Afrikaans
Akan
Albanian
Amharic
Arabic
Armenian
Azerbaijani
Basque
Belarusian
Bemba
Bengali
Bihari
Bosnian
Breton
Bulgarian
Cambodian
Catalan
Cebuano
Cherokee
Chichewa
Chinese (Simplified)
Chinese (Traditional)
Corsican
Croatian
Czech
Danish
Dutch
English
Esperanto
Estonian
Ewe
Faroese
Filipino
Finnish
French
Frisian
Ga
Galician
Georgian
German
Greek
Guarani
Gujarati
Haitian Creole
Hausa
Hawaiian
Hebrew
Hindi
Hmong
Hungarian
Icelandic
Igbo
Indonesian
Interlingua
Irish
Italian
Japanese
Javanese
Kannada
Kazakh
Kinyarwanda
Kirundi
Kongo
Korean
Krio (Sierra Leone)
Kurdish
Kurdish (Soranî)
Kyrgyz
Laothian
Latin
Latvian
Lingala
Lithuanian
Lozi
Luganda
Luo
Luxembourgish
Macedonian
Malagasy
Malay
Malayalam
Maltese
Maori
Marathi
Mauritian Creole
Moldavian
Mongolian
Myanmar (Burmese)
Montenegrin
Nepali
Nigerian Pidgin
Northern Sotho
Norwegian
Norwegian (Nynorsk)
Occitan
Oriya
Oromo
Pashto
Persian
Polish
Portuguese (Brazil)
Portuguese (Portugal)
Punjabi
Quechua
Romanian
Romansh
Runyakitara
Russian
Samoan
Scots Gaelic
Serbian
Serbo-Croatian
Sesotho
Setswana
Seychellois Creole
Shona
Sindhi
Sinhalese
Slovak
Somali
Spanish
Spanish (Latin American)
Sundanese
Swahili
Swedish
Tajik
Tamil
Tatar
Telugu
Thai
Tigrinya
Tonga
Tshiluba
Tumbuka
Turkish
Turkmen
Twi
Uighur
Ukrainian
Urdu
Uzbek
Vietnamese
Welsh
Wolof
Xhosa
Yiddish
Yoruba
Zulu
Evet, ona tecavüz etti. Yaptı.
Sonra da konuşmasın diye onu tecride attı.
Adalet umurumda değil.
O herifin yaptıkları ruhumun en derinlerinin içine etti.
Çünkü o herif, burada, kafamda
bir devreyi kapattı.
Artık kendim değilim.
Saray, şu anda bunu yapamam.
Sana ihtiyacım var.
Amaia Jiménez bir hafta önce evine 300 metre mesafede kayboldu.
İki gün sonra da kaçırıldığı doğrulandı.
Talihsiz kızmış.
Canavar bir aileye denk gelmiş.
Olayın suç ortağı bu sabah Cruz del Sur'a getirildi.
Kızın hayatı o kadından bilgi almamıza bağlı.
-İçeri. -Şaka mı bu?
Önce Bambi, şimdi de bu iki yarım akıllı.
-Burada ne işin var? -İş üstündeyim.
Gizli görevde olduğumu ifşa edecek bir şey istemiyorum.
Tek istediğim, oradayken kim olduğumu unutmanız.
Susana'nın güvenini kazanıp
kaçırılan kızın yerini öğrenmemin tek yolu bu.
Karim adında bir adam peşine düşecek.
Rana Sabad? Adım Encarna.
Oğlunuzun hayatını geri veremem
ama naaşını verebilirim.
Mısırlı'nın küllerini almış.
Castillo, yardımın lazım.
Tetikte olun. Rana Sabad içeride.
Büyük ihtimalle Karim Al Said de içeridedir.
Anlaşıldı.
-Ne oluyor? -Çıkıyorlar.
Giriyoruz.
-Onu göremiyorum. -Bul onu!
-Kımıldama! -Hayır!
Silahı bırak!
Hayır! Siktir!
Hayır!
Siktir!
Hadi!
Baba!
14 SAAT ÖNCE
Sorun nedir soluk kız? Uyuyamıyor musun?
Anlıyorum. Kıvırcık olmadan uyuyamıyorsun.
Burada olsaydı hemen uyurdum.
Seviştikten sonra tükeniyorum.
Saray, kes şunu. İşe yaramayacak.
Kıvırcık benimle.
Psikolojik engeli vardı ama bunu aştık.
Ne engeli? Psikolojik engel mi?
Sana bunu mu söyledi?
Psikolojik engeli vardıysa da kurtuldum.
Mutfaktaki görevli asansörünü biliyor musun?
Neredeyse zemine çakılıyordu.
Peşinden fırtına gibi koştum.
Psikolojik engeli vardıysa da bacak arasında erittim.
Denedin
ama başaramadın.
Sorun değil.
Ben başardım, hepsi bu.
-Yeter Saray. -Sor ona.
"Bir Çingenenin Cinsel Fantezileri: 8. Bölüm."
Evet, evet.
Bacak arasındaki buzları erittim.
-Doğru. -Zevkten inliyordu.
Ferreiro.
Giyin. Ziyaretçin var.
Bu saatte mi?
Ne oldu?
Söylemeyecek misin?
Sadece baban ve ağabeyinin burada olduğunu söyleyebilirim.
