Afrikaans
Akan
Albanian
Amharic
Armenian
Azerbaijani
Basque
Belarusian
Bemba
Bengali
Bihari
Bosnian
Breton
Bulgarian
Cambodian
Catalan
Cebuano
Cherokee
Chichewa
Chinese (Simplified)
Chinese (Traditional)
Corsican
Croatian
Czech
Danish
Dutch
Esperanto
Estonian
Ewe
Faroese
Filipino
Finnish
French
Frisian
Ga
Galician
Georgian
German
Guarani
Gujarati
Haitian Creole
Hausa
Hawaiian
Hebrew
Hindi
Hmong
Hungarian
Icelandic
Igbo
Indonesian
Interlingua
Irish
Italian
Japanese
Javanese
Kannada
Kazakh
Kinyarwanda
Kirundi
Kongo
Korean
Krio (Sierra Leone)
Kurdish
Kurdish (Soranî)
Kyrgyz
Laothian
Latin
Latvian
Lingala
Lithuanian
Lozi
Luganda
Luo
Luxembourgish
Macedonian
Malagasy
Malay
Malayalam
Maltese
Maori
Marathi
Mauritian Creole
Moldavian
Mongolian
Myanmar (Burmese)
Montenegrin
Nepali
Nigerian Pidgin
Northern Sotho
Norwegian
Norwegian (Nynorsk)
Occitan
Oriya
Oromo
Pashto
Persian
Polish
Portuguese (Brazil)
Punjabi
Quechua
Romanian
Romansh
Runyakitara
Russian
Samoan
Scots Gaelic
Serbian
Serbo-Croatian
Sesotho
Setswana
Seychellois Creole
Shona
Sindhi
Sinhalese
Slovak
Slovenian
Somali
Spanish
Sundanese
Swahili
Swedish
Tajik
Tamil
Tatar
Telugu
Tigrinya
Tonga
Tshiluba
Tumbuka
Turkmen
Twi
Uighur
Ukrainian
Urdu
Uzbek
Vietnamese
Welsh
Wolof
Xhosa
Yiddish
Yoruba
Zulu
İyi Seyirler.
- Yakında öleceğim. - Ölmeyeceksin.
Her şey ölür.
Karın ne zaman öldü?
Rigmor, 30 Ekim 1986'da, saat 2.15'te vefat etti.
O gün nefes almayı bıraktım.
Bu kadar uzun müddet nefesimi tutmam gerçekten bir mucize.
Biraz okuma yapalım madem.
Ne kadar güzel olur. Teşekkür ederim.
- Yardım et lütfen. - İşte oldu.
"Evvelden yazdığım gibi Peter uzun zaman boyunca savaştan hiç bahsetmedi.
Sofia bunları not etmişti ve ben yıllar sonra onları öğrenmiştim.
Sizin de anlayacağınız üzere Didrich hiçbir zaman tecrübelerinden bahsetmedi."
Didrich mi?
- Niçin Didrich? - Oku.
"Sonderborg yanıyordu...
...ve Peter ile Dinesen ortada sıkışıp kalmıştı.
Bana gelince..."
Sofia ile beraber sahra hastanesinde deli gibi çalışıyorduk.
Bir yandan askerlere yardım ediyorduk...
...diğer yandan da Peter ile Laust'un ölümünün yasını tutuyorduk.
Didrich en berbat yalanı söylemişti.
Bu arada evlâdım büyüdü.
Hayat bu kadar kötüyken daha da kötü olamaz diye düşünürsün.
Dybbol ve Als bizlere...
...acının en temiz bayrak kadar beyaz olduğunu...
...ve kadim ebediyetin ne kadar kıymetli olduğunu gösterdi.
Kerhaneye gittiğini işittim.
Nasıldı küçük bâkir?
Hemen boşaldın mı? Geç mi boşaldın?
Yoksa hiç boşalmadın mı?
