Afrikaans
Akan
Albanian
Amharic
Arabic
Armenian
Azerbaijani
Basque
Belarusian
Bemba
Bengali
Bihari
Bosnian
Breton
Bulgarian
Cambodian
Catalan
Cebuano
Cherokee
Chichewa
Chinese (Simplified)
Chinese (Traditional)
Corsican
Croatian
Czech
Danish
Dutch
Esperanto
Estonian
Ewe
Faroese
Filipino
Finnish
French
Frisian
Ga
Galician
Georgian
German
Greek
Guarani
Gujarati
Haitian Creole
Hausa
Hawaiian
Hebrew
Hindi
Hmong
Hungarian
Icelandic
Igbo
Indonesian
Interlingua
Irish
Italian
Japanese
Javanese
Kannada
Kazakh
Kinyarwanda
Kirundi
Kongo
Korean
Krio (Sierra Leone)
Kurdish
Kurdish (Soranî)
Kyrgyz
Laothian
Latin
Latvian
Lingala
Lithuanian
Lozi
Luganda
Luo
Luxembourgish
Macedonian
Malagasy
Malay
Malayalam
Maltese
Maori
Marathi
Mauritian Creole
Moldavian
Mongolian
Myanmar (Burmese)
Montenegrin
Nepali
Nigerian Pidgin
Northern Sotho
Norwegian
Norwegian (Nynorsk)
Occitan
Oriya
Oromo
Pashto
Persian
Polish
Portuguese (Portugal)
Punjabi
Quechua
Romanian
Romansh
Runyakitara
Russian
Samoan
Scots Gaelic
Serbian
Serbo-Croatian
Sesotho
Setswana
Seychellois Creole
Shona
Sindhi
Slovak
Slovenian
Somali
Spanish (Latin American)
Sundanese
Swahili
Swedish
Tajik
Tamil
Tatar
Telugu
Thai
Tigrinya
Tonga
Tshiluba
Tumbuka
Turkish
Turkmen
Twi
Uighur
Ukrainian
Uzbek
Vietnamese
Welsh
Wolof
Xhosa
Yiddish
Yoruba
Zulu
Moskova
Ee dostum, bana bir şey soracak mısın?
Hayır, Scott. Soracağımı sanmıyorum.
Elmasların değerini sormak istemiyorsun yani?
Bence sormak istiyorsun da.
Doktorla konuştun mu?
Stresmiş.
Yıllarca ortağımı sırtında taşımaktan.
- Zayıfladığımı sanıyordum. - Evet. Zayıfladın.
Sence bu adamlar kayıp mı oldu?
Hayır. Gidip yeni arkadaşlar edinsek mi?
Evet, sanırım edinmeliyiz.
A Takımı nerede?
Sizi tanımıyorlar. Ayrıca Arkady Ulyanov'la sorun yaşamak istemeyiz.
- Sorununuz mu var ki? - Ulyanov her daim payını alır.
Siz söylemezseniz biz de söylemeyiz.
Mal sizde mi?
Moskova'daki en iyi kokain. Tamam mıdır?
Güzel.
- Para. - Getirdin mi?
- Hayır, dostum. - Ben getirmedim.
- Senin getirmen gerekiyordu, dostum. - Dostum, ben getirmedim.
Siktir. Özür dileriz.
- Hemen onu çekmene gerek yok. - Sorun yok.
Çek ya da kredi kartı geçiyor mu?
- Sorun yok, sorun yok. - Hayır, hayır.
Bizi oyuna getirdiniz!
- Siz, bizi oyuna getirdiniz! - Ateş etmeyin!
Hayır, ateş etmeyin!
Bin şu soktuğumun arabasına!
Ateşi kesin! Ateşi kesin!
Ateşi kesin!
Bu stresime hiç iyi gelmiyor işte.
Bas, bas! Hayır, ateş etmeyin! Ateşi kesin!
Tanrı Aşkına!
Ateşi kesin! Ateşi kesin!
Ne diyorsun, "Bize ateş edin." mi?
Dinlediklerini sanmıyorum, Michael.
Ölmek, bu görevin bir parçası değildi!
Ölmeyeceğiz, Scott.
Siktir!
Ateşi kesin! Ateşi kesin!
Ne yani, İngilizce söyleyince fark edecek mi?