Annem peki?
Üzgünüm.
Dört, üç.
Tatlım...
Anneni kaybettik.
Tutkusuz bir evlilik nedir, biliyor musunuz, bilmiyorum.
Benimki öyleydi ve farkında bile değildim.
Birkaç ay öncesine kadar
Encarna ile aynı evde yaşıyorduk
ama birbirimize çok uzaktık.
Sonra her şey bozulmaya başladı.
Kızım sırtından vuruldu
ve haksız yere hapse girdi.
Uluslararası tetikçilerin hedefi olduk.
Bizi kaçırmaya çalıştılar, evimize ateş açtılar.
Vaktimizin çoğunu ya hapis ziyaretlerinde
ya da Emniyet Müdürü'nün acımasız sorgulamalarıyla geçirdik.
Emekliliğin böyle olacağını düşünmezdim.
Karımı toprağa vermek
hazırlıklı olduğum bir şey
değil.
Polis memuru olarak
birçok vahşi ölüm gördüm
ama hiç kurbanı olmamıştım.
O ailelerin neler hissettiğini hep merak etmiştim,
bununla başa çıkabilir miyim diye.
Pazartesi gecesi Encarna bana cevabımı verdi.
Pes etmek seçenek değil.
Kazaydı.
Hanbal'ın annesiyle görüşmek için camiye gitti.
Ona Mısırlı'nın küllerini verip
bu olaya bir son vermek istedi.
Başörtüsü takmıştı.
Polis onu başkasıyla karıştırdı
ve vurdu.
-...turuncu başörtüsü... -Silahını bırak!
Acı çekti mi?
Acı çekmedi Maca. Hissetmedi bile.
Dağılamazsın baba.
-Tamam. -Hayır.
Sen de Román.
Bu acının bizi dağıtmasını istemiyorum.
Birleşmeliyiz.
Tabii ki de tatlım.
Tabii ki.
Annem başörtüsü mü takıyordu?
Hayal bile edemiyorum.
Ne oldu?
Annem öldü.
Işığı kapatabilir misin?
Kim yapmış?
Bir testisini kaybetmesi yetmiyormuş gibi bu kevaşeler de yüzüne vuruyor.
Muhtemelen hak ediyor.
Ne demek istiyorsun?
Valbuena, Vargas'ın bu kadar şiddetlenmesi için ne yapmış olabilir?
Öğreneceğim.
Bir testisim yok diye seni yola getirecek kadar taşağım
yok mu sanıyorsun?
Rahat bırak onu. Taşak geçme.
Affedersin, öyle demek istemedim.
Kimdi?
Kim kimdi?
Uyuşturucusuz mu kaldın yine?
Hayır, öyle değil. Öyle değil Valbuena.
Bir şey dokundu.
Gardiyan! Gardiyan!
Biri hücreme kusmuş. İğrenç!
-Kusuyor! -Gece boyunca hastaydı.
-Sandoval geldi mi? Tamam. -Olumlu.
Buraya gelmesini söyle. İkinci blokta sorun var.
ÖZEL NUMARA
-Alo? -Merhaba Antonio.
Ben Carolina, Fabio'nun karısı.
Müsait misin?
İşteyim aslında...
Affedersin. Çok sürmez.
Buluşuruz diye umuyordum.
Tabii ki. Yakında olur.
-Çok iyi olur. -Cidden mi?
Harika. Bugün olur mu?
Bugün mü?
Neden olmasın? İşten sonra müsaitim.
Mükemmel. Yakındayım, hapishanenin karşısındaki barda. Olur mu?
-Tamam. -Bir şey daha...
Sakıncası yoksa
Fabio'ya bundan bahsetme.
Tabii ki.
Görüşürüz o zaman.
Tamam, görüşürüz.
Kimdi, randevu mu?
İnternette tanıştığım bir kız işte.
Hızlısın bakıyorum.
İsmini öğrenmeden yatağa at, değil mi?
Hâkim, annenin cenazesine katılman için
24 saatlik özel izin verdi.
Buna itiraz etmeyeceğim tabii ki.
Reddedebilir miyim?
-Neyi? -Cenazeye gitmeyi.
Evet.
Tabii ki edebilirsin.
Ama bunu bir düşün istersen.
Kendin için olmasa bile ailen için.
Tamam, gideceğim.
Macarena, üzgünüm.
Teşekkür ederim.
Bir sorunumuz var Miranda.
İshal, kusma ve kramptan muzdarip 22 mahkûm var
ve durum daha da kötüleşiyor.
Sebebi ne, virüs mü?
Yemek zehirlenmesi olabilir. Salmonella ya da kurt olabilir. Bilmiyorum.
Öğrenmek için kan testi yapmam gerek.
Şimdilik ilaç verip hafif bir diyet uygulayalım.
Tabii ki, ne gerekiyorsa.
Pekâlâ.
-Carlos. -Evet.
Macarena Ferrerio'nun annesinin cenazesine gitmek istemediğini biliyor muydun?
Bu normal mi?
Travmatik bir olayla baş ederken
acısını kabul edene kadar
inkâr evresinden geçmek normaldir.
Zamanla geçer.
Gerçek arkadaşlarını öğrenmek istiyorsan
hapse girmen gerek, demişti biri.
Haklıydı.
