Afrikaans
Akan
Albanian
Amharic
Arabic
Armenian
Azerbaijani
Basque
Belarusian
Bemba
Bengali
Bihari
Bosnian
Breton
Bulgarian
Cambodian
Catalan
Cebuano
Cherokee
Chichewa
Chinese (Simplified)
Chinese (Traditional)
Corsican
Croatian
Czech
Danish
Dutch
Esperanto
Estonian
Ewe
Faroese
Filipino
Finnish
Frisian
Ga
Galician
Georgian
German
Greek
Guarani
Gujarati
Haitian Creole
Hausa
Hawaiian
Hebrew
Hindi
Hmong
Hungarian
Icelandic
Igbo
Indonesian
Interlingua
Irish
Italian
Japanese
Javanese
Kannada
Kazakh
Kinyarwanda
Kirundi
Kongo
Korean
Krio (Sierra Leone)
Kurdish
Kurdish (Soranî)
Kyrgyz
Laothian
Latin
Latvian
Lingala
Lithuanian
Lozi
Luganda
Luo
Luxembourgish
Macedonian
Malagasy
Malay
Malayalam
Maltese
Maori
Marathi
Mauritian Creole
Moldavian
Mongolian
Myanmar (Burmese)
Montenegrin
Nepali
Nigerian Pidgin
Northern Sotho
Norwegian
Norwegian (Nynorsk)
Occitan
Oriya
Oromo
Pashto
Persian
Polish
Portuguese (Brazil)
Portuguese (Portugal)
Punjabi
Quechua
Romanian
Romansh
Runyakitara
Russian
Samoan
Scots Gaelic
Serbian
Serbo-Croatian
Sesotho
Setswana
Seychellois Creole
Shona
Sindhi
Sinhalese
Slovak
Slovenian
Somali
Spanish
Spanish (Latin American)
Sundanese
Swahili
Swedish
Tajik
Tamil
Tatar
Telugu
Thai
Tigrinya
Tonga
Tshiluba
Tumbuka
Turkish
Turkmen
Twi
Uighur
Ukrainian
Urdu
Uzbek
Vietnamese
Welsh
Wolof
Xhosa
Yiddish
Yoruba
Zulu
Bu dizinin betimlemesi Kanal D tarafından Sesli Betimleme Derneğine yaptırılmıştır.
www.sebeder.org
(Müzik - Jenerik)
Turhan amca olmasaydı, beni hapiste mi bırakacaktın?
Sana başından beri söylüyorum.
-Savcıyla sevgilisi seni kandırıyorlar. -Ne sevgilisi?
Umurlarında değilsin, o koruduğunuz kişi kimse onu kurtarmanın peşindeler.
Kimin sevgilisi? Kimi koruyor bunlar? Ne diyor bu adam?
Parlak savcınız, avukat sevgilisiyle beraber...
...hepinizin arkasından işler çeviriyor Müsteşar Bey.
İftira atıyor.
Kızı kaçırdığın, evini yaktığın yetmedi mi? Daha ne istiyorsun?
Ne demek ev yakmak, kız kaçırmak ha?
Meryem, doğru mu kızım bunlar?
Peki, madem öyle...
...bu adam elini kolunu sallaya sallaya, nasıl geziyor ortalıkta?
Onu Meryem'e sorsanız, daha iyi olur efendim.
Şikâyetçi olmadım.
Seni tehdit mi ettiler kızım?
Söyle.
Meryem hadi artık söylesene, korkma şu heriften.
Onunla bir ilgisi yok.
-Ben kendim istemedim. -Ben de açayım o zaman eski defterleri.
Yurdal Sargun'dan para aldığını mesela.
Kurtulamayacağını anladı yalanla, iftirayla sıyrılmaya çalışıyor.
-Aynı babası gibi. -Babamı benden daha iyi tanırsın.
Parayı sevdiğin için belki benden fazla seversin.
-Efendim telefon size. -Bırak şimdi telefonu melefonu.
Ne diyor bu herif?
Efendim başsavcı önemli dedi. Yurdal Sargun'la ilgiliymiş.
Peki, ver.
(Müzik - Gerilim)
Efendim, Yurdal Sargun'un evindeyiz.
Hey ne yapıyorsunuz, orası yatak odası.
-Önce holding basılacaktı, ev değil. -Ne evi Güçlü, ne oluyor?
-Baskından haberleri olmuş. -Nasıl?
Zannedersem, içimizden bilgi sızdıran birileri var.
-Peki, Yurdal Sargun? -Kaçmış.
Ne demek kaçmış?
(Müzik - Gerilim)
-Alayım. -Lütfen müdahale etmeyin.
(Telefon zili sesi)
Ya neredesiniz? Her yer polis burada.
Nazcığım, tamam sen sakin ol. Merak etme.
-Biz abinleyiz geleceğiz şimdi. -Başsavcım...
-Efendim Savaş Sargun da burada değil. -Tamam.
Savaş Sargun için bir ekip yollayın. Benim evime.
Anlamadım!
Savaş Sargun, şu anda benim yanımda. Benim evime bir ekip yollayın dedim.
Tamam efendim.
Savaş Sargun, gözaltına alınacak. Arkadaşlar birazdan geliyor.
Tamam. Gelsin bakalım arkadaşlar.
(Müzik - Gerilim)
Meryem?
Meryem.
İyi misin kızım sen?
Ben bir su getireyim.
(Müzik - Gerilim)
(Kilit açılma sesi)
(Müzik - Gerilim)
(Müzik)
(Müzik)
(Müzik devam ediyor)
(Müzik devam ediyor)
(Ayak sesi)
Savcı açmıyor.
Evdekilerle konuştun mu, Tülin'le Naz'la?
Konuştum, arama devam ediyormuş. Ama iyiler.
-Tülin mahvolmuştur. Savaş? -Ona ulaşamadım.
İsabet olmuş.
Tülin'le Naz'a söyle. Savaş, benim burada olduğumu bilmeyecek.
Neden?
Şimdi o işin içine girerse Savcı'yla tepişirler. Arada ben gümbürtüye giderim.
Naz sizi çok merak etmiş.
Söyle ona.
Benim kızım babasını, hiçbir zaman saklanırken görmeyecek.
Baban nerede kaldı, gelmiyor mu?
Havaalanından geri dönmüş.
-Duydu demek olayı. -Ankara’da kalmaya karar vermiş.
Gelir mi tabii (Bip) bulaşır diye korkar.
Efendim?
Tülin'i ara hemen gelsin buraya. İşimiz var onunla.
Bence bunları telefonda konuşmak doğru olmaz.
Başka şekilde söyle, sen halledersin.
O savcıyı da takip et, o herif kurtaracak beni bu pislikten.
O adama güvenmekle doğru yapmıyorsunuz.
E insan mecbur kalıyor işte.
Sen kalmamış mıydın geçmişte mecbur?
Ha?
(Müzik)
(Polis siren sesi)
O korumaya çalıştığın kişi sadece Sevinç'i öldürmedi.
Seni hapse attırıp kurtulmaya çalıştı.
Turhan amcan olmasa hâlâ içerideydin, aç gözünü artık.
Davaya siz müdahale ettiniz, kendin söyledin. Sen, baban--
Babamın gücü ancak para için her şeyi yapan adamlara yeter.
Şu herifi alsanıza hadi ne duruyor. Alın şu adamı!
Hiç işine gelmiyor değil mi Meryem'le konuşmak?
Meryem niye seni rahatsız etmesine izin veriyorsun?
-Rahatsız olsaydım söylerdim. -Söyle o zaman!
-Halit! Gidelim. -Efendim...
(Müzik)
(Oktay) Müsaadeniz olursa bu davada ben de sizinle olsam.
-(Turhan) Bu davada sen yoksun Oktay. -(Oktay) Ama efendim...
...o herifin attığı iftiralar beni zan altında bırakıyor.
İşini iyi yapana iftira işlemez.
Bu dava sürecinde çok şey öğrendim.
Sargunlar hakkında bildiklerim var.
Peki Oktay, peki.
Kızım, sen bu akşam misafirimiz ol olur mu?
(Müzik - Gerilim)
Yurdal'ı yakalayacağım.
Bu herifin söylediklerinin yalan olduğunu sana ispatlayacağım.
(Müzik - Gerilim)
Hadi kızım içeri girelim, yatağını hazırlayayım.
Ayıp olmayacaksa ben eve gitmek istiyorum.
Bu saatte?
-Duramayacağım. -Oktay'a kafan takıldı değil mi?
Ne dedi o adam öyle. Avukat sevgilisi falan? Yok Yurdal'dan para alıyor.
Bilmiyorum.
Olacak iş değil kızım bunlar. Şeytan olsa yüzünü belli eder.
Kaç yıldır tanıyorsun.
Kusura bakmayın sizi de rahatsız ettik.
Kalsaydın içim rahat edecekti ama.
Peki madem. Samet bıraksın seni.
Artık buna itiraz istemiyorum. Tamam?
(Müzik)
(Müzik - Aksiyon)
Bu Savaş Sargun'un annesinden kalan bir ağaç ev vardı, oraya da bakılsın.
Tabii siz Sayın Başsavcıya iletin söylediklerimi.
Bütün bu olup bitenden benim niye haberim olmadı Oktay?
Efendim ben kendimi size kanıtlamak istedim. Tek başıma becerebilirim sandım.
Ama yapamadım. Acemiliğime verin.
Bu kız meselesi ne peki?
Bir arkadaşımdan...
...Meryem'in avukatı olmasını istemiştim. Savaş da bunu görünce...
...bizi sevgili sandı. Ee, ses etmedim ben de.
Meryem'le ilişkimiz ortaya çıkmasın diye. Meryem'in de haberi var.
(Müzik - Aksiyon)
(Korna sesi)
Herkes iyi. Naz'la konuştum. Selamı var, bizi merak etmesin diyor.
(Müzik - Aksiyon)
Turhan Bey babamı günahı kadar sevmeyen siz...
...kalkıp yanına kadar gittiniz ve ondan bir şey rica ettiniz.
Eğer o ricada bulunmasaydınız Meryem hâlâ içerideydi.
Hatta savcıya kalsa sekiz yıl daha.
(Müzik)
Ben de açayım o zaman eski defterleri.
Yurdal Sargun'dan para aldığını mesela.
(Müzik - Aksiyon)
(Telefon zili sesi)
(Müzik - Aksiyon)
Müsteşarım...
...Yurdal Sargun'un kaçıp saklanabileceği her yere bakıyoruz efendim.
Sargunların içimizdeki adamı kim bana ilk önce onu bulacaksın.
Arıyoruz efendim, buyurun.
(Müzik - Aksiyon)
Savcı Oktay, sana yardımcı olacak bu konuda.
Sargunlarla ilgili bildikleri var.
Anlaşıldı efendim.
(Müzik - Aksiyon)
(Kapı kapanma sesi)
(Selma) Allah belanı versin ulan senin!
(Mahmut) Alacağım ulan bu evi elinden! Sokakta kalacaksın!
(Mahmut) Denesene ulan! (Bip) denesene ulan!
Selma!
Senin gücün bana yetmez daha anlamadın değil mi sen? Ha?
-Senin gücün bana yetmez! -Bırak ulan! Bırak, bırak!
-(Mahmut) Bak neler gelecek başına! -Selma!
-Senin gücün bana yetmez! -Bırak kadını bırak!
Sen de kimsin be!
-Ben onun kocasıyım. -Git buradan, git!
Kızım sen kimsin ulan! Kimi kimin evinden kovuyorsun!
(Çarpma sesi) (Selma) Meryem.
Meryem!
Ya Allah'ıma gebertirim ulan seni bu sefer!
Daha bitmedi ulan! Çocuğunu aldım, evini de alacağım elinin altından.
-Anladın mı ulan beni? -Nerede ulan benim oğlum, nerede!
-Geri getir onu bana! -Sabıkalı anasını istemiyor.
