All language subtitles for day.5.s01e03.bdrip.x264-ouija

af Afrikaans
ak Akan
sq Albanian
am Amharic
ar Arabic
hy Armenian
az Azerbaijani
eu Basque
be Belarusian
bem Bemba
bn Bengali
bh Bihari
bs Bosnian
br Breton
bg Bulgarian
km Cambodian
ca Catalan
ceb Cebuano
chr Cherokee
ny Chichewa
zh-CN Chinese (Simplified)
zh-TW Chinese (Traditional)
co Corsican
hr Croatian
cs Czech
da Danish
nl Dutch
en English
eo Esperanto
et Estonian
ee Ewe
fo Faroese
tl Filipino
fi Finnish
fr French
fy Frisian
gaa Ga
gl Galician
ka Georgian
de German
el Greek
gn Guarani
gu Gujarati
ht Haitian Creole
ha Hausa
haw Hawaiian
iw Hebrew
hi Hindi
hmn Hmong
hu Hungarian
is Icelandic
ig Igbo
id Indonesian
ia Interlingua
ga Irish
it Italian
ja Japanese
jw Javanese
kn Kannada
kk Kazakh
rw Kinyarwanda
rn Kirundi
kg Kongo
ko Korean
kri Krio (Sierra Leone)
ku Kurdish
ckb Kurdish (Soranî)
ky Kyrgyz
lo Laothian
la Latin
lv Latvian
ln Lingala
lt Lithuanian
loz Lozi
lg Luganda
ach Luo
lb Luxembourgish
mk Macedonian
mg Malagasy
ms Malay
ml Malayalam
mt Maltese
mi Maori
mr Marathi
mfe Mauritian Creole
mo Moldavian
mn Mongolian
my Myanmar (Burmese)
sr-ME Montenegrin
ne Nepali
pcm Nigerian Pidgin
nso Northern Sotho
no Norwegian
nn Norwegian (Nynorsk)
oc Occitan
or Oriya
om Oromo
ps Pashto
fa Persian
pl Polish
pt-BR Portuguese (Brazil)
pt Portuguese (Portugal)
pa Punjabi
qu Quechua
ro Romanian
rm Romansh
nyn Runyakitara
ru Russian
sm Samoan
gd Scots Gaelic
sr Serbian
sh Serbo-Croatian
st Sesotho
tn Setswana
crs Seychellois Creole
sn Shona
sd Sindhi
si Sinhalese
sk Slovak
sl Slovenian
so Somali
es Spanish
es-419 Spanish (Latin American)
su Sundanese
sw Swahili
sv Swedish
tg Tajik
ta Tamil
tt Tatar
te Telugu
th Thai
ti Tigrinya
to Tonga
lua Tshiluba
tum Tumbuka
tr Turkish
tk Turkmen
tw Twi
ug Uighur
uk Ukrainian
ur Urdu
uz Uzbek
vi Vietnamese
cy Welsh
wo Wolof
xh Xhosa
yi Yiddish
yo Yoruba
zu Zulu

Original subtitles

Sakın uyumayın.

Sakın uyumayın.

Bu mesaj tekrarlanacak.

Sakın uyumayın.

Bu mesaj tekrarlanacak.

Bu ulusal bir acil durum.

Önemli kurallara uymalısınız.

Siktir!

Acil durum.

Önemli kurallara uymalısınız.

Sakın uyu...

Özetlemek gerekirse.

Çorak araziden geçiyorlar.

Dünyanın çoğu ölmüş ve kalan insanlar büyük ölçüde psikopat.

Mad Max filmi.

Filmin adı Road Warrior.

Aynı şey.

Kesinlikle aynı şey değil.

İnan bana, kafam IMDB sayfası gibi, tamam mı?

Susar mısınız artık?

Tamam, üzgünüm, olur.

Tamam, çok üzgünüm ama bir uğraş bulmalıyım yoksa uykuya dalacağım.

Peki, peki.

Oynayın hadi.

Doğu yakasına az yolumuz kaldı zaten.

Sağ ol Ally.

Bir sonraki kolay, hatta hoşuna gidebilir.

Bir tür korku filmi.

Bir tür korku filmi mi?

Evet.

Ama bu sayılmaz. Sadece açıklığa kavuşturuyordum.

IMDB açıklığa kavuşturmak zorunda değil.

Peki, bir tür korku filmi.

Müzik, stop motion kuklalar ve Noel var mı?

Yok.

Hannibal Lector var mı?

Will Smith'le dev bir uzaylı cırcırböceği var mı?

Yok, Siyah Giyen Adamlar filminde dev bir hamamböceği vardı.

