Afrikaans
Akan
Albanian
Amharic
Arabic
Armenian
Azerbaijani
Basque
Belarusian
Bemba
Bengali
Bihari
Bosnian
Breton
Bulgarian
Cambodian
Catalan
Cebuano
Cherokee
Chichewa
Chinese (Simplified)
Chinese (Traditional)
Corsican
Croatian
Czech
Danish
Dutch
English
Esperanto
Estonian
Ewe
Faroese
Filipino
Finnish
French
Frisian
Ga
Galician
Georgian
German
Greek
Guarani
Gujarati
Haitian Creole
Hausa
Hawaiian
Hebrew
Hindi
Hmong
Hungarian
Icelandic
Igbo
Indonesian
Interlingua
Irish
Italian
Japanese
Javanese
Kannada
Kazakh
Kinyarwanda
Kirundi
Kongo
Korean
Krio (Sierra Leone)
Kurdish
Kurdish (Soranî)
Kyrgyz
Laothian
Latin
Latvian
Lingala
Lithuanian
Lozi
Luganda
Luo
Luxembourgish
Macedonian
Malagasy
Malay
Malayalam
Maltese
Maori
Marathi
Mauritian Creole
Moldavian
Mongolian
Myanmar (Burmese)
Montenegrin
Nepali
Nigerian Pidgin
Northern Sotho
Norwegian
Norwegian (Nynorsk)
Occitan
Oriya
Oromo
Pashto
Persian
Polish
Portuguese (Brazil)
Portuguese (Portugal)
Punjabi
Quechua
Romanian
Romansh
Runyakitara
Russian
Samoan
Scots Gaelic
Serbian
Serbo-Croatian
Sesotho
Setswana
Seychellois Creole
Shona
Sindhi
Sinhalese
Slovak
Slovenian
Somali
Spanish
Spanish (Latin American)
Sundanese
Swahili
Swedish
Tajik
Tamil
Tatar
Telugu
Thai
Tigrinya
Tonga
Tshiluba
Tumbuka
Turkish
Turkmen
Twi
Uighur
Ukrainian
Urdu
Uzbek
Vietnamese
Welsh
Wolof
Xhosa
Yiddish
Yoruba
Zulu
Bu dizinin betimlemesi Kanal D tarafından Sesli Betimleme Derneğine yaptırılmıştır.
www.sebeder.org
(Müzik - Jenerik)
(Müzik - Duygusal)
Azize'm, hadi.
(Rüzgâr sesi)
Nasıl sakladın Cevdet?
Bunca zaman...
...nasıl sakladın?
Bana itimat etmedin.
(Nefes sesi)
Neden Cevdet?
Neden söylemedin?
Vatan için Azize'm.
Eşref Paşa'nın sözü için.
Sizin için.
Nasıl söylerdim ki?
(Müzik - Duygusal)
Topla kendini, hadi. Topla.
Bana bak.
Burada olanları görmedin, duymadın. Anlıyor musun?
Bana ant vereceksin, söz vereceksin bana.
Ağzını mühürleyeceksin, bana bak, kimseye burada olanlardan bahsetmeyeceksin.
İşittin mi?
Söz ver.
(Müzik - Duygusal)
-Ama sen de her şeyi anlatacaksın bana. -Anlatacağım, söz.
Ama ant ver. Evlatlarımızın başı için yemin et.
Söz ver bana Azize.
(Nefes sesi)
Yemin ederim.
Stavros’u da sen vurmadın.
Tamam mı?
Hadi.
(Nefes sesi)
Cevdet...
...herkesi öldürdüler.
Çoluk çocuk demeden herkesi öldürdüler.
Tüm bunların intikamını alacağız Azize. Hepsi geçecek, bitecek bu zulüm.
Bana bak, yüzüme bak.
Bitecek hepsi.
Lakin sen dirayetli ol.
(Cevdet) Kendine mukayyet ol, zihnine mukayyet ol.
İşittin mi? Tamam mı?
(Müzik - Duygusal) (Nefes sesleri)
Oh.
Oh.
(Nefes sesi)
Hadi Azize. Gitmen icap ediyor.
-Gel. -Salih...
-Salih vardı, çocuk. -Azize, ne Salih'i? Herkesi öldürdüler.
Gitti, herkes gitti.
Hadi.
(Nefes sesi)
(Müzik - Duygusal)
Eğer görüşmemiz icap ederse ben sana hastaneye pusula göndereceğim.
-Tamam. -Hadi.
Hadi.
(Müzik - Duygusal)
(Müzik - Gerilim)
(At nalı sesleri)
(Müzik - Duygusal)
(At arabası sesi)
(Müzik - Duygusal)
Ana!
Ana! Ih!
(Müzik - Duygusal)
Ana!
Ana! Ana, ne olur kalk!
Ana, Allah aşkına kalk.
Ana, vallahi giderim kalkmazsan. Alırım başımı giderim, bir daha da gelmem ana!
Ana, ne olur kalk, ana Allah aşkına kalk!
Ana!
Ana!
-Ya ana kalksana. -Salih, Salih!
Salih!
-Dayı, bir şey söyle anama! -Salih kalk!
Bırakmam anamı.
Ana! Ana ne olur kalk! Ana!
-Kalk Salih. -Ana! Ana!
Ana!
(At nalı sesleri)
(At kişneme sesi)
Azize!
Şişt!
Ses etme, sakın.
(Tevfik) Azize!
Arayın, her yeri arayın. Azize'yi bulun! Azize!
Azize!
(Müzik - Gerilim)
Azize!
(Nefes sesi)
Kumandanım, zevceniz yok.
Zevcem. Zevcem!
Kurtarmıştır kendini değil mi? Ha? Gitmiştir buradan değil mi?
-Canını kurtarmıştır değil mi? -Muhakkak Kumandanım.
(Tevfik) Âlâ, âlâ.
(Tevfik) Yazık.
Çok yazık, katletmişler herkesi.
Herkesi katletmişler.
Soralım Kumandanım bunun hesabını. Yanlarına koymayalım.
Soracağız bunun hesabını. Bunun hesabını soracağız!
Kuvvacılar yaptı diyeceğiz. Bütün köyü katlettiler diyeceğiz.
Başka ihtimal yok zaten.
Alacağız bunun intikamını Kuvvacılardan.
Ne dersin sen be efendi?
Yunan yaptı bu mezalimi.
Yunan kırdı geçirdi herkesi. Bacımı öldürdüler...
...akrabalarımı öldürdüler, bütün obayı öldürdüler.
(Silah sesi) Dayı!
Siz de Kuvvacısınız. Siz yaptınız!
(Silah sesleri)
(Müzik - Gerilim)
Çocuk?
(Tevfik) Çocuk!
Çocuk!
(Müzik - Gerilim)
Çocuk!
Çocuk!
Çocuk!
Hadi çık dışarı.
Sen şimdi açsındır.
Sana çok güzel yemekler yedireceğim. Boyoz yedin mi hiç?
Sana çok güzel boyoz yedireceğim. Hı? Hadi evladım, çık dışarı.
(Tevfik) Seni evladım gibi koruyacağım!
Gece çökünce yırtıcı hayvanlar çıkar burada.
(Tevfik) Seni paramparça ederler. Seni ben koruyacağım.
Ben koruyacağım. Hadi, hadi korkma.
Hadi. Neredesin ha? Ha? Hadi çık dışarı.
Hadi.
Hadi gel, bir şey yok. Bak, bekliyorum seni.
Geberip gideceksin burada.
(Tevfik) Geberip gideceksin.
(Tevfik) Neredesin?
(Tevfik) Burada olduğunu biliyorum! Çık dışarı!
(Tevfik) Neredesin?
Neredesin?
(Kuş cıvıltısı sesleri)
(Su sesi)
(Cevdet dış ses) Bu vatan için Azize.
(Cevdet dış ses) Eşref Paşa'nın sözü için. Sizin için.
(Cevdet dış ses) Nasıl söylerdim ki?
(Cevdet dış ses) Burada olanları görmedin, duymadın.
(Cevdet dış ses) Ağzını mühürleyeceksin.
(Cevdet dış ses) Bana bak, kimseye burada olanlardan bahsetmeyeceksin.
Allah'ım.
Allah'ım sen yardım et bize ya Rabbim.
Allah'ım dayanma gücü ver.
Cevdet'i koru ya Rabbim.
(Müzik)
(At nalı sesi)
Şş. Asker!
Kumandanım.
Arabanın arkasında Albay Stavros'un naaşı var, gereğini yapın.
Emredersiniz Kumandanım. Asker!
(Müzik)
(Müzik - Duygusal)
(Ayak sesi)
(Kapı vurma sesi)
Anne?
Annem, iyi misin? Çok merak ettik seni.
İyiyim kızım, iyiyim.
Kötü görünüyorsun.
(Kapı kapanma sesi)
Kızım?
(Müzik - Duygusal)
Azize...
...bir laflar döner. Senin...
...yardıma gittiğin obayı basmışlar. Aslı astarı var mıdır?
Anne, Yunanlılar bu kadarını yapmış olamaz değil mi?
Bir şey olmadı anne değil mi göçenlere?
(Kapı vurma sesi) (Tevfik) Azize!
(Kapı vurma sesi)
-Ne oldu? -(Tevfik) Hasibe Ana.
(Kapı vurma sesi) Kızım, baksana kapıya!
Kapıyı açın, Azize! (Kapı vurma sesi)
(Kapı vurma sesi) Azize!
(Hilal) Geldim.
-(Tevfik) Annen evde mi? -(Hilal) Evde Tevfik amca.
-(Tevfik) Nerede? -(Hilal) İçeride.
Oh! Oh Azize!
Oh şükürler olsun. Oh şükürler olsun.
Oh Allah'ım şükürler olsun. O kadar korktum ki.
Neden korktun?
(Müzik - Duygusal)
Azize.
Oh!
Azize.
O köy...
O köyü yakmışlar Azize.
-Çoluk çocuk dinlememişler, katletmişler. -(Hasibe) Tövbe.
Neyse ki sen gittikten sonra olmuş, şükür. Şükür Allah'a buradasın.
Sen nasıl sevinebiliyorsun buna?
Kendi ağzınla söyledin bütün obayı katlettiler diye.
Öyle. Şerefsizler!
Alçaklar! İnsafsızlar.
Ben Mirliva Tevfik'sem, bunun hesabını soracağım onlardan.
-Kuvvacılardan soracağım bunun hesabını. -Kuvvacılar mı?
Öyle, Kuvvacılar. Kuvvacılar yaktı o köyü.
Bir dakika, bunun mümkünatı yok.
(Tevfik) Öyle, öyle Hilalcik, oradaydım. Gözlerimle gördüm.