Ne?
Araba sürüş şeklinle onları hep kızdırıyorsun, dostum.
Benim gibi sürmeye başladın!
Bunu daha ne kadar devam ettireceğiz?
Yapmayın!
Tamam. Sanırım artık durmalıyız.
- Durmak mı istiyorsun? - Evet.
Tamam. Sıkı tutun.
Sonraki sefere ben süreceğim.
Bolşoy'a gidecektik de.
Çeviri: Onur Kurtuluş İyi seyirler dilerim.
Efendim, Scott ve Stonebridge'in yakalandığına dair onayı aldık.
Anlaşıldı.
İçerideler.
NATO ve İngiliz Hükümeti'ni 5. kanala istiyorum.
Emrinizle.
Bu kötü adam işi hiç de sandığım kadar eğlenceli değilmiş.
48 saat önce El Zuhari'nin adamları...
...Budapeşte'deki İngiliz Büyükelçiliğine saldırdı ve NATO sürücüsünü kopyaladılar.
Biri ona ulaşmaya çalıştığı an kopya cihazın sinyali yakalandı.
O sürücü oldukça güvenli.
Sinyal, Rusya'daki Black Bear Hapishanesi'ne kadar sürüldü.
Bear'a hoş geldiniz.
Özel olarak yürütülüyor.
Arkady Ulyanov isimli mafya patronu tarafından.
Vali dahil herkes ondan para alıyor.
Götürün onları.
Önemli bir kaynak tarafından Ulyanov'un El Zuhari ile çalıştığı doğrulandı.
Çıplak arama.
Ne dedi?
"Amerikalının ilki."
Aç.
Siktir git.
Siktir git. Tamam, tamam.
Al bakalım.
Bu ne?
Annenin telefonu.
- Damien. - Ne?
İyi gidiyordu.
NATO merkezine ulaşmadan önce 3 güvenlik duvarını aşmaları gerekiyor.
Onu aşmalarına...
Kimse aşamaz ama bu adam aşar.
Bilgisayar korsanı, Erik Andersson.
İran'daki operasyonlarla ilgili bilgi sızdırdığı için...
...şu anda Amerika'ya iade ediliyor.
3 gün önce Black Bear'e transfer edilene kadar minimum güvenlikli bir hapishanedeydi.
Siktir be!
Kızların numarasını hiç unutmazsın. Bunun farkı ne?
Bu farklı.
- Niye? - Biraz özel.
Kulakların arkasına da geldiğinden emin olun!
Rusları bilgilendirdiniz mii?
Resmi olarak, hayır.
FSB'nin yarısı Ulyanov'dan para alıyor.
Ama FSB'nin diğer yarısında bir adamım var.
Haklıydın.
İlk güvenlik duvarı 15 dakika önce aşılmış.
Bu Andersson durdurulmalı.
Adamlarım an itibariyle hapishanede ve sürücüyü imha edip Andersson'ı çıkarma...
...çıkaramazlarsa da öldürme emri aldılar.
- Sürücüyü alıp çıkalım. - Bana çok iyi fikir gibi geldi, dostum.
İşte Andersson.
Burada ne yapıyoruz biz ya?
Ulyanov, hapishanesinde olduğumuzu öğrenirse yürüyen ölüler oluruz.
O zaman...
İstenmedik bir dikkat çekmeyi riske atmak ister misin?
- Evet. - Yapalım o vakit. - Neden? Hep sen kazanıyorsun.
Biliyorum. Bu yüzden yapıyoruz zaten. Hadi.
1, 2...
Buyur.
Eğlencelerini bölüp gardiyanların dikkatini buraya çekeceğim.
- Sen de hackerı alacaksın. - Şeytani elflerle mi uğraşacaksın?
Evet. Evet. Sanırım bana iyi gelecek.
Emin misin, Mikey?
- Evet. - Tamam o zaman.
Git hallet onları.
Beyler, özür dilerim.
Buradan dağılsak olmaz mı?
- Kim olduğumuzu biliyor musun? - Hem de çok iyi.
Evet. Büyük dövmeler, küçük sikler.
- Çok iyi bir fikrim var. - Yakalayın şunu.
- Andersson. - Sen de kimsin?
- Seni buradan çıkaracağız. - Sana güvenebileceğimi nereden bileyim?
