Afrikaans
Akan
Albanian
Amharic
Arabic
Armenian
Azerbaijani
Basque
Belarusian
Bemba
Bengali
Bihari
Bosnian
Breton
Bulgarian
Cambodian
Catalan
Cebuano
Cherokee
Chichewa
Chinese (Simplified)
Chinese (Traditional)
Corsican
Croatian
Czech
Danish
Dutch
English
Esperanto
Estonian
Ewe
Faroese
Filipino
Finnish
French
Frisian
Ga
Galician
Georgian
German
Greek
Guarani
Gujarati
Haitian Creole
Hausa
Hawaiian
Hebrew
Hindi
Hmong
Hungarian
Icelandic
Igbo
Indonesian
Interlingua
Irish
Italian
Japanese
Javanese
Kannada
Kazakh
Kinyarwanda
Kirundi
Kongo
Korean
Krio (Sierra Leone)
Kurdish
Kurdish (Soranî)
Kyrgyz
Laothian
Latin
Latvian
Lingala
Lithuanian
Lozi
Luganda
Luo
Luxembourgish
Macedonian
Malagasy
Malay
Malayalam
Maltese
Maori
Marathi
Mauritian Creole
Moldavian
Mongolian
Myanmar (Burmese)
Montenegrin
Nepali
Nigerian Pidgin
Northern Sotho
Norwegian
Norwegian (Nynorsk)
Occitan
Oriya
Oromo
Pashto
Persian
Polish
Portuguese (Brazil)
Portuguese (Portugal)
Punjabi
Quechua
Romanian
Romansh
Runyakitara
Russian
Samoan
Scots Gaelic
Serbian
Serbo-Croatian
Sesotho
Setswana
Seychellois Creole
Shona
Sindhi
Sinhalese
Slovak
Slovenian
Somali
Spanish
Spanish (Latin American)
Sundanese
Swahili
Swedish
Tajik
Tamil
Tatar
Telugu
Thai
Tigrinya
Tonga
Tshiluba
Tumbuka
Turkish
Turkmen
Twi
Uighur
Ukrainian
Urdu
Uzbek
Vietnamese
Welsh
Wolof
Xhosa
Yiddish
Yoruba
Zulu
www.sebeder.org
(Araba sesi)
Burası.
Maskeler.
(Araba sesi)
Kim lan bunlar?
(Kapı açılma sesleri)
(Müzik - Gerilim)
Beni hayal kırıklığına uğrattın.
-Beyler, indirin silahları. -Seni tanımıyorum delikanlı, sen indir.
Bu silah namerdin önünde inmez.
Bak hele, bu Kudret nereden buluyor senin gibileri?
-Ne Kudret'i? -(Yakup) Yavaş.
-Kim bunlar? -Kor Yakup.
Ama hangi taraftalar bilmiyorum.
(Müzik - Gerilim)
Kıpırdama aslanım!
(Araba parçalanma sesi)
(Müzik - Hüzünlü)
(Müzik - Hüzünlü)
Handan.
Siz mi yaptınız bunu? Siz mi yaptınız bunu?
(Müzik - Gerilim)
(Kurmay) Durun!
Hepiniz aynı taraftansınız, indirin silahları, birbirinizi vuramazsınız.
(Müzik - Gerilim)
(Kurmay) Geç kaldık.
-Kurtarmak istediğiniz bu kızcağız mıydı? -Evet.
Kudret acımamış, belli.
(Müzik - Gerilim)
(Fatih) Handan değil bu.
-(Fatih) Kim bu? -Şeyma.
Kudret'in sağ kolu. Acımasız, pislik kadının tekidir.
(Müzik - Hareketli)
Aferin kızım sana, aferin Handan.
Alo, Handan, iyi misin kızım?
İyiyim, iyiyim de sizin hemen uzaklaşmanız lazım yoksa açığa çıkarım.
Handan iyi. Hadi gidelim.
Birazdan burası panayır yerine dönecek. Siz kaybolun.
Sen ne yapacaksın?
Buraya kadar gelmişken şu alçağa bir merhaba diyeyim.
Aferin delikanlı.
Namlunun ucundayken cesur değil, soğukkanlı olacaksın.
Hele bir adını bağışla.
Fatih.
Keskin.
Hani şu ölen Virankaya kaymakamı?
(Yakup) Namın buralara kadar geldi.
-Bir ölü için bayağı cesursun. -Eyvallah.
Bana bir daha silah doğrultursan o kadar merhametli olmam.
O zaman kim ne kadar cesur daha iyi anlarsın.
Gidelim Dayı.
(Müzik - Hareketli)
Abi, biz ne yapıyoruz?
Şeytanın kendini göstermesini bekleyeceğiz.
(Kapı açılma sesi)
(Müzik - Gerilim)
Görevimi layıkıyla yapabilmem için...
...daha fazla bilgiye ve servera ulaşabilmem gerekiyor.
(Kudret dış ses) Hatem, Handan Hanım'ın erişimini yükseltin.
(Kapı kapanma sesi)
(Topuk kırılma sesi)
(Kapı açılma sesi)
Şeyma Hanım... Ah!
Paris'teki orijinal mağazasından almalıydın.
(Şeyma) Kapalı çarşıdaki sahteleri böyle oluyor.
(Handan) Senin benimle ne alıp veremediğin var hiçbir zaman anlamadım.
Sen yerini ve konumunu bilmiyorsun. Aileden zengin şımarığın tekisin.
(Kurmay dış ses) Kudret kimseye güvenmez. Bu bir tuzak. Hemen çık oradan.
(Handan iç ses) Ben kendimi garanti altına aldım.
(Asansör katta zili sesi)
(Müzik - Gerilim)
(Ayak sesi)
Handan!
-Sen ne arıyorsun burada? -Kudret Bey...
Kudret Bey, biri binadan atlamış galiba.
Ben Şeyma diye buraya geldim ama...
...bakamadım da, bilmiyorum. O yüzden buraya geldim.
-Handan, sen neler diyorsun? -Vallahi bakamadım.
(Müzik - Gerilim)
(Ağlama sesi)
Gerçekten doğru. Aşağıda biri var.
Kor Yakup orada.
(Müzik - Gerilim)
O mu? Şeyma mı?
Bilmiyorum. Umarım değildir.
Bütün güvenlikler, bütün güvenlikler binanın arkasına.
(Handan) Ben hiç iyi değilim. (Ağlama sesi)
Handan, sen burada biraz dinlen. Biz aşağı inip bir bakalım...
...neler olup bitiyor, ha?
(Handan) Tamam.
(Dijital sesler)
-Hadi. -Geldim.
(Müzik - Gerilim)
Ne yapın?
Şeyma'nın bilgisayardaki dosyaları sildim, polis için.
(Kudret) İyi yapmışsın.
(Kudret) Adamlara söyle, misafirlerimiz için hazır olsunlar.
Kor Yakup'un karşısına çıkmayacaksın herhalde, adama suikast düzenledik.
Kor Yakup nevi şahsına münhasır bir adamdır, eski tüfektir.
(Kudret) Karşısına çıkmazsam korktuğumu düşünür.
Ayrıca da güvenliğimi sen sağlayacaksın. Çıkıştaki güvenliği artır.
Şeyma'nın yalnız çalışıp çalışmadığını bilmiyoruz.
(Hatem) Anlaşıldı.
(Müzik - Gerilim)
(Tuş sesi)
(Dijital sesler)
Hadi, hadi!
(Müzik - Gerilim)
(Silah kurma sesi)
(Müzik - Gerilim)
Eski dostum beni ziyarete gelmiş.
-(Kudret) Nasıl buldun karşılamayı? -Tam sana yakışır şekilde.
Ancak senin gibi alçaklar bir kadına kıyar.
Hâlâ delikanlılık raconu ha? Biz kadına, çocuğa el kaldırmayız.
Bana ihanet ediyordu, ne yapsaydım? Rehabilitasyona mı yollasaydım?
Sabbah, ihanete uğramanın acısını ancak benim gibi adamlar bilir...
...senin gibi hainler değil.
Bugün evladım gibi sevdiğim bir adamımı öldürdün.
Bak, seni öldürmek isteseydim ölürdün.
Ben sana mesaj vermek istedim, ha?
Şoförün de inisiyatifini kullandı.
Sahi Maksut nerede, şoförün?
(Gülme sesi)
İşine son verdim.
(Silah sesi)
Seni yıkacak olan ne biliyor musun? İşte bu kibrin.
Ve sen yıkıldığında ben orada olacağım.
(Yakup) Yavaş!
(Müzik - Gerilim)
Bana bunları söylemek için mi geldin?
Bak, sana eski dostundan bir tavsiye. Çok fazla ortalarda dolaşma.
Halı sahanda kal, mahallende keyif yap, ha?
Çakallar ava çıkınca aslanlar yerinde durmaz.
Senin gibi mikroplar memleketten temizlenmedikçe ne keyfimiz olur...
...ne tadımız.
(Polis siren sesi)
Polisler. İstersen kal, sohbet edersiniz.
(Yakup) Sabbah!
Her firavunun bir Musa'sı vardır.
Ne kadar kalleşçe pusu kurarsan kur...
...seni yıkacak adamla çok yakında tanışacaksın.
(Müzik - Gerilim)
-Ne demek istedi bu? Kimden söz ediyor? -Boş boş konuşuyor işte.
Kor Yakup boş boş konuşmaz. Güvendiği biri var, öğren.
(Müzik - Gerilim)
Peki, kim bu Kor Yakup? Mafya mı?
Her zaman öyle değildi.
Mafya. Bu iş hoşuma gitmedi koç yiğit.
Onu bulduğumuzda deli bir teğmendi. Özel kuvvetlerden, sınıf birincisi.
Operasyona çıktığında en önce o giderdi, dağdan da en son o inerdi.
(Kurmay) Muhteşem bir vatanseverdir. Tam aradığımız adamdı.
Deli yürek, demir bilek, lider. Askerleri onun için ölüme yürürdü.
Sonra ne oldu?
Sonra onu aramıza aldık.
Tarih kitaplarının asla yazmayacağı operasyonlar yaptık.
(Kurmay) Türkiye'de...