İki gün ağladı. Anlattık ne manyak olduğunu! Sormuyor artık seni!
Defol git!
(Şişe kırılma sesi) Yeter artık yeter!
Anladın mı yeter!
Bu nedir ya!
Öldüreceğim ulan anladınız mı? Defol ulan, defol defol!
-İkinizi de öldüreceğim ulan! -Getireceksin oğlumu bana anladın mı!
-Nerede benim oğlum, nerede? -Bırakacaksın gideceksin ulan bu evi bana!
Anladın mı? Ali'yi de göremeyeceksin bundan sonra.
Oğlumu getireceksin, evi de vermeyeceğim.
Ve sen de oğlumu buraya eşek gibi getireceksin, anladın mı?
Eşek gibi getireceksin ulan bana oğlumu!
Nereden benim oğlum, nerede!
Getireceksiniz ulan bana!
Yeter artık ulan, yeter yeter! Yeter!
Tamam, tamam tamam geçti. Tamam, tamam, tamam geçti.
-Abi buradayım ben, merak etme. -Naz evde miymiş?
Onlar savcılığa geçtiler avukatla. Senin savcı sorgulayacakmış seni.
-Tamam Naz'a söyle, eve gitsin. -Savcıya bulaşmasın sakın.
Abi senin kardeşin. Başkasının lafıyla döner mi?
(Müzik)
(Ortam sesi)
Sayın Savcım siz yapacakmışsınız Savaş Bey'in sorgusunu.
Abimin bu soruşturmayla bir ilgisi yok.
Bir an önce sorgusu yapılırsa özgürlüğü boş yere kısıtlanmamış olur.
-Ne zaman uygunsa o zaman yapılacak sorgu. -Soracağınızı sorun, çıkartın!
Boşa tutamazsınız.
Bak bakalım tutuyor muyum, tutamıyor muyum?
Gözaltı süresi var, dolana kadar tutabilir. Naz biliyorsun bunları.
Eziyet ediyor aklı sıra ya.
(Kuş cıvıltısı sesi)
Şu çocuğumun çektiklerine bak ya. Şu rezilliğimize bak ya.
Sen onun için yaptın her şeyi. Biraz büyüsün o da anlayacak.
.Hadi iç şundan ne olursun. Yüzün gözün kıpkırmızı oldu.
Ya şu çocuğun yüzü bir gün gülmedi şu evde be.
-Bir huzur vermedi bu adam bize ya. -Senin değil...
Senin değil ki babasının kötülüğü.
Kızım daha kötü ya. Ben seçtim o adamı, ben!
Ben aldım hayatımıza. Bende hiç kafa yok, bende hiç hiç hiç!
Yapma, yapma, yapma! Yapma!
Ya böyle bir şey olur mu? Göz göre göre neden inanıyorsun şuna ya.
-İnsan inanıyor işte. -Ya bırak Allah'ını seversen ya.
-En başından belliydi yani. -Oluyor bazen.
-İnsansın sen de. -Bırak Allah'ını seversen, avutma beni.
Bırak!
(Meryem) Suçlama kendini.
Sen de sevmişsin bir zamanlar.
(Müzik)
Kim sevdiğine kötüsünü kondurur ki.
(Müzik - Duygusal)
İnsanın dışı gibi içi de çürüyormuş biliyor musun?
Başında neyse sonunda on katı oluyormuş.
(Selma) Bilemedim işte.
(Su damlama sesi)
(Müzik - Duygusal)
(Müzik - Duygusal)
Omzunda yanık var abimin. Bunu mutlaka sürmesi lazım.
Lütfen.
(Müzik - Duygusal)
Sağ ol.
(Müzik - Duygusal)
Aşkım.
Yahu sensin benim aşkım.
Aşkım sana bir şey oldu diye sana çok korktum.
Korkma, korkma.
Her şey yoluna girecek, korkma sen. Korkma, korkma.
Savcı bizim tarafımızda o çözecek bu işi ama öyle bedavaya değil.
-Tamam, ne gerekiyorsa verelim. -Olmaz hesapları kontrol ediyorlar.
(Tülin) Nasıl yapacağız?
-Ben sendeki paramı tahsil edeyim. -Bendeki para?
Ya bu senin satılan tabloları kim alıyor biliyor musun?
(Derin) Genellikle telefon satışları oluyor.
Ha bütün galeriler kan ağlarken ben su gibi tablo satıyorum diyordun...
-...hatırladın mı? -Sen?
Canım...
...sadece ben mi?
Amcan? Ha?
Baban politikaya girdiğinden beri biz amcanla...
...alışverişimizi bunun üzerinden yapıyoruz.
-Yıllardır. -Peki, babamın bundan haberi var mı?
Olsa müsaade eder mi?
Siz...
Nasıl yaparsınız böyle bir şeyi?
Nasıl benden saklarsınız bunu? Babamı da tehlikeye sokuyorsunuz!
Ha şirket aile şirketi. Onu da bu işin içinde sanacaklar.
Eğer sen yardım edersen kimseye bir şey olmaz.
-Derin! -Sen gel buraya, gel.
Dur.
Amcası ikna eder onu. Sen rahat ol, otur şöyle.
Otur sen rahat ol.
-Yurdal... -Ha?
Bu tablolar, para, kara para. Benim biraz aklım karıştı.
Yavrum...
...biz bu kızın ailesiyle para alışverişini direkt yapamayız.
Maliye sorar, devlet çöker. Ne yapıyoruz? Tablo alıyoruz.
Hesaplarına parayı o şekilde aktarıyoruz. On liralık tabloya...
...beş yüz bin çakıyoruz.
Yani böylece hem kara para aklıyorsunuz...
...hem de Derin'in tablolarının değeri artıyor, öyle mi?
Ecnebinin dediği gibi win win.
Şimdi aynı yolla savcıya rüşvet vereceğiz. Misal...
...şu karşıdaki tablo.
Beş yüz bin eder.
Sanatsever bir arkadaşımız var.
Sen de tabloyu götürüp ona vereceksin.
Ne? Ben mi götüreceğim!
Yurdal o kadar para, polis yakalarsa ne olacak?
Parayı savcı alacak. Sen tabloyu teslim edeceksin, o kadar.
Kime götüreceğim?
Hem neden bize yardım ediyorlar Yurdal?
Kendisinin çok büyük bir miktarda kumar borcu var.
Kazandıklarına alacaklar el koyuyor.
-O da tablo alarak parasını kaçırıyor. -Nasıl adamlar bunlar Yurdal?
Cık cık cık. Olmuyor ama şimdi yani ben seni abuk sabuk insanlarla...
...tanıştıracak mıyım ya?
Ha? Gayet saygı değer bir insan. Haldun Kozancı.
Haldun Kozan...
Karının eski doktoru.
(Müzik)
Yaran varmış.
(Müzik)
Güçlü mü söyledi?
-O savcı sorgulayacakmış beni. -Oktay Savcı mı?
Ne oldu ona göre mi sevineceksin?
-Ne alakası var? -Savcı sana yamuk yapmaz.
Danışıklı dövüş bu gözaltıları.
(Müzik)
-O nereden çıktı şimdi? -Arkadaşına sor onu.
Seni bulmak için Güçlü'ye sardıran...
...yeri göğü inleten savcının fikri onunla görüşünce değişti birden.
Geçen sefer hepimizden önce buldu seni. Bu seferde yanında aldık.
Güçlü söyledi anlattıklarını. Benimle bir ilgisi yok.
Baygındım.
Lütfü de öyle söylemişti.
Kontrol ederim dedim, ettim.
Mobeseler var. Kayıtlar var.
Derin'i takip edip gelmiş.
Takip mi edip gelmiş?
Aynı arabada takip?
(Müzik - Gerilim)
(Müzik - Gerilim)
(Mesaj zili sesi)
(Oktay dış ses) İyi misin? Aklım sende kaldı.
(Müzik)
(Nefes sesi)
Şuradan u dönsene hemen, başka bir yere gideceğiz.
(Nefes sesi)
Aldırdın bana tekerlek gibi lahanayı, uşağın var sanki.
-Ama var tabii uşağın, taşıyor! -Hı, bana mı dedin?
Lahana dedim, lahana!
Lahananın yapraklarını birleştirsek sana kefen olur.
Tövbe tövbe. Oktay'ım sever. Sen mi yapacaksın?
Eve geldiği var da sarma yemesi eksik.
Nerede kalıyor acaba, ne yapıyor? Bu gecede gelmedi eve.
Sana bir şey diyeyim mi? Bu Meryem'e gidiyor bu oğlan.
-Hadi canım sen de. -Kesin öyle. Evi de tuttu.
-Meryem öyle kız değil. -Bana bak seni sever.
Bir ara da bir sor bakalım. Ne yapıyormuş, nerede kalıyormuş.
Arıyorum zaten. Hal hatır da soruyorum. Ama daha aramam, ayıp.
Koparacak bu oğlanı benden. Nah şuraya yazıyorum ha.
Tövbe tövbe.
Analık hakkım var benim, analık!
Ben oğlumu kurda kuşa yem olsun diye doğurmadım.
Yedirmem ben oğlumu. Yedirmem!
(Müzik)
(Fön makinesi sesi)
(Erkek) Ablacığım kaç zamandır ödememiş bunlar.
(Selma) Ya... Ya ben bayağıdır yoktum burada. Ondan öyle olmuştur, yoksa hiç...
...aksatmazdık biz. Kardeş sen iki gün idare ediver ya. Ne olur ha.
(Selma) Ben ödeyeceğim, söz veriyorum ödeyeceğim.
Ödeyince açılır.
Uff!
Ne oluyor?
Ya şimdi de elektriği kestiler.
Ya her şey üst üste gelmek zorunda mı sanki?
(Müzik)
Bende var biraz, hallederiz.
Saçmalıyorsun artık gerçekten.
Sen o parayı annenin kolyesini almak için ayırmıştık.
Olmaz öyle şey. Ben halledeceğim bir şekilde halledeceğim, vallahi.
Ben de burada yaşıyorum. Hem ne dedin sen bana.
Benim evim, senin evin demedin mi? Hadi ver şunu.
(Müzik)
(Müzik - Duygusal)
Al bakalım.
Ah be kuzum Allah razı olsun.
Eline sağlık.
Vallahi komşunun tavuğu da olmasa acımızdan öleceğiz.
Geçecek, düzelecek her şey merak etme.
Düzelecek. Ya ben böyle yaşarım da...
Ali ne olacak?
Benim oğlumu almam lazım Meryem böyle olmuyor. Ben böyle nefes alamıyorum.
Ama benim önce bunun için bir avukat bulmam lazım ya.
Kız senin avukat bana yardım etmez mi?
(Müzik)
Bilmem ki.
Gerçi bu avukat milleti de parasız bir iş yapmaz ki.
Of ben nereye yetişeceğimi şaşırdım vallahi ya.
Ben gider gitmez Gülümser Hanım'la konuşacağım.
Hadi inşallah.
Bari ben de karakola falan gideyim. Şu Mahmut'u bir şikâyet edeyim.
Üç beş gün bir kafamızı dinleyelim. Bir toparlanalım artık.
Tamam. Sen benden bugün haber bekle tamam mı?
-İnşallah senin de kısmetin dönecek. -Hadi bakalım.
Sağ ol Meryem, fatura için. Helal et.
Hadi ye bir şeyler.
(Sandalye sürükleme sesi)
(Müzik - Duygusal)
(Müzik - Duygusal)
(Müzik - Gerilim)
(Müzik - Gerilim)
Meryem!
-Ne yapıyorsun sen burada? -Aradın beni, mesajlarıma cevap vermedin.
Hep aynı şeyler, bıktım!
Meryem!
Bunu hak etmiyorum. Başkasının lafına bakıp da bana cephe alma.
Onun lafıyla falan değil tamam mı?
Sana defalarca söyledim. Benden bir şey gizleme dedim.
-Ama sürekli başka şeyler çıkıyor. -İşte bu yüzden sana bir şey söylemiyorum.
