All language subtitles for meryem7

af Afrikaans
ak Akan
sq Albanian
am Amharic
ar Arabic
hy Armenian
az Azerbaijani
eu Basque
be Belarusian
bem Bemba
bn Bengali
bh Bihari
bs Bosnian
br Breton
bg Bulgarian
km Cambodian
ca Catalan
ceb Cebuano
chr Cherokee
ny Chichewa
zh-CN Chinese (Simplified)
zh-TW Chinese (Traditional)
co Corsican
hr Croatian
cs Czech
da Danish
nl Dutch
en English Download
eo Esperanto
et Estonian
ee Ewe
fo Faroese
tl Filipino
fi Finnish
fr French Download
fy Frisian
gaa Ga
gl Galician
ka Georgian
de German
el Greek
gn Guarani
gu Gujarati
ht Haitian Creole
ha Hausa
haw Hawaiian
iw Hebrew
hi Hindi
hmn Hmong
hu Hungarian
is Icelandic
ig Igbo
id Indonesian
ia Interlingua
ga Irish
it Italian
ja Japanese
jw Javanese
kn Kannada
kk Kazakh
rw Kinyarwanda
rn Kirundi
kg Kongo
ko Korean
kri Krio (Sierra Leone)
ku Kurdish
ckb Kurdish (Soranî)
ky Kyrgyz
lo Laothian
la Latin
lv Latvian
ln Lingala
lt Lithuanian
loz Lozi
lg Luganda
ach Luo
lb Luxembourgish
mk Macedonian
mg Malagasy
ms Malay
ml Malayalam
mt Maltese
mi Maori
mr Marathi
mfe Mauritian Creole
mo Moldavian
mn Mongolian
my Myanmar (Burmese)
sr-ME Montenegrin
ne Nepali
pcm Nigerian Pidgin
nso Northern Sotho
no Norwegian
nn Norwegian (Nynorsk)
oc Occitan
or Oriya
om Oromo
ps Pashto
fa Persian
pl Polish
pt-BR Portuguese (Brazil)
pt Portuguese (Portugal)
pa Punjabi
qu Quechua
ro Romanian
rm Romansh
nyn Runyakitara
ru Russian
sm Samoan
gd Scots Gaelic
sr Serbian
sh Serbo-Croatian
st Sesotho
tn Setswana
crs Seychellois Creole
sn Shona
sd Sindhi
si Sinhalese
sk Slovak
sl Slovenian
so Somali
es Spanish
es-419 Spanish (Latin American)
su Sundanese
sw Swahili
sv Swedish
tg Tajik
ta Tamil
tt Tatar
te Telugu
th Thai
ti Tigrinya
to Tonga
lua Tshiluba
tum Tumbuka
tr Turkish
tk Turkmen
tw Twi
ug Uighur
uk Ukrainian
ur Urdu
uz Uzbek
vi Vietnamese
cy Welsh
wo Wolof
xh Xhosa
yi Yiddish
yo Yoruba
zu Zulu

Original subtitles

Bu dizinin betimlemesi Kanal D tarafından Sesli Betimleme Derneğine yaptırılmıştır.

www.sebeder.org

(Selma) Hani senin çarptığın kızla nişanlıydı bu?

(Selma) Hani kız hamileydi?

(Selma) Hani aşkından ölüyordu bu?

(Selma) Kan kusturdu kızım sana kan, aşkımı elimden aldın diye.

(Selma) Şu hâle bak.

(Selma) Ayol bunların aşkı bile yalan kız.

(Müzik - Gerilim)

Tam zamanında çıkmış haberler çok şükür.

Geç kalıyoruz mahkemeye. Hadi.

Derin burada biraz, şişman mı çıkmış?

Tek derdimiz bu olsun ya. Yürü.

Hayır, millet hamile zanneder. İşimize yarar, o yüzden diyorum.

(Avukat dış ses) İki ailenin gençlerinin ilişkisi ve nişanlılığı...

...ayan beyan ortadadır.

(Avukat) Ulusal basına kadar her yerde duyulmuş ve bilinmektedir.

(Avukat) Aileleri, gençlerin kendilerine yakışan bir gelecek hazırlamaları için…

…maddi olarak bazı fedakârlıklarda bulunmuşlardır.

(Avukat) Müvekkilim Yurdal Sargun ile Berker ailesinin arasındaki…

…para transferlerinin sebebi de budur Sayın Hâkim.

(Avukat) Bu bilgiler ve deliller ışığında…

…müvekkilimin tutuksuz olarak yargılanmasını talep ediyorum.

(Müzik - Gerilim)

Tansiyon ilacını mutlaka alması lazım.

Kaç gün oldu? Raporu da var.

Avukat bey, ne zaman görebilirim onu?

Anladım. Tamam.

Çok geçmiş olsun. Siz hastanedeyken de geldim ama almadılar.

Nişanlın yüzünden düştüğümüz durumlara bak.

İnsan çiğ süt emmiş. Evimize soktuk. Yazıklar olsun.

Siz bunlara Oktay’ın neden olduğuna emin misiniz?

-Söylemedi değil mi sana? -Neyi?

Turan nişanlın hakkında soruşturma başlatacaktı.

Neden?

Sargunlara çalıştığını, onlardan rüşvet aldığını ispatlamıştı Turan.

(Semra) Görürsün bak, yakında Yurdal Sargun’u da çıkartır o şeytan.

(Hâkim) Karar.

Yeni deliller ışığında, davaya 6 Aralık 2017 tarihinde devam edilmesine…

…yapılan değerlendirme sonucunda, sanık Yurdal Sargun’un…

…tutukluluk hâlinin kaldırılmasına karar verildi.

(Tokmak sesi)

Canım çok mutlu oldum. Geçmiş olsun.

Sağ ol canım.

Şişt!

İmkânsızı başarabildin ama bu sefer benim sayemde.

-Çok teşekkür ederim. -Ne demek.

(Telefon sesi)

Neredesin sen?

Niye mesajlarıma cevap vermiyorsun?

Turan amca seninle ilgili soruşturma mı başlatacaktı?

Ne?

Bana oyun oynama. Cevap ver.

Ona bu iftirayı sen mi attın?

Meryem sen benimle ne biçim konuşuyorsun.

Cevap ver. Sargunlardan rüşvet aldın mı?

Turan amca seni yakaladı mı?

Meryem, bunlar telefonda konuşulacak şeyler değil.

(Meryem ses) Ne oldu? Başına bir şey gelmesinden mi korkuyorsun?

Bana bir açıklama borçlusun. Yoksa başına daha büyük işler gelecek.

Ne oldu? Sen beni…

Hayır, tehdit etmiyorum.

Ben sana bir söz verdim. Onu tutmaya da kararlıydım ama…

…artık senin yüzünden iyi insanlar zarar görüyor.

Bak inanması zor biliyorum, suçlayacak birini arıyorsun anlıyorum.

Ama yapacak hiçbir şey yok. Hukuk olarak Turan amca suçlu.

Hiç kimse kurtaramaz onu.

Yurdal Sargun?

(Oktay ses) Bana ne Yurdal Sargun’dan?

Davası ne oldu?

Ne bileyim ne oldu. Ne olmuş?

(Meryem ses) Ne demek bilmiyorum?

Yurdal Sargun senin özel ilgi alanın değil mi?

Meryem…

Eğer o adam bugün tahliye olursa…

…Semra teyzenin söylediklerinden emin olacağım.

(Meryem ses) Turan amca bir iftiraya uğradı.

Ona bu çamuru sen attıysan…

…bu sefer gerçekten başka olur.

Meryem bak sana söz veriyorum…

(Müzik - Gerilim)

-Efendim geçmiş olsun. -Efendim geçmiş olsun.

Tahliyeniz hakkında bir şey söyleyecek misiniz?

Bir açıklama yapacak mısınız?

-Bir açıklama bekliyoruz sizden. -Bir şey söyleyecek misiniz?

Eyvallah, eyvallah beyler.

Yahu ne demişler, adalet mülkün temelidir.

Adaletimiz yücedir. Eninde sonunda tecelli edecekti, etti.

(Gazeteci) Mahkemede neler konuşuldu efendim?

Ya bu kameralar gençleri daha çok seviyor…

…onlara soru sorun yahu. Hadi biz gidelim. Müsaadenizle gençler.

-Teşekkürler efendim. -Geçmiş olsun.

Sağ olun. Sağ olun. Müsaade edin.

-Efendim hayırlı olsun. -Tekrardan hayırlı olsun efendim.

Nişanlandınız. Neden sakladınız nişanlı olduğunuzu?

Ee… Ailevi nedenlerden.

Düğün tarihiyle ilgili bilgi vermek ister misiniz efendim?

Yakında.

(Gazeteci) Mahkemeyle ilgili bilgi vermek ister misiniz efendim?

(Gazeteci) Bir açıklama yapacak mısınız Savaş Bey?

Savaş Bey sizden bir açıklama bekliyoruz.

Savaş Bey, trafik kazasında hayatını kaybeden Sevinç Yücel’le…

…nişanlı olduğunuz söyleniyordu. Bu konu hakkında bilgi verir misiniz?

(Deklanşör sesleri)

(Gazeteci) Açıklamada bulanacak mısınız Savaş Bey?

(Gazeteci) Yalan mıydı efendim? Sevinç Hanım’la ilgili bilgi verecek misiniz?

Tamam, kardeşim. İzin verin geçeceğiz.

Allah Allah. Hayret bir şey ya. İzin verir misin?

(Gazeteci) İddialar hakkında neler düşünüyorsunuz?

-Açıklama yapacak mısınız? -Savaş Bey bir açıklama yapacak mısınız?

Efendim öldüğü sırada sizden hamile olduğu söyleniyor. Ne düşünüyorsunuz?

-Bir açıklamada bulunacak mısınız? -Efendim sizden bir açıklama bekliyoruz.

Savaş Bey sizden açıklama bekliyoruz.

(Araba kontak sesi)

Savaş Bey bir açıklama yapacak mısınız?

-Savaş Bey? -Savaş Bey?

(Müzik - Hüzünlü)

Yetmedi…

(Burun çekme sesi)

Yetmedi sana ettikleri. Şimdi de bu.

Benim yavruma ne ettiniz?

Bütün özel hayatımızı ortalığa dökmüşler.

Gebeliğini bile.

Ahlaksız yazmışlar.

Asıl ahlaksız kendileri.

(Müzik - Hüzünlü)

Mezarında bile rahat vermediler sana.

Yavrum. Canım kuzum.

Kuzum, kuzum…

Savaş’a da yazıklar olsun. Bir de gelip utanmadan ağlamıştı.

Evimize girip çıkarken o milletvekilinin kızıyla nişanlanmış.

Bu Savaş gelip bir de benim yüzüme desin bakalım…

…senin kızınla gönül eyledim desin.

Diyebiliyorsa bir de benim yüzüme desin bakalım.

Ya ne oluyor bu kadar…

…sen neden hâlâ bu kadar korkuyorsun Meryem’den anlamıyorum ben yani.

Konuşmaması lazım.

Ya konuşsun. Ne olacak ki?

Sargun Holding’e girmeyecek misin sen zaten?

Ondan sonra çıkıp istediği kadar savcı sevgilimdi desin.

Oktay, ne olacak?

(Müzik - Gerilim)

Meryem, Turan’ı benim içeriye attığımdan emin olursa…

…Sargun Holding’e falan girmemi beklemeden…

…gidip Savaş’a her şeyi anlatır.

Ben de onu diyorum, anlatsın.

Ya arabanın yan koltuğundaymışsın sadece.

(Nefes verme sesi)

Savaş Sargun üstüme saldırır.

Meryem’in Savaş’la karşılaşmaması lazım.

Takıldın aynı yere ya.

Meryem’in elinde sana dair benim bilmediğim ne var Oktay?

(Fren sesi)

(Çarpma sesi)

(Müzik - Gerilim)

(Yurdal ses) Yahu şimdi ne demişler, adalet mülkün temelidir.

E bizim adaletimiz yücedir. Eninde sonunda tecelli edecekti, etti.

(Gazeteci ses) Mahkemede neler konuşuldu efendim?

Yahu arkadaşlar şimdi bu kameralar gençleri daha çok seviyor…

…siz onlara soru sorun en iyisi. Müsaadeniz...

(Nefes verme sesi)

(Mesaj zili sesi)

Tövbe, tövbe ya!

Var ya…

-Alo. -Efendim, Yurdal Bey?

Ben senin kankan mıyım? Mesaj çekmek de ne oluyor ha?

Karşıma çıkmaya cesaret edemiyorsun değil mi?

(Bip) ettin çünkü her şeyi.

Yurdal Bey şey, kadını ne yapalım?

Savaş görmeyecek.

Vicdan çekemem ben şimdi. Yolla, yolla.

Tamam, efendim.

-Cihan. -Buyurun efendim.

Bu kadını alın. Beklemesin burada.

Savaş Bey’i tanıdığını söylüyor, Rıza Bey.

