All language subtitles for zi29

af Afrikaans
ak Akan
sq Albanian
am Amharic
ar Arabic
hy Armenian
az Azerbaijani
eu Basque
be Belarusian
bem Bemba
bn Bengali
bh Bihari
bs Bosnian
br Breton
bg Bulgarian
km Cambodian
ca Catalan
ceb Cebuano
chr Cherokee
ny Chichewa
zh-CN Chinese (Simplified)
zh-TW Chinese (Traditional)
co Corsican
hr Croatian
cs Czech
da Danish
nl Dutch
en English
eo Esperanto
et Estonian
ee Ewe
fo Faroese
tl Filipino
fi Finnish
fr French
fy Frisian
gaa Ga
gl Galician
ka Georgian
de German
el Greek
gn Guarani
gu Gujarati
ht Haitian Creole
ha Hausa
haw Hawaiian
iw Hebrew
hi Hindi
hmn Hmong
hu Hungarian
is Icelandic
ig Igbo
id Indonesian
ia Interlingua
ga Irish
it Italian
ja Japanese
jw Javanese
kn Kannada
kk Kazakh
rw Kinyarwanda
rn Kirundi
kg Kongo
ko Korean
kri Krio (Sierra Leone)
ku Kurdish
ckb Kurdish (Soranî)
ky Kyrgyz
lo Laothian
la Latin
lv Latvian
ln Lingala
lt Lithuanian
loz Lozi
lg Luganda
ach Luo
lb Luxembourgish
mk Macedonian
mg Malagasy
ms Malay
ml Malayalam
mt Maltese
mi Maori
mr Marathi
mfe Mauritian Creole
mo Moldavian
mn Mongolian
my Myanmar (Burmese)
sr-ME Montenegrin
ne Nepali
pcm Nigerian Pidgin
nso Northern Sotho
no Norwegian
nn Norwegian (Nynorsk)
oc Occitan
or Oriya
om Oromo
ps Pashto
fa Persian
pl Polish
pt-BR Portuguese (Brazil)
pt Portuguese (Portugal)
pa Punjabi
qu Quechua
ro Romanian
rm Romansh
nyn Runyakitara
ru Russian
sm Samoan
gd Scots Gaelic
sr Serbian
sh Serbo-Croatian
st Sesotho
tn Setswana
crs Seychellois Creole
sn Shona
sd Sindhi
si Sinhalese
sk Slovak
sl Slovenian
so Somali
es Spanish
es-419 Spanish (Latin American)
su Sundanese
sw Swahili
sv Swedish
tg Tajik
ta Tamil
tt Tatar
te Telugu
th Thai
ti Tigrinya
to Tonga
lua Tshiluba
tum Tumbuka
tr Turkish
tk Turkmen
tw Twi
ug Uighur
uk Ukrainian
ur Urdu
uz Uzbek
vi Vietnamese
cy Welsh
wo Wolof
xh Xhosa
yi Yiddish
yo Yoruba
zu Zulu

Original subtitles

(Jenerik müziği)

Nedim Karaçay'ın sizi kasıtlı olarak öldürmeye teşebbüs etmediğini...

...söylüyorsunuz.

Şikâyetçi değilsiniz öyle mi?

(Gerilim müziği)

Şikâyetçi değilim.

Nedim Karaçay masumdur.

(Gerilim müziği)

(Hâkim) Karar.

Müşteki Şeniz Karaçay'ın...

...ifadesi göz önüne alınarak...

...şüpheli Nedim Karaçay'ın...

...adli kontrol şartıyla serbest bırakılmasına karar verilmiştir.

(Gerilim müziği)

Seni çakal.

(Gerilim müziği)

Şimdi sana yaptıkları suçsuz, cezasız mı kalacak?

Bizimle hiçbir şey olmamış gibi yaşamaya devam mı edecek?

-Neden ya? Bunu niye yaptın? -Damlacığım...

...babanız için yaptım.

Yeterince acı çekti. Daha fazla üzülsün istemiyorum.

Babamız için!

Babam için yaptın yani öyle mi?

Anne nedense ben buna hiç inanamadım.

(Gerilim müziği)

Geçmiş olsun Şeniz.

İyi misin?

Daha iyiyim.

Senden böyle bir şeyi hiç beklemiyordum.

Agâh, ben affetmeyi seçtim.

Nedim benim gözümde hâlâ çocuk sayılır.

Affettim.

(Damla) Ben affetmiyorum vallahi söyleyeyim de.

Bravo, gerçekten bravo! Gözlerim yaşardı.

Demek sen Nedim'i affettin.

Sen ne yüce gönüllü, ne hayırsever insanmışsın da biz...

...biz seni çok yanlış tanımışız.

Sen ne zırvalıyorsun yine?

Yemedim diyorum. Yemedim canım.

Senin annen bunların hepsini puan toplamak için yapıyor.

Hepsini eve geri dönebilmek için yapıyor.

Siz buna gerçekten inandınız mı?

Ne olacak şimdi? Elini kolunu sallaya sallaya köşke mi girecek?

Köşke dönmüyorum.

Ne demek dönmüyorum? Geliyorsun anne.

-Bu hâlde bir başına kalamazsın. -Kararım kesin. Köşke dönmüyorum.

Ben kendi başımın çaresine bakarım.

Böylesi hepimiz için daha doğru olacak.

Ne büyük dram. Birazdan ağlayacağım.

(Gerilim müziği)

Baba, annem en azından 'loft'ta kalsın.

Olur.

(Ceren) Görüyorsun değil mi şeytanı yine ne olaylar yaptı.

Resmen şaka gibi!

Yine şovunu yaptı, bütün puanları topladı.

Yok Nedim benim oğlum sayılır.

Yok Nedim'e lütfen bunları yapmayın.

Ağza bak, ağza!

İğrenç bir insan o! İğrenç!

Amcan da hemen yedi.

Bu yakında eve de geri döner.

Bizim başımıza dikilir yine zebella gibi.

Aman... Aman neyse ki sen iyisin Nedim.

Sen kurtuldun ya, benim için önemli olan o.

-Sağa çeker misin? -(Ceren) Aa, ne oldu?

(Nedim) Biraz kafa dinleyeceğim.

(Müzik)

Şeniz senin bir planın var...

...ama ben çözeceğim.

(Müzik...)

(...)

(Geçiş sesi)

Mahkemeye gideceksin...

...ve şikâyetini geri çekeceksin.

Sen ne saçmalıyorsun?

Dışarı çık.

Nedim'e kurduğun tuzağın farkındayım Şeniz Karaçay.

Ona yıllarca ne yaptıysan şimdi de aynı şeyi yapmak istediğinin farkındayım.

Bu tuzağı nasıl kurduysan...

...öyle bozacaksın.

-Yoksa? -Yoksa...

...Agâh Bey karısının, abisiyle neler yaşadığını öğrenir.

Nedim'in bana terapilerde anlattıklarını bir bir öğrenir.

(Oya) Anladın mı şimdi beni?

Ya şikâyetini geri çekersin...

...ya da Mümtaz'la olan yasak ilişkini herkes öğrenir.

Nedim'e kurduğun tuzağa kendin düşmek istemiyorsan...

...şikâyetini geri çek. (Geçiş sesi)

İstediğini yaptım değil mi?

-Neden buradasın? -İstediğim henüz olmadı.

Benim istediğim sen Nedim'i rahat bıraktığında olacak.

Sanırım senin geçmişini daha iyi araştırmam lazımdı.

Benim geçmişim seni hiç ilgilendirmez.

Ama eğer Nedim'le uğraşmayı kesmezsen...

...Nedim'in babasıyla yaşadığın yasak ilişkiyi herkes öğrenir.

Nedim'in bunu gördükten sonra anlatmasın diye uyutulduğunu da.

Sen de...

...oğlun da...

...Nedim'den uzak durun.

Ben uzak dursam bile oğlum durmaz ki.

Doğanın kanunu bu.

Onların savaşı hiçbir zaman bitmeyecek. Ayrıca bu ne profesyonellik.

Hasta-doktor ilişkilerini kendi çıkarların için kullanıyorsun.

Neden Oya?

-Neden? -Bu seni ilgilendirmez.

Nedim'den uzak dur.

Bir daha ona zarar verecek bir şey yaparsan...

...herkes her şeyi öğrenir.

Git buradan.

Peki.

Birbirimizi iyi anladığımızı düşünüyorum.

Ben de.

(Gerilim müziği...)

(...)

(Şeniz dış ses) Ben uzak dursam bile oğlum durmaz ki.

(Şeniz dış ses) Doğanın kanunu bu.

(Şeniz dış ses) Onların savaşı hiçbir zaman bitmeyecek.

Neler dönüyormuş görelim bakalım.

Kolay gelsin. Ben asansör kartını alabilir miyim?

(Erkek) Tabii Cenk Bey.

(Gerilim müziği...)

(...)

Nadir...

...senden bir şey isteyeceğim.

Birine DNA testi yaptırmamız lazım.

Cenk Karaçay'a.

(Gerilim müziği)

(Şeniz dış ses) Hayatının sonuna kadar babasının sevmediği...

...amcasının acıyarak baktığı...

...kuzeninin kurtulmak için camdan ittiği bir zavallı olarak kalacaksın.

Acıtıyor değil mi? (Geçiş sesi)

(Geçiş sesi)

(Geçiş sesi)

(Geçiş sesi)

(Geçiş sesi)

(Geçiş sesi)

Sen mi yaptın oğlum?

Yüzüme bak... (Geçiş sesi)

...ve bana doğruyu söyle. Sen mi yaptın aslanım?

Ben yapmadım!

Yapmadım!

Yapmadım.

(Duygusal müzik)

Dur hele, dur. Dur.

Hamza...

...uygun bir yerde bekleyin. -Tamam Agâh Bey.

(Sokak gürültüsü)

Bazen aldığın nefes bile öyle ağır gelir ki...

...veremeyecek sanırsın.

Sırtındaki yük öyle büyür ki...

...taşısan seni ezer.

Bıraksan...

...dağ, taş yerle bir olur.

Sevdiğini de nefret ettiğini de yıkıp geçer.

Ben artık bilmiyorum amca.

Sevdiklerim için susmak en iyisi mi bilmiyorum.

Ben o kadar zaman sırf senin için sustum.

Sırf sen üzülme diye.

Babam bildiğim amcamın dünyası başına yıkılmasın diye.

Ama bu hayatta gerçekten...

...beni gerçekten sevdiğine inandığım...

...güvendiğim tek insan...

...o dünyayı benim başıma yıktı.

Başına mı yıktım?

Ben, Şeniz'i o durumda bırakıp senin peşinden geldim.

Senin arkandan geldim.

Onun peşinden gitmedim.

Sordum.

Bana cevap vermek yerine sırtını döndün.

Sen bana yaptın mı diye sordun amca.

Evet. Sordum.

Şimdi sen bana yapmadım amca mı diyeceksin yani?

Yoo, asla demeyeceğim. Asla demeyeceğim!

Artık iş işten geçti.

Oğlum...

...böyle bir durumda, hele ki cinayete teşebbüsten yargılanırken...

...nasıl sessiz kalabilirsin Nedim?

Bütün deliller seni gösteriyor. Otele girişin ayrı, çıkışın apayrı.

Bıçakta parmak izlerin var.

Hâkim soruyor susuyorsun. Ben soruyorum, sırtını dönüyorsun.

Oğlum ben neye dayanarak Nedim yapmadı diyeceğim?

Bana söyler misin?

Aynı durumda ben olmuş olsaydım...

...sen benim karşıma geçip sen mi yaptın amca, demez miydin?

Dünya karşıma geçip amcan yaptı dese ben yapmadı derdim.

Çünkü ben seni biliyorum.

Ama artık ne düşündüğünün bir önemi yok amca.

İş işten geçti bir kere.

Tamam desen de artık sana inanıyorum desen de bundan böyle telafisi yok.

Savaş başladı bir kere.

Bundan böyle olacakların sorumlusu ben değilim.

Bil ki bu savaşı sen başlattın amca.

Savaş?

Seninle benim aramda savaş?

Ve bu savaşı ben başlattım öyle mi oğlum?

Aynen öyle.

Senin derdin ne?

Nedim neden bu kadar önemli?

(Kapı vuruldu)

(Kapı vuruldu)

Cenk gelsene.

(Sessizlik)

Beni merak ettiysen gayet iyiyim. Biraz ağrılarım var ama geçer.

Beni bırak da...

...sen çok iyi gözükmüyorsun. Hayırdır?

Beni boş ver. Sen...

...bayağı iyi gözüküyorsun. Mahkemede de çok güçlüydün.

Anne hırsın yaralarını iyileştirmiş anlaşılan. Keyfin yerinde.

Bugün 'loft'a döndün, yarın da köşke dönersin. Oh!

-Bitti gitti. -Bunlar ne demek şimdi?

Anne...

...beni salak yerine koymaktan vazgeç.

