Afrikaans
Akan
Albanian
Amharic
Arabic
Armenian
Azerbaijani
Basque
Belarusian
Bemba
Bengali
Bihari
Bosnian
Breton
Bulgarian
Cambodian
Catalan
Cebuano
Cherokee
Chichewa
Chinese (Simplified)
Chinese (Traditional)
Corsican
Croatian
Czech
Danish
Dutch
Esperanto
Estonian
Ewe
Faroese
Filipino
Finnish
French
Frisian
Ga
Galician
Georgian
German
Greek
Guarani
Gujarati
Haitian Creole
Hausa
Hawaiian
Hebrew
Hindi
Hmong
Hungarian
Icelandic
Igbo
Indonesian
Interlingua
Irish
Italian
Japanese
Javanese
Kannada
Kazakh
Kinyarwanda
Kirundi
Kongo
Korean
Krio (Sierra Leone)
Kurdish
Kurdish (Soranî)
Kyrgyz
Laothian
Latin
Latvian
Lingala
Lithuanian
Lozi
Luganda
Luo
Luxembourgish
Macedonian
Malagasy
Malay
Malayalam
Maltese
Maori
Marathi
Mauritian Creole
Moldavian
Mongolian
Myanmar (Burmese)
Montenegrin
Nepali
Nigerian Pidgin
Northern Sotho
Norwegian
Norwegian (Nynorsk)
Occitan
Oriya
Oromo
Pashto
Persian
Polish
Portuguese (Brazil)
Portuguese (Portugal)
Punjabi
Quechua
Romanian
Romansh
Runyakitara
Russian
Samoan
Scots Gaelic
Serbian
Serbo-Croatian
Sesotho
Setswana
Seychellois Creole
Shona
Sindhi
Sinhalese
Slovak
Slovenian
Somali
Spanish
Spanish (Latin American)
Sundanese
Swahili
Swedish
Tajik
Tamil
Tatar
Telugu
Thai
Tigrinya
Tonga
Tshiluba
Tumbuka
Turkish
Turkmen
Twi
Uighur
Ukrainian
Urdu
Uzbek
Vietnamese
Welsh
Wolof
Xhosa
Yiddish
Yoruba
Zulu
ASH GÖLÜ, MİNNESOTA 10 YIL ÖNCE
Tüm birimlerin dikkatine. Tüm birimlerin dikkatine.
Muhtemel aile içi şiddet ve rehine krizi durumu.
10-24, bir memur vuruldu.
Olayın faili beyaz erkek. Sabıkası yok.
Son derece tehlikeli olabilir. Temkinli davranın.
Şüpheli Ray Hutchinson. 38 yaşında 1,87 boyunda.
Beyaz erkek, orta yapılı. Eski eşi ve iki çocuğuyla birlikte.
Üç rehine bulunuyor. Eski eşi ve iki çocuğu.
Durum son derece değişken.
Şüpheli, bir polis memurunun cinayetiyle bağlantısından dolayı aranmakta.
Silahlı ve tehlikeli denilebilir.
Dışarı çıkmayacağım. Duydunuz mu? Dışarı çıkmayacağım.
Herkesin gitmesini istiyorum.
Sen, adamların, keskin nişancılar. Herkesin.
Eğer beş dakika içinde araba arka ışıkları görmezsem...
...olacaklar hoşuna gitmeyecektir.
Ray?
Onu telefona geri getirebilir misin?
Konuşmayı bıraktı.
Yapın.
Pekâlâ efendim.
Altın ekip, burası HR1.
İlerleyin.
Hanımefendi, buraya gelin.
FBI, ellerini göster!
Eller dedim!
Arkanı dön!
Yapma be!
Açım temiz, patron.
Hayır, Ben.
Silahlı değil.
Ray, Ray bana bak.
Artık bitti.
Böyle bitsin istememiştim.
Böyle bitmemesi gerekiyordu.
Oğlunu bırak ve ondan uzaklaş.
Üzgünüm.
Sorun yok.
Güzel.
Hayır!
Bir, iki, kaldırın.
Sizin için hazırız teğmen.
İyi olacaksın.
HONG KONG GÜNÜMÜZ
Giza'daki Keops Piramidi'nden, Babil Kulesine...
...her taşın, her tuğlanın altında...
...insanoğlu tek bir şeyin arzusuyla yanıp tutuştu.
Gökyüzüne dokunmanın.
Belki, en sonunda başardık.
Eski teknoloji patronu Zhao Long Ji.
Vizyon sahibi girişimci Zhao Long Ji.
Gökyüzündeki bu şehir için hiçbir masraftan kaçınmadı.
Binanın merkezine 30 katlı bir park bile inşa etti.
Pearl, bize kısıtlamaları kabul etmediğimiz zaman...
...neler yapabileceğimizi gösteriyor.
Bu, öylesine bir bina değil.
Dünya üzerindeki en uzun yapı.
Bu yüksek teknolojili yüksek bina ihtiyacı olan enerjiyi...
...çatısın yakındaki kocaman, çift sarmal rüzgar türbininden elde ediyor.
Bu bina Burç Halife'yi gölgesinde bırakarak,...
...saygıdeğer Empire State Binasını da üçe katlıyor.
...900 metrenin üzerinde.
Pearl'in alt yarısı geçtiğimiz altı ay boyunca halkı memnun etmiş durumda.
Konut olan üst kısmı henüz kapılarını açmadı.
Binalar toplumumuzu şekillendirir.
- Daha iyi binalar. - Daha iyi şehirler.
Daha iyi bir dünya demektir.
Dünyayı meraklandıran bu küre...
Bugün yapılan bir açıklamaya göre...
...ismi açıklanmayan bir milyarder...
..bu büyüklükte bir binanın tamamen sigortalanamama iddialarına karşın...
...binanın üst yarısının açılmasının planlandığını onayladı.
Kendisi, bu binanın Hong Kong manzarası sayesinde
...dünyanın bir numaralı turist merkezi olacağını taahhüt ediyor.