Bugün eklemek isterim ki
ailenizi tanımanın en iyi yolu
acımasızca yıkılmaktır.
Benim ailem dağılacağına
direndi.
Encarna her şeyi güçlü bir şekilde yaptı.
İmkânsızı başarmak için
zayıflıktaki cesareti, yürekliliği ve gücü buldu.
Pes etmenin bir seçenek olmadığını gösterdi.
Gidiyorsun demek.
Çok üzgünüm.
Yapabileceğim bir şey var mı?
Hayır.
-Ne istersen söyle, tamam mı? -Biliyorum.
Saray'la asansörde seviştin, değil mi?
Ne?
Düğmene bastı, seni düzeltti.
-Ne düğmesi? -Endişelenme.
Bana doğruyu söyle.
-Üzgünüm. -Hayır.
-Üzgünüm. -Hayır.
Ne oldu, bilmiyorum.
Kıvırcık, sana Valbuena konusunda yardım etmek istedim.
Eskisi gibi olmanı istedim.
Seni sevmek ve seninle ilgilenmek istedim ama nasıl yapacağımı bilemedim.
Seninle ilgilenmesi gereken kişi benim. Ben...
Annem...
Annem öldü.
Yalnızım.
Çok yalnız hissediyorum.
Ama seni çok sevdiğimi biliyorum.
Her şey çok garip.
Çünkü ben...
Nasıl hissettiğimi ya da nasıl hissetmem gerektiğini bilmiyorum.
Bir şeyler kaybedip duruyorum.
Burada tek başına olmamalısın.
Pekâlâ, vedalaşın.
Acele etme. Hazır olduğunda gideriz.
-Annem eve iki kedi daha getirdi. -Cidden mi?
-Evet. Facebook'u var. -Olamaz!
Terk edilmiş hayvanların bildirimlerini alıp
-tüm kedileri eve getiriyor. -Hepsini mi?
Hepsini.
Aristokediler'deki gibi olmalı.
Neydi o ya?
Bol kedili bir animasyon.
Aristokediler, kediler, evet.
101 Dalmaçyalı gibi.
Köpekleri tercih ederim zaten.
Nasılsın? Keyfin yerinde gibi, çok iyi görünüyorsun.
-Cidden mi? -Cidden.
-Çok teşekkür ederim Antonio. -Ne demek!
Aslında o kadar iyi hissetmiyorum.
Aslında biraz deliriyor gibi hissediyorum.
Yemek yemiyorum,
uyumuyorum.
Tüm gün ağlıyorum. Pek iyi bir hayat tarzı sayılmaz.
Her ne kadar imkânsız görünse de
içimden bir ses
tekrar Fabio'yla birlikte olma şansım var mı, bilmek istiyor.
Bilmem gerek.
Anlıyorum.
Bu işleri bilirsin Carolina. Ne olacağı belli olmaz.
-Fabio çok fevri. -Biliyorum.
Her zaman düşünerek iş yapmaz.
-Ben de öyle düşünüyorum. -Pek düşünmez.
-Hastanede uyandığında... -Tabii ki.
...belki de aklı karışmıştır.
-Doğru düzgün düşünemiyordu. -Düşünerek iş yapmadı.
-Kesinlikle. -Hem de hiç.
Durumu nasıl?
-Fabio mu? -Evet.
Pek iyi değil,
hiç şaşırmadım çünkü ikiniz de çok zor bir süreçten geçiyorsunuz.
-Evet, çok zor. -Çok zor.
Ama...
bir şey dedi mi?
Benim hakkımda konuşuyor mu hiç?
Pek konuşmaz.
Fabio'nun ne kadar ihtiyatlı ve içine kapanık olduğunu bilirsin.
Biliyorum. Haksız değilsin.
Bazen seni aramanın uygun olup olmadığını merak ediyor.
İyi olup olmadığını merak ediyor.
Carolina, birbirinizi ne kadar çok sevdiğiniz belli.
Duymak istediğim tek şey buydu.
Bunu görebiliyorum, hissedebiliyorum, biliyor musun?
Teşekkürler Antonio.
Çok teşekkürler.
-Biliyor musun? -Neyi?
Tanıdığım en iyi kalpli insanlardansın.
Çifte geldi. Sıra yine bende.
Sıra bende pörtlek göz.
Oyuna odaklansaydın. Ağla.
Senin sıran Susana.
Dur bakalım Kikirdek.
Ne arıyorsun burada?
Dayak mı?
Çünkü eğer zorlarsan
revirde serumla geceyi geçirirsin.
Meme uçların da gider.
Bu bir tehdit mi?
Hayır, hayır.
Bugün yastayım.
Yakın arkadaşımın annesi ölmüş,
bugün barışçılım.
Hadi Susana.
Bir, iki, üç, dört, beş.
Hapse girdim!
Hapiste hapse gir.
Bir, iki, üç, dört, beş.
Senin suçun neydi Kikirdek?
Suçsuzum.
Peki ya sen?
Bir piçe Roen'da 11 kiloluk mal taşıdım ve paramı vermedi.
Ben de onu sakat bıraktım.
Çift attım, sıra bende yine.
Rouen.
Jeanne d'Arc'ın yeri.
İntikamcı.
Zavallı kadın.
Diri diri yakıldığını biliyor musun?
-Şenlik ateşlerini sever misin? -Bayılırım.