Neydi o mahkemedeki şov?

Yok Nedim elimde büyüdü. Yapmaz falan?

Cenk sana söyledim.

Hepinize söyledim değil mi?

Babanız için.

Yine oyun oynuyorsun.

Yine gözümün içine baka baka bana yalan söylüyorsun.

Cenk...

...ama artık kırıcı oluyorsun.

Evet Nedim'i affettim, çünkü hepimize...

...özellikle de babana zarar verecekti. Baban için bunu yapmak zorundaydım.

Anne yeter.

Sakın bana masum rolü yapma. Sakın.

Senin bir hesabın var, biliyorum.

Herif seni öldürmeye çalıştı.

Bıçaklandın, hastanelerde yattın anne.

Ama sen bunu bile kullanmaya çalışıyorsun.

Köşke dönmek için hâkimin karşısına geçip...

...olmadığın birisi gibi davranıyorsun anne.

O yüzden baban için yaptım deme.

Bunu kendin için yaptın, biliyorum.

Öyle olsa köşke dönmez miydim? Benim derdim ne?

Ben niye evlatlarımdan uzaktayım?

Anne daha fazla dinlemeyeceğim.

Senin bir hesabın var, biliyorum.

Ama artık oğlum yanımda diye düşünme.

Beni bu saçmalığın içine çekemeyeceksin, bitti.

Cenk.

(Kapı kapandı)

Demek Nedim'i bu yüzden zehirlemiş.

Çeki bu yüzden kullanmış.

Rezil kadın!

Rezil kadın!

Demek kendi rezilliğini örtmek için...

...bu iki çocuğun hayatını karartmış.

Rezil!

(Arama tonu)

Oya Hanım, ben sizinle konuşmak istiyorum.

Tamam. Tamam geliyorum.

Taksi!

Taksi!

(Gerilim müziği)

Teşekkürler.

(Gerilim müziği)

(Kadın ses) Buyurun Cenk Bey?

Nedim Karaçay'ın gittiği kliniğin adresi lazım bana.

(Kadın ses) Mesaj olarak yolluyorum Cenk Bey.

Sağ olun.

Bakalım neler çeviriyormuşsun anne?

Ben o Şeniz'i kuyruğundan tuttum, tüm yaptıklarını suratına vurdum.

Kolundan tutup, kapının önüne attım.

Sen ne yaptın?

Kapının önüne koyduğum kadının ayağına gittin. Neden?

Neden Nedim? Söyle neden?

Cevap? Yok. Buna da cevap yok.

Peki.

Üstüne üstlük aklı beş karış havada, yarım akıllı karına vekalet verip...

...şirkete musallat ettin.

Oğlum şimdi savaşı ben mi başlatmış oluyorum?

Nedim...

...oğlum bak dolduruşa geliyorsun.

Seni dolduruşa getirenlerin de kim olduğunu ben gayet iyi biliyorum.

-Dolduruşa geliyorum demek. -Evet.

Şeniz'i yaraladığıma inanıyorsun...

...ama kendi kararlarımı kendim verebildiğime inanmıyorsun.

Ben senin dolduruştan kastının ne olduğunu çok iyi biliyorum.

Ama ben sana işin aslını söyleyeyim amca.

Ceren'e şirkete gitmesini ben söyledim.

Bu kararı ben verdim.

İyi.

İyi o hâlde.

Sen bildiğin yoldan gitmeye devam et oğlum.

Aynen. Aynen öyle yapacağım, bitti.

İyi niyet bitti.

Bundan sonra ne senden bana amca olur ne benden sana yeğen.

Bundan böyle aynı yolda...

...yan yana değil...

...karşı karşıyayız.

(Gerilim müziği...)

(...)

Olmuyor Agâh. Olmuyor işte.

Neresinden tutsam elimde kalıyor.

(Agâh iç ses) Bu işi çözmen lazım Agâh. Çözmen lazım.

(Müzik)

Merhaba. Oya Hanım beni bekliyordu.

Cemre Hanım buyurun, siz oturun; ben geldiğinizi haber vereyim.

Kendisi içeride.

(Nadir ses) Oya her şeyi ayarladım. Hep kardeşlik hem babalık testinin...

...ikisini de aynı anda yapabiliyoruz.

(Nadir ses) Sadece bir an önce örneğe ihtiyacımız var.

Anladım Nadir.

Ben örneği en kısa zamanda sana yollayacağım.

Ama acil tamam mı? Acil olmasa seni aramazdım.

Tamam.

-Tamam, teşekkürler. -Oya Hanım, Cemre Hanım geldiler.

Tamam, içeri alabilirsin.

Buyurun Cemre Hanım.

-Merhaba. -(Oya) Hoş geldiniz.

Aradığınız çok iyi oldu, ben de sizinle konuşmak istiyordum.

Neden?

Cemre Hanım biliyorsunuz...

...Nedim'i ayağa kaldıran duygu acı ve öfkeydi.

(Oya) Sizin evliliğiniz onu ayağa kaldırdı.

Sizin evliliğinize duyduğu acı ve öfkeye sarıldı.

Bunun en yakın tanığı sizsiniz.

Ama bu durum artık ona zarar vermeye başladı Cemre Hanım.

Nedim artık bu acıyı taşıyabilecek durumda değil.

Ben size en başında onun için boşanmamanız lazım demiştim ama...

...artık doğru olanı yapmanın zamanı geldi.

Bakın, Nedim ve Cenk için hâlâ bir şans var.

Ama siz onların arasında olduğunuz sürece...

...bir araya gelmeleri mümkün değil.

Umarım...

...söylediklerimi sizi kırmadan söyleyebilmişimdir.

Tabii.

Tabii, söylediniz.

Ama ben buraya aslında bambaşka bir şey için geldim.

Nedim'in geçmişte şahit oldukları...

...ve görüp de bana anlatamadıkları için geldim.

Kolay gelsin. Doktor Hanım burada mı?

Randevunuz var mı?

Yok, randevum yok ama müsaitse kendisini görmek isterim.

Şu an içeride bir randevusu var. Sizi biraz bekleteyim.

-Kim diyelim? -Cenk Karaçay.

Aa! Cenk Bey tanıyamadım, kusura bakmayın.

Eşiniz Cemre Hanım içeride, ben haber vereyim.

Sizi bugün 'loft'ta konuşurken duydum.

O kadının, ikisinin de hayatını ne uğruna mahvettiğini öğrendim.

Oya Hanım, Cenk Karaçay geldiler.

Cenk?

Cemre.

Oya Hanım çok teşekkür ederim. Çok teşekkür ederim...

...çok yardımcı oldunuz, ben sizi muhakkak arayacağım.

-Hadi gidelim. -Bir dakika, bir dakika, bir dakika.

Ben bir yere gitmiyorum.

(Gerilim müziği)

(Sessizlik)

Canım merhaba, nasılsın?

Ben de iyiyim.

Hani geçenlerde senden bir doktorun geçmişini araştırmanı istemiştim.

Hah!

Sanırım gözden kaçırdığımız bir şeyler var.

Daha derin araştırılması lazım.

Teşekkür ederim, bu iyiliğini hiçbir zaman unutmayacağım.

Hoşça kal.

Yani öyle işte. Ben de buraya Doktor Hanım'ın yanına geldim.

Bu süreçte Nedim'e daha nasıl yardımcı olabiliriz...

...daha ne kadar az zarar alır diye...

...ama kadının da işi başından aşkın. Ben daha fazla tutmayayım dedim.

-Hadi o zaman biz gidelim. -Ben sizi bugün 'loft'ta gördüm.

Evet.

Yani Nedim'in doktoru olarak...

...annemle mi konuştunuz bilmiyorum ama...

...şikâyetini geri çekmesiyle bir alakası varsa onu bilmek isterim.

Cenk Bey, Nedim benim hastam...

...ve onunla ilgili her şey beni de ilgilendiriyor.

Mahkeme, Emniyet... Bunların hepsi benim görüşlerimi aldılar.

(Oya) Mahkemede bulunmam sizce de çok normal değil mi?

(Oya) Hem anneniz çok zor bir süreç atlattı.

Nedim'i affetti.

Bu yüzden benim ona bilgi vermem gerekir diye düşünüyorum.

Cenk Bey, bu sizi neden şaşırttı?

Anladım.

Ben düşünemedim, kusura bakmayın.

Anladık.

Anladık, biz çok iyi anladık. Hadi o zaman biz gidelim değil mi?

Aslında Cenk Bey...

...müsaitseniz sizinle bir seans yapabilir miyim?

Bence hiç zamanı değil.

Aileniz çok zor bir süreçten geçiyor.

Bence tam zamanı.

(Müzik)

Buyurun.

(Müzik)

Daha önce hiç terapi aldınız mı?

Belli olmuyor mu?

Yok, almadım.

Ben terapilere böyle başlarım.

Önce rahatlayın, sonra konuşalım.

(İç çekiyor)

(Gerilim müziği)

Oh, vallahi çok rahatladım!

Ee?

Nereden başlamak istersiniz?

Geçmiş mi? Gelecek mi?

Vallahi bende ikisi de yok.

-Siz nereden başlamak istersiniz? -Neden?

Olmasını istemediğinizden mi...

...yoksa ikisi de çaba gerektirdiğinden mi?

Yani ben çabalamıyorum öyle mi?

Size bunu düşündüren şey ne? Ben çok merak ettim.

İntihar.

Çözümsüz kaldığınız noktada intihara kalkışmanız.

Siz insanları böyle mi konuşturuyorsunuz?

Böyle sinir uçlarıyla oynayarak mı?

Ben onlara sadece ayna tutuyorum.

(Oya) Sana yaptığım gibi.

-O gün o odada gördüğüm-- -Benim aynaya falan ihtiyacım yok.

Tamam mı? Kalsın.

Sana da kolay gelsin.

Cenk?

(Gerilim müziği...)

(...)

Nadir örnek elimde.

Hemen yolluyorum.

Yarın elime ulaşsın. Çok acil.

Cenk!

Cenk bekler misin?

-(Cemre) Cenk bekler misin? -Ne var Cemre?

Ne oldu?

-Bir şey olmadı. -Ne demek bir şey olmadı?

O zaman bu hâlin ne?

Yok bana ayna tutuyormuş da yok ben çaba harcamıyormuşum da!

Cemre ben uğraşıyorum.

Ben gerçekten uğraşıyorum ama hiçbir şeye tutunamıyorum.

Neyi tutsam ellerimin arasından kayıp gidiyor işte.

Cenk ben varım.

Ben senin yanındayım.

Sen benim için benim yanımda değilsin.

Sen kendi kalbinden saklanmak için benim yanımdasın.

Cenk.

Yalan de.

Tamam...

...yalan değil...

...ama sadece o da değil.

Hatırlıyor musun...

...dikkat et hemşire, gözlerin karanlığa alışmasın demiştin.

(Cemre) Ben o karanlıktaki iki çocuğu gördüm.

Cenk ben o kaybolmuş, birbirini arayan iki çocuğu gördüm.

İşte bir tek sen görebiliyorsun.

Keşke biz de görebilsek.

O zaman belki her şey daha farklı olurdu.

Ama artık o iki çocuk kayboldu.

Cemre artık birbirleri için yoklar.

(Müzik...)

(...)

Kızım, bu Şeniz şeytanın arka bacağı.

Hi! Kimin aklına gelirdi bu yaptığı?

Ya. Değil mi babaanne?

Yalnız, Agâh babam nasıl döndü arkasını gördün mü?

Hoş sonra da nasıl gitti inandı ona benim aklım almıyor ama neyse.

Yok, belli bu adamın bu kızla zaafı var babaanne.

Bak nasıl yumuşadı hemen gördün mü? Hemen ‘loft’a soktu.

Ay, yakında buraya tekrar getirir başımızın tacı yapar.

Bak Ceren demedi deme babaanne. Allah korusun.

Kız sus. Ağzından yel alsın.

Ne oldu be?

Ah, Agâh babacığım!

(Ceren) Aç mısınız? Ben size hemen bir şeyler hazırlatayım.

(Burnundan soluyor)

Babaanne.

-Duydu mu sence bir şey? -Yok, yok. Ben gördüm.

(Gerilim müziği)

Cenk.

Cenk lütfen.

(Gerilim müziği)

Ooo! Cenk Bey nereden böyle?

Anneni tebrik etmeye mi gittin ha?

Ceren işine bak.

Ne güzel oynadı ama. Değil mi?

“Nedim benim oğlum sayılır.”

“Nedim bana bunu asla yapmaz.”

“Lütfen Nedim’i serbest bırakın Hâkim Bey.”

Senin canın mı sıkılıyor bugün?

Bari sen yememiş ol diyeceğim de…

…bozacının şahidi…

…şıracı.

Söyleyene bak.

Ben senin neler yaptığını çok iyi hatırlıyorum Ceren Hanım.

O yüzden o sesini kes!