Ekranı kapatıyoruz, ayakkabıları giyiyoruz.
Panda zamanı.
Babanız nerede? Gitmeden önce telefonumu tamir etmesi gerek.
- Banyoda. - Tamam.
Yine kendisiyle konuşuyor.
Boş ver ya. Adama bir beşlik çakarım olur biter.
İyi misin?
Evet.
Şu bacak olayı işte, bilirsin.
Çok yakışıklı görünüyorsun.
Öyle mi dersin?
Çok uğraşmış gibi mi görünüyorum?
Hayır, saygılı görünüyorsun.
Kravatı mı çıkartsam?
Hayır, ama bağlamayı öğrenmelisin. Gel buraya.
Kalp atışını duyabiliyorum. Ne oluyor?
Sadece elime yüzüme bulaştırmak istemiyorum.
Eline yüzüne bulaştırmayacaksın.
Bilemiyorum, ya bir şeyi unutursam?
Tatlım, bir şeyi unutmanın imkanı yok.
Bu toplantıya altı aydır hazırlanıyorsun.
Daha önce hiç bir şeye bu kadar sıkı çalıştığını görmedim.
Buna hazırsın.
Bu mekânı mimardan daha iyi biliyorsun.
Harika iş çıkaracaksın.
Seni buraya getirmelerinin bir nedeni var.
Söyleyeceklerini duymak istiyorlar.
Umarım öyledir.
Ben, benim için kendini riske attı ve...
Bu iş bizim için büyük bir değişikli yaratabilir.
Bu tür şeyleri büyük şirketlere veriyorlar.
Ben ise garajımızda çalışıyorum.
Yani, orası güzel bir garaj.
Pekâlâ, bak. Küçük bir şirketinin olması...
...yararlı olmayacağın anlamına gelmez.
Ve bilesin diye söylüyorum...
Ben, kendini, onun arkadaşı olduğun için riske attı...
...ve arkadaşlar böyle yapar.
Hey, bana bak. Bana bak.
Başaracaksın.
Seni seviyorum.
Bir zahmet.
- Gel buraya. - Telefonum çalışmıyor.
Yani, tüm bu...
''Bana bak, başaracaksın, yakışıklısın''ları...
...telefonu tamir edeyim diye bir nevi yağcılık mıydı?
Yüksek ihtimalle.
Pekâlâ, sana telefonunla ilgili bir sıkıntı olduğunda ne yapmanı söylerim?
Kapatıp, tekrar açmayı denememi.
Kapatıp, tekrar açmayı denemeni.
Yüzde 90 ihtimalle, kapatıp açarak sorunu çözebilirsin.
Peki, kapatıp tekrar açmayı denedin mi?
Hayır, sen yapınca daha güzel oluyor.
Sana başarma hissiyatı veriyor.
Ha, anladım. Yani bana senin telefonunu kendim için tamir etmemi istiyorsun.
Bir şey değil.
Ceketlerinizi giyin, çocuklar.
Görüşürüz çocuklar. Siz pandaları görmeye gideceksiniz.
Babanız ise para kazanmaya gitmeli.
Size bir soru sorayım.
Baba kimi seviyor?
- Beni. - Baba kimi seviyor?
- Beni. - Baba kimi seviyor?
- Beni! - Beni!
- Duyamıyorum. Duyamıyorum. - Beni! -Beni!
- Eminsin. Emin değilsin. - Beni! - Beni!
- Baba kimi seviyor? - Beni! - Beni!
Tamam, tamam, biliyor musunuz? İkinizde haklısınız...
...çünkü babanız ikinizi de seviyor.
Bana da bir şans verin.
- Tamir ettin mi? - Her zamanki gibi.
Beni gerçekten seviyorsun.
E... Yani...
Gel buraya.
İğrenç
98. Kat.
Kardeşim.
Kardeşim. Gel bir sarılayım sana.
Vay be!
Sarah, çok güzel olmuşsun.
Teşekkür ederim. Seni görmek çok güzel.
Hadi canım!
Dalga mı geçiyorsun?
Bunlar bizim ikizler mi?
Çok büyümüşler!
Ee, ne haber?
- Pandaları görmeye gideceğiz. - Haberim var.
Bunlar sayesinde, herkes çıktıktan sonra pandaların...
...gece yemeğini izleyebileceksiniz.
Bunları elde etmek çok zor.
Teşekkürler.
Ama bir kaç tane panda tanıdığım var.
Alın bakalım, havaya girin diye biraz panda kıyafeti.
Ne diyorsunuz buna?
- Teşekkür ederiz. - Teşekkür ederiz.
Hadi gidin, eğlenin. Akşam görüşürüz tatlım.
İyi şanslar.
Seni seviyorum.
Görüşürüz.
- Güle güle. - Güle güle.
Seni görmek çok güzel.
Destek olduğun için teşekkür ederim.
Biliyorum, şirketim böyle bir iş için küçük.
Yapma.
Lafı olmaz.
Sadece işimi yapıyorum.
Üst yarıyı açmak için can atıyorlar.
Ve de emniyet ve güvenlik sistemlerini kontrol edecek birine ihtiyaçları vardı.
Ayrıca sen herkesden daha ucuzsun.
Bayağı ucuzsun. Neredeyse yarı yarıya.
220. Kat.
Ustaca yapılmış.
Evet, sert titanyumdan.
''Çatı katı panik odasına hoş geldiniz'' derken...
...kulağa hiç de 25 cm'lik askeri sınıf süper alaşımmış gibi gelmiyor.
Büyük patron ile tanışmaya hazır mısın?
Sanırım.
Yani böyle bir yerde yaşayacaksan...
Değil mi?
Bay Sawyer.
Sizinle tanışmak büyük bir zevk.
Aslında...
Şaka yapıyorum.
Çok şükür.
Eşim bana sadece bir cümle öğretmişti.
Sarah, değil mi? Deniz Kuvvetlerinde cerrahtı sanırım.
Evet, öyle. Kendisi ayrıca...