Kaybedersen duş almak zorundasın.
-Teşekkürler ama olmaz. -Evet, alacaksın.
Kokun insanları rahatsız ediyor.
İnsanları rahatsız edersen sana zarar verirler.
Zarar görmeni istemem.
Kazansan bile duş alacaksın.
Kaç kez özür dileyebilirim, bilmiyorum.
Yeterince diledin.
Sanmıyorum.
-Senin hakkında yanılmışım. -Sorun değil.
-Her şey yolunda. -Hayır.
Her şey yolunda.
Şu an tek yapmak istediğim
karıma veda etmek.
Olabildiğince normal bir şekilde.
Mesafemizi koruyalım.
Güvenlik dikkat çekmeyecek.
Her şeyin icabına baktım.
-O zaman yarağı yedik. -Román.
Macarena, affedersin.
İyi misin?
Bunu yersem kusarım.
Şaşırmadım. Boktan beter görünüyor.
Sorun mu var?
Hayır, yok.
Diyetteyim sadece.
Tuz, yağ ya da başka bir şey yiyemem.
Yakında süper model gibi görüneceğim.
Kahvaltını ye.
Bunu kimse yiyemez.
Yemeği beğenmiyor musun? Bu mudur?
Atmak mı istiyorsun?
Aynen.
-Çömeze bak. -Şuna bak.
Yemek bok gibi.
Hemen yerine otur!
Hadi, herkes yerine.
Hadi. Tanrı aşkına!
-Aklından bile geçirme. -Bunu yemem.
Sen ye.
Neler oluyor? Çöpe atın diye
sabah yediden beri yemek yapmıyorum.
Sen kendini ne sanıyorsun domuz?
-Kraliçe mi? -Kes sesini Antonia.
Otur yoksa elektroşok veririm. Otur, Tanrı aşkına!
Dinlemiyorsun bile.
Söylemiştin.
Beni uyardın Fabio.
Bir aptal gibi cehenneme gittim.
Ne olmuş? Sen de bana söylemiştin.
Dinlemedim ve karımın hayatını mahvettim.
İkimiz de bunu düzeltemeyiz.
Ama biri öldü.
Doğru, onu da düzeltemeyiz.
Hadi, yaşayanlara bakmamız lazım.
Tüm girişler korunuyor mu?
Evet.
-Kaç kameran var? -Dört.
İki içeride, iki dışarıda.
-Keskin nişancı var mı? -Bir tane,
mezarlığın önündeki çatıda.
O çocukları oradan uzaklaştır bence.
Bu çocukların burada ne işi var?
Alın şunları. Hadi.
Başka yerde oynayın çocuklar.
Burası kutsal bir yer. Saygılı olun.
Orospular! Sorun nedir?
Herkesin altına kaçırması benim suçum mu?
Benim suçum mu?
Sizi zehirlemek mi istiyorum sanıyorsunuz?
-Ne sanıyorsunuz aptallar? -Sorun nedir kuzen?
Bana marketten bunu getirdiler.
Köpeğe versen yemez.
-Hey! -Tanrı aşkına!
Ve bu. Bu boku pişirmek zorunda olduğuma inanabiliyor musunuz?
Midenizi bulandırıyor. Kokuyor.
Piçler!
Bu boku her gün pişirmem gerek!
Ne sanıyorsunuz? Siz ne yapardınız?
Size de çürük çöp pişirtselerdi ne yapardınız?
Benim işim çöp pişirmek!
Çöp pişiriyorum ben, Tanrı aşkına!
Benim suçum değil!
-Benim suçum değil! -Hey!
Hey!
Ayrılın.
Neler oluyor?
Antonia.
Bunları topla ve mutfağa git.
O mutfağa bir daha girmem.
Yemin ederim ki...
Antonia, dikkatli olmazsan bedelini ağır ödersin.
Burayı topla ve mutfağa git.
-Etrafı topla dedim. -Ne var?
Beni dinle.
Ben de otoriteyle uğraştım.
Öğrendiğim bir şey varsa o da tek başınaysan
sonuçlarına da tek başına katlanırsın.
Burayı toplayıp mutfağa dönmek için beş dakikan var.
Yoksa bunu dosyana işlerim
ve ikramiyelerini ve gün izni alma şansını kaybedersin.
Temizle.
Bir fırt alabilir miyim?
İçtiğini bilmiyordum.
Ben de.
Cruz del Sur'dan çıktığım ilk günün böyle olacağını düşünmemiştim.
Tabii ki de.
Filmlerdeki gibi olacaktı.
Çıkarlar, sarhoş olurlar ve striptiz kulübüne giderler.
Evet.
Onu yeğlerdim.
Barda dans etmek, erkeklerin tangama para koymasını bile...
Gerçek gibi gelmiyor.
Annem
bir torbacıyla görüştükten sonra
silahlı çatışmada öldü.
Normal şeyler yapmak isterdim.
Bira içmek, yürüyüşe çıkmak, dans etmek.
Tüm gece dans ederdim.
Ama olmaz.
Normal şeyler yapamayız.
Peki ya bugün? Bugün ne yapacaksın?
Annemin küllerini bir göle dökeceğiz.
Onun için özel bir yerdi.
Küçükken oraya kampa giderdik.
Evet, sizinle geleceğiz.