Tevfik, olmaz öyle şey. Onlar yapmaz öyle şey. İftiradır!
Keşke öyle olsa Hasibe Ana.
Senin ispatın var mı? Ha?
Şahidin var mı? Nasıl emin olabiliyorsun bu kadar?
Var.
Var.
Var, bir ispatı var.
Kuvvacılardan bir kaçının cesedini bulmuşlar orada.
Zavallı yörüklerden silah kuşanabilenler birkaçını öldürmüş. Lakin...
...kâfi gelmemiş. Ya Kuvvacılar.
Olamaz böyle bir şey, buna zinhar inanmam.
Anne?
Hakikat er geç ortaya çıkacak kızım, sen hiç merak etme.
Mirliva icabına bakacaktır, değil mi?
Elbette Azize'm, elbette.
Ben, ben karargâha gidiyorum. Tutanak tutmam lazım.
Kimse bu evden çıkmayacak, çocukları salmayacaksın.
-Duydun mu beni? -Duydum.
(Müzik)
(Kapı vurma sesi) Gir!
(Müzik - Gerilim)
Bu büyük bir hataydı Kumandanım.
Tahtacıların obasını basıp...
...herkesi öldürmenin bedeli bizim için çok ağır olacak.
Seni vazifelendirmiştim.
Onları o mıntıkadan sür demiştim. Lakin elini çabuk tutmadın General!
Tam da bunu yapmak üzere yoldaydım Kumandan.
Albay Stavros da bana eşlik ediyordu.
Oraya vardığımızda her yer tarumar olmuştu, herkesi katletmişlerdi.
İçlerinden yaralı bir tanesi maalesef Albay Stavros'u vurdu.
Kumandan, Albay'ı kaybettik.
Ben bunu yapanın icabına baktım, lakin böylesi bir baskın...
...uğruna en kıymetli askerlerimizden birini kaybetmiş olduk.
Albay'a yaraşır bir tören yapılsın.
Lakin köylülerin değil, Kuvvacıların onu vurduğu ilan edilsin.
-Anlamadım Kumandan. -O obayı Kuvvacılar bastı General.
-Buna kimseyi inandıramayız Kumandan. -İnandıracaksın.
Bu raporu sen yazacaksın.
(Vasili) Ve bu raporu okuyanlar...
...bu katliamı Kuvvacıların yaptığından şüphe duymayacaklar.
(Vasili) İcabı yapıldı.
Hakikat er ya da geç ortaya çıkacaktır Kumandan.
Bunu size söylemek mecburiyetindeyim.
Ve ortaya çıktığında da hesap vermek zorunda kalırsınız.
Bir vakitler...
...bizim de yaşadığımız köyde bir katliam yapıldı.
Osmanlı, tıpkı bugün benim yaptığım gibi, suçu başkasına...
...Bulgar Komitacılara...
...yıktı.
Aradan 20 yıl geçti.
Lakin bu hususta hesap verdiğine şahit olmadım.
O halde bu bir intikam harekâtı mıydı Kumandan?
Hayır! Değil.
Öyleyse bu baskını niçin yaptık? En azından bunu bahşederseniz...
...ben de buna yönelik tedbir alabilirim.
Daha büyük bir ideale ulaşmak için General.
Şimdilik bu kadarını bilmen kâfi.
(Kapı vurma sesi) (Vasili) Gir.
(Kapı açılma sesi)
(Kapı kapanma sesi)
(Müzik)
Çıkabilirsin. Raporu derhal hazırlat.
Emredersiniz.
(Müzik - Gerilim)
(Tevfik) Yamanlar Karagöl cihetindeki bir tahtacı obası...
...Kuva-yi Milliye mensubu başıbozuklar tarafından basılarak tarumar edilmiş.
(Tevfik) Hatun ve sabi demeden tüm ahaliyi kurşun ve süngüyle katletmişlerdir.
Kuvvacılara destek olmayı reddettikleri için bu kıyıma maruz kalmışlardır.
Gaflet ve hilekârlık içindeki Kuva-yi Milliye...
...bu milletin dâhili bir hasmıdır.
Ve bu hasmı vatan saflarından söküp atmak...
...Devlet-i Aliye’nin vazifesidir.
Evet.
Vazifesidir.
Bu minvalde, bu şahıslar tutuklanacak ve en ağır şekilde cezalandırılacaktır.
-Yazdın mı? -Yazdım Kumandan.
Bu hainlik içindeki şahıslarla ilgili malumatı olanların...
...İzmir Merkez Jandarma Kumandanlığına bildirmeleri...
...cezalandırılmalarına vesile olmaları bu milletin hayrınadır.
Güzel oldu.
Bu vatanın hayrınadır.
Son bir şey.
Ve bilinmelidir ki bu hainler...
...milletin bağrından sökülüp atılana kadar vazife bitmeyecektir.
(Tevfik) Evet.
Evet, bunu ilan edin.
(Müzik - Gerilim)
Ha İhsan...
...dokuz yaşında sahipsiz bir sabi var.
Hastaneye bildirin.
Karakollardan herhangi birine giderse de ilk benim haberim olsun.
Başüstüne Kumandan.
Hadi, hadi.
(Kapı kapanma sesi)
(Müzik - Gerilim)
(Müzik - Duygusal)
(Müzik - Duygusal)
(Baykuş sesi)
(Müzik - Duygusal)
Gaflet ve hilekârlık içindeki Kuva-yi Milliye...
...Türk milletinin daimi bir hasmıdır.
Bu hasmı vatan sathından temizlemek...
...Devlet-i Aliye’nin vazifesidir.
Ahali, görür müsünüz?
Kuva-yi Milliye denilen bu serkeşlerin eline mi kaldı bu memleket?
Bu arsızların zulmü ne zaman bitecek?
Ne bilir ne konuşursun?
Kuvvacılar değil, Yunanlar yapmıştır bu mezalimi.
Efendiler!
İnanmayın! Aldanmayın!
Dirliğinize sahip çıkın!
Kuva-yi Milliye biziz!
Biz sessiz kaldıkça, bunlar gibilerine meydan verdikçe...
...kahrımız bitmez.
Koskoca Mirliva, yalan beyanatta mı bulunacak?
Mirliva ha!
Mirliva?
Mirliva ya.
Mirliva!
(Müzik - Gerilim)
(Müzik - Duygusal)
Bu sükûnet hiç hayra alamet değildir.
Neden susarsın Azize?
(Hilal) Anne...
...Yunan yaptı değil mi?
O insanlara Yunan askerleri kıydı değil mi? Tevfik amca yalan söylüyor.
(Müzik - Duygusal)
Doğru.
Oradaydım, her şeye şahit oldum.
O vakit ne demeye sustun Tevfik'in yanında?
Öyle icap ediyor anne.
Siz de ses etmeyeceksiniz.
Hele sen!
İnatlaşmayacaksın Tevfik'le.
Anne, göz göre göre vatanperverleri lekelemesine müsaade mi edeceğiz?
Etmeyeceğiz.
Lakin var bir bildiğim. Ne diyorsam o! Susacaksın.
(Kapı açılma sesi)
(Ali Kemal) Nerede o Tevfik?
-Nerede o Tevfik denen yılan? -Oğlum, tamam.
Yunan'ın yaptığını üstümüze yıkmaya çalışıyor. Yunan'dan başka kim yapacak?
Azize, yoksa o obayı Cevdet mi yaktı?
(Ali Kemal) Ondan başka zalim mi var babaanne?
(Ali Kemal) Kendi milletine ondan daha düşman kim var?
-Soracağım bunun hesabını, yetti artık! -Oğlum hayır, dur!
Nasıl durayım anne? Nasıl durayım? Koca obayı yakmış, ben nasıl durayım?
-Vaziyet bildiğin gibi değil. -Neymiş vaziyet?
Abi, biraz dursana, görmüyor musun annemin halini?
(Hasibe) Oğlum, varma üstüne!
Hepiniz iyi dinleyin beni.
Bundan böyle...
...ne Cevdet'e...
...ne de Tevfik'e bulaşmayacaksınız.
İşittiniz mi?
Susacaksınız. Aklıselim davranacaksınız.
Anneniz olarak size yalvarıyorum, rica ediyorum.
Bu ne biçim iş ana! Bu ne biçim iş! Babam hain çıktı...
...kendi vatanını sattı. Yetmezmiş gibi gitti katliam yaptı.
Sen sırf ona inadından gittin Tevfik'le evlendin...
...onun babamdan aşağı kalır yanı yok.
İkisi de vatan haini. Ne düşünüyorsun bu hususta?
Oğlum, varmasana üstüne.
Sizi bilmem, lakin ben gidip bunun hesabını ikisinden de soracağım.
Hayır efendim, sormayacaksın!
-Emir böyle! -Kimin emri?
Kumandanınızın.
(Müzik - Gerilim)
Nasıl?
Sen gördün mü?
-Kimmiş? Neden göstermezmiş yüzünü? -Evet, gördüm.
Emir böyle, o kadar!
(Müzik - Gerilim)
Ali Kemal...
(Ayak sesi)
(Müzik - Gerilim)
(Kapı açılma sesi)
(Kapı kapanma sesi)
(Müzik - Duygusal)
(Ağlama sesi)
Göreceksin Ali Kemal.
Beni aldatmak neymiş göstereceğim ben sana!
(Ağlama sesi)
(Müzik - Gerilim)
Aracımı hazırlayın, çıkıyorum.
(Müzik - Gerilim)
(Kapı açılma sesi)
(Müzik - Gerilim)
(Müzik - Gerilim)
(Kutu kapanma sesi)
(Müzik - Gerilim)
(Müzik - Gerilim)
(Müzik devam ediyor)
(Müzik devam ediyor)
(Ayak sesi)
(Boğaz temizleme sesi)
(Charles) Beklemekten sıkılmaya başlamıştım artık.
(Tevfik) Halletmem gereken bir vazife vardı da.
Vazifenizi layıkıyla yerine getirebildiniz mi bari?
Her zamanki gibi.
Her zaman olmadığını ikimiz de çok iyi biliyoruz.
Çoğunlukla desek kâfi.
Tahtacıların başına geleni Kuvvacıların yaptığını halkımız biliyor mu?
Yakında herkes duyacaktır. Raporumu da bu yönde kaleme aldım.
Âlâ.
-Mr. Hamilton. -Evet?
Hâlâ izah etmediniz.
Bütün bunlardaki maksadınız nedir? Yani o köy neden yakıldı?
Vakit yaklaşıyor Mirliva.
Pek yakında bütün sualleriniz cevabını bulacak.
Mr. Hamilton, bir şey mi oldu?
Ah.
Öf! Yok, hayır.
Sevgili Angela'nın merhum babasına ait.
Neyse.
Öldürdünüz mü onu?
