!

Günlerdir bu haldesin, lütfen bir şey de!

Yine sessizlik.

Reyhan!

Reyhan!

Reyhan!

Miran dur!

Daha fazla üstüne gitme.

Hamile kız.

Bu anneni de kızımdan uzak tut Miran.

Reyhan!

Hadi açta konuşalım.

Özür dilerim bağırdığım için.

Şimdi değil Miran.

Reyhan!

Hadi lütfen konuşalım.

Bak, ben iki gündür hiç değilim.

Kafamda bin bir soru var.

Lütfen, hadi aç.

Konuşursak çözeceğiz biliyorum.

Ben gözlerine bakmak istiyorum.

Reyhanım bana her şeyi anlatsın istiyorum.

Hadi lütfen.

Lütfen, aç konuşmamız lazım.

İkimizde bu kadar kırgınken olmaz Miran.

Tamam, peki sevgilim.

Sen nasıl istersen öyle olsun.

Sonra konuşalım.

(Telefon çalıyor)

Geliyorum.

İyi, kanama durmuş.

Ama yara iltihap yapmasın diye temizlemem lazım.

Seni bugünler için yetiştirdim yavrum.

Kocayınca bana bakasın diye.

Azra!

Bunu annemin yaptığı doğrumu?

Bana gerçekleri söyle.

Yıllarca onu eve hapsettiğin doğru mu?

Hapsettiğin yerde delirmesin diye beni ona verdiğin doğrumu?

Azra ben.

Reyhanın söyledikleri doğrumu Azize teyze!

Dilşah annem ile Miran'ı ayırdığın.

Onlara bunca kötülüğü yaptığın doğru mu?

Ben sana her şeyi anlatacağım.

Haline bakılırsa doğru.

Ya, ben onca sene bir yalanla mı yaşadım!

Ya, ben onca sene koca bir yalanla mı yaşadım!

Sen hepimizi saçma saban bir yalana inandırdın!

Ne uğruna!

Ben kimim!

Kimim ben!

Azra!

Gel kızım.

Azra, gel.

Bak mesele her neyse.

Şimdi sırası değil, tamam mı?

He, benim güzel kızım.

Azra!

Azra.

Azra ha.

Seni iyi gördüm Azize.

Çok daha iyi gördüm.

İnsan ne ederse kendine ediyor değil mi?

Ha birde, misafirliğin kısası makbuldür.

Azize!

O, gel Esma gel gel.

Kötü haber çabuk yayılıyor gel.

Hanımın burada.

Azize.

Esma.

Şeyda arayınca, nasıl geldiğimi bilmedim.

Ne oldu sana?

Sana bunu kim yaptı?

Dur, dur kalkma!

Kalkma.

Esma!

Bak.

Füsun durdum diyor ama ona güven olmaz.

Beni bulamayınca, Hazar'ı kaçırtmaya kalkmış.

Bak.

Onu aldırmadığımdan emin olmam lazım.

Kendi gözüm ile görmem lazım.

Buradan çıkmam lazım Esma.

Yardım et.

Ne olur bana yardım et.

Ben yıllarca aynı şeyi yaptım!

Sırf seni korumak için ya!

Sırf seni korumak için.

Kendimi bir an bile düşünmeden...

...ateşe attım!

İnsan bir durup düşünmez mi ya!

Bir durup düşünmez mi!

Ya, Fırat bunu niye yaptı!

Vardır bir açıklaması!

Bir durur dinler deme!

Ama yok!

Fırat!

Yeter dur artık.

Kendine zarar veriyorsun bak.

Sana bir şey olacak.

Bana olan oldu zaten Zeynep.

Olan oldu.

Miran'ın da kendine göre haklı sebepleri var.

Tamam yaptığı şey doğru demiyorum.

Ama siz kardeşsiniz.

Çözemeyeceğiniz hiç bir şey olamaz.

Sorunda bu ya zaten.

Kardeş insana güvenmemesi.

Arkasından iş çevirdiğini düşünmesi.

Ya Zeynep, ne olur kusura bakma.

Bugün senin doğum günün.

