Afrikaans
Akan
Albanian
Amharic
Arabic
Armenian
Azerbaijani
Basque
Belarusian
Bemba
Bengali
Bihari
Bosnian
Breton
Bulgarian
Cambodian
Catalan
Cebuano
Cherokee
Chichewa
Chinese (Simplified)
Chinese (Traditional)
Corsican
Croatian
Czech
Danish
Dutch
English
Esperanto
Estonian
Ewe
Faroese
Filipino
Finnish
French
Frisian
Ga
Galician
Georgian
German
Greek
Guarani
Gujarati
Haitian Creole
Hausa
Hawaiian
Hebrew
Hindi
Hmong
Hungarian
Icelandic
Igbo
Interlingua
Irish
Italian
Japanese
Javanese
Kannada
Kazakh
Kinyarwanda
Kirundi
Kongo
Korean
Krio (Sierra Leone)
Kurdish
Kurdish (Soranî)
Kyrgyz
Laothian
Latin
Latvian
Lingala
Lithuanian
Lozi
Luganda
Luo
Luxembourgish
Macedonian
Malagasy
Malay
Malayalam
Maltese
Maori
Marathi
Mauritian Creole
Moldavian
Mongolian
Myanmar (Burmese)
Montenegrin
Nepali
Nigerian Pidgin
Northern Sotho
Norwegian
Norwegian (Nynorsk)
Occitan
Oriya
Oromo
Pashto
Persian
Polish
Portuguese (Brazil)
Portuguese (Portugal)
Punjabi
Quechua
Romanian
Romansh
Runyakitara
Russian
Samoan
Scots Gaelic
Serbian
Serbo-Croatian
Sesotho
Setswana
Seychellois Creole
Shona
Sindhi
Sinhalese
Slovak
Slovenian
Somali
Spanish
Spanish (Latin American)
Sundanese
Swahili
Swedish
Tajik
Tamil
Tatar
Telugu
Thai
Tigrinya
Tonga
Tshiluba
Tumbuka
Turkish
Turkmen
Twi
Uighur
Ukrainian
Urdu
Uzbek
Vietnamese
Welsh
Wolof
Xhosa
Yiddish
Yoruba
Zulu
Bu dizinin betimlemesi Kanal D tarafından Sesli Betimleme Derneğine yaptırılmıştır.
www.sebeder.org
(Müzik - Gerilim)
(Mahir dış ses) Babacığım...
...yıllardır hasret kaldığım yüzünüzü görebildim çok şükür.
(Mahir dış ses) Anacığımın da yüzünü görmek...
...ellerinden öpmek isterdim lakin kısmet olmadı, olamayacak.
(Mahir dış ses) Babacığım...
...beni limanda Yunan askerlerinin nezaretinde...
...esir olarak gördüğün için senden özür dilerim.
(Mahir dış ses) Cephede mermiyle...
...süngüyle toprağa düşen kardeşlerimin arasına katılmak nasip olmadı.
(Mahir dış ses) Senin gözlerinin içine baktığın oğlun...
...eski oğlun değil.
(Mahir dış ses) Savaş beni de yok etti baba.
(Mahir dış ses) Yaşarken, nefes alırken yok etti hem de.
(Mahir dış ses) Benimle alakalı gelecek menfi haber sizi üzmemeli...
...bilakis gururlanmalısınız.
(Mahir dış ses) Çünkü hiçbir hayat bu milletin hürriyetinin...
...vatanının üzerinde değildir.
(Mahir dış ses) Ne mutlu ki babam bir mebus...
...ve bu vatanın kaderini tayin edecekler arasındadır.
(Mahir dış ses) Bundan daha büyük bir şeref yoktur benim için.
(Mahir dış ses) Vatan sathı bir evlattan daha kıymetlidir.
(Mahir dış ses) Beni ardınızda bırakmakta tereddüt etmeyiniz.
(Mahir dış ses) Memleketin kurtuluşu uğrunda harcanmış...
...yüzlerce insanımızdan daha kıymetli değildir canım.
(Mahir dış ses) Şayet bir gün hürriyete kavuşursak...
...mezarımın üzerinde dalgalanacak al sancak...
...benim tesellim olacaktır.
(Mahir dış ses) Anneme selam eder, ellerinizden öperim.
(Mahir dış ses) Hakkınızı helal ediniz.
(Mahir dış ses) Oğlunuz Mahir.
(Müzik - Hüzünlü)
(Kalabalık konuşmalar)
(Kalabalık konuşmalar)
(Kalabalık konuşmalar)
(Müzik - Gerilim)
(Müzik - Gerilim)
(Müzik devam ediyor)
(Flaş sesi)
Efendiler...
...bugün burada bulunmamızın yegâne nedeni...
...kaderimizdir.
(Rıza) Bu kaderi bugün burada kendi ellerimizle tayin edeceğiz.
Ya istiklal diyeceğiz...
...ya da işkâl!
(Rıza) Efendiler!
Hiçbir millete...
...Çanakkale gibi bir zafer nasip olmamıştır.
Hiçbir millete o şanlı askerler gibi asker nasip olmamıştır.
Şüheda bu toprağın harcıdır.
Şüheda kardeştir!
Şüheda babadır!
Evlattır!
Efendiler!
Bugün burada onaylayacağınız Misak-ı Milli...
...bir karardan ötedir.
(Rıza) Kimi zaman bir fitili ateşlemek...
...bir savaştan daha etkili olabilir.
Efendiler!
Ben buraya ihanetin içinden geçtim de geldim!
Bir evladın vicdanından geçtim de geldim.
Vatanperverlerin gözünden geçtim de geldim!
Efendiler! Ben buraya Mustafa Kemal’in emriyle geldim.
(Flaş sesi)
(Kalabalık konuşmalar)
Ve bu emrin gereğini yapmadan ölmek...
...bana nasip olmasın.
(Müzik - Duygusal)
(Telefon zili sesi)
(Frekans sesi)
Şimdi efendiler...
...mukaddes şehitlerimizin ardından...
...bu fedakârlıklarının...
...manasız olmadığını göstermek...
...bizim mesuliyetimizdedir.
O kanlı ellerin bu milletin alnına yazdığı yazıyı silmek...
...bizim vazifemizdir.
Efendiler!
Mustafa Kemal Paşa...
...ve Ankara'daki vatanperverlerin hazırlamış olduğu...
...milli anda göre.
(Flaş sesi)
Milli sınırlar içinde...
...vatan bir bütündür, bölünemez.
(Rıza) Siyasi, iktisadi...
...ve hukuki gelişmemizi engelleyen kapitülasyonlar...
...kabul edilemez.
(Rıza dış ses) İşgal altındaki Arap topraklarının geleceği...
...bölge halkının vereceği oylara göre belirlenecektir.
(Rıza dış ses) Kars...
...Ardahan ve Batum’un geleceğinin belirlenmesi için...
...halk oylaması, istenirse yeniden yapılabilir.
(Rıza) Batı Trakya’nın geleceğinin belirlenmesi için...
...halk oylaması yapılacaktır.
İstanbul ve Marmara denizi...
...her türlü tehlikeden uzak tutulursa...
...Boğazların dünya ticaret ve ulaşımına açılması mümkündür.
(Rıza) Azınlık hakları...
...komşu ülkelerde Müslüman azınlığa verilen...
...haklar kadar olacaktır.
Reylerinize sunuyorum!
Kabul edenler?
(Flaş sesi)
Misak-ı Milli kararları müttefikan kabul edilmiştir.
(Tezahürat ve alkış sesleri) (Müzik - Duygusal)
(Müzik - Duygusal)
(Silah sesi)
(Düşme sesi)
(Martı sesleri)
(Çocuk ses) Yazıyor, yazıyor! Misak-ı Milli’yi yazıyor!
Mebusların kararını yazıyor!
(Çocuk) Yazıyor, yazıyor! Misak-ı Milli’yi yazıyor!
(Çocuk) Mebusların kararını yazıyor!
(Müzik - Gerilim)
(Hilal dış ses) Ey şehirlerin şehri İstanbul.
(Hilal dış ses) Senden gelen havadisler ne kutludur.
(Hilal dış ses) Misak-ı Milli’yi kabul için kalkan eller ne mukaddestir.
(Hilal dış ses) Selam olsun o vatanperverlere.
(Hilal dış ses) Milli sınırlar içinde vatan bir bütündür diyen...
...Mustafa Kemal Paşa’ya selam olsun.
Korkmayın efendiler. Bu milletin dirilişinden korkmayın.
Zira bu dirilişte haset yoktur, hasret vardır.
Bir milletin hürriyetine olan hasreti vardır.
(Hilal) Bu milletin kurtuluşu kadınlarının suretindedir.
Onların analığında, onların şefkatinde, dirayetindedir.
Selam olsun silahını kuşananlara da...
...evlatlarına siper olanlara da.
(Kapı açılma sesi)
(Müzik - Duygusal)
(Hilal dış ses) O kadınlar ki acıyı tayın bilmiştir.
(Hilal dış ses) O kadınlar ki fedayı bir miğfer gibi kuşanmıştır.
(Hilal dış ses) Selam olsun analarımıza...
...Fatma’ya, Zübeyde’ye, Emir Ayşe’ye...
...Gördesli Makbule’ye selam olsun.
Ey vatan, ey memleket! Bundan böyle...
...andımız da, gayemiz de birdir.
Bu birliği bozmaya cüret edenlerin ise nihayeti yakındır.
(Hilal dış ses) Bırakınız Londra'da toplanan...
...emperyalistler, bu kararımızı tanımasın.
(Hilal dış ses) Mebuslarımızı tanımasın.
(Hilal dış ses) Toprak bizim, zafer bizim...
...istikbal bizimdir. Halit İkbal.
(Müzik - Duygusal)
(Kuş cıvıltısı sesi)
(Charles iç ses) Vazifeniz sonlandırılmıştır.
(Charles iç ses) Derhal Londra’ya geri dönün.
(Müzik - Gerilim)
(Müzik - Gerilim)
(Charles iç ses) Paradise Lost operasyonunu başlatmayı...