Ama bunda bir çeşit cırcır böceği var gibi.

Jiminy gibi mi?

Hayır, seni aptal.

Bir kriket sopası, İngiltere.

Tabii ya, İngiltere.

Öyleyse eğlenceli bir film, ha?

Şamatalı.

Anladım.

Bu film şişko arkadaşları olan bir adamla ilgili ve...

Bu da neydi?

Ally?

Ally!

Hadi Ally.

Siktir.

Hadi Ally, uyanık kalmalısın, uyanık kal.

Uyanık kalmak zorundasın.

Hadi, uyanık kal.

Uyanık kalmaya devam et.

Bir şey bulacağım.

Benimle kal.

Hayır, hadi ama, hadi ama.

Çabuk ol, çabuk ol.

Hadisene.

Çabuk ol, Sam.

Tamam.

Benimle kal.

Ally ile kal.

Çabuk ol!

Siktir ya!

- Sam, bu ne? - Gözlerim.

Alkol.

Gözlerim.

Bana su getirin.

Lanet olsun.

İşte.

Kanaman için.

Evet, bence o şeyle enfeksiyon kapabilirim.

Sam, yaranı dezenfekte etti zaten.

Siktir.

Hadi, hadi.

Nerede bu su?

Sam, çantamda gazlı bez vardı.

Evet, gazlı bez, tamam.

Tanrım.

Birine mi çarptık?

Evet, sanırım üstümüze düştü.

Üst geçitten.

Bir paraşütçü gibi mi?

Evet, sanırım.

Bu hiç mantıklı değil.

Uyuyup ölmek varken birisi üst geçitten niye atlasın ki?

Siktir.

Olamaz, Ally.

İyi misin?

Hayır, lanet olsun.

Ne?

Lanet olsun.

Sarsıntı geçiriyorum.

Nasıl yardım edebiliriz?

Buz, bana buz lazım.

Yeni bir araç bulmalıyız.

Hadi, gidelim.

Bir şey mi unuttun?

O köprüde biri daha vardı.

Neden bahsediyorsun sen?

Başka birini gördüm, tamam mı?

Belki de cesedi aşağı atan oydu.

Kazada beyin sarsıntısı geçirmiş olmalısın.

Bence adam havalı bir şekilde ölmek istedi.

Ayrıca kim köprüden bir cesedi atar ki?

Aynen.

Biraz yardım edebilir misin?

Çok üzgünüm, Sam.

Hayır, gayet iyisin, iyisin.

Hey, film oyunu oynayalım mı?

Oynamasak ya!

Hadi ama, kolay bir tane sorarım.

Zombilerin Şafağı filmi gibi kolay mı?

Siktir.

Ne?

Kriket olan tek korku filmi.

Zombilerin Şafağı.

Biliyordum, biliyordum.

Vay be doktor, bunca zamandır yeteneğini bizden saklamışsın.

Evet, Şov Kızları'nın sanatsal değerini inceleme havamda değildim.

Bir Amerikan klasiğidir.

Beni deli ediyorsunuz.

Siktir.

Seven West'den çıkın.

Zaman, üç sıfır bir AM, CST.

Yine kazandığını bilmek seni mutlu edecek, Kaptan.

Duydun mu Jim?

Yine uyuyakalma.

Peki hangi sıradaydı?

32 mi 33 mü?

33 D ve E, iyi görünümlü sarışın bir çift.

Sıradan diş fırçasıyla içeri girip 2 dakika sonra onun peşinden gitti.

Diş fırçalama asistanını daha önce hiç duymamıştım.

Avrupalılara özgü galiba.

Onları durdurmaya çalışmalı mıyım?

Hayır, bırak aşklarını yaşasınlar.

Akşam yemeğini hemen getiriyorum.

Amerikan 242, saat dokuz yönünde trafik var.

Bir beş mil, Pasifik seviyesi uçuş seviyesi üç bir sıfır, uçuş seviyesi iki dokuz sıfır.

Amerikan 242, tırmanmaya devam. Uçuş seviyesi, üç dört.

Anlaşıldı.

Uçuş seviyesine tırmanmaya devam ediyorum.

İmdat!

Tanrım.

Kathy, Kathy.

Neler oluyor?

Kaptan, burada acil bir durum var.

İnsanlar tepki vermiyor.

Bir çoğu.

Kontrol et, kontrol et!

Aman Tanrım.

Ne demek tepki vermiyor?

Uyanmıyorlar.

Ne?

Tanrım, emin misin?

O da mı?

Hayır, bu olamaz.

Nefes almıyorlar Kaptan, nabız yok.

Defibrilatörü getir, çabuk ol.