İran'daki operasyonlar hakkında sızdırdığın bilgi vardı ya?
Gizli görevdeki 5 adamın ismini kaldırdın aksi halde öleceklerdi.
Bunu başka kim bilebilir?
- NATO sürücüsü. Nerede? - Size yardım edemem.
İşin bittiği zaman seni öldürecekler.
Arkadaşlarım ellerinde. İstediklerini yapmazsam onları öldürecekler.
İş bittiği zaman seni ve arkadaşlarını bırakacaklarını mı sanıyorsun?
Son güvenlik duvarını da aştığında sen ve birçok masum insan ölecek.
Gerçek bu.
- Arkadaşların, neredeler? - Bilmiyorum.
Bir videoda gördüm.
Boş bir yüzme havuzundalardı. Duvarların birinde askeri işaretler vardı.
Bize zaman kazandır.
- Arkadaşlarını bulacağız. - Kendikine göz kulak olsan iyi edersin.
Evet.
Mike! Mike!
Dur!
Mike, dur! Adamı öldüreceksin!
Kalk üstünden. Gel buraya. Bırak adamı.
Derin bir nefes al. Telefonu ver bana.
Gel buraya, tatlım.
Buradan alın ve transfer edin.
Bear'da zayıflığa yer yok. Avluyu temizleyin.
Boğazını kesmemi mi istiyorsun? Siktir git şuradan.
Rehine almışlar.
- Sandığımızdan uzun sürecek. - Tamam.
Sence sırrımız açığa çıkacak mı?
Böyle yapmaya devam edersen muhtemelen çıkmaz.
Teşekkürler, Doktor.
Tesisinizde işler nasıl gidiyor?
İşiniz şimdiye kadar bitmeliydi.
Senin işin ihtiyacım olanları sağlamak.
O kadar.
Andersson'ın işi bittiği zaman buradan transfer olacak.
Elbette, Doktor.
Otur.
Ne oldu orada öyle? İyi misin?
Kendimi kaybettim. Devreleri yaktım.
- Kendini tutmalısın, Mike. - Haklısın.
Seni taşıyamam. Burada olmaz.
Elmaslar ne kadar ediyor, Scott?
Buraya kadar.
Bu hücrede gördüğün veya duyduğun herhangi bir şeyi...
...dışarıda anlatırsan kendini ölmüş bil, tamam mı?
Tabii. Ama önce boğazınızı keseceğim!
Öyle mi? Öyle mi?
Gel buraya. Otur.
Burada başka neler var bakalım? Başka küçük sürprizler de var mı?
- Hayır, bırak onları! - Dur.
Güzelmiş.
Pek benim rengim değil.
Başka neyimiz varmış? İşte bu.
Vay be.
Çok güzelmiş.
Senin mi?
Bu sana düşmez!
Sakin ol. Uzun gecelerde ne yapıyorsan yap.
Anlamıyorsun. Rus hapishanesinde daha azı için adamı öldürürler.
Sakin ol. Sırrın bizimle güvende.
Sorun yok.
Öyleyse...
Ne görürüm, ne de duyarım.
Tüm paraları transfer edip hesapları kapatmak mı istiyorsunuz?
Sorun mu var?
Bu kadar büyük meblağları Terörle Mücadeleye bildirmek zorundayız.
En nihayetinde bir terörist olabilirim.
Hayır. Ama...
Dış görünüş, aldatıcı olabilir.
Avluda çıkardığın olay transfer edilmene sebep olabilir.
Şanslı veya Müslüman değilsen.
Müslüman ne alâka?
Bilmiyorum. Ama bazen...
...o Müslüman, transferleri yönetmek için Japonla birlikte gelir.
Ama kendinden birini hiç almaz.
Adı ne?
Hasan. Reza Hassan.
Nereye transfer ediliyorlar?
Kim bilir?
Ama bir gittin mi kimse senden haber alamıyor.
Hiç kimse.
Şifresi Çözülen Cihaz: NATO Sürücüsü Şifre Çözme Verimi: %22
Andersson işi yavaşlatıyor ama ikinci güvenlik duvarının yarısına geldi.
Bakın. Kemali. Bizimkiler bunu FSB'den almış.
Ne yapıyor?