...bu operasyon bitene kadar vazifede kalmayı arz ederim.
(Müzik - Gerilim)
(Kâğıt sesi)
(Kapı vurulma sesi)
Gel!
Kumandanım, Mr. Hamilton geldiler.
-Al, al içeri al. -(İhsan) Buyurun.
Hayırlı günler Mirliva.
Hayırlı günler Mr. Hamilton.
İhsan, çıkabilirsin.
(Kapı kapanma sesi)
Buraya sizi tebrik etmek için geldim.
Meclis toplantısı, Türklerin zaferiyle sonuçlandı. Bravo.
(Charles) Hem padişahınız efendinize, hem de bize layık hizmet ettiniz.
Bravo. Nasıl hissediyorsunuz şimdi kendinizi ha?
Yeterince sıhhatte misiniz?
O kararların meclisten çıkmaması için elimden geleni yaptım.
Yapmadınız.
Netice ortada.
Rıza Bey’in oğlunu feda edeceğini bilemezdik.
Bilecektiniz.
Mahir’in babasına yazdığı mektuptan haberdar mısınız siz?
-Ne mektubu? -Ne mektubu?
Kendi hayatından vazgeçtiğini ifade eden bir mektup.
(Charles) Ne için?
Misak-ı Milli kararlarının meclisten çıkmasını sağlamak için.
Ama şimdi görüyorum ki sizin bundan haberiniz dahi yok.
Böyle bir mektuptan nasıl haberim olur Mr. Hamilton?
Kim bilir?
Ha, belki de...
...karınızı takip etmeniz yeterli olabilirdi.
Zevcemin bu işle hiçbir alakası olamaz.
Zevcem benim yanımda ve benim kararlarımı destekliyor.
Umarım öyledir.
Başladığınız işin devamını getirmenizi istiyorum sizden.
İsyan ateşi sönmek üzere, körükleyin.
Geri kalan her şeyle ben ilgileneceğim ve bu sefer Mirliva...
...kimseye merhametim olmayacak.
Hiç kimseye.
(Müzik - Gerilim)
(Kapı kapanma sesi)
(Müzik - Hüzünlü)
Kirya...
...aç gözlerini.
Oğlunun o manganın karşısına çıkması nedir ben çok iyi bilirim.
Ama senin oğlun o manganın karşısına çıkmayacak Kirya.
Kirya, oğlun ölmedi.
(Azize) Ölmedi, kaçtı.
Hayatta.
Çok duanı aldık vaktinde Kirya.
Şimdi benim duam da, dileğim de senden yanadır.
Bilesin.
(Müzik - Hüzünlü)
(Müzik - Hüzünlü)
(Kapı açılma sesi)
(Kapı kapanma sesi)
Vaziyeti nasıl?
Hâlâ kendinde değil, bekleyeceğiz.
(Azize) Ama çok kısa bir süreliğine sizi yanına alabilirim. Buyurun.
Teşekkürler hemşire.
(Kapı açılma sesi)
(Müzik - Duygusal)
Teğmenden haber var mı?
Olsa bile sizinle bu malumatı paylaşamam.
Kendisi aranıyor, yakında tutuklanır.
Sizin Misak-ı Milli’den haberiniz var mı?
Yedi cihanın haberi var.
Siz ne düşünüyorsunuz bu konuda?
Bu vaziyet uzun sürmez.
Halkı boşa umutlandıran bir çabadan ibaret kalır.
Tevfik de aynı şeyi söylüyor.
(Azize) Lakin belli mi olur? Belki vatanperverler birleşir...
...hem size hem de payitahta kafa tutarlar.
Bu husustaki fikirlerinizi alenen beyan etmeyin Azize Hemşire...
...sizi de Kuvvacı zannedebilirler. Başınız belaya girmesin.
Benim düşüncemin bir ehemmiyeti yok.
Önemli olan halkın ne düşündüğü.
Onu da bekleyip çok yakında görürüz, General Cevdet.
(Müzik - Hüzünlü)
Bunu nasıl yaparsın Veronika?
Kendine nasıl kıyarsın?
Oğlumuzun ihaneti yetmedi mi?
Şimdi de sen.
Oysa ben her şeyi senin için yaptım.
Her şeyi.
Oğlumuzun ihanetine bile göz yumdum.
(Müzik - Hüzünlü)
Sakın beni bırakmaya kalkma Veronika, sakın.
(Müzik - Hüzünlü)
(Kapı açılma sesi)
(Ayak sesi)
(Müzik - Gerilim)
(Kapı açılma sesi)
(Müzik - Gerilim)
Her yerde seni arıyorlar.
(Kapı kapanma sesi)
Burada daha çok kalamazsın. Hava kararınca çıkarsın...
...sonra da yoluna gidersin Teğmen.
Ben kalmayı yeğlerim artık, kaçacak yer kalmadı.
(Müzik - Gerilim)
Sizin safınızda yer almak isterim.
Ne dedin sen?
-Duydun ne dediğimi. -(Ali Kemal) Duydum, duydum da...
...kulaklarım inanmadı söylediklerine. -Ne var inanmayacak bunda?
Gayem açık benim, sizin safınızda yer almak istiyorum.
(Müzik - Gerilim)
(Charles) Son hadiseler sizi bayağı sarstı Kumandan, farkındayım.
Evvela oğlunuz, ondan sonra karınız.
Üstüne de şu meclisten çıkan hadise.
Eminim Atina da bu durumdan rahatsızdır.
Ve hatta daha fenası.
(Charles) Vazifeden alınmanız mevzubahis.
Maalesef Atina'dan aldığımız malumat bu yönde.
Bu mümkün olmaz.
Bütün bunların mesulü ben değilim Mr. Hamilton.
Yunan ordularının ilerleyişine mani olan sizin hükümetinizdi.
(Vasili) Neticesi ortada.
Kuvvetlenmelerine biz müsaade ettik.
Ama sizi mesul tutmaları muhtemel.
Kumandan, aileniz bir şaibeye karıştı.
Oğlunuzun ihaneti herkesin malumu.
(Charles) E İzmir’in de durumu öyle. Silahlar mevzusuna değinmiyorum bile.
Yani uzun lafın kısası Kumandan...
...bunca yıldır verdiğiniz emek, fedakârlık boşa çıkmak üzere.
(Charles) Vazifeden alınmanız an meselesi.
(Charles) Ve üstelik bu sefer vazifeden alınırsanız...
...geri dönmeniz mümkün gözükmüyor.
Zira bu şansı size bir kere tanıdılar.
Buna müsaade etmem.
Etmeyeceğim.
Kumandan, ben de sizin gibi bir askerin hezimete uğramasını istemem.
(Charles) Bunu bütün kalbimle söylüyorum.
Mustafa Kemal taraftarları bir süre sonra savaşacak...
...kadar mühimmata ve adama sahip olacaklar.
(Charles) Hem de çok kısa bir süre sonra.
Ve...
...bu hiç kimsenin işine gelmez.
Nereye varacaksınız Mr. Hamilton?
(Charles) Kumandan, şimdi beni bir elçi olarak kabul edin lütfen.
Direnişi kırmak için ihtiyacınız olan desteği...
...vermeye hazır olduğumuzu bildirmek isterim.
Benim İngiltere'den emir almam...
...mevzubahsi olamaz.
(Vasili) Bu hususu Atina'yla da...
...istişare edeceğim.
Zahmetiniz için teşekkür ederim.
Ben Atina'nın sizi dinleyeceğini hiç sanmıyorum.
Onları sukut-u hayale uğrattınız.
Artık şahsi tasarruflarınızı devreye sokmanız icap eder.
Zira ancak o zaman Atina’ya da, bütün dünyaya da...
...burada gerçek komutanın kimde olduğunu ispat edebilirsiniz.
Bu vazifeyi...
...ancak sizin kadar kudretli bir kumandan yönetebilir.
Benim size bu hususta itimadım ve inancım tam.
(Charles) Şayet kabul ederseniz...
...bu husus sadece ikimizin arasında kalacak, başka hiç kimse bilmeyecek.
Bilhassa Yunan ordusu içinde bir hain olduğu şüphesi varken.
O hain bulundu.
O hain benim öz oğlum.
(Müzik - Gerilim)
Haklısınız Mr. Hamilton.
Bunu yapmamız elzem.
(Müzik - Gerilim)
(Ayak sesi)
(Kapı kapanma sesi)
(Müzik - Gerilim) (Ayak sesi)
Kumandanla görüşmeye gelen herkesten haberim olacak demiştim.
Kendisinin malumatı olmamış bu emrinizden, ben de iptal ettim.
Mahremiyete ve emir komutaya da aykırı neticede.
Bu ne cüret! Siz nasıl benim emrimi çiğnersiniz?
Teğmen Leon tutuklu bulunduğu hücreden kaçırıldı.
(Stavros) Bu karargâhta hâlâ bir hain olduğu aşikâr.
En azından benim inancım bu yönde.
(Stavros) Bu sebeple General, kumandan bundan böyle daha şahsi hareket edecektir.
Hepimiz şüphe altındayız, hepimiz.
O halde bir an evvel o haini bulun...
...ve bir daha da benim emrimi çiğneme cüretini göstermeyin.
Çekilebilirsiniz.
Emredersiniz.
(Kapı açılma sesi)
(Kapı kapanma sesi)
(Müzik - Gerilim)
(Ayak sesleri)
Niye hâlâ burada bu herif?
Her yerde arandığı için, bize yardım ettiği için.
(Ali Kemal) Daha sayayım mı Mehmet?
Kaçmasına yardım ettiniz, eyvallah. Lakin bu kadar.
-Bu adama itimat edemeyiz. -Benim burada olma sebebim aşikâr.
(Leon) Bırakın sizinle olayım, yanlışlarımı telafi edeyim.
Yaptığın yanlış.
Sen benim abimi öldürdün. Bunu nasıl telafi edeceksin?
Geri mi getireceksin onu?
Her yerde Leon'u arıyorlar. Hiçbir yere gidemez.