Artık yaşaması için bir neden kalmamıştı.
Angela?
O da babasını bırakmak istemedi. Çok ısrar ettim lakin ikna edemedim.
(Charles) Artık ebediyete kadar beraberler.
İtaat hususunda bana direnç gösterdi.
Ne yapayım, ben de sineye çekemedim. Biliyorsunuz, vazife...
...itaat gerektirir.
Değil mi?
Elbette, elbette gerektirir.
(Boğaz temizleme sesi) Neyse, sıradaki vazifemiz nedir?
Sıra sizde değil.
Vazife sırası Kumandan Vasili'de.
(Charles) Siz biraz dinlenin Mirliva.
Yakında ortalık çok karışacak.
(Müzik - Gerilim)
(Vasili) Onlarca insanın hayatını tek bir emirle yok ettim Veronika.
Ağzımdan bir solukta çıkan bir emir.
Şimdi yoklar.
(Vasili) Öldüler Veronika.
Ben ise hayattayım.
Burada senin hayatın için dua ediyorum.
Benim dualarımı kabul eder mi Tanrı?
Ona ait olanları...
...emrimle tarumar ettim.
Tanrı beni sever mi Veronika?
Bir askeri sever mi?
(Müzik - Gerilim)
(Vasili) Leon hayatta.
Oğlumuz hayatta.
Dön artık Veronika.
(Müzik - Hüzünlü)
(Kapı kapanma sesi)
(Müzik - Hüzünlü)
Bunlar silahsız insanlardı Yakup.
Salgın hastalıkla, sefaletle, açlıkla mücadele eden masum insanlar.
Hiçbirine acımadılar. Hiçbirine.
Ne sebeple katlettiler bu insanları?
Türkleri galeyana getirmek için olabilir mi?
Bunu zaten yapmıyorlar mı Yakup?
(Cevdet) Ne idüğü belirsiz adamları azdırıp insanların üzerine salmadılar mı?
Kesin bunda başka bir şey var.
Ve her ne varsa Kumandan Vasili her zamankinden daha ketum, daha tedbirli.
Ben hiçbir malumat edinemiyorum.
Kumandanım, Mirliva? Onun bu vaziyetle alakalı bir malumatı olabilir mi?
Sanmıyorum Yakup. Ne oluyorsa onu da bunun dışında tutuyor.
(Cevdet nefes sesi)
Kumandanım...
...Azize Hemşire'nin sıhhati nasıl? -Nasıl olsun Yakup?
Koskoca obayı gözünün önünde katletmişler işte.
Azize'nin yükü bundan sonra daha ağır Yakup.
Azize hakikati biliyor. Benim hayatımı o kurtardı.
Yetişmese Stavros beni öldürüyordu. Son anda yetişti.
Kumandanım, şayet...
(Cevdet) Sen merak etme, bizi aşikâr etmeyecek.
Lakin benim ızdırabım nihayet bitti.
Azize'm hakikati biliyor.
Ama biz bu Yunan'ın bu planını açığa çıkarmazsak...
...bize daha çok bedel ödetecekler Yakup.
(Cevdet) Bir dahaki sefere sen de, ben de, Azize de canımızdan oluruz.
Kumandanım, bu kadar gizli yürüttükleri bir şeyi biz nasıl açığa çıkaracağız?
-Mecburuz Yakup, çıkartacağız. -Tek bir ipucu bile yok.
Muhakkak vardır. Biz göremiyoruz.
Eğer bana sorarsan o obayı katletmelerinin o mıntıkayla bir alakası var.
Bunlar kesin o mıntıkada bir şey saklıyorlar.
Bizim bunu keşfetmemiz lazım.
(Hilal dış ses) Vurulduk efendiler!
(Hilal dış ses) Vurulduk bacılar.
(Hilal dış ses) Aldandık zalime.
(Hilal dış ses) Günahımız buymuş, merhamet eder sandık.
(Hilal dış ses) Hiç kimse turnalara kıyamaz dedik lakin aldandık.
(Hilal dış ses) Süngüyle kestiler sözümüzü.
(Hilal dış ses) Kurşunla biçtiler kardeşlerimizi, analarımızı, babalarımızı.
(Hilal dış ses) Uykuda yakaladılar canları. Aldandık efendiler.
(Hilal dış ses) Merhamet ederler sandık.
(Ayak sesi)
(Ayşe) Azize Hemşire, çok şükür yaşıyorsun, hayattasın.
Köyden cenazeler geldikçe meraktan öldük.
Sağ ol Ayşe.
Hayatta olan var mı? Yaralı, kurtulan?
Yok Azize Hemşire. Hepsi mevta olmuş.
Cenazelerin bir kısmını gündüzden getirdiler.
Bir kısmını yarın getirecekler.
Bir çocuk vardı, Salih, 10 yaşında. Getirildi mi?
Hiç görmedim.
(Müzik - Hüzünlü)
Annesi getirilmiş, Meryem.
Dayısı da getirilmiş, Süleyman.
(Nefes sesi) Onun ismi yok.
Sağ kalmıştır belki de.
İnşallah.
Bu arada Kirya Veronika uyandı.
Sağ ol.
(Kapı açılma sesi)
Kirya. (Kapı kapanma sesi)
Ama niye ayaklandınız siz? Olmaz.
Kuvvetlenmeniz lazım, kalkamazsınız.
(Veronika nefes sesi)
(Veronika nefes sesi)
(Veronika nefes sesi)
(Veronika nefes sesi)
Çok şükür hayattasınız.
Oğlum hayattaymış.
Sevineyim mi...
...yoksa bunu gördüğüme üzüleyim mi...
...bilemedim Azize.
Kocamın bu insanları katlettiğini göreceğime...
...keşke ölseydim diyorum.
Bize söylemiyorlar.
Kuvvacılar yaptı diyorlar.
(Azize) Halkı birbirine kırdırmaya niyetliler.
(Nefes sesi)
Azize, bana oğlumu bulur musun?
(Veronika) Başka bir arzum yok.
Madem kaçtı, muhakkak Hilal'le görüşüyordur.
(Veronika) Lütfen Azize.
Hilal'le niye görüşsün Leon? Nereden çıkardınız bunu?
Senin gibi sevdayı bilen, yüreğinde taşıyan bir kadın...
...gözünün önünde tüten ateşi göremedi demek.
Kumandan Vasili böyle bir emir vermez Hilal.
Babam bile diyemediğin birinin böyle bir emir...
...vermeyeceğinden nasıl bu kadar emin olabiliyorsun sen?
Babam böyle bir emri vermiş olamaz.
Leon, annem görmüş diyorum.
Kendi gözleriyle görmüş Yunanlıların yaptığını.
Hilal bak, biz abimi böyle bir baskın sırasında kaybetmişiz.
(Leon) Tamam mı? Bunu benim ailem yaşamış.
Şimdi vaziyet böyleyken benim babam bir köyü basıp, onları katletme emrini vermez.
Leon, neden inanmıyorsun? Annem görmüş diyorum.
Sen neden inanmıyorsun Kuvvacıların yaptığına?
-Çünkü bunun mümkünatı yok. -Neden?
Çünkü vatanperverler kendi halklarına zulmetmezler.
Her yerde bağırıyor çığırtkanlar. Nasıl oluyor bu?
Yani herkes ikna olmuş bir şekilde, sen neden direniyorsun?
Ben kendi milletimi iyi tanırım Leon.
Lakin senin babanı tanıdığından şüpheliyim.
(Nefes sesi)
(Leon) Niye kaçıyorsun Hilal?
Kaçmıyorum, hastaneye gidiyorum.
Bir katliam yapıldı, orada olmam icap eder.
(Hilal) Belki birilerine yardımım dokunur.
Tabii sağ kalan varsa.
(Hilal nefes sesi)
(At nalı ve kişneme sesi) (Sokak ortam sesi)
(Kapı açılma sesi)
Hiç gelmeyeceğini düşünmeye başlamıştım Mirliva.
Ne işin var burada Cevdet?
Menfaatlerimiz bir defa daha çakıştı.
Ne demek o?
Bizim yaptığım katliam Kuvvacılara mal edildi.
(Tevfik) Ee!
Her şey Kumandan Vasili’nin malumatı doğrultusunda gerçekleşiyor.
Ben sizin iş birliğinizi takdir ediyorum.
(Cevdet) Hatta bu hususta bir madalya alman gerektiğini düşünüyorum.
Seninle alakalı bir tavsiye mektubu kaleme alacağım.
-Lüzum yok. -Niye?
Sen nihayetinde bilhassa bu hadiseyle de alakalı olarak...
...Helen ideallerine çok büyük bir hizmette bulundun.
Belki üzerindeki bu üniformayı da değiştirirsin.
(Cevdet) Bizim tarafımıza geçersin. Benim safıma.
Eskisi gibi seninle omuz omuza mücadele veririz.
Kat-a!
Ben padişahımız efendimizin kuluyum.
Ve bundan da iftihar ederim.
Suçu Kuvvacıların üzerine atmak konusunda ne kadar samimi olduğunu merak etmiştim.
Bunun için geldim zaten.
(Cevdet) Lakin Mirliva, dikkatli ol.
Bu hassas bir mevzu. Eğer hakikat ortaya çıkarsa...
...hem Mirliva rütbeni hem de kelleni kaybedebilirsin.
Bilmukabele Cevdet.
Gerçek ortaya çıkarsa siz de yargılanırsınız.
(Gülme sesi)
-Hayırlı günler. -(Tevfik) Hayırlı günler General Cevdet.
(Kapı kapanma sesi)
İhsan!
-Emredin Kumandanım. -Çocuktan haber var mı?
Tahkik ettik lakin bir malumat yok kumandanım.
-Devam edin. Aramaya devam edin. -(İhsan) Başüstüne Kumandanım.
(Kapı kapanma sesi)
(Kuş cıvıltısı sesi) (Müzik - Hüzünlü)
(Müzik - Hüzünlü)
(Müzik devam ediyor)
(Müzik devam ediyor)
Annem kendisi şahit olmuş Yunan'ın yaptığına.
Biz de Yunan orduları kumandanının oğlunu koruyup kollayalım.
(Osman) Vallahi benim de zoruma gider oldu bu iş.
İyi de kardeşler, niye herkesi bir kefeye koyup tartarsınız?
Leon'un babasından ne farkı var?
Ne biliyorsun sırtımızdan hançer yemeyeceğimizi?
(Ali Kemal) Uff! Kimsenin bir şey bildiği yok.
Sığınana sahip çıkılıyor.
Senin idrakin için bunu sabah akşam tekrarlayacak mıyız Mehmet?
Et-tekraru ahsen velev kane yüz seksen.
Ne demek o?