...Türki Cumhuriyetlerde, Bosna Hersek'te.
Sonra...
...ondan büyük bir şey istedim. Herkesin kolay kolay kabul edemeyeceği bir şey.
Ondan kimliğini bırakıp hapse girmesini istedim.
Neden?
Yakup yer altında isim yapacak...
...o dünyayı kendi yararımıza kullanacaktık.
(Kurmay) İki yıl hapse girecek ve çıkacaktı.
Hiçbir şey söylemeden kabul etti. Çocuğu olacaktı, karısı hamileydi.
Buna rağmen tek bir kelime söylemedi, tek bir kelime!
Derken...
...hapiste tanıştığı ve yanına aldığı bir adamı korumak isterken...
...iki kişiyi öldürdü, 15 yıl yedi.
Hiçbir şey yapmadınız mı peki?
Kurtarabilirdim.
Ama hapiste korumaya çalıştığı adam onu sattı.
Nefsi müdafaaydı ama olayları saptırdı. Kendi suçlarının affına karşılık...
...Kor Yakup aleyhine şahitlik etti.
Kudret Yıldırım.
Doğru, hapisten çıkmak için Yakup'u kullandı.
Yakup hayatında bir kere yalvarmıştır, o da bana.
Hapisten çıkmak, yavrusunu görmek istiyordu.
Bunu yapsaydım örgütümüz açığa çıkacaktı.
Ailesine bakacağımı söyledim.
Onu hapiste çürümeye terk etmek zorunda kaldım.
Kendi adamımı.
Dostum dediğim silah arkadaşımı.
Biz geride adam bırakmayız Kurmay.
Beraber yürüdüğümüz yolda, adamlarımızı kendimiz seçeriz.
(Müzik - Gerilim)
Kor Yakup yolunu kaybetmiş bir adam.
Her ne olursan ol, kim olursan ol...
...hak yolundan ayrılmayacaksın.
(Kurmay) Beni sakın yargılamaya kalkmayın.
Siz ne benim vermek zorunda olduğum kararları biliyorsunuz...
...ne de Kor Yakup'un yaşadıklarını.
(Telsiz sesi)
Depresyonda olduğunu biliyorum ama intihar edeceğini düşünmemiştim.
Tam on yıldır birlikteydik.
(Polis) Amirim...
...maktulün masasında bunu bulduk.
-Nedir bu? -(Polis) İntihar mektubu amirim.
(Amir) Götürün bunu.
Teşekkürler Kudret Bey, şimdilik bu kadar.
Hatem Bey, bütün güvenlik kameralarına bakmamız gerekiyor.
Hazır, hepsi güvenlik odasında sizi bekliyor.
Ya sen ne büyük adamsın. Ne zaman yazdın notu?
Polis gelmeden az önce.
-Güvenlik kayıtları? -Halledildi, sadece atladığı an var.
(Müzik - Gerilim)
Handan.
Kudret Bey...
...ben ne diyeceğimi bilemiyorum. Hâlâ şoktayım.
Ne büyük trajedi değil mi?
Yani kendimle bu kadar ilgileneceğime etrafıma biraz bakabilseydim.
O kadar suçluyorum ki kendimi.
Yok, suçlamayın kendinizi.
Peki, neden yapmış biliyor muyuz?
Ailevi meseleler ve iş yoğunluğu. Mektup bırakmış zaten.
Çok yazık.
Tabii bu saatte konuşulacak şey değil ama yarın çok önemli işlerim var.
Bir an önce eve gidip, dinlenmek istiyorum izninizle.
Elbette. Çok fedakârsınız.
Yani siz olmasaydınız ne yapardık bilemiyorum, teşekkür ederiz.
Estağfurullah. İyi sabahlar.
(Hatem) Handan Hanım!
(Hatem) Farkındayım, hepimiz için zor bir gün oldu.
Güvenlik prosedürlerini atlamazsak sevinirim.
(Müzik - Gerilim)
-Bu gerçekten gerekli mi Hatem Bey? -(Hatem) Lütfen Handan Hanım, buyurun.
(Müzik - Gerilim)
(Sinyal sesi)
Bütün metal eşyalar, lütfen.
Ne diyorsunuz Hatem Bey? Yani bunlar mı sorun?
Handan Hanım, güvenlik önemli. Şirket sırlarımız söz konusu.
Neyin sırrı?
Altı üstü şirketten çıkıyoruz...
...sınır kapısından çıkıyor gibi davranıyorsunuz Hatem Bey.
Ya insanlar bu şirkette intihar ediyor artık.
Handan Hanım, lütfen.
Hatem Bey, gerçekten ne dediğinizin farkında mısınız?
(Hatem) Buyurun lütfen.
Peki.
(Müzik - Gerilim)
(Kudret) Handan Hanım.
Hatem, hepimiz yeterince zor bir gün geçirdik.
Handan Hanım, teşekkür ederiz. Lütfen evinize gidin ve dinlenin.
Teşekkürler.
(Müzik - Gerilim)
Abi, biz ne yapıyoruz? Mekâna mı geçelim?
I ıh!
-Yadigar. -Abi.
Sisifos’u bilir misin?
-Ne fos abi? -Sisifos!
Yunan mitolojisinde bir kral.
Tanrıları kızdırmış, onlar da cezayı kesmiş.
Büyük bir kayayı, dik bir tepenin zirvesine taşımaya mahkum etmişler.
Adamın çekilecek çilesi varmış yani.
Çilesi bununla bitse iyi.
Kral kayayı ne zaman zirveye çıkarsa, elinden kayarmış, hop aşağıya.
Yıllarca kral kayayı zirveye çıkarmış...
...sonra aşağı düşmesini seyretmiş.
Cezası da, çilesi de buymuş. Defalarca.
Zormuş be abi.
Ee, biz de bu ülke için çalıştık çırpındık, yeri geldi çatıştık.
Tam milletin çilesi bitti derken...
...birileri çıktı, ülkenin başına bela oldu.
Abi, bu kral vardı ya, ne fosdu o?
Sisifos.
Hah, işte o, ben tam bilmiyorum da.
Ama bildiğim bir şey var...
...Allah taşıyabileceği kadar yük verirmiş adama.
Yani bizim oralarda öyle bir laf var.
Aferin Yadigar, iki lafla koskoca bir felsefeyi özetleyiverdin ha?
O yük bizim omzumuzdaysa...
...eyvallah deriz, bu vatanın düşmanlarıyla savaşırız.
Yine, yeniden, her zaman.
Kim olursa olsun, gücü ne olursa olsun.
Günü gelecek bu millete bu çileyi çektirenleri bitireceğiz.
İnşallah abi, inşallah.
Yadigar, direksiyona sen geç.
Seninle bir yere gideceğiz. Aslanım, müsait bir yerde duruver.
(Araba sesi)
Sen arkadaki arabaya geç. Bizi mekânda bekleyin.
Peki efendim.
-Hadi Yadigar. -Ha?
Abi...
Neyse.
(Kapı açılma sesi)
(Kapı kapanma sesi)
(Kapı açılma sesi)
Ih!
(Kapı kapanma sesi)
(Motor sesi)
(Yakup) Yavaş.
(Motor sesi)
Yavaş, ne biçim kullanıyorsun.
(Motor sesi)
(Müzik - Neşeli)
Sen araba kullanmayı bilmiyor musun?
Abi...
...hiç lazım olmadı ki.
-Öğrenemedin yani? -Cık!
-Yadigar. -Abi?
Geç bu tarafa.
(Kapı açılma sesi)
(Yakup) Yadigar. Ya havle...
(Kapı kapanma sesi)
(Kapı kapanma sesi)
-Öğrenmedin ha? -Yok abi.
Aç torpidoyu.
-Abi, kurban olayım-- -Aç!
(Kapak açılma sesi)
(Kapak kapanma sesi)
(Yakup) Ne yazıyor?
Sabahattin Ağli.
-Sabahattin Ali. -Sabahattin Ali.
Kürk Mantolu Madonna.
-Kürk Mantolu Madonna. -Kürk Mantolu Madonna.
Ha, iyi abi, ben okurum bunu. 160 sayfaymış bu ya.
-Abi, bu Madonna, o şarkıcı Madonna-- -Yadigar!
Okuyorum abi.
(Araba sesi)
(Vapur korna sesi) (Martı sesi)
Bana bir şey söyle.
Ben devletime devletimin adamlarıyla hizmet ettim.
Onlarla savaştım. Sen şimdi kalkıp bana bir suçluyla, bir kabadayıyla...
...bu savaşı vermemi istiyorsun. Neden?
Sana Kor Yakup'un kim olduğunu anlattım. O her şeyden önce bir vatansever.
Ben çok vatansever tanıdım Kurmay!
Hatta bazılarını kendi ellerimle gömdüm.
(Fatih) Kanun nizam tanımayan bir adamla biz nasıl yola çıkarız?
Sen Kor Yakup'u benim kadar tanımıyorsun.
Doğru, tanımıyorum.
(Dayı) Biz ismimizden vazgeçtik.
Ne yaptıysak, devletimizin bekası için yaptık.
(Dayı) Bu uğurda kaç vatan evladıyla omuz omuza kanımızı akıttık.
Yolumuzu hak yolu bildik.
Sadece vatan için çalıştık.
Şimdi hiç mi vatan evladı kalmadı da...
...bu Kor Yakup'la aynı cephede savaşacağız?
Etrafına bak, her şey siyahla beyaz mı? Düşmanını görebiliyor musun?
Ne yapalım, bu meydanı bırakalım mı? Namerde mi teslim edelim?
Bildiklerini unutacaksın. Yerin altını da bileceksin, üstünü de.
Ancak ve ancak bütün cephelerde var olursak...
...işte o zaman bu savaşı kazanabiliriz.
(Müzik - Gerilim)
Yaşadığımız imtihan zor, düşman güçlü. Anladık.
Bayrağımızın üzerinde yeminimizi ettik.
Ama sen de şunu iyi bil Kurmay.
Biz masumdan akan her damla kandan...
...zulme uğrayan her insandan kendimizi sorumlu tutarız.
Bizim yolumuz bu. Hak yolu.
Vatan yolu. Bu yolda...
...Kor Yakup'un tek bir hatasını...