Belli bir mesafede duracağız.
Tamam. Teşekkürler.
Her şey yolunda. Karim'den iz yok.
Tüm mahkûmların dikkatine!
Derhâl yemekhanede toplanın.
Tekrar ediyorum, derhâl yemekhanede toplanın.
Neler oluyor?
Senin derdin ne?
Yemekhaneye git.
Duymadın mı?
Herkes yemekhaneye,
yoksa sonuçları ağır olur.
Buna daha ne kadar dayanabiliriz?
Onlarla tek başımıza yüzleşemeyiz. Bu işe yaramaz.
Bizi tek tek ezebilirler ama bir olursak ezemezler.
80 kişiye bir şey yapamazlar.
-Ben de bundan bahsediyorum. -Bizi yıkamazlar.
Ne oluyor lan?
Öylece duracak mısın?
İçeri girmeyecek misin?
-Siktir ol git. -Dur bakalım Tere.
-İçeri gir. -Pislik.
Git!
Soledad Núñez Hurtado.
Oyalanmayı kes ve yemekhaneye git.
Siktiğimin yemekhanesine gidin dedim.
Şok mu vereceksin?
Ameliyatlı birine neden şok verdiğini
bakalım nasıl açıklayacaksın.
Hadi, şok versene.
Taşak yok mu?
O zaman neler yapabileceğimi biliyorsun demek.
Tanrı gelse yerimden kıpırdamam. Değil mi?
-Evet! -Aynen böyle! Kıpırdamayacağız!
-Kıpırdamayacağız! -Aynen.
Kalkın!
Kalkın lan!
Bu ya beş dakika ya da günlerce sürer. Size kalmış.
Sorun çıkarmak istemiyoruz. Bizi dinlemenizi istiyoruz.
Pekâlâ.
Tamam.
İkramiyesini kaybetmek istemeyen var mı?
Ya da gün iznini?
Açım.
Al bakalım, Jeanne d'Arc arkadaş ediniyor.
Kıvırcık, revire git hemen. Daha da kötü görünüyorsun. Hadi.
Yanında... Seninle geleyim mi?
Hayır.
-Yeter. Sikerim böyle işi. -Hayır, hayır.
Müdire'ye haber ver.
Hadi.
Yeniden entegrasyon mu? Reenkarnasyondan bahsetmeyi yeğlerim.
Tanrım!
Yeniden entegrasyon şey gibi, tamamen kötü biriyim
ve burada 15 yılımı harcıyorum ve sonra iyi biri oluyorum.
Dışarı çıkıp kâr amacı gütmeyen bir organizasyona katılıp
yaşlıların duş almasına falan yardım ediyorum.
Benim düşünceme göre, buradan çıkıyorum
ve kimseden izin almadan topluma yeniden entegre oluyorum.
Benim tarzım bu.
Gün izni mi? İşe gidip geri dönmek gibi mi?
-Berbat bir şey. -Üzerinde örümcek var.
-Ne? -Üzerinde örümcek var.
Ya içeridesindir ya da dışarıda.
Yarım yamalak şeyleri sevmem. Benim gibi insanlar...
Günlük programımız bir sanatçınınki gibidir.
Buradan çıkarsam kim bilir ne zaman dönerim.
Hapisten iki kez çıktım.
Nenemin cenazesi için ve hastaneye gitmek için.
Pazu kemiğim kırılmıştı, titanyum kaplama yapıldı.
-Hastanede sadece iki gün kaldım. -RoboCop gibi.
-Neye gülüyorsunuz? -Sana.
Nenemin cenazesinde kahkaha attım.
-Ben... -Kalpsiz.
Eğlenceliydi.
GİRİŞ ORMAN YOLU
20 kilometrelik alanı gözlüyoruz ve sıra dışı bir şey bulamadık.
Ferrerio'ları kimse takip etmemiş.
Köprüdeki kontrol noktası da sakin.
Kimse bizden habersiz geçemez.
Alkolsüz bira mı? Kariyerini böyle mi ilerletmeyi düşünüyorsun?
Siktir. Sen ve Julia yolu diğer taraftan tarayın.
Hadi, yürüyün!
Hey.
Son zamanlarda zorlanıyorum.
Ve...
Haksızlık ettiğim için özür dilerim.
Yine mi bu? Sorun değil.
Bana haksızlık etmedin. Her şey yolunda.
Sen ya da Macarena.
Belki onu yanlış anladım.
Evet. Öyle.
Ben de aynı hatayı hem onda hem de ondan önceki karımda yapmıştım.
Hata yaparız Damián. Mağara adamlarıyız.
İşler böyle.
Helena'yı gizli şekilde Cruz del Sur'a gönderdiysek
bunu acizliğimizden yaptık.
Kaçıranlar elimizde ama kız nerede, bilmiyoruz.
Helena en iyisidir. Geri adım atmaz.
Onun suçlu psikolojisinde ne kadar uzman olduğunu biliyorsun.
Kaybedersen duş almak zorundasın.
Teşekkürler ama olmaz.
Şüphelinin kocası rolüne girecek.
Ona sert davranacak ve onun kalbini kazanacak.
Evet, alacaksın. Kokun insanları rahatsız ediyor.
Kızın nerede olduğunu bulacak.
Tabii hâlâ hayattaysa.