(Cezmi) Tekrar etmek iyidir, yüz seksen kere de olsa.
(Ayak sesi)
(Müzik - Gerilim)
(Yakup) Ağalar.
-(Yakup) Olan biten malumunuz mu? -Malum olmasaydı keşke.
Vakit yas tutma vakti değil.
Vakit bu katliamı yapanlardan...
...bunu Kuvva'nın sırtına yüklemeye çalışanlardan hesap sorma vakti.
(Yakup) Sizin vazifeniz de bunu insanlara anlatmak...
...Kuvva’yı aklamaya çalışmak olacak.
Yüzbaşı, iyi söylersin, hoş söylersin de nasıl yapacağız bunu?
Kumandanımızdan emir gelmiş. Tevfik'e dahi dokunmayacakmışız.
Doğru mu?
Doğru.
(Yakup) Lakin siz şimdi kendinize mukayyet olun.
Dikkat çekmeyin.
Kuvvacılara saldıracaklar. Kendinizi emniyete alın.
Vazifenin geri kalanını da kumandanımız halledecek.
-Nasıl olacak o iş? -Olduğu vakit görürsün.
Bu pusulayı Ankara'ya telgraf geçin. Hiç vakit kaybetmeyin.
(Yakup) Benden habersiz kimse tek bir adım bile atmayacak.
Bu oyunu teşne olmadan bozacağız evelallah.
Başüstüne Yüzbaşı.
(Müzik - Gerilim)
Ee, hadi dağılın!
Ekmek yoktur ağalar, kalmamıştır.
(Erkek) Bu ne iştir Hasan Efendi?
(Erkek) Günlerdir ekmek yok diyorsun. Fırının kokuları geliyor dışarı ya.
(Hasan) Yok dediysem yok. Yunan el koyar hepsine.
(Hasan) Gece gündüz onlara çalışırız.
(Erkek) Madem ekmek yok, bu koku ne o zaman?
(Kalabalık konuşmalar)
(Müzik)
Lütfü, ne oldu? Kurtlandın gene.
-Çalışmıyor. -(Cezmi) Sen becerememişsindir.
Hep çalışan makine şimdi mi çalışmaz?
İğnesi yok.
Nasıl? Kanatlanıp uçmadı ya.
Yok, uçmamış, uçmamış da...
...biri almış.
Kim acaba?
(Müzik - Gerilim)
(Ayak sesi)
(Yakup) Azize Hemşire.
Vazife başında da mı rahat yok be, ha?
(Azize) Başka cenazeler mi getirdiniz?
(Yakup) Bu kumandanımdan.
(Yakup) Size ulaştırmam için verildi.
Bir de hiçbir şey olmamış gibi geliyorlar buraya vicdansızlar.
(Erkek) Hemşire Hanım! Hemşire Hanım!
-(Erkek) Hemşire Hanım, kimse yok mu? -Aa, Salih.
(Azize) Salih, yavrum!
Sokakta bu şekilde baygın buldum. Yanında kimsesi yoktu.
Tamam, hemen şuradan götürün.
(Araba sesi) (Sokak ortam sesi)
(Müzik - Gerilim)
Miteram nasıl?
İyi.
Kısa süre içinde toparlayacaktır.
Bana verecek malumatın var mı Teğmen?
Artık bir haberleşme cihazları yok.
(Leon) Anadolu’ya malumat veremezler.
(Müzik - Gerilim)
Bir köye baskın olmuş.
Herkesi öldürmüşler.
Siz mi verdiniz o emri?
(Leon) Ha?
Yunan ordusu mu katletti o insanları?
Evet.
(Müzik - Gerilim)
Nasıl verebilirsin böyle bir emri?
Sen hâlâ bir askersin.
Benim emirlerimi mi sual ediyorsun, ha?
Ben emirlerinizi sual etmiyorum. Ben vicdanınızı sual ediyorum sizin.
Siz...
...abimi böyle bir baskında kaybetmediniz mi?
Nasıl verebilirsiniz böyle bir emri?
Benim merhametim yok.
Neden bu anlaşmayı yaptığımızı unutma.
Neden hâlâ hayatta olduğunu unutma?
(Vasili dış ses) Kendin için kabul etmedin vazifeyi.
(Vasili) O vakit...
...uğruna vatanını sattığın kız için edeceksin.
(Vasili) Hilal'den malumatım oldu.
Vazifeyi kabul et.
Yoksa Hilal ölür.
(Vasili dış ses) Öldürürüm onu.
Durdurun arabayı.
(Kapı açılma sesi)
(Müzik - Gerilim)
(Araba sesi)
(Ayak sesi)
Albay Stavros’un eşyaları toparlandı mı?
Evet Kumandanım.
-Odama getirin. -Emredersiniz.
(Müzik - Gerilim)
(Müzik - Gerilim)
(Sessizlik)
(Müzik - Gerilim)
(Müzik - Gerilim)
Hava rasatları.
Bu ne için olabilir Kumandanım?
Kumandan Vasili’nin masasının üzerinde...
...levazım taleplerine ilişkin birtakım evrak vardı.
(Cevdet dış ses) Çadırdı, tayındı, üniformaydı, bu tarz şeyler talep ediyor.
(Cevdet dış ses) Yunan ordusunun levazım deposu tıka basa doluyken...
...bu talepler niye Yakup?
(Cevdet dış ses) Ne için?
(Müzik - Gerilim)
(Cevdet dış ses) Şehirde ekmek yok. Hepsi Yunan'a gidiyor.
Nereye gidiyor bunlar? Kim için?
Bir taarruz için.
Üstelik kim bilir kaç kişilik bir ordu için.
Kumandanım...
...lakin Yunan ordusunun ilerleyişi Venizelos tarafından durdurulmadı mı?
Durduruldu.
Lakin eğer itilaf devletleri veya İngiltere...
...Kumandan Vasili’ye uygun bir vaatte bulundularsa...
...Kumandan Vasili böyle bir riski alır. Neden almasın?
Tahtacılar da o mevkideyse.
Ve üstelik bu ordunun varlığından haberdarlarsa...
...onları bertaraf etmenin yegâne yolu...
...onların hepsini birden katletmek olur ki bunu da yaptılar.
Lakin biz ne dersek diyelim, bunların hepsi birer ihtimal.
Emin olmak için bir tek şey yapmamız gerek.
Gidip kendi gözlerimizle görmek.
Hazırlığını yap Yakup, mıntıka teftişine gidiyoruz.
Emredersiniz.
(Müzik - Gerilim)
(Kapı açılma sesi)
(Azize) Ayşe Hemşire...
...sana emanet.
Geldiğini, burada olduğunu kimse bilmeyecek.
-Merak etme Azize Hemşire. -Gözün gibi bakacaksın.
Şayet ben yokken uyanırsa da muhakkak geleceğimi söyle.
-Önce Allah’a, sonra sana emanet. -(Ayşe) Tamam.
(Müzik - Duygusal)
(Ayak sesi)
(Azize) Kolay gelsin.
Ee, ben Albatros'u arıyorum da biliyor musunuz?
Şu karşıda iki tane gemi var.
Küçük olanın yanındaki büyük gemi, Albatros gemisi.
Tamam, sağ ol.
(Müzik - Duygusal)
(Kapı açılma sesi)
(Müzik - Duygusal)
(Müzik - Duygusal)
Seni vazifenle alakalı çağırdım buraya.
Buyurun Kumandanım.
(Nefes sesi)
Bu hadiseyi Kuvva'nın üzerine yıkıyorlar.
Ve bunun müsebbibi Tevfik.
(Cevdet) Bana bak...
...Tevfik ne söylerse söylesin, ne yaparsa yapsın...
...kat-a ona karşı çıkmayacaksın. İşittin mi?
Hakikati gördüğünü bilmeyecek.
Eğer bilirse sen de hedef olursun.
Bir açığını yakalayana kadar sık dişini.
Merak buyurma.
Aynen dediğin gibi davranıyorum.
(Nefes sesi)
Cevdet, bu sen misin?
(Azize gülme sesi)
Ya bu sen misin?
(Nefes sesi)
Gözleri gözlerime bakan...
...nefesi nefesime değen?
Benim. (Nefes sesi)
(Gülme sesi)
(Nefes sesi)
Özlediğim...
...yolunu gözlediğim...
(Nefes sesi)
...vatanım olan adam, sensin değil mi?
Benim.
Cevdet'in. (Nefes sesi)
Ay Cevdet'im.
(Nefes sesi)
Sevdiğim.
(Nefes sesi)
(Müzik - Duygusal)
(Nefes sesi)
(Cevdet nefes sesi)
(Nefes sesi)
(Azize nefes sesi)
Nasıl bu kadar zalim olabildin Cevdet?
Nasıl bu kadar acımasız olabildin?
Yabancı gibi baktın gözlerime.
Mecburdum Azize'm.
Başka türlü ne yapabilirdim ki?
Bu vazifenin yükü o kadar ağır ki.
(Cevdet) O kadar ağır ki.
Ben bu yükü senin o güzel omuzlarına nasıl yüklerdim?
(Cevdet nefes sesi)
Onca ay...
...o kadar yıl...
...senin gözlerine öyle bakmak kolay mı?
Onun ızdırabı kolay mı?
Ya benim kalp ağrım?
(Nefes sesi)
(Müzik - Duygusal)
(Cevdet nefes sesi)
(Cevdet) Bak, bundan kimseye bahsetmeyeceksin.
Bilhassa Tevfik'e.
(Cevdet) Çok mühim Azize.
Ben vazifeye gidiyorum.
-Yunan vahim bir hazırlık içinde Azize. -(Azize) Şişş!
(Nefes sesi)
Cevdet...
...sus.
Allah aşkına bir anlık sussak?
Yunan demesen.
Tevfik demesen.
Bizden gayri tek kelam etmesen.
(Nefes sesi)
Sadece bir anlık sussak.
(Müzik - Duygusal)
(Öpme sesi)
(Nefes sesi)
Azize...
...vakti değil şimdi.
(Nefes sesi)
(Nefes sesi)
Tam da bu sebepten işte.
Vakit dar.
Belki sen, belki ben.
Ecel her daim kapıda.
(Nefes sesi)
O yüzden...
...bir anlık unutsak harbi.
(Nefes sesi)
Bir anlık.
Bir anlık Selanik’teki Azize’yle Cevdet olsak.
(Azize nefes sesi)
Ben şu an için ölmeye razıyım Cevdet.
(Azize nefes sesi)
(Öpme sesi)
(Müzik - Duygusal) (Azize nefes sesi)
Benim nikâhım seninle.
Evvelim de sensin...
...ahirim de sensin.
(Azize) Allah biliyor kalbimdekini.
Allah biliyor.
Azize'm.
Sana öyle hasretim ki Cevdet.