...Annapolis'te, Doğu Asya dilleri üzerine eğitim gördü.
Ve ikizleriniz. Henry ve Georgia.
Dersinize çalışmışsınız.
Siz, Pearl'in yerleşim yerinde ağırladığımız ilk ailesiniz.
Bizim için iyi bir deneyim olabileceğini düşündüm.
Burayı çok sevdiler.
Hong Kong'a ilk defa geldiler.
Aa, işte buradalar.
Sizi özel güvenlik şefim ile tanıştırayım.
Ajani Okeke.
Bu da Hawthorne Stern Sigortacılıktan Bay Pierce.
Memnun oldum.
Sizinle tanışmak çok güzel, Bay Sawyer.
Bilmukabele
Bağımsız üçüncül güvenlik değerlendirmenizden onayından sonra...
...Pearl'in tam kapsamlı sigortası teyit edilecek.
Bende bu sayede sigorta tarihinde tek bir yapı için en pahalı ücreti ödemiş olacağım.
Ne dersiniz, başlayalım mı?
Sabırsızlanıyorum.
Pearl'in yangın önleyici tedbirleri, eşi benzeri olmayan...
...tam yalıtımlı havalandırma sistemi...
...dayanıklı yangın fıskiyelerine ve ateşi çok kısa sürede söndürebilecek...
...karbondioksit püskürtücülerine sahip.
Hepsi yaklaşık 1.5 km ötedeki bir tesisten yönetiliyor.
Benimle, emniyet ve güvenlik sistemlerini denetlemem için anlaştınız...
...ve değerlendirmelerime göre...
...Pearl'in dünya üzerindeki en güvenli süper uzun yapı olduğunu söyleyebilirim.
Gökyüzünde kurulmuş bir Fort Knox gibi.
Dış tesisteki güvenliği de denetledikten sonra işim bitmiş olacak...
...ve ondan sonra üst yarıdaki yerleşim alanını açabilirsiniz.
Teşekkürler.
Bu iş için doğru kişiydiniz.
Tam da Ben'in dediği gibi.
Bu tablet size Pearl'in yangın ve güvenlik sistemlerine...
...yönetici erişimi verecek.
Biyometrik kimliğinizi ekledikten sonra...
...bu tablete erişim sağlayabilecek tek kişi siz olacaksınız.
Her şeyin kontrol edildiğinden emin olabilesiniz diye...
...Ben sizi dış tesise götürecek.
Teşekkürler.
Acele edersek hâlâ zamanımız var.
Neye zamanımız var?
Görmenize.
- Git hadi. - Tamam.
- Tableti aldı. Bundan sonra ben yokum. - Onu feribota bindir yeter.
İşte burası...
...gerçek Pearl.
317 adet hareket duyarlı yansıtma paneli...
...bu küreyi dünyanın sekizinci harikası hâline getiriyor.
Vay be.
İnanılmaz.
Yalnız ben oradayım.
Burada her şey mümkün.
Küre, her iki tarafta gömülü 8K mikro kameralarla birlikte...
...yaklaşık 25.000 ultra yüksek çözünürlüklü panelden oluşuyor.
İki tarafta da mı? O neden?
Gökyüzüne hoş geldiniz Bay Sawyer.
Tanrım!
''Gökyüzüne hoş geldiniz'' mi?
- Cidden öyle mi dedi? - Evet.
Havalı mı yoksa ürpertici bir şekilde mi?
İkisinden de biraz diyelim.
Şu zengin herifler var ya...
Onlara çalışıyorsun ama.
Hiç özlüyor musun?
Ekibi?
Elbette.
İşler artık bambaşka.
Eşim ve çocuklarım var.
10 yıldır elime silah almadım.
- Hadi canım. - Ciddiyim.
Niyeymiş o?
Olanlardan sonra...
Ben...
...kılıcımı bıraktım işte.
Bıraktım ve...
...ve asla tekrar elime almayacağım.
Yapma, adam silahsızdı.
Yelek giyiyordu. Bunu bilmenin imkanı yoktu.
Kör talih, başka bir şey değil.
Olabilir...
Ama komik olan şey ise kör talihim olmasaydı...
...Sarah ile asla tanışamazdım.
Çocuklarım da olmazdı.
Ailem olmasaydı nasıl biri olurdum bilmiyorum.
Kaybolurdum.
- Sanki... - Benim gibi olurdun.
Dostum, özür dilerim. Öyle demek istememiştim.
Rahat ol, şaka yapıyorum.
Aha, gelmişiz. Hadi gel.
Çocuklar pandaların gece yemeği için çok heyecanlı.
Evet, çok heyecan verici bir şey. Tüm gece orada olacaklar.
Beni dış tesise getirdiğin için sağ ol.
Önemli değil.
Ama yemek de senden.
Çantamı aldı!
- İyi misin? - Evet.
Dostum.
Kötü olmuş.
Şunu bir temizleyelim.
PEARL, SU BASMANI 15. SEVİYE
- Çok tanıdık hissettiriyor. - Evet.
Yine de dikişi atılması gerekecek, çok derin kesilmiş.
- Sarah'ı aramalıyım. - Tamam.
O, Zhao'nun tableti mi?
Evet, oradan ayrılmadan önce ceketime koymuştum.
Şansıma ne denir ki?
Aynen dostum. Şanslıymışsın.
Yoksa ikimizde kovulurduk.
Hey, pandalar nasıl?
98. Kat.
Aslında, onları göremedik...
...çünkü Henry tuhaf bir şeker yedi ve kusmaya başladı.
O yüzden geri döndük.
O iyi mi? Kriz geçirdi mi?
Hayır, gayet iyi nefes alıyor. Sadece...
Panda göremememiz berbat oldu.
- Berbat! - Öyle deme tatlım
Daha iyi olursan yarın birlikte gideriz, olur mu?
- Sonra görüşürüz. - Pekâlâ, hoşça kal.
Pardon hanımefendi.
Bakım ekibindeniz. Bu kat boş zannediyorduk.