...tek bir yanlışını, bak, tek bir yanlışını görürsek...
...o zaman hesabını sorarız.
Sonra da gelir seni buluruz.
Sizi tanıdığım her dakika...
...ne kadar isabetli bir karar vermiş olduğumu anlıyorum.
(Müzik - Gerilim)
(Araba sesi)
Abi, biz nereye geldik?
-Yadigar. -Abi.
Her akşam eve neden yalnız gittiğimi hiç merak ettin mi? Yanımda kimse olmadan?
Rahmetli Burhan'la bu konuyu çok konuşurduk aramızda.
Hiçbir zaman eve gitmedim ki. Hep buraya geldim.
Her sabah da kızımı görmek için geldim. Ha, bir de...
...tek aşkım olan kadına bakmaya.
(Yakup) Olmak istediğim tek yere.
-(Mehveş) Kaç gibi okuldan çıkacaksın? -Bugün fazla dersim yok.
Ama okuldan sonra arkadaşlarla takılacağız biraz.
Hım.
Arkadaşlarla takılmaca ha?
Nereye gidiliyor bakayım arkadaşlarla?
Anne.
Kaç yaşındayım?
Kızım, senin yaşını benden iyi bilecek biri var mı Allah aşkına?
Seni ben doğurdum.
Ben sana güvenmiyor değilim ki anneciğim.
-Çevreye-- -Çevreye güvenmiyorum değil mi?
-Bana bak! -Tamam tamam.
Kızlarla toplanacağız, en fazla Boğaz'a gideriz.
Bak, ne kadar basitmiş değil mi?
(Damla) Korkma anneciğim.
Daha beğendiğim bir çocuk çıkmadı.
Yani henüz.
O da olacak kızım inşallah.
(Mehveş) Sen hele bir okulunu bitir.
Karşına sevebileceğin biri çıkar inşallah.
Allah'ım sen iyi insanlarla karşılaştır ya Rabbi.
Anne, sen benim karşıma babam gibi insanların çıkmasından mı korkuyorsun?
Hay ağzından yel alsın Damla ya.
Bu konuyu hiç sevmiyorum biliyorsun.
Neden babamın hiç fotoğrafı yok?
Kızım, ben sana bunu kaç defa anlatayım ya?
Bu adam seni terk etti gitti diyorum daha doğmadan.
Peki, ona benziyor muyum?
Ona kimse benzemez kızım.
Onun gibi bir adam dünyaya bir daha gelmez.
Fotoğrafı olsaydı belki...
Fotoğrafı motoğrafı yok kızım, yırttım!
Çocuğunu anasının karnında bırakıp giden adamın bizim hayatımızda yeri yok zaten.
Anneciğim, şunları bir koyar mısın?
Kızma. Ben sana kızman için sormuyorum ki bunları.
Ben bilmiyor muyum sen beni ne zorluklarla yetiştirdin tek başına?
Sen bana hiç baba yokluğu hissettirmedin ki.
Kuzum.
Aman, ne zorluğu be.
Ben seni büyüttüm tek başıma evelallah.
Tek zorluğu ne biliyor musun?
Senin bu kadar çabuk büyümene alışmak.
Bir de bu kurnazlıklarına tabii ki.
Hadi kızım, geç kalıyorum işe. Çabuk toparlanalım, hadi.
Emredersiniz Mehveş Sultan.
Saat yedi buçuk.
Hiç sektirmez.
Şimdi birazdan sahile inecek, otobüse binecek, iş yerine gidecek.
Muhasebecilik yaparak kızımızı büyüttü.
Kıt kanaat.
E biz yardım edelim abi.
Yavaş.
Biz düşünmedik mi? Kapıyı çalıp "Mehveş...
...al sana şu kadar para getirdim." mi diyecektim?
(Nefes sesi)
Maazallah o öyle bir kadındır ki...
...önce o parayı bana yedirir...
...sonra mezara sokardı.
Onlar dürüst kalacak Yadigar.
Dürüst, doğru, namuslu.
Eyvallah abi.
-(Mehveş) Kendine dikkat et. -(Damla) Annem benim.
(Müzik)
(Kapı kapanma sesi)
Handan geldi.
Handan, iyi misin kızım?
İyiyim, iyiyim.
Şirkete geri dönmem gerekiyor ama size göstereceğim bir şey var.
Neymiş?
Kudret şirketin güvenlik kartını bana verdiğinde tuzak kurduğunu anladım.
Hemen Şeyma'nın kartıyla yer değiştirdim.
Kudret şirkette bir hain arıyordu, biliyorduk da...
İyi olduğuna sevindim.
Ne oldu, küçük hanım demek yok mu?
Küçük hanımlığa en uzak insansın sen.
İyi anlamda.
-(Murat) Dayı. -(Dayı) Hı?
Az önce iltifat mı etti o?
Bilmiyorum.
Bu arada geri dönmüşsünüz.
(Handan) Sevindim.
Sağ ol.
(Handan) Şirkette güvenlik hâlâ çok sıkı.
O yüzden bunu bile zor zar kurtarabildim.
Senin bile oradan çıkman bir mucize.
Şeyma'nın bilgisayarındaki bütün bilgileri sildiler.
Tek kurtarabildiğim bunlar.
(Müzik)
(...).
Kudret'in gemilerinden bir tanesi.
Kaç tane gemisi var bunun?
(Kurmay) Çok.
-Gerçi gemileri hiçbiri kendi üstüne değil. -(Murat) Niye?
Kudret kendiyle ilişkendirilebilecek hiçbir mülk istemez.
Böylece başı derde girmez.
(Handan) Bu fotoğraf çok gizli bir klasördeydi.
Demek Kudret bununla bir şey planlıyor.
-(Kurmay) Tufan. -(Tufan) Efendim.
Gemi şu anda nerede bir öğrensene.
(Tufan) Hemen.
Bir de bu var.
Bu kim?
(Handan) Burak Öztürk adı.
Enerji Müsteşarlığı danışmanı.
Türkiye’nin enerji politikalarına yön veren biri.
Bir gemi ve bir enerji danışmanı.
Başka bir şey yok mu?
Kurtarabildiğim bu kadar.
Bunlar nedir bilmiyorum ama belli ki birbirleriyle bağlantılı.
Kudret ne planlıyor?
Onu da biz ortaya çıkaracağız.
(Müzik)
(Kapı açılma sesi)
(Kapı kapanma sesi)
Kuşçu haber gönderdi.
Hı.
Neyle?
Güvercinle mi?
(Gülme sesleri)
Bakıyorum keyfin yerinde.
(Hatem) Akşam toplantı istiyor.
İçimizdeki haini bulduk, dersini verdik.
Kor Yakup'a ayağını denk almasını söyledik...
...yeni bir rafinerimiz oldu.
Elbette keyfim yerinde.
Ama bu yeterli değil Hatem.
Yeterli değil.
Sosyetenin en güzel kızı.
Niye burada çalışıyor ben çok merak ediyorum.
Bir de ondan şüpheleniyordun, hı?
(Kudret) Onun gibiler bizi anlayamaz Hatem.
Neler yaşayıp da bugünlere geldiğimizi bilmezler.
Handan gibiler ağızlarında gümüş kaşıkla doğarlar.
Zengin bir ailede.
Tek istedikleri büyük bir firmada çalışıp...
...iyi bir pozisyona sahip olup etraflarına hava atabilmek.
Ee, sen de bunu sağladın zaten.
İstediğim bu değil.
İstediğim bu değil.
(Kudret) Ne kadar yükselirsen yüksel...
...ne kadar zengin olursan ol...
...geçmişin asla peşini bırakmıyor.
Ama...
...iyi bir aile içine girersen...
...kimse seni sorgulayamaz.
Bence çok düşünüyorsun.
Herkesin eksik bir yanı vardır Hatem.
Onu ya yaptıklarınla kapatırsın...
...ya da alacağın kararlarla.
(Kudret) Yapacak çok işimiz var Hatem.
Kuşçu bizden İstanbul'da terör istiyor.
Akşam için her şey hazır mı?
Gemi hazır.
Kuşçu terör istiyorsa fazlasıyla alır.
İyi.
Çok iyi.
(Kapı kapanma sesi) (Fatih) Handan.
Şirkete mi gidiyorsun?
Evet, geç bile kaldım.
Hı.
Dün, dün gece...
...biz çok endişelendik senin için.
Öyleymiş.
Kurmay söyledi.
Şirkete beni kurtarmaya gelmişsiniz.
Ama gerçekten gerek yok. Ben başımın çaresine bakarım.
Ekip arkadaşlarımızdan biri tehlikedeyse...
...biz onu kurtarmak için her şeyi yaparız.
Bunun gibi olaylarla çok karşılaştım.
Ayrıca o şekilde şirkete girseydiniz her şeyi tehlikeye atmış olurdunuz.
Fatih bak, artık İstanbul'dasınız.
Düşman çok daha farklı.
Çok daha güçlü, kurnaz.
Yani öyle elinizde silahlarla gidip bir yerleri basamazsınız.
Biraz daha dikkatli olmanız lazım.
Ama yine de teşekkür ederim.
Ee, bir de bu arada Kurmay bir şey daha söyledi.
Kor Yakup'tan çok hoşlanmamışsınız.
Evet. Çünkü bizim savaştığımız her şeyi o adam temsil ediyor.
Onu öyle bildiğin mafyalar gibi düşünme.
Çok vatansever biridir.
Nereden biliyorsun?
Nereden mi biliyorum?
Benim hayatımı o kurtardı.
(Kapı açılma sesi)
(Kapı kapanma sesi)
Gemi nerede öğrendim.
Bu akşam limandan yola çıkacak.
Çok iyi. Benim gitmem gerekiyor.
Bana bak.
(Tufan) Dikkatli ol, tamam mı?
Tamam.
Siz de dikkat edin.
Bu arada dediklerimi düşün.
Kurmay bizi bekliyor. Çıkalım.
Çıkalım.
Dayı, gidiyoruz.
Gemi bu akşam limandan Mısır'a doğru yola çıkıyor.
(Tufan) Yükü hurda demir gözüküyor.
(Martı sesleri)
Kudret'in sınırımızdaki terör örgütlerine silah yardımı yaptığını biliyoruz.