(Nefes sesi)
-Azize Hemşire nerede? -(Hemşire) Çıktı.
-Nereye gitti? -Söylemedi.
(Müzik - Gerilim)
(Kuş cıvıltısı sesi)
Size de mi söylemedi Hasibe Ana?
Yok.
Üff! Ortalık karışık.
Düşmanım da çok.
Zevcem olarak daha ihtiyatlı davranması icap ederdi.
Azize de bilir bunu.
Kollar kendini. Sen tasalanma.
Evvela milleti sen...
...kendine düşman etme Tevfik oğlum.
Aşk olsun Hasibe Ana.
Ben düşmanı olunacak bir adam mıyım?
(Tevfik) El âlemin garezini, fesadını idare etmek mümkün olsa...
...savaş olmazdı.
Neyse, sen kapat kapını, ben bir bakayım.
Allah Allah!
(Kapı kapanma sesi)
Bir şeyler dönüyor ama.
Aklım almaz benim de.
(Martı sesleri)
Azize'm, şimdi git.
Artık git.
(Nefes sesi)
Anneme, çocuklara mukayyet ol.
Tevfik'e iyi davran.
Ne derse yap.
Şimdilik.
(Burun çekme sesi)
Tamam mı?
(Burun çekme sesi)
Eğer tekrar buluşmamız icap ederse ben sana pusula yollayacağım.
O erle değil mi?
Benim yarasını sardığım hani?
Yüzbaşı.
(Nefes sesi) (Cevdet) Yüzbaşı Yakup.
Nasıl anlamadım?
Çünkü ben vazifemi iyi yapıyorum da ondan.
O zaman şimdi bana vazifemin ne olduğunu söyle.
(Nefes sesi)
(Burun çekme sesi)
Köyden kurtulan bir çocuk var.
(Azize) Şu an hastanede, adı Salih.
-O seslendiğin çocuk. -Evet.
Azize, onu korunman lazım.
Eğer her şeye şahit olduysa Tevfik onun peşine düşecektir.
Niye bütün bunlar, hı? Niye yaktılar o köyü Cevdet?
Bilmiyorum Azize, bilmiyorum. Yakında öğreneceğim.
(Nefes sesi)
Bana bak, sen şimdi kendine mukayyet ol.
Anneme mukayyet ol, çocuklara mukayyet ol.
Yavrumuza iyi bak.
O oğlana da sahip çık, Salih'e. Hadi git şimdi.
Hadi.
(Müzik - Duygusal)
Ohh!
Seni cepheye yollarken de böyle sıkışırdı kalbim.
Ama şimdi farklı.
Şimdi sen de cephedesin.
Ben de seni cepheye uğurluyorum şimdi.
(Müzik - Duygusal)
Hadi git.
(Kapı açılma sesi)
(Müzik)
(Kapı kapanma sesi)
(Müzik)
(Hilal dış ses) Vurulduk efendiler.
(Müzik)
(Hilal dış ses) Vurulduk bacılar.
(Hilal dış ses) Aldandık zalime.
(Hilal dış ses) Günahımız buymuş. Merhamet eder sandık.
(Müzik)
(Hilal dış ses) Hiç kimse turnalara kıyamaz dedik, lakin aldandık.
(Müzik)
(Hilal dış ses) Yunan'ın zulmünü Kuvvacılar yaptı diyerek...
...örtbas etmeye çalışırlar.
(Hilal dış ses) İnanma zalimin kelamına, gelme oyunlarına.
(Müzik)
(Hilal dış ses) Bir denizin iki milletiydik.
(Hilal dış ses) Birimiz bayrağımızın alına...
...diğerimiz mavisine sevdalandık.
(Hilal dış ses) Dedik ki belki bir ihtimal...
...mümkün kılar her şeyi. Lakin aldandık.
(Hilal dış ses) Mümkün olmayan bu rüyadan uyandık.
(Hilal dış ses) Bundan gayrı bir denizin iki hasmıyız.
(Hilal dış ses) Aldanmayız sözüne, Kuva-yi Milliye’ye olan iftiralarınıza.
(Hilal dış ses) Hiç kimse itibar etmez...
...ne kumandanınıza ne de sözünüze.
(Hilal dış ses) Düştük. Lakin aldanmayın...
...henüz ölmedik. Bu kalkışın hayrını beklemeyin.
(Hilal dış ses) Bu kalkış bir efenin kalkışı gibidir.
(Hilal dış ses) Kalktığında aynı turna gibi açar kollarını.
(Hilal dış ses) O Turna yine semah döner...
...o turna yine semaya gider.
(Hilal dış ses) Unutmayın efendiler...
...bu kanat çırpışı unutmayın.
(Hilal dış ses) Bundan gayrı yas size...
...merhamet bize Kumandan Vasili!
(Hilal dış ses) Sakın ola unutmayın!
(Hilal dış se) Halit İkbal.
(Müzik)
Neden bütün kabahati onun omuzlarına yüklüyorsunuz?
Kabahat yüklemiyoruz, hakikati söylüyoruz.
Bugüne kadar o telgrafın başına hiçbir şey gelmedi.
(Mehmet) Neden şimdi? Neden Teğmen bizi bulduktan sonra oldu bunlar?
-Hilal kardeş. -Hı?
Bak, Mehmet haklı. Beni bilirsin yani ama...
...bu sefer öfkesinde de, şüphesinde de haklı.
Abi!
Şayet doğruysa...
...Teğmen yaptıysa...
...hesabını sorarım. -(Osman) Yaa...
...aramızda olmasının sebebi buymuş.
(Cezmi) Kandırdı bizi bre!
(Müzik - Gerilim)
(Kapı açılma sesi)
(Ayak sesi) (Kuş cıvıltısı sesi)
(Yakup) Şüpheniz doğru Kumandanım.
Ormanlık arazide Yunan askeri niye nöbet tutsun?
(Cevdet) Anlayacağız Yakup...
...anlayacağız!
(Kuş cıvıltısı sesi)
(Cevdet) Takip et beni.
(Müzik - Gerilim) (Kuş cıvıltısı sesi)
(Müzik - Gerilim) (Kuş cıvıltısı sesi)
(Müzik devam ediyor)
(Kesme sesi)
(Kesme sesi)
(Müzik -Gerilim)
(Kesme sesi)
(Müzik - Gerilim)
(Müzik - Gerilim) (Kuş cıvıltısı sesi)
(Cevdet) Vayy!
(Müzik - Gerilim) (Kuş cıvıltısı sesi)
(Nefes sesi)
(Müzik - Gerilim) (Kuş cıvıltısı sesi)
(Müzik - Gerilim) (Silah sesi)
(Yakup) Kumandanım, siz gidin, ben sizi korurum.
(Cevdet) Orada bekle.
(Müzik - Gerilim) (Silah sesi)
(Cevdet) Yakup, sen git, ben seni korurum.
(Cevdet) Yürü!
(Müzik - Gerilim) (Silah sesi)
(Ayak sesi)
(Müzik - Gerilim) (Silah sesi)
(Müzik - Gerilim)
(Kuş cıvıltısı sesi)
Hadi gidiyoruz.
Leon!
Leon!
(Müzik)
(Müzik - Gerilim) (Nefes sesi)
-(Yakup) Kumandanım. -(Cevdet) Ha?
(Yakup) Bu kadar büyük bir ordu tek bir amaç uğruna hazırlanmış.
(Cevdet) Doğru söylüyorsun Yakup.
Bunlar büyük bir taarruz hazırlığındalar.
(Cevdet) Bana sorarsan...
...Afyon'u ele geçirmek istiyorlar. Eğer oraya girerlerse...
...İç Anadolu'ya geçmeleri mümkün olur.
(Müzik - Gerilim)
(Müzik) (At nalı sesleri)
(Müzik) (Ayak sesi)
Biraz gayret etsen Salih, hı?
(Kaşık sesi)
(Müzik)
Annem beni doğururken ölmüş biliyor musun?
Ben annemi hiç görmedim.
Babamın anlattığıyla bilirdim onu.
(Müzik - Duygusal)
Ama buna rağmen onu o kadar özlerdim ki Salih.
O kadar özlerdim ki. Bazı geceler...
...gözüme uyku girmez, sabaha kadar ağlardım.
Sonra bir gün babam geldi yanıma...
...dedi ki kızım dedi, sen annene niye mektup yazmıyorsun.
Ben tabii şaşırdım.
-"Okur mu ki baba?" dedim. -"Okur tabii." dedi.
"O bizim yaşadığımız dünyadan göçüp gitti.
Ama cennetteki evimizde bizi bekliyor."
Sonra babam da gitti yanına.
(Müzik - Duygusal)
Sen de annene mektup yazabilirsin Salih.
(Müzik - Duygusal)
Biliyorum, çok korkuyorsun. Çok da haklısın.
Ama söz veriyorum. Sana söz, seni hiç bırakmayacağım oğlum.
(Müzik - Duygusal)
Hadi bakalım, sen dinlen biraz.
Azize Hemşire nerede?
Azize!
(Müzik - Gerilim) (Ayak sesi)
Neredesin? Çok endişe ettim.
Endişelenecek bir şey yok Tevfik.
Çok korktum Azize.
Sen benim zevcem olarak artık caninin hedefindesin.
Sana bir hâl olacak diye çok korktum.
Korkacak bir şey yok Tevfik.
Şuraya bak, ne kadar yorgunsun.
Unutma ki yalnız değilsin artık.
(Tevfik) Azize diyorum ki...
...çocuklara ilan etsek. Ha?
Hem bu taşkınlıklarına son verirler. Kızlar sana daha çok yardım eder.
Daha önce konuştuğumuz gibi...
...benim evladım olduğunu bilsinler artık.
Tevfik, izin verirsen bu hususta ben karar vermek istiyorum.
Bunun ne yeri ne de zamanı. Hadi.
Ama aslında...
Çocuk?
Bu çocuk o köyden değil mi?
Sen o köydensin değil mi evladım?
(Tevfik) Evet. Evet evet, o köydensin.
Ben kimse sağ çıkmadı diye biliyordum ama...
...bu evladımız talihliymiş.
(Tevfik) Sen o köyü Kuvvacıların yaktığını gördün değil mi?
(Tevfik) Ha? Hadi anlat bana.
Hadi anlat, hadi. Söyle. Hadi, korkacak hiçbir şey yok. Ha?
(Tevfik) Hadi söyle bana. Hadi.
(Müzik - Gerilim)
Korkmuş işte gariban.
Üstüne varma çocuğun Tevfik.
-Kumandanım. -Hı?
Acele alakadar olmanız gereken bir mevzu var.
Tamam İhsan.
Azize, ben şimdi gidiyorum ama döneceğim.