(Nedim) O konuşmana dikkat et. Eşimle konuşuyorsun.

(Gerilim müziği)

Çok güzel bulmuşsunuz birbirinizi.

Takma Nedim sen bu hadsizi.

(Kapı tıklanıyor)

Damlacığım!

-Hoş geldin. -Hoş buldum.

İçeriye bırakabilirsin onları.

Kızım bunlar ne böyle?

Senin için birkaç bir şey aldım.

Bütün kıyafetlerinin her şeyinin yarısı otelde, yarısı köşkte kaldı.

Hem ne kadar yeni o kadar iyi değil mi?

Başka bir arzunuz var mı Damla Hanım?

Yok. Teşekkürler. Sağ ol.

Teşekkür ederim kızım. İyi düşünmüşsün.

Kendim için de birkaç bir şey aldım arada sende kalırım diye.

En azından iyileşene kadar. Hem özlüyorum. Ne yapayım.

Aa! Sen pek hoşlanmadın sanki bu durumdan.

İstemiyor musun yoksa beni?

Olur mu hiç öyle şey Damlacığım, sen…

…bakma bana. Kafam dolu.

Babanın o hâli gözümün önünden gitmiyor.

Nasıl yıkılmış, nasıl perişandı.

O çok bayıldığı yeğeni Nedim’in gerçek yüzünü gördü çünkü.

Ben de onu diyorum işte. Darmadağın oldu adam.

Öf!

Yaşadığı hayal kırıklığını düşünemiyorum bile.

Size belli etmeyecektir ama ben kocamı tanıyorum…

…içinde ne fırtınalar kopuyor biliyorum.

Damlacığım, babanı yalnız bırakma tamam mı?

Onun yanında ol. Elinden geldiğince destek ol ona.

Bari siz yanında olun ki aklım kalmasın.

Peki, sen?

Sen daha ne kadar burada kalacaksın?

Sen beni düşünme. Ben iyiyim.

Şu anda önemli olan babanın yanında olmanız, ona destek olmanız.

Hem orada olursan beni durumlardan haberdar edersin…

…aklım orada kalmaz. Tamam mı?

Peki, sen nasıl istersen.

Güzel kızım.

Neler aldın göster bakalım.

Neler neler. Aklını kaybedeceksin.

Gelebilir miyim?

Baba, ben…

…eskiden bu odanın kapısının önünden geçerken bile korkardım…

…içeriye girmeye çekinirdim.

Senden bir şey sakladığımı anlayacaksın gibi gelirdi.

Bir sözümden, bir bakışımdan.

(İç çekiyor)

İşte bu yüzden ben hep senden kaçtım baba…

…uzaklaştım…

…hırçınlaştım.

Üzdüm seni biliyorum, defalarca.

Eğer gerçeği öğrenirsen…

…bana bir daha oğlum demezsin diye…

…babamı tamamen kaybetmeyeyim diye…

(İç çekiyor)

Ama artık sır yok.

Sen ne biliyorsan ben de o kadarını biliyorum baba.

Ben çok yoruldum baba.

Kaçmaktan, savrulmaktan…

…yoruldum.

Bir vicdanımın, bir öfkemin sesini dinlemekten yoruldum.

Artık bana doğru yolu gösterecek…

…ben yolumu şaşırsam da bana rehberlik edecek…

…bir babaya ihtiyacım var.

(Duygusal müzik)

Ben artık sana yakışır bir oğul olmaya hazırım baba.

Hazırım.

Yani tabii eğer sen de istersen…

…ben artık seninle yan yana yürümek istiyorum.

Gerçek bir baba oğul gibi.

(Duygusal müzik)

Kalk bakayım ayağa.

Kalk, kalk.

(Duygusal müzik)

Gel buraya.

Gel ulan buraya!

(Duygusal müzik)

(Dram müziği...)

(...)

(...)

(Dram müziği...)

(...)

(Duygusal müzik)

(Yaklaşan adımlar)

-Günaydın Agâh Bey. -Günaydın kızım. Gel otur.

Benim biraz işim var da erkenden çıkıp halletmem lazım.

Anladım.

Sen…

…iyi misin kızım?

İyiyim. İyiyim Agâh Bey.

Afiyet olsun.

(Oya dış ses) Nedim’le uğraşmayı kesmezsen…

…Nedim’in babasıyla yaşadığın yasak ilişkiyi herkes öğrenir.

(Oya dış ses) Nedim’in bunu gördükten sonra anlatmasın diye uyutulduğunu da.

(Boğazını temizledi)

(Gerilim müziği)

Günaydın.

Erkencisin bugün.

Artık kaybedecek zamanımız yok.

Ne?

Uzun zamandır yapmam gerekeni yapıyorum.

Ben bir şey anlamadım.

Hazırlan. Şirkette toplantımız var.

(Yaklaşan adımlar)

(Nurten) Kahvaltı etmeyecek misiniz paşam?

Yolda atıştırırız bir şeyler. Şirkete gidiyoruz.

Peki.

Afiyet olsun amca.

(Gerilim müziği)

Afiyet olsun baba. Eline sağlık Nurten.

(Nurten) Size de fincan getireyim.

-Teşekkürler. -Afiyet olsun.

-Merhaba Zeynep Hanım. -Merhaba. Buyurun.

Oya Hanım’ın haberi var. Cenk Karaçay için istediğiniz test dersiniz.

Masasına bırakmamızı istedi.

(Zeynep) Tamamdır. Ben iletirim kendisine. Teşekkürler.

-Lütfen çok dikkat edin. -Tamamdır.

(Gerilim müziği)

Pardon. Ee…

Dün ben içeride odada bilekliğimi düşürmüş olabilirim de…

…bir bakabilir miyiz acaba? -Tabii. Bakalım öyleyse.

Nerede düşürdüğünüzü hatırlıyor musunuz?

Yani bilmiyorum ki. Dün burada oturmuştum.

Şöyle şuraları falan dolandım ama…

…bir bakın isterseniz.

(Gerilim müziği)

Burada düşürdüğünüze emin misiniz?

Yani bilmiyorum ki.

Yani bu aralar benim kafam biraz dağınık da.

(Telefon çalıyor)

Telefon.

Ah, annem.

Benim acil çıkmam lazım.

Siz Oya Hanım’a söyleyin, ben en kısa sürede geleceğim.

(Zeynep) Tamam, peki.

(Gerilim müziği)

(Arama tonu)

(İç çekiyor)

(Gerilim müziği...)

(...)

DNA testi mi?

Agâh Karaçay, Cenk Karaçay…

(Cemre dış ses) Testin sonucunda Cenk Karaçay yüzde 80 oranında…

…Agâh Karaçay’ın DNA’sıyla uyumlu değildir.

Ne?

(Cemre dış ses) Nedim Karaçay ve Cenk Karaçay’ın kardeşlik testi sonucu…

…DNA’ları yüzde 99 oranında uyumludur.

(Gerilim müziği)

(Derin derin nefes alıp veriyor)

(Gerilim müziği)

-Merhaba Zeynep. -Merhaba Oya Hanım.

Nadir zarfı bıraktı mı?

Evet, evet. Masanıza bıraktım zarfı.

Tamam.

(Gerilim müziği)

Zeynep.

-Oya Hanım. -Hani? Yok burada.

-Buraya bırakmıştım. -Emin misin?

Evet, evet buraya bırakmıştım ama...

-Odaya başka biri girdi mi? -Yok.

Sadece Cemre Hanım dün bilekliğini burada düşürmüş…

…birlikte onu aradık.

Zeynep çık dışarıya.

(Gerilim müziği)

(Arama tonu)

(Telefon çalıyor)

(Meşgul tonu)

(Gerilim müziği)

(Derin derin nefes alıp veriyor)

(Kuşlar ötüyor)

Açmıyorsun telefonunu da!

(Gülüyor)

Cenk!

(Gerilim müziği)

Biraz işim vardı da.

İyi, tamam ama haber ver en azından. Merak ettim seni.

Hadi içeriye gel. Üşüme burada.

Benim bir işim daha var da.

Cemre.

İyi misin sen?

Evet.

Yani anlatabilirsin bana.

Tamam, kendi hayat problemlerimi çözme konusunda pek iyi değilim ama…

…dinlerim. Yani yaslanabileceğin bir omuz var, öyle düşün.

Ne zaman istersen.

Ben iyi değilim de biraz.

Hava almaya ihtiyacım var. Görüşürüz.

(Dram müziği...)

(...)

(Cemre iç ses) Allah’ım ne yapacağım ben?

(Cemre iç ses) Onlar kardeş…

(Cemre iç ses) Nedim ve Cenk kardeş…

(Cemre iç ses) Birbirini kaybetmiş, ellerini bırakmış iki çocuğa…

…siz kardeşsiniz nasıl denir?

(Dram müziği)

(Cemre iç ses) Onların kanı canı birken…

…savaşmalarına nasıl göz yumabilirim?

(Cemre iç ses) Ellerini birleştirmeden bu yükü taşıyamam.

(Dram müziği)

(Cemre iç ses) Gözümün önünde…

…iki kardeşten iki düşman yaratan karanlığı izleyemem.

(Cemre iç ses) Buna izin veremem. Üzerine düşeni yapacaksın Cemre.

(Cemre iç ses) Bu uğurda ne bedel ödemen gerekirse ödeyeceksin.

(Dram müziği)

(Kapı açıldı)

Ay!

Gel bakalım Nurten.

Hoş geldiniz.

Bana da bir yorgunluk çayı yap.

Melisa mı, ıhlamur mu ona da sen karar ver.

Nedim Bey sofra hazır.

Siz arayıp akşamki yemek önemli deyince ben elimden geleni yaptım ama…

…eksik bir şey varsa--

Ellerine sağlık. Her şey çok güzel görünüyor Nurten.

Sadece bir tabak daha eklemeni isteyeceğim.

Misafir dememiştiniz.

Şimdi söyledi işte. Ne fark eder Nurten?

(Nedim) Ceren.

Tabii. Nasıl isterseniz.

Bunda da bir tripler falan. Ne zaman geçecek bunun ergenliği?

(Gerilim müziği)

-Baba? -Gel kızım, gel.

Gel.

-Nasılsın? -Ne bileyim.

Annem de hiç iyi değil. Aklı hep burada.

Yani daha doğrusu sende.

Babanı çok üzgün gördüm, aklımdan çıkmıyor deyip durdu.

Çok üzülüyor senin için.

O affetti baba, sen etmeyecek misin?

Damla, kızım istersen bunları sonra konuşalım ha?

Yeterince zor bir gündü zaten.

Tamam.

-Yemeğe inecek misin? -Hayır.

Aç değilim. Siz yiyin kızım hadi.

Nedimler geldi. Yemeğe misafirleri varmış.

Benim niye haberim yok?

Baba, Nedim artık kafasına buyruk takılıyor.

Yani niye söylesin ki bize bunu? Kim bilir neyin peşinde.

Gel benimle.

Hoş geldin oğlum.

(Gerilim müziği)

Gel hadi, gel. Gel otur.

Gel otur. Burası senin.

Derdin bu değil miydi, başa geçmek?

Gel otur. Çekinme.

Amca yapma.

Ne yapma? Yaptığım bir şey yok.

Bak gördüğün gibi kaleyi sana savaşmadan teslim ediyorum. Geç.

Hadi bakalım başa geç.

Otur buradan her şeyi idare et. Bütün sorumluluk sana ait.

Artık yönetim sende.

Sen idare edeceksin, biz de seni izleyeceğiz. Gel çekinme otur.

Otur, otur.

(Yaklaşan adımlar)

Nedim Bey, misafiriniz geldi. Buyurun.

İyi akşamlar.

-Hoş geldiniz. -(Erkek) Hoş bulduk. Sağ olun.

Hoş geldiniz Yusuf Bey.

Hoş bulduk. Sağ olun.

-Buyurun lütfen. -Şöyle geçeyim ben.

Yok, yok. Siz misafirsiniz. Buyurun.

(Yusuf) Teşekkürler.

(Gerilim müziği)

Amca sen de oturur musun lütfen?

İş için bir araya geldik bu akşam.

İş?

Hadi bakalım.

(Gerilim müziği)

Nurten Hanım.

Servisler başlasın lütfen.

Getir, getir. Öldüm acımdan.

Ver. Mmm! Mis gibi de kokuyor.

Damat, Nurten’i aramış akşama güzel yemekler yap demiş.

Hi!

Akşama kadar dünyayı döktürdü gözümün önünde paşam yemek istedi diye.

Hayırdır niye ki?

Niye olacak hapisten çıktı ya onu kutluyor herhâlde.

Civan da yemeğe gelmedi.

Yemeyecekmiş. Aşağıda gördüm.

Aa! Yine mi?

Akşam yemeğinde sofraya gelmemek olmaz ki canım.

Yeni yeni adetler çıkarmasın. Ben gidip bir konuşayım.

Hiçbir şeyin farkında değilsin Seher.