Ben ne söylüyorum? Dinliyor musun beni ha?

Dediğimi yap. Hadi.

Tamam. Nasıl isterseniz Rıza Bey.

(Müzik - Gerilim)

(Kuş cıvıltısı sesleri)

Bundan sonra Sevinç’le ilgili tek bir satır bile çıkmayacak basında.

Tamam, abi.

-Hemen eve geçmeyeceksin değil mi? -Hayır, buradayım.

Seninle konuşmam gereken önemli bir şey var.

(Mesaj zili sesi)

(Fıskiye sesi)

(Müzik - Gerilim)

Ne oluyor yahu?

Evin beyi geldi şekerim. Tabii ki karşılayacaklar.

Yani şimdi haşlardım hepinizi ha sünnet çocuğu mu geldi diye de…

Neyse.

(Telefon sesi)

Siz geçin içeriye.

Geç kızım.

Alo. Buyur bakalım sihirbaz.

Geçmiş olsun.

(Yurdal ses) Sağ ol. İyiyiz şimdilik.

Yalnız, bu mesele tamamen hallolmadan rahat yok bana.

O da olacak. Daha işimiz bitmedi.

(Yurdal ses) Ha adam bir dinlensin falan yok yani?

Söyle bakalım. Nasıl çalıştıracaksın beni?

(Oktay ses) Yeni duruşma yakında.

Hâkim evlilik savunması gerçek mi diye bakacak.

Olur, olur. Hallolur.

Biz bir buluşalım da hem kendi meselemizi de konuşuruz.

Tabii. Ne zaman isterseniz.

Haber bekle sen benden.

Oh…

(Müzik - Gerilim)

(Müzik - Gerilim)

(Kapı açılma sesi)

Babacığım.

Bugün bir, iki adım atmayı başarabildik.

Gerçekten mi?

Babanın sana daha güzel sürprizleri var. Konuşacak yakında.

Allah’ım sana şükürler olsun.

(İnilti sesi)

(Müzik - Gerilim)

Babacığım.

Oktay…

Dün geceden beri sürekli bu ismi sayıklıyor.

Kim bu Oktay? Neyiniz oluyor?

Bir yakınımız.

Ok…

…tay!

Baba ben sana bir şey söyleyeceğim.

Oktay artık gelmeyecek buraya.

Anlatacaktım ama kızarsın diye korktum.

Biliyorum çocuk oyuncağı değil böyle şeyler.

Ama olmayınca olmuyor işte.

(Müzik - Gerilim)

-Dosya sağlam değil mi Casper? -Sıkıntı yok.

Eyvallah.

Bak bu savcıyı takip edeceksin.

Attığı her adımı bana söylemeni istiyorum.

Evvelallah.

-Ben kaçtım. -Eyvallah. Görüşürüz.

Bittin sen savcı, bittin.

Yemin ederim şanslı günümdeyim.

Komiserim merhaba.

Sen burada mı çalışmaya başladın?

Çok sevdik diyelim. Vallahi müdavimi olduk.

Bunun içinde size bir teşekkür borçluyuz tabii, bizi tanıştırdığınız için.

Köfteyle mi?

Yani hem köfteyle hem de bu güzide manzarayla.

Ama tabii manzaralar insanlarla güzel.

Şöyle buyurun.

E izin günün tabii, yüzler gülüyor.

Sen nereden biliyorsun benim izin günümü?

Şey ya, yani bu saatte burada görünce tahmin ettim.

Hı hı. Öyledir.

-Ne o? -Hiç. Öyle…

Daha da şüpheli hâle geldi.

Ya ne şüphesi canım, ne alakası var?

O benim şey, bordro…

…damga…

Şey, vize alacağım ben de onun şeyi.

Yolculuk nereye?

Ee… Yolculuk…

Şey ya, Schengen işte hani bulunsun diye.

Senin gitmek istediğin bir yer var mı bu arada?

Hani ne bileyim belki tarihler kesişir. Dünya küçük yer sonuçta.

Roma olur, Berlin olur.

Sonuçta orada kafeye gidiyorsun oturuyorsun…

…pat kulağına bir ses çalınıyor. Bir bakıyorsun Türkçe konuşan birileri.

Biliyorsun Türk milleti olarak gezmeyi seviyoruz.

Ne anlatıyorsun sen?

Öyle laf lafı açtı işte.

Bak. Bir, burada masa var ama…

…sen o dosyayı lisede kopya kâğıdını saklayan lise öğrencisi gibi…

…pileli eteğinin altına saklamaya çalışıyorsun.

Şimdi bu örnek hoş oldu mu? Bence olmadı ama…

…ben senin söylemeye çalıştığın şeyi anlıyorum. Yani mesaj alındı.

İki, her yalan söyleyen insan gibi çok fazla konuşuyorsun.

Laf kalabalığı. Çorba.

Araya sıkıştırır, yuttururum.

Ha sen beden dilinden bahsediyorsun.

Kolejde mi öğretiyorlar size bunları?

Üç! Konuyu değiştirmeye çalışıyorsun.

Tamam.

Ya benim sana son bir sorum olacak.

Ama biraz özel bir soru. Yani artık samimiyetimize binaen…

…şey yapıyorum.

Bu sorgu metotlarını, yöntemlerini…

…gönlümüzdeki kişiye, hayatımızdaki özel kişiye karşı kullanabiliyor muyuz?

Bu sorunun da saçmalığı şuradan kaynaklanıyor.

-Nereden? -Senin cesaretsizliğinden.

Hayda!

Öyle.

Aslında sen bana şunu sormak istiyorsun.

Benim özel hayatımda biri var mı?

Sorsam cevap verecek misin?

Bu işler garanti işi değil. Risk alacaksın.

Al bak bu dosya, aha bak bu da risk. Soruyorum.

-Sor. Cümle içinde kullan ama. -Kullanacağım.

Senin özel hayatında…

…daha doğrusu hayatında…

…senin için böyle değerli, kıymetli, özel biri var mı?

Sana ne?

Teşekkür ederim.

İyi. En azından cesaretsiz damgasından kurtuldun.

Değil mi?

Ee…

Ben bu güzel sohbeti akşama kadar devam ettirmek isterim ama…

…abimi kızdırma riskini almak istemiyorum.

Ben şimdi kaçayım. Sevgiler saygılar. Afiyetler.

(Müzik)

(Savaş) İşini gördün.

Kurtulacaksın o savcıdan.

Hmm…

Demek öyle.

Sen dedeni tanımadın.

Pek matah bir adam da değildi ya gerçi.

Neyse. Sertti, sözünden bir çık…

…dayağı ayrı, günlerce tek lokma vermezdi adama ya.

Cık, cık, cık…

Bir gün buna demişler ki kıtlık olacak, herkes ekinine mahsulüne sahip çıksın.

Kıtlık olacak demişler ya…

…bu da bize sofrada rahat vermiyor arkadaş.

Böyle yok pahasına sabahtan akşama kadar çalışıyoruz ha tarlada…

…ya olacak şey değil.

Bir akşamüstü baktım babam elinde iki tane torba.

Böyle ağzına kadar dolu patates, turp gidiyor bizimki.

Düştüm peşine.

Ya bir kinleniyorum.

Yani diyorum babam bizden esirgediğini kime veriyor arkadaş.

İndi tarlanın köşesine. Böyle büyükçe bir çukur kazdı.

Doldurdu içine patatesi, turpu.

Gitti ötede ağacın altında beklemeye başladı.

Ben de mısırların arkasındayım ha.

Tam böyle akşam iniyor…

…ormandan iki tane yaban domuzu çıktı yavrularıyla beraber.

Koklaya, koklaya, koklaya…

…geldiler patatesi, turpu bir güzel yediler.

Babam duruyor ha böyle elinde çifte.

Hayvanların gözlerinin içine bakıyor.

Yahu ben de diyorum biz açız, adam domuz besliyor.

(Gülme sesi)

Bak ne oldu sonra şimdi? Meğer beklediği varmış.

Vakitmiş.

Babam herkesten bir hafta önce topladı bizim tarlanın mahsulünü…

…dayadı depoya. Patatesi kesti domuzlardan.

Şimdi hava soğuk, hayvan alışmış. İndi köye, bu sefer azık yok.

Deliye döndü hayvan. Daldı bizim tarlaya, mahsul yok.

(Gülme sesi)

Konu komşunun neyi var neyi yok talan etti sabaha kadar domuzlar.

Arkasından bir de kıtlık patladı mı? Köyde bir tek bizim depo dolu.

Babam konu komşuyu donuna kadar soydu.

Aha böyle yeminle söylüyorum bir avuç darıya muhtaç etti milleti ya.

Cık, cık, cık…

Çok zalim adamdı ya. Zalimdi gerçekten.

Vurmasını da bilirdi ha domuzları ama vurmadı.

Besledi. Ümüğünü sıkmak için milletin…

…domuzla iş tuttu, oğlum.

Kendine iş tutacak başkasını bul. Şirkette iş vermeyeceksin ona.

Etrafımızda olmayacak.

Yahu hele bir rahata alışsın, hele bir tadına varsın hazır yemenin.

Ha tarlaya girerse ben çakarım kurşunu.

Hem ne demek ya? Ne demek ya?

Oğlumdan daha mı kıymetli ha?

Ben diyeceğimi dedim.

Sevinç’in hatırasını bile çiğnettin bana.

Şimdi sıra sende. Bir yolunu bul, sözünü çiğne.

Korkma o kadar. Kıtlık gelmedi daha.

Randevu almak imkânsızdı ama thanks to me, aldık.

Elinde ne var ne yoksa hepsini bırakacak.

Şunlara bak Derin. Çok güzel değiller mi?

Kuğu gibi olacaksın.

Çok güzel gerçekten.

Ee…

Savaş benimle bir şey konuşacakmış. Senin haberin var mı Naz?

Yok. Niye gerildin ki?

Ee… Yurdal’ı ondan gizli sakladığın için olabilir tavrı.

Sen at topu Yurdal’a.

Hem sana bir tüyo.

Ben ne zaman Yurdal’ın istemediği bir şeyi yapsam…

(Gülme sesi)

Her zaman işler. Bence bir dene.

(Naz) Neymiş o ya?

Tatlım merak etme.

Zamanı gelince ben sana fasikül fasikül her şeyi anlatacağım.

Derin, bir bakar mısın?

(Müzik - Gerilim)

Vallahi Tülinciğim, abimin suratına bakılırsa…

…senin taktikler pek işlemez gibi ama…

Neyse.

-Arkamdan oyun oynadın. -Ya Savaş, baban öyle istedi.

Biliyorum.

Babam öyle istedi.

(Nefes verme sesi)

Sana son kez bir şey soracağım.

Eğer yalan söylediğini öğrenirsem…

…ne olursa olsun bu düğün iptal olur.

Ve benim için daha acı olan…

…seninle aramızdaki bütün ilişki biter, arkadaşlığımız.

Senin için endişeleniyorum. Paranoyaklaşıyorsun.

İnşallah paranoyaklaşıyorumdur.

En güvendiğim insanlardan birisin. İnşallah sorun bendedir.

Ağır şeyler yaşadın.

Babalarımızı bu işten kurtardık.

Artık savcıyla gizli gizli görüşecek bir sebebiniz kalmadı.

Yine mi aynı konu?

Ben neler olduğunu öğrenene kadar hep aynı konu.

Bundan sonra sana bulaşmasına izin verirsen…

…artık başka bir hesabın olduğunu düşüneceğim.

Bir mecburiyetin, benden sakladığın büyük bir şey…

…yok diyorsun öyle bir şey, değil mi?

(Müzik - Gerilim)

Bak bu son soruşum. Eğer öyle bir yükün varsa söyle…

…kurtul.

Yok.

(Müzik - Gerilim)

Başlıyor muyuz abi?

Çocuklar dosyayı getirdi. Torpidoda.

Oktay Efendi’nin maceraları.

Ankara’ya ulaşan, Turan’ın tutuklanmasıyla rafa kalkan soruşturma dosyası.

Meryem bu dosyayı gördüğünde…

…Turan’ı içeriye attıranın savcı olduğuna emin olacak mı?

Vallahi ben anladım.

Meryem de zehir gibi kız. O da anlar.

Bu arada savcı da savcıymış hani. Çakal.

Babam çıktığına göre artık çakal avı başlasın.

Ha bu arada sana hayalet buldum.

Bizim Burak. Casper diyor çocuklar.

Savcıyı o takip edecek.

Bir tane de Derin’e lazım.

Eminsin yani?

Öyle bir şey saklıyor ki…

…savcıya göbekten bağlı.

İyi de abi bu kız vekil kızı değil mi ya?

İsterse bütün ipleri atar. Sonuçta babasına her şeyi yaptırabilir.

Demek ki kaybedeceği çok şey var sonunda.

E başka bir işimiz var mı?

Emniyettir, savcılıktır, rutin duraklarımızdan?

Allah Allah. Emniyette özlediğin bir şey mi var?

Ooo!