Bu evladımızla bilhassa ilgileneceğim.
(Müzik - Gerilim)
Ağalar...
...daha ne kadar sineye çekeceğiz?
Kuvva'nın ipini çekme vakti gelmedi mi, ha?
(Erkek) Allah yarattı dedikçe onlar tepemize çıktı.
Yetmedi mi gayrı?
Kâfir bunlar! Zebani sürüsü!
Çoluk çocuk demeden kıymışlar canlarına. Var mı bunun ötesi?
Davranın ağalar!
(Kargaşa sesleri)
(Lütfü) Durun, Allah aşkınıza durun! Asıl suçlu Yunan!
-(Lütfü) Günaha girersiniz! -Bu, ne bu?
Günaha girersiniz, elinizi kana bulamayın. Yapmayın!
Sen misin yoksa Halit İkbal?
-Hayır. -Ha? Seni kâfir!
-Hayır, değilim, gerçekten. -Vurun ağalar!
(Yumruk sesleri) (Kargaşa sesleri)
(Lütfü) Hayır, hayır!
(Erkek) Bırakın, vurmayın, yapmayın!
(Düdük sesi)
-(Erkek) Ağalar-- -(Asker) Ayrılın, ayrılın dedim!
(Erkek) Kuvvacıdır bunlar Kumandan.
-Bunlar katletti zavallıları. -Hadi oradan (Bip)!
-Senin ağzından çıkanı duyar mısın bre? -(Tevfik) Durun! Durun ağalar, durun.
Sizlere yakışmaz.
Bunlar...
...sizin ne kadar kuvvetli olduğunuzu bilmezler.
(Tevfik) İhsan, götürün bunları!
(Tevfik) Bak, beni dinle...
...bunlara bir tas su...
...bir dirhem ekmek vereni yakarım, ona göre.
Hadi siz de işinize gücünüze koyulun.
(Müzik)
İhsan, gidelim.
(Müzik) (At nalı sesi)
(Müzik - Gerilim)
Gürültü patırtı istemem.
Zaten şehrin altını üstüne getirdiniz. Sabrımı zorlamayın.
Yanlış yoldasın Kumandan, haberin olsun.
-Çok yanlış yoldasın. Haberi-- -(Tevfik) Kes sesini!
(Müzik)
Bu ettiklerin yanına kalmayacak Kumandan!
Bekle sen, gününü bekle!
(Müzik - Gerilim)
Cık! Sanırım...
...sen beni tehdit ettin.
(Tevfik) Evet, evet.
Sen beni alenen tehdit ettin.
-İhsan! -Kumandanım.
Bu gençlere hak ettiği gibi davranın.
Emriniz başım üstüne Kumandanım.
(Müzik - Gerilim)
(Müzik)
(Müzik)
("Cenaze Marşı" çalıyor)
("Cenaze Marşı" çalıyor)
Başınız sağ olsun Kumandan.
Köyü katledenlerin bir kısmı tutuklandı.
(Vasili) Âlâ.
Bu elim hadiseyi gerçekleştirenleri...
...kurşuna dizin Mirliva.
Herkese ibret olsun.
Emredersiniz.
(Müzik - Gerilim)
(Kapı açılma sesi)
Neredesin sen?
Geldim işte anne, bir şey yok. (Kapı kapanma sesi)
Geç otur bakayım şöyle.
(Müzik - Duygusal)
Bu Kirya bir şeyler söylüyor.
Leon'u sizin sakladığınızı düşünüyor.
(Müzik - Duygusal)
Hilal, bak bakayım gözüme.
O mektubu sana mı yazdı Leon?
Hı?
Ablan doğru mu söylüyordu kızım?
(Müzik - Duygusal)
Çok güzel. Bir bu eksikti.
Ne diyeyim ben sana kızım ha?
Ablanın günahını aldığıma mı yanayım...
...yoksa gözümün içine baka baka bana yalan söylemene mi?
Anne...
...benim niyetim yalan söylemek değildi.
-Ne ablama ne sana. Lakin-- -Lakin ne?
Ne kızım?
Ben istedim mi böyle olsun?
Söz geçirebildim mi ben kendime?
(Nefes sesi)
(Hilal) Onu vurduğum vakit sanki ben...
...kendimi vurdum. Canım hiç bu kadar yanmamıştı benim.
(Nefes sesi)
Sen babamı hâlâ sevmiyor musun?
(Hilal) Yunan üniformasına rağmen söküp atabildin mi yüreğinden?
Kabahat mi sevmek? Anne, sen kabahatli misin?
(Müzik - Duygusal)
Gel.
Yavrum.
(Müzik - Duygusal)
Sen daha çok küçüksün.
Hilal...
...sen nereden bilirsin sevmeyi?
Senden bilirim anne.
(Müzik - Duygusal)
Hilal...
...anneciğim, Allah nasip ederse senin çok güzel bir ömrün olacak.
Evleneceksin, anne olacaksın.
Bahtını karartma kızım ne olur!
Geçecek.
Söz veriyorum sana, geçecek.
Unutacaksın Teğmen'i.
Er geç bulurlar seni. Hilal...
...sen de yanarsın annem, yapma.
(Müzik - Duygusal)
Hadi git şimdi Kirya'nın yanına. Sakın ağzını açıp bir şey söyleme.
Hadi bakalım.
(Müzik - Duygusal)
(Kapı açılma sesi)
(Kapı kapanma sesi)
Ahh!
(Kapı tıklama sesi) Gel.
(Kapı açılma sesi)
İlaçlarınızı getirmiştim.
Gel Hilal.
(Kapı kapanma sesi)
(Müzik - Duygusal)
(Su doldurma sesi)
(Müzik - Duygusal)
Teşekkür ederim.
Hilal! Gel.
Lütfen gel otur, lütfen.
(Sessizlik)
(Ağlama sesi) (Müzik - Duygusal)
Bizi çok korkuttunuz Kirya.
(Ağlama sesi) (Müzik - Duygusal)
Leon'un haberi var mı ha?
(Veronika) Hilal...
...Hilal, yüzüme bak lütfen.
Lütfen söyle.
Sen mi kaçırdın Leon'u?
Siz mi yardım ettiniz ona, ha?
İyi mi Leon?
(Veronika) Ha? Nerede?
Lütfen söyle, iyi mi?
-Leon... -(Veronika) Evet?
Leon iyi Kirya. Başka sual etmeyin.
(Ağlama sesi) (Müzik - Duygusal)
Çok teşekkür ederim.
(Müzik - Duygusal)
Çok teşekkür ederim.
Oğluma iyi bak, olur mu?
(Nefes sesi)
(Müzik - Duygusal)
(Kapı açılma sesi)
(Kapı kapanma sesi)
İşler tam da istediğimiz gibi gidiyor Mirliva.
Tebrik ederim.
Bu defaki gayretiniz takdire şayan.
Bana itimadınız boşa değil Mr. Hamilton.
Ben görevimi layığıyla yerine getiriyorum.
Düşlediğiniz zaferi size muhakkak temin edeceğim.
Lakin...
...küçük bir sorunumuz var.
Nedir?
Yunan erleri bir ihmalde bulunmuşlar.
Çocuk...
...her şeyi gören bir çocuk var ve şimdi hastanede.
Ben sizi oraya bu vazife için göndermiştim.
(Charles) Geride tek bir sağ insan kalmayacaktı.
İcap eden teftişi yapmadınız mı?
Muhtemelen ben gittiğimde çoktan kaçmıştı.
Bilirsiniz, ben arkamda iz bırakmam.
Bahaneleriniz beni alakadar etmiyor.
O veledin icabına bakılacak.
Evet, elbette. Ee...
...bunu benin yapmam...
...şüphe çeker.
Başkası yapsa?
(Charles) Neden?
Ha, hemşire!
(Müzik - Gerilim)
Anlaşıldı, ondan çekiniyorsunuz.
Pekâlâ, tamam.
Bu hususla ben ilgileneceğim.
(Müzik - Gerilim)
Uyan!
Uyan ana!
-Geliyorlar. -Şişt Salih.
-Tabancaları var. -Salih.
-Ana, kalksana. -Şişt!
-Ana, sana diyorum. -Salih.
-Salih. -Ana!
Yavrum, yok bir şey.
Bak ben buradayım. Kötü rüya gördün sadece.
Rüya değildi, sahiydi.
Anamın ölüsü, arkadaşlarımın ölüsü, dayımın ölüsü.
Hepsini gördüm.
İç.
(Müzik - Duygusal)
Salih...
...ne gördün orada, ha?
Neler oldu? Anlat bakayım bana.
-Hani o gelen adam var ya. -Hangisi, Tevfik mi?
O vurdu işe dayımı.
(Salih) Yanındakileri de vurdu.
(Salih) Kuvvacılar yaptı dedi. Onlar yapmadı ki.
Yunanlılar yaptı.
(Müzik - Gerilim)
(Yakup) Kumandanım, yaklaşık 20 bin kişilik bir taarruz ordusu kurmuşlar.
(Yakup) Topçu kuvvetleri. 20 kadar daha süvari tümeni mevcut.
Ne yapacağız Miralayım? Biz bunların nereye taarruz edeceğini de bilmiyoruz.
Nereye, ne vakit olduğunu öğrenmek mecburiyetindeyiz Yakup.
Bu taarruz başlamadan durmalı.
Ali Fuat Paşa'ya haber uçurmak lazım. Lakin...
Lakin?
Telgraf cihazı sabote edilmiş.
Kim yapmış bunu?
Teğmen Leon'dan şüpheleniyorlar.
(Yakup) Çocukların tasarrufu o yönde.
Şayet benim de fikrimi soracak olursanız...
...Teğmen Leon babasına casusluk ediyor. Görünen o.
Böyle bir şey olmasına ihtimal vermiştim Yakup.
Emriniz ne?
Çocuklar tutuklu olduklarına göre...
...yeni bir malumat edinebileceği bir vaziyet yok.
-İcabını düşüneceğiz. -Kumandanım, o hususta ne yapacağız?
Çocuklar Türk karargâhında tutuklu.
Umarım onlardan vazgeçmek mecburiyetinde kalmayız.
Sen bir an evvel Salihli'ye bir ulak gönder.
Ethem Bey'i bulsun, ona durumu izah etsin.
Ethem Bey Ankara'ya telgraf çeker.
Başüstüne.
(Müzik - Gerilim)
(Azize) Hilal.
Ne oldu?
Hilal, ben bir yere gidip geleceğim. Tamam mı?
Salih'in yanından ayrılma. Yanına da hiç kimseyi sokma kızım.
Anne, ne oldu söylesene.
Hilal, bir şey sorma gözünü seveyim. Dediğimi yap.
Yanına kat-a kimseyi sokmayacaksın. Yalnız bırakmayacaksın.