Bu yüzden Zulema'yla beraber. Onu korkutacak biri lazımdı.
Helena oraya onu korumak ve kazanmak için gitti. Anlaşıldı mı?
Tabii ki de anlaşıldı. Kendini açıklamayı kes.
Birbirimize hakaret ettik. Yaranı açtım.
Tamam o zaman. Her şey yolunda.
Siktir...
Seninle uğraşamam.
Zor zamanlar geçirdim. Fazla yüklenme bana, tamam mı?
İşler sarpa sarmaya başladığında
evliliğim güçlendi,
ailem güçlendi.
Acı bizi hiç olmadığı kadar kenetledi.
En acı bedeli
ödediysek de
son aylarda
daha önce olmadığı kadar canlı hissettik.
Her şeye rağmen
güçlüklerle yüzleştik.
Encarna'nın da pazartesi günü söylediği gibi
pes etmek seçenek değil.
Güle güle anne.
Seni seviyorum.
Yakında görüşürüz.
Ne istediklerini söylediler mi?
Konuşmak istediklerini söylediler. Sesleri duyulsun istiyorlar.
Şu anda protesto barışçıl gözüküyor.
Konuşmak istiyorlarsa konuşalım.
Konuşalım mı?
Tuzaklarına düşme Miranda.
Sert davranırsan protestoyu bırakırlar.
Yoksa istediklerini yaparlar.
Emin misin?
Şiddet kullanırsak şiddetle cevap vermezler mi?
Bilmiyorum.
Gidebilirsiniz. Düşünmem gerek.
Miranda, tavsiyede bulunabilir miyim?
Memnun olurum.
Merhaba.
Merhaba.
Nasıl olduğunu öğrenmek için
aramıştım.
Ben... Bilirsin işte.
İdare ediyorum.
Fabio, zor bir süreç geçirdiğini biliyorum.
Demek istediğim tek şey
ihtiyacın olursa ben yanındayım.
Tamam. Teşekkür ederim.
Zor bir süreçten geçtiğimi nereden biliyorsun?
Antonio ile konuştum.
O da senin için endişeli.
Ben de
demek istedim ki...
Son yıllar zorluydu, biliyorum.
Belki de ben...
Sorunlarım ve şikâyetlerim yüzünden
neşeli bir eş olmadığımı biliyorum.
Ve...
İlişkimizde hatalar yaptığımı da biliyorum Fabio.
Ama açıkçası...
Bence ikinci bir şans vermeliyiz.
Ve...
Sürekli kendim için üzülmekten yoruldum.
Âşık olduğun o çılgın kıza geri dönüşmek istiyorum.
Zorluklarla karşılaşacaksam da.
Biraz sakarım.
Ve...
Yani...
Bu kadar.
Ne dersin?
Şu anda Müfettiş Castillo'yla çalışıyorum.
Sonra ararım, tamam mı?
Tamam. Tabii.
Tabii, sorun değil.
Pekâlâ o zaman...
Kendine dikkat et Fabio.
Sikeyim. Geberteceğim onu.
Gel buraya.
Hey, burada ateş yakamazsın. Yasak.
Korucu görürse...
Bizi yakalarlarsa belki hepimiz hapse gireriz.
Ateşe gerek yok, yanımızda bu var.
Gördün mü?
Cennetin kapılarını çalacaksın
Ve ben orada olmayacağım
Yemin ederim ki
İlk olarak bekleyip
Ölmeyi unutacağım
Bin kez tekrar etmeyi unuttum
Her geceyi
Kollarını düşünerek geçiriyorum
Dudaklarını arıyorum
Nefesini kesiyorum
Bin kez tekrar etmeyi unuttum
Geceleri
Barlarda kaybolarak
Ölümü arayarak geçirdiğimi
Seni yeniden görmek için
Vikipedi'ye "abi" yazarsan resmimi görürsün.
-Koca ağızlısın. -Kim, ben mi?
Annenizle ilk kez buraya geldiğimde
çıkmaya başlayalı altı ay olmuştu ve evlendik.
Senin düğün ne alemde? Görecek miyiz?
Evleniyoruz.
-Güzel bir gün seçtim. Yeri ayarladım. -Ne zaman?
12 Ekim, Pilar Hanımefendi kutlamasında.
-Olamaz. -Ne oldu?
O gün yola çıkacaktım.
İlk dansı seninle yapmak istiyordum.
Abi, bugün dans etmezsek
asla edemeyebiliriz.
...%1,3 ile Paris,
Milano ve Londra ise %0,6 ile kapattı.
Ağustos ayından beri ilk kez
Şangay borsası 3000 puan düştü,
tüm Çin piyasaları etkilendi ve günü eksi değerde kapattılar.
Nasılsın? Daha iyi misin?
Daha iyiyim.
Oturma eylemi devam ediyor mu?
Evet, hâlâ oradalar.
Yaran nasıl?
İyiyim.
Sorun yok.
Önemli bir şey değildi.
Çok hızlı oldu.
Hastaneye gidip uyanana kadar
bir şey hissetmedim. Feci bir taşak ağrısıydı.
Ama sorun değil. İyiyim.
Korkmuştum tabii
ama doktor abartacak bir şey olmadığını söyledi.
Normal bir hayat sürebilirim.
Cinselliğimi veya üreme yeteneğimi etkilemeyecek.