Çocuk aşk acısı çekiyor. Yemeden içmeden kesildi.

Ağzına lokma attığı yok.

Aşk acısı mı?

Eğer hanımlar da sıkılmayacaksa ben doğrudan konuya gireyim.

Şirkette Yusuf Bey’le görüştük bugün bir yanlış anlaşılmayı düzeltmek için.

Anladığım kadarıyla eşim benim ne düşündüğümü bilmeden…

…bu köprü anlaşmasına onay vermek istememiş.

Ama ben bu projeye onay verdim. Teminatı yatırdım.

İhaleye giriyoruz. Yusuf Bey’i de bu yüzden çağırdım.

(Nedim) Hem aramızdaki gerginlik son bulsun hem de ortaklığımız pekişsin diye.

O da sağ olsun kırmadı geldi.

Önce kafam bir karışmadı değil.

Ama sizde işler biraz kademeli yürüyor anladığım kadarıyla.

Biz bu ortaklık için bir araya gelirken sadece Agâh Bey vardı.

Sonra Ceren Hanım işimize taş koydu.

(Gülüyor)

Neyse ki sonunda Nedim Bey’le aynı dilden konuşabildik.

Benim için sonuç önemli.

Nedim…

…sen bugün şirkete gittin imza attın öyle mi?

Evet, amca.

Sonuçta imza yetkisi resmi olarak bende.

Evet, doğru.

(Yusuf) Bunu öğrenmem de iyi oldu tabii.

Sonuçta son sözü kimin söylediğini bilmek ortak olarak benim hakkım.

Bu mu söylüyormuş son sözü?

(Gerilim müziği)

Sen mi söylüyorsun son sözü?

Evet, ben söylüyorum.

Bu konsorsiyumun diğer üyelerinin haberi var mı bundan?

Onlarla görüştün mü?

Evet, elbette.

Ya da pilot firma olarak ne gibi sorumluluklarımız var…

…bunları biliyor musun, hâkim misin? -Evet.

Anladım. Sözleşmeye hâkimsin yani?

(Gerilim müziği)

Peki. Kaç ortak var?

Ya da nasıl bir kâr payı bekleniyor bu projeden?

Anlat, anlat. Söyle.

Anlat. Biz de bilgilerimizi tazeleyelim değil mi?

Sonuçta iş konuşmaya geldik bu akşam buraya. İş konuşalım.

Derdin ne senin?

Hiçbir şey bilmiyorsun değil mi?

Tahmin etmiştim.

Yusuf Bey, siz kiminle çalışacağınızı araştırdınız mı?.

Nasıl bir donanıma sahip? Ne gibi bir eğitim almış?

Ne kadar tecrübeli görebiliyor musunuz?

Yok.

Peki, gündemi takip ediyor musunuz?

Nedim Bey son üç gündür neden aramızda değil mesela bunu biliyor musunuz?

Neden karısına vermiş bütün yetkileri?

(Gerilim müziği...)

(...)

(...)

(Derin nefes verdi)

Hadi artık hadi.

Aç şu telefonu Damla.

(Gerilim müziği)

Ya adabınla otur ya da kalk git bu masadan!

(Gerilim müziği)

Sen ne çok role büründün ya.

Sen kimsin lan beni masadan kovuyorsun.

Sen benim kim olduğumu gayet iyi biliyorsun, doğru konuş benimle.

(Gerilim müziği)

(Yusuf derin nefes aldı)

Benim bu resimde hiç yerim yok bence.

(Yusuf) Müsaadenizi istiyorum.

Umarım bu meseleyi şirkete taşınmadan çözersiniz.

(Yusuf) İyi akşamlar.

(Nedim) Kusura bakmayın. Eşlik edeyim ben size.

Rezillik.

(Telefon çalıyor)

(Kapı açıldı)

(Kapı kapandı)

(Nedim) Ne yapıyorsun lan sen?

Ha?

Şov mu yapmak istiyorsun?

Al! Al, sahne senin.

(Nedim) Hadi! Adamı da gönderdin.

Bir annen, bir sen var ya oğlum! Bir annen, bir sen!

İkiniz de birbirinizden farksızsınız.

Şovdan bahsedene bak.

(Cenk) İmza atmalar, herifi buraya yemeğe çağırmalar falan.

(Cenk) Kim şov yapıyor acaba?

Sen kime neyi kanıtlamaya çalışıyorsun ya?

Benim bir şeyi kanıtlamaya ihtiyacım yok, her şey ortada.

Sen bayağı bayağı kararlısın yani. Bayağı yöneteceksin bu şirketi öyle mi?

Evet, evet kararlıyım.

Hiç değilse ben hayatta kendi kararlarımı kendim veriyorum.

Sen annenin kararları dışında hayatta ne yaptın? Hiçbir şey!

-Nedim! -(Nedim) Ne Nedim, ne?

İnkâr edebilir misin? Aynı annen gibi davranıyorsun.

Onun fikirleri bunlar! Senin değil.

-Çek lan elini! -(Nedim) Yalan mı?

Ne oldu? Annesinin oğlu!

-(Ceren) Hey, hey, hey! -(Damla) Abi!

-(Ceren) Cenk! Nedim, Nedim! Cenk! -(Damla) Abi! Abi!

-(Damla) Abi! -(Ceren) Nedim!

(Ceren) Dur Nedim!

(Damla bağırıyor)

(Ceren) Nedim!

Kes!

Kes!

Yeter! Bu ne kepazelik, utanmıyor musunuz?

Ben evimde böyle bir saygısızlık istemiyorum.

(Agâh) Kendinize gelin!

'Dingo'nun ahırı mı burası?

Ne yaptığınızı zannediyorsunuz siz!

Herkes odasına!

-(Cemre) Gidiyoruz, gel. -Cenk, çık yukarı!

(Ceren) Nedim, Nedim iyi misin?

İyi misin?

(Hareketli müzik)

(Cenk hızlı hızlı nefes alıyor)

Cenk! Cenk, ya gerçekten mi?

Gerçekten her fırsatta böyle birbirinizle dalaşacak mısınız?

Yakışıyor mu? Şu hâline bir bak!

Cemre, sen ne yaptığını bilmiyorsun herhâlde.

Gitmiş şirkette babamın ortaklarından bir tanesiyle anlaşmış.

Bir de herifi buraya sofraya getirmiş.

Gözümüzün önüne şov yapar gibi!

Bu mu karşılığı? Kavga edince çözülüyor mu?

Ya siz birbirinize bakmıyorsunuz bile.

Aynı kandan aynı candan olan birbirine sırtını döner mi?

Bir konuşsanız, bir anlasanız, dinleseniz.

O dediğin zor canım! O dediğin zor!

Karşıda seni anlamaya, dinlemeye çalışan birisi yoksa o dediğin zor!

Ayrıca biz aynı candan kandan falan değiliz!

-(Cenk) Biz oraları geçeli çok oldu canım. -Ne olacak peki böyle?

Siz sürekli birbirinize zarar veriyorsunuz.

Zarar vermek için fırsat kolluyorsunuz.

Ya adam rahat durmuyor diyorum sana! Sen neyini anlamıyorsun?

Tek suçlusu o değil mi?

Cemre, adam gözümüzün içine baka baka meydan okuyor bize!

(Cenk) Annemi yaraladığı yetmedi, bir de şirketi almaya çalışıyor şu anda!

(Cenk) Sen hâlâ onu mu savunuyorsun?

(Cemre) Nedim’in hata yapmasından daha doğal bir şey yok!

(Cemre) O yıllarca tekerlekli sandalyeye mahkûm kaldı.

Vur vur, sen de vur! Sen de her fırsatta bunu vurun yüzüme tamam mı?

Tekerlekli sandalyede oturuyor diye, cezai ehliyeti yok mu yani?

(Cenk) Ha? Nasıl yargılandı o zaman?

O Nedim, ne yaptığını gayet iyi biliyor.

(Cenk) Hepsini bile bile yapıyor! Benim canımı acıtmak için yapıyor.

(Cenk) Bizim canımızı acıtmak için yapıyor.

Kimse bana bunu inandıramaz tamam mı?

Gözlerini aç!

O gözlerini aç Cemre!

Mağdur falan değil o! Geçti onlar!

Benimle evlendin sırf onu kurtarmak için değil mi?

Onun yanında olabilmek için! Ona yardım edebilmek için. Ne oldu ha?

(Cenk) Bütün kiniyle, nefretiyle dikildi karşımıza.

-Laf geçirebiliyor musun? -Haklısın!

Ben ona yardım etmek için evlendim ama artık ne ona faydam var ne sana!

Artık Nedim’e de hiçbir faydam yok.

Bu içine düştüğümüz evlilik hiçbir işe yaramıyor!

Boşanalım!

(Müzik)

Boşanalım.

Boşanalım.

(Cenk derin nefes aldı)

Boşanalım, ben yarın şirkete gider gitmez direkt haber veriyorum avukata...

...o da ilk iş hazırlatıyor protokolü tamam mı?

Anlaştık.

Hayır.

Aa!

(Hareketli müzik...)

(...)

Ay kocacığım, bunlar var ya domuz gibiler.

Bunlar bir tek birbirlerine iyiler.

Yok efendim neymiş, film izleyeceklermiş.

Cemre Hanım 'popcorn' patlatmaya gidiyormuş.

Bak köy çöker, benim bu ablam kulağına delik açtırır.

Kocacığım, beni de bekle Nedim.

(Martı sesleri)

(Duygusal müzik)

(Kapı açıldı)

Oğlum.

-İyi misin? -İyiyim, iyiyim.

(Duygusal müzik)

Yemeğe de gelmedin.

(Seher) Merak ettim seni.

Bu sıralar böyle be anacığım.

İştahım yok.

Şimdi ben sana bir derdin mi var diyeceğim, yok diyeceksin.

Israr edeceğim, söylemeyeceksin.

(Seher) Ama şunu iyi bil.

Sen böyle odalara sığamadıkça benim ne yüzüm ne de gönlüm güler oğlum.

(Seher) Senin canın bir sıkılırsa, benim canım bin sıkılır.

Dert senin derdin. İster anlat ister anlatma...

...ama bil ki hiçbir derdin yükü kalıcı değil bu dünyada.

Eğer bir şey olmuyorsa daha hayırlısı olsun diye olmuyor.

(Seher) Bunu iyice anla, aklında tut.

(Duygusal müzik)

Benim derdimin dermanı ne gökte ne yerde anacığım.

(Civan) Hayırlısını hayırsızını bilmem ben.

Aha da şuraya çöreklendi kaldı, feleğim şaştı benim, bir onu bilirim.

(Duygusal müzik)

Hadi.

Sen de üzme canını tamam mı?

Ben bu derdin ne ilk ne de son durağıyım anacığım. Geçer elbet.

Geçer de...

...ne kadar deler geçer orasını zaman gösterecek.

(Duygusal müzik)

Baba, baba nereye?

Cehennemin dibine!

(Kapı açıldı)

(Kapı kapandı)

(Duygusal müzik)

(Şeniz nefes sesi)

Neler oluyor acaba? Arasana kızım hadi!

(Telefon çalıyor)

-Kızım. -Anneciğim, aradın açamadım.

Burada olaylar çok fena.

(Damla ses) Babam ateş topu gibi böyle bir hışım bastı gitti.

Ne oluyor?

Nedim, babamın ortaklarından birini çağırmış.

(Damla ses) Abimle Nedim sofrada gerildiler.

Boğaz boğaza kavga ettiler. Öldürüyorlardı birbirlerini.

Hay Allah!

Anneciğim bak seni anlıyorum. Gurur yapıyorsun, gelmek istemiyorsun ama...

...burada olaylar alev alev.

(Damla ses) Yani kan gövdeyi götürüyor.

(Damla ses) Nedim abuk sabuk davranıp hepimizin ayarlarıyla oynuyor.

En çok da babamın tabii.

Ben ne yapacağım? Nasıl davranacağım...

...bilemiyorum, kontrol edemiyorum artık hiçbir kimseyi.

Tamam, kızım dur sakin ol. Ben bir düşüneyim ne yapabilirim diye.

Ben seni ararım tamam mı?

-Tamam, anneciğim. -(Şeniz ses) Tamam, güzel kızım.

(Müzik)

Top ayağına geldi Şeniz.

Hadi bakalım.

(Korna çaldı)

(Martı sesleri)

(Ambulans siren sesi)

(Damla) Civan.

İyi akşamlar.

Nasılsın?

İyi, sen?

Yani işte ne kadar iyi olunabilirse.

Her yerden silmişsin beni. 'İnsta'dan falan.

Arkadaş da mı değiliz artık?

Gerçekte bir bağımız kaldı mı ki...

...orada olsun?

Son sözü söyledin, bitti.

(Damla) Öyle mi?

Bu kadar mı yani?

(Duygusal müzik)

Benim sana diyecek bir şeyim kalmadı.

Deştiğin yarayı daha fazla açma.