Gelecekte Peter, eğer çok çirkin olursa...
...ben de bu yöntemi kullanacağım.
Sikimi kıza sokacağım...
...sen de gözlerini kapatıp...
...onun Inge olduğunu hayâl edeceksin.
Niye bunun nasıl bir şey olduğunu gidip kardeşine sormuyorsun?
Kendisi biliyor.
Yaptı kendisi.
"Nereden biliyorsun?"
Neden? Biliyorum çünkü Inge söyledi bana.
"Ben neden bilmiyorum?"
Peter.
Dünyada bunu bilmeyen son insansın.
Belki de onun evlâdını taşıdığı için utanıyordur.
Onun evlâdını taşıyor.
Kardeşin Laust, Inge ile mercimeği fırına vermiş.
Sen kızı şiirlerle beslerken...
...Laust dölleriyle beslemiş.
Başka bir piç daha geliyor!
Boş ver.
Sinirlerine hakim ol.
Laust'u bulmak zorundayım.
Burada olmasına göz yumamam.
Hazırız beyler.
Prusya cephe hattı daha önce hiç bu kadar topla karşılaşmamıştı.
Dört saat boyunca Danimarkalıların üstüne bomba yağacak...
...ve bu, hiç durmadan on saat boyunca devam edecek.
İlk on iki bin asker Danimarka mevzilerini ateşe tutacak...
...ya da onlardan geriye ne kalırsa artık.
Sorusu olan? İtirazı?
Bu, savaş mı yoksa katliam mı?
Bu bir soru değil, gerçeği belirten bir söylem.
Düşünceleriniz nedir Albay Mailer?
Saat başında saldıracaklar.
Yarım saat, olmadı üç veya dört saat içinde.
Sabah da tahkimatlara saldıracaklar.
Sekizinci birliği ve Sonderborg'daki herkesi topla.
Eve dönebilir miyim sence?
- Neden dönemeyesin ki? - Kocamanım. Kolay hedef.
Sen de başını aşağıda tut.
Sen de eve, Inge'ye dönmek zorundasın.
Evet.
Ondan, ikinizden bahsetsene.
Samanlıkta yatıyoruz. Rutubet var.
Sis her yeri kaplıyor.
Inge gülüyor, gülünce de yanakları kızarıyor.
Ne zaman gülse kızarır yanakları zaten.
Öyle birisi ki...
...sanki tüm hayâllerinin tek bir insanda birleşmiş hâli.
Bunların hepsinin aynı dünyada olduğuna inanmak çok zor.
O orada...
...bizse bu cehennemde.
Hep dediğim gibi: Her şey kadınlardan ibarettir.
# Toplaşsın çevremde her güzel bakire
# Vururken sazımın teline
# Çok gözyaşları dökülecek
# Ben şarkımı söyleyince
# Her güzel bakireyi hoşnut eden
# Mert ve yiğit gencin şarkısıdır bu
# Söylediğim hüzünle
# Kulak verin buna, her güzel bakire
# Ağlıyorsa benim için ağlamasın bundan böyle
# Yürürsen bu temiz ilkbahar havasında
# Tomurcuklanan fundalık boyunca
# Çiçeklerden bir taç yap, koy başına
# Birleşsin hoş kokulu narin tomurcuklar
# Ölülerin huzurunda
# Yürek burkan bir türküydü bu söylenen
# Kalplerimize onulmaz elem veren
# Bense haykıracağım onu avaz avaz, yüksek sesle
# Issız ormanların sessizliğinde
# Söylensin bu türkü uçsuz bucaksız kıyılarda
# Dalgaların usul usul vurduğu
# Beyaz kumsallar boyunca
# Çiftlik avlusundaki adam geldi
# Evet, evet, evet
# Üç muhafızın atı hepsi girdi hizaya
# Bir, iki ve üç
# Sordu adam karısına "ne işi var atların burada"