Sürekli surat asacak bir şey buluyorsun.
-Tamam Oktay. Ben kafamdan uyduruyorum. -Hayır, öyle demek istemedim.
Ama...
...hayatına karışmasına izin veriyorsun o adamın.
Yalan mı söylüyor?
Turan amca beni içeriden çıkartmasaydı sen beni çıkarmak için bir şey yapacak mıydın?
Bunu bana mı soruyorsun?
Senin sevdiğin adam öyle biri mi?
Sana son kez soruyorum.
Bahane bulma, cevap ver. Kaldığımız otel...
...bana tutmak istediğin ev.
Bunların hepsi o Sargunların parasıyla mı oldu?
Sana iş teklifini kabul etmediğimi söyledim.
Ama kendinde söyledin o aile hakkında her şeyi bildiğini.
Ne ara bu kadar yakın oldun o insanlarla.
Öyle söylemem gerekiyordu.
O davaya dâhil olmam lazım.
-Neden? -Çünkü...
...sonsuza dek o adamları hayatımızdan çıkarmak için.
Çünkü senin elini tutup işte bu benim karım diye rahat rahat dolaşabilmek için.
İşe gitmem lazım Oktay.
(Müzik - Gerilim)
(Müzik)
(Kapı kapanma sesi)
Bunları Tülin yollamış. Abur cubur yemesin kolesterolü çıkıyor dedi.
Ahh Tülin ah! Ahh Tülin ah!
Bakayım.
Bakayım.
Ah.
Derin ben bu aşk lafını hiç sevmem.
Ucuz bir kelime yani, anlıyorsun değil mi?
Ama şu Tülin yok mu ya...
Ah Tülin, ah!
Savcıyı aradın mı, sana geri döndü mü savcı?
Yok.
-Arıyorum ama hâlâ açmıyor telefonlarımı. -Sen onu ara, bul o savcıyı.
Benim yerimi bildiğini söyle...
-...bak kulakları nasıl dikiliyor. -İyi de yani güvenemeyiz ki ona.
Sizi yakalatmayacağını nereden biliyoruz?
Ben bilirim, sen merak etme.
Bence hata ediyorsunuz. Üstlerinin gözüne girmek isteyecektir.
Yani sizi yakalarsa gazeteler falan.
Kahraman savcı olur.
(Gülme sesi)
O kahraman değil, zengin olmak istiyor.
(Müzik)
(Vurma sesleri)
Niye kimse gelmeden aldınız beni buraya?
Neden bekletiyorsunuz beni burada?
Öyle gerekmiş demek ki.
Savcı Bey öyle istedi yani.
(Müzik - Gerilim)
Kendileri ne zaman teşrif ederler acaba?
Başsavcım.
Başsavcım ya.
Ben neden emniyetteyim? Sabahtan beri telefonlarım susmuyor.
Bu adam neden hâlâ burada?
Ve neden ifadesi hâlâ masamda değil.
Hah!
Ben de tam onu soruyordum.
Savcı bey görmek istedi, onu bekliyoruz.
Savcı bey?
Anladım.
Başsavcım.
Ne yapıyorsun sen?
Bu adamın babasını bulmak istiyor musun istemiyor musun?
Anlamadım efendim.
Bu adam niye geceden beri burada?
Sor, bir şey alabiliyorsan al, alamıyorsan gönder gitsin.
Ha, peşine de polis tak.
Akıl et artık bunları. Her taşın altından çıkacağına.
Git avukatını çağır şunun.
-Nerede baban? -Ben nereden bileyim.
-Sen bilmedikten sonra. -Ben sana söyletmesini bilirim de.
Ama kelepçe taktırıp.
Senin tarzın değil o, sen sinsi pazarlıkların insanısın.
Geçen sefer Derin'i neyle tehdit edip yerimi buldun?
Burada soruları ben soruyorum.
Benimkiler de birikiyor.
Çıkınca toptan soracağım.
(Kapı vurma sesi)
Savcı bey umarım sorguya ben gelmeden başlamadınız.
Hah, hoş geldin.
Yok. Başlamadık daha, muhabbet ediyoruz.
Girin kayda.
Siz de girin.
(Oktay) Savaş Sargun, Yurdal Sargun nerede saklanıyor?
Müvekkilim babasının nerede olduğunu bilmiyor.
Ama yerine bile bilecek bazı isimler verebilirim.
Oo, iddialı.
Babamla ilişkisi olan bazı isimler vereyim mi savcı bey?
Savaş bey, lütfen. Babanız--
Ama savcı bey benden bilgi istiyor. Üstleri falan izleyecek şimdi.
(Savaş) Bilgi alamamış gibi olmasın sonra. Şöyle yapalım.
Bence kendisine soralım.
Eğer birilerine iftira atacaksan...
...kolluk kuvvetlerini yanlış yönlendireceksen suçtur.
Ben başka bir davayla ilgili bilgi vereceğim.
Hazır kayıttayız.
Sen sadece benim sorularıma cevap vereceksin.
Yok.
Ben, Meryem Akça davasının savcısıyla ilgili bilgi vereceğim.
(Savaş) Ne tesadüftür ki o da sen oluyorsun.
(Avukat) Savaş Bey--
Bence bu dava savcı beyi daha çok ilgilendiriyor.
Belki üstlerini de ilgilendirecektir.
O hani büyük marketi biliyor musun?
İşte tam onun arka sokağı, hadi bekliyoruz.
Ay kız yaşa sen, yoksa kız, ben nereden bulacaktım iş güç ya. Süpersin.
Ben bir şey yapmadım.
Gülümser Hanım sağ olsun.
Hadi çabuk.
Tamam. Ben çıktım yola şimdi geliyorum. Hadi bay bay.
Meryem Akça davasının Savcı Oktay Şahin...
...görevini kötüye kullanmıştır.
Sanığın avukatı aynı zamanda savcı Oktay Şahin’in sevgilisidir.
Savcı davanın akışını kişisel ilişkilerine göre yönlendirmiştir.
Kes kaydı!
(Oktay) Yalan bunlar.
Siz de kesin.
(Başsavcı) Devam et.
(Ertan) Emredersiniz.
Kime diyorum, kesin şu kaydı!
Niye kesiyormuş savcı bey?
Konuş diye tutmadın mı beni sabaha kadar?
(Savaş) O dava, bu dava ne fark eder? Bildiklerimi anlatıyorum.
Sana kes demedim mi ulan?
Başsavcım.
Başsavcım ya.
Bu adamın Yurdal Sargun'la ilgili bilgi vereceği yok. Salıverin gitsin.
Sen de benimle gel.
(Müzik - Gerilim)
Kimsin oğlum sen?
Yakarım senin savcılığını, kimsin sen?
Sargunların etrafında niye geziniyorsun? Yoksa o kızın davasını bilerek mi aldın?
Öyle araya adamlar alarak müsteşarlıktan--
Başsavcım, iftira atıyorlar.
İftira mı? Sen kimsin ki sana iftira atacak?
Dünkü savcısın, seninle ne gibi bir husumeti olur?
Dava istedikleri gibi sonuçlanmadığı için--
Bana hikâye anlatma.
Kim o avukat sevgilin senin?
Efendim, sevgilim değil.
Okuldan arkadaşım benim. Hepimiz hukukçuyuz, siz de bilirsiniz.
Seninle görüşeceğiz. Önce şu Yurdal Sargun'u bir bulayım.
Yoksun.
Yurdal Sargun davasında yoksun.
Ha bir de sakın ha, gidip Turhan Bey'e ağlama.
Önce o herifin dediklerini bir kazıyayım. Sonra sen düşün.
Nasıl hesap vereceğini.
(Güçlü ses) Abimi çıkarıyorlarmış şimdi.
(Gülümser) Ohh, çok şükür.
Güçlü.
Ben de boş durmadım. Kız bir arkadaşını getirecek buraya.
Vay be, anneme bak. Helal olsun kız sana.
Şey, abin çıkınca söyle beni arasın.
Fırın işini konuşacağım.
Ha, bu Meryem'in yanan fırın mı?
Biliyorsun da niye söylemiyorsun? Ben de ustabaşından öğrendim.
Sizi aramış, bulamayınca bu makbuz için beni aradı.
Abine söyle yarın başlıyorlarmış.
Anne, ne bileyim konuştun sandım abimle.
(Gülümser) Neyse, konuşmadık. Ne iş bu fırın?
(Güçlü ses) Senin de acayibine gitti değil mi?
Gitti vallahi.
Bunca işinin arasında aklına düşmüş, ustalarla falan konuşmuş.
(Gülümser) Ne yapacakmış fırını?
Aynısı olsun diye tembih etti.
Pişman oldu herhalde kızın halini göre göre.
Meryem'e geri verecek bence.
Pişmanlık belli de...
De?
Ya, yok yok yok. Sen şimdi ağzından kaçırırsın. Bende kalsın.
Anne, Allah aşkına yapma şunu ya.
Ya sence de fazla düşünür olmadı mı Meryem'i?
Gerçi ben de tanıdıkça çok sevmeye başladım.
(Gülümser) Yüzü ayrı güzel, kalbi öyle bir temiz ki.
Kötü oluyorum ona yalan söylüyoruz diye.
Bugün arkadaşı için bir çırpınışı vardı görsen.
En azından işi oldu be anne.
Baksana, yoktan iki kişiye ekmek kapısı oldu.
İş arıyor olacaktı diğer türlü hâlâ.
(Gülümser ses) Ben de o yüzden dayanıyorum ya, Allah affetsin.
Anne, abim çıktı.
Güçlü, aramızda bak ha.
Tamam tamam.
Abim.
-Ters bir şey olmadı değil mi? -Benim için yok.
İstersen bekle de bir savcıyı gör.
Allah Allah!
(Müzik - Gerilim)
(Telefon mesaj zili sesi)
(Derin dış ses) Galeriye gel. Burada görmek isteyeceğin bir şey var.
-Cumhuriyet savcısı. -Buyurun Sayın Savcı’m.
-Beni bir yere atacaksınız. -Başüstüne efendim.
Nişantaşı, atlatın trafiği.
Aa!
Nerede bu adam?
Allah Allah!
-Buyurun, kime bakmıştınız? -Arif Bey'e baktım.
Ha, teyzeciğim, Arif Bey buradan çıktı, özel bir kliniğe gitti o.
Özel mi?
Kim verdi parasını?
Ben nereden bileyim, işte aldılar çıkarttılar.
-Kim? -İşte kızıyla o hep gelen adam.
O adam böyle...
...dalyan gibi...
...yakışıklı...
...bıyıklı biri mi?
Bıyıklı, evet.
Peki, hangi özel kliniğe gittiler?
Bankoya sorun, onlar size söylerler.
Soracağım ben bankodan.
Bankodan başlayacağım ben.
Bunun hesabını soracağım ben size. Ben size...
(Güçlü) Gel abi, gel gel.
(Vapur düdük sesi)
-Oğlum, bu ne? -Ee, abi açım dedin. Hemen yiyelim dedin.
Oğlum, ben hızlı olsun diye dedim. Yayıla yayıla yiyelim mi dedim?
Babam ortada yok, ortalık birbirine girmiş. Paket yaptır şunu.
Doğukan kardeşim, paket yapıver şunları.
Abi, yarın Meryem'in şu yanan fırına başlanıyormuş.
Ee?
Abi, kızmayacaksan bir şey soracağım.
Bilemem sormadan.
Yani...
...oturup bir yemek yemeğe bile halimiz yok ya hani...
...bunca şeyin arasında fırın bir gündem oldu.
Kimseye borçlu kalmayı sevmem Güçlü, biliyorsun.
Biliyorum abi hani, borç şey de...
Bu ara bir--
Bu ara bir ne?
Yok abi, ben öyle...
Hadi Güçlü, hadi. Acelemiz var.
Şu peşime taktıkları sivilleri de atlat.
Abi o iş kolay da biz böyle koştur koştur nereye gidiyoruz?