Bırak iyileşsin.

Kendi kendine...

...oluyorsa tabii.

(Duygusal müzik)

(Ceren) Delirdiler.

Sen sorumluluk alınca bunlar gerçekten delirdiler Nedim.

Hayır, ben anlamıyorum niye deliriyorlar ki?

Her şey zaten senin değil mi?

Sen her şeyin sahibi değil misin zaten?

Ayrıca o Cenk'teki de nasıl bir hasetlik, nasıl bir çekememezlik...

...ben anlamadım yani.

Boş ver Nedim, boş ver.

Sen hepsini boş ver.

Bak biz seninle güçlüyüz, bizim yolumuz güzel.

-Hem bak benim o adamı gözüm tuttu. -(Cemre mesaj ses) Sahile gelir misin?

-(Cemre mesaj ses) Konuşmamız lazım. -(Ceren) Vallahi çok kral adam o.

Biz onunla bence güzel işler yaparız.

(Cemre) Nedim, bir şey demeyecek misin? Konuşsana.

Yo, yok bir şey.

(Dalga sesi)

(Oya dış ses) Sizin evliliğiniz onu ayağa kaldırdı.

(Oya dış ses) Ama bu durum artık ona zarar vermeye başladı Cemre Hanım.

(Oya dış ses) Artık doğru olanı yapmanın zamanı geldi.

(Oya dış ses) Nedim ve Cenk için hâlâ bir şans var.

(Oya dış ses) Ama siz onların arasında olduğunuz sürece...

...bir araya gelmeleri mümkün değil.

Onlar kardeş.

Düşman olmalarına izin veremem.

(Duygusal Müzik)

(Martı sesi)

Geldim.

(Martı sesleri)

(Duygusal Müzik)

Dinliyorum.

Nedim.

Biz seninle çok uzun bir yol yürüdük.

(Cemre) Uzun ve zor.

(Dalga sesi)

Yeri geldi ayrı yürümek zorunda kaldık.

Yeri geldi...

...yan yana yürürken bile konuşamadık.

Ama biliyorduk ki yolumuz nereye çıkarsa çıksın...

...biz yine yolun sonunda birbirimizi bulacağız.

(Martı sesleri)

Birlikte olacağız.

Ama şimdi bakıyorum, seni göremiyorum.

(Cemre) Çünkü sen burada değilsin.

Bambaşka yollara girmişsin...

...karanlık, izbe, sonu görünmeyen.

Neden Nedim?

(Cemre) Neden?

Sen ne yapıyorsun?

Sorduğun sorunun cevabı ortada değil mi?

Sen amcana savaş açıyorsun.

(Cemre) Cenk’in attığı adımı görmüyorsun.

Şirkette amcanın arkasından iş çeviriyorsun.

Sen ya sen! Ceren’le iş birliği yapıyorsun.

Benim tanıdığım Nedim bu değil.

Ben de aynen böyle söyledim biliyor musun?

Şurada...

...sana uzattığım eli boş bıraktığında...

...gidip Cenk'in elini tuttuğunda ben de aynen böyle dedim.

(Nedim) Benim tanıdığım Cemre bu değil dedim.

Benim tanıdığım Cemre bunu yapmaz.

Benim tanıdığım Cemre benim uzattığım eli boş bırakmaz.

Beni bırakmaz dedim.

(Duygusal müzik)

Belki de...

...biz birbirimizi en başından beri hiç tanıyamadık.

(Duygusal müzik)

("Türk Sanat Müziği"çalıyor...)

(...)

Seni burada bulacağımı biliyordum.

(Şeniz) Agâh 25 yılın hatırına otur lütfen.

Ayrıca ben buraya karın olarak değil evlatlarımızın annesi olarak geldim.

Fazla da kalmayacağım zaten.

("Türk Sanat Müziği"çalıyor)

Biliyorum hâlâ çok öfkelisin bana...

...bir çırpıda da dinmez senin öfken.

O yüzden sana beni affet demeyeceğim.

Ama beni de dinlemeni isterdim. Neden diye sormanı.

Karına da söz hakkı tanımanı isterdim.

Neyse.

Agâh, Nedim normal bir psikolojiye sahip değil.

O sandalyede geçen 20 yılının intikamını almadan da rahat etmeyecek.

(Şeniz) Ne yaparsa yapsın yetmeyecek.

O gün beni öldürse bile eminim öfkesi dinmeyecekti.

Beni bıçaklarken gözlerindeki ateşi, kini gördüm ben.

Amacı korkutmak değildi.

Amacı öldürmekti.

(Şeniz) Ödeşmek istiyor.

Cenk’in hatasını gizlemek için yaptıklarım yüzünden benimle ödeşmek istiyor.

(Şeniz) Beni, Cenk’i, Damla'yı hepimizi sorumlu görüyor.

Nedim şu anda bize zarar vermek için her şeyi yapabilir.

Benim kendimle ilgili bir korkum yok.

İnan bana isterse beni öldürsün, umurumda değil.

(Şeniz) Ama çocuklarımı düşünmek zorundayım.

Lütfen aç gözünü Agâh.

Bana yaptığını Damla’ya, Cenk’e yapmayacağını nereden bilebiliriz.

(Şeniz nefes aldı)

Nedim’i ancak sen durdurabilirsin.

(Genzini temizledi)

Bu mu yani? Bu mu? Böyle mi mutlu olacaksın?

Mesele benim mutlu olup olmamam değil.

Ne o zaman Nedim? Ne bu kavga gürültü?

Sen ve Cenk için bambaşka bir yol var.

Sen neden ona sırtını dönüyorsun?

(Martı sesleri)

Cenk’in adını her duyduğunda gözünün içi gülen Nedim...

...şimdi onun canını acıtmak için fırsat kolluyor.

Affetmek zor biliyorum, ben sana geçmişi de unut demiyorum.

Ama sadece bir adım.

(Cemre ağlıyor)

(Cemre) Cenk için bir adım.

Yeter ben bunları dinlemek zorunda değilim.

Sen de bunları düşünerek vakit kaybetme.

Çünkü o senin bahsettiğin Nedim sandalyedeydi.

(Nedim) Sevdiklerinin onu düşünmeden ezip geçmesine izin verdi.

O gözleri parlayan çocuk artık yok!

O çocuk o sandalyede kaldı Cemre.

Bir sürü hayal kırıklığına uğradıktan sonra...

...kendi ayaklarının üzerinde durmayı öğrenmek zorunda kaldı.

Ve ben artık daha iyi görüyorum.

Kim yanımda kim karşımda daha iyi görüyorum.

Cenk senin karşında değil.

İkiniz için de bambaşka bir yol var.

Öfkeden, kavgadan, sinirden bambaşka bir yol var.

Ben seni tanıyorum.

Pişman olacağın bir yola girme.

Sen bu değilsin. Bunu yapma.

Gerçekten yeter.

Cemre sen bir karar verdin. Ve benim elimi tutmadın.

O yüzden artık benim ne yaptığım seni ilgilendirmez.

Bir daha da sakın yoluma çıkma.

Çünkü sen benim elimi tutmadığından beri...

...güzergâhımda yoksun.

(Duygusal müzik)

O senin kardeşin.

Kardeşin.

Aşk yok...

...vicdan yok.

Yok.

Sen artık busun Nedim. Sakın arkana bakma.

Sen artık busun.

Sakın!

(Duygusal müzik)

(Şeniz) Bu yaşananların hiçbiri sürpriz değil.

Senin arkandan iş çevirmesi.

Şirketi ele geçirmeye çalışması.

(Şeniz) Ama ben kocamı tanıyorum.

Maalesef çekileceksin. Al, ne istiyorsan senin olsun diyeceksin.

Yapma Agâh.

Sen dişinle tırnağınla getirdin bu şirketi buralara...

...geceni gündüzüne kattın. Evlatların için yaptın hepsini.

Lütfen böyle kolay pes etme.

Karın olarak değil, bir anne olarak istiyorum bunu senden.

Evlatlarının hakkına sahip çık.

Yoksa çok yazık olacak.

(Genzini temizledi)

(Müzik)

Bitti mi Şeniz?

-Bitti Agâh, bitti. -İyi.

(Müzik)

Garson.

(Müzik)

Üstü kalsın yavrum.

(Müzik)

(Kapı açıldı)

Kızım.

Hayırdır?

(Duygusal müzik)

(Cemre) Anne.

-Bana biraz sarılır mısın? -Yavrum.

Gel, gel otur şöyle. (Cemre ağlıyor)

(Seher) Ne oldu kızım?

(Seher) Kötü bir şey mi oldu?

Kötü bir şey mi oldu? (Cemre ağlıyor)

(Cemre) Anne!

(Duygusal müzik)

Öyle bir yük var ki üstümde.

Ne atabiliyorum, ne sırtlanabiliyorum.

Ben, ben, ben ne yapacağım bilmiyorum anne.

Yavrum beni korkutma.

Ne yüküymüş bu? Ne derdiymiş?

Anne ne olur sorma.

Ha? Anne ne olur sorma.

(Cemre ağlıyor)

Sadece dinle.

Zaten kimse dinlemiyor beni.

Her şey o kadar üstüme geliyor ki.

Öyle yoruldum ki...

Keşke hep böyle dizinin dibinde olsaydım.

O zaman kimse benim canımı acıtamazdı.

Sen korurdun beni.

Kollardın.

(Cemre) Sırtımı sıvazlardın benim.

Gitme bir yere.

Kalalım biraz burada.

İhtiyacım var sana.

Duydum diyorum babaanne, duydum! Kendi kulaklarımla duydum!

Resmen boşanıyorlar! Resti çekmişler birbirlerine!

Niye anlamadın? Ben anlamıyorum ki!

-Nedim duydu mu? -Yok.

Yok, aman. Allah'tan duymadı o. Duymasın zaten.

İyi bari.

Ama buna bir çare bulmak lazım.

Boşanırlarsa Nedim'in gönlü Cemre'ye kayar.

Seni de bir çırpıda gözden çıkarıverir.

Ah! Tehlike çanları çalıyor!

Seni kapıya konması an meselesi.

Vallahi mi?

Kız babaanne, sen ne güzel su serptin benim içime. Sağ ol ya.

Kızım, doğruya doğru.

Boşatmamaya bakacaksın.

Cemre boşa çıkarsa...

...hemencecik senin tahtına oturuverir.

Sen de böyle arkalarından öküzün trene baktığı gibi bakarsın.

Cemre.

Cemre, Allah aşkına söyle.

Kaç zamandır soruyorum, cevap vermiyorsun, kaçıyorsun.

Allah aşkına anlat.

Nedir bu Nedim için evlendik meselesi?

Bak...

...hani diyorsun ya yoruldum diye.

İnan ki benim kadar yorulamazsın.

Benim şu ana yüreğimin taşıdığı yükü...

...taşıyamazsın.

Söyle.

Haklısın.

(Cemre) En başında anlatmalıydım.

Ama öyle gerekti.

Biz, en başından beri Nedim'i korumak için evlendik.

A-- Ama...

Sen artık gerçek oldu dedin.

Sen Cenk'le birlikte kalıyorsun. Birlikte yatıyorsunuz.

Aynı odada... Ben... Ben anlamıyorum ki. Bu...

Bu nasıl Nedim için evlilik?

Anne biz...

...biz hiçbir zaman Cenk'le gerçekten evli olmadık.

Biz Nedim için evlendik.

Sadece size öyle gözüksün istedik.

Çünkü benim bu köşkte kalmamın tek yolu buydu.

Cenk de bana yardım etti.

(Duygusal müzik)

Anne.

Biz boşanıyoruz.

Anne, ben biliyorum.

Ben biliyorum. Ben seni çok üzdüm.

Ama söz, bir daha üzmeyeceğim seni.

Sen kendin için en doğrusunu yaparsın.

Yaparsın.

(Duygusal müzik)

Boşanalım bakalım.

Sen benim kalbimi ellerinde tutarken boşanalım bakalım.

(Duygusal müzik...)

(...)

(Mesaj geldi)

(Duygusal müzik)

Kocacığım.

Hazırlandım ben. Bak, nasıl olmuşum?

Şey... Ee...

Yusuf'u aradın mı sen? Başlamış mı ihale?

Kocacığım?

Biz seninle bu odada gerçeğiz Ceren. İki yabancıyız.

(Nedim) Bunu sakın unutma.

Bir daha da hatırlatmak zorunda bırakma beni.

Aman be Nedim. Şaka yaptım.

-(Ceren) Gidiyor muyuz şirkete? -Şakasını da yapma.

İyi. Yapmam.

Benim ufak bir işim var. Şirkette görüşürüz.

Önemli olan evlilik cüzdanımızın gerçek olması be Nedim'im.

Hem herkesin de söylediği gibi...

...senin olan benimdir.

Gel kızım, gel. Gel otur.

Hayırdır?

Seni de mi uyku tutmadı?

Benim de öyle.