Evet, bende öyle zannediyordum. Her şey yolunda mı?
Evet, her şey yolunda.
Sadece telefon hatlarını kontrol ediyoruz.
Çalıştıklarını bilmiyordum.
İşimiz bitince çalışmaya başlayacaklar.
Şu kıymetli küçük çiftimize bakın.
Eğleniyor musunuz?
Bu kattaki kaleye kadar gelebilmişsiniz.
Büyük, güçlü bir şövalyeye göre hiç fena değil.
Ve bir prensese göre.
Ben kralım.
Çok, çok özür dilerim, Majesteleri.
Hadi çocuklar.
Gitmiş olmaları gerekiyordu.
Biliyorum.
Halletmemi ister misin?
Boş ver.
Zaten hallolurlar.
Ne oldu? Nereye gidiyorsun?
Gitmem gerek. Henry hastalanmış da.
Pearl'e geri dönmüşler.
- Pearl'e geri mi dönmüşler? - Evet.
Akşam seni ararım. Ne gündü be.
Zamanında yetişemezsin.
Ne?
Neden o şeyi çantadan çıkardın ki?
Çantanın içinde bırakmalıydın.
Ben, neden bahsediyorsun sen?
Tableti bana ver, Will.
Hey, hey... Ne oluyor?
Ne mi oluyor?
Boka battın...
...sonra yeni bir hayatın oldu. Benim elime ne geçti?
Ordudan atıldım.
Mafyalara çalıştım.
Bu insanları tanımıyorsun, Will.
Başka seçeneğim yoktu.
Sende işleri altüst ettin.
Acını anlıyorum kardeşim...
...ama bunu yapmak istemezsin.
Biz kardeş falan değiliz.
Ben, dur!
Dur artık!
Gel şöyle.
Kendini bırakma.
Kaldıralım seni.
Doğrul bakayım.
Şuraya geç.
Kendini bırakma.
Tut bunu, sıkıca bastır.
Bana olanları anlatman gerek, tamam mı?
Anlatırsan sana yardımcı olabilirim.
Geri gitmemeliydiler.
Orada olmamalıydılar.
Kim orada olmamalıydı?
Sarah...
...ve çocuklar.
Ne yaptın sen?
SU İLE TEMAS EDERSE ALEV ALIR
Adamın birinin evini yak...
...sonrasında neyi gerçekten sevdiğini öğrenirsin.
YANGIN
FISKİYELER, YANGIN ÖNLEMLERİ: AKTİF HAVALANDIRMA: KİLİTLİ
Anne, ne oluyor?
Yangın önleyici tedbirler devrede.
Bilmiyorum. Bir kontrol edeyim.
Sığınağa doğru ilerleyin.
Yangın önleyici tedbirler devrede.
Yerinizde kalın.
Tahliye mi etsek?
Tahliye mi?
Evet, helikopteri çağır.
Bunu neden yapalım ki?
Binada yangın var, ondan.
Binada yangın yok. 96. katta yangın var.
Onun neredeyse yüz kat üstündeyiz.
Yangın önleyicileri de onu orada tutar.
Seni temin ederim ki, burada tamamen güvendeyiz.
Ne yaptın sen?
Sana tuzak kurdum.
Tablete ihtiyaçları var.
Kaç.
Geliyorlar, Will.
Seni öldürecekler.
Kim geliyor? Kim?
- Kaç. - Ben?
Ben?
Lanet olsun!
Merhaba, Will.
WİLL SAYWER
ERİŞİM VERİLDİ
Teşekkür ederim.
Yerinde kal! Polis!
KOWLOON PLAZA ACİL DURUM MÜDAHALE ALANI
Ne durumdayız?
96. katta yangın var.
O katın altında olan herkesi tahliye ediyoruz.
Yangını söndürebilme imkanımız var mı?
Bu 220 katlı bir bina.
Şu ana kadar en fazla 10. kata ulaşabildik.
Yangın önleyici sistem çalışıyor.
Peki ya diğer insanlar?
96. kattan sonra kimse yok.
Yangın önleyici tedbirler devrede.
Pekâlâ çocuklar, banyoya geçin.
Sığınağa doğru ilerleyin.
Gel bakayım buraya.
Ben iyiyim anne. Gerek yok.
Şu an iyisin ama dışarı çıkacağız...
...ve orada da çok fazla duman ile kirli hava var.
Kriz geçirmeni istemiyorum, tamam mı?
Georgia, iyice batır onları. Tamamen ıslandıklarından emin ol.
- El havlularını da ıslat. - Tamam.
Hızlıca iki fırt çek, lütfen.
Anne.
Ölecek miyiz?
Hayır.
Ölmeyeceğiz, hayatım.
İyi olacağız.
Söz veriyorum.
Dış tesiste yerimizi aldık.
Harekete geçin.
DIŞ KONTROL TESİSİ PEARL'İN 2.23 KM UZAĞI
Nihayet.
Tatlım, binada yangın var.
Biliyorum.
Bak, size ulaşamıyorum.
Polis binanın çevresini kapattı.
Oradan hemen çıkmanızı istiyorum.
Koridora çıkın, orada bir lojistik panel olmalı.
Onu bana gösterirsen, neresi güvenli size söyleyebilirim.
Çocukları da yanına al. Ben hattayım.
Tamam.
Şu havluları bana ver.
Gelin hadi.
98. Katta doluluk uyarısı.
Will Sawyer'in ailesi bir saat önce kapılarını açmış.
İçerideler.
İki kişiyi yolla.
Asansörleri manuel devre dışı bırakma kodunu kullanın.
Onları buraya getirin.
Tabi efendim.
Siz ikiniz, gidin.
Ne?
Dinle, alevler öylece sönmeyecek.
Hemen gitmemiz gerek.
Güvenlik uyarısı
Sadece önemsiz kontrollere erişebiliyorum.
Şey olmadan ana sistemi kilitleyemem...
Yönetici erişimi olmadan.
Pekâlâ.
