Afrikaans
Akan
Albanian
Amharic
Arabic
Armenian
Azerbaijani
Basque
Belarusian
Bemba
Bengali
Bihari
Bosnian
Breton
Bulgarian
Cambodian
Catalan
Cebuano
Cherokee
Chichewa
Chinese (Simplified)
Chinese (Traditional)
Corsican
Croatian
Czech
Danish
Dutch
English
Esperanto
Estonian
Ewe
Faroese
Filipino
Finnish
French
Frisian
Ga
Galician
Georgian
German
Greek
Guarani
Gujarati
Haitian Creole
Hausa
Hawaiian
Hebrew
Hindi
Hmong
Hungarian
Icelandic
Igbo
Indonesian
Interlingua
Irish
Italian
Japanese
Javanese
Kannada
Kazakh
Kinyarwanda
Kirundi
Kongo
Korean
Krio (Sierra Leone)
Kurdish
Kurdish (Soranî)
Kyrgyz
Laothian
Latin
Latvian
Lingala
Lithuanian
Lozi
Luganda
Luo
Luxembourgish
Macedonian
Malagasy
Malay
Malayalam
Maltese
Maori
Marathi
Mauritian Creole
Moldavian
Mongolian
Myanmar (Burmese)
Montenegrin
Nepali
Nigerian Pidgin
Northern Sotho
Norwegian
Norwegian (Nynorsk)
Occitan
Oriya
Oromo
Pashto
Persian
Polish
Portuguese (Brazil)
Portuguese (Portugal)
Punjabi
Quechua
Romanian
Romansh
Runyakitara
Russian
Samoan
Scots Gaelic
Serbian
Serbo-Croatian
Sesotho
Setswana
Seychellois Creole
Shona
Sindhi
Sinhalese
Slovak
Somali
Spanish
Spanish (Latin American)
Sundanese
Swahili
Swedish
Tajik
Tamil
Tatar
Telugu
Thai
Tigrinya
Tonga
Tshiluba
Tumbuka
Turkish
Turkmen
Twi
Uighur
Ukrainian
Urdu
Uzbek
Vietnamese
Welsh
Wolof
Xhosa
Yiddish
Yoruba
Zulu
Amaia Jiménez bir hafta önce evine 300 metre mesafede kayboldu.
İki gün sonra da kaçırıldığı doğrulandı.
Olayın suç ortağı bu sabah Cruz del Sur'a getirildi.
Kızın hayatı o kadından bilgi almamıza bağlı.
İçeri.
-Burada ne işin var? -İş üstündeyim.
Kaybedersen duş almak zorundasın.
Teşekkürler ama olmaz.
Suçlu psikolojisinde uzman. Helena en iyisidir. Geri adım atmaz.
Tutuklu çiftin ifadeleri
kızı bulmak için çok önemli.
Yardımına ihtiyacım var.
Anabel'e para kazandırmazsan seni satar.
1600'e satıyorum, satıyorum...
2000!
İstenmeyen zayiat kavramını anlamadığın belli.
Karim bütün aileni
öldürmek istiyor.
Mısırlı'nın küllerini almış.
Castillo, yardımın lazım.
Tetikte olun. Büyük ihtimalle Karim de içeridedir.
-Çıkıyorlar. -Giriyoruz.
Bul onu!
Kımıldama!
Silahını bırak!
Hâkim, annenin cenazesine katılman için
24 saatlik özel izin verdi.
Karim bu! Bizim için geliyor!
Baba!
Tek şansımız onları şaşırtıp vurmak.
Güven bana.
Macarena!
Silahı bırak.
Tuhaf metalik sesler duyuyorum.
Bir patencinin buz üstünde çıkardığı sesler gibi.
Ya da kılıçların çarpışması gibi.
Sonra birden güneş doğuyor.
Titreyerek, çok üşüyerek uyanıyorum.
Etrafıma bakıyorum ve...
Avlunun ortasında tek başımayım,
yatağımdan kalkmaya korkuyorum.
Sonra
çığlık atıyorum.
Ama ses çıkmıyor, yalnızca sessizlik.
Yanındayız Maca.
Ben de aynısını yapardım. Aferin sana Maca.
Metin ol Maca. Başını dik tut.
Tanrım, yalvarırız, Leopoldo ve Encarna'nın ruhlarını koru,
ki ihtişamına tanık olsunlar.
Bazen hayatta en zorlu durumlarla sınanırız.
Ama Tanrı, inancımızı yitirmememizi söyler çünkü bizi yalnız o yargılayabilir.
Evladı Macarena'ya merhamet etsin
ve bu üzücü kazaları aşmasına yardımcı olsun.
Hayır.
Olanlar kaza değildi,
cinayetti.
Tanrı'nın yargılamasına gerek yok, ben yaptım zaten.
Macarena, ciddiyim, neye ihtiyacın olursa söyle.
Başın sağ olsun. Çok üzüldüm.
Çok, çok üzüldüm canım.
Cesur olmalısın. Aslanlar gibi güçlü ol.
Çok üzüldüm canım. Beni iyi dinle.
Cinayet suçlamasını boş ver.
Yapman gerekeni yaptın. Annenle babanın katili ölmeliydi.
Güçlü ol hayatım.
Üzülme Sarışın.