CIA'in hiçbir fikri yok. Van Berg, Berlin'den uçağa binmiş bile.
- Philip Locke. - Benim.
Bir sorun çıktı. Daha çok zamana ihtiyacımız var.
- Ee? - Arkadaşlarını rehin aldıklarını söyledi.
Bir tür hacker cemiyetinde.
Onların güvende olana kadar bize yardım etmeyecek.
Onları videoda, askeri işaretler olan boş bir havuzda görmüş.
Ayrıca Reza Hassan diye birini duydunuz mu?
Bu olaylarla ilgisi olabilir. Kaybolan mahkûmlarla.
El Zuhari'nin kafa adamlarından biri.
Hakkında ne bulabiliyorsan bul.
Bak...
Michael'ın test sonuçları geldi.
Bir tür sinir gazına maruz kalmış, Scott.
Durumu nasıl?
Kontrol kaybı oluyor mu?
Evet, olabilir.
Bana sorarsan söyleme ama yine de karar senin, Scott.
Muhtemelen son dönemde.
Öyleyse...
...hızlı bir şekilde kötüleşecek.
Bir günü var en çok iki.
Bu konuda ne yapmamız gerektiği hakkında fikrin var mı?
Efendim...
Kemali, Van Berg'le iletişime geçti. Görüşmek istiyor.
Bir ilaç var, Scott.
Tamam. Peki ya FSB'deki adamın bizi buradan zamanında çıkaramazsa?
Rehineleri bulduğumuz gibi haber vereceğiz.
Efendim? Reza Hassan.
Her şey yolunda, dostum.
FSB Merkezi, Moskova
- Bu da ne? - Black Bear'daki iki yabancı.
Bunlar, Ulyanov'un aradığı adamlar mı?
Sessiz. İngilizce konuş.
Adam başı $500.000 veriyor.
Kendine saklayacaktın demek. Öyle mi?
- 50-50. - Ne?
- Mikey, uyanık mısın? - Evet.
Şu ufak, kirli taşları biliyor musun? Neredeyse 2 milyon ediyorlar.
Siktir lan.
- Damien? - Evet?
Telefon numarası muhabbetini anlatmak ister misin?
- Zamanında tam bir göttüm. - Zamanında demek?
Bir kız vardı. Hamile bıraktım.
Gitmem, o ve çocuk için iyiydi anlıyor musun?
Onları bırakıp gittin mi?
Evet.
Çok da övündüğüm bir an değil.
Bir çocuğunun olabileceği...
...korkutucu bir düşünce.
Mikey.
Hem iyi hem de kötü haberlerim var.
İyi haber, aklını kaçırmıyorsun.
Kötü haber ne peki?
Hastasın. Fena hastasın.
Bir tür sinir gazıyla zehirlenmişsin.
- Elin kontrolden çıkıyor mu? - Evet.
Yakında ayaklarına da geçecek...
...sonra da ciğerlerine.
Leatherby'nin hava alanındaki bombalardan olmalı.
Kaç günüm var?
Bir gün.
En çok iki.
Güzelmiş.
Deli değilim.
Sadece siki tutmuşum.
Locke.
El Zuhari, tüm hesaplarını kapatmamı emretti.
Bu adam benimle geldi. Ve eminim ki iş bittiği zaman...
...beni öldürme emrini almıştı.
- Niye? - CIA--
Ona sordum.
El Zuhari'nin adamları bir hain olduğunu düşünüyorlar.
Ne yani? İlk onun kurşun sıkmasını mı bekleseydim?
Evet, kesinlikle eminim!
Beni öldürecekler.
- Bir çocuğum var-- - Benim iki tane vardı!
Artık bir tane var.
Zaten bu yüzden yapmıyor muyuz, Leo?
Değil mi?
Bana zaman vermen gerekiyor.
Çabuk. Arabaya bin.
- Hadi, bin! - Bas, bas!
Ben yokken neler oldu?
Andersson son güvenlik duvarına geldi ama işlemi yavaşlattı.
Aynı zamanda, belediyenin yüzme havuzunun olduğu yerdeki...
...tüm askeri hareketleri izliyoruz.
Bundan bir şey çıkabilir. Kimliğini bulun.
Kimlik doğrulaması Reza Hassan'la eşleşti.