Sisteme girdik.
GEÇERSİZ YÖNETİCİ ERİŞİMİ
Tüm sistemin güvenliği ihlal edilmiş.
Erişim sağlayamıyorum.
Ne demek erişim sağlayamıyorsun?
Böyle bir şey olacağını düşünmezdim.
Yangın önleyici
95. kata kadar ki tüm yangın çıkışlarını kilitleyin.
96'dan çatıya kadar ki tüm yangın önleyici sistemleri kapatın.
YANGIN ÖNLEYİCİLERİ DEVREDIŞI
Her şey yoluna girecek.
Lojistik paneli solunda olmalı.
Ne gördüğünü söyle.
Pekâlâ...
Üstümüzdeki tüm katların rengi sarı. Ne demek bu?
Bu üst katlardaki tüm güvenlik sistemleri devre dışı demektir.
Sarah, beni dinle. Yangın durmayacak.
Hemen oradan uzaklaşıp, yukarı doğru gitmenizi istiyorum.
Yukarı gidin. Durup, arkanıza bakmadan gitmeye devam edin.
Tamam.
Ateşi artması için zorlayın.
Asansör kapılarını açıp, havalandırmaları çalıştırın.
Oksijenle harlayın.
Bırakın yansın.
Baylar ve bayanlar.
İşte karşınızda 6.5 milyar dolarlık bir baca.
Bayan Sawyer.
Biz güvenlikteniz. Bizimle gelin lütfen.
- Hayır! - Uzaklaşın!
Hayır, olamaz!
Aman tanrım!
Ne durumdasınız?
Rapor verin.
Duyuyor musunuz?
Onlar öldüler, yine de sen bilirsin.
Yerinizi değiştirin. Ne yapacağınız biliyorsunuz.
Merdivenlere gidin, çabuk!
Sarah.
Will Sawyer...
Eller havaya!
Lütfen, anlamıyorsun.
Ailem içeride.
Beni dinle, ona ulaşmalıyım.
Arkanı dön!
Hemen!
YÜZ TANIMA SİSTEMİ KAPATILDI
Tüm sistem tabletten kontrol edilebilir.
Yüz tanımasına da gerek yok.
Pearl'deki tüm erişim noktaları şifrelendi.
Binadaki tüm sistem devre dışı.
Şifreleme için kendi temel logaritmik kodlamamı kullandım.
Yani, kelimenin her anlamıyla dünyada...
...bu şifreyi çözebilecek tek kişi benim.
Bayağı zekice, değil mi?
O kadar da değil.
Alevler yükselmeye devam ederse...
...helikopter pistinin etrafı kalkışı engelleyecek kadar aşırı ısınacak.
Kalkış açımız daralıyor efendim.
Bunu söylemek hiç hoşuma gitmiyor ama ya şimdi ya da asla
Mutlu musun?
Kahramancılık oynaman gerekiyordu, işe yaramadı.
Artık gitme zamanı.
Pekâlâ Bay Pierce. Dediğiniz gibi olsun.
Helikopteri hazırlayın.
Kuşu hazır edin.
Kim bu Will Sawyer?
Eski, Amerikan Deniz Kuvvetleri mensubu.
FBI'da altı yıl, Rehine Kurtarma Ekibinde sekiz yıl çalışmış.
Bir ailesi var. Eşi ve iki çocuğu.
Eşi Deniz Kuvvetlerinde cerrahmış.
3 kez Afganistan'da bulunmuş.
Will Sawyer güvenlik danışmanı olarak işe alındığından beri...
...ailece bu binada oturuyorlarmış.
Ve kendisinin binanın güvenlik protokolüne erişimi var.
Yangın önleyici sistemlerini kapatabilecek tek kişi o.
Sawyer'ı sıkı gözetim altında tutun.
Ona birkaç sorum var.
Peki efendim.
Hey, Han...
Buyurun efendim.
Şuna bir baksana.
Aman Tanrım!
Bir müdahale ekibi gönderin.
Onu buraya getirin.
Tabi efendim.
Lanet olsun!
Ne yaptığını düşünüyorsunuz?
Binaya girmeye çalışıyor.
DÖNDÜR
Efendim...
Neler olduğunu bana söylemezseniz sizi koruyamam.
Bu öylesine bir yangın değil. Bu bir komplo.
Kesin bir şey söyleyemem.
Kanıtlamanıza gerek yok.
İçinizden geçen ne?
Bunun arkasında kim var?
Kores Botha.
Anlamıyorum.
Botha gibi birisi ölmenizi isteseydi...
...bunun çok daha kolay yolları vardı.
Ölmemi istemiyor.
En azından şu an için istemiyor.
Onun istediği bu.
Bunu alabilmesinin tek yolu, Pearl'i alevler içinde bırakmak.
Bilmem gereken bir şey var mı?
Evet.
Helikopter hazır.
MAKSİMUM UZAMA
KANCA
Adam harbiden binaya girmeyi istiyor.
Üzgünüm çocuklar.
Yapma ya!
- Eller yukarı! - Pekâlâ.
Ateş etmeyin.
Arkanı dön!
Çok sıcak!
İrtifa kaybediyoruz!
Evet!
Bir adamı alevlerin için ne daldırabilir ki?
Efendim.
Will Sawyer'i ailesinin yerini saptama imkanımız var.
Dur tahmin edeyim.
Binanın içindeler.
Bu taraftan.
Harika gidiyorsun.
Bir saniye bekle.
İyi görünüyorsun. Üstündekileri kullanmaya devam et, tamam mı?
İyi olacağım.
Pekâlâ bebeğim, sakinleş.
Sakinleş.
Bu ses de ne?
Yangının sesi, bebeğim.
- Nereye gideceğiz? - Bilmiyorum.
Bu şelaleye giden köprü.
Yukarıya çıkmaya devam ediyoruz.
Koşun! Fırla!
Merdivenlere ilerleyin!
Devam edin!
Durmayın!
KAPILAR AÇILIYOR
Bekleyin.