(Kapı kapanma sesi)
Sokak ortasında vururlar onu. Hem zaten artık bizden yana.
Öyle değil mi Teğmen?
(Mehmet) Bu kadar saf olma Hilal. Kendi arkadaşlarını kurşuna dizdi bu.
(Mehmet) Buna mı inanacaksınız?
O vakit vazifem onu icap ediyordu, ben de vazifemi yaptım.
Lakin ben Yunan ordusuna inanmıyorum artık, bunu da ispat ettim size.
Bakın, General Cevdet nasıl kendi ordusuna inancını kaybedip bizim tarafa geçti...
...ben de onun tersini düşünüyorum işte.
(Müzik)
O ordunun kumandanı benim babam, benim infazımı istiyor, bunun ötesi yok artık.
Ben de ispat etmek için ne gerekiyorsa yapmaya hazırım.
Ali Kemal, seninle hususi konuşalım, dışarı gel.
(Müzik)
(Ayak sesi)
(Kapı açılma sesi)
(Kapı kapanma sesi)
Leon.
Benim sana bir şey söylemem icap ediyor.
Ne oldu?
Kirya Veronika...
Ne olmuş?
(Nefes sesi) Leon...
...Kirya canına kıymış.
Nasıl?
Nasıl canına kıymış?
Nasıl canına? İyi mi şi... Hayatta mı şimdi?
Hayatta, hayatta, yaşıyor. Hastanede annem ilgileniyor.
(Leon) Benim onu görmem lazım.
(Hilal) Leon hayır, bu çok tehlikeli olur.
Ne olursa olsun benim onu görmem lazım. Sen...
...yardım edebilir misin bana ha?
Sen o matbaada ne sakladığımızın farkında mısın?
Onun ehemmiyetinin idrakinde misin, hı?
(Mehmet) O teğmen pekâlâ aramıza sızmış olabilir.
Yunan'a malumat verecek olabilir.
Ali Kemal, biz Anadolu’ya istihbarat veremezsek ne olur biliyor musun?
Orada kalmayacak zaten.
Gözüm de üstünde olacak, merak etme.
Bizi müdafaa etti, canı pahasına yaptı bunu.
Konuşsaydı kendi hayatını kurtarabilirdi. Lakin yapmadı.
Hani kurtulacaktık ondan?
Ben o yüzden ihbar ettim onu. Ama siz yine bir çuval inciri berbat ettiniz.
Ne dedin sen?
-İhbar mı ettin? -Ne sandın.
Gemiye binmeden nasıl yakalandı sanıyorsun?
Biz Yıldız sandık.
Hepimiz onu suçladık.
-Neyse ne. -Ne demek neyse ne?
Ali Kemal, senin kabahatlerin seni bağlar, benim derim o teğmen.
O herif orada kalmayacak, anladın mı?
(Müzik - Gerilim)
(Kapı açılma sesi)
Yıldız!
(Kapı kapanma sesi)
Yıldız!
(Ayak sesi)
(Kapı açılma sesi) Yıldız!
(Nefes sesi)
(Müzik - Gerilim)
(Müzik - Duygusal)
-Babaanne, Yıldız nerede? -Laf dinler mi ki? Çekti gitti haspam.
(Hasibe) Ali Kemal, mukayyet ol şu kıza be oğlum.
Korkutuyor beni. Böyle deli deli bir hallerde.
Olurum babaannem. Olurum mukayyet.
Yıldız, dokunmasan, ütüsü bozuluyor. Madam Babette kızıyor sonra, biliyorsun.
Aman, tamam, yemedim. Hem bozulursa ütüsü ben ütülerim.
-(Eleni) Nasıl yani, anlamadım? -Madam Babette gelince anlarsın.
(Ayak sesi)
Küçük hanım, Eleni'yi meşgul ediyorsunuz.
İşiniz yoksa çıkın rica edeceğim.
-Belki esvap bakıyorumdur ben de. -Ne esvabı kuzimo? Güldürüyorsunuz beni.
Bu feracelerin içinde ne giyiyorsunuz gören mi var?
Haddinizi bilin madam.
Bunları giyiyorsak adetimiz böyle olduğu için giyiyoruz.
(Yıldız) Biz de biliriz sizin gibi takıp takıştırmayı, boyanmayı.
Lakin ihtiyacımız yok çok şükür.
(Eleni) Yıldız, sen çık istersen. Ben akşam eve uğrarım.
Hayrola, sen de mi utanıyorsun benden?
-Ben buraya iş istemeye gelmiştim. Lakin-- -(Mabet) Bu kadar yeter.
Bu dükkânda size ne iş var ne de esbap.
-Ha, bir daha da gelmeyiniz. -Merak buyurmayın madam.
Şu vakitten sonra sizin gibi birinin yanında çalışacağıma...
...açlıktan ölürüm daha iyi.
Peki canım, peki. Eleni.
Uyan Kirya.
Oğlun hayatta.
Kaçtı.
Bak, uyanman lazım.
(Kapı kapanma sesi) Oğluna kavuşacaksın.
Hadi sık dişini.
Ne olur bırakma kendini Kirya.
(Kapı kapanma sesi)
Lucy.
(Müzik - Gerilim)
Ne elim bir hadise bu böyle.
Öyle.
Lucy, burası senin için pek uygun bir yer değil...
...seni konağa götürmemi ister misin?
Charles.
Meclis toplantısından sonra vazifem bitecek demiştin.
Ben gitmek istemiyorum.
Evet, öyle söyledim. Ancak vazifem henüz bitmedi, bir süre daha buradayız.
Sen burada kalmak istediğine emin misin?
Onu böyle bırakamam.
Peki, sen nasıl istersen.
İlaveten vazifem bittikten sonra bir süre daha burada kalabiliriz, istersen.
Seninle konuşmak istediğim bazı şeyler var.
Ne-neyle alakalı?
Onu vakti gelince anlatacağım.
(Charles) Şimdi izninle.
(Müzik - Gerilim)
(Kapı kapanma sesi)
(Ayak sesi)
Miralayım!
Teğmen Leon, Ali Kemallerin yanlarında.
Sizin şahsi çabanızla Kumandan Vasili oğlunun kaçmasına göz yumdu.
Biz ona itimat edebilir miyiz?
Teğmeni bizim tarafa çevirmek mümkün tabii Yakup.
Lakin bizim çocukları ikaz et, yine de tedbirli olsunlar.
Ona herhangi bir malumat vermesinler.
Emredersiniz.
-Hayırdır, canınız sıkkın? -Bir şeyler dönüyor Yakup.
Mr. Hamilton, Kumandan Vasili'yle görüştü ve ben...
...bu görüşmeye dair herhangi bir istihbarat almadım.
Bir tasarrufları olduğu muhakkak.
Misak-ı Milli'yi huşu içerisinde karşılamalarını beklemiyorduk tabii.
Charles'ın...
...Tevfik'i aradan çekip kumandanla görüşmesi hayra alamet değil.
(Yakup) Öğreniriz evelallah.
Bu zamana kadar nasıl mani olduysak, yine öyle mani oluruz emellerine.
Oluruz tabii de bu defa başka Yakup.
Benden bile gizlediklerine göre bu defa çok başka.
Üf, sen gözünü dört aç.
Ben de kumandanın ensesinde olacağım zaten.
Merak buyurmayın.
-Derhal ulaştırılsın. -Emredersiniz Kumandanım.
(Kapı açılma sesi)
(Kapı kapanma sesi)
(At kişneme sesi)
(Müzik - Gerilim) (At nalı sesi)
Yunan orduları komutanı, Komutan Vasili tarafından gönderildi.
(Müzik - Gerilim)
-Doğru mu bu? -Emri bizzat kendisinden aldım.
(Müzik - Gerilim)
Kumandan Vasili'ye buranın boşaltılması için emir beklediğimizi bildirin.
(Müzik - Gerilim)
(Müzik - Gerilim)
(İnleme sesi)
Ah, yettin mi oğul?
(İnleme sesi)
-Kim verdi sana sütü? -Fatma aba.
E onun da çocukları var kuzum.
Sen bir bardak koy, gerisini götür. Hadi kuzum.
Hak geçmesin Salih'im.
Hak geçmesin annem.
(İnleme sesi)
(Süt doldurma sesi)
(Kapı tıklanma sesi) Gir!
(Kapı açılma sesi)
Kumandanım, General Cevdet geldi.
İçeriye alın.
(Ayak sesi)
Kumandanım, beni emretmişsiniz.
Seni bir vazifeye yollayacağım General.
Dağ eteğinde yaşayan...
...bir tahtacı obasının tahliyesini yapacaksın.
(Vasili) Bölgeyi terk edecekler.
-Gerekçemiz nedir Kumandanım? -Emrim bir gerekçe değil mi?
Siz sadece emrettiğim vazifeyi icra edin. Derhal yola çıkın.
Emredersiniz.
(Müzik - Gerilim)
(Tevfik) Nasıl oldu Kirya?
Vaziyeti aynı.
Teğmen Leon'un kaçması enteresan.
İnsan ister istemez babası göz yumdu diye düşünüyor.
Yok, zannetmiyorum.
Kumandan Vasili oğlunu idama göndermeye hiç çekinmez.
Kirya Veronika o yüzden bu halde değil mi?
Haklısın. Haklısın Azize.
Sen niye geldin?
Senden bir istirhamım olacak.
Ne, söyle.
Şehirdeki kadınlar seni sever, sayar, lafını dinler.
Bu Misak-ı Milli'nin bu kadar mübalağa edilmesi sakıncalı.
Bu hususta onlarla konuşursun diye düşündüm.
-Ne konuşacakmışım? -Onları doğru yola sevk et.
Padişahımızın saflarına, Kuva-yi Milliye'nin değil.
Benim çok fazla işim var Tevfik, zaten hastanenin durumu--
(Tevfik) Azize.
Rica ediyorum, beni kırma.
Bu Kara Fatma denen kadın akıllarını karıştırmış.
Öyle silah kuşanmalar, kurşun sıkmalar falan, olacak iş değil.