Şehrin dışında kapatılmış bir spor tesisi.
Bu kadarı yeterli.
Hazırlanın. Rehineleri güvene alın. Sonra Andersson'ı alabiliriz.
Efendim.
Black Bear'in müdürü mahkûmları transfer ediyor...
...ve El Zuhari'yle bağlantısını kurduk.
Hepsi de şimdi oluyor.
Planladığı şeyle ilgisi olabilir.
Öyle mi?
Hapishane, Arkady Ulyanov'un.
Onunla buluşmanı istiyorum. Ne bildiğini öğren.
Bir saniye.
Sen de gördün ki her ne koşulda olursa olsun...
...beni öldürmeye çalışan El Zuhari'ydi.
Bilmen gerekeni bilirsin felsefesiyle çalışmıyor mu?
Sen olsan, üst düzey adamlarının arasında...
...bir hain olduğunu Ulyanov'a söyler miydin?
Kendini ihbar edebilecek tek adam sensin, Leo.
Evet. Teşekkürler.
Bu bomba Van Berg kadar sana da hitap ediyordu ve diyorsun ki--
Bazı konularda Dalton'ın haklı olabileceğini düşünüyorum, evet.
Bizim tarafımızda olsa iyi olur. Çünkü bulabileceğimiz herkese ihtiyacımız var.
Ee, Pushkin, dışarıda ailen var mı?
Karım.
Ve kızım.
Ama onları bir daha göremeyeceğim.
Dışarı çıkmak istiyor musun?
Elbette.
Hem de nasıl.
Bizi Andersson'a götürürsen seni buradan çıkarırız.
Aileni tekrar görmek istiyorsun, değil mi, Pushkin?
Sana o şansı veriyoruz.
Bir seferlik de olsa, çok zor da olsa.
Ne yapmam gerekiyor?
Dikkat dağıtma.
İsyan diyorsunuz yani.
Çok yavaşsın.
Kolay bir iş değil. Başka bir şifre daha bulmalıyım.
İş arkadaşların bekliyor.
Dinle, dostum.
Beni, başarısızlığı açıklayacak bir duruma sokarsan...
...onların hızlı ve vahşi ölümlerine imrenerek bakarsın.
Andersson, tecrit kanadında tutuluyor.
Oraya sadece "B" kanadından erişilir ve her daim korunur.
Anahtarlar?
Sadece kapıdaki gardiyanda var.
Bu kadar şeyi nereden biliyorsun?
Buraya ilk gönderildiğimde tecritte çok zaman geçirdim.
Gardiyanları hallettiğimiz zaman iş bitmiş oluyor yani.
Hayır. "B" kanadında Voryler özgürce takılıyor.
Siktiğimin şerefsizleri.
Wolf'u biraz zor yaparsın.
Özel kuvvetlerden çıkma.
Spetsnaz.
Yani sonra?
Başka bir anahtar ve 4 şerefsiz daha.
Neden duruyorsun?
Ne yapıyorsun, Zukov?
Anlaşmamız biraz değişti.
Tamam. Sen %75'i al.
Yine de emekli olabilirsin.
Emekli olan ben değilim--
Sensin.
Götveren.
Havuz bulundu. Beklemede kalın.
Rehinelerin yerini bulmuşlar. Şimdi gidiyorlar.
Güzel.
Alo?
Amjad?
Çok yavaş. Çok yavaş! Çok yavaş!
Teknik bir hata.
Vekil sürücü yanıt vermiyor--
Hayır, Bay Andersson.
Birileri, geciktirmenizi söyledi.
Hayır.
Yoksa sonuçlarını bildiğiniz hâlde... ...neden programı yavaşlatasınız?
Birini, sizi kurtaracağını mı düşündünüz?
- Hayır. - Tek açıklaması bu.
Hayır. Yemin ederim.
Hassan'ı arayın. Yayına başlamasını söyleyin.
Dikkatli izle, tatlım.
Evet.
Evet. Her şey hazır--
Reza Hassan.
Duvarın karşısına götürün.
Hadi!
Bekleyin. Ne yapıyorsunuz? Ne yapıyorsunuz?
Kameranın önüne.
Seninle kim iletişime geçti?
Arkadaşlarından birisi ölecek.
Seninle kim iletişime geçti?
Yapma bunu.