Ne oldu?
Bu bizim pilotumuz değil.
Botha.
İlerleyin!
Görüşmeyeli uzun zaman oldu, Botha.
Aynen. Beni özledin mi?
Ortağımla tanışmışsınız.
Sürpriz!
Neden beni vurup, o şeyi almıyorsun?
Beni salak mı zannediyorsun?
Bunu yapamayacağımı biliyorsun.
Çalıştığım adamlara geri gitmezsem beni öldürürler.
O cukkaları verecektin.
Ama vermedin.
Senin gibi zeki çocuklar her zaman zekilik yapabileceğini düşünür.
Peki, bir zeki olarak, bunu nasıl buldun?
Seni, sürücünü ve helikopterini alacağım.
Sonra sana apartmanının yanarak küle dönüşünü izlettireceğim.
Ve senin elinden de hiçbir şey gelmeyecek.
Dikkat edin!
KAPILAR KAPANIYOR
Zhao!
Hayır! Hayır!
Kendini çatıya kilitledi.
Kapıları açın!
Çatı katının kendine özel programı var.
Zhao, kesinlikle, sistemi diğerinden ayırmış olmalı.
Bu tabletle kapıyı açamıyorum.
Dur.
Görüşüne göre Will Sawyer binanın içindeymiş...
...ve hareket uyarısı alıyorum.
Ailesi içeride.
Hâlâ hayattalar.
Zhao!
Güç kullanarak içeriye giremezsin.
Sistemi bilen birisine ihtiyacın var.
Bende tam böyle birini biliyorum.
Sawyer.
İçeri girebilecek birisi varsa, ancak odur
Binanın içindeymiş. Sadece onu bulmamız gerek.
Onu bulmamıza gerek yok.
Ne istediğini biliyoruz.
Bir şeyi bantlayarak düzeltemiyorsan...
...yeterince bant kullanmıyorsun demektir.
98. kattasınız.
Doğu tarafındaki merdivenlerde.
Yani parkın içinden geçmişsiniz.
Sizi bulacağım.
Dayanın, sizi bulacağım.
Dayan, tamam mı?
Dayan, neredeyse geldik.
Bayan Sawyer.
Evet.
Memnun oldum.
Buldum onları. Parktalar.
Gelin, çocuklarda burada.
Ne diyorsa yapın.
Aynen öyle. Annenizi dinleyin.
Sorun yok çocuklar.
Her şey düzelecek.
Sadece, ne diyorsam onu yapın.
Koşun!
- Anne! - Gel hadi!
Pekâlâ.
Gel hadi, birazcık daha ilerlemeliyiz.
Georgia!
Henry!
Ben başka bir yol bulurum.
Sen devam et, şelaleye kadar ilerle.
Ben başka yoldan dolanacağım. Seninle orada buluşuruz.
Tamam.
Seni öldürmemem gerek ama...
...sanırım çocuklarında yeterli olacaktır.
Sarah!
İyi misin?
Evet, iyiyim.
Nasıl içeri girebildin?
Uzun hikaye. Çocuklar nerede?
- Anne! Baba! - Ah Tanrım! İyi misin?
- Hareket etme. - Ablan nerede?
Parkın en üst katında, şelalenin orada.
Baba!
Tatlım, orada kal. Yanına geleceğim.
Tamam.
Karşıya nasıl geçeceğiz?
Hallederiz şimdi.
Her şey yoluna girecek bebeğim!
Pekâlâ.
Hay aksi!
Köprü stabil değil.
Bunu beraber yapmamız gerekecek.
Tamam.
Sana dediğim zaman tutmayı bırak, ileri at sonra git onu getir, tamam mı?
Tamam.
Sen ne yapacaksın?
- Will? - Köprüyü dengede tutacağım.
Dayan tatlım.
- Git! - Tamam.
Pekâlâ bebeğim, işte geliyorum.
Tamam.
Tuttum seni!
Tuttum seni.
Tamam, geri dönün hemen.
İşte böyle, işte böyle.
Geri dönün, hadi.
Tamam. Olabildiğince tut.
Pekâlâ, neredeyse vardık.
Hayır!
Anne!
Yapabilirsin! Yapabilirsin!
Budur işte, kalkın.
Daha fazla tutamıyorum!
Zıpla!
Aman Tanrım!
Hadi.
Will, neler dönüyor?
Bilmiyorum ama sizi bu binadan çıkarmalıyım.
Henry nefes alamıyor.
Henry.
Georgia, hemen geleceğim!
Tamam baba!
Pekâlâ, bu asansörler elektromanyetik indüksiyon ile çalışıyor.
Yangın olduğu zaman...
...arıza önleyici bir sistem ile yerlerinde tutulurlar.
Bu kabloyu kestiğim zaman düşeceksiniz.
Ne? Will!
Bir şey olmaz, sadece beni dinle.
Ateşin içinden geçeceksiniz.
Yangın hattını geçer geçmez mıknatıslar tekrar çalışmaya başlayacak.
Ancak frenleme sistemini devreye sokmak için bu kolu çekmeniz gerekecek.
Burasıyla yangın hattı arası yaklaşık 150 metre.
Beşe kadar sayıp bu kolu çekmeni istiyorum.
Bu delilik.
Güven bana.
Tamam.
- Nasılsın evlat? - Korkuyorum.
Korkabilirsin, sıkıntı yok.
Cesur olabilmek için birazcık korkmak gerekir.
Senden şu an cesur olmanı istiyorum.
- Bunu benim için yapabilir misin? - Evet.
Annene sıkıca sarılmanı istiyorum.
Baba kimi seviyor?
Beni.
Doğru.
Gelin buraya.
Pekâlâ.
Tamam.
Pekâlâ bebeğim. Oturuyoruz...
...ve kendimizi hazırlıyoruz, tamam mı?
Tamam.
Seni seviyorum.
Bir zahmet.
Benimle birlikte say bebeğim.
Beş!
Dört!
Üç!
İki!
Bir!
Anne!