Önemli olan şu ki,
hayat satrancında Karim'i mat ettik.
Yani sen ettin.
Geriye sadece o kalmıştı.
Teşekkürler.
Bugün kutlama günü.
Başsağlığını erkek arkadaşının annesine sakla.
Korumaya ihtiyacı yok, farkında değil misin?
Maca, bu yolda yalnız değilsin.
Tamam mı?
Hadi, yürüyün.
Kızlar, gitmeden bir saniyenizi alacağım.
Yarın bir cinsel terapist, cinsellik ve öz güven üzerine konuşma yapacak.
Burada gerçekleşecek.
Hayat devam ediyor.
Ama ben tam tersini istiyorum.
Geri gitmesini istiyorum.
Ateş ederek kaderimi ebediyen değiştirdiğim o anda kısılıp kaldım.
Uykusundan uyanan bir çocuk gibi
30 yaşında yeni anladım ki
hayatın şakası yok.
Yapamıyorum! Girmiyor.
-Yapamıyorum. -Sakin ol, bir bakayım.
Elini sabit tut.
Minik contayı minik direğin üstünden geçireceksin.
-Gördün mü? -Evet. İşte bu.
İşte oldu, aferin sana.
Neden onunla geri zekâlıymış gibi konuşuyorsun?
Nasıl yani?
Minik conta.
Susie'ciğe minik direk.
Rahibe gibi konuşuyorsun.
Kilise okulu öğretmeni Rahibe Helena. Değil mi Susie?
Herkesin zihinsel engelli
olduğunu düşündüğü bir kadınla neden evlendin?
Zihinsel engelli olsaydı
hapse gönderilmezdi, değil mi?
IQ'su 50.
Sizin eşiniz akıllı mı Müfettiş?
Sizden daha mı akıllı?
İnsan zeki olmayan birine âşık olamaz mı?
Bence kolaylıkla kullanılabilecek ve sana ebediyen bağlı ve sadık
kalacak biri olduğu için onunla evlendin.
Bu kadar sadık ama yarım akıllı bir eş istemenin
sebebi ne olabilir?
Susie'cik, günah çıkarmak ister misin?
Günah işledin mi?
Hayır.
Gerçekten işlemedim.
O zaman daha çok işle.
Ne de olsa Tanrı sonunda herkesi affediyormuş.
Amaia Jiménez, 16 yaşında.
-Onu tanıyor musun? -Hayır.
Bu ne?
Yerde bulduğum bir saç tokası.
Ataş olarak kullanıyorum.
Bu Amaia'nın. Üstünde DNA'sı var.
Nerede buldun?
Kırlık alanda. Tam yerini hatırlamıyorum.
Ne iş yapıyorsun?
Taşrada veteriner kliniğim var.
Ama veteriner değilsin.
Bu iş ağabeyimden miras kaldı.
Çiftlik hayvanı doğumuna yardım için diploma şart değil.
Müşteriden şikâyet mi var?
Gir.
Neden çağırdın?
Macarena, kurumun baş psikiyatrı olarak
sağlığınla ilgili endişelerimi seninle paylaşmak görevim.
Son birkaç günde, trajik ve korkunç bir şekilde
annenle babanı kaybettin
ve faili soğukkanlılıkla öldürdün.
Bunlarla destek almadan nasıl başa çıkmayı düşünüyorsun, emin değilim.
Kısacası,
onların ölümünden kendini sorumlu tutup
depresyon batağına saplanmandan korkuyorum.
Bence terapiye başlasan çok iyi olur.
Bazı çizgileri asla aşmam Doktor.
Asla.
Bir gün uyandığımda
aklımda intihardan başka bir düşünce olmasa da
kendimi asla senin ellerine bırakmam.
Yeter! Ya sessizce çalışın ya da hücrelerinize dönün.
İyi be yavşak herif.
Çok ilginçsin Helenita.
Neden?
Buradaki pislikler gibi değilsin.
Problem çözüyorsun, yumurtalıkların var
ve özel insanlarla iyi anlaşıyorsun.
İşte oldu.
Pekâlâ.
Şimdi açtığında müzik çalması lazım.
İşte.
Yaşasın!
Ne oldu?
İyi misin?
Bu şarkı bana kızımı hatırlatıyor.
Kızın mı var?
O karnımdayken bu şarkıyı çalardım.
Yıllar önce.
17 yıl.
Güzeller güzeli bir bebek.
Aç mısın? Yemen lazım yoksa hasta olursun.
Ziyaretine gelecek mi?
Gelemez.
Hiçbir yere gidemez.
Hatırım için daha ye.
İşte oldu.
Bir kutunun içinde.
Tıpkı bu bebek gibi.
Neden arazinin altına 600 metrelik bir tünel kazdın?
Domuzlar için hava saldırısı sığınağı falan mı?
Belki de gizlice gelip gitmek istedin.
Tünel değil, depo olacak.
Depo mu bu?
Müfettiş, merkezden önemli bir şey geldi.
Amaia Jiménez'in telefon sinyalini tespit etmişler.
Anlaşılan telefonunu açmış.
Telefonun Macaristan'da ne işi var?
Sana oje süreyim mi?
İstemem, sağ ol.
Cidden sorun olmaz.