Bütün gece sağıma döndüm Cenk, soluma döndüm Nedim.

Yatak, yatak değil cehennem oldu.

Benim sizinle konuşmak istediğim bir şey var.

Siz benden fedakârlık yapmamı istemiştiniz.

Cenk'le Nedim'in arasındaki kavgayı bir tek sen çözebilirsin demiştiniz.

Evet.

(Cemre) Agâh Bey...

...ben nasıl anlatacağım, nereden başlayacağım tam bilmiyorum.

(Agâh) Başla kızım.

(Agâh) Anlat bir yerinden.

Biliyorsunuz...

...biz Cenk'le Nedim için-- -(Agâh) Evlenmiştiniz.

Evet.

(Cemre) Benim başka çarem yoktu.

Köşke dönmemin tek yolu buydu.

Nedim'e yardım edip...

...onun yanında olmak-- -Ama olamadın.

Sen de ben de ikimiz de yardım edemedik Nedim'e.

Ama şimdi bu evliliği sürdürmenin...

(Müzik)

Agâh Bey.

Ben Cenk'le konuştum.

Biz boşanıyoruz.

(Cemre) İlk benden duyun istedim.

(Müzik)

Bak kızım.

Sen bu köşke Cenk'le evlendik diye girdiğinde...

...dünyam başıma yıkıldı.

Sen de o kardeşin gibi başka hesaplar peşindesindir diye düşündüm.

(Agâh) Affedersin. Yanılmışım.

Ee, insan her yaşta yanılabiliyormuş demek ki.

Şimdi yine sorsalar...

...nasıl bir gelin istersin diye...

...ben yine Cemre gibi derim.

Sen bu köşke girdiğin ilk günden beri gelinim sen olasın istedim.

Dürüstlüğün, adaletin...

...gözümdeki perdeyi aralamak için çırpınışların...

Keşke ta en başından beri dinleseydim seni.

Belki de her şey bambaşka olurdu.

Ben size kırgın değilim Agâh Bey.

Sonuçta siz ne yaptıysanız aileniz için yaptınız.

Evet.

Ama lütfen beni de anlayın.

Siz Cenk'in elini tut dediniz ama...

...yapamadım.

Yapamıyorum.

Anladım.

Ben senin kararının önünde durmayacağım kızım.

Senin için hayırlısı olsun.

Sağ olun.

Hepimiz için hayırlısı olsun.

Ee?

Ne yapmayı düşünüyorsun?

Var mı bir planın?

Gitmeyi düşünmüyorsun buradan, değil mi?

İstanbul'da kalacağım.

Tamam.

Bir iş bulup ev tutmayı planlıyorum.

Ailem burada. Onları yalnız bırakamam.

Güzel.

Bak kızım...

...ne zaman başın sıkışırsa ben buradayım.

Yanındayım.

Benim için kızım Damla'dan hiçbir farkın yok senin.

Hadi bakalım. Yolun açık olsun.

(Gerilim müziği)

(Kapı açıldı)

Çıkıyor musun?

Evet.

Şirkete gideceğim.

Demin babanla konuştum.

Neyi?

Boşanacağımızı.

İyi yapmışsın.

Öğrenecekti zaten.

Ben bugün avukatı arıyorum. Protokolü falan hazırlattırırım.

Hemen hallederiz. Uzun sürmez. Merak etme.

Sevinirim.

İyi oldu ya. Yük kalktı üzerimizden, değil mi? Ne o öyle evli numarası falan.

Saçma sapan.

Tabii.

O zaman avukatla konuştuktan sonra bana haber verirsin.

Tamam.

Görüşürüz o zaman.

Görüşürüz.

(Müzik)

Şirkete mi yakışıklı?

Aynen.

Sen gelmiyor musun?

Yok...

Benim biraz yalnız kalıp...

...düşünmem lazım.

Ama şirkette benim de sana ihtiyacım var baba.

Yalnız mı bırakacaksın beni?

Cenk.

Bir karar vermeye çalışıyorum oğlum.

En azından bugün baban müsaade et.

Tamam baba. Nasıl istersen.

Takıldığımız bir yer olduğunda sorabiliyor muyuz peki?

Büyük patron.

Her zaman.

Ee...

Cemre konuşmuş galiba seninle.

Evet.

Konuştu. Konuştuk.

Yalan yok.

Üzüldüm.

İyi, temiz, dürüst bir kız. Akıllı.

Madem siz böyle karar verdiniz...

Ne yapalım?

Ne denir ki? Hakkınızda hayırlısı olsun.

Böylesi herkes için daha iyi olacak.

Neyse, ben çıkayım.

-(Agâh) Cenk. -Efendim?

Sen bu kızı seviyor musun oğlum?

(Duygusal müzik)

(İç çekiyor)

Yok baba, formaliteydi hepsi.

Sen de öğrenmiştin zaten.

Evet.

Anladım.

Gel bakayım buraya.

(Duygusal müzik...)

(...)

Baba, sorduğun için çok teşekkür ederim.

Hadi bakalım.

Kolay gelsin.

(Duygusal müzik)

(Müzik)

(Telefon çalıyor)

Cemre?

Evet?

-Konuşmamız lazım. -Ne konuda?

Gelince görürsün.

Ne bu şimdi?

Yahu konuştuklarını duydum diyorum.

Ablam, Agâh babaya...

...boşanmak istiyorum, dedi.

Ben düşündüm her şeyi.

Sen rahat ol. Bir şeycik olmaz.

Sen kocanın dizinin dibinden ayrılmayacaksın.

Nedim dolmuş zaten onlara dolacağı kadar.

Bu saatten sonra sel götürmez onun yangınını.

Nedim, intikam ateşiyle yanıp tutuşuyor.

Babaanne...

Efendim?

Ya sönerse?

Ya bu Nedim'in aklı yine Cemre'ye kayarsa?

Sen de ateşi körüklersin.

Baktın Nedim'in aklı kayıyor...

...ben üçünü konuşurken duydum...

...Agâh baba akıl verdi dersin.

Siz Nedim'e karşı boşanmış gibi yapın...

...Cemre boşa çıkarsa Nedim'in öfkesi söner dedi dersin.

Falan filan... Ah...

Sen seyret o zaman cümbüşü.

Aa?

Kızım, sen buraların yolunu bilir miydin?

Aa, annem. Özledim, görmeye geldim.

Ama şimdi de gidiyorum. Sen biraz geç kaldın.

Aa?

-Nereye? -Selametle, selametle.

Ateş almaya mı geldin kızım?

Nesi var yine bunun?

Nesi olacak? Eh, köşkün durumu malum.

Ben de bunu söyleyecektim.

Bak, benimki zaten malum eserekli.

Bir de sen aklını bulandırma. Allah aşkına.

Kimsenin işine karışmasın.

Yok, karışmaz karışmaz.

Buraya en son geldiğinde terapileri bitirme kararı almıştın.

Ama mahkemeden sonra seni bekliyordum açıkçası.

Çok ağır bir suçlamayla karşı karşıya kaldın.

İftiraya uğrayıp susmak çok daha ağır gelmiş olmalı.

Neden ben yapmadım demedin Nedim? Neden kendini savunmadın?

O yapmaz demelerini bekledim çünkü.

Kimden bekledin bunu?

Amcandan mı?

Yapmış olabilir misin diye sordu bana.

Aklından geçirdi bir kere.

Bu saatten sonra yapmadım desem ne olur demesem ne olur?

Öfke de sevgi gibi.

İnsani bir duygu.

Amcana karşı öfkelenmek senin için yabancı bir durum. Anlıyorum.

Bununla başa çıkmakta zorlandığını da görebiliyorum.

Ama birine öfkelenmek için geçerli sebeplerin varsa...

...bunu dışa vurmak istemen çok normal Nedim.

Sakın kendini suçlama. Duygularını bastırma.

En güvendiğin yerden kırılmışsın.

Senin yerinde kim olsa öfkelenirdi.

(Müzik)

(Kapıya vuruluyor)

Cemreciğim.

Teşekkür etmek için geldiysen zahmet etmişsin.

Telefonda da söyleyebilirdin.

Yoksa senden rol çaldım diye mi bozuldun?

Nedim'in kahramanı olamadın bu sefer.

Onu ben kurtardım, değil mi?

Biz Cenk'le boşanıyoruz.

Nedim'in hayatından da çıkıyorum.

Ben üstüme düşeni yaptım.

Şimdi sıra sende.

Neymiş benim üzerime düşen?

Yeni ve yalnız hayatında sana yaşam koçluğu falan mı yapacağım?

Nedir?

Yani bu haberi bana verme ihtiyacı duyduğuna göre...

Haberi ben değil, sen vereceksin.

Öyle mi?

Başından beri düşman ettiğin iki kardeşe...

...bu haberi sen vereceksin.

Aa?

Şeniz. İkimiz de biliyoruz.

Nedim'le Cenk kardeş.

Düşman ettiğin bu iki kardeşe bu haberi sen vereceksin.

Ne saçmalıyorsun sen?

Yalan bu.

İftira.

İftira mı?

(Cemre) Öyle mi?

(Gerilim müziği)

Bak istersen.

(Gerilim müziği...)

(...)

Peki...

Cemre'nin, sen nezaretteyken Cenk'in yanında olmayı tercih etmesi...

...seni nasıl etkiledi?

Bu konu hakkında konuşmak istemiyorum.

Hmm...

Gördüğüm kadarıyla ona da öfkelisin.

-Ama ona-- -Ben anlatmaya değil, dinlemeye geldim.

Nezaretteyken de sormuştum.

Benimle neden bu kadar ilgileniyorsun?

(Nedim) Mahkemeye de geldin.

Yani bu sence de biraz tuhaf değil mi?

Tamam.

İtiraf ediyorum.

Madem artık doktor, danışan ilişkisini kestik...

...bunu söylemekte bir sakınca görmüyorum.

Ben seninle çok özel bir bağ kurdum Nedim.

Biz seninle aynıyız.

Benzer şeyler yaşadık.

Ben de küçükken haksızlığa uğradım.

İnsan karşısındakini en çok...

...yaralarından tanır.

(Müzik)

Benim yaralarım kapanıyor.

Öfkeyle iyileştiriyorum kendimi.

(Nedim) Artık kimseye ihtiyacım yok.

Ne Cemre'ye...

...ne amcama.

(Cemre) Sen nasıl bir insansın ya?

Senin kalbin nasıl bu kadar karanlık?

Nedim'e yıllarca işkence ettin.

Onu tekerlekli sandalyeye mahkûm ettin.

(Cemre) Çocukluğunu elinden aldın.

Gerçi ben niye şaşırıyorsam?

Sen kendi çocuğunu, kendi doğurduğun çocuğu kullanan zavallı bir kadınsın!

Cenk'in çocukken yaptığı hatayla yüzleşmesine bile engel oldun.

Çocuk ne zaman bir kırılma anı yaşayacak olsun hemen manipüle ettin!

(Cemre) Tek tek işledin!

Sen sadece Nedim'in kelimelerini almadın...

...sen Cenk'i de suskunluğa mahkûm ettin.

Canavar diye diye...

...küçücük bir çocuğu canavar olduğuna inandırdın.

Peki neden?

Kendi günahını örtbas etmek için!

Ben anlamıyorum. Sen Agâh Bey'in suratına yıllarca nasıl baktın ya?

Aklım almıyor! Böyle ne hissediyorum, biliyor musun?

Sana baktıkça benim midem bulanıyor! Midem!

Ama biliyor musun...

Bitti Şeniz Hanım.

Buraya kadarmış.

Artık sen gerçeği söyleyeceksin.

Hayır Cemre, olmaz!

Bu herkes için bir yıkım olur. Bir felaket olur.

Bunu yapamam.

Bunu bu haltları yemeden önce düşünecektin.

Sen iki çocuğu, iki kardeşi birbirine düşman ettin.

Şimdi onlar bir savaştalar.

Ve eğer bu gerçeği bilmezlerse...

...o zaman bu savaştan kimse sağ çıkmayacak.

Ben bu yükü artık üstümde taşımayacağım.

Ve sana yemin ederim...

...eğer bu sefer sen konuşmazsan...

...ben söylerim! -Cemre, yalvarırım!

Yalvarırım yapma.

Tamam, bak...

...ben söyleyeceğim.

Ama bana biraz zaman ver.

-(Şeniz) Tamam mı? -Tamam.

Tamam.

Sana akşama kadar müddet.

Ya köşke gelir, her şeyi söylersin...

...ya da...

...gerisini sen çok iyi biliyorsun.

Sen bilirsin.

(Cemre) Ha...

Bu sefer onları senin insafına bırakmayacağım.

İkisinin hayatını senin eline vermeyeceğim.

Bu işi bugün ya bitireceksin...

...ya da ben bitireceğim.

(Gerilim müziği)

Hayır...

Hayır, hayır...

Hayır...

Hayır...