Sen Yurdal Bey'in yerini biliyor musun gerçekten?
Babam görünmek isterse görünür.
Biz Derin’e gidiyoruz. Soracaklarım var.
(Martı sesi)
Hoş geldin. Hayırlı uğurlu olsun.
Ay vallahi ben bir sarılacağım ya.
(Selma) Çok teşekkür ederim.
(Selma) Canım.
Hayırlı olsun.
(Gülümser) Buyurun.
İnsan önce kocasına bir sorar, bakalım izin veriyor muyum vermiyor muyum?
Sen onun kocası falan değilsin artık.
Ee, sizin anlattığınız adam mı bu?
Ya Allah aşkına defol git ya, Allah aşkına defol ya. Zaten hayatımı mahvettin.
Ağzını da bozamıyorsun değil mi elin yanında? Defol diyor ya.
Bacım, sen akıllı bir kadına benziyorsun.
Bak, mahalleye de söyledim sana da diyorum.
Bu kadına bir lokma ekmek veren karşısında beni bulur.
Gülümser Hanım, ben çok özür dilerim. Gerçekten çok özür dilerim.
Sen niye özür diliyorsun kızım?
Belli ki itin kopuğun teki. Ona pabuç mu bırakacağız?
Ablacığım, it kopuk falan?
Bak, dükkân güzel.
Sordum etrafa, işin gücünde tıkırındaymış.
Allah korusun...
...şimdi sabıkalıyı uğursuzu doldurursan dükkânına bir sabah gelirsin...
...küle dönmüş olur buralar. Kısmetini kaçırma.
Hadi.
Yap bakalım ne yapıyorsan, yap da gör neler oluyor.
Bu kızlardan bir şikâyet duyayım--
Ne yapacaksın? Polisi arayacaksın.
Sen bulaş kızlara da...
...polisi kendin ararsın.
Peki.
Ama buna değmez yaşayacakların.
Herkes kendini düşünsün.
(Gülümser) Çek git buradan!
Bu sefer tek geldim. Efendi gibi uyardım.
Benden söylemesi, bundan sonrası full aksiyon.
(Gülümser) Yürü yürü.
Gülümser Hanım, benim yüzümden başınız belaya girmesin ne olur.
(Selma) Çok üzülürüm sonra.
Korkma kızım sen, seni işe ben aldım, gerekirse de ben atarım.
Ona pabuç bırakacak değiliz.
Var mı öyle sahipsiz buldum, istediğim her şeyi yaparım.
Geleceği varsa, göreceği de var. Korkmayın siz.
Ben varken hiç kimse size bir şey yapamaz.
(Müzik - Gerilim)
Ah, nihayet.
Özledin galiba.
Hı hı. Tanışmamış olmayı öyle isterdim ki.
Başın sıkışınca kime arayacaktın o zaman?
Bu arada ağaç eve beni senin götürdüğünü Savaş biliyor.
Haberin olsun, senden hesap soracak.
Ne, nasıl ama nereden?
Bana bak, eğer sen söylediysen--
Hı, sen de benim sırrımı mı söylersin?
Bırak bunları artık Derin. Hiçbir şey söyleyemezsin.
Gel bakalım savcı bey.
(Yurdal) Otur şöyle.
Ee, ne yaptın?
Alabildin mi Turan'dan dosyaların kopyasını?
Sizi ne zaman hayal kırıklığına uğrattığımı gördünüz?
Ahh!
Ver bakalım.
Ha yok, şimdilik bende kalacak.
Ya biliyor musun ben de hiç emrivaki sevmem.
Acil durumlar, acil çözümler gerektirir. Daha büyük oynayacağız.
Beni tehlikeye atıyorsun savcı bey.
Şu an dosyayı size vermemin hiçbir faydası olmaz.
Usulsüz para transferlerinin farkındalar.
İsviçre’deki banka hesapları falan her şey ortaya dökülmüş halde.
Babam zarar görür mü?
Daha çok amcan ama aile şirketi olduğu için...
...baban da suçlu duruma düşecek.
Bizim bu usulsüz transferleri resmileştirecek bir alana ihtiyacımız var.
Ee, bir gerekçe.
İş dışında bir ilişki.
Eğer bunu başarabilirsek iki tarafı da bu işin içinden çok rahat çıkarabilirim.
Ben bunun ne olabileceğini araştıracağım.
Size de ne yapmanız gerektiği konusunda bilgi vereceğim.
(Savaş) Derin.
(Savaş) Derin.
Hani güvenliydi burası?
(Yurdal) Derin.
Sakın bir şeyi ağzından kaçırma, hemen gönder gitsin. Hadi hadi.
(Müzik - Gerilim)
Savaş, seni çok merak ettim.
(Savaş) Konuşmamız lazım.
(Derin) Ne oldu?
Atölye dağınık, yukarıda konuşalım mı? Hadi gel.
(Müzik - Gerilim)
Açsan bir şeyler söyleyeyim sana.
Neden yalan söyledin bana?
(Kapı kapanma sesi)
Nasıl?
Ağaç eve savcıyı sen getirmişsin.
Beni takip etti dedin.
Aynı arabada gelmişsiniz. Neden yakalattın beni?
Mecbur kaldım.
Ben niye hiçbir şeye mecbur kalmıyorum Derin?
Demek ki o kadar sevdiğin biri yok.
Korumak için her şeyi göze alacağın hiç kimse yok hayatında.
Ağaç evi biliyordu bana geldiğinde, yerini sordu. Nasılsa bulacaktı.
Ben de belki ben götürürsem pazarlık payım olur diye düşündüm.
Sen geldiğinde gerçekten Meryem yok muydu?
Evi aramalarına engel olmuşsunuz.
Meryem falan görmedim ben.
Zaten içeri girdiğimde sen öylece yatıyordun.
Senin başından hiç ayrılmadım ki.
Yalan söyleme, savcıyı evi aratmamaya sen ikna etmişsin.
Nasıl ettin?
(Müzik - Gerilim)
(Derin) Bana artık güvenmiyor musun Savaş?
Bana cevap veremeyen kimseye güvenmiyorum.
Seni nasıl dinledi?
Ne vardı elinde?
Derin, savcı hakkında bir şey mi biliyorsun?
(Kapı gıcırtısı sesi)
(Kalp ritim sesi)
(Saat efekt sesi)
(Saat efekt sesi)
(Müzik - Gerilim)
Saçmalama, ne bileceğim ben onun hakkında.
Daha fazla yalan söyleme.
Para verdim savcıya, öyle çözdüm.
(Savaş) Niye bana söylemedin?
(Derin) Kafana takıp büyütürsün diye söylemedim.
(Asansör zil sesi)
(Güçlü) Abi, annem aradı da...
...bir şey var.
Savaş, Savaş.
Bana kızgın değilsin değil mi?
Kızamıyorum bile artık.
Ne olmuş
Bu Meryem'e bir arkadaş getirecekti ya annem. Onun belalı bir kocası mı ne varmış.
Ee?
Dükkâna gelmiş, tehdit mehdit etmiş.
Annem savuşturmuş tabii de kızların başına bela olur diyor.
(Müzik)
(Kapı açılma sesi)
(Alkış sesi)
Bravo şampiyon.
Söylemeyeceğini biliyordum.
Şimdilik.
Şimdilik?
Vaz mı geçtin Savaş'tan?
Bu gidişle o benden vazgeçecek. Duydun işte söylediklerini.
Zamanı gelsin onu da çözeriz.
Sen illa bu hödüğü istiyorum diyorsan...
...ben sizi baş göz ederim, merak etme.
Daha fazla durma burada.
Para için arayacağım ben seni.
Arka kapıdan çık.
(Müzik)
Annem bende.
Olmaz abi öyle şey.
Sen burası için birini bul. O zamana kadar da sen bekle.
Kim giriyor, kim çıkıyor? Gece gündüz izlesin.
Arkada da giriş var, unutma.
Ne oldu abi?
Derin yalan söylüyor.
Babam burada.
Sen gördün mü babanı?
Anladım.
Şu an beni karşında görsen ilk ne sorarsın?
Babanı sormadı mı?
Atölyesinde saklıyor muhtemelen.
Baban Derin'in yanında saklanıyor ve sana yerini söyletmiyor.
Benim hoşuma gitmeyecek bir şeylerin peşinde, bugün yarın çıkar foyası.
Tamamdır abi, burası bende.
(Araba marş sesi)
(Müzik)
Size bir şey yaptı mı peki? Bak doğru söyle.
Yapmadı diyorum.
Öyle kolay mı? O yerdi merdaneyi kafasına.
Oğlum, kolay mı o işler öyle?
Neredeler şimdi?
Ben Güçlü'yü sana göndereyim, bende kalsınlar dedim ama dinletemedim.
Ya Selma kalırdı da Meryem.
Dinler mi? Hayatta dinlemez.
Bir kere laf dinlese.
Sen arasana şunu bir.
Israr et, hatta ikna et.
Tamam, arayayım.
(Telsiz sesi)
(Meryem) Buradalar mı?
Hı hı, buradalar.
(Telefon zili sesi)
Efendim Gülümser Hanım.
Meryem kızım, nasılsınız, ne yaptınız?
İyiyiz. Teşekkürler.
Kapıda da polisler var zaten. Güvendeyiz yani merak etmeyin.
Ohh, çok şükür. Vallahi içim rahat etti.
Ama bir şey olursa ilk önce beni arayacaksın tamam mı?
Tamam. Merak etmeyin.
İyi geceler.
Güvendeler. Kapıda polis varmış.
Hem bir şey olursa ilk önce beni arayacak.
Aramaz.
Kendi çözmeye çalışacak.
(Selma) Kız, ne iyi kadın şu Gülümser Hanım ya.
Neredeyse evini açacaktı bize be.
(Meryem) Öyledir.
Yani ben de bir ara gidelim diye düşünmedim değil hani.
Nereye kadar Selma?
Ben başkalarına boyun eğmekten bıktım artık.
Sen bıkmadın mı?
Orası öyle.
(Silah sesi)
Selma ne oluyor?
Dur, dur, dur! Dur bir dakika, dur.
(Meryem) Ne oluyor, ne bu sesler?
Dur bir dakika, dur. Dur bakıyorum.
Polisler gidiyorlar, bir bakacaklar herhalde, dur.
(Siren sesi)
(Müzik - Gerilim)
Sen bir sakin ol. Tamam mı?
(Selma) Bir şey yok.
(Lamba patlama sesi)
(Selma) Aa, ne oluyor kızım?
Elektrikler niye gitti?
Bilmiyorum. Bir dakika dur ya, sakin ol.
Selma. Se-Selma bahçe-bahçede biri var. Oradan biri geçti.
(Meryem) Bahçeden biri geçti.
(Selma) Bir dakika durur musun ya, kimsenin geçtiği falan yok.
(Selma) Aa!
(Cam kırılma sesi) (Meryem çığlık sesi)
(Selma) Ne oluyor?
(Cam kırılma sesi) (Meryem çığlık sesi)
(Selma) Ne oluyor ya?
(Meryem) Selma.
-(Meryem) İyi misin? -(Selma) İyiyim.
(Selma) İyiyim, sen polisi ara, beni bırak.
(Telefon zili sesi)
(Cam kırılma sesi)
(Çığlık sesi)
Gel ulan buraya.
(Selma) Meryem'i bırak.
Gel buraya.
(Selma) Meryem'i bırak dedim.
(Selma) Meryem.
Ulan sabah bir olup kafamı yarmasaydınız...
Ama artık hesabım ikinizle.
Ya bırak!
Al ulan.
Çıkarın bu ikisini dışarı.
(Meryem) Bırak!
(Selma) Allah cezanı versin.
(Kapı zili sesi)
(Beliz) Hoş geldin.
Çalışmam lazım.
(Sessizlik)
Ne o?
Doğru hareket edersem hayatımın bundan sonrasını kolaylaştıracak dava.