Senin hizmetçin olmak süper.
-Canıma minnet. -Seni hizmetçi olarak almadım.
Maca.
Sana başsağlığı dileyemedim. Başın sağ olsun.
Acını anlıyorum.
Ben içeri girdikten iki hafta sonra babam öldü.
İkisini birden kaybetmenin acısını tahmin bile edemiyorum.
Çok üzücü.
Ama endişeliyim...
Bambi için borcunu nasıl ödeyeceksin?
Bunu düşünürken sırtıma krem sür.
Uzanamıyorum.
Barış anlaşması yapmışken...
...ve hediyemle sana saygımı göstermişken...
...Bambi'yi satın alarak beni ezip geçtin.
Elin değmişken önüme de sür.
Anlaşmayı bozdun Maca.
Paramı verene kadar hizmetçim olacaksın.
Bana bir iyilik yap.
Başka talihsizliklerden kaçın.
Yeterli.
Boşa harcamak istemiyorum.
Anabel.
Biraz ot verir misin?
O küçük listene de yaz.
Defterine.
Açıkça konuşmamız çok önemli.
Orgazm gibi kişisel bir şeyin, herkes için ne kadar
farklı olduğunu göreceğiz.
Antonia, orgazm olunca neler hissettiğini anlat.
Bakın hanımefendi, tamamen açık olmayı hiç dert etmem.
Sik, yarak, taşak, am gibi kelimeler
kullanmaktan da hiç çekinmem. Anlıyor musun?
Ama orgazmlarımın mahrem özelliklerini
onun önünde açık açık anlatamam.
O görüntüyü aklıma sokmamak benim de işime gelir.
Beni yeterince tiksindiriyorsunuz zaten.
Valbuena gidene kadar tek kelime etmeyiz.
Pekâlâ.
Tamam.
Açıkçası bana iyilik yapıyorsunuz.
Kendisinin tek taşağı yok da. Bir kazada kaybetti.
Evet, üstüne defalarca tepsi düştü.
İşte yalnızız!
MARCOS'UN DOĞUM GÜNÜ
Aradığınız numara kullanılmamaktadır.
Benim için kolay.
Orayı okşamaya başladığım anda...
Tamamdır. Hortum gibi fışkırır.
İlk orgazmlarımda hep numara yapardım.
Bağırmak mı lazım, bağırırdım!
"Aman Tanrım, bebeğim! Durma!"
Sapıkça şeyler de söylemek lazım.
"Götümü yar! Beni sütüne bula!
-Kökle bebeğim!" -Bu kadarı da fazla.
-Sen hiç demedin sanki! -O şekilde değil.
Orgazm olurken
benim çok ama çok
çişim geliyor.
Ona zevkten altına işemek deniyor.
İlk hissettiğimde 14 yaşındaydım. Çok küçüktüm.
Titremeler gelirdi.
Ama kuzenim dedi ki "Saçmalama.
Seksmiş, düzüşmekmiş, bunlar basit şeyler.
Gözlerini kapatıp ağzını ve bacaklarını açacaksın.
Bir de sımsıkı saracaksın."
Dokuz ay sonra Joaquín'im kan revan içinde
vücudumdan çıkıyordu...
İşte böyle.
Benimkiler uzundu. Normal.
Tabii, eminim.
Sanki gerçekten seviştin de, hadi oradan.
Pardon ama, fahişeydim.
-Tabii. -Oral seksi tercih ediyordum.
Erkek arkadaşım vardı Anabel.
-Bu ne demek? -Hayır.
"Hayır" derken?
Benim için orgazm hapşırmak gibidir.
Geldiğini hissedersin, hissedersin...
Sonra zevkin doruğuna varırsın.
Alerjik orgazm o!
Laktoza duyarlı!
İğrenç.
-Ya sen? -Ben mi?
-Ben hiç olmadım. -Neden?
Kocam okşamak yerine dövmeyi tercih ederdi.
Eve sarhoş gelir ve köpek gibi üstüme atlardı.
Hep sonunu getiremeden uyuyakalırdı.
Buna şükrederdim.
Yalnızca onun horlamaya başladığını duyup onu üzerimden atabildiğimde
en büyük zevki tadardım.
Amaia'nın telefonu evinden 2300 kilometre uzakta ne arıyor?
Bilmiyorum. Ben olsam telefon edip ona sorardım.
Ya onu bir geneleve sattıysan
ve Macaristan üzerinden kaçırılıyorsa?
-Kimseyi satmadım. -Biraz açar mısın?
Belki kız evden kaçmıştır.
Veya biri telefonunu satmıştır.
Her şey olabilir.
Bizim hakkımızda yanılıyor olamaz mısınız Müfettiş?
Bak,
birini öldürdüysen
ve annenle baban senin yüzünden öldüyse
kendini dipsiz bir kuyuya bakarken buluyorsun.
Bir de Anabel'in memelerine.
Ben ne olacağım?
Eski hâline dönmelisin.
Bana göz kulak olmalısın.
Söz verdin.
Sarışın.
N'aber?
Benden habersiz âlem mi yapıyorsunuz?
Cigarayı uzat.
Nasılsın?
Spora gidelim mi? Canım biraz çalışmak istiyor.
Başka zaman.