-Hoş geldiniz Cenk Bey. -Avukat Bey gelecekti, geldi mi?

Odanızda bekliyor Cenk Bey.

(Müzik)

Hoş geldiniz Cenk Bey.

Merhabalar, siz de hoş geldiniz.

(Cenk) Ee...

Bir boşanma protokolü hazırlayabilir miyiz?

Kimin için efendim?

Cemre Hanım ve benim için.

Bugün imzalanacak.

Olabilecek en kısa sürede de işleme koyulacak.

Peki Cenk Bey.

Teşekkürler. Çıkabilirsiniz.

(Müzik)

(Derin nefes alıyor)

(Telefon çalıyor)

(Telefon çalıyor)

-Efendim? -(Cenk ses) Avukata talimat verdim.

(Cenk ses) Hazırlıyor protokolü.

(Cenk ses) Uygunsan şirkete gel, imzalayalım. Bitsin bu iş.

Tamam. Tamam, geliyorum.

(Gerilim müziği)

(Telefon çalıyor)

(Meşgule atıldı)

(Gerilim müziği)

(Mesaj geldi)

Sende bana ait bir şey var sanırım.

Doğru olanı yapıyorsun.

Bilmeliler.

Bu savaş bitmeli.

Hayır...

Hayır, olamaz.

Hayır.

Hayır! Allah kahretsin! Allah kahretsin!

Allah kahretsin!

Ah!

Allah kahretsin!

Allah kahretsin!

Allah kahretsin!

Allah kahretsin!

-Hoş geldiniz Nedim Bey. -Günaydın.

Yusuf Bey gelecek. Karşılarsınız. Bana da haber verin.

Tabii Nedim Bey.

(Gerilim müziği...)

(...)

(...)

Oo, erkencisin.

Ne o? İhaleyi beraber mi kutlamak istedin?

Nedim, ayağımın altında dolanma.

Ezilirsin.

Ben ezilmem de...

...sen takılıp düşmekten korkuyorsan bilemedim.

Yok, ben düşmem.

Ama senin bilmediğin sularda boğulmanı zevkle izlerim.

Sonuçta hiçbir tecrüben olmadan bir şirket yönetmeye çalışıyorsun.

Cenk Bey, protokol hazır. Bakmak isterseniz...

Tamam, teşekkürler.

Cemre Hanım özel bir madde ekletmek ister diye--

Cemre Hanım bir madde eklemeyecek. Gelince kendisine sorarız. Tamam mı?

Peki efendim.

Nedim, biz yine bir oyunla karşı karşıyayız.

Ama ben çözdüm.

Çözdüm, gel.

Gel, bak anlatacağım ben sana. Gel.

Anlatacağım.

Nedim.

Bugün sen evden çıktıktan sonra çok bomba bir olay oldu.

Bir baktım Agâh baba, almış Cenk'le Cemre'yi karşısına...

...bir şeyler anlatıyor.

Sanki böyle bir şeylerin planını yapıyor.

Ama tam net duyamadım.

Ne planı?

Ya bak...

Bak, ben o iki sahtekârı anlarım.

Ya ama sen Agâh babasın ya!

Sen dürüstlük timsalisin Agâh baba.

Sen yargı dağıtan bir adamsın. Sen bunu nasıl yaparsın be adam?

Ceren, uzatma lafı. Ne planı?

Neyden bahsediyordu amcam?

Tam duymadım ki.

Şimdi yanlış bir şey de aktarmak istemiyorum.

Şey gibiydi ama...

Ee...

Siz böyle davranırsanız...

...Nedim'in dikkatini çekmeyi başarabilirsiniz.

Böyle devam edin falan...

Yani anladığım kadarıyla...

...senin dikkatini başka bir yöne çekmeye çalışıyorlar...

...şirketten uzaklaştırabilmek için.

Tamam, anladım galiba ben bu planı.

Ne yaparlarsa yapsınlar.

Umurumda değil.

Sen de hep bana böyle mesafeli ol tamam mı Nedim?

Şunu unutma. Sana benden iyi bir dost yok!

Çünkü bizim yolumuz bir.

(Müzik)

Aa, ne yapıyorsun Seher?

İndirmişsin yatağı yorganı.

Benim yüzüm yere indi Neriman Hanım, yüzüm!

Hem de şu köşke geldiğimizden beri kaç defa.

Niye kız, ne oldu?

Cemre boşanıyor.

Müştemilata dönüyor.

Deme...

Bak sen bırak bu yatağı yorganı.

Hemen git, kızınla konuş. Caysın boşanmaktan.

O çocuk onu seviyor. Ben onun bakışlarını gördüm.

(Neriman) Canım sevmese ne yazar? Sanki biz sevdik de mi evlendik?

Soyadı Karaçay değil mi, Karaçay.

Yatsın kalksın da başına konan bu talih kuşu için dua etsin o.

Hani boşansınlar diyordun vaktiyle?

Sen de bir öylesin bir böyle.

Seni anlamıyorum vallahi.

Aman canım ne yaparsanız yapın.

Bana ne? Kız senin.

Benim kızım ne yaptığını iyi bilir.

Nasıl mutlu olacaksa ben anası olarak arkasındayım.

İyi halt edersiniz.

İyi halt edersiniz.

(Duygusal müzik)

(...)

(...)

-(Cenk) Şey... Ee... -Hı?

Avukat, ek madde koymak ister misin diye sordu ama...

Ne gibi?

İşte tazminat gibi, nafaka gibi...

Saçmalama.

Donuma kadar alacaktın ya hani, onun için sordum.

(Duygusal müzik)

Süper.

(Müzik)

(Gerilim müziği)

Başka çaren yok.

Ben kendim giderim.

Geçirmene gerek yok.

İyi.

Boşanmamız hayırlı uğurlu olsun o zaman Cemre Hanım.

(Cemre gülüyor)

Hayırlı olsun.

Cenk Bey.

Agâh babanın planı bu galiba.

Gerçekten şaka gibi.

Neyse, boş ver Nedim.

(Ceren) Bizim bunlarla kaybedecek vaktimiz yok, değil mi?

Tamam o zaman. Görüşürüz.

Görüşürüz.

Hoş geldiniz Yusuf Bey.

(Ceren) Bizim de gözlerimiz yollarda kaldı.

Hoş bulduk. Ne haber ortak?

İyi ortak.

-Ne diyor lan bunlar? -Cenk.

Bu akşam vereceğiniz davet için bizim hazırlıklarımız tamam.

Dilerseniz organizasyon konusunda uzman arkadaşlarımızı da...

...görevlendirebilirim. -(Ceren) Hiç gerek yok.

Ben her şeyi, en ince ayrıntısına kadar düşündüm.

Acaba diyorum herkesi davet etmesek mi?

Malum gelmek isteyen var istemeyen var. Değil mi?

Bak, bir tatsızlık çıkmasın lütfen.

Agâh Bey'le de görüşsem buradayken.

Amcam bu projede bizimle birlikte yer almayacak.

Dolayısıyla bundan sonraki prosedürü...

...birlikte yürüteceğiz.

(Cemre) Cenk.

Bence biz bütün detayları odada konuşalım. Buyurun.

Bak, lütfen tadımız kaçmasın.

Bak gör...

...kahramanı olduğun adamı tanı Cemre.

Onun intikamını gör. Hırsını gör.

Yüzleş artık şununla.

(Ayfer) Ne içersiniz?

Ben kahve alayım.

-Ben de bir kahve alayım. -Üç tane kahve.

(Ayfer) Tamam.

Siz teminatı yatırmasaydınız...

...hepimiz büyük zarar edecektik.

(Yusuf) Konsorsiyum bir tarafıyla çok kârlı.

...bir tarafıyla riskli bir girişim.

Geçenki toplantıda Ceren Hanım biz imza atmıyoruz deyince...

...açıkçası hepimiz çok gerildik.

Yusuf Beyciğim kusura bakmayın. Ben yanlış anlamışım sizi.

Hem bizim sizinki kadar tecrübemiz yok.

İşte o da bende var.

-(Cenk) Kimsin lan? Bırak! -(Cemre) Cenk lütfen!

-(Cenk) Cemre bırak dedim! -(Cemre) Cenk bekle beni!

-(Cenk) Bırak! -(Cemre) Cenk lütfen dedim sana.

-(Cemre) Sana söylüyorum. -(Cenk) Bırak!

-(Cenk) Bırak! -(Cemre) Cenk sana dur dedim!

-Nedim, Nedim, Nedim! -Nedim sen ne yapıyorsun?

-Ne oluyor ya? -Babamın emeklerinin üzerinde...

...tepiniyorsun şu anda!

Ben buna izin vermem!

Siz benim olanın üstünde yıllarca tepindiniz!

Ben benim olanı alıyorum. Neyin hırsı bu?

Yeter! Siz neyi alıp veremiyorsunuz?

Siz kardeşsiniz.

Ben kaçayım. Konuşuruz yine.

Kusura bakmayın Yusuf Bey.

(Ceren) Doğal olarak hazmedemiyorlar tabii.

Abla bak, al bu kıskanç kocanı götür...

...sinirini annesine sıçratsın.

(Cemre) Cenk hadi lütfen gidelim.

(Cemre) Lütfen.

Lütfen, benim için.

(Gerilim müziği)

Ben burada olduğum müddetçe...

...ikinize de rahat yok ha, haberiniz olsun.

Evet.

Nedim'im, Nedim bak lütfen takılma lütfen.

Boşanma planları boşa çıktı diye yapıyorlar.

Lütfen, lütfen.

(Gerilim müziği...)

(...)

(...)

Damlacığım ben çok kötüyüm. Dikişlerim açıldı.

Evet, 'loft'tayım.

(Gerilim müziği)

Bana bir daha sakın...

...siz kardeşsiniz falan deme. Çok fena patlarım sana Cemre!

-Haberin olsun! -Tamam.

Tamam, demeyeceğim.

Hadi çıkalım ne olur.

Biz niye birlikte çıkıyoruz ki? Biz boşanmıyor muyuz?

Niye numara yapıyoruz ki? Ne gerek var?

Ben de aksini iddia etmiyorum zaten.

Ama ben çıktığım zaman siz yine birbirinizi yiyeceksiniz, biliyorum.

(Cemre) Güvenmiyorum size.

Cenk hadi lütfen.

Tamam.

(Telefon çalıyor)

(Telefon çalıyor)

-Efendim Damla? -(Damla ses) Abi annem aradı...

...çok kötüymüş, hemen gel dedi. Lütfen abi bak, ben yoldayım.

-(Damla ses) Sen de gel lütfen. -Tamam, biz hemen geliyoruz.

(Cenk) Tamam, geliyoruz.

(Kapı vuruldu) Gel.

Oya kusura bakma, geciktim.

-İkinci kopya için beklettiler. -Nadir çok teşekkür ederim.

Bu iyiliğini asla unutmayacağım.

Agâh Bey'in çiftliğinde kalan eşyalardan...

...örnek göndermeseydin bu kadar çabuk çıkaramazdık.

(Nadir) Özellikle diş fırçası çok işimize yaradı.

(Gerilim müziği)

Cenk Karaçay, Agâh Karaçay'ın oğlu değil.

Nadir...

...Cenk'le Nedim kardeş.

(Gerilim müziği)

Biraz acıyacak.

Ama acımadan iyileşmez.

Bütün yaralar gibi.

Başka yolu yok diyorsun yani?

(Şeniz inliyor)

-Yok. -(Damla) Şu hâle bak ya!

Ben kaç kere köşke dönelim dedim.

Bakıma ihtiyacın var.

(Damla) Hayır, yani bu neyin gururu ki?

Abi sen de bir şeyler söylesene.

Cemre, hastaneye falan gitmek gerekmez mi bunun için?

Yok, gerek yok.

(Cemre) Ama bu sargı bezleri yetmez.

Yani çıkıp alsanız iyi olur. Zaten Damla da kötü.

-Tamam. Sargı bezi mi sadece? -Evet.

Tamam, biz geliyoruz. Hadi gel.

Cemre...

...ben çok düşündüm.

(Şeniz) Bak, köşkte olmaz.

Çocuklarım, herkesin içinde...

...böyle bir şok yaşamayı hak etmiyor.

Bir yalanın içinde yaşamayı da hak etmiyorlar.

Bana bir şey olacak diye nasıl korktular. Görmedin mi?

İzin ver, ikisiyle önce ben konuşayım. Sonra...

...yavaş yavaş hazırlayayım onları, lütfen.

Bak, Cenk çok ağır şeyler yaşadı.

Damla desen, onun dünyası bambaşka.

İkisi de çok savunmasız.

İzin ver, onlarla baş başa konuşayım.

Sonra istersen köşke gelip herkese, her şeyi anlatırım.

Benim sana verdiğim süre doldu Şeniz Hanım.

-Şakam yok demiştim. -Cemre...

...yapma bana bunu.

Lütfen.

Yaranı çok güzel açmışsın.