Abi sana da iyilik yaramıyor. Soruyoruz işte ya.

Hâlâ mı bahane lazım be Güçlü?

Sen eskiden hızlıydın ha. Ne oldu? Burcu Komiser sert mi çıktı?

Kaya, abi. Kaya.

(Gülme sesi)

Meryem’e mi?

Öyle pat diye olmaz. Onu bize getireceğiz.

Annem.

(Gülümser ses) Söyle annesinin kuzusu.

Bir saat sonra Meryem’i Zarif’in oraya yollasana.

(Gülümser ses) Ee… Hayırdır?

E yolun sonuna geliyoruz artık.

Hayırlısı olsun.

Tamam.

(Müzik)

Abla yüzün gülüyor. Ne oldu?

-Sipariş var. -Ne siparişi?

Ee…

Güneşli kurabiye.

Hemen paketleyelim de Meryem götürüversin.

Ben götürürüm ya. Meryem yenilerini yapsın.

Yok, yok. Sen bana lazımsın.

Şu vergi iadesi fişlerini falan yapacağız. Meryem götürür.

Tamam.

(Kapı tıklama sesi)

Gel.

Geçmiş olsun efendim.

Gel, gel…

Geçmiş olsun öyle mi?

Ne demek oluyor ulan yakalanmak ha?

Ne demek oluyor?

Eğer ben şimdi senin yüzünden içeride olsaydım…

…kime geçmiş olacaktı görürdün.

-Gönderdin mi kadını? -Gönderdim efendim.

Bak emin misin? Savaş’a görünmesin?

Kızımı rezil ettiniz, intikamını alacağım falan dedi.

Rıza… Rıza…

Eğer bu işi de beceremezsen gözüme görünme.

Savcının hediyesi efendim.

Tamam. Hadi.

(Müzik - Gerilim)

Aferin sana.

Eğer dilekçeyi tekrar yazmak isterlerse…

(Telefon sesi)

Sonra devam edelim.

(Kapı kapanma sesi)

Efendim, Yurdal Bey?

Yahu bizim yeni siteyi biliyor musun sen Sayın Savcım?

(Yurdal ses) Ataşehir’deki rezidansı?

Evet. Biliyorum.

Oraya gel. A blok, 15 numara.

Tabii ki.

Bir tane de küçük var, söz verdiğin adamın için.

Teşekkürler.

Yok canım. Teşekkürlük bir şey yok.

Ticaret bu. Al gülüm ver gülüm.

Yaa.

Ne olacak yani. Hizmet karşılığı mal.

(Müzik - Gerilim)

Hah. Gel beni al. Kimseye söyleme.

Meryem, haber var mı o günkü kadından?

Yok. Çıkmaz da zaten.

Öyle çok yakından tanıdığımız biri değildi.

E babana haber vermedin diye kızmıştı o, o kadar yani?

Hmm. Alıngandır da biraz.

E pek az değil yani, bayağı alıngan.

İşyerine kadar peşinden kovaladığına göre…

Abla hiç zorlama boşuna. Ben de sordum, cevap vermiyor.

Ya öyle uzaktan bir akrabamız işte.

Ya sizin var mıydı öyle hısım akraba falan.

Hiç ziyaretçin de olmuyordu içerideyken.

Ben geç kalmayayım.

E acele etme kızım. Ev şurası zaten.

Yok ya. Şimdi hani ilk sipariş ya. Geç kalmayayım, ayıp olur.

Tamam. O zaman hadi git sen.

Hadi kolay gelsin.

(Gülümser iç ses) Sipariş yola çıktı.

(Kuş cıvıltısı sesleri)

(Telefon sesi)

Alo. Ha kardeşim?

Tamam. Tamam. Eyvallah.

Savcı bir yere çıkmış Casper peşindeymiş.

-Derin? -O da L1'deymiş.

Lokasyon 1’de abi.

Galeriye gitmiş.

-Hele şükür be Güçlü. -Bir repliğe heyecan katalım dedim ya.

(Kapı kapanma sesi)

(Müzik - Gerilim)

Sen beni nasıl buldun?

İnsan inanmıyor değil mi? Turan Ersoy gibi bir adam rüşvet alsın, adam kayırsın.

Turan amca öyle şeyler yapmaz.

O zaman birileri ona iftira atıyor demek.

İçeriden birileri.

(Müzik - Gerilim)

Kısaca diyor ki Savcı Oktay Şahin; Turan Ersoy tarafından açığa alınacaktı.

Ama Oktay kendini kurtardı.

Amca dediğin adamı içeri attırarak.

Babam gözaltına alındığında üstünden bir şey çıktı.

Turan Ersoy'un bilgisayarından kopyalanmış bir disk.

(Savaş) Bil bakalım, onu babama kim ulaştırdı?

(Müzik - Gerilim)

(Savaş) Dahası da var.

Babamın savcıya verdiği paralarla Turan Ersoy'un evinden çıkan paralar aynı.

Anlayacağın, savcı aldığı paranın hakkını vermiş.

Güvenip iş yaptığın savcı arkandan dolanmaya başladı.

Gözünle gör.

Sana kimi koruman için baskı yapıyorsa söyle artık.

Bana savcının senin davanda neyi gizlediğini anlat...

...Turan Ersoy'u kurtaralım.

Evet?

Birini kurtarabilecekken bunu pazarlık konusu mu yapacaksın?

Düşün.

Sence ben öyle biri miyim?

Turan Ersoy'a ne olacağı senin elinde.

(Müzik)

(Kapı açılma sesi)

Vay, vay, vay, vay...

Şuraya bak ya.

Yani her sabah...

...böyle bir manzaraya uyanmıyorsan ne yapacaksın İstanbul'u ya?

Keşke herkes bu kadar şanslı olsa.

Cık. Savcı Bey, öyle şansla zengin olunmaz.

Akılla olur böyle şeyler. Şimdi akıllı adama, akıllı daire. Ha?

Bunlar artık böyle, kartlı. Bip, gitti.

Anahtarı da alayım.

Bu da adamın için yani iyi bakacaksın ki sadık olsun.

(Alkış sesi)

Bu daha başlangıç.

Yan yana çalıştıkça daha iyi tanıyacağız birbirimizi.

Bu hafta istifamı verir kalan dosyaları toparlarım.

Yok, acele etme Savcı. Yavaş yavaş.

Sen adamını gönder bir konuşalım biz seninle ha?

(Müzik)

Komiserim...

Cık! Sevgili komiserim. Cık!

Komiserim kesin olmaz. Çok samimiyetsiz. Burcu...

Ne haber Burcu?

Olmaz abi tıkanıyor işte. Konu lazım bana.

Ne diyeceğim, emniyette işler nasıl mı diyeceğim.

Ne zor işlermiş ya.

Ha, ne oldu abi, ne dedi?

İşte ben de onu merak ediyorum. Ne diyecek?

Kime?

Onu da sen söyleyeceksin.

Meryem'i çıkana kadar bekle annemin orada.

-Bakalım kime gidecek. -Roger that.

İçimden bir ses çok yakında Casper'la görüşeceğiz diyor.

(Müzik)

Biraz daha makamında kalsan daha iyi.

-Böyle konuşmamıştık. -Ama böyle de konuşmamıştık yani.

Ya beni memnun edeni ben de ederim.

-Holdinge daha var. -Savcılıkta kalırsam başım belaya girecek.

Ankara'da da kim bu Turan Ersoy'la kapışan savcı diye konuşup duruyorlarmış.

Fena mı ya?

Şimdiden şöhret olmuşsun işte oralarda.

Bu işlerde fazla sivrilmeye gelmez.

Ne o? Korktun mu Savcı Bey?

Biz seni koruruz. Ben sana güvendim, şimdi sıra sende.

Eğer başıma bir şey gelirse...

...davada istediğiniz sonucu almanızı garanti edemem.

Ya... Cık!

(Müzik - Gerilim)

Ha ha! Huu!

Ya yükseklik kimi insanın başını döndürür, Savcı Bey.

Senin de döndürmesin.

(Yurdal) Baş dönmesi de hiç iyi bir şey değil.

Hele bu kadar yüksekteyken. Allah etmesin yani ayağın bir kaysa...

...paldır küldür tangır tungur aşağıdasın.

Bak ben sözümü tuttum.

(Yurdal) Hediyeni verdim.

Ben sana söyleyene kadar hiçbir şey yapmayacaksın, bu iki!

Ha bir de birincisi var bunun.

Ailemden uzak duracaksın bak bir dedim ha!

(Gülme sesi)

Güle güle otur. Hayrını gör.

Rıza, bu kartın yedeği var mıydı bizde?

Bir tane bizde var ama.

Hani sen kaybedersin, bizim gece seni rahatsız etmeden buraya girmemiz gerekir.

Lazım olursa diye bizde var yani, bir tane yedek.

(Yurdal) Haberin olsun.

(Müzik)

-Yurdal Bey çıktı, sizinki hâlâ içeride. -Güzel.

Şimdi ona bir tane telefon gelmiştir. O da çıkar arkasından.

Dalga mı geçiyorsun sen? Buralarda mısın?

-Ne oldu ulan? -Telefonla çıktı herif içeriden.

Ee oğlum, bizim de kendimize has bazı süper kahraman özelliklerimiz var tabii.

Bak benim örümcek hislerim çok kuvvetlidir.

Şş ne diyeceğim. Şimdi o yılanı takip et.

Mavi gözlü, orta boylu, güzelce bir kızla buluşursa...

...biz de belki orada buluşabiliriz.

Ne diyorsun anlamıyorum ki.

Bir şey demiyorum. Bir şey demiyorum. Bekleme yapma devam et, devam et hadi.

-Görüşmemiz lazım. -(Oktay ses) Nerede? Kaçan sensin.

Şimdi konuşacağız, yazacağım yere gel.

(Kapı açılma sesi)

(Selma) Meryem, bak ne diyeceğim.

Akşama şöyle bir patlıcan, biber kızartma falan yapalım mı?

Selma ben yemeğe gelemeyeceğim. Bir işim var.

Ne işin var? Ne oldu ya? Kötü bir şey mi oldu?

(Araba sesi)

(Müzik)

Ha, sen izinli değil miydin?

-Yoksa yalnız sıkılırım diye mi geldin? -İşim var.

-Ben de ev aldım bir tane yeni. -İyi. Hayırlı olsun.

Sağ ol. Yani daha doğrusu taksitine girdim diyelim.

Baksana ya, bu muhitler iyi diyorlar.

Ne diyorsun? Manzara falan şahane değil mi?

Oradan bakınca emlakçı gibi görünüyorum galiba sana.

Doğru ya. Sen nereden bileceksin?

Sen hep iş, hep iş, hep iş. Nereye kadarsa.

Hâlbuki gençsin, güzelsin biraz gez toz ya.

Senin yapacak başka bir işin yok mu Allah'ını seversen?

Var. Adam dövmek. Dövdüm, geldim.

Aa. Nerede dövdün geldin adamları?

Mekân fark etmiyor. Hemen başlayabilirim.

(Telsiz anons sesleri)

Kızlar, Burcu o Dojo'da, ne kadar vakit geçiriyor.

-Ha, evde değilse oradadır. -Ha...

Nasıl? Biliyor musunuz, yani iyi mi bu konuda? Dövebiliyor mu bari?

Orada ne yapıyor bilmem. Ama sokakta çek silahını, vur beni diyeni gördüm.

O da iyiymiş.

(Su sesi)

Oğlum nasıl hayaletsin ulan sen? Kabak gibi ortada oturmuşsun.

Ee, sen beni tanıyorsun ki.

Gel buraya gel. Ben sana ne dedim.

Kız orta boylu, güzelce, mavi gözlü.

-Mavi gözlü mü? -Ha.

Gözü... Buradan belli olmuyor ki.

Tamam, sen şimdi boş ver gözlerini. Zaten o gözlerde şimşek çakıyor.

Bak o gözler nasıl yakacak savcıyı.

(Müzik)

(Fermuar sesi)

(Meryem) Doğru mu bunlar?

-Nereden çıktı bu Meryem? -Doğru mu, değil mi?

(Müzik)

Tabii ki değil Meryem.

O Savaş Sargun mu verdi sana bunu?

Yani Sargunlardan para alıp, Turan amcaya iftira atmadın öyle mi?

Hayır, onlar bana iftira attı.

Ben sadece işimi yaptım. Nereden bilebilirdim ucu...

...Turan amcaya dokunacağını. Onun içeri gireceğini.

Ama onu çıkarmak için elimden geleni yapacağım. Sana söz veriyorum.

Artık bana söz verme Oktay.

Yap!

Suçluysa elimden bir şey gelmez ki. Cezasını çeker.

Her suçlu gibi mi?

Emin misin?

(Müzik)

Her bana kızdığında yüzüme mi vuracaksın?

Turan amcayı çıkaracaksın.

(Meryem) İstediğin zaman neler yapabildiğini ikimiz de biliyoruz.

Yurdal Sargun’u nasıl çıkarttıysan öyle çıkaracaksın.