İnanamıyorum Oktay, aldın mı?
Bak, hayatının hatasını yapıyorsun.
Hayatımın şansı bu benim.
Yurdal'ın çıkma ihtimali yok. Bak, hiç senin ligin değil bu dosyalar.
Eğer halledersem artık benim olacak.
Karşında müsteşar yardımcısı var.
İlk hatanda her şey senin üstüne yıkılır.
Ha Beliz, ben eve gidip çalışsaydım daha iyi olacaktı sanki ha.
Tamam.
Allah belanı versin, elin kırılsın inşallah, şerefsiz.
Ulan zaten elinden aldıktan sonra yıktıracaktım burayı.
Erken başlamış olduk ha.
Yardım edin, yardım edin.
Kim yardım edecek ulan, ha kim?
Ben on yıldır burada oturuyorum. On yıldır dayak yiyor bu benden.
Bir Allah'ın kulu çıkıp gelmiş mi ha kapıya?
Bana bulaşmazlar, bana bulaşmazlar.
Biraz sonra polisler gelecek göreceksin gününü hayvan.
O zor işte, arka mahallede olay çıkmış. Ne hikmetse artık.
Ne yaparsan yap alamayacaksın burayı tamam mı, alamayacaksın.
Senin o dediğin filmlerde olur anca.
Bak, gerçek hayatta nasıl oluyor göstereyim sana.
(Bağırma sesi)
(Selma) Bırak ulan, bırak.
Savaş.
(Vurma sesi)
Ahh!
(Savaş) Ulan.
(Meryem) Bırak, bırak, bırak.
(Selma) Bırakın. Bırakın ulan hayvanlar.
(Selma) Bırakın ulan adamı, bıraksanıza.
(Meryem) Bırak.
(Vurma sesi)
Savaş.
(Meryem) Savaş Savaş. Savaş tamam.
(Meryem) Savaş tamam, bırak. Savaş tamam.
(Selma) Meryem.
(Meryem) İyi misin?
İyi misin, omuzun nasıl?
İyiyim. İyiyim.
(Savaş nefes sesi)
Sen neden...
Ben...
Ne işin var burada?
Bir anda...
Gelmezler bir daha.
Polislere benden bahsetmeyin.
(Müzik - Hüzünlü)
(Müzik - Hüzünlü)
(Müzik)
(Müzik)
(Müzik devam ediyor)
Efendim Güçlü.
Tebrik etmek için aradım abilerin abisi. Yine doğru bildin.
Şu anda Tülin Sargun, Derin Berker galeriden içeri giriyor.
Günlerdir serumla ayakta duran kadın, sanat aşkı depreştiyse demek.
Kal orada, geliyorum.
Tamam abi.
Bunlarda sonuncu, bitti şükür.
(Selma) Bitti de zaten sabah oldu artık baksana. İşe gitmemiz lazım.
İyi hadi ben şunları atayım sonra toparlanıp çıkarız.
Sen bir baksana bana.
Bana baksana sen, ben sana bir şey soracağım. Gel gel iki dakika, gel.
Bu Savaş Sargun...
...senin kanlın değil miydi?
Sizin bu evi, fırını falan o yakmadı mı? Ne iş şimdi bu durum?
Bilmiyorum ki.
Artık anlamıyorum da.
Ee, ne geçti sizin aranızda?
Tutturdu sen yapmadın diyor.
Canım seni azıcık tanıyan biri onu anlar zaten de.
Ne bileyim pişman oldu falan herhalde, anlamadım ki.
(Telefon zili sesi)
-Efendim Elif. -Canım, bir şey söyleyeceğim ama bak...
-...moral bozmak yok. -Babamla mı ilgili?
Yok. Yok, yok sizin fırınla ilgili. Fırında inşaat var.
-Satılmış mı? -Yok.
Savaş Sargunlardaymış hâlâ.
(Elif ses) Ama bir şey yapacaklar herhalde buraya.
(Elif ses) Alo! Alo. Meryem? Orada mısın?
(Elif ses) Alo.
Ne oldu Meryem?
İyi misin?
(Müzik)
Vay vay vay. Beş yıldızlı otel mübarek. Vay vay vay.
Ah ah! Arif Paşa...
Ha.
Vay Arif Bey...
...benim belim bükülsün kaknem Şerife'ye bakmak için.
Arif Paşa'nın hizmetinde hemşireler.
Aman da aman Arif Bey, niye söylemiyorsunuz...
...buraya geldiğinizi. Yani şey... Meryem de söylememiş.
-Siz yakını mısınız Arif Bey'in? -Yakın ne demek...
...yakından da öte ahbabız. Bak nasıl heyecanlandı beni görünce.
Gözünüz aydın o halde. Arif Bey gayet iyi.
İyi olur inşallah.
Ben dün şeyden aldım haberi, buraya geldiğini.
Yani doğrusu çok şaşırdım. Böyle bir yer beklemiyordum.
Oradan buraya.
Bir şey sorabilir miyim? Arif Bey buraya nasıl geldi? Yani parasını kim ödedi?
Biz bu özel konularda bilgi veremiyoruz maalesef.
Ama yakınları gelince kendilerine sorarsınız.
Kızım bak bizim Arif Bey'le aramızda başka bir münasebet var.
Ben yıllar önce eşimi kaybettim. Onun eşi de göçtü.
Bizi birbirimize çok yakıştırıyorlar.
Yani bu durum olmasaydı biz çoktan evimize çekilip oturmuştuk.
-Yani o yüzden soruyorum. -Arif Bey'in yanında konuşmasak bunları.
-Daha iyi olur. -Çok haklısın.
Meryem'in adresini madresini bilsem o... Ona sorardım. Ama bilmiyorum.
Sen acaba ayarlayabilir misin?
Tabii yani danışmanda telefon numarası falan olması lazım.
İsterseniz ben size yardımcı olabilirim.
Yaşa be kızım. Düğünümüze davetlisin, unutma.
Çok teşekkür ederim. Buyurun.
(Ayak sesleri)
(Telefon zili sesi)
(Telefon zili sesi)
Meryem?
-Merhaba Beliz. Müsait miydin? -Tabii tabii söyle.
Bizim fırını Savaş Sargun yıktırıyormuş da...
...bakabildiysen dedim hani...
...yapabileceğimiz bir şey var mı geç olmadan.
Ben sana haber veremedim.
Yani son böyle bir çıkış yolu arıyordum da...
...bütün satışlar her şeyi usulüne göre yapmışlar.
Ya peki haciz? Yetmemiş mi fırındakiler?
Hacze gittiklerinde dükkânda hiçbir şey yokmuş ki.
Nasıl olur?
Kayıtlar benim önümde şu an ve...
...yani ne tezgâh, ne buzdolabı büyük hiçbir eşya yokmuş.
Savaş Sargun, o şekilde mi alabilmiş fırını?
-Evet yani, buradan anladığımız o. -Peki, sağ ol.
(Müzik)
Alo Elif nasılsın?
Benim sana bir şey sormam lazım.
Bu bizim dükkândaki tezgâhı, buzdolabını falan banka mı haczetti.
(Müzik - Gerilim)
Emin misin?
Anladım. Sağ ol.
-Ne oldu ya? Var mıymış bir çaresi? -Çaresi yok.
-Ama kimin yaptığını öğrendim. -Nasıl? Ee, banka değil mi?
Değil. Bir yakınımız.
(Müzik - Gerilim)
(Kapı kapanma sesi)
Abi? Ne oldu?
Yok bir şey. Nasıl yok bir şey abi? Var bir şey.
-Sen bensiz kavga mı ettin? -Allah Allah Güçlü!
-Düştüm sensiz. Oldu mu, izin var mı? -Nasıl düştün abi, nereye düştün?
Bak bu hiç düşmeye benzemiyor yalnız.
Ha çıktılar.
Gerçekten tablo mu almaya gelmiş?
(Güçlü) Yazık Yurdal Bey gidince baltayı sıyırdı herhalde hepten.
O öyle tablo değil.
(Savaş) Gidecekleri yere gitsinler, anlarsın.
(Müzik)
(Kapı vurma sesi) Gel.
(Kapı kapanma sesi)
-Doyamadın. -Nerede.
Çalışmam lazım.
Sen savcılıkta çalışamadığına göre, hâlâ Yurdal Sargun'u kurtarmanın peşindesin.
Ben geleceğimi kurtarmaya çalışıyorum. Bu seni de ilgilendiriyor.
Ya bırak Yurdal girsin içeri. Hatta kendi elinle falan kelepçele.
-Ya hem başsavcıyla aran düzelir. -Gel bakayım.
Bu danışmanlık ücretin.
Sen doğru tarafta olduğuna emin ol da.
Doğru taraf diye bir şey yoktur, güçlü taraf vardır.
Bunu boşanmalardan çok iyi biliyorsun.
Biliyorum tabii.
Şu an güçlü taraf Turan.
Bu işin sonunda ben olacağım.
(Müzik)
Buyur abiciğim, yolun sonu. Ben hâlâ hiçbir şey anlamadım.
Ben anladım. Haldun Bey, eski dostu Yurdal Bey'e yardım ediyor.
İyi de ne yapıyorlar bu tablolarla falan?
Babam hesaplarına dokunmadan para çıkartacak ortaya.
Vay be. Tezgâha gel.
Ben babamı biraz tanıyorsam, paraya Tülin'i bulaştırmaz.
Birazdan savcı buraya gelir.
Parasını almaya.
Sen hemen Meryem'i ara, babası için. Gelsin buraya.
(Kapı açılma sesi)
Öyle öküz gibi çağırma. Babasına bir şey oldu sanmasın kız.
Bir gelişme var de, korkutma.
(Kapı kapanma sesi)
(Müzik - Gerilim)
(Haldun) Ee, Yurdal nasıl?
Halden anlarız Tülin Hanım, hepimiz bir zamanlar, bir şeylerden kaçtık.
Yurdal da benim arkamı kollamıştı.
-Tabii siz o zaman henüz-- -Zor zamanlarda eski dostlardan başka...
...kimse kalmıyor insanın etrafında.
(Ayak sesi)
Ay yok, parayı ben almayacağım.
-Nasıl? -Başkası alacak.
-Kim? -Siz tanıyormuşsunuz.
(Tülin) Burada hasta yakını varmış.
Savcı. Savcı Oktay Şahin.
(Müzik - Gerilim)
(Mesaj zili sesi) (Tülin dış ses) Tamam.
(Müzik - Gerilim)
-Paran hazır. -Ee, getirin o zaman.
-(Derin ses) Sen gidip alacaksın. -Öyle konuşmamıştık.
Ha tedirgin olacak bir şey yok ortada. Her gün gittiğin yer zaten.
(Derin ses) Haldun Kozancı klinik.
-Ne? -(Derin ses) Haldun Bey seni bekliyor.
(Oktay) Nereden çıkardınız Haldun Bey'i tanıdığımı?
(Derin ses) Yurdal amca attığın her adımdan haberdar, aklında olsun.
(Beliz) Kim bu?
Derin Berker.
Oho, sen bayağı aileye girmişsin.
Hatta böyle elini vermişsin, kolunu da kaptırmışsın.
-Derin şu an avucumun içinde merak etme. -Bana pek öyle gelmedi de.
-Şu an bana Savaş'ı satmakla meşgul. -Âşık olduğu adamı?
O gece otel odasında...
...Savaş'ın orayı basacağını kim haber verdi sanıyorsun?
Elinde ne var onunla ilgili?
Niye?
Cazibem yetmiyor mu?
(Müzik)
Seher! Seher!
-Buyurun Beliz Hanım. -Bizim İT'cilere söyle...
...o bilgisayarda açılan son dosyanın bir kopyasını istiyorum.
Tabii efendim, hemen söylüyorum.
(Müzik - Gerilim)
-Selma, kızım al bak çikolatalar burada. -Sağ ol.
Ben utanarak söylüyorum ama benim yine izin almam lazım.