Dallas 7, Amerikan 242.

Acilen tıbbi yardım yollayın.

Denver için acil radar vektörlerine ihtiyacımız var.

Jim, Jim uyan.

Amerikan 242, burası Denver merkezi.

Orada neler oluyor öyle?

Tüm hava alanlarından yardım çağrıları geliyor.

Denver, bizi indirin!

Jim?

Lanet olsun, Jim, uyan.

Hayır.

Dostun için üzgün olduğumu söylemek istiyorum.

Sarah.

Onun adı Sarah'tı.

Evet, o.

Bir daha böyle bir şey olmasına izin vermeyeceğim.

Yani, söz veriyorum.

Çok fena çuvalladım ve özür dilerim.

Çuvalladın demek.

Çuvalladın demek.

Senin sorunun ne be?

Çabalıyorum, tamam mı?

Çok daha iyi hissediyorum!

Hadi Ally, dayan.

Üzgünüm.

Burada dinlenelim.

Tamam.

Başardım.

Yani, Doğu Austin.

Halen 20 mil mesafe var ve bir yere hızlı gidemiyorum.

Tamam.

Biraz daha dayan, Ally.

Gidip sana buz getireceğim ve...

Zannetmiyorum.

Elektrikler kesik. Şehir ölü.

Öyleyse bu lanet müzik nereden geliyor?

Siktir.

Tamam, sorun yok Ally.

Sana yardım getireceğim.

Hayır!

Jake gitsin.

Böylesi daha güvenli.

Öbür tarafta görüşürüz.

Siktir ya.

Bu ne be?

O da kim?

Ne oluyor, neredeyim ben?

Sorun yok hanımefendi, şaşalı Doğu Yakası hastanesindesiniz.

Ve artık güvendesiniz.

Bugünlerde herkesin güvende olduğu kadar.

İyi misin doktor?

İyiyim.

İyiyim.

Gitmeliyiz, gitmeliyiz.

Hayır, olmaz. Ağırdan almalısınız.

Ağırdan almalısınız.

Sizler de kimsiniz?

Korkuttuğumuz için üzgünüm ama bizler dost canlısıyız.

Ben Peder Julio ve bunlar da cemaatimdeki iyi insanlar.

Üzgünüm, parkta oyun oynuyorduk. Çocuklar benden saklanıyordu.

Ben Bay Ölüm.

Evet, evet, anladım.

Hepsi bu akşamki festivalin bir parçası.

Ölülerimizi onurlandırıyoruz.

Ölüler Günü Festivali.

İşler biraz kapalı olsa da zaman çizelgesi için uygundu.

Bak, burada bir sürü genç var.

Bu yüzden bunları ayarlaması kolay oldu.

Konusu açılmışken....

...burada kaliteli uyuşturucularımız...

...veya adrenalin damlalıklarımız yok ama cadı sayesinde bunu yaptık.

Sağlık.

Tadı berbat olsa da uyuyakalmanızı önlüyor.

Pekala dostlar.

Çocukların dışarıda bana ihtiyacı var.

İyi olmanıza sevindim, tamam mı?

Burada istediğiniz kadar kalabilirsiniz.

Adın Sam, değil mi?

Yaşıtın çocuklarla vakit geçirmek ister misin?

Bana sadece 10 dakika ver.

Sonrasında hazır olacağım, söz veriyorum.

Sana yiyecek gönderteceğim.

Şimdilik dinlen.

Kendini çok yorma.

Tamam.

Senin hikayen ne peki?

Nasıl bu kadar çok kaldı?

Burada bir sürü çocuk var.

Bu olay olduğunda kilisimde gençlere sohbet veriyordum.

Sanırım çok şanslıyız.

Ama son birkaç gündür çok fazla şey kaybettik.

Artık kutlama yapıp ölülerimizi onurlandırarak önümüze bakıyoruz.

Sen onların rahibi misin?

Evet, öyleyim.

Carmen.

Gelip Sam'le tanış ve ona etrafı göster.

O şeyden geliyor...

Houston.

Houston'dan hiç iyi bir şey gelmedi.

Öyleyse seni hayal kırıklığına uğratmayacağım.

Yaptıkları çok güzel. Peder Julio ve diğer yetişkinlerin.

Bu hiç bitmeyen bir parti.

İşlerin ne kadar kötü olduğunun farkında olmadığımızı sanıyorlar.

Bu yüzden oyun oynamaya devam edip, her şey yolundaymış gibi davranıyoruz.

Bana herkes bundan zevk alıyor gibi geldi.

Ne kadar hevesli olursak o kadar çok umutları olur.

Bu güzel bir his ama bence tam tersi olmalı.