-Biraz hava alacağım. -Al bakalım otçu.
Sonra görüşürüz aşkım.
-Esrarı ona sen mi aldın? -Hayır.
Bir daha kendini depresyona sokacak bir şey isterse ondan çal
ya da bana söyle.
Ayrıca onunlayken dikkatli ol. Dokunmak yok.
Onunla ilgilen ama sakın dokunma.
Koruması gibi ol.
Anlaşıldı mı?
Zavallı Sarışın'ım, nasılsın?
Gözlerin kıpkırmızı.
Ağlamaktan.
Bir de ot içmekten.
Bir de uykusuzluktan.
Kâbuslar görüyorum.
Aslında sadece bir tane.
Sesler duyuyorum.
Çok tuhaf sesler.
Metalik.
Sanki...
...buz pateni sesi gibi.
Yakalandın.
Ne yapıyorsun?
Hiç.
Zolpidem.
Susana'ya yazdıkları sakinleştirici.
Bazen biraz kaygı duyuyormuş.
Ona söyleme, tamam mı?
Bunu alkolle karıştırırsan
halüsinasyon gördürür.
Uçmaya başlarsın.
Hadi, uçalım da unutalım.
İster misin?
Uyuşturucu kullanmam.
Kontrolü kaybetmeyi sevmem.
Ama siktir et.
Bugün kutlama yapıyorum.
Ha siktir.
Zolpidem.
-Dikkat, yakar. -Sıçayım!
Neyi kutluyorsun?
Yeni bir dönemin başlangıcını.
Sıfırdan başlayabileceğim bir dönemin.
Senin de benimle gelmeni
istiyorum.
Sevişmem.
Erdem timsali bir züppeyle çalışmak zorunda kaldım.
Ama sen...
Sen farklısın, aşmışsın.
Susie'yle iyi geçindiğini fark ettim.
Ne suç işlediğini söyledi mi?
-Hayır. -Hayır mı?
Zengin şerefsizlerin çocuğunu kaçırmış.
Taş kafalı gibi görünüyor
ama polise kök söktürüyormuş.
Ne yaptığı umurumda değil.
Bu sadece dedikodu değil...
...ayrıca bir fırsat.
Sana güveniyor.
Susie'nin küçük tutsağını
nerede sakladığını öğrenmem lazım.
Ne için?
Planlarım var.
Pahalıya patlayacaklar.
O küçük veledi çaldığı
zengin şerefsizlerin de parası var.
Kızın yeriyle ilgili
bilgi karşılığında para verirlerse...
...sen haplarından alırsın,
ben de uzatmalı bir tatil.
Ne dersin?
Vay canına.
Emin değilim.
Düşünürüm.
Beni reddederek...
...kabalık ettin.
Yapalım o zaman.
Hayır.
Havamda değilim.
Hem arkadaşlar sevişirse işler boka sarar, derler.
Ne zevkli ama!
Sarı sana yakışıyor Maca Simpson.
Nasılsın?
Öğrencilikten beri ot içmemiştim sanırım.
Belli oluyor.
Seni öğrenciyken tanımayı çok isterdim.
Seni çerçeveli gözlüğün ve masum yüzünle konuşurken
hayal edebiliyorum.
"Tekrarlar mısınız hocam?"
Bana sataşmaya çalışırdın.
Kesin. Sana kesin zorbalık yapardım.
Kareli eteği Çerçeveli gözlüğü ve atkuyruğuyla
Bu kız otçuya benzemiyor
Ama bir cigara verip Açarsanız saçını
Görürsünüz aslında ne kafa olduğunu
Teşekkürler efendim!
Macarena için!
-Kıvırcık... -Ne?
Minnettarım ama...
...tuhaf bir dönemdeyim.
-Tamam. -Yalnız kalmak istiyorum.
Tamam.
Şimdilik gidiyorum.
Ama beni korkutma.
Hücremize geri taşındın mı?
Tamam. O zaman seni sonra güldürürüm.
Sarışın...
Seni her düşündüğümde ıslanıyorum
Şaka yaptım.
Bana yemekte evliliğimle ilgili söylediklerini
bütün hafta düşünüp durdum.
Sana fikrimi söylediysem
bunu aşmanı istediğim içindi.
Marcos'la birlikte bir şeyler yapmışsınızdır ama.
Hayır.
-Doğum günleri? -Hayır.
-Yıl dönümü? -Hayır.
-Vaftiz, komünyon? -Hayır.
Beni yatağa bile götürmezdi.
Neler diyorum! Hayır! Daha bira istemem.
-Bir tane daha. Bunları alabilirsiniz. -Hayır. Lütfen.
Hadi, neden duracakmışız?
Marcos terk ettiğinden beri ondan bahsetmedin.
İçini dökmenin tam zamanı.
Dokuz yıl evli kaldık...
...ama seks sadece
beş,
altı ay sürdü.
En son bir Noel'de Gerona'da, annesiyle babasının evinde
birlikte olduk.
Hâlâ hayattalardı, yani herhâlde...
-Üç yıl önce. -Üç yıl, evet.
Nasıldı?
Neyi soruyorsun? İyi olup olmadığını mı, pozisyonları mı?
-İkisini de. -Hayır!
Ben de seks makinesi sayılmazdım, belki o yüzdendi.