Bari kadınlarımızın aklıselim kalsın, değil mi?
Yeterince Kuva-yi Milliyeci var zaten.
Doğru, haklısın. Tamam, konuşurum.
Bu ikaz evlatlarımız için de geçerli.
Sen merak etme. Söz konusu evlatlarımız olduğunda ben elimden geleni yaparım.
Âlâ.
Ben çıkıyorum.
(Müzik - Gerilim)
(Kapı açılma sesi)
(Müzik - Gerilim)
(Müzik - Gerilim)
(Kâğıt sesleri)
(Müzik - Gerilim)
(Müzik) (At nalı sesleri)
(At kişneme sesi)
(Müzik) (At nalı sesleri)
(At kişneme sesi)
(Müzik) (At nalı sesleri)
(Üst üste konuşmalar) -Geliyor! -Geliyorlar!
(Üst üste konuşmalar)
Ağalar!
Dinleyin. Efendiler.
Ben Yunan orduları kumandanı General Cevdet.
(At nefes sesi)
Bu mevkiiyi boşaltmanız icap ediyor, derhâl!
-Nereye gidelim Kumandan? -Beni alakadar etmez, bulun bir yer.
Gidecek başka bir yerimiz yoktur Kumandan.
Bak, onlarca hastamız vardır. Niye yattıklarını bile bilmeyiz.
Uzun etmeyin, hadi! Beni zor kullanmak mecburiyetinde bırakmayın, hadi!
Dediğimi yapın! (Silah sesi)
(At kişneme sesi)
(Bağırma sesleri) (Cevdet) Hadi dedim!
Dağıtın her yeri! Geçin!
(Müzik - Hareketli) (Bağırma sesleri)
Asker!
Dur, bırak!
-Kim bu çocuğun babası? -(Erkek) Yoktur babası!
Dayısıyım ben. Anası da hasta.
İyi, mukayyet ol ona. Hadi!
Daha fazla uğraştırmayın, toparlanın bir an evvel. Hadi!
(Cevdet) Hadi!
(Tevfik) Maksadınız nedir? Niye getirdiniz beni buraya?
Bu bölgeyi iyi belleyin Mirliva.
Bu bölgede tarih yazılacak.
Burada savaşın seyri değişecek.
General Cevdet mi yazacak o tarihi?
Hayır, siz yazacaksınız.
Bu bölgeyi iyi belleyin. Zira tekrar gelmeniz icap edebilir.
(Müzik - Gerilim) (Bağırma sesleri)
Hadi dağıtın!
(Bağırma sesleri)
(Öksürme sesleri) (İnleme sesleri)
(Kadın) Vicdanın yok mu senin? Açız!
Kumandanım, hastalar. Kıpırdamaları bile zor.
(Asker) Bulaşıcı olabilir.
(Müzik - Duygusal) (Bağırma sesleri)
Toparla herkesi, dönüyoruz.
Emredersiniz. Hadi asker! Toparlanın, gidiyoruz!
(Asker) Hadi! Hadi!
(Müzik) (Üst üste konuşmalar)
-Korkma ana, gidiyorlar. -Cehenneme gitsin vicdansızlar!
Şu halimize bile acımaları yoktur.
Bunca insana kim sahip çıkar?
(Kuş cıvıltısı sesi)
(Ali Kemal) Yıldız.
-(Ali Kemal) Yıldız. -Ne var?
Ne istiyorsun?
Affet beni Yıldız.
Ne için?
Leon'u sen ele verdin sandım.
(Ali Kemal) Onca laf ettim boşa.
Yo, gerek yok. Alıştım ben bu laflara nasıl olsa.
Hırpalanmaya da, günahımın alınmasına da alıştım nasıl olsa, değil mi?
Benim bir tek sana itimadım vardı.
Ali Kemal ben ne yaparsam yapayım beni kollar zannediyordum ama...
...sen her defasında yanılttın beni.
Özür dilerim işte Yıldız. Uzun etme.
Ha, bu kadar yani?
Özür diledin ve her şey bitti, güllük gülistanlık oldu.
(Nefes sesi)
Teğmen firar etmiş. Sizin bir alakanız var mı?
Yok.
Hilal'in? (Ali Kemal nefes sesi)
Yok dedim Yıldız. Uzun etme.
Aferin sana.
Sen korumaya devam et Hilal'i.
Eğer teğmene yardım ettiyseniz başınıza iş açacaksınız.
Senin de başın yanacak, o ahmağın da yanacak.
Aman, bana neyse zaten, niye karışıyorsam ben size!
Biz senin hiç umurunda değiliz, öyle mi Yıldız?
Ben senin hiç umurunda değilim, öyle mi?
Öyle.
(Kuş cıvıltısı sesi)
Bunu neden saklıyorsun o vakit?
O-odamı mı karıştırıyorsun sen? Ver şunu.
Niye saklıyorsun, hı?
(Ali Kemal) Çocukken en sevdiğim şeydi bu benim.
Sakladım, evet.
Sen neler saklıyorsun Ali Kemal?
(Müzik)
Ben gözlerini kaçırmandan bıktım.
Söylediklerimi işitmemenden bıktım.
Ben susmandan da bıktım Ali Kemal.
Niye sustuğumu bilmezmiş gibi Yıldız.
Niye susuyorsun, hı?
Tevfik amcaya kafa tutuyorsun artık.
Babama, Yunan ordusuna, hatta...
...Steiner'e bile haddini bildirdin.
Adam senin yüzünden şehri terk etti. Bunların hepsi kabil...
...ama bir benim yanımda susuyorsun, öyle mi? Neden?
Ne duymak istiyorsun Yıldız, hı?
Nedir işitmek istediğin?
Beni sevdiğini söyle.
(Yıldız) Benden hiç vazgeçmeyeceğini...
...ne olursa olsun...
...bütün dünya karşı çıksa bile...
...benim için dağları delebileceğini...
Söylesene Ali Kemal.
(Yıldız) Söyle.
(Müzik - Duygusal)
Annem merak edecek.
Hadi. Hadi gidelim.
(Müzik - Duygusal)
(Kuş cıvıltısı sesi)
Ne demek sürmedik?
(Vasili) Bu emrim katidir!
Kumandan, oba hastalıktan kırılıyor, yürümeye mecalleri dahi yok.
Üstelik bu hastalık sâri olabilir. Askerlerimizi tehlikeye atmak istemedim.
O mevkiinin boşaltılması şart.
Ölü ya da diri, onları oradan götürün!
Kumandanım, o mevkiinin ehemmiyeti nedir?
Neden bu kadar elzem oranın boşaltılması?
-Eğer izah ederseniz belki-- -İzah edeceğim General.
Vakti geldiğinde göreceksiniz. Lakin şimdi değil.
(Müzik - Gerilim)
Size iki gün mühlet.
O insanları gönderin.
Emredersiniz.
(Müzik - Gerilim)
Kumandan Vasili benimle tek bir malumat dahi paylaşmıyor Yakup.
Vaziyet vahim. Bir şeyler dönüyor.
Her gün istihbarattan malumat alıyorum ama gelip giden bir telgraf da yok.
Kumandan Vasili bu vazifeyi beni oyalamak için icat etmiş dahi olabilir.
Siz ne yapmak niyetindesiniz?
Sen Azize'ye bir pusula gönder.
O hasta köyle alakadar olsun.
Oradaki çocuklar, anaları feci vaziyetteler.
Ben de Kumandan Vasili'yi oyalayacak bir yol bulmaya gayret edeceğim.
Biraz vakit kazanırız, belki asıl maksatlarını öğreniriz.
Şu Rum kadını, Charles'a pusulaları taşıyan, ondan malumat alabiliriz.
Onu sıkıştırmaktan başka çare yok.
-Elinden geleni yap o vakit. -Emredersiniz.
(Müzik - Gerilim)
(Azize) Hayrola Mustafa?
(Kapı kapanma sesi)
(Azize iç ses) Lemanvar Dağı, Karagöl'de hasta bir oba var...
...yardımın lazım hemşire.
Kimmiş?
Mühim bir şey değil, Hilal haber yollatmış.
Nöbetçi ya hastanede.
Yetişemiyormuş tabii tek başına, benim de gitmem icap eder.
Hele otur bir yemeğini ye, ben bırakırım seni.
Öyle ya, sokaklar tekinsiz.
Kuvva'ya karşı olanlar iyice gemi azıya aldı.
Sahi...
...siz hangi taraftasınız Mirliva? -Ne demek o?
Misak-ı Milli kabul edildi malum.
Cık, yerinde olsam...
...Kuva-yi Milliye'nin ismini ağzıma alırken imtina ederim.
(Tevfik) Ayrıca...
...o meclisten çıkan karar, savaş çıkartıp...
...milletin müşkülünü arttırmaktan başka bir neticede olamaz.
Savaş eninde sonunda çıkacak. Biz bedel ödemeye hazırız.
Sen Mirliva?
Sen hazır mısın bedel ödemeye?
Ben bir askerim oğlum.
Bedel ödemem. Ödetirim.
Askersin, orası malum.
Lakin kimin askerisin, orası biraz muamma.
Sorgunun lüzumu var mı Ali Kemal?
Bana saldıran (Bip) komutanı siz değil misiniz Tevfik amca?
Yıldız! Ali Kemal, kâfi.
Bırak Azize, bırak. Bırak konuşsun çocuklar, müsaade ediyorum.
-Senden müsaade isteyen ki-- -Kâfi!
Haddini bil.
(Müzik - Gerilim)
Tevfik, sen kusurlarına bakma.
Ana, sen dur.
Sen bana haddimi bildirsene Mirliva!
(Ali Kemal) Ben senin askerin değilim.
Senin emrinle sokakta Kuvvacıları haşat edenlerden hiç değilim!
Sen neysen, ben onun tam karşısındayım.
-Aha şimdi de senin karşındayım! -Ali Kemal, kâfi!
Asıl sana kâfi! Sen nasıl tahammül ediyorsun bu adama?
Annenle düzgün konuş!