İstersem çocuklarım da olabilir.
Muhteşem.
Dünyaya küçük İsmael'ler getirmek için çok geç değil.
Muhteşem.
Evet.
Neyse ki ciddi bir şey değildi.
Hâlâ buradayım.
Hâlâ aynı kişiyim.
Ben de.
Tekrar kendim oldum.
Amaia Jiménez'in kayboluşunun ardından
sekiz gün geçti,
polis de kaçırıldığını teyit etti.
Kaçıranların tutuklanması polisi bir ikilemde bıraktı.
Kızın nereye saklandığını bilmiyorlar.
Bu arada şüpheli olan evli çiftin kimlikleri
gizli tutuluyor.
Tutuklular ve iş birliği yapmayı reddediyorlar.
Asıl soru şu,
Amaia Jiménez ne kadar süreyle hayatta kalabilir?
Soruşturmadaki bazı kaynaklar
tutuklu çiftin ifadelerinin
kızı bulmak için çok önemli olduğunda
ve eğer
önümüzdeki birkaç saat içinde bulunmazsa
ölümcül sonuçların doğabileceğinde hemfikirler.
-Leopoldo? -Benim.
-Selam. -Selam.
Sıkılmıştım,
ne yapıyorsun diye sormak istedim.
Dışarıda ilk günün ve şimdiden sıkıldın mı?
Evet ama çok şey yaptık.
Annemin küllerini döktük,
ormanda yürüdük.
Leziz bir mangal yaptık.
Ama...
-Başka bir şey yapmak istiyorum. -Başka bir şey mi?
Normal insanların yaptığı şeyleri mi?
İyi olurdu. Ne önerirsin?
Bilmiyorum.
Churro ve çikolata mı?
Dans etmek mi?
-Beni dansa götürür müsün? -Tabii ki de.
Tamam.
Buluşmak ister misin?
Kulağa hoş geliyor.
Tamam, hemen geliyorum.
Tamam.
Krizler bir şeyleri değiştirmek için fırsatlardır,
ama hepsinden önemlisi,
daha da kenetlenmek için.
Dikkat lütfen.
Bunun barışçıl bir protesto olduğunu biliyorum
ve bu yüzden güç kullanmaktan kaçınmak için
kendi isteğinizle hücrelerinize dönmenizi istiyorum.
Sana meydan okuyorlar.
Meydan okumayı her zaman güç kullanarak kazanamazsın.
Zekâyla kazanırsın.
Akıllı olarak...
Bizi dinlerseniz
ve bize saygı gösterirseniz
döneriz Müdire Hanım.
Bu hapishanede çok şey değişti.
Rahatça dolaşamıyoruz.
Tuvalete bile gidemiyoruz.
Hücremizde sıçıp işiyoruz ve kokusunu çekiyoruz.
Dövülüyoruz, şok veriliyor, kötü muamele görüyoruz.
Aşağılanıyoruz.
Domuzların bile yemeyeceği yahniler veriliyor.
Çok bekledik ama bu protestoyla
artık yeter diyoruz.
Yeter!
Yeter!
Kıpırdamayacağız!
Pekâlâ.
Soledad Núñez, herkes adına konuşuyorsun.
Ofisime gel.
Oturup konuşacağız.
Sen isteklerinizi açıkla.
Ben de neler yapabilirim, bakacağım.
Oldu mu?
Tabii ki de. Yaparsın.
Sole! Sole!
Sole! Sole!
Kendine iyi bak kardeşim.
Sen de.
Annemiz de Fabio'yu çok severdi.
Daha fazla konuşmayacağım.
Şimdi ne yapacaksın?
Uzaklaşacağım.
Polis işini halledene kadar gözden kaybolacağım.
İyi.
Kendine iyi bak.
Sen de kendine iyi bak kızım.
Salla, salla, salla
Salla, salla, salla
Kargaşa bitti artık Eğlence şimdi başlıyor
-Oley! -Eğlence şimdi başlıyor
Bilmeni isterim ki
isyan lideri olarak beş mahkûm saptadık.
İsyan derken? Ne isyanı? Ama...
Bu barışçıl bir protesto.
Düzgün yemek istiyoruz çünkü zehirleniyoruz.
Sole, sen de biliyorsun ki
zehirlenme, pişman olduğumuz münferit bir olay.
Yemek kalitesinin düştüğünü biliyorsun,
eskiden de zaten o kadar iyi değildi.
Güvenlik yerine yiyeceğe para harcamayı tercih ederim
ama bu, eylemlerinizin bir sonucu.
Siz de bu hapishaneye şekil veriyorsunuz. Bazen benden daha fazla.
Kontrol ve güvenlik konusunda acımasız olmalıyız.
Bu yüzden isyanın elebaşlarını
ayaklanma ve şiddetten dolayı rapor edip kayıtlarını güncelleyeceğiz.
Ceza indirimi haklarını kaybedecekler.
İsimlerini okumamı ister misin?
Antonia Trujillo.
Hindiye kirazları ekle Çünkü şarkısı söylenmiyor
-Şarkısı söylenmiyor -Oley!
Antonia ikramiyelerini kaybedecek
ve beklediği gibi 2017'de çıkamayacak.
Onun yerine 2020'nin mart ayında çıkacak.
Tüm kötüler için yiyorum
Saray Vargas.