Benim yaptığım şeye bak.

Dert etme, öyle kutladığım bir gün değil zaten.

Cihan.

Cihan çok korktum.

Dağıldık Handan.

Bir fırtına tuttu.

Ne var ne yok aldı götürdü.

Hepimizi savurdu.

Babam bana demişti.

Demişti.

Haklıymış.

Ben evlatlarıma iyi bir.

İyi bir baba olamadım Handan.

Cihan.

Cihan öyle deme.

Ama yıkıldım ben be gülüm.

Darma duman oldum.

Sakın.

Sakın, yıkılma.

Sen bizim yuvamızın temelisin.

Sen bizim ailemizin direğisin.

Sen bizi ayakta tutacaksın.

Yahu, ben kendimi ayakta tutamıyorum ki Handan.

Sizi nasıl ayakta tutacağım?

Nasıl kaldıracağım?

Ben.

Benim evladım yahu.

Benim canım oğlum.

Oğlumun bile bana güveni kalmamış.

Kızım elini kana bulamış.

Hepsi benim yüzümden.

Hepsi.

Ailemi bu çukura ben düşürdüm.

Sen bana demiştin ya.

Cihan, bizi bu çukurdan sen çıkartacaksın diye.

Keşke nasıl yapacağımı da söyleyeydin bana.

Ben nasıl çıkaracağım evlatlarımı bu çukurdan?

Benim tanıdığım Cihan.

Evlatları için her bir şeyi yapar.

Benim bildiğim Cihan.

Düşse de yeniden ayağa kalkar.

Vazgeçmez.

Benim Cihanım.

Babamın kapısının eşiğinde...

...iki sene yattı da.

Vazgeçmedi benden.

Şimdi evlatlarından mı vazgeçecek.

Benim Cihanım, evlatlarını o çukurdan çıkartmasını da bilir.

Alo.

Ne yaptınız?

Nasıl?

Silah ile kurşun uyuşmuyor.

O zaman başkası varmış.

Anladım.

İyi tamam.

Baba!

Kamyoncuyu sen öldürmemişsin.

Ama diğer adamı sen vurmuşsun.

Sebep?

Kolay gelsin sil sil.

Kaçma lan!

Hop hop hop!

Nereye lan!

Nereye!

Ben sana ne yaptım abi?

Oğlum şu haline baksana.

Belli ki birilerine zarar vermişsin seni bu hale getirmişler.

Tamam abi, söyleyeceğim.

Söyle.

Ne işin vardı orada?

Ya baba diyeceğin bir şey yok mu?

Var oğlum.

Var.

O gün abimi gördüm.

Miran ile telaşlı telaşlı bir yere gidiyorlardı.

Bende merak ettim.

Peşlerine takıldım.

İyi ki de gitmişim.

O adam benim abimi vuracaktı.

Ben onu vurdum.

Abim hayatta.

Bak Azat.

Daha da beni soruşturup durma.

Aha jandarma orada.

Git ne yapıyorsan yap.

Baba ben sandım.

Bunca şey yaşadık biz bak.

Kıyımlar, acılar, ölümler.

Hepsine içim yandı.

Ayrı ayrı.

Teker teker yandım.

Ama en çok ne içimi yaktı biliyor musun?

Yandığımı görmediler.

Ben, dedim ki ben görünmüyorum herhalde.

Yokum yani.

Abim.

Babam.

Görmediler.

Ama bu en sonuncusu.

Sen...

...bana dedin ya, sen nasıl baba...

...babasın diye.

İşte o zaman.

Bu dünyanın en kadar camı çerçevesi varsa.

Hepsini yere indiresim geldi.

İçim ancak öyle soğurdu.

Ama sonra seni düşündüm oğlum.

Elim kolun tepenmedi.

İki yanıma düştü.

Ben size baba olamamışım oğlum.

Yok yok.

Öyle.

Hoş ben...

...kimseye bir şey olamamışım.

Olsun varsın.

Ben yine abim diyeceğim.

Babam diyeceğim.

Evlatlarım diyeceğim.

Sizin canınız sağ olsun.