-(Tevfik) Adabını takın. -Takınmazsam?
(Azize) Tevfik, Ali Kemal, yeter!
Burada külhanbeyliği sökmez evladım.
Burası benim evim...
...benim masam, benim aşım.
Senin evinin de, masanın da, aşının da-- (Tokat sesi)
-Tevfik! -(Hasibe) Destur!
Bu sofrada böyle bir şeyi zinhar kabul etmem! Kendinize gelin!
Baş, dille tartılır derler, mukayyet olun!
Sen diline, sen de eline!
(Hasibe) Yoksa...
...ant olsun, sofranıza bir daha oturmam.
(Ayak sesi)
Bunu unutma Mirliva. Çünkü bedel ödemeye ilk buradan başlayacaksın!
Ali Kemal, kâfi! Kâfi!
Derhal özür dileyeceksin Tevfik'ten.
Ana!
Onun sofrasındayız...
...ben onun zevcesiyim...
Densizliğin alemi yok!
Afiyet olsun size.
Kusura bakmayın. Kendimi tutamadım.
Yani...
...vazifemle ilgili bu tür konuşmalara tahammül edemiyorum.
Sen Ali Kemal'in kusuruna bakma.
(Nefes sesi)
Kabahatine--
Kabahatli olan Ali Kemal, öyle mi?
(Müzik) (Ayak sesi)
Bir daha sakın Ali Kemal'e el kaldırma.
(Müzik - Gerilim)
(Müzik)
(Kapı açılma sesi)
(Müzik)
(Kapı açılma sesi)
(Müzik)
(Müzik - Duygusal)
(Müzik - Duygusal)
Sana ölümü sorardım küçükken.
Çok da zorlardım anlatman için.
(Leon) Korkardın sen ölümü konuşmaya.
Anlardım ben gözlerinden de yine de sorardım sana.
Bana...
...Kharon'u anlatırdın, yeraltı diyarının kayıkçısını.
Styx Nehri'nden ölüleri geçirmek için para istediğini söylerdin.
Ben...
...çok korkardım mitera.
Korkardım ama...
...belli etmezdim sana korktuğumu.
Anlardın sen.
Sarılırdın bana.
Sen sarılınca benim...
...böyle içime bir his...
...hücum ederdi.
(Burun çekme sesi)
Benim bütün...
...korkularım giderdi böyle.
Güven kaplardı her yerimi.
(Nefes sesi)
Sen o Kharon'a söyle...
...bizim ne ona verecek altın paramız var, ne de geçmek istediğimiz bir nehir.
(Leon) Tamam?
Seni bırakmayacağımı söyle ona.
Gerekirse senin yerine oradan geçeceğimi...
...hı?
(Müzik - Duygusal)
(Müzik - Duygusal)
-İzin verin, içeri gireceğim. -Ni-niçin?
Kirya Veronika'yı saat başı kontrol etmem için emir verildi.
Be-ben kontrol ettim, vaziyetinde hiçbir değişiklik yok.
Hemşire, çekilin önümden.
Niye idrak etmiyorsunuz? Size kontrol ettiğimi söylüyorum.
(Müzik)
Hava alması için açmıştım, lakin bu kadarı kâfi.
(Hilal) Gördünüz işte, vaziyetinde hiçbir değişiklik yok.
Şimdi çıkabilirsiniz, buyurun.
(Müzik)
(Ayak sesi)
(Müzik - Hareketli)
(Müzik - Duygusal)
Ana, emmi! Geldiler, yardıma yetiştiler!
(Azize) Geçmiş olsun.
(Azize) Geçmiş olsun.
Geçmiş olsun.
Derdinize derman olmaya geldik. Allah'ın izniyle sıhhiye çadırımızı kuracağız.
Hepinizi tedavi edeceğiz.
İlacımız da var, ekmeğimiz de var, hiç merak etmeyin.
-Allah senden razı olsun. -Allah sizden de razı olsun.
Hadi bakalım bir el atın.
-(Azize) Hadi, indirin. -(Erkek) Hadi yardım edin.
Ana, melek dedikleri o mu?
Öyle be Salih'im, baksana melek gibi.
Yetişti yardımımıza.
(Müzik - Duygusal)
(Müzik - Gerilim) (Martı sesleri)
(Müzik - Gerilim) (Martı sesleri)
(Kapı açılma sesi)
(Korkma sesi)
Kordon gezintiniz nasıl geçti?
(Nefes sesi)
Korkuttunuz beni.
Pardon, niyetim bu değildi.
(Kapı kapanma sesi)
(Müzik - Gerilim)
Bu nedir?
Bunu patisseriede size hizmet edecek olan garsona vereceksiniz.
O ne yapması gerektiğini biliyor.
(Charles) Daha sonrasında da...
...Azize Hemşire'yle alakadar olun.
Daha fazla beklemeye gerek yok.
-Peki sonra? -Sonra?
Sizi azat edeceğim.
Babanızı da sağ salim alacaksınız yanınıza.
Bana gittiğiniz yerden yazarsınız, değil mi?
(Gülme sesi)
(Kapı açılma sesi)
İyi günler.
(Kapı kapanma sesi)
(Müzik - Gerilim)
(Müzik - Gerilim)
(Müzik devam ediyor) (Martı sesleri)
(Müzik devam ediyor)
(Müzik - Gerilim)
(Müzik - Gerilim)
(Müzik devam ediyor)
(Müzik devam ediyor)
Miralayım, şu Rum kadında yeni bir malumat var.
Lakin ben henüz ele geçiremedim.
Vaziyet tahmin ettiğimizden daha mühim Yakup.
O köyle alakalı bir mevzu var veya o mevkiiyle alakalı.
Eğer kadında bir malumat varsa bir an evvel ele geçirmen icap ediyor.
Siz merak buyurmayın.
Ben tez zamanda elimden geleni yapacağım.
İcap eden neyse yap Yakup.
Yoksa geç kalacağız.
(Müzik - Gerilim)
Ben önden çıkıyorum.
(Müzik - Gerilim)
(Kuş cıvıltısı sesi)
(Müzik - Gerilim)
(Müzik - Gerilim)
(Kapı açılma sesi)
(Müzik - Gerilim)
(Vurma sesi)
(Vurma sesi)
(Vurma sesi)
(Müzik - Gerilim)
(Kapak kapanma sesi)
(Müzik - Gerilim)
(Düzenek çalışma sesi)
(Müzik - Gerilim)
(Patlama sesi)
(Müzik - Gerilim)
(Müzik - Gerilim)
(Müzik devam ediyor)
(Erkek) Bu ne gümbürtüydü böyle Osman Ağa!
(Osman) Zelzele oldu zannettim vallahi. Aklım başımdan gitti.
(Erkek) Oturduğum yerden düştüm ya.
(Nefes sesleri)
(Yakup) Geçmiş olsun ağalar, ölen neyim var mı?
(Osman) Çok şükür, çok şükür ölen yok.
-İyi. -(Erkek) Şükür, yok.
(Müzik - Gerilim)
(Öksürme sesi)
(Öksürme sesi)
(Öksürme sesi)
(Müzik - Gerilim)
(Üst üste konuşma sesleri)
Şöyle.
(Nefes sesi)
(Azize) Karnın doydu mu Salih oğlan?
Oğlan değil, ağa diyeceksin.
Başüstüne Salih Ağa.
Annene süt içirmişsin. Öyle mi?
Aferin sana, bak senin sayende kuvvetlenecek.
Lakin bundan sonra sütü kaynatmadan içmek yok, anlaşıldı mı?
Kaynatırım elbet ama o Yunan kumandan gelince göstereceğim ona.
Sütü ziyan ettiler.
Kim o Yunan kumandan?
O da eskiden bizim gibi Türk'müş ama Yunan'a geçmiş.
O mu sürmek istedi sizi buradan?
O ya! Yıktılar yurtlarımızı, kovmak istediler bizi.
Ama öyle kolay değil.
Gitmeyiz dedik.
İyi demişsin.
Hele bir gelsinler şimdi ne oluyor.
Allah senden razı olsun hemşire.
Ama sen benimle çok meşgul olma, bak daha beterleri var, onlarla ilgilen.
-(Kadın) Çoluk çocuğa bak sen hele. -Bakarım ben sen merak etme.
Bu yiğidin babası nerede?
Çanakkale'de hemşire.
(Salih) Gelecek değil mi ana?
Hemşire, çok uzak mı Çanakkale?
Ben gitsem mi oraya? Tutup kolundan getirsem babamı.
Nereye gidiyorsun sen ha?
(Azize) Önce anan bir iyileşsin.
Sen gidersen anana kim bakar?
(Müzik - Duygusal)
(Martı sesleri)
(Kapı açılma sesi)
Kumandanım, size bir pusula geldi.
(Tevfik) Getir İhsan.
Çıkabilirsin.
(Tevfik iç ses) Tevfik, vazife için gittiğim yerde bu gece kalmaya mecburum.
(Tevfik iç ses) Bulaşıcı hastalık mevzubahis, Azize.
(Kapı vurma sesi)
Gir.
(Kapı açılma sesi)
(Asker) Kumandanım.
(Asker) Bu size gelmiş.
(Cevdet) Teşekkür ederim, çıkabilirsin.
(Müzik - Gerilim)
Albatros.
(Müzik - Gerilim)
(Nefes sesi)
(Ayak sesi)
(Müzik - Duygusal)
(Hilal) Henüz burayı bulabildik sana.
(Hilal) Herkes ikna olana kadar idare et, olur mu?
Sana itimat etmiyorlar.
Ee, haksız sayılmazlar.
(Nefes sesi)
Sen elinden geleni yaptın.
Sağ ol.
(Sessizlik)
Miteramu, iyi olacak mı?
Muhakkak.
Ben artık gideyim.
Hilal.
Burada kalsan.
Olmaz, merak ederler beni.
Sen gidince ben de seni merak ediyorum.
Neden?
Başına bir şey gelir diye.
Sen beni merak etme.
Sen kendine mukayyet ol.
(Hilal) Sana bunları getirdim sıkılma diye.