Seni yemeğe davet ediyorum Gün izni aldığımda
Saray'ın cezası 18 ay uzatılacak
ve 2021'e kadar gün izni alamayacak.
Ne yapmamı istiyorsun?
Oraya gidip
daha iyi yemekler talep ettiğini söyleyeceksin.
Üç ya da dört gün boyunca çaba sarf edeceğiz ki
bir şeyler başardığını sansınlar.
Ama artık meydan okuma olmazsa iyi olur Sole.
Çünkü artık pazarlık olmayacak.
Arkadaşlarını başına bela olmak için elimizden geleni yaparız.
En yakınındakilerin...
Hiçbir şey başaramazsın.
Neyi kabul ettiğimizi söyleyeyim?
Bilmem.
Fark etmez.
Kahvaltıda margarinden tereyağına geçtik dersin.
Ne istersen söyle.
Hapiste yatarım Karnım tok olduğu sürece
Karnım tok olduğu sürece
Bana çöp vermeye devam ederlerse Çitten atlarım
Çitten atlarım
-Kutlama yapmak istiyorum -Kutlama, kutlama...
Kızlar.
-Kızlar. -Sole.
Başarılarımızı bildirmeye geldim.
Çünkü bir şeyler başardık.
İşte Sole!
-Yürü be Sole! -Margarini unutun.
Yarından itibaren hakiki tereyağı kahvaltıda olacak.
-Oley! -Evet!
İğrenç ekmek, jöleli et artık yok.
Haftada bir barlam balığı yiyeceğiz.
Barlam yiyeceğiz.
Artık o mayonezimsi şeyi yemeyeceğiz.
-Antonia, bahanen yok artık. -Merak etme.
Antonia!
Salla, salla, salla
Salla, salla, salla
Kargaşa bitti artık Eğlence şimdi başlıyor
Eğlence şimdi başlıyor
Salla, salla, salla
Müfettiş Castillo, Tango 1. Cevap verin.
Müfettiş Castillo, Tango 1. Cevap verin.
-Tango 1, neler oluyor? -Kontrol noktasından bir araç geçti.
Maksimum hızla çitten geçti. Ateş açıldı. Silahları var!
Mezarlıktan beri takip ediyorlarmış.
Müfettiş Castillo'dan tüm birimlere.
Orman yolunda bir araç var. Peşinden gidiyoruz.
Bu yöndeki tüm araçları istiyorum. Hemen hava desteği gönderin.
Şu anda çok mutluyum.
Mayam olacak. Pandispanya yapabileceğim.
Çok iyi tereyağı olacak.
Yarın kutlama için kap kek yapacağım.
-Güzel bir kap kek... -Ne yapacaksın?
Üstünde kaplama olan küçük kekler...
-Hayır. Yeni tarifler deneme şimdi. -...var ya. Çok iyiler.
İsmini bile düzgün söyleyemiyorsun, nasıl yapacaksın?
Öğrendim, nasıl yapacağımı biliyorum.
Televizyonda gördün ama yapamazsın.
-Başka bir şey yap. -Yapabilirim. Muffin gibiler.
-Antonia, normal şeyler yap. -Ne normali?
-Fransız usulü tost... -Senin beynin tost olmuş.
-Senin de buran kızarmış. -Gel ye o zaman.
Tabii ki daha mutluyum.
2030'da gün izni alırsam
buraya yemek için gelirim.
Bak.
Bunu ye.
Mutluyum çünkü söylemek istediklerimizi söyleyebildik.
Tekrardan umutlu hissediyorum.
Direnirsen bir şeyler değiştirebilirsin.
Kutlamak istiyorum, kutlamak
Kutlamak istiyorum, kutlamak
Tabii ki de. Neden mutlu olmayayım ki?
Hayatınızın ruh hâlinizden ibaret olduğunu duymuş muydunuz?
Öyle.
Hayat göründüğü gibi değil.
Hayat, ne sanıyorsanız odur.
GİRMEK YASAKTIR ÇIKIŞ YOK
Neler oluyor?
-Duydun mu? -Evet.
Al bunu.
Román!
Román, karavanı çalıştır!
Karim bu!
Bizim için geliyor!
-Sür, sür! -Sürüyorum! Sürüyorum!
-Bas gaza! -Basıyorum! Sikik şey hareket etmiyor.
Daha hızlı gitmez!
Olamaz!
Baba!
Castillo, araç sıyrıldı. Duyuyor musun?
Kızım arkalarında korna çalıyor. Ayrılıyoruz.
Yoldayız.
Dur. Dur.
Dur!
-Annem gibi seni de bırakmayacağım. -Durmazsak önce ikimizi,
-sonra da kardeşini öldürecekler. -Durmam.
-Dur. -Hayır!
Hayır!
Tek şansımız onları şaşırtıp vurmak. Dur!
-Hayır! -Dur!
Hayır! Hayır!
Baba, hayır.
Git oğlum. Olabildiğince hızlı git.
Lütfen baba.
Git oğlum. Güven bana.
Siktir.
Siktir!
Baba!
Macarena, hayır!
Hayır!
Macarena!
Eller yukarı.
Silahı bırak.
GELECEK BÖLÜMDE
Yardım edin!
Kıvırcık, yapma!
Alt yazı çevirmeni: Fatih Kulaz
Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.