(Telefon çalıyor)

Evet.

Demek şanslı arkadaş sensin.

Güzel.

Şimdi bize o kamyon şoförünü niye öldürdün?

Sen onu öldürürken sana kim ateş etti?

Tatlı tatlı anlatacaksın.

Bizde burada hepimiz can kulağı ile dinleyeceğiz.

Bakın ben kimseyi vurmadım.

Anlamıyor musunuz?

Demek ki tatlı tatlı anlatmayacaksın.

Tutun.

Oğlum tutun, düşmesin.

Borcu vardı ağam.

Para verdim geri ödeme yapmadı bana.

Sen hiç laftan anlamıyorsun deme.

Abi ne yapıyorsun!

Valla bir şey yapmıyorum.

Abi ne yapıyorsunuz!

Abi yapmayın ne olur!

Anlat lan!

Abi yapmayın!

Abi yapmayın, abi yapmayın!

Abi yapmayın, Füsun Hanım verdi emri.

Füsun Hanım verdi.

Esma.

Sen eve git ben geleceğim, haydi.

Gene gel Azize.

Özletme kendini.

Burası senin de evin sayılır.

Oldu da özlersen ben gelirim.

Hal hatır sormaya.

Nasıl olsa kızım sende.

İyi geçinelim değil mi?

Bekleyeceksin Füsun.

Başka çaren yok.

Önce Hazar'ın senin elinde olup olmadığını anlayacağım.

Sonra kızını vereceğim sana.

Bekleyeceksin.

Bekleriz.

Bunca sene beklemişiz.

Biraz daha bekleriz.

Ama her beklemenin bir bedeli var Azize.

Unutma.

Güle güle, haydi.

Çek çek.

Gidelim Mahmut.

Füsun kızını almadan seni nasıl bıraktı?

Füsun kızını almadan günahını bile bırakmaz.

Bülbül güle, karga çöplüğe götürürmüş.

Bakalım Füsun bizi hangi çöplüğe götürecek Mahmut.

Hanımım Füsunu durdurur mu bilmem ama.

Harun'u öldüreni buldum.

Çok şaşıracaksın.

Kim?

Azize Hanım.

Ben.

Bu akşam Miran'ın gözlerinin içine baka baka ona her şeyi anlatacağım.

Bu akşam bitecek.

Hanımım.

Yaran mı acıdı, durayım mı?

Yok Mahmut, yok.

Yok.

Bu acı ne ki?

Bu kadar acı, Azize'yi durdurmaz.

Ama önce Füsunu durdurduğumuzdan emin olmamız lazım.

Füsun Hanım!

Sana geldim.

Öldürmek istiyormuşsun beni!

Buyur, buradayım.

İşini kolaylaştırmaya geldim!

Deli oğlan.

Ya kapıma geleni öldürmem.

Rahat ol.

Neden!

Belli ki bir hesabın var.

Buyur buradayım.

Keselim artık şu hesabı ha!

Keseceğiz Miran.

Keseceğiz.

Sen sorularını biriktir.

Akşam sorarsın.

Bak bana, oyun oynama.

Cevap ver!

Yok ben nasıl bekledim.

Sende bekleyeceksin.

Sözüm sözdür.

Hesabı ödeyeceğim.

Akşama kesersin.

Sabır.

Afiyet olsun Cihan.

Sen yine ne ahkam kesmeye geldin?

Azize Aslanbey!

Otur oğlum otur.

Senin ile iki kelam etmeye geldim.

Allah'ım sen beni ne ile sınıyorsun yarabbim.

Ben senin oğlun filan değilim!

Senin ile kelam edecek filan da değilim.

Beni anlıyor musun?

Belli yine geldin diyeceksin ki.

Bu Harun cinayetini niye üzerime yıkıyorsun.

Boş konuşacaksın, benim asabımı bozma defol git buradan!

Sana bir şey sormayacağım Cihan.

Çünkü Harun'u kimin öldürdüğünü buldum.

İnsan evladı için neler yapmaz değil mi?

Evladının yanacağını bilse kendini cehennem ateşine atar.