(Cemre) Tıpkı karın boşluğundan bıçaklandığın gibi.

Hayati riski göze alamıyorsun.

Ama ben bütün riskleri göze alıyorum.

Bu akşam şirketin organizasyonu var.

Ya herkesin içinde gelip, açıklarsın...

...ya da her şeyi ben açıklarım.

Sen bilirsin.

Sana akşama kadar süre.

(Gerilim müziği)

Afiyet olsun Agâh Bey.

Eline sağlık Nurten.

(Kapı açıldı)

(Kapı kapandı)

-(Nurten) Hoş geldin. -Hoş bulduk.

Afiyet olsun baba.

-İçer misin? -Yok, teşekkür ederim.

(Cenk) Baba, bugün şirkette neler oldu bilmek ister misin?

Hayırdır?

Senin o kadar emeğin.

Baba, sen böyle geride durduğun zaman...

...benim de elim kolum bağlanıyor.

Bak, o Yusuf denen herif var ya...

...onu hiç gözüm tutmadı benim ha.

Kullanacak Nedim'i, biliyorum.

-Her şeyi kaybedeceğiz baba. -(Nedim) Bilip bilmeden konuşma.

Hiçbir şey kaybettiğimiz yok.

Aksine konsorsiyum sağlandı.

Hatta bu akşam, ortaklarımızla birlikte...

...otelde kutlama yapacağız.

(Nedim) Dilerseniz siz de gelebilirsiniz.

Ne saçmalıyorsun sen yine?

Neyin kutlamasıymış bu?

Ne oteli? Kime sordun?

Bana danışmadan, kendi başına işler mi yapıyorsun oğlum?

Sana sormam ya da danışmam gerektiğini düşünmedim.

Nedim...

...oğlum bak tecrübesizsin.

Öfkeyle kalkarsın, hepimiz zararla otururuz.

Şirketi tehlikeye atarsan...

...hepimiz yanarız. -Sen de tecrübesizdin amca.

Babam vefat edip, arkasında kocaman şirketi bırakıp gittiğinde...

...sen de genç ve deneyimsizdin. Ama öğrendin.

-(Nedim) Ben de öğrenirim. -Öyle mi?

Evet.

Olaylara gel ya!

-Delirirsin! -Senin baban, benim abim...

...bana o şirketi al, geç şu yönetim kurulunun koltuğuna...

...otur diye mi bıraktı?

Sen ne biliyorsun da konuşuyorsun?

(Agâh) Neyi, ne kadar biliyorsun?

Ben, en alt kademeden başladım.

Kamyon şoförlüğünden.

(Agâh) Yollarda sabahladım.

Benim, o şirketin koltuğuna oturmam...

...20 yılımı aldı!

Sen şimdi yönetim kurulunun başına geçip...

...imza yetkisini istiyorsun.

Ve ben idare edeceğim diyorsun. Nasıl? Hangi tecrübeyle?

Ben buraya, sizi davet etmeye geldim.

Gelip gelmemek size kalmış.

Nedim...

...bak, yanlış yollara sapıyorsun. Bu gidişat iyi değil.

Bil ki geri dönüşü hepimiz için çok zor olur.

Ben yanlış yola saptığımı düşünmüyorum amca.

Verdiğim bütün kararların da arkasındayım.

(Gerilim müziği)

Baba...

...benim sana bu akşam ihtiyacım var.

Anladım.

Göreceğimi de gördüm.

-Hadi sen çık yukarı. -Tamam.

(Gerilim müziği)

Herkesi mutlu etmeyecek kararın ama...

...sen yine doğru bildiğini yap Agâh.

(Gerilim müziği)

Murat...

...bak şimdi kulağını aç, beni iyi dinle.

(Cenk) Toparlanmışsın.

Evet.

Gelmişken halledeyim dedim.

Ama hazırlanacaksan çıkayım.

Yok, keyfine bak.

(Sessizlik)

(Duygusal müzik)

Cemre ben...

...çok teşekkür ederim.

Bana iyi bir adam olma fırsatı verdiğin için...

...sana çok teşekkür ederim Cemre.

(Duygusal müzik)

Gerçi...

...pek beceremedim ama.

Sen en azından çabaladın.

Beni buna layık gördüğün için sana çok teşekkür ederim.

Ben bir şey yapmadım.

(Cemre) Yapma böyle.

(Cemre) Ne yaptım ki?

Ne yaptım?

Yardım edeyim.

Hallederim.

Dur, ben indireyim aşağı bunu.

Yok, ben hallederim.

(Duygusal müzik)

-Gideyim o zaman ben. -Tamam.

(Duygusal müzik)

Cemre...

...bu akşam davete gelsene.

Karım olarak.

Son bir kez.

(Duygusal müzik...)

(...)

(...)

(Duygusal müzik...)

(...)

(...)

-(Ceren) Hoş geldiniz. -(Erkek) Hoş bulduk.

Hoş geldiniz. Ne kadar şık görünüyorsunuz.

Gözlerim kamaştı.

Sağ olun, siz de.

Davetiyeniz elime ulaştı.

(Ceren) Harika bir organizasyona benziyor.

(Ceren) Ama şu sıralar biraz yoğunum.

Yine de gelmeye çalışacağım.

Ben davetiyeyi Şeniz Hanım'a göndermiştim ama.

Şeniz Hanım'la aynı evde yaşamıyoruz artık.

Haberiniz yok galiba sizin.

O yüzden Nedim Karaçay'ın karısı olarak...

...mecburen davetlere ben iştirak edeceğim.

Anladım. Tabii buyurun.

Sevimsiz.

(Gerilim müziği)

Nedim...

...Nedim bak, bak!

Mahşerin üç atlısı geliyor.

(Gerilim müziği)

Bir şey söyleyeyim mi?

Amcanın koltuğu bırakmaya hiç niyeti yok.

İlla da kavga dövüşle alacağız biz o koltuğu.

Neyse ki çift olarak iyi olduğumuz bir alandayız.

Tipe bak ya! Köylü güzeli!

Baba, ben sana yanımda ol...

...beni yalnız bırakma falan dedim ama...

...bu şova katlanmak zorunda değilsin.

-Gel biz eve gidelim hadi. -Bir dakika.

Bir dur bakalım.

Bekle.

Hadi içeri.

(Yusuf) Hoş geldiniz Agâh Bey.

(Gerilim müziği)

Geç kızım.

-Merhaba, hoş geldiniz. -(Kadın) Merhabalar.

(Agâh) Merhaba, merhaba.

Aman da aman! Kimler gelmiş kimler?

(Gerilim müziği)

Gelmeleri iyi oldu.

Pasta büyük. Haklılar tabii.

Ben en iyisi gideyim, selam vereyim.

Akrabayız ya sonuçta.

Gitmeyeyim.

(Gerilim müziği)

(Erkek) Agâh Bey neler oluyor?

Yeğeninize devretmişsiniz her şeyi diye duyduk.

Emekli mi oluyorsunuz yoksa? Daha erken değil mi?

Birazdan bir açıklama yapacağım.

Hepinize toplu cevap vermiş olayım.

Oldu mu? İzninizle.

Sizin işleriniz nasıl?

Bir aile çatışmasının ortasına düştüğüm açık Nedim.

Bir taraf seçmem gerekirse, ben senin yanındayım.

Yusuf Bey, ne kadar güzel sizden bunları duymak.

(Ceren) Aile de olsanız...

...söz konusu iş olduğu zaman çatışmalar olabiliyor.

Hoş, ben de anlamış değilim daha bunlar ne yapmak istiyor.

Meydan okuyorlar.

Gayet ortada değil mi?

Tam tersi de olabilir.

Belki de barış çubuğu uzatmaya geldiler.

Yo, yo, yo.

Siz Karaçayları hiç tanımıyorsunuz.

(Gerilim müziği)

(Ceren) Babaanne!

(Ceren) Babaanne!

(Ceren) Babaanne! Ne yapıyorsun babaanne?

Görmemiş gibi saldırıyorsun hepsine.

Rezil ediyorsun beni.

Gördüm mü? Görmedim tabii.

İyi tamam, biraz görmüş gibi ye o zaman sen de. Yapma böyle.

İyi be tamam!

Al, koydum.

Hayırlı olsun Nedim Bey.

Çok teşekkür ederim, sağ olun.

Sizin işleriniz nasıl, iyi mi?

Teşekkür ederiz. Her şey yolunda.

(Gerilim müziği)

Ne?

Aa! Bu nereden çıktı yine? Niye geldi?

(Gerilim müziği)

Duramadın geldin değil mi?

Madem geldin, üstüne başına bir çekidüzen verseydin.

Ne olmuş buna böyle?

Bugün başka bir suratsız bu.

Aman be, hep aynı.

Suratsız işte.

Hoş geldin.

Hoş geldin.

Yalnız bırakmadığın için teşekkür ederim.

(Duygusal müzik)

(Şeniz) Geldim ben.

Konuştuğumuz gibi.

(Gerilim müziği)

(Agâh) Dediğim gibi...

...sözü fazla uzatıp, vaktinizi almayacağım.

Abim Mümtaz Karaçay’ın başlattığı bu yolda...

...onun anısını kalbimde taşıyarak...

...gecemi gündüzüme katarak bu şirketi bugünlere getirdim.

(Agâh) Yeri geldi ailemi ihmal ettim.

Ama hiç yılmadım.

Yılmadan, bugünlere kadar bu şirketi getirdim.

Geldiği noktaya bakarsak...

...çok önemli bir yerde durduğuna da eminim.

Çabalarım ve...

...karşılığında almış olduğum sonuçlar...

...bu şirket adına...

...Karaçay sülalesi adına beni mutlu etmiştir.

Acısıyla tatlısıyla bu şirkete bir ömür verdim.

(Agâh) Mümtaz Karaçay'ın...

...Karaçay Holding'e soyadını veren değerli abimin emanetini...

...başımın üstünde taşıdım.

(Agâh) Bıkmadan, usanmadan, dinlenmeden alın terimi...

...onun emekleriyle harmanladım.

(Agâh) Bununla da gurur duyuyorum.

Artık kendi adıma...

...çekilme vaktimin geldiğini düşünüyorum.

(Gerilim müziği)

Dostlarım, bu yüzdendir ki...

...şirketteki tüm yetkilerimi...

...oğlum Cenk Karaçay'a devrediyorum.

(Gerilim müziği)

Aile dayanışmasına koş.

Daha düne kadar birbirinizi yiyordunuz.

(Gerilim müziği...)

(...)

Tebrik ederim oğlum.

(Şeniz) Ne kadar güzel bir gece değil mi?

(Şeniz) Ben biraz geç kaldım, kusura bakmayın.

Ama bu özel gecede, burada yanımızda olduğunuz için...

...hepinize ayrı ayrı teşekkür ederim.

Bugüne kadar sevgili eşimin her zaman arkasında oldum.

(Şeniz) Her kararını destekledim.

Ve yine en doğru kararı verdiğine inanıyorum.

Oğlum zaten biliyorsun, sana güvenim sonsuz.

Babanı aratmayacağına eminim.

Nedim'le ikinize bu...

...zorlu yolculukta başarılar dilerim.

(Gerilim müziği)

İyi eğlenceler.

(Gerilim müziği...)

(...)

Cenk...

...benim seninle bir şey konuşmam lazım.

-Cemre sonra. -Önemli ama.

Sonra.

-Tebrik ederim. -Teşekkür ederim, çok sağ olun.

Hanımefendi lütfen bana yardım edin. Kocam fenalaştı.

Burada da panik yaratmak istemiyorum.

Siz hemşireymişsiniz galiba. Ne olur yardım edin.

Lütfen!

Tamam. Nerede?

Aşağıda. Beni takip edin.

(Gerilim müziği)

-Hanımlar bir içki alalım mı? -Tabii.

Nasıl oldu?

Arabadan indik, birden yere serildi. Ben de anlamadım.

Şeker, kalp, tansiyon gibi rahatsızlığı var mı?

Yo.

Nerede?

Hah, şurada.

-(Erkek) Burada, bir bakın. -(Cemre) Merhaba.

Nefes alamıyor. Niye yakasını açmıyorsunuz?

(Cemre bağırıyor)

Hadi çabuk!

Çabuk!

(Cemre bağırıyor)

-Zorluk çıkarma kızım! -(Erkek) Sus!

(Gerilim müziği)

Çabuk çabuk, hadi!

Hadi bindir bindir!

(Erkek) Getir! Uzat!

Hâlâ oyalanıyor ya! Hadi be hadi!

(Erkek) Hadi.

-Hadi! Hadi çabuk! -(Kadın) Hadi!

(Gerilim müziği)

Bu dizinin sesli betimleme, ayrıntılı altyazı ve...

...işaret dilini kapsayan eş erişimi Kanal D tarafından...

...Sesli Betimleme Derneğine yaptırılmıştır.

www.sebeder.org

(Jenerik müziği...)

(...)

(...)

Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.