Saçmalama.
Miranda, senden seksilik akıyor, öyle bir düşünceye kapılma.
Yemekte demiştim ki...
Bence Marcos...
-Ne? -Eş cinsel.
-Ne? Şaka mı yapıyorsun? -Hayır!
Ciddiyim. Bir düşünsene.
Terk edişi...
Hiçbir şey söylemeden, yüzünü bile göstermeden,
her şeyi bırakıp hiçbir şey almadan gitmesi...
Böyle davranmasının bir nedeni olmalı.
Yıllarca süren kafa karışıklığından sonra artık canına tak etmiş sanki.
Bir eş...
...gerçek cinsel kimliğini saklıyorsa
zamanla eskiden sevdiği kişiye karşı
kendini sahtekâr gibi hissetmeye başlar.
Sonunda da ortadan kaybolup izini kaybettirmek ister. Anlıyor musun?
Telefonundan da kurtulmuş. Sanki kendisine o yılları hatırlatan
her şeyi silmek istemiş.
Belki de sevgilisi vardı.
-Ya da var. -Erkek sevgilisi mi?
Kadın sevgilisi.
Bak, öyle olsaydı
en azından sana kendini kadın gibi hissettirmeye çalışırdı.
Bir ara hissettirirdi.
Tutkunun uzun sürmediğini de söyledin.
Bilmiyorum.
Bu konuda konuşmak zor.
Tavsiye ister misin?
Bence doğru yoldasın.
Tekrar kadınlığını hissetmelisin.
Cinselliğinden zevk almalısın.
Ferreiro.
Sandoval'ın odasından çıkıyordun.
Gözlerine ne oldu? Uyuşturucu mu kullandın?
Söyle bana.
Ne oldu?
Sandoval'ın odasına girdin ve çıktığında ağlamaya başladın.
Bırak beni.
Annemle babam öldü, sen bunu mu soruyorsun?
Bana tek söyleyeceğin bu mu?
Sandoval'la görüşmelerim özel,
doktorla hasta arasında.
Özel mi?
Sana cetveliyle vururken yakaladığımda da mı özeldi?
Ya ailene ceset parçalamada yardım ettiğimde?
Kahretsin Macarena.
Umursamadığımı sanıyorsan yanılıyorsun.
Ne kadar önemsediğim gün gibi ortada.
Tek derdim, buradan çıkmak.
Tamam.
Dinle.
Seni buradan çıkaracağım. Söz veriyorum.
Hatta bu öğleden sonra çıkacaksın.
İkinci kabin.
Dört, üç.
Fernando.
Çok uzun zaman oldu!
Hapishaneden korktun galiba.
Yoksa benzinle yanmaktan mı?
Aileden olmadığım için daha yeni kabul ettiler.
Kalben aileyiz.
Kalpten, gerçek bir arkadaşlığımız var.
Seni çok düşünüyorum.
-Ben de. -Eller.
Temas yok.
Kütüphanede bazı bilgiler buldum.
Merak ettim, aslını öğrenmek istedim.
Beni mi araştırıyorsun?
Gazetelerde ölüm ilanlarına bakan, suçlularla ilgili haberleri okuyan
garip tiplerden misin yoksa?
Hikâyenden çok etkilendim. Özellikle bu kısımdan.
İfadende söylemişsin.
"Günde iki üç posta dayaktan,
üstüme tükürülmesinden, devamlı tecavüze uğramaktan,
aldatılmaktan, sarhoşken yaptığı taşkınlıklardan sonra
mahkemenin bana vereceği en uzun ceza bile..."
"Bana lütuf gelir."
Hak etmiş.
Teşekkürler.
Eller, lütfen.
Eş ziyaretine ne dersin? Sadece ikimiz oluruz.
Öyle birden mi? Kur yapmak, etkilemek yok mu?
-Hemen üstüme mi atlayacaksın? -Sadece konuşmak için.
-Seks peşinde değilim. -Evet, ben de.
Adalet sisteminde sekse yer olduğunu kim söylemiş?
O yüzden seks konusunu bir kenara bırakalım.
Bu, Karim'in ölüm olayının canlandırılması için
Macarena Ferreiro'nun geçici tahliye emri.
Bundan kesinlikle kaçınmanızı öneririm.
Oraya gitmesi depresyonunun ilerlemesine neden olabilir.
Üzgünüm ama standart protokol bu.
Macarena bu suça karıştı
ve gerçekleri öğrenmek için ifadesi şart.
Mahkeme emri.
Fabio, sen de git.
Tanıdık bir yüze ihtiyaç duyacaktır.
Macarena.
Macarena.
Macarena, beni dinle.
Helikopterdeki polislerin raporunun aksine
bence Karim, babanı vurduktan sonra silahını sana doğrultmuştu.
Doğru mu?
Macarena,
Castillo, sen Karim'i vurmadan önce onun sana silah doğrulttuğunu görmüş.
Bu doğru mu?
-Macarena! -Hayır!
Ne zırvalıyorsunuz be? Babamı öldürdüğü için öldürdüm onu.
Meşru müdafaa değildi. Bana nişan almadı.
Babama silahını doğrultup onu vurdu.
Ben de üstüne şarjörü boşalttım.
Bin kere olsa yine yaparım.