Yoksa bu dosyadakileri doğru kabul edeceğim.

Meryem ne saçmalıyorsun!

Sevdiklerim için neleri göze alabileceğimi en iyi sen biliyorsun.

Bana ne olacağı umurumda bile değil!

Ama sevdiklerimi üzdüysen...

...ya da üzersen...

Eğer bu dosyadakiler doğruysa, her şey değişir.

(Müzik)

Meryem.

Sevgilim...

(Müzik)

Ben senin sevgilin değilim artık.

(Müzik - Duygusal)

(Müzik - Duygusal)

(Müzik devam ediyor)

(Vurma sesi)

(Vurma sesi)

(Müzik devam ediyor)

(Müzik - Duygusal)

Hadi oğlum sen başla, afiyet olsun.

-Sağ ol annem. -Güçlü!

(Güçlü) Ha, benim anne. Abim yukarıda mı?

(Gülümser) Yukarıda oğlum geç yemek hazır, hemen başla.

-(Savaş) Gel gel. -Afiyet olsun.

Abi var ya görmen lazımdı ya. Savcı var ya ortalığı dağıttı sinirinden.

Meryem ne yaptı?

Kızın tersi çok pismiş. Fırtına gibiydi yemin ederim.

O savcı var ya küçüldü küçüldü bit kadar oldu karşısında.

Güzel.

Senin adam savcının peşinden ayrılmasın sabah kadar.

Artık onun ne yapacağı önemli.

Haber ver bana. Bu da bonusu.

-Ne bu? -Oktay'a rüşvetin belgesi.

Baban hizmetleri karşılığında savcıya bunu vermiş.

O da çakal ya. İlişki ortaya çıkmasın diye sevgilisinin üstüne yaptırmış.

Ama Güçlü Bey'den kaçmamış.

Güzel.

-Şimdi Meryem bunu da öğrenecek. -Abi ne yapıyoruz?

Bana bırak. Doğru zamanı bekleyeceğim.

Of yemekler fena gözüküyor.

(Araba sesi)

(Müzik - Gerilim)

Biraz yavaşlar mısın?

(Müzik - Gerilim)

Tamam, normal hızında gidebilirsin.

(Müzik - Gerilim)

(Operatör ses) Aradığınız kişiye şu anda ulaşılamıyor. Lütfen daha sonra--

(Müzik - Gerilim)

Aşkım... Nasıl olmuş? Yakışmış mı?

Aa...

-Yakışmış. Hayırlı olsun. -Düğüne bunları takacağım.

Canım aşkım.

Bunca işinin arasında beni unutmayıp hediye aldığın için çok teşekkür ederim.

Ama sen takıları görünce beni unuttun.

-Ağaç oldum ya bekle bekle. -Delirdin herhalde Yurdal.

Gel bakayım sen bak ne diyeceğim gel.

Ne olur ne olmaz diye ne yaptım biliyor musun?

Ne yaptın?

Pembe oda için başvuru yaptım. Çıkarsa gidelim mi?

Ağzından yel alsın. Ne biçim konuşuyorsun?

Duyanda sanki aylarca içeride kaldın sanır.

Gel buraya gel.

(Gülme sesi)

Sensiz bir gün aylara, yıllara bedel biliyorsun değil mi?

Canım aşkım ya keşke hep böyle kalsak.

-Bak ne diyorum biliyor musun? -Ne?

Şu bizim Savaş'ın spordan sonra kullandığı şeyler var ya.

Onlardan alalım başucumuza koyalım şu enerji şeyi.

Dalga geçmiyorum Yurdal.

-Ne zaman bırakacaksın işleri Savaş'a? -Yavrum bırakamam ki.

Niye?

Şu savcının işleri bitirmesi gerekiyor.

Adama trilyonluk ev verdim, neredeyse ağlayacaktı ya.

Ne istiyor?

Boş ver. Sen gelsene.

-Gel gel. -Ya aşkım.

Dalga geçmiyorum bir dinle bana söz ver ne olur.

Bu son iş olacak, bundan sonra bırakacaksın.

Ahh.

Yani şimdi sen bana emekli mi ol diyorsun?

Yoo. Büyük patron ol diyorum.

Bırak ismin, ağırlığın çalışsın bundan sonra.

O ne ya öyle büyük patron. Büyük baba gibi.

-O da olacak kaçış yok. -Büyük patron ha?

-Hı hı. -Büyük patron.

Komiserim... Cık!

Canım ko... Canım komiserim. Oha!

Komiserim komple olmaz. Burcu, selam.

(Ayak sesi)

Kaç kere söyledim burada uyuma diye.

Sevgili Burcu. Cık!

Güçlü?

Oğlum, en son böyle telefona gömüldüğünde lisedeydin.

Harfleri sayıyordun mesaja sığdırmak için.

-Şş. 140 mıydı onlar neydi? -Anneciğim bir dakika.

Ver bakayım bana onu sen.

-Ya anne karışma sen ya. -Bir dakika oğlum bakacağım.

Karışma, karışma tohuma kaçtın çocuğum. Okuyacağım.

(Gülme sesi)

Sol tekme hızlandı mı? Oğlum sen ilkokulda mısın?

Böyle tekmeyle tokatla romantizm mi olur?

Ya anne tamam senden mi öğreneceğim, çok anlıyormuşsun gibi. Verir misin?

Anlıyorum tabii.

Baban yedi mahallenin yakışıklısıydı ben onu tavladığımda.

-Şş nerede tanıştınız bu kızla? -Uff orayı hiç karıştırma.

Hep tatsız yerlerde. Emniyette, nezarette.

-En iyisi köfteciydi işte. -Köfteci mi?

Soğanın olduğu yerde romantizm mi olur çocuğum?

-Olmuyor işte anne. -El koyuyorum. Al bakalım.

Söylediklerimi yaz. Hadi.

Seninle hep böyle kötü yerlerde karşılaştık.

En iyisi köfteciydi.

İster misin şimdi daha güzel bir yerde buluşalım?

Mesela bir çay bahçesinde.

Anne çay bahçesi ne ya? Emekli miyiz biz Allah aşkına ya.

Tamam, tamam neyse değiştiriyorum.

Bir pastanede.

Yıl 1975. Tamam anne ya, tamam. Teşekkür ederim.

-Ne oldu? -Tamam ben kendim bulurum, tamam.

Yetmişli yılları beğenmedin mi?

Bu romantizm nereden geliyor sanıyorsun?

Ama sende kırıntısı bile yok. Ne halin varsa gör.

Hadi bakalım. Öpücüğümü alayım.

(Öpme sesi) Oh!

-Şş burada uyumak yok ha. -Tamam, söz veriyorum.

-Hadi iyi akşamlar, teşekkürler. -Tamam hadi iyi geceler.

(Müzik)

(Araba sesi)

Şunu alıver, üstü kalsın.

(Müzik)

(Fren sesi)

(Araba sesi)

(Müzik)

(Müzik)

-(Nurten) Oktay sen misin? -Benim anne benim.

Ne haber anne?

-Beni soran oldu mu? -Yok oğlum.

-(Şerife) Hayırdır? -Bir evrak gelecek de.

(Nurten) Adresi buraya vermeseydin keşke kaldığın yeri söyleseydin.

-Anne! -Haklısın tabii.

İki yaşlı insanın cefasını çekeceğine...

...gidersin mis gibi genç kadının sefasını sürersin.

Ne genç kadını ne diyorsun sen Allah aşkına?

O Meryem'e evler tutulmuş.

Yüzüme yüzüme inkâr etti, yalancı!

-Ne diyorsun anne sen? Ne yüzüme? -Bilmeze yatma.

-Sen Meryem'i nerede gördün? -İş yerine gittim. Sordum.

Ne yaptın sen anne?

Ödün koptu değil mi tırnağı incelecek diye.

Ha bir de ona beraber yaşayıp yaşamadığımızı mı sordun?

Öyle. Öyle söyledim. Ee, geceleri nerede kaldığın belli değil.

Ha eve gelmediğimi de mi söyledin ona sen?

Onu da söyledim Oktay!

Analık hakkım benim oğlumu korumak, anladın mı sen?

Allah'ım ya. Sonrada diyorsun ki bana gitme.

(Müzik)

Uff.

(Nefes sesi)

-Bu saatte nereye? -Kovulmayacağım bir yere anne!

(Müzik - Gerilim)

(Oktay) Mahvettin beni ya.

-(Oktay) Her şeye karışıyorsun. -O kız dolduruyor seni değil mi?

Anne, Meryem'le aramda öyle bir şey yok.

Artık sen de ne olursun rahatsız etme şu kızı.

Edersem ne olur ha? Edersem ne olurmuş!

O kız önüne ne sererse sersin bu iş olmayacak!

-Olmayacak! -Anne artık karışma!

(Müzik - Gerilim)

Karışmayayım da o muşmula Meryem düğün gününde gelsin sana...

...hamileyim desin sen de imzayı bas, öyle mi?

Yeter anne, yeter!

(Kapı açılma sesi)

(Kapı kapanma sesi)

(Müzik)

(Araba sesi)

(Kapı kapanma sesi)

(Müzik) (Martı sesleri)

(Kapı kapanma sesi)

(Müzik)

Ne işin var senin burada?

Affedersin, korkutmak istemedim.

Galiba savcıyla konuşmuşsun bugün.

Sen beni takip mi ettirdin?

Ne dedi peki savcı?

Sargunlar mı dedi yine? İftira atıyorlar...

(Savaş) Hep aynı değil mi?

Adamın söylemedi mi ne konuştuğumuzu?

-Ben senden duymak istedim. -Gerekenleri söyledim ben.

Sana verecek hesabım yok.

Babamın çıkmasına ne diyor peki?

(Müzik)

Sustu demek.

Ben de öyle tahmin etmiştim.

Bunların hepsi o adamın gerçek yüzünü gör diye. Biliyorsun değil mi?

(Savaş) Çok yakında başka sürprizlerim de olacak.

(Savaş) Bir yerde anlarsın diye umuyorum.

Hayatıma karışma. Ciddi söylüyorum.

(Savaş) Karışmazsam Turan amcan gibi seni de içeri attıracak ilk fırsatta.

Hatta belki daha kötüsü.

(Müzik)

Ne güzel işte.

Ben de cezamı çekmiş olurum.

Zaten başından beri istediğin bu değil miydi?

(Müzik)

Sanki sen çok tanıyorsun etrafındakileri.

(Müzik)

(Şoför) Nereye?

Victorious Life Ataşehir tarafı.

(Müzik - Gerilim)

Vazgeçtim, sen savcılığa dön.

(Müzik - Hareketli)

(Mesaj zili sesi)

(Güçlü dış ses) Komiserim, ben düşündüm. Biz hep kötü yerlerde karşılaşmışız.

(Güçlü dış ses) En iyisi köfteci. Diyorum ki acaba...

...bir defa olsun güzel bir yerde buluşsak mı?

(Mesaj zili sesi)

Annem sana çilekli pasta gönderecekmiş.

Annem mi? Salak ya.

Cık, cık, cık.

Çilekli pasta ne ya? Deli midir nedir?

(Müzik - Hareketli)

(Kuş cıvıltısı sesleri)

Babam iyileşiyor, anne.

(Meryem) Kim bilir nasıl özledi seni. Neler var anlatacağı.

(Meryem) Ben de merak ediyorum aslında.

Gözümün içine her baktığında...

...bir şeyler demek istiyor sanki ama diyemiyor.

Anne...

Anne benim yüzüm yoktu sana gelmeye.

Ben mahvettim her şeyi.

Sanki bir lanet var üzerimde, bilmiyorum. Babam bu halde...

...Turan amca tutuklandı.

Belki de onun ahı.

Ama haklı.

Sevdiğini aldık biz onun.

Hepsi benim yüzümden.

(Müzik - Duygusal)

(Telefon zili sesi)

-Efendim abi. -(Güçlü ses) En son savcılığa gelmişti.

Ne yaptı savcı? Aramamışsın gece.

(Casper) Çıkmadı ki sabaha kadar içerideydi.

(Müzik - Gerilim)

(Telefon zili sesi)

-Derin Berker Galeri. -Derin geldi mi?

Derin Hanım bir saniye. Kim arıyordu acaba?

-Cumhuriyet Savcısı Oktay Şahin. -Savcı Oktay Şahin.

Bugün burada olmayacaklar efendim.

(Müzik - Gerilim)

(Kapı vurma sesi)

(Kalem) Affedersiniz savcım, toplantı odasında olduğunuzu söylemişlerdi.

Şurada bekleyen bir araç...

Neyse boş ver.

Bana temiz bir gömlek bulup odama yollasana.

-Bir de bazı evraklar isteyeceğim senden. -(Kalem) Niçindi savcım?

-Silah başvurusu yapacağım. -(Kalem) Emredersiniz savcım.

(Kazma sesi)

Senin kolyeni bile kurtaramadım rehinden.

(Meryem) Kime dokunsan mahvediyorum. Neyi tutsam elimde kalıyor.