# Annem gönderdi bana üç tane Yunan ineği
# Hepsi güzel, güzel Yunan ineklerine eyer vuruldu
# Adamım ben Her şeyden haberim olur
# Salondaki adam geldi Evet, evet, evet
# Üç muhafızın botu girdi hizaya Bir, iki ve üç
# Sordu adam karısına "ne işi var botların burada"
# Annem gönderdi bana üç tane zar kabı
# Hepsi güzel, güzel Zar kapları dolu
# Adamım ben Her şeyden haberim olur
# Salondaki adam baktı Evet, evet, evet
# Üç muhafızın şapkası girdi hizaya Bir, iki ve üç
# Sordu adam karısına "ne işi var şapkaların burada"
# Annem gönderdi bana üç tane süt kovası
# Hepsi güzel, güzel Süt kovaları ağzına kadar dolu
# Adamım ben Her şeyden haberim olur
# Baktı adam yatağa Evet, evet, evet
# Üç muhafızın kafası girdi hizaya Bir, iki ve üç
# Sordu adam karısına "ne işi var kafaların burada"
# Annem gönderdi bana üç baş lahana
# Hepsi güzel, güzel Lahana başları şahane
# Adamım ben Her şeyden haberim olur
# Gördü adam kapağın altını Evet, evet, evet
# Üç muhafızın aleti girdi hizaya Bir, iki ve üç
# Sordu adam karısına "ne işi var aletlerin burada"
# Annem gönderdi bana üç tane havuç
# Hepsi güzel, güzel Havuçlar kesilmiş güzel
Ne yapıyorsun?
Dinle! Dinle beni!
Burada olman tehlikeli. Gitmek zorundasın.
- Gidemem. - Dinle!
Burada olmamalısın. Inge'nin yanında olmalısın.
- Anladın mı? - Terk mi edeyim yani?
- Git! - Gidemem Johan.
- Git buradan! - Gidemem!
Neyin var senin? Kes artık!
- Burada kalıyorum. - Git buradan.
Burada kalıyorum Johan.
Durun!
Durun. Dinleyin!
Beni dinleyin! Çukurlar kazın!
Derin çukurlar kazın! Fareler gibi saklanın!
- Ne olursa olsun oradan çıkmayın! - Neler oluyor?
Çukur kazmalıyız yüzbaşı.
Bombardımanlar başlayınca bu bizim son çaremiz olacaktır.
Umudu kaybediyoruz, değil mi çavuş?
Sizden rica ediyorum. Adamlarınıza öncülük edin!
Çukur kazmazsak öleceğiz.
Öleceğiz!
Kazın.
- Kazın! - İş başına!
- Kazın lan! - Kazın!
Göklerdeki Babamız, adın kutsal kılınsın.
Egemenliğin gelsin. Gökte olduğu gibi yeryüzünde de senin istediğin olsun.
Göklerdeki Babamız, adın kutsal kılınsın.
Egemenliğin gelsin. Gökte olduğu gibi yeryüzünde de senin istediğin olsun.
Pardon hanımefendi. Tek bir Gerçek Dua, Tanrı'yı tatmin etmiyor mu acaba?
Kocam ilk savaşta öldü ve beni üç çocukla bıraktı.
Şimdi hepsi bu savaşta.
İlk evlâdım Sankelmark'ta, diğeri Dybbol'da öldü.
Bu akıl almaz savaşın son evlâdımı da öldürmemesi için...
...karalar bağlayıp dua etmekten başka çarem var mı?
Başka elimden ne gelir?
Bence...
...kendinizden utanmalısınız.
Bu bittiğinde saldırıya geçecekler. Taarruza hazırlıklı olmalıyız.
- Albay Mailer, hazır mısınız? - Hazır mıyım?
Sekizinci birlik. Cepheye gidiyoruz ve Prusyalıları...
...püskürtmek için sıramız gelene dek belli bir mesafede bekleyeceğiz.