Sence bir tedavi bulamayacak mıyız?

Ben ölene dek bulunamaz.

Ve 3-4 gün içinde ölmüş olacağım.

Hadi, sana bir şey göstermek istiyorum.

Sağ ol.

Sence Peder bize bir araba bulabilir mi?

Bulur tabii.

İyi misin?

Evet, gayet iyiyim.

Kıyamet sonrası bir dünyada modern tıp.

Beni nereye götürüyorsun?

Sabret biraz, göreceksin.

Kim var orada?

Benim, Bay Eduardo.

Yeni bir arkadaş getirdim.

Carmen.

İyi geceler. Kimsin bakalım?

Yok artık.

Ne tuhaf bir isim, Bay Yok Artık.

Üzgünüm, adım Sam.

Halen nasıl hayatta?

Halen nasıl hayatta mı?

Bu Bullet, küçük yaşta eğitildi.

Hep yanımda olur. Yemek yerken...

...dinlenirken. Ama bir süredir dinlenemedim.

Cadı sağ olsun.

Teşekkürler Cadı.

Ne yaptım ben?

Çocuklar, partiye dönün.

Gidin hadi.

Hey Sam.

Sam?

Ne oldu, her şey yolunda mı?

İnsanların yaklaştığını duyabiliyor.

Bazen başka ziyaretçilerimiz oluyor.

Hepsi senin gibi iyi olmuyorlar.

Sence ben iyi biri miyim?

Elbette, Houston'dan gelen çocuksun.

O köpek resmen harikaydı.

Biliyorum, çok sevimli.

Bak, bilmeni isterim ki...

...şu anki durum sandığın kadar umutsuz olmayabilir.

Arkadaşlarım ve ben bir tedavi arıyoruz.

Ve belki de biz...

Belki ne?

Bu kesin değil ama...

...aradığımız şeyi bulursak...

...belki de biz...

Hadi ama, söyle artık.

Siktir.

Dikkat et, yere yat!

Sorun yok, sorun yok.

Gidip çocukları koruyun.

Çocukları neyden koruyorsunuz?

Ona karabasan diyoruz.

Dışarıdaki manyağa mı?

Mikalı cam!

Ne oluyor?

Tanrım.

Ally, Ally, ona yardım et.

Çabuk ol.

Kahretsin, buraya gel canım.

Lanet olsun.

Brakiyal atardamarı kesilmiş.

Bu kızın bir cerraha ihtiyacı var.

Sam doktor olduğunu söylemişti.

Doktorum ama...

Ama ne?

Ben radyologum!

Kimin umurunda, ona yardım et.

Yapabileceğim bir şey yok.

Ally!

Kafam karmakarışık halde.

Dinle beni, dinle beni.

Pekala, tamam.

Kanaması var.

Ona yardım etmelisin yoksa ölecek.

En yakın hastane nerede?

Uzak ve boş.

Ne yapmalıyım?

Yardım etmelisin.

Bence bu yüzden buradasın.

Tamam.

Tamam, doktor.

Onu kurtarabilirsin.

Yapabileceğini biliyorum, tamam mı?

Bunu tek sen yapabilirsin.

Hemen başla.

Birlikte yapalım.

Tamam.

Pekala, gidelim.

Tamam.

Çabuk ol.

Lanet olsun ya.

Pekala, tamam.

Pekala canım, adın ne?

Carmen, onun adı Carmen.

Carmen, canım. Cesur olmalısın, tamam mı?

Kolunu dikmeliyim.

Ama bunu anestezi kullanmadan yapacağım.

Anlaşıldı mı?

Sam, buraya gel.

Ben gidip o pisliği buradan uzak tutayım.

Koluna baskı yap.

Koluna baskı yap!

Peder, gidip bana tıbbi malzeme getir.

Ne lazım?

Hepsini getir.

Hey Carmen, gözlerini aç.

Beni görüyor musun, görüyor musun?

Gözlerini açık tut, canım.

Tanrım!

Lanet olsun ya.

Bir şey gördün mü?

Hayır.

Belki de korkup kaçmıştır.

Çocuklar güvende, hepsini saydık.

Ve onları kiliseye kilitledik.

Biz yetişkinler ne olacağız?

Gözünü dört aç.

Senin için geliyorum, pislik.

Korkuyorum.

Biliyorum tatlım ama iyi olacaksın.

Seni tedavi edeceğim, tamam mı?

Bir sürü şey buldum.

İlk başta çok kan çıkacak ama iyi olacaksın, tamam mı?

Yapalım hadi.

Pekala, tamam.

Siktir!

Sorun yok canım, tamam mı?