Yaren'i sevmem ama.

Yalan da konuşamam.

Acıdım ona.

Benim evladımı ağzına almayacaksın!

Beni anlıyor musun!

Hiç bir evladımın adını ağızına almayacaksın!

Senin canını fena yakarım!

Bu sefer kimse elimden alamaz seni.

Sen Nasuh'un oğlusun.

Ben de Ayşe olmaya yemin ettim.

Yaren'i ele vermeyeceğim merak etme.

Harun'u Yaren öldürmedi.

Öldürdü.

Sende saklamaya çalıştın ama.

Olay yerinde bunu unutmuşsun.

Küçük bir araştırma yaptım.

Dedim bu Cihan.

Bir yakınını bir canını kolluyor.

Onun içi gözü kararmış.

Yoksa abisini ateşe atmaz.

Abisinin oğlunun canını yakmaz.

Bir araştırma yaptım.

O gün çocukların neredeymiş diye.

Yanılmamışım.

Çek o silahı dibimden.

Ne istiyorsun?

Benim oğlum, senin abin.

Benim torunum senin abinin oğlu.

Kanı.

Torunum senin yüzünden ölüyordu.

Lafı uzatmayacağım.

Eğer evlatlarının Füsuna kurban gitmesini istemiyorsan.

Önce benim evlatlarımı koruyacaksın.

Onları Füsuna yem etmeyeceksin.

Diyeceğim bu kadar.

Merhaba.

Hazır mı yemekler?

Pişti.

Salata yapıyorsun şimdi.

Salata.

Kim gelecek.

Misafirler önemli mi?

Önemli önemli.

Elimizi çabuk tutalım da fazla vaktimiz yok.

Bu ne soğuk!

Dondum dondum dondum, ay.

Kilerden biraz turşu çıkarayım dedim.

Dondum vallahi.

Yine yoracağım seni ama.

Estağfurullah kızım.

Dilşah anne ile Azra'ya der misin on, on beş dakikaya yemeğe insinler.

Tabi söylerim kızım.

Sağ ol.

Miran!

Geliyorsun değil mi yemeğe?

Hazır her şey.

Canımı almaya mı geldin?

Senin bu içinden konuştuklarını ne yapacağız.

Benim hiç duyamadığım o cümlelerini.

Duydun.

Duydun ki buradasın.

Haklısın galiba.

Nasıl buldun beni?

Kilise çanı telefonda duyuluyordu.

Aslında daha havalı bir cevap verebilirdim.

Ama, ben sana karşı hep dürüst olmak istiyorum

Her zaman.

O kadar ihtiyacım var ki buna.

Farkındayım.

Ben buraya seni iyileştirmeye gelmedim.

Benden merhem isteme.

Benim kendime hayrım yok.

Merhem değil istediğim.

Sana yaralarımı da sar demem.

Bir çan sesinin peşine düşüp beni buldun ya.

Artık hiç bir şey yakmaz benim canımı.

Yanmasın canın.

Çıktık mı?

Evet çıktık, şimdi düz yürüyoruz.

Fırat neredeyiz söyleyecek misin artık?

Az kaldı, az kaldı dur.

Bak birazdan oturtacağım seni tamam mı?

Karanlık tedirgin eder beni.

En azında gözlerimi açayım artık he?

Tamam tamam tamam açacaksın.

Açacaksın şimdi bir adım daha at.

Büyük bir adım at.

Buraya yavaşça...

...tamam.

Tamam mısın?

Tamam.

Az kaldı.

Sende koca kızsın her şeyden korkuyorsun ha.

Hayır, korkmak değil de.

Açabilirsin.

İyi ki doğdun.

Zeynep!

Ne oldu?

Zeynep, iyi misin?

Ben yanlış bir şey mi yaptım, istemeden?

Fırat.

Bu benim...

...ilk doğum günü pastam.

Olsun.

Ne güzel.

Hadi üflesene.

Çok çok teşekkür ederim.

İyi ki varsın.

Dilek tut.

İyi ki doğdun.

Bekle dedin.

Hazar'ı almadığından emin olayım...