-Tamam mı? -Tamam, merak etme.
(Müzik - Gerilim)
(Müzik - Gerilim)
(Kapı kapanma sesi)
(Müzik - Gerilim)
(Sessizlik)
Salih.
Neden hiç konuşmuyorsun?
Hemşire öyle dedi.
Annem mi?
Azize Hemşire senin annen mi?
İyi, kıymetini bil.
(Müzik - Duygusal)
Ben yabancı değilim, benimle konuşabilirsin.
Konuşmam, hemşire benden başka kimseyle konuşma dedi.
(Kapı açılma sesi)
Hilal, bir hasta geldi.
İlle de Azize Hemşire'yi görmek isterim diye tutturdu.
-Sen bir ilgilen istersen. -Tamam.
Salih, ben hemen geliyorum.
(Kapı kapanma sesi)
(Kapı kilitleme sesi)
(Müzik - Gerilim)
-Hemşire. -Buyurun.
Merhaba, ben Charles Hamilton. Tahkik heyetinden.
Bu katliamdan sağ kurtulan çocuğu görmeye geldim.
Acele rapor tutmam gerekiyor. Nerededir acaba?
-Buyurun, ben size eşlik edeyim. -Lütfen.
(Müzik - Gerilim)
Azize Hemşire'yi sormuşsunuz sanırım, buyurun ben kızıyım.
Hemşireyi görmem icap eder.
Kendisi bir yere kadar gitti.
-Buyurun, bana söyleyin. -Nerededir? Ne vakit gelir?
Beklemek istiyorsanız hastanenin dışında bekleyebilirsiniz.
(Erkek) Hemşire.
(Müzik - Gerilim)
Oda burası.
Çok teşekkür ederim.
(Müzik - Gerilim)
Tedbir için kilitlemişlerdir.
E, tabii.
Bu elim hadiseden sonra tedbiri elden bırakmamak gerekiyor.
Yalnız hemşire...
...benim bu çocuğun tanıklığını muhakkak almam gerekiyor.
Bu hadisenin sorumluları kimse onların muhakkak cezalandırılması lazım.
Aksi halde daha vahim sonuçlar doğabilir.
(Nefes sesi)
(Charles) Bilmem ifade edebiliyor muyum kendimi?
Endişe etmeyin, hasta odalarının hepsinin anahtarı bir örnektir. Bir saniye.
(Ayak sesi)
(Hemşire) Anahtarı alabilir miyim?
(Ayak sesi)
(Kilit açma sesi) (Kapı açılma sesi)
(Hemşire) Buyurun.
Çok teşekkür ederim.
Hemşire.
Çocuğun çekinmeden konuşabilmesi için yalnız olması icap eder.
Görüşmeniz bittiğinde haber edersiniz.
Elbette, elbette.
(Ayak sesi)
(Müzik - Gerilim)
(Kapı kapanma sesi)
(Müzik - Gerilim)
Demek sensin o.
Korkma.
Ben senin gördüğün kötü adamlardan değilim.
Korkma, hiç korkma.
Sadece birazcık konuşacağız seninle.
Kuvvacı olduğumu anlarlarsa beni hemen içeri tıkarlar.
Düşmanın hırsı, istilası yetmedi...
...bir de bunlar çıktı başımıza.
Endişe etmeyin, ben kimseye bir şey söylemem.
O Mirliva denilen soysuzun başının altından çıkıyor bunların hepsi.
(Erkek) Ah!
Ah!
İngilizlerin uşağı olmuştur o.
Azize Hemşire bilir mi bunları?
(Nefes sesi)
Kuvvacı diye o meyhanedeki müzisyenleri içeri tıktılar.
Ne?
O gençlerin bu işlerle ne alakası var?
O çocukların başını yakacaklar.
Siz emin misiniz, başkası olmasın?
(Erkek) Gözlerimle gördüm.
Tanır mısın onları?
Tanırım.
Tanırım.
Anlatır mısın o gün neler oldu?
Kimi gördün?
(Charles) Hı?
Anlatmayacak mısın?
Hım!
Demek inat ediyorsun.
Lakin sen bana anlatırsan gördüklerini ben hepsini hapse atarım.
Hadi anlat, anlat ki kim yaptıysa o çeksin cezasını.
-Neler gördün orada? -Ben bir şey görmedim.
Seni de görmedim, kimseyi görmedim.
Beni de görmedin.
Anlaşıldı.
(Charles) Bakalım burada ne varmış?
Bunun ne olduğunu biliyor musun?
Bakalım.
Bakalım, neymiş?
(Müzik - Gerilim)
Senin için. Al bakalım.
Al.
(Charles) Al hadi.
Güzel.
Hadi ye bakalım onu.
(Charles) Ye hadi.
(Charles) Hadi ye.
Hadi ye onu, hadi.
Hadi ye şunu.
(Kapı sesi)
(Kapı açılma sesi)
-Mr. Hamilton? -Küçük hanım?
(Kapı kapanma sesi)
Ben kapıyı kilitlemiştim, nasıl girdiniz?
Ha evet, bir hemşire hanım sağ olsun yardımcı oldu bana.
Benim şimdi bir heyet raporu hazırlamam gerekiyor, bize biraz müsaade eder misiniz?
Ziyaretçi kabul etmiyoruz, çocuk büyük sarsıntı yaşadı.
(Charles) Ha, evet.
Elbette, tabii, hassasiyetiniz takdire şayan...
...lakin bu zavallı insanlara bunu kim yaptı?
Bunu da bulmak benim mesuliyetim.
(Nefes sesi)
Tahkik heyeti bunun için burada, biliyorsunuz.
Ee, çocuk biraz toparlansın, kendine gelsin...
...ben bizzat çağırırım sizi, olur mu? Böylesi daha münasip.
Peki.
(Nefes sesi)
Tabii.
Küçüğün ruh sağlığı her şeyden daha önemli.
Ben bilahare gelir görürüm onu.
İyi günler.
Artık emin ellerdesin.
(Müzik - Gerilim)
(Kapı kapanma sesi)
(Müzik - Gerilim)
(Ayak sesi)
Gözünü dört aç, süratli ol.
Bu pusulanın önce Salihli'ye Ethem Bey'e...
...oradan da Ankara'ya ulaşması hayat memat meselesi.
(Müzik - Gerilim)
(At nal sesi)
(Müzik - Gerilim)
(Kapı açılma sesi)
(Müzik - Gerilim)
Salih konuştu.
Tevfik yapmış.
(Azize) Her şeyi.
Kuvvacıları da, Salih'in dayısını da o vurmuş.
(Müzik - Gerilim)
(Hilal) Salih.
Ne oldu? Bir şey mi oldu?
Hiç, Azize abla nerede kaldı?
Merak etme sen, gelirler birazdan.
-Hadi ye şekerini. -Yemeyeceğim.
(Vurma sesi)
(Müzik - Gerilim)
(Azize) Sargısını düzenli olarak kontrol edin.
(Ayak sesi)
(Erkek) Azize Hemşire burada mı?
(Ayak sesi)
(Erkek) Azize Hemşire.
Buyurun, benim.
Ben Salih'i almaya geldim.
-Siz kimsiniz? -Adım Fehmi.
Salih'in dayısı Süleyman'ın can dostuyum.
Başınız sağ olsun.
Süleyman ölmedi, yaşıyor.
(Fehmi) Zor kurtardık hayatını.
Ölmedi mi Süleyman?
Çok şükür.
Yalnız yaralı, bizim köyde saklanır.
Sizi bulmasını söylemiş yeğenine.
Çocuğu alacağım hemşire, burada tehlikede.
Vallahi Allah gönderdi sizi Fehmi Bey.
Biz de Salih'i burada nasıl emniyet altında tutacağımızı düşünüyorduk.
En doğrusu sizinle gelmesi. Ben yarına hazır ederim Salih'i.
Siz şimdi hazır edin, ben bu gece yola çıkacağım.
Yok, bu gece yola çıkamaz.
Hem ilaçları var. Siz onları beceremezsiniz.
Bu gece yatsın, dinlensin, toparlansın. Ben yarın sabaha hazır ederim.
Tamam, yarın sabah gelirim.
(Müzik - Gerilim)
(Kapı açılma sesi)
-İyi mi? -(Hilal) İyi.
(Kapı kapanma sesi)
Abi, çocukları mı tutukladılar?
Öyle Hilal.
Lakin evvela başka vazifemiz var.
Merak etme delikanlı.
Bundan böyle seninle ben alakadar olacağım.
(Müzik)
İyi akşamlar herkese.
-(Hasibe) Hoş geldin. -(Tevfik) İyi akşamlar.
(Öksürük sesi)
Afiyet olsun.
(Azize) Sağ ol anne.
(Hasibe) Bunu da vereyim.
-(Azize) Sağ ol. -(Tevfik) Hilal nerede?
(Azize) Hastanede.
Ali Kemal de yanında, merak edecek bir şey yok.
(Köpek havlama sesi)
Şimdi...
...mühim bir mevzu konuşmamız gerekiyor.
Yıldız kızımız maşallah evlilik çağına girdi.
E münasip biriyle baş göz etmemiz hayırlı olur.
Ne sıfatla?
Hı?
Siz kim oluyorsunuz da benim istikbalime burnunuzu sokuyorsunuz?
Annemle evlendiniz diye babam mı zannedersiniz kendinizi?
Yıldız, edepsizliğin lüzumu yok.
Çizmeyi aştın sen de artık ha!
Vallahi başkası olsa eline sopayı alıp--
Tevfik!
Değil eline sopayı almayı, bu lafı etmene bile müsaadem yoktur.
(Hasibe) Evlat dayakla terbiye edilmez.
Ne Cevdet'e ne sana fiske vurdum mu ben? Hatırlasana.
Vurmadın Hasibe Ana, vurmadın. Affedersin.
Lakin yani benim buradaki maksadım aşikâr.
Ya güzel kızımız kurda, kuşa yem olmasın diye kafa yoruyorum.
Tevfik haklı anne.
Yıldız bu sofrada edebiyle oturmak zorunda.
(Yıldız) Merak etmeyin.
Yakında bu evden de, bu sofradan da gideceğim, siz de...
...kendinize edepli bir evlat yetiştirirsiniz artık.
Kimin kalıp kimin gideceği belli olmaz da.
Hı?
Yok bir şey, ye yemeğini sen hadi, afiyet olsun.
(Müzik)
(Kapı kapanma sesi)
(Müzik)
Biliyor musun delikanlı, seninle benim kaderimiz bir.
Bir vakitler benim doğduğum köyü de yakmışlar.
Bir ben sağ kalmışım.
Anam, babam, bütün köy katledilmiş.
Lakin sen sağ çıktıysan...