Eğer gerçekten silah taşıyorlarsa büyük bir ihtimalle...
...kara sularımızdan çıktıktan sonra...
...yolda gemideki silahları başka bir gemiye nakledip devam edeceklerdir.
Ama içinde ne var bilmiyoruz. Sadece tahmin ediyoruz.
-(Fatih) İçinde her şey olabilir. -(Kurmay) Doğru.
İçinde ne olduğunu bulmak bizim işimiz.
Ve neden Kudret bunu bu kadar önemsiyor?
Kudret'in gemilerinin yanaştığı limanda...
...dok da, konteynır parkı da çok sıkı korunuyor.
Yani içeri girip bilgi almamız imkânsız.
Bu nedenle Fatih...
...Dayı'yla birlikte Kor Yakup'a gideceksiniz.
İşte yeraltının önemi burada başlıyor.
Bizim öğrenemediğimizi Kor Yakup saatler içinde öğrenebilir.
Gel Korkut.
(Kurmay) Haberler?
Peşimizdekiler güvenli evlerimizden ikisini bastılar.
Kimseyi bulamadılar.
Peki ya karargâh?
Hâlâ güvenli görünüyor.
Kurmay.
Tarih bugün.
Enerji Müsteşarlığı danışmanı Burak Öztürk...
...bu akşam bir basın konferansı yapacak.
Sonra Suriye ve Irak'taki müttefiklerimizle çok gizli bir toplantı düzenleyecek.
Ne üzerine bu toplantı?
Türk şirketlerinin Irak ve Suriye’deki petrol ve doğalgaz anlaşmaları üzerine.
Bildiğiniz gibi enerji devlerinin gözü...
...Kuzey Irak ve Suriye’deki enerji koridorunda.
Türkiye’yi bu oyunun dışında bırakmak istiyorlar.
Bu akşamki toplantının sonucunda...
...Türk şirketleri önemli imtiyazlar edinebilirler.
Bu yüzden Kudret danışmanı takip ettirmiş.
Doğru.
Basın konferansı çok sıkı korunuyor ama...
...yine de Murat ve Tufan gizlice içeri girip...
...danışmanı koruyacaklar. Ne olur ne olmaz.
Niye bu basın konferansından sonraya almışlar ki toplantıyı?
Gizlilik için.
Basın toplantısı altında insanları toplayacaklar...
...sonra seçtikleri kişilerle gizli bir toplantı yapacaklar.
Kamuflaj yani.
(Kurmay) Hı.
Ne?
Kamuflaj dedin ya, tam üstüne bastın.
Sana biraz çekidüzen vermemiz lazım Murat.
Ne?
Neyime çekidüzen verecekmişsin sen benim?
Sen bana bırak onu.
(Kurmay) Beyler.
Kudret gerçekten büyük bir plan peşinde.
O zaman bu planı bozmak için bir an önce hazırlanalım.
Tufan.
(Kurmay) Siz de göreve hazırlanın.
Dikkatli olun.
Hadi gidelim.
(Müzik)
(Kapı vurma sesi)
Gel.
(Kapı açılma sesi)
Hatem Bey, misafiriniz geldi.
Gönder gelsin.
Her şey hazır mı?
Hazır. Bekliyoruz.
Güzel.
Bugün.
(Müzik)
Bunları hazırlamamız iki ayımızı aldı.
(Hatem) Bugünden sonra iki yıl ülkeye uğramayacaksın.
Biz sana her ay offshore hesaplardan para yatıracağız.
Anlaştığımız gibi.
Evet.
Son bir şey.
Bu işi kıvıramaz ya da vazgeçersen...
...önce aileni bulurum, sonra da seni.
Anladın mı?
Böyle bir şey olmayacak.
Güzel.
(Müzik)
(Kapı açılma sesi)
Rahatsız olmayın. Oturun, oturun.
(Kapı kapanma sesi)
Başınız sağ olsun Kudret Bey.
Evet.
Bildiğiniz gibi Şeyma Hanım benim sağ kolumdu.
Bu intiharı sizi olduğu kadar beni de derinden etkiledi.
Başımız sağ olsun tekrar.
Bu zor zamanda işlerinizi aksatmadan...
...çalışmalarınıza devam ettiğiniz için...
...hepinize teşekkür ederim.
Bilemiyorum, güzel bir haber mi olacak sizin için ama...
...az önce Aybars Bey'le sözleşmemizi imzaladık.
Artık yeni rafinelerimiz için altyapı çalışmalarına başlayabiliriz.
Sizlerden Handan Hanım'la yalnız kalmayı rica edebilir miyim, lütfen?
Tabii.
(Müzik)
(Kudret) I ıh.
Aybars Bey'in rafinerisini satmasına çok şaşırdım.
Ona reddedemeyeceği bir teklifte bulundum.
Umarım pahalıya mal olmamıştır.
İkna etmek kolay olmadı.
Onun anlayacağı bir dilden konuştuk diyebiliriz.
Şimdi sıra geldi size yapacağım teklife.
Reddedemeyeceğim bir teklif mi?
(Kudret) Yok canım, o kadar değil.
Biraz ani olacak biliyorum ama...
...size bu şirketin yönetiminden sorumlu...
...başkan yardımcılığını teklif etmek istiyorum.
Yani bir anlamda sağ kolum olmanızı.
Sağ kollarınız pek yaşamıyor ama Kudret Bey.
Handan Hanım!
Pardon.
Zamansız oldu.
Ama kabul edemeyeceğim Kudret Bey.
Neden?
Çünkü biliyorsunuz, bu pozisyonda bile çalışırken kendime vakit ayıramıyorum.
Biliyorum, biliyorum, çok çalışıyorsunuz.
Sanırım ücret artışı da size cazip gelmeyecektir.
Ailemin yeteri kadar parası var.
Biliyorum. Bilmez miyim?
Bakın Handan Hanım, bu sadece bir pozisyon değil.
Aynı zamanda büyük bir güç.
Bu öyle büyük bir güç ki...
...her türlü başarı yanında sönük kalır.
(Kudret) Yanımda olmanızı istiyorum.
Gelin bu şirketi birlikte yönetelim.
(Kudret) Sizden şu anda cevap vermenizi beklemiyorum.
Yapmanız gereken işleri yapın...
...ondan sonra bana cevabınızı verin.
Peki. Düşüneceğim.
Handan Hanım.
Bu şirkette ne koşullarda çalıştığımı, neler yaptığımı...
...bilmenizi istiyorum.
Ancak o zaman beni bileceksiniz.
Kim olduğumu, Kudret'in kim olduğunu anlayacaksınız.
Her neyse.
Size iyi çalışmalar diliyorum.
Sağ olun.
(Kapı kapanma sesi)
Ekibi geri çağırın, toplantı devam ediyor.
İçime sinmiyor Fatih'im.
Biz vazifenin en ağırına talip olmaktan kaçmayız.
Vazifenin ağırı yaratanın kullarına ihsanıdır der, kabul ederiz.
(Dayı) Bugüne kadar devlet namusuyla yaşadık.
Lakin şimdi bu mafya bozuntusuyla aynı yolu yürümek...
Kendime yediremiyorum Fatih'im.
Biliyorum Dayı.
Biliyorum. Ama vatan için gidilecek bir yol kaldıysa...
...o yolu da beraber gideceğiz.
(Fatih) Bir bakalım Kor Yakup nedir.
Ön yargılarımızdan kurtulalım, sağlıklı düşünelim.
Eyvallah.
(Kapı kapanma sesi)
Hazır mısınız?
Hazırız.
Görelim bakalım şu Kor Yakup'u.
Ondan önce görmemiz gereken biri daha var.
Kim?
Çok sevdiğiniz birisi.
(Müzik)
(Korna sesi)
Ya ne kadar çok insan var ya.
Ne kadar kalabalık bura.
Taksi.
Boşsun değil mi?
Ha...
Boş.
Allah'ım sen sabır ver ya Rabbim.
Cık.
Nereye abi?
-Maslak. -Maslak.
Olur. Gideriz.
Memleket nere abi senin?
Levent üzerinden gitme.
İkinci köprü yolundan çıkıp da yolu uzatma.
Barbaros trafiğine de sakın girme.
Ne yapayım abi, uçurayım mı yani arabayı, ha?
Yani uçurayım mı gerçekten?
Şaka yapıyorum ya.
Ya ne yapacağız, bulacağız bir yol demek ki abi.
Artık paraya pula bakmayacağız.
Rızkımız neyse onu alacağız yani.
Sen bilirsin.
Abi, bir şey diyeceğim ya.
Şimdi ben mesela seni aldığım yer var ya...
...bir on, on beş dakikadır falan mesela orada bekliyorum.
Ya inanır mısın var ya, kimse gülümsemiyor ya.
Otuz, kırk kişi belki ben sana saydım yani.
Mesela sen bindin ya, böyle ne güzel gülümsüyorsun...
...hoş, hoş. Kimse senin gibi değil mesela.
Bizim orada hiç böyle değil insanlar.
Herkes gülümsüyor, birbirini dinliyor, muhabbet ediyor.
Burada en büyük eksik bence muhabbet.
(Derman) Biraz konuşmak lazım yani, öyle değil mi?
Konuşmak iyidir çünkü.
Ha? Memleket nere abi?
-Burası. -(Derman) Ee, burası yani.
(Derman) Güzel ha. İstanbul.
-Benimki de Virankaya. -Neresi?
Virankaya'yı duymadın mı hiç ya? Hani bilirsin ya.
Haberlere falan çıktı yakın zamanda.
(Derman) Virankaya kaymakamı.
Şehit oldu hani bu helikopter kazasında yakında.
Fatih Keskin. Allah rahmet eylesin.
(Derman) Güzel adamdı.
Ha, duymadın mı?
Yoo, hiç duymadım.
(Derman) Allah Allah.
(Derman) Bu nasıl iş ya?
Ulan burada biri hapşırsa biz orada hasta oluyoruz.
Burada kimsenin hiçbir şey umurunda değil demek ki.
Nasıl duymadın abi ya, ha?
(Derman) Fatih Keskin kim biliyor musun?
Ben sana söyleyeyim. Fatih Keskin...