Babam iyileşince...

...çekip gitsek buralardan, çok mu kızarsın bize?

Hani derler ya hep bir sahil kasabası diye.

Öyle bir yere işte.

Babam balık tutar.

Ben bir fırında çalışırım.

(Müzik)

(Meryem iç ses) Ben burada durdukça sevdiğim herkes zarar görüyor.

(Müzik - Duygusal) (Kuş cıvıltısı sesleri)

(Meryem iç ses) Başkalarının sevdikleri de.

(Meryem iç ses) Özür dilerim...

...oğlunuz için.

(Meryem iç ses) Mutsuz olmasına göz yumduğum onun için.

(Meryem iç ses) Evleneceği kadının ondan sakladığı sırrı biliyorum.

(Meryem iç ses) Biliyorum ama söyleyemiyorum.

(Meryem iç ses) Bildiğim hiçbir şeyi söyleyemiyorum ona.

(Meryem iç ses) En iyi ben bilirim üstelik.

(Meryem iç ses) Sevdiğinin ihaneti çok acıtır.

(Meryem iç ses) Özür dilerim.

(Karga sesi)

(Müzik)

Sen mi ektin bunları?

Yok abi, ben bir süredir gelemedim.

Allah Allah!

-Naz mı geldi acaba? -Daha geçen gün konuştuk.

O da davaydı falandı derken bir süredir gidemedim, diyordu.

(Karga sesi)

(Müzik - Gerilim)

Abi.

(Müzik - Gerilim)

Ne oldu abi?

Annemi kimin ziyaret ettiği belli oldu.

Kim?

(Güçlü) Refika Akça.

(Müzik)

Bana bak.

Ya size kaç defa--

Rıza abi haberin verin demişti Savaş Bey.

Ben varken Rıza kim?

(Savaş) Tanıyorum ben hanımefendiyi.

Tanımaz olsaydın.

Çok mu beklediniz?

Dün de bütün gün bekledi Savaş Bey hanımefendi.

Keşke gelmeden haber verdirseydiniz.

Yüzüme bakabilecek misin diye geldim.

Size defalarca geldim, aradım.

Biliyordun yani bunların her yerde çıkacağını?

O okuduklarınız gerçek değil.

Benim kızımın onuru iki paralık olduktan sonra gerçekmiş değilmiş ne önemi var ki.

Neden kaçtınız benden?

Söz vermiştin bana. Kızımın mezarı başında söz vermiştin.

Haklısınız.

Kızınızın katili cezasız kaldı diye benim--

Yazıklar olsun.

Sözümü tutacağım.

Meryem--

Anma onun adını bana.

Onu anlatacaktım ben de size.

Katil o değil.

Yalan mı söylediklerin?

Babası gelmişti bana.

Onun da hiçbir şeyden haberi yok.

O kız itiraf etti dedin.

Birini koruyor.

Zeliha Hanım iyi misiniz? Zeliha Hanım!

Yardım et.

Zeliha Hanım.

Ta-tam!

Suşi aldım.

En sevdiğinden, soya sosu koydurmadım.

O kadar mı kötü durum?

Çok darda kalmasan benden yardım istemezsin.

Yardım istemesen bu tip romantikliklerde yapmazsın.

Sargunlar mı Meryem mi?

Her ikisi de.

Ama asıl büyüğü...

...Meryem.

Tehdit etti beni.

Meryem? Oo!

Beliz, ona gitsen...

...durum nedir bir baksan, yoklasan.

Oktay, ben daha önce sana söyledim.

Avukatlık meselesi sondu.

Bu sefer konuşacak.

Konuşsun. Konuşacaksa konuşsun. Ne söyleyecek ki yani?

Oktay da arabadaydı diyecek. Ee?

O kullandı, o çarptı.

Öyle değil mi Oktay?

Yani savcılığım mı yansın istiyorsun?

Yurdal Sargun bu iş meselesinde nazlanıyor, biliyorsun.

Şimdi sıra bana mı geldi?

Meryem'e de bunları mı söyledin?

Ben o kızla uğraşmaktan nefret ediyorum.

Bu sefer çok tehlikeli.

Daireyi öğrenebilir.

Paraları öğrenebilir, her an her şey olabilir.

Savaş Sargun hakkındaki her şeyi toplamış, sabaha kadar baktım hepsi doğru.

Bir tek eksik yani küçük...

...bir delil bulsa bir yerden...

...anında işimi bitirir.

Beliz.

Sadece sen...

Sadece sen kaldın güvenebileceğim.

Ha?

(Kuş cıvıltısı sesi)

Ne yiyeceğiz acaba bugün?

(Ertan) Hadi size afiyet olsun, ben biraz düşüneyim.

(Müzik)

Afiyet olsun.

Sağ ol.

Ya hiç üşenmiyorsun her gün evden yemek getiriyorsun. Bravo.

Anladığım kadarıyla sen bu spor işine fazla takıyorsun galiba değil mi?

Sana ne.

Ya İlhan senin için...

...serttir merttir ama tatlı kız demişti.

Maşallah, biz bir tatlılığını göremedik henüz, hep acı tarafın denk geliyor.

Ya benimle ilgili bir şey mi var?

Güvenmiyorum sana.

Ha. Doğru.

Okulda falan öyle öğretiyorlar değil mi? Herkese güvenmeyeceksin.

Ama mesai arkadaşlığı farklı be.

İcabında canını emanet ediyorsun değil mi?

Ne diyorsun ya?

Ya beni tanı diyorum ya, tanı. İstersen sonra gene güvenmezsin.

Spor tamam da ben bu beslenme işini pek yapamıyorum ya.

Çünkü hazırlamak falan gerekiyor. Yani kadınlar o konuda daha iyi, şanslısın.

Senin de iki elin var, kadınlıkla ne alaka.

Tamam da ben anlamıyorum o işlerden yani onun için söylüyorum.

(Ertan) Benim mutfak olayım dolabı aç kapat.

-Nereye? -İşe.

Ya bak ne diyeceğim, senin şu Dojo var ya...

...oraya amatörler mi takılıyor yoksa profesyoneller de gidiyor mu?

Herkes için.

O zaman süper, ben de uzun süre dövüştüm biliyor musun?

Ama ara verdik işte çoktandır yapmıyorum ama birkaç maç yapasım var.

Sen yemeğe çıkmıyor muydun?

Evet, yemeğe çıkıyordum.

(Erkek) Tansiyonu düşmüş. Gelir birazdan kendisine.

Teşekkürler doktor bey.

(Müzik)

Dinlenmeniz lazım. Ne deseniz haklısınız.

Basına sızacağından haberim yoktu. Gördüğüm anda sizi aradım ilk.

Lütfen.

Anlatmam lazım size.

Kızım ne oldu herkesin gözünde?

Karnındaki çocuğun ne oldu?

Sevinç'e bunu yapacağıma ölseydim daha iyiydi.

Sevinç'e gidemiyorum bile.

Her gece rüyamda görüyorum.

Telafisi yok. Mümkün olsa her şeyimi verirdim.

Sevinç'in hatırı için dinleyin beni.

Kızımın katili için söz vermiştin.

Şimdi karşıma geçmiş o değilmiş diyorsun.

Bulacağım.

Size söz veriyorum. O kız da kurbanlardan biri.

Sevinç'in katili onun arkasına saklanıyor.

O niye saklıyor?

Bilmiyorum. Belki sevdiği biri.

Belki de babasına bakılması için.

Babası?

Felç.

Özel bir merkezde bakılıyor. Yoksa ne yürüyebiliyor...

...ne de konuşabiliyor.

Benden sonra mı oldu?

Bilmiyorum.

Kızımın katilini biliyor mu bu kız? Emin misin?

Bilmediğini söylüyor ama eminim.

Beni ona götür!

(Kuş cıvıltısı sesi)

(Çekirdek çitleme sesi)

Bu ne ola ki?

Vic-to-ri-o-us life…

Bakın bakayım şuna.

Vallahi kızlar ben daha önce böyle kart görmedim.

Nereden buldun onu?

Buldum işte, ne olduğunu anlamaya çalışıyorum.

Böyle mağaza falan, belki de market kartıdır.

Hani indirim için veriyorlar ya.

Ben hiç öyle mağaza adı duymadım vallahi.

Hepsini biliyorsun da.

Hah, çocuklar.

Berkcan!

Berkcan!

(Nurten) Oğlum, gel sana bir şey soracağım.

Ah, gel. Gel çocuğum.

Bak, bu neymiş?

Hani siz telefonda bilinmeyene buluyorsunuz ya.

Bir bul bakalım bunu.

Yeni bir siteymiş bu. Yeni yapılmış, çok lüks ama.

Lüks.

Lüks mü?

Peki, ne işe yarıyormuş bu?

Bu kart değil, anahtar. Lüks sitelerde böyle oluyor.

Anahtar.

Anahtar.

(Müzik)

-(Selma) Gerçekten mi? -(Beliz) Gerçekten tabii.

(Selma) Peki, ne kadar sürer bu dava? Ben oğlumu bayağıdır görmüyorum ya.

(Beliz) Yani elimden geleni yapacağım sürenin kısalması için ama...

...tam net bir şey söyleyemem tabii.

Ya Allah razı olsun ya vallahi.

(Selma gülme sesi)

(Beliz) Ne demek, bir an önce halledelim de sen bir an önce kavuş...

...o zaman teşekkür edersin.

Merhaba.

Merhaba.

Meryem.

Hanımefendi avukatınmış, öyle mi yavrum?

Öyle.

Bir türlü fırsatım olmadı benim...

...bir hayırlı olsuna gelemedim. Bugün boş günümdü o yüzden...

...bir uğrayayım oradaysa göreyim diye telefon etmedim.

İyi yapmışsın.

Hem de ne iyi yapmak.

Meryem, biliyor musun Beliz Hanım benim oğlanın velayet davasına bakacak.

Öyle mi?

Evet. Hem de para ister misin dedim...

...istemem dedi. Parasız bakacak.

(Beliz) Annelik söz konusu olduğunda ben biraz hassasım da.

Sizin oğlunuza kavuşmanız benim için yeterli.

Ay yok ben vallahi öpeceğim, bir sarılıp öpeceğim ya.

(Selma) Hii, Allah razı olsun ya.

(Selma) Şey yapsak ya, bir akşam bize gelseniz yemeğe. Biz şöyle...

...şahane bir sofra kursak Meryem ha, ne dersin?

Çok güzel olur.

Süper olur, vallahi.

Evet, bence de harika olur. O zaman biz telefonlaşalım.

(Ayak sesi)

Meryem.

Siz.

(Selma) Siz kimsiniz?

Sevinç'in annesi.

(Müzik - Gerilim)

(Telefon mesaj zili sesi)

(Beliz dış ses) Ölen kızın annesi geldi.

(Müzik - Gerilim)

(Oktay dış ses) Ne, nereye?

(Beliz dış ses) Meryem'i görmeye.

(Telefon mesaj zili sesi)

(Oktay dış ses) Kal sen orada. Dönünce Meryem'i bir yokla. Ne konuşmuşlar öğren.

(Zeliha) Kızım evlenecekti.

(Zeliha) Yuva kuracaktı, bebeğini büyütecekti.

Öyle yazılıp çizildiği gibi bir kız değildi.

Çok namuslu, çok iyi bir insandı.

Biliyorum.

Bana gerçeği söyle.

Kızımı kim öldürdü bileyim.

Öff Meryem, öff!

Sevinç'imin canını Azrail aldı.

Takdir-i ilahi. Ben benim canımı kim aldı onu bilmek istiyorum.

(Zeliha) Eğer bilip de o caniyi koruyorsan...

Söyle.

Kızım orada yatarken onu gördün mü?

Görüp de arkanı dönüp gittin mi?

Kaçtın mı?

Gerçeği soruyorum sana, hakkımı soruyorum. Söyle.

O kızın anasıyım ben anası, onu ben doğurdum.

Onunla bir tek ben öldüm, başkası değil.

(Zeliha) Mecbursun doğruyu söylemeye.

Kızımı sen mi öldürdün?

Kızımı sen mi öldürdün?

(Meryem) Ahh!

(Zeliha) Diyemiyor musun? Katil benim diyemiyor musun?

Katil sen değilsin.

(Zeliha) Savaş haklı, sen değilsin katil.

Olsan duramazsın böyle karşımda.

Ama sen de en az onun kadar suçlusun.

Onu koruyorsun ya, söylemiyorsun ya kim olduğunu...

...sen ondan daha betersin.

(Müzik)

(Araba fren sesi)

(Gülümser) Dikkat etsene.

(Meryem ağlama sesi)

Geçti. İyi misin?

Buyurun, ben götüreyim sizi.

Bir şey söyledi mi?

Kızımı bırakıp giden bu değil. Daha beteri, bilip de susan bir korkak.

(Selma) İyi misin?

İyiyim.

(Beliz) Niye gelmiş?

Kızıyla ilgili konuşmaya.

Bunca zaman sonra.