Babam için bir imza lazım olmuş da.
Ben zaten sizin yaşadıklarınıza çok üzülüyorum.
Sıkılma çocuğum. Sen sıkılma, çık git çık.
Utanma.
-Bundan sonrası bende, merak etme. -Sağ olun.
(Müzik)
-Hadi kolay gelsin. -Ha dur ben seni geçireyim.
(Karıştırma sesi)
(Müzik)
-Hadi yavrum güle güle. -Kolay gelsin.
(Müzik)
(Telefon zili sesi)
-Meryem çıktı biliyorum. -Aa, sen miydin?
Kötü bir şey yapmadın, korkutmadın inşallah kızı.
Allah Allah. Abim de aynı şeyi dedi. Kız iki günde popüler oldu ha.
(Güçlü ses) Herkesin ödü kopuyor ha, bir şey olacak diye.
Oğlum, abin nasıl?
İyi niye sordun?
Duramamış da gitmiş, kızları kurtarmış ya.
-Selma'nın eski kocasının elinden. -Sen nereden biliyorsun bakayım.
Ee, Selma anlattı. Ya abinin bir şeyi var mı çocuğum?
Yok yok. İyi, iyi maşallah.
-Hatta belli daha da iyi olacak. -Oh çok şükür, çok şükür.
-Buyurun. -Meryem'e bakmıştım da.
Meryem az önce çıktı. Ben yardım edeyim size.
Yok, ailevi bir şey.
Siz Meryem'in nesi oluyorsunuz?
Hiçbir şeyi olmuyorum.
Tülin halletmiş. Savcı da tamam, alacak parasını.
Oh be. Çok şükür.
Aferin size aferin. Oldu bu iş.
Sana göre öyle. Savaş artık benim yüzüme bile bakmayacak.
Arıyorum açmıyor. Mesajlarıma kısa kısa buz gibi cevaplar.
Burada iyice kısıldım kaldım, ne yapacağımı bilmiyorum.
Ya önce şu işlerimiz bir hallolsun. Ondan sonrası kolay.
Ne yapacaksın ki? Yani zorla olacak şeyler değil bunlar.
Ya gönül umduğu yere küsermiş. Onunki de o hesap.
Savaş sever seni, bakma.
Bilse her şeyi hâlâ sevmeye devam eder mi acaba?
Ama bir gün anlayacak her şeyi onun için yaptığını.
Onun iyiliği için yaptığını anlayacak, Derin.
Onun için yapmadım.
Beni sevmesi için yaptım.
Eğer bir gün beni sevmekten... Yani arkadaş olarak da sevmekten vazgeçerse...
...işte o zaman ne yaparım bilmiyorum.
(Müzik)
Meryem!
(Müzik)
-Siz burayı nereden buldunuz? -Her şeyden haberim var benim.
Gecelerdir eve gelmeyen oğlumun nerede kaldığından da.
-Anlamadım. -Sahipsiz mi sandın sen?
-Efendim. -Bal gibi anladın.
Bal gibi!
(Nurten) Oğlum gecelerdir eve gelmiyor.
(Nurten) Oo evi de tutturdun, baban da lüks içinde bakılıyor.
Siz benim babamdan bahsedebilecek en son insansınız.
Siz benim dükkânımda ne var ne yoksa hepsini alıp gitmişsiniz!
Hırsız gibi! O yüzden banka geldiğinde hiçbir şey bulamamış!
Hasta yatağındaki adam evini, dükkânını sizin yüzünüzden kaybetmiş.
Kim söyledi bunu?
-Aa tabii, tabii o Elif haspası değil mi? -Kimse kim! Konumuz bu değil!
Bir de karşıma geçmiş bana iftira atıyorsunuz.
Ne yapayım...
Sen hapisteydin, babanın masrafı çoktu. Ben de yardım için öyle...
Kime sordunuz? Kimden izin aldınız? Çok mu zordu haber vermek?
Oktay'ın haberi var mı bundan?
-Belli ki var. -Yok yok. Vallahi yok.
Burada olduğumu bilmiyor. Sakın, sakın söyleme.
-Yok mu gerçekten? -Vallahi billahi yok. Yemin ettim.
Ne olur söyleme. Olur mu? Çok kızar bana. Gerçekten çok kızar.
Bir daha...
...sakın benim karşıma çıkmayın.
(Müzik - Gerilim)
Vay vay vay... Dişleri uzamış haspamın.
(Müzik - Gerilim)
(Kapı vurma sesi) Bir dakika.
(Müzik - Gerilim)
Haldun Bey, Savaş Sargun geldi efendim.
-Tamam, al içeri. -Tabii.
(Müzik - Gerilim)
-Koleksiyonu genişletiyorsun doktor. -Ee, benim de merakım bu.
-Hoş geldin. -Hoş bulduk.
-Babam bu iyiliğini unutmayacak. -Her zaman.
Buranın açılışında babanın çok emeği var.
Tablonun parasını alacak kişiyi takip etmemi istedi.
Bilirim sağlamcıdır.
-Ne zaman burada olur? -Savcı Bey'le bir iletişimim yok.
Ama durumdan haberdarmış. Gün içinde buraya uğrayacağını söylediler bana.
(Savaş iç ses) Savcı yolda, gelince haber et.
Ee, bir şey sormak istiyorum. Oktay Şahin'i tanır mıydınız siz?
Yani söylemediniz ama şu geçende Arif Akça meselesinde hani--
Babamın bağlantısı.
Mecbur kalmasalar ortaya dökecekleri bir ilişki değil.
(Mesaj zili sesi)
(Güçlü dış ses) Meryem de yolda. Çarşı karışacak!
(Telefon zili sesi)
(Müzik)
(Mesaj zili sesi)
(Güçlü dış ses) Oktay geldi.
-Ben müsaadenizi isteyeyim. -Tabii ki.
Misafiriniz de gelmiş. Yalnız bildiğimi bilmesin lütfen.
Elbette.
-Yurdal'a selamlar. -İletirim.
Güle güle.
(Müzik - Gerilim)
(Müzik - Gerilim)
(Kapı vurma sesi)
(Haldun) Ha buyurun. Buyurun.
Hoş geldiniz.
-Geleceğimi haber vermişler miydi sizlere? -Evet, tabii ki.
-Ne içersiniz? -Sağ olun acelem var biraz.
Arif Bey'in durumu iyi. Hatta oldukça iyi.
(Haldun) Gittikçe iyileşiyor, azimli adammış.
Çantanız burada, buyurun.
(Müzik - Gerilim)
Görüşmek üzere.
(Müzik - Gerilim)
(Güçlü iç ses) Meryem geldi.
(Müzik - Gerilim)
Kolay gelsin. Babam için imza lazımmış, onun için çağırdılar ama...
Baban şu anda fizyoterapide. Şimdi biter ama çık bak istersen.
Tamam.
(Müzik - Gerilim)
Meryem, ne işin var iş saati burada?
Babam için çağırdılar. Sen?
Ben de bir boşluğum vardı babanı görmeye geldim ama odasında yokmuş.
Doktoruyla konuştum fakat. Durumu iyiye gidiyor diyor.
Çok şükür.
Ee, ben gideyim o zaman.
Sonra yine uğrarım. Siz de baba kız baş başa kalın.
Biraz konuşalım içeride.
(Müzik)
Fırındaki her şeyi annen mi satmış Oktay? Banka almıştır demiştin ama.
Ne diyorsun sen Meryem?
Niye benim annem satsın sizin eşyalarınızı?
-Haberin yok mu gerçekten? -Ne saçmalıyorsun!
Nereden çıkardın bunu?
Beliz araştırdı benim için. Oradan çıkardım.
Savaş Sargun, fırını yıktırıyormuş.
Belki kurtarabiliriz demiştim ama annen--
Sorarım anneme, eğer öyle bir şey varsa öderim.
Gerek yok. Buradan zaten borçluyum sana.
(Müzik)
Tamam, baban gelecek birazdan. Bizim bu gergin halimizi görmesin.
-Gideyim ben, tamam? -Nasıl istersen.
(Sessizlik)
(Kapı açılma sesi)
(Müzik - Aksiyon)
-Yollarımız ne çok kesişti bu ara. -Eğer yine kızın peşindeysen...
Yok, ben artık senin peşindeyim!
Meseleniz neyse çıkın dışarıda halledin. Babam gelecek birazdan.
Duyman gerek.
Belki koruduğunuz katilin kim olduğunu söyleme ikna olursun.
-(Oktay) Çık dışarı! -(Savaş) Burada konuşacağız.
-Meryem de duyacak. -Meryem hemen güvenliği ara.
(Müzik - Aksiyon)
Bilmek istiyorum, neymiş?
Hayırdır Savcım? Biraz gerginsin.
-Ne var o çantanın içinde? -Çık şuradan!
Ne var o çantanın içinde!
(Müzik - Aksiyon)
-Pişman ederim seni bu yaptığına! -Ne yapıyorsunuz?
(Oktay) Herkes için kötü olacak bunun sonu.
-Herkes dediğin, babam herhalde? -Ne demek istiyorsun sen?
Saçmalıyor!
Babamı kurtarmak için para aldığını söylüyorum.
-Şu anda o çantanın içinde. -Başını büyük bir belaya sokuyorsun.
-Oktay! -İlk değil...
...dava zamanı seni içeride tutmak içeride para almıştı.
Yalan söylüyor!
(Müzik - Aksiyon)
(Müzik - Aksiyon)
(Müzik devam ediyor)
(Müzik devam ediyor)
-Meryem. -Git buradan!
-Meryem, bana-- -Topla şunları git buradan!
Babam bizi daha fazla yan yana görsün istemiyorum.
-Meryem, bir beni dinler misin-- -Oktay! Git buradan!
Sırrını saklayacağım!
Onun için değil.
-Tuzak kurdular bana. -Hâlâ nasıl yalan söyleyebiliyorsun?
-Meryem lütfen böyle konuşma. -İnanmıyorum sana!
Eğer bir kere daha inanırsam, kendimi affetmeyeceğim! Defol git!
(Para koyma sesi)
Ama bak göreceksin!
Göreceksin o adamı, o para alıyorsun dediğin...
...herifi bulup kendi ellerimle içeri tıkacağım.
(Para koyma sesi)
(Kapı çarpma sesi)
(Müzik)
Oktay sen neye karıştın!
(Müzik)
Ne oldu abi senin yüzüne?
Kapı çarptı.
Meryem'i kurtarırken.
İşte bu yüzden söylemedim sana. Laf çıkarıyorsun.
Abi fırını yaptırıyorsun, kızı kurtarıyorsun...
...hayırdır, ne oluyor?
Ben o kıza çok ettim Güçlü. Çok çekti benden.
Başta Sevinç'in intikamı dedim.
Sonra o olmadığını anlayınca...
...taş gibi oturdu içime resmen.
Çeksene şuraya.
(Müzik - Duygusal)
(Müzik - Duygusal)
(Müzik devam ediyor)
(Kuş cıvıltısı sesleri)
(Müzik - Duygusal)
Meryem!
Meryem!
Gülümser Hanım, o kadınla tartıştığınızı söyledi.
Arıyorum açmıyorsun, merak ettim.
Böyle fırın mırın falan deyince, tahmin ettim peşinden geldim.
Yani iyi ki de gelmişim, şu haline bak. Ne oldu kızım ya?
Ha? Bana bak babana falan bir şey mi oldu doğruyu söyle.
(Meryem) Yok, iyi çok şükür.
Ben öyle bir kötü oldum işte.
Bütün çocukluğum toza dönmeden...
...son bir kez göreyim istedim.
İçerideyken ne hayallerimiz vardı, hatırlıyor musun?
Çıkınca ben size tahinli çörek yapacaktım. Babam da bize börek yapacaktı.
Biz çıktık ama...
Bak ne diyeceğim. Savaş Bey'le bir konuşsan, ha?
Yani adam daha dün canını senin için tehlikeye attı.
Ne bileyim, belki bir şey yapar.