...bu memleket için orada yedi düvele karşı savaşmış bir adam.
Bu memleket için hem kendisi hem arkadaşları şehit oldu.
Kendisi de kahpece bir suikasta kurban gitti yani. Ha?
Kardeşim, bilmek zorunda mıyım?
Bilmek zorundasın abiciğim, bilmek zorundasın!
(Derman) Allah Allah. Var mı böyle bir şey?
(Derman) Fatih Keskin dediğin adam kimdir abi sen biliyor musun?
(Derman) Ha? Sen biliyor musun bu adamın kim olduğunu?
Bu insanlar sizin rahat uyumanız için orada can veriyor. Sen biliyor musun, ha?
Ha? Sen ailenle rahat uyu diye yapıyor yani bunu.
-Başlarım senin taksine be! -(Derman) İn lan arabadan, in!
-La manyak mısın nesin be! -(Derman) Manyağım!
-(Derman) Allah Allah! -Bak yoluna be!
Allah Allah! Kaçıyor musun (Bip)?
Terbiyesiz adam!
Bu ne rahatlık ya!
Tövbe estağfurullah Allah'ım.
Tövbe ya. İnsanın elinden bir kaza çıkacak ya.
İn kardeşim in! Çalışmıyorum, hadi.
(Derman) Dayı?
Fatih abi?
Tövbe estağfurullah.
(Korna sesi)
(Müzik)
(Murat) Ya kardeşim, ne var benim üstümde, başımda anlamıyorum ki.
(Murat) Tutturdunuz üst baş, üst baş.
(Tufan) Ben de onu diyorum işte.
Bir şey yok üstünde.
Şeklini, şemailini düzeltmemiz lazım.
Eğer böyle otele gidersek polisler seni anında tutuklarlar.
Hiç aynaya bakmıyorsun galiba.
Tufan Bey, hoş geldiniz.
Hoş bulduk Erdem Bey.
Hangi rüzgâr attı sizi buraya?
Bu arkadaşı yeniden giydireceğiz.
Arkadaş dağdan dün geldi herhâlde.
Hı, evet.
Evet?
Hı. 90'lar.
Dizi polisi.
Şişt! Hayırdır?
Yani çıkar ki giydireyim.
Muratcığım, çıkarsana.
Vedalaş artık şununla.
Tamam, ben kendim çıkartırım.
(Müzik)
Hadi başlayalım.
(Müzik)
(Müzik)
Bitti mi? Gidiyor muyuz?
Evet, gidiyoruz. Ama bir işimiz daha var.
Ne işimiz var?
E beyefendinin eski kıyafetlerini ne yapacağız?
Yakın.
(Gülme sesi)
Bana bak, sakın öyle bir şey yapayım deme ha.
İhtiyacı olan birine ver.
(Gülme sesi)
(Müzik)
Hoş geldiniz efendim.
Hoş bulduk.
Ne yapıyorsun ablacığım?
(Tufan) Muratcığım, bıraksana.
Yok artık.
Manikür yapacak, bırak. İşimiz var biliyorsun.
(Müzik)
Vay, vay, vay.
Birader, sen neymişsin ya.
Tamamdır. Hadi gidelim.
(Müzik)
(Gülme sesleri)
(Fatih) Aslanım benim.
(Derman) Demek sizi kurtardılar ha?
Bu Kurmay denen adam yani.
Murat'ı da.
Öyle oldu.
Ah. Kaymakam Beyim.
Görecektin var ya...
...sizden sonra bütün Virankaya böyle peşinizden sel olup ağladı.
Sokaklar böyle doldu taştı yani.
Virankaya tarihinde böyle bir şey yok biliyor musun?
Ne bileyim, sonra kimse kalmayınca ben de...
...tehdit falan da gelmeye başlayınca toparlandım geldim buraya.
İyi etmişsin, iyi etmişsin.
Geldiğinden beri izliyorduk seni Derman.
Lan oğlum, siz yok musunuz?
Lan oğlum, madem izliyorsun, niye söylemiyorsun...
...Kaymakam Bey hayattadır, Dayı hayattadır diye?
Allah'ım ya Rabbim.
Yalnız yaşadığımızı kimsenin bilmemesi gerek, tamam mı?
Nasıl yani abi?
Ee, annen?
Birsen yenge?
Savaş bitene kadar bir süre gölgede kalacağız.
Peki abi.
Ama bir konuda anlaşalım o zaman.
Bak, benim burada kimim kimsem yok. Kalmadı yani.
Ben yapayalnızım yani burada.
Ben sizi bir kere kaybettim.
Şimdi de buldum. Bir daha kaybetmek istemiyorum.
Anca beraber kanca beraber.
(Derman) Gel bir sarılayım ya.
(Müzik)
(Fatih) Gel, gel.
Aslanım benim.
Bundan sonra hep beraber abi, tamam mı? Siz nereye ben de oraya geliyorum yani.
-Peki, ben sana bir şey soracağım. -(Tufan) Hı?
Siz her gizli göreve böyle mi çıkıyorsunuz, şıkır şıkır?
Hayır tabii ki.
Görev neyi gerektiriyorsa öyle çıkıyoruz.
İyi bir kıyafet kişinin kartvizitidir.
Oraya gittiğimizde bir sürü gazeteci, iş adamı olacak.
Böylelikle kalabalığın arasına kolayca karışabilirsin.
Kimse seni fark etmez.
Ha.
Yani haklısın.
Haklısın hocam da biz de yıllarca üniformayı çıkarmadık sırtımızdan.
Alışacağız. Yapacak bir şey yok.
Vallahi benim de alışmam kolay olmamıştı.
Bakma öyle. Biz de anamızın karnından takım elbiseyle doğmadık.
SAT komandosuydum ben.
Harbi mi?
Bundan beş yıl önce sınır ötesi bir harekât için Kuzey Irak, Erbil'e gittik.
(Tufan) Sınırı geçer geçmez pusuya düşürüldük.
Ekibi kurtarmak için biraz arkada kaldım.
Sonra Kurmay beni göğsümde iki kurşunla buldu.
Bir dakika, bir dakika.
Beş yıl önce Erbil.
Sen Yüzbaşı Deli Tufan mısın?
Bunu duymayalı da çok uzun zaman olmuştu ha.
Aa hocam, Virankaya'da herkes senden efsane diye bahseder ya.
Millet senin naaşını alamadı, Erbil'de bıraktı diye yana yakıla dövündü, dövündü.
Sağ olsunlar ama gördüğün gibi ölü bir adama göre gayet hayat doluyum değil mi?
Eyvallah, eyvallah.
Alışacaksın bu gizli görevlere Murat.
(Müzik)
Ne oldu? Niye durdun?
Bir dakika.
(Müzik - Gerilim)
Ne oldu Murat?
Yanılıyor olamam. Benimle gel.
-Nereye? -Şişt!
Etler Gönen'den, kebaplar gönülden. Buyurun efendim.
Bu burun var ya bu burun...
...bu burun, kebabın hasını iki kilometreden alır hocam.
(Murat) Gel, geç.
Vallahi Murat, seni sevmiştim ama şimdi daha çok sevdim ha.
Ne vereyim yakışıklı abilerime?
(Murat) Bize iki tane birer at.
Bir buçuk at, bir buçuk. Daha vaktimiz var.
Yaa!
Sen giysinin iyisinden anlarsın, biz de kebabın iyisinden anlarız Deli Tufan.
Senin de benden aşağı kalır yanın yok yani.
Virankaya'da yaptıklarını duyduk Deli Murat.
Eyvallah.
Hah.
(Tufan) Allah be!
-(Murat) Bir de ayran kap bana. -(Erkek) Emredersin abi.
(Tufan) Ağzının tadını biliyorsun.
Burun bu, burun.
-(Murat) Eyvallah. -(Erkek) Afiyet olsun.
(Müzik)
Bütün önlemler alındı değil mi Taner?
Evet Burak Bey.
Toplantının basın konferansından sonra olduğunu kimse bilmiyor.
Güzel. Güvenlik?
Salonun içinde iki birim, dışarıda ise üç birim bizi koruyacak.
Irak ve Suriye temsilcileri gizli odada bekleyecek.
Tamam. Çok güzel.
Buradan kuş uçurmayacaksınız Taner, tamam mı?
Burada bu insanların olduğunu ve bu toplantının yapıldığını kimse bilmemeli.
(Burak) Eğer her şey istediğimiz gibi giderse...
...Türkiye'nin enerji politikası için çok iyi bir iş yapmış olacağız.
İnşallah Burak Bey.
Bu toplantıyı, vereceğiniz konferansın hemen arkasına aldık.
Böylelikle hiç şüphe çekmeyeceğiz.
(Üst üste konuşmalar)
(Kapı vurma sesi)
Gel.
Abi...
...geldiler.
Selamünaleyküm.
Aleykümselam.
Kurmay geleceğinizi söyledi.
O zaman neden burada olduğumuzu da biliyorsundur.
Doğru.
Kudret'in gemisi hakkında bilgi istiyorsunuz.
Ne biliyorsun?
Hiçbir şey.
(Yakup) Ben Kudret'in her şeyi hakkında bilgi sahibi değilim...
...ama bilgisi olan birini tanıyorum.
O zaman yolu göster, kimmiş, birlikte gidelim.
Gideriz gitmesine de...
...bilmeniz gereken bazı şeyler var.
Lafı geveleme. Ne söyleyeceksen söyle.
İsteğim, beni dinlemeniz Dayı.
Dayı'ydı değil mi?
Bana sadece namuslu vatan evlatları Dayı der.
(Yakup) Yavaş!
Tamam.
Şimdi hiç bilmediğiniz bir dünyaya gireceksiniz.
Bu dünyanın kendine göre kuralları ve raconları vardır.
Bu alemde insanlar karanlıkta koşar, karanlıkta düşer.
Bir giren de bir daha çıkamaz.
(Yakup) Ben size bu alemde rehberlik edeceğim.
(Yakup) Olur derseniz.
Sözümü dinlerseniz.
Buyurun.
Dinleriz. Neden dinlemeyelim?
De bu karşılıklı olursa tabii.
Beni bir mafya bozuntusu olarak görüyorsunuz değil mi?