Pekala, seni iyileştireceğiz.

Ama biraz dayanman gerek.

Hey Sam, onu uyanık tutmalısın, tamam mı?

Tamam, tamam, tamam.

Onunla konuş Sam.

Çok da kötü görünmüyor, tamam mı?

Carmen, canım.

Sam bir film düşün.

Ne olduğunu tahmin etsin, tamam mı?

Hey bekle.

Bir korku filmi düşünüyorum.

Aslında bir tür korku filmi.

Tam olarak şu anda mı?

Umarım bir tahmine mal olan bu şaka hoşuna gitmiştir.

Bunu al, kıskaçı buraya uygula.

Dikkat et sinire gelmesin, tam şuraya.

Bimiyorum!

Tamam, bir sonraki tahmin, bir sonraki tahmin.

Gezgin Pantolon Kardeşliği mi?

Bir tür korku filmi dedim.

Ne dediğini biliyorum.

Sam, ışığı getir lütfen.

Carmen, hey Carmen.

Zor olduğunu biliyorum ama kımıldamadan dur, tamam mı?

- Tamam. - Pekala.

Sağ ol. Sağ ol.

Pekala canım, atardamarı dikeceğiz ve iyi olacaksın.

Dayan, Carmen.

Pekala canım, neredeyse bitti.

Siktir ya!

Hayır, hayır, hayır.

Dinle, dinle, dinle.

Jeneratörümüz var.

Gidip çalıştırayım, tamam mı?

Çabuk ol, çabuk ol.

Pekala bebeğim, başaracaksın.

İyi olacaksın.

Pekala, iyileşeceksin, iyi olacaksın, tamam mı?

Böyle devam et.

Pekala, derin bir nefes al.

Nefes alıp vermeye odaklan.

Sam'in film zevki kötü, ha?

Hadi Peder, hadi.

Siktir.

Siktir.

Tamam, devam edelim.

Odayı aydınlatan mumlarla.

Carmen, konuşmaya devam et.

Bizi duyabilir.

Evet ama Carmen'in sağlığı daha önemli.

Başka bir şey yapalım hadi.

Sam'e Gezgin Pantolon Kardeşliği filmindeki kızları anlatır mısın?

Dinle, tüm aletleri getirmeni istiyorum.

Seni daha aydınlık bir yere götüreceğiz canım, tamam mı?

Pekala, hadi Sam.

Hadi.

Hadi, bunu başarabiliriz.

Bak Carmen, Bullet burada.

Bullet seni koruyacak, tamam mı?

O seni koruyacak, tamam mı?

Her şey yoluna girecek, Carmen.

Pekala, tamam.

Bunları nereye koyayım?

Yere ser, yere ser, yere ser.

Pekala, yapalım şu işi.

Sorun yok, hallediyorum.

Ally.

Ally!

Hey Sam, geri gel, geri gel.

Geri çekil.

Aklından bile geçirme.

Buraya gel, buraya gel.

Buraya gel, buraya gel oğlum.

Buraya gel, buraya gel.

Baksana pislik.

Jake.

Selam dostum.

Sakin ol, sakin ol.

İyi olacaksın.

İyisin, iyisin canım.

Başardık.

Çok iyiydin.

O iyi.

O iyi olacak.

Araç için sağ ol, Peder.

Evet, amcamın aracı.

Onu dolu bir benzin deposuyla geri getir.

Emredersiniz.

Ve bandajlar.

Teşekkür ederim.

Teşekkür ederiz doktor.

Sanırım burada yollarımız ayrılıyor.

İsterseniz bizimle gelebilirsiniz.

Çok uzak değil, 15 mil falan.

Şu radyo programındaki mesajı mı takip ediyorsunuz?

Duydunuz mu?

Evet ses değişiyor ama mesaj hep aynı kalıyor.

İki gün önce Hector ve Pablo'yu bunu araştırması için gönderdik.

Ama bir daha dönmediler.

Lütfen kendinize dikkat edin.

Tamam mı?

Gidip Sam'i kontrol edeyim.

Kal.

Hey.

Gitme vakti.

Tüm olanları çözdükten sonra onlar için geri döner miyiz?

İlk buraya geliriz.

Söz veriyorum.

Tamam.

Sanırım vedalaşmalıyız.

Şimdilik.

Peder'den bir hediye.

İstersin diye düşündüm.

Faydalı nitelikler listeme silahşörü de mi ekliyorsun?

Emin değilim ama hayatımızı kurtardın.

Bence bu niteliği hak ediyorsun.

Sağ ol.

Sen de sağ ol.

Yine yollardayız.

Şimdi ne olacak?

Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.