Subaylar, adamlarınızı toplayın.
Subaylar, toplanın!
Sola dön!
Oraya gitmek istemiyorum. İstemiyorum işte!
Resmen intihar. Hepimiz öleceğiz.
Oraya gitmek istemiyorum.
Ölmek istemiyorum. Tanrım! Oraya gitmek istemiyorum.
Kes sesini korkak!
İstemiyorum.
Geri dönün kardeşlerim! Gitmeyin oraya!
Kurbanlık koyun gibi gitmeyin oraya! Hepimiz öleceğiz!
- Gitmeyin! İntihar bu! - İn aşağı!
Ölmek istemiyorum! Oraya gitmeyeceğiz!
Kendini topla!
Kendini topla! Duydun mu?
- İstemiyorum! - İleri marş!
Sekizinci birlik!
Dur!
Sekizinci birlik burada bekleyecek.
Bombardıman bittiğinde tahkimatlara saldıracaklar.
Bekleyip lanet Prusyalıları geri püskürteceğiz.
İşte başlıyor.
Ateş!
Kendine gel! Adamlarını topla!
Nişan alın! Ateş!
Topla adamlarını, gidiyoruz!
Topla adamlarını be adam!
Hizada durun!
Erasmus?
Erasmus?
Hizada durun!
Neden harekete geçmiyoruz?
- Albay Mailer nerede? - Du Plat ile beraber herhâlde.
Harekete geçmek için üstlerimizden emir bekliyorum.
Şu an burada üstlerimizden kimse yok.
Erasmus?
Erasmus!
Erasmus!
Hayır!
Çekilin! Çekilin! Koruyun beni!
Hayır, hayır!
Öl, piç!
Bağışlayın beni! Bağışlayın beni!
Bağışlayın beni!
Dinesen!
- Kahretsin! - Orada katlediliyorlar!
Hizada durun!
- İleri! - Üsteğmen Dinesen!
İleri!
Danimarka için ileri!
Nişan alıp ateş edin!
Çekilin!
Laust.
Laust'u bulmak zorundayım.
Al.
Ölün!
Yürü Mailer! Adamlarını güvene al!
Gidiyoruz!
Didrich! Burada oturamazsın! Gel.
Laust.
Laust.
- Laust. - Peter?
Laust!
Vur! Vur adamı!
- Laust! - Peter?
Böyle olmak zorunda değildi.
Sonlar çoğu zaman yanlıştır.
İstediğiniz kadar güçlü olamazlar bazen.
Sonrası tam bir belirsizlikti.
Ignazio'nun bizleri toplayıp...
...kuzeye doğru kaçtığımızı hatırlıyorum.
Kollarımda evlâdım ve korkularımla beraber.
Prusyalılar Londra'da uzlaşı ve barış önerisinde bulundu.
Zira Danimarkalı siyasetçiler...
...hayâlleriyle gerçekleri bir araya gelmiyormuş gibi kendilerini kapadı.
Danimarka askerlerinin Prusyalıları kurşun yağmuruna tuttuğu...
...ve kendilerini çok önemsiz olarak hissettikleri...
...Als'ta savaşmaya devam etmelerini emrettiler.
Bir savaşta yer alan bütün askerler ya ölürler...
...ya da bedenlerinden olmasa da ruhlarından yaralanırlar.
Peter da kendini, yüzlerce travma yaşayan askerlerin yanında...
...yavaşça yeniden bir insan olmaya çalışırken...
...Avusturya'daki bir sahra hastanesinde buldu.
En kötüsünü tecrübe eden adamlar.
Kendi ölümlerini tecrübe eden adamlar...
...lâkin birtakım mucizeler sayesinde hâlâ hayatta olanlar.
Bedenleri ölmeyi reddetse de ruhları ölüyor.
Zira bu iki durum birbirine oldukça uyumsuz.
7. Bölüm Sonu...
Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.