Bilmiyorum ki. Hiçte anlamıyorum.
Bir yandan kurtarıyor...
...bir yandan cezalandırıyor.
Ama kimseyi dinleyecek biri değil o.
Hele beni asla.
(Müzik - Duygusal)
(Kuş cıvıltısı sesleri)
(Müzik - Duygusal)
Baban mı?
(Müzik - Duygusal)
(Usta) Yatak odasında bulmuş çocuklar.
Sizi çok seviyorlar bu mahallede.
Burayı yıkacağımızı anlayınca, hepsi ayaklandı.
Yıkılıyor yani gerçekten?
(Müzik - Duygusal)
Ben burada büyüdüm.
Çocukluğum burada geçti.
Annemle babamla o kadar günlerimiz oldu ki bizim burada.
(Meryem) Sonrasında da zaten...
(Usta) Üzülme hemen. Yıkılma falan yok. Savaş Bey burayı yeniden yaptırıyor.
-Nasıl yani? -(Usta) Onarıyoruz.
Eskisi gibi, hatta eskisinden daha da güzel olacak.
(Usta) Ah, Savaş Bey hoş geldiniz. Bakalım mı hemen?
(Müzik - Duygusal)
(Telefon zili sesi)
-Efendim. -(Oktay ses) Galeride misin?
Evet çıkıyorum şimdi ne oldu?
Ben gelmeden çıkma, Yurdal Bey'i görmem lazım.
(Sokak ortam sesi)
Ben son kez görmek istemiştim de.
Aa, pardon ya. Dün çok karışıklık oldu böyle ben bir türlü...
...bir şey soracağım soracağım, bir fırsatını bulup da soramadım size.
Biz içerideyken ben Meryem'le ilgili biriyle görüşüyordum.
Sargunların bir adamıyla...
Rıza Bey diye biriydi. Siz tanıyor musunuz onu hiç?
(Güçlü) Rıza... Rıza, Yurdal Bey'in adamıdır.
-(Güçlü) Niye sordun? -Ya bana bir borcu vardı diyelim de...
-Tanıyorsunuz yani. -Tanırız. Tanırız da...
...pek sevdiğimiz biri değildir. Hayırdır?
Ha yok, öylesine şey yaptım ben. Önemli değil.
Bunların bir şey bildiği yok.
(Müzik - Gerilim)
Meryem bir dakika konuşabilir miyiz?
(Kuş cıvıltısı sesi) (Ayak sesleri)
Benim için hiçbir şey eskisi gibi olmaz.
Ama senin için olabilir.
Al bu fırını, babanla işletmeye devam et.
Konuşmam için mi yaptırıyorsun burayı?
Yaktığım gibi yaptırıyorum.
İşlerimi rüşvetle halleden biri olsam…
…savcıyla kanlı bıçaklı olmazdım herhâlde.
(İç çekme sesi)
(Müzik - Duygusal)
Sen mi çizmiştin bunu?
Küçükken.
Annemle hep güneş resmi çizerdik.
Al burayı geri.
Teşekkür ederim.
Kabul edemem.
Ama benim için çok önemli.
Artık benim olmasa bile…
…aynı kaldığını bilmek güzel.
Beni götürdüğün yer anneminmiş. Emniyetteyken duydum.
Anısı olan bir yeri yıktırmaz demiştim…
(Müzik - Duygusal)
Anılar…
Sonunda insanın elinde bir tek onlar kalıyor.
O koruduğun kişi var ya…
…anılarımı aldı benden.
Seninkileri de almasına izin verme.
(Müzik - Duygusal)
Hayırdır savcı bey?
Siz sözünüzü tuttunuz…
…şimdi de sıra bende.
Buldun mu bir çıkış yolu?
(Polis siren sesi)
Buldum.
Şerefsiz!
(Güçlü) Kimmiş?
(Gülümser) Bilmem ki. Gelip Meryem’i sordu…
…sonra da sokak ortasında kıza bağırdı çağırdı gitti.
(Güçlü) Kızın da kaderi.
(Gülümser) Ama Meryem de altta kalmadı.
(Güçlü) Meryem? Sabır taşı Meryem?
(Gülümser) Oğlum!
Tamam ya.
-Çatalla. -Tamam, aldım.
-Anne sen kimmiş bir sor bakalım. -Olur.
-Börek efso olmuş ha. -Öyle mi?
Hadi. Tabak?
Efendim, avukat bey?
Ne?
Ne zaman?
Hemen geliyorum.
(Güçlü) Ne oldu abi?
Babamı almışlar.
Daha her şey yeni başladı.
İki arada bir derede kaçtım sana.
Ne yeni başladı?
Sen kötü adamı yakaladın ya.
Ben doğruyu yapacağını biliyordum.
Fazla içeride kalmayacak.
Nasıl yani?
Benim o kötü adama ihtiyacım var.
Bu, adımı temizlemek içindi.
Saçmalıyorsun.
Yani adamı sen kendi ellerinle içeriye soktun…
…şimdi çıkartacak mısın?
E kolay kahraman olunmuyor.
Saçmalık.
Peki, müsteşar?
Ee…
Onun için bundan sonra her şey biraz daha zor olacak.
Çünkü çok soru soruyor.
Oktay sen ne yapmaya çalıştığını bir anlatsana bana ya.
Onu da bekle ve gör.
Ama o adama iyi bak.
Çünkü çok soru soranların başına neler geleceğini anla. Tamam mı?
Ben kaçtım.
(Müzik - Gerilim)
(Kapı kapanma sesi)
(Polis siren sesi)
Furkan Bey neyle suçlanıyor?
Arkadaşlar açalım burayı lütfen. Kalabalık yapmayalım burada.
-Polisten kaçtığı doğru mu? -Bilgi verecek misiniz?
-Bize bir açıklama yapar mısınız? -Açıklama yapacak mısınız?
(Gazeteci) Komiserim, bir açıklama yapar mısınız lütfen?
(Üst üste konuşmalar)
(Gazeteci) Komiserim, bir açıklama yapar mısınız lütfen?
(Üst üste konuşmalar)
Tülin Hanım!
Aktarılanlar doğru mu acaba Tülin Hanım?
Söylenenler doğru mu? Açıklama yapacak mısınız?
Tülin Hanım, söylenenleri doğruluyor musunuz?
Bir açıklama bekliyoruz Tülin Hanım. Açıklama yapacak mısınız?
Söylenenler doğru mu acaba?
Pardon. Pardon. Bir müsaade edin arkadaşlar.
Arkadaşlar müsaade edin. Arkadaşlar lütfen.
(Gazeteci) Söylenenler doğru mu? Açıklama yapacak mısınız?
(Deklanşör sesleri)
Savaş…
(Güçlü) Arkadaşlar. Gerekli açıklama yapılacak. Tamam.
(Güçlü) Gerekli açıklama yapılacak.
Tamam. Lütfen.
(Güçlü) Arkadaşlar. Gerekli açıklama yapılacak. Tamam.
(Üst üste konuşmalar)
(Güçlü) Müsaade edin lütfen. Rica ediyorum.
(Gazeteci) Savaş Bey?
Merak etmeyin. Bir şey olmayacak.
Ben birazdan geliyorum.
(Müzik - Gerilim)
Nerede o savcı şerefsizi?
Şşş! Ağır ol. Emniyet burası.
(Güçlü) Yurdal Bey nerede?
Sorguya alacaklar.
(Müzik - Gerilim)
Sana kimse için iyi olmaz demiştim.
Kendini de kattın inşallah.
(Müzik - Gerilim)
Çanta ne âlemde?
Güvende, savcım. Merak etmeyin.
İyi. Güzel. Şimdi sana bir adres vereceğim.
Çantayı götürüp oraya bırakacaksın. Tamam mı?
Yalnız, arka taraftan gir. Ön kapıda korumalar var.
Kimin mekânı burası?
Gidince anlarsın kimin olduğunu.
Dur. Çıkmadan bir şey daha var.
Şimdi bu Yurdal Sargun var ya, cebinden bir flaş disk çıkacak.
Sen onu delil diye kaydettir, bilişimden bir arkadaş falan bul.
Sabaha kadar uğraşsın…
…hangi bilgisayardan kopyalandığını çıkarsın bize, tamam mı?
Sanırım siz biliyorsunuz nereden kopyalandığını.
Çantayı bırakacağın odadaki bilgisayardan.
Almamı ister misiniz?
Hayır. Onu yarın akşam baskın yapacak polis arkadaşlar alacak.
Boşa savcı olunmuyor demek ki.
(Telefon sesi)
(Mesaj zili sesi)
(Oktay dış ses) Son dakika haberlerine bak.
(Oktay dış ses) Söylemiştim. Sana neler çektirdi.
(Oktay dış ses) O benim en büyük düşmanım.
(Mesaj zili sesi)
(Ertan dış ses) Savcım, paket yerine ulaştı.
(Kapı tıklama sesi)
Gel.
Sayın Savcım, ben Bilişimden Memur Cenk.
Ertan Komiser’in bıraktığı bellekle ilgili…
-Hah. Çıktı mı? -Çıktı, efendim.
(Cenk) Flaş diskin kimin bilgisayarından kopyalandığını öğrendik.
Biri hazırlanan iddianameyi Yurdal Sargun’a sızdırmış.
-Kimmiş? -O ismi ben zikretmiş olmayayım efendim.
Anlaşıldı. Çıkabilirsin.
(Müzik - Gerilim)
Oh…
(Kuş cıvıltısı sesleri)
-Bekleme. -Ha?
Babamı diyorum, bekleme.
Git uyu. Biraz dinlen. Böyle olmaz.
(İç çekme sesi)
Daha bu yol çok uzun.
Ah Savaş ah.
Yıllarca babanla didişip durdun.
Vicdan yaptırma bana ne olur.
Sen haklıydın.
Kaç kere yapma dedin. Hırsına yenilme dedin, dinlemedi.
Şimdi her şey döküldü ortaya.
İkimiz de biliyoruz, suçlandığı her şeyi yaptı Yurdal.
Sen ona hep doğruları söyledin. O da biliyordu bunu.
Ama haklısın diyemiyor.
Demez.
Özür de dileyemiyor.
Öyle.
Savaş, onu affet.
Ve ne olur yalvarırım onu bana geri getir.
Ne olur. Lütfen.
(Ağlama sesi)
(Müzik - Hüzünlü)
(Burun çekme sesi)
(Ağlama sesi)
(Müzik - Dram)
(Telefon sesi)
Sen nasıl aşağılık bir insansın. Hâlâ nasıl beni arayabiliyorsun?
Şu anda sana yardım edebilecek tek insan benim.
Babası benim galerimde yakalandı.
Savaş telefonlarımı açmıyor. Babam suçsuz yere tehlikede.
Amcam hapse girecek, bu mu senin yardımın?
Her şeyi düzeltmek senin elinde.
Yarım saat sonra benimle buluşacaksın.
(Oktay ses) Mekânı sana mesaj atacağım.
(Müzik - Gerilim)
Ne istiyorsun?
Daha farkında değiller ama Yurdal da oğlu da…
…bana teşekkür edecekler onu tutukladığım için.
Savaş’ın gözüne sakın görünme.
Sen onu kafana takma. Dediğimi yap yeter.
Hâlâ nasıl istediğini yapabileceğimi düşünüyorsun?
Çünkü benden başka hiçbir savcı size bu konuda yardımcı olmaz.
Kimse o kadar cesur değil.
Ne istiyorsun?
Babanla konuşturacaksın beni.
Babam seninle muhatap olup konuşmaz.
Ona bir ihbarım olacak.
Turan Ersoy’un Yurdal Sargun’dan rüşvet aldığı ve…
…bilgi sızdırdığına dair delillerim olduğunu söyle görüşecektir.
Öğrensin bakalım müsteşar yardımcısının marifetlerini…
…kendisi başlatacak soruşturmayı.
Hallet.