(Yakup) Benden yardım almaktan nefret ediyorsunuz.
Güzel. İnsanın mükemmelliği ve aklı...
...kızmasındandır.
Eğer kızarsa, kızgınlığının aklına değil...
...aklının kızgınlığına galip gelmesi lazımdır.
Nizamülmülk.
(Yakup) Doğru.
Büyük devlet adamlarımızdan. Kitabı, başucu kitabımdır.
O zaman onu kimin öldürdüğünü de biliyorsunuzdur.
Sabbah.
Hasan Sabbah.
-Bu arkadaşı tanımıyorum. -Derman ben.
Kaymakam Bey'in şoförüyüm.
Güzel. Dün benim şoförüm işten ayrıldı.
Onu bana vereceksiniz. Şoförüm olacak.
Olmaz. Derman'ın yeri, benim yanımdır.
(Yakup) Ben bütün teşkilatımı sizin emrinize verdim.
Siz de onu bana vereceksiniz.
Ben bir şey verirsem...
...karşılığını alırım.
(Yakup) Bir adamı şoför yapıyorsan ona canını emanet ediyorsun demektir.
Ben de senden canını emanet ettiğin adamı istiyorum.
Her şey karşılıklı diyorsun yani.
Hı hı.
Şunu iyi bil...
...Derman'ın canı sana emanet.
Anladın mı?
Derman benim yanımda, sizin yanınızda olduğundan daha güvende olur.
Meraklanma.
-Yadigar. -Abi.
Adamları hazırla. Kastro'yu ziyarete gideceğiz.
(Yadigar) Kastro'yu mu abi?
-Abi, en son gittiğimiz-- -(Yakup) Biliyorum.
-Hiç hoş ol-- -İyi geçmemişti.
Ballı börekli bir ziyaret yapmayacağız.
Adamlar iyi hazırlansın.
Anladım abi.
Buyurun.
(Ayak sesleri)
Ya kardeş, bir şey soracağım.
Bu benim kullandığım araba ne olacak?
Aha şu olacak.
Hangisi?
(Yadigar) Şu işte.
-(Derman) O karşıdaki? -Ha.
(Derman) Gerçekten mi diyorsun ya?
Eyvallah.
(Yadigar) Değişik.
(Müzik - Gerilim)
(Ayak sesi)
Bu gece bu bölüm kapalı Handan Hanım.
Öyle mi? Gizli saklı işler demek.
Anladığım kadarıyla yeni ve güzel bir anlaşma daha geliyor.
Kendi iyiliğiniz için bu konuları anlamamanız daha iyi Handan Hanım.
O ne demek şimdi?
Lütfen.
(Müzik - Gerilim)
Az konuşuyorsun ama çok şey söylüyorsun.
(Ayak sesi)
(Müzik - Gerilim)
(Satır sesi)
(Müzik - Gerilim)
(Müzik - Gerilim)
-Neyi bekliyoruz? -Kastro'yu.
İstanbul'un gördüğü en alçak adamlardan biridir.
Güneydoğu'da evden kaçan çocukları, Suriyeli göçmen çocukları dilendirir.
Yeterli hasılatı getirmeyenlere işkence yapar.
Biraz büyüdüklerinde de kollarını, bacaklarını keser, sokağa atar.
İnsan ticareti yapar.
İstanbul'a gemilerle, tırlarla, otobüslerle...
...ne gelir, ne gider hepsini bilir.
Neyi bekliyoruz?
Bu bilgi ne kadar önemli?
Çok.
Bekleyemez mi?
Bekleyemez. Kudret bu gece bir şey planlıyor...
...ve benim o gemide ne olduğunu anlamam lazım.
Anladın mı? Anlatabildim mi?
Öyleyse...
Sen arabada kal delikanlı.
(Müzik - Gerilim)
La havle vela kuvvete...
(Müzik - Gerilim)
Ne oluyor Fatih?
Bilmiyorum Dayı. Göreceğiz.
(Müzik - Gerilim)
(Satır sesi)
(Müzik - Gerilim)
Kastro nerede?
Kastro kim? Tanımıyorum.
Git haber ver. Kor Yakup geldi.
Tanımıyorum.
Çağır ulan.
Bas git!
(Dövüş sesleri)
(Cam kırılma sesi)
(Silah sesleri)
Galiba bir kasaba saldırı düzenledik.
Kor Yakup bizi bastı. Çabuk, çabuk siper alın.
Gel bakalım Kor Yakup.
Madem benim mekânımı basacak kadar delisin...
...biz de sana güzel bir karşılama hazırlayalım.
(Silah kurma sesleri)
(Müzik - Hareketli)
Kastro nerede? Söyle.
Söylesene ulan!
(Bağırma sesi)
(Silah sesi)
Eyvallah.
(Müzik)
Ne oldu burada?
Bizden önemli bir bilgi istediniz.
Biz de Kastro'ya ziyaret düzenledik.
İnsanlar burada çalışıyordu.
(Fatih) Sen hiç eli silahlı kasap gördün mü Dayı?
Bunların hepsi Kastro'nun adamları.
Bu Kostik. Yedi cinayeti var, beşi kadın.
(Yakup) Şu Kolpa Cemal.
Çocukları dilendirmek için uzuvlarını kesmekten zevk alır.
(Yakup) Boş zamanlarında da nefsini köreltmek için kasaplık yapar.
(Birsen dış ses) Soğuk, sert bir duvardı.
(Birsen dış ses) Camın arkasında iyi olabilir mi benim kızım?
(Birsen dış ses) Bu içimdeki hasret sönmüyor Hasan, sönmüyor.
Kollarımda olmalıydı benim kızım.
Sıcaklığımda ben onu sarıp sarmalamalıydım.
(Dayı dış ses) Sen hiç korkma.
(Dayı dış ses) Hiç endişelenme.
Masallarda da, dünyada da...
...kötüler hiçbir zaman kazanamaz.
(Dayı dış ses) Buna iyiler hiç müsaade etmeyecek.
(Dayı dış ses) Buna ben izin vermeyeceğim.
(Müzik - Gerilim)
Dayı, nereye?
(Müzik - Gerilim)
(Derman) Dayı, nereye gidiyorsun ya?
(Müzik - Gerilim)
("Turan Ensemble - Er Turan" çalıyor)
("Turan Ensemble - Er Turan" çalıyor)
Yol göster Kor Yakup.
("Turan Ensemble - Er Turan" çalıyor)
(Kapı açılma sesi)
İçeridekilerin hepsi azılı katil.
Acımayın.
Önce biz. Arkada kal.
Eski günlerdeki gibi değil mi Dayı?
Eyvallah koç yiğit.
(Müzik - Aksiyon)
(Silah sesleri)
(Silah sesleri)
(Müzik - Gerilim)
(Silah sesi)
(Silah sesleri)
Ne? Arkada kal demiştin, kaldık.
(Müzik - Aksiyon)
(Silah sesleri)
(Silah sesleri)
(Müzik - Aksiyon)
(Murat) Ben içeride iki takım saydım.
Kapıda da üç ekip var.
Bayağı iyi korunuyorlar. Neredeyse bize ihtiyaçları yok.
İş adamları, gazeteciler.
Nasıl başlıyoruz?
Önce konferansa gireceğiz.
-Davetiye? -Davetiyeden bol ne var? Bekle, geliyorum.
(Müzik - Gerilim)
Pardon.
Helal.
(Müzik - Gerilim)
Bir saniye bekleteceğim.
Ne oluyor?
Bir şey olmaz.
(Arapça konuşmalar)
Ters giden bir şeyler var.
(Arapça konuşmalar)
(Arapça konuşmalar)
(Arapça konuşmalar)
Her şey yolunda. Yanlış anlaşılma.
-Senin Arapçan mı var? -Sen bilmiyor musun?
(Kastro) Vay be Yakup...
...böyle uluorta mekânımı basacağın hiç aklıma gelmezdi.
Çok önemli bir bilgiye ihtiyacım olmasaydı gelmezdim.
(Kastro) Buraya kadar zahmet etmeseydin.
Mesaj atsaydın, ben sana bilgi verirdim.
O zaman gül cemalini göremezdim.
Bak, bu Kudret'in gemisi.
İçinde ne var bilmiyoruz. Şimdi ne biliyorsan anlat.
Kim bu sübyan?
(Yakup) Etrafına iyi bak.
Senin o pis örgütünün çanına ot tıkan adam.
(Yakup) Yerinde olsam sorularına cevap verirdim.
(Nefes sesi)
(Kastro) O gemi Kudret'e ait değil.
Resmi olarak.
Kudret hiçbir zaman taşıyacağı şeyleri kendine bağlayacak şekilde mülk edinmez.
(Kastro) Taşeronlarla halleder işini.
Gemi Mısır'a yanaşacak.
(Kastro) Ama asıl istikamet...
...Güney Kıbrıs.
Ne taşıyor?
(Nefes sesi)
Ne taşıyor?
Neden bunu soruyorsun?
O beni ilgilendirir.
Buraya kadar geliyorsun.
(Kastro) Bütün adamlarımı öldürüyorsun.
Sırf bu bilgi için.
Demek ki benim bildiğim, çok önemli bir şey.
(Nefes sesi)
Tamam.
Peki, bunun karşılığında...
...bana ne vereceksin?
Yaşayacaksın.
(Kastro) Tamam.
(Müzik - Gerilim)
Gemide hurda demir var.
-Nasıl yani? -(Kastro) Evet.
Demir var.
Kastro, doğruyu söyle. Yalan söyleme.
(Kastro) Yakup...
...hiç yalan söyleyecek halde görünüyor muyum?
Tufan da geminin resmi yükünün hurda demir olduğunu söylemişti.
(Nefes sesi)
(Müzik - Gerilim)
(Silah sesleri)
Ne yapıyorsun sen?
Söz vermiştim ona.
Ne için?
Yaşaması için mi?
Eğer yaşasaydı, İstanbul'un bütün ipsiz sapsız adamlarını alıp beni basacaktı.
Bu işi benim yolumla çözeceğiz.
Hangi yol? Ne yolu?
Sen bu yolları bilemezsin.
Burada kanunlar yok, raconlar vardır.