Zor bir durum...
...ama kendini korumalısın.
Fabio'yla ifademizin mahkemede yardımı olur.
Firar davasında yardım ettiğin gibi mi?
Babama yardım ettiğin gibi mi?
Annemi öldürdüğün gibi mi?
Kalsın, istemem Castillo.
Cehenneme kadar yolun var.
Castillo, bize izin ver.
Pipiolo, çocuklar, yürüyün. Araçta kahve var.
Ya mahkûm kaçarsa?
Araçta bira var. İster misin?
Hadi.
Gir.
Nihayet, bizden biri.
Nasılsın?
Susana 17 yaşında bir kızı olduğunu söyledi.
Yalan söylüyor, çiftin çocuğu olmamış.
Biliyorum. O yüzden aradım.
Dengesiz olduğu belli.
Kaçırılan kurbanı gerçek kızıyla mı karıştırıyor,
emin değilim.
Doktor, bu mümkün mü?
Öyle bir bozukluk var.
Bireyin gerçekte olmayan evlatlar, kardeşler,
ebeveynler uydurulduğu bir duygusal paranoya.
Hasta, hiç var olmamış ya da ölüp dirilmiş
aile bireyleri olduğuna inanır.
-Başka ne söyledi? -Kızının bir kutuda olduğunu.
Belki bir bodrum katını ya da yerin altındaki bir saklanma yerini
kastetmiştir.
Daha fazlasını öğrenirim.
Planımız işe yarıyor.
Zulema'dan korkuyor, bana güveniyor.
Zulema'ya dikkat et.
Kontrolüm altında.
Kusura bakma ama hiç sanmıyorum.
Helena, hedefinden şaşma.
Al bakalım. Biraz ılık.
İngiltere'de olduğunu farz et.
Neden buradayız?
Normal bir şey yapmak için.
Manzaranın tadını çıkarmak, biramızı içmek,
anı yaşamak.
Hapishaneden çıkmak istediğimi söylerken
aklımdaki tam olarak bu değildi ama...
Yine de teşekkürler.
Evet...
Ben de seni çıkarmak istiyorum derken demek istediğim bu değildi.
Zulema'nın Fas'ta saklı üç milyon avrosu var, değil mi?
Ağabeyini gidip onu aramaya ikna et.
Seni hapisten kaçırırım.
Sonra da
Brezilya'da kumsalda bar açarız. Dansı sevmez misin?
Ciddi misin?
Gardiyan maaşı ne kötü, haberin var mı?
-Gidelim o zaman. -Şimdi mi?
-Evet, şimdi. -Şimdi olmaz.
Birçok soruna neden olur. Castillo kovulur ya da rütbesi düşürülür,
diğerlerinin de öyle.
Ama o parayı alarak hiç kimseye zarar vermeyiz.
-Kimsin sen? -Fabio.
Hayır.
Koruyucu meleğimsin.
Bir cesedi parçalıyorsun, kendini tehlikeye atıyorsun,
şimdi de beni hapisten kaçırıp
birlikte kaçmayı planlıyorsun.
Ne oluyor?
Âşık mısın?
Sana mı?
-Hayır. Sanmıyorum. -Hayır mı?
Öğrenebiliriz.
-Öğrenilecek bir şey yok. -Evet, var.
Neymiş o?
Lezbiyen olup olmadığımı...
...öğrenebiliriz.
Bekle.
Çıktığın zaman...
O zaman öğreniriz.
Demek artık prensipli bir adamsın.
Evet, öyleyim.
İşleri doğru yoldan yapmaya çalışıyorum.
Bana bakın! Çifte kumrular.
Gitme zamanı.
Nasılsın?
Anabel'i görmeye geldin, değil mi?
Sana tatlı ve ekmek veriyor.
-Geri mi dönmüş? -Dost oldular.
Giderek iyileşiyor ve Anabel teyzesini görmeye gelmiş.
Uslu dur.
Burada kuş bakmana izin verirler mi?
Zulema'nın akrebine izin vermişlerdi. Benimki zararsız.
-Burada kalamaz. -Ne?
Kanatlı sıçandan farksız, kedi gibi falan değil.
Bütün gece kuğurur, bizi uyutmaz.
Kuşumla uğraşma.
Bence seni eş ziyaretin yüzünden uyku tutmuyor!
Haksız mıyım? Sen ne olduğunu anlamadan Fernando sana kayıverecek.
Yeter be!
Sadece benimle yalnız kalmak istiyor
çünkü açık ziyaretlerde hiçbir şey yapamıyorsun.
Huzur vermiyorlar.
Sadece el ele tutuşacağız.
Tutmak istediği şey ellerin değil.
-Belki sana şiir okur. -Bir halt bilmiyorsunuz.
-Size adam gibi kur yapan olmamış. -Ne?
Bu vücudu gördün mü?
Evet, kimse ona adam gibi kur yapmamış canım.
Adam biraz yakınlık istiyor, sırf şey için değil...
Sordum zaten. Seks için değil, dedi.
Bak canım. Bizim yaşımızda olmaz o iş.
Tabii canım.
Orgazmın ne olduğunu öğrenirsin. Eski kocanla olduğu gibi olmaz.
Bu defa sen yumruğu basarsın.