Belki Andreas bir şeyler yazmak ister.
(Gülme sesi)
Sağ ol.
(Müzik - Duygusal)
(Defter fırlatma sesi)
(Müzik - Duygusal)
(Kapı açılma sesi)
-(Cevdet) Yakup. -(Yakup) Aşikâr olduk Miralayım.
-Ne diyorsun sen? -Maalesef vaziyet bu.
Kim olduğuna dair bir şüphen var mı?
Kim olduğunu bilmiyorum. Lakin yaralanmış olması muhtemel, hiç ceset çıkmadı.
Herhangi bir malumat edinmiş olabilir mi?
Bunun mümkünatı yok kumandanım.
Stokladığım mühimmat yerinde hiçbir şey bırakmaz.
Eğer bizim bir arada olduğumuzu anladıysa derdimiz büyük Yakup, çok büyük.
Bunu ispat edemezler kumandanım.
İspat edemese bile bir şüphe yaratır.
Bundan böyle çok daha dikkatli olmamız icap ediyor.
(Yakup) Emredersiniz.
Kumandanım.
Sizce Albay Stavros olabilir mi?
Mümkün.
(Müzik - Gerilim)
(At arabası sesi)
(Müzik - Gerilim)
(Müzik - Gerilim)
(Charles dış ses) Azize Hemşire'nin nerede olduğunu biliyorsunuz artık.
(Charles dış ses) Vazifenizi geciktirmeyin.
(Müzik - Gerilim)
(Öksürme sesleri)
(İnleme sesleri)
(Öksürme sesleri) (İnleme sesleri)
(Azize) Müşahede altında tutmaya devam et.
-Ne istiyorsun? -Teftişe geldik, çadırlara bakacağız.
İstemediğimiz bir vaziyetle karşılaşmamak için tedbir diyelim.
Yok efendim öyle bir tedbir.
Benim işimi zorlaştırma, istediğimi yapmakta ne kadar iyi olduğumu bilirsin.
Ah! Bilirim.
Bu insanlar da bilirler.
(Azize) Hepsi kırılıyor hastalıktan, bir de onları sürmek ne demek?
Vazife Azize.
Tam da bu demek işte.
Vazifen batsın senin.
Laflarına dikkat et.
(Azize nefes sesi)
Etmiyorum, ne olacak, ha?
Çoluk çocuk kırılıyor hastalıktan diyorum sana.
(Nefes sesi)
Ah!
Aralarından, aralarından biri beni şansa bulmasaydı...
...belki de öleceklerdi birkaç güne.
Hem ayrıca yanlarına giremezsin, hepsinin hastalığı bulaşıcı.
Sen girebiliyorsan ben de girebilirim pekâlâ.
Sen iyi misin?
Ben iyiyim.
Ayrıca benim vazifem bu.
Hem benim canımın bir hükmü yok.
Senin öyle mi General Cevdet? Maazallah başına bir şey gelir falan.
Yunan ordusu ne yapar sonra?
Zaferlerinden mahrum kalırsınız.
Benim burada teftişim bittikten sonra...
...sen de eve, çocuklarımızın yanına dönersin, o kadar.
Ben hiçbir yere gitmiyorum, bu akşam da burada kalacağım.
Bütün bu insanların canından ben mesulüm.
Bu insanların canından Yunan ordusu mesul Azize.
(Nefes sesi) Onların insafına kaldıysa.
-Azize? Azize. -(Kadın) Azize Hemşire!
-(Cevdet) İyi misin sen? Azize. -(Azize) Ay!
Azize Hemşire.
İstirahat edebileceği bir yer var mı?
(Hemşire) Var orada, beni takip edin.
Hayır, hayır, iyiyim ben.
(Cevdet) Sen niye dikkat etmiyorsun kendine? Bir de gebesin.
Kimin umurunda?
Benim umurumda.
(Müzik - Duygusal)
(Stavros inleme sesi)
(Stavros inleme sesi)
(Stavros nefes sesi)
(Stavros nefes sesi)
(Stavros inleme sesi)
(Stavros inleme sesi)
(Öksürme sesi)
(Müzik - Gerilim)
(Stavros inleme sesi)
(Nefes sesi)
(Müzik - Gerilim)
(Stavros inleme sesi)
(Stavros nefes sesi)
(Müzik - Gerilim)
Tevfik, neredeymiş bu köy?
(Hasibe) Neymiş hastalıkları?
Azize’nin vaziyeti malum, bilirsin.
Bilirim Hasibe Ana, bilmez miyim? Gidip alacağım onu.
Vazifesi beklesin.
Sıhhati daha önemli.
Sen hiç merak etme.
Sağ ol Tevfik.
(Kapı açılma sesi)
(Kapı kapanma sesi)
Allah'ım...
...şu Tevfik kulunun hakkında...
...hayırlısını göster bana.
Bir işler döner ama...
...Hasibe kulunun aklı yetmez.
Sen büyüksün Rabbim.
(Müzik - Duygusal)
(Müzik - Duygusal)
Ne kadardır uyuyorum ben?
(Cevdet) Hayli oldu.
(Azize) Sen niye buradasın?
Senin için.
Lüzum yok, iyiyim ben.
Hem burada böyle ikimizin yalnız olması münasip değil.
Bilirim.
Beni sırtımdan vuran adamla nikâhlısın.
Nasıl oldu bütün bunlar Cevdet?
Aklımı kaybedeceğim.
Bir de bana sor.
Niye bir şey demiyorsun Tevfik’e?
Madem biliyorsun, niye susuyorsun?
Sen?
Sen neden susuyorsun ha?
(Müzik - Duygusal)
Neden hâlâ aynı evde kalıyorsun o adamla?
Öyle icap ediyor.
Ya!
Bak!
Bazen öyle icap ediyor işte.
Niye öyle icap ediyor Cevdet?
(Müzik - Duygusal)
Hastaneye geldiğinde...
...beni öptüğün vakit sen bir şey söyleyecektin.
Ama sustun.
Unuttum sanma.
(Müzik - Duygusal)
Vakti değil şimdi, hadi sen uzan, dinlen.
(Azize) Niye?
Niye vakti değil?
Ne söylememi istiyorsun Azize?
Bütün bunlar kabus de mesela.
Bütün bunlar kabus de.
(Ağlama sesi)
Yunan kumandanı değilim de.
(Ağlama sesi)
Aslında vazifem başka de.
(Müzik - Duygusal)
(Ağlama sesi)
Benim tanıdığım Cevdet...
...karnımda onun çocuğunu taşıdığımı bile bile...
...Tevfik'le aynı evde kalmama izin vermez.
(Azize) Bu Yunan üniformasıyla olsa da vermez.
Eğer buna izin veriyorsa muhakkak başka bir emeli vardır.
(Müzik - Duygusal)
(Ağlama sesi)
Kara Fatma bana ne dedi biliyor musun?
(Müzik - Duygusal)
Evladının babasına kavuşması yakındır dedi.
(Müzik - Duygusal)
Ah şu senin inadın.
Sen hiç vazgeçmeyeceksin değil mi?
Hayır.
İlla canıma kast edeceksin benim.
(Ağlama sesi)
(Müzik - Duygusal)
Azize, gel buraya.
Gel, yat.
(Müzik - Duygusal)
Yat.
Ne olur bir şey söyleme.
(Müzik - Duygusal)
Hiçbir şey söyleme.
(Nefes sesi)
Çok yorgunum Cevdet.
Çok yorgunum.
Biliyorum Azize'm.
Ben de.
(Müzik - Duygusal)
(Tevfik) Azize!
(Tevfik) Azize Hemşire nerede?
(Tevfik) Azize!
(Müzik - Gerilim)
(Müzik - Gerilim)
(Azize) Ne işin var senin burada?
(Tevfik) Seni almaya geldim, hadi gidiyoruz, yürü.
(Azize) Ben gelemem.
Burada kalmam lazım. Yarın bu insanlar aşı olacak.
Ne demek gelemem Azize?
Bu insanlar hasta. Kendini düşünmüyorsan karnındaki çocuğu düşün.
(Azize) Teşekkür ederim, buraya kadar geldin, zahmet etmişsin...
...ama ben gelmiyorum Tevfik.
(Tevfik) İyi, tamam, ben de burada kalırım o halde.
(Azize) Hayır, olmaz, aa!
(Tevfik) Ne demek olmaz?
(Azize) Çünkü biz seninle aynı yerde kalamayız, konuşmuştuk.
(Tevfik) Sende bir hâl var Azize.
(Tevfik) Bir şey mi saklıyorsun benden?
(Azize) Ben mi? Hayır tabii ki ne saklayacağım?
(Tevfik) Şu mektup meselesinden haberin var mı?
(Tevfik) Rıza Bey'in oğlunun yazdığı mektuptan.
(Azize) Mektup?
(Azize) Niçin şimdi bunu sormak icap etti?
(Tevfik) Senin için endişelendiğimden soruyorum.
(Tevfik) Bak, benden gizli saklı bir şeyler çeviriyorsan...
...ben dahi seni müdafaa edemem, anlıyor musun?
(Azize) Anlıyorum Tevfik. Anlıyorum ama senden gizli hiçbir iş çevirmiyorum.
(Azize) Ayrıca bu mektup filan, haberdar değilim.
(Tevfik) Öyle diyorsan öyledir, sana itimadım tam.
Tamam, hadi git artık lütfen, çok yoruldum.
İstirahat edeyim.
Sen geç hadi.
İyi geceler.
(Nefes sesi)
(Sessizlik)
(Tevfik) Âlâ, burada bekliyorum o vakit.
(Müzik - Duygusal)
(Kapı açılma sesi)
Nereden böyle?
(Hilal) Hastaneden. (Kapı kapanma sesi)
Annem yok ya, nöbetçi kaldım, niye sordun?
Teğmenin yanından değil yani.
Nereden çıkarttın abla yine?
Bana bak Hilal.
Teğmen firar etmiş.
Eğer onu saklamaya falan çalışıyorsanız başınız derde girer, haberin olsun.