O raconların da kendine göre kuralları vardır.
Eğer serbest bıraksaydım Kudret'e gidip haber verecekti.
Kafanı kullan. Artık kaymakam değilsin.
Kurmay'ın ekibindensin.
Şimdi artık neler yaşadığımı az çok anlamışsındır Hasan Bozkırlı.
(Müzik - Gerilim)
Ha, Kudret bir iş çevirecekse mutlaka paralelinde paravan bir iş yapar.
(Yakup) Ben her ihtimale karşı limana gidiyorum. Şu yükleri bir kontrol edeyim.
Siz de Tufan'ın yanına gidin.
(Müzik - Gerilim)
Doğru söylüyor olabilir Dayı. Dosyada Burak Öztürk'ün ismi de vardı.
Murat'la Tufan herifi koruyorlar.
Bir şey var Dayı, bir şey var. Başka bir şey var.
Bir an önce Tufanların yanına gidelim.
(Müzik - Gerilim)
Herkes şunu soruyor, Kuzey Irak ve Suriye neden bu kadar önemli?
Neden bu kadar çok insanların iştahını kabartıyor?
Çok basit.
Çünkü tam dört trilyon dolarlık bir kazançtan bahsediyoruz.
O bölgede devlet yok. O bölgede sadece terör örgütleri var.
(Burak) Kuzey Irak ve Suriye hükümetleri...
...bu kadar zengin bir bölgeyi kontrol etmekte çok zorlanıyorlar.
Hakimiyeti olan tek ülke, Türkiye.
(Burak) Dolayısıyla Türkiye'ye herkes saldırmak istiyor.
Çünkü ne kadar çok karışıklık olursa...
...enerji devleri o kadar çok kazanır.
Şimdi bakalım, şu bölge Azez bölgesi.
Hayır, Afrin.
Göstermiş olduğunuz yer Afrin.
Doğru. Ne güzel, oralarla ilgilenen katılımcılarımız var.
Murat, ne yapıyorsun sen? Ne yapıyorsun?
Gizli görevdeyiz. Bunun neresini anlamadın?
Ne yapayım? Benim ömrüm orada geçti.
(Burak) Stratejik ve enerji kaynakları noktasında önemli bir bölge...
...ve değerlendirilmesi önem arz eden...
(Müzik - Gerilim)
Bu bölüm kapatıldı mı?
Emrettiğiniz gibi Hatem Bey, burada kimse yok.
Güzel. Bu bölüme kimse alınmayacak.
Kapılara gidin. Girişleri kontrol edin.
(Müzik - Gerilim)
(Müzik - Gerilim)
(Müzik devam ediyor)
(Müzik - Gerilim)
Hatem, ne arıyorsun burada?
(Kudret) Toplantı başlamak üzere.
Bir şey yok. Rutin kontrol.
-(Kudret) Her şey hazır mı? -(Hatem) Hazır.
Gelmeye başladılar, salona aldık.
-Kuşçu? -İlk önce o geldi.
Handan'a Şeyma'nın pozisyonunu teklif ettim.
Ne? Nasıl yani?
Bütün sırlarımızı bir sosyete gülüne mi emanet ettin?
O bizden birisi değil. Hiçbir zaman da olmayacak.
-Onun hakkında yanlış düşünüyorsun. -Bence sen yanlış düşünüyorsun.
Kaç kere araştırma yaptın ha? Beş, on? Ne bulabildin ya?
Zengin ailenin zengin kızı. Ee?
İyi ya işte. Şirketin yüzü olması bizim işimize gelecek.
Kimse bizi sorgulayamaz.
Çalışan olarak mı karın olarak mı?
Efendim, toplantı başlıyor.
Bunu daha sonra tekrar konuşacağız.
(Müzik - Gerilim)
(Sprey sesi)
Bir, üç, dört, beş.
Bir, dört, üç, beş.
Bir, dört, beş, üç.
Espri anlayışın olduğunu bilmiyordum.
Sürprizlerle dolusun.
(Müzik - Gerilim)
Bakalım bu çok gizli toplantı kimlerleymiş?
Çıkana kadar bekleyeceğiz.
Gel Kudret, otur.
Evet dostlar, çok ilginç...
...ama çok ilginç bir döneme giriyoruz.
Bu dönemde yapacağımız tüm çalışmalar...
...enerji şirketlerimizin geleceğiyle ilgili.
Enerjiye kendi ellerimizle yön vereceğimiz bir döneme giriyoruz.
Eğer düşündüklerimizi gerçekleştirebilirsek...
...önümüzde hiçbir devlet, hiçbir hükümet duramayacak.
Dünya bizim yönettiğimiz bir krallık olacak.
Rusya'dan Almanya'ya doğalgaz ve petrol taşımacılığı için...
...İkinci Kuzey Akım Projesi, iki ülke tarafından imzalandı.
Bu projeyle Almanya, dünyanın enerji merkezi olacak.
Ama önümüzdeki en büyük engel...
...Türkiye.
Yani Türk Akımı Projesi.
Türk Akımı, daha önceden bitirilen Mavi Akım Projesi'yle birleşecek.
Böylelikle Türkiye, çok büyük bir dağıtım ağına sahip olacak.
Yani dostlar, Avrupa'ya giden doğalgazın büyük bir bölümünü...
...Türkiye yönetecek.
Düşünün.
Ne büyük bir güç!
Buna bir de Bakü - Tiflis - Ceyhan boru hattını ekleyin.
Türkiye'nin böyle bir güce sahip olmasına müsaade edemeyiz.
Küçük düşünmeyin.
Dostlar...
...bu stratejimiz Türkiye üzerinde 10 yıldan beri işliyor.
İlk önce Türkiye'yi sıkıntıya sokalım.
Sonra bu durumdan kurtulmaları için bize gelmelerini bekleyelim.
Türkiye...
...bir dönem daha terörle yaşayacak.
Terörü...
...bu konudaki en yetkin adamımız...
...Kudret Yıldırım yönetecek.
(Müzik - Gerilim)
Beyefendi, buraya park edemezsiniz.
Pardon, toplantıya geldim.
(Hatem dış ses) Bugünden sonra iki yıl ülkeye uğramayacaksın.
Biz sana her ay offshore hesaplardan para yatıracağız.
Anlaştığımız gibi.
Tamamdır. Toplantı başladı, buyurun.
Biliyorum biliyorum, geç kaldım.
Enerjinin yüzde 60'ının doğalgaz kaynakları...
...kullanılarak yapıldığını düşünecek olursak...
...son yıllarda yapılan teşviklerle...
...rüzgâr enerjisinin arttığını görmekteyiz.
(Burak) Rüzgâr enerjisi yenilenebilir olduğu kadar...
...uzun vadeli, sağlıklı ve düzenli enerji üretilebilirliği bakımından...
...gittikçe tercih edilen bir enerji kaynağı...
...olma yolunda ilerliyor diyebiliriz.
(Burak) Hem atık gideri olmayan, hem de çevre dostu oluşuyla...
...doğalgaz ya da petrol gibi...
(Müzik - Gerilim)
Dayı, sence silah sevkiyatı paravan mıydı?
Bilmiyorum koç yiğit.
Ama asıl hedef Burak Öztürk olabilir.
Burak Öztürk'ün bu akşamki toplantısı çok önemli.
Uluslararası nitelikte.
İnşallah yanılıyorumdur.
-Yadigar. -Abi?
Bütün adamlar limana gitti mi?
Merak etme abi, hepsine haber verdim.
İnsanı ateş değil, kendi gafleti yakar.
Herkeste kusur görür...
...kendine kör bakar.
Neye, nasıl bakarsan...
...o sana öyle bakar.
Eyvallah abi. Mevlana ha?
Ne bakıyorsun hemşerim ya? Mevlana işte.
Abi, bildi mi?
Okur musun?
Vakit buldukça abiciğim.
Bir de müsaade buyurursan ağam, bir şey söyleyeceğim.
-Söyle. -Fatih Kaymakam kimsede kusur görmez.
O güzel bakar yani, kalpten bakar.
Ya gördüğü kimse, kendinden nefret ediyorsa?
Ağam, vallahi insan en çok kendisinde yorulur.
Bence insan kendisinden nefret etmek yerine...
...ona değer verenleri...
...severse, bununla uğraşırsa...
...çok daha güzel bir şey yapmış olur.
Yaz bunu, bu da çok güzel laf oldu ya. Bu da Derman Taşçı.
-Ben söyledim. -He he.
Yazayım, he.
Şimdi ne yapıyoruz?
Profesör çıkana kadar burada bekleyeceğiz.
Kudret ondan ne istiyor?
Konferanstan sonra Irak ve Suriyelilerle yapacağı toplantıyı istemiyor olabilir.
Seni işaret ediyor bu.
Beyefendi, pardon.
Bölgeyi neredeyse nokta nokta biliyorsunuz.
Acaba hangi şirkette çalışıyorsunuz?
Abdülmüttalip Enerji Şirketi.
Enerji şirketi.
Evet, daha önce hiç duymadım ama her neyse.
Daha sonra görüşlerinizi dinlemeyi çok isterim.
Beni ararsanız çok sevinirim.
Tabii tabii.
Tanıştığımıza çok memnun oldum.
Ben de.
Bir ara bana hatırlat da gizli görev nasıl yapılacak sana bir anlatayım.
Gizlice takip edeceğimiz adam geldi sana kartını verdi ya.
İnanılmazsın yani, zirvedesin bu konuda.
Bravo.
Ne var, fena mı oldu işte?
Misafirlerimiz gizli odada sizi bekliyor.
-Peki, güvenlik konusu? -Bir sorun yok Burak Bey.
Dışarıda üç, içeride iki ekibimiz var.
Ayrıca burada toplantı olduğunu kimse bilmiyor.
Güzel, tamam o zaman.
(Kuşçu) Toplantı bitmiştir, çıkabilirsiniz.
Planlarınızdan haberim yoktu.
Böyle olması gerekiyordu.
Haberin olsaydı doğru plan olmazdı.
Bu gece.
-Her şey hazır. -Güzel.
Burak Öztürk.
Ve Türkiye'nin olası müttefiklerinin yaşama hakkı yok.
Eğer onlar yaşarsa...