-Kıvırcık, yapma! Lütfen! -Sen hasta mısın ya?
Kıvırcık, lütfen. Dur!
Kocamla neden orgazm taklidi yapmak zorunda kalmadım dersin?
Çünkü onun umurunda değildi,
para için yattığın müşterilerin aksine.
Oramda bir şey hissetmesem de bir erkekle buluşmanın
bana neler hissettirdiğini tahmin edemezsin.
53 yaşında bir bakire gibiyim.
Ergen gibi.
Kimse bunu bozamaz.
Eş ziyaretim var!
Memlekette dediğimiz gibi, "Sıçıp batırsan da yap."
Sanki oramda
eskiden bir şeyler vardıysa da çoktan unutulmuş gibi geliyor.
Ama sonunda hatırlamama yardımcı olan bir erkek çıkageldi.
Ne diyeceğim?
Nasıl yapıldığını hatırlamadığımı mı söyleyeyim?
Orgazm taklidi yapayım.
Herkes yapıyor.
Tanrım, hayat ne güzel.
Hapishanede çok aksiyon gördüm.
Ama buna geriliyorum, gel de inan.
Raúl?
Merhaba. Ben yengen Miranda. Nasılsın?
Sevindim.
Güzel.
İşte...
...sonunda aşkın bittiğini anlıyorsun ve...
Tabii. İnsan her şeyden ders alıyor.
Tabii.
Onunla da konuşayım.
Merhaba Marcos.
Doğum günün kutlu olsun.
Hayır...
Kimsenin suçu değil. Sorun değil.
Dinle...
Sana bir şey sormalıyım. Öğrenmem lazım.
Eş cinsel misin?
Aman Tanrım.
Ne acınası bir durum.
Ne diyeceğimi bilemedim.
Nasıl sen anladın da ben anlayamadım?
Onunla yaşadım.
Aşkın gözü kördür, derler.
Tebrikler.
Gözlerin açıldı. Artık yeniden görebilirsin.
Seks dürtünü yeniden keşfettiğinde
tamamen özgürleştiğini hissedeceksin.
Ne ima ettiğini bilmiyorum
ama barda birini tavlamaktan bahsediyorsan yapamam.
Yabancılarla yatıp kalkacak bir tip değilim.
Ben de öyle.
-Maca. -Aşkım!
Nasıldı? Güzel bir şey getirdin mi?
Jambonlu sandviç mesela?
Ya vücuduna sürmem için losyon?
İşin aslı, kartlarım çalışmadı ve...
Castillo'dan bozuk para istemek ağırıma gitti.
-Yani... -Ama çok istiyordum.
Maca, bence enerjini harcama.
Terapide dediler ki sen ve Bambi
duşlarda işi pişirecekmişsiniz.
-Ne? -Yavaş!
Ağzına sıçarım!
Pislik karı!
-Sole'yle Maca'ya sataşıyorsun! -Sakin ol!
-Yeter! -Siktir git!
Dur, dedim!
Beni korumayı bırak!
Bana acımanı istemiyorum! Anladın mı?
O piç sana tecavüz ettiğinde elimden bir şey gelmedi,
sen de benim için Anabel'i dövemezsin.
Kes artık.
Leydi ve Sokak Köpeği gibi oturmuş gölü seyrederken
Maca'ya ne dedin?
Daha mutlu gibiydi.
Birlikte kaçacağımızı söyledim.
-Dalga geçiyorsun. -Hayır, gerçek.
Hayatını sürdürmesi için bir amaç lazım.
Her şeyin yolun gireceği hayalini
teşvik eden biri olmazsa çıkmaza girer.
-İyi akşamlar. -İyi akşamlar.
İyi akşamlar.
Müdire, Nosferatu'ya yazılıyor.
Yok daha neler.
Susana'nın ilacını değiştirebilirim.
Şu anda lityum, anksiyete önleyici ve yatıştırıcı kullanıyor.
Bunları uyutucu ilaçla değiştirebilirim.
Uykuya dalmasına yardımcı olur
ama çok daha yoğun rüyalar görür.
Uykusunda konuşur.
Bunlar kafein hapı. Uyanık kalmanı sağlar.
Onun dünyasıyla, gerçekleriyle ilgili bir fikir edinebilirsin.
Yemen lazım.
Hadi. İşte böyle, güzel.
Aferin sana uslu kızım.
Hadi...
-Ye... -Biraz daha, hadi.
Canım benim...
Canım benim.
Ye.
İşte böyle, çok güzel.
Soğuk.
Üşümüşsün.
Ayakların üşümüş.
Tabii, camlar hep kırık.
Kim üşümüş?
Gel şöyle. Hadi.
İşte böyle.
Kızın mı?
-Kızın mı üşümüş? -Evet.
Nerede?
Ona yardım edebilirim.
Bir bez bebeğim var
Üstünde bluzu var
Bir de hırkası
Yürüyüşe çıkardım onu
Sonra hastalandı
Yanıma yatırdım onu...
Yardım edin!
Yardım edin!
Merhaba. Günaydın.
Anabel...
...sabaha kadar uyumadım.
Seni düşündüm
ve kendimi.
Ben geldiğimden beri
çok şey oldu,
hem de çok.
Geldiğimde masumdum.