Belli ki kadıncağızın içi yanıyor. Kime isyan etsin?

Sen ne dedin?

Dava devam ediyor ya, önümüzde bir duruşma daha var.

Onun neden geldiği önemli ama senin ne dediğin daha önemli bizim için.

Evladını kaybetmiş bir anneye ne denir ki?

(Gülümser) Meryem.

Sen dinlen bugün yavrum.

Yok. Yok, böylesi daha iyi.

Durursam kafayı yiyeceğim.

Ya ben yaparım ya, vallahi bırak.

(Müzik)

(Gülümser) Ee...

(Gülümser) Ben geçireyim sizi.

Teşekkür ederim.

(Müzik)

(Oktay) Erken rahatladın.

(Derin) Sen...

(Derin) Sen nasıl girdin içeri?

Buraların tüm girdisini çıktısını biliyorum artık.

Devekuşu gibi kafanı gömünce saklandım mı sandın gerçekten?

Ben seni daha zeki bir kadın sanırdım.

Benimle görüşmeye çalışırsan Savaş'ı tutamam.

Tutamıyorsun zaten.

Sürekli Meryem'in etrafında.

Sevinç'in annesi Meryem'i görmeye gitmiş bugün.

Kendin durdursana sevgilini.

Ne oldu, bitti mi büyük aşk?

Biterse senin için hiç iyi olmaz.

Sana yardım edemem. Savaş anlar.

Etmek zorundasın.

Tamam Casper tamam, sorun yok.

Galeriye gelmiş, Ekrem yakalamış burada zaten.

Tamam tamam, hadi bir dahakine daha dikkatli ol, tamam.

(Araba motor sesi)

-İçeride mi hâlâ? -İçeride abi, arka girişten girdi.

Tamam Eko, ben burada kalayım, sen arkayı kolla tamam mı?

Tamam abi.

Abi, savcı galeride, ben çıkınca seni arayacağım.

Tamam.

(Müzik- Gerilim)

Meryem...

...Sevinç'i oraya bırakan kişinin sen olduğunu biliyor.

Söyledin mi?

Sıkışırsam söylerim demiştim.

Sıkışırsam Savaş'a da söylerim.

Ne istiyorsun?

Bu sefer Meryem'i söylememeye sen ikna edeceksin.

Ben mi?

Savaş öğrenirse Meryem'i gördüğümü. Bu iş biter.

İkimiz için de.

Ben zaten yolun sonundayım.

Düşersek beraber düşeriz.

(Telefon zili sesi)

Efendim.

Ben Derin.

Evet.

Görüşmemiz lazım.

Abi, savcı çıktı. Takılıyorum peşine.

Annemi de alıyorum abi.

(Gülümser ses) Bir telefon geldi. Meryem hemen çıkıp, gitti.

Abi, Derin de çıktı.

Abi, kimi takip edeyim ben, ne oluyor ya?

(Gülümser ses) Savaş.

Savcı geldi, Derin çıktı. Aynı anda da Meryem çıktı. Öyle mi?

Evet, evet, evet abi. Çabuk savcı gidiyor.

Derin'i takip et.

Derin'i mi? Ne işimize yarayacak abi Derin?

Meryem'le buluşmaya gidecek.

Ne alaka ya?

Öğreneceğiz.

Herkesin sırrı birden ortaya çıkacak.

Silahı aldım savcım.

(Oktay ses) Savcılığa getir.

Emredersiniz.

Konuştuğumuz gibi.

Cık. Olur mu canım? Abin benden duymayacak.

Sen Derin'i tembihle. Düğünde görüşürüz.

Yahu Tekin...

...ya oturduğun yerde (Bip) kurtardım ben senin...

...hâlâ öyle mi böyle mi biraz güven ya. Allah Allah!

Tekin mi o? Selam söyle.

Tülin geldi. Hadi sonra konuşuruz.

Selamı var.

Tekin, düğünde abisi Çetin hesap soracak diye korkuyor.

Çetin bir yer ayarlayabilmiş mi?

Ayarlamış. Ayın son haftası.

Bu ne yalısıydı ya?

Hani o yalı var ya.

Hamitzadelerin kızının evlendiği.

Ha ha, o o.

Ayy, tam da aradığım kıyafeti buldum diyordum ya.

Şimdi bütün konsept değişti.

Oraya biraz daha ağır bir şey giyinmem lazım.

Sonunda tanışacağız Derin'in annesiyle.

Neydi adı? Suzan...

Suzan Şahika Handerson.

Gelmeyecek o.

Yok artık, kızının düğününe tabii ki gelecek.

Sana gelmeyecek o dedim.

Çetin'le olaylı boşanmalarından olayı mı?

Yani öbür evliliğinden mi?

Derin'e de bir şey söyleme. Bu konuyu kapat!

Ne oluyor Yurdal, ne bu tavır şimdi?

Sorma!

Ben ne dersem o olacak.

(Yurdal) Benim dediğim olacak.

Gelirse hiç iyi olmaz.

(Martı sesi)

(Müzik)

(Müzik - Gerilim)

Sevgilinle konuştum.

Turan Ersoy'la ilgili ona güvenmediğini söyledi.

Sevgilim.

(Dalga sesi)

Seni buraya o mu gönderdi?

Yalanlarınızı birlikte mi kuruyorsunuz artık?

O benim karşımda bir engeldi. Turan Ersoy'u korumaya çalıştı.

Ama babam devreye girince pek şansı kalmadı.

Buna mı inanmamı istiyorsun?

İster inan, ister inanma.

Sen de sevgilin de bizim hayatlarımızın önünden geçebilecek insanlar değildiniz.

(Derin) Ama bir şekilde yollar kesişti.

Kim bilir belki de içten içe hoşuna gidiyordur bu kadar popüler olmak.

Hayatınızdan çıkıp gitmek için her şeyi veririm.

Bak, işte ilk kez bir konuda aynı şeyi düşünüyoruz.

Ne istiyorsun benden?

Buradan defolup gitmeni.

Etrafımızda olduğun sürece hiçbir şey düzelmeyecek.

Savaş seni gözden kaybederse her şey normale döner.

Sen o gece de o kızcağıza bunu mu teklif ettin?

(Meryem) Sevinç'e.

Sen âşık mısın Savaş'a?

Sana ne Savaş'tan.

Siz nasıl insanlarsınız?

Geceleri başını yastığa koyup nasıl uyuyabiliyorsun sen?

Aşkım için mücadele ediyorum mu diyorsun?

Gerekirse kötülük bile yaparım mı diyorsun?

Ben...

...Savaş'ı onun için her şeyi yapacak kadar çok seviyorum.

Bir ömür onun yanında nasıl durabileceksin?

Nasıl bakabileceksin gözünün içine?

Hayattaki en değerli varlığını aldık onun elinden, hepimiz aldık.

Ben bir şey yapmadım.

O zaman neden buradasın?

Neden benimle konuşuyorsun, neden Oktay'ın tehditlerine boyun eğiyorsun?

Git, anlat Savaş'a her şeyi.

Yapamazsın. Yapamazsın çünkü bir ömür onun yüzünü göremeyeceğini biliyorsun.

Benim seninle konuşacak daha fazla hiçbir şeyim yok.

Ne yapıyor ya bu?

Vallahi bu kadarına sen bile inanamayacaksın abi.

Benim konuşacaklarım daha bitmedi.

Bırak kolumu.

Şimdi beni iyi dinle, gideceksin buradan.

Yoksa babamı ararım, bugünler en iyi günlerin olur.

Tehdit mi ediyorsun sen beni?

Senin istediğin hiçbir yere gitmiyorum.

Meryem.

Davan görülür, babanı da alır, hiç kimseye söylemeden gidersin buradan.

Londra'da bir ev, bak.

Baban için işinin uzmanı bir merkezde yer ayırtırım.

Bütün masraflarını da ben karşılarım.

Sana bir iş buluruz, izinlerini de ayarlarız, ha.

Oktay mı istedi bunu senden?

Oktay kim? Oktay savcılıkta bir piyon.

Turan Ersoy'u korumaya çalıştı ama beceremedi. Gücü yetmedi.

Çünkü babam onu elinin tersiyle bir kenara itti.

Savaş öyle söylemiyor.

Savaş'la sen ne ara birbirinize bu kadar güvenir oldunuz?

Savaş senden nefret eden biri.

İmkânı olsa bir kaşık suda boğacak seni.

Bolca imkânı oldu.

Söyledikleri yalan.

Oktay'la ilgili sana her ne anlattıysa, ne söylediyse hepsi yalan.

Seni manipüle etmeye çalışıyordu gerçekleri öğrenmek için.

Tamam.

Tamam, madem öyle...

...gerçeklerden neden bu kadar korkuyorsunuz?

Seninle ilgili gerçeklerden, Oktay'la ilgili gerçeklerden.

Ne oldu da sen böyle birden bire doğruluk timsali birine dönüştün?

İnsanları daha iyi tanımaya başladım.

Eğer buradan gitmezsen...

...beni ve babamı da daha iyi tanıyacaksın.

Bana daha fazla ne yapabilirsiniz ki?

Duyduğuma göre babanın durumu iyiye gidiyormuş.

(Müzik - Gerilim)

Yapamazsınız.

Sana yarına kadar müsaade.

Babanı da çok seviyorsan onu da al ve git buradan.

Yoksa bu ülkede ona bir serum bile bağlayacak kimseyi bulamazsın.

(Müzik - Gerilim)

(Müzik - Gerilim)

(Vapur düdük sesi)

Abi, sen ne kadardır buradasın?

Yeteri kadarını görecek kadar.

Herkes bir anda harekete geçti. Ne yapıyor bu üçü?

Derin bayağı batmış bu işe.

Kimi sakladıklarını biliyor mu sence?

O kadarını sanmıyorum.

Ee, ne abi o zaman?

Sen Naz'ı al, size götür. Onların da yardımı lazım.

Yarın bu işi çözeceğiz.

Naz mı? Ne yapacağız abi?

İtiraf ettireceğiz, üçüne birden.

(Müzik - Gerilim)

(Savaş) Meryem.

Şu an gerçekten seninle uğraşacak durumda değilim.

Ben sadece teşekkür edecektim.

Annemin mezarı için.

Sana bir şey söyleyeceğim.

Muhtemelen bildiğin bir şey.

Derin'le savcı birlikte hareket ediyorlar.

Ne güzel işte.

Nişanlının karıştırdığı gizli kapaklı şeyleri öğrendiğine göre git onunla konuş.

Konuşacağım.

Ama bu sefer öyle boş konuşmayacağım.

Ne çevirdiklerini öğrenip öyle konuşacağım.

Kimseyi sana şikâyet edecek falan değilim, tamam mı?

Sadece hayatımdan çıkın gidin istiyorum artık.

(Müzik)

Temizledim, bakımını yaptım, hazır.

(Müzik - Gerilim)

Bir terslik mi var savcım?

Olmaması için elimden geleni yapacağım.

Söylediğiniz plakayı araştırdım.

Kiralık bir araç, bir kadın kiralamış. Ayşe Tütüncü.

Ee, baktırdım sabıkası falan da yok.

Ben kimin talimatıyla kiralandığını biliyorum, merak etme.

(Müzik - Gerilim)

(Köpek havlama sesi)

-Duraktan değil mi? -Tabii abla.

Şeye gideceğiz. Bir dakika, bir dakika.

Bak, burada.

Tamam abla.

(Müzik)

O Beliz var ya anasının gözü, belli.

Kızın dibine yanaşmak için o bütün numaralar.

Demek savcının da casusu var artık.

Ama sen hiç merak etme, ben hallederim.

Zaten Meryem de ona hiç yüz vermedi.

Aa, çekil bakayım.

(Naz) Oğlanlardan daralmışsındır kuzucuğum.

Geldi gözünün bebeği geldi.

(Gülümser) Ahh!

(Naz) Ohh!

Kuzum, sen nereden çıktın küçük cadı?

Bu sefer tam olarak sana gelmedim Gül Sultan.

Abim çağırdı.

Küçükhanım da katılıyor şebekeye ha.

Aa, Savaş, ne oluyor?

(TV ses) Kes şunu. Seni izlettim, bilmiyorum. Belki de.

Ne oluyor?

(Selma) Ne oluyor?

Yok bir şey.

Kızım, ruh gibisin, nasıl yok bir şey?

Meryem.

Ablacığım. Bak, bana bir şey anlatmıyorsun.

Ama ben görüyorum sen artık patlayacak gibisin be gülüm.

Tamam, bana güvenmiyorsun.

Git güvendiğin birine anlat ama artık anlat gözünü seveyim ya.

Taşıyamıyorum artık.

Çok ağır geliyor, çok yoruldum.

At o zaman üstünden, at ablacığım, hadi.

Anlatamam ki.

Anlatamam... Kimseye anlatamam.

Bilmiyorum mu sanıyorsun?

(Selma) Hı?

Sen değilsin.

O kızı orada öyle bırakacak adam düşmanını canı pahasına korumaz.