(Müzik - Gerilim)
(Telefon sesi)
Abi haklıymışsın. Buluştular.
Yapayım mı bir suçüstü?
Şimdi değil. Şu işlerden sonra soracağım hesabını.
Böyle bir şey yapacağını biliyordum.
(Savaş ses) Oyun oynuyor. Herkesten daha fazlasını almaya çalışacak.
E sen okey misin buna?
Babamı çıkarana kadar evet.
(Güçlü ses) Çıkarabilecek mi? Avukat duruma olumsuz dedi.
Çıkaracak.
Ama yerine başka birini alacak.
Artık ihtiyacı olmayan birini.
(Yurdal dış ses) Müsteşar Yardımcısı Turan Ersoy’la…
…uzun yıllara dayanan bir çıkar ilişkimiz var.
Ama son dönemlerde benim işler büyümeye başlayınca…
…Turan Ersoy’un rüşvet talepleri artmıştır.
İstediğini alamayınca da…
…işte şu anda benim gözaltında bulunmama sebep olan…
…bu soruşturma dosyasını hazırlatmıştır.
E yani ben de bir çıkar yol bulamayınca…
…ee…
…geçen gece geç saatlerde oğlum Savaş…
…Savaş Sargun aracılığıyla benden talep ettiği parayı…
…Çatalca’daki yazlığına yolladım…
…karşılığında da benim için hazırlamış olduğu bu soruşturma dosyasının…
…bir kopyasını aldım.
Kumpas. Hah.
Bu kumpaslar son bulmayacağı için ben şu anda size bunları anlatıyorum.
İddianamedeki suçların hiçbirini kabul etmiyorum.
Etmemekle birlikte ben zaten burada size…
…Turan Ersoy’a rüşvet verdiğimi itiraf ediyorum.
(Müzik - Gerilim)
Efendim, Savaş Sargun da burada değil.
(Turan ses) Tamam. Savaş Sargun için bir ekip yollayın. Benim evime.
Anlamadım?
(Turan ses) Savaş Sargun şu anda benim yanımda.
(Turan ses) Benim evime bir ekip yollayın dedim.
Tamam, efendim.
Turgut.
Buyurun efendim.
Derhal Asayiş ve Bilişimin ekiplerine ulaş.
(Turgut) Emredersiniz. Tam olarak niçindi?
Turan Ersoy’un evine baskın yapılacak.
Ay anca çıkabildim Turan Bey. Bekle işte biraz.
Geldim. Tamam. Geldim. Kaçmıyor yemek. Aaa!
(Polis siren sesi)
-Hayırdır arkadaşlar? -Hayır, hayır.
Arama emri.
(Müzik - Gerilim)
Gitmeden birlikte bir yemek yiyelim dedik…
…Semra Sultan anca çıkabilmiş.
-Teşekkür ederim. -Ne demek. Ben teşekkür ederim.
Bizi kırmayıp geldiğin için.
Ayrıca bundan sonra ben varım.
O para meselelerini de kafaya takmayacaksın. Tamam mı?
Tekrar teşekkür ederim ama size daha fazla yük olmak istemem.
Önce Oktay’ın çektiği krediyi kapatacağım.
Sonra da her şey yavaş yavaş yoluna girer zaten.
Aslında ben de seninle bunu konuşacaktım.
Birtakım araştırmalar yaptım Meryem.
Babanın burada yatması için…
…aslında Oktay kredi falan çekmemiş.
Nasıl yani?
Şimdilik bir şey söylemek istemiyorum.
Ama hakkında çok şaibeli, şüpheli şeyler var.
Belki…
Belki Savaş Sargun iddialarında haklı bile olabilir.
(Müzik - Gerilim)
Bazen insanın gözü körleşebiliyor.
Benim hayatımda…
Yani Oktay’dan yakın olduğum başka kimse olmadı hiç.
Bazen yaşadıklarımdan dolayı sinirlerim mi bozuldu diyorum ama…
…içimdeki şüphe hiç gitmiyor.
Çok şey saklıyor, Meryem.
Babanın yoğun bakıma yattığını…
…sonra birtakım ameliyatlar geçirdiğini falan…
…günler sonra komşumuzdan duydum.
Ben…
…şeydeyken oldu o.
Evet. Neyse. Bunların hepsi geçti bitti artık.
İnsan hata yapabilir tabii.
Ama yaptığı hataları sürekli yapıyorsa…
…o zaman ona göre bakmak lazım.
Biliyorum. Olmayacak böyle.
Bence de.
Oktay’la yollarını tamamen ayırırsan senin için daha iyi olur kızım.
Ben sık sık geleceğim zaten.
Ama gelmesem de eğer canın herhangi bir şeye sıkılır…
…ya da bir şeye ihtiyaç duyarsan hemen beni ara olur mu?
Tamam.
Teşekkür ederim. İyi ki varsınız.
Ne demek teşekkür.
Bundan sonra ben senin arkandayım hiç merak etme.
(Müzik - Gerilim)
Turan’ı aramama müsaade etsinler bari Samet.
Kaçma riskine karşı şu aşamada yapamayız.
Lütfen anlayış gösterin.
Ne kaçması kızım? Ne diyorsun sen?
Arkadaşlar bakın ne buldum.
(Müzik - Gerilim)
(Islık sesi)
(Islık sesi)
Vay, vay, vay…
(Müzik - Gerilim)
Ne oluyor Turan amca?
Bilmiyorum kızım.
Halit.
(Müzik - Gerilim)
Hayırdır çocuklar?
Efendim hakkınızda gözaltı kararı olduğunu söylüyor arkadaşlar.
İnanamıyorum bunu yaptığına.
Ya Turan içeriye girecekti ya da ben.
Ama meydanı gençlere bırakmak lazım değil mi?
Şimdi de sıra Yurdal’ı çıkarmaya geldi.
-Bu ne? -Hediye.
Hâlâ hata yaptığını düşünüyorum ama…
…madem girdin bu işe…
…Yurdal’ı nasıl çıkaracağını biliyorum.
Sen bu dosyayı nereden buldun?
Çok fazla soru sorma Oktay.
Teşekkür edeceksin bana. Çözümünü buldum.
Yani Yurdal’ın avukat ordusu bulamadı, sen buldun?
Boşanma avukatı diye beğenmezler.
Keşke benim bakabildiğim yerden bakabilselermiş meseleye.
En sonunda ne yapacağın yazıyor.
Daha doğrusu Savaş Sargun’un ne yapacağı.
(Telefon sesi)
(Oktay ses) Efendim?
Turan amcayı gözaltına alıyorlar. Bir şey biliyor musun?
Doğruyu söyle!
Ne diyorsun sen? Tabii ki bilmiyorum.
Yukarıdan hallediyorlar o işleri.
Gidip sorsam emniyete, bilgi verirler mi peki?
(Oktay ses) Ya bana bak, şu küslüğü falan bırakalım artık.
Yani ben burada dururken senin ne işin var emniyette?
Kendim hallederim.
Hayır. Sen halledemezsin. Ben hallederim o işi.
Uğraşma şimdi.
(Müzik - Gerilim)
(Müzik - Gerilim)
Neymiş?
Deliller çok sağlam diyorlar.
Maalesef Turan amca bir süre içeride kalacak, Meryem.
Turan amca tutuklanacak bir şey yapmaz.
Tuzaktır, iftiradır, başka bir şeydir.
Meryem aslında benim sana bir şey söylemem lazım. Sonra suçlanıyorum.
Turan amcanın içeriye girmesinde benim de payım olabilir.
Ne?
Başsavcılıktan bir görev verdiler bana. Gizli bir görev.
Ama nereden bilebilirdim ki ucunun Turan amcaya dokunacağını?
Ne görevi? Ne diyorsun sen?
Hani bu hastanedeki para dolu bir çanta vardı ya…
Evet?
…o, dava içini bana zimmetlenmişti. Seri numaraları alınmış paralardı onlar.
Saçmalama Oktay.
Yani sana söyleyemezdim Meryem.
Parayı taşıtacak savcıdan başka kimseyi bulamamışlar mı?
Dava çok büyük.
Hem sana güvenmişler diye sevinecek yere…
…ne diye bana bu soruları soruyorsun anlamıyorum.
Madem öyle yanında niye gezdiriyordun?
Haldun Kozancı itirafçı bu davada. Paraları ona verecektim.
Babamın doktoru?
Yani Yurdal Sargun’un Turan amcaya rüşvet vermek için kullandığı aracıymış.
Rüşvet falan deme şuna Oktay.
Turan amca ölse öyle bir şey yapmaz.
(Müzik - Gerilim)
Sonra canım.
Evet, burada.
Muayenede şuan.
Kardiyoloji katındayız. Müsait. Ama yalnız gel.
Savaş hayatta ikna olmaz.
Sizi kurtarmamın tek yolu bu.
Başka bir şey?
Bana inanmıyorsanız avukatlarınızı düşünün.
En ufak bir ihtimal olsaydı bulup ortaya çıkarmazlar mıydı?
Bir de şu itiraftaki mesele var.
Savaş için Turan’a rüşveti o götürdü dedim.
Duyarsa kıyameti koparır.
Zaten hoşnut değil Turan’ın içeriye alınma meselesinden.
Merak etmeyin. Siz onu bu konuda ikna edin yeter.
(Kapı tıklama sesi)
Savcım, şimdi girmiş içeriye.
Babasısınız siz onun. Sizin için yapacaktır.
Seni görmesin. Biz baş başa konuşalım.
Söylediklerimi anlatın ona.
(Müzik - Gerilim)
(Müzik - Gerilim)
Nasılsın baba?
İyiyim, iyi. Evdekiler iyi mi?
İyiler.
Bir haber var. Senin de öğrenmen lazım.
Turan’ın tutuklanması bir sürü şeyi çözmüş ama…
…Derin’in ailesiyle yapılan para transferini açıklamaya yetmiyormuş.
Şimdi, kanuna göre nişanlılık, evlilik varsa…
…yani aile ilişkisi, avukatlar bunu meşru kılabilirlermiş.
(Müzik - Gerilim)
Milyon dolarlardan bahsediyoruz baba.
Alışverişin çoğu tablolar üzerinden.
Geriye kalan öyle önemli bir miktar değil ki.
Hem canım yani oğlumun nişanlısı benden borç para istemiş.
Şimdi vermesem olur mu ha? Olmaz.
Ayrıca koskoca Yurdal Sargun herhâlde oğluna bir ev alacaksa…
…en aşağı bir, iki milyon dolardan aşağı olmaz değil mi?
(Müzik - Gerilim)
Bu iş yıllardır sürüyor.
Nasıl geçmişe dönük göstereceksin?
On sekizinde yapılmış aile içi bir nişan üstünden.
Ama yalnız hemen ertesi gün bunu evliliğe dökmek gerekecek.
O savcı var değil mi bunun arkasında?
Gözünü aç, gör. Başka çözüm yok.
Onun dışında ben ömür boyu içeriden çıkamam.
(Müzik - Gerilim)
Ya sen hapse giriyorsun…
…ya da ben Derin’le evleniyorum. Öyle mi?
(Müzik - Gerilim)
(Müzik - Jenerik)
Bu dizinin betimlemesi Kanal D tarafından Sesli Betimleme Derneğine yaptırılmıştır.
www.sebeder.org
Sesli Betimleme Metin Yazarı: Aynur Kolivar Çelebi
Seslendiren: Çiğdem Banu Yeşilırmak
Alt Yazı: Ecenaz Batmaz - Fatih Kolivar - Nuray Ünal - Feride Tezcan
İşaret Dili Tercümesi: Müjde Kolçak
Son Kontroller: Ayşegül Derin - Dolunay Ünal - Samet Demirtaş
Teknik Yapım: Dağ Prodüksiyon ve Yeni Gökdelen Tercüme
(Müzik devam ediyor)
"Ruhumun kederinden"
"Gözlerim yaşla doldu"
"İnliyorum derinden"
"Bana bilmem ne oldu"
Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.