...bunda var bir hayır Salih.
(Müzik - Duygusal)
Senin bir vazifen var.
Ben de mi Çanakkale'ye gideceğim babam gibi?
Yok Salih.
Lakin sen de vakti gelince ilk vatani vazifeni yapacaksın.
Korkmayacaksın.
Yılmayacaksın.
Anan için, dayın için, bütün hısım akraban için.
Bu yapılanların hesabını soracaksın.
Tabancam yok ki.
(Müzik - Duygusal)
(Nefes sesi)
(Müzik - Duygusal)
Al bakalım, bu benden sana hediye.
(Müzik - Duygusal)
(Gülme sesi)
Hazır mısın şimdi vazifeye?
(Müzik - Duygusal)
(Ayak sesi)
(Kapı vurma sesi)
(Kapı açma sesi) (Kapı gıcırdama sesi)
(Ayak sesi)
(Kapı kapanma sesi)
(Müzik)
Sen bozdun değil mi telgrafı?
(Hilal) Hı?
Neden?
Hilal, burada konuşmayalım, hastanenin arkasında bekliyorum seni, tamam mı?
Hiçbir yere gelmiyorum, seninle konuşacak hiçbir şeyim kalmadı Teğmen.
-Son bir kez dinle beni. -Hayır, dinlemeyeceğim.
Hilal.
Teslim olurum yoksa.
(Leon) Tamam?
(Müzik - Duygusal)
(Kapı kapanma sesi)
(Müzik - Duygusal)
(Cırcır böceği sesi)
Hilal.
Sana inanmıştım.
Nasıl yaptın bunu?
Bir şey yapmadım.
Yalan söyleme, oraya bizden başka kimse girmiyor.
(Hilal nefes sesi)
Ben seni sevmiştim.
Senin için canımı ortaya koydum lakin senin her şeyin yalanmış...
...oyunmuş, sen ablam gibi beni de kullandın.
-(Hilal) Ne kadar safmışım. -(Leon) Yapma Hilal.
Yapma, ben canımı feda ederim senin için.
Benim abim bile sana inanmıştı, yardım etti!
(Leon) Hilal.
(Leon) Canımla tehdit ettiler.
Ne yapayım?
Sen benim bu uğurda ölmeyi göze alacağımı biliyordun Leon.
Ne olursa olsun yapmamalıydın.
(Hilal) Gerekirse beraber ölürdük.
Lakin sen bana ihanet ettin.
Sen bize ihanet ettin!
Bundan sonra sana itimat etmem kabil değil.
Hilal.
(Nefes sesi)
Gidin buradan Teğmen.
Gidin!
Yoksa sizi ihbar etmek mecburiyetinde kalırım.
(Müzik - Duygusal)
Nöbetçiler öldürülmüş, birileri mevkie girmiş.
Birliği görmüş olmaları kuvvetle muhtemel.
(Müzik - Gerilim)
O halde beklemeye hacet yok.
Operasyonu derhal başlatın.
Lütfen!
Afyon'a kadar ilerleyin. Oradan da Ankara'ya.
Meclis kapatıldı, vekiller tutuklandı, vaziyetleri karışık.
Toparlanmalarına müsaade etmeyin lütfen.
Hakkınız var.
Derhal hareket emri vereceğim.
Muhaberatla alakalı önlemleri aldığınızı var sayıyorum artık.
Elbette Mr. Hamilton.
Sual etmeniz dahi gücüme gitti.
(Müzik)
(At nalı sesi)
(Müzik - Hareketli)
(Silah sesi)
(At kişneme sesi)
(Müzik - Hareketli)
(Müzik - Hareketli)
(Müzik - Duygusal)
(Kapı açılma sesi)
(Müzik - Duygusal)
(Kapı kapanma sesi)
Salih.
Oğlum, gitme vakti.
Hadi bakalım.
Çıkar üstünü.
Kuvva'nın yaptıklarını halka anlattınız ve tutuklanmalarına yardımcı oldunuz.
Yaptığınız bu kıymetli yardımların karşılığını almak zorundasınız.
(Müzik - Hareketli)
(Müzik - Hareketli)
(Müzik devam ediyor)
Sesinizi Smyrna'de duyurdunuz.
Lakin Tire'de hâlâ Kuvva'ya destek verenler var.
Benim sizden istirhamım...
...oralara da varıp, oradaki halka da Kuvva'nın zalimliğini anlatmanızdır.
(Cevdet) Hadi hayırlısı.
(Müzik - Hareketli)
(Ayak sesi)
(Müzik - Gerilim)
Yolun açık olsun Salih Ağa.
Dayına benden selam söyle, tamam mı?
(Müzik - Gerilim)
(Nefes sesi)
Salih size emanet.
Siz hiç endişe etmeyin Hemşire Hanım.
Kılına zeval gelmeden dayısına ulaştıracağım onu.
Hadi bakalım.
(Müzik - Gerilim)
(At kişneme sesi)
(Müzik - Gerilim)
(Kapı vurma sesi)
Gir!
Kumandanım, Yıldız Hanım sizi görmek ister.
(Vasili) Al bakalım içeri.
Hayırlı günler Kumandanım.
Hoş geldiniz küçük hanım. (Kapı kapanma sesi)
Nasılsınız?
İyiyim.
Sağ olun sorduğunuz için.
Buyurun.
(Müzik)
Ziyaretinizi neye borçluyum acaba?
Size mühim bir hususta malumat vermek için geldim.
Öyle mi?
Hı, sizi dinliyorum, Yıldız küçük hanım.
Lakin bir şartım var.
(Müzik - Gerilim)
(At kişneme sesi)
(Kapı açılma sesi)
(Müzik - Gerilim)
(At kişneme sesi)
(Müzik - Gerilim)
Bir talihsizlik oldu Salih.
Maalesef benim de bir vazifem var.
Ve ifa etmem gerekiyor.
Sen yaptın her şeyi! Kendi gözlerimle gördüm.
Sesini yükseltme.
Yalancı!
Gördüm seni!
Dayımı sen öldürdün, Kuvvacıları sen vurdun!
Yunanlıların yaptığını bile bile bütün kabahati Kuvvacılara yükledin.
Sen ne zeki bir çocukmuşsun böyle.
Maşallah her şeyi anlamışsın.
Doğru.
Yunanlılar yaktı köyünüzü.
Sen şimdi bunu her yerde, sağda, solda anlatırsın.
Anlatırsan ne olur, hı?
Kuvvacılara iftira atıldığı anlaşılır.
Böyle olunca halk bana itimat eder mi?
Etmez. Lakin etmesi lazım.
Neden? Çünkü daha yapacak çok işim var.
Yalancı! Hain!
(Tevfik nefes sesi)
(Tevfik) Bak evladım, savaşta...
...herkesin muvaffak olması imkânsız evlat.
Birileri kaybedecek ki diğerleri kazansın.
Birileri mevta olacak ki diğerleri yaşasın.
Senin ananla dayın mevta olacak taraftaydı.
(Tevfik) Ama hiç merak etme, hiç endişelenme.
Çok çabuk sen de onların yanına gideceksin.
(Silah sesi)
(Müzik)
Ne oluyor?
(Müzik)
Tiyatro bitti Mirliva. Buraya kadar.
Vazifen şu Salih, Tevfik seni almaya gelecek. Gideceksin.
(Ali Kemal) Korkmayacaksın.
Sonra seni indirecek.
Öldürmek isteyecek.
(Ali Kemal) Korkmayacaksın.
İşte o an...
...her şeyi bağıracaksın yüzüne.
(Ali Kemal) Bütün gördüklerini anlatacaksın.
(Ali Kemal dış ses) Biz orada olacağız. Sana hiçbir şey yapamayacak, merak etme.
(Müzik - Gerilim)
Yanlış yaparsınız ağalar.
Yanlış yaparsınız!
(Tevfik) Dağılın! (Tetik çekme sesi)
Şişt!
(Tevfik) Dağılın!
(Müzik - Gerilim)
Ya Mirliva!
(Müzik - Gerilim)
Kimmiş asıl vatan haini?
Azize!
Sen?
(Cevdet dış ses) Biz bu Tevfik'in bir hain olduğunu ispat etmek mecburiyetindeyiz.
Ve bunu ancak ve ancak Salih sayesinde yapabiliriz.
(Müzik - Gerilim)
Çocuğu öldürürler Cevdet.
Çocuğu öldürürler, olmaz öyle bir şey.
Ben söz verdim.
Onu koruyacağıma söz verdim.
Mecburuz Azize!
Yok, olmaz!
Müsaade etmem böyle bir şeye.
Mutlaka başka bir hal çaresi vardır.
Ben konuşayım.
Ben gördüm diyeyim, her şeyi şahit oldum.
Yunanlılar kıydı o zavallılara diyeyim.
O vakit de seni öldürürler Azize.
Ve Tevfik'in yaptıkları da yanına kâr kalır.
(Müzik - Gerilim)
Yok, olmaz!
Yok, yapamam, o daha küçücük çocuk Cevdet.
Şimdi anlayabiliyor musun bu vazifenin neden bu kadar zor...
...bu kadar imkânsız, bu kadar çetin olduğunu?
Hı?
Anlayabiliyor musun neden her şeyden mühim?
Ve her daim mühim.
Kızımız o darağacına giderken...
...son ana kadar susmak mecburiyetini hissedebiliyor musun acaba?
(Müzik - Gerilim)
Ya muvaffak olacağız ya da mahvolacağız.
(Nefes sesleri)
Hepimizi kandırdın Mirliva.
Hiç utanmaz mısın yaptığından?
(Nefes sesleri)
Suçunu kendi ağzıyla itiraf etti.
Meğer Yunan’ın mezalimini örtmek...
...gerçek vatanseverleri lekelemek istermiş.
Düşmana uşaklık edermiş.
Kendi ağzıyla söyledi, duydunuz.
Şimdi anladınız mı kim hain?
(Müzik - Gerilim)
Davranın!
Yaklaşma!
(Müzik - Gerilim)
(Müzik - Gerilim)
Bu dizinin betimlemesi Kanal D tarafından Sesli Betimleme Derneğine yaptırılmıştır.
www.sebeder.org
Sesli Betimleme Metin Yazarı: Gülşen Argüç
Seslendiren: Çiğdem Banu Yeşilırmak
Alt Yazı: Ece Naz Batmaz - Çağıl Doğan - Hatice Başpınar - Feride Tezcan
İşaret Dili Tercümesi: Müjde Kolçak
Son Kontroller: Fulya Akbaba - Beliz Coşar - Samet Demirtaş
Teknik Yapım: Dağ Prodüksiyon ve Yeni Gökdelen Tercüme
(Müzik - Jenerik)
(Müzik - Jenerik)
Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.