Saklamıyoruz.
Saklasak da sana söylemeyiz zaten, gidip jurnallersin sen hemen.
Ali Kemal sana söylemedi yani.
(Hilal) Neyi?
Ben yapmadım, Mehmet yaptı.
(Yıldız) Boşuna aldınız günahımı.
Lakin çok geç.
(Kapı açılma sesi)
Zaten bu evde bana bir kişi itimat ediyor.
(Yıldız) O da ne yazık ki korkak.
(Kapı kapanma sesi)
(Ayak sesi)
(Kapı kapanma sesi)
(Köpek havlama sesi)
Korkak, öyle mi?
(Sessizlik)
Madem bu kadar işitmek istiyorsun.
Dinle o vakit.
Neden kaçtığımı anlatayım sana.
Çünkü kayboluyorum Yıldız.
Benim kaçtığım her sokak sana çıkıyor.
(Ali Kemal) Bu şehrin her sokağı sensin.
Baktığım her suret senin.
Kâfi mi?
İşittin mi?
İşittim.
Meğer ne süslü cümlelerin varmış senin.
(Müzik - Duygusal)
Sahiden bu kadar çok seviyor musun beni?
Duydun işte.
Bu zamana kadar neden söylemedin o zaman?
Keyfimden sustum Yıldız ben.
(Gülme sesi)
(Müzik - Duygusal)
(Nefes sesi)
Böyle olmaz.
Dokunamam sana, bakamam.
Mahremsin.
Evlenelim o vakit.
Evet, evlenelim.
Buradan gidelim Ali Kemal.
(Yıldız) Başka bir yere gidelim, kimsenin bizi tanımadığı bir yere gidelim.
Hı?
Sen orada ticaretle uğraşırsın.
Ben de bir dükkân açarım. Madam Babette'in bonmarşesi gibi.
Sen bana kumaşlar getirirsin.
Sonra belki Avrupa'ya taşınırız, ha?
(Yıldız) Olmaz mı Ali Kemal?
Saadet bizim de hakkımız değil mi?
Çocuk musun, hatun musun...
...melek misin, şeytan mısın...
...anlamak nasip olmadı, lakin...
...çok güzelsin be Yıldız.
(Gülme sesi)
Beni bir daha bırakmayacağına söz ver.
Söz veriyorum.
(Müzik - Duygusal)
(Müzik - Hareketli)
(Müzik - Hareketli)
(Müzik devam ediyor)
(Müzik - Hareketli)
(Kuş cıvıltısı sesi)
(Müzik - Gerilim)
(Kuş cıvıltısı sesi)
(Müzik - Gerilim)
(Müzik - Duygusal)
(Kuş cıvıltısı sesi)
(Müzik - Duygusal)
(Kuş cıvıltısı sesi)
(Azize) Tevfik, ne yapıyorsun sen burada? Niye gitmedin?
Of!
Ah.
Of! Azize.
Ya.
Hadi ne yapıyorsan yap, aşı mı yapacaksın, ne yapacaksan yap, gidelim hadi.
Ben gelmiyorum Tevfik, sen İzmir'e dönebilirsin.
Hem senin başka vazifen yok mu?
Var!
Vazifem sensin.
Ben senin kocan değil miyim? Benim dediklerimi yapmakla mükellefsin.
Bu defa değil.
İnsanların halini görmüyor musun?
Görüyorum Azize, daha ne yapacaksın? Hadi gidelim.
Mümkünatı yok Tevfik.
Bu insanlar sağ salim yola revan olmadıkça ben buradan gitmeyeceğim.
Bunun için de bu hastalıklardan kurtulmaları icap eder.
(Azize) Sen dönebilirsin Tevfik, ben buradayım.
Kumandanım.
Bu pusula size geldi.
(Müzik - Gerilim)
Geç kalma.
(Müzik - Gerilim)
Teftişi bizzat yaptım Kumandan, salgın kontrol altına alındı.
-Birkaç güne kalmaz yola çıkarlar. -Birkaç gün değil, bugün gidecekler.
-Kumandan-- -Emrim kesindir, derhal gereğini yapın.
Emredersiniz.
(Müzik - Gerilim)
-Albay Stavros vazifede mi? -Hayır Kumandanım.
-Nerede o halde kendisi? -Bir malumatım yok Kumandanım.
Derhal evine asker gönderin, alınacak malumatı da bana bildirin.
Emredersiniz.
(Müzik - Gerilim)
-(Eftalya) Kolay gelsin. -Sağ ol.
(Eftalya) Azize Hemşire nerededir?
Bakın, şu çadırın arkasında.
Sağ ol.
(Müzik - Gerilim)
(Azize) Aferin sana, bak ananı iyileştirdin.
(Azize) Gitseydin Çanakkale'ye ne olacaktı? İyileşmezdi anan.
(Kadın) İnsan dediğin kuzusundan ayrı olur mu?
-Anası hiç onsuz yaşar mı? -Yok ana, ben daha bir yere gitmem.
-Ben gidersem sen kötülersin. -Uy kurban olurum sana.
(Müzik - Gerilim)
Senin ne işin var burada?
Ben şehirde olanları işittim.
Dedim belki...
Belki bir yardımım dokunur.
Dokunur tabii, dokunmaz mı? Gel.
(Müzik - Gerilim)
(Müzik - Aksiyon)
Leon.
(Müzik - Aksiyon)
Miteram nasıl?
Daha kendine gelmedi.
Tek bir ricam var senden.
İyi bak ona.
Ölmesine müsaade etme, bırakma onu.
Anneni bırakan ben değilim Leon.
Sen vazifenden bahset.
Ne öğrendin?
Bir telgraf cihazları var. Anadolu'yla haberleşiyorlar muhtemelen.
Aferin.
İcabına bakacaksın öyleyse.
Bana itimat etmiyorlar, benim oraya girmem çok zor.
Gireceksin Leon.
Anlaşmamızın icabı neyse yapacaksın.
Zaten uzun sürmeyecek vazifen, yakında mesele kökten hallolacak.
Neyi kastediyorsunuz?
Sen dediğimi yap.
(Müzik - Aksiyon)
-(Ali Kemal) Ne demek yok, nereye gitmiş? -Bilmiyorum abi.
Size ona itimat etmeyin demiştim.
(Osman) Hayda! Bu iş iyice döndü Arap saçına.
(Osman) Bence bir daha buraya sokmayalım teğmeni, ne olur ne olmaz.
-Abi, sen ne diyorsun? -Hı?
İşitmedin mi?
Tamam, iyi, öyle olsun.
(Müzik)
Abi, aklın nerede senin?
Hiç.
Madam Babette'in kusuruna bakma. Fena biri değildir aslında.
Kimin fena kimin âlâ olduğuna kim karar veriyor?
Hem bak, benim için de neler söylediler ama...
...hakikati gören yine görüyor.
Kimi kastediyorsun?
Ali Kemal'i.
Şimdi mi değere bindi Ali Kemal'in sözleri?
-Eskiden beğenmezdin onu. -İnsanlar değişir.
Hem nihayet Ali Kemal'in de aklı başına geldi.
Öyle mi?
Hangi hususta?
Bana olan hisleri hususunda.
Neymiş ki hisleri?
Benimle evlenmek istiyor.
Buradan beni alıp götürmek istiyor. Hem para da kazanacak.
Çıkaracak beni bu bataktan, biliyorum.
Ali Kemal seni mi kurtaracakmış?
Evet.
-Sana sevdalı, öyle mi? -Öyle.
-Kendisi mi söyledi bunu? -Hı hı.
Salak!
Ne oldu, hı? Nedir bu vaziyetin?
Öpüştüğümüzü biliyorsun Yıldız.
Keşke sadece öpüşmüş olsaydık.
O gece birlikte olduk.
Ya! Meyhanede.
-Babamın dükkânında-- -Yalan söyleme.
-Yapmamıştır öyle bir şey Ali Kemal. -Niye?
Beğenmez mi beni? Ama beğendi işte--
Sus! Sus, tamam!
Hakikat bu Yıldız. İstiyorsan kendisine sor.
Göğsünde bir iz var.
(Tokat sesi) Sus!
Densiz!
Ben miyim densiz? Ha?
Yoksa o densiz olan Ali Kemal mi? Ya sen Yıldız?
Ya sen?
(Ağlama sesi)
(Kadın) Allah senden razı olsun hemşire. Hayatımızı kurtardın.
(Kadın) Sen olmasan ne olurdu halimiz? Çoluk çocuk heba olacaktık.
(Müzik - Gerilim) (Anlaşılmayan konuşmalar)
(Müzik - Gerilim) (Anlaşılmayan konuşmalar)
(Azize) Emine.
(Müzik - Gerilim) (Anlaşılmayan konuşmalar)
(Damlama sesi)
Asıl sen hakkını helal et.
Gel bakayım.
(Müzik)
(Müzik)
Benim şehre gitmem gerek.
(Azize) Tamam, sağ ol.
(Kuş cıvıltısı sesi)
Aa?
Salih Ağa.
Ne oldu?
Ayrılık vakti geldi diye mi somurttun böyle, ha?
Tabancam olsa gitmezdik. Ben korurdum obayı.
Ne tabancası ulan, ha?
Ne tabancası? Bu güzel ellere tabanca yakışır mı?
Bu güzel ellere çiçek yakışır oğlum.
Ya. Bak bakayım bana.
Gel.
(Müzik)
Operasyon için geç kaldınız. General Cevdet'i bu işe karıştırmanız bir hataydı.
Ben hata yapmam Mr. Hamilton.
General Cevdet vazifesini gerektiği gibi ifa etti.
Tahtacılar mevkiyi terk etmek üzereler.
Bizim için bir mani teşkil etmiyorlar.
(Müzik - Gerilim)
(Erkek) Acele edin hadi, acele edin. Toparlanın.
Yolcu yolunda gerek, vakitlice çıkalım.
Büyük çadırı topladık mı tamamdır.
Kadınlar ve çocuklar çabuk olun. Hastaları daha sonra alacağız.