Olamaz.
Hey, bir şey yok.
Bir şey yok.
Biz iyi insanlarız.
Güvendesin.
Bizimle gel.
Baba!
Baba!
Buldum seni.
Seni küçük şerefsiz.
Georgia! Gel.
Tam da aradığım adam.
Majesteleri.
Babanızın bu bina hakkında her şeyi bildiği söyleniyor.
Benim tek ilgilendiğim şey iş ortağımın şu kapıların arkasında sakladığı.
Sende onu bana getireceksin.
Dinle.
O kapıyı sadece içeriden açabilirsin.
Veya bu kattaki yangın alarmı kapıyı tetiklerse olur.
Bu da olamaz çünkü tüm sistemi devre dışı bıraktınız.
Öyle mi?
O zaman bende sana bir şey söyleyeyim.
Herkesin bir zayıf noktası vardır.
Onu bulması kolay.
Neyi sevdiğini biliyorsan, onu elinden alırsın.
Zhao bu binayı seviyor.
Ve sen.
Senin zayıf noktan ise...
...ailen.
O yüzden, şimdi aileni ne kadar sevdiğini...
...öğreneceğiz Will.
Dinle.
O kapılar bu kattan açılamaz.
Düzgün motivasyon ile her şey yapılabilir.
Hayır, hayır, hayır!
Baba!
Durun, ona zarar vermeyin!
Bak koçum.
Bana Zhao'yu...
...ve elinde bulunan o şeyi getireceksin.
Yoksa kızını çatıdan aşağıya atarım.
Orası cennet gibi diyorlar.
Hayır, hayır, hayır, baba!
Çatıya çıkıyoruz beyler.
Burada yanmayı beklemeyeceğiz.
Hayır!
Baba, baba!
Bırakın beni!
Baba, yardım et!
Baba!
Georgia!
Zhao Long Ji'nin kulesi Pearl hakkında...
...binanın yerleşkesinden yeni haberler almaya devam ediyoruz.
Binadan kurtulan kazazedelerin olabileceği...
...Kowloon Plaza'ya bağlanıyoruz.
Üst katlardaki şiddetli yangından kurtulan...
...kazazedelerin yaşadıklarını hayal etmek çok zor.
Bayan Sawyer!
Babam içeride. O bizi kurtardı!
Hâlâ da içeride.
O iyi birisi!
Görünüşe göre Amerikan güvenlik danışmanı...
...Will Sawyer'in ailesi...
Pekâlâ.
O kapıları açmanın bir yolu olmalı.
Nereye koydun şu kapıları kontrol eden alt yordam panelini?
Nereye sakladın şu paneli Zhao?
Türbinlerin arkasına mı?
Ciddi misin ya?
Ya oğlum...
Demek kaçtınız.
Binadan nasıl çıktınız?
Bir şeyler söyleyebilir misiniz?
Efendim.
Yani eşinizin işin içinde olmadığını mı iddia ediyorsunuz?
İddia etmiyorum. İşin içinde değil.
Kaç kişi gördüm demiştiniz?
Bir tanesi takım elbiseyle, diğer ikisi iş kıyafetiyleydi.
Bir tanesiyle konuşmuştum, aksanı vardı.
İskandinav'dı sanırım.
1.80 civarı, beyaz, yapılı bir adam.
Şu, üstten ikinci olan. Sağdan ikinci.
Gördüğünüz adam bu mu?
Bu o. Kim bu adam?
Kores Botha, ordu emeklisi.
Bir kötü adam ekibi de var.
Üç farklı suç çetesi adına çalışmış.
Efendim.
Bir şeyler ters.
Bu, Botha'nın çalışma şekli değil.
Eğer tek isteği Zhao'dan haraç kesmekse...
...neden kendini çıkışı olmayan bir binaya sıkıştırsın ki?
Sizce bu mantıklı mı?
Atlayarak kaçacaklar.
Pardon?
Adamlardan bir tane bir kutu taşıyordu...
...ve kutuda kanatları olan bir logo vardı.
Üzerinde ''Sirin'' yazıyordu.
Araştırın.
Burası Pearl.
Bin metreden atlamak tahminen...
...iki kilometre civarı bir alana iniş imkanı verir.
Eğer haklıysanız...
...bu çemberin içinde bir yere inecekler.
Açık, düz, kuytu bir yer...
Victoria Parkına gitmezler.
Orada takılabilecekleri bir sürü ağaç var.
Güneye... Tepelik alana inemezler.
Kuzey... Belki.
Arada uzun bir mesafe var ama.
Peki ya burası, ne var burada?
Önemli bir yer değil. Bir çalışma alanı var.
Deniz taraması yapılıyor.
Efendim.
Bu bilgiyi paylaşabileceğimizden emin değilim.
Onlarla birlikte çalışıyor olabilir.
Kendi çocuğumu yanan bir binanın içinde isteyerek bıraktığımı mı düşünüyorsunuz?
Rol yapıyor olabileceğinizi düşünüyorum.
Tüm bunlar eşinizin planının bir parçası olabilir.
Beni oraya götürün.
Yanılıyorsam ve orası boş çıksa bile kaybedecek neyiniz var ki?
Ama haklıysam...
...bu, tüm bu şeyin sorumlusunu yakalamak için tek şansınız olabilir.
Ailem binanın içinde.
Lütfen.
Aman Tanrım!
Hadi tatlım, hadi.
İki, üç...
Bir.
İki.
Üç.
Pekâlâ, sakin olalım.
Kabloyu kesiver, kapılar açılacak. Sonra oraya geri tırman.
Tamam.
ÇATI KATI KAPILAR AÇILIYOR
SİSTEM HATASI
Lanet olsun!
Sizce o planı olan biri gibi mi görünüyor?
Artık bana inanıyor musunuz?
Hadi!
Kıpırdama.
Çok yakınsın.
Ne?
Konuşmamız gerek.
YANGIN ÖNLEYİCİLERİ DEVRE DIŞI
Pekâlâ, eğer buradan gideceksek bana gerçeği anlatmalısın.