Sen, beni korudun beni. Sen katil değilsin.

O kızı sen öldürmedin. Ben artık bunu, adım gibi biliyorum kızım.

Yeter bak, yedin bitirdin kendini be gülüm. Yeter artık.

Şimdi ne oldu, bu iş buralara nasıl geldi bana bir bir anlatacaksın artık yeter.

Belki de en doğrusu buradan çekip gitmek.

(Müzik - Duygusal)

Dediğini yaptım. Hiçbir şeye boyun eğmedi babasından bahsedene kadar.

Yurdal Sargun'u arıyorsun, Meryem'in babasının doktoruyla konuşuyor.

-Ne diyecek? -Meryem'e klinikten bir telefon gidecek...

...babasının kapı dışarı edileceği söylenecek.

Nasıl ya? Yapacak mısın bunu gerçekten?

Neden? Boş bir tehdit olduğunu mu düşündün?

O kız senin sevgilin. Nasıl yapabiliyorsun bunu ona?

-Sen nasıl bir adamsın ya? -Birbirimize benzediğimizi söylemiştim.

Senin gibi biriyim.

(Müzik - Gerilim)

-Misafirim geldi mi? -Evet efendim.

Bu kartımı bulamıyorum, bana bir tane daha çıkarır mısınız?

Tabii efendim, yollarım.

(Kapı zili sesi)

(Kapı açılma sesi)

Bir şey diyeceğim, burası çok güzel.

-Sakinleşmişsin biraz. -Daha iyiyim.

(Müzik - Duygusal)

(Müzik - Gerilim)

(Müzik - Duygusal)

(Araba sesi)

Ablacığım eksik bu.

-Ya idare et, sağ ol. -Versene ablacığım paramı.

Kardeşim daha fazla param yok. Canımı mı alacaksın benim?

-Deli mi ne! -Allah Allah!

Ya ben sana siteyi gösterdiğimde, aval aval böyle garip garip, baktın ya yüzüme...

...hani ben fakir fukarayım, buralarda gezemem ya...

...hah işte, benim de param yok! Hadi bana eyvallah.

(Kapı kapanma sesi)

(Araba sesi)

(Beliz) Ne gerek vardı şuna hiç anlamıyorum.

-Güvende hissediyorum. -Sevmiyorum ben silahları.

Her zaman namlunun arkasında olduğundan emin olacaksın. O zaman problem olmaz.

(Müzik - Duygusal)

-Teyzeciğim nereye? -Ne nereye?

Oğlumun evine gidiyorum, anahtarım var.

-Kim sizin oğlunuz? -Oktay Şahin.

-Kimliğiniz yanınızda mı? -Şikâyet ederim ha! Aa!

Bakmam lazım.

Ya sabır, ya sabır, ya!

Al, al da utan.

Nurten Şahin.

-Buyurun efendim. -Bunu ne... Nereye sürteceğim?

-Bir göster bana. -Tamam.

Kapının üzerindeki siyah bölgeye tutacaksınız...

...kapı otomatik olarak açılacak. Buyurun efendim.

Hadi şikâyet etmeyeceğim seni ama bu yüzümü iyi tanı.

Tamam mı unutma. Ben yakında buralarda oturacağım.

-Anlaşılmıştır. -Nereden gideceğim?

(Kapı açılma sesi)

(Saat sesi)

(Kapı kapanma sesi)

(Saat sesi)

(Müzik - Gerilim) (Saat sesi)

(Müzik - Gerilim) (Saat sesi)

Seni (Bip)!

Anne?

(Müzik - Gerilim)

Abi bu nasıl plan ya?

-Siz dediklerimi yapın. -(Güçlü) Abim bu aralar formda.

Evet formda.

Teşekkürler Güçlü.

-Anne. -Hı?

-Sen halledebileceksin değil mi? -Aa, niye halletmeyeyim çocuğum!

Yani abim teknolojik konularda aksaklık yaşamayalım diye şey yaptı.

Yaşamayız. Ben telefonu da interneti de çok iyi biliyorum.

-Naz, Derin'e dikkat. Anlarsa uzak durur. -Dursun oğlum, dursun evladım.

Durmasın annem bu saatten sonra. Savcı, Meryem, Derin.

Bu üçünün ortak noktası ne?

Senden sakladıkları bir şey olması.

Peki...

...bunları buluşturduğumda sizce ne konuşacaklar?

Ne saklıyorlarsa onu.

Güzel işte.

Ben de orada olacağım.

(Müzik - Duygusal)

Nasıl girdin buraya anne?

-Kimin evi burası? -Konumuz o mu şimdi anne?

-(Nurten) Ben, sen Meryem'lesin diye-- -(Oktay) Şş ne Meryem'i!

Ayrıldın mı yoksa o kaknem Meryem'de hı? Niye söylemiyorsun?

Çünkü ayrılmadım anne. Meryem burayı bilmeyecek tamam mı?

Burada olanları da bilmeyecek.

-O kızın evi mi burası? -Evet.

Bayağı zengin. Kız da güzel.

Neyse bırak şimdi. Dediğim gibi Meryem burayı bilmeyecek.

(Nurten) Peki.

(Ayak sesi)

Annem.

-Beliz. -Merhaba kızım.

Evde olduğumuzu anlamamış. Ben bir taksi çağırıyorum.

(Müzik - Duygusal)

-Ne iş yapıyorsun kızım? -Avukatım.

Maşallah. Maşallah hem avukat, hem böyle güzel bir ev. Sen de...

...çok iyi kazanıyorsun herhalde?

Konuştuklarınızı duydum. Bence Oktay, Meryem gibi bir kadınla birlikte olmamalı.

Sen biliyor musun Meryem'i?

Uğursuz karı! Ama kurtulacak benim oğlum ondan, kurtulacak.

Ben aslında hep sizinle tanışmak istemiştim.

-Oğlum çok bahsetti benden değil mi? -Ee tabii, çok bahsetti evet.

Ee, ben durumumdan ötürü pek fazla bir şey yapamıyorum Meryem'le ilgili.

Yani bir şey yaparsam Oktay beni asla affetmez.

Ama belki Meryem bir yerlerden bizim ilişkimizi, durumumuzu duyarsa...

...Oktay'ın peşini bırakabilir.

Oktay'ın da bir şey yapmasına gerek kalmaz.

Hadi anne geliyor taksi

Hadi vedalaş, hadi.

(Müzik - Gerilim)

Benlik bir şey yok mu abi, bu nasıl plan?

Son düzlüğe giriyoruz, saf dışı bırakma beni.

Var, senin işin Burcu komiserle. Vallahi nasıl yaparsın bilmiyorum ama...

...emniyetin raflarına kaldırılan kaza delillerini...

-...ortaya çıkarmasını sağlayacaksın. -Yok artık!

Ben anlamam. Ben gerçek katili ortaya çıkartacağım.

O noktadan sonra cezasını çekmesi için kaza delillerine ihtiyacımız olacak.

-İyi tamam, denerim ne yapayım. -Aa, denerim diyor!

Kızı görmek için can atıyordu, şimdi bir de nazlanıyor.

Bir dakika bir dakika. Ben eküriden bayağı ayrı düşmüşüm ya. Neler kaçırmışım?

Allah Allah! Bu oklar yine nasıl bana döndü ben anlamadım.

Yok kızım, yok bir şey. Hadi iyi geceler, hadi hadi.

Daraldı bizimki, daraldı.

Hadi yine gelin.

-Hadi iyi geceler. -İyi geceler.

-Hadi bakalım Gül Sultan. -Deneyecek misin?

Ya anne tamam ya, hadi.

(Tekne sesi)

Ya na... Nasıl? Ya böyle bir şey olamaz, babamın durumum iyiye gidiyor.

Hem daha dün hiçbir şey söylemediniz ki. İyileştireceğiz onu dediniz.

Şimdi al babanı götür buradan diyorsunuz. Böyle bir şey nasıl olabilir?

Ben geliyorum oraya.

-Ne oldu kızım, ne oldu? -Babam.

Ne oldu, ay yine mi kara haber? Ay vallahi delireceğim artık!

-Ne oldu ya? Anlatsana. -Al götür babanı diyorlar.

-Nasıl ya? Hani önce para ödendi diyordun? -Bundan sonrasına yetmiyormuş.

Ne demek yetmiyormuş? Hay Allah'ım ya!

Alıp evde bakalım ama ilaçları bile çok para demiştin...

...nasıl yetişeceğiz biz ona? Ay bunlar vicdansız ya!

Ne oldu kızım dünden bugüne? Dün ne kadar mutlu gelmiştin.

Ben ne olduğunu biliyorum.

(Vurma sesleri)

Aferin ulan, hızlanmışsın bayağı.

Hadi.

(Müzik - Hareketli)

Vay, vay, vay, ne güzel yermiş ya burası.

Ne işin var senin burada?

-Sürekli övünce. -Ben sana bir yer övmedim.

Ya işte ne bileyim kızım, sürekli buraya takılıyorsun...

...ben de vardır bir hikmeti dedim, yazıldım.

-(Eğitmen) Hoş geldiniz. -Hoş bulduk hocam.

-Tanıyor musun arkadaşı? -Teşkilattan.

(Vurma sesleri)

Ya hiç fena değilmişsin sen ya. Vallahi Jean Claude Van Damme görse kıskanır.

-Var mısın maça? -Saçma saçma konuşma da işine bak.

-Ee, maç diyor? -Hocam!

Evet hocam maç diyorum, öğrenciniz korkuyor.

Ya korkma, korkma Burcucan. Yavaş yavaş, yumuşak yumuşak.

Yani antrenman yapar gibi ya. Isınacağız.

Al ringe bitir işini.

-Hıh ne diyorsun? -Isın, buradayım.

İşte bana ısır diyeceksin.

Ne demek görüşemem? Benim Haldun Bey'le konuşmam lazım.

Hanımefendi Haldun Bey şu anda yurt dışındalar.

Ancak burada olsalardı ve kendisiyle görüşseniz dahi bir şey değişmezdi.

Çünkü Haldun Bey bizim idari işlerimize karışmaz.

Ee biz, sizin babanızı burada birkaç gün daha tutarız.

Ancak şunu da bilin ki bu birkaç gün de size yine fatura edilir.

Anladım ben. Size bu talimat kimden geldiyse git onunla konuş diyorsunuz.

(Müzik - Duygusal)

(Müzik - Duygusal)

Tamam, teşekkür ederim. Yurdal Bey de, babam da çok sevinecek. İyi günler.

-Söylemişler mi Meryem'e? -Ben koşa koşa seni arar diye düşünmüştüm.

Sence gidecek mi?

İlk şokla telefona sarılıp benden yardım istemediğine göre...

...geriye bir tek senin teklifini kabul etmek kalıyor.

Peki, gurur yapıp onca yıllık sevgilisini aramayan insan...

-...benim tehdidime boyun eğer mi? -Kendisi bilir.

Gururludur ama bir o kadar da akıllıdır.

Babası ve kendisi için en iyi olanın ortadan kaybolmak olacağını anlayacaktır.

-Peki ya beni aramazsa? -Bekleyeceğiz.

Sen, onunla iletişim kurma.

(Müzik - Gerilim)

(Müzik - Hareketli)

Hadi.

-Hadi. Hadi giriş bekliyorum. -Bence yol yakınken in, rezil olma.

-Sen beni merak etme tatlım. -Tatlım?

(Vurma sesi)

Oo!

Hocam hayırdır, ne iş?

Geldi boru boru konuştu, Burcu döşüyor şimdi.

Niye gelmiş? Başka salon mu bulamamış? Allah Allah!

(Tekme atma sesi) (Düşme sesi)

-Burcu'ya kesik belli. -Dikerler onu.

Ah...

-Sol tekme hızlanmış. -Sorma fena kastı.

(Nefes sesi)

Şimdi ısındın mı artık ha? Bak başlıyorum ağlamak yok sonra.

Ah... Ah... Ah! (Kroşe sesi)

(Müzik - Hareketli)

Böyle kuyruğunda mı geziyor senin?

Sana arkadaş çıktı işte.

Bana bak, beni bu lavukla aynı kefeye koyma bozuşuruz!

Bir bozuşsak ya keşke!

Sen ne geldin? Annen çilekli pasta mı gönderdi?

Ne annesi ya!

Hem sen nereden biliyorsun benim annemin çilekli pastasını?

Ben ne bileceğim, delinin zoruna bak!

Alkollüyken iki şey kullanmıyoruz. Araç, telefon.

Bir saniye bir saniye, onu bunu bırak da benim sana diyeceklerim var.

-Meryem'le mi ilgili? -Meryem'in iyiliğiyle ilgili.

Çıkınca konuşalım olur mu?

(Müzik - Hareketli)

Anne, ne yaptın anne ya!

(Müzik - Duygusal)

Ya o yanlış olmuş ya. Ben şimdi gördüm mesajı da.

Bende bir halaoğlu var 14 yaşında.

Hergele dün aldı kontörüm bitti diye telefonu da, yanlış Burcu'ya atmış mesajı.