Oğlanı öldürün.
Hayır! Hayır!
Hayır! Hayır! Lütfen!
Hayır! Lütfen!
Lütfen! Hayır! Lütfen!
Hayır! Hayır! Lütfen!
Onun yerine beni alın, lütfen!
Lütfen!
- Harekete geçmeliyiz. - Bekle.
Kamera açıkken harekete geçersek Scott ve Stonebridge'ı açığa çıkarırız.
- O daha çocuk. - Dur.
Hayır! Hayır!
Lütfen, beni alın! Hayır, lütfen!
- Üzgünüm, Anna! - Kapa çeneni!
Ne kadar da dokunaklı.
İstediği buysa bırakın ölsün!
Hiçbir şey yok.
Seninle kim iletişime geçti?
Ben yaptım.
Geciktirmeye ben karar verdim.
Kimse istemedi.
İnsanları öldürecekler.
Onun parçası olamazdım.
O zaman...
Bunun parçası olacaksın.
Öldürün onu.
Hayır!
Yayını kapatın. Burada kalın!
İşi bitir yoksa gerisini de öldürürüz.
Kamerayı kapattılar. Başla.
Hassan'ın peşindeyim.
Rehineler ele geçirildi. Başlayabilirsiniz.
Anlaşıldı.
Siktir!
Sıra bizde, Mikey. İyi olacak mısın?
Evet.
Hadi, Pushkin.
Hadi.
Bu mahkûmlar FSB tarafından alınacak.
Ulusal güvenlik ile ilgili bir konu.
Aç şu kapıyı, embesil!
O yüzündeki de ne!
Belki sen de denemelisin.
Onu öldürecekler.
Hayır, bir şey olmayacak.
Pushkin!
Dizlerinin üstüne çök, orospu!
Pushkin!
Evet, elbise giyiyorum!
Makyaj da yapıyorum!
Ben böyle mutluyum. Sizin için bir sorun mu?
Ama bu götverenlerin sizi tutmasından zevk alıyorsunuz!
Yoldaşlarınız aranızdan alındığı zaman...
...hiçbir şey söylemediniz, hiçbir şey yapmadınız.
Sonrasında da kayboldular!
Nereye transfer edildiler?
Orada öldürüldüler!
Bu yüzden Vali Ilyin'e diyorum ki...
Amına koyayım!
Ortalığı dağıtın! Parçalayın!
Amına koyayım Ilyin!
Gel buraya! Pushkin, gel buraya! Gel, gel!
Gidelim, gidelim.
Mikey! Pushkin, bu kıyafetleri giy ve yüzünü temizle.
Orada Oskarlık performans sergiledin. Tebrikler, dostum.
Şimdi de sıra kıyafet değiştirmeye geldi.
Hadi, hadi.
"B" kanadına zorla girdiler. Göz yaşartıcı gaz kullanın.
Sanırım bu, Wolf.
Aynen o.
O kürekle ne yapıyor?
Spetsnazlar, küreklerini çok severler.
Al.
- Hiç yoktan iyidir. - Taşak mı geçiyorsun?
Siz gidip Andersson'ı alın. Bunu ben hallederim.
Dostum, dövüş burada.
O kürekle ne yapacaksın?
Ev yapımı vodka için patates mi çıkaracaksın?
Siz de istiyor musunuz?
Geri çekilin!
Mike!
Buradayız.
Ne?
Göz yaşartıcı gaz. Bunu kullan.
Gaz geliyor.
Yüzüne sar.
Tamam mı? Gidelim.
Gerçek mermi kullanın.
Ilyin mi? FSB'den geliyorum.
Bu adamları istiyorum.
Dalga mı geçiyorsun? Hapishane kilit altında.
Ortağın olması gerekmiyor mu?
Yolda vurdum.
Senin de mi başına gelsin?
Kimin için çalıştığımı biliyor musun?
Beni onlara götür yoksa seni de vururum.
Kapıyı açın. Bu ikisi tecrite.
"B." "B."
Buradan.
Çok geç!
Çok geç kaldınız!
Anna bir hiç için öldü, sizi şerefsizler!
- Yeter! - Bana yalan söylediniz!
Yalan söylediniz! Şifresi çözüldü!
- Sakin ol. - Artık çok geç.