(Erkek 2) Toparlanın.
Söylediklerimi unutmayın, tamam mı? Çocukların ayaklarını sıcak tutun.
Bol sarımsak, soğan, tamam mı?
-(Meryem) Salih! -Hadi selametle inşallah.
-Sağ ol. Allah razı olsun. -Allah sizden de razı olsun.
-Salih'i gördünüz mü Salih'i? -Ne oldu Meryem?
Salih yok.
Nasıl yok?
-Gördünüz mü Salih'i? -Ee, az evvel buradaydı, vedalaştık.
Yok, yok, baktım, her tarafa bak... Sen görmedin mi?
Buradadır, bir dakika, buradadır.
-Çocuktur, oynuyordur buralarda bir yerde. -Salih'i gördünüz mü?
-(Erkek) Allah Allah. -Nerede bu çocuk?
-Salih'i gören var mı? -Şuralara falan baktınız mı?
-(Erkek) Salih! -Yukarıya baktın mı?
(Müzik)
(Erkek) Salih!
Salih!
(Azize) Salih!
-Salih! -Salih!
Salih!
(Erkek) Salih!
(Müzik)
(Müzik - Gerilim)
Gördü.
Onları yok edin Kumandan.
Aksi takdirde iki tarafta da çok can kaybı olacak.
-(Veronika dış ses) Vasili, oğlum? -(Vasili dış ses) Dimitri öldü.
(Vasili dış ses) Atina'ya döneceksin, ailenin yanına.
(Vasili dış ses) Çocuğu orada büyüteceksin.
(Vasili dış ses) Benim Osmanlı'yla görülecek bir hesabım var artık.
(Asker) Emrinizdeyiz Kumandanım.
Köy yıkılacak.
-Kimse sağ bırakılmayacak. -Emredersiniz.
(Müzik - Gerilim)
(Ayak sesleri)
Şş! Sesini çıkarma, çekerim tetiği.
Gel benimle. Gel benimle.
(Yakup) Geç.
Ne istersiniz benden? Kimsiniz siz?
Beni bırak da senin neye alet olduğundan haberin var mı?
Ne demek bu?
-Benim hiçbir şeyle alakam yok. -Angela, oyun oynayacak vaktimiz yok.
Şimdi derhal o pusulada ne yazdığını söyleyeceksin. Söyle!
Ben pusula musula bilmem efendi.
Sizi de tanımam.
Ben Miralay Tevfik'in ipe götürdüğü adamım.
Senin saatçiye bıraktığın o son pusula.
O vatanperverlere atılmış bir yemdi.
Az kalsın canımdan oluyordum, son anda kurtuldum.
Benim miralayla işim yok. Size de bir diyeceğim yok.
Charles’a çalıştığını biliyorum.
Gönderdiğin pusulalar İngilizlere gidiyor.
Kordon’daki bombayı da onlar patlattı.
Siz... Siz neler söylersiniz?
-Ne olursunuz bırakın, ben gideyim. -Oraya sen de gitmiştin ha?
Ne sandın? O adam hiç tereddüt etmeden onlarca insanın canına kıydı.
Eğer sen şimdi bildiklerini söylemezsen kim bilir...
...daha başka ne felaketler gelecek başımıza.
Ben bıraksam bile vicdanın rahat bırakacak mı seni?
Beni öldürürler.
Babamı öldürürler.
Sen susunca onların ellerinden kurtulacağını mı sanıyorsun?
O saatçiyi nasıl öldürdüyse, vakti gelince senden de öyle kurtulacak.
Angela...
...senin vereceğin malumat bizim için çok mühim.
Belki de yüzlerce masum insanın canını kurtaracaksın.
Ben...
...Charles'ın benden gönderdiği pusulalarda ne yazar bilmem.
Lakin Azize Hemşire'nin hayatı tehlikede.
Benden onu öldürmemi istedi.
Fakat ben yapamadım.
Durmayacaktır. Onu öldürene kadar durmayacaktır.
Ben yapamadım. Ben onu öldüremedim.
Ne olur siz onu kurtarın. Kurtarın onu.
(Müzik - Gerilim)
(Nefes sesi)
(Müzik - Gerilim)
(Ayak sesi)
Ne oldu, öğrenebildin mi niyetlerini?
Kumandanım, kadın pusulada ne yazdığını bilmiyor. Lakin Azize Hemşire...
Charles onu öldürmesini söylemiş.
-Ne? -Kadın yapmamış.
Lakin Charles durmayacaktır.
(Kapı açılma sesi)
Stavros. Sen Stavros'nun peşine düş. Bizi gören kuvvetle muhtemel o.
(Kapı kapanma sesi)
(Müzik - Gerilim)
(Kuş cıvıltısı sesi)
-Salih değil mi o? -Hıh, bak gördün mü?
Çocuktur, oyuna dalmıştır.
(Karışık konuşma sesleri)
Dur.
Salih!
Salih!
Salih-- (Silah sesi)
(Silah sesleri)
(Müzik - Gerilim)
(Silah sesleri)
(Silah sesleri)
(Müzik - Duygusal)
(Silah sesleri)
(Müzik - Gerilim)
(At nalı sesi)
(Müzik - Gerilim)
(At nalı sesi)
(Çığlık sesi) (Kadın) Bırak beni...
(Silah sesleri) (Bağrışma sesleri)
(Müzik - Duygusal)
(Karışık konuşma sesleri)
(Müzik - Duygusal)
(Müzik - Duygusal)
(Ağlama sesi)
(Müzik - Duygusal)
(Bebek ağlama sesi) (Karışık konuşma sesleri)
(Silah sesi)
(Bebek ağlama sesi)
(Silah sesleri)
(Müzik - Duygusal) (Ağlama sesi)
(Müzik - Duygusal) (Ağlama sesi)
(Müzik devam ediyor)
(Müzik devam ediyor) (Alev sesi)
Baba!
(Tokat sesi) Ah!
Baba. (Kapı kapanma sesi)
Ben seni ikaz etmiştim Eftalya!
Ama anlaşılan hemşire, babandan daha kıymetli senin için.
Yalvarırım size, onun bir kabahati yok. Onun bir suçu yok.
(Vurma sesi) Ah!
Benim de şakam yok! (Boğazı kesme sesi)
(Bağırma sesi)
(Ağlama sesi) Baba!
(Ağlama sesi) Pateras!
(Ağlama sesi) (Yunanca konuşma)
Babanı yalnız göndereceğimi mi sanıyorsun?
Ben o kadar kötü bir insan mıyım?
Senin... Ah!
Yaşamak için hiçbir sebep kalmadı melek yüzlü Angela.
Şeytanın sadık uşağı! Seninle cehennemde görüşürüz.
(Nefes sesi)
Ben senin uşağın değilim! Sen o cehenneme tek başına gideceksin!
Her şeyi öğrendiler.
Ben bildiğim ne varsa hepsini söyledim bir bir.
Sen hiçbir zaman kazanamayacaksın. Ne sen, ne de Miralay!
Siz kendi kötülüğünüzde boğulacaksınız!
Köt...
(Boğulma sesi)
(Müzik - Gerilim)
(Müzik - Gerilim)
(Kapı kapanma sesi)
(Müzik - Duygusal) (Ağlama sesi)
(Müzik - Duygusal) (Ağlama sesi)
(Müzik devam ediyor)
(Ağlama sesi)
(Müzik - Duygusal)
Meryem.
(Müzik - Duygusal)
Ah Meryem.
(Müzik - Duygusal)
Ah Meryem.
Meryem.
(At kişneme sesi)
(At nalı sesi)
(Müzik - Gerilim)
(Müzik - Duygusal)
Aa! Ah!
(Nefes sesi)
Azize?
(Müzik - Duygusal)
Azize!
(Müzik - Duygusal)
Ah!
(Ağlama sesi)
Ben size bu yapılanların hesabını soracağım!
Bu yapılanların bedelini çok ağır ödeteceğim onlara!
Ben de bu topraklardan Yunan'ı söküp atmazsam...
...yediğim her lokma haram olsun bana!
Eğer bunun hesabını sormazsam gün yüzü görmek nasip olmasın!
Eğer bunu unutursam aldığım nefeste boğulayım!
(Müzik - Duygusal)
And içiyorum, bunun hepsinin hesabını soracağım! Soracağım andım olsun!
Bu andınızı unutmayın General.
Sadece küçük bir ispat bekliyordum.
Bana bu ihtişamlı ispatı verdiğiniz için size minnettarım.
Bunu kimseye ispat edemezsin Stavros. Sana kimse inanmaz.
İnanmalarına lüzum yok. Yargılanmanı bekleyecek değilim.
Buraya kadarmış Cevdet!
Seni kendi ellerimle öldürmek zevkini...
...kendime yaşatmazsam ben de yaşayamam, anladın mı?
Bunu kimseye izah edemezsin. Seni kurşuna dizerler.
Bence buna değer.
Bu an her şeye değer!
Vazifem boyunca bundan daha büyük bir mutluluk tadamayacağıma eminim.
Seni infaz ettikten sonra...
...ölsem bile hiçbir önemi yok.
Son duanı et.
(Müzik - Gerilim)
(Silah sesi)
(Yere yığılma sesi)
(Rüzgâr sesi)
(Müzik - Duygusal)
(Müzik - Duygusal)
(Müzik devam ediyor)
(Müzik devam ediyor)
Bu dizinin betimlemesi Kanal D tarafından Sesli Betimleme Derneğine yaptırılmıştır.
www.sebeder.org
Sesli Betimleme Metin Yazarı: Gülşen Argüç
Seslendiren: Emine Kolivar
Alt Yazı: Ece Naz Batmaz - Feride Tezcan - Hatice Başpınar - Çağıl Doğan
İşaret Dili Tercümesi: Müjde Kolçak
Son Kontroller: Fulya Akbaba - Beliz Coşar - Samet Demirtaş
Teknik Yapım: Dağ Prodüksiyon ve Yeni Gökdelen Tercüme
(Müzik - Jenerik)
(Müzik - Jenerik)
Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.