Burası kadınlar. Hem de normal kadınlar değil, yersin dayağı.

Eşek oğlu eşek ya. Ergen olunca işte akıl fikir başka yerde oluyor biliyorsun.

Sen annene benden mi bahsediyorsun?

Yani evde adın geçiyor tabii de şey... Dava sebebiyle.

-Duşa da gelecek misin? -Na... Nasıl?

Bekleme yapma hadi.

Aa, ne oluyor ya?

Ben her gün dövüyorum Ceydacığım, arzu edersen bugün sen buyur.

Ee yok, yok. Siz hiç zahmet etmeyin, ben çıkıyorum.

Çıkışta konuşacaklarım önemli, bekliyorum.

(Kapı kapanma sesi) Ya anne ne yapıyorsun ya?

Şurada cool bir duruşumuz var, kendi kalemize gol atıyoruz.

(Müzik - Gerilim)

-Ne yaptın Naz? -Abi, şimdi geldi Derin.

Provaya başlasınlar, senin işini çözeceğim ben tamam mı?

Tamam. Gül anneye de bana da haber ver tamam mı?

-Tamam. Gül anne ne yapmış? -Meryem'i bekliyor.

Catering'e gelince sana haber verecek. Görüşürüz.

Tamam görüşürüz.

(Müzik - Gerilim)

(Ayak sesi)

Ne yaptın? Ay çok merak ettim, öldüm yani.

Telefonda söyledikleri gibi.

Babamı kapının önüne koyuyorlar.

Off! Ne yapacaksın peki?

-O kadının teklifini kabul edecek misin? -Hayır.

Onların tek kuruşunu kabul etmeyeceğim.

İstediklerini yaptığım sürece daha fazlasını isteyecekler.

Ee baban?

Çıkaracağım.

Evde bakacağım babama. Gerekirse başka bir iş daha bulurum.

Bundan sonra kimseye boyun eğmem.

-Babam da bilse böyle olmasını isterdi. -Bir kere daha konuşsan hı?

Senin böyle kararlı olduğunu görünce belki onlar vazgeçer.

Benim onlara bir lafım yok ki.

Onların bana diyeceği bir şey varsa...

...bu zamana kadar nasıl ulaştılarsa bundan sonra da öyle ulaşırlar.

(Gülümser) Meryem, geldin mi kızım?

Bir şey demeyin şimdi. İşe başladığım günden beri...

...her gün yeni bir dertle geliyorum.

(Ayak sesi)

Ay...

-Patron ne oldu ya? -Ay...

-...başım döndü galiba. -Meryem tut tut tut.

-Gülümser Hanım... -Gel, gel abla gel, gel.

Ah ablam gel.

-Çekiyorum. -Tansiyonu falan mı düştü acaba?

-(Selma) Ay ne oldu sana ya? -Meryem...

...telefonunu ver kızım. Ben, benim bir eczacım var onu arayayım.

-(Gülümser) Hadi. -Tamam.

-(Gülümser) Sen de bir su ver. -Dur bir. Dur, dur, dur dikkat et.

Ay... Ay...

Ay ver, ver! Gir bakayım şeyini... Şifreni.

Hıh, tamam. Dur bir su içeyim.

Siz niye bu davanın peşine düştünüz yine?

Çünkü kız bariz şekilde birini koruyor.

Arabada yanında biri olabilir, hatta direksiyonda bile olabilir.

Ha bilmiyorsun yani, atıyorsun?

Bu gece kim olduğunu öğreneceğim, sana da gelip söyleyeceğim.

Ama sadece ifadeyle olmaz, delil de lazım. Bak, aslında çok bir şey istemiyorum.

Çünkü sen iyi bir polissin ve gerçeklerin ortaya çıkmasını istersin.

Ya şu delilleri nereye kaldırdıysanız...

...bir beş dakika ya, bir beş dakika tekrar baksan?

(Müzik - Gerilim)

Ne oldu şimdi?

Gülümser Hanım'a selam. Olmayan halaoğlunu da öp benim için.

Bir saniye, sen benim annemin adını nereden biliyorsun?

Sadece onu değil, halan olmadığını da biliyorum.

Sen söyledin, ben iyi bir polisim.

(Müzik - Hareketli)

(Motosiklet sesi)

(Müzik - Hareketli)

Bir dakika ya! Bu, devletin imkânlarını kullanarak beni mi araştırıyor?

(Müzik - Hareketli)

Normalde 15 güne hayatta bitiremem bir gelinliği.

Ama seni bir türlü kıramıyorum. En az bir ayımı alıyor.

Tabii ki beni kırmazsın. Çünkü sırada yeni müşteri getireceğim sana.

Ay ben New York'ta bir nikâh düşünüyorum. Yani senin hey heyinle, tey teyinle...

-...hiç uğraşamam burada Tülin. -O zaman gelsin, görüşürüz.

Hele abinle Derin'in düğününü tüm sosyete konuşsun...

...bak o zaman gelmiyor musun ayağıma tıpış tıpış...

..."Bana da düğün organize et, bana da düğün organize et." diye.

(Mesaj zili sesi)

(Gülümser dış ses) Başlıyorum.

(Müzik - Gerilim)

-Bana bak. -Hı?

Bu Derin sade made diyor da, sakın süpürgeye çarşaf dolanmış gibi...

...çıkmasın insan içine?

Ay biliyor musun, takıları da çok küçük seçti.

Dedikodu sayfaları bir ay seni yazar şimdi Tülin.

Genç kaynana gelininden daha güzel olmuş diye.

Ben her koşulda güzelim. Ama onun daha iyi olması, daha güzel olması lazım.

Git o zaman yanlarında dur. Sıkıştır tasarımcıyı da...

-...ikna etsin öyle olmaz diye. -Aynen, aynen ben gidiyorum.

Berkciğim...

...şöyle birazcık daha pırıltılı, taşlı, süslü, payetli...

...nasıl yapabiliriz? Daha gösterişli olsun istiyorum gelinlik.

Tülinciğim aslında ben şunu düşündüm. Daha çok böyle Fransız gipür üzerine...

...renkli taşlarla işleme düşündüm.

Mesela şu ön kısımlarına full işleme, taş işlemesi yapalım diyorum.

Bu yan kısımlarına da tüllerine üzerine taşlı yapalım.

Kenarlarına da hafiften, etek uçlarına da biraz kırmızı renkli taşlarla...

...işleme yapabiliriz diye düşündüm. Mesela gelinimiz çok güzel olduğu için...

...taşlarla beraber inanılmaz bir görünüş bence elde edecek. Ne dersin?

Harika olur.

Sen ne düşünüyorsun Derinciğim?

Teşekkür ederim de ben pek emin olamadım. Hem...

(Müzik - Gerilim)

Ee... Aslında internette çok beğendiğim bir model vardı...

...onu bir size göstermek istiyorum.

Derinciğim, Berk bu konuda uzman.

Herkes onun yaptığı gelinlikleri konuşuyor, hadi gel.

Emin ol çok güzel olacaksın. Harika olacak.

Hadi Gül annem, hadi Gül annem!

(Berk) Sen hiç merak etme, bana güven. Tülin beni çok iyi tanıyor.

(Berk) Göz alıcı bir gelinlikle ortaya çıkacaksın.

(Müzik - Gerilim)

Nasıl okunmadı yapılıyordu bu?

Hıh.

Aa, Meryem! Al kızım telefonuna mesaj geldi.

-Ben yanlış bir yere bastım al! -Önemli değil.

(Derin dış ses) Tekrar konuşalım. Akşam 9'da Beykoz çıkışındaki...

...eski fabrikaya gel.

(Müzik - Gerilim)

Çok güzel işlenmiş taşları.

Ayh!

Sadece olacak diye konuşmuştuk. Şimdi ikisi de tutturdu...

-...yok nakış işleyelim tüyler filan! -Ya sanatçı kızsın sen.

O ne yaparsa yapsın. Yine terslersen kötü.

Gelin sensin, senin dediğin olur.

Yani orası öyle de...

...niye uğraştırıyorlar? (Mesaj zili sesi)

Derin, sana mesaj geldi galiba.

(Müzik - Gerilim)

(Meryem dış ses) Tekrar konuşalım.

(Meryem dış ses) Akşam 9'da Beykoz çıkışındaki eski fabrikaya gel.

(Meryem dış ses) Oktay da yanında olsun.

(Meryem dış ses) İkinizle birlikte son kez konuşmak istiyorum.

Ee... Ben şe...

(Müzik - Gerilim)

(Ayak sesi)

-Alo? Meryem buluşmak istiyor. -Güzel.

Gitmeye razı olacak. Git görüş, çıkar çıkmaz beni ara.

Yalnız gitmeyeceğim, senin de gelmeni istiyor.

Nasıl yani? Bana senin üzerinden mi haber gönderiyor?

Üf! Aranızdaki ilişkiyi nereden bileyim ben! Hiç de ilgilenmiyorum ayrıca.

Neyse bu akşam bu işi yapalım ve kurtulalım, sonra herkes kendi yoluna.

Meryem, sana Derin Berker üzerinden mi haber gönderiyor.

Güzel haberleri hep kendine saklıyorsun Oktay.

(Müzik - Gerilim)

Buraya girilen sapağa git, bir yerde gizlen.

Bir gelen olduğunda bana haber ver. (Mesaj zili sesi)

Abi Casper'dan mesaj, savcı da çıkmış.

(Müzik - Gerilim)

(Müzik - Gerilim)

(Müzik devam ediyor)

(Müzik devam ediyor)

(Titreşim sesi)

(Güçlü dış ses) Abi Derin!

(Müzik - Gerilim)

(Müzik - Gerilim)

(Titreşim sesi)

(Güçlü dış ses) Abi Meryem.

(Müzik - Gerilim)

(Müzik - Gerilim)

(Meryem) Hasta bir adama bunu nasıl yapabiliyorsunuz?

(Derin) Kimsenin bir şey yaptığı yok, bunu tercih eden sensin.

Eğer dediğimi yapıp buradan gidersen, babanın durumu çok daha iyi olur.

Evet?

Kararını verdin mi?

(Nefes sesi)

Hiçbir yere gitmiyorum.

(Meryem) Yoruldum artık.

Koruduğum insanların sırlarını...

...masum insanların hayatlarına zarar vermesine izin vermeyeceğim.

Savaş'a her şeyi anlatacağım.

(Meryem) O kimseye zarar vermedi.

(Meryem) Ondan saklananları bilmeye hakkı var.

-Yapamazsın! -Buradan onun yanına gideceğim.

Her şeyi anlatacağım.

(Meryem) Sonrada babamı çıkarıp kendim iyileştireceğim.

(Müzik - Gerilim)

Ne işin var senin burada?

Ona engel olacaksın. Savaş'a her şeyi anlatacakmış, böyle anlaşmamıştık!

(Derin) Bana böyle söz vermedin!

Şöyle gel Meryem.

(Meryem) Benim konuşacak bir şeyim yok. Ben kararımı verdim, şimdi siz düşünün!

(Oktay) Meryem buraya gel, ben senin yanındayım!

Sırlarınızı saklamaya devam etmem için...

...seni buraya kim çağırdıysa sen onun yanındasın.

-Oktay'ın burada olmasını isteyen sensin. -Ne?

(Derin) Mesajında yazıyor, Oktay da gelsin diyen sensin.

(Meryem) Ben sana mesaj yazmadım, sen yazdın.

(Saat sesi)

(Meryem) Yalanlarınızdan da, oyunlarınızdan da bıktım artık.

(Saat sesi) (Müzik - Gerilim)

(Meryem) Bu kadın gerçeği biliyor mu?

O gece neler olduğunu, kazanın nasıl olduğunu--

Meryem sus!

-Ne diyor bu, neden bahsediyor? -Sen bir sus!

-Bırak! -(Oktay) İkiniz de susun!

Bırak beni!

(Oktay) Hemen buraya geliyorsun.

Gitmesine izin veremezsin.

(Müzik - Gerilim)

(Derin) Oktay dur!

(Derin) Hayır! (Silah sesi)

(Ağlama sesi)

Bu dizinin betimlemesi Kanal D tarafından Sesli Betimleme Derneğine yaptırılmıştır.

www.sebeder.org

Sesli Betimleme Metin Yazarı: Aynur Kolivar Çelebi

Seslendiren: Çiğdem Yeşilırmak

Alt Yazı: Fatih Kolivar - Feride Tezcan Nuray Ünal - Ece Naz Batmaz

İşaret Dili: Müjde Kolçak

Son Kontroller: Ayşegül Derin - Dolunay Ünal - Samet Demirtaş

Teknik Yapım: Dağ Prodüksiyon ve Yeni Gökdelen Tercüme

"Ruhumun kederinden"

"Gözlerim yaşla doldu"

"İnliyorum derinden"

"Bana bilmem ne oldu"

"Ruhumun kederinden"

"Gözlerim yaşla doldu"

"İnliyorum derinden"

"Bana bilmem ne oldu"

Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.