...biz kaybederiz. -Merak etmeyin.
Onlara mükemmel bir oyun oynayacağım.
Elimizden kurtulamayacaklar.
Güzel.
(Müzik)
Ne oluyor ya?
(Mesaj zili sesi)
Birisi odamda kameralarla oynuyor.
Fırlayın çabuk!
(Hatem dış ses) Bu gece bu bölüm kapalı Handan Hanım.
Öyle mi? Gizli saklı işler demek.
(Handan dış ses) Anladığım kadarıyla yeni ve güzel bir anlaşma daha geliyor.
Sizi burada göreceğimi düşünmemiştim.
Burası benim odam Hatem Bey.
Bir şey mi vardı? Tam çıkıyordum.
Pardon, yanlış geldim galiba.
(Öksürme sesi)
(Nefes sesi)
(Öksürme sesi)
(Telsiz erkek ses) Hatem Bey?
-Dinliyorum. -(Telsiz erkek ses) Hatem Bey, odanız boş.
Anlaşıldı, tamam.
-Kurmay? -(Kurmay ses) Efendim Fatih?
Kudret başından beri Burak Öztürk'e bir suikast hazırlıyor olabilir.
(Kurmay) Nasıl?
Kor Yakup'la ulaştığımız bilgi, sevkiyatın paravan olduğu.
O da zaten limanı kontrol etmeye gitti.
Murat'la Tufan'a söyle, Burak Öztürk'ün korumasını sağlasınlar.
Eğer oysa, bu sadece bir terör saldırısı olmaz.
(Kurmay ses) Kudret.
Türkiye'yle iş yapacak herkese bir gözdağı olur.
(Kurmay ses) Anladım. Siz?
Biz de oraya gidiyoruz.
Toplantı başladı. Her şey yolunda.
Anlaşıldı, tamam.
(Burak) Hepiniz hoş geldiniz.
Bu toplantı son derece gizlilik içinde yürütülecektir.
(Arapça konuşma)
Burada, Türkiye Cumhuriyeti'nin...
...tam yetkili görevlisi olarak bulunuyorum.
(Arapça konuşma)
Umarım ülkelerimiz açısından çok güzel bir anlaşma zemini oluşturacağız.
(Asansör zili sesi)
(Müzik - Gerilim)
Beyefendi, bu kat kapalı.
Öyle mi? Peki.
Pardon.
Akreditasyon kartınıza bakabilir miyim?
Tabii.
Kimliğiniz?
-Ne? -Kimliğiniz. Karşılaştırmak için.
Ha, anladım. Bir dakika.
(Darbe sesi)
(Müzik - Hareketli)
Kimlikmiş! Fazla zekâ zararlıdır. (Telefon zili sesi)
(Telefon zili sesi)
Bir güvenlik öldürdüm, kimliğim açığa çıkabilir.
(Hatem ses) Bunu riske edemeyiz, hedefi kendin öldür.
Tamam.
(Müzik - Gerilim)
Ee, burada güvenlik vardı.
Nerede bu adam?
Şuna bak.
Yangın merdivenine gidiyor izler.
Ölmüş bu.
(Telefon zili sesi)
Kurmay arıyor.
-Efendim? -(Kurmay ses) Burak Öztürk'e...
...bir suikast yapılabilir.
Burada da ters giden bir şeyler var zaten.
Hemen onu ve toplantıdakileri dışarı çıkarın.
Fatihler de oraya geliyor.
Anlaşıldı, tamam.
Gidiyoruz.
(Müzik - Gerilim)
(Silah sesleri)
(Silah sesleri)
Allah kahretsin!
(Asansör zili sesi)
(Silah sesleri)
Lan niye bize ateş ediyor bunlar?
Bizi tanımıyorlar da ondan. Suikastçı sanıyorlar bizi.
Ee, ne yapıyoruz?
Bir yolunu bulacağız. Gel benimle.
(Silah sesi)
(Müzik - Gerilim)
Şişt!
(Telefon zili sesi)
Alo?
(Yakup ses) Kastro doğru söylemiş. Sevkiyat paravanmış.
Aynen.
(Silah sesi) Dayı koş! Dayı koş!
(Sinyal sesi) Arabada bomba var!
(Silah sesi)
(Silah sesi)
(Cam kırılma sesi)
(Nefes sesi) Bismillahirrahmanirrahim!
(Telefon zili sesi)
-Efendim Dayı? -Danışmanı çıkartmayın!
Bombalı araç var, önlem alın!
Merak etme! Yürü, bomba var, yürü!
(Geri sayım sayacı sesi)
(Müzik - Gerilim)
Ne yapacağız koç yiğit? Bu kadar patlayıcı bütün semti havaya uçurabilir.
Daha önce böyle bir düzenek gördün mü?
(Geri sayım sayacı sesi)
Görmedim koç yiğit.
Ne yapacağız?
Aşağılık herifler!
Hadi! Hadi koç yiğit!
-15 saniye! -Bir sus! Bir sus!
(Fatih) Bir sus.
(Geri sayım sayacı sesi) (Nefes sesi)
(Geri sayım sayacı sesi)
(Müzik - Gerilim)
(Geri sayım sayacı sesi)
(Müzik - Gerilim)
(Nefes sesleri) (Gülme sesleri)
Sıfır, sıfır, yedi.
(Gülme sesleri)
Şaka gibi! (Gülme sesleri)
Anlatsan kimse inanmaz.
Ben inanırım abi.
Bir an öleceğiz sandım.
(Gülme sesleri)
(Nefes sesleri)
Allah'ım şükürler olsun.
(Burak) Bir dakika. Bir dakika!
Sanırım isminiz Abdülmüttalip değil.
Bu gece memleket için çok büyük bir iş başardınız.
Sağ olun.
Güya gizli görev olacaktı ama...
Artık buna ihtiyacım yok.
Çok teşekkürler.
Geçmiş olsun.
Ne yapıyorsun?
Binadaki güvenlik kameralarının kaydını siliyorum.
Böylelikle gizli kalmaya devam edeceğiz.
Eyvallah.
Hadi geçmiş olsun.
Eyvallah.
Ne yapıyoruz koç yiğitler?
Her başarılı operasyondan sonra yaptığımızı.
Oldu.
Gitmemiz gerek.
(Müzik - Hareketli)
-Kim bu? -Murat.
Demek kurşunlardan kurtuldu!
Ne demek kurşunlardan kurtuldu?
Diğerleri kim?
Eldeki görüntü bu kadar.
Onlar pek belli olmuyor. Ama önemli değil.
Ne yapıyorsun?
Yüz taramasını İstanbul'daki bütün güvenlik kameralarına gönderiyorum.
Yakında buluruz.
İyi, yakaladığımızda bir mesaj yollayalım.
Bu akşam yaptıklarına karşılık.
(Derman) Vallahi mi? Sıfır, sıfır, yedide durdu yani, öyle mi?
(Gülme sesleri)
(Fatih) Anlatsam kimse inanmaz dedim, öyle düşün.
(Gülme sesleri)
Ya ben de Hatem'in odasından öyle bir koşmuşum ki...
...adam geldi, odada beni görünce böyle yüzüme bakıyor.
Şok oldu tabii adam.
(Gülme sesleri)
Oo, afiyet olsun.
Eyvallah, gel.
Bu Murat bugün bir kebapçı keşfetti.
Ben hayatımda böyle kebap ne yedim ne yedirdim.
-Açıyorum ha! -Aç aç.
Bak, şimdi aynı dilden konuşuyoruz, biliyor musun?
Abla, bunu ne yapacaksın biliyor musun?
Bunu böyle dürüm yapacak...
Ben niye sarmıyorum değil mi?
-Elimi değsem bir şey olur mu? -Yok yok, yap.
-Sağ ol. -Allah'ına kurban.
(Derman) Vereyim mi yine?
Ee, Derman, bana yapmayacak mısın?
-Yapıyorum ha. -Özlemedin mi beni?
Çok özledim.
Tufancığım, bana da bir tane verir misin?
Al abi.
Nasıl?
(Kurmay) Şahane!
Vallahi eline sağlık.
Murat nerede?
O da şalgam alıp geliyor.
Siz bu güvenlik kayıtlarını sildiniz mi?
Gizli kalmamız lazım. Her operasyondan sonra bunu yapıyoruz.
Karşıdaki binanın kayıtlarını sildiniz mi?
Karşıdaki bina mı?
Eyvah!
Murat!
(Çatal kaşık sesleri)
Hadi hayırlı işler.
(Sürgü sesi)
(Müzik - Gerilim)
(Müzik - Gerilim)
(Lastik sesleri)
(Silah sesleri)
(Silah sesleri)
Aklımı (Bip)! Aklımı (Bip)! Alsana şu silahı!
(Silah sesleri) (Müzik - Gerilim)
(Silah sesleri)
Hatem Bey, adamı sıkıştırdık.
Bitirin işini.
(Müzik - Gerilim)
(Koşma sesleri)
Murat!
(Müzik - Gerilim)
Çatışma olmuş.
Neredesin Murat?
Neredesin?
(Kovan sesi)
Bu akşam...
...çok büyük bir başarısızlık yaşandı Hatem.
Karşımızdakilerin kim olduğunu bulacaksın.
Teker teker bulacaksın.
Ve bunları...
...sevdikleriyle birlikte...
...aileleriyle birlikte öldüreceksin ki...
...bir daha kimse karşımıza çıkmaya cüret etmesin.
Bu dizinin betimlemesi Kanal D tarafından Sesli Betimleme Derneğine yaptırılmıştır.
www.sebeder.org
Sesli Betimleme Metin Yazarı: Gülşen Bölükbaşı
Seslendiren: Barış Bölükbaşı
Alt Yazı: Çağrı Doğan - Tugay Çiftçi - Gökberk Yılmaz - Özgür Deniz Türk
İşaret Dili Tercümesi: Volkan Kurt
Son Kontroller: Zerrin Çınar - Beliz Coşar - Samet Demirtaş
Teknik Yapım: Dağ Prodüksiyon ve Yeni Gökdelen Tercüme
("Turan Ensemble - Er Turan" çalıyor)
("Turan Ensemble - Er Turan" çalıyor)
Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.