...kızını öyle vereceğim dedin.

Eyvallah dedim.

Seni ikaz ettim.

Her şeyin bir bedeli var.

Bunun bedelini ödeyeceksin.

Bugün senin bedel ödeme günün.

Benim bayramım.

Şeyda!

Şeyda!

Buyur heybetli bacım.

Ney?

Ba, bacım.

Lan oğlum.

O ağızından çıkana dikkat et.

Senin ağızının burnunun yerini değiştiririm ha.

Kusura kalma Füsun Bey Hanım.

Ağızımdan kaçmıştır.

Kaçmasın.

Emrin başım üstüne.

Ayırdığım kıyafeti getir.

Ne?

Oğlum sen kıt mısın?

Araz mısın?

Hala bön bön bakıyor.

Ayırdığım kıyafeti getir Şeyda!

Başka bir emirin var mıdır?

O saçlar uzun ya.

Aklın kısa geliyor, ondan.

Sacını kes yoksa ben keseceğim.

Emrin olur.

Ah Azize!

Cehennemin geliyor Azize.

Cehennemin geliyor.

Reyhan.

Annem hoş geldin.

Hoş bulduk.

İyi akşamlar.

Hoş geldin babam.

Ellerine sağlık.

Çok güzel olmuş her şey.

Baba sen hayırdır.

Hazar.

Otur oğlum otur.

Babam geldiğin için sağ ol.

Kızım.

Sağ ol.

Miran da geldi.

Reyhan misafirlerimiz varmış.

Hoş geldin.

Böyle hazırsızlık yakalandık.

Hoş geldiniz.

Ne oluyor burada?

He!

Bu kadını benim soframa kim davet etti.

Bu kadını benim evime kim davet etti!

Ya söylemeyecek misiniz kim davet etti!

Ben davet ettim.

Araba hazır mı?

Bu kadının bizim soframızda bizim evimizde hiç bir yeri yok!

Bunu en iyi sen biliyorsun.

Azize Hanımı burada istemediğini biliyorum.

Ama konuşmamız gerekiyor Miran.

Azize Hanım otur lütfen.

Oturmayacak!

Oturmayacak!

Eğer konuşulacak bir mesele var ise...

...biz bunu aile arasına konuşuruz hallederiz.

Bu kadın bu evden gidecek!

Birlikte konuşmamız gerekiyor ki çağırdım Miran.

Azize Hanımın burada olması gerekiyor.

Defolup gitsin bu kadın!

Ben onunla aynı sofraya oturmam Miran!

Tamam.

Reyhan, Reyhan sen ne yapmaya çalışıyorsun?

Annemin halini görmüyor musun?

Sen bizim halimizi görüyor musun Miran.

Hatırım için ya, hatırım için.

Eğer beni seviyorsan birazcık kabul et, dinle.

Ya benim canım sana feda.

Bin canım olsun binide senin olsun.

Ama bu kadın.

Bin canım olsa binini de sana bırakmaz.

Ya ben bu kadını tanıyorum, çok iyi tanıyorum.

Miran oğlum, müsaade et.

Herkes eteğindeki taşı döksün.

İsteyen konuşsun, istemeyen lal olup sussun.

İyi o vakit baba.

Konuşayım hiç kusura bakmayacaksın.

Miran yerden göğe kadar haklıdır.

Ya bu kadın, evlatlarıma ne acılar çektirdi!

Şimdi bu masaya oturmasına müsaade edelim!

Bundan sonraki hayatlarımıza zerre huzur göstermeyecek bu kadın!

Hazar, yapma oğlum.

Yürü!

Miran yapma!

Yürü Azize hanım yürü!

Dur Allah aşkına!

Reyhan!

Yürü!

Miran bir dur!

Ne yapıyorsun, dur!

Anne!

Miran durur musun Allah aşkına!

Miran!

Bana bir şans daha ver Miran ne olur!

Sen hiç bir şansı hak etmiyorsun!

Oğlum yapma!

Reyhan'ı nasıl kandırdın nasıl ikna ettin bilmiyorum ama!

Beni kandıramazsın!