- Kapa çeneni! - Otur. Yere çök!
Sakinleş.
Diğer arkadaşların artık serbest.
Seni buradan çıkaracağız.
Ilyin. Ilyin geliyor.
- Onunla mısın, Mike? - Evet.
Orada kal.
- Nereden? - Buradan.
Mikey, 5 tane zırhlı gardiyan buraya doğru geliyor.
İşe yaradı.
Onlarla pazarlığa başlayalım.
Sokarım pazarlığına!
Ben, Rus İstihbarat Servisi'nden Binbaşı Nina Pirogova.
Silahsızım...
...ve yalnız olarak geliyorum.
Silahsızmış, siktir oradan.
Yürü.
Sizinle konuşmaya çok istekli bir adam var.
- Telefonu ona ver. - Kadını tuttun mu?
Evet. Sokayım sana, Ulyanov.
Anladığıma göre Binbaşı Pirogova'yla tanışmışsın.
Patron.
Evet. Bizimle.
- Locke'ın içerideki adamı mısın? - Pek adama benziyor muyum?
Silahım.
Evet. Sürücü imha edildi ama geç kaldık.
Hayır. Şifre çözmeyi bitirmişti.
El Zuhari, istediği şeyi elde edecek.
Bir saniye, bir saniye. Ne yapıyorsun?
İşim, sizi buradan çıkarmak.
O varken yapamam.
Bunu yapmasına izin vermeyin. Beni çıkartacağınızı söylediniz.
Siktir!
Her şey kontrol altında!
Bu sizin için!
Hadi! Hadi!
Binbaşına eşlik edin.
Yanımıza adam veriyorlar.
Silahları ortadan kaldırın ve yürüyün.
- Bu da kim? - Pushkin.
Ya o da gelir ya da tek gidersin.
Philip, dışarıya çıkıyoruz.
Telefonunu al, telefonun. Telefonunu al.
Her şey kontrol altında.
Yürüyün.
Locke, senin gibi bir adamı nereden buldu?
Kapa çeneni.
Ulyanov'un Kır Evi, Moskova
İçeri gel.
Bankada ne oldu?
Para, transfer edilmeliydi. Bunlar, son hazırlıklar.
Neden buradasın, Leo?
El Zuhari'nin planlarını konuşmak için.
Devam et.
Yardımına ihtiyacımız var.
Dahasına mı?
Karşılığında, her şeyden çok istediğin şeyi verebilirim.
Silahlarınızı kaldırın. Her şey yolunda.
Nasıl gidiyor?
Mükemmel.
Bugün gelen yabancılar oğlumu öldüren adamlar.
Onları bana getir. Hemen!
- Binbaşını hemen yakalayın! - Durun!
Neler oluyor?
Devam edin. Peşimizdeler.
Buradan.
Başka bir yol olmalı.
Bu, Andersson.
Onu çıkaracağımıza söz verdik.
Artık gitti, Mikey. Seni hastaneye götürmeliyiz.
- Pushkin. - Evet? - Bu transfer aracı, değil mi?
- Evet. - Onu da diğerlerini götürdükleri yere götürüyorlar yani?
Evet.
Bu, El Zuhari'nin planının bir parçası olmalı, Scott.
Tamam. Gidiyorum.
Kimse bir yere gitmiyor.
Siktir!
Çıkar bizi buradan.
Bir yere gitmiyoruz. O, hasta.
O gelene kadar burada bekliyorum.
En azından birinizi canlı götüreceğim.
- Beni vurmayacaksın, tatlım. - Öyle mi?
Denesene.
- Yürüsene! - Pushkin, yapma.
Pushkin-- Siktir!
Hadi seni buradan çıkaralım.
Vurun onları! Vurun onları! Hemen vurun onları!
Burası artık kullanılmayan bir yere çıkıyor.
Muhtemelen buradan çıkabiliriz.
Kilitli.
Buraya gel.
İyi atış.
Durun!
- Hadi. Git. - Siktir.
- İçeri gir. - Teşekkürler.
- Devam et. Git. - Teşekkürler!
Kımıldamayın! Kımıldamayın!
Bunu kişisel olarak algılama ama planın biraz daha ustaca olabilirdi.
Çeviri: Onur Kurtuluş twitter.com/firetech_
Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.