Böyle bir adam sana nasıl iş ortağım diyor?
Onun adı Kores Botha.
Üç farklı suç çetesi adına haraç işlerini yönetiyor.
Pearl'in inşaatını başlattığımda Botha yanıma geldi.
Ona ödeme yapmazsam...
...iş gücümü azaltacağını...
...ve bu binayı tamamlamamı engelleyeceğini söyledi.
- Para verdin mi? - Evet.
Ama havalenin için gizli bir...
...takip yazılımı yerleştirdiğimi bilmiyordu.
Botha yabancı hesapları ile parayı akladığı için...
...tüm işlemlerini, banka hesaplarını...
...kim olduklarını bulabilme imkanına sahiptim.
Bu benim sigortalama planımdı.
Botha benden bir daha para isteyemeyecekti.
Ama suç çeteleri ifşalandıklarını anladıkları zaman...
...Botha'yı, yaptığını düzeltmezse öldürmekle tehdit ettiler.
Beni öldürürse, yedeklediğim kopyalar gerekli yerlere gönderilecek.
Ama eğer asıl sürücüyü yani bunu ele geçirirse...
...tersine mühendislik ile yazılımı çözebilir...
...ve kimse öğrenmeden önce kimlikleri gizleyebilir.
Bu yüzden dünyadaki en değerli şeyi alıp...
...kaçarsın diye tüm binayı ateşe verdi.
- Ve planı işe yaradı. - Henüz değil, yaramadı.
Botha'ya o sürücüyü vereceğiz.
Sürücü eline geçer geçmez ikimizi de öldürür.
Belki.
Ama kızım onun elinde.
Onun hayatı benimkinden daha değerli.
O yüzden o sürücüyü çatıya götüreceğim.
Sen ister ver, ister verme.
Tercih senin, Zhao.
Pekâlâ.
Öyleyse, planımız ne?
Bandın var mı?
Baba!
Bay Sawyer, anladınız mı? Bir yolunu bulacağınızı biliyordum.
Senin elindeki benim.
Benim elimdeki de senin.
Sürücüyü bana ver...
...ve Zhao'yu getir.
Hayır, ilk kızımı yolla.
Bunu yapmana göz yumamam.
Ne yapıyorsun? Plan böyle değil.
Dön arkana!
Kızım elinde, lütfen yapma bunu.
Dön arkana!
Paraşüt istiyorum!
Bana canlıyken ihtiyacın var.
Paraşüt ver yoksa hava alırsın!
Ona paraşütünü ver.
Ne?
Ona paraşütünü ver.
Getirin onu buraya.
Kal orada.
Oraya bırak.
Gel
Bunu mu istiyorsun?
Koş, al o zaman!
Koş!
Kapı kapanıyor! Koşun!
Georgia.
Baba!
Sanırım haklıymışsınız.
İleride silahlı şüpheliler var.
Polis geldi!
Eğilin, arabadan çıkmayın.
Sağ ol.
Neredeyse beni de inandırıyordun.
Hadi kızını bulalım.
İlerleyin, hadi ilerleyin!
Baksana!
Git, bul onu.
Geri döneceğim.
Yüzünü dön.
Yüzünü dön, hemen!
Beni vurursan...
Kızı ve bu elimdekini aşağı atarım.
Baba!
Silahını indir, derhâl!
Yapma lütfen! Baba!
Tamam.
Kazandın.
Her şey düzelecek tatlım.
Her şey düzelecek.
Şimdi yavaşça sürücüyü yolla.
Tamam.
Ama ilk önce bilmen gereken bir şey var.
Neymiş o?
Ben arkandayım.
Tuttum seni. Tuttum seni.
Tuttum seni.
Baban seni tuttu.
Nedir o?
Bilmiyorum, kadının üzerindeydi.
YÜZ TANIMA SİSTEMİ KAPATILDI
Sanırım binayı kontrol ediyor.
Hey, işi bilen birisini bekleyelim.
Eşim ve kızım o binanın içerisindeler ve bina yanıyor.
Bir saniye daha bekleyemem.
- Götürün onu. - Tabi efendim.
Gel buraya. Burada kal, eğil.
Ben buradan çıkmanın bir yolunu bulacağım.
Tamam.
Ne yapıyorsunuz?
Yangın sistemlerini aktifleştirmeye çalışıyorum.
İşe yarıyor mu?
Henüz değil.
Baba!
Gel buraya.
Hadi.
Hadi.
Baban seni tuttu.
Baban seni tuttu. Baban seni tuttu.
Tuttum seni.
Bana bak. Bana bak.
Baba kimi seviyor?
Beni.
Baban seni seviyor.
Baban seni seviyor.
Üzgünüm.
Çok, çok üzgünüm.
YANGIN DURDURMA SİSTEMİ CEVAP VERMİYOR YENİDEN BAŞLAT?
YANGIN ÖNLEYİCİLERİ AKTİF
İşe yaradı.
Nasıl yaptınız bunu?
Tüm binanın kontrol sistemini yeniden başlattım.
Kapatıp tekrar açtım.
Zhao, gidelim.
Hadi, gidelim.
Al.
Şimdi ne yapacaksın?
Yeniden inşa edeceğim.
Bay Sawyer, size birkaç sorumuz var!
Sarah...
Eşimi gören oldu mu?
Ya oğlumu gören?
Henry!
Sarah!
Henry!
Sarah!
Anne!
Baba!
İyi misin?
Yaralandın mı?
- Hayır. - Ben iyiyim baba.
İyiyiz, iyiyiz.
Seni seviyorum.
Bende seni seviyorum.
Cidden bir duş alman gerek.
Evet, öyle.
- Hadi evimize gidelim. - Tamam, olur.
Will Sawyer.
En sonunda tanışabildik.
Ailenizi kurtardınız.
Şanslı bir adamım.
Çeviri: Enddr
Çevirimle izlediğiniz için teşekkür ederim. Twitter: @enddr2
Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.