Miran yapma!

Bir daha bu kapıdan içeriye adımını bile atamayacaksın!

Bu sondu şimdi çekip gidiyorsun buradan!

Bir bak, bir bak etrafına!

Herkese tek tek iyice bak!

Miran!

Gözlerinde ne görüyorsun!

Ben sana söyleyeyim!

Herkesin gözünde ya acı...

...ya nefret ya korku var!

İşte hepsi bu!

Miran, oğlum bilmediğin şeyler var.

Ney dede peki ney!

Sende mi bilmediğim şeyler var diyeceksin dede!

Söyle o zaman!

Haksız mıyım ya, yalan mı!

Bu kadın yüzünden buradaki herkes bir yerinden yaralı değil mi?

Bu kadının dokunduğu bütün hayatlar!

Yaralı, eksik darma dağın değil mi!

Biz neden kurtulamıyoruz senden?

Biz neden kurtulamıyoruz senden, sen neden bize izin vermiyorsun!

Sana rağmen senin gibi olmadan yaşayabilen...

...yahu sen kimsin!

Kimsin Azize Hanım!

Ve bizden daha ne istiyorsun!

Sadece af etmeni istiyorum oğlum.

Yok!

Delireceğim ben!

Neden!

Neden be kadın!

Onca hayatı gözünü kırpmadan karartmış...

...birisi için benim affım neden önemli!

Çünkü.

Hayırlı akşamlar Şadoğulları.

Yani kısmen Şadoğulları.

Senin ne işin var burada?

Hoş geldim, sefalar getirdim Nasuh Ağa.

Senin için geldim Miran.

Sözümü tuttum bak.

Bu ailenin de bütün mühim sırlarını açıklamak bana düşüyor ya.

Gençler siz nasıl diyorsunuz hani o...

...bir laf var, dejavu.

Aha ondan oldu.

Sahi neden öyle oldu Azize?

Gösteri sırası değil Füsun.

Doğru.

Gösterinin sırası değildir.

Ama gerçekleri söylemenin tam da vaktidir.

Gizli saklı hiç bir şey kalmayacak.

Hepsi açığa çıkacak.

Bence de.

Ondan dolayı açık konuş.

Gizli saklı kalan ne?

Kazayı araştırdın.

Bana ulaştın.

Akıllı adamsın.

Herkes öğrensin.

Kaza değildi.

Ben yaptım.

Ney?

Sen ne diyorsun kadın!

Ağızından çıkanı kulağın duyuyor mu senin!

Ne istedin benim oğlumdan!

Ölmesini istedim.

Bana bak, sen ne biçim konuşuyorsun be!

Baba.

Oğlum!

Baba bir dur, dinleyelim.

Neden?

Söyle?

Neden ölmemi istedin?

Şimdi sen bana diyorsun ki.

Ben sana ne yaptım.

Sen bana hiç bir şey yapmadın Miran.

Ama anaların babaların günahlarını...

...evlatları kanları ödermiş.

Azize benden evladımı aldı.

Bende ondan almak istedim.

Hiç öyle bakma babana bakma.

Esas mağdur o dur.

Anasının babasının günahının bedelini.

O ödemiştir.

Füsun!

Ya sen ne istiyorsun benim ailemden!

Yeter artı be, kendine oyuncak ettiğin!

Yeter artık yeter!

Ne gizliyormuşsun dök ortaya dök!

Bitsin gitsin, yeter bu ıstırap be yeter!

Çık git hayatımızdan sonra!

Neymiş senin gizlediğin be kadın!

Öyle mühim bir şey gizliyor ki Hazar.

Kim olduğunu gizliyor bu.

İyi söyle!

Oğlum.

Kimsin be kadın, söyle!

Zamanında bu kadının torunu olmaktan kurtardım zannettim seni.

Ama öyle olmadı.

Kader.

Sizi yine bir araya getirdi.

Bahtına küs Miran.

Azize...

...Hazar'ın öz ve öz annesidir.

Senin de öz, babaannedir.

(Jenerik müzik)

(Jenerik müzik)

(Jenerik müzik)

Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.