En azından sabah akşam kendi kendime öyle diyordum.
Şimdiyse bekleyen davalarım var.
Firar, hırsızlık,
kasıtsız cinayet...
...ve kasıtlı cinayetten.
Hesaplarıma göre aşağı yukarı 25 yıl daha burada kalacağım.
Açıkçası cezan o kadar uzun olduktan sonra
ha 25 ha 30, ne fark eder?
Bu bok çukurunda pek farkı olmaz.
Yani iki seçeneğin var.
Birincisi, koluna bakıp adımı gördüğünde
şunu hatırlarsın...
Kaybedecek hiçbir şeyim yok.
İkincisi, savaşa girmeye hazır olursun.
Sen karar ver.
Oturabilir miyim?
Dinle.
Düşündüm de...
...bu manyak karıların aksine
sana güvenebilirim.
Kaçacağım.
Bir planım var ama yalnız başaramam.
Ne dersin?
-Bilmem. -Seni istediğin yere götürürüm.
Nereye gitmek istersin?
Bilmem.
Kızına gitmek ister misin?
Hayır.
Susana, yüzüme bak.
Anneyle çocuk arasındaki bağ kutsaldır.
Kız nerede Susana?
-Söyle bana. -Öldü!
Bir yaşındayken öldü, beni ona nasıl götürebilirsin?
Ne oluyor?
Anabel duşların orada bir kızı satmak üzereydi.
Savunmasız bir yavru ceylana benzediği için kızın lakabı Bambi.
Asıl adı Cristina.
Tanıyorum. Devam et.
Onu fuhuşa zorladı,
oral seks yapması için
yaşlı mahkûmlara pazarladı.
Galiba birini ısırmış.
Anabel çok öfkelendi ve onu satmaya karar verdi.
Ben de teklif verdim.
Şimdi Anabel ona borçlu olduğumu söylüyor
ve peşimi bırakmıyor.
Hayatımdan endişe ediyorum Müdire Hanım.
Macarena,
çok ciddi bir suçlamada bulunuyorsun.
Koluna adımı kazımış,
beni ne zaman görse gösteriyor.
Sorunları var.
Özür dilerim, bana acıdığını düşünmüyorum.
Buraya geldiğimden beri
beni en çok kollayan sensin.
Özür dilerim.
Sandoval depresyonda olduğumu,
ailemin ölümünden kendimi sorumlu tuttuğumu söylüyor.
Sorumlusu sen değilsin.
-Anladın mı? -Evet.
Doğru olanı yaptın.
Babam neyin doğru neyin yanlış olduğu konusunda çok netti.
Bunu her gün tekrarlardı.
"Saygılı ol, başkalarına kötülük etme, yalan söyleme..."
Ben de öyle öğrendim.
Macarena Ferreiro'nun Anabel'e karşı iddialarını
-doğrulayabilir misin Soledad? -Evet. Doğrudur.
Anabel mahkûmların gözünü korkutup onları fuhuşa zorluyor.
Çok korktukları için bir şey söyleyemiyorlar.
Ama babamın bana öğrettiği değerleri ve dürüstlüğü benimsemek
burada hiç işime yaramadı.
Hiç.
Anabel ilk günden beri Macarena'ya kin tutuyor.
Macarena'yı fuhuşa zorluyor.
Elime geçen onca fırsatta
Zulema'yı öldürmüş olsaydım
annemle babam hâlâ hayatta olacaktı.
Çok güzeller.
Çocukluğumu hatırlatıyorlar.
Geceleri rüyalar âleminde gezerdim ama gözlerim açıktı.
O hissi bilir misin?
Hayatımda yaptığım tüm hatalar
babamın istediği gibi biri olmaya çalıştığım içindi...
...ama öyle biri olamam.
Olmak da istemiyorum.
Bu haplar neden? Geceleri gözlerini açık tutmak için mi?
-Peki ne yapacaksın? -Şimdilik
hayatımı daha da zorlaştıran herkesin
icabına bakacağım.
Anabel,
mahkûm arkadaşlarını fuhuşa zorladın mı?
Macarena Ferreiro'nun suçlamalarını doğrulayan dokuz mahkûm var.
Bir katilin suçlamalarını mı?
Uslu duruyorum Müdire Hanım. Şiddet suçundan hüküm giymedim.
O kadınlara güvenemezsiniz, onlar cani.
O zaman bu suçlamaları doğrulayan
bir memuru da mı dinlemeyeyim?
Kendi gözlerime de mi inanmayayım Anabel?
Uyuşturucu zulalarını bulduk.
Aspirin kutusu, saç kurutma makinesi,
elbise askıları ve anne koğuşundan birkaç oyuncak.
Hata yapıyorsunuz. Beni böyle haksızca cezalandırmayın.
Sizi açıkça kandırıyorlar.
Bana kolunu göstermeni istiyorum.
Ya sen ya onlar.
Babam bana bunu hiç öğretmedi.
Onu tecride götür.
Ne?
Planımı biliyordun
ve kolay yolu seçtin.
İhanet edip işi bensiz yapmaya yeltendin.
Artık onu gözetlemek için hapa ihtiyacın olmayacak.
GELECEK BÖLÜMDE
Alt yazı çevirmeni: Eda Söylerkaya
Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.